<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
     xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
     xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
     xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
     xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
     xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
     xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/">
    <channel>
        <title>Alevi Haberleri Sitesi</title>
        <link>https://www.alevihaberler.com.tr/</link>
        <description>Alevi Haberler, Son dakika Alevi haberleri, Alevi haberleri, Cemevi haberleri, Bektaşi haberleri, Aleviler</description>
        <language>tr</language>
                                <item>
                <title>Eski AABF başkanı Ali Kılıç Bektaşi devletine destek verdi</title>
                <category>GÜNDEM</category>
                <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/eski-aabf-baskani-ali-kilic-bektasi-devletine-destek-verdi-3506</link>
                <guid>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/eski-aabf-baskani-ali-kilic-bektasi-devletine-destek-verdi-3506</guid>
                <description><![CDATA[Maltepe eski Belediye Başkanı ve Almanya Alevi Birlikleri Federasyonu eski Başkanı Ali Kılıç’ın, Arnavutluk’ta ABD desteğiyle kurulması gündeme gelen “Vatikan benzeri” Bektaşi devletine destek vermesi Alevi Bektaşi topluluğunda geniş yankı uyandırdı ve tepkiyle karşılandı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="color:#000000">Eski Maltepe Belediye Başkanı ve Almanya Alevi Birlikleri Federasyonu eski Başkanı Ali Kılıç, Arnavutluk’ta kurulması göndeme gelen sözde Bektaşi devletine destek verdi. Kılıç, ABD’nin desteğini de överek “<em><strong>Hacıbektaş köktür. Tiran dünyaya açılan kapıdır.</strong>” ifadelerini kullandı.</em></span></p>

<p><span style="color:#000000">Kılıç’ın desteğine tepki gösteren Alevi Bektaşiler, inancın tek ve gerçek merkezinin Hacıbektaş ilçesi olduğunu vurgulayarak, Tiran’da kurulması planlanan sözde Bektaşi devletinin Alevi-Bektaşi topluluklarını bölmeyi amaçlayan uluslararası bir operasyon olduğuna dikkat çektiler.</span></p>

<p><span style="color:#000000"><em>Yeni Arayış</em> haber sitesinde “<em><strong>Hacıbektaş'tan Tiran'a: Ayrışmak değil, buluşmak</strong></em>” başlıklı bir yazı kaleme alan Ali Kılıç’ın konuyla ilgili tepki çeken ifadeleri şöyle: </span></p>

<p><span style="color:#000000">“<em><strong>Hacıbektaş köktür. Tiran dünyaya açılan kapıdır.</strong></em>”</span></p>

<p><span style="color:#000000">“<strong><em>Bugün Tiran'daki Dünya Bektaşi Merkezi, deyim yerindeyse bir arı kovanı gibi çalışıyor.</em></strong>”</span></p>

<p><span style="color:#000000">“<strong><em>Tiran ise yaklaşık bir asırlık kurumsal devamlılığıyla bugün dünyaya açılan önemli bir kapıdır.</em></strong>”</span></p>

<p><span style="color:#000000">“<strong><em>Tiran toplantısının dikkat çeken gelişmelerden biri de ABD Başkanı'nın Küresel Ortaklıklar Özel Temsilcisi Paolo Zampolli'nin Dünya Bektaşi Merkezi'ni ziyaret ederek Baba Mondi ile görüşmesiydi. Bu temasın ardından Arnavutluk Dışişleri Bakanı Ferit Hoxha ile de bir araya gelmesi, ziyarete diplomatik bir boyut kazandırdı.</em></strong>”</span></p>

<p><span style="color:#000000">“<strong><em>Asıl büyük tartışmayı ise Arnavutluk Başbakanı Edi Rama başlattı. Rama yaklaşık iki yıl önce Dünya Bektaşi Merkezi'ne Vatikan benzeri egemen bir statü verilmesi fikrini kamuoyuna açtı. Bugün pasaporttan uluslararası temsilciliklere, hatta özel bir para birimine kadar çeşitli başlıklar tartışılıyor... Bu nedenle Tiran'da tartışılan uluslararası statünün değeri, yalnızca yeni bir siyasi yapı oluşturmasında değil; doğru hukukî ve demokratik zeminde şekillenebilirse, barışın ve dinler arası diyaloğun güçlü bir merkezi olabilmesinde aranmalıdır.</em></strong>”</span></p>

<p><span style="color:#000000">Ve, Ali Kılıç’tan kuzu postunu kafasına geçirmiş kurt sorusu:</span></p>

<p><span style="color:#000000">“<strong><em>Bugün sorulması gereken temel soru şudur: Bektaşi dünyası enerjisini merkezin neresi olduğu tartışmasına mı harcayacak, yoksa Hacı Bektaş Veli'nin barış, sevgi, kardeşlik ve insanlık mirasını birlikte mi geleceğe taşıyacak? Bence cevap açıktır. Ayrışmak değil, ortak değerlerde buluşmak. Çünkü yolun sonunda yine insan vardır.</em></strong>”</span></p>

<p><span style="color:#000000">Okura not: Eski AABF Başkanı ve eski Maltepe Belediye Başkanı Ali Kılıç Arnavutluk’ta büyük yatırımlara sahiptir. Denilenilir ki, Kılıç bütün mali yatırımlarını Arnavutluk’a taşımıştır.</span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 24 Sep 2026 18:05:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/09/eski-aabf-baskani-ali-kilic-bektasi-devletine-destek-verdi-1790263279.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Şanlıurfa’da 5,4 büyüklüğünde deprem!</title>
                <category>GÜNDEM</category>
                <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/sanliurfada-54-buyuklugunde-deprem-3503</link>
                <guid>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/sanliurfada-54-buyuklugunde-deprem-3503</guid>
                <description><![CDATA[Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) verilerine göre, 24 Eylül 2026 Perşembe günü saat 10.40.58’de merkez üssü Şanlıurfa’nın Karaköprü ilçesi olan 5,4 (Ml) büyüklüğünde bir deprem meydana geldi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) verilerine göre, 24 Eylül 2026 Perşembe günü saat 10.40.58’de merkez üssü Şanlıurfa’nın Karaköprü ilçesi olan 5,4 (Ml) büyüklüğünde bir deprem meydana geldi.</strong></p>

<p>Depremin derinliği 7,39 kilometre olarak ölçüldü. Sarsıntı, Şanlıurfa’nın yanı sıra Diyarbakır, Mardin, Gaziantep, Osmaniye ve çevre illerde de hissedildi. Vatandaşlar panikle sokağa çıktı.</p>

<p><strong>AFAD’ın açıkladığı detaylar şöyle:</strong><br />
Büyüklük: 5,4 (Ml)<br />
Yer:Karaköprü (Şanlıurfa)<br />
Tarih ve saat: 24 Eylül 2026, 10:40:58 TSİ<br />
Enlem: 37.45717 N<br />
Boylam: 38.81533 E<br />
Derinlik: 7,39 km</p>

<p>Bazı kaynaklarda Kandilli Rasathanesi’nin büyüklüğü 5,8 olarak ölçtüğü de belirtiliyor. Şu ana kadar can kaybı veya ağır hasar bilgisi paylaşılmadı. Yetkililer artçı sarsıntılara karşı dikkatli olunmasını öneriyor.</p>

<p>Detaylı bilgi için: [https://deprem.afad.gov.tr/event-detail/594406](https://deprem.afad.gov.tr/event-detail/594406)</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 24 Sep 2026 11:10:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/09/sanliurfada-54-buyuklugunde-deprem-1790237859.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Zeytin Dalı Harekatı bölgesinde bir askerimiz şehit oldu</title>
                <category>GÜNDEM</category>
                <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/zeytin-dali-harekati-bolgesinde-bir-askerimiz-sehit-oldu-3502</link>
                <guid>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/zeytin-dali-harekati-bolgesinde-bir-askerimiz-sehit-oldu-3502</guid>
                <description><![CDATA[T.C. Millî Savunma Bakanlığı, Zeytin Dalı Harekât Bölgesi’nde görev yapan Tank Uzman Çavuş Coşkun Sevim’in şehit düştüğünü duyurdu.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>T.C. Millî Savunma Bakanlığı, Zeytin Dalı Harekât Bölgesi’nde görev yapan Tank Uzman Çavuş Coşkun Sevim’in şehit düştüğünü duyurdu.</strong></p>

<p>Bakanlık tarafından yapılan açıklamada, kahraman silah arkadaşının görev esnasında rahatsızlanarak hastaneye sevk edildiği, yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak **23 Eylül 2026** tarihinde şehit olduğu bildirildi.</p>

<p><em><strong>Millî Savunma Bakanı Yaşar Güler, şehit için şu ifadeleri kullandı:</strong></em></p>

<p><em><strong>“Sizi toprağa değil yüreğimize gömdük… &nbsp;<br />
‘Vatan size minnettardır.’ &nbsp;</strong></em></p>

<p><em><strong>Kahraman şehidimize şahsım ve Millî Savunma Bakanlığı mensupları adına Allah’tan rahmet; kederli ailesine ve asil milletimize başsağlığı ve sabır dilerim.”</strong></em></p>

<p>&nbsp;</p>

<p><a href="https://x.com/tcsavunma/status/2102971577759301767"><span style="color:#2980b9"><strong>Kaynak: T.C. Millî Savunma Bakanlığı resmî X hesabı (@tcsavunma)</strong></span></a><br />
<br />
<a href="https://x.com/tcsavunma/status/2102971577759301767"><img alt="" src="https://www.alevihaberler.com.tr/public/images/detay/HS9BgF2XcAAv2Vg.jpg" style="height:600px; width:800px" /></a></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 24 Sep 2026 10:39:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/09/zeytin-dali-harekati-bolgesinde-bir-askerimiz-sehit-oldu-1790236116.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Bakan Çiftçi açıkladı: Provokatif paylaşımlar tespit edildi!</title>
                <category>GÜNDEM</category>
                <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/bakan-ciftci-acikladi-provokatif-paylasimlar-tespit-edildi-3491</link>
                <guid>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/bakan-ciftci-acikladi-provokatif-paylasimlar-tespit-edildi-3491</guid>
                <description><![CDATA[Manisa’da yaşanan silahlı saldırının ardından sosyal medyada dezenformasyon ve provokasyon içeren paylaşımlara karşı geniş çaplı bir siber inceleme başlatıldı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Manisa’da yaşanan silahlı saldırının ardından<!--TgQPHd|||[]--> sosyal medyada dezenformasyon ve provokasyon içeren paylaşımlara karşı geniş çaplı bir siber inceleme başlatıldı. Resmi makamlar tarafından yapılan açıklamada, acıyı istismar ederek halkı kışkırtmaya çalışan hesapların tek tek tespit edildiği bildirildi.</strong><br />
<br />
&nbsp;</p>

<h2><strong>"Provokasyonlara Müsaade Etmeyeceğiz"</strong><!--{C}%3C!%2D%2DTgQPHd%7C%7C%7C%5B%5D%2D%2D%3E--></h2>

<p>Yapılan açıklamada,<em><strong> "Milletimizin acısını istismar ederek huzurumuzu bozmaya çalışan kötü niyetli girişimlere, provokasyona ve dezenformasyona asla müsaade etmeyeceğiz. Siber Vatan’da da karanlık ellere geçit vermeyeceğiz" </strong></em>ifadeleriyle dijital alandaki suç unsurlarına karşı mücadelenin kararlılıkla süreceği vurgulandı.</p>

<p><!--TgQPHd|||[]--></p>

<p>Haberin detayları ve yapılan çalışmalar şu şekildedir:<!--TgQPHd|||[]--></p>

<h2><strong>Yapay Zekâ Destekli 7/24 Takip</strong><!--TgQPHd|||[]--></h2>

<p>Siber Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı, yapay zekâ destekli Siber Açık Kaynak İzleme ve Kontrol faaliyetleri kapsamında sanal dünyayı 7/24 takibe aldı. Yapılan incelemeler neticesinde, olayla ilgili provokatif süreç yürüten toplam 18 sosyal medya hesabı<!--TgQPHd|||[]--> belirlendi.<!--TgQPHd|||[]--></p>

<h2><strong>Hesaplar ve Paylaşımlar Mercek Altında</strong><!--TgQPHd|||[]--></h2>

<p>Siber polis ekiplerinin dijital takibi sonucunda şu adımlar atıldı:<!--TgQPHd|||[]--></p>

<ul>
	<li><!--TgQPHd|||[]--></li>
	<li>Saldırı İçerikli Hesaplar:<!--TgQPHd|||[]--> Saldırıya yönelik şiddet ve nefret içerikli paylaşım yapan 6 yurt içi hesap<!--TgQPHd|||[]--> tespit edilerek Asayiş ve İstihbarat başkanlıklarına bildirildi.<!--TgQPHd|||[]--></li>
	<li>Dezenformasyon ve Provokasyon:<!--TgQPHd|||[]--> Halkı yanıltıcı ve kışkırtıcı paylaşımlarda bulunduğu belirlenen 11'i yurt içi, 1'i yurt dışı olmak üzere 12 hesap<!--TgQPHd|||[]--> daha güvenlik birimlerine sevk edildi.<!--TgQPHd|||[]--></li>
	<li>Erişim Engeli Talebi:<!--TgQPHd|||[]--> Manisa Emniyet Müdürlüğü ile yürütülen ortak çalışma doğrultusunda, provokatif içerik barındıran 47 URL adresi<!--TgQPHd|||[]--> için içerik çıkarma ve erişimin engellenmesi talebinde bulunuldu.<!--TgQPHd|||[]--></li>
	<li><!--TgQPHd|||[]--></li>
</ul>

<p><!--TgQPHd|||[]--></p>

<h2><strong>Korsan Gösteri Çağrılarına Geçit Verilmedi</strong><!--TgQPHd|||[]--></h2>

<p>Siber devriyeler, sosyal medya üzerinden Ankara, İzmir ve İstanbul<!--TgQPHd|||[]--> gibi büyükşehirlerde yasa dışı toplanma ve korsan gösteri çağrısı yapan paylaşımları da anında dezenfekte etti. İlgili il emniyet müdürlükleri ve Güvenlik Daire Başkanlığı konu hakkında erkenden bilgilendirildi.<br />
<br />
Açıklamanın tam metni şöyle:<br />
<br />
&nbsp;</p>

<p><strong>PROVOKASYONLARA İZİN VERMEYECEĞİZ</strong></p>

<p>Manisa’da yaşanan elim hadisenin ardından, bu acıyı istismar eden kötü niyetli ve provokatif paylaşımlara karşı çalışmalarımızı sürdürüyoruz.</p>

<p>Siber Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığımızın 7/24 esasına göre yürüttüğü yapay zekâ destekli Siber Açık Kaynak İzleme ve Kontrol faaliyetleri kapsamında;</p>

<p>? Saldırı içerikli paylaşımda bulunan 6 yurt içi hesap tespit edilerek ilgili İl Birimi, Asayiş Daire Başkanlığımız ve İstihbarat Başkanlığımıza,</p>

<p>? Provokatif ve dezenformatif paylaşımda bulunduğu değerlendirilen 11’i yurt içi, 1’i yurt dışı olmak üzere 12 hesap ise ilgili İl Birimi, Güvenlik Daire Başkanlığımız ve İstihbarat Başkanlığımıza gönderildi.</p>

<p>? Böylece konuya ilişkin 17’si yurt içi, 1’i yurt dışı olmak üzere toplam 18 hesap tespit edildi.</p>

<p>?Manisa Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğümüzle koordinasyon sağlanarak 47 URL adresi hakkında içerik çıkarılması ve erişimin engellenmesi talebinde bulunuldu.</p>

<p>Ayrıca Ankara, İzmir ve İstanbul'da toplanmaya yönelik çağrı içeren paylaşım tespit edilerek ilgili İl Birimleri ve Güvenlik Daire Başkanlığımız bilgilendirildi.</p>

<p>Milletimizin acısını istismar ederek huzurumuzu bozmaya çalışan kötü niyetli girişimlere, provokasyona ve dezenformasyona müsaade etmeyeceğiz.</p>

<p>Siber Vatan’da da karanlık ellere geçit vermeyeceğiz.</p>

<h2><!--TgQPHd|||[]--></h2>

<p><br />
<!--TgQPHd|||[]--></p>

<p><br />
<!--TgQPHd|||[]--></p>

<p><!--TgQPHd|||[]--></p>

<p><!--TgQPHd|||[]--></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 23 Sep 2026 02:03:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/09/bakan-ciftci-acikladi-provokatif-paylasimlar-tespit-edildi-1790119652.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>MEB&#039;den Manisa Turgutlu&#039;daki olayla ilgili açıklama</title>
                <category>GÜNDEM</category>
                <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/mebden-manisa-turgutludaki-olayla-ilgili-aciklama-3487</link>
                <guid>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/mebden-manisa-turgutludaki-olayla-ilgili-aciklama-3487</guid>
                <description><![CDATA[Milli Eğitim Bakanlığı (MEB), 22 Eylül 2026 Salı sabahı Manisa'nın Turgutlu ilçesindeki İnci Üzmez Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi yakınında meydana gelen elim hadise hakkında yazılı bir açıklama yayımladı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Milli Eğitim Bakanlığı (MEB), 22 Eylül 2026 Salı sabahı Manisa'nın Turgutlu ilçesindeki İnci Üzmez Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi yakınında meydana gelen elim hadise hakkında yazılı bir açıklama yayımladı.</strong><br />
<br />
Açıklamada, olayın eğitim camiası başta olmak üzere tüm milleti derinden üzdüğü vurgulandı. Menfur saldırının ilk anlarından itibaren emniyet güçleri, sağlık görevlileri ve devletimizin ilgili tüm birimlerinin teyakkuza geçtiği, kapsamlı bir tahkikatın başlatıldığı belirtildi.<br />
<br />
Okul dışında yaşanan olayın ilk anından itibaren sürecin Bakanlık tarafından hassasiyetle takip edildiği, gerekli tüm çalışmaların ilgili birimlerce koordineli şekilde yürütüldüğü kaydedildi. Manisa il müfettişlerinin tahkikat süreçlerine ek olarak üç Bakanlık müfettişinin de olayı tüm yönleriyle incelemek üzere görevlendirildiği ve derhal Manisa'ya yönlendirildiği ifade edildi.<br />
<br />
Yaşanan hadiseden etkilenen öğrenci, öğretmen ve veliler için psikososyal destek ekiplerinin sahada rehabilitasyon faaliyetlerine başladığı bildirildi. Adı geçen eğitim kurumunda bugün (22 Eylül 2026) eğitim-öğretim faaliyetlerine ara verildiği duyuruldu.<br />
<br />
<img alt="" src="https://www.alevihaberler.com.tr/public/images/detay/HSzkfmAXMAALyHZ.jpg" style="height:800px; width:640px" /></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 22 Sep 2026 12:38:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/09/mebden-manisa-turgutludaki-olayla-ilgili-aciklama-1790070226.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı Danışma Kurulu toplandı</title>
                <category>GÜNDEM</category>
                <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/alevi-bektasi-kultur-ve-cemevi-baskanligi-danisma-kurulu-toplandi-3486</link>
                <guid>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/alevi-bektasi-kultur-ve-cemevi-baskanligi-danisma-kurulu-toplandi-3486</guid>
                <description><![CDATA[Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı Danışma Kurulu, Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy’un başkanlığında toplandı. Toplantıya Başkan Esma Ersin ile Danışma Kurulu üyeleri katıldı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı Danışma Kurulu, Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy’un başkanlığında toplandı. Toplantıya Başkan Esma Ersin ile Danışma Kurulu üyeleri katıldı.</strong></p>

<p>Toplantıda Başkanlığın yürüttüğü çalışmalar, vatandaşların talepleri, cemevlerinin ihtiyaçları ve önümüzdeki dönemde yürütülecek çalışmalar ile yol haritası ele alındı.</p>

<p>Danışma Kurulu’nun 11 üyesi arasında Hacıbektaşlı <strong>Timur Can Ulusoy d</strong>a bulunuyor. Ulusoy’un yanı sıra kurulda <strong>Metin Tarhan, Selahattin Özgündüz, Serdar Gazi Karababa, Davut Eskiocak, Eşref Doğan, Hacı Dursun Gümüşoğlu, Yahya Kalender, Alemdar Mustafa Yalçın, Hüseyin Uğurlu ve Muharrem Ercan</strong> görev yapıyor.</p>

<p>Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı tarafından yapılan açıklamada, ortak akıl ve istişare anlayışıyla çalışmaların güçlendirilmesine ve Alevi-Bektaşi kültürünün yaşatılması ile toplumla buluşturulmasına yönelik çalışmaların sürdürüleceği belirtildi.</p>

<p>Toplantının ardından görüşülen konular ve alınan değerlendirmelere ilişkin kamuoyuyla ayrıca detaylı bir bilgi paylaşılmadı.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 22 Sep 2026 10:35:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/09/alevi-bektasi-kultur-ve-cemevi-baskanligi-danisma-kurulu-toplandi-1790062981.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Meteoroloji&#039;den kuvvetli yağış ve rüzgar uyarısı</title>
                <category>GÜNDEM</category>
                <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/meteorolojiden-kuvvetli-yagis-ve-ruzgar-uyarisi-3485</link>
                <guid>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/meteorolojiden-kuvvetli-yagis-ve-ruzgar-uyarisi-3485</guid>
                <description><![CDATA[Meteoroloji Genel Müdürlüğü tarafından yapılan son değerlendirmelere göre: Yurt genelinin parçalı ve çok bulutlu, Marmara, Kuzey ve İç Ege, Batı Akdeniz, İç Anadolu’nun batısı, Karadeniz, Doğu Anadolu’nun kuzeyi, sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Meteoroloji Genel Müdürlüğü tarafından yapılan son değerlendirmelere göre: Yurt genelinin parçalı ve çok bulutlu, Marmara, Kuzey ve İç Ege, Batı Akdeniz, İç Anadolu’nun batısı, Karadeniz, Doğu Anadolu’nun kuzeyi, Adana ve Osmaniye çevreleri ile Hatay'ın batı kesimlerinin sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların, Marmara’nın güney ve doğusu ile Tekirdağ, Düzce, Zonguldak ve Bartın çevrelerinde yerel kuvvetli olması bekleniyor.</strong></p>

<p><strong>HAVA SICAKLIĞI:</strong> Hava sıcaklıklarının yurdun batı kesimlerinde 2-4 derece azalacağı, diğer yerlerde önemli bir değişiklik olmayacağı tahmin ediliyor.</p>

<p><strong>RÜZGAR:</strong> Rüzgarın, genellikle kuzeyli, yurdun güney ve doğu kesimlerinde güneyli yönlerden hafif, ara sıra orta kuvvette, Marmara'nın güneybatısı ve Kuzey Ege kıyıları ile Doğu Anadolu'nun güney ve batı kesimlerinde yer yer kuvvetli (40-60 km/sa) olarak esmesi bekleniyor.</p>

<h2>UYARILAR</h2>

<p><strong>KUVVETLİ YAĞIŞ UYARISI: </strong>Yağışların Marmara’nın güney ve doğusu ile Tekirdağ, Düzce, Zonguldak ve Bartın çevrelerinde yerel kuvvetli olması beklendiğinden sel, su baskını, yıldırım, yağış anında kuvvetli rüzgar ve ulaşımda aksamalar gibi olumsuzluklara karşı dikkatli ve tedbirli olunmalıdır.</p>

<p><strong>KUVVETLİ RÜZGAR UYARISI: </strong>Rüzgarın Marmara'nın güneybatısı ile Kuzey Ege kıyılarında kuzeydoğu, Doğu Anadolu'nun güney ve batı kesimlerinde güneyli yönlerden yer yer kuvvetli (40-60 km/sa) olarak esmesi beklendiğinden meydana gelebilecek olumsuzluklara karşı dikkatli ve tedbirli olunmalıdır.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 22 Sep 2026 09:42:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/09/meteorolojiden-kuvvetli-yagis-ve-ruzgar-uyarisi-1790060033.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Alevi Vakıfları Federasyonu: Hiçbir barış tarihsel acıları yok sayarak inşa edilemez!</title>
                <category>GÜNDEM</category>
                <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/alevi-vakiflari-federasyonu-hicbir-baris-tarihsel-acilari-yok-sayarak-insa-edilemez-3480</link>
                <guid>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/alevi-vakiflari-federasyonu-hicbir-baris-tarihsel-acilari-yok-sayarak-insa-edilemez-3480</guid>
                <description><![CDATA[Alevi Vakıfları Federasyonu Başkanlar Kurulu, 19 Eylül 2026 tarihinde, bileşenimiz Ehli Beyt İnanç Eğitim Kültür Vakfı Çiğli Şubesi'nde toplandı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="color:#000000">Alevi Vakıfları Federasyonu Başkanlar Kurulu, Ehli Beyt İnanç Eğitim Kültür Vakfı Çiğli Şubesi'nde gerçekleştirdiği toplantının ardından sonuç bildirgesini kamuoyuyla paylaştı.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Son dönemde kamuoyunda tartışmaya açılan bazı tarihsel referansların Alevi toplumunda haklı kaygılar yarattığını dikkatle izliyoruz ifadelerinin paylaşıldığı açıklamada, “toplumsal barışın; hiçbir toplumsal kesimin ya da inanç topluluğunun tarihsel acılarını, travmalarını ve güvenlik kaygılarını yok sayan bir dil üzerinden inşa edilemeyeceği açıktır.” denildi.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Bildirgede, cemevlerinin ibadethane statüsüne kavuşturulması talebi yinelenirken, son dönemde tartışılan tarihsel referansların toplumda yarattığı kaygılara dikkat çekildi.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Cemevlerinin ibadethane statüsüne kavuşması, eğitim sisteminin çoğulcu bir yapıya ulaşması ve Alevi inancının yasal olarak tanınması yönündeki taleplerin siyasi partilere iletildiği vurgulandı.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Bektaşiliğin kurucu merkezinin Hacıbektaş ve Türkiye olduğu hatırlatılarak, bu kadim mirasın dış merkezli jeopolitik hesaplara alet edilmesine karşı çıkıldı ve devletin bu merkezi güçlendirecek politikalar izlemesi istendi.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Hacı Bektaş Veli'nin "Bir olalım, iri olalım, diri olalım" düsturuyla hareket edildiği, iç barışı zayıflatacak ayrımcı dil ve uygulamaların ortak geleceğe zarar vereceği ifade edildi.</span></p>

<p><span style="color:#000000"><img alt="" src="https://www.alevihaberler.com.tr/public/images/detay/WhatsApp%20Image%202026-09-21%20at%2018_36_42.jpeg" style="height:800px; width:566px" /></span></p>

<p><span style="color:#000000"><img alt="" src="https://www.alevihaberler.com.tr/public/images/detay/WhatsApp%20Image%202026-09-21%20at%2018_36_42%20(1).jpeg" style="height:800px; width:566px" /></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 21 Sep 2026 21:52:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/09/alevi-vakiflari-federasyonu-hicbir-baris-tarihsel-acilari-yok-sayarak-insa-edilemez-1790017236.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı’ndan “Yavuz Selim – İdris-i Bitlisi İttifakı”na tepki</title>
                <category>GÜNDEM</category>
                <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/haci-bektas-veli-anadolu-kultur-vakfindan-yavuz-selim-idris-i-bitlisi-ittifakina-tepki-3479</link>
                <guid>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/haci-bektas-veli-anadolu-kultur-vakfindan-yavuz-selim-idris-i-bitlisi-ittifakina-tepki-3479</guid>
                <description><![CDATA[Alevi Aydınlar Bildirgesi’ne karşı DEM Parti yetkililerinin sert karşılık vermesinin ardından, daha önce DEM Parti’ye yakın görünen Alevi kuruluşları da tepkilerini ortaya koymaya başladı. Öcalan’ın “Yavuz Selim – İdris-i Bitlisi İttifakı” önerisi Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı tarafından reddedildi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="color:#000000">Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı, yaptığı açıklamada Türkiye’de çatışmalı dönemin son bulmasına yönelik çabaları tarihi bir adım olarak desteklerken, son dönemde Yavuz Sultan Selim ve İdris-i Bitlisi üzerinden yürütülen tartışmalara ve tarihsel ittifak söylemlerine sert eleştiriler yöneltti.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Açıklamanın başlangıcında, Türkiye’nin uzun yıllardır yaşadığı çatışmalı dönemin sona ermesine yönelik çabalar ve silahların susması tarihi bir gelişme olarak değerlendirildi. </span></p>

<p><span style="color:#000000">Açıklamanın merkezinde yer alan en dikkat çekici unsur ise, tarihsel döneme ve figürlere yönelik değerlendirmeler oldu. </span></p>

<p><span style="color:#000000">Vakıf tarafından yapılan açıklamada, son günlerde Yavuz Sultan Selim ve İdris-i Bitlisi üzerinden yürütülen tartışmaları dikkatle izledikleri belirtilerek, 2013 sürecinde dile getirilen “<strong><em>İslam kardeşliği</em></strong>” söylemini o dönemde de eleştirdikleri hatırlatıldı.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Açıklamada söz konusu dönemin siyasi ittifaklarının ve Kızılbaşlara yönelik aşağılayıcı reddiyeler ile şiddeti meşrulaştıran fetvaların Alevi kolektif hafızasındaki izlerinin silinmediği vurgulandı.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Açıklamada ayrıca, geçmiş ile bugün arasında doğrudan bir özdeşlik kurmanın doğru olmadığını belirtilerek, 1514’ü bugüne taşıyarak bugünün insanlarını geçmişin failleriyle özdeşleştirmenin “<em><strong>72 millete bir nazarla bakan</strong></em>” inançlarıyla uyuşmadığı ifade edildi. </span></p>

<p><span style="color:#000000">Açaıklamada, asıl meselenin Kızılbaşları ve sonrasında Alevileri ötekileştiren dil ve imgelerin günümüzde yeniden üretilmemesi olduğu belirtilerek, Alevilerin maruz kaldığı nefret söylemlerinin ve tarihsel hafızalarının küçümsenmesinin kabul edilemeyeceği dile getirildi. </span></p>

<p><span style="color:#000000"><img alt="" src="https://www.alevihaberler.com.tr/public/images/detay/Sayfa%201.jpg" style="height:800px; width:568px" /></span></p>

<p><span style="color:#000000"><img alt="" src="https://www.alevihaberler.com.tr/public/images/detay/Sayfa%202.jpg" style="height:800px; width:568px" /></span></p>

<p><span style="color:#000000"><img alt="" src="https://www.alevihaberler.com.tr/public/images/detay/Sayfa%203.jpg" style="height:800px; width:568px" /></span></p>

<p><span style="color:#000000"><img alt="" src="https://www.alevihaberler.com.tr/public/images/detay/Sayfa%204.jpg" style="height:800px; width:568px" /></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 21 Sep 2026 21:19:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/09/haci-bektas-veli-anadolu-kultur-vakfindan-yavuz-selim-idris-i-bitlisi-ittifakina-tepki-1790015145.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Sağanak yağış ve toz taşımı uyarısı</title>
                <category>GÜNDEM</category>
                <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/saganak-yagis-ve-toz-tasimi-uyarisi-3474</link>
                <guid>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/saganak-yagis-ve-toz-tasimi-uyarisi-3474</guid>
                <description><![CDATA[Meteoroloji Genel Müdürlüğü, ülke genelinde sağanak yağış ve Güneydoğu Anadolu’nun doğusunda toz taşınımı beklendiğini açıkladı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Meteoroloji Genel Müdürlüğü, ülke genelinde sağanak yağış ve Güneydoğu Anadolu’nun doğusunda toz taşınımı beklendiğini açıkladı.</strong><br />
Meteoroloji Genel Müdürlüğü tarafından yapılan son değerlendirmelere göre: Ülkemiz genelinin parçalı ve çok bulutlu, Akdeniz’in Toroslar Mevkii, Batı Karadeniz'in iç kesimleri, Doğu Karadeniz (Giresun’un kıyı kesimleri dışında), Kocaeli, Burdur, Isparta, Adana, Osmaniye, Erzincan, Erzurum, Ardahan, Kars çevreleri ile Hatay’ın kıyı, Antalya, Mersin, Samsun, Ordu ve Giresun’un iç kesimlerinin sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Güneydoğu Anadolu'nun doğusunda toz taşınımı bekleniyor.</p>

<p><strong>HAVA SICAKLIĞI:</strong> Önemli bir değişiklik beklenmiyor. Ülkemiz genelinde mevsim normalleri civarında seyredeceği tahmin ediliyor.</p>

<p><strong>RÜZGAR: </strong>Rüzgarın, genellikle kuzey, güney ve doğu kesimlerde güney yönlerden hafif ara sıra orta kuvvette esmesi bekleniyor.</p>

<p><strong>UYARILAR<br />
TOZ TAŞINIMI UYARISI:</strong> Güneydoğu Anadolu'nun doğusunda toz taşınımı beklendiğinden yaşanabilecek olumsuzluklara karşı dikkatli ve tedbirli olunması gerekmektedir.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 21 Sep 2026 08:27:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/09/saganak-yagis-ve-toz-tasimi-uyarisi-1789968815.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Ali Rıza Özdemir’den Mehmet Uçum’a destek: Aynı hassasiyetleri paylaşıyoruz</title>
                <category>GÜNDEM</category>
                <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/ali-riza-ozdemirden-mehmet-ucuma-destek-ayni-hassasiyetleri-paylasiyoruz-3472</link>
                <guid>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/ali-riza-ozdemirden-mehmet-ucuma-destek-ayni-hassasiyetleri-paylasiyoruz-3472</guid>
                <description><![CDATA[Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi önceki Başkanı ve Alevi Bektaşi Güçbirliği Platformu Başkanı Ali Rıza Özdemir, Cumhurbaşkanı Başdanışmanı ve Cumhurbaşkanlığı Hukuk Politikaları Kurulu Başkanvekili Mehmet Uçum’un yeni anayasa tartışmalarına ilişkin kaleme aldığı analize destek veren bir açıklama yaptı. Özdemir, Uçum’un ortaya koyduğu temel kırmızı çizgilerle, 167 Alevi-Bektaşi kurumunun imzasıyla kamuoyuna duyurulan "Alevi Raporu"ndaki görüşlerin birebir örtüştüğünü vurguladı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="color:#000000">Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Mehmet Uçum, yeni anayasa gündemine dair yaptığı analizde; Türkiye’nin anayasa ihtiyacını vurgularken, Anayasa’nın ilk 4 maddesi dahil olmak üzere devletin ve milletin temel niteliklerinin kesinlikle tartışmaya kapalı kırmızı çizgiler olduğunu belirtmişti. </span></p>

<p><span style="color:#000000">Uçum, bu kapsamda;</span></p>

<p><span style="color:#000000">1- Türk Milleti ve millî kurtuluş/bağımsızlık mücadelesinin anayasal kazanımları,</span></p>

<p><span style="color:#000000">2- Türk vatandaşlığı ve bu bağlamdaki hukuki statü,</span></p>

<p><span style="color:#000000">3- Resmi dil ve tek zorunlu eğitim dili olarak Türkçe,</span></p>

<p><span style="color:#000000">4- Cumhuriyet, üniter yapı, laiklik ve demokratik hukuk devleti</span></p>

<p><span style="color:#000000">kavramlarının korunacağını ifade etmişti. </span></p>

<p><span style="color:#000000">Uçum ayrıca, bu konularda istismar siyasetine ve süreci çarpıtma girişimlerine asla müsaade edilmeyeceğini, farklı düzenleme tartışmalarının kabul edilemez olduğunu kaydetmişti.</span></p>

<p><span style="color:#000000"><strong>ALEVİ-BEKTAŞİ GÜÇBİRLİĞİ PLATFORMU BAŞKANINDAN DESTEK</strong></span></p>

<p><span style="color:#000000">Önceki dönem Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanı ve Alevi-Bektaşi Güçbirliği Platformu Başkanı Ali Rıza Özdemir, Mehmet Uçum’un bu değerlendirmelerine atıfta bulunarak, Alevi Bektaşi Güçbirliği Platformu çatısı altında 167 Alevi-Bektaşi kurumunun ortak imzasıyla yayımlanan "<em><strong>Alevi Raporu</strong></em>"ndaki görüşleri hatırlattı. </span></p>

<p><span style="color:#000000">Raporun yeni anayasaya dair beklentiler ve görüşler başlığında yer alan temel ilkeler şu şekilde özetlendi:</span></p>

<p><span style="color:#000000">İlk 4 Madde ve 66. Madde Hassasiyeti: Anayasa’nın ilk 4 maddesi ile Türk vatandaşlığını tanımlayan 66. maddenin mutlak surette korunması ve milli birliğin güçlendirilmesi hayati bulunuyor.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Etnik ve Dini Kimlik Tanımları: Anayasada Türk milli kimliği dışında herhangi bir etnik, dini veya kültürel kimliğe yer verilmemesi, grupların evrensel haklarının isim belirtilmeksizin korunması gerektiği savunuluyor.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Eğitim ve Devlet Dili: Devlet dili gibi eğitim dilinin de Türkçe olmasının, dil birliğinin korunması açısından son derece önemli olduğu ifade ediliyor.</span></p>

<p><strong><span style="color:#000000">İŞTE, ÖZDEMİR'İN KONUYLA İLGİLİ PAYLAŞIMI</span></strong></p>

<p><span style="color:#000000">YENİ ANAYASA ÇALIŞMALARINA DAİR KISA BİR DERKENAR </span></p>

<p><span style="color:#000000">Cumhurbaşkanı Başdanışmanı ve Cumhurbaşkanlığı Hukuk Politikaları Kurulu Başkanvekili Mehmet Uçum&nbsp;</span><a dir="ltr" href="https://x.com/mehmetucum"><span style="color:#000000">@mehmetucum</span></a><span style="color:#000000">&nbsp;, Türkiye'nin yeni anayasa gündemini, anayasa ihtiyacını ve atılması gereken adımları anlatan bir analiz kaleme aldı. </span></p>

<p><span style="color:#000000">Uçum, analizinde Anayasa'nın ilk dört maddesi dahil olmak üzere, &nbsp;</span></p>

<p><span style="color:#000000">Yeni anayasada milli kurtuluş ve bağımsızlık mücadelemizin ve anayasal birikimimizin kazanımları olarak Türk milleti, </span></p>

<p><span style="color:#000000">Türk vatandaşlığı, </span></p>

<p><span style="color:#000000">resmi dil ve tek zorunlu eğitim dili olarak Türkçe, </span></p>

<p><span style="color:#000000">cumhuriyet, </span></p>

<p><span style="color:#000000">üniter yapı, </span></p>

<p><span style="color:#000000">laiklik, </span></p>

<p><span style="color:#000000">demokratik hukuk devleti kavramlarının kırmızı çizgi olduğunu ifade etti. </span></p>

<p><span style="color:#000000">Uçum, devamla "Bu konularda istismar siyaseti yürütülmesine, sürece gölge düşürmek maksatlı bilinçli çarpıtmalar yapılmasına asla müsaade edilmez. Bu hususlarda farklı bir düzenleme tartışması zaten kabul edilemez." dedi. </span></p>

<p><span style="color:#000000">ALEVİ-BEKTAŞİ GÜÇ BİRLİĞİ PLATFORMU olarak bir süre önce 167 Alevi-Bektaşi kurumunun imzasıyla kamuoyuna duyurduğumuz ALEVİ RAPORU'nda aynı hassasiyetleri ortaya koymuştuk. </span></p>

<p><span style="color:#000000">İlgili başlığı bu vesile ile tekraren kamuoyuna duyurmuş olalım: </span></p>

<p><span style="color:#000000">"Yeni Anayasaya Dair Görüş ve Beklentilerimiz </span></p>

<p><span style="color:#000000">Yeni Anayasa ile ilgili tartışmaların ve istişarelerin gündemde olduğu şu günlerde anayasaya yönelik görüşlerimizi öncelikli olarak paylaşmak isteriz.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Anayasamızın ilk 4 maddesi ile Türk vatandaşlığını tanımlayan 66. Madde nin mutlak surette korunmasını ve tartışmaya açılmamasını, bu bağlamda milli birliğimizi ve devletimizin temel niteliklerini korumayı son derece yaşamsal buluyoruz. </span></p>

<p><span style="color:#000000">Anayasada Türk milli kimliği dışında herhangi bir etnik, dini veya kültürel kimliğin yer almasını doğru bulmuyoruz. </span></p>

<p><span style="color:#000000">Anayasada, isim belirtilmeden etnik, dini ve kültürel grupların evrensel hakları korunabilir. Ancak hiçbir şekilde etnik, dini veya kültürel tanımlamaya yer verilmemelidir. </span></p>

<p><span style="color:#000000">Devlet dili gibi eğitim dilinin de Türkçe olmasından yanayız. Bu iki husus, dil birliğimizi korumak bakımından son derece önemlidir. </span></p>

<p><span style="color:#000000">“Eşit yurttaşlık” kavramına şüpheyle bakıyor ve bu söylemi reddediyoruz. Bu kavram, anayasal eşitlik kavramını reddeden ve arka planda devleti farklı etnik, dini ve kültürel gruplara göre pay eden bir yaklaşım sunmaktadır. </span></p>

<p><span style="color:#000000">Biz, yurttaşlarını gruplara, klanlara, dini veya etnik gruplara bölmeyen, bir kişi bile olsa herkesin temel hak ve özgürlüklerini garanti altına alan bir yaklaşımı doğru buluyoruz."</span></p>

<p><a href="https://cemevihaber.com/wp-content/uploads/2025/12/ALEVILERIN-ALEVI-RAPORU-fotosuz.pdf">ALEVİ RAPORU'NUN TAM METNİNİ OKUMAK İÇİN TIKLAYIN</a></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 21 Sep 2026 01:03:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/09/ali-riza-ozdemirden-mehmet-ucuma-destek-ayni-hassasiyetleri-paylasiyoruz-1789944320.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Erdem Cömert yazdı: Aleviliğe saplanan hançer: Eşit yurttaşlık -2</title>
                <category>GÜNDEM</category>
                <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/erdem-comert-yazdi-alevilige-saplanan-hancer-esit-yurttaslik-2-3471</link>
                <guid>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/erdem-comert-yazdi-alevilige-saplanan-hancer-esit-yurttaslik-2-3471</guid>
                <description><![CDATA[Horasan Erenleri Dernekler Federasyonu Genel Başkanı ve hukukçu Erdem Cömert'in, Alevi toplumuna empoze edilmek istenen "eşit yurttaşlık" kavramını Aydınlık gazetesindeki köşesinde ele aldığı yazı dizisinin ikinci makalesini yayımlıyoruz. İşte, o makale:]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong><span style="color:#000000">Kavramın seyir defteri ve neoliberal tuzak</span></strong></p>

<p><span style="color:#000000">Geçen hafta başlattığımız “Aleviliğe Saplanan Hançer: Eşit Yurttaşlık” yazı dizimiz, ne yazık ki sıcak gelişmelerle Türkiye’nin tam da kalbinde karşılık buldu. Yazımızın mürekkebi kurumadan yaşanan siyasal süreçler, dikkat çektiğimiz tehlikenin adım adım nasıl sahneye konduğunu doğrular nitelikte.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Nitekim DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, Resmi Gazete’de yayımlanan çerçeve yasayı değerlendirirken meseleyi yine aynı kavram üzerinden kurdu: “Silahlar sustu ama eşit yurttaşlar olduğumuz bir düzen kurulmalıdır.”</span></p>

<p><span style="color:#000000">Sözde barış, kardeşlik ve hak arayışı ambalajıyla sunulan bu dil, tam anlamıyla bir tuzaktır. Alevilerin tarihsel hak taleplerinin arasına yerleştirilen, etnik bölücülüğün masumlaştırma aracı yapılan ve ulus devleti tasfiye etmeyi amaçlayan “eşit yurttaşlık” tehlikesi adım adım ilerliyor.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Peki, Aleviliğin tarihsel mirasıyla hiçbir bağı olmayan, son yıllarda masum bir hak arayışı gibi yutturulmaya çalışılan bu kavram nereden çıktı? Kimler, hangi siyasal ihtiyaçla bunu üretti?</span></p>

<p><strong><span style="color:#000000">POST-MODERN DÖNEM VE İDEOLOJİK DOĞUM</span></strong></p>

<p><span style="color:#000000">“Eşit yurttaşlık” kavramı, sanıldığı gibi ezilen kitlelerin kendi öz mücadeleleriyle yarattığı yerli ve milli bir kavram değildir. İkinci Dünya Savaşı sonrası Batı akademisinde şekillenen, özellikle 1980 sonrasında neoliberal küreselleşme dalgasıyla tırmanışa geçen postmodern kimlik siyasetinin bir ürünüdür.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Bu yaklaşımın teorik temelleri; Will Kymlicka’nın “Çokkültürlü Yurttaşlık” (Multicultural Citizenship) kuramına, Iris Marion Young’ın “Farklılaşmış Yurttaşlık” (Differentiated Citizenship) anlayışına ve Charles Taylor’ın “Tanınma Politikası” (Politics of Recognition) tezlerine dayanır.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Kymlicka ve takipçileri, Fransız Devrimi’nden bu yana gelişen ve bireyi ırk, din, mezhep ayrımı gözetmeksizin kanun önünde eşit sayan klasik Cumhuriyetçi yurttaşlık tanımını “yetersiz” ve “baskıcı” ilan ettiler. Onlara göre devlet, tüm yurttaşlarına eşit mesafede duran nötr bir yapı olamazdı; bunun yerine toplumu etnik, dinsel ve kültürel kompartımanlara bölerek her gruba ayrı “kolektif haklar” ve “özel statüler” tanımalıydı.</span></p>

<p><span style="color:#000000">İşte tam bu noktada, “kanun önünde eşitlik” kavramı tasfiye edilip yerine “farklılıkların hukuki statü kazandığı eşit yurttaşlık” söylemi ikame edildi.</span></p>

<p><strong><span style="color:#000000">EMPERYALİST MERKEZLER VE ULUS DEVLETİN TASFİYESİ</span></strong></p>

<p><span style="color:#000000">Neoliberalizmin ve emperyalist merkezlerin bu kavrama sarılmasının çok somut bir amacı vardı: Ulus devleti içeriden çözmek.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Sermayenin sınırsızca dolaşabildiği, ulusal sınırların aşındığı tek kutuplu bir dünya düzeninde, üniter yapılar ve ortak yurttaşlık bilinci en büyük engel olarak görülüyordu. Halkı sınıf bilincinden ya da ulusal bütünlükten koparıp etnik, mezhepsel ve kültürel alt kimliklere bölmek; emperyalist merkezlerin yönetilebilir, parçalanmış coğrafyalar yaratma stratejisine tam uyum sağlıyordu.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Batı’daki strateji merkezlerinde üretilen bu teorik çerçeve; Almanya, Fransa ve İngiltere gibi ülkelerdeki çeşitli vakıflar, fonlanan sivil toplum kuruluşları ve ideologlar eliyle Doğu Avrupa’ya, Ortadoğu’ya ve elbette Türkiye’ye ihraç edildi. Türkiye’de ulus devletin dayandığı “Anayasal yurttaşlık” ve “kanun önünde eşitlik” ilkeleri hedef alınırken, Alevi toplumunun sosyolojik gerçekliği ve tarihsel hafızası bu neoliberal laboratuvarın malzemesi yapılmak istendi.</span></p>

<p><strong><span style="color:#000000">KANUN ÖNÜNDE EŞİTLİK İLE ‘EŞİT YURTTAŞLIK’ ARASINDAKİ UÇURUM</span></strong></p>

<p><span style="color:#000000">Burada ideolojik tuzağı netleştirmek zorundayız:</span></p>

<p><span style="color:#000000">Anayasamızın 10. maddesinde güvence altına alınan “kanun önünde eşitlik”, bireyi esas alır. Alevi’yi, Sünni’yi, Türk’ü, Kürt’ü hiçbir ayrıcalık ya da ayrımcılığa tabi tutmaksızın tek bir ortak hukuk çatısı altında toplar. İnsanı mezhebine göre değil, yurttaşlık bağına göre tanımlar.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Buna karşın ihracatı yapılan “eşit yurttaşlık”, bireyi değil, ait olduğu etnik veya mezhepsel grubu esas alır. Devleti, bireylerin oluşturduğu bir cumhuriyet değil; cemaatlerin, mezheplerin ve etnik grupların federatif bir koalisyonu olarak kurgular.</span></p>

<p><span style="color:#000000">İşte Aleviliğe saplanmak istenen hançer tam da buradadır. Alevilik; Hacı Bektaş Veli’den Yunus Emre’ye, Pir Sultan’dan Nesimi’ye uzanan çizgisinde “72 millete bir gözle bakmayı”, insanı meşrebine bölmeden birleştirmeyi esas alan evrensel bir insanlık felsefesidir. Aleviliği etnik ya da kompartımanlaşmış bir “siyasal kimlik” cenderesine sokmak, onun özünü yok etmektir.</span></p>

<p><strong><span style="color:#000000">GELECEK HAFTA: BATI FONLARI VE ALMANYA ÖRGÜTLENMESİ</span></strong></p>

<p><span style="color:#000000">Bu kavramın teorik kökeni, neoliberal akademisyenlerin masalarında şekillenmiş ve ulus devletleri parçalama konseptine hizmet etmek üzere sahaya sürülmüştür. Türkiye’deki bölücü odaklar ile Alevi toplumunu Cumhuriyetten koparmak isteyen marjinal yapıların aynı kavramda buluşması asla tesadüf değildir.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Önümüzdeki yazıda, bu teorik çerçevenin pratik ayağını inceleyeceğiz. Avrupa merkezli örgütlerin, bilhassa Almanya’daki Alevi federasyonlarının bu siyasal dili Türkiye’ye nasıl taşıdığını, hangi fon mekanizmalarıyla beslendiğini ve Alevi toplumuna nasıl dayatıldığını somut örnekleriyle ele alacağız.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Kendi tarihimizden, Pirlerimizin yolundan ve Cumhuriyet’in ortak geleceğinden taviz vermeyeceğiz.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Aşk ile...</span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sun, 20 Sep 2026 14:03:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/09/erdem-comert-yazdi-alevilige-saplanan-hancer-esit-yurttaslik-2-1789902448.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Amasya&#039;da Ahilik Haftası kutlandı</title>
                <category>GÜNDEM</category>
                <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/amasyada-ahilik-haftasi-kutlandi-3465</link>
                <guid>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/amasyada-ahilik-haftasi-kutlandi-3465</guid>
                <description><![CDATA[Cem Vakfı Amasya Şubesi, Amasya Belediyesi ile birlikte Ahilik haftasını kutlama etkinliği düzenledi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="color:#000000">Cem Vakfı Amasya Şubesi, Amasya Belediyesi ile birlikte Ahilik haftasını kutlama etkinliği düzenledi.</span></p>

<p><span style="color:#000000"><img alt="" src="https://www.alevihaberler.com.tr/public/images/detay/PROTOKOLAMASYA.png" style="height:450px; width:760px" /></span></p>

<p><span style="color:#000000">Amasya merkez şehzadeler Gezi Yolunda düzenlenen etkinliğe, Amasya Belediye Başkanı Turgay Sevindi, Tugay Komutanı Tuğgeneral Kemal Çakıroğlu, Amasya İl Jandarma Alay Komutanı Albay Ramazan Yiğit, Yeni Parti Amasya İl Başkanı İlker Küp, Millyetçi Hareket Partisi Amasya İl Başkanı Oğuzhan Sakızcı ve yüzlerce vatandaş katıldı.</span></p>

<p><span style="color:#000000"><img alt="" src="https://www.alevihaberler.com.tr/public/images/detay/ismet%20k%C4%B1l%C4%B1%C3%A7.png" style="height:450px; width:760px" /> </span></p>

<p><span style="color:#000000">Saygı duruşu ve İstiklal marşının okunmasından sonra, İsmet Kılıç Dede Ahilik duasını okudu. </span></p>

<p><span style="color:#000000"><img alt="" src="https://www.alevihaberler.com.tr/public/images/detay/Haydar%20K%C4%B1l%C4%B1%C3%A7.png" style="height:450px; width:760px" /></span></p>

<p><span style="color:#000000">Etkinliğin açış konumasını ise, Cem Vakfı Amasya Şubesi Başkanı Haydar Kılıç Dede yaptı. </span></p>

<p><span style="color:#000000">Haydar Kılıç Dede yaptığı konuşmada, Ahiliğin manevi değerlerin taşıyıcısı bir kurum olduğunu belirterek şunları söyledi:</span></p>

<p><span style="color:#000000">“<em><strong>Ahilik sadece bir esnaf teşkilatı değildi. Aynı zamanda Anadoludaki manevi değerlerin de taşıyıcısı bir kurumdu. Ahilik, İyi ahlak, adalet, fazilet ve marifet ilkeleri üzerine bina edilmişti. Kardeşler teşkilatı anlamına gelen Ahilik, Anadolu’da manevi değerlerin oluşmasına büyük katkıda bulunmuştur.</strong></em>” </span></p>

<p><span style="color:#000000">“<strong><em>Bir toplumu ayakta tutan manevi değerlerdir. Bu değerler kaybolduğu zaman toplumlar da yozlaşma ve çürüme başlar. O nedenle manevi değerlerimize sahip çıkmak çok çok önemlidir. </em></strong></span></p>

<p><span style="color:#000000">“<strong><em>Kaybolmaya yüz tutan Ahiliğin ilkelerini yeniden gündeme getirip, ahlaklı, dürüst, cömert bir toplumu hep birlikte yeniden inşaa etmemiz gerekiyor.</em></strong>”</span></p>

<p><span style="color:#000000">Açılış konuşmasından sonra, Amasya Belediyesi Konservatuar grubu ile Zakirler Hasan Yavuz ve Aziz Şimşek Deyiş ve düvazlar okudu.</span></p>

<p><span style="color:#000000"><img alt="" src="https://www.alevihaberler.com.tr/public/images/detay/Hamdullah%20Yan%C4%B1k.png" style="height:450px; width:760px" /> </span></p>

<p><span style="color:#000000">Etkinlikte Hamdullah Yanık Dede de Ahi Evran’ın hayatı, Moğol işgaline direnişi ve Ahiliğin Alevilikle ilişkisi üzerine bir sunum yaptı.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Etkinlik, katılımcılara helva dağıtımı ile sona erdi.</span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sun, 20 Sep 2026 09:50:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/09/amasyada-ahilik-haftasi-kutlandi-1789887752.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Çankaya CHP&#039;den Horasan Erenleri&#039;ne ziyaret</title>
                <category>GÜNDEM</category>
                <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/cankaya-chpden-horasan-erenlerine-ziyaret-3457</link>
                <guid>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/cankaya-chpden-horasan-erenlerine-ziyaret-3457</guid>
                <description><![CDATA[Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Çankaya İlçe Başkanı Halit Mete Oltulu ve Yönetim Kurulu üyelerinden oluşan heyet, Horasan Erenleri Dernekler Federasyonu Genel Merkezi’ni ziyaret etti.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="color:#000000">Samimi bir atmosferde geçen buluşmada, Horasan Erenleri Dernekler Federasyonu Genel Başkanı Av. Erdem Cömert, İnanç Kurulu Başkanı Hüseyin Öz Dede ve Yönetim Kurulu Üyesi Gönül Güçlü Yurtçiçek ev sahipliği yaptı. </span></p>

<p><span style="color:#000000">Ziyaret kapsamında federasyonun çalışmaları ve Alevi-Bektaşi toplumuna yönelik yaklaşımları ele alındı.</span></p>

<p><span style="color:#000000"><strong>BÜTÜN YURTTAŞLARI KUCAKLAYAN BİR ANLAYIŞ</strong></span></p>

<p><span style="color:#000000">Görüşmede federasyon temsilcileri, Alevi-Sünni ayrımı yapılmaksızın tüm yurttaşları kucaklayan bir anlayışı esas aldıklarını vurguladı. </span></p>

<p><span style="color:#000000">Türkiye’nin birlik ve bütünlüğünün korunmasının temel hassasiyet olduğunun altı çizilirken, Alevi-Bektaşi inanç ve kültürünün ülkenin tarihsel ve toplumsal bütünlüğü içinde değerlendirilmesi gerektiği ifade edildi. </span></p>

<p><span style="color:#000000">Aleviliğin toplumdaki ayrışmaları derinleştiren bir siyasal araç haline getirilmesine karşı çıkıldığı da açıkça dile getirildi.</span></p>

<p><span style="color:#000000"><strong>ALEVİLİĞİN SİYASAL TARTIŞMALARIN ARACI OLMASINDAN RAHATSIZLIK</strong></span></p>

<p><span style="color:#000000">CHP içerisinde geçmiş dönemde Alevilik üzerinden yaşanan tartışmaların da gündeme geldiği toplantıda, federasyon temsilcileri bu durumdan duydukları rahatsızlığı aktardı. </span></p>

<p><span style="color:#000000">Aleviliğin herhangi bir siyasi mücadelenin aracı veya silahı yapılmaması gerektiği belirtilerek, "<strong><em>düşkünlü</em></strong>k" gibi ağır anlamlar taşıyan inançsal kavramların siyasi polemiklerde uluorta kullanılmasının Alevi toplumuna zarar verdiği ifade edildi.</span></p>

<p><span style="color:#000000"><strong>DIŞ KAYNAKLI YAKLAŞIMLAR VE "ALİSİZ ALEVİLİK" TARTIŞMASI</strong></span></p>

<p><span style="color:#000000">Toplantının en önemli başlıklarından biri de Alevi-Bektaşi inancına yönelik dış kaynaklı ve farklı çevrelerin yaklaşımları oldu. </span></p>

<p><span style="color:#000000">Aleviliğin tarihsel köklerinden kopartılarak yeniden tanımlanmaya çalışıldığı "<em><strong>Alisiz Alevilik</strong></em>" ve benzeri akımlar ele alındı.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Federasyon, Alevi-Bektaşi inancının Hz. Ali ve Ehl-i Beyt merkezli yapısının, Anadolu’daki Türkmen-Horasan geleneğiyle bağının korunmasının şart olduğunu belirtti. </span></p>

<p><span style="color:#000000">Toplumun kendi kimliğini kendisinin tanımlaması gerektiği, dışarıdan gelen ideolojik müdahalelerin yeni ayrışmalara yol açabileceği uyarısında bulunuldu.</span></p>

<p><span style="color:#000000"><strong>"EŞİT YURTTAŞLIK" VE ULUSLARARASI BOYUT</strong></span></p>

<p><span style="color:#000000">Görüşmede "<em><strong>eşit yurttaşlık</strong></em>" kavramı da masaya yatırıldı. Hukuk önünde eşitliğin temel ve vazgeçilmez olduğu belirtilirken, bu kavramın milli bütünlükten koparılarak farklı siyasi projelere dönüştürülmesine ilişkin kaygılar paylaşıldı.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Ayrıca Batı merkezli çevrelerin Alevilik üzerindeki projeleri ile Almanya istihbaratı, ABD ve İsrail'in bölgedeki politikalarına dair değerlendirmeler yapıldı. </span></p>

<p><span style="color:#000000">CHP Çankaya İlçe Başkanı Halit Mete Oltulu, Aleviliğin siyasi amaçlarla araçsallaştırılmaması gerektiği yönündeki görüşleri paylaştıklarını belirterek, dış müdahalelere karşı toplumsal dayanışmanın ve milli birliğin güçlendirilmesinin önemine dikkat çekti.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Ziyaret, karşılıklı iyi niyet temennileri ve ortak hassasiyetlerin vurgulanmasıyla sona erdi.</span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sat, 19 Sep 2026 20:53:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/09/cankaya-chpden-horasan-erenlerine-ziyaret-1789841327.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Özzeybek’ten CEM Vakfı Onursal Başkanı Prof. Dr. İzzettin Doğan’a ziyaret</title>
                <category>GÜNDEM</category>
                <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/ozzeybekten-cem-vakfi-onursal-baskani-prof-dr-izzettin-dogana-ziyaret-3440</link>
                <guid>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/ozzeybekten-cem-vakfi-onursal-baskani-prof-dr-izzettin-dogana-ziyaret-3440</guid>
                <description><![CDATA[Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi Kurucu Başkanı Dr. Ali Arif Özzeybek, Cumhuriyetçi Eğitim ve Kültür Merkezi (CEM) Vakfı Kurucusu ve Onursal Başkanı Prof. Dr. İzzettin Doğan’ı evinde ziyaret etti.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="color:#000000">Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi Kurucu Başkanı Dr. Ali Arif Özzeybek, Cumhuriyetçi Eğitim ve Kültür Merkezi (CEM) Vakfı Kurucusu ve Onursal Başkanı Prof. Dr. İzzettin Doğan’ı evinde ziyaret etti.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Görüşmeyi sosyal medya hesabı üzerinden paylaştığı fotoğrafla duyuran Özzeybek, ziyaretin dostane bir atmosferde gerçekleştiğini belirtti.</span></p>

<p><span style="color:#000000"><img alt="" src="https://www.alevihaberler.com.tr/public/images/detay/aarif.JPG" style="height:566px; width:607px" /> </span></p>

<p><span style="color:#000000">Paylaşımında Doğan’ın Türkiye’deki Alevi-Bektaşi toplumunun hak arayışındaki rolüne dikkat çeken Özzeybek, şu ifadelere yer verdi:</span></p>

<p><span style="color:#000000">"<em><strong>Türkiye’de Alevilik-Bektaşilikle ilgili hak arayışlarının öncüsü olan CEM Vakfı’nın kurucusu Sayın İzzettin Doğan’ı evinde ziyaret etmekten duyduğum memnuniyeti paylaşmak istiyorum. Ziyaretim sırasında kendileriyle geçmişten bugüne birçok anıyı yâd ettik. Yaptığımız bu güzel sohbette soranlara selam iletmemi istedi. Sayın Doğan’a sevgi ve saygılarımla…</strong></em>"</span></p>

<p><span style="color:#000000">Gerçekleşen ziyarette iki isim, Alevi-Bektaşi toplumunun geçmişten günümüze uzanan süreci üzerine sohbet ederek anılarını paylaştı.</span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 17 Sep 2026 18:22:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/09/ozzeybekten-cem-vakfi-onursal-baskani-prof-dr-izzettin-dogana-ziyaret-1789659342.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Bülent Kara yazdı: Anadolu&#039;da bir kurucu akıl: Hacı Bektaş Veli</title>
                <category>GÜNDEM</category>
                <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/bulent-kara-yazdi-anadoluda-bir-kurucu-akil-haci-bektas-veli-3439</link>
                <guid>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/bulent-kara-yazdi-anadoluda-bir-kurucu-akil-haci-bektas-veli-3439</guid>
                <description><![CDATA[Niğde Ömer Halisdemir Üniversitesi Sosyoloji Anabilim Dalı'nda eğitim çalışmalarını sürdüren Prof. Dr. Bülent Kara, "ANADOLU DA KURUCU BİR AKIL: HACI BEKTAŞ VELİ" makalesini sitemiz için yazdı. Prof. Dr. Kara, "Hacı Bektaş Velî’nin düşünsel mirası, tarihsel bağlamı ve kaynakların niteliği dikkate alınarak değerlendirildiğinde, günümüz toplumlarında barış, hoşgörü, toplumsal dayanışma ve birlikte yaşama kültürünün yeniden düşünülmesine katkı sağlayabilecek önemli bir kültürel kaynak olarak ele alınmalıdır" ifadelerini kullandı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="color:#000000"><strong>ANADOLU DA KURUCU BİR AKIL: HACI BEKTAŞİ VELİ</strong></span></p>

<p><span style="color:#000000">Milletlerin ontolojik inşası, dünyayı algılama biçimlerinin, dillerinin ve inanç sistemlerinin tarihsel bir süreç içerisinde sentezlenmesiyle gerçekleşir. Bu inşai sürecin Türk-İslam medeniyeti özelindeki kurucu aklı, Hacı Bektaş-ı Velî şahsiyetinde tebarüz etmiştir. Onun Ahmet Yesevî ekolünden devralarak Anadolu coğrafyasında sistematize ettiği "<strong><em>dört kapı kırk makam</em></strong>" öğretisi, Türklük ve Müslümanlık mefhumlarını birbiriyle bütünleştiren şahsiyet inşasını ve toplumsal dayanışmayı merkeze alan üst düzey bir irfan mektebidir. Bu bağlamda, kültürün taşıyıcısı olan dil ve edebî metinler, milletin varoluşsal şifrelerini barındıran kolektif bir hafıza alanı işlevi görür. </span></p>

<p><span style="color:#000000">Yeniçeri ocağının ve Bektaşîliğin pîri olarak kabul edilen Hacı Bektaş-ı Velî, hakkında söylenenlere ve yazılanlara rağmen hakkıyla tanınamamıştır. Bu bilinmezlikte onun tarihî biyografisinin önüne geçen menkıbevî şahsiyetinin etkili olduğu düşünülebilir. Dolayısıyla Hacı Bektaş-ı Velî'nin tarihî biyografisi üzerindeki gerçek olmayan noktalar, bu kutlu şahsın siyasî ve ideolojik tartışmalara malzeme hâline gelmesine sebep olmuştur.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Türkiye, bulunduğu jeokültürel konum itibarıyla sürekli bir sosyolojik dinamizm ve değişim sarmalı içindedir ancak bu değişim, toplumu kadim maddi ve manevi bağlarından, örfi temellerinden kopardığı takdirde anomiye ve kültürel çözülmeye yol açma riski taşır. Günümüzde Müslüman Türk'ün İslam'ı idrak ve yaşama biçimi olan tasavvufi epistemolojiden uzaklaşılması, derinlikli okuma ve tefekkür kültürünün yitirilmesiyle birleştiğinde, toplumda mekanik bir kutuplaşma yaratmaktadır. Dinin, bir "<em><strong>anlama, irade ve ahlak</strong></em>" süreci olmaktan çıkarılıp, sığ ideolojik algılarla devlet ve toplum mimarisinde bir tahakküm aracına dönüştürülmeye çalışılması toplumsal güveni zedelemektedir. Birlik ve beraberliği tehdit eden bu nefret söylemleri, İslam'ın özüne ve Türk tasavvufunun "<em><strong>Kendini bil!</strong></em>" ilkesine taban tabana zıttır. </span></p>

<p><span style="color:#000000">Hacı Bektaş-ı Velî'nin tarihî ve entelektüel biyografisinin, menkıbevi ve ideolojik tartışmaların gölgesinde kalarak asıl hüviyetinden uzaklaştırılması, Türkiye'nin kendi kurucu kodlarına yabancılaşması anlamına gelir. Oysa onun öğretisi, Türkiye Cumhuriyeti'nin gelecekteki ontolojik güvenliği için kusursuz bir yol haritası sunar. Bu haritanın en güçlü ontolojik sembolü, Hacı Bektaş'ın kucağında barış içinde resmedilen "<strong><em>aslan ve ceylan</em></strong>" imgesidir.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Sosyolojik bir düzlemde okunduğunda Aslan; devleti, kudreti, nizamı ve yasayı temsil ederken, Ceylan; merhameti, sivil toplumu, zarafeti, farklılıkları ve çok sesliliği simgeler. Hacı Bektaş'ın kucağı ise bu iki zıt gibi görünen unsurun birbirini yok etmeden, birbirine tahakküm kurmadan bir arada yaşayabildiği "<strong><em>kurucu vatanı</em></strong>" (Anadolu'yu) ve "<em><strong>tesanütçü</strong></em>" (dayanışmacı) aklı ifade eder. Türkiye Cumhuriyeti'nin Türklük ve Müslümanlık eksenindeki devlet felsefesi güçlü olanın zayıfı ezmediği, farklı inanç ve kökenlere sahip vatandaşların (müslim ve gayrimüslim tebaanın tarihsel birlikteliğinde olduğu gibi) organik bir dayanışma içerisinde bütünleştiği bu aslan-ceylan paradigmasına muhtaçtır.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Hacı Bektaş-ı Velî'nin geniş hoşgörü çizgisi, toplumsal yapıyı bir arada tutan en güçlü sosyal bağdır. Bu bağlamda Anadolu topraklarını mayalayan Mevlevîlik, Bektaşîlik, Nakşibendilik gibi tasavvufi ekoller, aynı kaynaktan beslenen, birbirinin eksiğini gideren tamamlayıcı kurumlardır. Bu irfan mekteplerini farklı inanç sistemleri gibi sunmak veya birini diğerinin zıddı olarak konumlandırmak kadim Türk kültürü ve örfüne, milletin bütünlüğüne ve onu var eden kanaat önderlerine yapılabilecek en büyük ihanettir.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Sonuç olarak, Türkiye Cumhuriyeti devletinin sosyo-kültürel rotası, kutuplaştırıcı ve ötekileştirici modern siyasi diskurlardan sıyrılarak Müslüman Türk'ün yaşam şifrelerini elinde tutan bu irfan büyüklerinin aslan ve ceylanı aynı kucakta yaşatan dayanışmacı, kapsayıcı ve kurucu aklında yeniden tecessüm etmelidir.</span></p>

<p>&nbsp;</p>

<p><span style="color:#000000"><strong>Günümüz Gerçekliğinde Ülkemizin Yaşadığı Coğrafyada Yeni Yol Haritası Nasıl Olmalıdır?</strong></span></p>

<p><span style="color:#000000">Hacı Bektaş Velî’nin düşünsel mirasında insan merkezli yaklaşım, hoşgörü, dayanışma, ahlaki sorumluluk ve nefsin denetimi gibi unsurlar öne çıkmaktadır. Kendisine atfedilen “<em><strong>İncinsen de incitme</strong></em>” anlayışı, bireyin karşılaştığı olumsuzluklara şiddet ve tahakküm yoluyla karşılık vermek yerine özdenetim ve karşılıklı saygıyı esas almasını ifade etmektedir. Bu anlayış toplumsal ilişkilerin düzenlenmesine yönelik bir ilke olarak da değerlendirilmelidir. Bireylerin ve toplumsal grupların birbirlerine karşı üstünlük kurmak yerine karşılıklı sorumluluk bilinciyle hareket etmeleri, farklılıkların çatışma kaynağı hâline gelmesini önleyebilecek bir toplumsal zeminin oluşmasına katkı sağlamaktadır.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Hacı Bektaş Velî’ye atfedilen aslan ve ceylan metaforu da bu düşünsel çerçevenin sembolik ifadelerinden biri olarak değerlendirilmelidir. Aslan güç ve kudreti, ceylan ise masumiyet ve kırılganlığı temsil eden unsurlar olarak ele alındığında doğal olarak karşıt konumda bulunan bu iki hayvanın aynı ortamda huzur içerisinde bulunması dikkat çekmektedir. Buradaki temel anlam, gücün ortadan kaldırılması değil gücün tahakküme dönüşmesini engelleyecek ahlaki bir özdenetimin geliştirilmesidir. Dolayısıyla metafor, güçlü olanın zayıf olan üzerindeki hâkimiyetini kaçınılmaz kabul etmek yerine gücün sorumlulukla sınırlandırılmasını ve farklı özelliklere sahip unsurların aynı yaşam alanında var olabilmesini ifade etmektedir. Bu yönüyle aslan ve ceylan, farklılıkların birbirini yok etmeden bir arada yaşayabilmesini sembolize etmektedir.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Toplumsal yaşam açısından değerlendirildiğinde farklılıklar, toplumların doğal ve kaçınılmaz özelliklerinden biridir. Etnik, dinî, mezhepsel, kültürel, ekonomik ve siyasal farklılıklar, uygun koşullar altında toplumsal çeşitliliği ve kültürel zenginliği artırabilirken ayrıştırıcı söylemler ve güç mücadeleleri içerisinde çatışma dinamiklerinin bir parçası hâline de gelebilmektedir. Özellikle Orta Doğu, tarihsel süreç içerisinde söz konusu farklılıkların siyasal ve toplumsal mücadelelerle kesiştiği bir coğrafya olmuştur. Farklı kimliklerin zaman zaman siyasal amaçlarla araçsallaştırılması, toplumsal gruplar arasındaki güven ilişkilerini zayıflatabilmekte ve karşılıklı tehdit algısının güçlenmesine neden olmaktadır. Bu durum, birlikte yaşama kültürünün ve toplumsal dayanışmanın zedelenmesine yol açmaktadır.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Bu noktada Türk düşünce geleneği içerisinde gelişen tasavvufî yaklaşım, toplumsal barış ve birlikte yaşama açısından önemli bir kültürel referans sunmaktadır. İnsan merkezli anlayış, hoşgörü, dayanışma ve ahlaki sorumluluk gibi değerler, farklılıkların çatışmaya dönüşmesini engelleyebilecek bir toplumsal anlayışın oluşmasına katkı sağlamaktadır. Hacı Bektaş Velî’nin düşüncesi de bu bağlamda günümüz toplumlarının karşı karşıya olduğu farklılık, dayanışma ve birlikte yaşama sorunlarının değerlendirilmesinde yeniden yorumlanabilecek bir düşünsel kaynak olarak ele alınmalıdır. Burada amaç, tarihsel dönemin koşullarını günümüz toplumuna doğrudan aktarmak değil, bu düşüncenin temelindeki ahlaki ilkeleri çağdaş toplumsal ilişkiler açısından değerlendirmektir.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Türkiye’nin geleceğine ilişkin toplumsal tahayyülün, siyasal ve ekonomik gücün yanı sıra toplumsal barış, adalet, bilim, üretim, kültürel çoğulculuk ve dayanışma ilkeleri üzerinden de kurulması önem taşımaktadır. Türkiye’nin yakın çevresi ve tarihsel ilişkileri dikkate alındığında farklı kimliklerin kendilerini güvende hissedebildiği, kültürel çeşitliliğin korunabildiği ve toplumsal kaynakların ortak refaha katkı sağlayabildiği bir anlayışın geliştirilmesi önem kazanmaktadır. Bu sürecin bilim insanlarının, eğitimcilerin, din insanlarının, sanatçıların, sanayicilerin ve sivil toplum aktörlerinin ortak sorumluluğu içerisinde ele alınması gerekmektedir. Bu bağlamda Türklük ve Müslümanlık kavramlarının barış, dayanışma, hoşgörü ve birlikte yaşama değerleriyle birlikte düşünülmesi, ortak toplumsal aidiyetlerin farklılıkları dışlamadan ele alınmasına katkı sağlamaktadır. </span></p>

<p><span style="color:#000000">Sonuç olarak, Hacı Bektaş Velî’ye atfedilen aslan ve ceylan metaforu, güç ile masumiyetin, farklılık ile birlikteliğin ve bireysel davranış ile toplumsal sorumluluğun aynı düşünsel çerçevede değerlendirilmesine imkân vermektedir. Hacı Bektaş Velî’nin düşünsel mirası, tarihsel bağlamı ve kaynakların niteliği dikkate alınarak değerlendirildiğinde, günümüz toplumlarında barış, hoşgörü, toplumsal dayanışma ve birlikte yaşama kültürünün yeniden düşünülmesine katkı sağlayabilecek önemli bir kültürel kaynak olarak ele alınmalıdır ayrıca Hacı Bektaş Velî’nin ceylan-aslan sembolü, Türk’ün yeniden coğrafyada ve dünyada şümullenmesinin temel ilkesi olmalıdır.</span></p>

<p><strong><span style="color:#000000">PROF. DR. BÜLENT KARA</span></strong></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 17 Sep 2026 16:50:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/09/bulent-kara-yazdi-anadoluda-bir-kurucu-akil-haci-bektas-veli-1789654552.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>CHP heyeti Almanya&#039;da ziyaretlerini tamamladı</title>
                <category>GÜNDEM</category>
                <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/chp-heyeti-almanyada-ziyaretlerini-tamamladi-3436</link>
                <guid>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/chp-heyeti-almanyada-ziyaretlerini-tamamladi-3436</guid>
                <description><![CDATA[CHP heyeti Almanya’ya üç günlük bir ziyaret programı düzenledi. Avrupa’daki CHP örgütleriyle yapılan toplantılar yanında heyet üyeleri DİTİB, Köln Başkonsolosluğu ve AABF ile de bir araya geldi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="color:#000000">Cumhuriyet Halk Partisi (CHP), Avrupa’daki yurt dışı örgütlenme çalışmalarını değerlendirmek ve Almanya’da yaşayan vatandaşların gündeme getirdiği sorunları yerinde dinlemek amacıyla üç günlük bir çalışma programı düzenledi.</span></p>

<p><span style="color:#000000">CHP Yurt Dışından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Semra Dinçer, İstanbul Milletvekili Yüksel Mansur Kılınç, CHP Almanya Federasyonu Başkanı Özgür Uçma, CHP Düsseldorf Birliği Başkanı ve Almanya Federasyonu Yönetim Kurulu Üyesi Ayfer Başlık ile beraberindeki heyet, program kapsamında Almanya’da çeşitli temaslarda bulundu.</span></p>

<p><strong><span style="color:#000000">HEYET, AVRUPA CHP ÖRGÜTLERİ İLE BULUŞTU</span></strong></p>

<p><strong><span style="color:#000000"><img alt="" src="https://www.alevihaberler.com.tr/public/images/detay/chpeu.png" style="height:450px; width:760px" /></span></strong></p>

<p><span style="color:#000000">Programın ikinci gününde CHP’nin Avrupa’daki yurt dışı örgütlenme çalışmalarına ilişkin toplantılar gerçekleştirildi.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Almanya’nın yanı sıra Fransa, Avusturya ve İsviçre’den CHP örgütlerinin temsilcileri ve yöneticileri de toplantılara katıldı. Görüşmelerde Avrupa’daki parti örgütlerinin yürüttüğü çalışmalar, karşılaşılan sorunlar ve önümüzdeki dönemde izlenmesi planlanan yol haritası değerlendirildi.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Örgüt yöneticileri, bulundukları bölgelerde gerçekleştirdikleri çalışmalar hakkında bilgi verirken, vatandaşların beklentileri ve örgütlenme süreçlerine ilişkin görüş ve önerilerini de paylaştı.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Ayrıca CHP Almanya örgüt yöneticileriyle ayrı bir toplantı yapılarak Almanya’daki örgütlenme faaliyetleri ele alındı.</span></p>

<p><strong><span style="color:#000000">KURUMSAL KOORDİNASYON ANA TEMA</span></strong></p>

<p><strong><span style="color:#000000"><img alt="" src="https://www.alevihaberler.com.tr/public/images/detay/chpyd1.png" style="height:450px; width:760px" /></span></strong></p>

