<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
     xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
     xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
     xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
     xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
     xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
     xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/">
    <channel>
        <title>Alevi Haberleri Sitesi</title>
        <link>https://www.alevihaberler.com.tr/</link>
        <description>Alevi Haberler, Son dakika Alevi haberleri, Alevi haberleri, Cemevi haberleri, Bektaşi haberleri, Aleviler</description>
        <language>tr</language>
                                <item>
                <title>CHP Lideri Kılıçdaroğlu Milliyet’e anlattı! Mekke İttifakı’na neden destek verdi?</title>
                <category>SİYASET</category>
                <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/chp-lideri-kilicdaroglu-milliyete-anlatti-mekke-ittifakina-neden-destek-verdi-3713</link>
                <guid>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/chp-lideri-kilicdaroglu-milliyete-anlatti-mekke-ittifakina-neden-destek-verdi-3713</guid>
                <description><![CDATA[Kılıçdaroğlu, diğer muhalefet partilerinin aksine Mekke Anlaşmasına neden destek verdiklerine ilişkin, “Her ülkenin çıkarına olan bu anlaşmalardan kaçınırsanız, kendi sınırlarıma çekileceğim ve burada kalacağım’ derseniz oyun kurucu olamazsınız” dedi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Kılıçdaroğlu, diğer muhalefet partilerinin aksine Mekke Anlaşmasına neden destek verdiklerine ilişkin, “Her ülkenin çıkarına olan bu anlaşmalardan kaçınırsanız, kendi sınırlarıma çekileceğim ve burada kalacağım’ derseniz oyun kurucu olamazsınız” dedi.</strong></p>

<p><strong>MEHTAP GÖKDEMİR / ANKARA</strong></p>

<p>CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, CHP Genel Merkezi’nde Milliyet gazetesi Ankara Temsilcisi Didem Özel Tümer ve parlamento muhabiri Mehtap Gökdemir’in sorularını yanıtladı. CHP Genel Başkanı, özetle şunları söyledi:</p>

<p><strong>MEKKE İTTİFAKINA ‘EVET’ GEREKÇESİ:</strong> Ortadoğu Barış ve İşbirliği Teşkilatı (OBİT)kurulmasını dört-beş yıl önce seslendirdik. Eğer Türkiye kendi dar sınırlarına hapsolursa bir bölgesel güç olamaz. Türkiye bölgesel güç olmak zorundadır. Siz, eğer her ülkenin de çıkarına olan bu anlaşmalardan kaçınırsanız, <em>‘hayır, ben kendi sınırlarıma çekileceğim ve burada kalacağım’</em> derseniz oyun kurucu olamazsınız. Yeni dünya düzenini anlamıyorsunuz demektir. Yeni dünya düzeninden Türkiye’yi kaçırıyorsunuz demektir.</p>

<p><strong>ASKER SAVAŞMAK İÇİN GİTMEZ: </strong>(İttifakın ‘Yemen çöllerine Türk askeri gönderilecek’ üzerinden tartışılması) Hayır, öyle bir şey yok. Ben Yemenli Dışişleri Bakanı’yla da zoom üzerinden görüştüm ve onlara da söyledim. Biz oraya savaşmak için değil, tam tersine bölgeye barışı ve huzuru getirmek istiyoruz. (Asker gönderme tezkeresi olursa?) Hayır, asker gönderilmesini doğru bulmuyoruz. Yabancı ülkelerin askerlerini eğitmek için giderler ama savaşmak için hayır. Türk askerinin kanı pazarlık masasına oturtulamaz.</p>

<p><strong>DEVLETE DESTEK VERİYORUZ:</strong> (‘Hükümete destek veriyor’ eleştirileri rahatsız etti mi?): Biz hükümete destek vermiyoruz. Biz Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ne destek veriyoruz.</p>

<p><strong>‘TERÖRSÜZ TÜRKİYE’ SÜRECİ TIKANDI MI? </strong>Olmamalı. Eğer tıkanıklık olursa bunun sorumlusu PKK’dır. Türkiye, parlamento, bu konuda elinden geleni yaptı. Sorunun çözümünde önemli adımlar atıldı. Eğer silahlar tam teslim edilirse, var olan mutabakatla silahların teslimi tam anlamıyla yapılırsa bir mesele kalacağını sanmıyorum.</p>

<p><strong>VARSIN UZASIN, YETER Kİ ÇÖZÜLSÜN:</strong> (Süreçte gecikme olduğunu düşünüyor musunuz, Ankara ağırdan alıyor iddialarına ne dersiniz?) Olay bir siyasal parti olayı değil. Olay, Türkiye Cumhuriyeti devleti olayı. Parlamentoda ortak kararlar alındı. Bu kararlar üzerine devlet bürokrasisine yetki verildi... Biraz sürecin uzamasından kaygılanmamak lâzım. Bütün mesele şu: Bozulacağına süreç biraz varsın uzasın ama yeter ki çözülsün bu sorun.</p>

<p><strong>YARGITAY NE ZAMAN KARAR VERİR, BİLEMİYORUZ:</strong> (Yargıtay’dan beklenen karar çıkacak mı?) Samimi söylemek gerekirse, hukuki süreci sadece sonuçlar itibarıyla biliyorum. İçeriğini çok fazla bilmiyorum. Yargıtay’ın bir karar vermesi gerekiyor. O karar ne zaman verilir, bilemiyoruz. (Kurultay için Yargıtay kararı bekleniyorsa ve o karar çıkmazsa CHP’nin seçime girememe riski var mı?) Hayır, öyle bir sorun yok.</p>

<p><strong>KURULTAYI NİYE YAPMAYALIM?</strong> (Kurultayın yapılmayacağı iddiası) Kurultay yapacağız. Niye yapmayalım ki? Yapacağız. Takvim açıklandı, ilan edildi. Bütün mesele şu: Yargıtay kararı çıkarsa bizim açımızdan daha rahat olacak. Bir hukuki tartışma zemini olmayacak ve dolayısıyla biz yapıp gideceğiz.</p>

<p><strong>BİR DÖNEM ENDİŞE VARDI:</strong> (Anketlerin hatırlatılması ve baraj endişesi var mı sorusu üzerine) Hayır, yok. CHP’nin güçlü bir tabanı, güçlü bir ideolojisi var. Dolayısıyla öyle bir kaygıyı taşımıyorum. Zaten tabanda da bunu görüyoruz. Ağır ağır görüyoruz. Bir dönem bu endişe vardı, doğru. CHP’nin bu süreçte nasıl bir haksızlığa uğradığını aslında tabanımız da görüyor, biliyor.</p>

<p><strong>GERÇEKLERİ GÖRDÜKÇE DÖNÜYORLAR</strong></p>

<p>Şu bir gerçek, ayrılmayla beraber parti tabanından da bir grubun öbür tarafa gittiğini biliyoruz zaten. Ama zaman içerisinde gerçekler ortaya çıktıkça geri dönüşler başlıyor. Yani CHP’liler olayları gördükçe, gerçekleri gördükçe, CHP’ye dönmeye başladılar.</p>

<p><strong>TEPKİ YOK OLACAK</strong></p>

<p>Kesin hükümsüzlük kararından sonra geldik, bugün çok farklı bir noktadayız. İlk olduğunda kamuoyunda da büyük bir tepki vardı. O tepki de büyük ölçüde gerçekler ortaya çıktıkça, gerçekler anlatıldıkça kendiliğinden azalmaya başladı. Bir süre sonra bu tepki tamamen yok olacak. Çünkü biz haklıyız. Kişisel çıkar peşinde değiliz. Partiyi kirleten unsurları asla ve asla kendi içimizde barındırmayız.</p>

<p><strong>TUZAĞA DÜŞMEYECEĞİZ</strong></p>

<p>(CHP’nin Cumhurbaşkanı adayı nasıl belirlenecek?) Bunu bugünden tartışmak kadar yanlış bir şey yok. Bizim derdimiz halk. Gerçekten perişan vaziyette. Cumhurbaşkanı adaylığını bugünden tartışma konusu yapanlar, Türkiye’yi kendi gerçeklerinden koparmak istiyorlar ve bu siyasi iktidara hizmettir. Bu tuzağa düşmeyeceğiz. Günü zamanı gelir, adayımızı oturup belirleriz.</p>

<p><strong>NİYE AYRILDILAR BİLMİYORUM</strong></p>

<p>(Parti tabanının yaklaşık üçte ikisinin YENİ Parti’ye kayması konusunda) (3 milletvekilinin arabuluculuk girişimini hatırlatarak) Arkadaşların ayrılmaması, Özgür Bey’in genel başkanlığının devamı şeklinde de hatta bir öneri geldi. Ben bu öneriyi de reddetmedim. Ama ayrıldılar arkadaşlar. Niye ayrıldıklarını bilmiyorum. Önce onun altını özenle çizmek isterim.</p>

<p><strong>MEKKE ANLAŞMASI, GENEL KURUL’DA KABUL EDİLDİ</strong></p>

<p>TBMM Genel Kurulu’nda, Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan Arasında Ortak Savunma İçin Mekke Anlaşmasının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Teklifi kabul edildi. 398 vekilin katıldığı açık oylamada 279 kabul 119 ret oyu kullanıldı. Kabul edilen anlaşmaya göre; taraflardan herhangi birine yönelik dış kaynaklı bir silahlı saldırı, tüm taraflara yönelik bir saldırı olarak kabul edilecek. Taraflar savunma, savunma sanayii ve güvenlik alanlarında yakın işbirliği yapacak. Anlaşma, tarafların daha önce akdetmiş oldukları uluslararası anlaşmalardan doğan hak ve yükümlülüklerine halel getirmeyecek. Herhangi bir taraf, anlaşmanın yürürlüğe giriş tarihinden itibaren on yıl geçmesinin ardından, çekilme niyetini en az üç ay önceden diğer taraflara diplomatik kanallardan yazılı bilgilendirme yapmak suretiyle anlaşmadan çekilebilecek. Tamamen savunma odaklı olan anlaşma, herhangi bir ülkeyi hedef almıyor.<br />
<br />
<a href="https://chp.org.tr/haberler/chp-lideri-kilicdaroglu-milliyete-anlatti-mekke-ttifakina-neden-destek-verdi"><strong>Kaynak Link:&nbsp;https://chp.org.tr/haberler/chp-lideri-kilicdaroglu-milliyete-anlatti-mekke-ttifakina-neden-destek-verdi</strong></a></p>

<p>&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 06 Nov 2026 19:15:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/11/chp-lideri-kilicdaroglu-milliyete-anlatti-mekke-ittifakina-neden-destek-verdi-1793982177.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Bakan Bayraktar, “Millî Enerji 2040” programını açıkladı</title>
                <category>SİYASET</category>
                <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/bakan-bayraktar-milli-enerji-2040-programini-acikladi-3712</link>
                <guid>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/bakan-bayraktar-milli-enerji-2040-programini-acikladi-3712</guid>
                <description><![CDATA[Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, ülkenin geleceğini aydınlatmak ve enerjide tam bağımsızlık vizyonunu güçlendirmek amacıyla hazırlanan “Millî Enerji 2040” programını kamuoyuyla paylaştı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, ülkenin geleceğini aydınlatmak ve enerjide tam bağımsızlık vizyonunu güçlendirmek amacıyla hazırlanan “Millî Enerji 2040” programını kamuoyuyla paylaştı.</strong></p>

<p>Bayraktar, daha önce ortaya konulan Millî Enerji ve Maden Politikası’na yeni bir boyut kazandırdıklarını belirterek, Türkiye Yüzyılı’nın enerjisini tamamen kendi öz kaynaklarıyla karşılama kararlılığıyla <strong>2040 yılına kadar</strong> enerji altyapısına toplam <strong>500 milyar dolar</strong> yatırım gerçekleştirmeyi ve bu kapsamda doğrudan <strong>108 bin</strong> vatandaşa istihdam sağlamayı hedeflediklerini açıkladı.</p>

<p><strong>Program kapsamında şu hedefler belirlendi:</strong></p>

<p>- Petrol ve doğal gaz tüketiminin tamamının yerli imkânlarla karşılanması,<br />
- Rüzgâr ve güneş kurulu gücünün 4 katına çıkarılarak <strong>175 gigavata </strong>ulaştırılması,<br />
- Elektrik kurulu gücünde yenilenebilir enerjinin payının <strong>yüzde 77 ye </strong>yükseltilmesi,<br />
-Nükleer enerjide <strong>10 gigavatlık</strong> kapasite inşa edilmesi,<br />
- Ülkenin <strong>20 milyon elektrikli</strong> aracın yer alacağı yeni bir mobilite çağına hazırlanması,<br />
- Enerji verimliliği odaklı çalışmalar ile <strong>240 milyar dolarlık </strong>tasarruf sağlanması.</p>

<p>Bayraktar, kurumlar ve enerji sektörünün öncülüğünde gerçekleşecek büyük yatırımlarla millî üretim oranının<strong> yüzde 92’ye</strong> yükseltileceğini ve büyük-güçlü Türkiye hedefinin gerçeğe dönüştürüleceğini vurguladı.</p>

<p>Açıklamasının sonunda Bayraktar<em><strong>, “Millî Enerji 2040 programımızın ülkemize ve milletimize hayırlı olmasını diliyor; bu tarihî vizyonun yatırımla, üretimle ve istihdamla taçlanan güçlü yarınlara vesile olmasını temenni ediyorum”</strong></em> ifadelerini kullandı.<br />
<br />
<a href="https://x.com/aBayraktar1/status/2118286390043570231">https://x.com/aBayraktar1/status/2118286390043570231</a></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 06 Nov 2026 18:00:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/11/bakan-bayraktar-milli-enerji-2040-programini-acikladi-1793977608.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Cumhurbaşkanı Erdoğan&#039;dan Azerbaycan açıklaması</title>
                <category>SİYASET</category>
                <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/cumhurbaskani-erdogandan-azerbaycan-aciklamasi-3710</link>
                <guid>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/cumhurbaskani-erdogandan-azerbaycan-aciklamasi-3710</guid>
                <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan, Azerbaycan ile ilişkilerde herhangi bir kriz olmadığını belirterek, 8 Kasım Zafer Günü'nde Azerbaycan'ı ziyaret etmeyi planladığını ve iki ülke kardeşliğinin aşamayacağı hiçbir engel bulunmadığını ifade etti.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Cumhurbaşkanı Erdoğan, Azerbaycan ile ilişkilerde herhangi bir kriz olmadığını belirterek, 8 Kasım Zafer Günü'nde Azerbaycan'ı ziyaret etmeyi planladığını ve iki ülke kardeşliğinin aşamayacağı hiçbir engel bulunmadığını ifade etti.</strong><br />
&nbsp;</p>

<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Azerbaycan ile ilişkileri nasıl değerlendiriyorsunuz? İlişkilerde kriz olduğuna dair yorumları nasıl buluyorsunuz?" sorusunu da şöyle cevaplandırdı:</p>

<p><em><strong>"8 Kasım'da Azerbaycan'ın Zafer Günü var. Ben de fevkalade bir durum söz konusu olmazsa 8 Kasım günü bir Azerbaycan ziyareti yapmayı düşünüyorum. İnşallah bu ziyaret vesilesiyle de gerekli adımları atma imkânımız olur. Azerbaycan Cumhurbaşkanı Sayın İlham Aliyev ile zaten telefon görüşmelerimi yaptım. Tabii bu arada gerek İstihbarat Başkanımı gerek Dışişleri Bakanımı Azerbaycan'a gönderdim. Ayrıca, bir telefon diplomasisi yine bu arada gerek İlham Bey ile gerekse eşler arasında yapıldı, yapılıyor. 8’indeki Zafer Günü'ne onlar da çok önem veriyorlar. Her zaman söylüyorum, bizim Azerbaycan ile ilişkilerimiz, klasik diplomatik temasların çok ötesindedir. İki ülkenin kopmaz bağı, ortak tarihimizin, kültürümüzün, kaderimizin ve inşallah geleceğimizin ürünüdür. Türkiye ve Azerbaycan kardeşliğinin evelallah aşamayacağı hiçbir engel yoktur."</strong></em></p>

<p>&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 05 Nov 2026 20:15:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/11/cumhurbaskani-erdogandan-azerbaycan-aciklamasi-1793899373.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Türkiye ile Güney Kore arasında enerji ve madencilikte iki yeni iş birliği anlaşması</title>
                <category>SİYASET</category>
                <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/turkiye-ile-guney-kore-arasinda-enerji-ve-madencilikte-iki-yeni-is-birligi-anlasmasi-3706</link>
                <guid>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/turkiye-ile-guney-kore-arasinda-enerji-ve-madencilikte-iki-yeni-is-birligi-anlasmasi-3706</guid>
                <description><![CDATA[Ziyaret marjında toplamda 3 anlaşma imzalanırken Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, sosyal medya hesabından “Ülkelerimizin mühendislik, teknoloji ve sanayi birikimini ortak projelere taşıyacak bu anlaşmaların hayırlı olmasını diliyorum.” paylaşımı yaptı. ]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Ziyaret marjında toplamda 3 anlaşma imzalanırken Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, sosyal medya hesabından “Ülkelerimizin mühendislik, teknoloji ve sanayi birikimini ortak projelere taşıyacak bu anlaşmaların hayırlı olmasını diliyorum.” paylaşımı yaptı.&nbsp;</strong></p>

<p>&nbsp;</p>

<p><strong>Bakan Bayraktar Eşlik Etti</strong></p>

<p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Güney Kore ziyareti kapsamında Devlet Başkanı Lee Jae Myung ile bir araya geldi. Ziyarette Cumhurbaşkanı Erdoğan’a eşlik eden Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, iki liderin başkanlığındaki heyetler arası görüşmeye katıldı. Görüşmeye ilişkin sosyal medya hesabından açıklama yapan Bakan Bayraktar, Türkiye ile Güney Kore arasındaki köklü dostluk ve stratejik ortaklığın, özellikle enerji alanında teknoloji paylaşımını, iş birliğini ve karşılıklı yatırımları artıracak yeni adımlarla daha da güçleneceğine inanıyoruz.” dedi.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p><strong>3 Anlaşma İmzalandı</strong></p>

<p>Görüşmelerin ardından iki ülke arasında enerji ve madencilik bağlamında üç anlaşma imzalandı. ‘Enerji Alanında İşbirliğinin Güçlendirilmesi Mutabakat Zaptı’na Bakan Bayraktar ile Kore İklim, Enerji ve Çevre Bakanı Sungwhan KIM imza koydu. Bu mutabakat zaptıyla iki ülke; temiz enerji politikaları ve karbon emisyonu azaltımı, nükleer enerji ve nükleer santral inşa projeleri, yenilenebilir enerji, hidrojen ve enerji verimliliği uygulamaları ile akıllı şebekeler ve yeni enerji teknolojileri alanlarında iş birliği yapacak.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p><strong>Enerji Dönüşümü Forumu</strong></p>

<p>Mutabakat zaptının sahadaki uygulamalarını doğrudan takip etmek ve sürdürülebilir bir diyalog zemini kurmak amacıyla “Türkiye-Kore Enerji Dönüşümü Forumu” kurulacak. Yılda bir kez dönüşümlü olarak Türkiye ve Güney Kore’de toplanacak olan forum; nükleer santral yatırımları, teknoloji entegrasyonu, finansman modelleri ve ortak girişim fırsatlarının masaya yatırılacağı en üst düzey yürütücü mekanizma olarak görev yapacak.&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p><strong>Kritik Mineraller ve Madencilik</strong></p>

<p>Bakan Bayraktar, Kore Ticaret, Sanayi ve Kaynaklar Bakanı Jung-Kwan KIM ile ‘Doğal Kaynaklar ve Madencilik Alanlarında İşbirliğine İlişkin Mutabakat Zaptı’nı da imzaladı. Bu anlaşma ile doğal kaynaklar ve madencilik sektörlerindeki ikili iş birliğini artırmak için; başta nadir toprak elementleri, kritik mineraller ve mıknatıslar olmak üzere söz konusu madenlerin tespiti, işlenmesi, rafine edilmesi ve geri dönüştürülmesi ve bunlara ilişkin ortak Ar-Ge projeleri yürütülmesini amaçlıyor. İki ülke ayrıca otonom madencilik, yapay zekâ entegrasyonu ve çevre dostu madencilik uygulamalarında da tecrübe ve deneyim paylaşımında bulunacak.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p><strong>Düzenli Bilgi Alışverişi&nbsp;</strong></p>

<p>Ziyaret kapsamında TÜNAŞ ile KEXIM arasında imzalanan ‘Nükleer Güç Projesi Finansmanına İlişkin İşbirliği Mutabakat Zaptı’ da imzalandı. Anlaşmaya TÜNAŞ adına Genel Müdür Necati Yamaç ile KEXIM adına Başkan ve Genel Müdür Hwang Kiyeon imza attı. Buna göre; TÜNAŞ marifetiyle yapılacak tüm nükleer güç santrali projeleri kapsamında potansiyel finansman çözümlerine ilişkin iş birliği çerçevesi oluşturulacak. KEXIM ve TÜNAŞ; finansal modelleme ve analiz ile finansman yapıları konusunda iş birliği geliştirecek. Düzenli olarak bilgi alışverişinde bulunmak ve gelecekteki olası iş birliği fırsatlarını araştırmak üzere çalışma grubu kurulacak.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p><strong>Ülkelerimizin Birikimini Ortak Projelere Taşıyacak&nbsp;</strong></p>

<p>Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Bayraktar, imzalanan mutabakat zabıtlarına ilişkin sosyal medya hesaplarından açıklama yaptı. Bakan Bayraktar, açıklamasında, “Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan ve Güney Kore Devlet Başkanı Sayın Lee Jae Myung başkanlığındaki heyetler arası görüşmenin ardından, liderlerimizin huzurunda enerji ve madencilik alanlarındaki iş birliğimize kapsamlı bir çerçeve kazandıran iki mutabakat zaptını imzaladık. Kore Cumhuriyeti İklim, Enerji ve Çevre Bakanlığı ile ‘Enerji Alanında İşbirliğinin Güçlendirilmesi Mutabakat Zaptı’nı; Ticaret, Sanayi ve Doğal Kaynaklar Bakanlığı ile de “Doğal Kaynaklar ve Madencilik Alanlarında İşbirliğine İlişkin Mutabakat Zaptı’nı imza altına aldık. Bu anlaşmalarla nükleer enerji ve temiz enerji teknolojileri başta olmak üzere enerjinin tüm alanlarında ortak çalışmalar geliştirecek; kritik mineraller ve nadir toprak elementlerinde kaynak potansiyelimizi teknoloji, yatırım ve yüksek katma değerli üretimle buluşturacak iş birliklerini ilerleteceğiz. Yılda bir kez dönüşümlü olarak düzenlenecek Türkiye-Kore Enerji Dönüşümü Forumu ile de bu çalışmaların uygulamaya yansımasını yakından takip edecek, üst düzey diyaloğumuza süreklilik kazandıracağız. Ayrıca liderlerin huzurunda TÜNAŞ ile KEXIM arasında imzalanan ‘Nükleer Güç Projesi Finansmanına İlişkin İşbirliği Mutabakat Zaptı’yla da TÜNAŞ’ın ülkemizde geliştireceği nükleer güç santrali projelerine yönelik potansiyel finansman imkânlarının değerlendirilmesi için bir iş birliği çerçevesi oluşturuldu. Ülkelerimizin mühendislik, teknoloji ve sanayi birikimini ortak projelere taşıyacak bu anlaşmaların hayırlı olmasını diliyorum.” ifadelerini kullandı.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p><strong>İkili Görüşmeler</strong></p>

<p>Bakan Bayraktar, temasları çerçevesinde Güney Kore’nin en büyük kamu elektrik dağıtım şirketi KEPCO’nun üst düzey yöneticileriyle bir araya geldi. Bakan Bayraktar, ayrıca Güney Koreli kalıcı mıknatıs üreticisi JS Link’in üst düzey yöneticileri ile de görüştü.&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 04 Nov 2026 07:10:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/11/turkiye-ile-guney-kore-arasinda-enerji-ve-madencilikte-iki-yeni-is-birligi-anlasmasi-1793765752.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Kılıçdaroğlu: Bölgenin en etkili gücü Türkiye olacak</title>
                <category>SİYASET</category>
                <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/kilicdaroglu-bolgenin-en-etkili-gucu-turkiye-olacak-3704</link>
                <guid>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/kilicdaroglu-bolgenin-en-etkili-gucu-turkiye-olacak-3704</guid>
                <description><![CDATA[CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Türkiye’nin Orta Doğu ve bölgesinde dominant bir güç olması gerektiğini vurgulayarak, “Bölgenin dominant gücü, en önemli gücü, etkili gücü kim olacak? Türkiye Cumhuriyeti Devleti olacak!” dedi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Türkiye’nin Orta Doğu ve bölgesinde dominant bir güç olması gerektiğini vurgulayarak, “Bölgenin dominant gücü, en önemli gücü, etkili gücü kim olacak? Türkiye Cumhuriyeti Devleti olacak!” dedi. CHP Lideri ayrıca,"Dış politika milli olmak zorundadır! Dış politikada iktidar-muhalefet olmaz, dış politikada Türkiye'nin çıkarları esas alınır, Türkiye'nin çıkarları esas alınır." ifadelerini kullandı.</strong><br />
<br />
Kılıçdaroğlu, bazı kesimlerin Mekke Anlaşması’na yönelik eleştirilerine de yanıt verdi.<br />
<br />
<em>Bölgede emperyal güçlerin çekilmesiyle ortaya çıkan boşluğa dikkat çeken Kılıçdaroğlu, şunları kaydetti:</em><br />
<br />
<br />
<strong>“TÜRKİYE ORTA DOĞU’DA VE BÖLGESİNDE DOMİNANT BİR GÜÇ OLMAK ZORUNDADIR”</strong></p>

<p>Bazen diyorlar ya, itiraz ediyorlar:<strong> "Mekke Anlaşması'na niye 'evet' </strong>diyorsunuz?" Bölgenin dominant gücü ya Türkiye olacak ya da başka bir ülke! Bir daha söylüyorum: Bölgenin dominant gücü, en önemli gücü, etkili gücü kim olacak? <strong><em>Türkiye Cumhuriyeti Devleti olacak!</em> </strong>Türkiye Cumhuriyeti Devleti olacak!</p>

<p>Bölgedeki ayrılan egemen güçleri görüyorsunuz, oradaki boşluğu da görüyorsunuz. O boşluk içerisinde Türkiye gücünü göstermek zorundadır, çabasını göstermek zorundadır. Endişemiz neydi? İran'dı. "Acaba İran'la bir yakınlaşma, bir ayrışma olabilir mi?" diye. İran'la da sorun olmayınca, evet, bu bölgede Türkiye dominant bir güç olmak zorundadır, güçlü olmak zorundadır. Biz dominant güç derken... Bakınız değerli arkadaşlarım; terör olayının bitmesiyle beraber iki büyük gücün, emperyal gücün Orta Doğu'dan çekilmesiyle beraber ortaya çıkan bir boşluk var. Kim dolduracak burayı? Kültürümüz aynı, inançlarımız aynı; farklı mezheplerden olsa da aynı kültürü yaşıyoruz, aynı bölgedeyiz, aynı yerdeyiz, akrabalık ilişkilerimiz var. Ve Türkiye Cumhuriyeti Devleti bir bölgesel güç olmak zorundadır, altını çiziyorum, Türkiye Cumhuriyeti Devleti bir bölgesel güç olmak zorundadır! Kendi dar sınırlarınız içine kendinizi hapsedemezsiniz. Bölgesel güç olacaksınız; ekonomisiyle, kültürüyle bütün alanda söz sahibi olacaksınız.</p>

<p>Dizi filmlerimiz çok izleniyor dünyanın her tarafında. Söyledim, yine söylüyorum: Keşke bizim dizi filmlerimizin bir bölümü Şam'da çekilse, bir bölümü Mekke'de çekilse, bir bölümü Azerbaycan'da çekilse, bir bölümü Özbekistan'da çekilse. Hepimiz bilmeliyiz… Bir bölümü Balkanlarda çekilse... Biz bütün bu coğrafyada söz sahibi olmak zorundayız. Bölgesel güç olmazsanız ezilirsiniz, yok olursunuz. Bizim ufkumuzu görmeyenler, yeni dünya düzeninin ne olduğunu bilmeyenler bunu bilemezler. "Asker gönderecekmiş..." Hayır efendim, hayır efendim, öyle bir şey yok! Biz bunu sorarız, soruştururuz, bakarız.<br />
<br />
<strong>Yemen yetkilileriyle de görüştüm</strong>, Yemenli Bakanla da görüştüm, onlara da söyledim: <em><strong>"Mekke Anlaşması için Türkiye oraya geliyorsa o bölgede barışı sağlamak için geliyordur, bundan emin olun" </strong></em>dedim.<em><strong> “O bölgede huzuru sağlamak için geliyordur.”</strong></em> O nedenle dünyayı bilmeyen, dünyadaki gelişmeleri bilmeyen, yeni dünya düzenini bilmeyen, teknolojideki gelişmelerin yeni dünya düzenini nasıl etkilediğini bilmeyenler kafadan konuşuyorlar: "Vay efendim oraya asker gidecek..." Kardeşim biz asker mi gönderdik? Hayır. Sözleşmede asker mi var? Hayır. Biz oturduk, didik ettik, belli konularda muhalefetimiz var, evet onu da söyledik, tutanaklara geçirdik. Ama büyük resmi görmeden, yeni dünya düzenini görmeden ve bu yeni dünya düzeni içinde Türkiye'nin etkili bir devlet olması gerektiğini düşünmeyen bizi anlayamaz!</p>

<p>Biz Cumhuriyet Halk Partisiyiz! Biz Cumhuriyet Halk Partisiyiz, biz halkın partisiyiz, halkın çıkarlarını savunan bir partiyiz. Daha önce de söylemiştim: Dış politika milli olmak zorundadır! Dış politikada iktidar-muhalefet olmaz, dış politikada Türkiye'nin çıkarları esas alınır, Türkiye'nin çıkarları esas alınır.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 03 Nov 2026 19:16:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/11/kilicdaroglu-bolgenin-en-etkili-gucu-turkiye-olacak-1793723236.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>İzmir merkezli 17 ilde uyuşturucu operasyonu</title>
                <category>SİYASET</category>
                <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/izmir-merkezli-17-ilde-uyusturucu-operasyonu-3702</link>
                <guid>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/izmir-merkezli-17-ilde-uyusturucu-operasyonu-3702</guid>
                <description><![CDATA[İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde; İzmir İl Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünce, Emniyet Genel Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Başkanlığı ve MASAK destekleriyle uyuşturucu ticaretinden elde edilen gelirin aklanması suçuna yönelik çalışmalar yürütüldü.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<h3><strong>İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde; İzmir İl Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünce, Emniyet Genel Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Başkanlığı ve MASAK destekleriyle uyuşturucu ticaretinden elde edilen gelirin aklanması suçuna yönelik çalışmalar yürütüldü.</strong></h3>

<p>Adana, Antalya, Bitlis, Bursa, Düzce, Gaziantep, Hakkari, İstanbul, Karabük, Kars, Kocaeli, Malatya, Manisa, Mersin, Samsun, Rize ve İzmir’de düzenlenen operasyonda 31 şüpheli yakalandı.</p>

<p>350 personel ve 1 teknoloji tespit köpeğinin görev aldığı operasyonda; uyuşturucu suç örgütünün 2 milyar 100 milyon TL işlem hacminin bulunduğu, nakit kuryeler aracılığıyla 29 milyon 100 bin TL suç gelirini yurt dışına çıkardıkları, 479 milyon TL’yi profesyonel aklayıcılar tarafından parçalara bölerek kripto varlık transferleriyle soğuk cüzdanlara aktardıkları, 163 bin adet uyuşturucu içerikli tablet ve 94 kilogram uyuşturucu maddenin yasa dışı ticaretiyle bağlantılı oldukları tespit edildi.</p>

<p>Operasyon sonucunda, şüphelilerin uyuşturucu madde ticaretinden elde ettikleri değerlendirilen 6 taşınmaz, 8 motorlu taşıt ve 4 şirketteki ortaklık payları olmak üzere toplam 70 milyon TL değerindeki mal varlığına el konuldu.</p>

<p>Şüphelilere ait ikamet ve iş yerlerinde yapılan aramalarda; çok sayıda dijital materyal ve dokümana, 1 adet ruhsatsız tabanca, 2 adet av tüfeği, hassas terazi ve uyuşturucu maddeye el konuldu.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 03 Nov 2026 12:06:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/11/izmir-merkezli-17-ilde-uyusturucu-operasyonu-1793697323.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Bora Özizmirli: Mekke İttifakı dünyanın gündemindeydi, Türkiye kendi eksenini kuruyor</title>
                <category>SİYASET</category>
                <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/bora-ozizmirli-mekke-ittifaki-dunyanin-gundemindeydi-turkiye-kendi-eksenini-kuruyor-3697</link>
                <guid>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/bora-ozizmirli-mekke-ittifaki-dunyanin-gundemindeydi-turkiye-kendi-eksenini-kuruyor-3697</guid>
                <description><![CDATA[İlim Yayma Cemiyeti Dursunbey Şubesi’nin YouTube kanalında konuşan jeopolitik analist Bora Özizmirli, Mekke İttifakı’nın kökeni, Türkiye’nin bölgesel ve küresel konumu ile jeopolitik fırsatlar üzerine değerlendirmelerde bulundu.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<iframe width="1021" height="574" src="https://www.youtube.com/embed/lYJviS-d4MY" title="Türkiye Kendi Eksenini mi Kuruyor ? Bora Özizmirli (28.10.2026)" frameborder="0" allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" allowfullscreen></iframe><p><strong>İlim Yayma Cemiyeti Dursunbey Şubesi’nin YouTube kanalında konuşan jeopolitik analist Bora Özizmirli, Mekke İttifakı’nın kökeni, Türkiye’nin bölgesel ve küresel konumu ile jeopolitik fırsatlar üzerine değerlendirmelerde bulundu. Özizmirli, ittifakın uzun süredir yabancı basında yer aldığını, Türkiye’de ise yeterince tartışılmadığını savundu.<br />
<br />
<a href="https://www.youtube.com/watch?v=lYJviS-d4MY"><span style="color:#c0392b">BORA ÖZİZMİRLİ'NİN AÇIKLAMASINI YOUTUBE ÜZERİNDEN İZLEMEK İÇİN LÜTFEN TIKLAYINIZ</span></a></strong><br />
<br />
<span style="font-size:18px"><strong>Mekke İttifakı ilk kez Yunan ve İsrail medyasında görüldü</strong></span><br />
<br />
Özizmirli, Mekke İttifakı’nı yaklaşık 2,5-3 yıl önce ilk kez İsrail ve Yunan basınında gördüğünü belirtti. Üç yıldır özellikle bu iki ülkenin medyasında ittifakın gündemde tutulduğunu, Türkiye’nin Pakistan, Suudi Arabistan ve Katar ile birlikte merkezinde yer aldığı bir oluşumun tehdit olarak algılandığını söyledi.<br />
<br />
Türkiye’de bazı çevrelerin <em><strong>“Türkiye böyle bir ittifak kuramaz” </strong></em>diyerek konuyu yok saydığını, buna karşın yabancı medyanın “<em><strong>bu ittifakı bir an önce durdurmalıyız”</strong></em> şeklinde yayınlar yaptığını ifade etti. Yunan medyasının bile “İsrail’in nükleeri var ama Türkiye’nin yanında Pakistan var” şeklinde haberler yaptığını aktardı.<br />
<br />
Bora Özizmirli şunları söyledi:<br />
<br />
<em><strong>"Mekke ittifakı'nı ilk defa İsrail ve Yunan basınında gördüm. 3 yıldır esas olarak sürekli bu ittifakı Yunan ve İsrail basının gündeminde görüyorum ve 2 yıl önce, 3 yıl önce kesinlikle bizim Türkiye’de bu ittifakın adı anılmıyordu. Yani biz Türkiye'deki bazı dostlara söylüyorduk. Diyorduk ki 'bakın arkadaşlar İsrail ve Yunanistan’da Türkiye’nin Pakistan, Suudi Arabistan, Katar’la birlikte ittifak kuracağı yazıyor ve kendileri tehdit olarak gördüklerini yazılıyor. Bunu Yunanlılar ve İsrailliler yazıyor. Sürekli Türkiye'nin merkezde olacağı bir ittifakı gündemi taşıyorlar' diyorduk ve gerçekten bu ittifakı son bir yıldır ise sık sık manşetten veriyorlar. Biz bunu aktardığımız halde Türkiye'deki bazı dostlar 'yok yahu olur mu, Türkiye asla ittifak kuramaz, Türkiye öyle bir ittifak kuramaz” falan diyorlardı bize.<br />
<br />
Fakat içimizdekiler bu ittifakı görmezden gelmesine rağmen bu ittifak aslında&nbsp; dünyanın gündemindeydi.&nbsp; Yani bu ittifak çoğunlukla İsrail ve Yunan medyasına yazılıyordu ve kendilerini tehdit olarak görüyorlardı. Yunan ve İsrail medyası “Ya bu ittifakı bir an önce durdurmalıyız, dağıtmalıyız” diye yayın yapıyorlardı." </strong></em>dedi.<br />
<br />
<span style="font-size:16px"><strong>“Türkiye İsrail’e boyun eğdi” iddiasına dünyada tek bir ciddi analiz yok</strong></span><br />
<br />
Özizmirli, Kanada’dan Çin’e, Rusya’ya kadar yüzlerce yabancı analiz ve rapor okuduğunu belirterek, hiçbir ciddi değerlendirmede “Türkiye İsrail’e boyun eğdi, bu ittifak İsrail’le birlikte oldu, İran'a karşı kuruldu” ifadesine rastlamadığını vurguladı.<br />
<br />
“<strong>Dünyada bir tane analiz görmedim. ‘Türkiye İsrail’le, Netanyahu’yla anlaştı, İran’la savaşacak’</strong> diyenler bir tane kendi görüşlerini destekleyecek örnek bulamazlar” dedi. Mekke Anlaşması’nın yabancı medyada “bölgelerin kendi bölgesine sahip çıkması” ve<em> “İsrail’e karşı blok” </em>olarak anlatıldığını, <strong>“Türkiye İsrail’e boyun eğdi” </strong>şeklinde hiçbir örneğin bulunmadığını savundu. Buna karşılık Türkiye içinde bu tür iddiaların dile getirildiğini, Türkiye’ye yakınlaşan her ülkenin hedef alındığını öne sürdü.<br />
<br />
&nbsp;</p>

<p><span style="font-size:16px"><strong>Türkiye’nin politikası: Bölgeye büyük güçleri sokmadan kendi güvenliğini sağlamak</strong></span><br />
<br />
Özizmirli, Türkiye’nin yaklaşımını şöyle özetledi:<em><strong> “Kimsenin toprağına göz dikmeden 21. yüzyıl şartlarında gelin beraber anlaşalım, bölgeye. Kendi güvenliğimizi kendimiz koruyalım. Ortadoğu’ya büyük güçleri devreye sokmayalım.”</strong></em> Bu tavrın önemli olduğunu vurguladı.<br />
<br />
<span style="font-size:16px"><strong>“Türkiye ekseni” ve Türk Avrasyacılığı tezi</strong></span><br />
<br />
Yaklaşık 10 yıl önce Ali Rıza Özkan ile birlikte<strong> “Türkiye ekseni” </strong>ya da <strong>“Türk Avrasyacılığı” </strong>adını verdikleri bir düşünce ortaya koyduklarını anlattı. Rus Avrasyacılığından farklı olarak Türkiye’nin merkezde olduğu bir jeopolitik anlayış geliştirdiklerini, zamanla Türkiye’nin bunu hayata geçirdiğini gördüklerini söyledi.<br />
<br />
Öncelikli etki alanlarını şöyle sıraladı:</p>

<ul>
	<li>Türk ve Müslüman coğrafya ile Osmanlı coğrafyası (Balkanlar,Kafkaslar,Orta Asya,Suriye, Irak, Katar, Libya vb.)</li>
	<li>Ortodoks dünya ve emperyalizmin hedefindeki tüm milletler</li>
</ul>

<p>Atalarının <strong>“Ortodoksların koruyucusu” </strong>anlayışına sahip olduğunu, Fener Rum Patrikhanesi konusundaki önceki yaklaşımlarını tarihî perspektifle yeniden değerlendirdiğini belirtti. Rusya’daki bazı yazarların<strong> “Ortodoks dünyaya Türkiye girmesin, girerse etki alanımız zayıflar” </strong>endişesini taşıdığını aktardı. Osmanlı’nın insanları din, dil ve ırk ayrımı yapmadan yönettiğini, Anadolu’ya geldiklerinde Hristiyan nüfusu kılıçtan geçirmediklerini, bu anlayışın Osmanlı’yı büyük devlet yaptığını savundu.<br />
<br />
<span style="font-size:16px"><strong>Trump, Monroe Doktrini ve değişen jeopolitik dengeler</strong></span><br />
<br />
Özizmirli’ye göre dünyada büyük bir jeopolitik kırılım Trump’ın iktidara gelişiyle yaşandı. Trump’ın Monroe Doktrini’ni uygulayacağını açıkladığını, ancak bu konunun Türkiye medyasında yeterince tartışılmadığını belirtti.<br />
<br />
Monroe Doktrini’nin<strong> “Amerikan kıtası ve Batı Avrupa benim, dünyanın geri kalanı pek ilgilendirmiyor” </strong>yaklaşımını içerdiğini, Trump’ın <strong>“Grönland benim, Kanada benim” </strong>açıklamalarıyla bunu hayata geçirdiğini söyledi.<br />
<br />
ABD-Avrupa birlikteliğinin bozulduğunu, 2 yıl önce “<strong>Trump ABD ile Avrupa ayrışıyor” </strong>tespitini yaptıklarını hatırlattı. Rusya medyasını 3 yıldır günlük takip ettiğini, Amerika’ya karşı neredeyse hiç eleştirel açıklama olmadığını, tam tersine Trump’ı övdüklerini savundu.<br />
<br />
<strong>Trump-Putin</strong> arasında Bering Boğazı tüneli ve Arktik enerji anlaşmaları gibi büyük işbirliği projelerinin konuşulduğunu,<strong> Kirill Dmitriev’in ABD ile 14 trilyon dolarlık işbirliğ</strong>i açıklamasını örnek gösterdi.<br />
<br />
<span style="font-size:16px"><strong>Avrupa sıkışıyor, Türkiye tarihi fırsat yakalıyor</strong></span><br />
<br />
Amerika’nın batıdan (Grönland, İzlanda), Rusya’nın doğudan sıkıştırmasıyla Avrupa’nın Türkiye’ye yöneldiğini savunan Özizmirli, 8 ülkenin dışişleri bakanının İstanbul’da buluştuğunu hatırlattı.<strong> “Avrupa'nın Türkiye'den başka gidebilecekleri başka yer yok”</strong> dedi.<br />
<br />
Türkiye’nin Ortadoğu ile Mekke İttifakı’nı sürdürürken Balkanlar ve Doğu Avrupa ile de ilişkileri geliştirdiğini belirtti. Polonya’nın İsrail ile ilişkilerinde sorunlar yaşadığını, Makedonya ve Arnavutluk askerlerini Türkiye’nin eğittiğini, ilerleyen dönemde Polonya, Letonya ve Baltık ülkelerinin de Türkiye’ye yaklaşacağını öngördü. Türkiye’nin Rusya’ya karşı savaşmayacağını, ancak tarihi fırsatı değerlendirerek “gelene git” demeyeceğini söyledi.<br />
<br />
<span style="font-size:16px"><strong>Ticaret ve enerji koridoru olarak Anadolu’nun yükselişi</strong></span><br />
<br />
Ukrayna savaşı nedeniyle kuzeyde Avrupa’nın Asya ile ticari ve enerji bağlantılarının sekteye uğradığını, güneyde İsrail ve İran gerilimlerinin de bölgeyi sakatladığını, geriye tek güvenli güzergâh olarak Anadolu’nun kaldığını savundu. Azerbaycan, Kazakistan ve Türkmenistan gazının Avrupa’ya Türkiye üzerinden taşınmasının gündeme geldiğini belirtti.<br />
<br />
<strong><span style="font-size:16px">Afrika ve savunma sanayisindeki kazanımlar</span></strong><br />
<br />
Özizmirli, Türkiye’nin Afrika’da yaklaşık 30 ülkenin ordusunu eğittiğini, 30 kadar ülke ile savunma işbirliği anlaşması bulunduğunu, 4-5 ülkede liman işlettiğini söyledi. Açık kaynak bilgilere göre Türkiye’nin yurtdışında 132 askeri üssü olduğunu, Amerika’dan sonra ikinci sırada yer aldığını iddia etti. “Cumhuriyet tarihimizde hiç böyle bir kazanım elde edilmedi” dedi.<br />
<br />
<span style="font-size:16px"><strong>İçerideki engelleme çabaları ve medya farkı</strong></span><br />
<br />
Özizmirli, Türkiye’nin kendi eksenini kurma sürecinin dünyada bilindiğini, ancak Türkiye içinde anlatılamadığını, hatta engellenmeye çalışıldığını savundu. Mekke Anlaşması sonrası <strong>“Türkiye’nin önünü keselim”</strong> yaklaşımının görüldüğünü, Doğu Avrupa yakınlaşmasında da <strong>“Rusya’ya karşı mı savaşıyoruz”</strong> söylemiyle engel olunmaya çalışılacağını öngördü.Yabancı medya ile Türk medyası arasında büyük farklar olduğunu, dünyada Türkiye’nin “bölgesel güçleri birleştiren, kaos istemeyen, kazan-kazan politikası” olarak anlatıldığını, içeride ise farklı lobilerin etkisiyle bu gerçekliğin çarpıtıldığını ileri sürdü.</p>

<p><br />
&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sun, 01 Nov 2026 18:01:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/11/bora-ozizmirli-mekke-ittifaki-dunyanin-gundemindeydi-turkiye-kendi-eksenini-kuruyor-1793548705.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Çepni Federasyonu&#039;ndan Sivkon&#039;a Kınama: Mehmet Ali Yüksel&#039;e Yapılan Tutum Doğru Değil!</title>
                <category>SİYASET</category>
                <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/cepni-federasyonundan-sivkona-kinama-mehmet-ali-yuksele-yapilan-tutum-dogru-degil-3696</link>
                <guid>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/cepni-federasyonundan-sivkona-kinama-mehmet-ali-yuksele-yapilan-tutum-dogru-degil-3696</guid>
                <description><![CDATA[Çepni Dernekleri Federasyonu, 6. Sivas Kültür Buluşması’nda CHP İstanbul İl Başkanı Mehmet Ali Yüksel’in adının anons edilmeyerek dışlanmasını kınayarak SİVKON’u birleştirici bir tutum sergilemeye davet etti.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>SİVKON tarafından düzenlenen 6. Sivas Kültür Buluşması’nda yaşanan protokol krizine ilişkin Çepni Dernekleri Federasyonu'ndan yazılı bir basın açıklaması geldi. Etkinlikte Cumhuriyet Halk Partisi İstanbul İl Başkanı Mehmet Ali Yüksel’in isminin sunum ve anonslarda zikredilmemesine tepki gösteren Federasyon, yaşanan tutumu kınadığını duyurdu.</p>

<p>Çepni Dernekleri Federasyonu Genel Başkanı Muhammet Arif Genç imzasıyla yayımlanan açıklamada; Sivas’ın kurtuluş mücadelesindeki tarihî önemine dikkat çekilerek, sivil toplum kuruluşlarının ayrıştırıcı değil birleştirici bir rol üstlenmesi gerektiği vurgulandı. Protokol kurallarında eşit mesafe ilkesine uyulması gerektiği hatırlatılırken, SİVKON yönetiminden konuya ilişkin açıklama beklenildiği ifade edildi.</p>

<p>Çepni Dernekleri Federasyonu Genel Başkanı Muhammet Arif Genç tarafından yapılan açıklamanın tam metni şu şekildedir:</p>

<p>KAMUOYUNA VE SİVAS KAMUOYUNA</p>

<p>&nbsp;KONU: 6. Sivas Kültür Buluşması’nda CHP İstanbul İl Başkanı Mehmet Ali Yüksel’e Yönelik Tutuma İlişkin Açıklamamız</p>

<p>Çepni Dernekleri Federasyonu olarak, SİVKON tarafından düzenlenen 6. Sivas Kültür Buluşması’nda yaşandığı ifade edilen ve Cumhuriyet Halk Partisi İstanbul İl Başkanı Sayın Mehmet Ali Yüksel’in isminin sunum ve anonslarda zikredilmemesine ilişkin tutumu üzüntüyle karşılıyoruz.</p>

<p>&nbsp;Özellikle Sivas gibi Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluş mücadelesinde tarihî bir yere sahip olan, 4 Eylül 1919'da Sivas Kongresi'ne ev sahipliği yaparak millî iradenin ve bağımsızlık kararlılığının simgelerinden biri hâline gelen bir şehirde düzenlenen kültürel bir organizasyonda, siyasi temsilciler arasında ayrım yapıldığı izlenimi oluşturacak uygulamalara yer verilmemelidir.</p>

<p>Hangi siyasi partiden olursa olsun, programa katılan her siyasi temsilciye eşit mesafede durulmalı, protokol kuralları ve temsil sorumluluğu herkes için aynı şekilde uygulanmalıdır.</p>

<p>SİVKON gibi hemşehri dayanışmasını temsil eden kuruluşların görevi ayrıştırmak değil, birleştirmektir. Bu tür kurumların yönetiminde bulunan kişiler, kişisel veya siyasi kimliklerinden bağımsız olarak bütün hemşehrilerini temsil ettiklerinin bilinciyle hareket etmelidir.</p>

<p>&nbsp;Çepni Dernekleri Federasyonu olarak, Sayın Mehmet Ali Yüksel’e yönelik söz konusu tutumu doğru bulmadığımızı ve kınadığımızı kamuoyuna ilan ediyoruz.</p>

<p>&nbsp;Bizim anlayışımızda sivil toplum kuruluşları, farklı siyasi görüşlerden insanların bir araya gelebildiği, ortak kültürün, kardeşliğin, Türkiye'nin birliğinin ve beraberliğinin savunulduğu kurumlardır.</p>

<p>Sivas Kongresi'nin mirası ayrışma değil, birliktir. Millî irade, ortak mücadele ve bağımsızlık ruhudur.</p>

<p>&nbsp;Bu nedenle Sivas'ın birleştirici kimliğine yakışan bir yönetim anlayışının benimsenmesini, yaşanan olayla ilgili gerekli açıklamanın yapılmasını ve benzer uygulamaların tekrarlanmaması için gereken hassasiyetin gösterilmesini bekliyoruz.</p>

<p>&nbsp;Hiçbir siyasi görüş, hemşehrilik hukukunun ve sivil toplumun ortak temsil sorumluluğunun üzerinde değildir.</p>

<p>Sivas hepimizindir. Türkiye hepimizindir. Sivil toplumun çatısı herkese açık olmalıdır.</p>

<p>&nbsp;Kamuoyuna saygıyla duyurulur.</p>

<p>&nbsp;Muhammet Arif GENÇ</p>

<p>&nbsp;Çepni Dernekleri Federasyonu Genel Başkanı</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sun, 01 Nov 2026 14:34:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/11/cepni-federasyonundan-sivkona-kinama-mehmet-ali-yuksele-yapilan-tutum-dogru-degil-1793533385.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Bakan Tekin: Alevi vatandaşlarımızın inançlarını çocuklarına öğretecek mekanizması yok</title>
                <category>SİYASET</category>
                <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/bakan-tekin-alevi-vatandaslarimizin-inanclarini-cocuklarina-ogretecek-mekanizmasi-yok-3692</link>
                <guid>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/bakan-tekin-alevi-vatandaslarimizin-inanclarini-cocuklarina-ogretecek-mekanizmasi-yok-3692</guid>
                <description><![CDATA[Nevşehir’de düzenlenen 2026 Liberal Düşünce Kongresi’nde konuşan Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Türkiye’de Alevi-Bektaşi nüfusunun inanç eğitimi konusundaki eksikliklerine dikkat çekti.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Nevşehir’de düzenlenen 2026 Liberal Düşünce Kongresi’nde konuşan Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Türkiye’de Alevi-Bektaşi nüfusunun inanç eğitimi konusundaki eksikliklerine dikkat çekti.</strong></p>

<p>Bakan Tekin, Sünni Müslümanların geçmişte yaşadığı dini eğitim baskılarını hatırlattıktan sonra Alevi vatandaşlarla ilgili şu değerlendirmeyi yaptı:</p>

<p><em><strong>“Türkiye’deki anayasal çerçevenin bize izin vermediği bir alan var. Türkiye’de sayısı ne kadar olursa olsun, bir Alevi Bektaşi nüfusumuz var. Biraz önce Sünni Müslümanlarla ilgili ifade ettiğim kendi çocuklarına kendi inançlarını sunamama, öğretememe konusu, Alevi vatandaşlarımız için de bir problem. Aynı şekilde dede ve zakir yetiştirecek bir mekanizmaları yok. Dolayısıyla orada bir eksiklik var.”</strong></em></p>

<p>Tekin, Sünni kesimin 28 Şubat sürecinde çocuklarının dini eğitimi konusunda baskı yaşadığını, 1947 CHP kurultayında<strong> “Köylerde cenaze kaldıracak imam kalmadı” </strong>tartışmalarından hareketle din adamı yetiştirecek okulların kapatılmasının da uzun yıllar sorun oluşturduğunu belirtti. Aynı sorunun Alevi-Bektaşi toplumunda dede ve zakir yetiştirme konusunda da devam ettiğini vurguladı.<br />
<br />
Bakan Yusuf Tekin:</p>

<p><em><strong>"Bizler Sünni Müslümanlar olarak, 28 Şubat'ta çocuklarımızın dini eğitimleriyle ilgili baskıyla karşı karşıya kaldığımızı söyledik.&nbsp;</strong></em></p>

<p><em><strong>Aynı şekilde 1947 CHP kurultayında tartışılan, 'Köylerde cenaze kaldıracak imam kalmadı'dan hareketle din adamı yetiştirecek okulların kapatılması bizim için hep bir problem oldu.&nbsp;</strong></em></p>

<p><em><strong>Şimdi Türkiye’deki anayasal çerçevenin bize izin vermediği bir alan var. Türkiye’de sayısı ne kadar olursa olsun, bir Alevi Bektaşi nüfusumuz var.&nbsp;</strong></em></p>

<p><em><strong>Biraz önce Sünni Müslümanlarla ilgili ifade ettiğim kendi çocuklarına kendi inançlarını sunamama, öğretememe konusu, Alevi vatandaşlarımız için de bir problem.&nbsp;</strong></em></p>

<p><em><strong>Aynı şekilde dede ve zakir yetiştirecek bir mekanizmaları yok. Dolayısıyla orada bir eksiklik var."</strong></em></p>

<p>Bakan Tekin, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde eğitim hakkının önündeki engellerin kaldırılması ve fırsat eşitliğinin güçlendirilmesi yönünde adımlar atıldığını, her vatandaşın inanç, kültür ve değerlerine saygı gösteren bir anlayışla toplumsal birliğin pekiştirilmeye çalışıldığını da ifade etti.</p>

<p>Liberal Düşünce Topluluğu’na teşekkür eden Tekin, kongrenin Türkiye’nin düşünce hayatına yeni sorular ve tartışma imkânları kazandırmasını temenni etti.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sat, 31 Oct 2026 18:53:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/10/bakan-tekin-alevi-vatandaslarimizin-inanclarini-cocuklarina-ogretecek-mekanizmasi-yok-1793462944.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Bakan Gürlek: Göreme’deki peribacası çökmesine ilişkin soruşturma başlatıldı</title>
                <category>SİYASET</category>
                <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/bakan-gurlek-goremedeki-peribacasi-cokmesine-iliskin-sorusturma-baslatildi-3686</link>
                <guid>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/bakan-gurlek-goremedeki-peribacasi-cokmesine-iliskin-sorusturma-baslatildi-3686</guid>
                <description><![CDATA[Adalet Bakanı Akın Gürlek, Nevşehir’in merkez ilçesine bağlı Göreme beldesinde meydana gelen peribacası çökmesine ilişkin açıklama yaptı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Adalet Bakanı Akın Gürlek, Nevşehir’in merkez ilçesine bağlı Göreme beldesinde meydana gelen peribacası çökmesine ilişkin açıklama yaptı.</strong></p>

<p>Gürlek, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda şu ifadeleri kullandı:</p>

<p><em><strong>“Nevşehir’imizin merkez ilçesine bağlı Göreme beldesinde meydana gelen peribacası çökmesine ilişkin Nevşehir Cumhuriyet Başsavcılığımızca ivedilikle soruşturma başlatılmış, 1 Cumhuriyet Başsavcı Vekilimiz ve 2 Cumhuriyet Savcımız görevlendirilmiştir.</strong></em></p>

<p><em><strong>İlk belirlemelere göre olayda 2 kişi hayatını kaybetmiş, 5 kişi yaralanmıştır. Enkaz altında kalmış olabilecek diğer kazazedelerin tespit edilmesi amacıyla arama ve kurtarma ekipleri çalışmalarını koordineli ve yoğun bir şekilde sürdürmektedir.</strong></em></p>

<p><em><strong>Hayatını kaybedenlere Yüce Allah’tan rahmet, ailelerine ve yakınlarına sabır ve başsağlığı, yaralılara acil şifalar diliyorum. Arama ve kurtarma çalışmalarının bir an önce olumlu sonuçlanmasını temenni ediyorum.</strong></em></p>

<p><em><strong>Nevşehir’imizde yaşanan bu acı olaydan etkilenen herkese geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum.</strong></em></p>

<p><em><strong>Rabbim ülkemizi ve aziz milletimizi her türlü kaza ve afetten muhafaza eylesin.</strong></em></p>

<p><a href="https://x.com/abakingurlek/status/2115802172000518288">Kaynak: @abakingurlek<br />
https://x.com/abakingurlek/status/2115802172000518288</a></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 29 Oct 2026 23:44:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/10/bakan-gurlek-goremedeki-peribacasi-cokmesine-iliskin-sorusturma-baslatildi-1793307843.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Erdoğan: İnşallah Türk asrı yapmak için mücadele edeceğimize yürekten inanıyorum</title>
                <category>SİYASET</category>
                <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/erdogan-insallah-turk-asri-yapmak-icin-mucadele-edecegimize-yurekten-inaniyorum-3685</link>
                <guid>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/erdogan-insallah-turk-asri-yapmak-icin-mucadele-edecegimize-yurekten-inaniyorum-3685</guid>
                <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve eşi Emine Erdoğan, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı ve Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) Zirvesi vesilesiyle konuk devlet ve hükûmet başkanları ile heyetleri onuruna Beştepe Millet Sergi Salonu'nda resmî akşam yemeği verdi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Cumhurbaşkanı Erdoğan, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı ve TDT Zirvesi vesilesiyle konuk devlet ve hükûmet başkanlarının katılımıyla düzenlenen resmî akşam yemeğinde yaptığı konuşmada, “86 milyonun ortak eseri ve ortak çatısı olan Türkiye Cumhuriyeti, her alanda elde ettiği büyük kazanımlarla başarıdan başarıya koşmaya devam ediyor” dedi.</strong></p>

<p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve eşi Emine Erdoğan, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı ve Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) Zirvesi vesilesiyle konuk devlet ve hükûmet başkanları ile heyetleri onuruna Beştepe Millet Sergi Salonu'nda resmî akşam yemeği verdi.<br />
<br />
Programda bir konuşma yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, devlet ve hükûmet başkanları ve eşleri ile misafirlerini en kalbi duygularla, hürmetle, muhabbetle selamladığını, Türk Cumhuriyetlerindeki tasada ve sevinçte her daim bir oldukları tüm soydaşlara selam ve sevgilerini yolladığını ifade etti.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Salonda bulunanlarla birlikte tüm vatandaşların 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı'nı tebrik eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cumhuriyetin banisi Gazi Mustafa Kemal Atatürk başta olmak üzere Millî Mücadele'yi sevk ve idare eden tüm kadroları, şehitleri, gazileri, Meclis'in o dönemki mensuplarını rahmet ve minnetle yâd etti.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cumhuriyetin 103. yıl dönümünü millet olarak bu sene çok farklı idrak ettiklerini belirterek, "Cumhuriyet Bayramımızı 'Aile Meclisi'miz olan Türk Devletleri Teşkilatı’ndan kardeşlerimizle beraber kutlamanın heyecanını yaşıyoruz. Teşkilatın 13. Zirvesi münasebetiyle bayram coşkumuza ortak olan Kazakistan Cumhurbaşkanı Sayın Tokayev'e, Kırgızistan Cumhurbaşkanı Sayın Caparov'a, Özbekistan Cumhurbaşkanı Sayın Mirziyoyev'e, Türkmenistan Devlet Başkanı Sayın Berdimuhamedov'a, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin Cumhurbaşkanı Sayın Erhürman ile Azerbaycan Dışişleri Bakanı Sayın Bayramov'a ve kıymetli heyetlerine şahsım, ülkem ve milletim adına teşekkür ediyorum" ifadesini kullandı.</p>

<p><strong>“TÜRKİYE CUMHURİYETİ'Nİ MUASIR MEDENİYETLER SEVİYESİNİN ÜZERİNE ÇIKARMAK İÇİN VAR GÜCÜMÜZLE ÇALIŞMAYA BUGÜN BİR KEZ DAHA SÖZ VERİYORUZ”</strong></p>

<p>Bundan 103 sene önce "Kimsesizlerin kimsesi olma" idealiyle ilan edilen Cumhuriyet'in, millet için olduğu kadar dünyanın mazlum ve mağdur halkları için de bir umut ışığı olarak doğduğunu bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: "Allah'a hamdolsun. Aradan geçen 103 yılda Cumhuriyetimiz sadece kuruluş ideallerini yerine getirmekle kalmadı, aynı zamanda gönüllerde kök saldı. 86 milyonun ortak eseri ve ortak çatısı olan Türkiye Cumhuriyeti, her alanda elde ettiği büyük kazanımlarla başarıdan başarıya koşmaya devam ediyor. Millet olarak uğruna ağır bedeller ödeyerek çok zor şartlarda kurduğumuz Türkiye Cumhuriyeti'ni muasır medeniyetler seviyesinin üzerine çıkarmak için var gücümüzle çalışmaya bugün bir kez daha söz veriyoruz. Cumhuriyetimizin kurucu iradesi, 103 sene evvel nasıl 7 düveli diz çöktürerek bu vatanı işgalden kurtarmışsa biz de hedeflerimizle aramıza girmeye çalışanları aynı şekilde bertaraf etmekte kararlıyız."</p>

<p>Aynı inancı, kültürü ve ülküyü paylaştıkları kardeş Türk Cumhuriyetlerinin de bağımsızlıklarının 35. yıl dönümünde önlerine çıkan çeşitli zorluklara rağmen çok büyük başarılara imza attığını gördüklerini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Türk dünyası olarak tam bir dayanışma içinde, karşılıklı saygı ve kardeşlik içinde geleceğimize beraber yürüyeceğimize, önümüzdeki dönemi inşallah Türk asrı yapmak için mücadele edeceğimize yürekten inanıyorum" diye konuştu.</p>

<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü: "Bugün aynı zamanda 'Marifet iltifata tabidir' ilkesi gereğince Kırgızistan Cumhurbaşkanı, kıymetli kardeşim Sayın Sadır Caparov'u Türk dünyası liderleri adına bilhassa zikretmek istiyorum. Kendisi ticaretten ulaştırma ve teknolojiye birçok alanda iş birliğimizin derinleştirilmesine katkılar sağlamış, kültürel mirasımıza sahip çıkmıştır. 2024'te Bişkek'te kabul ettiğimiz Türk Dünyası Şartı ile Aile Meclisi'mizin yeni bayrağında Sadır kardeşimizin önemli katkısı olmuştur. Biz de bugün Türk dünyası liderleri olarak Aile Meclisi'mize yaptığı çok değerli katkılardan dolayı Sayın Sadır Caparov'a 'Türk Dünyası Ali Nişanı'nı tevcih etmekten büyük bir bahtiyarlık duyuyoruz. Sadır kardeşimin bu nişanı ebedî ve sarsılmaz kardeşliğimizin güçlü bir sembolü olarak inşallah her zaman gururla taşıyacağını biliyorum."</p>

<p>Türk dünyasının ilmi ve kültürel varlığına katkı sunanlar için ihdas ettikleri Ali Şir Nevai Uluslararası Ödülü'nü de birazdan takdim edeceklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Komisyonumuz bu ödülü Kazakistan'dan Sayın Düsen Kaseinov'a tevcih etmeyi uygun buldu. Sanatçı, akademisyen ve diplomat kimliklerine sahip Sayın Kaseinov 2008-2022 yılları arasında TÜRKSOY Genel Sekreterliği'ni de başarıyla yürüttü. Kendisine Türk Devletleri Teşkilatı olarak teşekkür ediyoruz."</p>

<p>Cumhuriyet Bayramı heyecanlarını paylaştıkları için salondaki davetlilere teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını "29 Ekim Cumhuriyet Bayramı'nız kutlu olsun. Türk devletlerinin birliği ve beraberliği daim olsun" diyerek sonlandırdı.</p>

<p><strong>KIRGIZİSTAN CUMHURBAŞKANI CAPAROV'A "TÜRK DÜNYASI ALİ NİŞANI" VERİLDİ</strong></p>

<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının ardından, Kırgızistan Cumhurbaşkanı Sadır Caparov'a "Türk Dünyası Ali Nişanı"nı tevcih etti.</p>

<p>Programda ayrıca Türk dili, kültürü, bilimi ve Türk dünyasının belleğine sunduğu üstün katkılardan dolayı 2026 yılı "Ali Şir Nevai Uluslararası Ödülü" Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından eski TÜRKSOY Genel Sekreteri Düsen Kaseinov'a verildi.<br />
<br />
<a href="https://www.tccb.gov.tr/haberler/410/166730/-turkiye-cumhuriyeti-her-alanda-elde-ettigi-buyuk-kazanimlarla-basaridan-basariya-kosmaya-devam-ediyor-"><strong>Kaynak Link:&nbsp;https://www.tccb.gov.tr/haberler/410/166730/-turkiye-cumhuriyeti-her-alanda-elde-ettigi-buyuk-kazanimlarla-basaridan-basariya-kosmaya-devam-ediyor-</strong></a></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 29 Oct 2026 21:44:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/10/erdogan-insallah-turk-asri-yapmak-icin-mucadele-edecegimize-yurekten-inaniyorum-1793301485.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Erdoğan, &#039;&#039;Türk Devletleri Medeniyet Parkı&#039;&#039; açılışına katıldı</title>
                <category>SİYASET</category>
                <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/erdogan-turk-devletleri-medeniyet-parki-acilisina-katildi-3684</link>
                <guid>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/erdogan-turk-devletleri-medeniyet-parki-acilisina-katildi-3684</guid>
                <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve beraberindeki heyet, Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) 13. Devlet ve Hükûmet Başkanları Zirvesi kapsamında, ''Türk Devletleri Medeniyet Parkı'' açılışına katıldı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve beraberindeki heyet, Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) 13. Devlet ve Hükûmet Başkanları Zirvesi kapsamında, ''Türk Devletleri Medeniyet Parkı'' açılışına katıldı.</strong></p>

<p>Liderler, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nden törenin yapıldığı Türk Devletleri Medeniyet Parkı'na Türkiye'nin yerli ve millî otomobili TOGG T10X'in özel olarak tasarlanan limuzin modelleriyle geldi.<br />
<br />
Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Kazakistan Cumhurbaşkanı Kasım Cömert Tokayev, Türkmenistan Devlet Başkanı Serdar Berdimuhamedov, Özbekistan Cumhurbaşkanı Şevket Mirziyoyev, Kırgızistan Cumhurbaşkanı Sadır Caparov, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman, Azerbaycan Dışişleri Bakanı Ceyhun Bayramov, TDT Genel Sekreteri Kubanıçbek Ömüraliyev parkta çam fidanı dikti.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Fidan dikiminin ardından, Millî Savunma Bakanlığı Mehteran Birliği ve Muhafız Alayı Bandosu, çeşitli marşlar seslendirdi. Marşlara geleneksel dans gösterisiyle eşlik edildi.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p><strong>ORHUN YAZITLARI ÖRNEKLERİNİN ÖNÜNDE HATIRA FOTOĞRAFI ÇEKİLDİ</strong></p>

<p>Dans gösterisinin ardından, Türk Hava Kuvvetlerinin akrobasi timi Türk Yıldızları tören alanının üzerinden gösteri uçuşu yaptı.</p>

<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan ve eşi Emine Erdoğan, Kazakistan Cumhurbaşkanı Tokayev, Özbekistan Cumhurbaşkanı Mirziyoyev ve eşi Ziroat Mirziyoyeva, Kırgızistan Cumhurbaşkanı Caparov ve eşi Aygül Caparova, KKTC Cumhurbaşkanı Erhürman ve eşi Nilden Bektaş Erhürman, Türkmenistan Devlet Başkanı Berdimuhamedov, Azerbaycan Dışişleri Bakanı Bayramov, TDT Genel Sekreteri Ömüraliyev ile parkta bulunan Orhun Yazıtları örneklerinin önünde fotoğraf çektirdi.</p>

<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, zirveye katılan konuklara, aralarında Ayasofya, Anıtkabir, Çanakkale Şehitler Abidesi, Göbeklitepe, Selimiye Camii, Haydarpaşa Garı, Dolmabahçe Sarayı ve Sümela Manastırı gibi kültürel mirasların minyatürlerinin bulunduğu bölümü gezdirdi.</p>

<p><strong>"ATLARIN DANSI: DİRİLİŞ ATEŞİ" GÖSTERİSİ SERGİLENDİ</strong></p>

<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan ve konuklar, TOGG T10X'in özel olarak tasarlanan limuzin modelleriyle Malazgirt Gösteri Merkezi'ndeki kültürel programa da katıldı.</p>

<p>Programda, Türklerin Orta Asya'dan Anadolu'ya uzanan destansı yolculuğunu anlatan "Atların Dansı: Diriliş Ateşi" gösterisi sergilendi.</p>

<p>Buradaki programda, TDT liderlerinin yanı sıra TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli ve TDT Aksakallar Konseyi Başkanı Binali Yıldırım da yer aldı.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 29 Oct 2026 21:14:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/10/erdogan-turk-devletleri-medeniyet-parki-acilisina-katildi-1793297932.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Kemal Kılıçdaroğlu&#039;dan, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı mesajı</title>
                <category>SİYASET</category>
                <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/kemal-kilicdarogludan-29-ekim-cumhuriyet-bayrami-mesaji-3681</link>
                <guid>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/kemal-kilicdarogludan-29-ekim-cumhuriyet-bayrami-mesaji-3681</guid>
                <description><![CDATA[CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı dolayısıyla resmi sosyal medya hesabı üzerinden anlamlı bir kutlama mesajı yayımladı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı dolayısıyla resmi sosyal medya hesabı üzerinden anlamlı bir kutlama mesajı yayımladı.</strong> <strong>Cumhuriyetin sadece siyasi bir yönetim şekli olmadığını vurgulayan Kılıçdaroğlu, mesajında kurucu değerlere ve adalet idealine dikkat çekti.</strong></p>

<p>Kılıçdaroğlu'nun takipçileriyle paylaştığı o açıklama şu şekilde:</p>

<p><em><strong>&nbsp;"Cumhuriyet, yalnızca bir yönetim biçimi değil; aynı zamanda bir ahlak, adalet ve eşitlik idealidir.</strong></em></p>

<p><em><strong>Cumhuriyet, kimsesizlerin kimsesi; milletin iradesinin, herkes için özgürlüğün ve adaletin güvencesidir.</strong></em></p>

<p><em><strong>Başta Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, bütün kahramanlarımızı saygı, rahmet ve minnetle anıyorum.</strong></em></p>

<p><em><strong>29 Ekim Cumhuriyet Bayramımız kutlu olsun!"</strong></em></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 29 Oct 2026 01:02:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/10/kemal-kilicdarogludan-29-ekim-cumhuriyet-bayrami-mesaji-1793225684.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Devlet Bahçeli: Kardeşlik hukukunu esas almalıyız</title>
                <category>SİYASET</category>
                <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/devlet-bahceli-kardeslik-hukukunu-esas-almaliyiz-3674</link>
                <guid>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/devlet-bahceli-kardeslik-hukukunu-esas-almaliyiz-3674</guid>
                <description><![CDATA[MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Türkiye Cumhuriyeti’nin 103. kuruluş yılı ile Türk Cumhuriyetleri’nin bağımsızlıklarının 35. yılının birlikte kutlandığı dönemde, Ankara’da gerçekleştirilecek Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi öncesinde yazılı bir açıklama yaptı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Türkiye Cumhuriyeti’nin 103. kuruluş yılı ile Türk Cumhuriyetleri’nin bağımsızlıklarının 35. yılının birlikte kutlandığı dönemde, Ankara’da gerçekleştirilecek Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi öncesinde yazılı bir açıklama yaptı.</strong></p>

<p>Bahçeli, Türk tarihinin en anlamlı dönemlerinden birinden geçildiğini belirterek, <em><strong>“Tarihin ve talihin dönüm noktalarından birine hep birlikte tanıklık ediyoruz. Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşunun 103’üncü yılı ve Türk Cumhuriyetleri’nin bağımsızlıklarını kazanmalarının 35’inci yılı kutlu olsun” </strong></em>dedi.</p>

<p>Başkent Ankara’nın Türk devletlerinin liderlerini ağırlayacak olmasının milli tarih ile Türk dünyasının geleceği arasında güçlü bir bağ kurduğunu vurgulayan Bahçeli, zirvenin kardeşlik bağlarını pekiştirmek, egemenliklere karşılıklı saygı temelinde ortak hedefleri ileriye taşımak ve Türk dünyasının geleceğine yön verecek kararlı bir iradeyi ortaya koymak açısından özel önem taşıdığını ifade etti.</p>

<p>Türk dünyasının bugünkü seviyesine asırların imtihanlarından, büyük mücadelelerden ve sarsılmaz bir iradeden geçerek geldiğini hatırlatan<strong> Bahçeli, ortak ülkü</strong> etrafında buluşulmasının arkasında dil, kültür, irfan ve istikbal idealini nesilden nesile taşıyan büyük bir medeniyet birikimi bulunduğunu belirtti. Manas’tan Alpamış’a, Dede Korkut’tan Yusuf Has Hacib’e, Kaşgarlı Mahmud’dan Ali Şîr Nevâî’ye, Hoca Ahmet Yesevî’den Yunus Emre’ye, Abay’dan Mahtumkulu’na, İsmail Gaspıralı’dan Ziya Gökalp’e uzanan bu mirasa dikkat çekti.</p>

<p>Bahçeli, İsmail Gaspıralı’nın “Dilde, fikirde, işte birlik” ülkesinin bu mirası geleceğe taşıyan güçlü bir rehber olduğunu söyledi. Coğrafyalar ayrılmış, sınırlar girmiş olsa da gönüller arasındaki bağların kopmadığını, ortak tarih, dil, kültür, ülküler ve gelecek tasavvurunun bu bağı oluşturduğunu kaydetti.</p>

<p>Türk Devletleri Teşkilatı’nın tarih yakınlığını kurumsal ilişkilerle güçlendiren, siyasi iradeyi somut hedeflerle buluşturan bir zemin olduğunu belirten Bahçeli, önümüzdeki vazifeyi şöyle özetledi: <em><strong>“Tarihimizin emanetini geleceğin imkânlarıyla buluşturmak, kardeşlik hukukunu güçlendirmek, ekonomik ve kültürel münasebetlerimizi geliştirmek, Türk dünyasının uluslararası alandaki etkinliğini artırmak ve gelecek nesillere daha güçlü bir Türk dünyası bırakmak.”</strong></em></p>

<p>Türk dünyasının birliğinin herhangi bir devletin diğeri üzerinde hâkimiyet kurması anlamına gelmediğini özellikle vurgulayan Bahçeli,<em><strong> “Bizim arzuladığımız; bağımsız devletlerin egemen eşitliği temelinde, karşılıklı saygı ve kardeşlik hukukuyla güçlenen, her bir üyemizin milli varlığını ve iradesini koruyan bir birlikteliktir”</strong></em> ifadelerini kullandı.</p>

<p>Azerbaycan-Türkiye kardeşliğinin günlük gelişmelerin ötesinde tarihi bir mahiyet taşıdığını hatırlatan Bahçeli, aynı hassasiyetin tüm kardeş devletler için geçerli olduğunu, hiçbir anlaşmazlığın büyütülmemesi, hiçbir ihtilafın kalıcı ayrılığa dönüştürülmemesi gerektiğini belirtti.</p>

<p>TDT’nin 2040 Vizyonu’na da değinen Bahçeli, siyasi eşgüdümün geliştirilmesi, ekonomik bağların kuvvetlendirilmesi, ulaştırma ve enerji hatlarının etkinleştirilmesi ile eğitim ve kültür alanlarında kalıcı kazanımlar elde edilmesinin ortak sorumluluk olduğunu söyledi. Türkiye’nin birikimini Türk dünyasının yükselişiyle buluşturmanın “Türk ve Türkiye Yüzyılı” hedefini geniş bir gönül coğrafyasının ortak istikbaliyle birlikte düşünmek anlamına geldiğini ifade etti.</p>

<p>Bahçeli açıklamasını şu temennilerle tamamladı:<em><strong> “Ankara’da gerçekleştirilecek Türk Devletleri Teşkilatı Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi’nin ülkemiz, kardeş devletlerimiz ve bütün Türk dünyası için hayırlara vesile olmasını diliyorum. Cenab-ı Allah Türk dünyasının birliğini daim, kardeşliğimizi kaim eylesin. Devletlerimizi güçlü, milletimizi huzurlu, kardeşliğimizi sarsılmaz, Türk dünyasının istikbalini aydınlık eylesin. Ne Mutlu Türk’üm Diyene!”<br />
<br />
Devlet Bahçeli'nin açıklamasının tam metni şöyle:</strong></em><br />
<br />
&nbsp;</p>

