Metin Uysal açıkladı: Bor cenneti Türkiye'de, bor madeninden turmalin taşı
GÜNDEMTürkiye'nin önde gelen değerli taş ve maden araştırmacılarından Metin Uysal, gazeteci Bora Özizmirli'ye verdiği özel röportajda, bor silikatlarından olan turmalin taşının özelliklerini, oluşum koşullarını, Türkiye'deki potansiyelini ve çeşitlerini detaylı bir şekilde anlattı.
Türkiye'nin önde gelen değerli taş ve maden araştırmacılarından Metin Uysal, gazeteci Bora Özizmirli'ye verdiği özel röportajda, bor silikatlarından olan turmalin taşının özelliklerini, oluşum koşullarını, Türkiye'deki potansiyelini ve çeşitlerini detaylı bir şekilde anlattı. Röportaj iki bölüm halinde paylaşıldı ve turmalinin, özellikle bor zengini ülkemiz için büyük bir fırsat olabileceğini vurguladı.
Uysal açıklamasında şörl(siyah turmalin taşı) ile altın arama konusunda bağlantısınıda açıkladı.
TURMALİN: BOL, DAYANIKLI VE RENK ÇEŞİTLİLİĞİYLE DİKKAT ÇEKEN TAŞ
Metin Uysal, turmalini "ne en değerli ne de en ender taş" olarak tanımlasa da pratik avantajlarını öne çıkardı: Diğer taşlara kıyasla çok daha bol bulunması, her renk ve doygunlukta mevcut olması, 7-7.5 sertlik derecesiyle dayanıklı ve işlenebilir olması, magmatik, metamorfik ve sedimanter kayaçlarda görülebilmesi. Turmalinin en önemli özelliği is toplu halde bulunabilmesi ve bu sayede büyük ceplerde(turmalin alanları) milyonlarca lira değerinde rezervlere rastlanabilmesi.
Uysal, turmalinin karmaşık kimyasal yapısına (kalsiyum, sodyum, lityum, demir, manganez, alüminyum, krom, vanadyum, bor gibi elementler) dikkat çekerek, yeni başlayanlar için korkutucu görünse de işin özünün anlaşılması halinde basitçe kavranabileceğini belirtti. Taşın renk çeşitliliğinin nedeni de bu karmaşık yapı.
Oluşum mekanına göre farklılıklar gösteren turmalin, mika şistlerinde inklüzyonlarla kalitesizleşebilirken, hidrotermal yataklarda daha temiz, sağlam ve büyük boyutlarda bulunabiliyor. Uysal, bu yataklarda devasa kütleler ve yüksek değerli örnekler olabileceğini, elmas veya altın aramaya göre çok daha düşük maliyetli ve hızlı olabileceğini vurgulayarak, Türkiye'deki bor cenneti, hidrotermal yatak bolluğu, metamorfik ve magmatik alan genişliğiyle turmalin potansiyelinin çok yüksek olduğunu ifade etti.
HİDROTERMAL YATAKLARA DİKKAT!
Hidrotermal yataklarının turmalin açısından önemini bahseden Metin Uysal, açıklamasında Türkiye'de bol miktarda hidrotermal yatakların olduğunu belirterek şunları kaydetti:
"Turmalin taşı, oluştuğu mekana ve oluşum biçimine göre bazı farklılıklar gösterir. Mika şistler içinde meydana gelenlerle hidrotermal yataklarda oluşanlar arasında görüntü yönünden belirgin farklar olur. Taş, doğası gereği çok fazla element ihtiva ettiği için eğer mikaşist bir alanda oluşursa içine değerini düşürecek inklüzyonlar veya mineraller alabilir. Bu durum taşın görünüşünü ve dayanıklılığını olumsuz etkiler. Denebilir ki; sağlam ve temiz görünümlü olanlar daha çok hidrotermal yataklarda, sıcak su ve buharın açtığı oyuk, girinti ve boşluklarda oluşanlardır.
Bu yataklarda oluşan turmalinler milimetrik boyuttan devasa kütlelere kadar ulaşabilir. Daha da önemlisi, bu tür yerlerde meydana gelen büyükçe ceplerde bazen milyonlarca lira değerinde turmalin bulunabilir. Dünyada bu taşın yerini bulup milyoner olan insan çoktur.
