Metin Uysal: Denizli ile birlikte bazı illerimizde elmas potansiyeli bulunan lamproitler vardır
GÜNDEMDenizli, geleneksel olarak mermer ve traverten zenginliğiyle tanınırken, son yıllarda yapılan araştırmalarla jeolojik açıdan çok daha büyük bir potansiyel ortaya çıkıyor. Değerli taş araştırmacısı Metin Uysal, uzun yıllara dayanan saha çalışmalarında Denizli'de 17 adet lamproit bacası tespit ettiğini açıkladı.
Denizli, geleneksel olarak mermer ve traverten zenginliğiyle tanınırken, son yıllarda yapılan araştırmalarla jeolojik açıdan çok daha büyük bir potansiyel ortaya çıkıyor. Değerli taş araştırmacısı Metin Uysal, uzun yıllara dayanan saha çalışmalarında Denizli'de 17 adet lamproit bacası tespit ettiğini açıkladı.
Lamproit bacaları, dünyanın en önemli elmas kaynaklarından biri olarak kabul ediliyor. Bu özel jeolojik oluşumlar, yerkabuğunun en az 150 km ve daha derinliklerinden yüksek sıcaklık ve basınçla yüzeye taşınan malzemeleri içeriyor. Elmasın doğal yolla yeryüzüne ulaşmasının başlıca yolu olan bu bacalar, aynı zamanda stishovite (ÖNEMLİ!!!sertliği 9.5 olan son derece nadir bir mineral) ve ballen kuvarsı gibi gösterge mineralleri barındırabiliyor.
Metin Uysal, Bora Özizmirli ile gerçekleştirdiği röportaj serisinde şu çarpıcı bilgileri paylaştı:
- Türkiye'de uzun süre "lamproit bacası yoktur" görüşü hâkim olsa da, Batı Anadolu'da (Kütahya, Isparta, Afyon, Uşak, Muğla ve artık Denizli) bu oluşumların varlığı bilimsel makalelerle de destekleniyor.
- Uysal'ın keşfettiği 17 baca, Denizli'yi başlı başına bir lamproit bölgesi haline getiriyor.
-Araştırmalarında stishovite mineraline rastladığını belirten Uysal, bunun lamproitlerin varlığına güçlü bir kanıt olduğunu vurguluyor.
- Dünya tecrübesine göre her 10 lamproit bacasından yaklaşık 1'inde ekonomik değerde elmas bulunabiliyor. Bu oran, Denizli için önemli bir potansiyel anlamına geliyor.
Uysal, lamproit bacalarının varlığını destekleyen isimleri şöyle sıraladı:
Prof. Dejan Prelevic
Prof. Stephen F. Foley
Doç. Dr. Cüneyt Akal
Prof. Dr. Hakan Çoban
Prof. Michael F. Roden
Prof. Dr. Martin F.J. Flower
Prof. Dr. Heath McGregor
Lamproit bacalarında elmas bulunma olasılığını artıran önemli gösterge minerallerden bahseden Uysal, araştırmaları sırasında stishovite ve ballen kuvarsı bulduğunu açıkladı.
Bu minerallerin özellikleri şöyle:
Stishovite: Sertliği 9.5 olan, elmastan daha nadir bulunan bir mineral.
Ballen kuvarsı: Yüksek sıcaklık ve basınç ürünü olup lamproit bacalarının varlığını işaret eder.
LAMPROİT Mİ, KİMBERLİT Mİ? TARTIŞMAYA GÜNCEL CEVAP
Akademik çevrelerde sıkça dile getirilen "Türkiye'de kimberlit bacası olmadığı için elmas olamaz" görüşüne karşı çıkan Uysal, lamproitlerin de elmas kaynağı olabileceğini uluslararası örneklerle kanıtladı:
- Avustralya'daki Argyle lamproiti, dünyanın en önemli pembe elmas üreticilerinden biri ve tamamen lamproit kaynaklı.
- Hindistan'daki tarihi elmas yataklarının büyük kısmı da lamproit kökenli.
Uysal, "Bilim sürekli gelişiyor. 40 yıl önceki eski bilgilerle hareket etmek doğru değil. Lamproitler de elmas için yeterlidir" diyerek akademisyenleri güncel literatürü incelemeye davet etti.
POTANSİYEL SADECE ELMASLA SINIRLI DEĞİL
Lamproit bacalarının "kuyumcu dükkânı" gibi zenginlik taşıdığı belirtiliyor. Bölgede elmasın yanı sıra altın, yakut, safir, zümrüt, wolfram gibi birçok değerli taş ve maden potansiyeli bulunuyor.
UYSAL'DAN ÇAĞRI: DEVLET HAREKETE GEÇMELİ!
Metin Uysal, keşfin önemini şu sözlerle vurguladı:
- "Bu çok önemli bir keşif. Devletimizin bu konunun üzerine gitmesi gerekmektedir. Amatör maden arayıcıları ile uzmanlar ortak çalışmalı, yurt dışındaki bilim insanlarımız davet edilmelidir."
Uysal, emperyalist baskılara karşı millik-vatanperverlik temelinde dayanışma çağrısı yaparak, on binlerce taş avcısının sahada yaptıklarını resmi kurumların desteklemesi gerektiğini belirtti.
Denizli'nin bu yeni jeolojik hazinesi, Türkiye'nin yer altı zenginliklerini yeniden değerlendirme fırsatı sunuyor.
İlginizi Çekebilir