Bakan Tekin: Atatürk üzerinden eleştirmekten vazgeçsinler
SİYASETMillî Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Ağrı İbrahim Çeçen İlkokulunda düzenlenen birinci dönem sonu karne dağıtım töreninin ardından TRT Haber'e eğitim gündemine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli kapsamında ilkokullarda uygulanan Öğrenci Gelişim Raporu ve karne sistemine yönelik eleştirilere sert yanıt verdi. Bakan Tekin, tartışmaların Atatürk üzerinden yapılmasını sert bir dille kınadı.
Tekin, açıklamasının en çarpıcı bölümünde şu ifadeleri kullandı:
“Biz Millî Eğitim Bakanlığı olarak Atatürk başta olmak üzere bu ülkeyi bize emanet eden herkese, onların maddi ve manevi emanetlerine saygı duymak ve saygı duyacak bir nesil yetiştirmekle yükümlüyüz. Atatürk’ün ya da Atatürk’ün saygınlığı ile ilgili olumsuz bir tavır içinde olduğumuzu iddia eden muhalefeti açık yüreklilikle kınıyorum. Bu, açık bir niyet okumadır.”
Bakan Tekin sözlerini şöyle sürdürdü:
“Lütfen okullarımızı, bizleri, eğitim öğretim sistemimizi Atatürk üzerinden eleştirmekten vazgeçsinler. En az onlar kadar Atatürk’e saygı duyuyoruz. Atatürk’ü seviyoruz. Çocuklarımızın da atalarına saygılı, cumhuriyet değerlerine saygılı bir biçimde yetişmesi için gece gündüz çaba sarf ediyoruz.”
2025-2026 eğitim öğretim yılının birinci dönemini değerlendiren Tekin, konuşmasına şu şekilde devam etti:
"Bizim açımızdan çok dolu dolu bir eğitim öğretim yılı geçti. Biz yaz aylarında eğitim öğretim yılına hazırlık genelgesi yayınlıyoruz ve o yıl gündeme alacağımız, gündemde tutmaya çalışacağımız, farkındalık oluşturmaya çalışacağımız konuları öğretmen arkadaşlarımızla, öğrenci arkadaşlarımızla, idarecilerimizle, velilerle ve kamuoyuyla paylaşıyoruz.
Bu yıl da 8 Eylül'de okullar başlarken Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli'nin doğal bir sonucu olarak insanlara, çevresine, topluma ve doğaya saygılı bir insan yetiştirmek kurgusundan hareketle hayata geçirdiğimiz Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli kapsamında, önemsediğimiz başlıklardan biri; çocuklarımızın doğaya, vatana sevgi ve saygısını artıracak etkinlikler içinde olmaktı. 8 Eylül tarihi itibarıyla biz okullarımızda yeşil vatan temasıyla eğitim öğretim dönemini başlattık. Bu esnada çocuklarımızın suyun tasarruflu kullanılmasından, çevremizin doğanın bize emanet edildiği ve emanet edilecek kuşaklar adına da saygıyla yaklaşmamız ve korumamız gerektiği bilincini çocuklarımıza verebilecek şekilde 'yeşil vatan' temasıyla bir dizi etkinlikler yaptık. Yoğun bir dönemi hep beraber geçirmiş olduk. 8 Eylül'de başlayan bu yoğun etkinlik dönemi, eğitim öğretim döneminde bugün itibarıyla mini bir araya gidiyoruz. İnşallah, aradan sonra da yine aynı özveriyle, aynı fedakârlıklarla eğitim öğretime devam edeceğiz. Şimdiden çocuklarımıza, gençlerimize iyi tatiller dileyelim."
Öğretmen adayları ve Millî Eğitim Akademileri
Bakan Tekin, Millî Eğitim Akademisinde eğitim görecek öğretmen adaylarının branşlarına göre hangi eğitim merkezlerinde hazırlık eğitimi göreceğinin belli olduğunu duyurdu.
Akademi ile öğretmen adayları için 500 saate yakın bir uygulama eğitimini tüm okul türlerinde başöğretmen ve uzman öğretmenlerin eşliğinde mesleğe hazırlanacakları bir sürecin başladığını ifade eden Tekin, konuşmasına şu şekilde devam etti:
"Biz eski adıyla hizmet içi eğitim merkezlerimizi Millî Eğitim Akademisine dönüştürdük. Şu anda sınıf öğretmenliği için Aksaray, Erzurum, Gaziantep, Kayseri, Ankara ve İstanbul'daki eğitim akademilerimizde aday eğitim sürecini yürüteceğiz. Özel eğitimi öğretmenliği için Gaziantep, Ankara ve İstanbul; Yabancı Diller için Kayseri ve İstanbul'da... Bunların hepsini ilan edeceğiz."
Tekin, öğretmen adaylarının pratik uygulamaların yoğun olduğu bir adaylık sürecini yaşayacaklarını ve neticesinde adaylık eğitimini tamamladıktan sonra öğretmen olacaklarını belirtti.