Elmas veya altın arama, bulma ve çıkarma işlemleri gayet pahalı ve zaman alıcıdır. Oysa turmalin böyle değildir. Bu nedenle bölgesinde turmalin bulunması muhtemel olan arkadaşlara bu taş üzerine daha fazla ağırlık vermelerini tavsiye ederim.
Eğer ülkenin bir bor cenneti olduğunu idrak edersek ve diğer yan öğeleri bununla birleştirirsek (hidrotermal yatakların bolluğu, metamorfizmadan geçmiş alanların büyüklüğü, magmatik kayaç alanlarının inanılmaz genişliği vs.), ne demek istediğim daha kolay anlaşılır."dedi.
TÜRKİYE'DEKİ DEĞERLİ TAŞ DURUMU VE TURMALİN POTANSİYELİ
Ülkemizin değerli taşlar açısından "ikinci sınıf" bile olmadığını belirten Uysal, çok daha düşük değerli olan agat, kalsedon, kuvars gibi taşların ton bazında satıldığını, ametist, ateş opali, yeşim gibi taşların kalite ve pazarlama sorunları yaşadığını anlattı. Zultanit (diaspor) taşının dünyada sadece bizde bulunmasına rağmen yok pahasına satıldığını, bunun büyük kayıp olduğunu söyledi. Turmalin konusunda ise Denizli'de kaliteli örnekler bulunduğunu, diğer illerde de varlığına emin olduğunu belirtti.
Uysal açıklamasında şunları kaydetti:
"Hâlihazırda değerli taşlar yönünden ülkemiz ikinci sınıf kategorisine bile girmemektedir.
Dünyada şimdilik sadece bizde bulunan zultanit (veya diaspor) ise ne yazık ki istenildiği gibi tanıtılmamış ve yok pahasına satılmaktadır. (Üzülerek söylemek zorundayım; birçok taşçı arkadaş bu taşları değerinin çok altında, bilhassa yabancılara satmakta, belki kendilerine kısa vadeli kazanç sağlamakta ama bu değerimize zarar vermektedir.) Ayrıca şunu da artık ekleyebilirim: Zultanit taşı sadece Manisa ilimizde bulunmamıştır. Ülkemizin jeolojik oluşumu açısından beklendiği gibi başka illerimizde de bulunmuş ve bulunmaya devam etmektedir.
Oltu taşı, akik, lüle taşı ülkemizde çıkarılmakta olup belli bir pazarı vardır; ancak bunlar esas olarak değerli taş kapsamında değerlendirilmez. Değerli taşlar genellikle karat olarak satılır." dedi.
ÖNEMLİ JEOLOJİK İPUÇLARI
Turmalin tipomorf mineral; oluşum sıcaklığını (jeofaz evreleri) gösteriyor. Siyah şörl düşük ve yüksek sıcaklıklarda oluşurken, renkli türler 500-450°C aralığında başlıyor. Siyah turmalin bazik kayaçlarda bakır, düşük sıcaklık oluşumlarında altın göstergesi olabiliyor.
Metin Uysal, turmalinin Türkiye'de bolca bulunabileceğini, özellikle bor zengini bölgelerde arama yapılması gerektiğini vurgulayarak, "Doğru yerde aranırsa Paraíba bile bulunabilir" dedi. Siyah turmalinin cevherin %90'ını oluşturduğunu, renkli olanların ise daha değerli olduğunu belirtti.
BURASI ÖNEMLİ !!! : Eğer bir yerde siyah turmalin varsa ve ayrıca o yöredeki kayaç ve toprak yapısı “bazik” nitelikte ise bu o yörede BAKIR olduğu anlamına gelir, dahada önemlisi Eğer siyah turmalin daha düşük sıcaklıklarda meydana gelmişse o yörede ALTIN var demektir.
TURMALİN ÇEŞİTLERİ VE ÖZELLİKLERİ
Açıklamasında 32 çeşit turmalin olduğunu vurgulayan Metin Uysal, bazı turmalin çeşitlerini açıklamasına eklemediğini belirterek, bunun nedenini flor olduğunu söyledi. Uysal açıklamasında şunları kaydetti:
"Turmalin çeşitleri içine bazılarını eklemedim sebebi bunların aslında diğerlerinden esas olarak farkı flor içine girmesi ile yeni bir mineral olarak bilim dünyasınca kabul edilmesidir bizler için önemli olmadığını düşündüm.İsteyen 32 alt grubu incelesin,kabul edilen 32 turmalin çeşidi var çoğunu belirttim"dedi.
