<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
     xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
     xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
     xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
     xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
     xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
     xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/">
    <channel>
        <title>Alevi Haberleri Sitesi</title>
        <link>https://www.alevihaberler.com.tr/</link>
        <description>Alevi Haberler, Son dakika Alevi haberleri, Alevi haberleri, Cemevi haberleri, Bektaşi haberleri, Aleviler</description>
        <language>tr</language>
                                <item>
                <title>Zelenskiy: Erdoğan ile Karadeniz güvenliği ve barış sürecini görüştük</title>
                <category>DÜNYA</category>
                <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/zelenskiy-erdogan-ile-karadeniz-guvenligi-ve-baris-surecini-gorustuk-3501</link>
                <guid>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/zelenskiy-erdogan-ile-karadeniz-guvenligi-ve-baris-surecini-gorustuk-3501</guid>
                <description><![CDATA[Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy, Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile bir araya geldiğini açıkladı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy, Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile bir araya geldiğini açıkladı.</strong></p>

<p>Zelenskiy, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, görüşmede Ukrayna’nın toprak bütünlüğü ve egemenliğine yönelik Türkiye’nin tutarlı desteğinden dolay<strong>ı Erdoğan’a</strong> teşekkür ettiğini belirtti. Rusya’nın Ukrayna’ya karşı yürüttüğü savaşın onurlu bir biçimde ve uluslararası hukuka saygıyla sona ermesinin büyük önem taşıdığını vurguladı.</p>

<p>İki lider, Karadeniz’deki güvenlik konularını ele aldı. Özellikle deniz ihracat koridorunun işleyişinin nasıl güvence altına alınabileceği üzerinde duruldu. Zelenskiy, her kıtada Ukrayna’nın gıda ihracatına bağımlı ülkeler bulunduğunu hatırlatarak, koridorun tam anlamıyla yeniden tesis edilmesi için masada çeşitli seçenekler olduğunu kaydetti. Bunun için Rusya’nın Ukrayna altyapısına yönelik saldırılarını durdurmaya hazır olması gerektiğini, böylece Ukrayna’nın da uzun menzilli karşılıklarını askıya alabileceğini ifade etti.</p>

<p>Görüşmede Zelenskiy, Amerikan ekibiyle yürüttükleri temaslar hakkında da Erdoğan’ı bilgilendirdi. İkili ilişkiler kapsamında serbest ticaret bölgesi ve olası bir İHA Anlaşması konuları da ele alındı.</p>

<p>Zelenskiy, Türkiye’nin barışı ilerletmeye yardımcı olmaya hazır olmasından duyduğu minnettarlığı dile getirdi.</p>

<p><a href="https://x.com/ZelenskyyUa/status/2102858586808353265"><span style="color:#2980b9"><strong>Kaynak: Volodimir Zelenskiy’nin X hesabı<br />
https://x.com/ZelenskyyUa/status/2102858586808353265</strong></span></a></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 24 Sep 2026 10:17:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/09/zelenskiy-erdogan-ile-karadeniz-guvenligi-ve-baris-surecini-gorustuk-1790235341.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>AfD, Metin Hakverdi’nin derhal görevden alınmasını istedi</title>
                <category>DÜNYA</category>
                <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/afd-metin-hakverdinin-derhal-gorevden-alinmasini-istedi-3500</link>
                <guid>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/afd-metin-hakverdinin-derhal-gorevden-alinmasini-istedi-3500</guid>
                <description><![CDATA[Almanya’da AfD meclis grubu, hükümetin Transatlantik Koordinatörü Metin Hakverdi’nin (SPD) ABD-Meksika sınırındaki sosyal medya paylaşımı nedeniyle Şansölye Friedrich Merz’den derhal personel yaptırımı ve görevden alma talep etti.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Almanya’da AfD meclis grubu, hükümetin Transatlantik Koordinatörü Metin Hakverdi’nin (SPD) ABD-Meksika sınırındaki sosyal medya paylaşımı nedeniyle Şansölye Friedrich Merz’den derhal personel yaptırımı ve görevden alma talep etti.</strong></p>

<p>Hakverdi, ABD ziyareti sırasında El Paso’da Instagram’da yayımladığı bir videoda Amerikan sınır güvenliği tartışmasını “histerik” olarak niteledi, dolaylı yoldan ABD Başkanı Donald Trump’ı<em><strong> “ağzından köpükler saçmakla” </strong></em>suçladı ve sınır güvenliğini yalnızca bir şehir planlama sorunu seviyesine indirdi. Video, Teksas’ta Alman Silahlı Kuvvetleri’ne ilk F-35A hayalet savaş uçağının törenle teslim edilmesinin hemen ardından paylaşıldı.</p>

<p><em><strong><span style="color:#2980b9">AfD meclis grubu başkan yardımcısı ve dış politika sözcüsü Markus Frohnmaier konuya ilişkin açıklamasında şunları söyledi:</span></strong></em></p>

<p><em><strong>“Transatlantik iş birliği koordinatörünün görevi, en önemli müttefikimizle köprüler kurmak, güvenilir iletişim kanallarını sürdürmek ve Alman çıkarlarını eşit şartlarda temsil etmektir. Metin Hakverdi ise bir okul gezisinde kibirli bir sosyal medya aktivisti gibi davranıyor. Bir hükümet temsilcisinin en önemli ortağımızın sınırına gidip iç politikalarını alaya alması, demokratik olarak seçilmiş <span style="color:#e74c3c">ABD başkanını karalaması </span>ve meşru sınır güvenliğini itibarsızlaştırması, diplomatik incelik gerektiren bir pozisyon için kabul edilemez.”</strong></em></p>

<p><em><strong>AfD, Washington’daki siyasi değişimleri ve ABD’nin güvenlik politikasındaki yeniden düzenlemeleri pragmatik ve çıkar odaklı bir transatlantik ortaklık fırsatı olarak değerlendirdiğini, bu yönde daha önce de önergeler sunduğunu hatırlattı. Buna karşılık Alman hükümetinin “himayeci ve mürebbiyevari diplomasi” geleneğini sürdürdüğünü savunan parti, kendi sınırlarını kontrol etmekte zorlanan bir koalisyonun ABD’ye sınır güvenliği konusunda tavsiye vermeye kalkışmasını eleştirdi.</strong></em></p>

<p><em><strong>Frohnmaier, bu tutumun<span style="color:#c0392b"> Alman-Amerikan ilişkilerine kalıcı zarar verebileceğini ve Almanya’nın dış politika güvenilirliğini zedelediğini belirterek,</span> Şansölye Merz’in “dış politika güvenilirliğinin en ufak bir parçasını bile kurtarmak istiyorsa” Hakverdi’yi Transatlantik Koordinatörlüğü görevinden derhal alması gerektiğini vurguladı.</strong></em></p>

<p><a href="https://afdbundestag.de/afd-fraktion-fordert-sofortige-abberufung-von-transatlantik-koordinator-hakverdi/"><strong><span style="color:#c0392b">Kaynak: AfD Bundestag fraksiyonu açıklaması</span><br />
<span style="color:#c0392b">https://afdbundestag.de/afd-fraktion-fordert-sofortige-abberufung-von-transatlantik-koordinator-hakverdi/</span></strong></a></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 24 Sep 2026 09:20:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/09/afd-metin-hakverdinin-derhal-gorevden-alinmasini-istedi-1790231827.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Türkiye ve Irak anlaştı!</title>
                <category>DÜNYA</category>
                <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/turkiye-ve-irak-anlasti-3498</link>
                <guid>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/turkiye-ve-irak-anlasti-3498</guid>
                <description><![CDATA[İletişim Başkanlığı'nın X'teki sosyal medya hesabından yapılan açıklamaya göre Sincar'da devlet otoritesi bütünüyle tesis edilecek ve yabancı silahlı unsurların varlığına son verilecek.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Irak Cumhuriyeti Başbakanı Ali Zeydi, 23 Eylül 2026’da New York’ta bir araya geldi.</strong></p>

<p>İki lider, stratejik ilişkileri tüm yönleriyle ele aldıkları görüşmelerde güvenlik alanında iş birliğini derinleştirme konusunda mutabık kaldı. Bu çerçevede Sincar’da devlet otoritesinin bütünüyle tesisi ve yasaklı yabancı silahlı unsurların varlığına son verilmesi kararlaştırıldı.</p>

<p><strong><a href="https://x.com/iletisim/status/2102921378215129440"><span style="background-color:#2980b9">İletişim Başkanlığı konuyla ilgli şu açıklamada bulundu:</span></a></strong><br />
<br />
23 Eylül 2026 tarihinde New York'ta bir araya gelen Türkiye Cumhuriyeti<br />
Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan ve Irak Cumhuriyeti Başbakanı Sayın Ali Zeydi, aşağıdaki hususlarda ortak iradelerini beyan etmişlerdir.</p>

<p>Türkiye ve Irak makamlarının iki ülke arasındaki stratejik ilişkileri tüm veçheleriyle ele aldıkları görüşmelerde, taraflar güvenlik alanında iş birliğini derinleştirme konusunda mutabık kalmış; bu çerçevede <em><strong>Sincar'da devlet otoritesinin bütünüyle tesisi ve yasaklı yabancı silahlı unsurların varlığına son verilmesi konusunda anlaşmışlardır.</strong></em> Irak'ın bu güvenlik uygulamalarının kaydettiği ilerleme çerçevesinde; kararlaştırılan mekanizma ve zaman çizelgesi doğrultusunda, Türk kuvvetleri Başika-Zilkan yerleşkesini Irak Federal Hükümetine kademeli olarak devredecektir.</p>

<p>Taraflar ayrıca, ikili ticaret ve yatırım hacminin genişletilmesi, imzalanan anlaşmaların derhal uygulamaya konulması ve başta Kalkınma Yolu Projesi olmak üzere ortak stratejik projelerin hızlandırılması hususlarında görüş birliğine varmışlardır.<br />
<br />
<a href="https://x.com/iletisim/status/2102921378215129440"><strong>Kaynak Link:&nbsp;https://x.com/iletisim/status/2102921378215129440</strong></a></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 24 Sep 2026 07:59:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/09/turkiye-ve-irak-anlasti-1790226982.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Polonya Dışişleri Bakanı Sikorski: Rusya&#039;nın savaşı anlamsız sömürge savaşıdır</title>
                <category>DÜNYA</category>
                <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/polonya-disisleri-bakani-sikorski-rusyanin-savasi-anlamsiz-somurge-savasidir-3497</link>
                <guid>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/polonya-disisleri-bakani-sikorski-rusyanin-savasi-anlamsiz-somurge-savasidir-3497</guid>
                <description><![CDATA[Polonya Dışişleri Bakanı Radosław Sikorski, Rus Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov’un açıklamalarına yanıt veren Sikorski, Rusya’nın Ukrayna’ya yönelik saldırısını “anlamsız sömürge savaşı” olarak nitelendirdi ve doğrudan Lavrov’a seslenerek Putin’e mesaj gönderdi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Polonya Dışişleri Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Radosław Sikorski, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nde Ukrayna konulu oturumda konuştu. Rus Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov’un açıklamalarına yanıt veren Sikorski, Rusya’nın Ukrayna’ya yönelik saldırısını “anlamsız sömürge savaşı” olarak nitelendirdi ve doğrudan Lavrov’a seslenerek Putin’e mesaj gönderdi.</strong></p>

<p>Sözlerini Rusya temsilcilerine yönelterek şunları söyledi:</p>

<p><em><strong>“Rusya Federasyonu temsilcilerine şunu söylemek istiyorum: 12 yıldan fazla zamandır Donbas’ı, dört yıldan fazla zamandır da Kiev’i ele geçirmeye çalışıyorsunuz. Sizi, Rusya’nın GSYİH’sının onda birine sahip kahraman Ukrayna durdurdu. &nbsp;<br />
<br />
Ama Polonya’nın GSYİH’sı sizin neredeyse yarınız kadar. Avrupa’nınki sizin on katınız, NATO’nunki ise 25 katınız. &nbsp;<br />
Hâlâ çok sayıda insan öldürebilirsiniz, ama kazanamazsınız. &nbsp;<br />
<br />
Bu emperyal tercihli savaşı istediğiniz an durdurabilirsiniz. Avrupa’yı ve dünyayı daha fazla tehlikeye atmayın. Rusya’nın geleceğini yok etmeyi bırakın. &nbsp;</strong></em></p>

<p><em><strong>Sergey, biliyorum ki dinliyorsun. Patronuna söyle: Yeter!”</strong></em><br />
&nbsp;</p>

<p>Sikorski, Rusya’nın cephede ilerleyemediği için sivilleri ve altyapıyı hedef aldığını vurguladı:<br />
<br />
<em><strong>“Rusya savaşı tırmandırıyor. Tren yolcularını, sokak satıcılarını, hatta bisikletlileri, elektrik santrallerini, fabrikaları ve alışveriş merkezlerini kasıtlı olarak hedefliyor. Odessa limanı da saldırı altında; bu liman normalde Afrika ve Asya’ya 50 milyon ton tahıl ihraç ediyor.<br />
<br />
Aynı taktikleri Avrupa’ya da taşıyor. 13 Eylül’de Polonya sınırına sadece 2 kilometre uzaklıktaki bir Ukrayna trenine Rus jet motorlu drone’u isabet etti. 17’sinde bir başkası geldi. Moldova ve Romanya sınır kapılarına da drone ve füzeler saldırdı. Almanya’daki Leipzig havaalanına silahlı bir drone yerleştirildi. Litvanya, Estonya, Norveç ve Finlandiya hava sahaları ihlal edildi.<br />
<br />
Rus suikast ekipleri İspanya, Britanya, Polonya ve Almanya’da insan öldürdü. Şimdi Atlantik’in ötesine uzanıyorlar. 15 Eylül’de New York’ta ABD savcılıkları, bir Rus istihbarat ağının üyelerini ‘terörizmi finanse etmek ve ABD’de kiralık cinayet işlemek için komplo kurmak’ suçlamasıyla yargıladı.<br />
<br />
Siber saldırılar, sabotaj, gizli operasyonlar ve askeri baskı… Bunlar münferit olaylar değil. Bir örüntü.<br />
<br />
Rusya tırmandırıyor çünkü liderliği panik içinde. Dört yıldan fazla süren anlamsız sömürge savaşından sonra Vladimir Putin hiçbir şey başaramadı. Askerleri ve kaynakları tükeniyor, bu gereksiz savaş için yeni bir seferberlik bahanesi arıyor. Bu savaş 1,5 milyon Rus’u öldürdü veya yaraladı. Milyonlarca Ukraynalı ve diğer Avrupalılar artan tehlike altında. Putin her an bir NATO ülkesini kışkırtıp savaşı yaymaya çalışabilir.”</strong></em></p>

<p>Sikorski’nin konuşması, BM Güvenlik Konseyi’nde Rusya’ya yöneltilen en sert eleştirilerden biri olarak değerlendirildi.<br />
<br />
Kaynak Link:&nbsp;<a href="https://x.com/sikorskiradek/status/2102852007518450126">https://x.com/sikorskiradek/status/2102852007518450126</a></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 24 Sep 2026 02:03:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/09/polonya-disisleri-bakani-sikorski-rusyanin-savasi-anlamsiz-somurge-savasidir-1790205188.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Adaları ABD&#039;ye ait gösteren Trump&#039;a Macron&#039;dan cevap</title>
                <category>DÜNYA</category>
                <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/adalari-abdye-ait-gosteren-trumpa-macrondan-cevap-3494</link>
                <guid>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/adalari-abdye-ait-gosteren-trumpa-macrondan-cevap-3494</guid>
                <description><![CDATA[Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, ABD Başkanı Donald Trump’ın paylaştığı tartışmalı haritaya sert yanıt verdi. Macron, Saint-Pierre-et-Miquelon takımadalarına vardığında, bu toprakların Fransa’ya ait olduğunu net bir dille vurguladı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, ABD Başkanı Donald Trump’ın paylaştığı tartışmalı haritaya sert yanıt verdi. Macron, 19 Eylül 2026 Cumartesi günü Kuzey Atlantik’teki Saint-Pierre-et-Miquelon takımadalarına vardığında, bu toprakların<a href="https://www.elysee.fr/emmanuel-macron/2026/09/21/deplacement-a-saint-pierre-et-miquelon"><span style="color:#2980b9"> Fransa’ya ait olduğunu net bir dille vurguladı.</span></a></strong></p>

<p>Trump, Eylül ayı başında Truth Social hesabından Kuzey Amerika, Grönland, İzlanda, Meksika, Karayipler ve Fransa’nın denizaşırı topraklarını (Saint-Pierre-et-Miquelon, Martinik, Guadeloupe, Saint-Barthélemy ve Saint-Martin) ABD bayrağıyla kaplayan bir harita paylaşmıştı. Haritada <em><strong>“United States of America”</strong></em> yazısı yer alıyordu. Trump herhangi bir açıklama yapmamıştı.</p>

<p><strong>Macron, adalara ayak bastıktan hemen sonra gazetecilere şunları söyledi:</strong></p>

<p><em><strong>“Saint-Pierre-et-Miquelon Fransız’dır, bu bir gerçek. Fransa’ya bağlı bir topraktır. Tartışma yok, müzakere yok. Bazı insanların tuhaf fikirleri veya tuhaf şeyler söylemesi yüzünden her sabah bunu tekrarlamayacağız.”</strong></em></p>

<p>Fransız lider, takımadaların II. Dünya Savaşı sırasında Özgür Fransa güçleri tarafından kurtarıldığını da hatırlattı. Macron’un ziyareti sırasında Kanada Başbakanı Mark Carney de adalara gidecek. Bu, bir Kanada başbakanının Saint-Pierre-et-Miquelon’u resmi olarak ziyaret ettiği ilk olay olacak.</p>

<p>Yaklaşık 5.800 nüfuslu takımada, Kanada’nın Newfoundland kıyılarına sadece birkaç kilometre uzaklıkta yer alıyor ve Fransa’nın Kuzey Amerika’daki tek toprağı konumunda. Macron, ziyaretin “güçlü bir mesaj” gönderdiğini belirtti.</p>

<p>Bu açıklama, Trump’ın son dönemde Kanada’yı 51. eyalet yapma tehditleri ve Grönland üzerindeki iddialarıyla gerginleşen Atlantik bölgesi jeopolitiği bağlamında geldi.<br />
<br />
<a href="https://www.elysee.fr/emmanuel-macron/2026/09/21/deplacement-a-saint-pierre-et-miquelon">https://www.elysee.fr/emmanuel-macron/2026/09/21/deplacement-a-saint-pierre-et-miquelon</a></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 23 Sep 2026 06:26:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/09/adalari-abdye-ait-gosteren-trumpa-macrondan-cevap-1790135225.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>İsrail Eski Başbakanı Lapid: İktidara dönersek Ukrayna’ya yardımı önemli ölçüde artıracağız</title>
                <category>DÜNYA</category>
                <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/israil-eski-basbakani-lapid-iktidara-donersek-ukraynaya-yardimi-onemli-olcude-artiracagiz-3484</link>
                <guid>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/israil-eski-basbakani-lapid-iktidara-donersek-ukraynaya-yardimi-onemli-olcude-artiracagiz-3484</guid>
                <description><![CDATA[İsrail Eski Başbakanı Yair Lapid, Yesh Atid televizyon kanalına verdiği bir röportajda iktidara geri dönmeleri halinde Ukrayna’ya yapılan yardımı önemli ölçüde artıracaklarını belirtti.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<iframe width="1021" height="574" src="https://www.youtube.com/embed/RH5pNlYWmUo" title="«Я — ваш кандидат»: большое интервью с Яиром Лапидом" frameborder="0" allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" allowfullscreen></iframe><p><strong>İsrail Eski Başbakanı ve şuanki İsrail muhalefet liderlerinden Yair Lapid,<a href="https://x.com/front_ukrainian/status/2102080677558530374"><span style="color:#2980b9"> Yesh Atid televizyon kanalına verdiği bir röportajda</span></a> iktidara geri dönmeleri halinde Ukrayna’ya yapılan yardımı önemli ölçüde artıracaklarını ve bunun askeri yardımı da kapsayabileceğini açıkladı.</strong></p>

<p>Lapid, <strong>Yesh Atid </strong>kanalına verdiği röportajda bu tutumunu, savaşın değişen koşullarına bağlarına dayandırdı.<em><strong> “Eğer iktidara geri dönersek, o zaman yaptığımızdan çok daha fazlasını yapacağız. Savaş değişti, güç dengesi de değişti,” </strong></em>diyen Lapid, İsrail’in Ukrayna’yı desteklemek için mümkün olan her şeyi yapması gerektiğini vurguladı.<br />
<br />
<strong>NETANYAHU HÜKÜMETİ BM'DE UKRAYNA'YA KARŞI RUSYA'YI DESTEKLEMİŞTİ</strong></p>

<p>Lapid’in bu açıklamaları, mevcut Netanyahu hükümetinin Rusya’ya karşı daha temkinli ve dengeli bir politika izlemesiyle karşıtlık oluşturuyor. Netanyahu yönetimi, Rusya’nın Suriye’deki askeri varlığı nedeniyle Moskova ile ilişkileri bozmamaya özen gösterirken,<strong> Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda</strong> bazı oylamalarda Ukrayna lehine kararlara karşı oy kullanmıştı. Özellikle Şubat 2025’te, Rusya’nın Ukrayna’daki işgalinin üçüncü yılında sunulan ve Ukrayna’nın toprak bütünlüğünü teyit eden karar tasarısına<strong> İsrail, ABD ve Rusya </strong>ile birlikte hayır oyu vermişti.</p>

<p>Lapid, 2022’de başbakanlığı döneminde İsrail’in Ukrayna’ya silah veya Demir Kubbe gibi sistemler vermemesinin temel nedeninin kendi güvenlik kaygıları olduğunu da hatırlattı. O dönemde İsrail’in Ukrayna’ya insani yardım ve seyyar hastane gönderdiğini belirten eski başbakan, Rusya liderliğinin niyetlerini başlangıçta yanlış değerlendirdiğini de kabul etti.</p>

<p><strong><a href="https://x.com/front_ukrainian/status/2102080677558530374">Kaynak: [YouTube - Ulpan.Politika röportajı](https://www.youtube.com/watch?v=RH5pNlYWmUo)</a></strong></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 22 Sep 2026 06:16:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/09/israil-eski-basbakani-lapid-iktidara-donersek-ukraynaya-yardimi-onemli-olcude-artiracagiz-1790047848.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Zelenski: Rusya&#039;nın Ukrayna&#039;ya yönelik işgali sona erdirilmelidir</title>
                <category>DÜNYA</category>
                <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/zelenski-rusyanin-ukraynaya-yonelik-isgali-sona-erdirilmelidir-3483</link>
                <guid>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/zelenski-rusyanin-ukraynaya-yonelik-isgali-sona-erdirilmelidir-3483</guid>
                <description><![CDATA[Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu için gittiği New York’ta, Rusya ile devam eden savaşa ve barış arayışlarına ilişkin önemli açıklamalarda bulundu]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski<!--TgQPHd|||[]--></strong>, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu için gittiği New York’ta, Rusya ile devam eden savaşa ve barış arayışlarına ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. Savaşın küresel etkilerine dikkat çeken Zelenski, geliştirilen yeni teknolojiler sayesinde artık sadece saldırıya uğrayan ülkenin değil, saldırganın da ağır bedeller ödeyeceğini vurguladı.<!--TgQPHd|||[]--></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><strong><span style="font-family:&quot;Calibri&quot;,&quot;sans-serif&quot;">"SAVAŞIN HER YENİ HAFTASI DAHA FAZLA SORUN GETİRİYOR"</span></strong></span></span><!--TgQPHd|||[]--></p>

<p>Rusya'nın Ukrayna'ya ve sağduyuya karşı başlattığı bu savaşın derhal sona erdirilmesi gerektiğini belirten Zelenski, tam ölçekli işgalin ilk yılından bu yana çok ağır sonuçlarla karşı karşıya kaldıklarını ifade etti. Zelenski, <em><strong>"Büyük can kayıpları yaşadık, şehirlerimiz ve köylerimiz yok edildi. Gıda güvenliği ve enerji krizlerinin yanı sıra, otonom dronlar dahil olmak üzere askeri teknolojide ve vuruş kabiliyetlerinde daha önce hiç görülmemiş bir hızla ilerleme yaşandı. Bu savaşın her yeni haftası, yeni bir yılı bir kenara bırakın, dünyaya ve bize daha fazla sorun eklemektedir" </strong></em>dedi.<!--TgQPHd|||[]--></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><strong><span style="font-family:&quot;Calibri&quot;,&quot;sans-serif&quot;">"MASADA GÜÇLÜ GERİLİMİ AZALTMA ADIMLARI VAR"</span></strong></span></span><!--TgQPHd|||[]--></p>

<p>Ukrayna'nın işgalin ilk dakikasından itibaren barış arayışında olduğunu hatırlatan Devlet Başkanı, güvenliği garanti altına almak ve yeni Rus işgallerini önlemek adına onlarca diplomatik teklif sunduklarını belirtti.<!--TgQPHd|||[]--></p>

<p>Amerika Birleşik Devletleri ile diyaloğun sürdüğünü kaydeden Zelenski, barışı yakınlaştırmak için masada güçlü adımların bulunduğunu ifade ederek şunları söyledi:<!--TgQPHd|||[]--></p>

<p><em><strong>"Şu anda Başkan Trump ve Amerika ile bir diyalog yürütüyoruz. Masada, barışı yaklaştırmak için güçlü gerilimi azaltma adımlarıyla başlayan fikirler var. Ukrayna'nın enerji sektörü, kritik altyapısı ve gıda ihracatı Rusya'nın hedefi olmaktan çıkmalıdır. Bu durum, bizim tarafımızdan da karşılıklı gerilimi azaltma adımlarına yol açacaktır. Çözümler mümkündür, bunun üzerinde çalışmaya hazırız ve New York'taki Birleşmiş Milletler Genel Kurulu marjında ortaklarımızla bu konuları görüşeceğiz."</strong></em><!--TgQPHd|||[]--></p>

<p><!--TgQPHd|||[]--></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><strong><span style="font-family:&quot;Calibri&quot;,&quot;sans-serif&quot;">"TEKNOLOJİ SAYESİNDE SALDIRGAN DA ACI ÇEKECEK"</span></strong></span></span><!--TgQPHd|||[]--></p>

<p>Savaşın değişen niteliğine ve teknolojinin gücüne de değinen Zelenski, <em><strong>"Artık sadece saldırıya uğrayan ülkenin acı çektiği bir durum söz konusu olmayacak. Savaşın niteliği artık öyle bir boyuta ulaştı ki, teknoloji sayesinde saldırgan da acı çekecektir"</strong></em> uyarısında bulundu.<!--TgQPHd|||[]--></p>

<p>Zelenski, dünya liderlerinin göstereceği güçlü duruşun ve liderlik zorunluluğunun gerilimi azaltabileceğini, küresel güvenliği ve barışı yeniden tesis edebileceğini belirterek, Ukrayna'ya destek veren tüm ortaklarına teşekkür etti.<br />
<br />
<a href="https://x.com/ZelenskyyUa/status/2102025705420677440"><strong>Kaynak Link:&nbsp;https://x.com/ZelenskyyUa/status/2102025705420677440</strong></a></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 22 Sep 2026 01:04:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/09/zelenski-rusyanin-ukraynaya-yonelik-isgali-sona-erdirilmelidir-1790029400.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Alman analist Jürgen Nauditt: Trump, Avrupa&#039;nın düşmanıdır!</title>
                <category>DÜNYA</category>
                <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/alman-analist-jurgen-nauditt-trump-avrupanin-dusmanidir-3482</link>
                <guid>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/alman-analist-jurgen-nauditt-trump-avrupanin-dusmanidir-3482</guid>
                <description><![CDATA[Ukrayna'ya verdiği destekle tanınan Alman, iş insanı ve analist Jürgen Nauditt, Trump'ın bu hamlesini sert bir dille eleştirerek, kendisini "Avrupa'nın düşmanı" ilan etti.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Donald Trump’ın Belarus’tan potasyum gübresi ithal etmek için büyük bir sözleşme üzerinde müzakere yürüttüğünü açıklaması Batı Avrupa'da sert tepkiyle karşılandı.<!--TgQPHd|||[]--></strong> Trump, bu anlaşmayla gübre fiyatının Kanada’ya ödenenden çok daha düşük olacağını savunurken, Avrupalı kanaat önderleri ABD Başkanını sert sözlerle eleştirdi.<!--TgQPHd|||[]--></p>

<p>Ukrayna'ya verdiği destekle tanınan Alman iş insanı ve analist Jürgen Nauditt, Trump'ın bu hamlesini sert bir dille eleştirerek, kendisini<em><strong> "Avrupa'nın düşmanı"</strong></em> ilan etti.<!--TgQPHd|||[]--></p>

<p>Nauditt, yaptığı paylaşımda şu ifadeleri kullandı:<!--TgQPHd|||[]--></p>

<p><em><strong>"Trump Avrupa'nın düşmanıdır. ABD, Belarus'tan potasyum gübreleri satın almak için büyük bir sözleşme müzakere ediyor: fiyat, Kanada'ya şu anda ödenenden önemli ölçüde düşük olacak Trump.Ukrayna'ya ve tüm Batı Avrupa'ya karşı yürüttüğü mücadelede Rusya'yı doğrudan destekleyen Belarus diktatörüyle iş yapmak istiyor. Trump, Avrupa'nın düşmanıdır."</strong></em><!--TgQPHd|||[]--></p>

<p><!--TgQPHd|||[]--></p>

<p><strong>Rusya'nın Gölgesindeki Belarus ile Ticaret Arayışı<!--TgQPHd|||[]--></strong><br />
Trump’ın, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in en yakın müttefiki olan Belarus lideri Aleksandr Lukaşenko yönetimiyle ekonomik iş birliğine soyunması, Batı ittifakı genelinde büyük bir rahatsızlık yarattı. Eleştirmenler, bu tür ticari anlaşmaların Rusya-Belarus blokuna can suyu olacağını ve Ukrayna ile Avrupa'nın güvenliğini tehlikeye atacağını savunuyor.<br />
<br />
<a href="https://x.com/jurgen_nauditt/status/2102054832353763673"><strong><span style="color:#2980b9">Kaynak link:</span><span style="color:#2980b9">https://x.com/jurgen_nauditt/status/2102054832353763673</span></strong></a><br />
<br />
<!--TgQPHd|||[]--></p>

<p><!--TgQPHd|Fgu79_17/IYERXe;Fgu79_17/eGiyHb||[]--><!--TgQPHd|||[]--></p>

<p><!--TgQPHd|||[]--></p>

<p><!--TgQPHd|||[]--></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 22 Sep 2026 00:22:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/09/alman-analist-jurgen-nauditt-trump-avrupanin-dusmanidir-1790026251.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Trump&#039;ın Rusya yanlısı Belarus&#039;tan gübre hamlesi batı&#039;yı karıştırdı</title>
                <category>DÜNYA</category>
                <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/trumpin-rusya-yanlisi-belarustan-gubre-hamlesi-batiyi-karistirdi-3481</link>
                <guid>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/trumpin-rusya-yanlisi-belarustan-gubre-hamlesi-batiyi-karistirdi-3481</guid>
                <description><![CDATA[Trump, sosyal medya platformu Truth Social üzerinden yaptığı çarpıcı paylaşımla, Washington'ın Belarus'tan devasa ölçekte potaş (gübre hammaddesi) satın almak için "büyük bir anlaşma" üzerinde çalıştığını duyurdu.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>ABD Başkanı Donald Trump, sosyal medya platformu Truth Social üzerinden yaptığı çarpıcı paylaşımla, Washington'ın Belarus'tan devasa ölçekte potaş (gübre hammaddesi) satın almak için "büyük bir anlaşma" üzerinde çalıştığını duyurdu. Trump, Belarus'tan ithal edilecek gübrenin fiyatının, ABD'nin şu anda en büyük tedarikçisi olan Kanada'ya ödediği meblağdan "önemli ölçüde daha düşük" olacağını belirterek bu gelişmeyi Amerikalı çiftçiler ve hayvancılıkla uğraşan üreticiler için "çok müjdeli bir haber" olarak nitelendirdi.</strong><!--TgQPHd|||[]--></p>

<p><br />
<span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><strong><span style="font-family:&quot;Calibri&quot;,&quot;sans-serif&quot;">KANADA İLE TİCARET SAVAŞI DERİNLEŞİYOR</span></strong></span></span><br />
<br />
Trump’ın bu hamlesi, son dönemde ABD ile Kanada arasında karşılıklı gümrük vergileriyle tırmanan ticaret savaşının yeni bir perdesi olarak yorumlandı. ABD çiftliklerinde kullanılan potaşın <strong>yüzde 80'inden f</strong>azlasını geleneksel olarak Kanada tedarik ediyordu. Ancak Trump yönetimi, Kanada Başbakanı Mark Carney ile yaşanan gümrük anlaşmazlığında elini güçlendirmek amacıyla rota değiştirerek alternatif tedarikçilere yöneldiğini açıkça ilan etmiş oldu.<!--TgQPHd|||[]--></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><strong><span style="font-family:&quot;Calibri&quot;,&quot;sans-serif&quot;">BATI DÜNYASINDAN SERT TEPKİ: "UKRAYNA SAVAŞI SÜRERKEN KABUL EDİLEMEZ"</span></strong></span></span><br />
<br />
Trump’ın ucuz gübre tedariki gerekçesiyle Belarus ile yakınlaşması, başta Avrupa Birliği (AB) olmak üzere Batı blokunda sert tepkiyle karşılandı. Rusya’nın en yakın müttefiki konumunda olan Belarus, Rus ordusunun Ukrayna’yı işgalinde topraklarını ve askeri altyapısını Moskova’ya açması nedeniyle uzun süredir Batılı ülkelerin ağır yaptırımları altında bulunuyor.<!--TgQPHd|||[]--></p>

<p>Avrupalı diplomatlar ve muhalif çevreler, Minsk yönetiminin siyasi muhalifleri baskı altında tuttuğu ve Moskova’nın savaş makinesine doğrudan destek verdiği bir dönemde ABD’nin böyle bir anlaşmaya imza atmasını<strong> "ikiyüzlülük" ve "yaptırım delme" </strong>olarak eleştirdi. Belarus devletine ait gübre devi Belaruskali’nin varlıklarını donduran ve ithalat yasağı uygulayan AB kanadı, Washington'ın bu adımla Rusya-Belarus eksenine can suyu verdiğini savunuyor.<!--TgQPHd|||[]--></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><strong><span style="font-family:&quot;Calibri&quot;,&quot;sans-serif&quot;">GÜBRE PİYASALARI ALTÜST OLDU</span></strong></span></span><br />
Anlaşma sinyalinin ardından Kuzey Amerika gübre pazarında taşlar yerinden oynadı. Sektör analistleri, yaptırımların esnetilmesiyle Belarus’tan gelecek ucuz potaşın piyasaya girmesi durumunda yerli ve Kanadalı üreticilerin kar marjlarının ciddi baskı altında kalacağı uyarısında bulunuyor.<!--TgQPHd|||[]--></p>

<p><!--TgQPHd|AUJggb_40/IYERXe;AUJggb_40/eGiyHb||[]--><!--TgQPHd|||[]--></p>

<p><!--TgQPHd|||[]--></p>

<p><!--TgQPHd|||[]--></p>

<p><!--TgQPHd|||[]--></p>

<p><!--TgQPHd|||[]--></p>

<p><!--TgQPHd|||[]--></p>

<p><!--TgQPHd|||[]--></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 22 Sep 2026 00:06:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/09/trumpin-rusya-yanlisi-belarustan-gubre-hamlesi-batiyi-karistirdi-1790025442.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>FUEN Kongresi’nden Batı Trakya’ya dini özerklik onayı</title>
                <category>DÜNYA</category>
                <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/fuen-kongresinden-bati-trakyaya-dini-ozerklik-onayi-3477</link>
                <guid>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/fuen-kongresinden-bati-trakyaya-dini-ozerklik-onayi-3477</guid>
                <description><![CDATA[Avrupa Milletleri Federal Birliği’nin (FUEN) Helsinki kongresinde, Batı Trakya Türk Azınlığının dini özerkliğine ve müftü seçme hakkına yönelik karar tasarısı onaylandı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="color:#000000">Avrupa Milletleri Federal Birliği’nin (FUEN) Finlandiya’nın başkenti Helsinki’de gerçekleştirdiği yıllık kongrede, Batı Trakya Türk Azınlığının dini özerkliğine ve müftülerini seçme hakkına yönelik önemli bir karar tasarısı onaylandı. 17-20 Eylül 2026 tarihleri arasında Finlandiya’daki İsveççe konuşan azınlığın temsil organı Folktinget’in ev sahipliğinde düzenlenen organizasyonda, azınlık hakları uluslararası platformda bir kez daha masaya yatırıldı.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Ortak Tasarı Delegeler Kurulundan Geçti</span></p>

<p><span style="color:#000000">Avrupa Batı Trakya Türk Federasyonu (ABTTF), Batı Trakya Azınlığı Yüksek Tahsilliler Derneği (BTAYTD) ile Dostluk Eşitlik Barış (DEB) Partisi tarafından ortaklaşa hazırlanan “Batı Trakya Türk Azınlığı'nın Dini Özerkliğine Süregelen Müdahale ve Din Özgürlüğü İhlalleri” başlıklı karar tasarısı, 19 Eylül tarihinde FUEN Delegeler Kurulu'nda oylanarak kabul edildi.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Kongrede Batı Trakya Türk Azınlığı şu isimlerle temsil edildi:</span></p>

<p><span style="color:#000000">&nbsp;* ABTTF: Başkan Halit Habip Oğlu, başkan yardımcıları Nabi İbrahimcik ve Mustafa Kasap, Uluslararası İlişkiler Direktörü Melek Kırmacı.</span></p>

<p><span style="color:#000000">&nbsp;* BTAYTD: İnsan Hakları Uzmanı Dr. Pervin Hayrullah.</span></p>

<p><span style="color:#000000">&nbsp;* DEB Partisi / EFA: Genel Başkan Yardımcısı Kerem Abdurahimoğlu.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Açılış konuşmalarını Helsinki Belediye Başkanı Daniel Sazonov, Folktinget Başkanı ve Finlandiya Milletvekili Henrik Wickström ile FUEN Başkanı Olivia Schubert'in yaptığı kongrede; kamu yayıncılığında azınlık dilleri, sağlık ve sosyal hizmetlerde dil hakları ile dijital alanda sınır ötesi erişim engelleri gibi başlıklar ele alındı. Ayrıca Türk Azınlıkları/Toplulukları Çalışma Grubu (TAG) toplantılarına katılan heyet, ilköğretim ve ortaöğretim düzeyinde İsveççe eğitim veren Mattlidens okulunu ziyaret ederek eğitim modeli hakkında bilgi aldı.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Karar Metnindeki Temel Hususlar ve Yunanistan'a Çağrılar</span></p>

<p><span style="color:#000000">FUEN Delegeler Kurulu'nda kabul edilen metinde, Batı Trakya Türk Azınlığının dini statüsünün uluslararası anlaşmalarla güvence altında olduğu vurgulandı:</span></p>

<p><span style="color:#000000">&nbsp;* Uluslararası Antlaşmalar: Azınlığın dini hak ve statüsünün 1913 Atina Antlaşması ve 1923 Lozan Antlaşması çerçevesinde korunduğu, bu kapsamda kendi dini liderleri olan müftüleri seçme ve kurumlarını yönetme hakkına sahip oldukları hatırlatıldı.</span></p>

<p><span style="color:#000000">&nbsp;* Devlet Atamaları ve Yasal Düzenlemeler: 1991'den bu yana müftülerin devlet eliyle atandığına dikkat çekilerek, 4964/2022 sayılı yasa ile müftülüklerin Eğitim, Din İşleri ve Spor Bakanlığına bağlı kamu hizmetlerine dönüştürüldüğü ifade edildi.</span></p>

<p><span style="color:#000000">&nbsp;* Güncel Süreçler: 2026 yılında Dimetoka'ya müftü atanması ile İskeçe ve Gümülcine'de yeni müftü belirleme süreçlerinin başlatılmasının, azınlığın dini özerkliği ve kendi liderini seçme iradesiyle bağdaşmadığı savunuldu.</span></p>

<p><span style="color:#000000">&nbsp;* Diğer Dini Topluluklarla Çelişki: Ülkedeki Ortodoks, Katolik, Yahudi, Ermeni Apostolik ve Evanjelik toplulukların kendi dini liderlerini seçebildiği hatırlatılırken; Batı Trakya Türk Azınlığının kurumlarının devlet kontrolünde tutulmasının eşitlik ve ayrımcılık yasağı ilkeleriyle çeliştiği belirtildi.</span></p>

<p><span style="color:#000000">&nbsp;* Yargı Kararları: 11 Ekim 2024 tarihinde İskeçe'deki Çınar Camiinde cuma namazı esnasında yaşanan olaylar neticesinde açılan davada, dört Batı Trakya Türkünün 17 ay hapis cezasına çarptırıldığı da kararda yer buldu.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Metnin sonuç kısmında Yunanistan'a; diğer dini topluluklarla eşit koşullarda dini özerklik tanınması, devlet atamalı müftülük sistemine son verilmesi, azınlık özerkliğinin yeniden tesis edilmesi ve seçilmiş temsilcilere saygı duyulması çağrısında bulunuldu.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Rodos ve İstanköy Türkleri İçin De Karar Alındı</span></p>

<p><span style="color:#000000">Toplantıda yalnızca Batı Trakya değil, Rodos ve İstanköy Türklerinin hakları da gündeme taşındı. Rodos, İstanköy ve On İki Ada Türkleri Kültür ve Dayanışma Derneği (ROİSDER) tarafından sunulan “Rodos ve İstanköy'deki Türk Azınlığın Haklarının Korunması” başlıklı tasarı da delegelerin oylarıyla kabul edildi.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Bu kapsamda Yunanistan'a; etnik kimliğin özgürce ifade edilmesi ve örgütlenme haklarının tanınması, iki dilli (Türkçe-Yunanca) okulların açılmasına izin verilmesi, dini özerklik ve vakıf yönetimlerinin topluluk tarafından belirlenmesine imkân tanınması, kültürel mirasın korunması ve topluluk temsilcileriyle diyalog kurulması yönünde çağrılar yapıldı.</span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 21 Sep 2026 17:02:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/09/fuen-kongresinden-bati-trakyaya-dini-ozerklik-onayi-1789999579.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Kirill Dmitriev&#039;den AfD&#039;ye tam destek!</title>
                <category>DÜNYA</category>
                <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/kirill-dmitrievden-afdye-tam-destek-3475</link>
                <guid>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/kirill-dmitrievden-afdye-tam-destek-3475</guid>
                <description><![CDATA[Kirill Dmitriev, Almanya’daki son siyasi gelişmeleri değerlendirerek AfD’nin başarısını “şaşırtıcı bir zafer” olarak nitelendirdi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Rusya Doğrudan Yatırım Fonu (RDIF) CEO’su ve Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in yatırım ile ekonomik işbirliğinden sorumlu özel temsilcisi Kirill Dmitriev, Almanya’daki son siyasi gelişmeleri değerlendirerek AfD’nin başarısını “şaşırtıcı bir zafer” olarak nitelendirdi. Dmitriev, CDU lideri Friedrich Merz’in partisinin aldığı sonuçları ise “tarihi bir aşağılanma” şeklinde yorumladı.<br />
<br />
Öte yandan Dmitriev,</strong>Trump yönetiminin göç politikalarını olumlu örnek gösterirken, Avrupa’nın benzer adımları atamadığını belirtmekte ve eleştirmektedir.&nbsp;<strong>Kirill Dmitriev, bir çok açıklamasında göçmenleri Avrupa'dan geri gönderilmemesini eleştirmektedir.</strong></p>

<p>Dmitriev’in açıklamasında şu ifadeler yer aldı:</p>

<p><em><strong>“AfD (Alman halkının sesi) için bir başka şaşırtıcı zafer ve Merz’in CDU’su (küreselci savaş kışkırtıcılarının sesi) için bir başka tarihi yüzde 5,5’lik aşağılanma. Almanya uyanıyor. AfD’nin desteklediği Rusya ile enerji işbirliği, Alman sanayi ve ekonomisini canlandıracak.”<br />
<a href="https://x.com/kadmitriev/status/2101723018833559968"><img alt="" src="https://www.alevihaberler.com.tr/public/images/detay/image%20-%202026-09-21T093428_940.png" style="height:348px; width:770px" /></a></strong></em></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><strong><span style="font-family:&quot;Calibri&quot;,&quot;sans-serif&quot;">KİMDİR KİRİLL DMİTRİEV?</span></strong></span></span><br />
<br />
Kirill Aleksandroviç Dmitriev, Rusya’da önemli bir konumda bulunan bir isimdir. 2011’den bu yana RDIF’in başında bulunan Dmitriev, 2025 Şubat’ında Putin tarafından yurt dışı yatırım ve ekonomik işbirliği özel temsilcisi olarak atandı. Stanford ve Harvard mezunu olan, daha önce McKinsey ve Goldman Sachs’ta çalışan Dmitriev, Rusya’nın uluslararası yatırımlarını yöneten, Körfez ülkeleri ve Asya ile stratejik ortaklıklar kuran kilit bir figürdür. Aynı zamanda Ukrayna barış görüşmelerinde arka kanal diplomasisi yürüten önemli bir aktör olarak öne çıkmıştır.</p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><strong>AVRUPA’DAKİ GÖÇMEN POLİTİKALARINA BAKIŞI</strong></span></span><br />
<br />
Dmitriev, Avrupa’daki kitlesel göç politikalarını sert bir şekilde eleştirmektedir. Sosyal medya paylaşımlarında ve açıklamalarında, AB ve İngiltere’nin “k<strong>ontrolsüz göç”,</strong> <strong>“göçmen suçlarındaki artış” </strong>ve “uyandırılmış (woke) politikalar” nedeniyle<strong> “medeniyet intiharı”</strong> yaşadığını savunmaktadır. Trump yönetiminin göç politikalarını olumlu örnek gösterirken, Avrupa’nın benzer adımları atamadığını belirtmekte ve “geri göç” (remigration) fikirlerini desteklemektedir.</p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">ABD İLE İLİŞKİLERİ</span></span></strong><br />
<br />
Dmitriev, Trump yönetiminin ikinci döneminde ABD ile Rusya arasındaki temasların en önemli isimlerinden biri haline gelmiştir. ABD özel temsilcisi Steve Witkoff ve Jared Kushner ile düzenli görüşmeler yapmış, Ukrayna barış planı taslaklarında rol oynamış ve ekonomik işbirliği konularında arabuluculuk etmiştir. ABD yaptırımları altında bulunmasına rağmen, Trump dönemindeki diplomatik açılımlarda “köprü” işlevi gördüğü belirtilmektedir. Dmitriev, Avrupa’daki ve “savaş kışkırtıcısı” politikaları eleştirirken, <strong>ABD-Rusya </strong>diyalogunu güçlendirme yönünde açıklamalar yapmaktadır.</p>

<p>Dmitriev’in AfD ile ilişkileri de dikkat çekmektedir. Daha önce AfD yetkilileriyle enerji ve ekonomik işbirliği konularında görüşmeler gerçekleştiren Dmitriev, partinin Rusya ile gaz tedarikini yeniden başlatma ve Alman ekonomisini güçlendirme yaklaşımını desteklediğini açıkça dile getirmiştir.<br />
<br />
Kirill Dmitriev'in daha önceki göçmenler ile ilgili paylaşımlarından:<br />
<a href="https://x.com/kadmitriev/status/1985045050523308094"><img alt="" src="https://www.alevihaberler.com.tr/public/images/detay/image%20-%202026-09-21T093738_427.png" style="height:273px; width:768px" /></a><br />
<a href="https://x.com/kadmitriev/status/1985045050523308094">https://x.com/kadmitriev/status/1985045050523308094<br />
x.com/kadmitriev/status/2101723018833559968</a></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 21 Sep 2026 08:45:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/09/kirill-dmitrievden-afdye-tam-destek-1789973589.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Ukrayna,Rusya&#039;nın petrol tesislerini yine vurdu</title>
                <category>DÜNYA</category>
                <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/ukraynarusyanin-petrol-tesislerini-yine-vurdu-3467</link>
                <guid>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/ukraynarusyanin-petrol-tesislerini-yine-vurdu-3467</guid>
                <description><![CDATA[Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodimir Zelenskiy, dün gece Moskova bölgesine yönelik uzun menzilli saldırıların Rusya’nın kritik petrol altyapısına ve lojistik tesislerine ağır darbe vurduğunu duyurdu. ]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodimir Zelenskiy, dün gece Moskova bölgesine yönelik uzun menzilli saldırıların Rusya’nın kritik petrol altyapısına ve lojistik tesislerine ağır darbe vurduğunu duyurdu.&nbsp;</strong></p>

<p>Zelenskiy, X platformundaki resmi hesabından yaptığı açıklamada,<em><strong> “Uzun menzilli yanıtlarımız dün gece Moskova bölgesinde çok önemli bir etki yarattı. Rusya’nın temel petrol endüstrisi tesislerinden biri ve saldırganın lojistik tesisi vuruldu. Bunlar, savaş makinesini sürdüren milyarlarca dolar değerindeki hedefler”</strong></em> ifadelerini kullandı.&nbsp;</p>

<p>Ukrayna güçlerinin saldırıda kullandığı sistemler arasında <em><strong>FP-1, RZ-100, MICH-2000, Palianytsia, Vendetta, Liutyi, Bars, Flamingo, Sichen ve Pelican </strong></em>yer aldı. Zelenskiy, bu operasyonlarda yer alan Ukrayna Güvenlik Servisi (SBU), İnsansız Sistemler Kuvvetleri, Özel Operasyonlar Kuvvetleri, Ukrayna Savunma İstihbaratı (GUR) ve Dış İstihbarat Servisi’ne hassasiyetleri için teşekkür etti. Ayrıca Voronezh bölgesindeki bir tesise de yaptırım uygulandığını belirtti.</p>

<p>Zelenskiy, Moskova’nın diğer bölgelerinin güvenliğini ihmal ederek katmanlı hava savunma halkaları inşa etmek yerine savaşı sonlandırması ve barışı seçmesi gerektiğini vurguladı. Enerji ve gıda güvenliği konularında gerilimi azaltma adımlarının masada olduğunu, ancak bunun için siyasi iradenin şart olduğunu söyledi.&nbsp;</p>

<p>Ukrayna’nın uzun menzilli yeteneklerini güçlendiren müttefiklere ve yaptırımlarla bu saldırıları destekleyenlere minnettarlığını dile getiren Zelenskiy, açıklamasını <em><strong>“Zafer Ukrayna’nın olsun!”</strong></em> sözleriyle noktaladı.</p>

<p><strong>Kullanılan sistemler hakkında kısa bilgiler:</strong><br />
<br />
Bu sistemler, Ukrayna’nın savaş sırasında geliştirdiği veya uyarladığı çeşitli uzun menzilli insansız hava araçları (İHA/drone), seyir füzeleri ve saldırı platformlarından oluşuyor. Çoğu, düşük maliyetli, yüksek menzilli ve hassas vuruş kabiliyetine sahip yerli üretim veya modifiye edilmiş araçlar:</p>

<p><strong>FP-1: </strong>Ukrayna yapımı uzun menzilli kamikaze/saldırı İHA’sı. Yüksek menzil ve patlayıcı yük taşıma kapasitesiyle biliniyor.<br />
<strong>RZ-100: </strong>Görece yeni bir uzun menzilli drone sistemi; menzil ve yük kapasitesi açısından etkili kabul ediliyor.<br />
<strong>MICH-2000: </strong>Yüksek menzilli ve güçlü patlayıcı taşıyabilen bir saldırı İHA’sı.<br />
<strong>Palianytsia (Palyanitsya): </strong>Ukrayna’nın jet motorlu uzun menzilli seyir füzesi/İHA hibriti. Yaklaşık 700+ km menzile sahip olduğu belirtiliyor; “Palianytsia” ismi Ukrayna ekmeğinden geliyor.<br />
Vendetta: Kamikaze tipi uzun menzilli drone. İsmi “intikam” anlamına geliyor.<br />
<strong>Liutyi (Lyutyi):</strong> “Öfkeli” anlamına gelen, Ukrayna’nın en bilinen uzun menzilli kamikaze İHA’larından biri. Yüzlerce kilometre menzile sahip ve petrol rafinerileri gibi stratejik hedeflere sıkça kullanılıyor.<br />
Bars Saldırı amaçlı İHA sistemi.<br />
<strong>Flamingo: </strong>Yeni nesil uzun menzilli drone/füze platformlarından biri.<br />
<strong>Sichen:</strong> Ukrayna yapımı bir başka saldırı İHA’sı.<br />
<strong>Pelican:</strong> Deniz veya kara hedeflerine yönelik kullanılabilecek uzun menzilli bir sistem.</p>

<p>Bu araçların çoğu, Ukrayna’nın batı ve ortaklarının desteğiyle geliştirilen yerli teknolojiler sayesinde Rusya’nın derinliklerine <strong>(Moskova bölgesi dâhil)</strong> ulaşabiliyor. Operasyonlar, Ukrayna’nın <strong>“uzun menzilli yanıt”</strong> stratejisinin bir parçası olarak değerlendiriliyor.<br />
<a href="https://x.com/ZelenskyyUa/status/2101574761440583973"><strong><span style="color:#2980b9">Kaynak link:</span><span style="color:#2980b9">https://x.com/ZelenskyyUa/status/2101574761440583973</span></strong></a></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sun, 20 Sep 2026 10:34:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/09/ukraynarusyanin-petrol-tesislerini-yine-vurdu-1789890491.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Trump: Oğlum Rus oligarka düğün parasını iade etti</title>
                <category>DÜNYA</category>
                <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/trump-oglum-rus-oligarka-dugun-parasini-iade-etti-3462</link>
                <guid>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/trump-oglum-rus-oligarka-dugun-parasini-iade-etti-3462</guid>
                <description><![CDATA[ABD Başkanı Donald Trump, Beyaz Saray’daki Oval Ofis’te gazetecilere yaptığı açıklamada, oğlu Donald Trump Jr.’ın Bahamalar’daki düğün kutlamalarının bir kısmını finanse eden Rus iş insanı Umar Kremlev’e parayı geri ödediğini söyledi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>ABD Başkanı Donald Trump, Cuma günü (18 Eylül 2026) Beyaz Saray’daki Oval Ofis’te gazetecilere yaptığı açıklamada, oğlu Donald Trump Jr.’ın Bahamalar’daki düğün kutlamalarının bir kısmını finanse eden Rus iş insanı Umar Kremlev’e parayı geri ödediğini söyledi.</strong><br />
<br />
Trump’ın bu açıklaması, olayın ardından ortaya çıkan eleştiriler ve Kongre’deki bazı soruşturma çağrılarının ardından geldi.</p>

<p>Trump, konuya ilişkin şunları belirtti:</p>

<p><em><strong>“Tamamen izin veriliyor ve birçok insan parti veriyor, ama tamamen izin veriliyor. Ama anladığım kadarıyla o da geri ödedi. Bunu istemedi, bu yüzden duyduğuma göre geri ödedi.”</strong></em></p>

<p>Başkan, Kremlev’in oğluna düğün partisi verdiğini <em><strong>“çok yaygın bir durum” </strong></em>olarak nitelendirdi:</p>

<p><em><strong>“Tanıdığı bir kişi&nbsp; sanırım bir arkadaşı ona düğün partisi vermiş. Bu çok yaygın. Birçok insanın düğün partisi verdiğini duydum. Ben de birçok kişiye düğün partisi verdim. Evleniyorlar, ben de onlara parti veriyorum. Mar-a-Lago gibi güzel yerlerde partiler verdim. Bütün bunlarla birlikte, anladığım kadarıyla Don geri ödedi.”</strong></em></p>

<p>Trump, haberi ilk duyduğunda oğluyla konuştuğunu da ekledi:</p>

<p><em><strong>“Haberi duyduğumda sordum. ‘Hayır, geri ödüyorum baba’ dedi. Bu bir süre önceydi. Yani duyduğuma göre ödedi.”</strong></em></p>

<p>Kremlev’in Kremlin bağlantılarıyla ilgili endişelere ise “belki (oğlum) arka plan araştırması yapmamıştır” diyerek yanıt verdi.</p>

<p><strong>Arka plan</strong><br />
ProPublica’nın 14 Eylül’de yayımladığı araştırmaya göre, Uluslararası Boks Federasyonu (IBA) başkanı ve Putin’e yakınlığıyla bilinen Umar Kremlev, Donald Trump Jr. ile Bettina Anderson’ın Mayıs 2026’da Bahamalar’daki düğün sonrası kutlamalarının (özel ada kirası, havai fişek gösterisi vb.) yüz binlerce dolarlık maliyetini karşılamıştı. Çift, Instagram üzerinden yayımladıkları açıklamada Kremlev’i “sevgili dostumuz” olarak nitelendirip hediyeyi kabul ettiklerini doğrulamıştı.</p>

<p>&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sun, 20 Sep 2026 00:12:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/09/trump-oglum-rus-oligarka-dugun-parasini-iade-etti-1789852661.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Yunanistan’da Makedonlar: Silahlı isyandan başka çaremiz kalmadı</title>
                <category>DÜNYA</category>
                <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/yunanistanda-makedonlar-silahli-isyandan-baska-caremiz-kalmadi-3461</link>
                <guid>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/yunanistanda-makedonlar-silahli-isyandan-baska-caremiz-kalmadi-3461</guid>
                <description><![CDATA[Yunanistan’ın kuzeyinde, Makedonya sınırındaki Florina bölgesinde yaşayan etnik Makedonlar, haklarının gasp edildiğini, dillerinin yasaklandığını ve kültürel faaliyetlerinin engellendiğini belirterek Atina yönetimine karşı tepkilerini sertleştirdi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Yunanistan’ın kuzeyinde, Makedonya sınırındaki Florina bölgesinde yaşayan etnik Makedonlar, haklarının gasp edildiğini, dillerinin yasaklandığını ve kültürel faaliyetlerinin engellendiğini belirterek Atina yönetimine karşı tepkilerini sertleştirdi. Temmuz ayında Meliti kasabasında düzenlenen bir festival nedeniyle başlatılan soruşturma, bölgede gerilimi tırmandırdı.</strong></p>

<p>Festivalde Makedon dilinde söylenen bir şarkı nedeniyle iki Yunan vatandaşı Florina Savcılığı’na suç duyurusunda bulundu. Şarkının sözlerinde<em><strong> “Burada Makedonlar yaşıyor”,</strong></em> <em><strong>“Yunanlar yeter artık yalanlarınız”, “Anamız Makedonya’dır” ve “İskender Makedonya kralıdır”</strong></em> gibi ifadeler yer alıyordu. Bazı katılımcıların el işaretleriyle “Büyük Makedonya” haritasını tasvir ettiği de iddia edildi.</p>

<p>Suç duyurusunda şarkı ve eylemlerin birlikte yaşama kültürüne zarar verdiği, tarihi çarpıttığı ve nefreti körüklediği savunuldu. Dilekçede, <em><strong>“Yunan karşıtı ve irredantist nitelikte yabancı şarkılar söylemeye gerek yoktur” </strong></em>denilerek, komşu ülkenin resmi dilinde şarkı söylenmesine karşı çıkıldı.</p>

<p>Meliti Kültür Derneği’ne göre, festival sırasında Üsküplü Aleksandr Sarievski’nin yazdığı ve bölgede kutsal kabul edilen <em><strong>“Zajdi Zajdi Jasno Sonce” </strong></em>adlı şarkının çalınması da Yunan yetkililerce engellendi. Bölge halkı, yayımladığı duyuruda Yunan devletinin <em><strong>“Makedonya’nın aslında var olmadığı yalanını” </strong></em>dünyaya kabul ettirmeye çalıştığını ve geleneklerinin duyurulmasına engel olduğunu öne sürdü.</p>

<p><strong>“Egejski Glas”</strong> (Ege’nin Sesi) adlı Facebook grubunda ise tepkiler daha da sertleşti. Makedonlar,<em><strong> “Yunan faşist işgal hükümeti Makedon şarkılarına karşı suç duyurusunda bulundu. Mevcut Makedonya hükümeti tepki göstermezse, örgütlenip silahlanmaktan ve Ege Makedonyası’ndaki kardeşlerimizi savunmaktan başka seçeneğimiz kalmayacak”</strong></em> ifadelerini kullandı. Bildiride, 1946’daki iç savaş dönemine atıfta bulunularak<em><strong> “20 bin silahlı Makedon’a karşı koyamamışlardı” </strong></em>denildi.</p>

<p>Yunanistan’da yaşayan Makedon nüfusunun 100 ila 200 bin arasında olduğu tahmin ediliyor. Atina yönetimi, Florina’daki bu topluluğu <em><strong>“Slav dili konuşan Yunanlar”</strong></em> veya “çift dilli Yunanlar” olarak tanımlıyor. Bölgede hak savunuculuğu yapan Vinozhito (Gökkuşağı) partisi faaliyet gösteriyor.</p>

<p>Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), Makedon azınlığa ait derneklerin engellenmesi nedeniyle Yunanistan’ı geçmişte birçok kez mahkûm etti. Ancak bu kararların uygulanmadığı belirtiliyor.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sat, 19 Sep 2026 23:54:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/09/yunanistanda-makedonlar-silahli-isyandan-baska-caremiz-kalmadi-1789851657.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Meloni: Putin, Avrupa’ya yönelik provokasyonları artırıyor</title>
                <category>DÜNYA</category>
                <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/meloni-putin-avrupaya-yonelik-provokasyonlari-artiriyor-3452</link>
                <guid>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/meloni-putin-avrupaya-yonelik-provokasyonlari-artiriyor-3452</guid>
                <description><![CDATA[İtalya Başbakanı Giorgia Meloni Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in Ukrayna’daki savaşta öngördüğü ve halkına vaat ettiği gibi gitmeyen durumu perdelemek için Avrupa’ya yönelik provokasyonları çoğalttığını belirtti.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>İtalya Başbakanı Giorgia Meloni, 17 Eylül 2026 Perşembe günü Oslo’da Norveç Başbakanı Jonas Gahr Støre ile görüşmesinin ardından yaptığı açıklamada, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in Ukrayna’daki savaşta öngördüğü ve halkına vaat ettiği gibi gitmeyen durumu perdelemek için Avrupa’ya yönelik provokasyonları çoğalttığını belirtti.</strong></p>

<p>Meloni, <em><strong>“Kimse Rusya’nın provokasyonlarının çoğaldığını fark etmezlik edemez. Son haftalarda birkaç tanesini gördük” </strong></em>dedi. Bunun nedenini şu şekilde açıkladı:<em><strong> “Moskova’nın provokasyonları çoğalıyor çünkü Putin, Ukrayna’daki savaş alanında öngördüğü, açıkladığı ve halkına vaat ettiği gibi gitmeyen durumdan dikkati dağıtmak için Avrupa ile bir tırmanış arıyor.”</strong></em></p>

<p>Başbakan, olası bir tırmanıştan kimin fayda sağlayacağını sormak gerektiğini vurguladı ve Avrupa’nın bu provokasyonlara yanıt vermemesi gerektiğini savundu:<em><strong> “Bu provokasyonlara yanıt vermenin Moskova’nın çıkarlarına Avrupa’nınkinden daha çok hizmet edeceğini düşünüyorum.”</strong></em> Meloni’nin bu değerlendirmeleri, NATO’nun doğu kanadında Rus hava sahası ihlalleri, drone’lar, sabotaj ve hibrit faaliyetlere dair artan endişelerin gölgesinde geldi.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><strong><span style="font-family:&quot;Calibri&quot;,&quot;sans-serif&quot;">AVRUPA İÇİN TEK TEMSİLCİ ÇAĞRISI</span></strong></span></span></span></p>

<p>Meloni, Ukrayna konusundaki diplomatik süreçte de Avrupa’nın daha güçlü bir sesle konuşması gerektiğini yineledi. Sürekli çoğalan formatlar, toplantılar ve muhatapların Avrupa’nın pozisyonunu zayıflattığını belirterek, Avrupa adına tek bir resmi temsilci atanmasını istedi.</p>

<p><em><strong>“Avrupa adına kimin konuşacağını belirlemek ve bunu resmiyet kazandırmak, Avrupa pozisyonunu netleştirir, basitleştirir ve güçlendirir”</strong></em> diyen Meloni, bu rolün sadece Avrupa Birliği’ni değil, daha geniş Avrupa’yı temsil etmesi gerektiğini vurguladı. Norveç ve Birleşik Krallık gibi AB üyesi olmayan ancak Ukrayna’yı destekleyen müttefiklerin kesinlikle dışlanmaması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Meloni’nin Oslo’daki açıklamaları, Ukrayna savaşının beşinci yılında hem sahadaki gelişmeler hem de diplomatik süreçler açısından Avrupa’nın tutumunu netleştirme çabalarını yansıtıyor. İtalya, savaşın başından bu yana Kiev’e güçlü destek veren ülkeler arasında yer alıyor.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sat, 19 Sep 2026 06:28:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/09/meloni-putin-avrupaya-yonelik-provokasyonlari-artiriyor-1789791908.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Trump : ABD, Danimarka ve Grönland ile “Sonsuz Yaşam” anlaşması imzaladı</title>
                <category>DÜNYA</category>
                <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/trump-abd-danimarka-ve-gronland-ile-sonsuz-yasam-anlasmasi-imzaladi-3451</link>
                <guid>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/trump-abd-danimarka-ve-gronland-ile-sonsuz-yasam-anlasmasi-imzaladi-3451</guid>
                <description><![CDATA[ABD Başkanı Donald Trump, ABD’nin Grönland’daki güvenlik ve diğer ihtiyaçlar üzerinde kalıcı kontrol sağlayan bir anlaşmayı Danimarka Krallığı ve Grönland ile imzaladığını açıkladı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>ABD Başkanı Donald Trump, ABD’nin Grönland’daki güvenlik ve diğer ihtiyaçlar üzerinde kalıcı kontrol sağlayan bir anlaşmayı Danimarka Krallığı ve Grönland ile imzaladığını açıkladı.&nbsp;Trump, anlaşma kapsamında ABD’nin Grönland’da geniş bir askeri varlık oluşturma sürecini hemen başlatacağını da belirtti. Anlaşmanın ABD’ye ek maliyet getirmeyeceği ifade edildi.<br />
<br />
Trump, Truth Social hesabından yaptığı paylaşımda şunları kaydetti:</p>

<p><em><strong>“ABD’nin; Grönland’daki güvenlik ve diğer tüm ihtiyaçlar üzerinde ABD’ye kalıcı kontrol sağlayan ve böylece ABD’nin pek çok endişesinin tamamını bütünüyle gideren bir anlaşmayı Danimarka Krallığı ve Grönland ile imzaladığını duyurmaktan memnuniyet duyuyorum.</strong></em></p>

<p><em><strong>Benim talimatımla, Grönland ve Danimarka temsilcileriyle birlikte çalışarak ABD’nin Grönland’ın ve Amerika Birleşik Devletleri’nin güvenliğini sağlamak ve savunmak için Grönland’da gerekli olan her şeyi yapma konusunda SONSUZA DEK tam yetkiye sahip olmasını güvence altına aldık.</strong></em></p>

<p><em><strong>Ayrıca bundan böyle, hiçbir ABD rakibinin açık yazılı onayımız olmadan Grönland’da asla bir üs kurmasına, askeri varlık bulundurmasına veya stratejik açıdan hassas yatırımlar yapmasına izin verilmeyecek.</strong></em></p>

<p><em><strong>100 yılı aşkın süredir başkanlar Grönland’ın stratejik öneminin farkındaydı ancak HİÇBİRİ bu konuda bir şey yapamadı.</strong></em></p>

<p><em><strong>Bu son derece önemli meseleyi kalıcı ve kesin bir şekilde çözüme kavuşturan başkan olmaktan gurur duyuyorum.</strong></em></p>

<p><em><strong>Bu bir ‘Sonsuz Yaşam’ Anlaşmasıdır; hiçbir sonu yoktur!”</strong></em></p>

<p>&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sat, 19 Sep 2026 01:18:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/09/trump-abd-danimarka-ve-gronland-ile-sonsuz-yasam-anlasmasi-imzaladi-1789770111.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Almanya Şansölyesi Merz&#039;den AfD&#039;ye: Göçmenler olmadan  hastaneler, huzurevleri ve restoranlar çalışamaz</title>
                <category>DÜNYA</category>
                <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/almanya-sansolyesi-merzden-afdye-gocmenler-olmadan-hastaneler-huzurevleri-ve-restoranlar-calisamaz-3444</link>
                <guid>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/almanya-sansolyesi-merzden-afdye-gocmenler-olmadan-hastaneler-huzurevleri-ve-restoranlar-calisamaz-3444</guid>
                <description><![CDATA[Almanya Federal Şansölyesi Friedrich Merz, göçmenlerin ülke ekonomisi ve toplumsal hayattaki rolüne dikkat çekerek, yabancılara yönelik düşmanlığın Almanya’da yeri olmadığını vurguladı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Almanya Federal Şansölyesi Friedrich Merz, göçmenlerin ülke ekonomisi ve toplumsal hayattaki rolüne dikkat çekerek, yabancılara yönelik düşmanlığın Almanya’da yeri olmadığını vurguladı.</strong></p>

<p>Merz, açıklamasında şunları söyledi:</p>

<p><em><strong>« Hiçbir hastane, hiçbir huzurevi, hiçbir şantiye, hiçbir restoran, hiçbir otel bugün, on yıllardır Almanya’da yaşayan, burada çalışan ve topluma tam anlamıyla entegre olmuş göçmenler olmadan işleyemez.</strong></em></p>

<p><em><strong>Bu kişilerin ülkemizin bir parçası olmasını istiyoruz. Bu yüzden, yabancılar karşısındaki düşmanlık Almanya’da yeri yoktur. »</strong></em></p>

<p>Şansölye, göçmen kökenli milyonlarca insanın vasıflı işlerde çalıştığını belirterek, <em><strong>“yeniden göç” </strong></em>politikasını savunanlara sert eleştiriler yöneltti. Merz, bu yaklaşımın ten rengi ve kökene dayalı bir etnik temizlik anlamına geldiğini savundu.</p>

<p>“Siz<strong> ‘yeniden göçü’ </strong>savunuyorsunuz ki bu, ten rengi ve kökene dayalı etnik temizlikten başka bir şey değil.<br />
<br />
<span style="color:#2980b9"><strong>MERZ AfD'Lİ İSİMLERE SESLENDİ</strong></span><br />
<strong><em>‘Yeniden göç’ kelimesi, köken ve ten rengine dayalı etnik temizliğin eş anlamlısından başka bir şey değil” </em></strong>diyen Merz, özellikle <strong>AfD’li i</strong>simlere seslendi:</p>

