Karadeniz Alevi Bektaşi Federasyonu'ndan sert tepki: Cemevleri İbadethanedir, kültürel tesis değildir!
GÜNDEMKaradeniz Alevi Bektaşi Federasyonu (KAB-FED), cemevlerinin statüsüne ilişkin son düzenlemelere karşı yazılı bir *basın açıklaması* yayımladı. Federasyon, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) ve Yargıtay kararlarının hiçe sayılarak cemevlerinin "kültürel tesis" olarak tanımlanmasını sert bir dille eleştirdi.
Karadeniz Alevi Bektaşi Federasyonu (KAB-FED), cemevlerinin statüsüne ilişkin son düzenlemelere karşı yazılı bir basın açıklaması yayımladı. Federasyon, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) ve Yargıtay kararlarının hiçe sayılarak cemevlerinin "kültürel tesis" olarak tanımlanmasını sert bir dille eleştirdi.
Açıklamada, 17 Ağustos 2015 tarihli Yargıtay kararına atıfta bulunuldu. Bu kararda Yargıtay'ın, cemevlerini cami, kilise, sinagog ve havra gibi *ibadethane* statüsünde kabul ettiği ve aydınlatma giderlerinin kamu tarafından karşılanması gerektiği vurgulandığı belirtildi.
Federasyona göre, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından hazırlanan ve Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren "Mekânsal Planlar Yapım Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik" ile cemevleri ibadethane değil, "kültürel tesis" olarak sınıflandırıldı. Bu kapsamda cemevlerinin imar planlarına, Kültür ve Turizm Bakanlığı'na bağlı Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı'nın görüş ve talepleri doğrultusunda işleneceği kaydedildi.
Açıklamada şu sorular ve tespitler öne çıktı:
BASIN AÇIKLAMASI
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin (AİHM), cemevi yaptırmak amacıyla dernek kurulabileceğine ilişkin kararının ardından, Yargıtay da açık biçimde “Cemevleri ibadethanedir, aydınlatma giderleri kamu tarafından karşılanmalıdır” yönünde karar vermiştir.
Yargıtay’ın bu kararıyla, cemevleri cami, kilise, sinagog ve havra gibi ibadethane statüsüne girmiştir (17 Ağustos 2015).
Ancak bugün gelinen noktada, bu açık ve bağlayıcı yargı kararları fiilen baypas edilmiştir.
AKP Hükümeti tarafından Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı eliyle hazırlanan ve Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren “Mekânsal Planlar Yapım Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik” ile cemevleri, ibadethane olarak değil, “kültürel tesis” olarak tanımlanmıştır.
Bu düzenlemeye göre cemevleri, Kültür ve Turizm Bakanlığı’na bağlı olarak kurulan Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’nın görüş ve talepleri doğrultusunda imar planlarına işlenecektir.
Bu durum açıkça şunu göstermektedir:
Ne AİHM’in ne de Yargıtay’ın “cemevleri ibadethanedir” yönündeki kararları tanınmaktadır.
Türkiye’nin neresinde olursa olsun bir cemevi açıldığında, o mekânın statüsü ve işleyişi, hükümet tarafından kurulmuş bir daire başkanlığının ve bağlı olduğu bakanlığın inisiyatifine bırakılmaktadır.
Buradan soruyoruz:
Hangi demokratik ve laik ülkede, inançların ne olduğuna ve nasıl yaşanacağına hükümet organları karar verir?
Din ve vicdan özgürlüğünün olmadığı, inançlara devlet eliyle müdahale edilen bir ülkede demokrasiden ve laiklikten söz edilemez.
174 milyar TL’yi aşan bütçesiyle Diyanet İşleri Başkanlığı’nın, yurttaşların inancını tanımlayan, yönlendiren ve dayatan bir konumda olması kabul edilemez.
Aleviler-Bektaşiler bu ülkenin gerçeğidir.
Yok sayılamaz, görmezden gelinemez, inancı “kültürel unsur” adı altında tanımlanamaz.
Hiçbir yapı, Alevi-Bektaşi inanç sisteminin dışında kalarak; bu inancın ne olduğu, ne olmadığı konusunda söz söyleme, hüküm verme ya da tanımlama hakkına sahip değildir.
Aleviler-Bektaşiler bu ülkenin gerçeğidir.
İnancımız, yolumuz ve erkânımız devletin değil, bizimdir.
Kamuoyuna saygıyla duyurulur.
Karadeniz Alevi Bektaşi Federayonu
Kaynak:https://www.facebook.com/share/p/1HYdWQ7sT3/
İlginizi Çekebilir