© Alevi Haberler

Ergün Kurt yazdı: Alevilikte düşkünlük ve AKD Genel Merkez seçimi

Alevi Kültür Dernekleri (AKD), örgüt içinde süren yoğun tartışmaların ardından olağanüstü genel kurula gitme kararı aldı. Ancak, 15 Mart 2026 tarihinde yapılacak olağanüstü genel kurul sadece kişilerin değişimi üzerine kurulmamalı. Tam tersine, Alevi STK'lar içerisinde kurumsal ve toplumsal yaygınlık bakımından en öndeki kurumlardan birisi olan AKD'nin bundan sonra izleyeceği yol haritası üzerine kafa yormak ve ilkelerde birleşerek yeni bir yönetim kurulu oluşturmak değerlidir ve tüm Alevi STK'ları da etkileyecektir. Bu bakımdan, Alevi ahlakı, Alevi düsturu, Alevi inancının sadece şekilsel değil, özde de yaşanması tabanın en önemli beklentileri arasında gösteriliyor. AKD eski genel başkan yardımcısı Ergün Kurt da AKD tabanına öneriler sayılabilecek bir yazı kaleme aldı.

YOLUN AHLAKI VE KURUMSAL SORUMLULUK ARASINDA

Alevilik, sadece bir inanç sistemi değil; aynı zamanda bir ahlak öğretisi, bir yol erkânı ve toplumsal düzen anlayışıdır.

Bu yolun en önemli kavramlarından biri “düşkünlük” kurumudur. Düşkünlük, sıradan bir dışlama ya da ceza mekanizması değil; yolun özüne, yani hak, adalet ve rızalık ilkesine dayalı bir toplumsal muhasebedir.

Bugün bu kavramı yeniden düşünmek, özellikle kurumsal yapılarımız ve seçim süreçlerimiz açısından büyük önem taşımaktadır.

Tam da bu noktada, Alevi Kültür Dernekleri (AKD) Genel Merkez seçimi yalnızca idari bir tercih değil; aynı zamanda yolun değerleriyle sınanan bir süreçtir.

DÜŞKÜNLÜK: YOLUN VİCDANI

Alevilikte düşkünlük, bireyin toplumsal ve inançsal sorumluluklarını ihlal etmesi durumunda, cem erkanı içinde sorgulanması ve toplumsal rızalığın askıya alınmasıdır. Ancak burada esas olan cezalandırmak değil, ıslah etmek, yani kişiyi yeniden yola kazandırmaktır. Düşkünlük kararı keyfi değil; dedelerin, taliplerin ve cem erkanının ortak vicdanıyla, rızalık temelinde alınır.

Bu yönüyle düşkünlük, Alevi toplumunda ahlaki denetim mekanizmasıdır. Yalan, iftira, kul hakkı, toplumsal barışı zedeleyen davranışlar düşkünlük sebebi sayılmıştır. Çünkü yolun özü, “eline, beline, diline sahip ol” düsturunda saklıdır.

KURUMSAL YAPI VE YOL ERKÂNI

Bugün Alevi kurumları, modern hukuk sistemi içinde faaliyet gösteren derneklerdir.

Tüzükleri, yönetmelikleri ve seçim prosedürleri vardır. Ancak bu kurumların ruhu, yalnızca mevzuattan değil; aynı zamanda yol erkânından beslenir.

AKD Genel Merkez seçimi süreci de bu açıdan kritik bir eşiktir. Seçimler, demokratik yarış alanı olabilir; ancak Alevi geleneğinde rekabet düşmanlık değildir.

İktidar hırsı, yolun önüne geçtiğinde; şahsi hesaplar, hizmetin önüne konduğunda; dil kırıcı, ayrıştırıcı ve yıpratıcı olduğunda işte orada düşkünlüğün ahlaki uyarısı devreye girmelidir.

SEÇİM Mİ, HİZMET YARIŞI MI?

AKD gibi köklü bir kurumda genel merkez seçimi, bir koltuk mücadelesi değil; bir hizmet yarışı olmalıdır. Alevilikte makam, üstünlük değil; sorumluluktur. Talip olmak, yük talipliğidir. Bu nedenle aday olan her ismin önce kendisine şu soruyu sorması gerekir:

“Ben bu yola ne katacağım, bu yükü hangi rızalıkla taşıyacağım?”

Eğer seçim süreci;

Kutuplaşmaya,

Dedikoduya,

Kişisel hesaplaşmalara,

Yol büyüklerine saygısızlığa evrilirse, bu yalnızca bir siyasi gerilim değil; yolun ahlakıyla çelişen bir durum olur.

DÜŞKÜNLÜĞÜN GÜNCEL YORUMU

Elbette bugün klasik anlamda düşkünlük kararları alınmıyor. Ancak düşkünlüğün ruhu hâlâ geçerlidir:

Toplumsal vicdan. Alevi kurumlarında şeffaflık, hesap verebilirlik, ortak akıl ve rızalık mekanizması işletilmediğinde; hukuken değilse bile vicdanen bir düşkünlük hali doğar.

Bu nedenle 15 Mart'ta yapılacak olan AKD Genel Merkez olağanüstü  seçimi, yalnızca kazananı belirlemeyecek; aynı zamanda kurumun hangi ahlaki çizgide ilerleyeceğini de gösterecektir.

YOLUN İHTİYACI: BİRLİK VE RIZALIK

Bugün Alevi toplumu; eşit yurttaşlık, inanç özgürlüğü ve kamusal görünürlük mücadelesi verirken, iç gerilimlere değil; birlik ve dirliğe ihtiyaç duymaktadır. Seçimler geçicidir, yol kalıcıdır. İsimler değişir, erkân baki kalır.

Düşkünlük kavramı bize şunu hatırlatır:
Yol, şahısların değil; hakikatin yoludur.

15 Mart'ta yapılacak olağanüstü AKD (Alevi Kültür Dernekleri) Genel Merkez seçimi de bu bilinçle yürütülmeli; adaylar ve delegeler, oy verirken sadece bugünü değil, yolun geleceğini düşünmelidir.

Çünkü Alevilikte en büyük makam, koltuk değil; rızalıktır.

İlginizi Çekebilir

TÜM HABERLER