<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
     xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
     xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
     xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
     xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
     xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
     xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/">
    <channel>
        <title>Alevi Haberleri Sitesi</title>
        <link>https://www.alevihaberler.com.tr/</link>
        <description>Alevi Haberler, Son dakika Alevi haberleri, Alevi haberleri, Cemevi haberleri, Bektaşi haberleri, Aleviler</description>
        <language>tr</language>
                                <item>
                <title>Bahçeli: “Yeni dünya düzeni” bugün bir “kaos” olarak karşımıza çıkmaktadır</title>
                <category>SİYASET</category>
                <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/bahceli-yeni-dunya-duzeni-bugun-bir-kaos-olarak-karsimiza-cikmaktadir-3158</link>
                <guid>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/bahceli-yeni-dunya-duzeni-bugun-bir-kaos-olarak-karsimiza-cikmaktadir-3158</guid>
                <description><![CDATA[ABD Başkanı Trump ve İsrail Başbakanı Netanyahu’yu eleştiren Bahçeli, “rıza üretmeyi bir kenara bırakarak zora dayalı hegemonyanın sürdürülemez olduğunu göz ardı ettiklerini” söyledi. Batı kamuoyunun ve sağduyulu dünya Yahudilerinin bu politikalara karşı sesini yükseltmesi gerektiğini dile getirdi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, TBMM Grup Toplantısı’nda önemli değerlendirmelerde bulundu.<br />
<br />
Devlet Bahçeli, konuşmasına Merhum Alparslan Türkeş’i ebediyete irtihalinin 29. yıl dönümünde rahmet ve minnetle anarak başladı. Türkeş’i “Türk milliyetçiliğini sosyolojik bir gerçeklik ve tarihsel süreklilik içinde milletin vicdanına kökleştiren, onu ahlak nizamı ve medeniyet iddiası haline getiren müstesna bir devlet ve dava adamı” olarak nitelendirdi. Türkeş’in Türk birliği ve Turan ülküsünün Allah’ın izniyle gerçekleşeceğini vurguladı.</p>

<p><strong>Küresel Kaos ve Bölgesel Gelişmeler</strong><br />
Bahçeli, dünyada değerler sisteminin çöktüğü, büyük anlatıların iflas ettiği tarihi bir dönemeçte olunduğunu belirtti. Eski düzenin anlam kodlarının ortadan kalktığını, yeni egemenlik formlarının ise henüz yürürlüğe girmediğini ifade etti. Bu süreci “eskinin öldüğü, yeninin ise henüz doğmadığı” bir kriz olarak tanımladı. Behçeli, "Geçen yirmi yıl içinde ayak seslerini duyduğumuz ve birçok konunun içeriğini oluşturan “yeni dünya düzeni” bugün bir “nizam” değil bir “kaos” olarak karşımıza çıkmaktadır." ifadelerini kullandı.</p>

<p>ABD Başkanı Trump ve İsrail Başbakanı Netanyahu’yu eleştiren Bahçeli, <em><strong>“rıza üretmeyi bir kenara bırakarak zora dayalı hegemonyanın sürdürülemez olduğunu göz ardı ettiklerini” </strong></em>söyledi. Batı kamuoyunun ve sağduyulu dünya Yahudilerinin bu politikalara karşı sesini yükseltmesi gerektiğini dile getirdi.</p>

<p>İsrail-İran Savaşı’nın 39. gününde devam ettiğini hatırlatan Bahçeli, saldırıların can kaybını ve altyapı tahribatını artırdığını, Hürmüz Boğazı odaklı çatışmanın enerji krizini ve tedarik zincirlerini olumsuz etkilediğini belirtti. İran halkının kararlı direnişinin uluslararası alanda dikkat çektiğini kaydetti. Küresel örgütlerin işlevsizleştiğini ve kalıcı barış için arabuluculuk yapamadığını vurguladı.</p>

<p><strong>Türkiye’nin Rolü ve İç Gündem</strong><br />
Bahçeli, Cumhur İttifakı ile Türkiye’nin bu eşikte bölgesel istikrara katkı sağlayacağını ifade etti. Türkiye’nin tarihsel derinliği, jeopolitik konumu, askeri ve teknolojik gücüyle krizleri yönetebilen ve denge kuran bir aktör haline geldiğini söyledi. Rusya-Ukrayna savaşındaki arabuluculuk rolünü örnek gösterdi.</p>

<p>Enerji güvenliğikonusunda uyarılarda bulunan Bahçeli, Hürmüz Boğazı gelişmelerinin küresel enerji sistemini tehdit ettiğini belirtti. Türkiye’nin Karadeniz doğal gazı, Güneydoğu ve Doğu Anadolu’daki petrol keşifleriyle “geçiş ülkesi” olmaktan çıkıp bölgede enerji istikrarının merkezi haline geldiğini kaydetti. “Enerjide bağımsızlık, Türkiye’nin Kızıl Elmasıdır” dedi.</p>

<p>Savunma sanayindeki yerli ve milli ilerlemeyi öven Bahçeli, Türkiye’nin dış tedarikten “geliştiren ve üreten” konuma geçtiğini, insansız sistemlerdeki başarıların bunun en görünür örneği olduğunu dile getirdi. Nuri Demirağ, Vecihi Hürkuş gibi öncü isimleri rahmetle andı.</p>

<p><strong>Terörsüz Türkiye Süreci</strong><br />
Bahçeli, <em><strong>“Terörsüz Türkiye” </strong></em>sürecine geniş yer ayırdı. 17 Mayıs 2025’te yaptığı<em><strong> “Barış tek kanatlı bir kuş değildir”</strong></em> açıklamasını hatırlatarak, bir kanadın Öcalan’ın çağrısı ve fesih kararıyla, diğer kanadın ise millet iradesiyle oluştuğunu belirtti.</p>

<p>TBMM’de komisyon çalışmalarının büyük olgunlukla sonuçlandığını söyleyen Bahçeli, yasal düzenlemelerin Meclis’e taşınacak olgunluğa erişmesinden memnuniyet duyduğunu ifade etti. “Barış teslimiyet değildir, taviz değildir. Barış adaletin, kardeşliğin ve milli varlığın birlikte yükseldiği bir ülküdür” dedi.</p>

<p>Sürecin milletin bekasına ve toplumsal huzura katkı sağlayacağını,<em><strong> “doğru zamanda atılan doğru bir adım” </strong></em>olduğunu vurguladı. Hiçbir boşluk, ihmal veya zafiyete izin verilmeyeceğini, fitne ve ihanete fırsat tanınmayacağını belirtti.<br />
<br />
Devlet Bahçeli'nin açıklamasının tam metni şöyle:<br />
<br />
Genel Başkanımız Sayın Devlet BAHÇELİ’nin, TBMM Grup Toplantısında yapmış oldukları konuşma.</p>

<p>Aziz Dava Arkadaşlarım,</p>

<p>Muhterem Milletvekilleri,</p>

<p>Saygıdeğer Hanımefendiler, Beyefendiler,</p>

<p>Basınımızın Kıymetli Temsilcileri,</p>

<p>Yurt içinde ve yurt dışında, gönül ve kültür coğrafyamızın her köşesinde bizleri takip eden aziz vatandaşlarımızı en kalbi duygularımla, sevgiyle, saygıyla ve muhabbetle selamlıyorum.</p>

<p>Türkiye Büyük Millet Meclisi Grup Toplantımız vesilesiyle bir kez daha sizlerle aynı çatı altında bulunmaktan memnuniyet duyuyor, her birinizi hürmetle, vefayla ve kardeşlik duygularımla selamlıyorum.</p>

<p>Değerli Dava Arkadaşlarım,</p>

<p>Türk milletinin müşterek hafızasında silinmez izler bırakan, fikirleriyle çağları aşan, mücadelesiyle Türk milletinin davasını milletimizin ruh köklerine nakşeden merhum Başbuğumuz Alparslan Türkeş Bey’i, ebediyete irtihalinin 29. yıl dönümünde rahmet ve minnetle yâd ediyoruz.</p>

<p>Türkeş Bey; Türk milliyetçiliğini teorik bir çerçeveden çıkarıp, sosyolojik bir gerçeklik ve tarihsel bir süreklilik içinde milletin vicdanında kökleştiren; onu bir ahlak nizamı, bir aksiyon disiplini ve bir medeniyet iddiası haline getiren müstesna bir devlet ve dava adamıdır.</p>

<p>Merhum Türkeş Bey, hayatının her safhasında milli aklı esas almış; devleti “ebed müddet” şuuruyla kavramış, milleti merkeze yerleştiren bir siyaset anlayışını tavizsiz şekilde temsil etmiştir.</p>

<p>O zor zamanların adamıydı.</p>

<p>Fırtınalı dönemlerin sarsılmaz iradesiydi.</p>

<p>Karanlık senaryoların karşısında yakılmış bir meşaleydi.</p>

<p>Ne tehditlere boyun eğmiş, ne de menfaat kapılarında eğilip bükülmüştür</p>

<p>İnandığı değerleri her şart altında savunmuş; Türk milletinin birliğini, dirliğini ve bekasını her türlü siyasi hesabın üstünde tutmuştur.</p>

<p>Onun hayalini kurduğu ve bizlere emanet ettiği Türk birliği ve Turan ülküsü, Allah’ın izniyle mutlaka hayat bulacaktır, gerçeğe dönüşecektir.</p>

<p>Çünkü büyük Türk milleti, geçmişinden aldığı kudretle geleceğini inşa edecek iradeye sahiptir.</p>

<p>Bu duygu ve düşüncelerle; Merhum Başbuğumuz Alparslan Türkeş Bey’i ebediyete irtihalinin 29’uncu yıl dönümünde bir kez daha saygı ve rahmetle yâd ediyorum.</p>

<p>Değerli Dava Arkadaşlarım;</p>

<p>Dünyada değerler sisteminin çöktüğü, büyük anlatıların iflas ettiği, tarihi bir dönemeçte olduğumuz herkesin malumudur.</p>

<p>Eski düzenin kurgulamış ve inşa etmiş olduğu anlam kodları ortadan kalkmış lakin yeni egemenlik formları ise tasavvur şeklinde bulunduğu için yürürlüğe girmemiştir.</p>

<p>Küresel düzenin derin bir şekilde sarsıldığı ve anlam sisteminin bozulduğu bu dönemde kararlarımızı bu gerçeği göz önünde bulundurarak ortak bir sorumlulukla almak durumundayız.</p>

<p>Tarihin çeşitli kırılma ve kopuş anlarında en etkili güvenlik, milli birlik ve beraberlik içerisinde ortak iradeye dayanan güvenliktir.</p>

<p>Ve bu durum; hepimizin ortak akli, ahlaki ve vicdani sorumluluğudur.</p>

<p>Bugün tanık olduğumuz küresel ve bölgesel istikrarsızlık, yaşanılan çatışmalar eskinin tam olarak öldüğünün yeninin ise henüz doğmamış olduğunun göstergesidir.</p>

<p>Bu da kelimenin tek anlamı ile bir kriz durumudur.</p>

<p>Kriz ise, sorunların ne olduğunu bilmemek değil, çözümlerin ne olduğunu bilmemektir.</p>

<p>Lakin her kriz dönemi diğer taraftan bir eşiktir.</p>

<p>Cumhur İttifakı ile beraber Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin kurmuş olduğu yapıcı ilişkiler, inşallah bu eşiği bölgenin istikrarı için varılacak bir hedefe dönüştürecektir.</p>

<p>Zira dünya düzeni içerisinde 2. Dünya savaşından sonra, kurumsallaştığını düşündüğümüz küresel örgütler işlevselliğini yitirmiş, ortak bir akılla krizlere karşı çözüm üretme kabiliyetlerini de kaybetmişlerdir.</p>

<p>Küresel ölçekte sağlanmış olan hegemonya, ahlaki ve ideolojik referans kalıplarını kaybetmiş, rıza üretme anlayışı ortadan kalkmış, bu durum ise haklının güçlü olduğu değil, güçlünün haklı olduğu anlayışına evrilip, huzursuzluğun ortaya çıkmasına şiddetin normalleşmesine neden olmuştur.</p>

<p>Trump ve Netenyahu, rıza üretmeyi bir kenara bırakarak, zora dayalı hegemonyanın sürdürülemez olduğunu göz ardı etmiş ve tarih dışı bir tutumla telafisi zor bir hata yapmışlardır.</p>

<p>İbretlik bir biçimde de bu hatalarına ısrarla devam ettikleri gözlemlenmektedir.</p>

<p>Çünkü onları bir araya getiren değereler manzumesi ve insanlığın ortak düşüncesinin birikimine dayalı söz varlığı tükenmiş, batılı akıl için anlam sistemi açısından yolun sonu görünmüştür.</p>

<p>Başta ABD’deki, Trump karşıtı yürüyüşler ve savaş karşıtı yüksek rütbeli askeri hiyerarşideki tartışmalar olmak üzere, Batı kamuoyunun halk ve bürokrasi bazında, vicdanının sesini dinlemeye devam etmesi halinde, Trump yönetimi bu gerçeklikle yüzleşmek zorunda kalacaktır.</p>

<p>Benzer bir şekilde, geçen hafta da ifade ettiğim gibi sağduyulu dünya Yahudilerinin Netenyahu’nun Siyonist ideolojik zihniyetine karşı, itirazlarını yüksek sesle dile getirmeleri beklenilmektedir.</p>

<p>İşte bu nedenlerden dolayı;</p>

<p>Her konuyu derinlemesine incelemek ve gerçeğe en yakın bir şekilde sonuçlar çıkarmak bir mecburiyet, milletimize karşı ilkeli ve tutarlı bir siyasetin gereğidir.</p>

<p>Geçen yirmi yıl içinde ayak seslerini duyduğumuz ve birçok konunun içeriğini oluşturan “yeni dünya düzeni” bugün bir “nizam” değil bir “kaos” olarak karşımıza çıkmaktadır.</p>

<p>Bu kaos insanlığı etkilemekte, masum insanlar ölmekte, bir istikrarsızlık dünyayı derinden sarsmaktadır.</p>

<p>Modern düşünürlerin ifadesiyle bugünkü dünya durumu deyim yerindeyse bir “fetret dönemini” andırmakta, bir gelecek tasavvurundan ziyade geçmişin acı dolu çatışmacı günlerine götürmektedir.</p>

<p>Nitekim bu tespiti doğrularcasına, küresel ölçekte yaşanan gerilimler ve sıcak çatışmalar her geçen gün daha da derinleşmektedir.</p>

<p>Amerika Birleşik Devletleri, İsrail - İran Savaşı otuz dokuzuncu gününde de karşılıklı saldırılarla devam etmekte, meşruiyetten yoksun, insan onur, haysiyet ve şerefini askıya alan bu saldırıların süreceği de maalesef görünmektedir.</p>

<p>İran’a karşı yapılan saldırılar her geçen gün hem can kaybını artırmakta hem de alt yapının tahribatını giderek büyütmekte, İran, İsrail ve ABD’nin yıkıcı gücüyle bir çıkmaza sürüklenmek istenmektedir.</p>

<p>Tüm bu çok yönlü baskı ve kuşatma girişimlerine rağmen, İran halkının mukavemeti: kararlılığı, dayanıklılığı ve toplumsal refleksiyle dünya kamuoyunun dikkatini üzerine çekmiştir. Bu direniş iradesi, uluslararası çevrelerde şaşkınlıkla karşılanmış, başta Trump olmak üzere birçok siyasi aktörün öngörülerini de boşa çıkarmıştır.</p>

<p>Özellikle Hürmüz Boğazı odaklı çatışma, dünyada da bir taraftan enerji krizini beslemekte, diğer taraftan da tedarik zincirlerini etkilemekte, her geçen gün bu sorunu karanlık ve belirsiz bir geleceğe doğru sürüklemektedir.</p>

<p>Dünyada öngörülemez bir istikrarsızlığı derinleştirecek nitelik arz eden bu savaş uluslararası örgütlerin işlevsizleştiğini ve kalıcı bir barış için arabuluculuk yapmaktan aciz olduklarını göstermektedir.</p>

<p>Sayın Milletvekilleri,</p>

<p>Değerli Dava Arkadaşlarım</p>

<p>Zaman, mekân ve insandan söz ettiğimiz her durumda aslında insanın tarihsel varlığından söz ediyoruzdur.</p>

<p>İnsan tarihsel bir varlıktır. Çünkü atalarımızın aldığı kararlar bugün bizim yaşadıklarımızın genel çerçevesini oluşturmaktadır. Tarihsel hafızaya dayanarak bizim alacağımız kararlar da milletimizin geleceğine istikamet verecektir.</p>

<p>Bu gerçeğin idrakiyle,</p>

<p>Böylesi bir milli şuurla,</p>

<p>Böylesi bir milli duyguyla,</p>

<p>Bugünkü dünya durumunun semptomlarını dikkatli bir şekilde çözümlemek ve bunları akıl yoluyla incelemek kuşkusuz siyaset yapıyorum diyen herkesin ortak sorumluluğudur.</p>

<p>İçinden geçtiğimiz zaman diliminde, her zamankinden daha çok, üzerimizde tarihi ve ahlaki bir sorumluluk vardır. Çünkü bugün biz aldığımız kararlarımızla gelecek nesillerimizin hayatını tayin edecek; onlara, ya mutlu ve huzurlu bir geleceği tesis edeceğiz, ya da başa çıkmakta zorlandıkları meşgaleler olarak kötü bir miras bırakacağız.</p>

<p>Tarihin tecrübesi içinden damıtılarak gelen milli kültürümüz, bize şunu tembihlemektedir. Her türlü başarının, her nevi kuvvetin, kudretin, hakiki kaynağı milletin ta kendisidir. İşte bunun içindir ki saatin akrep ve yelkovanı ile birlikte yürüdüğü gibi, devlet ve millet hayatımızı da ahenkle yürütmeliyiz.</p>