<p><span style="color:#000000">Üç günlük programın üçüncü gününde ise geniş katılımlı bir toplantı düzenlendi.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Toplantıda CHP’nin yurt dışı örgütlenme modeli, Almanya ve Avrupa’daki çalışmaların daha etkin yürütülmesi, örgütler arasındaki koordinasyonun güçlendirilmesi ve vatandaşlarla daha güçlü bağlar kurulmasına yönelik başlıklar değerlendirildi.</span></p>

<p><span style="color:#000000">CHP heyeti, yurt dışındaki parti çalışmalarının sürdürüleceğini ve örgütlerin daha güçlü ve koordineli bir yapıya kavuşturulmasına yönelik çalışmaların devam edeceğini bildirdi.</span></p>

<p><strong><span style="color:#000000">AVRUPA'DAKİ TÜRKLERİN SORUNLARI VE TALEPLERİ</span></strong></p>

<p><strong><span style="color:#000000"><img alt="" src="https://www.alevihaberler.com.tr/public/images/detay/chpyd.png" style="height:450px; width:760px" /></span></strong></p>

<p><span style="color:#000000">Üç günlük program boyunca gerçekleştirilen temaslarda, Avrupa’da yaşayan vatandaşların sorunlarının doğrudan dinlenmesi ve bu sorunlara ilişkin çözüm önerilerinin geliştirilmesi öne çıkan başlıklardan biri oldu.</span></p>

<p><span style="color:#000000">CHP, Avrupa’daki örgütlenme çalışmalarını sürdürme, örgütler arasındaki dayanışma ve koordinasyonu artırma ve yurt dışında yaşayan vatandaşların gündeme getirdiği sorunları ilgili platformlarda ele alma çalışmalarına devam edeceğini açıkladı.</span></p>

<p><strong><span style="color:#000000">KÖLN BAŞKONSOLOSU İLE GÖRÜŞME</span></strong></p>

<p><strong><span style="color:#000000"><img alt="" src="https://www.alevihaberler.com.tr/public/images/detay/chpk%C3%B6lnb.png" style="height:450px; width:760px" /></span></strong></p>

<p><span style="color:#000000">CHP heyeti daha sonra Türkiye’nin Köln Başkonsolosluğu’nu ziyaret etti. Heyet, Köln Başkonsolosu Hüseyin Kantem Al ile bir araya geldi.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Görüşmede Almanya’da yaşayan vatandaşların sorunları, beklentileri ve gündeme getirdikleri çeşitli konular ele alındı. CHP heyeti, görüşme ve ev sahipliği nedeniyle Başkonsolos Hüseyin Kantem Al’a teşekkür etti.</span></p>

<p><strong><span style="color:#000000">DİTİB GENEL MERKEZİNE ZİYARET</span></strong></p>

<p><strong><span style="color:#000000"><img alt="" src="https://www.alevihaberler.com.tr/public/images/detay/chpditib.png" style="height:450px; width:760px" /></span></strong></p>

<p><span style="color:#000000">Heyetin Almanya’daki ilk duraklarından biri Diyanet İşleri Türk İslam Birliği (DİTİB) Genel Merkezi ve Merkez Camii oldu.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Gerçekleştirilen görüşmede DİTİB’in Almanya’daki faaliyetlerinin yanı sıra Türkiye kökenli vatandaşların karşılaştığı sorunlar ve beklentiler değerlendirildi.</span></p>

<p><span style="color:#000000">CHP Genel Başkan Yardımcısı Semra Dinçer, yurt dışında yaşayan vatandaşların sorunlarının çözümüne katkı sunmak amacıyla CHP olarak gerekli desteği vermeye hazır olduklarını ifade etti.</span></p>

<p><strong><span style="color:#000000">AABF YÖNETİMİ İLE BULUŞMA</span></strong></p>

<p><strong><span style="color:#000000"><img alt="" src="https://www.alevihaberler.com.tr/public/images/detay/chpaabf.png" style="height:450px; width:760px" /></span></strong></p>

<p><span style="color:#000000">Program kapsamında Almanya Alevi Birlikleri Federasyonu (AABF) da ziyaret edildi. CHP heyeti, AABF Başkanı Hüseyin Mat ve beraberindeki heyetle görüştü.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Toplantıda karşılıklı görüş alışverişinde bulunulurken, siyasi yapılar ile sivil toplum kuruluşları arasındaki diyaloğun geliştirilmesi ve dayanışmanın güçlendirilmesinin önemi üzerinde duruldu.</span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 17 Sep 2026 12:12:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/09/chp-heyeti-almanyada-ziyaretlerini-tamamladi-1789638065.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>İç Ege, Göller Yöresi ve Karadeniz’de kuvvetli yağış riski</title>
                <category>GÜNDEM</category>
                <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/ic-ege-goller-yoresi-ve-karadenizde-kuvvetli-yagis-riski-3434</link>
                <guid>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/ic-ege-goller-yoresi-ve-karadenizde-kuvvetli-yagis-riski-3434</guid>
                <description><![CDATA[Ülkemiz genelinin parçalı ve çok bulutlu, Marmara’nın doğusu, Güney ve İç Ege, Akdeniz, İç Anadolu, Batı ve Orta Karadeniz, Doğu Karadeniz kıyıları ile Adana çevreleri, Osmaniye, Kahramanmaraş ve Hatay'ın batı kesimlerinin sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Meteoroloji Genel Müdürlüğü tarafından yapılan son değerlendirmelere göre: Ülkemiz genelinin parçalı ve çok bulutlu, Marmara’nın doğusu, Güney ve İç Ege, Akdeniz, İç Anadolu, Batı ve Orta Karadeniz, Doğu Karadeniz kıyıları ile Adana çevreleri, Osmaniye, Kahramanmaraş ve Hatay'ın batı kesimlerinin sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların; İç Ege, İç Anadolu'nun batısı, Batı Karadeniz'in iç kesimleri, Göller Yöresi ile Muğla, Antalya'nın batısı, Sinop, Samsun, Ordu, Amasya ve Çorum çev</strong>relerinde yerel olarak kuvvetli olması bekleniyor. Rüzgarın; Doğu Anadolu’nun batısında güneyli yönlerden kuvvetli olarak (30-50 km/sa) esmesi bekleniyor.</p>

<p><strong>HAVA SICAKLIĞI:</strong> Hava sıcaklıklarında önemli bir değişiklik olmayacağı, doğu kesimlerde mevsim normallerinin üzerinde, diğer yerlerde normalleri civarı ve yer yer altında seyredeceği tahmin ediliyor.</p>

<p><strong>RÜZGAR:</strong> Rüzgarın; genellikle kuzey yönlerden, doğu kesimlerde güney yönlerden hafif ara sıra orta kuvvette, Doğu Anadolu'nun batısında yer yer kuvvetli (30-50 km/sa) esmesi bekleniyor.</p>

<h2><strong>UYARILAR</strong></h2>

<p><strong>KUVVETLİ YAĞIŞ UYARISI:</strong> Yağışların İç Ege, İç Anadolu'nun batısı, Batı Karadeniz'in iç kesimleri, Göller Yöresi ile Muğla, Antalya'nın batısı, Sinop, Samsun, Ordu, Amasya ve Çorum çevrelerinde yerel olarak kuvvetli sağanak ve gök gürültülü sağanak yağış beklendiğinden sel, su baskını, yıldırım, yağış anında kuvvetli rüzgar, küçük çaplı dolu yağışı ve ulaşımda aksamalar gibi olumsuzluklara karşı dikkatli ve tedbirli olunmalıdır.</p>

<p><strong>KUVVETLİ RÜZGAR UYARSI : </strong>Rüzgarın; Doğu Anadolu’nun batısında güneyli yönlerden kuvvetli olarak (30-50 km/sa) esmesi beklendiğinden yaşanabilecek olumsuzluklara karşı dikkatli ve tedbirli olunmalıdır.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 17 Sep 2026 09:20:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/09/ic-ege-goller-yoresi-ve-karadenizde-kuvvetli-yagis-riski-1789626385.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Bakü Fatihi Nuri Paşa kabri başında anıldı</title>
                <category>GÜNDEM</category>
                <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/baku-fatihi-nuri-pasa-kabri-basinda-anildi-3426</link>
                <guid>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/baku-fatihi-nuri-pasa-kabri-basinda-anildi-3426</guid>
                <description><![CDATA[Çepni Dernekleri Federasyonu, Azerbaycan Kültür Evi, Veteran Qadınlarına Sosial Yardım İçtimai Birliği üyeleri, Kafkas İslam Ordusu Komutanı ve Bakü Fatihi Nuri Paşa’yı (Killigil) vefatının yıl dönümünde Edirnekapı Şehitliği’ndeki kabri başında düzenlenen törenle andı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="color:#000000">Edirnekapı Şehitliği'nde bir araya gelen Çepni Dernekleri Federasyonu,&nbsp;&nbsp;Azerbaycan Kültür Evi, Veteran Qadınlarına Sosial Yardım İçtimai Birliği üyeleri büyük komutan, milli bağımsızlığımızın neferi, Azerbaycan Fatihi Nuri Paşa'yı andı.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Bakü’nün düşman işgalinden kurtuluşunun 108. yılı münasebetiyle gerçekleştirilen anma törenine çok sayıda federasyon üyesi ve vatandaş katıldı.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Saygı duruşu ve dualarla başlayan programda, Nuri Paşa ve Kafkas İslam Ordusu’nun aziz şehitleri yâd edildi.</span></p>

<p><span style="color:#000000"><strong>KARDEŞLİĞİN SINIR TANIMADIĞINI GÖSTEREN BİR TARİH</strong></span></p>

<p><span style="color:#000000">Törende konuşan Çepni Dernekleri Federasyonu Genel Başkanı Muhammet Arif Genç, 15 Eylül 1918 tarihinin yalnızca askerî bir zafer değil, Türk milletinin dayanışma simgesi olduğunu belirtti.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Genç, konuşmasında şu ifadeleri kullandı:</span></p>

<p><span style="color:#000000">"<strong><em>Bugün burada, Türk milletinin tarihindeki en anlamlı mücadelelerden birinin kahramanı olan Nuri Paşa’yı, bıraktığı büyük mirasın başında anmak için toplandık. 15 Eylül 1918’de Kafkas İslam Ordusu’nun Bakü’ye girişi; aynı milletin farklı coğrafyalardaki evlatlarının birbirine sahip çıktığı, kardeşliğin sınır tanımadığını gösteren bir tarihtir. Nuri Paşa komutasındaki ordumuz, Anadolu’dan Azerbaycan’a uzanan bir gönül köprüsü kurmuştur.</em></strong>"</span></p>

<p><span style="color:#000000"><strong>TÜRK DÜNYASININ ORTAK TARİHİNE SAHİP ÇIKACAĞIZ</strong></span></p>

<p><span style="color:#000000">Tarihî mirası gelecek nesillere aktarma sorumluluğuna dikkat çeken Genç, Çepni boyunun vatanlaşma sürecindeki rolüne değinerek şunları kaydetti:</span></p>

<p><span style="color:#000000">"<em><strong>Bizler sadece bir tarihî şahsiyeti anmıyor; birlik, kardeşlik ve kültürümüze sahip çıkma anlayışını yaşatıyoruz. Çepniler, tarih boyunca devletinin ve milletinin yanında yer almış bir Oğuz boyudur. Nuri Paşa’nın ve şehitlerimizin aziz hatırası önünde söz veriyoruz: Türk dünyasının ortak tarihine sahip çıkacak, kültürümüzü ve kardeşlik bağlarımızı daima canlı tutacağız.</strong></em>"</span></p>

<p><span style="color:#000000">Program, Gazi Mustafa Kemal Atatürk, Nuri Paşa, Kafkas İslam Ordusu neferleri ve tüm vatan şehitleri için yapılan duaların ardından sona erdi.</span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 15 Sep 2026 14:27:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/09/cepni-dernekleri-federasyonu-nuri-pasayi-kabri-basinda-andi-1789471913.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Başkan Ali Kaim’den Çankaya Köşkü’nde ziyaret</title>
                <category>GÜNDEM</category>
                <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/baskan-ali-kaimden-cankaya-koskunde-ziyaret-3425</link>
                <guid>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/baskan-ali-kaimden-cankaya-koskunde-ziyaret-3425</guid>
                <description><![CDATA[Hacıbektaş Belediye Başkanı Ali Kaim, Cumhurbaşkanlığı Sosyal ve Gençlik Politikaları Kurulu Üyesi ve Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi Kurucu Başkanı Ali Arif Özzeybek’i Çankaya Köşkü’nde ziyaret etti.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Hacıbektaş Belediye Başkanı Ali Kaim, Cumhurbaşkanlığı Sosyal ve Gençlik Politikaları Kurulu Üyesi ve Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi Kurucu Başkanı Ali Arif Özzeybek’i Çankaya Köşkü’nde ziyaret etti.</strong><br />
<br />
<strong>Hacıbektaş Belediye Başkanı Ali Kaim,</strong> beraberindeki Hacıbektaş Belediyesi Meclis Üyeleri Merve Özgün Aloğlu ve Ali Batur ile birlikte Ankara’da bir ziyaret gerçekleştirdi.</p>

<p>Başkan Kaim ve beraberindeki heyet, Cumhurbaşkanlığı Sosyal ve Gençlik Politikaları Kurulu Üyesi ve Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi Kurucu Başkanı Ali Arif Özzeybek tarafından Çankaya Köşkü’nde ağırlandı.</p>

<p>Gerçekleştirilen görüşmede <strong>Hacı Bektaş Veli Dergâhı </strong>ve Hacıbektaş ilçesiyle ilgili birçok konu üzerinde istişarelerde bulunuldu.</p>

<p><strong>Ali Arif Özzeybek</strong>, ziyaretin ardından yaptığı paylaşımda, Hacıbektaş Belediye Başkanı Ali Kaim ve çalışma arkadaşlarını Çankaya Köşkü’nde ağırladıklarını belirterek, gerçekleştirilen görüşme için teşekkür etti.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 15 Sep 2026 09:56:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/09/baskan-ali-kaimden-cankaya-koskunde-ziyaret-1789455566.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Büyük Aile Platformu, &quot;Ailem Güvende&quot; operasyonlarını desteklediğini açıkladı</title>
                <category>GÜNDEM</category>
                <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/buyuk-aile-platformu-ailem-guvende-operasyonlarini-destekledigini-acikladi-3424</link>
                <guid>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/buyuk-aile-platformu-ailem-guvende-operasyonlarini-destekledigini-acikladi-3424</guid>
                <description><![CDATA[Büyük Aile Platformu, son 7 yıldır yürüttüğü çalışmalar kapsamında, devlet kurumlarının “Ailem Güvende” operasyonlarını kararlılıkla desteklediğini kamuoyuna duyurdu.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Büyük Aile Platformu, son 7 yıldır yürüttüğü çalışmalar kapsamında, devlet kurumlarının “Ailem Güvende” operasyonlarını kararlılıkla desteklediğini kamuoyuna duyurdu.</strong></p>

<p>Platformdan yapılan yazılı açıklamada, 81 ildeki sivil toplum kuruluşları ve il aile platformları aracılığıyla ailenin korunmasına yönelik farkındalık oluşturulduğu vurgulandı. Açıklamada, <em><strong>“Kurulduğumuz günden bu yana insanlığın varoluşuna, fıtratına ve bağımsızlığına kasteden küresel odaklara karşı amansız bir mücadele veriyoruz. Bu itibarla, devlet kurumlarımızın aile bütünlüğünü ve evlatlarımızı tehdit eden odaklara karşı hayata geçirdiği ‘Ailem Güvende’ operasyonlarını kararlılıkla desteklediğimizi açıkça ilan ediyoruz”</strong></em> denildi.</p>

<p>Açıklamada, akademik raporlar ve saha çalışmalarına atıfta bulunularak, küresel emperyalizmin ve uluslararası lobilerin yerel işbirlikçileri üzerinden yürüttüğü sosyo-kültürel politikalara dikkat çekildi. Cinsiyetsizleştirme politikaları, zehir tacirliği, fuhuş ve dijital bağımlılıklar gibi unsurların toplumları millî, manevî ve kültürel bağlarından koparmayı amaçladığı ifade edildi. Aileye yönelik bu tehditlerin tesadüfi olmadığı, organize bir süreç olduğu belirtildi.</p>

<p>Platform, emniyet ve yargı birimleri eliyle başlatılan operasyonların<em><strong> “küresel çetelerin ve yerel iş birlikçilerinin emellerine karşı atılmış tarihî ve millî bir adım” </strong></em>olduğunu kaydetti. Koruyucu çerçeveyi tamamlamak için kamusal alanlardan eğitim kurumlarına, medyadan dijital mecralara kadar LGBT propagandası, dayatması ve örgütlenmesinin hukuken yasaklanması; cinsiyetsizleştirme propagandasına karşı net yasal düzenlemelerin yapılması ve çocukların zihinsel-fiziksel gelişimini koruyacak kapsamlı bir hukukî çerçevenin hayata geçirilmesi talep edildi.<br />
<br />
&nbsp;</p>

<p><img alt="" src="https://www.alevihaberler.com.tr/public/images/detay/image%20-%202026-09-15T011220_870.png" style="height:732px; width:672px" /></p>

<p><br />
<strong>AÇIKLAMA ŞÖYLE:</strong><br />
Büyük Aile Platformu olarak, son 7 yıldır "LGBT Propagandası ve Dayatması"na karşı ilmî-fikri-akademik&nbsp;<br />
çalışmalar yürütmekte ve 81 ildeki sivil toplum kuruluşlarımız ve&nbsp;<br />
il aile platformlarının marifetiyle “ailenin korunması”na dair güçlü bir farkındalık oluşturmaktayız.&nbsp;<br />
Kurulduğumuz günden bu yana insanlığın varoluşuna, fıtratına ve bağımsızlığına kasteden küresel odaklara&nbsp;<br />
karşı amansız bir mücadele veriyoruz.&nbsp;<br />
Bu itibarla, devlet kurumlarımızın aile bütünlüğünü ve evlatlarımızı tehdit eden odaklara karşı&nbsp;<br />
hayata geçirdiği "AİLEM GÜVENDE" operasyonlarını kararlılıkla desteklediğimizi açıkça ilan ediyoruz.&nbsp;<br />
<br />
Akademik raporlarımızda ve saha çalışmalarımızda sürekli vurguladığımız üzere; bugün insanlık,&nbsp;<br />
küresel emperyalizmin ve onun aparatı olan uluslararası lobilerin yerel işbirlikçileri üzerinden yürüttüğü&nbsp;<br />
sosyo-kültürel terörü ve kuşatması altındadır. Hak ve özgürlük maskesi altında ambalajlanan&nbsp;<br />
cinsiyetsizleştirme politikaları, zehir tacirliği, fuhuş tuzağı, dijital bağımlılıklar vb. yozlaşmalar;&nbsp;<br />
toplumları millî-manevî-kültürel bağlarından kopararak köksüzleştirmeyi amaçlayan&nbsp;<br />
küresel emperyalizmin doğrudan yürüttüğü kirli projelerdir.&nbsp;<br />
Aile yapımıza karşı küresel tehditlerle ilgili müktesebatımız ve 81 ildeki sivil direnç odak noktalarımızla ortaya&nbsp;<br />
koyduğumuz gibi; ailemizi hedef alan bu saldırılar tesadüfi değil, organize bir insanlık suçudur.&nbsp;<br />
Devletimizin emniyet ve yargı birimleri marifetiyle başlattığı Ailem Güvende operasyonları,&nbsp;<br />
küresel çetelerin ve onların yerel iş birlikçilerinin kirli emellerine karşı atılmış tarihî ve millî bir adımdır.&nbsp;<br />
<br />
Küresel merkezlerin yürüttüğü bu ifsat politikalarına karşı devletimizin başlattığı idari adımların toplumsal&nbsp;<br />
huzurumuz ve geleceğimiz adına hayatî bir önemi olduğu açıktır.&nbsp;<br />
Ancak bu koruyucu çerçevenin eksiksiz tamamlanması ve kalıcı hâle gelmesi için;&nbsp;<br />
kamusal alanlardan-eğitim kurumlarına ve medyadan-dijital mecralara kadar&nbsp;<br />
her türlü LGBT propagandası, dayatması ve örgütlenmesinin hukukî olarak yasaklanması;&nbsp;<br />
açık, net ve tavizsiz bir şekilde cinsiyetsizleştirme propagandasına karşı yasal düzenlemenin yapılması,&nbsp;<br />
çocuklarımızın zihinsel ve fiziksel gelişimini koruyacak&nbsp;<br />
kapsamlı bir hukuki düzenlemenin hayata geçirilmesi büyük önem taşımaktadır.&nbsp;<br />
Bu kararlı duruş doğrultusunda kamuoyuna duyururuz ki:&nbsp;<br />
• Akademik ve hukuki mecralarda sürdürdüğümüz mücadeleyi kararlılıkla sürdüreceğiz.&nbsp;<br />
• Küresel çetelerin propaganda araçlarıyla çocuklarımızın zihnini ve fıtratını bozmasına izin vermeyeceğiz.&nbsp;<br />
• Aile yapımızı ve toplumsal dokumuzu hedef alan her türlü gayrî millî ve gayri ahlakî oluşumlara,&nbsp;<br />
dijital tehlikelere ve örtülü dayatmalara karşı milletimizin sesi olmayı sürdüreceğiz.&nbsp;<br />
• Devletimizin başlattığı "Ailem Güvende" operasyonlarının tavizsiz bir şekilde genişletilmesinin,&nbsp;<br />
küresel lobilerin finansal ve dijital uzantılarına karşı alınacak koruyucu-önleyici hukukî tedbirlerin en üst&nbsp;<br />
düzeyde uygulanmasını talep ediyoruz ve bu talebimizin takipçisi olacağız.&nbsp;<br />
• Geleceğimizin ve millî bağımsızlığımızın teminatı olan aile kurumunu muhafaza etmeye devam edeceğiz.&nbsp;<br />
Kamuoyuna saygıyla duyurulur.&nbsp;<br />
BÜYÜK AİLE PLATFORMU&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 15 Sep 2026 09:37:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/09/buyuk-aile-platformu-ailem-guvende-operasyonlarini-destekledigini-acikladi-1789454378.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Türkoğuz Kılıçgedik yazdı: Alevilerin, Ali&#039;sizleri sahiplenmesi yanlıştır</title>
                <category>GÜNDEM</category>
                <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/turkoguz-kilicgedik-yazdi-alevilerin-alisizleri-sahiplenmesi-yanlistir-3422</link>
                <guid>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/turkoguz-kilicgedik-yazdi-alevilerin-alisizleri-sahiplenmesi-yanlistir-3422</guid>
                <description><![CDATA[Araştırmacı yazar Türkoğuz Kılıçgedik, Alevi kimliğinin korunması gerektiğini vurgulayarak, “Ali’sizler” olarak tanımladığı kesimin sahiplenilmesinin stratejik ve teolojik açıdan ciddi bir hata olduğunu belirten bir yazı kaleme aldı. İşte Türkoğuz Kılıçgedik'in o yazısı:]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><strong>Alevi Kimliğinin Marjinal (Ali’siz/Ateist) Tehditler Karşısında Korunması Esastır</strong></span></span></p>

<p style="text-align:justify">&nbsp;</p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><strong>Giriş</strong></span></span></p>

<p style="text-align:justify">&nbsp;</p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Alevilik, İslam’ın Velayet geleneği olarak, tarihsel ve teolojik merkezine Hz. Ali’yi, On İki İmamlar’ı, Ehl-i Beyt sevgisini yerleştiren, Dört Kapı öğretisi ile sistemleşen kendine özgü bir inanç, kültür ve toplumsal örgütlenme sistemine sahiptir. Bu sistem, “yol” (dört kapı), “erkân” (cem), “soy” (ocakzadelik) ve “ikrar” (bağlılık yemini) gibi temel kurumlar üzerine inşa edilmiştir. Ancak, modern ve küreselleşen dünyada, her geleneksel dini topluluk gibi Alevi toplumu da içsel farklılaşmalar ve dışsal ideolojik etkilerle karşı karşıya kalmaktadır. Bu bağlamda, “Ali'sizler” olarak tanımlanan bir fenomen ortaya çıkmıştır. Bu terim, atası Alevilikten gelen kişilerce veya onları finanse eden kesimlerce Alevilik kökenliymiş gibi, ancak Hz. Ali merkezli Alevi öğretisini, tarihini ve İslami referanslarını reddeden; dolayısıyla Aleviliği ret eden, bunun yerine sosyalizm, radikal sekülerizm veya ateizm gibi ideolojilere yönelen bireyleri ve marjinal grupları ifade etmektedir. Bu çalışmanın temel tezi, Alevi toplumunun kendi kimliksel bütünlüğünü, toplumsal saygınlığını ve ulusal birlik içindeki konumunu koruyabilmesi için, bu Ali'siz kesimleri hangi koşulda olursa olsun sahiplenmenin stratejik ve teolojik açıdan ciddi bir hata olduğudur. Bu hata, yalnızca dini kimliğin aşınmasına değil, aynı zamanda Ali'sizlerin eylemlerinin Aleviliğe mal edilmesi yoluyla topluma ve devlete karşı zararlı bir algının oluşmasına da yol açabilir.</span></span></p>

<p style="text-align:justify">&nbsp;</p>

<ol>
	<li style="list-style-type:none">
	<ol>
		<li style="text-align:justify"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><strong>Ali'sizlerin Teolojik ve İdeolojik Kimlik Bunalımı</strong></span></span></li>
	</ol>
	</li>
</ol>

<p style="text-align:justify">&nbsp;</p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Ali'sizler homojen bir grup değildir; kendi içlerinde, sosyalizmden laikliğe, ateizme uzanan bir yelpazede dağılan birkaç marjinal gruba ayrılırlar. Ortak noktaları, Aleviliğin temelini oluşturan “soy, yol ve ikrar” birlikteliğin kurucu figürü ve “Mürşid”i Hz. Ali’ye ve dolayısıyla onun şahsında somutlaşan Alevilik, Velayet, Dört Kapı mirasına karşı olmalarıdır. Kendilerine tarihsel dayanak olarak Milattan Önceki Anadolu veya Mezopotamya inançlarını (örn.,Luvi, Zerdüştlük, Maniheizm) öne sürseler de, bu bağlantılar akademik olarak tutarsız ve spekülatiftir. Daha çok, modern ideolojilerin “maskesini” takarak Aleviliğe benzer bir sosyal düzen veya muhalif duruş sergilemeye çalışırlar.</span></span></p>

<p style="text-align:justify">&nbsp;</p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Bu durum, onları derin bir kimliksel bunalıma sürükler. Bir yandan, Aleviliğin “soy, yol ve ikrar” bağını reddederlerken, diğer yandan Alevi kültürel kimliğini taşımak veya onun sosyal sermayesinden faydalanmak isterler. İdeolojik olarak ise birbirine zıt dört kutba yakın dururlar: 1) Tarihsel olarak reddettikleri İslam öncesi pagan inançlar, 2) Seküler/laik modernizm, 3) Sosyalist/Marksist ideoloji ve 4) Pratikte, fıtratları gereği (argümana göre) Hz. Ali karşıtı olarak yakın hissettikleri tarihsel Yezit ve Muaviye çizgisi – ki bu, Alevi tarihyazımında zulüm ve hile ile özdeşleştirilmiştir. Bu dörtlü zıtlık, Ali'sizlerin tutarlı bir dünya görüşü veya kimlik inşa edememelerine neden olur. Sosyalleşmeleri de bu bunalımı yansıtır; ana mecraları sosyal medyanın anonim ve bireyselci alanları ile sosyalizm retoriğini benimsemiş bazı siyasi partilerin marjinal kanatlarıdır.</span></span></p>

<p style="text-align:justify">&nbsp;</p>

<ol>
	<li style="list-style-type:none">
	<ol start="2">
		<li style="text-align:justify"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><strong>Ali'sizlerin Alevi Toplumuna ve Ulusal Birliğe Potansiyel Zararları</strong></span></span></li>
	</ol>
	</li>
</ol>

<p style="text-align:justify">&nbsp;</p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Ali'sizlerin temel tehdidi, pasif ve bireysel görünmelerine rağmen, “Alevi” kimliği altında faaliyet göstermelerinden kaynaklanır. Herhangi bir siyasi veya toplumsal kriz anında, savundukları radikal seküler, anti-otoriter veya ulusal birlik karşıtı söylemler, kolaylıkla tüm Alevi toplumuna mal edilebilir. Sosyal medyada Ali'sizlerin yandaşları tarafından üretilen “Aleviler barış karşıtıdır” veya “Aleviler ulusal birliğe tabi değildir” gibi beyanlar, somut örneklerdir. Bu beyanlar iki yönlü zarar verir:</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><strong>1.&nbsp; “Alevi Kimliğine İçsel Zarar</strong>:” Alevi öğretisinin özünde barış (yetmiş iki milleti bir görmek), insan sevgisi (muhiplik) ve Hakk-Muhammet-Ali yolunda (Dört Kapı sistemi) birleşme vardır. Ali'sizlerin söylemleri, bu geleneksel değerleri çarpıtarak, Aleviliği politik bir radikalizmle özdeşleştirir. Bu, Alevi toplumunun kendi içindeki kuşaklararası aktarımını zedeler ve inançsal sürekliliği tehlikeye atar.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><strong>2.&nbsp; “Toplumsal ve Ulusal Zarar:”</strong> Türkiye gibi karmaşık etno-dinsel yapıya sahip bir ülkede, dini grupların ulusal bütünleşmeye katkısı hayati önem taşır. Ali'sizlerin Alevilik adına ürettiği ayrıştırıcı ve yıkıcı söylemler, sadece Alevilere karşı önyargıyı beslemekle kalmaz, aynı zamanda ülkenin sosyal dokusuna ve birlik-beraberlik ilkesine de zarar verir. Diğer toplum kesimleri, bu marjinal sesleri tüm Alevi toplumunun sesi sanabilir, bu da toplumsal polarizasyonu derinleştirir.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Dolayısıyla, Ali'sizlerin “oyununa gelmek” veya onlara sessiz kalarak dolaylı destek vermek, Alevi toplumunu hem içerden aşındıran hem de dışarıda hedef haline getiren bir süreci besler.</span></span></p>

<p style="text-align:justify">&nbsp;</p>

<ol>
	<li style="list-style-type:none">
	<ol start="3">
		<li style="text-align:justify"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><strong>Teolojik ve Toplumsal Bir Zorunluluk Olarak Mesafe Koyma Stratejileri</strong></span></span></li>
	</ol>
	</li>
</ol>

<p style="text-align:justify">&nbsp;</p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Gerçek Alevilerin, Ali'sizlerle arasına net ve kesin bir mesafe koyması hem dini hem de stratejik bir zorunluluktur. Bu, bir “ötekileştirme” değil, bir “tanımlama” ve “korunma” eylemidir. Alevi geleneğindeki “düşkünlük” kurumu bu yaklaşımı destekler: Yola ve erkâna aykırı davranan, toplum birlikteliğine ve itibarına zarar veren bireyler, topluluk tarafından geçici veya sürekli olarak dışlanır (düşkün ilan edilir), ta ki tövbe edip yol kurallarına geri dönene kadar. Ali'sizler, Hz. Ali’yi ve Alevi yolunu reddetmekle, zaten kendilerini bu yolun dışına çıkarmışlardır. Toplumun yapması gereken, bu fiili durumu resmileştirerek, onların eylemlerinin sorumluluğunu üstlenmemektir.</span></span></p>

<p style="text-align:justify">&nbsp;</p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Pratikte bu mesafe şu stratejilerle oluşturulabilir:</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">1<strong>.“Sosyal Medya ve İletişim</strong>:” Ali'sizlerin sosyal medya hesaplarıyla bağlantılar kesilmeli, içerikleri paylaşılmamalı ve gerektiğinde engellenmelidir. Bu, onların söylemlerinin yayılmasını ve Alevilik adına meşrulaştırılmasını önler.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><strong>2.&nbsp; “Siyasi Tavır:”</strong>Ali'sizlerin yoğun olduğu veya onların söylemlerini benimseyen siyasi partilere karşı net bir tutum alınmalı, oy desteği verilmemelidir. Alevi oylarının, Alevi değerlerini savunan siyasi projelere kanalize edilmesi gerekir.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><strong>3.&nbsp; “Tanımlama ve Teşhir:”</strong> “Ali'siz Alevilik” gibi hibrit ve yanıltıcı tanımlamalar reddedilmelidir. Bu kesim için sadece ve net bir şekilde “Ali'sizler” terimi kullanılmalıdır. Kamuoyu önünde, bu kesimin Alevi olmadığı ve beyanatlarının Alevi toplumunu temsil etmediği sürekli vurgulanmalı, zararlı beyanatlar teşhir edilmelidir.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><strong>4.&nbsp; “Özerk Örgütlenme:”</strong> Alevi kurumları (dernekler, vakıflar, cemevleri), kendi içlerinde şeffaf ve demokratik, ancak Alevi öğretisinin temel değerlerine sıkı sıkıya bağlı, Dört Kapı öğretisi ve sistemine göre bir özerk örgütlenme modelini güçlendirmelidir. Bu, marjinal seslerin kurumsal yapıları ele geçirmesini engeller.</span></span></p>

<p style="text-align:justify">&nbsp;</p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><strong>Sonuç</strong></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Alevi toplumu, tarihsel olarak baskı ve asimilasyona maruz kalmış, ancak inanç ve kültürünü korumayı başarmış bir topluluktur. Günümüzde, kimliğine yönelik en sinsi tehditlerden biri, dışarıdan değil, içeriden, onun değerlerini çarpıtarak ve dilini kullanarak gelen Ali'sizlikfenomenidir. Tarihin, inancın, kültürün ve ulusal birlikteliğin “doğru, ilerici ve öncü yerinde” durmak isteyen Alevilerin, bu temel değerlerinden asla taviz vermemesi gerekir. Bu tavizsizliğin ilk adımı, Alevi gibi görünüp Aleviliğin özünü inkâr eden, toplumsal barışa ve ulusal birliğe zarar veren Ali'sizlere karşı net bir mesafe koymaktır. Onları sahiplenmek, kısa vadeli bir dayanışma gibi görünse de, uzun vadede Alevi kimliğinin erozyona uğramasına, toplumsal itibarın zedelenmesine ve Alevi toplumunun siyasi arenada marjinalleştirilmesine hizmet edecektir. Dolayısıyla, kimliksel bütünlüğün ve toplumsal sorumluluğun bir gereği olarak, Ali'sizleri sahiplenmek değil, onlardan bilinçli ve ilkeli bir şekilde ayrışmak, Alevi toplumunun geleceği için elzemdir.</span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 14 Sep 2026 09:49:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/09/turkoguz-kilicgedik-yazdi-alevilerin-alisizleri-sahiplenmesi-yanlistir-1789368828.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>DEM’li Hatimoğulları hain dediği Alevi kanaat önderleri ile görüştü</title>
                <category>GÜNDEM</category>
                <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/demli-hatimogullari-hain-dedigi-alevi-kanaat-onderleri-ile-gorustu-3421</link>
                <guid>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/demli-hatimogullari-hain-dedigi-alevi-kanaat-onderleri-ile-gorustu-3421</guid>
                <description><![CDATA[DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, Hatay’da Alevi inanç ve kültür kurumlarının temsilcileri ile kanaat önderlerini ziyaret etti. Önceki dönemde, Hatay’daki Arap Alevi kanaat önderlerini “devlet ajanı” olarak yaftalayan Hatimoğulları bu kez, onlardan görüş ve öneriler almaya geldiğini söyledi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="color:#000000">DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, Hatay’da bir dizi sürpriz ziyaretler yaptı. İmam Ali İnanç ve Kültür Derneği Başkanı Şeyh İbrahim Kanatlı, Ehl-i Beyt Kültür Dayanışma Vakfı Genel Başkanı Ali Yeral ve Samandağ Alevi Değerleri Koruma Derneği Başkanı Şeyh Zülfikar Çiftçi’yi ziyaret eden DEM’li Hatimoğulları terörsüz Türkiye süreci ile ilgili değerlendirmeleri almak istediğini söyledi.</span></p>

<p><span style="color:#000000"><img alt="" src="https://www.alevihaberler.com.tr/public/images/detay/ESK%C4%B0DEN%20%E2%80%9CDEVLET%C4%B0N%20AJANLARI%E2%80%9DYDI%2C%20%C5%9E%C4%B0MD%C4%B0%20%E2%80%9CDOST%E2%80%9D%20MU%20OLDU.png" style="height:450px; width:760px" /></span></p>

<p><span style="color:#000000">Hatimoğulları, Alevi kanaat önderleri Şeyh Nasrettin Eskiocak, Şeyh Ahmet Şahyazıcı ve Şeyh Muhammed Berber ile de bir araya geldi. Önceki zamanlarda şeyhleri tekfir eden, onları devlet ajanı olarak yaftalayan DEM’li Hatimoğulları bu kez, onları görüşlerine değer verdiğini vurgulamaya özen gösterdi.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Görüşmelerde, “Terörsüz Türkiye” sürecinde gelinen aşama, Alevilerin süreçteki yeri ve rolü, 6 Şubat depremlerinin ardından Hatay’da hâlâ giderilemeyen sorunlar ile siyasal ve toplumsal gelişmeler değerlendirildi. Hatimoğulları, kurum temsilcileri ve kanaat önderlerinin eleştiri, öneri ve değerlendirmelerini dinledi.</span></p>

<p><span style="color:#000000"><img alt="" src="https://www.alevihaberler.com.tr/public/images/detay/%E2%80%9CDEVLET%C4%B0N%20AJANLARI%E2%80%9D%20%C5%9E%C4%B0MD%C4%B0%20DOST%20MU%20OLDU.png" style="height:450px; width:760px" /></span></p>

<p><span style="color:#000000">Hatimoğulları, Ehl-i Beyt Kültür Dayanışma Vakfı Genel Başkanı Ali Yeral’ın “<strong><em>hiçbir ittifak ve barışın Alevilerin kanı üzerine kurulamayacağını; özellikle İbn-i Taymiye, İblis-i Bitlisi, İbn-i Kemal, Ubu’s – Suud, Müftü Hamza Sarıgörez gibi Alevi düşmanı Emevilerin Alevi katliamıyla ilgili resmi fetvalarının tarihin kanlı sayfalarında hala bulunduğunu</em></strong>” vurgulaması karşısında sessizliğini korudu.</span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 14 Sep 2026 00:57:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/09/demli-hatimogullari-hain-dedigi-alevi-kanaat-onderleri-ile-gorustu-1789337607.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Celal Fırat duyurdu: Cem Vakfı şubesi federasyona katıldı!</title>
                <category>GÜNDEM</category>
                <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/celal-firat-duyurdu-cem-vakfi-subesi-federasyona-katildi-3420</link>
                <guid>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/celal-firat-duyurdu-cem-vakfi-subesi-federasyona-katildi-3420</guid>
                <description><![CDATA[Milletvekili olmasına rağmen inanç kurumu başkanlığı koltuğunu kimseye bırakmayan Celal Fırat sosyal medya hesabından Cem Vakfı Kıraç şubesinin Alevi Dernekleri Federasyonu’na katıldığını duyurdu.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Garip Dede ibadethanesinin başkanlık koltuğunu kimseye bırakmayan DEM Parti milletvekili Celal Fırat sosyal medya hesabından ibret verici bir paylaşım yaptı.</p>

<p>Neredeyse 2 yıldır Cem Vakfı genel merkezi ile sorunlu olan Kıraç şubesi, Alevi Dernekler Federasyonu bünyesine katıldı.</p>

<p>Celal Fırat paylaşımında şu ifadeleri kullandı:</p>

<p><img alt="" src="https://www.alevihaberler.com.tr/public/images/detay/kIRA%C3%87.JPG" style="height:800px; width:571px" /></p>

<p>“<em><strong>Türkiye Alevi Federasyonumuzun bünyesine katılan Kıraç Cemevimizde canlarımızla bir araya gelerek muhabbetimizi ve lokmalarımızı paylaştık.</strong></em></p>

<p><em><strong>Cemevlerimiz; inancımızın, yolumuzun, kültürümüzün, dayanışmamızın ve ortak yaşam irademizin merkezidir. Eşit yurttaşlık talebimizin en temel amacı olan cemevlerimizin inanç merkezi olarak yasal statüye kavuşması için mücadelemizi sürdüreceğiz. </strong></em></p>

<p><em><strong>Kıraç Cemevi başkanı Evren Kaya ve yönetimine hizmetleri için teşekkür ediyoruz. Bu hakikat dayanışmamıza ışık olsun. Birliğimiz, dirliğimiz, muhabbetimiz daim olsun. </strong></em></p>

<p><em><strong>Aşk ile…</strong></em>”</p>

<p><strong>CEM VAKFI NE YAPACAK?</strong></p>

<p>Kendi içinde sorunlarla boğuşan Cem Vakfı gelişmeleri izlemekle yetiniyor. Vakfı yönetiminden konuyla ilgili herhangi bir açıklama yapılmadı.</p>

<p>Genel Başkan Vekili Ertuğrul Aslan tarafından mobbing uygulanarak görevden alınan genel müdür Süleyman Kılıç Kıraç şubesinin mülkiyetini Cem Vakfı adına almış, ancak yönetim şubeyi işgal altında tutan eski başkan Hasan Kaya ile mutabakat sağlayamamıştı.</p>

<p>Bu durumda, mülkiyeti Cem Vakfı’na ait olan Kıraç Cemevi, eski şube başkanı Hasan Kaya’nın yeğeni Evren Kaya’nın başkanı olduğu, aynı yerde hukuksuz bir şekilde kurulan bir dernek tarafından işgal edilerek kullanılacak.</p>

<p><strong>ERTUĞRUL ASLAN CEM VAKFI’NI NEREYE SÜRÜKLÜYOR?</strong></p>

<p>Eski genel müdürünün çalışmalarını sabote etmeyi kendisine iş edinen Genel Başkan Vekili Ertuğrul Aslan’ın elinde sahiplik belgeleri olduğu halde, Kıraç Cemevi’ni elinden kaçırması Cem Vakfı çevrelerinde de tepkiye yol açtı.</p>

<p>İşi çözüm bulmak olan genel başkan vekilinin işleri çözümsüzlüğe sürüklemesi, buna karşılık genel merkezde sorun çıkarması huzursuzluk yarattı.</p>

<p>Mütevelli üyelerinin genel başkan A. Rasim Tükek’i arayarak, Ertuğrul Aslan’ın görevden alınmasını istedikleri gelen bilgiler arasında.</p>

<p><strong>HUZURSUZLUK BÜYÜYOR, ŞUBELER AYRILMAK İSTİYOR</strong></p>

<p>Cem Vakfı’nın 30. kuruluş yılını dahi kutlamayan yönetime tepkiler her geçen gün artıyor.</p>

<p>Cem Vakfı yönetimi her hafta Ankara’da siyasilerle boy boy fotoğraf verse de, vakıf şubelerinde huzursuzluk giderek büyüyor.</p>

<p>Bize gelen bilgilere göre, pek çok şube Cem Vakfı’ndan ayrılmanın yolunu arıyor.</p>

<p>Çalışmalarına herhangi bir katkısı olmayan genel merkeze bağlılıklarının usulen devam ettiğini ifade eden şubeler, Cem Vakfı’nda Prof. Dr. İzzettin Doğan dönemindeki etkinliğin ve enerjinin kalmadığını vurguluyorlar.</p>

<p>Bir yanda, kurucusu ve onursal başkanı Prof. Dr. İzzettin Doğan’ın mirasını sahiplenmeyen yönetim, diğer yanda Cem Vakfı’nın 30 yıllık çizgisinin dışına çıkan, hatta Ali’siz Alevilik propagandasına kapı açan şubelerden rahatsızlık duyan taban arasında bölünen Cem Vakfı’nı zor günlerin beklediğinin habercisi.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sun, 13 Sep 2026 23:29:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/09/celal-firat-duyurdu-cem-vakfi-subesi-federasyona-katildi-1789332207.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Horasan Erenleri Sarıçam Cemevi Derneği’nden birlik ve dayanışma buluşması</title>
                <category>GÜNDEM</category>
                <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/horasan-erenleri-saricam-cemevi-derneginden-birlik-ve-dayanisma-bulusmasi-3418</link>
                <guid>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/horasan-erenleri-saricam-cemevi-derneginden-birlik-ve-dayanisma-bulusmasi-3418</guid>
                <description><![CDATA[Horasan Erenleri Dernekler Federasyonu bünyesinde faaliyet gösteren Horasan Erenleri Sarıçam Cemevi Derneği, üyelerini ve çok sayıda davetliyi ortak bir kahvaltı sofrasında buluşturdu.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Horasan Erenleri Dernekler Federasyonu bünyesinde faaliyet gösteren Horasan Erenleri Sarıçam Cemevi Derneği, üyelerini ve çok sayıda davetliyi ortak bir kahvaltı sofrasında buluşturdu. Birlik ve beraberlik mesajlarının ön plana çıktığı organizasyon, oldukça sıcak ve samimi bir ortamda gerçekleşti.</p>

<p><img alt="" src="https://www.alevihaberler.com.tr/public/images/detay/IMG-20260913-WA0010.jpg" style="height:404px; width:800px" /></p>

<p>Dernek Başkanı Çiçek Toprakezer’in öncülüğünde düzenlenen etkinliğin mutfağında Yönetim Kurulu Üyeleri Nuri Börüban, Rıza Beke, Fevzi Çınar ve Dernek Sekreteri Gülcan Özdemir yer aldı. Yoğun katılımla gerçekleşen programda davetliler, hem sohbet etme hem de toplumsal konular üzerine görüş alışverişinde bulunma fırsatı yakaladı.</p>

<p><img alt="" src="https://www.alevihaberler.com.tr/public/images/detay/IMG-20260913-WA0013.jpg" style="height:800px; width:728px" /></p>

<p>Etkinlikte konuşan Horasan Erenleri Sarıçam Cemevi Derneği Başkanı Çiçek Toprakezer, bu tür paylaşımların gönül bağlarını pekiştirdiğini vurgulayarak şu ifadeleri kullandı:</p>

<p>“Birlik ve beraberliğimizi güçlendiren, aynı sofrada buluşmamıza vesile olan etkinlikleri önemsiyoruz. Cemevimizin yalnızca inanç hizmetlerinin değil; dayanışmanın, paylaşmanın ve toplumsal birlikteliğin de güçlü bir adresi olmasını arzu ediyoruz. Katılım sağlayan tüm canlarımıza ve davetlilerimize teşekkür ediyorum.”</p>

<p>Sarıçam Cemevi Derneği’nin, toplumsal bağları kuvvetlendiren ve paylaşım kültürünü yaşatan benzer organizasyonlara önümüzdeki dönemde de devam edeceği bildirildi.</p>

<p>&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sun, 13 Sep 2026 15:26:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/09/horasan-erenleri-saricam-cemevi-derneginden-birlik-ve-dayanisma-bulusmasi-1789302858.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Alevilere Koyunbaba Dergahı’nda cem izni çıkmadı</title>
                <category>GÜNDEM</category>
                <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/alevilere-koyunbaba-dergahinda-cem-izni-cikmadi-3417</link>
                <guid>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/alevilere-koyunbaba-dergahinda-cem-izni-cikmadi-3417</guid>
                <description><![CDATA[Çorum’un Osmancık ilçesinde bulunan tarihi Koyunbaba Dergahı’nda cem ibadeti düzenlemek isteyen Alevi yurttaşlar, resmi kurumlardan izin alamayınca törenlerini dergâhın hemen yanındaki mesire alanı ve parkta gerçekleştirdi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Çorum’un Osmancık ilçesinde bulunan tarihi Koyunbaba Dergahı’nda cem ibadeti düzenlemek isteyen Alevi yurttaşlar, resmi kurumlardan izin alamayınca törenlerini dergâhın hemen yanındaki mesire alanı ve parkta gerçekleştirdi.</strong></p>

<p>Osmancık Kaymakamlığı ve ilgili makamların engellemesi nedeniyle türbe ve dergâhın kapıları açılmadı. Bunun üzerine Alevi vatandaşlar, ağaçlık alanda toplanarak Birlik Cemi düzenledi. Cemde<strong> “Hak lokması” </strong>paylaşıldı, kurbanlar kesildi, semah dönüldü ve aşıkların deyişleri ile <strong>duaz-ı imamlar </strong>eşliğinde ibadet tamamlandı.</p>

<p>Törene Alevi dedesi Merzifonlu <strong>Şafak Coşkun, </strong>Samsun Ondokuz Mayıs Üniversitesi emekli öğretim üyesi Prof. Dr. İbrahim Gül ve Dede Ali Karabaş önderlik etti. Zakir Mustafa Alegöz, Hamza Pektaş, Seydi Lafcı ve Aşık Veli Sayimi de ceme katıldı.</p>

<p>Karadeniz Alevi Bektaşi Federasyonu Genel Başkanı Muharrem Erkan, yaşananlara tepki gösterdi. Erkan, <em><strong>“Alevi dergahı Alevilere kapalı. Bu durum din ve vicdan hürriyetine, anayasal haklara aykırıdır. Koyunbaba Dergahı Alevi dergahıdır ve asimilasyon politikalarından en çok etkilenen yerlerden biridir. Geçmişte Nakşibendilere verilmiş, içine mescit açılıp kadrolu imam atanmıştır. Dergahın Alevilere verilmesi için açtığımız davalar sonuçsuz kaldı. Yanına cami yapılarak silueti değiştirildi. Alevi vatandaşların burada cem yapmasının kime zararı var? Anayasal hakkımız bile bize çok görülüyor” </strong></em>dedi.</p>

<p>Koyunbaba Türbesi ve Dergahı, Alevi-Bektaşi erenlerinden kabul edilen Koyunbaba’ya ait tarihi bir mekân olarak biliniyor.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sun, 13 Sep 2026 08:12:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/09/alevilere-koyunbaba-dergahinda-cem-izni-cikmadi-ibadet-mesire-alaninda-yapildi-1789276729.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Yalova Şubesi Gastronomi Festivali düzenliyor</title>
                <category>GÜNDEM</category>
                <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/haci-bektas-veli-anadolu-kultur-vakfi-yalova-subesi-gastronomi-festivali-duzenliyor-3416</link>
                <guid>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/haci-bektas-veli-anadolu-kultur-vakfi-yalova-subesi-gastronomi-festivali-duzenliyor-3416</guid>
                <description><![CDATA[Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Yalova Şubesi tarafından geleneksel olarak düzenlenen Gastronomi Festivali, 23-26 Eylül 2026 tarihlerinde gerçekleştirilecek.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Yalova Şubesi tarafından geleneksel olarak düzenlenen Gastronomi Festivali, 23-26 Eylül 2026 tarihlerinde gerçekleştirilecek.</strong></p>

<p>Festival kapsamında Türk sanat müziğinin ünlü isimlerinden Serpil Efe sahne alacak. Etkinlik süresince her gün farklı ünlü sanatçılar ile yerel sanatçılar da sanatseverlerle buluşacak. Anadolu’nun çeşitli yörelerine özgü seçkin yemekler konukların beğenisine sunulacak.</p>

<p>Araştırmacı, yazar ve şairler, eserlerini imzalayarak okurlarıyla buluşmak üzere festivalde yer almaya davet ediliyor. Organizasyon, kültürün, sanatın, dayanışmanın ve paylaşmanın güzelliğini yaşatmayı amaçlıyor.</p>

<p>Davet metninde<em><strong> “Gelin canlar; bir olalım, iri olalım, diri olalım. Muhabbetimiz daim, lokmalarımız kabul olsun”</strong></em> ifadelerine yer verildi.</p>

<p>Etkinlikle ilgili detaylı bilgi için Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Yalova Şube Başkanı <strong>Ali Haydar Polat ile 0532 446 71 95</strong> numaralı telefondan irtibata geçilebilir.</p>

<p>Daveti, Araştırmacı Yazar ve Şair Binali Efe (Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Merkez Disiplin Kurulu Başkanı ve Döşemealtı Şube Başkanı) yayımladı.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sun, 13 Sep 2026 07:50:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/09/haci-bektas-veli-anadolu-kultur-vakfi-yalova-subesi-gastronomi-festivali-duzenliyor-1789275943.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>CHP&#039;den AABF&#039;ye Ziyaret</title>
                <category>GÜNDEM</category>
                <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/chpden-aabfye-ziyaret-3415</link>
                <guid>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/chpden-aabfye-ziyaret-3415</guid>
                <description><![CDATA[CHP Genel Başkan Yardımcısı Semra Dinçer ve beraberindeki heyet, Köln temasları kapsamında AABF Eşit Başkanı Hüseyin Mat ile Özkan Lafatan ve Soner Solmaz’ı ziyaret etti.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Cumhuriyet Halk Partisi Yurtdışı Örgütlenmeden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Semra Dinçer, CHP heyetiyle birlikte gerçekleştirdiği Almanya temasları kapsamında Köln kentinde dikkat çeken bir buluşmaya imza attı.</p>

<p>Dinçer ve beraberindeki CHP heyeti, Almanya Alevi Birlikleri Federasyonu (AABF) ve Avrupa Alevi Konfederasyonu Eşit Başkanı Hüseyin Mat ile heyette yer alan Özkan Lafatan ve Soner Solmaz’ı makamında ziyaret etti. Basına ve kamuoyuna duyurulan görüşmede; Türkiye’nin içinden geçtiği güncel siyasi süreç, demokrasi mücadelesi ve gurbetteki vatandaşların dayanışma ağları ele alındı.</p>

<p>Gerçekleşen kritik temasa dair detayları resmi sosyal medya hesabından paylaşan Semra Dinçer, buluşmanın getirdiği dayanışma ruhuna vurgu yaparak şu ifadeleri kullandı:</p>

<p>&nbsp;"Köln programımız kapsamında CHP Heyeti olarak, AABF ve Avrupa Alevi Konfederasyonu Eşit Başkanı Hüseyin Mat’ı ve beraberindeki heyette yer alan Özkan Lafatan ile Soner Solmaz’ı ziyaret ettik.</p>

<p>&nbsp;Sıcak ve samimi ev sahiplikleri için kendilerine yürekten teşekkür ediyoruz.</p>

<p>Partimizin içerisinden geçtiği siyasi süreci birlikte değerlendirdik, karşılıklı görüş alışverişinde bulunduk; bu tür buluşmaların bizlere verdiği gücün kıymetini bir kez daha hissettik.</p>

<p>&nbsp;Dünyanın neresinde olursa olsun Türkiye’deki demokrasi ve hukuk mücadelesi veren herkesle dayanışma içindeyiz.</p>

<p>Hak, hukuk ve adalet mücadelesinde omuz omuza, aynı davanın içerisinde olmaya ve bu mücadeleyi birlikte büyütmek için çaba göstermeye devam edeceğiz."</p>

<p>Sınırları Aşan Adalet ve Dayanışma Vurgusu</p>

<p>Görüşmenin odak noktasında Türkiye’deki siyasi gelişmeler, yargı bağımsızlığı ve temel haklar yer alırken; CHP heyeti yurtdışında yaşayan Türk toplumunun temsilcileriyle dirsek temasını artırma kararlılığını yineledi. Dinçer’in mesajında öne çıkan “dünyanın neresinde olursa olsun dayanışma” vurgusu, CHP’nin yurtdışı örgütlenme vizyonunun ve sivil toplum kuruluşlarıyla kurduğu stratejik bağların altını çizer nitelikte.</p>

<p>&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 11 Sep 2026 23:25:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/09/chpden-aabfye-ziyaret-1789158548.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Nuri Paşa, kabri başında anılacak</title>
                <category>GÜNDEM</category>
                <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/nuri-pasa-kabri-basinda-anilacak-3414</link>
                <guid>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/nuri-pasa-kabri-basinda-anilacak-3414</guid>
                <description><![CDATA[İstanbul Azerbaycan Kültür Evi ve 'Veteranaan Qadınlarına Sosial Yardımı İctimai Birliyi' iş birliğiyle, Bakü Fatihi Nuri Paşa başta olmak üzere, vatan ve millet uğruna canını feda eden kahramanlarımızın anılacağı anlamlı bir etkinlik düzenleniyor.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>İstanbul Azerbaycan Kültür Evi ve 'Veteranaan Qadınlarına Sosial Yardımı İctimai Birliyi' iş birliğiyle, Bakü Fatihi Nuri Paşa başta olmak üzere vatan ve millet uğruna canını feda eden kahramanlarımızın anılacağı anlamlı bir etkinlik düzenleniyor.</p>

<p>Görselde yer alan bilgilere göre, 15 Eylül 2026 Pazartesi günü saat 12.30'da Edirnekapı Mezarlığı'nda gerçekleştirilecek törende, Nuri Paşa kabri başında yad edilecek.</p>

<p>Anma Töreni Detayları</p>

<p>* Tarih: 15 Eylül 2026</p>

<p>* Saat: 12.30</p>

<p>&nbsp;* Yer: Edirnekapı Mezarlığı</p>

<p>* Düzenleyen Kurumlar: İstanbul Azerbaycan Kültür Evi (2008) ve Veteranaan Qadınlarına Sosial Yardımı İctimai Birliyi (2017)</p>

<p>Şehitlerimizin İsimleri Yaşatılacak</p>

<p>Anma programı kapsamında, aralarında Nuri Killigil Paşa, Nazı Memimedoğlu, Musa K. Karacan, İsmail Köytürk, Cemiz Akar, İbrahim Gör, Nejdet Demirer, İsmail Günay, Murat Aydur, Yakup Altın, Arif Nitkali, Çayır Niyazlı, Hütem Öngel, M. Murat Kelik, Dursun Kılıç, Mustafa Reisoğlu, İbrahim Yakaçı, Kadir Özçeil ve İbrahim S. Öztepe'nin bulunduğu aziz şehitlerimiz de rahmet ve minnetle anılacak.</p>

<p>Tüm vatan ve millet sevdalıları, kahramanları anmak üzere Edirnekapı Mezarlığı'ndaki bu anlamlı buluşmaya davet ediliyor.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 11 Sep 2026 15:18:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/09/nuri-pasa-kabri-basinda-anilacak-1789129611.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>CEM Parti Genel Başkanı Kılıç: Cem Vakfı ve CEM TV ile bağımız yok, kapımız herkese açık</title>
                <category>GÜNDEM</category>
                <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/cem-parti-genel-baskani-kilic-cem-vakfi-ve-cem-tv-ile-bagimiz-yok-kapimiz-herkese-acik-3413</link>
                <guid>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/cem-parti-genel-baskani-kilic-cem-vakfi-ve-cem-tv-ile-bagimiz-yok-kapimiz-herkese-acik-3413</guid>
                <description><![CDATA[Alevihaberler.com.tr, Cumhuriyet Emek Partisi (CEM Parti) Genel Başkanı Mehmet Onur Kılıç ile bir röportaj gerçekleştirdi. Görüşmede CEM Parti’nin Cem Vakfı ve CEM TV ile ilişkisi, partinin Alevi kimliğiyle bağı, hedefleri ve ekonomi politikaları ele alındı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<iframe width="876" height="492" src="https://www.youtube.com/embed/FR-3B2CZOu4" title="CEM Parti Alevi partisi mi?" frameborder="0" allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" allowfullscreen></iframe><p><strong>Alevihaberler.com.tr, Cumhuriyet Emek Partisi (CEM Parti) Genel Başkanı Mehmet Onur Kılıç ile bir röportaj gerçekleştirdi. </strong></p>

<p><strong>Görüşmede CEM Parti’nin Cem Vakfı ve CEM TV ile ilişkisi, partinin Alevi kimliğiyle bağı, hedefleri ve ekonomi politikaları ele alındı.<br />
<img alt="" src="https://www.alevihaberler.com.tr/public/images/detay/WhatsApp%20Image%202026-09-11%20at%2000_11_23.png" style="height:601px; width:800px" /></strong></p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">“CEM VAKFI VE CEM TV İLE HİÇBİR BAĞIMIZ YOK”</span></span></strong></span></p>

<p>Alevihaberler.com.tr Genel Yayın Yönetmeni Ali Rıza Özkan, toplumda <strong>CEM Parti, Cem Vakfı ve CEM TV </strong>isimleri arasında oluşan kafa karışıklığını hatırlatarak Kılıç’a bağlantı olup olmadığını sordu.</p>

<p>Mehmet Onur Kılıç, net bir cevap verdi: &nbsp;</p>

<p><strong><em>“Cumhuriyet Emek Partisi yani CEM Parti’nin CEM TV ile ya da Cem Vakfı ile herhangi bir bağı yok. Biz CEM TV’ye çıkış yaptık önce. Ama bu herhangi bir kanaldan da olabilirdi. Oradaki yöneticilerle aramızda olan diyalogtan dolayı sağ olsun bize de önayak oldular. Biz kullandık ama herhangi bir bağımız yok. Ticari ya da hukuki bir bağımız da yok. &nbsp;</em></strong></p>

<p><strong><em>Cem Vakfı ile hiç tanışmadım. Kimdir bilmem. İsmen tanırız. Çünkü biz çocuktuk, onlar vardı. Çok eski ve Alevi camiası için kurulmuş köklü bir vakıf. Ama tanışmadık. İnşallah tanışırız.”</em></strong></p>

<p>Kılıç, Cem Vakfı’ndan şu ana kadar hiçbir kişinin kendilerine ulaşmadığını da belirtti.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">“CEM PARTİ BİR ALEVİ PARTİSİ DEĞİLDİR”</span></span></strong></span></p>

<p>Özkan’ın <em><strong>“CEM ismi Alevilerle özdeşleşmiş. CEM Parti bir Alevi partisi midir?</strong></em>” sorusuna Kılıç şöyle yanıt verdi:</p>

<p><em><strong>“Değildir. Biz toplumun her kesimine kapımızı açtık. Tamam ben de Alevi kökenliyim, Tunceliliyim. Ama sadece Alevilere yönelik bir parti kurmadık. Kurulmaması da gerekiyor. Bizim kapımız herkese açık. &nbsp;<br />
<br />
Cem ismini ‘bir olalım, birlik olalım’ anlamında kullandık. Logomuzda da elimizi kalbimiz üzerine koyduk. Bu hem Türk örf ve âdetinde hem Alevi geleneğinde en çok kullanılan sembollerden biridir. &nbsp;<br />
<br />
Cem kelimesi Türkçe ve Farsça karışımıdır; cemaat, toplantı, birlik anlamlarına gelir. Biz bunu tercih ettik. Osmangazi’den Orhangazi’ye, Hacı Bektaş’a kadar örnek aldığımız önderlerin ‘bir olalım, birlik olalım’ anlayışından yola çıktık. &nbsp;<br />
Herhangi bir mezhebe dayalı parti olmadık, olmayacağız. Bugün milliyetçi de gelse, cemaatçi de gelse, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olan herkese kapımız açıktır.”</strong></em></p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">“ÜRETİMİ HEDEFLİYORUZ, EMEĞİN KARŞILIĞINI BULDUĞU BİR TÜRKİYE HAYAL EDİYORUZ”</span></span></strong></span></p>

<p>Partinin ne istediği ve ne vaat ettiği sorulduğunda Kılıç, üretim ve emeğe vurgu yaptı:</p>

<p><em><strong>“Biz üretimi hedefliyoruz. Emeğin karşılığını bulduğu bir Türkiye hayal ediyoruz. Artık her şey hazır hale geldi; hazır aldık, hazır yaptık. Kimse çalışmıyor, kimse üretmiyor. Diğer siyasi partilerin politikalarında bir koltuk kavgası gidiyor. Kimse halkı düşünmüyor. &nbsp;</strong></em></p>

<p><em><strong>Gençlik unutuldu. Z kuşağı ‘işe yaramaz’ diye bir algı oluşturuldu. O kadar zeki gençler var ki, sadece imkân yok. O yüzden herkes yurt dışına kaçmak istiyor. Devletin bu politikaya daha fazla yönelmesi lazım.”</strong></em></p>

<p>Diğer partilerin de “üreten Türkiye” dedikleri hatırlatılınca Kılıç, farklarını şöyle anlattı:</p>

<p><em><strong>“Çoğu parti bunu demiyor bile. Kimisi bayrak alıp geziyor, proje görmüyorum. Kimisi koltuk kavgası yapıyor. En yenisi 10 yıllık milletvekili parti kuruyor; ‘yeni siyaset’ diyor ama daha önce ne yaptı? &nbsp;<br />
AK Parti ve MHP yöneten kesim. Devlet çalışıyor ama politika yanlış. Örnek veriyorum: Fındığın maliyeti 350 liraya çıkıyor, devlet 150 lira alıyor. Biz bunları ön plana çıkarıyoruz. &nbsp;</strong></em></p>

<p><em><strong>Gençlerin üniversiteyi bitirip iş aradığı bir Türkiye değil; her gencin ortaokuldan seviyesini belirleyip mesleki ortaokul ve liselere yönlendirildiği, emeğin olduğu bir Türkiye istiyoruz. Herkes üniversite mezunu oldu. 10 sene sonra tıraş olacağınız berber yok, usta yetişmiyor, tarımda işçi yok. Üniversite mezunu masa başı, araba ve yemek kartı istiyor.”</strong></em></p>

<p>Kılıç, partinin temel yaklaşımının <strong>“birlik” ve “üretim”</strong> üzerine kurulu olduğunu, herhangi bir etnik veya mezhepsel ayrım yapmadıklarını tekrar vurguladı.</p>

<p><a href="https://www.youtube.com/watch?v=FR-3B2CZOu4"><span style="color:#c0392b"><strong>Röportajın tamamı YouTube’da izlenebilir: https://www.youtube.com/watch?v=FR-3B2CZOu4</strong></span></a></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 11 Sep 2026 13:20:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/09/cem-parti-genel-baskani-mehmet-onur-kilic-cem-vakfi-ve-cem-tv-ile-bagimiz-yok-kapimiz-herkese-acik-1789122872.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Gazeteci Sümen yazdı: Etkinlikler bitti, Hacıbektaş’ın soruları bitmedi</title>
                <category>GÜNDEM</category>
                <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/gazeteci-sumen-yazdi-etkinlikler-bitti-hacibektasin-sorulari-bitmedi-3412</link>
                <guid>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/gazeteci-sumen-yazdi-etkinlikler-bitti-hacibektasin-sorulari-bitmedi-3412</guid>
                <description><![CDATA[Haber Hacıbektaş sitesinin sahibi ve genel yayın yönetmeni Mustafa Sümen, Alevi Bektaşilerin kutsal şehri Hacıbektaş'ta yaz etkinliklerinin sona ermesinin ardından bir yazı kaleme aldı. Sümen, devlet, belediye ve Alevi Bektaşi kuruluşlarını daha fazla sorumluluk almaya davet etti.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong><span style="color:#000000">Etkinlikler Bitti, Hacıbektaş’ın Soruları Bitmedi</span></strong></p>

<p><span style="color:#000000">Hacıbektaş’ta ağustos ayı sona erdi.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Günlerce süren hareketlilik bitti. Konuklar ilçeden ayrıldı, sahneler söküldü, yollar yeniden sakinleşti.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Şimdi biraz durup geriye bakma zamanı.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Çünkü Hacıbektaş’ta yaşananlar sadece törenlerden, panellerden, konserlerden ve protokol konuşmalarından ibaret değildi.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Etkinliklerden yaklaşık 15-20 gün önce başlayan hareketlilik, ilçe halkı ve esnafında da ister istemez bir tedirginlik yarattı. Geçici konaklamalar, trafik, temizlik, kamu düzeni ve yoğunluk yine gündeme geldi.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Emniyet güçlerinin hakkını teslim edelim. Bu yıl gerekli tedbirler alındı ve önceki yıllara göre daha görünür bir güvenlik organizasyonu vardı.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Ama Hacıbektaş gibi küçük bir ilçenin birkaç gün içinde olağan kapasitesinin çok üzerinde bir kalabalığı taşıması yine de kolay değil.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Üstelik mesele yalnızca güvenlik değil.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Trafik, otopark, temizlik, sağlık, su, atık yönetimi ve konaklama aynı anda yönetilmek zorunda.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Bu nedenle Hacıbektaş’ın her yıl yaşadığı bu yoğunluk artık geçici tedbirlerle değil, kalıcı bir şehir planlamasıyla ele alınmalı.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Göçebeyi de bilmek zorundayız</span></p>

<p><span style="color:#000000">Bu tartışmada bir gerçeği de görmezden gelmemek gerekiyor.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Göçebe ve gezici topluluklar da bu kültürel coğrafyanın bir parçası. Yol ve erkâna uyanı da var, farklı biçimde yaşayanı da. İstesek de istemesek de bu gerçekliği bilmek ve doğru yönetmek zorundayız.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Ancak bu inançsal ve kültürel aidiyet, ortak yaşam kurallarını ortadan kaldırmaz.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Hacıbektaş’a gelen herkes misafirimizdir. Fakat misafir olmak, ev sahibinin yaşam alanına ve ortak kullanım alanlarına saygı göstermemeyi gerektirmez.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Bu nedenle mesele insanların Hacıbektaş’a gelip gelmemesi değil; gelen insanların nerede, hangi koşullarda ve nasıl ağırlanacağıdır.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Yıllar önce Hacıbektaş Belediye Belediye Başkanı Mustafa Özcivan döneminde uygulanan çadır kent modeli de bu açıdan yeniden düşünülmeli. Elbette eski haliyle değil; bugünün şartlarına uygun, temiz, güvenli, altyapısı güçlü, duş ve tuvaletleri bulunan, atık yönetimi planlanmış çağdaş bir geçici konaklama alanı olarak.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Böyle bir düzenleme hem ilçe halkının yaşam alanlarını korur hem de gelen insanların daha düzenli koşullarda konaklamasını sağlar.</span></p>

<p><span style="color:#000000">“Konforu artırırsak daha fazla gelir, daha uzun süre kalırlar” şeklindeki yaklaşım ise bana göre doğru değil.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Herkesin kendi memleketinde kurduğu bir hayatı, işi ve düzeni var. Gelecekler gidecekler.</span></p>

<p><span style="color:#000000">“Burası sıradan bir ilçe değildir”</span></p>

<p><span style="color:#000000">Belediye Başkanı Ali Kaim’in konuşmasındaki en dikkat çekici ifadelerden biri buydu:</span></p>

<p><span style="color:#000000">“Burası sıradan bir ilçe değildir.”</span></p>

<p><span style="color:#000000">Kesinlikle değil.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Ama bu sözün gereği de yerine getirilmeli.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Sıradan bir ilçe değilsek, yıllardır aynı altyapı ve konaklama sorunlarını konuşmamalıyız.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Etkinlik döneminde nüfusu katlanan bir yerleşim için şehir planlaması da buna göre yapılmalı.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Başkan Kaim’in de dikkat çektiği gibi Hacıbektaş, ziyaretçi yoğunluğunun oluşturduğu yük karşısında özellikle altyapı, şehirleşme ve konaklama alanlarında zorlanıyor.</span></p>

<p><span style="color:#000000">O halde “sıradan bir ilçe değiliz” demek kadar, sıradan bir ilçe gibi yönetilmemek için ne yapıldığı da ortaya konulmalı.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Bu sorunun muhatabı yalnızca belediye değil.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Merkezi yönetimin de burada ciddi sorumluluğu var.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Devletin sorumluluğu artık daha büyük</span></p>

<p><span style="color:#000000">Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’nın Hacıbektaş’taki varlığı artık yeni değil.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Yaklaşık beş-altı yıldır devlet ve belediye tarafında ayrı programlar gerçekleştiriliyor.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Dolayısıyla artık “neden ayrı?” tartışmasından çok, bu yapının Hacıbektaş’a ne kattığına bakmak gerekiyor.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Devletin bu alanda bir Başkanlığı var.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Kurumsal yapısı var. Personeli var. Bütçesi var. Yetkisi var.</span></p>

<p><span style="color:#000000">O halde sormak da lazım,</span></p>

<p><span style="color:#000000">Hacıbektaş’ta kalıcı kültür ve inanç projeleri nerede?</span></p>

<p><span style="color:#000000">Alevi-Bektaşi arşivi nerede?</span></p>

<p><span style="color:#000000">Sözlü tarih çalışmaları nerede?</span></p>

<p><span style="color:#000000">Gençlere yönelik inanç ve kültür programları nerede?</span></p>

<p><span style="color:#000000">Semahın geleceğine ilişkin somut adımlar nerede?</span></p>

<p><span style="color:#000000">Balkanlardaki Bektaşi mirasının yanı sıra, Horasan’dan İran coğrafyasına, Anadolu’dan Balkanlara uzanan tarihsel ve kültürel bağlar da bu programın önemli başlıklarından biri olmalı.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Devletin bu alandaki varlığı yalnızca ağustos ayındaki bir kaç programla ölçülemez.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Başkanlık kurulmuşsa artık sonuç üretmek zorunda.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Üstelik bu sonuçların başlangıç noktası Hacıbektaş olmalı.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Çünkü burası Serçeşme.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Serçeşme’den başlamayan kültür politikası eksiktir</span></p>

<p><span style="color:#000000">Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’nın Türkiye’nin farklı bölgelerinde çalışmalar yürütmesi elbette önemli.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Ancak inancın ve kültürün tarihsel merkezlerinden biri olan Hacıbektaş’ta örnek bir model oluşturulmadan bu çalışmaların eksik kalacağı da açık.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Hacıbektaş’ta sürekli çalışan bir araştırma merkezi kurulabilir.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Alevi-Bektaşi arşivi oluşturulabilir.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Deyişler, nefesler, semahlar ve sözlü tarih kayıt altına alınabilir.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Gençler için eğitim ve kültür programları hazırlanabilir.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Balkanlar’daki Bektaşi mirasıyla ortak araştırmalar yürütülebilir.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Farklı dillerde yayınlar hazırlanabilir.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Bu inanç ve kültür Türkiye’ye ve dünyaya daha güçlü biçimde anlatılabilir.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Bunların hepsi mümkün.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Ve bunun ilk adresi Hacıbektaş olmalı.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Semah konusunda hâlâ cevap bekliyoruz</span></p>

<p><span style="color:#000000">Semah bu yıl özellikle üzerinde durduğumuz konulardan biriydi.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Çünkü semah bir sahne gösterisi değil; Alevi-Bektaşi kültürünün yaşayan unsurlarından biri.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Hacıbektaş’ta yıllardır faaliyet gösteren Kültür ve Turizm Bakanlığı Hacıbektaş Semah Topluluğu’nun geçmişte yaklaşık 30 kişilik bir yapıya sahipken bugün 2 kadın semahçı, 2 erkek semahçı ve 1 bağlamacı olmak üzere 5 personelle faaliyet göstermeye çalıştığını kamuoyunun gündemine taşıdık.</span></p>

<p><span style="color:#000000">5 ve 6 Temmuz’da CİMER üzerinden Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığına sorular yönelttik.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Kadrolar neden azaldı?</span></p>

<p><span style="color:#000000">Yeni kadro olacak mı?</span></p>

<p><span style="color:#000000">Gençler bu yapıya nasıl dahil edilecek?</span></p>

<p><span style="color:#000000">Semah geleneğinin kurumsal geleceği için ne planlanıyor?</span></p>

<p><span style="color:#000000">Etkinlikler geldi geçti.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Sorularımızın cevabı ise hâlâ ortada yok.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Buradaki mesele yalnızca beş personelin eksikliği değil.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Bir ibadet ve kültürün nasıl korunacağı ve gelecek kuşaklara nasıl aktarılacağı meselesi.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Etkinliği sanatçı listesine indirmek</span></p>

<p><span style="color:#000000">Etkinliğin iyi veya kötü olduğunu yalnızca konser programındaki isimlerle değerlendirmek de ciddi bir yanılgı.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Bu kültürün içinde deyiş var, nefes var, semah var, cem var, sözlü tarih var, edebiyat var, felsefe var, tasavvuf var, ocak kültürü var, Bektaşilik tarihi var.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Yüzyıllara yayılan büyük bir kültürel hafıza var.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Bütün bunları bir kenara bırakıp “Kim konser verdi?” sorusuna sıkışmak, Hacı Bektaş Veli’nin mirasını küçültmek olur.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Sanatçı da olacak, konser de.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Ama etkinliğin niteliği bunlarla ölçülmemeli.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Asıl mesele, bu büyük kültürel birikimin ne kadarının araştırıldığı, anlatıldığı, kayıt altına alındığı ve gençlere aktarıldığıdır.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Uluslararası denilen etkinliğin eksiği</span></p>

<p><span style="color:#000000">63. Ulusal, 37. Uluslararası Hacı Bektaş Veli Anma Törenleri…</span></p>

<p><span style="color:#000000">İsim büyük.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Miras büyük.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Ancak bu yıl etkinliğin uluslararası boyutu olması gereken ağırlığa ulaşmadı.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Hacı Bektaş Veli’nin düşüncesinin Balkanlar’daki izleri ortada.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Ancak bu mirası yalnızca Balkanlarla sınırlı görmek de doğru değil. Horasan’dan İran coğrafyasına, Anadolu’dan Balkanlara uzanan uzun bir tarihsel ve kültürel yolculuktan söz ediyoruz.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Arnavutluk’tan Bosna-Hersek’e, Kosova’dan Kuzey Makedonya’ya uzanan Bektaşi mirasının yanı sıra Horasan ve İran coğrafyasındaki düşünsel ve tasavvufi birikim de bu büyük kültürel hafızanın önemli parçaları.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Hacıbektaş’taki uluslararası program da bu geniş coğrafyayı dikkate almalı; yalnızca bugünkü sınırlar üzerinden değil, bu kültürün tarih boyunca oluşturduğu bağlar üzerinden şekillenmeli.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Buna rağmen uluslararası boyutun etkinliğin ana omurgalarından biri haline geldiğini söylemek zor.</span></p>

<p><span style="color:#000000">“Uluslararası” kelimesi programın başlığında değil, içeriğinde yaşamalı.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Devletin Alevilik yaklaşımı tartışması</span></p>

<p><span style="color:#000000">Bir başka önemli tartışmayı da görmezden gelemeyiz.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Bir kısım Alevi Bektaşi toplumu ve bazı Alevi kurumları, Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’nın devlet eliyle kendi Alevilik anlatısını oluşturduğunu ve bunu topluma dayatmaya çalıştığını savunuyor.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Doğruluğu ayrıca tartışılabilir.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Fakat ortaya önemli bir soru koyuyor:</span></p>

<p><span style="color:#000000">Bir inancı ve kültürü yaşatmak ile o inanç kültürün ne olduğunu devlet adına tarif etmek aynı şey değildir.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Başkanlığın görevi Aleviliği tek bir kalıba sokmak değil; farklı geleneklerin, ocakların, kurumların ve toplulukların kendisini ifade edebilmesine alan açmak olmalı.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Devlet kültürün sahibi değil.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Koruyucusu ve destekçisi olmalı.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Alevi kurumları da kendi payına düşeni görmeli</span></p>

