Başakşehir İlim Yayma Cemiyeti’nde “Kemalizm ve Alevi-Bektaşi politikası” konuşuldu
GÜNDEMHorasan Erenleri Dernekler Federasyonu Genel Sekreteri Ali Rıza Özkan, Başakşehir İlim Yayma Cemiyeti Düşünce Platformu’nun konuğu oldu.
Başakşehir İlim Yayma Cemiyeti Düşünce Platformu tarafından “Kemalizm İdeolojisinin Alevi-Bektaşi Politikası” başlığı altında bir sohbet programı düzenlendi.
Cemiyetin lokalinde gerçekleştirilen programın konuğu, Horasan Erenleri Dernekler Federasyonu Genel Sekreteri Ali Rıza Özkan oldu.
KEMALİZM KAVRAMININ TARİHSEL ARKA PLANI
Sohbet programında konuşan Ali Rıza Özkan, “kemalizm” kavramının Batı ülkelerinde ilk olarak İstanbul Hükûmeti ile Ankara Hükûmeti’ni birbirinden ayırmak amacıyla kullanıldığını belirtti.
Zaman içerisinde hem içeriden hem de dışarıdan bir “kemalizm ideolojisi” yaratmak amacıyla çeşitli girişimlerde bulunulduğunu anlatan Özkan, bugüne kadar “kemalizm” ile ilgili genel bir bilimsel veya siyasi ittifak bulunmadığını, dolayısıyla ortada tam anlamıyla bir ideolojiden söz edilemeyeceğini ifade etti.
ATATÜRK DÖNEMİ VE ALEVİ-BEKTAŞİ TEŞKİLATLANMA GİRİŞİMİ
Evkaf Dairesi’nin Diyanet İşleri Başkanlığı’na dönüştürüldüğü süreçte, o dönem iktidarının mezheplerin varlığını göz ardı eden bir tutum içerisinde olduğunu kaydeden Özkan, Mustafa Kemal Atatürk’ün 1936 yılına gelindiğinde bu durumu fark ettiğini söyledi.
Özkan bunun üzerine, Atatürk’ün Denizli Milletvekili ve Ehl-i Beyt evladı Hüseyin Mazlum Bababalım’a Alevi-Bektaşiler için ayrı bir teşkilatlanma kanun tasarısı hazırlama görevi verdiğini belirtti.
Hatay meselesi ve sağlık sorunları nedeniyle bu konunun sonuçlandırılamadığını aktaran Özkan, Atatürk’ün vefatının ardından bu girişimin İsmet İnönü tarafından sonlandırıldığını anlattı.
DEMOKRAT PARTİ DÖNEMİ VE KAMPLAŞMA GİRİŞİMLERİ
Alevi-Bektaşi kitlelerin büyük umutlarla Demokrat Parti’ye oy verdiğini ve onlarca Alevi-Bektaşi kökenli milletvekilinin Adnan Menderes’in yanında yer aldığını belirten Özkan, Türkiye’nin “Kürt meselesi” ve “Alevi meselesi” üzerinden kamplaştırılma girişimlerinin de tam bu dönemde başladığını ifade etti.
1960 DARBESİ VE YASA TASARISININ ENGELLENMESİ
Horasan Erenleri Dernekler Federasyonu Genel Sekreteri Ali Rıza Özkan, 1960 darbesinin ardından Prof. Dr. Sıddık Sami Onar başkanlığında oluşturulan Anayasa Komisyonu’na, kendisi de Tunceli kökenli bir Alevi olan Cumhurbaşkanı Cemal Gürsel’in girişimiyle Alevi-Bektaşilerin Diyanet İşleri Başkanlığı bünyesinde kurulacak “Mezhepler Daireleri” ile temsil edilmesinin planlandığını kaydetti.
Bu konuda bir yasa tasarısı hazırlanarak TBMM’ye getirildiğini, ancak bu tasarının oylanmasının yine İsmet İnönü tarafından engellendiğini belirtti.
1960’LI YILLARDAN İTİBAREN SOLA YÖNLENDİRME STRATEJİSİ
1960’lı yılların ortasından itibaren Türkiye’nin büyük toplumsal kamplaşmalarla karşı karşıya kaldığını dile getiren Özkan, özünde Sünni toplumdan daha muhafazakâr bir yapıya sahip olan Alevi-Bektaşilerin “şeriat gelecek korkusu” ile sola yönlendirilmesinin de bu projenin bir parçası olduğunu vurguladı.
60’lı yılların ortalarından itibaren Türkiye’de iki büyük toplumsal kamplaşma olgusu kaydedildiğine dikkati çeken Özkan, etnik ve mezhepsel kamplaşmaların emperyalist projeler olduğunu vurguladı.
ALEVİ ÇALIŞTAYLARI VE YENİ DÖNEM HİZMETLERİ
2009-2010 yılları arasında düzenlenen “Alevi Çalıştayları”nın devletin konuyu doğru anlamasını sağladığını, ancak FETÖ’nün bu süreçten sonuç alınmasını engellediğini belirten Özkan; 2019’dan itibaren dönemin İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun ısrarlı ve çözüm odaklı takipleri sayesinde, 2022 yılında 5 yasada Alevi-Bektaşiler lehine değişiklikler yapıldığını ve ardından Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’nın kurulduğunu ifade etti.
Türkiye’de devlet ve halk bütünleşmesi açısından devrim niteliğinde tanımlanması gereken bu değişikliklerin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Devlet Bahçeli’nin dirayeti sayesinde hayata geçirilebildiğinin altını çizen Özkan, her iki liderin bu tutumunu AK Parti ve MHP’nin kadrolarında aynı sıcaklıkla hissedemediklerini belirtti.
Özkan, üzerinde düzenleme yapılması gereken 30’dan fazla yasa bulunduğunu ve bu konudaki çalışmalarını ilgili makamlara sunacaklarını kaydetti.
ALEVİ-BEKTAŞİLERİN DEVLETLE SORUNU YOK
Bir yıl önceki verilere göre, faal durumdaki yaklaşık 2 bin 200 cemevinin 1.700’den fazlasının Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’na başvurarak hizmet talep ettiğini belirten Özkan, şu değerlendirmede bulundu:
“Bu veriler, Alevi-Bektaşilerin devletle herhangi bir sorunu olmadığını açıkça göstermektedir. Ancak özellikle emperyal odaklarla ilişkili kimi çevreler, Alevi-Bektaşiler üzerinden iç kamplaşma ve gerilim üretme gayreti içerisindedir.”
Program, Ali Rıza Özkan’ın sunumunun ardından soru-cevap bölümüyle sona erdi.
İlginizi Çekebilir