<p>20. yüzyılın başında Ortadoğu’nun sınırları yeniden şekillendirilirken kurulan oyunları bozan saf ve duru bir iradeyle Cumhuriyeti inşa eden akıl; bugün emperyalizmin farklı maskelerle yeniden ortaya çıktığı bir dönemde de, Türk ve Türkiye Yüzyılı’nda aynı kararlılık ve bilinçle her türlü oyunu bozacak güçlü bir terkiple daha güçlü bir cumhuriyet iradesi olarak varlığını sürdürmektedir.</p>

<p>Fikir ve Dava Adamı Dündar Taşer’in ifadesiyle:</p>

<p>Çok büyük felaketler geçirmiş, çok feci belalara uğramış, bütün bunlara karşı çok üstün yaşama azmi, direnci göstermiş bir milletiz. Bu yaşama azmi, direnci bizim geleceğe ümitle bakmamızı emreder!..</p>

<p>Hem dünyada hem bölgede gerçekleşen her türlü hadiseyi düzenli bir şekilde çözümlemek, bunları akıl yolu ile incelemek hepimizin ortak sorumluluğudur.</p>

<p>Lakin böylesi bir gerçeklik durumunda bile bugünkü muhalefetin koçbaşını çeken Cumhuriyet Halk Partisi siyaset yerine laf üretmekte, sorunların çözümüne katkı sunmak yerine basit ve çıkarcı bir tutumla hareket etmektedir.</p>

<p>Millet için en değerlisinin ne olduğunun idrakinden yoksun bulunmakta, çeşitli küresel odaklara sığınmakta, yanlış adreste doğru kişiyi aramaktadırlar.</p>

<p>Gerçekle arasına mesafe koymuş olan bu anlayış, köklerle değil yapraklarla uğraşmakta, gerçeğe sırtını dönüp sanala, ömrünü tamamlamış bir söyleme, sosyalist enternasyonale teslim olmaktadır.</p>

<p>Düşünceleri aklın mayasıyla yoğurma kabiliyetini kaybeden anlayış, ülke, bölge ve dünya gündemini basit çıkarları doğrultusunda değerlendirmekte, devletten, milletten ve gerçekliklerden kopmuş görüntü vermektedir.</p>

<p>Öte yandan, son günlerde CHP zihniyetini temsil eden bazı belediye başkanlarının, çürümenin hat safhasına ulaşmış olmalarını ve milletin kendilerine emanet ettiği makamları her açıdan istismar ettiklerini görmekten büyük üzüntü duymaktayız.</p>

<p>Milletimizin içinden geçtiği bu tarihsel dönemeçte yalnızca teşhis koymak kolaycılıktan ibarettir; asıl olan, çare üretmek ve sorumluluk almaktır ki, Milliyetçi Hareket Partisi olarak bizim ortaya koyduğumuz yaklaşım da tam olarak budur.</p>

<p>Nitekim sadece tehditleri sıralamak için politikacı gömleği giymeye dahi gerek yoktur.</p>

<p>Sayın Milletvekilleri,</p>

<p>Değerli Dava Arkadaşlarım:</p>

<p>Hepinizin çok iyi bildiği gibi; Milliyetçi Hareket Partisi “Önce Ülkem ve Milletim sonra partim ve ben” derken slogan değil fikir,</p>

<p>Hamasete dayalı propaganda değil sağduyu ifade eder.</p>

<p>Değerler alanına savaş açmaz, değerlere dayalı politika üretir,</p>

<p>Sorunlardan beslenmez, sorunlara çözüm üretmek için gayret eder.</p>

<p>Ortak kültüre dayanan bir sosyal yapı olarak millet ve bunun dili olarak milliyetçilik, Milliyetçi Hareket Partisi’nin temel felsefi dayanağı ve ilkesel olarak değişmeyecek çizgisidir.</p>

<p>Bu nedenle açıkça ve kararlılıkla ifade etmek gerekir ki:</p>

<p>Bu zorunluluğun yüklediği tarihi misyon sebebiyle Milliyetçi Hareket Partisi, hadiseleri günübirlik gelişmelerin dar kalıpları içinde değerlendiren bir anlayışın çok ötesindedir. Bizim bakışımız; tarih şuuru ile yoğrulmuş, milli hafızayla şekillenmiş ve devletin bekasını esas alan bir bakıştır.</p>

<p>Biz gelişmelere sıradan olaylar zinciri olarak bakmayız.</p>

<p>Bize göre her hadise, Türk milletinin kader çizgisine temas eden bir mahiyet taşır.</p>

<p>Görünenin ötesine bakar, perde arkasındaki niyetleri, hedefleri ve stratejik sonuçları okumaya çalışırız.</p>

<p>Milliyetçi Hareket Partisi’nin nazarında dünya; güç çekişmesinin sertleştiği, dengelerin hızla değiştiği ve yeni bir küresel yapılanmanın sancılarının yaşandığı bir mücadele alanıdır.</p>

<p>Bu tabloda Türkiye’nin yeri, tesadüflerle değil tarihî sorumlulukla, jeopolitik hakikatlerle ve milli iradeyle tayin edilmektedir.</p>

<p>Bizim için esas olan; milletin birliği, devletin bekası ve vatanın bölünmez bütünlüğüdür.</p>

<p>Bu üç temel sütunu hedef alan her girişim, hangi kılıfa bürünürse bürünsün, karşısında Milliyetçi Hareket Partisi’ni bulacaktır.</p>

<p>Burada altı özellikle çizilmelidir ki; Milliyetçi Hareket Partisi gelişmeleri yalnızca izleyen bir siyasi yapı değildir.</p>

<p>Gerektiğinde yön veren, gerektiğinde uyaran, gerektiğinde ise milli duruşu en net şekilde ortaya koyan bir iradenin adıdır.</p>

<p>Türkiye Cumhuriyeti’nin varlığı, Türk milletinin birliği ve milli değerlerin muhafazası bizim için tartışmaya kapalı bir hakikattir.</p>

<p>Siyaset bizim nazarımızda geleceği inşa etme sorumluluğudur.</p>

<p>Bizim kurduğumuz her cümlenin;</p>

<p>Öznesi Türkiye Cumhuriyeti Devletidir.</p>

<p>Nesnesi Türk milletidir.</p>

<p>Yüklemi devlet ve milletin bekasıdır.</p>

<p>Kavgamız bunun içindir.</p>

<p>Adanmışlığımız bu nedenledir.</p>

<p>Asla tereddüt yaşamaz.</p>

<p>Ölüm kapımızı çalsa da katiyen vazgeçmeyiz.</p>

<p>Kıymetli Dava Arkadaşlarım,</p>

<p>Küresel rekabetin kızıştığı, jeopolitik fay hatlarının çatırdadığı, milletlerin ve devletlerin geleceklerini yeniden tayin etmek zorunda kaldığı bir dönemde; Türkiye’nin önünü görecek sağlam bir vizyona, milli bir yönelişe, güçlü bir kararlılığa her zamankinden daha fazla ihtiyacımızın olduğunu hiçbir zaman unutmamalıyız.</p>

<p>Etrafımızda gelişen çatışmalar ne kadar diri, dinamik, tecrübeye dayalı akılla hareket etmemiz gerektiğini göstermektedir.</p>

<p>Gücünü kaybeden aktörlerle yükselen güçlerin rekabet alanına dönüşen bu coğrafyada Türkiye, sahip olduğu istikrar, güvenlik ve kurumsal kapasitesiyle bölge de ki diğer aktörlerden ayrışan bir konumdadır.</p>

<p>Bu durum, ülkemizi yalnızca krizlerden görece uzak tutmakla kalmamakta; aynı zamanda bölgesel aktörler açısından güvenilir bir çekim merkezi haline getirmektedir.</p>

<p>Türkiye’nin bu konumu, tarihsel derinliği, insan kaynağı, köklü devlet geleneği ve özellikle son yıllarda önemli bir dönüşüm geçiren caydırıcı askeri ve teknoloji gücü ile de doğrudan ilişkilidir.</p>

<p>Nitekim sahada güç üreten bir Türkiye’nin, diplomasi masasında da etkili bir aktör olarak öne çıkması kaçınılmaz olmuştur.</p>

<p>Rusya-Ukrayna savaşında üstlenilen arabuluculuk rolü, bu kapasitenin somut bir göstergesi olmuş; benzer şekilde bölgesel gerilimlerde Türkiye’nin denge kurucu rolü daha görünür hale gelmiştir.</p>

<p>Bu çerçevede Türkiye, krizleri yönetebilen ve yönlendirebilen bir aktör olarak konumlanmaktadır.</p>

<p>Nitekim bölgemizdeki son gelişmelerde de yoğun diplomatik girişimlerle süreci nihai bir sonuca ulaştırma çabasını yine etkin biçimde devreye soktuğu görülmektedir.</p>

<p>Değerli Dava Arkadaşlarım,</p>

<p>Öte yandan;</p>

<p>Hayatın her alanının enerjiyle şekillendiği gerçeği göz ardı edilemez. Enerji; evlerimizi aydınlatan, şehirlerimizi diri, sanayimizi ayakta tutan, teknolojiyi ileriye taşıyan görünmez bir kuvvettir.</p>

<p>Üretimin sürekliliğini sağlayan, kalkınmanın hızını belirleyen, milli güvenliğin stratejik temelini oluşturan ve toplumsal refahın seviyesini tayin eden başlıca unsurdur.</p>

<p>Enerji; tarladaki bereketten fabrikadaki üretime, hastanelerdeki hizmetten savunma sistemlerine kadar hayatın her noktasında varlığını hissettiren, düzeni kuran ve sürdüren asli kaynaktır.</p>

<p>Kısacası enerji, hayatın kendisini mümkün kılan ana damar, milletlerin gücünü belirleyen stratejik bir omurgadır.</p>

<p>İşte bu hakikatten hareketle, bugün dünyada yaşanan gelişmeler çok açık bir gerçeği ortaya koymuştur: Küresel enerji sistemi ciddi bir risk altındadır ve bu risk, sınır tanımadan tüm ülkeleri etkileyebilecek bir seviyeye ulaşmıştır.</p>

<p>Artık mesele sadece enerjiye ulaşmak değildir.</p>

<p>Asıl mesele, enerjiyi mümkün kılan yapının bütünüyle tehdit altında olmasıdır.</p>

<p>Hürmüz Boğazı’nda son haftalarda yaşanan gelişmeler, dar bir geçiş hattına özgü sorundan ziyade, küresel enerji düzeninin ne denli hassas hale geldiğini ortaya koymuştur.</p>

<p>Bugün enerji limanları, petrol rafinerileri, boru hatları ve depolama tesisleri doğrudan risk altındadır. Enerji sisteminin kendisi doğrudan hedef haline gelmekte ve tehdit altına girmektedir.</p>

<p>Bu nedenle ortaya çıkan tabloyu klasik bir enerji arz güvenliği meselesi olarak değerlendirmek mümkün değildir. Bu, çok daha derin bir kırılmadır.</p>

<p>Bu, doğrudan küresel ölçekte bir enerji güvenliği meselesidir.</p>

<p>İşte tam da bu yeni dönemde Türkiye’nin rolü yeniden tanımlanmaktadır.</p>

<p>Karadeniz’deki doğal gaz, Güneydoğu ve Doğu Anadolu’daki petrol keşifleri ve uluslararası alandaki enerji arama faaliyetleriyle birlikte Türkiye, güçlü altyapısının da katkısıyla, artık bir geçiş ülkesi olmaktan çıkmış; bölgede enerji istikrarının, güvenin ve barışın merkezi haline gelmiştir.</p>

<p>Türkiye; farklı kaynakları buluşturan, farklı güzergâhları yöneten, kriz anlarında alternatif üretebilen ve gerektiğinde denge kurabilen bir güç haline gelmiştir.</p>

<p>Bu gelişme, ekonomik bir kazanımın ötesinde milli kudretin tahkimi, bağımsızlığın pekişmesi ve devletimizin stratejik kapasitesini güçlendiren önemli bir adımdır.</p>

<p>Çünkü artık enerji, uluslararası sistemde güç dengelerini belirleyen en kritik unsurlardan biridir.</p>

<p>Enerjiye erişim, enerji akışlarını yönetebilme ve bu akışlara yön verebilme kapasitesi, ülkelerin küresel sistemdeki yerini doğrudan belirlemektedir.</p>

<p>Türkiye, bu yeni dönemi doğru okuyan, riskleri doğru analiz eden; enerji alanında oyunu yeniden kuran, dengeyi belirleyen ve geleceği şekillendiren bir iradeyi temsil etmektedir.</p>

<p>Çünkü enerji sadece bir kaynak değildir.</p>

<p>Enerji, güçtür, istikrardır ve en önemlisi barışın anahtarıdır.</p>

<p>Ve bu anlayışla açıkça ifade etmek gerekir:</p>

<p>Enerjide bağımsızlık, Türkiye’nin Kızıl Elmasıdır.</p>

<p>Bu hedef, bir zorunluluktur.</p>

<p>Bu hedef, milli bir duruştur.</p>

<p>Türkiye, bu hedef doğrultusunda kararlılıkla yoluna devam etmektedir.</p>

<p>Aziz Dava Arkadaşlarım,</p>

<p>Tüm bu bahsettiğimiz konulara ilaveten; Türkiye’nin savunma sanayi ve teknoloji alanında son yıllarda kaydettiği ilerlemeyi de görmek ve gururlanmak gerekmektedir.</p>

<p>Hiç şüphesiz bu ilerleme; köklü bir stratejik dönüşümün ürünüdür.</p>

<p>Uzun yıllar boyunca dış tedarike dayalı, yapı-bakım-onarım çalışmaları, modernizasyon ve operasyonel kullanımda çeşitli sınırlılıklar doğurmuş; bu durum yerli üretim ihtiyacını kaçınılmaz hale getirmiştir.</p>

<p>Son yıllarda Türkiye, savunma sanayiinde “tedarik eden” konumdan “geliştiren ve üreten” konuma geçiş sürecini hızlandırmıştır.</p>

<p>Bu dönüşüm, kamu politikaları, özel sektör yatırımları ve mühendislik kapasitesinin artışıyla birlikte daha sistematik bir yapıya kavuşmuştur.</p>

<p>Özellikle insansız sistemler alanında elde edilen başarılar bu dönüşümün en görünür çıktıları olmuştur.</p>

<p>Dolayısıyla Türkiye’nin savunma sanayiinde son yıllarda kaydettiği yükseliş; dışa bağımlılığın azaltılması, yerli ve milli üretim kapasitesinin artırılması ve bu yapının sürdürülebilir bir sistem hâline getirilmesi üzerinden şekillenmiştir.</p>

<p>Bu stratejik hamle, Türkiye’ye yalnızca sahada caydırıcılık kazandırmamış; aynı zamanda uluslararası sistemde daha bağımsız, daha dirençli ve daha etkili bir aktör olma kabiliyetini de kazandırmıştır.</p>

<p>Bu tablo; milletin iradesinin devletin idaresine yön verdiği, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi marifetiyle Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde ve Cumhur İttifakı’nın kararlı siyasi iradesiyle vücut bulan tarihi bir dönüşüm sürecinin meyvesidir.</p>

<p>Dün çeşitli sebeplerle akamete uğratılan savunma sanayi hamleleri, bugün yeniden ayağa kaldırılmıştır.</p>

<p>Bu vesileyle; bu alana emek veren ve vizyon ortaya koyan öncü isimler de her daim rahmet ve minnetle anılmalıdır.</p>

<p>Nuri Killigil, Şakir Zümre, Nuri Demirağ, Vecihi Hürkuş bu milletin, üretme iradesini, mühendislik kabiliyetini ve bağımsızlık ülküsünü temsil eden müstesna şahsiyetler olarak tarihimizdeki yerlerini almıştır.</p>

<p>Aziz ruhları şad olsun.</p>

<p>Bugün gelinen noktada söz konusu şahsiyetlerin ortaya koyduğu hayaller, Türkiye’nin güçlü devlet iradesi ve millet desteğiyle yeniden hayat bulmuş; yarım kalan her bir vizyon, modern imkânlarla tamamlanarak somut birer stratejik kapasiteye dönüşmüştür.</p>

<p>Bu çerçevede savunma sanayii, Türkiye’nin bağımsızlık iradesinin, milli güvenlik vizyonunun ve geleceğe dönük kararlılığının en güçlü tezahürü hâline gelmiştir.</p>

<p>Kıymetli Dava Arkadaşlarım;</p>

<p>17 Mayıs 2025 tarihinde “Barış tek kanatlı bir kuş değildir. Bir kanat Öcalan’ın yaptığı çağrı ve gelinen fesih kararıyla kendisini gösterdi. İki, kanadı millet olarak hep birlikte gövdeye getirmeliyiz” demiştim!</p>

<p>Barış, ancak iki kanadın ahenkle çırpılmasıyla, milletin tamamının aynı istikamete yönelmesiyle yükselebilir.</p>

<p>O gün ifade ettiğimiz gibi, bu kanatlardan biri; terörün gölgesinde şekillenmiş yapıların fesih kararı ve yapılan çağrılarla kendisini göstermişti.</p>

<p>Asıl olan ikinci kanat ise aziz Türk milletinin bizatihi kendisidir gerçeğinden hareketle, milli iradenin merkezi olan TBMM’de yapılan komisyon çalışması büyük bir olgunluk, yüksek bir sorumluluk bilinci ve devlet ciddiyeti içerisinde sonuçlanmıştır.</p>

<p>Bu tablo, milli iradenin tecelligahı olan Gazi Meclisimizin tarihi sorumluluğunu hakkıyla yerine getirdiğinin de açık bir göstergesidir.</p>

<p>Terörsüz Türkiye sürecinde ortaya konan bu güçlü siyasi irade, milletimizi çok yoran bu sorundan kurtulacağımızın da net göstergesi olmaktadır.</p>