<p><em><strong>Türk tarihinin en anlamlı zaman dilimlerinden birinden geçiyoruz.<br />
Tarihin ve talihin dönüm noktalarından birine hep birlikte tanıklık ediyoruz.<br />
Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşunun 103’üncü yılı ve Türk Cumhuriyetleri’nin bağımsızlıklarını kazanmalarının 35’inci yılı kutlu olsun.<br />
Bu iki tarihi kazanımı birlikte kutlamanın bahtiyarlığı, milletimiz için büyük bir kıvanç vesilesidir. Zira Türk milleti, tarihin her döneminde bağımsızlığına ve özgürlüğüne vurulmak istenen zincirleri kırıp atmış, bu uğurda önüne çekilmek istenen setleri yıkıp geçmiş bir millettir.<br />
Bu nedenle; Cumhuriyetimizin 103. yılı ile Türk Cumhuriyetlerinin bağımsızlıklarının 35’inci yılını beraber idrak ettiğimiz bu anlamlı dönemde, başkentimiz Ankara’nın Türk devletlerinin liderlerini ağırlayacak olması; milli tarihimiz ile Türk dünyasının istikbali arasında güçlü ve anlamlı bir bağ kurmaktadır.<br />
Bu zirve köklü tarihimizden aldığımız güçle kardeşlik bağlarımızı pekiştirmek, bağımsız devletlerimizin egemenliklerine karşılıklı saygı temelinde ortak hedeflerimizi ileriye taşımak ve Türk dünyasının geleceğine yön verecek kararlı bir iradeyi ortaya koymak bakımından müstesna bir önem taşımaktadır.<br />
Bu kutlu gün vesilesi ile Türk Dünyasına seslenmek istiyorum :<br />
Türk dünyasının bugün ulaştığı bu merhale, kendiliğinden ortaya çıkmış bir kazanım değildir. Asırların imtihanından geçmiş, nice zorlukları aşmış, büyük mücadelelerle ve sarsılmaz bir iradeyle bugünkü tarihi zeminine kavuşmuştur.<br />
Bugün aynı ülkü etrafında buluşabiliyorsak bunun gerisinde; dilini, kültürünü, irfanını ve istikbal idealini nesilden nesile taşıyan büyük bir medeniyet birikimi bulunmaktadır.<br />
Bu birikim; Manas’tan Alpamış’a, Dede Korkut’tan Yusuf Has Hacib’e, Kaşgarlı Mahmud’dan Ali Şîr Nevâî’ye, Hoca Ahmet Yesevî’den Yunus Emre’ye, Abay’dan Mahtumkulu’na, Nesimi’den Süleyman Çelebi’ye, İsmail Gaspıralı’dan Ziya Gökalp’e uzanan muazzam bir fikir, irfan ve ülkü mirasıdır.<br />
Her biri kendi çağında Türk milletinin dilini, kültürünü, düşüncesini ve müşterek geleceğini yaşatmak için mücadele etmiş bu büyük şahsiyetler, bugün aramızda yükselen gönül ve fikir köprülerinin temel taşlarıdır.<br />
Manas’ın cesaretinde, Alpamış’ın yiğitliğinde, Dede Korkut’un bilgeliğinde, Ahmet Yesevî’nin irfanında, Abay’ın hikmetinde ve Mahtumkulu’nun hürriyet idealinde aynı medeniyetin derin izleri vardır. Bu izler, geçmişten bugüne uzanan tarihi sürekliliğimizin ve kimliğimizin nişanesidir.<br />
Ceditçilik meşalesini yakarak Türkistan coğrafyasında büyük bir uyanışın öncülüğünü yapan İsmail Gaspıralı’nın “Dilde, fikirde, işte birlik” ülküsü ise bu mirasın geleceğe taşınmasını sağlayan güçlü bir rehber olmuştur.<br />
Asırlar boyunca coğrafyalarımız ayrılmış, aramıza sınırlar girmiş, yollarımıza mesafeler konulmuştur. Fakat gönüllerimiz arasındaki bağlar kopmamış, tarihi hafızamız silinmemiş, kardeşlik duygumuz ortadan kalkmamıştır.<br />
Çünkü bizi birbirimize bağlayan, bizi birleştiren; ortak tarihimiz, dilimiz, kültürümüz, ülkülerimiz ve gelecek tasavvurumuzdur. Bu bağ, zamanın aşındıramadığı, mesafelerin zayıflatamadığı ve şartların ortadan kaldıramadığı köklü bir medeniyet bağdır.<br />
Bugün Türk devletlerinin aynı teşkilat çatısı altında buluşması, asırlara yayılan bu büyük yürüyüşün bir merhalesidir. Türk Devletleri Teşkilatı, tarih yakınlığımızı kurumsal münasebetlerle güçlendiren, siyasi irademizi somut hedeflerle buluşturan ve müşterek istikbalimize yön veren bir zemindir.<br />
Önümüzde duran vazife açıktır: Tarihimizin emanetini geleceğin imkânlarıyla buluşturmak, kardeşlik hukukunu güçlendirmek, ekonomik ve kültürel münasebetlerimizi geliştirmek, Türk dünyasının uluslararası alandaki etkinliğini artırmak ve gelecek nesillere daha güçlü bir Türk dünyası bırakmak.<br />
Bunun yolu; karşılıklı güveni esas almaktan, bağımsızlıklara ve egemenlik haklarına saygı göstermekten, her devletin milli iradesini gözetmekten ve ortak hedeflerimizi kararlılıkla takip etmekten geçmektedir.<br />
Burada özellikle ifade etmek isterim ki Türk dünyasının birliği, herhangi bir devletin diğerinin üzerinde hâkimiyet kurması anlamına gelmez. Bizim arzuladığımız; bağımsız devletlerin egemen eşitliği temelinde, karşılıklı saygı ve kardeşlik hukukuyla güçlenen, her bir üyemizin milli varlığını ve iradesini koruyan bir birlikteliktir.<br />
Bu anlayışın karşısında duran hiçbir hesap, Türk milletinin asırlara dayanan tarihi bağlarından daha güçlü değildir. Türk dünyasının birliğini zayıflatmaya, kardeş devletlerin arasına güvensizlik sokmaya ve istikbalimizi gölgelemeye yönelik her türlü girişim karşısında sağduyuyu, kararlılığı ve kardeşlik hukukunu esas almalıyız.<br />
Özellikle altını çizerek ifade ediyorum: Türk dünyasını oluşturan kardeş devletlerimizle aramızdaki kardeşlik bağlarının zedelenmesi, yalnızca iki devlet arasındaki münasebetleri ilgilendiren bir mesele olarak görülemez. Bu bağlar, tarihimizin, karşılıklı güvenimizin ve geleceğe yönelik ülkülerimizin ayrılmaz bir parçasıdır.<br />
Azerbaycan ile Türkiye arasındaki kardeşlik, günlük gelişmelerin sınırlarına sığdırılamayacak kadar köklü; siyasi ve diplomatik meselelerin ötesinde tarihî bir mahiyet taşıyacak kadar derindir. Kardeşliğimiz, iki milletin iradesiyle güçlenmiş, ortak mücadelelerle pekişmiş ve nesiller boyunca yaşatılmıştır.<br />
Aynı hassasiyet Türk dünyasının bütün kardeş devletleri için geçerlidir. Hiçbir anlaşmazlığın büyütülmesine, hiçbir ihtilafın kalıcı bir ayrılığa dönüştürülmesine, hiçbir nifak tohumunun aramıza ekilmesine fırsat verilmemelidir.<br />
Kardeşlik hukuku, karşılıklı saygıyla ve ortak geleceğe duyulan inançla korunur.<br />
Bu sebeple Türk dünyasının her bir mensubuna düşen görev, tarihi yakınlığımızı günübirlik tartışmaların üzerine çıkarmak, farklılıklarımızı ayrılık sebebine dönüştürmemek ve geleceğimizi zayıflatacak adımlardan uzak durmaktır.<br />
Unutulmamalıdır ki Türk dünyasının gücü, birbirimize duyduğumuz güvende, bağımsızlığımıza gösterdiğimiz saygıda, kültürel derinliğimizde ve ortak hedeflerimiz etrafında sergilediğimiz iradede saklıdır.<br />
Türk Devletleri Teşkilatının 2040 Vizyonu da bu tarihi sorumluluğun geleceğe dönük çerçevesini ortaya koymaktadır.<br />
Bu vizyonun hedefleri doğrultusunda siyasi eşgüdümümüzü geliştirmek, ekonomik bağlarımızı kuvvetlendirmek, ulaştırma ve enerji hatlarımızı daha etkin hâle getirmek, eğitimden kültüre uzanan alanlarda kalıcı kazanımlar elde etmek hepimizin ortak sorumluluğudur.<br />
Türkiye’nin birikimini, imkânlarını ve tecrübesini Türk dünyasının yükselişiyle buluşturmak; Türk ve Türkiye Yüzyılı hedefini geniş bir gönül coğrafyasının ortak istikbaliyle birlikte düşünmek demektir.<br />
Bizim hedefimiz, tarihi köklerinden güç alan, çağın imkânlarını değerlendiren, bağımsızlığına sahip çıkan ve uluslararası alanda söz sahibi olan güçlü bir Türk dünyasıdır.<br />
Türk dünyasının birlik ve bütünleşme süreci, gönüllerde ve duygularda karşılık bulan bir yakınlaşma sürecini aşmış; kurumsal yapılarla ete kemiğe bürünmüş, ortak iradelerle güç kazanmış ve sağlam adımlarla geleceğe doğru ilerleyen kalıcı bir zemine kavuşmuştur.<br />
Türk dünyasının istikbali müşterek sorumluluğumuzdur. Kardeşliğimizi korumak, bağımsız devletlerimizin egemenliğine saygı göstermek ve tarihî yürüyüşümüzü gelecek nesillere taşıyarak sürdürmek hepimizin boynunun borcudur.<br />
Bu anlayışla, Ankara’da gerçekleştirilecek Türk Devletleri Teşkilatı Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi’nin ülkemiz, kardeş devletlerimiz ve bütün Türk dünyası için hayırlara vesile olmasını diliyorum.<br />
Zirvenin, kardeşlik bağlarımızı daha da güçlendirmesini, müşterek hedeflerimize yeni ufuklar açmasını ve Türk dünyasının aydınlık istikbaline kalıcı katkılar sunmasını temenni ediyorum.<br />
Bu duygu ve düşüncelerle, gönül ve kültür coğrafyamızın dört bir yanındaki bütün kardeşlerimize en samimi selamlarımı ve muhabbetlerimi gönderiyorum.<br />
Cenab-ı Allah Türk dünyasının birliğini daim, kardeşliğimizi kaim eylesin.<br />
Devletlerimizi güçlü, milletimizi huzurlu, kardeşliğimizi sarsılmaz, Türk dünyasının istikbalini aydınlık eylesin. Ne Mutlu Türk’üm Diyene!</strong></em></p>

<p><em><strong>Kaynak Link: https://x.com/MHP_Bilgi/status/2115101414066196549</strong></em></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 27 Oct 2026 20:11:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/10/devlet-bahceli-kardeslik-hukukunu-esas-almaliyiz-1793121647.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>STM&#039;nin Avcı İHA&#039;sı TUNGA-X&#039;ten TURNAs-2026&#039;da tam isabet</title>
                <category>SİYASET</category>
                <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/stmnin-avci-ihasi-tunga-xten-turnas-2026da-tam-isabet-3671</link>
                <guid>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/stmnin-avci-ihasi-tunga-xten-turnas-2026da-tam-isabet-3671</guid>
                <description><![CDATA[STM tarafından geliştirilen Avcı İHA TUNGA-X, TURNAs-2026 Tatbikatı'nda radar ve görüntü güdüm entegrasyonuyla, düşman İHA unsurunu tam isabetle vurarak başarıyla imha etti.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong><em>STM tarafından geliştirilen Avcı İHA TUNGA-X, TURNAs-2026 Tatbikatı'nda radar ve görüntü güdüm entegrasyonuyla, düşman İHA unsurunu tam isabetle vurarak başarıyla imha etti.</em></strong><br />
<br />
Türk Deniz Kuvvetleri Komutanlığı tarafından Antalya Körfezi ve Doğu Akdeniz'de gerçekleştirilen TURNAs-2026 İnsansız Deniz Sistemleri Tatbikatı'nda görev alan STM'nin Avcı İHA'sı TUNGA-X, temsili düşman İHA unsuruna yönelik önleme görevini başarıyla tamamladı. Radar ve görüntü güdüm desteğiyle hedefini takip eden TUNGA-X, gerçekleştirdiği hassas vuruşla düşman İHA unsurunu havada imha etti.&nbsp;</p>

<p><span style="font-size:18px"><strong>Saatte 300 Kilometre Hıza Ulaşan Millî Avcı İHA</strong></span></p>

<p>STM tarafından geliştirilen TUNGA-X, özellikle düşük maliyetli kamikaze İHA tehditlerine karşı kritik tesislerin ve askerî birliklerin korunması amacıyla tasarlandı. Saatte 300 kilometre hıza ulaşabilen sistem, İHA tespit radarlarıyla entegre çalışarak tehditleri gerçek zamanlı takip edebiliyor. Görüntü işleme tabanlı otonom hedef takibi ve hassas vuruş kabiliyetleriyle öne çıkan TUNGA-X, asimetrik hava tehditlerine karşı maliyet etkin bir önleme çözümü sunuyor.</p>

<p>Lançer gerektirmeyen dikey kalkış özelliği sayesinde farklı platformlardan göreve başlayabilen TUNGA-X, gece ve gündüz operasyon gerçekleştirebiliyor. 25 kilometreye kadar operasyon menziline sahip sistem, otonom görev yetenekleri ve gelişmiş sensörleriyle Türkiye'nin insansız hava tehditlerine karşı savunma kabiliyetlerine katkı sağlamayı hedefliyor.<br />
<br />
Kaynak Link:&nbsp;<a href="https://www.stm.com.tr/tr/haberler/stmnin-avci-ihasi-tunga-xten-turnas-2026da-tam-isabet">https://www.stm.com.tr/tr/haberler/stmnin-avci-ihasi-tunga-xten-turnas-2026da-tam-isabet</a></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 27 Oct 2026 12:01:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/10/stmnin-avci-ihasi-tunga-xten-turnas-2026da-tam-isabet-1793091851.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>35 ilde düzenlenen operasyonlarda 275 şüpheli yakalandı</title>
                <category>SİYASET</category>
                <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/35-ilde-duzenlenen-operasyonlarda-275-supheli-yakalandi-3670</link>
                <guid>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/35-ilde-duzenlenen-operasyonlarda-275-supheli-yakalandi-3670</guid>
                <description><![CDATA[Emniyet Genel Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı, MASAK ve Cumhuriyet Başsavcılıkları koordinesinde; İl Emniyet Müdürlükleri Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüklerince “Nitelikli Dolandırıcılık, Yasa Dışı Bahis, Çevrim İçi Çocuk Müstehcenliği ve Tacizi” suçlarına yönelik son 5 günde 35 il merkezli operasyonlar düzenlendi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<h3><strong>Emniyet Genel Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı, MASAK ve Cumhuriyet Başsavcılıkları koordinesinde; İl Emniyet Müdürlükleri Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüklerince “Nitelikli Dolandırıcılık, Yasa Dışı Bahis, Çevrim İçi Çocuk Müstehcenliği ve Tacizi” suçlarına yönelik son 5 günde 35 il merkezli operasyonlar düzenlendi.</strong></h3>

<p><br />
Adana, Adıyaman, Antalya, Artvin, Aydın, Bolu, Bursa, Çanakkale, Çorum, Denizli, Diyarbakır, Düzce, Edirne, Elazığ, Erzurum, Gaziantep, Hakkari, Isparta, İstanbul, İzmir, Karabük, Kırklareli, Kilis, Kocaeli, Kütahya, Muş, Niğde, Ordu, Rize, Sakarya, Samsun, Sinop, Şırnak, Yalova ve Zonguldak merkezli düzenlenen operasyonlarda yakalanan şüphelilerin; sosyal medya platformları üzerinden “ev satış bedeli” temasını kullanarak vatandaşlarımızı dolandırdıkları, yasa dışı bahis sitelerinde para nakline aracılık ettikleri, yasa dışı bahis ve kumar oynattıkları, yasa dışı bahis ve kumar sitelerinin reklamını yaptıkları, vatandaşlarımızın mobil bankacılık ve oyun hesaplarına yetkisiz erişim sağladıkları ve müstehcen çocuk görüntüsü barındırdıkları tespit edildi.</p>

<p><br />
Operasyonlarda 275 şüpheli yakalandı. Şüphelilerden 75’i tutuklandı. 46’sı hakkında adli kontrol hükümleri uygulandı. Diğerlerinin işlemleri devam ediyor.</p>

<p><br />
1 Ocak–22 Ekim 2026 tarihleri arasında siber suçlarla mücadele kapsamında toplam 5 bin 62 operasyon gerçekleştirildi. Operasyonlarda 21 bin 378 şüpheli yakalandı.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Şüphelilerden 10 bin 769’u tutuklandı, 5 bin 260’ı hakkında adli kontrol hükümleri uygulandı. Aynı dönemde 45 bin 493 URL hesabı (web sayfası) engellendi, 89 bin 511 sosyal medya hesabına erişim kısıtlandı ve 76 bin 887 yasa dışı bahis sitesi erişime kapatıldı.</p>

<p>&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 26 Oct 2026 16:05:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/10/35-ilde-duzenlenen-operasyonlarda-275-supheli-yakalandi-1793020251.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>İçişleri Bakanlığı: 63 firari suçlu Türkiye’ye getirildi</title>
                <category>SİYASET</category>
                <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/icisleri-bakanligi-63-firari-suclu-turkiyeye-getirildi-3669</link>
                <guid>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/icisleri-bakanligi-63-firari-suclu-turkiyeye-getirildi-3669</guid>
                <description><![CDATA[Emniyet Genel Müdürlüğü Interpol-Europol Daire Başkanlığı, Adalet Bakanlığı görevlileri ile KOM, İstihbarat ve Narkotik Suçlarla Mücadele Başkanlıkları; Siber, Asayiş ve TEM Daire Başkanlıklarının koordineli çalışmaları sonucunda; 23 Eylül-23 Ekim tarihleri arasında yurt dışına kaçan ve haklarında arama kararı bulunan şahıslara yönelik çalışmalar gerçekleştirildi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Emniyet Genel Müdürlüğü Interpol-Europol Daire Başkanlığı, Adalet Bakanlığı görevlileri ile KOM, İstihbarat ve Narkotik Suçlarla Mücadele Başkanlıkları; Siber, Asayiş ve TEM Daire Başkanlıklarının koordineli çalışmaları sonucunda; 23 Eylül-23 Ekim tarihleri arasında yurt dışına kaçan ve haklarında arama kararı bulunan şahıslara yönelik çalışmalar gerçekleştirildi. İlgili ülkelerin kolluk birimleriyle yürütülen iş birliği neticesinde; kırmızı bültenle uluslararası seviyede aranan 33 ve ulusal seviyede aranan 30 olmak üzere toplam 63 suçlu ülkemize geri getirildi.</strong></p>

<p><br />
Bu kapsamda, kırmızı bültenle uluslararası seviyede aranan H.T., C.Y., İ.E., H.A., A.K., S.A., G.Y., A.U., S.B., A.T., O.P., M.Y., A.O.E., S.K., B.D., Y.A., İ.K., O.M., M.T., M.E., Y.I., A.S.P., İ.Y., O.T., Ö.Y., E.S., O.F., Ö.İ., R.R.Ç., Ç.Ö., H.İ.E., E.İ. ve Ö.O.T. ile ulusal seviyede aranan K.E., M.İ., B.D., S.K., A.K., B.A., H.Ç., D.K., A.B., Ö.Ü., M.A., T.Y., İ.Ç., U.Y., H.H.A., K.E., S.U., H.P., Ş.B., F.S., M.K., H.İ.Ö., Y.Y., F.K., K.A., İ.K.D., H.Ö., O.K., U.Ç. ve H.D. isimli şahıslar yakalandı ve ülkemize iadeleri sağlandı.</p>

<p><br />
Gürcistan’da 49, Almanya’da 5, Yunanistan’da 3, Kırgızistan’da 2, Bulgaristan, Moldova, KKTC ve Karadağ’da yakalanan şahısların; suç işlemek amacıyla örgüt kurma, yağma, yaralama, dolandırıcılık, kişisel verileri hukuka aykırı olarak ele geçirmek veya yaymak, Cumhurbaşkanına hakaret, uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama, silahlı terör örgütüne üye olma, ruhsatsız ateşli silahlarla mermileri satın alma veya bulundurma, başkalarına ait kimlik veya kimlik bilgilerini kullanma, Türk vatandaşı veya yabancının yurt dışına çıkmasına imkân sağlama, hükümlü veya tutuklunun kaçması, kasten öldürme, hırsızlık, parada sahtecilik, resmî belgede sahtecilik, kamu malına zarar verme, nitelikli olarak konut dokunulmazlığını ihlal etme, tehdit, cinsel taciz, çocuğun cinsel istismarı, suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama, Askerî Ceza Kanununa Muhalefet, mal varlığı değerlerinin gayrimeşru kaynağını gizlemek, Vergi Usul Kanununa Muhalefet, 5607 Sayılı Yasaya Muhalefet, suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme, hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma, askeri yasak bölgelere girme ve terör örgütü propagandası yapmak suçlarından arandıkları belirlendi.<br />
<br />
Kaynak Link:&nbsp;<a href="https://www.icisleri.gov.tr/uluslararasi-ve-ulusal-duzeyde-aranan-63-suclu-yakalanarak-ulkemize-iade-edildi">https://www.icisleri.gov.tr/uluslararasi-ve-ulusal-duzeyde-aranan-63-suclu-yakalanarak-ulkemize-iade-edildi</a></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 26 Oct 2026 13:34:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/10/icisleri-bakanligi-63-firari-suclu-turkiyeye-getirildi-1793011427.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Kılıçdaroğlu: Mekke Anlaşması&#039;na evet, erken seçime itiraz etmeyiz!</title>
                <category>SİYASET</category>
                <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/kilicdaroglu-mekke-anlasmasina-evet-erken-secime-itiraz-etmeyiz-3668</link>
                <guid>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/kilicdaroglu-mekke-anlasmasina-evet-erken-secime-itiraz-etmeyiz-3668</guid>
                <description><![CDATA[CHP lideri Kılıçdaroğlu Gaziantep'teki temaslarında Mekke Anlaşması'na evet oyu vereceklerini, erken seçime ve olası bir takvim değişikliğine ise itiraz etmeyeceklerini belirtti.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>CHP lideri Kılıçdaroğlu Gaziantep'teki temaslarında Mekke Anlaşması'na evet oyu vereceklerini, erken seçime ve olası bir takvim değişikliğine ise itiraz etmeyeceklerini belirtti.</strong><br />
<br />
Gaziantep’te bir dizi temasta bulunan ve ardından CHP İzmir Milletvekili Mahir Polat’ın Karkamış’taki Suriye sınırındaki evinde bölgenin kanaat önderleriyle bir araya gelen Kemal Kılıçdaroğlu, gündeme dair dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu. Ziyaret sırasında kendisine barışın simgesi olan bir zeytin fidanı hediye edilen Kılıçdaroğlu, gazetecilerin sorularını yanıtlayarak dış politika, erken seçim senaryoları, yeni anayasa tartışmaları ve terörsüz Türkiye süreci gibi kritik başlıklarda net mesajlar verdi.</p>

<p><span style="font-size:18px"><strong>“Mekke Anlaşması'na Evet Oyu Vereceğiz”</strong></span></p>

<p>Hükümetin ve dış politikanın güncel gündem maddelerinden biri olan Mekke Anlaşması hakkında konuşan Kılıçdaroğlu, her politikaya otomatik olarak karşı çıkmadıklarını vurgulayarak şu ifadeleri kullandı:</p>

<p><em><strong>“Erdoğan’ın yaptığı her şey yanlıştır diye bir düşüncemiz yok. Mekke Anlaşması ile ilgili aklıma gelen ilk şey şuydu: Bu anlaşma ileride İran ile çatışmaya ortam hazırlar mı? Fakat sonra İran açıklama yaptı, Mekke Anlaşması'nın uygun olduğunu söyledi. Anlaşma geldi, gerekçeleri, açıklamaları geldi. Eleştirilerimiz var. Mekke Anlaşması'na evet oyu diyeceğiz, evet oyu kullanacağız.”</strong></em></p>

<p><strong><span style="font-size:18px">“Erken Seçim Olursa İtiraz Etmeyiz”</span></strong></p>

<p>Olası bir erken seçim tartışmalarına ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın adaylık ihtimaline değinen Kılıçdaroğlu, sandık çağrısını yineleyerek şunları söyledi:</p>

<p><em><strong>&nbsp;“Teklif gelirse varız. Erken seçim olursa itiraz etmeyiz. 2 ay da olsa 1 ay da olsa Türkiye bir an önce demokrasi oyunundan vazgeçmeli, gerçek demokrasiyi savunan yapısına kavuşmalı. Erdoğan'ın aday olacağını nereden biliyorsunuz? Belki aday olmayacak. O günün koşullarına bakmalıyız. Ben Erdoğan'ın yeniden aday olacağını düşünmüyorum. Erdoğan buyursun, yarın derhal erken seçim yapalım, getirsin. 2028 olsa ne olur, şimdi olsa ne olur?”</strong></em></p>

<p><strong><span style="font-size:18px">Anayasa Değişikliği ve Sistem Tartışmaları</span></strong></p>

<p>TBMM'nin açılışında gündeme gelen anayasa değişikliği çağrılarına da değinen CHP lideri, olası önerilere karşı önyargılı yaklaşmadıklarını belirterek, <em><strong>"Parlamenter sistem diyorsa, nasıl bir parlamenter sistem? Yarı başkanlık sistemi öneriliyorsa nasıl bir yarı başkanlık sistemi? Bu öneriler konur, önerileri biz de sağduyuyla tartışırız. Gelen öneriye başlangıçta 'Hayır bu olmaz, biz bunu reddediyoruz' diye bir düşüncemiz yok."</strong></em> dedi.</p>

<p><span style="font-size:18px"><strong>"Terörsüz Türkiye" Süreci ve Bahçeli Vurgusu</strong></span></p>

<p>Terörsüz Türkiye sürecine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Kılıçdaroğlu, PKK'nın koşulsuz ve tamamen silah bırakması gerektiğini belirtti. Süreçte MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin rolüne parantez açan Kılıçdaroğlu, şu dikkat çekici tespiti paylaştı:</p>

<p>&nbsp;“Sayın Bahçeli, Türkiye'nin huzura kavuşması için, Kürt sorununun çözülmesi için en büyük fedakârlığı yapan lider. MHP Genel Başkanı'nın öncülük yapması sorunun aşılmasında büyük ölçüde kolaylık sağladı. Bunu kabul etmemiz lazım.”</p>

<p><strong><span style="font-size:18px">Yolsuzluk Dosyaları ve Partiye Dönüşler</span></strong></p>

<p>Toplantıda ayrıca milletvekillerinin dokunulmazlık fezlekelerine de değinen Kılıçdaroğlu, yolsuzluk dosyalarıyla ilgili dokunulmazlıkları doğru bulmadıklarını ifade ederek, olası bir anayasa değişikliği durumunda buna "evet" diyeceklerini kaydetti. Öte yandan, CHP’ye dönmek isteyen milletvekillerinin durumuna ilişkin ise "Ahlaki temellere bakacağız" değerlendirmesinde bulundu.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sun, 25 Oct 2026 19:32:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/10/kilicdaroglu-mekke-anlasmasina-evet-erken-secime-itiraz-etmeyiz-1792946548.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>CHP Dış Politika Kurulu’ndan kritik açıklama!</title>
                <category>SİYASET</category>
                <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/chp-dis-politika-kurulundan-kritik-aciklama-3665</link>
                <guid>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/chp-dis-politika-kurulundan-kritik-aciklama-3665</guid>
                <description><![CDATA[CHP Dış Politika Kurulu, Libya ile yapılan deniz yetki anlaşmasının onaylanmasını ve hükümetin bu adıımı desteklediğini belirtirken, bölgesel krizlerde diplomasi, itidal ve Montrö Sözleşmesi'nin kararlılıkla uygulanması gerekliliğini vurguladı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>CHP Dış Politika Kurulu, Libya ile yapılan deniz yetki anlaşmasının onaylanmasını ve hükümetin bu adıımı desteklediğini belirtirken, bölgesel krizlerde diplomasi, itidal ve Montrö Sözleşmesi'nin kararlılıkla uygulanması gerekliliğini vurguladı.</strong><br />
&nbsp;</p>

<p>Doğu Akdeniz’deki yetki alanlarından bölgesel güvenlik mimarilerine, Rusya-Ukrayna savaşındaki son durumdan kritik deniz ticaret hatlarındaki gerilimlere kadar birçok konunun ele alındığı açıklamada; CHP Dış Politika Kurulu, hem Türkiye'nin milli çıkarlarını ilgilendiren diplomatik hamlelere destek verdi hem de dış politikada itidal, diplomasi ve uluslararası hukuk vurgusu yaptı.</p>

<p>Açıklamada, Libya ile imzalanan Münhasır Ekonomik Bölge anlaşmasının Libya Meclisi tarafından onaylanması memnuniyetle karşılanırken, Avrupa Birliği'nin bu konudaki tutumu sert bir dille eleştirildi. Ayrıca TBMM gündemine gelmesi beklenen Mekke Anlaşması, Karadeniz’de Montrö’nün tavizsiz uygulanması gerekliliği ve Basra Körfezi'ndeki güvenlik riskleri de Kurulun merceğinden kaçmadı.</p>

<p>CHP Dış Politika Kurulu tarafından yapılan değerlendirme metni şu şekilde:</p>

<p>&nbsp;CHP Dış Politika Kurulu</p>

<p><strong>&nbsp;Güncel Değerlendirmeler</strong></p>

<p><strong>&nbsp;1. Deniz Yetki Alanları.</strong> Libya ile yapılan Münhasır Ekonomik Bölge Mutabakat metninin 7 yıl sonra Libya Meclisi tarafından oy birliği ile kabul edilmiş olmasını, CHP Dış Politika Kurulu olarak selamlıyoruz ve doğu ve batı Libya arasındaki farklılıkların giderilmesinde önemli bir adım olduğunu değerlendiriyoruz. Bu konuda itirazı olan AB Yöneticilerine hatırlatmak isteriz ki, AB içindeki deniz yetki alanlarındaki sınırlandırmalara (Hırvatistan-Slovenya, İtalya-Malta, İspanya- Fransa) müdahale etmeyen AB’nin her ikisi de AB üyesi olmayan Akdeniz kıyıdaşlarının bu yöndeki iradelerini eleştirmesi abesle iştigaldir. AB kendisini UAD veya ITLOS yerine koymaktan vazgeçmelidir. Hükümetin bu konudaki adımlarını desteklemekteyiz.</p>

<p><strong>&nbsp;2. Mekke Anlaşması. </strong>7 Ağustos 2026’da parafe edilen “Türkiye Cumhuriyeti, Pakistan İslam Cumhuriyeti ve Suudi Arabistan Krallığı Arasında Ortak Savunma için Mekke Anlaşması” taslağının TBMM’ye sunularak içeriğinin açıklık kazandırılmasından memnunuz. Anlaşma taslağının; amaçları, 2., 5. ve 16. maddeleriyle ilgili tereddütlere ve diğer unsurlara Meclis’teki çalışmalar esnasında açıklık kazandırılacağı beklenmektedir.</p>

<p><strong>&nbsp;3. Rusya-Ukrayna Savaşı.</strong> Rusya, Ukrayna ve Amerika arasındaki üçlü görüşmelerle çatışmaların durdurulacak bir noktaya gelmesinden, Karadeniz risklerinin kontrol altında tutulmasından ve NATO’nun bu ana kadar savaşa dahlinin önlenmesinden memnuniyet duyuyoruz. Montrö Boğazlar Sözleşmesi’nin 19. maddesinin tavizsiz uygulanması, Karadeniz’de risklerin artmasını önleyecektir.</p>

<p><strong>&nbsp;4. İran-ABD/İsrail. </strong>Basra Körfezinde tekrar saldırıların olacağına ilişkin haberler endişe ile takip edilmektedir. Bölge askeri çıkmaza sürüklenirken, diplomatik araçların sonuç verecek biçimde daha etkin kullanılmasını ve önleyici saldırılardan kaçınılması konusunda itidalli davranılmasını zaruri görüyoruz.</p>

<p><strong>5. Dar Boğazlarda Çözüm. </strong>Hidrokarbon ulaşım yollarındaki dar boğazların (Babülmendeb ve Hürmüz) rahatlatılması açısından Türkiye’nin öncülüğünde İstanbul’da düzenlenen R4 (Türkiye, Mısır, Suudi Arabistan ve Pakistan) + E4 (Fransa, İngiltere, Almanya ve İtalya) toplantısının, sorunlara silahlı çatışma olmadan diğer araçlarla, sağlıklı çözüm getirmesini ümit ediyoruz. Bu konudaki olumlu gelişmelerin kamuoyuyla paylaşılması isabetli olacaktır.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sat, 24 Oct 2026 00:19:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/10/chp-dis-politika-kurulundan-kritik-aciklama-1792790663.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Türkiye ve Kanada ile ilişkiler &#039;stratejik ortaklık&#039; düzeyine yükseltildi</title>
                <category>SİYASET</category>
                <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/turkiye-ve-kanada-ile-iliskiler-stratejik-ortaklik-duzeyine-yukseltildi-3659</link>
                <guid>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/turkiye-ve-kanada-ile-iliskiler-stratejik-ortaklik-duzeyine-yukseltildi-3659</guid>
                <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Kanada Başbakanı Mark Carney, Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde gerçekleştirdikleri baş başa ve heyetler arası görüşmelerinin, anlaşmaların imza töreninin ardından ortak basın toplantısı düzenleyerek açıklamalarda bulundu.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kanada Başbakanı Carney ile düzenlediği ortak basın toplantısında yaptığı açıklamada, “Bu ziyaretin en somut çıktılarından birini hiç şüphesiz Kanada ile ilişkilerimizi stratejik ortaklık düzeyine yükseltme kararımız teşkil etti. Stratejik ortaklık kararımızın katkısıyla önümüzdeki dönemde enerji, ticaret, ulaştırma ve savunma sanayii gibi birçok alanda yeni projeleri hayata geçirmeyi hedefliyoruz” dedi.</strong></p>

<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kanada Başbakanı Mark Carney ve heyetini tarihî dönemdeki ziyareti vesilesiyle Türkiye'de ağırlamaktan büyük bir memnuniyet duyduğunu ifade ederek, kendisine "hoş geldiniz" dedi.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>İki ülke arasındaki üst düzey ziyaretlerin sürekli olmasını temenni eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kanada Başbakanı Carney ile bugünkü görüşmelerinde ikili ilişkileri etraflıca değerlendirdiklerini, bölgesel ve küresel meselelere değinme imkânı bulduklarını söyledi.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p><strong>“TİCARET HACMİMİZİ İLK OLARAK 5 MİLYARA, AKABİNDE 10 MİLYAR DOLARA ÇIKARMAYI TEMENNİ EDİYORUZ"</strong></p>

<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: "Bu ziyaretin en somut çıktılarından birini hiç şüphesiz Kanada ile ilişkilerimizi stratejik ortaklık düzeyine yükseltme kararımız teşkil etti. Stratejik ortaklık kararımızın katkısıyla önümüzdeki dönemde enerji, ticaret, ulaştırma ve savunma sanayii gibi birçok alanda yeni projeleri hayata geçirmeyi hedefliyoruz. Bu yönde atacağımız somut adımları içeren bir eylem planını da bugün kabul ettik. Öncelikle ticaret ve yatırımların artırılmasını teminen Serbest Ticaret Anlaşması müzakerelerine yılsonundan önce başlanmasını kararlaştırdık. Bu sürece paralel olarak ekonomi alanındaki ilişkilerimizi tüm boyutlarıyla ele almak üzere Ortak Ekonomik ve Ticari Komite dâhil mevcut mekanizmaları daha etkin şekilde kullanacağız. Bu komitenin müteakip toplantısına 2027 yılında bu defa özel sektörlerimizin de katılımıyla ev sahipliği yapacağız. Atacağımız bu adımlarla hâlen yaklaşık 3 milyar dolar civarında seyreden ticaret hacmimizi ilk olarak 5 milyara, akabinde de 10 milyar dolara çıkarmayı temenni ediyoruz."</p>

<p>Güncellenen Hava Ulaştırma Anlaşması ile iki ülke arasındaki doğrudan uçuşları yaklaşık iki katına çıkaracaklarını bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bugün ayrıca üçüncü ülkelerde ortak yatırım fırsatlarını da değerlendirdik. Afrika'dan Latin Amerika'ya, Orta Asya'dan Uzak Doğu'ya kadar geniş bir coğrafyada önemli işbirliği fırsatlarının bulunduğuna inanıyoruz. Yarın Türk Eximbank ile Kanada İhracatı Geliştirme Kurumu arasında imzalanacak mutabakat zaptının üçüncü ülkelerde ortak projelere vesile olmasını temenni ediyoruz" diye konuştu.</p>

<p>Kanada ile savunma sanayii ve nükleer enerji alanlarında yakın temas hâlinde olduklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, savunma sanayii iş birliğinin önemine vakıf iki müttefik olduklarını kaydetti.</p>

<p>Bunu son olarak Ankara'da yapılan NATO Zirvesi sırasında da gördüklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, biraz önce de "Savunma Sektörü Ortaklıkları Mutabakat Zaptı"nın imzalandığını anımsattı.</p>

<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, müttefiklerin savunma sanayilerine finansman sağlamak amacıyla Kanada öncülüğünde kurulmakta olan Savunma, Güvenlik ve Dayanıklılık Bankasının iki ülke arasındaki savunma sanayii iş birliğini desteklemesini beklediklerini kaydetti.</p>

<p>Enerji alanında, madencilikten LNG'ye, kritik minerallerden nükleer enerjiye kadar geniş bir işbirliği alanının mevcut olduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, iki ülkenin Enerji Bakanlıkları arasında kabul edilen "Enerji Alanında İşbirliğine Dair Ortak Bildiri"nin de nükleer dahil bu alandaki ciddi potansiyele işaret ettiğini söyledi.</p>

<p>Kanada Başbakanı Carney ile Gazze, Ukrayna ve Körfez dâhil birçok bölgesel gelişmeyi de değerlendirdiklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Gerek Ukrayna'da, gerek Körfez'de olsun diplomatik yöntemlerin kalıcı barışa giden yolu açmasını temenni ediyoruz. Bu noktada ortak görüşte olduğumuzu teyit ettik. Gazze'de ise Kanada'nın diğer bazı müttefiklerle birlikte istilacı yerleşimlere yönelik yaptırım adımlarını, İsrail hükûmetinin ihlallerinin caydırılması noktasında isabetli bir adım olarak görüyoruz. Bölgemizde barış ve istikrarın tesisi noktasında bu yöndeki tutumlarını sürdürmelerini temenni ediyoruz" diye konuştu.</p>

<p><strong>"İLİŞKİLERİMİZİN GELECEĞİNE YÖNELİK TARİHÎ BİR ADIM ATTIK"</strong></p>

<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu ifadeleri kullandı: "Başbakan Carney ile ilişkilerimizin geleceğine yönelik tarihî bir adım attık. Çok geniş yelpazeye yayılan iş birliği potansiyelimizi gerçek anlamda hayata geçirmek için önemli bir süreci başlattık. İlişkilerimizi stratejik ortaklık düzeyine çıkarmamız kâğıt üzerinde kalacak sembolik bir adım olmayacaktır. Bu konuda Sayın Carney'nin ekonomi alanındaki engin tecrübesi ve siyaset sahnesinde sergilediği sağduyulu ve dirayetli duruşla önemli rol oynayacağına inanıyorum."</p>

<p>Kanada Başbakanı Carney'ye, konuşmasının ardından, anlamlı ve dolu dolu ifadeleri için teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: "Gerçekten uzun yıllara sâri bir Türkiye-Kanada kopukluğunu bugün gidermiş olduk. Şimdi yeni bir dönemi Türkiye ve Kanada arasında başlatıyoruz. İnşallah iş adamlarımızı bir araya getireceğiz ve ben de Kanada'ya yapacağım ilk iş adamlarıyla birlikte ziyaretimde, orada iş adamlarımızı bir araya getirerek adımlarımızı atacağız."<br />
<br />
<a href="https://www.tccb.gov.tr/haberler/410/166642/-kanada-ile-enerji-ticaret-ulastirma-ve-savunma-sanayii-gibi-alanlarda-yeni-projeleri-hayata-gecirmeyi-hedefliyoruz-"><strong>Kaynak Link:&nbsp;https://www.tccb.gov.tr/haberler/410/166642/-kanada-ile-enerji-ticaret-ulastirma-ve-savunma-sanayii-gibi-alanlarda-yeni-projeleri-hayata-gecirmeyi-hedefliyoruz-</strong></a></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 22 Oct 2026 21:48:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/10/turkiye-ve-kanada-ile-iliskiler-stratejik-ortaklik-duzeyine-yukseltildi-1792695342.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Erdoğan&#039;dan, Bulgaristan Başbakanı Radev&#039;e davet</title>
                <category>SİYASET</category>
                <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/erdogandan-bulgaristan-basbakani-radeve-davet-3656</link>
                <guid>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/erdogandan-bulgaristan-basbakani-radeve-davet-3656</guid>
                <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Bulgaristan Başbakanı Rumen Radev ile bir telefon görüşmesi gerçekleştirdi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Cumhurbaşkanı&nbsp; Recep Tayyip Erdoğan, Bulgaristan Başbakanı Rumen Radev ile bir telefon görüşmesi gerçekleştirdi.</strong></p>

<p>Liderler, Türkiye-Bulgaristan ikili ilişkileri ile bölgesel ve küresel konuları ele aldı.</p>

<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan görüşmede, iki ülke ilişkilerini geliştirmek için adımlar atmayı sürdüreceğimizi, ticaret başta olmak üzere iş birliğimizi artıracak somut hamleler yapmaya devam edeceğimizi belirtti.</p>

<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye olarak Karadeniz’de seyrüsefer emniyetini tesis etmek için Rusya ve Ukrayna ile temaslar gerçekleştirdiğimizi, Bulgaristan’ın Münhasır Ekonomik Bölgesinde gerçekleşen SİHA saldırısından üzüntü duyduğumuzu belirterek geçmiş olsun dileklerini ifade etti.</p>

<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan görüşmede, Bulgaristan Başbakanı Radev’i, 11-12 Kasım’da Antalya’da düzenlenecek COP31 Liderler Zirvesi’ne de davet etti.</p>

<p><a href="https://www.iletisim.gov.tr/turkce/haberler/detay/cumhurbaskani-erdoganin-bulgaristan-basbakani-radev-ile-gorusmesine-iliskin-aciklama">https://www.iletisim.gov.tr/turkce/haberler/detay/cumhurbaskani-erdoganin-bulgaristan-basbakani-radev-ile-gorusmesine-iliskin-aciklama</a></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 21 Oct 2026 21:57:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/10/erdogandan-bulgaristan-basbakani-radeve-davet-1792609557.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Erdoğan’dan Aliyev’e telefon ve TDT Zirvesi daveti!</title>
                <category>SİYASET</category>
                <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/erdogandan-aliyeve-telefon-ve-tdt-zirvesi-daveti-3655</link>
                <guid>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/erdogandan-aliyeve-telefon-ve-tdt-zirvesi-daveti-3655</guid>
                <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan, Azerbaycan Cumhurbaşkanı Aliyev'i telefonla arayarak bağımsızlığın 35. yıl dönümünü kutladı ve kendisini Ankara'da gerçekleşecek Türk Devletleri Teşkilatı 13. Zirvesi'ne davet etti.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Cumhurbaşkanı Erdoğan, Azerbaycan Cumhurbaşkanı Aliyev'i telefonla arayarak bağımsızlığın 35. yıl dönümünü kutladı ve kendisini Ankara'da gerçekleşecek Türk Devletleri Teşkilatı 13. Zirvesi'ne davet etti.</strong><br />
<br />
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev ile bir telefon görüşmesi yaptı.<br />
<br />
Görüşmede liderler, Türkiye-Azerbaycan ikili ilişkilerini ve bölgesel ile küresel gelişmeleri ele aldı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye ile Azerbaycan’ın kardeşlik hukukundan aldığı güçle iş birliğini daha ileri seviyelere taşıyacaklarını belirtti. Erdoğan, görüşmede Azerbaycan’ın bağımsızlığının 35’inci yıl dönümünü bir kez daha kutlarken, Aliyev’i Ankara’da düzenlenecek Türk Devletleri Teşkilatı 13’üncü Zirvesi’ne davet etti.</p>

<p>&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 21 Oct 2026 21:24:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/10/erdogandan-aliyeve-telefon-ve-tdt-zirvesi-daveti-1792607461.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Bahçeli’den Libya mutabakatı açıklaması</title>
                <category>SİYASET</category>
                <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/bahceliden-libya-mutabakati-aciklamasi-3652</link>
                <guid>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/bahceliden-libya-mutabakati-aciklamasi-3652</guid>
                <description><![CDATA[MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Türkiye ile Libya arasında 2019’da imzalanan Deniz Yetki Alanlarının Sınırlandırılması Mutabakatı’nın 20 Ekim 2026’da Libya Temsilciler Meclisi tarafından onaylanmasını değerlendirdi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Türkiye ile Libya arasında 2019’da imzalanan Deniz Yetki Alanlarının Sınırlandırılması Mutabakatı’nın 20 Ekim 2026’da Libya Temsilciler Meclisi tarafından onaylanmasını değerlendirdi.</strong></p>

<p>Bahçeli, yazılı basın açıklamasında şu ifadeleri kullandı:</p>

<p><em><strong>“Mavi Vatan doktrini, uluslararası hukuktan doğan meşru hak ve menfaatlerimiz istikametinde emin, kararlı ve hukukî bir zeminde ilerlemektedir.<br />
2019 yılında Türkiye ile Libya arasında imzalanarak yürürlüğe giren Deniz Yetki Alanlarının Sınırlandırılması Mutabakatı, 20 Ekim 2026 tarihinde Libya Temsilciler Meclisi tarafından da onaylanarak yeni bir aşamaya ulaşmıştır.<br />
<br />
Bu karar, mevcut mutabakatın hukukî ve siyasi zeminini pekiştirirken Türkiye’nin Doğu Akdeniz’deki hak ve menfaatlerinin dayanağını da güçlendiren önemli bir gelişme olmuştur.<br />
<br />
Bu gelişme Türkiye-Libya münasebetlerinin güçlenmesinin ötesinde, Akdeniz’in huzur ve istikrarına, gönül ve kültür coğrafyamızın güvenliğine ve Avrupa’nın enerji arz hatlarının daha güvenli hâle gelmesine katkı sağlayabilecek bir adımdır.<br />
Bugünkü Türkiye’yi anlamanın yolu, dünün Türkiye’sini hatırlamaktan geçmektedir.<br />
<br />
1911’de Trablusgarp’ta vatan toprağını savunmak için deniz aşırı bir mücadele vermek zorunda kalan; İtalyan donanmasının Akdeniz’deki üstünlüğü karşısında Libya’ya asker ve mühimmat ulaştırmakta büyük güçlükler yaşayan bir Türkiye’den, bugün Akdeniz’de harp gemileriyle varlık gösteren, deniz yetki alanlarını uluslararası hukuk temelinde savunan ve millî haklarını hem sahada hem de masada kararlılıkla koruyan bir Türkiye’ye ulaşılmıştır.<br />
Bir asır önce denizlere ulaşamamanın ağır bedelini ödeyen Türkiye, bugün denizlerdeki varlığını milli güvenliğinin, egemenlik haklarının ve bölgesel menfaatlerinin ayrılmaz bir unsuru hâline getirmiştir.<br />
<br />
Trablusgarp’tan Mavi Vatan’a uzanan bu tarihi yürüyüş Türkiye’nin ufkunun, diplomatik kudretinin ve milli iradesinin de nasıl güçlendiğinin açık bir göstergesidir.<br />
Dün Trablusgarp’a ulaşmanın yollarını arayan Türkiye’den, bugün Akdeniz’de kendi hak ve hukukunu savunan, kendi rotasını belirleyen ve kendi geleceğine yön veren Türkiye’ye…<br />
<br />
Tarih değişmiş, şartlar değişmiş, Türkiye güçlenmiştir.<br />
Mavi Vatan Türkiye’nin tarihî mirasının, uluslararası hukuktan kaynaklanan meşru haklarının ve güçlü Türkiye idealinin ifadesidir.<br />
Denizlerde güçlü olmak, devletin ufkunu genişletmek; millî haklara sahip çıkmak, istikbali güvence altına almaktır.<br />
Türkiye’nin Akdeniz’deki varlığı; huzurun, istikrarın ve karşılıklı menfaatlerin teminatı olmalıdır.<br />
Mavi Vatan doktrinimizin bugünlere ulaşmasında emek verenlere; Libya tarafında ise bölgenin huzuru, istikrarı ve insanlığın barış içinde geleceği adına söz konusu mutabakata imza atan yasama ve yürütme makamlarındaki tüm yetkililere takdir ve teşekkürlerimi iletiyorum.”</strong></em></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 21 Oct 2026 17:40:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/10/bahceliden-libya-mutabakati-aciklamasi-1792594132.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Kılıçdaroğlu’ndan AB’ye Doğu Akdeniz tepkisi: Sömürge çağında değiliz!</title>
                <category>SİYASET</category>
                <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/kilicdaroglundan-abye-dogu-akdeniz-tepkisi-somurge-caginda-degiliz-3651</link>
                <guid>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/kilicdaroglundan-abye-dogu-akdeniz-tepkisi-somurge-caginda-degiliz-3651</guid>
                <description><![CDATA[CHP lideri Kılıçdaroğlu, Türkiye ile Libya arasında imzalanan deniz yetki alanları anlaşmasına yönelik Avrupa Birliği kanadından gelen eleştirilere ve anlaşmayı hükümsüz sayan açıklamalara sert yanıt verdi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>CHP lideri Kılıçdaroğlu, Türkiye ile Libya arasında imzalanan deniz yetki alanları anlaşmasına yönelik Avrupa Birliği kanadından gelen eleştirilere ve anlaşmayı hükümsüz sayan açıklamalara sert yanıt verdi.</strong><br />
<br />
AB yöneticilerinin yaklaşımını sömürge dönemi zihniyetine benzeterek eleştiren Kılıçdaroğlu, Doğu Akdeniz’deki hak ve menfaatlerin siyasi tercihlerle yok sayılamayacağını vurguladı.<br />
<br />
Sosyal medya hesabı üzerinden kamuoyuna seslenen Kılıçdaroğlu, açıklamasında şu ifadelere yer verdi:</p>

<p><em><strong>&nbsp;"Türkiye ile Libya arasında imzalanan Deniz Yetki Alanlarının Sınırlandırılmasına İlişkin Mutabakat Muhtırası, iki egemen devletin uluslararası hukuktan doğan hak ve menfaatleri çerçevesinde yaptığı meşru bir anlaşmadır.</strong></em></p>

<p><em><strong>&nbsp;Libya Temsilciler Meclisinin de bu anlaşmayı onaylaması önemli bir gelişmedir.</strong></em></p>

<p><em><strong>&nbsp;Avrupa Komisyonu Başkanı <span style="color:#2980b9">Ursula von der Leyen </span>ve Avrupa Konseyi Başkanı António Costa’nın bu anlaşmayı “geçersiz ve hükümsüz” olarak nitelendirmesi, iki egemen devletin iradesini hükümsüz kılamaz.</strong></em></p>

<p><em><strong>Sömürge çağında değiliz.</strong></em></p>

<p><em><strong>Avrupa Birliği, Libya parlamentosunun kararını siyasi açıklamalarla geçersiz kılamaz.</strong></em></p>

<p><em><strong>AB, Doğu Akdeniz’de bazı üye ülkelerin siyasi tezlerini uluslararası hukukun yerine koyamaz.</strong></em></p>

<p><em><strong>&nbsp;Türkiye’nin ve Libya’nın hak ve menfaatleri, Brüksel’in siyasi tercihleriyle ortadan kaldırılamaz.</strong></em></p>

<p><em><strong>Doğu Akdeniz’de ihtiyacımız olan, tek taraflı dayatmalar değil; uluslararası hukuk, hakkaniyet ve karşılıklı saygı temelinde diyalogdur.</strong></em></p>

<p><em><strong>&nbsp;Türkiye’nin Doğu Akdeniz’deki hak ve menfaatleri bir parti meselesi değil, millî bir meseledir."</strong></em></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 21 Oct 2026 17:23:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/10/kilicdaroglundan-abye-dogu-akdeniz-tepkisi-somurge-caginda-degiliz-1792592935.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, TBMM Grup Toplantısı’nda konuştu</title>
                <category>SİYASET</category>
                <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/mhp-genel-baskani-devlet-bahceli-tbmm-grup-toplantisinda-konustu-3646</link>
                <guid>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/mhp-genel-baskani-devlet-bahceli-tbmm-grup-toplantisinda-konustu-3646</guid>
                <description><![CDATA[MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, TBMM Grup Toplantısı’nda yaptığı konuşmada sel felaketlerinden fon soruşturmasına, belediye yolsuzluk iddialarından “Terörsüz Türkiye” hedefine, Kıbrıs’tan üniversitelere ve 2027 bütçesine kadar geniş bir yelpazede değerlendirmelerde bulundu.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, TBMM Grup Toplantısı’nda yaptığı konuşmada sel felaketlerinden fon soruşturmasına, belediye yolsuzluk iddialarından “Terörsüz Türkiye” hedefine, Kıbrıs’tan üniversitelere ve 2027 bütçesine kadar geniş bir yelpazede değerlendirmelerde bulundu.</strong><br />
<br />
Bahçeli, konuşmasına sel felaketleriyle başladı.<strong> İstanbul ve bazı şehirlerde </strong>yaşanan aşırı yağış ve sellerin can ve mal kayıplarına yol açtığını belirterek, hayatını kaybedenlere Allah’tan rahmet, yakınlarına başsağlığı diledi. Yaralılar için acil şifa temenni eden Bahçeli, afetle mücadele eden kurum ve çalışanlara şükranlarını sundu. Yağışın olağanüstü olduğunu kabul etmekle birlikte altyapı ve imar disiplininin belirleyici olduğunu vurguladı. <strong>Afetlerle mücadelenin</strong> kamu kurumları, yerel yönetimler, bilim çevreleri ve toplumu kapsayan stratejik bir politika olarak ele alınması gerektiğini söyledi.<br />
<br />
<strong>“Terörsüz Türkiye” </strong>ve <strong>“Terörsüz Bölge” </strong>hedeflerinin önemine dikkat çeken Bahçeli, Suriye ve Irak’taki olumlu gelişmeleri umut verici bulduğunu belirtti. SDG/YPG’nin askeri varlığının sona erdirilmesi yönündeki adımları ve<strong> İran’ın PJAK’a </strong>ilişkin açıklamalarını olumlu karşıladı. Kıbrıs konusunda ise Rum basınına yansıyan iddiaları “vahim” olarak nitelendirerek <em><strong>“Birleşik Kıbrıs Federasyonu ham bir hayaldir ve Türk egemenliğinin felaketidir. Kıbrıs asırlardan beri Türk’tür, ebediyen Türk kalacaktır” </strong></em>dedi. İsrail’in politikalarını eleştirdi, Yemen ve Suudi Arabistan’daki saldırıların sona ermesi için diplomasi çağrısı yaptı. Türk Devletleri Teşkilatı’nın 29-30 Ekim 2026’da Ankara’da düzenlenecek 13. Zirvesi’nin önemine işaret etti.<br />
<br />
<strong>Devlet Bahçeli'nin konuşmasının tam metni şöyle:</strong><br />
<br />
Sayın Milletvekilleri,<br />
Kıymetli Dava Arkadaşlarım,<br />
Muhterem Misafirler,<br />
Değerli Basın Mensupları,<br />
Konuşmamın başında sizleri hürmet ve muhabbetle selamlıyor, içinde bulunduğumuz bu yeni haftanın başta aziz Türk milleti olmak üzere tüm insanlık için hayırlara vesile olmasını Cenab-ı Allah’tan niyaz ediyorum.<br />
Bugünkü toplantımızı yurt içinden ve yurt dışından; televizyon ekranları, radyo kanalları ve sosyal medya platformları vasıtasıyla takip eden aziz vatandaşlarımıza,<br />
Gönül ve kültür coğrafyalarımızda huzurun ve adaletin tecelli etmesi için saf tutan bütün kardeşlerimize, en iyi dileklerimi sunuyorum.<br />
İstanbul’la birlikte bazı şehirlerimizde yaşanan aşırı yağış ve sel, can ve mal kayıplarıyla birlikte çok sayıda vatandaşımızın yaralanmasına sebep olmuştur.<br />
Öncelikle hayatını kaybeden vatandaşlarımıza bir kez daha Allah’tan rahmet, yakınlarına ve sevenlerine başsağlığı diliyorum.<br />
Yağmur ve selden etkilenen tüm vatandaşlarımıza geçmiş olsun dileklerimi iletiyor, yaralı olanlara acil şifalar temenni ediyorum.<br />
Canla başla afetle mücadele eden kurumlarımıza ve çalışanlarına şükranlarımı sunuyorum.<br />
Yağışın olağanüstü olduğu kabul edilmekle birlikte, yaşanan tabloda altyapı ve imar disiplininin belirleyici olduğu da ortadadır.<br />
Yaşanan felaket, planlama, risk yönetimi ve önleyici tedbirlerle afetlere hazırlıklı olmanın ne denli önemli olduğunu bir kez daha açığa çıkarmıştır.<br />
Afetlerle mücadele, bütün kamu kurumlarını, yerel yönetimleri, bilim çevrelerini ve toplumu kapsayan stratejik bir kamu politikası olarak ele alınmalı; yer seçiminden riskli alanların dönüştürülmesine ve ıslah projelerine kadar doğal afetlerin zararlarının en aza indirilebilmesi temeline dayanmalıdır.<br />
Afetten etkilenen vatandaşlarımızın uğradıkları zararın behemehal karşılanacağına ve benzer hadiseler yaşanmasın diye gerekli tedbirlerin alınacağına inanıyor, Allah, ülkemizi ve milletimizi her türlü afet ve musibetten esirgesin diyorum.<br />
Muhterem Dava Arkadaşlarım,<br />
Geçtiğimiz haftadan bu yana hem Fon soruşturması hem de başta İstanbul Büyükşehir Belediyesi olmak üzere belediyelerdeki yolsuzluklara ilişkin yargı süreçleri devam etmektedir.<br />
Sürdürülebilir büyüme ve fiyat istikrarını sağlamaya yönelik politikaların etkili olabilmesi finansal sistemin sağlıklı bir şekilde işlemesine bağlıdır.<br />
Sermaye piyasalarının gelişimi, piyasaların yeterli derinliğe kavuşmasını, sermayenin tabana yayılmasını, aynı zamanda da tüm finansal piyasaların, istikrar içinde işlemesi için gözetim ve denetim işlevinin eşgüdüm içinde gerçekleştirilmesini gerektirmektedir.<br />
Fon soruşturmasına ilişkin gelişmelerden, Türkiye ekonomisinin istikrarını hedef alan bir kanunsuzlukla piyasa bozucu işlem, manipülasyon, dolandırıcılık ve güveni kötüye kullanmak suretiyle organize bir şekilde harama el uzatıldığı anlaşılmaktadır.<br />
Milletimizin helal tasarrufuna göz dikenlere hukuk zemininde en güçlü yaptırımlar kuşkusuz uygulanacaktır.<br />
Nitekim suçluların açığa çıkarılması ve mağduriyetlerin giderilmesi yönünde atılan önemli adımlardan, konuya ilişkin yasal düzenlemenin Meclis Genel Kurulu gündeminde bulunmasından ve meselenin tüm boyutlarıyla aydınlatılarak sorumluların hesap vermesini sağlayacak güçlü siyasi iradenin ortaya konulmasından memnuniyet duyduğumuzu belirtmek istiyorum.<br />
Daha önce de vurguladığım gibi; bunlar bir arınma, aklanma ve altında yatan nedenlere eğilme fırsatı olarak değerlendirilmelidir.<br />
Adalet suçluyu cezalandırmak yanında masumu korumak, mağdurun hakkını gözetmektir.<br />
Cumhurbaşkanımızın isabetle “fahiş kazancın bedelinin ödetileceği ve devletin kimseyi mağdur etmeyeceğini” söylemesi, adaletin tecellisine olan güveni artırmıştır.<br />
Milletimiz emin olsun! Bazı sorunlarımız olsa da Türkiye ekonomisi sağlam temeller üzerindedir.<br />
Partimiz, milletimizin hak ve hukukunu savunurken, adaletli bir gelir dağılımını mümkün kılacak adımların da takipçisi olacak, dar gelirli vatandaşlarımızın beklentilerinin karşılanması için gerekli hamleler, mutlaka yapılacaktır.<br />
3 Ekim 2026 tarihli yazılı açıklamada ifade ettiğim gibi “Cümle halkın emek ve alın terinin hülasası olan devlet mülkünü omuzlarda taşımak büyük bir sorumluluktur. Devlet mülküne tasallut edenin adaletle terbiyesi ise devlet ahlakındadır.”<br />
İstanbul Büyükşehir Belediyesinde başlayarak birçok belediyeye uzanan ihale, imar, ruhsat, taşınmaz, iştirak, personel ve kamu harcamaları gibi alanlarda oluşan her türlü çıkar ilişkisi, ceza hukukunu ilgilendiren problem olmanın yanında bir ahlak yoksunluğudur.<br />
Yargılama süreçleri devam ederken siyasi polemiklerle kişisel gündem oluşturmak yerine, yöneltilen iddialara hukuki zeminde cevap vermek ilgililerin hayrına olacaktır.<br />
Mahkemeler, siyasi gösterilerin değil; savunma hakkının esas alındığı yerlerdir.<br />
Milletimiz gelişmeleri yakından takip etmekte ve adaletin bir an evvel tecellisini beklemektedir.<br />
Soruşturmalar kapsamındaki bir başka konu da basın özgürlüğü tartışmalarına yöneliktir.<br />
Özgür basının demokratik toplumların vazgeçilmez unsurlarından biri olduğuna, medyanın kamuoyunu bilgilendirme görevini özgürce yerine getirmesi gerektiğine inanıyoruz.<br />
Bununla beraber özgürlük kadar sorumluluğun, reyting kadar hukukun da kıymetli olduğunu düşünüyoruz.<br />
Basın özgürlüğü suç işleme özgürlüğü değildir, olmamalıdır.<br />
Nitekim medya kuruluşları da diğer bütün kurumlar gibi, hukuk karşısında sorumluluk taşımaktadır.<br />
Asıl olan, basın özgürlüğünü savunurken hukuka aykırı eylemlere göz yuman bir hukuksuzluğa düşmemektir.<br />
Çünkü basın özgürlüğü demokrasinin güvencesi ise hukuka bağlılık ve etik sorumluluk da bu özgürlüğün temel dayanaklarıdır.<br />
Türkiye’nin ekonomik, siyasi ve diplomatik başarılarla öne çıktığı, “Terörsüz Türkiye” ve “Terörsüz Bölge” hedeflerinin kuvveden fiile dönüştüğü, kanunsuzlukların üzerine gidildiği bir ortamda huzur ve güven iklimini sabote etmeye yönelik hiç bir girişim kabul edilemezdir.<br />
Sosyal medya üzerinden oluşturulmaya çalışılan algıya, FETÖ hesaplarından yapılan kışkırtıcılığa itibar edilmemeli, resmi açıklamalar doğrultusunda hareket edilmelidir.<br />
Türkiye’nin, güvensizlik temelinde yönlendirilmiş toplumsal tepkilerle karşı karşıya bırakılması girişimlerinin mutlaka önüne geçilmelidir.<br />
Değerli Milletvekilleri,<br />
Alim olan Allah’ın alemleri kuşatan kürsüsü, insanlığa huzur ve bereketi muştulayan, dünyaya düzen ve adaleti veren ilim kapısıdır.<br />
İlim kapısı, insanı akli ve ruhi hasletleriyle büyüten, nefsini vicdanıyla törpüleyen, hırsına sağ duyusuyla bent olan kemalet makamına açılır.<br />
İlim yolunda dergahına eğri olan odunu bile sokmayan Yunus Emre;<br />
İlim ilim bilmektir<br />
İlim kendin bilmektir<br />
Sen kendini bilmez isen<br />
Bu nice okumaktır<br />
mısralarıyla “insanı kâmil” olmanın yolunun evvela kendini bilmekten geçtiğini ifade etmiştir.<br />
Kendini bilmek, kibir aynasını kırarak Rabbin karşısında acizliğini bilmek, sözü ölçüp tartmak, kalemi ise hattat rikkatinde ve endazesinde tutabilmektir.<br />
Kendini bilmek, ilim ummanında hikmet pusulasıyla yönünü tayin edebilmek, ihlas ile Hakka teslim olabilmektir.<br />
Kendini bilmek “vav” halinde geldiğin fani alemde, kelamı “elif” gibi dosdoğru söylemek, hakikat karşısında “mim”gibi eğilebilmektir.<br />
Tanrı dağlarıyla başlayan Türk’ün kutlu yürüyüşü, Horasan’da ilmin kapısından geçerek erenlik makamına erişmiş, Söğüt’e kök salarak İslam medeniyetinin en mütekamil çağını yaşamış ve yaşatmıştır.<br />
Ecdadımızın tarih sicilindeki zafer ve ihtişamlarının temelinde yatan unsur; ilim ile şahsiyet, hikmet ile feraset, ihlas ile dirayet sahibi olmalarıdır.<br />
Türkün cihan davası, kaosa karşı düzenin, fitneye karşı suhuletin, zulme karşı adaletin, ayrışamaya karşı bir olmanın davasıdır.<br />
Kızıl elmamızın dünyaya bakan yönü ila-yı kelimetullah için nizam-ı alem iken, kalplere bakan yönü insanlık için şuur ve şahsiyettir.<br />
Ötüken’de alp idik, Horasan’da erenlik hırkasını giydik, Anadolu’da Alperen olduk.<br />
Milliyetçi/ülkücü hareket, mukaddes kitabımızda Cenab-ı Hakkın ilk emri olan “ikra” ile dünyayı okuyan, ilk yemini “kaleme ve satır satır yazdıklarına ant olsun” ayet-i kerimesiyle hayatı yazan cihanşümul gayeye ve gayrete meftundur.<br />
Bu bağlamda ülkücülük, cehli mürekkebe karşı hakikatin, suret-i insan, sireti karanlıklara karşı cesaretin, insan-ı nadanlara karşı iyilik ve merhametin mücadelesidir.<br />
Ülkücülük, Hazreti Ali efendimizin “ilim bir nokta idi; cahiller onu çoğalttı” sözünü hatırında tutan, fikir ve düşünceyi şahsiyetle meczedenlerin yoludur.<br />
Ülkücülük, düşüncenin merkezine insanı koyarak geleneğin bilgeliği ve modern ilmin yöntemlerini medeniyet telakkisinde terkip eden bir milliyetçilik tasavvurudur.<br />
İlmin kürsüsünde insanlığın ve milletlerin afakında yankılanan en önemli husus tarih ve mekandır.<br />
İslam Medeniyetinin mümtaz mütefekkirlerinden İbni Haldun, “Mukaddimesinde” tarihe, ilmi bir ufuk açmış, yöntemsel bir derinlik kazandırmıştır.<br />
Atalarımız “hafıza-yı beşer, nisyan ile maluldür” diyerek insan hafızasının unutkanlığına işaret etmiştir.<br />
Bu bağlamda bize göre tarih, “hafıza-yı beşer, mekân ile malûmdur” telakkisinden hareketle, merhum Remzi Oğuz Arık’tan mülhem milletlerin hafızalarını coğrafyaya demirleyen şuur ve hikmettir.<br />
İbni Haldun’un “geçmiş, geleceğe suyun suya benzemesinden daha çok benzer" sözünde de işaret edildiği gibi tarih şuurundan ve mekân bilgisinden yoksun olanlar, geleceğe de doğru bir istikamet tayin edemeyeceklerdir.<br />
Dolayısıyla milli birliğimizin ve dayanışmamızın temelinde yatan en büyük hakikat tarihi doğru okumak, mekânı iyi anlamak ve gelecek nesillere aktarmaktır.<br />
Nitekim Gazi Mustafa Kemal Atatürk, tarihin millî şuur çerçevesinde gelecek nesillere aktarılmasındaki önemini "Tarih yazmak, tarih yapmak kadar mühimdir. Yazan yapana sadık kalmazsa, değişmeyen hakikat insanlığı şaşırtacak bir mahiyet alır" veciziyle ifade etmiştir.<br />
Bu noktada tarihi aktörlerin, tarihin akışı içerisinde yerli yerine oturtulması, tarihi olayların rövanşist duygulardan azade ibret ve kazanım haline dönüştürülmesi milli bir mesuliyettir.<br />
Bu mesuliyet, zararlı fikirler ve miyop gözlüklerle tarihe bakmamak, çoğu zaman popülist siyasetin ideolojik tartışmalarla karaladığı tarih defterinde hakikatin izini sürmektir.<br />
Aksi takdirde parçalanmış benlikler, şizofrenik kimlikler ve bölünmüş toplum ile karşı karşıya kalmak kaçınılmaz olacaktır.<br />
Kıymetli Milletvekilleri, Değerli Misafirler,<br />
Milliyetçi Hareket Partisi tarihin omuzlarına yüklediği bu mesuliyet şuuru ile Türk milliyetçiliği meşalesini taşımaktadır.<br />
Çağları aşan Dede Korkut destanında, Salur Kazan’ın obası ve otağı fitne ve zulmetin pençesine düştüğünde “Kurt yüzü mübarektir, onunla danışayım” diyerek yeniden birliğe ve dirliğe eriştiği milli hafızamızda canlılığını korumaktadır.<br />
Milliyetçi Hareket Partisi, kurulduğu günden bugüne Türk ve Türkiye düşmanlarına karşı vatanını, kimliğini ve töresini koruyan kurt yüzlülerin, şehadete yürüyen Yusuf yüzlülerin yegâne otağıdır.<br />
Yüksek tarih ve mekân şuurunun, milli mesuliyet duygusunun kutlu davamızda temerküz ve teberrük etmesinin esbab-ı mucibesi, Anadolu’yu Türk- İslam davasıyla mayalayan Ahi Evran’ın “Hak ile sabır dileyip bize gelen bizdendir, akıl ve ahlâk ile çalışıp bizi geçen bizdendir” sözüne duyduğumuz derin itimat ve güçlü sadakattir.<br />
20’nci Yüzyıla, egemenliğin bila kaydı şart millete ait olduğu milli ve üniter devlet teklifini sunarak bu teklifi cumhuriyetle taçlandıran Türk milliyetçiliği; günümüzde de Milliyetçi Hareket Partisi feraset ve riyasetinde kalkınmış bir devlet, müreffeh bir millet ve devletle milleti aynı ülküde birleştiren medeniyet teklifiyle Türklüğün afakını kuşatmaktadır.<br />
Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün sadrımızda satır satır yazılı olan o veciz ifadesiyle "temeli Türk kahramanlığı ve yüksek Türk kültürü olan Cumhuriyetimizin” 21’nci yüzyıldaki kutlu hedeflerinden biri de Türklüğün büyük medenî vasfının Anadolu topraklarından bütün cihana yayılacağı hamleyi gerçekleştirmektir.<br />
Çatışmaları sulha, ayrışmaları birliğe dönüştürecek Türk barışının coşkun akan ırmağı Milliyetçi Hareket Partisidir.<br />
Bu ırmağın ulaştığı menzil ise Türk ve Türkiye yüzyılı vizyonuyla geniş ve derin Türk ummanıdır.<br />
Milliyetçi Hareketin kadroları bunu gerçekleştirecek müktesebata haizdir.<br />
Türk milleti de Milliyetçi Hareket Partisi müktesebatıyla yürümeye hazırdır.<br />
Lakin yol çetin, hava sislidir.<br />
12 Eylül darbesinden sonra Türk milliyetçiliği fikrine ve Milliyetçi Hareket Partisine operasyon çekmeye çalışanlar, bugün de devşirme kavramlar ve nevzuhur odaklarla Türk milliyetçiliğinin temiz kuyularını zehirlemeye çalışmaktadır.<br />
Beşinci kol faaliyetleri ve ideolojik manipülasyonlarla Türk milliyetçiliğine yönelik sinsi saldırıların yegâne amacı ikinci yüzyılında köksüz bir Cumhuriyet; hedefi Milliyetçi/Ülkücü Hareket; figüranları ise suret-i milliyetçi, fikri ve siyaseti gayri sahihlerdir.<br />
Türk milliyetçiliğini etnik şovenizme ve ırkçılığa mahkûm ederek Türk gençliğinin saf duygularını istismar edenlerin gizli ajandasında MHP düşmanlığı vardır.<br />
MHP düşmanlığının sergilendiği gölge oyununda Türk milliyetçisi iddiasıyla konuşanlar, yazanlar ve çizenler siyasi ihtiraslarını, fikri buhranlarını ve şahsi bühtanlarını kelamlarını ve kalemlerini satarak tatmin etmektedir.<br />
Türk gençliğinin milli hassasiyetlerini tenha köşelerde pazarlık konusu yapanlar, sefil oyunları aşikar olduğunda Türk gençliğinin öfkesinden nasibini elbette alacaktır.<br />
Buradan soruyorum;<br />
Siyasi ikballeri için kendisine oturacak masa arayanlar, milliyetçiliğin mukaddesatını ise oturdukları masalarda meze yapanlar! Siz, neyin ve nerenin milliyetçisisiniz?<br />
Kökü dışarıda mahfillerin mutfağında hazırlanan söylemlerle Türk milliyetçiliğinin huzur ve güven iklimini kirletenler! siz hangi ağızların kelamısınız?<br />
Milliyetçilik evvel emirde duruş ve şahsiyet meselesidir.<br />
Nice münevverlerin ilim ve düşüncesi, ülküdaşlarımızın emek ve göz yaşı ile yeşerttiği Türk milliyetçiliğinin bereketli topraklarına kaçak yapı kurmaya çalışanlar! siz hangi fitne senaryosunun gönüllü kalemlerisiniz?<br />
Tarihin coğrafyada Türk akışını bilmeyen cahillere tekrardan hatırlatalım;<br />
Türk Milliyetçiliği, Türklüğü arkaik ve etnik asabiyete hapsetmek değil; Onu güçlü millet şuuru ve yüksek medeniyet ufkuyla yükseltme davasıdır.<br />
Kelamı Türkçe söylemek, kalemi Türkçe yazmak, istikbale Türkçe bakmaktır.<br />
Türk Milliyetçiliği, Yesevi Dergahında okunan duaya Gül Baba türbesinde âmin diyebilmektir.<br />
Kaşgar’da söylenen Türkü’ye Akmescit’te eşlik edecek kültür kaynağı; Buhara’daki Türk estetiğini Mostar’a taşıyacak medeniyet vizyonudur.<br />
Tevatür tarihçiliğiyle coğrafyaya at gözlüğüyle bakanlar, milliyetçilik namına bir hikâye yazamazlar.<br />
Milli mukaddesatına sırt çevirenlerin, yabancı kavramlarla düşünenlerin, sloganlarla konuşanların, milli mukadderatı sokakların karanlığında arayanların düşünce ikliminde evvela popülizm, sonrasında vandalizm, en son olarak da faşizm peydah olur.<br />
Bunun için diyoruz ki; Türk milliyetçiliğinin kurumsal kalesi Milliyetçi Hareket partisidir.<br />
Milliyetçilik bayrağı da hür ve bağımsız bir şekilde Milliyetçi Hareket Partisi’nin burçlarında dalgalanmaktadır.<br />
Kendisini Türk milliyetçisi addeden ülküdaşlarıma diyorum ki; orada burada vaktinizi heba etmeyin!<br />
Geleceğimizi şekillendirdiğimiz bir dönemde yanlış yönde saf tutmayın!<br />
Gelin bir olalım, diri olalım, Lider Ülke Türkiye ülkümüzü hep birlikte gerçeğe dönüştürelim.<br />
Değerli Milletvekilleri,<br />
Türkiye’nin önünde büyük fırsatlar olduğu kadar önemli sınamalar da bulunmaktadır.<br />
O sebeple milletçe, günübirlik tartışmaların ötesine geçen; aklı, ahlakı, devlet tecrübesini ve millî iradeyi birleştiren kapsamlı bir gelecek vizyonuna uygun hareket etmek mecburiyetimiz vardır.<br />
Stratejik hedefimiz Lider Ülke ve Süper güç Türkiye’nin inşasıdır.<br />
Tüm unsurlarıyla buna uygun bir kapasite oluşturmak ise ortak sorumluluğumuzdur.<br />
Kutadgu Bilig’deki “Üç ayak üzerinde olan hiçbir şey bir tarafa meyletmez; her üçü düz durdukça taht sallanmaz.” ifadeleri, devlet anlayışımızın temelini özetlemektedir.<br />
Bugün bu dengeyi; yasama, yürütme ve yargı üzerinden kurmak; hukukun üstünlüğü, güçlü kurumsal kapasite, toplumsal dayanışma ve ekonomik istikrarla bağdaştırmak zorunluluktur.<br />
Bu husus, milliyetçilik anlayışımızın bize yüklediği Türkiye sorumluluğunun bir parçasıdır.<br />
Milliyetçiliği, geçmişin hatıralarına indirgeyip bugünü ihmal eden bir anlayış olarak değil, geleneği geleceğin imkânlarıyla buluşturan bir medeniyet davası olarak değerlendiriyoruz.<br />
Köklerimize bağlı kalırken bilime, teknolojiye ve evrensel bilgi birikimine açık olmayı, millî kimliğimizi korurken dünyayı anlamayı, tarihimizden güç alırken geleceğin rekabet koşullarına hazırlanmayı öngörüyoruz.<br />
Terörsüz Türkiye hedefi, bu büyük gelecek tasavvurunun en önemli başlıklarından birisidir.<br />
Bu süreçte kararlılık kadar akıl, güvenlik kadar hukuk, devlet otoritesi kadar toplumsal mutabakat ve güven de önemlidir.<br />
Sınırlarımızın ötesinde varlığını sürdüren silahlı yapılar, komşu ülkelerin istikrarını bozduğu ölçüde Türkiye’nin güvenliğini de tehdit etmektedir.<br />
Bu nedenle terörsüz Türkiye hedefini, terörsüz bölge vizyonundan ayrı düşünemeyiz.<br />
Önümüzdeki dönemde Türkiye’nin hedefi, güvenliğini sağlamış, milli birliğini güçlendirmiş bir ülke olarak teknoloji üreten, yüksek katma değerli sanayisini geliştiren, tarımda verimliliği artıran, enerjide dışa bağımlılığını azaltan ve gençlerine yeni fırsatlar sunan bir güç hâline gelmektir.<br />
Bu amaçla tüm kurumlarımızla birlikte üniversitelerimizin de bu hedefe odaklanması şarttır.<br />
Üniversitelerimizin ülkemizin köklü sorunlarına ve milletimizin daha fazla refah beklentisine cevap verecek bilimsel çalışmalarını, ülke yönetimine katkı sağlayacak bir yapıya dönüştürmesi gerekmektedir.<br />
Bu bağlamda saygın bilim insanlarımız çalışmalarında toplumsal meseleleri de öncelemeli ve çözüm yolları üreterek devletimizin istifadesine sunmalıdır.<br />
Türkiye yükseköğretimde önemli bir kapasiteye, her ilimizde yer alan bir üniversite zenginliğine sahiptir.<br />
129’u devlet üniversitesi olmak üzere ülkemizde 208 üniversite bulunmaktadır.<br />
Yükseköğretimde toplam öğrenci sayısı 6 milyon 554 bin 312’dir.<br />
Bu vesile ile üniversitelerde bilgi ve hakikat uğruna emek veren, geleceğini ilimle inşa etmeye çalışan tüm gençlerimize ve akademisyenlerimize 2026-2027 öğretim yılında başarılar diliyorum.<br />
Emeklerinin ve ilim yolculuklarının kıymet bulduğu bir gelecek temenni ediyorum.<br />
Üniversite; bir milletin düşünme kabiliyetini geliştiren, ekonomik üretim kapasitesini yükselten, toplumsal sorunlarını anlamlandıran ve insan gücü yetiştirerek geleceğe ilişkin stratejilerini bilimsel bilgiyle şekillendiren temel kurumlardan birisidir.<br />
O sebeple üniversiteleşme ve yükseköğretime erişim alanındaki genişlemeyi, daha nitelikli hâle getirme hamlesiyle desteklemek zorundayız.<br />
İlim dünyasında rekabetin, fikir egemenliğimizin ve kültürel bağımsızlığımızın kaleleri olan üniversitelerimiz, “Türkçe bilim dili değildir” diyen müstemleke zihniyetlerin, kültürel emperyalizmin yerli aparatlarının arka bahçesine dönüşmemelidir.<br />
Eleştirel düşünce, sorgulama elbette üniversitelerin ilmi merakının temel motivasyonudur.<br />
Lakin eleştirel düşünce, Türkiye düşmanlığının, Türk diline ve kültürüne yönelik hazımsızlığın paravanı değildir, olamaz.<br />
Üniversitelerimiz bilimin merkezi olduğu kadar hikmetin kapısı, özgür düşünceyi vicdan terazisinde tartan irfan yuvasıdır.<br />
Unutmayalım ki hikmetsiz bilgi atıldır; irfanla bezenmemiş bilim ise batıldır.<br />
Üniversitelere yapılan yatırım, gençliğe, geleceğe, ülkemizin aklına, üretim ve teknik kapasitesine yapılan yatırımdır.<br />
Türk ve Türkiye yüzyılını inşa edecek irade ve cesaret; Büyük Atatürk’ün “Türk, övün, çalış, güven” parolasının birincil muhatabı Türk gençliğindedir.<br />
Türk gençliği, Mehmet Âkif’in sözleriyle;<br />
“Yerleri yırtan sel olup taşmalı!<br />
Dağ demeyip, taş demeyip aşmalı!”<br />
Bizim gözümüzde her Türk genci korunması gereken birer emanet, her evladımız, tek başına milli servettir.<br />
O sebeple gençlerimizi karanlık hesaplarına alet etmeyi planlayanların oyunlarını bozmalıyız.<br />
Gençlerimiz; ne Fransa’da başlayan ve neredeyse tüm Avrupa’ya yayılan kaos ve kargaşa üretmeye dönük eylemlere; ne de öz benliğinden uzaklaştırılmaya çalışılan karanlık senaryolara heves etmemeli, tahriklere kapılmamalıdır.<br />
Vatanın bütün ümidinin onların anlayış, bilgi ve enerjisinde olduğunu unutmadan, bilimin ışığında Türk istiklali ve istikbali için kendilerini yetiştirmeye odaklanmalıdır.<br />
Sayın Milletvekilleri, Kıymetli Misafirler,<br />
İsrail-Lübnan hattından İran-Yemen eksenine, Hürmüz Boğazı’ndan Babülmendep Boğazı’na uzanan istikrarsızlık sarmalının, bölgesel ve küresel güvenliği tehdit ettiği mevcut kaos ortamında, Suriye ve Irak’ta yaşanan bazı olumlu gelişmeler, bölgenin barış ve huzuru açısından umut vericidir.<br />
Bağdat yönetiminin silahlı yapıların tasfiyesine yönelik girişimleri, Irak devletinin egemenlik sahasının tamamında meşru gücünü yeniden tesis etme iradesinin bir yansıması olmuştur.<br />
SDG/YPG’nin askerî varlığının sona erdirilerek Suriye devletinin kurumlarına entegrasyonu yönünde atılan somut adımlar ise ülkenin toprak bütünlüğü ve siyasî birliği bakımından yeni bir dönemin kapısını aralamıştır.<br />
Komşu ülkelerimizde yaşanan bu gelişmeler göstermektedir ki önemli mesafe kat edilen Terörsüz Türkiye hedefimiz, bölgesel bir boyut da kazanmaktadır.<br />
Diğer taraftan, İran İçişleri Bakanının Eylül’de gerçekleştirdiği Ankara ziyareti esnasında “PJAK ve tüm kolları varlıklarını sona erdirmeli, silahlarını bırakmalıdır” açıklamasının gereğinin de yerine gelmesiyle bölgesel barış için bir adım daha atılmış olacaktır.<br />
Terörsüz Bölge, bu coğrafyada bir arada yaşamaktan başka seçeneği olmayan Türkün de Arabın da Kürdün de cümle halkların da huzuru, barışı, refah ve mutluluğu için tarihî ve vicdanî mesuliyetidir.<br />
İnşallah bu hedeflere ulaşacağız.<br />
Terörü yerle yeksan edecek, huzuru arşa çıkartacağız.<br />
Terörsüz Türkiye ve Terörsüz Bölge’ye odaklandığımız bir dönemde, Doğu Akdeniz’de ve Kıbrıs’ta provokasyonlar da devam etmektedir.<br />
Türkiye’nin güvenlik doktrininde Mavi Vatan’ın stratejik merkezi olan Kıbrıs’ta, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti temsilcileri ile Rum tarafının temaslarını dikkatle takip ediyoruz.<br />
Rum basınına yansıyan ve yalanlanmayan kapalı Maraş’ın Birleşmiş Milletler yönetimine verilmesi ve Gazimağusa Limanı’nın Avrupa Komisyonu gözetiminde işletilmesine yönelik iddialar, Kıbrıs Türklüğünün egemenlik hakları konusunda vahim bir tablo sunmaktadır.<br />
“Birleşik Kıbrıs Federasyonu” ham bir hayaldir ve Türk egemenliğinin de felaketidir.<br />
Rum yönetiminin İsrail’in Kıbrıs karakolu olma misyonunu üstlendiği bu dönemde, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetinde yaşayan kardeşlerimizi uyanık olmaya davet ediyorum ve diyorum ki: Kıbrıs asırlardan beri Türk’tür, ebediyen Türk kalacaktır!<br />
Öte yandan İsrail, bölgesel güvenlik ve istikrarı tehdit eden kışkırtıcı ve yayılmacı politikalarıyla katliamlarını sürdürmektedir. Bu saldırıların son bulması için uluslararası toplumun caydırıcı ve kararlı bir tutum sergilemesi gerektiğini tekraren vurguluyorum.<br />
Yemen kaynaklı istikrarsızlığın ve Suudi Arabistan’da masum sivilleri hedef alan Husi saldırılarının sona erdirilmesi için çok taraflı diplomasi mekanizmalarının etkin biçimde işletilmesi gerektiğini hatırlatıyor, Türkiye’nin barış ve istikrarı önceleyen diplomatik yaklaşımını takdirle karşıladığımızı ifade etmek istiyorum.<br />
Türkiye, Türk dünyasıyla ekonomik, siyasi, kültürel ve bilimsel bağlarımızı güçlendiren, Avrupa ile ilişkilerimizi karşılıklı çıkarlar temelinde yürüten, Orta Doğu, Kafkasya, Balkanlar ve Afrika’da barış ve kalkınmaya katkı sağlayan çok yönlü dış politikasıyla güvenilen ve itibar edilen bir ülkedir.<br />
Türk Devletleri Teşkilatı, bölgemizde ve küresel seviyede barışa, huzura ve adalete zemin hazırlayacak önemli bir aktördür.<br />
Vücut bulacak “Türk Kuşağı” Türk devlet ve toplulukları arasındaki diyalog ve işbirliği bağlarını güçlendirerek Türk ve Türkiye Yüzyılı’nı sarıp sarmalayacak, bağımsızlık ve egemenlik çerçevesinde fırsat ve imkanlar değerlendirilerek Türk devletleri çağın kudretli aktörleri haline gelecektir.<br />
Türk Devletleri Teşkilatının 29-30 Ekim 2026 tarihlerinde ülkemizin ev sahipliğinde düzenlenecek 13’ncü Zirvesi ile Türk Dünyasının kalbi Ankara'da atacaktır.<br />
Cumhuriyetimizin 103’ncü yıldönümünü tüm Türk Dünyası olarak hep birlikte kutlayacak, böylece birlik ve beraberliğimizi dosta düşmana bir kez daha ilan edeceğiz.<br />
Değerli Milletvekilleri,<br />
Türk milletini tarihin yeniden öznesi yapmak, Türk irfanını ilim ve teknik ile kuşatmak, vatanımızı barış ve huzur iklimine dönüştürmek için harcadığımız yoğun mesai, gösterdiğimiz gayret, meyvelerini vermektedir.<br />
Türkiye’yi büyütürken anlamsız gerilimlere ve sebepsiz kutuplaşmalara karşı hep birlikte Türkiye olmak için çalışıyoruz.<br />
Türk siyasetine, ilkeli seviyeli ve “aklı hep Türkiye” olan anlayışı yerleştirmek gayesindeyiz.<br />
Cumhur İttifakı olarak milletimizin her ferdine elimizi uzatıp huzur, güven ve refah dolu bir geleceğin mimarı olacağız.<br />
Türkiye’nin yükselmesi için ama, fakat demeden omuz omuza vereceğiz.<br />
Ekonomik ve sosyal politikaları, insanımızın onurlu bir yaşam sürme hakkını dikkate alarak şekillendireceğiz.<br />
Devletimizin kuruluş ilkelerinin ve Cumhuriyetimizin temel niteliklerinin tavizsiz teminatı olmayı sürdüreceğiz.<br />
Bagajı kirli, heybesinde Türkiye için bir zerre dahi bulunmayanların bizi anlamasını beklemeyecek, hak bildiğimiz yolda ilerleyeceğiz.<br />
Vatan şairi Namık Kemal’in,<br />
“Bize gayret yakışır, merhamet Allah'ındır.<br />
Hükm-i âti ne fakîrin, ne şehinşâhındır.”<br />
anlayışıyla, büyük ülkülerimiz istikametinde yol almaya devam edeceğiz.<br />
Kıymetli Arkadaşlarım,<br />
2027 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanun Teklifi ve 2025 Yılı Merkezi Yönetim Kesin hesap Kanun Teklifi ile Sayıştay raporları Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına sunulmuştur.<br />
Öngörülebilirliği artıran, üretim kapasitesini genişleten, sosyal devlet ilkesini güçlendiren bir bütçe olarak tanımlanan 2027 yılı merkezi yönetim bütçesinin milletimize, ülkemize, devlet ve toplum hayatımıza hayırlı olmasını diliyorum.<br />
Siz değerli milletvekillerimizin; komisyon görüşmelerini yakından takiple görüş ve düşüncelerini açıklamalarını, anlamsız münakaşalardan kaçınarak Cumhur İttifakı’nın siyasi doğasına uygun hareket etmelerini ve bütçe sürecine pozitif katkıda bulunmalarını bekliyorum.<br />
Bu düşüncelerle her birinizi en kalbi duygularımla selamlıyor, başarılarla dolu bir hafta geçirmenizi temenni ediyorum.<br />
Sağ olun, var olun, Allah’a emanet olun."dedi.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 20 Oct 2026 18:30:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/10/mhp-genel-baskani-devlet-bahceli-tbmm-grup-toplantisinda-konustu-1792510648.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Kılıçdaroğlu: Namuslu insanların dışlandığı, soyguncuların baş tacı edildiği bir süreçten geçiyoruz</title>
                <category>SİYASET</category>
                <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/kilicdaroglu-namuslu-insanlarin-dislandigi-soyguncularin-bas-taci-edildigi-bir-surecten-geciyoruz-3645</link>
                <guid>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/kilicdaroglu-namuslu-insanlarin-dislandigi-soyguncularin-bas-taci-edildigi-bir-surecten-geciyoruz-3645</guid>
                <description><![CDATA[CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu; sel felaketindeki liyakatsizlikten çiftçilerin katlanan borçlarına, fon vurgunlarından Kayseri’deki sanayi krizine, 2026 yılı bütçesindeki ağır faiz yükünden Mekke Anlaşması’na kadar gündemdeki tüm kritik konulara ilişkin ayrıntılı değerlendirmelerde bulundu.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><em>CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu; sel felaketindeki liyakatsizlikten çiftçilerin katlanan borçlarına, fon vurgunlarından Kayseri’deki sanayi krizine, 2026 yılı bütçesindeki ağır faiz yükünden Mekke Anlaşması’na kadar gündemdeki tüm kritik konulara ilişkin ayrıntılı değerlendirmelerde bulundu.<br />
<br />
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, grup toplantısındaki konuşmasında şu ifadeleri kullandı:</em></p>