<p><em><strong>“Bay Chrupalla, siz de vasıflı işlerden geliyorsunuz. Vasıflı işçilerin altıda birinin yabancı pasaportu var. Eğer Almanya’da çalışanlar sizin ‘yeniden göçü’ savunmanız yüzünden ülkeyi tekrar terk etmek zorunda kalırlarsa, o zaman vasıflı işler Almanya’da artık faaliyet gösteremez; tek bir huzurevi, tek bir hastane, tek bir restoran bile çalışamaz. İşte bu, sizin ‘yeniden göç politikanızın’ sonucu olur.”</strong></em></p>

<p><em><strong>Merz, göç konusunda koalisyon içinde sorunların varlığını kabul ettiklerini de belirtti. Kalıcı oturma izni alamayan kişilerin sınır dışı edilmesi gerektiği konusunda fikir birliği bulunduğunu söyledi. Ancak çalışan, refaha katkı sağlayan ve Almanya’da hoş karşılanan kişiler ile kalıcı oturma hakkı bulunmayanlar arasında net bir ayrım yaptıklarını vurguladı:</strong></em></p>

<p><em><strong>“Göçmenlikle ilgili sorunlarımız olduğu, Almanya’da kalıcı oturma izni alamayan birçok insanımız olduğu, daha fazla insanı sınır dışı etmek zorunda kaldığımız konusunda koalisyon içinde bir fikir birliği var. Ancak, Almanya’da çalışan, refahımıza katkıda bulunan, Almanya’da hoş karşılanan kişilerle, kalıcı oturma izni alamayan ve ülkemizi tekrar terk etmek zorunda kalanlar arasında dikkatli bir ayrım yapıyoruz. Sizden farklı olarak bu ayrımı son derece dikkatli bir şekilde yapıyoruz.”</strong></em></p>

<p>Şansölye’nin bu açıklamaları, Almanya’da göç politikaları ve “yeniden göç” tartışmalarının sürdüğü bir dönemde geldi.<br />
<br />
MERZ'İN KONUŞMASI&nbsp;<a href="https://www.bundesregierung.de/breg-de/suche/bk-haushaltsgesetz-2027-2452202">https://www.bundesregierung.de/breg-de/suche/bk-haushaltsgesetz-2027-2452202</a>'de yayımlandı</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 18 Sep 2026 05:28:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/09/almanya-sansolyesi-merzden-afdye-gocmenler-olmadan-hastaneler-huzurevleri-ve-restoranlar-calisamaz-1789699523.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Trump: Kanada Avrupa Birliği&#039;ne üye olursa, Avrupa’ya çok ağır tarifeler koyarım</title>
                <category>DÜNYA</category>
                <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/trump-kanada-avrupa-birligine-uye-olursa-avrupaya-cok-agir-tarifeler-koyarim-3443</link>
                <guid>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/trump-kanada-avrupa-birligine-uye-olursa-avrupaya-cok-agir-tarifeler-koyarim-3443</guid>
                <description><![CDATA[ABD Başkanı Donald Trump, Avrupa Birliği’nin Kanada’ya “ortak üye” statüsü teklif etmesine sert tepki gösterdi. North Carolina’da gazetecilere konuşan Trump, bu adımı “gülünç” olarak nitelendirdi ve Kanada’yı “berbat bir ticaret ortağı” olmakla suçladı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>ABD Başkanı Donald Trump, <strong>Avrupa Birliği’nin Kanada’ya “ortak üye”</strong> statüsü teklif etmesine sert tepki gösterdi. North Carolina’da gazetecilere konuşan Trump, bu adımı “gülünç” olarak nitelendirdi ve Kanada’yı “berbat bir ticaret ortağı” olmakla suçladı.</p>

<p><strong>Trump’ın açıklamaları şöyle:</strong></p>

<p><em><strong>“Kanada’nın Avrupa Birliği’ne ortak üye olması konusunda… Bunu gülünç buluyorum. Kanada konusu… Kanada berbat bir ticaret ortağı oldu. Bunu görmek istemiyorum. Eğer bunu yaparlarsa ve ben bunu tamamen düşmanca bir hareket olarak görürsem, çok ciddi tarifeler koyarım veya Avrupa ile birçok şeyde ticareti durdururum. &nbsp;</strong></em></p>

<p><em><strong>Yani Avrupa bunu kötü niyetle yaparsa… İyi niyetle yaparsa sorun yok. Kötü niyetle yaparsa Avrupa’ya çok ağır tarifeler koyarız. Bu bir olasılık.”</strong></em></p>

<p>Bu açıklamalar, Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen’in Kanada Başbakanı Mark Carney’e AB’nin ilk “ortak üyesi” olma çağrısı yapmasının ardından geldi. Trump’ın sözleri, ABD ile Kanada arasındaki mevcut ticaret geriliminin devam ettiği bir dönemde yapıldı.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 18 Sep 2026 01:08:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/09/trump-kanada-avrupa-birligine-uye-olursa-avrupaya-cok-agir-tarifeler-koyarim-1789684986.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Dodik, Netanyahu ile görüştü: İsrail ve Sırp Cumhuriyeti eşit ortaklar olacak</title>
                <category>DÜNYA</category>
                <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/dodik-netanyahu-ile-gorustu-israil-ve-sirp-cumhuriyeti-esit-ortaklar-olacak-3441</link>
                <guid>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/dodik-netanyahu-ile-gorustu-israil-ve-sirp-cumhuriyeti-esit-ortaklar-olacak-3441</guid>
                <description><![CDATA[Sırp Cumhuriyeti (Republika Srpska) lideri Milorad Dodik, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ve ekibiyle gerçekleştirdiği görüşmeyi “başarılı” olarak nitelendirdi. Dodik, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, görüşmenin önceki varsayımların olası anlaşmaların finalizasyonuna odaklandığını belirtti.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Sırp Cumhuriyeti (Republika Srpska) lideri Milorad Dodik, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ve ekibiyle gerçekleştirdiği görüşmeyi “başarılı” olarak nitelendirdi. Dodik, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, görüşmenin önceki varsayımların olası anlaşmaların finalizasyonuna odaklandığını belirtti.</strong></p>

<p>Görüşmede öncelikle ekonomik işbirliği, kültür alanında işbirliği, tarım, yapay zeka ve yeni teknolojilerin transferi gibi konular ele alındı. Dodik, Netanyahu’dan onay ve teyit aldıklarını aktardı:<em><strong> “Önümüzdeki yıllarda hareket edeceğimiz çerçeveyi tasarlayıp düzenlemek için elinden gelen her şeyi yapacağını ve Sırp Cumhuriyeti’nin İsrail’e, İsrail’in de Sırp Cumhuriyeti’ne eşit ölçüde bir ortak olarak güvenebileceğini belirtti.”</strong></em></p>

<p>Dodik, İsrail’in sadece bölgesel değil, sürekli bir baskı atmosferinde bulunduğunu vurguladı. Son günlerde Birleşik Krallık’ın İsrail’i tehdit eden büyük operasyonlar yürüttüğünü ve ilişkilerin çok düşük seviyede olduğunu öğrendiklerini, <strong>Avrupa Birliği </strong>ülkelerinin de İsrail’in iç işlerine karışmaya meyilli olduğunu söyledi. “Bu hiçbir açıdan kabul edilemez” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Göçmenleri de karşı olduğu bilinen Dodik iki tarafın ortak noktasını ise şöyle özetledi:<em><strong> “Sırp Cumhuriyeti ve İsrail için ortak olan ve bugün de teyit ettiğimiz şey, halkın, devletin ve özgürlüğün çıkarlarını ön sıraya koymamızdır. Bu özgürlüğün garantisi, sağlam bir topluluk, sağlam kurumlar, sağlam bir yönetim ve sınırlardır. Bu bizim için de önemli, çünkü daha önce göçmenlerin Sırp Cumhuriyeti’nde kalmalarına izin vermedik; bu sayede bugün durumumuz, farklı olsaydı göreceğimizden daha kolay.”</strong></em></p>

<p>Dodik’in bu açıklaması, geçmişteki liderlere yönelik olumlu tutumuyla da dikkat çekiyor. Rus lider Vladimir Putin’i defalarca öven Dodik, onu <em><strong>“tarihi lider</strong></em>”, “özgür insanlık için umut ışığı” ve<em><strong> “mükemmel” </strong></em>gibi ifadelerle nitelemiş; Rusya’nın Sırp Cumhuriyeti’ne stratejik desteğini ve Dayton Anlaşması’na bağlılığını sık sık vurgulamıştı. ABD Başkanı Donald Trump’a da benzer şekilde destek vermiş,<strong> “Amerika First” sloganını</strong> “Sırp Cumhuriyeti First” şeklinde yorumlamış, Trump’ın egemenlik ve müdahaleciliğe karşı tutumunu övmüş ve yaptırımların kaldırılması nedeniyle teşekkür etmişti.</p>

<p>Dodik’in Netanyahu görüşmesi, Putin ve Trump’a yönelik bu olumlu çizgisinin devamı niteliğinde değerlendiriliyor.<br />
<a href="https://x.com/MiloradDodik/status/2100621382421774790"><img alt="" src="https://www.alevihaberler.com.tr/public/images/detay/image%20-%202026-09-17T232003_223.png" style="height:715px; width:421px" /><br />
<br />
Kaynak link:&nbsp;https://x.com/MiloradDodik/status/2100621382421774790</a></p>

<p>&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 17 Sep 2026 23:14:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/09/dodik-netanyahu-ile-gorustu-israil-ve-sirp-cumhuriyeti-esit-ortaklar-olacak-1789677167.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Büyük Britanya&#039;dan şok açıklama: Gazze’de Artık Seyirci Kalmayacağız</title>
                <category>DÜNYA</category>
                <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/buyuk-britanyadan-sok-aciklama-gazzede-artik-seyirci-kalmayacagiz-3433</link>
                <guid>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/buyuk-britanyadan-sok-aciklama-gazzede-artik-seyirci-kalmayacagiz-3433</guid>
                <description><![CDATA[Birleşik Krallık Birinci Devlet Bakanı Louise Haigh, 15 Eylül 2026’da Brighton’da düzenlenen Sendikalar Kongresi’nde (Trades Union Congress - TUC) yaptığı konuşmada, hükümetinin Gazze’deki duruma yaklaşımını net bir şekilde ortaya koydu ve sert bir açıklamada bulundu.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Birleşik Krallık Birinci Devlet Bakanı Louise Haigh, 15 Eylül 2026’da Brighton’da düzenlenen Sendikalar Kongresi’nde (Trades Union Congress - TUC) yaptığı konuşmada, hükümetinin Gazze’deki duruma yaklaşımını net bir şekilde ortaya koydu ve sert bir açıklamada bulundu.</strong></p>

<p>Haigh, <em><strong>“Artık masum Filistinli aileler parçalanırken, Gazze’de masum çocuklar öldürülürken ve iki devletli çözüm umudu gözümüzün önünde buharlaşırken seyirci kalmayacağız” </strong></em>dedi.</p>

<p>Konuşmasında Başbakan’ın da belirttiği gibi Britanya’nın bu konuda<em><strong> “çok yavaş kaldığını”</strong></em> kabul eden Haigh, <em><strong>“Dünyaya kim olduğumuzu hatırlatmanın hiç bu kadar önemli olmadığı bir dönemde tereddüt ettik. Kongre, artık değil”</strong></em> ifadelerini kullandı.</p>

<p>Haigh, geçen hafta Dışişleri Bakanı Ed Miliband tarafından açıklanan yaptırımların rotayı değiştirmek amacıyla yapıldığını belirterek, yasa dışı yerleşimlere yönelik hedefli adımlar atıldığını, İsrail hükümeti üzerindeki baskının artırıldığını ve Orta Doğu’da barış umudunun canlı tutulmaya çalışıldığını söyledi.<br />
&nbsp;<br />
<strong>Louise Haigh şunları söyledi:</strong><br />
<em><strong>Masum Filistinli ailelerin parçalanmasına artık seyirci kalmayacağız…</strong></em></p>

<p><em><strong>Gazze'de masum çocuklar öldürülürken…</strong></em></p>

<p><em><strong>Ve iki devletli çözüm umudu gözlerimizin önünde yok olurken...</strong></em></p>

<p><em><strong>Ed Milliband'ın geçen hafta açıkladığı yaptırımlar, gidişatı değiştirmekle ilgili.</strong></em></p>

<p><em><strong>İsrail halkı, hükümetlerinin eylemlerinden sorumlu değildir…</strong></em></p>

<p><em><strong>Bu nedenle, yasadışı yerleşim yerlerini kasten hedef alıyoruz…</strong></em></p>

<p><em><strong>İsrail hükümeti üzerindeki baskı giderek artıyor…</strong></em></p>

<p><em><strong>Ve Ortadoğu'da barış umudunu canlı tutmaya yardımcı olmak.</strong></em></p>

<p><em><strong>Adaletsizliğe karşı duracağız.</strong></em></p>

<p><em><strong>Barış için mücadele edeceğiz.</strong></em></p>

<p><em><strong>Tek sesle konuşmak için uluslararası ortaklardan oluşan bir koalisyon kuracağız.</strong></em></p>

<p><em><strong>Ve dünyaya kim olduğumuzu hatırlatalım.</strong></em></p>

<p><em><strong>Ders açık ve net...</strong></em></p>

<p><em><strong>Toplu gücümüz önemlidir.</strong></em></p>

<p>Resmi kaynak:<br />
Konuşmanın tam metni Birleşik Krallık hükümetinin resmi internet sitesinde yayımlanmıştır: &nbsp;<br />
[<a href="https://www.gov.uk/government/speeches/first-secretary-of-state-louise-haighs-speech-to-the-trade-union-congress-2026">https://www.gov.uk/government/speeches/first-secretary-of-state-louise-haighs-speech-to-the-trade-union-congress-2026</a>](https://www.gov.uk/government/speeches/first-secretary-of-state-louise-haighs-speech-to-the-trade-union-congress-2026)</p>

<p>Kaynak: GOV.UK resmi konuşma metni.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 17 Sep 2026 08:15:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/09/buyuk-britanyadan-sok-aciklama-gazzede-artik-seyirci-kalmayacagiz-1789623822.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>AfD nasıl ABD ve İsrail yanlısı oldu? ABD ve İsrail karşıtlığından destekçiliğe</title>
                <category>DÜNYA</category>
                <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/afd-nasil-abd-ve-israil-yanlisi-oldu-abd-ve-israil-karsitligindan-destekcilige-3430</link>
                <guid>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/afd-nasil-abd-ve-israil-yanlisi-oldu-abd-ve-israil-karsitligindan-destekcilige-3430</guid>
                <description><![CDATA[Jeopolitürk Gündem Tv’de Bora Özizmirli moderatörlüğünde, Almanya’da yükselen sağ dalganın merkezindeki AfD (Almanya için Alternatif) partisinin dış politika çizgisinde yaşanan değişim ele alındı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<iframe width="857" height="482" src="https://www.youtube.com/embed/QkSo2Mawvhk" title="AfD Nasıl ABD ve İsrail Yanlısı Oldu? ABD ve İsrail Karşıtlığından Destekçiliğe!" frameborder="0" allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" allowfullscreen></iframe><p><strong>Jeopolitürk Gündem Tv’de Bora Özizmirli</strong> moderatörlüğünde, Almanya’da yükselen sağ dalganın merkezindeki AfD (Almanya için Alternatif) partisinin dış politika çizgisinde yaşanan değişim ele alındı. Programda Ali Rıza Özkan ve Umut Berhan Şen, partinin geçmişte ABD ve İsrail karşıtı tutumundan bugün Washington ve Tel Aviv hattına yakınlaşmasına giden süreci değerlendirdi.<br />
<br />
<strong><span style="color:#c0392b">AÇIKLAMAYI YOUTUBE ÜZERİNDEN İZLEMEK İÇİN AŞAĞIDAKİ GÖRSELİ TIKLAYINIZ:<br />
<a href="https://www.youtube.com/watch?v=QkSo2Mawvhk"><img alt="" src="https://www.alevihaberler.com.tr/public/images/detay/image%20-%202026-09-16T234924_924.png" style="height:450px; width:800px" /></a></span></strong></p>

<p><strong>AFD’NİN İSRAİL TUTUMUNDAKİ TERSİNE DÖNÜŞ</strong></p>

<p>Ali Rıza Özkan, AfD’nin kuruluş döneminde İsrail’e karşı net bir tutum sergilediğini ve bu nedenle sürekli antisemitizm suçlamalarıyla karşılaştığını hatırlattı. <em><strong>“Bugün tam tersi oldu. AfD bugün İsrail’le Almanya’da belki de en yakın ilişki kuran parti” </strong></em>dedi. Özkan, benzer bir dönüşümün Yeşiller Partisi’nde de yaşandığını belirterek, partinin bir dönem sol değerleri savunduğunu ancak daha sonra Almanya tarihinin “en Amerikancı” Dışişleri Bakanı’nı çıkardığını ve Siyonist çevrelerle yakın ilişkiler kurduğunu söyledi.</p>

<p><strong>“TAÇ GİYEN BAŞ AKILLANIR” YORUMU</strong></p>

<p>Özkan, bu durumu “Taç giyen baş akıllanır” atasözüyle açıkladı: <em><strong>“Sistem dışına ya da sistemin kıyısında duran ve kitleselleşen partiler Almanya’da bir müddet sonra sisteme entegre ediliyor, sistem tarafından terbiye ediliyor. Şu anda AfD tam bunu yaşıyor.”</strong></em></p>

<p><strong>AVRUPA’DAKİ MİLLİYETÇİ PARTİLERİN ORTAK ÖZELLİKLERİ</strong></p>

<p>Bora Özizmirli, Avrupa’daki milliyetçi partilerin ortak özelliklerine dikkat çekti. AfD, İtalya’daki bazı isimler, İngiltere’deki Reform Partisi gibi oluşumların hem Putin yanlısı hem de İsrail ve Trump destekçisi göründüğünü belirterek,<em><strong> “Bu partiler Putin yanlısı diye anlatılıyor ama İsrail’i ve Trump’ı destekledikleri neden açıklanmıyor? Bu partiler aynı zamanda Müslüman karşıtı partiler” </strong></em>diye sordu. Özizmirli, AfD’nin HAMAS’ı terör örgütü olarak tanımlayan ve İsrail’i <em><strong>“sonuna kadar savunacağız” </strong></em>diyen açıklamalarını “dehşetle okuduğunu” ifade etti.</p>

<p><strong>RUSYA DESTEĞİNDEN SİSTEME ENTEGRASYONA</strong></p>

<p>Ali Rıza Özkan, bu partilerin küreselciliğin hakim olduğu dönemde yeşerdiğini ve Rusya’nın o dönemde küreselciliğe karşı bir direnç hattı oluşturmak amacıyla bazı milliyetçi ve aşırı milliyetçi yapılara destek verdiğini savundu. Ancak sürecin değiştiğini vurguladı:<em><strong> “Küreselcilik gerilerken bu partiler büyüdü. Toplumsal tepki devam ediyor ama yönetici sınıflarda entegrasyon söz konusu. Bu partiler sisteme entegre oluyor ve Rus etkisinden kurtuluyorlar.”</strong></em></p>

<p><strong>AFD’NİN RUSYA POLİTİKASINDAKİ YUMUŞAMA</strong></p>

<p>Özkan, AfD’nin Rusya politikasında da yumuşama yaşadığını, Alice Weidel dönemindeki söylemlerin “<em><strong>Ukrayna’da bir an önce barış istiyoruz” </strong></em>noktasına geldiğini belirtti. İngiltere, Fransa ve Almanya’daki benzer partilerde de aynı dönüşümün görüldüğünü savundu. Almanya’nın ABD’ye karşı bağımsız bir irade gösteremeyeceğini, dolayısıyla AfD’nin de ehlileşerek sisteme uyum sağladığını ifade etti.</p>

<p><strong>GÖÇMEN KARŞITI SÖYLEMLERİN GERÇEKÇİLİĞİ</strong></p>

<p>Göçmen karşıtı söylemlere de değinen Özkan, Almanya’daki yaklaşık 27 milyon yabancı kökenli nüfusun ülkeden gönderilmesinin ekonomik olarak imkânsız olduğunu savundu. <em><strong>“Bu, eğitimsiz Alman seçmeni kandırmak için kullanılan sloganlar. Almanya yabancılar olmasa kargo sisteminden sağlığa kadar birçok alanda durur” </strong></em>dedi. Özkan, Saksonya-Anhalt gibi eyaletlerde hükümet kurma ihtimalinin, partinin İsrail ve ABD ile ilişkilerde ve büyük sermayenin beklentileri doğrultusunda daha net bir dönüşüm göstereceğini ileri sürdü.</p>

<p>Programda AfD’nin dış politikadaki bu kırılmanın ardında jeopolitik hesaplar ve sisteme entegrasyon süreci olduğu görüşü öne çıktı.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 16 Sep 2026 23:16:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/09/afd-nasil-abd-ve-israil-yanlisi-oldu-abd-ve-israil-karsitligindan-destekcilige-1789591900.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Bulgaristan&#039;da faşistler Bektaşi türbesine saldırdı</title>
                <category>DÜNYA</category>
                <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/bulgaristanda-fasistler-bektasi-turbesine-saldirdi-3364</link>
                <guid>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/bulgaristanda-fasistler-bektasi-turbesine-saldirdi-3364</guid>
                <description><![CDATA[İngiltere kökenli faşist örgüt Blood & Honour üyesi Bulgarlar, Filibe'de Enihan Baba Türbesine saldırdı. Saldırının, Bulgaristan güvenlik güçlerinin örgüt üyelerine karşı operasyon yapmasının ardından gelmesi dikkati çekti.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><a href="https://kircaalihaber.com/bulgaristan/bulgaristanda-asiri-sagin-yukselisi-neo-nazi-aglardan-milliyetci-eylemlere" rel="noopener" target="_blank">Kırcaali Haber</a> <span style="color:#000000">sitesinde Zeki Yaşar'ın kaleme aldığı habere göre; Bulgaristan'da son dönemde üst üste meydana gelen gelişmeler, aşırı sağ ve radikal milliyetçi grupların yeniden etki alanını genişlettiğine dair endişeleri artırıyor. Filibe kentinde uluslararası neo-Nazi yapılanması Blood &amp; Honour’a karşı yürütülen güvenlik operasyonu ve ardından gelişen radikal eylemler, ülkedeki aşırı sağ söylemin ulaştığı boyutları gözler önüne seriyor.</span></p>

<p><span style="color:#000000"><strong>FİLİBE'DE NEO-NAZİ ÖRGÜTÜNE OPERASYON: 18 GÖZALTI</strong></span></p>

<p><span style="color:#000000">Ağustos ayı içerisinde Filibe'de gerçekleştirilen kapsamlı operasyonda, uluslararası alanda tanınan neo-Nazi yapılanması Blood &amp; Honour bağlantılı 18 kişi gözaltına alındı. Uzun süredir bölgede faaliyet gösterdiği bilinen bu yapının müzik etkinlikleri, gençlik grupları ve sosyal medya ağları üzerinden üye devşirmeye çalıştığı ifade ediliyor. Güvenlik birimlerinin operasyonu, örgütün ülkedeki köklü yapılanmasını ortaya çıkarması açısından büyük önem taşıyor.</span></p>

<p><span style="color:#000000"><strong>RODOPLAR’DA PROVOKATİF EYLEM VE ENİHAN BABA HEDEFİ</strong></span></p>

<p><span style="color:#000000">Gözaltıların hemen ardından “Куберовъ воинъ” isimli radikal milliyetçi grubun adımları gündeme oturdu. Söylemlerinde sözde “neo-Osmanlıcılık ile mücadele” vurgusu öne çıkan grup, Rodoplar’da yer alan tarihi Enihan Baba Tekkesi önünde Bulgar bayraklı bir eylem düzenleyerek görüntüleri sosyal medyada paylaştı. Alevi-Bektaşi kültüründe önemli bir yere sahip olan Enihan Baba’yı hedef alan ve “işgalci” olarak nitelendiren sert söylemler, bölgedeki etnik ve dini dengeler açısından provokatif bir adım olarak değerlendiriliyor.</span></p>

<p><span style="color:#000000"><strong>ŞİDDET SORUŞTURMALARININ SİYASALLAŞTIRILMASI</strong></span></p>

<p><span style="color:#000000">Söz konusu radikal yapılar, Filibe’deki Georgi Kuzev cinayetinin ardından "pedofil avcısı" olarak tanımlanan Alen Simeonov’a da açık destek verdiklerini ilan etti. Şiddet ve adli vakalar üzerinden sosyal medyada propaganda yürüten aşırı sağ gruplar, kamuoyu oluşturarak toplumsal fay hatlarını tetiklemeyi amaçlıyor.</span></p>

<p><span style="color:#000000"><strong>TOPLUMSAL RADİKALLEŞME RİSKİ VE DEVLETİN SINAVI</strong></span></p>

<p><span style="color:#000000">Aşırı sağ ideolojilerin sosyal medya aracılığıyla geniş kitlelere ulaşması, Bulgaristan’daki toplumsal barış için ciddi bir tehdit oluşturuyor. Uzmanlar, klasik milliyetçilik ile neo-Nazi aşırıcılığının birbirinden ayrılması gerektiğine, ancak etnik ve dini azınlıklara yönelik düşmanca dille şiddetin normalleşmesinin demokrasiye zarar vereceğine dikkat çekiyor. Güvenlik güçlerinin yalnızca operasyon yapmakla kalmayıp, radikal grupların gençlik ağlarını, finans kaynaklarını ve dijital alandaki organizasyonlarını da tamamen çökertmesi gerektiği vurgulanıyor.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Haberin tamamını okumak ve orijinal kaynağa ulaşmak için</span> <a href="https://kircaalihaber.com/bulgaristan/bulgaristanda-asiri-sagin-yukselisi-neo-nazi-aglardan-milliyetci-eylemlere" rel="noopener" target="_blank">Kırcaali Haber</a> <span style="color:#000000">sitesini ziyaret edebilirsiniz.</span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 18 Aug 2026 15:20:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/08/bulgaristanda-fasistler-bektasi-turbesine-saldirdi-1787056266.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Suriye’de Yeni Dönem: Halk Meclisi çalışmalarına başladı</title>
                <category>DÜNYA</category>
                <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/suriyede-yeni-donem-halk-meclisi-calismalarina-basladi-3318</link>
                <guid>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/suriyede-yeni-donem-halk-meclisi-calismalarina-basladi-3318</guid>
                <description><![CDATA[Suriye’de geçiş sürecinde devlet kurumlarının inşasının tamamlanması ve anayasal kurumların güçlendirilmesi yolunda tarihi bir adım atıldı. Suriye Halk Meclisi, kurtuluşun ve olağanüstü koşulların ardından geçici seçim sistemi kapsamında öngörülen anayasal geçiş mekanizması çerçevesinde ilk oturumunu gerçekleştirdi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="color:#000000">Suriye’de Esad rejiminin düşmesinin ardından yapılanan geçici yönetimin yeni bir devlet inşa etme sürecinde önemli bir adım atıldı. Ülkenin tüm farklı gruplarının temsil edildiği Suriye Halk Meclisi’nde, toplam 206 milletvekilinin eksiksiz katılımıyla düzenlenen tarihi ilk oturumda milletvekilleri yemin ederken, Meclis Başkanı ve Başkanlık Divanı üyeleri belirlendi.</span></p>

<p><span style="color:#000000"><strong>YENİ MECLİS BAŞKANI ARTUKLU ÜNİVERSİTESİ’NDEN</strong></span></p>

<p><span style="color:#000000">Yapılan oylama sonucunda milletvekili Dr. Abdülhamid Akil El-Avak, 99 oy alarak Suriye Halk Meclisi'nin ilk başkanı seçildi. </span></p>

<p><span style="color:#000000">Anayasa hukuku doktorasına sahip olan ve daha önce Mardin Artuklu Üniversitesi’nde doçentlik ile Adalet Bakanlığı’nda danışman yargıçlık gibi önemli görevlerde bulunan El-Avak’ın yanı sıra Meclis Başkanlığı için Müeyyed Hayil El-Kablavi ve Muhammed Ramiz Kevrec de aday olmuştu.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Başkanlık Divanı için yapılan diğer seçimlerde ise şu isimler göreve getirildi:</span></p>

<ul>
	<li>
	<p><span style="color:#000000"><strong>Birinci Başkan Yardımcısı:</strong> İdlib milletvekili olan ve insani/sosyal yardım alanındaki çalışmalarıyla bilinen eczacı Dr. Mustafa Musa (122 oy).</span></p>
	</li>
	<li>
	<p><span style="color:#000000"><strong>İkinci Başkan Yardımcısı:</strong> Akademisyen ve sivil toplum aktivisti olan, inşaat mühendisliği doktoru Dr. Madonna Bişara (67 oy).</span></p>
	</li>
	<li>
	<p><span style="color:#000000"><strong>Genel Sekreter:</strong> Siyaset bilimi mezunu ve "<em><strong>Mukarabat</strong></em>" Merkezi kurucularından Şam kırsalı/Daryya milletvekili Müeyyed Habib (87 oy).</span></p>
	</li>
</ul>

<p><span style="color:#000000"><strong>AHMET EL-ŞARA: SURİYE YENİ BİR TARİH YAZIYOR</strong></span></p>

<p><span style="color:#000000">İlk oturuma Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed El-Şara, Halk Meclisi Yüksek Seçim Komitesi Başkanı Muhammed Taha El-Ahmed ve kabine üyeleri de katıldı.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Meclis kürsüsünden milletvekillerine hitap eden Cumhurbaşkanı Ahmed El-Şara, “<em><strong>Suriye bugün medeniyetini, değerlerini ve tarihi mirasını yansıtan yeni bir tarih yazıyor; modern Suriye'nin inşasında yeni bir dönem başlıyor</strong>”</em> ifadelerini kullandı. </span></p>

<p><span style="color:#000000">Uzun yıllar süren baskı, savaş ve yıkımın ekonomi ve altyapı üzerinde bıraktığı ağır hasarlara dikkat çeken El-Şara, ulusal çıkarın her şeyin üzerinde tutulması ve ekip ruhuyla halka hizmet edilmesi gerektiğini vurguladı.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Maliye Bakanı Muhammed Yusr Berniyye de anayasal yetkilerin yeniden ilgili kuruma devredilmesiyle birlikte, 1952 tarihli yasa kapsamında yürüttüğü Meclis harcama ve tasfiye yetkilisi görevini Meclis Başkanı’nın seçilmesiyle dün itibarıyla tamamladığını ilan etti.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Halk Meclisi’nin yasal üye tam sayısına ulaşarak anayasal görevlerine başlaması, kalıcı bir anayasanın kabul edilmesi ve gelecekteki yeni yasama seçimlerinin gerçekleştirilmesi süreçleri için kritik bir kilometre taşı olarak değerlendiriliyor.</span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 14 Jul 2026 16:58:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/07/suriyede-yeni-donem-halk-meclisi-calismalarina-basladi-1784037898.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>TÜRKSOY Atatürk’ün Baba Ocağında</title>
                <category>DÜNYA</category>
                <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/turksoy-ataturkun-baba-ocaginda-3282</link>
                <guid>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/turksoy-ataturkun-baba-ocaginda-3282</guid>
                <description><![CDATA[Uluslararası Türk Kültürü Teşkilatı (TÜRKSOY) Genel Sekreter Yardımcısı Sayit Yusuf Kocacık köyünü ziyaret etti.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="color:#000000"><strong>HABER MERKEZİ / KUZEY MAKEDONYA –</strong> Uluslararası Türk Kültürü Teşkilatı (TÜRKSOY) Genel Sekreter Yardımcısı Sayit Yusuf, Kuzey Makedonya’ya gerçekleştirdiği çalışma ziyareti kapsamında Merkez Jupa Belediyesini ve Türk dünyası için büyük bir tarihî öneme sahip olan Kocacık köyünü ziyaret etti.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Sayit Yusuf ve beraberindeki heyetin programı, Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün baba soyunun kökenlerinin dayandığı Kocacık köyü ile başladı. </span></p>

<p><span style="color:#000000"><strong>ATATÜRK’ÜN BABASININ EVİNE ZİYARET</strong></span></p>

<p><span style="color:#000000"><strong><img alt="" src="https://www.alevihaberler.com.tr/public/images/detay/km1.png" style="height:450px; width:760px" /></strong></span></p>

<p><span style="color:#000000">Heyet, köyde yer alan ve Türk Dünyası açısından özel bir anlam taşıyan Ali Rıza Efendi Anı Evi’ni ziyaret etti.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Müze Müdürü Deniz Hasan tarafından karşılanan TÜRKSOY heyetine müzenin tarihçesi, yürütülen çalışmalar ve bölgenin kültürel mirası hakkında detaylı bilgi verildi.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Tarihî kaynaklara göre, Atatürk’ün dedesi Kızıl Hafız Ahmet Efendi’nin de Kocacık Yörüklerinden olduğu bilinmektedir. </span></p>

<p><span style="color:#000000">Atatürk’ün babası Ali Rıza Efendi’nin doğduğu bu ev, Atatürk’ün ailesinin tarihine ışık tutan en önemli kültürel mekânlardan biri olarak kabul ediliyor. </span></p>

<p><span style="color:#000000">Bölge, Türk tarihinin ve Balkanlardaki ortak kültürel mirasın yaşayan en önemli sembolleri arasında yer alıyor.</span></p>

<p><span style="color:#000000"><strong>JUPA BELEDİYESİ İLE GÖRÜŞME</strong></span></p>

<p><span style="color:#000000"><strong><img alt="" src="https://www.alevihaberler.com.tr/public/images/detay/km2.png" style="height:450px; width:760px" /></strong></span></p>

<p><span style="color:#000000">Anı evi ziyaretinin ardından Merkez Jupa Belediyesine geçen Sayit Yusuf ve heyeti, Belediye Başkanı Ariyan İbraim ve Belediye Konseyi Başkanı Halime Süleyman ile bir araya geldi.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Resmî görüşmede şu ana başlıklar öne çıktı:</span></p>

<p><span style="color:#000000">-Bölgenin kültürel değerlerinin korunması,</span></p>

<p><span style="color:#000000">-Ortak Türk kültür mirasının gelecek nesillere aktarılması,</span></p>

<p><span style="color:#000000">-Kültür alanındaki yeni iş birliği imkânlarının değerlendirilmesi.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Toplantıda, Türk Dünyası’nın ortak tarihî hafızasının yaşatılmasının büyük bir önem taşıdığı vurgulanırken, TÜRKSOY ile yerel kurumlar arasındaki kültürel bağların daha da geliştirilmesi yönünde kararlılık mesajı verildi.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Ziyaret programı, günün anısına gerçekleştirilen karşılıklı hediye takdimi ve hatıra fotoğrafı çekimiyle sona erdi.</span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 19 Jun 2026 13:55:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/06/turksoy-ataturkun-baba-ocaginda-1781872801.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>ABD-İran mutabakat zaptının tam metni</title>
                <category>DÜNYA</category>
                <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/abd-iran-mutabakat-zaptinin-tam-metni-3278</link>
                <guid>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/abd-iran-mutabakat-zaptinin-tam-metni-3278</guid>
                <description><![CDATA[ABD, İran ile savaşı sona erdirmek için varılan anlaşmanın tam metnini yayınladı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p style="text-align:start"><span style="color:#000000">ABD'li üst düzey bir yetkili, mutabakat zaptı (MOU) olarak bilinen anlaşmayı BBC de dahil olmak üzere medyaya okudu.</span></p>

<p style="text-align:start"><span style="color:#000000">Anlaşma, her iki tarafın da önümüzdeki 60 gün içinde nihai bir anlaşmaya varmak için görüşmelere devam etme taahhüdünü içeriyor ve ayrıca Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılmasına ve ABD'nin İran'a uyguladığı yaptırımları kaldırmasına da değiniyor.</span></p>

<p style="text-align:start"><span style="color:#000000">Aşağıda anlaşmanın 14 maddesinin tamamı yer almaktadır.</span></p>

<p style="text-align:start"><span style="color:#000000"><strong>1. Madde:</strong>&nbsp;Amerika Birleşik Devletleri ve İran İslam Cumhuriyeti ve mevcut savaştaki müttefikleri, bu Mutabakat Zaptı'nı imzalayarak, Lübnan da dahil olmak üzere tüm cephelerdeki askeri operasyonların derhal ve kalıcı olarak sona erdiğini ilan eder ve bundan böyle birbirlerine karşı herhangi bir savaş veya askeri operasyon başlatmamayı, birbirlerine karşı güç tehdidinde bulunmaktan veya güç kullanmaktan kaçınmayı ve Lübnan'ın toprak bütünlüğünü ve egemenliğini güvence altına almayı taahhüt ederler. Nihai anlaşma, Lübnan da dahil olmak üzere tüm cephelerdeki savaşın kalıcı olarak sona ermesini ve bu paragrafın diğer hükümlerini teyit edecektir.</span></p>

<p style="text-align:start"><span style="color:#000000"><strong>2. Madde:</strong>&nbsp;Amerika Birleşik Devletleri ve İran İslam Cumhuriyeti, birbirlerinin egemenliğine ve toprak bütünlüğüne saygı göstermeyi ve birbirlerinin iç işlerine müdahale etmekten kaçınmayı taahhüt ederler.</span></p>

<p style="text-align:start"><span style="color:#000000"><strong>3. Madde:</strong>&nbsp;Amerika Birleşik Devletleri ve İran İslam Cumhuriyeti, karşılıklı mutabakatla uzatılabilecek şekilde, en fazla 60 gün içinde nihai anlaşmaya varmak için müzakere etmeyi taahhüt ederler.</span></p>

<p style="text-align:start"><span style="color:#000000"><strong>4. Madde:</strong>&nbsp;Bu Mutabakat Zaptı'nın imzalanmasının hemen ardından, Amerika Birleşik Devletleri, İran İslam Cumhuriyeti'ne karşı uyguladığı deniz ablukasını ve her türlü rahatsızlığı veya engeli kaldırmaya başlayacak ve deniz ablukasını 30 gün içinde tamamen sona erdirecektir. Bu süre zarfında, gemi trafiği, İran İslam Cumhuriyeti tarafından yeniden tesis edilen savaş öncesi trafik sayısıyla orantılı olacaktır. Amerika Birleşik Devletleri ayrıca, nihai anlaşmanın ardından 30 gün içinde kuvvetlerini İran İslam Cumhuriyeti yakınlarından çekmeyi taahhüt eder.</span></p>

<p style="text-align:start"><span style="color:#000000"><strong>5. Madde:</strong>&nbsp;Bu Mutabakat Zaptı'nın imzalanmasının ardından, İran İslam Cumhuriyeti, ticari gemilerin 60 gün boyunca, yalnızca Basra Körfezi'nden Umman Denizi'ne ve Umman Denizi'nden Basra Körfezi'ne ücretsiz olarak güvenli geçişini sağlamak için azami gayreti gösterecektir. Ticari gemi trafiği derhal başlayacak ve İran İslam Cumhuriyeti tarafından taktiksel ve askeri engellerin kaldırılması ve mayın temizleme ihtiyacı göz önünde bulundurularak 30 gün içinde faaliyete geçirilecektir. İran İslam Cumhuriyeti, Hürmüz Boğazı'ndaki gelecekteki yönetim ve denizcilik hizmetlerini tanımlamak için Umman Sultanlığı ile diyalog kuracak ve ilgili uluslararası hukuka uygun olarak diğer Basra Körfezi kıyı devletleriyle görüşmelerde bulunacaktır. Hürmüz Boğazı kıyı devletlerinin egemenlik hakları.</span></p>

<p style="text-align:start"><span style="color:#000000"><strong>Madde 6:</strong>&nbsp;Amerika Birleşik Devletleri, bölgesel ortaklarla birlikte İran İslam Cumhuriyeti'nin yeniden inşası ve ekonomik kalkınması için en az 300 milyar dolar (225 milyar sterlin) tutarında kesin ve karşılıklı olarak kabul edilmiş bir plan geliştirmeyi taahhüt eder. Bu planın uygulanmasına yönelik mekanizma, 60 gün içinde nihai bir anlaşmanın parçası olarak kesinleştirilecektir. İlgili finansal işlemler için gerekli tüm lisanslar, muafiyetler ve izinler Amerika Birleşik Devletleri tarafından verilecektir.</span></p>

<p style="text-align:start"><span style="color:#000000"><strong>7. Madde:</strong>&nbsp;Amerika Birleşik Devletleri, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi kararları, Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (IAEA) Yönetim Kurulu kararları ve tüm tek taraflı ABD yaptırımları (birincil ve ikincil) dahil olmak üzere, İran İslam Cumhuriyeti'ne karşı uygulanan her türlü yaptırımı, üzerinde mutabık kalınan bir takvime göre sona erdirmeyi taahhüt eder. Nihai anlaşmanın bir parçası olarak, İran İslam Cumhuriyeti ve Amerika Birleşik Devletleri, yukarıda belirtilen yaptırımların sona erdirilmesi konusunun kritik önemini kabul eder ve bu konularda karşılıklı anlaşmaya varmak için müzakerelerde derhal bu konuları ele alma niyetlerini ifade ederler.</span></p>

<p style="text-align:start"><span style="color:#000000"><strong>8. Madde:</strong>&nbsp;İran İslam Cumhuriyeti, nükleer silah edinmeyeceğini veya geliştirmeyeceğini yeniden teyit eder. Amerika Birleşik Devletleri ve İran İslam Cumhuriyeti, yedinci paragrafta belirtilen takvime uygun olarak karşılıklı olarak üzerinde anlaşılacak bir mekanizma uyarınca, stoklanmış zenginleştirilmiş malzemenin tasfiyesi konusunda anlaşmaya varmışlardır; minimum yöntem, Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (IAEA) gözetiminde yerinde karıştırma olacaktır. İki taraf ayrıca, nihai anlaşmada üzerinde anlaşılacak tatmin edici bir çerçeve temelinde, İran İslam Cumhuriyeti'nin nükleer ihtiyaçlarıyla ilgili olarak zenginleştirme ve diğer karşılıklı olarak üzerinde anlaşılan konuları görüşmeyi kabul etmiştir. Nihai anlaşma, bu paragrafın hükümlerini teyit edecektir. Amerika Birleşik Devletleri ve İran İslam Cumhuriyeti, yukarıda belirtilen nükleer konuların kritik önemini kabul etmekte ve bu konularda karşılıklı anlaşmaya varmak için müzakerelerde derhal bu konuları ele alma niyetlerini ifade etmektedirler.</span></p>

<p style="text-align:start"><span style="color:#000000"><strong>9. Madde:</strong>&nbsp;Nihai anlaşmaya varılana kadar, Amerika Birleşik Devletleri ve İran İslam Cumhuriyeti mevcut durumu koruma konusunda anlaşmışlardır. İran İslam Cumhuriyeti nükleer programının mevcut durumunu koruyacak ve Amerika Birleşik Devletleri yeni yaptırımlar uygulamayacak ve bölgeye ek kuvvet konuşlandırmayacaktır.</span></p>

<p style="text-align:start"><span style="color:#000000"><strong>10. Madde:</strong>&nbsp;Amerika Birleşik Devletleri, bu Mutabakat Zaptı'nın imzalanmasının hemen ardından ve yaptırımların sona ermesine kadar, ABD Hazine Bakanlığı'nın İran ham petrolü, petrol ürünleri ve türevlerinin ihracatı ve bankacılık, işlemler, sigortalar, ulaşım vb. dahil olmak üzere tüm ilgili hizmetler için muafiyetler vereceğini taahhüt eder.</span></p>

<p style="text-align:start"><span style="color:#000000"><strong>Madde 11:</strong>&nbsp;Amerika Birleşik Devletleri, Mutabakat Zaptı'nın uygulanması üzerine İran İslam Cumhuriyeti'nin dondurulmuş veya kısıtlanmış fonlarını ve varlıklarını tamamen kullanıma açmayı taahhüt eder. Amerika Birleşik Devletleri ve İran İslam Cumhuriyeti, bu fonların serbest bırakılmasıyla ilgili prosedürler konusunda karşılıklı olarak anlaşacaklardır. Müzakereler sırasında, bu fonlar, ister asıl hesapta tutulsun ister transfer edilsin, İran İslam Cumhuriyeti Merkez Bankası tarafından belirlenen nihai alıcıya ödeme için tamamen kullanılabilir hale getirilecektir. Amerika Birleşik Devletleri, buna göre gerekli tüm lisans ve yetkilendirmeleri vermeyi taahhüt eder.</span></p>

<p style="text-align:start"><span style="color:#000000"><strong>12. Madde:</strong>&nbsp;Amerika Birleşik Devletleri ve İran İslam Cumhuriyeti, bu Mutabakat Zaptı'nın başarılı bir şekilde uygulanmasını ve nihai anlaşmaya uyulmasını izlemek üzere bir yürütme mekanizması kurulması konusunda anlaştılar.</span></p>

<p style="text-align:start"><span style="color:#000000"><strong>Madde 13:</strong>&nbsp;Mutabakat Zaptı'nın imzalanmasının ardından ve bu Mutabakat Zaptı'nın bir, dört, beş, on ve on birinci paragraflarının uygulanmasına başlanması ve bu önlemlerin uygulanmaya devam edilmesi şartıyla, Amerika Birleşik Devletleri ve İran İslam Cumhuriyeti, nihai anlaşmaya ilişkin müzakerelere münhasır olarak başlayacaktır.</span></p>

<p style="text-align:start"><span style="color:#000000"><strong>14. Madde:</strong>&nbsp;Nihai anlaşma, bağlayıcı bir Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi (BMGK) kararıyla onaylanacaktır.</span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 18 Jun 2026 14:20:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/06/abd-iran-mutabakat-zaptinin-tam-metni-1781782526.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Seyit Ali Sultan Dergahı’nın işgalcileri Pontus Soykırımı anmasında!</title>
                <category>DÜNYA</category>
                <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/seyit-ali-sultan-dergahinin-isgalcileri-pontus-soykirimi-anmasinda-3266</link>
                <guid>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/seyit-ali-sultan-dergahinin-isgalcileri-pontus-soykirimi-anmasinda-3266</guid>
                <description><![CDATA[Alevi Bektaşi inancının Balkanlardaki en önemli merkezlerinden birisi olan Batı Trakya’daki Seyit Ali Sultan Dergahı’nı işgal altında tutan Ahmet Kara Hüseyin, Türk düşmanı Yunan ırkçılarının Pontus Soykırımı tiyatrosunda boy gösterdi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="color:#000000">Yunanistan’ın Batı Trakya’daki Müslüman Türk varlığına yönelik asimilasyon, baskı ve böl-yönet politikaları kirli bir ittifakı daha gözler önüne serdi. </span></p>

<p><span style="color:#000000">Alevi-Bektaşi inancının en kutsal merkezlerinden biri olan Seyit Ali Sultan Dergâhı’nı<strong> </strong>yıllardır gayrimeşru şekilde işgal altında tutan Ahmet Kara Hüseyin</span><span style="color:#000000">, bu kez de Yunan ırkçılarının sözde “<strong><em>Pontus Soykırımı</em></strong>” yalanlarının mezesi oldu.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Yunan emekli korgeneral Lazaros Kampouridis’in sosyal medya hesabından paylaştığı skandal fotoğraflar, Batı Trakya Müslüman Türk azınlığı üzerinde oynanan tehlikeli oyunun ve uygulanan faşizan baskının açık bir kanıtı niteliğinde.</span></p>

<p><span style="color:#000000"><strong>İNANÇ İŞGALCİSİ VE KUKLA AHMET KARA HÜSEYİN</strong></span></p>

<p><img alt="" src="https://www.alevihaberler.com.tr/public/images/detay/karahmet.JPG" style="height:776px; width:677px" /></p>

<p><span style="color:#000000">Seyit Ali Sultan Dergâhı, hiçbir dini vasfı, soydan “<em><strong>dedelik</strong></em>” ya da dergahtan “<em><strong>babalık</strong></em>” icazeti olmayan Ahmet Kara Hüseyin ve ailesi tarafından adeta esir alınmış durumda. </span></p>

<p><span style="color:#000000">Dergâhın gerçek hak sahibi olan postnişin Mehmet Koç Dede’yi türlü entrikalarla, hatta fiziki şiddet uygulayarak kutsal mekandan uzaklaştıran Kara Hüseyin, şimdi de Yunan derin devletinin Müslüman azınlığı bölmek için kullandığı bir kukla olarak sahneye çıkıyor.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Sufli’deki 50. Mekanize Tugay bünyesinde düzenlenen ve Türk düşmanlığıyla bilinen emekli korgeneral Kampouridis’in baş konuşmacı olduğu sözde “<strong><em>Pontus Soykırımı</em></strong>” anma etkinliğine koşa koşa katılan Kara Hüseyin, kendi soyuna ve inancına ihanet ederken yakalandı.</span></p>

<p><span style="color:#000000"><strong>LOZAN ANTLAŞMASI AYAKLAR ALTINDA: MADDE 45 NEREDE?</strong></span></p>

<p><span style="color:#000000">Yunanistan devleti, Seyit Ali Sultan Dergâhı’nın yeniden gerçek Alevi-Bektaşi dede ve babalarının yönetimine geçmesini engelleyerek uluslararası hukuku açıkça çiğniyor.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Lozan Antlaşması’nın 45. Maddesi’ne göre, Yunanistan, Türkiye'nin gayrimüslim azınlığa tanıdığı tüm hakları, kendi topraklarındaki Müslüman azınlığa aynen tanımakla yükümlüdür.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Ancak Atina, Türkiye’deki Rum azınlığın vakıf ve dini özgürlüklerine karşılık, Batı Trakya’da tam bir hak gaspı uyguluyor. Kendi müftüsünü seçmek isteyen Müslüman Türk azınlığa hapis cezaları yağdıran, yeri geldiğinde faşist Altın Şafak üyelerini azınlığı korkutmak ve göçe zorlamak için sokaklara salan Yunanistan, şimdi de “özel hukuk kapsamında dini tüzel kişilik” oyunuyla Alevi Türkleri öz yurtlarında yalnızlaştırmaya çalışıyor.</span></p>

<p><span style="color:#000000"><strong>KÜSTAH İTİRAF: ANKARA’NIN EMELLERİNE ZIT...</strong></span></p>

<p><span style="color:#000000">Emekli korgeneral Kampouridis’in sosyal medyadaki küstah paylaşımları, Yunanistan’ın asıl niyetini ve bölgedeki Müslüman Türk azınlığı nasıl bir tehdit olarak gördüğünün de itirafı niteliğinde. </span></p>

<p><span style="color:#000000">Kampouridis’in şu sözleri, Batı Trakya’daki asimilasyon politikasının dışa vurumudur:</span></p>

<ul>
	<li>
	<p><span style="color:#000000">“<em><strong>Bu, Ankara'nın Yunan Trakya'sındaki emellerine zıt olarak, Yunan Hükümeti tarafından yapılan çok önemli bir tanımadır.</strong></em>”</span></p>
	</li>
	<li>
	<p><span style="color:#000000">“<strong><em>Yunan'ın kalbi her yerde atıyor!! Komotini'deki (Gümülcine) Türk Başkonsolosluğundan gelen baskıya rağmen bunu haykıran Yunanlılar varsa, ses daha da yükseliyor.</em></strong>”</span></p>
	</li>
</ul>

<p><span style="color:#000000"><strong>YUNANİSTAN ATEŞLE OYNUYOR!</strong></span></p>

<p><span style="color:#000000">Kendi kişisel menfaatleri ve koltuk sevdası uğruna, asırlık Türk-İslam mirası olan Seyit Ali Sultan Dergâhı’nı Yunan generalinin “<em><strong>Trakya’da gür bir şekilde esen Yunan ruhu</strong></em>” propagandasının malzemesi yapan Ahmet Kara Hüseyin ve çevresindeki birkaç kişiyi kullanan ırkçı Yunan odakları hesapsız ve ölçüsüz tahrikleri ile en büyük zararı Yunanistan’a veriyor.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Türkiye’nin yanında, Arnavutluk, Kuzey Makedonya, Bulgaristan da dahil olmak üzere tüm komşuları ile sorunlu olan Yunanistan’ın gerilim politikasında ısrarcı olması sonunda kaybedeceği açık olan bir kışkırtmadır.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Atina, uluslararası hukuku ve Lozan’ı hiçe sayan bu faşizan tiyatrolardan derhal vazgeçmeli, işgal altındaki Seyit Ali Sultan Dergâhı’nı gerçek sahiplerine, yani Alevi-Bektaşi toplumuna iade etmelidir!</span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 11 Jun 2026 18:06:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/06/seyit-ali-sultan-dergahinin-isgalcileri-pontus-soykirimi-anmasinda-1781191767.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Ali Rıza Özkan Ermenistan seçimlerini önceden bilmişti!</title>
                <category>DÜNYA</category>
                <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/ali-riza-ozkan-ermenistan-secimlerini-onceden-bilmisti-3262</link>
                <guid>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/ali-riza-ozkan-ermenistan-secimlerini-onceden-bilmisti-3262</guid>
                <description><![CDATA[Ermenistan’ın 7 Haziran 2026’da gerçekleştirdiği kritik parlamento seçimlerini Nikol Paşinyan kazandı. Gazeteci Ali Rıza Özkan, seçimlerden 5 gün önce JeopoliTürk Gündem Tv’de yaptığı analizde Paşinyan’ın galibiyetini net bir şekilde öngörmüştü.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<iframe width="640" height="360" src="https://www.youtube.com/embed/sel0pnm4Y9E" title="ERMENİSTAN&#39;A BİLE SÖZ GEÇİREMEYEN RUSYA. ERMENİSTAN SEÇİMLERİ RUS JEOPOLİTİĞİNİN ÇÖKÜŞÜ MÜDÜR?" frameborder="0" allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" allowfullscreen></iframe><p>Ermenistan’ın 7 Haziran 2026’da gerçekleştirdiği kritik parlamento seçimlerini Nikol Paşinyan kazandı. Gazeteci Ali Rıza Özkan, seçimlerden 5 gün önce JeopoliTürk Gündem Tv’de yaptığı analizde Paşinyan’ın galibiyetini net bir şekilde öngörmüştü.<br />
<br />
Özkan'ın dikkat çeken bir cümlesi de:"<em><strong>“Düşünün ki Paşinyan’ı kendisine düşman alan bir Rusya’dan söz ediyoruz… Eğer Ermenistan’a dahi sözünüz geçmiyorsa, oturup geri döneceksiniz. Bizim jeopolitiğimizde ne sorun var diyeceksiniz” </strong></em>oldu.<br />
<br />
<a href="https://www.youtube.com/watch?v=sel0pnm4Y9E"><span style="color:#c0392b"><strong>ALİ RIZA ÖZKAN'IN AÇIKLAMASINI İZLEMEK İÇİN LÜTFEN TIKLAYINIZ</strong></span></a></p>

<p>7 Haziran 2026 Pazar günü sandık başına giden Ermenistan’da seçim sonuçları Paşinyan’ın zaferiyle sonuçlandı. Bu gelişme, seçimlerden önce JeopoliTürk Gündem Tv’de yayınlanan özel programda Gazeteci Ali Rıza Özkan tarafından çarpıcı bir öngörüyle dile getirilmişti.</p>

<p>Programda <strong>Analist Gazeteci Bora Özizmirli’nin</strong> moderatörlüğünde, Analist Yazar <strong>Umut Berhan Şen ve Gazeteci Ali Rıza Özkan</strong>, Ermenistan seçimlerini değerlendirdi. Özkan, Rusya’nın Ermenistan ile yaşadığı gerilimi merkeze alarak, Rus jeopolitiğinin çöküş sürecine girdiğini savundu ve Paşinyan’ın seçimleri kazanacağını açıkça ifade etti.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">ALİ RIZA ÖZKAN’IN SEÇİM ÖNCESİ DEĞERLENDİRMESİ</span></span></span></strong></p>

<p>Ali Rıza Özkan programda şu açıklamalarda bulunmuştu:</p>

<p>&nbsp;<em><strong>“Önümüzdeki hafta Ermenistan’da seçimler var. 6 Haziran sanıyorum ya da 7 Haziran. Şimdi bu seçimleri de göreceğiz. Büyük ihtimalle Paşinyan, şu anda görünen o şekilde onun için söylüyorum, Paşinyan kazanacak.”</strong></em></p>

<p>Özkan, Rusya’nın 3 milyon nüfuslu küçük ve zayıf bir ülke olan Ermenistan’la kavga etmesinin, Moskova’nın jeopolitik doktrininin iflası anlamına geldiğini vurguladı. Rusya’nın Çarlık ve SSCB döneminden kalan <strong>“tahakküm”</strong> anlayışıyla 21. yüzyılda başarılı olamayacağını belirten Özkan, Ermenistan’ın coğrafi konumunu da analiz etti.</p>

<p>Ermenistan’ın Gürcistan, Azerbaycan, Türkiye ve İran ile çevrili olduğunu hatırlatan Özkan, bu ülkelerin hiçbirisiyle köklü stratejik ittifak kurmasının mümkün olmadığını, Rusya’nın ise bu ülkeyle bile baş edemediğini dile getirdi.</p>

<p><em><strong>“Düşünün ki Paşinyan’ı kendisine düşman alan bir Rusya’dan söz ediyoruz… Eğer Ermenistan’a dahi sözünüz geçmiyorsa, oturup geri döneceksiniz. Bizim jeopolitiğimizde ne sorun var diyeceksiniz”</strong></em></p>

<p><strong><span style="color:#2980b9"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">&nbsp;“RUS JEOPOLİTİĞİNİN ÇÖKÜŞÜ”</span></span></span></strong></p>

<p>Özkan, Rus jeopolitiğinin temel sorununun çevre ülkelerini “doğal egemenlik alanı” olarak görmesi ve onları tahakküm altına alma yaklaşımı olduğunu belirtti. Bunun 21. yüzyılda yürümeyeceğini savunarak, Ukrayna Savaşı’nın başlangıcını bu çöküşün miladı olarak nitelendirdi.</p>

<p>Türkiye’nin ise tam tersi bir yaklaşımla eşitlik temelinde ilişkiler kurduğunu örnek veren Özkan, Paşinyan’ın zaferinin hem Ermenistan halkı hem de bölge için, özellikle Türkiye için önemli kazanımlar sağlayacağını ifade etti.</p>

<p><em><strong>&nbsp;“Paşinyan’ın kazanması demek başka bir manada Türkiye’nin kazanması demek… Güney Kafkasya’da barışı sağlayan, barışın şemsiyesini kuran ülke oluyoruz.”</strong></em></p>

<p>Özkan, programın sonunda Paşinyan’ı şimdiden tebrik ederek sözlerini noktalamıştı.</p>

<p>Seçim sonuçları, Ali Rıza Özkan’ın analizini doğrular nitelikte oldu. Paşinyan’ın galibiyeti, Güney Kafkasya’daki güç dengeleri ve Türkiye-Ermenistan ilişkileri açısından yeni bir dönemin başlangıcı olarak değerlendiriliyor.</p>

<p><strong><a href="https://www.youtube.com/watch?v=sel0pnm4Y9E">Kaynak: JeopoliTürk Gündem Tv (2 Haziran 2026 tarihli yayın)</a></strong></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 08 Jun 2026 18:02:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/06/ali-riza-ozkan-ermenistan-secimlerini-onceden-bilmisti-1780932022.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>IMF raporu: Türkiye zirveye yerleşecek!</title>
                <category>DÜNYA</category>
                <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/imf-raporu-turkiye-zirveye-yerlesecek-3198</link>
                <guid>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/imf-raporu-turkiye-zirveye-yerlesecek-3198</guid>
                <description><![CDATA[IMF’nin güncel projeksiyonlarına göre Türkiye bu yıl Gayri Safi Yurt İçi Hasılasının yükselişiyle nüfusu Müslüman olan ülkeler arasında fark atarak ilk sıraya yerleşecek. Yıllardır lider olan Endonezya'nın geride kalmasıyla dengeler değişecek.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="color:#000000">TGRT Haber'de Türkiye ekonomisinin geleceğine dair dikkat çekici bir iddiaya yer verildi. Haberde, Uluslararası Para Fonunun (IMF) son verilerine göre Türkiye'de nominal Gayri Safi Yurt İçi Hasılanın (GSYH) 1,64 trilyon dolara çıkacağı öngörülürken Türkiye, bu ekonomik büyüklükle nüfusunun çoğunluğu Müslüman olan ülkeler arasında ilk sırada yer alacak, denildi.</span></p>

<p><span style="color:#000000"><strong>DÜNYA EKONOMİK GÖRÜNÜMÜ RAPORUNDA DİKKAT ÇEKEN VERİLER</strong></span></p>

<p><span style="color:#000000">IMF, nisan ayında yayımladığı Dünya Ekonomik Görünümü raporuna ilişkin veri haritasında, ülkelerin nominal GSYH'lerine dair güncel projeksiyonlara yer verdi.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Buna göre Türkiye'de GSYH'nin bu yıl 1,64 trilyon dolar seviyesine yükseleceği tahmin edildi.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Söz konusu projeksiyonda, Türkiye'nin ekonomik büyüklüğünün nüfusunun çoğunluğu Müslüman olan ülkeler arasında zirvede yer alması dikkati çekti.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Uzun süredir bu alanda sürdürdüğü liderliğini IMF'nin 2025 yılı tahminlerine göre Türkiye'ye kaptıran Endonezya'nın GSYH'sinin bu sene 1,54 trilyon dolar olacağı öngörüldü.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Nüfusunun çoğunluğu Müslüman olan ülkelerin ekonomik büyüklük sıralamasında Türkiye ve Endonezya'nın ardından gelen Suudi Arabistan'ın 2026'da 1,39 trilyon dolarlık GSYH'ye ulaşacağı tahmin edildi.</span></p>

<p><span style="color:#000000"><strong>YALNIZCA 3 EKONOMİ DİKKAT ÇEKTİ</strong></span></p>

<p><span style="color:#000000">Bu gruptaki trilyon dolarlık ekonomiye sahip olan ülkeler Türkiye, Endonezya ve Suudi Arabistan ile sınırlı kaldı.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Listenin devamında, yaklaşık 622 milyar dolarlık hacmiyle Birleşik Arap Emirlikleri, 516 milyar dolarla Malezya ve yaklaşık 511 milyar dolarla Bangladeş yer aldı.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Kuzey Afrika'nın en büyük ekonomilerinden Mısır'ın GSYH'sinin 2026'da yaklaşık 430 milyar dolara çıkacağı tahmin edildi.</span></p>

<p><span style="color:#000000">IMF'nin güncel projeksiyonunda Pakistan'a ilişkin 2026 GSYH tahmini yer almazken ülkenin geçen yıl 408 milyar dolarlık bir ekonomik büyüklüğe ulaştığı öngörüldü.</span></p>

<p><span style="color:#000000"><img alt="IMF raporunda dikkat çeken detay: Türkiye Müslüman ülkeler arasında zirveye yerleşecek" src="https://i.tgrthaber.com/images/2026/5/1/imf-raporunda-dikkat-ceken-detay-turkiye-musluman-ulkeler-arasinda-zirveye-yerlesecek-3297780_202605012243_3.png" style="height:1113px; width:1280px" /></span></p>

<p><span style="color:#000000"><strong>TÜRKİYE'NİN GSYH VERİLERİNDE SIÇRAMA</strong></span></p>

<p><span style="color:#000000">Analistler, Türkiye'nin GSYH verisindeki öngörülen sıçramada, imalat sanayisindeki genişleme, turizmdeki toparlanma, ihracat artışları ve dolar kuru etkilerinin ana unsurlar olarak öne çıktığını belirtti.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Bu unsurların bir araya gelmesinin Türkiye'nin nominal GSYH'sini nüfusunun çoğunluğu Müslüman olan ülkelerin önüne geçirdiğine işaret eden analistler, nüfus avantajı ve doğal kaynak zenginliğine rağmen Endonezya'nın bazı sektörlerdeki yavaşlama ve küresel emtia fiyatlarındaki dalgalanmalardan etkilendiğini ifade etti.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Analistler, bu ülke grubundaki diğer büyük ekonomilerin daha çok ham madde ve enerji ihracatına dayalı bir yapı sergilediğini vurgulayarak, Türkiye'nin sanayi ve hizmet ile çeşitlendirilmiş ekonomik yapısının büyüme ivmesini sürdürülebilir kıldığını kaydetti.</span></p>

<p><span style="color:#000000">IMF, ocak ayındaki tahminlerinde Türkiye ekonomisinin 2026'da yüzde 4,2 büyüyeceğini öngörmüştü.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Nisan ayında ise yüksek petrol ve doğal gaz fiyatlarının ekonomik faaliyeti olumsuz etkileyeceğini belirten IMF, Türkiye için 2026 reel büyüme tahminini yüzde 3,4'e revize etmişti.</span></p>

<p><span style="color:#000000"><em>IMF'nin güncel projeksiyonlarına göre nüfusunun çoğunluğu Müslüman olan ülkelerin ekonomik büyüklük (milyar dolar) sıralaması şöyle:</em></span></p>

<p><em><span style="color:#000000"><img alt="" src="https://www.alevihaberler.com.tr/public/images/detay/tgrt.JPG" style="height:457px; width:773px" /></span></em></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sat, 02 May 2026 11:04:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/05/imf-raporu-turkiye-zirveye-yerlesecek-1777709653.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Almanya&#039;da camiye saldırdılar</title>
                <category>DÜNYA</category>
                <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/almanyada-camiye-saldirdilar-3197</link>
                <guid>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/almanyada-camiye-saldirdilar-3197</guid>
                <description><![CDATA[Almanya'da bir caminin mermer duvarı tahrip edildi, mermerin üzerindeki hilale domuz başı yerleştirilerek kanla caminin girişi kirletildi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="color:#000000">HABER MERKEZİ / ALMANYA- Münih yakınlarındaki Memmingen ilçesinde bulunan Diyanet İşleri Türk İslam Birliğine (DİTİB) yönelik saldırıyla ilgili polisten yapılan yazılı açıklamada, saldırıyla ilgili soruşturma başlatıldığı bildirildi.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Açıklamada, gece yerel saatle 04.30 sularında, caminin tepesinde hilal bulunan yaklaşık 1,5 metre yükseklikteki mermer duvarının tahrip edildiği belirtildi.</span></p>

<p><span style="color:#000000"><strong>HİLALİN ÜZERİNE DOMUZ BAŞI</strong></span></p>

<p><span style="color:#000000">Saldırıda kimliği belirsiz kişilerin muhtemelen hayvan kanıyla dolu balonları giriş kapısına attıkları ve hilal sembolünün üzerine kesilmiş bir domuz başı yerleştirdikleri aktarılan açıklamada, saldırının ardından faillerin kaçtığı ifade edildi.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Delillerin toplanmasının ardından Federal Kriminal Dairesince soruşturma başlatıldığı belirtilerek, alanın Memmingen İtfaiyesi ve Memmingen Belediyesi tarafından temizlendiği bilgisi paylaşıldı.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Memmingen polisi, görgü tanıkları ya da olayla ilgili bilgi verebilecek kişilerin kendilerine ulaşabileceğini kaydetti.</span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 01 May 2026 21:44:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/05/almanyada-camiye-saldirdilar-1777661611.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Şam&#039;ın Seyyide Zeynep bölgesinde patlama- ölü ve yaralı var!</title>
                <category>DÜNYA</category>
                <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/samin-seyyide-zeynep-bolgesinde-patlama-olu-ve-yarali-var-3196</link>
                <guid>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/samin-seyyide-zeynep-bolgesinde-patlama-olu-ve-yarali-var-3196</guid>
                <description><![CDATA[Şam'ın Şii nüfusun yoğunluğuyla bilinen Seyyide Zeynep bölgesinde bugün meydana gelen şiddetli bir patlama sonrasında Seyyide Zeynep Türbesi’nde hatip olarak görev yapan Ferhan Hassan el-Mansur'un hayatını kaybettiği öğrenildi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="color:#000000"><strong>HABER MERKEZİ / ŞAM-</strong> Suriye’nin başkenti Şam’ın kırsalında yer alan ve Şii nüfusun yoğunluğuyla bilinen Seyyide Zeynep bölgesinde bugün şiddetli bir patlama meydana geldi. İlk belirlemelere göre olayda bir sivil yaralanırken, bölgenin tanınmış din adamlarından Ferhan Hassan el-Mansur hayatını kaybetti.</span></p>

<p><strong><span style="color:#000000">OLAYIN GELİŞİMİ</span></strong></p>

<p><span style="color:#000000">Görgü tanıklarından alınan bilgilere göre, seyir halindeki sivil bir araca kimliği belirsiz kişi veya kişilerce <strong>el bombası</strong> atıldı. </span></p>

<p><span style="color:#000000">Saldırının hemen ardından araçta büyük bir patlama meydana geldi.</span></p>

<p><strong><span style="color:#000000">CAN KAYBI VE YARALILAR</span></strong></p>

<ul>
	<li>
	<p><span style="color:#000000"><strong>Ferhan Hassan el-Mansur:</strong> Seyyide Zeynep Türbesi’nde hatip olarak görev yapan Şii din adamının, patlayan aracın içerisinde olduğu ve olay yerinde yaşamını yitirdiği bildirildi.</span></p>
	</li>
	<li>
	<p><span style="color:#000000"><strong>Sivil Yaralanma:</strong> Patlama sırasında çevrede bulunan bir sivilin yaralandığı ve bölgedeki en yakın hastaneye sevk edildiği öğrenildi.</span></p>
	</li>
</ul>

<p><strong><span style="color:#000000">GÜVENLİK ÖNLEMLERİ VE SORUŞTURMA</span></strong></p>

<p><span style="color:#000000">Patlamanın ardından iç güvenlik güçleri bölgeyi kordon altına alarak giriş-çıkışları kapattı. </span></p>