<p>Zira bu konu günübirlik tartışmaların ötesinde; milletin bekasına, devletin istikbaline ve toplumsal huzurun teminine dair stratejik bir meseledir.</p>

<p>Terörsüz Türkiye; doğru zamanda atılan doğru bir adımdır.</p>

<p>Tarihi önemde bir dönüm noktasıdır.</p>

<p>Akıl, vizyon, emek, sabır ve itinayla; vatan ve millet aşkıyla, devlet – millet dayanışması ile yürütülen hayırlı bir sürecin de ürünü olacaktır.</p>

<p>“Terörsüz Türkiye” milletimizin özlemle beklediği bir gelişme, daha müreffeh ve huzurlu bir geleceğin müjdesi, kalıcı barışın, umudun, “Lider Ülke Türkiye’nin habercisidir.</p>

<p>Bugün gelinen noktada, yasal düzenlemelerin Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne yasa çalışması olarak taşınacak olgunluğa erişmesi memnuniyet vericidir.</p>

<p>Dünyanın ve bölgemizin ciddi kırılmalarla, risklerle ve jeopolitik sarsıntılarla karşı karşıya bulunduğu bir dönemde; kendi iç bünyemizin tahkimi, milli birliğimizin güçlendirilmesi ve toplumsal dayanışmanın sağlamlaştırılması, ertelenemez bir zaruret halini almıştır.</p>

<p>Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin bu süreçte aldığı inisiyatif, millet adına son derece dikkatli, son derece titiz ve sorumluluk bilinci yüksek bir şekilde yürütülmektedir.</p>

<p>Bu tabloyu yakından takip ediyor, yapılan çalışmaları yakından izliyor ve gereken her hassasiyetin gösterilmesini elzem görüyoruz.</p>

<p>Bu meselede hiçbir boşluk, hiçbir ihmal ve hiçbir zafiyetin kabulü mümkün değildir.</p>

<p>Biz diyoruz ki: Barış; teslimiyet değildir.</p>

<p>Barış; taviz değildir.</p>

<p>Barış; milletin onurunu koruyarak, devletin gücünü muhafaza ederek sağlanan bir dengedir.</p>

<p>Barış; adaletin, kardeşliğin ve milli varlığın birlikte yükseldiği bir ülküdür.</p>

<p>Türkiye Cumhuriyeti, köklü kardeşliğin, güçlü geleceğin, ortak kaderin ve sarsılmaz birlik ruhunun en sağlam teminatıdır.</p>

<p>Bu teminat, dün olduğu gibi bugün de dimdik ayaktadır; yarın da ilelebet payidar kalacaktır.</p>

<p>Ve ben bir kez daha söylüyorum: Bu aziz milletin birliğini bozmaya, kardeşliğimizi zedelemeye kimsenin gücü yetmeyecektir!</p>

<p>Bu ruh yaşadıkça;</p>

<p>Ne fitne kazanacak,</p>

<p>Ne ihanet galip gelecektir.</p>

<p>Konuşmama son verirken Dünya Kupasında aziz milletimizi temsil edecek A Millî Futbol Takımımızı yürekten tebrik ediyorum. Bu kutlu yürüyüşte sorumluluk üstlenen Türkiye Futbol Federasyonunun muhterem Başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu başta olmak üzere yönetimini de samimiyetle kutluyorum.</p>

<p>Millî formayı büyük bir onur ve inançla taşıyan futbolcularımızın sahaya yansıttığı azim, mücadele ruhu ve fedakârlık; teknik heyetimizin kararlı ve disiplinli çalışmalarıyla birleşerek milletimize umut vermektedir.</p>

<p>Hepsinden öte, Dünya Kupası’nda yeniden mücadele etme imkânı bulan bu güzide kadroya inancını esirgemeyen, duaları ve desteğiyle her daim yanında olan büyük Türk milletine şükranlarımı sunuyorum. Temennim odur ki; ay-yıldızlılarımız, tarihine yakışır bir başarıyla milletimizin göğsünü kabartsın, birlik ve beraberliğimizin sahadaki nişanesi olup Türk’ün sesini sahalardan tüm Cihan’a duyursun.</p>

<p>Sağ olun, var olun, Cenab-ı Allah’a emanet olun diyorum.<br />
<br />
Kaynak:&nbsp;<a href="https://x.com/MHP_Bilgi/status/2041431297441046652">https://x.com/MHP_Bilgi/status/2041431297441046652</a></p>

<p>&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 07 Apr 2026 16:01:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/04/bahceli-yeni-dunya-duzeni-bugun-bir-kaos-olarak-karsimiza-cikmaktadir-1775567605.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Erdoğan: Enerji arz güvenliği, tedariki ve depolama noktasında bir sorunumuz yok</title>
                <category>SİYASET</category>
                <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/erdogan-enerji-arz-guvenligi-tedariki-ve-depolama-noktasinda-bir-sorunumuz-yok-3154</link>
                <guid>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/erdogan-enerji-arz-guvenligi-tedariki-ve-depolama-noktasinda-bir-sorunumuz-yok-3154</guid>
                <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde gerçekleştirilen Cumhurbaşkanlığı Kabinesi Toplantısı’nın ardından basın açıklaması yaptı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Kabinesi Toplantısı’nın ardından yaptığı açıklamada, “Dünyaya şöyle bir göz attığımızda, tıpkı salgın döneminde olduğu gibi bazı ülkelerde akaryakıta kota getirildiğini, bazı ülkelerde okulların belirli günlerde kapatıldığını, bazı ülkelerde kamu hizmetlerinin kısıtlanmasının tartışıldığını görüyoruz. Hamdolsun, Türkiye bu karamsar tablonun dışındadır. Enerji arz güvenliği, tedariki ve depolama noktasında bir sorunumuz yok” dedi.</strong></p>

<p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde gerçekleştirilen Cumhurbaşkanlığı Kabinesi Toplantısı’nın ardından basın açıklaması yaptı.</p>

<p>&nbsp;
<p>Toplantıda ele alınan konulara ilişkin açıklamalarda bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi: “Aile, dış politika, ekonomi, enerji ve diğer başlıklarda kapsamlı istişareler yaptığımız bir Kabine Toplantımızı daha tamamlamış bulunuyoruz. Öncelikle aldığımız kararların ülkemize ve milletimize hayırlar getirmesini Cenabıallah’tan niyaz ediyorum.</p>
</p>

<p><strong>“TÜRKİYE YÜZYILI’NI İNŞA MÜCADELEMİZİ AZİMLE SÜRDÜRÜYORUZ”</strong></p>

<p>Birileri bu vatan için meydanlarda nutuk atarken, kimileri de yolsuzluklarını perdelemek için Nutuk önünde poz verirken, Cumhurbaşkanı ve kabinesi olarak Türkiye Yüzyılı’nı inşa mücadelemizi azimle sürdürüyoruz.</p>

<p>Türkiye, ana muhalefetin beyhude bir çabayla köpürtmeye çalıştığı yapay gündemlere takılmadan hedeflerine doğru emin adımlarla ilerliyor. Açık ve net ifade etmek isterim ki, hükûmetimiz gündemine hâkimdir. Bize kimse gündem dayatamaz. Hangi bahaneyle olursa olsun kimse, Türkiye’nin gündemini suni tartışmalarla saptıramaz, enfekte edemez. Ne hükûmetimizin ne milletimizin yakın vadedeki siyasi koordinatlarında erken veya ara seçimin yer almadığının bilinmesini istiyorum.</p>

<p>Bölgemizde, krizler, çatışmalar, büyük çalkantılar yaşanırken bizim tek bir gündemimiz vardır o da ülkemizi bu ateşten uzak tutmak ve milletimizin sofrasındaki ekmeğini büyütmektir. Bunun dışındaki her tartışmayı havanda su dövmek olarak görüyoruz. Biz havanda su dövme değil, iş yapma, hizmet üretme, milletimize hizmet etme peşindeyiz. Biz yatırıma, üretime, hizmete, kalkınmaya gitmesi gereken kaynakları hortumlayanlarla hukuk dairesi içinde mücadele etmenin çabasındayız. Biz, ülkemizin itibarını hem ulusal ölçekte hem uluslararası ölçekte daha da artırmanın mücadelesini veriyoruz. Başkaları ne yaparsa yapsın biz işimize bakıyoruz, önümüze bakıyoruz, Türkiye'yi güçlü ekonomisiyle, büyük ekonomisiyle küresel oyuncu hâline getirmeye bakıyoruz. Nitekim, son toplantımızdan bu yana teknolojiden ulaştırmaya, iletişimden tarıma geniş bir yelpazede eser ve hizmet maratonumuzu sürdürdük.</p>

<p><strong>“TÜRKİYE'NİN BİR İSTİKRAR ADASI OLARAK ÖNE ÇIKTIĞINI GÖRMEKTEN BÜYÜK MEMNUNİYET DUYUYORUZ”</strong></p>

<p>27 Mart Cuma günü İstanbul'da önemli bir toplantıya ev sahipliği yaptık. Dünya Ekonomik Forumu Ülke Stratejisi Toplantısı vesilesiyle küresel iş dünyasının üst düzey yöneticilerini Türkiye'de ağırladık. Toplantıya 16 ülkeden imalat, teknoloji, enerji, finans varlık yönetimi gibi farklı sektörlerden toplam değeri 1,2 trilyon doları bulan yatırımcılar iştirak etti. İlgili bakanlarımız toplantıda iş dünyası temsilcilerine, Türkiye'nin yatırım iklimi, küresel değer zincirlerindeki konumu, sunduğu yatırım fırsatları ve ekonomik görünümü hakkında bilgi verdi. Muhalefetin 'İsraf' diyerek 'Ne gerek var' diyerek kötülediği yatırımlarımız bugün görüyoruz ki Türkiye'yi küresel rekabette çok avantajlı bir konuma getiriyor. Türkiye'nin uluslararası yatırımcıların gelecek planlamalarında bir istikrar adası olarak, bir güvenli liman olarak öne çıktığını görmekten büyük memnuniyet duyuyoruz.</p>

<p><strong>“HÜRMÜZ'ÜN KAPANMASI HER ALANDA KÜRESEL EKONOMİYİ DERİNDEN SARSIYOR”</strong></p>

<p>Burada bir hususun özellikle vurgulanması gerektiğine inanıyorum. İran'a yönelik saldırıların başlamasıyla küresel ekonomi yakın tarihin en ağır şoklarından biriyle yüzleşiyor. Hürmüz Boğazı fiilen kapandı. Hürmüz, sıradan bir geçiş olmanın ötesinde, dünyadaki petrolün yüzde 20'sinin ve doğal gazın çok önemli bir kısmının taşındığı kritik bir hattır. Mesele, sadece enerji de değildir. Petrokimya ürünleri, gübreler, ilaç ham maddeleri ve yarı iletken üretiminde kullanılan helyum gibi birçok kritik mamul de bu boğazdan geçiyor. Yani Hürmüz'ün kapanması yalnızca bir sektörü değil enerjiden tarıma, sanayiden teknolojiye, her alanda küresel ekonomiyi derinden sarsıyor. Mesela, Avrupa'nın son 30 günde fosil yakıt faturası 17 milyar dolar kabardı. Doğal gaz fiyatı yüzde 100, petrol ise yüzde 60 oranında artış kaydetti.</p>

<p><strong>“TÜRKİYE BU KARAMSAR TABLONUN DIŞINDADIR”</strong></p>

<p>Dünyaya şöyle bir göz attığımızda, tıpkı salgın döneminde olduğu gibi bazı ülkelerde akaryakıta kota getirildiğini, bazı ülkelerde okulların belirli günlerde kapatıldığını, bazı ülkelerde kamu hizmetlerinin kısıtlanmasının tartışıldığını görüyoruz. Hamdolsun, Türkiye bu karamsar tablonun dışındadır. Enerji arz güvenliği, tedariki ve depolama noktasında bir sorunumuz yok. Türkiye'nin Basra'dan veya Hürmüz geçişli herhangi bir LNG tedariki bulunmuyor. Yaklaşık yüzde 10'luk petrol ve petrol ürünü ithalatımız buradan gelmesine karşın bunlar bizim kolayca yönetebileceğimiz oranlardır. Muhalefetin yıllardır bizi eleştirdiği enerjide kaynak ülke çeşitlendirme politikamızın değeri işte bugünlerde anlaşılıyor.</p>

<p><strong>“GIDA ARZ GÜVENLİĞİNDE DE HİÇBİR SORUN YAŞAMAYACAĞIZ”</strong></p>

<p>Gübre ve ham madde tedariklerimizi de zaten çok önceden yapmıştık. Savaştan bu yana alternatif ülkelerden uygun fiyata üre gübresi temini için gümrük vergisini sıfıra indirdik. Keza bazı gübre cinslerinde gümrük vergisini sıfırladık. İhracat kapasitesine sahip olduğumuz gübrelerin ihracatını da durdurarak bu ürünlerin yurt içinde daha fazla kullanılabilmesinin önünü açtık. Ayrıca antrepolarda bulunan üre gübresinin Türkiye üzerinden yurt dışına transitini ve yeniden ihracını durdurduk. Gübre gibi tarımsal üretim girdilerinde sıkıntımız yoktur. Aldığımız tedbirler sayesinde inşallah gıda arz güvenliğinde de hiçbir sorun yaşamayacağız. Fahiş fiyat artışlarıyla milletin ekmeğine kan doğrayan savaş fırsatçılarına yönelik denetimlerimiz yoğun bir şekilde devam ediyor. Yine sivil havacılık, denizcilik ve kara yolu tarafında da önlemlerimizi aldık.</p>

<p>Hini hacette kullanmak amacıyla biriktirdiğimiz rezervlerimiz aynı şekilde yeterli ve güçlüdür. Dış borcumuzun ve toplam dış finansman ihtiyacımızın millî gelire oranı tarihsel ortalamaların altındadır. Dış dengeden bütçe disiplinine, Merkez Bankası rezervlerinden bankacılık sektörümüze kadar temel göstergelerde geçmişte karşılaşılan dış şoklara kıyasla çok daha sağlam bir noktadayız.</p>

<p><strong>“KÜRESEL PETROL FİYATLARINDAKİ SERT ARTIŞ KARŞISINDA VATANDAŞIMIZA KORUMA KALKANI OLUŞTURDUK”</strong></p>

<p>Bunlara ilaveten krizin ekonomiye ve piyasaya menfi etkilerini proaktif bir yaklaşımla sınırlı tutmaya gayret ediyoruz. Savaşın başlamasından sadece 5 gün sonra eşel mobil sistemini devreye aldık. Küresel petrol fiyatlarındaki sert artış karşısında vatandaşımıza bir koruma kalkanı oluşturduk. Motorinde litre başına 17 lira, benzinde ise 12 liraya yakın artış pompaya yansıtılmadı. Şimdiye kadar toplam 50 milyar lirayı bulan ek maliyet eşel mobil sistemi sayesinde devletimiz tarafından sübvanse edilmiş oldu. Tüm bunları söylerken elbette her şey güllük gülistanlık demiyoruz. Bölgemizdeki savaşın küresel ticarete yansımalarından özellikle ihracat boyutunda kuşkusuz biz de etkileniyoruz. Ancak biz üretimi, ihracatı ve turizmi ayakta tutan işletmelerimizi koruyor, bu fırtınalı dönemi atlatmalarına yardımcı oluyoruz.</p>

<p>Hafta sonu yeni bir paketi daha kamuoyumuzda paylaştık. Hazine ve Maliye Bakanlığımızın kefalet desteğiyle turizm ve ihracat odaklı sektörlere yönelik yeni bir kredi imkânını devreye aldık. Bu kredinin toplam büyüklüğü 120 milyar liradır. Turizm işletmeleri için 60 milyar lira, ihracatçılar için 42 milyar lira ve katılım finans alanında 18 milyar lira ek limit tanımladık. Böylece finansmana erişimde yaşanabilecek daralmaların önüne geçmeyi ve reel sektörün nakit akışını korumayı hedefliyoruz. Turizm sektörümüze ve ihracatçılarımıza hayırlı olsun diyorum. Dezenflasyon programımızda da herhangi bir taviz söz konusu değildir. Her zaman söylediğimiz gibi istihdamın, üretimin ve ihracatın korunması bu süreçte de önceliğimiz olmayı sürdürecektir. Vatandaşlarımız endişeye kapılmasın, iş dünyamız müsterih olsun.</p>

<p>Türkiye, stratejik coğrafyasıyla, güçlü ve modern altyapısıyla, genç ve nitelikli iş gücüyle, İstanbul Finans Merkeziyle ve daha birçok avantajıyla yeni dönemin doğal cazibe merkezlerinden biri olmaya namzettir. Dünyanın önde gelen şirketleriyle gerçekleştirdiğimiz toplantımızda bunun emarelerini bizzat gördük. Yurt dışında da bunun sinyallerini şimdiden almaya başladık. Ülkemize düşmanlığı bilinen yabancı medya organlarında bile Türkiye'nin yeni dönemin parlayan yıldızı olacağına dair haberler yazılıyor.</p>

<p>Enerji nakil hatlarında daha güvenli alternatifler konuşulmaya başlandı. Talimatlarımız doğrultusunda ekonomi kurmay ekibimiz şu an Türkiye'yi çok uluslu şirketler için bölgesel yönetim merkezi olarak güçlü bir şekilde konumlandırmak, transit ticarette küresel cazibe merkezine dönüştürmek, İstanbul Finans Merkezini dünyanın önde gelen finans merkezlerinden biri hâline getirmek için yoğun çaba sarf ediyorlar. Tıpkı salgın döneminde olduğu gibi bu küresel krizin de ülkemizin önünde yeni kapılar açacağına biz yürekten inanıyoruz.</p>

