© Alevi Haberler

Seyit Ali Sultan Dergahı’nın işgalcileri Pontus Soykırımı anmasında!

Alevi Bektaşi inancının Balkanlardaki en önemli merkezlerinden birisi olan Batı Trakya’daki Seyit Ali Sultan Dergahı’nı işgal altında tutan Ahmet Kara Hüseyin, Türk düşmanı Yunan ırkçılarının Pontus Soykırımı tiyatrosunda boy gösterdi.

Yunanistan’ın Batı Trakya’daki Müslüman Türk varlığına yönelik asimilasyon, baskı ve böl-yönet politikaları kirli bir ittifakı daha gözler önüne serdi.

Alevi-Bektaşi inancının en kutsal merkezlerinden biri olan Seyit Ali Sultan Dergâhı’nı yıllardır gayrimeşru şekilde işgal altında tutan Ahmet Kara Hüseyin, bu kez de Yunan ırkçılarının sözde “Pontus Soykırımı” yalanlarının mezesi oldu.

Yunan emekli korgeneral Lazaros Kampouridis’in sosyal medya hesabından paylaştığı skandal fotoğraflar, Batı Trakya Müslüman Türk azınlığı üzerinde oynanan tehlikeli oyunun ve uygulanan faşizan baskının açık bir kanıtı niteliğinde.

İNANÇ İŞGALCİSİ VE KUKLA AHMET KARA HÜSEYİN

Seyit Ali Sultan Dergâhı, hiçbir dini vasfı, soydan “dedelik” ya da dergahtan “babalık” icazeti olmayan Ahmet Kara Hüseyin ve ailesi tarafından adeta esir alınmış durumda.

Dergâhın gerçek hak sahibi olan postnişin Mehmet Koç Dede’yi türlü entrikalarla, hatta fiziki şiddet uygulayarak kutsal mekandan uzaklaştıran Kara Hüseyin, şimdi de Yunan derin devletinin Müslüman azınlığı bölmek için kullandığı bir kukla olarak sahneye çıkıyor.

Sufli’deki 50. Mekanize Tugay bünyesinde düzenlenen ve Türk düşmanlığıyla bilinen emekli korgeneral Kampouridis’in baş konuşmacı olduğu sözde “Pontus Soykırımı” anma etkinliğine koşa koşa katılan Kara Hüseyin, kendi soyuna ve inancına ihanet ederken yakalandı.

LOZAN ANTLAŞMASI AYAKLAR ALTINDA: MADDE 45 NEREDE?

Yunanistan devleti, Seyit Ali Sultan Dergâhı’nın yeniden gerçek Alevi-Bektaşi dede ve babalarının yönetimine geçmesini engelleyerek uluslararası hukuku açıkça çiğniyor.

Lozan Antlaşması’nın 45. Maddesi’ne göre, Yunanistan, Türkiye'nin gayrimüslim azınlığa tanıdığı tüm hakları, kendi topraklarındaki Müslüman azınlığa aynen tanımakla yükümlüdür.

Ancak Atina, Türkiye’deki Rum azınlığın vakıf ve dini özgürlüklerine karşılık, Batı Trakya’da tam bir hak gaspı uyguluyor. Kendi müftüsünü seçmek isteyen Müslüman Türk azınlığa hapis cezaları yağdıran, yeri geldiğinde faşist Altın Şafak üyelerini azınlığı korkutmak ve göçe zorlamak için sokaklara salan Yunanistan, şimdi de “özel hukuk kapsamında dini tüzel kişilik” oyunuyla Alevi Türkleri öz yurtlarında yalnızlaştırmaya çalışıyor.

KÜSTAH İTİRAF: ANKARA’NIN EMELLERİNE ZIT...

Emekli korgeneral Kampouridis’in sosyal medyadaki küstah paylaşımları, Yunanistan’ın asıl niyetini ve bölgedeki Müslüman Türk azınlığı nasıl bir tehdit olarak gördüğünün de itirafı niteliğinde.

Kampouridis’in şu sözleri, Batı Trakya’daki asimilasyon politikasının dışa vurumudur:

“Bu, Ankara'nın Yunan Trakya'sındaki emellerine zıt olarak, Yunan Hükümeti tarafından yapılan çok önemli bir tanımadır.”

“Yunan'ın kalbi her yerde atıyor!! Komotini'deki (Gümülcine) Türk Başkonsolosluğundan gelen baskıya rağmen bunu haykıran Yunanlılar varsa, ses daha da yükseliyor.”

YUNANİSTAN ATEŞLE OYNUYOR!

Kendi kişisel menfaatleri ve koltuk sevdası uğruna, asırlık Türk-İslam mirası olan Seyit Ali Sultan Dergâhı’nı Yunan generalinin “Trakya’da gür bir şekilde esen Yunan ruhu” propagandasının malzemesi yapan Ahmet Kara Hüseyin ve çevresindeki birkaç kişiyi kullanan ırkçı Yunan odakları hesapsız ve ölçüsüz tahrikleri ile en büyük zararı Yunanistan’a veriyor.

Türkiye’nin yanında, Arnavutluk, Kuzey Makedonya, Bulgaristan da dahil olmak üzere tüm komşuları ile sorunlu olan Yunanistan’ın gerilim politikasında ısrarcı olması sonunda kaybedeceği açık olan bir kışkırtmadır.

Atina, uluslararası hukuku ve Lozan’ı hiçe sayan bu faşizan tiyatrolardan derhal vazgeçmeli, işgal altındaki Seyit Ali Sultan Dergâhı’nı gerçek sahiplerine, yani Alevi-Bektaşi toplumuna iade etmelidir!

İlginizi Çekebilir

TÜM HABERLER