<p><span style="color:#000000">Alevi kurumları yıllardır farklı pozisyonlarda duruyor.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Kimi devlet programında, kimi belediye programında yer alıyor.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Kimi ise hiçbirinde yer almıyor.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Bu farklılıkların tarihsel ve siyasi gerekçeleri olabilir.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Ama sonuç değişmiyor:</span></p>

<p><span style="color:#000000">Bölünmüş bir yapı ortaya çıkıyor. Bugün gelinen noktada onlarca büyük yüzlerce küçük farklı Alevi Bektaşi kurumunun oluşu bunun kanıtı gibi.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Devletin Başkanlığı başka bir yerde, belediye başka bir yerde, Alevi kurumları kendi içinde farklı yerlerde.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Peki bu bölünmüşlük Hacıbektaş’a ne kazandırıyor?</span></p>

<p><span style="color:#000000">Farklı düşünmek mümkündür.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Ama ortak kültürel mirasa sahip çıkmak da mümkündür. Bizde yol bir, sürek bin birdir.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Hacı Bektaş Veli’nin mirası hiçbir kurumun mülkü değildir.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Hacıbektaş bir rekabet alanı olmamalı</span></p>

<p><span style="color:#000000">Devletin programı, belediyenin programı, Alevi kurumlarının farklı etkinlikleri…</span></p>

<p><span style="color:#000000">Kim daha büyük sahne kurdu?</span></p>

<p><span style="color:#000000">Kim daha fazla sanatçı getirdi?</span></p>

<p><span style="color:#000000">Kim daha kalabalık topladı?</span></p>

<p><span style="color:#000000">Bunlar artık asıl mesele olmamalı.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Asıl soru şu:</span></p>

<p><span style="color:#000000">Kim kalıcı bir değer üretti?</span></p>

<p><span style="color:#000000">Kim gençlere ulaştı?</span></p>

<p><span style="color:#000000">Kim kültürü kayıt altına aldı?</span></p>

<p><span style="color:#000000">Kim araştırma yaptı?</span></p>

<p><span style="color:#000000">Kim uluslararası bağ kurdu?</span></p>

<p><span style="color:#000000">Kim Hacıbektaş’ın gerçek sorunlarından birini çözdü?</span></p>

<p><span style="color:#000000">İşte bilanço burada.</span></p>

<p><span style="color:#000000">İBB desteği ve yerel irade</span></p>

<p><span style="color:#000000">İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin organizasyona desteği de bu yıl yeniden tartışıldı.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Burada mesele İBB’nin destek vermesi değil.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Mesele, bu desteğin yerel iradeyle nasıl bir ilişki içerisinde yürüdüğü.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Yetki paylaşımı, organizasyon yönetimi ve protokol düzeni üzerinden çeşitli tartışmalar yaşandı.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Hacıbektaş Belediyesi’nin 63 yıllık bir geleneğin taşıyıcısı olduğu düşünüldüğünde, gelecek yıllarda organizasyon modelinin daha açık ve şeffaf biçimde ortaya konulması gerekiyor.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Sonunda geriye ne kaldı?</span></p>

<p><span style="color:#000000">Binlerce insan geldi.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Semahlar döndü.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Deyişler söylendi.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Paneller yapıldı.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Konserler düzenlendi.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Devlet kendi programını yaptı.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Belediye kendi programını yaptı.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Alevi kurumları farklı biçimlerde bu programlarda yer aldı.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Sonra herkes gitti.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Hacıbektaş yine kendi gerçekliğiyle baş başa kaldı.</span></p>

<p><span style="color:#000000">İşte asıl bilanço şimdi çıkarılmalı.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Etkinlik Hacıbektaş’ta ne bıraktı?</span></p>

<p><span style="color:#000000">Bir araştırma merkezi için adım atıldı mı?</span></p>

<p><span style="color:#000000">Bir arşiv oluşturuldu mu?</span></p>

<p><span style="color:#000000">Semahın geleceği konusunda somut bir karar alındı mı?</span></p>

<p><span style="color:#000000">Uluslararası kalıcı bir kültür bağlantısı kuruldu mu?</span></p>

<p><span style="color:#000000">Gençler için yeni bir alan oluşturuldu mu?</span></p>

<p><span style="color:#000000">Konaklama ve altyapı sorunları için gelecek yıla bırakılmayacak bir plan ortaya çıktı mı?</span></p>

<p><span style="color:#000000">Bu soruların cevabı, gelecek yıl sahneye çıkacak sanatçı listesinden çok daha önemli.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Çünkü etkinliğin gerçek başarısı, kalabalık dağıldıktan sonra ortaya çıkar.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Sahneler söküldü.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Kalabalık dağıldı.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Hacıbektaş yeniden sakinleşti.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Ama sorular burada.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Devlet için de.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Belediye için de.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Alevi kurumları için de.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Çünkü Hacı Bektaş Veli’yi anmak kolay.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Onun mirasına layık bir gelecek kurmak zor.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Artık Etkinliğin Formatını Değiştirme Zamanı</span></p>

<p><span style="color:#000000">Hacıbektaş’ta yıllardır yapılan anma törenlerinin artık yalnızca “daha büyük sanatçı, daha kalabalık program, daha büyük sahne” anlayışıyla sürdürülmesinin yeterli olmadığını düşünüyorum.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Çünkü mesele etkinliği büyütmek değil, etkinliğin niteliğini değiştirmek.</span></p>

<p><span style="color:#000000">“Hacı Bektaş Veli Anma Törenleri ve Kültür Sanat Etkinlikleri” adı altında her şeyi aynı potada eritmek yerine, üç günü üç ayrı kimliğe kavuşturmanın zamanı geldi.</span></p>

<p><span style="color:#000000">16 Ağustos anma günü olmalı.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Gündüz kapalı alanda resmî açılış ve protokol programı yapılabilir. Siyasetçiler, devlet ve kurum temsilcileri burada yerini alabilir. Hacı Bektaş Veli’yi anlatan kısa film, konuşmalar, semah ve ödül bölümüyle tören tamamlanabilir. Burada siyaset kendi yerinde durur; kültür programının geri kalanına taşınmaz.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Ancak 16 Ağustos’un asıl ağırlığı akşam ortaya çıkmalı.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Akşam Cumhuriyet Meydanı’nda, binlerce insanın katılımıyla büyük bir cem yapılmalı.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Bu, sıradan bir sahne programı gibi tasarlanmamalı. Cem, kendi erkânına ve inanç esaslarına uygun biçimde, ilgili Alevi-Bektaşi kurumlarının öncülüğünde gerçekleştirilmelidir.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Burada Alevi-Bektaşi kurumlarına da açık bir çağrı yapmak gerekiyor:</span></p>

<p><span style="color:#000000">Bu konuda inisiyatif alın.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Hacıbektaş’ta böylesine büyük bir cem organizasyonunun nasıl yapılabileceğini birlikte tartışın, erkânın gerektirdiği şartları belirleyin ve bu işi kurumların kendi sorumluluğunda sahiplenin.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Binlerce insanın aynı meydanda bir araya geldiği böyle bir cem, 16 Ağustos’un merkezine Hacı Bektaş Veli’nin mirasını yerleştirir.</span></p>

<p><span style="color:#000000">17 Ağustos kültür, düşünce ve yaşam günü olabilir.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Hırka Dağı-Ardıç Ağacı yürüyüşünden gençlik ve kadın buluşmalarına; akademik forumlardan tiyatroya, kitap günlerinden imza programlarına, sokak sanatlarından sözlü tarih çalışmalarına kadar Hacıbektaş’ın tamamına yayılan bir program hazırlanabilir.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Çilehane başka, Kadıncık Ana Parkı başka, Sevgi Yolu başka, Kültür Merkezi başka, Nilgün-Sırrı Bektaş Kültür Evi başka bir programın merkezi olabilir.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Akşam ise konser yerine Serçeşme Muhabbeti yapılabilir.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Balkanlardan ve farklı ülkelerden kültür insanları, akademisyenler ve Bektaşi kurumlarının temsilcileri davet edilebilir. Çeviri sistemi kurulabilir. Siyasetçiler de isterlerse bu programa konuk olarak katılabilir; ancak bu kez kürsünün sahibi siyaset değil, kültür olur.</span></p>

<p><span style="color:#000000">18 Ağustos ise kültür ve sanat günü olarak tasarlanabilir.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Üstelik sabahı boş bırakılabilir. İnsanlara nefes alacak, ilçeyi gezebilecek, Dergâh’ı ziyaret edebilecek bir zaman bırakılır.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Saat 14.00’ten sonra tiyatro, sergi, edebiyat, söyleşi, atölye ve sokak sanatlarıyla program yeniden başlar.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Ve üç günün sonunda, konser nihayet olması gereken yerde, kapanışta yerini alır.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Bunlar benim aklıma gelenler ve elbette çeşitlendirilip değiştirilebilir.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Böyle bir modelde siyaset kültürün içine karışmaz; konser anmanın önüne geçmez; panel konser arasında kaybolmaz; tiyatro bir “yan etkinlik” olmaktan çıkar.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Her şey kendi yerinde olur.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Bu yeni formatın hayata geçirilebilmesi için etkinliğin finansman modeli de baştan planlanmalı. Organizasyonun bütün yükünün belediyenin veya kamu kurumlarının bütçesine bırakılması yerine, kültür ve sanat alanına katkı sunabilecek kurumsal sponsorlarla şeffaf bir iş birliği modeli kurulmalı.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Sponsorlar yalnızca sahne ve konser giderleri için değil; araştırma merkezi, arşiv çalışmaları, gençlik programları, uluslararası konuklar, çeviri hizmetleri, sergiler, yayınlar, ulaşım ve teknik altyapı için de destek sağlayabilir.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Ancak sponsorluk süreci etkinliğin kimliğini ve bağımsızlığını zedelememeli. Hangi kurumun ne kadar destek verdiği, bu desteğin hangi alanda kullanıldığı ve etkinliğe ne kazandırdığı kamuoyuna açık biçimde paylaşılmalı.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Ayrıca bu büyük buluşmanın yalnızca Hacıbektaş’ta bulunanlarla sınırlı kalmaması gerekiyor. Etkinliğin özellikle anma programı, cem ve kapanış etkinliği çok sayıda televizyon kanalı tarafından canlı yayınlanmalı.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Ulusal kanalların yanı sıra kültür, haber ve yerel televizyonlar da bu yayına dahil edilmeli.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Böylece Hacı Bektaş Veli’nin düşüncesi yalnızca ilçeye gelen binlerce kişiye değil, Türkiye’nin ve dünyanın farklı yerlerindeki milyonlarca izleyiciye ulaştırılabilir.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Bu yayınlar yalnızca konser görüntülerinden oluşmamalı. Cem, semah, söyleşiler, akademik oturumlar, sergiler, gençlik programları ve Hacıbektaş’ın tarihî mekânları da doğru bir anlatımla ekrana taşınmalı.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Bence artık Hacıbektaş’ın ihtiyacı daha fazla etkinlik değil.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Daha doğru tasarlanmış, daha güçlü finanse edilen ve daha geniş kitlelere ulaştırılan bir etkinlik.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Çünkü burası sıradan bir festival alanı değil.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Burası Serçeşme.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Ve Serçeşme’de yapılacak programın ölçüsü de kaç kişinin geldiği, kaç sanatçının sahne aldığı veya kaç protokol konuşmasının yapıldığı olmamalı.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Ölçü; Hacı Bektaş Veli’nin mirasının ne kadar doğru anlatıldığı, kültürün ne kadar yaşatıldığı, etkinliğin ne kadar şeffaf ve sürdürülebilir biçimde finanse edildiği ve bu üç günün Hacıbektaş’a ne bıraktığı olmalı.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Bence artık bu tartışmayı yapmanın zamanı geldi.</span></p>

<p><span style="color:#000000">2027’de aynı programı biraz değiştirerek tekrar etmek yerine, gerçekten yeni bir format ortaya koymak gerekiyor.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Elbette bunun kararını vermek bizim işimiz değil. Bizimki öneri.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Karar Hacıbektaş Belediyesi’nin ve Anma Komitesi’nin sorumluluğundadır.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Ancak bu öneriyi yalnızca belediyeye değil, Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’na da sunmak gerekiyor.</span></p>

<p><span style="color:#000000">O halde herkes kendi sorumluluk alanından elini taşın altına koymalı.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Kamu kurumları, belediyeler, Alevi-Bektaşi kurumları, kültür kuruluşları, sponsorlar ve medya kuruluşları ortak bir plan etrafında buluşmalı. Etkinliğin finansmanı, programı, canlı yayınları ve kalıcı kültür projeleri önceden belirlenmeli.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Bizim görevimiz ise bu tartışmayı açmak.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Çünkü aynı şeyleri tekrar tekrar yapıp farklı bir sonuç beklemek yerine, artık cesaretle yeni bir model konuşmanın zamanı geldi.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Burası Serçeşme.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Serçeşme’nin hakkı da yılda birkaç günlük törenlerden çok daha fazlasıdır.</span></p>

<p><strong><span style="color:#000000">Mustafa Sümen/Haber Hacıbektaş</span></strong></p>

<p><strong><span style="color:#000000">11.09.2026</span></strong></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 11 Sep 2026 12:58:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/09/gazeteci-sumen-yazdi-etkinlikler-bitti-hacibektasin-sorulari-bitmedi-1789121513.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Alevi Aydınlar Bildirgesi’ne bir destek daha: Susmayacağız!</title>
                <category>GÜNDEM</category>
                <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/alevi-aydinlar-bildirgesine-bir-destek-daha-susmayacagiz-3411</link>
                <guid>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/alevi-aydinlar-bildirgesine-bir-destek-daha-susmayacagiz-3411</guid>
                <description><![CDATA[31 Ağustos 2025 tarihinde 53 imza ile yayınlanan “Alevi Aydınlar Bildirgesi”ne bir destek daha geldi. Çeşitli kurumlarda yöneticilik yapmış bir grup aydın daha bildirgeye destek açıklaması yaptı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="color:#000000">Kendilerini “<em><strong>Alevi-Bektaşi Hak Savunucuları</strong></em>” olarak tanımlayan bir grup aydın daha 31 Ağustos’ta yayımlanan “<em><strong>Alevi Aydınlar Bildirgesi</strong></em>”ne destek verdi. </span></p>

<p><span style="color:#000000">Alevi Aydınlar Bildirgesi'ni imzalayanların kaygılarının anlaşıldığı ve bildirgenin kamuoyuna duyurulmasının desteklendiğini ifade eden “<strong><em>Alevi-Bektaşi Hak Savunucuları</em></strong>”, yapılan göndermelerin Alevi toplumunun hafızasındaki katliam ve sürgünlere ilişkin hassasiyetleri tetiklediğini belirttiler.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Alevi-Bektaşi Hak Savunucuları Bildirgesi'nde şu ifadelere yer verildi:&nbsp;</span></p>

<p><span style="color:#000000">“Alevi Aydınlar Bildirgesini imzalayanların kaygılarını anlıyor ve bunun duyurulmasını destekliyoruz. Kürt sorununun çözümü için şiddetsiz bir siyasal ortamın oluşturulmasından ve bunun kalıcı bir barışa dönüşmesinden yanayız.&nbsp;</span></p>

<p><span style="color:#000000">Uğruna mücadele verdiğimiz değerlerin ve hassasiyetlerimizin göz ardı edilmesi, bizi kaygılandırmaktadır. Bugün Suriye’de Alevilere yönelik katliam ve kadın kaçırmalar devam ederken aynısını topraklarımızda çağrıştıracak referans ve söylemler karşısında susmayacağız, kaygılarımızı sineye çekmeyeceğiz.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Kürt sorununun çözümü gündeme geldiğinde, tarafların temsilci ve yetkililerinin İdris-i Bitlisî ile Yavuz Sultan Selim arasındaki ittifaka atıfta bulunması adeta gelenek hâline gelmiştir. Bazen doğrudan isimler verilerek bazen de farklı kavramlar kullanılarak bu kanlı ittifaka vurgu yapması Alevi toplumunun belleğindeki katliam ve sürgünlere ilişkin hassasiyetlerinin tetiklenmesine vesile olmaktadır.&nbsp;</span></p>

<p><span style="color:#000000">Mesele, Çaldıran’da gerçekleşen savaş değil; öncesinde başlayan ve sonrasında, yüzlerce yıl boyunca devam edegelen kıyım, sürgün, dışlama ve nefret siyasetidir. Çağlar boyu başta Aleviler olmak üzere, makbul görülmeyen topluluklar, yerel ve merkezî güçlerin her türlü kötülüğüne maruz kalmıştır.&nbsp; 16. yüzyıldan 20. yüzyıla kadar uzanan süreçte on binlerce insanın canına kıyılmış, yüz binlercesi yerinden edilmiş; bu topluluklar yok oluş ve asimilasyon kıskacına alınmıştır. Bu tarihsel sürece ve sonuçlarının belleklerindeki canlılığına rağmen insanlık suçlarını kapsayan bir ittifakın çeşitli sembol ve uygulamalarla günümüze taşınması ve siyasi bir çözüm olarak önerilmesi kabul edilemez. Bu tarz vurgular başta Aleviler olmak üzere toplumun genelini rahatsız etmektedir. Bu öneri “barış, eşit yurttaşlık ve insanca yaşam” gibi çağrıların doğasına aykırıdır. Buna karşı tepki vermek ve toplumun hassasiyetini dile getirmek hem bir hak hem de bir görevdir.</span></p>

<p><span style="color:#000000">“Barış, demokrasi ve eşit yurttaşlık” esaslı “modern bir cumhuriyet”, çağın ruhundan uzak, imparatorluklar döneminin anlayışı ve kanlı ittifakı üzerine kurulamaz. Bugünün Türkiye’si, 500 yıl önceki bir sultan ile bir saray danışmanı ve temsilcisinin bakış açısı ile ele alınamaz; Türkiye’nin sorunları onların sığ ve kanlı uygulamaları ile çözülemez. Yeni bir dil, yeni bir yol gerekmektedir.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Alevi halkının haklarını her alanda etkin bir şekilde savunmaya devam edeceğiz.”&nbsp;</span></p>

<p><span style="color:#000000"><strong>İmzacılar Listesi:</strong></span></p>

<ul>
	<li>
	<p><span style="color:#000000">Abbas Karakaya (Yazar, Çevirmen)</span></p>
	</li>
	<li>
	<p><span style="color:#000000">Ahmet Koçak (Gazeteci - Yazar)</span></p>
	</li>
	<li>
	<p><span style="color:#000000">Ali Akpınar (Eğitimci)</span></p>
	</li>
	<li>
	<p><span style="color:#000000">Ali Şat (Oberfranken Akdeniz Alevileri Kültür Merkezi Başkanı)</span></p>
	</li>
	<li>
	<p><span style="color:#000000">Alisultan Dinçer (Yaşam Ağacı Derneği Yöneticisi)</span></p>
	</li>
	<li>
	<p><span style="color:#000000">Ayhan Aslan (Yüksek Fizikçi)</span></p>
	</li>
	<li>
	<p><span style="color:#000000">Ayşe Acar (Felsefeci - Yazar)</span></p>
	</li>
	<li>
	<p><span style="color:#000000">Bülent Büyükdağ (Avukat)</span></p>
	</li>
	<li>
	<p><span style="color:#000000">Cafer Yılmaz (Kars Dev-Genç Kurucusu - 1978)</span></p>
	</li>
	<li>
	<p><span style="color:#000000">Cemal Doğan (İnşaat Mühendisi)</span></p>
	</li>
	<li>
	<p><span style="color:#000000">Cengiz Kurt (Marketler Zinciri Koordinatörü)</span></p>
	</li>
	<li>
	<p><span style="color:#000000">Filiz Çelik (Anne-Çocuk Sağlığı ve İlk Yardım Uzmanı)</span></p>
	</li>
	<li>
	<p><span style="color:#000000">Hamide Rencüs (Araştırmacı - Yazar)</span></p>
	</li>
	<li>
	<p><span style="color:#000000">Handan Çelik (Bankacı)</span></p>
	</li>
	<li>
	<p><span style="color:#000000">Hasan Gökyıldız (Avrupa Arap Alevileri Federasyonu / AAAF İkinci Başkanı)</span></p>
	</li>
	<li>
	<p><span style="color:#000000">Dr. Heysem Kaya (Akademisyen)</span></p>
	</li>
	<li>
	<p><span style="color:#000000">Hıdır Orhan (Eğitimci)</span></p>
	</li>
	<li>
	<p><span style="color:#000000">Hüseyin Edemir (Yazar - Tarihçi - Sosyal Bilimci)</span></p>
	</li>
	<li>
	<p><span style="color:#000000">İnan Doğan (Vergi Uygulama)</span></p>
	</li>
	<li>
	<p><span style="color:#000000">İsa Sonay (Akdeniz Sosyal Kültür Derneği Yöneticisi)</span></p>
	</li>
	<li>
	<p><span style="color:#000000">İsmail Aslan (Dersim Dernekler Federasyonu Önceki Dönem Başkanı)</span></p>
	</li>
	<li>
	<p><span style="color:#000000">İsmail Kaplan (Sosyal Pedagog)</span></p>
	</li>
	<li>
	<p><span style="color:#000000">İsmail Zubari (Samandağ Yerel Gazeteci)</span></p>
	</li>
	<li>
	<p><span style="color:#000000">İsmibey Gülşeli (Eğitimci)</span></p>
	</li>
	<li>
	<p><span style="color:#000000">Kazım Karakoç (PSAKD 12. Dönem Saymanı - 2 Temmuz Vakfı YK Üyesi)</span></p>
	</li>
	<li>
	<p><span style="color:#000000">Kelime Ata (Yazar - Gazeteci)</span></p>
	</li>
	<li>
	<p><span style="color:#000000">Lümeyse Dede (İHD Hatay Şube Eski Yöneticisi)</span></p>
	</li>
	<li>
	<p><span style="color:#000000">Mesut Kılıç (Alevi Halk İnisiyatifi Sözcüsü)</span></p>
	</li>
	<li>
	<p><span style="color:#000000">Metin Yıldız (Tunceliler Derneği Başkanı)</span></p>
	</li>
	<li>
	<p><span style="color:#000000">Metin Yılmaz (Müzisyen - Şair)</span></p>
	</li>
	<li>
	<p><span style="color:#000000">Musa Özuğurlu (Gazeteci - TV Program Yapımcısı)</span></p>
	</li>
	<li>
	<p><span style="color:#000000">Nazım Eskili (Türkiye Akdeniz Aleviler Birliği Başkanı)</span></p>
	</li>
	<li>
	<p><span style="color:#000000">Necdet Yüksekbaş (Şair)</span></p>
	</li>
	<li>
	<p><span style="color:#000000">Necva Hadim (Eğitimci)</span></p>
	</li>
	<li>
	<p><span style="color:#000000">Dr. Neval Oğan Balkız (Akademisyen)</span></p>
	</li>
	<li>
	<p><span style="color:#000000">Nilgün Aşkar (SES Hatay Şube Eş Başkanı - Psikolog)</span></p>
	</li>
	<li>
	<p><span style="color:#000000">Orhan Şahin (Gazeteci)</span></p>
	</li>
	<li>
	<p><span style="color:#000000">Önder San (Ekonomist - Tercüman)</span></p>
	</li>
	<li>
	<p><span style="color:#000000">Özkan Gönül (Siyaset Bilimci - SMMM)</span></p>
	</li>
	<li>
	<p><span style="color:#000000">Polat Balkan (Avukat - Antalya Barosu Eski Başkanı)</span></p>
	</li>
	<li>
	<p><span style="color:#000000">Recai Aksu (Avrupa Türk Gazeteciler Birliği Başkanı - Gazeteci)</span></p>
	</li>
	<li>
	<p><span style="color:#000000">Reha Çamuroğlu (Yazar - Akademisyen - Eski Milletvekili)</span></p>
	</li>
	<li>
	<p><span style="color:#000000">Said Diyab (İnşaat Mühendisi - AAAF Yönetim Kurulu Üyesi)</span></p>
	</li>
	<li>
	<p><span style="color:#000000">Samut Karabulut (Halkevleri Eski GYK Üyesi)</span></p>
	</li>
	<li>
	<p><span style="color:#000000">Sevinç Alkan (Pedagog)</span></p>
	</li>
	<li>
	<p><span style="color:#000000">Süleyman Doğan (Çorum Alaca İmat Köyü Dayanışma Derneği Başkanı)</span></p>
	</li>
	<li>
	<p><span style="color:#000000">Süleyman Okur (Arap Alevi Şeyhi)</span></p>
	</li>
	<li>
	<p><span style="color:#000000">Süleyman Zaman (Yazar)</span></p>
	</li>
	<li>
	<p><span style="color:#000000">Turgay Eminoğlu (SMMM)</span></p>
	</li>
	<li>
	<p><span style="color:#000000">Uzay Özgün Sevindi (Baba İlyas Yol Yareni)</span></p>
	</li>
	<li>
	<p><span style="color:#000000">Yavuz Selçuk (Erenler Eğitim ve Kültür Vakfı 11. Dönem Başkanı)</span></p>
	</li>
	<li>
	<p><span style="color:#000000">Zeki Rüzgar (Avukat)</span></p>
	</li>
</ul>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 10 Sep 2026 14:25:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/09/alevi-aydinlar-bildirgesine-bir-destek-daha-susmayacagiz-1789040472.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>CHP liderine hakaret eden kişi PSAKD Pendik başkanı ve İBB çalışanı çıktı!</title>
                <category>GÜNDEM</category>
                <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/chp-liderine-hakaret-eden-kisi-psakd-pendik-baskani-ve-ibb-calisani-cikti-3410</link>
                <guid>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/chp-liderine-hakaret-eden-kisi-psakd-pendik-baskani-ve-ibb-calisani-cikti-3410</guid>
                <description><![CDATA[CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’na yönelik sosyal medyada yürütülen sistematik nefret ve hakaret söylemlerinin arkasından skandallar zinciri çıktı. Sosyal medyada sistematik olarak CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu aleyhine nefret söylemi yayan ve hakaret içeren paylaşımlar yapan Tuncay Parlak Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Pendik Şube Başkanı ve İBB çalışanı çıktı!]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="color:#000000">CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’na yönelik sosyal medyada sistematik hakaret ve provokatif paylaşımlar yapan hesabın arkasındaki ismin Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Pendik Şube Başkanı Tuncay Parlak olduğu ortaya çıktı. Aynı zamanda İBB iştiraklerinden İGDAŞ’ta Satın Alma Şefi olarak görev yaptığı belirlenen Parlak’ın Alevi toplumunu kışkırtmaya yönelik ifadelerine karşı dernek yönetiminin sessiz kalması tepkileri artırırken; gözler PSAKD Genel Başkanı Cuma Erçe ve İBB yönetiminin alacağı idari ve hukuki tedbirlere çevrildi.</span></p>

<p><strong><span style="color:#000000">SKANDALIN KİMLİĞİ DEŞİFRE OLDU</span></strong></p>

<p><img alt="" src="https://www.alevihaberler.com.tr/public/images/detay/TuncayParlak.jpg" style="height:800px; width:411px" /></p>

<p><span style="color:#000000">Kamuoyunda uzun süredir ana muhalefet liderine yönelik nefret söylemleri ile linç kampanyalarının belirli merkezlerden sevk ve idare edildiği yönündeki iddialar gündemdeki sıcaklığını korurken, çarpıcı bir gelişme yaşandı. </span></p>

<p><span style="color:#000000">Sosyal medya üzerinden Kılıçdaroğlu’na karşı suç teşkil eden provokatif ifadeler ve hakaretler yayımlayan kilit hesaplardan birinin arkasındaki isim netleşti. </span></p>

<p><span style="color:#000000">Yapılan incelemelerde, söz konusu paylaşımları yapan kişinin Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Pendik Şube Başkanı Tuncay Parlak olduğu belirlendi.</span></p>

<p><strong><span style="color:#000000">ALEVİ TOPLUMUNU KIŞKIRTAN PAYLAŞIMLAR VE DERNEĞİN SESSİZLİĞİ</span></strong></p>

<p><strong><span style="color:#000000"><img alt="" src="https://www.alevihaberler.com.tr/public/images/detay/tp21.jpg" style="height:660px; width:303px" /></span></strong></p>

<p><span style="color:#000000">Tuncay Parlak’ın özellikle Alevi toplumunu kışkırtmaya ve kamuoyunda fay hatları oluşturmaya yönelik sosyal medya hamleleri geniş bir kesimin tepkisini çekti. </span></p>

<p><span style="color:#000000">Toplumsal barışı ve kamu huzurunu hedef alan bu fütursuz ifadelere karşın, yöneticisi olduğu Pir Sultan Abdal Kültür Derneği’nin iddialar ve paylaşımlar karşısında derin bir sessizliğe bürünmesi tepkilerin dozunu daha da artırdı.</span></p>

<p><strong><span style="color:#000000">İGDAŞ’TA SATIN ALMA ŞEFİ: SKANDALIN ADRESİ İBB İŞTİRAKİ</span></strong></p>

<p><strong><span style="color:#000000"><img alt="" src="https://www.alevihaberler.com.tr/public/images/detay/tp1.JPG" style="height:654px; width:800px" /></span></strong></p>

<p><span style="color:#000000">Skandalın boyutları sadece dernek yönetimiyle de sınırlı kalmadı. Yapılan araştırmalarda Tuncay Parlak’ın aynı zamanda bir kamu çalışanı olduğu ortaya çıktı. </span></p>

<p><span style="color:#000000">İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) iştiraklerinden İstanbul Gaz Dağıtım Sanayi ve Ticaret A.Ş. (İGDAŞ) bünyesinde Satın Alma Şefi olarak görev yapan Parlak’ın konumu, ana muhalefet liderine yönelik sistematik hakaretlerinin arkasındaki motivasyonu ve vesayet ilişkilerini daha da tartışmalı hale getirdi.</span></p>

<p><strong><span style="color:#000000">GÖZLER PSAKD VE İBB YÖNETİMİNE ÇEVRİLDİ</span></strong></p>

<p><strong><span style="color:#000000"><img alt="" src="https://www.alevihaberler.com.tr/public/images/detay/Tuncay%20Parlak1.JPG" style="height:661px; width:701px" /></span></strong></p>

<p><span style="color:#000000">Söylemlerinde her fırsatta barış, hoşgörü ve liyakat vurgusu yapan Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Genel Başkanı Cuma Erçe ile İBB Başkan Vekili Nuri Aslan’ın, ortaya çıkan bu somut tablo karşısında nasıl bir tutum sergileyecekleri merak konusu oldu. </span></p>

<p><span style="color:#000000">Kurumsal etik ilkelerin ve idari sorumlulukların hiçe sayıldığı bu süreçte, ilgili makamların alacağı idari ve hukuki tedbirler kamuoyu tarafından yakından takip ediliyor.Sürekli barıştan söz eden Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Genel Başkanı Cuma Erçe ve İBB Başkan Vekili Nuri Aslan’ın haberimiz üzerine nasıl tutum alacaklarını, alevihaberler.comçtr haber sitesi olarak dikkatle izleyeceğiz.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Sürekli barıştan söz eden Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Genel Başkanı Cuma Erçe ve İBB Başkan Vekili Nuri Aslan’ın haberimiz üzerine nasıl tutum alacaklarını, alevihaberler.com.tr haber sitesi olarak dikkatle izleyeceğiz.</span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 09 Sep 2026 22:02:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/09/chp-liderine-hakaret-eden-kisi-psakd-pendik-baskani-ve-ibb-calisani-cikti-1788981425.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Diyarbakır&#039;dan Minab&#039;a 3 bin kilometrelik pedal: Direniş kervanı yola çıkıyor!</title>
                <category>GÜNDEM</category>
                <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/diyarbakirdan-minaba-3-bin-kilometrelik-pedal-direnis-kervani-yola-cikiyor-3408</link>
                <guid>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/diyarbakirdan-minaba-3-bin-kilometrelik-pedal-direnis-kervani-yola-cikiyor-3408</guid>
                <description><![CDATA[Ulusal Kanal’a konuk olan Bisiklet İnisiyatifi temsilcileri, DİRENİŞ KERVANI projesini duyurdu. Aktivistler, 2-20 Ekim 2026’da ABD saldırılarından etkilenen Minab’a ulaşmak için yaklaşık 3.000 kilometre pedal çevirecek.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="color:#000000">Ulusal Kanal’ın Gün Ortası canlı yayınına konuk olan Bisiklet İnisiyatifi temsilcileri, önümüzdeki ay düzenlenecek olan&nbsp;DİRENİŞ KERVANI projesini kamuoyuna duyurdu. 2-20 Ekim 2026 tarihleri arasında gerçekleşecek olan bu anlamlı yolculukta pedal çevirecek olan aktivistler, ABD saldırganlığının kurbanı olmuş Minab’a ulaşmak üzere Diyarbakır'dan yola çıkarak, yaklaşık 3.000 kilometrelik bir rotayı geride bırakacak.</span></p>

<p><span style="color:#000000"><strong>"Heybe Yerine Okul Çantası Taşınacak"</strong></span></p>

<p><span style="color:#000000">Proje kapsamında bisikletliler, alışılagelmiş yolculuk ekipmanlarının ötesinde özel bir yük taşıyacak. İnisiyatif yetkilileri, organizasyonun amacını şu sözlerle ifade etti:</span></p>

<p><span style="color:#000000">&nbsp;"Bisikletlerin arkasında klasik heybeler yerine okul çantaları taşınacak ve bu çantalarda Türkiye'deki çocukların mektupları, resimleri, dayanışma mesajları Minab'a götürülecek."</span></p>

<p><span style="color:#000000"><strong>Özgür Kılıç da Kervana Katılıyor</strong></span></p>

<p><span style="color:#000000">Bisikletle rahat bir günlük hayat yaşamak amacıyla 40 yaşından sonra İstanbul'dan Konya'ya yerleşen, coğrafya ve topografya bilgisinden istifade ederek Türkiye içinde orta yaşlı herkese uygun rotalar planlayıp pedallayan Özgür Kılıç (@gladiusliber) da bu kervanda yer alacağını açıkladı. Kılıç, duygularını şu sözlerle dile getirdi:</span></p>

<p><span style="color:#000000">&nbsp;"İkinci yurdum saydığım ve yalnız başıma defalarca gezip dostluklar kurduğum İran'a bu defa bu kervanla gideceğim inşallah."</span></p>

<p><span style="color:#000000"><strong>Çocukların Dayanışma Mesajları İçin Çağrı</strong></span></p>

<p><span style="color:#000000">Organizasyon ekibi, Minab’daki çocuklara ulaştırılacak olan çantaları doldurmak adına duyarlı vatandaşlara çağrıda bulundu. Yolculuk öncesinde, ulaşılabilecek çocukların kaleme aldığı yazılar, çizdiği resimler ve akla gelebilecek diğer dayanışma nesneleri kabul edilecek.</span></p>

<p><span style="color:#000000"><strong>Detaylı Bilgi ve Rota:</strong></span></p>

<p>&nbsp;* Bisiklet İnisiyatifi Resmi Web Sitesi:&nbsp;<a href="https://www.bisikletinisiyatifi.com/">https://www.bisikletinisiyatifi.com/</a></p>

<p>&nbsp;* Takribî Yolculuk Rotası:&nbsp;<a href="https://maps.app.goo.gl/XBkL3StSfhafBTLe9">https://maps.app.goo.gl/XBkL3StSfhafBTLe9</a></p>

<p>&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 07 Sep 2026 12:21:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/09/diyarbakirdan-minaba-3-bin-kilometrelik-pedal-direnis-kervani-yola-cikiyor-1788774227.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Atatürk için mevlit okutan Müftü görevden alındı</title>
                <category>GÜNDEM</category>
                <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/ataturk-icin-mevlit-okutan-muftu-gorevden-alindi-3407</link>
                <guid>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/ataturk-icin-mevlit-okutan-muftu-gorevden-alindi-3407</guid>
                <description><![CDATA[Atatürk için mevlit duyurusu yapan Kocaeli Müftüsü Mehmet Sönmezoğlu görevden alındı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="color:#000000">Resmi Gazete’de yayımlanan Cumhurbaşkanı kararlarıyla Diyanet İşleri Başkanlığı’nda geniş çaplı bir atama ve görev değişikliği dalgası yaşandı. 35 ilin müftülüğünde yapılan düzenlemeler kapsamında birçok il müftüsü yerinden edilirken, Kocaeli Müftüsü Mehmet Sönmezoğlu da bu isimler arasında yer aldı. Sönmezoğlu’nun yerine Bolu İl Müftüsü Hüseyin Demirtaş getirildi.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Sönmezoğlu, kamuoyunun gündemine 10 Kasım 2025’te yaptığı bir duyuruyla girmişti. O gün, il genelindeki tüm camilerde Mustafa Kemal Atatürk, şehitler ve ebediyete intikal eden gaziler için Mevlid-i Şerif okutulacağını açıklamıştı. Duyurusunda, “10 Kasım 2025 Pazartesi günü saat 12.30’da tüm camilerimizde Mevlid-i Şerif okutulması hususunda, bilgi ve gereğini rica ederim” ifadelerine yer vermişti. Bu açıklama, dönemin tartışmaları arasında dikkat çekmiş ve isminin anılmasına neden olmuştu.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Yeni Kocaeli Müftüsü olarak atanan Hüseyin Demirtaş ise daha önce Bolu İl Müftüsü olarak görev yapıyordu. Demirtaş, Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından hazırlanan bir Cuma hutbesinin yargıya taşınması sürecinde sosyal medyada yaptığı değerlendirmelerle de öne çıkmıştı. Bu paylaşımlarında, hutbelerin denetiminde mahkemelerin değil Din İşleri Yüksek Kurulu’nun yetkili olması gerektiğini savunmuştu. Açıklamalarında özellikle “Laiklik, din karşıtı bir ideoloji değildir ve olmamalıdır” sözleriyle dikkat çekmiş, Diyanet’i ise “Millî mücadele günlerinin maneviyatından doğmuş, o ruhun kurumsal devamıdır” şeklinde tanımlamıştı.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Aynı kararlar çerçevesinde Diyanet İşleri Başkanlığı bünyesinde başka önemli değişiklikler de gerçekleşti. Diyanet Akademisi Başkanı Enver Osman Kaan görevden alınırken, yerine Ahmet Bostancı atandı. Resmi Gazete’de yalnızca Diyanet’le sınırlı kalmayan düzenlemeler yer aldı; Kültür ve Turizm Bakanlığı, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, Milli Savunma Bakanlığı ile diğer kamu kurumlarında da üst düzey görev değişiklikleri yayımlandı.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Bu atamalar, Diyanet’te kapsamlı bir kadro yenilenmesi olarak değerlendiriliyor. Sönmezoğlu’nun görevden alınışı, Atatürk için mevlit okutulması duyurusunun ardından gelen gelişmeler arasında yer alması nedeniyle özellikle kamuoyunda yankı uyandırdı.</span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sun, 06 Sep 2026 23:32:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/09/ataturk-icin-mevlit-okutan-muftu-gorevden-alindi-1788727374.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Erdem Cömert yazdı: Aleviliğe saplanan hançer: Eşit yurttaşlık -1</title>
                <category>GÜNDEM</category>
                <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/erdem-comert-yazdi-alevilige-saplanan-hancer-esit-yurttaslik-1-3406</link>
                <guid>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/erdem-comert-yazdi-alevilige-saplanan-hancer-esit-yurttaslik-1-3406</guid>
                <description><![CDATA[Horasan Erenleri Dernekler Federasyonu Genel Başkanı ve hukukçu Erdem Cömert, Alevi toplumuna empoze edilmek istenen "eşit yurttaşlık" kavramını Aydınlk gazetesindeki köşesinde ele aldı. İşte, o makale:]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="color:#000000">Aleviliğe saplanan hançer: Eşit yurttaşlık – 1</span></p>

<p><span style="color:#000000">Aleviliğe yönelik en büyük tehlikelerden biri Alevilerin kendi tarihinden, kendi belleğinden ve kendi yol anlayışından koparılmasıdır. Bunun için her zaman açık bir saldırıya ihtiyaç yoktur. Bazen başka merkezlerde üretilen siyasal söylemler Alevilerin talebiymiş gibi sunulur. Bazen de ilk bakışta kulağa son derece güzel gelen ifadelerin içine başka anlamlar yerleştirilir.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Bugün Hacı Bektaş Veli Anma Törenleri’nde ellerinde “eşit yurttaşlık” pankartlarıyla yürüyen bazı çevrelere baktığımızda üzerinde durmamız gereken mesele tam da budur.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Eşit yurttaşlık derken neyi kastediyorsunuz?</span></p>

<p><span style="color:#000000">İlk bakışta kulağa hoş gelen bir kavramdır eşit yurttaşlık. Kim eşitliğe karşı çıkabilir? Kim yurttaşların eşit haklara sahip olmasını istemez?</span></p>

<p><span style="color:#000000">Fakat mesele kelimelerin güzelliğiyle bitmiyor.</span></p>

<p><span style="color:#000000">ANAYASA AÇIK</span></p>

<p><span style="color:#000000">Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 10. maddesi son derece açıktır:</span></p>

<p><span style="color:#000000">“Herkes, dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayırım gözetilmeksizin kanun önünde eşittir.”</span></p>

<p><span style="color:#000000">Aynı madde, hiçbir kişiye, aileye, zümreye veya sınıfa imtiyaz tanınamayacağını da söylüyor.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Öyleyse temel soru şudur:</span></p>

<p><span style="color:#000000">Türkiye Cumhuriyeti yurttaşlarının eşitliği zaten Anayasa’nın açık hükmüyken neden yeni bir “eşit yurttaşlık” kavramına ihtiyaç duyuluyor?</span></p>

<p><span style="color:#000000">Eğer anlatılmak istenen Alevilerin devlet karşısında diğer yurttaşlarla eşit haklara sahip olmasıysa, bunun adı zaten kanun önünde eşitliktir.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Bu eşitliğin kâğıt üzerinde kalmaması için mücadele etmek elbette başka bir meseledir. Cemevlerinin hukuki statüsünü, Alevi inancının özgürce yaşanmasını, eğitim ve kültür alanındaki talepleri savunmak meşru ve gereklidir.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Fakat başka bir kavramı Alevilerin doğal ve tarihsel talebi haline getirmek farklı bir meseledir.</span></p>

<p><span style="color:#000000">KAVRAMIN İDEOLOJİK KÖKENİ</span></p>

<p><span style="color:#000000">Burada artık yalnızca kelimenin kendisini değil, kelimenin arkasındaki siyasal düşünceyi konuşmak gerekiyor.</span></p>

<p><span style="color:#000000">“Eşit yurttaşlık” kavramının Türkiye’deki kullanılış biçimi, Cumhuriyetin ortak yurttaşlık anlayışından farklı bir siyasal zemine oturtulmak isteniyor. Özellikle Avrupa merkezlerinde, Almanya’da ve Batı’daki bazı siyasal çevrelerde şekillenen kimlik merkezli yaklaşımın Türkiye’ye taşınması dikkat çekiyor.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Başka merkezlerde üretilen kavramlar Türkiye’ye geliyor. Sonra bu kavramlar Alevi toplumunun tarihsel talebiymiş gibi sunuluyor.</span></p>

<p><span style="color:#000000">İşte burada durmak gerekiyor.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Çünkü Aleviliğin kendi tarihinden gelen talepleri vardır.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Alevilerin kendi sözü vardır.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Hacı Bektaş Veli’nin, Pir Sultan’ın, Yunus’un, Nesimi’nin bıraktığı büyük bir düşünce mirası vardır.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Aleviliğin hak arayışını başka merkezlerin kavramlarına teslim etmeye ihtiyacı yoktur.</span></p>

<p><span style="color:#000000">ALEVİLİĞE YENİ BİR SİYASAL DİL</span></p>

<p><span style="color:#000000">Türkiye’de uzun yıllardır Aleviliğin sorunları üzerinden siyaset üretiliyor.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Burada Alevilerin gerçek sorunları ile Alevilik üzerinden kurulmak istenen siyasal projeyi birbirinden ayırmak gerekiyor.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Aleviler eşit haklar istiyor.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Bu hakların eksiksiz uygulanmasını istiyor.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Devletin inançlar karşısında adil davranmasını istiyor.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Cemevlerinin gerçek işleviyle tanınmasını istiyor.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Bunların hepsi konuşulabilir ve savunulabilir.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Fakat Aleviliği Cumhuriyetin ortak yurttaşlık hukukundan koparıp ayrı bir siyasal kimlik haline getiren her yaklaşım dikkatle incelenmelidir.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Çünkü Aleviliğin tarihsel özü, insanı kimliklere bölmekten çok insanı birleştiren bir anlayış üzerine kuruludur.</span></p>

<p><span style="color:#000000">BİR YAZI DİZİSİNİN İLK YAZISI</span></p>

<p><span style="color:#000000">Bu yazı burada bitmiyor.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Tam tersine, bir tartışmanın başlangıcını oluşturuyor.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Çünkü “eşit yurttaşlık” kavramının Türkiye’ye nasıl taşındığını, hangi ideolojik kaynaklardan beslendiğini ve hangi siyasal çevreler tarafından kullanıldığını anlamadan bugün yaşananları doğru okuyamayız.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Bundan sonraki yazılarda bu kavramın ideolojik kökenlerine daha yakından bakacağız. Avrupa’daki kimlik siyasetiyle ilişkisini inceleyeceğiz. Almanya’daki Alevi örgütlenmeleri üzerinden Türkiye’ye taşınan siyasal dili ele alacağız.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Daha sonra bugünün Türkiye’sine bakacağız.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Hangi oyun kuruluyor?</span></p>

<p><span style="color:#000000">Hangi kavramlar öne çıkarılıyor?</span></p>

<p><span style="color:#000000">Kimler hangi talepleri Alevilerin ortak talebiymiş gibi sunuyor?</span></p>

<p><span style="color:#000000">Ve bütün bunların sonunda Aleviliğin nereye taşınması isteniyor?</span></p>

<p><span style="color:#000000">Bunları tek tek konuşacağız.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Çünkü mesele yalnızca bir pankartta yazan iki kelime değildir.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Mesele, o iki kelimenin arkasında nasıl bir Türkiye tasarlandığıdır.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Alevilik kendi sözünü kendisi söylemelidir. Kendi tarihinden koparılmadan, başka merkezlerin siyasal projelerine eklemlenmeden ve Cumhuriyetin ortak yurttaşlık hukukundan uzaklaştırılmadan...</span></p>

<p><span style="color:#000000">Bu tartışmayı şimdi başlatıyoruz.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Aşk ile..</span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sun, 06 Sep 2026 22:43:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/09/erdem-comert-yazdi-alevilige-saplanan-hancer-esit-yurttaslik-1-1788724445.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Nevşehir&#039;den Arnavutluk&#039;taki &quot;Bektaşi Devleti&quot; iddialarına ret!</title>
                <category>GÜNDEM</category>
                <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/nevsehirden-arnavutluktaki-bektasi-devleti-iddialarina-ret-3404</link>
                <guid>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/nevsehirden-arnavutluktaki-bektasi-devleti-iddialarina-ret-3404</guid>
                <description><![CDATA[Nevşehir'in Hacıbektaş ilçesinde düzenlenen Alevi-Bektaşi forumunda yayımlanan bildirgede, Arnavutluk'ta kurulacağı iddia edilen "Bektaşi Devleti"ne tepki gösterildi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Nevşehir'in Hacıbektaş ilçesinde düzenlenen Alevi-Bektaşi forumunda yayımlanan bildirgede, Arnavutluk'ta kurulacağı iddia edilen "Bektaşi Devleti"ne tepki gösterildi. Bektaşiliğin siyasi bir proje veya devlet olmadığı vurgulanan açıklamada, Baba Mondi olarak bilinen Edmond Brahimaj'ın kendisini küresel lider ilan etmesinin Bektaşi inancına ve hukukuna göre yok hükmünde olduğu belirtildi.</strong></p>

<p>Kültür ve Turizm Bakanlığı Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı himayesinde gerçekleştirilen "Tarihten Günümüze Anadolu ve Balkanlar'da Bektaşilik" forumunun sonuç bildirgesi ile Bektaşi inanç önderlerinin kamuoyu açıklaması yayımlandı. Etkinlikte, son günlerde uluslararası basında yer alan Arnavutluk'un başkenti Tiran'da bir<strong> "Bektaşi Devleti"</strong> veya "Bektaşi Vatikan'ı" kurulacağı yönündeki haberlere yanıt verildi.</p>

<p>Dünya Bektaşileri Lideri, Hünkar Hacı Bektaş Veli Dergahı Postnişini ve Halifebabaları adına yayımlanan bildirgede şu ifadelere yer verildi:</p>

<p><em>"Bektaşilik bir devlet, siyasi hareket veya milli-siyasi proje değildir. Bir inanç yolunun manevi otoritesi, siyasi egemenlik ilanı, toprak tahsisi veya pasaport basılması suretiyle var edilemez ve değiştirilemez. Arnavutluk'ta veya dünyanın herhangi bir yerinde bu kuralı yok sayan oluşumlar Bektaşi hukuku açısından bütünüyle hükümsüzdür. Hal böyleyken, Arnavutluk'ta<strong> 'Baba Mondi' </strong>olarak bilinen Edmond Brahimaj'ın kendisini küresel lider ilan etmesi, kendisine Halifebabalık icazeti dahi verilmemiş olması sebebiyle inancımızın hiyerarşik yapısına aykırıdır ve erkanımıza göre yok hükmündedir. Bu nedenle söz konusu siyasi yapının, Bektaşiliğin tamamını temsil ettiği iddiasını kesinlikle reddediyoruz."</em></p>

<p>Bildirgede, Bektaşilerin ortak ibadet dilinin Türkçe olduğu ve Dedebaba makamına oturacak mürşidin mutlak surette Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olup Türkiye'de ikamet etmesi zorunluluğu da hatırlatıldı.</p>

<p>Forumun sonuç bildirgesinde ayrıca, Bektaşi yolunun tarihi ve manevi merkezinin Hacıbektaş ilçesinde bulunan<strong> "Pir Evi"</strong> olduğu vurgulandı. Bu merkezin ve makamın dünyevi siyasi kararlarla başka bir coğrafyaya taşınamayacağının altı çizildi. Başta Arnavutluk'takiler olmak üzere dünyanın her yerindeki Bektaşiler ayrılığa değil birliğe davet edilirken, Bektaşiliğin evrensel sevgi ve hoşgörü dilinin hakim kılınmasına yönelik bilimsel ve kültürel faaliyetlerin sürdürüleceği kaydedildi.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sun, 06 Sep 2026 04:10:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/09/nevsehirden-arnavutluktaki-bektasi-devleti-iddialarina-ret-1788657590.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Aydınlardan sonra Dedeler-Analar da tepkili</title>
                <category>GÜNDEM</category>
                <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/aydinlardan-sonra-dedeler-analar-da-tepkili-3403</link>
                <guid>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/aydinlardan-sonra-dedeler-analar-da-tepkili-3403</guid>
                <description><![CDATA[Alevi ve Bektaşi Ocakları mensupları, 31 Ağustos 2026 tarihinde yayımlanan Alevi Aydınlar Bildirgesi’ne destek verdiklerini açıkladı. Açıklamada, bildirgede yer alan haklı endişelerin paylaşıldığı ve daimi bir barış, huzur ile kardeşlik için taleplerin desteklendiği vurgulandı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Alevi ve Bektaşi Ocakları mensupları, 31 Ağustos 2026 tarihinde yayımlanan Alevi Aydınlar Bildirgesi’ne destek verdiklerini açıkladı. Açıklamada, bildirgede yer alan haklı endişelerin paylaşıldığı ve daimi bir barış, huzur ile kardeşlik için taleplerin desteklendiği vurgulandı.<br />
<br />
Destek metninde şu ifadelere yer verildi:<br />
<br />
<em><strong>“Biz, aşağıda imzası olan Alevi ve Bektaşi Ocakları mensupları olarak 31.08.2026 tarihinde yayınlanan Alevi Aydınlar Bildirgesindeki haklı endişeleri paylaşıyor, bildirgede ifade edilen talepleri daimi bir barış, huzur ve kardeşlik için destekliyoruz.”</strong></em><br />
<br />
Açıklamanın tam metni şöyle:<br />
Alevi Ocak Mensuplarından Alevi Aydınlar Bildirgesine Destek</p>

<p>Biz, aşağıda imzası olan Alevi ve Bektaşi Ocakları mensupları olarak 31.08.2026 tarihinde yayınlanan Alevi Aydınlar Bildirgesindeki haklı endişeleri paylaşıyor, bildirgede ifade edilen talepleri daimi bir barış, huzur ve kardeşlik için destekliyoruz.<br />
• &nbsp;Abbas Ulusoy (Hızır Şamut Baba Ocağı Evladı)<br />
• &nbsp;Ali Dedeoğlu (Sultan Sinemilli Ocağı Evladı)<br />
• &nbsp;Ali İhsan Argunşah (Ağuiçen Ocağı Evladı)<br />
• &nbsp;Ali Rıza Yıldırım (Şah İbrahim Veli Ocağı Evladı)<br />
• &nbsp;Ali Tamaç (Bava Şervan) (Kureşan Ocağı Evladı)<br />
• &nbsp;Ali Yeral (Arap Alevi Dedesi ve Ehl-i Beyt Kültür Dayanışma Vakfı (EHDAV) Genel Başkanı)<br />
• &nbsp;Ali Yoleri (Baba Mansur Ocağı Evladı)<br />
• &nbsp;Aliyar Özcan (Kureşan Ocağı Evladı)<br />
• &nbsp;Aşık Esrafi (Seyit Battal Gazi Evladı)<br />
• &nbsp;Aziz Güler (Ağuiçen Ocağı Evladı)<br />
• &nbsp;Baki Düzgün (Baba Mansur Ocağı evladı)<br />
• &nbsp;Emrah Çolak (Güvenç Abdal Ocağı Evladı)<br />
• &nbsp;Erdal Gül (Kureşan Ocağı Evladı)<br />
• &nbsp;Ergül Şanlı (Dede Kargın Ocağı Evladı)<br />
• &nbsp;Ethem Evisan (Sultan Sinemilli Ocağı Evladı)<br />
• &nbsp;Ethem Uğurlu (Hıdır Abdal Ocağı Evladı)<br />
• &nbsp;Garip Bozkurt (Kureşan Ocağı Evladı)<br />
• &nbsp;Gönül Erenler (Baba Mansur Ocağı evladı)<br />
• &nbsp;Gürsoy Bakır (Hıdır Abdal Ocağı Evladı)<br />
• &nbsp;Hasan Doğan (Cemal Abdal Ocağı Evladı)<br />
• &nbsp;Hasan Şahin (Kureşan Ocağı Evladı)<br />
• &nbsp;Hüseyin Aldoğan (Sultan Sinemilli Ocağı Evladı)<br />
• &nbsp;Hüseyin Eren (Arzuman Ocağı Evladı)<br />
• &nbsp;İsmail İlhan (Ağuiçen Ocağı Evladı)<br />
• &nbsp;İsmail Toprak (Ali Dost Ocağı Evladı)<br />
• &nbsp;Kamber Çakmak (Kureşan Ocağı Evladı)<br />
• &nbsp;Kemal Kılıç (Ağuiçen Ocağı Evladı)<br />
• &nbsp;Mansur Yalçın (Baba Mansur Ocağı evladı)<br />
• &nbsp;Mehmet Ali Göçer (Baba Mansur Ocağı evladı)<br />
• &nbsp;Mehmet Elibol (Seyit Garip Musa Ocağı Evladı)<br />
• &nbsp;Mehmet Güzel (Kureşan Ocağı Evladı)<br />
• &nbsp;Metin Ataç (Kureşan Ocağı Evladı)<br />
• &nbsp;Murat Bulut (Ali Dost Ocağı Evladı)<br />
• &nbsp;Musa Kazım Engin (Kureşan Ocağı Evladı)<br />
• &nbsp;Mustafa Sazcı (Kızıldeli Seyit Ali Sultan Ocağı Evladı)<br />
• &nbsp;Nursel Özsaltık Gezici (Sarısalık Ocağı Evladı)<br />
• &nbsp;Onur Erdem (Kureşan Ocağı Evladı)<br />
• &nbsp;Orhan Firik (Derviş Cemal Ocağı Evladı)<br />
• &nbsp;Sedat Korkmaz (Baba Mansur Ocağı Evladı)<br />
• &nbsp;Sefa Öztürk (Güvenç Abdal Ocağı Evladı)<br />
• &nbsp;Serdar Yıldız (Ağuiçen Ocağı Evladı)<br />
• &nbsp;Şahan Düzgün (Şeyh Ahmet Dede Ocağı Evladı)<br />
• &nbsp;Vedat Tekten (Ağuiçen Ocağı Evladı)<br />
• &nbsp;Yüksel Yıldırım (Baba Mansur Ocağı evladı)<br />
<br />
<img alt="" src="https://www.alevihaberler.com.tr/public/images/detay/d0f43584-7082-43c2-aeac-44d7f32f3684.jpg" style="height:536px; width:800px" /><br />
<br />
Alevi aydınlardan bildiri: Yavuz Selim-İdris-i Bitlisi ittifakı kabul edilemez!<br />
<br />
haberi için tıklayınız:&nbsp;<a href="https://www.alevihaberler.com.tr/haber/alevi-aydinlardan-bildiri-yavuz-selim-idris-i-bitlisi-ittifaki-kabul-edilemez-3390" target="_blank">https://www.alevihaberler.com.tr/haber/alevi-aydinlardan-bildiri-yavuz-selim-idris-i-bitlisi-ittifaki-kabul-edilemez-3390</a></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sat, 05 Sep 2026 22:58:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/09/aydinlardan-sonra-dedeler-analar-da-tepkili-1788638991.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Hacıbektaş’ta “Tarihten Günümüze Anadolu ve Balkanlarda Bektaşilik Forumu” düzenlendi</title>
                <category>GÜNDEM</category>
                <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/hacibektasta-tarihten-gunumuze-anadolu-ve-balkanlarda-bektasilik-forumu-duzenlendi-3402</link>
                <guid>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/hacibektasta-tarihten-gunumuze-anadolu-ve-balkanlarda-bektasilik-forumu-duzenlendi-3402</guid>
                <description><![CDATA[Nevşehir’in Hacıbektaş ilçesinde uluslararası Bektaşi çevrelerin de katılımı ile “Tarihten Günümüze Anadolu ve Balkanlarda Bektaşilik Forumu” düzenlendi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="color:#000000">Bektaşiliğin Anadolu’dan Balkanlara uzanan köklü tarihî yolculuğu, zengin kültürel mirası ve geleceğe dönük rolü, Hacıbektaş’ta düzenlenen “<strong>Tarihten Günümüze Anadolu ve Balkanlarda Bektaşilik Forumu”</strong> kapsamında geniş bir katılımla ele alındı.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Türkçe ve İngilizce olarak çift dilde gerçekleştirilen uluslararası organizasyonun açılış konuşmasını Başkan Esma Ersin gerçekleştirdi. </span></p>

<p><span style="color:#000000">Bektaşilik mirasının Anadolu ve Balkanlar arasındaki gönül bağlarını pekiştiren en güçlü harçlardan biri olduğuna dikkat çeken Ersin, konuşmasında bu kadim değerlerin geleceğe aktarılmasının ortak istikbal açısından taşıdığı kritik önemi vurguladı.</span></p>

<p><span style="color:#000000"><strong>ÜÇ ANA OTURUMDA TARİHÎ VE TASAVVUFI BOYUTLAR ELE ALINDI </strong></span></p>

<p><span style="color:#000000">Yurt içinden ve yurt dışından çok sayıda akademisyen, araştırmacı ve davetlinin takip ettiği Forum, üç temel oturum halinde gerçekleştirildi. </span></p>

<p><span style="color:#000000">Oturumlarda uzmanlar şu başlıkları değerlendirdi:</span></p>

<ul>
	<li>
	<p><span style="color:#000000">Anadolu’dan Balkanlara Bektaşiliğin tarihsel ve tasavvufi kökleri,</span></p>
	</li>
	<li>
	<p><span style="color:#000000">Balkanlardaki Bektaşi dergâhlarının mekân, kültür ve irade üzerindeki etkileri,</span></p>
	</li>
	<li>
	<p><span style="color:#000000">Bektaşiliğin Balkanlar ile ilişkilerin gelişmesindeki rolü ve gelecek vizyonu.</span></p>
	</li>
</ul>

<p><span style="color:#000000">Program, değerlendirme oturumunun ardından sonuç bildirgesinin okunması ve icra edilen Bektaşi Nefesleri Dinletisi ile sona erdi.</span></p>

<p><span style="color:#000000"><strong>HÜNKÂR’IN HUZURUNDA ANLAMLI ZİYARET </strong></span></p>

<p><span style="color:#000000">Forum öncesinde, Başkan Esma Ersin’in de katılımıyla manevi değeri yüksek bir buluşma gerçekleşti. </span></p>

<p><span style="color:#000000">Arnavutluk Elbasan Büyük Tekkesi Postnişini Admir Selmani ile Halifebabalar Hacı Dursun Gümüşoğlu, Nevruz Akpınar, Salim Öztürk ve Gürkan Özen, Hacı Bektaş Veli Dergâhı’nda Hünkâr’ın huzuruna çıkarak niyazda bulundu.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Anadolu ve Balkanlar’ın dört bir yanından gelen yol ehli canları aynı gönül ikliminde buluşturan ziyaret; Hacı Bektaş Veli’nin “<em><strong>Bir olalım, iri olalım, diri olalım</strong></em>” çağrısı doğrultusunda, iki coğrafya arasındaki kadim kardeşlik ve birlik bağlarını bir kez daha tazeledi.</span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 04 Sep 2026 21:41:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/09/hacibektasta-tarihten-gunumuze-anadolu-ve-balkanlarda-bektasilik-forumu-duzenlendi-1788547568.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Celal Fırat, Alevi aydınları eleştirdi: Tarihi cımbızlamayın!</title>
                <category>GÜNDEM</category>
                <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/celal-firat-alevi-aydinlari-elestirdi-tarihi-cimbizlamayin-3400</link>
                <guid>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/celal-firat-alevi-aydinlari-elestirdi-tarihi-cimbizlamayin-3400</guid>
                <description><![CDATA[DEM Parti İstanbul Milletvekili ve Garip Dede Cemevi Başkanı Celal Fırat, İdris-i Bitlisi ittifakı önerisine karşı bildiri yayınlayan aydınları “tarihi cımbızlamakla” suçladı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="color:#000000">Türkiye’nin toplumsal bütünleşmesi için terörsüz Türkiye sürecinde önemli bir eşiğe gelindi. </span></p>

<p><span style="color:#000000">Özellikle Kürtçü ve İslamcı çevrelerden gelen, toplumsal bütünleşmenin örneğini Yavuz Sultan Selim’in İdris-i Bitlisi üzerinden Kürt beyleri ile yaptığı ittifakında aramak önerisi Alevi Bektaşi çevrelerde büyük tepki topladı.</span></p>

<p><span style="color:#000000">“<em><strong>Alevi Aydınlar Bildirgesi</strong></em>” başlığı ile 53 imzacının kamuoyu açıklaması en çok da DEM Parti çevrelerini rahatsız etti. Tuncer Bakırhan’ın nezaket kurallarını da bir yana bırakarak sarf ettiği sözler Alevi Bektaşilerle DEM Parti arasındaki mesafeyi açarken, DEM Milletvekili ve Garip Dede Cemevi Başkanı Celal Fırat’tan İdris-i Bitlis-i ittifakını destekleyici açıklama geldi.</span></p>

<p><span style="color:#000000">The Independent Türkçe haber sitesine yazan Celal Fırat, Kürtlerin de Alevilerin de tarihinde acı hatıralar olduğunu belirterek, “<strong><em>bu hassas eşikte, bu iki toplumsal hafızayı birbirine karşı konumlandıran bir dil kurulmasını doğru bulmuyoruz.</em></strong>” ifadelerini kullandı.</span></p>

<p><span style="color:#000000">“<em><strong>Alevi Aydınlar Bildirgesi</strong></em>”nin, “<strong><em>ortak yaşam iradesi</em></strong>”ne gölge düşürecek bir yöntemle kaleme alındığını öne süren DEM Milletvekili Fırat, “<em><strong>Bildirge, geçmişten tek bir olayı alıp bağlamından koparmakta ve bugünün barış sürecine karşı bir gerekçe haline getirmektedir.</strong></em>” diye yazdı.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Tartışma ve tepkilere neden olan Yavuz Sultan Selim-İdris-i Bitlisi ittifakı önerisini sanki faşist terör örgütü lideri PKK ve çevreleri yapmamış gibi değerlendiren Fırat şöyle yazdı: “<em><strong>Tarihin bütünlüğünden koparılan tek bir kesit, ne kadar acı verici olursa olsun, bugünün siyasi denklemine keyfi biçimde yerleştirildiğinde artık tarihe değil, güncel bir polemiğe hizmet eder. Tarihi cımbızla seçip bugüne taşımanın hafifliği budur:&nbsp;</strong><em><strong><em>geçmişin karmaşıklığını, çok katmanlılığını yok sayıp onu tek bir cümlelik bir suçlamaya indirgemek.</em></strong>”</em></em></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 02 Sep 2026 19:55:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/09/celal-firat-alevi-aydinlari-elestirdi-tarihi-cimbizlamayin-1788368695.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>PİRHA, DEM Eşbaşkanı Bakırhan&#039;ın konuşmasını niçin sansürledi?</title>
                <category>GÜNDEM</category>
                <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/pirha-dem-esbaskani-bakirhanin-konusmasini-nicin-sansurledi-3399</link>
                <guid>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/pirha-dem-esbaskani-bakirhanin-konusmasini-nicin-sansurledi-3399</guid>
                <description><![CDATA[Faşist terör örgütü PKK'ya yakın yayınlar yapan PİRHA haber sitesi, DEM Parti Eşbaşkanı Tuncer Bakırhan'ın İdris-i Bitlisi hakkındaki konuşmasını sansürledi. Alevilere yönelik yayın yapan PİRHA'nın sansürlediği bölümde, Bakırhan İdris-i Bitlisi'yi savunuyordu.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>PKK/KCK terör örgütüne yakın çizgide, Belçika merkezli olarak Türkçe yayın yapan&nbsp;Medya Haber TV&nbsp;haber kanalında, Eylem Babayiğit'in sunduğu Eksen programına konuk olan DEM Parti Eşbaşkanı Tuncer Bakırhan,&nbsp;53 imza ile yayınlanan “Alevi Aydınlar Bildirgesi”ni hedef aldı.</p>

<p>Kesinliği doğrulanmamış bir metindeki bir cümlenin alınarak DEM Parti ve terör örgütü PKK'nın Alevilere karşı olduğu yönünde algı oluşturulmaya çalışılmasını “sabotaj” olarak nitelendiren Bakırhan,&nbsp;“Kimse bizi Alevilikle test edemez.” ifadesini kullandı.</p>

<p>Bildirgeyi imzalayan isimlere de tepki gösteren Bakırhan, özellikle daha önce DEM Parti'nin selefi örgütlerde milletvekili ve bakan olan kişilerin partiyi Alevi karşıtı gibi göstermeye çabaladıklarını iddia ederek, “Kürt halkının size verdiği oylar boğazınızda kalsın” dedi.</p>

<p>Konuşmasında daha önce HDP'den milletvekili olmuş, eski Pir Sultan Abdal Kültür Dernekleri Başkanı Müslüm Doğan'ı da hedef alan Bakırhan şu ifadeleri kullandı: “Vicdansız herif. Kürt halkı seni Alevi olduğun için bakan yapmış... Bakan olmuş, koskoca adam seçildiği partinin işte Alevi karşıtı olduğunu savunuyor. Bari başkaları yapsın sen yapma.”</p>

<p><strong>PİRHA BAKIRHAN'I SANSÜRLEDİ!</strong></p>

<p>Aynı çizgide, Alevilere yönelik yayın yapan PİRHA haber sitesi ise, Tuncer Bakırhan'ın konuşmasında önemli bir detayı sansürledi.</p>

<p>Bakırhan'ın açıklamalarını haber yapan PİRHA, açıklamada yer alan 26 saniyelik bir bölümü vermedi.</p>

<p>51. dakika 26 saniye ile 51. dakika 52 saniyelik bölümde Bakırhan şunları söylüyor: “İdris-i Bitlisi tarihte birisidir, iyilikleri, kötülükleri ortadadır. Yavuz Selim de Osmanlı'nın bir sultanıdır, padişahıdır. Yani ikisinin aynı kelime içerisinde geçiyor olmasından Alevi karşıtı bir şey yorumlamanın bağını kuramıyorum. Ben aslında bunu eleştiriyorum.”</p>

<p>Faşist terör örgütü PKK ve yandaşı örgütler her dönemde İdris-i Bitlisi'yi savundular. Abdullah Öcalan da pek çok konuşmasında Yavuz Sultan Selim ile İdris-i Bitlisi arasındaki ittifakı güncellemekten söz etmişti. Bu bağlamda, PİRHA'nın Alevi okurlarının gözünü boyamak için, bu cümleleri sansürlemesi gözlerden kaçmadı.</p>

<p>&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 02 Sep 2026 17:30:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/09/pirha-dem-esbaskani-bakirhanin-konusmasini-nicin-sansurledi-1788361778.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Amasya’da Hasan Koç Dede Cemevi törenle hizmete açıldı</title>
                <category>GÜNDEM</category>
                <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/amasyada-hasan-koc-dede-cemevi-torenle-hizmete-acildi-3397</link>
                <guid>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/amasyada-hasan-koc-dede-cemevi-torenle-hizmete-acildi-3397</guid>
                <description><![CDATA[Amasya’nın Köyceğiz köyünde yapımı tamamlanan Hasan Koç Dede Cemevi, protokol üyeleri ve vatandaşların yoğun katılımıyla düzenlenen törenle hizmete açıldı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="color:#000000">Amasya’nın Köyceğiz köyünde yapımı tamamlanan ve toplumsal birlik ile beraberliğin simgelerinden biri olan Hasan Koç Dede Cemevi, protokol üyeleri ve vatandaşların yoğun katılımıyla düzenlenen törenin ardından hizmete açıldı. </span></p>

<p><span style="color:#000000">Köyceğiz köyünün yanı sıra çevre köylerden de yoğun katılımın sağlandığı programda dayanışma ve kardeşlik mesajları ön plana çıktı.</span></p>

<p><span style="color:#000000"><strong>GENİŞ KATILIMLI AÇILIŞ TÖRENİ</strong></span></p>

<p><span style="color:#000000">Açılış programına; Amasya Valisi Önder Bakan, CHP Amasya Milletvekili Reşat Karagöz, Amasya Belediye Başkanı Turgay Sevindi, İl Emniyet Müdürü Ayhan Saraç, Amasya İl Özel İdaresi Genel Sekreteri Erdin Acar ve CHP Amasya İl Başkanı İlker Küp katıldı.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Törende ayrıca İYİ Parti Amasya İl Başkanı Selçuk Demir, İYİ Parti Merkez İlçe Başkanı Fatih Baydır, MHP Amasya İl Başkanı Oğuzhan Sakızcı, siyasi partilerin il ve ilçe yöneticileri, Cem Vakfı Amasya Şubesi Başkanı Haydar Kılıç, Amasya İl Kültür Şube Müdürü Alp Osman Dişli, Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı Amasya Sorumlusu Ferdi Fil ile Köyceğiz Köyü Muhtarı Hasan Akgül de yer aldı.</span></p>

<p><span style="color:#000000"><strong>BİRLİK VE BERABERLİK MESAJLARI VERİLDİ</strong></span></p>

<p><span style="color:#000000">Törende Köyceğiz Köyü Muhtarı Hasan Akgül, Amasya Valisi Önder Bakan, Amasya Milletvekili Reşat Karagöz ve Amasya Belediye Başkanı Turgay Sevindi birer konuşma yaptı. Konuşmacılar, Hasan Koç Dede Cemevi’nin toplumsal birlik, beraberlik ve paylaşma kültürüne sunacağı katkılara vurgu yaparak, merkezin Köyceğiz köyüne ve bölge halkına hayırlı olmasını diledi.</span></p>

<p><span style="color:#000000"><strong>AÇILIŞ DUASINI İSMET KILIÇ DEDE YAPTI</strong></span></p>

<p><span style="color:#000000">Cem Vakfı Amasya Şubesi dedelerinden İsmet Kılıç Dede’nin yaptığı açılış duasının ardından protokol üyeleri ve vatandaşlar tarafından kurdele kesilerek cemevi resmen hizmete açıldı.</span></p>

<p><span style="color:#000000"><strong>DEYİŞLER OKUNDU, SEMAH DÖNÜLDÜ</strong></span></p>

<p><span style="color:#000000">Kültürel ve inanç değerlerinin yaşatıldığı açılış etkinliğinde; sanatçı Emel Aşlı Aylak, Zakir Çağdaş Aykut ve Âşık Kul Beşir tarafından deyiş, duvaz ve mersiyeler seslendirildi. Ozan Sezgin Usta yönetimindeki Merzifon Piri Baba Semah Ekibi’nin sergilediği semah gösterisi ise katılımcılardan büyük ilgi gördü.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Program, hazırlanan lokmaların dualar eşliğinde paylaşılmasıyla sona erdi.</span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 01 Sep 2026 17:36:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/09/amasyada-hasan-koc-dede-cemevi-torenle-hizmete-acildi-1788273772.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Cem Vakfı nereye gidiyor, taban tepkili!</title>
                <category>GÜNDEM</category>
                <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/cem-vakfi-nereye-gidiyor-taban-tepkili-3396</link>
                <guid>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/cem-vakfi-nereye-gidiyor-taban-tepkili-3396</guid>
                <description><![CDATA[Cem Vakfı’nda, Kurucu ve Onursal Başkan Prof. Dr. İzzettin Doğan’ın sağlık sorunları nedeniyle aktif yönetimden çekilmesinin ardından başlayan belirsizlik ve yönetim tartışmaları derinleşiyor. Vakıf tabanında huzursuzluğa yol açan hukuki statü çıkışları, yayın organlarıyla ilgili belirsizlikler ve üst düzey hukuksuz görevden almalar, gözleri mevcut yönetime çevirdi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="color:#000000">Kurucusu ve Onursal Başkanı Prof. Dr. İzzettin Doğan’ın sağlık sorunları nedeniyle yönlendirici konumunun ortadan kalkmasından bu yana Cem Vakfı’nda işler iyi gitmiyor. Son yönetim de tabana güven veremedi. </span></p>

<p><span style="color:#000000">Prof. Dr. İzzettin Doğan’ın vakıftan uzaklaştırdığı Ertuğrul Aslan’ın ipleri eline aldığı ve Doğan’ın tüm kazanımlarına karşı savaş açtığı öne sürülüyor.</span></p>

<p><span style="color:#000000"><strong>DOĞAN’IN SAĞLIK SORUNLARI KÖTÜYE GİDİŞİN BAŞLANGICI</strong></span></p>

<p><span style="color:#000000">Cem Vakfı, Prof. Dr. İzzettin Doğan’ın öncülüğünde 90’lı yılların ortalarından itibaren, Alevi Bektaşilerin hak arama mücadelesinde “<em><strong>amiral gemisi</strong></em>” olmuştu.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Devletin anayasa hükmü uyarınca, tüm inançlara eşit hizmet vermesi gerektiği noktasından hareketle başlatılan mücadele, iç hukuk imkanlarının tükenmesi ile, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne götürüldü. AİHM’in “<strong><em>İzzettin Doğan ve arkadaşları</em></strong>”nı haklı bulması ile Alevi Bektaşiler iç hukuku da yeniden düzenlemeye zorlayan büyük bir başarı elde ettiler.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Anayasa’nın 90. Maddesi uyarınca “<strong><em>usülünce yapılmış uluslararası anlaşmalar</em></strong>”ın kanun hükmünde geçerli olmasına dayanarak, Cem Vakfı şubeleri, 2022’de AK Parti’nin Alevi Bektaşiler lehine yaptığı düzenlemelerden çok önce elektrik, su giderlerinin ücretsiz olarak devlet tarafından karşılanması gibi haklardan faydalanmaya başlamışlardı.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Ancak, Prof. Dr. İzzettin Doğan’ın sağlık sorunları yüzünden eskisi gibi çalışmalara katılamayışı, bazı kesimlerde Cem Vakfı’nın uluslararası itibarını kişisel rant ve intikam emelleri için istismar etmeye fırsat verdi.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Vakıf çevresinde bulunan kötü niyetli kimileri milletvekili, belediye başkanı olabilmenin yolunu Cem Vakfı üzerinden açmaya çalışırken, kimi kesimler ise, doğrudan yönetimde etkin olarak, burayı bir sıçrama tahtası olarak kullanmaya yöneldi.</span></p>

<p><span style="color:#000000"><strong>AİHM KAZANIMLARI VE İMAR MEVZUATI GERİLİMİ</strong></span></p>

<p><span style="color:#000000">Prof. Dr. İzzettin Doğan öncülüğünde yürütülen hukuki mücadeleler sonucunda, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) kararlarıyla cemevlerinin ibadethane statüsü uluslararası ve ulusal düzeyde tescillenmişti. </span></p>

<p><span style="color:#000000">Ancak son dönemde Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından İmar Yasası’na bağlı olarak yapılan mevzuat değişikliği kapsamında cemevlerinin “<em><strong>kültürel sosyal tesis</strong></em>” olarak tanımlanmasına Cem Vakfı yönetiminin teşekkür mesajı yayımlaması, Alevi-Bektaşi kamuoyunda geniş çaplı tepkiye neden oldu. Yıllar süren hukuki mücadelelerle elde edilen hakların idari bir mevzuatla geriletilmesine yönetimin onay vermesi, tabanda büyük bir kırılma yarattı.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Büyük emekle ve azimle elde edilen bir kazanımın yok edilmesini yine aynı Cem Vakfı’nın yönetiminin alkışlaması vakıf tabanında büyük bir öfkeye neden oldu. Cem Vakfı’nın 90’lardan beri başarıyla yürüttüğü ve kazandığı bir hakkın gasp edilmesine şimdi Cem Vakfı’nın yeni yöneticileri teşekkür mesajı yayınlıyordu!</span></p>

<p><span style="color:#000000"><strong>CEM TV MÜLKİYETİ VE İSİM HAKKI BİLMECESİ</strong></span></p>