Turmalin geniş bir aile: En bilinenler şörl (siyah) ve elbait(renkli). Kimyasal yapısı bor silikat temelli. Sertlik 7-7.5, özgül ağırlık 2.8-3.1, renk skalası tüm renkleri kapsıyor (hatta renksiz). Pleokroik (farklı açılardan farklı renk görünümü) özelliği var. Pegmatit, hidrotermal yataklar gibi ortamlarda oluşuyor.
Uysal açıklamasının devamında şunları söyledi:
"Karşımıza en çok çıkacak olan turmalin kesinlikle şörl denilen siyah turmalindir genel olarak var olan turmalin cevherinin %90 gibi bir kısmını teşkil eder.Buna sebeb turmalin taşının oluşumunda yatar yani yazdığım gibi üç ayrı fazda siyah turmalin oluşur bu da bu taşın bolluğunun sebebidir,tabi birde demir elementinin dünyanın her yerinde çok yüksek oranlarda bulunmasi asıl sebeb olarak gözüküyor.Siyah turmalin taşı özellikleri ö.ağırlığ:3.18-3.22 renk:siyah,mavimsi siyah,kahverengimsi siyah,nadirende yeşilimsi siyah. Parlaklık:cam,reçineli. Kristal sistemi aynı şeffaflık ise opak ve yarı ışık geçirgendir.Normal turmalin taşında demir girmesi sonucu oluşmuştur." dedi.
UYSAL, RÖPORTAJIN İKİNCİ BÖLÜMÜNDE AZ BİLİNEN ÇEŞİTLERİ SIRALADI:
Foitite: Mavimsi siyah, mor tonlar, düşük sıcaklık oluşumlu.
Adachiite: Kahverengi-mor, 90 yaşında ki Tomio Adachi tarafından Japonya’da bulundu ve onuruna bu isim verildi kendisi yaşına rağmen gösterdiği azimle pek çok kişiye örnek olmuştur. Taşın rengi kahverengimsi,mor,mavi-mor taş 2013 yılında onaylandı şörl denen siyah turmalin ile beraber bulunur.
Bosiite: Koyu kahve-siyah.İtalya’da öğretim üyesi olan Ferdinand Bosi tarafından bulundu ve onuruna taşa bu isim verildi.isim 2015 yılında onaylandı. Rengi koyu kahve rengi,siyah ö.ağırlık:3.23
Feruvite:1989 yılında bulundu ismi “uvite”minerali ile ilişkisi nedeniyle verildi. Rengi koyu kahverengi,siyah parlaklık :donuk ve cam ö.ağırlık:3.2 Çizgi rengi: gri
UVİTE: 1929 yılında o zamanki ismi ile Sri Lanka da bulundu,bulunduğu bölgenin yerel ismini aldı(verildi)bu taş aslında genişçe bir gurubun adıdır ayni zamanda.Bir önceki taş bu taş nedeni ile bu ismi almıştı (benzerliğinden dolayı) Rengi siyah,yeşilimsi siyah,kahverengimsi siyah,siyah,kahverengi,yeşil,beyaz Çizgi rengi:açık kahverengi,açık yeşil,beyaz parlaklık cam gibi bu taş yaygın olan turmaline benzerliği vardır karıştırılabilir
LUCCHESİİTE:İtalyan Prof.Sergio Lucchesi nin yaptığı başarılı çalışmalar nedeniyle bu taşa ismi verilerek onurlandırıldı.rengi siyah parlaklık cam ö.ağırlık:3.22 çizgi rengi:gri Pegmatiklerde kuvars ile bulunur.
