Türkiye'de 3 Milyar Dolarlık İsrail Bağlantılı Forex Vurgununa Şafak Operasyonu: 201 Gözaltı!
EKONOMİTürkiye'de, İsrail bağlantılı uluslararası bir forex ve yatırım dolandırıcılığı şebekesine yönelik gerçekleştirilen dev operasyonda, aralarında 9 İsrail vatandaşının da bulunduğu toplam 201 şüpheli gözaltına alındı.
Türkiye'de güvenlik güçleri ve istihbarat birimlerinin koordinesinde, uluslararası bağlantıları bulunan devasa bir forex ve yatırım dolandırıcılığı şebekesine karşı kapsamlı bir operasyon gerçekleştirildi. Yürütülen soruşturma kapsamında, aralarında 9 İsrail vatandaşının da bulunduğu toplam 201 şüpheli gözaltına alındı.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde, Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) İstanbul Bölge Müdürlüğü ve İl Emniyet Müdürlüğü tarafından yürütülen bu operasyon, Türkiye genelinde büyük bir finansal suç ağını gün yüzüne çıkardı.
Operasyonun Boyutları ve Yabancı Uyruklu Şüpheliler
İlk aşamada 175 kişiyle başlatılan gözaltı dalgası, soruşturmanın derinleşmesiyle 201'e yükseldi. Hedef alınan 248 kişiden oluşan şebeke içerisinde, 20 farklı ülkeden toplam 45 yabancı uyruklu şahsın yer aldığı tespit edildi. Gözaltına alınan yabancılar arasında İsrail vatandaşlarının yanı sıra Pakistan, Azerbaycan, Suriye, Ürdün, Ukrayna ve Tayland gibi pek çok farklı ülkeden isimler bulunuyor.
Şebekenin Yapılanması ve Call Center Sistemi
Başsavcılığın paylaştığı detaylara göre, suç örgütü İsrail uyruklu yöneticiler ("dolandırıcılık baronları") tarafından yönetiliyordu. Bu baronlar, farklı ülkelerde şirket kuruluşu, insan kaynakları ve muhasebe gibi organizasyonel işleri yürütmek üzere yerel liderler görevlendiriyor ve hedef ülkelerin dışında sahte "çağrı merkezleri" (call center) kuruyordu.
Sistemin işleyişine dair dikkat çeken detaylar şöyle:
* Detaylı İşe Alım ve Yalan Makinesi: Çok dilli personel arayan ilanlarla ("dönüşüm" ve "elde tutma" ajanı unvanlarıyla) işe alınan adaylar bir haftalık eğitime tabi tutuluyordu. Adaylara polisle bağlantıları olup olmadığını anlamak için yalan makinesi (poligraf) testleri uygulanıyor, testi geçemeyenler eleniyordu.
* Sahte Kimlikler ve Kod Adları: Çalışanlara kod adları veriliyor ve kurbanları etkilemek amacıyla Oxford gibi prestijli üniversitelerden mezun olduklarına dair sahte özgeçmişler hazırlatılıyordu. Ofis içerisinde ise telefon kullanımı yasaklanırken, çalışanların birbirleriyle İbranice konuşması kesinlikle yasaklanmıştı.
Dolandırıcılık Mekanizması ve Para Akışı
Türkiye'de "çağrı merkezi, danışmanlık ve turizm" adı altında kurulan şirketler üzerinden faaliyet gösteren şüpheliler; sosyal medya, arama motorları ve çeşitli web siteleri üzerinden yüksek ve hızlı getiri vaat eden forex reklamları yayınladı.
* Kurbanların platformlara girdiği veriler CRM sistemleri üzerinden, mağdurların diline ve milliyetine uygun çağrı merkezi çalışanlarına yönlendiriliyordu.
* Mağdurlara Inefex, Quantum AI, Algo Education ve Exentral-Int gibi denetimi zayıf ülkelerde lisanslı olduğu iddia edilen sahte platform isimleri sunuluyordu. Şikayetler arttığında ise grup isim değiştirerek faaliyetine devam ediyordu.
* Küçük kayıt ücretleriyle sisteme dahil edilen mağdurlar, daha deneyimli ve ikna edici personel tarafından yönlendirilerek şüphelilerin yurt dışındaki banka hesaplarına ve kripto cüzdanlarına büyük tutarlar aktarmaya ikna ediliyordu.
* Mağdurlara sahte yatırım panellerinde kazanç elde ediyormuş gibi gösterilerek daha fazla para yatırmaları sağlanıyor, paralarını çekmek istediklerinde ise hesapları dondurularak "vergi" veya "engel kaldırma ücreti" adı altında ek ödemeler talep ediliyordu.
İsrail ve ABD Vatandaşları Neden Hedef Alınmadı?
MİT'in araştırmalarına göre, İsrail menşeli bu şebekenin bilerek ve kasıtlı olarak İsrail ve ABD vatandaşlarını dolandırmaktan kaçındığı ortaya çıktı. İsrail’in 2017 yılında ülke içinde bu tür dolandırıcılık şebekelerini yasaklayan bir yasa çıkardığı, ancak bu yasanın yalnızca ülke sınırları içinde geçerli olması nedeniyle operatörlerin ağlarını Türkiye dahil küresel ölçeğe yayarken İsrailli vatandaşları hedef almamaları yönünde sıkı talimatlar aldıkları belirlendi.
MASAK ve İstanbul Emniyeti'nin mali analizleri ile Interpol-Europol kanallarından elde edilen veriler, şebekenin iki yıl içinde ofis giderleri ve maaş ödemeleri adı altında yaklaşık 13 milyar TL (266,4 milyon dolar) işlem hacmine ulaştığını, mağdurlardan koparılan ve yurt dışındaki hesaplarda tutulan haksız kazancın ise 3 milyar doları aştığını ortaya koydu.
İlgili yetkililer, İstanbul ve Muğla merkezli 286 adrese eş zamanlı düzenlenen operasyonlarla bu uluslararası dolandırıcılık ağının büyük bir darbe aldığını kaydetti.
İlginizi Çekebilir