<p><span style="color:#000000">Olay yerine intikal eden uzman ekipler, enkaz üzerinde teknik incelemelere başladı.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Yetkililer, olayın planlı bir <strong>suikast</strong> mı olduğu yoksa araçtaki bir mühimmatın <strong>kazara</strong> infilak etmesi sonucu mu yaşandığı üzerinde titizlikle duruyor.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Şu ana kadar saldırıyı üstlenen herhangi bir grup olmazken, güvenlik birimlerinin geniş çaplı soruşturması devam ediyor. Bölgedeki gergin bekleyiş sürüyor.</span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 01 May 2026 21:30:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/05/samin-seyyide-zeynep-bolgesinde-patlama-olu-ve-yarali-var-1777660557.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Kerkük’ün yeni valisi ITC Başkanı Mehmet Seman Ağa oldu</title>
                <category>DÜNYA</category>
                <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/kerkukun-yeni-valisi-itc-baskani-mehmet-seman-aga-oldu-3173</link>
                <guid>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/kerkukun-yeni-valisi-itc-baskani-mehmet-seman-aga-oldu-3173</guid>
                <description><![CDATA[Irak’ın Kerkük vilayeti valiliği görevine, Irak Türkmen Cephesi (ITC) Başkanı Mehmet Seman Ağa seçildi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="color:#000000">Irak Türkmen Cephesi (ITC) Genel Başkanı Mehmet Seman Ağa, Kerkük İl Meclisi üyeleri tarafından yapılan oylama sonucunda vali olarak seçildi.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Bu gelişmeyle birlikte, yaklaşık 100 yıl aradan sonra Kerkük’ü bir Türkmen vali yönetecek.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Kerkük İl Meclisi’nin sabah saatlerinde gerçekleştirmeyi planladığı oturum, yasal çoğunluk sağlanamadığı için yapılamadı. Oturum daha sonra saat 18.00’e ertelendi.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Bu süreçte ITC Genel Başkanı Mehmet Seman Ağa, yoğun ilgi ve kalabalık eşliğinde Kerkük Valiliği binasına ulaştı. İl meclisi çevresinde hareketli anlar yaşandı.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Akşam saatlerinde gerçekleştirilen oturumun ardından Mehmet Seman Ağa, Kerkük İl Meclisi üyeleri tarafından yapılan oylama sonucunda resmen vali olarak seçildi.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Siyasi anlaşmalar gereği Kerkük’te dönüşümlü valilik sistemine geçildi.</span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 16 Apr 2026 21:42:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/04/kerkuk-valisi-irak-turkmen-cephesi-baskani-muhammed-seman-aga-oldu-1776365366.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Hizbullah Lideri: Türkiye’de Sünni-Şii geriliminin arkasında ABD, İsrail var!</title>
                <category>DÜNYA</category>
                <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/hizbullah-lideri-turkiyede-sunni-sii-geriliminin-arkasinda-abd-israil-var-3167</link>
                <guid>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/hizbullah-lideri-turkiyede-sunni-sii-geriliminin-arkasinda-abd-israil-var-3167</guid>
                <description><![CDATA[Hizbullah Genel Sekreteri Şeyh Naim Kasım, İsrail’le yürütülen diplomatik temasları “teslimiyet süreci” olarak nitelendirerek reddetti; ulusal birlik çağrısı yapıp çözümün ancak direniş ve güç dengesiyle mümkün olacağını vurguladı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="color:#000000"><strong>HABER MERKEZİ / İSTANBUL-</strong> Hizbullah Genel Sekreteri Şeyh Naim Kasım’dan Ankara’yı da içine alan kirli bir "<em><strong>psikolojik harp</strong></em>" senaryosuna dair çarpıcı ifşalar geldi. </span></p>

<p><span style="color:#000000">Kasım, Türkiye’nin adının karıştırılmaya çalışıldığı "<em><strong>mezhepsel fitne</strong></em>" operasyonunun bizzat ABD ve İsrail tarafından yönetildiğini ilan etti.</span></p>

<p><span style="color:#000000"><strong>"İsrail'in uşakları başarısız olacak"</strong></span></p>

<p><span style="color:#000000">Şeyh Naim Kasım, son dönemde özellikle sosyal medya üzerinden körüklenen "<strong><em>Türkiye’nin Sünni-Şii gerilimini tetiklediği</em></strong>" yönündeki iddiaların, direniş cephesini ve bölge ülkelerini parçalamaya yönelik bir tuzak olduğunu belirtti. </span></p>

<p><span style="color:#000000">Lübnan medyasında (Al Mayadeen) geniş yankı uyandıran açıklamasında Kasım şunları söyledi:</span></p>

<p><span style="color:#000000">"<strong><em>Türkiye'nin Sünniler ile Şiiler arasında sorun yarattığına dair dezenformasyon yayıyorlar. Bu fitnenin arkasında Amerikalılar, İsrailliler ve onların yerli uşakları var. Tek amaçları; bizi birbirimize kırdırıp, her iki taraftan da kurtulmak.</em></strong>"</span></p>

<p><span style="color:#000000"><strong>Türkiye mesajı: "Sünni kardeşlerimizle tek yüreğiz"</strong></span></p>

<p><span style="color:#000000">Kasım, Türkiye’nin bölgedeki Sünni dünyası için taşıdığı önemi ve iki toplum arasındaki tarihsel bağları şu sözlerle pekiştirdi:</span></p>

<p><span style="color:#000000">"<em><strong>Biz, Sünni kardeşlerimizle tek yüreğiz. Bu ihtilafı başaramayacaklar. İhtilafın başını kaldırmasına asla izin vermeyeceğiz.</strong></em>"</span></p>

<p><span style="color:#000000"><strong>İsrail’in "Sözlü Savaşı"na karşı stratejik kalkan</strong></span></p>

<p><span style="color:#000000">İsrail hükümetinin son dönemde Türkiye'ye karşı açtığı sözlü savaşa ve Ankara'yı hedef alan provokatif açıklamalara dikkat çeken uzmanlar, Kasım'ın bu çıkışını "<em><strong>stratejik bir kalkan</strong></em>" olarak nitelendiriyor.</span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 15 Apr 2026 13:07:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/04/hizbullah-lideri-turkiyede-sunni-sii-geriliminin-arkasinda-abd-israil-var-1776248400.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>İran Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan’dan Erdoğan’a teşekkür ve dayanışma mesajı</title>
                <category>DÜNYA</category>
                <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/iran-cumhurbaskani-pezeskiyandan-erdogana-tesekkur-ve-dayanisma-mesaji-3132</link>
                <guid>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/iran-cumhurbaskani-pezeskiyandan-erdogana-tesekkur-ve-dayanisma-mesaji-3132</guid>
                <description><![CDATA[İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşykiyan, Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın “saldırgan Siyonist rejimi” kınama konusundaki kararlı tutumunu övdü.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın<strong> “saldırgan Siyonist rejimi”</strong> kınama konusundaki kararlı tutumunu övdü.</p>

<p>Pezeşkiyan, X (Twitter) hesabından yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı:</p>

<p><em><strong>&nbsp;“T.C. Cumhurbaşkanı, aziz kardeşim Sayın R.T. Erdoğan’ın saldırgan Siyonist rejimi kınama konusundaki kararlı tutumu takdire şayandır. Kardeş Türk milleti, uzun yıllardır İslam ümmetiyle dayanışmada önemli bir rol üstlenmiştir. Bu şerefli yolu, ilahî lütufla birlikte devam edeceğiz.”</strong></em></p>

<p>Açıklamada, Türkiye ile İran arasındaki kardeşlik vurgusu ön plana çıkarılarak, iki ülkenin İslam dünyası ile dayanışmasının süreceği mesajı verildi.</p>

<p>Bu mesaj, İran’ın son dönemde bölgedeki gelişmelere ilişkin Türkiye ile ortak tutum sergilediği bir dönemde geldi. Pezeshkian’ın paylaşımı, iki ülke arasındaki siyasi ve stratejik yakınlaşmayı bir kez daha teyit etti.<br />
<br />
Kaynak link:&nbsp;<a href="https://x.com/drpezeshkian/status/2036752643981279550">https://x.com/drpezeshkian/status/2036752643981279550</a></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 26 Mar 2026 04:07:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/03/iran-cumhurbaskani-pezeskiyandan-erdogana-tesekkur-ve-dayanisma-mesaji-1774487610.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Dünyada bir ilk: Çin’de polis bir robotu gözaltına aldı!</title>
                <category>DÜNYA</category>
                <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/dunyada-bir-ilk-cinde-polis-bir-robotu-gozaltina-aldi-3130</link>
                <guid>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/dunyada-bir-ilk-cinde-polis-bir-robotu-gozaltina-aldi-3130</guid>
                <description><![CDATA[Çin’de bir robotun yaşlı bir kadını rahatsız etmesi üzerine, polis müdahale etti. Olayda robot kontrol altına alındı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="color:#000000">Çin’in Makao kentinde yaşanan olay, teknoloji ve güvenlik tartışmalarını yeniden gündeme taşıdı. Yerel saatle 21.00 sıralarında bir konut kompleksinin dışında meydana gelen olayda, Unitree G1 tipi bir robotun 70’li yaşlardaki bir kadını rahatsız ettiği öne sürüldü. İhbar üzerine olay yerine gelen polis ekipleri, robota müdahale ederek cihazı bulunduğu yerden uzaklaştırdı ve inceleme süreci başlatıldı.</span></p>

<p><span style="color:#000000"><strong>Yaşlı kadının tepkisi dikkat çekti</strong></span></p>

<p><span style="color:#000000">Görgü tanıklarının aktardığına göre, robot kadına yaklaşarak tekrarlayan hareketler sergiledi. Sosyal medyada paylaşılan görüntülerde, yaşlı kadının robota bağırdığı ve elindeki çantayı sallayarak tepki gösterdiği görülüyor. Kadının, “Kalp atışlarımı hızlandırıyorsun! Yapacak bir sürü işin var, bununla ne uğraşıyorsun? Delirdin mi sen?” şeklinde bağırdığı anlar da kayıtlara yansıdı.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Polis yetkilileri, kadının o sırada telefonuna bakmak için durduğunu ve robotun arkasında beklediğini belirtti. Yaşlı kadının, robotun kendisini sessiz şekilde takip ettiğini fark etmesi üzerine paniğe kapıldığı ifade edildi.</span></p>

<p><span style="color:#000000"><strong>Robot operatörüne teslim edildi</strong></span></p>

<p><span style="color:#000000">Olayın ardından robot resmi olarak “gözaltına alınmasa” da polis ekipleri tarafından bulunduğu yerden kaldırılarak kontrol altına alındı. Daha sonra cihaz, 50’li yaşlarında olduğu belirtilen operatörüne teslim edildi. Yetkililer, operatöre daha dikkatli olması yönünde uyarıda bulundu.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Kadının ise robotun operatörü hakkında şikâyetçi olmayacağını söylediği bildirildi.</span></p>

<p><span style="color:#000000"><strong>Robotun bir eğitim merkezine ait olduğu açıklandı</strong></span></p>

<p><span style="color:#000000">Yetkililer, robotun yakınlardaki bir eğitim merkezine ait olduğunu açıkladı. Söz konusu merkezin, tanıtım faaliyetleri kapsamında Unitree G1 model robotu kullandığı belirtildi. Eğitim merkezinin sözcüsü Towin Mak, robotun bölgeden ayrılırken yaşlı kadınla karşılaştığını ifade etti.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Mak, olay sırasında robotun hem otonom programlama hem de uzaktan kontrol sistemiyle yönetildiğini belirtti. Robotun operatörü de yaşanan rahatsızlıktan dolayı kamuoyundan özür diledi.</span></p>

<p><span style="color:#000000"><strong>Olay sosyal medyada gündem oldu</strong></span></p>

<p><span style="color:#000000">Yaşanan olayın görüntüleri kısa sürede sosyal medyada geniş yankı uyandırdı. Kullanıcılar, özellikle insanların bulunduğu alanlarda kullanılan robotların güvenliği ve denetimi konusunda tartışma başlattı. Bazı kullanıcılar, yapay zekâ destekli sistemlerin daha sıkı kurallara tabi tutulması gerektiğini savundu.</span></p>

<p><span style="color:#000000"><strong>Robot güvenliği yeniden tartışılıyor</strong></span></p>

<p><span style="color:#000000">Uzmanlar, kamuya açık alanlarda kullanılan robotların belirli güvenlik ve etik kurallar çerçevesinde çalışması gerektiğine dikkat çekiyor. Bu tür cihazların davranışlarının düzenli olarak denetlenmesi ve olası risklerin önceden tespit edilmesi gerektiği vurgulanıyor.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Yetkililer, olayla ilgili incelemenin sürdüğünü ve robotun bu davranışı sergilemesine neden olan teknik ya da yazılımsal bir sorun olup olmadığının araştırıldığını açıkladı. Olay, gelişen robot teknolojilerinin günlük yaşamda nasıl kullanılacağına ilişkin tartışmaları yeniden gündeme getirdi.</span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 25 Mar 2026 15:38:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/03/dunyada-bir-ilk-cinde-polis-bir-robotu-gozaltina-aldi-1774442563.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Batı Trakya Türk Azınlığı temsilcileri sorunlarını AGİT&#039;e taşıdı</title>
                <category>DÜNYA</category>
                <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/bati-trakya-turk-azinligi-temsilcileri-sorunlarini-agite-tasidi-3125</link>
                <guid>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/bati-trakya-turk-azinligi-temsilcileri-sorunlarini-agite-tasidi-3125</guid>
                <description><![CDATA[Batı Trakya Türk Azınlığı temsilcileri, Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı tarafından Viyana’da düzenlenen 2026 yılı 1. Tamamlayıcı İnsani Boyut Toplantısı’na katılarak, Azınlık haklarına ilişkin sorunları uluslararası platforma taşıdı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="color:#000000">Batı Trakya Türk Azınlığı temsilcileri, Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı tarafından Viyana’da düzenlenen 2026 yılı 1. Tamamlayıcı İnsani Boyut Toplantısı’na katılarak, Azınlık haklarına ilişkin sorunları uluslararası platforma taşıdı.</span></p>

<p><span style="color:#000000">“<em><strong>Demokratik Dayanıklılık için Yasa Yapımı</strong></em>” başlıklı toplantı Açılış Oturumunun ardından çalışma oturumları ile devam etti.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Toplantının “<em><strong>Demokrasileri Korumak: Demokratik Yasa Yapımı ve Uluslararası Aktörlerin Rolü</strong></em>” konulu ilk oturumunda BTAYTD temsilcisi söz alarak uluslararası korumanın azınlıkların dilini, kültürünü ve kimliğinin muhafazasındaki önemine değindi. Temsilci, Batı Trakya Türk Azınlığının haklarının uluslararası Lozan Antlaşması ile koruma altına alındığını, ancak Yunanistan’ın uluslararası yükümlülüklerinin aksine Türk azınlığın eğitim, kültürel ve vakıf mallarının idaresi alanında haklarını ihlal ettiğini ifade etti.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Toplantının “<em><strong>Demokratik Yasa Yapımını Savunmada Sivil Toplum ve Bağımsız Denetim</strong></em>” başlıklı ikinci oturumunda Seçek Azınlık Eğitim ve Kültür Derneği temsilcisi söz alarak Türk Azınlığın statüsünü ve haklarını belirleyen Lozan Antlaşmasının ulusal yasalarla değiştirilemeyeceğini belirtti. </span></p>

<p><span style="color:#000000">Batı Trakya’da yaşayan Alevi-Bektaşilerin Türk azınlıktan ayrı bir topluluk olarak değerlendirilemeyeceği ifade edilirken, 2025 Ağustosunda azınlık temsilcileri ile istişare edilmeden Yunan Parlamentosunda kabul edilen yasanın Türk Azınlık mensubu Alevi-Bektaşilerin beklentilerini karşılamaktan uzak olduğu belirtildi.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Aynı oturumda söz alan BTAYTD temsilcisi ise azınlıkların yasa yapım süreçlerine dahil edilmesinin önemini vurguladı. Bu doğrultuda Yunanistan’ın Türk azınlığın sorunlarını çözmek için azınlığın genelinin temsilci olarak kabul ettiği Batı Trakya Türk Azınlığı Danışma Kurulu’nun talep ve endişelerini göz önünde bulundurması gerektiğini belirtti.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Toplantı &nbsp;“<strong><em>Demokratik Yasa Yapımında Yargısal Denetim ve Hesap Verebilirlik</em></strong>” konulu oturumla devam etti. Bu oturumda DEB Partisi temsilcisi söz alarak Türk Azınlığın dernekleşme özgürlüğü, anadilde eğitim hakkı ve dini liderini seçme hakkı alanında karşılaştığı hak ihlallerini dile getirdi. DEB Partisinin Yunanistan’da insan ve azınlık hakları merkezli siyaset yapan, parti içi yönetimde kadın-erkek eşitliğini gözeten Türk azınlığın tek siyasi partisi olduğunu vurguladı. DEB Partisi Yunanistan’a Türk azınlık ile diyalog kurmaya, hukukun üstünlüğü ve demokratik ilkelere saygı duyma çağrısında bulundu.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Aynı oturumda BTAYTD temsilcisi bir daha söz alarak Yunanistan’daki hukuki denetim mekanizmalarının yetersizliklerine değindi. Bu doğrultuda Türk Dernekleri alanında yıllardır uygulanmayan AİHM kararlarını örnek vererek AGİT katılımcı devletlerini gerekli yargı düzenlemelerini yapması için Yunanistan’a çağrıda bulunmaya davet etti.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Her oturum sonunda cevap hakkını kullanan Yunanistan Batı Trakya’da yaşayan azınlığın Müslüman azınlık olduğunu ve eşit Yunan vatandaşları olarak her türlü haktan ve pozitif ayrımcılıklardan yararlandığını iddia etti.</span></p>

<p><span style="color:#000000">İki gün süren toplantı kapanış oturumu ile son buldu.&nbsp;</span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 23 Mar 2026 14:30:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/03/bati-trakya-turk-azinligi-temsilcileri-sorunlarini-agite-tasidi-1774265830.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Müslüman ülkeler dış işleri bakanları İsrail&#039;i kınadı!</title>
                <category>DÜNYA</category>
                <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/musluman-ulkeler-dis-isleri-bakanlari-israili-kinadi-3114</link>
                <guid>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/musluman-ulkeler-dis-isleri-bakanlari-israili-kinadi-3114</guid>
                <description><![CDATA[Türkiye, 12 Müslüman ülkenin Dışişleri Bakanı'nın Riyad'daki toplantısının sonunda duyurulan ortak açıklamaya, savaşın esas sorumlusunun İsrail olduğunu ekletti.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="color:#000000">Türkiye, Azerbaycan, Suriye, Bahreyn, Mısır, Ürdün, Kuveyt, Lübnan, Pakistan, Katar, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri'nin (BAE) dışişleri bakanları, İran'ın Körfez ülkelerine yönelik saldırılarını ele almak üzere Suudi Arabistan'ın başkenti Riyad'da bir istişare toplantısı yaptılar.</span></p>

<p><strong><span style="color:#000000">KÖRFEZ ÜLKELERİNE YAPILAN İRAN SALDIRILARINA TEPKİ</span></strong></p>

<p><span style="color:#000000">Körfez ülkeleri, İran'ın kendilerini hedef alarak ABD'ye karşı şantaj aracı olarak kullanmak istemesinden duyduğu rahatsızlığı dile getirdi.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Edinilen bilgilere göre, ABD ve İsrail tarafından İran'a yönelik saldırıların ise toplantının konusu olmadığı kaydedildi.</span></p>

<p><strong><span style="color:#000000">TÜRKİYE DEVREYE GİRDİ, İSRAİL'E TEPKİ AÇIKLAMAYA EKLETİLDİ</span></strong></p>

<p><span style="color:#000000">Ancak bu noktada Türkiye devreye girdi. </span></p>

<p><span style="color:#000000">Toplantı sonrası yapılan ortak açıklamaya, İsrail'i eleştiren kısmı Ankara ekletti. </span></p>

<p><span style="color:#000000">Türkiye, savaşın gerçek sorumlusu olarak İsrail'in yayılmacı politikalarına işaret edilmesini sağladı.</span></p>

<p><strong><span style="color:#000000">TÜRKİYE, İRAN KONUSUNDA SOĞUKKANLI VE SAĞDUYULU</span></strong></p>

<p><span style="color:#000000">Bilindiği üzere, Türkiye'nin İran konusunda soğukkanlı ve sağduyulu bir politikası var. </span></p>

<p><span style="color:#000000">İran'dan ateşlenen füzelere rağmen Türkiye soğukkanlılığını şu ana kadar korudu ve İran'ı doğrudan hedef almadı.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Ancak Ankara, İran'ın Körfez ülkelerine yaptığı saldırılardan da rahatsız. </span></p>

<p><span style="color:#000000">Bu saldırıların, bölgedeki gerilimi daha fazla artırdığını ve&nbsp;ekonomik istikrarsızlık başta olmak üzere gelişmelerin&nbsp;dünyayı kötü etkilediğini söylüyor.</span></p>

<p><strong><span style="color:#000000">AÇIKLAMA METNİ ŞU ŞEKİLDE:</span></strong></p>

<p><span style="color:#000000">1. Türkiye Cumhuriyeti, Azerbaycan Cumhuriyeti, Bahreyn Krallığı, Mısır Arap Cumhuriyeti, Ürdün Haşimi Krallığı, Kuveyt Devleti, Lübnan Cumhuriyeti, Pakistan İslam Cumhuriyeti, Katar Devleti, Suudi Arabistan Krallığı, Suriye Arap Cumhuriyeti, ve Birleşik Arap Emirlikleri Dışişleri Bakanları, İran saldırılarına ilişkin olarak hicri 29 Ramazan 144, miladi 18 Mart 2026 Çarşamba günü Riyad’da istişari bir bakanlar toplantısı gerçekleştirmiştir.</span></p>

<p><span style="color:#000000">2. Bakanlar, İran'ın Körfez İşbirliği Konseyi ülkelerine, Ürdün Haşimi Krallığı'na, Azerbaycan Cumhuriyeti'ne ve Türkiye Cumhuriyeti'ne yönelik saldırılarını ele almış; balistik füzeler ve insansız hava araçlarıyla gerçekleştirilen ve yerleşim alanlarını, sivil altyapıyı -petrol tesisleri, tuzdan arındırma tesisleri, havalimanları, konut binaları ve diplomatik misyonlar dahil- hedef alan bu kasıtlı İran saldırılarını kınadıklarını ve reddettiklerini teyit etmişlerdir. Bakanlar, bu tür saldırıların hiçbir gerekçeyle veya hiçbir şekilde meşrulaştırılamayacağını vurgulamışlardır. Ayrıca devletlerin, Birleşmiş Milletler Şartı'nın 51. maddesi uyarınca kendilerini savunma hakkına sahip olduklarını ifade etmişlerdir.</span></p>

<p><span style="color:#000000">3. Bakanlar, İran'a saldırılarını derhal durdurma çağrısında bulunmuş ve uluslararası hukuk, uluslararası insancıl hukuk ve iyi komşuluk ilkelerine saygı gösterilmesinin, tırmanmanın sona erdirilmesi, bölgenin güvenlik ve istikrarının sağlanması ve krizlerin çözümünde diplomasinin teşvik edilmesi için ilk adım olduğunu vurgulamışlardır. Bakanlar ayrıca İran ile ilişkilerin geleceğinin, devletlerin egemenliğine saygı gösterilmesine, iç işlerine karışılmamasına, egemenliklerinin veya topraklarının herhangi bir şekilde ihlal edilmemesine ve askeri kabiliyetlerin bölge ülkelerini tehdit edecek şekilde kullanılmaması veya geliştirilmemesine bağlı olduğunu belirtmişlerdir.</span></p>

<p><span style="color:#000000">4. Bakanlar, İran'ın, tüm saldırıların derhal durdurulmasını, komşu devletlere yönelik her türlü provokatif eylem veya tehdidin koşulsuz biçimde sona erdirilmesini ve İran'ın kendi hedeflerine hizmet etmek üzere Arap ülkelerindeki bağlantılı milisleri destekleme, finanse etme ve silahlandırma faaliyetlerini durdurmasını öngören 2817 (2026) sayılı Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi Kararı'nı uygulama yükümlülüğüne uyması gerektiğini vurgulamışlardır. Ayrıca İran'ın, Hürmüz Boğazı'nda uluslararası deniz trafiğini kapatmaya veya engellemeye yönelik herhangi bir tedbir veya tehdide başvurmaktan ve Bab el-Mendeb'de deniz güvenliğini tehlikeye atmaktan kaçınması gerektiğini ifade etmişlerdir.</span></p>

<p><span style="color:#000000"><strong>5. Bakanlar, Lübnan'ın güvenliği, istikrarı ve toprak bütünlüğüne desteklerini yinelemiş; Lübnan devletinin egemenliğinin ülkenin tüm topraklarında etkinleştirilmesini ve silahların devletin tekelinde tutulmasına ilişkin Lübnan hükümeti kararını desteklediklerini belirtmişlerdir. Ayrıca İsrail'in Lübnan'a yönelik saldırganlığını ve bölgedeki yayılmacı politikasını kınamışlardır.</strong></span></p>

<p><span style="color:#000000">6. Bakanlar, gelişmeleri izlemek ve ortaya çıkan meseleleri değerlendirmek amacıyla bu konudaki yoğun istişare ve koordinasyonu sürdürme kararlılıklarını teyit etmiş; ortak tutumların oluşturulmasını ve güvenlik, istikrar ve egemenliklerini korumak, İran’ın topraklarına yönelik HAİN saldırılarını durdurmak için gerekli meşru tedbir ve uygulamaların benimsenmesini sağlayacak şekilde çalışmalarını sürdüreceklerini ifade etmişlerdir."</span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 19 Mar 2026 16:56:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/03/musluman-ulkeler-dis-isleri-bakanlari-israili-kinadi-1773928928.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Marjorie Taylor Greene, Trump&#039;ın İran politikasına sert tepki gösterdi</title>
                <category>DÜNYA</category>
                <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/marjorie-taylor-greene-trumpin-iran-politikasina-sert-tepki-gosterdi-3108</link>
                <guid>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/marjorie-taylor-greene-trumpin-iran-politikasina-sert-tepki-gosterdi-3108</guid>
                <description><![CDATA[ABD Temsilciler Meclisi'nin eski üyesi Marjorie Taylor Greene, Başkan Donald Trump'ın İran'a yönelik olası askeri hamlelerine karşı sert bir çıkış yaptı. Greene, "Çoğu Amerikalı bu savaşa tamamen karşı" diyerek, ülkenin iç sorunlarının öncelikli olduğunu vurguladı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Marjorie Taylor Greene, Trump'ın İran Politikasına Sert Tepki Gösterdi: "Amerika Önce" İlkesi Unutuldu</strong></p>

<p>ABD Temsilciler Meclisi'nin eski üyesi Marjorie Taylor Greene, Başkan Donald Trump'ın İran'a yönelik olası askeri hamlelerine karşı sert bir çıkış yaptı. Greene, "Çoğu Amerikalı bu savaşa tamamen karşı" diyerek, ülkenin iç sorunlarının öncelikli olduğunu vurguladı.</p>

<p>Greene, Megyn Kelly'ye verdiği röportajda öfkesini şu sözlerle dile getirdi:</p>

<p><em><strong>"Normal hayatlarımızı yaşıyoruz ve İran tarafından tehdit edildiğimizi hissetmiyoruz. Amerikalıların odaklandığı konular şunlar: Amerikalıların yüzde 72'si sağlık sigortasını karşılayamıyor, yüzde 58'i araba sigortasını ödeyemiyor, yüzde 67'si maaş çekiyle geçiniyor, yüzde 31'i geçmiş vergilerini ödeyemiyor, yüzde 50'si kredi kartı borcu içinde. İşte Amerika'nın bugünkü hali bu."</strong></em></p>

<p>Make America Great Again (MAGA) hareketinin en ön saflarında yer aldığını hatırlatan Greene, hareketin temel prensibini eleştirdi:</p>

<p><em><strong>"MAGA, 'Amerika önce' olmalıydı; İsrail önce değil, hiçbir yabancı ülke önce değil, hiçbir yabancı halk önce değil… Sorunlarımızda Amerikan halkı önce olmalıydı."</strong></em></p>

<p>Greene, tepkisini daha da sertleştirerek şöyle devam etti:</p>

<p><em><strong>"Kızgınım, bu konuda öfkeli ve çıldırmış durumdayım. Yaklaşık 40 trilyon dolar borcumuz var. Bu savaş bize ne kadara mal olacak? Amerikan askerlerimizin yabancı ülkeler için öldüğünü ve katledildiğini yeterince gördük. Daha fazla ölü ve katledilmiş Amerikan askeri görmek istemiyorum."</strong></em></p>

<p><em><strong>Son olarak Greene, "Amerika'nın yara bandını yırtma zamanı geldi" diyerek, ülkenin mevcut durumuna ve karar alma mekanizmalarına ilişkin ciddi bir yüzleşme çağrısında bulundu:</strong></em></p>

<p><em><strong>"Bu ülkede neler olup bittiğini, bu kararların kim için alındığını ve kim tarafından alındığını ciddi şekilde konuşmamız gerekiyor."</strong></em></p>

<p>Greene'in açıklamaları, Trump yönetiminin dış politika tercihleri konusunda parti içindeki görüş ayrılıklarını bir kez daha gün yüzüne çıkardı.<br />
<a href="https://x.com/wideawake_media/status/2033846318469136722"><strong>(Kaynak: Wide Awake Media / Megyn Kelly röportajı)</strong></a><br />
Kaynak link:&nbsp;<a href="https://x.com/wideawake_media/status/2033846318469136722">https://x.com/wideawake_media/status/2033846318469136722</a></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 17 Mar 2026 22:43:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/03/marjorie-taylor-greene-trumpin-iran-politikasina-sert-tepki-gosterdi-1773777051.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>İran Dışişleri Bakanı Arakçı&#039;dan Türkiye&#039;ye teşekkür mesajı</title>
                <category>DÜNYA</category>
                <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/iran-disisleri-bakani-arakcidan-turkiyeye-tesekkur-mesaji-3103</link>
                <guid>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/iran-disisleri-bakani-arakcidan-turkiyeye-tesekkur-mesaji-3103</guid>
                <description><![CDATA[İran Dışişleri Bakanı Seyed Abbas Arakçı, Ramazan ayının mübarek günlerinde Türkiye’den gelen destek ve dualar için teşekkür mesajı yayınladı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>İran Dışişleri Bakanı Seyed Abbas Arakçı, Ramazan ayının mübarek günlerinde Türkiye’den gelen destek ve dualar için teşekkür mesajı yayınladı.</p>

<p>Sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı açıklamada Arakçı, şu ifadeleri kullandı:</p>

<p><em><strong>“Ramazan’ın bu mübarek günlerinde kardeş Türk milletinin ve dost Türkiye Cumhuriyeti’nin İran halkı için ettiği dualar ve gösterdiği dayanışma bizler için büyük bir güç ve moral kaynağıdır. İran, egemenliğini ve halkının güvenliğini kararlılıkla savunmaya devam edecektir.”</strong></em></p>

<p>Bakan, mesajının devamında adalet ve barış vurgusu yaparak şunları ekledi:</p>

<p><em><strong>“Adaletin ve barışın galip geleceğine inanıyoruz. Dualarınız ve desteğiniz için içtenlikle teşekkür ederiz.”</strong></em></p>

<p>Araghchi’nin açıklaması, Türkiye’de İran’a yönelik dayanışma gösterileri ve duaların arttığı dönemde dikkat çekti.<br />
<br />
<a href="https://x.com/araghchi/status/2032513523201220713"><img alt="" src="https://www.alevihaberler.com.tr/public/images/detay/WhatsApp%20Image%202026-03-14%20at%2016_27_42.jpeg" style="height:246px; width:452px" /></a><br />
Kaynak:&nbsp;<a href="https://x.com/araghchi/status/2032513523201220713">https://x.com/araghchi/status/2032513523201220713</a></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sat, 14 Mar 2026 16:27:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/03/iran-disisleri-bakani-arakcidan-turkiyeye-tesekkur-mesaji-1773495380.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Taylor Greene, Trump&#039;ı İran saldırıları nedeniyle yerden yere vurdu: Önce Amerika vaadi ihanete uğradı!</title>
                <category>DÜNYA</category>
                <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/taylor-greene-trumpi-iran-saldirilari-nedeniyle-yerden-yere-vurdu-once-amerika-vaadi-ihanete-ugradi-3079</link>
                <guid>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/taylor-greene-trumpi-iran-saldirilari-nedeniyle-yerden-yere-vurdu-once-amerika-vaadi-ihanete-ugradi-3079</guid>
                <description><![CDATA[Eski Kongre Üyesi Marjorie Taylor Greene (MTG), bir zamanlar Donald Trump'ın en sadık müttefiklerinden biri olarak bilinen isim, şimdi eski başkanına karşı en sert eleştirilerini yöneltti. Trump'ın İran'a yönelik askeri saldırıları başlatması üzerine Greene, X platformunda (eski adıyla Twitter) yayınladığı dört uzun ve ateşli paylaşımda, Trump yönetimini "Amerika Önce" (America First) sloganının en büyük ihanetçisi olarak nitelendirdi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>HABER: BORA ÖZİZMİRLİ<br />
<br />
Eski Kongre Üyesi Marjorie Taylor Greene (MTG),</strong> bir zamanlar Donald Trump'ın en sadık müttefiklerinden biri olarak bilinen isim, şimdi eski başkanına karşı en sert eleştirilerini yöneltti. Trump'ın<br />
İran'a yönelik askeri saldırıları başlatması üzerine Greene, X platformunda (eski adıyla Twitter) yayınladığı dört uzun ve ateşli paylaşımda, Trump yönetimini <strong>"Amerika Önce" (America First)</strong> sloganının en büyük ihanetçisi olarak nitelendirdi. Greene, saldırıları <em><strong>"yalanlar üzerine kurulu yabancı savaş"</strong></em> olarak tanımlayarak, Trump'ı <em><strong>"elitlerin çıkarlarını önceleyen"</strong></em> bir lidere dönüştüğünü iddia etti.</p>

<p>Bu çıkış, MAGA (Make America Great Again) tabanında derin bir kırılma yarattı. Özellikle genç nesillerin ( X, Y ve Z) öfkesini dile getiren Greene, Trump'ın Baby Boomer kuşağının hatalarını tekrarladığını ve Amerika'nın iç sorunlarını görmezden gelerek İran'da rejim değişikliği peşinde koştuğunu savundu. Paylaşımları, binlerce beğeni ve paylaşım aldı; #MTGvsTrump etiketi hızla trend oldu.</p>

<p><br />
<span style="color:#2980b9"><strong>1. Nesiller Arası Öfke: "Siz Milyardersiniz, Oy Verenler İflasın Eşiğinde"</strong></span></p>

<p>Greene, Trump'a hitaben <strong><em>"Harika Sayın Başkan. İyi iş çıkardınız" </em></strong>diye başlayan alaycı bir paylaşımla başladı. Trump'ın milyarder statüsünü vurgulayarak,<em><strong> "Size oy veren İran halkı değil, Amerikan halkı. Ama onlar milyarder değil; çoğu iflas etmiş durumda, rekor kredi kartı borcu içinde, sağlık ve araba sigortası bile karşılayamıyor. Gençler ev alamıyor, kira ödeyemiyor"</strong></em> dedi.</p>

<p>Baby Boomer kuşağını (1946-1964 doğumlular) suçlayan Greene, <em><strong>"Sizin kuşağınız tek maaşla geçinebiliyordu. Şimdi ise bekar anneler bile hayatta kalamıyor. 10 yıl sonra siz emekli olunca veya vefat edince, biz genç nesiller iflas etmiş Sosyal Güvenlik sistemi, 50 trilyon dolar borç ve değersiz dolarla baş başa kalacağız" </strong></em>uyarısında bulundu. "Önce Amerika" sloganıyla kampanya yürüttüklerini hatırlatan Greene, <em><strong>"Bu olanlar o değil"</strong></em> diye isyan etti.</p>

<p><br />
<span style="color:#2980b9"><strong>2. Kongre Güçsüz, Beyaz Saray Keyfi: "Zorbalıkla Koalisyon Tutulmaz"</strong></span></p>

<p>İkinci paylaşımda Greene, Kongre'yi<em><strong> "güçsüz, etkisiz ve tamamen yürütmenin kontrolünde"</strong></em> olarak tanımladı. İran saldırıları için Beyaz Saray'ın Kongre'ye gerekçe bile sunmadığını, Gang of Eight'in sadece 5 üyesinin bilgilendirildiğini belirtti. Savaş Yetkileri Kararı için oylama çağrısı yaptı ama "Onlar istediklerini yapar, karşı çıkarsan panikçi veya hain ilan edilirsin" dedi.</p>

<p><strong><em>"İnsanlar artık umursamayı bırakıyor" </em></strong>uyarısında bulunan Greene, <em><strong>"Zorbalık ve hakaretle koalisyonları tutamazsınız. Bu uzun sürmeyecek"</strong></em> ifadelerini kullandı.</p>

<p><br />
<strong><span style="color:#2980b9">3. En Uzun ve En Sert Eleştiri: "Bu En Kötü İhanet"</span></strong></p>

<p>Üçüncü paylaşım, Greene'in manifestosu niteliğindeydi. Trump'ın mitinglerde defalarca tekrarladığı <em><strong>"Artık Yabancı Savaş Yok, Artık Rejim Değişikliği Yok!"</strong></em> sloganlarını hatırlatarak başladı:<em><strong> "Trump, Vance ve tüm yönetim buna kampanya yürüttü. Ama şimdi İran halkını 'özgürleştiriyoruz'. Lütfen! 93 milyon İranlı kendi kendini özgürleştirsin."</strong></em></p>

<p>Nükleer tehdit iddialarını <strong>"on yıllardır yutturulan yalan" </strong>olarak niteleyen Greene, Trump'ın geçen yazki bombalamada her şeyi yok ettiğini söylediğini hatırlattı. <em><strong>"Her zaman yalan, her zaman Amerika Sonra (America Last). Ama bu seferki ihanet en kötüsü, çünkü farklı olduğuna inandığımız adamdan geliyor" </strong></em>dedi.</p>

<p>Greene, listeye iç sorunları ekledi: COVID karantinalarında küçük işletmelerin batması, aşı zararları, rekor intiharlar, Epstein dosyalarının açıklanmaması, enflasyon, sağlık sistemi, ev fiyatları, AI iş kayıpları, ruh sağlığı krizi ve uyuşturucu salgını...<em><strong> "İran savaşı hiçbirini çözmüyor. Ama saatler içinde 40 masum İranlı kız öğrencinin İsrail bombalarıyla öldüğü bildirildi. Gazze'de binlerce çocuğu öldürdüler, umursamıyorlar. Çocuklarımızı da umursamıyorlar" </strong></em>diye haykırdı.</p>

<p><br />
<br />
<span style="color:#2980b9"><strong>4. Vance ve Gabbard'a Çağrı: "Sessiz Kalmayın!"</strong></span></p>

<p>Son paylaşımda Greene, Başkan Yardımcısı J.D. Vance ve Tulsi Gabbard'ı etiketleyerek doğrudan seslendi: <em><strong>"İran savaşına karşı sesinizi yükseltmelisiniz. Sessizlik işe yaramaz. Siz defalarca İran savaşı karşıtıydınız. Charlie Kirk de öyleydi. Amerikalılar ölüyor. Bu, kampanya yürüttüğümüz şeyin tam tersi. NO MORE FOREIGN WARS dedik. Tek istediğimiz Önce Amerika'ydi. Bu değil!"</strong></em></p>

<p><br />
<br />
<span style="color:#2980b9"><strong>Trump'ın Karşılığı: "Hamaney Öldü, Adalet Yerini Buldu"</strong></span></p>

<p>Greene'in eleştirilerine rağmen Trump, X'te İran'ın Yüce Lideri Ayetullah Ali Hamaney'in öldürüldüğünü duyurarak zafer ilan etti: <em><strong>"Tarihin en kötü insanlarından biri öldü. Bu, İran halkı ve tüm büyük Amerikalılar için adalet. İran halkı ülkesini geri alma şansı yakaladı. Orta Doğu'da, dünyada barış!"</strong></em></p>

<p>Trump'ın bu paylaşımı, Greene'in "ihanet" suçlamalarını daha da alevlendirdi. Analistler, bu kırılmanın MAGA tabanını genç ve savaş karşıtı seçmenlerden uzaklaştırabileceğini belirtiyor. Greene'in eski müttefiklerine meydan okuması, Trump'ın ikinci döneminde ilk büyük iç isyan olarak kayıtlara geçti.</p>

<p>Kaynaklar: Greene'in X paylaşımları (@FmrRepMTG), Trump'ın açıklamaları ve çeşitli Amerikan medyası raporları.<br />
<br />
Green'in açıklamasının tam metni şöyle:<br />
<br />
&nbsp;</p>

<p>1-Harika Sayın Başkan. İyi iş çıkardınız.<br />
Siz bir milyardersiniz ve size oy veren İran halkı değil, Amerikan halkı milyarder değil.<br />
Aslında birçoğu tamamen iflas etmiş durumda, rekor seviyede kredi kartı borcu içindeler, sağlık sigortası veya araba sigortası bile karşılayamıyorlar ve çoğu genç insan ev satın almayı veya kira ödemesini bile karşılayamıyor. Sizin kuşağınız, yani Baby Boomer'lar, aileleriniz tek gelirle geçinebiliyordu ve şimdi bu, Amerikan ailelerinin büyük çoğunluğu için neredeyse imkansız. Hele ki bekar bir anne olmayı düşünün.<br />
Eminim ki, en çok sizi destekleyenler, sizin gibi 1946-1964 yılları arasında doğmuş (baby boomer) kuşağından olan arkadaşlarınız ve destekçilerinizdir.<br />
Ama biz genç nesiller, X kuşağı (benim kuşağım), Y kuşağı ve özellikle Z kuşağı, bu saçmalığı nefretle karşılıyoruz.<br />
Çünkü hepimiz biliyoruz ki, Amerika'nın tüm felaket kararlarından sorumlu olan Baby Boomer kuşağı 10 yıl sonra emekli olduğunda veya vefat ettiğinde, biz genç nesiller sosyal güvenlik ödemelerinden mahrum kalacağız çünkü sistem iflas etmiş olacak, 50 trilyon dolardan fazla borç içinde olacak ve doların hiçbir değeri kalmayacak.<br />
Biz, yani siz ve ben, "Önce Amerika" sloganıyla kampanya yürüttük.<br />
Ve bu, olay bu değil.</p>

<p>Kaynak: https://x.com/FmrRepMTG/status/2027873558903537854</p>

<p>2-Kongre güçsüz, etkisiz hale getirilmiş, tamamen yürütme organının kontrolü altında ve Beyaz Saray'a itaat ediyor.</p>

<p>Tamamen zaman kaybı, ne yazık ki. Sizce neden bu kadar çok insan ayrılıyor?</p>

<p>Beyaz Saray, İran'a saldırmasının nedenlerini Kongre'ye bildirme zahmetine bile girmedi ve sekiz kişilik grubun sekiz üyesinden sadece beşini bilgilendirdi.</p>

<p>Savaş Yetkileri Kararı hakkında oylama yapılmalı ama bu bile yönetimin istediğini yapmasını engelleyemez do.</p>

<p>Onlar istediklerini yaparlar ve onlarla birkaç konuda bile aynı fikirde olmamaya cüret ederseniz, panikçi veya hain ilan edilirsiniz.</p>

<p>Ama bu uzun sürmeyecek. İnsanları zorbalıkla ve hakaretle kendi tarafınıza çekmeye çalışıp, tüm koalisyonların tekrar Cumhuriyetçilere oy vermesini bekleyemezsiniz.</p>

<p>İnsanlar artık umursamayı bırakıyorlar.</p>

<p>Kaynak: https://x.com/FmrRepMTG/status/2028113938525597918</p>

<p>3-“Artık Yabancı Savaş Yok, Artık Rejim Değişikliği Yok!” dedik. Bunu mitinglerde, konuşmalarda defalarca tekrarladık. Trump, Vance ve temelde tüm yönetim bunun üzerine kampanya yürüttü ve Amerika'yı ÖNCE koyacaklarını ve Amerika'yı Yeniden Büyük Yapacaklarını vaat etti.<br />
Benim neslim tüm yetişkin hayatımız boyunca hükümetimiz tarafından hayal kırıklığına uğratıldı, istismar edildi ve kullanıldı; çocuklarımızın nesli ise kelimenin tam anlamıyla terk ediliyor.<br />
Benim kuşağımdan binlerce Amerikalı, bitmek bilmeyen anlamsız dış savaşlarda öldürüldü ve yaralandı ve biz "artık yeter" dedik. Ama İran halkını özgürleştiriyoruz.<br />
Lütfen.<br />
İran'da 93 milyon insan var, bırakın kendilerini özgürleştirsinler. Ama İran nükleer silahlara sahip olmanın eşiğinde.<br />
Evet, elbette.<br />
Bu yalan bize on yıllardır aşılandı ve Trump da geçen yaz yaptığı bombalamanın bunların hepsini tamamen yok ettiğini söyledi.<br />
Bu her zaman bir yalan ve her zaman Amerika en sonda gelir. Ama bu seferki ihanet en kötüsü gibi geliyor çünkü bu yalan, farklı olduğuna inandığımız ve artık yeter dediğimiz adamdan ve yönetimden geliyor.<br />
2024'te kazanılan zaferin, nihayet Amerika'yı önceliklendirme zamanının geldiği anlamına geleceğini düşünmüştük.<br />
Biz de bunun sıradan Amerikalı erkek ve kadınları ve çocuklarını kapsadığını düşündük.<br />
Elitler değil.<br />
Amerika acı çekti ve onlar umursamıyor bile.<br />
Yüz binlerce Amerikalı küçük işletme sahibi, Trump döneminde salgının yayılmasını yavaşlatmak için 15 gün süreyle başlatılan ve Biden ile Demokratlar döneminde de devam eden zalimce Covid karantinaları sırasında emekleriyle kazandıkları işletmelerini kaybetti. Aralarında hiçbir fark yok.<br />
Aşı kaynaklı yaralanmalar, ölümler, gecikmeler ve vergi mükelleflerinin parasıyla finanse edilen eğitimde kayıplar, rekor seviyede intiharlar, rekor seviyede büyük ilaç şirketlerinin karları ve MAGA Amerika Önce Yönetiminden hiç kimsenin hesap vermemesi, üstelik aynı anda savaşlar başlatıp barışı sağlamaya çalışıyorlar.<br />
Krizi ve çözümü aynı anda yaratın, sonra da kâr elde etmek için apartmanlar inşa edin. MAGA!<br />
Yıllarca Epstein dosyalarının yayınlanmasını, dünyanın en zengin ve en güçlü adamlarından binlerce mağdur, kadın ve çocuk için şeffaflık ve adalet talep ettik ve bunu başarmak için Trump'ın kendisiyle mücadele etmek zorunda kaldık, hatta hepimiz bu konuda kampanya yürütmüş olmamıza rağmen. Ve tek bir kişi bile tutuklanmadı ve muhtemelen de tutuklanmayacak; hesap sorulmadı, adalet sağlanmadı.<br />
Bunun yerine, İsrail adına İran'la bir savaş çıkar ve bu savaş İran'da rejimin kurulmasıyla sonuçlanacaktır.<br />
Yabancı halklar için, yabancı rejim değişikliği amacıyla yapılan bir başka yabancı savaş.<br />
Ne için?<br />
Hükümetimizin neden olduğu enflasyonu düşürür mü? Hem Demokratların hem de Cumhuriyetçilerin on yıllarca süren yolsuz hükümet harcamalarıyla hepimizi yaklaşık 40 trilyon dolarlık borca ​​mahkum eden ve dolarımızın değerini sıfıra indiren enflasyonu. Hayır, İran'la savaş enflasyonu düşürmez ve yaşam maliyetini uygun hale getirmez.<br />
İran'la savaş sağlık sistemimizi düzeltecek ve Amerikalılar için sağlık sigortasını daha uygun fiyatlı hale getirecek mi?<br />
İran'la savaş olmaması bunu sağlamaz ve MAGA yönetimi ile Cumhuriyetçiler bu konuda ciddi bir şekilde çalışmıyorlar bile.<br />
İran'la savaş, yapay zekanın işinizi elinizden almasını engeller mi? Hayır.<br />
İran'la savaş ev satın almanıza olanak sağlar mı? Hayır, ama Gazze yeniden inşa edildiğinde TikTok'ta güzel çatı katı dairelerinin videolarını göreceksiniz.<br />
İran'la savaş Amerika'daki ruh sağlığı krizine veya uyuşturucu bağımlılığı salgınına yardımcı olur mu? Hayır.<br />
İran'la savaş, Amerikan ailelerinin bir arada kalmasına ve hayatta kalmasına yardımcı oluyor mu? Hayır, kesinlikle hayır.<br />
Ancak İran'la savaşın başlamasından saatler sonra, İran'da yaklaşık 40 masum kız çocuğunun, okul öğrencisinin, İsrail'den atılan bombalarla öldürüldüğü bildirildi.<br />
Ve umursamıyorlar bile, Gazze'de binlerce masum çocuğu öldürdüler ve görünüşe göre barış yanlısı yönetimimiz de umursamıyor.<br />
Ve Amerika'nın sorunlarını çözmeyeceklerine göre, açıkça çocuklarımızı da umursamıyorlar.<br />
Şimdi ise Amerika'ya, Amerikan "Barış" Başkanı ve Barış Yanlısı yönetimin, iktidara geldikten sadece bir yıl sonra bu yıl tekrar savaşa girme nedenleri olarak öne sürdüğü tüm "asil" gerekçeler zorla anlatılacak ve manipüle edilecek.<br />
Baş döndürücü ama maga.</p>

<p>Kaynak: https://x.com/FmrRepMTG/status/2027746247684075987</p>

<p>4-@JDVance<br />
&nbsp;ve&nbsp;<br />
@TulsiGabbard<br />
&nbsp;ikiniz de İran'daki savaşa karşı sesinizi yükseltmelisiniz.</p>

<p>İnsanlar dikkatle, hem de çok yakından izliyorlar. Sessizlik işe yaramayacak.</p>

<p>İkiniz de defalarca, alenen ve yüksek sesle İran'la savaşa girmeye karşıydınız.</p>

<p>Arkadaşımız Charlie Kirk, İran'la savaşa kesinlikle karşıydı.</p>

<p>Sessiz kalamazsınız.</p>

<p>Amerikalılar ölüyor.</p>

<p>İkiniz de bunun kampanya yürüttüğümüz şey olmadığını ve kesinlikle olmayacağını söylediğimiz şeyin %100 bu olduğunu biliyorsunuz.</p>

<p>Biz dedik, ben dedim, sen dedin:</p>

<p>ARTIK YABANCI SAVAŞLARA VE REJİM DEĞİŞİKLİĞİNE SON.</p>

<p>Bizim tek istediğimiz önce Amerika'ydı.</p>

<p>Bu, o değil.</p>

<p>Kaynak: https://x.com/FmrRepMTG/status/2028171922861597125</p>

<p>&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sun, 01 Mar 2026 22:37:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/03/taylor-greene-trumpi-iran-saldirilari-nedeniyle-yerden-yere-vurdu-once-amerika-vaadi-ihanete-ugradi-1772394968.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Tucker Carlson&#039;dan sert çıkış: ABD hükümeti Netanyahu&#039;nun yanında, vatandaşlarının değil</title>
                <category>DÜNYA</category>
                <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/tucker-carlsondan-sert-cikis-abd-hukumeti-netanyahunun-yaninda-vatandaslarinin-degil-3069</link>
                <guid>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/tucker-carlsondan-sert-cikis-abd-hukumeti-netanyahunun-yaninda-vatandaslarinin-degil-3069</guid>
                <description><![CDATA[Tucker Carlson, ABD'nin İsrail Büyükelçisi Mike Huckabee ile yaptığı röportajda, Amerika'nın İsrail hükümetine yönelik tutumunu sert bir şekilde eleştirdi. Gazeteci Tucker Carlson konuşmasında" Amerika'da, İsrail'i eleştirirseniz, hükümetiniz sizi sansürlemek için çalışacaktır. Eğer sizinle Netanyahu arasında bir gerginlik çıkarsa, ABD hükümetinin kimin tarafını tutacağını biliyorsunuz: Netanyahu'nun tarafını." ifadelerini kullandı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<iframe width="884" height="497" src="https://www.youtube.com/embed/XS7itdfgNnU" title="Tucker Confronts Mike Huckabee on America’s Toxic Relationship With Israel" frameborder="0" allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" allowfullscreen></iframe><p>Tucker Carlson, ABD'nin İsrail Büyükelçisi Mike Huckabee ile yaptığı röportajda, Amerika'nın İsrail hükümetine yönelik tutumunu sert bir şekilde eleştirdi.&nbsp;Gazeteci Tucker Carlson konuşmasında" Amerika'da, İsrail'i eleştirirseniz, hükümetiniz sizi sansürlemek için çalışacaktır. Eğer sizinle Netanyahu arasında bir gerginlik çıkarsa, ABD hükümetinin kimin tarafını tutacağını biliyorsunuz: Netanyahu'nun tarafını." ifadelerini kullandı.</p>

<p>Carlson, şu ifadeleri kullandı:</p>

<p><em>"Amerika'da yaşayan bir vatandaş olarak, hükümetinizin her zaman İsrail hükümetinin tarafını tutacağını ve sizin tarafınızı tutmayacağını çok net bir şekilde görebiliyoruz. Bu durum, ABD'deki Amerikalıların günlük deneyiminden gerçekten farklı mı?</em></p>

<p><em>Hükümetinizin, sizin hükümetiniz olduğunu ve yalnızca sizi temsil etmek, sizin çıkarlarınızı korumak için var olduğunu düşünüyorsunuz. İran'la olası bir çatışmada bile, hükümetinizin sizin tarafınızı tutmasını bekliyorsunuz. Ancak gerçekte tam tersi yaşanıyor.</em></p>

<p><em>Eğer ülkenizde<strong> İsrail politikalarını </strong>veya hükümetini eleştirirseniz, kendi hükümetiniz sizi sansürlemek için devreye giriyor. Sizinle İsrail Başbakanı Netanyahu (Bibi) arasında bir anlaşmazlık çıktığında, hükümetinizin kimin yanında duracağını herkes biliyor: Netanyahu'nun yanında.</em></p>

<p><em>Bu durum sürdürülebilir değil. Bu, son derece aşağılayıcı ve doğal düzenin tamamen tersine çevrilmiş hali. Hükümetiniz, vatandaşları için vardır; yabancı bir hükümet için değil. Ancak hem ABD'de hem de İsrail'de gördüğümüz tablo tam olarak bu değil. İşte asıl öğrenmemiz gereken gerçek bu."</em></p>

<p>Carlson'ın bu sözleri, Tucker Carlson Network üzerinden yayınlanan ve İsrail'de çekilen uzun röportajın bir bölümünden alınmış olup, ABD'nin İsrail'e yönelik "öncelikli" politikasını ve bunun Amerikan vatandaşları üzerindeki etkisini sorguluyor. Röportaj, özellikle <strong>"America First"</strong> ile "Israel First" tartışmalarını alevlendirmiş durumda.<br />
<br />
Kaynak:&nbsp;<a href="https://www.youtube.com/watch?v=XS7itdfgNnU">https://www.youtube.com/watch?v=XS7itdfgNnU</a><br />
<a href="https://x.com/ConflictTR/status/2026604062519574672">https://x.com/ConflictTR/status/2026604062519574672</a></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 25 Feb 2026 14:54:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/02/tucker-carlsondan-sert-cikis-abd-hukumeti-netanyahunun-yaninda-vatandaslarinin-degil-1772023093.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>İtalya Başbakanı Giorgia Meloni: Rusya&#039;nın Ukrayna&#039;daki talepleri tamamen temelsiz ve mantıksız</title>
                <category>DÜNYA</category>
                <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/italya-basbakani-giorgia-meloni-rusyanin-ukraynadaki-talepleri-tamamen-temelsiz-ve-mantiksiz-3064</link>
                <guid>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/italya-basbakani-giorgia-meloni-rusyanin-ukraynadaki-talepleri-tamamen-temelsiz-ve-mantiksiz-3064</guid>
                <description><![CDATA[İtalya Başbakanı Giorgia Meloni, Ukrayna-Rusya barış görüşmeleri ve güvenlik garantileri konusunda önemli ilerlemeler kaydedilmesine rağmen, asıl sorunun hâlâ çözüme uzak olduğunu vurguladı. Meloni, Rusya'nın toprak taleplerinin "tamamen temelsiz" ve "mantıksız" olduğunu belirterek, gerçek bir barışın ancak adil koşullarda mümkün olabileceğini ifade etti.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>İtalya Başbakanı Giorgia Meloni, Ukrayna-Rusya barış görüşmeleri ve güvenlik garantileri konusunda önemli ilerlemeler kaydedilmesine rağmen, asıl sorunun hâlâ çözüme uzak olduğunu vurguladı. Meloni, Rusya'nın toprak taleplerinin "tamamen temelsiz" ve "mantıksız" olduğunu belirterek, gerçek bir barışın ancak adil koşullarda mümkün olabileceğini ifade etti.</p>

<p><strong>İtalyan lider, son açıklamalarında şu detaylı ifadeleri kullandı:</strong></p>

<p><em>&nbsp;"Güvenlik garantileri konusunda belgelerde önemli adımlar atıldığını görüyorum. Özellikle İtalya'nın önerdiği modelle – NATO Antlaşması'nın 5. Maddesi'ne benzer şekilde Kiev'e yönelik güvenlik garantileri üzerine çok iyi çalışmalar yapıldı. Ukrayna'nın yeniden inşası konusunda da çalışmalar sürüyor ve kağıt üzerinde birçok konuyu ele alan bir barış planı mevcut. Ancak ana sorunu yani toprak meselesini&nbsp; çözmekten hâlâ çok uzağız.<strong> Rusya </strong>burada tamamen temelsiz taleplerde bulunmaya devam ediyor; bence bunlar tamamen <strong>mantıksız</strong> talepler."</em></p>

<p>Meloni, barışın sadece herhangi bir barış değil, <strong>mutlaka adil bir barış</strong> olması gerektiğini tekrarladı. Konuşmasının devamında uluslararası hukukun ihlal edilmesinin sonuçlarına dikkat çekti:</p>

<p><em>&nbsp;"Barışa ulaşmalıyız, ancak adil bir barışa. Uluslararası <strong>hukukun ihlali,</strong> giderek büyüyen bir kaos ortamı yaratıyor. Böyle bir dünya bizim çıkarlarımıza uygun değil."</em></p>

<p>Bu açıklamalar, ABD'nin aracılık ettiği barış girişimlerinin yanı sıra Avrupa Birliği liderler zirvesi öncesi geldi. Meloni, İtalya'nın <strong>Ukrayna'ya</strong> yönelik desteğini sürdürdüğünü, Moskova'nın savaş tazminatı ödemesi gerektiğini ve Avrupa'nın herhangi bir adımının sağlam hukuki temellere dayanması gerektiğini de vurguladı. İtalya Başbakanı, daha önceki konuşmalarında da Ukrayna'ya askeri, ekonomik ve siyasi destek vermeye devam edeceğini belirtmişti.</p>

<p>Meloni'nin bu tutumu, son dönemde Ukrayna'ya yönelik güvenlik garantileri, yeniden inşa fonları ve olası ateşkes müzakereleri tartışılırken Avrupa'daki genel çizgiyi yansıtıyor.&nbsp;<br />
<br />
<a href="https://x.com/BohuslavskaKate/status/2026003105083478180"><img alt="" src="https://www.alevihaberler.com.tr/public/images/detay/WhatsApp%20Image%202026-02-24%20at%2008_43_08%20(1).jpeg" style="height:557px; width:488px" /></a></p>

<p>Kaynak: <a href="https://x.com/BohuslavskaKate/status/2026003105083478180">https://x.com/BohuslavskaKate/status/2026003105083478180</a></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 24 Feb 2026 08:37:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/02/italya-basbakani-giorgia-meloni-rusyanin-ukraynadaki-talepleri-tamamen-temelsiz-ve-mantiksiz-1771912126.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Lahey Belediyesi DAB-DER’e sosyal merkez statüsü verdi</title>
                <category>DÜNYA</category>
                <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/lahey-belediyesi-dab-dere-sosyal-merkez-statusu-verdi-3061</link>
                <guid>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/lahey-belediyesi-dab-dere-sosyal-merkez-statusu-verdi-3061</guid>
                <description><![CDATA[Hollanda’nın duayen gazetecilerinden İlhan Karaçay’ın bildirdiğine göre, Lahey Belediyesi Alevi Bektasi Kültür ve Tanıtma Derneği DAB-DER’e “Geleceğin Mahalle Evi” statüsü verdi. Böylece, DAB-DER artık Belediye tarafından tanınan, desteklenen ve mahalleye açılan bir kamusal merkez haline geldi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="color:#000000">Hollanda’nın duayen Türk gazetecilerinden İlhan Karaçay’ın haberine göre, Lahey Belediyesi,&nbsp;Alevi Bektasi Kültür ve Tanıtma Derneği DAB-DER’in binasını mahalleye açık bir sosyal merkez olarak konumlandırarak, göçmen kökenli bir sivil toplum kuruluşuna kamusal rol tanıyan dikkat çekici bir adım attı.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Lahey Belediyesi’nin Alevi Bektasi Kültür ve Tanıtma Derneği&nbsp;DAB-DER’e verdiği,&nbsp;“<strong><em>Buurthuis van de Toekomst</em></strong>”&nbsp;(Geleceğin Mahalle Evi)&nbsp;statüsü, Hollanda’daki göçmen kurumları açısından yeni bir dönemin kapısını aralıyor.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Karaçay’a göre bu haber, Hollanda’da yerel yönetim modeli ile toplum merkezlerinin kesiştiği noktada ortaya çıkan yeni bir kamusal rolün hikayesidir.</span></p>

<p><span style="color:#000000"><strong>“<strong>BELEDİYE İÇİNDE BELEDİYE” VEYA “İKİNCİ BİR BELEDİYE BİNASI MI”</strong></strong></span></p>

<p><span style="color:#000000">“<em><strong>Buurthuis van de Toekomst</strong></em>”&nbsp;modeli, Belediyenin klasik mahalle evi anlayışını yenileyerek bazı sivil adresleri, mahallede herkesin girebildiği ve faaliyet üretebildiği bir&nbsp;<strong>“</strong><strong>kamusal buluşma noktası”</strong>&nbsp;haline getirmeyi hedefliyor.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Bu, adeta&nbsp;“<em><strong>Belediye içinde Belediye</strong></em>”&nbsp;veya&nbsp;“<em><strong>İkinci bir Belediye binası</strong></em>”&nbsp;oluyor!</span></p>

<p><span style="color:#000000">Elbette hukuken belediye değil. İmza yetkisi yok. Resmi kamu gücü yok. Ancak fiiliyatta, Belediyenin mahalleye dönük sosyal hizmetlerinin bir kısmı burada görünür hale geliyor. Belediyenin desteklediği ve Belediyenin hedeflerine bağlanan bir işlev üstleniyor. Bu da sıradan bir&nbsp;“<em><strong>dernek lokali</strong></em>”&nbsp;tanımını aşıyor.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Bu merkezler, Belediyenin mahalleye dönük sosyal faaliyetlerinin yürütüldüğü, vatandaşın kapısını çalabildiği ve toplumun kendi kendine örgütlenebildiği bir alan haline geliyor.<br />
Bir başka ifadeyle, Belediye hizmetlerinin yerel ölçekte hissedildiği bir&nbsp;“<strong><em>toplumsal temas noktası</em></strong>”&nbsp;oluşuyor.</span></p>

<p><span style="color:#000000"><strong>BUURTHUIS VAN DE TOEKOMST NEDİR</strong></span></p>

<p><span style="color:#000000">“<em><strong>Buurthuis van de Toekomst</strong></em>”&nbsp;kavramı Hollanda’da yıllardır konuşulan bir mahalle politikası yaklaşımıdır.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Ama bu bir isim değildir. Bu bir rol tanımıdır.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Bu statü verilen yerlerden beklenen temel şey şudur:&nbsp;Kapı yalnızca üyeye değil, mahallede yaşayan herkese açık olacak. İnsanlar sadece katılımcı olmayacak. İsterlerse faaliyet düzenleyebilecek. Toplumsal ihtiyaçlara cevap verecek programlar üretilecek.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Bu merkezlerde şu faaliyetler önceliklidir.<br />
* Gençler için eğitim ve yönlendirme çalışmaları.<br />
* Yaşlılar için sosyal buluşmalar.<br />
* Kadınlara yönelik destek ve dayanışma programları.<br />
* Mahalle sakinlerini bir araya getiren kültürel etkinlikler.<br />
* Gönüllülük ve katılımı güçlendiren projeler.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Bu model, klasik anlamda bir ruhsat ya da özel bir imtiyaz değildir. Belediyenin, mahallede zaten aktif olan bir kurumu kamusal sosyal buluşma noktası olarak tanımasıdır. Yani burada verilen şey bir ayrıcalık değil, mahalleye açık olma ve toplumsal sorumluluk üstlenme çerçevesidir.</span></p>

<p><span style="color:#000000"><strong>DAB-DER ÖRNEĞİ NEDEN ÖNEMLİ?</strong></span></p>

<p><span style="color:#000000">Lahey’deki&nbsp;Alevi Bektasi Kültür ve Tanıtma Derneği&nbsp;DAB-DER,&nbsp;bu modelin göçmen toplum üzerinden hayata geçtiği en dikkat çekici örneklerden biri oldu.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Derneğin binası, Belediyenin katkısıyla kapsamlı biçimde yenilendi. Zeminler, tuvaletler, etkinlik alanları ve mutfak modern hale getirildi. Bu süreç 2018 yılında başladı ve 2020 sonunda tamamlandı.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Belediye daha sonra bu yapıya&nbsp;“<em><strong>Buurthuis van de Toekomst</strong></em>”&nbsp;etiketi verdi. Etiketin sunumu için Belediye yöneticilerinin katıldığı bir program düzenlendi.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Bu adım, göçmen kökenli bir kültür kurumunun mahalle ölçeğinde kamusal rol üstlenmesi açısından önemli bir dönüm noktası olarak değerlendiriliyor.</span></p>

<p><span style="color:#000000">DAB-DER,&nbsp;kendisini yalnızca bir inanç merkezi olarak değil, sosyal ve kültürel faaliyetler yürüten bir toplum kurumu olarak tanımlıyor.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Kuruluşun yaklaşık 27 yıllık geçmişi bulunuyor. Gençlere yönelik eğitim faaliyetleri, yaşlılara yönelik sosyal programlar ve kültürel etkinlikler uzun yıllardır devam ediyor.</span></p>

<p><span style="color:#000000"><strong>LAHEY / İLHAN KARAÇAY</strong></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 23 Feb 2026 13:23:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/02/lahey-belediyesi-dab-dere-sosyal-merkez-statusu-verdi-1771842594.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Putin&#039;in Özel Temsilcisi Kirill Dmitriev: 12 değil,14 trilyon dolarlık ABD ile işbirliği söz konusu</title>
                <category>DÜNYA</category>
                <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/putinin-ozel-temsilcisi-kirill-dmitriev-12-degil14-trilyon-dolarlik-abd-ile-isbirligi-soz-konusu-3044</link>
                <guid>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/putinin-ozel-temsilcisi-kirill-dmitriev-12-degil14-trilyon-dolarlik-abd-ile-isbirligi-soz-konusu-3044</guid>
                <description><![CDATA[Rusya Doğrudan Yatırım Fonu (RDIF) CEO'su ve Rusya Devlet Başkanı'nın yatırım ve ekonomik işbirliği özel temsilcisi Kirill Dmitriev, ABD'ye yönelik yaptırımların kaldırılması gerektiğini savunarak, bu adımın Amerikan işletmelerine fayda sağlayacağını belirtti.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>&nbsp;Rusya'dan ABD'ye Yaptırımların Kaldırılması Çağrısı: 14 Trilyon Dolarlık Potansiyel Projeler Masada</strong></p>

<p>Rusya Doğrudan Yatırım Fonu (RDIF) CEO'su ve Rusya Devlet Başkanı'nın yatırım ve ekonomik işbirliği özel temsilcisi Kirill Dmitriev, ABD'ye yönelik yaptırımların kaldırılması gerektiğini savunarak, bu adımın Amerikan işletmelerine fayda sağlayacağını belirtti. Dmitriev, yaptırımların ABD'li şirketlere 300 milyar dolardan fazla zarar verdiğini iddia etti.&nbsp;Dmitriev açıklamasında, ABD ile ortak projelerin <strong>12 trilyon dolarlık değil, 14 trilyon dolar üzerine</strong> olduğunu belirtti.<br />
&nbsp;</p>

<p>Dmitriev'in açıklaması, BRICS News hesabının paylaştığı bir habere yanıt olarak geldi. Söz konusu haberde, Rusya'nın yaptırımların kaldırılması karşılığında <strong>ABD'ye 12 trilyon dolarlık </strong>anlaşma teklif ettiği iddia edilmiş, bu bilgi The Economist dergisine dayandırılmıştı. Ancak Dmitriev, bunu <strong>"sahte haber"</strong> olarak nitelendirerek yalanladı. Dmitriev açıklamasında, ABD ile ortak projelerin <strong>12 trilyon dolarlık değil, 14 trilyon dolar üzerine</strong> olduğunu belirtti.</p>

<p>Sosyal medya platformu X'te (eski adıyla Twitter) yaptığı paylaşımda Dmitriev, şu ifadeleri kullandı:<em><strong> "ABD er ya da geç yaptırımları kaldıracak, çünkü Rusya'ya yönelik yaptırımlar ABD'li işletmelere 300 milyar dolardan fazla zarar verdi. Rusya'ya yaptırımların kaldırılması ABD'nin çıkarına. ABD-Rusya potansiyel projelerinin portföyü 14 trilyon doların üzerinde. ?????"</strong></em></p>

<p>Bu açıklama, Rusya ve ABD arasındaki ekonomik ilişkilerin yeniden canlandırılması tartışmalarını alevlendirdi. Dmitriev'in vurguladığı potansiyel projeler, enerji, teknoloji ve altyapı gibi alanları kapsıyor. Uzmanlar, yaptırımların kaldırılmasının küresel ekonomi üzerinde olumlu etkiler yaratabileceğini, ancak jeopolitik gerilimler nedeniyle zorlu bir süreç olabileceğini belirtiyor.</p>

<p>Rusya'nın bu çağrısı, ABD'de Donald Trump'ın başkanlık dönemine atıfta bulunan görüntülerle de ilişkilendiriliyor. Paylaşılan bir fotoğrafta, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile eski ABD Başkanı Trump'ın el sıkışırken görüldüğü an, iki ülke arasındaki olası işbirliğinin simgesi olarak yorumlanıyor.<br />
<br />
<a href="https://x.com/kadmitriev/status/2024219802177249390"><img alt="" src="https://www.alevihaberler.com.tr/public/images/detay/WhatsApp%20Image%202026-02-19%20at%2006_57_41.jpeg" style="height:727px; width:498px" /></a></p>