<p>&nbsp;</p>

<p><strong>“BU ÜLKEYİ HUKUK VE ADALET İÇİNDE YENİDEN İNŞA EDECEĞİZ”</strong></p>

<p>&nbsp;Hiç endişe etmeyin. Arınacağız, arınacağız. Sadece biz değil, Türkiye arınacak, Türkiye. Yetimin, yetimin malına el uzatanlardan hesap soracağız. Fakirin fukaranın hakkına el uzatanlardan hesap soracağız. Bizim görevimiz bu. O nedenle biz Cumhuriyet Halk Partisi'yiz. Diğer partilerden farklıyız. Bizim görevimiz bu ülkeyi yeniden inşa etmektir. Hukuk içinde, adalet içinde yeniden inşa etmektir. 86 milyon vatandaşımızın hiçbirisini ötekileştirmeden hepsini kucaklamaktır. Her evde huzurun, her evde bereketin olmasını sağlamaktır. O nedenle bizim adımız Cumhuriyet Halk Partisi'dir. Halkın partisidir. Halk için mücadele edenlerin partisidir.</p>

<p><strong>“KADININ OLMADIĞI BİR HAYAT, HAYAT DEĞİLDİR”</strong></p>

<p>&nbsp;Valla, samimi bir şey söyleyeyim. Kadınlar bir şeye el attıysa zaten sorun çözülmüş demektir. Hayatın yükünü çekenlerin kadınlar olduğunu bilmemiz lazım. Ülkenin sorunlarını çözmede en duyarlı kesimin kadınlar olduğunu bilmemiz lazım. Kadının olmadığı bir hayatın yaşanacak bir hayat olmadığını hepimizin bilmesi lazım. O nedenle kadınlar bir şeye el attıysa kesin o mesele çözülecek demektir. Güneydoğu'ya gittim. Güneydoğu'da eğer aşiretler arasında çatışma varsa, kavga varsa bir kadın başörtüsünü çıkarıp attığı zaman taraflar tamamen ayrılıyor. Kadına duyulan güven, kadına duyulan güven ve kadının sorun çözmesindeki iradesi her zaman bu topraklarda vardır. Ve bu topraklar kadınların özgürce, rahat üretim süreci içinde çalıştıkları, evlatlarına baktıkları, evde huzurun, bereketin olmasını sağladıkları ana aktörleri olarak başımızın tacıdır. O nedenle kadının olmadığı bir hayat, hayat değildir. Sorunu çözmek istiyorsanız kadının el atması lazım. Hiç kimsenin önünde, hiç kimsenin önünde diz çökmeyiz. Hiç kimsenin önünde eğilmeyiz biz. Eğilmeyiz biz.</p>

<p><strong>“DERE YATAKLARINA EV YAPILMASINA NEDEN İZİN VERDİNİZ?”</strong></p>

<p>Efendim, 14 Ekim’de sel felaketi oldu. İkisi Kocaeli'nde 10 vatandaşımız hayatını kaybetti. Bakınız, bizi televizyonları başında izleyen saygıdeğer vatandaşlarım, sosyal medyada izleyen saygıdeğer vatandaşlarım; akıllı olan insan eğer yağmur yağdığında bir yerde sel oluyorsa oraya karşı önlem alır. Ne yapar orada? Bariyerler yapar ama orada ev yapılmasına izin vermez. Çünkü sel geldiğinde ne olacak? O evlerde yaşayanlar hayatlarını kaybedecekler. Ama rant bazen insanların gözünü kör ediyor. Para, insanların sağlıklı karar almasının önündeki en büyük engel olarak karşımıza çıkıyor. Ve rantiye sınıfı derelere, sellerin geldiği derelere ev yapıyor, apartman yapıyor. İnsanlar sel akıyor, sel geliyor, insanlar hayatlarını kaybediyor. Sonra bir bakıyorsunuz, başta bakan, Çevre ve Şehircilik Bakanı, arkasında bürokratlar, yanlarında belediye başkanları oraları geziyorlar. Neyi geziyorsunuz siz orada? Neyi görüyorsunuz siz orada? Siz herhangi bir ilde yapılan binanın kaç katlı olacağına oturup Ankara'da karar verebiliyorsunuz. Belediyenin bütün kararlarına müdahale edebiliyorsunuz. Yıllardır iktidardasınız. 25 yıldır iktidardasınız. Dere yataklarına ev yapılmasına neden izin verdiniz? Hangi gerekçeyle izin verdiniz? Geziyorsunuz; efendim, burada acıları paylaşıyorsunuz. Göstermelik geziler olmaz, göstermelik geziler olmaz. Siz önlem alırsınız, ondan sonra bakarsınız. Önlem almıyorsunuz, insanlar hayatını kaybediyor. Belediye başkanları, genel müdürler, bakan hep beraber gidip geziyorlar. Olmaz. Böyle bir devlet yönetimi olmaz. Böyle bir devlet yönetimi olmaz. Riski önceden görmeyen ve bunun önlemini almayan bir iktidara da halk için çalışan iktidar denmez. O iktidarın adı rantı için çalışan iktidardır. Vurguncular için çalışan iktidardır.</p>

<p><strong>“BELEDİYE MECLİSLERİNDE MUHTARLARIN SÖZÜ VE OYU OLACAK”</strong></p>

<p>Efendim, muhtarlarımızın günü. Onları da kutluyorum değerli muhtarlarım. Sizin hakkınızı her yerde savundum, her yerde. Her zaman savundum sizin hakkınızı. Bakınız, sizin için düşündüğümüz, Cumhuriyet Halk Partisi'nin düşündüğü çok güzel şeyler var. Sizin mahallenizle ilgili bir karar belediye meclisinde görüşülecekse kesinlikle siz ona katılacaksınız. Söz sahibi ve oy sahibi olacaksınız. Bunu sağlayacağız, göreceksiniz. Sizden habersiz mahallede bir şey yapılmayacak. Belediye meclisinde sizin yeriniz olacak, kararınız olacak, oyunuz olacak mahallenizle ilgili. Bunu yapacağız. Kim yapacak? Unutmayın, hafızanızın bir yerinde tutun, Cumhuriyet Halk Partisi yapacak, Cumhuriyet Halk Partisi yapacak.</p>

<p><strong>“ÇİFTÇİNİN İKTİDARDAN 604 MİLYAR LİRA ALACAĞI VAR”</strong></p>

<p>Efendim, bir ülkede tarım olmazsa olmaz. Hepimiz günde bir şekliyle karnımızı doyurmak zorundayız. Evlatlarımızın karnını doyurmak zorundayız. Bunu yapan üreticilerimiz, çiftçilerimiz, besicilerimiz. Onlar o nedenle dünyanın her tarafında özel olarak teşvik görürler. Onların var olan sorunlarının çözümü için iktidarlar önceden önlem alırlar. Var olan bir sorun varsa süratle çözerler, sorunu çözerler. Yeter ki o üretsin, o çalışsın, o alın teri döksün ve bir toplumu emeğiyle beslemiş olsun. O nedenle üreticiler, çiftçiler bizim için son derece değerlidir.</p>

<p>Peki, acaba bizim çiftçilerimiz hayatlarından memnun mu? Çiftçi kardeşlerime seslenmek isterim ve sizlere de. Üreten kesimin hangi zorluklarla karşı karşıya kaldığını artık herkesin bilmesi lazım. Sanayicinin de bilmesi lazım. İşçinin de bilmesi lazım. Herkesin bilmesi lazım. Çiftçilerin bankalara olan borcu 1 trilyon 511 milyar 178 milyon lira. Allah aşkına bakar mısınız ya? Bankalara borcu 1 trilyon, 1,5 trilyonun üzerinde. Bu insanları getiriyorsunuz, haklarını vermiyorsunuz, bir de borç batağına sokuyorsunuz. Daldaki elmanın fiyatı, geliyor alıcı, "Bir lira olursa toplarım." diyor. "Bir lira olmazsa dokunmam." diyor. Ya, bir, bir elma, bir kilo elma nasıl olur da böyle olur? Bir elma nasıl olur da böyle olur? O elma ürününü verirken o çiftçinin nasıl çalıştığını, nasıl ilaçladığını, ayazda nasıl, soğukta nasıl koruduğunu acaba kaç kişi biliyor? İktidar sahipleri bilmezler. Sarayda oturanlar bilmezler. Onların bir eli yağda, bir eli balda. Onlar sadece sofralarına gelen elmayı yerler, yedikleri elmanın da parasını ödemezler. O nedenle bilmezler bu elma nasıl yetişiyor, bu çiftçi nasıl çalışıyor, nasıl alın teri döküyor? Kendisi, ailesi, çocukları hep beraber tarlada çalışırken hangi zorluklarla karşılaşıyorlar? Siz bugün çiftçiyi Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nde 1,5 trilyonluk bir borcun altına sokmuşsunuz. 1,5 trilyonluk. Son 20 yılda borçlar, çiftçinin borcu tam 230 kat artmış. 230 kat. Kimler kazandı? Beşli çeteler. Kimler kazandı? Vurguncular. Kimler kazandı? Foncular. Kim kaybetti? Çiftçiler, üreticiler. O nedenle çiftçi kardeşim, çiftçi kardeşim, senin hakkını, hukukunu savunacak partinin adını da sakın unutma. Adı Cumhuriyet Halk Partisi'dir. Halkın partisidir. Çiftçinin partisidir. Üreticinin partisidir. Alın teri dökenlerin partisidir Cumhuriyet Halk Partisi.</p>

<p>E 1,5 trilyon borç olunca, e borcunu ödeyemiyor. Bakın, icralık olan son 20 yılda, icralık olan, takibe düşen borç sayısı, borç miktarı son 20 yılda 125 kat artmış vaziyette. Çiftçi icralık. Ve icra borçları 27 milyar liraya ulaşmış vaziyette. Çiftçi icra dairesinde. İcra İflas Kanunu, özel bir hüküm var üreticileri korumak için. Diyor ki İcra İflas Kanunu'nun 82'nci maddesi, çiftçinin, yani üreticinin traktörü haczedilemez, ürünü haczedilemez, tarlası haczedilemez. Traktörü haczedilemez. Ama bugün geldiğimiz noktada traktörü de, tarlası da, ürünü de haczedilen bir çiftçi görüyoruz. O nedenle senin yasal haklarını sana vermiyorlar. Vermedikleri gibi ürettiğin, çalıştığın bütün o araçları da elinden icra yoluyla alıyorlar. Buradan gene çiftçi kardeşlerime seslenmek isterim. Bütün bunlar yapılıyor. Yasalara aykırı yapılıyor. Elinden traktörün alınıyor, icra dairesine götürülüyor. Senin hakkını, hukukunu kim savunuyor? Senin hakkını, hukukunu Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde kim dillendiriyor? Kim soru önergeleri veriyor? Kim araştırma önergeleri veriyor? Sakın unutma, senin de hakkını, hukukunu savunan partinin adı Cumhuriyet Halk Partisi'dir sakın unutma.</p>

<p>Senden ne kadar para çalındı, onu da söyleyeyim. Tarım Kanunu çıktıktan bu yana senden ne kadar para çalındı? 21'inci madde ne diyor Tarım Kanunu? Diyor ki "Milli gelirin en az %1'i her yıl çiftçiye verilir." Her yıl çiftçiye verilecek bu para. Bu tutar yaklaşık 772 milyar lira. Yani, çiftçiye 772 milyar lira destek verilmesini Tarım Kanunu öngörmüş. Verilen 772 milyar değil, 700 milyar da değil, 500 milyar da değil, 300 milyar da değil, 200 milyar da değil; 168 milyar vermişler sadece. Yasaya aykırı olarak çiftçinin hakkını teslim etmiyorlar. Çiftçinin saray iktidarından, AK Parti iktidarından olan alacağı 604 milyar liradır, 604 milyar lira. Yasaya göre çiftçiye verilmesi gereken 604 milyar lira verilmedi. Senin hakkını, hukukunu, çiftçi kardeşim, seslendiren partinin adı Cumhuriyet Halk Partisi; 604 milyar liralık alacağın var, o 604 milyar liranın takipçisi olacak partinin adı da Cumhuriyet Halk Partisi.</p>

<p>Değerli arkadaşlarım, 604 milyar lira… Sevgili Grup Başkanım, bu 604 milyar lirayla ilgili Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne bir araştırma önergesi verelim. Bir kanunu uygulamama hakkını nereden elde ediyorlar? Bunlar parlamentonun üstünde bir güç olarak mı kendilerini konumlandırmışlar? Bunun hesabını soracağız. Araştırma önergesi vereceğiz. Bütün çiftçilere de haber vereceğiz; Mecliste görüşülürken çiftçi kardeşlerimiz de kim çiftçinin yanında, kim karşısında açıkça görsün, açıkça görsün.</p>

<p>Çiftçiler için de hakkı, hukuku, adaleti savunacağız. Hiç kimse endişelenmesin. Üretici kardeşim, sabahın köründe kalktığını biliyorum. Tarlaya gittiğini biliyorum. Ürünü verirken, daha yeşerirken okşadığını biliyorum. Hepsini biliyoruz. Senin ne kadar çalıştığını, alın teri döktüğünü biliyoruz. Bu ülkenin sana borcu var. Dışarıdan getiriyorlar. Onu da bir başka toplantıda, Türkiye'de üretilen bir ürün için dışarıdan ne kadar ithalat geliyor, ne kadar dışarıdan, yani, yabancı çiftçilere her türlü destek veriliyor da kendi çiftçisine neden destek verilmiyor, bunu da anlatacağım.</p>

<p><strong>“FON VURGUNUNDA 455 BİN MAĞDURUN HAKKINI TESLİM EDECEKSİNİZ!”</strong></p>

<p>Değerli arkadaşlarım, günümüzün olayı fon. Vurguncular var. Diyeceksiniz ki "Bu fon vurguncuları sadece fonda mı oluyor?" Hayır, efendim. Hayır, efendim. AK Parti iktidarı demek, vurguncuların iktidarı demek. AK Parti iktidarı demek, vurguncuları korumak demek. AK Parti iktidarı demek, insanların onuruyla oynamak demek.</p>

<p>Bir soru sormuştum, demiştim ki "Ya, bu fon olayı nasıl ortaya çıktı?" Ve sorum şuydu: "Acaba Erdoğan sonrası hesap yapan insanların mı bu işi kaşıdığı ve büyüttüğünü görüyoruz ya da öyle bir olay mı var?" diye sormuştuk. Daha henüz tık yok. Bakalım, bu soruyu tekrar soralım. Erdoğan sonrası bir hesaplaşma AK Parti içinde yürüyor ve gidiyor. Ama bu, ülkeyi felakete sürükleyecek bir tabloyu önümüze koymasın. Bunun da altını özenle çizmek isterim. Soruyoruz: 455 bin 758 mağdurun soyulmasına göz yumdular. Bunların hakkını hukukunu teslim edecek misiniz? Ama hakkını hukukunu teslim ederken Hazineden bir kuruş alırsanız, bu milletin vergisinden bir kuruş alırsanız dünyayı size dar ederiz, dar ederiz, dar ederiz bir kuruş alırsanız. Fonculardan alacaksınız, götürüp hakkını teslim edeceksiniz.</p>

<p>Sermaye Piyasası Kurulu yöneticileri ve BDDK yöneticileri hâlâ yerlerinde duruyorlar. Takasbank'ın yöneticileri yerlerinde duruyorlar. Ya, bunları ne zaman alacaksınız? Ne zaman bunları alıp bir yerlere koyacaksınız? Ne zaman bunlardan hesap soracaksınız? Bekliyorlar beyefendiler istifa etsin. Ne istifası ya, ne istifası? Derhal görevden alacaksın ve hesabını soracaksın, ne istifası?</p>

<p>Takasbank'ta borç verenle borç alan birbirini tanımaz, bir şaibe bulaşmasın diye. Yasa böyle. E ama bakıyorsunuz ki bazıları bu riski görüyor, malı görüyor. Nasıl götüreceğini gayet iyi biliyor. E, nasıl oluyor bu? Bu düzen nasıl inşa edildi? Yurt dışındaki kredi derecelendirme kuruluşu bunu görüyor. Ama bizim Sermaye Piyasası Kurulu görmüyor. BDDK görmüyor, hiçbirisi görmüyor. Neden? Onlar da vurgunun bir parçası. Siyasetçiyle bürokratın el ele verdiği ve milleti soyduğu bir sürecin içindeyiz. Bunun da önüne geçeceğiz değerli arkadaşlarım.</p>

<p>Ayrıca, ayrıca bunları denetlemesi gereken, bunları denetlemesi, yani devlet adına bu kurumları denetlemesi gereken kişiler, bu kurumların yönetim kurullarında görev alıyorlar. Yani, kimi kime teslim ediyorsunuz? Kimi kime teslim ediyorsunuz? Bu nasıl denetleyecek? Zaten sorumlu. Zaten yönetiminde görev alıyor. Bu atamayı hangi ahlaki temele dayanarak yaptınız? Bunu da soruyoruz. Denetçiyi, denetlenecek kurumun yönetim kuruluna hangi ahlaki temellere dayanarak atama yaptınız? Ya, devleti çürütüyorsunuz siz. Denetçi de malı götürse ne olacak? Kime denetleteceğiz? Hadi Saray götürüyor, bakanlar götürüyor, bürokratlar götürüyor, siyasetçiler götürüyor. Ya, bu memleket götürenlerin ülkesi mi Allah aşkına? Size hesap sormazsak namerdiz biz. Hesap soracağız.</p>

<p>Yine sorduk. Kardeşim, bu malı götürenlerin listesini açıklayın ya. Hırsızın adını açıklamak niye bu kadar zor oluyor? Gidiyorsunuz, sanatçıları gözaltına alıyorsunuz; efendim, şöyledir veya bu gerekçeyle. Belediye başkanlarını alıyorsunuz, ellerine kelepçe vuruyorsunuz, televizyon ekranlarını çağırıyorsunuz, gazetecileri çağırıyorsunuz. Ya, kardeşim, dünyanın soygununu yapan insanların listesini açıklamıyorsunuz. Neden? Yoksa siz de mi o sürecin bir parçasısınız? Yoksa siz de mi bu sürecin içinde malı götürenlerin parçasısınız? Siyasetçilerle bürokratların iş birliği yaptığı bir düzen, düzen değildir. Bu düzende çark çalışmaz. Çalışmıyor da zaten. O nedenle biz bu olayın bütün ayrıntılarıyla açığa çıkmasını isteriz.</p>

<p>Bakınız, bir sivil toplum örgütü var, bir vakıf var daha doğrusu, Hüdai Vakfı. Onlar inançlı insanların bir araya gelip kurdukları bir vakıf. Bunların bir bildirisi yayınlandı. Bu bildirinin bazı bölümlerini okumak isterim: "Toplumlar bir günde yıkılmaz. Önce utanma ölür. Sonra kötülüğün adı değişir. En sonunda kötülük alkışlanır." Biz bugün bu üç basamağın üçünü de aynı anda yaşıyoruz. Kötülüğün alkışlandığı, kötülüğün baş tacı edildiği bir süreci yaşıyoruz aşağı yukarı. Yine devam ediyor: "Fon krizi, çürümenin cüzdana da sıçradığını ilan etti. Helali haramı ayırmadan köşeyi dönmek marifet oldu. Uyuşturucu yaşam tarzı, sanal kumar fırsat diye pazarlanıyor. Evlerin ocağı sönüyor. Aileler borç ve utanç içinde dağılıyor. Mahremiyet perdeleri tek tek yırtılıyor. Beden metaya çevriliyor. İnsan beğeni sayısı uğruna onurunu kaybediyor. Bütün bunların ortak adı şudur: İnsan değersizleştiriliyor. Kadim değerlerden bilerek koparılıyor. Değerlere bağlı kalmayan insan orman kanununa tabi oluyor. Ama düşüş orada da durmuyor. Doymayan hırsı onu hayvanlardan daha aşağı bir hâle getiriyor. Biz bunu kabullenmiyoruz." Evet, Cumhuriyet Halk Partisi olarak biz de bunu kabullenmiyoruz. Ve devam ediyor: "Fon krizi bir kaza değil, denetimsizliğin, göz yummanın ve kayırmacılığın sonucudur. Suçlular ve sorumlular hesap vermeden kimse güvenden söz edemez." diyor. Evet, kimse güvenden zaten söz etmiyoruz.</p>

<p>Hortumcuların adı değişiyor. Hortumcuların kim olduğu iktidar tarafından gayet iyi biliniyor. Sermaye Piyasası Kurulu biliyor, İstanbul Borsası biliyor, Takasbank biliyor, herkes biliyor ama bunları açıklamıyorlar. Eğer hırsızın adını bilip bunu açıklamıyorsan suç ortağısın demektir. Bunu herkesin bilmesi lazım.</p>

<p>Efendim, 455 bin 758 kişinin hakkını ve hukukunu savunmak bizim görevimizdir. O nedenle biz bu soruların bütün yanıtlarını bekliyoruz ve bunun takipçisi olacağız.</p>

<p><strong>“KAYSERİ’DE 73 YILLIK FABRİKAYA KİLİT VURDULAR!”</strong></p>

<p>Bakınız, ekonomi çarkları o kadar kötü gidiyor ki Kayseri'de 73 yıllık fabrika, Orta Anadolu Mensucat Fabrikası, 73 yıldır çalışan bir fabrika, kapısına kocaman bir kilit vurdu. Benim iktidar sahiplerine önerim: Eğer gerçekten bir vicdan sorgulaması yapmak istiyorsanız Orta Anadolu Mensucat Fabrikasının önüne gidin, kilidin önünde bir fotoğraf çektirin. "Bu bizim ayıbımızdır. Kusura bakmayın, ey Kayserililer" diye bir not düşün. Ben bunu istiyorum sizden. Eğer gerçekten bu ülkede 73 yıldır, ya 73 yıldır çalışan, Kayseri'nin ana damarlarından birisi olan bir fabrikaya gidip kilit vuruluyorsa 21'inci yüzyılın Türkiye'sine bu büyük bir ayıptır. O nedenle Kayserililere de bir şey söylemek isterim. Oyumuzun en düşük olduğu yer Kayseri, ben bunu biliyorum. Kayseri'de bürokratken de görev yaptım. Orayı da o nedenle çok daha iyi biliyorum. Üniversiteleri var Kayseri'nin. Güçlü bir sanayisi var Kayseri'nin, vardı Kayseri'nin. Mobilya sektöründe dünyaya meydan okuyan fabrikaları vardı. İktidara her dönem destek verdiler. Artık sizin bu iktidara destek verme hakkınız yoktur, ey Kayserililer, yoktur, yoktur! Siz eğer 73 yıllık bir fabrikanın kapanmasını görüyorsanız, yaşıyorsanız bilin ki bunun tek bir sorumlusu var: Ülkeyi yönetenlerdir. Bir ülkeyi yöneten 73 yıllık bir fabrikayı kapatır mı, ya? Devlet kapatır mı, ya? Burada binlerce insan emek harcadı, alın teri döktü. Binlerce insan emek harcadı. Yurt dışına, yurt içine ürün sattılar bunlar. Siz kapısına kilit vuruyorsunuz. Bu kilit AK Parti'nin ayıbıdır. Devleti yönetenlerin ayıbıdır. O nedenle Kayserililere bunu sormak benim görevimdir. Artık iktidardan elinizi ayağınızı çekiniz. Bunlardan size bir fayda yok. Kayseri'yi ben de biliyorum, benden daha iyi siz biliyorsunuz. Sanayisini de biliyorum. Bu iktidara destek vermeyin. Gitsinler. Gitmeleri lazım. Yolları görünüyor zaten. Göndereceğiz. El birliğiyle göndereceğiz. Hakkı, hukuku ve adaleti savunan, alın terini savunan, üreten, çalışan kim varsa onlarla beraber inşallah göndereceğiz.</p>

<p><strong>“KAÇIRILAN PARALARIN HER KURUŞUNU TÜRKİYE’YE GETİRECEĞİZ”</strong></p>

<p>Bakınız, izlenen ekonomi politikası orta sınıfı yok etti. Yukarıda acayip bir zenginler var. Acayip ama. Milyar dolarlarla oynuyorlar. Milyar dolarları telaffuz etmek bunlar için sıradan bir rakam gibi. Ya, adam ekmek almakta zorlanıyor. Bunlar milyar dolarları gönderiyorlar, getiriyorlar, alıyorlar, transfer ediyorlar. Nereden bu para? Bu zenginlik nereden? Sanayiciye bakıyorum, sanayicide öyle bir şey yok. Tüccara bakıyorum, tüccarda da öyle bir şey yok. Esnafa bakıyorum, "Zaten geçinemiyorum." diyor. Besiciye bakıyorum, çiftçiye bakıyorum, onlar da geçinemiyorlar. İşçiye bakıyorum, onların da durumu felaket. Ama yukarıda bir avuç insan var. 76 milyon insanı sömüren bir grup var. Bu grubun sayısı fazla değil, fazla değil. Buraya oluk oluk paralar, oluk oluk dolarlar, oluk oluk avrolar akıyor.</p>

<p>Ve bunlar paralarını da Türkiye'de tutmuyorlar, "Başımıza bir şey gelirse biz yurt dışına gideceğiz" diye. Size sözüm, bu millete sözüm, o paraların her kuruşunu, her kuruşunu Türkiye'ye getirmesek namerdiz. Her kuruşunu, her kuruşunu. Öyle ne diyecekler? Türkiye'yi soyacaklar, işçinin, sanayicinin alın terini alıp yurt dışına götürecekler. Cumhuriyet Halk Partisi bunu seyredecek. Yemezler. Kul hakkını teslim edeceğiz. Öyle çalıp çırpacaksın, dışarıya götüreceksin, biz sesimizi çıkarmayacağız. Kuruşuna kadar getireceğiz.</p>

<p>Bakınız, AK Parti iktidarı demek şu demek: Havadan para kazananlar. Hiç öyle risk falan yok. Elinde viski bardağı, oturmuş köşeye, keyfine bakıyor, milyarlarla oynuyor; "O kadarını transfer ettim, bu kadarını transfer ettim, şu kadar vurgun vurdum, şunu şu kadar dolandırdım" diye gezenler. Yüksek faizle devleti soyanlar. Yüksek faizle devleti soyanlar. Bu faiz işine gireceğim. Diyorlar ya, "Faiz haramdır" Bırakın Allah aşkına, millete maval okumayı bırakın ya. En büyük faizi siz yiyorsunuz ya. En büyük faizcileri siz sırtınızda taşıyorsunuz. Kimin yüküyle? Bu milletin alın teriyle götürüyorsunuz bunu. Beşli çeteler. Sanıyorlar ki biz beşli çeteleri unuttuk. Unutmayacağız, unutmayacağız. Bu beşli çeteler devleti soyanlar. Uyuşturucu baronları. Uyuşturucu baronlarıyla da mücadele edeceğiz.</p>

<p>AK Parti iktidarının ekonomi politikasını bir cümleyle özetleyeyim: Zenginler daha zengin, fakirler daha fakir olacak. İzledikleri ekonomi politikasının özü bu. Meclise getirdikleri bütün bütçelerin özü bu. İzledikleri politikanın özü bu. Zenginler daha zengin olacak, fakirler daha fakir olacak. Fakir olacak ki ben ona ekmek vereyim, o da bana oy versin. Fakir olacak ki ben ona ufak bir şey vereyim, o bana oy versin. Yani, onun iradesini nasıl satın alabilirim? Nasıl satın alabilirim? Bütün hesaplar bunun üzerine.</p>

<p><strong>“HER SORUNUN ÇÖZÜM ADRESİ CUMHURİYET HALK PARTİSİ’DİR”</strong></p>

<p>Şimdi dönmüşler, efendim, biz de bütün ailelere bir ödeme yapacağız. Bizim aile destekleri sigortasını şimdi kopyalamaya çalışıyorlar. Bakınız, her sorunun çözüm adresi kesinlikle Cumhuriyet Halk Partisi'dir. Her sorunun çözüm adresi. Fakir fukaranın fukaralığını ilan etmeyeceksiniz. Fukaralığını göstermeyeceksiniz. İnsan onurunu koruyacaksınız. Aile destekleri sigortasında ne diyorduk? Diyorduk ki bir aile desteğe muhtaçsa banka hesabına para yatırılacak. O da bu ülkenin onurlu bir insanı olarak gidip parasını alacak. Çoluk çocuğun rızkını oradan sağlayacak. Ona iş imkânı sağlanacak. Öncelik ona verilecek. Bir ailede hiç kimse çalışmıyorsa tercih o aileden birisi olacak. O aileye de alın teriyle kazanılan para girecek. Diyorum ya, sorun varsa mutlaka çözümü de vardır. Çözümünü akılcı politikalarla, insan onurunu koruyarak sağlayabiliriz.</p>

<p>Ama bu faiz üzerinde özel olarak duracağım, faiz üzerinde özel olarak duracağım. Ama şunu söyleyeyim: 2026 yılında yaklaşık 3 trilyon lira faiz ödediler bunlar, ödeyecekler. Üç trilyon lira. Faizi kime ödediler? Çiftçiye mi ödediler? İşçiye mi ödediler? Emekliye mi ödediler? Alın teri dökeni mi ödediler? Esnafa mı ödediler? Hayır, bir avuç rantiyeciye ödediler. Ne diyorum? Fakir daha fakir, zengin daha zengin olacak. Üç trilyon lira ödüyorsunuz faize. Bir de çıkıp milletin önüne "Faiz haramdır." diyorsunuz. Peki, bu parayı nasıl veriyorsunuz? Hangi gerekçeyle veriyorsunuz? Faiz baronları çıktı şimdi karşımıza. Köşeyi dönenler, faiz üzerinden köşeyi dönenler çıktı. Bunun da üzerinde ayrıca duracağım değerli arkadaşlarım.</p>

<p>Açlık sınırı... Eğer asgari ücret açlık sınırının altında kalmışsa bu ülkede temel bir sorun var demektir. Bu, faiz politikalarının, ücret politikalarının getirdiği maalesef bir tablo. Ve biz bunlara gene çok iyi niyetlerle Cumhuriyet Halk Partisi bir teklif yaptı. Dedik ki ya, bu çocukları, büyük bir kısmını anneler besleyemiyor. Mutfakta bir şey yok. Bunlara bari bir tas çorba verin okula gelirken. Çocuğun dikkati dağılmasın. Çocuk beslensin okulda. Arkadaşlarıyla beraber yemek yesin. Bir tas çorba ya, bunu verin. Tuvalet yok, tuvalet temizliği yok. Kâğıt koyun oraya tuvalete. Çocuğun içeceği bir su koyun oraya. Bunu bile fazla görüyorlar. Ama rantiyecilere dünyanın faizini ödüyorlar. Hiç meraklanmayın sevgili anneler, sizin evlatlarınız Cumhuriyet Halk Partisi'nin emanetidir; onlara bakacağız, onları besleyeceğiz, onların onurunu koruyacağız. Onlar okuldan güler yüzle, karınları doymuş olarak eve gelecekler, size herhangi bir zahmet olmayacak.</p>

<p>Sosyal medyada 85 yaşındaki bir kadın diyor ki "85 yaşındayım ama çalışmak zorundayım. Çalışmazsam o gün açım." Bunu nerede söylüyor? 21'inci yüzyılın Türkiye'sinde söylüyor. Nerede söylüyor? AK Parti'nin 25 yıldır iktidar olduğu bir Türkiye'de söylüyor. "Yaşadığım yeri görsen yüreğin parça parça olur." Bu kadını bulacağım. Bulacağız bu kadını. Gideceğiz. Kadın Kolları Genel Başkanımız, evine gideceğiz, ziyaret edeceğiz. O hiç kimseye muhtaç olmamalı, hiç kimseye. 85 yaşındaysa elini öpeceğiz, hayır duasını alacağız, bunu asla unutmayalım.</p>

<p><strong>“MEKKE ANLAŞMASI’NDA TÜRKİYE’NİN ÇIKARINA AYKIRI BİR MADDEYE ASLA İZİN VERMEYİZ”</strong></p>

<p>Mekke Anlaşması bugün geliyor Meclise. Mekke Anlaşması gelmeden bu sorunun ne olduğunu bilmemiz gerektiğini söyledik, ısrar ettik. Mekke Anlaşması'nı ilk Bolu kampında dile getirdik, şimdi de yine aynı şekilde dillendiriyoruz. Türkiye'nin çıkarlarına aykırı tek cümle bulursak karşı çıkarız. Biz elbette anlaşmalar yaparız. Ama bir ülkenin çıkarı için gidip sonra bölgede daha büyük, daha derin bir çatışmaya zemin hazırlama potansiyeli olan bir anlaşmanın altına imza atmayı doğru bulmuyoruz. Özetle şunu söylüyorum: Dört madde açıklamıştık, beşinci maddeyi de şimdi söyleyeyim. Türkiye gerçekten kendi bağımsız bölgesel güvenlik mimarisini mi kurmaktadır bu sözleşmeyle? Yoksa Amerika Birleşik Devletleri'nin Orta Doğu'daki askeri yükünün giderek daha büyük bir bölümünü bölge ülkelerine aktardığı yeni bir güvenlik mimarisinin parçası mı olmak istiyoruz, parçası mı yapmak istiyorlar? Bunun da üzerinde durmamız gerekiyor.</p>

<p>Efendim, ekonomik krizi Türkiye sadece yaşamıyor. Bunun doğurduğu büyük bir ahlaki bozulma var. Bu ahlaki bozulmanın da mutlaka düzelmesi lazım ve Türkiye'nin bu konuda önlem alması lazım. Namuslu, ahlaklı insanların dışlandığı, soyguncuların, vurguncuların baş tacı edildiği bir süreçten geçiyoruz. Öyle olunca gençler de diyor ki "Bak, kısa sürede köşeyi döndü. Ben de gideyim bir soygun yapayım, ben de köşeyi döneyim." Kendisi de bunu hak olarak görüyor. Bunlar doğru değil. Ahlaklı siyaset bir tercih değildir, arkadaşlar. Ahlaklı siyaset zaten vatandaşımızın hakkıdır, siyasetten beklediği haktır ve biz bunu yapmak zorundayız.</p>

<p><strong>“CUMHURİYET HALK PARTİSİ, HARAMİLERİN DÜZENİNE KARŞI ÇIKAN PARTİDİR”</strong></p>

<p>CHP, alın teri dökenlerin partisidir. Cumhuriyet Halk Partisi çalışanların, üretenlerin partisidir.</p>

<p>Cumhuriyet Halk Partisi namus ve şeref sözü verip sözünden dönmeyenlerin partisidir.</p>

<p>Cumhuriyet Halk Partisi beşli çetelerin, havadan para kazananların değil, alın teri döküp helal para kazananların partisidir.</p>

<p>Cumhuriyet Halk Partisi emperyal güçlerden destek için "Bizi yalnız bıraktınız" diyenlerin partisi değildir. Cumhuriyet Halk Partisi emperyal güçlere karşı çıkanların partisidir.</p>

<p>Cumhuriyet Halk Partisi kamu makamını kişisel çıkar için kullananların partisi değildir. Kamu makamını halka hizmet etmek isteyenlerin partisidir.</p>

<p>Cumhuriyet Halk Partisi vurguncuların değil, şoförlerin, çiftçilerin, tır şoförlerinin, emek harcayanların partisidir. Cumhuriyet Halk Partisi vurguncuların, borsa vurguncularının partisi değil, staj mağdurlarının partisidir. İşçinin, emeklinin partisidir.</p>

<p>Ve Cumhuriyet Halk Partisi, Mustafa Kemal'in dediği gibi, "Her fabrika bir kaledir" diyenlerin partisidir.</p>

<p>Cumhuriyet Halk Partisi haramilerin düzenine karşı çıkan partidir.</p>

<p>Onun için diyoruz ki Cumhuriyet Halk Partisi bilhassa kimsesizlerin kimsesi olan bir partidir.</p>

<p>Hepinize teşekkür ederim.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 20 Oct 2026 17:07:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/10/kilicdaroglu-namuslu-insanlarin-dislandigi-soyguncularin-bas-taci-edildigi-bir-surecten-geciyoruz-1792505787.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Kadınlar için yapay zeka ve dijital güçlenme eğitimleri 7 pilot ilde başlıyor</title>
                <category>SİYASET</category>
                <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/kadinlar-icin-yapay-zeka-ve-dijital-guclenme-egitimleri-7-pilot-ilde-basliyor-3644</link>
                <guid>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/kadinlar-icin-yapay-zeka-ve-dijital-guclenme-egitimleri-7-pilot-ilde-basliyor-3644</guid>
                <description><![CDATA[Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, Turkcell ve Kadın ve Demokrasi Vakfı (KADEM) iş birliğinde hayata geçirilen “Kadınlar İçin Yapay Zeka ve Dijital Güçlenme Eğitimleri”, 27 Ekim'de Van'da başlayacak.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, Turkcell ve Kadın ve Demokrasi Vakfı (KADEM) iş birliğinde hayata geçirilen “Kadınlar İçin Yapay Zeka ve Dijital Güçlenme Eğitimleri”, 27 Ekim'de Van'da başlayacak.</strong></p>

<p>Bakanlıktan yapılan açıklamaya göre, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, Turkcell Genel Müdürü Ali Taha Koç ve KADEM Yönetim Kurulu Başkanı Canan Sarı'nın katılımıyla 17 Eylül'de İstanbul'da düzenlenen iş birliği protokolü imza töreninde tanıtılan programla, kadınların yapay zeka ve güvenli internet alanlarındaki yetkinliklerini artırılması amaçlanıyor.</p>

<p>Bu kapsamda 7 pilot ilde uygulanacak eğitimler, 27 Ekim'de Van'da, 3 Kasım'da İzmir'de, 12 Kasım'da Ankara'da, 1 Aralık'ta Bursa ve Gaziantep'te, 8 Aralık'ta ise Adana ve Samsun'da düzenlenecek. Programın 2027 yılında diğer illerde de yaygınlaştırılması planlanıyor.</p>

<p>Eğitimlerde kadınlara dijital ebeveynlik, akıllı ev yönetimi, dijital güvenlik, ev ekonomisi ve güvenli alışveriş gibi günlük yaşamda doğrudan karşılığı bulunan konularda bilgi verilecek.</p>

<p>Kadınların eğitimlere katılımını kolaylaştırmak amacıyla çocuklarıyla birlikte gelmek isteyen katılımcılara da destek sağlanacak. Eğitim süresince çocuk bakım hizmeti Bakanlık personeli tarafından sunulacak.</p>

<p>Pilot illerde gerçekleştirilecek eğitimlere katılmak isteyen kadınlar &nbsp;https://forms.aile.gov.tr/kadinlar-icin-yapay-zeka-ve-dijital-guclenme-programi-kayit-formu/ üzerinden başvuruda bulunabilecek.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 20 Oct 2026 16:59:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/10/kadinlar-icin-yapay-zeka-ve-dijital-guclenme-egitimleri-7-pilot-ilde-basliyor-1792505052.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Erdoğan’dan Azerbaycan’a Bağımsızlığın Yeniden Sağlanması Günü kutlaması</title>
                <category>SİYASET</category>
                <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/erdogandan-azerbaycana-bagimsizligin-yeniden-saglanmasi-gunu-kutlamasi-3640</link>
                <guid>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/erdogandan-azerbaycana-bagimsizligin-yeniden-saglanmasi-gunu-kutlamasi-3640</guid>
                <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Azerbaycan’ın Bağımsızlığın Yeniden Sağlanması Günü’nü tebrik etti.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Azerbaycan’ın Bağımsızlığın Yeniden Sağlanması Günü’nü tebrik etti.</strong><br />
<br />
Erdoğan, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada şunları kaydetti:<br />
<br />
<em><strong>“Dost ve kardeş Azerbaycan’ın Bağımsızlığın Yeniden Sağlanması Günü’nü ülkem ve milletim adına gönülden tebrik ediyorum. Azerbaycan Cumhurbaşkanı gardaşım İlham Aliyev'e, tasa ve sevinçte her zaman bir olduğumuz Azerbaycan Türkü kardeşlerime selamlarımı iletiyorum”</strong></em><br />
<br />
Cumhurbaşkanı Erdoğan, mesajında Türkiye ve Azerbaycan bayraklarını da paylaştı.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sun, 18 Oct 2026 19:47:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/10/erdogandan-azerbaycana-bagimsizligin-yeniden-saglanmasi-gunu-kutlamasi-1792342411.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Bahçeli’den Azerbaycan’ın Bağımsızlığın Yeniden Sağlanması Günü mesajı</title>
                <category>SİYASET</category>
                <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/bahceliden-azerbaycanin-bagimsizligin-yeniden-saglanmasi-gunu-mesaji-3637</link>
                <guid>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/bahceliden-azerbaycanin-bagimsizligin-yeniden-saglanmasi-gunu-mesaji-3637</guid>
                <description><![CDATA[MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Azerbaycan Cumhuriyeti’nin “Müstəqilliyin Bərpası Günü” vesilesiyle yazılı bir basın açıklaması yaptı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Azerbaycan Cumhuriyeti’nin “Müstəqilliyin Bərpası Günü” vesilesiyle yazılı bir basın açıklaması yaptı.</strong><br />
<br />
Bahçeli, açıklamasında şu ifadelere yer verdi:</p>

<p><em>18 Ekim 1991’de kabul edilen Azerbaycan Cumhuriyeti’nin Devlet Bağımsızlığı Hakkında Anayasa Akti ile egemenlik ve hürriyetini tüm dünyaya yeniden haykıran kardeş ve dost ülkemizin<strong> “Müstəqilliyin Bərpası Günü”</strong> kutlu olsun. Bu anlamlı günün 35. yıl dönümünü en samimi duygularımla tebrik ediyorum.<br />
<br />
Kardeş ve dost Azerbaycan’ın <strong>“Bağımsızlığın Yeniden Sağlanması Günü”</strong> bir devletin yalnızca yeniden doğuşu değil aynı zamanda esareti kabullenmeyip buna karşı boyun eğmeyen bir milletin asil duruşunun ifadesidir. Azerbaycan 27 Eylül-10 Kasım 2020’deki Karabağ Zaferi ile millî müstakilliğine yeni bir anlam ve güç kazandırmıştır.<br />
<br />
<strong>“Bir kere yükselen bayrak bir daha inmez!”</strong> ifadesi dost ve kardeş Azerbaycan’ın bağımsızlık düşüncesinin özüdür. “Azerbaycan'ın sevinci bizim sevincimiz, kederi bizim kederimizdir” sözü bizim dost ve kardeş ülkemize karşı duygularımızın somut beyanıdır. Bu düşünceler tarihi yaşanmışlık ve tecrübelerin, ortak kader birlikteliğinin yansımasıdır. Büyük bir medeniyetin beşiğinde yer alan Türkiye ve Azerbaycan <strong>“Tek millet, iki devlet”</strong> anlayışı ile bütün zorluklara karşı aynı düşüncelerle göğüs germiş ve ortak bir duruş sergilemiştir. Aynı duygu ve düşüncelerle bundan sonraki geleceklerine istikamet çizecekleri de muhakkak bir gerçekliktir. Bundan geri dönüş olmayacaktır.<br />
<br />
Azerbaycan ve Türkiye hangi konuda olursa olsun birbirinden ayrılmaz bir bütündür. Biz aynı soydan bir ananın iki oğluyuz. Ezelden ebede dinimiz, dilimiz, aşkımız, yolumuz birdir. Sevdamızda kavgamız da birdir. Bu vesile ile kardeş ve dostlarımızın “Bağımsızlığın Yeniden Sağlanması Günü’nü” tekrar kutluyor, her birine selam ve muhabbetlerimi iletiyorum.</em></p>

<p>https://x.com/MHP_Bilgi/status/2111480560317014176<br />
&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sat, 17 Oct 2026 19:20:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/10/bahceliden-azerbaycanin-bagimsizligin-yeniden-saglanmasi-gunu-mesaji-1792254950.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>CHP Dış Politika Kurulu’ndan altı maddelik güncel değerlendirme raporu</title>
                <category>SİYASET</category>
                <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/chp-dis-politika-kurulundan-alti-maddelik-guncel-degerlendirme-raporu-3629</link>
                <guid>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/chp-dis-politika-kurulundan-alti-maddelik-guncel-degerlendirme-raporu-3629</guid>
                <description><![CDATA[Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Dış Politika Kurulu, dünyada ve bölgemizde yaşanan son jeopolitik gelişmelere ilişkin “Güncel Değerlendirmeler” başlıklı resmi raporunu kamuoyuyla paylaştı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Dış Politika Kurulu, dünyada ve bölgemizde yaşanan son jeopolitik gelişmelere ilişkin “Güncel Değerlendirmeler” başlıklı resmi raporunu kamuoyuyla paylaştı.</strong><br />
<br />
&nbsp;</p>

<p><strong><em>Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Dış Politika Kurulu, dünyada ve bölgemizde yaşanan son jeopolitik gelişmelere ilişkin “Güncel Değerlendirmeler” başlıklı resmi raporunu kamuoyuyla paylaştı. Altı ana başlık altında toplanan değerlendirmede; Rusya-ABD ilişkilerinden Suudi Arabistan’daki ekonomik zafiyete, Doğu Akdeniz’deki deniz yetki alanlarından Kıbrıs politikasına ve Zengezur Koridoru’na kadar pek çok hayati konuda CHP’nin yaklaşımı ortaya kondu.</em></strong></p>

<p><em>CHP Dış Politika Kurulu’nun 16 Ekim 2026 tarihli toplantısına ilişkin yayımlanan “Güncel Değerlendirmeler” metni şöyle:</em></p>

<p><strong>1. RUSYA-UKRAYNA SAVAŞI / ABD UZLAŞISI</strong></p>

<p>Rusya ve ABD’nin bir akaryakıt destek anlaşması üzerinde uzlaşmasının, çok kutuplu dünyanın iki önemli liderinin, lojistik bir alanda işbirliği yapmalarının ötesinde olumlu fırsatlar yaratacağını umuyoruz. Bu anlaşmanın, dünya akaryakıt sıkıntısını yaratan Hürmüz Boğazı’nın kapalı olmasının getirdiği sıkıntıları aşmasının yanı sıra, Ukrayna-Rusya cephesinde, takip eden adımlarla, silahların susacağı bir dönemin habercisi olduğu ve Karadeniz’deki deniz güvenliği sorununun da bu gelişmelerden olumlu etkileneceği düşünülmektedir.</p>

<p><strong>2. SUUDİ ZAFİYETİ</strong></p>

<p>Suudi Arabistan’ın 13 Temmuz’da Kuzey Yemen kontrolündeki Sana Havaalanını vurmasıyla başlayan çatışmalı süreçte, Suudi Arabistan’ın son üç aydır petrol geliri sağlayamadığı ve bunun gelecek 24-80 ay daha devam etmesinin tahmin edildiği dikkate alındığında, Suudi Arabistan’ın iç istikrarsızlıklara sürüklenme riskinin büyüdüğü göz ardı edilemez. Bu bağlamda, çatışmalı anlaşmazlıkların, bir an önce, diplomatik yöntemlerle çözülmesinin tek alternatif olduğu dikkate alınmalıdır.</p>

<p><strong>3. MEKKE ORTAK SAVUNMA ANLAŞMASI</strong></p>

<p>Tüm açıklamalara rağmen Mekke Ortak Savunma Anlaşması’nın TBMM’ye sunulup içeriğinin açıklanması sağlanamamıştır ve içeriğiyle ilgili spekülasyonlar sürmektedir. Türkiye’nin Batı Asya-Orta Doğu yeni güvenlik çerçevesiyle ilgisi olmakla beraber, bizatihi bu bölgedeki ülkelerin güvenliğiyle ilgili ulusal çıkarlarımızı korumamızı gerektiren bir sorumluluk üstlenmememiz gerektiği değerlendirilmektedir.</p>

<p><strong>4. SURİYE GÖRÜŞMELERİ VE DENİZ YAN SINIRI</strong></p>

<p>Suriye ve Türkiye deniz kuvvetleri arasındaki görüşmeler memnuniyetle karşılanırken, azami bir haftalık çalışmayla sonlandırılabilecek deniz yan sınırı ve münhasır ekonomik bölge sınırlandırmalarının daha fazla zaman kaybetmeden sonuçlandırılması beklenmektedir.</p>

<p><strong>5. TANINMAYAN GÜNEY KIBRIS RUM YÖNETİMİ’NİN (GKRY) TÜRKİYE’YE DAVETİ</strong></p>

<p>Türkiye’nin Kıbrıs’la ilgili değişmeyen temel politikası, adada iki devletli barışçıl bir çözüme ulaşılması ve bu sağlanıncaya kadar, GKRY’nin varlığının tanınmaması üzerine inşa edilmiştir. Buna rağmen, GKRY’nin önce Ağustos 2026’da Uluslararası Coğrafya Olimpiyatı’na, şimdi de Antalya’da yapılacak COP 31’e davet edilmesi, bu milli Kıbrıs politikasının nasıl uygulandığına dair tereddütler yaratmaktadır.</p>

<p><strong>6. ZENGEZUR KORİDORU-TRIPP</strong></p>

<p>Asya'da İşbirliği ve Güven Artırıcı Önlemler Konferansı Zirvesi’ndeki gelişmeler memnuniyetle izlenmekle beraber, Ermenistan topraklarından geçerek Nahçıvan’ı Azerbaycan ana karasına bağlayacak Zengezur Koridoru’nun (TRIPP), İran’ın da konuya dair kaygıları giderilerek, bir an önce yapımına başlanması gerektiği düşünülmektedir.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 16 Oct 2026 22:20:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/10/chp-dis-politika-kurulundan-alti-maddelik-guncel-degerlendirme-raporu-1792180506.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi: İstanbul’da 3 bin 55 vatandaşımız kurtarıldı</title>
                <category>SİYASET</category>
                <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/icisleri-bakani-mustafa-ciftci-istanbulda-3-bin-55-vatandasimiz-kurtarildi-3627</link>
                <guid>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/icisleri-bakani-mustafa-ciftci-istanbulda-3-bin-55-vatandasimiz-kurtarildi-3627</guid>
                <description><![CDATA[İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, sarı ve turuncu uyarı verilen illerdeki gelişmeleri yakından takip ettiklerini açıkladı. İstanbul’da mahsur kalan 3 bin 55 vatandaşın kurtarıldığını belirtti.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, sarı ve turuncu uyarı verilen illerdeki gelişmeleri yakından takip ettiklerini açıkladı. İstanbul’da mahsur kalan 3 bin 55 vatandaşın kurtarıldığını belirtti.</strong></p>

<p>Bakan Çiftçi, yaptığı yazılı açıklamada şunları kaydetti:</p>

<p><em><strong>"AFAD’DA KESİNTİSİZ KOORDİNASYON!&nbsp;</strong></em></p>

<p><em><strong>Bugün gün boyunca AFAD Başkanlığımızda, <span style="color:#c0392b">AFAD Başkanımız </span>ve çalışma arkadaşlarımızla birlikte, sarı ve turuncu uyarı verilen illerimizdeki gelişmeleri yakından takip ettik.</strong></em></p>

<p><em><strong>Valilerimizle sürekli irtibat hâlinde, sahadaki müdahale çalışmalarını ve alınan tedbirleri koordine ettik.</strong></em></p>

<p><em><strong>İstanbul başta olmak üzere yağışlardan etkilenen illerimizde devletimizin bütün imkânları seferber edilmiş durumda. İstanbul’da mahsur kalan <span style="color:#c0392b">3 bin 55</span> vatandaşımız, ekiplerimizin gayretleriyle kurtarıldı.</strong></em></p>

<p><em><strong>Yarın da inşallah İstanbul’da olacağız. Hem sahada hem de<span style="color:#c0392b"> AFAD Koordinasyon </span>Merkezimizde çalışmaları yerinde takip edeceğiz.</strong></em></p>

<p><em><strong>Bizim için her şeyin başında insan hayatı gelir. Tek bir vatandaşımızın dahi can güvenliğini tehlikeye atmamak en büyük önceliğimizdir.</strong></em></p>

<p><em><strong>Vatandaşlarımızdan yetkili kurumlarımızın uyarılarına ve yönlendirmelerine hassasiyetle riayet etmelerini rica ediyor; afetten etkilenen bütün vatandaşlarımıza geçmiş olsun dileklerimi iletiyor, fedakârca görev yapan tüm ekiplerimize teşekkür ediyorum.</strong></em></p>

<p><em><strong>Allah milletimizi her türlü afetten korusun."</strong></em></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 16 Oct 2026 01:22:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/10/icisleri-bakani-mustafa-ciftci-istanbulda-3-bin-55-vatandasimiz-kurtarildi-1792103484.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Devlet Bahçeli&#039;den Türkiye-Azerbaycan kardeşliği üzerine açıklama</title>
                <category>SİYASET</category>
                <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/devlet-bahceliden-turkiye-azerbaycan-kardesligi-uzerine-aciklama-3617</link>
                <guid>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/devlet-bahceliden-turkiye-azerbaycan-kardesligi-uzerine-aciklama-3617</guid>
                <description><![CDATA[MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Türk Devletleri Teşkilatı’nın (TDT) Ekim ayının son haftasında Ankara’da yapılacak zirvesi öncesinde önemli bir açıklama yayımladı. Bahçeli, açıklamasında özellikle Türkiye-Azerbaycan ilişkilerine vurgu yaparak iki ülke arasındaki kardeşlik bağının sarsılmazlığını dile getirdi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Türk Devletleri Teşkilatı’nın (TDT) Ekim ayının son haftasında Ankara’da yapılacak zirvesi öncesinde önemli bir açıklama yayımladı. Bahçeli, açıklamasında özellikle Türkiye-Azerbaycan ilişkilerine vurgu yaparak iki ülke arasındaki kardeşlik bağının sarsılmazlığını dile getirdi.</strong></p>

<p>Bahçeli,<em><strong> “Ege’den Hazar’a, geçmişten geleceğe Türkiye ve Azerbaycan aynı gönül coğrafyasının iki güçlü devletidir. İki ülke arasındaki kardeşlik hukukunu zedelemeye yönelik her türlü yaklaşım karşısında sağduyu, karşılıklı anlayış ve ortak akıl temelinde hareket edilmesi büyük önem taşımaktadır”</strong></em> ifadelerini kullandı.</p>

<p>Karabağ Zaferi’nin Başkomutanı Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev ile Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın zirvede bir araya geleceğini hatırlatan Bahçeli,<em><strong> “Bu buluşmanın Türkiye-Azerbaycan kardeşliğinin sarsılmaz iradesini bir kez daha ortaya koyacağına inanıyoruz”</strong></em> dedi.</p>

<p>TDT dönem başkanlığının Azerbaycan’dan Türkiye’ye geçeceğini belirten Bahçeli, Türkiye’nin Türk dünyasının ortak hedeflerini hayata geçirme konusunda önemli bir sorumluluk üstleneceğini kaydetti. Türkiye ile Azerbaycan arasındaki ilişkilerin bu sürecin en güçlü dayanaklarından biri olduğunu vurgulayan Bahçeli, iki ülke arasındaki tarihi, kültürel ve kardeşlik bağlarının siyasi gelişmelerin ötesinde milletlerin ortak hafızasına ve gönül bağına dayandığını söyledi.</p>

<p>Bahçeli, Türk devletleri arasındaki iş birliğinin her bir üye devletin egemenliğine, bağımsızlığına, toprak bütünlüğüne ve kendi iç hukukuna saygı ilkesi üzerine kurulu olduğunu da hatırlattı. <em><strong>“Her bir Türk Cumhuriyeti kendi içinde müstakil ve egemen bir devlettir. İş birliği bu egemenlik anlayışını esas almakta; karşılıklı saygı, eşitlik ve ortak menfaatler temelinde gelişmektedir” </strong></em>ifadelerini kullandı.</p>

<p>Açıklamasının son bölümünde Bahçeli, <em><strong>“Başta Azerbaycan olmak üzere Türk dünyası arasındaki kardeşlik hukukunu ve gönül bağını zedeleyecek hiçbir nifak tohumunun aramıza ekilmesine müsaade etmeden, Türk cumhuriyetlerinin egemenlik ve bağımsızlıklarına karşılıklı saygı temelinde iş birliğimizi derinleştirmek, tarihimizin bizlere yüklediği sorumluluk bilinciyle ortak geleceğimizi inşa etmek”</strong></em> hedefini ortaya koydu.</p>

<p>Bahçeli, Türkiye’nin TDT dönem başkanlığı sürecinde tarihinden aldığı güç, devlet tecrübesi ve gelecek vizyonuyla Türk dünyasının birlik, dayanışma ve yükseliş hedeflerine katkı sunmaya devam edeceğini de vurguladı.<br />
<br />
<strong>Devlet Bahçeli'nin açıklamasının tam metni şöyle:</strong><br />
<br />
&nbsp;</p>

<p>Dünyada siyasi, ekonomik ve jeopolitik gelişmelerin hız kazandığı bir dönemde, Türk Devletleri Teşkilatı’nın ulaştığı seviye, Türk dünyasının geleceği bakımından büyük önem taşımaktadır.</p>

<p>Türk Devletleri Teşkilatı; ortak tarihimizin, kültürümüzün ve müşterek gelecek tasavvurumuzun kurumsal zemini hâline gelmiştir. Adriyatik’ten Çin Seddi’ne uzanan geniş Türk dünyasında siyasi iradenin güçlendiği, ekonomik ve ticari ilişkilerin geliştiği, ulaştırma ve enerji bağlantılarının genişlediği yeni bir dönem şekillenmektedir.</p>

<p>Savunma sanayii, teknoloji, eğitim, bilim ve kültür başta olmak üzere birçok alanda iş birliği imkânlarının artması, Türk devletleri arasındaki ilişkilerin çok boyutlu bir yapıya kavuştuğunu göstermektedir.</p>

<p>Bununla birlikte Türk Devletleri Teşkilatı bünyesindeki ilişkilerin temelinde, her bir üye devletin egemenliğine, bağımsızlığına, toprak bütünlüğüne ve kendi iç hukukuna saygı ilkesi bulunmaktadır. Her bir Türk Cumhuriyeti kendi içinde müstakil ve egemen bir devlettir. Türk devletleri arasındaki iş birliği, bu egemenlik anlayışını esas almakta; karşılıklı saygı, eşitlik ve ortak menfaatler temelinde gelişmektedir.</p>

<p>Ege’den Hazar’a, geçmişten geleceğe Türkiye ve Azerbaycan aynı gönül coğrafyasının iki güçlü devletidir. İki ülke arasındaki kardeşlik hukukunu zedelemeye yönelik her türlü yaklaşım karşısında sağduyu, karşılıklı anlayış ve ortak akıl temelinde hareket edilmesi büyük önem taşımaktadır.</p>

<p>Türkiye’nin Türk Devletleri Teşkilatı dönem başkanlığını üstlenecek olması da bu gelişmelerin ortaya çıkardığı önemli bir sorumluluk ve fırsattır.</p>

<p>Türkiye ile Azerbaycan arasındaki ilişkiler ise bu sürecin en güçlü dayanaklarından biridir. İki ülke arasındaki tarihi, kültürel ve kardeşlik bağları, siyasi gelişmelerin ötesinde milletlerimizin ortak hafızasına ve gönül bağına dayanmaktadır.</p>

<p>Bu bakımdan Karabağ Zaferinin Başkomutanı Azerbaycan Cumhurbaşkanı Sayın İlham Aliyev ile Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın zirvede gerçekleştireceği buluşmanın, Türkiye-Azerbaycan kardeşliğinin sarsılmaz iradesini bir kez daha ortaya koyacağına inanıyoruz.</p>

<p>Ekim ayının son haftasında Ankara’da gerçekleştirilecek Türk Devletleri Teşkilatı Zirvesi, bu bakımdan tarihi bir önem taşımaktadır. Zirvede dönem başkanlığının Azerbaycan’dan Türkiye’ye geçmesiyle birlikte Türkiye, Türk dünyasının ortak hedeflerinin hayata geçirilmesine yönelik önemli bir sorumluluk üstlenecektir.</p>

<p>Türkiye; tarihî birikimi, devlet tecrübesi, ekonomik kapasitesi, diplomatik gücü ve Türk dünyasıyla kurduğu güçlü ilişkiler sayesinde Teşkilatın gelişiminde önemli bir konuma sahiptir.</p>

<p>Dönem başkanlığı sürecinde Türkiye’nin önünde kapsamlı bir çalışma gündemi bulunmaktadır.</p>

<p>Bakanlıklar, kamu kurumları, üniversiteler, yerel yönetimler, meslek kuruluşları ve sivil toplum yapıları; kendi görev alanlarında Türk Devletleri Teşkilatı’nın 2040 Vizyon Belgesi doğrultusunda somut, kalıcı ve sonuç odaklı projeler geliştirmelidir.</p>

<p>İsmail Gaspıralı’nın ortaya koyduğu “Dilde, fikirde, işte birlik” anlayışı, bugün Türk devletleri arasındaki ilişkilerin çağın şartlarına uygun biçimde geliştirilmesi bakımından yol gösterici niteliğini korumaktadır.</p>

<p>Bu çerçevede eğitim, kültür, ekonomi, bilim ve teknoloji alanlarında iş birliği mekanizmaları güçlendirilmeli; Türkiye’nin bilgi birikimi ve kurumsal kapasitesi, Türk dünyasının ortak kalkınma hedefleri doğrultusunda değerlendirilmelidir.</p>

<p>Türk dünyasının sahip olduğu potansiyel, devletlerimizin mevcut imkânlarının toplamından daha büyük bir anlam taşımaktadır. Bu potansiyelin gerçek bir güce dönüşmesi; ortak akıl, güçlü koordinasyon, karşılıklı saygı, egemenliklere riayet ve uzun vadeli bir bakışla mümkündür.</p>

<p>Türkiye’nin dönem başkanlığı da bu anlayışın somut sonuçlara dönüştürüldüğü bir dönem olmalıdır.</p>

<p>İstikametimiz açıktır: Başta Azerbaycan olmak üzere Türk dünyası arasındaki kardeşlik hukukunu ve gönül bağını zedeleyecek hiçbir nifak tohumunun aramıza ekilmesine müsaade etmeden, Türk cumhuriyetlerinin egemenlik ve bağımsızlıklarına karşılıklı saygı temelinde iş birliğimizi derinleştirmek, tarihimizin bizlere yüklediği sorumluluk bilinciyle ortak geleceğimizi inşa etmek, Türk ve Türkiye Yüzyılı hedefini Türk dünyasının yükselişiyle buluşturmaktır.</p>

<p>Türkiye, Türk Devletleri Teşkilatı dönem başkanlığı sürecinde tarihinden aldığı güç, devlet tecrübesi ve gelecek vizyonuyla Türk dünyasının birlik, dayanışma ve yükseliş hedeflerine katkı sunmaya devam edecektir.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 14 Oct 2026 22:56:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/10/devlet-bahceliden-turkiye-azerbaycan-kardesligi-uzerine-aciklama-1792008367.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Bakan Gürlek: Fetö’nün hiçbir finans ağına, hiçbir örgütsel faaliyetine müsamaha göstermeyeceğiz</title>
                <category>SİYASET</category>
                <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/bakan-gurlek-fetonun-hicbir-finans-agina-hicbir-orgutsel-faaliyetine-musamaha-gostermeyecegiz-3616</link>
                <guid>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/bakan-gurlek-fetonun-hicbir-finans-agina-hicbir-orgutsel-faaliyetine-musamaha-gostermeyecegiz-3616</guid>
                <description><![CDATA[Adalet Bakanı Akın Gürlek, İzmir, Eskişehir ve Ağrı’da FETÖ ve DEAŞ terör örgütlerine yönelik düzenlenen 4 operasyonda 35 şüpheliden 33’ünün gözaltına alındığını açıkladı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Adalet Bakanı Akın Gürlek, İzmir, Eskişehir ve Ağrı’da FETÖ ve DEAŞ terör örgütlerine yönelik düzenlenen 4 operasyonda 35 şüpheliden 33’ünün gözaltına alındığını açıkladı. Bakan Gürlek, “FETÖ’nün hiçbir finans ağına, hiçbir örgütsel faaliyetine, hiçbir yeniden yapılanma girişimine müsamaha göstermeyeceğiz” dedi.</strong></p>

<p>Adalet Bakanı Gürlek, İzmir, Eskişehir ve Ağrı Cumhuriyet Başsavcılıklarının koordinasyonunda, Emniyet ve Jandarma teşkilatlarının yürüttüğü çalışmalar kapsamında FETÖ ve DEAŞ’ın finansmanına ve örgütsel yapılanmasına yönelik operasyonlar gerçekleştirildiğini kaydetti.</p>

<p>Operasyonlarda 35 şüpheli hakkında işlem yapıldığını, 33 şüphelinin gözaltına alındığını belirten Bakan Gürlek, şüphelilerden birinin yurt dışında olduğunun belirlendiğini, firari bir şüphelinin de yakalanmasına yönelik çalışmaların sürdüğünü kaydetti.</p>

<p><strong>ABD BAĞLANTILI PARA TRAFİĞİ ORTAYA ÇIKARILDI</strong></p>

<p>Eskişehir Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturmada, ABD’de bulunan FETÖ bağlantılı bir şirket üzerinden Türkiye’den gönderilen gıda ürünleri karşılığında para transferleri gerçekleştirildiğinin tespit edildiğini vurgulayan Bakan Gürlek, “Söz konusu transferlerin FETÖ’nün yeniden yapılanmasının finansmanında kullanılabileceği değerlendirildi. 10 şüpheliye yönelik gerçekleştirilen operasyonda 9 şüpheli yakalanarak gözaltına alındı. 1 şüphelinin yakalanmasına yönelik çalışmalar devam ediyor.” dedi.</p>

<p><strong>BYLOCK, BANK ASYA VE HTS KAYITLARI İNCELENDİ</strong></p>

<p>İzmir Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturmada ise ByLock yazışmaları, Bank Asya kayıtları ve HTS verileri üzerinden yapılan incelemeler sonucunda FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye oldukları değerlendirilen 3 şüpheliye yönelik İzmir ve Aydın’da operasyon düzenlendiğini belirten Bakan Gürlek, şunları kaydetti:</p>

<p>“Şüphelilerden 2’si yakalanarak gözaltına alınırken, 1 şüphelinin yurt dışında olduğu belirlendi. İzmir Cumhuriyet Başsavcılığımızca yürütülen bir diğer soruşturmada, FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün güncel yapılanması içerisinde faaliyet yürüttükleri değerlendirilen 21 şüpheliye yönelik İzmir merkezli 4 ilde operasyon gerçekleştirildi. Şüphelilerin tamamı yakalanarak gözaltına alındı.”</p>