<p><strong>“5G BİRÇOK ALANDA YENİ FIRSAT PENCERELERİ AÇACAK”</strong></p>

<p>Türkiye, nisan ayına 5G teknolojisiyle buluşmanın gururuyla girdi. Hatırlarsınız, 5G'nin hazırlıklarını bundan 10 yıl önce 2016'da başlatmış, 2018'de ilk testlerimizi yapmıştık. 2019'da sonra Gazi Meclisimizde, stadyumlarımızda ve geniş katılımlı organizasyonlarda pilot uygulama olarak kullanıma açmıştık. 10 yıllık dönemde yaygın kapsama hedefiyle kırsal bölgelerden şehir merkezlerine kadar Türkiye'nin dört bir yanını 5G altyapısıyla donattık. 1 Nisan itibarıyla 81 il merkezimizde hizmete aldığımız 5G'yi inşallah iki sene içinde ülkemizin her karışında hizmete sunacağız. Ülkemizin önünde iletişimin yanı sıra ulaştırmadan sağlığa, tarımdan üretime, ekonomiden eğitime birçok alanda yeni fırsat pencereleri açacak 5G teknolojisinin tekrar hayırlı uğurlu olmasını temenni ediyorum.</p>

<p>Geçen hafta hizmete açma kıvancını yaşadığımız bir diğer alan sulama yatırımlarıydı. 54'ü baraj ve gölet, 109'u sulama tesisi, 18'i içme suyu tesisi olmak üzere toplam 563 yeni tesisimizi ekonomimize kazandırdık. Güncel yatırım bedeli 137 milyar lira olan bu eserlerle 896 milyon metreküp su depolama kapasitesi geliştirmiş, 1 milyon 190 bin dekar araziyi sulamaya açmış olduk. Senelik 212 milyon metreküp içme suyu sağlamanın yanı sıra içme suyu arıtma kapasitemizi günlük 301 bin metreküp daha artırdık. Tamamladığımız tesisler güncel rakamlarla ekonomimize yıllık 22 milyar lira katkı yapacaktır. Hizmete sunduğumuz 563 eserin bir kez daha hayırlı olmasını diliyorum. Bu eserlerin ülkemize kazandırılmasında emeği geçen tüm kurumlarımızı tebrik ediyor, ülkem ve milletim adına kendilerine teşekkür ediyorum.</p>

<p><strong>“BİZ TARİH BOYUNCA OLDUĞU GİBİ BUGÜN DE HAKKIN, HUKUKUN, SULHUN VE İSTİKRARIN TARAFINDAYIZ”</strong></p>

<p>28 Şubat'ta başlayan savaş, diplomatik çabalara rağmen maalesef can almaya, can yıkmaya devam ediyor. İsrail hükûmeti savaşı sonlandırmaya dönük her türlü girişimi baltalamayı sürdürüyor. Bunun yanında İsrail, Mescid-i Aksa'yı kapalı tutarak Filistinli mahkûmlara yönelik idam cezası getirerek, Lübnan'daki işgalini genişleterek, komşusu Suriye'yi sürekli taciz ederek gerilimden beslenen bir ülke olduğunu kendi eylemleriyle tescil ve teyit ediyor.</p>

<p>Şunu bir defa çok açık söylemek durumundayım: Biz tarih boyunca olduğu gibi bugün de çatışmanın, şiddetin ve zulmün değil, hakkın, hukukun, sulhun ve istikrarın tarafındayız. Hemen yanı başımızdaki bir ülkede ateş varken, çatışma ve yıkım varken, siviller ve sivil altyapı hedef alınırken biz buna asla kayıtsız kalamayız. 14 asırdır aynı kıbleye yöneldiğimiz kardeşlerimiz sıkıntı içindeyken biz kendimizi rahat hissedemeyiz. Türkiye olarak İran'ı ve Körfez'i etkileyen bu savaşın ilk gününden beri kardeşlik hukukumuzun gereklerini en güzel şekilde yerine getirdik.</p>

<p>Kim yaparsa yapsın, doğruya doğru, yanlışa yanlış demekten çekinmedik. Savaş uzadıkça yangının başka ülkelere de sirayet edebileceğine dikkat çektik. Çatışmaların 38. günü geride kalırken bölgemiz adına aynı endişeleri taşımaya maalesef devam ediyoruz. Artan riskler karşısında Cumhurbaşkanı olarak şahsım bir taraftan, bakan arkadaşlarımız diğer taraftan diplomatik temaslarımızı hızlandırdık. Silahların susması ve müzakereye alan açılması için eğer iğne ucu kadar şans varsa bunu değerlendirmenin samimi gayreti içindeyiz. Temennimiz bu hukuksuz, anlamsız, gayrimeşru ve tüm insanlık için son derece maliyetli savaşın bir an evvel sona ermesidir.</p>

<p><strong>“TÜRKİYE OLARAK BARIŞ İÇİN SESİMİZİ YÜKSELTMEYİ SÜRDÜRECEĞİZ”</strong></p>

<p>Dünyada barışın sesini yükseltmenin her zamankinden daha önemli hâle geldiği kritik günlerden geçiyoruz. Türkiye olarak barış için sesimizi yükseltmeyi sürdüreceğiz. Burada şunu da hatırlatmak istiyorum: Atalarımızın ifadesiyle gün olur, devran döner. Sırf siyasi ömürlerini uzatmak uğruna bugün barışı dinamitleyenler yarın kendilerinin de barışa, adalete, hukuka ihtiyaç duyacaklarını akıllarından çıkarmasın. Tarih bunun sayısız örnekleriyle doludur. İşte en son Hitler bir türlü dizginleyemediği ihtiraslarının kurbanı olmuş, hem kendine hem halkına hem de dünyaya büyük acılar yaşatmıştır. Bugün Hitler'in izinden gidenler sadece insanlığa karşı değil, kendi vatandaşlarına karşı da Hitler rolünü oynamaktadır. Uluslararası toplumun artık bu gidişe bir ‘dur’ demesinin vakti gelmiştir. Biz kendi insanımızla ve kardeşlerimizle bölgedeki tüm halklar için barış istemeye, barış için çabalamaya inşallah devam edeceğiz.</p>

<p><strong>“86 MİLYON OLARAK HEP BERABER BÜYÜK BİR AİLEYİZ”</strong></p>

<p>Gerek dünyanın gidişatı gerekse bölgemizdeki gelişmeler, ülkemizde iç cephemizi tahkim etmek, huzur, güvenlik ve kardeşliği güçlendirmek amacıyla başlattığımız Terörsüz Türkiye sürecinin önemini göstermiştir. Başarısı için üzerine titrediğimiz süreç 17 aylık zaman diliminde hamdolsun birçok kritik eşiği aşmış, direnç testlerinden güçlenerek çıkmıştır. Millî Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonumuz uzlaşı ruhuyla kaleme aldığı ve onayladığı nihai raporuyla sürece ufuk çizmiştir. Siyaset kurumunda sürecin sağduyuyla ve uzlaşı temelinde yürütülmesi noktasında genel bir mutabakat oluşmuştur. Bu anlayış birliğini sürecin müteakip aşamalarının sağlıklı bir zeminde iletilmesi bakımından çok kıymetli buluyoruz. Her ne kadar bölgemizdeki çatışma atmosferi ülkenin, milletin ve siyasetin gündemini kaplıyor olsa da raporun çizdiği perspektif çerçevesinde süreçle ilgili çalışmaların ivme kazanmasında fayda olduğu kanaatindeyiz.</p>

<p>Özellikle bölgemizin yeniden dizayn edilmeye çalışıldığı, Türkler, Kürtler, Araplar ve Farsların arasına yeni duvarlar örülmek istendiği bu dönemde oynanan oyunları ancak Terörsüz Türkiye ve terörsüz bölge vizyonunun temsil ettiği değerlerle etkisiz hâle getirebiliriz. Siyasi parti gruplarının da meseleye bu zaviyeden yaklaşmaları, küçük hesapların peşine takılmak yerine ülkeye ve millete karşı sorumluluk bilinciyle davranmaları en samimi temennimizdir. Bu hassas günlerde söz söyleyen herkesin dikkatli olması gerektiğinin, bu ülkede kardeşliği perçinleyen, birlik ve beraberliğimizi güçlendiren, sürecin yükünü azaltan yapıcı bir üslupla hareket etmesi gerektiğinin altını tekrar önemle çizmek istiyorum. İktidar ve ittifak olarak biz, omuzlarımızdaki sorumluluğun idraki içinde, büyük devlet vizyonumuza yakışır biçimde süreci titizlikle yönetiyoruz.</p>

<p>Şunu hiçbir vatandaşımız unutmamalıdır: Bizler, Türk’üyle, Kürt’üyle, Arap’ıyla, Laz’ıyla, Alevi’si ve Sünni’siyle 86 milyon olarak hep beraber büyük bir aileyiz.</p>

<p>Hepimiz tarihin en zor zamanlarında acıları birlikte göğüslemiş, birlikte beka mücadelesi vermiş, kanları birbirine karışmış bir milletin evlatlarıyız. Bilhassa içinde bulunduğumuz günlerde birlik ve beraberliğimizi ne kadar sağlam tutarsak, geleceğimize o derece güvenle bakabiliriz ama iç kalemizin duvarlarında bir gedik açılmasına müsaade edersek, başka ülkelerin yaşadığı sıkıntılarla Allah korusun biz de karşılaşırız. Rabb'im, milletçe dayanışmamızı muhafaza eylesin. Ülkemizi ve milletimizi her türlü fitneden korusun diyorum. Diliyor ve umuyoruz ki, sürecin sonunda kazanan tüm Türkiye olsun, barut kokusuna boğulmuş bölgemiz olsun, tüm kardeş halkları olsun.</p>

<p>Bu düşüncelerle sizlere veda etmeden önce, 1-7 Nisan Ulusal Kanser Haftası vesilesiyle erken teşhisin önemine dikkat çekmek istiyorum. Biliyorsunuz dünyada pek az örneği olan bir uygulamayla ülkemizde kanser taramalarını tamamen ücretsiz gerçekleştiriyoruz. Bu kapsamda son bir yılda 7 milyon 700 bin vatandaşımıza ücretsiz kanser taraması yapıldı. Erken evrede kanser teşhisi konulan vatandaşlarımızın tedavilerine vakit kaybetmeksizin başlandı. Erken tanı sayesinde 28 bin vatandaşımız cerrahi müdahaleye ihtiyaç duyulmadan hamdolsun, sağlına tekrar kavuştu. Özellikle risk grubundaki vatandaşlarımızdan kanser taraması yaptırmayı ihmal etmemelerini kendilerinden rica ediyoruz.”<br />
<br />
Kaynak:&nbsp;<a href="https://www.tccb.gov.tr/haberler/410/164518/-enerji-arz-guvenligi-tedariki-ve-depolama-noktasinda-bir-sorunumuz-yok-">https://www.tccb.gov.tr/haberler/410/164518/-enerji-arz-guvenligi-tedariki-ve-depolama-noktasinda-bir-sorunumuz-yok-</a></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 06 Apr 2026 21:14:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/04/erdogan-enerji-arz-guvenligi-tedariki-ve-depolama-noktasinda-bir-sorunumuz-yok-1775499437.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Dışişleri Bakanlığı: Rusya&#039;nın Kırım&#039;ı ilhak etmesini tanımıyoruz</title>
                <category>SİYASET</category>
                <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/disisleri-bakanligi-rusyanin-kirimi-ilhak-etmesini-tanimiyoruz-3105</link>
                <guid>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/disisleri-bakanligi-rusyanin-kirimi-ilhak-etmesini-tanimiyoruz-3105</guid>
                <description><![CDATA[Türkiye Dışişleri Bakanlığı, Rusya Federasyonu'nun Ukrayna'ya bağlı Kırım Özerk Cumhuriyeti'ni gayrimeşru bir referandum sonucu ilhak etmesinin 12. yıl dönümünde önemli bir açıklama yayımladı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye Dışişleri Bakanlığı, Rusya Federasyonu'nun Ukrayna'ya bağlı Kırım Özerk Cumhuriyeti'ni gayrimeşru bir referandum sonucu ilhak etmesinin 12. yıl dönümünde önemli bir açıklama yayımladı.</p>

<p>Bakanlık, 16 Mart 2014'te gerçekleşen ilhakın uluslararası hukuka aykırı olduğunu vurgulayarak, bu fiili durumu tanımadığını bir kez daha teyit etti.</p>

<p>Açıklamada şu ifadelere yer verildi:</p>

<p>"Rusya Federasyonu'nun Ukrayna Kırım Özerk Cumhuriyeti'ni gayrimeşru bir referandumun neticesinde ilhakının on ikinci yıl dönümünde, uluslararası hukuka aykırı bu fiili durumu tanımadığımızı bir kere daha teyit ediyoruz."</p>

<p>Türkiye'nin Ukrayna'nın bağımsızlığı, egemenliği ve toprak bütünlüğüne yönelik güçlü desteğinin sürdüğü belirtilen açıklamada, şu vurgu yapıldı:</p>

<p>"Ülkemiz, Kırım Tatar Türkleri'nin durumu başta olmak üzere Yarımada'daki gelişmeleri yakından takip ederek gündemde tutmayı sürdürecektir."</p>

<p>Bu açıklama, Türkiye'nin geleneksel tutumunu yansıtarak Kırım'ın yasa dışı ilhakına karşı net bir duruş sergilediği ve Kırım Tatarlarının haklarını ön planda tuttuğu mesajını verdi. Bakanlık, konuyu uluslararası platformlarda da gündemde tutmaya devam edeceğini ifade etti.<br />
<a href="https://x.com/TC_Disisleri/status/2033434355821916367/photo/1"><img alt="" src="https://www.alevihaberler.com.tr/public/images/detay/HDg1wiDbQAEFmMv.jpg" style="height:800px; width:566px" /></a><br />
<br />
Kaynak:<a href="https://www.mfa.gov.tr/no_-46_-kirim-in-yasa-disi-ilhakinin-on-ikinci-yil-donumu-hk.tr.mfa">https://www.mfa.gov.tr/no_-46_-kirim-in-yasa-disi-ilhakinin-on-ikinci-yil-donumu-hk.tr.mfa</a></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 16 Mar 2026 16:24:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/03/disisleri-bakanligi-rusyanin-kirimi-ilhak-etmesini-tanimiyoruz-1773668118.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Devlet Bahçeli: İstiklal Marşı&#039;nın ruhuyla emperyalizme direneceğiz</title>
                <category>SİYASET</category>
                <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/devlet-bahceli-istiklal-marsinin-ruhuyla-emperyalizme-direnecegiz-3098</link>
                <guid>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/devlet-bahceli-istiklal-marsinin-ruhuyla-emperyalizme-direnecegiz-3098</guid>
                <description><![CDATA[Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin haftalık Meclis Grup Toplantısı'nda yaptığı konuşmada, İstiklal Marşı'nın kabulünün 105. yıldönümünü anarak milli bağımsızlık vurgusu yaptı. ABD-İsrail koalisyonunun İran'a yönelik saldırılarını sert bir dille eleştiren Bahçeli, bölgesel gerilimlere dikkat çekti.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin haftalık Meclis Grup Toplantısı'nda yaptığı konuşmada, İstiklal Marşı'nın kabulünün 105. yıldönümünü anarak milli bağımsızlık vurgusu yaptı. ABD-İsrail koalisyonunun İran'a yönelik saldırılarını sert bir dille eleştiren Bahçeli, bölgesel gerilimlere dikkat çekti. Azerbaycan hakkında da konuşan Devlet Bahçeli"Türkiye ile Azerbaycan arasına nifak tohumları ekmeye çalışanları reddediyoruz."dedi.</p>

<p><strong>Devlet Bahçeli'nin açıklamasının tam metni şöyle:</strong><br />
<br />
Değerli Milletvekili Arkadaşlarım,</p>

<p>Saygıdeğer Hanımefendiler, Beyefendiler,</p>

<p>Basınımızın Değerli Temsilcileri,</p>

<p>Haftalık olağan Meclis Grup Toplantımızın başında hepinizi hürmet ve muhabbetle selamlıyor, başarılarla dolu bir hafta geçirmenizi Allah’tan niyaz ediyorum.</p>

<p>Bugünkü toplantımızı yurt içinden ve yurt dışından; televizyon ekranları, radyo kanalları, sosyal medya platformları vasıtasıyla takip eden aziz vatandaşlarımıza,</p>

<p>Gönül ve kültür coğrafyalarımızın tamamında onurlu ve huzurlu bir hayatın mücadelesini veren değerli kardeşlerimize en iyi dileklerimle birlikte şükranlarımı sunuyorum.</p>

<p>Düşünmek var olmaktır, düşünce ise var olmayı bilmektir.</p>

<p>Yunus’un dediği üzere;</p>

<p>İlim ilim bilmektir,</p>

<p>İlim kendin bilmektir.</p>

<p>Sen kendini bilmezsen,</p>

<p>Ya nice okumaktır.</p>

<p>Düşünmek bir eylem, düşünce ise bu eylemin fiiliyata dökülmüş öğesidir.</p>

<p>Düşünmekle düşünce arasında kurulan bağ ne kadar sağlam ve sağlıklı olursa ezbere dayanan, statükoya yaslanan, tekdüze yaşanan bir hayatın ağırlığı da o kadar hafifleyecektir.</p>

<p>Nasıl ki istiklalimizin engin ve erdemli düşüncesiyle milli varlığımızın, milli devletimizin tartışılamaz haklarına sahip çıkıyorsak, istikbalimizin düşüncesiyle de hayallerimizin, hedeflerimizin, heveslerimizin yol haritasını çizmek durumundayız.</p>

<p>Zira istikbalimizi düşünmezsek, nokta zamandaki istiklalimizin akan zamanla eklemlenmesini ve süreklilik kazanmasını sağlayamayız.</p>