<p><span style="color:#000000">Vakıf bünyesindeki bir diğer tartışma konusu ise Cem TV’nin yayın hakları ve mülkiyet yapısı üzerinde yoğunlaşıyor. RTÜK lisansı 2031 yılına kadar geçerli olan Renk Radyo Televizyon Yayıncılık Hizmetleri A.Ş. bünyesindeki kanala ilişkin belirsizlikler sürerken, Sünni bir iş insanına ait ONS TV’nin isim değişikliğiyle “<em><strong>Cem TV</strong></em>” adını kullanmasına yönetimin sessiz kalması eleştiriliyor.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Eski şirket hissedarlarının konuyla ilgili sorularına yanıt verilmediği, Başkan Vekili Ertuğrul Aslan’ın ise hissedarları yüksek borç yükü gerekçesiyle süreci sorgulamaktan vazgeçirmeye çalıştığı öne sürülüyor. </span></p>

<p><span style="color:#000000">Aslan’a göre Cem TV’nin 70 milyon borcu vardı ve ortaklığını sorgulayan hisse sahipleri bu borcu ödemek zorunda kalabilirlerdi!</span></p>

<p><span style="color:#000000">Hissedarlar ile resmi lisans sahibi şirket arasındaki hukuki bağların koparılmak istendiği iddiaları Aslan’ın çakma Cem TV ile nasıl bir bağının olduğu yönünde sorulara neden oluyor.</span></p>

<p><span style="color:#000000"><strong>KOCAELİ’DEKİ ARAZİ TAHSİSİ VE GENEL MÜDÜRÜN GÖREVDEN ALINMASI</strong></span></p>

<p><span style="color:#000000">Vakıf içerisindeki gerilim, Genel Müdür Süleyman Kılıç’ın usulsüz bir şekilde görevden alınmasıyla yeni bir boyuta taşındı. </span></p>

<p><span style="color:#000000">Görev süresi boyunca Ankara, Adana, Hacıbektaş ve İstanbul’da yeni cemevi projelerini başlatan Kılıç’ın, Kocaeli’de bulunan 12 bin metrekarelik stratejik bir arazinin Hazine’den ecrimisil bedeli karşılığında Cem Vakfı’na tahsis edilmesini sağlamasının ardından görevine son verildiği belirtiliyor.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Aynı araziyi TIR garajı yapmak isteyen çeşitli kesimlerin rekabetinde milyonlarca TL havada uçuşurken, Cem Vakfı Genel Müdürü Süleyman Kılıç, başarılı bir yöntemle, ecrimisil bedeli karşılığında arazinin Hazine’den Cem Vakfı’na tahsis edilmesini sağladı.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Milyar TL üzerinde değere sahip bu tahsis sürecinin ardından Kılıç’ın gerçek dışı iddialarla görevden uzaklaştırıldığı, Yönetim Kurulu önünde savunma yapma talebinin ise reddedildiği ifade ediliyor.</span></p>

<p><span style="color:#000000"><strong>FETÖ BAĞLANTILI NİYAZİ ÖKTEM’E “ONUR ÖDÜLÜ”NÜ KİM VERDİRDİ?</strong></span></p>

<p><span style="color:#000000">Hakkında Fethullahçı Terör Örgütü (FETÖ) ile bağlantılı olduğuna dair iddialar bulunan Prof. Dr. Niyazi Öktem’e, Alevi Vakıflar Federasyonu tarafından “<em><strong>onur ödülü</strong></em>” verilmesi Alevi-Bektaşi camiasında büyük bir tartışmanın fitilini ateşledi. </span></p>

<p><span style="color:#000000">Kamuoyunda geniş yankı bulan bu gelişme, Alevi Bektaşiler arasında derin bir rahatsızlık yaratırken, terör örgütleriyle anılan isimlerin bu tür değerlerle taltif edilmesinin kabul edilemez olduğu vurgulandı.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Alevi Bektaşi çevrelerinde infiale yol açan bu adımın arkasındaki ana aktörün ise, Cem Vakfı Genel Başkan Vekili Ertuğrul Aslan olduğu öne sürülüyor. Ödül sürecinin planlanması ve hayata geçirilmesinde Aslan’ın doğrudan rol oynadığı iddiaları, vakıf içi ve federasyon düzeyindeki huzursuzluğu daha da tırmandırırken, sürecin nasıl ve hangi gerekçelerle yürütüldüğüne dair Aslan’dan tatmin edici bir açıklama bekleniyor.</span></p>

<p><span style="color:#000000"><strong>ERTUĞRUL ASLAN’IN HEDEFİNDE NE VAR?</strong></span></p>

<p><span style="color:#000000">Cem Vakfı çevrelerinde sorulan soru şu: Prof. Dr. İzzettin Doğan’ın cemevlerinin yasal statüsü ile ilgili kazanımını çöpe attıran, Cem TV ile açıklanamayan ilişkisi açığa çıkan ve Cem Vakfı’nı büyüten genel müdürünü görevden aldıran Ertuğrul Aslan’ın hedefinde ne var?</span></p>

<p><span style="color:#000000">Kimileri Ertuğrul Aslan’ın Mart ayında yapılacak seçimde genel başkanlığa oynayacağını iddia ederken, farklı kesimlerden, Aslan’ın Cem Vakfı’ndaki rolünün bunun çok daha ötesinde olduğu iddiaları geliyor?</span></p>

<p><span style="color:#000000"><strong>YÖNETİME YÖNELTİLEN KRİTİK SORULAR</strong></span></p>

<p><span style="color:#000000">Genel Başkan Rasim Tükek’in ticari faaliyetlerine yoğunlaşması nedeniyle vakıf yönetiminde baskın hale geldiği iddia edilen Başkan Vekili Ertuğrul Aslan’a ve mevcut yönetime yönelik kamuoyunun yanıt beklediği temel sorular var.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Biz de, alevihaberler.com.tr olarak Ertuğrul Aslan’a soruyoruz:</span></p>

<p><span style="color:#000000">1- AİHM kararları iç hukukta da onaylanmış iken, cemevlerinin yasal statüsünü “<strong><em>kültürel sosyal tesis</em></strong>” düzeyine düşüren mevzuat değişikliğine neden teşekkür açıklaması yayınladınız?</span></p>

<p><span style="color:#000000">2) Cem TV’nin sahibi Cem Vakfı ve çevresi olduğu çok açık iken, neden hissedarlara “<em><strong>aman kurcalamayın, yoksa borçlar üstünüze kalır</strong></em>” şeklinde gerçek dışı bilgi verdiniz?</span></p>

<p><span style="color:#000000">3) Kocaeli’de, milyar TL değerindeki 12 dönüm arazinin Cem Vakfı’na geçmesinden neden rahatsız oldunuz ve genel müdürünüzü görevden aldınız?</span></p>

<p><span style="color:#000000">4) Genel Yayın Yönetmenimiz Ali Rıza Özkan hakkında neden “<strong><em>O&nbsp;PKK’lıdır</em></strong>” yalanını yayıyorsunuz? Ömrünü faşist terör örgütü PKK ile mücadeleye adadığı herkesçe bilinen Özkan hakkındaki bu uydurmanızın kaynağı nedir?</span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 01 Sep 2026 15:24:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/09/cem-vakfi-nereye-gidiyor-taban-tepkili-1788265829.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Türkoğuz Kılıçgedik yazdı: Sosyalizm retoriği, ideolojik dönüşüm ve çözüm arayışları</title>
                <category>GÜNDEM</category>
                <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/turkoguz-kilicgedik-yazdi-sosyalizm-retorigi-ideolojik-donusum-ve-cozum-arayislari-3395</link>
                <guid>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/turkoguz-kilicgedik-yazdi-sosyalizm-retorigi-ideolojik-donusum-ve-cozum-arayislari-3395</guid>
                <description><![CDATA[Yazar Türkoğuz Kılıçgedik, kaleme aldığı makalede 1960 sonrası süreçte sosyalist söylemin Alevi toplumuyla ilişkisini, bu ilişkinin “ateizm” ve “Ali’siz Alevilik” gibi kavramlara dönüşümünü ve çözüm arayışlarını inceledi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Türkiye’nin sosyopolitik ve dini yapısında önemli bir yere sahip olan Alevilik, modern dönemde çeşitli siyasi aktörler tarafından farklı ideolojik çerçevelerde ele alındı. Yazar Türkoğuz Kılıçgedik, kaleme aldığı makalede 1960 sonrası süreçte sosyalist söylemin Alevi toplumuyla ilişkisini, bu ilişkinin “ateizm” ve “Ali’siz Alevilik” gibi kavramlara dönüşümünü ve çözüm arayışlarını inceledi.</strong><br />
<br />
&nbsp;Türkoğuz Kılıçgedik'in makalesinin tam metni şöyle:</p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="background-color:white"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><strong><span style="font-size:11.5pt"><span style="font-family:&quot;inherit&quot;,&quot;serif&quot;"><span style="color:#080809">ALEVİLİK VE SİYASİ AKTÖRLER</span></span></span></strong></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="background-color:white"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><strong><span style="font-size:11.5pt"><span style="font-family:&quot;inherit&quot;,&quot;serif&quot;"><span style="color:#080809">Sosyalizm Retoriği, İdeolojik Dönüşüm ve Çözüm Arayışları</span></span></span></strong></span></span></span></p>

<p>&nbsp;</p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="background-color:white"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><strong><span style="font-size:11.5pt"><span style="font-family:&quot;inherit&quot;,&quot;serif&quot;"><span style="color:#080809">Giriş</span></span></span></strong></span></span></span></p>

<p>&nbsp;</p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="background-color:white"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:11.5pt"><span style="font-family:&quot;inherit&quot;,&quot;serif&quot;"><span style="color:#080809">Türkiye’nin sosyopolitik ve dini mozaiğinde Alevilik, tarihsel olarak hem bir inanç ve kültür sistemi hem de belirli toplumsal ilişkiler ağı içinde şekillenmiş bir kimlik olarak önemli bir yer tutar. Modern Türkiye siyasetinde ise Alevilik, çeşitli siyasi aktörler tarafından farklı ideolojik çerçeveler içinde ele alınmış, zamanla bu aktörlerin söylem ve stratejilerinin bir nesnesi haline gelmiştir. Bu çalışma, özellikle 1960 sonrası dönemde Anadolu’da yaygınlaşan sosyalist söylemin, Alevi toplumu ile ilişkisini ve bu ilişkinin zaman içinde “Ateizm” ve “Ali’siz Alevilik” gibi kavramsal dönüşümlere yol açan ideolojik bir stratejiye evriliş sürecini analiz etmeyi amaçlamaktadır. Temel argüman, sosyalizmin eşitlikçi ve kurtarıcı vaadinin, belirli örgüt ve partiler (PKK, HEP-HDP) eliyle araçsallaştırılarak, Aleviliğin geleneksel yapısını dönüştürmeye ve bölmeye yönelik bir manipülasyon aracına dönüştüğüdür. Bu süreç, nihayetinde, sorunun kaynağı olan aktörlerle çözüm üretmenin imkansızlığını ortaya koymakta ve çözümün ancak yeni bir zihniyetle, yeni bakış açıları ve sistem değişikliği ile mümkün olabileceğini göstermektedir. Makale, bu süreci tarihsel ve kavramsal bir perspektifle inceleyecek, mevcut siyasi yakınlaşmaların (AK Parti, MHP, DEM Parti) ve desteğin (CHP) yarattığı “Barış ve Milli Birlik” söyleminin bu bağlamdaki potansiyel rolünü değerlendirecek ve akademik bir çerçevede sonuçlandıracaktır.</span></span></span></span></span></span></p>

<p>&nbsp;</p>

<ol>
	<li><span style="font-size:11pt"><span style="background-color:white"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><strong><span style="font-size:11.5pt"><span style="font-family:&quot;inherit&quot;,&quot;serif&quot;"><span style="color:#080809">Ana Bölümler</span></span></span></strong></span></span></span></li>
</ol>

<p style="margin-left:24px">&nbsp;</p>

<ol>
	<li style="list-style-type:none">
	<ol>
		<li><span style="font-size:11pt"><span style="background-color:white"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><strong><span style="font-size:11.5pt"><span style="font-family:&quot;inherit&quot;,&quot;serif&quot;"><span style="color:#080809">Sosyalizmin Anadolu’da Görünümü: İdeolojik Bir Maske Olarak İşlevi</span></span></span></strong></span></span></span></li>
	</ol>
	</li>
</ol>

<p style="margin-left:24px">&nbsp;</p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="background-color:white"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:11.5pt"><span style="font-family:&quot;inherit&quot;,&quot;serif&quot;"><span style="color:#080809">1960’lı yıllar, Türkiye’de sol düşüncenin kitlesel bir hareket olarak örgütlendiği bir dönemdir. Anadolu’nun kadim toplumsal ve inançsal düzenine (köylülük, toplum yapılanmaları, Alevilik, Sünnilik ve ayrımı) yabancı olan bu ideoloji, kendini ezilen sınıfların, kültürlerin ve inançların kurtarıcısı olarak sunmuştur. Teorik olarak sosyalizm, ekonomik sömürünün yanı sıra kültürel ve dini tahakküm mekanizmalarına da karşı çıkan, eşitlikçi ve kapsayıcı bir proje vaat eder. <strong>Ancak Türkiye bağlamında, bu vaadin pratiğe geçirilişi sorunlu olmuştur.</strong></span></span></span></span></span></span></p>

<p>&nbsp;</p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="background-color:white"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:11.5pt"><span style="font-family:&quot;inherit&quot;,&quot;serif&quot;"><span style="color:#080809">CHP ve DSP gibi geleneksel sol partiler, Kemalist ulusalcılık ile sosyal demokrat söylemi harmanlayan bir çizgi izlemiş, Alevi toplumu ile ilişkileri daha çok laiklik ekseninde ve seçmen tabanı olarak değerlendirme üzerinden kurmuştur. Bu partiler, Alevi kimliğini özerk bir sosyokültürel ve dini varlık olarak tanımak ve güçlendirmek yerine, ulusalcı bir üst kimlik içinde eritme eğilimini sürdürmüşler. Dolayısıyla, bu partiler sosyalizmin radikal eşitlikçi ve özgürleştirici potansiyelini hayata geçirememiş, bu ideolojiyi sembolik bir düzeyde tutmuştur.</span></span></span></span></span></span></p>

<p>&nbsp;</p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="background-color:white"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:11.5pt"><span style="font-family:&quot;inherit&quot;,&quot;serif&quot;"><span style="color:#080809">Buna karşılık, 1990’lardan itibaren PKK ve onun siyasi uzantısı konumundaki HEP-HDP-DEM (ve öncülleri), sosyalist retoriği daha agresif bir şekilde sahiplenmiş ve bu retoriği Kürt ulusal hareketi ile Anadolu’daki diğer “ezilen” grupları, özellikle Alevileri, birleştirmek için bir araç olarak kullanmıştır. Burada sosyalizm, artık sınıfsal bir analizden ziyade, etno-dinsel bir ittifak diline dönüştürülmeye çalışılmıştır. Zamanla, bu hareketin sosyalizmi, vaat ettiği kurtarıcı rolünden sıyrılarak, stratejik ve trajedik bir “maske” görünümünü almıştır. Maskenin ardında, Alevi toplumunu kendi siyasi projesine eklemlemeye ve dönüştürmeye yönelik bir hedef yatmaktadır.</span></span></span></span></span></span></p>

<p>&nbsp;</p>

<ol>
	<li style="list-style-type:none">
	<ol start="2">
		<li><span style="font-size:11pt"><span style="background-color:white"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><strong><span style="font-size:11.5pt"><span style="font-family:&quot;inherit&quot;,&quot;serif&quot;"><span style="color:#080809">İdeolojik Stratejinin Dönüşümü: “Ateizm” ve “Ali’siz Alevilik” Akımlarının İnşası</span></span></span></strong></span></span></span></li>
	</ol>
	</li>
</ol>

<p style="margin-left:24px">&nbsp;</p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="background-color:white"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:11.5pt"><span style="font-family:&quot;inherit&quot;,&quot;serif&quot;"><span style="color:#080809">1990-2012 ve sonrası dönem, söz konusu stratejinin somutlaştığı ve radikalleştiği bir evreyi temsil eder. PKK-HEP-HDP hattının popülaritesi arttıkça, bu hareket Aleviliği salt bir “ezilen inanç” olarak değil, ideolojik ve inanç olarak yeniden şekillendirilmesi gereken bir alan olarak görmeye başlamıştır. Geleneksel Alevilik, Hz. Ali sevgisi, On İki İmam inancı, Dört Kapı öğretili, cem ritüelleri ve dedelik kurumu gibi İslami Velayet gelenekle iç içe geçmiş unsurlarla tanımlanır. Ancak, marksist materyalist, etnik ulusalcı ve seküler bir dünya görüşünü benimseyen bu siyasi hareket için, <strong>Aleviliğin bu dini boyutları ve özelikle İslam ile olan derin bağı sorunlu hale gelmiştir.</strong></span></span></span></span></span></span></p>

<p>&nbsp;</p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="background-color:white"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:11.5pt"><span style="font-family:&quot;inherit&quot;,&quot;serif&quot;"><span style="color:#080809">Buradan, “Ateizm” ve “Ali’siz Alevilik” olarak adlandırılabilecek iki paralel akım doğmuştur. “Ateizm” akımı, Aleviliği tamamen dinsel bir çerçeveden çıkararak, onu seküler, hatta anti-teist bir kültürel direniş veya bir felsefe olarak yeniden tanımlamaya çalışmış. “Ali’siz Alevilik” ise, Aleviliğin İslami köklerini ve özellikle Hz. Ali merkezli inanç sistemini reddederek ederek, onu tarih öncesi Anadolu inançlarına, Zerdüştlüğe veya sadece bir “kültürel kimlik”e indirger. Bu yaklaşımlar, İsmail Beşikçi, Faik Bulut, Erdoğan Aydın gibi bazı Sünni kökenli yazarların “Alevilik İslam dışıdır” uydurma tezleriyle, Erdoğan Ç. gibi yazarların M. Önceki uydurulmuş tarih anlatılarıyla ve sosyal medyada K. S. / B. A. gibi anonim veya pseudonim hesapların yaydığı senaryolarla beslenmiş, karmaşık ve tutarsız bir söylemler ağı oluşturmuştur.</span></span></span></span></span></span></p>

<p>&nbsp;</p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="background-color:white"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:11.5pt"><span style="font-family:&quot;inherit&quot;,&quot;serif&quot;"><span style="color:#080809">Bu stratejinin amacı, sosyalizmin eşit statü vaadini gerçekleştirmek değil, Alevi toplumunun inanç, kültür ve sosyal yapısını kendi içinde bölmek, geleneksel dedelik kurumu ile yeni seküler aydınlar arasında çatışma yaratmak ve nihayetinde bu toplumu, egemen Sünni-muhafazakar kesimlere karşı, kendi siyasi projesine tamamen bağımlı hale getirmektir. <strong>Bu, sosyalizme vurulan en büyük darbedir; çünkü bu ideoloji, ezilenleri özgürleştirmek yerine, onları yeni bir ideolojik tahakküm altına almak için kullanılmıştır.</strong>Paradoxal bir şekilde, <strong>bu süreç Alevi toplumunun hak taleplerini sekteye uğratıp itibarsızlaştırırken, söz konusu örgüt ve partiler popülerlik ve siyasi güç kazanmıştır.</strong></span></span></span></span></span></span></p>

<p>&nbsp;</p>

<ol>
	<li style="list-style-type:none">
	<ol start="3">
		<li><span style="font-size:11pt"><span style="background-color:white"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><strong><span style="font-size:11.5pt"><span style="font-family:&quot;inherit&quot;,&quot;serif&quot;"><span style="color:#080809">Çözüm Arayışlarının Çıkmazı: Sorun Yaratanlarla Çözüm Üretmek</span></span></span></strong></span></span></span></li>
	</ol>
	</li>
</ol>

<p>&nbsp;</p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="background-color:white"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:11.5pt"><span style="font-family:&quot;inherit&quot;,&quot;serif&quot;"><span style="color:#080809">Tüm bu siyasi stratejiler zamanla kendi iç çelişkileri, tarihsel dayanaksızlığı ve toplumsal kabul görmeme sorunuyla karşılaşmıştır. “Altan Tan” ve şürekâsı olarak tanımlanan bu ağ (önceki sol örgütler, belirli yazarlar, HDP içindeki bu çizgiyi savunan kesimler), <strong>argümanlarını ve inandırıcılıklarını kaybetmiştir. Bunlara inanan Aleviler ise Aleviliğini kaybetmişlerdir.</strong> Ancak, Albert Einstein’ın “Sorunları, onları yaratırken kullandığımız düşünce yapısıyla çözemeyiz” sözünü doğrularcasına, bu kesimler sorunun kaynağı oldukları için çözüm üretme kapasitesinden yoksundur.</span></span></span></span></span></span></p>

<p>&nbsp;</p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="background-color:white"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:11.5pt"><span style="font-family:&quot;inherit&quot;,&quot;serif&quot;"><span style="color:#080809">Bu yoksunluğun nedenleri şu şekilde analiz edilebilir:</span></span></span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="background-color:white"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><strong><span style="font-size:11.5pt"><span style="font-family:&quot;inherit&quot;,&quot;serif&quot;"><span style="color:#080809">“Çıkar Çatışması:”</span></span></span></strong><span style="font-size:11.5pt"><span style="font-family:&quot;inherit&quot;,&quot;serif&quot;"><span style="color:#080809"> Sorunun devamı (Alevi toplumundaki bölünmüşlük ve kimlik krizi), bu aktörlere siyasi taban ve mobilizasyon aracı sağlamaktadır. Sorunun çözülmesi, onların bu araçsallığını ortadan kaldıracaktır.</span></span></span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="background-color:white"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><strong><span style="font-size:11.5pt"><span style="font-family:&quot;inherit&quot;,&quot;serif&quot;"><span style="color:#080809">“Kör Noktalar ve Ego Engeli:”</span></span></span></strong><span style="font-size:11.5pt"><span style="font-family:&quot;inherit&quot;,&quot;serif&quot;"><span style="color:#080809"> Kendi ideolojik dogmaları ve “haklı çıkma” çabası, Alevi toplumunun gerçek taleplerini (inanç özgürlüğü, tanınma, ayrımcılıkla mücadele) görmelerine engel olur. Özeleştiri ve uzlaşma kapasiteleri düşüktür.</span></span></span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="background-color:white"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><strong><span style="font-size:11.5pt"><span style="font-family:&quot;inherit&quot;,&quot;serif&quot;"><span style="color:#080809">“Gelişim Direnci:”</span></span></span></strong><span style="font-size:11.5pt"><span style="font-family:&quot;inherit&quot;,&quot;serif&quot;"><span style="color:#080809"> Değişime kapalı, katı bir ideolojik çerçeveye hapsolmuşlardır. Sonradan üretikleri, “Ali’siz Alevilik” gibi kurgusal kavramları terk etmek, temel dünya görüşlerini sorgulamak anlamına gelir.</span></span></span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="background-color:white"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><strong><span style="font-size:11.5pt"><span style="font-family:&quot;inherit&quot;,&quot;serif&quot;"><span style="color:#080809">Daha da çarpıcı olan, bu siyasi kesimlerin, kendi yarattıkları “Ateizm ve Ali’siz Alevilik” enkazının sorumluluğundan, onu yaratmamış “mazlumlar” gibi sıyrılmaya çalışmaları ve çözümü, 500 yıl önce Alevilere yönelik katliamlarla anılan Yavuz Sultan Selim ve İdris-i Bitlisi stratejilerine sarılarak aramalarıdır. Bu, hem tarihsel bir paradoks hem de çözümsüzlüğün itirafıdır. Sorun yaratanlarla çözüm olmayacağı ilkesi, burada açıkça tezahür etmektedir.</span></span></span></strong></span></span></span></p>

<ol>
	<li style="list-style-type:none">
	<ol start="4">
		<li><span style="font-size:11pt"><span style="background-color:white"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><strong><span style="font-size:11.5pt"><span style="font-family:&quot;inherit&quot;,&quot;serif&quot;"><span style="color:#080809">Gerçek Çözüm İçin Çerçeve: Yeni Bakış Açısı, Sistem Değişikliği ve Mevcut Siyasi Dinamikler</span></span></span></strong></span></span></span></li>
	</ol>
	</li>
</ol>

<p>&nbsp;</p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="background-color:white"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:11.5pt"><span style="font-family:&quot;inherit&quot;,&quot;serif&quot;"><span style="color:#080809">Gerçek bir çözüm, sorunu yaşayan Alevi toplumunun kendisini, geleneksel temsilcilerini (dedeler, ocakzadeler) ve tarafsız akademik analizi merkeze alan yeni bir bakış açısı gerektirir.</span></span></span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="background-color:white"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><strong><span style="font-size:11.5pt"><span style="font-family:&quot;inherit&quot;,&quot;serif&quot;"><span style="color:#080809">“Yeni Bakış Açısı:”</span></span></span></strong><span style="font-size:11.5pt"><span style="font-family:&quot;inherit&quot;,&quot;serif&quot;"><span style="color:#080809"> Sürece, duygusal ve ideolojik bağlardan azade,<strong>yeni bir zihniyetle ve objektif bir perspektifle bakabilmek esastır.</strong> Çözüm masasına, sorunun nesnesi değil öznesi olan devlet-hükümetle barışık Alevi kurumları ve sivil toplumu dâhil edilmelidir.</span></span></span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="background-color:white"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><strong><span style="font-size:11.5pt"><span style="font-family:&quot;inherit&quot;,&quot;serif&quot;"><span style="color:#080809">“Sistem Değişikliği:”</span></span></span></strong><span style="font-size:11.5pt"><span style="font-family:&quot;inherit&quot;,&quot;serif&quot;"><span style="color:#080809"> Bireyler veya grupları (Ateizm, Ali’siz Alevilik, siyasi kutuplaşma) suçlamak yerine, bu yapıları ve sorunları var eden siyasi partilerin ve sistemin ideolojilerini farklı kesimlerinbirliğine hizmet edecek şekilde değiştirmek gerekir. Bu sistem, Aleviliğin hukuki tanınması, ibadethanelerinin (Cemevi) statüsü, zorunlu din dersi ve devlet-din ilişkileri gibi yapısal meseleleri içerir. <strong>Siyasi aktörlerin Aleviliği bir “oy deposu,” “ideolojik müttefik” veya "dönüştürülmesi gereken" bir topluluk olarak görmesine dayanan siyaset kültürünün değişmesi gerekir.</strong></span></span></span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="background-color:white"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><strong><span style="font-size:11.5pt"><span style="font-family:&quot;inherit&quot;,&quot;serif&quot;"><span style="color:#080809">“Objektif Analiz:”</span></span></span></strong><span style="font-size:11.5pt"><span style="font-family:&quot;inherit&quot;,&quot;serif&quot;"><span style="color:#080809"> Duygusal söylemler ve kişisel hesaplar yerine, özelikle "Dört Kapı sistemli" tarihsel veri, sosyolojik araştırma ve hukuki mantık çözümün temelini oluşturmalıdır.</span></span></span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="background-color:white"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:11.5pt"><span style="font-family:&quot;inherit&quot;,&quot;serif&quot;"><span style="color:#080809">Bu bağlamda, AK Parti, MHP ve DEM Parti (HDP’nin devamı olarak) arasındaki yakınlaşma ve CHP’nin desteğiyle oluşturulması öngörülen “Barış ve Milli Birlik” söylemi, ulusal bütünlüğü sağlamada önemli bir potansiyel taşımaktadır. Bu sürecin geleneksel çoğulculuğu kapsaması halinde, “Ateizm ve Ali’siz Alevilik” gibi marjinal ve bölücü akımlara karşı, “öz ve geleneksel Alevilik” lehine siyasete bir denge unsuru olabileceği beklenebilir. Devletin yürüttüğü bu tür bir birlik inşa faaliyetine Alevi kurumlarının destek vermesi, sorunun çözümünü devlet nezdinde meşru bir talep haline getirebilir ve yapısal değişiklikler için zemin hazırlayabilir.</span></span></span></span></span></span></p>

<p>&nbsp;</p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="background-color:white"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:11.5pt"><span style="font-family:&quot;inherit&quot;,&quot;serif&quot;"><span style="color:#080809">Öte yandan, çoğunlukla DEM Parti tabanında var olan Aleviliğe ve Anadolu İslam geleneğine zarar veren “Ateizm ve Ali’siz Alevilik” eğilimleri, partinin bu yeni siyasi yakınlaşma içindeki konumu nedeniyle bir dönüşüm yaşayabilir. Ya parti, bu marjinal eğilimleri terk ederek ulusal birliği korumak için daha geleneksel Alevi söylemlerine yaklaşacak ve Alevi toplumu içinde yeni bir uzlaşı zemini yaratacaktır. Ya da bu eğilimler (Ateizm - Ali’siz Alevilik), parti içinde ve Alevi toplumunda daha da marjinalleşerek, yarattığı bölünme ve asimilasyon tehdidi zayıflayacaktır. Her iki senaryo da, Alevi toplumu için, manipülatif ideolojik müdahalelerden arınmış bir kimlik inşası sürecine katkı sağlayabilir.</span></span></span></span></span></span></p>

<p>&nbsp;</p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="background-color:white"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><strong><span style="font-size:11.5pt"><span style="font-family:&quot;inherit&quot;,&quot;serif&quot;"><span style="color:#080809">Sonuç</span></span></span></strong></span></span></span></p>

<p>&nbsp;</p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="background-color:white"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:11.5pt"><span style="font-family:&quot;inherit&quot;,&quot;serif&quot;"><span style="color:#080809">Türkiye’de Alevilik ve siyasi aktörler arasındaki ilişki, sosyalist ideolojinin araçsallaştırılması ve Aleviliğin kullandırılması üzerinden karmaşık ve çoğu zaman trajik bir seyir izlemiştir. <strong>1960’larda bir umut ve eşitlik vaadi olarak gelen sosyalizm, önceleri CHP, DSP, 1990’lar ve sonrasında ise PKK-HDP hattı tarafından, Alevi toplumunu dönüştürmek ve kendi siyasi projesine eklemlemek için bir stratejiye dönüştürülmüştür.</strong> Bu stratejinin ürünü olan <strong>“Ateizm,” “Ali’siz Alevilik” ve “siyasi kutuplaşma”</strong> akımları, Aleviliğin geleneksel dini ve kültürel dokusunu tahrip etmeyi, toplumu içten bölmeyi ve nihayetinde onu siyasi bir enstrümana indirgemeyi hedeflemiştir. Bu süreç, sosyalizmin özüne ihanet etmiş ve Alevi toplumunun gerçek eşitlik ve tanınma mücadelesine sekte vurmuştur.</span></span></span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="background-color:white"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:11.5pt"><span style="font-family:&quot;inherit&quot;,&quot;serif&quot;"><span style="color:#080809">Çözüm, sorunu yaratan aynı ideolojik çerçeve ve aktörlerden beklenemez. Albert Einstein’ın ilkesi burada geçerlidir: Yeni bir zihniyet-düşünce yapısı gereklidir. Bu yapı, sorunu yaşayan Alevi toplumunu merkeze alan, özerk (farklı) yapısını tanıyan yapısal ve sistemsel değişiklikleri hedefleyen, tarafsız ve veriye dayalı bir analizi temel almalıdır. Mevcut siyasi zeminde AK Parti, MHP, DEM Parti ve CHP’yi içeren “Barış ve Milli Birlik” arayışı, bu yeni bakış açısı için bir fırsat penceresi açabilir. Bu sürecin, Alevilerce desteklenmesi, devlet nezdinde Alevi sorununun çözümüne yönelik samimi bir girişime dönüşmesi ve Alevi toplumunun geleneksel, öz kimliğini koruyarak eşit yurttaşlık statüsüne kavuşması, Türkiye’nin demokratik konsolidasyonu için hayati önem taşımaktadır. Nihai çözüm, ideolojik ve bölücü maskelerin ardındaki manipülasyonlarda değil, diyalog, tanınma, demokrasi, birlik ve hukuki eşitlikte yatmaktadır.</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify">&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 01 Sep 2026 07:51:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/09/turkoguz-kilicgedik-yazdi-sosyalizm-retorigi-ideolojik-donusum-ve-cozum-arayislari-1788238559.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Almanya&#039;da Yimpaş ve Kombassan mağdurları Hak e.V. çatısı altında buluşuyor</title>
                <category>GÜNDEM</category>
                <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/almanyada-yimpas-ve-kombassan-magdurlari-hak-ev-catisi-altinda-bulusuyor-3393</link>
                <guid>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/almanyada-yimpas-ve-kombassan-magdurlari-hak-ev-catisi-altinda-bulusuyor-3393</guid>
                <description><![CDATA[Almanya ve Avrupa’nın farklı ülkelerinde yaşayan Yimpaş ve Kombassan mağdurlarını bir araya getirmek, yıllardır devam eden bireysel hak arama girişimlerini daha örgütlü ve koordineli bir yapıya kavuşturmak amacıyla yeni bir sivil toplum girişimi başlatıldı. ]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Yıllardır farklı ülkelerde bireysel olarak sürdürülen hak arama mücadelesi, Almanya’da kurulması planlanan HAK e.V. ile ortak bir çatı altında toplanıyor. Merkezi Gelsenkirchen’de olacak derneğin kuruluş çalışmalarını Avukat Engin İsmail Köse yürütüyor.&nbsp;</p>

<p>Almanya ve Avrupa’nın farklı ülkelerinde yaşayan Yimpaş ve Kombassan mağdurlarını bir araya getirmek, yıllardır devam eden bireysel hak arama girişimlerini daha örgütlü ve koordineli bir yapıya kavuşturmak amacıyla yeni bir sivil toplum girişimi başlatıldı.&nbsp;</p>

<p>“Hilfe für Aktionäre und Kapitalanleger – HAK” adıyla kurulması planlanan derneğin merkezi Gelsenkirchen olacak. Türkçeye “Hissedarlar ve Sermaye Yatırımcıları İçin Yardım” şeklinde çevrilebilecek HAK’ın kuruluş ve tescil işlemlerinin tamamlanmasının ardından HAK e.V. adıyla faaliyet göstermesi hedefleniyor.&nbsp;</p>

<p>Derneğin kuruluş sürecinin yanı sıra mağdurların bir araya gelerek sorunlarını doğrudan değerlendirebilmeleri ve bundan sonraki yol haritasını birlikte ele alabilmeleri amacıyla ilk geniş katılımlı halk buluşması, 27 Eylül 2026 tarihinde saat 12.00’de gerçekleştirilecek.&nbsp;</p>

<p>Toplantının, HAK’ın dernek merkezi olarak faaliyet göstermesi planlanan Uechtingstraße 106, Schalke – Gelsenkirchen adresinde yapılması planlanıyor.&nbsp;</p>

<p>AMAÇ: DAĞINIK HAK ARAMA MÜCADELESİNİ ORTAK BİR ÇATI ALTINDA TOPLAMAK&nbsp;</p>

<p>HAK e.V.’nin öncelikli hedefleri arasında Yimpaş ve Kombassan süreçlerinde mağduriyet yaşadığını belirten kişileri bir araya getirmek, mağdurlar arasındaki iletişim ve dayanışmayı güçlendirmek ve hak arama çalışmalarını daha sistemli bir yapıya kavuşturmak bulunuyor.&nbsp;</p>

<p>Dernek kapsamında mağdurların yaşadığı sorunların tespit edilmesi, ellerindeki bilgi ve belgelerin düzenli şekilde toplanması, hukuki süreçler hakkında bilgilendirme yapılması ve bundan sonraki olası adımların ortak bir değerlendirme zemini içerisinde ele alınması amaçlanıyor.&nbsp;</p>

<p>HAK’ın faaliyetlerinin yalnızca geçmişte yaşanan uyuşmazlıkların gündeme taşınmasıyla sınırlı kalmaması; aynı zamanda hissedarların bilgi alma, şeffaflık, hesap verebilirlik ve şirket yönetimindeki hakları konusunda farkındalık oluşturulması hedefleniyor.&nbsp;</p>

<p>BİREYSEL MÜCADELELERİN KURUMSAL BİR YAPIYA KAVUŞMASI GEREKİYOR&nbsp;</p>

<p>HAK e.V.’nin kuruluş çalışmalarını yürüten Avukat Engin İsmail Köse, girişimin amacı ve hedefleri hakkında yaptığı açıklamada, yıllardır devam eden bireysel mücadelelerin ortak bir organizasyon çatısı altında bir araya getirilmesi gerektiğine dikkat çekti.&nbsp;</p>

<p>Köse, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:&nbsp;</p>

<p>“Yaklaşık yirmi yıldır bu meselelerin hukuki boyutuyla ilgilenen bir avukat olarak şunu çok net gördüm: Dağınık bireysel mücadelelerin kurumsal ve sürdürülebilir bir yapıya kavuşması gerekiyor. HAK e.V.’nin temel düşüncesi de buradan doğdu.&nbsp;</p>

<p>Amacımız yalnızca geçmişte yaşanan mağduriyetleri gündemde tutmak değil. Ortakların bilgi alma, şeffaflık, hesap verebilirlik ve şirket yönetiminde söz sahibi olma haklarını savunmak; gerektiğinde hukuki ve kurumsal girişimlerde bulunmak ve ortaklar arasında güçlü bir dayanışma ağı oluşturmaktır.&nbsp;</p>

<p>Bera Holding (Kombassan) özelinde ise meseleye yalnızca geçmişin hesabının sorulması olarak bakmıyoruz. Holdingin geleceği konusunda da söz söylemek istiyoruz. Bera’nın daha şeffaf, daha profesyonel, ortaklarının iradesine daha fazla değer veren ve yüksek teknoloji, AR-GE ve katma değerli üretime yönelen güçlü bir sanayi grubuna dönüşebileceğine inanıyoruz.&nbsp;</p>

<p>HAK e.V. bu nedenle yalnızca bir tepki hareketi değil; hak arayan, çözüm üreten ve geleceğe ilişkin somut öneriler ortaya koyan kurumsal bir sivil toplum girişimi olacaktır.&nbsp;</p>

<p>Yimpaş ve Kombassan mağdurları yıllardır farklı ülkelerde, çoğu zaman birbirlerinden habersiz şekilde haklarını aramaya çalışıyor. Amacımız insanlarımızı aynı çatı altında bir araya getirmek, bilgi kirliliğini azaltmak ve hak arama sürecini belgeli, şeffaf ve tamamen hukuk içerisinde yürütmektir.&nbsp;</p>

<p>Bu girişim yalnızca bir dernek kurma çalışması değildir. Yıllarca çalışarak elde ettikleri birikimlerini kaybettiğini belirten ve seslerini yeterince duyuramadığını düşünen insanların ortak akıl, dayanışma ve kararlılıkla hareket etme iradesidir.&nbsp;</p>

<p>Kimseye gerçekleşmesi mümkün olmayan vaatlerde bulunmayacağız. Mevcut hukuki durumu, karşılaşılabilecek güçlükleri ve kullanılabilecek hak arama yollarını açık biçimde ortaya koyacağız. Mağdurların elindeki bilgi ve belgeleri ortak bir merkezde toplayarak daha güçlü ve koordineli bir hak arama süreci yürütmeye çalışacağız.”&nbsp;</p>

<p>AVRUPA’DA YILLARA YAYILAN BİR MAĞDURİYET DOSYASI&nbsp;</p>

<p>1982 yılında Yozgat’ta kurulan Yimpaş – Yozgat İhtiyaç Maddeleri Pazarlama Anonim Şirketi ile 1989 yılında Konya’da faaliyete başlayan Kombassan – Konya Matbaa, Basım, Ambalaj İmalat Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi, Anadolu’daki küçük tasarrufların bir araya getirilerek üretim ve yatırıma dönüştürülmesi düşüncesiyle ortaya çıkan çok ortaklı şirket modellerinin en bilinen örnekleri arasındaydı. Zaman içerisinde holdingleşen bu yapılardan Kombassan, 2017 yılında isim değişikliğine giderek Bera Holding A.Ş. adını aldı.&nbsp;</p>

<p>Her iki şirket yapılanması, özellikle 1990’lı yıllardan itibaren Avrupa’da yaşayan Türk vatandaşlarının tasarruflarına yöneldi. Almanya başta olmak üzere Belçika, Hollanda ve diğer Avrupa ülkelerinde yaşayan çok sayıda vatandaş, Türkiye’de fabrikalar kurulması, üretimin artırılması ve istihdam oluşturulması düşüncesiyle bu yapılara yatırım yaptığını belirtti.&nbsp;</p>

<p>Ancak sonraki yıllarda bu yatırımlara ilişkin çok sayıda hukuki uyuşmazlık ortaya çıktı.&nbsp;</p>

<p>Mağdurların anlatımlarına, çeşitli yargı dosyalarına ve kamuya yansıyan hukuki süreçlere göre, bazı yatırımcılara faizsiz kazanç, yüksek kâr payı, yatırılan paranın belirli şartlarda geri alınabilmesi ve Türkiye’de üretime katkı sağlanması gibi çeşitli vaatlerde bulunulduğu ileri sürüldü.&nbsp;</p>

<p>Para toplama faaliyetlerinin bazı durumlarda camilerde, hemşehri derneklerinde, ev toplantılarında ve Türk vatandaşlarının yoğun olarak bulunduğu sosyal çevrelerde gerçekleştirildiği yönünde iddialar da yıllar içerisinde gündeme geldi.&nbsp;</p>

<p>YATIRIMCILARIN ELİNDEKİ BELGELER YILLAR SONRA HUKUKİ UYUŞMAZLIKLARIN KONUSU OLDU&nbsp;</p>

<p>Ortaya çıkan uyuşmazlıkların önemli başlıklarından biri, yatırımcıların ellerindeki belgelerin hukuki niteliği ve bu belgelerin şirket ortaklığını ne ölçüde ortaya koyduğu oldu.&nbsp;</p>

<p>Bazı yatırımcılara makbuz, taahhütname veya hisse senedi devir sözleşmesi verildiği; buna karşılık kişilerin şirketlerin yasal pay defterlerine kaydedilip kaydedilmediği, hangi şirkete ve hangi oranda ortak oldukları ve yatırılan paraların hangi amaçlarla kullanıldığı konusunda yıllar içerisinde ciddi hukuki tartışmalar yaşandığı belirtildi.&nbsp;</p>

<p>Sermaye Piyasası Kurulu da usulsüz halka arzlarla ilgili değerlendirmelerinde, yatırımcılara kimi durumlarda yalnızca makbuz verilmesinin, kişilerin pay defterine kaydedilmemesinin ve bu nedenle ortaklığın ispatı konusunda sorun yaşanmasının önemli bir hukuki problem oluşturabildiğine dikkat çekiyor.&nbsp;</p>

<p>Yimpaş dosyalarına ilişkin çeşitli yargı kararlarında da Avrupa’da toplanan paralar, yatırımcıların şirket kayıtlarındaki hukuki statüsü, kâr dağıtımı ve yatırılan paraların geri ödenmesine ilişkin uyuşmazlıklar farklı yönleriyle ele alındı.&nbsp;</p>

<p>Kombassan bakımından da çok sayıda yatırımcı, hisse almak amacıyla verdikleri paraları geri alamadıkları veya hukuken geçerli bir ortaklık ilişkisinin kurulmadığı iddiasıyla çeşitli hukuki yollara başvurdu. Bu uyuşmazlıkların bir bölümü Anayasa Mahkemesi’ne yapılan bireysel başvurulara kadar taşındı.&nbsp;</p>

<p>FARKLI ÜLKELERDE, FARKLI HUKUKİ SÜREÇLER&nbsp;</p>

<p>Yimpaş ve Kombassan dosyalarını diğer birçok ticari uyuşmazlıktan ayıran en önemli unsurlardan biri ise süreçlerin yalnızca Türkiye ile sınırlı kalmaması oldu.&nbsp;</p>

<p>Yatırımcıların önemli bir bölümünün Avrupa ülkelerinde yaşaması, para transferlerinin farklı ülkeler üzerinden gerçekleştirilmesi, şirket yapılarının zaman içerisinde değişmesi, pay sahipliği ve ortaklık ilişkilerine yönelik hukuki tartışmalar ve yıllar içerisinde yürürlüğe giren farklı yasal düzenlemeler, dosyaların hukuki açıdan oldukça karmaşık bir nitelik kazanmasına neden oldu.&nbsp;</p>

<p>Aradan geçen uzun yıllara rağmen bazı yatırımcıların haklarına ilişkin uyuşmazlıkların tamamen çözüme kavuşmadığını belirtmesi, bu konunun yeniden ve daha sistemli biçimde ele alınması ihtiyacını gündeme getiriyor.&nbsp;</p>

<p>HAK e.V. işte bu noktada devreye girmeyi amaçlıyor.&nbsp;</p>

<p>HEDEF SADECE GEÇMİŞİ KONUŞMAK DEĞİL, GELECEĞE DE SÖZ SÖYLEMEK&nbsp;</p>

<p>HAK e.V.’nin uzun vadeli hedefleri arasında yalnızca Yimpaş ve Kombassan süreçlerinde mağduriyet yaşadığını belirten kişilerin bir araya getirilmesi bulunmuyor.&nbsp;</p>

<p>Dernek aynı zamanda yatırımcıların bilinçlendirilmesi, hissedar hakları konusunda farkındalık oluşturulması, sermaye yatırımlarından kaynaklanabilecek mağduriyetlerin önlenmesi ve yatırımcıların hukuki hak arama yolları konusunda daha doğru bilgiye ulaşabilmesi için çalışmalar yürütmeyi hedefliyor.&nbsp;</p>

<p>Bu kapsamda bilgi ve belgelerin belirli bir sistem içerisinde toplanması, hukuki süreçlerin uzmanlar tarafından değerlendirilmesi, yatırımcıların ortak sorunlarının belirlenmesi ve gerekli görülen durumlarda hukuki ve kurumsal girişimlerin değerlendirilmesi planlanıyor.&nbsp;</p>

<p>HAK e.V. ayrıca Bera Holding özelinde yalnızca geçmişte yaşanan sorunların değil, şirketin geleceğine ilişkin hissedarların görüş ve beklentilerinin de gündeme taşınmasını amaçlıyor.&nbsp;</p>

<p>Kuruluş çalışmalarını yürüten Avukat Engin İsmail Köse’nin ifadesiyle hedef, yalnızca tepki göstermek değil; “hak arayan, çözüm üreten ve geleceğe ilişkin somut öneriler ortaya koyan” bir sivil toplum yapısı oluşturmak.&nbsp;</p>

<p>İLK BULUŞMA 27 EYLÜL’DE GELSENKİRCHEN’DE&nbsp;</p>

<p>HAK e.V.’nin kuruluş sürecinin ilk önemli adımı olarak değerlendirilen geniş katılımlı buluşmada, Yimpaş ve Kombassan süreçlerinde mağduriyet yaşadığını belirten vatandaşların bir araya gelmesi, mevcut sorunların karşılıklı olarak değerlendirilmesi ve bundan sonraki süreçte izlenebilecek yol haritasının ele alınması bekleniyor.&nbsp;</p>

<p>27 Eylül 2026 Pazar günü saat 12.00’de, Gelsenkirchen­Schalke’de bulunan Uechtingstraße 106 adresinde yapılması planlanan toplantının, Almanya ve Avrupa’nın farklı bölgelerinde yaşayan mağdurların birbirleriyle doğrudan iletişim kurabilmeleri açısından önemli bir başlangıç olması hedefleniyor.&nbsp;</p>

<p>Yıllardır farklı şehirlerde ve ülkelerde, çoğu zaman birbirlerinden habersiz şekilde hak arayan yatırımcıların aynı masa etrafında buluşmasıyla birlikte, HAK e.V.’nin kuruluş sürecinin de yeni bir aşamaya taşınması amaçlanıyor.&nbsp;</p>

<p>HAK e.V.’nin çağrısı açık: “Yıllardır elinizde tuttuğunuz belgeler, yaşadığınız sorunlar ve bireysel olarak yürüttüğünüz hak arama mücadelesi artık ortak bir zeminde buluşsun.”&nbsp;</p>

<p>HAK e.V. kuruluş sürecinin, mağdurların seslerini daha güçlü duyurabilecekleri, bilgi ve belgelerini paylaşabilecekleri ve hak arama yollarını daha bilinçli biçimde değerlendirebilecekleri yeni bir dönemin başlangıcı olması hedefleniyor.&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 31 Aug 2026 22:44:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/08/almanyada-yimpas-ve-kombassan-magdurlari-hak-ev-catisi-altinda-bulusuyor-1788205721.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Kemal Öztürk&#039;e Aleviler hakkındaki sözleri nedeniyle gözaltı kararı!</title>
                <category>GÜNDEM</category>
                <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/kemal-ozturke-aleviler-hakkindaki-sozleri-nedeniyle-gozalti-karari-3391</link>
                <guid>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/kemal-ozturke-aleviler-hakkindaki-sozleri-nedeniyle-gozalti-karari-3391</guid>
                <description><![CDATA[Canlı yayında kullandığı provokatif ifadeler gazeteci Kemal Öztürk’ün başını derde soktu. NTV’de katıldığı bir programda Suriye’deki Nusayrilere yönelik sarf ettiği sözler üzerine harekete geçen yargı makamları, Öztürk hakkında adli süreç başlattı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Canlı yayında kullandığı provokatif ifadeler gazeteci Kemal Öztürk’ün başını derde soktu. NTV’de katıldığı bir programda Suriye’deki Nusayrilere yönelik sarf ettiği sözler üzerine harekete geçen yargı makamları, Öztürk hakkında adli süreç başlattı.</p>

<p>Soruşturma Samandağ’dan Başlatıldı</p>

<p>Gelişmeler, Hatay'ın Samandağ ilçesinde bir grup vatandaşın Kemal Öztürk’ün söylemlerinden rahatsız olarak Cumhuriyet Başsavcılığına şikayette bulunmasıyla başladı. Yapılan başvuruları değerlendirmeye alan Samandağ Cumhuriyet Başsavcılığı, şikayetçilerin ifadelerini tek tek kayda geçirerek resmi soruşturmayı başlattı.</p>

<p>SEGBİS Üzerinden İfade Vererecek</p>

<p>Soruşturmayı yürüten savcılık, dosya kapsamında dikkat çeken bir adım atarak Kemal Öztürk hakkında gözaltı kararı verdi. İşlemlerin yürütülebilmesi amacıyla İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığına talimat yazısı gönderildi.</p>

<p>Talimata göre Öztürk, emniyet güçlerince gözaltına alınmasının ardından İstanbul’da adliyeye sevk edilecek. Gazeteci, Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla Samandağ Cumhuriyet Başsavcılığına "mevcutlu" olarak bağlanarak ifade verecek.</p>

<p>Suçlama: Halkı Kin ve Düşmanlığa Tahrik veya Aşağılama</p>

<p>Soruşturmanın, Türk Ceza Kanunu’nda yer alan toplumsal barışı ve kamu düzenini korumaya yönelik maddeler kapsamında yürütüldüğü öğrenildi.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 31 Aug 2026 19:10:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/08/kemal-ozturke-aleviler-hakkindaki-sozleri-nedeniyle-gozalti-karari-1788192880.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Alevi aydınlardan bildiri: Yavuz Selim-İdris-i Bitlisi ittifakı kabul edilemez!</title>
                <category>GÜNDEM</category>
                <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/alevi-aydinlardan-bildiri-yavuz-selim-idris-i-bitlisi-ittifaki-kabul-edilemez-3390</link>
                <guid>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/alevi-aydinlardan-bildiri-yavuz-selim-idris-i-bitlisi-ittifaki-kabul-edilemez-3390</guid>
                <description><![CDATA[Kürt sorunundan kaynaklı son kırk yıllık çatışma ve şiddet döneminin sona ermesine ilişkin taraflar arasındaki uzlaşmanın, silahlardan arınmış bir süreci başlatması elbette sevindiricidir.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Basına ve Kamuoyuna</p>

<p>Kürt sorunundan kaynaklı son kırk yıllık çatışma ve şiddet döneminin sona ermesine ilişkin taraflar arasındaki uzlaşmanın, silahlardan arınmış bir süreci başlatması elbette sevindiricidir.</p>

<p>Barışı yaşamın temel şiarı haline getirmiş bir inancın mensupları olarak, bu durum en çok bizi sevindirir.</p>

<p>TBMM’de yasal boyuttaki çalışmaları dikkatle izliyoruz. Demokrasiyi güçlendirecek yasal adımların atılması en samimi temennimizdir.</p>

<p>TBMM’de barış ve kardeşlikten söz edilirken, tarihin kanlı bir sürecini referans gösteren İmralı merkezli açıklamalar ise barışık bir toplum inşasına dair güven ve inandırıcılıktan uzaktır.</p>

<p>Bu açıklamalara karşı sürecin paydaşları ve uzlaşı bileşenlerinden herhangi bir tepki verilmemesi, barış ve kardeşlik isteyenleri kaygılandırmaktadır.</p>

<p>16. yüzyılın bir diliminde Yavuz Selim ile İdris-i Bitlisi’nin işbirliği sonucu on binlerce Alevi’nin katledilmesi ve Alevilerin yüzyıllarca sürecek can, mal ve namuslarına yönelik saldırıların başlaması, bu ittifakın en ağır sonuçlarındandır. Abdullah Öcalan’ın siyasi yol haritası için bu ilişkiyi referans göstermesi; insan hakları, evrensel değerler ve barış adına kabul edilemezdir.</p>

<p>Bu ittifak önerisi, bir yanıyla Ortadoğu coğrafyasının siyasal iklimini soluyan ülkemiz için kabulü mümkün olmayan ve Aleviler için tehlike potansiyeli taşıyan bir durumdur.</p>

<p>Suriye’de eski rejimin ardından gerçekleşen siyasal ittifak, Suriye’deki Alevilerin her türlü temel haklarından yoksun kalmasının ilk adımı olmuştur. Geçmişte IŞİD’le başlayan Alevi katliamlarının Şara yönetiminde de farklı boyutlarda devam etme olasılığı ciddi kaygılar doğurmuştur.</p>

<p>İmralı’nın -farklı tonlarda- etkisi altındaki bazı Alevi kurum ve aydınlarının, Öcalan tarafından arzulanan 21. yüzyıl Yavuz Selim–İdris-i Bitlisi ittifakı önerisine sessiz kalmaları, Alevi toplumunda şaşkınlık ve kaygıya yol açarken, Aleviler adına kurumsal temsiliyetleri de daha fazla sorgulanır hâle getirmiştir.</p>

<p>Bu süreçte bazı kurum ve aydınlar, Aleviliğin geleneksel tarihsel, inançsal ve kültürel hafızasını yok sayarak, yazılı kaynakları çarpıtıp bilgi kirliliği üzerinden Aleviliği yeni bir forma sokma çabası içine girmişlerdir. Kürt siyasetinin yandaş akademisyenleri -akademik etiği çiğneyerek- neredeyse İdris-i Bitlisi’yi bilge bir hümanist gibi tanımlayıp, tarihte katledilen Alevileri suçlu gösterme çabasına girmişlerdir.</p>

<p>Aleviler aleyhindeki bu gelişmeler planlı bir çalışmanın ürünü olarak karşımıza çıkmaktadır.</p>

<p>Biz, Alevilerin bağrından çıkmış Alevi aydınları olarak:</p>

<p>1. Yavuz Selim ve İdris-i Bitlisi referanslı arkaik ve kanlı ittifakı reddediyoruz. Kürt sorunundan kaynaklı şiddet ortamından uzaklaşmak istenirken, ülkemizde ve Suriye’deki Alevileri kaygılandıracak hiçbir dil ve söylemi kabul etmiyoruz.</p>

<p>2. Bu süreçte tüm Alevi kurum ve aydınlarını, sol, sosyalist ve demokrat çevreleri; demokratik yasal hakların güvenceye alınacağı barış ve kardeşlik için daha duyarlı olmaya çağırıyoruz.</p>

<p>3. Kürt sorununun çözümü doğrultusundaki yasal çalışmaları önemsiyoruz; ancak 16. yüzyıldan kalma arkaik ve kanlı bir referansla çözümü reddediyoruz. Evrensel değerlerle inşa edilecek demokratik ve seküler bir geleceğin, başta Türkiye olmak üzere Ortadoğu’daki tüm toplumların yararına olacağına inanıyoruz.</p>

<p>Barışa olan inancımızla;</p>

<p>Dün şiarımız barıştı, bugün de öyle, yarın da öyle olacak, diyoruz.</p>

<p>Alevi Aydınlar Bildirgesi</p>

<p>İmzacılar</p>

<p>* Şerafettin Halis ( TBMM 23. Dönem Milletvekili, Şair-Yazar)</p>

<p>* Müslüm Doğan ( TBMM 25. ve 26. Dönem Milletvekili, 63. Hükümet Kalkınma Bakanı, Araştırmacı-Yazar)&nbsp;</p>

<p>* Ahmet Koçak (Araştırmacı-Yazar)</p>

<p>* Ali Akdemir (Ressam)</p>

<p>* Ali Balkız (Araştırmacı-Yazar)</p>

<p>* Ali Bulut (Sarıyer İmam Hüseyin Cemevi Yönetim Kurulu Üyesi)</p>

<p>* Ali Ekber Ataş (Şair-Yazar)</p>

<p>* Ali Gültekin (Araştırmacı-Yazar)</p>

<p>* Ali Haydar Aşkın (Araştırmacı-Yazar)</p>

<p>* Ali Kaya (Tarihçi-Yazar)</p>

<p>* Ayhan Aydın (Araştırmacı-Yazar)</p>

<p>* Cafer Yıldız (Tarihçi-Yazar)</p>

<p>* Av. Cihan Söylemez (Hukukçu-Yazar)&nbsp;</p>

<p>* Doç. Dr. Daimi Cengiz (Akademisyen-Yazar, Etnomüzikolog)&nbsp;</p>

<p>* Erol Erkılınç (Araştırmacı-Yazar)</p>

<p>* Fatma Betül Günday (Araştırmacı-Yazar)</p>

<p>* Av. Fevzi Gümüş (Hukukçu)&nbsp; &nbsp; &nbsp;&nbsp;</p>

<p>* ⁠Gülser Han (Şair-Yazar)</p>

<p>* Hasan Dursun (Araştırmacı-Yazar)</p>

<p>* Hasan Küçük (Araştırmacı-Yazar)</p>

<p>* Haydar Ersöz (Araştırmacı-Yazar)</p>

<p>* Haydar Karataş (Araştırmacı-Yazar)&nbsp;</p>

<p>* Hülya Gür Güntaş (Yazar)</p>

<p>* Dr. Hüseyin Çağlayan (Akademisyen-Yazar)&nbsp;</p>

<p>* Hüseyin Elçi (Şair-Yazar)</p>

<p>* İbrahim Bahadır (Araştırmacı-Yazar)</p>

<p>* İsmail Pehlivan (Araştırmacı-Yazar, Gazeteci)</p>

<p>* Kadri Karagöz (Sanatçı)</p>

<p>* Kemal Cemgil (Yazar)</p>

<p>* Leyla Akgül (Yayıncı-Yazar)</p>

<p>* Mehmet Ercan (Şair-Yazar)</p>

<p>* Mesut Özcan (Araştırmacı-Yazar)</p>

<p>* Mustafa Fırat (Tarihçi-Yazar)</p>

<p>* Nurettin Aslan (Araştırmacı-Yazar)</p>

<p>* Rıza Aydın (Araştırmacı-Yazar)</p>

<p>* Sait Bakşi (Ozan-Yazar)</p>

<p>* Turan Fırat (Yazar)</p>

<p>* Turgut Yüksel (Almanya Sosyal Demokrat Partisi/SPD Hessen Eyaleti Milletvekili)</p>

<p>* Zafer Taşkın (Gazeteci)</p>

<p>* Mehmet Ali Güler/Zelemele Mem (Sanatçı)</p>

<p>&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 31 Aug 2026 00:39:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/08/alevi-aydinlardan-bildiri-yavuz-selim-idris-i-bitlisi-ittifaki-kabul-edilemez-1788126474.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Amasya Köyceğiz Köyü Cemevi hizmete açıldı</title>
                <category>GÜNDEM</category>
                <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/amasya-koycegiz-koyu-cemevi-hizmete-acildi-3387</link>
                <guid>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/amasya-koycegiz-koyu-cemevi-hizmete-acildi-3387</guid>
                <description><![CDATA[Açılışa, Amasya valisi Önder Bakan, Amasya Yeni Parti Milletvekili Raşat Karagöz, Amasya Belediye Başkanı Turgay Sevindi, Amasya İl Emniyet Müdürü Ayhan Saraç, Amasya İl Özel İdare Genel Sekreteri Erdin Acar, Yeni Parti Amasya İl Başkanı İlker Küp, İyi Parti İl Başkanı Selçuk Demir, İyi Parti Merkez İlçe başkanı Fatih Baydır ile siyasi partilerin il ve ilçe yöneticileri, Cem Vakfı Amasya Şubesi Başkanı Haydar Kılıç, Amasya İl Kültür Şube Müdürü Alp Osman Dişli, Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı Amasya sorumlusu Ferdi Fil ve Köyceğiz muhtarı Hasan Akgül katıldı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Açılışa, Amasya valisi Önder Bakan, Amasya Yeni Parti Milletvekili RaşAat Karagöz, Amasya Belediye Başkanı Turgay Sevindi, Amasya İl Emniyet Müdürü Ayhan Saraç, Amasya İl Özel İdare Genel Sekreteri Erdin Acar, Yeni Parti Amasya İl Başkanı İlker Küp, İyi Parti İl Başkanı Selçuk Demir, İyi Parti Merkez İlçe başkanı Fatih Baydır ile siyasi partilerin il ve ilçe yöneticileri, Cem Vakfı Amasya Şubesi Başkanı Haydar Kılıç, Amasya İl Kültür Şube Müdürü Alp Osman Dişli, Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı Amasya sorumlusu Ferdi Fil ve Köyceğiz muhtarı Hasan Akgül katıldı.</strong><br />
&nbsp;</p>

<p><img alt="" src="https://www.alevihaberler.com.tr/public/images/detay/5fed5c65-170e-4fb1-9a9f-3a8b97c53359.jpg" style="height:533px; width:800px" /><img alt="" src="https://www.alevihaberler.com.tr/public/images/detay/9394de4e-8aad-413a-acf8-c7e40f6fb8aa.jpg" style="height:533px; width:800px" /></p>

<p>Açılışta, Köy muhtarı Hasan Akgül, Amasya valisi Önder Bakan, Yeni Parti Amasya milletvekili Reşat Karagöz, Amasya Belediye Başkanı Turgay Sevindi birer konuşma yaptılar. Konuşmacılar, Cemevinin ülkemizin birlik ve beraberliğine katkıda bulunacağını belirterek, “Hayırlı olsun” dileklerinde bulundular.</p>

<p>Cem Vakfı Amasya Şubesi Dedelerinden İsmet Kılıç Dede’nin açılış duasını yaptığı Hasan Koç Dede Cemevi, kurdela kesiminden sonra hizmete açıldı. Açılışa Köyceğiz ve civar köylerden yoğun bir katılım sağlandı.</p>

<p>Köyceğiz Hasan Koç Dede Cemevinin açılış etkinliğinde Sanatçı Emel Aşlı Aylak, Zakir Çağdaş Aykut, Aşık Kul Beşir deyiş, duvaz ve mersiyeler okudular. Merzifon Piri Baba Semah ekibi, Ozan Sezgin Usta’nın yönetiminde semah döndüler. Etkinlik, lokmaların dağıtımı ile sona erdi.</p>

<p><img alt="" src="https://www.alevihaberler.com.tr/public/images/detay/5408fea2-fe3f-449c-bd3a-b47ae487e052.jpg" style="height:533px; width:800px" /></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sun, 30 Aug 2026 14:50:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/08/amasya-koycegiz-koyu-cemevi-hizmete-acildi-1788091258.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Terörsüz Türkiye, Alevisiz bir Türkiye olmayacak!</title>
                <category>GÜNDEM</category>
                <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/terorsuz-turkiye-alevisiz-bir-turkiye-olmayacak-3386</link>
                <guid>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/terorsuz-turkiye-alevisiz-bir-turkiye-olmayacak-3386</guid>
                <description><![CDATA[Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi kurucu başkanı Dr. Ali Arif Özzeybek, son günlerde Alevi Bektaşi toplumuna yönelik yapılan açıklamalara tepki gösterdi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi kurucu başkanı Dr. Ali Arif Özzeybek, son günlerde Alevi Bektaşi toplumuna yönelik yapılan açıklamalara tepki gösterdi.<br />
<br />
<strong>Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi kurucu başkanı Dr. Ali Arif Özzeybek, son günlerde Alevi Bektaşi toplumuna yönelik yapılan açıklamalara tepki gösterdi.</strong><br />
<br />
Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı kurucu başkanı Dr. Ali Arif Özzeybek, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, Alevi Bektaşilerin terörsüz Türkiye sürecine destek verdiklerinin altını çizerek, ancak bu süreci "Alevisiz Türkiye" olarak okumak isteyenleri de eleştirdi.<br />
<br />
Dr. Ali Arif Özzeybek'in açıklaması şöyle:<br />
<em><strong>"Terörsüz Türkiye sürecine odaklandığımız böylesine önemli bir tarihi kavşakta Alevisiz bir Türkiye niyetlerini içinde tutamayanlara karşı Türkiye’nin o eski Türkiye olmadığını hatırlatmak isterim.</strong></em></p>

<p><em><strong>Cumhurbaşkanımızın gönüllerimizi fetheden o vurgulu ifadesiyle; “Biz bir olacağız, iri olacağız, diri olacağız. Birlikte kurduğumuz bu ülkeyi inşallah hep birlikte güzel yarınlara taşıyacağız.”</strong></em><br />
<a href="https://x.com/aliarifozzeybek/status/2093619003591655437"><img alt="" src="https://www.alevihaberler.com.tr/public/images/detay/image%20-%202026-08-29T220929_755.png" style="height:270px; width:635px" /></a></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sun, 30 Aug 2026 06:20:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/08/terorsuz-turkiye-alevisiz-bir-turkiye-olmayacak-1788060407.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>İran&#039;da Köroğlu Festivali &#039;ne binlerce Türk katıldı</title>
                <category>GÜNDEM</category>
                <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/iranda-koroglu-festivali-ne-binlerce-turk-katildi-3385</link>
                <guid>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/iranda-koroglu-festivali-ne-binlerce-turk-katildi-3385</guid>
                <description><![CDATA[Köroğlu, bütün Türk dünyasında bilinen ve yaşayan ortak bir destan kahramanıdır. İran’da ise doğum yerinin Azerbaycan’ın Tikantepe (Tekab) ilçesi olduğuna inanılır. Bu inançla her yıl düzenlenen festival, bu yıl da yoğun katılımla gerçekleşti.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Köroğlu, bütün Türk dünyasında bilinen ve yaşayan ortak bir destan kahramanıdır. İran’da ise doğum yerinin Azerbaycan’ın Tikantepe (Tekab) ilçesi olduğuna inanılır. Bu inançla her yıl düzenlenen festival, bu yıl da yoğun katılımla gerçekleşti.</strong></p>

<p>Avşar yurdu Tikantepe’deki Çemli Göl kıyısında yapılan Köroğlu Festivali’ne İran’ın dört bir yanından binlerce Türk geldi. İran Çepnileri de festivale yoğun ilgi gösterdi. Hemedan, Zencan, Erdebil, Tebriz, Meren, Hoy, Qoşaçay (Miandoab), Salmas, Sulduz, Sayınqala, Urmiye, Horasan, Kaşkay yurdu, Türkmen Sahrası, Şahsevenler ve diğer Türk bölgelerinden katılımcılar bir araya geldi.</p>

<p>Çeşitli kültürel ve sosyal grupların yer aldığı etkinlikte Türk topluluklarının dayanışması bir kez daha gözler önüne serildi. Festival alanı, Türk müziği, kültürü, kıyafetleri ve millî geleneklerinin sergilendiği canlı bir atmosfere dönüştü. Çemli Göl kıyısında coşkulu ve hareketli bir gün yaşandı.</p>

<p>Yoğun katılım, Köroğlu Festivali’ni bölgenin dikkat çeken kültürel etkinliklerinden biri hâline getirdi.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sat, 29 Aug 2026 15:38:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/08/iranda-koroglu-festivali-ne-binlerce-turk-katildi-1788007425.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Davut Eskiocak&#039;tan gazeteci Kemal Öztürk&#039;e sert tepki!</title>
                <category>GÜNDEM</category>
                <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/davut-eskiocaktan-gazeteci-kemal-ozturke-sert-tepki-3384</link>
                <guid>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/davut-eskiocaktan-gazeteci-kemal-ozturke-sert-tepki-3384</guid>
                <description><![CDATA[Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı Danışma Kurulu üyesi Davut Eskiocak, gazeteci Kemal Öztürk'ün açıklamalarına tepki gösterdi. Sosyal medya hesabından paylaşım yapan Alevi Nusayri Şeyhi Davut Eskiocak şu ifadeleri kullandı:]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı Danışma Kurulu üyesi Davut Eskiocak, gazeteci Kemal Öztürk'ün açıklamalarına tepki gösterdi. Sosyal medya hesabından paylaşım yapan Alevi Nusayri Şeyhi Davut Eskiocak şu ifadeleri kullandı:</p>

<p>BASIN VE KAMUOYUNA</p>

<p>NTV ekranlarında ,27/Ağustos/2026 tarihinde yayınlanan bir programa konuk olarak katılan Kemal Öztürk’ün, Suriye’deki gelişmeleri değerlendirirken kullandığı "Bu Nusayrilerin hepsini katletseler, yeridir diyesiniz geliyor" seklindeki, Arap Alevi toplumunu hedef gösteren ve açık bir nefret suçu teşkil eden bu ifadeleri en sert şekilde kınıyorum.&nbsp;</p>

<p>İnsanları inancı, mezhebi veya kimliği üzerinden hedef alan, yaşam hakkını tartışmaya açan ve şiddeti meşrulaştırabilecek her türlü söylemi kesin bir dille reddediyor, ülkemizin birlik, beraberlik ve kardeşlik ortamına zarar veren; toplumumuzu mezhep ve kimlikler üzerinden ayrıştırmaya çalışan bu sorumsuz zihniyeti ayıplıyorum.</p>

<p>Alevi toplumunun yaşadığı acılara karşı sessiz kalmak nasıl mümkün değilse, bu acılar üzerinden ülkemizde yeni ayrışmalar ve toplumsal gerilimler yaratılmasına da sessiz kalamayız.</p>

<p>Ortak yaşam iradesine ve toplumsal birlikteliğe en çok ihtiyaç duyulan bu dönemde, bu tarz kışkırtıcı ve düşmanlaştırıcı söylemler ancak bozguncularin ifadesi olabilir.</p>

<p>&nbsp;Kullanılan bu tehlikeli dil; ülkemizde ihtiyaç duyduğumuz toplumsal bütünlüğe en büyük ihanettir.</p>

<p>Türkiye Cumhuriyeti; farklı inançların, kültürlerin ve kimliklerin ortak vatanıdır. Bu topraklarda bizi güçlü kılan, farklılıklarımıza rağmen aynı ülkenin geleceğine birlikte sahip çıkabilme irademizdir. Farklılıklarımızı ayrışma değil, kardeşliğimizin ve birlikte yaşama irademizin zenginliği olarak görmeliyiz. Bizlere düşen ise öfkeyi büyütmek değil, adaletin ve hukukun yanında durarak ortak yaşam irademizi daha da güçlendirmektir. Nefrete karşı hukuku, ayrışmaya karşı birlik ve beraberliği, düşmanlığa karşı kardeşliği savunmaya devam edeceğiz. Türkiye Cumhuriyeti hepimizin ortak çatısıdır ve bu çatının altında birbirimizin hukukuna sahip çıkmak hepimizin sorumluluğudur.</p>

<p>Bu doğrultuda;</p>

<p>Söz konusu şahsın tüm Alevi toplumundan derhal özür dilemesi ve gerekli yasal sürecin yetkililer tarafından başlatılması gerekmektedir.</p>

<p>Davut Eskiocak</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sat, 29 Aug 2026 14:57:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/08/davut-eskiocaktan-gazeteci-kemal-ozturke-sert-tepki-1788005092.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Kayseri Pınarbaşı’nda 4,1 büyüklüğünde deprem</title>
                <category>GÜNDEM</category>
                <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/kayseri-pinarbasinda-41-buyuklugunde-deprem-3381</link>
                <guid>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/kayseri-pinarbasinda-41-buyuklugunde-deprem-3381</guid>
                <description><![CDATA[Kayseri’nin Pınarbaşı ilçesinde sabah saatlerinde orta şiddette bir deprem kaydedildi. Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) verilerine göre sarsıntı, saat 09.53’te meydana geldi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Kayseri’nin Pınarbaşı ilçesinde sabah saatlerinde orta şiddette bir deprem kaydedildi. Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) verilerine göre sarsıntı, saat 09.53’te meydana geldi.</strong></p>

<p>Depremin büyüklüğü 4,1 olarak ölçüldü. Odak derinliği ise 7 kilometre olarak belirlendi.&nbsp;</p>

<p>İlk belirlemelere göre deprem sonrasında bölgede herhangi bir olumsuzluk ya da hasar raporu bulunmuyor. Yetkililer gelişmeleri yakından takip ediyor.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 26 Aug 2026 14:59:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/08/kayseri-pinarbasinda-41-buyuklugunde-deprem-1787746024.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>36. Geleneksel Güre Sarıkız hayrı binlerce kişinin katılımıyla gerçekleştirildi</title>
                <category>GÜNDEM</category>
                <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/36-geleneksel-gure-sarikiz-hayri-binlerce-kisinin-katilimiyla-gerceklestirildi-3375</link>
                <guid>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/36-geleneksel-gure-sarikiz-hayri-binlerce-kisinin-katilimiyla-gerceklestirildi-3375</guid>
                <description><![CDATA[Edremit Belediyesi tarafından düzenlenen 36. Geleneksel Güre Sarıkız Hayrı, Kazdağları’nın eteklerinde bulunan Güre Mahallesi Kavurmacılar Mevkii’nde binlerce kişinin katılımıyla gerçekleştirildi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Edremit Belediyesi tarafından düzenlenen&nbsp;<strong>36. Geleneksel Güre Sarıkız Hayrı</strong>, Kazdağları’nın eteklerinde bulunan Güre Mahallesi Kavurmacılar Mevkii’nde binlerce kişinin katılımıyla gerçekleştirildi.</p>

<p><img alt="" src="https://www.alevihaberler.com.tr/public/images/detay/photo_5789659621055205543_y.jpg" style="height:450px; width:800px" /></p>

<p>Kazdağları’nın en bilinen efsanelerinden Sarıkız’ın yaşadığına inanılan Kazdağları’nın eteklerinde ki eski Kavurmacılar Köyü’nde düzenlenen geleneksel hayır, Edremit’in kültürel mirasının önemli değerlerinden biri olarak bu yıl da vatandaşları bir araya getirdi.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Sarıkız anısına mevlit okunması ve duaların edilmesiyle başlayan programda, geleneksel&nbsp;<strong>kavurma,</strong>&nbsp;<strong>keşkek, nohut ve pilav</strong>&nbsp;ile şerbet ikramında bulunuldu. Hayra katılan vatandaşlar, Sarıkız’ın anısını yaşatmak ve birlik, beraberlik içerisinde dualar etmek için bir araya geldi.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p><strong>36. Geleneksel Güre Sarıkız Hayrı’na</strong>, ev sahibi Edremit Belediye Başkanı&nbsp;<strong>Mehmet Ertaş’ın</strong>&nbsp;yanı sıra İlçe Jandarma Komutanı Yarbay Serkan Özdemir, Edremit Ticaret Odası Başkanı Ahmet Çetin, Edremit Ziraat Odası Başkanı Ali Yılmaz Diker, Yeni Parti Edremit İlçe Başkanı Emin Yalçıntaş, ilçe protokolü, siyasi parti temsilcileri, belediye başkan yardımcıları, belediye meclis üyeleri, oda başkanları, muhtarlar, sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri ve çok sayıda vatandaş katıldı.</p>

<p><img alt="" src="https://www.alevihaberler.com.tr/public/images/detay/photo_5789917417877213216_y.jpg" style="height:533px; width:800px" /></p>

<p><strong>BAŞKAN ERTAŞ: “KÜLTÜREL DEĞERLERİMİZİ GELECEK KUŞAKLARA AKTARMAYA DEVAM EDECEĞİZ”</strong></p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Edremit Belediye Başkanı Mehmet Ertaş, Sarıkız efsanesinin yüzyıllardır bölgenin kültürel hafızasında önemli bir yere sahip olduğunu belirterek, onun anısına bu tür geleneklerin yaşatılmasının önemine dikkat çekti.</p>

<p><img alt="" src="https://www.alevihaberler.com.tr/public/images/detay/photo_5789917417877213225_y.jpg" style="height:533px; width:800px" /></p>