<p><strong>DEAŞ’IN FİNANSMANINA OPERASYON</strong></p>

<p>Bakan Gürlek, Ağrı Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında ise Terörizmin Finansmanının Önlenmesi Hakkında Kanun’a muhalefet suçu çerçevesinde DEAŞ terör örgütünün finansmanına yönelik gerçekleştirilen operasyonda bir şüphelinin gözaltına alındığını açıkladı.</p>

<p><strong>“FİNANS KAYNAKLARINI KURUTMAYA DEVAM EDECEĞİZ”</strong></p>

<p>Soruşturmaları yürüten başsavcılıklar ile operasyonlarda görev alan Emniyet ve Jandarma personeline teşekkür eden Bakan Gürlek, terör örgütlerinin finans kaynaklarına yönelik mücadelenin kararlılıkla sürdürüleceğini vurguladı.</p>

<p>Bakan Gürlek, “Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde; devletimizin bekasını, millî irademizi ve hukuk düzenimizi hedef alan FETÖ başta olmak üzere tüm terör örgütleriyle mücadelemizi kararlılıkla ve tavizsiz şekilde sürdürüyoruz. Kim hangi şirketin, hangi finansal ilişkinin veya hangi yapının arkasına saklanırsa saklansın; terör örgütlerinin finans kaynaklarını kurutmaya, yasa dışı para akışlarını ortaya çıkarmaya ve örgütsel yapılanmalarını tüm unsurlarıyla çökertmeye devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.</p>

<p>&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 14 Oct 2026 20:27:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/10/bakan-gurlek-fetonun-hicbir-finans-agina-hicbir-orgutsel-faaliyetine-musamaha-gostermeyecegiz-1791999349.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Kılıçdaroğlu&#039;ndan Azerbaycan açıklaması</title>
                <category>SİYASET</category>
                <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/kilicdaroglundan-azerbaycan-aciklamasi-3615</link>
                <guid>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/kilicdaroglundan-azerbaycan-aciklamasi-3615</guid>
                <description><![CDATA[CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Azerbaycan'daki başörtüsü engeline tepki göstererek kadınların kıyafetleri üzerinden siyaset yapılmaması ve eğitim haklarının kısıtlanmaması çağrısında bulundu.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Azerbaycan'daki başörtüsü engeline tepki göstererek kadınların kıyafetleri üzerinden siyaset yapılmaması ve eğitim haklarının kısıtlanmaması çağrısında bulundu.</strong><br />
<br />
Azerbaycan’da başörtülü öğrenci ve öğretmenlerin eğitim kurumlarına kabul edilmemesiyle başlayan gerilim ve protestolar, Türkiye gündemindeki yerini koruyor. Okul kapılarından çevrilen öğrencilerin yaşadığı mağduriyetler kamuoyunda geniş yankı uyandırırken, konuya ilişkin dikkat çeken bir değerlendirme de Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'ndan geldi.</p>

<p>Partisinin grup toplantısında konuşan Kılıçdaroğlu, Azerbaycan halkının sevincini de acısını da yürekten paylaştıklarını belirterek, geçmişte benzer süreçlerden geçen Türkiye'nin deneyimlerine vurgu yaptı. Kadınların kılık kıyafeti üzerinden yürütülen ayrımcılığa son verilmesi gerektiğini ifade eden CHP lideri, laikliğin ve demokrasinin temel dayanağının bireysel inançlara gösterilen saygı olduğunu belirterek Azerbaycan yönetimine çağrıda bulundu.</p>

<p><strong><em>Kemal Kılıçdaroğlu’nu açıklaması şu şekilde:</em></strong></p>

<p><strong><em>&nbsp;“Başörtüsü olayları oluyor. İzliyoruz, gazetelere yansıyor. Sevgili Azerbaycanlı kardeşlerim bu acıyı biz yaşadık, bu acının bitmesi lazım. Kadınların 'başı açık, başı kapalı' diye ayrılması doğru değil. İsteyen başını açar, isteyen başını kapatır, Türkiye burada çok ağır bir sınavdan geçti. Bizim de burada sorumluluğumuz oldu. Bu sorumluluğu üstlenen bir kişi olarak Azerbaycan'a sesleniyorum: Kadınları özgür bırakın, istediği kıyafetini seçsin. Başörtülü bir kızın üniversiteye alınmaması ne demektir? Üniversiteye gitmeli, dünyayı görmeli, öğrenmeli, çevreye bakmalı. O belki bir sanatçı, bir yazar, bir mühendis olacak. Biz artık kadınların kılık kıyafeti üzerinden siyaset yapmayalım. Bunu, bu acıları yaşamış ve bu konuda sorumluluğu olan bir partinin genel başkanı olarak söylüyorum, lütfen ayrışma yapmayın. Kadınların başımızın üstünde yeri vardır. Bırakın onlar üniversiteye gitsin, öğretmenleri olsun başı açık, başı kapalı, hiç önemli değil. Laikliğin güvencesi kadının başörtüsü değildir. Laikliğin güvencesi demokrasidir, demokrasi. Laikliğin güvencesi insan haklarıdır. Laikliğin güvencesi herkesin inancına, herkesin yaşam tarzına saygı duymaktır. Hiç kimseyi inancından ötürü yargılayamayız.”</em></strong></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 14 Oct 2026 17:28:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/10/kilicdaroglundan-azerbaycan-aciklamasi-1791988217.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Kemal Kılıçdaroğlu: Şaibeli adamın CHP&#039;de yeri yoktur!</title>
                <category>SİYASET</category>
                <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/kemal-kilicdaroglu-saibeli-adamin-chpde-yeri-yoktur-3613</link>
                <guid>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/kemal-kilicdaroglu-saibeli-adamin-chpde-yeri-yoktur-3613</guid>
                <description><![CDATA[Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, TBMM CHP Grup Toplantısı'nda yaptığı sunuş konuşmasında gündemdeki öne çıkan gelişmeleri değerlendirdi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong><em>Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu:</em></strong></p>

<p><strong><em>- “İsmet İnönü’nün 10 Ekim 1923’te Meclis’e verdiği mazbata ile kabul edilen Ankara’mızın başkent oluşunun 103’üncü yılı kutlu olsun; bu şehri başkent yapan ve kalkınmasına katkı sağlayan herkese şükranlarımızı sunuyoruz.”</em></strong></p>

<p><strong><em>- “Cizre lojistik üs olma potansiyeline sahip önemli bir ilçemizdir; organize sanayi bölgesine doğal gaz hattı derhal çekilmeli ve 14 yıldır kapalı tutulan Nusaybin Sınır Kapısı bölge ekonomisi için açılmalıdır.”</em></strong></p>

<p><strong><em>- “Hiçbir gazetecinin tutuklanmasını veya ev hapsine alınmasını kabul etmiyoruz; Anayasa Mahkemesi’nin kararına ve vicdana uygun olarak Tayfun Kahraman derhal serbest bırakılmalıdır.”</em></strong></p>

<p><strong><em>- “Üreticide 7 lira olan limon markette 51 liraya satılmaktadır; Tarım Kanunu’na göre çiftçiye ödenmesi gereken 630 milyar liralık desteğin sadece 168 milyar lirada kalması yasanın uygulanmadığını gösterir.”</em></strong></p>

<p><strong><em>- “Çok açık net söylüyorum, yolsuzluk yapan belediye başkanlarının, hırsızlık yapan belediye başkanlarının sığınacağı tek liman AK Parti Genel Merkezidir.”</em></strong></p>

<p><strong><em>- “Halkın oylarıyla seçilip başka partilere geçen belediye başkanlarında ciddi bir ahlak sorunu vardır; yolsuzluk yapan ve ilan ettiğimiz 7 temel ilkeye uymayanların CHP’de yeri yoktur.”</em></strong></p>

<p><strong><em>- “Torpille hâkim ve savcı atanan bir sistemde vicdani kanaat ve yargı bağımsızlığından bahsedilemez; halkın adalete güveninin %20-30 seviyelerine düşmesi iktidarın sorumluluğundadır.”</em></strong></p>

<p><strong><em>- “Fon vurgunu diyoruz, Mecliste araştıralım diyoruz, araştırma önergesi veriyoruz, reddediyorlar. Olmaz, reddediyorsan ortağısın, kimse kusura bakmasın!”</em></strong></p>

<p><strong><em>- “Siyasetçi ve bürokrat el ele vererek vatandaşı soymuştur; yaşanan bu fon skandalı bir devlet krizidir ve Meclis tarafından suç örgütü kapsamında araştırılmalıdır.”</em></strong></p>

<p><strong><em>- “Bir barış sürecini, bir çözüm sürecini yaşadık. Başlangıcı gayet güzel gitti. CHP olarak biz barışı her yerde, her ortamda savunduk. Bu bizim görevimiz zaten. O nedenle parlamentoda destek verdik. Sonunda bizim dediğimize geldiler, çözümün adresinin parlamento olduğunu kabul ettiler. Bunun bir an önce çözülmesi lazım. Eğer bir yerde tıkanıklık varsa, bizim üstümüze düşen bir görev varsa biz o tıkanıklığı kaldırmaya da hazırız.”</em></strong></p>

<p><strong><em>Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, TBMM CHP Grup Toplantısı'nda yaptığı sunuş konuşmasında gündemdeki öne çıkan gelişmeleri değerlendirdi. Ankara'nın başkent oluşunun 103’üncü yıl dönümü ve Amasya maden faciası anmasıyla konuşmasına başlayan CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu; Şırnak ve Cizre temaslarından basın özgürlüğüne, çiftçilerin ağır ekonomik sorunlarından yargıdaki liyakatsizliğe, AK Parti'ye geçen belediye başkanlarından milyarlarca liralık fon vurgununa ve toplumsal barışa kadar gündeme ilişkin pek çok başlıkta değerlendirmelerde bulundu.</em></strong></p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong><em>CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu, grup toplantısında yaptığı konuşmada şunları söyledi:</em></strong></span></p>

<p>Hepinizi sevgiyle, saygıyla selamlıyorum. Bütün vatandaşlarıma selamlarımı, saygılarımı sunuyorum. Televizyonları başında bizi izleyen değerli yurttaşlarımıza da Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı ve grubu olarak ayrıca selamlarımızı, saygılarımızı gönderiyoruz.</p>

<p>103 yıl... 103 yıl… Ankara'nın başkent oluşunun 103’üncü yılı. Rahmetli Malatya Milletvekili İsmet İnönü, 10 Ekim 1923'te bir mazbata, o dönemin ifade-i deyimiyle Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne veriyor ve meclisin ikinci oturumunda Ankara'nın başkent oluşu kabul ediliyor. Hepimize hayırlı uğurlu olsun. Ankara'mızla gurur duyuyoruz. Ankaralılarla da gurur duyuyoruz. Başkenti başkent yapan, başkentin kalkınmasına, büyümesine katkısı olan herkese selamlarımızı, saygılarımızı sunuyoruz. Hayatta olmayanlara da Allah'tan rahmet diliyoruz.</p>

<p>Maden faciası, Amasya faciasının da yıldönümü. 43 madencimiz hayatını kaybetti. O acıyı biliyorum. Acıyı ailelerle paylaştım. Aileleri ziyaret ettim. Onlarla zaman zaman bir araya geldim. Tabii, Allah bu tür facialara yol açmasın, izin vermesin. En büyük dileğimiz odur zaten. Ama sonuçta bu facialara yol açanlar büyük ölçüde o işin uzmanları olması gerekirken, uzman değil de başkalarının aldıkları önlemler sonucu maalesef bu tür kazalar oluyor ve insanlarımız gereksiz yere hayatını kaybediyor. Umarız bir daha bu tür acıları yaşamayız.</p>

<p><strong>“CİZRE, TÜRKİYE'NİN AYDINLIK YÜZÜ VE LOJİSTİK ÜSSÜ OLACAK”</strong></p>

<p>Efendim, geçen hafta Şırnak'taydım. İdil'e ve Cizre'ye gittik. Halkın çözüm süreciyle ilgili olarak duyarlılığı var ama endişeleri de var. "İnşallah bozulmaz." diyorlar. "İnşallah çözüm süreci başarıya ulaşır." diyorlar. Onlara şunu söyledim: Bu olayın bitmesi için Cumhuriyet Halk Partisi olarak ta öteden beri katkı verdik, mücadele ettik, adres gösterdik. Bu sorunun çözülmesi lazım. Sorunun çözülmesi için Cumhuriyet Halk Partisi olarak geçmişte de katkı verdik, bugün de katkı veriyoruz. Bir an önce bu sorun çözülsün ve Türkiye huzura kavuşsun, bölge huzura kavuşsun. Bölgenin arzu ettiği en temel beklenti bu. Biz huzur içinde yaşamak istiyoruz. Birlikte yaşamak istiyoruz. Özgürce yaşamak istiyoruz. Aynı ülkenin vatandaşlarıyız. Birlikte olmalıyız. Birlikte mücadele etmeliyiz. Kıvançta ve tasada beraber olmalıyız. Dolayısıyla ayrımcılığa yer yok. Teröre de yer olmasın ve hep beraber bu ülkede birlikte huzur içinde yaşayalım. Biz bugün de gelecekte de bu ülkenin hayrı için, bu ülkenin barışı için ne gerekiyorsa onu yapacağız. Cumhuriyet Halk Partisi'nin kalbi Doğu’da, Güneydoğu’da atıyor. Bunu bilmenizi isterim. Cizre Sanayi ve Ticaret Odası'nı da ziyaret ettik.</p>

<p>Cizre tabii tarihi bağrında taşıyan, bağrında yaşayan önemli bir ilçemiz. Bir lojistik üssü olması gereken bir ilçemiz. Bu ilçenin sınırları içinde hemen sınır kapısından günde 1.400’ü aşkın tır, ticari araç Türkiye'yi terk ediyor, Irak'a gidiyor. Öbür taraftan da 1.400’ü aşkın araç Türkiye'ye geliyor. Dolayısıyla bu 2.800 aracın bir gün içinde gidip gelmesi Cizre'ye ayrı bir önem atfediyor. Biz Cizre'nin bu bağlamda büyümesini, Cizre'nin bir lojistik üs olmasını istiyoruz. Habur sınırından Irak'a gidenler ve gelenler bizim açımızdan da son derece önemli. Ekonomik açıdan, sosyal açıdan, politik açıdan bütün bu önemi korumak ve büyütmek zorundayız.</p>

<p>Ve lojistik üs olması için de başkan, Sayın Başkan dedi ki, Sayın Ömer Faruk Yıldırım, “Biz, OSTİM Teknik Üniversitesi'yle de bir işbirliği yapıyoruz." diye. OSTİM Teknik Üniversitesi'ni biliyorum. Başarılı bir rektörü var. İnşallah bu işbirliğini sonlandırırlar. Daha doğrusu yani hedefi gerçekleştirirler ve dolayısıyla Cizre Organize Sanayi Bölgesi, Cizre'nin kendisi, Ticaret ve Sanayi Odası beklentileri karşılamış olur. Organize Sanayi Bölgesi'nde bazı firmaların kapandığını da söyledim. Doğal gazın olmadığını, doğal gaz boru hattı oradan geçmesine karşın doğal gazın organize sanayi bölgesine henüz ulaşmadığını ifade ettim. Buradan ilgili kamu kuruluşu yetkililerine ve Sayın Bakan'a da seslenmek isterim. Lütfen Cizre'nin organize sanayi bölgesine doğal gaz hattını çekiniz ve orayı büyütünüz. Orası Türkiye'nin aydınlık yüzü olacak. Orası Türkiye'nin lojistik üssü olacak. Orası istihdam yaratacak. Dolayısıyla bunu kaçırmamak gerekiyor. Nusaybin Sınır Kapısı 14 yıldır kapalı, 14 yıldır. Bekliyorlar. Sınır kapısının açılmasını istiyorlar. Çünkü bu sınır kapısı Mardin, Cizre, Diyarbakır, Şanlıurfa ve Batman için son derece önemli. Onu da ifade etmek isterim.</p>

<p>Bu arada değerli arkadaşlarım, ziyaretim sırasında dışarı çıktığımda, evden dışarı çıktığımda küçük bir kız çocuğu geldi. Biraz heyecanlanarak "Biz okula gitmek istiyoruz." dedi. "Ben okula gitmek istiyorum." dedi. "Okula gitmek istiyorum ama köy yolları çok kötü." dedi. "Bu köy yolları lütfen söyleyin. Ben okumak istiyorum." dedi. Bu kızın talebini hem Millî Eğitim Bakanlığına hem yolları yapacak olan bakana iletmek istiyorum. Nereden? Sizin huzurunuzda. O kızın talebi mutlaka ama mutlaka yerine gelmeli. O kız okumak istiyor, okumak istiyor. Türkiye'nin geleceğinde söz sahibi olmak istiyor. Okumak isteyen bir kız varsa elinden tutmak ve onun sorunlarını mutlaka çözmek gerekiyor.</p>

<p><strong>“ARTIK TAYFUN KAHRAMAN'I SERBEST BIRAKIN”</strong></p>

<p>Efendim hepiniz tanığısınız, en sert ve en haksız eleştirilere medyada muhatap olan kişi benim. Bunları biliyorum. Söylüyorlar; bazıları gerçek dışı, bazıları şöyle veya biraz olayı biraz büyütmek, olayı biraz kaşımak ister. Biraz üstüne bir şeyler ilave ederek haber yapmak ister. Ama ne olursa olsun hiçbir gazetecinin tutuklanmasını istemedim. Bugüne kadar ağzımdan “gazeteci tutuklansın” diye bir cümle de çıkmadı. Gazeteciler bir ülkenin haber alması için, vatandaşların haber alması için günün yirmi dört saati çalışan kişilerdir. Hepsine illa doğruyu yapıyor, doğru haber veriyor diye bir iddiamız da yok. Ama doğru haber yapmayanı medyanın kendi içindeki aktörleri onun dışına çıkar, yani medyanın dışına çıkarabilmeli, bunu yapabilmeli. Eğer bunun dışına çıkaramıyorsa medyada saygınlığını kaybediyor. Medyanın büyük ölçüde saygınlığını kaybettiğinin de farkındayım. Medyanın doğru haber vermediği için, halkı yanılttığı için ben bunun da farkındayım ve güven kaybediyor böylece, ben bunun da farkındayım. Ama ne olursa olsun hiçbir gazeteci tutuklanmamalı. Ev hapsi bunlar için geçerli olmamalı. Eğer gazeteci tutuklanıyorsa orada demokrasi yara alıyor demektir. Bu arada 8 Ekim 2026 tarihli Anayasa Mahkemesi Genel Sekreterliğinin bir yazısı var Tayfun Kahraman'la ilgili. Artık Tayfun Kahraman'ı serbest bırakın yahu. Artık vicdan var ya, akıl var ya, hukuk var ya, adalet var ya, insanlık var! Yani çıkması lazım.</p>

<p><strong>“GEÇEN YIL KİLOSU 50 LİRAYA ALICI BULAN ZEYTİN ŞİMDİ 18 LİRADAN ALICI BULAMIYOR”</strong></p>

<p>Sadece hapsi olanlar mı? Hayır. Ev hapsine alınanlar mı? Hayır. Türkiye bir sorunlar yumağı şeklinde günlük yaşıyor. Halkımız böyle acıları günlük yaşıyor. Üreten bir çiftçiyi düşünün. Sabah erkenden kalkar, tarlasına gider. Zeytin üreticisi ağaçlara bakar, ürüne bakar. Onlar eğer ürün fazlaysa onlara çocukları, evlatları gibi bakar ve oradan büyük bir zevk alır. Dolayısıyla tarım bizim ana aktörlerimizden, lojistik güçlü alanlarımızdan birisidir. Orada üretenlerin lojistik yollarıyla bütün dünyaya gönderilmesi, servis edilmesi, satılması da bizim açımızdan büyük önem taşımaktadır. Narenciye üreticisi, zeytin üreticisi, çeltik üreticisi büyük sıkıntılarla karşı karşıyadır. Geçen yıl kilosu 50 liraya alıcı bulan zeytin şimdi 18 liradan alıcı bulamıyor. 50 geçen yıl, bu sene 18 lira ve alıcı bulamıyor. Dün Manisa'da, Zeytinliova'da, Ballıca'da, Erdelli’de ve civar bölgelerde üreticiler toplamamaya karar verdiler ve protesto ettiler.</p>

<p>Değerli arkadaşlarım, eğer çiftçiyi desteklemezseniz biz beslenemeyiz. Dışarıdan getiririz bütün ürünümüzü. Dışarıdan gelmek elin oğlunu zenginleştirmek demektir. Bizim insanımızı niye varlıklı kılmıyorsunuz? Niye alın terini ve hakkını teslim etmiyorsunuz? Narenciye üreticisi. Mersin'e gidin, Adana'ya gidin. Aynı sıkıntılar var. Bakınız, Ziraat Odaları Birliği'nin Eylül araştırma raporundan bir bölümü okuyorum size: Limonun kilosu üreticide 7 lira, markette 51 lira. Allah aşkına bunu hangi vicdan, bunu hangi vicdan kabul eder? 7 liraya üreticide ama markete gittiğiniz zaman 51 lira. Bu olmaz ve doğru değil.</p>

<p>Bafra'da çeltik üreticileri 3 Ekim'de yaklaşık 600 traktör ve biçerdöverle eylem yaptılar. Toprak Mahsulleri Ofisi'nden alım fiyatının bir an önce hasat bitmeden açıklanmasını istediler. Beklentileri kilogram başına en az 55 lira olsun.</p>

<p><strong>“YASAYA GÖRE ÇİFTÇİYE 630 MİLYAR LİRA DESTEK VERİLMESİ GEREKİRKEN VERDİKLERİ PARA 168 MİLYAR LİRA!”</strong></p>

<p>Değerli arkadaşlarım, tarım bizim için önemli. Türkiye için önemli, insanımız için önemli. Tarım için özel bir yasa çıktı, adı Tarım Kanunu. Tarım Kanunu'na her türlü desteği vermemiz gerekiyor. Tarıma dünyada destek vermeyen hiçbir ülke yoktur. Bizim de özel bir yasamız var ve bu yasanın gereklerinin yapılması lazım. Şimdi Tarım Kanunu'nun 21. maddesinin bir bölümünü okuyorum arkadaşlar: Tarımsal desteklemenin finansmanı, yani tarıma destek vereceğiz de nereden finanse edeceğiz bunu? Kanun diyor ki: "Bütçeden ayrılacak kaynak gayrisafi milli hasılanın yüzde 1’inden az olamaz." Yani tarıma yapılacak destek gayrisafi milli hasılanın yüzde birinden az olamaz. Peki gayrisafi milli hasılamız ne? Yüzde1’i 630 milyar lira. Yani kanuna göre çiftçilere, tarıma 630 milyar lira bir yıl içinde destek vermek gerekiyor. Peki verdiğimiz destek ne kadar? 168 milyar lira. Neredeyse beşte altıda biri. Yani yasa uygulanmıyor. Ziraat Odaları Birliği Başkanı'ndan rica ediyorum. Lütfen çiftçileri örgütleyin, kanuni hakkınızı isteyin, Cumhuriyet Halk Partisi da kapı gibi arkanızda dursun. Önce siz hakkınızı isteyin, önce hakkınızı isteyin. Yasaya göre 630 milyar lira destek verilmesi gerekirken verdikleri para 168 milyar lira. Olmaz, olmaz. Buna razı olmayın. Ben çiftçi olmadığım halde razı değilim. Siz çiftçisiniz, siz de razı olmayın kardeşim. Niye razı oluyorsunuz? Niye boynunuzu uzatıyorsunuz? Yürekli olun biraz, cesur olun biraz. Hakkınızı isteyin biraz. "Ben yasal hakkımı istiyorum." deyin. Çiftçi kardeşim, "Yasal hakkımı istiyorum." deyin. Diyorlar ya, "Ağlamayan bebeğe mama verilmez." Ya kanun var. Kapı gibi kanun var. Kanuni hakkını isteyeceksin. Başka bir şey istemiyorsun. Torpil istemiyorsun. Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde kabul edilmiş kanunun gereğini yerine getirin diyorsun. Yapmıyorlarsa hesabını soracaksın. Yapmıyorlarsa gereğini yapacaksın. Bakın, eğer çiftçiler bir noktaya gelmiş, artık üretim yapamıyorsa, o noktaya gelmişse, tarlasını toplayamıyorsa, süremiyorsa, zeytinini toplayamıyorsa, o noktaya gelmişse bir sorun var demektir. Size destek verecek olan partinin adı Cumhuriyet Halk Partisi'dir, çiftçi kardeşim. Diğerleri gibi değil. Bunu bil çiftçi kardeşim. Sana destek verecek olan, senin hakkını, hukukunu savunacak olan partinin adı Cumhuriyet Halk Partisi'dir. Çiftçinin partisidir, alın terinin partisidir Cumhuriyet Halk Partisi. Sen yeter ki hak iste. Hakkını teslim etmek bizim boynumuzun borcu. Bunu yapacağız. Tarlana küsme, toprağına küsme; hakkını ara, ben en önde yürüyeceğim. En önde ben yürüyeceğim sizin hakkınızı teslim etmek için.</p>

<p><strong>“KİRLİ ADAMIN, ŞAİBELİ ADAMIN CHP'DE YERİ YOKTUR”</strong></p>

<p>Evet, arına arına gideceğiz. Türkiye'yi ve siyaseti kirlilikten arındıracağız. Hiç endişeniz olmasın. Kirli adamın, kirli adamın, şaibeli adamın CHP'de yeri yoktur, CHP'de yeri yoktur.</p>

<p>Bir dramdan daha söz edeyim. Amasya Şeker Fabrikası. 70 bin ortaklı, 70 bin üreticinin fabrikası. Amasya, Samsun, Tokat ve Çorum'a hizmet veriyor. O bölgelerin kalkınmasına da katkıda bulunuyor. 1954 yılında rahmetli Menderes burayı açmış. O tarihten bu yana çalışıyor, üretiyor ve kazanıyor. Ama bunların ekonomi politikaları yüzünden sıkıntıya girdi., fabrika kapanmak üzere. Bakınız, yıllık 80 bin ton şeker kotası var bunun. Yıllık 80 bin ton. 18 milyon litre etanol üretme kapasitesi var. Küspe kurutma tesisleri var, yaklaşık 180 bin ton yaş küspe ve 35 bin ton melas üretimi var. Hayvancılığın da en önemli desteği. Ama burası bir kooperatif olduğu için, halkın örgütlediği bir fabrika olduğu için şimdi kapanmakla karşı karşıya. Şimdi Sayın Grup Başkanımız Faik Bey size sesleniyorum. Bir grup arkadaşımızı derhal görevlendirin. Amasya'ya gitsinler. Fabrikayı gezsinler. Oradaki olayları yerinde incelesinler. Ve bir de ilgili Bakan kimse, bu işin sorumlusu kimse; uzun yıllardır bölgeye hizmet veren bir fabrika kapanamaz, o fabrikanın kapanması az önce saydığım dört ile negatif yansır, biz görevimizi yapalım, olayı yerinde tespit edelim, iyi niyetlerle götürelim, çözerlerse kendilerine teşekkür edelim. Çözmezlerse ne gerekiyorsa hepsini yapalım, ne gerekiyorsa, ne gerekiyorsa!</p>

<p><strong>“BİRİLERİNİN TALEBİYLE GİDİP DE HÂKİMLİK KOLTUĞUNA OTURURSAN BAĞIMSIZ KARAR VEREMEZSİN”</strong></p>

<p>Hepimizin adalete ihtiyacı var. Ne diyoruz? Hak, hukuk, adalet diyoruz. Adalete ihtiyacımız var. Dünyanın temelidir adalet. Adalet bir kutup yıldızı gibidir; yerinde sabit durur, bütün kâinat onun etrafında döner. Adalet budur. Adaleti savunmak zorundayız. Adaleti tecelli ettirecek ise yargıçlardır, yani hâkimlerdir. Hâkimin bağımsız olması lazım. Vicdani kanaati çok önemlidir hâkimin, yargıcın. Vicdani kanaati çok önemlidir. “Kanuna ve vicdani kanaatine göre karar verir” diyor Anayasa hâkim için. Eğer hâkim siyasallaşmışsa onda vicdani kanaat yoktur artık. Kanun da yoktur artık. Şimdi geçenlerde 2 Nolu Baro Başkanı Gökhan Ağdemir, bir televizyon kanalında aynen şu açıklamayı yapıyor: "Biz baro olarak meslektaşlarımıza isteği ne yöndeyse yardımcı olmaya gayret gösteriyoruz." Güzel, bir şey yok burada. "İki senelik çalışma dönemimizde 70 baro üyesi avukat arkadaşımızı hâkim, savcı yaptık. Bakanlıklarla görüştük. Sağ olsunlar bize o anlamda da bakanlık ayrıcalık tanıdı."</p>

<p>Şimdi değerli arkadaşlarım, bir hâkim birisinin torpiliyle giriyorsa ve hâkim oluyorsa o hâkim vicdani kanaatini mi dinleyecek yoksa kendisine torpil yapan adamın talebini mi yerine getirecek? En büyük sorunumuz adalet. En büyük sorunumuz. Bütün yargıçlara sesleniyorum, bütün yargıçlara. Öteden beri söyledim. Sabahın köründe belediye başkanlarının evleri basılmaz. Telefon edersiniz, gelir kardeşim. Buna siz cesaret veriyorsunuz. Yargıçlar cesaret veriyor buna. Savcılar ona cesaret veriyorlar. Beraber karar alıyorlar. Olmaz. Davet edersin, gereğini yap dersin. Gereğini yaparsın sen, kimse buna bir şey demez. Kimse neden soruşturuyorsun diye bir soru sorulmaz; yeter ki adaletli ol, yeter ki vicdan sahibi ol, yeter ki doğru karar ver. E şimdi birilerinin talebiyle gidip de hâkimlik koltuğuna ya da kürsüsüne oturursan sen artık bağımsız karar alamazsın, bağımsız karar veremezsin. Birilerinin talebiyle oraya geldin; hukuka, hakka hizmet etmezsin, seni oraya getiren adama hizmet edersin. Bunun adı da hukuk değildir, adalet değildir. Herkesin bunu çok iyi bilmesi lazım.</p>

<p><strong>“TÜRKİYE, DÜNYA ADALET PROJESİ HUKUKUN ÜSTÜNLÜĞÜ ENDEKSİNDE 143 ÜLKE ARASINDA 118'İNCİ SIRADA”</strong></p>

<p>Bütün anketlerde - Halkımızın da sağduyusuna gerçekten güveniyorum. Halkımızın güçlü bir sağduyusu var. Bazen böyle siyaseti ya da hukuku ya da adaleti izlemiyorlar gibi zaman zaman kendi aramızda "Ya halk bunları dinlemiyor." diyor ama halkın güçlü bir sağduyusu var. Sessiz ama kararlı. Yerinde kararını, gözlemini verir - "Adalete olan güven nedir?" diye sormuşlar. Adalete olan güven yüzde 20, yüzde 30 bandında. Yani bu ülkenin insanı da adalete güvenmiyor. Torpille hâkim tayin edersen, torpille savcı tayin edersen o da diyor ki "Ben bu adalete güvenmiyorum." diyor. Bir de Dünya Adalet Projesi Hukukun Üstünlüğü Endeksi var. O endekste de Türkiye 143 ülke arasında 118'inci sırada. Bu kimin ayıbıdır? Devleti yönetenlerin ayıbıdır., iktidarın ayıbıdır, Sarayın ayıbıdır. Herkesin bunu çok net bilmesi gerekir. Adalet istiyorsan hakkı olan o kürsüyü teslim edeceksin, torpille değil. Eğer "Benim dediğim olsun, adalet benim dediğim olur ve hâkim de benim dediğimi hayata geçirir." diyorsan orada adalet yoktur, o mahkeme de mahkeme değildir. Kimse kusura bakmasın. Biz adalet konusundaki mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğiz.</p>

<p><strong>“NAMUSLU BİR BELEDİYE BAŞKANI SEÇMENİNE İHANET ETMEZ”</strong></p>

<p>Değerli arkadaşlarım, AK Parti'ye transfer olan belediye başkanları... Bir sefer bu belediye başkanlarının nasıl tayin edildiğini ya da atandığını ya da seçildiğini bilmiyorum. Ama yapay zekâya da bir hakaret etmek istemiyorum yani. Yapay zekâya iftira etme gibi bir hakkımız da yok zaten. Ama kardeşim, CHP'den seçiliyor bu kişi. Cumhuriyet Halk Partililerin oyunu alıyor bu kişi. Nasıl oluyor da birdenbire öbür tarafa transfer oluyor? Nasıl oluyor da birdenbire düne kadar aman bir sürü laf ettiği, "Aman bunlara oy vermeyin." diye kapı kapı gezen, sokak sokak gezen, cadde cadde gezen bir belediye başkanı bir gecede nasıl oluyor da öbür tarafa transfer oluyor? Nasıl oluyor? İki şey oluyor. Bir, ya malı götürmüş, sığınacak bir yer arıyor. "Derhal buraya gel." diyorlar. İlk. Gayet açık, gayet net söylüyorum. Gayet açık, gayet net söylüyorum. İki, daha henüz malı götürmemiş ama götürmek istiyor, çalmak istiyor. "E, ben," diyor, "CHP'nin markasıyla durursam gene bana hesap soracaklar. En iyisi ben oraya gideyim. Hırsızlıkta sınır yok. Malı götürmede sınır yok. İstediğin kadar çalarsın, çırparsın. Bir de iktidar senin sırtını sıvazlar." Öyle. Bu belediye başkanlarında bir ar damarı sorunu var arkadaşlar, ahlak sorunu var. Bakın çok açık, çok net söylüyorum. Halkın oyunu alacaksın, CHP'nin oyunu alacaksın, hırsızlık yapacaksın, koşa koşa öbür tarafa gideceksin. "Ben hırsızlık yaptım. Ben de sizin gibiyim. Bana dokunmayın. Geldim aranıza." diyor. Olmaz, olmaz, olmaz, olmaz! Namuslu bir belediye başkanı, ahlaklı bir belediye başkanı seçmenine ihanet etmez. Namuslu bir belediye başkanı seçmenine ihanet etmez, sen seçmenine ihanet ediyorsun!</p>

<p><strong>“YOLSUZLUK, HIRSIZLIK YAPAN BELEDİYE BAŞKANLARININ SIĞINACAĞI TEK LİMAN AK PARTİ GENEL MERKEZİDİR”</strong></p>

<p>Yolsuzluk yapıyor, malı götürüyor, sığınacak bir yer buluyor. Orada sırtı sıvazlanıyor. "Bravo," diyor, "sen de aramıza geldin." diyor. Sanıyorlar ki o gidince bütün CHP'liler oraya gidecek. Hayır kardeşim, sen malı götürdüğün, kendini, aileni güvence altına aldığın için oradasın. Ama oy veren CHP seçmeni asla senin arkandan gitmeyecek. Onlar bu gerçekleri bilecekler. Bu gerçekleri biliyorlar. Hırsız belediye başkanlarının, çok açık net söylüyorum, yolsuzluk yapan belediye başkanlarının, hırsızlık yapan belediye başkanlarının sığınacağı tek liman AK Parti Genel Merkezidir.</p>

<p>Biz her şeyi açık ve net konuşuruz. Şimdi bu gidenlerin törenleri oluyor, rozet törenleri oluyor. O törenlere baktığınızda böyle esir alınmış, çalınmış bir yüz görüyorsunuz orada. Esir alınmış, çaresiz bir yüz görüyorsunuz orada. "Götürdüm ama ya tek- bu tek burayı da içim elvermiyor ama ne yapayım? Başka çaresi yok. Ben buraya geleceğim." diye. Veya büyük bir günah işlemiş de onun mahcubiyetini taşıyormuş gibi bir hava var. Bizim...</p>

<p><strong>“CHP'Lİ BELEDİYE BAŞKANLARI İÇİN 7 İLKE”</strong></p>

<p>Bizim Cumhuriyet Halk Partili belediye başkanları ne yapacak? Buradan çok açık ve net söylüyorum. 26 Temmuz 2019'da belediye başkanları toplantısında 7 ilkeden söz ettim ve dedim ki "Bütün belediye başkanları, yani CHP'li belediye başkanları bu 7 ilkeye kesinlikle uyacaklar. Bunları alacaksınız, odanıza asacaksınız tablo halinde ve ayda bir kez okuyacaksınız." Şimdi bu 7 ilkeyi milletimin önünde yeniden okuyorum.</p>

<p><strong><em>1) Yönettiğiniz belediyede hemşehrilerinizi inançları, kimlikleri ya da yaşam tarzları nedeniyle ötekileştirmeyeceksiniz. Tüm vatandaşları kucaklayacaksınız. Kimseye, hiç kimse, kimliği, inancı, yaşam tarzı ne olursa olsun "Sen benim vatandaşımdır." diyeceksin.</em></strong></p>

<p><strong><em>2) Hizmeti belli kişi, zümre, akraba ya da yandaşlar için değil, halk için üreteceksiniz. Sizi bulunduğunuz makama taşıyan belde halkı olduğunu asla unutmayacaksınız. O halk seni oraya getirdi, unutmayacaksın.</em></strong></p>

<p><strong><em>3) Fakir mahallelere pozitif ayrımcılık yapın. Yatırımlarınıza bu mahallelere öncelik veriniz. Hizmet programınıza özellikle engelli, dezavantajlı gruplar ve kadınlar lehine irade ortaya koyunuz. Söylüyoruz, ne kadar güzel. Bunu yapacaksın.</em></strong></p>

<p><strong><em>4) Yoksullara yardım yaparken insan onurunu koruyunuz. Kişinin ya da ailenin yoksulluğunu asla teşhir etmeyiniz. Halkçılığın temel ilkelerinden olan "Sağ elin verdiğini sol el görmeyecek." anlayışına uygun davranınız.</em></strong></p>

<p><strong><em>5) Harcamalarınızı ve yatırımlarınızı mali disiplin içinde planlayınız. Harcadığınız her kuruşun hesabını millete veriniz. Bütçe kullanımlarınızla ilgili belli aralıklarla belde sakinlerini ve kamuoyunu bilgilendiriniz. Bu aynı zamanda israfla mücadele demektir. Hiç kimse unutmasın; kul hakkı, halkçılığın temel ilkelerinden biridir.</em></strong></p>

<p><strong><em>6) Yönetici atamalarında liyakat esasına mutlaka uyunuz. Partizanca uygulamalardan kesinlikle kaçınınız. Halkçılığın bir diğer temel ilkesi olan "İşi ehline verme." kuralını her atamada göz önünde bulundurunuz. Kamu yararına uygun olması şartıyla sizden önce başlatılmış projeleri sürdürünüz. Halkçılık, temel ilke budur.</em></strong></p>

<p><strong><em>7) Belediyeleri adaletle yönetiniz. Hakkı, hukuku ve adaleti her ortamda savununuz ve gereğini yapınız. Belediye çalışanlarının özlük haklarını eksiksiz koruyunuz. Kimsenin işiyle ve aşıyla uğraşmayınız. Böylece size oy vermeyenlerin dahi size saygı duymasını sağlayınız.</em></strong></p>

<p>7 maddemiz bu. Buradan bütün CHP'li belediye başkanı arkadaşlarıma söylüyorum. Bu 7 ilkeye uyuyorsanız, gereğini yapıyorsanız başımızın üstünde yeriniz var. 7 ilkeye uymuyorsanız, ben istediğim gibi davranıyorum diyorsanız bu çatının altında size yer yok; gideceğiniz yer belli, o da AK Parti Genel Merkezi. Bunu söylüyorum, çok açık ve net söylüyorum.</p>

<p>Biz ancak motorları maviliklere böyle süreriz. Başka türlü olmaz. Ahlaki değerlerimizle olacak bu. Ahlaki değerlerimizle götüreceğiz.</p>

<p><strong>“FON VURGUNUNU TBMM’NİN ARAŞTIRMASINI REDDEDİYORSAN, KUSURA BAKMA ORTAĞISIN”</strong></p>

<p>Değerli arkadaşlarım, devletin kurumlarında siyasetçi ile bürokratın nasıl bir soygun yaptığını, yani fon soygununu günlerdir tartışıyoruz. Kamuoyu tartışıyor, biz tartışıyoruz, kahvelerde tartışılıyor. Her yerde bir şekliyle bu konuşuluyor. Ama devlet bürokrasisiyle siyasetçilerin el ele verip devleti, vatandaşı soydukları bir ortama ilk kez tanık oluyoruz. Onun için buna “devlet krizi” dedik. Devletin bürokratıyla hırsız siyasetçi yan yana gelince ikisi beraber çalıyorlar. İkisi beraber götürüyorlar. Olmaz, olmaz. Şimdi efendim, fon vurgunu diyoruz, Mecliste araştıralım diyoruz, araştırma önergesi veriyoruz. Ya bu Türkiye Büyük Millet Meclisi bu konuyu araştırmayacak da neyi araştıracak Allah aşkına söyler misiniz? 600 milletvekili buna bakmayacak da neye bakacaklar bunlar? 600 milletvekili her ay aylık alıyor. Dünyanın parasını ödüyoruz. E bu olaya, bu hırsızlık olayına, bu vurgun olayına Türkiye Büyük Millet Meclisi bakmayacak da kim bakacak buna? Reddediyorlar. Olmaz, reddediyorsan ortağısın, kimse kusura bakmasın, reddediyorsan ortağısın! Her şey açık açık olmalı, milletin gözü önünde olmalı.</p>

<p>Kimse efendim bizim haberimiz yoktu demesin. Devlet krizi derken onu kastediyorum. Efendim benim haberim yoktu. Yok, ben duymadım. Hayır efendim. Herkesin, devlette bu işi yapan herkesin haberi vardı. Örnek: Maliye Bakanı haberi var mıydı? Haberi vardı. Kendisi söylüyor zaten. Sermaye Piyasası Kurulu haberi var mıydı? Evet, haberi vardı. Yazı gitti, resmi yazı gitti. Yabancıların, uluslararası endeks sağlayıcıların haberi var mıydı? Evet, onların da haberi vardı. Zaten onlar açıkladılar; sizi ikinci lige alırız, bak sizde olaylar oluyor, yolsuzluklar oluyor diye uyardılar. Borsa İstanbul'un haberi var mıydı? E haberi vardı. Takasbank'ın haberi var mıydı? Evet, haberi vardı. Finansal İstikrar Komitesi'nin haberi var mıydı? Evet, onların da haberi vardı; toplandılar, Sermaye Piyasası Kuruluna yazı yazdılar. Vurguncuların haberi var mıydı? E elbette onların zaten derinden haberleri var, onların derinden haberleri var. Onun için bunun bir suç örgütü olarak kabul edilmesi ve savcılığın olaya böyle bakması lazım. Bir suç örgütü eğer kabul etmezseniz bu hırsızlara avantaj sağlıyorsunuz demektir. Onları koruyorsunuz demektir. Bunun da Cumhuriyet Halk Partisi olarak takipçisi olacağız. Hiç kimse endişe etmesin.</p>

<p><strong>“LİSTELERİ AÇIKLAMAZSANIZ SİZ DE BU İŞİN İÇİNDESİNİZ”</strong></p>

<p>Söyledik. Suçlu bürokratları derhal görevden alın, derhal! Bu bürokratların ne işi var orada? Siyasetçiyle kol kola gezeceksin de devleti soymak için. Alacaksınız bunu görevden. Gerçeklerin ortaya çıkması için şu listeleri bir açıklayın diyoruz ya. Niye gizliyorsunuz listeleri? Ben değil, siz açıklayın. Açıklayın, prim yapın. Açıklayın, deyin ki bakın yolsuzluk yapanların, vurgun yapanların listesini açıklıyoruz. Biz bu işin içinde yokuz iktidar olarak deyin. Açıklamazsanız siz de bu işin içindesiniz.</p>

<p>Bir soru daha sorayım ben. Bu meşhur dört dörtlük soygun, vurgun yapan birisi vardı ya. Fatma Betül Sayan Kaya. Şimdi o şüpheli sıfatıyla mı ifade verdi yoksa ifade sahibi olarak mı bu işi yaptı? Onu da bilmiyoruz. Eğer şüpheliyse ona da bir bakalım. Neden ötürü bu ifade verdi?</p>

<p><strong>“BU VURGUNUN FATURASINI MİLLETİN SIRTINDAN ALAYIM DA MAĞDURA ÖDEYEYİM DERSENİZ DÜNYAYI SİZİN BAŞINIZA YIKARIZ!”</strong></p>

<p>Şimdi şunu da çok açık net söylüyorum. Bu yolsuzluğun faturasını, bu vurgunun faturasını, bu milyarlarca lirayı milletin sırtından alayım da mağdura ödeyeyim derseniz dünyayı sizin başınıza yıkarız! Bunu açık ve net söylüyorum. Milletin beş kuruşuna, beş kuruşuna sahip çıkacağız. Vurguncunun parasını siz kendiniz ödeyeceksiniz kardeşim, kendiniz ödeyeceksiniz!</p>

<p><strong>“SİLAHLARIN SUSMASI BARIŞ İÇİN YETERLİ DEĞİLDİR, HUKUKUN KONUŞMAYA BAŞLAMASI LAZIM”</strong></p>

<p>Değerli arkadaşlarım, kış ayları geldi. Biz artık bir barışın olmasını istiyoruz. Birlikte yaşamak istiyoruz ve huzur içinde yaşamak istiyoruz. Bir barış sürecini, bir çözüm sürecini yaşadık. Başlangıcı gayet güzel gitti. Cumhuriyet Halk Partisi olarak biz barışı her yerde, her ortamda savunduk. Bu bizim görevimiz zaten savunmak. Birlikte yaşamak. Doğuda, batıda, güneyde, kuzeyde; bu toprakların sahibi kimse, bu topraklara alın teri döken kimse, kimliği ne olursa olsun, inancı ne olursa olsun, yaşam tarzı ne olursa olsun beraber yaşamak istiyoruz, barış içinde yaşamak istiyoruz, huzur içinde yaşamak istiyoruz. O nedenle biz parlamentoda destek verdik. Sonunda bizim dediğimize geldiler, çözümün adresinin parlamento olduğunu kabul ettiler. Çözmek istiyoruz ve bunun bir an önce çözülmesi lazım. Eğer bir yerde tıkanıklık varsa, bizim üstümüze düşen bir görev varsa biz o tıkanıklığı kaldırmaya da hazırız.</p>

<p>Önemli olan bu ülkeye huzurun, bu ülkeye barışın gelmesi. Şırnak'ta gördüm bunu, Cizre'de gördüm bunu, Silopi'de gördüm bunu, Diyarbakır'da gördüm bunu. Bu böyledir. Huzuru istiyoruz, barışı istiyoruz, beraber yaşamak istiyoruz. Dolayısıyla elimizi çabuk tutmak zorundayız, birlikte. Yeni görüntüler ortaya çıkıyor, silahlar teslim ediliyor. Bu bir vatandaş olarak, bir partinin genel başkanı değil, bir vatandaş olarak, sıradan bir vatandaş olarak beni memnun ediyor. Yeter ki Türkiye artık bu zincirleri koparsın. Türkiye Orta Doğu'da ciddi bir güç olacak. Türkiye Balkanlar'da ciddi bir güç olacak. Türkiye Türk cumhuriyetlerinde ciddi bir güç olacak. Türkiye kendi sorunlarını çözdüğü zaman ancak bu gücü yakalayabilir. Ama kendi sorunlarıyla boğuşursa sadece Türkiye olarak kalırız. Biz bunu kabul etmiyoruz. Biz bunu kabul etmiyoruz. Biz ekonomik olarak büyümek, kültürel olarak büyümek, sosyal olarak büyümek, dünyada söz sahibi olmak istiyoruz. Bizim hedefimiz bu. Biz bunu yapmak istiyoruz. Mustafa Kemal Atatürk'ün Türk cumhuriyetleriyle ilgili söyledikleri hafızamızın bir yerinde taptaze olarak duruyor. Biz, biz güçlü bir devletiz. Cumhuriyet Halk Partisi güçlü bir partidir. Cumhuriyet Halk Partisi bölünmek istendi, Cumhuriyet Halk Partisi yetkilileri hapse atıldı, genel başkanlar hapse atıldı. Ama biz Cumhuriyet Halk Partisi olarak küllerinden doğan bir partiyiz; anka kuşuyuz diyoruz biz, anka kuşu.</p>

<p>Silahların susması barış için yeterli değildir. Hukukun konuşmaya başlaması lazım. Vatandaşın kendisini eşit hissetmesi lazım. Meclisin sorumluluk üstlenmesi lazım. Hiç kimsenin dilinden, kimliğinden, inancından ötürü dışlanmaması lazım. Devletin güvenliğiyle vatandaşın özgürlüğü birbirine düşman değildir. Tam tersine birbirinin güvencesidir bu. Bu süreci siyasi hesaplara kurban etmeden, muhalefeti dışlamadan, Meclisi devre dışı bırakmadan sorunun akılcı politikalarla çözülmesi lazım. Yeni acılara değil, yeni sevinçlere ihtiyacımız var. Kucaklaşmaya ihtiyacımız var.</p>

<p><strong>AZERBAYCAN'A SESLENİYORUM: “KADINLARI ÖZGÜR BIRAKIN, İSTEDİĞİ KIYAFETİ SEÇSİN”</strong></p>

<p>Bu arada Azerbaycanlı kardeşlerime de seslenmek isterim. Siz bizim özümüzsünüz. Sizin sevinciniz bizim sevincimiz. Sizin acınız bizim de acımız. Başörtüsü olayları oluyor ve izliyoruz. Gazetelere yansıyor. Sevgili Azerbaycanlı kardeşlerim, bu acıyı biz yaşadık. Bu acının bitmesi lazım. Kadınların başı açık, başı kapalı diye ayrılması doğru değil. İsteyen başını açar, isteyen başını kapatır. Türkiye burada çok ağır bir sınavdan geçti. Bizim de burada sorumluluğumuz oldu. Bakın bu sorumluluğu üstlenen bir kişi olarak Azerbaycan'a sesleniyorum. Kadınları bırakın, özgür bırakın kadınları, istediği kıyafetini seçsin. Başörtülü bir kızın üniversiteye alınmaması ne demektir? Üniversiteye gitmeli, dünyayı görmeli, dünyayı öğrenmeli, bakmalı, çevreye bakmalı. O bir sanatçı olacak belki. Belki bir yazar olacak. Belki bir mühendis olacak. Dolayısıyla biz artık kadınların kılık kıyafeti üzerinden siyaset yapmayalım. Bunu, bu acıları yaşamış ve bu konuda sorumluluğu olan bir partinin genel başkanı olarak söylüyorum. Lütfen ayrışma yapmayın. Kadınların başımızın üstünde yeri vardır. Kadınlarla ilgili bırakın onlar üniversiteye gitsinler. Öğretmenleri olsun; başı açık, başı kapalı hiç önemli değil. Laikliğin güvencesi kadının başörtüsü değildir. Laikliğin güvencesi demokrasidir, demokrasi. Laikliğin güvencesi insan haklarıdır, insan hakları. Laikliğin güvencesi herkesin inancına saygı duymaktır. Herkesin inancına, herkesin yaşam tarzına saygı duymaktır. Hiç kimseyi inancından ötürü yargılayamayız. Kimin inançlı olup olmadığını sadece Yüce Yaradan bilir. Hiç kimsenin birisinin inancını ölçme hakkı ve yetkisi yoktur. Peygambere verilmeyen bir yetkiyi kimse kullanmamalı, imse kullanmamalı!</p>

<p>Ne dedik? Cumhuriyet bilhassa kimsesizlerin kimsesidir dedik. Cumhuriyet Halk Partisi üretenlerin partisidir dedik, alın teri dökenlerin partisidir dedik. Cumhuriyet Halk Partisi kul hakkını savunanların partisidir dedik. Cumhuriyet Halk Partisi siyaseti zenginleşme aracı olarak görenlerin değil, halka hizmet edenlerin partisidir. Cumhuriyet Halk Partisi her kuruşun hesabını millete veren bir partidir. Cumhuriyet Halk Partisi Batı’ya gittiği zaman emperyal güçlere "Neden bizi yalnız bıraktınız?" diyenlerin partisi değildir. Cumhuriyet Halk Partisi emperyal güçlere karşı mücadele edenlerin partisidir!</p>

<p>Hepinizi saygıyla, sevgiyle selamlıyorum. Sağ olun.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 13 Oct 2026 21:48:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/10/kemal-kilicdaroglu-saibeli-adamin-chpde-yeri-yoktur-1791917781.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Bahçeli: Suudi Arabistan&#039;a Mekke İttifakı kapsamında her türlü askeri destek verilmeli</title>
                <category>SİYASET</category>
                <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/bahceli-suudi-arabistana-mekke-ittifaki-kapsaminda-her-turlu-askeri-destek-verilmeli-3611</link>
                <guid>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/bahceli-suudi-arabistana-mekke-ittifaki-kapsaminda-her-turlu-askeri-destek-verilmeli-3611</guid>
                <description><![CDATA[Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Türkiye Büyük Millet Meclisi Grup Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, Suudi Arabistan’a yönelik Husi saldırılarını sert bir dille kınadı ve Türkiye’nin müttefikine her türlü desteği vermesi gerektiğini vurguladı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Türkiye Büyük Millet Meclisi Grup Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, Suudi Arabistan’a yönelik Husi saldırılarını sert bir dille kınadı ve Türkiye’nin müttefikine her türlü desteği vermesi gerektiğini vurguladı.</strong></p>

<p>Bahçeli, dost ve müttefik ülke Suudi Arabistan’a yönelen artan Husi saldırılarının ağır sivil kayıplara yol açtığını belirterek,<em><strong> “Sivillere ve sivil altyapıya saldırmanın uluslararası hukuk ve insancıl hukuk açısından büyük bir suç teşkil ettiği açıktır. Yemen’den Suudi Arabistan’a yönelik bu tür saldırıların en sert şekilde kınanması gerektiği de tartışmasızdır” </strong></em>dedi.</p>

<p>10 Ekim’de Riyad’daki Kral Halid Uluslararası Havalimanı’na düzenlenen saldırıda 13 kişinin hayatını kaybettiğini,<strong> 309 kişinin yaralandığını</strong> hatırlatan Bahçeli, ertesi gün aynı havalimanına yapılan yeni saldırıda bir kişinin daha öldüğünü ve 11 kişinin yaralandığını kaydetti. Bu menfur saldırıların tüm bölgenin huzur ve istikrarını hedef aldığını ifade etti.</p>

<p>Yemen’deki çatışmaların yeniden şiddetlenmesinin <strong>Kızıldeniz ve Babülmendep Boğazı’nın</strong> güvenliğini tehlikeye attığını, uluslararası ticaret, enerji arz güvenliği ve bölgesel ekonomik istikrar bakımından ciddi riskler doğurduğunu belirten Bahçeli, şöyle devam etti:</p>

<p><em><strong>“Ortadoğu’nun içinde bulunduğu bu zor dönemde, bölge ülkeleri arasındaki husumetleri derinleştirecek, yeni çatışma cepheleri açacak ve sivillerin hayatına mal olacak hiçbir eylem mazur görülemeyecektir. Hangi gerekçeyle gerçekleştirilirse gerçekleştirilsin, sivilleri hedef alan saldırılar hiçbir surette meşru görülemeyecektir.”</strong></em></p>

<p>Bahçeli, Türkiye’nin Mekke Ortak Savunma Anlaşması’ndan kaynaklanan taahhütlerine bağlı kalarak, İslam âleminin mukaddes beldelerine ev sahipliği yapan Suudi Arabistan’la dayanışmasını kararlılıkla sürdüreceğini vurguladı.<em><strong> “Mekke İttifakı kapsamında ülkemizin Suudi Arabistan’ın savunmasına mümkün olan her türlü askeri desteğin verilmesi, uluslararası hukuku da ihlal eden yaklaşımlara karşı hassasiyetle ve kararlılıkla mukabele edilmesine imkân sağlanmalıdır”</strong></em> ifadelerini kullandı.</p>

<p>Ecdadın<strong> “Hâdimü’l-Haremeyn”</strong> unvanıyla şereflendiğini ve Fahrettin Paşa’nın Medine Müdafaası’nın bu şuurun yüksek iradesi olduğunu hatırlatan Bahçeli, kutsal topraklara yönelik inanç, iman ve kararlılığın milletimizin kalbinde ve devletimizin kudretinde hiç eksilmediğini belirtti.</p>

<p>Temennisinin Husilerin saldırılarına derhal son vermesi, Yemen’de kalıcı bir siyasi çözümün tesis edilmesi ve bölgesel ihtilafların diyalog ve diplomasi yoluyla çözülmesi olduğunu söyleyen Bahçeli, <em><strong>“Daha fazla Müslüman kanı akmamalı, tüm bölgemiz huzur ve güven ortamında yaşayabilmelidir. İslam dünyası bir ve bütün olmalı, kardeş kavgası derhal son bulmalıdır” </strong></em>dedi.</p>

<p>Bahçeli, bölge ülkelerinin birbirlerinin güvenliğine katkı sunduğu, ihtilaflarını müzakereyle çözdüğü ve geleceklerini ortak iradeyle inşa ettiği, huzur ve barış içerisinde bir Ortadoğu ve İslam dünyası arzusunda olduklarını da sözlerine ekledi.<br />
<br />
<span style="font-size:16px"><strong>DEVLET BAHÇELİ'NİN AÇIKLAMASININ TAM METNİ ŞÖYLE:</strong></span><br />
&nbsp;</p>

<p>Değerli Milletvekilleri,</p>

<p>Aziz Dava Arkadaşlarım,</p>

<p>Muhterem Hanımefendiler, Beyefendiler,</p>

<p>Basınımızın Kıymetli Temsilcileri,</p>

<p>Konuşmamın başında her birinizi sevgi ve saygılarımla selamlıyor, başarılarla dolu bir hafta geçirmenizi diliyorum.</p>

<p>Cenab-ı Hak’tan, her haneye bolluk ve bereket, her gönüle huzur ve şifa nasip etmesini, alın teriyle kazanılan rızkı çoğaltmasını, darda olana ferahlık vermesini niyaz ediyorum.</p>

<p>Bugünkü toplantımızı yurt içinden ve yurt dışından; televizyon ekranları, radyo kanalları ve sosyal medya platformları vasıtasıyla takip eden aziz vatandaşlarımıza; gönül ve kültür coğrafyalarımızdaki tüm kardeşlerimize en kalbi duygularımla selamlarımı gönderiyorum.</p>

<p>Türkiye Büyük Millet Meclisi Grup Toplantımız vesilesiyle bir arada bulunmaktan duyduğum memnuniyetle birlikte sözlerimizin, çalışmalarımızın ve her türlü halisane gayretimizin ülkemize ve milletimize yönelik hayırlı sonuçlara vesile olmasını temenni ediyorum.</p>

<p>Geçtiğimiz hafta içinde milletçe her birimizi üzüntüye sevk eden kazalar yaşanmıştır.</p>

<p>İstanbul’un Maltepe ilçesinde bir binanın iki katının çökmesi sonucu 5 kişi vefat ederken 11 kişi de yaralanmıştır.</p>

<p>Ayrıca Manisa'nın Akhisar ilçesinde 11 kişinin hayatını kaybettiği, 27 kişinin yaralandığı, Kahramanmaraş’ta ise bir gencimizin hayatını kaybettiği, içerisinde Kahramanmaraş milletvekilimiz Sayın Zuhal Karakoç’un da bunduğu 7 kişinin ise yaralandığı trafik kazaları yaşanmıştır.</p>

<p>Bu kazalarda hayatını kaybeden vatandaşlarımıza Allah’tan rahmet, yaralı olanlara da acil şifalar diliyorum.</p>

<p>Bu vesileyle trafikte can güvenliğini esas alan bir yaklaşımla kaza risklerini azaltacak her tedbirin alınmasını, aynı zamanda da kentsel dönüşüme yönelik devletimizce başlatılan seferberliğin süratle tamamlanmasını, başta öncelikli deprem riski bulunan alanlar olmak üzere ülkemizin her yerinde güvenli yapıların inşa edilmesinin önemini vurgulamak istiyorum.</p>

<p>Muhterem Milletvekilleri,</p>

<p>Türkiye tarihi ve kültürel müktesebatı, jeopolitik konumu, maddi ve kültürel sermaye birikimiyle dünyanın önemini bildiği bir ülke, kudretini tanıdığı bir devlettir.</p>

<p>Zira Türkiye sadece bir ülkenin adı değil, görkemli bir medeniyetin ve zengin Türk-İslam geleneğinin mirasını barındıran toprakların adı, dünyada yeni buluşma ve uzlaşmaların adresidir.</p>

<p>Türk-İslam medeniyetinin temsil ettiği ruh ve kök değerlere sahip çıkmak, onları çağdaş ilerlemeler ve yeniliklerle buluşturmak, küresel gelişmeler karşısında Türkiye’nin çıkış yolu olacak, aynı zamanda da mazlum milletlerin hür ve onurlu bir şekilde yaşamasına ışık tutacaktır.</p>

<p>Türkiye’nin süregelen ve birçoğunun toplumsal karşılığı olmayan tartışmaları bir kenara bırakarak enerjisini müreffeh ve mutlu bir ülkenin inşası, yüksek değerlerle donanmış yeni bir medeniyetin oluşturulması hedefine yöneltmesi kaçınılmaz bir gerekliliktir.</p>

<p>Geçen haftaki konuşmamda da ifade ettiğim gibi; ideolojik koordinatlarımız farklı olsa da politik merkezimiz Türkiye’dir.</p>

<p>Hiç şüphemiz yoktur ki Türk milleti, sahip olduğu engin tarihî tecrübeye ve kültürel derinliğe, demokratik değerlerle teçhiz edilmiş evrensel kazanımları da eklemleyerek, yeniden büyük bir medeniyet yaratma imkân ve kabiliyetine sahiptir.</p>

<p>Türk milletinin başlatacağı medeniyet yürüyüşü; manevî iklimini Türk-İslam kaynaklarından, kültürel temellerini ise kadim değerlerimizden alacaktır.</p>

<p>Terörsüz Türkiye, “birlikle ve dirlikle” yaşama iradesi, gönül ve kültür coğrafyamızla beraber insanlığa adaletli bir nizam vaaz eden, Türkiye merkezli yeni bir medeniyet inşasının şuurudur.</p>

<p>Milletimizin özgün iradesiyle tesis edilmekte olan terörsüz Türkiye ve terörsüz bölge girişimi Türkiye hasımlarını ve bölgede hakimiyet kurma heveslilerini endişeye sürüklerken; tarihimizin her döneminde olduğu gibi Türkiye’yi zayıflatmaya dönük sistemli çabalar da devreye sokulmaktadır.</p>

<p>Nasıl geçmişte kimi zaman ekonomik, kimi zaman siyasi ve sosyal kimi zaman da terör ve şiddeti esas alan yollarla milletimiz ayrıştırılmak, ekonomimiz istikrarsızlaştırılmak, devletimiz güçsüzleştirilmek istendiyse; yakaladığımız huzur ve güven ortamını sabote etmek isteyenler yine devrededir.</p>

<p>Peşinen söyleyelim. Türkiye yolundan, Türk milleti kararından geriye dönmeyecektir.</p>

<p>Terörsüz Türkiye adımları ciddiyetle ve samimiyetle atılmaya devam edecek ve en kısa zamanda nihayete erdirilecektir.</p>

<p>Aynı zamanda terörsüz bölge yolunda önemli gelişmelerin yaşandığı bir dönemde ise İsrail’in bölgeye dönük saldırganlıkları yaklaşan seçimler de bahane edilerek devam etmekte, kışkırtıcılık seviyesi artmaktadır.</p>

<p>İlk kıblemiz olan Mescid-i Aksa’ya yönelik provokasyonlar İsrail barbarlığının geldiği seviyeyi göstermektedir.</p>

<p>Diğer yandan kutsal topraklara yönelik Husi saldırıları bölgeyi istikrarsızlaştırma hedefinin aynı amaca hizmet eden farklı bir unsurudur.</p>

<p>Söylemler farklı olsa da hizmet ettikleri şey farksızdır.</p>

<p>Milliyetçi Hareket Partisi olarak ne ilk Kıblemiz Mesci-i Aksa’ya ne Kıblemiz Kâbe’ye ne de Hazreti Rasulullah’ın kutlu mabedine yönelik saldırılara göz yumamayız, sessiz kalmayız, tahammül göstermeyiz.</p>

<p>Kutsal topraklarımız başka bir egemen devletin sınırları içerisinde olsa da kutlu ceddimizin buralardaki mütecaviz eylemleri püskürtmek için başlattığı seferler tarihin hafıza kayıtlarında saklıdır.</p>

<p>Türk milletinin tarihinde, kültüründe, inancında, imanında ve devlet geleneğinde mahfuz bu topraklara yönelik saldırılara hiçbir şekilde duyarsız kalamayız.</p>

<p>Ne gerekiyorsa da onu yaparız.</p>

<p>Bu yönde diplomasinin imkânları, yetmiyorsa caydırıcı güç kullanılmalıdır.</p>

<p>Mekke İttifakı kapsamında ülkemizin Suudi Arabsitan’ın savunmasına mümkün olan her türlü askeri desteğin verilmesi, uluslararası hukuku da ihlal eden yaklaşımlara karşı hassasiyetle ve kararlılıkla mukabele edilmesine imkân sağlanmalıdır.</p>

<p>Bilindiği gibi dost ve müttefikimiz olan Suudi Arabistan’a yönelik artan Husi saldırıları ağır sivil kayıplara yol açmıştır.</p>

<p>Sivillere ve sivil altyapıya saldırmanın uluslararası hukuk ve insancıl hukuk açısından büyük bir suç teşkil ettiği açıktır.</p>

<p>Yemen’den Suudi Arabistan’a yönelik bu tür saldırıların en sert şekilde kınanması gerektiği de tartışmasızdır.</p>

<p>Nitekim 10 Ekim’de Riyad’daki Kral Halid Uluslararası Havalimanı’na gerçekleştirilen saldırıda 13 kişi hayatını kaybetmiş, 309 kişi yaralanmıştır. Ertesi gün aynı havalimanına düzenlenen yeni bir saldırıda ise bir kişi daha hayatını kaybetmiş, 11 kişi yaralanmıştır.</p>

<p>Bu menfur saldırılar, kuşkusuz bütün bölgenin huzur ve istikrarını hedef almaktadır.</p>

<p>Yemen’de uzun yıllardır devam eden çatışmaların yeniden şiddetlenmesi, Kızıldeniz ve Babülmendep Boğazı'nın güvenliğini tehlikeye atmakta; uluslararası ticaret, enerji arz güvenliği ve bölgesel ekonomik istikrar bakımından ciddi riskler doğurmaktadır.</p>

<p>Ortadoğu'nun içinde bulunduğu bu zor dönemde, bölge ülkeleri arasındaki husumetleri derinleştirecek, yeni çatışma cepheleri açacak ve sivillerin hayatına mal olacak hiçbir eylem mazur görülemeyecektir.</p>

<p>Hangi gerekçeyle gerçekleştirilirse gerçekleştirilsin, sivilleri hedef alan saldırılar hiçbir surette meşru görülemeyecektir.</p>

<p>Suudi Arabistan’ın egemenliğine ve toprak bütünlüğüne yönelik tehditler karşısında Türkiye, Mekke Ortak Savunma Anlaşması’ndan kaynaklanan taahhütlerine bağlı kalarak ve İslam âleminin mukaddes beldelerine ev sahipliği yapan bu müttefikimizle dayanışmasını kararlılıkla sürdürecektir.</p>

<p>Hatırlatmak isterim ki, Ecdadımız yıllarca “Hâdimü’l-Haremeyn” ile şereflenmiştir. Fahrettin Paşa’nın dillere destan Medine Müdafaası bu şuurun yüksek iradesidir. Öyle ki Peygamber ocağında pişen kahraman Türk askeri, Mehmetçik unvanını bu topraklarda almıştır.</p>

<p>Hamdolsun kutsal topraklarımıza dönük inancımız da, imanımız da kararlılığımız da milletimizin kalbinde, devletimizin kurumsallığında ve kudretinde hiç eksilmemiştir ve diridir.</p>

<p>Temennimiz, Husilerin saldırılarına derhal son vermesi, Yemen'de kalıcı bir siyasi çözümün tesis edilmesi ve bölgesel ihtilafların diyalog ve diplomasi yoluyla çözülmesidir.</p>

<p>Bölgedeki herkes itidal içerisinde hareket etmeli, aklıselimden şaşmamalıdır.</p>

<p>Daha fazla Müslüman kanı akmamalı, tüm bölgemiz huzur ve güven ortamında yaşayabilmelidir.</p>

<p>Mezhep farklılıklarını çatışmanın gerekçesi hâline getiren, Müslüman toplumları birbirine düşüren ve bölgenin kaynaklarını savaşlarda tüketenlere, nifak tohumları ekenlere, kardeş kavgası çıksın diye Tel Aviv’de el ovuşturanlara karşı müşterek bir duruş sergilenmelidir.</p>

<p>İslam dünyası bir ve bütün olmalı, kardeş kavgası derhal son bulmalıdır.</p>

<p>Parti olarak arzumuz, bölge ülkelerinin birbirlerinin güvenliğine katkı sunduğu, ihtilaflarını müzakereyle çözdüğü ve geleceklerini ortak iradeyle inşa ettiği, huzur ve barış içerisinde bir Ortadoğu ve İslam dünyasıdır.</p>

<p>Böylesi bir Ortadoğu hayalinin önündeki en büyük engel bölge ve insanlık için büyük tehdit olan Siyonist soykırımcı İsrail’dir.</p>

<p>Nitekim 27 Ekim’de bir seçime gidecek olan İsrail’de Netenyahu’nun izlediği soykırım politikası Gazze’yi tüketmekte, yok edici çirkef adımlar Batı Şeria’da da atılmakta, hatta Suriye topraklarının bütününde de yer yer sürmektedir.</p>

<p>Asrımıza yakışmayan, insanlığın yüzkarası manzaralar uluslararası kurumların ve tüm dünyanın gözünün önüne sergilenmeye maalesef devam edilmektedir.</p>

<p>Diğer yandan Yunanistan yönetiminin İsrail ile yakınlaşarak kendisini daha güçlü ve güvende hissedeceğini zannetmesi, Türkiye’nin deniz yetki alanlarındaki hak ve menfaatlerine dönük ihlallere dur dediğimizde İsrail’in kendisini koruyabileceğini umması tarihten ve günümüzden hiçbir ders almadığı anlamına gelecektir.</p>

<p>Yunanistan, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi ve İsrail arasında geliştirilmek istenen elektrik bağlantısı projesi, deniz yetki alanlarına ilişkin ihtilafları yeniden gündeme taşımıştır. ABD Dışişleri Bakanının projeye desteğini açıklaması ve Atina’nın deniz tabanı araştırmalarını yeniden başlatma girişimi, meselenin uluslararası boyutunu da ortaya koymaktadır.</p>

<p>Türkiye’nin güzergâha ilişkin önceden koordinasyon gerektiği yönündeki tutumu ortadayken, üçüncü ülkelerin desteğini almakla Ankara’nın itirazlarını aşabileceğini sanmak Atina için ciddi bir hata olacaktır.</p>

<p>Yunanistan, bölgemizde kalıcı huzur ve barış istiyorsa, bunun yolunun komşularla dostane ilişkiler tesis etmekten geçtiğini unutmamalıdır.</p>

<p>Yunanistan, Türkiye’nin haklarını ve Kıbrıs Türk Devleti’nin egemenliğini tanımadıkça, kimle ittifak kurarsa kursun, kiminle ne anlaşma imzalarsa imzalasın ve hangi silahları alırsa alsın kendisini güvende hissedemeyeceğini artık anlamalıdır.</p>

<p>Şayet Yunan hükümeti bizden korunmak için silahlanıyorsa, Türk barışına sığınmasını; bizleri korkutmak için silahlanıyorsa, hiçbir gücün bizi korkutamayacağını asla aklından çıkarmamasını kendilerine tavsiye ederiz.</p>

<p>Bizim arzumuz ve tercihimiz, Yunan-Rum ekseninin gereksiz şovlardan ve husumetlerden uzaklaşması, diyalog ve diplomasiyle sorunları çözme iradesi sergilemesidir.</p>

<p>Atina’daki acemi siyasetçiler, Türkiye’nin besleyeceği saygı ve dostluğun, İsrail’in satacağı silah ve mühimmattan daha güçlü olduğunu artık idrak etmelidir.</p>

<p>Kıymetli Milletvekilleri, Saygıdeğer Misafirler,</p>

<p>Uluslararası hukuku ihlal ederek yapılan egemenlik haklarımıza yönelik bazı saldırılarla beraber ülkemizi istikrarsızlaştırmaya, milletimizi kutuplaştırmaya ve birçok konuda da umutsuzluğa sevk etmeye dönük girişimler eş zamanlı devam etmektedir.</p>

<p>Türkiye güçlendikçe, kardeşliğini pekiştirdikçe huzurumuzu sabote etmeye yönelik fitne ve nifak da yaygınlaşmakta, Türkiye hasımlarıyla birlikte içerideki taşeronlar da hareketlenmektedir.</p>

<p>Devlet millet dayanışması, güven iklimi oluştukça, geleceğin güçlü Türkiye’sine yönelik ortak irade serpildikçe provokasyon girişimleri artmaktadır.</p>

<p>Türkiye kamuda, siyasette ve diğer birçok alanda arınma ve aklanma dönemindedir.</p>

<p>Köklü sorunlarını çözüme kavuşturabileceği uygun bir iklimdedir.</p>

<p>Bununla beraber yapılan operasyonları, devletin, kamu menfaatlerini istismara yönelik hukuksuzlukları açığa çıkarma yolunda attığı adımları, yeni bir kuşatma ve istikrarsızlaştırma sürecine çekmek bir kısım siyaset ve medya aracılığıyla sosyal hareketlilik yaratmak arzusu da dikkat çekmektedir.</p>

<p>Türkiye yükselme, milli birlik ve kardeşlikte buluşma evresinde iken içeriden ve dışarıdan toplumu tahrik edici olaylar karşısında tüm kurumlarıyla birlikte duyarlı ve hazır bulunmuşluk içinde olmalıdır.</p>

<p>Belediyelerde yaşanan yolsuzluk ve ahlaksızlıkların ülke düzeyinde yayıldığı bir dönemde siyaset adına bunların üstünün örtülmesine yahut olduğundan farklı gösterilmek suretiyle kamu malına zarar verenlerin, yetim hakkına el uzatanların masumlaştırılmasına fırsat verilmemelidir.</p>

<p>Sermaye piyasalarında yaşanan gelişmelerle birlikte veya futbolda, hakemlik camiasında yaşananlar da soruşturulmalı Türkiye her bakımdan gayrı hukuki ve gayrı ahlaki unsurlardan ayıklanmalıdır.</p>

<p>Hiçbir yolsuzluk ve usulsüzlük hukuk önünde koruma görmemelidir, nitekim görmemektedir.</p>

<p>Fon soruşturması kapsamında devletimizin kurumları gerekli adımları atmakta, yargı süreci işlemekte, küçük yatırımcıyı korumaya dönük yasal süreçler de başlatılmış bulunmaktadır.</p>

<p>Kurumlarımıza ve Türk adaletine güveniyor, adaletin doğru aynı zamanda da hızlı tecelli etmesini milletimiz adına bekliyoruz.</p>

<p>Bununla birlikte dikkatlerinizi çekmek isteri ki; bu süreçte özellikle muhalefet çevresince “elmayla armut” aynı kefede tartılmaya kalkılmakta, kamuoyunu yanıltmak, yönlendirmek ve tahrik etmek amacıyla organize suç şebekesi haline gelmiş, kamu malına el uzatmış, milletimizin üzerine çökmüş belediyelerdeki ahlaksızlar gürühunun eylemleri milletimizden saklanmaya, üstü örtülmeye çalışılmaktadır.</p>

<p>Belediyelerdeki rüşvet ve yolsuzluk operasyonları karşında Fon, rövanşizmin politik anestezisi olarak siyasi kültürün damarlarına zerk edilmek istenmekte bu şekilde olayın mahiyetini anlamaktan ziyade Türk toplumunun hali pür melalini suni bir gündeme hapsetmek arzu edilmektedir.</p>

<p>Dolayısıyla ahlaki standartlar, partizan tutumlar ve iktidar- muhalefet dikotomisine bağlı olarak, göreceleştirilmektedir.</p>

<p>Nitekim muhalefet, yönetimindeki belediyelere yönelik rüşvet, yolsuzluk ve diğer ahlaka mugayir eylemler karşısında fon krizini bir kaçış rampası olarak görmekte, ahlaki zafiyetlerinin üstünü örtmeye yönelik bir fırsata dönüştürmek çabasına girmektedir.</p>

<p>Bize göre sağlıklı bir sosyal düzenin temel unsuru Ahlaki standartlaşmadır.</p>

<p>Ahlak sadece düşüncesi ve eylemi memnu olan yasaklar bütünü değildir.</p>

<p>Ahlak, bireye düşünce ve eylemlerinde toplumsal sorumluluk yükleyen, toplumla beraber yaşama kültür ve iradesini dosdoğru bir istikamete kavuşturan zihniyet ve eylem meselesidir.</p>

<p>Türk düşüncesinin mürşidi Merhum Ziya Gökalp’in tabiriyle “Ailenin esası olan velayeti hassa ile devletin temeli olan velayeti amme, kuvvetlerini ahlaktan alırlar”.</p>

<p>Dolayısıyla bir toplumun ahlakı; zihniyette berraklığın, düşüncede ilke ve değerlerin, söylemde tutarlılığın, eylemde ise sorumluluğun gaye ve gayretidir.</p>

<p>Haddizatında ahlak, iktisadi faaliyetlerin ve sosyal hayatın çekim merkezidir. Ahlakın eksenindeki kayma, aileden kurumsal yapıya; kamudan özel alana; siyasetten iktisadi alana kadar yerleşik değerlerin dağılmasına ve karışmasına sebebiyet verir.</p>

<p>İktisat ilmimizin kutup yıldızı Merhum Sabri Ülgener’in de belirttiği üzere zihniyet ile davranışı birbirine sıkı sıkıya bağlayan temel unsur ahlaktır. Zira iktisat ahlakı da bu anlayıştan neşet etmiştir.</p>

<p>Ahlak bağları kopmuş bir toplum, ahlaki bağlamlardan arındırılmış bir sosyal düzensizliğin içerisinde bocalar; yaşadığı buhrandan çıkış yolunu ise ahlaki mübahlıkta bulur.</p>

<p>Ahlaki mübahlık ise Erol Güngör’ün ifadesiyle “kültürel kodlarımız ile medeniyet anlayışımız arasında yabancılaşmayı doğurur.”</p>

<p>Bu bağlamda gündemdeki tartışmaların esasını sosyal düzen erozyonunun ve ahlak buhranının izdüşümü olarak görmek gerekmektedir.</p>

<p>Bu nedenle Milliyetçi Hareket Partisi olarak ahlak terazisinde adaletin üleştirilmesi ve dağıtılmasını, bunun için de ahlaki standartlaşmanın evvele siyaset kurumunda tesis edilmesini öngörmekteyiz.</p>

<p>En nihayetinden ahlak ve adaletin temeli vicdandır.</p>

<p>Vicdan, iktidarda adaleti, devlet erkanında liyakati, siyaset kurumunda ise aklı ve ahlakı harekete geçirecektir.</p>