<p>Dmitriev'in paylaşımı, kısa sürede binlerce etkileşim aldı ve tartışmalara yol açtı. Bazı kullanıcılar Rusya-ABD ortaklığını desteklerken, diğerleri ekonomik faydaların sınırlı olacağını savundu.&nbsp;<br />
<br />
Kaynak link:&nbsp;<a href="https://x.com/kadmitriev/status/2024219802177249390">https://x.com/kadmitriev/status/2024219802177249390</a></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 19 Feb 2026 06:47:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/02/putinin-ozel-temsilcisi-kirill-dmitriev-12-degil14-trilyon-dolarlik-abd-ile-isbirligi-soz-konusu-1771473654.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Pezeşkiyan&#039;dan Çin ve Rusya&#039;ya sert eleştiri: Vaat edilen finansman gelmedi</title>
                <category>DÜNYA</category>
                <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/pezeskiyandan-cin-ve-rusyaya-sert-elestiri-vaat-edilen-finansman-gelmedi-3043</link>
                <guid>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/pezeskiyandan-cin-ve-rusyaya-sert-elestiri-vaat-edilen-finansman-gelmedi-3043</guid>
                <description><![CDATA[İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, Çin'in İran'a vaat ettiği büyük çaplı finansman desteğinin gerçekleşmemesinden duyduğu hayal kırıklığını dile getirdi. Pezeşkiyan'ın açıklaması, Tahran'ın ekonomik baskılar ve uluslararası yaptırımlar altında dış kaynak arayışını sürdürdüğü bir dönemde dikkat çekti.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan,</strong> Çin'in İran'a vaat ettiği büyük çaplı finansman desteğinin gerçekleşmemesinden duyduğu hayal kırıklığını dile getirdi. Pezeşkiyan'ın açıklaması, Tahran'ın ekonomik baskılar ve uluslararası yaptırımlar altında dış kaynak arayışını sürdürdüğü bir dönemde dikkat çekti.<br />
<a href="https://x.com/yunuspaksoy/status/2024190571305169225"><img alt="" src="https://www.alevihaberler.com.tr/public/images/detay/WhatsApp%20Image%202026-02-19%20at%2006_11_12.jpeg" style="height:598px; width:629px" /></a></p>

<p><strong>CNN Türk ve Hürriyet'in ABD Temsilcisi Yunus Paksoy'un paylaştığı videoda, Pezeşkiyan bir yetkili şu ifadeleri kullandı:</strong></p>

<p><em>"Çin, İran'a büyük miktarda finansman sağlaması gerekiyordu, ama yapmıyor. 'Kim isterse gitsin finansman sağlasın' demek kadar basit değil bu iş."</em></p>

<p>Yetkili, açıklamasını şu sözlerle sürdürdü:</p>

<p><em>"Şimdi ilan ediyorum: Finansman sağlamak isteyen biri varsa gitsin sağlasın. Bizden ne istiyorsunuz? Hemen imzalarım, gidin sağlayın."</em></p>

<p>Bu açıklama,<strong> İran'ın </strong>ekonomik baskılar ve uluslararası yaptırımlar altında dış finansman arayışını sürdürdüğü bir dönemde geldi. <strong>Çin ile İran </strong>arasındaki 25 yıllık kapsamlı iş birliği anlaşmasının finansal boyutlarının bekleneni karşılamadığı yönündeki eleştiriler, Tahran yönetiminin alternatif kaynaklara yönelme sinyali olarak yorumlanıyor.<br />
<br />
Öte yandan Pezeşkiyan, <strong>Rusya'ya </strong>yönelik de benzer sitemlerde bulundu. Dost olarak görülen bazı ülkelerin (dolaylı olarak Rusya ve Çin'i işaret ederek) İran'a beklenen yardımı yapmadığını vurguladı. Özellikle ekonomik ve stratejik destek konusundaki eksiklikler, Tahran yönetiminin "dost ülkeler"den duyduğu memnuniyetsizliği artırıyor.<br />
<br />
Pezeşkiyan'ın bu yöndeki eleştirileri, İran'ın Rusya ile stratejik ortaklık anlaşmasını uygulamaya yönelik çabalarına rağmen, beklenen somut yardımların gelmemesi bağlamında yorumlanıyor.Bu açıklamalar, İran'ın hem Doğu hem de Batı bloklarıyla ilişkilerinde yaşadığı zorlukları ve alternatif finansman kaynakları arayışını bir kez daha gözler önüne seriyor. Tahran, yaptırımların derinleştirdiği ekonomik krizde Çin ve Rusya gibi müttefiklerden daha fazla destek beklerken, bu ülkelerin temkinli tutumu gerilimi artırıyor.<br />
<br />
Kaynak:&nbsp;<a href="https://x.com/yunuspaksoy/status/2024190571305169225">https://x.com/yunuspaksoy/status/2024190571305169225</a></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 19 Feb 2026 05:58:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/02/pezeskiyandan-cin-ve-rusyaya-sert-sitem-vaat-edilen-finansman-gelmedi-1771470864.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Rus siyasi analist Tatiana Stanovaya: Putin iktidarda kaldığı sürece Ukrayna savaşı devam edecek</title>
                <category>DÜNYA</category>
                <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/rus-siyasi-analist-tatiana-stanovaya-putin-iktidarda-kaldigi-surece-ukrayna-savasi-devam-edecek-3039</link>
                <guid>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/rus-siyasi-analist-tatiana-stanovaya-putin-iktidarda-kaldigi-surece-ukrayna-savasi-devam-edecek-3039</guid>
                <description><![CDATA[Ünlü Rus siyasi analist ve R.Politik'in kurucusu Tatiana Stanovaya, Rusya'nın Ukrayna'ya yönelik savaşının Putin'in iktidarda olduğu sürece sona ermeyeceğini savundu. Stanovaya, sosyal medya platformu X'te paylaştığı bir yazıda, savaşın devam etmesinin temel nedenlerini açıkladı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Ünlü Rus siyasi analist ve R.Politik'in kurucusu<strong> Tatiana Stanovaya,</strong> Rusya'nın Ukrayna'ya yönelik savaşının Putin'in iktidarda olduğu sürece sona ermeyeceğini savundu. Stanovaya, sosyal medya platformu X'te paylaştığı bir yazıda, savaşın devam etmesinin temel nedenlerini açıkladı.</p>

<p>Stanovaya'ya göre, Vladimir Putin iktidarda kaldığı, Rusya'da yaygın protestolarla ülke felç olmadığı ve bütçede silahlar için en azından biraz para kaldığı sürece savaş sürecek. Kremlin'in, uzun süreli bir mali ve ekonomik krizle karşı karşıya kalsa bile önemli tavizler vermeyeceğini belirten analist, böyle bir krizin önce siyasi değişime yol açacağını, ardından yeni liderliğin savaş hedeflerini gözden geçireceğini vurguladı.</p>

<p>Analist, yakın gelecekte nihai bir anlaşmanın olmayacağını ifade ederek,<em><strong> "Müzakereler yoğunlaşabilir, kısa vadeli bir ateşkes mümkün olabilir ve hatta belgeler imzalanabilir. Ancak genel olarak bu müzakere simülasyonu, sadece ateşkes simülasyonuna ve anlaşma simülasyonuna yol açabilir</strong></em>" dedi.</p>

<p>Rusya'nın saldırganlığının ana kaynağının Batı'ya duyulan derin güvensizlik ve Batı'nın Rusya'ya "<strong>stratejik yenilgi"</strong> yaşatmayı amaçladığına dair kesin inanç olduğunu belirten Stanovaya, bu korku elitler ve toplum tarafından paylaşıldığı sürece savaşın bitmeyeceğini kaydetti.</p>

<p><strong>Stanovaya şu paylaşımı yaptı:</strong><br />
<br />
Putin iktidarda olduğu sürece, Rusya yaygın protestolarla felç olmadığı sürece ve bütçede silahlar için en azından bir miktar para kaldığı sürece savaş devam edecektir. Kremlin, uzun süreli bir mali ve ekonomik krizle karşı karşıya kalsa bile önemli tavizler vermeyecektir. Aksine, böyle bir kriz ortaya çıkarsa, öncelikle siyasi değişime ve ancak ondan sonra ülkenin yeni liderliği tarafından savaşın hedeflerinin yeniden gözden geçirilmesine yol açacaktır.<br />
<br />
Bu, şu anda veya öngörülebilir gelecekte nihai bir anlaşmaya varılmayacağı anlamına geliyor. Müzakereler yoğunlaşabilir, kısa süreli bir ateşkes mümkün olabilir ve hatta belgeler imzalanabilir. Ancak genel olarak, bu müzakere simülasyonu yalnızca bir ateşkes simülasyonuna ve bir anlaşma simülasyonuna yol açabilir.<br />
<br />
Rus saldırganlığının temel kaynağı, Batı'ya duyulan derin güvensizlik ve Batı'nın Rusya'ya "stratejik bir yenilgi" yaşatmayı amaçladığına dair kesin inançtır. Bu korku devam ettiği sürece (ve hem elitler hem de toplumun geneli tarafından paylaşıldığı sürece), savaş sona ermeyecektir.<br />
<br />
<a href="https://x.com/Stanovaya/status/2024084276442984837"><strong>Kaynak:&nbsp;https://x.com/Stanovaya/status/2024084276442984837</strong></a></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 18 Feb 2026 20:47:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/02/rus-siyasi-analist-tatiana-stanovaya-putin-iktidarda-kaldigi-surece-ukrayna-savasi-devam-edecek-1771437622.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>ABD&#039;de MAGA Hareketi İran Savaşına isyan ediyor: Marjorie Taylor Greene öncü rolünde</title>
                <category>DÜNYA</category>
                <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/abdde-maga-hareketi-iran-savasina-isyan-ediyor-marjorie-taylor-greene-oncu-rolunde-3038</link>
                <guid>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/abdde-maga-hareketi-iran-savasina-isyan-ediyor-marjorie-taylor-greene-oncu-rolunde-3038</guid>
                <description><![CDATA[Amerika Birleşik Devletleri'nde Donald Trump'ın "Make America Great Again" (MAGA) tabanında, İran'a yönelik olası bir askeri müdahaleye karşı muhalefet giderek güçleniyor. Özellikle eski Kongre Üyesi Marjorie Taylor Greene, bu seslerin en etkili ve tanınmış temsilcilerinden biri olarak öne çıkıyor. ]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Amerika Birleşik Devletleri'nde Donald Trump'ın</strong> "Make America Great Again" (MAGA) tabanında, İran'a yönelik olası bir askeri müdahaleye karşı muhalefet giderek güçleniyor. Özellikle eski Kongre Üyesi Marjorie Taylor Greene, bu seslerin en etkili ve tanınmış temsilcilerinden biri olarak öne çıkıyor.<strong>&nbsp; "Make America Great Again" (MAGA)</strong> hareketi siyonizme ve İsrail'e karşıtlığı ile biliniyor ve gün geçtikçe ABD'de taraftar topluyor.<br />
<br />
Bilindiği gibi Trump'ın en büyük seçim vaadlerinden bir tanesi ise, savaşları durduracağını söylemiş olmasıydı. İşte MAGA hareketi, Trump'ın seçim vaadlerine sadık kalmasını istiyor ve İsrail çıkarları için İran ile savaşılmaması gerektiğini dile getiriyorlar.</p>

<p>Greene, sosyal medya platformu X'te yaptığı paylaşımda, Trump'ın Orta Doğu'ya gönderdiği devasa askeri yığınak haberlerini alıntılayarak net bir mesaj verdi:<strong> "Amerikalılar İran'la savaşa girmek istemiyor!!! Hayatlarını karşılayabilmek, ilerlemek, mutlu olmak ve hayattan zevk almak istiyorlar. Hükümetlerinin elit pedofilleri hapse atmasını istiyorlar. Ve 'DAHA FAZLA YABANCI SAVAŞ YOK VE DAHA FAZLA REJİM DEĞİŞİKLİĞİ YOK' diye oy verdiler."</strong></p>

<p>Bu açıklama, MAGA hareketi içinde "America First" (Önce Amerika) ilkesinin yabancı savaşlara karşı tutumunu yeniden alevlendirdi. Greene'in paylaşımı kısa sürede on binlerce beğeni ve binlerce etkileşim aldı; birçok MAGA destekçisi, Trump'ın seçim vaatlerine sadık kalınmasını talep ederken, savaş yanlısı yorumlar da<strong> "MAGA'yı bölüyor"</strong> eleştirilerine yol açtı.&nbsp;</p>

<p>Greene, Trump'ın en sadık isimlerinden biri olarak bilinen ve "America First" söylemini sıkça vurgulayan bir figür olmasına rağmen, son dönemde İran'a yönelik askeri hazırlıklara karşı en sert ve yüksek profilli muhalefeti sergileyen isimlerden biri haline geldi. Bu tutumu, hareket içindeki izolasyonist (dış müdahalelere karşı) kanadın sesini güçlendiriyor ve Trump yönetiminin Orta Doğu politikalarına dair iç tartışmaları derinleştiriyor.</p>

<p>Axios'un haberine göre, Trump'ın <strong>"armadası</strong>" iki uçak gemisi, düzinelerce savaş gemisi, yüzlerce jet ve gelişmiş hava savunma sistemlerini kapsıyor. Bölgeye 150'den fazla askeri kargo uçağıyla silah sevkiyatı yapılırken, son 24 saatte 50 savaş uçağı daha gönderildi. Bu yığınak, İran'la gerilimin tırmanması halinde doğrudan müdahale ihtimalini artırıyor.</p>

<p>MAGA tabanındaki bu yükselen muhalefet, Greene gibi etkili isimlerin öncülüğünde, "Önce Amerika" sloganı altında savaş karşıtlığı hareketin ana akım taleplerinden biri olarak daha da belirginleşiyor.<br />
<br />
Kaynak:&nbsp;<a href="https://x.com/FmrRepMTG/status/2024098075292094547">https://x.com/FmrRepMTG/status/2024098075292094547</a></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 18 Feb 2026 20:11:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/02/abdde-maga-hareketi-iran-savasina-isyan-ediyor-marjorie-taylor-greene-oncu-rolunde-1771435758.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Almanya’da terörist Apo resmi altında Hızır etkinliği!</title>
                <category>DÜNYA</category>
                <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/almanyada-terorist-apo-resmi-altinda-hizir-etkinligi-3037</link>
                <guid>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/almanyada-terorist-apo-resmi-altinda-hizir-etkinligi-3037</guid>
                <description><![CDATA[Faşist terör örgütü PKK’nın Almanya’daki yan örgütü FEDA-Demokratik Alevi Federasyonu Mannheim şehrinde kışkırtmalarına yeni bir halka ekledi. FEDA tarafından düzenlenen Hızır etkinliği terörist Apo’nun resmi ile yapıldı!]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="color:#000000">Faşist terör örgütü PKK Aleviler içerisinde bölücülük faaliyetlerini sürdürmek için ayrı örgütleniyor. Faşist terör örgütü PKK’nın Alevileri bölmek için Avrupa’da kurduğu FEDA-Demokratik Alevi Federasyonu ile isim benzerliği taşıyan Türkiye’de de Demokratik Alevi Dernekleri var. DAD’ın da, şubelerinde ve genel kurullarında faşist terör örgütü PKK militanlarının resmini astığı biliniyor.</span></p>

<p><span style="color:#000000">FEDA, Hızır etkinliği düzenleme bahanesi ile Almanya’nın Mannheim şehrinde yaptığı bir propaganda organizasyonunda terörist Apo’nun resmini kullanarak, yeni bir kışkırtmaya da imza attı!</span></p>

<p><span style="color:#000000"><strong>ALİ BARAN GERİ ADIM ATTI</strong></span></p>

<p><span style="color:#000000"><strong><img alt="" src="https://www.alevihaberler.com.tr/public/images/detay/baran1.JPG" style="height:800px; width:535px" /></strong></span></p>

<p><span style="color:#000000">Öte yandan, etkinlikte zakirlik yapan Tuncelili ocak evladı Mahmut Baran’ın oğlu halk müziği sanatçısı Ali Baran da sayfasında yaptığı açıklamada, pişman olduğunu ifade etti.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Kendisine etkinliğin içeriğinin önceden anlatılmadığını iddia eden Baran açıklamasında şu ifadelere yer verdi: “<strong><em>Dernekler kendi Siyasi meenfatleri için var olmak için ,Her etkinliği yapmada özgürler ama Hızırı inancını ve Sanatçıları ve en başta Alevi inancındaki Halkı eylemleri için katık etmelerini doğru bulmuyorum.</em></strong>”</span></p>

<p><span style="color:#000000"><strong>TEPKİLER ÇIĞ GİBİ</strong></span></p>

<p><span style="color:#000000"><strong><img alt="" src="https://www.alevihaberler.com.tr/public/images/detay/serpil.JPG" style="height:600px; width:540px" /></strong></span></p>

<p><span style="color:#000000">Alevilerin kutsal ayı Hızır’ın terör örgütünün yan kolu FEDA tarafından istismar edildiğinin sosyal medya duyulması şiddetli tepkilere neden oldu.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Pek çok sosyal medya kullanıcısı faşist terör örgütü PKK’nın Alevi inancını istismar ettiği etkinliği ve etkinliğe katılanları protesto ettiler.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Serpil Kazoluk adlı hesaptan yapılan bir paylaşımda şu ifadeler kullanıldı:</span></p>

<p><span style="color:#000000">“<em><strong>Alevi toplumunu Öcalan ve PKK'nın peşine takmaya çalışmak en ucuzundan alçaklıktır... FEDA Öncülüğünde 15 Şubat'ta Mannheim Kürt Toplum Merkezi'nde Xızır Lokması dağıtılmış. Kürsünün arkasında Öcalan ve PKK posterleri var... Pir sıfatıyla Mehmet Yaman, Aziz Tunç ve Eser Balıkaya konuşma yapmışlar, Ali Baran beyitler söylemiş. Hepsine de katılanlara da düzenleyenlere de yazıklar olsun...</strong></em>”</span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 18 Feb 2026 14:49:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/02/almanyada-terorist-apo-resmi-altinda-hizir-etkinligi-1771415649.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>ABD&#039;li  kadın isyan etti: Vergilerimizle hem ambulans ücreti ödüyoruz hem de soykırımı finanse ediyoruz!</title>
                <category>DÜNYA</category>
                <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/abdli-kadin-isyan-etti-vergilerimizle-hem-ambulans-ucreti-oduyoruz-hem-de-soykirimi-finanse-ediyoruz-3032</link>
                <guid>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/abdli-kadin-isyan-etti-vergilerimizle-hem-ambulans-ucreti-oduyoruz-hem-de-soykirimi-finanse-ediyoruz-3032</guid>
                <description><![CDATA[ABD'de yaşayan bir kadın, sosyal medyada paylaştığı videoda Amerikan vergi sistemini ve dış politikayı hedef aldı. Konuşmacı, ABD'nin İsrail'e geçen yıl yaklaşık 18 milyar dolar yardım gönderdiğini belirterek, bu paranın Filistin'deki olayları (soykırım olarak nitelendirdiği) finanse ettiğini savundu.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Son anketler ve kamuoyu yoklamaları, <strong>Amerika Birleşik Devletleri'nde </strong>İsrail'e yönelik desteğin rekor düşük seviyelere gerilediğini ve halkın büyük bir kısmının Gazze'deki olaylara <strong>soykırım olarak nitelendirilen</strong>&nbsp;tepki gösterdiğini ortaya koyuyor. Özellikle gençler, MAGA hareketi ve bağımsız seçmenler arasında İsrail hükümetine karşı olumsuz görüşler zirve yapmış durumda. Bu durum, ABD'nin İsrail'e yaptığı devasa yardımlara (milyarlarca dolar askeri ve mali destek) rağmen, iç politikada "uyanış" olarak yorumlanıyor.<br />
<br />
Halkın öfkesi sokaklara, üniversitelere ve sosyal medyaya yansıyor. Kampüs protestoları, boykot çağrıları ve "soykırım finanse etmeyin" sloganları artarken, ABD içindeki Siyonizm karşıtlığı yeni bir döneme giriyor. Birçok yorumcu, bu değişimin uzun vadede ABD dış politikasını etkileyeceğini söylüyor: <strong>"Halk uyanıyor, milyarlarca dolarlık yardımlar sorgulanıyor!"</strong><br />
<br />
ABD'de yaşayan bir kadın ise, sosyal medyada paylaştığı videoda Amerikan vergi sistemini ve dış politikayı hedef aldı. Konuşmacı, ABD'nin İsrail'e geçen yıl yaklaşık<strong> 18 milyar dolar </strong>yardım gönderdiğini belirterek, bu paranın Filistin'deki olayları soykırım olarak nitelendirdiği&nbsp; finanse ettiğini savundu.</p>

<p>Kadın, ironik bir şekilde şu karşılaştırmayı yaptı: ABD'de evrensel sağlık sistemi bulunmazken, İsrail vatandaşları bu yardımlar sayesinde ücretsiz sağlık hizmeti, ambulans ve eğitim gibi imkanlardan yararlanıyor. Ortalama bir Amerikalının ise hayat pahalılığı, öğrenci kredileri, tıbbi borçlar ve iflas riskiyle mücadele ettiğini vurguladı.</p>

<p><strong>"Vergilerimiz İsrail'e gidiyor, onlar bedava sağlık alıyor; biz ise hem ambulans parası ödüyoruz hem de bombalanan çocuklara para gönderiyoruz" ifadeleriyle tepkisini dile getiren kadın, izleyicilere "Şok edici değil mi?" </strong>diye sordu.</p>

<p><br />
Yayımlanan videoda kadın şunları söyledi:<br />
<br />
ABD'nin soykırımı finanse etmesi tartışılıyor.</p>

<p>ABD inanılmaz bir şekilde şok edici bir gerçek ister misin? Tamam.</p>

<p>ABD hükümetinin vatandaşları için evrensel bir kamu sağlık sistemi olmadığını biliyor musun?</p>

<p>Kamu sağlık sistemi olmadığını biliyor musun.</p>

<p>ABD hükümetinin vergi mükelleflerinin parasından soykırımı finanse etmek için, İsrail devletine milyarlar gönderdiğini biliyor musun!</p>

<p>Geçen yıl 18 milyar dolar gönderdiğini biliyor musun!</p>

<p>Peki vatandaşları için bir kamu evrensel sağlık sistemi olan ülkenin hangisi olduğunu biliyor musun?</p>

<p>Aynen.</p>

<p>İsrail.</p>

<p>Yeni bir duyurum ki ortalama Amerikalı vergi mükellefi.</p>

<p>Hayat pahalılığı kriziyle boğuşurken,</p>

<p>Ailenin sofrasına yemek koymakta zorlanırken,</p>

<p>On binlerce ya da yüz binlerce dolar borç içindeyken,</p>

<p>Öğrenci kredilerini ödemeden ya da, Allah korusun.</p>

<p>Sağlık masrafları yüzünden iflas etmişken,</p>

<p>İsrail hükümetinin soykırımı finanse etmek için.</p>

<p>Canlı önlü da bombalanıyor,</p>

<p>Canını ortaya koyup çalışıyor,</p>

<p>Filistinli çocukların üzerine bomba yağdırırken,</p>

<p>Oysa İsrail vatandaşı olmak,</p>

<p>Amerika'daki ortalama vatandaşın durumunda daha iyi durumda.</p>

<p>İsrail'de ambulans için ödeme yapmazsın.</p>

<p>Amerika'da yaparsın.</p>

<p>Hem ambulansa hem de soykırıma para ödersin.<br />
<br />
<strong><a href="https://x.com/turkcedusunuyor/status/2023808866245369989">Kaynak:&nbsp;https://x.com/turkcedusunuyor/status/2023808866245369989</a></strong></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 17 Feb 2026 22:45:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/02/abdli-kadin-isyan-etti-vergilerimizle-hem-ambulans-ucreti-oduyoruz-hem-de-soykirimi-finanse-ediyoruz-1771358452.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Dr. İ. Halil Özak yazdı: Göç ve göçmenler olmasaydı Almanya’da yaşam nasıl olurdu? (2)</title>
                <category>DÜNYA</category>
                <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/dr-i-halil-ozak-yazdi-goc-ve-gocmenler-olmasaydi-almanyada-yasam-nasil-olurdu-2-3026</link>
                <guid>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/dr-i-halil-ozak-yazdi-goc-ve-gocmenler-olmasaydi-almanyada-yasam-nasil-olurdu-2-3026</guid>
                <description><![CDATA[Dr. İ. Halil Özak'ın Almanya merkezli arti49.com'da yayımlanan yazı dizisinin ikinci bölümünde, "Göç ve göçmenler olmasaydı Almanya’da yaşam nasıl olurdu?" başlığıyla Almanya'daki göçmen tartışmalarını ele aldı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Dr. İ. Halil Özak'ın Almanya merkezli arti49.com'da yayımlanan yazı dizisinin ikinci bölümünde, "Göç ve göçmenler olmasaydı Almanya’da yaşam nasıl olurdu?" başlığıyla Almanya'daki göçmen tartışmalarını ele aldı. Özak'In yazısı göç karşıtı söylemlerin gerçekleri tersyüz ettiğini vurguluyor.<br />
<br />
<strong>Dr. İ. Halil Özak'ın yazısının tam metni şöyle:</strong><br />
&nbsp;</p>

<p>Bazı yeni rakamlarla devam ediyoruz: Almanya’da aktif olarak çalışan 437-440 bin arasında doktor var. Bunların yüzde 50,1’i kadın doktor. Aktif olarak çalışan doktorlar arasında, yabancı pasaportlu doktorların oranı yüzde 16 kadar ve bu da 69 bin doktor demek.</p>

<p>Göçmen kökenli doktorlar da bu sayıya eklenince , Almanya’da Alman kökenli olmayan doktor sayısı, yüzde 23-24 arası bir oranla 115-117 bini buluyor. Yani neredeyse her dört doktordan biri göçmen kökenli.</p>

<p>Almanya genelinde her doktor 193-195 arası kişiye bakıyor ama, kırsal alanlarda ve doğu eyaletlerinde doktor başına düşen kişi sayısı 240'a kadar çıkabiliyor.</p>

<p>Almanya’da çalışan doktorların yüzde 23’ü 60 yaşını üzerinde. Bu, önümüzdeki 5 ile 7 yıl arasında, çalışan yaklaşık her dört doktordan birinin emekli olacağı anlamına da geliyor.</p>

<p>Bir tıp öğrencisinin hiç sınıfta kalmadan, doktor olarak çalışabilmesi için geçen süre 6,5 ile 7 yıl arasında. Almanya’daki toplam tıp fakültelerinden her yıl 10 bin-10 bin 500 arası öğrenci mezun oluyor.</p>

<p>Bu demektir ki, önümüzdeki 7 yıl içinde çalışan 440 bin doktordan 110 bini emekli olacak, ama 7 yıl içinde 70 bin, en fazla 75 bin yeni doktor göreve başlayabilecek. Böylece, ortaya çıkacak en az 40 bin doktor açığını Almanya, dışından gelen doktorlarla karşılamaya çalışacak.</p>

<p>Bu verilerden çıkan sonuçla: Almanya’da 25-26 milyon insana, neredeyse her üç kişiden birine, göçmen kökenli doktorlar hizmet veriyor. Almanya’da doğum oranının düşük olduğunu biliyoruz, emekli ve bakıma muhtaç insan sayısının artmasıyla birrlikte, ülkenin göçmen kökenli doktor gereksiniminin her yıl daha da artacağını öngörmemiz mümkün..</p>

<p>Son yıllarda Almanya’nın sağlık personeli ve doktora gereksinimi gereği, gelen doktorlar arasında 7-8 bin kadarı Suriyeli, 4 bin 700 Romanyalı, 3 bin 200 Türk, 3 bin 100 Rus, 3 bin 100 Avusturyalı ve 3 bin kadar da Yunan doktor var. Bu doktorların yüzde 71-73 kadarı hastanelerde çalışıyorlar.</p>

<h2><strong>Doğu Almanya’daki göçmen doktorlar</strong></h2>

<p>Almanya’nın doğusunda yer alan eyaletlerin hemen hemen tamamında göçmenlere karşı daha yoğun bir tepki var. Bu tepkinin nedenleri, bu nedenlerin kaynakları, gerçeğe dayanıp, dayanmaması vb. aslında kapsamlı bir yazı konusu. Ancak bu olgu bu yazının konusunu çok aşacağı için, burada sadece konuya değinerek bırakıyorum.</p>

<p>Yaşamın bir çelişkisi olarak, Almanya’nın doğusunda göçmenlere tepki daha fazla. Göçmen karşıtı, Almanya için Alternatif (AfD) partisi, bazı eyaletlerde birinci parti ve neredeyse başbakan çıkaracak seviyede. Ancak Doğu Almanya’da yaşayan insanları Batı’ya oranla daha çok yabancı uyruklu doktor tedavi ediyor.</p>

<ul>
	<li>
	<p>Thüringen eyaleti, 2025 sonu verilerine göre 2 bin 100 kadar&nbsp;<strong>“göçmen”</strong>&nbsp;doktorla ilk sırada. Almanya genelinde her sekiz doktordan biri yabancı pasaportlu ama, Thüringen eyaletinde her beş doktordan biri yabancı pasaportlu. Bu oran hastanelerde her dört doktordan birine çıkıyor.</p>
	</li>
	<li>
	<p>Mecklenburg-Vorpommern eyaletinde de hastahanelerdeki doktorların oranı bazen yüzde 33’e kadar varıyor.</p>
	</li>
	<li>
	<p>Yine Brandenburg eyaletinde her 5 doktordan biri yabancı pasaportlu.</p>
	</li>
	<li>
	<p>Doğu eyaletlerinde Suriyeli doktorlar başta olmak üzere, genellikle Romanyalı, Ukraynalı ve Rus doktorlar çalışıyor.</p>
	</li>
</ul>

<p>Doğu eyaletlerinde emekli olan doktorların yerine o bölgenin genç doktorları gitmiyor. Yabancı doktor olmazsa birçok hastane, bazı bölümlerini kapatmak zorunda kalacak. Doğu eyaletleri doktor, hemşire, yaşlı ve engellilere bakan personel, hatta mutfak personeli için bile yabancı ülkelere ilan veriyorlar.</p>

<p>Kısa bir süre önce bir yakınımı doğu eyaletlerinden birine, bir rehabilitasyon merkezine götürdüm. Burada yakınımı muayene eden ilk doktor Arnavutluk’tan bir bayan doktordu. Akşam yemeğini getiren ise, benimle kafa göz yararak Türkçe konuşmaya çalışan Özbek bir personal.</p>

<h2><strong>Hasta ve yaşlı bakıcıları</strong></h2>

<p>Hasta ve yaşlılara bakıcıların eğitimi için Almanya, bakıcı başına yıllık 42 bin ile 46 bin 500 euro arasında bir masraf ediyor. Yıllık eğitim masrafı eyaletten eyalete farklılıklar gösteriyor. Şöyle:</p>

<ul>
	<li>
	<p>Bakıcılık eğitimi alan öğrenciler, eğitimleri süresince 1300 ile 1500 euro arasında bir aylık alıyorlar.</p>
	</li>
	<li>
	<p>Almanya’da 2025 yılı sonunda çalışan, yabancı bir ülke vatandaşı bakıcı sayısı 300 binden fazla ve çalışan tüm bakıcılara oranı yüzde 18-19 kadar. Yani, ortalama her 5 bakıcıdan biri göçmen ama hâlâ yabancı bir ülke vatandaşı.</p>
	</li>
	<li>
	<p>Bu bakıcıların yüzde 21’i, yaşlıların bakımında, yüzde 17’si de hastanelerde çalışıyor.</p>
	</li>
	<li>
	<p>Bunlara bir de göçmen kökenli, ancak Alman vatandaşı olan bakıcılar eklenince sayı 550 bine kadoar çıkıyor. Yani Almanya’daki her 3 bakıcıdan biri göçmen kökenli.</p>
	</li>
</ul>

<h2><strong>Mültecilerin durumu</strong></h2>

<p>Federal Çalışma Ajansı’nın (Bundesagentur für Arbeit) verilerine göre, sadece 2024 sonuna kadar iltica başvurusu yapan mültecilerden 21 bini bakım hizmetlerinde çalışıyordu. Bunların 6 bin 600 kadarı kalifiye personel, 5 bin 300 kadarı sağlık hizmetleri eğitimi alıyor, geri kalanları da hastabakıcı yardımcısı olarak çalışıyor.</p>

<ul>
	<li>
	<p>2024 yılı verilerine göre yaşlı ve engellilere bakım alanında çalışan Suriyeli sayısı 10 kat artarak 17 bine çıktı.</p>
	</li>
	<li>
	<p>Sağlık hizmetlerinde çalışan mülteciler arasında birinci sırada Suriye vatandaşları, ikinci sırada Afganistanlılar geliyor.</p>
	</li>
</ul>

<p>2022 yılından sonra, bakım hizmetlerinde çalışanların sayısının artması, ancak yabancı bir ülkenin pasaportunu taşıyan çalışanlar sayesinde gerçekleşti.</p>

<h2><strong>Göçmen sağlıkçıların ekonomik katkısı</strong></h2>

<p>Bir konuyu açıkça ifade etmek gerekiyor: Göçmenlerin Almanya’daki sağlık hizmetlerine yük olduğu bir efsanedir. Ortada bazı siyasi çevreler tarafından üretilen, kasıtlı bir uydurma var.</p>

<p>Almanya’da toplam nüfus içinde yüzde 31’i, yani toplam 26 milyon kadar göçmen kökenli nüfus, göreceli olarak daha genç olan nüfustur. Genç nüfus, doğal olarak, sağlık hizmetlerinden daha az yararlanmaktadır.</p>

<p>Almanya bir taraftan göçmen kökenli, göreceli genç nüfus için, sağlık alanında daha az harcama yapıyor. Diğer taraftan da, hiçbir masrafa girmeden, eğitimine, uzmanlaşmasına hiçbir katkısının olmadığı göçmen kökenli sağlık personeli çalıştırarak, milyarlarca euro masraf etmiyor.</p>

<p>Bu somut duruma iki örnek:</p>

<p><strong>a- Göçmen kökenli doktorlar:</strong></p>

<p>Dünyanın birçok ülkesinde olduğu gibi, Almanya’da da tıp eğitimi pahalı bir eğitim. Bir öğrencinin tıp fakültesine başlayıp, stajını da yaptıktan sonra, asistan doktor olarak çalışmaya başladığı geçen süre için devletin harcadığı para 250 bin ile 320 bin euro arasında. Bazı kaynaklar bu rakamı 450 bin euro olarak da veriyor. Çeşitli kurumlar yapılan toplam eğitim masrafı olarak, farklı dönemlerde, farklı kriterleri esas aldıklarından ortaya farklı rakamlar çıkıyor.</p>

<p>Model hesaplamamız için, bir tıp fakültesi öğrencisine eğitim süresince devletin harcadığı parayı 280 bin euro olarak alalım.</p>

<p>69 bin (yabancı pasaportlu) doktorun eğitimi için Almanya’nın, normal koşullarda, 69.000 x 280.000 euro = 19 milyar 525 milyon euro ödemesi gerekirdi.</p>

<p>Bazı kaynaklar yabancı pasaportlu, göçmen doktorların sayısını 76 bin olarak veriyorlar. Bu doktorlar için Almanya, 76.000 x 280. 000 euro eğitim masrafı olarak, toplamda 21 milyar 280 milyon euro ödemedi.</p>

<p>Hangi model hesaplama sonucunu alırsak alalım, Almanya’nın yabancı doktor çalıştırmaktaki kârı 20 milyar euro kadardır.</p>

<p>Ayrıca 69 bin yabancı pasaportlu doktorun, 15-16 bini uzman doktor.</p>

<p>Bir asistan doktorun 6 yıllık bir süre içinde, yani konusunda uzman doktor haline gelinceye kadar da aldığı maaş ve eğitim giderlerinin toplamı, yani Almanya’ya maliyeti toplam 600 bin eurodan fazladır. Bu model hesaplamaya göre de: 15.000 x 600.000 = 9 milyar euro.</p>

<p>Bu verilerden çıkan sonuç: Hangi model hesaplamayı esas alırsak alalım, Almanya milyarlarca euro eğitim ücreti ödemeden, on binlerce doktora sahip olmanın yanında, bir de yine hiçbir masraf etmeden 15-16 bin kadar uzman doktora sahip oluyor.</p>

<p>Ayrıca göçmen kökenli Alman vatandaşı olan doktorlar arasında da, Almanya dışındaki ülkelerde tıp okuyan, hatta uzman doktor olduktan sonra Almanya’ya gelen doktorlar var. Bunlar model hesaplamamızın dışında.</p>

<p>Bunları da eklediğimizde ortaya çok daha büyük bir tasarruf veya&nbsp;<strong>“kâr”</strong>&nbsp;çıkar. Bu, Almanya’nın tasarrufu veya&nbsp;<strong>“kârıdır”</strong>. Aklımızda tutalım.</p>

<p><strong>b- Hastabakıcılar</strong></p>

<p>2025 sonu verilerine göre bakıcı eğitimin yıllığı 46 bin ile 48 bin euro arasında, bakıcı eğitimi 3 yıl sürüyor. Yıllık eğitim süresi 3 x 46.000 euro = 138.000 euro.</p>

<p>Toplam 550 bin göçmen kökenli bakıcıdan, 370 bini Alman vatandaşı değil.</p>

<p>Almanya, 370.000 x 138.000 euro = 51 milyar 60 milyon euro eğitim masrafı ödemeden, çeşitli sağlık kurumlarında çalıştırabileceği 370 bin bakıcı personel kazanıyor.</p>

<p>Bunların dışında, bir de Almanya için maddi getirisini hesaplamadığım sağlık kesimleri var.</p>

<p><strong>1- Ebeler:</strong>&nbsp;Almanya’da toplam 30 bin kadar ebe var ve bu ebelerin yüzde 19-20 kadarı göçmen kökenli. Neredeyse her 5 ebeden biri göçmen kökenli. Ayrıca aktif çalışan ebelerin yüzde 9-10 kadarı yabancı bir ülkenin pasaportuna sahip.</p>

<p><strong>2- Eczacılar:</strong>&nbsp;Almanya genelinde toplam eczacı sayısı 70 bin kadar. Göçmen kökenli eczacıların oranı, yüzde 24-25 civarında ve 16 bin 500 ile 17 bin 500 arasında. Dolayısıyla, her 4-5 eczacıdan birinin göçmen kökenli olduğunu söyleyebiliriz.</p>

<p>Bu eczacıların 12 binden daha fazlası yabancı pasaportlu. Bunların arasında örneğin 2 bin 500 Suriyeli eczacı var. Geri kalan eczacılar da İran, Mısır, Yunanista, Türkiye ve Romanya’dan gelenler. Bir eczacının staj dönemi de dahil, Almanya’ya toplu eğitim masrafı, 150 ile 200 bin euro arasında. Bu masrafı 180 bin olarak alalım. 12 bin yabancı pasaportlu eczacı x 180.000 euro= 2 milyar 160 milyon euro.</p>

<p>Demek ki, Almanya yabancı pasaportlu 12 bin eczacı için de hiçbir eğitim masrafı ödemediği gibi, eczacılık eğitimini ülkesinde alıp Alman vatandaşlığına geçen eczacılar için de hiçbir masrafta bulunmuyor.</p>

<p><strong>3- Diş doktorları:</strong>&nbsp;Almanya’da toplam 74-75 bin arasında diş doktoru var. Bunların yüzde 10 kadarı yabancı pasaportlu. Yani Almanya’da 7 bin 500 kadar yabancı pasaportlu, göçmen kökenli diş doktoru var. Almanya her diş doktorunun eğitimi için toplam 300 bin euro ödüyor. 7.500 x 300.000 = 2 milyar 250 milyon euro. Almanya 7 bin 500 diş doktoru için de hiçbir eğitim masrafı ödemedi.</p>

<p><strong>4- Kayıt dışı bakıcılar:</strong>&nbsp;Yaşlıların ve emeklilerin bakımında yarı açık, yarı gizli bir alan var. Genellikle Polonya, Romanya, Bulgaristan gibi Doğu Avrupa ülkelerinden kadınlar bakıcılar, evlerde aileyle birlikte yaşayarak yaşlı ve engellilere bakıyorlar. Evlerde verilen bu bakım hizmeti, 24 saat verilen bir hizmet ve genellikle kayıt dışı.</p>

<p>Alman Sendikalar Birliği (DGB) ve bağlı sendikaların tahminlerine göre bu kayıt dışı alanda da 300 ile 600 bin arasında&nbsp;<strong>“yatılı”</strong>&nbsp;bakıcı çalışıyor. Bu yatılı çalışanların en fazla yüzde 15'i sisteme kayıtlı.<br />
Kayıt dışı bakıcıların sayısını en az 300 bin olarak alsak dahi, Almanya’nın eğitimine hiçbir masrafta bulunmadan hizmet aldığı bakıcıların sayısı 300 bin daha artar.</p>

<h2><strong>Geçici bilanço için bir ara sonuç</strong></h2>

<p>Büün bu hesaplardan hareketle bazı şeylerin altını çizebiliriz.</p>

<p>Yabancı pasaportlu doktorların, hasta ve engelli bakıcılarının, diş doktorlarının, ebelerin ve eczacıların Almanya için ekonomik bir getirileri daha var: Bu insanlar işe başladıkları andan itibaren sağlık ve emeklilik sigortasına kesinti ödüyorlar. Ayrıca diş doktorları, eczacılar ve diş doktorları kendi muayenehanelerinde elaman çalıştırarak sağlık ve emeklilik sigortalarına da prim ödüyorlar.</p>

<p>Demek ki, Almanya bir taraftan, kendi çıkarına göçmen sağlık personeli çalıştırarak, hiçbir eğitim ve uzmanlık masrafı ödemeden yetişkin insan gücünü istihdam ediyor. Diğer taraftan da, bu personeli büyük ekonomik zorluklara katlanarak yetiştiren ülkelerin insan gücünü ellerinden alıyor.</p>

<p>Sonuç: Yabancı pasaportlu göçmenler, Almanya’ya eğitim süresince hiçbir masraf çıkarmamış, göreceli olarak daha genç, mesleki olarak tecrübeli ve işe başladığı saatten başlayarak sigortalara prim ödeyen, neredeyse 500 binden daha fazla, evet, yarım milyondan daha fazla bir sağlıkçı ordusu armağan ediyor.</p>

<p>Yabancı pasaportu veya Alman vatandaşı göçmenler sağlık hizmetlerinde Almanya için bir sorun değil, Almanya’da sağlık sorunları için bir çözüm, büyük bir şanstır.</p>

<p>O halde yabancı düşmanı efsanelerin gerçeği tersyüz ettiğini açıkça ilan etmek gerekiyor.</p>

<p><strong>Dr. İ. Halil Özak</strong></p>

<p>ARTI49<br />
<br />
<a href="https://www.arti49.com/goc-ve-gocmenler-olmasaydi-almanyada-yasam-nasil-olurdu-ii-2400601h.htm">Kaynak ve yazının orjinalini okumak için tıklayınız<br />
ARTI49</a></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 16 Feb 2026 19:38:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/02/dr-i-halil-ozak-yazdi-goc-ve-gocmenler-olmasaydi-almanyada-yasam-nasil-olurdu-2-1771260384.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>İran&#039;dan ABD&#039;ye teklif: Yüksek kârlı alanlarda ortak çalışalım</title>
                <category>DÜNYA</category>
                <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/irandan-abdye-teklif-yuksek-karli-alanlarda-ortak-calisalim-3025</link>
                <guid>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/irandan-abdye-teklif-yuksek-karli-alanlarda-ortak-calisalim-3025</guid>
                <description><![CDATA[İran Dışişleri Bakanlığı Ekonomik Diplomasi Yardımcısı Hamid Ghanbari, Tahran ile Washington arasındaki görüşmelerin kapsamını açıkladı.  Ghanbari, "Petrol ve doğalgaz alanlarındaki ortak çıkarlar, ortak sahalar, madencilik yatırımları ve hatta uçak alımı müzakerelere dahil edildi"dedi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>İran Dışişleri Bakanlığı Ekonomik Diplomasi Yardımcısı <strong><strong>Hamid Ghanbari</strong></strong>, İran Ticaret Odası'nda düzenlenen toplantıda, Tahran ile Washington arasındaki görüşmelerin kapsamını açıkladı.<br />
<br />
Hamid Ghanbari, <strong><em>"Petrol ve doğalgaz alanlarındaki ortak çıkarlar, ortak sahalar, madencilik yatırımları ve hatta uçak alımı müzakerelere dahil edildi"</em></strong> diyerek sözlerine şöyle devam etti<em><strong>: "Bu kez, anlaşmanın sürdürülebilir olması için, Amerika Birleşik Devletleri'nin de yüksek ve hızlı ekonomik getiri sağlayan alanlardan faydalanabilmesi şarttır."</strong></em></p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Ghanbari'ye göre müzakereler yalnızca nükleer konuları değil, aynı zamanda <strong><strong>petrol ve doğalgaz sahalarındaki ortak çıkarlar</strong></strong><strong><strong>, ortak sahalar</strong></strong><strong><strong>, madencilik yatırımları</strong></strong>&nbsp;ve hatta <strong><strong>uçak alımları</strong></strong>&nbsp;gibi ekonomik alanları da kapsıyor.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Fars Haber Ajansı'na (Fars) konuşan Ghanbari, 2015'teki anlaşmanın ABD'ye ekonomik fayda sağlamadığı deneyimine işaret ederek şu vurguyu yaptı:</p>

<p>&nbsp;</p>

<p><strong>　 "Bu kez anlaşmanın sürdürülebilir olması için, Amerika Birleşik Devletleri'nin de yüksek ve hızlı ekonomik getiri sağlayan alanlardan faydalanabilmesi şarttır."</strong></p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Ghanbari, önerilen ekonomik işbirliği alanlarının iç hassasiyeti en düşük seviyede tutacak şekilde seçilmesi gerektiğini belirterek örnekler verdi: enerji sektörü, petrol ve doğalgaz sahaları, hızlı sonuç veren madencilik yatırımları, kentsel gelişim projeleri ve uçak alımları.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Ayrıca bloke edilmiş veya sınırlı kaynakların da anlaşmanın parçası olacağını ifade eden Ghanbari, bunların serbest bırakılmasının <strong><strong>sembolik veya geçici değil, gerçek ve kullanılabilir</strong></strong>&nbsp;olması gerektiğini vurguladı. Bu serbest bırakmanın adım adım veya tek seferde gerçekleşebileceğini, İran'ın gerekirse borçları teminat olarak gösterebileceğini belirtti.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Ghanbari, görüşmelerin ciddi bir anlaşmaya ulaşma amacıyla yürütüldüğünü ancak hiçbir kurumun müzakereler gerekçesiyle normal faaliyetlerini durdurmaması gerektiğini söyledi. Ülkenin her türlü senaryoya hazırlıklı olması gerektiğini, aynı zamanda müzakerelerin ciddiyetle sürdürüldüğünü ekledi.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p><a href="https://fararu.com/fa/news/949292/%D8%AC%D8%B2%D8%A6%DB%8C%D8%A7%D8%AA-%D8%AC%D8%AF%DB%8C%D8%AF-%D9%85%D8%B0%D8%A7%DA%A9%D8%B1%D9%87-%D8%A7%DB%8C%D8%B1%D8%A7%D9%86-%D8%A2%D9%85%D8%B1%DB%8C%DA%A9%D8%A7-%D8%A7%D8%B2-%D8%AE%D8%B1%DB%8C%D8%AF-%D9%87%D9%88%D8%A7%D9%BE%DB%8C%D9%85%D8%A7-%D8%AA%D8%A7-%D8%B3%D8%B1%D9%85%D8%A7%DB%8C%D9%87-%DA%AF%D8%B0%D8%A7%D8%B1%DB%8C-%D9%87%D8%A7%DB%8C-%D9%85%D8%B9%D8%AF%D9%86%DB%8C"><strong>Kaynak: Fararu.com (16 Şubat 2026)</strong></a><br />
https://fararu.com/fa/news/949292/%D8%AC%D8%B2%D8%A6%DB%8C%D8%A7%D8%AA-%D8%AC%D8%AF%DB%8C%D8%AF-%D9%85%D8%B0%D8%A7%DA%A9%D8%B1%D9%87-%D8%A7%DB%8C%D8%B1%D8%A7%D9%86-%D8%A2%D9%85%D8%B1%DB%8C%DA%A9%D8%A7-%D8%A7%D8%B2-%D8%AE%D8%B1%DB%8C%D8%AF-%D9%87%D9%88%D8%A7%D9%BE%DB%8C%D9%85%D8%A7-%D8%AA%D8%A7-%D8%B3%D8%B1%D9%85%D8%A7%DB%8C%D9%87-%DA%AF%D8%B0%D8%A7%D8%B1%DB%8C-%D9%87%D8%A7%DB%8C-%D9%85%D8%B9%D8%AF%D9%86%DB%8C</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 16 Feb 2026 18:17:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/02/irandan-abdye-teklif-yuksek-karli-alanlarda-ortak-calisalim-1771256079.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Azerbaycan&#039;dan Sırbistan&#039;a dev enerji hamlesi: Sırbistan&#039;a ve Avrupa&#039;ya doğal gaz santrali geliyor!</title>
                <category>DÜNYA</category>
                <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/azerbaycandan-sirbistana-dev-enerji-hamlesi-sirbistana-ve-avrupaya-dogal-gaz-santrali-geliyor-3023</link>
                <guid>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/azerbaycandan-sirbistana-dev-enerji-hamlesi-sirbistana-ve-avrupaya-dogal-gaz-santrali-geliyor-3023</guid>
                <description><![CDATA[Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, 15 Şubat 2026 tarihinde Sırbistan'a gerçekleştirdiği resmi ziyaret kapsamında Belgrad'da Sırbistan Cumhurbaşkanı Aleksandar Vučić ile bir araya geldi. İki lider, baş başa ve heyetler arası görüşmelerin ardından ortak basın toplantısı düzenledi. Görüşmelerde ikili ilişkilerin güçlendirilmesi, stratejik ortaklık ve çeşitli alanlardaki işbirliği konuları ele alındı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, 1</strong>5 Şubat 2026 tarihinde Sırbistan'a gerçekleştirdiği resmi ziyaret kapsamında Belgrad'da Sırbistan Cumhurbaşkanı <strong>Aleksandar Vučić</strong> ile bir araya geldi. İki lider, baş başa ve heyetler arası görüşmelerin ardından ortak basın toplantısı düzenledi. Görüşmelerde ikili ilişkilerin güçlendirilmesi, stratejik ortaklık ve çeşitli alanlardaki işbirliği konuları ele alındı.</p>

<p>Vučić, konuşmasında Aliyev'<strong>i "sevgili dostum" </strong>diye hitap ederek ziyaretinden duyduğu memnuniyeti dile getirdi. İki ülke arasındaki ticaret hacminin 2012'ye kıyasla 16 kat arttığını vurguladı. Enerji, tarım, turizm ve askeri-teknik işbirliği alanlarında önemli adımlar atıldığını belirtti. Özellikle SOCAR ile Sırp doğalgaz şirketi arasında imzalanan anlaşma çerçevesinde, Sırbistan'ın Niş çevresinde (muhtemel Kruševac bölgesi) 500 MW kapasiteli doğalgaz yakıtlı elektrik santrali inşasının planlandığını, projenin 2029 yılına kadar tamamlanacağını açıkladı. Santralin iki yılda 1890 MW kapasiteye ulaşan Azerbaycan örneklerinden ilham aldığını ifade etti. Ayrıca 3 Mayıs 2026 itibarıyla Air Serbia'nın Belgrad-Bakü direkt uçuşlarını başlatacağını duyurdu.<br />
<br />
<a href="https://president.az/az/articles/view/71615"><img alt="" src="https://www.alevihaberler.com.tr/public/images/detay/1771168084_671894d0eb82b9af5753e42a51ce15bb.jpg" style="height:533px; width:800px" /></a><br />
<br />
Vučić, Azerbaycan'ın EXPO 2027 Belgrad etkinliğine katılımını memnuniyetle karşıladıklarını ve Sırbistan vatandaşlarını<strong> Bakü'yü</strong> ziyaret etmeye davet etti.</p>

<p>Aliyev ise teşekkür konuşmasında, Sırbistan'ın Devlet Günü'nü tebrik ederek Vučić'in liderlik niteliklerini övdü. İki ülkenin birbirinin toprak bütünlüğü ve egemenliğini uluslararası platformlarda desteklediğini hatırlattı. Azerbaycan-Sırbistan Stratejik Konseyi'nin ilk toplantısının yapıldığını belirterek, enerji alanında işbirliğinin derinleştiğini vurguladı. Azerbaycan'ın Sırbistan'a doğal gaz ihracatını artıracağını, 2032'ye kadar 8 GW ek yenilenebilir enerji kapasitesi oluşturacağını ve bunun büyük kısmının Avrupa'ya ihracata ayrılacağını ifade etti. Ortak elektrik santrali projesinin Sırbistan'ın olumlu yatırım ortamı sayesinde mümkün olduğunu belirtti. Aliyev, Vučić'i Azerbaycan'a davet etti ve yakın dönemde birden fazla görüşme gerçekleştireceklerini söyledi.</p>

<p><strong>Ziyaret kapsamında düzenlenen törenle çeşitli anlaşmalar imzalandı:</strong></p>

<p>Gıda Güvenliği Alanında İşbirliği Anlaşması<br />
Sırbistan'da Gaz Türbinli Enerji Santrali Tasarımı, İnşaatı ve İşletmesi Anlaşması<br />
&nbsp;Ekonomi Bakanlıkları arasında Mutabakat Anlaşması<br />
&nbsp;Medya ve İletişim Alanında İşbirliği Mutabakat Zaptı<br />
2026-2030 Kültür Alanında İşbirliği Mutabakatı<br />
Spor Alanında Mutabakat Anlaşması<br />
Sağlık Sigortası Sistemleri Alanında İşbirliği Mutabakat Zaptı</p>

<p>İki ülke arasında bugüne kadar imzalanan belge sayısı 57'yi aşarken, bu ziyaretle ilişkiler yeni bir ivme kazandı. Liderler, enerji güvenliği, ekonomik yatırımlar ve kültürel bağların güçlendirilmesiyle gelecekte daha yakın işbirliği hedeflediklerini vurguladı.</p>

<p><strong>Azerbaycan Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı İlham Aliyev ve Sırbistan Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Aleksandar Vučić, 15 Şubat'ta Belgrad'da basına açıklamalarda bulundular.&nbsp;</strong></p>

<p><strong>Öncelikle Sırbistan Cumhurbaşkanı bir açıklama yaptı.</strong></p>

<p>Başkan Aleksandar Vucic:<br />
-Sayın Cumhurbaşkanı Aliyev, sevgili dostum.</p>

<p>Ziyaretiniz için teşekkür ederim. Ne kadar yoğun ve önemli bir programınız olduğunu biliyorum. Kendinizi evinizde gibi hissetmenizi rica ediyorum.</p>

<p>Çinli dostlarımız, böyle yağmur yağdığında her zaman büyük bir şeyin başlayacağının iyi bir işareti olduğunu söylüyorlar. Umarım kötü havaya rağmen, bu olayı kendi çıkarlarımız doğrultusunda en iyi şekilde karşılarız ve hem Sırbistan hem de Azerbaycan için, en azından ikili ilişkilerimiz söz konusu olduğunda, önümüzde parlak bir gelecek olduğunu görürüz.</p>

<p>Azerbaycan halkına ve size, saygıdeğer Cumhurbaşkanımıza, büyük saygılarımı sunmak istiyorum. Ayrıca Sırbistan halkına ve elbette Azerbaycan halkına şunu söylemek istiyorum ki, sizinle her konuştuğumda çok şey öğreniyorum, birçok konuyu deneyimli bir devlet adamının, gerçek bir liderin farklı bakış açısından gözlemleme fırsatı buluyorum. Bu nedenle, bilginizi benimle her zaman paylaştığınız, ülkemin, liderliğini yaptığım ülkenin çok şey öğrenebileceği ilişkiler kurduğunuz için size teşekkür ediyorum.</p>

<p>Bugün Cumhurbaşkanı Aliyev ile dünyadaki ve Avrupa'daki tüm önemli konular hakkında konuştum. Birbirimizle istişare ettik, ondan çok şey öğrendim. Bazı süreçleri kendim gözlemlediğimden daha iyi, daha derinlemesine anladım. Kriz çıktığında birbirimize açık olduğumuz ve birbirimizle konuştuğumuz bir ilişkimiz var. İş birliğimiz hayatın her alanında gelişiyor. 2012 yılına kıyasla, hizmet sektöründeki ticaret hacmimiz 16 kat daha yüksek, yüzde 16 değil, 16 kat. Ayrıca, stratejik ortaklık sayesinde Azerbaycan ile yeni, mümkün olan en yakın ilişkileri kurduk. Bunun Sırbistan Cumhuriyeti ve vatandaşları için son derece önemli olduğuna inanıyorum.</p>

<p>Sosyal yaşamın çeşitli alanlarındaki iş birliğimiz daha önemli ve daha büyük olabilir ve olmalıdır. Daha fazla çalışma ve çabayla, daha özenli bir yaklaşımla gelecekte daha da iyi sonuçlar elde edeceğimize inanıyorum. Bugüne kadar 57 belge imzaladık ve buna bugün imzalanan onlarca belgeyi de ekleyebiliriz. Bu belgeler, sosyal yaşamın tüm alanlarındaki ilişkilerimizi geliştirmek için sağlam bir temel oluşturmalıdır.</p>

<p>Eylül ayında Azerbaycan'da düzenlenecek yatırım forumuna katılımı görüştük ve öncesinde Azerbaycan'ı ziyaret edeceğim. Bunun iş çevrelerimiz, bankacılarımız ve temsilcilerimiz için Azerbaycan'ı ziyaret etme fırsatı olacağına ve ülkemizin EXPO'yu tanıtması için bir fırsat olacağına inanıyorum. Çünkü o gün EXPO'ya birkaç ay kalmış olacak. Bu etkinlik, 2027'de Sırbistan'da düzenlenecek en büyük ve bizim için en önemli etkinliktir. Azerbaycan'ın EXPO 2027'ye katılımını teyit etmesinden dolayı minnettarız ve eminim ki güzel ülkelerini 2027'de Belgrad'da en iyi şekilde tanıtacaklardır.</p>

<p>Aynı zamanda, dikkatinizi bazı gerçeklere çekmek istiyorum. İki ülke arasındaki turizmin artması ve Air Serbia'nın 3 Mayıs'ta Belgrad ile Bakü arasında direkt uçuş başlatması buna özel bir katkı sağlayacaktır. Şahsen tüm Sırbistan vatandaşlarına Bakü'nün güzel bir şehir olduğunu söyleyebilirim. Orada birçok yenilik görebilirsiniz. Şehir Hazar Denizi kıyısında yer almaktadır. Temiz ve düzenli bir şehirdir. Bakü'yü her ziyaret ettiğimde, Cumhurbaşkanı Aliyev'in Azerbaycan hükümetiyle birlikte inşa ettiği yeni harikalar, yeni ve güzel yerler görüyorum. Orada muhteşem müzeler var. Bulvarlar, dost canlısı insanlar, güvenlik en üst düzeyde. Bu nedenle, bu Sırbistan vatandaşlarına Azerbaycan'ı ziyaret etmeleri için açık bir davettir. Azerbaycan vatandaşlarını da Sırbistan'ı ziyaret etmeye, bu ülkeyi sevmeye davet etmek istiyorum. Sırbistan, Avrupa kıtasında en yüksek güvenlik seviyesine sahip ülkeler arasında yer almaktadır. Azerbaycan halkıyla kardeşçe ve dostane ilişkilerimiz var. Ülkemizde ziyaret edebileceğiniz birçok yer olduğunu düşünüyorum. Sadece Belgrad'ı değil, diğer şehirleri, dağ tatil yerlerini, gölleri ve diğer yerleri de kastediyorum.</p>

<p>Ekonomik iş birliği, tarım ve tarım ürünleri değişimi konularını görüştük. Azerbaycan'ın Zira köyünde yetişen domates ve salatalıkları ilk tattığımda, hatta daha öncesinde Azerbaycan'ın özel bölgesi Nahçıvan'dan gelen ürünleri tattığımda çok beğenmiştim. Çok beğendim ve Azerbaycan'ın bu ürünleri diğer kaynaklardan gelen ürünlere kıyasla önemli bir indirimle tedarik ettiğini duydum. Halkımıza bu ürünleri bu kadar düşük fiyata sağlamanın mümkün olup olmadığını merak ediyorum! Hükümette oturanlar bunu düşünmemişlerse, düşünsünler. Azerbaycanlı dostlarımızdan vatandaşlarımıza daha uygun fiyatlarla kaliteli ürünler sağlama sorununu çözmenizi rica ediyorum. Aynı zamanda, kendi ürünlerimizi de bu şekilde sağlamalıyız. Şimdiye kadar bu olmuyor. Eminim ki biz de Azerbaycan'a birçok ürün sağlayabiliriz. Ama bunu henüz yapmadık ve bu konuya dikkatli yaklaşmadık. Bu bir tutum. Zaman geçiyor ve hiçbir şey düşünmüyoruz.</p>

<p>En önemli konulardan biri, elektrik çağına giriyor olmamızdır. Cumhurbaşkanı Aliyev'den bu projeye bizzat katılarak bize yardımcı olmasını rica ettim. Eğer öyle olursa, işi daha hızlı bitirebiliriz. Buradaki insanlar 20 yıl önce de elektrik olduğunu düşünebilir. Ama o zamanlar yakıtı konteynerlerle alıyorduk. Sonra elektrik 6 saatliğine veriliyor, sonraki 6 saat için de kısıtlamalarla veriliyordu. Bugün ise ülkemizde daha önce hiç görülmemiş bir disiplin var. Ama aynı durum yarın aynı olmayabilir. Elektrik çağı başlıyor ve birden fazla elektrik kaynağına ihtiyacımız var. Daha fazla elektrik üretmemiz gerekiyor. Azerbaycan gigawatt cinsinden ölçülen elektriğe sahip olacak. Ama soru şu: İthalatı için gerekli iletim hatları olacak mı?! Azerbaycan tarafıyla önemli konularda anlaşmaya vardık. Bugün Sırp doğalgaz şirketi ve SOCAR bu konuda görüşmeler yaptı ve bir iş birliği anlaşması imzalandı. Her bir sorunu iki veya üç ay içinde çözmeye çalışacağız ki, hemen ardından proje dokümantasyonu hazırlanıp inşaat başlayabilsin. İnşaat iki yıldan fazla sürecek. 2029 yılına kadar doğalgazla çalışan bir enerji santrali açacağımıza inanıyoruz. Niş şehri çevresinde üç yer seçildi. Temiz enerjiden bahsediyoruz. Avrupa Birliği de bunu kabul ediyor. Kısacası, inşaatın Tripale, Kruşti veya Niška Banja'da gerçekleşmesi bekleniyor. Ama bence Kruşti en uygunu. Santralin 500 megavatlık bir enerji üretim kapasitesi olacak. Cumhurbaşkanı Aliyev bana bu konuyla bizzat ilgileneceğine söz verdi. İnanmayabilirsiniz ama iki yılda toplam 1890 megavatlık bir enerji üretim kapasitesi oluşturmayı başardılar.</p>

<p>Belki Azerbaycan halkı bunu bilmiyor, bu güçler mümkün olan en kısa sürede oluşturuldu. Azerbaycan şirketleri burada kontrol çalışmalarını yürütecek. Sırp şirketleri de çalışmalara katılacak. Her iki taraf da %50 oranında çalışacak. 500 megavatlık bir doğalgaz santrali inşa edilecek. Bu iyi bir örnek olacak. Gelecekte daha fazla doğalgaz santrali inşa etmeliyiz. Küçük modüler reaktörler kurulacak. Veri merkezleri olacak ve diğer sorunlar çözülecek. Amerikalılarla görüşmelere başladım ve Karadağ'daki Bar limanından başlayarak petrol ve doğalgaz boru hatları döşeseler, veri merkezleri inşa etseler, bu çalışmaları Prijepolje'den Zlatibor dağları üzerinden Belgrad'a kadar yapsalar iyi olurdu. Veri merkezleri kurulmalı. Yapay zekanın yeteneklerini kullanmazsak, ülke olarak geride kalacağız. Elon Musk, iki ay içinde her şeyin dramatik bir şekilde değişeceğini söylüyor. Sadece insanlar bunu henüz görmüyor ve bilmiyor. Bu nedenle çalışmalar hızlandırılmalı ve Azerbaycanlı dostlarımıza destekleri için minnettarız.</p>

<p>Vaktinizin büyük bir kısmını aldık. Askeri-teknik işbirliğini görüştük. İşbirliği iyi gidiyor. Dışişleri bakanlıklarımız düzeyinde istişareler yapılıyor. Anlaşmalar ve sürekli destek ortada. En zor konularda bile Sırbistan Azerbaycan'ın yanında yer aldı ve bizi destekledi. Bu durum gelecekte de devam edecek. Çok zor konuları çözdük. Cumhurbaşkanı Aliyev'in sözlerine tamamen inanıyoruz. Bence o da ülkemize aynı duygularla yaklaşıyor. Bu ilişkiyi olduğu gibi sürdüreceğiz. Bugün ve yarın ek görüşmeler için fırsat olacak. Yarın çalışma kahvaltısı yapmamız bekleniyor ve dostum ve Sırbistan'ın dostu Cumhurbaşkanı Aliyev ile bu kadar çok zaman geçirebildiğimiz için çok memnunum. Gördüğünüz gibi, esnekliğimizden her zaman memnun değilim. Daha canla başla çalışmalı, her şeyi hızlandırmalıyız. Eskisinden daha fazla iş yapabildik ve iyi sonuçlar elde ettik. Devlet Günü vesilesiyle tüm Sırbistan vatandaşlarını tebrik etmek istiyorum. Bugün Sırbistan takvimdeki en önemli bayramlardan birini kutluyor. Bu bizim için çok önemli bir bayram. Tebrikleriniz için teşekkür ederiz.</p>

<p>Sayın Cumhurbaşkanı, ziyaretiniz için teşekkür ederiz, bizi onurlandırdınız. Ortak çalışmalarımızla Azerbaycan ve Sırbistan halklarının çıkarları için en iyi sonuçları elde edeceğimize inanıyorum. Çok teşekkür ederim. <strong>Yaşasın Sırp-Azerbaycan dostluğu!</strong></p>

<p>Sayın Başkan, teşekkür ederiz ve evinize hoş geldiniz.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Ardından Azerbaycan Cumhurbaşkanı bir açıklama yaptı.</p>

<p>Cumhurbaşkanı İlham Aliyev :<br />
-Sayın Başkan, sevgili dostum.</p>

<p>Sayın bayanlar ve baylar.</p>

<p>Öncelikle Sayın Başkan, davetiniz ve misafirperverliğiniz için teşekkürlerimi sunmak isterim. Bugün sizin ulusal bayramınız, Devlet Günü. Buna rağmen Azerbaycan heyetini kabul ediyorsunuz. Bunu yüksek ilişkilerin bir göstergesi olarak değerlendiriyoruz. İki dost ülke olan Sırbistan ve Azerbaycan her zaman birbirlerinin yanındadır.</p>

<p>Bu vesileyle, Devlet Günü vesilesiyle sizi ve tüm dost Sırp halkını tebrik etmek istiyorum. Bu bayramın böyle adlandırılması tesadüf değil. Çünkü Sırp halkının devlet egemenliğini korumak ve güçlendirmek için her zaman büyük çabalar ve fedakarlıklar gösterdiğini biliyorum. Sevgili dostum, siz Sırbistan Cumhurbaşkanı olarak devleti ve devlet çıkarlarını her şeyin üstünde tuttunuz. Bu nedenle, sizin liderliğiniz altında Sırbistan başarılı bir şekilde gelişiyor, hem uluslararası alanda büyük saygı kazanıyor hem de ekonomik ve sosyal alanlarda büyük reformlar gerçekleştiriliyor. Sonuç olarak, bugün doğal kaynakları olmayan bir ülke olan Sırbistan, kendi gücüne dayanarak ve hiçbir yerden yardım almadan ekonomik olarak başarılı bir şekilde gelişiyor. Günümüz koşullarında, özellikle Avrupa'da bulunan bir ülke için bu özel bir faktör olarak değerlendirilmelidir. Burada Cumhurbaşkanı Vučić'in çok yüksek liderlik niteliklerine dikkat çekmek istiyorum. Bildiğiniz gibi, uzun yıllardır temas halindeyiz. Birbirimizi iyi tanıyoruz, samimi sohbetler yapıyoruz ve dostane ilişkilerimiz var. Cumhurbaşkanı Vučić'in Sırp halkına, devletine ve ulusal çıkarlarına ne kadar bağlı olduğunu biliyorum ve her ülkenin başarısının ardındaki faktörler de bunlardır. Elbette, Sırbistan'ın dostları olarak bunu çok takdir ediyoruz ve bundan mutluluk duyuyoruz.</p>

<p>Sevgili dostum, görüştüğümüz konulara değindi. Tekrar etmek istemiyorum. Nitekim, Sırbistan-Azerbaycan Stratejik Konseyi'nin ilk toplantısında bugün birçok konu ele alındı. Bundan önce, birebir görüşmemizde de geniş bir yelpazede konulara değinmiştik. Geleceğe yönelik net planlarımız da var. Bunlar, siyasi, ekonomik ve enerji alanlarında ilişkilerimizi daha da güçlendirmek, uluslararası platformlarda ve uluslararası kuruluşlar içinde birbirimizin toprak bütünlüğünü ve egemenliğini desteklemeye devam etmek, ortak yatırım projeleri uygulamak, enerji ve ulaştırma sektörlerinde yeni yaratılan fırsatlardan yararlanmak ve daha ileriye bakarak çok güçlü bir sinerji yaratmaktır.</p>

<p>Cumhurbaşkanı Vučić, ortaklaşa inşa edilen elektrik santralinin geleceğine zaten değinmişti. Cumhurbaşkanının da belirttiği gibi, bu konuyu kontrol altında tutmaya karar verdik. Bu elektrik santralinin oluşturulma süreci, Sırbistan'da mevcut olan yatırım fırsatlarına dayanmaktadır. Çünkü yatırım ortamı olumlu olmasaydı, Sırbistan yabancı yatırımcılar için bu kadar cazip olmazdı. Tam da reformlar sonucunda Azerbaycan da dahil olmak üzere birçok ülke Sırbistan'a büyük miktarlarda yatırım yapmaya hazır.</p>

<p>Enerji santrallerinin inşası, yeniden inşası ve rehabilitasyonu her ülkenin gelecekteki gelişimini güvence altına alır. Özellikle doğal kaynakları olmayan ülkeler genellikle bağımlılık durumuna düşerler. Bu nedenle, yerli enerjinin varlığı, üretim kapasitesi her ülkenin enerji güvenliğini sağlar ve bu projenin uygulanmasında Cumhurbaşkanı Vučić'in özel rolünü belirtmek isterim.</p>

<p>Genel olarak, enerji sektöründeki ilişkilerimiz çok yönlü bir biçimde gelişiyor. Bir süre önce Sırbistan'a doğal gaz ihracatına başladık ve bugün ihracat hacmini artırmaya karar verdik. Şimdi Sırbistan da ihraç edilecek gazı elektriğe dönüştürerek temiz elektrik elde edecek. Bu, hem Sırbistan pazarı hem de gelecekteki ihracat için fırsatlar yaratacaktır. Bugün Azerbaycan'ın enerji sektöründeki ihracat potansiyeli 2 gigawatt'tır. Bu rakam artacaktır. Çünkü şu anda birçok yenilenebilir enerji santralinin inşasıyla meşgulüz ve bu alanda Sırbistan ile iş birliğine hazırız.</p>