<p>İstiklali düşünmekle kalmayıp manzum bir kalıbın içine büyük bir anıt gibi diken, o anıtın üzerinden istikbali okuyan muhterem isimlerin arasında elbette Merhum Mehmet Akif Ersoy’un müstesna bir mevkii bulunmaktadır.</p>

<p>Milli Mücadele’nin en ateşli yıllarında muazzam bir duyuş ve hissediş maharetiyle kalemini tıpkı bir kırbaç gibi beyaz sayfalarda şaklatmış, akıl ve vicdanının derinliklerinde saklı duran vatanseverlikle bezenmiş sanatkar dehasını bir volkan ağzı gibi dışarıya taşırmıştır.</p>

<p>O, istiklali sadece yazmamış, vecd ile yaşamış ve yaşatmıştır.</p>

<p>Merhum Mithat Cemal Kuntay’ın Akif’le ilgili şu görüşünün sanıyorum eksiği vardır, fazlası yoktur:</p>

<p>“Bir dağ silsilesini gezer gibi, her seferinde bir başka zirvesinde gördüğüm adam, gökleri aşmak için dağ dağ üstüne yığan bir dev.”</p>

<p>Akif; “yaşayan görecektir, Türkiye ve Türklük ölmeyecektir,” diye seslenen yüksek bir milli şuurdu.</p>

<p>Görüleni, görülmeyen taraflarıyla; bilineni, bilinmeyen yanlarıyla kaleme alan bir kabiliyetti.</p>

<p>Bugünlerde bölgesel ve küresel kaosun zifiri karanlık tablosuna baktığımızda, Akif’in dimağından manzum mısralara dökülen istiklal haklarının her yönüyle idraki, mazlumlara pranga vuran zorbalığın, çocuklara füze fırlatan zulmetin her boyutuyla ifadesi kanaatimce daha mümkündür.</p>

<p>Tarih 12 Mart 1921, yer Büyük Millet Meclisi, kürsüde Maarif Vekili Hamdullah Suphi Tanrıöver, okuduğu metin İstiklal Marşımız.</p>

<p>Birinci dönem mebuslarının hepsi ayaktayken, yaşaran gözlerle, kabaran yüreklerle, tufan halini alan alkışlarla, muazzam bir heyecan selinin refakatinde, namütenahi bir duygu fırtınası eşliğinde İstiklal Marşımız kabul edilmiştir.</p>

<p>İstiklal Marşı, milli kahramanlığın mısralara serpilmiş güzide bir eseri, muhteşem bir mücadelenin edebi vesikası, cihana ilam edilen bağımsızlık beyannamesidir.</p>

<p>Bu beyanname ilk günkü mana ve kudretini muhafaza etmektedir.</p>

<p>Kurtuluş Savaşı’mızın çarpan nabzı istiklalimizin manzum seslenişinden duyulmuştu.</p>

<p>Her mısrası Türk milletinin ruhuyla ve onuruyla karılmıştır.</p>

<p>Her kıtası Türk milletinin inanç, irade ve iffetiyle kamçılanmıştır.</p>

<p>Çevremizde yaşanan vahim gelişmeler, istiklalimizin manzum çehresi Mehmet Akif Ersoy’a feyiz veren günlerle maalesef benzerlikler göstermektedir.</p>

<p>Bu nedenle İstiklal Marşı’mızın gerçek anlamı ve kalıcı değeri çok daha iyi özümsenmeli, temelinde yer alan düşünce sistematiği isabetle yorumlanmalıdır.</p>

<p>Bugün gene etrafımızı bir habis ur gibi saran emperyalizme karşı direniş ve dik duruş gösteren milletimizin, bundan 105 yıl önce muhtaç olduğu mesajlar bir şiirden ötesine nüfuz edebilen herkes için de İstiklal Marşımızın zamanlar üstü çağrısında saklıdır.</p>

<p>Ezelden beridir hür yaşamış ve hür yaşayacak bir milletin, komşu coğrafyalardaki çoklu mahiyetteki haksızlık, hayasızlık ve hukuksuzluk karşısında suskun kalması ise kimsenin hatırına gelmemelidir.</p>

<p>Hürriyet ve bağımsızlık Türk milletinin karakteridir.</p>

<p>Kemale ermiş bu karakterin çevresine de aynı duyarlılığı göstermesi son derece doğru, doğal ve tutarlı bir tavrın müşahhas sonucudur.</p>

<p>İstiklal Marşı’mızın ilk sözcüğü “Korkma” diye başlamaktadır.</p>

<p>Biz korkmadıkça, şafaklarımızda yüzen al sancak sönemez.</p>

<p>Sönmedikten sonra yurdumuzun üstündeki en son ocak karşımızda hiçbir muhasım şarlatanlık duramaz.</p>

<p>Yeri gelir kükremiş sel olur bendimizi çiğner aşarız.</p>

<p>Yeri gelir yırtarız dağları enginlere sığmaz taşarız.</p>

<p>Varsın olsun, garbın afakını sarmışsa çelik zırhlı duvar.</p>

<p>Buna karşılık bizim iman dolu göğsümüz gibi serhaddimiz var.</p>

<p>Korkma, böyle bir imanı nasıl boğar medeniyet denilen tek dişi kalmış canavar?</p>

<p>Akif hasta yatağındayken, can beraberi Mithat Cemal Kuntay sorar:</p>

<p>“İstiklal Marşı’nı niçin Safahat’a koymadın?”</p>

<p>O da cevap verir: “O, benim değil, milletimindir, memleketimindir.”</p>

<p>Herkes emin ve müsterih olsun ki;</p>

<p>Hakkıdır, hür yaşamış bayrağımın hürriyet;</p>

<p>Hakkıdır, Hakk’a tapan milletimin istiklâl!</p>

<p>Yine onun ifadesiyle söylersek, Allah bu millete bir daha İstiklal Marşı yazdırmasın.</p>

<p>İki gün sonra İstiklal Marşı’mızın kabulünün 105’inci yıldönümü vesilesiyle;</p>

<p>“Yurduna alçakları uğratmamak uğruna göğüslerini siper eden” bütün aziz şehitlerimize, kahramanlarımıza, bir ahlak ve adanmışlık nişanesi olan muhterem vatan şairimiz Merhum Mehmet Akif Ersoy’a en derin şükran hislerimle birlikte Cenab-ı Allahtan gani gani rahmetler diliyorum.</p>

<p>Kabirleri nur, mekanları cennet olsun diyorum.</p>

<p>Değerli Milletvekilleri,</p>

<p>ABD-İsrail koalisyonun İran’a yönelik başlattığı kirli savaşın 11’inci gününde, bilanço gittikçe ağırlaşmakta, şiddet ve yıkım günbegün artış kaydetmektedir.</p>

<p>Aynı zamanda 11 gündür psikolojik harbin, dijital harbin, elektronik harbin ve propaganda harbinin eşine benzerine çok nadir rastlanacak örnekleri de kademe kademe ilerletilmektedir.</p>

<p>Bölgemizi içinden nasıl çıkılacağı meçhul ve muamma olan çok tehlikeli bir akıl tutulması sarmış ve sarmalamıştır.</p>

<p>Karşılıklı fırlatılan füzeler,</p>

<p>Katledilen masum insanlar,</p>

<p>Tahrip edilen kaynaklar,</p>

<p>Hedef alınan alt yapılar,</p>

<p>Tıkanan deniz yolları,</p>

<p>Daralan ticaret kanalları,</p>

<p>Çıta yükselten intikam yeminleri,</p>

<p>Yaygınlaşan suikastlar,</p>

<p>Süregelen örtülü operasyonlar,</p>

<p>Ardı arkası kesilmeyen hava akınları,</p>

<p>Körfez ülkelerine yönelik sabotajlar,</p>

<p>İnsanlığın, insanım diyen herkesin nefesini tutup bir adım sonra ne olacağını kaygıyla merak ve takip ettiği savaş tablosunun hepimizin gündemine yansıyan satır başlarıdır.</p>

<p>İran’da rejim değişikliği hesabından stratejik ve askeri yeteneklerin imha edilmesine kadar sınır ve çerçevesi her seferinde güncellenen operasyonların bölgemizi ateşe attığı açık ve ortadadır.</p>

<p>Yakın ve yakıcı bir gerçeği aleni olarak işaret ve ifade etmek lazım gelirse o da şu olacaktır:</p>

<p>Siyonist-emperyalist çıkar ve şiddet ortaklığının askeri ve politik iradesi kan, kin ve nefretle sarılmıştır.</p>

<p>Dünyaya, sözde medeniyet mimarisinin izdüşümünde; demokrasi, özgürlük, adalet ve insan hakları konularında bilirkişilik taslayan hangi ülke veya ülkeler varsa hepsi birden sınıfta kalmış, bu değerlere esasta ve usulde ne kadar yabancılaştıklarını resmen kanıtlamışlardır.</p>

<p>Haksızlık diz boyudur.</p>

<p>Hukuksuzluk doruk noktadadır.</p>

<p>Askeri gerilimi artıran değil; dengeleyen ve yöneten, sükûnet ve diyaloğu tahkim eden telkin ve tekliflerin bugüne kadar etkisiz ve yetersiz kaldığı, bununla ilişkili olmak üzere ateşkes ve diplomasi çağrılarının karşılık bulmadığı meydandadır.</p>

<p>Bunun yanında ABD Başkanı’nın, “savaşın bitiş zamanına Netenyahu ile karar vereceğiz” demesi ise dayatmacı bir dil, üstenci bir bakış, barışçıl arayışları küçümseyen özürlü bir yaklaşımdır.</p>

<p>İran’da hiçbir suçu ve günahı olmayan sivil halk bombaların, füzelerin, diğer ölümcül operasyonların odağındadır.</p>

<p>28 Şubat 2026 tarihinde, Minab kentinde bir okulun bombalanması sonucunda 175 çocuğun ölmesi tahammül edilemeyecek bir katliamdır.</p>

<p>Hakikaten felaket kol gezmektedir.</p>

<p>2007 yılında Antarktika’da çekilen bir belgeselde kolonisinden ayrılan bir penguenin video görüntüsü 2026 yılının ilk aylarında herkesin dilinde ve gündemindeydi.</p>

<p>Bu penguenin derdiyle dertlenip sonuçlar çıkartan; söz konusu doğal davranışı kolektif bilincin kırılması olarak gören, insanla ilişkilendirip toplumsal travmaların gecikmiş yankısı, insanın kendisine tuttuğu ayna şeklinde yorumlayan herkese sesleniyorum;</p>

<p>Gazze’de soykırıma uğrayan 50 bin çocuğun, İran’da sayıları 300’ü aşan çocukların dramları, acıları, yürekleri kavuran feci sonları bir penguen kadar önemli ve öncelikli değil midir?</p>

<p>Nesli tükenen bir kuşu mesele edip de, sırayı eşrefi mahlukat olan bir çocuk alınca ona sırt çevirmek, duyarsız ve duygusuz yaklaşmak insanlık mirasının, insanlık değerlerinin neresinde vardır, neresinde mevcuttur?</p>

<p>Doğrusunu isterseniz merak ediyorum; yani İran’da, Gazze’de ölenler çocuk değil de penguenler olsaydı küresel yas mı ilan edilecekti?</p>

<p>Uluslararası toplum ayağa kalkmalıdır.</p>

<p>Bu ahlaki ve vicdani sorumluluk evvela Amerikan halkının ve Yahudi toplumunundur.</p>

<p>Evanjelist papazların dolduruşuna gelip Oval Ofis’te ayinler düzenlemek, Armagedon Savaşı’yla ilgili teolojik hezeyanlar üretmek dünyanın nasıl bir musibetle doğrudan doğruya muhatap olduğunu ibret verici ölçüde göstermektedir.</p>

<p>Adı konulmamış bir din savaşı başladı da biz mi farkında değiliz?</p>

<p>Ortadoğu’da Sünni-Şii husumetine çanak tutan, bu kapsamda kamplaşma ve kutuplaşmayı sertleştirmek için provokasyon zemini kollayan karanlık emellere kapalı durmak, bilhassa şu mübarek Ramazan ayında hassaten diyorum ki, Müslümanım diyen herkes için hayat-memat konusudur.</p>

<p>Bu tuzağa hiçbir Müslüman düşemez, düşmemelidir.</p>

<p>Böylesi bir vebale hiçbir din kardeşimiz ortak olamaz, olmamalıdır.</p>

<p>Şii de Müslüman’dır, Sünni de Müslüman’dır; bozgunculuğun davulunu çalanlar, sanal ihtilafların namlusunu tutanlar alçak kere alçaktır.</p>

<p>Kürt kardeşlerimizi sahaya sürmek için hava koklayan ve ortam yoklayan; bu sayede İran’ı içten çökertmenin planını yapan hiçbir mihraka Kürtler paralı askerlik yapmaz, yapmamalıdır.</p>

<p>Kürt kardeşlerimiz satılık değildir, kiralık değildir, tetikçi değildir, onun bunun zulüm projelerinde piyon olarak da görülemez, gösterilemez.</p>

<p>Kürtler onurlu, şerefli, yürekli, soylu ve sağduyulu bir halktır.</p>

<p>Türk-Kürt kardeşliği üzerinde cephe açmanın, gedik oluşturmanın hesabıyla; İran’ın tarihi Türk kentlerini karıştırmanın, Türklerle Kürtleri çatıştırmanın arayış ve amacını kurgulayanlar, ancak ve ancak düşmanca tutum takınan namertlerdir.</p>

<p>Türk, Kürt’ün kardeşi; Kürt, Türk’ün alın yazısı, kader ortağıdır.</p>

<p>Ne tuhaftır ki, İran’da vurulan şehirlerin kahir ekseriyeti Türk’tür.</p>

<p>Tebriz’den İsfahan’a kadar kardeşlerimiz ateş altındadır.</p>

<p>Dahası, 5 Mart 2026’da İran topraklarından kaynaklanan insansız hava araçları Azerbaycan’ın Nahcivan Özerk Cumhuriyeti’ne isabet etmiş, 4 Mart 2026 tarihinde de İran’dan Türkiye istikametine doğru gelen balistik mühimmat Türk hava sahasına girmeden NATO hava ve füze savunma unsurlarınca etkisiz hale getirilmiştir.</p>

<p>Bu tehlike saçan vakalarla ilgili İran İslam Cumhuriyeti’nin yaptığı özür mahiyetindeki açıklamalar, egemenlik haklarımıza gösterilen saygının telaffuz edilmesi elbette tarihi kıymettedir.</p>

<p>Ancak 9 Mart 2026 tarihinde, İran’dan ateşlenip Türk hava sahasına giren yeni bir balistik mühimmatın gene NATO unsurlarınca etkisiz hale getirilmesi, bazı mühimmat parçalarının da Gaziantep’te boş arazilere düşmesi kafamızı karıştırmaya başlamıştır.</p>

<p>Her ülke aklını başına almalıdır.</p>

<p>Türkiye, üzerinde kumar oynanacak bir ülke değildir.</p>

<p>Taciz, tahrik veya tertip olup olmadığını netleştirecek ülke İran İslam Cumhuriyeti’dir.</p>

<p>Biz kasti bir tavrın olmadığına inanmak, iyi komşuluk hukukumuzu korumak istiyoruz.</p>

<p>Ancak Türkiye’nin de yolgeçen hanı olmadığını, canı sıkılanın, keyfi yetenin füze ateşleyeceği bir ülke olarak görülemeyeceğini de ihtiyatlı ve temkinli bir dille beyan ediyoruz.</p>

<p>Elbette Türkiye’yle İran’ı karşı karşıya getirmeye matuf Siyonist-emperyalist bir komployu da ihmal veya gözardı etmiyoruz.</p>

<p>Savaşın bölgesel mahiyet alması için ardışık ve çok boyutlu sahnelenen provokasyonlara karşı komşu ülkelerin hassasiyet sergilemesi, kalıcı ve kapsayıcı tedbirleri sırasıyla hayata geçirmesi işin özünde her ülkenin çıkarınadır.</p>

<p>Bir daha hava sahamızda veya Azerbaycan hava sahasında yolunu veya yönünü kaybetmiş bir füze ya da insansız hava aracı görmek, duymak ve buna şahit olma istemediğimizi de cümle alem bilmelidir.</p>

<p>Türkiye ile Azerbaycan arasına nifak tohumları ekmeye çalışanları reddediyoruz.</p>

<p>Tedavüldeki iftiraları ve yaygın fitneleri elimizin tersiyle itiyoruz.</p>

<p>Tek millet, iki devlet gerçeği; tarihin, kültürün ve yaşanmış ortak anıların muazzez sonucu ve sorumluluğudur.</p>

<p>Biz hem sınır güvenliğimizi hem de hava saha güvenliğimizi korumakla mükellefiz.</p>

<p>Devletimizin egemenlik haklarına, milletimizin birliğine, dirliğine ve bekasına uzanacak her eli kırmaya da hamd olsun muktediriz.</p>

<p>Türkiye’nin İran’la sınır uzunluğu 530 km’dir.</p>

<p>Biz aynı coğrafyayı paylaşan, tarihi ilişkileri çok yoğun olan iki dost ülkeyiz.</p>

<p>Komşu bir ülkeye yapılan her vandal saldırıya tepkimiz ve itirazımız vardır.</p>

<p>Biz haklının yanında, haksızlık yapan kim olursa olsun sonuna kadar da karşısındayız.</p>

<p>Şayet söz konusu zalimlerse asla bitaraf olmayacağız.</p>

<p>Ne diyordu Merhum Cemil Meriç;</p>

<p>“Zulmün olduğu yerde tarafsızlık namussuzluktur, ben tarafım, hakikatin tarafındayım.”</p>

<p>Değerli Arkadaşlarım,</p>

<p>ABD-İsrail’in İran’ı hedef alan saldırıları aynı şekilde küresel enerji piyasalarında arz ve lojistik şoklara neden olmaktadır.</p>