<p>Başkan Ertaş, “Kazdağları’nın en bilinen efsanelerinden biri olan Sarıkız’ın anısına düzenlediğimiz 36. Geleneksel Güre Sarıkız Hayrı’nda hem dualarımızı ettik hem de yıllardır süregelen güzel bir geleneğimizi hep birlikte yaşattık. Geleneksel yemeklerimizi paylaşarak, aynı sofrada buluşarak birlik ve beraberliğimizi bir kez daha ortaya koyduk. Bu güzel günde bizlerle birlikte olan, hayrımıza katılarak dualarımıza ortak olan tüm hemşehrilerimize ve misafirlerimize teşekkür ediyorum” dedi.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Sarıkız Hayrı’nın yalnızca bir hayır etkinliği olmadığını ifade eden Ertaş,&nbsp;<strong>Edremit’in tarihini, kültürünü ve geleneklerini gelecek kuşaklara aktarmaya devam edeceklerini</strong>&nbsp;belirterek, organizasyonda emeği geçen belediye çalışanlarına, mahalle sakinlerine ve katkı sunan herkese teşekkür etti.<br />
<br />
<img alt="" src="https://www.alevihaberler.com.tr/public/images/detay/photo_5789917417877213256_y.jpg" style="height:533px; width:800px" /></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 25 Aug 2026 16:31:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/08/36-geleneksel-gure-sarikiz-hayri-binlerce-kisinin-katilimiyla-gerceklestirildi-1787665302.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Hüseyin Gazi türbesini tehdit eden yangının sebebi aşk çıktı</title>
                <category>GÜNDEM</category>
                <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/huseyin-gazi-turbesini-tehdit-eden-yanginin-sebebi-ask-cikti-3374</link>
                <guid>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/huseyin-gazi-turbesini-tehdit-eden-yanginin-sebebi-ask-cikti-3374</guid>
                <description><![CDATA[OdaTV’de yer alan habere göre, Ankara’nın Mamak ilçesi Başak Mahallesi’ndeki Hüseyingazi Türbe Yolu’nda çıkan yangın, kuru otların da etkisiyle hızla yayılarak Kara Kuvvetleri’ne bağlı 4. Kolordu Komutanlığı’nın bulunduğu General Eşref Akıncı Kışlası’na kadar ilerledi. Mühimmat depoları tehdit altına girdi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong><a href="https://www.odatv.com/guncel/ankara-mamakta-yanginin-nedeni-ortaya-cikti-sarhosun-ask-acisi-4-kolorduyu-yakiyordu-120159929"><span style="color:#2980b9">OdaTV’de yer alan habere göre,</span></a> Ankara’nın Mamak ilçesi Başak Mahallesi’ndeki Hüseyingazi Türbe Yolu’nda çıkan yangın, kuru otların da etkisiyle hızla yayılarak Kara Kuvvetleri’ne bağlı 4. Kolordu Komutanlığı’nın bulunduğu General Eşref Akıncı Kışlası’na kadar ilerledi. Mühimmat depoları tehdit altına girdi. (FOTOĞRAF TEMSİLİDİR)</strong></p>

<p>Saat 18.00 sıralarında başlayan yangına 47 araç ve 148 personelle müdahale edildi. Alevler yaklaşık 9,5 saat sonra, gece 03.30’da kontrol altına alındı. Ekiplerin zamanında müdahalesiyle depoların yanması önlendi.</p>

<p>Yangının türbe ve cemevi yakınında başlaması nedeniyle ilk anda provokasyon şüphesi doğdu. Hüseyin Gazi Cemevi Dedesi Hüseyin Öz, geçmişte IŞİD’in dilek ağacına saldırısını hatırlatarak benzer bir olay olabileceğini düşündüklerini, ancak bunun söz konusu olmadığını belirtti.&nbsp;</p>

<p>OdaTV’nin aktardığına göre incelemelerde yangının iki sevgilinin pikniği sırasında çıktığı ortaya çıktı. Tartışma sonrası kız arkadaşının gitmesi üzerine öfkelenen ve alkollü olan şüpheli, otları ateşe verdi. Araç tespit edilerek sabah saatlerinde gözaltına alındı. Şüphelinin ifadesiyle olayın provokasyon olmadığı anlaşıldı.<br />
<br />
<a href="https://www.odatv.com/guncel/ankara-mamakta-yanginin-nedeni-ortaya-cikti-sarhosun-ask-acisi-4-kolorduyu-yakiyordu-120159929"><strong><span style="color:#2980b9">HABERİN DAHA DETAYLI HALİNİ ODA TV'DE OKUMAK İÇİN LÜTFEN TIKLAYINIZ:</span><br />
<span style="color:#2980b9">https://www.odatv.com/guncel/ankara-mamakta-yanginin-nedeni-ortaya-cikti-sarhosun-ask-acisi-4-kolorduyu-yakiyordu-120159929</span></strong></a></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 24 Aug 2026 22:38:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/08/huseyin-gazi-turbesini-tehdit-eden-yanginin-sebebi-ask-cikti-1787600890.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Kürtçü şeriatçı Şeyh Said için çeşme yaptılar!</title>
                <category>GÜNDEM</category>
                <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/kurtcu-seriatci-seyh-said-icin-cesme-yaptilar-3373</link>
                <guid>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/kurtcu-seriatci-seyh-said-icin-cesme-yaptilar-3373</guid>
                <description><![CDATA[Şeyh Said ve arkadaşlarının 1925 yılında sığındığı Kargapazarı köyünde bulunan ve yöre halkı tarafından yıllardır şifalı olduğuna inanılan su kaynağı, yeniden düzenlenerek hizmete açıldı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Şeyh Said ve arkadaşlarının 1925 yılında sığındığı Kargapazarı köyünde bulunan ve yöre halkı tarafından yıllardır şifalı olduğuna inanılan su kaynağı, yeniden düzenlenerek hizmete açıldı.<br />
Şeriatçı bir devlet kurmak üzere silahlı isyan başlatan ve çok sayıda köylere baskın yaparak yöre halkını katleden Şeyh Said için "şifalı su" diyerek çeşme yapıldı.</strong><br />
Bingöl’ün Karlıova ilçesi ile Muş’un Varto ilçesi sınırlarında bulunan Kargapazarı’ndaki çeşme, Palevi Derneği tarafından yeniden inşa edildi ve “Şehit Şeyh Said Palevi Çeşmesi” adı verildi.<br />
<br />
<strong>KAÇAK KALDIĞI KÖYDE ÇEŞME YAPILDI&nbsp;</strong><br />
<br />
Yöre anlatılarına göre Şeyh Said, 1925’te beraberindekilerle Kargapazarı’nda yaklaşık 22 gün kaldı.<br />
Rivayete göre, Şeyh Said’in kaldığı yerde su ortaya çıktı ve kendisi ile beraberindekiler bu sudan yararlandı.<br />
Yıllar boyunca yöre halkı tarafından ziyaret edilen kaynak, özellikle hastalıklara iyi geldiğine inanılan bir su olarak kabul edildi.<br />
Yenilenen çeşmeye, 1925 sürecinde yaşamını yitirdiği belirtilen Kargapazarı köyü sakinlerinin isimleri de yazıldı. Böylece çeşme yalnızca bir su kaynağı değil, Kürtçü şeriatçı hafızayı ve geçmişte yaşanan acıları hatırlatan bir mekân haline getirildi.<br />
Palevi Derneği Başkanı Said Gökçe, çeşmenin çevre köylerden ziyaret edildiğini ve insanların buradan su götürdüğünü belirterek, çalışmanın hem çeşmenin yeniden kullanılmasını hem de geçmişin hatırlanmasını amaçladığını ifade etti.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sun, 23 Aug 2026 13:46:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/08/kurtcu-seriatci-seyh-said-icin-cesme-yaptilar-1787482450.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Cihan Söylemez yazdı: İdris-i Bitlisî&#039;nin Alevileri olmayacağız!</title>
                <category>GÜNDEM</category>
                <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/cihan-soylemez-yazdi-idris-i-bitlisinin-alevileri-olmayacagiz-3372</link>
                <guid>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/cihan-soylemez-yazdi-idris-i-bitlisinin-alevileri-olmayacagiz-3372</guid>
                <description><![CDATA[Hukukçu-yazar ve Tarih’in Öğrencisi Cihan Söylemez, İmralı’nın İdrisi Bitlisi merkezli güncel reel politik savunmasına karşı Alevi kurumlarının suskunluğunu eleştiren bir açıklama yayımladı. Söylemez, “İdrisi Bitlisi’nin Alevi’si olmadık, olmayacağız” diyerek Alevi toplumunun tarihsel onuru ve hafızasının siyaset malzemesi haline getirilmemesi gerektiğini vurguladı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Hukukçu-yazar ve Tarih’in Öğrencisi Cihan Söylemez, İmralı’nın İdrisi Bitlisi merkezli güncel reel politik savunmasına karşı Alevi kurumlarının suskunluğunu eleştiren bir açıklama yayımladı. Söylemez, “İdrisi Bitlisi’nin Alevi’si olmadık, olmayacağız” diyerek Alevi toplumunun tarihsel onuru ve hafızasının siyaset malzemesi haline getirilmemesi gerektiğini vurguladı.</p>

<p><strong>Cihan Söylemez'ın yazısının tam metni şöyle:</strong><br />
<br />
Alevi Bektaşi Cemevi Başkanlığı ile benim kendilerini “Devlet’in Alevi’si Değiliz” diye tanımlamaları ile bildiğim Türkiye ve Avrupa Hareketinin Kurumları ;</p>

<p>- AABF</p>

<p>- ABF&nbsp;</p>

<p>- PSAKD&nbsp;</p>

<p>- ADFE&nbsp;</p>

<p>- TAF</p>

<p>- DAD olmak üzere hepsinin,</p>

<p>İmralı’nın “İdrisi Bitlisi” merkezli güncel reel politik savunmasına karşı tek kelime ettiğini görmüş değilim.</p>

<p>Neden suskunlar?</p>

<p>Şuan hepsi bu meselede Alevi Bektaşi Cemevi Başkanlığı ile aynı saftalar mı? Değiller mi?&nbsp;</p>

<p>İdrisi Bitlisi ; aklı başında hiç bir Kürt’ü 21.yy’da temsil edemez, ortak bir değer falanda değildir.</p>

<p>Alevi Toplumunun tarihsel onuru ve hafızası,&nbsp;</p>

<p>TBMM’de üç beş koltuk kapmak için,</p>

<p>Koltuk etrafında müzikle dans ederek adeta yarışan 20-30 Alevi Kurum Başkanının ve bir kaç akademisyenin siyaset mezesi veya yeniden bilinç inşaa faaliyetinin kurbanı olamaz, olmamalıdır.&nbsp;</p>

<p>TBMM’de Çerçeve Yasa olarak bilinen yasaya destek vermiş bir yurttaş olarak,&nbsp;</p>

<p>Türkiye’de barış ve huzur ikliminin 16.yy dünyasının siyasal aktörleri üzerinden tartışılmaya çalışılmasını,&nbsp;</p>

<p>Sessiz kalarak destekleyen, sessizliği kurnazlık sanan ve akademi dünyasında Alevi Toplumuna “İdrisi Bitlisi’yi” adeta bir “Şirin Baba” gibi gösterme niyetinde olan,&nbsp;</p>

<p>İdrisi Bitlisi’nin Alevi/Kızılbaş/Şia/Batini kimlikleri karşıtı 16.yy’da inşaa ettiği Şafii Kürt kimliğini,</p>

<p>21.yy’da savunan ve Kürt Modernitesinin yarattığı seküler Kürt Kimliğine tercih eden,</p>

<p>İlgili Muhataplara,</p>

<p>Hatalarından dönmelerini ve 16.yy merkezli söylemleri terk etmelerini öneriyorum.</p>

<p>Türkiye’nin barışı ve huzuru için,</p>

<p>En büyük Birikim, Alevi Toplumunun Tarihsel Onuru ve Hafızasıdır. Bu hafızayı “yok etme” girişimlerine daha fazla ortak olunmamalıdır.&nbsp;</p>

<p>İdrisi Bitlisi’nin Alevi’si olmadık, olmayacağız.&nbsp;</p>

<p>Hukukçu-Yazar<br />
Tarih’in Öğrencisi&nbsp;<br />
Cihan Söylemez</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sun, 23 Aug 2026 13:35:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/08/cihan-soylemez-yazdi-idris-i-bitlisinin-alevileri-olmayacagiz-1787481670.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Kılıçdaroğlu&#039;nun konuğu Ali Şar Dede oldu</title>
                <category>GÜNDEM</category>
                <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/kilicdaroglunun-konugu-ali-sar-dede-oldu-3371</link>
                <guid>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/kilicdaroglunun-konugu-ali-sar-dede-oldu-3371</guid>
                <description><![CDATA[Celal Abbas Ocağı evladı Ali Şar Dede, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nu makamında ziyaret etti.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Celal Abbas Ocağı evladı Ali Şar Dede, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nu makamında ziyaret etti.</strong></p>

<p>Alevi toplumunun inanç önderlerinden ve camianın yakından tanıdığı, saygı duyduğu isimlerden biri olan<strong> Ali Şar Dede,</strong> görüşmede son dönemde toplumun farklı kesimlerinde rahatsızlık yaratan toplumsal değerlerdeki aşınma ile bu durumun siyasi alana yansımaları konusundaki hassasiyetlerini dile getirdi.<br />
<br />
<img alt="" src="https://www.alevihaberler.com.tr/public/images/detay/2b7e1ed3-c7e1-44d9-b78e-814deff493d8.jpg" style="height:800px; width:600px" /></p>

<p>Ziyaretin ardından yapılan değerlendirmelerde, <strong>toplumsal dokuyu tehdit eden erozyona karşı ortak bir duruş sergilenmesinin</strong> önemine dikkat çekildi.</p>

<p>Ali Şar Dede, Kılıçdaroğlu’nun toplumsal değerlerde meydana gelen bozulmaya ve bunun siyaset kurumuna sirayet eden olumsuz etkilerine karşı<strong> “ahlakı önceleyen bir arınma”</strong> söylemini son derece kıymetli bulduklarını belirtti. Toplumsal huzur ve barışın ancak ahlaki ilkeler, adalet ve karşılıklı saygı temelinde yeniden inşa edilebileceğini vurgulayan Dede, Alevi toplumunun bu konudaki duyarlılığını da Kılıçdaroğlu’na aktardı.</p>

<p>Görüşmede, toplumsal yozlaşmaya karşı ahlaki ilkelerin siyasi ve sosyal yaşamın merkezine konulması gerektiği fikri öne çıktı. Ziyaretten duyulan memnuniyet ifade edildi.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sat, 22 Aug 2026 21:49:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/08/kilicdaroglunun-konugu-ali-sar-dede-oldu-1787425277.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Cumhurbaşkanlığı Sosyal ve Gençlik Politikaları Kurulu, Türk Kızılay Genel Başkanı’nı ağırladı</title>
                <category>GÜNDEM</category>
                <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/cumhurbaskanligi-sosyal-ve-genclik-politikalari-kurulu-turk-kizilay-genel-baskanini-agirladi-3368</link>
                <guid>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/cumhurbaskanligi-sosyal-ve-genclik-politikalari-kurulu-turk-kizilay-genel-baskanini-agirladi-3368</guid>
                <description><![CDATA[Cumhurbaşkanlığı Sosyal ve Gençlik Politikaları Kurulu Üyesi Ali Arif Özzeybek, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, Kurul’un Türk Kızılay Genel Başkanı Prof. Dr. Fatma Meriç Yılmaz ve heyetini misafir ettiğini duyurdu.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Cumhurbaşkanlığı Sosyal ve Gençlik Politikaları Kurulu Üyesi Ali Arif Özzeybek, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, Kurul’un Türk Kızılay Genel Başkanı Prof. Dr. Fatma Meriç Yılmaz ve heyetini misafir ettiğini duyurdu.</strong><br />
<br />
Kurul üyeleri, ihtiyaç sahiplerine umut ve dayanışma ulaştıran çalışmalarına ilişkin sunumu dinleyerek kapsamlı değerlendirmelerde bulundu.</p>

<p>Özzeybek, açıklamasında şu ifadelere yer verdi:</p>

<p><em><strong>Cumhurbaşkanlığı Sosyal ve Gençlik Politikaları Kurulu olarak, köklü geçmişi ve güçlü insani yardım geleneğiyle milletimizin en önemli değerlerinden biri olan Türk Kızılay’ın Genel Başkanı Sayın Prof. Dr. Fatma Meriç Yılmaz ve kıymetli heyetini misafir ettik.<br />
<br />
İhtiyaç sahiplerine umut ve dayanışma ulaştıran çalışmalarına ilişkin sunumlarını dinleyerek kapsamlı değerlendirmelerde bulunduk. Ülkemizde ve dünyanın dört bir yanında insanlığın hizmetinde büyük bir özveriyle çalışan Türk Kızılay’a, Sayın Genel Başkanımıza ve değerli heyetine çalışmalarında başarılar diliyor, katkıları için teşekkür ediyorum.</strong></em><br />
<em><strong><a href="https://x.com/aliarifozzeybek/status/2090839566450127015"><img alt="" src="https://www.alevihaberler.com.tr/public/images/detay/image%20-%202026-08-21T224818_538.png" style="height:650px; width:509px" /></a></strong></em></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 21 Aug 2026 22:39:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/08/cumhurbaskanligi-sosyal-ve-genclik-politikalari-kurulu-turk-kizilay-genel-baskanini-agirladi-1787341824.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Altan Tan: Ali&#039;siz Aleviler panik içinde!</title>
                <category>GÜNDEM</category>
                <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/altan-tan-alisiz-aleviler-panik-icinde-3366</link>
                <guid>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/altan-tan-alisiz-aleviler-panik-icinde-3366</guid>
                <description><![CDATA[MK Haber kanalında Veysi Dündar’ın Şura Siyaset programına konuk olan Eski HDP Milletvekili Altan Tan, DEM Parti’ye yanaşık duran Ali’siz Alevilerin büyük panik içerisinde olduğunu iddia etti. Tan’a göre DEM Parti Cumhur İttifakı ile birlikte hareket edecek.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="color:#000000">Eski HDP Milletvekili Altan Tan, Türk siyasetinde dengelerin baştan aşağı değiştiğini ve geçmiş döneme ait tüm ittifak modellerinin artık tamamen geçerliliğini yitirdiğini açıkladı. </span></p>

<p><span style="color:#000000">MK Haber kanalında muhalefet cephesine yönelik çarpıcı değerlendirmelerde bulunan Tan Yeni Parti, Türk solu ve özellikle DEM Parti’ye yanaşık duran “<em><strong>Ali’siz Aleviler</strong></em>” kesiminde büyük bir panik ve çaresizlik yaşandığını öne sürdü.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Yeni Parti ve sol çevrelerin artık eski hesaplarla hareket edemeyeceğini vurgulayan Tan, “<em><strong>Bugün ... Özgür Özel tarafı da, Türk solu da, Ali’siz Aleviler de büyük bir panik içinde. Çünkü denge değişti. DEM Parti ile ... artık geçmişteki gibi bir seçim ittifakı mümkün değil</strong></em>” ifadelerini kullandı.</span></p>

<p><span style="color:#000000"><strong>ERDOĞAN VE ÖCALAN EKSENİNDE YENİ BİR İTTİFAK DOĞDU</strong></span></p>

<p><span style="color:#000000">Altan Tan’ın analizlerine göre, siyaset sahnesindeki bu köklü kırılmanın merkezinde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Abdullah Öcalan hattında şekillenen yeni stratejik denklem yer alıyor. </span></p>

<p><span style="color:#000000">Kurulan bu yeni temas ve ittifak arayışı, DEM Parti’nin de siyasetteki konumunu ve yönünü doğrudan etkiledi.</span></p>

<p><span style="color:#000000">DEM Parti’nin Meclis’teki ve sandıktaki tutumuna ilişkin net öngörülerde bulunan Tan, partinin yeni dönemde Cumhur İttifakı ile birlikte hareket edeceğini belirtti.</span></p>

<p><span style="color:#000000"><strong>DEM PARTİ CUMHUR İTTİFAKI’NA DESTEK VERECEK</strong></span></p>

<p><span style="color:#000000">Önümüzdeki siyasi süreçte DEM Parti’nin izleyeceği rotayı çizen Altan Tan, sözlerini şöyle sürdürdü: “<strong><em>DEM Parti, Meclis’te alınacak bir erken seçim kararında da, sonrasında yapılacak Cumhurbaşkanlığı seçiminde de Cumhur İttifakı’nı dolaylı veya direkt olarak destekleyecek. Birinci turda kendi adayını çıkarsa dahi seçim ikinci tura kaldığında bu destek açıkça görülecek. Daha önce 'böyle bir şey olmaz' diyenler şimdi bu gerçeği görüyor.</em></strong>”</span></p>

<p><span style="color:#000000">Tan’ın bu açıklamaları, Erdoğan ve Öcalan ekseninde gelişen yeni siyasi ortaklığın, muhalefetin tüm seçim stratejilerini boşa çıkardığını ve Türkiye siyasetinde kartların yeniden dağıtıldığı yorumları yapılmasına neden oldu.</span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 18 Aug 2026 20:29:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/08/altan-tan-alisiz-aleviler-panik-icinde-1787075044.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Yeni Parti’li Umut Akdoğan viskili videosunu sosyal medyadan sildirdi!</title>
                <category>GÜNDEM</category>
                <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/yeni-partili-umut-akdogan-viskili-videosunu-sosyal-medyadan-sildirdi-3365</link>
                <guid>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/yeni-partili-umut-akdogan-viskili-videosunu-sosyal-medyadan-sildirdi-3365</guid>
                <description><![CDATA[Yeni Parti Ankara Milletvekili Umut Akdoğan, Hz. Hüseyin ve yarenlerinin anısına tutulan oruçların ilk gününde paylaştığı Tolga Sağ ile birlikte türkü söylediği videosunu sosyal medya hesaplarından kaldırdı. Videoda viski bardağının olması Alevi Bektaşilerde büyük tepki toplamıştı. Akdoğan’ın tepki çeken videosunu Alevi Bektaşilerden özür dilemeden, sessizce kaldırması da ayrıca tepkiye yol açtı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<iframe width="1337" height="753" src="https://www.youtube.com/embed/ieCAM_xgwqI" title="UMUT AKDOĞAN VE TOLGA SAĞ&#39;DAN MUHARREM&#39;DE VİSKİLİ PAYLAŞIM" frameborder="0" allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" allowfullscreen></iframe><p><span style="color:#000000"><strong>HABER MERKEZİ / ANKARA</strong> – CHP Ankara Milletvekili Umut Akdoğan, müzisyen Tolga Sağ ve yanlarında bir de gariban yancının yer aldığı bir ev ortamında çekilen ve masadaki alkol detayının öne çıktığı video kaydı, kamuoyunda ve Alevi toplumunda çok sert tepkilere yol açmıştı. </span></p>

<p><span style="color:#000000">Alevilikte en kutsal ve yaslı dönemlerden biri olan, Peygamberimizin en sevdiği torunu İmam Hüseyin ve yarenlerinin katledildiği Muharrem Matemi’nin ilk gününe denk gelen paylaşım, sosyal medyada çığ gibi büyüyen bir tartışmanın fitilini ateşlemişti.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Alevi Bektaşiler, oruç başlarken bir siyasetçi ve bir müzisyenin birlikte içkili alemlerini paylaşmalarını, inançlarına saygısızlık olarak değerlendirip sert tepki gösterdiler. Alevi Bektaşi toplumunun oylarını alan, müzik eserleri ile zenginleşenlerin en kutsal matem gününde dahi saygı duymayan tavırları, Alevi Bektaşilerin bu çevreler tarafından istismar edildiği iddialarını güçlendirdi.</span></p>

<p><span style="color:#000000"><strong>MUHARREM’DE İÇKİ İÇEN DÜŞKÜNDÜR!</strong></span></p>

<p><span style="color:#000000"><strong><img alt="" src="https://www.alevihaberler.com.tr/public/images/detay/Umut%20Akdo%C4%9FanGAB.JPG" style="height:800px; width:452px" /></strong></span></p>

<p><span style="color:#000000">Sert tepki gösteren çevreler ve Alevi kanaat önderleri, Muharrem ayının Kerbela'da şehit düşen Hz. Hüseyin ve 72 canın acısıyla kavrulunan bir matem dönemi olduğunu hatırlatarak sert eleştirilerde bulundular.</span></p>

<p><span style="color:#000000">“<em><strong>Yol cümleden uludur</strong></em>” ilkesinin çiğnendiğini savunan eleştirmenler, kişisel keyfiyet ile inanç erkanının esnetilemeyeceğini belirterek Akdoğan ve Sağ’ı Alevi Bektaşi inancının öz değerlerine yabancılaşmakla suçladı.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Aleviliğin sırf bağlama çalınıp eğlenilecek bir folklorik öge veya mey masalarında meze yapılacak bir kültür olmadığını vurgulayan Alevi inanç önderleri de, Muharrem ayında sergilenen bu tutum “<em><strong>hürmetsizlik</strong></em>” ve yoldan sapma anlamında “<em><strong>düşkünlük</strong></em>” olarak nitelendirildi.</span></p>

<p><span style="color:#000000"><strong>UMUT AKDOĞAN SESSİZCE VİDEOYU KALDIRDI</strong></span></p>

<p><span style="color:#000000"><strong><img alt="" src="https://www.alevihaberler.com.tr/public/images/detay/Umutakdao%C4%9Fn.JPG" style="height:675px; width:328px" /></strong></span></p>

<p><span style="color:#000000">Yeni Parti Ankara Milletvekili Umut Akdoğan ve Tolga Sağ kendisine yöneltilen eleştirilere karşı sessiz kalmayı tercih ederken, videonun da sessizce sosyal medya hesaplarından kaldırıldığı anlaşıldı.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Muharrem Matemi günlerinde Alevi Bektaşilere yaptıkları saygısızlık için özür dilemeyen Umut Akdoğan’ın videosunu her yerden kaldırıp, konuyu unutturmak istemesi de tepki aldı.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Alevi Bektaşiler inanca saygısızlığını kibirle örtmeye kalkışan Yeni Parti Ankara Milletvekili Umut Akdoğan ve Tolga Sağ’dan kamuoyu önünde özür dilemelerini bekliyorlar.</span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 18 Aug 2026 18:34:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/08/yeni-partili-umut-akdogan-viskili-videosunu-sosyal-medyadan-sildirdi-1787068071.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Alevi-Bektaşi Danışma Kurulu ve “Ulusal Birlik” tartışması: Dört Kapı Öğretisi önerisi</title>
                <category>GÜNDEM</category>
                <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/alevi-bektasi-danisma-kurulu-ve-ulusal-birlik-tartismasi-dort-kapi-ogretisi-onerisi-3362</link>
                <guid>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/alevi-bektasi-danisma-kurulu-ve-ulusal-birlik-tartismasi-dort-kapi-ogretisi-onerisi-3362</guid>
                <description><![CDATA[Araştırmacı-yazar Türkoğuz Kılıçgedik, Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı bünyesinde oluşturulan Danışma Kurulu’nu ve “ulusal birlik” vurgusunu ele alan kapsamlı bir değerlendirme yazısı yayımladı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Araştırmacı-yazar&nbsp;Türkoğuz Kılıçgedik, Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı bünyesinde oluşturulan Danışma Kurulu’nu ve “ulusal birlik” vurgusunu ele alan kapsamlı bir değerlendirme yazısı yayımladı. Yazıda, Türkiye’deki Sünni, Şii ve Alevi-Bektaşi gelenekleri arasında sürdürülebilir sosyal uyumun ancak Alevi-Bektaşi geleneğinin merkezinde yer alan “Dört Kapı” (Şeriat, Tarikat, Marifet, Hakikat) öğretisi çerçevesinde mümkün olabileceği savunuluyor.</strong></p>

<p>Yazara göre Alevi-Bektaşi Danışma Kurulu’nun “ulusal birlik” hedefi, bu tarihsel açığı kapatma fırsatı sunuyor. Bunun için kurul çalışmalarının Dört Kapı öğretisinin modern yorumuna dayandırılması öneriliyor: Sünni ve Şii yorumların Şeriat Kapısı olarak tanınması, Alevi-Bektaşi kurumlarının Tarikat Kapısı temsilcileri olarak resmi statü kazanması, Marifet Kapısı çerçevesinde diyalog programları ve Hakikat Kapısı idealinin üst hedef olarak benimsetilmesi. Danışma Kurulu’nun, bu sistemi bilen dede, baba, akademisyen ve ilahiyatçılardan oluşması gerektiği belirtiliyor.</p>

<p>Kılıçgedik, sonuç olarak Danışma Kurulu’nun asıl misyonunun, devleti ve toplumu bu kadim modeli güncelleyip uygulamaya ikna etmek olması gerektiğini savundu. Anadolu’da kalıcı barış ve birliğin ancak Dört Kapı sistemiyle mümkün göründüğünü, aksi takdirde daha derin istikrarsızlık riskinin devam edeceğini ifade etti.<br />
<br />
<strong>ALEVİ – BEKTAŞİ DANIŞMA KURULU<br />
1. Dört Kapı Öğretisi Çerçevesinde Alevi Danışma Kurulu ve Ulusal Birlik Arayışı: Tarihsel Bir Modelin Güncel Uygulanabilirliği<br />
Giriş</strong><br />
<br />
Türkiye Cumhuriyeti’nin son dönemde kurumsallaştırmaya çalıştığı Alevi-Bektaşi politikaları kapsamında, Alevi - Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı bünyesinde oluşturulan “Danışma Kurulu”, “Ulusal Birlik” vurgusu ile dikkat çekmektedir. Bu kurumsal adım, devletin Aleviliği tanıma ve diyalog sürecinde yeni bir aşamayı temsil etmekle birlikte, temel bir soruyu da beraberinde getirmektedir: Türkiye’nin heterojen dini-kültürel yapısı içinde, özellikle Sünni, Şii ve Alevi-Bektaşi gelenekleri arasında sürdürülebilir bir sosyal uyum ve ulusal birlik hangi kavramsal ve pratik çerçeve üzerinden inşa edilebilir? Bu makalenin temel argümanı, bahsi geçen “Ulusal Birlik” hedefinin, Alevi-Bektaşi geleneğinin epistemolojik ve sosyolojik merkezinde yer alan “Dört Kapı” (Şeriat, Tarikat, Marifet, Hakikat) öğretisi ve sistematiği dışında kalıcı ve kapsayıcı bir şekilde gerçekleştirilmesinin mümkün olmadığıdır. Tarihsel olarak Horasan ve Anadolu’da sosyal entegrasyonun başarılı bir modeli olarak işlev gören bu sistemin terk edilmesi, modern Türkiye’de derinleşen dini-kültürel kutuplaşmaların arka planını oluşturmuştur. Dolayısıyla, Alevi Başkanlığı’nın Danışma Kurulu aracılığıyla yürüttüğü proje, ancak Dört Kapı sisteminin güncel koşullara uyarlanmış, devlet destekli ve kurumsal bir çerçeve olarak yeniden hayata geçirilmesiyle anlamlı ve istikrarlı bir ulusal bütünleşme sağlayabilir. Aksi takdirde, tarihsel temelden yoksun yaklaşımlar, mevcut farklılıkları daha da tartışmalı ve istikrarsız hale getirme riskini taşımaktadır.<br />
<br />
<strong>1.1. &nbsp;Dört Kapı Öğretisinin Teorik Çerçevesi ve Sosyal Entegrasyon Modeli Olarak İşlevi </strong><br />
<br />
Dört Kapı öğretisi, Alevi-Bektaşi tasavvuf geleneğinin merkezinde yer alan, hem bireysel manevi tekamülü hem de toplumsal düzeni açıklayan hiyerarşik ve kapsayıcı bir sistemdir. Bu sistem, dini yaşamı ve toplumsal konumlanışları dört aşamalı bir süreç içinde tanımlar:<br />
<br />
<strong>1. &nbsp;“Şeriat Kapısı:” </strong>Dinin zahiri, hukuki ve kurallara dayalı boyutudur. Toplumun genelini bağlayan, dışsal ibadet ve sosyal düzeni düzenleyen temel katmandır. Önerilen analizde, Sünni ve Şii İslam anlayışlarının bu kapı çerçevesinde tanımlandığı ve meşru bir sosyolojik gerçeklik olarak kabul edildiği ileri sürülmektedir.<br />
<br />
<strong>2. &nbsp;“Tarikat Kapısı:”</strong> Manevi yol (yol erkanı) ve bir mürşide bağlanmayı içeren, içselleştirilmiş dini tecrübe aşamasıdır. Alevi-Bektaşi pratiklerinin ve cem kurumunun merkezinde bu kapı bulunur. Birey, şeriatın kurallarını aşarak tasavvufi bir disiplin içine girer.<br />
<br />
<strong>3. &nbsp;“Marifet Kapısı:” </strong>İlahi hakikate dair derin ve içsel bilgi (irfan) ve sezgi aşamasıdır. “Arif” mertebesini temsil eder. Burada içsel bilgi (kalp) ve tevhit anlayışı ön plana çıkar.<br />
<br />
<strong>4. &nbsp;“Hakikat Kapısı:”</strong> Mutlak gerçekliğe (Hak) ulaşma, fenafillah makamıdır. “Veli” veya “İnsanı Kamil” mertebesini ifade eder. Bu sistemin sosyal entegrasyon açısından devrimci niteliği, farklı dini pratik ve kimlikleri (Sünnilik, Şiilik, Alevilik-Bektaşilik) tek bir hiyerarşik bütünün birbirini tamamlayan, aşamalı parçaları olarak konumlandırmasıdır. Sistem, bu farklılıkları bir çatışma veya dışlama unsuru olarak değil, tekamül yolundaki farklı basamaklar veya aynı hakikatin farklı tezahürleri olarak görür. Böylece, toplumsal yapı, “öğreti-inanç farklarıyla beraber sistemli (aşamalı) olarak birbirine entegre” edilir. Bu model, katı bir homojenleştirme yerine, hiyerarşik bir çoğulculuk (pluralism within a hierarchy) sunar ve her gruba bütün içinde tanımlanmış bir yer ve meşruiyet alanı sağlar.<br />
<br />
<strong>1.2. &nbsp;Tarihsel Bağlam: Horasan ve Anadolu Erenlerinde Dört Kapı Sisteminin Uygulanması ve Başarısı</strong><br />
<br />
Tarihsel argümana göre, Ahmet Yesevi, Hacı Bektaş Veli ve diğer Horasan-Anadolu erenleri, Dört Kapı sistemini yalnızca bir tasavvuf öğretisi olarak değil, aktif bir sosyo-kültürel entegrasyon ve devletleşme projesi olarak uygulamışlardır. 11. yüzyıldan itibaren, göçebe Türk boylarının İslamlaşma süreci ve Anadolu’nun yurt edinilmesi, sadece askeri fetihlerle değil, bu kapsayıcı dini-sufi model sayesinde gerçekleşmiştir. Yesevi ve Bektaşi geleneği, Şeriat Kapısını göçebe/sınır toplulukları için katı bir şekilde uygulanması zor Sünni ortodoksisinin yerine, daha esnek olan Hz. Ali’ye verilen Velâyet öğretisi olan Dört Kapı sistemiyle uyumlu bir İslami çerçeve sunarak işlevsel kılmıştır. Tarikat Kapısı ise, bu toplulukları bir “ikrar” ve “yol” etrafında örgütleyerek hem kimlik hem de sosyal dayanışma ağı sağlamıştır.<br />
<br />
Bu sistem, Anadolu Selçuklu ve erken Osmanlı döneminde, farklı etnik ve dini grupları (Rum, Ermeni, yerli Hıristiyanlar) ve heterodoks İslami akımları, merkezi bir “Türk-İslam” kimliği ve kültürü potasında eritmeden, aşamalı bir bütünleşme sürecine dahil etmiştir. “Horasan ve Anadolu’nun İslam birliği ve Türk kültürü” bu esnek ve kademeli model sayesinde oluşmuştur. Dolayısıyla, Dört Kapı sistemi, tarihsel olarak sadece dini değil, aynı zamanda etno-kültürel ve siyasi bir bütünleşme aracı olarak kanıtlanmış bir modeldir.<br />
<br />
<strong>1.3. &nbsp;Modern Türkiye’de Sistemin Terki ve Ulusal Birliğin Krizi</strong><br />
<br />
Argüman, modern dönemde, özellikle Osmanlı modernleşmesi (Tanzimat) ve Cumhuriyet’in seküler ulus-devlet inşası sürecinde, Dört Kapı sisteminin resmi söylem ve kurumsal yapılardan dışlandığını ileri sürmektedir. Merkeziyetçi, homojenleştirici ve Sünni-Hanefi doktrini merkeze alan (ya da tamamen laik bir çerçeve çizen) devlet politikaları, bu geleneksel kademeli entegrasyon modelini geçersiz kılmıştır. Sonuç, Alevi-Bektaşi geleneğinin marjinalleşmesi, Sünni çoğunluk nezdinde “sapkın” bir mezhep olarak görülme eğiliminin artması ve Şii unsurların da benzer bir dışlanma tecrübesi yaşaması olmuştur.<br />
<br />
“Dört Kapı öğretisi ve sistemi Anadolu’da kapsam dışında kaldığı günden bu yana” ifadesiyle vurgulandığı üzere, modern Türkiye’nin tüm çabalarına rağmen “kapsamlı Ulusal bir birlik sağlamada etkili ve başarılı olamamış” olmasının nedeni, bu tarihsel ve psiko-sosyal olarak içselleştirilmiş entegrasyon modelinin kaybıdır. Yerine konan modeller (katı laiklik veya Sünni-İslamcılık), toplumsal dokuyu bütünleştirmekten ziyade, Alevi-Sünni kutuplaşmasını derinleştirmiş ve ulusal birliği sürekli bir tartışma ve gerilim konusu haline getirmiştir.<br />
<br />
<strong>1.4. &nbsp;Alevi Danışma Kurulu Projesi İçin Dört Kapı Modelinin Güncel Uygulanabilirliği ve Öneri </strong><br />
<br />
T.C. Alevi - Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’nın Danışma Kurulu’nu “Ulusal Birlik” vurgusuyla oluşturması, bu tarihsel açığı kapatma yönünde bir fırsat penceresi açmaktadır. Ancak, bu fırsatın anlamlı sonuçlar doğurabilmesi için kurulun çalışmalarının, Dört Kapı öğretisinin modern bir yorumu üzerine temellendirilmesi gerekmektedir.<br />
<br />
Bu, şu anlama gelir:<br />
<br />
<strong>1. &nbsp;“Tanıma ve Meşruiyet:” </strong>Devlet, Sünni ve Şii İslam yorumlarını “Şeriat Kapısı”nın meşru ve gerekli bir tezahürü olarak resmi söylemde açıkça tanımalı ve kabul etmelidir. Bu, onları yok sayan veya asimile etmeye çalışan bir laiklik anlayışından farklıdır.<br />
<br />
<strong>2. &nbsp;“Kurumsal Kimlik:” </strong>Alevi-Bektaşi kurumları (Cemevleri, Başkanlık), “Tarikat Kapı”sının çağdaş temsilcileri ve bu manevi yolun (yol erkanı) koruyucuları olarak tanımlanmalı ve bu kimlikle devlet nezdinde resmi statüye kavuşturulmalıdır. Danışma Kurulu’nun bileşimi de Dört Kapı öğretisini ve tüm sistemini bilen bu kapıların “İmam” “Pir” “arif” ve “veli” mertebesindeki saygın temsilcilerini (dede, babalar, akademisyenler) içermelidir.<br />
<br />
<strong>3. &nbsp;“Eğitim ve Diyalog:”</strong> “Marifet Kapısı”, farklı gruplar arasında karşılıklı anlayış ve derinlemesine diyalog programlarının (ortak irfan seminerleri, kültürel projeler) teorik çerçevesini oluşturmalıdır.<br />
<br />
<strong>4. &nbsp;“Üstün Hedef:” </strong>Nihai hedef “Hakikat Kapısı”nın işaret ettiği, “dini çoğulculuğun birlik içinde” aşkın bir ulusal birlik (Türk-İslam farklılığıyla yaşatılan birlik) idealinin topluma anlatılması ve benimsetilmesidir. Bu sistem, “bilgi sahibi kişilerce” (Alevi-Bektaşi ocakzadeleri, ilahiyatçılar, sosyal bilimciler) günümüzün çoğulcu demokratik toplum koşullarına uyarlanabilir. Devlet desteği ve Alevi Başkanlığı himayesinde, bir “yüksek irfan konseyi” benzeri bir yapıyla hayata geçirilebilir. Bu sayede, “Anadolu’nun kadim tarihi, öğretisi ve sistemi uygulamalı olarak korunur” ve statik bir folklorik unsur olmaktan çıkıp, dinamik bir sosyal barış aracına dönüşür.<br />
<br />
<strong>Sonuç</strong><br />
<br />
Alevi Danışma Kurulu’nun “Ulusal Birlik” vurgusu, Türkiye’nin kronikleşmiş dini-kültürel kutuplaşma sorununa yönelik geç ama önemli bir kurumsal adımdır. Ancak, bu adımın başarısı, kökleri Anadolu’nun sosyal hafızasında ve kurucu tasavvufi geleneğinde yatan bir modelin yeniden keşfedilmesine bağlıdır. Dört Kapı öğretisi, sadece Alevi-Bektaşi inancının içsel bir hiyerarşisi değil, aynı zamanda Sünni, Şii-Nusayri ve Alevi topluluklarını aşamalı ve birbirini tamamlayıcı bir bütün içinde konumlandıran, tarihsel olarak test edilmiş bir sosyal entegrasyon teorisidir. Modern Türkiye’nin ulusal birliği arayışı, bu tarihsel ve teorik derinlikten yoksun, pragmatik ve kısa vadeli politikalar üzerinden sürdürüldüğü müddetçe, “tartışmalı, karmaşık ve istikrarsız” sonuçlar üretmeye mahkumdur. Danışma Kurulu’nun asıl misyonu, devleti ve toplumu, bu kadim ve kapsayıcı sistemi güncellemeye ve uygulamaya ikna etmek olmalıdır. Zira, Anadolu’da kalıcı barış ve birlik, ancak kendi tarihsel kodlarına uygun bir sosyal yazılımla, yani Dört Kapı sistemiyle mümkün görünmektedir. Aksi, daha derin istikrarsızlıklar ve bölünmeler riskini içinde barındırmaktadır.<br />
<br />
<strong>Türkoğuz Kılıçgedik&nbsp;</strong></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sun, 16 Aug 2026 14:55:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/08/alevi-bektasi-danisma-kurulu-ve-ulusal-birlik-tartismasi-dort-kapi-ogretisi-onerisi-1786881963.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı, Balkan basın heyetiyle Hacıbektaş’ta buluştu</title>
                <category>GÜNDEM</category>
                <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/alevi-bektasi-kultur-ve-cemevi-baskanligi-balkan-basin-heyetiyle-hacibektasta-bulustu-3361</link>
                <guid>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/alevi-bektasi-kultur-ve-cemevi-baskanligi-balkan-basin-heyetiyle-hacibektasta-bulustu-3361</guid>
                <description><![CDATA[Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı, Hacı Bektaş Veli Anma Törenleri ile Kültür ve Sanat Etkinlikleri kapsamında, Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı’nın davetiyle çeşitli Balkan ülkelerinden gelen basın heyetiyle Hacıbektaş Kültür Merkezi’nde bir araya geldi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı, Hacı Bektaş Veli Anma Törenleri ile Kültür ve Sanat Etkinlikleri kapsamında, Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı’nın davetiyle çeşitli Balkan ülkelerinden gelen basın heyetiyle Hacıbektaş Kültür Merkezi’nde bir araya geldi.</strong><br />
<br />
Toplantıda, Bektaşiliğin doğduğu yer ve küresel merkezi olan Hacıbektaş’ta, Hünkâr Hacı Bektaş Veli’nin manevi huzurunda buluşmanın önemi ve anlamı vurgulandı. Başkanlıkyetkilileri, Alevi-Bektaşi kültürünü ve inanç mirasını koruma, gelecek nesillere aktarma ve farklı bölgelerde tanıtma yönündeki çalışmalar hakkında bilgilendirme yaptı.</p>

<p>Programın sonunda ziyaretçi basın mensuplarının soruları yanıtlandı, karşılıklı görüş alışverişinde bulunuldu.</p>

<p>Başkanlık, Hacı Bektaş Veli’nin “Bilgiyle aydınlatılmayan yol karanlığa götürür” ilkesinden hareketle; bilgi, bilgelik, insan sevgisi ve kardeşlik temeline dayanan bu köklü mirası dünyanın dört bir yanındaki insanlarla paylaşmaya, tanıtmaya ve yaşatmaya devam edeceğini belirtti.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sun, 16 Aug 2026 01:45:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/08/alevi-bektasi-kultur-ve-cemevi-baskanligi-balkan-basin-heyetiyle-hacibektasta-bulustu-1786834184.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı Danışma Kurulu üyeleri açıklandı</title>
                <category>GÜNDEM</category>
                <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/alevi-bektasi-kultur-ve-cemevi-baskanligi-danisma-kurulu-uyeleri-aciklandi-3360</link>
                <guid>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/alevi-bektasi-kultur-ve-cemevi-baskanligi-danisma-kurulu-uyeleri-aciklandi-3360</guid>
                <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın imzasıyla yayımlanan atama kararları kapsamında, Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı Danışma Kurulu üyeliklerine yapılan atamalar resmiyet kazandı. ]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>2023 yılından beri beklenen Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı Danışma Kurulu üyeleri açıklandı.<br />
<br />
HABER MERKEZİ/ ANKARA - Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın imzasıyla yayımlanan atama kararları kapsamında, Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı Danışma Kurulu üyeliklerine yapılan atamalar resmiyet kazandı.&nbsp;<br />
<br />
15 Ağustos 2026 tarihli ve 2026/235 sayılı karar doğrultusunda 11 isim kurula seçildi.&nbsp;<br />
1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 292/A maddesi uyarınca belirlenen Danışma Kurulu, önümüzdeki dönemde Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı çalışma stratejileri ve faaliyetlerine yönelik danışmanlık görevi üstlenecek.&nbsp;<br />
<br />
Resmi Gazete'de de yayımlanan ekli listede Metin Tarhan, Selahattin Özgündüz, Serdar Gazi Karababa ve Timur Can Ulusoy, Davut Eskiocak, Eşref Doğan, Hacı Dursun Gümüşoğlu, Yahya Kalender, Alemdar Mustafa Yalçın, Hüseyin Uğurlu ve Muharrem Ercan yer alıyor. Buna göre, Danışma Kurulu'nda 2 Kureyşan Ocağı, 1 Hacı Bektaş, 1 Kalender Veli, 1 Hıdır Abdal ve 1 Sinemilli Ocağı evladı bulunuyor. Kurul'da ayrıca, 1 Caferi, 1 Nusayri ve bir de Sünni üye yer alıyor.<br />
Kurulun ilk toplantı takvimi ve çalışma gündeminin önümüzdeki günlerde Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı tarafından duyurulması bekleniyor.<br />
<img alt="" src="https://www.alevihaberler.com.tr/public/images/detay/ed09d0d9-cbce-4b0d-8265-8a6cd5702d59.jpg" style="height:800px; width:533px" /></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sun, 16 Aug 2026 00:50:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/08/alevi-bektasi-kultur-ve-cemevi-baskanligi-danisma-kurulu-uyeleri-aciklandi-1786831424.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>CHP Genel Başkan Yardımcısı Necdet Saraç yazdı: Hacı Bektaş Veli aydınlatmaya devam ediyor</title>
                <category>GÜNDEM</category>
                <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/chp-genel-baskan-yardimcisi-necdet-sarac-yazdi-haci-bektas-veli-aydinlatmaya-devam-ediyor-3359</link>
                <guid>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/chp-genel-baskan-yardimcisi-necdet-sarac-yazdi-haci-bektas-veli-aydinlatmaya-devam-ediyor-3359</guid>
                <description><![CDATA[CHP Genel Başkan Yardımcısı Necdet Saraç, Hacı Bektaş Veli ve Alevi-Bektaşi geleneğine ilişkin bir yazı kaleme aldı. Saraç, yazısında Hacı Bektaş Veli’nin felsefesinin günümüz Türkiye’si için önemine dikkat çekerek, “inancın dünyevileşebildiği” eşit yurttaşlık temelinde bir ülke çağrısı yaptı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p style="margin-right:-7px">CHP Genel Başkan Yardımcısı Necdet Saraç, Hacı Bektaş Veli ve Alevi-Bektaşi geleneğine ilişkin bir yazı kaleme aldı. Saraç, yazısında Hacı Bektaş Veli’nin felsefesinin günümüz Türkiye’si için önemine dikkat çekerek, <strong>“inancın dünyevileşebildiği”</strong> eşit yurttaşlık temelinde bir ülke çağrısı yaptı.<br />
<br />
Saraç, Hacı Bektaş Veli’nin Baba İshak, Baba İlyas, Yunus Emre, Lokman Perende, Taptuk Emre, Sarı Saltuk ve Barak Baba gibi hem düşün hem de eylem adamı çağdaşlarıyla birlikte anıldığını belirterek şunları kaydetti:<em><strong>“‘Yolumuz, ilim, irfan ve insanlık sevgisi üzerine kurulmuştur’ diyen Hacı Bektaş Veli, adları ne olursa olsun bütün Aleviler, Bektaşiler, Kızılbaşlar, Abdallar, Tahtacılar için serçeşmedir, bir Mürşit Kapısı’dır. Ana kaynaktır!”</strong></em><br />
<br />
<strong>CHP Genel Başkan Yardımcısı Necdet Saraç&nbsp;yazısında şunları kaydetti:&nbsp;</strong><br />
<br />
<span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,&quot;serif&quot;"><span style="color:black"><strong><span style="font-family:&quot;Arial&quot;,&quot;sans-serif&quot;">Hacı Bektaş Veli </span></strong><strong><span style="font-family:&quot;Arial&quot;,&quot;sans-serif&quot;">aydınlatmaya devam ediyor…</span></strong></span></span></span></p>

<p>Alevi Bektaşi geleneğinin en önemli merkezlerinden biri Horasan<strong> “güneşin yükseldiği yer“ </strong>olarak kabul edilir!<br />
Rivayet odur ki, Hacı Bektaş Veli de güneşin yükseldiği yerden, Horasan’dan bir güvercin donunda uçup gelmiştir Sulucakarhöyük’e, yani şimdiki ismiyle Hacıbektaş İlçesi’ne...<br />
Tarihler 13. yüzyılı işaret etmektedir...<br />
<br />
Bu yüzyıldan itibaren Yunus Emre dergahta, Taptuk Emre Eskişehir’de, Abdal Musa Antalya’da,&nbsp;&nbsp;Ahi Evren Ankara’da, Karacaahmet Üsküdar’da, Barak Baba Çanakkale’de, Hızır Samut Bozok’ta, Hacım Sultan Uşak’ta, Güvenç Abdal Gümüşhane’de Hacı Bektaş Veli yolunda <strong>“aydınlanmanın ışığını” </strong>yakarlar…</p>

<p><strong>13. YÜZYIL VE ASR-I SAADET</strong></p>

<p>Kimin kimin öğrencisi olduğu, kimin mürşit ve “halife” olduğu konusunda farklı tespitler olsa da, Hacı Bektaş Veli, “asr-ı saadet” diye de anılan 13. yüzyıldaki çağdaşları olan, Baba İshak, Baba İlyas, Yunus Emre, Lokman Perende, Taptuk Emre, Sarı Saltuk, Barak Baba gibi hem düşün hem de eylem adamıdır.</p>

<p><strong>‘Yolumuz, ilim, irfan ve insanlık sevgisi üzerine kurulmuştur’ </strong>diyen Hacı Bektaş Veli, adları ne olursa olsun bütün Aleviler, Bektaşiler, Kızılbaşlar, Abdallar, Tahtacılar için serçeşmedir, bir Mürşit Kapısı’dır.<br />
Ana kaynaktır!<br />
<br />
Oradan yayılan ışık, daha sonra Avrupa’da da görülen aydınlanma ışığı ile paralellik oluşturur. Hem bu paralellikte, hem de Aleviliğin aydınlanma gücünde, yorumların ötesinde, o dönemde Anadolu’da yaşayan bütün inançlara ve kültürlere <strong>‘aynı nazarda’</strong> bakmasının, hayatın doğal devinimini, değişimini görerek hayatı her gün yeniden yorumlayabilmesinin ciddi rolü vardır…<br />
<br />
Ve bu öğreti, asıl olarak biçimsel dinin, özel olarak Sünni İslamın katı kurallarına, durgunluğuna ve donukluğuna, hayatın içinden bir müdahale olarak ortaya çıkan, akıp giden, hayata dair olan ve günlük yaşamda vücut bulan bir inanç ve yaşam biçimi olmuştur.<br />
<br />
Alevilik bu anlamıyla, aynı zamanda bir yaşam biçimi de olunca, hiç kimseye Aleviliği yalnızca mistik bir havada sunma ya da<strong> ‘incinsen de incitme’ </strong>edebiyatı ile anlatma şansı da vermemiştir. Canlı ve dinamik öğreti bu yaklaşımları fiili olarak hep reddetmiştir. Nitekim yüzlerce yıla yayılan ağır baskılara, yok etme girişimlerine ve asimilasyon hamlelerine direnme gücü de buradan kaynaklanmaktadır…</p>

<p><strong>İNANCI DÜNYEVİLEŞTİRMEK</strong></p>

<p>Hacı Bektaş Veli’nin 1209’da doğduğu, 1270’de Hak’ka yürüdüğü söylense de, doğumu ve ölümü ile ilgili farklı tarihler de vardır. Hacı Bektaş’ı hayatından daha çok felsefesi onu Hacı Bektaş Veli yapar!<br />
Hacı Bektaş Veli’ye inanmadan kuru övgüler dizmek yerine, onun felsefesini hakim kılmak, devleti bütün inançlara eşit mesafede duracak, her inancın istediği gibi inandığı, istediği yerde ibadet ettiği, Ayasofya gibi, Hacı Bektaş gibi, Mevlana gibi ortak mekanların <strong>“insanlığın ortak kültürel mirası” </strong>olarak kabul edildiği, dinin devletin kurumsal yapısı dışına çıkarıldığı, çifte standart yerine eşit yurttaşlığın olduğu “inancın da dünyevileşebildiği” bir Türkiye’ye götürür.</p>

<p>Bu Türkiye,&nbsp;&nbsp;ezberlenmiş ve sahici olmayan sözler yerine, <strong>"Nefsine ağır geleni kimseye uygulama"</strong>,&nbsp;<strong>"Yetmişiki milleti bir gör"</strong>, <strong>“Her ne arar isen, kendinde ara / Kudüs'te, Mekke'de, Hac'da değil”</strong> ve <strong>"Bilimden gidilmeyen yolun sonu karanlıktır"</strong> diyen Hacı Bektaş Veli’ye gerçekten kulak veren bir Türkiye olur!</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sat, 15 Aug 2026 16:21:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/08/chp-genel-baskan-yardimcisi-necdet-sarac-yazdi-haci-bektas-veli-aydinlatmaya-devam-ediyor-1786801182.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Kültür Bakanlığı semah topluluklarına ne oldu?</title>
                <category>GÜNDEM</category>
                <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/kultur-bakanligi-semah-topluluklarina-ne-oldu-3358</link>
                <guid>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/kultur-bakanligi-semah-topluluklarina-ne-oldu-3358</guid>
                <description><![CDATA[Haber Hacıbektaş sitesi genel yayın yönetmeni Mustafa Sümen, Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın sahip olduğu iki ayrı semah topluluğunun durumunu resmi yazıyla sordukları halde cevap alamadıklarını duyurdu.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><a href="https://www.haberhacibektas.com/bakan-ersoy-bugun-hacibektasta-semahlari-sorduk-cevap-bekliyoruz"><strong>Haber Hacıbektaş </strong></a>sitesi genel yayın yönetmeni Mustafa Sümen, Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın sahip olduğu iki ayrı semah topluluğunun durumunu resmi yazıyla sordukları halde cevap alamadıklarını duyurdu.<br />
<br />
İşte o haber:</p>

<p><br />
<strong>Bakan Ersoy Bugün Hacıbektaş'ta: Semahları Sorduk Cevap Bekliyoruz!</strong></p>

<p>Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy ile Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanı Esma Ersin bugün Hacıbektaş’ta düzenlenecek Hacı Bektaş Veli anma etkinliklerine katılacak. Haber Hacıbektaş olarak 5 ve 6 Temmuz tarihlerinde CİMER üzerinden iki ayrı başvuruyla resmi semah topluluklarının kadro ve faaliyet durumlarını sorduk. 14 Ağustos itibarıyla başvurularımıza henüz yanıt ulaşmadı.</p>

<p>Hacıbektaş’ta yıllardır faaliyet gösteren Kültür ve Turizm Bakanlığı Hacıbektaş Semah Topluluğunun personel yetersizliği sorununu daha önce kamuoyunun gündemine taşımıştık.</p>

<p>1997 yılında yaklaşık 30 kişilik kadroyla kurulan topluluk, yıllar içerisinde yaşanan emeklilikler, tayinler ve kurum değişiklikleri nedeniyle bugün 2 kadın semahçı, 2 erkek semahçı ve 1 bağlamacı olmak üzere toplam 5 personelle faaliyet göstermeye çalışıyor.</p>

<p>Bir dönem yaklaşık 30 kişilik kadroya sahip olan topluluğun bugün 5 personelle faaliyet göstermesi, doğal olarak bazı soruları beraberinde getiriyor.</p>

<p>Geriye kalan kadroların bugünkü durumu nedir?</p>

<p>Kadrolar boş mu?</p>

<p>Başka birimlerde mi değerlendirildi?</p>

<p>Yeniden personel alımı yapılacak mı?</p>

<p>Bu soruların yanıtını öğrenmek amacıyla 5 Temmuz’da CİMER üzerinden Kültür ve Turizm Bakanlığına başvurduk.</p>

<p><br />
<strong>KAMUOYUNUN ÇOĞUNUN BİLMEDİĞİ İKİNCİ BİR TOPLULUK DA VAR</strong></p>

<p>Araştırmamız sırasında, kamuoyunun büyük bölümünün yeterince bilgi sahibi olmadığı başka bir resmi semah yapılanmasının da bulunduğuna ilişkin bilgilere ulaştık.</p>

<p>Devlet Semah Topluluğu.</p>

<p>Edinilen bilgilere göre dönemin Kültür Bakanı Fikri Sağlar döneminde oluşturulan Devlet Semah Topluluğu’nun yaklaşık 40 kişilik bir kadroya sahip olduğu belirtiliyor.</p>

<p>Ancak bu bilgilerin güncel ve resmi durumunu Bakanlığa özellikle sorduk.</p>

<p>Çünkü kamuoyunun bilmesi gereken önemli sorular var:</p>

<p>Devlet Semah Topluluğu bugün aktif olarak faaliyet gösteriyor mu?</p>

<p>Hangi etkinliklerde görev alıyor?</p>

<p>Son yıllarda kaç gösteri gerçekleştirdi?</p>

<p>Mevcut personel ve unvan dağılımı nedir?</p>

<p>Topluluğun faaliyetleri kamuoyuyla nasıl paylaşılıyor?</p>

<p>Bu soruların yanıtını henüz bilmiyoruz.</p>

<p>Bu nedenle Bakanlıktan resmi bilgi talep ettik.</p>

<p><br />
<strong>İKİ AYRI RESMİ YAPILANMA, BİRBİRİNDEN FARKLI İKİ TABLO</strong></p>

<p>Bugün ortaya çıkan tablo şu:</p>

<p>Bir tarafta Kültür ve Turizm Bakanlığı Hacıbektaş Semah Topluluğu bulunuyor.</p>

<p>1997 yılında yaklaşık 30 kişilik kadroyla kurulan toplulukta bugün yalnızca 5 personelin görev yaptığı belirtiliyor.</p>

<p>Diğer tarafta ise Devlet Semah Topluluğu bulunuyor.</p>

<p>Bu topluluğun yaklaşık 40 kişilik bir kadroya sahip olduğu yönündeki bilginin de resmi olarak açıklığa kavuşmasını bekliyoruz.</p>

<p>Dolayısıyla mesele yalnızca Hacıbektaş’taki 5 kişilik mevcut kadro değil.</p>

<p>Asıl soru, Bakanlık bünyesindeki semah yapılanmalarının bugün nasıl bir personel ve faaliyet yapısına sahip olduğu.</p>

<p><br />
<strong>2021’DE DE AYNI SORUN GÜNDEME GELMİŞTİ</strong></p>

<p>Hacıbektaş Semah Topluluğu’nun personel sorunu yeni değil.</p>

<p>2021 yılında dönemin Hacıbektaş Belediye Başkanı Arif Yoldaş Altıok, topluluğun personel eksikliğini dönemin Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy’a bizzat ilettiğini açıklamıştı.</p>

<p>Altıok ayrıca belediye tarafından Bakanlığa resmi yazıyla başvuru yapıldığını ve topluluğun yeniden güçlendirilmesi gerektiğini ifade etmişti.</p>

<p>Aradan geçen yıllarda ise topluluğun personel sayısının daha da azaldığı görülüyor.</p>

<p>Bugün Hacıbektaş’ta resmi semah topluluğunda yalnızca 5 personelin görev yaptığı belirtiliyor.</p>

<p><br />
<strong>6 TEMMUZ’DA ALEVİ-BEKTAŞİ KÜLTÜR VE CEMEVİ BAŞKANLIĞINA DA SORDUK</strong></p>

<p>Konunun yalnızca Bakanlığın personel yapısıyla sınırlı olmadığını düşünerek 6 Temmuz’da ikinci CİMER başvurumuzu Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığına yönelttik.</p>

<p>Başkanlığın başında bulunan Esma Ersin de başvurumuzun muhatapları arasında yer aldı.</p>

<p>Başvuruda;</p>

<p>Hacıbektaş Semah Topluluğu’nun mevcut personel durumundan Başkanlığın haberdar olup olmadığını,</p>

<p>Personel eksikliğinin giderilmesi konusunda Bakanlık nezdinde herhangi bir çalışma yürütülüp yürütülmediğini,</p>

<p>Devlet Semah Topluluğu ile ilgili bilgi veya koordinasyon bulunup bulunmadığını,</p>

<p>Semah geleneğinin korunması ve yaşatılması için hangi çalışmaların yapıldığını,</p>

<p>Hacıbektaş’ta yetişen genç semahçıların resmi topluluklarda değerlendirilmesine yönelik bir çalışma bulunup bulunmadığını</p>

<p>sorduk.</p>

<p>14 Ağustos itibarıyla bu başvurumuza da henüz yanıt ulaşmadı.</p>

<p>5 VE 6 TEMMUZ’DA SORDUK, BUGÜN 14 AĞUSTOS</p>

<p>Kültür ve Turizm Bakanlığına yaptığımız başvurunun üzerinden yaklaşık 40 gün geçti.</p>

<p>Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığına yaptığımız ikinci başvurunun üzerinden de yaklaşık 39 gün geçti.</p>

<p>Başvurularımızda herhangi bir kişinin özel bilgilerini değil, kamu kurumlarının faaliyetleri ve resmi semah topluluklarının mevcut durumuyla ilgili kamuoyunu ilgilendiren bilgileri talep ettik.</p>

<p>Bugün itibarıyla iki başvurumuza da yanıt ulaşmadı.</p>

<p><br />
<strong>BUGÜN İKİ İSİM DE HACIBEKTAŞ’TA</strong></p>

<p>Bugün Hacıbektaş’ta dikkat çeken bir diğer konu ise sorularımızın muhataplarının ilçede bulunacak olması.</p>

<p>Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy ile Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanı Esma Ersin, Hacı Bektaş Veli anma etkinlikleri kapsamında bugün Hacıbektaş’ta olacak.</p>

<p>Biz de 5 ve 6 Temmuz’da ilgili kurumlara yönelttiğimiz soruların yanıtını, yetkililerin Hacıbektaş’ta bulunduğu bugün bir kez daha kamuoyunun gündemine taşıyoruz.</p>

<p><br />
<strong>BAKAN ERSOY’A SORUYORUZ</strong></p>

<p>Sayın Bakan;</p>

<p>2021 yılında dönemin Hacıbektaş Belediye Başkanı Arif Yoldaş Altıok tarafından size iletildiği açıklanan Hacıbektaş Semah Topluluğu’nun personel sorununun bugünkü durumu nedir?</p>

<p>30 kişilik kuruluş kadrosundan bugün 5 personele kadar düşen topluluğun eksilen kadroları hakkında Bakanlığınızın planı nedir?</p>

<p>Hacıbektaş Semah Topluluğu yeniden güçlendirilecek mi?</p>

<p>Hacıbektaş’ta bu kültür içerisinde yetişen gençlerin resmi semah topluluğunda değerlendirilmesine yönelik bir çalışma yapılacak mı?</p>

<p>Ve kamuoyunun yeterince bilgi sahibi olmadığı yaklaşık 40 kişilik olduğu belirtilen Devlet Semah Topluluğu bugün hangi faaliyetleri yürütüyor?</p>

<p><br />
<strong>ESMA ERSİN’E DE SORUYORUZ</strong></p>

<p>Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanı Esma Ersin de bugün Hacıbektaş’ta olacak.</p>

<p>6 Temmuz’da Başkanlığın görev alanına ilişkin olarak yönelttiğimiz soruların yanıtlarını da bekliyoruz.</p>

<p>Başkanlığın Hacıbektaş Semah Topluluğu’nun personel sorunundan haberdar olup olmadığını, bu konuda Bakanlıkla herhangi bir çalışma yürütüp yürütmediğini ve semah geleneğinin geleceğine ilişkin planlarını kamuoyunun bilmesini istiyoruz.</p>

<p>Çünkü konu yalnızca bir personel eksikliği meselesi değil.</p>

<p>Konu, Alevi-Bektaşi kültürünün önemli unsurlarından biri olan semahın Hacıbektaş’taki kurumsal geleceği.</p>

<p><br />
<strong>SEMAHLAR UNESCO MİRASINDA</strong></p>

<p>Semah geleneği yalnızca Hacıbektaş’ın değil, Türkiye’nin kültürel mirasının önemli unsurlarından biri.</p>

<p>Semahlar, 2010 yılında UNESCO İnsanlığın Somut Olmayan Kültürel Mirası Temsilî Listesi’ne kaydedildi.</p>

<p>Bu nedenle konu yalnızca bir personel meselesi olarak değerlendirilemez.</p>

<p>Semah geleneğinin kurumsal olarak nasıl korunacağı, bu kültürü yaşatan toplulukların nasıl destekleneceği ve yetişmiş gençlerin bu yapılar içerisinde nasıl değerlendirileceği de kamuoyunun bilmek istediği konular arasında.</p>

<p><br />
<strong>MASALARDA BULUŞMAK YETMEZ</strong></p>

<p>Son günlerde Hacıbektaş’ta Alevi-Bektaşi kültürünün önemi, birlik, kardeşlik ve kültürel mirasın gelecek kuşaklara aktarılması gerektiği yönünde önemli mesajlar verildi.</p>

<p>Biz de bu mesajların sahadaki karşılığını görmek istiyoruz.</p>

<p>Çünkü semah yalnızca bir gösteri değil; yaşayan bir kültürel miras.</p>

<p>Hacıbektaş’ta ise bu kültürü bilen, semah dönen ve gönüllü olarak çalışmalarını sürdüren gençler bulunuyor.</p>

<p>O halde soru açık:</p>

<p>Masalarda buluşmak yetmez. Bu kültürü yaşatan insanlara da sahip çıkılacak mı?</p>

<p><br />
<strong>ŞİMDİ CEVAP BEKLİYORUZ</strong></p>

<p>Haber Hacıbektaş olarak 5 ve 6 Temmuz tarihlerinde yaptığımız iki ayrı CİMER başvurusuyla sorularımızı ilgili kurumlara ilettik.</p>

<p>Bugün 14 Ağustos.</p>

<p>Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığından hâlâ cevap bekliyoruz.</p>

<p>Sorularımız açık:</p>

<p>Hacıbektaş Semah Topluluğu neden 5 kişiye kadar düştü?</p>

<p>Kuruluşta bulunan kadroların bugünkü durumu nedir?</p>

<p>Yaklaşık 40 kişilik olduğu belirtilen Devlet Semah Topluluğu bugün ne yapıyor?</p>

<p>Bu topluluk hangi etkinliklerde görev alıyor?</p>

<p>Hacıbektaş’ta semah kültürünü yaşatmaya hazır gençler varken, resmi semah topluluğunun güçlendirilmesine yönelik bir çalışma yapılacak mı?</p>

<p>Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığının yapacağı açıklamalara, kamuoyunun doğru bilgilendirilmesi amacıyla aynı tarafsızlıkla yer vereceğiz.</p>

<p>Soruyoruz. Cevabını bekliyoruz.</p>

<p>Haber: Mustafa Sümen</p>

<p><a href="https://www.facebook.com/share/p/1HZ3SVQPeX/"><strong>Kaynak: Haber Hacıbektaş</strong></a></p>

<p><a href="https://www.facebook.com/share/p/1HZ3SVQPeX/"><strong>https://www.facebook.com/share/p/1HZ3SVQPeX/</strong></a><br />
<a href="https://www.haberhacibektas.com/bakan-ersoy-bugun-hacibektasta-semahlari-sorduk-cevap-bekliyoruz">https://www.haberhacibektas.com/bakan-ersoy-bugun-hacibektasta-semahlari-sorduk-cevap-bekliyoruz<br />
<br />
<img alt="" src="https://www.alevihaberler.com.tr/public/images/detay/e096cb7f-7bf5-4a75-a259-e37f122c1bec.jpg" style="height:635px; width:716px" /></a></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 14 Aug 2026 14:00:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/08/kultur-bakanligi-semah-topluluklarina-ne-oldu-1786706110.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Cihan Söylemez: Hacı Bektaş Veli Anma Etkinlikleri Politize Edilmek İsteniyor</title>
                <category>GÜNDEM</category>
                <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/cihan-soylemez-haci-bektas-veli-anma-etkinlikleri-politize-edilmek-isteniyor-3357</link>
                <guid>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/cihan-soylemez-haci-bektas-veli-anma-etkinlikleri-politize-edilmek-isteniyor-3357</guid>
                <description><![CDATA[Hukukçu-yazar Cihan Söylemez, Hacı Bektaş Veli anma etkinliklerinin bazı kesimlerce politize edilerek Kemal Kılıçdaroğlu karşıtlığına dönüştürülmeye çalışıldığı yönünde uyarıda bulundu.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Hukukçu-yazar Cihan Söylemez, Hacı Bektaş Veli anma etkinliklerinin bazı kesimlerce politize edilerek Kemal Kılıçdaroğlu karşıtlığına dönüştürülmeye çalışıldığı yönünde uyarıda bulundu.<br />
<br />
&nbsp;</p>

<p>Hukukçu-yazar Cihan Söylemez, Hacı Bektaş Veli anma etkinliklerinin bazı Alevi kurumları ve yeni bir parti tarafından politize edilerek Kemal Kılıçdaroğlu karşıtlığına dönüştürülmeye çalışıldığı yönünde uyarıda bulundu.</p>

<p>Cihan Söylemez, Alevi kamuoyunu Hacı Bektaş Veli anma törenleri öncesinde bu konuda duyarlı olmaya ve ortak bir tutum geliştirmeye çağırdı.</p>

<p>Söylemez yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı:</p>

<p><em><strong>“Merhaba Canlar,</strong></em><br />
<em><strong>Hacı Bektaşi Veli Hazretlerini Anna Yıl Dönüm Etkinliğinde Yeni Parti ve Bazı Alevi Kurumları&nbsp;</strong></em><br />
<em><strong>Etkinliği tıpkı Garip Dede Cemevinde olduğu gibi politize ve Kemal Bey karşıtlığına çevirmek için çaba sarf edecekleri yönünde bir durum var.&nbsp;</strong></em><br />
<br />
<em><strong>Munzur Doğa ve Kültür Festivaline biz Dersimliler içinde duyarlı olanların tepkisi ve çağrısı ile Özgür Özel ve şürekası bir miting için gelemedi ve bazı kötü niyetlililetin hevesleri kursaklarında kaldı.&nbsp;</strong></em><br />
<br />
<em><strong>Şimdi Munzur Festivalinde yapamadıkları mitingi ve şovu&nbsp;</strong></em><br />
<em><strong>Serçeşmelerimizden biri olan Hünkâr Hacı Bektaşı Veli adına tertip edilen törenlerde kullanmak istiyorlar.&nbsp;</strong></em><br />
<br />
<em><strong>Hacı Bektaşi Veli Anma Etkinlikleri Saraçhane grubu tarafından destekleniyor ve oradan başlamak üzere tüm Aleviler arasında Sayın Kılıçdaroğlu’na karşı aleyhte bir kampanya ve dışlama faaliyeti bir kaç yıldır dikkat çeker şekilde gözümüzün önünde son üç senedir tekrar ediyor.</strong></em><br />
<br />
<em><strong>Bu bakımdan sayfada bulunan Canların bu hususa törenler öncesi bilhassa eğilmesi ve Hacı Bektaşı Veli Anma törenleri öncesi hem Alevi Kurumları düzeyinde hem de genel olarak &nbsp;bir kamuoyu yaratması gerektiğini (Alevi müzisyenlerin, aydınların, sanatçıların, STK temsilcilerinin bir arada olduğu bir toplu imza ve basın metni gibi &nbsp;çalışmalar olabilir…) düşünüyorum.</strong></em></p>

<p><em><strong>Hürmetler.”</strong></em></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 13 Aug 2026 14:23:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/08/cihan-soylemez-haci-bektas-veli-anma-etkinlikleri-politize-edilmek-isteniyor-1786620491.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Özgür Özel şimdi de Hacıbektaş’ı bölecek!</title>
                <category>GÜNDEM</category>
                <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/ozgur-ozel-simdi-de-hacibektasi-bolecek-3356</link>
                <guid>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/ozgur-ozel-simdi-de-hacibektasi-bolecek-3356</guid>
                <description><![CDATA[Gittiği her yerde Alevi Bektaşileri bölen, birbirine düşüren YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel’in Hacı Bektaş Veli Anma Etkinliklerine katılacağı öğrenildi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="color:#000000">Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel, 16 Ağustos Pazar günü Nevşehir’in Hacıbektaş ilçesini ziyaret edecek. Hacı Bektaş Veli Anma Etkinlikleri Alevi Bektaşilerin en önemli inanç etkinliği olarak kabul ediliyor.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Daha önce İmam Hüseyin ve yarenlerinin katledildiği Muharrem ayında Garip Dede Cemevi’nde, Çorum’da Alevilerin etkinliğinde, Sivas Katliamı anma yürüyüşünde, Tunceli’de ayrımcı konuşmaları ile Alevi-Bektaşiler arasında tepkilere yol açan YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel’in Hacı Bektaş Veli Anma Etkinliklerine katılacağı öğrenildi.</span></p>

<p><span style="color:#000000"><strong>BELEDİYE ETKİNLİKLERİ 4 GÜNE ÇIKARDI!</strong></span></p>

<p><span style="color:#000000">Geleneksel olarak 16, 17 ve 18 Ağustos günlerinde düzenlenen Hacı Bektaş Veli Anma Etkinlikleri bu yıl belediye tarafından 15 Ağustos’un da eklenmesiyle 4 güne çıkarıldı. Ancak, ilginç bir şekilde, Hacıbektaş Belediyesi programında 15 Ağustos günü sadece saat 18’de bir konser düzenleneceği görülüyor.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Alevi Bektaşi sivil toplum örgütlerinin önemli bir kısmının etkinliklerin dışında tutulduğu programı Hacıbektaş Belediyesi İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne bırakmış durumda.</span></p>

<p><span style="color:#000000"><strong>ÖZEL 16 AĞUSTOS’DA SİYASİ MİTİNG YAPACAK</strong></span></p>

<p><span style="color:#000000">16 Ağustos Pazar günü saat 19’da ilan edilen “<strong><em>Protokol açılışı</em></strong>” öncesinde ise, YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel’e propaganda yapması için zaman ayrılmış. </span></p>

<p><span style="color:#000000">Türkiye ve dünyanın dört bir yanından Alevi Bektaşilerin Hacıbektaş ilçesine geldiği ve en önemli inanç önderinin anısını yâd ettikleri bir günde, bir siyasi partinin etkinlik düzenlemesi tepki ile karşılandı.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Özgür Özel’in daha önce de katıldığı Alevilerin inanç etkinliklerinde yaşananları hatırlatan vatandaşlar, aynı tiyatronun bu kez Hacıbektaş’ta sahneye konulacağı endişelerini dile getirdiler.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Muharrem ayında, Sivas’ta, Çorum’da, Tunceli’de Alevi Bektaşilerin birbirine düşmesine neden olan Özel’in Hacıbektaş’ta da kışkırtma yapmaktan geri durmayacağına dikkati çeken çok sayıda Alevi, inanç mekanlarının siyasi partilerin gösteri alanı olmadığını, Özgür Özel’in de buna saygı duyması gerektiğini vurguladılar.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Anma etkinliklerinde tek bir vatandaşın dahi burnu kanarsa, bundan YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel’in sorumlu olacağını belirten vatandaşlar, Alevi Bektaşilerin inanç mekanlarının siyasatçiler tarafından istismar edilmesine tepki gösterdiler.</span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 13 Aug 2026 07:29:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/08/ozgur-ozel-simdi-de-hacibektasi-bolecek-1786596856.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Bülent Kara yazdı: Aleviliğin güncel paradigmalarının anatomik savruluşu ve CHP</title>
                <category>GÜNDEM</category>
                <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/bulent-kara-yazdi-aleviligin-guncel-paradigmalarinin-anatomik-savrulusu-ve-chp-3355</link>
                <guid>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/bulent-kara-yazdi-aleviligin-guncel-paradigmalarinin-anatomik-savrulusu-ve-chp-3355</guid>
                <description><![CDATA[Prof. Dr. Bülent Kara, alevihaberler.com.tr haber sitesi için kaleme aldığı yazısında, küresel emperyalist güçlerin Ortadoğu'da kışkırttığı Şii-Sünni kutuplaşmasına karşı direnmesi gereken Alevi kurumlarının, liyakatsizlik ve belediyelerle kurulan rant ilişkileri nedeniyle öz bağımsızlığını yitirip siyasete bağımlı hale geldiğini savunuyor. Yazıda, bu yozlaşma sonucu Alevi toplumunun tarihsel anti-emperyalist özünden kopup siyasi manipülasyonlara açık hale geldiği belirtilerek, kurtuluşun Horasan erenlerinin evrensel irfanına dayanan bağımsız bir paradigmaya dönmekle mümkün olacağı vurgulanmaktadır.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="color:#000000"><strong>ALEVİLİĞİN GÜNCEL PARADİGMALARININ ANATOMİK SAVRULUŞU VE CHP</strong></span></p>