Öğretmen adaylarının en kısa zamanda eğitimlerinin başlamasının planlandığını ifade eden Tekin, öğretmen adaylarının ilgili yasanın amir hükümleri doğrultusunda güvenlik soruşturması sürecinin tamamlanmasının ardından bu sürecin de başlayacağını söyledi.
"Okuma yazmayı yeni öğrenen bir çocuğu notla değerlendirmek demode bir yaklaşım"
İlkokul 1 ve 2. sınıf öğrencilerine verilen "Öğrenci Gelişim Raporları"na ilişkin değerlendirmede bulunan Bakan Tekin, "Henüz okuma yazmayı yeni öğrettiğimiz bir çocuğu notla değerlendirmek artık çok demode bir yaklaşım, dünyada da pedagojik anlamda da... Biz de Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli'yle beraber öğretmen arkadaşlarımızın sadece bir notla değil de kapsamlı bir biçimde öğrenciyi değerlendirdikleri, veliye rehberlik yaptıkları ve tatil dönemlerini daha faydalı geçirecekleri şekilde bir izleme tanımlama süreci başlattık. Sadece biz değil, dünya artık bu yöntemle eğitim öğretim süreçlerini devam ettiriyor ve öğretmen arkadaşlarımız tarafından da çok takdirde karşılandı." şeklinde konuştu.
Tekin, ilkokullarda karne uygulamasının kaldırıldığını, ortaokullarda ve liselerde karne ile birlikte gelişim raporu uygulamasının birlikte yürüdüğünü söyledi. "Bu konunun son günlerde tartışılmasının sebebi 'muhalefet partisidir'" diyen Tekin, konuşmasına şu şekilde devam etti:
"Biz Millî Eğitim Bakanlığı olarak Atatürk başta olmak üzere bu ülkeyi bize emanet eden herkese, onların emanetine, maddi ve manevi emanetlerine saygı duymak, saygı duyacak bir kuşak yetiştirmekle mükellefiz. Dolayısıyla bizim Atatürk ya da Atatürk'ün saygınlığı ile ilgili olumsuz bir tavır içinde bulunacağımızı iddia eden muhalefeti ben buradan kınıyorum. Açık yüreklilikle söylüyorum: Bu, açık bir niyet okuyuculuktur..."
Tekin, "Lütfen okullarımızı, bizleri, eğitim öğretim sistemimizi Atatürk üzerinden eleştirmekten vazgeçsinler. En az onlar kadar Atatürk'e saygı duyuyoruz. Atatürk'ü seviyoruz. Çocuklarımızın da atalarına saygılı, cumhuriyet değerlerine saygılı bir biçimde yetişmesi için çaba sarf ediyoruz." dedi.
Bakan Tekin, Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli doğrultusunda 2028 yılında YKS VE LGS'de soru tiplerinde hayata geçirilmesi planlanan değişikliklere ilişkin soru üzerine, Bakanlığın gündeminde kademeler arası geçiş süreciyle ilgili olarak hiçbir değişiklik bulunmadığını vurguladı.
"Bu konuda çocuklarımızın, öğretmenlerimizin kafasını kimsenin karıştırmaya hakkı yok." diye konuşan Tekin, kademeler arası geçiş için kullanılan merkezî sınav sorularının tamamen ders kitapları ve müfredattan çıktığını her zaman söylediklerine işaret etti. Tekin, "Bunun altını ısrarla çizerek söylüyoruz. Şimdi bu açıklamaları yapmazsak... Yani yeni programlarımız ve yeni kitaplarımız doğrultusunda sınav sorularının güncelleneceğini söylemezsek çocuklarımız bir problemle karşı karşıya kalacak. Dolayısıyla burada söylediğimiz şey, sadece ve sadece şu: Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli kapsamında geçtiğimiz eğitim öğretim yılında başlayan programlarımızın uygulanma sürecini tamamladıktan sonra kademeler arası geçişe tabi olacak arkadaşlarımız için soru havuzu revize edilmiş olacak. Neye göre? Yeni kitaplara ve yeni müfredata göre. Sadece soru tarzları itibarıyla, sorular itibarıyla... Yani sınav sisteminde, sınavda, kademeler arası geçişte herhangi bir değişiklik değil bu. Sadece sorularımızın müfredata uyarlanmış olması."
Mevcut soruların mevcut müfredata göre olduğunu ifade eden Tekin, 2028 yılında Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli kapsamında ilk defa kademeler arası geçiş sınavına girecek öğrenciler için ise yeni müfredat ve yeni programlara göre, yeni ders kitaplarından hazırlanmış sorular olacağını vurguladı. Tekin, şu değerlendirmelerde bulundu:
"Çocuklarımız ve gençlerimizin bizim ders kitaplarımız, EBA'da kendileri için paylaştığımız materyaller başta MEBİ olmak üzere dijital ortamlarda kendilerine sunduğumuz imkânlar dışında herhangi bir şeye ihtiyaç duymadan kademeler arası geçiş sınavına hazırlanacakları bir süreç var önümüzde.