<p>2032 yılına kadar 8 gigawatt ek enerji kapasitesi elde edeceğiz ve bunun büyük bir kısmı ihracata gidecek. Bunun için yeni ve daha büyük iletim hatlarına ihtiyacımız var. Çünkü ana ihracat hedefimiz Avrupa.</p>

<p>Diğer konulara gelince, tekrar ediyorum, arkadaşım bu konuda zaten konuştu. Vaktinizi fazla almak istemiyorum. Resmi ziyaretimin sonuçlarının çok geçmeden ortaya çıkacağına inanıyorum. Yakın gelecekte tekrar görüşeceğiz. Cumhurbaşkanı Vučić'i ve Sırp heyetini Azerbaycan'a davet ettim. Bu yıl birkaç kez görüşeceğimizden eminim - hem Azerbaycan'da hem de belki tekrar Sırbistan'a geleceğim. Çünkü ben ve Azerbaycan heyetinin burada kendilerini evlerinde gibi hissettiklerinden eminim. Sırbistan'a birçok kez gittim ve Cumhurbaşkanı Vučić'in liderliğinde Sırbistan'da gerçekleşen gelişmeleri kendi gözlerimle görüyorum. Bu nedenle, Sırp dostlarımızı bir kez daha içtenlikle tebrik etmek ve Cumhurbaşkanı Vučić'in sloganına katılmak istiyorum: <strong>Yaşasın Sırbistan! Yaşasın Azerbaycan! Yaşasın Sırp-Azerbaycan dostluğu!<br />
<br />
Kaynak linkler:&nbsp;</strong>https://president.az/az/articles/view/71616<br />
https://president.az/az/articles/view/71615</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sun, 15 Feb 2026 22:53:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/02/azerbaycandan-sirbistana-dev-enerji-hamlesi-sirbistana-ve-avrupaya-dogal-gaz-santrali-geliyor-1771186342.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Solovyov Estonyalıları hedef aldı: Sizi Yahudileri öldüren Nazi ibneleri. Herkesi yok edeceğiz!</title>
                <category>DÜNYA</category>
                <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/solovyov-estonyalilari-hedef-aldi-sizi-yahudileri-olduren-nazi-ibneleri-herkesi-yok-edecegiz-3022</link>
                <guid>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/solovyov-estonyalilari-hedef-aldi-sizi-yahudileri-olduren-nazi-ibneleri-herkesi-yok-edecegiz-3022</guid>
                <description><![CDATA[Rusya'nın önde gelen propaganda figürlerinden Vladimir Solovyov, Estonya Başbakanı Kaja Kallas'ı ağır şekilde hedef aldı. Rus devlet televizyonunda yayınlanan programda Solovyov, Kallas'a hitaben öfkeli bir tirad attı ve Estonya'yı "Nazi varisleri" olarak nitelendirdi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Rusya'nın önde gelen propaganda figürlerinden Vladimir Solovyov, Estonya Başbakanı Kaja Kallas'ı ağır şekilde hedef aldı. Rus devlet televizyonunda yayınlanan programda Solovyov, Kallas'a hitaben öfkeli bir tirad attı ve Estonya'yı <strong>"Nazi varisleri" </strong>olarak nitelendirdi. Solovyov konuşurken<em><strong> “Kaja Kallas… pislik,"&nbsp;</strong></em>Ukrayna’yla ilgili klasik Rus propagandası klişelerini sıralıyor: Banderecı naziler, şeytanın çocukları vs. Konuşurken sesi titriyor, bağırıyor, masaya vuruyor, <strong>tam bir sinir kriz</strong>i geçiriyor.</p>

<p>"<em>Sen, Nazilerin varisleri, topraklarını Almanlar gelmeden <strong>Judenfrei (Yahudesiz)</strong> hale getirenler! Almanlar gelmeden önce. Ve sen, pislik, kısmen Sovyet halkından inmişsin. Ama <strong>Yahudileri öldürenlerden</strong>; komiserlerden ve komünistlere yakın olmayanlardan." </em>diyen Solovyov'un konuşmasında öne çıkan ifadeler şöyle:</p>

<p>- Rusya'nın askeri gücünün komşuları için sorun yarattığını kabul ederek,<strong> "Biz herhangi bir uzlaşmaya hazır değiliz"</strong> dedi ve Kallas'ın bunu anlaması gerektiğini vurguladı.<br />
<br />
- Estonya'yı<strong> "Nazi canavarlarıyla uzlaşma" </strong>peşinde olmakla suçladı.<br />
<br />
- "Rus halkının güvenliğini sağlamak ve Rusya'nın devletliğinin devamını güvence altına almak" amacıyla "şeytanlığa karşı adil ve kurtarıcı savaş" başlattıklarını iddia etti.<br />
<br />
- Kallas'ı <strong>"Sovyet ailesini ihanet eden"</strong> ve "üst düzey yetkililerin yavrusu" olarak hakaret etti.<br />
<br />
- Taleplerinin karşılanmaması halinde<strong> "herkesi yok edeceklerini" </strong>tehdit etti.<br />
<br />
- Estonya'yı "Yahudileri öldürenlerin torunları" ve<strong> "kısmen Sovyet halkından inmiş pislik" </strong>diye aşağıladı; Nazi dönemi terimi "Judenfrei"yi (Yahudesiz) kullanarak Estonya'nın geçmişini suçladı.<br />
<br />
- Konuşmasını "Ukraynalılardan herhangi birinin kalıp kalmayacağı" sorusunu gündeme getirerek bitirdi ve Kallas'ı <strong>"Nazi ibne" ve "pislik"</strong> diye sonlandırdı.</p>

<p>Bu açıklama, Rus medyasında sıkça görülen propaganda üslubunu yansıtıyor: Batılı liderleri Nazi'lerle özdeşleştirme, tehditkar dil ve tarihi çarpıtma. Solovyov'un yayını, Rusya'nın Baltık ülkelerine yönelik agresif söylemini pekiştiren örneklerden biri olarak değerlendiriliyor. Konuşma, sosyal medyada paylaşılan bir video klipte yer alıyor ve yaklaşık 3 dakika sürüyor.<br />
<br />
<strong>Vladimir Solovyov'un konuşmasının metni şöyle:</strong><br />
<br />
Rus ordusunun büyüklüğü, tüm komşuları için bir sorun. Rusya'nın askeri bütçesinin büyüklüğü ise herkes için bir sorun. Bu yüzden, hangi uzlaşmaya hazır olduklarını gerçekten görmek zorundayız. Biz herhangi bir uzlaşmaya hazır değiliz ve Kaja Kallas bunu her Avrupalı gibi anlamalı.<br />
<br />
Programımızı dikkatle izlemeni istiyorum ki Rusça'sını henüz unutmasın<strong>. Estonya Nazi </strong>canavarlarıyla uzlaşma koşullarında barışla ilgilenmiyoruz.<br />
<br />
Bizim ilgilendiğimiz şey, meşru taleplerimizi yerine getirmek ve Rus halkının güvenliğini sağlamak; Rusya'nın devletliğinin yüzyıllar boyu devam etmesini güvence altına almak. İşte bu yüzden, bu adil ve kurtarıcı savaşı, <strong>şeytanlığa k</strong>arşı başlattık.<br />
<br />
Ve senin düşündüğün tüm o saçmalıklar... Dinle ve anla diyorum, Sovyet ailesini ihanet eden sen, üst düzey yetkililerin yavrusu. Rus ordusunun sayısının ne olacağına sen karar veremezsin. Düşündüğün her şeye zerre kadar umursamıyoruz. Taleplerimiz yerine getirilmezse<strong> herkesi yok edeceğiz.</strong> Rusya'nın işlerine karışmaya çalışabilirsin, ama yapamazsın.<br />
<br />
Slav Ortodoks halklarımızla çok karmaşık bir ilişkimiz var. Tam da bizim gibi. Aynada savaşıyoruz. Anlaşmazlıklarımız senin karışmana göre değil. Ama karışırsan seni<strong> korkunç bir şekilde yok edeceğiz.</strong> Ukrayna'da olduğu gibi, operasyonlar yürütürken hiçbir şeyi dikkatle kesmeyeceğiz.<br />
<br />
Bize karşı aşırı zalim olduğumuzu haykırıyorlar, ama hepsi yalan!<strong> Piçler! Yalan! Sen, Nazilerin varisleri,</strong> topraklarını Almanlar gelmeden <strong>Judenfrei (Yahudesiz) </strong>hale getirenler! Almanlar gelmeden önce. Ve sen, pislik, kısmen Sovyet halkından inmişsin.&nbsp; Yahudileri öldürenlerden; komiserlerden ve komünistlere yakın olmayanlardan.<br />
<br />
Her savaş uzlaşmayla bitmez. İç savaşlar korkunç bir şekilde biter. Ve U<strong>krayna ordusunun büyüklüğüne </strong>biz karar vereceğiz. Trajedi başka.<br />
<br />
Ordu hakkında değil, Ukraynalılardan herhangi birinin<strong> kalıp kalmayacağı </strong>hakkında düşünmeliyiz.<br />
<br />
Çünkü Avrupalı efendilerinin aptallığı yüzünden onları cehenneme atıyorlar. Her kelimeyi anlıyor musun, sen pislik? Kelimelerinin her birini. Bu ülkenin temsilcileri tarafından anlaşılıyor. Çok küçük ölçüde, az sayıda taktik yükle. Her şeyi anladın. Okumamı<strong>ş, aptal. Nazi ibne. Pislik.<br />
<a href="https://x.com/JayinKyiv/status/2022786250151797150"><img alt="" src="https://www.alevihaberler.com.tr/public/images/detay/WhatsApp%20Image%202026-02-15%20at%2021_39_12.jpeg" style="height:542px; width:482px" /></a><br />
Kaynak:&nbsp;</strong><a href="https://x.com/JayinKyiv/status/2022786250151797150">https://x.com/JayinKyiv/status/2022786250151797150</a></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sun, 15 Feb 2026 21:20:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/02/solovyov-estonyalilari-hedef-aldi-sizi-yahudileri-olduren-nazi-ibneleri-herkesi-yok-edecegiz-1771180842.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Sergey Mardan: Zelenky&#039;nin değiştirilmesi çözüm değil. Ukrayna komple yok edilmeli</title>
                <category>DÜNYA</category>
                <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/sergey-mardan-zelenkynin-degistirilmesi-cozum-degil-ukrayna-komple-yok-edilmeli-3021</link>
                <guid>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/sergey-mardan-zelenkynin-degistirilmesi-cozum-degil-ukrayna-komple-yok-edilmeli-3021</guid>
                <description><![CDATA[Rus devlet televizyonu propagandisti Sergey Mardan, Ukrayna'ya yönelik savaşın gerçek amacını açıkça dile getirerek büyük tepki çekti. Mardan, Rusya'nın Ukrayna'yı yalnızca askeri yöntemlerle yenmekle yetinmeyeceğini, "ülkenin tamamen devlet olarak yok edilmesi" gerektiğini savundu.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Rus devlet televizyonu propagandisti Sergey Mardan, Ukrayna'ya yönelik savaşın gerçek amacını açıkça dile getirerek büyük tepki çekti. Mardan, Rusya'nın Ukrayna'yı yalnızca askeri yöntemlerle yenmekle yetinmeyeceğini, <strong>"ülkenin tamamen devlet olarak yok edilmesi" </strong>gerektiğini savundu.</p>

<p><strong>Zelenksy'nin değiştirilmesi çözüm değil</strong> diyen Rusya'nın önde gelen propaganda kanallarından birinde yayınlanan programda konuşan Mardan, şu çarpıcı ifadeleri kullandı:</p>

<p>- Eskiden "pro-Rus Ukrayna"dan bahsedildiğini, askeri ve siyasi yöntemlerin birleştirileceğini söyleyenlerin artık yanıldığını anladığını belirtti.<br />
<br />
- Rusya'nın savaşın siyasi hedeflerine ulaşması için <strong>Ukrayna devlet oluşumunun tamamen ortadan kaldırılması</strong> gerektiğini vurguladı.<br />
<br />
-Ukrayna'nın topraklarında tüm organize siyasi ve toplumsal hayatın <strong>kökünden sökülmesi</strong>, dekonstrükte edilmesi gerektiğini ifade etti.<br />
<br />
-Ukrayna'nın SSCB'nin harabeleri üzerinde doğan bir devlet olarak tamamen parçalanması gerektiğini söyledi.<br />
<br />
-İdeal olarak Ukrayna'nın<strong> bir kâbus, bir canavar (kimera) gibi yok olması</strong> gerektiğini öne sürdü.<br />
<br />
- <strong>Zelenskiy'in </strong>değiştirilmesi, Yermak gibi isimlerin yerlerine başkalarının getirilmesi gibi <strong>"aptalca"</strong> yaklaşımlarla kendini kandırmamak gerektiğini belirterek, asıl meselenin <strong>Ukrayna gibi bir başkent ve Ukrayna gibi bir hayatın olmaması</strong> olduğunu iddia etti.</p>

<p>Mardan'ın bu sözleri, Rus medyasında sıkça dile getirilen aşırı milliyetçi ve yayılmacı görüşleri yansıtıyor. Ukrayna'nın bağımsız bir devlet olarak varlığını sürdüremeyeceğini, topraklarının Rusya için "sanitary zone" (salgın önleme bölgesi) haline getirilmesi gerektiğini savunan benzer açıklamalar daha önce de yapılmıştı. Sergey Mardan, bu seferki ifadeler, Ukrayna'nın<strong> "varlığının tamamen sona erdirilmesi"</strong> yönündeki niyeti en net şekilde ortaya koyuyor.</p>

<p>Söz konusu video, Ukraynalı gazeteci Denis Kazansky&nbsp; tarafından X (eski Twitter) hesabından paylaşılarak uluslararası kamuoyuna şöyle bir yorumda bulundu:<br />
<em><strong>Rus devlet televizyonu sunucusu Sergei Mardan, Rusya'nın gerçek amacının sadece Ukrayna'daki hükümeti değiştirmek değil, Ukrayna'yı bir devlet olarak tamamen yok etmek olduğunu belirtti. Putin ile müzakerelerin başarısız olmasının nedeni bu. O barış istemiyor. Ukraynalıların soykırımını ve Ukrayna devletinin tamamen yok edilmesini istiyor. Bugün Rusya'nın politikalarını destekleyen veya haklı çıkaran ya da Putin ile işbirliği yapan herkes bu soykırımı destekliyor demektir. Bu kötülüğü durdurmanın tek bir yolu var: Batı dünyası yaptırımları güçlendirmeli ve Putin'i savaş yürütmek için gerekli kaynaklardan mahrum bırakmalıdır.</strong></em><br />
<br />
&nbsp;Rusya'nın resmi söyleminde giderek sertleşen <strong>"Ukrayna'yı yok etme" düşüncesinin&nbsp;</strong>bir parçası olarak değerlendiriliyor.<br />
<a href="https://x.com/den_kazansky/status/2023002616477684135"><img alt="" src="https://www.alevihaberler.com.tr/public/images/detay/WhatsApp%20Image%202026-02-15%20at%2020_18_15%20(1).jpeg" style="height:581px; width:306px" /></a><br />
<br />
Kaynak:&nbsp;<a href="https://x.com/den_kazansky/status/2023002616477684135">https://x.com/den_kazansky/status/2023002616477684135</a></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sun, 15 Feb 2026 20:09:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/02/sergey-mardan-zelenkynin-degistirilmesi-cozum-degil-ukrayna-komple-yok-edilmeli-1771176512.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio: Eski dünya gitti, yeni bir jeopolitik çağ başladı</title>
                <category>DÜNYA</category>
                <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/abd-disisleri-bakani-marco-rubio-eski-dunya-gitti-yeni-bir-jeopolitik-cag-basladi-3015</link>
                <guid>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/abd-disisleri-bakani-marco-rubio-eski-dunya-gitti-yeni-bir-jeopolitik-cag-basladi-3015</guid>
                <description><![CDATA[ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Almanya'nın Münih kentinde başlayacak olan Münih Güvenlik Konferansı öncesi yaptığı açıklamada, küresel düzenin kökten değiştiğini vurguladı. Rubio, "Dünya gözümüzün önünde çok hızlı değişiyor. Eski dünya gitti... Artık yeni bir jeopolitik çağda yaşıyoruz" dedi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Almanya'nın Münih kentinde başlayacak olan Münih Güvenlik Konferansı öncesi yaptığı açıklamada, küresel düzenin kökten değiştiğini vurguladı. Rubio, <em>"Dünya gözümüzün önünde çok hızlı değişiyor. Eski dünya gitti... Artık yeni bir jeopolitik çağda yaşıyoruz"</em> dedi.</p>

<p><strong>Devlet Bakanlığı tarafından paylaşılan kısa videoda Rubio, basın mensuplarına hitaben şunları söyledi:</strong></p>

<p><em>&nbsp;"Dünya gözümüzün önünde çok hızlı değişiyor. Eski dünya gitti – dürüst olmak gerekirse, benim büyüdüğüm dünya – ve biz yeni bir jeopolitik çağda yaşıyoruz. Bu, hepimizin neye benzediğini ve rolümüzün ne olacağını yeniden gözden geçirmemizi gerektirecek."</em></p>

<p>Rubio'nun sözleri, Trump yönetiminin ikinci döneminde ABD'nin dış politika yaklaşımındaki değişimi yansıtıyor. Bakan, konferansta Avrupa liderleriyle yapacağı görüşmelerde, <em>"dürüst diplomasi" </em>ve ittifakların yeniden yapılandırılması mesajını vereceğini belirtti.</p>

<p>Bu açıklama, ABD'nin geleneksel müttefikleriyle ilişkilerinde yeni bir döneme işaret ediyor. Münih Güvenlik Konferansı, Ukrayna savaşı, Çin-ABD rekabeti ve küresel güvenlik tehditleri gibi konuları ele alacak. Rubio, "Bu konferans çok önemli. Tanımlayıcı bir anda gerçekleşiyor" ifadelerini kullandı.<br />
<br />
Kaynak:&nbsp;<a href="https://x.com/StateDept/status/2022113561871564901">https://x.com/StateDept/status/2022113561871564901</a></p>

<p>Video, ABD Dışişleri Bakanlığı'nın resmi X hesabından paylaşıldı ve kısa sürede milyonlarca kez görüntülendi. Uluslararası medyada geniş yankı bulan sözler, Avrupa'da hem endişe hem de yeni işbirliği fırsatları tartışmalarını tetikledi.</p>

<p>&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 13 Feb 2026 23:51:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/02/abd-disisleri-bakani-marco-rubio-eski-dunya-gitti-yeni-bir-jeopolitik-cag-basladi-1771017131.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Kosova’da yeni hükümette Türk Başbakan Yardımcısı görev alacak</title>
                <category>DÜNYA</category>
                <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/kosovada-yeni-hukumette-turk-basbakan-yardimcisi-gorev-alacak-3014</link>
                <guid>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/kosovada-yeni-hukumette-turk-basbakan-yardimcisi-gorev-alacak-3014</guid>
                <description><![CDATA[Kosova’da ilk kez bir Türk, Başbakan Yardımcılığı görevine getirildi. Fikrim Damka, Kosova tarihinde bir ilke imza atarak Azınlıklardan Sorumlu Başbakan Yardımcılığı görevini üstlendi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="color:#000000">Kosova’da 28 Aralık’ta gerçekleştirilen genel seçimlerin ardından hükümet kurma süreci tamamlandı. Cumhurbaşkanı Vjosa Osmani’den hükümeti kurma görevini alan Başbakan Albin Kurti, yeni kabinesini açıkladı. Meclise sunulan hükümet programı ve bakanlar listesi, yapılan oylamada 66 kabul oyuna karşı 49 ret oyu alarak onaylandı. Böylece Kurti liderliğindeki yeni hükümet resmen göreve başladı.</span></p>

<p><span style="color:#000000"><strong>FİKRİM DAMKA TARİHE GEÇTİ</strong></span></p>

<p><span style="color:#000000">Kosova Demokratik Türk Partisi Genel Başkanı Fikrim Damka, ülke tarihinde başbakan yardımcılığı görevine getirilen ilk Türk siyasetçi oldu. </span></p>

<p><span style="color:#000000">Seçimlerde topluluklar arasında en fazla oyu alarak mecliste iki milletvekiliyle temsil hakkı kazanan KDTP, yeni hükümette de yer aldı.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Damka yaptığı açıklamada, Türk toplumunun bugüne kadar üstlendiği en yüksek görev olan başbakan yardımcılığı makamına gelmenin önemli bir sorumluluk olduğunu vurguladı. </span></p>

<p><span style="color:#000000">Hem toplulukların haklarının korunması hem de ekonomik alanlarda Kosova’ya katkı sunmak için çalışacaklarını belirten Damka, Türkiye ile ekonomik ilişkilerin geliştirilmesine de özel önem vereceklerini ifade etti.</span></p>

<p><span style="color:#000000"><strong>KOSOVA TÜRKLERİ İKİ MİLLETVEKİLİYLE TEMSİL EDİLECEK</strong></span></p>

<p><span style="color:#000000">KDTP’den Fatma Taçi ve Ergül Mazrek, Kosova Türk toplumunu mecliste temsil edecek isimler oldu.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Mamuşa’dan seçilen ilk kadın milletvekili olan Taçi, aynı zamanda 22 yaşında Kosova Meclisinin en genç milletvekili unvanını aldı. Taçi yaptığı açıklamada, “<em><strong>Kosova’nın en genç Türk milletvekili olmaktan gurur duyuyorum. Türk toplumu için çalışmalarımıza devam edeceğiz.</strong></em>” dedi.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Mazrek ise seçmenlere teşekkür ederek, Kosova Türk toplumu için çalışmalarını sürdüreceklerini ifade etti.</span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 13 Feb 2026 21:09:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/02/kosovada-yeni-hukumette-turk-basbakan-yardimcisi-gorev-alacak-1771006679.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Solovyov&#039;un &quot;Birleşik Rus-Amerikan Ordusu Avrupa Birliği&#039;ne karşı savaşacak&quot;  açıklaması gündem oldu</title>
                <category>DÜNYA</category>
                <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/solovyovun-birlesik-rus-amerikan-ordusu-avrupa-birligine-karsi-savasacak-aciklamasi-gundem-oldu-3009</link>
                <guid>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/solovyovun-birlesik-rus-amerikan-ordusu-avrupa-birligine-karsi-savasacak-aciklamasi-gundem-oldu-3009</guid>
                <description><![CDATA["Putin'in sesi" olarak bilinen Rusya'nın önde gelen devlet televizyonu sunucusu ve Kremlin'in propagandistlerinden Vladimir Solovyov, son açıklamasında oldukça dikkat çekici ve provokatif bir senaryo dile getirdi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>"Putin'in sesi" olarak bilinen Rusya'nın önde gelen devlet televizyonu sunucusu ve Kremlin'in propagandistlerinden Vladimir Solovyov, son açıklamasında oldukça dikkat çekici ve provokatif bir senaryo dile getirdi.</p>

<p>Solovyov, Avrupa'da olası bir askeri çatışma durumunda <strong>Rusya ile Amerika Birleşik Devletleri'nin ortak bir ordu </strong>oluşturabileceğini iddia etti. Bu birleşik Rus-Amerikan gücünün, Avrupa Birliği ordusuna karşı savaşabileceğini öne sürdü.</p>

<p>Programında şu ifadeleri kullandı:</p>

<p><em><strong>&nbsp;“Avrupa’daki askeri harekât alanında bir savaş çıkma ihtimalini tamamen dışlamıyorum. Birleşik Rus-Amerikan ordusu, Avrupa Birliği ordusuna karşı savaşacak.”</strong></em></p>

<p>Solovyov, örnek olarak Almanya'nın Ramstein Hava Üssü'ne yönelik bir hamle yapabileceğini veya Avrupa'daki Amerikan askerlerini kovmaya karar verebileceğini belirtti. Böyle bir durumda ABD Başkanı Donald Trump'ın Rusya'dan yardım isteyebileceğini savundu.</p>

<p>Bu senaryoda Rusya'nın, tarihî komutan Aleksandr Suvorov'un Alpler'i geçişine atıfta bulunarak,<em><strong> “öfkeli Avrupa birlikleri tarafından kuşatılmış Amerikalıları kurtarmak” </strong></em>için Avrupa'ya yürüyeceğini söyledi.&nbsp; Rus propaganda devi Solovyov, <strong>"Trump bize "Yardım edin" derse Avrupa'ya yürürüz!"</strong> dedi. Konuşmasını şu sözlerle tamamladı:</p>

<p><em><strong>&nbsp;“Biz de tıpkı Suvorov’un Alpler’i aşması gibi Avrupa’ya yürüyüp... Yaşlı Suvorov, o gri perçemiyle hâlâ kılıcını sallaya sallaya, mucizevi savaşçılarını ileri sürecek. Güzel mi? Cazip mi? Çok cazip!”</strong></em><br />
<br />
Solovyov'un konuşmasında bahsettiği<em>&nbsp;</em><strong>Aleksandr Suvorov (tam adıyla Aleksandr Vasilyeviç Suvorov),</strong> Rus askeri tarihinin en ikonik ve efsanevi figürlerinden biridir. Özellikle Osmanlı-Rus savaşlarındaki başarıları ile ön plandadır.</p>

<p>Solovyov'un bu açıklamaları, sosyal medyada ve uluslararası platformlarda geniş yankı uyandırdı.&nbsp;</p>

<p>Kaynak:&nbsp;<a href="https://x.com/Gerashchenko_en/status/2021908741864526308">https://x.com/Gerashchenko_en/status/2021908741864526308</a></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 12 Feb 2026 19:14:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/02/solovyovun-birlesik-rus-amerikan-ordusu-avrupa-birligine-karsi-savasacak-aciklamasi-gundem-oldu-1770913491.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Florida adayı James Fishback&#039;tan sert tepki: Tehdit ederseniz sizi AR-15 ile vururuz</title>
                <category>DÜNYA</category>
                <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/florida-adayi-james-fishbacktan-sert-tepki-tehdit-ederseniz-sizi-ar-15-ile-vururuz-3004</link>
                <guid>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/florida-adayi-james-fishbacktan-sert-tepki-tehdit-ederseniz-sizi-ar-15-ile-vururuz-3004</guid>
                <description><![CDATA[İsrail’e giden ödenekleri keseceğini söyleyen Cumhuriyetçi Florida valisi aday adayı James Fishback, tehdit edildi.Florida Valiliği için Cumhuriyetçi Parti'den aday olan James Fishback, evine yönelik olduğu iddia edilen kundaklama girişiminin ardından sosyal medyada yayınladığı videoda oldukça sert bir açıklama yaptı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>İsrail’e giden ödenekleri keseceğini söyleyen <strong>Cumhuriyetçi Florida valisi aday adayı James Fishback</strong>, tehdit edildi.Florida Valiliği için Cumhuriyetçi Parti'den aday olan James Fishback, evine yönelik olduğu iddia edilen kundaklama girişiminin ardından sosyal medyada yayınladığı videoda oldukça sert bir açıklama yaptı.</p>

<p>31 yaşındaki Fishback, Pazar akşamı (9 Şubat) evinin bahçesinde çıkan yangının kasıtlı olarak çıkarıldığını öne sürdü. Kampanya ekibi ve kendisi evdeyken yangının ev yönüne yayıldığını belirten Fishback, olayı siyasi bir saldırı olarak nitelendirdi. Yerel medya organları olayı <strong>"kundaklama girişimi iddiası"</strong> olarak duyurdu; ancak Madison County yetkilileri henüz resmi bir soruşturma başlatmadıklarını açıkladı.</p>

<p>Fishback, yangın sonrası çektiği yaklaşık 35 saniyelik videoda elinde<strong> AR-15 tarzı</strong> yarı otomatik tüfek<strong> (Ruger AR-556) </strong>tutarak şu ifadeleri kullandı:</p>

<p>&nbsp;<em><strong>"Bizi tehdit ederseniz, gönüllülerimizden veya personelimizden birine bile el kaldırırsanız… polisi beklemeyeceğiz. Sizi AR-15 ile vuracağız. Görüş alanına girmeden vurup öldüreceğiz. Kendimizi savunma hakkımız var."</strong></em></p>

<p>Video, Fishback'in evinin önünde, destekçilerinin tezahüratları eşliğinde kaydedildi. Aday, açıklamasını İkinci Anayasa Değişikliği (silah taşıma hakkı) çerçevesinde savunma hakkı olarak sundu.</p>

<p><br />
<strong>Arka Plan: İsrail Karşıtı Söylemler</strong><br />
<br />
Fishback, son dönemde<strong> İsrail'e yönelik sert</strong> eleştirileriyle gündeme gelmişti. Bir önceki videosunda Florida eyaletinin İsrail tahvillerine 385 milyon dolar yatırdığını belirterek, seçilmesi halinde bu yatırımları keseceğini ve parayı Floridalıların konut sorununa yönlendireceğini açıklamıştı. Netanyahu'ya hitaben <em><strong>"Seni ahlaksız savaş suçlusu, paramız nerede?"</strong></em> diyeceğini söyleyen Fishback, bu tutumu nedeniyle bazı kesimlerden ağır eleştiri ve tehdit aldığı iddiasında bulunuken ABD'deki siyonizm ile mücadelenin net bir örneği olarak gösteriliyor.</p>

<p>Kundaklama iddiası ve AR-15'li video, özellikle<strong> "America First"</strong> ve <strong>MAGA</strong> çevrelerinde büyük destek görürken, ana akım medya ve sol/liberal kesimlerde<strong> "şiddet çağrısı"</strong> ve<strong> "tehdit"</strong> olarak yorumlanıyor. Bazı yorumcular, Fishback'in açıklamalarının yasal sınırları zorladığını savunuyor.</p>

<p>James Fishback, Florida Valiliği yarışında henüz düşük profilli bir isim olsa da, anti-AIPAC, H-1B vize karşıtı ve <strong>"Florida Önce"</strong> odaklı söylemleriyle dikkat çekmeye devam ediyor. Olayla ilgili resmi soruşturma sonuçları bekleniyor.</p>

<p><a href="https://x.com/j_fishback/status/2021279159897518358"><strong>Kaynaklar:&nbsp; Fishback'in sosyal medya paylaşımları</strong></a><br />
<a href="https://x.com/j_fishback/status/2021279159897518358"><img alt="" src="https://www.alevihaberler.com.tr/public/images/detay/WhatsApp%20Image%202026-02-11%20at%2020_02_41.jpeg" style="height:600px; width:449px" /></a></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 11 Feb 2026 19:55:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/02/florida-adayi-james-fishbacktan-sert-tepki-tehdit-ederseniz-sizi-ar-15-ile-vururuz-1770830433.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Florida adayından Netanyahu&#039;ya şok çağrı: Seni ahlaksız savaş suçlusu, paramız nerede?</title>
                <category>DÜNYA</category>
                <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/florida-adayindan-netanyahuya-sok-cagri-seni-ahlaksiz-savas-suclusu-paramiz-nerede-3001</link>
                <guid>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/florida-adayindan-netanyahuya-sok-cagri-seni-ahlaksiz-savas-suclusu-paramiz-nerede-3001</guid>
                <description><![CDATA[ABD'de Florida valiliğine Cumhuriyetçi aday James Fishback, İsrail'e yapılan mali yardımları sert bir dille eleştirdi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>ABD'de Florida valiliğine Cumhuriyetçi aday <a href="https://x.com/j_fishback/status/2020337647735161185">James Fishback,</a> İsrail'e yapılan mali yardımları sert bir dille eleştirdi.</p>

<p>Fishback, Florida eyaletinin son iki yılda İsrail hükümet tahvillerine yaklaşık 385 milyon dolar yatırım yaptığını belirterek, bu paranın "aptalca" bir şekilde İsrail'e gönderildiğini savundu. Aday, seçilmesi halinde bu yatırımları ilk gününde tamamen geri çekeceğini ve parayı Florida'daki genç evli çiftlere konut yardımı için kullanacağını açıkladı.</p>

<p>Konuyla ilgili yaptığı konuşmada Fishback, İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu'ya hitaben şu ifadeleri kullandı:</p>

<p><em><strong>&nbsp;"Paramızın 385 milyon doları aptalca İsrail'e gönderildi. Benjamin Netanyahu'ya yapacağım tek telefon görüşmesi şu olacak: 'Param nerede? Sen ahlaksız / aşağılık savaş suçlusu, paramız nerede?'"</strong></em></p>

<p>Fishback'in bu açıklamaları,<strong> "America First"</strong> (Önce Amerika) temelli kampanyasının bir parçası olarak dikkat çekti. Aday ayrıca, seçilirse İsrail'i resmi ziyarette bulunmayacağını ve "Duvar'ı öpmek için" gitmeyeceğini belirtti.</p>

<p>Bu çıkış, ABD'deki İsrail yanlısı lobiler ve bazı Cumhuriyetçi kesimler tarafından tepkiyle karşılanırken, <strong>"Önce Amerika"</strong> yanlıları tarafından destekleniyor. Fishback'in kampanyası, eyalet fonlarının yabancı ülkelere değil, Florida halkına harcanması gerektiğini vurguluyor.<br />
<br />
<a href="https://x.com/j_fishback/status/2020337647735161185"><img alt="" src="https://www.alevihaberler.com.tr/public/images/detay/WhatsApp%20Image%202026-02-10%20at%2020_03_04.jpeg" style="height:378px; width:433px" /></a></p>

<p><a href="https://x.com/j_fishback/status/2020337647735161185"><strong>(Kaynak: Fishback'in Florida First Gala'daki konuşması ve çeşitli haber paylaşımları, Şubat 2026)</strong></a></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 10 Feb 2026 19:48:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/02/florida-adayindan-netanyahuya-sok-cagri-seni-ahlaksiz-savas-suclusu-paramiz-nerede-1770743097.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Pezeşkiyan&#039;dan İran meydasına uyarı: Komşu ülkelere hakaret etmeyin</title>
                <category>DÜNYA</category>
                <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/pezeskiyandan-iran-meydasina-uyari-komsu-ulkelere-hakaret-etmeyin-2991</link>
                <guid>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/pezeskiyandan-iran-meydasina-uyari-komsu-ulkelere-hakaret-etmeyin-2991</guid>
                <description><![CDATA[İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, komşu ülkelerle ilişkilerin korunması konusunda önemli uyarılarda bulundu. İran İslam Cumhuriyeti'nin komşu ülkelerle olumlu ilişkilerine işaret eden Pezeşkiyan, medyanın bu ülkelere yönelik aşağılayıcı veya küçük düşürücü ifadelerden kaçınması gerektiğini belirtti.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><a href="https://www.irna.ir/news/86072724/%D8%A7%D9%81%D8%B2%D8%A7%DB%8C%D8%B4-%D8%B9%DB%8C%D8%AF%DB%8C-%DA%A9%D8%A7%D8%B1%DA%A9%D9%86%D8%A7%D9%86-%D8%A8%D8%A7-%D8%AA%D8%B5%D9%88%DB%8C%D8%A8-%D9%87%DB%8C%D8%A7%D8%AA-%D8%AF%D9%88%D9%84%D8%AA"><strong>İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, </strong></a>komşu ülkelerle ilişkilerin korunması konusunda önemli uyarılarda bulundu.</p>

<p>İran resmi haber ajansı IRNA'nın Cumhurbaşkanlığı Bilgi Merkezi'nden aldığı bilgiye göre, hükümet konseyinin 151. toplantısı 19 Şubat 1404 Pazar akşamı (8 Şubat 2026) Pezeşkiyan başkanlığında gerçekleştirildi.</p>

<p>Toplantıda konuşan Pezeşkiyan, Dışişleri Bakanı ve ekibinin çabalarını takdir ederken, resmi platformlarda konuşan kişilerin ulusal çıkarları gözetmesi gerektiğini vurguladı. Cumhurbaşkanı, "Resmi tribünlere erişimi olan kişiler, sözlerinin ülkenin çıkarlarıyla, özellikle komşu ülkelerle çelişmemesini sağlamalıdır" dedi.</p>

<p>İran İslam Cumhuriyeti'nin komşu ülkelerle olumlu ilişkilerine işaret eden Pezeşkiyan, medyanın bu ülkelere yönelik aşağılayıcı veya küçük düşürücü ifadelerden kaçınması gerektiğini belirtti. Pezeşkiyan şöyle devam etti:</p>

<p><em><strong>"Medyada komşu ülkeleri aşağılayan veya küçük düşüren açıklamalar yapılması uygun değildir. Oysa bu ülkelerin cumhurbaşkanları ve yetkilileri, ülkemizle iş birliği içinde temas kurarak gerilimleri azaltmada rol oynamaya istekli olduklarını ifade etmişlerdir. Bölgede savaşı önlemeyi ve sorunları diyalog ile müzakere yoluyla çözmeyi vurgulamışlardır."</strong></em></p>

<p>Pezeşkiyan'ın açıklamaları, İran'ın komşu ülkelerle gerilimsiz ve iş birliğine dayalı ilişkiler geliştirme politikasının altını çiziyor.<br />
<br />
Kaynak:&nbsp;<a href="https://www.irna.ir/news/86072724/%D8%A7%D9%81%D8%B2%D8%A7%DB%8C%D8%B4-%D8%B9%DB%8C%D8%AF%DB%8C-%DA%A9%D8%A7%D8%B1%DA%A9%D9%86%D8%A7%D9%86-%D8%A8%D8%A7-%D8%AA%D8%B5%D9%88%DB%8C%D8%A8-%D9%87%DB%8C%D8%A7%D8%AA-%D8%AF%D9%88%D9%84%D8%AA">https://www.irna.ir/news/86072724/%D8%A7%D9%81%D8%B2%D8%A7%DB%8C%D8%B4-%D8%B9%DB%8C%D8%AF%DB%8C-%DA%A9%D8%A7%D8%B1%DA%A9%D9%86%D8%A7%D9%86-%D8%A8%D8%A7-%D8%AA%D8%B5%D9%88%DB%8C%D8%A8-%D9%87%DB%8C%D8%A7%D8%AA-%D8%AF%D9%88%D9%84%D8%AA</a></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 09 Feb 2026 23:43:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/02/pezeskiyandan-iran-meydasina-uyari-komsu-ulkelere-hakaret-etmeyin-1770670496.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Azerbaycan, Rusya&#039;ya protesto notası verdi</title>
                <category>DÜNYA</category>
                <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/azerbaycan-rusyaya-protesto-notasi-verdi-2987</link>
                <guid>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/azerbaycan-rusyaya-protesto-notasi-verdi-2987</guid>
                <description><![CDATA[6 Şubat 2026 tarihinde gerçekleşen görüşmede, Rus Devlet Duması milletvekili Konstantin Zatulin'in Azerbaycan'a yönelik son açıklamalarına sert tepki gösterildi ve Rus tarafına resmi bir protesto notası verildi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Azerbaycan Dışişleri Bakanlığı, Rusya Federasyonu'nun Bakü Büyükelçisi Mihail Yevdokimov'u bakanlığa çağırdı.</p>

<p>6 Şubat 2026 tarihinde gerçekleşen görüşmede, Rus Devlet Duması milletvekili <strong>Konstantin Zatulin</strong>'in Azerbaycan'a yönelik son açıklamalarına sert tepki gösterildi ve Rus tarafına resmi bir protesto notası verildi.</p>

<p>Bakanlıktan yapılan açıklamada, Zatulin'in<strong> 5 Şubat'ta yaptığı açıklamalar</strong> kınandı. Zatulin'in, Azerbaycan'da yargılanarak mahkum edilen Ermenistan vatandaşları (özellikle Karabağ'daki eski ayrılıkçı rejim yöneticileri) hakkındaki ifadeleri "kabul edilemez" olarak nitelendirildi.</p>

<p><strong>Açıklamada şu ifadelere yer verildi:</strong></p>

<p><em>-Konstantin Zatulin'in uzun süredir Azerbaycan'ın egemenliği ve toprak bütünlüğü aleyhine açıklamalar yaptığı,<br />
<br />
-Ayrılıkçılığa açık destek verdiği,<br />
<br />
-Mahkeme kararlarını çarpıtmaya çalıştığı,<br />
<br />
-Ermenistan'ın Azerbaycan'a karşı askeri saldırganlığı sonucu işlenen barışa ve insanlığa karşı suçlar ile savaş suçlarından mahkum edilen Ermenistan vatandaşları hakkında kabul edilemez beyanlarda bulunduğu vurgulandı.</em></p>

<p>Bu tutumların şiddetle kınandığı belirtilen açıklamada, Zatulin gibi kişilerin <strong>bölgedeki barış ve istikrarı bozduğu,</strong> Azerbaycan-Rusya ilişkilerine zarar verdiği kaydedildi.</p>

<p>Azerbaycan tarafı, Rusya'dan bu tür yıkıcı faaliyetlere son verilmesi için gerekli önlemlerin alınmasını talep etti.</p>

<p>Görüşme, Azerbaycan'ın egemenlik ve toprak bütünlüğü konusundaki kararlı tutumunu bir kez daha ortaya koydu.<br />
<br />
<strong>Aerbaycanın Dışişleri Bakanlığı'nın açıklamasının tam metni şöyle:</strong><br />
<br />
No: 029/26, Rusya Federasyonu'nun ülkemizdeki Büyükelçisinin Dışişleri Bakanlığına çağrılmasına ilişkin basın açıklaması<br />
06 Şubat 2026 18:14</p>

<p>6 Şubat 2026 tarihinde, Rusya Federasyonu'nun Azerbaycan Cumhuriyeti Büyükelçisi Mihail Yevdokimov Dışişleri Bakanlığı'na çağrıldı.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>5 Şubat'ta Rus büyükelçisiyle yapılan görüşmede, iktidardaki Birleşik Rusya Partisi üyesi ve Rusya Federasyonu Devlet Duması Bağımsız Devletler Topluluğu, Avrasya Entegrasyonu ve Vatandaşlarla İlişkiler Komitesi Birinci Başkan Yardımcısı Konstantin Zatulin'in ülkemizde Ermenistan Cumhuriyeti vatandaşlarının mahkum edilmesiyle ilgili açıklamasına sert bir protesto dile getirildi ve Rus tarafına ilgili bir nota sunuldu.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>K. Zatulin'in Azerbaycan Cumhuriyeti'nin egemenliği ve toprak bütünlüğüne karşı uzun süredir devam eden açıklamaları, ayrılıkçılığa açık desteği, mahkeme kararlarını çarpıtma girişimleri ve Ermenistan'ın Azerbaycan Cumhuriyeti'ne karşı askeri saldırısı sonucu barışa ve insanlığa karşı suçlar ile savaş suçlarından suçlu bulunan Ermenistan Cumhuriyeti vatandaşları hakkında kabul edilemez ifadeler kullanması şiddetle kınanmıştır.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Toplantıda, Rus tarafına, bölgedeki barış ve istikrarı, ayrıca Azerbaycan ve Rusya arasındaki ilişkileri baltalamaya çalışan Zatulin gibi kişilerin yıkıcı faaliyetlerine son vermek için uygun önlemleri alması çağrısında bulunuldu.<br />
<br />
<a href="https://www.mfa.gov.az/az/news/no02926"><strong>Azerbaycan Dışişleri Bakanlığı'nın orjinal metni için lütfen tıklayınız:<br />
https://www.mfa.gov.az/az/news/no02926</strong></a><br />
<br />
<strong><a href="https://zatulin.ru/zayavlenie-mezhdunarodnogo-lazarevskogo-kluba-2/">Zatuli'inin kendi internet sayfasındaki açıklama için lütfen tıklayınız:<br />
https://zatulin.ru/zayavlenie-mezhdunarodnogo-lazarevskogo-kluba-2/</a></strong></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 09 Feb 2026 00:03:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/02/azerbaycan-rusyaya-protesto-notasi-verdi-1770586414.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Kanada Başbakanı Carney: Türkiye, küresel üretimde ve savunma sanayinde lider ülke</title>
                <category>DÜNYA</category>
                <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/kanada-basbakani-carney-turkiye-kuresel-uretimde-ve-savunma-sanayinde-lider-ulke-2982</link>
                <guid>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/kanada-basbakani-carney-turkiye-kuresel-uretimde-ve-savunma-sanayinde-lider-ulke-2982</guid>
                <description><![CDATA[Kanada Başbakanı Mark Carney, Türkiye'yi NATO'nun hayati bir ortağı olarak nitelendirdi ve iki ülke arasındaki ticari ilişkilerin derinleştirilmesi için "muazzam fırsatlar" bulunduğunu vurguladı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Kanada Başbakanı Mark Carney, Türkiye'yi NATO'nun hayati bir ortağı olarak nitelendirdi ve iki ülke arasındaki ticari ilişkilerin derinleştirilmesi için "muazzam fırsatlar" bulunduğunu vurguladı.Bu açıklamalar, Kanada'nın Türkiye ile stratejik ve ekonomik bağlarını güçlendirme yönündeki yaklaşımını yansıtıyor.</p>

<p>Vaughan kentinde düzenlediği basın toplantısında konuşan Carney, Türkiye'nin NATO içindeki stratejik önemine dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı:</p>

<p>"Türkiye, NATO'nun hayati bir ortağıdır. Dünyanın çok önemli ve bazen zorlu bir bölgesinde hayati bir ortak konumundadır."</p>

<p>Carney, Kanada ile Türkiye arasında ticaret, ileri üretim, savunma ve nükleer alanlarda işbirliğinin güçlendirilebileceğini belirterek sözlerini şöyle sürdürdü:</p>

<p><em>"Bunda birkaç şeyi pekiştireyim. Birincisi, Türkiye NATO'da hayati bir ortak, dünyanın çok önemli ve bazen zorlu bir bölgesinde hayati bir ortak.Ayrıca, muazzam bir fırsat var. Türkiye ile ticari ilişkilerimizi derinleştirmek için bir dizi fırsatımız var; bunlar arasında ileri üretim, savunma işbirliği ve nükleer işbirliği yönleri de dahil.Sadece şu gözlemi yapayım ki, burada olduğumuza göre, Türkiye küresel olarak üretimde lider ülkelerden biri, ileri üretim dahil. Kuşkusuz ortaklık yapabileceğimiz alanlar var."</em></p>

<p>Daha önce New York'ta Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile bu konuları görüştüğünü hatırlatan Carney, görüşmelerin devam edeceğini ve işbirliğinin oldukça geniş bir yelpazeye yayılabileceğini ifade etti.<br />
<br />
Kaynak:&nbsp;<a href="https://x.com/ConflictTR/status/2019660567984873855">https://x.com/ConflictTR/status/2019660567984873855</a></p>

<p>&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sat, 07 Feb 2026 22:11:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/02/kanada-basbakani-carney-turkiye-kuresel-uretimde-ve-savunma-sanayinde-lider-ulke-1770492521.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Elon Musk&#039;ın Starlink&#039;i kapatması sonrası Rus saldırıları durma noktasına geldi</title>
                <category>DÜNYA</category>
                <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/elon-muskin-starlinki-kapatmasi-sonrasi-rus-saldirilari-durma-noktasina-geldi-2974</link>
                <guid>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/elon-muskin-starlinki-kapatmasi-sonrasi-rus-saldirilari-durma-noktasina-geldi-2974</guid>
                <description><![CDATA[Rus devlet televizyonunun önde gelen propagandisti Vladimir Solovyov, Starlink'in Rus güçlerinden kesilmesinin ardından Elon Musk ve Starlink uydularına yönelik sert tehditlerde bulundu.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Rus devlet televizyonunun önde gelen propagandisti <strong>Vladimir Solovyov,</strong> Starlink'in Rus güçlerinden kesilmesinin ardından Elon Musk ve Starlink uydularına yönelik sert tehditlerde bulundu.<br />
<br />
Şubat 2026 başlarında SpaceX'in Ukrayna Savunma Bakanlığı ile işbirliği yaparak yetkisiz (kaçak) Starlink terminallerini devre dışı bırakması, Rus ordusunun cephedeki iletişimini ciddi şekilde aksattı ve Rus ordusunun <strong>dron ve topçu sistemleri</strong> ile saldırı yapamaz haline gtirdi.<br />
<br />
Starlink'in Rus güçlerinden kesilmesi Rus ordusuna önemli bir zarar verdi. Bu gelişme üzerine Solovyov, programında Trump'ın Musk'ı arayıp <strong>"durumu düzeltmesini"</strong> talep etti ve aksi takdirde saldırı tehditlerinde bulundu. Solovyov, Starlink'in Rus güçlerinden kesilmesine tepki göstererek, ABD Başkanı Donald Trump'ın Musk'ı arayıp uyarmasını istedi.</p>

<p>Solovyov'un açıklamalarına göre, Trump Musk'a<strong> "Aklını başına topla" </strong>demeli ve Starlink'i sadece Ruslar için değil, tamamen herkes için kapatmasını sağlamalı. Aksi takdirde, Musk'ın şirketlerine (özellikle Starlink üretim fabrikalarına ve uydularına) saldırı düzenlenebileceğini öne sürdü.</p>

<p><strong>Rusya'da pek çok isim Starlink'in Rus ordusuna kapatma sonrası Elon Musk'a tepki gösterdi.<br />
Programda Solovyov ise şu ifadeleri kullandı:</strong></p>

<p><em>"Trump, Musk'ı aramalı. Bir noktada ilişkileri bozuldu.Bu yüzden sakin ve sessizce ona açıklamalı: "aklını başına topla"demeli.<br />
<br />
Sadece Ruslar için Starlink'i kesme&nbsp; tamamen herkes için kapat.Palantir'den o adamı (Peter Thiel'i) ara ve sor: sen kendi savaşını mı yapıyorsun?Çünkü eğer kendi savaşını yapıyorsan... garanti edemem...<br />
<br />
Mesela, Starlink üreten fabrikalara saldırı düzenlesek ne olur?Ya da yörüngede saldırı yapsak?<br />
<br />
Bu seçici değil, yani elbette bizim uydularımız da yanar&nbsp; ama umurumda değil, cehenneme kadar yolu var.<br />
Birilerinin neler olup bittiğini anlaması gerekiyor.Sanki sopayı tutan ele değil de sopaya vurabileceğimizi düşünüyorlar." dedi.</em></p>

<p>Solovyov, Starlink'in Ukrayna'ya sağladığı bağlantıyı <strong>"Rusya'ya karşı savaş" </strong>olarak nitelendirerek, Musk'ı "kişisel düşman" konumuna getirdiğini ima etti. Bu olay, Rus ordusunun Starlink'e olan bağımlılığını (kaçak terminallerle dron ve iletişim için) ortaya koydu ve kesinti cephede somut bir darbe vurdu.</p>

<p>Kaynak:<a href="https://x.com/Gerashchenko_en/status/2019425876329238737">https://x.com/Gerashchenko_en/status/2019425876329238737</a></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 06 Feb 2026 07:34:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/02/elon-muskin-starlinki-kapatmasi-sonrasi-rus-saldirilari-durma-noktasina-geldi-1770353833.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Suriye Yükseköğretim Bakanlığı ile Ağa Han Ağı arasında Hemşirelik iş birliği</title>
                <category>DÜNYA</category>
                <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/suriye-yuksekogretim-bakanligi-ile-aga-han-agi-arasinda-hemsirelik-is-birligi-2971</link>
                <guid>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/suriye-yuksekogretim-bakanligi-ile-aga-han-agi-arasinda-hemsirelik-is-birligi-2971</guid>
                <description><![CDATA[SANA'da (Suriye Arap Haber Ajansı) yayımlanan habere göre Suriye Yükseköğretim ve Bilimsel Araştırma Bakanı Mervan El-Halebi, Pakistan’daki Ağa Han Üniversitesi Akademik İşlerden Sorumlu Rektör Yardımcısı Anjum Halai başkanlığındaki Ağa Han Kalkınma Ağı heyetiyle bir araya geldi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>SANA'da </strong>(Suriye Arap Haber Ajansı) yayımlanan habere göre&nbsp;Suriye&nbsp;Yükseköğretim ve Bilimsel Araştırma Bakanı Mervan El-Halebi,&nbsp;Pakistan’daki Ağa Han Üniversitesi Akademik İşlerden Sorumlu Rektör Yardımcısı Anjum Halai başkanlığındaki İsmailî Alevilerin temsilcisi&nbsp; Ağa Han Kalkınma Ağı heyetiyle bir araya gelerek, üniversite ile bakanlık arasındaki iş birliği alanlarını ve olanaklarını, eğitim ve hemşirelik alanında çalışanların geliştirilmesini ve Suriye’de bir hemşirelik fakültesi kurulması ihtimalini ele aldı.<br />
&nbsp;</p>

<p><strong>Ortak anlaşma taslağı hazırlanması</strong></p>

<p>Şam’da Bakanlık binasında gerçekleştirilen görüşmede Bakan el-Halebi, bakanlığın üniversiteyle eğitim ve öğretim, gençlerin becerilerinin geliştirilmesi ve iş gücü piyasasına hazırlanması alanlarında iş birliğine hazır olduğunu ifade etti. El-Halebi, ayrıca bakanlık ile kurum arasındaki iletişim komitesinin etkinleştirilmesi ve tarafların üzerinde mutabık kaldığı maddeleri içeren bir anlaşma taslağının hazırlanması gerektiğini belirtti.</p>

<p>Bakan El-Halebi, Ağa Han Üniversitesi’nin Suriye’de yeni bir hemşirelik fakültesi açma isteğini memnuniyetle karşıladığını ifade ederek, bu kapsamda Şam’daki Hemşirelik Okulu’ndan yararlanma imkânına işaret etti. Okulun hastanelere yakınlığı ve fakülteye dönüştürülmeye uygun şekilde iyi donanımlı olması ile bu alandaki ihtiyacın varlığına dikkat çekti.</p>

<p>El-Halebi, bilimsel araştırma alanında iş birliğinin önemine vurgu yaparak, toplumdaki boşlukların giderilmesi amacıyla uygulamalı bilimsel araştırma alanında deneyim paylaşımının ve üniversitenin bu alandaki tecrübesinden yararlanılmasının önemini dile getirdi. Ayrıca iş gücü piyasasıyla bağlantı ve yüksek istihdam oranına ulaşma mekanizmaları, güvenilirlik ve kalite, eğitim kalitesinin denetlenmesi ve müfredatların geliştirilmesi konularına değindi. El-Halebi, üniversitenin araştırma hatlarının incelenmesi ve bakanlığın bu çalışmalara ortak olarak dâhil olma imkânına işaret ederek, üniversiteler bünyesinde yabancı dil, bilişim ve beceri eğitimleri gibi alanlarda bilimsel merkezler açılması için gerekli kolaylıkların sağlanacağını belirtti.</p>

<p><strong>Suriye’de hemşirelik fakültesi</strong></p>

<p>Halai ise, hemşirelik alanındaki çalışmalarıyla tanınan Ağa Han Üniversitesi’nin, özellikle hemşirelik ve beceri geliştirme alanlarında sağlık sektöründe Yükseköğretim Bakanlığı ile ortaklık kurma, eğitim, bilimsel araştırma, öğrenci yetiştirme, eğitim ve öğretim alanında çalışanların becerilerinin geliştirilmesi ve yapay zekânın devreye girmesiyle birlikte çocuk eğiticilerinin yetiştirilme yöntemlerinin geliştirilmesi konularında iş birliği yapma arzusunu teyit etti.</p>

<p>Halai, üniversitenin Suriye’de bir hemşirelik fakültesi açma isteğine, belirtilen alanlarda iş birliğini kapsayan bir anlaşmanın bakanlıkla imzalanmasına, üniversiteler içinde herkese açık programlarla dil eğitimi, bilişim ve beceri alanlarında bilimsel merkezler kurulmasına, müfredatların geliştirilmesine ve yabancı dil yetersizliği nedeniyle zorluklar yaşayan Suriyeli öğrencilere burslar sağlanmasına da dikkat çekti.</p>

<p>Ağa Han Üniversitesi (AKU), 1983 yılında özel ve kâr amacı gütmeyen bir üniversite olarak kurulan, sağlık bilimleri, eğitim ve insani kalkınma alanlarına odaklanan, kaliteye, (liyakat esasına göre) erişilebilirliğe ve araştırma mükemmeliyetine bağlı, uluslararası düzeyde öncü bir eğitim ve araştırma kurumudur. Üniversite her yıl binlerce hemşire ve sağlık çalışanı mezun etmekte olup, kalkınma, sağlık ve eğitim alanlarında ortak projeler aracılığıyla Suriye’deki varlığını güçlendirmek için çalışmalar yürütmektedir.</p>

<p>Görüşmeye, bakan yardımcıları, bakanlık Kültürel İlişkiler Müdürü, Ağa Han Kalkınma Ağı’nın Suriye’deki yerleşik temsilcisi Gıtfan Acub, Ağa Han Vakfı Suriye Eğitim ve Erken Çocukluk Sorumlusu Razan eş-Şihavi ile ağdan çok sayıda yetkili katıldı.<br />
<br />
Kaynak:&nbsp;<a href="https://sana.sy/tr/syria-and-the-world/2281493/">https://sana.sy/tr/syria-and-the-world/2281493/</a></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 04 Feb 2026 21:57:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/02/suriye-yuksekogretim-bakanligi-ile-aga-han-agi-arasinda-hemsirelik-is-birligi-1770231817.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Rusya Dışişleri Bakanlığı, ABD&#039;ye &quot;ortak işbirliğine&quot; yönelik öneriler sunduklarını açıkladı</title>
                <category>DÜNYA</category>
                <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/rusya-disisleri-bakanligi-abdye-ortak-isbirligine-yonelik-oneriler-sunduklarini-acikladi-2968</link>
                <guid>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/rusya-disisleri-bakanligi-abdye-ortak-isbirligine-yonelik-oneriler-sunduklarini-acikladi-2968</guid>
                <description><![CDATA[Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, Rusya ile Amerika Birleşik Devletleri arasında kapsamlı işbirliği fırsatlarının ön plana çıktığı bir dönemde ilişkilerin normalleşmesi sürecine dair önemli mesajlar verdi. Lavrov'un açıklamaları, Donald Trump yönetiminin pragmatik yaklaşımıyla ivme kazanan diyaloğun, özellikle ekonomik ve stratejik alanlardaki karşılıklı fayda odaklı işbirliği tekliflerini vurguladı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><a href="https://mid.ru/ru/foreign_policy/news/2076307/#13"><strong>Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov,</strong></a> Rusya ile Amerika Birleşik Devletleri arasında kapsamlı işbirliği fırsatlarının ön plana çıktığı bir dönemde ilişkilerin normalleşmesi sürecine dair önemli mesajlar verdi. Lavrov'un açıklamaları, Donald Trump yönetiminin pragmatik yaklaşımıyla ivme kazanan diyaloğun, özellikle ekonomik ve stratejik alanlardaki karşılıklı fayda odaklı işbirliği tekliflerini vurguladı.</p>

<p><em><strong>"Öncelikle, ABD Yönetiminin göreve geldiği ilk günlerden itibaren Ukrayna çözümünü ilerletmek için gösterdiği hedefli çabaları takdir ediyoruz." </strong></em>diyen<em><strong>&nbsp;</strong></em>Lavrov, Trump'ın Beyaz Saray'a dönüşü sonrası iki ülkenin, başkanlar arası telefon görüşmeleri, 15 Ağustos 2025'te Anchorage'daki (Alaska) tarihi zirve ve uzman ekipler düzeyindeki temasların yüksek tempoda sürdüğünü ifade etti. ABD tarafının, büyük güçlerin ulusal çıkar çatışmalarında farklılıkların çatışmaya dönüşmemesi, ortak hedeflerin ise karşılıklı faydalı projelere dönüştürülmesi gerektiği yönündeki tutumunu memnuniyetle karşıladıklarını vurguladı.<br />
<br />
Ortak işbirliklerinden de söz eden Lavrov,<em><strong>"Amerikalılar, özellikle kendileri için, Trump Yönetimi'nin öncelikleri arasında saydığı alanlarda&nbsp; hidrokarbonlar, kritik mineraller ve nadir toprak elementleri, Arktik'te iş birliği, yapay zeka, uzay ve daha fazlası&nbsp; bizimle iş birliği için çok umut verici ve faydalı fırsatlara sahip olacaklardır."</strong></em>dedi.</p>

<p><strong>İşbirliği Alanlarında Somut Teklifler&nbsp;&nbsp;</strong><br />
<br />
Lavrov, diplomatik misyonlardaki kısıtlamaların ötesine geçilerek pratik adımların atılması gerektiğini belirterek, Moskova ve Washington arasında doğrudan hava seferlerinin yeniden başlatılması, el konulan diplomatik mülklerin iadesi gibi engellerin kaldırılmasını önerdiklerini açıkladı. Bu adımların atılması halinde, Rusya'nın ABD'ye sunduğu "umut verici ve karşılıklı faydalı" işbirliği fırsatlarının ön plana çıkacağını belirtti.<br />
<br />
Özellikle Trump yönetiminin öncelik verdiği alanlarda hidrokarbonlar, kritik mineraller ve nadir toprak elementleri, Arktik bölgesinde işbirliği, yapay zeka ile uzay araştırmaları gibi stratejik sektörlerde iki ülkenin birlikte çalışmasının her iki taraf için de son derece verimli olacağını kaydetti. Lavrov, bu tekliflerin ABD tarafına iletildiğini ve Trump ekibinin bu fırsatları değerlendireceğine inandıklarını ifade etti.</p>

<p>Ukrayna krizi bağlamında da Lavrov, Trump'ın NATO'nun doğuya genişlemesi gibi kök nedenleri açıkça ele alan tutumunu takdir ederek, Anchorage zirvesinde geliştirilen formülün korunması halinde müzakere yoluyla kalıcı çözüme yaklaşılabileceğini söyledi. Ancak asıl vurgu, krizden bağımsız olarak ikili ilişkilerde geniş kapsamlı işbirliğinin mümkün olduğuna yapıldı.</p>

<p><strong>Engeller ve Kararlılık&nbsp;&nbsp;</strong><br />
<br />
Sürecin kolay olmadığını kabul eden Lavrov, Washington'daki<strong> "derin devlet"</strong> unsurları ve Rus karşıtlığı nedeniyle güvenin yeniden inşasının zaman alacağını belirtti. Ekim 2025'te Rosneft ve Lukoil'e yönelik yeni yaptırımların "beklenmedik" olduğunu hatırlatarak, normalleşme iradesinden herkesin memnun olmadığını ve bazı çevrelerin engelleme çabası gösterdiğini ifade etti. Buna rağmen Rusya'nın, eşitlik ve karşılıklı saygı temelinde diyaloğu sürdürmeye kararlı olduğunu vurguladı.</p>

<p>Lavrov,<strong> "Eşit ve karşılıklı saygı şartıyla Rusya-ABD normalleşmesini ve özellikle önerdiğimiz işbirliği alanlarında atılımı memnuniyetle karşılarız"</strong> diyerek, Moskova'nın Washington'a sunduğu somut işbirliği tekliflerinin ön planda tutulması gerektiğini bir kez daha ortaya koydu. Açıklamalar, 2025 sonu ve 2026 başındaki temasların ekonomik-stratejik işbirliğine odaklandığını ve bu yönde önemli fırsat pencerelerinin açıldığını gösteriyor.<br />
<br />
<a href="https://mid.ru/ru/foreign_policy/news/2076307/#13"><span style="color:#2980b9"><strong>Kaynak: Rusya Dışişleri Bakanlığı Resmi İnternet Sayfası</strong></span></a></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 03 Feb 2026 22:05:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/02/rusya-disisleri-bakanligi-abdye-ortak-isbirligine-yonelik-oneriler-sunduklarini-acikladi-1770146809.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>İran Dışişleri Bakanı Arakçi: Türkiye&#039;nin barış çabalarına minnettarız</title>
                <category>DÜNYA</category>
                <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/iran-disisleri-bakani-arakci-turkiyenin-baris-cabalarina-minnettariz-2962</link>
                <guid>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/iran-disisleri-bakani-arakci-turkiyenin-baris-cabalarina-minnettariz-2962</guid>
                <description><![CDATA[İran Dışişleri Bakanı Seyyid Abbas Arakçi, İstanbul ziyaretinde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ile gerçekleştirdiği görüşmelerin ardından Türkiye'ye teşekkürlerini öne çıkararak paylaştı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>İran Dışişleri Bakanı Seyyid Abbas Arakçi, İstanbul ziyaretinde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ile gerçekleştirdiği görüşmelerin ardından Türkiye'ye teşekkürlerini öne çıkararak paylaştı.</p>

<p>Arakçi, X hesabından yaptığı açıklamada özellikle şu ifadeleri kullandı:</p>

<p><em><strong>"Kardeş komşularımızla birlikte Türkiye, bölgede barış ve istikrar arayışında iyi niyet girişimlerini sürdürmektedir. İslam Cumhuriyeti İranı bu çabalara minnettardır ve onları memnuniyetle karşılamaktadır."</strong></em></p>

<p>Bakan, İran'ın bölgesel işbirliğine açık olduğunu vurgulayarak, <em><strong>"İran, bölgemizdeki barış ve istikrarı korumak, yasadışı saldırganlıktan uzak tutmak için bölgesel devletlerle her zaman diyaloga hazırdır" </strong></em>dedi.</p>

<p>Arakçi aynı paylaşımda İran'ın nükleer programına ilişkin de net mesajlar verdi:</p>

<p>- İran'ın hiçbir zaman nükleer silah peşinde olmadığını tekrarladı.<br />
- Halkının meşru çıkarlarını karşılayacak adil ve dengeli bir nükleer anlaşmaya hazır olduklarını belirtti.<br />
-Böyle bir anlaşmanın iki temel unsuru olması gerektiğini ifade etti: &nbsp;<br />
“Nükleer Silah Yok” ilkesinin garanti altına alınması &nbsp;<br />
&nbsp; Yaptırımların tamamen kaldırılması</p>

<p>Görüşmelerde İran-Türkiye ikili ilişkileri ile ortak bölgesel konular da ele alındı.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Arakçı'nın açıklaması şöyle:<br />
İran-Türkiye ikili ilişkileri ve ortak ilgi alanına giren bölgesel konular hakkında Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Dışişleri Bakanı Fidan ile görüş alışverişinde bulunmaktan her zaman memnuniyet duyarım.<br />
<br />
Görüşmelerimizde, İran'ın hiçbir zaman nükleer silah edinme amacı gütmediğini ve halkımızın meşru çıkarlarını karşılayan adil ve eşitlikçi bir nükleer anlaşmayı benimsemeye hazır olduğunu yineledim; bu, 'Nükleer Silah Yok' ilkesinin güvence altına alınmasını ve yaptırımların kaldırılmasını da içeriyor.<br />
<br />
Türkiye, diğer kardeş komşularıyla birlikte, bölgede barış ve istikrarın sağlanması amacıyla arabuluculuk faaliyetlerini yürütmüştür.İran İslam Cumhuriyeti bu çabalardan dolayı minnettardır ve bunları memnuniyetle karşılamaktadır.<br />
<br />
İran, bölgemizde barış ve istikrarı korumak ve onu yasa dışı saldırılardan korumak için bölgesel devletlerle işbirliği yapmaya her zaman hazırdır.<br />
<br />
<a href="https://x.com/araghchi/status/2017458448514884081"><img alt="" src="https://www.alevihaberler.com.tr/public/images/detay/WhatsApp%20Image%202026-01-31%20at%2018_58_29.jpeg" style="height:622px; width:395px" /><br />
<br />
<img alt="" src="https://www.alevihaberler.com.tr/public/images/detay/G_9zxGGXoAAiKmV%20(1).jpg" style="height:627px; width:800px" /></a><br />
<br />
Kaynak:<a href="https://x.com/araghchi/status/2017458448514884081">https://x.com/araghchi/status/2017458448514884081</a></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sat, 31 Jan 2026 18:54:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/01/iran-disisleri-bakani-arakci-turkiyenin-baris-cabalarina-minnettariz-1769876110.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Ardan Zentürk: Türkiye&#039;nin Batı Afrika atağı. Nijerya dev jeopolitik!</title>
                <category>DÜNYA</category>
                <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/ardan-zenturk-turkiyenin-bati-afrika-atagi-nijerya-dev-jeopolitik-2958</link>
                <guid>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/ardan-zenturk-turkiyenin-bati-afrika-atagi-nijerya-dev-jeopolitik-2958</guid>
                <description><![CDATA[Deneyimli gazeteci Ardan Zentürk, son analizinde İsrail ile sorun yaşayan ülkelerin kapısını çaldığı yerin Ankara olduğunu vurgulayarak, Nijerya Cumhurbaşkanı Bola Ahmed Tinubu'nun Türkiye ziyaretiyle yaşanan gelişmeleri "Türkiye'nin Batı Afrika atağı" olarak nitelendirdi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<iframe width="782" height="440" src="https://www.youtube.com/embed/SgHY8q2wikk" title="İSRAİL İLE BAŞI DERTTE OLAN ANKARA&#39;YA GELİYOR!TÜRKİYE&#39;NİN BATI AFRİKA ATAĞI: NİJERYA! DEV JEOPOLİTİK" frameborder="0" allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" allowfullscreen></iframe><p>Deneyimli gazeteci Ardan Zentürk, son analizinde İsrail ile sorun yaşayan ülkelerin kapısını çaldığı yerin Ankara olduğunu vurgulayarak, Nijerya Cumhurbaşkanı<strong> Bola Ahmed Tinubu'</strong>nun Türkiye ziyaretiyle yaşanan gelişmeleri<strong> "Türkiye'nin Batı Afrika atağı"</strong> olarak nitelendirdi.</p>

<p>Zentürk'ün YouTube kanalında yayınladığı konuşmasında, Nijerya'nın İsrail'e karşı sert tutumu nedeniyle hedef haline geldiğini belirtti. Nijerya'nın, Gazze'deki olaylar nedeniyle Filistin davasını desteklemesi ve iki devletli çözüm çağrısı yapması üzerine, İsrail lobisinin (Zentürk'ün ifadesiyle "İsrail lobisi") Washington'da başlattığı kampanyayla <em><strong>"Nijerya'da Müslüman radikaller Hristiyanlara soykırım yapıyor" i</strong></em>ddiasını yaydığını ifade etti. Bu iddianın eski ABD Başkanı Donald Trump'a söyletildiğini, ancak Boko Haram'ın asıl Müslümanları hedef aldığının bilindiğini hatırlatan Zentürk, bu sürecin Nijerya'yı Türkiye'ye yaklaştırdığını vurguladı.<br />
<br />
<a href="https://www.youtube.com/watch?v=SgHY8q2wikk"><strong>Ardan Zentürk'ün açıklamasının tamamını izlemek için tıklayınız</strong></a></p>