<p>Dünya petrol ticaretinin beşte birinin, diğer bir ifadeyle, günlük ortalama 20 milyon varillik ham petrol ve ham petrol ürünün geçiş güzergahı Hürmüz Boğazı’dır.</p>

<p>Bu stratejik boğaz fiilen kapatılmıştır.</p>

<p>Ortaya çıkan kriz, petrol üreticisi ülkelerin fiziksel altyapılarını, depolama kapasitelerini, rafineri imkanlarını ve küresel makro ekonomik istikrarı tehdit eden bir aşamaya gelmiştir.</p>

<p>Tarımsal girdiler ticaretindeki aksaklıklar ise açlık ve yoksulluk sarmalını genişletebilecektir.</p>

<p>Hava saldırılarına eşzamanlı olarak yapılan elektronik operasyonlar nedeniyle; Basra Körfezi ve çevresindeki sularda bulunan pek çok ticari geminin sahte sinyallerle manipüle edilen navigasyon sistemleri arızalanmıştır.</p>

<p>Bölgede ticaret durma noktasına gelmiştir.</p>

<p>ABD’nin neyin peşinde koştuğu, neyin üzerine çöreklenmek istediği hepinizin malumu alisidir.</p>

<p>Petrol için yıkmayacağı ocak, yapmayacağı çamurluk, göze almayacağı vandallık olmayanların hüviyeti bellidir.</p>

<p>Merhum Hocamız Prof.Dr.Erol Güngör’ün aynen temas ettiği gibi;</p>

<p>“İslam dünyasında petrol zenginliği olmasa, İslam ülkelerinde olup bitenler büyük sanayi ülkelerini ilgilendirmezdi.”</p>

<p>Biz hem dünyanın her noktasında hem de coğrafyamızın her köşesinde barış, huzur ve istikrarın kökleşmesini arzuluyoruz.</p>

<p>ABD-İsrail saldırganlığı sol bulmalıdır.</p>

<p>Silah seçenek olmaktan çıkarılmalıdır.</p>

<p>Siyaset ve diplomasinin önü ardına kadar açılmalıdır.</p>

<p>Türkiye Cumhuriyeti bu çerçevede arabuluculuk misyonuyla sivrilecektir.</p>

<p>“Terörsüz Türkiye” hedefiyle iç barış ve huzur ortamını güçlendirmenin gayesinde olan bir ülkenin komşu coğrafyalardaki sıcak çatışma iklimine cemrenin suya düşmesi gibi barışçıl çabalarla nüfuz etmesi mukadderdir.</p>

<p>Huzur ve barış içinde yaşamak her insanın, her ülkenin hakkıdır.</p>

<p>Ramazan Bayramına yaklaştığımız şu günlerde sulh ve sükûnetin yanında; uzlaştıran ve kucaklaştıran diyalogların filiz filiz büyümesi samimi temennimizdir.</p>

<p>Bakınız, bölgesel ve küresel alanda fırtına yaşanırken, Türkiye’miz müteyakkız bir iradeyle tüm gelişmeleri yakinen takip ederken, CHP Genel Başkanı ve yönetiminin infial uyandıran açıklamaları tek kelimeyle şuursuzluktur.</p>

<p>Coğrafyalar deprem geçirirken Türkiye muhalifliğinde yeni kulvarlar açmaları vatan ve millet sevgisiyle bağdaşmayan ayıp ve ahlaki seviyesizliktir.</p>

<p>CHP Genel Başkanı diyor ki; “Türkiye’nin füzesi yok, hava savunma sistemi yok, savaş uçağı yok.”</p>

<p>Bununla da sınırlı kalmıyor; “Erdoğan F-35’leri dostu Trump’tan alamadı. F-16’lar modernize edilemedi. Korkudan S-400’ler hangarda tutuldu. Son 14 yılda bir tek savaş uçağı kazandıramadılar.”</p>

<p>Burada yaşanmış tarihi bir olayı tekrar hatırlatarak CHP’nin ne hallere düştüğünü sizlere göstermek istiyorum.</p>

<p>Mustafa Kemal Paşa, 25 Nisan 1915’de, düşmanın durumunu anlamak amacıyla Conkbayırı’na gider.</p>

<p>Arıburnu’ndan karaya çıkan düşman Conkbayırı’nda ilerlemektedir.</p>

<p>Askerin kaçtığını görünce hepsinin önüne geçer ve şunları söyler:</p>

<p>Niçin kaçıyorsunuz? Dedim.</p>

<p>Komutanım düşman! Dediler.</p>

<p>Düşmandan kaçılmaz, dedim.</p>

<p>Cephanemiz kalmadı, dediler.</p>

<p>Cephaneniz yoksa süngünüz var, dedim.</p>

<p>Bu efrat süngü takıp yere yatınca düşman efradı da yere yattı. Kazandığımız an bu andır.</p>

<p>Ve Türk askerine tarihi emrini bildirir:</p>

<p>“Ben size taarruzu emretmiyorum, ölmeyi emrediyorum! Biz ölünceye kadar geçecek zaman zarfında yerimize başka kuvvetler ve komutanlar geçebilir!”</p>

<p>Gazi Mustafa Kemal Atatürk ölmeyi emretmişti, onun koltuğunda köhne köhne oturan zat ise Türkiye’yi karalamanın ve kötülemenin peşindedir.</p>

<p>Sinop’taki füze testleri karşısında “yapmayın balıklar korkuyor” diyen bir şahsın esasen ciddiye alınacak hiçbir yanı yoktur.</p>

<p>Sen balıkları düşündüğün kadar Türkiye’yi düşünseydin bugünkü zırvalarınla açığa düşmez, rezil olmaz, en azından Aziz Atatürk’ün emanetlerine saygı gösterir, riayet ederdin.</p>

<p>CHP yönetimi beşinci kol faaliyeti içindedir.</p>

<p>Tıpkı Yunanistan hükümetinin gayri askeri statüdeki Ege adalarını silahlandırmasına benzer şekilde mahalle yanarken fırsatçılık yapmaktadır.</p>

<p>Allah’a çok şükür Türkiye’nin her şeyi vardır.</p>

<p>Milli savunma sanayindeki altın çağımız herkesin dilindedir.</p>

<p>Türkiye’nin gücü her muhasım ülkenin bileğini bükecek kifayettedir.</p>

<p>Bunu dünya gördü de bir tek CHP Genel Başkanı ve yönetimi görmedi, göremedi, görmek de istemedi.</p>

<p>Göremezler, görmek için adamlık gerek, emek gerek, yürek gerek, mertlik gerek, vatan ve millete feda edilmeye hazır tertemiz ömürler gerek.</p>

<p>Çünkü onlar hala balıklarla meşguller, nasıl olsa battı balık yan gider anlayışındalar.</p>

<p>Sayın Özel, unutma, balık kavağa çıkınca kösenin sakalı biter.</p>

<p>Balık tavada, tantanacılar da siyasette belli olur.</p>

<p>İşte dün aralarında İmamoğlu’nun da bulunduğu 105’i tutuklu toplam 407 sanığın yargılandığı asrın yolsuzluk davasında her çirkeflik yaşanmış, hukuk güvenliğine de darbe vurulmuştur.</p>

<p>Mahkeme salonunu şov alanına, grup salonuna ve miting meydanına çevirenler adalet nedir, hukuk nedir bilmeyen zavallı aymazlardır.</p>

<p>Neymiş, eski belediye başkanı selamlama konuşması yapmak için kürsüye çıkacakmış.</p>

<p>Mahkemede selamlama konuşmasının olduğu ne zaman duyulmuş, nerede görülmüştür?</p>

<p>Böylesi bir usule, böylesi bir uygulamaya ne zaman şahit olunmuştur?</p>

<p>Hukukun üstünlüğü herkes için bağlayıcıdır.</p>

<p>Hiç kimse hukukun önünde veya üstünde değildir.</p>

<p>İddianamedeki suçlamaların hesabını vermek yerine dava sürecini sulandırmak maksatlıdır, marazidir, mahsurludur.</p>

<p>Suç örgütü kurmak, rüşvet çarkı işletmek, ihaleye fesat karıştırmak, kara para aklamak gibi pek çok suçlamanın açıklığa kavuşması, bunun da kısa süre içinde vuku bulması gerekmektedir.</p>

<p>Milletimiz CHP’nin adalet ve hukuk tanımaz siyasi ayak oyunlarından bıkmış ve usanmıştır.</p>

<p>İstanbul 40’ıncı Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davanın adalete müzahir alınacak kararının daha fazla uzamasına fırsat verilmeden en makul sürede sonuçlandırılıp ülke gündeminden çıkartılması muhakkak surette temin edilmelidir.</p>

<p>Biz, duruşmalar televizyonlardan canlı yayınlansın derken haksız mıydık?</p>

<p>Milletimizin gözü önünde ak koyun kara koyun tefrik edilsin, her şey bilinsin, görülsün, bire bir takip edilsin derken yanlış mı söylüyorduk?</p>

<p>Geldiğimiz bu süreçte haklılığımız netleşmiştir.</p>

<p>Ayyuka çıkan siyasi içerikli hukuk ihlallerinin Türk yargısına kesif bir karşı duruş olduğu belgelenmiştir.</p>

<p>CHP, hukuku hiçe saymıştır.</p>

<p>Elbette bunun bedelini adalet ve hukuk namusu karşısında mutlaka ödeyecek, kati sonuçlarına da öyle ya da böyle katlanacaktır.</p>

<p>Değerli Milletvekilleri,</p>

<p>Milliyetçi Hareket Partisi ve Cumhur İttifakı;</p>

<p>Yıkmak için değil, yapmak için,</p>

<p>Ayırmak için değil, birleşmek için,</p>

<p>Bölmek için değil, buluşmak için,</p>

<p>Küsmek için değil, kucaklaşmak için ahlaki, manevi ve milli mücadelesini inançla sürdürecektir.</p>

<p>Daha iyi bir gelecek için,</p>

<p>Daha mutlu yarınlar için,</p>

<p>Daha güzel günler için,</p>

<p>Kaynayan tencereler,</p>

<p>Doymuş karınlar,</p>

<p>Sevecen yürekler, sıcacık yuvalar için,</p>

<p>Dik baş, tok karın, mutlu yarın için,</p>

<p>Al bayrağın altında onurlu bir gelecek için geceyi gündüze katacağız.</p>

<p>Biz gönülleri, vicdanları, umutları kardeşlikle birleştireceğiz.</p>

<p>Biz ülküleri, hevesleri, heyecanları milletimizle buluşturacağız.</p>

<p>Milliyetçi Hareket Partisi ve Cumhur İttifakı, Türk milletinin sağduyusuna, idrakine, iradesine ve vicdanına güvenmektedir.</p>

<p>Ortak bir kaderi paylaşarak bir arada yaşama ve yaşatma azmine sonuna kadar inanmaktadır.</p>

<p>Bizim davamız büyük Türk milletini kendi kültür kökleri üzerinde yükselterek, önce mazlum İslam toplumlarına ve sonra ezilen bütün insanlığa hak ve adalet götürmek gibi büyük bir hedefin adı ve tanımıdır.</p>

<p>Bu muazzam hedeflere ulaşmak için Hazreti Peygamber’den itibaren gelen mukaddes çizgide Allah dostları olan Ahmet Yesevi’yi,</p>

<p>Hacı Bektaş’ı, Yunus Emre’yi, Mevlana’yı, Hacı Bayram’ı ve milletimizin bugün manevi dayanakları olan sayısız gönül ve inanç insanına uzanan zincirin bugünkü temsilcilerini hürmetle anıyorum.</p>

<p>Tesbih çeken elleri, hû diyen dilleri, secdeye varan alınları, gönlü Mekke’de, kalbi Kerbela’da, hasreti Kudüs’te, aklı Yesi’de, Kerkük’te, Türkistan’ın her yerinde kalmışların, Yaradan’a sığınmışların hepsini samimiyetle kucaklıyoruz.</p>

<p>Bu mübarek günlerde haykırıyorum; çünkü bizler zaten oyuz, onlarız, onlarlayız.</p>

<p>Konuşmama son verirken alayınızı birden sevgi ve saygıyla selamlıyorum.</p>

<p>Sağ olun, var olun, Cenab-ı Allah’a emanet olun diyorum.<br />
<br />
Kaynak:&nbsp;<a href="https://x.com/MHP_Bilgi/status/2031283546824778097">https://x.com/MHP_Bilgi/status/2031283546824778097</a></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 10 Mar 2026 14:25:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/03/devlet-bahceli-istiklal-marsinin-ruhuyla-emperyalizme-direnecegiz-1773143370.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Erdoğan: Kimseden çekinmeden doğruları dile getiriyoruz</title>
                <category>SİYASET</category>
                <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/erdogan-kimseden-cekinmeden-dogrulari-dile-getiriyoruz-3063</link>
                <guid>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/erdogan-kimseden-cekinmeden-dogrulari-dile-getiriyoruz-3063</guid>
                <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde gerçekleştirilen Cumhurbaşkanlığı Kabinesi Toplantısı’nın ardından basın açıklaması yaptı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Kabinesi Toplantısı’nın ardından yaptığı açıklamada, “Tarihiyle büyük, vicdanıyla büyük, gerektiğinde cenk meydanlarında yazdığı destanlarıyla büyük bir milletin mensubu olduğumuzu unutmadan, dünyanın neresinde olursa olsun hakkı savunuyor, adaleti savunuyor, kimseden çekinmeden doğruları cesaretli bir şekilde dile getiriyoruz. Ülkemizin hadiseler karşısındaki dik duruşu, yürekli, cesur, samimi ve ilkeli duruşu herkes tarafından takdirle takip ediliyor” dedi.</strong><br />
&nbsp;</p>

<p>Toplantıda ele alınan konulara ilişkin açıklamalarda bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi: “Ramazan’ın manevi atmosferinin ülkemizin her karışını kuşatmasıyla hanelerimiz şenlendi, gönüllerimiz huzurla, şefkatle, merhametle doldu.</p>

<p>Şüphesiz 11 ayın sultanı olan Ramazan, kalplerimizi arındırmamız, ruhlarımızı dinlendirmemiz, zihinlerimizi günlük hayatın yoğun ve yorucu meşgalesinden kurtarıp berraklaştırmamız için çok önemli bir fırsattır. Biz de gerek şahsen gerek Kabine olarak gerekse tüm kadrolarımızla merhum Sezai Karakoç’un ‘Her yıl çağrıldığımız bir ruh şöleni’ dediği bu yediveren günlerini en güzel şekilde ihya etmeye çalışıyoruz.</p>

<p>İlkini şehit yakınlarımızla yaptığımız iftar programlarımız her kesimden insanımızla buluşma, paylaşma, kaynaşma vesilesi hâline geliyor. AFAD’ımız, Kızılay’ımız, Türkiye Diyanet Vakfı’mız ve diğer kurumlarımız hem ülkemizdeki ihtiyaç sahiplerine el uzatıyor hem de başta Gazze olmak üzere yurt dışındaki mazlumlara yardım ulaştırıyor. Deprem bölgesinde ‘Yeni Evim, İlk İftarım’ programımızla yuvalarına yerleşen depremzede kardeşlerimizin iftar sevincini paylaşıyoruz.</p>

<p>Bakanlığımızın genelgesi doğrultusunda okullarımızda gönüllülük esasına dayalı birbirinden güzel etkinlikler düzenleniyor. Sevgili yavrularımızın tüm kara kampanyalarına rağmen bu Ramazan’ı bir başka coşkuyla idrak ettiklerini memnuniyetle müşahede ediyoruz. Okul bahçelerinde neşeyle koşturan, ışıl ışıl gözleri ve gülen yüzleriyle camilerimizi birer gül bahçesine çeviren tüm çocuklarımızın tek tek alınlarından öpüyorum. Rabbim hepsini nazarlardan saklasın diyorum.</p>

<p><strong>“KÜLLİYEDE RAMAZAN PROGRAMINI BU SENE DE DEVAM ETTİRİYORUZ”</strong></p>

<p>Belediyelerimiz bu konuda liderliği zaten kimseye bırakmıyor. Partimizin her birimi görev alanı içinde çok anlamlı faaliyetlere imza atıyor. Geçen yıl başlattığımız ve milletimizden büyük rağbet gören ‘Külliyede Ramazan’ programını bu sene de devam ettiriyoruz. Arkadaşlarımız kitap stantlarından çocuk etkinliklerine, konferanslardan konserlere her yaştan insanımızın ilgisini çekecek, özellikle çocuklarımızın heyecanına heyecan katacak dolu dolu bir program hazırladı. Bilhassa hafta sonları anne babaları çocuklarının, torunlarının ellerinden tutup Külliyemizdeki etkinliklere katılmaya davet ediyorum. Bir kere daha Ramazan-ı Şerif’in hanelerimize huzur, memleketimize birlik ve dirlik getirmesini diliyor, dualarımızın dergâh-ı ilahide kabul olmasını Rabbimden niyaz ediyorum.</p>

<p>Geçen hafta Kabinemizde küçük çaplı bir revizyon gerçekleştirdik. İçişleri ve Adalet Bakanlıklarında arkadaşlarımız devir teslimlerini yaptılar ve yeni görevlerine başladılar. Adalet Bakanlığı görevini deruhte eden Akın Gürlek kardeşimiz ile İçişleri Bakanlığı görevini yürütecek Mustafa Çiftçi kardeşime yeni vazifelerinde Cenab-ı Allah'tan muvaffakiyetler diliyor, görevlerinin hayırlı, uğurlu olmasını temenni ediyorum.</p>

<p>Her iki bakanımızın da seleflerinden devraldıkları millete ve memlekete hizmet sancağını yeni bir enerjiyle, yeni bir heyecanla, tüm bunlarla birlikte omuzlarındaki ağır yükün şuuruyla taşıyacaklarına yürekten inanıyorum. 2,5 yıl boyunca devletimize ve milletimize hizmet eden Yılmaz Tunç ve Ali Yerlikaya kardeşlerimize fedakârlıklarından ötürü teşekkür ediyor, yüce Mevla her iki bakanımızdan da razı olsun diyorum.</p>