Dravit: Çok yaygın, kahverengi-sarı tonlar. 1889 yılında bulundu bulunduğu nehrin ismini aldı,çok yaygın olan bir turmalin çeşididir. Metin Uysal "sık sık karşımıza çıkabilir ben şahsen çok karşılaştım."dedi. Rengi: açık kahverengimsi,koyu kahverengi,kahverengimsi siyah,koyu sarı(toprağımı sarı),mavi. Parlaklık:cam,reçinemsi ö.ağırlık:3.03-3.18 çizgi rengi:açık k.rengi,beyaz(nadir)
LİDDCOATİTE: Amerikan gemolist Richard T.Liddicoat onuruna bu isim verilmiştir. Rengi:açık kahverengi,kırmızı,pembe,yeşil,mavi,beyaz. Parlaklık cam ö.ağırlığı:3.02ç.rengi:beyaz,açık kahverengi
Darrelhenryite: Soluk pembe. ABD de bulundu,bulan kişi öğr.üyesi Darrel J. Henry nin onuruna ismi verildi.2012 yılında onaylandı. Rengi soluk pembe parlaklık cam özgül ağırlık:3.03 yapı normal tourmaline benzer.
Marumaite: Yüksek basınçlı, içinde elmas taşıyabiliyor (dikkat çekici nokta). Japonya’da bulundu.bulunduğu adanın adı verildi. Rengi:soluk kahverengi,kırmızı. Parlaklık:cam ç.rengi:beyaz,çok soluk kahverengi Küçük tanecikler halinde bulunur.ö.ağılık: 3.081
Rossmanite:Tsilaite gibi nadir çeşitler.ABD li George R.Rossman onuruna bu ad verildi. Rengi:soluk pembe,renksiz parlaklık camç.rengi: beyaz
TSİLAİSİTE: Madagaskar’da bulundu bulunduğu bölgenin adı verildi. Küçük nimuneler halinde bulunmuştur.rengi:yeşilimsi sarı. Parlaklık:cam ö.ağırlık:3.133 çizgi rengi:beyaz
Elbait: En değerli renkli tür (yeşil, kırmızı/rubellit, mavi/indicolite, krom turmalin). Paraíba turmalini (bakır renkli, elektrik mavisi) ayrı bir paragraf açarak anlattı: Brezilya ve Afrika'da nadir bulunan, çok yüksek değerli bu taş için Türkiye'de bor + pegmatit + bakır (hidrotermal) kombinasyonu aramak gerektiğini savundu.
Paraíba Taşı:Daha önceleri böyle bir taş yoktu. 1980’li yıllarda Henry Barbosa adlı maceraperest ve zengin bir iş adamı Brezilya’ya geldi. Amacı buralardan güzel taşlar satın almaktı. Paraíba eyaletinde bir tepeyi gördü ve ortada hiçbir belirti yokken “Ben buradan çok güzel taşlar bulacağım” dedi ve çalışmalara başladı. Parası ve zamanı boldu. Birçok kişi kendisine “Boşuna bu tepede uğraşıyorsun” diye nasihat etse de kulak asmadı. Yanlış hatırlamıyorsam sekiz yıl süreyle tepeyi kazdırdı. Ortaya bir türlü değerli taşlar çıkmıyordu ama sonunda bir gün işçiler çok parlak küçük taşlarla geldiler. İşte bunlar Paraíba turmalinleri idi.
Bu taşların en büyük özelliği içindeki bakır nedeniyle aşırı parlak oluşlarıdır. Renkleri mavi ve yeşilimsiydi; bazıları ise elektrik mavisiydi. Olay taş dünyasını sarstı, hiç beklenmeyen bir durumdu. Hemen ardından bu taşa sahip olma çılgınlığı başladı. Ne yazık ki bulunan taşlar çok azdı. Durum böyle olunca fiyatlarda patlama yaşandı. Barbosa da yaptığı işten ziyadesiyle kârlı çıktı.
Böylece bir müddet sonra ortalık yavaş yavaş sakinleşti. Ancak bu durum 2000’li yılların başında Afrika’da “Paraíba turmalini” bulunmasıyla tekrar hareketlendi. Gerçekten de yine bakır nedeniyle aşırı berrak ve parlak turmalin taşları bulunmuştu. Şimdi taş satıcıları ve bilim insanları “Bunlar Paraíba sayılırmı, sayılmaz mı?” tartışmasına devam ediyorlar.
Bu taşlar öylesine nadirdir ki her 10.000 elmasa karşılık bir adet bulunabilir. Elbette fiyatı da son derece yüksektir; yarı şeffaf olanı bile yüksek bedelle alıcı bulur.
