Turgut Öker: Aleviliğin Ali ile alakasının olmadığına inansaydım, kıvırmadan söylerdim!
GÜNDEMAli’siz inkarcılar teker teker kendilerini ortaya atıyorlar. Almanya Alevi Birlikleri Federasyonu eski başkanı Turgut Öker de kervana katılan son isim oldu. Ancak, Öker’in daha önce Avukat Ali Yıldırım’la katıldığı bir yayında Ali’sizler hakkında söyledikleri de gündeme taşındı. Öker, o yayında, “Aleviliğin Ali ile hiç alakasının olmadığına inanmış bir insan olmuş olsaydım, hiç öyle kıvırmadan, hiç çekinmeden bunun kavgasını verirdim. Sesimin yükseldiği her yerde bunu söylerdim” demiş!
14 Ekim 2025 tarihinde MHP Grup Toplantısında yaptığı konuşma ile Devlet Bahçeli Alevilerin içine sızmış olan inkarcıların kimyalarını bozdu.
Aleviliği istismar edenler gizledikleri inkarcılıklarını itiraf ederek Müslüman olmadıklarını açıklarken, Aleviler de, inkarcıların yalanlarından kurtuldukları için bayram sevinci yaşadılar.
MHP Lideri Devlet Bahçeli, partisinin grup toplantısında şöyle konuşmuştu:
“Cami ne kadar bizimse cemevi de bizimdir. Cem de bizim, semah da bizim, imanın ve İslam’ın mükellefiyetleri de bizimdir. Cemevinin ibadethane olarak tescili hususunda atılgan olmak, engelleri birer birer kaldıracak irade cesaretini sergilemek gerekmektedir.
Hem Aleviyiz hem Sünni, hepsinden evveli de Müslüman Türk milletiyiz.
Alevi İslam inancına mensup kardeşlerimizin cemevinin ibadet ibadethane olarak görmelerine anlayış ve saygı duymak lazım.
İftira ve istinatlara sırtını dayayanlar Maraş’tan Çorum’a kadar yaşanan dış mihraklı provokasyonların iç yüzünü hala okuyamayanlar bu nedenle de tarihten husumet üretmek için emre amade bekleyiş içinde olanlar emin olunuz ki bizim ilgi ve irtibat sahamızın da sonuna kadar dışındadır.
Nevşehir’in Hacıbektaş ilçesinde şahsımın fani hayattaki bir tasarrufunu Horasan Erenleri Dernekler Federasyonuna hibe etmemizle birlikte yaklaşık 6.000 metrekarelik alana inşa edilip ilk etap açılışı yapılan aynı zamanda dünyanın ve ülkemizin en büyük cemevi projesi olan Horasan Erenleri Dergahı Cemevi külliyesinin milli birlik ve beraberliğimizin nişaneleri arasında yer alması Allah’tan niyazımdır.”
BAHÇELİ’NİN KARDEŞLİK ÇAĞRISI KİMYALARINI BOZDU
MHP Lideri Devlet Bahçeli’nin “Cami ne kadar bizimse cemevi de bizimdir. Cem de bizim, semah da bizim, imanın ve İslam’ın mükellefiyetleri de bizimdir.” Ve, “Hem Aleviyiz hem Sünni, hepsinden evveli de Müslüman Türk milletiyiz.” ifadelerini çatışma ve düşmanlıktan beslenen bir siyasete teslim olan kimi tabelasında “Alevi” yazan STK’lar için kabul edilemezdi. Hemen karşı açıklamalar yaparken, uzun zamandır gizledikleri ve özellikle Alevilere söyledikleri yalanı da ifşa ettiler: Bunlar Ali’siz Alevi takımındandı!
Alevi Bektaşi Federasyonu Başkanı Mustafa Aslan nezaketi de elden bırakarak “bizi tarif etmek, tanımlamak, tek kalıba sokmaya kalkışmak’ ne Bahçeli’nin hakkı, haddi ne de başka birisinin. Alevilerin Türk mü, Kürt mü, Arap mı, başka kimliğe mi bağlı olması onlara kalmış değil. Aleviler ‘biz Aleviyiz’ diyor... ‘Türk ve Müslüman Alevi’ yetiştirmeye çalışıyor beyefendi... ‘Kıblemiz, kitabımız aynı’ tarifi ve tanımlaması Devlet Bahçeli’nin haddine değil.” şeklinde konuşuyordu.
Alevi Kültür Dernekleri Genel Başkanı Seher Şengünlü Yılmaz ise, Bahçeli’yi “Aleviliği İslam ve Türk gören bir ideoloji üzerinden inşa etmek istiyor” sözleri ile eleştirirken “MHP’nin ‘Müslüman ve Türk kardeşliği’ söylemi geliştirdiğini gösteriyor. Alevi toplumunu da bu potada eritmeye çalışacaklar. Yani belli ki Türk ve İslam üzerinden gidecek bir açılım sürecini ‘fiyasko’ diye görüyorum.” ifadelerini kullanıyordu.
