Devlet Bahçeli: Ahilik, tarihten yükselen en güçlü rehberdir
SİYASETMHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Ahilik Haftası dolayısıyla yayımladığı yazılı açıklamada, Ahilik sisteminin Anadolu’nun ruhunu dokuyan, Türk-İslam medeniyetinin özgün bir sosyo-ekonomik modeli olduğunu vurguladı.
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Ahilik Haftası dolayısıyla yayımladığı yazılı açıklamada, Ahilik sisteminin Anadolu’nun ruhunu dokuyan, Türk-İslam medeniyetinin özgün bir sosyo-ekonomik modeli olduğunu vurguladı.
Bahçeli, Ahilik’in 13. yüzyıldan itibaren Asya’dan Anadolu’ya gelen Türklerin bu topraklara kök salmasını sağlayan, kentleşmeyi ve mesleki uzmanlaşmayı ahlakla buluşturan bir yapı olduğunu belirtti. Ahi Evran öncülüğünde kurumsallaşan sistemin, Bizans loncalarının katı hiyerarşisine tarihi bir yanıt niteliği taşıdığını ifade eden Bahçeli, şu değerlendirmelerde bulundu:
“Ahilik; üretici ile tüketici, sermaye ile iş gücü, halk ile devlet arasında çatışma olmadığını göstermiştir. İnsanı, doğayı ve emeği merkeze alarak sürdürülebilir toplumsal dengeyi ve eşsiz bir sosyal güvenlik mekanizmasını hayata geçirmiştir.”
Ahilik’in Sanayi Devrimi, 1838 Baltalimanı Antlaşması ve içsel sorunlar nedeniyle kan kaybettiğini belirten Bahçeli, mirasın tarih sayfalarına gömülemeyeceğini ifade etti. “Ahilik; sadece meta değeri veya sermaye birikimi üreten değil, insanı ve ahlakı merkeze koyan bütüncül bir dünya görüşüdür. Günümüz iş dünyasının etik krizlerine, kalite sorunlarına ve tüketici ihlallerine karşı tarihten yükselen en güçlü ve işlevsel rehberdir” dedi.
Bahçeli, Ahilik’in insan merkezli değerlerinin modern yönetim ilkeleriyle yeniden sentezlenerek geleceğin çalışma hayatının inşa edilmesi gerektiğini kaydetti. Açıklamasını, Ahilik kültürünün temel değerlerinin gelecek nesillere aktarılmasını temenni ederek, tüm esnaf ve sanatkârların Ahilik Haftası’nı kutladığı ve sağlık, huzur, bereket dilediği sözleriyle tamamladı.
Devlet Bahçeli'nin açıklamasının tam metni şöyle:
Ahilik sistemi 13. yüzyıldan itibaren Anadolu’nun ruhunu dokuyan, Türk-İslam evren tasavvurunu mesleki ve etik ilkelerle mühürleyen muazzam bir medeniyet projesidir.
Ahilik; Asya’dan Anadolu’ya akın eden insanımızın bu topraklara kök salmasını sağlayan, kentleşmeyi ve mesleki uzmanlaşmayı vicdan ve ahlakla buluşturan özgün bir sosyo-ekonomik modeldir. Ahi Evran’ın öncülüğünde kurumsallaşan bu yapı; Bizans loncalarının patron odaklı, katı hiyerarşik anlayışına adeta tarihi bir yanıt vermiştir. Ne demiştir Ahilik? Üretici ile tüketici, sermaye ile iş gücü, halk ile devlet çatışmak zorunda değildir! Aksine Ahilik; insanı, doğayı ve emeği merkeze alarak sürdürülebilir bir toplumsal dengenin, eşsiz bir sosyal güvenlik mekanizmasının adı olmuştur.
Ahilik sisteminde eğitim sadece tezgâh başında bitmez; yaşam boyu süren bir olgunlaşma yolculuğudur.
Ahlak ve Liyakatle Şekillenen Mesleki Hiyerarşi: Yamaklıktan ustalığa giden yolda, örneğin 1001 günlük o çetin çıraklık sürecinde sadece bilek gücü değil, karakter sınanır. Yeterliliğini ve ahlakını ispatlayan yiğitler, şed kuşanmatörenleriyle makam bulur.
Gündüz Zanaat, Gece Hikmet: Ahiler gündüz iş yerlerinde "yaparak öğrenme" prensibiyle eğitilirken, akşamları zaviye ve yaren odalarında ilimle, edebiyatla, sanatla yoğrulmuştur.
Gelecek Kaygısına Karşı Orta Sandığı:Ustalık payesine erişene esnafın ortak birikimi olan "orta sandığı" vasıtasıyla sermaye aktarılır; dükkân açma imkânı verilerek istihdam güvencesi altına alınırdı.
Bu durumda şu soru kaçınılmaz olmaktadır. Bugün modern yönetim biliminin "yeni" diye önümüze koyduğu kavramlar gerçekten yeni midir?
Bizim bugün ISO 9001 veya TSE standartları dediğimiz Kalite Yönetimi’nin ilk yazılı tohumları, 16. yüzyılın başındaki Bursa, İzmir ve Edirne İhtisab Kanunnameleriile bu topraklarda atılmadı mı? Hatalı üretim yapanın "pabucunu dama atan" o tavizsiz kalite anlayışı değil miydi?
Bugün pazarlamada "dış müşteri memnuniyeti" dediğimiz şey, Ahinin müşteriyi "velinimet" sayan o derin saygısı değil midir?
Usta ve kalfanın çırağa rehberlik etmesi, modern yönetim literatüründeki Mentorluk kuramının ta kendisi değil midir?
Aynı zanaat kolunun aynı çarşıda toplanmasıyla sağlanan oto-kontrol ve adil fiyatlandırma, günümüzün kümelenme ve modern AVM modellerinin erken bir işareti değil midir?
Ne yazık ki bu muazzam yapı; Sanayi Devrimi'nin ucuz seri üretimi, 1838 Baltalimanı gibi kapitülasyon antlaşmaları ve zamanla yaşanan içsel problemler karşısında kan kaybetmiştir. Fakat Ahiliğin bıraktığı mirası sadece tarih sayfalarına gömemeyiz.
Ahilik; sadece metai değer veya sermaye birikimi üreten değil, insanı ve ahlakı merkeze koyanbütüncül bir dünya görüşüdür. Günümüz iş dünyasının boğuştuğu etik krizlere, kalite sorunlarına ve tüketici ihlallerine karşı Ahilik, tarihten yükselen en güçlü, en işlevsel rehberdir.
Sadece geçmişi yâd etmekle kalmamalı; Ahiliğin insan merkezli değerlerini modern yönetim ilkeleriyle yeniden sentezleyerek geleceğin çalışma hayatını inşa etmeliyiz.
Bu duygu ve düşüncelerle Ahilik kültürünün temel değerlerinin gelecek nesillere aktarılmasını temenni ediyor; tüm esnaf ve sanatkârlarımızın Ahilik Haftasını gönülden kutluyor, sağlık, huzur ve bereket diliyorum.
İlginizi Çekebilir