<p>Bu cümleden olarak devletimizin ilgili kurumları olanı biteni, çalanı, talan edeni, kamuoyuna açıklamalı doğru bilgilerle kamuoyunu aydınlatmalıdır.</p>

<p>Somutlaşmış, mahkeme kararları netleşmiş, hukuk önünde belirli hale gelmiş konular milletimizle behemehâl paylaşılmalı, belediyelerdeki yolsuzlukların boyutu vatandaşlarımızın bilgisine sunulmalıdır.</p>

<p>Haklıyla haksızı, doğruyla yanlışı fark etmeyi mümkün kılacak etkili bir iletişim stratejisiyle toplumsal kafa karışıklığı önlenmelidir.</p>

<p>Ülkemizin terörsüz Türkiye sürecinde yönlendirilmiş sanal meselelerle odağını kaybedeceği bir yöne sürüklenmesine izin verilmemelidir.</p>

<p>Milletçe terörsüz Türkiye ve terörsüz bölge yolunda atılan adımlara, elde edilen kazanımlara ve güçlü gelecek tasavvurumuza odaklanılmalıdır.</p>

<p>Çünkü siyasette, medya ve sosyal medyadaki hedef saptırma girişimlerinin, toplumsal güveni ve kurumlara duyulan inancı zayıflatma çabalarının; umutsuzluğu yaymaya, Türkiye’nin prangalarıyla baş başa kalmasını sağlamaya yönelik daha geniş bir çerçevenin parçası olduğu anlaşılmaktadır.</p>

<p>Bu yaklaşımın temel hedeflerinden birisi, söz konusu olayları Türkiye’de kurumsal ve siyasal yapının bütünüyle çürüdüğünün göstergeleri olarak takdim ederek toplumda çaresizlikle birlikte kutuplaşma ve siyasal gerilim yaratmaktır.</p>

<p>Nihai aşamada “yönetilemeyen, kurumları işlevsizleşen ve toplumsal bütünlüğü zayıflayan bir Türkiye” algısı oluşturmaktır.</p>

<p>Bu alçaklığa müsaade edemeyiz, izin veremeyiz.</p>

<p>Unutulmasın. Kurumlara yönelik güvenin aşındırılması ve toplumsal fay hatlarının belirginleştirilmesi, Türkiye’nin demokratik, ekonomik ve güvenlik bağlamındaki kazanımları karşısında büyük bir bühtan, siyasetin sağlıklı işleyişi açısından ciddi riskler doğurabilecek büyük bir ihanet olacaktır.</p>

<p>Böylesi bir atmosferin Türkiye’yi yalnızca siyasal ve toplumsal açıdan değil, ekonomik açıdan da olumsuz etkileyebileceği, yatırımcı algısından finansal istikrara, ülke risk priminden uluslararası itibarına kadar geniş bir alanda Türkiye’nin güvenilirliği üzerinde baskı oluşturabileceği açıktır.</p>

<p>Türkiye’nin dirlik ve düzeni her şeyin üstünde, her türlü siyasi mülahazanın önceliğindedir.</p>

<p>Türkiye’nin karşı karşıya bulunduğu sorunların gerçekliğini inkâr etmeden; vatandaşımızın sosyo ekonomik beklentilerini dikkate alan bununla birlikte yolsuzluk, usulsüzlük ve yozlaşmayla etkin ve hukuka uygun biçimde mücadele edildiğine ilişkin kamuoyunun ikna olacağı bir yaklaşımı hep birlikte sergilemek durumundayız.</p>

<p>Türkiye hepimizin, hep birlikte Türkiye’yiz. Milletçe kederimiz bir, kıvancımız bir, geleceğimiz birdir.</p>

<p>Yapmamız gereken, olayları siyasal çatışmanın aracı hâline getirmek değil, hukuk ve demokrasi temelinde kurumsal dayanıklılığı artırarak gelecek perspektifimizi güçlendirmektir.</p>

<p>Hatırlatmak isterim Türkiye eski Türkiye değildir.</p>

<p>Güçlü kurumlara, büyük bir ekonomik kapasiteye, etkili bir diplomasiye ve caydırıcı bir savunma sanayine sahiptir.</p>

<p>Sistemsel arızalarını gidermiş, milli birlik ve kardeşliğini tesis etmiş, Türk ve Türkiye yüzyılını inşa etmeye odaklanmış, gıpta ile bakılan bir Türkiye hamdolsun egemendir.</p>

<p>Kimseye oyun kurdurmayız, istikrarımıza, güvenliğimize, huzurumuza ve kardeşliğimize kastetmek isteyenlere fırsat vermeyiz.</p>

<p>Milletimiz emin olsun, milli birliğimizi kuvvetlendirecek, yeni Türk asırlarına yelken açacağız.</p>

<p>Engelleri aşa aşa, oyunları boza boza güçlü geleceğimizi milletçe birlikte inşa edeceğiz.</p>

<p>Değerli Milletvekilleri,</p>

<p>Fransa’da yaşanan öğrenci eylemleri Avrupa’nın toplumsal huzur ve istikrar bakımından karşı karşıya bulunduğu sorunları bir kez daha gözler önüne sermiştir.</p>

<p>Okulların fiziki şartlarının iyileştirilmesi, öğretmen açığının giderilmesi ve eğitimde fırsat eşitliğinin sağlanması talebiyle sokaklara inen gençler, esasen geleceklerinden kaygı duyduklarını ortaya koymaktadır.</p>

<p>Avrupa’nın artan ırkçılık ve yabancı düşmanlığı gibi ağır sorunlarla yüzleştiği bir dönemde, gençlerin kitlesel şekilde sokaklara inmesi toplumsal huzur ve dayanışma ikliminin giderek bozulacağına işaret etmektedir.</p>

<p>Göstericilerin Bastil Meydanı'nda toplanması, Fransız Devrimine yapılan bir gönderme olmaktan öte, olayların daha geniş kitleleri sokağa dökme potansiyeli taşıdığına işaret etmektedir.</p>

<p>1968 olaylarını ve 2018’deki Sarı Yeleklileri hatırlatan gösteriler, gerekçe gösterilen sorunların çözülememesi halinde, eylemlerin Fransa’dan başlayarak dalga dalga diğer Avrupa ülkelerine de yayılma potansiyeli taşımaktadır.</p>

<p>Diğer taraftan, gösterilere yönelik polis müdahalelerinde yaşanan ağır yaralanmalar ve binlerce kişinin gözaltına alınması, başka ülkelere demokrasi ve insan hakları konusunda ders vermeyi alışkanlık hâline getirenlerin, aynı ilkeleri kendi vatandaşları söz konusu olduğunda nasıl görmezden gelebildiğini göstermiştir.</p>

<p>Benzer durumlar Türkiye’de yaşansa “insan hakları ve demokrasi” çağrısı yapacak Avrupalı liderlerin Fransa’daki şiddete ses çıkarmaması, Avrupa’nın ikiyüzlülüğünü bir kez daha ifşa etmiştir.</p>

<p>Fransa ve muhtemelen başka ülkeleri de etkisi altına alacak olan bu gelişmeler, Avrupa’nın sosyal devlet anlayışından uzaklaştığını ve eğitim şartlarının giderek bozulduğunu göstermektedir.</p>

<p>Türkiye ise, eğitimde attığı adımların karşılığını uluslararası ölçekte almaktadır.</p>

<p>OECD tarafından açıklanan PISA 2025 sonuçlarına göre ülkemiz, bir önceki değerlendirmeye kıyasla matematik, fen bilimleri ve okuma becerilerinin her üçünde de puanını en fazla artıran OECD ülkesi olmuş; fen bilimleri ve okuma becerilerinde OECD ortalamasının üzerine çıkarken matematikte bu ortalamayı yakalamıştır.</p>

<p>Bu başarı, Türkiye’nin eğitimde kaydettiği ilerlemenin somut bir göstergesi olmuştur.</p>

<p>Gençlerimizi geleceğe hazırlamak ve Türk ve Türkiye Yüzyılı hedeflerimize doğru hızla yol almak için gençlerimize ve milli eğitime azamî ölçüde kaynak ayırmamız gerektiğini de bu vesileyle vurgulamak istiyorum.</p>

<p>Manevî ve kültürel değerlerimizi özümsemiş, düşünme, algılama ve problem çözme yeteneği gelişmiş; sorumluluk duygusu ve toplumsal duyarlılığı yüksek; yeni gelişmelere açık, bilim ve teknoloji üretimine yatkın, girişimci, demokrat, kültürlü, erdemli ve inançlı nesiller, Türk Asrı’nın mimarı ve geleceğimizin teminatı olacaktır.</p>

<p>Bu çerçevede eğitim sistemimiz, bilgi toplumunun gerektirdiği bilgi ve becerilerle donatılmış, uluslararası rekabet yeteneğine sahip, teknoloji kültürü gelişmiş insan gücünün yetiştirilmesini sağlayacak şekilde yapılandırılmalı; eğitim mekânları, eğitim teknolojileri ve insan gücü imkânları nitelik ve nicelik açısından en üst standartlara yükseltilmelidir.</p>

<p>Bununla birlikte Türkiye’de yaşanan birkaç okul hadisesini de dikkatle takip etmek güvenlik tedbirleriyle birlikte okul, aile ve öğretmen üçgeninde geliştirilecek etkili önlemlerle bir daha benzeri hadiselerin yaşanmamasını sağlamak, geleceğimizin teminatı çocuklarımızla birlikte sistemi ve yönetimi hedef alan iç ve dış kaynaklı tehditlere karşı duyarlı olmak şarttır.</p>

<p>Kıymetli Arkadaşlarım,</p>

<p>Milletimizin her sorunu bizim de sorunumuzdur.</p>

<p>Haklı beklentileri bizim de talebimizdir.</p>

<p>Önümüzdeki dönemi, yasama faaliyetlerimizin odağına vatandaşlarımızın sosyo-ekonomik sorunlarını çözmeye, beklentilerini karşılamaya dönük atılımların yapılacağı bir yasama yılı olarak görüyoruz.</p>

<p>Her bir milletvekili arkadaşımdan bu yöndeki çalışmalarını hızlandırmasını bekliyorum.</p>

<p>Cumhur İttifakı birlikteliğinde tüm sorunlarımızı aşacak, milletimizi daha mutlu devletimizi daha güçlü kılacağız.</p>

<p>Büyük Ozanımız Merhum Aşık Veysel’in deyişiyle diyorum ki:</p>

<p>“Son verelim iftiraya bühtana</p>

<p>Kardeşane sevişelim can cana.</p>

<p>Elbirlikle çalışalım Vatana</p>

<p>Çok okul fabrika kuralım kardaş”</p>

<p>Bu düşüncelerle sayın milletvekillerini ve muhterem misafirlerimizi bir kez daha hürmet ve muhabbetle selamlıyor, her birinizi Allah’a emanet ediyorum.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 13 Oct 2026 14:43:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/10/bahceli-suudi-arabistana-mekke-ittifaki-kapsaminda-her-turlu-askeri-destek-verilmeli-1791892334.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Türkiye, Husilerin Kral Halid Havalimanı’na saldırısını kınadı</title>
                <category>SİYASET</category>
                <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/turkiye-husilerin-kral-halid-havalimanina-saldirisini-kinadi-3608</link>
                <guid>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/turkiye-husilerin-kral-halid-havalimanina-saldirisini-kinadi-3608</guid>
                <description><![CDATA[Dışişleri Bakanlığı, Husilerin Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad’daki Kral Halid Uluslararası Havalimanı’na bir kez daha saldırı düzenlemesini en güçlü şekilde kınadı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Dışişleri Bakanlığı, Husilerin Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad’daki Kral Halid Uluslararası Havalimanı’na bir kez daha saldırı düzenlemesini en güçlü şekilde kınadı.</strong></p>

<p>Bakanlık tarafından yapılan yazılı açıklamada şu ifadelere yer verildi:</p>

<p><em><strong>“Husilerin Suudi Arabistan’daki<span style="color:#2980b9"> Kral Halid Uluslararası Havalimanı</span>’na yönelik saldırısını en güçlü şekilde kınıyoruz. Saldırıda hayatını kaybedenlere Allah’tan rahmet, yaralılara acil şifalar diliyor; <span style="color:#2980b9">Suudi Arabistan </span>halkına taziyelerimizi sunuyoruz.</strong></em></p>

<p><em><strong>Sivil altyapıyı ve masum sivilleri kasten hedef alan bu saldırılar, uluslararası hukuku ve uluslararası insancıl hukuk ilkelerini açık biçimde ihlal etmektedir.</strong></em></p>

<p><em><strong>Bölgesel güvenlik ve istikrara tehdit oluşturan, uluslararası toplumun barışın tesisi yönündeki ortak çabalarına zarar veren <span style="color:#2980b9">eylemlerin derhal sona erdirilmesi </span>gerektiğini vurguluyoruz.</strong></em></p>

<p><em><strong>Türkiye olarak,<span style="color:#2980b9"> Suudi Arabistan’ın </span>egemenliğine ve toprak bütünlüğüne olan desteğimizi yineliyoruz.”</strong></em></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 12 Oct 2026 11:01:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/10/turkiye-husilerin-kral-halid-havalimanina-saldirisini-kinadi-1791792384.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Kılıçdaroğlu&#039;ndan 10 Ekim anma mesajı</title>
                <category>SİYASET</category>
                <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/kilicdaroglundan-10-ekim-anma-mesaji-3601</link>
                <guid>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/kilicdaroglundan-10-ekim-anma-mesaji-3601</guid>
                <description><![CDATA[CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu, 10 Ekim Gar Katliamı yıl dönümü mesajında adalet arayışından vazgeçmeyeceklerini vurgulayarak korku yerine umudu, nefret yerine ise kardeşliği büyüteceklerini belirtti.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu, 10 Ekim Gar Katliamı yıl dönümü mesajında adalet arayışından vazgeçmeyeceklerini vurgulayarak korku yerine umudu, nefret yerine ise kardeşliği büyüteceklerini belirtti.</strong><br />
<br />
Ankara Tren Garı önünde gerçekleşen ve Türkiye tarihinin en kanlı terör saldırılarından biri olarak kayıtlara geçen 10 Ekim Gar Katliamı’nın yıl dönümünde, Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu sosyal medya hesabı üzerinden bir anma mesajı yayımladı.</p>

<p>Saldırıda yaşamını yitiren vatandaşları rahmetle anan Kılıçdaroğlu, adaletin tecelli etmesi için sürdürülen mücadelenin kararlılıkla devam edeceğini altını çizerek vurguladı. Toplumsal dayanışma, umut ve kardeşlik mesajları veren Kılıçdaroğlu, paylaşımında şu ifadeleri kullandı:</p>

<p><em><strong>&nbsp;"10 Ekim Gar Katliamı, Ankara’nın kalbinde, insanlığın vicdanında açılmış ve hiç kapanmayacak bir yaradır.</strong></em></p>

<p><em><strong>&nbsp;Aradan yıllar geçti ama ne acımız hafifledi ne de adalet arayışımız sona erdi.</strong></em></p>

<p><em><strong>&nbsp;Birbirimizin canı ve namusu yine birbirimize emanettir.</strong></em></p>

<p><em><strong>Hayatını kaybeden kardeşlerimizin hesabını sormadan,</strong></em></p>

<p><em><strong>&nbsp;Adaletten, kavgamızdan vazgeçmeyeceğiz.</strong></em></p>

<p><em><strong>Birbirimizden asla vazgeçmeyeceğiz.</strong></em></p>

<p><em><strong>Korkuyu değil umudu, nefreti değil kardeşliği büyüteceğiz.</strong></em></p>

<p><em><strong>10 Ekim’de katledilen bütün kardeşlerimizi rahmetle anıyor, acılı ailelerine ve milletimize sabırlar diliyorum.</strong></em></p>

<p><em><strong>&nbsp;Unutmadık, unutmayacağız."</strong></em></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sat, 10 Oct 2026 19:28:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/10/kilicdaroglundan-10-ekim-anma-mesaji-1791650808.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>DMM&#039;den Azerbaycan&#039;a yönelik algı operasyonlarına karşı uyardı</title>
                <category>SİYASET</category>
                <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/dmmden-azerbaycana-yonelik-algi-operasyonlarina-karsi-uyardi-3598</link>
                <guid>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/dmmden-azerbaycana-yonelik-algi-operasyonlarina-karsi-uyardi-3598</guid>
                <description><![CDATA[T.C. İletişim Başkanlığı Dezenformasyonla Mücadele Merkezi, bazı uluslararası basın yayın organları ve sosyal medya hesaplarında Türkiye ile Azerbaycan arasındaki sarsılmaz bağları, stratejik müttefikliği ve “Tek Millet, İki Devlet” anlayışını hedef alan art niyetli ve maksatlı içerikler tespit edildiğini açıkladı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>T.C. İletişim Başkanlığı Dezenformasyonla Mücadele Merkezi, bazı uluslararası basın yayın organları ve sosyal medya hesaplarında Türkiye ile Azerbaycan arasındaki sarsılmaz bağları, stratejik müttefikliği ve “Tek Millet, İki Devlet” anlayışını hedef alan art niyetli ve maksatlı içerikler tespit edildiğini açıkladı.</strong></p>

<p>Merkez tarafından yapılan açıklamada, söz konusu paylaşımların iki dost ve kardeş ülke arasındaki köklü ilişkileri zedelemeyi, bölgesel barış ve istikrarı baltalamayı amaçlayan açık bir algı operasyonu olduğu vurgulandı.</p>

<p>Açıklamada şu ifadelere yer verildi:</p>

<p><em><strong>"Bazı uluslararası basın yayın organlarında ve sosyal medya hesaplarında, Türkiye ile Azerbaycan arasındaki sarsılmaz bağları, stratejik müttefikliği ve "Tek Millet, İki Devlet" anlayışını hedef alan</strong></em><em><strong> art niyetli ve maksatlı içerikler </strong></em><em><strong>tespit edilmiştir.</strong></em></p>

<p><em><strong>Söz konusu paylaşımlar, iki dost ve kardeş ülke arasındaki köklü ilişkileri zedelemeyi, bölgesel barış ve istikrarı baltalamayı amaçlayan açık bir algı operasyonudur.</strong></em></p>

<p><em><strong>Türkiye ve Azerbaycan; ortak tarih, kültür ve sarsılmaz bir kardeşlik temelinde yükselen ilişkilerini her alanda kararlılıkla sürdürmektedir. İki ülke arasındaki stratejik ortaklık, atılan ortak adımlar ve yürütülen iş birlikleri üzerinden manipülatif söylemlerle kamuoyunu yanıltma çabaları hedefine ulaşamayacaktır."<br />
<br />
<a href="https://x.com/dmmiletisim/status/2108625684469837975"><img alt="" src="https://www.alevihaberler.com.tr/public/images/detay/HUNX4W3WUAALnJM.jpg" style="height:800px; width:640px" /></a></strong></em></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 09 Oct 2026 23:26:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/10/dmmden-azerbaycana-yonelik-algi-operasyonlarina-karsi-uyardi-1791577925.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Hakkâri Merkezli 5 ilde operasyon</title>
                <category>SİYASET</category>
                <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/hakkari-merkezli-5-ilde-operasyon-3597</link>
                <guid>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/hakkari-merkezli-5-ilde-operasyon-3597</guid>
                <description><![CDATA[Emniyet Genel Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Başkanlığı, Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) ve Yüksekova Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde; Hakkâri İl Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünce uyuşturucu madde ticareti suçundan elde edilen suç gelirlerinin aklanmasına yönelik Hakkâri’nin Yüksekova ilçesi merkezli İstanbul, Bursa, İzmir ve Van’da eş zamanlı operasyonlar düzenlendi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>İçişleri Bakanlığı'nda yapılan açıklamaya göre, Emniyet Genel Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Başkanlığı, Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) ve Yüksekova Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde; Hakkâri İl Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünce uyuşturucu madde ticareti suçundan elde edilen suç gelirlerinin aklanmasına yönelik Hakkâri’nin Yüksekova ilçesi merkezli İstanbul, Bursa, İzmir ve Van’da eş zamanlı operasyonlar düzenlendi.</strong></p>

<p><br />
Yaklaşık 1 yıldır sürdürülen çalışmalar, MASAK Başkanlığından temin edilen mali veriler ve gerçekleştirilen finansal analizler neticesinde yakalanan şüphelilerin; uyuşturucu ticaretinden elde ettikleri suç gelirlerini çeşitli ticari faaliyetler, şirketler, taşınmazlar ve araçlar üzerinden akladıkları tespit edildi.</p>

<p><br />
Operasyonlar sonucunda; piyasa değeri yaklaşık 5 milyar TL olan 86 arsa, 34 tarla, 18 mesken, 7 dükkân ve 3 bina olmak üzere toplam 148 taşınmaz ile 17 araca el konuldu.&nbsp;</p>

<p><br />
Ayrıca şüphelilerle bağlantılı 8 şirkete yönelik adli ve mali işlem uygulandı. Bu şirketlerden 4’ünün kuyumculuk ve mücevherat sektöründe faaliyet gösterdiği ve Yüksekova, Van ve İstanbul’da bulunduğu tespit edilerek iş yerlerindeki altın ve kıymetli madenlere el konuldu. Öte yandan, İzmir’de faaliyet gösteren bir salça fabrikasının şirket hisseleri ile Bursa’da faaliyet gösteren bir tekstil firmasına da adli makamların kararları doğrultusunda el konuldu. Operasyonlar kapsamında 17 şüpheli hakkında adli işlem başlatıldı.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 09 Oct 2026 19:45:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/10/hakkari-merkezli-5-ilde-operasyon-1791564861.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Kılıçdaroğlu: 4 kişilik hanenin yoksulluk sınırı 123 bin lira olmuşken asgari ücret 28 bin lira</title>
                <category>SİYASET</category>
                <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/kilicdaroglu-4-kisilik-hanenin-yoksulluk-siniri-123-bin-lira-olmusken-asgari-ucret-28-bin-lira-3591</link>
                <guid>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/kilicdaroglu-4-kisilik-hanenin-yoksulluk-siniri-123-bin-lira-olmusken-asgari-ucret-28-bin-lira-3591</guid>
                <description><![CDATA[CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, ülkedeki ekonomik sıkıntılara dikkat çekerek asgari ücret ile yoksulluk sınırı arasındaki uçurumu eleştirdi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, ülkedeki ekonomik sıkıntılara dikkat çekerek asgari ücret ile yoksulluk sınırı arasındaki uçurumu eleştirdi.</strong></p>

<p>Kılıçdaroğlu yaptığı açıklamada, <em><strong>“4 kişilik bir aileyi düşünün. Bunun ortalama gıda harcaması aylık 37 bin 801 lira. Yoksulluk sınırı da 123 bin 130 lira. Bekar bir çalışanın yaşama maliyeti 48 bin 885 lira. Net asgari ücret ise 28 bin 076 lira. En düşük emekli aylığı 23 bin 552 lira. Bekar bir çalışanın yaşam maliyeti 48 bin lira ama net asgari ücret 28 bin lira. İnsaf var mı? Arada neredeyse yüzde 100 fark var. Olmaz” </strong></em>dedi.</p>

<p>Vatandaşın gerçek dertleriyle ilgilenmeyen bir iktidar olduğunu savunan Kılıçdaroğlu, <em><strong>“Kime dokunsanız dert yanıyor. Ortada şu soru dolaşıyor: Bu memleket nereye gidiyor? Uyuşturucu baronlarından borsa çetelerine kadar herkes ya devleti soyuyor ya yasa dışı işler yapıyor. Bu, 25 yıllık iktidarın bize bıraktığı bir miras gibi duruyor. Vatandaşın, işçinin, çiftçinin, köylünün, esnafın, sanayicinin gerçek dertleriyle ilgilenmeyen bir siyasal yapı görüyoruz”</strong></em> ifadelerini kullandı.</p>

<p>Mazot zammının sadece otomobil kullananları değil, çiftçiden balıkçıya kadar tüm sektörleri etkilediğini belirten Kılıçdaroğlu, <em><strong>“Mazota zam yaptığınız zaman çiftçinin traktörü, ürünü taşıyan kamyon, balıkçının teknesi, bütün alan iğneden ipliğe zam görüyor. Bunu iktidar sahipleri fark ediyor mu? Emin olun hiç fark etmiyorlar. Onların dertleri başka” </strong></em>diye konuştu.</p>

<p>Mutfaktaki yangının ancak iktidar değişikliğiyle söneceğini savunan Kılıçdaroğlu,<em><strong> “Türkiye’nin yeni bir iktidara, halkı düşünen iktidara ihtiyacı vardır” </strong></em>dedi.</p>

<p>Kaynak Link:&nbsp;<a href="https://chp.org.tr/haberler/chp-lideri-kemal-kilicdaroglu-neden-yoksulluk-var-emekli-perisan-asgari-ucret-cok-dusuk-cunku-devlet-soyuluyor">https://chp.org.tr/haberler/chp-lideri-kemal-kilicdaroglu-neden-yoksulluk-var-emekli-perisan-asgari-ucret-cok-dusuk-cunku-devlet-soyuluyor</a></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 07 Oct 2026 12:26:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/10/kilicdaroglu-4-kisilik-hanenin-yoksulluk-siniri-123-bin-lira-olmusken-asgari-ucret-28-bin-lira-1791367534.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Kılıçdaroğlu’ndan Erdoğan’a: Önce Siyasi Ahlak Kanunu’nu getir</title>
                <category>SİYASET</category>
                <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/kilicdaroglundan-erdogana-once-siyasi-ahlak-kanununu-getir-3590</link>
                <guid>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/kilicdaroglundan-erdogana-once-siyasi-ahlak-kanununu-getir-3590</guid>
                <description><![CDATA[CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın yeni anayasa çağrısına şartlı yanıt verdi. Partisinin haftalık grup toplantısında konuşan Kılıçdaroğlu, “Bizim Anayasa’dan önce bir Siyasi Ahlak Kanunu’na ihtiyacımız var. Getir arkadaş, önce Siyasi Ahlak Kanunu’nu getir” dedi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın yeni anayasa çağrısına şartlı yanıt verdi. Partisinin haftalık grup toplantısında konuşan Kılıçdaroğlu,</strong><em><strong> “Bizim Anayasa’dan önce bir Siyasi Ahlak Kanunu’na ihtiyacımız var. Getir arkadaş, önce Siyasi Ahlak Kanunu’nu getir”</strong></em><strong> dedi.</strong></p>

<p>Kılıçdaroğlu, Erdoğan’ın 1 Ekim’de TBMM’de yaptığı konuşmada yeni anayasa çağrısı yaptığını hatırlatarak şunları söyledi:</p>

<p><em><strong>“Sayın Erdoğan, TBMM açılış konuşmasında Anayasa’dan ve anayasal değişiklikten söz etti. ‘Partiler arasında rekabet olabilir ama bizim doğru dürüst bir anayasaya ihtiyacımız var’ dedi. Ben de buradan Sayın Erdoğan’a bir çağrı yapıyorum: Bizim Anayasa’dan önce bir Siyasi Ahlak Kanunu’na ihtiyacımız var. Getir arkadaş, önce Siyasi Ahlak Kanunu’nu getir. Siyaset kirlendiyse yolsuzluğu engelleyemezsiniz. Siyasetin temiz olması, pak olması lazım. Siyasetçi kirlenirse olmaz; o nedenle Siyasi Ahlak Kanunu’nu getir kardeşim, hep beraber oy birliğiyle çıkaralım. Siyasi Ahlak Kanunu’nu çıkaralım, arkasından ‘Anayasa’ mı diyorsun, otururuz.”</strong></em></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 06 Oct 2026 17:42:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/10/kilicdaroglundan-erdogana-once-siyasi-ahlak-kanununu-getir-1791297908.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>ATA Parti Lideri Zeybek’ten çarpıcı açıklamalar: İktidar yürüyüşünü başlattık</title>
                <category>SİYASET</category>
                <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/ata-parti-lideri-zeybekten-carpici-aciklamalar-iktidar-yuruyusunu-baslattik-3589</link>
                <guid>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/ata-parti-lideri-zeybekten-carpici-aciklamalar-iktidar-yuruyusunu-baslattik-3589</guid>
                <description><![CDATA[ATA Parti Genel Başkanı Namık Kemal ZEYBEK, ALTIOK Medya'da röporatajı yayımlandı]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><!--TgQPHd|||[]--><!--TgQPHd|||[]--></p>

<p><strong>ATA Parti Genel Başkanı Namık Kemal Zeybek,<a href="https://www.altiokmedya.com.tr/haber/zeybek-kilicdaroglu-emperyalizmi-urkuttu"><span style="color:#2980b9"> ALTIOK Medya’ya yayımlanan röportajda </span></a>Türkiye siyasetinin sıcak başlıklarına, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) içindeki gelişmelere ve partisinin gelecek vizyonuna dair ezber bozan değerlendirmelerde bulundu.&nbsp;<br />
<br />
<a href="https://www.altiokmedya.com.tr/haber/zeybek-kilicdaroglu-emperyalizmi-urkuttu">ALTIOK MEDYA'DA YAYIMLANAN RÖPORTAJIN TAMAMINI OKUMAK İÇİN TIKLAYINIZ</a></strong></p>

<h2><strong><span style="font-size:18px"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">"KEMAL BEY KÜRESEL GÜÇLERİ KARŞISINA ALDI"</span></span></strong><!--TgQPHd|||[]--></h2>

<p>CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun son dönemdeki bazı söylemlerinin belirli odaklarda ürküntü yarattığını öne süren Zeybek, özellikle neoliberalizm eleştirilerine dikkat çekti. Zeybek, konuya ilişkin şu ifadeleri kullandı:<!--TgQPHd|||[]--></p>

<p><strong><em>"Kemal Bey’in bazı sözleri de sanıyorum birilerini ürküttü. Yani şöyle, ”Biz yeni Neoliberalist dayatmalara boyun eğmeyeceğiz!” sözü aslında global kapitalist emperyalizmin en çok rahatsız olacağı sözdür. Çünkü global kapitalist emperyalizmin Türkiye’yi ele geçirmesinin ve yönlendirmesinin ve sömürmesinin birinci dayanağı Neoliberalizm denilen uygulamalardır. Bu uygulamalar 30 yıldır Türkiye'de çok büyük yıkıntılara yol açtı. Kemal Bey buna karşı çıkarken aynı zamanda global güçleri de karşısına almış oluyor."</em></strong><!--TgQPHd|||[]--></p>

<p><!--TgQPHd|||[]--></p>

<h2><strong><span style="font-size:18px"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">"ATA PARTİ İKTİDARA GELECEK, GÖREVİ GENCE DEVREDECEĞİM"</span></span></strong><!--TgQPHd|||[]--></h2>

<p>Partisinin hedeflerini iddialı bir dille ortaya koyan Namık Kemal Zeybek, ATA Parti’nin kesin olarak iktidara geleceğini savundu. Bu öngörüsünü hem siyasi tecrübelerine hem de "derin sezgilerine" dayandıran Zeybek, şaşırtıcı bir liderlik projeksiyonu çizdi:<!--TgQPHd|||[]--></p>

<p><em><strong>"İktidar yürüyüşünü başlattık. ATA Parti iktidara gelecek, bunu kesinlikle söylüyorum. Uzun yıllara dayalı deneyimlerim, tarihi ve ideolojik okumalarım ve derin sezgilerimle bunu biliyorum. Yazgı böyle... Ancak ATA Parti tam iktidara gelmek üzereyken, ben genel başkanlığı parti içinden genç bir arkadaşıma bırakacağım. Onun Türkiye’yi yönetmesini sağlayıp, kendim ona danışmanlık yapacağım."</strong></em><!--TgQPHd|||[]--></p>

<p><!--TgQPHd|||[]--></p>

<h2><span style="font-size:18px"><strong><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">"BİZDEN BAŞKA %100 ATATÜRKÇÜ PARTİ YOK! YENİ PARTİ İLE İTTİFAK YAPMAYIZ"</span></strong></span><!--TgQPHd|||[]--></h2>

<p><em><strong>"Biz Türkiye’de Atatürk’ü bütünüyle anlamış, Türk Devrimini benimsemiş ve onu çağa taşımış bir kadroyuz. Bizden başka bu anlamda yüzde 100 Atatürkçü başka bir parti yok." </strong></em>diyen ATA Parti Lideri Namık Kemal Zeybek, aynı zamanda <strong>YENİ PARTİ</strong> ile ittifak yapmaklarını açıkladı.<br />
<br />
<strong><a href="https://www.altiokmedya.com.tr/haber/zeybek-kilicdaroglu-emperyalizmi-urkuttu">ALTIOK MEDYA'DA YAYIMLANAN RÖPORTAJIN TAMAMINI OKUMAK İÇİN TIKLAYINIZ</a></strong><!--TgQPHd|||[]--></p>

<p><br />
<!--TgQPHd|||[]--></p>

<p><br />
<!--TgQPHd|||[]--></p>

<p><!--TgQPHd|||[]--></p>

<p><!--TgQPHd|||[]--></p>

<p>&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 06 Oct 2026 15:01:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/10/ata-parti-lideri-zeybekten-carpici-aciklamalar-iktidar-yuruyusunu-baslattik-1791289457.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Cumhurbaşkanı Erdoğan: İhracatta yeni rekorlar kırıldı</title>
                <category>SİYASET</category>
                <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/cumhurbaskani-erdogan-ihracatta-yeni-rekorlar-kirildi-3581</link>
                <guid>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/cumhurbaskani-erdogan-ihracatta-yeni-rekorlar-kirildi-3581</guid>
                <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, ihracat verilerini değerlendirdiği açıklamasında önemli rekorlar kırıldığını vurguladı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, ihracat verilerini değerlendirdiği açıklamasında önemli rekorlar kırıldığını vurguladı.</strong></p>

<p>Erdoğan,&nbsp; açıklanan verilere göre yılbaşından bu yana ihracatın yüzde 5,2 artışla 211 milyar dolara ulaştığını ve yeni bir rekor kırıldığını belirtti. Eylül ayında 26 milyar dolarlık ihracat gerçekleştirilerek Cumhuriyet tarihinin en yüksek eylül ayı ihracatına ulaşıldığını vurguladı.</p>

<p>“Böylelikle 2026’nın 5 ayında ihracat rekoru kırarak tarihî bir başarıya imza attık” diyen Erdoğan, yıllıklandırılmış ihracatın ise 287,3 milyar dolarla bugüne kadarki en yüksek seviyesine çıktığını açıkladı.</p>

<p>Bölgede yaşanan savaş ve krizlere rağmen Türkiye’nin kalkınma ve büyüme rotasında kararlılıkla ilerlediğini ifade eden Erdoğan, “Yatırımı, üretimi, ihracatı, istihdamı önceleyen bir vizyonla inşallah daha nice başarılara hep birlikte imza atacağız” dedi.<br />
<br />
<strong>Cumhurbaşkanı Erdoğan şu açıklamada bulundu:</strong><br />
&nbsp;</p>

<p><strong><em>Dün açıklanan verilere göre ihracatta yılbaşından bu yana %5,2 artışla 211 milyar dolar seviyesine ulaşarak yeni bir rekor kırdık.</em></strong></p>

<p><strong><em>Eylül’de 26 milyar dolarlık ihracat yaparak cumhuriyet tarihimizin en yüksek eylül ayı ihracatına ulaştık. &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp;</em></strong></p>

<p><strong><em>Böylelikle 2026’nın 5 ayında ihracat rekoru kırarak tarihî bir başarıya imza attık.</em></strong></p>

<p><strong><em>Yıllıklandırılmış ihracatımız ise 287,3 milyar dolarla bugüne kadarki en yüksek seviyesine çıktı.</em></strong></p>

<p><strong><em>Bölgemizde ardı ardına patlak veren savaş ve krizlere rağmen ülkemiz kalkınma ve büyüme rotasında ilerlemeyi kararlılıkla sürdürmektedir.</em></strong></p>

<p><strong><em>Yatırımı, üretimi, ihracatı, istihdamı önceleyen bir vizyonla inşallah daha nice başarılara hep birlikte imza atacağız.</em></strong><br />
&nbsp;</p>

<p>Kaynak: [x.com/RTErdogan](https://x.com/RTErdogan)</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 05 Oct 2026 08:13:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/10/cumhurbaskani-erdogan-ihracatta-yeni-rekorlar-kirildi-1791177578.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Bakan Gürlek: 7 faili meçhul dosyada 8 cinayeti daha aydınlattık</title>
                <category>SİYASET</category>
                <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/bakan-gurlek-7-faili-mechul-dosyada-8-cinayeti-daha-aydinlattik-3579</link>
                <guid>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/bakan-gurlek-7-faili-mechul-dosyada-8-cinayeti-daha-aydinlattik-3579</guid>
                <description><![CDATA[Adalet Bakanı Akın Gürlek, Artvin, Yozgat, Diyarbakır, Eskişehir, Trabzon, Kilis, Kayseri illerinde en eskisi yaklaşık 39, en yenisi 3 yıllık 7 ayrı faili meçhul dosyada 8 cinayetin aydınlatıldığını açıkladı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Adalet Bakanı Akın Gürlek, Artvin, Yozgat, Diyarbakır, Eskişehir, Trabzon, Kilis, Kayseri illerinde en eskisi yaklaşık 39, en yenisi 3 yıllık 7 ayrı faili meçhul dosyada 8 cinayetin aydınlatıldığını açıklayarak, “Aradan 3 yıl da geçse, 39 yıl da geçse; hakikatin izini sürmekten ve adaletin tecellisi için çalışmaktan vazgeçmeyeceğiz.” dedi.</strong></p>

<p>Adalet Bakanı Gürlek, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde, aradan ne kadar zaman geçerse geçsin faili meçhul hiçbir dosyanın karanlıkta kalmaması, hakikatin ortaya çıkarılması ve faillerin adalet önünde hesap vermesi için çalışmaların kararlılıkla sürdürüldüğünü kaydetti.</p>

<p>Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığının koordinasyonu ile Cumhuriyet başsavcılıkları ve kolluk birimlerinin titiz çalışmaları sonucunda 7 ayrı faili meçhul dosyada 8 cinayetin aydınlatıldığını vurgulayan Bakan Gürlek, bu dosyalarla birlikte yürütülen çalışmalar kapsamında bugüne kadar 58 dosyada 65 maktule ve 7 yaralıya ilişkin olayların aydınlatıldığını kaydetti.</p>

<p><strong>39 YILLIK NİGAR BİLGİN DOSYASINDA KEMİK KALINTILARINA ULAŞILDI</strong></p>

<p>Bakan Gürlek, Artvin’in Şavşat ilçesinde, 1987 yılında yaptığı evliliğin ardından kendisinden bir daha haber alınamayan Nigar Bilgin’in dosyasında yeni ifadeler ve yer gösterme işlemleri sonucunda gerçekleştirilen kazıda kemik kalıntılarına ulaşıldığını belirterek, şüphelilerden Z.B.nin tutuklandığını, M.B. hakkında ev hapsi kararı verildiğini kaydetti.</p>

<p>Yozgat’ın Şefaatli ilçesinde 8 Temmuz 2005’te görev yaptığı TMO yerleşkesinde öldürülen Hamza Gedik’in dosyasında da eski ihbarlar, yeniden alınan ifadeler ve elde edilen delillerin birlikte değerlendirildiğini ifade eden Bakan Gürlek, cinayetin azmettirme ve iştirak halinde gerçekleştirildiğine ilişkin bulgular üzerine Kırşehir ve İstanbul’da düzenlenen operasyonlarda 6 şüphelinin yakalandığını kaydetti.</p>

<p><strong>19 YILLIK DOSYADA YENİ TANIK BEYANLARI VE HTS KAYITLARI İNCELENDİ</strong></p>

<p>Diyarbakır’ın Sur ilçesinde 21 Eylül 2007’de Hevsel Bahçeleri’nde bağla boğularak öldürülen Erhan Kurt’un dosyasında yeni tanık beyanları, HTS ve baz kayıtları, Adli Tıp Kurumu değerlendirmeleri ile önceki ifadelerdeki çelişkilerin yeniden incelendiğini vurgulayan Bakan Gürlek, elde edilen yeni bulgular üzerine Diyarbakır ve Batman’da gerçekleştirilen eş zamanlı operasyonda 6 şüphelinin yakalandığını belirtti.</p>

<p>Bakan Gürlek, Eskişehir’in Seyitgazi ilçesinde ise 8 Mayıs 2012’de henüz 2,5 yaşındayken kaybolan ve daha sonra cansız bedeni bulunan Yakup Bozkurt’un dosyasında teknik çalışmalar ve yeniden alınan ifadeler sonucunda 6 şüphelinin gözaltına alındığını, şüphelilerden baba A.B.nin tutuklandığını açıkladı.</p>

<p><strong>TRABZON’DAKİ İKİ CİNAYETE İLİŞKİN 2 ŞÜPHELİ TUTUKLANDI</strong></p>

<p>Trabzon’da 26 Haziran 2014’te kaybolan Köksal Kol ve Mehmet Kaplan’ın dosyasında yeni tanık beyanlarının ardından daha önce verilen kovuşturmaya yer olmadığı kararının kaldırıldığını belirten Bakan Gürlek, iki kişinin öldürülerek gömüldüğüne ilişkin yeni delil ve beyanlara ulaşılması üzerine gözaltına alınan E.A. ve A.B.nın tutuklandığını kaydetti.</p>

<p>Kilis’in Acar köyünde 15 Temmuz 2014’te bir sulama kuyusunda ölü bulunan Khaled Tayson’un dosyasında da yeni Adli Tıp incelemesi, tanık beyanları ve baz analizleri sonucunda daha önce verilen takipsizlik kararının kaldırıldığını belirten Bakan Gürlek, yeniden başlatılan soruşturma kapsamında 3 şüphelinin yakalandığını söyledi.</p>

<p>Bakan Gürlek, Kayseri’de 9 Ekim 2023’te Asri Mezarlığı’nda ölü bulunan yüzde 84 engelli Fehmi Lup’un dosyasında ise kamera görüntüleri, baz verileri ve yeni tanık beyanlarının yeniden değerlendirildiğini, olayla bağlantısı tespit edilen M.C.D.nin tutuklandığını kaydetti.</p>

<p><strong>“HAKİKATİN İZİNİ SÜRMEKTEN VAZGEÇMEYECEĞİZ”</strong></p>

<p>Yeni deliller, gelişen teknoloji ve uzmanlaşmış birimlerin sağladığı imkanlarla faili meçhul dosyaların üzerine kararlılıkla gitmeye devam edeceklerini vurgulayan Bakan Gürlek, şunları kaydetti:</p>

<p>“Aradan 3 yıl da geçse, 39 yıl da geçse; hakikatin izini sürmekten ve adaletin tecellisi için çalışmaktan vazgeçmeyeceğiz.</p>

<p>Soruşturmaları titizlikle yürüten Artvin-Şavşat, Yozgat, Diyarbakır, Eskişehir, Trabzon, Kilis ve Kayseri Cumhuriyet Başsavcılıklarımıza; Yozgat, Diyarbakır, Trabzon ve Kayseri İl Emniyet Müdürlüklerimize; Artvin-Şavşat, Eskişehir ve Kilis İl-İlçe Jandarma Komutanlıklarımıza ve emeği geçen tüm kamu görevlilerimize teşekkür ediyorum.”<br />
<br />
Kaynak Link:&nbsp;<a href="https://www.adalet.gov.tr/adalet-bakani-gurlek-7-faili-mechul-dosyada-8-cinayeti-daha-aydinlattik-58-dosyada-65-cinayeti-fa">https://www.adalet.gov.tr/adalet-bakani-gurlek-7-faili-mechul-dosyada-8-cinayeti-daha-aydinlattik-58-dosyada-65-cinayeti-fa</a></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 05 Oct 2026 07:52:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/10/bakani-gurlek-7-faili-mechul-dosyada-8-cinayeti-daha-aydinlattik-1791176417.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>CHP Sol Kanat, Beyoğlu&#039;nda değerlendirme toplantısı düzenledi</title>
                <category>SİYASET</category>
                <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/chp-sol-kanat-beyoglunda-degerlendirme-toplantisi-duzenledi-3578</link>
                <guid>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/chp-sol-kanat-beyoglunda-degerlendirme-toplantisi-duzenledi-3578</guid>
                <description><![CDATA[CHP Sosyal Politikalardan Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Necdet Saraç’ın paylaşımında, yaklaşık 40 yıldır kesintisiz mücadelenin içinde olan CHP Sol Kanat, İstanbul Beyoğlu’nda Ortak Yaşamı Geliştirme Vakfı’nda bir değerlendirme toplantısı gerçekleştirdi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>CHP Sosyal Politikalardan Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Necdet Saraç’ın paylaşımında göre, yaklaşık 40 yıldır kesintisiz mücadelenin içinde olan CHP Sol Kanat, İstanbul Beyoğlu’nda Ortak Yaşamı Geliştirme Vakfı’nda bir değerlendirme toplantısı gerçekleştirdi.</strong></p>

<p>Dönem sözcüsü İbrahim Barut’un açılış konuşmasıyla başlayan toplantıya, CHP’de milletvekilliği, Parti Meclisi üyeliği, il ve ilçe yöneticiliği yapmış çok sayıda isim ile halen ilçe başkanlığı görevini yürüten birçok yönetici katıldı. Toplantıda CHP’nin hem örgütsel hem de politik olarak yeniden yapılanmasına yönelik önemli ve ufuk açıcı değerlendirmeler yapıldı.</p>

<p>Necdet Saraç, yaptığı konuşmada Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu’nun selamlarını ileterek, katılımcıları CHP’nin örgütsel yapısı içinde daha aktif rol almaya, kamucu bir perspektifle 21. yüzyılın ihtiyaçlarına uygun politikalar üretilmesine katkı sunmaya ve partiyi birlikte ayağa kaldırmaya davet ettiğini belirtti.</p>

<p>Coşkulu bir atmosferde sona eren toplantıda, daha geniş katılımlı buluşmaların yapılması kararı alındı.<br />
<img alt="" src="https://www.alevihaberler.com.tr/public/images/detay/HTyDRYcWAAAXMaN%20(1).jpg" style="height:419px; width:800px" /></p>

<p>&nbsp;</p>

<p><a href="https://www.altiokmedya.com.tr/haber/Kaynak%20Linki:%20https://x.com/necdetsarac/status/2106703072755953920"><strong>Kaynak: Necdet Saraç’ın X paylaşımı</strong></a><br />
<a href="https://www.altiokmedya.com.tr/haber/Kaynak%20Linki:%20https://x.com/necdetsarac/status/2106703072755953920"><strong>Kaynak Linki: https://x.com/necdetsarac/status/2106703072755953920</strong></a></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 05 Oct 2026 07:40:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/10/chp-sol-kanat-beyoglunda-degerlendirme-toplantisi-duzenledi-1791175709.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Metin Külünk: Fon yolsuzluğu skandalın ötesinde, vatana ihanet boyutunda</title>
                <category>SİYASET</category>
                <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/metin-kulunk-fon-yolsuzlugu-skandalin-otesinde-vatana-ihanet-boyutunda-3574</link>
                <guid>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/metin-kulunk-fon-yolsuzlugu-skandalin-otesinde-vatana-ihanet-boyutunda-3574</guid>
                <description><![CDATA[AK Parti İstanbul Eski Milletvekili Metin Külünk, kamuoyunda tartışılan fon yolsuzluğu iddialarına ilişkin dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Külünk, fonlar üzerinden kurulan çıkar düzeninin yalnızca yolsuzluk değil, “vatana ihanet niteliğinde ağır bir suç şüphesi” taşıdığını belirtti.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>AK Parti İstanbul Eski Milletvekili Metin Külünk, kamuoyunda tartışılan fon yolsuzluğu iddialarına ilişkin dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Külünk, fonlar üzerinden kurulan çıkar düzeninin yalnızca yolsuzluk değil, “vatana ihanet niteliğinde ağır bir suç şüphesi” taşıdığını belirtti.</strong></p>

<p>Külünk, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, bir kısım küçük tasarruf sahibinin birikimlerini getiri beklentisiyle değerlendirdiğini, ancak ortaya çıkan iddiaların çok daha derin bir tabloyu işaret ettiğini kaydetti.<u><strong> “Kamuoyuna yansıyan iddialar, on binlerle ifade edilen sınırlı sayıdaki kişinin zincirleme biçimde milletin ve devletin parasına göz diktiği; küçük yatırımcıların birikimleri ve milletin güveni üzerinden olağanüstü kazançlar elde ettiği bir düzenin kurulmuş olduğunu gösteriyor”</strong></u> ifadelerini kullandı.</p>

<p>Adli soruşturmalarda ortaya çıkan bilgi, belge ve süreçlerin, meselenin artık yüksek getiri arayışının çok ötesine geçtiğini ortaya koyduğunu vurgulayan Külünk, <em><strong>“Bu, milletin parasına, emeğine, güvenine ve inancına yönelmiş ağır bir ihanettir. Hatta ‘Allah’ diyen dillerin doğruluğuna duyulan güveni de yaralamıştır” </strong></em>dedi. Fon yöneticilerinin millete ve adalet önünde hesap vereceğini belirtti.</p>

<p>Meseleyi hafifletmeye yönelik <em><strong>“Bu kişiler borsada çok rağbet gören hisselere ilgi gösteriyordu; yüksek rakamlar da bu ilgi nedeniyle ortaya çıktı” </strong></em>tarzı açıklamaların gerçeğin üzerini örtmeye yetmeyeceğini vurgulayan Külünk, devlet iradesinin güçlü bir şekilde ortaya konulacağına inandığını ifade etti. <em><strong>“Tüysüz yetimin, garip kuranın hakkını bu hakka el uzatanların elinden alıp o eli adalete teslim edecek, hesabını da soracaktır” </strong></em>diyen Külünk, milletin bu iradeyi Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’dan güçlü bir şekilde beklediğini kaydetti.<br />
<br />
<strong>Metin Külünk'ün açıklamasının tam metni şöyle:</strong><br />
<br />
Fon yolsuzluğu, skandalın ötesinde; <strong>vatana ihanet </strong>boyutunda bir meseledir.</p>

<p>Fonlar üzerinden kurulan çıkar düzeni: Yalnızca yolsuzluk değil, vatana ihanet niteliğinde ağır bir suç şüphesidir.</p>

<p>Bir kısım küçük tasarruf sahibi, birikimlerini getiri beklentisiyle değerlendirmek istedi.</p>

<p>Ancak kamuoyuna yansıyan iddialar, on binlerle ifade edilen sınırlı sayıdaki kişinin zincirleme biçimde milletin ve devletin parasına göz diktiği; küçük yatırımcıların birikimleri ve milletin güveni üzerinden olağanüstü kazançlar elde ettiği bir düzenin kurulmuş olduğunu &nbsp;gösteriyor. Adli soruşturmalarda ortaya çıkan bilgiler, belgeler ve süreçler dikkate alındığında mesele artık yüksek getiri arayışının çok ötesindedir.</p>

<p><strong>Bu, milletin parasına, emeğine, güvenine ve inancına yönelmiş ağır bir ihanettir.</strong> Hatta <strong>“Allah”</strong> diyen dillerin doğruluğuna duyulan güveni de yaralamıştır. Bu düzenin kurulmasında ve işletilmesinde rolü olduğu iddia edilen fon yöneticilerinin millete ve adalet önünde hesap verecektir</p>

<p>Fon yöneticilerinin bu zincirin parçası olduğu ve bu yapı üzerinden çok yüksek kazanç elde eden bazı kişilerin paralarını yurt dışına çıkardığı yönünde iddialar kamuoyunda konuşuluyor. Bu iddiaların üzeri örtülmemeli; her biri bütün yönleriyle araştırılmalıdır.</p>

<p>Yapının işleyişinde rol alanlar, fon yöneticileri ve paraları hangi yöntemle olursa olsun yurt dışına çıkaran tüm unsurlar tek tek tespit edilmelidir. Yurt dışında hangi hesapların açıldığı, paraların hangi yöntemlerle ve kimlerin aracılığıyla aktarıldığı ortaya çıkarılmalıdır. Sorumluluğu bulunan herkes, deliller ışığında adalet önünde hesap vermelidir.<br />
<br />
Ve bu konuda birinci ikinci ve üçüncü°’de akrabalarıyla birlikte yakın arkadaş isimlerinin de bütün hesapları gözden geçirilmelidir<br />
Ve bu hesaplarda hareketlilik ve yurt dışı ilişkileri mutlaka araştırılmalıdır araştırılacaktır inanıyoruz</p>

<p>Meseleyi hafifletmek için “Bu kişiler borsada çok rağbet gören hisselere ilgi gösteriyordu; yüksek rakamlar da bu ilgi nedeniyle ortaya çıktı” türünden açıklamalarla Ankara’da kim kimi ikna etmeye çalışıyorsa, bu sözler gerçeğin üzerini örtmeye yetmez.</p>

<p>Devlet iradesini güçlü bir şekilde inanıyoruz ki ortaya koyacak ve tüysüz yetimin garip kuranın hakkını bu hakka el uzatanların elinden alıp o eli adalete teslim edecektir hesabınıda soracaktır</p>

<p>Milletimiz bu anlamda bu iradeyi <strong>sayın cumhurbaşkanımızdan </strong>güçlü bir şekilde beklemektedir<br />
Köşe bucak her yerde konuşulan <strong>sayın cumhurbaşkanımızın</strong> bu iradeyi vakit geçirmeden ortaya koy koymasıdır<br />
Kimsenin de gözünün yaşına bakmadan<br />
Kaynak Link: https://x.com/mkulunk/status/2106366318026850455?s=46</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sat, 03 Oct 2026 22:45:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/10/metin-kulunk-fon-yolsuzlugu-skandalin-otesinde-vatana-ihanet-boyutunda-1791057218.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Devlet Bahçeli: Türkiye arınma sürecinden geçiyor</title>
                <category>SİYASET</category>
                <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/devlet-bahceli-turkiye-arinma-surecinden-geciyor-3573</link>
                <guid>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/devlet-bahceli-turkiye-arinma-surecinden-geciyor-3573</guid>
                <description><![CDATA[MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Türkiye’nin yıllara yayılan sorunlarını tecrübe ve akılla çözerek daha müreffeh bir yarına ulaşma hedefiyle hareket ettiğini belirterek, ülkenin karşı karşıya kaldığı ekonomik maliyetlere ve yolsuzluk soruşturmalarına ilişkin kapsamlı bir açıklama yaptı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Türkiye’nin yıllara yayılan sorunlarını tecrübe ve akılla çözerek daha müreffeh bir yarına ulaşma hedefiyle hareket ettiğini belirterek, ülkenin karşı karşıya kaldığı ekonomik maliyetlere ve yolsuzluk soruşturmalarına ilişkin kapsamlı bir açıklama yaptı.</strong><br />
<br />
Bahçeli, Cumhur İttifakı olarak küresel rekabette yer alınırken Türkiye’nin <strong>yolsuzluk ve usulsüzlüklerin ortaya çıkarıldığı bir arınma sürecinden geçtiğine</strong> dikkat çekti. İstanbul Büyükşehir Belediyesi ile başlayan yolsuzluk, rüşvet ve ahlaksızlık skandalının diğer belediyelere de uzandığını, son iki yılda çok sayıda belediye hakkında rüşvet, irtikâp, ihaleye fesat karıştırma ve örgütlü yolsuzluk iddialarıyla soruşturmalar yürütüldüğünü belirtti.<br />
<br />
<strong>MHP Lideri Devlet Bahçeli'nin açıklaması şöyle:</strong><br />
<br />
&nbsp;</p>

<p>Türkiye yıllara sari birikmiş sorunlarını çöze çöze, tecrübeyle, akılla daha iyiye, daha müreffeh bir yarına ulaşma gayesiyle hareket etmektedir.</p>

<p>Yakın tarihimize bakıldığında terör, uygulanan ekonomik yaptırımlar, 15 Temmuz hain kalkışması, asrın felaketi 6 Şubat Kahramanmaraş ve Hatay merkezli depremler, ABD-İsrail İran savaşı, Ukrayna Rusya Savaşı, Suriye de yaşanan iç çatışmalar, diğer jeopolitik riskler ve göç, ayrıca yaşanan demokrasi dışı müdahaleler gibi Türkiye hasımlarıyla yapılan işbirlikleri sonucu ülkemizin sokulmak istendiği cendere nedeniyle ülkemiz; önemli ekonomik maliyetlerle karşı karşıya kalmıştır.</p>

<p>40 yılı aşkın süredir mücadele edilen PKK terörünün Türkiye ekonomisine hesaplanabilir yaklaşık asgari maliyeti, Cumhurbaşkanımızın ifadesiyle 2,3 trilyon dolardır. (TASAV çalışması 1984-2024, 2 trilyon170 milyar dolardır.)</p>

<p>Asrın felaketi 6 Şubat depremlerinin asgari maliyeti 110 milyar doları aşmıştır.</p>

<p>ABD/İsrail-İran savaşı; Hazine ve Maliye Bakanlığı açıklamalarına göre piyasa müdahaleleri ve rezerv etkisi, enflasyon etkisi, enerji ve akaryakıt maliyetleri, dış ticaret ve turizm riskleri ile finansal piyasalara olan etkileriyle Türkiye ekonomisine önemli bir maliyet yüklemiştir.</p>

<p>Küresel petrol arzında yaşanan kesintiler geçmiş dönemlerdeki benzer şoklardan daha büyük olmuştur. Petrol fiyatlarının piyasalarda yüksek seviyelerde fiyatlanmasının doğrudan ve dolaylı etkileri nedeniyle enflasyon hedefleri sapma göstermiştir.</p>

<p>Savaş, yalnızca enerji piyasalarını değil, gübreden çip üretiminde kullanılan ham maddelere kadar birçok stratejik ürünü etkilemiş, küresel tedarik zincirlerinde yaşanan aksaklıklar finansal koşulları sıkılaştırmış, dış ticaret dengesini olumsuz etkilemiştir.</p>

<p>Kuşkusuz Türkiye jeopolitik açıdan zorlu bir bölgededir ve savaşların yarattığı belirsizlikler önemli bir risk oluşturmuştur. Yukarıda vurguladığım; ülkemizi kalkınması yolunda sekteye uğratan bu gelişmeler aynı zamanda da ekonomik istikrarı engellemiş, sürdürülebilir bir düzen oluşmasına mani olmuştur.</p>

<p>Küresel ölçekte yaşanan krizlerin faturası kırılganlığın yüksek olması nedeniyle ülkemiz üzerine daha fazla hissedilmiştir.</p>

<p>Türkiye pandemi sürecini Dünyada gıpta edilecek bir düzen içinde hiçbir vatandaşımızı mağdur etmeden yürütmüştür.</p>

<p>Uluslararası ekonomik yaptırımlar ticaretimizi, uygulanan ekonomik ve sosyal politikaları olumsuz etkilemiştir.</p>

<p>15 Temmuz’da ülkemiz işgal edilmek istenirken, ekonomimizin de çökeceği umulmuştur.</p>

<p>Türkiye tüm bu olumsuz tabloya rağmen bugün milli gelirini 1,7 trilyan dolara, kişi başına düşen milli gelirini 18 bin dolara çıkarmayı başaran, güçlü bir ekonomidir.</p>

<p>Düşük işsizlik seviyesine, yüksek ihracat kapasitesine, sürdürülebilir cari açığa, borç yönetimi ve bütçe dengesine sahiptir.</p>

<p>Bankacılık ve sermaye piyasaları güvenli ve istikrarlıdır.</p>

<p>Tabi ki toplum kesimlerinin, emeklimizden çiftçimize, esnafımızdan çalışanımıza sorunlarımız vardır ve bunların süratle giderilmesi gerekmektedir.</p>

<p>Cumhur İttifakı olarak küresel rekabette yerimizi almaya çalışırken Türkiye, yolsuzluk ve usulsüzlüklerin ortaya çıkarıldığı bir arınma sürecinden de geçmektedir.</p>

<p>İstanbul Büyükşehir Belediyesi ile başlayan yolsuzluk, rüşvet ve ahlaksızlıklar skandalı halka halka ülkemizin birçok yerindeki belediyelere uzanmıştır.</p>

<p>Son iki yıl içerisinde çok sayıda belediye hakkında rüşvet, irtikâp, ihaleye fesat karıştırma ve örgütlü yolsuzluk iddialarıyla soruşturmalar yürütülmektedir.</p>

<p>Dava süreçleri devam etmekte olsa da soruşturmalara konu olan iddialar, ifadeler ve kamuoyuna yansıyan açıklamalar, olayların boyutunun büyük olduğunu ve ciddi biçimde ele alınmasını gerektirecek bir tabloyu ortaya koymaktadır.</p>

<p>Esasen belediyeler, siyasi bir iktidar alanı olmaktan önce kamusal bir emanettir ve buraları yönetenlerin bu yasal ve ahlaki sorumluluğu içselleştirerek görevlerini yerine getirmeleri gerekmektedir.</p>

<p>İhale, imar, ruhsat, taşınmaz, iştirak, personel ve kamu harcamaları gibi alanlarda oluşan her türlü çıkar ilişkisi, ceza hukukunu ilgilendiren bir problem olmanın yanında ahlak ve yönetişim problemidir.</p>

<p>Bununla birlikte bu tarihi yolsuzluk skandalının mali tablosunu da kamuoyumuz merak etmektedir.</p>

<p>Yargı kararlarıyla, Sayıştay ve ilgili denetim kurumlarının tespitleriyle birlikte kamu zararının açıkça ortaya konulması, yolsuzlukların faturasının kamuoyunda paylaşılması, maşeri vicdanın rahatlatılması bakımından kaçınılmazdır.</p>

<p>Yolsuzluklarla uğranılan kamu zararı geri alınarak emeklimize, dar ve sabit gelirli vatandaşlarımıza verilmeli, onların refahı için harcanmalıdır.</p>

<p>Diğer yandan son günlerde yaşanan Fon soruşturması kapsamındaki gelişmeler dar kapsamlı bir grubun kanunları ihlalle piyasayı maniple ettiği yönündedir. Devlet kurumları ve yetkili kişilerin açıklamalarından duruma vaziyet edildiği, suç işleyenlerin tespit, mağdur olanların da mağduriyetlerinin giderilmesi için yol haritasının belirlendiği, uygulamaya başlandığı anlaşılmaktadır.</p>

<p>Türkiye ekonomisinin istikrarı finansal istikrardan geçmektedir. Finans sistemi güven üzerine kuruludur. Vatandaşlarımız, özellikle küçük yatırımcılar, parasını bankaya veya sermaye piyasası araçlarına yatırırken bir finansal ürüne yatırım yapmakla birlikte finansal sisteme, bu sistemi sevk ve idare eden ve denetleyen kurumsal yapıya da duyduğu güveni ifade etmektedir.</p>

<p>Bu nedenle finansal piyasalarda yaşanan bir manipülasyon iddiasının zararı yalnızca para kaybeden yatırımcılarla sınırlı değildir. Güven kaybı, piyasaların tamamına, ilgili kurumlara ve bütünüyle ekonomiye olabilmektedir.</p>

<p>Vatandaşlarımızın yüksek enflasyon ortamında, çalışarak elde ettikleri tasarruflarının satın alma gücünü korumak arzusundadır. Bunu güvence altına alabilecek etkin bir mekanizmanın bulunup bulunmadığını sorgulaması, meseleyi ekonomik olmaktan çıkarak bir sistem ve yönetim sorununa, aynı zamanda toplumsal güven meselesine taşıyacaktır.</p>

<p>Finansal piyasalarda meşru yollarla vatandaşlarımızın tasarruflarını değerlendirmek istemesi doğaldır. Bazı yatırımcıların risk alması da kendi takdirleridir.</p>

<p>Burada esas olan söz konusu fonların idaresi sırasında finansal sistemi ve ekonomiyi istikrarsızlaştırma aynı zamanda da bilgi sızdırmak suretiyle piyasa bozucu işlem, manipülasyon, dolandırıcılık ve güveni kötüye kullanma gibi kanunsuzlukların olup olmadığıdır.</p>

<p>Kuşkusuz fon piyasası tasarruf sahiplerinin getiri aradığı bir alan olması yanında bütünüyle ekonomi piyasalarının güven ve istikrarını da yakından etkilemektedir.</p>

<p>Esasen Türkiye’de yaşanan sorunun kurallardan çok uygulamadan kaynaklanmakta olduğu anlaşılmakta, gözetim ve denetimdeki eksiklik, aksaklık ve yetersizlikler meselenin temelinde yer almaktadır.</p>

<p>Bu nedenle yatırımcının güven duyacağı bir finansal sistemi tesis edecek ve sürekli kılacak hukuki, idari ve yapısal tedbirler alınmalıdır.</p>

<p>Dikkatinizi çekmek isterim: kamuoyuna yansıyan itiraflar belediyelerde isteme ve çökme yoluyla, cebren açık bir yolsuzluk ve rüşvet çarkının söz konusu olduğunu göstermektedir.</p>

<p>Fon piyasasındaki olaylar ise yapılan maniplasyonlar saklı olmak üzere isteğe bağlı bir tasarruftur.</p>

<p>Burada yolsuzlukları yarıştırmaya, yahut birini masumlaştırmaya çalışmıyorum.</p>

<p>Bir gerçeğe dikkat çekerek, adı yeni zihniyeti eski olan siyasilere, toplumu istismar etmeye, farklı bir yere yönlendirmeye bu yolla da belediyelerinizde yapılan hukuksuzlukların üstünü örtmeye çalışmayın, bu hikayeye kimseyi inandıramazsınız demek istiyorum.</p>

<p>Türkiye, Cumhur ittifakı birlikteliğinde her sorunun üstesinden gelmeye, her fitneyi boğmaya, her ihaneti bozmaya ve Türkiye hasımlarının oyunlarını boşa çıkarmaya muktedirdir.</p>

<p>Çağrımız, siyasetin önemli meselelere, iktidar gitsin de ülke de yanarsa yansın anlayışıyla yaklaşmamasıdır.</p>

<p>Her siyasi partinin Türkiye partisi olması, herşeyden önce Türkiye demesidir.</p>

<p>Türkiye, yaşanan yolsuzluk, usulsüzlük ve kayırmacılık gibi gelişmeler karşısında toplumsal bir güven erozyonu ve çürüme tartışmalarıyla karşı karşıya bırakılmamalıdır.</p>

<p>Bunlar bir arınma, aklanma ve altında yatan nedenlere eğilme fırsatı olarak değerlendirilmelidir.</p>

<p>Bu yönüyle yapısal sorun ağlarının bütüncül biçimde irdelenmesi ve bunların kalıcı çözümlerle ortadan kaldırılması iradesinin gösterilmesidir.</p>

<p>Adaleti, temel hak ve özgürlüklerin güvencesi ve devletin temeli olarak görüyoruz. Tarafsız ve bağımsız yargı ilkesinin tam anlamıyla vücut bulacağı etkin bir hukuk sistemi ile güçlü bir kurumsal kapasitenin oluşturulmasının hayati önem taşıdığına inanıyoruz.</p>

<p>Bunu mümkün kılacak düzenlemeler kadar uygulamaların da tarafsızlık ve bağımsızlık ilkeleriyle uyumlu ve güven verici olması sağlanmalıdır.</p>

<p>Devlet idaresini milletimizin bir emaneti olarak gören Milliyetçi Hareket Partisi, yolsuzluklara, rüşvete, yağmacılığa ve kayırmacılığa meydan vermemeyi; bu suçları işleyenlerin de hukuk kuralları çerçevesinde en ağır şekilde cezalandırılmasını millî bir vazife olarak görmektedir.</p>

<p>Cümle halkın emek ve alın terinin hülasası olan devlet mülkünü omuzlarda taşımak büyük bir sorumluluktur.</p>

<p>Devlet mülküne tasallut edenin adaletle terbiyesi ise devlet ahlakındadır.</p>

<p>Elbette insanın düştüğü çukur, kendi iradesinin tezahürüdür.</p>

<p>Bu iradeyi, bir değere, inanca, fikre ve zümreye bağlamak, sorunun tespitini güçleştireceği gibi yanlış teşhis üzerinden tedaviyi de işlevsiz kılabilecektir.</p>

<p>İnsan ve toplum zihniyetini belirleyen unsurların, iktisadî düşünce ve yaşayışı belirlediğini dolayısıyla zihniyet ile iktisadî düzen ve yaşayış arasında güçlü bir bağ olduğunu söyleyen merhum Prof. Dr. Sabri Ülgener; nerede ve hangi yüzyılda olursa olsun, iktisadî yaşayışın, yalnız dış verilerin bir araya gelişinden ibaret madde dünyası olmadığını, bütün o yığınların altında ve gerisinde kendine has tavır ve davranışları ile insan gerçeğinin yattığını söyler.</p>

<p>Ülgener, zihniyet ile iktisadî düzen ve yaşayış arasındaki ilişkiyi, insanı nesneleştiren ve edilgen hale getiren maddeci dünya görüşünden sıyırarak ahlak merkezli olarak tanımlar.</p>

<p>Adalet ve ahlak halkasını birbirine bağlayan ve birbiriyle açıklayan örgü zihniyet dünyasının, kültür ve medeniyet birikiminin izdüşümünü teşkil etmektedir.</p>

<p>Ahlak, hayır olanla istikamet üzere olmak; şer getirecek her türlü fikir ve fiilden kaçınmaktır.</p>

<p>Ancak hayırda birbirleriyle yarışan insanlar kadar; toplumda kötülüğü ve karanlığı yarıştıranlar da vardır ve bundan sonra da olacaktır.</p>

<p>Bizim gayemiz, güçlü bir ahlak zemininde birey, toplum ve siyaset sacayağı oluşturmak; devletin sütunlarını bu zeminden inşa etmek, adalet çatısını bu sütunlar üzerine yerleştirmektir.</p>

<p>Ahlaki temelleri çürük olan devletin adalet çatısı da çökmüş olacaktır.</p>

<p>Nitekim Kınalızade Ali Efendi’nin “Daire-yi Adliyesinde” vurguladığı üzere; “Adalet, dünyada huzurun ve kurtuluşun temelidir. Dünya bir bağ ise, duvarı devlettir.”</p>

<p>Devletin ahlakını oluşturan adalet ise her bir insanın hakkının teminat altına alınması ve gözetilmesidir.</p>

<p>Zira Devletin düzen ve işleyişi hukuka bağlıdır.</p>

<p>Türkiye’nin millî yükseliş iradesiyle büyük bir siyasi kararlılığın ortaya konulduğu; ekonomik, siyasi ve diplomatik başarılarla öne çıktığı, savunma sanayisi gibi birçok alanda dünyada önemli ilerlemeler kaydettiği, aynı zamanda “Terörsüz Türkiye” ve “Terörsüz Bölge” hedefleri doğrultusunda atılan adımların sonuç verdiği bir dönemde, oluşan huzur ve güven iklimini sabote etmeye yönelik girişimler kabul edilemezdir.</p>

<p>Yaşananlar bir yönüyle ahlak, adalet ve güven zaafına yol açarken; diğer yandan gayrihukuki ve gayriahlaki olayların toplumun bütününe, devlet organlarının tamamına ve kurumların işleyişindeki genel duruma teşmil edilerek yönetilemeyen bir ülke imajı yaratılmasının hedeflendiği ve bu doğrultuda sosyal hareketlenmenin umulduğu dikkat çekmektedir.</p>

<p>Bütün bu gelişmeler birbirinden bağımsız adli ve siyasi olaylar olarak değerlendirilebilse de daha köklü ve yapısal sorunlarla birlikte ele alınmalıdır.</p>

<p>O sebeple her nerede ve kiminle ilgili olursa olsun; yolsuzluk, usulsüzlük, kamu malının istismarı, kuralların ihlali ve benzeri bir suç varsa, hukuk çerçevesinde suçun niteliğine, suç isnadının yöneltildiği kişinin kimliğine ve kişiliğine bakılmaksızın üzerine gidilmelidir.</p>

<p>Bu anlayış çerçevesinde; ahlak, adalet, liyakat, hakkaniyet ve hesap verebilirlik çerçevesinde “temiz siyaset, temiz yönetim ve müreffeh toplum” hedefinin somut bir zihniyet ve ahlaki reform programına dönüştürülmesi sağlanmalıdır.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sat, 03 Oct 2026 19:03:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/10/devlet-bahceli-turkiye-arinma-surecinden-geciyor-1791043876.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>ATA Parti&#039;nin 3. kuruluş yıldönümünde davet</title>
                <category>SİYASET</category>
                <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/ata-partinin-3-kurulus-yildonumunde-davet-3570</link>
                <guid>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/ata-partinin-3-kurulus-yildonumunde-davet-3570</guid>
                <description><![CDATA[ATA Parti, 2023 yılında Atatürk’ün izini sürmek amacıyla başlattığı yolculuğunun üçüncü yılını geride bıraktı. Genel Başkanlığını eski bakanlardan Namık Kemal Zeybek’in yürüttüğü parti, bu vesileyle bir kutlama mesajı yayımladı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>ATA Parti, 2023 yılında Atatürk’ün izini sürmek amacıyla başlattığı yolculuğunun üçüncü yılını geride bıraktı. Genel Başkanlığını eski bakanlardan Namık Kemal Zeybek’in yürüttüğü parti, bu vesileyle bir kutlama mesajı yayımladı.</strong></p>

<p>Partiden yapılan açıklamada, ATA Parti’nin <em><strong>“yükselen yeni kuşağın beklediği bilimci, doğacı, insancıl, Türkçü ve Atatürkçü bir tasarımla Türkiye’nin yeniden yükseliş yolu”</strong></em> olduğu vurgulandı. Duyuruda, üçüncü yıldönümü dolayısıyla vatandaşların da aralarında görülmesinden mutluluk duyulacağı belirtildi.</p>

<p><strong>Tarih:</strong> 4 Ekim Pazar</p>

<p><strong>Saat:</strong> 14.00</p>

<p><strong>Yer: </strong>Ümit Mah. 2526. Sk. No: 16 06810 Çankaya/Ankara&nbsp;<br />
<br />
Duyuruda şu ifadelere yer verildi:<br />
<em>ATA Parti 3 yaşında.<br />
ATA Parti yükselen yeni kuşağın beklediği bilimci, doğacı, insancıl, Türkçü, Atatürkçü bir tasarlama ile Türkiye'nin yeniden yükseliş yoludur.<br />
Atatürk’ün izini sürdürmek üzere 2023'te başlayan yolculuğumuzun üçüncü yıldönümünde sizleri de aramızda görmekten mutluluk duyarız.</em></p>

<p><br />
<img alt="" src="https://www.alevihaberler.com.tr/public/images/detay/WhatsApp%20Image%202026-10-03%20at%2015_14_10%20(1).jpeg" style="height:533px; width:800px" /></p>

<p>&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sat, 03 Oct 2026 15:39:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/10/ata-partinin-3-kurulus-yildonumunde-davet-1791031738.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Kemal Kılıçdaroğlu’ndan &quot;Sansür&quot; tepkisi</title>
                <category>SİYASET</category>
                <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/kemal-kilicdaroglundan-sansur-tepkisi-3569</link>
                <guid>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/kemal-kilicdaroglundan-sansur-tepkisi-3569</guid>
                <description><![CDATA[CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı açıklamada Türkiye'de son dönemde artan erişim engellerine ve sansür uygulamalarına çok sert tepki gösterdi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı açıklamada Türkiye'de son dönemde artan erişim engellerine ve sansür uygulamalarına çok sert tepki gösterdi.</strong><br />
<br />
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı açıklamada Türkiye'de son dönemde artan erişim engellerine ve sansür uygulamalarına çok sert tepki gösterdi.&nbsp;<br />
&nbsp;</p>

<p><strong>Kemal Kılıçdaroğlu'nun açıklamasının tam metni şöyle:</strong><br />
<br />
Türkiye’de artık her gün yüzlerce sosyal medya hesabına, habere ve internet sitesine erişim engeli getiriliyor.</p>

<p>Sadece son birkaç haftada, 30 yıllık Evrensel Gazetesi’nin hesabı engellendi.</p>

<p>Kısa Dalga’nın hesabı engellendi.</p>

<p>Uluslararası Af Örgütü’nün hesabı engellendi.</p>

<p>Ali İsmail Korkmaz Vakfı’nın hesabı engellendi.</p>

<p>Özgür-Der Genel Başkanı Rıdvan Kaya’nın hesabı engellendi.</p>

<p>Kırmızı Kedi Yayınevi’nin kurucusu Haluk Hepkon’un hesabı engellendi.</p>

<p>Ve daha trajikomik olanı; yıllardır Türkiye’deki erişim engellerini takip eden Prof. Dr. Yaman Akdeniz’in hesabı bile erişime engellendi.</p>

<p>Son olarak da yine bulunan anlamsız bir gerekçeyle, Türkiye’nin en büyük internet haber sitelerinden T24 toptan kapatıldı.</p>

<p>Erişim engeli artık istisnai bir hukuki tedbir olmaktan çıktı.</p>

<p>Son günlerde ise bu sansür mekanizmasının özellikle bir konuda çalıştırıldığını görüyoruz:</p>

<p>Fon skandalı.</p>

<p>Yüz binlerce vatandaşın parasını ilgilendiren, milyarlarca liralık bir skandaldan söz ediyoruz.</p>

<p>Bu skandaldan sadece muhalifler rahatsız değil.</p>

<p>AK Parti’ye oy veren vatandaşlarımız da rahatsız.</p>

<p>Çünkü burada ideoloji yok.</p>

<p>Burada insanların alın teriyle biriktirdiği para var.</p>

<p>Kimler kazandı?</p>

<p>Kimler önceden biliyordu?</p>

<p>Kimlerin siyasi ve bürokratik bağlantıları vardı?</p>

<p>Kimler denetlemekle görevliydi?</p>

<p>Kimler görevini yapmadı?</p>

<p>Bunları sormak suç değildir.</p>

<p>Bunları araştırmak gazetecinin görevidir.</p>

<p>Eğer gerçekten bu fon skandalının üzerine gitmek istiyorsanız, önce gazetecilerin önünden çekilin.</p>

<p>Haberleri engellemeyin.</p>

<p>Gazetecileri susturmayın.</p>

<p>Hesapları kapatmayın.</p>

<p>Çünkü bugün bu erişim engelleri yalnızca basın özgürlüğünün önünde bir engel değildir.</p>

<p>Bu soruşturmanın önünde de bir engeldir.</p>

<p>Şimdi iktidara açıkça soruyorum:</p>

<p>Siz gerçekten bu fon skandalının bütün bağlantılarının ortaya çıkmasını istiyor musunuz, istemiyor musunuz?</p>

<p>Kim kazandı?</p>

<p>Kim önceden biliyordu?</p>

<p>Kim, hangi fonlardan milyonlar, milyarlar kazandı?</p>

<p>Kimlerin siyasi bağlantıları vardı?</p>

<p>Kimlerin bürokraside akrabaları, yakınları vardı?</p>

<p>Kimler, bunları denetlemekle görevliyken görmedi?</p>

<p>Bütün bunların ortaya çıkmasını istiyor musunuz, istemiyor musunuz?</p>

<p>İstiyorsanız, gazetecilerin önünden çekileceksiniz.</p>

<p>Bu ülkenin interneti, kendisi hakkında çıkan haberleri kapatabileceği özel bir vana değildir.</p>