Paraíba Taşı konusunda ayrıca parantez açan Metin Uysal,"Niye böyle uzun anlattım? Yaşadığımız ülke biliyoruz ki dünyanın en zengin bor yataklarına sahiptir. Dolayısıyla bizde turmalin bol miktarda vardır. Peki, bizde bu çeşitten olabilir mi? Bence doğru yerde aranırsa bulunur. Bunun şartları şunlardır:
1. Bol bor olan bölge seçilecek,
2. O bölgede pegmatitik yatak olacak,
3. Aynı bölgede bakır bulunacak.
(Bakır madeni porfiri yatakta kayaçlar içinde saçılım hâlinde bulunur; magmatik yataklarda masif hâlinde bulunur; hidrotermal yataklarda ise rezerv genellikle düşüktür.)
Benim şahsi görüşüm (ki yanlış olabilir): Paraíba taşı için uygun olan bakır madeni magmatik olamaz. Dünya haritasına bakılırsa fay hatlarının en yoğun olduğu bölgelerde bu taştan bulunmamıştır. Porfiri de pek olası görünmüyor. Geriye hidrotermal yataklar kalıyor. Bence buralara bakılmalı… ama bu da yanlış bir varsayım olabilir."dedi.
KONUYA İLGİLİLER AÇISINDAN METİN UYSAL'IN AÇIKLAMASININ DETAYLI AÇIKLAMASI ŞÖYLE:
Aslında bu taş grubu ne en değerlisi ne de en ender bulunanıdır. Ama işe pratik taraftan bakınca; diğer taşlara göre kıyas kabul etmeyecek kadar bol bulunur, gayet güzel ve alımlı bir taştır. Hemen hemen her renk ve doygunlukta bulunur, sertliği yeterlidir, dayanıklıdır, işlemeye uygundur. Hem magmatik kayaçlarda hem metamorfik kayaçlarda hatta sedimanter (çökelti) kayaçlarında bile bulunur. İsmi yaygındır, iyi tanınır ve en önemli özelliği toplu bulunabilme gibi güzel bir özelliktir.
Çok değişik renk kombinasyonu gösterme nedenini çok karmaşık kimyasal yapısında aramak gerekir. Gerçekten yeni başlayan meraklılar için gözü korkutacak kadar karmaşık formülleri vardır. Bir de bu grubun gayet geniş olduğunu düşünürsek işin bu yanı biraz tedirgin edici olabilir. Biz bu tür konuları işin uzmanlarına bırakalım ve en pratik yönteme bakalım. Aslında karışık görünen pek çok konuda olduğu gibi burada da işin özünü anlarsak, göründüğü kadar karmaşık olmadığını görürüz.
Turmalin taşı oluştuğu mekana ve oluşum biçimine göre bazı farklılıklar gösterir. Mika şistler içinde meydana gelen ile hidrotermal yataklarda oluşanlar arasında görüntü yönünden farklılıklar olur. Taş doğası gereği çok fazla element ihtiva ettiği için, eğer mikaşist bir alanda oluşursa içine değerini düşürecek inklüzyonlar veya mineraller alabilir. Bu durum taşın görünüşünü ve dayanıklılığını olumsuz etkiler. Denebilir ki sağlam ve temiz görüntülü olanlar daha çok hidrotermal yataklarda, sıcak su ve buharın açtığı oyuk, girinti ve boşluklarda oluşanlardır. Bu yataklarda oluşanlar milimetrik boyuttan devasa kütlelere kadar değişebilir. Daha da önemlisi, bu tür yerlerde meydana gelen büyükçe ceplerde bazen milyonlarca lira değerinde turmalin bulunabilir. Dünyada bu taşın yerini bulup milyoner olan insan çoktur. Elmas veya altın arama, bulma ve çıkarma işlemleri gayet pahalı ve zaman alıcıdır. Oysa turmalin böyle değildir. Bu nedenle bölgesinde turmalin olması muhtemel arkadaşlara bu taş üzerine ağırlık vermelerini tavsiye ederim.