<p><span style="color:#000000"><strong>Prof. Dr. Bülent KARA</strong></span></p>

<p><span style="color:#000000"><strong>1. Giriş</strong> </span></p>

<p><span style="color:#000000">Toplumsal inanç gruplarının ve kadim kültürlerin sosyo-politik serüvenleri kendi içsel dinamikleriyle ya da yerel siyasetin dar kalıplarıyla anlaşılamaz aksine içine doğdukları bölgesel çatışmaların ve küresel hegemonya mücadelelerinin dolaysız birer yansıması olarak görülürler. Günümüz dünyasında uluslararası ilişkiler sistemi ve jeopolitik güç dengeleri, köklü bir kriz ve yeniden yapılanma sürecinden geçmektedir. Amerika Birleşik Devletleri, İngiltere ve İsrail ekseninde şekillenen küresel emperyalist blok ile Siyonist aklın, Ukrayna krizinde çok kutuplu dünyanın jeopolitik duvarına çarpması, Afrika kıtasında ise halkların yükselen anti-sömürgeci başkaldırısıyla askeri üslerinden sökülüp atılması, bu krizin en somut göstergelerindendir. Ortadoğu’da ise İran ve bölgesel direniş hattı karşısında net ve sürdürülebilir bir askeri başarı elde edilememesi, küresel ölçekte bir stratejik tıkanmışlık yaratabilmektedir. Mevcut hegemonya krizini gizlemek ve askeri yenilgileri maskelemek isteyen bu emperyalist merkezler, yegâne çıkış yolu olarak insanlık tarihinin en yıkıcı fay hattını, yani inanç ve mezhep eksenli çatışmaları yeniden alevlendirmeyi seçmişlerdir. Bu bağlamda, 7-8 Temmuz tarihlerinde NATO Zirvesi’nin Ankara’da toplanması yapısal bir tesadüf olmanın yanı sıra Doğu Akdeniz’den Mezopotamya’ya uzanan hattı ateşe verecek yeni kaos senaryosunun stratejik üssünün ilan edilmesi anlamını taşıyabileceği düşünülmektedir.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Genel bir bakış açısıyla bakıldığında askeri müdahalelerle boyun eğdirilemeyen bu kadim coğrafyayı içeriden çökertmek amacıyla kurulan bu "kirli laboratuvar", topyekûn bir Şii-Sünni savaşı çıkarmayı hedefleyebilmektedir. Bu stratejik mühendislikte, Türkiye ve Suriye yapay bir "Sünni-Emevi Bloku" teolojisiyle sahanın ana aktörleri olarak konumlandırılırken planın finansörlük ve lojistik yükü Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri ve Katar gibi Körfez sermayesine ihale edilmiştir. Bu yapay eksenin karşısına ise İran, Irak, Yemen ve Lübnan’dan oluşan bir hat yerleştirilerek Ortadoğu'dan Kafkaslar'a, Balkanlar'dan Afrika'ya uzanan devasa bir coğrafyada yeni dönemin total mezhep savaşı ilmek ilmek işlenmektedir. Toplumun ve entelektüel çevrelerin gözden kaçırdığı en büyük tehlikelerden biri ise bu emperyalist laboratuvarların nüfuz kabiliyetleri olarak görülmektedir. İdeolojik rengi fark etmeksizin ister dini cemaatler ister siyasal İslamcı hareketler ister milliyetçi yapılar, isterse seküler ve sol topluluklar olsun her yapı, kitlelerin zihnine enjekte edilen bu sinsi kutuplaşmanın manipülasyonuna açık birer piyon haline getirilmektedir. Siyasal İslam’ın mezhepçi körlüğü, solun tarihsel miyopluğu ve Kürt siyasal hareketinin pragmatik denge arayışları, bölgeyi saran bu total kuşatmayı doğru okumaktan uzaktır. </span></p>

<p><span style="color:#000000">Genel olarak bu yazı böylesi bir varoluşsal kaosun ortasında kalan Alevi toplumunun sosyolojik savruluşunu ve kurumsal krizlerini analiz etmeyi amaçlamaktadır. Küresel ölçekte sipariş edilen Şii-Sünni kutuplaşmasını ideolojik olarak mahkûm etmesi gereken Alevi kurumları, bugün yerel siyasetin ve belediyelerin patronaj ağlarına hapsolmuş durumdadır. Aleviliğin kendi tarihsel genetiğine Ahmet Yesevi’nin hikmetine, Hacı Bektaş Veli’nin sevgisine, Şeyh Safiyüddin Erdebili’nin ahlakına, Ahi Evran’ın adaletine ve tüm Horasan erenlerinin evrensel irfanına dönerek, devletin ve egemenliğin kendisine biçtiği pasif role karşı nasıl sarsılmaz bir "teolojik anti-tez" ve yeni bir paradigma geliştirebileceğini tartışmaya açmaya çalışmaktır.</span></p>

<p><span style="color:#000000"><strong>2. Küresel Hegemonya Krizi ve Ortadoğu’da Yeni Fay Hatları</strong> </span></p>

<p><span style="color:#000000">Amerika Birleşik Devletleri ve İngiltere öncülüğündeki emperyalist blok ile Siyonist aklın, Ukrayna'da çok kutuplu dünyanın jeopolitik duvarına çarpması ve Afrika'daki anti-sömürgeci dalgayla mevzi kaybetmesi, Ortadoğu'da yeni bir kaos stratejisini zorunlu kılmıştır. İran ve bölgesel direniş hattı karşısında askeri bir egemenlik kuramayan bu merkezler çıkış yolunu İslam coğrafyasında topyekûn bir Şii-Sünni savaşı kışkırtmakta bulmuştur. NATO'nun Ankara zirvelerinde billurlaşan bu süreç, Doğu Akdeniz'den Mezopotamya'ya doğru uzanan bölgeyi ateşe vermeyi hedeflemek istediği düşünülmektedir.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Bu bağlamda, Türkiye ve Suriye merkezli yapay bir "Sünni-Emevi Bloku" inşa edilmeye çalışılırken, Körfez sermayesi bu yıkıcı mühendisliğin mali destekçi konumuna getirilmiştir. Bu küresel laboratuvar, ideolojik rengi ne olursa olsun (seküler, milliyetçi veya siyasal İslamcı) bölgesel aktörleri kendi stratejisinin birer piyonu haline getirmeyi amaçlamaktadır. Bu total kuşatmaya ve varoluşsal kaosa karşı Alevi toplumunun üstlenmesi gereken tarihsel rol ise bu yapay Şii-Sünni kutuplaşmasını reddederek Ahmet Yesevi'nin, Hacı Bektaş Veli'nin, Ahi Evran'ın ve Horasan erenlerinin evrensel mantığına dayanan, aşağıdan yukarıya örgütlenmiş anti-emperyalist bir halk barikatı inşa etmektir.</span></p>

<p><span style="color:#000000"><strong>3. Kurumsal Yozlaşma</strong> </span></p>

<p><span style="color:#000000">Küresel düzlemdeki bu ağır tabloya karşın, Türkiye'deki Alevi toplumunu temsil etme iddiasındaki kurumların mevcut durumu derin bir sosyolojik çürümeye işaret etmektedir. Kurumların liyakatten uzak ve ranta dayalı bir yapıya bürünmesi, genel olarak temel sorunların başında gelmektedir. Genel anlamda kurum yöneticilerinin %95'ini aşan kesiminin akademik formasyondan yoksun olması bir yana, asıl kriz bu aktörlerin sorunlara genellikle "tüccar mantığı" ile yaklaşmasıdır.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Bugün Alevi kurumları, Sivas, Maraş veya Çorum katliamlarının anma etkinliklerini bile siyasi partilerin ve belediyelerin maddi desteği olmadan organize edemeyecek denli kötürümleşmiştir. İnanç merkezlerinin ziyaret masraflarından aşure kazanlarının kaynatılmasına kadar her alan, belediye başkanlarının inisiyatifine terk edilmiştir. Son dönemde CHP içinde yaşanması muhtemel "temizlik" süreçleri karşısında bazı Alevi kurumlarının orantısız panik yaşamasının ardında yatan gerçek de inançsal hassasiyetler olmaktan ziyade bu kirli ihale ve istihdam ağlarının kesilme korkusu olarak görülebilmektedir.</span></p>

<p><span style="color:#000000"><strong>4. Siyasal Temsilde Çifte Standart</strong></span></p>

<p><span style="color:#000000">Yerel siyasette Alevi kimliğinin araçsallaştırılması, en net biçimde Kemal Kılıçdaroğlu döneminde ve sonrasında yaşanan tartışmalarda kristalize olduğu görülebilmektedir. Kılıçdaroğlu'na yöneltilen siyasi eleştirilerin ve yürütülen linç kampanyasının (örneğin Çubuk'taki linç girişimi ile Sivas Katliamı zihniyeti arasındaki süreklilik) özünde, siyasi başarısızlık argümanlarının arkasına saklanmış sistematik bir "Alevi nefreti" yattığı gözlemlenebilmektedir. Geçmişte partiyi baraj altında bırakan Deniz Baykal ve Önder Sav gibi isimlerin Sünni kimlikleri siyasi bir eleştiri veya handikap konusu yapılmazken Kılıçdaroğlu'nun "seçilemezlik" kisvesi altında genel anlamda kimliğiyle hedefe konması profesyonel bir psikolojik harptir.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Burada asıl sosyolojik boyut, farklı toplumsal kesimlerin kimlik saldırılarına verdiği refleks farklılıklarıdır. Sermayenin önemli bir figürü olan Rahmi Koç'un Kürt toplumunu hedef alan ifadeleri karşısında Kürt siyaseti ve halkı topyekûn bir boykot ve sarsılmaz bir korku eşiği yaratabilmiştir. Oysa Alevi toplumu, kendi kimliğine yönelik örtük veya açık saldırılarda entelektüel tuzaklara düşmekte, içeriden bölünmekte ve kendi kalelerini kendi elleriyle yıkmaktadır.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Bu kimliksel karmaşa ve özgüven kaybı, Alevi tabanının siyasi yönelimlerinde de trajikomik bir "Stockholm Sendromu" yaratmıştır. "Partiyi Alevilerden kurtardık" mealinde açıklamalar yapan Ekrem İmamoğlu'na veya cuma günlerini siyasete alet eden Özgür Özel'e karşı Alevi kitlesinin radikal bir itiraz geliştirmek yerine onlara adeta "denize düşen yılana sarılır" misali sarılması, Alevi kurumsal aklının ve siyasi bilincinin ne derece felç olduğunu gösterebilmektedir. Bunların yanı sıra CHP Kayseri İl Başkanı Ümit Özer’in "Aleviler PKK'lı bu partinin düşmanı. Alevileri tanıdıkça MHP'lileri baş tacı ediyorum" şeklinde ifadeler kullandığına dair iddiaların bulunması, 5 Haziran 2026 tarihinde Trabzon’da “Biz yakarsak söndüremezler” pankartının açılması ve son olarak Özgür Özel’in Kemal Kılıçdaroğlu’nun basın danışmanı olan Atakan Sönmez’e “iğrenç bıyıklı” demesi ve tüm bu olanlara Alevilerin siyasal olarak bir tepki ortaya koymaması, tarihsel duyarlılık geliştirmemeleri bunlara bağlı olarak Aleviliğin geleceği hakkında endişe duyulabilmektedir. </span></p>

<p><span style="color:#000000"><strong>5. Kültürel Alanın İstilası</strong></span></p>

<p><span style="color:#000000">Siyasal çürüme, kültürel üretim alanına da sıçramıştır. Dün siyasi güç odaklarındayken Kılıçdaroğlu'na övgüler düzen ancak rüzgâr tersine döndüğünde eserlerini yasaklayarak sahte bir "onurlu duruş" sergileyen popüler türkücülerin durumu bunun en somut örneğidir. Geçmişte CHP'li belediyelerden alınan yüksek bütçeli konser bedelleri ve kazanılan vekillik maaşları iade edilmezken kurulan şirketler aracılığıyla devasa bir kültürel tekelleşme yaratılmıştır.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Bu menfaat şebekeleri, kendi biat halkasına girmeyen gerçek sanatçıları piyasadan dışlamakta ve ambargolarla boğmaktadır. Mahzuni Şerif'in "Adam olamadın gitti zevzek", Ahmet Kaya'nın "Rüzgâra tapar, dönekliğin tavan yapmış", Neşet Ertaş'ın "Gönül parayla alınmaz, rüzgarla dönülmez" şeklindeki tarihsel manifestoları, bugünün rantçı ve pervaneye dönüşmüş sözde sanatçılarına verilmiş en net tarihsel yanıtlardır.</span></p>

<p><span style="color:#000000"><strong>6. Sonuç</strong></span></p>

<p><span style="color:#000000">İlgili yazı, Türkiye'deki inanç gruplarının mevcut durumunun basit bir temsil veya özgürlük sorunundan ziyade küresel emperyalizm, yerel hegemonya ve asimilasyon sarmalında derinleşen ontolojik bir varoluş krizi olduğunu gözler önüne sermektedir. Ortadoğu'yu hedef alan mezhepsel kaos planlarına karşı tarihsel bir direnç merkezi olması gereken kurumsal yapılar maalesef siyasi ikbal peşinde koşan liyakatsiz kadroların tüccar zihniyetine esir düşmüştür. İnanç ritüellerinin ve kültürel faaliyetlerin devamlılığı bile yerel yönetimlerin bütçelerine bağlanmış bu ekonomik mecburiyet, kurumsal bağımsızlığı yok ederek topluluğu siyasi partilerin arka bahçesine dönüştürmüştür.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Söz konusu bağımlılık, siyaset sahnesindeki ikiyüzlülüğü de perçinlemektedir. Yakın geçmişte, partiyi başarısızlığa sürükleyen aktörlerin inanç kimlikleri asla sorgulanmazken Kemal Kılıçdaroğlu şahsında yürütülen "seçilemezlik" propagandası, aslında profesyonel bir psikolojik harp ve örtük bir ötekileştirme operasyonudur. Kürt toplumunun, kimliğine yönelik en ufak bir tehditte sergilediği sarsılmaz dayanışma ile kıyaslandığında bu kesimin kendi sözde aydınları eliyle içeriden parçalanması sosyolojik bir trajedidir. </span></p>

<p><span style="color:#000000">Mevcut karamsar tablodan çıkışın yegâne yolu egemen aklın ve yozlaşmış siyasetin dayattığı edilgen rolleri reddederek, kökleri kadim coğrafyaya uzanan sarsılmaz bir "anti-tez" geliştirmektir. İhtiyaç duyulan bu yeni teolojik paradigma, Tengricilikten ve Horasan erenlerinin evrensel irfanından beslenen senkretik heterodoks geleneğin ta kendisidir.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Dışarıdan bakıldığında atomize ve kırılgan sanılan ancak özünde muazzam bir dayanıklılık ile "düzensizliğin düzenini" barındıran bu seküler toplumsal yapı, tarihsel bir esnekliğe sahiptir. Tabanın ve aydınların bu potansiyeli idrak ederek, rantçı kurumsal yapıları tasfiye etmesi ve liyakati hâkim kılması elzemdir. Hiçbir inanç, yerel siyasetin ihale mezesi yapılamaz. Gerçek kurtuluş kılıç ve tahakküm kültürüne karşı vicdanı, emeği ve bir arada yaşamı merkeze alan kadim değerler üzerinde yeniden bağımsızca ayağa kalkmakla mümkündür.</span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 10 Aug 2026 19:52:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/08/bulent-kara-yazdi-aleviligin-guncel-paradigmalarinin-savrulusu-ve-chp-1786381612.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Dede dua verirken Özgür Özel&#039;den saygısızlık tepki çekti!</title>
                <category>GÜNDEM</category>
                <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/dede-dua-verirken-ozgur-ozelden-saygisizlik-tepki-cekti-3354</link>
                <guid>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/dede-dua-verirken-ozgur-ozelden-saygisizlik-tepki-cekti-3354</guid>
                <description><![CDATA[Geçtiğimiz günlerde Ankara'nın Mamak ilçesinde cemevi temel atma töreninde, Dede dua verirlen YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel'in ellerini arkasında bağlaması tepki çekti.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="color:#000000">Mamak Belediyesi, YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel'in katılımıyla Kültür Merkezi ve Cemevi'nin temelini attı.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Temel atma töreninde bol bol siyasi istismar yapan Özel'in temel atma töreni öncesinde Alevi Dedesinin dua verdiği esnada ellerini arkasında bağlaması tepki çekti.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Hoca dua verirken ellerini açan Özgür Özel'in Dede dua verirken ellerini arkasında bağlaması eleştirilere yol açtı. 25 Milyon Aleviyiz sayfasında konuya değinen bir yazıda şu ifadelere yer verildi:</span></p>

<p><span style="color:#000000">Türkiye’de bir imam dua etmeye başladığında, o duanın içeriğini tam olarak bilmeyen insanlar bile çoğu zaman ellerini açar, avuçlarını yukarı çevirir ve “Âmin” diyerek duaya eşlik eder. Çünkü orada yapılan şey yalnızca bir dua değildir; aynı zamanda o inanca ve ritüele gösterilen saygının beden dilidir.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Alevi-Bektaşi geleneğinde de dede gülbank verdiğinde benzer bir durum söz konusudur. Gülbank, Alevi erkânının önemli bir parçasıdır. Orada bulunan kişinin, eğer ritüele katılıyorsa, o erkâna uygun biçimde durması; bazı yöre ve ocaklarda olduğu gibi elini kalp hizasına götürerek niyaz etmesi veya en azından ellerini önde, saygılı bir şekilde tutması beklenir. Elbette herkesin aynı hareketi yapmak zorunda olduğunu söylemiyorum. İnsan katılmayabilir. Ama katılmıyorsa bile bunu saygılı bir beden diliyle gösterebilir.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Şimdi Ankara’da Mamak cemevinin açılış programında çekilen görüntüye bakalım.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Dede gülbank verirken çevrede bulunan insanların bir kısmı elini kalp hizasına götürmüş, bir kısmı ellerini önde tutarak erkâna uygun biçimde durmuş. Fakat Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel’in iki elini arkasında birleştirerek durduğu görülüyor.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Buradaki mesele Özgür Özel’in Alevi olup olmaması değildir. Mesele, bir cemevinde, Alevi inancına ait bir ritüel icra edilirken o ritüele ve orada bulunan insanlara karşı sergilenen beden dilidir.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Bir camide imam dua ederken herkes ellerini açıyorsa, siz de o ritüele katılmıyorsanız en azından saygılı biçimde durursunuz. Aynı hassasiyetin bir cemevinde dede gülbank verirken de gösterilmesi gerekmez mi?</span></p>

<p><span style="color:#000000">Üstelik konu sıradan bir ziyaret değil; Alevi yurttaşların ibadet ve erkân mekânı olan bir cemevinde gerçekleşen bir programdan söz ediyoruz.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Siyasetçilerin farklı inançlara ve ritüellere karşı göstermesi gereken şey, sadece kürsüden söylenen güzel sözler değildir. Bazen asıl samimiyet, o inancın ritüeli karşısında nasıl durduğunuzda ortaya çıkar.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Kimse Özgür Özel’den Alevi olmasını ya da inanmadığı bir duaya inanıyormuş gibi davranmasını istemiyor.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Ama inanmak başka, saygı göstermek başka.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Katılmak istemiyorsanız katılmazsınız. Fakat bir ritüel icra edilirken iki elinizi arkanızda bağlayarak durmak, özellikle etrafınızdaki herkes o ritüele uygun bir biçimde dururken, hiç değilse görüntü itibarıyla son derece uygunsuz ve saygısız bir beden dili olarak değerlendirilebilir.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Asıl soru da burada:</span></p>

<p><span style="color:#000000">Özgür Özel bir imam dua ederken gösterilmesi gereken saygıyı biliyor da, bir Alevi dedesi gülbank verirken gösterilmesi gereken saygıyı bilmiyor mu?</span></p>

<p><span style="color:#000000">Yoksa mesele Alevi ritüellerine gelince mi bu hassasiyet ortadan kalkıyor?</span></p>

<p><span style="color:#000000">Özel'in etrafına kümelenmiş Alevi toplumunun yüz karaları Özgür Özel’e yapılması gerekeni anlatsınlar.</span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 10 Aug 2026 15:55:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/08/dede-dua-verirken-ozgur-ozelden-saygisizlik-tepki-cekti-1786367015.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Avşa Adası’nda Cemevi heyecanı: Temele ilk harç kondu</title>
                <category>GÜNDEM</category>
                <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/avsa-adasinda-cemevi-heyecani-temele-ilk-harc-kondu-3353</link>
                <guid>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/avsa-adasinda-cemevi-heyecani-temele-ilk-harc-kondu-3353</guid>
                <description><![CDATA[Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın, Marmara Adalar ilçesine bağlı Avşa Adası'nda inşa edilecek cemevinin temel atma törenine katıldı. Törende yaptığı konuşmada, "Bizim kültürümüzde ayrılık değil; birlik var, dayanışma var, kardeşlik var." ifadelerini kullandı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="color:#000000">Balıkesir’in Marmara Adalar ilçesine bağlı turizm cenneti Avşa Adası’nda, toplumsal birlik ve kardeşliği pekiştirecek Avşa Cemevi’nin temel atma töreni büyük bir katılımla gerçekleştirildi.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Düzenlenen temel atma törenine Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı <strong>Ahmet Akın</strong>, Marmara Adalar Belediye Başkanı <strong>Aydın Dinçer</strong>, Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Avşa Şube Başkanı <strong>Süleyman Dursun</strong> ve çok sayıda vatandaş katıldı.</span></p>

<p><span style="color:#000000"><strong>"Birliğimizin ve Ebedi Kardeşliğimizin Temeli Güçleniyor"</strong></span></p>

<p><span style="color:#000000">Törende konuşan Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın, Avşa Cemevi’nin yalnızca fiziki bir yapı olmadığını, aynı zamanda dayanışma ve kültürel buluşma noktası olacağını vurguladı. Başkan Akın konuşmasında şu ifadeleri kullandı:</span></p>

<p><span style="color:#000000"><em>"<strong>Avşa Cemevimizin temelini atarken aynı zamanda birliğimizin, dirliğimizin ve ebedi kardeşliğimizin temelini daha da güçlendiriyoruz. Avşa’mızda yaşayan tüm canlarımızın bir araya geleceği, acılarını ve sevinçlerini paylaşacağı cemevimizin hayata geçmesinden büyük bir mutluluk duyuyorum. Bizim kültürümüzde ayrılık değil; birlik var, dayanışma var, kardeşlik var.</strong>"</em></span></p>

<p><span style="color:#000000"><strong>Atatürk Vurgusu ve Kısa Sürede Tamamlanma Sözü</strong></span></p>

<p><span style="color:#000000">İlham ve kararlılıklarını Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ten aldıklarını belirten Akın, Balıkesir Büyükşehir Belediyesi olarak kent genelinde ihtiyaç duyulan her hizmet için imkânları seferber ettiklerini dile getirdi. </span></p>

<p><span style="color:#000000">Projenin kısa sürede tamamlanarak hizmete açılacağını müjdeleyen Akın, projede emeği geçen tüm kurum ve kişilere teşekkür ederek cemevinin Avşa halkına hayırlı olmasını diledi.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Avşa Cemevi’nin tamamlanmasıyla birlikte ada genelindeki vatandaşların ibadet, kültür ve sosyal paylaşım ihtiyaçlarına yanıt verecek modern bir merkez kazandırılmış olacak.</span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 10 Aug 2026 15:16:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/08/avsa-adasinda-cemevi-heyecani-temele-ilk-harc-kondu-1786364818.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Elazığlı Ozan Aygün Çam’a bakanlıktan önemli ünvan</title>
                <category>GÜNDEM</category>
                <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/elazigli-ozan-aygun-cama-bakanliktan-onemli-unvan-3348</link>
                <guid>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/elazigli-ozan-aygun-cama-bakanliktan-onemli-unvan-3348</guid>
                <description><![CDATA[Kültür ve Turizm Bakanlığı Yaşayan Miras ve Kültürel Etkinlikler Genel Müdürlüğü tarafından Elazığlı ozan Aygün Çam, “Somut Olmayan Kültürel Miras Taşıyıcısı – Âşık / Halk Ozanı” ünvanına layık görüldü.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Aygün Çam, “Somut Olmayan Kültürel Miras Taşıyıcısı – Âşık / Halk Ozanı” unvanına layık görüldü</strong></p>

<p>Kültür ve Turizm Bakanlığı Yaşayan Miras ve Kültürel Etkinlikler Genel Müdürlüğü tarafından Elazığlı ozan Aygün Çam, <strong>“Somut Olmayan Kültürel Miras Taşıyıcısı – Âşık / Halk Ozanı” </strong>ünvanına layık görüldü.</p>

<p>37 yaşındaki Aygün Çam, aldığı unvanı<strong> “hayatının en anlamlı ve en kıymetli onurlarından biri” </strong>olarak nitelendirdi. Çam, binlerce yıllık ozanlık geleneğinin yalnızca bir hizmetkârı olduğunu vurgulayarak, <strong>“Ben ozanım, ben halk aşığıyım demeye dahi hicap duyarım. Çünkü ozanlık; bir unvandan önce edep, irfan, gönül ve hizmet yoludur” </strong>ifadelerini kullandı.</p>

<p>Yukarı Fırat Bölgesi, Elazığ ve kadim Harput’un ozanlık ve âşıklık geleneğinin yaşatılması adına bu ünvana layık görülmenin kendisi için büyük bir onur olduğunu belirten Çam, çocuk yaşta, 6 yaşındayken kendisini bağlama ile tanıştıran rahmetli babası Aydın Çam’ı rahmet ve minnetle andı.</p>

<p>Aygün Çam, teşekkürlerini de şöyle dile getirdi:</p>

<p><strong>“Yıllardır kapısını aşındırdığım, bu yolun irfanını, edebini ve sürekliliğini öğrenmeye gayret ettiğim Nimri Dede’nin kızı Suna Dehmen Bibime; Baskil Şeyh Hasan Köyü’nde yaşayan, Ulu Ozan Teslim Abdal soyundan gelen ve bana çok şey öğreten rahmetli Kul Mustafa (Mustafa Tosun) Dedeme; isimlerini tek tek zikredemediğim bütün kıymetli hocalarıma ve her daim yanımda olan aziz Elazığlı hemşehrilerime gönülden şükranlarımı sunuyorum.”</strong></p>

<p>Çam, bugüne kadar Elazığlı ozanlardan derlediği 400’den fazla eseri arşivleyerek gelecek kuşaklara ulaştırmaya çalıştığını, bundan sonra da yeni eserleri derlemeye, kayıt altına almaya ve bu kültürel mirası aktarmaya aynı kararlılıkla devam edeceğini açıkladı.</p>

<p>Kadim Türk kültürünün önemli taşıyıcılarından biri olan ozanlık geleneğine ömrü yettiğince hizmet etmeyi sorumluluk olarak gördüğünü ifade eden Aygün Çam, ünvanı layık gören Kültür ve Turizm Bakanlığı Yaşayan Miras ve Kültürel Etkinlikler Genel Müdürlüğü’ne ve süreçte emeği geçen herkese teşekkür etti.<br />
<br />
<br />
<strong>Aygün Çam'ın açıklamasının tam metni şöyle:</strong></p>

<p>Kamuoyuna Saygıyla Duyurulur</p>

<p>Kültür ve Turizm Bakanlığı Yaşayan Miras ve Kültürel Etkinlikler Genel Müdürlüğü tarafından “Somut Olmayan Kültürel Miras Taşıyıcısı – Âşık / Halk Ozanı” unvanına layık görülmüş bulunmaktayım.</p>

<p>Binlerce yıllık bu kadim geleneğin yalnızca bir hizmetkârı olduğuma inanırım. Bu sebeple “Ben ozanım, ben halk aşığıyım.” demeye dahi hicap duyarım. Çünkü ozanlık; bir unvandan önce edep, irfan, gönül ve hizmet yoludur.</p>

<p>Ancak Yukarı Fırat Bölgemizin, Elazığ’ımızın ve kadim Harput’umuzun ozanlık ve âşıklık geleneğinin yaşatılması adına bu unvana layık görülmek, hayatımın en anlamlı ve en kıymetli onurlarından biri olmuştur.</p>

<p>Henüz 37 yaşımda böylesine değerli bir unvana layık görülmenin mutluluğunu yaşarken; çocuk yaşta, altı yaşımdayken beni bağlama ile tanıştıran rahmetli babam Aydın Çam’ı rahmet ve minnetle yâd ediyorum.</p>

<p>Yıllardır kapısını aşındırdığım, bu yolun irfanını, edebini ve sürekliliğini öğrenmeye gayret ettiğim Nimri Dede’nin kızı Suna Dehmen Bibime; Baskil Şeyh Hasan Köyü’nde yaşayan, Ulu Ozan Teslim Abdal soyundan gelen ve bana çok şey öğreten rahmetli Kul Mustafa (Mustafa Tosun) Dedeme; isimlerini tek tek zikredemediğim bütün kıymetli hocalarıma ve her daim yanımda olan aziz Elazığlı hemşehrilerime gönülden şükranlarımı sunuyorum.</p>

<p>Bugüne kadar Elazığlı ozanlardan derlediğim 400’den fazla eseri arşivleyerek gelecek kuşaklara ulaştırmaya gayret ettim. Bundan sonra da yeni eserleri derlemeye, kayıt altına almaya ve bu kadim kültür hazinesini gelecek nesillere aktarmaya aynı inanç ve kararlılıkla devam edeceğim.</p>

<p>Kadim Türk kültürünün en önemli taşıyıcılarından biri olan ozanlık geleneğine ömrüm yettiğince hizmet etmeyi; sazımızla, sözümüzle ve gönlümüzle bu mirası yaşatmayı en büyük sorumluluğum olarak görüyorum.</p>

<p>Bu anlamlı unvana beni layık gören Kültür ve Turizm Bakanlığı Yaşayan Miras ve Kültürel Etkinlikler Genel Müdürlüğüne şükranlarımı sunuyor; bu süreçte emeği, duası ve desteği olan herkese en kalbi teşekkürlerimi ifade ediyorum.</p>

<p>Saygılarımla.</p>

<p>Aygün Çam<br />
Kültür ve Turizm Bakanlığı<br />
Somut Olmayan Kültürel Miras Taşıyıcısı – Âşık / Halk Ozanı</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sat, 01 Aug 2026 13:30:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/08/elazigli-ozan-aygun-cama-bakanliktan-onemli-unvan-1785580731.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Kıraç Cemevi işgal edildi, Cem Vakfı seyrediyor!</title>
                <category>GÜNDEM</category>
                <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/kirac-cemevi-isgal-edildi-cem-vakfi-seyrediyor-3347</link>
                <guid>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/kirac-cemevi-isgal-edildi-cem-vakfi-seyrediyor-3347</guid>
                <description><![CDATA[İstanbul’un Esenyurt ilçesinde bulunan Kıraç Cemevi’ne yönelik tahliye tebligatı, Alevi toplumunda geniş yankı uyandırdı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>&nbsp;</p>

<p>İstanbul’un Esenyurt ilçesinde bulunan Kıraç Cemevi’ne yönelik tahliye tebligatı, Alevi toplumunda geniş yankı uyandırdı. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın Cem Vakfı lehine aldığı tahsis kararına karşı açılan iptal davası hâlâ Bölge İdare Mahkemesi’nde devam ederken, cemevi yönetimine mahkeme sonucu beklenmeden tahliye bildirimi gönderildi. Bu idari işlemi “yargı sürecini yok saymak” olarak nitelendiren yüzlerce yurttaş, 31 Temmuz 2026’da cemevi bahçesinde Birlik Cemi düzenledi.</p>

<p>İstanbul’un çeşitli ilçelerinden cemevleri, demokratik kitle örgütleri, yöre dernekleri ve mahalle sakinlerinin katıldığı törende gülbanklar okundu, lokmalar paylaşıldı. Katılımcılar, cemevine sahip çıkacaklarını ve hukuki süreci sonuna kadar takip edeceklerini vurguladı.</p>

<p>Kıraç Cem Kültür Evi Derneği Başkanı Evren Kaya, konuşmasında sürecin basit bir mülkiyet anlaşmazlığı olmadığını belirtti. Alevi inancının temelinin “rızalık” olduğunu hatırlatan Kaya, cemevi binasının hiçbir kurumun desteğiyle değil, mahalle halkının ortak emeği, lokması ve alın teriyle inşa edildiğini söyledi. Cem Vakfı temsilcilerinin de Birlik Cemi’ne davet edildiğini ancak katılmadıklarını ifade etti.</p>

<p>Kaya’nın sözleri şöyle:</p>

<p>“Yolumuzun temeli sevgidir, rızalıktır. Kendi sorunlarımızı kendi meclisimizde, kendi cemimizde çözeriz. Bu cemevi hiçbir kurumun ya da bütçenin lütfuyla yapılmadı; mahalle halkının emeğiyle yükseldi. Mahkeme süreci devam ederken gönderilen tahliye tebligatını kabul etmiyoruz. Mesele yalnızca bir bina değil; inancımıza, emeğimize ve irademize sahip çıkma meselesidir. Hem hukuki hem de demokratik mücadelemizi sonuna kadar sürdüreceğiz.”</p>

<p>Olay, Alevi toplumunun cemevlerini “halkın ortak mekânı” olarak görme anlayışı ile idari tahsis kararları arasındaki gerilimi yeniden gündeme getirdi. Yargı süreci devam ederken yapılan tahliye işlemi, katılımcılar tarafından “mahalle iradesinin yok sayılması” olarak yorumlandı. Cemevinin fiili yönetiminin yıllardır mahalle sakinleri tarafından yürütüldüğü iddiası, tartışmanın mülkiyetten ziyade “rıza ve temsiliyet” boyutuna kaymasına neden oluyor. Süreç, hem mahkeme kararını hem de tarafların tutumunu yakından takip etmeyi gerektiriyor.</p>

<p>&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sat, 01 Aug 2026 10:29:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/08/kirac-cemevi-isgal-edildi-cem-vakfi-seyrediyor-1785570612.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Fetö&#039;cü Emre Uslu da Özel&#039;in Yeni Parti&#039;sini destekliyor</title>
                <category>GÜNDEM</category>
                <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/fetocu-emre-uslu-da-ozelin-yeni-partisini-destekliyor-3346</link>
                <guid>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/fetocu-emre-uslu-da-ozelin-yeni-partisini-destekliyor-3346</guid>
                <description><![CDATA[Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) firarisi, kırmızı bültenle aranan terörist Emre Uslu, sosyal medyadan yayınladığı videoda, Özgür Özel'in Genel Başkanı olduğu Yeni Parti'ye desteğini açıkladı. "Özgür Özel'in partisini alkışlıyorum, destekliyorum" dedi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) firarisi, kırmızı bültenle aranan terörist<strong> Emre Uslu, </strong>sosyal medyadan yayınladığı videoda, Özgür Özel'in Genel Başkanı olduğu Yeni Parti'ye desteğini açıkladı. "Özgür Özel'in partisini alkışlıyorum, destekliyorum" diyen Uslu, <strong>"Şartlar oluştuğunda, Erdoğan'a karşı bir sivil yapının olması değerli"</strong> ifadelerini kullandı.<br />
<br />
<strong>GÜVEN VE TOROS İLK İŞARETLERİ VERMİŞLERDİ</strong><br />
<br />
İlk çarpıcı açıklamayı yapan Almanya’da firari olarak Türkiye aleyhinde kara propaganda faaliyetlerini sürdüren<strong> Cevheri Güven oldu. </strong>Güven, Özgür Özel’e hitaben CHP’nin siyasi hayatını tamamladığını ve artık gündemden çıkarılması gerektiğini söyledi. Güven’in ardından YP’ye destek mesajı veren firari FETÖ’cü Tarık Toros da, “<em><strong>Her şey planlandığı gibi yürüyor. Ana muhalefet olduk” </strong></em>diyerek FETÖ’nün CHP’nin bölünmesinden ve Yeni Parti’nin kurulmasından dolayı memnuniyetini ortaya koydu.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 31 Jul 2026 14:28:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/07/fetocu-emre-uslu-da-ozelin-yeni-partisini-destekliyor-1785497719.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Orman yangınlarında 81 yangın kontrol altında</title>
                <category>GÜNDEM</category>
                <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/orman-yanginlarinda-81-yangin-kontrol-altinda-3343</link>
                <guid>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/orman-yanginlarinda-81-yangin-kontrol-altinda-3343</guid>
                <description><![CDATA[Türkiye’de yaz mevsimi boyunca orman yangınlarıyla mücadele devam ediyor.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye’de yaz mevsimi boyunca orman yangınlarıyla mücadele devam ediyor. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın paylaştığı bilgilere göre, bu yaz ülkemiz genelinde toplam 90 orman yangını meydana geldi. Bunlardan 59’u orman dışı alanlarda çıkarken, yangınların 81’i başarıyla kontrol altına alındı. Şu anda Muğla, Balıkesir, Antalya ve Çanakkale illerindeki aktif yangınların söndürülme çalışmaları yoğun bir şekilde sürüyor.<br />
Yangınlarla mücadelede oldukça geniş bir ekip ve araç filosu görev yapıyor. Toplam 21 uçak, 58 helikopter ve kara araçları olarak 420 arazöz, 142 su tankeri, 76 iş makinesi dahil olmak üzere 929 araç sahada aktif olarak kullanılıyor. Bu operasyonlara 3 bin 210 personel katılıyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan, çalışmaları yakından takip ettiklerini belirterek, yangından etkilenen tüm vatandaşlara geçmiş olsun dileklerini iletti.<br />
Erdoğan, vatandaşları da yangın önleme konusunda dikkatli olmaya çağırdı. Açık alanlarda ateş yakılmaması, ormanlara cam, sigara izmariti gibi yanıcı maddelerin atılmaması ve özellikle anız yakma uygulamasından vazgeçilmesi gerektiğini vurguladı. Orman girişlerinin yasak olduğu alanlara girilmemesi, herhangi bir duman veya yangın belirtisinde derhal 112 Acil Çağrı Merkezi’nin aranması ve orman yangınına sebep olmanın ağır cezai yaptırımları olduğu konuları da uyarılar arasında yer aldı.<br />
Tüm bu önlemlerin alınması ve farkındalığın artırılmasıyla yangınların minimize edilebileceğini ifade eden Erdoğan, orman yangınlarıyla mücadele eden ekiplere başarı dileklerini yineledi ve “Rabb’im ayaklarına taş değdirmesin” temennisinde bulundu. Ülke genelinde orman yangınlarına karşı alınan tedbirler ve müdahale çalışmaları, hem havadan hem karadan koordineli bir şekilde sürdürülüyor.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 30 Jul 2026 12:02:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/07/turkiyede-orman-yanginlariyla-mucadele-suruyor-81-yangin-kontrol-altinda-1785403073.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Muhacirkomu Köyü Cemevi hizmete açıldı</title>
                <category>GÜNDEM</category>
                <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/muhacirkomu-koyu-cemevi-hizmete-acildi-3342</link>
                <guid>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/muhacirkomu-koyu-cemevi-hizmete-acildi-3342</guid>
                <description><![CDATA[Erzincan’ın Tercan ilçesine bağlı Muhacirkomu Köyü’nde yapımı tamamlanan modern Muhacirkomu Köyü Cemevi, görkemli bir törenle hizmete açıldı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Erzincan’ın Tercan ilçesine bağlı Muhacirkomu Köyü’nde yapımı tamamlanan modern Muhacirkomu Köyü Cemevi, görkemli bir törenle hizmete açıldı.</p>

<p>Açılış programına Tercan Kaymakamı <strong>Neslihan Kısa Duman, </strong>Tercan Belediye Başkanı Mehmet Yılmaz, Çadırkaya Belde Belediye Başkanı Sait Durgun, Muhacirkomu Köyü Cemevi Başkanı Ali Asker Özbey, sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri ve çok sayıda vatandaş katıldı.<br />
<img alt="" src="https://www.alevihaberler.com.tr/public/images/detay/758469018_18113303372514629_4582742845707398252_n.jpg" style="height:533px; width:800px" /></p>

<p>Törende birlik, beraberlik ve toplumsal dayanışma mesajları ön plana çıktı. Protokol üyeleri ve davetliler, açılış kurdelesinin kesilmesinin ardından modern binayı gezerek yetkililerden bilgi aldı.</p>

<p>Yetkililer, yeni cemevinin köy halkının ibadet ritüellerini ve sosyal etkinliklerini daha uygun ve modern şartlarda gerçekleştirebilmesine önemli katkı sağlayacağını belirtti. Bölge halkının inanç ve kültürel yaşamını güçlendirecek olan Muhacirkomu Köyü Cemevi’nin ilçeye kazandırılması, vatandaşlar tarafından da memnuniyetle karşılandı.<br />
<img alt="" src="https://www.alevihaberler.com.tr/public/images/detay/758264561_18113303414514629_4087184697102378590_n.jpg" style="height:533px; width:800px" /><br />
<a href="https://www.facebook.com/share/p/1Ebu2KxviM/">https://www.facebook.com/share/p/1Ebu2KxviM/</a></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 30 Jul 2026 11:07:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/07/muhacirkomu-koyu-cemevi-hizmete-acildi-1785399348.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Çepni Dernekleri Federasyonu’ndan Seydi Kureyş Türbesi’ne saldırıya sert kınama!</title>
                <category>GÜNDEM</category>
                <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/cepni-dernekleri-federasyonundan-seydi-kureys-turbesine-saldiriya-sert-kinama-3341</link>
                <guid>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/cepni-dernekleri-federasyonundan-seydi-kureys-turbesine-saldiriya-sert-kinama-3341</guid>
                <description><![CDATA[.Seydi Kureyş Türbesi’ne gerçekleştirilen alçakça saldırıyı Çepni Dernekleri Federasyonu derin üzüntü ve tepkiyle karşıladı. Federasyon, saldırıyı “toplumsal barışa ve ortak kültürel mirasa yönelik saygısızlık” olarak nitelendirdi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Gaziantep’in Yavuzeli ilçesinde bulunan ve <strong>Alevi-Bektaşi inanç geleneği ile Antep Çepnileri </strong>açısından büyük bir kutsal mekan olarak kabul edilen Seyid Kureyş Türbesi, geçtiğimiz günlerde kimliği belirsiz kişi ya da kişilerin alçakça saldırısına uğramıştı.<strong>Seydi Kureyş Türbesi’ne</strong> gerçekleştirilen saldırıyı Çepni Dernekleri Federasyonu derin üzüntü ve tepkiyle karşıladı. Federasyon, saldırıyı “toplumsal barışa ve ortak kültürel mirasa yönelik saygısızlık” olarak nitelendirdi.</p>

<p>Federasyondan yapılan yazılı açıklamada, Seydi Kureyş Türbesi’nin inanç, kültür ve ortak tarihin önemli bir mirası olduğu vurgulandı. Türbenin sadece Çepni Türkmenleri için değil, farklı inanç ve kültürlerden insanların saygıyla ziyaret ettiği manevi bir değer taşıdığı belirtildi.</p>

<p>Açıklamada şu ifadelere yer verildi:</p>

<p><em><strong>“Bu kutsal mekâna yapılan saldırı yalnızca bir türbeye değil; toplumsal barışımıza, birlik ve beraberliğimize, ortak değerlerimize yönelik açık bir saygısızlıktır. Bu çirkin saldırıyı en güçlü şekilde kınıyoruz.”</strong></em></p>

<p>Federasyon, olayın provokatif bir girişim olduğunu ifade ederek, inançlara ve kutsal mekanlara yönelik her türlü saldırının kabul edilemez olduğunu kaydetti. Gaziantep’te yaşayan Çepni Türkmenlerinin önemli ziyaretgâhlarından biri olan türbeye yönelik saldırının, Türkiye’nin dört bir yanında yaşayan tüm Çepnileri derinden üzdüğü ve yaraladığı vurgulandı.</p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">RESMİ SÜREÇLER DEVAM EDİYOR</span></span></strong></p>

<p>Konuyla ilgili resmi ve hukuki sürecin devam ettiği belirtilen açıklamada, Yavuzeli Kaymakamlığı ve İlçe Jandarma Komutanlığı ile görüşmeler yapıldığı, Yavuzeli’ndeki Çepni muhtarlarıyla istişare edildiği aktarıldı. Gaziantep Valiliği’nden türbedeki tahribatın onarılacağı bilgisinin iletildiği kaydedildi.</p>

<p>Çepni Dernekleri Federasyonu, olayın sonuna kadar takipçisi olacaklarını belirterek, <em><strong>“Anadolu’nun dört bir yanında yaşayan Çepni Türkleri olarak, manevi mirasımıza yönelik hiçbir saldırının karşılıksız kalmaması için mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğiz” </strong></em>dedi.</p>

<p>Saldırıyla ilgili soruşturmanın sürdüğü öğrenildi.</p>

<p><br />
<strong>ÇEPNİ DERNEKLERİ FEDERASYONU GENEL MERKEZİ AÇIKLAMASI</strong></p>

<p><br />
<span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Çepni Dernekleri Federasyonu Genel Merkezi</span></span> tarafından yapılan kamuoyu açıklamasının tam metni şöyle:</p>

<p><strong>KAMUOYUNA DUYURU</strong></p>

<p>Gaziantep ili Yavuzeli ilçesinde bulunan Seydi Kureyş Türbesi'ne yönelik gerçekleştirilen saldırıyı derin bir üzüntü ve infialle öğrenmiş bulunuyoruz.</p>

<p>Seydi Kureyş Türbesi; inancımızın, kültürümüzün ve ortak tarihimizin önemli bir mirasıdır. Bu kutsal mekâna yapılan saldırı yalnızca bir türbeye değil; toplumsal barışımıza, birlik ve beraberliğimize, ortak değerlerimize yönelik açık bir saygısızlıktır. Bu çirkin saldırıyı en güçlü şekilde kınıyoruz.</p>

<p>Seydi Kureyş Türbesi sadece bir ziyaret noktası değil; farklı inanç ve kültürlerden insanların saygıyla ziyaret ettiği önemli bir manevi değerdir. İnançlara, kutsal mekânlara ve ortak kültürel mirasa yönelik her türlü saldırıyı kabul edilemez buluyor, toplumsal huzuru hedef alan provokatif girişimlerin karşısında olduğumuzu kamuoyuna ilan ediyoruz.</p>

<p>Konuyla ilgili resmi ve hukuki süreç devam etmektedir. Yavuzeli Kaymakamlığı ve İlçe Jandarma Komutanlığı ile görüşmeler gerçekleştirilmiş, ayrıca Yavuzeli'ndeki Çepni muhtarlarımızla yapılan istişareler sonucunda Gaziantep Valiliği tarafından türbede meydana gelen tahribatın onarılacağı bilgisi tarafımıza iletilmiştir.</p>

<p>Gaziantep'te yaşayan Çepni Türkmenlerinin önemli ziyaretgâhlarından biri olan Seydi Kureyş Türbesi'ne yapılan bu saldırı, Türkiye'nin dört bir yanında yaşayan tüm Çepnileri derinden üzmüş ve yaralamıştır.</p>

<p>Çepni Dernekleri Federasyonu olarak bu olayın sonuna kadar takipçisi olacağımızı kamuoyuna saygıyla duyururuz. Bizler, Anadolu'nun dört bir yanında yaşayan, birlik ve beraberliği esas alan, kutsal değerlerine sahip çıkan ve birbirine kenetlenmeyi Oğuz töresi bilen Çepni Türkleri olarak, manevi mirasımıza yönelik hiçbir saldırının karşılıksız kalmaması için mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğiz.</p>

<p>Kamuoyuna saygıyla duyurulur.</p>

<p>ÇEPNİ DERNEKLERİ FEDERASYONU</p>

<p>GENEL MERKEZİ</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 29 Jul 2026 16:31:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/07/cepni-dernekleri-federasyonundan-seydi-kureys-turbesine-saldiriya-sert-kinama-1785332898.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Gaziantep’te Seyid Kureyş Türbesi saldırıya uğradı</title>
                <category>GÜNDEM</category>
                <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/gaziantepte-seyid-kureys-turbesi-saldiriya-ugradi-3340</link>
                <guid>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/gaziantepte-seyid-kureys-turbesi-saldiriya-ugradi-3340</guid>
                <description><![CDATA[Gaziantep'in Yavuzeli ilçesinde bulunan ve Antep Çepnileri ile Alevi-Bektaşi inanç geleneği içerisinde en önemli bir yeri olan Seyid Kureyş Türbesi kişi veya kişiler tarafından saldırıya uğradı. Alevi-Bektaşi kanaat önderleri saldırıyı bir arada yaşama iradesine yapılmış bir darbe olarak nitelendirdiler.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="color:#000000"><strong>HABER MERKEZİ / GAZİANTEP-</strong> Gaziantep’in Yavuzeli ilçesinde bulunan ve Alevi-Bektaşi inanç geleneği ile Antep Çepnileri açısından büyük bir kutsal mekan olarak kabul edilen Seyid Kureyş Türbesi, kimliği belirsiz kişi ya da kişilerin alçakça saldırısına uğradı. </span></p>

<p><span style="color:#000000">İnanç merkezine yönelik gerçekleştirilen bu tahribat, toplumsal barışı ve bir arada yaşama iradesini hedef alan açık bir provokasyon olarak nitelendirildi.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Yavuzeli ilçesine bağlı Bülbül Mahallesi yakınlarında yer alan ve her gün yüzlerce yurttaş tarafından ziyaret edilen bu kutsal mekanda, mezar mermerlerinin kırıldığı ve yapıya ağır zararlar verildiği tespit edildi. </span></p>

<p><span style="color:#000000">Bölgede yaşayan Alevilerin manevi değerlerini ve toplumsal huzuru doğrudan hedef alan bu çirkin saldırı bölgede büyük tepkiye yol açtı.</span></p>

<p><span style="color:#000000"><strong>13. YÜZYILDAN BÜGÜNE ULAŞAN KUTSAL MİRAS HEDEF ALINDI</strong></span></p>

<p><span style="color:#000000">13.yüzyıldan itibaren Anadolu’ya gelen Horasan kökenli Kureyşan Ocağı’nın inanç önderi olarak bilinen Seydi Kureyş’in türbesi, asırlardır Alevi Türkmenler, Çepni toplulukları ve Sünni vatandaşların da ortak ziyaret noktası konumundaydı. </span></p>

<p><span style="color:#000000">Daha önce Gaziantep Büyükşehir Belediyesi ile KUDEB tarafından bakımı yapılan ve bölgenin simge inanç merkezlerinden biri olan türbenin tahrip edilmesi, bir arada yaşama kültürüne vurulmuş ağır bir darbe olarak değerlendirildi.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Olayın ardından güvenlik güçleri soruşturma başlatırken, Gaziantep Çepnileri Derneği de yazılı bir açıklama yaparak saldırıyı sert bir dille kınadı ve tüm yurttaşları sağduyuya davet etti.</span></p>

<p><span style="color:#000000"><strong>GAZİANTEP ÇEPNİLERİ DERNEĞİ’NİN AÇIKLAMASI</strong></span></p>

<p><span style="color:#000000">Gaziantep Çepnileri Derneği tarafından yapılan kamuoyu açıklamasının tam metni şöyle:</span></p>

<p><span style="color:#000000">“<strong>KAMUOYUNA</strong></span></p>

<p><span style="color:#000000">Gaziantep Yavuzeli ilçesinde bulunan SEYDİ KUREYŞ TÜRBESİ’ne yapılan saldırıyı derin bir üzüntüyle öğrenmiş bulunuyoruz.</span></p>

<p><span style="color:#000000">SEYDİ KUREYŞ TÜRBESİ inancımızın, kültürümüzün ve ortak değerlerimizin mirasıdır. Bu tür saygısızlıklar toplumsal barışımıza ve birlik beraberliğimizi yapılan saygısızlıktır, kabul edilemez.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Seydi Kureyş Türbesi yalnızca bir ziyaret noktası değil; farklı inanç ve kültürlerden insanların saygıyla ziyaret ettiği önemli bir manevi değerdir. Bu nedenle inançlara, toplumsal değerlere ve ortak kültürel mirasa yönelik her türlü saldırıyı kabul edilemez buluyor; toplumsal huzuru hedef alan bu tür provokatif girişimleri kınıyoruz.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Süreç ile ilgili resmi ve hukuki işlemler devam etmekte olup Yavuzeli Kaymakamı ve Jandarma Komutanlığı ile görüşüldü.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Yavuzeli Çepni mahalle muhtarları ile birlikte yürütülen görüşmeler sonucunda Gaziantep Valiliği’nin oluşan tahribatların tadilatının yapacağını açıkladı.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Bu süre zarfında gereken herşey yapılacak olup bu saldırının tüm yönleriyle aydınlatılması için hukuki sürecin takipçi olacağız. Tüm canlarımızı sağduyulu olmaya davet ediyoruz."</span></p>

<p><span style="color:#000000"><strong>SORUŞTURMA VE ONARIM SÜRECİ DEVAM EDİYOR</strong></span></p>

<p><span style="color:#000000">Resmi makamlarca saldırganların tespiti ve yakalanması amacıyla başlatılan adli ve idari soruşturma sürdürülüyor. Gaziantep Valiliği, saldırı sonucu oluşan zararın giderilmesi için türbede tadilat çalışmalarının başlatılacağını bildirdi.</span></p>

<p><span style="color:#000000"><strong>SEYDİ KUREYŞ KİMDİR?</strong></span></p>

<p><span style="color:#000000">İnanç kaynaklarında Seyyid Mahmûd-ı Kebîr olarak da anılan Seydi Kureyş’in, 13. yüzyılda Horasan’dan Anadolu’ya gelen Kureyşan Ocağı’nın önde gelen isimlerinden biri olduğu kabul ediliyor.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Seyyid Mahmûd-ı Kebîr (Kureyş), Ehl-i Beyt soyundan gelen, Alevilik-Bektaşilik inancındaki Kureyşan Ocağı’nın kurucusu ve atası olarak kabul edilen önemli bir İslam-Tasavvuf önderidir.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Adına kurulan Kureyşan Ocağı, Anadolu ve çeşitli bölgelere yayılarak Alevi-Bektaşi inanç ve kültüründe önemli bir ocağın temelini oluşturmuştur. Türbesi ve mekânları inanç merkezleri arasında yer alır. </span></p>

<p><span style="color:#000000">Soyu İmam Musa Kazım’a dayandırılan Seydi Kureyş, Anadolu’nun Türkleşmesinde ve Alevi-Bektaşi inanç geleneğinin şekillenmesinde tarihsel bir role sahiptir. </span></p>

<p><span style="color:#000000">Yaşamının son dönemini Yavuzeli’nde geçiren Seydi Kureyş’in naaşı bugün türbesinin yer aldığı alanda bulunmaktadır.</span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 28 Jul 2026 22:54:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/07/gaziantepte-seyid-kureys-turbesi-saldirya-ugradi-1785268621.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Cihan Söylemez: Munzur Festivali’ni neden boykot ediyorum?</title>
                <category>GÜNDEM</category>
                <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/cihan-soylemez-munzur-festivalini-neden-boykot-ediyorum-3339</link>
                <guid>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/cihan-soylemez-munzur-festivalini-neden-boykot-ediyorum-3339</guid>
                <description><![CDATA[24. Munzur Kültür ve Doğa Festivali çevresinde yürütülen tartışmalara hukukçu ve yazar Cihan Söylemez’in açıklaması yeni bir boyut kattı. Söylemez, “İtiraz ve reform taleplerine karşı empati ve uzlaşıcı yönü olmayan festival tertip komitesinin fotoğraf karesinde tek bir hukukçu, tek bir edebiyatçı, tek bir müzisyen, tek bir sahne sanatları temsilcisinin olmamasını kamuoyunun takdirine bırakıyorum. Bu tesadüf değil malumun ilanıdır.” ifadelerini kullandı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="color:#000000"><strong>HABER MERKEZİ / TUNCELİ- Bu yıl 24. kez düzenlenecek olan </strong>Munzur Kültür ve Doğa Festivali’ne yönelik eleştiriler hız kesmiyor. Belirli bir grubun dayatması ve yerel kültürün inkarı temelinde yoğunlaşan eleştiriler, CHP’den ayrılan ekibe de programda geniş söz verildiğinin ortaya çıkmasıyla farklı bir boyut da kazandı.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Munzur Kültür ve Doğa Festivali’nin inanç ve kültür çerçevesinden dışarı çıkmamasını savunan eleştiriler, festivale siyasi boyut katılmasına itiraz ederken, bu durumun kentte kamplaşma ve çatışmaya neden olacak gerginlik yaratmasından da endişe ediyor.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Programın açıklanmasının ardından eleştirilerini kamuoyu ile paylaşan hukukçu ve yazar Cihan Söylemez, yeni paylaşımında festivali boykot edeceğini açıkladı.</span></p>

<p><span style="color:#000000">İşte, Söylemez’in açıklamasının tam metni:</span></p>

<p><span style="color:#000000">Sevgili Canlar,</span></p>

<p><span style="color:#000000">2026 yılı Munzur Festivaline ilişkin sosyal medyadaki okuyucu yorumcu imzaları ile on binleri bulan Festivale dair İtiraz ve Reform Çağrısı başlıklı bildirinin neticesinde,</span></p>

<p><span style="color:#000000">Munzur Festival Tertip Komitesinin sözcüsü yapmış olduğu video açıklama ile kamuoyunda festivale yönelik tepkiler ve itirazlarını dile getiren yazar, hukukçu ve sanatçılara karşı negatif bir üslup kullanmıştır.</span></p>

<p><span style="color:#000000">İtiraz ve reform taleplerine karşı empati ve uzlaşıcı yönü olmayan festival tertip komitesinin fotoğraf karesinde tek bir hukukçu, tek bir edebiyatçı, tek bir müzisyen, tek bir sahne sanatları temsilcisinin olmamasını kamuoyunun takdirine bırakıyorum. Bu tesadüf değil malumun ilanıdır.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Sevgili Canlar,</span></p>

<p><span style="color:#000000">Festival Tertip Komitesinin bilimden, sanattan, edebiyattan, insan hakları düşüncesinden uzak düşünce beyanlarıyla üstenci, çatışmacı, polemikçi açıklamaları neticesinde ben Dersim Toplumunun bireyi; hukukçu ve yazar olarak</span></p>

<p><span style="color:#000000">Munzur adı kullanılarak yapılan siyasi istismarlara karşı, Festivali BOYKOT çağrısı yapıyorum.</span></p>

<p><span style="color:#000000">İnsanların “Boykot Özgürlüğünü” kamuoyuna bir tehdit olarak göstermek ve anlatmak, adeta “Vatan, Millet, Festival” şiarı ile hareket edip, Dersimliler'in anayasal hak ve özgürlüklerini kullanmasına karşı soğuk savaş dönemi yöntem ve dilini kullanmak, doğru değildir.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Ben ilgili “negatif hukuk” yüklü açıklamaya kadar festival boyutunda bir boykot çağrısını düşünmüyordum. Ancak gelinen noktada “Boykot” isteyenleri hedef tahtasına oturtan, empati ve uzlaşıdan uzak insan hakları bilinci gelişmemiş zihniyete şahit olunca vaz geçtim.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Dersim'de tek bir kişi dahi “Boykot” dediği için dışlanıyorsa ben o insanın hak ve hukukunun yanındayım. Festival tertip komitesinin, Boykot isteyen Dersimliler'in hak ve hürriyetlerine karşı tavır ve davranışlarını bu nedenle kınıyorum.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Munzur Festivali Programına katılan müzisyen, sanatçı, yazarlara da şunu hatırlatmak isterim;</span></p>

<p><span style="color:#000000">Özgürlük; karşıt fikirlerin tehdit, sansür ve baskıya maruz kalmadan başkasının ifade hürriyetini savunabilmesine olanak yaratmaktır.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Özgürlük; festival tertip komitesinin sizleri “havuz kontenjana” razı etme ve sessizliği marifet gibi gösterme çalışması değildir.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Her sessizlik, Dersimliler'in iç hukukunda Dersimliler'in hak ve hürriyetlerini daha fazla ihlale uğramasına neden olmaktadır.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Yukarıda ki değerlendirmelerim ışığında 24. Munzur Doğa ve Kültür Festivalini BOYKOT ediyor,</span></p>

<p><span style="color:#000000">Dersim Toplumunun “Boykot” çağrısını kendi içinde tartışmasını temenni ediyor ve Festival Tertip Komitesinin farklı fikirlere karşı tahammülsüzlüğünün insan hakları hukuku bilinci eksikliğinden geldiğini, kamuoyunun takdirine sunuyorum.</span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sun, 26 Jul 2026 16:41:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/07/cihan-soylemez-munzur-festivalini-neden-boykot-ediyorum-1785073463.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Alevi Federasyonları CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu ile bir araya geldi</title>
                <category>GÜNDEM</category>
                <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/alevi-federasyonlari-chp-lideri-kemal-kilicdaroglu-ile-bir-araya-geldi-3335</link>
                <guid>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/alevi-federasyonlari-chp-lideri-kemal-kilicdaroglu-ile-bir-araya-geldi-3335</guid>
                <description><![CDATA[Aralarında Anadolu Abdallar Cemevi Federasyonu, Anadolu Vakıfları Federasyonu, Afyonkarahisar Hacı Bektaş Veli Kültür Dernekleri Federasyonu, Ehl-i Beyt Dernekleri Federasyonu ve Horasan Erenleri Dernekler Federasyonu Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nu ziyaret ederek, Alevi-Bektaşi toplumunun güncel dilek ve talepleri hakkında görüş alışverişinde bulundu.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="color:#000000"><strong>HABER MERKEZİ / ANKARA-</strong> Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Merkezi, çok önemli konukları ağırladı. Anadolu Abdallar Cemevi Federasyonu, Anadolu Vakıflar Federasyonu, Afyonkarahisar Hacı Bektaş Veli Kültür Dernekleri Federasyonu, Ehl-i Beyt Dernekleri Federasyonu ve Horasan Erenleri Dernekler Federasyonu liderleri, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nu makamında ziyaret etti.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Son derece samimi ve dostane bir havada geçen buluşmada, Alevi-Bektaşi toplumunun bugünkü istek ve beklentileri içtenlikle konuşuldu.</span></p>

<p><span style="color:#000000"><strong>CEMEVLERİ İÇİN BELEDİYELERDEN DESTEK BEKLENİYOR</strong></span></p>

<p><span style="color:#000000"><strong><img alt="" src="https://www.alevihaberler.com.tr/public/images/detay/ortak1.png" style="height:450px; width:760px" /></strong></span></p>

<p><span style="color:#000000">Ziyarete federasyon başkanları Yunus Emre Durmuş, Mehmet Ali Ayyıldız, Mustafa Güllü, Hasan Kanaatlı ve Erdem Cömert katıldı.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Siyasetin son dönemde linç kültürüyle gerilmesinden duydukları endişeyi paylaşan liderler, cemevlerinin durumunu gündeme getirdi.</span></p>

<p><span style="color:#000000">İmar Yasası’na eklenen maddeyle belediyelere ve mülki amirliklere cemevi bakım onarım yanında, yapım görevi de verildiğini hatırlatan başkanlar, CHP’li belediyelerin bu konuda harekete geçmesi için Kılıçdaroğlu’ndan destek istedi.</span></p>

<p><span style="color:#000000"><strong>KILIÇDAROĞLU: EN BÜYÜK SORUN CEMEVLERİNİN POLİTİKLEŞMESİ</strong></span></p>

<p><span style="color:#000000"><strong><img alt="" src="https://www.alevihaberler.com.tr/public/images/detay/ortak2.png" style="height:450px; width:760px" /></strong></span></p>

<p><span style="color:#000000">Heyeti büyük bir misafirperverlikle karşılayan Kemal Kılıçdaroğlu, son 10 yılda cemevlerinin aşırı derecede politize olmasını en büyük sorun olarak gördüğünü belirtti.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Son yıllarda Alevi ve Sünniler arasında çatışma potansiyelinin azaltılması konusunda aşama kaydedildiğini ve kentleşmenin toplumsal barışı desteklediğini belirten Kılıçdaroğlu, daha alınması gereken epeyi yol olduğunu ve bu alanda Alevi Bektaşi kuruluşlarının büyük sorumluluk alması gerektiğini de vurguladı.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Kılıçdaroğlu, Alevi-Bektaşi vatandaşların toplum içinde eşit ve kardeşçe yaşamasının özeliikle de kendileri için hayati derecede önemli olduğunun altını çizdi.</span></p>

<p><span style="color:#000000"><strong>AYM’YE YAPILAN BAŞVURU İÇİN GERİ ÇEKİLME TALEBİ</strong></span></p>

<p><span style="color:#000000">Görüşmenin en dikkat çekici noktalarından biri de Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı hakkındaki konuşmaydı.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Federasyon başkanları, CHP’nin bu kurumun kuruluşuyla ilgili Anayasa Mahkemesi’ne (AYM) açtığı iptal davasını masaya yatırdı.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Başkanlığın öncelikle dini bir kurum değil, inanç mekanlarına hizmet götüren bir destek müdürlüğü gibi görülmesi gerektiğini savunan federasyon başkanları, aynı zamanda Diyanet ile Alevi toplumu arasında Diyanet’ten kaynaklanan mesafeye de dikkati çektiler. Alevi Bektaşilerin DİB içerisinde temsilinin pratik olarak mümkün olmadığını vurgulayan federasyon başkanları CHP liderinden, AYM’ye yapılan başvuruyu geri çekmelerini rica ettiler.</span></p>

<p><span style="color:#000000"><strong>CHP YÖNETİMİYLE TEMASLAR DEVAM ETTİ</strong></span></p>

<p><span style="color:#000000">Alevi federasyon başkanlarından oluşan heyet, temasları kapsamında CHP Genel Başkan Yardımcıları Bülent Kuşoğlu ve Cemal Canpolat ile de ayrı ayrı bir araya geldi.</span></p>

<p><span style="color:#000000"><strong>KİRLETİLMİŞ SİYASET VE LİNÇ KÜLTÜRÜNE DİKKAT ÇEKİLDİ</strong></span></p>

<p><span style="color:#000000"><strong><img alt="" src="https://www.alevihaberler.com.tr/public/images/detay/KU%C5%9EO%C4%9ELU.png" style="height:450px; width:760px" /></strong></span></p>

<p><span style="color:#000000">Kuşoğlu, Alevi federasyon başkanlarının ziyaretinden duyduğu memnuniyeti ifade ederek Türkiye'nin oldukça hassas bir dönemden geçtiğinin altını çizdi ve ülkenin büyük bir sınav vermekte olduğunu vurguladı.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Toplumu linç kültürü ile zehirlemek üzere özellikle medyada yoğun girişimler olduğuna dikkati çeken Kuşoğlu, Alevi-Sünni ve Türk-Kürt ayrımcılığının asıl hedefinin ulusal birliğimiz olduğunu ifade etti.</span></p>

<p><span style="color:#000000"><strong>YENİ PROJELER VE MİMARİ DETAYLAR GÖRÜŞÜLDÜ</strong></span></p>

<p><span style="color:#000000"><strong><img alt="" src="https://www.alevihaberler.com.tr/public/images/detay/canpolat.png" style="height:450px; width:760px" /></strong></span></p>

<p><span style="color:#000000">Daha sonra CHP Genel Başkan Yardımcısı Cemal Canpolat tarafından kabul edilen Alevi federasyon başkanları, Türkiye’nin birlik ve bütünlüğünü korumak konusundaki kararlılıklarını yinelediler. </span></p>

<p><span style="color:#000000">Canpolat, cemevlerinin standart bir silüet kazanması ve işlevselliği konusundaki düşünce ve tecrübelerini paylaşırken; federasyon başkanları ise bu alandaki yenilikleri ve Hacıbektaş ilçesinde MHP lideri Devlet Bahçeli’nin hibe ettiği arsa üzerine inşa edilen dergahın mimari özelliklerini detaylarıyla aktardılar.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Horasan Erenleri Dernekler Federasyonu Genel Sekreteri Ali Rıza Özkan ve Genel Başkan Danışmanı Süleyman Kılıç’ın da katıldığı bu verimli buluşma, birlikte çektirilen hatıra fotoğrafıyla tatlıya bağlandı.</span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 24 Jul 2026 17:57:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/07/alevi-federasyonlari-chp-lideri-kemal-kilicdaroglu-ile-bir-araya-geldi-1784907082.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Alevi Bektaşi Güç Birliği Platformu’ndan Vatan Partisi’ne ziyaret</title>
                <category>GÜNDEM</category>
                <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/alevi-bektasi-guc-birligi-platformundan-vatan-partisine-ziyaret-3333</link>
                <guid>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/alevi-bektasi-guc-birligi-platformundan-vatan-partisine-ziyaret-3333</guid>
                <description><![CDATA[Alevi Bektaşi Güç Birliği Platformu Başkanı Ali Rıza Özdemir ve beraberindeki heyet, Vatan Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek’i ziyaret ederek hazırladıkları kapsamlı “Alevi Raporu”nu sundu. Görüşmeye Horasan Erenleri Federasyonu Yönetim Kurulu Üyesi Ali Kel ile Alevi Bektaşi Güç Birliği Platformu Yönetim Kurulu Üyesi Zeynel Sönmez de katıldı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Alevi Bektaşi Güç Birliği Platformu Başkanı Ali Rıza Özdemir ve beraberindeki heyet, Vatan Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek’i ziyaret ederek hazırladıkları kapsamlı <strong>“Alevi Raporu”</strong>nu sundu. Görüşmeye Horasan Erenleri Federasyonu Yönetim Kurulu Üyesi Ali Kel ile Alevi Bektaşi Güç Birliği Platformu Yönetim Kurulu Üyesi Zeynel Sönmez de katıldı.<br />
&nbsp;<br />
<strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">“GERÇEK DIŞI TALEPLER KRİZ ALANI YARATMAK İÇİN İCAT EDİLDİ”</span></span></strong><br />
<br />
Ziyarette Alevi toplumunun gerçek beklentilerini dile getiren Platform Başkanı <strong>Ali Rıza Özdemir, </strong>kamuoyunda sıkça gündeme getirilen bazı taleplerin Alevilerin öz talepleri olmadığını vurguladı. Özdemir, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:<br />
<br />
<em>"Alevilerin gerçek talepleri; Diyanet İşleri Başkanlığı'nın veya zorunlu din derslerinin kaldırılması ya da Hacı Bektaş Veli Dergâhının birkaç sivil toplum kuruluşuna devredilmesi değildir. Bu tür iddialar, <strong>'Alisiz Aleviler' </strong>tarafından Alevilerle devletin arasını açmak ve suni kriz alanları yaratmak amacıyla icat edilmiştir."</em><br />
<br />
Alevi raporunda gerçek beklentilerin net bir şekilde ortaya konduğunu belirten Özdemir; bu taleplerin uygulanabilir, kolay ve kısa sürede hayata geçirilebilecek nitelikte olduğunu söyledi. Özdemir, Alevi toplumunun tüm taleplerini "devlete ve millete rağmen değil, devlet ve milletle birlikte" çözme iradesinde olduğunun altını çizdi.<br />
&nbsp;<br />
<strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">DOĞU PERİNÇEK: “CEMEVLERİ İSLAMİ İBADETHANEDİR”</span></span></strong><br />
<br />
Ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getiren Vatan Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek ise Alevi Bektaşi Güç Birliği Platformu’nun çalışmalarını yakından takip ettiklerini ve son derece değerli bulduklarını ifade etti.&nbsp;<br />
<br />
Sunulan rapordan parti politikalarında ve seçim beyannamelerinde faydalanacaklarını belirten Perinçek, cemevlerinin konumuna ilişkin açık bir mesaj verdi. Cemevlerinin öz ve hakiki birer İslami ibadethane olduğunu vurguladı. Alevi toplumunun birliği ve kucaklaşması yönünde atılan adımların destekçisi olmaya devam edeceklerini belirtti.<br />
<br />
&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 23 Jul 2026 10:38:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/07/alevi-bektasi-guc-birligi-platformundan-vatan-partisine-ziyaret-1784792888.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Hasan Bey Zerdabi adına Medya Ödülü onlara verildi</title>
                <category>GÜNDEM</category>
                <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/hasan-bey-zerdabi-adina-medya-odulu-onlara-verildi-3332</link>
                <guid>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/hasan-bey-zerdabi-adina-medya-odulu-onlara-verildi-3332</guid>
                <description><![CDATA[Azerbaycan'da Ulusal Basın Günü olarak kutlanıdı. Bu önemli günle alakalı Azerbaycan Gazeteciler Birliği'nde (AGB) Hasan Bey Zerdabi Medya Ödülü'nün takdim töreni gerçekleştirildi.
Çağrı.az sitesinin haberine göre, törende Azerbaycan Gazeteciler Birliği başkanı Elçin Şıhlı, Azerbaycan Matbuat Şurası başkanı Reşad Mecid, önemli medya yöneticileri, gazeteciler, sivil toplum örgütünün ve medyanın önemli temsilcileri katıldı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Azerbaycan'da Ulusal Basın Günü</strong> olarak kutlanıdı. Bu önemli günle alakalı <strong>Azerbaycan Gazeteciler Birliği'nde (AGB) Hasan Bey Zerdabi Medya Ödülü'</strong>nün takdim töreni gerçekleştirildi.<br />
Çağrı.az sitesinin haberine göre, törende Azerbaycan Gazeteciler Birliği başkanı Elçin Şıhlı, Azerbaycan Matbuat Şurası başkanı Reşad Mecid, önemli medya yöneticileri, gazeteciler, sivil toplum örgütünün ve medyanın önemli temsilcileri katıldı.<br />
<img alt="" src="https://www.alevihaberler.com.tr/public/images/detay/WhatsApp%20Image%202026-07-22%20at%2017_12_53%20(1).jpeg" style="height:533px; width:800px" /><br />
<br />
Töreni açış konuşmasıyla başlatan AGB başkanı Elçin Şıhlı, Azerbaycan ulusal basınının 151 yıllık şerefli gelişim yolundan, Hasan Bey Zerdabi'nin Azerbaycan gazeteciliğinin oluşumu ve aydınlanma geleneklerinin temelinin atılmasındaki eşsiz hizmetlerinden bahsetti. O, Hasan Bey Zerdabi Ödülü'nün milli-manevi gazeteciliğin gelişimine, söz ve fikir özgürlüğünün güçlenmesine, mesleki gazetecilik ilkelerinin korunmasına katkı sağlayan medya temsilcilerinin emeklerine verilen yüksek değerin ifadesi olduğunun altını çizdi.<br />
<br />
Azerbaycan Matbuat Şurasının başkanı<strong> Reşad Mecid</strong> ise ulusal basının toplumun gelişimindeki rolünden, mesleki etik ilkelerinin korunmasının öneminden ve gazeteci dayanışmasının anlamından söz etti. O, Hasan Bey Zerdabi Medya Ödülü'nün medya camiasında meslekiyetin teşvikine önemli katkı sağladığını vurguladı.<br />
<br />
2026 yılı için Hasan Bey Zerdabi Medya Ödülünü alan gazetecilerin listesini sunuyoruz:<br />
<br />
Algış Hasanoğlu,Anar Nifteliyev,<br />
Aydın Tağıyev,Elçin Zahiroğlu;<br />
Ekber Qoşalı;<br />
Günel Habilkızı;<br />
Hüseynbala Selimov;<br />
Hanım Hatun;<br />
İlham Tumas;<br />
İqbal Memmedeliyev;<br />
Murat Akkoç;<br />
Mübariz Yunus,<br />
Nicat Abdullayev,<br />
Oktay Hacımusalı ve<br />
Zernişan Turan.<br />
Ayrıca iki kişi - Senuber Seher ve Sefure Çerkezkızı fahri diploma ile ödüllendirildi.<br />
Törenin sonunda katılımcılar hatıra fotoğrafı çekildiıer.<br />
<br />
&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 23 Jul 2026 00:15:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/07/hasan-bey-zerdabi-adina-medya-odulu-onlara-verildi-1784755275.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Kemal Özkiraz’dan dikkat çeken Kılıçdaroğlu detayı!</title>
                <category>GÜNDEM</category>
                <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/kemal-ozkirazdan-dikkat-ceken-kilicdaroglu-detayi-3331</link>
                <guid>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/kemal-ozkirazdan-dikkat-ceken-kilicdaroglu-detayi-3331</guid>
                <description><![CDATA[Kemal Özkiraz, yapay zekâya bir “kesişim kümesi” oluşturmasını istediğini belirterek şu isimleri sıraladı: Zülfü Livaneli, Suavi, Selda Bağcan, Cahit Berkay, Onur Akın, Ali Atay, Ece Üner ve Halk TV.Özkiraz, bu isimlerin ortak özelliğinin Kemal Kılıçdaroğlu’na “eserlerimi kullanma” diyerek propaganda yapmaları olduğunu öne sürdü.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<iframe width="845" height="475" src="https://www.youtube.com/embed/-L-dvThNG84" title="#CANLI - Oğuzhan Uğur Savcılıkta Ne Dedi?" frameborder="0" allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" allowfullscreen></iframe><p>Kemal Özkiraz, yapay zekâya bir <strong>“kesişim kümesi” </strong>oluşturmasını istediğini belirterek şu isimleri sıraladı: <strong>Zülfü Livaneli, Suavi, Selda Bağcan, Cahit Berkay, Onur Akın, Ali Atay, Ece Üner ve Halk TV.<br />
<img alt="" src="https://www.alevihaberler.com.tr/public/images/detay/WhatsApp%20Image%202026-07-21%20at%2019_57_42.jpeg" style="height:450px; width:800px" /></strong><br />
<br />
Özkiraz, bu isimlerin ortak özelliğinin <strong>Kemal Kılıçdaroğlu’na “eserlerimi kullanma”</strong> diyerek propaganda yapmaları olduğunu öne sürdü.<br />
Özkiraz, Ahbap Derneği’ne yönelik destekleri de <em><strong>“duygu istismarıyla dolandırılmış”</strong></em> şeklinde değerlendirerek, bu kişilerin muhalefete akıl vermeden önce kendi durumlarına bakmalarını önerdi ve <strong>“Yarım doktor yarım hoca gibiler” </strong>ifadesini kullandı.</p>

<p>Kemal Özkiraz, HaberTürk TV’de Sena Alkan’ın sunduğu “Açık ve Net” programında dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu.</p>

<p>Özkiraz, yapay zekâya bir <strong>“kesişim kümesi”</strong> oluşturmasını istediğini belirterek şu isimleri sıraladı: Zülfü Livaneli, Suavi, Selda Bağcan, Cahit Berkay, Onur Akın, Ali Atay, Ece Üner ve Halk TV.</p>

<p>Bu isimlerin ortak özelliğinin Kemal Kılıçdaroğlu’na <strong>“eserlerimi kullanma”</strong> diyerek propaganda yapmaları olduğunu öne süren Özkiraz, şunları söyledi:</p>

<p><em><strong>&nbsp;“Bunların tamamı o dönemde evet, Haluk Levent’in o döneminde bence hepsi iyi niyetle yaptı. Ayrı mesele ama işte cehennemin yolları iyi niyet taşlarıyla döşeli. Bu insanlar hâlâ maalesef her konuda bilir kişi gibi yorum yapıp muhalefeti de dizayn etmeye çalışıyorlar. Bu insanların bir ortak özelliği daha var. Nedir biliyor musunuz? Buradaki isimlerin tamamı Kemal Kılıçdaroğlu’na ‘eserlerini, eserlerimi kullanma’ diye propaganda yapan insanlar.”</strong></em></p>