<p>İnternetin vanasının başında oturanlara sesleniyorum:</p>

<p>Ne yaptığınızı, niye yaptığınızı görüyorum ve biliyorum.</p>

<p>Çekin elinizi oradan.</p>

<p>Suçlarınızı böyle kapatamazsınız.</p>

<p>Kaynak Link:https://x.com/kilicdarogluk/status/2106293042491589030</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sat, 03 Oct 2026 11:40:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/10/kemal-kilicdaroglundan-sansur-tepkisi-1791017114.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>MHP Lideri Devlet Bahçeli’den 3 Ekim Türk Dünyası Günü mesajı</title>
                <category>SİYASET</category>
                <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/mhp-lideri-devlet-bahceliden-3-ekim-turk-dunyasi-gunu-mesaji-3565</link>
                <guid>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/mhp-lideri-devlet-bahceliden-3-ekim-turk-dunyasi-gunu-mesaji-3565</guid>
                <description><![CDATA[MHP Lideri Devlet Bahçeli, 3 Ekim 2009’da imzalanan Nahçıvan Anlaşması’nın yıl dönümü vesilesiyle 3 Ekim Türk Dünyası Günü’nü kutladı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>MHP Lideri Devlet Bahçeli, 3 Ekim 2009’da imzalanan Nahçıvan Anlaşması’nın yıl dönümü vesilesiyle 3 Ekim Türk Dünyası Günü’nü kutladı.MHP’den duyrulan açıklamada, Türkiye, Azerbaycan, Kazakistan ve Kırgızistan tarafından Nahçıvan’da imzalanan anlaşmanın, Türk dünyasında çok taraflı iş birliğinin kurumsal bir zemine taşınması bakımından müstesna bir dönüm noktası olduğu vurgulandı. Anlaşma ile Türk Dili Konuşan Ülkeler İşbirliği Konseyi’nin (Türk Keneşi) kuruluş temellerinin atıldığı belirtildi.</strong><br />
<br />
<strong>MHP Lideri&nbsp;Devlet Bahçeli'nin açıklaması şöyle:</strong></p>

<p>3 Ekim 2009 tarihinde Nahçıvan’da Türkiye, Azerbaycan, Kazakistan ve Kırgızistan tarafından Nahçıvan Anlaşması imzalanmış bu tarih, Türk dünyasında çok taraflı iş birliğinin kurumsal bir zemine taşınması bakımından müstesna bir dönüm noktası olmuştur.<br />
<br />
Anlaşma ile Türk Dili Konuşan Ülkeler İşbirliği Konseyi’nin, bilinen adıyla Türk Keneşi’nin kuruluşunun temelleri atılmıştır.<br />
Nahçıvan Anlaşması Türk devletleri arasındaki tarihi, kültürel ve beşerî bağların çağın şartlarına uygun bir kurumsal yapı içerisinde geliştirilmesi bakımından bir iradenin tezahürüdür.<br />
<br />
Bu irade, 2010 yılında İstanbul’da gerçekleştirilen zirveyle kurumsal mahiyet kazanmış ve Türk Keneşi faaliyetlerine başlamıştır.<br />
Geçen süre içerisinde Türk devletleri arasındaki münasebetler; siyasi ve diplomatik temaslardan ekonomiye, ulaştırmadan enerjiye, eğitimden kültüre, güvenlikten bilim ve teknolojiye kadar uzanan geniş bir iş birliği perspektifiyle derinlik kazanmıştır. Böylece tarihi bağlar, yalnızca geçmişin hatırası olarak korunmamış geleceğin müşterek imkânlarını şekillendiren bir zemine dönüştürülmüştür.<br />
<br />
12 Kasım 2021 tarihinde İstanbul’da gerçekleştirilen 8. Zirve’de Türk Keneşi’nin adı “Türk Devletleri Teşkilatı” olarak değiştirilmiş, Türk dünyasındaki iş birliği daha kapsamlı ve kurumsal bir hüviyete kavuşturulmuştur.<br />
<br />
Bugün Türk Devletleri Teşkilatı; Türk devletlerinin ortak meselelerini istişare, dayanışma ve iş birliği anlayışı içerisinde ele alan, siyasi, ekonomik, kültürel ve stratejik alanlarda ilişkilerin geliştirilmesine katkı sağlayan önemli bir uluslararası teşkilat olarak faaliyetlerini sürdürmektedir.<br />
Türk dünyasının istikbali tarihi hafızanın muhafazası, kültürel bağların güçlendirilmesi ve sahip olunan müşterek mirasın bilim, teknoloji, ekonomi, eğitim ve diplomasi alanlarında somut kazanımlara dönüştürülmesiyle şekillenecektir.<br />
<br />
Nahçıvan Anlaşması ile ortaya konulan iradenin, Türk dünyasının geleceğine uzanan kurumsal vizyonun temel taşlarından biri olduğuna inanıyoruz. Bu iradenin daha ileri seviyelere taşınması; devletlerimiz arasındaki dayanışmanın güçlendirilmesi, ortak menfaatlerin korunması ve Türk dünyasının bölgesel ve küresel ölçekte daha etkin bir konuma ulaşması bakımından önem arz etmektedir.<br />
<br />
Milliyetçi Hareket Partisi olarak; “Dilde, fikirde, işte birlik” ülküsünü Türk dünyasında kurumsal bir anlayışa dönüştürmek, soydaşlarımızı aynı ülkü ve gelecek tasavvuru etrafında buluşturmak için mücadele eden bütün mefkûre sahiplerini saygıyla yâd ediyoruz.<br />
<br />
Türklük idealini yüreğinde taşıyarak ömrünü bu kutlu davaya vakfeden, gerektiğinde canını bu yola adayan bütün dava ve fikir insanlarımızın aziz hatıralarını hürmetle anıyor; onların bıraktığı fikri ve manevi mirası gelecek nesillere aktarmayı tarihi bir sorumluluk kabul ediyoruz.<br />
<br />
Bugün Türk dünyasının birlik ve dayanışması için emek veren, Türk milletinin geleceğine katkı sunan bütün gönül erlerine de şükranlarımızı arz ediyoruz.<br />
Bu anlamlı tarih vesilesiyle 3 Ekim Türk Dünyası Günü’nü kutluyor; Türk devletleri ve soydaşlarımız arasındaki kardeşlik hukukunun, dayanışmanın ve iş birliğinin daha da güçlenmesini temenni ediyoruz.<br />
Türk dünyasının birliği, dirliği ve istikbali daim olsun.</p>

<p>Kaynak Link: https://x.com/MHP_Bilgi/status/2106063429337235687</p>

<p>&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 02 Oct 2026 23:45:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/10/mhp-lideri-devlet-bahceliden-3-ekim-turk-dunyasi-gunu-mesaji-1790974382.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, Medine’deki saldırıyı kınadı</title>
                <category>SİYASET</category>
                <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/cumhurbaskanligi-iletisim-baskani-burhanettin-duran-medinedeki-saldiriyi-kinadi-3563</link>
                <guid>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/cumhurbaskanligi-iletisim-baskani-burhanettin-duran-medinedeki-saldiriyi-kinadi-3563</guid>
                <description><![CDATA[Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, Medine-i Münevvere’de Mescid-i Nebevî’ye hizmet veren sivil altyapıyı hedef alan saldırıyı şiddetle kınadı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, Medine-i Münevvere’de Mescid-i Nebevî’ye hizmet veren sivil altyapıyı hedef alan saldırıyı şiddetle kınadı.</p>

<p>Duran, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi:</p>

<p><em><strong>“Medine-i Münevvere’de, Mescid-i Nebevî’ye hizmet veren sivil altyapıyı hedef alan saldırıyı telin ediyorum.</strong></em></p>

<p><em><strong>Haremeyn-i Şerifeyn’in kutsiyetini, huzurunu ve güvenliğini hedef alan her türlü saldırı, tüm İslam âleminin ortak hassasiyetine yönelmiş kabul edilemez bir hadsizliktir.</strong></em></p>

<p><em><strong>Bölgenin huzurunu ve istikrarını tehdit eden bu tür saldırıların bir an önce son bulmasını temenni ediyorum.</strong></em></p>

<p><em><strong>Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde Türkiye olarak, Suudi Arabistan’ın yanında olmaya devam edeceğiz.”</strong></em></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 02 Oct 2026 20:09:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/10/cumhurbaskanligi-iletisim-baskani-burhanettin-duran-medinedeki-saldiriyi-kinadi-1790961403.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>CHP’li Müslim Sarı’dan Eyüpsultan Belediye Başkanı’nın gözaltına alınmasıyla ilgili açıklama</title>
                <category>SİYASET</category>
                <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/chpli-muslim-saridan-eyupsultan-belediye-baskaninin-gozaltina-alinmasiyla-ilgili-aciklama-3559</link>
                <guid>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/chpli-muslim-saridan-eyupsultan-belediye-baskaninin-gozaltina-alinmasiyla-ilgili-aciklama-3559</guid>
                <description><![CDATA[CHP Parti Sözcüsü ve Yerel Yönetimlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Müslim Sarı, Eyüpsultan Belediye Başkanı Mithat Bülent Özmen’in gözaltına alınmasına ilişkin yazılı bir açıklama yaptı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>CHP Parti Sözcüsü ve Yerel Yönetimlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Müslim Sarı, Eyüpsultan Belediye Başkanı Mithat Bülent Özmen’in gözaltına alınmasına ilişkin yazılı bir açıklama yaptı.</strong><br />
<br />
Sarı, açıklamasında şu ifadelere yer verdi:<br />
<br />
<em><strong>Dün Mersin’de belediye başkanlarının gözaltına alınmasının ardından, bu sabah da Eyüpsultan Belediye Başkanımız Mithat Bülent Özmen gözaltına alındı.</strong></em></p>

<p><em><strong>Fon krizi her gün yeni gelişmelerle büyüyor. Soruşturmada adı geçen isimlere uygulanan tedbirlerle, seçilmiş belediye başkanlarına yönelik gözaltı işlemleri arasındaki fark ise giderek daha belirgin hale geliyor.</strong></em></p>

<p><em><strong>Belediye başkanlarının art arda gözaltına alınması, hukukta eşitlik ve ölçülülük tartışmasını büyütüyor. Hukuk, isimlere ve siyasi kimliklere göre farklı işletilemez.</strong></em></p>

<p><em><strong>Dün Mersin’de dile getirdiğimiz itiraz bugün Eyüpsultan’da da geçerlidir:</strong></em></p>

<p><em><strong>Adalet herkese aynı şekilde uygulanmalıdır. Kişiye göre hukuk olmaz.</strong></em></p>

<p><em><strong>Eyüpsultan Belediye Başkanımız Mithat Bülent Özmen hakkındaki süreci yakından takip ediyoruz.</strong></em></p>

<p>Kaynak Link: https://x.com/muslimsarichp/status/2105903334766903418</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 02 Oct 2026 11:13:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/10/chpli-muslim-saridan-eyupsultan-belediye-baskaninin-gozaltina-alinmasiyla-ilgili-aciklama-1790929254.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Ömer Çelik: Yeni Parti’li milletvekillerinin Genel Kurul’u terk etmesi saygısızlıktır</title>
                <category>SİYASET</category>
                <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/omer-celik-yeni-partili-milletvekillerinin-genel-kurulu-terk-etmesi-saygisizliktir-3555</link>
                <guid>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/omer-celik-yeni-partili-milletvekillerinin-genel-kurulu-terk-etmesi-saygisizliktir-3555</guid>
                <description><![CDATA[AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın yasama yılı açılış konuşması öncesinde Yeni Parti milletvekillerinin Genel Kurul’u terk etmesini eleştirdi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın yasama yılı açılış konuşması öncesinde Yeni Parti milletvekillerinin Genel Kurul’u terk etmesini eleştirdi.</strong></p>

<p>Çelik, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı:<br />
<br />
<em><strong>"Sayın Cumhurbaşkanımızın yasama yılı açılışında Yüce Meclis’imizde Genel Kurul’da konuşma yapmaları devlet ve Meclis hayatımızın en önemli geleneklerinden &nbsp;biridir.&nbsp;</strong></em></p>

<p><em><strong>Sayın Cumhurbaşkanımız bugün tarihi bir konuşma yaparak, devlet ve siyaset hayatımız için gelecek döneme “istikamet” verecek çok önemli ve stratejik siyasi değerlendirmeler ortaya koymuşlardır. Bu değerlendirmeleri önümüzdeki dönemde ayrıntılı şekilde ele alacağız.&nbsp;</strong></em></p>

<p><em><strong>Sayın Cumhurbaşkanımızın konuşması başlamadan Yeni Parti’li milletvekillerinin Genel Kurul’u terketmeleri Meclis’imize ve Türkiye Cumhurbaşkanlığı makamına saygısızlıktır.&nbsp;</strong></em></p>

<p><em><strong>Sürekli Meclis’in güçlenmesi gerektiğinden bahsedenlerin, Meclis’e hakettiği değeri verme konusunda ne kadar zaaf içinde olduğu görülmüştür. Meclis’in güçlenmesi gerektiği konusunda sık sık konuşma yapanların, Meclis’i terketmesi büyük bir çelişkidir. Yeni Parti “siyaset üretme” yerine siyasetsizlikle özdeşleşmeye devam etmektedir.&nbsp;</strong></em></p>

<p><em><strong>Yeni Yasama yılı hayırlı olsun.&nbsp;</strong></em></p>

<p><em><strong>Cumhurbaşkanımızın bugünkü konuşmasını dinleyemeyen vatandaşlarımızın, bu tarihi konuşmayı okumalarının veya dinlemelerinin çok değerli olacağını ifade etmek isteriz."</strong></em></p>

<p>Kaynak Link: https://x.com/omerrcelik/status/2105707552717537438</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 02 Oct 2026 10:00:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/10/omer-celik-yeni-partili-milletvekillerinin-genel-kurulu-terk-etmesi-saygisizliktir-1790924577.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Cumhurbaşkanı Erdoğan: Fon piyasasındaki sorunu süratle çözüyoruz</title>
                <category>SİYASET</category>
                <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/cumhurbaskani-erdogan-fon-piyasasindaki-sorunu-suratle-cozuyoruz-3554</link>
                <guid>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/cumhurbaskani-erdogan-fon-piyasasindaki-sorunu-suratle-cozuyoruz-3554</guid>
                <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, fon piyasasının belli bir bölümünde ortaya çıkan sorunla ilgili değerlendirmelerde bulundu.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>***</p>

<p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, fon piyasasının belli bir bölümünde ortaya çıkan sorunla ilgili değerlendirmelerde bulundu.</p>

<p>Erdoğan, “Fon piyasasının belli bölümünde ortaya çıkan sorunun da üstesinden başarıyla geliyoruz. Sermaye piyasası kuralları çerçevesinde, hakkaniyet ve adaleti gözeterek, kimsenin hakkını kimseye yedirmeden, bu meseleyi süratle çözüyoruz” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Konunun iktisadi güvenliğe ve toplumsal barışa yönelik bir tehdit unsuruna dönüşmesine izin vermeyeceklerini vurgulayan Erdoğan, şunları kaydetti:</p>

<p>“Bu konunun, iktisadi güvenliğimize ve toplumsal barışımıza yönelik bir tehdit unsuruna dönüşmesine inşallah fırsat vermeyeceğiz. Bu ülke ve bu millet, hak ettiği seviyelere ulaşıncaya kadar, çalışmaya, üretmeye, sorunlara çözüm yolları geliştirmeye devam edeceğiz.”</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 01 Oct 2026 17:32:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/10/cumhurbaskani-erdogan-fon-piyasasindaki-sorunu-suratle-cozuyoruz-1790866862.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Kılıçdaroğlu’ndan Vahap Seçer’in gözaltına alınmasına tepki</title>
                <category>SİYASET</category>
                <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/kilicdaroglundan-vahap-secerin-gozaltina-alinmasina-tepki-3553</link>
                <guid>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/kilicdaroglundan-vahap-secerin-gozaltina-alinmasina-tepki-3553</guid>
                <description><![CDATA[CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer’in sabah saatlerinde gözaltına alınmasını sert bir dille eleştirdi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer’in sabah saatlerinde gözaltına alınmasını sert bir dille eleştirdi. Kılıçdaroğlu, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada operasyonun yöntemini sorguladı ve iktidara yakın isimlerin adı geçen fon skandalıyla karşılaştırma yaptı.</strong></p>

<p>Mersin Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen yolsuzluk soruşturması kapsamında 1 Ekim 2026 sabahı düzenlenen operasyonda, Türkiye Belediyeler Birliği ve Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı <strong>Vahap Seçer </strong>ile Yenişehir Belediye Başkanı Abdullah Özyiğit ve Mezitli Belediye Başkanı Ahmet Serkan Tuncer’in de aralarında bulunduğu 59 kişi gözaltına alındı.<br />
<br />
<strong>CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu şu açıklamada bulundu:</strong></p>

<p>Vahap Seçer…</p>

<p>Mersinlilerin yüzde 60’ının oyuyla seçilmiş bir Büyükşehir Belediye Başkanı.</p>

<p>Milyonlarca vatandaşın iradesiyle seçilmiş, Mersin’de farklı siyasi görüşlerden insanların oyunu almış bir isim.</p>

<p>Bu sabah ne yaptılar?</p>

<p>Evine şafak vakti operasyon yaptılar, gözaltına aldılar.</p>

<p>Soruyorum:</p>

<p>Vahap Seçer kaçacak mıydı?</p>

<p>Çağırsanız ifadeye gelmeyecek miydi?</p>

<p>Nedir bu şafak baskınları?</p>

<p>CHP’liysen ifadeye çağrılmak yok. Sabahın karanlığında kapına polis dayanacak, gözaltına alınacaksın.</p>

<p>Ama iktidarın çevresindeysen başka bir hukuk var.</p>

<p>Haftalardır Türkiye tarihinin en büyük fon skandallarından birini konuşuyoruz.</p>

<p>Yüz binlerce vatandaşın parası fonlarda kilitlendi. Milyarlarca liralık işlemler ortaya çıktı.</p>

<p>AK Partili genel başkan yardımcılarının, eski bakanların ve iktidara yakın isimlerin ailelerinin adları bu dosyalarda geçiyor.</p>

<p>Fon skandalının en kritik koltuklarında kimlerin oğullarının, kimlerin damatlarının oturduğu ortaya çıkıyor.</p>

<p>İki soru soran var mı?</p>

<p>Yok.</p>

<p>Savcı çağırıyor mu?</p>

<p>Yok.</p>

<p>Gece yarısı savcılık kararlarıyla, AK Partili bir genel başkan yardımcısının oğlunun mal varlığı üzerindeki tedbir kaldırılıyor.</p>

<p>Bunları haber yapan gazetecilere ne yapılıyor?</p>

<p>Erişim engeli.</p>

<p>Haberleri yasakla, gazetecilerin hesaplarını kapat, fon skandalını örtbas et.</p>

<p>Yetmedi mi?</p>

<p>Gündemi değiştir.</p>

<p>Her sabah, milyonlarca vatandaşın desteğini almış bir başka CHP’li belediye başkanının kapısına polisi gönder.</p>

<p>Şafak baskını yap.</p>

<p>Gözaltına al.</p>

<p>Türkiye fon skandalını konuşmasın. Yüz binlerce insanın parasının nasıl kilitlendiğini konuşmasın. İktidara yakın ailelerin bu işlerin neresinde olduğunu sormasın.</p>

<p>Ama Vahap Seçer’e şafak operasyonu yap!</p>

<p>Bu nedir Allah aşkına?</p>

<p>Adalet bunun neresinde?</p>

<p>Hukuk bunun neresinde?</p>

<p>Bir tarafta, iktidara yakınsan dokunulmazlık; diğer tarafta, muhalifsen sabahın karanlığında gözaltı.</p>

<p>Bunun adı hukuk devleti değildir.</p>

<p>Bunun adı adalet değildir.</p>

<p>Bu mesele artık yalnızca CHP’nin meselesi değildir.</p>

<p>Bu mesele yalnızca Vahap Seçer’in meselesi değildir.</p>

<p>Bu, artık Türkiye’nin beka sorunudur.</p>

<p>Çünkü adaletin olmadığı yerde devlet ayakta kalamaz. Hukukun kişiye, partiye, soyadına göre uygulandığı bir ülkede hiç kimse kendisini güvende hissedemez.</p>

<p>Bir ülke böyle yönetilemez.</p>

<p>Türkiye böyle yönetilemez.</p>

<p>Kaynak Link: https://x.com/kilicdarogluk/status/2105588021886144952</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 01 Oct 2026 16:59:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/10/kilicdaroglundan-vahap-secerin-gozaltina-alinmasina-tepki-1790863721.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Cumhurbaşkanı Erdoğan: Dostluk maçı, Türkiye-Filistin kardeşliğini gözler önüne serdi</title>
                <category>SİYASET</category>
                <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/cumhurbaskani-erdogan-dostluk-maci-turkiye-filistin-kardesligini-gozler-onune-serdi-3550</link>
                <guid>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/cumhurbaskani-erdogan-dostluk-maci-turkiye-filistin-kardesligini-gozler-onune-serdi-3550</guid>
                <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, bu akşam Konya’da Konyaspor ile Filistin Millî Futbol Takımı arasında oynanan dostluk maçına ilişkin bir değerlendirme yaptı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, bu akşam Konya’da Konyaspor ile Filistin Millî Futbol Takımı arasında oynanan dostluk maçına ilişkin bir değerlendirme yaptı.</strong></p>

<p>Erdoğan, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, maçın ülkeler arasındaki kardeşliği, dayanışmayı ve gönül birlikteliğini ortaya koyan müstesna bir örnek olduğunu belirtti.</p>

<p>Filistinli futbolculara ve Filistin halkına en kalbi selam ve muhabbetlerini ileten Cumhurbaşkanı Erdoğan, 42 bin kişilik stadyumu doldurarak Filistin Millî Takımı’nı bağrına basan, Filistin davasına destek veren ve Gazze’de yaşanan trajediyi bir kez daha dünyaya hatırlatan Konyalıları tebrik etti.</p>

<p>Erdoğan, <em><strong>“Türkiye olarak Filistinli, Gazzeli kardeşlerimizle bir ve beraber olmaya, onların hakkını uluslararası alanda savunmaya, dayanışmamızı güçlü bir şekilde göstermeye devam edeceğiz”</strong></em> ifadelerini kullandı.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 01 Oct 2026 04:28:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/10/cumhurbaskani-erdogan-dostluk-maci-turkiye-filistin-kardesligini-gozler-onune-serdi-1790818381.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Akın Gürlek: Vatandaşımızın hakkı korunacak, piyasaları manipüle edenlere hukuk önünde hesap sorulacaktır</title>
                <category>SİYASET</category>
                <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/akin-gurlek-vatandasimizin-hakki-korunacak-piyasalari-manipule-edenlere-hukuk-onunde-hesap-sorulacaktir-3545</link>
                <guid>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/akin-gurlek-vatandasimizin-hakki-korunacak-piyasalari-manipule-edenlere-hukuk-onunde-hesap-sorulacaktir-3545</guid>
                <description><![CDATA[Adalet Bakanı Akın Gürlek, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın yatırımcı vatandaşların haklarının korunması ve sermaye piyasalarının güvenli ve sağlıklı işleyişinin güçlendirilmesi yönündeki iradesinin net olduğunu vurgulayarak, fon soruşturmalarında yeni bir operasyon dalgasının gerçekleştirildiğini açıkladı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>**Akın Gürlek: “Vatandaşımızın hakkı korunacak, piyasaları manipüle edenlere hukuk önünde hesap sorulacaktır”**</p>

<p><strong>Adalet Bakanı Akın Gürlek, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın yatırımcı vatandaşların haklarının korunması ve sermaye piyasalarının güvenli ve sağlıklı işleyişinin güçlendirilmesi yönündeki iradesinin net olduğunu vurgulayarak, fon soruşturmalarında yeni bir operasyon dalgasının gerçekleştirildiğini açıkladı.</strong><br />
<br />
Böylece fon soruşturmalarında <strong>5. dalga operasyonuyla birlikte toplam şüpheli sayısı 217’ye</strong> yükselirken, tutuklu sayısı 56, adli kontrol uygulanan kişi sayısı ise 88 olarak kaydedildi. Soruşturmaların 26 hisse senedindeki hareketleri de kapsayacak şekilde genişletildiği belirtildi.</p>

<p><strong>Gürlek’in sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verildi:</strong></p>

<p>&nbsp;</p>

<p><strong>VATANDAŞIMIZIN HAKKI KORUNACAK, PİYASALARI MANİPÜLE EDENLERE HUKUK ÖNÜNDE HESAP SORULACAKTIR!</strong></p>

<p>“Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın,&nbsp;yatırımcı vatandaşlarımızın haklarının korunması ve sermaye piyasalarının güvenli ve sağlıklı işleyişinin güçlendirilmesi yönünde ortaya koyduğu irade nettir. Adalet Bakanlığı olarak, hukukun üstünlüğünden taviz vermeden vatandaşımızın hakkını korumak için üzerimize düşen bütün sorumlulukları kararlılıkla yerine getiriyoruz.</p>

<p>İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Aklama Suçları Soruşturma Bürosunca yürütülen fon soruşturmalarında bugün 5’inci dalga operasyon gerçekleştirilmiş; 34 şüpheli hakkında arama, el koyma ve gözaltı kararı verilmiştir. Böylelikle bugüne kadar hakkında işlem yapılan şüpheli sayısı 217’ye ulaşmış; 56 şüpheli tutuklanmış, 88 şüpheli hakkında adli kontrol tedbiri uygulanmıştır.</p>

<p>Soruşturmaların kapsamı mevcut fonlar ve şüphelilerle de sınırlı değildir. Spekülatif ve manipülatif işlemlere konu olduğu değerlendirilen 26 hisse senedindeki hareketler ayrıntılı şekilde incelenmekte; kısa süre içerisinde olağan dışı oranlarda kazanç sağlayan kişi ve hesapların işlem geçmişleri, para hareketleri ve bağlantıları da araştırılmaktadır.</p>

<p>Piyasaları manipüle ederek vatandaşlarımızın birikimleri üzerinden haksız kazanç sağlamaya çalışanlar bilmelidir ki haksız kazancın izi sonuna kadar sürülecektir. Suçtan elde edildiği tespit edilen mal varlığı değerlerinin, kanunun öngördüğü usuller çerçevesinde TMSF bünyesinde oluşturulacak fona aktarılmasına yönelik hukuki süreçler işletilecektir.</p>

<p>Cumhurbaşkanımızın ortaya koyduğu güçlü irade doğrultusunda; yatırımcı vatandaşlarımızın haklarını korumak, sermaye piyasalarımıza duyulan güveni tahkim etmek ve sorumluluğu bulunanların hukuk önünde hesap vermesini temin etmek için üzerimize düşeni kararlılıkla yapmaya devam edeceğiz.</p>

<p>https://x.com/abakingurlek/status/2105257709167694153</p>

<p>&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 30 Sep 2026 15:04:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/09/akin-gurlek-vatandasimizin-hakki-korunacak-piyasalari-manipule-edenlere-hukuk-onunde-hesap-sorulacaktir-1790770459.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Metin Külünk’ten sert uyarı: İkinci silahsız 15 Temmuz ile karşı karşıyayız</title>
                <category>SİYASET</category>
                <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/metin-kulunkten-sert-uyari-ikinci-silahsiz-15-temmuz-ile-karsi-karsiyayiz-3541</link>
                <guid>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/metin-kulunkten-sert-uyari-ikinci-silahsiz-15-temmuz-ile-karsi-karsiyayiz-3541</guid>
                <description><![CDATA[AK Parti İstanbul Eski Milletvekili Metin Külünk, 29 Eylül 2026’da sosyal medya hesabından yaptığı iki ayrı paylaşımda, Türkiye’nin “ekonomik 15 Temmuz” tehdidiyle karşı karşıya olduğunu belirterek, güvenilen bazı isimlerin ve ilgili kurum yönetimlerinin hesap vermesi gerektiğini savundu.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>AK Parti İstanbul Eski Milletvekili Metin Külünk, 29 Eylül 2026’da sosyal medya hesabından yaptığı iki ayrı paylaşımda, Türkiye’nin “ekonomik 15 Temmuz” tehdidiyle karşı karşıya olduğunu belirterek, güvenilen bazı isimlerin ve ilgili kurum yönetimlerinin hesap vermesi gerektiğini savundu.</strong><br />
&nbsp;</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">MUHASEBE VE TOPYEKÛN SORGULAMA VAKTİ</span></span></strong></span></p>

<p>Külünk, sabah saatlerinde yaptığı ilk paylaşımında<strong> “Muhasebe” </strong>başlığı altında şu değerlendirmelerde bulundu:</p>

<p><em><strong>“Velhasil 50 yılın yüzleşmesi ve kendimizi topyekûn sorgulama vakti. İkinci silahsız 15 Temmuz ile karşı karşıyayız. Tel Aviv/Londra hattının Sayın Cumhurbaşkanımız Erdoğan’ı devirmesi için hamlelerinde hattın işini kolaylaştırmak isteyenler… Çünkü ikinci silahsız 15 Temmuz ile karşı karşıyayız. Ekonomik 15 Temmuz ve buna yardımcı olanlar.”</strong></em></p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">GÜVENİLEN İSİMLERİN BUGÜNKÜ NOKTASI</span></span></strong></span></p>

<p>Güvenilen isimlerin bugünkü durumuna dikkat çeken Külünk, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın<em><strong> “kızım, oğlum, evladım”</strong></em> diyerek yetki verdiği bazı kişilerin geldiği noktayı eleştirdi. <em><strong>“Taş uzaktan gelmez, yakından gelir. Ve geldiğinde en derin yarayı açar, en büyük zararı verir”</strong></em> ifadesini kullandı.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">İHANETİ MÜMKÜN KILAN SÜREÇLER</span></span></strong></span></p>

<p>Külünk, 15 Temmuz hain darbe girişimini FETÖ’nün yaptığını hatırlatarak şöyle devam etti:</p>

<p><em><strong>“Peki bu ihaneti mümkün kılan süreçlerde, devletin ve milletin emanet ettiği makamları kendi çıkarları için kullananlar hiç mi düşünmeyecek? ‘Kızım, oğlum, evladım, yol arkadaşım’ denilerek güvenilen bazı insanların; makam, güç ve para uğruna, omuzlarında bu milletin ağır yükünü taşıyan Sayın Erdoğan’ın güvenini ve Allah’ın huzurundaki kul hakkını hiçe saymaları insanın vicdanını sızlatıyor. Adalet önünde hesap verilirken, gerçeklerin çok daha fazla açığa çıkacağı şüphesizdir.”</strong></em></p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">VAKİT KAYBEDİYORUZ: SERMAYE PİYASALARINA GÜVEN UYARISI</span></span></strong></span></p>

<p>Gün ortasında yaptığı ikinci paylaşımında vakit kaybedildiğini vurgulayan Külünk, sermaye piyasalarına duyulan güvenin zedelenebileceği uyarısında bulundu:</p>

<p><em><strong>“Vakit kaybediyoruz. Türkiye dışındaki sermaye piyasalarımıza güvenen unsurların da güveni zedelenebilir. Para güvenli limanda durur. Kirlenen süreci, kirlenmeyi görmeyen, ses çıkarmayan yönetim kadroları ile birlikte denetlemekle yükümlü olanlar temizleyemez.”</strong></em></p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">KURUM YÖNETİMLERİNİN DEĞİŞMESİ TALEBİ</span></span></strong></span></p>

<p>Külünk, kirletenler ile denetim yükümlülüğü bulunanların aynı kadrolarla süreci temizleyemeyeceğini savundu ve şu talepleri dile getirdi:</p>

<p><em><strong>“Ankara’da ve kamu kurumlarında hâlen etkin görevde bulunan; denetlemekle yükümlü oldukları Borsa İstanbul, SPK ve bağlı kurumların yönetiminde yer alan kadrolar görevlerinden istifa etmeli ve adalete hesap vermelidir. Borsa İstanbul, SPK, Takasbank ve TEFAS dâhil ilgili kurumların yönetim kadroları değişmelidir. Süreç; milletin hukukunu ve siyasi iradenin kararlılığını ortaya koyacak, kamuoyunda güven oluşturacak yeni kadrolarla yönetilmelidir.”<br />
<a href="https://x.com/mkulunk/status/2104832816886202874"><img alt="" src="https://www.alevihaberler.com.tr/public/images/detay/image%20-%202026-09-29T174036_261.png" style="height:750px; width:475px" /></a></strong></em><br />
<a href="https://x.com/mkulunk/status/2104832816886202874">https://x.com/mkulunk/status/2104832816886202874</a><br />
<br />
<em><strong><a href="https://x.com/mkulunk/status/2104901578163405139?s=20"><img alt="" src="https://www.alevihaberler.com.tr/public/images/detay/image%20-%202026-09-29T174210_596.png" style="height:643px; width:552px" /><br />
Kaynak Link:</a></strong></em><a href="https://x.com/mkulunk/status/2104901578163405139?s=20">https://x.com/mkulunk/status/2104901578163405139?s=20</a><br />
<br />
<br />
&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 29 Sep 2026 17:13:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/09/metin-kulunkten-sert-uyari-ikinci-silahsiz-15-temmuz-ile-karsi-karsiyayiz-1790693463.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>CHP İstanbul&#039;da Gürsel Tekin&#039;le devam dedi</title>
                <category>SİYASET</category>
                <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/chp-istanbulda-gursel-tekinle-devam-dedi-3539</link>
                <guid>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/chp-istanbulda-gursel-tekinle-devam-dedi-3539</guid>
                <description><![CDATA[Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) genel merkezinde öğlen saatlerinde bir araya gelen Gürsel Tekin ve genel başkan Kemal Kılıçdaroğlu’nun Tekin’in seçimlere kadar il başkanı olarak devam etmesi konusunda anlaştıkları öğrenildi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) genel merkezinde öğlen saatlerinde bir araya gelen Gürsel Tekin ve genel başkan Kemal Kılıçdaroğlu’nun Tekin’in seçimlere kadar il başkanı olarak devam etmesi konusunda anlaştıkları öğrenildi.</strong></p>

<p>Cumhuriyet Halk Partisi yaklaşık 2 haftadır süren İstanbul il başkanı bilmecesini açıklığa kavuşturdu. 13 aydır “Çağrı Heyeti Başkanı” olarak görev yapan eski CHP Genel Sekreteri Gürsel Tekin il başkanlığı seçimlerine kadar genel merkez tarafından il başkanı olarak atanacak.</p>

<p>Mahkeme, 17 Eylül 2026’da<strong> “durum ve koşulların değiştiği” </strong>gerekçesiyle ihtiyati tedbir kararını kaldırmıştı. Bu kararla Tekin’in kayyımlık görevi sona ermişti. Tekin ise daha sonra Kemal Kılıçdaroğlu tarafından atanmış il başkanı sıfatıyla görevine devam ettiğini açıklamıştı.</p>

<p>Mahkeme kararının ardından boşalan veya belirsiz kalan pozisyon için Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu devreye girdi.&nbsp;</p>

<p>Bugünkü CHP Genel Merkezinde yapılan toplantıda Gürsel Tekin’in CHP İl Başkanı olarak atanması yönünde karar alındı.</p>

<p>Böylece Çağrı Heyeti görevi dönemi sonrasında resmi bir görevlendirme yapılmış oldu.</p>

<p>Gürsel Tekin, daha önce CHP milletvekilliği, CHP Genel Sekreterliği ve &nbsp;çeşitli kademelerde görev yapmış deneyimli bir isimdir.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 29 Sep 2026 14:36:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/09/chp-istanbulda-gursel-tekinle-devam-dedi-1790682146.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Jandarma&#039;dan 35 ilde uyuşturucu operasyonu</title>
                <category>SİYASET</category>
                <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/jandarmadan-35-ilde-uyusturucu-operasyonu-3537</link>
                <guid>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/jandarmadan-35-ilde-uyusturucu-operasyonu-3537</guid>
                <description><![CDATA[Jandarma Genel Komutanlığı Narkotik Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı ile Cumhuriyet Başsavcılıkları koordinesinde; İl Jandarma Komutanlıklarınca uyuşturucu madde satıcılarına ve yasa dışı kenevir ekimine yönelik 35 ilde operasyonlar düzenlendi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Jandarma Genel Komutanlığı Narkotik Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı ile Cumhuriyet Başsavcılıkları koordinesinde; İl Jandarma Komutanlıklarınca uyuşturucu madde satıcılarına ve yasa dışı kenevir ekimine yönelik 35 ilde operasyonlar düzenlendi.</strong></p>

<p>Adana, Afyonkarahisar, Ağrı, Aksaray, Ankara, Antalya, Aydın, Balıkesir, Bursa, Denizli, Diyarbakır, Erzurum, Eskişehir, Hakkâri, İstanbul, İzmir, Kahramanmaraş, Karaman, Kırıkkale, Kırklareli, Kilis, Kocaeli, Malatya, Manisa, Mardin, Mersin, Sakarya, Samsun, Siirt, Sinop, Sivas, Şanlıurfa, Tekirdağ, Trabzon ve Van'da; 2 bin 205 narkotik ve asayiş ekibi, 11 bin 25 personel ve Narkotik Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı Analiz ve Takip Timlerinin de katılımıyla operasyonlar gerçekleştirildi.</p>

<p>Operasyonlarda yakalanan şüphelilerin; uyuşturucu madde ticaretini organize şekilde yürüttükleri, sosyal medya ve mesajlaşma uygulamaları üzerinden uyuşturucu madde sattıkları, yasa dışı kenevir ve skunk ekimi yaparak uyuşturucu üretimine kaynak sağladıkları tespit edildi.</p>

<p>Çalışmalar sonucunda 653 kg uyuşturucu madde ile 410 bin 412 adet uyuşturucu hap ele geçirildi. Ayrıca 1 milyon 229 bin adet kök kenevir ve skunk bitkisi imha edildi.</p>

<p>Operasyonlarda 264 şüpheli yakalandı. Şüphelilerden 172'si tutuklandı, 92'si hakkında adli kontrol hükümleri uygulandı.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 29 Sep 2026 12:52:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/09/jandarmadan-35-ilde-uyusturucu-operasyonu-1790675668.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Bakan Çiftçi: Milletin helal kazancına uzanan eli kırarız</title>
                <category>SİYASET</category>
                <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/bakan-ciftci-milletin-helal-kazancina-uzanan-eli-kirariz-3535</link>
                <guid>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/bakan-ciftci-milletin-helal-kazancina-uzanan-eli-kirariz-3535</guid>
                <description><![CDATA[İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, Kabine Toplantısı’nın ardından açıklamalarda bulundu. Sermaye piyasalarındaki son gelişmelerin de ele alındığı toplantıya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Çiftçi“Milletimizin helal kazancına uzanan eli kırarız”dedi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında gerçekleştirilen Kabine Toplantısı’nın ardından açıklamalarda bulundu. Sermaye piyasalarındaki son gelişmelerin de ele alındığı toplantıya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Çiftçi, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ortaya koyduğu yaklaşımın yol gösterici olacağını vurguladı.</strong><br />
<br />
Çiftçi, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:<br />
<br />
<strong>MİLLETİMİZİN HELAL KAZANCINA UZANAN ELİ KIRARIZ! ??</strong></p>

<p>Muhterem Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın &nbsp;riyasetinde Cumhurbaşkanlığı Kabine Toplantımızı gerçekleştirdik. Ülkemizin ve dünyanın gündemini değerlendirdiğimiz toplantıda, sermaye piyasalarında yaşanan son gelişmeler de kapsamlı bir şekilde ele alındı.</p>

<p>Muhterem Cumhurbaşkanımızın, toplantı sonrası yaptığı açıklamalarda ortaya koyduğu yaklaşım, bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da en büyük yol göstericimiz olacaktır:</p>

<p>"İster piyasa manipülasyonuyla, ister borsa oyunlarıyla, ister belediyelerde yaşandığı gibi apaçık yolsuzluk yaparak olsun, her kim milletin hakkına, hukukuna, malına, mülküne el uzatırsa, karşısında bizi bulur, devleti bulur.&nbsp;</p>

<p>Kimse bizi, başkalarıyla karıştırmasın. Kimse bizi, milyarlarca liralık yolsuzlukları savunmak için meydan meydan, şehir şehir dolaşanlarla mukayese etmesin. Biz, onlara benzemeyiz.&nbsp;</p>

<p>Bizim kırmızı çizgimiz aziz milletimizdir. Milletimiz söz konusu olduğunda da tavrımız bellidir: Biz, ne hak yeriz, ne de vatandaşın hakkının yenilmesine göz yumarız. Hele hele başkaları gibi hak yiyenleri savunma yoluna asla gitmeyiz. Aramızdaki fark, işte budur.&nbsp;</p>

<p>Söz konusu insanımızın huzuru ise, söz konusu 86 milyonun ekonomik güvenliği, refahı, kalkınması ise, bunda en küçük bir tereddüt göstermeyiz.”</p>

<p>İçişleri Bakanlığı olarak, Türkiye’nin huzuru ve güvenliği için gece gündüz demeden çalışmaya devam edeceğiz. Milletimizin helal kazancına, alın terine ve birikimine uzanan kirli elleri mutlaka kırarız.<br />
<br />
Kaynak Link:<a href="https://x.com/mustafaciftcitr/status/2104639496264323076">https://x.com/mustafaciftcitr/status/2104639496264323076</a></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 29 Sep 2026 10:49:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/09/bakan-ciftci-milletin-helal-kazancina-uzanan-eli-kirariz-1790668774.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>CHP&#039;li Deniz Demir’den SDD kararına tepki!</title>
                <category>SİYASET</category>
                <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/chpli-deniz-demirden-sdd-kararina-tepki-3533</link>
                <guid>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/chpli-deniz-demirden-sdd-kararina-tepki-3533</guid>
                <description><![CDATA[Deniz Demir, Sosyal Demokrat Derneği’nin (SDD) aldığı karara ilişkin yaptığı açıklamada, Kemal Kılıçdaroğlu’nun birleştirici siyaset anlayışını savundu ve derneğin tutumunu eleştirdi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Deniz Demir, Sosyal Demokrat Derneği’nin (SDD) aldığı karara ilişkin yaptığı açıklamada, Kemal Kılıçdaroğlu’nun birleştirici siyaset anlayışını savundu ve derneğin tutumunu eleştirdi.</strong></p>

<p><strong>Demir, açıklamasında şunları kaydetti:</strong></p>

<p><em>Siyasi hayatı boyunca her kesimi kucaklayan, toplumsal barışı ve uzlaşmayı savunan Sayın Kemal Kılıçdaroğlu, yalnızca bir siyasi lider değil, Türkiye'de demokrasinin tıkanan damarlarını açan birleştirici bir iradenin simgesidir.</em></p>

<p><em>O, en kutuplaşmış dönemlerde bile masaları deviren değil, masaları büyüten; "ben" değil "biz" diyerek milyonları ortak bir demokratik paydada buluşturan bir siyaset kültürü inşa etmiştir.</em></p>

<p><em>Sosyal demokrat düşüncenin temel taşları; farklı sesleri bir arada tutabilmek, uzlaşı kültürünü yaşatmak ve en zor zamanlarda dahi birleştirici bir hat örmektir. SDD, aldığı kararla bu evrensel değerlerle çelişmekle kalmamış, derneğin adında taşıdığı "sosyal demokrasi" ruhuyla da tezat oluşturmuştur.<br />
&nbsp;<br />
Unutulmamalıdır ki; kişilerin ve yönetimlerin kararları geçicidir, ancak gerçek liderlerin toplumsal bellekte bıraktığı birleştirici miras kalıcıdır. Sayın Kemal Kılıçdaroğlu, ne bir dernek tüzüğünün dar kalıplarına sığdırılabilir ne de bu tür haksız tasarruflarla birleştirici kimliğinden ödün verir. Sosyal demokrasi, dışlayarak değil; kucaklayarak büyür.</em><br />
<br />
Kaynak Link:<a href="https://x.com/demirdenizchp">https://x.com/demirdenizchp</a></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 29 Sep 2026 09:04:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/09/chpli-deniz-demirden-sdd-kararina-tepki-1790662344.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Ömer Çelik: Türkiye Yüzyılı Buluşmaları ile milyonlarca vatandaşa ulaştık</title>
                <category>SİYASET</category>
                <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/omer-celik-turkiye-yuzyili-bulusmalari-ile-milyonlarca-vatandasa-ulastik-3524</link>
                <guid>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/omer-celik-turkiye-yuzyili-bulusmalari-ile-milyonlarca-vatandasa-ulastik-3524</guid>
                <description><![CDATA[AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, Cumhurbaşkanı ve Genel Başkan Recep Tayyip Erdoğan’ın talimatları doğrultusunda Teşkilat Başkanlığı koordinasyonunda yürütülen Türkiye Yüzyılı Buluşmaları’na ilişkin açıklamalarda bulundu.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, Cumhurbaşkanı ve Genel Başkan Recep Tayyip Erdoğan’ın talimatları doğrultusunda Teşkilat Başkanlığı koordinasyonunda yürütülen Türkiye Yüzyılı Buluşmaları’na ilişkin açıklamalarda bulundu.</strong></p>

<p>Çelik, bu ay itibarıyla Türkiye’nin tüm illerinde genel başkan yardımcıları, bakanlar, MKYK üyeleri, milletvekilleri ve kurullardaki isimlerle kapsamlı çalışmalar gerçekleştirildiğini belirterek şunları kaydetti:</p>

<p><em><strong>“Şimdiye kadar bu ay itibariyle Türkiye’nin bütün illerinde bu çalışmaları genel başkan yardımcılarımız, bakanlarımız, MKYK üyelerimiz, değerli milletvekillerimiz ve kurullarımızdaki birçok arkadaşımızla birlikte kapsamlı bir şekilde gerçekleştirdik. Bu şekildeki çalışmalarla milyonlarca vatandaşımıza ulaşıp milyonlarca hanemize girdik.”</strong></em></p>

<p>AK Parti’nin millet tarafından kurulduğunu vurgulayan Çelik,<em><strong> “Bizim her zaman söylediğimiz bir şey vardır; AK Parti’yi millet kurdu, tabelasını biz astık deriz. Dolayısıyla burası milletin partisidir. İl başkanlıklarımız, ilçe başkanlıklarımız milletin evidir”</strong></em> ifadelerini kullandı.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 28 Sep 2026 05:13:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/09/omer-celik-turkiye-yuzyili-bulusmalari-ile-milyonlarca-vatandasa-ulastik-1790562927.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Dışişleri Bakanlığı, Mescid-i Aksa’ya düzenlenen baskını kınadı</title>
                <category>SİYASET</category>
                <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/disisleri-bakanligi-mescid-i-aksaya-duzenlenen-baskini-kinadi-3523</link>
                <guid>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/disisleri-bakanligi-mescid-i-aksaya-duzenlenen-baskini-kinadi-3523</guid>
                <description><![CDATA[Dışişleri Bakanlığı, 27 Eylül 2026 tarihinde İsrailli aşırılık yanlısı grupların, İsrail işgal güçlerinin koruması altında Mescid-i Aksa’ya düzenlediği baskını en güçlü biçimde kınadığını açıkladı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Dışişleri Bakanlığı, 27 Eylül 2026 tarihinde İsrailli aşırılık yanlısı grupların, İsrail işgal güçlerinin koruması altında Mescid-i Aksa’ya düzenlediği baskını en güçlü biçimde kınadığını açıkladı.</strong></p>

<p>Bakanlık tarafından yapılan yazılı açıklamada,<em><strong> “Netanyahu hükümetinin, Müslümanlara ait kutsal mekanları hedef alan ihlal ve provokasyonlarıyla bölgede gerilimi daha da körüklemeyi ve barış ile istikrar çabalarını baltalamayı amaçladığı ortadadır”</strong></em> ifadelerine yer verildi.</p>

<p>Açıklamada ayrıca, İsrail’in Mescid-i Aksa’nın tarihi ve hukuki statüsünü ihlal eden uygulamaları karşısında uluslararası toplumun caydırıcı tedbirler alması yönündeki çağrı yinelenerek, <em><strong>“Bu tür eylemlerin bölgede gerilimi tırmandırdığı ve barış çabalarını zedelediği”</strong></em> vurgulandı.<br />
<br />
<img alt="" src="https://www.alevihaberler.com.tr/public/images/detay/HTPbtXxXUAEQV4e.jpg" style="height:800px; width:566px" /></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 28 Sep 2026 04:51:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/09/disisleri-bakanligi-mescid-i-aksaya-duzenlenen-baskini-kinadi-1790560932.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Bakan Gürlek: 3 faili meçhul cinayeti aydınlattık</title>
                <category>SİYASET</category>
                <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/bakan-gurlek-3-faili-mechul-cinayeti-aydinlattik-3521</link>
                <guid>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/bakan-gurlek-3-faili-mechul-cinayeti-aydinlattik-3521</guid>
                <description><![CDATA[Adalet Bakanı Akın Gürlek, Aksaray, Gaziantep ve Manisa’da 11, 15 ve 19 yıldır aydınlatılmayı bekleyen üç faili meçhul dosyada yürütülen çalışmalar sonucunda 3 şüphelinin tutuklandığını, 10 şüphelinin ise gözaltına alındığını açıkladı]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Adalet Bakanı Akın Gürlek, Aksaray, Gaziantep ve Manisa’da 11, 15 ve 19 yıldır aydınlatılmayı bekleyen üç faili meçhul dosyada yürütülen çalışmalar sonucunda 3 şüphelinin tutuklandığını, 10 şüphelinin ise gözaltına alındığını açıkladı. Bakan Gürlek, “Adaletin hafızası var: 19, 15 ve 11 yıllık 3 faili meçhul cinayeti aydınlattık” dedi.</strong></p>

<p>Adalet Bakanı Gürlek, Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığının koordinasyonunda, Cumhuriyet başsavcılıkları ile Emniyet ve Jandarma teşkilatlarının çalışmaları sonucu yıllardır aydınlatılmayı bekleyen üç dosyada önemli gelişmeler sağlandığını kaydetti.</p>

<p>Bakan Gürlek, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde, aradan ne kadar zaman geçerse geçsin kamu vicdanında yara olarak kalan faili meçhul olayların karanlıkta kalmaması için çalışmaların kararlılıkla sürdürüldüğünü belirtti.</p>

<p><strong>AKSARAY’DAKİ 19 YILLIK DOSYADA 2 TUTUKLAMA</strong></p>

<p>Aksaray’ın Ağaçören ilçesinde 2007 yılında kaybolan Fadime Görgülü’nün akıbetine ilişkin dosyanın yeniden ele alındığını vurgulayan Bakan Gürlek, aile bireylerinin ifadelerindeki çelişkiler, yeniden değerlendirilen deliller ve saha çalışmaları doğrultusunda soruşturmanın derinleştirildiğini söyledi. Görgülü’nün ikametinde kadavra arama köpeği ve yer altı görüntüleme cihazlarıyla arama yapıldığını belirten Bakan Gürlek, şüpheli Hava G’nin ifadesinde verdiği bilgiler doğrultusunda Görgülü’ye ait olduğu belirtilen 3 bileziğin ele geçirildiğini kaydetti. Bakan Gürlek, soruşturma sonucunda Hava G. ile İlhan G’nin tutuklandığını, Görgülü’nün akıbetinin ve olayın bütün yönlerinin ortaya çıkarılması için soruşturmanın sürdüğünü ifade etti.</p>

<p><strong>GAZİANTEP’TE 15 YILLIK DOSYADA 10 GÖZALTI</strong></p>

<p>Gaziantep’te 3 Ocak 2011’de silahlı saldırı sonucu hayatını kaybeden Mehmet Kaya’nın öldürülmesine ilişkin dosyanın da yeniden incelendiğini belirten Bakan Gürlek, HTS kayıtlarının genişletilerek analiz edildiğini, tanık anlatımları, baz sinyal bilgileri, teşhis tutanakları ve şüpheli ifadelerindeki çelişkilerin birlikte değerlendirildiğini kaydetti. Bazı şüphelilerin olay günü Kaya’yı takip ettikleri ve olay çevresinde gözetleme faaliyetinde bulunduklarının tespit edildiğini vurgulayan Bakan Gürlek, Gaziantep Cumhuriyet Başsavcılığının koordinasyonunda Gaziantep, Şanlıurfa ve Antalya’da düzenlenen eş zamanlı operasyonlarda olayla bağlantılı olduğu değerlendirilen 10 şüphelinin yakalanarak gözaltına alındığını açıkladı.</p>

<p><strong>11 YILLIK DOSYADA ARAÇ PARÇASI ÖNEMLİ DELİL OLDU</strong></p>

<p>Manisa’da 6 Temmuz 2015’te yol üzerinde ölü bulunan 20 yaşındaki Meral Babacan’ın ölümüne ilişkin dosyanın yeniden incelendiğini belirten Bakan Gürlek, olayın yeniden canlandırıldığını, MOBESE ve Plaka Tanıma Sistemi kayıtlarının zaman ve mesafe yönünden tekrar değerlendirildiğini kaydetti.</p>

<p>Adli emanette muhafaza edilen bir araç parçasının belirli Volkswagen modellerinde kullanılan yan ayna çerçevesine ait olduğunun tespit edildiğini vurgulayan Bakan Gürlek, kamera görüntülerinin karşılaştırılması sonucu olay saatinde bölgede bulunan aracın belirlendiğini ifade etti.</p>

<p>Aracın yan aynasının daha önce değiştirildiğinin tespit edilmesinin ardından, olay tarihinde aracın sahibi olan R.Ç’nin yakalandığını belirten Bakan Gürlek, şüphelinin çıkarıldığı sulh ceza hakimliğince tutuklandığını belirtti.</p>

<p><strong>“ARADAN GEÇEN ZAMAN GERÇEĞE ULAŞMANIN ÖNÜNDE ENGEL DEĞİL”</strong></p>

<p>Adalet Bakanı Gürlek, yıllar sonra elde edilen sonuçların, aradan geçen zamanın gerçeğe ulaşmanın önünde engel olmadığını ve yeni yöntemlerle delillerin yeniden incelenmesinin faili meçhul dosyaların aydınlatılmasında önemli sonuçlar doğurabildiğini gösterdiğini vurguladı.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Soruşturmaları yürüten Aksaray-Ortaköy, Gaziantep ve Manisa Cumhuriyet Başsavcılıkları ile Aksaray İl Jandarma Komutanlığı, Gaziantep İl Emniyet Müdürlüğü, Manisa İl Jandarma Komutanlığı ve süreçte görev alan kamu görevlilerine teşekkür eden Bakan Gürlek, “Aradan ne kadar zaman geçerse geçsin, faili meçhul dosyaları yeniden ele almaya ve gerçeğin ortaya çıkarılması için bütün imkanları kullanmaya devam edeceğiz.” ifadelerini kullandı.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Türkiye Yüzyılı’nı “Adaletin Yüzyılı” kılma hedefi doğrultusunda çalışmaların sürdürüleceğini belirten Bakan Gürlek, “Adaletin hafızasını diri tutacak, hiçbir faili meçhul dosyanın peşini bırakmayacağız.” dedi.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sun, 27 Sep 2026 18:03:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/09/bakan-gurlek-3-faili-mechul-cinayeti-aydinlattik-1790521933.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Metin Külünk&#039;ten çağrı: Hepiniz istifa edin!</title>
                <category>SİYASET</category>
                <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/metin-kulunkten-cagri-hepiniz-istifa-edin-3520</link>
                <guid>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/metin-kulunkten-cagri-hepiniz-istifa-edin-3520</guid>
                <description><![CDATA[AK Parti Eski İstanbul Milletvekili Metin Külünk, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, son dönemde tartışmaların odağındaki Borsa İstanbul, Takasbank ve Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) gibi kurumlarda görev yapan üst düzey isimlere istifa çağrısında bulundu.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>AK Parti Eski İstanbul Milletvekili Metin Külünk, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, son dönemde tartışmaların odağındaki Borsa İstanbul, Takasbank ve Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) gibi kurumlarda görev yapan üst düzey isimlere istifa çağrısında bulundu.</p>

<p>Külünk, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:</p>

<p><em><strong>"OLMASI GEREKEN NEDİR?</strong></em></p>

<p><em><strong>TARTIŞMANIN ODAĞINDAKİ BORSA, TAKASBANK VE SPK GİBİ KURUMLARDA HÂLEN GÖREV YAPAN, ANKARA’DA ÜST DÜZEY SORUMLULUK TAŞIYAN BÜTÜN İSİMLER GÖREVLERİNDEN İSTİFA ETSİN VE SAYIN CUMHURBAŞKANIMIZI RAHATLATIN.</strong></em></p>

<p><em><strong>ORGANİZE BİR ŞEKİLDE FONLAR ÜZERİNDEN SIRA DIŞI KAZANÇ ELDE EDEN, BUNU BİR ZİNCİR HÂLİNDE GERÇEKLEŞTİREN; KAMUOYUNCA BİLİNEN VE BİLİNMEYEN BÜTÜN İSİMLER, KAZANDIĞINIZ PARALARI LÜTFEN HAZİNEYE İADE EDİN. MİLLETTEN ÖZÜR DİLEYİP ADALETE HESAP VERİN.</strong></em></p>

<p><em><strong>Görevlerinizden &nbsp;istifa edin, Sayın Cumhurbaşkanımızı rahatlatın.</strong></em></p>

<p><em><strong>Tartışmanın odağındaki Borsa, Takasbank ve SPK gibi kurumlarda hâlen görev yapan, Ankara’da üst düzey sorumluluk taşıyan bütün isimler görevlerinden istifa etsin ve Sayın Cumhurbaşkanımızı rahatlatsın.</strong></em></p>

<p><em><strong>Haksız kazançlar elde edenler her kimseniz &nbsp;Hazine’ye iade edin.</strong></em></p>

<p><em><strong>Fonlar üzerinden organize biçimde sıra dışı kazanç elde eden ve bunu bir zincir hâlinde gerçekleştiren, kamuoyunca bilinen ya da bilinmeyen bütün isimler; kazandığınız paraları lütfen Hazine’ye iade edin. Milletten özür dileyin ve adalete hesap verin."</strong></em></p>

<p>Külünk, açıklamasında ayrıca ilgili kişilerin adalete hesap vermesi ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yolunun açılması gerektiğini vurguladı.<br />
<a href="https://x.com/mkulunk/status/2104157575759499438?s=46"><img alt="" src="https://www.alevihaberler.com.tr/public/images/detay/image%20-%202026-09-27T175014_927.png" style="height:589px; width:502px" /><br />
<em><strong>Kaynak Link:https://x.com/mkulunk/status/2104157575759499438?s=46</strong></em></a></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sun, 27 Sep 2026 17:46:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/09/metin-kulunkten-cagri-hepiniz-istifa-edin-1790520884.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>İçişleri Bakanlığı: Meral Babacan cinayeti JASAT ekiplerince aydınlatıldı</title>
                <category>SİYASET</category>
                <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/icisleri-bakanligi-meral-babacan-cinayeti-jasat-ekiplerince-aydinlatildi-3519</link>
                <guid>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/icisleri-bakanligi-meral-babacan-cinayeti-jasat-ekiplerince-aydinlatildi-3519</guid>
                <description><![CDATA[İçişleri Bakanlığı'ndan yapılan açıklamaya göre Jandarma Genel Komutanlığı Asayiş Daire Başkanlığı ve Manisa Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde, Manisa İl Jandarma Komutanlığınca yürütülen çalışmalar sonucunda, 2015 yılında faili belirlenemeyen olay aydınlatıldı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>İçişleri Bakanlığı'ndan yapılan açıklamaya göre Jandarma Genel Komutanlığı Asayiş Daire Başkanlığı ve Manisa Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde, Manisa İl Jandarma Komutanlığınca yürütülen çalışmalar sonucunda, 2015 yılında faili belirlenemeyen olay aydınlatıldı.</strong></p>

<p><br />
6 Temmuz 2015 tarihinde Akhisar-Manisa Karayolu üzerinde Meral Babacan’ın cesedinin bulunmasının ardından faili tespit edilemeyen dosya, Jandarma Suç Araştırma Timi (JASAT) ekiplerince yeniden incelemeye alındı.</p>

<p><br />
Olay yerinde bulunan plastik parçanın belirli bir marka ve model araca ait yan ayna çerçevesi olduğunun tespit edilmesi üzerine, olay gününe ait KGYS kayıtları zaman ve mesafe ölçümleriyle incelendi. Yapılan çalışmalar sonucunda, olay yerinde bulunan ayna çerçevesiyle uyumlu bir aracın olay saatinde bölgede bulunduğu belirlendi.</p>

<p><br />
Aracın 2017 yılında Şanlıurfa’da başka bir kişiye satıldığı tespit edilirken, mevcut sahibiyle yapılan görüşmede aracın yan aynasının geçmişte değiştirildiği doğrulandı.</p>

<p><br />
Olay tarihinde aracı kullandığı belirlenen R.Ç., JASAT ekiplerince düzenlenen operasyonla yakalandı ve çıkarıldığı mahkemece tutuklandı.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sun, 27 Sep 2026 13:46:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/09/icisleri-bakanligi-meral-babacan-cinayeti-jasat-ekiplerince-aydinlatildi-1790507201.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Kılıçdaroğlu&#039;ndan Şimşek&#039;e fon skandalı soruları: Seni hangi güç engelledi?</title>
                <category>SİYASET</category>
                <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/kilicdaroglundan-simseke-fon-skandali-sorulari-seni-hangi-guc-engelledi-3518</link>
                <guid>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/kilicdaroglundan-simseke-fon-skandali-sorulari-seni-hangi-guc-engelledi-3518</guid>
                <description><![CDATA[Kemal Kılıçdaroğlu, CHP'nin Bolu kampında yaptığı konuşmada Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek'e borsa ve fon skandalıyla ilgili sert sorular yönelterek usulsüzlüklerin neden zamanında engellenmediğini sordu.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Cumhuriyet Halk Partisi , yeni yasama yılı hazırlıkları kapsamında Bolu’da değerlendirme kampına girdi. TBMM Grubu Değerlendirme Toplantısı’nda kürsüye çıkan Kemal Kılıçdaroğlu, gündeme damga vuran fon skandalı üzerinden ekonomi yönetimine ve iktidara çok sert eleştiriler yöneltti.</strong></p>

<p>Uluslararası finans kuruluşlarının Türkiye'ye yönelik uyarılarını ve borsada yaşanan çalkantıları hatırlatan Kılıçdaroğlu, Hazine ve Maliye Bakanlığı'nın usulsüzlüklerden haberdar olmasına rağmen zamanında adım atmadığını vurguladı. Süreçteki ihmallere ve denetim eksikliklerine dikkat çeken Kılıçdaroğlu, iktidarın yanıtlaması istemiyle kritik sorular sıraladı.</p>

<p>Kemal Kılıçdaroğlu, konuşmasında ekonomi yönetimine şu sözlerle seslendi:</p>

<p><em><strong>“Bu ülkenin Hazine ve Maliye Bakanı 4 Kasım 2025'te ‘manipülasyon, yolsuzluk yapıldığını biliyoruz’ diyor.</strong></em></p>

<p><em><strong>&nbsp;Uluslararası kuruluşlar Türkiye'yi uyarıyorlar. 'Eğer bunu önlemezseniz sizi bir aşağı lige indireceğiz' diyorlar. Onun üzerine borsadaki olay patlıyor. Bizimkiler biliyor ama uyuyorlar.</strong></em></p>

<p><em><strong>&nbsp;1- Sayın Şimşek, madem ki biliyordun, neden bekledin? Seni hangi güç engelledi? Demek ki Hazine ve Maliye Bakanı'nın üstünde bir güç var ki, o güç bakanın görev yapmasını engelliyor. Cumhuriyet Halk Partisi önderliğinde bunu kim olursa olsun sorgulayacağız.</strong></em></p>

<p><em><strong>2- Bu vurgun sürecinde kimler ne kadar para kazandı? 50 milyardan tutun yüz milyar Türk lirasına kadar giden rakamlar telaffuz ediliyor.</strong></em></p>

<p><em><strong>3- Yaşanan rezaleti hangi kurumlar denetlemekle görevliydi, bu kurumlar görevlerini niçin yapmadılar?”</strong></em></p>

<p>&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sun, 27 Sep 2026 12:06:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/09/kilicdaroglundan-simseke-fon-skandali-sorulari-seni-hangi-guc-engelledi-1790500449.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Ceyhun Bozkurt: Azerbaycan&#039;a yönelik propagandanın arkasında İsrail ve İran mı var?</title>
                <category>SİYASET</category>
                <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/ceyhun-bozkurt-azerbaycana-yonelik-propagandanin-arkasinda-israil-ve-iran-mi-var-3517</link>
                <guid>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/ceyhun-bozkurt-azerbaycana-yonelik-propagandanin-arkasinda-israil-ve-iran-mi-var-3517</guid>
                <description><![CDATA[Gazeteci Ceyhun Bozkurt, son günlerde Türkiye’de ve Azerbaycan’da eş zamanlı olarak sosyal medya üzerinden yürütülen bir kampanyanın Türkiye-Azerbaycan kardeşlik bağlarını zayıflatmayı amaçladığını savundu. Bozkurt’a göre bu saldırıların arkasında “çok büyük ihtimalle İsrail” bulunuyor; bir rivayete göre de İran’ın da rolü olabileceği belirtiliyor.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<iframe width="1021" height="574" src="https://www.youtube.com/embed/P-6P2ez27AQ" title="AZERBAYCAN&#39;A SALDIRILARIN ARKASINDA MOSSAD MI VAR?" frameborder="0" allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" allowfullscreen></iframe><p><strong>Gazeteci Ceyhun Bozkurt, YouTube kanalında yaptığı açıklamada, son günlerde Türkiye’de ve Azerbaycan’da eş zamanlı olarak sosyal medya üzerinden yürütülen bir kampanyanın Türkiye-Azerbaycan kardeşlik bağlarını zayıflatmayı amaçladığını savundu. Bozkurt’a göre bu saldırıların arkasında “çok büyük ihtimalle İsrail” bulunuyor; bir rivayete göre de İran’ın da rolü olabileceği belirtiliyor.</strong><br />
<br />
Ceyhun Bozkurt'un bir uyarıs ise"<strong>&nbsp;MOSSAD'ın aparatı</strong> <strong>olmayın"</strong> uyarısı oldu.<br />
<br />
Ceyhun Bozkurt şunları söyledi:<em><strong>"O yüzden Azerbaycan'ı bilip bilmeden sallamayın. salladığınız anda açık söyleyeyim Mossat aparatı haline gelirsiniz veya başka Türkiye ile Azerbaycan arasındaki ilişkiyi bozmaya yönelik faaliyet yürütenlerin aparatı haline gelirsiniz. Aparat olmayın, Türk olun. Türk olup Azerbaycan'la kardeşliğimizi, ebediyete gidecek kardeşliğimizi savunun. Yoksa Türklükten çıkarsanız açık söyleyeyim hiç kimse sizi kurtaramaz. Onu da bilin."</strong></em>dedi.<br />
<a href="https://www.youtube.com/watch?v=P-6P2ez27AQ"><img alt="" src="https://www.alevihaberler.com.tr/public/images/detay/image%20-%202026-09-27T111115_702.png" style="height:450px; width:800px" /></a><br />
<br />
<strong><span style="font-size:11.0pt"><span style="font-family:&quot;Calibri&quot;,&quot;sans-serif&quot;">OLAYIN GELİŞİMİ</span></span></strong></p>

<p>Bozkurt, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nun 81. oturumunda İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun konuşması sırasında salonda Azerbaycan heyetinden yalnızca bir kişinin kaldığını hatırlattı. Söz konusu kişinin Azerbaycan’ın BM Daimi Temsilciliği’nde görevli diplomat Mekset Hüseyinov olduğunu belirten Bozkurt, bu durumun Azerbaycan diplomasisinde geçmişte Ermenistan’ın konuşmaları sırasında da uygulanan bir gelenek olduğunu savundu. Azerbaycan’ın 12-13 kişilik heyetinin Netanyahu’nun konuşmasına ya hiç katılmadığını ya da kısa süre önce salonu terk ettiğini, yalnızca not almak amacıyla bir kişinin bırakıldığını ifade etti.</p>

<p>Sosyal medyada<em><strong> (Türkiye’de özellikle X, Azerbaycan’da Instagram ağırlıklı) dolaşan fotoğraf ve yorumların Azerbaycan’a yönelik saldırı dili içerdiğini vurgulayan Bozkurt, bu yorumların gerçeği yansıtmadığını ve vatanseverliğinden şüphe etmediği bazı kişilerin de bu tuzağa düştüğünü söyledi. Türkiye ile Azerbaycan arasındaki bağın “iki kardeşin bağı gibi” </strong></em>koparılamayacağını, hangi ülkenin saldırısı olursa olsun bu kardeşliğin sonsuza kadar süreceğini belirtti.</p>

<p>Azerbaycan’ın BM’deki yaklaşık 12-13 kişilik heyetinde Daimi Temsilci Tofik Musayev ve Dışişleri Bakanı Ceyhun Bayramov da bulunuyordu. Bozkurt, Azerbaycan’ın İsrail ile ilişkilerini, İran’ın yıllarca Ermenistan’a verdiği desteğe karşı bir denge unsuru olarak sürdürdüğünü hatırlattı.<br />
<br />
Bozkurt, Azerbaycan Milli Meclisi’nin <strong>“Yabancı Müdahale ve Hibrit Tehditlerle Mücadele Geçici Komisyonu”</strong>nun yaptığı açıklamaya da dikkat çekti. Komisyon, kardeş Türkiye Cumhuriyeti topraklarından sosyal medya platformları aracılığıyla Azerbaycan’a yönelik bilgi kampanyasının, iki ülke arasındaki dostane, kardeşçe ve müttefik ilişkileri hedef aldığını, kamuoyunu yanıltmayı, vatandaşlar arasında güvensizlik yaratmayı ve toplumda kutuplaşma oluşturmayı amaçladığını tespit ettiğini duyurmuştu. Kampanyanın hedefli reklamlar ve sahte hesaplarla koordineli yürütüldüğü, bazı iyi niyetli kişilerin de bu sinsi kampanyaya destek verdiği belirtilmişti. Komisyon, vatandaşları ve Türkiye’deki kardeşleri yanlış bilgilere inanmamaya çağırmıştı.</p>

<p>Bozkurt, Azerbaycan’a yönelik bilgisiz eleştirilerin Türkiye-Azerbaycan ilişkilerini bozmaya çalışanların aparatı haline gelmek anlamına geleceğini savundu ve “Azerbaycan’ı bilip bilmeden sallamayın. Türk olup Azerbaycan’la kardeşliğimizi savunun” çağrısında bulundu. Türkiye ile Azerbaycan’ın birleşmesinin Karabağ zaferi, Turan koridoru ve Türk yüzyılı hedefleri açısından kritik olduğunu vurguladı.<br />
<br />
Ceyhun Bozkurt şunları söyledi:<em><strong>"O yüzden Azerbaycan'ı bilip bilmeden sallamayın. salladığınız anda açık söyleyeyim Mossat aparatı haline gelirsiniz veya başka Türkiye ile Azerbaycan arasındaki ilişkiyi bozmaya yönelik faaliyet yürütenlerin aparatı haline gelirsiniz. Aparat olmayın, Türk olun. Türk olup Azerbaycan'la kardeşliğimizi, ebediyete gidecek kardeşliğimizi savunun. Yoksa Türklükten çıkarsanız açık söyleyeyim hiç kimse sizi kurtaramaz. Onu da bilin."</strong></em>dedi.</p>

<p><a href="https://www.youtube.com/watch?v=P-6P2ez27AQ"><strong><em>Kaynak: Ceyhun Bozkurt YouTube kanalı (https://www.youtube.com/watch?v=P-6P2ez27AQ)</em></strong></a></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sun, 27 Sep 2026 10:56:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/09/ceyhun-bozkurt-azerbaycana-yonelik-propagandanin-arkasinda-israil-ve-iran-mi-var-1790497451.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>81 ilde göçmen kaçakçılığı operasyonu</title>
                <category>SİYASET</category>
                <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/81-ilde-gocmen-kacakciligi-operasyonu-3516</link>
                <guid>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/81-ilde-gocmen-kacakciligi-operasyonu-3516</guid>
                <description><![CDATA[İçişleri Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada, Göç İdaresi Başkanlığı, Emniyet Genel Müdürlüğü (EGM) Göçmen Kaçakçılığıyla Mücadele ve Hudut Kapıları Daire Başkanlığı, Jandarma Genel Komutanlığı Göçmen Kaçakçılığı ve İnsan Ticaretiyle Mücadele Daire Başkanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı koordinesinde; göçmen kaçakçılığı organizatörleri ile düzensiz göçe yönelik 81 ilde denetimler gerçekleştirildi. ]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>İçişleri Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada, Göç İdaresi Başkanlığı, Emniyet Genel Müdürlüğü (EGM) Göçmen Kaçakçılığıyla Mücadele ve Hudut Kapıları Daire Başkanlığı, Jandarma Genel Komutanlığı Göçmen Kaçakçılığı ve İnsan Ticaretiyle Mücadele Daire Başkanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı koordinesinde; göçmen kaçakçılığı organizatörleri ile düzensiz göçe yönelik 81 ilde denetimler gerçekleştirildi.</strong></p>

<p><br />
Ülke genelinde 15 bin 905 personel ve 5 bin 11 ekibin katılımıyla 3 bin 229 noktada gerçekleştirilen uygulamalarda; 2 bin 214 metruk bina, 3 bin 893 umuma açık yer ve bin 227 diğer yer olmak üzere toplam 7 bin 334 alan kontrol edildi.&nbsp;</p>

<p><br />
Toplam 279 bin 575 kişinin kimlik kontrolünün yapıldığı denetimler sonucunda; 19 göçmen kaçakçılığı organizatörü ile 230 düzensiz göçmen yakalandı. Tespit edilen düzensiz göçmenlerin ülkelerine geri gönderilme işlemleri başlatıldı.&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sun, 27 Sep 2026 05:40:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/09/81-ilde-gocmen-kacakciligi-operasyonu-1790477261.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>DAEŞ&#039;e 28 ilde operasyon</title>
                <category>SİYASET</category>
                <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/daese-28-ilde-operasyon-3514</link>
                <guid>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/daese-28-ilde-operasyon-3514</guid>
                <description><![CDATA[Jandarma Genel Komutanlığı Terörle Mücadele Daire Başkanlığı ile Cumhuriyet Başsavcılıkları koordinesinde; İl Jandarma Komutanlıklarınca DEAŞ terör örgütüne yönelik 28 ilde operasyonlar düzenlendi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Jandarma Genel Komutanlığı Terörle Mücadele Daire Başkanlığı ile Cumhuriyet Başsavcılıkları koordinesinde; İl Jandarma Komutanlıklarınca DEAŞ terör örgütüne yönelik 28 ilde operasyonlar düzenlendi.</strong></p>

<p>Adana, Adıyaman, Afyonkarahisar, Ağrı, Aksaray, Amasya, Ankara, Antalya, Burdur, Bursa, Çankırı, Denizli, Diyarbakır, Elâzığ, Gaziantep, Hatay, İstanbul, Kayseri, Kırşehir, Malatya, Mersin, Muğla, Niğde, Osmaniye, Sakarya, Samsun, Şanlıurfa ve Tokat’ta gerçekleştirilen operasyonlarda yakalanan şüphelilerin; DEAŞ terör örgütüne üye oldukları, terör örgütüyle iltisaklı kişiler ve sözde yardım kuruluşları vasıtasıyla örgüte finans sağladıkları, sosyal medya hesapları üzerinden DEAŞ terör örgütünün propagandasını yaptıkları tespit edildi.</p>

<p>Gerçekleştirilen operasyonlarda 83 şüpheli yakalandı. Operasyonlar sonucu; çok sayıda örgütsel doküman ve dijital materyal ele geçirildi.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sat, 26 Sep 2026 08:18:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/09/daese-28-ilde-operasyon-1790400987.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Kılıçdaroğlu&#039;ndan Netanyahu&#039;ya sert tepki!</title>
                <category>SİYASET</category>
                <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/kilicdaroglundan-netanyahuya-sert-tepki-3513</link>
                <guid>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/kilicdaroglundan-netanyahuya-sert-tepki-3513</guid>
                <description><![CDATA[CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu, BM Genel Kurulu'nda Türkiye'yi ve protestocu ülkeleri hedef alan İsrail Başbakanı Netanyahu'ya sert tepki göstererek Türkiye'nin ve Filistin halkının yanında durduklarını bildirdi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu, BM Genel Kurulu'nda Türkiye'yi ve protestocu ülkeleri hedef alan İsrail Başbakanı Netanyahu'ya sert tepki göstererek Türkiye'nin ve Filistin halkının yanında durduklarını bildirdi.</strong><br />
<br />
Sosyal medya hesabı üzerinden kapsamlı bir açıklama paylaşan Kılıçdaroğlu, Türkiye'nin de aralarında bulunduğu diplomatik temsilcilerin salonu terk etmesini<strong> "tarihî bir yanıt" </strong>olarak nitelendirdi. İç politikadaki görüş ayrılıklarının ötesinde, Türkiye Cumhuriyeti Devleti ve milletinin hedef alınmasının asla kabul edilemeyeceğini vurgulayan Kılıçdaroğlu, Cumhuriyet Halk Partisi'nin dış politikasındaki temel ilkeler doğrultusunda Filistin halkının yanında yer aldıklarını ve kalıcı çözümün 1967 sınırları temelinde iki devletli yapıdan geçtiğini belirtti.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>Kemal Kılıçdaroğlu’nun sosyal medya hesabından yaptığı açıklama metni şu şekildedir:</strong></span></p>

<p><em><strong>"Birleşmiş Milletler kürsüsü, katliamların ve savaş politikalarının meşrulaştırılacağı bir alan değildir!</strong></em></p>

<p><em><strong>İsrail Başbakanı Netanyahu’nun BM 81. Genel Kurulu’nda; Gazze’de yaşanan ağır insani tabloyu yok sayan, 70 binin üzerinde masum insanın hayatını kaybettiği yıkımı aklamaya çalışan ve Türkiye başta olmak üzere kendisini protesto eden ülke temsilcilerini hedef alan küstah dili asla kabul edilemez.</strong></em></p>

<p><em><strong>Türkiye’nin de aralarında bulunduğu diplomatik heyetlerin salonu terk ederek ortaya koyduğu tepki, uluslararası hukuku ve insanlık onurunu hiçe sayan bu zihniyete verilmiş tarihî bir yanıttır.</strong></em></p>

<p><em><strong>Netanyahu dün boş kalan salona konuşmıştır. Çünkü kendisi, insanlık vicdanında zaten mahkûm olmuştur.</strong></em></p>

<p><em><strong>&nbsp;Açık ve net ifade ediyorum:</strong></em></p>

<p><em><strong>İç politikadaki görüş ayrılıklarımız ne olursa olsun, Türkiye Cumhuriyeti Devleti ve milletimizin, BM kürsüsünden bir savaş suçlusu tarafından hedef alınması kabul edilemez!</strong></em></p>