<p><strong>"İsrail'le başı dertte olan mutlaka Ankara'ya geliyor"</strong></p>

<p>Zentürk, konuşmasının en çarpıcı kısmında şu tespiti yaptı:<em><strong> "İsrail'e bir meselesi olan mutlaka Ankara'ya geliyor, diyor ki 'Aman abi beni şey yapın.'" </strong></em>Bu ifade, İsrail'le sorun yaşayan ülkelerin Türkiye'ye yöneldiğini ve savunma alanında işbirliği aradığını özetliyor. Nijerya'nın bu kapsamda Türkiye ile stratejik ortaklık anlaşmaları imzaladığını, aralarında savunma, ekonomi ve medya-iletişim alanlarında toplam<strong> 9 anlaşma </strong>bulunduğunu belirtti.</p>

<p>Savunma sanayi boyutunda, Nijerya'nın halihazırda 6 adet T-129 ATAK taarruz helikopteri v Bayraktar TB2 SİHA'ları kullandığını, bunlarla Boko Haram'a karşı Türk Silahlı Kuvvetleri desteğiyle başarılı operasyonlar gerçekleştirdiğini aktardı. Daha fazla ATAK helikopteri alımı gündemdeyken, bu işbirliğinin Nijerya ordusuna büyük avantaj sağladığını dile getirdi.</p>

<p><strong>230 milyon nüfuslu dev pazar</strong></p>

<p>Zentürk, 230 milyon nüfuslu Nijerya'nın yükselen orta sınıfıyla Türk malları için<strong> "kapış kapış gidecek"</strong> bir pazar olduğunu vurguladı. Mevcut 2 milyar dolarlık ticaret hacminin düşük kaldığını, müteahhitlerin 3 milyar dolarlık projeler yürüttüğünü ancak ortak ticaretin <strong>10 milyar dolara</strong> çıkmasının kaçınılmaz olduğunu ifade etti. Nijerya'nın ECOWAS'ın (Batı Afrika Devletleri Ekonomik Topluluğu) lideri konumunda olması nedeniyle, Türkiye'nin gözlemci üyelikle Fransa'nın terk ettiği bölgede omuz omuza konumlanacağını savundu.</p>

<p>Türkiye'nin Doğu Afrika'daki (Somali-Sudan merkezli) başarılı politikalarının Batı Afrika'ya sıçradığını belirten Zentürk, bu hamlenin önümüzdeki 10 yılın belirleyici unsuru olacağını öngördü. Batılıların ziyareti yakından izlediğini ve Türkiye'nin<strong> "inanılmaz kabiliyet"</strong> kazandığını sözlerine ekledi.</p>

<p>Zentürk'ün analizi, Türkiye'nin Afrika'daki yükselişinin İsrail ve müttefikleri için meydan okuma yarattığını, ancak sömürge geçmişi olmayan Türkiye'nin rahat hareket edebildiğini gösteriyor. Nijerya ziyareti, bu bağlamda "İsrail'le başı dertte olanların Ankara kapısını çalması" tezinin somut bir örneği olarak öne çıkıyor.<br />
<br />
<a href="https://www.youtube.com/watch?v=SgHY8q2wikk"><strong>Ardan Zentürk'ün açıklamasının tamamını izlemek için tıklayınız</strong></a></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 30 Jan 2026 22:15:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/01/ardan-zenturk-turkiyenin-bati-afrika-atagi-nijerya-dev-jeopolitik-1769801290.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Çin ve İngiltere&#039;den &quot;Uzun vadeli kapsamlı stratejik ortaklık&quot; vurgusu</title>
                <category>DÜNYA</category>
                <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/cin-ve-ingiltereden-uzun-vadeli-kapsamli-stratejik-ortaklik-vurgusu-2956</link>
                <guid>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/cin-ve-ingiltereden-uzun-vadeli-kapsamli-stratejik-ortaklik-vurgusu-2956</guid>
                <description><![CDATA[Pekin'de gerçekleşen görüşmede Çin Devlet Başkanı Xi Jinping ile İngiltere Başbakanı Keir Starmer, iki ülke arasında uzun vadeli, istikrarlı ve kapsamlı bir stratejik ortaklığın geliştirilmesi konusunda mutabık kaldı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Pekin'de gerçekleşen görüşmede Çin Devlet Başkanı Xi Jinping ile İngiltere Başbakanı Keir Starmer, iki ülke arasında uzun vadeli, istikrarlı ve kapsamlı bir stratejik ortaklığın geliştirilmesi konusunda mutabık kaldı.</p>

<p>Çin'in Birleşmiş Milletler Daimi Temsilcisi Fu Cong'un sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, her iki ülkenin de Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin daimi üyeleri ve büyük ekonomiler olarak dünya barışını ve istikrarını korumak, aynı zamanda iki ülkenin ekonomisi ile halklarının refahını artırmak amacıyla diyalog ve işbirliğini güçlendirmesi gerektiği belirtildi.</p>

<p>Açıklamada ayrıca şu ifadelere yer verildi: <em><strong>"Uluslararası hukuk, ancak tüm ülkeler özellikle büyük ülkeler buna uyduğunda gerçekten etkili olabilir. Aksi takdirde dünya, orman kanunlarına geri dönebilir."</strong></em></p>

<p>Görüşme sırasında Xi Jinping ve Starmer'ın el sıkıştığı fotoğraflar da paylaşıldı. Bu buluşma, iki ülke arasındaki ilişkilerin güçlendirilmesi yönündeki çabaların son halkası olarak değerlendiriliyor.<br />
<a href="https://x.com/ChinaAmbUN/status/2016886295734210624"><img alt="" src="https://www.alevihaberler.com.tr/public/images/detay/WhatsApp%20Image%202026-01-30%20at%2019_34_42.jpeg" style="height:566px; width:410px" /></a><br />
Kaynak:&nbsp;<a href="https://x.com/ChinaAmbUN/status/2016886295734210624">https://x.com/ChinaAmbUN/status/2016886295734210624</a></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 30 Jan 2026 19:24:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/01/cin-ve-ingiltereden-uzun-vadeli-kapsamli-stratejik-ortaklik-vurgusu-1769790931.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Küresel kaosta işbirliği mesajı: Çin ve İngiltere&#039;den stratejik ortaklık vurgusu</title>
                <category>DÜNYA</category>
                <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/kuresel-kaosta-isbirligi-mesaji-cin-ve-ingiltereden-stratejik-ortaklik-vurgusu-2954</link>
                <guid>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/kuresel-kaosta-isbirligi-mesaji-cin-ve-ingiltereden-stratejik-ortaklik-vurgusu-2954</guid>
                <description><![CDATA[29 Ocak 2026 tarihinde Pekin'deki Büyük Halk Salonu'nda gerçekleşen görüşme, bir İngiliz başbakanının Çin'e 2018'den beri yaptığı ilk resmi ziyaret olarak öne çıktı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>29 Ocak 2026 tarihinde Pekin'deki Büyük Halk Salonu'nda gerçekleşen görüşme, bir İngiliz başbakanının Çin'e 2018'den beri yaptığı ilk resmi ziyaret olarak öne çıktı. Keir Starmer'ın dört günlük Çin ziyareti, son yıllarda gerilimler nedeniyle<strong><em> "buz çağı"</em></strong> olarak nitelendirilen Çin-İngiltere ilişkilerinde önemli bir dönüm noktası olarak değerlendiriliyor. Ziyaret, her iki tarafın da pragmatik bir yaklaşımla ekonomik işbirliğini ön plana çıkardığı bir "reset" (yeniden başlama) girişimi olarak yorumlanıyor.</p>

<p><strong>*Xi Jinping: "Değişim ve Kaos İçindeki Dünyada Diyalog ve İşbirliği Şart"*</strong></p>

<p>Çin Devlet Başkanı Xi Jinping, görüşmede mevcut uluslararası ortamı<em><strong> "değişim ve kaosla iç içe geçmiş, türbülanslı ve akışkan"</strong></em> olarak tanımladı. Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi daimi üyeleri olan iki ülkenin, dünya barışı ve istikrarını koruma ile halkların ekonomik büyüme ve refahını artırma konusunda daha fazla diyalog ve işbirliği yapması gerektiğini vurguladı.</p>

<p>Xi, son yıllarda iki ülke ilişkilerinde yaşanan "iniş çıkışlar ve zorlukların" her iki tarafın da çıkarlarına hizmet etmediğini belirterek, "Tarihe daha geniş bir perspektiften bakmalı, farklılıkları aşarak birbirimize saygı göstermeli ve zamanın sınavından geçen uzun vadeli bir ilişki kurmalıyız" dedi. Çin lideri, Starmer'ın ziyaretinin büyük ilgi çektiğini, yanında yaklaşık 60 büyük İngiliz şirketi ve kültür temsilcisinin bulunduğunu ve bu heyetin Çin'de büyüme ile genişleme arzusu taşıdığını ifade etti. Xi, iki ülkenin "uzun vadeli, tutarlı ve kapsamlı bir stratejik ortaklığa" ihtiyaç duyduğunu, Çin'in küresel sahnede önemli bir aktör olduğunu ve ilişkilerin "daha olgun, sofistike ve stratejik" bir seviyeye taşınmasının hayati önem taşıdığını vurguladı.<br />
&nbsp;<br />
<strong>"ÇİN, İNGİLTERE İLE BİRLİKTE ÇALIŞMAYA HAZIRDIR"</strong><br />
<br />
Öte yanda Çin Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Mao Ning'in X hesabından Çin İngiltere ile birlikte çalışmaya hazırız" diye paylaşımda bulundu:<br />
<br />
&nbsp;Mao Ning şu açıklamada bulundu: <strong>"Çin Devlet Başkanı Xi Jinping, Çin'e yaptığı resmi ziyaret sırasında İngiltere Başbakanı Keir Starmer ile görüştü. Her iki taraf da Çin ve İngiltere arasında uzun vadeli ve tutarlı kapsamlı bir stratejik ortaklık geliştirme konusunda anlaştı. Çin, tarihe daha geniş bir perspektiften bakmak, farklılıkların üstesinden gelmek, birbirlerine saygı duymak ve Çin-İngiltere işbirliğinin muazzam potansiyelini gerçek ilerlemeye dönüştürmek için İngiltere ile birlikte çalışmaya hazırdır."&nbsp;</strong></p>

<p><br />
<strong>Keir Starmer: "Daha Sofistike ve Olgun Bir Stratejik Ortaklık İnşa Etmek İstiyoruz"</strong></p>

<p>İngiltere Başbakanı Keir Starmer, görüşmenin başında ve sonrasında yaptığı açıklamalarda, Çin ile "daha sofistike, olgun ve kapsamlı bir stratejik ortaklık" inşa etmek istediklerini belirtti. Starmer,<strong> "Çin önemli bir küresel aktördür ve bizimle uzun vadeli, tutarlı bir ilişki kurmak ulusal çıkarlarımıza hizmet ediyor" </strong>diyerek, iklim değişikliği, küresel istikrar, ticaret, yatırım ve teknoloji gibi alanlarda işbirliğinin artırılmasını savundu.</p>

<p>Görüşme planlanandan uzun sürdü (yaklaşık 80 dakika) ve <strong>"verimli"</strong> olarak nitelendirildi. Starmer, insan hakları gibi hassas konuları da<strong> "saygılı bir şekilde" </strong>gündeme getirdiğini ifade etti. İki liderin sohbeti sırasında futbol ve Shakespeare gibi konular da konuşuldu, bu da görüşmenin samimi geçtiğine işaret etti.</p>

<p><br />
<br />
<strong>Somut Adımlar ve Anlaşmalar: Vizesiz Seyahat, Tarife İndirimleri ve Yatırımlar</strong></p>

<p>Görüşmenin en dikkat çeken sonuçları arasında Çin'in İngiltere vatandaşlarına 30 güne kadar vizesiz giriş imkanı sağlamayı <strong>"aktif olarak değerlendireceği"</strong> ve kısa sürede hayata geçireceği açıklaması yer aldı. Ayrıca viski gibi ürünlerde Çin tarifelerinin yarıya indirilmesi, AstraZeneca'nın Çin'e 15 milyar dolarlık yatırım açıklaması ve düzensiz göç (küçük teknelerle geçişler) konusunda bilgi paylaşımı işbirliği gibi adımlar duyuruldu.</p>

<p>İki taraf, küresel belirsizliklerin (özellikle ABD'deki Trump yönetiminin yarattığı dalgalanmaların) arttığı bir dönemde, karşılıklı yarar odaklı bir yaklaşımın önemini vurguladı.</p>

<p><br />
<strong>Arka Plan: Gerilimlerden Pragmatizme Geçiş</strong></p>

<p>Bu buluşma, çeşitli nedenlerle gerilen ilişkilerde "pragmatik diplomasi"nin zaferi olarak görülüyor. Starmer'ın ziyareti, İngiltere'nin ekonomik büyüme ve yatırım ihtiyaçları doğrultusunda Çin'le daha dengeli ilişkiler kurma çabasını yansıtıyor. Xi'nin mesajları ise Çin'in Batı ile karşılıklı saygıya dayalı, istikrarlı ilişkiler arzusunu ortaya koyuyor.</p>

<p>Görüşmeden paylaşılan video (Çin Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Mao Ning'in X hesabında yer alan), Xi Jinping'in diplomatik nezaket çerçevesindeki konuşmasını içeriyor ve iki ülke arasındaki potansiyel işbirliğinin altını çiziyor. Bu gelişme, küresel güç dengelerindeki değişimde İngiltere ve Çin'in ortak zemin arayışını simgeliyor.<br />
<br />
Kaynak:<a href="https://x.com/SpoxCHN_MaoNing/status/2016826324061687865">https://x.com/SpoxCHN_MaoNing/status/2016826324061687865</a><br />
Kaynak 2:&nbsp;<a href="https://x.com/SpoxCHN_MaoNing/status/2016772505764327472">https://x.com/SpoxCHN_MaoNing/status/2016772505764327472</a></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 29 Jan 2026 20:46:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/01/kuresel-kaosta-isbirligi-mesaji-cin-ve-ingiltereden-stratejik-ortaklik-vurgusu-1769709620.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Ardan Zentürk: Dugin, Orta Asya Türk devletlerinin egemenliğini tanımıyor</title>
                <category>DÜNYA</category>
                <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/ardan-zenturk-dugin-orta-asya-turk-devletlerinin-egemenligini-tanimiyor-2948</link>
                <guid>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/ardan-zenturk-dugin-orta-asya-turk-devletlerinin-egemenligini-tanimiyor-2948</guid>
                <description><![CDATA[Ardan Zentürk, son yorumunda Rusya'da yükselen faşist eğilimler ve özellikle Alexander Dugin'in etkisiyle Orta Asya ve Kafkasya'daki yayılmacı söylemlere dikkat çekti. Ukrayna Savaşı'nın uzaması ve Donald Trump'ın politikalarının yarattığı tetiklenmeyle "Rus faşizmi"nin öne çıktığını belirten Zentürk, bu sürecin Dugin ve Vladimir Solovyov gibi isimler üzerinden somutlaştığını vurguladı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<iframe width="820" height="461" src="https://www.youtube.com/embed/EPwdWFKUIqc" title="TRUMP&#39;IN SÖMÜRGECİLİĞİ RUS FAŞİZMİNİ CANLANDIRDI! AZERBAYCAN/ORTA ASYA&#39;YA TEHDİT ALİYEV:GÜÇ GEÇERLİ" frameborder="0" allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" allowfullscreen></iframe><p>Ardan Zentürk, son yorumunda Rusya'da yükselen faşist eğilimler ve özellikle Alexander Dugin'in etkisiyle Orta Asya ve Kafkasya'daki yayılmacı söylemlere dikkat çekti. Ukrayna Savaşı'nın uzaması ve Donald Trump'ın politikalarının yarattığı tetiklenmeyle "Rus faşizmi"nin öne çıktığını belirten Zentürk, bu sürecin Dugin ve Vladimir Solovyov gibi isimler üzerinden somutlaştığını vurguladı.<br />
<br />
<a href="https://www.youtube.com/watch?v=EPwdWFKUIqc"><strong>Ardan Zentürk'ün bu açıklamasını YOUTUBE üzerinden izlemek için&nbsp; tıklayanız:</strong></a><br />
<br />
<br />
Bilindiği gibi geçtiğimiz günlerde Dugin, bir canlı yayında<em><strong>"&nbsp;Bizim amacımız, dünyada en önemli güç merkezi olmak.</strong></em><em><strong>Bu yüzden egemen bir Ermenistan'ın, ya da egemen bir Gürcistan'ın, ya da egemen bir Azerbaycan'ın varlığına razı olunamaz.Egemen bir Kazakistan, egemen bir Özbekistan, Tacikistan ya da Kırgızistan. Bu yeni modelde hiçbir şey egemen olamaz."</strong></em> ifadelerini kullanmıştı. Dugin'in bu ifadeleri dünya gündemine oturmuştu.</p>

<p>Zentürk'ün analizine göre, Alexander Dugin kendini felsefeci olarak tanımlasa da, <strong>"Putin beni dinler"</strong> imajıyla Kremlin'e yakın bir konumda görünüyor. Ancak Dugin'in maceracı fikirlerinin Putin tarafından ne ölçüde benimsendiği konusunda şüpheleri olduğunu ifade eden Zentürk, asıl tehlike olarak Vladimir Solovyov'u gösterdi. Solovyov'un Putin'in bilgisi dışında böyle açıklamalar yapamayacağını kaydeden gazeteci, Rus Ortodoks Kilisesi'nin son dönem söylemleriyle birlikte Slav-Rus milliyetçiliğinin yükseldiğini belirtti.</p>

<p>Bu milliyetçi akımın yayılmacı karakter taşıdığını vurgulayan Zentürk, Rusya'nın tarihsel imparatorluk geçmişine işaret etti: Sovyetler Birliği'nin aslında Çarlık Rusyası'nın başka bir ideolojik zeminde devamı olduğunu, 300 yıl boyunca günde ortalama 4 km² büyüyerek bugünkü hacme ulaştığını hatırlattı. Dugin ve Solovyov'un son dönemde Özbekistan, Azerbaycan gibi ülkelerin <strong>"bağımsızlık hak etmediği"</strong>, Rusya'nın<strong> "arka bahçesi"</strong> olduğu ve bu devletlerin Rusya'ya bağlı yaşaması gerektiği yönündeki açıklamalarını <strong>"fantezi değil, gerçek tehdit</strong>" olarak niteledi.</p>

<p>Orta Asya devletlerinin bu söylemlere net cevap alamaması, bölgedeki endişeyi artırıyor. Zentürk, Davos'ta Trump'ın barış konseyi imza töreninde Türkiye'yi temsilen Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın yanı sıra özel olarak Kazakistan Cumhurbaşkanı Kasım Cömert Tokayev, Özbekistan Cumhurbaşkanı Şevkat Mirziyoyev ve Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev'in seçilmesini anlamlı buldu. Bu liderlerin Trump ile ikili görüşmeler yapmasını, Kremlin ve Pekin'e "maceracı kimliğinizi bu bölgelere fazla sokmayın" mesajı olarak yorumladı.</p>

<p>Siyaset bilimci İlhan Şahinoğlu'nun görüşüne de yer veren Zentürk, <strong>Dugin ve Solovyov</strong>'un Güney Kafkasya ile Orta Asya ülkelerinin bağımsız olmaması gerektiğini savunduğunu, gerçekte Rus İmparatorluğu veya Sovyetler Birliği'nin yeniden inşasını istediklerini aktardı. Şahinoğlu'na göre bu isimler gerçeklikten kopmuş durumda; imparatorluklar halkların bağımsızlık talebiyle çökmüştü ve yeniden diriltilemez.</p>

<p>Zentürk, İlham Aliyev'in Davos açıklamasını öne çıkararak Azerbaycan'ın bağımsızlığına kararlı olduğunu vurguladı. Aliyev'in <em><strong>"Uluslararası ilişkiler artık hukukun üstünlüğü değil, gücün hukuku dönemine giriyor; ülkeler stratejilerini geniş işbirliği ağı üzerine kurmalı" </strong></em>sözlerini, geniş tabanlı bölgesel ittifak arayışının işareti olarak değerlendirdi.</p>

<p>Sonuç olarak Ardan Zentürk, Ukrayna Savaşı nedeniyle umduğunu bulamayan Rusya'nın elit ve siyasetinin Kafkasya ile Orta Asya'da tehdit oluşturduğunu, olayın ne zaman ve nerede patlayacağının belirsiz olduğunu ifade etti. Trump'ın Grönland ilhakı gibi adımlarını Kırım üzerinden okuduğunu, Kremlin'in teşvikiyle bu yönde ilerlerse Rusya'nın yayılmacılığının sınırlarının garanti edilemeyeceğini savundu.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 28 Jan 2026 07:25:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/01/ardan-zenturk-turk-devsetser-ozbekistan-ve-azerbaycan-bagimsizlik-hak-etmiyor-diyor-1769575282.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Barrack’tan Abdi’ye tepki: İsrail’i devreye sokma!</title>
                <category>DÜNYA</category>
                <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/barracktan-abdiye-tepki-israili-devreye-sokma-2914</link>
                <guid>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/barracktan-abdiye-tepki-israili-devreye-sokma-2914</guid>
                <description><![CDATA[Middle East Eye haber sitesi, ABD Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack’ın SDG Komutanı Mazlum Abdi’yi İsrail’i Suriye’nin iç işlerine dâhil etmeye çalışmakla suçladığını iddia etti.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="color:#000000">ABD’nin Suriye Özel Temsilcisi Barrack, kapalı kapılar ardında yapılan bir toplantıda SDG Komutanı Mazlum Abdi’yi İsrail’i Suriye’nin iç işlerine dâhil etmeye çalışmakla suçladı. </span></p>

<p><span style="color:#000000">Middle East Eye sitesinde yer alan bir habere göre, Tom Barrack, SDG’nin Suriye ordusuna entegre edilmesini öngören Mart 2025 tarihli anlaşmanın geciktirilmesi ve yabancı güçlere dayanılması nedeniyle Mazlum Abdi’yi sert şekilde eleştirdi. </span></p>

<p><span style="color:#000000">Barrack, İsrail’in devreye sokulmasının yıkıma yol açacağını ve ABD’nin kilit müttefikleri olan Türkiye ile İsrail arasında gerilime neden olabileceği uyarısında bulundu. </span></p>

<p><span style="color:#000000">Mesud Barzani ise Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara ile yaptığı son görüşmeyi olumlu olarak nitelendirdi ve Kürt sivillerin korunması çağrısında bulundu.</span></p>

<p><span style="color:#000000"><strong>Kaynak: Middle East Eye </strong></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 21 Jan 2026 12:58:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/01/barracktan-abdiye-tepki-israili-devreye-sokma-1768989706.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Suriye Cumhurbaşkanı Şara Berlin’de protesto edildi</title>
                <category>DÜNYA</category>
                <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/suriye-cumhurbaskani-sara-berlinde-protesto-edildi-2911</link>
                <guid>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/suriye-cumhurbaskani-sara-berlinde-protesto-edildi-2911</guid>
                <description><![CDATA[30 kadar dernek ve siyasi partinin çağrısı ile toplanan yaklaşık bin kişilik bir grup, Suriye Cumhurbaşkanı Ahmet Şara’nın Berlin’e ziyaretini protesto etti.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="color:#000000">Aralarında Almanya Alevi Birlikleri Federasyonu da olmak üzere 30 kadar kuruluş, Suriye geçici Cumhurbaşkanı Ahmet eş-Şara’nın Başbakan Christian Merz ile görüşmek üzere Berlin’e yapacağı açıklanan ziyareti protesto etmek amacıyla Alman Parlamentosu Recihstag yakınlarında bulunan Brandenburger Tor önünde toplandı.</span></p>

<p><span style="color:#000000"><img alt="" src="https://www.alevihaberler.com.tr/public/images/detay/616191892_1345587677609447_7329279292344170749_n.jpg" style="height:800px; width:572px" /></span></p>

<p><span style="color:#000000">Yaklaşık bin kadar kişiden oluşan mitingde Berlin Demokrasi Platformu adına konuşan AABF üyesi Berlin Cemevi 2. Başkanı Kadir Şahin, Şara yönetimini sert sözlerle kınadı.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Suriye geçici Cumhurbaşkanı Şara, ülkedeki gelişmeler nedeniyle Berlin’e yapmayı planladığı ziyaretini ertelediğini açıkladığı halde, Berlin Demokrasi Platformu Federal hükümete ve Başbakan Friedrich Merz’e mesaj vermek amacıyla eylem kararından vazgeçmediğini açıkladı.</span></p>

<p><span style="color:#000000">İsrail, sahte Alevi devleti ve Irak KBY bayraklarının taşındığı gösteriye CHP, DEM Parti, TİP ve SOL Parti de destek verdi.</span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 20 Jan 2026 13:11:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/01/suriye-cumhurbaskani-sara-berlinde-protesto-edildi-1768904599.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Suriye Hükümeti&#039;nden SDG&#039;ye sert uyarı: Terör meselesi siyasi şantaj aracı olamaz</title>
                <category>DÜNYA</category>
                <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/suriye-hukumetinden-sdgye-sert-uyari-teror-meselesi-siyasi-santaj-araci-olamaz-2906</link>
                <guid>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/suriye-hukumetinden-sdgye-sert-uyari-teror-meselesi-siyasi-santaj-araci-olamaz-2906</guid>
                <description><![CDATA[SANA'da yayımlanan açıklamaya göre; Şam yönetimi, kuzeydoğu Suriye'deki sözde "Özerk Yönetim" (SDG kontrolündeki yapı) tarafından 17 Ocak 2026 tarihinde yapılan ve IŞİD cezaevlerindeki güvenlik risklerine dikkat çeken açıklamaya sert tepki gösterdi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>SANA'da yayımlanan açıklamaya göre;&nbsp;Şam yönetimi, kuzeydoğu Suriye'deki sözde "Özerk Yönetim" (SDG kontrolündeki yapı) tarafından 17 Ocak 2026 tarihinde yapılan ve IŞİD cezaevlerindeki güvenlik risklerine dikkat çeken açıklamaya sert tepki gösterdi.<br />
<br />
<strong>Suriye resmi haber ajansı SANA'nın 19 Ocak 2026 tarihinde yayımladığı resmi açıklamada, hükümet şu ifadeleri kullandı:</strong><br />
<br />
Suriye hükumeti, 17 Ocak 2026 tarihinde sözde “Özerk Yönetim” tarafından yayımlanan ve uluslararası kamuoyunu yanıltmayı ve durumu çarpıtmayı amaçlayan çeşitli yanlış bilgiler ve suçlamaları içeren bildiriyi yakından takip etmiştir. Buna istinaden, hükümet bu iddialara yanıt olarak, terör konusunun uluslararası toplum karşısında siyasi veya güvenlik&nbsp;amaçlı bir baskı aracı olarak kullanılmasına yönelik her türlü girişimi kesin bir dille reddettiğini ve aşağıdaki hususları bildirmektedir:</p>

<p>Suriye hükumeti, terör konusunu güvenlik baskısı aracı olarak kullanma girişimlerini kesin bir dille reddetmekte ve “Özerk Yönetim”in&nbsp;IŞİD&nbsp;cezaevleriyle ilgili uyarılarının, terör meselesini siyasi bir araç olarak kullanmaktan ve bir tür güvenlik baskısı ve şantaj uygulamaktan öteye gitmediğini vurgulamaktadır. Hukukun uygulanması ve devletin meşruiyetinin yeniden tesis edilmesi girişimlerini, terör hücrelerinin yeniden canlanma riskiyle ilişkilendirme ısrarı, gerçeği çarpıtmayı ve silah zoruyla dayatılmış bir otoritenin devamını sağlamak amacıyla çatışmayı kışkırtmayı hedefleyen açık bir girişimdir.</p>

<p>Suriye hükumeti, askeri ve güvenlik kurumları aracılığıyla, terörle mücadele görevlerini yerine getirmeye tam anlamıyla hazır olduğunu vurgulamakta; “IŞİD” terör örgütü ve diğer terör yapılanmalarının ortadan kaldırılmasını hedefleyen uluslararası çabalar çerçevesinde üzerine düşen sorumlulukları üstlendiğini teyit etmektedir. Ayrıca Suriye devleti, tüm gözaltı merkezlerinin uluslararası kabul görmüş standartlara uygun şekilde güvenliğini sağlamayı ve tutuklu bulunan IŞİD mensuplarından hiçbirinin kaçmasına ya da yeniden sahaya dönmesine izin vermemeyi taahhüt etmektedir. Bu tutum, Suriye’nin ulusal güvenliğine, bölgesel güvenliğe ve uluslararası barış ve güvenliğe yönelik sorumluluklarından kaynaklanmaktadır.</p>

<p>Bu çerçevede Suriye hükumeti, "SDG"&nbsp;liderliğini; IŞİD mensubu tutukluların kaçışını kolaylaştırmak ya da cezaevlerini misilleme amacıyla veya siyasi baskı aracı olarak açmak gibi pervasız adımlara başvurmaması konusunda uyarmaktadır. Bu cezaevlerinde meydana gelebilecek herhangi bir güvenlik ihlalinin doğrudan sorumluluğu, hâlihazırda kontrolü elinde bulunduran tarafa ait olacaktır. Suriye devleti, bu tür her türlü fiili, Suriye’nin ve tüm bölgenin güvenliğini tehdit eden bir savaş suçu ve terörle doğrudan iş birliği olarak değerlendirecek ve buna göre muamele edecektir.</p>

<p>Suriye hükumeti, askeri operasyonlarının yalnızca güvenliği ve istikrarı yeniden tesis etmeyi, sivilleri korumayı ve her türlü terörün geri dönmesini engellemeyi hedeflediğini vurgulamaktadır. hükumeti ayrıca, uluslararası insancıl hukuk kurallarına tam bağlılığını, kritik altyapıların korunmasını ve tüm Suriyelilerin haklarının hiçbir ayrım gözetilmeksizin garanti altına alınmasını yeniden teyit etmektedir.</p>

<p>Suriye hükumeti, yasallığı temsil eden devlet kurumlarının Suriye’nin tamamındaki hukukun üstünlüğünü yeniden tesis etmesinin, IŞİD sorununu kökten sona erdirmenin, göç ve yerinden edilmeyi kapatmanın ve toplumsal barışı adalet, tam ulusal egemenlik ve tüm Suriyeliler arasında eşit vatandaşlık temelinde yeniden inşa etmenin tek ve nihai teminatı olduğunu vurgulamaktadır.<br />
<br />
<a href="https://sana.sy/tr/syria/2279343/"><span style="color:#2980b9"><strong>KAYNAK:Suriye Arap Haber Ajansı (SANA) - 19 Ocak 2026</strong></span></a></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 19 Jan 2026 19:37:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/01/suriye-hukumetinden-sdgye-sert-uyari-teror-meselesi-siyasi-santaj-araci-olamaz-1768841201.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Katar Eğitim Bakanı Alkhater, Kanada Sanayi Bakanı Joly ile görüşme gerçekleştirdi</title>
                <category>DÜNYA</category>
                <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/katar-egitim-bakani-alkhater-kanada-sanayi-bakani-joly-ile-gorusme-gerceklestirdi-2905</link>
                <guid>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/katar-egitim-bakani-alkhater-kanada-sanayi-bakani-joly-ile-gorusme-gerceklestirdi-2905</guid>
                <description><![CDATA[Katar Eğitim ve Yüksek Öğretim Bakanı Lolwah Alkhater, Kanada Sanayi Bakanı ve Quebec Bölgeleri Ekonomik Kalkınma Sorumlusu Mélanie Joly ile bir araya geldi. Görüşme, Katar'ın başkenti Doha'da gerçekleşti ve iki ülke arasındaki ikili ilişkilerin güçlendirilmesi, bilimsel araştırma, inovasyon, eğitim alanlarında işbirliği fırsatlarının ele alınmasına odaklandı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Katar Eğitim Bakanı Alkhater, Kanada Sanayi Bakanı Joly ile Görüşme Gerçekleştirdi: Kanada Başbakanı Carney'den Katar'la Stratejik Ortaklık Açıklaması</p>

<p>Katar Eğitim ve Yüksek Öğretim Bakanı Lolwah Alkhater, Kanada Sanayi Bakanı ve Quebec Bölgeleri Ekonomik Kalkınma Sorumlusu Mélanie Joly ile bir araya geldi. Görüşme, Katar'ın başkenti Doha'da gerçekleşti ve iki ülke arasındaki ikili ilişkilerin güçlendirilmesi, bilimsel araştırma, inovasyon, eğitim alanlarında işbirliği fırsatlarının ele alınmasına odaklandı.</p>

<p>Bakan Alkhater, sosyal medya platformu X üzerinden yaptığı paylaşımda şu ifadeleri kullandı:<em><strong> "Bugün Kanada Sanayi Bakanı ve Quebec Bölgeleri Ekonomik Kalkınma Sorumlusu Sayın Mélanie Joly ile buluştum. Görüşmemiz, iki dost ülke arasındaki ikili ilişkileri daha da güçlendirmeye odaklandı. Bilimsel araştırma ve inovasyon alanlarında işbirliği fırsatlarını keşfettik. Ayrıca, kurumsal ortaklıkları destekleme, uzmanlık alışverişini artırma ve bilgi temelli, inovasyon odaklı bir ekonomi inşa etme konusundaki ortak hedeflerimizi ilerletme yollarını ele aldık."</strong></em><br />
<img alt="" src="https://www.alevihaberler.com.tr/public/images/detay/c177261c-e179-4c56-8302-fa72750c56a6.jpg" style="height:623px; width:406px" /></p>

<p>Bu toplantı, Kanada Başbakanı Mark Carney'nin 18 Ocak 2026 tarihinde gerçekleştirdiği tarihi Katar ziyareti kapsamında gerçekleşen yoğun diplomatik trafiğin bir parçası olarak öne çıkıyor. Başbakan Carney, Katar Emiri Sheikh Tamim bin Hamad Al Thani ile yaptığı görüşmelerde, iki ülke arasında yeni bir <strong>"stratejik ortaklık"</strong> ilan etti. Carney, bu ortaklığın ticaret, yatırım, savunma, yapay zeka ve ekonomik işbirliği alanlarında derinleşeceğini vurgulayarak, Katar'ın Kanada'nın büyük altyapı ve ulus inşası projelerine <strong>"önemli stratejik yatırımlar"</strong> yapmayı taahhüt ettiğini açıkladı.</p>

<p>Carney'nin açıklamasında, yıllardır süren müzakerelerin ardından Kanada-Katar Yatırım Teşviki ve Koruma Anlaşması'nın (FIPA) 2026 yazı itibarıyla tamamlanacağı, savunma ataşeliği ofisinin Doha'da açılacağı, hava taşımacılığı anlaşmasının genişletileceği ve 2026 FIFA Dünya Kupası güvenlik işbirliği için niyet mektubu imzalandığı belirtildi. Ayrıca, Katar'ın 2026 Kültür Yılı kapsamında Kanada ile kültürel bağların güçlendirileceği ifade edildi.</p>

<p>Bu stratejik ortaklık, Kanada'nın ticaret ve yatırım çeşitlendirme politikalarının önemli bir adımı olarak değerlendiriliyor. Carney, Katar'ı<strong> "barış ve istikrar için kritik bir ortak"</strong> olarak nitelendirerek, iki ülkenin Ukrayna'dan Orta Doğu'ya kadar ortak hedeflerde birlikte çalıştığını vurguladı.</p>

<p>Alkhater ve Joly'nin görüşmesi, bu üst düzey ziyaretin yarattığı ivmeyle eğitim ve inovasyon gibi sivil alanlarda somut işbirliklerini pekiştirmesi açısından önem taşıyor. Paylaşılan fotoğraflarda bakanların Katarlı liderlerin portreleri önünde ve Kanada bayrağı eşliğinde poz verdiği görüldü.</p>

<p>Bu gelişmeler, Katar ve Kanada arasındaki ilişkilerin yeni bir seviyeye taşındığını gösteriyor ve önümüzdeki dönemde daha fazla ekonomik, kültürel ve güvenlik işbirliği bekleniyor.<br />
<br />
<img alt="" src="https://www.alevihaberler.com.tr/public/images/detay/de7221d1-01c8-4532-a9ca-cf8ceb5d3bae.jpg" style="height:440px; width:495px" /><br />
<img alt="" src="https://www.alevihaberler.com.tr/public/images/detay/50f80ba7-081e-4795-b43a-1d4edc6c3e26.jpg" style="height:504px; width:494px" /><br />
&nbsp;</p>

<p>*Kaynak: Lolwah Alkhater'in X hesabı (@Lolwah_Alkhater), Kanada Başbakanlığı resmi açıklamaları</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 19 Jan 2026 18:50:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/01/katar-egitim-bakani-alkhater-kanada-sanayi-bakani-joly-ile-gorusme-gerceklestirdi-1768839943.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Kanada, ABD tehditleri altında Katar ile stratejik ortaklığa yöneliyor</title>
                <category>DÜNYA</category>
                <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/kanada-abd-tehditleri-altinda-katar-ile-stratejik-ortakliga-yoneliyor-2903</link>
                <guid>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/kanada-abd-tehditleri-altinda-katar-ile-stratejik-ortakliga-yoneliyor-2903</guid>
                <description><![CDATA[Kanada Başbakanı Mark Carney, son dönemde ABD'nin ekonomik baskıları ve tarifeleri altında kalan ülkesinin, Çin ve Türkiye'nin yakın müttefiki Katar ile stratejik ortaklık kurduğunu açıkladı. Bu hamle, Kanada'nın geleneksel müttefiklerinden uzaklaşarak yeni ekonomik fırsatlar arayışını yansıtırken, aynı zamanda İsrail'in Gazze planına karşı çıkan tutumunu da pekiştiriyor.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Kanada Başbakanı Mark Carney, son dönemde <strong>ABD'nin </strong>ekonomik baskıları ve tarifeleri altında kalan ülkesinin, Çin ve Türkiye'nin yakın müttefiki Katar ile stratejik ortaklık kurduğunu açıkladı. Bu hamle, Kanada'nın geleneksel müttefiklerinden uzaklaşarak yeni ekonomik fırsatlar arayışını yansıtırken, aynı zamanda İsrail'in Gazze planına karşı çıkan tutumunu da pekiştiriyor.</p>

<p>Carney'nin resmi açıklamalarına göre, <strong>Kanada-Çin ilişkileri,</strong> Pasifik'in her iki yakasında da refah ve fırsatlar yaratmış durumda.<em><strong> "Bugün, yeni bir stratejik ortaklık kuruyoruz. Bu, geçmişimizin en iyisini temel alıyor ve bugünün dünyasını yansıtıyor&nbsp; her iki halkın yararına," </strong></em>diyen Carney, ilişkileri stratejik, pragmatik ve kararlı bir şekilde yeniden yapılandırdıklarını vurguladı. Çin'in dünyanın ikinci en büyük ekonomisi olarak Kanada için büyük fırsatlar sunduğunu belirten Başbakan, enerji, tarım, imalat ve ticaret alanlarında işbirliğini artıracaklarını ifade etti.</p>

<p>Bu Çin odaklı adımların ardından, Carney Doha'da Katar ile yeni bir stratejik ortaklık ilan etti.<em><strong> "Kanada, Katar ile yeni bir stratejik ortaklık kuruyor. Birlikte, Kanadalı şirketlerin burada operasyonlarını genişletmesine yardımcı oluyoruz ve bu dinamik 290 milyar dolarlık ekonomiden yatırım çekiyoruz,"</strong></em> diyen Carney, Katar'ın Kanada'nın büyük altyapı projelerine büyük yatırımlar yapacağını duyurdu. Bu yatırımlar, projelerin daha hızlı tamamlanmasını sağlayacak, enerji sektörünü canlandıracak ve binlerce iyi ücretli iş yaratacak.</p>

<p>ABD Başkanı Donald Trump'ın Kanada'ya yönelik tarifeleri ve ekonomik baskıları, bu pivotun arkasındaki ana etken olarak görülüyor. Kanada, ABD'nin bu<strong> "hedef alma"</strong> politikalarına karşı, Çin ve Türkiye'nin yakın müttefiki Katar gibi ülkelerle bağlarını güçlendirerek ekonomik bağımsızlığını korumayı hedefliyor. Katar, Türkiye ile stratejik askeri ve ekonomik ittifakları yanı sıra Çin ile de yakın ticari ilişkileriyle biliniyor; bu da Kanada'nın yeni yönelimini çok kutuplu bir stratejiye dönüştürüyor.</p>

<p>Öte yandan, Carney hükümeti,<strong> İsrail'in Gazze</strong> planına karşı net bir tutum sergiliyor. Kanada, Gazze'deki insani krize dikkat çekerek, İsrail'in önerdiği planlara karşı çıkıyor ve uluslararası hukuk ile Filistin haklarının korunmasını savunuyor. Bu pozisyon, Kanada'nın Orta Doğu politikasında da bağımsız bir çizgi izlediğini gösteriyor.</p>

<p>Uzmanlar, bu gelişmelerin Kanada'nın küresel konumunu yeniden tanımlayabileceğini belirtiyor. Ancak muhalifler, Çin ve Katar gibi ülkelerle yakınlaşmanın ulusal güvenlik riskleri taşıdığını savunuyor. Carney ise, bu ortaklıkların Kanada halkının yararına olduğunu ve işbirliğinin barışçıl kalkınmayı teşvik edeceğini vurguluyor.</p>

<p>Kaynak: Kanada Başbakanlığı resmi açıklamaları.<br />
https://x.com/MarkJCarney/status/2012093713422438720<br />
https://x.com/MarkJCarney/status/2012093491011068298<br />
https://x.com/MarkJCarney/status/2012935443763908988<br />
https://x.com/MarkJCarney/status/2012262694779326562<br />
https://x.com/MarkJCarney/status/2012958989613469742<br />
https://x.com/MarkJCarney/status/2013034920499720286</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 19 Jan 2026 14:13:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/01/kanada-abd-tehditleri-altinda-katar-ile-stratejik-ortakliga-yoneliyor-1768822833.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Ahmed eş Şara&#039;dan Kürt halkına çağrı: Zorla göç ettirilenler silahsız dönüş yapabilir</title>
                <category>DÜNYA</category>
                <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/ahmed-es-saradan-kurt-halkina-cagri-zorla-goc-ettirilenler-silahsiz-donus-yapabilir-2894</link>
                <guid>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/ahmed-es-saradan-kurt-halkina-cagri-zorla-goc-ettirilenler-silahsiz-donus-yapabilir-2894</guid>
                <description><![CDATA[Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şara, Kürt halkına yönelik önemli bir mesaj yayınladı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şara,&nbsp; Kürt halkına yönelik önemli bir mesaj yayınladı.</p>

<p>Eş-Şara, yayımladığı videoda şu ifadeleri kullandı:</p>

<p><em><strong>&nbsp;"Ey Kürt halkımız, Salahaddin’in torunları! Sakın fitne hikayelerine inanmayın; biz Kürt halkımıza kötülük istiyormuşuz diye. Allah’a yemin olsun ki size kötülük dokunduran, kıyamet gününe kadar bizim hasmımızdır."</strong></em></p>

<p>Eş-Şara, konuşmasında etnik üstünlük iddialarını reddederek Kur’an’dan Hucurat Suresi 13. ayeti hatırlattı ve <em><strong>“Allah katında en üstün olanınız en takvalı olanınızdır” </strong></em>diyerek, Arabın, Kürdün, Türkün veya başka bir milletin üstünlüğünün olmadığını, üstünlüğün ancak takva ve ahlak temizliğiyle olduğunu vurguladı.</p>

<p><strong>Önemli açıklamalar ve kararlar:</strong></p>

<p>* Kürt halkının haklarını ve bazı özelliklerini yasa metniyle garanti altına alan özel bir kararname çıkarıldığını duyurdu.<br />
* Zorla yerinden edilen tüm vatandaşları, silahtan başka hiçbir şart ve kısıtlama olmaksızın güvenli ve onurlu bir şekilde evlerine dönmeye davet etti.<br />
* Kürt halkını, ülkenin yeniden inşası, imarı, gelişmesi ve birliğinin korunmasında tam ve etkili katılım sağlamaya çağırdı.</p>

<p><strong>Ahmet eş Şara'nın açıklamasının tam metni şöyle:</strong></p>

<p>Bismillahirrahmanirrahim.</p>

<p>Allah Teâlâ şöyle buyurdu: "Sizi milletler ve kabileler haline getirdik ki birbirinizi tanıyasınız. Şüphesiz Allah katında en değerli olanınız, en takvalı olanınızdır. Şüphesiz Allah her şeyi bilendir, her şeyden haberdardır."</p>

<p>Yani, Allah'a yemin olsun ki bir Arabın, bir Kürdün, bir Türkün veya başkasının üstünlüğü yoktur; ancak takva ile ve kişinin siretinin temizliğiyle, hangi milletten olursa olsun.</p>

<p>Ey Kürt halkımız, Salahaddin'in torunları, sakın fitne hikayelerine inanmayın; biz Kürt halkımıza kötülük istiyormuşuz diye. Allah'a yemin olsun ki size kötülük dokunduran, kıyamet gününe kadar bizim hasmımızdır. Hayatımız hayatınız, biz sadece ülkenin ve halkın ıslahını, gelişmesini, imarını ve birliğini istiyoruz; kimse bu hayırdan payını kaçırmasın.</p>

<p>Bugün Kürt halkımız için özel bir kararname çıkardığımı ilan etmekten şeref duyarım; bu kararname haklarını ve bazı özelliklerini yasa metniyle garanti altına alır. Zorla toprağından göç ettirilen herkesi, silahtan başka hiçbir şart veya kısıtlama olmaksızın güvenli ve selametle dönmeye davet ediyorum. Bu vatanın inşasında tam ve etkili katılım sağlayın, selameti ve birliğinin korunmasında.</p>

<p>Biz buna gücümüz yettiğince çaba sarf edeceğiz.</p>

<p>Ve Allah başarıya ulaştırandır.<br />
<br />
Kaynak:<a href="https://x.com/AH_AlSharaa/status/2012232539901960403">https://x.com/AH_AlSharaa/status/2012232539901960403</a></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sat, 17 Jan 2026 22:50:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/01/ahmed-es-saradan-kurt-halkina-cagri-zorla-goc-ettirilenler-silahsiz-donus-yapabilir-1768679912.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Umut Berhan Şen yazdı: Almanya&#039;&#039;nın yeni askeri stratejisi-1</title>
                <category>DÜNYA</category>
                <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/umut-berhan-sen-yazdi-almanyanin-yeni-askeri-stratejisi-1-2873</link>
                <guid>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/umut-berhan-sen-yazdi-almanyanin-yeni-askeri-stratejisi-1-2873</guid>
                <description><![CDATA[Analist ve yazar Umut Berhan Şen, Almanya’nın son dönemde yaşadığı köklü askeri dönüşümü çarpıcı bir şekilde ele aldığı yazısında, Berlin’in II. Dünya Savaşı sonrası barış odaklı politikasından vazgeçerek Avrupa’nın en güçlü konvansiyonel ordusunu kurma yolunda emin adımlarla ilerlediğini vurguladı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong><span style="color:#2980b9">Analist ve yazar Umut Berhan Şen,</span></strong> Almanya’nın son dönemde yaşadığı köklü askeri dönüşümü çarpıcı bir şekilde ele aldığı yazısında, Berlin’in II. Dünya Savaşı sonrası barış odaklı politikasından vazgeçerek Avrupa’nın en güçlü konvansiyonel ordusunu kurma yolunda emin adımlarla ilerlediğini vurguladı.<br />
<br />
Umut Berhan Şen'in makalesinin tam metni şöyle:<br />
<br />
<strong>ALMANYA''NIN YENİ ASKERİ STRATEJİSİ-1</strong><br />
<br />
Almanya, son yıllarda bir hareketlilik içinde: “Yeni Silah Sistemlerini Edinme ve Güncelleme” çalışmaları tüm Hızıyla devam ediyor. Aslında, 2. Dünya Savaşı sonrasında barışçıl bir dış politika benimseyen, NATO'da genellikle "arkadan gelen" üye olarak bilinen bu ülke, şimdi tanklarını, füzelerini ve savunma bütçesini arttırma amacı ile bir dönüşüm gerçekleştiriyor. Bu adayın adı "Zeitenwende". Yani dönüm noktası.</p>

<p>Esasen, eski Şansölye Olaf Scholz'un 2022'de Rusya'nın Ukrayna işgali sonrasında ilan ettiği bu kavram, Almanya'nın güvenlik politikasında köklü bir değişim ifade etmektedir. Artık Berlin, Avrupa'nın en güçlü konvansiyonel ordusunu inşa etme yolunda hızla ilerlemektedir. Zira 2022-2025 arası süreçte jeopolitik gerçekler hızla büyümekte. Rusya'nın agresif davranışı, ABD'nin NATO'daki rolüne ilişkin sonuçlar ve Avrupa'nın kendi savunmasını üstlenmenin başlatılması, Almanya'yı harekete geçirmemiştir. 2024'te ilk kez NATO'nun yüzde 2 GSYİH hedefini karşılayan ülke, 2025'te bunu pekiştirmiş ve sonunda yıl sonuna gelindiğinde savunma harcamaları rekor seviyeye ulaştı.</p>

<p>2025'te yaklaşık 90-95 milyar Euro civarında olan harcama, 2026 Ocak ayı itibarıyla 108-117 milyar Euro'ya yaklaşmıştır. Özel fonlar ve borçlanma freni esnetmeleriyle finanse edilen bu artış, 2029'a kadar yüzde 3,5'e, uzun vadeli daha yükseğe çıkmayı hedeflemektedir. Elbette, bu rakamlardan sonra Soğuk Savaş'ın büyük askeri birimleri işaretlenmektedir. Tanklar konusunda Almanya, Leopard ailesini merkeze almıştı ve Leopard 2A8, bu sürecin yıldızı oldu. 2025'te Hollanda Amsterdam'da bulunan dev savunma sanayi holdingi KNDS ile imzalanan sözleşmelerle üretim hızı sağlanmıştır. Kasım 2025'te ilk sıfırlanan Leopard 2A8 tanıtıldı. 2027'den başlayarak, 2025-2026 arası mühimmat stokları yenilenmiş Rheinmetall'den yüz yıllık Euro'luk 120 mm mermi siparişleri verilmiştir. Litvanya'daki kalıcı Alman tugayı için görünürlük tanındı; Toplam filo 400+ tank hedefine yaklaşılıyor. Ek siparişler tartışıldı: 75-105 adet daha Leopard 2A8 için hazırlıklar yapıldı. Puma zırhlı muharebe araçları ve Boxer'lar paketine eklendi; 2025 sonunda 50 milyar euroluk dev paketlerde bunlardan öne çıktı. Eski Leopard 1'ler Ukrayna'ya giderken, Almanya kendi stoklarını güçlendirdi. Satın almalar, sadece sayı değil, kalite odaklıdır. Aktif koruma sistemleri, yeni sensörler ve dijital entegrasyonla donatılıyor.</p>

<p>Füzeler ise hava ve derin vuruş kapasitesinin anahtarıdır. 2025, hava savunmasının yılı oldu. Patriot sistemlerini güçlendirip güçlendiriyor. Bir gelişme ise Arrow 3'te gerçekleşti: Aralık 2025'te İsrail'de ilk batarya teslim edildi ve Holzdorf üssüne konuşuldu. Ek sözleşmelerle 3 milyar dolarlık aşan alım, balistik tehditlere karşı üst katman savunması sağlandı. Spike tanksavar füzeleri için 2 milyar Euro'luk siparişler de cabası. Ama asıl dikkat edilmesi gereken, TAURUS füzesi oldu. Jammerlara direnç navigasyon sistemi ve Eurofighter özeti tamamlandı. Yeni nesil TAURUS NEO ise Aralık 2025'te dönüm noktasında yaşandı. Taurus Systems ile seri üretim hazırlık sözleşmesi imzalanmıştır. Hedef 600 adet, maliyeti 2-2,4 milyar Euro tutarında olan bu proje kapsamında Taurus'un menzili artırıldı ve savaş hakimiyeti güçlendirildi. İlk teslimatlar 2029'da planlanıyor ama 2025-2026 hazırlık yatırımlarıyla üretim hattı kurulmuş durumda. Tabii, Taurus füzesi, Almanya'nın "derin vuruşu" (askeri terminolojide düşmanın derinliklerine hassas taarruz anlamına gelir) taarruz Avrupa'nın en ileri düzeyde taşıyacak menzile sahip bir caydırıcı silah olarak öne çıkıyor.</p>

<p>Ukrayna taleplerine Berlin temkinli ve evvela kendi caydırıcılığını önce yapıyor. Bu silahlanma, sadece teknik değil, bir dönüşüm oluşturuyor. Litvanya tugayı 2026'da tam kapasiteye ulaşacak. Ordu gücünü artırma planları, gönüllülerin hizmet modelleri tartışılıyor. merkezli ve Avrupa'nın en büyük 10. savunma şirketi olan Rheinmetall, Almanya'da rekor sözleşmeler alıyor ve bu süreçte ekonomide ödemeyi kapıyor. Ancak eleştiriler de var: Tarihsel yük nedeniyle bazı kesimler tedirgin. Fransa ile rekabet, AB içindeki dengeleri değişiyor. Rusya tehdidi gerçek olsa da, bu hız herkes hoşuna gitmiyor. 2026'ya gelindiğinde Almanya, Avrupa'nın savunması omurgası haline geliyor. NATO'nun doğu kanadı küresel, dengeler Berlin'in adımlarına bağlı. Silahlanma güçlerini azaltacak ama sorumluluk da. Peki, Almanya bu dansı barış için mi yoksa yeni gerilimler için mi yapıyor? Çok yakında bunun öğrenildiğini düşünüyorum.<br />
<br />
<strong><a href="https://umutberhansen.substack.com/p/almanyanin-yeni-askeri-stratejisi"><span style="color:#2980b9">Kaynak:&nbsp;https://umutberhansen.substack.com/p/almanyanin-yeni-askeri-stratejisi</span></a></strong></p>

<p><br />
&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sun, 11 Jan 2026 02:28:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/01/umut-berhan-sen-yazdi-almanyanin-yeni-askeri-stratejisi-1-1768089333.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Trump&#039;tan Venezuela petrolü açıklaması: ABD&#039;ye 30-50 milyon varil petrol devredilecek</title>
                <category>DÜNYA</category>
                <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/trumptan-venezuela-petrolu-aciklamasi-abdye-30-50-milyon-varil-petrol-devredilecek-2857</link>
                <guid>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/trumptan-venezuela-petrolu-aciklamasi-abdye-30-50-milyon-varil-petrol-devredilecek-2857</guid>
                <description><![CDATA[ABD Başkanı Donald Trump, Venezuela'daki geçici yönetimle varılan anlaşma doğrultusunda, ülkenin 30 ila 50 milyon varil yüksek kaliteli yaptırımlı petrolünün ABD'ye devredileceğini duyurdu.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>ABD Başkanı Donald Trump, Venezuela'daki geçici yönetimle varılan anlaşma doğrultusunda, ülkenin 30 ila 50 milyon varil yüksek kaliteli yaptırımlı petrolünün ABD'ye devredileceğini duyurdu. Trump'ın bu açıklaması tepki topladı.</p>

<p>Trump, sosyal medya platformu Truth Social üzerinden yaptığı paylaşımda şu ifadeleri kullandı:</p>

<p><em><strong>"Venezuela'daki Geçici Yetkililerin, Amerika Birleşik Devletleri'ne 30 ila 50 MİLYON varil Yüksek Kaliteli, Yaptırımlı Petrolü devredeceğini duyurmaktan memnuniyet duyuyorum. Bu petrol piyasa fiyatından satılacak ve elde edilen para, Amerika Birleşik Devletleri Başkanı olarak benim kontrolümde olacak; böylece Venezuela ve Amerika Birleşik Devletleri halklarının yararına kullanılmasını sağlayacağım. Enerji Bakanı Chris Wright'tan bu planı derhal uygulaması talimatı verdim. Petrol, depolama gemileriyle alınacak ve doğrudan Amerika Birleşik Devletleri'ndeki boşaltma limanlarına getirilecek. Bu konuya gösterdiğiniz ilgi için teşekkür ederim!"</strong></em></p>

<p><strong>DONALD J. TRUMP&nbsp;&nbsp;<br />
AMERİKA BİRLEŞİK DEVLETLERİ BAŞKANI</strong></p>

<p>Bu açıklama, Venezuela Devlet Başkanı Nicolás Maduro'nun ABD güçleri tarafından yakalanarak ülkeden çıkarılmasının ardından geldi. Petrolün devri, Venezuela'nın ağır ham petrol stoklarından sağlanacak ve piyasa değeri yaklaşık 1,6 ila 2,8 milyar dolar arasında tahmin ediliyor.</p>

<p>Orijinal paylaşım: <a href="https://truthsocial.com/@realDonaldTrump/posts/115850817778602689">https://truthsocial.com/@realDonaldTrump/posts/115850817778602689</a>(Truth Social platformunda, 7 Ocak 2026 tarihinde yayımlandı).</p>

<p><a href="https://truthsocial.com/@realDonaldTrump/posts/115850817778602689"><img alt="" src="https://www.alevihaberler.com.tr/public/images/detay/WhatsApp%20Image%202026-01-07%20at%2013_42_13%20(1).jpeg" style="height:607px; width:727px" /></a></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 07 Jan 2026 14:53:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/01/trumptan-venezuela-petrolu-aciklamasi-abdye-30-50-milyon-varil-petrol-devredilecek-1767787638.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Güney Kore Cumhurbaşkanı Lee Jae-myung:Birbirimize yaklaştıkça Kore-Çin ilişkileri de daha çok ısınıyor.</title>
                <category>DÜNYA</category>
                <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/guney-kore-cumhurbaskani-lee-jae-myungbirbirimize-yaklastikca-kore-cin-iliskileri-de-daha-cok-isiniyor-2847</link>
                <guid>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/guney-kore-cumhurbaskani-lee-jae-myungbirbirimize-yaklastikca-kore-cin-iliskileri-de-daha-cok-isiniyor-2847</guid>
                <description><![CDATA[Güney Kore'nin 21. Cumhurbaşkanı Lee Jae-myung, Çin Devlet Başkanı Xi Jinping ve eşi Peng Liyuan ile çektiği bir selfie'yi sosyal medya platformu X üzerinden paylaştı. Fotoğrafta, Cumhurbaşkanı Lee'nin Gyeongju'da hediye olarak aldığı Xiaomi telefonla selfie çektiği görülüyor. Paylaşım, iki ülke arasındaki ilişkilerin ısınmaya başladığına işaret eden olumlu bir mesaj içeriyor.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Güney Kore'nin 21. Cumhurbaşkanı Lee Jae-myung, Çin Devlet Başkanı Xi Jinping ve eşi Peng Liyuan ile çektiği bir selfie'yi sosyal medya platformu X üzerinden paylaştı. Fotoğrafta, Cumhurbaşkanı Lee'nin Gyeongju'da hediye olarak aldığı Xiaomi telefonla selfie çektiği görülüyor. Paylaşım, iki ülke arasındaki ilişkilerin ısınmaya başladığına işaret eden olumlu bir mesaj içerdiği gibi ABD müttefiki olan Güney Kore'nin liderinin Çin lideriyle olan bu paylaşımı, dünyada jeopolitik bir kırılmanın göstergesi olduğu ve ABD'nin de yalnızlaştığı şeklinde yorumlanıyor.</p>

<p>Lee Jae-myung, paylaşımında şu ifadelere yer verdi:<em><strong> "Görüntü kalitesi kesin mi? &gt; Gyeongju'da hediye olarak aldığım Xiaomi telefonuyla Başkan Xi Jinping ve eşiyle çektiğim bir selfie. Sayenizde hayatımın fotoğrafını çektim ㅎㅎ Birbirimize yaklaştıkça Kore-Çin ilişkileri de daha çok ısınıyor. Gelecekte daha sık iletişim kuracağız ve daha çok işbirliği yapacağız ^</strong></em></p>

<p>Bu paylaşım, son dönemde gerilen Kore-Çin ilişkilerinde bir yumuşama sinyali olarak yorumlanıyor. Lee Jae-myung'un Çin'e yaptığı ziyaret sırasında gerçekleşen buluşma, ekonomik işbirliği ve diplomatik diyaloğu artırma amacıyla düzenlendi. Ziyaret kapsamında 200'den fazla Güney Koreli şirket temsilcisinin de Çin'e gittiği biliniyor.</p>

<p>Uzmanlar, bu tür samimi jestlerin iki ülke arasındaki ticaret hacmini artırabileceğini belirtiyor. Güney Kore ve Çin, Asya-Pasifik bölgesindeki en büyük ticaret ortaklarından biri konumunda. Paylaşım, kısa sürede binlerce beğeni ve retweet aldı, sosyal medyada olumlu yankılar uyandırdı.<br />
<a href="https://x.com/Jaemyung_Lee/status/2008187260437680381"><img alt="" src="https://www.alevihaberler.com.tr/public/images/detay/WhatsApp%20Image%202026-01-06%20at%2002_07_00.jpeg" style="height:626px; width:487px" /></a></p>

<p><strong><a href="https://x.com/Jaemyung_Lee/status/2008187260437680381"><span style="color:#2980b9">Kaynak: Cumhurbaşkanı Lee Jae-myung'un resmi X hesabı.</span></a></strong></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 06 Jan 2026 01:46:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/01/guney-kore-cumhurbaskani-lee-jae-myungbirbirimize-yaklastikca-kore-cin-iliskileri-de-daha-cok-isiniyor-1767656234.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Umut Berhan Şen yazdı: Maduro operasyonunun düşündürdükleri</title>
                <category>DÜNYA</category>
                <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/umut-berhan-sen-yazdi-maduro-operasyonunun-dusundurdukleri-2844</link>
                <guid>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/umut-berhan-sen-yazdi-maduro-operasyonunun-dusundurdukleri-2844</guid>
                <description><![CDATA[Analist-yazar Umut Berhan Şen, kaleme aldığı makalesinde ABD'nin Maduro operasyonunu modern tarihin en çarpıcı askeri müdahalelerinden biri olarak nitelendirdi. 1989’daki Panama’daki Noriega vakasına benzeten Şen, bir devlet başkanının başkentinde ele geçirilmesinin nadir görüldüğünü vurguladı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Analist-yazar Umut Berhan Şen</strong>, kaleme aldığı makalesinde ABD'nin Maduro operasyonunu modern tarihin en çarpıcı askeri müdahalelerinden biri olarak nitelendirdi. 1989’daki Panama’daki Noriega vakasına benzeten Şen, bir devlet başkanının başkentinde ele geçirilmesinin nadir görüldüğünü vurguladı.<br />
<br />
<strong>Umut Berhan Şen'in makalesinin tam metni şöyle:</strong><br />
<br />
<strong><span style="font-size:16px">MADURO OPERASYONUNUN DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ</span></strong></p>

<h3><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="font-size:12px"><strong>ABD Delta Force</strong> timinin gerçekleştirdiği Maduro operasyonunda yaşananlar, modern tarihin en çarpıcı askeri operasyonlarından biri olarak kayıtlara geçti. 3 Ocak 2026 sabahı erken saatlerde, ABD Başkanı Donald Trump, Truth Social üzerinden duyurdu: Amerika Birleşik Devletleri, Venezuela’ya yönelik büyük ölçekli bir saldırı düzenleyerek, Devlet Başkanı Nicolás Maduro ve eşi Cilia Flores’i yakalamış ve ülkeden çıkardı. Operasyon, aylardır süren gerilimin doruk noktasıydı ve Panama’daki 1989 Noriega vakasına benzer şekilde, doğrudan bir devlet başkanının başkentinde ele geçirilmesiyle sonuçlandı.</span></span></h3>

<p>Olayın arka planı, Trump’ın ikinci döneminde Venezuela’ya uyguladığı maksimum baskı politikasına dayanıyor. Hatırlayalım; 2020’den beri Maduro hakkında narko-terörizm suçlamaları vardı; ABD Adalet Bakanlığı, başına 50 milyon dolar ödül koymuştu. Trump, Maduro’yu <strong>“narko-devlet” </strong>yönetmekle, Amerika’ya kokain akışını sağlamakla ve göç krizini tetiklemekle suçluyordu. Son aylarda Karayipler’de uyuşturucu teknelerine yönelik onlarca saldırı, savaş gemileriyle abluka ve asker yığınağı yapılmıştı. 3 Ocak’ta ise iş bir özel kuvvet operasyonuna evrildi. Caracas’ta patlamalar duyuldu, Fuerte Tiuna askeri üssünde yangınlar çıktı ve La Carlota hava üssünde hava savunma sistemleri vuruldu. Delta Force gibi elit birlikler, Maduro’nun kaldığı korunaklı bölgeye baskın düzenledi. Trump’ın paylaştığı fotoğrafta Maduro, kelepçeli ve gözleri bağlı halde USS Iwo Jima gemisinde görülüyor ve çift, New York’ta narko-terörizm ve uyuşturucu suçlamalarıyla yargılanmak üzere ABD’ye getiriliyordu.</p>

<p>Trump, basın toplantısında operasyonu<em><strong> “mükemmel planlanmış, hiçbir Amerikan kaybı olmadan tamamlanmış”</strong></em> diye övdü. Ama asıl dikkat çeken kısmı, geleceğe dair açıklamalarıydı: <em><strong>“Venezuela’yı bir süre biz yöneteceğiz, güvenli bir geçiş sağlanana kadar. Petrol altyapısını yeniden inşa edeceğiz, Amerikan şirketleri milyarlarca dolar yatırım yapacak ve çok para kazanacağız.”</strong></em> Dolayısıyla, petrol açıkça masada. Venezuela, dünyanın en büyük proven rezervlerine sahip ama yıllardır yaptırımlar ve kötü yönetim yüzünden üretim çökmüş durumda. Trump, Exxon ve Chevron gibi şirketlerin devreye gireceğini ima etti. Bu, klasik “America First” yaklaşımı: Uyuşturucu ve göç bahanesiyle müdahale, ama arka planda enerji kaynaklarını kontrol etme.</p>

<p>Venezuela içindeki tablo oldukça karmaşık. Maduro’nun yardımcısı Delcy Rodríguez, devlet televizyonunda <em><strong>“Maduro’nun nerede olduğunu bilmiyoruz, hayatta olduklarına dair kanıt istiyoruz”</strong></em> dedi ve olağanüstü hal ilan etti. Maduro yanlısı milisler sokaklarda devriye geziyor, bazı bölgelerde protestolar var. Öte yandan muhalefet tarafında kutlamalar başladı; María Corina Machado gibi isimler<em><strong> “özgürlük zamanı” </strong></em>mesajları attı. Ayrıca Edmundo Gonzalez gibi diğer muhalifler de umutlu, fakat güç boşluğu riski büyük: Ordu içinde bölünme, kartellerin karışması veya iç çatışma ihtimali var.</p>

<p>Uluslararası tepkiler de oldukça karmaşık. Cumhuriyetçiler operasyonu alkışlıyor, <em><strong>“Trump sözünü tuttu, Amerika geri döndü”</strong></em> diyorlar. Demokratlar ve bazı Cumhuriyetçiler ise<em><strong> “Kongre onayı olmadan savaş ilanı, anayasaya aykırı”</strong></em> diye eleştiriyor. Latin Amerika’da Meksika, Brezilya, Şili gibi ülkeler<em><strong> “emperyalist saldırı”</strong></em> diye kınadı. Çin, Rusya, Küba ve İran’dan sert ve kaygılı tepkiler geldi. Avrupa’da Macron<em><strong> “Maduro diktatörlüğünden kurtulduk”</strong></em> derken, İngiltere ve Almanya daha temkinli, uluslararası hukuka vurgu yapıyorlar. BM’den eleştiriler yükseldi ve hatta bazı uzmanlar bu operasyonu savaş suçu olarak değerlendiriyor.</p>

<p>Peki, bu operasyonun anlamı ne? Trump’ın gayet bariz bir şekilde<em><strong> “para yerde, alacağız” </strong></em>tavrı, Monroe Doktrini’nin 21. yüzyıldaki Post-Modern versiyonu gibi. Tabii bir nebze de kolonyalist tutumu sebebiyle postmodern bir Roma zihniyetinin açığa çıktığını görüyoruz. Bu sıradışı operasyon sonrası belki kısa vadede uyuşturucu akışı kesilebilir ve göç azalabilir. Amerikan şirketleri yüz milyarlarca dolar kazanabilir. Ama uzun vadede ne olacak? Venezuela’da istikrar mı gelir yoksa yeni bir kaos mu başlar? Rusya ve Çin’in etkisi azalır ama bir ihtimal misilleme yapabilirler. Lakin bölgeye ciddi gözdağı verildi ve bundan sonra Meksika ve Küba’da Trump’ın radarında.</p>

<p>Nihayetinde, Trump büyük bir kumar oynadı ve şimdilik kazandı gibi duruyor. İç politikada puan topladı, tabanını coşturdu. Ama bu, ABD’nin küresel rolünü yeniden tanımlayan bir adım. Venezuela halkı için kaos mu yoksa yeni bir bağımlılık mı getirir, bunu zaman gösterecek. Kuşkusuz tarihi bir kırılma noktası yaşadık ve önümüzdeki günler daha da hareketli geçebilir.</p>

<p><strong><a href="https://umutberhansen.substack.com/p/maduro-operasyonunun-dusundurdukleri">Yazıyı kaynağından okumak için lütfen tıklayınız:<br />
https://umutberhansen.substack.com/p/maduro-operasyonunun-dusundurdukleri</a></strong></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sun, 04 Jan 2026 19:14:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/01/umut-berhan-sen-yazdi-maduro-operasyonun-dusundurdukleri-1767546262.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Paşinyan&#039;dan yeni yıl konuşması: Bizi Türkiye ve Azerbaycan yanlısı olmakla suçluyorlar</title>
                <category>DÜNYA</category>
                <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/pasinyandan-yeni-yil-konusmasi-bizi-turkiye-ve-azerbaycan-yanlisi-olmakla-sucluyorlar-2834</link>
                <guid>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/pasinyandan-yeni-yil-konusmasi-bizi-turkiye-ve-azerbaycan-yanlisi-olmakla-sucluyorlar-2834</guid>
                <description><![CDATA[Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan, 2026 Yeni Yıl mesajında, kendisini ve hükümetini "Türkiye yanlısı ve Azerbaycan yanlısı olmakla" suçlayan kesimlere sert yanıt verdi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan, 2026 Yeni Yıl mesajında, kendisini ve hükümetini "Türkiye yanlısı ve Azerbaycan yanlısı olmakla" suçlayan kesimlere sert yanıt verdi.</p>