Eğer ülkenin bir bor cenneti olduğunu idrak edersek ve diğer yan öğeleri bununla birleştirirsek (hidrotermal yatakların bolluğu, metamorfizmadan geçmiş alanların büyüklüğü, magmatik kayaç alanlarının inanılmaz genişliği…) ne demek istediğim daha kolay anlaşılır. Halihazırda değerli taşlar yönünden ülkemiz ikinci sınıf kategorisine bile girmemektedir. En çok çıkarılan taşlarımıza bakalım: agat taşı (istisnalar hariç ton bazında satılır), kalsedon taşı da öyle, birkaç yerde sınırlı çıkarılan dağ kuvarsı ve dumanlı kuvars da bu şekilde satılır. Balıkesir’de bulunan ametist taşı ki kuvarslar içinde en değerlisi kabul edilir, ne yazık ki renk doygunluğu yetersizdir ve iyi pazarlanamamaktadır. Kütahya’da çok az çıkarılan ateş opali zamanında yabancılar tarafından işletilmiş ve kalanların değeri ve ebatı küçüktür. Bursa’da var olan yeşim taşı rengi itibarıyla ve üretim olarak yetersizdir. Jasper gibi taşları şimdilik dikkate almamak gerekir.
Dünyada şimdilik sadece bizde bulunan “zultanit” veya “diaspor” ise ne yazık ki istenildiği gibi tanıtılmamış, yok pahasına satılmaktadır (üzülerek söylemek zorundayım; birçok taşçı arkadaş bu taşları değerinin çok altında, bilhassa yabancılara satmakta, belki kendilerine kazanç sağlamakta ama bu değerimize zarar vermektedir). Ayrıca şunu da artık ekleyebilirim: Zultanit taşı sadece Manisa ilimizde bulunmamıştır. Ülkemizin jeolojik oluşumu açısından beklenildiği gibi başka illerimizde de vardır ve bulunmuştur.
Konumuz olan turmalin Yozgat ilinde pembe olanı bulunmuş ancak kalite sorunu vardır. Ama benim daha önce yayınladığım gibi Denizli’de de bu taşlardan vardır ve kalitesi yüksektir. Diğer illerimizde de var olduğundan eminim. Yakut Malatya’da bulunmuş ancak yeterli kalitedeki örneğe ulaşılamamış olup şimdilik pazar değeri yoktur. Ama korund türevi bu taşların yakın zamanda birçok yerde bulunacağını düşünüyorum (çok yazdım; bu taşlar için her türlü jeolojik ortam ve materyal bizde var). Zümrüt gibi taşlar ne yazık ki hâlâ bulunamamıştır (bu taş için zaruri olan krom, hidrotermal yatak ve beril hep birlikte gerekli). Elmas konusu hâlâ bir muamma, inşallah çözülecek. Spinel gibi taşları da korund grubu ile düşünmek gerekir. Oltu taşı, akik, lüle taşı ülkemizde çıkarılmakta olup belli bir pazarı vardır ancak bunlar esas olarak değerli taş kapsamında değildir. Değerli taşlar karat olarak satılır. Florit Edirne’de çıkarılmaktadır. Garnet pek çok yerde olmasına rağmen ciddi bir üretim ve işlemesi (değerli taş olarak) yoktur.
Evet, kısa bir özet yapmış olduk; böylece nerede olduğumuzu da değerlendirebiliriz.
Tekrar esas konumuza dönelim. Turmalin geniş bir aileyi kapsar. Çoğumuz bu taştan bahsedilince aklımıza ya siyah renkli olan “şörl” gelir ya da değişik renklerde bulunabilen “elbait” cinsidir. Oysa renkli olarak bulunan ve değerli taş kapsamına giren başka turmalin çeşitleri olduğu gibi, yine siyah renkli olup “şörl” cinsinden olmayan turmalin çeşitleri de vardır.
Kimyasal olarak: kalsiyum, sodyum, potasyum, lityum, magnezyum, çeşitli değerlikte demir, çeşitli değerlikte manganez, alüminyum, değişik değerlikte krom, değişik değerlikte vanadyum, sülfür, bor, oksijen, hidrojen, flor… Aslında burada yazılanlardan daha karışık bir yapı arz eder. Bu konuyu uzatarak arkadaşları sıkmak istemem ama aslında basite indirgenmiş formülü olduğunu söylemekle yetineyim.
-Sertlik: 7–7.5
- Özgül ağırlık: 2.8–3.1 arası
- Renk: siyah, beyaz, kırmızı, pembe, mavi, yeşil, sarı, turuncu… kısacası bütün renkler. Hatta ben sadece beyaz (renksiz) de buldum.