<p><em><strong>&nbsp;Cumhuriyet Halk Partisi, Büyük Önderimiz Mustafa Kemal Atatürk’ün “Yurtta barış, dünyada barış” ilkesini sadece bir söylem değil, dış politikasının vazgeçilmez temeli sayar.</strong></em></p>

<p><em><strong>&nbsp;Bizim safımız bellidir:</strong></em></p>

<p><em><strong>Biz; ezilen, bombalanan, yaşam hakkı gasp edilen Filistin halkının, barışın ve adaletin yanındayız.</strong></em></p>

<p><em><strong>Dünya, şiddetin ve işgalin normalleştirilmesine teslim olmamalıdır.</strong></em></p>

<p><em><strong>Filistin meselesinin kalıcı çözümü; uluslararası hukuk çerçevesinde, 1967 sınırları esas alınarak, başkenti Doğu Kudüs olan bağımsız bir Filistin Devleti’nin kurulması ve iki devletli çözümün derhal hayata geçirilmesidir.</strong></em></p>

<p><em><strong>Tarihsel sorumluluğumuzun gereği olarak bir kez daha haykırıyoruz:</strong></em></p>

<p><em><strong>&nbsp;Filistin halkı yalnız değildir.</strong></em></p>

<p><em><strong>&nbsp;Bu katliamların failleri ve sessiz kalanlar, günü geldiğinde uluslararası adalet önünde mutlaka hesap verecektir!"</strong></em></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sat, 26 Sep 2026 07:51:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/09/kilicdaroglundan-netanyahuya-sert-tepki-1790399077.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>CHP&#039;li Necdet Saraç Yazdı: Yeniden politikleşmek mümkün mü?</title>
                <category>SİYASET</category>
                <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/chpli-necdet-sarac-yazdi-yeniden-politiklesmek-mumkun-mu-3504</link>
                <guid>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/chpli-necdet-sarac-yazdi-yeniden-politiklesmek-mumkun-mu-3504</guid>
                <description><![CDATA[CHP Sosyal Politikalardan Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Necdet Saraç, "Yeniden politikleşmek mümkün mü?" başlıklı bir yazı kaleme aldı. Saraç, Türkiye'de siyasetin dizaynının sürdüğünü belirterek, CHP listelerinden seçilen belediye başkanları ve meclis üyelerinin AKP'ye geçişlerini eleştirdi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>CHP Sosyal Politikalardan Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Necdet Saraç, "Yeniden politikleşmek mümkün mü?" başlıklı bir yazı kaleme aldı. Saraç, Türkiye'de siyasetin dizaynının sürdüğünü belirterek, CHP listelerinden seçilen belediye başkanları ve meclis üyelerinin AKP'ye geçişlerini eleştirdi.</strong><br />
<br />
Saraç,<strong> ideolojilerin önemsizleştirildiğini, </strong>ideoloji ve idealizmin yerini çıkarların aldığını, siyasetin zenginleşme aracına dönüştüğünü savundu. Kamu kaynakları üzerinden başlayan <strong>"siyasi zenginlik"in</strong> toplumsal çürümeyi derinleştirdiğini, siyasi partilerin birbirinden program, dünya görüşü ve toplumsal hedefler bakımından farklılaşmadığında parti değiştirmenin sıradanlaştığını belirtti.<br />
<br />
Saraç, Cumhuriyetin kurucu partisi CHP'de kalıp <em><strong>"Yerimiz, yurdumuz, yolumuz belli" </strong></em>diyen kadrolar için yapılması gerekenin geçmişteki yanlışlarla yüzleşmek, özeleştiri yapmak ve partiyi yeniden ideolojik-politik bir zemine taşımak olduğunu belirtti. Siyaseti yeniden çıkarların değil, ilkelerin belirlediği bir alan haline getirmek gerektiğini vurguladı.<br />
<br />
<strong>CHP Sosyal Politikalardan Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Necdet Saraç'ın yazısı şöyle:</strong><br />
<br />
Türkiye'de siyasetin dizaynı devam ediyor.<br />
<br />
Mansur Yavaş'ın kendi belirlediği ilçe belediye başkanlarıyla istifası da, Adalarda yüzde 22 oy almış, belediye meclisine yalnızca 2 kişi ile girmiş AKP'nin masa başı operasyonu ile Belediye Başkan Vekilliği seçimini 5 oy alarak "kazanması" da bunu gösteriliyor.<br />
Tıpkı önceki haftalarda Üsküdar, Yüreğir gibi birçok başka ilçede yaşandığı gibi...<br />
<br />
31 Mart 2024'den bu yana &nbsp;40'a yakın belediye başkanı, 300'ün üzerinde belediye meclis üyesi AKP'ye katılmış.<br />
Sırada İBB, ABB başta olmak üzere başkalarının da olduğu konuşuluyor...<br />
Peki nasıl oluyorda CHP listelerinden seçilmiş onlarca belediye başkanı ve yüzlerce seçilmiş belediye meclis üyesi AKP'ye geçiyor ya da "bağımsız" kalıyor?<br />
<br />
Bu soruya yalnızca “kişisel çıkar”, “ihanet” ya da “siyasi baskı” diyerek cevap vermek tek başına yeterli değildir.<br />
Çünkü sorun kişilerin davranışından da siyasal ve hukuksal baskılardan daha büyüktür.<br />
Türkiye siyasetinde uzun zamandır ideolojilerin, siyasi aidiyetlerin ve politik ilkelerin ağırlığı azaldı.<br />
Politik duruş küçümsendi.<br />
<br />
İdealizm, gerçekçilik karşısında neredeyse bir saflık olarak görülmeye başlandı.<br />
Parti programları, siyasi ilkeler ve uzun vadeli toplumsal hedefler geri plana itilirken; makam, güç, nüfuz ve kısa vadeli çıkarlar siyasetin merkezine yerleşti.<br />
<br />
Siyaset, ülkeyi ve toplumu değiştirme iddiasından uzaklaştı ve yalnızca seçim kazanmaya indigendi.<br />
CHP'de olduğu gibi "Kazanacak aday" tartışması partiyi ana ilkelerinden uzaklaştırdı, kurumsal kimlik önemsizleştirildi.<br />
Seçilen belediye başkanlarının yönettiği belediyeler "CHP'li belediye"olmaktan çıktı.<br />
Böyle bir ortamda siyaset, toplum için ortak bir gelecek tasarlama faaliyeti olmaktan çıkıp kişisel ve grupsal güç elde etme aracına dönüştürüldü!<br />
<br />
Ankara'da Mansur Yavaş istifa ettiğinde 8 ilçe belediye başkanının da hiç bir özeleştiri yapmadan "görülen lüzum üzerine" Yavaş'la birlikte istifa etmeleri de bunu doğruluyor.<br />
<br />
<strong>SİYASİ PARTİLER APOTİKLEŞTİ</strong><br />
<br />
Açıkça belirtmek gerrkirse; Önce ideolojiler önemsizleştirildi.<br />
İdeolojinin, politik duruşun ve idealizmin yerini çıkarlar aldı.&nbsp;<br />
Her şey alınır satılır hale getirildiği için siyaset de zenginleşme aracı oldu.<br />
Kısa sürede zenginleşme isteği her şeyin önüne geçti.<br />
Kamu kaynakları üzerinden başlayan "siyasi zenginlik" toplumsal çürümeyi ve ilkesizliği derinleştirdi.<br />
Belediyelerin ve partilerin davranış kalıpları birbirine benzemeye başladı.<br />
<br />
Siyasi partiler apolitikleşti.<br />
Siyaset apolitikleştikçe transferler de normalleşti!<br />
Siyasi partiler birbirinden program, dünya görüşü ve toplumsal hedefler bakımından farklılaşmadığında ya da o farklar ömemsizleştirilierek unutturulunda, parti değiştirmek de sıradanlaştığı gibi en azından bir sonraki seçime kadar maliyeti de olmuyor!<br />
<br />
Çünkü bir siyasetçi açısından “Neden bu partideyim?” sorusunun cevabı ideolojik ve politik olmaktan çıkmışsa, “Neden başka partiye geçmeyeyim?” sorusunun da güçlü bir cevabı kalmıyor.<br />
Bu nedenle hem milletvekili hem de bugün belediye başkanı ve belediye meclis üyesi transferlerini sadece kişiler üzerinden tartışmak eksik kalır.<br />
<br />
Sorunun bir tarafında kişiler varsa, diğer tarafında siyasetin giderek apolitikleşmesi vardır.<br />
CHP de bundan payını aldı.<br />
Uzunca bir süredir partiyi yönetenler partiyi apotikleştirdi. Programın da ideolojik-politik tartışmanın da önemi maalesef kalmadı!<br />
<br />
2023'e kadar süreci doğrudan yönetenler, son 13 yılda alınan bütün kararlara ortak olanlar birdenbire suçluyu keşfettiler ve Kılıçdaroğlu'nu istenmeyen adam ilan ettiler!<br />
Bütün olumsuzlukların faturası Kılıçdaroğlu'na kesilirken, 31 Mart seçim başarısını da yalnızca kendilerine yazdılar.<br />
Başarıda Kılıçdaroğlu'nun Adalet yürüyüşünden itibaren adım adım ördüğü ittifak politikasının önemi ve özellikle emeklilerin sandık protestosu görmezden gelindi.<br />
<br />
Başarıyı Genel Başkan değişimine ve aday profiline indirgediler.<br />
Ekrem İmamoğlu ve özgür Özel başarının sahipleri yapıldı.<br />
Zafer sarhoşluğu uzun sürmedi. CHP belediyelerine Ekim 2024'de başlayan operasyon süreci, 19 Mart 2025'den itibaren İmamoğlu'nu da içine alarak büyüyünce büyü bozuldu. Ortalık itirafçılarla, rüşvet iddialarıyla dolmaya başlayınca çözülme başladı.<br />
Belediye olanakları üzerinden kısa sürede çok zenginleşenler işin siyasi boyutlarına vurgu yapsalar da mızrak çuvala sığmamaya başladı.<br />
Çünkü "etkin pişmanlıktan" yararlanan "kadrolar" da, atanan belediye başkanları da, belediye meclis üyeleri de kendi eserleriydi!<br />
Ön seçim, kamuoyu yoklaması, yapay zeka hepsi yalan!<br />
Gerçek olan, 31 Mart yerel seçiminde "aday olan" bütün isimleri Özel-İmamoğlu ekibinin atama yapmış olmasıydı.<br />
Evet, AKP'ye geçen hiç bir belediye başkanı da, belediye meclis üyesi de özeleştiri yapmadı, bunları &nbsp;sonuna kadar eleştirmek ve siyasi olarak mahkum etmek hem doğru hem de mümkün ama artık yeter; Mızrak çuvala sığmıyor!<br />
Mutlak butlanın arkasına sığınanlar, Kemal Kılıçdaroğlu düşmanlığı üzerinden siyaset yapanlar için de, herşeyi "dış düşmana" fatura edenler için deniz bitti!<br />
CHP'yi parçalayıp gitmeleri onları kurtarmaz.<br />
Gerçeği bilmelerine rağmen kendilerini destekleyen medya gruplarının propagandaları da onları kurtaramaz.<br />
Özel-İmamoğlu ekibi öncelikle bu siyasi transferlerin özeleştirisini vermeli, sorumluluklarını kabul etmelidirler!<br />
Nasıl oldu da kendi atadıkları bu kadar belediye başkanı AKP'ye geçti?<br />
Nasıl oldu da kendi atadıkları, iş yaptıkları 80'e yakın bürokrat ve işadamı itirafçı oldu?<br />
<br />
<strong>YENİDEN POLİTİKLEŞMEK</strong><br />
<br />
Cumhuriyetin kurucu partisi CHP’de kalıp “Yerimiz, yurdumuz, yolumuz belli” diyen; “Kişiler gelir, gider; CHP kalır” diyen kadrolar açısından ise yapılması gereken bellidir:<br />
<br />
Geçmişteki yanlışlarla yüzleşmek, özeleştiri yapmak ve CHP’yi yeniden ideolojik-politik bir zemine taşımak…<br />
Yani partiyi yeniden politikleştirmek.<br />
<br />
Ve belki de bundan daha önemlisi, siyaseti yeniden çıkarların değil, ilkelerin belirlediği bir alan haline getirmek.<br />
<br />
Çünkü mesele, halkın oylarıyla seçilenlerin hangi siyasi kimliği taşıdığıdır.<br />
<br />
Mesele, siyasi partilerin neden var olduğudur.<br />
<br />
Mesele, siyasetçinin bir partiye neden bağlı olduğudur.<br />
<br />
Ve belki de bugün her CHP’linin kendisine sorması gereken en temel soru şudur:<br />
<br />
Biz yeniden iktidar olmak mı istiyoruz, yoksa önce yeniden siyasi bir parti olmak mı?<br />
<br />
Bu iki hedef birbirinin alternatifi değildir.<br />
<br />
Tam tersine…<br />
Kalıcı bir iktidar iddiasının yolu, önce yeniden politikleşmekten geçer.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 24 Sep 2026 11:44:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/09/chpli-necdet-sarac-yazdi-yeniden-politiklesmek-mumkun-mu-1790240676.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Kılıçdaroğlu&#039;ndan Mansur Yavaş açıklaması</title>
                <category>SİYASET</category>
                <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/kilicdaroglundan-mansur-yavas-aciklamasi-3496</link>
                <guid>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/kilicdaroglundan-mansur-yavas-aciklamasi-3496</guid>
                <description><![CDATA[CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Mansur Yavaş'ın partisinden istifa etmesinin ardından yaptığı açıklamada, seçmen iradesine sadakatin siyasetin namusu olduğunu belirten değerlendirmelere aynen katıldığını belirtti.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Mansur Yavaş'ın partisinden istifa etmesinin ardından yaptığı açıklamada, seçmen iradesine sadakatin siyasetin namusu olduğunu belirten değerlendirmelere aynen katıldığını belirtti.</strong><br />
<br />
Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş'ın Cumhuriyet Halk Partisi'nden istifa etmesinin ardından, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu konuyla ilgili yazılı bir açıklama yaptı. Kılıçdaroğlu, Yavaş'ın kendi döneminde partiye katılan kıymetli bir isim olduğuna dikkat çekerek, onun yaptığı değerlendirmelere tam destek verdiğini belirtti.</p>

<p>Kemal Kılıçdaroğlu’nun açıklaması şu şekilde:</p>

<p>&nbsp;<em><strong>"Sayın Mansur Yavaş, benim Cumhuriyet Halk Partisi'ne kazandırdığım değerli bir siyasetçidir.</strong></em></p>

<p><em><strong>&nbsp;Sayın Yavaş, kamuoyuna yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullanmıştır: ‘İnsanlar sandığa giderken yalnızca bir isme değil, bir siyasi iradeye de oy verir. Bu nedenle seçmenin iradesini yok saymayı, onun oyuyla elde edilen makamları seçmenin onay vermediği siyasi adreslere taşımayı doğru bulmadım, bugün de bulmuyorum. Seçmenin iradesine sadakat, siyasetin namusudur.’</strong></em></p>

<p><em><strong>&nbsp;Sayın Mansur Yavaş'ın bu değerlendirmelerine biz de aynen katılıyoruz."</strong></em></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 23 Sep 2026 21:56:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/09/kilicdaroglundan-mansur-yavas-aciklamasi-1790190125.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Mansur Yavaş, CHP&#039;den istifa etti!</title>
                <category>SİYASET</category>
                <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/mansur-yavas-chpden-istifa-etti-3495</link>
                <guid>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/mansur-yavas-chpden-istifa-etti-3495</guid>
                <description><![CDATA[Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, CHP'den istifa etti. İstifasını X'teki sosyal medya hesabından duyuran Yavaş, "Yoluma bağımsız olarak devam edeceğim" dedi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, CHP'den istifa etti. İstifasını X'teki sosyal medya hesabından duyuran Yavaş, "Yoluma bağımsız olarak devam edeceğim" dedi.</strong><br />
<br />
<em><strong>Mansur Yavaş, şu açıklamada bulundu:</strong></em><br />
<br />
&nbsp;</p>

<p>Sevgili Hemşehrilerim,</p>

<p>Siyasette bazı kararlar vardır; öfkeyle alınmaz, kırgınlıkla açıklanmaz. Uzun uzun düşünülür, vicdanla tartılır, sorumluluğu üstlenilir ve sonunda Türk milletinin huzurunda açıkça ifade edilir.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Bugün aldığım karar da böyle bir karardır.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>19 Mart’la başlayan ve sonrasında mutlak butlan tartışmaları da dahil olmak üzere pek çok hukuki ve siyasi tartışmayla devam eden süreç, Türkiye’de siyaseti hepimizin üzülerek takip ettiği bir noktaya getirmiştir.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Bu süreç boyunca ne düşündüğümü, neye itiraz ettiğimi ve nasıl bir yol önerdiğimi açıkça ifade ettim. Bugün bunları uzun uzun tekrar etmeyeceğim. Dün ne söylediysem bugün de aynı noktadayım. Düşüncelerimde değişen bir şey yok.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Ancak bazı hususların altını çizmek zorundayım.</p>

<p>Benim partililikten anladığım; taşıdığınız kimliğin hakkını vermek, size güvenen insanların başını öne eğdirmemek, temsil ettiğiniz siyasi yapıya millet nezdinde itibar kazandırmak ve aldığınız sorumluluğu layıkıyla yerine getirmektir.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Ben bugüne kadar Cumhuriyet Halk Partisi’ni küçük düşürecek, ona oy veren insanların mahcup olmasına neden olacak hiçbir davranışın içinde olmadım.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Tam tersine; Ankara’da belediyeciliğin ayrım yapmadan, şeffaf, hesap verebilir ve halkın parasını yine halk için kullanarak nasıl yapılabileceğini göstermeye çalıştık.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Bunu yalnızca ben söylemiyorum.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Ankara’da bize verilen büyük destek, Türkiye genelinde yapılan kamuoyu araştırmaları ve farklı siyasi görüşlerden vatandaşlarımızın ortaya koyduğu teveccüh bunun en açık göstergesidir.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Eğer Cumhuriyet Halk Partili bir belediye başkanı olarak seçilmişsem; görev yaptığım süre boyunca partimin adına leke getirmemiş, Türkiye çapında örnek gösterilen işlere imza atmış ve bana oy veren insanların göğsünü kabartmışsam, temsil sorumluluğumu yerine getirdiğime inanıyorum.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Üzerime düşen sorumluluğu dün de taşıdım, bugün de taşıyorum.</p>

<p>Kendimi hiçbir zaman siyasi partilerin üzerinde görmedim. Böyle bir iddiayı hadsizlik sayarım.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Ancak belediye başkanlığı görevimin bana öğrettiği çok önemli bir gerçek vardır:</p>

<p>Siyasetin tavanında birlik sağlanamadığında, millet isterse tabanda o birliği sağlayabilir.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Biz bunu Ankara’da başardık.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Farklı siyasi görüşlerden milyonlarca insan aynı iradenin etrafında buluştu. Kimseye nereden geldiğini, hangi partiye oy verdiğini sormadık. Hiç kimseyi siyasi kimliği nedeniyle diğerinden ayırmadık.</p>

<p>Çünkü bizim için herkes eşittir.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Her zaman şunu söyledim:</p>

<p>Türkiye’de demokratik yollarla bir iktidar değişikliği olacaksa, bunun yolu muhalefetin birbirini tüketmesinden değil; ortak ilkelerde yan yana gelebilmesinden geçmektedir.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Bu nedenle aylardır yaşanan tartışmaların, özellikle de mutlak butlan üzerinden yürütülen sürecin Cumhuriyet Halk Partisi’nde derin bir ayrışmaya yol açabileceğini ve bunun yalnızca CHP’ye değil, Türkiye’de demokratik siyaset umuduna zarar vereceğini defalarca ifade ettim.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Daha önce, parti içinde şahsımla veya izlediğim tutumla ilgili bir rahatsızlık varsa bunun gereğini yapacağımı söylemiştim.</p>

<p>Ve bugün yapılan bazı açıklamalar nedeniyle;<strong> Cumhuriyet Halk Partisi üyeliğimden ayrılıyor, siyasi yoluma bağımsız olarak devam ettiğimi kamuoyunun takdirine sunuyorum.</strong></p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Ben dün beraber yürüdüğüm hiçbir arkadaşımı bugün siyasi tercihi nedeniyle yok saymayacağım.</p>

<p>Üç dönem CHP çatısı altında birlikte seçime girdiğim, mücadele ettiğim, seçim çalışmalarında yanımda duran, bana inanan, emeğini ve gönlünü ortaya koyan herkese ömrüm boyunca teşekkür borçlu olacağım.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Bir başka konuda da tavrım son derece açıktır.</p>

<p>Vatandaşlarımızın siyasete ve siyasetçiye güveni çok yara aldı. Bunun sorumluluğunu seçmende değil, kendimizde aramak zorundayız.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>İnsanlar sandığa giderken yalnızca bir isme değil, bir siyasi iradeye de oy verir.</p>

<p>Bu nedenle seçmenin iradesini yok saymayı, onun oyuyla elde edilen makamları seçmenin onay vermediği siyasi adreslere taşımayı doğru bulmadım, bugün de bulmuyorum.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Seçmenin iradesine sadakat, siyasetin namusudur.<br />
&nbsp;</p>

<p>O iradeyi kişisel hesaplarla başka bir yere taşımak yalnızca siyasi bir yanlış değil; seçmene karşı ağır bir vebaldir.</p>

<p>Bu nedenle bugün bağımsız olarak yoluma devam etme kararımın anlamı da açıktır…<br />
Bundan sonra da Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı olarak; bana oy veren ya da vermeyen, hangi siyasi görüşten olursa olsun bütün Ankaralılara aynı anlayışla hizmet etmeye devam edeceğim.</p>

<p>Çünkü benim için belediye başkanlığı bir siyasi kariyer basamağı değil, milletin emanetidir.</p>

<p>Makamlar geçicidir.<br />
Siyasi şartlar değişebilir.<br />
Ama milletin size verdiği emanete sadakat değişmez.</p>

<p>Ben bugüne kadar bu emanete nasıl sahip çıktıysam bundan sonra da aynı şekilde sahip çıkacağım.</p>

<p>Bugün aldığım kararın bütün sorumluluğu bana aittir.<br />
Takdir ise her zaman olduğu gibi aziz milletimizindir.</p>

<p><strong>Saygılarımla.</strong></p>

<p><strong>Mansur Yavaş<br />
Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı</strong></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 23 Sep 2026 13:33:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/09/mansur-yavas-chpden-istifa-etti-1790160199.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Erdoğan’dan BM kürsüsünde tarihi çağrı: &quot;Dünya 5’ten büyüktür&quot; ilkesiyle reform şart!</title>
                <category>SİYASET</category>
                <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/erdogandan-bm-kursusunde-tarihi-cagri-dunya-5ten-buyuktur-ilkesiyle-reform-sart-3490</link>
                <guid>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/erdogandan-bm-kursusunde-tarihi-cagri-dunya-5ten-buyuktur-ilkesiyle-reform-sart-3490</guid>
                <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu’nda yaptığı tarihi konuşmada, küresel sistemin mevcut işleyişini sert sözlerle eleştirerek daha adil bir dünya düzeni için köklü reform çağrısında bulundu.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><!--TgQPHd|||[]--><!--TgQPHd|||[]--></p>

<p><strong>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan<!--TgQPHd|||[]-->, Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu’nda yaptığı tarihi konuşmada, küresel sistemin mevcut işleyişini sert sözlerle eleştirerek daha adil bir dünya düzeni için köklü reform çağrısında bulundu<!--TgQPHd|||[]-->. 190’dan fazla ülkenin iradesinin yalnızca 5 ülkenin tekelinde olmasının kabul edilemez olduğunu belirten Erdoğan, BM Güvenlik Konseyi’nin derhal reforme edilmesi gerektiğini<!--TgQPHd|||[]--> vurguladı. Türkiye’nin haksızlıklar karşısında asla susmayacağını ifade eden Cumhurbaşkanı, adalet, dayanışma ve ortak iradeyle yeni bir geleceğin inşa edilmesi adına 5 temel prensip<!--TgQPHd|||[]--> açıkladı.</strong><!--TgQPHd|||[]--></p>

<p>Erdoğan'ın açıklamalarından öne çıkan stratejik başlıklar ve reform maddeleri şunlardır:<!--TgQPHd|||[]--></p>

<h2><strong>Küresel Düzen İçin 5 Temel Prensip</strong><!--TgQPHd|||[]--></h2>

<ul>
	<li>Çifte Standartlara Son Verilmeli:<!--TgQPHd|||[]--> Uluslararası hukukun güçlüye ve zayıfa farklı uygulanması anlayışı tamamen değiştirilmelidir. Cezasızlığın sıradanlaştığı bir sistem çürümeye mahkûmdur.<!--TgQPHd|||[]--></li>
	<li>Bölgesel Sahiplenme Teşvik Edilmeli:<!--TgQPHd|||[]--> Küresel iradenin kriz anlarında tıkandığı noktalarda, Karadeniz Tahıl Koridoru örneğinde olduğu gibi bölgesel aktörlerin inisiyatif alması sağlanmalıdır.<!--TgQPHd|||[]--></li>
	<li>Açık Diplomasi Yeniden Tesis Edilmeli:<!--TgQPHd|||[]--> İş birliği ve şeffaf diplomasi, devletler arası ilişkilerin merkezine yeniden konumlandırılmalıdır.<!--TgQPHd|||[]--></li>
	<li>Gelir Adaletsizliği Çözülmeli:<!--TgQPHd|||[]--> Dünya genelinde giderek derinleşen ekonomik uçuruma karşı yeni bir küresel paradigma inşa edilmelidir.<!--TgQPHd|||[]--></li>
	<li>Dijital Hegemonya Engellenmeli:<!--TgQPHd|||[]--> İnsan merkezli bir teknoloji anlayışı benimsenmeli; teknolojik kutuplaşma ve dijital hegemonyanın devletlerin egemenliğini tehdit etmesine izin verilmemelidir.<!--TgQPHd|||[]--></li>
</ul>

<p><!--TgQPHd|||[]--></p>

<h2><strong>Mazlum Coğrafyalar İçin Güvenlik ve Refah Şartı</strong><!--TgQPHd|||[]--></h2>

<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, Birleşmiş Milletler’e olan güvenin ancak mazlum coğrafyalarda kalıcı barışın sağlanmasıyla yeniden inşa edilebileceğini belirterek şu somut hedefleri sıraladı:<!--TgQPHd|||[]--></p>

<ul>
	<li>Gazze:<!--TgQPHd|||[]--> Filistinli çocukların savaş uçakları ve İHA sesleriyle değil, gökyüzünde özgürce uçurtma uçurarak güven içinde büyümesi gerekmektedir.<!--TgQPHd|||[]--></li>
	<li>Lübnan:<!--TgQPHd|||[]--> Bölgedeki çocukların gece yarısı bomba sesleriyle uyanmadığı istikrarlı bir ortam oluşturulmalıdır.<!--TgQPHd|||[]--></li>
	<li>Asya ve Afrika:<!--TgQPHd|||[]--> Asyalı emekçilerin haklarının vahşi kapitalizm tarafından sömürülmesinin önüne geçilmeli, Afrikalı toplumların geleceğe en az gelişmiş ülkeler kadar umut ve güvenle bakması sağlanmalıdır.<!--TgQPHd|||[]--></li>
</ul>

<p><!--TgQPHd|||[]--></p>

<p>Erdoğan, Türkiye’nin haksızlıklar karşısında bedel ödeme pahasına da olsa susmayacağını ve küresel adaleti savunma yolunda sabırla yürümeye devam edeceğini belirterek konuşmasını sonlandırdı.<br />
<br />
<a href="https://x.com/RTErdogan/status/2102465453247619262">https://x.com/RTErdogan/status/2102465453247619262</a><br />
<a href="https://x.com/RTErdogan/status/2102518301951934622E">https://x.com/RTErdogan/status/2102518301951934622E</a><br />
<a href="https://x.com/RTErdogan/status/2102480551915733339">https://x.com/RTErdogan/status/2102480551915733339</a><br />
<!--TgQPHd|||[]--></p>

<p><!--TgQPHd|||[]--><!--TgQPHd|||[]--></p>

<p><!--TgQPHd|||[]--></p>

<p><br />
<!--TgQPHd|||[]--></p>

<p><!--TgQPHd|||[]--></p>

<p><!--TgQPHd|||[]--></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 23 Sep 2026 01:10:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/09/erdogandan-bm-kursusunde-tarihi-cagri-dunya-5ten-buyuktur-ilkesiyle-reform-sart-1790117244.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Tuncer Bakırhan: Alevilerin Olmadığı Sürece Rızalık Vermeyiz!</title>
                <category>SİYASET</category>
                <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/tuncer-bakirhan-alevilerin-olmadigi-surece-rizalik-vermeyiz-3489</link>
                <guid>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/tuncer-bakirhan-alevilerin-olmadigi-surece-rizalik-vermeyiz-3489</guid>
                <description><![CDATA[DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, Alevi kurumlarıyla yapılan görüşmede Alevilerin yer almadığı bir sürece rızalık vermeyeceklerini vurguladı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Eş Genel Başkanları Tülay Hatimoğulları ve Tuncer Bakırhan, Ankara’da Alevi kurumlarının temsilcileriyle bir araya geldi. Raymar Otel’de gerçekleştirilen kapalı toplantı öncesinde basın mensuplarının karşısına çıkan DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, yürütülen süreçlere ve eşit yurttaşlık taleplerine dair önemli değerlendirmelerde bulundu.</p>

<p>Alevi kurumlarının son döneme ilişkin eleştiri, kaygı ve önerilerini dinlemek amacıyla bir araya geldiklerini belirten Bakırhan, Alevi öğretisindeki "İnsan insana köprü olmalıdır" düsturuna vurgu yaparak bu kritik dönemde birlikte hareket etmenin önemine dikkat çekti. Barış ve demokratik toplum sürecinin hedeflerine ulaşmasının yalnızca Kürtler açısından değil, Aleviler ve Türkiye'deki 86 milyon vatandaş için hayati olduğunu ifade eden Bakırhan, nihai hedefin barış, demokrasi, hak, hukuk, adalet ve eşit yurttaşlık olduğunun altını çizdi.</p>

<p>Tuncer Bakırhan’ın Açıklaması</p>

<p>Tuncer Bakırhan’ın toplantı öncesinde yaptığı açıklamalar şu şekilde:</p>

<p>"Rızalığı ancak hukuki bir tanınmaya veririz. Alevilerin olmadığı bir sürece DEM Parti'nin rızalık vermeyeceğini bir kez daha basının huzurunda tekrar etmek istiyorum. Nihai hedef sadece barıştır, demokrasidir. Nihai hedef eşit yurttaşlıktır. Nihai hedef haktır, hukuktur, adalettir."</p>

<p>Sürecin yalnızca Kürtlerin meselesi olarak görülmemesi gerektiğini belirten Bakırhan, masanın etrafında Alevilerin, ezilenlerin ve tüm Türkiye’nin yer aldığını dile getirdi. Alevilerin eşit olduğu, cemevlerinin yasal statü kazandığı, ayrımcılığın son bulduğu ve tüm inançların özgürleştiği bir zeminin gerçek barışı getireceğini vurgulayan Bakırhan, cumhuriyetin demokratikleştirilmesi hedefiyle tüm kimliklerin hukukun öznesi haline getirilmesi gerektiğine işaret etti.</p>

<p>Alevi Kurumlarından Meclis Vurgusu</p>

<p>Toplantıda Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF), Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu, Türkiye Alevi Federasyonu, Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı, Alevi Kültür Dernekleri, Pir Sultan Abdal Kültür Dernekleri ve Demokratik Alevi Derneği adına konuşan ABF Genel Başkanı Mustafa Aslan ise, her yurttaşın kendi dili ve rengiyle süreçte aktif rol alması gerektiğini belirtti. Aslan, hiç kimsenin bir diğer grup adına söz kurmaması gerektiğini vurgulayarak, ekim ayında açılacak olan TBMM'de grubu bulunan tüm siyasi partilerin temsilcileriyle de görüşerek Alevi taleplerini birebir aktaracaklarını açıkladı.</p>

<p>&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 22 Sep 2026 17:26:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/09/tuncer-bakirhan-alevilerin-olmadigi-surece-rizalik-vermeyiz-1790087452.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş Hacı Bektaş Veli Dergâhı’nı ziyaret etti</title>
                <category>SİYASET</category>
                <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/tbmm-baskani-numan-kurtulmus-haci-bektas-veli-dergahini-ziyaret-etti-3470</link>
                <guid>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/tbmm-baskani-numan-kurtulmus-haci-bektas-veli-dergahini-ziyaret-etti-3470</guid>
                <description><![CDATA[Ahilik Haftası programına katılmak üzere Kırşehir’e gelen TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, beraberindeki heyetle birlikte Hacı Bektaş Veli Dergâhı’nı ziyaret etti.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>ALEVİHABERLER.COM.TR / HABER MERKEZİ-</strong> Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanı Numan Kurtulmuş, Ahilik Haftası kutlamalarına katılmak üzere Kırşehir’e gelirken Nevşehir’in Hacıbektaş ilçesini de ziyaret ederek, Hacı Bektaş Veli türbesinde dua etti.</p>

<p><strong>KURTULMUŞ, DERGÂHTA İNCELEMELER YAPTI</strong></p>

<p>Beraberindeki heyetle birlikte tarihi Hacı Bektaş Veli Dergâhı’nı ziyaret eden Kurtulmuş, yetkililerden yürütülen çalışmalar ve bölge hakkında bilgi alarak dergâh çevresinde incelemelerde bulundu.</p>

<p><strong>KURTULMUŞ’A HEYETİ DE EŞLİK ETTİ</strong></p>

<p>Ziyaret programında TBMM Başkanı Kurtulmuş'a şu isimler eşlik etti:</p>

<p>Nevşehir Valisi Hüseyin Kök, Kırşehir Valisi Murat Sefa Demiryürek, Ticaret Bakan Yardımcısı Mahmut Gürcan, Kozaklı Kaymakamı Uğur Savaş, AK Parti Elazığ Milletvekili Mahmut Rıdvan Nazırlı, AK Parti Kırşehir Milletvekili Necmettin Erkan.</p>

<p><strong>KJURTULMUŞ: HOŞGÖRÜ VE KARDEŞLİĞİN YOLU</strong></p>

<p>Ziyaretin ardından sosyal medya hesabından paylaşım yapan TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş şu ifadeleri kullandı:<span style="background-color:white"> “<strong><em>Anadolu’da kardeşlik ve dayanışma ruhunun kökleşmesinde büyük emekleri bulunan Hacı Bektâş-ı Velî’nin türbesini ziyaret ederek gönül erenlerimizi yad ettik. </em></strong></span></p>

<p><strong><em><span style="background-color:white">Hoşgörünün ve kardeşliğin yolunu bize gösteren Hacı Bektâş-ı Velî’yi bir kez daha rahmetle ve hürmetle anıyorum.</span></em></strong>”</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sun, 20 Sep 2026 13:25:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/09/tbmm-baskani-numan-kurtulmus-haci-bektas-veli-dergahini-ziyaret-etti-1789900429.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Mehmet Uçum yazdı: Türkiye&#039;nin yeni anayasa gündemi</title>
                <category>SİYASET</category>
                <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/mehmet-ucum-yazdi-turkiyenin-yeni-anayasa-gundemi-3466</link>
                <guid>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/mehmet-ucum-yazdi-turkiyenin-yeni-anayasa-gundemi-3466</guid>
                <description><![CDATA[Anadolu Ajansı tarafından yayımlanan yazısında, Cumhurbaşkanlığı Hukuk Politikaları Kurulu Başkanvekili ve Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Mehmet Uçum, Türkiye'nin büyük yürüyüşünün başladığını ve yeni anayasanın bu büyük yürüyüşün itici gücü olacağını belirtti.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="color:#000000">Cumhurbaşkanı Başdanışmanı ve Cumhurbaşkanlığı Hukuk Politikaları Kurulu Başkanvekili Mehmet Uçum, Türkiye'nin yeni anayasa gündemini, anayasa ihtiyacını ve atılması gereken adımları AA Analiz için kaleme aldı.</span></p>

<p><span style="color:#000000">***</span></p>

<p><span style="color:#000000">Ülkemiz, 2 bin 200 yılı aşan kadim devlet geleneğiyle eşsiz bir mirasa sahiptir. Medeniyetimizin bize miras bıraktığı bilge ve kudretli müktesebattan istifade ederek attığımız tarihi adımlarla gücümüze güç katarak Cumhuriyet’imizin ikinci yüzyılında hedeflerimize kararlılıkla yürüyoruz.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'ne geçiş ile Terörsüz Türkiye süreci bu kararlılığın en önemli adımları arasındadır. Gelinen aşamada ise yeni anayasa Türkiye Cumhuriyeti için artık kaçınılmazdır.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Bu doğrultuda ülke liderimiz ve Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın perspektifiyle hayata geçen Türkiye Yüzyılı vizyonumuzun en büyük hedeflerinden biri, yeni bir anayasayı ülkemize kazandırmaktır. Dönem artık Türkiye Yüzyılı’dır, vakit artık yeni anayasa vaktidir. Türkiye Yüzyılı’nın ve istikrarın lokomotifi haline gelen Cumhur İttifakı şüphesiz bunu da başaracaktır.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Elbette yeni anayasa Türkiye’nin olağan gündemi olarak her zaman güncel bir konudur. Türkiye Büyük Millet Meclisinin (TBMM) 28. döneminde yeni anayasanın yapılma ihtimali de Meclisimizin değerlendireceği bir husustur. Bu ihtimal asla dışlanamaz. Buna mukabil gerek zaman yönetimi gerekse yeni anayasa sürecinde olgunlaştırılması gereken konulara ilişkin fikri çalışma ihtiyacı TBMM’nin 29. döneminde yeni anayasanın yapılmasını daha gerçekçi bir hedefe dönüştürüyor. Tabii ki nihai karar demokratik siyasi liderliğin ve Meclisimizindir.</span></p>

<p><strong><span style="color:#000000">YAMALI BOHÇA: 1982 ANAYASASI</span></strong></p>

<p><span style="color:#000000">Ülkemizin anayasa yapma ve değiştirme süreçlerinde güçlü bir birikimi ve pratiği var. Bununla birlikte bugün, darbe ürünü olan 1982 Anayasası, tüm değişikliklere rağmen ülkemize layık sivil, demokratik, özgürlükçü ve kapsayıcı bir anayasa olma niteliğinden halen çok uzaktadır.</span></p>

<p><span style="color:#000000">1982 Anayasası'nın yürürlükte 154 maddesi var. Bunların 103’ünün 58’inde hiç değişiklik olmadı, 45’inde tali değişiklikler yapıldı. Yani cari anayasanın üçte ikisi aradan geçen 44 yıla rağmen darbe ürünü olma özelliğini sürdürüyor. İlk dört maddenin esasları (devamlılık ilkesi dahil) korunacağından, yürütme ve yürürlük maddeleri de çıkınca geride kalan 97 maddenin gözden geçirilmesi, bazılarında esaslı değişiklikler yapılması, bir kısmının güncellenmesi, bir kısmının kaldırılması temel bir ihtiyaçtır. Değişiklik yapılmış 51 maddede ise elbette geliştirme ve yenileme ihtiyacı söz konusudur.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Hal böyleyken "ilk dört madde hariç 1982 Anayasası'nın neredeyse bütün maddeleri tamamen değişti yeni anayasa hedefi gereksizdir" görüşü tam bir boş ezber ve hatta kasıtlı bir çarpıtmadır.</span></p>

<p><span style="color:#000000">1982 darbe Anayasası'nın oluşturduğu vesayetçi yapılara her defasında dur diyen, tüm engellere rağmen Terörsüz Türkiye süreci ile barışı ve kardeşliği benimseyen bu asil ve kahraman milletimize yamalı bohçadan beter olan anayasa hiçbir şekilde yakışmıyor. Önemle belirtelim ki yeni anayasa sadece bir ihtiyaç değil, aynı zamanda bir zorunluluktur.</span></p>

<p><strong><span style="color:#000000">MİLLİ BİR GÖREV OLARAK YENİ ANAYASA</span></strong></p>

<p><span style="color:#000000">Cumhuriyetimizi yeni ve sivil anayasa ile taçlandırmak hepimizin vazifesidir. Bu hiç kimsenin şahsi konusu değil, hepimizin milli meselesidir.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Özellikle son çeyrek yüzyılda atılan adımlarla, her geçen gün daha sivil ve demokratik yönde gelişen, kurumsal kapasitesini güçlendiren, yerli ve milli savunma sanayi hamleleriyle küresel bir güç haline gelen bir Türkiye var.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Milleti merkeze alan, halkımızın barış ve kardeşlik iklimini koruyup güçlendiren Terörsüz Türkiye sürecinin menziline varmak üzere olduğu bugünlerde yeni anayasanın temelleri muhakkak atılacaktır.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Bilinmelidir ki 2023 ruhuna sahip ve 2053 ve 2071 vizyonlarına uygun olarak hazırlanacak yeni anayasada milli kurtuluş ve bağımsızlık mücadelemizin ve anayasal birikimimizin kazanımları olarak Türk milleti, Türk vatandaşlığı, resmi dil ve tek zorunlu eğitim dili olarak Türkçe, cumhuriyet, üniter yapı, laiklik, demokratik hukuk devleti kırmızı çizgilerdir. Bu konularda istismar siyaseti yürütülmesine, sürece gölge düşürmek maksatlı bilinçli çarpıtmalar yapılmasına asla müsaade edilmez. Bu hususlarda farklı bir düzenleme tartışması zaten kabul edilemez.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Ayrıca, demokrasinin birikimleri ve Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi ise korunması gereken kıymetlerdir. Halkın, sistemin işleyişindeki iradesini güçlendirmiş olan etkili iki oy hakkı ve yüzde 50+1 kuralı halka rağmen değiştirilemez. Halk da iradesini zayıflatacak bu tip karşı hamlelere geçit vermez.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Anayasa doğrudan icrai sonuç doğuran bir düzenleme değil esasen bir güvenceler sistemidir. Ülkemizin geleceği olan çocuklarımıza ve gençlerimize bu teminatı sunmak mutlak borcumuzdur. Vurgulanmalıdır ki çağa uygun hak ve özgürlükler çerçevesinde daha geniş güvenceler sağlayan, temel değerleri tahrip eden hukuk anlayışlarına ve neoliberal saldırganlıklara karşı tedbirler alan, milli perspektife sahip bir anayasa milletimizin en önemli ihtiyacıdır. Öte yandan, demokrasi bayrağını daha da ileriye taşıyacak yeni anayasada "serbestlik fetişizmi" tuzağına ise asla düşülmemelidir.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Yeni anayasa ile birlikte TBMM İçtüzüğünün, Siyasi Partiler Kanunu'nun ve seçim kanunlarının yenilenmesi ihtiyacı da açıktır. Tüm bu konularda Hukuk Politikaları Kurulu olarak üzerimize düşen her türlü fikri desteği vermeye devam edeceğimizi belirtmek isterim.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Toplumsal birliğimizin en güçlü şekilde tecelli ettiği bugünlerde yapılan çalışmaların ayrı bir önemi olduğunu vurgulamak gerekir. Bugün Türkiye’nin her bir ferdinin kendini asli unsuru olarak saydığı kapsayıcı bir anayasaya yönelik olarak hukuk politikası oluşturma çalışmalarına katkı sunmak herkesin hakkıdır ve aynı zamanda milli bir görevidir.</span></p>

<p><strong><span style="color:#000000">TÜRKİYE’NİN BÜYÜK YÜRÜYÜŞÜ</span></strong></p>

<p><span style="color:#000000">Dünyada görünürde dahi bir kural ve kurum referansının kalmadığı bu dönemde kaba güç ve kuralsızlık kaotik küresel yapıya egemen oldu. Bu koşullarda yeni anayasa ile geliştirilecek güçlü ve daha doğru kural sistemi Türkiye’ye hukuk içinde ve hukuk desteğiyle yükselmek için birçok fırsat sağlayacaktır. Özcesi Türkiye büyük yürüyüşe başlıyor. Yeni anayasa bu büyük yürüyüşün itici gücü olacaktır.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Eminiz ki Türk milletinin tüm unsurları, Türkiye toplumunun tüm kesimleri, Türkiye halkının tüm kümeleri yeni anayasa yapma hakkını asli kurucu irade yetkisiyle kullanarak hedefe ulaşacaktır. Ve yine görünen o ki temsili kurucu irade olan TBMM en geç 29. dönemde yeni anayasayı yaptığında, zorunlu olarak başvurulacak halk oylamasında çok yüksek bir oy oranıyla yeni anayasa kabul edilecektir.</span></p>

<p><span style="color:#000000">(Mehmet Uçum, Cumhurbaşkanı Başdanışmanı ve Cumhurbaşkanlığı Hukuk Politikaları Kurulu Başkanvekilidir.)</span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sun, 20 Sep 2026 10:12:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/09/mehmet-ucum-yazdi-turkiyenin-yeni-anayasa-gundemi-1789889178.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Hasan Atilla Uğur’un avukatından açıklama</title>
                <category>SİYASET</category>
                <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/hasan-atilla-ugurun-avukatindan-aciklama-3460</link>
                <guid>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/hasan-atilla-ugurun-avukatindan-aciklama-3460</guid>
                <description><![CDATA[Silivri Cumhuriyet Başsavcılığınca MİT Orta Asya Başmüşaviri Kaşif Kozinoğlu’nun şüpheli ölümüne ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında ev hapsi kararı verilen Hasan Atilla Uğur’un avukatı Adnan Özdemir, kamuoyuna yazılı bir açıklama yaptı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Silivri Cumhuriyet Başsavcılığınca MİT Orta Asya Başmüşaviri Kaşif Kozinoğlu’nun şüpheli ölümüne ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında ev hapsi kararı verilen Hasan Atilla Uğur’un avukatı Adnan Özdemir, kamuoyuna yazılı bir açıklama yaptı.</strong></p>

<p><br />
Açıklama şöyle:<br />
<br />
14 yıl önce FETÖ tarafından kapatılmış olan bu soruşturmanın yeniden açılmasını sağlayan ve söz konusu şüpheli ölümün ilk ihbarcısı olan kişi, müvekkilim Sayın Hasan Atilla Uğur’dur.&nbsp;<br />
Müvekkilim; hem 2011 yılında Mahkemeye sunduğu dilekçe ile hem de o tarihte yürütülen sözde soruşturmanın kapatılmasının ardından, bundan 8 yıl önce, 2018 yılında kaleme aldığı kitabında, merhum Kaşif Kozinoğlu’nun şüpheli ölümünün hangi sebeplerle soruşturulmasının zorunlu olduğunu defalarca ve açıkça anlatmıştır.&nbsp;<br />
<br />
<strong>1. KOĞUŞTAKİ KAMERA KAYITLARININ GETİRTİLMESİNİ BİZZAT MÜVEKKİLİM HASAN ATİLLA UĞUR TALEP ETMİŞTİR</strong><br />
<br />
Öncelikle altını çizerek ifade ediyoruz: Koğuştaki kamera kayıtlarının getirtilmesini bizzat müvekkilim Hasan Atilla Uğur talep etmiştir. Bu görüntülere ilişkin olarak bugün yapılan maksatlı ve kötü niyetli yorumların, görüntülerin gerçek içeriğiyle hiçbir uyumu bulunmamaktadır. Görüntülerin içeriğinde müvekkilim aleyhine hiçbir olumsuz durum veya aleyhe delil bulunmamaktadır. Tam aksine; Merhum Kaşif Kozinoğlu’nun rahatsızlanması üzerine müvekkilimin derhal yardımına gittiği, hemen acil çağrı butonuna basıldığı kamera görüntülerinden açıkça görülmektedir. Normal koşullarda en geç 1 dakika içerisinde gelmesi gereken cezaevi görevlilerinin ise bu çağrıya karşılık vermediği ve ilk 10 dakika boyunca hiçbir şekilde koğuşa gelmediği yine görüntülerden anlaşılmaktadır. Bunun üzerine müvekkilim, son derece büyük bir gayret içerisinde, eline aldığı cisimlerle koğuşun demir kapısına defalarca vurmuş, gürültü çıkararak yardım çağrısında bulunmuş ve nihayetinde yardımın gelmesini sağlayabilmiştir. Dolayısıyla bugün müvekkilim aleyhine şaibe yaratmak amacıyla kullanılmaya çalışılan kamera kayıtları, gerçekte bunun tam tersini; müvekkilimin merhum Kaşif Kozinoğlu’nun yardımına derhal koştuğunu ve cezaevi görevlilerinin gelmesini sağlamak için büyük bir gayret gösterdiğini ortaya koymaktadır.<br />
<br />
<strong>2. MERHUM, KOĞUŞTAN ÇIKARILDIKTAN SONRA CEZAEVİ DIŞINA GÖTÜRÜLMEDEN ÖNCE 25 DAKİKA BEKLETİLMİŞTİR&nbsp;</strong><br />
<br />
Merhum Kaşif Kozinoğlu’nun koğuştan çıkarılmasının ardından, cezaevi dışına götürülmeden önce 25 dakika boyunca koğuş dışında, fakat cezaevi içerisinde bekletildiği anlaşılmıştır. Ambulansın geliş süreci, hastaneye ulaşma sürecinin uzunluğu ve bu süreç içerisinde gerekli müdahalenin yapılmaması hususları, yürütülen soruşturmanın son derece önemli bir kısmını kapsamaktadır. Bunların her biri ayrı ayrı ve bütün ayrıntılarıyla soruşturulması gereken hususlardır.&nbsp;<br />
<br />
<strong>“14 DAKİKALIK KARANLIK” YOKTUR!&nbsp;</strong><br />
<br />
Kamuoyuna özellikle bu hususta açıkça sesleniyoruz: 14 dakikalık bir karanlık yoktur! “Işık kapama” olarak adlandırılan saat gündüz vakti saat 16.00’dır. Kamera görüntüleri apaçık ortada olmasına rağmen, “14 dakikalık karanlık” şeklinde gerçeğe aykırı bir anlatımla şaibe yaratılmaya çalışılması, soruşturmayı ve maddi gerçeğe ulaşılmasını saptırmaktan başka hiçbir işe yaramamaktadır. Koğuş ortak alanının içerisine pencerelerden gelen gün ışığı ve dışarının aydınlığı, kamera görüntülerinin düşük çözünürlüklü olmasına rağmen açıkça görülebilmektedir. Aynı dakikalarda spor yapılan ve koğuş ortak alanından çıkılan avlu görüntülerinden de olayın gündüz vakti gerçekleştiği aşikârdır. Bütün bunlar görüntülerle ortadayken bunun aksini ileri sürmek suretiyle kamuoyunda kasıtlı biçimde bilgi kirliliği yaratılması kabul edilemez. Bu gerçeğe rağmen yaratılan bilgi kirliliğinin hukuki ve cezai sorumluluk doğurabileceğini açıkça hatırlatıyoruz.&nbsp;<br />
<br />
<strong>. “ÖNCEKİ İFADESİNİ KABUL ETMEDİ” DENİLEN HUSUSUN GERÇEK MAHİYETİ&nbsp;</strong><br />
Gelelim, kamuoyuna “önceki ifadesini kabul etmedi” şeklinde servis edilen konuya. Burada “ifade” olarak bahsedilen husus; Kaşif Kozinoğlu’nun ölümüne ilişkin olarak 2011 yılında açılan ve hemen, alelacele 2012 yılında kapatılan sözde soruşturma kapsamında, hem müvekkilim Hasan Atilla Uğur hem de Hasan Ataman Yıldırım’dan tanık sıfatıyla alındığı ileri sürülen; ancak beyanlarına aykırı şekilde oluşturulup sahtecilikle tanzim edilen belgelerdir. Müvekkilim de söz konusu belgelerden, bugün yeniden açılan bu soruşturma kapsamında haberdar olmuştur. Müvekkilim, yaklaşık 15 yıldır ısrarla açıkladığı beyanlarını, hiçbir çekişki ve değişiklik olmaksızın, tutarlı ve istikrarlı biçimde bugün de yinelemiştir.Nitekim müvekkilim, FETÖ kumpası kapsamında yargılanmakta olduğu Ergenekon Davası’nın, Kaşif Kozinoğlu’nun vefatından sonraki ilk duruşmasında, bugün verdiği beyanların aynısını tarihe not düşmek ve kayıtlara geçirmek amacıyla yazılı olarak İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesine 2011 yılında sunmuştur. Sırf bu durum dahi; o tarihte üzeri ayrıca bir suç işlenmek suretiyle kapatılan olayın ve soruşturma dosyasında bulunan belgelerin gerçeğe aykırılığını açıkça ispat etmektedir. Dolayısıyla FETÖ tarafından kapatılmış olan ilk soruşturma dosyasındaki sahte evrak ile, müvekkilimin yaklaşık 15 yıldır istikrarlı biçimde savunduğu beyanlarının ve bugün yeniden açılan güncel soruşturmadaki anlatımlarının birbiriyle çeliştiğini; bundan hareketle de müvekkilim üzerinde şüphe oluştuğunu iddia etmek abesle iştigaldir. Müvekkilimin anlatımı değişmemiştir. Değişen bir beyan yoktur. Tartışılması gereken, eski soruşturma dosyasındaki sahte evraktır.<br />
<br />
<strong>5. “HATIRLAMIYORUM” BEYANI ÜZERİNDEN YARATILMAYA ÇALIŞILAN ŞAİBE</strong><br />
<br />
Müvekkilimin “hatırlamıyorum” dediği gerekçesiyle maksatlı şekilde sanki ortada bir şaibe varmış algısı yaratılan hususlardan biri, merhum Kaşif Kozinoğlu’nun tansiyonunun 8/20 mi yoksa 12/20 mi olduğu gibi, olayın sonucuna hiçbir etkisi bulunmayan bir ayrıntıdır. Merhumun tansiyonu, koğuşta bulunan tansiyon aletiyle derhal ölçülmüştür. Tansiyonunun çok yüksek olduğu görülünce, merhum kendi isteğiyle, koğuşta bulunan ve yüksek tansiyona acil müdahalede kullanılan tansiyon düşürücü dil altı hapını kullanmıştır. Burada da müvekkilim yönünden hiçbir olumsuz veya yanlış durum bulunmamaktadır. Yine aynı şekilde, merhum Kaşif Kozinoğlu’nun, aralarında bir metreden daha az mesafe bulunan odalardan müvekkilimin odasının önüne gelerek mi seslendiğinin, yoksa kendi odasından mı seslendiğinin bugün müvekkilim tarafından kesin olarak hatırlanamaması da maksatlı biçimde bir şaibe konusu hâline getirilmeye çalışılmaktadır. Aradan yaklaşık 15 yıl geçmişken, birbirine bir metreden daha yakın iki oda arasında merhumun seslendiği anda tam olarak nerede bulunduğu gibi olayın esasını ve sonucunu değiştirmeyen tali bir ayrıntının kesin biçimde hatırlanamaması son derece tabiidir. Bunun bir çelişki veya şaibe olarak sunulması mümkün değildir. Yaklaşık 15 yıl önce gerçekleşen bir olayda gerek tansiyon değerinin 8/20 mi yoksa 12/20 mi olduğunun gerekse merhumun seslendiği anda bir metreden daha az mesafeyle birbirinden ayrılan iki odadan hangisinin önünde bulunduğunun bugün kesin olarak hatırlanmamasından hareketle müvekkilim aleyhine şaibe yaratmayaçalışılması, olayın esasından ne denli uzaklaşıldığını göstermektedir.&nbsp;<br />
<br />
<strong>6. MÜVEKKİLİM, DOSYANIN VE MADDİ GERÇEĞİN DEĞERLENDİRİLMESİ SONUCUNDA SERBEST BIRAKILMIŞTIR&nbsp;</strong><br />
<br />
Tüm bu maddi gerçeklerin ve soruşturma dosyasının içeriğinin Cumhuriyet Savcılığı tarafından değerlendirilmesi sonucunda müvekkilim serbest bırakılmıştır. Bu soruşturmanın derinleştirilmesi, daha da ayrıntıya inilmesi ve Kaşif Kozinoğlu’nun şüpheli ölümüne ilişkin bütün soru işaretlerinin eksiksiz biçimde aydınlatılması en büyük beklentimiz ve resmî talebimizdir. Müvekkilimin bundan çekindiği veya soruşturmanın derinleştirilmesini istemediği yönünde oluşturulmaya çalışılan her türlü algı, yukarıda açıkladığımız yaklaşık 15 yıllık kronoloji karşısında dayanaksızdır. Çünkü bu ölümün araştırılmasını isteyen, bunun için daha 2011 yılında Mahkemeye yazılı başvuruda bulunan, aradan yıllar geçmesine rağmen konunun üzerinin kapatılmasına razı olmayarak 2018 yılında yazdığı kitabında meseleyi yeniden gündeme taşıyan ve bugün de soruşturmanın bütün yönleriyle derinleştirilmesini talep eden kişi bizzat müvekkilimdir. Bunun dışında; hiçbir hukuki bilgiye ve yorum yetkinliğine sahip olmaksızın yapılan kötü niyetli yorum ve saptırmalar, en iyi niyetli değerlendirmeyle dahi siyaset magazini yapmaktan öteye gitmemektedir. Ancak bilinmelidir ki esas itibarıyla bu yaklaşımların; hem bu soruşturmanın çarpıtılarak sonuçsuz kalmasını sağlamaya hem de müvekkilimi müvekkilimi hedef aldığı devlet kayıtlarıyla da sabit olan terör örgütünün yönetici, üye veya sempatizanlarının bu süreçteki özel ve kasıtlı çabalarından başka bir şey değildir. Müvekkilim Hasan Atilla Uğur’un talebi son derece açıktır: Kaşif Kozinoğlu’nun şüpheli ölümü sonuna kadar soruşturulmalı ve soruşturma derinleştirilmelidir. Maddi gerçeğin eksiksiz biçimde ortaya çıkarılmasını talep ediyoruz. Bu soruşturmanın dezenformasyonla, maksatlı yorumlarla ve gerçeğe aykırı bilgilerle başka yönlere çekilmesine müsaade etmeyeceğiz. Müvekkilim hakkında gerçeğe aykırı bilgi ve isnatlarda bulunan, soruşturma dosyasındaki delilleri çarpıtan ve kamuoyunu yanıltmaya yönelik yayın yapan kişiler bakımından her türlü hukuki ve cezai başvuru hakkımızı saklı tuttuğumuzu da kamuoyuna açıkça bildiriyoruz.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sat, 19 Sep 2026 23:40:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/09/hasan-atilla-ugurun-avukatindan-aciklama-1789851096.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Cumhurbaşkanı Erdoğan: Terör endüstrisinden beslenenlerin hortumlarını keseceğiz</title>
                <category>SİYASET</category>
                <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/cumhurbaskani-erdogan-teror-endustrisinden-beslenenlerin-hortumlarini-kesecegiz-3458</link>
                <guid>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/cumhurbaskani-erdogan-teror-endustrisinden-beslenenlerin-hortumlarini-kesecegiz-3458</guid>
                <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Terörsüz Türkiye sürecine ilişkin önemli açıklamalarda bulundu.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Terörsüz Türkiye sürecine ilişkin önemli açıklamalarda bulundu.</strong></p>

<p>Erdoğan, şunları kaydetti:</p>

<p><em><strong>“Siyonist katliam şebekesi başta olmak üzere hangi odakların Terörsüz Türkiye sürecinden rahatsızlık duyduğunu biliyoruz. &nbsp;<br />
Allah’ın izniyle bunlara umdukları fırsatı vermeyeceğiz. &nbsp;</strong></em></p>

<p><em><strong>Terör endüstrisinden beslenen millet ve memleket düşmanlarının hortumlarını tek tek keseceğiz. &nbsp;<br />
Bunda kararlıyız, inşallah başaracağız.”</strong></em></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sat, 19 Sep 2026 22:46:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/09/cumhurbaskani-erdogan-teror-endustrisinden-beslenenlerin-hortumlarini-kesecegiz-1789847511.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Özgür Özel ve Veli Ağbaba neden kaçıyor? Fatih Atik&#039;ten iddialar</title>
                <category>SİYASET</category>
                <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/ozgur-ozel-ve-veli-agbaba-neden-kaciyor-fatih-atikten-iddialar-3453</link>
                <guid>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/ozgur-ozel-ve-veli-agbaba-neden-kaciyor-fatih-atikten-iddialar-3453</guid>
                <description><![CDATA[TGRT Haber Ankara Temsilcisi Gazeteci Fatih Atik, Gürkan Hacır’ın sunduğu Taksim Meydanı programında, CHP Genel Başkanı Özgür Özel ile Malatya Milletvekili Veli Ağbaba’nın Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi’ne üye olarak bildirilmesiyle ilgili meclis kulislerinde konuşulan detayları aktardı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<iframe width="670" height="377" src="https://www.youtube.com/embed/5aVHon9-1Xc" title="#CANLI | MİT ve MASAK’tan Uluslararası Forex Şebekesine Dev Operasyon - Taksim Meydanı" frameborder="0" allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" allowfullscreen></iframe><p><strong>TGRT Haber Ankara Temsilcisi Gazeteci Fatih Atik, Gürkan Hacır’ın sunduğu Taksim Meydanı programında, CHP Genel Başkanı Özgür Özel ile Malatya Milletvekili Veli Ağbaba’nın Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi’ne üye olarak bildirilmesiyle ilgili meclis kulislerinde konuşulan iddia detayları aktardı.<br />
<a href="https://youtu.be/5aVHon9-1Xc?t=4106"><span style="color:#c0392b">FATİH ATİK'İN KONUYLA İLGİLİ AÇIKLAMASINI İZLEMEK İÇİN LÜTFEN AŞAĞIDAKİ RESME TIKLAYINIZ.</span></a></strong><br />
<br />
<a href="https://youtu.be/5aVHon9-1Xc?t=4106"><img alt="" src="https://www.alevihaberler.com.tr/public/images/detay/image%20-%202026-09-19T092518_391.png" style="height:450px; width:800px" /></a></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">İLK KEZ GENEL BAŞKAN KENDİNİ YAZDIRDI</span></span></strong></p>

<p>Atik, Yeni Parti kurulmasının ardından ilk kez böyle bir uygulamanın yaşandığını belirterek şunları söyledi:</p>

<p><em><strong>“Meclis yetkililerine sordum. Sayın Genel Başkan Özgür Özel, parlamenterlik yaptığı için Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi’ne kendisini ve Malatya Milletvekili Veli Ağbaba’yı yazdırdı. Biz hepimiz şaşırdık. Çünkü hiç genel başkanlar böyle kendilerini yazdırmazlar.”</strong></em></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">DOKUNULMAZLIK İDDİASI VE KULİS YORUMLARI</span></span></strong></p>

<p>Atik, bu atamanın ardından meclis kulislerinde<em><strong> “Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi üyeliğinin Avrupa ülkelerinde geçerli farklı bir dokunulmazlık sağladığı ve yargılanmama imkânı yarattığı”</strong></em> yönünde yorumlar yapıldığını aktardı. Ancak kendisinin yaptığı araştırmada bunun doğru olmadığını ifade etti:</p>

<p><em><strong>“Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi’ne üye olsanız bile, hakkınızda soruşturma varsa kendi ülkenizde yargılanıyorsunuz. Romanya’da ve başka bazı ülkelerde örnekleri var. Yani burada bir koruma kalkanı oluşturmuyor.”</strong></em></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">DİL BİLME ZORUNLULUĞU VE BELGE ŞARTI</span></span></strong></p>

<p>Dil bilme zorunluluğuna da dikkat çeken Atik, Meclis yönetmeliğinin 12. maddesine göre uluslararası kuruluşlara görevlendirilen milletvekillerinin yabancı dil bilmesi gerektiğini, bunun da belgeyle ispatlanması gerektiğini belirtti. Özgür Özel’in Almanca bildiğini,<strong> Veli Ağbaba</strong>’nın ise bilmediğini düşündüğünü söyledi.</p>

<p><strong><span style="font-size:11.0pt"><span style="font-family:&quot;Calibri&quot;,&quot;sans-serif&quot;">FEZLEKELER VE RÜŞVET İDDİALARI</span></span></strong></p>

<p>Atik ayrıca her iki isim hakkında da çok sayıda fezleke bulunduğunu, son dönemde özellikle <strong>“zincirleme rüşvet alma” </strong>suçlamalarının yöneltildiğini, Ege Bölgesi’ndeki belediyelerden yüklü para transferi iddialarının gündeme geldiğini, yakın çevrelerinden bazı kişilerin gözaltına alındığını ve aile fertlerinden bir kısmına yurt dışı çıkış yasağı konulduğunu hatırlattı.</p>

<p><strong><span style="font-size:11.0pt"><span style="font-family:&quot;Calibri&quot;,&quot;sans-serif&quot;">“NEDEN BÖYLE BİR ÜYELİK YAPILDI?”</span></span></strong></p>

<p>“<em><strong>Acaba bu üyelikle bir koruma kalkanı mı oluşturulmaya çalışılıyor diye baktık. Birincisi dil bilme şartı var, ikincisi haklarında çok sayıda fezleke bulunuyor, üçüncüsü de en önemlisi bu üyelik bir koruma sağlamıyor. O zaman neden böyle bir üyelik yapıldı? Bunu merak ediyoruz. Cevabını aramayı sürdüreceğiz”</strong></em> diyen Atik, konuyu takip edeceklerini belirtti.</p>

<p><a href="https://youtu.be/5aVHon9-1Xc?t=4106"><strong><span style="color:#c0392b">Kaynak: TGRT Haber – Taksim Meydanı programı İZLEMEK İÇİN TIKLAYINIZ (YouTube)</span></strong></a></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sat, 19 Sep 2026 09:12:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/09/ozgur-ozel-ve-veli-agbaba-neden-kaciyor-fatih-atikten-iddialar-1789799847.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>CHP&#039;li Burhan Eptemli yazdı: CHP bölünmedi, arındı</title>
                <category>SİYASET</category>
                <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/chpli-burhan-eptemli-yazdi-chp-bolunmedi-arindi-3449</link>
                <guid>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/chpli-burhan-eptemli-yazdi-chp-bolunmedi-arindi-3449</guid>
                <description><![CDATA[CHP Ar-Ge ve Üretim Politikalarından Sorumlu Başkan Yardımcısı Burhan Eptemli, son dönemde sıkça dile getirilen “CHP bölündü” değerlendirmelerine yanıt verdi. Eptemli, www.turkiyeninsesihaber.com'da kaleme aldığı yazıda partinin bölünmediğini, aksine arındığını savundu.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>CHP Ar-Ge ve Üretim Politikalarından Sorumlu Başkan Yardımcısı Burhan Eptemli, son dönemde sıkça dile getirilen “CHP bölündü” değerlendirmelerine yanıt verdi. Eptemli, www.turkiyeninsesihaber.com'da kaleme aldığı yazıda partinin bölünmediğini, aksine arındığını savundu.</strong><br />
<br />
<strong>CHP &nbsp;Ar-Ge ve Üretim Politikalarından Sorumlu Başkan Yardımcısı Burhan Eptemli, son dönemde sıkça dile getirilen “CHP bölündü” değerlendirmelerine yanıt verdi. Eptemli, www.turkiyeninsesihaber.com'da kaleme aldığı yazıda partinin bölünmediğini, aksine arındığını savundu.</strong><br />
<br />
Eptemli, arınmanın kimseyi peşinen suçlamak veya yargı kararı olmadan hüküm vermek anlamına gelmediğini belirtti. Arınmayı, bir siyasi partinin kendi tarihine, kurucu değerlerine, ahlaki standardına ve seçmenine yeniden dönmesi olarak tanımladı.2023 Cumhurbaşkanlığı seçimlerine değinen Eptemli, Kemal Kılıçdaroğlu’nun ikinci turda 25,5 milyonu aşkın oy alarak yüzde 47,82’ye ulaştığını hatırlattı. Bu sonucun, yıllarca “İzmir’i kaybetmeyelim yeter” anlayışına sıkıştırılmak istenen CHP seçmenine Türkiye’yi yönetme umudu verdiğini ifade etti. Kılıçdaroğlu döneminde partinin dar bir çevrenin partisi olmaktan çıkıp muhafazakâr, milliyetçi, sosyal demokrat, genç, kadın ve emekli kesimleri kapsayan geniş bir iktidar alternatifine dönüştüğünü vurguladı.<br />
<br />
<br />
<a href="https://www.turkiyeninsesihaber.com/column/chp-bolunmedi-a-r-i-n-d-i">"<strong>CHP bölünmedi. CHP, kendi tarihine, ahlakına ve halkına yeniden dönmek için arındı." diyen Burhan Empemli'nin yazısını </strong><strong>www.turkiyeninsesihaber.com'da </strong><strong>okumak için lütfen tıklayınız:</strong></a><br />
<a href="https://www.turkiyeninsesihaber.com/column/chp-bolunmedi-a-r-i-n-d-i"><strong>https://www.turkiyeninsesihaber.com/column/chp-bolunmedi-a-r-i-n-d-i</strong></a></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 18 Sep 2026 23:42:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/09/chpli-burhan-eptemli-yazdi-chp-bolunmedi-arindi-1789764296.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Devlet Bahçeli: Ahilik, tarihten yükselen en güçlü rehberdir</title>
                <category>SİYASET</category>
                <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/devlet-bahceli-ahilik-tarihten-yukselen-en-guclu-rehberdir-3448</link>
                <guid>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/devlet-bahceli-ahilik-tarihten-yukselen-en-guclu-rehberdir-3448</guid>
                <description><![CDATA[MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Ahilik Haftası dolayısıyla yayımladığı yazılı açıklamada, Ahilik sisteminin Anadolu’nun ruhunu dokuyan, Türk-İslam medeniyetinin özgün bir sosyo-ekonomik modeli olduğunu vurguladı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>&nbsp;</p>

<p>MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Ahilik Haftası dolayısıyla yayımladığı yazılı açıklamada, Ahilik sisteminin Anadolu’nun ruhunu dokuyan, Türk-İslam medeniyetinin özgün bir sosyo-ekonomik modeli olduğunu vurguladı.</p>

<p>Bahçeli, Ahilik’in 13. yüzyıldan itibaren Asya’dan Anadolu’ya gelen Türklerin bu topraklara kök salmasını sağlayan, kentleşmeyi ve mesleki uzmanlaşmayı ahlakla buluşturan bir yapı olduğunu belirtti. Ahi Evran öncülüğünde kurumsallaşan sistemin, Bizans loncalarının katı hiyerarşisine tarihi bir yanıt niteliği taşıdığını ifade eden Bahçeli, şu değerlendirmelerde bulundu:</p>

<p><em><strong>“Ahilik; üretici ile tüketici, sermaye ile iş gücü, halk ile devlet arasında çatışma olmadığını göstermiştir. İnsanı, doğayı ve emeği merkeze alarak sürdürülebilir toplumsal dengeyi ve eşsiz bir sosyal güvenlik mekanizmasını hayata geçirmiştir.”</strong></em></p>

<p>Ahilik’in Sanayi Devrimi, 1838 Baltalimanı Antlaşması ve içsel sorunlar nedeniyle kan kaybettiğini belirten Bahçeli, mirasın tarih sayfalarına gömülemeyeceğini ifade etti. <em><strong>“Ahilik; sadece meta değeri veya sermaye birikimi üreten değil, insanı ve ahlakı merkeze koyan bütüncül bir dünya görüşüdür. Günümüz iş dünyasının etik krizlerine, kalite sorunlarına ve tüketici ihlallerine karşı tarihten yükselen en güçlü ve işlevsel rehberdir” </strong></em>dedi.</p>

<p>Bahçeli, Ahilik’in insan merkezli değerlerinin modern yönetim ilkeleriyle yeniden sentezlenerek geleceğin çalışma hayatının inşa edilmesi gerektiğini kaydetti. Açıklamasını, Ahilik kültürünün temel değerlerinin gelecek nesillere aktarılmasını temenni ederek, tüm esnaf ve sanatkârların Ahilik Haftası’nı kutladığı ve sağlık, huzur, bereket dilediği sözleriyle tamamladı.<br />
<br />
<strong>Devlet Bahçeli'nin açıklamasının tam metni şöyle:</strong><br />
Ahilik sistemi 13. yüzyıldan itibaren Anadolu’nun ruhunu dokuyan, Türk-İslam evren tasavvurunu mesleki ve etik ilkelerle mühürleyen muazzam bir medeniyet projesidir.<br />
Ahilik; Asya’dan Anadolu’ya akın eden insanımızın bu topraklara kök salmasını sağlayan, kentleşmeyi ve mesleki uzmanlaşmayı vicdan ve ahlakla buluşturan özgün bir sosyo-ekonomik modeldir. Ahi Evran’ın öncülüğünde kurumsallaşan bu yapı; Bizans loncalarının patron odaklı, katı hiyerarşik anlayışına adeta tarihi bir yanıt vermiştir. Ne demiştir Ahilik? Üretici ile tüketici, sermaye ile iş gücü, halk ile devlet çatışmak zorunda değildir! Aksine Ahilik; insanı, doğayı ve emeği merkeze alarak sürdürülebilir bir toplumsal dengenin, eşsiz bir sosyal güvenlik mekanizmasının adı olmuştur.<br />
Ahilik sisteminde eğitim sadece tezgâh başında bitmez; yaşam boyu süren bir olgunlaşma yolculuğudur.<br />
Ahlak ve Liyakatle Şekillenen Mesleki Hiyerarşi: Yamaklıktan ustalığa giden yolda, örneğin 1001 günlük o çetin çıraklık sürecinde sadece bilek gücü değil, karakter sınanır. Yeterliliğini ve ahlakını ispatlayan yiğitler, şed kuşanmatörenleriyle makam bulur.<br />
Gündüz Zanaat, Gece Hikmet: Ahiler gündüz iş yerlerinde "yaparak öğrenme" prensibiyle eğitilirken, akşamları zaviye ve yaren odalarında ilimle, edebiyatla, sanatla yoğrulmuştur.<br />
Gelecek Kaygısına Karşı Orta Sandığı:Ustalık payesine erişene esnafın ortak birikimi olan "orta sandığı" vasıtasıyla sermaye aktarılır; dükkân açma imkânı verilerek istihdam güvencesi altına alınırdı.<br />
Bu durumda şu soru kaçınılmaz olmaktadır. Bugün modern yönetim biliminin "yeni" diye önümüze koyduğu kavramlar gerçekten yeni midir?<br />
Bizim bugün ISO 9001 veya TSE standartları dediğimiz Kalite Yönetimi’nin ilk yazılı tohumları, 16. yüzyılın başındaki Bursa, İzmir ve Edirne İhtisab Kanunnameleriile bu topraklarda atılmadı mı? Hatalı üretim yapanın "pabucunu dama atan" o tavizsiz kalite anlayışı değil miydi?<br />
Bugün pazarlamada "dış müşteri memnuniyeti" dediğimiz şey, Ahinin müşteriyi "velinimet" sayan o derin saygısı değil midir?<br />
Usta ve kalfanın çırağa rehberlik etmesi, modern yönetim literatüründeki Mentorluk kuramının ta kendisi değil midir?<br />
Aynı zanaat kolunun aynı çarşıda toplanmasıyla sağlanan oto-kontrol ve adil fiyatlandırma, günümüzün kümelenme ve modern AVM modellerinin erken bir işareti değil midir?<br />
Ne yazık ki bu muazzam yapı; Sanayi Devrimi'nin ucuz seri üretimi, 1838 Baltalimanı gibi kapitülasyon antlaşmaları ve zamanla yaşanan içsel problemler karşısında kan kaybetmiştir. Fakat Ahiliğin bıraktığı mirası sadece tarih sayfalarına gömemeyiz.<br />
Ahilik; sadece metai değer veya sermaye birikimi üreten değil, insanı ve ahlakı merkeze koyanbütüncül bir dünya görüşüdür. Günümüz iş dünyasının boğuştuğu etik krizlere, kalite sorunlarına ve tüketici ihlallerine karşı Ahilik, tarihten yükselen en güçlü, en işlevsel rehberdir.<br />
Sadece geçmişi yâd etmekle kalmamalı; Ahiliğin insan merkezli değerlerini modern yönetim ilkeleriyle yeniden sentezleyerek geleceğin çalışma hayatını inşa etmeliyiz.<br />
Bu duygu ve düşüncelerle Ahilik kültürünün temel değerlerinin gelecek nesillere aktarılmasını temenni ediyor; tüm esnaf ve sanatkârlarımızın Ahilik Haftasını gönülden kutluyor, sağlık, huzur ve bereket diliyorum.<br />
&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 18 Sep 2026 21:16:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/09/devlet-bahceli-ahilik-tarihten-yukselen-en-guclu-rehberdir-1789761788.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Kılıçdaroğlu’ndan borsa manipülasyonuna ilişkin sert çıkış</title>
                <category>SİYASET</category>
                <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/kilicdaroglundan-borsa-manipulasyonuna-iliskin-sert-cikis-3447</link>
                <guid>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/kilicdaroglundan-borsa-manipulasyonuna-iliskin-sert-cikis-3447</guid>
                <description><![CDATA[Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, borsada yaşanan ve yüz binlerce tasarruf sahibini mali olarak zor durumda bırakan olağanüstü fiyat hareketleri ve yaşanan çok hızlı fon büyümelerinin yaratacağı risklerle ilgili olarak bir araya gelen CHP Ekonomi Masası toplantısına başkanlık etti.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong><em>Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, borsada yaşanan ve yüz binlerce tasarruf sahibini mali olarak zor durumda bırakan olağanüstü fiyat hareketleri ve yaşanan çok hızlı fon büyümelerinin yaratacağı risklerle ilgili olarak bir araya gelen CHP Ekonomi Masası toplantısına başkanlık etti. Toplantıya CHP Genel Başkan Yardımcıları Bülent Kuşoğlu ve Cemal Canpolat, CHP Grup Başkanı Faik Öztrak, Grup Başkanvekilleri Rahmi Aşkın Türeli ve Sevda Erdan Kılıç katıldı. Toplantının ardından kameraların karşısına geçen CHP Lideri Kılıçdaroğlu, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek ile Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a borsa manipülasyonlarına ilişkin çok sert sorular yöneltti.</em></strong></p>

<p><em>CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, şunları söyledi:</em></p>

<p><em><strong>Değerli basın mensupları, Ekonomi Masamızı topladık ve bir değerlendirme yaptık Türkiye'deki sıcak ekonomik gelişmelerle ilgili. O nedenle sizlerle düşüncelerimizi bir basın toplantısıyla açıklama kararı verdik.</strong></em></p>

<p><em><strong>Bugün sermaye piyasalarında yaşanan kriz bir gecede ortaya çıkmadı. Aslında krizin çıkacağını herkes biliyordu. Bunu en iyi dillendiren de Hazine ve Maliye Bakanı Sayın Mehmet Şimşek, 4 Kasım 2025 tarihinde şu açıklamayı yapmıştı: "Özellikle bazı fonlar üzerinden manipülasyonlar yapıldığını biliyoruz. Düzenleme yapacağız."</strong></em></p>