<p>Özkiraz, Kılıçdaroğlu’nu <strong>“öz eleştiri yapabilen bir insan”</strong> olarak nitelendirirken, listedeki isimleri şöyle devam etti:</p>

<p><em><strong>&nbsp;“Kemal Bey öz eleştiri yapabilen bir insan. Bu arkadaşlar maalesef her konuyu çok iyi biliyorlar. Niyeyse de Türkiye’nin siyasetinde 50 yıldır varlar. Yani siyasete doğrudan katılmadı, biri hariç, bildiğim kadarıyla Zülfü Livaneli hariç. Hiçbiri doğrudan katılmadı ama özellikle sol siyasetin üzerinde hepsi bilir kişiler.”</strong></em></p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Kaynak link:https://www.youtube.com/watch?v=-L-dvThNG84</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 21 Jul 2026 19:43:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/07/kemal-ozkirazdan-dikkat-ceken-kilicdaroglu-detayi-1784655467.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Ali Rıza Özdemir yazdı: Alevi Partisi kurulmalı mı?</title>
                <category>GÜNDEM</category>
                <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/ali-riza-ozdemir-yazdi-alevi-partisi-kurulmali-mi-3330</link>
                <guid>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/ali-riza-ozdemir-yazdi-alevi-partisi-kurulmali-mi-3330</guid>
                <description><![CDATA[T. C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi Önceki Dönem Başkanı, araştırmacı-yazar Alirıza Özdemir, son dönemde “Cem Parti” adıyla kurulan yeni siyasi oluşumu değerlendirdi. Özdemir, CEM TV’nin ardından aynı isimle bir partinin kurulmasını “çakma” ifadeleriyle eleştirdi ve Alevi kimliği eksenli bir siyasi parti fikrine karşı çıktığını belirtti.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>T. C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi Önceki Dönem Başkanı, araştırmacı-yazar<strong> Ali Rıza Özdemir,</strong> son dönemde <strong>“Cem Parti”</strong> adıyla kurulan yeni siyasi oluşumu değerlendirdi. Özdemir, CEM TV’nin ardından aynı isimle bir partinin kurulmasını “çakma” ifadeleriyle eleştirdi ve Alevi kimliği eksenli bir siyasi parti fikrine karşı çıktığını belirtti.<br />
<br />
Özdemir, yazısında, Malatyalı bir iş insanı tarafından kurulan CEM TV’nin ardından aynı isimle bir siyasi partinin hayata geçirildiğini hatırlattı. Partinin kurucularıyla CEM TV’nin bağlantılı olduğunu iddia eden Özdemir,<u> <strong>“Çakma CEM TV’den sonra çakma CEM Parti de kuruldu”</strong></u> değerlendirmesinde bulundu. CEM Vakfı’nın ise gelişmeleri yakından izlediğini kaydetti.<br />
<br />
<strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">“ALEVİ PARTİSİ” FİKRİNE SICAK BAKMIYOR</span></span></strong><br />
<br />
Makalesinde <strong>Alevi Partisi</strong> tartışmalarına da geniş yer veren Özdemir, bu yöndeki teklifleri sıkça aldığını ancak kimlik ve mezhep temelli bir partiye karşı olduğunu vurguladı. Özdemir’e göre, Alevi Partisi kurulması için kadro ve örgütlenme açısından imkân olsa da bu adımın birçok sakıncası bulunuyor:</p>

<ul>
	<li>Aleviliğin inanç ve irfan boyutunun siyasallaşarak yıpranması,</li>
	<li>İnancın seçim pazarlıklarına alet edilmesi,</li>
	<li>Toplum içinde mezhepsel bölünmenin derinleşmesi,</li>
	<li>Üniter devlet yapısına ve toplumsal entegrasyona zarar verilmesi,</li>
	<li>Alevi taleplerinin marjinalleşmesi riski.</li>
</ul>

<p>Özdemir, geçmişteki Birlik Partisi deneyimini de hatırlatarak “denenmişi denemenin anlamı olmadığını” ifade etti.<br />
<br />
<strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">“TALEPLER MİLLİ UZLAŞIYLA ÇÖZÜLMELİ”</span></span></strong><br />
<br />
Ali Rıza Özdemir, Alevi taleplerinin evrensel haklar çerçevesinde ve Türk milletinin birliği temelinde ele alınması gerektiğini savundu.<br />
<br />
<strong>“Ali’siz Alevilik” </strong>olarak nitelendirdiği radikal yaklaşımlara mesafe konulması çağrısı yapan Özdemir, taleplerin devletle barışık ve milli birliği pekiştiren bir nitelik taşıdığını dile getirdi.<br />
<br />
Özdemir, özellikle merkez sağ, milliyetçi ve muhafazakâr partilerin Alevi vatandaşlara kapılarını daha fazla açması ve temsilde adil davranması gerektiğini belirtti. Yazısında, son dönemde devletin attığı adımları (Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı gibi) olumlu bulduğunu ve konunun bir parti meselesi değil, milli uzlaşı konusu olması gerektiğini kaydetti.<br />
<br />
Cumhurbaşkanı’nın liderliğinde bu meselenin kardeşlik hukuku içinde çözülebileceğine inandığını belirten Özdemir, gerçek kanaat önderlerinin inisiyatif alması çağrısında bulundu.<br />
Ali Rıza Özdemir'İn makalesinin tam metni şöyle:<br />
<br />
<br />
<strong>“ALEVİ PARTİSİ” KURULMALI MI?</strong></p>

<p>AÇIK kaynaklara düşen haberlere göre Cem Parti adıyla yeni bir parti kurulmuş. Cem, malum olduğu üzere, Aleviliğin tarikat kapısında farklı zaman ve nedenlerle icra edilen toplu temel ibadetin adıdır. Bu nedenle partinin adındaki Alevilik çağrışımı dikkat çekici…</p>

<p>Değerli dostum gazeteci Ali Rıza Özkan, bu gelişmeyi Çakma CEM TV’den sonra, çakma CEM Parti de kuruldu! manşetiyle görmüş. Onun verdiği bilgilere göre, CEM TV’nin yasal yayın izni sağlayan lisansı devam ederken Malatya, Pütürgeli Kürt ve Sünni açıkgöz bir iş insanı tarafından sahibi olduğu ONS TV isim değiştirerek CEM TV adı ile yayına başlamasının ardından, yine CEM ismi ile bir de parti kuruldu! İlginç olan ise partinin de kurucularının aynı isimler olması. CEM Vakfı ise, her zamanki gibi gelişmeleri seyrediyor.</p>

<p>Kaynak Linki =</p>

<p>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/cakma-cem-tvden-sonra-cakma-cem-parti-de-kuruldu-3314</p>

<p><strong>"ALEVİ PARTİSİ" NEDEN İSTENİYOR?</strong></p>

<p>Bu vesileyle müstakbel bir Alevi Partisi hakkındaki görüşlerimi paylaşmak isterim. Çünkü bu konu periyodik olarak üç-beş ayda bir önüme geliyor. Farklı heyetler, bir Alevi Partisi kurulması ve benim de bu partiye liderlik yapmam konusunda teveccühte bulunuyorlar. Hatta marşlarına kadar altyapısını hazırlayıp konuyu bize taşıyanlar oluyor, sağ olsunlar…</p>

<p>Bir Alevi Partisi kurulması konusunda ısrarcı olan ve konuyu belirli periyotlarla gündemimize taşıyan dostlarımız, birkaç gerekçe öne sürüyor. Bunlara sırasıyla bakalım.</p>

<p><strong>1- Taleplerin karşılanmaması ve çözümlere kulak tıkanması.</strong></p>

<p>Alevilerin kronikleşmiş talepleri, mevcut partilerce seçim dönemlerinde dinlense de seçim sonrası unutulmakta veya vaat düzeyinde kalmaktadır. Tam tekmil bir çalışma ve samimi bir ilgi söz konusu olamıyor.</p>

<p><strong>2- Temsiliyet yetersizliği.</strong></p>

<p>Alevi kimliğine sahip siyasetçilerin parti kadrolarında ve mecliste yeterli oranda yer bulamaması, özellikle sağ, milliyetçi ve muhafazakâr partilerde Alevilerin görünürlüğünün adeta sıfıra yakın olması, Alevileri siyasal sistemin dışında bırakmaktadır.</p>

<p><strong>3- Oyların siyasi pazarlık gücüne dönüşmemesi.</strong></p>

<p>Alevi oylarının tek bir partinin garantisi altında görülmesi, mevcut siyasi aktörlerin Alevi toplumunu Nasıl olsa bize oy verecekler diyerek, diğer partilerin de Ne de olsa Aleviler bize oy vermiyor anlayışı içinde hak taleplerine ciddiyetle yaklaşmamasına yol açmaktadır.</p>

<p><strong>4- Kimlik siyasetinin yaygınlaşması.</strong></p>

<p>Türkiye siyasetinde birçok kesimin kendi özgün kimlikleriyle siyaset arenasında temsil edilmesi ve parti kurması, Alevilerin de kendi kimlikleriyle bağımsız bir aktör olma hakkını doğurmaktadır.</p>

<p><strong>"ALEVİ PARTİSİ"NİN İMKÂNI</strong></p>

<p>Öncelikle ifade etmek gerekir ki, bir siyasi parti kurmak için iki araç lazım: Birincisi kadro, ikincisi bütçe. (Zaten iyi bir yönetici de kadrosundan en iyi şekilde verim alabilen ve bütçeyi doğru şekilde kullanabilen kişidir.)</p>

<p>Bu açıdan bakıldığında bizim açımızdan Alevi Partisi için kadro oluşturmak kolay iş. Çok kısa sürede Alevilerin yaşadığı il ve ilçelerde örgütlenmek mümkün. Bunu sağlayacak hem imkanımız hem de kudretimiz var.</p>

<p><strong>"ALEVİ PARTİSİ"NİN SAKINCALARI</strong></p>

<p>Yukarıda sayılan gerekçeler ve imkanlar, bir Alevi olarak, kulağıma mantıklı gelse de Alevi Partisi fikrine sıcak bakmayanlardanım. Çünkü kimlik ve mezhep merkezli bir siyasi partinin kurulması, birçok açıdan çeşitli riskler barındırmaktadır. Bunlar üzerinde kısaca duralım.</p>

<p><strong>1- İnancın siyasallaşması ve manevi özün silikleşmesi</strong></p>

<p>Alevilik; yolu, erkanı, irfani derinliği ve ahlaki ilkeleriyle bir inanç ve yaşam biçimidir. Bir siyasi partinin günlük polemiklerine, seçim pazarlıklarına ve parti disiplinine hapsedilmesi, Aleviliğin evrensel ve manevi boyutunun araçsallaşarak yıpranmasına neden olacaktır.</p>

<p><strong>2- Dinin siyasete alet edilmesi</strong></p>

<p>Seküler ve demokratik bir düzende din veya inanç eksenli siyaset yapmak, siyasetin doğası gereği pragmatik hesaplarla hareket etmeyi getirir. Kutsal sayılan değerlerin seçim kazanma hedefine indirgenmesi, inanç mensupları arasında da moral değerlerin aşınmasına yol açar.</p>

<p>Alevilik, bünyesinde farklı ocaklar, dedelik gelenekleri ve sosyo-politik eğilimler barındıran bir sosyolojik yapıdır. Tek bir partinin tüm Aleviler adına konuşma iddiası, gerçek veya makbul Alevilik tartışmalarını başlatarak topluluğun kendi içinde bölünmesine sebep olacaktır.</p>

<p><strong>3- Mezhepsel bölünme ve üniter yapının zarar görme tehlikesi</strong></p>

<p>Toplumsal kesimlerin etnik veya mezhepsel çizgilerle partileşmesi, siyasetin uzlaşı zemininden çıkıp sıfır toplamlı bir kimlik çatışmasına dönüşmesine yol açabilir. Türkiye’nin üniter yapısı ve toplumsal dokusu, Lübnan örneğindeki gibi kotayla yönetilen veya dinsel/mezhepsel fay hatlarına bölünen bir siyasal sistemde derin yaralar açabilir.</p>

<p><strong>4- Kutuplaşmanın derinleşmesi ve önyargıların katılaşması</strong></p>

<p>Bir Alevi partisinin varlığı, Alevi toplumunun geniş kitleler nezdinde farklı ve ayrı bir blok olarak algılanmasını hızlandırabilir. Bu durum var olan sosyolojik önyargıları besleyerek toplumsal entegrasyonu zorlaştırır. Sünni ve Alevi vatandaşlar arasındaki geçirgenliği azaltır.</p>

<p>Mezhepsel bir partinin, diğer toplumsal gruplarda katı bir karşı-kimlik inşasını tetikleme riski de vardır. Unutmayalım ki, Türkiye’deki “Alevi algısı” Yavuz Sultan Selim ve Kanuni Sultan Süleyman zamanında inşa edilen “Osmanlı mirası” üzerine oturur.</p>

<p>Her ne kadar, son dönemlerde milliyetçi ve sağ partilerde Alevilere yönelik olumlu ve ılımlı mesajlarda artış görülse de (ki bu çorbada bizim de hayli tuzumuz vardır), geçmişin mirasını görmezden gelmek, son derece yakıcı sonuçlar doğurabilir.</p>

<p><strong>5- Taleplerin marjinalleşmesi ve gerilemesi</strong></p>

<p>Alevi vatandaşların temel talepleri evrensel insan hakları ve anayasal haklar kapsamındadır. Bu hakların spesifik bir partinin ajandasına indirgenmesi, talepleri genel toplum nezdinde tüm vatandaşların sorunu olmaktan çıkarıp bir marjinal grubun özel isteği konumuna düşürme riskini taşımaktadır.</p>

<p>Hak arayışları bir siyasi parti çatısı altına girdiğinde, iktidarlar veya muhalif gruplar bu talepleri doğrudan bir siyasi rakip faaliyeti olarak kodlayabilir. Böylece meşru vatandaşlık talepleri, iktidar-muhalefet çekişmesine kurban edilerek çözümsüzlüğe terk edilebilir.</p>

<p><strong>DENENMİŞİ DENEMEK</strong></p>

<p>Bilindiği üzere Alevi toplumunun ve Türkiye’nin hafızasında Birlik Partisi tecrübesi halen yaşamaktadır. Alevi Partisi olarak kodlanan Birlik Partisi’nin Alevilerin talepleri konusunda bir arpa boyu mesafe alamaması, üstüne üstlük Aleviliğin siyasallaşması, kurucu aktörlerin birbirine düşmanlaşması hatta birbirlerini “yol düşkünü” ilan etmeleri gibi hususların hatıraları halen tazedir. O nedenle, denenmişi denemenin bir anlamı yoktur.</p>

<p><strong>NE YAPMALI?</strong></p>

<p>O halde ne yapmalı?</p>

<p>Bu konuda Alevi toplumuna ve siyasi aktörlere bazı görevler düşmektedir.</p>

<p>Alevi toplumunun hakiki talepleri; yüzyıllardır bu topraklara kök salmış, Ehl-i Beyt sevgisini ve irfanını merkezine alan inanç temelli taleplerdir. Ancak son dönemde bu inancı tarihsel, kültürel ve dini köklerinden koparmaya çalışan, Ali’siz Alevilik olarak da kavramsallaştırılan marjinal ve inkarcı anlayışlar, meseleyi ideolojik bir kavga alanına çekmeye çalışmaktadır.</p>

<p>Ali’siz Alevilerin temel amacı, Alevilerin taleplerini hayata geçirmek değildir; devlet ve Aleviler arasında yeni kriz alanları açmak, yeni fay hatları yaratmaktır.</p>

<p>Diyanet’in lağvedilmesi veya zorunlu din dersleri üzerinden yürütülen bazı radikal ve toptancı söylemler, Alevi toplumunun öz talebi olmaktan ziyade bu ideolojik odakların ajandasıdır.</p>

<p>Bu radikal söylemler, Sünni-muhafazakar kesimlerde ve devlet aklında inanç hakkı arayışından ziyade sistemle ve milli değerlerle çatışma algısı yaratmaktadır. Böylece makul ve meşru Alevi taleplerinin önüne aşılması güç bir duvar örmektedir.</p>

<p>Alevi toplumu ve gerçek temsilcileri; kendi inanç talepleri ile bu ideolojik savrulmalar arasına net bir çizgi çekmelidir. Hakiki arzunun devletle barışık, milli birliği pekiştiren bir nitelik taşıdığını Türk toplumuna sabırla ve doğru bir dille aktarmalıdır.</p>

<p>Alevilerin talepleri özünde marjinal talepler ya da ayrıştırıcı ayrıcalıklar değil, Türk milletinin birliğine, kardeşliğine ve ortak geleceğine hizmet eden son derece makul, insani ve inanç özgürlüğü kapsamındaki hususlardır. Bu gerçek her platformda dile getirilmelidir.</p>

<p>Alevi toplumunun hak ve talepleri; topluma rağmen veya toplumla çatışarak değil, Türk toplumunun geniş kesimlerinin rızası ve empatisi ile hayata geçirilebilecek türdendir. Anadolu irfanının temeli de zaten rızalık ve toplumsal helalleşme anlayışıdır.</p>

<p>Taleplerin meşruiyet zemini evrensel hakların ötesinde, bu toprakları vatan kılan ortak tarih, ortak kültür ve ortak bayrak paydasında ifadesini bulmaktadır.</p>

<p>Alevi vatandaşların sadece belirli bir siyasi yelpazeye mahkum edilmesi veya tek bir çizgi üzerinden temsil olunmaya çalışılması tarihsel bir hatadır. Alevilik, Türk milletinin ortak değeridir ve siyasetin geniş skalasında hak ettiği temsil alanını bulmalıdır.</p>

<p>Bu bağlamda özellikle merkez sağ, milliyetçi ve muhafazakar partilerin Alevi vatandaşlara kapılarını daha geniş şekilde açması, karar mekanizmalarında ve vitrinde Alevi aktörlere daha fazla yer vermesi son derece önem arz etmektedir.</p>

<p>Bu yaklaşım hem Alevi toplumunun siyasi gettoya hapsedilmesini engelleyecek hem de muhafazakar-milliyetçi seçmenin Alevi toplumuyla olan gönül bağını ve toplumsal geçirgenliğini yeniden tesis edecek büyük bir potansiyele sahiptir.</p>

<p>Açıkça ifade etmek gerekir ki, günümüz Türkiye’sinde oluşan siyasi atmosfer, Alevi meselesinin çözümü için tarihsel bir fırsat penceresi sunmaktadır.</p>

<p>Devletimizin kapsayıcı yaklaşımı (örneğin İçişleri Bakanlığı, Milli Eğitim Bakanlığı ile Kültür ve Turizm Bakanlığı bünyesinde atılan adımlar, Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’nın kurulması gibi kurumsal hamleler), devletin bu meseleyi kucaklama kararlılığını göstermektedir.</p>

<p>Cumhur İttifakı’nın ve muhalefet partilerinin Alevi taleplerine yapıcı şekilde yaklaşması, meselenin bir parti siyaseti değil, bir milli uzlaşı ve devlet meselesi olarak çözülebileceğini kanıtlamaktadır.</p>

<p>Yalancı aktörlerin, fitne odaklarının ve Ali’siz Haricilerin Alevi toplumu adına konuşma tekelinin kırılması, Aleviliğin özünde var olan Horasan irfanını, Ehl-i Beyt sevgisini ve vatan sevgisini temsil eden gerçek kanaat önderlerinin, dedelerin ve akademisyenlerin sahada ve siyasette inisiyatif almasıyla mümkündür.</p>

<p>Türk milletinin engin feraseti, devletimizin büyüklüğü ve Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliği; bu meseleyi fitne odaklarına yem etmeden, kardeşlik hukukunu pekiştirerek çözmeye muktedirdir.</p>

<p>Alirıza Özdemir 20/07/2026-Ankara</p>

<p>Kaynak link:<a href="https://x.com/etnojenez/status/2079271631407456281?s=20">https://x.com/etnojenez/status/2079271631407456281?s=20</a></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 21 Jul 2026 18:19:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/07/ali-riza-ozdemir-yazdi-alevi-partisi-kurulmali-mi-1784648864.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Horasan Erenleri Antalya’da inşaat alanında Aşure Lokması paylaştı</title>
                <category>GÜNDEM</category>
                <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/horasan-erenleri-antalyada-insaat-alaninda-asure-lokmasi-paylasti-3329</link>
                <guid>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/horasan-erenleri-antalyada-insaat-alaninda-asure-lokmasi-paylasti-3329</guid>
                <description><![CDATA[Horasan Erenleri Dernekler Federasyonu üyesi Hacı Bektaş Veli Kültür ve Dayanışma Derneği’nin sürdürdüğü İmâm Rıza Cemevi ve Kültür Merkezi inşaat alanı, Kerbela şehitleri ruhuna ve İmam Zeynel Abidin’in kurtuluşu şerefine verilen Aşure lokması paylaşımına ev sahipliği yaptı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="color:#000000"><strong>HABER MERKEZİ / ANTALYA</strong> – Horasan Erenleri Dernekler Federasyonu üyesi İmâm Rıza Cemevi ve Kültür Merkezi inşaat alanında düzenlenen geleneksel Aşure etkinliğinde, protokol üyeleri ve cemevi gönüllüleri bir araya gelerek dayanışma örneği sergiledi.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Kazı ve hafriyat çalışmalarının tamamlandığı inşaat sahasında paylaşılan Aşure lokmasına kent protokolünden çok sayıda isim katıldı.</span></p>

<p><span style="color:#000000"><strong>PROTOKOL VE YURTTAŞLAR AYNI SOFRADA BULUŞTU</strong></span></p>

<p><span style="color:#000000"><strong><img alt="" src="https://www.alevihaberler.com.tr/public/images/detay/Ads%C4%B1z%20tasar%C4%B1m%20(41).png" style="height:450px; width:760px" /></strong></span></p>

<p><span style="color:#000000">Kazı ve hafriyat süreçlerinin tamamlanmasının ardından düzenlenen etkinliğe, Antalya Valisi Hulusi Şahin, Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocağöz, Kepez Kaymakamı Suat Dervişoğlu, Muratpaşa Belediye Başkan Yardımcısı Nuran Yılmaz, AK Parti İl Başkan Yardımcısı Özgür Özbek, AK Parti Döşemealtı önceki dönem ilçe başkanı ve belediye başkan adayı Bekir Kıvrım ile Zemzem Turizm Genel Müdürü Kürşat Bey katıldı.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Süreçte emeği geçen inanç önderleri, kurum yöneticileri ve gönüllülerin de yer aldığı buluşmada, dualar eşliğinde hazırlanan Aşure lokması misafirlere ve vatandaşlara ikram edildi.</span></p>

<p><span style="color:#000000"><strong>HER TÜRLÜ ENGELLEMELERE RAĞMEN BAŞARDIK!</strong></span></p>

<p><span style="color:#000000"><strong><img alt="" src="https://www.alevihaberler.com.tr/public/images/detay/Ads%C4%B1z%20tasar%C4%B1m%20(39).png" style="height:450px; width:760px" /></strong></span></p>

<p><span style="color:#000000">Hacı Bektaş Veli Kültür ve Dayanışma Derneği Başkanı Ergün Kurt yaptığı açıklamada, cemevi ve kültür merkezinin yapım sürecinde karşılaşılan zorluklara dikkat çekilerek şu ifadelere yer verdi:</span></p>

<p><span style="color:#000000">“<em><strong>Bu yıl Aşuremizi, her türlü engellemesine rağmen inşaatına başlayıp kazı ve hafriyat çalışmalarını bitirdiğimiz İmâm Rıza Cemevi Kültür Merkezi inşaat alanımızda paylaştık. Sürecin başından beri yanımızda olan ve her türlü desteğini esirgemeyen Valimize, belediye başkanlarımıza, kaymakamımıza, inanç önderlerimize, aileme ve tüm canlarımıza teşekkür ediyoruz. Hak hizmet edenlerin, destek verenlerin ve lokma sahiplerinin niyetlerini kabul eylesin.</strong>”</em></span></p>

<p><span style="color:#000000">Program, lokma paylaşımı ve cemevi inşaatının gelecekteki etaplarına dair yapılan temennilerin ardından sona erdi.</span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 21 Jul 2026 12:01:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/07/horasan-erenleri-antalyada-insaat-alaninda-asure-lokmasi-paylasti-1784625314.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Ankara’da Alevi kuruluşlarından birlik aşuresi</title>
                <category>GÜNDEM</category>
                <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/ankarada-alevi-kuruluslarindan-birlik-asuresi-3328</link>
                <guid>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/ankarada-alevi-kuruluslarindan-birlik-asuresi-3328</guid>
                <description><![CDATA[Ankara önemli bir etkinliğe tanıklık etti. Afyonkarahisar Hacı Bektaş-ı Veli Kültür Dernekleri Federasyonu, Alevi Bektaşi Güçbirliği Platformu, Alevi Vakıflar Federasyonu, Anadolu Abdallar Cemevi Federasyonu, Anadolu Dernekler Federasyonu, Anadolu Vakıflar Federasyonu, Engelli Dernekleri Federasyonu, Horasan Erenleri Dernekler Federasyonu, Oğuz Çepni Boyu Dernekler Federasyonu ve Tahtacı Kültür Dernekleri Federasyonu Türkmen Alevi Bektaşi Vakfı ev sahipliğinde birlik aşuresi paylaştı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="color:#000000"><strong>HABER MERKEZİ / ANKARA</strong> - Muharrem ayı vesilesiyle dayanışma, birlik ve beraberlik duygularını pekiştirmek amacıyla Ankara’da anlamlı bir etkinlik gerçekleştirildi. </span></p>

<p><span style="color:#000000">Türkmen Alevi Bektaşi Vakfı ev sahipliğinde, İmam Hüseyin Cemevi’nde Afyonkarahisar Hacı Bektaş-ı Veli Kültür Dernekleri Federasyonu, Alevi Bektaşi Güçbirliği Platformu, Alevi Vakıflar Federasyonu, Anadolu Abdallar Cemevi Federasyonu, Anadolu Dernekler Federasyonu, Anadolu Vakıflar Federasyonu, Engelli Dernekleri Federasyonu, Horasan Erenleri Dernekler Federasyonu, Oğuz Çepni Boyu Dernekler Federasyonu ve Tahtacı Kültür Dernekleri Federasyonu hep birlikte Kerbela şehitlerini ve Hazreti Hüseyin’i dualarla andı ve ardından birlik aşuresi paylaştı.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Yoğun katılım altında Aytekin Özkuzukıran Dede, İbrahim Güzel Dede, Murtaza Şirin, Durkadim Bektaşoğlu Dede ve Yaşar Sevinçli Baba’nın birlikte dua verdikleri “Birlik Aşuresi”nde Hz. Hüseyin ve Kerbela şehitleri için mersiyeler seslendirildi, ardından hazırlanan aşureler birlik ve beraberlik temennileriyle katılımcılara ikram edildi. </span></p>

<p><span style="color:#000000">Aşurenin, farklılıkların bir araya gelerek oluşturduğu muazzam birlikteliği simgelediğini belirten Alevi kuruluşları temsilcileri toplumsal birliğin ve huzurun korunmasının önemine dikkat çekti.</span></p>

<p><span style="color:#000000"><strong>ALEVİ-SÜNNİ AYRIMI KALMADI, HEPİMİZ CANIZ</strong></span></p>

<p><span style="color:#000000"><strong><img alt="" src="https://www.alevihaberler.com.tr/public/images/detay/ankara1.png" style="height:450px; width:760px" /></strong></span></p>

<p><span style="color:#000000">Programda konuşma yapan Türkmen Alevi Bektaşi Vakfı Genel Başkanı Özdemir Özdemir, Türkiye’de kutuplaşmadan uzak, kardeşçe bir anlayışın güçlenmesi gerektiğini vurguladı. </span></p>

<p><span style="color:#000000">Alevi toplumu olarak ayrışma değil, birlik istediklerini ifade eden Özdemir, “<em><strong>Mevcut şartlarda Alevi-Sünni ayrımı kalmadı. “</strong>Hepimiz canız ve tek yumruğuz<strong>” diyoruz. Toplumun huzura ve kardeşliğe ihtiyacı var</strong></em>” dedi.</span></p>

<p><span style="color:#000000"><strong>TOPLUMUN BİRLİĞE, KARDEŞLİĞE VE HUZURA İHTİYACI VAR</strong></span></p>

<p><img alt="" src="https://www.alevihaberler.com.tr/public/images/detay/Ankara3.png" style="height:450px; width:760px" /></p>

<p><span style="color:#000000">İslam dünyasının ortak acılarına ve tarihsel sürece değinen Özdemir, “<strong><em>İmam Hüseyin Efendimizin Kerbela’da şehit edildiği dönemden bu yana hep bir yas var. O zamanki Kerbela, 72 şehidimizin katledildiği, Muhammed Mustafa Efendimizin ‘reyhan gülleri’ diye sevdiği İmam Hüseyin Efendimizin ve Ehl-i beytin soyunun katledildiği yası tüm dünyadaki İslam alemi yaşıyor.</em></strong>”&nbsp;ifadelerini kullandı.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Toplumsal barış ve huzurun önemine dikkat çeken Özdemir, günlük siyasi tartışmaların ötesinde bir duruş sergilenmesi gerektiğini belirterek şunları kaydetti: “<em><strong>Toplumun birliğe, kardeşliğe ve huzura ihtiyacı var. Her şeyden önce bu toplumun bin yıllık kardeşliğinin devam etmesi gerekiyor. Art niyetli kişilerin toplumumuzu kutuplaştırdığını görüyoruz. Cumhuriyet’ten bu döneme kadar bu toplum, birliği ve kardeşliği için çok mücadele etti.</strong></em>”</span></p>

<p><span style="color:#000000">“<strong><em>Atalarımız Çanakkale’de şehit oldu, 15 Temmuz’da şehitler verdik. Vatanı için canını feda eden tüm şehitlerimize Allah’tan rahmet diliyorum.</em></strong>”</span></p>

<p><span style="color:#000000"><strong>100 YILLIK CUMHURİYET DÖNEMİNİN EN BÜYÜK BAŞARISI</strong></span></p>

<p><img alt="" src="https://www.alevihaberler.com.tr/public/images/detay/Ankara2.png" style="height:450px; width:760px" /></p>

<p><span style="color:#000000">Alevi toplumunun hakları ve devlet nezdinde temsili konusunda tarihi adımlar atıldığını dile getiren Özdemir, Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’nın kurulmasının 100 yıllık Cumhuriyet döneminde çok büyük bir başarı ve kazanım olduğunu belirtti. </span></p>

<p><span style="color:#000000">Özdemir, bu kurumsal çatının hayata geçirilmesiyle birlikte Türkiye’deki cemevlerinin birçok sorununun aşıldığını ifade ederek, başkanlığı hayata geçiren Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a teşekkürlerini sundu.</span></p>

<p><span style="color:#000000"><strong>SOYLU VE BAHÇELİ’YE ÖZEL TEŞEKKÜR</strong></span></p>

<p><span style="color:#000000"><strong><img alt="" src="https://www.alevihaberler.com.tr/public/images/detay/ankara5.png" style="height:450px; width:760px" /></strong></span></p>

<p><span style="color:#000000">Özdemir, Alevi-Bektaşi Başkanlığı’nın kurulma sürecinde dönemin İçişleri Bakanı ve AK Parti İstanbul Milletvekili Süleyman Soylu’nun çok büyük bir emeği ve katkısı olduğunu vurgulayarak kendisine teşekkür etti.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Konuşmasında MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’ye de özel olarak değinen Özdemir, Bahçeli’nin Nevşehir Hacıbektaş’ta şahsına arsayı Alevi toplumuna bağışladığını hatırlattı. </span></p>

<p><span style="color:#000000">Hibe edilen arsa üzerine inşa edilen eserin Alevi ibadethaneleri arasındaki en büyük yapılardan biri olduğunu belirten Özdemir, “<strong><em>Devlet Bey’in Alevi toplumuna karşı gösterdiği bu hassasiyeti ve takdir toplayan yaklaşımı gerek CHP gerekse diğer tüm siyasi partilerden de bekliyorum. Şahsına tüm Alevi canlar adına teşekkürlerimi iletiyorum.</em></strong>” şeklinde konuştu.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Duaların okunması ve aşure ikramlarının ardından program, toplumsal barış mesajlarıyla sona erdi.</span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sun, 19 Jul 2026 14:25:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/07/ankarada-alevi-kuruluslarindan-birlik-asuresi-1784460674.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Cem Vakfı yöneticilerini sabıkalı duruma kim düşürdü?</title>
                <category>GÜNDEM</category>
                <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/cem-vakfi-yoneticilerini-sabikali-duruma-kim-dusurdu-3327</link>
                <guid>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/cem-vakfi-yoneticilerini-sabikali-duruma-kim-dusurdu-3327</guid>
                <description><![CDATA[Cem Vakfı’nın üç yöneticisi kendi şubeleri olan Pendik Kavakpınar cemevine girmek isterken yaşanan olaylarla ilgili olarak Anadolu 18. Asliye Ceza Mahkemesi tarafından suçlu bulunularak mahkum oldular. Mahkumiyetin arka planında Cem Vakfı avukatının mahkemeye delil ve belgeleri sunmayışı iddiası var.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="color:#000000"><strong>HABER MERKEZİ / İSTANBUL-</strong> Cem Vakfı yöneticilerinin İstanbul Pendik’te bulunan Kavakpınar şubesine giriş yapmak isterken meydana gelen tartışma ve itiş-kakışla ilgili dava sonuçlandı. İstanbul Anadolu 18. Asliye Ceza Mahkemesi, üç Cem Vakfı yöneticisini iştirak halinde “<em><strong>Basit Yaralama</strong></em>” suçundan suçlu bularak adli para cezasına çarptırdı. </span></p>

<p><span style="color:#000000">Cem Vakfı yöneticilerini temsil eden avukatın davayla ilgilenmeyişi, kritik delilleri dosyaya sunmadığı iddiası ve ortaya çıkan ağır faturanın vakıf üyelerinden gizlenmesi büyük tartışma yaratacak.</span></p>

<p><span style="color:#000000">İşte dava dosyasından ve vakıf kulislerinden derlenen haberin detayları:</span></p>

<p><span style="color:#000000"><strong>CEM VAKFI YÖNETİCİLERİ ŞUBESİNE SOKULMADI</strong></span></p>

<p><span style="color:#000000">21 Temmuz 2025 tarihinde İstanbul’un Pendik ilçesinde yer alan ve vakıf şubesi olan Kavakpınar Cemevi’ne gelen Cem Vakfı yöneticileri Ertuğrul Arslan, Hüseyin Doğan ve Süleyman Kılıç ile müşteki ve görevden alınan şube başkanı Mahmut Türkmen arasında gerginlik yaşandı.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Olay sonrasında Cem vakfı yöneticisi Ertuğrul Aslan ve görevden alınan şube başkanı Mahmut Türkmen darp raporu alarak karşılıklı suç duyurusunda bulundular.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Ancak, açılan yargılama sonucunda, “<strong><em>sanıkların iştirak halinde hareket ederek Mahmut Türkmen’e vurdukları</em></strong>” yönünde hüküm kurulurken, davanın bu şekilde sonuçlanmasının arkasında ciddi bir dizi hukuki ihmal zincirinin yattığı iddiası gündeme getirildi.</span></p>

<p><span style="color:#000000"><strong>CEM VAKFINI AVUKAT İHMALİ Mİ YAKTI?</strong></span></p>

<p><span style="color:#000000">Cem Vakfı yöneticilerinin ceza almasıyla sonuçlanan süreçte, sanıkların avukatının dosya ile yeterince ilgilenmediği ve mahkemeye gerekli delil ile belgeleri ulaştırmadığı iddiası gündeme damga vurdu.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Davanın seyrini etkileyen savunma zafiyetleri şu başlıklarla öne çıkıyor:</span></p>

<p><span style="color:#000000">- Sanıklardan Cem Vakfı Yöneticisi Ertuğrul Arslan’ın da olay günü yaralandığı ve Adli Tıp Kurumu’ndan (ATK) resmi darp raporu aldığı öğrenildi. Ancak avukatın bu raporu mahkeme dosyasına eklememesi sebebiyle, mahkeme heyetinin olaydaki karşılıklı yaralama veya meşru müdafaa ihtimallerini değerlendiremediği belirtiliyor.</span></p>

<p><span style="color:#000000">- Olayın yaşandığı yerin Cem Vakfı’na ait bir bina olduğu, yöneticilerin aslında kendi binalarına girişlerinin engellendiği ifade ediliyor. Buna rağmen mahkemenin, müşteki tarafın “binaya zorla giriş yapıldığı” yönündeki iddiasını ciddiye alarak hüküm kurduğu, avukatın ise yöneticilerin haklılığını ortaya koyacak mülkiyet ve yetki belgelerini mahkemeye ulaştırmayarak bu iddiayı çürütmediği anlaşılıyor.</span></p>

<p><span style="color:#000000"><strong>TEBLİGAT ADRESİ HATASI VE DURUŞMALARA KATILMAMA İDDİASI</strong></span></p>

<p><span style="color:#000000">Dava sürecindeki avukat zafiyetinin tebligat aşamasında da kendisini gösterdiği öne sürülüyor. </span></p>

<p><span style="color:#000000">Buna göre, Cem Vakfı yöneticisi olan sanıklardan Ertuğrul Arslan’a tebligat 15 yıldır uğramadığı Sivas adresine ve Süleyman Kılıç’a ise, Hekimhan’daki köyüne gönderilen tebligatlar adreslerinin mahkemeye yanlış bildirilmesi nedeniyle ulaştırılamadı ve “<em><strong>bila ikmal</strong></em>” (işlemi tamamlanamadan) geri döndü.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Tebligatların yapılamaması ve avukatın müvekkillerini duruşmaya yönlendirmemesi sebebiyle sanıklar mahkemede hazır bulunamadı. </span></p>

<p><span style="color:#000000">Bu durum, mahkeme nezdinde olumsuz bir kanaat oluşmasına yol açtı. Mahkeme heyeti gerekçeli kararında, sanıkların duruşmalara katılarak pişmanlık algısı oluşturmaması sebebiyle, “<em><strong>Sanıklar hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesi halinde ileride bir daha suç işlemekten kaçınacağına dair mahkememizde olumlu kanaat oluşmadığı</strong></em>” vurgusunu yaptı.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Bu gerekçelerle sanıklar, cezanın ertelenmesini sağlayan CMK'nun 231. maddesindeki (HAGB) hükümlerinden de faydalandırılmadı.</span></p>

<p><span style="color:#000000"><strong>TOPLAM FATURA: 37.480,00 TL + 45.000 TL KİM ÖDEYECEK?</strong></span></p>

<p><span style="color:#000000">Mahkeme, sunulan eksik deliller doğrultusunda sanıklar Hüseyin Doğan, Süleyman Kılıç ve Ertuğrul Arslan’ın eylemlerini sabit bularak her bir sanığa neticede 112 gün adli para cezası verdi. </span></p>

<p><span style="color:#000000">Sanıkların günlüğü 100,00 TL’den çarptırıldığı adli para cezası ve yargılama giderlerinin toplam dökümü ise şu şekilde gerçekleşti:</span></p>

<p><span style="color:#000000"><strong>Kişi Başı Adli Para Cezası:</strong> 11.200,00 TL (3 sanık için toplam: 33.600,00 TL)</span></p>

<p><span style="color:#000000"><strong>Toplam Yargılama Gideri (Davetiye, ATK ve Uzlaştırma Ücreti):</strong> 3.880,00 TL</span></p>

<p><span style="color:#000000"><strong>Vekalet Ücreti Hariç Toplam Net Tutar:</strong> 37.480,00 TL (Sanıkların ödemek zorunda bırakıldığı adli para cezaları ve mahkeme masrafları toplamı)</span></p>

<p><span style="color:#000000"><strong>Karşı tarafın avukatına ödenecek olan maktu vekalet ücreti:</strong> 45.000,00 TL</span></p>

<p><span style="color:#000000"><strong>BU OLAYIN SORUMLULUĞUNU KİM ÜSTLENECEK?</strong></span></p>

<p><span style="color:#000000">Mahkemenin kararının ardından Cem Vakfı tabanında ve üyeler arasında huzursuzluk baş gösterdi. </span></p>

<p><span style="color:#000000">Vakıf üyelerinin yüksek sesle dile getirdiği ve yanıt beklediği kritik sorular cemevi gündemine oturdu:</span></p>

<p><span style="color:#000000">“<strong><em>Şimdi şiddet uyguladıkları iddiasıyla her 3 yöneticinin de adli sicil kaydı alarak sabıkalı duruma düşmesinin yanında, hatalı süreç yönetimi yüzünden oluşan tüm bu maddi masrafları kim ödeyecek? Kendi binalarında engellenen ve avukat ihmali yüzünden kendilerini savunamayan yöneticileri ve dolayısıyla Cem Vakfı'nı bu duruma düşürmenin sorumluluğunu kim üstlenecek?</em></strong>”</span></p>

<p><span style="color:#000000">Gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde itiraz yolu açık. Vakıf üyeleri ve kamuoyu, savunma zafiyetine yol açan bu eksik belgeler ve sunulmayan ATK darp raporuyla birlikte üst mahkemeye yapılacak itiraz sürecini ve vakıf yönetiminin bu ihmallere karşı alacağı aksiyonu merakla bekliyor.</span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sat, 18 Jul 2026 13:24:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/07/cem-vakfi-yoneticilerini-sabikali-duruma-kim-dusurdu-1784370652.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Özgür Özel Munzur Festivali&#039;ni de böldü!</title>
                <category>GÜNDEM</category>
                <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/ozgur-ozel-munzur-festivalini-de-boldu-3326</link>
                <guid>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/ozgur-ozel-munzur-festivalini-de-boldu-3326</guid>
                <description><![CDATA[Tunceli'de geleneksel olarak her yıl düzenlenen Munzur Festivali'nde Özgür Özel'in de katılacağının duyulması sert tartışmalara neden oldu. Aydınlar ve kanaat önderleri Özgür Özel'in festivale katılmasına karşı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><br />
<strong>HABER MERKEZİ / TUNCELİ- </strong>CHP'den ayrılarak merkez sağ bir parti kurma hazırlıklarını sürdüren Özgür Özel'in Munzur Festivali'nde konuşmacı olarak yer alacağının duyulması ilde ve Avrupa'da sert tartışmalara neden oldu.<br />
<br />
Hukukçu-Yazar Cihan Söylemez’in Özgür Özel'in festivalde konuşmasına karşı yaptığı açıklamaya yönelik olarak destekleyici görüşler beyan ediyor.<br />
Munzur Kültür ve Doğa Festivali'nin kurucularından olan eski belediye başkanları ile bölgedeki bazı bağımsız aydınlar ve demokratik kitle örgütleri temsilcileri, festivalin asli amacından sapmaması ve siyasi kliklerin şov arenasına dönüştürülmemesi gerektiği yönündeki eleştiri ve uyarılar yapıyor.<br />
<br />
Festivalin inanç, dil, kültür ve ekolojik hafıza merkezli kalması gerektiğini konusunda aydınlar hem fikir.<br />
<br />
<strong>ÖZGÜR ÖZEL TUNCELİ'Yİ DE BÖLDÜ!</strong><br />
<br />
Tunceli'de her yıl geleneksel olarak düzenlenen Munzur Doğa ve Kültür Festivali öncesinde, CHP'den ayrılarak merkez sağ bir parti kurma çalışmaları yürüten Özgür Özel’in konuşmacı olarak davet edilmesi ilde büyük bir krizin fitilini ateşledi.&nbsp;<br />
<br />
Hukukçu-Yazar Cihan Söylemez’in yaptığı tarihi uyarı, hem bölge genelinde hem de Alevi toplumu üzerinde yaratılacak muhtemel büyük tahribata dikkatleri çekiyor.&nbsp;<br />
Söylemez’in, inanç ve kültür merkezli bir festivalin siyasi hesaplara alet edilmesine karşı duruşu Tunceli ve Alevi kamuoyunda büyük takdir topladı.<br />
<br />
<strong>KILIÇDAROĞLU'NA KÜRESEL TUZAK!</strong><br />
<br />
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’na yönelik parti içinde yürütülen sistemli itibarsızlaştırma &nbsp;operasyonları, <strong>38. Olağan Kurultay</strong> sürecinden bu yana hız kesmeden devam ediyor.&nbsp;<br />
Parti genel merkezini parayla satın alınan delegeler eliyle sakatladıkları iddiası mahkemeye taşınan ve tedbiren görevden el çektirilen Özgür Özel ve arkadaşları, asırlık çınar olan CHP’ye önce içeriden en büyük zararı vermeyi hedeflediği net şekilde görülüyor.&nbsp;<br />
<br />
Bu ekibin ana stratejisinin partiyi yıpratıp içini boşalttıktan sonra merkez sağ da konunlnacak ANAP benzeri yeni bir parti kurarak ayrılmak ve CHP’yi Türk siyasetinden tamamen silmek olduğu pek çok çevrenin ortak görüşü haline geldi.<br />
<br />
Cumhuriyetin kurucu partisini yok etmeyi amaçlayan bu tehlikeli stratejinin arkasında ise ABD kaynaklı küreselci odakların politikaları olduğu öteden beri biliniyor.&nbsp;<br />
Küresel güçlerin, yerli işbirlikçiler eliyle CHP'yi tasfiye etme projesinin bir ayağı da Alevi toplumunu ve Dersim coğrafyasını bu siyasi şovlara alet etme girişimi olduğu öne sürüldü.<br />
<br />
<strong>DERSİM VE ALEVİ TOPLUMU KÜRESELCİ TUZAĞA DÜŞECEK Mİ?</strong><br />
<br />
Özgür Özel’in, Kemal Kılıçdaroğlu’nu tasfiye eden ekibin başında yer alması nedeniyle Munzur Doğa ve Kültür Festivali'nde boy göstermesi, hem il halkında hem de Alevi toplumu üzerinde şimdiden olumsuz tepki yaratmış durumda.&nbsp;<br />
<br />
Kültürel ve inançsal hassasiyetleri olan bir organizasyonun, Kılıçdaroğlu’nu mağdur eden siyasi bir hizbin gövde gösterisine dönüştürülmek istenmesi, Dersim halkının iradesine ve değerlerine açık bir hakaret ve kışkırtma olarak değerlendiriliyor.<br />
<br />
Hukukçu-Yazar Cihan Söylemez, tam da bu hassas noktaya parmak basarak festivalin siyasi bir şov arenasına dönüştürülmesine sert tepki gösterdi.&nbsp;<br />
Söylemez, yayımladığı bildiride şu ifadelere yer verdi:<br />
<br />
"Munzur Doğa ve Kültür Festivalinde “Özgür Özel Gölgesi” düşmemeli;<br />
Sevgili Canlar,<br />
Son günlerde Munzur Festivali’nin Kültür ve Doğa merkezinden çıkarılarak Özgür Özel’in Şovuna dönüştürülmesi noktasında bir çalışma olduğuna ilişkin gelen bilgiler doğrultusunda;<br />
<strong>1) </strong>DEDEF’i bu siyasal krize dahil olmaması, destek ve teşvik vermemesi hususunda sorumluluğa davet ediyoruz,<br />
<strong>2)</strong> DEM Partinin yerel boyutta CHP içindeki siyasal krize müdahil olmasının doğru olmadığını ifade etmek isteriz,<br />
<strong>3)</strong> Dersim Emek ve Demokrasi Platformu bileşenlerinden bazı kurumların Munzur Festivalini bir siyasal hizbin şov arenasından dönüştürmesine geçit vermemesini temenni ediyoruz.<br />
Munzur Festivali bir Doğa ve Kültür Festivali’dir. CHP içindeki siyasal bir hizbin gölge düşüreceği bir festival olmamalıdır.<br />
Kamuoyuna ve İlgili Kurumlara Saygıyla Duyurulur.<br />
Hukukçu-Yazar Cihan Söylemez"<br />
<br />
<strong>TUNCELİ HALKINDAN SÖYLEMEZ'İN UYARILARINA DESTEK</strong><br />
<br />
Cihan Söylemez’in bu açıklaması, Tunceli'deki yerel dinamikler, çevre dernekleri ve inanç önderleri arasında da geniş yankı buldu.&nbsp;<br />
<br />
Festivalin kurucu iradesinde yer alan eski yerel yöneticiler ve bağımsız bölge aydınları, Munzur Festivali’nin yıllardır bir "mücadele, inanç ve kültür alanı" olduğunu hatırlatarak; dışarıdan dayatılan siyasi ajandaların bu kolektif hafızayı zedeleyeceği uyarısında bulundular.<br />
<br />
Bölgedeki kanaat önderleri, halkın Kemal Kılıçdaroğlu’na yapılan vefasıza ve haksızlığa karşı hassasiyetinin en üst düzeyde olduğunu belirterek, Özgür Özel ve ekibinin siyasi gövde gösterilerinin Munzur’un asil ruhunu gölgeleyeceği konusunda uyardılar.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 17 Jul 2026 21:29:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/07/ozgur-ozel-munzur-festivalini-de-boldu-1784313778.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Kepez’e İmam Rıza Cemevi ve Kültür Merkezi geliyor</title>
                <category>GÜNDEM</category>
                <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/kepeze-imam-riza-cemevi-ve-kultur-merkezi-geliyor-3324</link>
                <guid>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/kepeze-imam-riza-cemevi-ve-kultur-merkezi-geliyor-3324</guid>
                <description><![CDATA[Kepez’in Fevzi Çakmak Mahallesi’nde 1.650 metrekarelik alanda inşa edilecek Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Merkezi ile Sosyal Tesis için temel hazırlıkları başladı. Horasan Erenleri Dernekler Federasyonu üyesi Antalya Hacı Bektaş Veli Kültür, Tanıtma Cemevi Derneği - İmam Rıza Cemevi ve Kültür Merkezi, yalnızca inanç hizmetlerinin sunulduğu bir ibadet mekanı değil; eğitim, kültür ve sosyal dayanışmayı güçlendirecek faaliyetlere de ev sahipliği yapacak çok amaçlı bir yaşam merkezi olarak hizmet verecek.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="color:#000000">haberimizvar.net sitesinin haberine göre,&nbsp;Kepez&nbsp;Belediyesi işbirliğiyle ilçeye önemli bir inanç ve kültür merkezi daha kazandırılıyor. </span></p>

<p><span style="color:#000000">Fevzi Çakmak Mahallesi’nde, 27620 ada 4 parselde belediyeye ait hisse üzerine inşa edilecek İmam Rıza Cemevi ve Kültür Merkezi’nin temel kazı çalışmaları başladı.&nbsp;</span></p>

<p><span style="color:#000000">Kepez&nbsp;Belediyesi Fen İşleri Müdürlüğü ekipleri tarafından yürütülen kazı çalışmaların yaklaşık bir hafta içinde tamamlanması bekleniyor. </span></p>

<p><span style="color:#000000">Kazı işlemlerinin tamamlanmasının ardından temeli atılacak olan cemevi ve kültür merkezi hayırseverlerin desteğiyle hızla yükselecek.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Bu proje ile Kepez’de yalnızca bir cemevi değil, aynı zamanda sosyal ve kültürel yaşamın merkezi olacak kapsamlı bir tesis hayata geçirilecek. </span></p>

<p><span style="color:#000000">Zemin artı iki kat olarak inşa edilecek merkezde; konferans salonu, inanç ve kültür müzesi, başkanlık ofisi, Alevi Bektaşi kültürüne ait eserler, dergiler ve araştırma kaynaklarının yer alacağı kütüphane, derslikler, geleneksel lokma kültürünün yaşatılacağı aşevi, cem meydanı, misafir konuk odaları, morg, kültürel etkinlik alanları, derslikler ve mutfak yer alacak. </span></p>

<p><span style="color:#000000">Tesis inanç hizmetlerinin yanı sıra eğitim, kültür ve sosyal dayanışmayı güçlendirecek faaliyetlere de ev sahipliği yapacak.</span></p>

<p><span style="color:#000000"><strong>KOCAGÖZ, AŞURE ETKİNLİĞİNDE MÜJDEYİ VERDİ</strong></span></p>

<p><span style="color:#000000">Projenin hayata geçirilme süreci;&nbsp;Kepez&nbsp;Belediye Meclisi'nin 2025 yılı Temmuz ayı toplantısında ele alındı. </span></p>

<p><span style="color:#000000">Meclis gündemine taşınan karar kapsamında, 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun ilgili maddeleri doğrultusunda Fevzi Çakmak Mahallesi 27620 ada 4 parseldeki belediyeye ait hissenin, Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Merkezi ile Sosyal Tesis Alanı yapılmak üzere Milli Emlak tarafından, Antalya&nbsp;Valiliği işbirliği ile Antalya Hacı Bektaş Veli Kültür, Tanıtma Cemevi Derneği - İmam Rıza Cemevi'ne 25 yıl süreyle tahsisi verilerek tahsis işlemlerinin yürütülmesi için de&nbsp;Kepez&nbsp;Belediye Başkanı Mesut Kocagöz’e yetki verildi.&nbsp;</span></p>

<p><span style="color:#000000">Kepez&nbsp;Belediye Başkanı Mesut Kocagöz, Kepez’e yeni bir cemevi müjdesini meclis toplantısının ardından DokumaPark'ta düzenlenen&nbsp;Kepez&nbsp;Alevi Bektaşi Kültür Derneği'nin Aşure etkinliğinde vermişti. </span></p>

<p><span style="color:#000000">Etkinlikte birlik ve beraberlik mesajları veren Başkan Kocagöz, "<em><strong>Bizler aynı sazın telleriyiz, aynı ağacın dallarıyız. Bizim kökümüz Türkiye Cumhuriyeti</strong></em>" sözleriyle toplumsal dayanışmanın önemine dikkat çekmişti.</span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 16 Jul 2026 15:24:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/07/kepeze-imam-riza-cemevi-ve-kultur-merkezi-geliyor-1784205598.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Ayvalık’ta Horasan Erenleri’nden birlik aşuresi</title>
                <category>GÜNDEM</category>
                <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/ayvalikta-horasan-erenlerinden-birlik-asuresi-3322</link>
                <guid>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/ayvalikta-horasan-erenlerinden-birlik-asuresi-3322</guid>
                <description><![CDATA[Horasan Erenleri Dernekler Federasyonu üyesi Ayvalık Hacı Bektaş Veli Kültür ve Dayanışma Derneği tarafından düzenlenen aşure paylaşımında Ayvalık’ta siyasi parti temsilcilerinden mülki erkana ve sivil toplum kuruluşlarına kadar toplumun her kesimi aynı sofrada bir araya geldi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="color:#000000"><strong>HABER MERKEZİ / BALIKESİR –</strong> Horasan Erenleri Dernekler Federasyonu üyesi Ayvalık Hacı Bektaş Veli Kültür ve Dayanışma Derneği ev sahipliğinde düzenlenen geleneksel Aşure Payı etkinliği, ilçede adeta bir toplumsal uzlaşı ve kardeşlik buluşmasına sahne oldu. </span></p>

<p><span style="color:#000000">Siyasi parti temsilcilerinden mülki erkan ve sivil toplum kuruluşlarına kadar her kesimi aynı sofrada bir araya getiren buluşma öncesinde, Federasyon heyeti Ayvalık Ticaret Odası’na (ATO) bir nezaket ziyareti gerçekleştirdi.</span></p>

<p><span style="color:#000000"><strong>TİCARET ODASI’NA TEŞEKKÜR VE DAVET ZİYARETİ</strong></span></p>

<p><span style="color:#000000"><strong><img alt="" src="https://www.alevihaberler.com.tr/public/images/detay/ATO1.png" style="height:450px; width:760px" /></strong></span></p>

<p><span style="color:#000000">Aşure lokmasının paylaşımı öncesinde; Horasan Erenleri Dernekler Federasyonu Genel Başkanı Av. Erdem Cömert, Genel Sekreter Ali Rıza Özkan, YK üyesi Ali Kel ile Ayvalık Hacı Bektaş Veli Kültür ve Dayanışma Derneği Başkanı Yüksel Kalkan ile birlikte Cem Vakfı eski Genel Müdürü Süleyman Kılıç ve Alevi Kültür Dernekleri eski YK üyesi Avukat Şebnem Özdemir’den oluşan heyet, Ayvalık Ticaret Odası (ATO) Başkanı Ali Uçar’ı makamında ziyaret etti.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Ziyarette, ATO Başkanı Ali Uçar’a derneğin ve federasyonun çalışmalarına sunduğu yapıcı katkılar ve destekler için teşekkür edilerek Aşure Payı etkinliğinin daveti iletildi. </span></p>

<p><span style="color:#000000">ATO Başkanı Uçar, bu kıymetli ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getirerek sivil toplum kuruluşları ile yerel iş dünyasının ortak kentlilik bilincindeki iş birliğinin önemine vurgu yaptı.</span></p>

<p><strong><span style="color:#000000">CÖMERT: GELENEĞİ SÜRDÜRME İRADESİYLE PAYLAŞMAYA GELDİK!</span></strong></p>

<p><span style="color:#000000"><img alt="" src="https://www.alevihaberler.com.tr/public/images/detay/Erdem%20C%C3%B6mert.png" style="height:450px; width:760px" /></span></p>

<p><span style="color:#000000">Etkinliğe katılan canlara hitaben konuşan Horasan Erenleri Dernekler Federasyonu Genel Başkanı Av. Erdem Cömert, federasyonun kuruluş felsefesini çarpıcı sözlerle dile getirdi. </span></p>

<p><span style="color:#000000">Siyasi parti temsilcilerine ve tüm katılımcılara lokma paylaşımı için teşekkür ederek sözlerine başlayan Cömert, şunları söyledi:</span></p>

<p><span style="color:#000000">“<strong><em>Siyasi parti temsilcilerimiz var, hepinize buraya geldikleri, bu lokmayı bizimle paylaştıkları için teşekkür ediyorum.</em></strong></span></p>

<p><strong><span style="color:#000000"><em>Federasyonumuza Horasan Erenleri adını koyduk. Horasan Erenleri ne? Hepimiz Horasanlıyız. Horasan’dan çıktık. Orada bir olduk. Beraber Anadolu’ya geldik ve buraları yurt edindik. Bu yurtta da biz o erenlerden gelen şefaati, yardımlaşma, paylaşma, kardeşlik duygusunu buralara kadar taşıdık. Biz buralara Horasan irfanıyla beraber geldik...</em></span></strong></p>

<p><strong><span style="color:#000000"><em>Biz Türk Milletine bağlı olan insanlar olarak bu federasyonda bir araya geliyoruz. Türkiye’nin şu an 22 ayrı bölgesinde böyle derneklerimiz, cemevlerimiz var. En büyüğü de Hacıbektaş ilçesinde, kıymetli büyüğümüz Devlet Bahçeli’nin arsa bağışlarıyla yapılan, Türkiye’nin hatta dünyanın en büyük cemevi. O da 21 Haziran’da açıldı.</em></span></strong></p>

<p><span style="color:#000000"><em><strong>Ora merkez olmak üzere biz federasyon olarak o Anadolu Aleviliğini, o paylaşmacı, kardeşlik duygusunu; millete, vatanına, bayrağına, devletine bağlı olan o geleneği sürdürme iradesiyle bu lokmaları sizlerle beraber burada paylaşmaya geldik. İyi ki geldik, siz de iyi ki geldiniz. Hoş geldiniz, sefa geldiniz.</strong>”</em></span></p>

<p><strong><span style="color:#000000">AHMET AKIN VE İSMAİL OK’TAN ANLAMLI TELGRAFLAR</span></strong></p>

<p><span style="color:#000000"><img alt="" src="https://www.alevihaberler.com.tr/public/images/detay/Toplufoto.png" style="height:450px; width:760px" /></span></p>

<p><span style="color:#000000">Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın ve AK Parti Balıkesir Milletvekili İsmail Ok yoğun programları nedeniyle etkinliğe katılamadıkları için mesajlarıyla Ayvalık’taki buluşmaya selam ve desteklerini ilettiler.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın, gönderdiği mesajında şu ifadeleri paylaştı: </span></p>

<p><span style="color:#000000">“<em><strong>Sayın Yüksel Kalkan, Hacı Bektaş Veli Kültür ve Dayanışma Derneği Ayvalık Şube Başkanı; Düzenlediğiniz hayra katılamadığım için üzgünüm. Bu buluşmanın birliğimizi, beraberliğimizi ve kardeşliğimizi pekiştirmesini temenni ediyorum. Paylaşılan lokmaların ve edilen duaların Hakk katında kabul olmasını diler, size ve şahsınızda hayra katılan tüm canlara sevgi ve saygılarımı sunarım.</strong>”</em></span></p>

<p><span style="color:#000000">AK Parti Balıkesir Milletvekili İsmail Ok ise gönderdiği telgraf metninde şu ifadelere yer verdi:</span></p>

<p><span style="color:#000000">“<em><strong>Sayın Ayvalık Hacıbektaş Veli Kültür ve Dayanışma Derneği</strong></em></span></p>

<p><span style="color:#000000"><em><strong>Ayvalık Hacıbektaş Veli Kültür ve Dayanışma Derneği'nin düzenlediği matem aşure payı programı için nazik davetinize teşekkür ederim. Barışın ve insanlık sevgisinin daim olması dileğiyle programın hayırlara vesile olmasını temenni eder, şahsınızda Horasan Erenleri Dernekler Federasyonu Genel Başkanı Sayın Erdem Cömert'e, dernek yönetimine ve tüm konuklara selamlarımı iletirim. İsmail Ok - AK Parti Balıkesir Milletvekili</strong>”</em></span></p>

<p><strong><span style="color:#000000">SİYASET, BÜROKRASİ VE SİVİL TOPLUM AYNI SOFRADA BULUŞTU</span></strong></p>

<p><span style="color:#000000"><img alt="" src="https://www.alevihaberler.com.tr/public/images/detay/M%C3%BCft%C3%BC.png" style="height:450px; width:760px" /></span></p>

<p><span style="color:#000000">Ayvalık Hacı Bektaş Veli Kültür ve Dayanışma Derneği’nin Rose Stone kafe işletmesinde düzenlediği Aşure lokması paylaşımına, Edremit Körfezi genelinden ve çevre ilçelerden çok sayıda yurttaş ile temsilci katıldı. </span></p>

<p><span style="color:#000000">Siyasi ve idari yelpazenin her rengini buluşturan katılımcı listesinde şu isimler yer aldı:</span></p>

<ul>
	<li>
	<p><span style="color:#000000">Ayvalık Müftüsü Mehmet Yiğit,</span></p>
	</li>
	<li>
	<p><span style="color:#000000">AK Parti Ayvalık İlçe Başkanı Betül Akın adına Vekili Berrin Yarral ve Kemal Uçar,</span></p>
	</li>
	<li>
	<p><span style="color:#000000">MHP Ayvalık İlçe Başkanı Hasan Ustalı ve Yönetim Kurulu Üyeleri,</span></p>
	</li>
	<li>
	<p><span style="color:#000000">Ayvalık Ticaret Odası (ATO) Başkanı Ali Uçar ve eşi Emel Uçar,</span></p>
	</li>
	<li>
	<p><span style="color:#000000">Saadet Partisi Ayvalık İlçe Başkanı Hasan Memiş ve eşi,</span></p>
	</li>
	<li>
	<p><span style="color:#000000">DEVA Partisi Ayvalık İlçe Başkanı Yusuf Alp,</span></p>
	</li>
	<li>
	<p><span style="color:#000000">Demokrat Parti (DP) Ayvalık İlçe Başkanı Hasan Otan,</span></p>
	</li>
	<li>
	<p><span style="color:#000000">Vatan Partisi Balıkesir İl Başkanı Hüseyin Ayvataş ve Yönetim Kurulu Üyeleri,</span></p>
	</li>
	<li>
	<p><span style="color:#000000">Vatan Partisi Ayvalık İlçe Başkanı Abdül Aziz Şenel ve Yönetim Kurulu Üyeleri,</span></p>
	</li>
	<li>
	<p><span style="color:#000000">Ayvalık Kızılay Derneği Başkanı Osman Arslan,</span></p>
	</li>
	<li>
	<p><span style="color:#000000">Ayvalık Lozan Mübadilleri Derneği Başkanı Neşe Albayrak,</span></p>
	</li>
	<li>
	<p><span style="color:#000000">Ayvalık Gaziler Derneği Başkanı Hasan Kıranoğlu,</span></p>
	</li>
	<li>
	<p><span style="color:#000000">Ayvalık Ülkü Ocakları Başkanı Mustafa Tosun,</span></p>
	</li>
	<li>
	<p><span style="color:#000000">Dr. Neşe Zengin, eski TBB YK üyesi ve İstanbul Barosu Genel Sekreteri Hüseyin Özbek ve çevre ilçelerden gelen çok sayıda sivil toplum örgütü temsilcileri.</span></p>
	</li>
</ul>

<p><strong><span style="color:#000000">LOJİSTİK DESTEĞE VE EMEKÇİLERE ÖZEL TEŞEKKÜR</span></strong></p>

<p><span style="color:#000000"><img alt="" src="https://www.alevihaberler.com.tr/public/images/detay/Kat%C4%B1l%C4%B1lmc%C4%B1lar.png" /></span></p>

<p><span style="color:#000000">Etkinliğin kusursuz şekilde organize edilmesinde ve lokmanın canlara ulaştırılmasında büyük bir özveriyle çalışanlara gıyabında teşekkür eden Başkan Yüksel Kalkan, özellikle lojistik süreçte büyük katkı sunan Rose Stone işletmesinin sahibi Neşe Albayrak’a parantez açtı:</span></p>

<p><span style="color:#000000">“<strong><em>Bu büyük sofranın kurulmasında, lokmamızın kaynatılmasından canlara ulaştırılmasına kadar arka planda sessizce, büyük bir inanç ve sevgiyle lojistik desteğini esirgemeyen saygıdeğer Neşe Albayrak’a ve mutfakta, alanda emeği geçen tüm gizli kahramanlarımıza şükranlarımızı sunuyoruz. Onların bu özverili emeği olmasaydı bu birliği böylesine güçlü hissettiremezdik.</em></strong>”</span></p>

<p><span style="color:#000000">Dualar eşliğinde dağıtılan aşure payının ardından etkinlik, barış, kardeşlik ve adalet dualarıyla sona erdi.</span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 15 Jul 2026 15:46:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/07/ayvalikta-horasan-erenlerinden-birlik-asuresi-1784120458.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Toroslar Cemevi&#039;nde Aşure gönülleri birleştirdi</title>
                <category>GÜNDEM</category>
                <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/toroslar-cemevinde-asure-gonulleri-birlestirdi-3321</link>
                <guid>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/toroslar-cemevinde-asure-gonulleri-birlestirdi-3321</guid>
                <description><![CDATA[Mersin'de bulunan Horasan Erenleri Dernekler Federasyonu üyesi Toroslar Cemevi Muharrem orucunun bitmesinin ardından geleneksel aşure birlik lokması etkinliğini düzenledi. Yoğun katılım gözlenen etkinlikte gönüller birlendi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="color:#000000"><strong>HABER MERKEZİ / MERSİN –</strong> Toroslar Alevi Kültür Derneği tarafından Mersin Toroslar Cemevi’nde düzenlenen Aşure Etkinliği, yüzlerce yurttaşın katılımıyla adeta bir inanç ve kültür şölenine dönüştü. </span></p>

<p><span style="color:#000000">Paylaşım, kardeşlik ve dayanışmanın simgesi olan aşure lokmalarının dağıtıldığı anlamlı gecede, kadim deyişler Toroslar’ın zirvesinde yankılandı.</span></p>

<p><strong><span style="color:#000000">ANADOLU’NUN KADİM SESİ TOROSLAR’DA BULUŞTU</span></strong></p>

<p><strong><span style="color:#000000"><img alt="" src="https://www.alevihaberler.com.tr/public/images/detay/toroslar.png" style="height:450px; width:760px" /></span></strong></p>

<p><span style="color:#000000">Etkinliğin en çok ilgi çeken anlerinden biri, Anadolu halk müziği ile Alevi-Bektaşi deyişleri alanındaki çalışmalarıyla tanınan Hüseyin Albayrak ve bağlamadaki güçlü yorumuyla büyük beğeni toplayan Doğu Ekin’in sahne performansı oldu.</span></p>

<p><span style="color:#000000">İki usta sanatçı, yüzyıllardır kuşaktan kuşağa aktarılan nefesleri, türküleri ve Kerbela’nın manevi mirasını yaşatan deyişleri seslendirdi. </span></p>

<p><span style="color:#000000">Cemevini dolduran vatandaşlar, zaman zaman hüzünlü zaman zaman ise coşkulu anlar yaşatan eserlere hep bir ağızdan eşlik etti. </span></p>

<p><span style="color:#000000">Sanatçıların güçlü sahne performansı ve uyumu izleyicilerden yoğun alkış aldı.</span></p>

<p><strong><span style="color:#000000">DOĞU PERİNÇEK’TEN "BİRLİK VE MÜCADELE" MESAJI</span></strong></p>

<p><strong><span style="color:#000000"><img alt="" src="https://www.alevihaberler.com.tr/public/images/detay/Toroslar2.png" style="height:450px; width:760px" /></span></strong></p>

<p><span style="color:#000000">Etkinliğe yoğun iş programı nedeniyle katılamayan Vatan Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek, gönderdiği yazılı mesajla Toroslar Cemevi’ndeki canları selamladı. </span></p>

<p><span style="color:#000000">Aşurenin zulme karşı direnişi ve birliği simgeleyen gücüne değinen Perinçek, mesajında şu ifadelere yer verdi:</span></p>

<p><span style="color:#000000"><em>"<strong>Aşure bizim zorluklara, zulme karşı ayakta kalmamızı ve onlara meydan okumamızı sağlayan büyük bir enerji kaynağı; bizi birleştiren büyük bir harçtır. Tarihte ve bugün de zalimler varsa, onların karşısında asla teslim olmayanlar da vardır. Bencilliğe, çürümeye, yozlaşmaya, vatansızlaşmaya karşı, paylaşmayı, erdemleri, namusu, cesareti, eşitliği bugüne getiren erenler her zaman vardır. Kerbela’dan beri mazlumların ve hakikatin yanındayız. Hz. Hüseyin’in mirasıyla meydan okuyoruz. Milli Devletimizi bölemezler, milletimizi parçalayamazlar, birliğimizi bozamazlar. Horasan Erenleri de Toroslar Erenleri de birliğimizin sigortasıdır. Toroslar Alevi Kültür Derneği Cemevi Başkanı Sayın Hüseyin Değerli’ye ve bütün canlara saygılarımı, sevgilerimi, selamlarımı iletiyorum.</strong>"</em></span></p>

<p><strong><span style="color:#000000">"AŞURE, FARKLILIKLARIN BARIŞ İÇİNDE BİR ARADA YAŞAMASIDIR"</span></strong></p>

<p><strong><span style="color:#000000"><img alt="" src="https://www.alevihaberler.com.tr/public/images/detay/H%C3%BCseyin%20De%C4%9Ferli.png" style="height:450px; width:760px" /></span></strong></p>

<p><span style="color:#000000">Programın ev sahipliğini üstlenen Toroslar Alevi Kültür Derneği Başkanı Hüseyin Değerli, gecenin sonunda yaptığı konuşmada aşure lokmasının felsefi derinliğine vurgu yaptı. </span></p>

<p><span style="color:#000000">Değerli, şu ifadeleri kullandı:</span></p>

<p><span style="color:#000000"><em>"<strong>Aşure, sadece bir tatlı değil; farklı malzemelerin, farklı tatların kendi kimliğini kaybetmeden bir araya gelerek oluşturduğu muazzam bir birlik, kardeşlik ve barış sembolüdür. Bugün burada sadece lokmamızı değil, acımızı, sevincimizi ve umudumuzu paylaştık. Bu anlamlı günde bizleri yalnız bırakmayan tüm canlara, bizlere mesajlarıyla güç veren siyasi liderlerimize ve yüreklerimizi deyişleriyle ısıtan sanatçılarımıza sonsuz teşekkürlerimizi sunuyoruz.</strong>"</em></span></p>

<p><strong><span style="color:#000000">BELLEKLERDE İZ BIRAKAN ETKİNLİK</span></strong></p>

<p><strong><span style="color:#000000"><img alt="" src="https://www.alevihaberler.com.tr/public/images/detay/Toroslar1.png" style="height:450px; width:760px" /></span></strong></p>

<p><span style="color:#000000">Mersin’de toplumsal birliktelik ve dayanışma duygularının en üst seviyede hissedildiği etkinlik, dualar eşliğinde aşure lokmasının pay edilmesiyle son buldu. </span></p>

<p><span style="color:#000000">Toroslar Cemevi’nde yaşanan bu manevi ve kültürel atmosfer, kentin hafızasında uzun süre unutulmayacak anlamlı bir iz bıraktı.</span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 15 Jul 2026 13:51:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/07/toroslar-cemevinde-asure-gonulleri-birlestirdi-1784114425.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>İsmail Engin yazdı: Humboldt, Gehlen ve Alevî-Bektaşî Düşüncesinde doğa, insan ve hakikat...</title>
                <category>GÜNDEM</category>
                <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/ismail-engin-yazdi-humboldt-gehlen-ve-alevi-bektasi-dusuncesinde-doga-insan-ve-hakikat-3315</link>
                <guid>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/ismail-engin-yazdi-humboldt-gehlen-ve-alevi-bektasi-dusuncesinde-doga-insan-ve-hakikat-3315</guid>
                <description><![CDATA[Alevi-Bektaşi araştırmalarının duayen isimlerinden İsmail Engin, Alman felsefesinin önemli isimlerinden Alexander von Humboldt ve Arnold Gehlen'in düşünce sistematiğini Alevi-Bektaşi düşüncesi ile karşılaştırdı. Engin'in karşılaştırmalı düşünce akımları analizleri alanında ender örneklerden birisi olan "Humboldt, Gehlen ve Alevî-Bektaşî Düşüncesinde Doğa, İnsan ve Hakikat..." makalesini okurlarımızın değerlendirmesine sunuyoruz.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="color:#000000"><strong>Humboldt, Gehlen ve Alevî-Bektaşî Düşüncesinde Doğa, İnsan ve Hakikat..</strong></span></p>

<p><span style="color:#000000">Alexander von Humboldt, 1845 yılında Stuttgart ve Tübingen’de yayımlanan “<strong><em>Kosmos. Entwurf einer physischen Weltbeschreibung</em></strong>” adlı eserinde doğayı, “<strong><em>içsel ve ebedî yasalara göre var olan</em></strong>” [»Bestehens nach inneren ewigen Gesetzen«] canlı bir bütün olarak tanımlar.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Ona göre, doğa; “<em><strong>çokluk içinde birlik</strong></em>”tir; biçim ve yapı bakımından farklı görünen varlıkların birbirleriyle kurduğu organik ilişkinin bütünüdür.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Humboldt, doğanın yalnızca gözlemlenebilir olguların toplamı olmadığını, aynı zamanda görünüşlerin ardındaki düzeni ve bütünlüğü ifade eden bir varoluş alanı olduğunu vurgular. </span></p>

<p><span style="color:#000000">Fiziksel araştırmanın temel amacının, çeşitlilik içinde birliği keşfetmek; tekil olgulardan hareketle evrensel düzeni kavramak; ayrıntılar arasında kaybolmadan doğanın ruhuna ulaşabilmek olduğunu savunur.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Böylece, bilimsel araştırma, yalnızca duyusal dünyanın verilerini toplamakla yetinmez; ampirik gözlemi düşünsel kavrayışla birleştirerek doğanın içkin düzenini anlamaya yönelir.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Humboldt’un doğaya ilişkin bu bütüncül yaklaşımı, kaçınılmaz olarak insanın söz konusu bütün içindeki konumunu da sorgulamayı gerektirir.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Zira, doğanın birliği, insan bilincinden bağımsız olarak var olsa da, bu birliğin kavramsal olarak anlaşılması onu idrak edebilecek bir öznenin varlığını gerektirir.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Bu noktada, Arnold Gehlen’in felsefî antropolojisi önemli bir açıklama zemini sunar :</span></p>

<p><span style="color:#000000">Gehlen’e göre insan, diğer canlılar gibi çevresine içgüdüsel olarak uyum sağlayan bir varlık değildir; aksine biyolojik bakımdan “<strong><em>eksik varlık</em></strong>” [“Mängelwesen”] olarak dünyaya gelir. </span></p>

<p><span style="color:#000000">Eksiklik, insanı; kültür üretmeye, kurumlar oluşturmaya ve anlam inşa etmeye zorlayan temel antropolojik koşuldur. </span></p>

<p><span style="color:#000000">Dil, gelenek, semboller ve toplumsal kurumlar, insanın doğayla kurduğu ilişkinin ve kendi varoluşunu sürdürebilmesinin temel araçlarıdır.</span></p>

<p><strong><span style="color:#000000">Alevî-Bektaşînin düşüncesi – irfanı :</span></strong></p>

<p><span style="color:#000000">Gehlen’in insanın eksiklik durumuna ilişkin antropolojik çözümlemesiyle karşılaştırıldığında, bu eksikliği yalnızca biyolojik değil, aynı zamanda varoluşsal ve manevi bir açıklık olarak yorumlayan farklı bir perspektiftir.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Burada, insanın eksikliği yalnızca biyolojik ya da evrimsel bir yetersizlik olarak değil, hakikate açık olmasının varoluşsal koşulu olarak değerlendirilir.</span></p>

<p><span style="color:#000000">İnsan, tamamlanmamış olduğu için öğrenir; öğrenebildiği için dönüşür; dönüşebildiği için de Hakk’ın tecellisini kendi varlığında idrak etme ve bunu ahlâkî bir dönüşüme dönüştürme imkânına sahip olur. </span></p>

<p><span style="color:#000000">Dolayısıyla eksiklik, giderilmesi gereken bir kusur değil, kemâle yönelen insanın en temel imkânıdır.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Bu bakış açısından Gehlen’in kültür kuramı, yeni bir anlam kazanır.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Gehlen’e göre; kurumlar, insanın biyolojik eksikliğini telafi eden yapılardır.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Alevî-Bektaşî inancı ve uygulamalarında – felsefesinde; cem, semah, musahiplik, ikrar ve görgü salt toplumsal dayanışmayı sağlayan kurumlar değildir. İnsanın “ben-merkezli” varoluştan “<em><strong>can</strong></em>” bilincine yönelmesini mümkün kılan irfan uygulamaları ve mekânlarıdır.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Diğer bir ifadeyle, Gehlen için kurumlar, insanı doğanın belirsizliklerine karşı korurken; Alevî-Bektaşî için kurumlar, insanı nefsin sınırlayıcı eğilimlerinden özgürleştirmeyi amaçlar. </span></p>

