Ali Rıza Özdemir’den Mehmet Uçum’a destek: Aynı hassasiyetleri paylaşıyoruz
GÜNDEMAlevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi önceki Başkanı ve Alevi Bektaşi Güçbirliği Platformu Başkanı Ali Rıza Özdemir, Cumhurbaşkanı Başdanışmanı ve Cumhurbaşkanlığı Hukuk Politikaları Kurulu Başkanvekili Mehmet Uçum’un yeni anayasa tartışmalarına ilişkin kaleme aldığı analize destek veren bir açıklama yaptı. Özdemir, Uçum’un ortaya koyduğu temel kırmızı çizgilerle, 167 Alevi-Bektaşi kurumunun imzasıyla kamuoyuna duyurulan "Alevi Raporu"ndaki görüşlerin birebir örtüştüğünü vurguladı.
Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Mehmet Uçum, yeni anayasa gündemine dair yaptığı analizde; Türkiye’nin anayasa ihtiyacını vurgularken, Anayasa’nın ilk 4 maddesi dahil olmak üzere devletin ve milletin temel niteliklerinin kesinlikle tartışmaya kapalı kırmızı çizgiler olduğunu belirtmişti.
Uçum, bu kapsamda;
1- Türk Milleti ve millî kurtuluş/bağımsızlık mücadelesinin anayasal kazanımları,
2- Türk vatandaşlığı ve bu bağlamdaki hukuki statü,
3- Resmi dil ve tek zorunlu eğitim dili olarak Türkçe,
4- Cumhuriyet, üniter yapı, laiklik ve demokratik hukuk devleti
kavramlarının korunacağını ifade etmişti.
Uçum ayrıca, bu konularda istismar siyasetine ve süreci çarpıtma girişimlerine asla müsaade edilmeyeceğini, farklı düzenleme tartışmalarının kabul edilemez olduğunu kaydetmişti.
ALEVİ-BEKTAŞİ GÜÇBİRLİĞİ PLATFORMU BAŞKANINDAN DESTEK
Önceki dönem Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanı ve Alevi-Bektaşi Güçbirliği Platformu Başkanı Ali Rıza Özdemir, Mehmet Uçum’un bu değerlendirmelerine atıfta bulunarak, Alevi Bektaşi Güçbirliği Platformu çatısı altında 167 Alevi-Bektaşi kurumunun ortak imzasıyla yayımlanan "Alevi Raporu"ndaki görüşleri hatırlattı.
Raporun yeni anayasaya dair beklentiler ve görüşler başlığında yer alan temel ilkeler şu şekilde özetlendi:
İlk 4 Madde ve 66. Madde Hassasiyeti: Anayasa’nın ilk 4 maddesi ile Türk vatandaşlığını tanımlayan 66. maddenin mutlak surette korunması ve milli birliğin güçlendirilmesi hayati bulunuyor.
Etnik ve Dini Kimlik Tanımları: Anayasada Türk milli kimliği dışında herhangi bir etnik, dini veya kültürel kimliğe yer verilmemesi, grupların evrensel haklarının isim belirtilmeksizin korunması gerektiği savunuluyor.
Eğitim ve Devlet Dili: Devlet dili gibi eğitim dilinin de Türkçe olmasının, dil birliğinin korunması açısından son derece önemli olduğu ifade ediliyor.
İŞTE, ÖZDEMİR'İN KONUYLA İLGİLİ PAYLAŞIMI
YENİ ANAYASA ÇALIŞMALARINA DAİR KISA BİR DERKENAR
Cumhurbaşkanı Başdanışmanı ve Cumhurbaşkanlığı Hukuk Politikaları Kurulu Başkanvekili Mehmet Uçum @mehmetucum , Türkiye'nin yeni anayasa gündemini, anayasa ihtiyacını ve atılması gereken adımları anlatan bir analiz kaleme aldı.
Uçum, analizinde Anayasa'nın ilk dört maddesi dahil olmak üzere,
Yeni anayasada milli kurtuluş ve bağımsızlık mücadelemizin ve anayasal birikimimizin kazanımları olarak Türk milleti,
Türk vatandaşlığı,
resmi dil ve tek zorunlu eğitim dili olarak Türkçe,
cumhuriyet,
üniter yapı,
laiklik,
demokratik hukuk devleti kavramlarının kırmızı çizgi olduğunu ifade etti.
Uçum, devamla "Bu konularda istismar siyaseti yürütülmesine, sürece gölge düşürmek maksatlı bilinçli çarpıtmalar yapılmasına asla müsaade edilmez. Bu hususlarda farklı bir düzenleme tartışması zaten kabul edilemez." dedi.
ALEVİ-BEKTAŞİ GÜÇ BİRLİĞİ PLATFORMU olarak bir süre önce 167 Alevi-Bektaşi kurumunun imzasıyla kamuoyuna duyurduğumuz ALEVİ RAPORU'nda aynı hassasiyetleri ortaya koymuştuk.
İlgili başlığı bu vesile ile tekraren kamuoyuna duyurmuş olalım:
"Yeni Anayasaya Dair Görüş ve Beklentilerimiz
Yeni Anayasa ile ilgili tartışmaların ve istişarelerin gündemde olduğu şu günlerde anayasaya yönelik görüşlerimizi öncelikli olarak paylaşmak isteriz.
Anayasamızın ilk 4 maddesi ile Türk vatandaşlığını tanımlayan 66. Madde nin mutlak surette korunmasını ve tartışmaya açılmamasını, bu bağlamda milli birliğimizi ve devletimizin temel niteliklerini korumayı son derece yaşamsal buluyoruz.
Anayasada Türk milli kimliği dışında herhangi bir etnik, dini veya kültürel kimliğin yer almasını doğru bulmuyoruz.
Anayasada, isim belirtilmeden etnik, dini ve kültürel grupların evrensel hakları korunabilir. Ancak hiçbir şekilde etnik, dini veya kültürel tanımlamaya yer verilmemelidir.
Devlet dili gibi eğitim dilinin de Türkçe olmasından yanayız. Bu iki husus, dil birliğimizi korumak bakımından son derece önemlidir.
“Eşit yurttaşlık” kavramına şüpheyle bakıyor ve bu söylemi reddediyoruz. Bu kavram, anayasal eşitlik kavramını reddeden ve arka planda devleti farklı etnik, dini ve kültürel gruplara göre pay eden bir yaklaşım sunmaktadır.
Biz, yurttaşlarını gruplara, klanlara, dini veya etnik gruplara bölmeyen, bir kişi bile olsa herkesin temel hak ve özgürlüklerini garanti altına alan bir yaklaşımı doğru buluyoruz."
ALEVİ RAPORU'NUN TAM METNİNİ OKUMAK İÇİN TIKLAYIN
İlginizi Çekebilir