- Kristal sistemi: altıgen yapıda prizmatik, üzerinde ince uzunlamasına çizgiler olur
- Parlaklık: cam, reçineli
- Çizgi rengi: beyaz
- Görünüş: neredeyse opaktan saydama kadar
Turmalin – C ekseni tarafından bakıldığında (uzun prizmanın üst tarafı) daha koyu renkli görünür. Ancak –C eksenine dik açı ile bakıldığında daha açık renklidir; yani “pleokromatik”tir. Turmalin dayanıklı olduğu için dere ile uzun mesafelere taşınabilir ve buralarda bulunabilir. Bu durumda bulunanlar kristal yapısına uygun görünüşünü kaybederek şekilsiz hale gelirler.
Bulunduğu yerler: Myanmar, ABD, Rusya, İtalya, Nijerya, Mozambik, Madagaskar, Kanada, Meksika, Brezilya vb.
Beraber bulunduğu mineraller: kuvars, albit, lepidolit, korund, spodumen, kalsit, mikroklin, muskovit
Oluştuğu kayaçlar: turmalin her tür ortamda bulunabilir; magmatik kayaçlar, başkalaşım (metamorfik) kayaçları, çökelti kayaçları, hidrotermal yataklar, pegmatitler.
Eğer bir yerde biyotit mika baskınsa ya burada turmalin yoktur ya da çok azdır. Bu durumu şöyle formüle edebiliriz:
Biyotit + muskovit +, – kordierit +, – turmalin +, – andalusit
Muskovit + turmalin +/– biyotit +/– granat
Bu formül bize şunu söyler: Eğer bir yerde muskovit mika baskınsa (çoksa), biyotit olabilir veya olmayabilir fakat turmalin vardır, granat da olabilir veya olmayabilir.
Muskovit + turmalin + - biyotit + - granat bu formül ise bize şunu söylemektedir: Eğer bir yerde muskovit mikası baskınsa (çoksa), biyotit olabilir veya olmayabilir fakat turmalin vardır, garnet de olabilir veya olmayabilir.Konuyu daha derinleştirelim; jeolojide “tipomorf mineraller” denen ve çeşitli mineral oluşumlarının oluşum sıcaklığını gösteren, yani bir şekilde kayaç içinde fosillerin görevini yaparak nasıl oluştuğunu anlamamıza yarayan mineraller vardır. Bu minerallerin en önemlileri kuvars, topaz, turmalin, beril ve mikalardır. Anlaşılacağı üzere turmalin bir tipomorf mineraldir ve oluşum evreleri çok iyi bilinmektedir. İkincil diyebileceğimiz tipomorf mineraller ise zirkon, garnet, florit, apatittir.Tipomorf mineraller bize “jeofaz” denilen mineralin oluşum sıcaklığını gösterir. Her jeofaz devresinin kendine özgü mineralleri vardır. Şöyle düşünelim: Eriyik halde ve sıcaklığı yaklaşık 1200 derece olan magma değişik şekillerde soğuyarak içinde eriyik halde bulunan elementler mineralleri meydana getirirler. İşte jeofaz denilen bu mineral oluşum sırası çeşitli evrelere ayrılır. Basite indirgeyerek yazıyorum. JEOFAZ A EVRESİ: sıcaklık 1100 derece, bu evreye (magmatik evre) denir. JEOFAZ B EVRESİ: sıcaklık 800 derece, bu evreye (pegmatik evre) denir. JEOFAZ C EVRESİ: sıcaklık 700 derece, bu evreye yine (pegmatik evre) denir. JEOFAZ D EVRESİ: sıcaklık 600 derece, bu evreye yine (pegmatik evre) denir. JEOFAZ E EVRESİ: sıcaklık 550 derece, bu evreye yine (pegmatik evre) denir. JEOFAZ F EVRESİ: sıcaklık 500 derece, bu evreye (pnömatolitik evre) denir. JEOFAZ G EVRESİ: sıcaklık 450 derece, bu evreye (pnömatolitik evre) denir. JEOFAZ H EVRESİ: sıcaklık 400 derece, bu evreye yine (pnömatolitik evre) denir. JEOFAZ I EVRESİ: sıcaklık 300 derece, bu evreye (hidrotermal evre) denir. JEOFAZ K EVRESİ: sıcaklık 200 