<p>Paşinyan, konuşmasında şu ifadeleri kullandı:</p>

<p><em><strong>"Bizi Türkiye yanlısı ve Azerbaycan yanlısı olmakla suçluyorlar, oysa görevimiz, bölgemizi ve çevremizi kendi gözlerimizle görüp bilmek, tarihievet, haklı korkularımızın bizi manipüle etmesine izin vermemek ve bağımsız ve egemen olma irademizi kırmaktır. Ve bu amaca ulaşmışızdır. Bugün Ermenistan Cumhuriyeti, her zamankinden daha bağımsız, her zamankinden daha egemen, her zamankinden daha güvenli bir devlettir."</strong></em></p>

<p>Başbakan, bu suçlamalara karşı, Ermenistan'ın dış politikasının korkularla değil, gerçekçi bir vizyonla şekillendiğini vurguladı. Bölgedeki değişime dikkat çeken Paşinyan, <em><strong>"Bağımsızlıktan bu yana ilk kez trenler Azerbaycan topraklarından Ermenistan Cumhuriyeti'ne yük taşıyor, Azerbaycan'la ikili ticarette ilk işaretler ortaya çıkıyor" </strong></em>dedi.</p>

<p>2025 yılını "ateşli çatışma sonucu hiçbir kayıp vermediğimiz ilk takvim yılı" olarak nitelendiren Paşinyan, Azerbaycan ile ilişkilerde önemli ilerlemeler kaydedildiğini belirtti.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Paşinyan, <strong>"Bu, yazılan yeni bir tarihtir ve bu barış tarihidir" </strong>diyerek, Ermenistan'ın <strong>"Gerçek Ermenistan"</strong> ideolojisi doğrultusunda devletini güçlendirdiğini ve ulusal kimliğini koruduğunu savundu.</p>

<p>Konuşmasında ekonomik başarılara da değinen Başbakan, 2025'te yüksek büyüme kaydedildiğini, sağlık sigortası sisteminin devreye girdiğini ve eğitim yatırımlarının devam edeceğini müjdeledi.</p>

<p>Paşinyan mesajını, <strong>"Şehitlere şan olsun ve yaşasın Ermenistan Cumhuriyeti. Mutlu Yıllar ve Mutlu Noeller" </strong>sözleriyle tamamladı.<br />
<br />
<a href="https://www.primeminister.am/hy/congratulatory/item/2025/12/31/Nikol-Pashinyan-Congratulatory-Message-on-New-Year/"><strong><span style="color:#c0392b">Kaynak: Ermenistan Başbakanlığı resmi internet sayfası</span></strong></a></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 02 Jan 2026 22:36:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/01/pasinyandan-yeni-yil-konusmasi-bizi-turkiye-ve-azerbaycan-yanlisi-olmakla-sucluyorlar-1767383464.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>İran Cumhurbaşkan Pezeşkiyan: Kur’an’a göre, halkın sorunlarını çözemezsek cehenneme gideriz</title>
                <category>DÜNYA</category>
                <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/iran-cumhurbaskan-pezeskiyan-kurana-gore-halkin-sorunlarini-cozemezsek-cehenneme-gideriz-2826</link>
                <guid>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/iran-cumhurbaskan-pezeskiyan-kurana-gore-halkin-sorunlarini-cozemezsek-cehenneme-gideriz-2826</guid>
                <description><![CDATA[İran Cumhurbaşkanı Masoud Pezeşkiyan, ülke televizyonu YJC News Channel'da katıldığı bir programda halkın sorunlarına yönelik çarpıcı bir açıklama yaptı. Pezeşkiyan, Kur'an-ı Kerim'e dayandırdığı sözlerinde, yönetimin halkın sorunlarını çözememesi halinde cehenneme gideceklerini vurguladı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>İran Cumhurbaşkanı Masoud Pezeşkiyan, ülke televizyonu YJC News Channel'da katıldığı bir programda halkın sorunlarına yönelik çarpıcı bir açıklama yaptı. Pezeşkiyan, Kur'an-ı Kerim'e dayandırdığı sözlerinde, yönetimin halkın sorunlarını çözememesi halinde cehenneme gideceklerini vurguladı. Aynı zaman Pezeşkiyan<em><strong>,&nbsp;&nbsp;"İran olarak üzerinde ganimetler oturuyoruz ama halk geçim sorunu yaşıyor ve memnun değil. Eğer halk memnun değilse, suç bizdedir; ABD'yi veya başkalarını suçlamayın. Bizler halka hizmet etmekle yükümlüyüz ki halk bizden memnun olsun."</strong></em>ifadelerini kullandı.<br />
<br />
Pezeşkiyan'ın tam ifadesi şöyle: <em><strong>"Kur’an’a göre, halkın sorunlarını çözemezsek cehenneme gideriz." </strong></em>Bu sözler, İran'da ekonomik zorluklar, enflasyon ve sosyal sorunların arttığı bir dönemde geldi.&nbsp;</p>

<p><strong>Sunucu (erkek moderatör):</strong><br />
Sayın Cumhurbaşkanı, bazıları diyor ki <em><strong>"Bu hükümet reformcu bir hükümet değil." Siz bu eleştirilere nasıl yanıt verirsiniz?</strong></em></p>

<p><strong>İran Cumhurbaşkanı Masoud Pezeşkiyan:&nbsp;&nbsp;</strong><br />
<em>Bakın, biz reformcu hükümetiz diye bir iddia ortaya koymadık ki. Biz diyoruz ki, halkın sorunlarını çözmek için buradayız. Halkın sorunlarını çözeceğiz. Eğer halkın sorunlarını çözemezsek, Kur'an'a göre cehenneme gideriz. &nbsp;</em></p>

<p><em>Kur'an diyor ki: "Eğer bir toplumun sorunlarını çözmezseniz, Allah sizi cezalandırır." Bizim görevimiz halka hizmet etmek. Halkın refahı, halkın sorunlarının çözümü önceliğimiz. &nbsp;</em></p>

<p><em>Reformcu olup olmadığımızı halk karar verecek. Biz çalışıyoruz, çabalarımız ortada. Sonuçları halk görecek.</em><br />
<br />
<br />
<em>Kaynak:&nbsp;</em><a href="https://x.com/ConflictTR/status/2006687939812798661">https://x.com/ConflictTR/status/2006687939812798661</a><br />
<br />
&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 01 Jan 2026 16:46:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/01/iran-cumhurbaskan-pezeskiyan-kurana-gore-halkin-sorunlarini-cozemezsek-cehenneme-gideriz-1767278493.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Esad&#039;ın kuzeni Rami Mahluf&#039;tan Alevilere çağrı: Evlerinizde kalın</title>
                <category>DÜNYA</category>
                <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/esadin-kuzeni-rami-mahluftan-alevilere-cagri-evlerinizde-kalin-2824</link>
                <guid>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/esadin-kuzeni-rami-mahluftan-alevilere-cagri-evlerinizde-kalin-2824</guid>
                <description><![CDATA[Baas rejimi döneminde Suriye'nin en zengin iş insanlarından biri olan ve devrik lider Beşşar Esed'in kuzeni Rami Mahluf, Alevi (Nusayri) topluma yönelik önemli bir mesaj yayınladı. Mahluf, yayınladığı videoda Alevileri sakin olmaya ve evlerinden çıkmamaya çağırarak, Şeyh Gazal el-Gazal gibi figürlerin peşinden gitmemeleri uyarısında bulundu.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="color:#000000">Devrik lider Beşşar Esed'in kuzeni Rami Mahluf, Suriye'deki Alevi (Nusayri) topluma yönelik önemli bir mesaj yayınladı. Mahluf, yayınladığı videoda Alevileri sakin olmaya ve evlerinden çıkmamaya çağırarak, Şeyh Gazal el-Gazal gibi figürlerin peşinden gitmemeleri uyarısında bulundu. </span></p>

<p><span style="color:#000000">Mahluf, mevcut durumu<strong> "tehlikeli bir oyun"</strong> olarak nitelendirdi ve federalizm taleplerinin Alevileri felakete sürükleyebileceğini vurguladı.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Mahluf'un açıklamaları, Suriye'deki iç karışıklıkların gölgesinde Alevi toplumunun geleceğine dair endişeleri yansıtıyor. </span></p>

<p><span style="color:#000000"><strong>"GERİ DÖNÜŞÜ OLMAYAN BİR YERE SÜRÜKLENİYORUZ"</strong></span></p>

<p><span style="color:#000000">Sosyal medya yayınladığı videoda Alevilerin sessiz kalması gerektiğini belirten Mahluf, şu ifadeleri kullandı:</span></p>

<p><span style="color:#000000">"<em><strong>Bu, alışılmadık bir zamanda gerçekleşen bir çıkıştır. Sebebi ise biz Alevi toplumunu çevreleyen tehlikeli koşullar ve olaylardır. Maalesef bazı insanlar bizi geri dönüşü olmayan, çok tehlikeli bir yere doğru sürüklüyor. Alevilerin asla ilişkilendirilmemesi gereken meselelere adımızı karıştırıyorlar.</strong></em>"</span></p>

<p><span style="color:#000000">Mahluf, medyada boy gösteren bazı şahısların Alevi toplumunu nereye götürmek istediğini sorgulayarak, "<em><strong>Bu hareketliliğin amacı nedir? Defalarca uyardım: Bu dönemde büyük bir tehlike var. Ey halkımız, sakin olun, nefsinize hakim olun, evlerinizden çıkmayın ve sessiz kalın. Rica ediyorum,</strong></em>" dedi.</span><br />
<a href="https://x.com/RBursa/status/2006350417404305840"><span style="color:#000000"><img alt="" src="https://www.alevihaberler.com.tr/public/images/detay/image%20-%202026-01-01T124137_771.png" style="height:635px; width:482px" /></span></a></p>

<p><span style="color:#000000"><strong>ŞEYH GAZAL'A ELEŞTİRİ: SENİ KİM KORUYACAK?</strong></span></p>

<p><span style="color:#000000">Şeyh Gazal el-Gazal'ı doğrudan eleştiren Mahluf, onun "<em><strong>çıplak göğüslerle direniş</strong></em>" çağrısını ironik bir şekilde yorumladı: "<em><strong>Harika! Peki bu ne demek? Hepimiz yok mu olalım? Ne için? Federalizm için mi? Tamam, diyelim ki federalizm oldu. Federalizmin ne demek olduğunu biliyor musunuz? İdari bağımsızlık demektir. Peki ya askeri ve güvenlik durumu ne olacak? Eğer seni koruyacak bir güç yoksa, bölge düzeyinde seni kim koruyacak?</strong></em>"</span></p>

<p><span style="color:#000000"><strong>"HZ. ALİ'NİN Mİ, ŞEYH GAZAL'IN PEŞİNDEN Mİ GİDELİM?"</strong></span></p>

<p><span style="color:#000000">Dini referanslara da başvuran Mahluf, Hz. Ali'nin bir sözünü hatırlattı:<em> </em>"<em><strong>Ben defalarca uyarmadım mı? Efendimiz Müminlerin Emiri Ali buyurmuştur ki: 'Şam fitnesi baş gösterdiğinde, evlerinizin demirbaşları olun (evlerinizden ayrılmayın).' Bu ne demektir? Ben şimdi Efendime, Müminlerin Emiri'ne, Resulullah'a ve Ehl-i Beyt'e karşı gelip, Şeyh Gazal'ın peşinden mi gideyim?</strong></em>"</span></p>

<p><span style="color:#000000">Federalizm konusuna değinen Mahluf, koruyucu bir güç olmadan bunun Aleviler için değersiz olacağını belirtti: "<em><strong>Biz Aleviler neden bu davanın yakıtı oluyoruz? Silahlarımızı teslim ettik, savaşmayı reddettik. Ben bu tavrı anlıyorum; yenilmiş ve dışlanmış Beşşar’ın bizi içine soktuğu o iğrenç durumdan hepimiz tiksindik.</strong></em>"</span></p>

<p><span style="color:#000000"><strong>"SAHİLİ ÖZGÜRLEŞTİRECEĞİZ DİYENLER KATLİAMA SEBEP OLDU!"</strong></span></p>

<p><span style="color:#000000">Geçmişteki tutumlarını savunan Mahluf, Alevilerin kendi iradeleriyle silahlarını teslim ettiklerini ve barış içinde yaşamayı tercih ettiklerini söyledi: "<em><strong>Biz kendi irademizle her türlü silaha sahiptik ama onları teslim ettik ve 'Kendi bölgemizde, kendi toprağımızda yaşayacağız, bizi kim yönetirse yönetsin gerçeğimize razı olacağız' dedik. Mesajımız bu değil miydi? Bazıları kalkıp 'sahili özgürleştireceğiz' diyerek büyük işler yapacağını iddia etti ve sonuç büyük bir katliam oldu.</strong></em>"</span></p>

<p><span style="color:#000000"><strong>"SÖYLENENLERİN ÇOĞU YALANDIR. HEPSİ NİFAKTIR!"</strong></span></p>

<p><span style="color:#000000">Mahluf, söylenenlerin çoğunun yalan ve nifak olduğunu iddia ederek,<em> </em>"<em><strong>Bilin ki, söylenenlerin çoğu yalandır. Hepsi nifaktır. Bazı insanlar bu mezhebi bilinmeze sürüklüyor. Allah şahidimdir ki 30 yıl boyunca halkıma hizmet ettim. 2012 yılında tüm mal varlığımı insani ve hayır işlerine vakfettim ki ülkemde kalabileyim, halkımın, devletimin ve ordumun çökmemesi için yanlarında durabileyim. Görevimde başarılı oldum, sadık kaldım. Bana ihanet edenin kim olduğu malumdur,</strong></em>" diye konuştu.</span></p>

<p><span style="color:#000000"><strong>"ALEVİLER MEZHEPÇİLİK YAPMAZ!"</strong></span></p>

<p><span style="color:#000000">Alevilerin hoşgörüsüyle tanındığını vurgulayan Mahluf, "<em><strong>Lütfen bana güvenin. Ben samimi bir nasihatçiyim. Bugün bir din adamının peşinden sürüklenemeyiz. Din adamlarına saygımız sonsuzdur ama bugün körü körüne bir sürünün peşinden gider gibi gidemeyiz. Biz Aleviler, tüm mezhep ve inançlara açık olmamızla, hoşgörümüzle tanınırız. Suriye’yi 60 yıl biz yönettik. Şimdi bizi aşırılıkçı bir mezhep gibi mi gösterecekler?</strong></em>" ifadelerini kullandı.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Durumun tehlikeli olduğunu tekrarlayan Mahluf,<em> </em>"<em><strong>Vallahi ben samimi bir nasihatçiyim. Bazılarının izlediği bu yol, tüm mezhebi felakete götürür. Bugün elimizde hiçbir şey kalmadı. Ama sabredin, Allah'ın izniyle çözümler yakındır,</strong></em>"<em> </em>dedi.</span></p>

<p><span style="color:#000000"><strong>"ŞEYH GAZAL HZ. ALİ'YE MUHALEFET EDİYOR!"</strong></span></p>

<p><span style="color:#000000">Şeyh Gazal'a doğrudan seslenen Mahluf, "<em><strong>Sen bir din adamısın, rehberin Müminlerin Emiri olmalı. Neden ona muhalefet ediyorsun? Eğer bu yolda devam edersen, senden teberri ederim (bağımı keserim). Sen benim temsilcim olamazsın,</strong></em>" uyarısında bulundu.</span></p>

<p><span style="color:#000000"><strong>"BAŞKALARININ AJANDALARINA YAKIT OLMAYIN!"</strong></span></p>

<p><span style="color:#000000">Son olarak, Alevilere ve Suriye halkına çağrıda bulunan Mahluf,<em> </em>"<em><strong>Ey halkımız, ey canlarımız; çözümler vallahi geliyor. Ama bu yolla değil. Başkalarının ajandalarına yakıt olmayın. Suriye'nin her yerindeki, her mezhepten halkımıza saygımız var. Ama her bir Alevinin kanı benim için çok değerlidir.</strong></em>"<em>&nbsp;</em>dedi.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Mahluf, nisan ayından itibaren çözümlerin kademeli olarak başlayacağını belirterek, "<em><strong>Lütfen sabredin. Yılın dördüncü ayından itibaren (Nisan ve sonrası) çözümler kademeli olarak başlayacak. Allah'ın izniyle çok önemli ve seçkin bir konumumuz olacak. Ama bu tehlikeli dönemde kendinizi koruyun. Sizi olayların içine çekmek istiyorlar, parçası olmayın. Sessiz kalın, evlerinizde oturun. Birkaç ay sabredin, Rabbim ferahlık verecektir. Sahil bölgesindeki Sünni kardeşlerimize de sesleniyorum; sizler de bizim halkımızsınız, beraber barış içinde yaşamaya devam edelim. Geçmişin sayfasını kapatalım, kan dökülmesine engel olalım,</strong>"</em> sözleriyle mesajını tamamladı.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Bu açıklama, Suriye'deki mezhep gerilimlerini ve Alevi toplumunun konumunu yeniden gündeme getirirken, konuyla ilgili gelişmeler yakından takip ediliyor.<br />
Kaynak</span>:<a href="https://x.com/RBursa/status/2006350417404305840">https://x.com/RBursa/status/2006350417404305840</a><br />
&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 01 Jan 2026 12:20:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/01/esadin-kuzeni-rami-mahluftan-alevilere-cagri-evlerinizde-kalin-1767262275.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Şam: SDG’ye karşı sabrımız bitti!</title>
                <category>DÜNYA</category>
                <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/sam-sdgye-karsi-sabrimiz-bitti-2810</link>
                <guid>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/sam-sdgye-karsi-sabrimiz-bitti-2810</guid>
                <description><![CDATA[Türkiye gazetesi yazarı, deneyimli gazeteci Yılmaz Bilgen, Suriye'deki gözlemlerini kaleme aldı. Suriye yönetiminin terör örgütü YPG/SDG ile ilgili kararını açıklamaya hazırlandığı saatlerde Lazkiye merkez, Ceble, Banyas ve Humus’un bazı bölgelerinde yapılan gösterilere dikkati çeken Bilgen, bunun rastlantı olmadığının altını çizdi. İşte, o yazı:]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="color:#000000">Suriye yönetimine bağlanmamakta direnen PKK’nın Suriye kolu SDG için artık son günler… </span></p>

<p><span style="color:#000000">Suriye lideri Şara’nın bugün SDG’ye seslenmesi ve “<em><strong>Ya işgal ettiğin yerlerden çekil ya da savaş</strong></em>” mesajı vermesi bekleniyor. </span></p>

<p><span style="color:#000000">Suriyeli yetkililer, “<em><strong>SDG’ye karşı sabrımız tükendi. Gereken cevabı sahada vereceğiz</strong></em>” diyor.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Suriye’de Şara yönetimi ülkenin Kuzey aksını işgalde direnen terör örgütü&nbsp;<strong>PKK’nın uzantısı SDG</strong>&nbsp;yönetimini “<em><strong>askerî yöntemle</strong></em>” yola getirmeye kararlı… </span></p>

<p><span style="color:#000000">Cumhurbaşkanı Ahmed Şara’nın eylül ayında yaptığı, “<strong><em>SDG aralık sonuna kadar Suriye’ye entegrasyonda ayak sürümeye devam ederse büyük bir askerî operasyona hazır olsun</em></strong>” şeklindeki açıklamaya göre SDG’ye tanınan süre artık dolmak üzere. </span></p>

<p><span style="color:#000000">Cumhurbaşkanı Ahmet El Şara’nın Suriye’ye entegre olmamakta direnen SDG’ye, bugün “<em><strong>Ya işgal ettiğin topraklardan çekil, ya da savaş</strong></em>” mesajı vermesi bekleniyor.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Şam’da konuştuğumuz eş-Şara’ya yakın bir isim, terör örgütü PKK/SDG kanadının 10 Mart mutabakatını istismar aracına dönüştürdüğünü söyledi. </span></p>

<p><span style="color:#000000">“<em><strong>Kuzeyde oluşan ve Esad rejiminin varlığından beslenen defacto durum devrimle birlikte bütün varlık şartlarını kaybetti. Suriye bir bütün olma hedefinden vazgeçmeyecek</strong></em>” diyen yetkili şöyle devam etti:</span></p>

<p><span style="color:#000000"><strong>HER TÜRLÜ ŞANSI TANIDIK</strong></span></p>

<p><span style="color:#000000">Orada fiilî bir durum üretildi ancak bu durumun devam etme şansı yok. Mevcut uluslararası konjoktür de, yerel ve bölgesel dinamikler de buna hiçbir biçimde müsait değil. Yönetim olarak hiçbir şantaja boyun eğmeyeceğiz. Biz kan dökülmeden entegrasyonun sağlanması adına tüm esnekliği gösterdik. Halkımızın iradesine ipotek konulmasına asla müsaade etmeyeceğiz. Süre doluyor. Yeniden zaman kazanma taleplerine kapalıyız. Ordu teyakkuz hâlinde ve son derece kararlıyız. Silahsız anlaşma yoluna razı olmamaları durumunda ülkenin bütünlüğü için ordumuz gerekeni yapmakta tereddüt etmeyecek. Özellikle medya üzerinden SDG-PKK cephesinin yaydığı Şam çaresiz kaldı, istediğimizi aldık, otonom bir bölge kuruluyor gibi propagandaya karşı cevabımızı masada ve sahada vereceğimizi herkes görecek.”</span></p>

<p><span style="color:#000000">Suriyeli eski Savunma Bakanı General Hasan Hammadi ise, SDG’ye net mesajlar gönderiyor: “Şam’da sabır ve silahsız çözüm stratejisinin sonuna gelindi. Ordu hareketli. Sevkiyatlar başladı. Kuzeye yapılacak harekatın Suveyda ve Lazkiye-Tartus aksında zaaf olarak görülmemesi adına da tedbirler artırıldı. Öncelikle Rakka, Deyrizor, Halep ve Deir Hafir ekseninde SDG varlığına karşı müdahale yapılacak.</span></p>

<p><span style="color:#000000"><strong>TÜRKİYE DE MÜDAHİL OLACAK</strong></span></p>

<p><span style="color:#000000">“Daha sonra Haseke, Ayn İsa ekseninden Irak sınırına uzanan hatta yönelik ikinci aşamaya geçileceğini düşünüyorum. Şayet Rakka, Halep, Deyrizor’dan sökülen terör örgütü ile ya yeni bir masa kurulur veya savaş bütün sahaya yayılır. Bu durumda Türkiye’nin de sınırdan Ayn el-Arab, Malikiye ve Kamışlı işgal hattına müdahil olmasını bekliyoruz. Aksi hâlde Suriye için büyük bir risk ve tehdit unsuru olduğu kadar Türkiye için tehlike arz eden sınır problemi devam eder. Örgütün Irak’la ve Türkiye ile sınır bağının mutlak manada kopması gerekiyor.”</span></p>

<p><a href="https://www.turkiyegazetesi.com.tr/gundem/sara-bugun-teror-orgutune-ya-cekil-ya-savas-diyecek-sdgye-karsi-sabrimiz-bitti-1758987"><span style="color:#c0392b"><strong>KAYNAĞINDAN OKUMAK İÇİN TIKLAYIN</strong></span></a></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 29 Dec 2025 11:34:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2025/12/sam-sdgye-karsi-sabrimiz-bitti-1766998439.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>İsrail provokasyonu yeniden sahnede!: Lazkiye&#039;de Türk bayrağı yakıldı!</title>
                <category>DÜNYA</category>
                <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/israil-provokasyonu-yeniden-sahnede-lazkiyede-turk-bayragi-yakildi-2809</link>
                <guid>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/israil-provokasyonu-yeniden-sahnede-lazkiyede-turk-bayragi-yakildi-2809</guid>
                <description><![CDATA[Suriye'nin Lazkiye kentinde, Nusayri (Alevi) toplumunun dini lideri Şeyh Gazel Gazel'in destekçileri tarafından düzenlenen protestolarda Türk bayrağı yakıldı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Suriye'nin <strong>Lazkiye</strong> kentinde, Nusayri (Alevi) toplumunun dini lideri <strong>Şeyh Gazel Gazel'in</strong> destekçileri tarafından düzenlenen protestolarda Türk bayrağı yakıldı. Ezheri Meydanı'nda gerçekleşen eylem, sosyal medyada hızla yayılırken, benzer provokasyonların daha önce de İsrail bağlantılı gruplar tarafından tekrarlandığı vurgusuyla dikkat çekti.</p>

<p>Görüntülere göre, protestocular Türk bayrağını ateşe vererek yaktı. Eylem, Suriye'deki mezhepsel gerilimlerin arttığı bir dönemde meydana gelirken, bazı kaynaklar bu tür olayların dış güçler tarafından kışkırtıldığını iddia ediyor. Özellikle, <strong>İsrail'in</strong> yönlendirmesiyle hareket eden grupların Suriye'yi bölme amacıyla benzer provokasyonlara daha önce de başvurduğu belirtiliyor.</p>

<p>Suriye'deki yerel gözlemciler ve sosyal medya paylaşımları, protestoların <strong>Şeyh Gazel Gazel'in </strong>çağrısıyla başladığını ve federalizm talepleriyle bağlantılı olduğunu aktarıyor. Ancak, Türk bayrağının hedef alınması, eylemin arkasında Türkiye karşıtı dış etkenlerin olabileceğini işaret ediyor. Geçmişte de İsrail bağlantılı olduğu öne sürülen grupların benzer bayrak yakma ve kışkırtma eylemleriyle Suriye'de kaos yaratmaya çalıştığına dair iddialar sıkça dile getirilmişti.<br />
<br />
Diğer taraftan provokasyona katılanlar&nbsp;&nbsp;“Kanımız,Canımız sana feda olsun Ey İsrail!” sloganları attıkları öğrenildi.<br />
<a href="https://x.com/kulliyatX/status/2005251069727941098?s=20"><img alt="" src="https://www.alevihaberler.com.tr/public/images/detay/image%20(24)(1).png" style="height:489px; width:441px" /></a></p>

<p>Protesto sırasında şiddet olayları rapor edilmezken, eylemin sembolik boyutu bölgesel gerilimi artırdı. Suriye yetkilileri ve uluslararası gözlemciler, bu tür provokasyonların ülkedeki istikrarı tehdit ettiğini belirtiyor. Gelişmeler yakından takip ediliyor.<br />
<br />
<a href="https://x.com/ibrahimbozanTR/status/2005260213029601766?s=20"><img alt="" src="https://www.alevihaberler.com.tr/public/images/detay/image%20(23)(2).png" style="height:501px; width:472px" /><br />
<br />
Kaynak link:</a></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sun, 28 Dec 2025 18:36:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2025/12/israil-provokasyonu-yeniden-sahnede-lazkiyede-turk-bayragi-yakildi-1766937098.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Japonya Bakan Yardımcısı Arfiya Eri&#039;den Türk devletleri ile bağları güçlendiren paylaşım</title>
                <category>DÜNYA</category>
                <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/japonya-bakan-yardimcisi-arfiya-eriden-turk-devletleri-ile-baglari-guclendiren-paylasim-2808</link>
                <guid>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/japonya-bakan-yardimcisi-arfiya-eriden-turk-devletleri-ile-baglari-guclendiren-paylasim-2808</guid>
                <description><![CDATA[Japonya Dışişleri Bakan Yardımcısı Arfiya Eri,sosyal medya platformu X üzerinden Orta Asya ülkelerinin dilleri hakkında dikkat çekici bir paylaşım yaptı. Eri, bu ülkelerin büyükelçileriyle iletişim kurarken Uygurca, Özbekçe veya Türkçe kullandığını belirterek, dil benzerliklerinin diplomatik ilişkilerde önemli bir rol oynadığını vurguladı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><a href="https://x.com/eri_arfiya/status/2003385915474055282"><span style="color:#2980b9"><strong>Japonya Dışişleri Bakan Yardımcısı Arfiya Eri,sosyal medya platformu X </strong></span></a>üzerinden Orta Asya ülkelerinin dilleri hakkında dikkat çekici bir paylaşım yaptı. Eri, bu ülkelerin büyükelçileriyle iletişim kurarken Uygurca, Özbekçe veya Türkçe kullandığını belirterek, dil benzerliklerinin diplomatik ilişkilerde önemli bir rol oynadığını vurguladı.<br />
<br />
<a href="https://x.com/eri_arfiya/status/2003385915474055282"><img alt="" src="https://www.alevihaberler.com.tr/public/images/detay/image%20(21)(2).png" style="height:450px; width:547px" /></a></p>

<p>Eri'nin paylaşımı, bir başka kullanıcının Orta Asya dilleri üzerine yaptığı yoruma yanıt niteliğindeydi. Kullanıcı, Özbekçe, Kırgızca, Kazakça ve Türkmence'nin Türk dilleri ailesine mensup olduğunu ve Uygurca ile yakın akraba olduğunu belirtmişti. Türkçe'nin de aynı aileden geldiğini ekleyen kullanıcı, Tacikçe'nin ise bölgedeki beş ülkeden tek farklı dil olduğunu, Farsça ve Kürtçe gibi dillere yakın olduğunu ifade etmişti.Eri, bu yoruma tam destek vererek, <strong>"Bu ülkelerin Japonya büyükelçileriyle her zaman Uygurca, Özbekçe veya Türkçe üzerinden iletişim kuruyorum. Türkçe'nin geçtiği Azerbaycan ile de öyle!"</strong> diye yazdı. Paylaşımına #OrtaAsya etiketini ekleyen Eri, dil becerilerinin diplomatik bağları güçlendirdiğini ima etti.</p>

<p>Bu paylaşım, Türkçe'nin geniş coğrafyada milyonlarca insan arasında köprü kurma gücünüve Türk dünyasının kültürel birliğini vurguluyor. Özbekçe, Kazakça, Kırgızca, Türkmence ve Uygurca gibi dillerin Türkçe ile yüksek oranda karşılıklı anlaşılabilirliği, diplomatik ilişkilerde tercümana ihtiyaç duymadan doğrudan iletişim imkanı sağlıyor.<br />
<br />
Uygur kökenli babası ve Özbek kökenli annesiyle Türk dünyasının bir parçası olan Arfiya Eri, Japonya'nın ilk Türk kökenli milletvekili olarak tanınıyor. Çok dilli yapısı sayesinde Japonya'nın Orta Asya Türk cumhuriyetleri ve Türkiye ile ilişkilerini güçlendiren önemli bir köprü görevi üstleniyor. TIME dergisi tarafından 2023'te "Geleceğin 100 Lideri" arasında gösterilen Eri, son dönemde Tokyo'da düzenlenen <strong>Orta Asya + Japonya Zirvesi</strong>&nbsp; gibi etkinliklerde de aktif rol aldı.</p>

<p>Japonya, son yıllarda <strong>Orta Asya Türk devletleriyle </strong>stratejik ortaklığını derinleştiriyor. Aralık 2025'te gerçekleşen ilk liderler zirvesi, ekonomik, enerji ve kültürel iş birliğini yeni bir seviyeye taşıdı. Eri'nin dil becerileri ve paylaşımı, bu bağların sadece resmi protokollerle değil, kültürel ve dilsel yakınlıkla da güçlendiğini gösteriyor.</p>

<p>Sosyal medyada büyük ilgi gören paylaşım, binlerce beğeni aldı. Kullanıcılar, "<em><strong>Türkçe'nin gücü!" ve "Türk dünyası ile Japonya arasındaki bağlar giderek kuvvetleniyor" </strong></em>yorumlarında bulundu.</p>

<p>Türkçe'nin Asya'dan Avrupa'ya uzanan geniş coğrafyadaki etkisi, Arfiya Eri gibi isimler sayesinde uluslararası diplomaside de kendini gösteriyor ve Japonya-Türk devletleri ilişkilerine yeni bir ivme kazandırıyor.<br />
<br />
Kaynak&nbsp;<a href="https://x.com/eri_arfiya/status/2003385915474055282"><strong>X paylaşımı.&nbsp;</strong></a></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sun, 28 Dec 2025 16:08:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2025/12/japonya-bakan-yardimcisi-arfiya-eriden-turk-devletleri-ile-baglari-guclendiren-paylasim-1766930917.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Libya&#039;nın Yeni Genelkurmaybaşkanı Selahaddin en-Nemruş oldu</title>
                <category>DÜNYA</category>
                <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/libyanin-yeni-genelkurmaybaskani-selahaddin-en-nemrus-oldu-2801</link>
                <guid>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/libyanin-yeni-genelkurmaybaskani-selahaddin-en-nemrus-oldu-2801</guid>
                <description><![CDATA[Libya Ulusal Birlik Hükümeti, Genelkurmay Başkanı Muhammed Ali el-Haddad'ın Ankara'daki uçak kazasında hayatını kaybetmesinin ardından yeni atama yaptı. Libya Savunma Bakan Yardımcısı Selahaddin en-Nemruş, Genelkurmay Başkanı olarak göreve getirildi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>### Libya'da Yeni Genelkurmay Başkanı Ataması: Selahaddin en-Nemruş Göreve Getirildi</p>

<p>Libya Ulusal Birlik Hükümeti, Genelkurmay Başkanı Muhammed Ali el-Haddad'ın Ankara'daki uçak kazasında hayatını kaybetmesinin ardından yeni atama yaptı. Libya Savunma Bakan Yardımcısı Selahaddin en-Nemruş, Genelkurmay Başkanı olarak göreve getirildi.</p>

<p><a href="https://x.com/nevzatcicek/status/2004315683098673436"><img alt="" src="https://www.alevihaberler.com.tr/public/images/detay/WhatsApp%20Image%202025-12-27%20at%2019_31_25.jpeg" style="height:555px; width:505px" /></a></p>

<p>Atama, sosyal medyada da geniş yankı buldu. Gazeteci Nevzat Çiçek, X platformunda yaptığı paylaşımda, Nemruş'un Türkiye Cumhuriyeti Devleti'ne<strong> "çok daha yakın"</strong> bir profil olduğunu vurguladı. Çiçek, Nemruş'un geçmişteki rolünü hatırlatarak, bu değişikliğin Libya-Türkiye ilişkileri açısından önemine dikkat çekti.<br />
<br />
Nemruş, 2020 yılında General Halife Hafter'in güçleri ile Wagner paralı askerlerinin Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Rusya ve Fransa desteğiyle Trablus'a düzenlediği saldırılarda savunma operasyonlarını komuta etmişti. Türkiye'ye yakın bir isim olarak bilinen Nemruş'un atanması, Libya'daki siyasi ve askeri dengeleri etkileyebilecek bir gelişme olarak değerlendiriliyor.</p>

<p>Libya'daki iç savaş sonrası dönemde, Türkiye'nin Trablus hükümetine verdiği destek biliniyor. Yeni Genelkurmay Başkanı'nın atanmasıyla ilgili resmi makamlardan detaylı bir açıklama henüz yapılmadı. Gelişmeler, bölgedeki jeopolitik dinamikler açısından yakından takip ediliyor.<br />
<br />
KAYNAK:<a href="https://x.com/nevzatcicek/status/2004315683098673436">https://x.com/nevzatcicek/status/2004315683098673436</a></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sat, 27 Dec 2025 19:22:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2025/12/libyanin-yeni-genelkurmaybaskani-selahaddin-en-nemrus-1766853310.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Sahil Olayları davasında ikinci açık duruşma başladı</title>
                <category>DÜNYA</category>
                <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/sahil-olaylari-davasinda-ikinci-acik-durusma-basladi-2772</link>
                <guid>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/sahil-olaylari-davasinda-ikinci-acik-durusma-basladi-2772</guid>
                <description><![CDATA[Suriye resmi haber ajansı SANA tarafından bildirildiğine göre, Halep kentinde bulunan Adalet Sarayı’nda, mart ayında yaşanan ve “Sahil Olayları” olarak bilinen şiddet olaylarıyla bağlantılı sanıkların ikinci açık duruşması bugün başladı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="color:#000000">6 Mart’ta Suriye’nin sahil bölgelerinde yaşanan ve güvenlik güçleri ile silahlı gruplar arasında çatışmalara dönüşen olaylar sırasında hak ihlallerinde bulunmakla suçlanan kişileri kapsıyor. </span></p>

<p><span style="color:#000000">Yetkililere göre, davalar kamuoyuna açık şekilde yürütülüyor. Suriye Sahil Olayları Ulusal Soruşturma ve Gerçekleri Araştırma Komisyonu Başkanı Yargıç Cuma El-Anazi, sosyal medya platformu X üzerinden yaptığı açıklamada, açık duruşmaların kalıcı bir yargılama yöntemi olarak benimsendiğini belirtti.</span></p>

<p><span style="color:#000000">El-Anazi, bunun amacının yargı süreçlerinde şeffaflığı artırmak, sanık haklarını güvence altına almak ve kamuoyunun adli süreci izlemesini sağlamak olduğunu vurguladı.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Duruşmaları Birleşmiş Milletler temsilcileri ile uluslararası ve yerel insan hakları kuruluşlarının da takip edeceği bildirildi.</span></p>

<p><span style="color:#000000"><strong>DURUŞMALAR 18 HAZİRAN'DA BAŞLAMIŞTI</strong></span></p>

<p><span style="color:#000000">Aynı davaya ilişkin ilk duruşma, 18 Haziran’da yine Halep Adalet Sarayı’nda gerçekleştirilmişti. </span></p>

<p><span style="color:#000000">İlk oturuma, sanıkların yanı sıra olaylarda hayatını kaybedenlerin yakınları da katılmıştı. </span></p>

<p><span style="color:#000000">Toplam 14 sanık, sahil bölgelerindeki olaylar sırasında çeşitli ihlallerle suçlanıyor</span></p>

<p><strong><span style="color:#000000">SAHİL OLAYLARI NEDİR?</span></strong></p>

<p><span style="color:#000000">Ulusal ve Bağımsız Sahil Olayları Soruşturma ve Gerçekleri Araştırma Komisyonu’nun 22 Temmuz’da yayımladığı rapora göre, 6 Mart’ta devrik rejime bağlı unsurların, ordu ve güvenlik güçlerine ait noktalara yönelik eş zamanlı ve geniş çaplı saldırılar düzenlediği belirtildi.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Raporda, Lazkiye, Tartus ve Hama illerinde 238 asker ve güvenlik görevlisinin hayatını kaybettiği ifade edildi.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Komisyon, olaylarla bağlantılı 265 şüpheliyi, cinayet, işkence, silahlı soygun, mezhepsel kışkırtma ve ülkenin toprak bütünlüğünü hedef alan faaliyetler gibi ağır suçlarla ilişkilendirdi</span></p>

<p><strong><span style="color:#000000">KOMİSYON KURULDU</span></strong></p>

<p><span style="color:#000000">Suriye Cumhurbaşkanlığı, olayların ardından 9 Mart’ta ulusal ve bağımsız Sahil Olayları Soruşturma ve Gerçekleri Araştırma Komisyonu’nu kurdu. </span></p>

<p><span style="color:#000000">Cumhurbaşkanı Ahmed El-Şerra, 10 Nisan’da yayımladığı kararla komisyonun görev süresini son kez olmak üzere üç ay uzattı.</span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 18 Dec 2025 18:42:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2025/12/sahil-olaylari-davasinda-ikinci-acik-durusma-basladi-1766072882.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Yunus Paksoy bildirdi: Beyaz Saray çatırdıyor!</title>
                <category>DÜNYA</category>
                <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/yunus-paksoy-bildirdi-beyaz-saray-catirdiyor-2766</link>
                <guid>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/yunus-paksoy-bildirdi-beyaz-saray-catirdiyor-2766</guid>
                <description><![CDATA[CNN TÜRK'ün muhabiri Yunus Paksoy, canlı yayında Washington'dan çarpıcı haberleri duyurdu. ABD Başkanı Donald Trump'ın en yakınındaki isim, Beyaz Saray Özel Kalem Müdürü Susie Wiles, Vanity Fair dergisine verdiği 11 ayrı röportajda yönetim içindeki derin çatlakları ve çarpıcı eleştirileri ortaya döktü.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<iframe width="853" height="480" src="https://www.youtube.com/embed/MePwSfIquBg" title="SON DAKİKA?Trump&#39;ın 1 Numarası Trump&#39;ı Sattı! Özel Kalem Buz Kadın, Öyle Şeyler Söyledi Ki..." frameborder="0" allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" allowfullscreen></iframe><p>CNN Türk Washington Temsilcisi Yunus Paksoy'un analiziyle:</p>

<p>CNN TÜRK'ün Washington Temsilcisi <strong>Yunus Paksoy, c</strong>anlı yayında Washington'dan çarpıcı haberleri duyurdu. ABD Başkanı Donald Trump'ın en yakınındaki isim, Beyaz Saray Özel Kalem Müdürü Susie Wiles, <strong>Vanity Fair</strong> dergisine verdiği 11 ayrı röportajda yönetim içindeki derin çatlakları ve çarpıcı eleştirileri ortaya döktü.<strong>&nbsp; "Buz Kadın" </strong>lakaplı Wiles'ın açıklamaları, Trump'ın ikinci döneminde nadir görülen bir iç kriz yaratırken, Beyaz Saray'ı savunma moduna geçirdi.<br />
<br />
<a href="https://www.youtube.com/watch?v=MePwSfIquBg"><span style="color:#c0392b"><strong>CNN Türk Washington Temsilcisi Yunus Paksoy'un açıklamasının tamamını izlemek için lütfen tıklayınız:</strong></span></a><br />
<br />
<br />
CNN Türk Washington Temsilcisi Yunus Paksoy, canlı yayında <em><strong>"Beyaz Saray gerçekten çatırdıyor, abartmıyorum. Bu itiraflar Trump'ı zor durumda bırakabilir"</strong></em> yorumunu yaptı. Paksoy, Wiles'ın tecrübeli bir isim olmasına rağmen böyle bir "hesap" peşinde olabileceğini belirterek, krizin nasıl yönetileceğini merak konusu olduğunu vurguladı.</p>

<p>Wiles, alkol kullanmayan Trump'ı<strong> "alkolik bir kişiliğe sahip"</strong> olarak nitelendirdi ve babasının alkol bağımlılığı nedeniyle başkanla çalışabildiğini söyledi. Başkanın siyasi rakiplerinden intikam alma eğilimini eleştiren Wiles, ilk 90 günde bu hesaplaşmaları bitirme sözü aldığını ancak Trump'ın dinlemediğini itiraf etti.</p>

<p><strong>Yönetimdeki isimlere ağır eleştiriler:</strong><br />
<br />
* Başkan Yardımcısı JD Vance'i<strong> "10 yıldan fazla süredir komplo teorilerine inanan biri" </strong>olarak tanımladı ve Trump yanlısı tutumunun siyasi çıkarlar için olduğunu ima etti.<br />
<br />
* Adalet Bakanı Pam Bondi'yi Jeffrey Epstein dosyalarını<strong> "tamamen beceriksizce"</strong> yönetmekle suçladı.<br />
<br />
* Elon Musk'ı<strong> "tuhaf bir adam" ve "uyuşturucu kullanan biri" </strong>olarak eleştirdi; USAID'in kapatılmasından şok olduğunu belirtti.<br />
<br />
* Gümrük vergileri ve sınır dışı politikalarında Trump'ı vazgeçirmeye çalıştığını ancak başarısız olduğunu anlattı.</p>

<p>Röportajın yayımlanmasının hemen ardından Wiles, ifadelerinin "kasıtlı olarak çarpıtıldığını" ve bağlamından koparıldığını savunarak,<strong> "Bu bir karalama operasyonu" </strong>dedi. Trump'ı "tarihin en iyi başkanı" olarak öven Wiles, yönetimi savundu.</p>

<p>Beyaz Saray'dan jet hızıyla yalanlama geldi: Sözcü Karoline Leavitt, haberi "samimiyetsiz" olarak nitelendirdi. Kabine üyeleri sosyal medyada peş peşe Wiles'a destek mesajları yayınladı. Başkan Trump ise Wiles'ı "harika" diye savunarak röportajı okumadığını belirtti.</p>

<p>Dergi yazarı Chris Whipple ise tüm röportajların kaydedildiğini ve ifadelerin doğru bağlamda olduğunu vurguladı; ses kayıtlarının varlığı iddiaları güçlendiriyor.<br />
<br />
Yunus Paksoy şunları söyledi:<br />
<br />
<strong><em>Abartmıyorum. Hatta eksiği var, fazlası yok. Donald Trump'ın özel kalemi... Donald Trump'ın özel kalemi, bir hanımefendi: Susie Wiles. Hatta biz geçtiğimiz sene, Donald Trump'ın kabinesi belli oluyorken ilk belli olan isim bu hanımefendiydi. "Buz Kadın" olarak bir lakabı var. Susie Wiles, özel kalem müdürü. Özel kalem müdürü deyip geçmemek lazım. Beyaz Saray'ın 2 numaralı ismi. 1 numaralı ismi Trump, 2 numaralı ismi Susie. Bütün politikaları belirleyen, Donald Trump kiminle görüşecek, ofise kim girebilir, kim giremez, kim girecek, kim çıkacak? Hepsini bu belirler. Politikaları bu yönlendirir. Yani normalde özel kalem müdürü Beyaz Saray'da çok büyük bir role sahiptir.<br />
<br />
Şimdi bunlar birkaç hafta önce Vanity Fair diye bir dergi var, dünyaca ünlü bir dergi bu. Biraz böyle profil çalışırlar, magazin de vardır. Biraz daha yumuşak işlerle haşır neşir olurlar ama gerçekten dünyaca ünlü bir dergi. Bunlara röportaj veriyorlar. Susie Wiles, Beyaz Saray'dan birçok isim, öyle şeyler söylemiş ki... 11 röportaj vermiş farklı zamanlarda. 11 röportaj. Neden? Çünkü daha geniş bir profil çalışması yapılabilsin diye.Bu röportajlarda "Donald Trump'ın kişiliği bir alkol bağımlısının kişiliği gibi. Benim babam da alkol bağımlısıydı, sağlığa zararlı olan alkol bağımlısıydı. Ondan dolayı onunla çalışabiliyorum" diyor. Daha sonra diyor ki Donald Trump siyasi intikam peşinde.&nbsp;</em></strong><br />
<br />
&nbsp;</p>

<p>Bu skandal, Trump yönetiminin iç dinamiklerini gözler önüne sererken, Washington'da yankıları sürüyor. Gelişmeler yakından takip ediliyor.<br />
<br />
<a href="https://www.youtube.com/watch?v=MePwSfIquBg"><span style="color:#c0392b"><strong>CNN Türk Washington Temsilcisi Yunus Paksoy'un açıklamasının tamamını izlemek için lütfen tıklayınız:</strong></span></a></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 17 Dec 2025 16:38:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2025/12/yunus-paksoy-bildirdi-beyaz-saray-catirdiyor-1765979872.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>ABD&#039;li ünlü gazeteci Tucker Carlson: Rusya, ABD için en iyi müttefik</title>
                <category>DÜNYA</category>
                <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/abdli-unlu-gazeteci-tucker-carlson-rusya-abd-icin-en-iyi-muttefik-2760</link>
                <guid>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/abdli-unlu-gazeteci-tucker-carlson-rusya-abd-icin-en-iyi-muttefik-2760</guid>
                <description><![CDATA[Tucker Carlson, YOUTUBE kanalında ABD'nin dış politika önceliklerini sorgulayan tartışmalı bir videolu açıklamada bulundu. Carlson, ulusal çıkarlar açısından bakıldığında Rusya'nın ABD'nin "en mantıklı ve en yakın müttefiki" olabileceğini savunarak büyük yankı uyandırdı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<iframe width="741" height="417" src="https://www.youtube.com/embed/qd_LN4fDf6s" title="Why Are We Defending Mass Murder in Gaza? Because Our Greatest Ally Demands It" frameborder="0" allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" allowfullscreen></iframe><p>Amerika'nın en tanınmış gazetecilerinden<strong> Tucker Carlson,</strong> YOUTUBE kanalında ABD'nin dış politika önceliklerini sorgulayan tartışmalı bir videolu açıklamada bulundu. Carlson, ulusal çıkarlar açısından bakıldığında Rusya'nın ABD'nin "en mantıklı ve en yakın müttefiki" olabileceğini savunarak büyük yankı uyandırdı. Tucker Carlson'un bu çıkışı Rus düşünür <strong>Aleksandr Dugin'in</strong> Trump ve ABD'ye yönelik övgü dolu açıklamalarıyla dikkat çeken paralellikler taşıyor.<br />
<br />
<a href="https://www.youtube.com/watch?v=qd_LN4fDf6s"><span style="color:#c0392b"><strong>TUCKER CARLSON AÇIKLAMASINI YOUTUBE'DA İZLEMEK İÇİN TIKLAYINIZ:</strong></span></a><br />
<br />
<br />
Carlson, konuşmasında "Amerika önce" perspektifini temel alarak şu ifadeleri kullandı<em><strong>: "Safça düşünürsek, en bariz müttefik Rusya olurdu. Dünyanın en büyük ülkesi, devasa kara parçası ve muazzam petrol, gaz, altın ile maden rezervleri var. Avrupa'nın en büyük ordusu ve devasa üretim kapasitesi bulunuyor. Eğer bir çatışmada güçlü bir ortağa veya hava üssü gibi stratejik avantajlara ihtiyacınız varsa, Rusya açık ara en iyisi olur." </strong></em>dedi.<br />
<br />
&nbsp;</p>

<p>Carlson'ın Rusya'yı öne çıkarması, Aleksandr Dugin'in Trump dönemi ABD'sini Rusya ile ortak noktaları olan bir güç olarak görmesiyle örtüşüyor.<br />
<br />
Dugin, geçmişte ve son dönemde yaptığı açıklamalarda Trump'ı sıkça övmüş, <strong>ABD-Rusya </strong>yakınlaşmasını savunmuştur.<br />
<br />
Örneğin:Dugin, Trump'ı "çok özel bir şey" olarak nitelendirerek şöyle demiştir: <em><strong>"Trump,</strong> benim görüşüme göre, çok özel bir şey. Sadece karizmatik bir lider değil, dünyadaki güç dengesini değiştiren bir ideolojiyi temsil ediyor. Ve bu yeni koşullar, bence Putin’in Rusya’sının ve <strong>Putin’in kişisel olarak</strong> asıl düşman, asıl kötü adam olmaktan çıktığını gösteriyor. Dolayısıyla Trumpçıların, Trump’ın takipçilerinin Rusya’nın ne olduğunu, Putin’in kim olduğunu ve politikalarımızın motivasyonunu çok daha iyi anlayacağını düşünüyorum. Yani şimdi, <strong>Amerika Birleşik Devletleri </strong>ile ortak olan birçok noktayı hemen keşfettik: Trump’ın Amerika’sı ve Putin’in Rusya’sı." demişti.</em><br />
<br />
- 2016'da <strong>"In Trump We Trust"</strong> videosunda Trump'ı desteklemiş ve "America First" politikasını övmüştür.<br />
<br />
- Trump'ın zaferlerini "konservatif devrim" olarak tanımlamış, ABD-Rusya diyaloğunu savunmuştur.<br />
<br />
- Son dönemde (2025) Trump ile görüşmeleri <strong>"büyük fikir"</strong> olarak nitelendirmiş ve Rusya'nın Trump'a "nazik" yaklaşmasını vurgulamıştır.<br />
<br />
- 2025'te yayımlanan <strong>"The Trump Revolution"</strong> kitabında Trump'ı <strong>"devrim" </strong>olarak tanımlamış ve multipolar dünyada ABD-Rusya diyaloğunu savunmuştur.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Carlson'ın Rusya'yı öne çıkarması, mevcut jeopolitik gelişmelerde ABD-Rusya iş birliğinin yeniden gündeme gelebileceği tartışmalarını alevlendirdi. Özellikle enerji kaynakları, askeri güç ve üretim kapasitesi açısından Rusya'nın<strong> "rakipsiz" </strong>avantajlarına dikkat çekti.</p>

<p>Bu açıklamalar, ABD dış politikasında <strong>"ulusal çıkar odaklı"</strong> bir yeniden değerlendirme çağrısı olarak yorumlanıyor. Sosyal medyada ve siyasi çevrelerde yoğun tartışma yaratan monolog, ABD-Rusya ilişkilerinin olası normalleşme ve işbirliği senaryolarını bir kez daha gündeme taşıdı.&nbsp;<br />
<br />
Kaynak:<a href="https://www.youtube.com/watch?v=qd_LN4fDf6s">https://www.youtube.com/watch?v=qd_LN4fDf6s</a></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 16 Dec 2025 20:47:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2025/12/abdli-unlu-gazeteci-tucker-carlsondan-rusya-abd-icin-en-iyi-muttefik-1765909583.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Hakan Fidan: Trump&#039;ın Monreo Doktrine dönüşü küresel dengeleri değiştirecek</title>
                <category>DÜNYA</category>
                <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/hakan-fidan-trumpin-monreo-doktrine-donusu-kuresel-dengeleri-degistirecek-2755</link>
                <guid>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/hakan-fidan-trumpin-monreo-doktrine-donusu-kuresel-dengeleri-degistirecek-2755</guid>
                <description><![CDATA[Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, ABD Başkanı Donald Trump'ın 2025 Ulusal Güvenlik Strateji belgesini değerlendirerek, belgenin özellikle "Trump Corollary" adıyla Monroe Doktrini'ne dönüşü öne çıkardığını ve bunun küresel dengeleri kökten etkileyeceğini belirtti.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<iframe width="745" height="419" src="https://www.youtube.com/embed/bM60N3UqV3Q" title="Dışişleri Bakanı Hakan Fidan son noktayı koydu: Bundan asla vazgeçmeyeceğiz!" frameborder="0" allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" allowfullscreen></iframe><p>TVNET'te yayınlanan Net Bakış Özel'de Serhat İbrahimoğlu'nun konuğu olan Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Türkiye'nin dış politikasına, özellikle Orta Doğu'da takındığı tavra dair önemli noktalara değindi.</p>

<p><a href="http://&lt;iframe width=&quot;745&quot; height=&quot;419&quot; src=&quot;https://www.youtube.com/embed/bM60N3UqV3Q&quot; title=&quot;Dışişleri Bakanı Hakan Fidan son noktayı koydu: Bundan asla vazgeçmeyeceğiz!&quot; frameborder=&quot;0&quot; allow=&quot;accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share&quot; referrerpolicy=&quot;strict-origin-when-cross-origin&quot; allowfullscreen&gt;&lt;/iframe&gt;"><span style="color:#c0392b"><strong>HAKAN FİDAN'IN AÇIKLAMASINI TVNET'İN YOUTUBE KANALINDA İZLEMEK İÇİN LÜTFEN TIKLAYINIZ</strong></span></a></p>

<p>Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, ABD Başkanı Donald Trump'ın ikinci döneminde yayımlanan 2025 Ulusal Güvenlik Strateji belgesini değerlendirerek, belgenin özellikle<strong> "Trump Corollary" </strong>adıyla <strong>Monroe Doktrini'ne</strong> dönüşü öne çıkardığını ve bunun küresel dengeleri kökten etkileyeceğini belirtti.</p>

<p>Bakan Fidan, Trump'ın Batı Yarımküre'yi (Kuzey, Güney Amerika ve Karayipler) ABD'nin hayati çıkar alanı ilan etmesini ve buraya dış etki kabul etmemesini Monroe Doktrini'ne Trump'ın kendi ilaveleriyle güçlü bir dönüş olarak nitelendirdi. Fidan<strong><span style="background-color:#ffffff">,<em> "Batı yarımküre diye tabir ettiği bütün Amerika kıtasını Amerika’nın hayati çıkar alanı ilan etmesi ve buraya Amerika’nın dışında başka bir etki alanını kabul etmemesi de aslında Monroe Doktrini’ne yeniden Trump’ın ilaveleriyle dönüş olarak görüyoruz. Bu 'Trump Corollary', ABD'nin bölgedeki yabancı nüfuzu engelleme ve preeminence'ı yeniden tesis etme kararlılığını yansıtıyor"</em> </span></strong>dedi.</p>

<p>Fidan, Trump'ın son 60 yıldaki ABD politikalarını ideolojik bir mercekle sorguladığını vurgulayarak, <em><strong>"Özellikle Trump’ın Amerika’da iktidara gelmesi ve sadece iç politikada değil, dış politikada Amerika’nın son 60 yılda yürüttüğü bütün politikaları belli bir ideolojik mercekle büyüteç altına alması, sorgulaması ve yeniden bunlara 'ayar vermesi'... En son yayınlanan Ulusal Güvenlik Strateji belgesiyle de gördük. Bu aslında önem arz eden, gördüğümüz birçok konuda yeni bir sayfa açar durumda" </strong></em>değerlendirmesinde bulundu.</p>

<p>Bu dönüşün transatlantik ilişkileri de değiştireceğine işaret eden Fidan,<em><strong> "Avrupa-Amerika transatlantik ilişkilerinin artık seyrinin eskisi gibi olmayacağını biz sürekli söylüyorduk. Trump’ın ilk döneminden de bunun işaretlerini görmüştük. Tabii Trump artık ilk döneminde dillendirdiği konuları bu ikinci döneminde kurumsallaştırma ve pratiğe geçirme aşamasında; buna yönelik ciddi adımlar attığını görüyoruz" </strong></em>diye konuştu.</p>

<p>Çin rekabetinin strateji belgesinde merkezde yer aldığını belirten Bakan, <em><strong>"Çin’le rekabetin merkezde olması, Güney Çin Denizi’ndeki ulaştırma yollarının hayati önem oluşturması ve Asya-Pasifik’te Japonya, Avustralya, Kore ile Çin’e karşı bir blok oluşturma arayışını görüyoruz. Soğuk Savaş döneminde Rusya’ya yönelik ne yapıldıysa, aynı modelin farklı şekillerde Çin’e karşı uygulanmaya yönelik emareler var" </strong></em>ifadelerini kullandı.</p>

<p>Fidan, bu gelişmelerin cevapsız kalamayacağını ve Türkiye'ye yansımaları olacağını vurgulayarak,<em><strong> "Bütün bunlar dengeleri değiştiriyor. Deklare edildiği zaman sonuçsuz kalan konular olamaz. Avrupa-Amerika, Amerika-Çin ilişkilerinin Türkiye’ye yansıyan kısmı olacak. Bütün bunların hepsinin Türkiye’ye bir yansıması olacak"</strong></em> dedi.</p>

<p>Türkiye'nin risk ve fırsat analiziyle hareket edeceğini belirten Fidan, <em><strong>"Türkiye olarak biz bütün bu gelişmeleri risk analizleri yaparak –bizim için riskler neler, fırsatlar neler? Genel dış politika çizgimiz hesaba katarak yolumuza devam edeceğiz. 2026’da bizi heyecanlı, yoğun, risklere açık ama fırsatlar sunan bir yıl bekliyor"</strong></em> şeklinde konuştu.</p>

<p>Bakan Fidan, 2026 değerlendirmesinde ise "Risk analizi yapıyoruz mutlaka; hem fırsat kısmını değerlendiriyoruz hem risklere karşı hazırlıklıyız kısmının altını çizmek lazım" vurgusu yaptı.</p>

<p>Fidan'ın açıklamaları, Trump'ın Monroe Doktrini odaklı yaklaşımının yarattığı yeni jeopolitik gerçeklikte Türkiye'nin proaktif ve dengeli bir dış politika izleyeceği mesajını verdi.</p>

<p>Bakan Fidan'ın konuyla ilgili açıklaması şöyle:</p>

<p><em>"Özellikle <strong>Trump’ın Amerika’da iktidara </strong>gelmesi ve sadece iç politikada değil, dış politikada Amerika’nın son 60 yılda yürüttüğü bütün politikaları belli bir ideolojik mercekle büyüteç altına alması, sorgulaması ve yeniden bunlara tırnak içinde ayar vermesi... En son yayınlanan Ulusal Güvenlik Strateji belgesiyle de gördük. Bu aslında önem arz eden, gördüğümüz birçok konuda yeni bir sayfa açar durumda.</em></p>

<p><em><strong>Avrupa-Amerika transatlantik ilişkilerinin</strong> artık seyrinin eskisi gibi olmayacağını biz hani sürekli söylüyorduk. Yani bu dışişleri olarak bizim görüşümüzdü ki Trump’ın ilk döneminden de bunun işaretlerini görmüştük. Tabii Trump artık ilk döneminde dillendirdiği konuları bu ikinci döneminde kurumsallaştırma ve pratiğe geçirme gibi bir aşamada; buna yönelik ciddi adımlar attığını görüyoruz.</em></p>

<p><em>Batı yarımküre diye tabir ettiği bütün <strong>Amerika kıtasını –kuzey, güney ve Karayipler–</strong> Amerika’nın hayati çıkar alanı ilan etmesi ve buraya Amerika’nın dışında başka bir etki alanını kabul etmemesi de aslında Monroe Doktrini’ne yeniden Trump’ın ilaveleriyle dönüş olarak tabii görüyoruz.</em></p>

<p><em>Çin’le rekabetin merkezde olması, Güney Çin Denizi’ndeki ulaştırma yollarının, koridorların hayati önem oluşturuyor olması da ve bu deklarasyonda Amerika için aslında oradaki ittifakları da yeni bir <strong>NATO vari,</strong> Asya-Pasifik’te Japonya’yla, Avustralya’yla, Kore ile bir Çin’e karşı blok oluşturma arayışını görüyoruz. Soğuk Savaş döneminde Rusya’ya yönelik ne yapıldıysa aslında aynı modelin farklı şekillerde Çin’e karşı yine bölgesel düzlemde Asya-Pasifik’te yapılmaya yönelik bir emare var, arayış var.</em></p>

<p><em>Şimdi bütün bunlar tabii dengeleri değiştiriyor. Bunlar çünkü deklare edildiği zaman sonuçsuz kalan, cevapsız kalan konular olamaz. <strong>Avrupa-Amerika ilişkilerinin Türkiye’ye yansıyan</strong> kısmı olacak. Avrupa-Rusya ilişkilerinin, Avrupa-Asya Pasifik, Amerika-Çin ilişkilerinin; bütün bunların hepsinin Türkiye’ye bir yansıması olacak.</em></p>

<p><em>Türkiye olarak biz bütün bu gelişmeleri <strong>risk analizleri</strong> yaparak&nbsp; bizim için riskler neler, fırsatlar neler?Genel dış politika çizgimiz de belli zaten, hesaba katarak inşallah yolumuza devam edeceğiz. Yani 2026’da da bizi heyecanlı, oldukça yoğun, risklere açık ama aynı zamanda fırsatlar sunan bir yıl bekliyor olacak.</em></p>

<p><em>Evet. 2026’yı bu anlamda değerlendirecek olursak , risk analizi yapıyoruz mutlaka; hem fırsat kısmını değerlendiriyoruz hem risklere karşı hazırlıklıyız kısmının altını çizmek lazım."</em></p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>"MONROE DOKTRİNİ" NEDİR?</strong></span></p>

<p><em>Gazeteci Bora Özizmirtli'ye göre Monreo Doktrini'ni kaleme aldığı yazısında,</em></p>

<p>"Türkiye'de yeterince bilinmeyip tartışılmayan konulardan birisi ABD'nin ünlü <strong>"Monroe Doktrini"</strong>dir. Bu doktrinin özünde, ABD devletinin Avrupa'yı kendisini "tehdit" olarak algılaması yatar.</p>

<p>Doktrin, <strong>ABD Başkanı James Monroe</strong> tarafından ortaya atılmıştır. Kökeni, ABD'nin İngiltere'ye karşı verdiği bağımsızlık savaşına dayanır. ABD, Avrupa'nın sanayisini, teknolojisini ve stratejisini kendisine rakip olarak görür ve kendi çıkarlarını ön planda tutar.</p>

<p>Bu doktrinin temel ilkesi, ABD'nin <em><strong>“Siz Avrupa’da bize karışmayın, biz de size karışmayız” </strong></em>anlayışıdır. Yani ABD, Avrupa’nın iç işlerine (savaşlar, ittifaklar, monarşi-cumhuriyet çatışmaları) karışmama politikası izler.</p>

<p>Buna karşılık, Avrupa’nın Amerika kıtasına <strong>(Kuzey, Orta, Güney Amerika ve Karayipler) </strong>herhangi bir askeri veya politik müdahalesini kendi güvenliğine doğrudan tehdit olarak görür ve buna kesinlikle karşı çıkacağını ilan eder.</p>

<p>Monroe Doktrini’ne göre ABD’nin Avrupa politikası şu şekildedir:<em><strong> “Avrupa kendi kıtasında ne yaparsa yapsın, ama Amerika kıtasına burnunu sokmasın. Biz de sizin iç işlerinize karışmıyoruz.”" ifadelerini kullanmıştı.</strong></em></p>

<p><a href="https://www.alevihaberler.com.tr/haber/bora-ozizmirli-yazdi-abdnin-monroe-doktrini-geri-mi-donuyor-2739"><span style="color:#c0392b">Bora Özizmirli'nin yazısını okumak için lütfen tılklayınız:</span></a><br />
&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 15 Dec 2025 15:38:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2025/12/hakan-fidan-trumpin-monreo-doktrine-donusu-kuresel-dengeleri-degistirecek-1765803872.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Jeffrey Sachs: Trump&#039;ın Yeni Monroe Doktrini, Avrupa ve Türkiye&#039;yi dışlıyor</title>
                <category>DÜNYA</category>
                <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/jeffrey-sachs-trumpin-yeni-monroe-doktrini-avrupa-ve-turkiyeyi-disliyor-2754</link>
                <guid>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/jeffrey-sachs-trumpin-yeni-monroe-doktrini-avrupa-ve-turkiyeyi-disliyor-2754</guid>
                <description><![CDATA[Profesör Jeffrey Sachs, büyük güçlerin dünyayı "bölüşmesinin" tehlikeli bir oyun olduğunu savunurken, Trump'ın önerdiği "çekirdek beş" grubunun (ABD, Japonya, Çin, Rusya, Hindistan) Avrupa'yı ve Türkiye'yi tamamen dışladığını vurguladı. Bu planın, "uygar bir Monroe Doktrini" yerine yeni bir emperyalist paylaşım olduğunu iddia etti.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<iframe width="745" height="419" src="https://www.youtube.com/embed/-cAPBgQOXfQ" title="Jeffrey Sachs: Trump’s Distorted Version of the Monroe Doctrine" frameborder="0" allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" allowfullscreen></iframe><p><a href="https://www.youtube.com/watch?v=-cAPBgQOXfQ"><em><strong>Ünlü ekonomist Profesör Jeffrey Sachs,</strong></em></a> Trump yönetiminin yeni ulusal güvenlik stratejisinde yeniden canlandırdığı <strong>**Monroe Doktrini**'ni</strong> sert bir dille eleştirdi. Sachs, doktrinin orijinal anti-emperyalist ruhunu tamamen çarpıttığını ve ABD'nin Batı Yarımküre'de hegemonya kurma aracı haline getirdiğini belirtti. Bu yaklaşımın,&nbsp; Avrupa'yı dışladığı gibi, küresel ekonomik platformlarda Türkiye'yi de masadan uzak tuttuğunu vurguladı.<em><strong><a href="https://www.alevihaberler.com.tr/haber/bora-ozizmirli-yazdi-abdnin-monroe-doktrini-geri-mi-donuyor-2739"><span style="color:#c0392b">(Gazeteci Bora Öizmirli'nin Monroe Doktrini ile ilgili yazısını okumak için lütfen tıklayınız)</span></a></strong></em><br />
<a href="https://www.youtube.com/watch?v=-cAPBgQOXfQ"><img alt="" src="https://www.alevihaberler.com.tr/public/images/detay/image%20-%202025-12-15T143558_009.png" style="height:450px; width:800px" /></a><br />
Dünya ekonomisi ve dış politika uzmanı Profesör <strong><strong>Jeffrey Sachs</strong></strong>, Trump yönetiminin küresel güç paylaşımını eleştirdiği röportajında şok edici açıklamalar yaptı. Sachs, büyük güçlerin dünyayı "bölüşmesinin" tehlikeli bir oyun olduğunu savunurken, Trump'ın önerdiği "çekirdek beş" grubunun (ABD, Japonya, Çin, Rusya, Hindistan ile oluşan birliktelik) Avrupa'yı ve Türkiye'yi tamamen dışladığını vurguladı. Bu planın,<strong> "uygar bir Monroe Doktrini"</strong> yerine yeni bir emperyalist paylaşım olduğunu iddia etti.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p><a href="https://www.youtube.com/watch?v=-cAPBgQOXfQ"><span style="color:#2980b9"><em><strong>Glenn Diesen'in YouTube</strong></em></span></a> kanalındaki mülakatta Sachs, Diesen'in <em><strong>"Büyük güçlerin dünyayı bölüşmesi olumsuz olabilir ama&nbsp; birbirlerinin arka bahçelerinden uzak durmak, çıkarları uyumlaştırmak"</strong></em> sözlerine yanıt vererek konuyu derinleştirdi. Sachs, bu yaklaşımın "iyi huylu" görünse de aslında dışlayıcı ve kibirli bir yapı taşıdığını belirtti:<em><strong> "Büyük güçler dünyayı kendi aralarında paylaşıyor gibi görünebilir, ancak Trump'ın planı 1.5 milyar Afrikalıyı, 700 milyon Güneydoğu Asyalıyı ve Latin Amerika'yı yok sayıyor. En çarpıcısı, Türkiye gibi yüz milyonlarca insanı temsil eden orta ölçekli güçleri masadan kaldırıyor!"</strong></em></p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Sachs, Trump'ın G7'ye alternatif olarak <strong>"çekirdek beş"i </strong>(ABD, Japonya, Çin, Rusya, Hindistan) savunduğunu ve Avrupa'nın bile listede olmadığını hatırlatarak, <em><strong>"Bu dışlayıcı liste, Türkiye'yi, Endonezya'yı, Brezilya'yı ve Güney Afrika'yı kasıtlı olarak dışarı bırakıyor. Trump, Johannesburg G20 zirvesini boykot etti çünkü bu ülkeleri masada istemiyor ,bu ırkçı ve vulgar bir tutum!"</strong></em> diye konuştu.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Trump'ın bu planının, orijinal Monroe Doktrini'ni çarpıtan bir versiyon olduğunu savunan Sachs, "Büyük güçler dünyayı paylaşırsa, küçük parçalar kolay organize olur diyorlar ama gerçekte bu, hegemonik bir bölüşüm. Türkiye gibi yükselen güçler çok kutuplu dünyada daha fazla özerklik kazanacak, Trump'ın dışlaması ters tepecek" uyarısında bulundu.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Bu iddialar, uluslararası arenada büyük yankı uyandırırken, Trump yönetiminin dışlayıcı politikalarının küresel gerilimleri artıracağı öngörülüyor. Sachs'ın sözleri, Türkiye'nin G20'deki rolünü ve çok kutuplu dünyanın dinamiklerini bir kez daha gündeme taşıdı.</p>

<p>Glenn Diesen'in YouTube kanalındaki röportajda Sachs, Trump'ın "Trump Corollary" adını verdiği yeni versiyonun, dış güçleri&nbsp; Batı Yarımküre'den dışlamayı amaçladığını ancak bunun aslında ABD'nin zorbalık hakkı iddiası olduğunu söyledi. Sachs, "Orijinal Monroe Doktrini 1823'te Avrupa sömürgeciliğine karşıydı ve karşılıklılık içeriyordu: Siz bize karışmayın, biz de size karışmayız. Şimdi ise 'Biz patronuz, herkes dışarı' diyor" şeklinde konuştu.</p>