<p>Görevi devreden arkadaşlarımız, biliyorum ki yeni atanan bakanlarımızın hep yanında olacak, deneyimlerini ve birikimlerini hükûmetimizin kolektif başarısını daha da artırmak için kullanacaklardır. Biz de kendileriyle farklı zeminlerde birlikte olmaya, birlikte çalışmaya, kardeşlik ve dostluk hukukumuzu her daim korumaya, gözetmeye devam edeceğiz.</p>

<p><strong>“TÜRKİYE OLARAK KRİZLERİN SICAK ÇATIŞMAYA DÖNÜŞMEDEN ÇÖZÜMÜ İÇİN ÇABA HARCIYORUZ”</strong></p>

<p>Son Kabine Toplantımızdan bu yana iç siyasette ve dış politikada oldukça yoğun bir gündemle ülkemize hizmet yolculuğumuzu sürdürdük. Küresel düzeyde gerilimlerin tırmandığı bir dönemde özellikle de Türkiye olarak barışı, diyaloğu, müzakereyi merkeze alan politikamızla krizlerin sıcak çatışmaya dönüşmeden çözümü için çaba harcıyoruz. Tarihiyle büyük, vicdanıyla büyük, gerektiğinde cenk meydanlarında yazdığı destanlarıyla büyük bir milletin mensubu olduğumuzu unutmadan, dünyanın neresinde olursa olsun hakkı savunuyor, adaleti savunuyor, kimseden çekinmeden doğruları cesaretli bir şekilde dile getiriyoruz. Ülkemizin hadiseler karşısındaki dik duruşu, yürekli, cesur, samimi ve ilkeli duruşu herkes tarafından takdirle takip ediliyor.</p>

<p><strong>“ŞU AN DÜNYADA TÜRKİYE RÜZGÂRI ESİYOR”</strong></p>

<p>Şunu aziz milletimizin ve bölgemizdeki herkesin çok iyi bilmesini istiyorum: Dünya sisteminde şiddetli depremlerin yaşandığı günümüzde Türkiye'nin yegâne amacı dostlarının sayısını artırmak, yeni dostlar kazanmaktır. Anlaşmazlıklardan düşmanlık üretmek gayretinde değiliz. İhtilafları büyütmenin, sorunları derinleştirmenin hesabı içinde değiliz. Ülkelerin egemenlik haklarına saygı gösterirken, herkesten de bizim hak ve hukukumuza saygılı davranmalarını bekliyoruz. Daha önce de söylediğim gibi, şu an dünyada bir Türkiye rüzgârı esiyor. Türkiye'nin ne düşündüğü, ne yaptığı, yeni gelişmeler karşısında nerede durduğu, hangi adımları atacağı merak ediliyor. Bu kapsamda geride bıraktığımız haftalarda birçok önemli ismi ülkemizde ağırladık.</p>

<p>11 Şubat'ta Yunanistan Başbakanı Sayın Miçotakis'i Külliyemizde misafir ettik. Görüşmelerimizde iki ülke arasındaki münasebetlerimizin yanı sıra, Ege ve Akdeniz'e ilişkin tutumlarımızı değerlendirme imkânı bulduk. İmzaladığımız belgelerle ilişkilerimizin ahdî zeminini pekiştirdik. Batı Trakya, Türk azınlığının eğitim ve dinî haklarından tam olarak istifade edebilmesi noktasındaki beklentilerimizi Sayın Miçotakis ile paylaştım. Yunanistan'la geçtiğimiz sene yaklaşık 7 milyar dolara ulaşan ikili ticaret hacmimizi 10 milyar dolar seviyesine yükseltmek arzusundayız.</p>

<p>12 Şubat'ta ise Sırbistan Cumhurbaşkanı Sayın Vucic misafirimizdi. Sayın Vucic ile yaptığımız görüşmede Sancak bölgesi dâhil ortak gündemimizdeki tüm konuları istişare ettik. Karşılıklı ticaret hacmimizin 3,5 milyar dolara ulaştığı Sırbistan'daki Türk sermayeli firmalarımızın sayısı bin 500'ü aştı. Sivil havacılık, kültür, eğitim, enerji, ulaştırma ve turizm gibi farklı alanlarda Sırbistan'la ilişkilerimizi inşallah daha da derinleştireceğiz.</p>

<p><strong>“ÜNİVERSİTELERİMİZİN, İLİME VE BİLİME YAPTIĞI NİTELİKLİ KATKILARLA ANILMASI İÇİN ÇALIŞMAYA DEVAM EDECEĞİZ”</strong></p>

<p>13 Şubat'ta ise vakıf inisiyatifiyle yapılan 210 kişilik erkek öğrenci yurdu ile 706 kişilik kuzey kampüs kız öğrenci yurdumuzun resmî açılışlarını gerçekleştirmek üzere Boğaziçi Üniversite’mizin misafiri olduk. Kapalı otoparkları, sosyal alanları ve gelişmiş imkânlarıyla 1 milyar 150 milyon lira değerindeki yatırımları üniversitemizin ve öğrencilerimizin hizmetine sunduk.</p>

<p>Bu eserlerde emeği geçen Boğaziçi Üniversitesi Geliştirme Vakfı’mıza ve İstanbul Valiliği’mize bir kez daha teşekkür ediyor, yeni yurtlarımızın üniversitemiz ve öğrencilerimiz için hayırlı, uğurlu olmasını diliyorum. Şahsımızı karanfillerle karşılayan ve coşkuyla bağrına basan Boğaziçili genç kardeşlerime teşekkürlerimi iletiyorum.</p>

<p>Aynı merasimde yeni yatırımlarımızın da müjdesini verdik. Depreme dayanıksız olduğu için yıkılan eski kütüphanenin yerine 3 bin kullanıcı ve 1,5 milyon kitap kapasiteli modern bir eser inşa edeceğiz. Aynı şekilde 3 milyar liralık bir diğer yatırımla Boğaziçi Üniversitesi'ne yeni ve tam teşekküllü bir laboratuvar kompleksi kazandıracağız.</p>

<p>Uluslararası kongre ve sempozyumlara ev sahipliği yapacak bin kişilik yeni bir konferans salonunu da üniversitemizin kullanımına sunacağız. Yapımı devam eden 220 kişi kapasiteli yeni kız öğrenci yurduyla birlikte toplam değeri 8 milyar lirayı aşan yatırımlarla üniversitemizin eğitim ve barınma standartlarını daha da yükselteceğiz.</p>

<p>Burada şunu önemle ifade etmek isterim ki, milletin kaynaklarıyla kurulan üniversiteler hiçbir marjinal ideolojinin kurtarılmış bölgesi değildir. Üniversiteler 86 milyonun evlatlarınındır, halkındır, aziz milletimizindir. Üniversiteler zenginlerin, elitlerin olduğu kadar gariban çobanın, çiftçinin, kapıcının, esnafın, işçinin, inşaat ustasınındır, onların çocuklarınındır. Giriş kapısına ikna odalarının kurulduğu, kılık kıyafetlerinden dolayı genç kızların içeri alınmadığı, katsayı zulmüyle meslek liselerinin önünün kesildiği, klan dayanışmasıyla unvanların ona buna peşkeş çekildiği, tek sesliliğin, tek tipçi dayatmaların hâkim olduğu karanlık dönemler artık üniversitelerde tamamen geride kalmış, üniversitelerimiz özgürleşmiştir.</p>

<p>Çetin mücadeleler sonucunda üniversiteler birilerinin özel mülkü olmaktan çıkmış, asli sahibine iade edilmiş, halka aidiyeti teyit ve tescil edilmiştir. Allah'ın izniyle bundan geriye dönüş olmayacaktır. Üniversitelerimizi babalarının malı gibi gören, arka bahçeleri gibi gören müstebit ve mütekebbir zihniyetin dayatmalarına boyun eğmeyeceğiz. Üniversitelerimizin eylemlerle, kavgalarla, baskılarla değil, ilime ve bilime yaptığı nitelikli katkılarla anılması için çalışmaya devam edeceğiz.</p>

<p><strong>“STRATEJİK COĞRAFİ KONUMUN ÜLKEMİZE SAĞLADIĞI AVANTAJLARI ETKİN BİÇİMDE KULLANMANIN GAYRETİNDEYİZ”</strong></p>

<p>Üç kıtanın kesiştiği yerde Avrupa, Asya ve Afrika'nın buluşma noktasında yer alan bir ülkeyiz. Bu stratejik coğrafi konumun ülkemize sağladığı avantajları etkin biçimde kullanmanın gayretindeyiz. 20 yıl önce başlattığımız Afrika Açılımı zamanla ortaklığa dönüşerek çok ciddi mesafe kaydetti. 17 Şubat'ta Başbakan Sayın Abiy Ahmed Ali'nin davetine icabetle 11 yıllık aranın ardından Etiyopya'nın Başkenti Addis Ababa’daydık. Sayın Ahmed Ali ile yaptığımız görüşmelerde enerji, madencilik, ticaret, yatırımlar, eğitim ve iletişim gibi alanlardaki ilişkilerimizi, hâlihazırda Türkiye, Etiyopya'daki en büyük ikinci yatırımcı ülkedir. Etiyopya'daki 200'ü aşkın firmamız, 2,5 milyar doları aşan yatırımlarıyla şu anda 20 bin Etiyopyalı kardeşimizin istihdamına destek oluyor. Bu rakamların yakın gelecekte inşallah daha da artacağına inanıyor, nazik misafirperverlikleri için Etiyopya Başbakanı Sayın Ahmed Ali'nin şahsında tüm Etiyopya halkına bir kez daha teşekkür ediyorum.</p>

<p><strong>“TERÖRDEN RANT DEVŞİRENLERE RAĞMEN SÜREÇ HEDEFİNE DOĞRU SAĞLAM ADIMLARLA İLERLİYOR”</strong></p>

<p>Etiyopya ziyaretimizden döndükten sonra ‘Valiler Buluşması’ vesilesiyle 81 il valimizle Külliyemizde bir araya geldik. Şehr-i Ramazana ‘Merhaba’ dediğimiz 19 Şubat'ta ise ilk iftarımızı her zaman olduğu gibi yine şehit ailelerimizle yaptık. Şehit yakınlarımız, ezanı, bayrağı, vatanı ve milleti için canlarını feda eden kahramanların bizlere emanetidir. Bu emanetlere hakkıyla sahip çıkabilmek için son derece titiz ve hassas bir şekilde hareket ediyor, şehitlerimizin ruhunu incitecek, gazilerimizi ve şehit ailelerimizi müteessir edecek hiçbir girişime fırsat vermiyoruz.</p>

<p>Şuna büyük bir memnuniyetle şahit oluyoruz: Şehit yakınlarımızla birlikte aziz milletimiz terörün kalıcı olarak bitmesi için yürüttüğümüz ‘Terörsüz Türkiye’ sürecine sahip çıkıyor. Terörden beslenenlere, terörden rant devşirenlere rağmen süreç hedefine doğru sağlam adımlarla ilerliyor. Biz de meşru dairede kalmak, milletimizin hassasiyetlerine azami hürmet göstermek suretiyle inşallah, bu süreci menziline ulaştıracağız. Bu vesileyle ülkesi, milleti ve değerleri için gözünü kırpmadan can veren tüm şehitlerimizi rahmetle yâd ediyor, gazilerimize ve şehit ailelerimize şahsım ve milletim adına şükranlarımı sunuyorum.</p>

<p>20 Şubat'ta tanıtım programına iştirak ettiğimiz Cemre Vakfı’mızın kuruluşunun hayırlı olmasını temenni ediyorum. Cumartesi günü ise orucumuzu çiftçilerimizle birlikte İstanbul Haliç Kongre Merkezi'nde açtık. Binbir emekle toprağa işleyen çiftçi kardeşlerimizle hem aynı sofrayı hem de yeni müjdelerimizi paylaştık. Küçükbaş hayvan yetiştiriciliğini teşvik başta olmak üzere açıkladığımız tüm müjdelerimizin çiftçilerimiz için hayırlara vesile olmasını diliyorum.</p>

<p>Bugünkü Kabine Toplantımızda da savunma, sağlık ve ticaret başta olmak üzere gündemimizdeki konuları masaya yatırdık. 20 Şubat'ta başlayan NATO'nun en büyük ve en kapsamlı tatbikatlarından biri olan Steadfast tatbikatı Türk Silahlı Kuvvetlerimizin ulaştığı seviyeyi tüm dünyaya bir kez daha gösterdi. Tatbikatta devletimizi ve milletimizi gururla temsil eden askerlerimizi tebrik ediyor, Rabbim ayaklarına taş değdirmesin diyorum.</p>

<p><strong>“HER TÜRLÜ BAĞIMLILIKLA MÜCADELEMİZİ AYNI KARARLILIKLA DEVAM ETTİRECEĞİZ”</strong></p>

<p>Sağlık alanında ülkemizi nereden nereye getirdiğimizi 2002 öncesi yılları dönemi hatırlayan vatandaşlarımız çok iyi biliyor. Vatandaşlarımızın şikâyetlerine de kulak vererek eksiklerimizi tamamlıyor, sağlık hizmetlerinin standardını yükseltmeye devam ediyoruz.</p>

<p>Şu anda Türkiye genelinde 8 bin 310 Aile Sağlığı Merkezi, 335 Sağlıklı Hayat Merkezi ve 973 Toplum Sağlığı Merkezi’miz var. Sadece son bir yılda 302 Aile Sağlığı Merkezi ile 71 Sağlıklı Hayat Merkezi’ni hizmete açtık. Birinci basamakta 30 bin aile hekimimiz vasıtasıyla insanımıza hizmet sunuyoruz. Bakınız, 2025 yılında ülkemiz genelindeki sağlık tesislerimizde toplam 1 milyar 24 milyonun üzerinde muayene yapıldı. Bunların yaklaşık 450 milyonu aile sağlığı, 21 milyonu ise sağlıklı hayat merkezlerinde gerçekleştirildi. Akciğer kanseri başta olmak üzere birçok hastalığın müsebbibi olan sigara tiryakiliğiyle mücadelede tavizsiz bir duruş sergiliyoruz. Açtığımız 784 yeni birimle sigara bırakma polikliniği sayımızı bin 349'a çıkardık. Ancak bu illetle başarılı mücadelede devletimizin gayretlerinin tek başına yeterli olması mümkün değil. Medyanın, sanatçıların, dijital mecraların ve ailelerimizin de bizlere destek olması, mücadeleyi sahiplenmesi lazım. Halkımızın sağlığını tehdit eden her türlü bağımlılıkla mücadelemizi aynı kararlılıkla devam ettireceğiz.</p>

<p>Bu düşüncelerle Kabinemizde aldığımız kararların ülkemiz ve milletimiz için hayırlara vesile olmasını diliyorum.”</p>

<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, daha sonra Cumhurbaşkanlığı Kabinesi ve Millî Güvenlik Kurulu (MGK) üyeleri ile Cumhurbaşkanlığı Külliyesindeki iftar programında bir araya geldi.<br />
<br />
Kaynak:&nbsp;<a href="https://www.tccb.gov.tr/haberler/410/164153/-dunyanin-neresinde-olursa-olsun-kimseden-cekinmeden-dogrulari-dile-getiriyoruz-">https://www.tccb.gov.tr/haberler/410/164153/-dunyanin-neresinde-olursa-olsun-kimseden-cekinmeden-dogrulari-dile-getiriyoruz-</a></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 24 Feb 2026 07:56:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/02/erdogan-kimseden-cekinmeden-dogrulari-dile-getiriyoruz-1771909368.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Ersan Şen iddia etti: 2027&#039;nin Kasım ayında seçim var!</title>
                <category>SİYASET</category>
                <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/ersan-sen-iddia-etti-2027nin-kasim-ayinda-secim-var-3055</link>
                <guid>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/ersan-sen-iddia-etti-2027nin-kasim-ayinda-secim-var-3055</guid>
                <description><![CDATA[Ensonhaber Youtube kanalında konuk olan deneyimli hukukçu Ersan Şen, 2027 yılının Kasım ayında bir seçim beklediğini yinelerken TBMM'nin ülkeyi seçime götürmek için 360 milletvekilini bulma konusunda herhangi bir sorun yaşamayacağını ve bu şekilde Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın yeniden aday olabileceğini söyledi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="color:#000000">Bir sonraki Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin 2028'in Mayıs ayında yapılması bekleniyor.&nbsp;</span></p>

<p><span style="color:#000000">Muhalefet cephesinin erken seçim çağrıları sürerken Ankara kulislerinde, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın yeniden aday olabilmesi için seçim tarihinin daha erkene çekilebileceği yönünde iddialar yer alıyor.&nbsp;</span></p>

<p><span style="color:#000000">Ensonhaber YouTube kanalında Çağlar Cilara'nın moderatörlüğünde yayınlanan programa konuk olan Ceza Hukukçusu Prof. Ersan Şen, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın olası adaylık süreci hakkında konuştu.&nbsp;</span></p>

<p><span style="color:#000000">Açıklamasında erken seçim için tarih veren Şen, şunları kaydetti:</span></p>

<p><span style="color:#000000"><strong>"2027 KASIM AYINDA TÜRKİYE SEÇİME GİDECEKTİR"</strong></span></p>

<p><span style="color:#000000"><em><strong>Herkes hesaplarını yapıyor. Seçim kanunları üzerinde bir takım değişiklikler düşünülebilir. Çünkü seçim kanunları biliyorsunuz yürürlüğe girdikten sonra bir yıldan evvel uygulanamıyor. Ben Türkiye’de seçimin tarihini daha önce söyledim; yanılabilirim, eleştiri de alabilirim ama 2027 yılının Kasım ayında Türkiye Cumhuriyeti, Türk Milleti hem Cumhurbaşkanlığı hem de Meclis seçimlerine gidecektir.</strong></em></span></p>