<p><span style="color:#000000">Böylece kurum, yalnızca toplumsal düzeni koruyan bir yapı olmaktan çıkar; insanın ontolojik dönüşümünü mümkün kılan bir eğitim ve olgunlaşma alanına evrilir.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Söz konusu dönüşüm, insanın doğayla kurduğu ilişkiyi yeniden tanımlar.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Gehlen’in antropolojisinde insan, eksikliğini kültür – kurumları aracılığıyla gideren ve bu nedenle doğayı dönüştüren bir eylem varlığıdır [“Handlungswesen”]. Modern uygarlık, bu eylem kapasitesinin ürünüdür.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Alevî-Bektaşînin düşüncesindeyse bu eylem, tahakkümün değil, emanet bilincinin sınırları içinde anlam kazanır. Zira; doğa, insanın karşısında duran edilgin bir nesne değil; Hakk’ın isim ve sıfatlarının tecelli ettiği canlı bir varlık düzenidir. O nedenle, doğayı dönüştürmek, onu sahiplenmek anlamına gelemez. </span></p>

<p><span style="color:#000000">İnsan, doğanın bütünlüğünü zedelediği ölçüde kendi varoluşsal bütünlüğünü de zedeler. Humboldt’un doğada gördüğü “<strong><em>çokluk içinde birlik</em></strong>” ilkesi, Alevî-Bektaşî düşüncesinde etik bir ilkeye dönüşerek, insanın doğayla kurduğu ilişkinin temel ölçütü hâline gelir.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Bu sentezin en belirgin sonucu, bilgi anlayışında ortaya çıkar :</span></p>

<p><span style="color:#000000">Humboldt için bilim, doğadaki çeşitlilik içinde işleyen düzeni keşfetme çabasıdır.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Gehlen için bilgi, insanın çevresini anlamlandırmasını ve yaşamını sürdürebilmesini sağlayan kültürel bir araçtır.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Alevî-Bektaşî içinse bilgi, bunların ötesinde insanın kendisini dönüştüren bir irfan biçimidir. Ve bilginin değeri yalnızca nesnesini açıklamasında değil, insanı hakikate ve ahlâkî olgunluğa yaklaştırmasında yatar. </span></p>

<p><span style="color:#000000">Böylece, epistemoloji ile etik birbirinden ayrılmaz. Bilmek, varlığı nesneleştirmek değil; onunla aynı ontolojik bütünlüğü paylaştığını idrak ederek buna uygun bir yaşam sürmektir. </span></p>

<p><span style="color:#000000">“<strong><em>Kendini bilen Hakk’ı bilir</em></strong>” ilkesi de o nedenle bireysel bir iç gözlemden ziyade, insanın kendi varlığını evrensel varlık düzeni içinde yeniden konumlandırmasını ifade eder.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Bu çerçevede, felsefî antropolojinin “<strong><em>insan nedir?</em></strong>” sorusu, Alevî-Bektaşî düşüncesinde “<em><strong>insan ne olabilir?</strong></em>” sorusuna dönüşür.</span></p>

<p><span style="color:#000000">İnsan, verilmiş ve değişmez bir öz değil; hakikate yöneldikçe kendisini inşa eden, ahlâkî tercihleriyle biçimlenen ve kemâle doğru gelişen dinamik bir varoluştur.</span></p>

<p><span style="color:#000000">İnsan-ı kâmil, doğuştan sahip olunan metafizik bir ayrıcalık değil; biyolojik eksikliğini kültür, irfan, emek ve ahlâk yoluyla dönüştürebilen insanın ulaştığı varoluşsal yetkinliktir.</span></p>

<p><span style="color:#000000">“<em><strong>Can</strong></em>” kavramı, Alevî-Bektaşî düşüncesinde yalnızca dinsel bir hitap değil; insan ile diğer varlıklar arasındaki ontolojik sürekliliği ifade eden temel bir anlam kategorisi olarak değerlendirilebilir.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Böylece insan, doğanın dışında konumlanan ayrıcalıklı bir özne olmaktan çıkar; doğa, toplum ve Hakk ile kurduğu ilişkiler içinde anlam kazanan ilişkisel bir varlık hâline gelir. </span></p>

<p><span style="color:#000000">Onun üstünlüğü, diğer varlıklar üzerinde egemenlik kurmasında değil; Humboldt’un işaret ettiği doğadaki birliği kavrayabilmesinde, Gehlen’in tanımladığı eksikliğini kültür aracılığıyla aşabilmesinde ve Alevî-Bektaşînin öngördüğü biçimde bu idraki rıza, adalet ve muhabbet ekseninde yaşayabilmesinde yatar.</span></p>

<p><span style="color:#000000">O hâlde, Humboldt’un doğa felsefesi, Gehlen’in felsefî antropolojisi ve Alevî-Bektaşî irfanı birlikte okunduğunda ortak bir düşünsel çerçeve ortaya çıkar :</span></p>

<p><span style="color:#000000">Doğa, ontolojik bir birliktir; insan, bu birliği sembolik – düşünsel düzeyde kavrayabilecek varlıktır ve bu kavrayış, gerçek anlamına ancak etik bir dönüşüme yol açtığında ulaşır. </span></p>

<p><span style="color:#000000">Diğer bir ifadeyle, insan, bu bütünlüğü kavramsal olarak anlayabilen, anlamlandırabilen ve bu anlayışı etik bir sorumluluğa dönüştürebilen bir varlıktır. </span></p>

<p><span style="color:#000000">İnsanın eksikliği, kültürün başlangıcı; kültürse hakikate yönelen irfanın taşıyıcısıdır. </span></p>

<p><span style="color:#000000">Ve insanın eksikliği, salt giderilmesi gereken bir yetersizlik değil; kültür, irfan ve ahlâkî olgunlaşma yoluyla kendisini gerçekleştirmesinin temel imkânıdır.</span></p>

<p><span style="color:#000000">İnsanın en yüksek yetkinliği, doğaya egemen olmak değil; doğa, toplum ve Hakk arasındaki ontolojik birliği yaşayarak varoluşunu bilinçli, sorumlu ve dengeli, ahlâkî bir bütünlüğe dönüştürebilmektir. </span></p>

<p><span style="color:#000000">Alevî-Bektaşî düşüncesinde merkezi bir anlam taşıyan; insanın kendi sınırlarını bilmesi, varlığın bütünlüğüne saygı göstermesi ve hakikatle uyumlu bir yaşam sürmesinin temel ilkesi “<strong><em>edeb</em></strong>” kavramı da tam bu noktada ortaya çıkar; insanın doğa, toplum ve Hakk ile kurduğu ilişkinin ahlâkî ölçüsünü belirleyen merkezi bir kavram hâline gelir.&nbsp;<strong>@ismailenginhd [10.7.2026]</strong></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sun, 12 Jul 2026 11:16:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/07/ismail-engin-yazdi-humboldt-gehlen-ve-alevi-bektasi-dusuncesinde-doga-insan-ve-hakikat-1783844847.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Çakma CEM TV’den sonra, çakma CEM Parti de kuruldu!</title>
                <category>GÜNDEM</category>
                <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/cakma-cem-tvden-sonra-cakma-cem-parti-de-kuruldu-3314</link>
                <guid>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/cakma-cem-tvden-sonra-cakma-cem-parti-de-kuruldu-3314</guid>
                <description><![CDATA[CEM TV’nin yasal yayın izni sağlayan lisansı devam ederken Malatya, Pütürgeli Kürt ve Sünni açıkgöz bir iş insanı tarafından sahibi olduğu ONS TV isim değiştirerek CEM TV adı ile yayına başlamasının ardından, yine CEM ismi ile bir de parti kuruldu! İlginç olan ise partinin de kurucularının aynı isimler olması. CEM Vakfı ise, her zamanki gibi gelişmeleri seyrediyor.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>&nbsp;<span style="color:#000000"><strong>HABER MERKEZİ / ANKARA-</strong> Medyaya yansıyan haberleri göre, CEM Parti adında yeni bir parti kuruldu. Cumhuriyet Emek Partisi (CEM Parti), İçişleri Bakanlığı’na kuruluş dilekçesini sunarak resmen kuruldu.</span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="background-color:#ffffff">Kurucu Genel Başkanlığı’nı Mehmet Onur Kılıç’ın üstlendiği&nbsp;Cumhuriyet Emek Partisi’nin &nbsp;kuruluş&nbsp;dilekçesinin İçişleri Bakanlığı tarafından kabul edilmesiyle birlikte yeni siyasi oluşum resmen siyaset sahnesindeki yerini aldı. Partinin kurucu kadrosu ve logosu da kamuoyuyla paylaşıldı.</span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><strong>CEM PARTİ KURUCUSUNU ALEVİLER TANIMIYOR!</strong></span></p>

<p><span style="color:#000000">CEM Partinin kurucu genel başkanı Mehmet Onur Kılıç siyasette ve kamuoyunda tanınmayan bir isim. </span></p>

<p><span style="color:#000000">Partinin adı CEM olunca, Alevi Bektaşi çevrelerinden de sorduk, kimse tanımıyor!</span></p>

<p><span style="color:#000000">Mehmet Onur Kılıç isminin insanları düşünmeye sevk edecek tek özelliği Malatya, Pütürge ilçesinden olması! </span></p>

<p><span style="color:#000000">Bilindiği gibi, ONS TV ismini değiştirerek CEM TV altında yayın yapan&nbsp;Serpulat Radyo ve Televizyon Yayıncılık A.Ş. sahibi, Sünni Kürt iş insanı Osman Özpulat da Malatya, Pütürgeli idi!</span></p>

<p><strong><span style="color:#000000">AİLE BOYU CEM HOLDİNG GELİYOR!</span></strong></p>

<p><span style="color:#000000">Öte yandan, medyaya servis edilen parti tanıtım metninde yer alan bir bilgi daha, bizi kurulan parti hakkında daha detaylı düşünmeye sevk ediyor. </span></p>

<p><span style="color:#000000">Buna göre, Genel başkan vekilliği makamına Leman Karadağ getirilirken, genel başkan yardımcılığı görevini ise yine Leman hanımın eşi olan Gazi Karadağ yürütecekmiş! </span></p>

<p><span style="color:#000000">Değerlendirmelerine baş vurduğumuz Alevi aydınları, Leman Çakın - Gazi Karadağ ikilisinin CEM TV</span><span style="color:#000000">’</span><span style="color:#000000">den sonra, şimdi de CEM Parti</span><span style="color:#000000">’</span><span style="color:#000000">de boy göstermesini </span><span style="color:#000000">“</span><strong><em><span style="color:#000000">Cem holding geliyor</span></em></strong><span style="color:#000000">”</span><span style="color:#000000"> yorumu ile karşıladı.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Bu arada, Cemtv adına açılan internet sitesinde Leman hanımın soy adı halen Çakın olarak gözükürken, parti tanıtım metninde neden “<strong><em>Karadağ</em></strong>” soyadı kullanılmış, anlam veremedik. </span></p>

<p><span style="color:#000000">Yine aynı kanalın internet sitesinde yönetim kurulu başkanı olarak Leman Çakın gösterildiği halde, parti tanıtım metninde Gazi Karadağ’ın neden Cem TV’nin “<strong><em>sahibi</em></strong>” olarak gösterildiği hakkında da hiçbir fikrimiz yok!</span></p>

<p><span style="color:#000000">CEM TV adını alan Serpulat Radyo ve Televizyon Yayıncılık A.Ş.&nbsp;resmi belgelerinde Gazi Karadağ’ın herhangi bir hissesi veya görevi görünmüyor.</span></p>

<p><span style="color:#000000"><strong>CEM VAKFI NEDEN SUSKUN?</strong></span></p>

<p><span style="color:#000000">ONS TV’nin RTÜK’e verilen bir dilekçe ile isminin CEM TV olarak değiştirildiği haberini yaptık. Cem Vakfı yönetimi görmezden geldi.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Cem Vakfı neden susuyor, sorusunu gündeme taşıdık. Vakıftan göstermelik “<em><strong>CEM TV ile ilişkimiz yoktur</strong></em>” şeklinde bir açıklama geldi. </span></p>

<p><span style="color:#000000">Ancak, yüzlerce Cem Vakfı üyesi ve destekçisinin ortağı olduğu bir medya kuruluşunu savunmak konusunda vakıf yönetimi herhangi bir adım atmadı. </span></p>

<p><span style="color:#000000">Halbuki, yüz milyonlarca TL bağış ve destekle, ortaklık payları ile kurulan ve yaşatılan ve Cem Vakfı ile özdeşleşmiş bir TV kanalı üzerindeki maddi ve manevi hakları savunmak en başta Cem Vakfı yönetiminin görevi olmalıydı!</span></p>

<p><span style="color:#000000">Cem Vakfı yönetiminin suskunluğu, kendisini CEM TV sahibi olarak lanse eden Gazi Karadağ’ı arka planda kimlerin yönlendirdiği konusunda da spekülasyonlara neden oldu. </span></p>

<p><span style="color:#000000">Gazi Karadağ’ın bir TV lisansı alacak, bir kanal kuracak maddi güce sahip olmadığını bütün Türkiye biliyor.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Gazi Karadağ’ın TV ile tek bağının, CEM TV yayında iken idare müdürü olan Mustafa Çim’in marka tescili yenileme başvurusunu yapmayışını fırsata çevirerek, CEM TV logosunu ticari marka olarak kendi üzerine tescil ettirmesinden ibaret olduğu iddia ediliyor.</span></p>

<p><span style="color:#000000"><strong>KAMUOYUNUN MERAK ETTİĞİ SORULAR</strong></span></p>

<p><span style="color:#000000">Kamuoyu şu soruların cevabını arıyor:</span></p>

<p><span style="color:#000000">1-Bugünkü Cem Vakfı yönetimi ile de sıcak ilişkilere sahip olan Gazi Karadağ’ı, Sünni Kürt iş insanı Ozman Özpulat’ın iflas etmiş ONS TV kanalını devir almaya kim yönlendirdi?</span></p>

<p><span style="color:#000000">2-ONS TV’yi CEM TV yapacak isim tashihi başvurusunu RTÜK’ten bir gecede kim çıkarttı?</span></p>

<p><span style="color:#000000">3-CEM TV olarak yayına geçmesi için Osman Özpulat’a kimler ne tür vaadlerde bulundular?</span></p>

<p><span style="color:#000000">4-Halen Serpulat Radyo ve Televizyon Yayıncılık A.Ş. sahipliği altında bulunan TV kanalı hisseleri devredilmediği halde, resmiyette Leman Çakın, medyada ise Gazi Karadağ neden kimi zaman YK başkanı, kimi zaman da şirketin sahibi olarak lanse ediliyor?</span></p>

<p><span style="color:#000000">5-Sünni Kürt iş insanı Osman Özpulat’a verilden sözler ne zaman yerine getirilecek? Bu konuda “<em><strong>Ankara’dan</strong></em>” maddi destek beklendiği iddiaları doğru mudur?</span></p>

<p><span style="color:#000000">6-CEM TV’den sonra CEM Parti kuruluşunda da verilen bazı vaadler etkili olmuş mudur? Evet ise, bu vaadler nelerdir? Verilen vaadlerin Cem Vakfı ile ilişkisi nedir?</span></p>

<p><span style="color:#000000">7-CEM TV’nin usulsüz isim tashihi işlemi susan, kendi markasını bile korumayan, TV ortağı üyelerinin haklarını korumak amacıyla hukuki girişimlerden imtina eden Cem Vakfı yönetimi, CEM Parti’ye de sessiz kalacak mıdır?</span></p>

<p><span style="color:#000000">8-Cem Vakfı yönetiminin tüm bu hukuksuz ve gayrı meşru girişimlere sessiz kalışının bir veya birden fazla “<em><strong>sebebi</strong></em>” var mı?</span>&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 08 Jul 2026 13:41:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/07/cakma-cem-tvden-sonra-cakma-cem-parti-de-kuruldu-1783509572.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Sarıçam Horasan Erenleri Cemevi Derneği’nde Aşure bereketi</title>
                <category>GÜNDEM</category>
                <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/saricam-horasan-erenleri-cemevi-derneginde-asure-bereketi-3313</link>
                <guid>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/saricam-horasan-erenleri-cemevi-derneginde-asure-bereketi-3313</guid>
                <description><![CDATA[Horasan Erenleri Dernekler Federasyonu üyesi Sarıçam Horasan Erenleri Cemevi Derneği, Adana, Meydan mahallesinde Aşure paylaşımı yaptı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>724medyagazetesinden İpek Pekdıranr'in haberine göre, Sarıçam Horasan Erenleri Cemevi Derneği tarafından Muharrem ayı dolayısıyla düzenlenen aşure etkinliği, yoğun katılımla ve birlik, beraberlik mesajları eşliğinde gerçekleştirildi.</p>

<p>Meydan Cemevi’nde düzenlenen programa çok sayıda vatandaş katılırken, paylaşmanın, dayanışmanın ve kardeşliğin simgesi olan aşure, katılımcılara ikram edildi. Etkinlikte birlik ve beraberlik vurgusu ön plana çıktı.</p>

<p>Sarıçam Horasan Erenleri Cemevi Derneği Başkanı Çiçek Toprakezer, yaptığı konuşmada şu ifadeleri kullandı:</p>

<p>“Muharrem ayının manevi ikliminde canlarımızla aynı sofranın etrafında buluşmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Gelin canlar bir olalım, birliğimizi ve beraberliğimizi aynı kazanda harmanlayalım. Aşure; farklılıkların bir araya gelerek güzellik oluşturmasının, paylaşmanın, sevginin ve kardeşliğin en anlamlı simgelerinden biridir. Dilerim ki bu birlik ve beraberlik ruhu her zaman daim olsun.”</p>

<p>Program boyunca vatandaşlar hem Muharrem ayının manevi atmosferini birlikte yaşadı hem de birlik ve dayanışmanın önemine dikkat çekti. Katılımcılar, böylesine anlamlı bir organizasyonda bir araya gelmekten duydukları memnuniyeti dile getirirken, etkinlik toplu dua ve aşure ikramıyla sona erdi.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 07 Jul 2026 21:23:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/07/saricam-horasan-erenleri-cemevi-derneginde-asure-bereketi-1783452291.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Özgür Özel Alevileri böldü, istifalar peşpeşe geldi!</title>
                <category>GÜNDEM</category>
                <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/ozgur-ozel-alevileri-boldu-istifalar-pespese-geldi-3312</link>
                <guid>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/ozgur-ozel-alevileri-boldu-istifalar-pespese-geldi-3312</guid>
                <description><![CDATA[CHP içindeki siyasi güç savaşlarının ve hesaplaşmaların Alevi-Bektaşi toplumunun inanç merkezlerine taşınması, Alevi kurumlarında çok büyük bir kırılma ve sarsıntıya yol açtı. Trabzon, Çorum, İstanbul Garip Dede Dergâhı ve son olarak Sivas 2 Temmuz anma etkinliklerinde yaşanan provokatif eylemler, inanç önderleri ve federasyon yöneticilerinin sert tepkisini çekerken, kurumlardan peş peşe istifa haberleri gelmeye başladı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="color:#000000"><strong>HABER MERKEZİ / ANKARA-</strong> Özgür Özel ve ekibinin, parti içi mücadeleyi Alevi-Bektaşi inanç dünyasının dinamikleri üzerinden yürütme ısrarı, tabanda ve yönetim kademelerinde derin bir rahatsızlık uyandırdı.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Trabzon’da düzenlenen bir etkinlikte açılan “<strong><em>Biz yakarsak kimse söndüremez</em></strong>” yazılı pankart ve Çorum’daki Rıza Şehri etkinliklerinde yaşananlar bardağı taşıran ilk damlalar oldu. </span></p>

<p><span style="color:#000000">Çorum Hitit Üniversitesi’nin de Özgür Özel’in Alevi Bektaşileri bölen girişimlerine sempozyumunda yer açması ise, dikkatlerden kaçmadı. </span></p>

<p><span style="color:#000000">Ardından İstanbul Garip Dede Dergâhı’nda Aleviliğin yüzlerce yıllık hoşgörü, irfan ve rızalık kültürüne tamamen aykırı biçimde “<em><strong>hain Kemal</strong></em>” sloganlarının atılması, toplum içinde derin bir infial yarattı. </span></p>

<p><span style="color:#000000">Sivas’ta düzenlenen 2 Temmuz katliamını anma etkinliklerine de katılarak aynı tutumunu sürdüreceği endişesi, Horasan Erenleri Dernekler Federasyonu gibi bazı Alevi kuruluşlarında ’in Alevi Bektaşi inancını istismar etmekte ısrarcı olduğu kanaatinin oluşmasına neden oldu ve bir bildiri yayınlayarak Özel’i Sivas’ta istemediklerini ilan ettiler.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Nitekim Horasan Erenleri’nin endişesi gerçek&nbsp;oldu ve Özel’in ekibi Sivas’ta düzenlenen anma etkinliğinde “<em><strong>hain Kemal</strong></em>” sloganları atmakta ısrar ettiler</span></p>

<p><span style="color:#000000">Sivas’taki 2 Temmuz katliamı anma törenlerinde de siyasi sloganların devam ettirilmesi üzerine, Alevi federasyonlarında büyük bir istifa dalgası patlak verdi.</span></p>

<p><span style="color:#000000"><strong>ANADOLU ALEVİ CANLAR FEDERASYONU’NDA İSTİFA</strong></span></p>

<p><span style="color:#000000"><strong><img alt="" src="https://www.alevihaberler.com.tr/public/images/detay/739276727_10164800462208909_3832090640146313149_n.jpg" style="height:800px; width:640px" /></strong></span></p>

<p><span style="color:#000000">Yaşanan provokasyonlara tepki gösteren Anadolu Alevi Canlar Federasyonu Genel Başkan Yardımcısı Dr. Erdal Gür, yayınladığı basına ve kamuoyuna yönelik bildiride, ülkenin gerçek gündemi dışında yapay bir gündemle inançsal değerlerin istismar edildiğini vurguladı. Bazı Alevi kurumlarının bir partinin içindeki kaosun tarafı haline geldiğini belirten Dr. Erdal Gür, açıklamasında şu ifadelere yer verdi:</span></p>

<p><span style="color:#000000">“<em><strong>Süreç öylesine kışkırtılarak provoke edilmiştir ki; Garip Dede Dergâhı’nda Alevi inanç ve değerlerine uymayan provokatif eylemler yapılmış, Akçaabat ilçesinde 'Biz yakarsak kimse söndüremez' pankartı açılmış, Malatya’da bir Alevi siyasetçinin fotoğrafına X (çarpı) işareti konularak daha önce yapılmış alevi katliamları tehdit olarak hatırlatılmış ve bu girişimler isteyerek ve bilerek siyaset malzemesi yapılmıştır. Bu tutum ve eylemlerden ötürü utanç duyuyor ve kınıyorum. Açıklanan nedenlerle; bu kurumlardaki tüm görev ve üyeliklerden üzülerek istifa ediyorum.</strong></em>”</span></p>

<p><span style="color:#000000"><strong>ADFE’DE İSTİFA DALGASI</strong></span></p>

<p><span style="color:#000000"><strong><img alt="" src="https://www.alevihaberler.com.tr/public/images/detay/738465032_4292350007651945_6130372298618425435_n.jpg" style="height:800px; width:533px" /></strong></span></p>

<p><span style="color:#000000">Benzer bir tepki ve istifa haberi de Alevi Dernekler Federasyonu (ADFE)’ndan geldi. </span></p>

<p><span style="color:#000000">Yönetim kurulu üyeliğinden istifa eden Hülya Güntaş, yayınladığı kamuoyu bilgisinde, inanç mekanlarının siyasal kamplaşmaların alanı haline getirilmesini sert bir dille eleştirdi. </span></p>

<p><span style="color:#000000">Güntaş, Sivas katliamının yıl dönümünde yaşanan kabul edilemez görüntülere dikkat çekerek şunlar kaydetti:</span></p>

<p><span style="color:#000000">“<em><strong>Son dönemde Alevi kurumları ve inanç mekânlarında yaşanan, toplumda ayrışma ve kırgınlık yaratan gelişmeler karşısında ortaya konulan sessizlik ve ilkesiz tutum; şahsım adına derin bir hayal kırıklığı yaratmıştır. Cemevleri ve dergâhlarımız; siyasi çekişmelerin değil, birlik, rızalık, kardeşlik ve toplumsal barışın mekânlarıdır. Temmuz 1993 tarihinde Sivas’ta, insanlık tarihinin en vahşi suçlarından birine tanıklık edilmiştir. Yas gününde, anma programında aynı güruh tarafından gülerek eğlenerek fotoğraf verilmiştir... Bu nedenle yürütmekte olduğum Türkiye Alevi Federasyonu Yönetim Kurulu üyeliğinden istifa ettiğimi kamuoyunun bilgisine saygıyla sunuyorum. Bu karar herhangi bir kişiye değil; ilkesizliğe, sessizliğe ve inanç değerlerinin siyasal çıkarlar uğruna yıpratılmasına yönelik bir itirazdır.</strong></em>”</span></p>

<p><span style="color:#000000"><strong>AKD GENEL MERKEZİ: HİÇBİR PARTİNİN ARKA BAHÇESİ OLMAYACAĞIZ!</strong></span></p>

<p><span style="color:#000000"><strong><img alt="" src="https://www.alevihaberler.com.tr/public/images/detay/akd111.jpg" style="height:800px; width:600px" /></strong></span></p>

<p><span style="color:#000000">Alevi Kültür Dernekleri Genel Merkezi de Ankara’dan çok net ve sert bir bildiri yayınlayarak Özgür Özel’in istismar çabalarına tepki gösterdi. </span></p>

<p><span style="color:#000000">Alevi örgütlerinin tarihsel misyonlarına sadık kalması gerektiği vurgulanan resmi açıklamada, siyasi partilerin iç işleyişine müdahil olunmayacağı ve Alevilerin bir aparat olarak kullanılmasına müsaade edilmeyeceği aktarıldı. </span></p>

<p><span style="color:#000000">Genel Merkez bildirisinde şu kararlı vurgular yer aldı:</span></p>

<p><span style="color:#000000">“<em><strong>Son süreçte yaşanan yargı darbesi üzerinden Aleviler bölünmüş bir fotoğraf vermiştir. Bazı kurumlarımızın acele açıklama yapmaları izaha muhtaçtır. Bizler Alevi Kültür Dernekleri olarak ısrarla birlik vurgusu yaparak, bir siyasi partinin iç işleyişine müdahil olmadık. Zira gördük ki yoğun bir istismar anlayışı devreye sokuldu... Gelinen noktada özellikle Garip Dede Dergâhı’nda yaşananlar ve yaşatılanlar; hem yolumuza, hem dergâhımıza, hem birliğimize hem de bütünlüğümüze zarar vermiştir. Hep söylediğimiz 'Siyasetin arka bahçesi olmayacağız' ifadesinin, yolumuz ve inancımız açısından ne kadar önemli olduğunu süreç bize yaşatarak bir kez daha öğretmiş oldu. Hiçbir siyasi partinin arka bahçesi olmayacağız. İnancımız gereği; haklıdan, mazlumdan, doğrudan ve doğadan yana, doğru yerde durmaya devam edeceğiz.</strong></em>”</span></p>

<p><span style="color:#000000"><strong>KRİZ DERİNLEŞİYOR</strong></span></p>

<p><span style="color:#000000">ADFE Genel Sekreteri Ufuk Emre Bektaş’ın inanç kurumlarına siyasetin sokulmaması ve laiklik ilkelerinin savunulması adına gösterdiği tepki sonrası istifa etmek zorunda kalmasıyla başlayan süreç, Dr. Erdal Gür ve Hülya Güntaş gibi ağırlıklı isimlerin ayrılmasıyla devasa bir krize dönüşüyor. </span></p>

<p><span style="color:#000000">Özgür Özel’in siyasi hedefleri uğruna Alevi-Bektaşi inancının irfan ve hoşgörü kültürünü hiçe sayan, toplumu bölen ve kamplaştıran politikalara karşı Alevi Bektaşi tabanındaki ve genel merkezler düzeyindeki direnişin ve ses yükseltme eylemlerinin artarak devam edeceği öngörülüyor.</span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 07 Jul 2026 17:56:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/07/ozgur-ozel-alevileri-boldu-istifalar-pespese-geldi-1783438765.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın: Cemevleri siyaset yeri değildir!</title>
                <category>GÜNDEM</category>
                <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/kocaeli-buyuksehir-belediye-baskani-tahir-buyukakin-cemevleri-siyaset-yeri-degildir-3311</link>
                <guid>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/kocaeli-buyuksehir-belediye-baskani-tahir-buyukakin-cemevleri-siyaset-yeri-degildir-3311</guid>
                <description><![CDATA[Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın “Buradan eğri odun giremez. Bu kapı herkese açık. Buraya herkes girer siyasetçi de girer. Ama siyaset giremez. Camiye, kışlaya nasıl ki siyaset girmemesi gerekiyorsa cemevine de giremez. Bu da bizim ikinci tuğlamız” dedi .]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Kocaeli Büyükşehir Belediyesi tarafından yapılan ve 4 bin 45 m2 kapalı alana sahip Derince İmam Zeynel Abidin Cemevi’nde ilk cem yapıldı. Muharrem ayı ile birlikte kapılarını açan cemevi açılışında konuşan Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın, “Birbirimize sımsıkı tutunduğumuzda güçlü oluruz” dedi.<br />
<br />
<img alt="" src="https://www.alevihaberler.com.tr/public/images/detay/1783238374-0a8c42f07b.jpeg" style="height:533px; width:800px" /><br />
<br />
&nbsp;</p>

<p><strong>İLK CEM YAPILDI, LOKMA DAĞITILDI</strong></p>

<p>Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, il genelindeki ibadethanelerin ve kültür merkezlerinin yapımına verdiği desteklerle vatandaşların dini ve kültürel ihtiyaçlarını karşılıyor. Derince’de yaşayan Alevi canların, kültürel değerlerini yaşatabilecekleri ve tüm ihtiyaçlarının karşılanması için Yenikent Mahallesi’nde yapımına başlanan İmam Zeynel Abidin Cemevi’nin inşaatı tamamlandı. Cemevi, içinde bulunduğumuz Muharrem Ayı’nda kapılarını açtı, ilk cem yapıldı ve lokma dağıtıldı.<br />
<br />
&nbsp;</p>

<p><strong>ALEVİLERDEN BÜYÜK İLGİ</strong></p>

<p>Derince İmam Zeynel Abidin Cemevi’nin tanıtım törenine Kocaeli Valisi İlhami Aktaş, AK Parti Kocaeli Milletvekili Prof. Dr. Sadettin Hülagü, Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın, BBP Genel Başkan Yardımcısı Durmuş Boztuğ, Kültür ve Turizm Bakanlığı Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanı Esma Ersin, Cem Vakfı Genel Başkanı Ahmet Rasim Tükek, Cem Vakfı Alevi İslam İnanç Hizmetleri Başkanı Mesut Yıldırım, Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Dr. Hayri Baraçlı, Büyükşehir Cemevleri Koordinatörü Mutlu Beyazgül, cemevlerinin başkan ve dedeleri ile çok sayıda Alevi vatandaşımız katıldı.<br />
<br />
<img alt="" src="https://www.alevihaberler.com.tr/public/images/detay/1783238263-e911af9665.jpeg" style="height:536px; width:800px" /></p>

<p><strong>BÜYÜKAKIN’DAN SELAM: “ÇOK KIYMETLİ CANLAR”</strong></p>

<p>Saygı duruşu ve İstiklal Marşı ile başlayan tanıtım töreninde konuşan Başkan Büyükakın, sözlerine “Çok kıymetli canlar. Hepinizi muhabbetle selamlıyorum” diyerek başladı. Belediyelerin halk için var olduğunu belirten Başkan Büyükakın, kendilerinin de bu anlayışla hizmet ettiğini vurguladı. Büyükakın, “Ben bu şehirdeki herkesin belediye başkanıyım. Oy verenin de vermeyenin de sevenin de sevmeyenin de başkanıyım. Yani ben mülkün sahibi değil halkın hizmetkarıyım. Sizin de vergilerinizin içinde olduğu bütçemden sizin de talep ettiği hizmetleri üretmekle mükellefim. Bu benim yükümlülüğüm, görevim. Bu bir lütuf değil” dedi.<br />
<br />
&nbsp;</p>

<p><strong>“BELEDİYENİN BÜTÜN TUĞLALARI HALKINDIR”</strong></p>

<p>Cami, kışla ve cemevi gibi yerlerin siyaset yapma yeri olmadığının altını çizen Başkan Büyükakın’ın, “Buradan eğri odun giremez. Bu kapı herkese açık. Buraya herkes girer siyasetçi de girer. Ama siyaset giremez. Camiye, kışlaya nasıl ki siyaset girmemesi gerekiyorsa cemevine de giremez. Bu da bizim ikinci tuğlamız” sözleri büyük alkış aldı. Başkan Büyükakın konuşmasını şu ifadelerle sürdürdü: “Burası sizin ananızın ak sütü gibi helal hizmetinizdir. Burası tamamen belediyenin koyduğu tuğlalarla yapıldı. Ama belediyenin bütün tuğlaları sizin. Yani halkın.”</p>

<p><strong>“ZULMÜN OLDUĞU HER YER KERBELA’DIR“</strong></p>

<p>Biz bu şehirde yıllarca canlarımız için Sevgide Buluşalım etkinliği gerçekleştirdik. Çünkü biz birbirimize sımsıkı tutunduğumuzda bir ve diri olmuşuz. Bu kültürü yeniden inşa etmemiz lazım. Bunu bizden başka yapacak kimse yok. Bunu cesaretimizle yapacağız. Basiretimizle yapacağız. Biz hep diyoruz ki zulmün olduğu her yer Kerbela'dır. Ve biz zulmün karşısında duruyoruz. Bizim yolumuz Hakk'ın yolu. Bizim yolumuz adaletin yolu. Zulme karşı dik durmanın yolu. Mazlumun yanında olmanın yolu. Duam odur ki bu cemevi de mekanların en iyisi olsun. Ve burada beslenecek olan nesiller dünyaya huzuru barışı ve kardeşliği getirsin. Başta Peygamber Efendimiz(s.a.v), Hazreti Ali Efendimiz ve Ehli Beyt olmak üzere her birini rahmetle, minnetle anıyorum.”<br />
<br />
&nbsp;</p>

<p><strong>VALİ VE BAŞKAN’A TEŞEKKÜR PLAKETİ</strong></p>

<p>Törende konuşan Vali İlhami Aktaş ile Milletvekili Sadettin Hülagü, bir ve beraber olmanın önemine değindi. Esma Ersin hem şehri imar eden hem de nesli ihya eden Başkan Büyükakın’a teşekkür etti, “Biz her cemevinin yanındayız. Başkan Büyükakın da her faaliyetimizde bizim yanımızda” dedi. Konuşmacılar Mesut Yıldırım ve Ahmet Rasim Tükek de cemevinin inşasını sağlayan Başkan Büyükakın’a teşekkürlerini sundu. Törenin sonunda, cemevinin açılmasında emekleri bulunan Vali Aktaş, Başkan Büyükakın ve Cemevleri Koordinatörü Mutlu Beyazgül’e plaket takdim edildi.<br />
<img alt="" src="https://www.alevihaberler.com.tr/public/images/detay/1783238223-8f8c3e1e83.jpeg" style="height:800px; width:533px" /><br />
&nbsp;</p>

<p><strong>5 KATLI, KOMPLE BİR CEMEVİ</strong></p>

<p>İlk cemin yapıldığı Derince İmam Zeynel Abidin Cemevi’nin inşaat alanı toplamda 4.045 metrekareyi kapsıyor. Proje, 800 metrekare alan üzerine 5 katlı olarak inşa edildi. Cemevinde, cenaze alanı, abdesthane, morg, gasilhane, bay-bayan tuvaletleri, yemekhane, mutfak, ürün satış ve fuaye alanı, idari ofis, kütüphane, sekretarya, yönetici odası, idari ofis, başkan odası, dede odası, konferans salonu, kulis, eğitim salonu, reji odası, cem salonu bay-bayan cem girişi ve lokma odası gibi bölümler yer alıyor.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 06 Jul 2026 14:18:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/07/kocaeli-buyuksehir-belediye-baskani-tahir-buyukakin-cemevleri-siyaset-yeri-degildir-1783337222.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Horasan Erenleri: Başbağlar ve Madımak dosyaları yeniden açılsın!</title>
                <category>GÜNDEM</category>
                <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/horasan-erenleri-basbaglar-ve-madimak-dosyalari-yeniden-acilsin-3310</link>
                <guid>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/horasan-erenleri-basbaglar-ve-madimak-dosyalari-yeniden-acilsin-3310</guid>
                <description><![CDATA[Başbağlar Katliamı'nın 33. yılı anmasında konuşan Horasan Erenleri Dernekler Federasyonu Genel Başkanı Erdem Cömert, Başbağlar ve Madımak dosyalarının yeniden açılarak birlikte yürütülmesi çağrısında bulundu.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="color:#000000">Erzincan'ın Kemaliye ilçesine bağlı Başbağlar köyünde 5 Temmuz 1993'te teröristlerce katledilen 33 sivil, katliamın 33. yılında törenle anıldı.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Horasan Erenleri&nbsp;Dernekler Federasyonu Genel Başkanı Erdem Cömert, yapılan anmada konuştu.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Cömert konuşmasında Madımak ve Başbağlar katliamı dosyalarının yeniden açılması talebinde bulundu.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Cömert şöyle konuştu:</span></p>

<p><span style="color:#000000">"Üç gün önce Madımak Oteli'nin önündeydim, oradan geldik buraya. Madımak katliamında, o anma törenlerinde de haykırdık. Madımak katliamında katledilen 33 canımızla, Başbağlar'da şehit edilen 33 canımızın acısı aynı, bunları katleden failler de aynıdır.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Bu gerçeği Madımak Oteli önünde haykırdığımız gibi Başbağlar'da da haykırıyoruz.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Ve sayın muhtarımızın az önce dediği gibi, bir hukukçu olarak da söylüyorum, Başbağlar dosyası yeniden açılmalıdır!<br />
Sivas katliamı dosyası da yeniden açılmalıdır!<br />
Ve bu iki dosya birleştirilerek yürümelidir.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Failin nerede olduğu açıktır, bellidir. Bizim milletimizi ayrıştırmak, bölüştürmek, Alevi canları Sünni canlara rakip göstermek, kırdırmak istediler ama başaramadılar. 33 yıldır hem Madımak'ta hem Başbağlar'da kalbimiz aynı derecede acıdı, içimiz aynı derecede yandı.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Biz Türkistan'dan göçümüzü beraber yükledik, Horasan'a geldik. Horasan'da Kelamullah'la bir olduk, Ehlibeyt sevgisiyle bir olduk. Anadolu'ya geldik, Türk milleti olduk. Bizim bu birliğimizi hiçbir katliam, hiçbir saldırı bölemeyecektir.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Sivas'tan Başbağlar'a kadar bütün Türk milleti, bu emperyalist odakların ülkemizdeki projelerine karşı tek bir millet olma bilinciyle karşı duracaktır."</span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 06 Jul 2026 09:06:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/07/horasan-erenlerinden-bakan-gurleke-katliam-dosyalarini-yeniden-acin-1783319229.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Prof. Dr. Ümit Yazıcıoğlu: En büyük hüküm insanların vicdanında verilir!</title>
                <category>GÜNDEM</category>
                <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/prof-dr-umit-yazicioglu-en-buyuk-hukum-insanlarin-vicdaninda-verilir-3309</link>
                <guid>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/prof-dr-umit-yazicioglu-en-buyuk-hukum-insanlarin-vicdaninda-verilir-3309</guid>
                <description><![CDATA[Prof. Dr. Dr. Ümit Yazıcıoğlu, Madımak otelinde meydana gelen katliamda hafızalarımızı tazeliyor.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>MADIMAK OLAYI</p>

<p>Adli Vaka Dosyası / Tutanak Metni</p>

<p>Prof. Dr. Dr. Ümit Yazıcıoğlu&nbsp;</p>

<p>Dosya No: 02.07.1993 / Sivas</p>

<p>Konu: Toplumsal saldırı, yangın, ölüm, sonradan gelişen hukukî ve ahlâkî tartışmalar</p>

<p>1. OLAYIN TARİHİ VE YERİ</p>

<p>Olay, 2 Temmuz 1993 tarihinde, Sivas il merkezinde meydana gelmiştir. Yer, o günlerde bir konaklama mekânı olan Madımak Oteli’dir. Otele gelenlerin çoğu, Pir Sultan Abdal Şenlikleri dolayısıyla şehirde bulunan sanatçılar, yazarlar, ozanlar ve davetlilerdir. Gündüz başlayan gerginlik, akşam saatlerinde açık bir saldırıya dönüşmüştür.</p>

<p>Olayın ardından bina yanmış, içeride bulunanlardan 35 kişi yaşamını yitirmiştir.</p>

<p>Bu sayı, resmi kayıtlarda bir rakamdır. Fakat ölenlerin yakınları için bir rakam değildir. Her biri bir isimdir. Bir ses. Bir ev. Bir eksiklik.</p>

<p>2. OLAYIN NİTELİĞİ</p>

<p>Bu olay, yalnızca bir yangın değildir. Yalnızca bir toplumsal taşkınlık da değildir. O gün olanlar, uzun süredir biriken nefretin, kışkırtmanın, cezasızlık hissinin ve gecikmiş müdahalenin sonucudur.</p>

<p>Bazı olaylar bir anda olmaz. Öncesi vardır. Bakışlar vardır. Sözler vardır. Kalabalığın ağırlaşması vardır. Bir kentte aynı gün içinde herkesin bildiği ama kimsenin açıkça durdurmadığı şeyler vardır.</p>

<p>Madımak’ta olan da buydu.</p>

<p>Kalabalık büyüdü. Tehdit arttı. Otel kuşatıldı. İçeride bulunanlar, bir binanın içinde değil, bir yargının içinde sıkıştı. Dışarıda insanlar vardı. İçeride insanlar vardı. Ortada ise geç kalmış bir devlet vardı.</p>

<p>3. TANIK ANLATIMLARINDAN ÇIKAN ORTAK NOKTALAR</p>

<p>Tanık beyanlarında bazı ayrıntılar değişmektedir. Bu normaldir. İnsanlar korku anlarını aynı biçimde hatırlamaz. Fakat ortak olan şey değişmez:</p>

<p>Kalabalığın giderek sertleştiği,</p>

<p>Sloganların yükseldiği,</p>

<p>Güvenlik müdahalesinin geciktiği,</p>

<p>Otelin kuşatmadan çıkarılamadığı,</p>

<p>Yangının engellenemediği.</p>

<p>Bunlar, olayın teknik tarafıdır. Bir de insan tarafı vardır. O taraf çoğu zaman tutanaklara sığmaz.</p>

<p>İçeride kalanlar dışarı çıkamadı.</p>

<p>Bu cümle, bütün olayın en soğuk özetidir.</p>

<p>4. HAYATINI KAYBEDENLER</p>

<p>Yangın sonrası 33 aydın ve sanatçı ile 2 otel görevlisi hayatını kaybetmiştir. Toplam kayıp 35 kişidir.</p>

<p>Bu kişilerin adları yıllar boyunca anmalarda tekrarlandı. Çünkü isim, burada yalnızca kimlik değildir. Bir direnç biçimidir. Unutulmaya karşı son savunmadır.</p>

<p>Ölenlerin her biri ayrı bir hayatı temsil ediyordu: düşünceyi, edebiyatı, müziği, inancı, emeği, gündelik hayatı. Bir toplumda bunların birlikte var olması gerekir. O gün bu birlikte var olma hâli, ateşe verildi.</p>

<p>5. MÜDAHALE VE GECİKMELER</p>

<p>Olayın en çok tartışılan yönlerinden biri müdahaledir. Kalabalık büyürken, tehdit açıkken ve otel kuşatılmışken, engelleme gücünün neden yeterli olmadığı sorusu yıllar boyunca soruldu.</p>

<p>Bu soru hâlâ tam cevaplanmış değildir.</p>

<p>Çünkü bazen asıl mesele, ne olduğu değil, neden önlenmediğidir.</p>

<p>Bir ülkede insanlar bir binanın içinde ölüyorsa, yalnızca saldırganlar değil, zamanında hareket etmeyen bütün yapılar da sorgulanır. Madımak bu yüzden sadece bir facia değil, aynı zamanda bir kurumsal sessizlik dosyasıdır.</p>

<p>6. HUKUKÎ SÜREÇ</p>

<p>Olaydan sonra uzun süren davalar açılmış, süreçler yıllarca devam etmiştir. Fakat hukuk her zaman hafıza kadar uzun soluklu değildir. Bazı dosyalar kapanmıştır. Bazı sanıklar cezalandırılmıştır. Bazı sorumluların tamamı ise hiçbir zaman tam anlamıyla hesap vermemiştir.</p>

<p>Bu, olayın en ağır tarafıdır.</p>

<p>Çünkü ceza yalnızca failin cezası değildir. Aynı zamanda toplumun kendi sınırını çizmesidir. O sınır çizilmezse, geriye yalnızca tekrar ihtimali kalır.</p>

<p>Zamanaşımı sözcüğü bu hikâyede çok ağır durur. Soğuktur. Yasın karşısında tekniktir. O yüzden Madımak dosyası, hukukta tamamlanmış görünse de vicdanda açık kalmıştır.</p>

<p>7. TOPLUMSAL SONUÇ</p>

<p>Bu olaydan sonra ülkede yalnızca bir otel değil, bir güven duygusu da yandı.</p>

<p>Alevi yurttaşlar açısından bu olay, bir saldırıdan fazlası olarak kaldı. Düşünce özgürlüğü bakımından da bir kırılma noktası oldu. Bir arada yaşama fikri, o gün ağır bir yara aldı.</p>

<p>Sonraki yıllarda her anma töreni, aslında tek bir cümleye dayanıyordu:</p>

<p>Bu unutulmadı.</p>

<p>Bu cümle, bir teselli değil; bir itirazdır.</p>

<p>Anmalar bu yüzden önemlidir. Çünkü anma, yalnızca ölüleri hatırlamak değildir. Aynı zamanda yaşayanların neyi kabul etmediğini söylemesidir.</p>

<p>8. HER YIL YENİLENEN TANIKLIK</p>

<p>2 Temmuz geldiğinde insanlar yeniden toplanır. Karanfiller bırakılır. İsimler okunur. Fotoğraflar taşınır. Konuşmalar yapılır. Sesler yükselir, sonra sessizleşir.</p>

<p>Bir otelin önünde yapılan bu hareket, aslında bir tören değildir yalnızca. Bir dosyanın kapanmadığını hatırlatma biçimidir.</p>

<p>Madımak’ın önünde duran herkes şunu bilir:</p>

<p>Burada yalnızca insanlar ölmedi.</p>

<p>Burada adalet duygusu, kamusal vicdan ve birlikte yaşama iradesi de sınandı.</p>

<p>Ve bu sınavın sonucu hâlâ tartışmalıdır.</p>

<p>9. SONUÇ</p>

<p>Madımak Olayı, bir tarih sayfası değildir yalnızca. Bir uyarıdır.</p>

<p>Bir toplum, kendi karanlığını açıkça konuşmadığında, o karanlık bir sonraki nesle miras kalır.</p>

<p>Bu yüzden Madımak, yalnızca hatırlanmaz. Aynı zamanda anlaşılmak zorundadır.</p>

<p>Çünkü bazı olaylarda en büyük hüküm, mahkeme salonunda değil, insanların vicdanında verilir.</p>

<p>Ve orada karar hâlâ tamamlanmamıştır.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sat, 04 Jul 2026 23:22:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/07/prof-dr-umit-yazicioglu-en-buyuk-hukum-insanlarin-vicdaninda-verilir-1783197932.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Aktaş: İnancı temsil etmek yerine, siyasetin aparatı oluyorlar!</title>
                <category>GÜNDEM</category>
                <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/aktas-inanci-temsil-etmek-yerine-siyasetin-aparati-oluyorlar-3308</link>
                <guid>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/aktas-inanci-temsil-etmek-yerine-siyasetin-aparati-oluyorlar-3308</guid>
                <description><![CDATA[Alevi sivil toplum kuruluşlarının iktidar veya muhalefet ayrımı gözetmeksizin her türlü siyasi yönetimle kurduğu ilişkilerin inancı siyasetin aparatı haline getirme riski taşıdığının altını çize Sosyolog Ali Aktaş, bu makalesinde bazı kuruluşlar tarafından siyasi angajmanın ifadesi olarak kullanılan "Devletin Alevisi olmayacağız" söyleminin kavramsal bir yanılgıdan ibaret olduğu savunuyor. Aktaş, "Devlet ve Alevilik adına kullanılan ifadelere baktığımızda, Uğur Mumcu’nun şu sözleri “bilgi sahibi olmadan, fikir sahibi olmak” sözü konunun özünü açıkça ortaya koymaktadır" ifadeleri aslında, Alevi kuruluşlarını yönetenlerin durumunu objektif olarak ortaya koyuyor.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="color:#000000"><strong>“DEVLETİN ALEVİSİ OLMAYACAĞIZ” SÖYLEMİNİN KAVRAMSAL VE HUKUKİ ANALİZİ</strong></span></p>

<p><span style="color:#000000"><strong>Ali Aktaş-Sosyolog</strong></span></p>

<p><span style="color:#000000"><strong>DEVLET KAVRAMI VE TEMEL UNSURLARI</strong></span></p>

<p><span style="color:#000000"><strong>Devlet</strong>, belirli bir toprak parçası (ülke) üzerinde yaşayan organize bir insan topluluğunun, egemenlik hakkına sahip olarak kurduğu, yasa koyma ve uygulama tekelini elinde bulunduran siyasi ve hukuki bir tüzel kişiliktir. Bir devletin varlığından söz edebilmek için üç temel unsura: yani bir <strong><em>insan topluluğuna</em> </strong>(<em>sınırlar içerisinde yaşayan, ortak bir vatandaşlık bağıyla devlete bağlı olan halka/millete/ulusa</em>); bir <strong><em>ülkeye</em> </strong>(<em>bu topluluğun üzerinde egemenliğini sürdürdüğü, sınırları uluslararası alanda belirlenmiş coğrafi alan olan toprağa</em>); bir <strong><em>egemenliğe</em></strong> (<em>devletin içişlerinde bağımsız, dış ilişkilerinde ise başka bir devlete bağlı olmayan, en üstün siyasi ve hukuki otorite olma gücüne</em>) sahip olması ve bir arada bulunması şarttır. Modern devletlerin varoluş amacı, toplumsal düzeni sağlamak ve bireylerin temel hak ve hürriyetlerini korumaktır. Bunu yapabilmesi için başlıca işlevleri şunlardır: <strong><em>Hukuku ve adaleti sağlama</em></strong> <strong><em>işlevi </em></strong>(<em>yasalar çerçevesinde adaleti sağlama, suçları önleme ve uyuşmazlıkları çözme</em>); <strong><em>güvenliği sağlama</em></strong> <strong><em>işlevi </em></strong>(<em>ülke sınırlarını dış tehditlere karşı savunma, iç huzuru ve kamu düzenini koruma</em>); <strong><em>sosyal ve ekonomik hizmetleri yerine getirme</em></strong> <strong><em>işlevi </em></strong>(<em>eğitim, sağlık, altyapı ve sosyal refah gibi temel hizmetleri sunma</em>).</span></p>

<p><span style="color:#000000"><strong>HÜKÜMET SİSTEMLERİ VE GÖREVLERİ</strong></span></p>

<p><span style="color:#000000"><strong>Hükümet </strong>ise, devletin işlerini yürütmek, yasaları uygulamak ve ülkeyi yönetmekle görevli en üst düzey idari organdır. Hükümetlerin yapısı ve gücü kullanma biçimleri, ülkelerin benimsediği yönetim sistemine göre doğrudan değişiklik göstermektedir. Yürütme gücü tamamen halk tarafından doğrudan seçilen devlet başkanına (başkana) ait olduğu ve başkanın, bakanları meclis dışından atadığı ve kabinenin doğrudan başkana karşı sorumlu olduğu<strong> <em>başkanlık sistemi </em></strong>(Örneğin: ABD, Türkiye); yürütme gücü iki başlı olduğu ve sembolik bir devlet başkanı (cumhurbaşkanı veya kral) ile yürütmenin asıl başkanı olan başbakan ve bakanlar kurulunun olduğu yani hükümetin meclis içinden çıktığı ve meclise karşı sorumlu olduğu <strong><em>parlamenter sistem</em></strong> (Örneğin: Almanya, Birleşik Krallık); hem halk tarafından seçilen güçlü bir devlet başkanı hem de meclise karşı sorumlu bir başbakan ve hükümetin bir arada bulunduğu; yürütme gücünün bu iki aktör arasında paylaşıldığı <strong><em>yarı başkanlık sistemi</em></strong> (Örneğin: Fransa) gibi yönetim sistemleri bulunmaktadır. Ancak tüm bu yönetim sistemlerinde<strong><em> hükümetin temel görevleri</em></strong>nden<strong> </strong>ilki “<em>meclisin çıkardığı yasaları uygulamak ve devleti yönetme</em> yani, <strong><em>yürütme gücünü kullanma</em></strong>”; ikincisi “<em>ülkenin ekonomi, eğitim, sağlık ve dış politika stratejilerini belirleme</em> yani <strong><em>politika üretme konusunda çalışmalar yürütme</em></strong>”; üçüncüsü <strong>“</strong><em>devlet kurumlarını koordine ederek halka temel hizmetleri ulaştırma<strong> </strong></em>yani <strong><em>kamu hizmetini yerine getirme</em></strong>”; görevlerden<strong><em> dördüncüsü </em></strong>ise “<em>ülke gelirlerini toplamak ve kamu giderleri için harcamaları planlamak</em> yani <strong><em>bütçe yönetimi gerçekleştirme</em></strong>” olarak tanımlamak olanaklıdır.</span></p>

<p><span style="color:#000000"><strong>GÜÇLER AYRILIĞI VE DEMOKRATİK DENETİM MEKANİZMALARI</strong></span></p>

<p><span style="color:#000000">Demokratik devletler “<strong><em>güçler ayrılığı</em></strong>” ilkesine dayanır. <em>Hükümet</em> (<em>yürütme</em>), diğer iki temel organla sürekli bir denge içindedir. Meclis kanunları yapar, hükümet ise bu kanunları uygular. Parlamenter sistemlerde hükümet meclisin güvenine dayanırken, başkanlık sistemlerinde yasama ve yürütme birbirine karşı daha sert ve keskin sınırlarla ayrılmıştır. Yargı, hükümetten tamamen bağımsızdır. <strong><em>Hükümetin aldığı kararlar, yaptığı atamalar ve uygulamalar hukuka uygun olmak zorundadır</em></strong>. Vatandaşlar, hükümetin uygulamalarından zarar gördüklerinde idari mahkemelere başvurarak bu kararları iptal ettirebilirler. Hükümetlerin yetkilerini kötüye kullanmasını önlemek ve şeffaflığı sağlamak adına demokratik sistemlerde çeşitli denetim mekanizmaları işletilir. En temel denetim mekanizması<strong><em> siyasi denetim yani seçimler</em></strong>dir. Halk, başarısız veya politikasını beğenmediği hükümetleri seçim yoluyla değiştirir. Ayrıca <strong><em>meclis soru önergeleri, meclis araştırmaları, meclis soruşturmaları ve bütçe hakkı (hükümetin para harcama yetkisini onaylama veya reddetme) yoluyla </em></strong>hükümetin faaliyetlerini denetler. Yine <strong><em>hükümetin tüm eylem ve işlemleri, anayasa mahkemeleri ve idari mahkemeler (Danıştay gibi) tarafından hukuka uygunluk açısından denetlenir </em></strong>ve hukuka aykırı işlemler iptal edilir. Son olarak da <strong><em>bağımsız medya, sivil toplum kuruluşları ve vatandaşlar; hükümetin icraatlarını tartışarak, eleştirerek ve protesto hakkını kullanarak </em></strong>toplumsal bir denetim baskısı oluşturur.</span></p>

<p><span style="color:#000000"><strong>DEVLET VE YÖNETSEL EGEMEN ARASINDAKİ FARKLAR</strong></span></p>

<p><span style="color:#000000"><strong><em>Devlet ile hükümet arasındaki fark ise</em>: “<em>kalıcılık”, “yapı” ve “işlev”</em></strong> açısından farklılık gösterir. <strong><em>Birinci fark</em></strong>, devlet kalıcı ve süreklidir; hükümet ise seçimlerle değişebilen geçici bir yönetim kadrosu olmasıdır. <strong><em>İkinci fark</em></strong>, devlet soyut bir hukuki tüzel kişiliktir; hükümet ise bu tüzel kişiliği somut olarak yürüten siyasi iradedir. <strong><em>Üçüncü fark</em></strong> ise, devlet otoritenin kendisidir; hükümet ise bu otoriteyi halk adına kullanan bir araçtır.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Sonuç olarak “<strong><em>yönetsel egemen</em></strong>” (<strong><em>yöneten kadro/hükümet</em></strong>) ile “<strong><em>devlet</em></strong>” arasındaki fark, aslında <strong>gücü geçici olarak kullananlar</strong> ile <strong>gücün kalıcı ve hukuki kaynağı</strong> arasındaki farktır. Yani <strong><em>devlet</em>,</strong> kalıcı, sürekli ve soyut bir hukuki tüzel kişiliktir. Sınırları, anayasası, kurumları ve halkı ile bir bütündür; kişilerden bağımsız olarak varlığını sürdürür. <strong><em>Yönetsel egemen</em></strong> ise geçici bir siyasi aktördür. Seçimler, lider değişimleri veya sistem değişiklikleri ile görev süresi biter ve yerini bir başkasına bırakır. Yine<strong> <em>devlet</em>, </strong>egemenlik gücünün asıl ve nihai <strong>sahibidir</strong>. Meşru şiddet kullanma yetkisi, yasa yapma gücü ve yargılama hakkı devlete aittir. <strong><em>Yönetsel egemen</em></strong> açısından ise, egemenlik gücünün sahibi değil, yalnızca belirli bir süre için o gücü devlet adına uygulayan <strong>kullanıcısıdır</strong>. Bu gücü anayasa ve yasaların çizdiği sınırlar dâhilinde, devlet adına emaneten yürütür. Ayrıca<strong> <em>devlet</em></strong> soyut bir kavramdır. Görünmez, dokunulmaz ancak kurumları, pasaportu, bayrağı ve yasalarıyla varlığı hissedilir.<strong> </strong>Oysa<strong> <em>yönetsel egemen</em></strong> ise somuttur. Devletin kurumlarının başında oturan, kararlar alan, genelgeler yayımlayan canlı siyasi figürlerden (cumhurbaşkanı, başbakan, bakanlar kurulu, bürokrasi şefleri) oluşur. Son olarak da <strong><em>devlet</em></strong> uluslararası hukukta tanınan, iç hukukta ise en üstün otorite olan meşru yapıdır. Devlet hata yapmaz; devlet adına hareket edenlerin hukuka aykırı eylemleri olur.<strong><em> Yönetsel egemen</em></strong> ise aldığı kararlardan hem siyasi olarak (seçmene karşı) hem de hukuki olarak (yargıya karşı) sorumludur. Meşruiyetini yasalara ve halkın desteğine bağlı olarak korur; hukukun dışına çıktığında meşruiyetini kaybeder.<strong> Özetle;</strong> Devlet bir bilgisayarın işletim sistemi (hiç değişmeyen ana yapı) ise, yönetsel egemen o bilgisayarı belirli bir dönem kullanan ve kendi tercihlerine göre programları çalıştıran operatördür.</span></p>

<p><span style="color:#000000"><strong>SİVİL TOPLUM SÖYLEMLERİNDE KAVRAMSAL YANILGILAR: ALEVİLİK ÖRNEĞİ</strong></span></p>

<p><span style="color:#000000">Alevilik alanında yer alan gerek sivil toplum kuruluşlarının adına açıklama yapan yönetim kurulu başkan ve üyelerinin kullandığı “<strong><em>Devletin Alevisi olmayacağız</em></strong>” ifadesi, <strong><em>devlet</em></strong> ve <strong><em>yönetsel egemen/hükümet/yerel yönetim</em></strong> kavramları hakkında bilgi sahibi olmadıklarını göstermektedir. İster ulusal, isterse yerel düzeyde yönetenin karşılığı “<strong><em>yönetsel egemen</em></strong>”dir. <em>Yönetsel egemenin başı</em> <em>ulusal açıdan</em> <strong><em>Devlet Başkanı/Kral/Kraliçe</em></strong> ve/veya <strong><em>Başbakan</em></strong>’dır; yerel açıdan da<em> </em>atanmış/seçilmiş <strong><em>Vali </em></strong>ve/veya <strong><em>Belediye Başkanı</em></strong>’dır. Bu yapı ulusalda bir hükümet ve yerelde encümen ile kararları alarak uygular. Ancak her ikisi de geçici süreliğine ulusalda ve yerelde devletin yönetimidir. Kısaca STK'lar bu ifadeyi kullanırken aslında “<strong><em>Hükümetin/İktidarın güdümüne girmeyeceğiz</em></strong>” kastını taşısalar da, bunu kavramsal olarak yanlış ifade etmektedirler. Ayrıca hükümet ile birlikte yapılmayan işbirliği, hükümete muhalif bir belediye ile birlikte yapılıyorsa bu süreçte de bir takım tavizler verilmektedir. Farkında olmadan veya farkında olarak “<strong><em>yola hizmet edeceğiz diye bir makama hizmet edilmekte</em></strong>”; dahası “<strong><em>iktidar partisine değil de muhalefet partisine</em></strong>” ya da tam tersi “<strong><em>muhalefet partisine değil de iktidar partisine</em></strong>” destek olarak “<strong><em>inancı temsil etmek yerine siyasetin aparatı</em></strong>” olabilmektedirler. Kısaca her türlü yönetsel egemen ile kurulan ilişkiler iktidar/muhalefet ayrımından bağımsız olarak devletin yönetimiyle yapılan işbirlikleri olup, bu sürecin inanç temsilini siyasetin aparatı haline getirme riski bulunmaktadır.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Sonuç olarak; ulusalda iktidarda olan hükümet veya yerelde ister iktidar yanlısı isterse muhalefet yanlısı belediye başkanları devletin yönetiminden sorumlu olandır. Bunlarla yapılan her türlü işbirliği devletle yapılmış olur. Tüm bu bilgilerden sonra Devlet ve Alevilik adına kullanılan ifadelere baktığımızda, Uğur Mumcu’nun şu sözleri “<strong><em>bilgi sahibi olmadan, fikir sahibi olmak</em></strong>” sözü konunun özünü açıkça ortaya koymaktadır.</span></p>

<p><strong><span style="color:#000000">ALİ AKTAŞ / SOSYOLOG</span></strong></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sat, 04 Jul 2026 22:39:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/07/aktas-inanci-temsil-etmek-yerine-siyasetin-aparati-oluyorlar-1783194836.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Horasan Erenleri’nden Başbağlar katliamı anma törenine çağrı</title>
                <category>GÜNDEM</category>
                <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/horasan-erenlerinden-basbaglar-katliami-anma-torenine-cagri-3307</link>
                <guid>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/horasan-erenlerinden-basbaglar-katliami-anma-torenine-cagri-3307</guid>
                <description><![CDATA[Horasan Erenleri Dernekler Federasyonu, Başbağlar Katliamı’nın 33. yılı dolayısıyla yazılı bir basın açıklaması yayımlayarak, herkesi Başbağlar katliamı anma törenine katılmaya davet etti. Açıklamada şu ifadelere yer verildi: “Emperyalist odakların ülkemizi bölme ve kardeş kavgası çıkarma heveslerine karşı en güçlü cevabı tek yürek olarak vermek amacıyla, tüm halkımızı 5 Temmuz 2026 tarihinde Başbağlar köyünde düzenlenecek olan 33 Şehidimizi Anma Töreni’ne katılmaya davet ediyoruz.”]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="color:#000000"><strong>HABER MERKEZİ / ERZİNCAN–</strong> Horasan Erenleri Dernekler Federasyonu, Başbağlar Katliamı’nın 33. yılı dolayısıyla yazılı bir basın açıklaması yayımlayarak milli birlik ve bütünleşme çağrısında bulundu. </span></p>

<p><span style="color:#000000">Federasyon Genel Başkanı Erdem Cömert imzasıyla yayımlanan açıklamada, 2 Temmuz Sivas ve 5 Temmuz Başbağlar katliamlarının ardındaki gücün “<em><strong>Atlantik emperyalizmi ve NATO'nun gayri nizami harp aygıtı Gladyo</strong></em>” olduğu vurgulandı ve tüm vatandaşlar 5 Temmuz günü Başbağlar köyünde yapılacak anma törenine davet edildi.</span></p>

<p><span style="color:#000000"><strong>SİVAS VE BAŞBAĞLAR BİRBİRİNİ TAMAMLAYAN İKİZ TERTİPLERDİR</strong></span></p>

<p><span style="color:#000000">5 Temmuz 1993 tarihinde Erzincan’ın Kemaliye ilçesine bağlı Başbağlar köyünde düzenlenen ve 33 vatandaşımızın hayatını kaybettiği katliamın Türkiye’nin toplumsal barışını hedef aldığını belirten Erdem Cömert, açıklamasında şu ifadelere yer verdi:</span></p>

<p><span style="color:#000000">“<strong><em>5 Temmuz 1993 tarihinde gerçekleştirilen bu vahşet, tek bir merkezin planı doğrultusunda hayata geçirilmiştir. Çok iyi biliyoruz ki, 2 Temmuz Sivas Katliamı ile 5 Temmuz Başbağlar Katliamı birbirini tamamlayan, planlayıcısı ve azmettiricisi aynı olan ikiz tertiplerdir. Bu katliamların arkasındaki irade, Atlantik emperyalizminin küresel şiddet örgütü ve NATO’nun gayri nizami harp aygıtı olan Gladyo’dur.</em></strong>”</span></p>

<p><span style="color:#000000"><strong>MİLLETİMİZ HAİN EMELLERE GEÇİT VERMEDİ</strong></span></p>

<p><span style="color:#000000">Açıklamada, Gladyo ve emperyalist odakların temel hedefinin Alevi-Sünni ve Türk-Kürt ayrımcılığını ve çatışmasınıkörüklemek olduğu ifade edildi. </span></p>

<p><span style="color:#000000">Etnik ve inançsal farklılıklar üzerinden Türkiye'de bir iç kargaşa ortamı yaratılmak istendiğine dikkat çeken Cömert, Türk milletinin ferasetiyle bu tezgahın bozulduğunu ve hain emellere geçit verilmediğini belirtti.</span></p>

<p><span style="color:#000000"><strong>BAŞBAĞLAR KÖYÜ’NDE BİRLİK ÇAĞRISI</strong></span></p>

<p><span style="color:#000000">Bugün en büyük sorumluluğun bölücü planlara karşı milli birlik ve bütünleşmeyi kararlılıkla savunmak olduğunu vurgulayan Horasan Erenleri Dernekler Federasyonu Genel Başkanı Erdem Cömert, ayrımsız herkesi 5 Temmuz 2026’da Başbağlar'da tek yürek olmaya çağırdı:</span></p>

<p><span style="color:#000000">“<em><strong>Emperyalist odakların ülkemizi bölme ve kardeş kavgası çıkarma heveslerine karşı en güçlü cevabı tek yürek olarak vermek amacıyla, tüm halkımızı 5 Temmuz 2026 tarihinde Başbağlar köyünde düzenlenecek olan 33 Şehidimizi Anma Töreni’ne katılmaya davet ediyoruz. Başbağlar’da şehitlerimizi omuz omuza, hep birlikte anmak; aramıza sokulmak istenen nifak tohumlarını kurutacak ve milli kenetlenmemizi tüm dünyaya bir kez daha ilan edecektir.</strong></em>”</span></p>

<p><span style="color:#000000">İşte, açıklamanın tam metni:</span></p>

<p><span style="color:#000000"><strong>EMPERYALİST OYUNLARA KARŞI MİLLİ BİRLİK VE BERABERLİK ÇAĞRISI</strong></span></p>

<p><span style="color:#000000">Türkiye’nin toplumsal barışına, kardeşliğine ve milli bütünlüğüne kasteden karanlık odakların en kanlı tertiplerinden biri olan Başbağlar Katliamı’nın 33. yılında, yitirdiğimiz 33 canımızı rahmet ve minnetle anıyoruz.</span></p>

<p><span style="color:#000000">5 Temmuz 1993 tarihinde Erzincan’ın Kemaliye ilçesine bağlı Başbağlar köyünde gerçekleştirilen bu vahşet, tek bir merkezin planı doğrultusunda hayata geçirilmiştir. </span></p>

<p><span style="color:#000000">Çok iyi biliyoruz ki, 2 Temmuz Sivas Katliamı ile 5 Temmuz Başbağlar Katliamı birbirini tamamlayan, planlayıcısı ve azmettiricisi aynı olan ikiz tertiplerdir.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Bu katliamların arkasındaki irade, Atlantik emperyalizminin küresel şiddet örgütü ve NATO’nun gayri nizami harp aygıtı olan Gladyo’dur.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Gladyo’nun ve emperyalist odakların temel hedefi, Alevi-Sünni, Türk-Kürt ayrımcılığını körüklemek, etnik ve inançsal farklılıklar üzerinden ülkemizde bir iç kargaşa ve çatışma ortamı yaratmaktır. Ancak aziz milletimiz, engin ferasetiyle bu tezgahı görmüş ve hain emellere geçit vermemiştir.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Bugün bizlere düşen en büyük sorumluluk, bu bölücü planlara karşı milli birlik ve bütünleşmenin gereğini kararlılıkla yerine getirmektir.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Emperyalist odakların ülkemizi bölme ve kardeş kavgası çıkarma heveslerine karşı en güçlü cevabı tek yürek olarak vermek amacıyla, tüm halkımızı 5 Temmuz 2026 tarihinde Başbağlar köyünde düzenlenecek olan 33 Şehidimizi Anma Töreni’ne katılmaya davet ediyoruz.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Başbağlar’da şehitlerimizi omuz omuza, hep birlikte anmak; aramıza sokulmak istenen nifak tohumlarını kurutacak ve milli kenetlenmemizi tüm dünyaya bir kez daha ilan edecektir.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Şehitlerimizin ruhu şad, milletimizin birliği daim olsun.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Saygılarımızla,</span></p>

<p><span style="color:#000000">Erdem CÖMERT</span></p>

<p><span style="color:#000000">Horasan Erenleri Dernekler Federasyonu Genel Başkanı</span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sat, 04 Jul 2026 11:21:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/07/horasan-erenlerinden-basbaglar-katliami-anma-torenine-cagri-1783154352.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Cem Vakfı başarılı genel müdürü ile yollarını ayırdı!</title>
                <category>GÜNDEM</category>
                <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/cem-vakfi-basarili-genel-muduru-ile-yollarini-ayirdi-3306</link>
                <guid>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/cem-vakfi-basarili-genel-muduru-ile-yollarini-ayirdi-3306</guid>
                <description><![CDATA[Son on yılda Cam Vakfı’nda görev alanlar içerisinde en başarılı genel müdür olarak gösterilen Süleyman Kılıç, skandal bir opersyonla görevden alındı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="color:#000000"><strong>HABER MERKEZİ / İSTANBUL-</strong> Prof. Dr. İzzettin Doğan’ın öncülüğünde kurulan Cumhuriyetçi Eğitim ve Kültür Merkezi Vakfı (CEM Vakfı) kan kaybetmeye devam ediyor.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Son on yılın en başarılı genel müdürü olarak gösterilen Süleyman Kılıç, skandal bir uygulama ile görevden alındığı iddia edildi.</span></p>

<p><span style="color:#000000"><strong>HİÇBİR BAŞARI CEZASIZ KALMAZ!</strong></span></p>

<p><span style="color:#000000">2025 yılının Mayıs ayında göreve başlayan Süleyman Kılıç kısa zamanda Cem Vakfı’nın kan kaybetmesi sürecini durdurmuş ve vakfı yeniden büyütme yönüne çevirmişti.</span></p>

<p><span style="color:#000000">İstanbul-Kıraç ve Pendik-Sülüntepe gibi şubelerde yıllara yayılmış sorunları çözen Kılıç, Ankara, Adana, Kocaeli gibi kentlerde de Cem Vakfı’nın atılım yapmasını sağlamıştı.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Cem Vakfı’nda gözler görülür hareketlilik şubelere ve tabana özgüven kazandırmış, uzun süredir üzerindeki “ölü toprağı”nın atıldığı ve yeniden Alevi topluma hizmet vermeye başladığı yorumları yapılmıştı.</span></p>

<p><span style="color:#000000"><strong>KILIÇ SKANDAL YÖNTEMLE GÖREVDEN ALINDI</strong></span></p>

<p><span style="color:#000000">Kocaeli Büyükşehir Belediyesi sınırlarında bulunan bir arazinin yıllardır yapılamayan devrini de gerçekleştiren Kılıç’ın bu başarısı, görevden alınması için gerekçe gösterildiği öğrenildi.</span></p>

<p><span style="color:#000000">İddialara göre, vakıf yönetiminde bu arazinin devrini engellemek isteyen bazı kesimler, ihale gününün son saatlerine kadar yatırılması gereken teminatın havalesini engelledi.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Kılıç’ın yardımsever dostlarından borç alarak ihaleyi kazanması ise, kendisi için Cem Vakfı’ndaki genel müdür görevinde sonun başlangıcı oldu.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Cem Vakfı yönetim kurulu tarafından Kılıç’a yöneltilen “<em><strong>suçlama</strong></em>” şöyle: “<strong><em>Teminat bedellerini Vakıf Yönetim Kurulu’nun bilgisi dışında, bu konuda herhangi bir kurum kararı olmaksızın, bireysel insiyatifinizle bazı üçüncü şahıslar tarafından yatırılmasını sağladığınız,</em></strong>”…</span></p>

<p><span style="color:#000000"><strong>3 TEMMUZ TARİHİ TEBLİGATI 2 TEMMUZ’DA GÖNDERDİLER!</strong></span></p>

<p><span style="color:#000000">Süleyman Kılıç’ın Cem Vakfı’ndaki görevden alınma sürecinde yaşanan skandalların bununla da bitmediği öğrenildi.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Başarıları nedeniyle savunması istenen Kılıç’tan kurtulmak arzusuyla yaşanan diğer skandal ise, 2 saat içerisinde savunmasını vermesi istenirken, daha önceden hazırlanan işten çıkarma belgesinin de “<strong><em>whatsapp</em></strong>” üzerinden imzasız olarak gönderilmesi oldu.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Anlaşılan, savunmasını vermesi ile, yönetim kurulunda bazı üyelerin fikirlerini değiştirmesi ihtimali, Kılıç’tan kurtulmak isteyenlerin gözünü korkutmuştu!</span></p>

<p><span style="color:#000000">Ancak, 2 Temmuz 2026 tarihi akşam saatlerinde gönderilen imzasız “<em><strong>GÖREVDEN ALINMA (İLİŞİK KESME) BİLDİRİMİ</strong></em>” 3 Temmuz 2026 tarihliydi!</span></p>

<p><span style="color:#000000">Üstelik, görevden alınma gerekçesi olarak da, Süleyman Kılıç’ın “<em><strong>savunmadan imtina etmiş</strong></em>” olması gösterilmişti!</span></p>

<p><span style="color:#000000"><strong>ALEVİ KURUMU SKANDALLAR KURUMU OLDU!</strong></span></p>

<p><span style="color:#000000">1996 yılında kurulan Cumhuriyetçi Eğitim Vakfı (CEM Vakfı) kurucusu ve Onursal Başkanı Prof. Dr. İzzettin Doğan’ın hastalığı nedeniyle yıllardır yönetilemez durumda.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Yeni oluşturulan yönetim kurulları kişisel çekişmelerin ve hırsların girdabında işlevsizleşirken, vakıf da sürekli kan kaybediyor. </span></p>

<p><span style="color:#000000">Şubeler Cem Vakfı’ndan bağımsızlaşma arayışlarına girerken, vakıf merkezi olan Yenibosna Cemevi her gün “<strong><em>taht kavgaları</em></strong>” ile sarsılıyor.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Geçtiğimiz aylarda hiçbir meşruiyeti olmadan ve RTÜK'e yanlış beyan verilerek yayına başlayan Cem TV kanalına karşı sessizliğini koruyan ve yüzlerce vakıf üyesi ortağının haklarını dahi savunmayan Cem Vakfı yönetimi, son olarak polisiye yöntemlerle <span style="background-color:white">Bahçelievler Hacı Bektaş Veli Kültür ve Tanıtma Derneği’nin kullandığı yapıyı yıkmak ile tehdit ederek gündeme gelmişti.</span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="background-color:white">Kamuoyunda büyük tepki toplayan yıkım girişiminin, Bahçelievler Cemevi Başkanı Ufuk Emre Bektaş’ın Özgür Özel’in Garip Dede Cemevi’nda siyasi istismar içeren konuşması ve CHP’nin iç kavgalarını cemevine taşınması girişimine kararlı bir şekilde itiraz etmesi sonrası gelmesi ise dikkatlerden kaçmadı.</span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="background-color:white">Konuyu izleyen Alevi aydınları, Bektaş’ın Özgür Özel’e eleştirileri nedeniyle Cem Vakfı üzerinden cezalandırılmak istendiği yorumunu yaptılar.</span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="background-color:white">Son 3 ayda yaşanan 3 ayrı skandal Cem Vakfı’nın yönetilemez bir noktaya doğru hızla savrulduğu şeklinde değerlendirilmesine neden oldu.</span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="background-color:white">Başarılı genel müdüründen “<em><strong>kurtulan</strong></em>” Cem Vakfı’nın “<strong><em>hangi sulara yelken açacağı</em></strong>” ise, merak konusu oldu.</span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 03 Jul 2026 08:50:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/07/cem-vakfi-basarili-genel-muduru-ile-yollarini-ayirdi-1783058399.webp"/>
            </item>
            </channel>
</rss>