<p>Sachs, bu dışlayıcı yaklaşımın küresel ekonomiye de yansıdığını belirterek, Trump'ın G20'yi bozmaya çalıştığını ve Türkiye gibi ülkeleri dışladığını öne sürdü. "Trump, Johannesburg'daki G20 zirvesini boykot etti çünkü Endonezya, Brezilya, Güney Afrika ve Türkiye gibi ülkeleri masada istemiyor. Bu ülkeler yüz milyonlarca insanı temsil ediyor" diyen Sachs, Trump'ın alternatif bir "Core Five" (ABD, Çin, Rusya, Hindistan, Japonya) grubu düşündüğünü ancak bunun da dışlayıcı olduğunu ifade etti.</p>

<p>Sachs'ın yorumları, Trump'ın Monroe Doktrini'ni Avrupa'yı dışlama aracı olarak kullandığı gibi, küresel karar alma mekanizmalarında Türkiye'yi de marjinalleştirmeye çalıştığını gösteriyor. Bu gelişmeler, uluslararası ilişkilerde yeni gerilimlere işaret ediyor.<br />
<br />
<em><strong>Mülakatın ilgili kısmı şöyle:</strong></em><br />
<br />
<strong>Glenn Diesen:</strong> Büyük güçlerin dünyayı bölüşmesi olumsuz olabilir ama benign formda birbirlerinin arka bahçelerinden uzak durmak, çıkarları uyumlaştırmak. Küçük parçalar sonra kolay organize olur. Trump yönetiminin G7 alternatifi istediği raporlar var, çünkü G7 ana ekonomiler değil artık. Çekirdek beş: ABD, Japonya, Çin, Rusya, Hindistan. Avrupa listede değil ama bu beş ülkenin formül bulması. Bu uygar Monroe Doktrini yaratabilir mi?<br />
<br />
<strong>Jeffrey Sachs: </strong>Militarizasyon ile ekonomi arasında önemli ayrım var, ben ikisini ayrı tutmayı tercih ederim ama şu an tersi oluyor. Her şey ekonomide askeriyle ilgili, ticaret çöküyor çünkü her şey çift kullanımlı. Teknoloji silaha gidebilir diye ticaret yok, tedarik zinciri yok, uluslararası sistemi parçalıyoruz. Büyük hata, paranoid hata, generalleri ekonominin başına koymak.Büyük güç uzlaşması hayati, nükleer silahlar yüzünden, silahlar tehlikeli, otonom silahlar, uzay silahları, siber savaş, dijital çağın yeni savaşı, drone sürüleri. Büyük güç çatışması riski yüksek, Batı gazeteciliğinde savaş davulları şok edici. New York Times birkaç gün önce editöryel kurulu "savaşın geleceğine hazırlanmak" diye yazı yazdı, iğrenç.Evet, dört-beş büyük güç otursun, güvenlik kürelerini çözsün: Birbirinizi provoke etmeyi bırakın, ABD-Çin çatışmasını, ABD-Rusya çatışmasını provoke etmeyi bırakın.Ekonomide ise beşlinin doğru beş olduğuna ikna değilim, ekonomi için özel düzen yok. Ekonomi kazan-kazan olmalı, kolektif refah. G20 var, Trump şu an bozmak istiyor çünkü Endonezya, Brezilya, Güney Afrika, Türkiye'yi masada istemiyor. Trump boykot etti son G20'yi Johannesburg'da, ırkçı, bigot, tabanı öyle seviyor. Afrika Birliği'ni G20'ye eklemek harika, 1.5 milyar insan, ama Trump "Hayır, başka liste" diyor, dışlayıcı.<br />
<br />
<strong>Glenn Diesen:</strong> Endonezya, Türkiye gibi ülkelerin küçük parçalar olduğu fikri, hatta Brezilya gibi dev ülkenin ABD etki alanı altında olması, yeni güç dağılımında rasyonel değil. Çok kutuplu dünyada orta boy ülkeler daha fazla özerklik kazanacak.Son hızlı soru: Yeni Trump Monroe Doktrini Çin ve Rusya'nın Batı Yarımküre'de olmamasına yönelik. Belgeden, Trump'ın yeni Monroe Doktrini altında Çin ve Rusya'ya ne rol "izin verilir"?<br />
<br />
Kaynak:<a href="https://www.youtube.com/watch?v=-cAPBgQOXfQ">https://www.youtube.com/watch?v=-cAPBgQOXfQ</a></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 15 Dec 2025 13:59:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2025/12/jeffrey-sachs-trumpin-yeni-monroe-doktrini-avrupa-ve-turkiyeyi-disliyor-1765798853.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Oslo&#039;da Nobel Barış Ödülü tartışması büyüyor</title>
                <category>DÜNYA</category>
                <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/osloda-nobel-baris-odulu-tartismasi-buyuyor-2745</link>
                <guid>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/osloda-nobel-baris-odulu-tartismasi-buyuyor-2745</guid>
                <description><![CDATA[Norveç Nobel Komitesi, bu yılki Nobel Barış Ödülü sahibi onuruna düzenlenen geleneksel meşale yürüyüşünü iptal ettiğini açıkladı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Norveç Nobel Komitesi, bu yılki Nobel Barış Ödülü sahibi onuruna düzenlenen geleneksel meşale yürüyüşünü iptal ettiğini açıkladı.</p>

<p>Aynı hafta içinde, 2014 yılında Alfred Nobel’in vasiyetini korumak amacıyla kurulan “Silahlarınızı Bırakın” (Lay Down Your Arms) örgütü, Venezuelalı muhalif lider Maria Corina Machado’ya ödül verilmesini protesto etmek için Oslo’da çeşitli gösteriler düzenleyeceğini duyurdu.</p>

<p>Örgüt, salı günü Oslo’da gerçekleştirdiği basın toplantısında, 2025 Nobel Barış Ödülü’nün Maria Corina Machado’ya verilmesi kararına karşı Norveç Nobel Komitesi’ne resmi şikâyet başvurusunda bulunduğunu açıkladı.</p>

<p><strong>“Silahlarınızı Bırakın” </strong>örgütü temsilcisi <em><strong>John Jones</strong></em> şu ifadeleri kullandı:</p>

<p><em><strong>“Nobel Komitesi’nin bu üzücü ödül sahibi seçimi, Alfred Nobel’in vasiyetindeki sözlerin yanlış yorumlanmasıdır. Maria Corina Machado’nun eylemleri yanlış bir şekilde tanımlanmış ve övülmüştür.”</strong></em></p>

<p>Protestoların önümüzdeki günlerde Oslo’da devam etmesi bekleniyor.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 11 Dec 2025 15:37:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2025/12/osloda-nobel-baris-odulu-tartismasi-buyuyor-1765457348.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Lavrov&#039;dan Trump&#039;a övgü: İnsan haklarını gerçekten önemseyen tek batılı lider</title>
                <category>DÜNYA</category>
                <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/lavrovdan-trumpa-ovgu-insan-haklarini-gercekten-onemseyen-tek-batili-lider-2741</link>
                <guid>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/lavrovdan-trumpa-ovgu-insan-haklarini-gercekten-onemseyen-tek-batili-lider-2741</guid>
                <description><![CDATA[Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, Federasyon Konseyi'nde yaptığı konuşmada, ABD Başkanı Donald Trump'ı övdü ve onu "Ukrayna'daki insan haklarını gerçekten önemseyen tek Batılı lider" olarak nitelendirdi. Lavrov, Trump'ın barış planındaki yaklaşımını överken, Avrupa Birliği'ni (AB) Ukrayna'ya yönelik insan hakları yükümlülüklerini yumuşatmakla suçladı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov,</strong> Federasyon Konseyi'nde yaptığı konuşmada, ABD Başkanı Donald Trump'ı övdü ve onu "Ukrayna'daki insan haklarını gerçekten önemseyen tek Batılı lider" olarak nitelendirdi. Lavrov, Trump'ın barış planındaki yaklaşımını överken, Avrupa Birliği'ni (AB) Ukrayna'ya yönelik insan hakları yükümlülüklerini yumuşatmakla suçladı. Konuşmasında Avrupa ve Ukrayna'ya nisbet <strong>"Farkı hissedin" </strong>diyerek ironik bir vurgu yaptı.</p>

<p>Lavrov'un açıklaması, Trump'ın özel temsilcisi Steve Witkoff'un Moskova ziyareti sırasında tartışılan ABD barış tekliflerine dayanıyor. Venezüela krizi ile gündemde olan Trump için yaptığı bu değerlendirme şaşkınlık uyandırdı.&nbsp;</p>

<p><strong>Lavrov'un Tam Konuşma Metni :</strong></p>

<p><em>"</em>"Ukrayna'daki insan hakları meselesine gelince, bunu gerçekten önemsediği bilinen tek Batılı lider ABD Başkanı Donald Trump'tır.<br />
<br />
O, bu anlamsız savaşı sona erdirmenin gerekliliğini defalarca dile getirdi ve Amerikan paralarının Kiev rejimini desteklemek için harcanmaması gerektiğini vurguladı.<br />
<br />
Trump'tan farklı olarak, Avrupa Birliği yakın zamanda Ukrayna ile yapılan anlaşmanın metnini değiştirdi ve bu metinden Ukrayna'nın Avrupa Birliği insan hakları standartlarına uyması yönündeki referansları çıkardı. Bu değişiklik, Ukrayna'nın insan haklarını sistematik olarak ihlal ettiği gerçeğini özellikle de Rusça konuşan nüfusun hakların&nbsp; gizlemek için özellikle yapıldı. Farkı hissedin" dedi.</p>

<p>Lavrov'un sözleri, sosyal medyada ve dünya basınında geniş yankı buldu.&nbsp;</p>

<p><span style="color:#2980b9"><em><strong>Kaynak:Rusya Dışişleri Bakanlığı Resmi İnternet Sitesi</strong></em></span><br />
<a href="https://www.mid.ru/ru/press_service/video/view/2064590/">https://www.mid.ru/ru/press_service/video/view/2064590/</a></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 10 Dec 2025 20:12:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2025/12/lavrovdan-trumpa-ovgu-insan-haklarini-gercekten-onemseyen-tek-batili-lider-1765388788.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Uyarıyoruz: Hüseyin Mat AABF’yi dağılmaya götürüyor!</title>
                <category>DÜNYA</category>
                <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/uyariyoruz-huseyin-mat-aabfyi-dagilmaya-goturuyor-2740</link>
                <guid>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/uyariyoruz-huseyin-mat-aabfyi-dagilmaya-goturuyor-2740</guid>
                <description><![CDATA[Avrupa’da binbir emekle kurulan Alevi örgütlenmesi zor günler yaşıyor. Şubat 2023 depremi sonrasında Avrupa’da toplanan bağışların nerelere harcandığının şeffaflıkla ve belgelerle açıklanamayışı örgütü içinden çıkılmaz bir kaosa sürüklüyor.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="color:#000000">Almanya Alevi Birlikleri Federasyonu Denetim Kurulu’nun 19-20 Ekim 2024 tarihinde düzenlenen 16. Olağan Genel Kurul’a sunduğu raporda Şubat 2023 depremi mağdurları için toplanan bağışların akıbeti ile ilgili soru işaretleri bulunduğu vugulanmıştı.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Hüseyin Mat ekibinin genel kurul salonunda delegelerin önünden toplattığı Denetim Kurulu raporunda ilgili bölümler alevihaberler.com.tr haber sitesinde yayınlanması üzerine, Alevi kamuoyu durumdan haberdar oldu.</span></p>

<p><span style="color:#000000">AABF üyelerinin talepleri ve kamuoyunun baskısına rağmen Hüseyin Mat ve ekibi şeffaf ve belgelere dayalı bir açıklama yapmaktan bugüne kadar kaçındılar.</span></p>

<p><span style="color:#000000">AABF Disiplin Kurulu’nun konuyu yargıya götüreceğini açıklaması ise, tartışmayı yeni bir aşamaya taşıdı. Federasyon içinde hesap vermeyen, dar meydanı kurulması çağrısına sessiz kalan Hüseyin Mat, şimdi Alman yargısına hesap verecek.</span></p>

<p><span style="color:#000000"><strong>HESAP VERMEMEK İÇİN ÖRGÜT İÇİNDE ÇATIŞMA ÇIKARIYOR</strong></span></p>

<p><span style="color:#000000">Hüseyin Mat ve ekibinin son hamlesi ise, Disiplin Kurulu’na karşı kadınlar koluna açıklama yaptırmak oldu!</span></p>

<p><span style="color:#000000">AABF Disiplin Kurulu’nu yetkisiz olmakla suçlayan kendisi yetkisiz Avrupa Alevi Kadınlar Birliği yayınladığı açıklamada, Hüseyin Mat ve ekibinin neden hesap vermediğini sorgulamak yerine, açıklama isteyen talepleri “<em><strong>Alevi örgütlülüğünün gücünü hedef alan daha büyük bir planın parçası</strong></em>” olarak ilan ediyor.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Hüseyin Mat ve ekibi hesap vermekten kaçmak için yeni bir taktiğe baş vurmuş görünüyor. </span></p>

<p><span style="color:#000000">Avrupa’da Alevi kurumlarını birbirleri ile çatıştırarak, oluşacak kargaşayı siyasi motiflerle süsleyip aradan sıyrılacak!</span></p>

<p><span style="color:#000000">Hüseyin Mat ve ekibinin hesap vermekten kaçmak için Alevi kurumlarını birbirine kırdırmaya hazır olduğu anlaşılıyor!</span></p>

<p><span style="color:#000000">Uyarıyoruz: Alevi kurumlarını birbiri ile çatışma haline sürüklemek binlerce Alevinin büyük fedakarlıklarla meydana getirdiği, ayağa kaldırdığı Almanya Alevi Birlikleri Federasyonu’nu dağılmaya götürür.</span></p>

<p><span style="color:#000000"><strong>HESAP VERMEKTEN KAÇAMAZSINIZ!</strong></span></p>

<p><span style="color:#000000">Halbuki soru çok nettir ve başka bir yorum yapılmasına da müsait değildir: Deprem mağdurlarına yardım için toplanan bağışların nerelere harcandığını kanıtlayacak belgeleri gösterin!</span></p>

<p><span style="color:#000000">Öyle, Kayseri Hacı Bektaş-ı Veli Vakfı başkanı Abbas Tan’dan, Alevi Dernekler G-Federasyonu Başkanı Zeynel Abidin Koç’tan alınan üzerinde “<em><strong>şu kadar&nbsp;aldım</strong></em>” yazan beyaz kağıtlar belge değildir ve olamaz. 21. yüzyılda bu şekilde belge oluşturduğunu sanmak ancak komedi konusu olabilir. </span></p>

<p><span style="color:#000000">Rıza Zarrab’tan aldığı iddia edilen, o günün parasıyla 300.000 İsviçre Frankı değerindeki kol saati için de Zafer Çağlayan bir kağıda yazılmış birkaç kelimeyi kanıt olarak gösterme girişimini hatırlayınca, beyaz kağıt üzerine yazılanı belge olarak sunanların kimin öğrencisi olduğunu da böylece anlıyoruz.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Hüseyin Mat ve ekibine çağrımız: İyi niyetinizi göstermek istiyorsanız, gelin dar meydanı kuralım. Kim haksız çıkarsa, yedi ceddi düşkün olsun! Var mısınız?</span></p>

<p><span style="color:#000000"><strong>HÜSEYİN MAT HESAP VER: DEPREM PARALARI NEREDE?</strong></span></p>

<p><span style="color:#000000">Hesap soran herkesi düşmanlaştıran söylemlerle sindirme taktiği izleyen Hüseyin Mat ve ekibi, örneğin 6 Nisan 2023 kuruna göre 3.500 Avro (73.919 TL)’dan alındığı iddia edilen konteynerlerin neden bugün, yani 10.11.2025 tarihinde 45-55.000 TL’den satıldığını açıklayabiliyor mu? </span></p>

<p><span style="color:#000000">İki yılda ortalama resmi enflasyon rakamlarını kabul etsek dahi, bugün en az 115.000 TL’den satılması gereken konteynerlerin güncel fiyatının (Genel kurula bildirilen 73.919 TL’lik satış fiyatı doğruysa) olması gerekenin yarısından daha aza satılması sizce ne anlam ifade ediyor?</span></p>

<p><span style="color:#000000">Hayatında konteyner yapmamış, şimdi de yapmayan Malatya Battalgazi Organize Sanayi Bölgesinde işyeri olan bir gıda makineleri tamir atölyesinin üretici firma olarak gösterilmesi, yine Malatya, Akçadağ Kürecik’in Ören köyünde fırıncının kullandığı ve fotoğrafları paylaşılan 3 tanesi dışında, 200’den fazla dağıtıldığı iddia edilen konteynerlerin nerede olduğunu gören, duyan kimsenin olmayışı da mı size bir şey söylemiyor?</span></p>

<p><span style="color:#000000"><strong>AABF TÜM ZORLUKLARI AŞACAK GÜÇTEDİR!</strong></span></p>

<p><span style="color:#000000">Hüseyin Mat ve ekibi dünyanın bütün diktatörlerini kıskandıracak yöntemlere baş vursa da, bu yöntemlerin Avrupa’da yaşayan Alevilerde tutmayacağı açıktır.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Sivil toplum örgütlenme deneyimi yüksek ve haklarını koruma bilinci içinde örgütünü savunan Alevilerin deprem bağışlarının akıbeti gibi bir lekeyi AABF’nin üzerinde kalmasına izin vermeyeceğine inancımız tamdır.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Hüseyin Mat ve ekibi son kozlarını oynuyor. Avrupa’da örgütü birbirine düşürüp, “<em><strong>canbaza bak</strong></em>” taktiği ile oluşacak kargaşayı kendi lehlerine kullanacaklar. Ama, bu planları da tutmayacak. AABF’ye sahip çıkan Aleviler tüm zorlukları aşacak tecrübe ve güce sahiptir.</span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 10 Dec 2025 18:43:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2025/12/uyariyoruz-huseyin-mat-aabfyi-dagilmaya-goturuyor-1765382459.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Erdebil Muhakkık Üniversitesi Türk akademisyenlerle işbirliğine hazır</title>
                <category>DÜNYA</category>
                <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/erdebil-muhakkik-universitesi-turk-akademisyenlerle-isbirligine-hazir-2737</link>
                <guid>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/erdebil-muhakkik-universitesi-turk-akademisyenlerle-isbirligine-hazir-2737</guid>
                <description><![CDATA[İran’ın Erdebil şehrindeki Erdebil Muhakkık Üniversitesi, Türkiye’den gelen akademisyenler ve Alevi kanaat önderleriyle gerçekleştirdiği tarihi toplantıyı kendi resmi internet sitesinde geniş yer vererek duyurdu.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><a href="https://uma.ac.ir/find.php?content_id=38448"><em><strong>İran’ın Erdebil şehrindeki Erdebil Muhakkık Üniversitesi, </strong></em></a>Türkiye’den gelen akademisyenler ve Alevi kanaat önderleriyle gerçekleştirdiği tarihi toplantıyı kendi resmi internet sitesinde geniş yer vererek duyurdu.<br />
<img alt="" src="https://www.alevihaberler.com.tr/public/images/detay/e7dfc898-1ac8-40b0-a89c-9b41a62ef6e2.jpeg" style="height:450px; width:760px" /><br />
Türkiye’de Alevilik, Bektaşilik ve Safevilik alanında araştırmalar yürüten bir grup akademisyen, İran’ın Tebriz, Erdebil, Tahran, Kum, Meşhed ve Nişabur şehirlerini kapsayan bir ziyaret gerçekleştirdi.<br />
<br />
Horasan Erenleri Dernekler Federasyonu ve Hüseyin Gazi Kültür ve Sanat Vakfı tarafından düzenlenen ve Samsun 19 Mayıs Üniversitesi, Kayseri Erciyes Üniversitesi ile Tunceli Munzur Üniversitesi’nden akademisyenlerin katıldığı İran üniversiteleri ile istişare ve işbirliği amaçlı gezi İran akademi dünyasında da heyecanla karşılandı.<br />
<br />
<strong>ALEVİLİK ÇALIŞAN TÜRK AKADEMİSYENLER İRAN’DA</strong><br />
<br />
Şah İsmail’in şehri ve Safevî devletinin de ilk başkenti olan Erdebil’de bulunan Muhakkık Üniversitesi’nin resmi sayfasında <a href="https://uma.ac.ir/find.php?content_id=38448"><em><strong>(https://uma.ac.ir/find.php?content_id=38448) </strong></em></a>yayımlanan bir haberde, Türk akademisyenler heyetinin İran’a yaptığı “Alevilik, Bektaşilik ve Safevilik” gezisine geniş yer verildi.<br />
<br />
19 Mayıs Üniversitesi’nden Prof. Dr. Harun Yıldız, Erciyes Üniversitesi’nden Prof. Dr. Ali Selçuk ve Prof. Dr. Havva Selçuk ve Munzur Üniversitesi’nden, Alevilik Araştırma ve Uygulama Merkezi Müdürü Doç. Dr. Aziz Altı’dan oluşan akademisyenler, Horasan Erenleri Dernekler Federasyonu ile Hüseyin Gazi Kültür ve Sanat Vakfı’nın organizasyonunda İran’da Alevilik, Bektaşilik ve Safevilik araştırmaları yapan akademisyenlerle buluşmuştu.<br />
<br />
Alevihaberler.com.tr sitemizde yer verdiğimiz haberimizde Türk akademisyenler “Erdebil Muhakkık Üniversitesi ile ortak bilimsel projeler yürütmeye, İran-Türkiye arasında uluslararası Safevi ve Alevilik sempozyumları düzenlemeye hazırız” ifadelerini kullanmıştı.<br />
<img alt="" src="https://www.alevihaberler.com.tr/public/images/detay/48227323-9c9f-426f-8d88-182451ff232d.jpeg" style="height:534px; width:800px" /><br />
<strong>ERDEBİL MUHAKKIK ÜNİVERSİTESİ İŞBİRLİĞİNE HAZIR</strong><br />
<br />
Erdebil Muhakkık Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Muhammed Hasanzade, Alevilik Bektaşilik alanında uzman akademisyenler heyeti ile görüşmenin ardından üniversitenin resmi sitesine yaptığı açıklamasında şu çarpıcı ifadeleri kullandı:<br />
<br />
<em><strong>“Erdebil Muhakkık Üniversitesi, Türkiye’deki üniversiteler ve Alevilerle bilimsel iş birliğine hazırdır. Şah İsmail Hatayî’nin türbesinin Erdebil’de olması bizi büyük bir mutlulukla dolduruyor ve Türk Alevileriyle buluşmaya yöneltiyor.”</strong></em><br />
<br />
Erdebil Muhakkık Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Hasanzade, üniversitenin resmi sayfasından şu tarihi kararları da ilk kez kamuoyu ile paylaştı:<br />
<img alt="" src="https://www.alevihaberler.com.tr/public/images/detay/848f3aa8-eceb-4a1d-9c01-e198be24be19.jpeg" style="height:534px; width:800px" /><br />
- Azerbaycan Kültür Araştırmaları Merkezi,<strong> “Safevi Çalışmaları Merkezi”</strong>ne dönüştürülecek.&nbsp;<br />
<br />
- Dünyada Safevi çalışmaları denince başvurulan dergi artık Erdebil’den, Erdebil Muhakkık Üniversitesi’nde yayımlanacak.&nbsp;</p>

<p>- Erdebil’de “Safevi Çalışmaları Kütüphanesi” kurulacak; dünyanın her yerinden Safevilerle ilgili tüm eserler burada toplanacak.<br />
<br />
<strong>İKİ TARAFTA DA ORTAK VURGU: TARİHİ BAŞLANGIÇ</strong><br />
<br />
Bu buluşma, Şah İsmail Hatayî’nin mirası üzerinden İran ve Türkiye arasında köklü bir bilimsel iş birliğinin başlangıcı olacak.<br />
Üniversitenin resmi sitesinde şu cümleler özellikle vurgulandı:</p>

<p><em><strong>“Safevi Çalışmaları ve Alevilik alanında bilimsel otorite artık Erdebil Muhakkık Üniversitesi olacaktır.”</strong></em><br />
Türkiye’den gelen akademisyenler ve Alevi dedeleri de üniversitenin resmi haberinde geniş yer buldu. Türk heyeti, Erdebil Muhakkık Üniversitesi ile ortak projeler yürütmeye, İran-Türkiye arasında uluslararası Safevi ve Alevilik sempozyumları düzenlemeye hazır olduklarını bildirdi.<br />
<br />
Erdebil Muhakkık Üniversitesi’nin kendi resmi internet sitesinde yayımladığı haber, İran devlet haber ajanslarının da servis ettiği bu buluşma, iki ülke arasında yeni bir bilimsel köprünün kurulduğunun en somut işareti olarak görülüyor.<br />
<br />
<img alt="" src="https://www.alevihaberler.com.tr/public/images/detay/a9f5b586-330a-4bdb-9060-a92feb3aec40.jpeg" style="height:599px; width:800px" /></p>

<p><a href="https://uma.ac.ir/find.php?content_id=38448"><em><strong>Resmi Kaynak: &nbsp;<br />
Mohaghegh Erdabili Üniversitesi – https://uma.ac.ir/find.php?content_id=38448</strong></em></a></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 10 Dec 2025 15:37:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2025/12/erdebil-muhakkik-universitesi-turk-akademisyenlerle-isbirligine-hazir-1765370725.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>ABD-Rusya yakınlaşması: Ardan Zentürk’ten “Avrupa hamburger olacak” yorumu</title>
                <category>DÜNYA</category>
                <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/abd-rusya-yakinlasmasi-ardan-zenturkten-avrupa-hamburger-olacak-yorumu-2735</link>
                <guid>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/abd-rusya-yakinlasmasi-ardan-zenturkten-avrupa-hamburger-olacak-yorumu-2735</guid>
                <description><![CDATA[Deneyimli fazeteci-yazar Ardan Zentürk, YouTube kanalında yayınladığ Donald Trump yönetiminin yeni Ulusal Güvenlik Stratejisi belgesi ile Rusya’nın bu belgeye verdiği olumlu tepkileri değerlendirerek çarpıcı bir tablo çizdi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<iframe width="745" height="419" src="https://www.youtube.com/embed/Jr-zrlyKFLU" title="YENİ KÜRESEL PARADİGMA: AVRUPA BURGER! ABD-RUS BİRLİKTE PİŞİRİYOR, UKRAYNA&#39;DA YENİ CEPHELEŞME..." frameborder="0" allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" allowfullscreen></iframe><p><em><a href="https://www.youtube.com/watch?v=Jr-zrlyKFLU"><strong>Gazeteci-yazar Ardan Zentürk, </strong></a></em>YouTube kanalında yayınladığı <strong>“YENİ KÜRESEL PARADİGMA: AVRUPA BURGER! ABD-RUS BİRLİKTE PİŞİRİYOR, UKRAYNA’DA YENİ CEPHELEŞME...” </strong>başlıklı videosunda, Donald Trump yönetiminin yeni Ulusal Güvenlik Stratejisi belgesi ile Rusya’nın bu belgeye verdiği olumlu tepkileri değerlendirerek çarpıcı bir tablo çizdi.</p>

<p>Zentürk, <em><strong>“Bir gün Rusya’dan Amerika’ya dönük böyle bir açıklama geleceğini söyleseler ‘Vay canına!’ derdim”</strong></em> diyerek Soğuk Savaş döneminde hayal bile edilemeyecek bir yakınlaşmaya dikkat çekti.</p>

<p><br />
<strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">KREMLİN: “TRUMP’IN DEĞİŞİKLİKLERİ BİZİM VİZYONUMUZLA ÖRTÜŞÜYOR”</span></span></strong><br />
<br />
Kremlin Sözcüsü Dmitri Peskov, Trump’ın yayımladığı 33 sayfalık yeni Amerikan Ulusal Güvenlik Stratejisi’nin birçok maddesinin Rusya’nın görüşleriyle uyumlu olduğunu açıkladı. Peskov, özellikle Ukrayna’daki çatışmaların müzakere yoluyla hızla sona erdirilmesi, Rusya ile Avrupa arasında çatışma riskinin azaltılması ve NATO’nun sürekli genişlemesinin durdurulması yönündeki ifadeleri övdü. Peskov, “Gördüğümüz değişikliklerin çoğu aslında bizim vizyonumuzla örtüşüyor” dedi.</p>

<p>Zentürk bu durumu, <em><strong>“Ruslarla Amerikalılar aynı düşünüyor. Bu ürkütücü bir şey. Demek ki biz (Avrupa ve arada kalan ülkeler) giderek bir tür ‘sandviç’ pozisyonuna giriyoruz; iki ekmeğin arasına hamburger köftesini koyup kapatacaklar ve yiyecekler”</strong></em> sözleriyle yorumladı.</p>

<p><br />
<span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><strong>“AVRUPA 20 YIL İÇİNDE YOK OLACAK” ORTAK GÖRÜŞÜ&nbsp;</strong></span></span><br />
<br />
Zentürk, hem Trump’ın hem de Putin’in yıllardır Avrupa’nın çöküşünü öngördüğünü vurguladı. Trump’ın Avrupa demokrasilerini aşağıladığını, Putin’in ise göç ve medeniyet çöküşü üzerinden aynı görüşü savunduğunu belirtti. Zentürk, “İşin bir tarafında iki taraf açısından da Avrupa var."<em><strong>&nbsp;</strong></em>dedi.<br />
<br />
Zentük açıklamasında, <em>"Şimdi Rusya bir açıklama yaptı. Benim bütün hayatım, daha doğrusu 1955-1991 arası, yani 36 yılım bu gezegende Soğuk Savaş yıllarında geçti: Sovyetler Birliği, Amerika… Bir gün Rusya’dan, Amerika’ya dönük böyle bir açıklama geleceğini bana söyleseler, <strong>“Vay canına!” </strong>derdim.<br />
<br />
Kremlin, Başkan Donald Trump yönetimi tarafından yayımlanan yeni revize edilmiş Amerikan Ulusal Güvenlik Stratejisi’nin bazı bölümlerinin Rus görüşleriyle örtüştüğünü belirtmiş. Ruslarla Amerikalılar aynı düşünüyorlar. Bu aslında ürkütücü bir şey. Rus’un ne olduğu belli, Trump’ın ne olduğu da belli. Demek ki biz giderek bir tür <strong>“sandviç” </strong>pozisyonuna giriyoruz; iki ekmeğin arasına hamburger köftesini koyup kapatacaklar ve yiyecekler. Hikâye buraya gidiyor.Beyaz Saray’ın yayınladığı belgede, Washington’un Ukrayna’daki düşmanlıkların hızla sona erdirilmesi için müzakere yürütülmesi, Rusya ile Avrupa ülkeleri arasında çatışma riskinin azaltılması, NATO’nun sürekli genişleyen bir ittifak olduğu algısının ve gerçekliğinin ortadan kaldırılması gibi ifadeler vardı.Kremlin Sözcüsü Dmitri Peskov, dün Pavel Zarubin’e verdiği röportajda, Trump’ın politikalarının önceki yönetimlere kıyasla oldukça büyük bir dönüşüm olduğunu söylemiş. <strong>“Gördüğümüz değişikliklerin çoğu aslında bizim vizyonumuzla örtüşüyor” </strong>demiş. Peskov, çatışmaya karşı diyalog ve iyi ilişkilerin sürdürülmesinden yana ifadeler kullanıyor.Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin de aynı şeyi söylüyor. Bu, kaliteli bir “palavra”. Yani Peskov aslında Trump’a</em><strong><em> “Putin seni çok tuttu, ha çok güzel, böyle devam et”</em> </strong>diyor.</p>

<p><br />
<span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><strong>AVRUPA’DAN ACİL HAMLE</strong></span></span><br />
<br />
Videoyu hazırladığı sırada Londra’da önemli bir toplantı gerçekleştiğini aktaran Zentürk, İngiltere Başbakanı Keir Starmer’ın ev sahipliğinde Almanya Başbakanı Friedrich Merz, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ve Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski’nin bir araya geldiğini bildirdi. Zelenski’nin Londra’dan sonra Brüksel’e geçerek NATO Genel Sekreteri Mark Rutte, AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen ve AB Dış İlişkiler Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas ile görüşeceğini belirten Zentürk, bu toplantıları “Avrupa’nın ‘Bizi hamburger köftesi gibi yiyemezsiniz’ mesajı” olarak nitelendirdi.</p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><strong>TÜRKİYE’YE “TARAFINI SEÇ” BASKISI UYARISI</strong></span></span><br />
<br />
Zentürk konuşmasını şu uyarıyla tamamladı: &nbsp;<br />
<em><strong>“Bu çok özel bir dönem. Belki de büyük olasılıkla ortada kalmaya çalışan Türkiye gibi devletler, gün geldiğinde üçlü-dörtlü güç grupları tarafından ‘Tarafını seç!’ baskısıyla karşılaşabilecek. Yeni bir dönem, yeni stratejileri konuşmamız gerekiyor. Gerçekten yavaş yavaş eskileri unutmanın zamanı geldi.”</strong></em></p>

<p><a href="https://www.youtube.com/watch?v=Jr-zrlyKFLU"><span style="color:#c0392b"><em><strong>Ardan Zentürk’ün analizi, YouTube kanalında kısa sürede yoğun ilgi gördü.<br />
<br />
ARDAN ZENTÜRK'ÜN AÇIKLAMASINI YOUTUBE KANALI ÜZERİNDEN İZLEMEK İÇİN LÜTFEN TIKLAYINIZ</strong></em></span></a></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 09 Dec 2025 18:56:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2025/12/abd-rusya-yakinlasmasi-ardan-zenturkten-avrupa-hamburger-olacak-yorumu-1765296869.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Putin&#039;den ABD şirketleri ve Ukrayna Operasyonu açıklamaları</title>
                <category>DÜNYA</category>
                <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/putinden-abd-sirketleri-ve-ukrayna-operasyonu-aciklamalari-2722</link>
                <guid>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/putinden-abd-sirketleri-ve-ukrayna-operasyonu-aciklamalari-2722</guid>
                <description><![CDATA[Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Hindistan merkezli bir medya kuruluşuna verdiği özel röportajda, ABD ile ekonomik ilişkilerin yeniden canlandırılmasına dair Rusya için umut verici olduğunu söyledi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin,</strong> Hindistan merkezli bir medya kuruluşuna verdiği özel röportajda, ABD ile ekonomik ilişkilerin yeniden canlandırılmasına dair Rusya için umut verici olduğunu söyledi. Röportaj,<a href="http://en.kremlin.ru/events/president/news/78649"><strong> Kremlin'in</strong></a> resmi sayfasında yayınlandı, uluslararası arenada yankı uyandırdı. Ayrıca, Ukrayna'daki<strong> "özel askeri operasyon"</strong>un Batı'nın başlattığı bir savaşı bitirme girişimi olduğunu vurgulayarak, Moskova'nın barış çabalarını savundu. Putin, Trump'ın insani niyetler ile barış elçisi olduğunu dile getirdi. Ancak bu açıklama"iki emperyalist devletin yeni paylaşım savaşlarında anlaştığına" şeklinde şüphe doğurdu.<br />
<br />
<a href="http://en.kremlin.ru/events/president/news/78649"><span style="color:#c0392b"><strong>Putin'in açıklamasının tamamını Kremlin resmi internet sayfasından okumak için lütfen tıklayınız:</strong></span></a></p>

<p><br />
<strong>ABD ŞİRKETLERİ RUSYA'YA DÖNMEK İSTİYOR: "MEKTUPLAR MASAMIZDA"</strong><br />
<br />
Putin, röportajın ekonomi kısmında, büyük Amerikan şirketlerinin Rusya pazarına geri dönme arzusu taşıdığını açıkladı. Hindistanlı gazetecilere hitaben, <em><strong>"ABD ve Rusya arasında ekonomik ilişkileri restore etmenin her iki tarafa da fayda sağlayacağı pek çok alan var"</strong></em> diyen Putin, masasında yatan mektupları işaret etti.</p>

<p>Rus lider, <em><strong>"Büyük ABD şirketlerinden mektuplar aldık. Tabii ki varlıklarını hatırlamalıyız. Tüm sorunlar çözülene kadar bekliyorlar ve dönmeye hazırlar. Bizi unutmamamızı istiyorlar. Mektuplar burada, ne kadar şaşırtıcı ki? Pek çok şirket dönmek istiyor" </strong></em>şeklinde konuştu.&nbsp;<br />
<br />
Rus lider, bu şirketlerin isimlerini kamuoyuyla paylaşmasa da, söz konusu firmaların <strong>“küresel çapta tanınan, çok büyük oyuncular” </strong>olduğunu vurguladı. Putin, ABD ile Rusya arasındaki ekonomik ilişkilerin yeniden tesis edilmesinin her iki tarafın da çıkarına olacağını belirterek, <strong><em>“Çok sayıda alan var ki, ilişkilerimizi restore edersek hem ABD hem Rusya kazanır” </em></strong>dedi.</p>

<p>Bu açıklamalar, Batı yaptırımlarına rağmen Rusya ekonomisinin direncini ve küresel şirketlerin pragmatik yaklaşımını öne çıkarıyor. Analistler, olası bir Trump yönetimiyle ilişkilerin yumuşayabileceğini belirtiyor.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Putin'in açıklamasında şu ifadeleeri kullandı:<em> "<strong>Başkan Trump'ın</strong> samimi niyetleri olduğundan kesinlikle şüphem yok (bunların nedenlerini veya neden ortaya çıktıklarını burada tartışmayacağız, ancak kesinlikle mevcutlar). Hem Amerika Birleşik Devletleri hem de Başkan Trump'ın bunun neden hızla çözülmesi gerektiği konusunda kendi anlayışları var.</em></p>

<p><em>Üstelik, bu arada,<strong> insani gerekçelerle </strong>de. Başkan Trump'ın bu konudaki eylemlerinin ardındaki sebeplerden birinin bu olduğuna gerçekten inanıyorum çünkü sürekli olarak kayıpları en aza indirme arzusundan bahsediyor ve<strong> samimiyetinin</strong> gerçek olduğuna eminim. Kararlarını verirken şüphesiz bu insani kaygıları göz önünde bulunduruyor.</em></p>

<p><em>Ancak, başka faktörler de devreye giriyor: siyasi kaygılar ve ekonomik çıkarlar. Bu nedenle, ABD'nin bu soruna aktif olarak bir çözüm aradığına inanıyorum."</em></p>

<p><strong>Soru-Geeta Mohan : <em>"</em></strong><em>Evet, niyetlerinden bahsetti, haklısınız. Savaşları ve çatışmaları sona erdireceğini iddia etmişti - Hindistan ile Pakistan arasında barış getirdiğini iddia ettiğinde Hindistan'da büyük bir şaşkınlığa neden olmuştu, şimdi de Rusya ve Ukrayna'ya bakıyor. Gerçekten <strong>bir barış elçisi </strong>olduğunu düşünüyor musun?"</em></p>

<p><strong>Vladimir Putin:</strong>&nbsp;<em>"Ukrayna'daki durumla ilgili olarak, evet, bir kez daha tekrar edeyim, <strong>kesinlikle eminim ki,</strong> hiçbir şüphem yok, samimi olarak barışçıl bir çözüm hedefliyor.</em></p>

<p><em>Tekrar vurgulayayım. ABD'nin bunun için çeşitli nedenleri olabilir - Trump için kişisel olarak insani nedenler, çünkü o gerçekten düşmanlıkları sona erdirmek ve <strong>daha fazla can kaybını</strong> önlemek istiyor, ancak Rusya ile Ukrayna arasındaki çatışmayı sona erdirmeye bağlı siyasi çıkarlar veya ekonomik nedenler de olabilir. Bu arada, bunlar enerji alanında ve diğer alanlarda olabilir. ABD ile Rusya arasındaki ekonomik ilişkilerin yeniden tesis edilmesinin her iki tarafa da fayda sağlayacağı birçok alan var."</em></p>

<p>&nbsp;</p>

<p><span style="color:#000000"><strong>"ORTAK PARA BİRİMİ GÜNDEMİMİZDE YOK"</strong></span><br />
<br />
Rus lider, BRICS'in önceliğinin, üye ülkeler arası ticarette ulusal para birimlerini (örneğin ruble, rupi, yuan) daha fazla kullanmak olduğunu vurguladı.<em><strong> "BRICS'te tek bir para birimi getirme hedefimiz yok, bu sakin bir süreç olmalı" </strong></em>şeklinde konuştu.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p><strong>UKRAYNA KRİZİ: "BİZ SAVAŞI BAŞLATMADIK, BATI'NIN SAVAŞINI BİTİRİYORUZ"</strong></p>

<p><br />
Röportajın ikinci bölümünde Putin, Ukrayna'daki gelişmelere değinerek sert ifadeler kullandı.<em><strong> "Bizi hatırlatayım, bu savaşı biz başlatmadık. Batı, Ukrayna'yı kışkırttı ve darbe girişimlerini destekledi" </strong></em>diyen Putin, Kırım olaylarının ve Donbass'taki çatışmaların bu darbeden kaynaklandığını savundu.</p>

<p>Rusya'nın 8 yıl boyunca barışçıl çözümler aradığını belirten Putin,<em><strong> "Minsk anlaşmalarını imzaladık, umut ettik ki barışçıl yollarla çözülsün. Ama Batı liderleri sonradan itiraf etti: Anlaşmaları sadece Ukrayna'nın silahlanmasını sağlamak için imzaladılar, bize karşı savaşmaya devam etsin diye"</strong></em> dedi.</p>

<p>Putin, operasyonu tanımlarken ise çarpıcı bir benzetme yaptı: <em><strong>"Özel askeri operasyonumuz bir savaşın başlangıcı değil. Batı'nın Ukrayna milliyetçilerini kullanarak başlattığı savaşı bitirme girişimidir."</strong></em></p>

<p><br />
<strong>Röportajın Yankıları: Küresel Medya Gündeminde</strong><br />
&nbsp;</p>

<p>Uzmanlar, Putin'in açıklamalarının, olası ABD seçim sonuçlarına göre jeopolitik dengeleri etkileyebileceğini öngörüyor. Röportajın tam metni, Kremlin resmi sayfasından erişilebilir durumda.<br />
<br />
<a href="http://en.kremlin.ru/events/president/news/78649"><span style="color:#c0392b"><strong>Putin'in açıklamasının tamamını Kremlin resmi internet sayfasından okumak için lütfen tıklayınız:</strong></span></a></p>

<p>&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 05 Dec 2025 06:48:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2025/12/putinden-abd-sirketleri-ve-ukrayna-operasyonu-aciklamalari-1764910759.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>AABF&#039;nin deprem bağışları skandalı mahkemeye taşındı!</title>
                <category>DÜNYA</category>
                <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/aabfnin-deprem-bagislari-skandali-mahkemeye-tasindi-2716</link>
                <guid>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/aabfnin-deprem-bagislari-skandali-mahkemeye-tasindi-2716</guid>
                <description><![CDATA[Geçen yıl yapılan olağan genel kurulda delegelerden kaçırılan Denetleme Kurulu Raporu'nda yer alan deprem bağışlarının usulsüz harcanması ile ilgili haberimiz ile kamuoyunun öğrendiği skandal yargıya taşındı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Geçen yıl yapılan olağan genel kurulda delegelerden kaçırılan Denetleme Kurulu Raporu'nda yer alan deprem bağışlarının usulsüz harcanması ile ilgili haberimiz ile kamuoyunun öğrendiği skandal yargıya taşındı.<br />
<br />
AABF Merkez Disiplin Kurulu, genel merkez yönetimini <strong>“kurumsal hesap verme yükümlülüğünü sistematik olarak ihlal etmekle”</strong> suçladı ve özellikle 2023 Deprem Yardımları ve Madımak Belgeseli harcamalarına ilişkin bilgi ve belge taleplerinin aylardır yanıtsız bırakıldığını belirterek, ihtilafın yargıya taşındığını duyurdu.<br />
<br />
AABF Merkez Disiplin Kurulu, kamuoyuna yaptığı açıklamada AABF’nin Almanya’da<strong> "Körperschaft des öffentlichen Rechts"</strong> (devlet tarafından resmen tanınan ve kamu sorumluluğu taşıyan tüzel kişilik) statüsüne sahip olduğunu hatırlatarak, bu statünün yönetime yasal olarak şeffaflık, mali disiplin ve hesap verebilirlik zorunluluğu yüklediğini vurguladı.<br />
<br />
<strong>DENETLEME KURULU RAPORUNUN GEREĞİ YAPILSIN!</strong><br />
<br />
19-20 Ekim 2024 tarihlerinde Almanya Alevi Birlikleri Federasyonu 16. Olağan Genel Kurulu'na sunulan Denetim Kurulu raporunda, Türkiye'yi sarsan ve 11 ilimizde büyük yıkımlara neden olan 6 Şubat 2023 depremlerinin ardından AABF aracılığıyla toplanan 2,5 milyon Avro üzerindeki deprem bağışlarının yerinde ve amacına uygun olarak kullanımına ilişkin ciddi belge eksiklikleri ve kayıt tutarsızlıkları tespit edildiği belirtilmişti.&nbsp;<br />
<br />
Denetleme Kurulu aylarca süren çalışmalarında ulaşabildiği kişi ve belgelere dayanarak yaptığı tespitlerde;<br />
<br />
<strong>1)</strong> Konteyner alımlarına ilişkin hiçbir sözleşme, irsaliye veya teslim tutanağı bulunmadığını,<br />
<br />
<strong>2)</strong> Tedarikçi firmanın konteyner üretimi konusunda deneyiminin ve ruhsatının olmadığını,<br />
<br />
<strong>3)</strong> Akrabalık ilişkileri içeren bağlantılar üzerinden alım yapıldığını,<br />
<br />
<strong>4)</strong> Nakliye işlemlerine dair tek bir resmi belge dahi olmadığını,<br />
<br />
<strong>5)</strong> Banka hareketleri ile harcama kalemleri arasında tutarsızlıklar bulunduğunu vurgulamıştı.<br />
<br />
Hüseyin Mat'ın başını çektiği ekip ise, acele ile Denetim Kurulu raporunu masalardan toplatmış ve delegelerin sağlıklı bir tartışma ve bilgilendirme yürütmesini önlemek istemişti.<br />
<br />
Genel kurulda aynı anda hem Denetim Kurulu raporu kabul edilmiş ve hem de geçmiş yönetim kurulu aklanmış ve böylece dünyada örneği az bulunur bir garabet durum ortaya çıkmıştı.<br />
<br />
Disiplin Kurulu, yönetimin bilgi taleplerini yanıtsız bırakmasını “denetimden kaçınma ve yasal yükümlülüklerin açık ihlali” olarak değerlendirdi.<br />
<br />
<strong>MERKEZ DİSİPLİN KURULU HAREKETE GEÇTİ</strong><br />
<br />
Genel kurulda delegelerden kaçırılan Denetleme Kurulu raporunu yayınlanmamız üzerine hem genel yayın yönetmenimiz Ali Rıza Özkan ve hem de haber sitemize karşı iftira ve karalama kampanyası düzenleyen Hüseyin Mat ve ekibi aylarca insanları bizim yalan söylediğimiz, AABF'yi bölmeye çalıştığımız, ajan olduğumuz ve benzeri uydurdukları ipe sapa gelmez yalanları suçlarını örtmek için kullandılar.<br />
<br />
Bu yöntemle başarısız ve etkisiz kalınca, suçlamalara karşı belge sunmak yerine, Alevi Dernekler Federasyonu Genel Başkanı Zeynel Abidin Koç, Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Başkanı Cuma Erçe, Alevi Bektaşi Federasyonu Genel Başkanı Mustafa Aslan, Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Genel Başkanı Ercan Geçmez ve Alevi Kültür Dernekleri Genel Başkanı Seher Şengünlü Yılmaz'ı sahaya sürerek, onların ağzından kendisini aklattırma yolunu deneyen Hüseyin Mat'ın bu taktiği de tutmadı.<br />
<br />
Merkez Disiplin Kurulu, AABF Genel Başkanı Hüseyin Mat'ın hesap vermeyi reddeden tavrına nokta koyarak, konuyu yargıya taşımaya karar verdi.<br />
<br />
Önümüzdeki süreçte yargı kararları ortaya çıkınca, Hüseyin Mat'a siper olan yukarıdaki isimlerin Alevi kamuoyuna ne gerekçe sunacakları şimdiden merak konusu oldu.<br />
<br />
<strong>MADIMAK BELGESELİ MALİYETİ DE İNANDIRICI DEĞİL!</strong><br />
<br />
AABF 16. Olağan Genel Kurulu'na sunulan Denetim Kurulu raporunda yer alan ve tartışma yaratan diğer konu ise Madımak belgeseli için gösterilen maliyet ile ilgili idi.<br />
<br />
Genel Kurulda 496 bin Avro olarak açıklanan Madımak belgeseli maliyetinin nasıl ve hangi kaynaklardan karşılandığı sorusu halen cevaplanmadığı gibi, gösterilen maliyet rakamı da tutarsız.<br />
<br />
Denetleme Kurulu'na 271 bin 469 Avro olarak bildirilen maliyet genel kurulda YK tarafından 496 bin Avro olarak açıklandı. Daha sonra yaklaşık 200 bin Avro daha ödeme yapılacağı ortaya çıkınca Madımak belgeselinin yaklaşık 600 bin Avro'yu bulacağı anlaşıldı.<br />
Ancak, Türkiye'de film sektöründeki uzmanlar bu rakam ile en az 3 sinema filmi yapılabileceğini belirtirken, çok yakında sinemalarda gösterime girecek Aşık Veysel filminin (belgesel değil, sinema!) sadece 10 milyon TL (200 bin Avro) civarında bir maliyetle çekildiğine dikkati çekiyorlar.<br />
<br />
<strong>HER AABF ÜYESİ SAVCILIĞA ŞİKAYET DİLEKÇESİ VEREBİLİR!</strong><br />
<br />
Merkez Disiplin Kurulu konuyu yargıya taşımaya karar verdiğini açıkladı ancak, belirtmek gerekir ki, AABF üyesi her birey de AABF'nin merkezinin bulunduğu Köln-West Vergi Dairesi'ne (Finanzamt Köln-West) veya Köln Savcılığına (Landesanwaltschaft) şikayet dilekçesi verebilir.</p>

<p>Almanya'da yaşayan ve AABF'ye bağlı herhangi bir derneğin üyesi olan herkesin kişisel bilgilerini ekleyerek vergi dairesine vereceği örnek bir şikayet dilekçesi hazırladık.</p>

<p>Alman yasalarına göre, dernekler ve benzeri sivil toplum kuruluşlarını denetleme organı vergi daireleridir. Vergi dairesi usulsüzlük tespit ederse, konuyu mahkemeye taşıyabilir.<br />
&nbsp;</p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Arial&quot;,&quot;sans-serif&quot;">An das Finanzamt Köln-West</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Arial&quot;,&quot;sans-serif&quot;">Haselbergstraße 20</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Arial&quot;,&quot;sans-serif&quot;">50931 Köln</span></span></span></span></p>

<p style="text-align:right"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Arial&quot;,&quot;sans-serif&quot;">Köln, den 04.12.2025</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Arial&quot;,&quot;sans-serif&quot;">Betreff: Dringliche Prüfung der Mittelverwendung durch die Alevitische Gemeinde Deutschland (Körperschaft des öffentlichen Rechts) im Zusammenhang mit Spendenaktionen für die Erdbebenopfer in der Türkei</span></span></span></span></p>

<p>&nbsp;</p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Arial&quot;,&quot;sans-serif&quot;">Sehr geehrte Damen und Herren,</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Arial&quot;,&quot;sans-serif&quot;">im Hinblick auf international geltende Vorschriften zur Transparenz und ordnungsgemäßen Mittelverwendung bei Spendenüberweisungen ins Ausland, bitte ich das Finanzamt Köln-West mit höchster Priorität und Dringlichkeit, die nachstehenden Sachverhalte zu überprüfen. Die Berücksichtigung der ordnungsgemäßen Verwendung dieser Spendenmittel ist nicht nur von erheblicher rechtlicher Bedeutung, sondern liegt auch im öffentlichen Interesse und in der moralischen Verpflichtung der Behörden, das Vertrauen der Öffentlichkeit in gemeinnützige Organisationen zu wahren.</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Arial&quot;,&quot;sans-serif&quot;">Hiermit möchte ich Sie auf mögliche Unregelmäßigkeiten bei der Spendenverwendung durch die Alevitische Gemeinde Deutschland e. V. (Körperschaft des öffentlichen Rechts), mit Sitz in der Stolberger Straße 317, 50933 Köln, aufmerksam machen. Medienberichten zufolge fand am 19. und 20. Oktober 2024 die 16. Generalversammlung der Alevitischen Gemeinde in Neuss statt.</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Arial&quot;,&quot;sans-serif&quot;">Gemäß Informationen der türkischen Nachrichtenplattform www.alevihaberler.com.tr vom 31. Oktober 2024 wurde bei dieser Generalversammlung ein Bericht des Aufsichtsrates vorgelegt, der erhebliche Zweifel an der ordnungsgemäßen Verwendung der Spendenaufkommen lässt, die im Zuge eines Aufrufs zur Unterstützung der Betroffenen des Erdbebens vom 6. Februar 2023 in der Türkei gesammelt wurden. Der Bericht kann unter folgendem Link eingesehen werden: https://www.alevihaberler.com.tr/haber/aabf-deprem-bagislarini-nereye-harcadi-762.</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Arial&quot;,&quot;sans-serif&quot;">Laut dem Aufsichtsratsberich tbeläuft sich die Höhe der gesammelten Spenden auf insgesamt 2.259.781,80 Euro. Die Entscheidung über die Verwendung dieser Gelder soll ausschließlich durch den Vorstandsvorsitzenden, Herrn Hüseyin Mat, getroffen worden sein, teilweise offenbar durch informelle Nachrichten über WhatsApp. Diese Verfahrensweise lässt erhebliche Zweifel an der Transparenz und Rechtmäßigkeit der Mittelverwendung aufkommen und widerspricht den internationalen Standards zur Verwaltung von Hilfsgeldern, insbesondere der Anforderungen an die Dokumentation und Nachvollziehbarkeit bei Spendenüberweisungen ins Ausland.</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Arial&quot;,&quot;sans-serif&quot;">Es wurde dem Aufsichtsrat lediglich eine begrenzte Anzahl an Dokumenten vorgelegt, die die Mittelverwendung belegen sollen. Darunter befanden sich Belege aus einem Alevitischen Gebetshaus in Kayseri und einem weiteren in Istanbul, die jedoch nicht zu den direkt vom Erdbeben betroffenen Gebieten gehören. Die Art und Weise der Spendenverwendung erscheint daher intransparent und weckt Zweifel hinsichtlich der Mittelbindung im Sinne der Zweckbestimmung.</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Arial&quot;,&quot;sans-serif&quot;">Die Alevitische Gemeinde Deutschland gab an, von den gesammelten Spendengeldern 5.000 Schultaschen an erdbebenbetroffene Kinder verteilt und dafür einen Betrag von insgesamt 265.940,52 Euro aufgewendet zu haben. Der Aufsichtsrat kritisiert jedoch, dass weder der Zeitpunktnoch der konkrete Ort dieser Verteilungen dokumentiert wurde. Darüber hinaus erscheint der angegebene Stückpreis von 53,18 Euro pro Schultasche, gemessen an den Marktpreisen in der Türkei, unverhältnismäßig hoch. Diese Diskrepanz ist anhand der türkischen Handelsplattform Trendyol ersichtlich: https://www.trendyol.com/sr?wb=33&amp;wc=104204&amp;sst=PRICE_BY_ASC.</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Arial&quot;,&quot;sans-serif&quot;">Die mangelnde Nachvollziehbarkeit und Transparenz in der Mittelverwendung weckt erhebliche Bedenken und erfordert eine zeitnahe und umfassende Prüfung. Internationale Normen, wie beispielsweise die FATF (Financial Action Task Force) Standards, sowiedie DSGVO und die Grundsätze ordnungsgemäßer Buchführung im Gemeinnützigkeitsrecht verlangen eine lückenlose Dokumentation bei der Mittelweiterleitung ins Ausland, insbesondere bei humanitären Hilfsprojekten, um Missbrauch und Zweckentfremdung von Spenden zu verhindern.</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Arial&quot;,&quot;sans-serif&quot;">Vor diesem Hintergrund und unter Berücksichtigung der moralischen Verpflichtung der Behörden, im Interesse des Gemeinwohls und des öffentlichen Vertrauens zu handeln, ersuche ich das Finanzamt Köln-West,&nbsp; die dargestellten Sachverhalte und die Berichte des Aufsichtsrates der Alevitischen Gemeinde Deutschland (Körperschaft des öffentlichen Rechts) unverzüglich zu prüfen und gegebenenfalls rechtliche Schritte einzuleiten. Es obliegt der Verantwortung und Sorgfaltspflicht der Behörde, den hiervorgebrachten Bedenken nachzugehen und durch eine gründliche Untersuchung sicherzustellen, dass die Spendenmittel ihrem vorgesehenen Zweck entsprechend verwendet wurden.</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Arial&quot;,&quot;sans-serif&quot;">Die Dringlichkeit dieser Bitte ergibt sich aus der Notwendigkeit, das Vertrauen der Öffentlichkeit in gemeinnützige Einrichtungen zu stärken und sicherzustellen, dass solche Institutionen ihrer Verantwortung gegenüber der Gesellschaftund den Spendern gerecht werden.</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Arial&quot;,&quot;sans-serif&quot;">Mit vorzüglicher Hochachtung</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Arial&quot;,&quot;sans-serif&quot;">[VornameNachname]</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Arial&quot;,&quot;sans-serif&quot;">[Adresse]</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Arial&quot;,&quot;sans-serif&quot;">[Kontaktinformationen]<br />
<br />
<img alt="" src="https://www.alevihaberler.com.tr/public/images/detay/image%20(96).png" style="height:721px; width:505px" /><br />
<img alt="" src="https://www.alevihaberler.com.tr/public/images/detay/image%20(97).png" style="height:732px; width:509px" /><br />
<img alt="" src="https://www.alevihaberler.com.tr/public/images/detay/image%20(98).png" style="height:717px; width:491px" /><br />
<img alt="" src="https://www.alevihaberler.com.tr/public/images/detay/image%20(100).png" style="height:723px; width:497px" /></span></span></span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 02 Dec 2025 15:23:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2025/12/aabfnin-deprem-bagislari-skandali-mahkemeye-tasindi-1764679315.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>ABD&#039;li Senatör Graham&#039;dan Venezuela&#039;ya tehditkar mesaj</title>
                <category>DÜNYA</category>
                <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/abdli-senator-grahamdan-venezuelaya-tehditkar-mesaj-2705</link>
                <guid>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/abdli-senator-grahamdan-venezuelaya-tehditkar-mesaj-2705</guid>
                <description><![CDATA[ABD Başkanı Donald Trump'ın Venezuela politikasına tam destek veren Güney Carolina Senatörü Lindsey Graham, sosyal medya platformu X'te yaptığı paylaşımda, ülkeyi yöneten Nicolás Maduro'yu "uyuşturucu halifeliği"nin lideri olarak damgalayarak sert bir üslupla hedef aldı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>### ABD'li Senatör Graham'dan Venezuela'ya Tehditkar Mesaj: "Uyuşturucu Halifeliği"ni Trump'la Ezmek İstiyoruz, Kaçış Yeri Olarak Türkiye ve İran Önerisiyle Alay</p>

<p>ABD Başkanı Donald Trump'ın Venezuela politikasına tam destek veren Güney Carolina Senatörü Lindsey Graham, sosyal medya platformu X'te yaptığı paylaşımda, ülkeyi yöneten Nicolás Maduro'yu "uyuşturucu halifeliği"nin lideri olarak damgalayarak sert bir üslupla hedef aldı. Graham'ın sözleri, ABD'nin Latin Amerika'daki müdahaleci yaklaşımını bir kez daha gözler önüne sererken, paylaşımın sonundaki Maduro'nun Türkiye veya İran'a kaçabileceği esprisi&nbsp; diplomatik ilişkileri gerebilecek bir provokasyon olarak yorumlandı. Eleştirmenler, bu tür açıklamaların barışçıl çözümleri baltaladığını ve ABD'nin iç çelişkilerini gizlemeye çalıştığını savunuyor.</p>

<p>Graham'ın paylaşımı, Trump'ın Venezuela'ya yönelik "kararlı tutumunu" övüyor ve Maduro rejimini "narko-terörist bir devlet" olarak nitelendiriyor. Senatör, Maduro'yu "ABD mahkemelerinde uyuşturucu kaçakçılığıyla suçlanan yasadışı bir lider" diye tanımlarken, rejimin Hizbullah gibi uluslararası terör örgütleriyle ittifak kurduğunu iddia ediyor. "On yıldan fazla süredir Maduro, Amerika'yı zehirleyen bir korku saltanatı kurdu" diyerek, Trump'ın müdahalesinin "sayısız Amerikan hayatını kurtaracağını" ve Venezuelalılara "yeni bir hayat şansı vereceğini" öne süren Graham, paylaşımını şu alaycı cümleyle bitiriyor: "Türkiye ve İran bu mevsimde harika yerlermiş..."</p>

<p>Bu sözler, ABD'nin dış politika tutarsızlığını bir kez daha su yüzüne çıkarıyor. Trump yönetimi altında, Venezuela'ya yönelik ekonomik yaptırımlar ve muhaliflere destek zaten yıllardır ülkeyi kaosa sürüklerken, Graham'ın "halifelik" benzetmesi, Bush dönemi "terörle savaş" retoriğini andıran bir şahinlik içeriyor. Oysa eleştirmenlere göre, ABD'nin kendi içindeki uyuşturucu sorunları –örneğin, son dönemde Trump'ın bir uyuşturucu baronunu affetmesi gibi skandallar– bu tür ahlaki üstünlük iddialarını hiçe sayıyor. Graham'ın Türkiye ve İran'a atıf yapması ise, özellikle Ankara-Washington ilişkilerindeki gerilimi artırabilecek bir diplomatik gaf olarak değerlendiriliyor.</p>

<p>Paylaşım, kısa sürede binlerce etkileşim aldı ve eleştirilerin odağı haline geldi. Demokrat vekiller ve uluslararası gözlemciler, Graham'ı "savaş kışkırtıcısı" olarak suçlarken, bazı yorumcular ABD'nin Venezuela politikalarının arkasında petrol lobilerinin yattığını ima ediyor. Örneğin, bir kullanıcı, "Trump dün bir uyuşturucu lordunu affetti, şimdi Venezuela'yı bombalayacakmış gibi konuşuyorlar" diye yazarak ikiyüzlülüğü vurguladı. Başka bir tepki ise, "Bu, uyuşturucudan ziyade petrol için bir bahane" şeklinde özetlendi.</p>

<p>Uzmanlar, Graham'ın açıklamalarının Trump'ın ikinci dönemindeki agresif dış politika sinyallerini yansıttığını belirtiyor. Ancak bu yaklaşım, Latin Amerika'da anti-ABD duygularını körükleyerek bölgesel istikrarsızlığı derinleştirebilir. Maduro rejimi henüz resmi bir yanıt vermese de, Caracas'tan gelen ilk sinyaller, "ABD emperyalizmi"ne karşı direnişi güçlendireceklerini gösteriyor. Graham'ın paylaşımı, ABD'nin "demokrasi ihracı" kisvesi altındaki müdahaleciliğinin yeni bir örneği olarak tarihe geçecek gibi duruyor – peki ya o ironik "kaçış rotası" önerisi? Bu, diplomatik nezaketten uzak bir küstahlık mı, yoksa bilinçli bir provokasyon mu? Sorular havada asılı kalırken, dünya bir sonraki hamleyi bekliyor.&nbsp;</p>

<p><a href="https://x.com/LindseyGrahamSC/status/1994791771805454628"><span style="color:#2980b9"><em><strong>*(Kaynak: X platformu, Lindsey Graham paylaşımı)*<br />
<br />
<img alt="" src="https://www.alevihaberler.com.tr/public/images/detay/image%20(93).png" style="height:692px; width:461px" /></strong></em></span></a></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sat, 29 Nov 2025 21:57:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2025/11/abdli-senator-grahamdan-venezuelaya-tehditkar-mesaj-1764450418.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Suriye&#039;de Aleviler bölünmeye karşı: Devletimizin yanındayız</title>
                <category>DÜNYA</category>
                <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/suriyede-aleviler-bolunmeye-karsi-devletimizin-yanindayiz-2702</link>
                <guid>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/suriyede-aleviler-bolunmeye-karsi-devletimizin-yanindayiz-2702</guid>
                <description><![CDATA[Suriye'nin Lazkiye kırsalındaki Hadide nahiyesine bağlı Alevi köylerinin muhtarları, yeni kurulan Suriye devletine tam sadakatlerini açıklayan bir bildiri yayımladı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Suriye'nin Lazkiye kırsalındaki Hadide nahiyesine bağlı Alevi köylerinin muhtarları, yeni kurulan Suriye devletine tam sadakatlerini açıklayan bir bildiri yayımladı. Grup, devlet bayrağı önünde toplanarak okudukları metinde, mezhepçi ve bölgeci provokasyonlara karşı net bir duruş sergiledi. Bildiri, Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şara liderliğindeki yönetime güveni vurgularken, tüm Suriyelilerin birliğini savundu.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Suriye Gazetecisi <a href="https://x.com/HalidAbdo/status/1993398172606218680"><strong>Halid Abdo'nun X (eski adıyla Twitter</strong>)</a> hesabında paylaşılan videoda, muhtarlar bir evin önünde Suriye bayrağı altında poz vererek toplu bir açıklama yaptı. Yaklaşık 1,5 dakika süren kayıtta, muhtarlar adına konuşan kişi, <em><strong>"Özgür Suriye için biz Hadide nahiyesi aileleri ve muhtarları, devletin uyanık gözetiminde tam güvenle yaşıyoruz" </strong></em>diyerek sözlerine başladı. Konuşmacı, grubun devletle "kan ve can" bağına vurgu yaparak, "Çocuğundan şeyhine kadar herkes cihat içindedir" ifadesini kullandı.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Bildiride, Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şara'ya hitaben şu satırlara yer verildi: "<em><strong>Tüm Suriyelilere sesleniyoruz: Güvenlik, askeri ve idari liderliğe söz veriyoruz ki, devletimizle birlikte kalacağız. Suriye'nin her koşulda yanında olacağız. Devlet için kanat ve kol olacağız, her Suriyeli için." Muhtarlar, dış mihrakların ve "baştan çıkarıcı" unsurların etkisine karşı koyacaklarını belirterek, "Devlete sevgimiz, liderliğinin hükmüyle pekişmiştir"</strong></em> dediler.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Açıklamanın en çarpıcı bölümü, mezhepçilik ve bölgecilik eleştirisiydi. Konuşmacı, "Güvenlik adamları ve muhtarlar olarak taassuba ve bölgeciliğe tamamen uzak duruyoruz. Suriye'nin selameti için uyanık olacağız. Hayır taassuba, hayır bölgeciliğe, hayır kasıtlı sürgünlere!" diye haykırdı. Grup, <em><strong>"Hiç kimse irademize ulaşamayacak, toplumumuzu inşa ederken birliğimizi bozamayacak"</strong></em> diyerek, yeni devletin inşasına katkı sözü verdi.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Bu açıklama, Suriye'de son dönemde artan mezhep gerilimlerine karşı önemli bir adım olarak değerlendiriliyor. Alevi topluluğunun yoğun olduğu Lazkiye kırsalı, geçmişte çatışmaların odak noktasıydı. Muhtarların beyanı, yeni yönetimin kapsayıcı politikalarına destek olarak yorumlanıyor. Bildiri,<strong> "Güvenlik liderliğine ve Hadide çevresinin uyanıklığına teşekkür ediyoruz. Devlet, Suriyeli vatandaştan tam olarak bunu bekler" </strong>sözleriyle sona erdi.<br />
<br />
Açıklamanın tam metni şöyle:<br />
<br />
&nbsp;</p>

<p><em>“Biz Hadide nahiyesi aileleri, şeyhleri, muhtarları ve ileri gelenleri olarak,<br />
Özgür Suriye Devleti’ne ve onun liderliğine, başta Cumhurbaşkanımız Sayın Ahmed eş-Şara olmak üzere, tam bir sadakatle bağlıyız. Devletin uyanık gözetimi altında tam bir güven ve huzur içinde yaşıyoruz.<br />
Çocuğundan şeyhine, gencinden yaşlısına kadar hepimiz bu devlet için cihat içindeyiz.<br />
Kanımızla, canımızla devletimizin yanındayız. Tüm Suriye halkına sesleniyoruz:<br />
Güvenlik liderliğimize, askeri liderliğimize, idari liderliğimize söz veriyoruz;<br />
Her şartta devletimizin yanında olacağız.<br />
Devletimize kanat olacağız, kol olacağız.<br />
Her Suriyeli için devletimize sahip çıkacağız. Dışarıdan gelen fitnelere, baştan çıkarıcılara, provokatörlere karşı uyanığız.<br />
Devletimize sevgimiz, liderimizin hükmüyle daha da pekişmiştir.<br />
Kimse irademizi kıramaz, birliğimizi bozamaz.<br />
Toplumumuzu yeniden inşa ederken, kimse bizi birbirimize düşüremeyecek. Biz güvenlik adamları ve muhtarlar olarak şunu açıkça ilan ediyoruz:<br />
Mezhepçiliğe hayır!<br />
Bölgeciliğe hayır!<br />
Kasıtlı sürgünlere hayır!<br />
Fitneye hayır!<br />
Taassuba hayır! Suriye’nin selameti, birliği ve beraberliği için gece gündüz uyanığız.<br />
Güvenlik liderliğimize ve Hadide çevresindeki tüm uyanık gözlere teşekkür ediyoruz.<br />
Devlet tam da bunu bekler vatandaşından: Sadakat, birlik ve dirlik. Yaşasın Özgür Suriye Devleti!<br />
Yaşasın liderimiz Ahmed eş-Şara!<br />
Yaşasın Suriye halkının birliği!”(Ardından grup hep bir ağızdan “Yaşasın Suriye! Yaşasın birliğimiz!” diye bağırıyor ve tekbir getiriyor.)</em></p>

<p>&nbsp;</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9"><em>Kaynak: X platformu kullanıcısı @HalidAbdo'nun paylaşımı.</em></span></strong><br />
<a href="https://x.com/HalidAbdo/status/1993398172606218680">https://x.com/HalidAbdo/status/1993398172606218680</a></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sat, 29 Nov 2025 01:51:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2025/11/suriyede-aleviler-bolunmeye-karsi-devletin-yanindalar-1764371249.webp"/>
            </item>
            </channel>
</rss>