<p><em><strong>Dikkat edilmesi gereken nokta; "manipülasyonlar yapıldığını biliyoruz" diyor. Bu kadar açık, bu kadar net Hazine ve Maliye Bakanı manipülasyonlardan haberdar olduğunu açıklıyor ve bunu engellemek için de "düzenlemeler yapacağız" diyor. Ne zaman? 4 Kasım 2025. Aradan uzun süre geçti, hiçbir düzenleme yapılmadı. Şimdi Sayın Bakan'a 7 sorumuz var. Sayın Bakan bulunduğu koltuğun hakkını vermek istiyorsa, gerçekten Hazine ve Maliye Bakanı olarak görevimi yapıyorum diyorsa bizim 7 sorumuza açık ve net yanıtlar vermeli.</strong></em></p>

<p><strong>“BEŞLİ ÇETELERDEN SONRA ŞİMDİ DE YEDİLİ BORSA ÇETELERİ ÇIKTI”</strong></p>

<p><strong>Birinci sorumuz şu: </strong>Sayın Bakan, mademki sorunları biliyordunuz, neden zamanında önlem almadınız? Uzun süre beklediniz. Ancak uluslararası endeks sağlayıcılarının uyarısı üzerine harekete geçtiniz. Dolayısıyla sizi engelleyen güç kimdi? Hangi otorite veya siyasi güç sizin görev yapmanızı engelledi? Kamu ihalelerinde beşli çeteler vardı. Bunu kamuoyu gayet iyi biliyor. Yolsuzluktan şikâyet edenlerin tamamı da çok iyi biliyor. Ama şimdi karşımıza beşli çetelerden farklı olarak "yedili borsa çeteleri" çıktı. Bu ülkede çetelerden, soygunculardan Sayın Bakan ne zaman kurtulacağız? Bugün yaşananlar bir gecede ortaya çıkmadığına göre yine size soruyorum: Sizi hangi otorite ya da hangi siyasi güç görev yapmanızı engelledi?</p>

<p><strong>BAKAN ŞİMŞEK’E YÖNELTİLEN 7 KRİTİK SORU</strong></p>

<p>Şimdi gelelim diğer sorulara:</p>

<p><strong>Soru 2:</strong> Bu vurgun sürecinde kimler, ne kadar kazandı? Bunu bilmek istiyoruz.</p>

<p><strong>Soru 3: </strong>Yaşanan rezaleti hangi kurumlar denetlemekle görevliydi ve bu kurumlar niçin görevlerini yapmadılar? Bunun da açık ve net yanıtını bekliyoruz.</p>

<p><strong>Soru 4:</strong> Siz yüz binlerce tasarruf mağdurunun mağduriyetini nasıl gidereceksiniz? Hangi kaynaklardan gidereceksiniz? Buna da ihtiyacımız var. Bu soruya yanıt vermeye ihtiyacımız var.</p>

<p><strong>Soru 5:</strong> Kaç yurttaşımızın parası, birikimleri, tasarrufları risk altında? Kaç vatandaşımız bu mağduriyeti yaşıyor?</p>

<p><strong>Soru 6:</strong> Toplam risk tutarı nedir? Yani halkımızın deyimiyle vurgunun parasal boyutu nedir? Buna da ihtiyacımız var.</p>

<p><strong>Soru 7:</strong> Bu yedili borsa çetelerinin gerçek ve likit mal varlıkları ne kadardır? Mal varlıklarına tedbir uygulayacak mısınız?</p>

<p><strong>ERDOĞAN’A ÇAĞRI: “DEVLET DENETLEME KURULUNU HAREKETE GEÇİRECEK MİSİNİZ?”</strong></p>

<p>Ve bir soru da Sayın Erdoğan'a... Ona bir soru soracağız: Bu yedili borsa çetesinin ve vurgunu yapan çetelerin arkasındaki bürokratik ve siyasi gücü ortaya çıkaracak mısınız? Bu bağlamda Devlet Denetleme Kurulunu (DDK) derhâl harekete geçirecek misiniz?</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 18 Sep 2026 21:22:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/09/kilicdaroglundan-borsa-manipulasyonuna-iliskin-sert-cikis-1789756660.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>CHP&#039;li Gürsel Tekin: Atanan İl Başkanı Olarak Görevim Devam Ediyor</title>
                <category>SİYASET</category>
                <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/chpli-gursel-tekin-atanan-il-baskani-olarak-gorevim-devam-ediyor-3446</link>
                <guid>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/chpli-gursel-tekin-atanan-il-baskani-olarak-gorevim-devam-ediyor-3446</guid>
                <description><![CDATA[Gürsel Tekin, görevine ilişkin son duruma dair Bengü Türk TV muhabiri Dilruba Okutan'a açıklamalarda bulundu.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Gürsel Tekin, görevine ilişkin son duruma dair Bengü Türk TV muhabiri Dilruba Okutan'a açıklamalarda bulundu.</strong><br />
<br />
8 Ekim 2023’te gerçekleştirilen İstanbul İl Kongresi’nin iptali için açılan davada mahkeme, CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik ile mevcut yönetimi görevden almıştı. Mahkeme, seçimlerde usulsüzlük iddialarının<strong> “yaklaşık ispat”</strong> seviyesinde doğrulandığını belirterek kongrede seçilen il başkanı, yönetim kurulu ve disiplin kurulu üyelerini görevden uzaklaştırmıştı. Kararla birlikte kongrede seçilen 196 kurultay delegesi de görevden alınmış, yerine ihtiyati tedbir kararıyla Gürsel Tekin ve heyeti getirilmişti.</p>

<p>Gürsel Tekin, mahkeme tarafından verilen tedbiren görevinin kalktığını belirterek şunları söyledi:</p>

<p><em><strong>“Tedbiren göreve gelmemiz üzerine verilen karar kalktığı için bu noktada görevimiz sonlandı. Kemal Bey sonradan il başkanı olarak atadığı için ‘atanmış’ sıfatıyla görevim devam ediyor.”</strong></em></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 18 Sep 2026 11:13:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/09/chpli-gursel-tekin-atanan-il-baskani-olarak-gorevim-devam-ediyor-1789719579.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Cumhurbaşkanı Erdoğan Menderes, Zorlu ve Polatkan&#039;ı andı</title>
                <category>SİYASET</category>
                <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/cumhurbaskani-erdogan-menderes-zorlu-ve-polatkani-andi-3435</link>
                <guid>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/cumhurbaskani-erdogan-menderes-zorlu-ve-polatkani-andi-3435</guid>
                <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 27 Mayıs 1960 darbesinde idam edilen Başbakan Adnan Menderes, Dışişleri Bakanı Fatin Rüştü Zorlu ve Maliye Bakanı Hasan Polatkan’ı, katledilmelerinin 65’inci yılında rahmetle andı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 27 Mayıs 1960 darbesinde idam edilen Başbakan Adnan Menderes, Dışişleri Bakanı Fatin Rüştü Zorlu ve Maliye Bakanı Hasan Polatkan’ı, katledilmelerinin 65’inci yılında rahmetle andı.</strong></p>

<p>Erdoğan, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda şu ifadeleri kullandı:</p>

<p>“<em><strong>Türk demokrasisine, milletin iradesine vurulmuş ağır bir darbe olan 27 Mayıs’ın cunta mahkemesi tarafından haksız, hukuksuz şekilde idama mahkûm edilen Başbakan Adnan Menderes, Dışişleri Bakanı Fatin Rüştü Zorlu ve Maliye Bakanı Hasan Polatkan’ı, katledilmelerinin 65’inci yılında rahmetle yâd ediyorum. Rabb’im mekânlarını cennet, ruhlarını şad eylesin.</strong></em>”</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 17 Sep 2026 11:13:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/09/cumhurbaskani-erdogan-menderes-zorlu-ve-polatkani-andi-1789633184.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Öcalan “Yavuz Selim-İdris-i Bitlisi İttifakı”nı savundu</title>
                <category>SİYASET</category>
                <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/ocalan-yavuz-selim-idris-i-bitlisi-ittifakini-savundu-3428</link>
                <guid>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/ocalan-yavuz-selim-idris-i-bitlisi-ittifakini-savundu-3428</guid>
                <description><![CDATA[Alevilerin tepkisini çeken “Yavuz Sultan Selim - İdris-i Bitlisi ittifakı” benzetmesi hakkında açıklama yapan Abdullah Öcalan açıkça, amacının geçmişte kurulan ittifak anlayışını güncellemek olduğunu belirtti.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="color:#000000">Abdullah Öcalan’a ait olduğu belirtilen bazı görüşme notlarında, Yavuz Sultan Selim ile İdris-i Bitlisi arasında 16. yüzyılda bir ittifak yapıldığı ve bunun bugün Türkiye ile Kürtlerin ilişkilerinde model olabileceği fikri tartışma yaratmış ve Alevilerin tepkisini çekmişti.</span></p>

<p><span style="color:#000000"><strong>SÖZLER ÖCALAN’A AİT DEĞİL DİYENLER YALANCI ÇIKTI!</strong></span></p>

<p><span style="color:#000000">Bilindiği gibi, Alevi Bektaşilerin “<em><strong>Yavuz Selim-İdris-i Bitlisi İttifakı</strong></em>” benzetmesine büyük tepki göstermesi üzerine, Öcalan adına yapılan bir “<strong><em>el yazısı</em></strong>” açıklamada, bu fikrin kendisine ait olmadığı ve “süreci sabote etmek isteyenler” tarafından metnin değiştirildiği iddia edilmişti.</span></p>

<p><span style="color:#000000">“<em><strong>Öcalan’ın görüşlerinin çarpıtıldığını</strong></em>” iddia eden DEM Parti İmralı Heyeti, yaptığı açıklamada, yayımlanan metinlerde Abdullah Öcalan’a ait olmayan ifadelerin yer aldığını ve Alevileri sürece karşı konumlandırmak için yanlış algı yaratılmaya çalışıldığını belirtmişlerdi. </span></p>

<p><span style="color:#000000">Her ne kadar Öcalan’ın el yazısıyla bu açıklamanın kendisine ait olmadığı iddia edilse de, 13 Eylül 2026 tarihinde Öcalan’ı ziyaret eden DEM Parti İmralı Heyetinin açıkladığı mesajlarda “<em><strong>Yavuz Selim-İdris-i Bitlisi İttifakı</strong></em>” fikrinin Abdullah Öcalan’a ait olduğu bir kez daha teyit edilmiş oldu. </span></p>

<p><span style="color:#000000">Dolayısıyla, Alevilerin tepkilerinin yersiz ve temelsiz olduğunu iddia eden siyasetçiler ve gazeteciler bizzat Abdullah Öcalan tarafından boşa düşürülmüş oldu.</span></p>

<p><span style="color:#000000"><strong>ÖCALAN: DEDİM, AMA NİYE DEDİM, HELE BİR SOR!</strong></span></p>

<p><span style="color:#000000">DEM Parti İmralı Heyeti tarafından açıklanan, “<strong><em>Yavuz Selim-İdris-i Bitlisi İttifakı</em></strong>” görüşlerini tekrarlayan Abdullah Öcalan’ın açıklaması şöyle:</span></p>

<p><span style="color:#000000">“<em><strong>İdris-i Bitlisi’nin Sünni mirliklerle Osmanlı arasındaki ittifakını hatırlatmak, onu eksiklikleri ile beraber olduğu gibi yeniden canlandırmak değildir. Tam tersine, geçmişte mirlerin ve egemenlerin çıkarına kurulan ittifak anlayışını, bugün halkların ve inançların çıkarı doğrultusunda güncellemektir. Alevilerin tarihsel hafızasını ve bu nedenle oluşan kaygılarını elbette ciddiye almak gerekir. Buradaki amaç Aleviliği Sünnilik içinde eritmek değil, Kürtleri ve Alevileri kendi kimlikleri ve özgünlükleriyle bu yeni demokratik ittifakın kurucu öznesi haline getirmektir. Söz konusu olan mirlerin değil halkların ittifakıdır. Amaç egemenliğin değil eşitliğin ve özgürlüğün ittifakıdır. Alevi Rönesansı da bu ortak demokratik geleceğin en önemli sütunlarından biridir.</strong></em>”</span></p>

<p><span style="color:#000000">Görüldüğü gibi, Abdullah Öcalan Yavuz Sultan Selim ile İdris-i Bitlisi arasında Doğu Anadolu bölgesinin Kürtlere bırakılması karşılığında yapılması istenen Alevi-Kızılbaş katliamı üzerine işbirliğini savunarak, bunu “<em><strong>güncelllemek</strong></em>”ten söz ediyor.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Önceki görüşlerini terk etmediği açıkça görülen Öcalan, yapılan ittifak önerisi ile hiçbir bağlama sahip olmayan “<em><strong>Aleviliği Sünnilik içinde eritmek değil</strong></em>” ve “<strong><em>mirlerin değil halkların ittifakı</em></strong>” gibi tanımlamaları kullanarak, açıkça Alevileri kandırmaya çalışıyor.</span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 16 Sep 2026 14:42:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/09/ocalan-yavuz-selim-idris-i-bitlisi-ittifakini-savundu-1789559294.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Kılıçdaroğlu: Çocuklarımıza günde bir öğün yemek verilmesi artık bir zorunluluktur</title>
                <category>SİYASET</category>
                <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/kilicdaroglu-cocuklarimiza-gunde-bir-ogun-yemek-verilmesi-artik-bir-zorunluluktur-3423</link>
                <guid>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/kilicdaroglu-cocuklarimiza-gunde-bir-ogun-yemek-verilmesi-artik-bir-zorunluluktur-3423</guid>
                <description><![CDATA[CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, "Okullarımızda çocuklarımıza günde bir öğün sıcak yemek verilmesi artık bir zorunluluktur.  yalnızca iktidara seslenmiyorum. Nerede bir okulun temizlik ihtiyacı varsa Cumhuriyet Halk Partili bir belediye başkanı bunu derhâl ama derhâl sağlamak zorundadır. "dedi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, 2026-2027 eğitim-öğretim yılının başladığı ilk gün parti genel merkezinde bir basın toplantısı düzenledi. Okullardaki hijyen ve temizlik personeli eksikliği, beslenme yetersizliği, müfredat ve istihdam planlaması ile beyin göçü gibi temel eğitim sorunlarını ele alan Kılıçdaroğlu, eğitimin iktidar politikalarından bağımsız bir devlet aklı ve vicdan meselesi olarak görülmesi gerektiğini belirtti.</strong><br />
<br />
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, <em><strong>"Okullarımızda çocuklarımıza günde bir öğün sıcak yemek verilmesi artık bir zorunluluktur. &nbsp;yalnızca iktidara seslenmiyorum. Nerede bir okulun temizlik ihtiyacı varsa Cumhuriyet Halk Partili bir belediye başkanı bunu derhâl ama derhâl sağlamak zorundadır. </strong></em>"dedi.<br />
<br />
Kılıçdaroğlu açıklamasında<em><strong> "</strong></em><em><strong>Okullarımızda çocuklarımıza günde bir öğün sıcak yemek verilmesi artık bir zorunluluktur. Gelir dağılımındaki bozulma ve asgari ücretin bile açlık sınırının altında kaldığı bu ülkede çocuklarına günde bir öğün sıcak yemek veremeyen bir iktidar için bu en büyük ayıptır. Bugün pek çok ailenin çocuğu okula aç gitmekte ya da yetersiz beslenerek derse girememektedir. Açlık utanılacak bir hâl değildir; açlığı görmezden gelmek utanılacak bir hâldir. Bir öğün yemek yalnızca bir sosyal yardım kalemi değildir; çocuğun derse odaklanabilmesinin, öğrenebilmesinin ve eşit şartlarda yarışabilmesinin ön koşuludur.&nbsp;</strong></em><br />
<br />
<em><strong>B</strong></em><em><strong>u kürsüden yalnızca iktidara seslenmiyorum. Biz de Cumhuriyet Halk Partisi olarak yönettiğimiz her belediyede, her kurumda bu sorumluluğu taşımak zorundayız ve taşıyoruz da. Nerede bir okulun temizlik ihtiyacı varsa Cumhuriyet Halk Partili bir belediye başkanı bunu derhâl ama derhâl sağlamak zorundadır." </strong></em>ifadelerini kullandı.<br />
<br />
<strong>Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun açıklamasının tam metni şöyle:</strong><br />
<br />
<strong>EĞİTİM; BİR MİLLETİN KENDİSİNE VE YARININA DUYDUĞU GÜVENİN ADIDIR</strong></p>

<p>Değerli basın mensupları; bir ülkenin en kıymetli varlığı evlatlarıdır. Evladınıza baktığınızda o ülkenin yarınını görürsünüz. Evladın okuluna baktığınızda da o ülkenin kendisine nasıl baktığını görürsünüz. Onun için eğitim, bir bakanlığın yıllık faaliyet raporuna sığdırılacak bir kalem değildir. Millî Eğitim partiler üstü bir anlayışla ele alınmak zorundadır. Millî Eğitim devlet aklı işidir, vicdan işidir. Bakanlığın adındaki millî sözcüğünün amacı da budur. Eğitim, bir ülkenin yalnızca müfredatı değildir, sınav sonucu değildir, diploma sayısı hiç değildir. Eğitim; bir milletin, bir ulusun kendisine ve yarınına duyduğu güvenin adıdır. O güven sarsıldığında sınıf da sarsılır, ev de sarsılır, sokak da sarsılır.</p>

<p><strong>“OKUL, ÇOCUĞA HECE ÖĞRETEN BİR DURAK DEĞİLDİR”</strong></p>

<p>Değerli basın mensupları; cumhuriyetimizin kurucu iradesi eğitimi yalnızca okuma yazma öğrenilsin diye tasarlamamıştı; aydınlanmış, üreten, kendi ayakları üzerinde duran bir toplum inşa edilsin diye tasarlamıştı. Okul, çocuğa hece öğreten bir durak değildir. Okul; bir ulusun kendisini yetiştirdiği, yenilediği, geliştirdiği bir yerdir. Bugün geldiğimiz noktada o iradenin çok gerisinde kaldığımızı üzülerek ifade etmek isterim. Bunu bir serzeniş olsun diye değil, bunun için söylemiyorum; bir uyarıyı yapma görevi nedeniyle söylüyorum. Eğitim, çocuğa yalnızca bilgi aktarmak değildir. Okul; adaleti, dürüstlüğü, emeğe saygıyı, özgür düşünceyi ve ortak yaşam sorumluluğunu da kazandırmaktır. Okulun temel görevi budur. Bu bağlamda değerler eğitimi, çocuğa tek bir hayat tarzını dayatmak değildir. Cumhuriyetin eşit yurttaşlık anlayışını, bilimi, demokrasiyi ve ulusumuzun ahlaki birikimini de aktarmak, öğretmek zorundadır.</p>

<p><strong>“DİPLOMALI İŞSİZLER VARSA AÇIK BİR PLANLAMA SORUNU VARDIR”</strong></p>

<p>Değerli basın mensupları; bir diğer mesele eğitimden çalışma hayatına geçiştir. Bir yandan sanayimiz nitelikli eleman ararken, diğer yandan diplomalı işsizlerimiz iş arıyorsa burada açık bir planlama sorunu vardır. Oysa çocuklarımızın yetenekleri erken yaşta görülmeli; mesleki eğitim, yükseköğretim ve istihdam ihtiyacı birlikte planlanmalıdır. Gençlerimize yalnızca diploma değil, kendi ülkelerinde kurabilecekleri bir gelecek de verilmelidir.</p>

<p><strong>“GEÇİCİ PERSONELLE KALICI HİJYEN SAĞLANAMAZ”</strong></p>

<p>Değerli basın mensupları; büyük stratejilerden ve planlamalardan önce konuşmamız gereken çok daha temel bir mesele var. Aslında bu basın toplantısının amacı da buydu: Çocuklarımız hijyenik olmayan koşullarda okullarına gidiyorlar. Bu bir iddia değil; ülkenin dört bir yanından gelen eğitim sendikalarının, veli derneklerinin ve öğretmenlerin defalarca dile getirdiği bir gerçektir. Okullarımızda yeterli ve kalıcı temizlik personeli istihdam edilmemektedir. Toplum Yararına Program adı altında geçici olarak çalıştırılan personel, eğitim yılı henüz dolmadan, bitmeden görevden ayrılmak zorunda kalıyor. Bu program; işsiz yurttaşların belli bir süre kamu işlerinde çalıştırıldığı geçici bir istihdam uygulamasıdır. Oysa okul süreklidir, çocuk her gün okula gitmektedir. Temizlik geçici bir iş değildir, geçici personelle kalıcı hijyen sağlanamaz.</p>

<p>Sonuç ortadadır: Tuvaletlerde sabun bulunmamaktadır, tuvalet kâğıdı bulunmamaktadır, hijyen malzemesi bulunmamaktadır. Daha acısı da bu ihtiyaçlar çoğu zaman velilerin cebinden karşılanmaktadır. Dar gelirli aileler ise çocuklarının temiz bir tuvalete gidebilmesi için okulun istediği katkı listesiyle karşılaşmaktadırlar. Böylece zaten daralan ev bütçesine bir kalem daha eklenmektedir. Sonuçta uygulama, çocuğun onuru, ailenin utancı hâline gelmektedir. Bu asla ve asla kabul edilemez!</p>

<p>Bir ülke düşünün; uluslararası sınavlarda puanını yükselttiği için övünçle bunu duyurmaktadır, ancak o sınava giren çocuk okulun tuvaletinde sabun bulamamaktadır. Bu eğitim başarısının krizi değildir; bu, devlet aklının krizidir. Çocuğa "yükseldik" denilmektedir ancak çocuk elini yıkayacak sabun aramaktadır. O tabloyu bir kez gören vicdan, kutlayacak bir şey bulamaz.</p>

<p><strong>“UYGARLIK İDDİASI ÇOCUĞUN ELİNİ YIKADIĞI MUSLUĞUN YANINDA KURULUR”</strong></p>

<p>Değerli basın mensupları; Millî Eğitim Bakanı bu konuda temmuz ayında konuştu. Kadrolu ve kalıcı bir çözüm olmadığını söyledi. Temizlik ve güvenlikte yeniden hizmet alımı modeline dönmek üzere bir süreç yürüttüklerini açıkladı. Yani çocuklarımızın okuldaki temizliği yine geçici bir iş, yine ihaleye emanet edilecek. Oysa okul binası kalıcıdır; çocuk her sabah o binaya gitmektedir. Temizlik ihale dönemine bağlanamaz, bu kabul edilemez! Bunu ivedilikle çözmek zorundayız. Devletin en temel görevi çocuklarımızın sağlıklı, güvenli ve onurlu bir ortamda eğitim görmelerini sağlamaktır. Bu bir lütuf da değildir, bir anayasal yükümlülüktür. Temiz tuvalet lüks değildir, sabun lüks değildir, tuvalet kâğıdı lüks değildir. Bunlar sadece ve sadece uygarlığın ölçüleridir. Uygarlık iddiası kürsüde kurulamaz; uygarlık iddiası çocuğun elini yıkadığı musluğun yanında kurulur.</p>

<p><strong>“AÇLIK DEĞİL, AÇLIĞI GÖRMEZDEN GELMEK UTANILACAK BİR HÂLDİR”</strong></p>

<p>Değerli basın mensupları; bununla birlikte bir talebimizi daha kamuoyuyla paylaşmak isterim: Okullarımızda çocuklarımıza günde bir öğün sıcak yemek verilmesi artık bir zorunluluktur. Gelir dağılımındaki bozulma ve asgari ücretin bile açlık sınırının altında kaldığı bu ülkede çocuklarına günde bir öğün sıcak yemek veremeyen bir iktidar için bu en büyük ayıptır. Bugün pek çok ailenin çocuğu okula aç gitmekte ya da yetersiz beslenerek derse girememektedir. Açlık utanılacak bir hâl değildir; açlığı görmezden gelmek utanılacak bir hâldir. Bir öğün yemek yalnızca bir sosyal yardım kalemi değildir; çocuğun derse odaklanabilmesinin, öğrenebilmesinin ve eşit şartlarda yarışabilmesinin ön koşuludur. Karnı boş çocuk dikkatini toplayamaz. Dikkatini toplayamayan çocuk öğrenemez. Öğrenemeyen çocuk yarışa geriden başlar. Sonra o çocuğa "başarısızsın" denir. Oysa başarısız olan o çocuk değildir; başarısız olan, o çocuğu aç bırakan düzendir. Bu düzenin Türkiye'nin ikinci yüzyılına asla ve asla yakışmadığını da söylemek zorundayız. Biz bu talebi bir lüks olarak değil, asgari bir insanlık standardı olarak dile getiriyoruz. Bir kâse çorba, bir öğün yemek, bir sabun... Bunlar bütçeyi sarsacak kalemler değildir. Bunlar iktidarın, yani devleti yönetenlerin çocuğuna bakıp bakmadığının ölçüsüdür. Dijital çağda hiçbir iktidarın bu olumsuz tabloyu yaratmaya hakkı yoktur.</p>

<p><strong>“İKTİDAR YAPAMIYORSA BİZ YAPACAĞIZ”</strong></p>

<p>Değerli basın mensupları; bu kürsüden yalnızca iktidara seslenmiyorum. Biz de Cumhuriyet Halk Partisi olarak yönettiğimiz her belediyede, her kurumda bu sorumluluğu taşımak zorundayız ve taşıyoruz da. Nerede bir okulun temizlik ihtiyacı varsa Cumhuriyet Halk Partili bir belediye başkanı bunu derhâl ama derhâl sağlamak zorundadır. Ve yapıyorlar da, hakkını teslim etmek lazım. Çünkü bu talimatı bütün belediye başkanlarımıza verdik. Nerede bir öğün yemek projesi varsa onu da belediye başkanlarımız sunmakla yükümlüdürler. İktidar yapamıyorsa onu biz yapacağız. Eleştirimizin gücü, aynı zamanda kendi sorumluluğumuzu da üstlenmektir. Kapımızın önünü süpürmeden sokağın tozunu konuşamayız. Bunu unutmadan yürüyeceğiz.</p>

<p><strong>“BU ÜLKENİN EVLATLARI NE YABANCILAŞMAYA NE İŞSİZLİĞE NE DE SABUNSUZ BİR OKULA MAHKÛM OLMAMALIDIR”</strong></p>

<p>Değerli basın mensupları; bir ülkenin geleceği, o ülkenin çocuklarına verdiği değerde saklıdır. Çocuğa verilen değer nutukla ölçülmez; okuldaki sabunla ölçülür, öğretmene gösterilen saygıyla ölçülür, mezuna açılan kapıyla ölçülür, karnı doyan çocuğun gözündeki dikkatle ölçülür. Değeri olmayan okul insan yetiştiremez. Sabunu olmayan okul onuru zedeler. Onuru zedelenen çocuk yarınını da küçümser. Yarınını küçümseyen genç ülkesine yabancılaşır, yabancılaşan genç ise gider. Gidenin ardından "Niçin, neden gitti?" diye soru sormak geç kalmaktır. Bir havaalanından elinde diplomasıyla ülkesinden ayrılan gencimize baktığımızda, o gencin sadece bir yolcu olmadığını görürüz. Onunla birlikte bu ülkenin yetiştirdiği bilgi, emek, umut ve gelecek de o uçağa binmektedir. O nedenledir ki biz Cumhuriyet Halk Partisi olarak bu sorunların takipçisi olacağız. Bu ülkenin evlatları ne yabancılaşmaya ne işsizliğe ne de sabunsuz bir okula mahkûm olmamalıdır. Onlara bu ülkeyi hakkıyla, onuruyla ve umutla teslim etmek bizim boynumuzun borcudur.</p>

<p>Hepinize teşekkür ederim değerli basın mensupları.<br />
&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 15 Sep 2026 09:15:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/09/kilicdaroglu-cocuklarimiza-gunde-bir-ogun-yemek-verilmesi-artik-bir-zorunluluktur-1789453389.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Bakan Fidan Şam&#039;da: Türkçe Suriye&#039;de seçmeli ders!</title>
                <category>SİYASET</category>
                <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/bakan-fidan-samda-turkce-suriyede-secmeli-ders-3419</link>
                <guid>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/bakan-fidan-samda-turkce-suriyede-secmeli-ders-3419</guid>
                <description><![CDATA[Şam'da Suriyeli mevkidaşı Şeybani ile konuyu görüştüğünü söyleyen Fidan, "Türkçenin seçmeli ders olarak müfredatta yer alması konusunda herhangi bir sıkıntı olmadığını kendileri bize ilettiler." dedi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="color:#000000">Suriye'de Türkçenin seçmeli dil kategorisinden çıkarılarak yerine Fransızcanın getirilmesi tartışmalara neden olmuştu. </span></p>

<p><span style="color:#000000">Şam'da Suriyeli mevkidaşı Şeybani ile ortak basın toplantısı düzenleyen Bakan Fidan, iki ülke arasındaki kültürel ilişkileri değerlendirirken Türkçenin seçmeli ders olarak müfredatta yer almasına ilişkin görüşmenin detaylarını paylaştı.</span></p>

<p><span style="color:#000000"><strong>FİDAN ŞEYBANİ İLE TÜRKÇE KONUSUNU GÖRÜŞTÜ</strong></span></p>

<p><span style="color:#000000">Türkiye ile Suriye arasındaki kültürel bağlardan söz eden Fidan, son günlerde kamuoyuna farklı şekilde yansıyan Türkçenin seçmeli ders olarak müfredatta yer alması konusunu Şeybani ile görüştüğünü söyledi.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Bakan Fidan, "<em><strong>Özellikle son günlerde yanlış anlaşılan, kamuoyuna farklı şekilde yansıyan Türkçenin seçmeli ders olarak müfredatta yer alması konusunda, o konuyu da belki kardeşim söyleyecektir. Bu konuda herhangi bir sıkıntı olmadığını kendileri bize ilettiler.</strong></em>" dedi.</span></p>

<p><strong><span style="color:#000000">TÜRKÇE YERİNE FRANSIZCA GETİRİLMİŞTİ</span></strong></p>

<p><span style="color:#000000">Suriye'de yeni eğitim-öğretim dönemi öncesinde açıklanan düzenlemede Türkçenin seçmeli dil kategorisinden çıkarılarak yerine Fransızcanın getirilmesi tartışmalara neden olmuştu.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Tepkilerin ardından Suriye Milli Eğitim Bakanlığı, yeni müfredatın eğitim dönemine yetişmemesi nedeniyle Esad dönemindeki müfredatın uygulandığını açıklamıştı.</span></p>

<p><strong><span style="color:#000000">TÜRKİYE-SURİYE ARASINDA KÜLTÜREL BAĞ VURGUSU</span></strong></p>

<p><span style="color:#000000">Türkiye'de uzun yıllar kalan Suriyelilerin iki ülkenin dilini ve kültürünü bildiğini belirten Bakan Fidan bunun ekonomik, kültürel ve sosyal ilişkileri güçlendiren önemli bir unsur olduğunu söyledi.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Türkiye ile Suriye arasında çok sayıda alanda yoğun talep bulunduğunu ifade eden Bakan Fidan, iki ülke arasındaki çalışmaların hızlandırılması için ortak planlama ve koordinasyon mekanizmasının devreye alınacağını da açıkladı.</span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sun, 13 Sep 2026 22:34:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/09/bakan-fidan-samda-turkce-suriyede-secmeli-ders-1789328669.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Yeni Parti&#039;li Kayışoğlu krizi Bursa&#039;dan Ankara&#039;ya sıçradı!</title>
                <category>SİYASET</category>
                <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/yeni-partili-kayisoglu-krizi-bursadan-ankaraya-sicradi-3409</link>
                <guid>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/yeni-partili-kayisoglu-krizi-bursadan-ankaraya-sicradi-3409</guid>
                <description><![CDATA[Bursa’da Alevi derneklerinin geleneksel pikniğinde Yeni Parti Bursa Milletvekili ve Genel Başkan Yardımcısı Nurhayat Altaca Kayışoğlu ile yaşanan tartışma büyüyerek Ankara’ya taşındı. Bursa Saati haber sitesinden Burhan Kurtulmuş'un haberine göre, Alevi derneklerinin Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel’den görüşme talep ettiği, ancak henüz randevu verilmediği de krizi tırmandıran başka bir faktör oldu.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Bursa Alevi Dernekleri Platformu’nun Kestel Yeşil Vadi Piknik Alanı’nda düzenlediği<span style="color:#000000"> geleneksel pikniğinde Yeni Parti Bursa Milletvekili ve Genel Başkan Yardımcısı&nbsp;Nurhayat Altaca Kayışoğlu’na söz verilmemesinin ardından&nbsp;</span>“<em><strong>Vekilim ulan ben vekilim</strong></em>”&nbsp;diye bağırması üzerine&nbsp;<span style="color:#000000">yaşanan çirkin olay, Ankara’da siyasi kulislerin gündemine taşındı. </span></p>

<p><span style="color:#000000">Piknikte yaşanan tartışmanın ardından yapılan açıklamalar ve sosyal medya paylaşımları, sürecin Yeni Parti Genel Merkezi’ne kadar uzanmasına neden oldu.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Yeni Parti Bursa Milletvekili ve Genel Başkan Yardımcısı&nbsp;Nurhayat Altaca Kayışoğlu&nbsp;olayın ardından yaptığı sosyal medya paylaşımı, gelen tepkiler sonrasında kaldırmak zorunda kaldı.</span></p>

<p><span style="color:#000000"><strong>TARTIŞMANIN GEÇMİŞİ ÜÇ YIL ÖNCESİNE UZANIYORMUŞ!</strong></span></p>

<p><span style="color:#000000">Bursa Saati haber sitesinden Burhan Kurtulmuş'un dernek yöneticilerinden aldığı bilgilere göre, Altaca Kayışoğlu ile yaklaşık 12 dernek başkanı arasında 31 Mart 2024 yerel seçimleri öncesinde gerçekleştirilen bir telekonferansta yaşanan tartışma, taraflar arasındaki ilişkilerde kırılma noktası oldu.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Altaca Kayışoğlu da yaptığı paylaşımda üç yıl önce yaşandığını belirttiği olaya değinerek, belediye meclis üyeliği seçimleri sırasında bazı isimlerin bir kişiyi aday göstermesine karşı çıktığını ifade etti.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Altaca, bu tartışmaya dair<strong>&nbsp;</strong>“<strong><em>Nilüfer'de rant olduğu için önerdiğinizi bilmiyor muyum</em></strong>”<strong>&nbsp;</strong>şeklinde haykırdığını savunurken, yaşanan tartışmaya ilişkin bazı dernek yöneticilerine yönelik ağır ifadeler kullandı.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Paylaşımında ayrıca Bursa’daki bazı dernek yöneticilerinin siyasi çevrelerle ilişkilerine ilişkin iddialarda bulundu.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Altaca paylaşımında: “<strong><em>Sadece iki dernek başkanı ki birisi AKP'nin atadığı kayyumun yardımcısı olan kişinin yakınıymış, hakkımdaki yazıda adı geçiyor, diğeri de butlancılar ve&nbsp;AKP'lilerle her zaman sıcak ama bizlerle mesafeli duran&nbsp;(Ataevler ) diğer başkan bir anda üç yıl önceki konuşmamızdan bahisle anons etmeyeceklerini söyleyince bu nezaketsizlikleri karşısında kalktık ve ayrıldık</em></strong>” dedi.</span></p>

<p><span style="color:#000000"><strong>GÖZLER YENİ PARTİ GENEL MERKEZİ’NE ÇEVRİLDİ</strong></span></p>

<p><span style="color:#000000">Bursa’da yaşanan gelişmelerin ardından Alevi Dernekleri Federasyonu Genel Başkanı’nın Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel’den görüşme talep ettiği öğrenildi.</span></p>

<p><span style="color:#000000">İddiaya göre, görüşme talebinin ardından Nurhayat Altaca Kayışoğlu,&nbsp;Özgür Özel&nbsp;ile bir araya geldi. </span></p>

<p><span style="color:#000000">Bu görüşmenin ardından Altaca’nın tartışmaya ilişkin daha önce yaptığı sosyal medya paylaşımını kaldırdığı ve Özel ile birlikte fotoğraf paylaştığı belirtildi.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Bu gelişme, Bursa’da yaşanan olayın parti genel merkezi düzeyinde de gündeme geldiği şeklinde yorumlandı.</span></p>

<p><span style="color:#000000"><strong>RANDEVU KRİZİ İDDİASI</strong></span></p>

<p><span style="color:#000000">İddialara göre Alevi Dernekleri Federasyonu Genel Başkanı’nın Özgür Özel’den talep ettiği randevu henüz gerçekleşmedi. </span></p>

<p><span style="color:#000000">Randevunun kabul edilmemesi, bazı dernek yöneticilerinin tepkisine neden oldu.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Derneklerin, Bursa’da yaşanan tartışmanın ardından konunun doğrudan Yeni Parti Genel Başkanı düzeyinde ele alınması beklentisinin karşılanmadığı yönünde değerlendirmeler yapıldığı iddia edildi.</span></p>

<p><span style="color:#000000"><strong>ALEVİ DERNEKLERİ ORTAK AÇIKLAMA HAZIRLIĞINDA</strong></span></p>

<p><span style="color:#000000">Öte yandan Bursa’daki Alevi derneklerinin yaşanan gelişmelere ilişkin ortak bir açıklama hazırlığında olduğu öğrenildi.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Bursa’da başlayan ve Ankara’ya taşınan süreçte gözler şimdi Yeni Parti Genel Merkezi ile Alevi dernekleri arasında yapılması beklenen görüşmeye çevrildi.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Randevu talebinin kabul edilip edilmeyeceği ve Alevi derneklerinin hazırladığı belirtilen ortak açıklamada hangi mesajların verileceği, önümüzdeki günlerde sürecin seyrini belirleyecek.</span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 07 Sep 2026 21:57:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/09/yeni-partili-kayisoglu-krizi-bursadan-ankaraya-sicradi-1788809693.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Bahçeli: Barış ve kardeşlik iklimini zehirlemek isteyen dinamikler devrededir!</title>
                <category>SİYASET</category>
                <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/bahceli-baris-ve-kardeslik-iklimini-zehirlemek-isteyen-dinamikler-devrededir-3401</link>
                <guid>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/bahceli-baris-ve-kardeslik-iklimini-zehirlemek-isteyen-dinamikler-devrededir-3401</guid>
                <description><![CDATA[Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli yaptığı yazılı açıklamada, "İslami araştırma adı altında milletimizi köksüz, kişiliksiz, dinsiz bir toplum gibi gösterme gayreti büyük bir saptırma, önemli bir beşinci kol faaliyetidir." dedi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli yazılı açıklama yaptı.</p>

<p>MHP sosyal medya hesabından yayımlanan açıklama şöyle:</p>

<p>Son günlerde hedef kitlesi farklı olsa da maksadı aynı olan, emperyalizmin kuklası sözde araştırmacılar tarafından terörsüz Türkiye’nin oluşturduğu barış ve kardeşlik iklimini zehirlemeye dönük girişimler dikkat çekicidir.</p>

<p>Kürt Çalışmaları Merkezi (KSC) ile Rawest Araştırma işbirliği ve Friedrich-Ebert-Stiftung’un desteğiyle yürütülen çalışma olduğu ifade edilen “Kürtlerde Amedspor Algısı ve Taraftarlığı Araştırması” 28 Ağustos 2026 tarihinde açıklanmıştır.</p>

<p>Araştırma, Amedspor taraftarı, futbol ile kimlik arasındaki çizginin nasıl yoğunlaştırdığını iddia etmekte, bölücülük ihanetini zinde tutmaya çalışmaktadır.</p>

<p>Yine, güvenirliği sıfırlamış, ahlaken iflas etmiş bir araştırma ve danışmanlık şirketince kamuoyuna servis edilen bir başka ankette Türk milletinin Allah’a, Meleklere, Kur’an-ı Kerim’e, Peygamberimize, Kadere, Öldükten sonra dirileceğine ve hesaba çekileceğine olan inancı sözde araştırılmış ve olumsuz sonuçlar ortaya konulmuştur.</p>

<p>Türk milleti Müslüman bir millettir, manevi değerler üzerinde oynamalar, ancak düşmanları sevindirecektir.</p>

<p>İnsanlığı özlemini duyduğu adalete, huzura ve barışa kavuşturma ülküsüyle başlattığımız Terörsüz Türkiye hedefi, TBMM’nde kabul edilen “Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun” ile önemli bir aşamaya gelmiştir.</p>

<p>Kanunun 467 milletvekilinin oyu ile kabul edilmiş olması milli iradenin izdüşümü; terörsüz Türkiye’ye, barışa, kardeşliğe, milli dayanışma ve toplumsal bütünleşmeye yönelik kararlılığın ve kapsamlı mutabakatın göstergesidir.</p>

<p>Terörsüz Türkiye kardeşlik, barış ve refah ümidi, gelecek Türk asırlarının müjdesidir.</p>

<p>Kalkınma irademize pusu kuran, ekmeğimizi küçülten, terör illetinden kurtulmak, kardeşliğimizin yeniden ve daha sağlam biçimde, Anadolu’nun her karışında kavileştirmektir.</p>

<p>Terörün tasfiye edildiği, güvenliğin kalıcı biçimde sağlandığı, şehirlerin ve kırsal alanların huzur iklimine kavuştuğu terörsüz Türkiye’de kalkınma hamlesinin önündeki en büyük engellerden biri ortadan kalkmış olacaktır.</p>

<p>Terörsüz Türkiye, terörsüz ve istikrarlı bölgeye açılan kapı, Emperyalist senaryolara vurulan darbe, bölge halklarının kendi geleceklerine sahip çıkma iradesidir.</p>

<p>Cumhuriyetimizin yeni yüzyılında Türk ve Türkiye yüzyılını inşa etme gayretinde ve kararlılığındayız.</p>

<p>Nitekim ülkemiz, bölgesel ve küresel ölçekte önemli bir aktör olarak öne çıkmaktadır.</p>

<p>Türkiye ekonomik ve sosyal hayatın canlandığı, huzur, güven ve refahın artığı, milletçe hep birlikte Türkiye olmanın hazzının alındığı, barış ve kardeşliğin kök saldığı bir iklimdedir.</p>

<p>Emek emek, ilmek ilmek örülen, milli birlik ve dayanışmanın, toplumsal bütünleşmenin güçlendiği böylesi bir ortamda çeşitli araştırma adı altında Türk milletinin milli ve manevi dinamikleriyle oynanmak, hayırlı gelişmeler sabote edilmek istenmektedir.</p>

<p>Barış ve kardeşlik iklimini zehirlemek isteyen dinamikler devrededir.</p>

<p>Spor; kardeşliğin, barışın, dayanışmanın ve toplumsal bütünleşmenin en güçlü araçlarından biridir. Bu nedenle spor alanının kimlik siyaseti, ayrıştırıcı söylemler veya siyasi amaçlarla kullanılmasından özenle kaçınılmalıdır.</p>

<p>Sporun temelinde rekabetin yanı sıra ahlak, fair-play, karşılıklı saygı ve toplumsal sorumluluk anlayışı bulunmalıdır. Başarı da kuşkusuz bu değerlerden taviz verilmeden elde edilmelidir.</p>

<p>Türkiye’nin toplumsal huzurunu, birlik ve beraberliğini güçlendirmeye yönelik hassasiyet gözetilmeli; spor kulüpleri ve spor organizasyonları, toplumsal barış konularında provokatif girişimlerin aracı hâline getirilmemelidir.</p>

<p>Bu çerçevede Amedspor da dâhil olmak üzere tüm spor kulüplerinin, sporun birleştirici ruhuna uygun hareket etmesi ve toplumsal gerilimleri artırabilecek tutum ve söylemlerden uzak durması önem taşımaktadır.</p>

<p>Sporun; siyasetin ve ayrıştırıcı kimlik tartışmalarının değil kardeşliğin, barışın, dayanışmanın ve ortak geleceğimizin meşru zemini olması gerekmektedir.</p>

<p>Spor kisvesiyle terörsüz Türkiye hedefini, barış, huzur ve kardeşlik iklimini zehirlemeye kimsenin hakkı yoktur.</p>

<p>Haddi de olmamalıdır.</p>

<p>Türk milletinin kritik ve hassas dönemini istismara kalkışanlar, zilleti toplumsal zemine indirmeye gayret edenler karşılarında Milliyetçi Hareket Partisi’ni ve Cumhur İttifakı’nı bulacaklardır.</p>

<p>Amedspor ‘un süper lige yükselme başarısı üzerine 4 Mayıs 2026 tarihinde Amedspor Başkanı Sayın Nahit Eren’e hitaben yaptığım açıklamada; “1990 yılında kurularak Türk sporuna renk, heyecan ve yeni bir soluk kazandıran Amedspor’un, kulüp tarihinde ilk kez Süper Lig’e yükselme başarısı göstermesini memnuniyetle karşılıyorum. Bu anlamlı başarıyı Diyarbakır’ımız ve Türk futbolu adına kıymetli bir gelişme olarak değerlendiriyorum.” demiştim ve aynı kararlılıktayız.</p>

<p>Ne olduğu belirsiz bir araştırmadan mülhem siyasetin, sporun ve kimliğin iç içe girdiğini söyleyerek sporu kimlikle eşleştirmek gaflettir.</p>

<p>Spora emek veren insanlara da büyük bir bühtandır.</p>

<p>Siyasi görüşü etnik kökeni, mezhebi, meşrebi ne olursa olsun spor birleştiren, bütünleştiren herkesi kucaklaması gereken bir aktivitedir.</p>

<p>Amed Sporun Süper lige yükselmesinden ve burada başarılı olmasından milletimiz memnuniyet duymaktadır.</p>

<p>Bir Anadolu takımının süper ligde kalıcı olması geçmişte benzer takımlarımızda olduğu gibi büyük bir beklentidir.</p>

<p>Bununla birlikte Amed Spor’u kirli projelerine alet etmek isteyenlerin olduğu anlaşılmaktadır ve bu provokasyona karşı en başta kulüp yetkililerinin ve Diyarbakır halkının tepki göstermesi gerekmektedir.</p>

<p>Bu girişimler terörsüz Türkiye’yi sabote planıdır.</p>

<p>Kardeşlik iklimini ve barışı zehirleme girişimidir.</p>

<p>Amed Spor süper ligdeki oyunuyla, elde ettiği başarılarla takdirle takip edilen Türkiye’nin bir futbol kulübüdür ve öyle kalmalıdır.</p>

<p>Futbol; kaliteli, ahlaklı, milli değerler etrafında dayanışmacı bir anlayışla ve uluslararası düzeyde yükselişlere, milli takım başarılarına odaklanan bir yaklaşımla ele alınmalıdır.</p>

<p>Spor siyasete ve karanlık emellere alet edilmemeli, edenlerden yasalar çerçevesinde hesap sorulmalıdır.</p>

<p>Başta Amed Spor yöneticileri olmak üzere terörsüz Türkiye’den yana olan herkesi bu konuda duyarlı olmaya, acilen tedbir almaya davet ediyoruz.</p>

<p>Tribünler terörsüz Türkiye karşıtlarının provokasyon alanı haline getirilmemelidir.</p>

<p>Taraftarlar arasına sızmalar önlenmelidir.</p>

<p>Amigo kılıklı ihanet şebekelerinin spor, siyaset ve kimlik gibi düzmece yönlendirmelerle barışı tehdit eden bir dil geliştirmesinin önüne geçilmelidir.</p>

<p>7595 sayılı Millî Dayanışma Ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun’un uygulama aşamasında bu gibi sabotajların önüne geçmek zorunludur.</p>

<p>Mezkûr kanunla kurulan komisyonlar bu tarz provokasyonları önleme konusunda titizlikle hareket etmeli, gerekli yaptırımlar ilgili kurumlarca uygulanmalıdır.</p>

<p>Sporla beraber İslami anket adı altında bir başka tahrik, tahribat ve yönlendirme eş zamanlı olarak gündeme sokulmuştur.</p>

<p>Yüzde 99’u Müslüman olan Türk milletini inancıyla, ibadetiyle, değerleriyle olduğundan farklı göstererek köklü medeniyetimizi inkar edecek bir tablo ile zihinler karıştırılmak istenmektedir.</p>

<p>Türk milletini köklerinden kopmuş, türedi topluluklar gibi göstermek maksatlıdır.</p>

<p>Bu asil milleti itikadından, imanından, inanç ve değerlerinden yoksun lanse etmek büyük kötülüktür.</p>

<p>Bunların kime ve hangi amaca hizmet ettikleri ifşa edilmelidir.</p>

<p>İslam milletçe müşerref olduğumuz son dindir.</p>

<p>Kutlu ceddimiz asırlar boyunca İslamın sancaktarı olmuştur.</p>

<p>İki cihan serveri Peygamber Efendimiz rehberimizdir.</p>

<p>Yahya Kemal Beyatlı’nın "Şu kopan fırtına Türk ordusudur yâ Rabbi, Senin uğrunda ölen ordu, budur yâ Rabbi.” mısralarında vurguladığı gibi Türk milleti zaferlerini şehit ve gaza ruhuyla, imanla, inançla kazanmıştır.</p>

<p>Gelecek Türk asırları da bilimde, ekonomide, dış politikada bu inanç, iman ve sadakatle gerçekleştirilecektir.</p>

<p>İslami araştırma adı altında milletimizi köksüz, kişiliksiz, dinsiz bir toplum gibi gösterme gayreti büyük bir saptırma, önemli bir beşinci kol faaliyetidir.</p>

<p>Türk milleti inançlıdır, ahlaklıdır, imanlıdır, dinine, diyanetine, geleneksel değerlerine, kültürel emanetlerine bağlı ve sadıktır.</p>

<p>Türk milletinin böylesi bir üslupla itham edilmesi, töhmet altında bırakılması ayıplı ve ahlaksız bir komplodur.</p>

<p>Bu anket şirketlerinin toplumda yapmaya çalıştıkları yönlendirme ve tahribat bütün yönleriyle araştırılmalıdır.</p>

<p>Milliyetçi Hareket Partisi olarak daha önce gündeme getirdiğimiz üzere, kamu ayu araştırması adı altında bilimsellikten ve gerçeklikten uzak, toplumu yönlendirmeye dönük olarak servis edilen çalışmaların önüne geçmek, bilimsel ve hukuki temelde bunları değerlendirecek ve denetleyecek, uygulamada doğru standartların belirlendiği bir yasal düzenleme yapılmasını öngörüyoruz.</p>

<p>Bu çerçevede kamuoyu araştırma kuruluşlarının ve araştırmacıların nitelik ve yeterliliklerine ilişkin esas ve usullerin belirlenmesini, yönlendirme veya etkileme maksadıyla yalan yanlış, yanıltıcı bilgiler sunanlara cezai yaptırımlar getirilmesini gerekli görüyoruz.</p>

<p>Dezenformasyonla ve algı operasyonlarıyla Türk milletinin kutlu yürüyüşünü durdurmaya, toplumsal mühendislik hesaplarıyla Türkiye'yi kargaşa ve kaos iklimine sokmaya, ülkemizin rotasını değiştirmeye kimsenin gücü yetmeyecektir.</p>

<p>Terörsüz Türkiye’den geriye dönüş olmayacaktır.</p>

<p>Muhatapları bilsin ki şer cephesinde kurulmaya çalışılan tuzakların farkındayız.</p>

<p>Türkiye’nin yaklaşık elli yıldır mücadele ettiği, birçok insanımızın canına ve malına sebep olan terörden ilelebet kurtulma fırsatı ihanet şebekelerini rahatsız etmektedir.</p>

<p>Kardeşliğimizin güçlendirilmesi, demokrasinin gelişmesi ve ülkemizin yükselişinin önündeki engellerin kaldırılması Türkiye hasımlarının uykularını kaçırmaktadır.</p>

<p>Terör, şiddet ve bölücülüğün zihinlerden de silinmesinden, birlik ve beraberliğin kök salmasından rahatsız olanlar sözde araştırmalar üzerinden toplumu enfekte etmeye çalışsa da milletimizin feraseti kirli oyunları bozacak güçtedir.</p>

<p>Terörün tamamen tasfiye edildiği bir Türkiye öngörülebilirliği ve yatırımcı güvenini artıracak, üretim kapasitesini güçlendirecek ve bölgesel ticaret ağlarının merkezinde vatandaşlarımızın refahını artıracaktır.</p>

<p>Türkiye’nin terör meselesini; iç cephesini kuvvetlendirmiş, milli birliğini, siyasi ve ekonomik istikrarını sağlamış olarak, milli iradesi içinde çözüme kavuşturması, temel arzumuz ve hedefimizdir.</p>

<p>O sebeple gerginlik ve kutuplaşmalara, toplumsal olaylara sebebiyet verebilecek girişimlerden kaçınılmasını hayati önemde görüyoruz.</p>

<p>Emperyalizmin etnik, dini, mezhep temelli ayrıştırıcılık ve kaosu süreklileştirerek siyasi, sosyal ve ekonomik istikrarsızlık üretme çabası bilinmektedir.</p>

<p>Terörsüz Türkiye, bölgemizdeki benzer tahriklere ve çatışmalara karşı da bölgesel istikrar ve barışı hedeflemektedir.</p>

<p>Milletimiz terörsüz Türkiye’nin yanında duruyor ve terörün bütün unsurlarıyla gündemimizden çıkmasını istiyor.</p>

<p>Terörün zehirli havasının siyasi iklimimizden temizlenmesini, ayrık otlarının güven ve huzur toprağımızdan sökülüp atılmasını diliyor.</p>

<p>Demokrasi, hukuk devleti, refah ve güven ikliminin pekişerek hiçbir ayrım gözetmeksizin tüm vatandaşlarımızı kuşatmasını ve kucaklamasını arzu ediyor.</p>

<p>İnanıyoruz ki milletçe provokasyonlara gelmeyecek, bir devlet politikası olan terörsüz Türkiye hedefi, Türk siyasetinin başarısı, inşallah da topyekün milletimizin eseri olacaktır.</p>

<p>Hep birlikte Türk milletiyiz, hepimiz Türkiye Cumhuriyeti’yiz.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 02 Sep 2026 21:36:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/09/bahceli-baris-ve-kardeslik-iklimini-zehirlemek-isteyen-dinamikler-devrededir-1788374927.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Yeni Parti&#039;li vekili Aleviler konuşturmadı: Vekilim lan, ben!</title>
                <category>SİYASET</category>
                <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/yeni-partili-vekili-aleviler-konusturmadi-vekilim-lan-ben-3394</link>
                <guid>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/yeni-partili-vekili-aleviler-konusturmadi-vekilim-lan-ben-3394</guid>
                <description><![CDATA[Bursa’da düzenlenen Alevi Dayanışma Pikniği’nde konuşmacı listesinde olmadığı halde siyasi konuşma yapmak isteyen Yeni Parti Milletvekili Nurhayat Altaca Kayışoğlu, katılımcıların ve Adaköy Cemevi Başkanı’nın tepkisi üzerine “Vekilim lan ben” diyerek gerginlik çıkardı ve alanı terk etti.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Bursa Kestel Yeşilvadi Piknik Alanı’nda 30 Ağustos 2026 Pazar günü gerçekleştirilen Bursa Alevi Dernekleri Platformu Dayanışma Pikniği’nde gergin anlar yaşandı.</p>

<p>Etkinliğe katılan Yeni Parti Bursa Milletvekili Nurhayat Altaca Kayışoğlu, program sırasında söz alarak konuşma yapmak istedi. Ancak organizasyon yetkilileri ve bazı katılımcılar, Kayışoğlu’nun konuşmacı listesinde yer almadığını belirterek bu talebe karşı çıktı.</p>

<p>Katılımcılar, Kayışoğlu’na hitaben, “Burası siyasi propaganda yapılacak bir yer değil. Konuşmacı olarak davet edilmediniz. Misafir olarak geldiniz, hoş geldiniz; ancak burada siyasi konuşma yapamazsınız” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Sözlü itirazların ardından ortamda gerginlik tırmandı. Organizasyon yöneticileri arasında yer alan Adaköy Cemevi Başkanı tepkisini dile getirerek Kayışoğlu’na, “Bu yaptığınız çok yanlış, ayıp ediyorsunuz, pikniği provoke ediyorsunuz” dedi.Yaşanan tartışma sırasında Nurhayat Altaca Kayışoğlu itirazlara karşılık, “Vekilim lan, ben vekilim. Konuşacağım. Nasıl beni konuşturmazsınız burada?” şeklinde kaba bir üslupla tepki gösterdi. Tartışmanın büyümesi üzerine çevredeki vatandaşların araya girdiği, yaşanan gerginliğin ardından Kayışoğlu’nun piknik alanından ayrıldığı görüldü.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 31 Aug 2026 23:20:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/08/yeni-partili-vekili-aleviler-konusturmadi-vekilim-lan-ben-1788208199.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>CHP&#039;li Orhan Sarıbal: Alevi Kültür Ve İnancına Saldırıları Kınıyorum</title>
                <category>SİYASET</category>
                <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/chpli-orhan-saribal-alevi-kultur-ve-inancina-saldirilari-kiniyorum-3389</link>
                <guid>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/chpli-orhan-saribal-alevi-kultur-ve-inancina-saldirilari-kiniyorum-3389</guid>
                <description><![CDATA[CHP Genel Başkan Yardımcısı Orhan Sarıbal, Alevilere yönelik ayrımcı ve nefret içeren açıklamaları kınayan bir yazılı açıklama yayımladı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>CHP Genel Başkan Yardımcısı Orhan Sarıbal, Alevilere yönelik ayrımcı ve nefret içeren açıklamaları kınayan bir yazılı açıklama yayımladı.</strong></p>

<p>Sarıbal, Altan Tan’ın Alevileri&nbsp;<strong>“siyasal Alevilik”</strong>&nbsp;ve&nbsp;<strong>“Ali’siz ateist sözde Aleviler”</strong>&nbsp;gibi ifadelerle ayırmasını, bazı Alevilerin kimliğini yok sayarak onları İslam’la hesaplaşmak ve barış sürecini engellemekle suçlamasını kabul edilemez bulduğunu belirtti. “Hiç kimse Aleviliğin sınırlarını belirleyemez, kimin Alevi olup olmadığına karar veremez. İnanç da inançsızlık da her yurttaşın temel hakkıdır. İnsanları inançları, dünya görüşleri ve siyasal tercihleri üzerinden ‘gerçek’ ve ‘sahte’ diye ayırmak açık bir ayrımcılıktır” dedi.</p>

<p>NTV ekranında Kemal Öztürk’ün Arap Alevileri için kullandığı<strong>&nbsp;“Bu Nusayrilerin hepsini katletseler yeridir diyesiniz geliyor”</strong>&nbsp;sözünü ise bir inanç toplumunun tamamını kolektif biçimde suçlayan, katliamı meşrulaştıran açık bir nefret dili olarak nitelendirdi. Sonradan yapılan niyet açıklamasının, milyonların önünde söylenen bu sözün ağırlığını ve yarattığı tehlikeyi ortadan kaldırmadığını vurguladı.</p>

<p>Açıklamada, Alevilere yönelik her türlü ayrımcılığın, nefretin ve hedef göstermenin karşısında; eşit yurttaşlığın, inanç özgürlüğünün ve birlikte yaşamın yanında durmaya devam edileceği vurgulandı.<br />
<br />
<strong>CHP Genel Başkan Yardımcısı Orhan Sarıbal'ın açıklamasının tam metni şöyle:</strong></p>

<p><strong>Alevi kültür ve inancına saldırıları kınıyorum</strong></p>

<p>Altan Tan’ın Alevileri “siyasal Alevilik”, “Ali’siz ateist sözde Aleviler” gibi ifadelerle ayırması; bazı Alevilerin kimliğini yok sayarak onları İslam’la hesaplaşmak ve barış sürecini engellemekle suçlaması kabul edilemez.</p>

<p>Hiç kimse Aleviliğin sınırlarını belirleyemez, kimin Alevi olup olmadığına karar veremez. İnanç da inançsızlık da her yurttaşın temel hakkıdır. İnsanları inançları, dünya görüşleri ve siyasal tercihleri üzerinden “gerçek” ve “sahte” diye ayırmak açık bir ayrımcılıktır.</p>

<p>Kemal Öztürk’ün NTV ekranında Arap Alevileri için kullandığı, “Bu Nusayrilerin hepsini katletseler yeridir diyesiniz geliyor” sözü ise bir inanç toplumunun tamamını kolektif biçimde suçlayan, katliamı meşrulaştıran açık bir nefret dilidir.</p>

<p>Sonradan yapılan niyet açıklaması, milyonların önünde söylenen bu sözün ağırlığını ve yarattığı tehlikeyi ortadan kaldırmaz.</p>

<p>Bu ülke, Alevileri hedef gösteren sözlerin Maraş’ta, Çorum’da, Sivas’ta ve Gazi’de nelere yol açtığını acı biçimde yaşamıştır.</p>

<p>Katliamların zemini bir günde oluşmadı; ayrımcı sözlerle, hedef göstermelerle ve cezasızlıkla hazırlandı. Bu nedenle kullanılan dili sıradan bir siyasi tartışma veya düşünce açıklaması olarak göremeyiz.</p>

<p>Aleviler bu ülkenin eşit yurttaşları ve demokrasi mücadelesinin onurlu taşıyıcılarıdır. Kimliklerinin sorgulanmasına, inançlarının tarif edilmesine ve yaşam haklarını tehdit eden nefret diline teslim olmayacaklardır.</p>

<p>RTÜK, NTV’deki yayın hakkında derhal inceleme başlatmalı; ilgili adli makamlar nefret ve şiddeti meşrulaştıran ifadeler karşısında harekete geçmelidir. Medya kuruluşları da Alevi düşmanlığına ve toplumsal barışı tehdit eden söylemlere yayın zemini sunmamalıdır.</p>

<p>Alevilere yönelik her türlü ayrımcılığın, nefretin ve hedef göstermenin karşısında; eşit yurttaşlığın, inanç özgürlüğünün ve birlikte yaşamın yanında durmaya devam edeceğiz.<br />
<br />
<a href="https://x.com/orhansaribalchp/status/2093736212016038379"><img alt="" src="https://www.alevihaberler.com.tr/public/images/detay/HQ5x_ANWEAAGMV3.jpg" style="height:800px; width:640px" /></a></p>

<p>Kaynak link:<a href="https://x.com/orhansaribalchp/status/2093736212016038379">https://x.com/orhansaribalchp/status/2093736212016038379</a></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sun, 30 Aug 2026 23:50:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/08/chpli-orhan-saribal-alevi-kultur-ve-inancina-saldirilari-kiniyorum-1788123392.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Ömer Çelik&#039; ten Suriye&#039;nin egemenliğine ve toprak bütünlüğüne destek</title>
                <category>SİYASET</category>
                <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/omer-celik-ten-suriyenin-egemenligine-ve-toprak-butunlugune-destek-3382</link>
                <guid>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/omer-celik-ten-suriyenin-egemenligine-ve-toprak-butunlugune-destek-3382</guid>
                <description><![CDATA[AK Parti Parti Sözcüsü Ömer Çelik, Suriye’deki gelişmelere ilişkin önemli bir açıklama yaptı.Suriye politikasını vurgulayarak, ülkenin egemenliği ve toprak bütünlüğüne destek mesajı verdi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Ömer Çelik, Suriye’deki gelişmelere ilişkin önemli bir açıklama yaptı. Çelik, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Suriye politikasını vurgulayarak, ülkenin egemenliği ve toprak bütünlüğüne destek mesajı verdi.</strong></p>

<p><strong>Çelik, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada şunları kaydetti:</strong></p>

<p>Sayın Cumhurbaşkanımız kardeş Suriye’nin üzerine karanlığın çöktüğü en zor günlerde, Suriyeli kardeşlerimizin tamamını terörden ve emperyalist saldırılardan korumak için büyük bir mücadele verdi. Bu soylu mücadeleye yıllar ve tarih şahittir.&nbsp;</p>

<p>Suriye’nin egemenliğinin ve toprak bütünlüğünün korunmasını her zaman destekliyoruz. Suriye geleceğe bir ve bütün olarak ilerlemelidir.&nbsp;</p>

<p>SDG’nin feshedilmesinden sonra Suriye’nin iç bütünlüğünü güçlendirme açısından önemli bir eşik geçilmiş oldu.&nbsp;</p>

<p>Şara yönetiminin kapsayıcı yönetim adımları, Suriye’nin geçmişin karanlıklarından kurtulması ve sağlam bir geleceğe ilerlemesi yönünde çok önemli mesafeler katetmesini sağlıyor.&nbsp;</p>

<p>“Terörsüz Türkiye” ve “terörsüz bölge” hedeflerimiz, kendi çıkarları için yakın coğrafyamızı parçalamak ve yağmalamak isteyenlerin planlarını akamete uğratacak bir iradeyi temsil ediyor. Bu irade, yakın coğrafyamızdaki &nbsp; Kürt kardeşlerimiz için de aydınlık bir geleceği işaret ediyor.&nbsp;</p>

<p>Suriye’nin ve komşu ülkelerin istikrarı, güvenliği refahı için atılan her adımı, Cumhurbaşkanımızın inşa ettiği “kardeşlik siyaseti”mizin gereği olarak desteklemeye devam edeceğiz.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p><a href="https://x.com/omerrcelik/status/2092570673130446888"><span style="color:#2980b9"><strong>Kaynak: [@omerrcelik](https://x.com/omerrcelik/status/2092570673130446888)</strong></span></a></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 26 Aug 2026 17:16:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/08/omer-celik-ten-suriyenin-egemenligini-ve-toprak-butunlugune-destek-1787754482.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Kılıçdaroğlu: Türklerin, Kürtlerin ve Arapların ortak geleceği barıştadır!</title>
                <category>SİYASET</category>
                <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/kilicdaroglu-turklerin-kurtlerin-ve-araplarin-ortak-gelecegi-baristadir-3380</link>
                <guid>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/kilicdaroglu-turklerin-kurtlerin-ve-araplarin-ortak-gelecegi-baristadir-3380</guid>
                <description><![CDATA[Suriye'deki son gelişmeler ve bölge siyasetindeki hareketlilik üzerine değerlendirmelerde bulunan Kemal Kılıçdaroğlu, sosyal medya hesabı üzerinden kapsamlı bir açıklama yayınladı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Suriye'deki son gelişmeler ve bölge siyasetindeki hareketlilik üzerine değerlendirmelerde bulunan Kemal Kılıçdaroğlu, sosyal medya hesabı üzerinden kapsamlı bir açıklama yayınladı. Suriye’deki entegrasyon süreçlerinden Türkiye’nin iç barışına ve Orta Doğu’daki diplomatik hamlelere kadar birçok kritik başlığa değinen Kılıçdaroğlu, kalıcı çözümün diyalog ve bölgesel iş birliğinden geçtiğini vurguladı.</strong></p>

<p>Yıllar önce gündeme getirdiği <strong>Ortadoğu Barış ve İş birliği Teşkilatı (OBİT)</strong> projesini hatırlatan Kılıçdaroğlu, Türkiye'nin bölgede savaşın tarafı değil, barışın kurucu gücü olması gerektiğini belirtti.</p>

<h3>Kemal Kılıçdaroğlu’nun Açıklaması</h3>

<p><em><strong>"Suriye’de kalıcı barış ve istikrar yolunda atılan adımları memnuniyetle karşılıyorum.</strong></em></p>

<p><em><strong>SDG’nin silahlı yapılarının Suriye devletine entegrasyonu yönündeki gelişmeler, yalnızca Suriye’nin geleceği açısından değil, bölgemizin huzuru ve güvenliği açısından da büyük önem taşımaktadır.</strong></em></p>

<p><em><strong>Suriye Kürtlerinin kimliklerinin, temel hak ve özgürlüklerinin güvence altında olduğu; bütün etnik ve inanç gruplarının eşit yurttaşlık temelinde bir arada yaşayabildiği, demokratik ve toprak bütünlüğünü koruyan bir Suriye hem Türkiye’nin hem de bölge halklarının çıkarınadır.</strong></em></p>

<p><em><strong>Bu gelişmeler Türkiye açısından da önemli bir fırsat sunmaktadır.</strong></em></p>

<p><em><strong>Kürt meselesini silahın ve çatışmanın gölgesinden tamamen çıkararak demokratik siyasetin, hukukun ve Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin çatısı altında çözmek zorundayız.</strong></em></p>

<p><em><strong>Türkiye’de yürütülen sürecin silahların tamamen bırakılması, terörün sona ermesi, demokrasimizin güçlenmesi ve Türklerle Kürtler arasındaki tarihsel kardeşliğin daha da sağlamlaşmasıyla sonuçlanmasını yürekten diliyorum.</strong></em></p>

<p><em><strong>Türkiye’nin kendi iç barışını güçlendirmesi, yalnızca ülkemiz için değil, Orta Doğu’nun barış ve istikrarı açısından da çok önemli bir güvence olacaktır.</strong></em></p>

<p><em><strong>Yıllar önce bu anlayışla Ortadoğu Barış ve İş birliği Teşkilatı’nı, yani OBİT’i, önermiştim.</strong></em></p>

<p><em><strong>Türkiye, İran, Irak ve Suriye’nin öncülüğünde kurulacak, zaman içerisinde bölgenin diğer ülkelerini de kapsayacak bir barış ve iş birliği yapılanmasının Orta Doğu’nun geleceği açısından tarihî bir ihtiyaç olduğunu bugün de düşünüyorum.</strong></em></p>

<p><em><strong>Çünkü Orta Doğu’nun kaderini başka ülkelerin çıkar hesapları değil, bu coğrafyada yaşayan halkların ortak iradesi belirlemelidir.</strong></em></p>

<p><em><strong>Türkiye kendi içinde barışı, demokrasiyi ve kardeşliği güçlendirdiği ölçüde bölgesinde de barışın öncüsü olabilir.</strong></em></p>

<p><em><strong>Suriye’de kalıcı istikrarın sağlanması, Filistin’de kanın ve gözyaşının dinmesi, İran’a yönelik saldırıların sona ermesi ve bölgemizin yeni savaşların değil, diplomasinin, iş birliğinin ve ortak refahın coğrafyası hâline gelmesi mümkündür.</strong></em></p>

<p><em><strong>Bunun yolu daha fazla çatışmadan değil, daha fazla diyalogdan, diplomasiden ve bölgesel iş birliğinden geçmektedir.</strong></em></p>

<p><em><strong>Vakit kaybetmemeliyiz.</strong></em></p>

<p><em><strong>Türkiye, Orta Doğu’da savaşların tarafı değil, barışın kurucu gücü olmalıdır.</strong></em></p>

<p><em><strong>Türklerin, Kürtlerin ve Arapların ortak geleceği barıştadır.</strong></em></p>

<p><em><strong>Yaşasın halkların kardeşliği! "</strong></em></p>

<p>&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 26 Aug 2026 14:50:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/08/kilicdaroglu-turklerin-kurtlerin-ve-araplarin-ortak-gelecegi-baristadir-1787745370.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Cumhurbaşkanı Erdoğan: Dış politikamızı sadece Türk milleti belirler</title>
                <category>SİYASET</category>
                <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/cumhurbaskani-erdogan-dis-politikamizi-sadece-turk-milleti-belirler-3378</link>
                <guid>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/cumhurbaskani-erdogan-dis-politikamizi-sadece-turk-milleti-belirler-3378</guid>
                <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye’nin komşularına yönelik destek politikasının devam edeceğini ve dış politikanın yalnızca Türk milletinin iradesiyle belirleneceğini vurguladı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, Türkiye’nin komşularına yönelik destek politikasının devam edeceğini ve dış politikanın yalnızca Türk milletinin iradesiyle belirleneceğini vurguladı.</strong></p>

<p>Erdoğan paylaşımında şu ifadeleri kullandı:</p>

<p><em><strong>“Biz elinde on binlerce masumun kanı olan cinayet şebekeleri rahatsız oluyor diye komşularımızın toparlanmasına destek olmaktan vazgeçecek değiliz.</strong></em></p>

<p><em><strong>Bu ülkenin dış politikasını sadece Türk milleti belirler, başka hiç kimse Türkiye’ye ve Türk dış politikasına rota ve sınır çizemez.”</strong></em></p>

<p>Cumhurbaşkanı’nın açıklaması, Türkiye’nin bölgesel politikalarına yönelik eleştirilere yanıt niteliği taşıyor.<br />
<br />
https://x.com/RTErdogan/status/2092341245251326217</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 26 Aug 2026 01:52:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/08/cumhurbaskani-erdogan-dis-politikamizi-sadece-turk-milleti-belirler-1787698579.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Kemal Kılıçdaroğlu: Çözümün tek adresi CHP!</title>
                <category>SİYASET</category>
                <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/kemal-kilicdaroglu-cozumun-tek-adresi-chp-3377</link>
                <guid>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/kemal-kilicdaroglu-cozumun-tek-adresi-chp-3377</guid>
                <description><![CDATA[CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu parti genel merkezinde düzenlenen CHP İl Başkanları Toplantısı’nda teşkilata yönelik dikkat çeken mesajlar verdi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu parti genel merkezinde düzenlenen CHP İl Başkanları Toplantısı’nda teşkilata yönelik dikkat çeken mesajlar verdi.</strong></p>

<p>Türkiye’deki mevcut sorunların tek çözüm adresinin CHP olduğunu vurgulayan Kılıçdaroğlu, partinin temel ilkelerine ve ahlaki üstünlüğüne dikkat çekti. Kendilerine yönelik her türlü eleştirinin yapılabileceğini ancak dürüstlük ve ahlak konusunda kimsenin olumsuz bir söz söyleyemeyeceğini belirten Kılıçdaroğlu, milletin geleceği için azimle çalışmaları gerektiğini ifade etti.</p>

<p>Siyasetin kişisel bir çıkar ya da zenginleşme kapısı olmadığını vurgulayan Kılıçdaroğlu, konuşmasında şu ifadeleri kullandı:</p>

<p><em><strong>&nbsp;“CHP, bir makamın, bir dönemin ya da bir kadronun değil, milletin ortak geleceğine kilitlenmiş bir partidir. Biz millet için, vatandaş için çalışan bir kadroyuz. Siyaset, zenginleşme aracı değildir, bunu her yerde söyleyin.”&nbsp;</strong></em></p>

<p>Toplumun huzuru ve refahı için mücadele ettiklerini belirten Kılıçdaroğlu, partisinin duruşunu şu sözlerle aktardı:</p>

<p><em><strong>“Kim siyaset yapıp zenginleşiyorsa, bilin ki vatandaşın cebindeki parayı çalıyordur. Biz, beytülmale el uzatan bir gelenekten gelmiyoruz. Tek düşüncemiz, vatandaşın varlıklı olmasıdır. Evinde huzur içinde yaşaması, elektriğinin kapatılmaması, suyunun kesilmemesi, evine ekmek götürmesi, hiçbir çocuğun yatağa aç girmemesi, her evde huzurun ve bereketin olmasıdır. Bizim temel amacımız, temel felsefemiz budur.”</strong></em></p>

<p>Siyasette şahsi çekişmelerin yeri olmadığını dile getiren Kılıçdaroğlu, il başkanlarına parti içi gündemler ve ayrılıklar konusunda uyarılarda bulundu:</p>

<p><em><strong>“Eğer siyaseti kişisel hesaplaşmaya indirgersek vatandaşa güven vermeyiz. Biz neyi yapacağız, onu anlatacağız. Bizim derdimiz ayrı. CHP'den ayrılanlarla sakın ola ki tartışmaya girmeyin. Biz, kısır tartışmaları değil, ülkemizin sorunlarını çözmek için yola çıktık. Memleketin bu kadar sorunu varken biz bu sorunları çözmeye çalışacağız.”</strong></em></p>

<p>Yaklaşan olağan kurultay sürecine de değinen Kılıçdaroğlu, parti içi demokrasiyi pekiştirecek adımlar atacaklarını belirterek şunları söyledi:</p>

<p><em><strong>&nbsp;“Tüzüğümüzü değiştireceğiz, ön seçimi zorunlu hale getireceğiz.”</strong></em></p>

<p>Örgütün sahada aktif bir şekilde halkı ikna etmesi gerektiğini vurgulayan Kılıçdaroğlu, il başkanlarına yüklenen sorumluluğu şu sözlerle özetledi:</p>

<p><em><strong>&nbsp;“CHP'yi tekrar kuruluşundaki ahlaki kodlara oturtacağız. Sizler, CHP'yi yeniden ahlaki kodlara kavuşturacak olan il başkanlarısınız. O nedenle gittiğiniz her yerde ahlaktan, erdemden, bilgelikten, güzellikten söz edeceksiniz. Bunu yaptığımız zaman güveni oluştururuz. İkna edemeyeceğimiz kimse yoktur. 30 kişiyi mi ikna edemiyorsunuz, 100 kişiyi mi ikna edemiyorsunuz, hemen bana telefon açacaksınız, onlarla konuşacağım ve tamamını ikna edeceğim.”&nbsp;</strong></em></p>

<p>Kamuoyunda "Çerçeve Yasa" olarak bilinen Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun hakkında da değerlendirmelerde bulunan Kılıçdaroğlu, bu konudaki ilk ve en net duruşu CHP'nin sergilediğini belirterek konuşmasını şu sözlerle tamamladı:</p>

<p><em><strong>&nbsp;“Bu ülkenin huzurunu, barışını istiyoruz. Bu ülkenin kendi coğrafyasında ve komşu coğrafyalarda büyümesini istiyoruz.”</strong></em></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 26 Aug 2026 01:35:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/08/kemal-kilicdaroglu-cozumun-tek-adresi-chp-1787698042.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Kılıçdaroğlu 2 Eylül&#039;de İzmir&#039;de! Örgütle Buluşacak, Sahaya İnecek!</title>
                <category>SİYASET</category>
                <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/kilicdaroglu-2-eylulde-izmirde-orgutle-bulusacak-sahaya-inecek-3376</link>
                <guid>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/kilicdaroglu-2-eylulde-izmirde-orgutle-bulusacak-sahaya-inecek-3376</guid>
                <description><![CDATA[CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, "arınacağız" söylemiyle başlattığı Türkiye genelindeki örgütlenme hamlesine İzmir’de devam ediyor.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, "arınacağız" söylemiyle başlattığı Türkiye genelindeki örgütlenme hamlesine İzmir’de devam ediyor. Kentteki hem il hem de ilçe düzeyindeki teşkilatlanma çalışmalarını tamamlayan Kılıçdaroğlu, 2 Eylül Çarşamba günü İzmir’e bir ziyaret gerçekleştirecek.</strong></p>

<p><strong>İlk Durak İl Başkanlığı</strong></p>

<p>İzmir programı kapsamında CHP Lideri Kılıçdaroğlu’nun ilk adresi CHP İzmir İl Başkanlığı olacak. Burada parti örgütüyle bir araya gelecek olan Kılıçdaroğlu, tamamlanan yapılanma süreci ve gündemdeki gelişmeler üzerine teşkilat mensuplarıyla görüş alışverişinde bulunacak.</p>

<p><strong>Karşıyaka’da Sahaya İnecek</strong></p>

<p>Parti binasındaki buluşmanın ardından saha çalışmalarına geçecek olan Kılıçdaroğlu, Karşıyaka ilçesinde temaslarını sürdürecek. Program dahilinde bölgedeki dezavantajlı kesimlerle bir araya gelerek talepleri dinlemesi bekleniyor.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 25 Aug 2026 18:14:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/08/kilicdaroglu-2-eylulde-izmirde-orgutle-bulusacak-sahaya-inecek-1787672337.webp"/>
            </item>
            </channel>
</rss>