Eğer eksiklik hissettikleri bir konu varsa okul müdürlüklerine başvurduklarında DYK dediğimiz okul içerisinde eksik oldukları derslerle ilgili okul yönetimi kendilerine ilave kurslar düzenliyor zaten. Bütün gayemiz, eğitimde fırsat eşitliğini maksimize etmek için bütün çocuklarımızın sosyal devlet mantığı çerçevesinde ücretsiz ve eşit bir biçimde eğitim öğretim fırsatlarından faydalanması. Çocuklarımızın ilave yardımcı kitap, yardımcı kaynak ya da benzeri şeylere asla ihtiyaçları yok. Okullarımızda da bunların alınmasını istemediğimizi defaten söyledik."
Özel okullarda da bu ders yapılarının Bakanlık tarafından verildiğine dikkat çeken Bakan Tekin, "Çocuklarımızın ilave bir kaynağa asla ihtiyacı yok. İlave olarak ihtiyaç duyacakları kaynak ya da herhangi bir şey varsa onu da biz elektronik ortamda kendilerine sunuyoruz." dedi.
Yeni soru tiplerinin yeni müfredatla uyumlu olacağını kaydeden Bakan Tekin, "O yüzden kamuoyunda, eski sorular üzerinden çocuklarımızı yanıltacak şeyler yapanlar olabilir, o konuda da uyarmış olalım." şeklinde konuştu.
Adrese dayalı kayıt sistemine ilişkin soruya yanıt veren Bakan Tekin şunları kaydetti:
"Bizler kamu kaynağı kullanıyoruz. Kamu kaynağı kullanırken adaletle hükmetmek, adaletle hizmet etmek durumundayız. Elimizdeki kamu kaynaklarını efektif kullanacağız, israf etmeden kullanacağız ama hizmeti sunarken de eşit ve adil bir biçimde hizmet sunabilmeliyiz. Biz bütün planlamalarımızı buna göre yapıyoruz. Türkiye'deki bütün coğrafi veri sistemine kayıtlı adresler, bina bazlı olarak Millî Eğitim Bakanlığının okullarla ilgili tanımlamalarında, okullarla eşleştirilmiş durumda. Yani hangi sokak, hangi okul hangi sokaktaki ilkokul öğrencisi, ortaokul öğrencisinin hangi okulla ilişkilendirileceğini biz planlıyoruz ve yatırımlarımızı da ona göre yapıyoruz. Ardından da Türkiye'de derslik başına düşen ortalama sayı itibarıyla fırsat eşitliği ve adalet ilkesini hayata geçirebilmek açısından okullarda biz bu anlamda standart bir ortalama yakalamaya çalışıyoruz."
Tekin, yeni dönemde planlanan şekilde adrese dayalı bir biçimde kayıtların yapılması için İçişleri Bakanlığı ile birlikte bir dizi tedbirin hayata geçirileceğini ve kayıtlar esnasında daha sıkı bir dönem olacağını söyledi.
2023'ten itibarıyla atılan her adımı öğretmenler, öğrenciler ve velilerle, kamuoyundaki paydaşlarla istişare hâlinde yürütmeye çaba sarf ettiklerini belirten Bakan Tekin, ara tatillerin kaldırılıp kaldırılmayacağına ilişkin soruyu da yanıtladı. Tekin, konunun pedagojik ve akademik anlamda artı ve eksilerinin tartışılıp değerlendirildiğini ve henüz verilen bir kararın olmadığını ifade etti.
Bakan Tekin, 12 yıllık zorunlu eğitim konusuna ilişkin ise yanlış bir algı ortaya çıktığını belirterek "Sanki Bakanlığın elinde bu konuda bir formül, bir öneri var ve Bakanlık bunun üzerinde çalışıyor gibi bir algı ortaya çıktı. Bu da doğru değil. Bakın, dünya çok hızla gelişiyor. Eğitim öğretim süreçleri, metodolojisi, pedagoji sürekli kendini yeniliyor. Dünyada artık ne tartışılıyorsa biz de aynı şeyleri tartışmak durumundayız. Dünyada çocuklar çok daha erken yaşlardan itibaren yükseköğretime, yani bir sonraki eğitim öğretim kademesine geçmeye başladı. Biz de bunları tartışmaya açalım ve Türkiye'de bu da tartışılsın istedik. Kamuoyundaki tartışmaları takip ediyoruz. Bu konuda Bakanlığımızdaki ilgili birimler hem üniversitelerle hem akademisyenlerle bu konudaki çalışmalarını da sürdürüyorlar." şeklinde konuştu.
Kaynak: https://www.meb.gov.tr/bakan-tekin-trt-habere-egitim-gundemini-degerlendirdi/haber/39552/tr
İlginizi Çekebilir