derece, bu evreye (hidrotermal evre) denir. JEOFAZ L EVRESİ: sıcaklık 100 derece, bu evreye yine (hidrotermal evre) denir. JEOFAZ M EVRESİ: sıcaklık <100 derece altı (bu evreye süperjen de denir), son evre yüzeyde oluşur. Turmalinin pegmatik yataklarda oluşanları çok iyi incelenmiştir. Jeofaz evrenin A ve B evresinde yani sıcaklığın en yüksek olduğu evrede “şörl” denilen siyah turmalin oluşur. Ancak bu turmalin “ışınsal” yapıdadır. Jeofazın D ve E evresinin sonunda yani sıcaklık 600-550 derecede iken yine şörl yani siyah turmalin meydana gelir. Ancak bu sefer iri yapıdadır. Jeofazın E ve F evresinde yani F evresinin başlangıcında (500 derece) ilk defa renkli turmalinler oluşmaya başlar; bunlar mavi renklidir. Mavi turmalinler “apatit” minerali ile beraber bulunma eğilimindedir. Jeofazın F ve G evresinde yani sıcaklığın 500-450 derece olduğu durumda çok renkli turmalinler oluşur; önce kahverengi sonra yeşil, pembe ve kırmızı sırası ile oluşur. Jeofazın H ve I evresinde yani sıcaklık 400-300 arasında iken “florit minerali” ve “zeolitler” ile birlikte yine siyah turmalin oluşur, ancak oluşan turmalin iğnecikler halindedir, yani büyük kütleli oluşmaz. Bu evre ile birlikte turmalinin oluşum safhası sona erer. Artık daha sonraki evrelerde turmalin oluşmaz.Burada anlatılan muhakkak ki basitleştirilmiş şekildir; gerçekte durum daha karışıktır fakat olayı bu şekilde kafamızda canlandırabiliriz. Ayrıca anlatıldığı gibi her şey tekdüze gitmez, bilhassa ilk oluşanlar içinde ayrışmalar olabilir. Bunun neticesinde yeni mineraller meydana gelir (muskovit, flogopit ve klorit oluşur ve bunlar küçük parçalar halinde olur; bu durum bilhassa G fazı için geçerlidir).Not: Genel olarak şöyle denebilir; bir yörede turmalin oluşumu varsa bu o yörenin kayaç yapısının “asidik veya nötr” olduğunun delilidir. (Asidik kayaç yapısı: kayaç ve onu oluşturan magmanın içinde SiO2 (kuvars) oranının % > 63'den büyük olduğunu gösterir; nötr demek ise SiO2 oranının %52-63 arası demektir. Yine aynı şekilde “bazik yapı” %52-45 arası silis oranıdır, ultrabazik yapı ise % < 45 az anlamındadır.
Karşımıza en çok çıkacak olan turmalin kesinlikle şörl denilen siyah turmalindir; genel olarak var olan turmalin cevherinin %90 gibi bir kısmını teşkil eder. Buna sebep turmalin taşının oluşumunda yatar; yani yazdığım gibi üç ayrı fazda siyah turmalin oluşur. Bu da bu taşın bolluğunun sebebidir. Tabi bir de demir elementinin dünyanın her yerinde çok yüksek oranlarda bulunması asıl sebep olarak gözüküyor. Siyah turmalin taşı özellikleri: ö.ağırlık: 3.18-3.22; renk: siyah, mavimsi siyah, kahverengimsi siyah, nadirende yeşilimsi siyah. Parlaklık: cam, reçineli. Kristal sistemi aynı; şeffaflık ise opak ve yarı ışık geçirgendir. Normal turmalin taşında demir girmesi sonucu oluşmuştur.Arkadaşlar turmalin çeşitleri içine bazılarını eklemedim; sebebi bunların aslında diğerlerinden esas olarak farkı flor içine girmesi ile yeni bir mineral olarak bilim dünyasınca kabul edilmesidir. Bizler için önemli olmadığını düşündüm. İsteyen 32 alt grubu incelesin; kabul edilen 32 turmalin çeşidi var, çoğunu yazdım. Benim bu taş hakkında bulabildiklerim bunlar.
İlginizi Çekebilir