© Alevi Haberler

Herkesi mezhepçi ayrışmalara karşı uyanık olmaya davet ediyoruz!

Alevi-Bektaşi Güç Birliği Platformu, kamuoyu ile paylaştığı basın açıklamasında, ülkemizde ve bölgemizde kışkırtılan mezhepçiliğe dikkati çekerek “Ülkemizin ve bölgemizin sorunlarının çözümü, bin yıllık yaraları kaşımaktan değil; insan haklarından, hukuktan, akıldan, bilimden, demokrasiden ve adaletten geçer” ifadelerini kullandı.

Alevi-Bektaşi Güç Birliği Platformu, bölgemizdeki gelişmeler hakkında basın açıklaması yaptı.

Son dönemde ülkemizde ve bölgemizde mezhepçiliğin kışkırtıldığına dikkati çeken Alevi-Bektaşi Güç Birliği Platformu açıklamasında, “Devletimizin; emperyalist ve siyonist odakların bölgeyi parçalama stratejilerine karşı sergilediği dik duruşu ve Sayın Cumhurbaşkanımızın mezhepçilik konusundaki “tehlikeli cephe” uyarılarını kıymetli buluyor; bu kararlı tutumun sürdürülmesini bekliyoruz.” ifadelerine yer verildi.

Basın açıklamasının tam metni şöyle:

“Bir köyde bir insan açlıktan ölürse, bütün köy katildir.”

Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün “Yurtta sulh, cihanda sulh” ilkesi, bir dış politika yaklaşımı olduğu kadar bölgemizdeki birliğin ve dirliğin de en temel güvencesidir. Alevi-Bektaşi yolu, insanı mezhebiyle değil “can” oluşuyla görmeyi esas alır. Bugün Orta Doğu’da yaşanan krizler, yalnızca siyasi bir mesele değil; aynı zamanda insani ve vicdani bir sınavdır.

Bugüne kadar devletimiz ve hükümetimiz, çevremizdeki savaşlarda tarafsız kalarak ve barışın tesisine yönelik güçlü girişimlerde bulunarak büyük takdir toplamıştır. Devletimizin; emperyalist ve siyonist odakların bölgeyi parçalama stratejilerine karşı sergilediği dik duruşu ve Sayın Cumhurbaşkanımızın mezhepçilik konusundaki “tehlikeli cephe” uyarılarını kıymetli buluyor; bu kararlı tutumun sürdürülmesini bekliyoruz.

Komşu ülkelerin egemenliği ve toprak bütünlüğü, Türkiye’nin güvenliğiyle doğrudan ilintilidir. Özellikle İran’ın toprak bütünlüğünün korunması, bölgesel dengeler ve ülkemizin uzun vadeli istikrarı açısından stratejik bir zorunluluktur.

Öte yandan, dışarıdan dayatılan müdahaleler ve seçilmiş yöneticilere yönelik suikast girişimleri, uluslararası hukukun açık bir ihlalidir. Bugün İran üzerinden yürütülen siyasal ve askerî baskıları yalnızca bir ülkenin iç işi olarak görmek mümkün değildir. Her millet, kendi istikametini kendi iradesi ve demokrasisi ile tayin etmelidir.

Dijital mecralar üzerinden körüklenen mezhep karşıtlığı, emperyalist odaklarca beslenen ve milli birliğimizi hedef alan açık bir provokasyon çabasıdır. Zulüm, kimden gelirse gelsin zulümdür. Gazze’de yaşanan insanlık suçu, Suriye’de sivillere yönelik katliamlar ve İran’a yapılan saldırılar aynı netlikle reddedilmelidir. Müminlerin emiri Hz. Ali’nin “Bir köyde bir insan açlıktan ölürse, bütün köy katildir” buyruğu, zihniyet inşamızın temel yapı taşlarından biridir. Bu bağlamda mazlumun yanında olmak bizler için bir tercih değil, Kerbela’dan bugüne taşıdığımız tarihsel bir davranış biçimidir.

Alevi-Bektaşi Güç Birliği Platformu olarak; dini siyasete, mezhebi ise çatışma alanına dönüştüren her türlü yaklaşımı yanlış ve zararlı bulduğumuzu açıkça ifade ediyoruz.

Mezhepçilik, hakikati perdeleyen bir körlüktür. Tüm kesimleri; mezhepçi ayrışmalara karşı sağduyuya, birliğe ve dezenformasyona karşı uyanık olmaya davet ediyoruz. Ülkemizin ve bölgemizin sorunlarının çözümü, bin yıllık yaraları kaşımaktan değil; insan haklarından, hukuktan, akıldan, bilimden, demokrasiden ve adaletten geçer.

Bu vesileyle, şanlı tarihimizin büyük destanlarından Çanakkale Zaferi’nin yıl dönümünde, başta büyük komutan ve devlet adamı Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, tüm şehit ve gazilerimizi saygı, rahmet ve minnetle anıyoruz.

Saygılarımızla.

Alevi-Bektaşi Güç Birliği Platformu

18 Mart 2026

İlginizi Çekebilir

TÜM HABERLER