En cesur açıklama ise, Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Genel Başkanı Cuma Erçe’den geldi. “Biz özgün, müstakil bir inancız... yıllarca da bunun mücadelesini veriyoruz”!
SAHNEYE HÜSEYİN MAT DA ÇIKTI!
Türkiye’deki ortaklarının riyayı üzerlerinden atarak kendilerini İslam’dan özgürleştirme girişimlerini gören Almanya Alevi Birlikleri Federasyonu Hüseyin Mat da sahneye çıkmak için fırsat kolluyordu ki, AK Parti Grup Başkanvekili Leyla Şahin Usta’nın DEM’li Sezai Temlli’nin sataşmalarına cevap verirken kurduğu cümle imdadına yetişti!
“Bize kimlik biçmekten vazgeçin.
Biz Müslüman değiliz; Aleviyiz.”
Arkasında kocaman Hz. Ali resmi ile fotoğraf vererek Ali’siz itikatsızlığını gizleyen Mat için de “arınma vakti” gelmişti!
SAHNENİN SON KONUĞU: TURGUT ÖKER!
Kimi mahfillerde sosyal-antropolog olduğunu iddia eden Kültür ve Turizm Bakanlığı’nda müze memurluğundan emekli Hasan Harmancı’dan, müzik emekçilerinin meslek örgütü MESAM’da YK üyesi olarak tartışmalı işlemlerin patronajı müzisyen Metin Karataş’a kadar pek çok “sözde” Alevi de inkarcılıklarını faş ederken, bu tartışmaların Alevilerin içine bir fitne olarak sokulmasındaki en büyük pay sahibi Turgut Öker neredeydi?
Öker de, meraklıları bekletmeden sosyal medya hesabında yaptığı paylaşımda gerçekleri söyledi: “çok net bir çizgimiz vardı: Alevilik İslam’ın bir mezhebi değildir, bir tarikat hiç değildir. Alevilik İslam’dan ayrı, kendine özgü bir inançtır. Bu söz laf olsun diye söylenmedi; bu bilinçli bir tercihti, stratejik bir duruştu.”
Öker o kadar ileri gitti ki, aslında yıllarca takiye yaptıklarını da ilan etti: “Ancak şunu da dürüstçe söylemek gerekir: Pratiğimiz her zaman bu duruşa uygun olmadı. Çünkü ana gövde, köyünde yaşadığı geleneksel Aleviliği olduğu gibi bize dayattı.”
Öker’e göre, yüzlerce yıldır yaşanan “geleneksel Alevilik” onlara “dayatılmış”!
Geleneksel Aleviliği kastederek, “ana gövdeyi dışlamadan dönüşmeyi seçtik” diye yazan Öker bir de itirafta bulunuyor: “cemler değişti, hakka uğurlamalarda İslami terminolojiden uzaklaşmak için ciddi emek verildi ama yetmedi, eksik kaldı.”
KARAKOLDA DOĞRU SÖYLER, MAHKEMEDE ŞAŞAR!
AABF eski genel başkanı Turgut Öker’in paylaşımının sonunda ahlaki kriterlere de vurgu yapmasa, belki basit bir itiraf diyerek okuyup geçecektik. Öker’e yukarıdaki tartışma konusunda daha önce söylediklerini hatırlatmak istedik.
Okur karar versin, ahlak, dürüstlük, “sicili temiz, toplum nezdinde itibarı olan, sözüyle eylemi örtüşen” insanların kimler olduğuna.
İşte, Ali Yıldırım’la bir yayında konuşan Turgut Öker ne diyor, bakalım:
“Yani bir gün çıkıp “Aleviliğin Ali ile alakası yok, Hüseyin’le alakası yok, Kerbela’yla alakası yok” gibi, Alevi dünyasına başka çevrelerin sokmaya çalıştığı, Alevi dünyasını paramparça eden ve bir anlamda da Aleviliğin bölünüp parçalanmasına hizmet eden geri zekâlıca yaklaşımlarda bizim altında payımız yok.
Ben kendi adıma söylüyorum bunu, birçok yerde de söyledim. Yani gizlenecek, saklanacak bir konumuz da yok. Yahu yazıp çizdiğimiz şeyler zaten ortada.
Herkes beni bilir; ben söylediğim sözün bedeli ne olursa olsun, bugüne kadar onun arkasında durmuş bir insanım.
Ben buna inanmış olsaydım, yani Aleviliğin Ali ile hiç alakasının olmadığına inanmış bir insan olmuş olsaydım, hiç öyle kıvırmadan, hiç çekinmeden bunun kavgasını verirdim. Sesimin yükseldiği her yerde bunu söylerdim.”
İlginizi Çekebilir