<p><span style="color:#000000"><em><strong>Şöyle bir hesap yapılıyor: 360 nasıl bulunacak? Çünkü Türkiye Büyük Millet Meclisi seçim kararı alamazsa Sayın Erdoğan’ın adaylığı söz konusu olmayacak. Sayın Erdoğan seçime götürürse aday olamıyor; üçüncü kez aday olamıyor. O tartışma bitti. Tüm bunlar da bir erken seçim, yani seçimlerin zamanından evvel öne alınması, yenilenmesi anlamına geliyor. Bu anlamda 360 meselesinde ben büyük bir tartışma çıkacağını düşünmüyorum.</strong></em></span></p>

<p>&nbsp;</p>

<p><span style="color:#000000"><strong>"OY İÇİN İFTAR SOFRALARINA OTURMAK GEREK"</strong></span></p>

<p><span style="color:#000000">Partilerin çalışmalarına da değinen Şen, şu ifadeleri kullandı:</span></p>

<p><span style="color:#000000"><em><strong>O tutuklandı, bu tutuklanıyor, sıra ona geldi, buna geldi… Bunların demokratik bir hukuk devletinde, toplumunda söylenmemesi, konuşulmaması lazım. Ama sosyal medya bilhassa ve basın bunları öyle bir işliyor ki insanlar ister istemez endişe ediyorlar. Dolayısıyla benim gördüğüm; önümüz artık Ramazan da başladı, iftar sofraları kuruldu.</strong></em></span></p>

<p><span style="color:#000000"><em><strong>Yurt içinde, yurt dışında tüm siyasilerin, belediye başkanlarının bu dört haftalık süreçte, en azından hafta içinin dışında hafta sonlarında, çünkü yurt dışında yaklaşık yüzde 2,5’luk ciddi bir oy potansiyeli var, oralara önem vermek suretiyle ayrım yapmaksızın o sofralara oturarak; ama kuş sütünün eksik olmadığı sofralar değil, gerçek iftar sofraları…</strong></em></span></p>

<p><span style="color:#000000"><em><strong>Yoksa beş yıldızlı otellerde verilip de emeklinin, işçinin, memurun yanına yaklaşamadığı ürünlerin masalarda olduğu sofralar değil; gerçekten yer sofralarında, halkın sofralarında, iftar sofralarında, iftar çadırlarında siyasilerin, belediye başkanlarının olması; halkla, gençlerle, bütün İslam âlemiyle, Müslümanlarla buluşmaları lazım. Çünkü doğru olan budur.</strong></em></span></p>

<p><span style="color:#000000"><strong>"ABDULLAH GÜL ADAY OLURSA SEÇİLEMEZ"</strong></span></p>

<p><span style="color:#000000">CHP'nin Abdullah Gül'ü aday yapacağı iddiaları sorulan Şen, bunun mümkün olmadığını belirterek şöyle konuştu:</span></p>

<p><span style="color:#000000"><em><strong>Netice itibarıyla ben elinde ateş olan, önü açık, genç, dinamik ekibiyle bir kişinin kurtarıcı olarak görülmediği; katılımcı, çoğulcu demokratik hayata geçecek, geçirecek bir anlayıştan yanayım. Çünkü ülkenin bence en önemli sorunu bu yönetim sisteminden kaynaklanıyor. Bizim bu yönetim sistemini daha çoğulcu ve demokratik hale getirmemiz lazım. Meclisin, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin daha işler olması lazım.</strong></em></span></p>

<p><span style="color:#000000"><em><strong>Bozulan kuvvetler ayrılığı ilkesinin daha da kuvvetlendirilip, kuvvetler birliğinden çıkılıp kuvvetler ayrılığı ilkesinin tesis edildiği bir biçimin öne çıkması gerektiğini düşünüyorum. Abdullah Gül yapamaz mı? Sayın Gül’le olmaz bu. Sayın Gül seçilemez. Ben öyle düşünüyorum.</strong></em></span></p>

<p><span style="color:#000000"><em><strong>Aday olsa Abdullah Gül, hayır, seçilmesi imkânsız. Bu daha önce denendi; Ekmeleddin Bey zamanında denendi. Denenmişi bir daha denemeye gerek yok. Cumhuriyet Halk Partisi’nin adayı olarak, tabii ben bir ittifak adayından bahsetmiyorum, CHP’nin adayı olarak Sayın Gül’ün karşılık bulacağını görmüyorum. Çünkü altılı masada bu denendi; DEVA ve Gelecek Partileri üzerinde konuşuldu.</strong></em></span></p>

<p>&nbsp;</p>

<p><span style="color:#000000"><strong>"CHP'DE ATATÜRK'ÜN ÇİZGİSİNİ TAKİP EDEBİLECEK BİR ADAY ÖNE ÇIKMALI"</strong></span></p>

<p><span style="color:#000000">CHP'de adaylık konusunda üç ismin öne çıktığı belirten Şen,&nbsp;<em><strong>"Beklenen aday Sayın İmamoğlu olmazsa Sayın Yavaş veya birlikte; ondan sonra Sayın Özgür Özel veya ona yakın bir aday.</strong></em></span></p>

<p><span style="color:#000000"><em><strong>Yani gerçekten Cumhuriyet Halk Partisi’ni, onun değerlerini, altı oku, Mustafa Kemal Atatürk’ün çizgisini takip edebilecek güçlü bir adayın öne çıkmasının daha faydalı olacağını düşünüyorum.</strong></em></span></p>

<p><span style="color:#000000"><em><strong>Ama sadece adayla olmaz; bu bir ekip işi. O ekibin kimler olduğunu görmesi ve sokakla bütünleşmesi, sokağa inmesi lazım."&nbsp;</strong></em>dedi.&nbsp;</span></p>

<p><span style="color:#000000"><strong>CHP'DEKİ ADAYLIK TARTIŞMALARI</strong></span></p>

<p><span style="color:#000000">CHP'de bu konuda bir kaosun olup olmadığı sorusunu da yanıtlayan Ceza Hukukçusu, şu ifadelere yer verdi:</span></p>

<p><span style="color:#000000"><em><strong>Mansur Yavaş ayrı bir cephe, Ekrem İmamoğlu ayrı, merkezli ayrı, Kemal Kılıçdaroğlu’nun hâlâ ihtimali konuşuluyor… Şöyle söyleyeyim: Bir defa Sayın Mansur Yavaş ayrı bir cephe değil. Sayın Mansur Yavaş Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı ve adaylık iddiasıyla da ortaya çıkmıyor ama halk ve taban bunu istiyor; bunu görüyoruz. Sayın İmamoğlu’na ayrı cephe diyemezsiniz.</strong></em></span></p>

<p><span style="color:#000000"><em><strong>Her ne kadar Sayın Özgür Özel’le sürekli görüşüyorsa da; tutuklu, kişi hürriyeti ve güvenliği hakkından yoksun, kapalı infaz kurumunda kalan bir insan. Her ne kadar CHP’nin aday adayı olsa da şu anda bu dediğiniz manada ayrı bir cephe açacak durumu yok. Sayın Özgür Özel bu partinin genel başkanı. Cumhuriyet Halk Partisi biraz daha diğer siyasi partilere göre parti içi demokrasi, tartışmalar, kaotiklik anlamında öne çıkıyor; doğru.</strong></em></span></p>

<p><span style="color:#000000"><em><strong>Sayın Kılıçdaroğlu’nun hesabı kitabı olur mu olmaz mı bilmiyorum. Bunların CHP’ye fayda getireceğini zannetmiyorum. Kayyım meselesi veya benzeri tartışmalar… Bir siyasi partinin birden fazla kez olağan ve olağanüstü kurultaylarını yapmış iradesine dışarıdan yapılacak müdahalenin de iktidar bakımından, Sayın Erdoğan bakımından faydalı olacağını düşünmüyorum.</strong></em></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sun, 22 Feb 2026 19:07:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/02/ersan-sen-iddia-etti-turkiye-2027nin-kasim-ayinda-secime-gidecek-1771776888.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Cumhurbaşkanı Erdoğan: Etiyopya ziyaretiyle ikili ilişkileri güçlendirdik</title>
                <category>SİYASET</category>
                <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/cumhurbaskani-erdogan-etiyopya-ziyaretiyle-ikili-iliskileri-guclendirdik-3040</link>
                <guid>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/cumhurbaskani-erdogan-etiyopya-ziyaretiyle-ikili-iliskileri-guclendirdik-3040</guid>
                <description><![CDATA[Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 11 yıl aradan sonra Etiyopya'nın başkenti Addis Ababa'yı ziyaret ettiğini belirterek, bu ziyaretten büyük memnuniyet duyduğunu ifade etti. Erdoğan, dost Etiyopya halkıyla yüzyıllara dayanan ilişkilerin geliştirilmesine büyük önem verdiklerini vurguladı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 11 yıl aradan sonra Etiyopya'nın başkenti Addis Ababa'yı ziyaret ettiğini belirterek, bu ziyaretten büyük memnuniyet duyduğunu ifade etti. Erdoğan, dost Etiyopya halkıyla yüzyıllara dayanan ilişkilerin geliştirilmesine büyük önem verdiklerini vurguladı.</p>

<p>Ziyaret kapsamında Etiyopya Başbakanı ve heyetiyle kapsamlı görüşmeler gerçekleştiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, ticari yatırımlar, enerji, madencilik, tarım, iletişim ve eğitim alanlarındaki ikili ilişkileri ele aldıklarını belirtti. Görüşmelerde, diğer potansiyel iş birliği alanlarının nasıl değerlendirileceği ve 1 milyar dolarlık ticaret hacmi hedefine nasıl ulaşılacağı konuları da masaya yatırıldı.</p>

<p>Erdoğan, Türkiye'nin Etiyopya'daki en büyük ikinci yatırımcı ülke olmaktan memnuniyet duyduklarını dile getirdi. 200'ü aşkın Türk firmasının 2,5 milyar doları aşan yatırımlarıyla yaklaşık 20 bin Etiyopyalıya istihdam sağlandığını kaydeden Cumhurbaşkanı, bu durumun kendileri için bir kıvanç vesilesi olduğunu söyledi.</p>

<p>Türk müteahhitlik firmalarının Etiyopya'da demiryolu, ulaşım, fabrika, turistik tesis ve enerji nakil hatları gibi alanlarda 2,6 milyar dolar değerinde 15 proje üstlendiğini belirten Erdoğan, bu rakamın daha da artmasını temenni ettiklerini ifade etti.</p>

<p>Bölgesel gelişmelere de değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, tüm dünyanın gözünün Afrika Boynuzu'na çevrildiği bir dönemde Etiyopya'nın köklü devlet yapısının öneminin daha da hissedildiğini vurguladı. Bölgenin sorunlarına bölge ülkeleri tarafından çözüm geliştirilmesi gerektiğine inandıklarını belirten Erdoğan, Afrika Boynuzu'nun yabancı güçlerin mücadele alanına çevrilmemesi gerektiğini kaydetti.</p>

<p>Erdoğan, İsrail'in Somaliland'ı tanımasının ne Somaliland'a ne de Afrika Boynuzu'na faydası olmadığını tekrar vurgulayarak, yakın geçmişte Etiyopya ve Somali arasında ara buluculuk yaptıkları Ankara sürecindeki tutumları için her iki tarafa da teşekkür etti.</p>

<p>Ziyaretin müspet sonuçlar doğuracağına emin olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu temasların bölgenin barış ve istikrarına da katkı sunmasını temenni ettiğini sözlerine ekledi.</p>

<p>Ziyaret, Türkiye'nin Afrika kıtasıyla ilişkilerini güçlendirme stratejisi çerçevesinde önemli bir adım olarak değerlendiriliyor.<br />
<br />
Cumhurbaşkanı Erdoğan şu açıklamada bulundu:<br />
<br />
11 yıl aradan sonra Etiyopya’nın başkenti Addis Ababa’yı ziyaret etmekten büyük bir memnuniyet duydum. &nbsp;Dost Etiyopya halkıyla yüzyıllara sâri münasebetlerimizin geliştirilmesine büyük önem veriyoruz. Yaptığımız görüşmelerde Sayın Başbakan ve heyetiyle ticari yatırımlar, enerji, madencilik, tarım, iletişim ve eğitim alanlarındaki ilişkilerimizi etraflıca görüştük. Diğer birçok alandaki potansiyel iş birliklerini nasıl değerlendirmemiz gerekiyor, 1 milyar dolar ticaret hacmi hedefimize nasıl ulaşırız; bunları da ele aldık. Etiyopya’daki en büyük ikinci yatırımcı ülke olmaktan memnuniyet duyuyoruz. 200’ü aşkın firmamızın, 2,5 milyar doları bulan yatırımlarıyla yaklaşık 20 bin Etiyopyalının istihdamına destek olması bizler için kıvanç vesilesidir. Türk müteahhitlik firmaları, Etiyopya’da demir yolu, ulaşım, özellikle fabrika, turistik tesis ve enerji nakil hatları gibi faaliyet alanlarında 2,6 milyar dolar değerinde 15 projeyi üstlendi. İnşallah bunun daha da artmasını temenni ediyoruz. Tüm dünyanın gözü Afrika Boynuzu’na, buraya çevrilmişken Etiyopya’nın köklü devlet yapısının önemi daha da çok hissediliyor. Biz bölgenin sorunlarına yine bölge ülkeleri tarafından çözüm geliştirmesine, Afrika Boynuzu’nun yabancı güçlerin mücadele alanına çevrilmemesi gerektiğine inanıyoruz. Bu minvalde İsrail’in Somaliland’ı tanımasının ne Somaliland’a ne de Afrika Boynuzu’na faydası olmadığını tekrar vurgulamak istiyorum. Bu vesileyle yakın geçmişte Etiyopya ve Somali arasında ara buluculuğunu yürüttüğümüz Ankara sürecindeki tutumları için her iki tarafa da tekrar teşekkür ediyorum. İstikrara kavuşmasıyla birlikte Afrika Boynuzu’nun ekonomik fırsatlarıyla dikkatleri üzerine çeken bir konuma erişmemesi için hiçbir engel görmüyoruz. Müspet neticelerini alacağımıza emin olduğum bu ziyaretimizin bölgenin barış ve istikrarına da katkı sunmasını temenni ediyorum.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 19 Feb 2026 00:16:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/02/cumhurbaskani-erdogan-etiyopya-ziyaretiyle-ikili-iliskileri-guclendirdik-1771449806.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Erkan Akçay: Horasan harcıyla milletimizi birbirine kenetleriz</title>
                <category>SİYASET</category>
                <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/erkan-akcay-horasan-harciyla-milletimizi-birbirine-kenetleriz-3035</link>
                <guid>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/erkan-akcay-horasan-harciyla-milletimizi-birbirine-kenetleriz-3035</guid>
                <description><![CDATA[MHP Grup Başkanvekili Erkan Akçay, partisinin 57. kuruluş yıldönümü nedeniyle TBMM milletvekillerine yaptığı açıklamada, Alevi-Bektaşilere yönelik yaklaşımlarının “siyasi bir manevra değil, kadim bir kardeşlik hukuku” olduğunu vurguladı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="color:#000000">MHP MHP Grup Başkanvekili Erkan Akçay, partisinin 57. kuruluş yıldönümü nedeniyle TBMM milletvekillerine yönelik bir açıklama yayınladı. </span></p>

<p><span style="color:#000000">MHP Grup Başkanvekili Erkan Akçay’ın 57. kuruluş yıldönümü nedeniyle TBMM’de yaptığı konuşmada MHP’nin Alevi-Bektaşilerle ilişkisine dair son derece çarpıcı açıklamalarda bulundu.</span></p>

<p><span style="color:#000000">“<strong><em>Bizim medeniyetimiz sadece akılla değil, gönülle de inşa edilir</em></strong>” ifadelerini kullanan MHP Grup Başkanvekili Akçay, “<em><strong>Alevi-Bektaşi canlarımızla olan bağımız siyasi bir manevra değil, kadim bir kardeşlik hukukudur</strong></em>” dedi.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Cami de bizim, cemevi de bizim, derken hamaset yapmadıklarının altını çizen MHP Grup Başkanvekili Akçay, “<strong><em>Genel Başkanımızın himayelerinde ve belediyelerimiz eliyle inşa edilen kardeşlik ve inanç ocaklarıyla ortaya koyuyoruz. Biliyor ve inanıyoruz ki küçük iyi bir hareket, büyük bir iyi niyetten iyidir</em></strong>” ifadelerini kullandı.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Dünyanın en büyük cemevi olan Nevşehir'deki Horasan Erenleri Alevi Kültürü ve Cemevinden Aydın'a, Muğla'dan Mersin'e, Ankara'dan Çorum'a &nbsp;Anadolu'nun dört bir yanında gönül köprüleri kurduklarını belirten MHP Grup Başkanvekili Akçay, MHP’nin “<em><strong>düşünceyle derinleşen, kurumlarla kök salan bu medeniyet tasavvuru</strong></em>”nun Türkiye Yüzyılı’nda da milletin birliğini, dirliğini ve istikbalini güçlendirecek “<em><strong>en sağlam irade</strong></em>” olduğunu belirtti.</span></p>

<p><span style="color:#000000">MHP Grup Başkanvekili Akçay, açıklamasına şöyle devam etti:</span></p>

<p><span style="color:#000000">“<strong><em>Bazıları oy hesabı yapar, biz Kızılelma ülküsüne yürürüz. </em></strong></span></p>

<p><span style="color:#000000"><strong><em>Bazıları kutuplaştırmadan medet umar, biz Horasan harcıyla milletimizi birbirine kenetleriz. </em></strong></span></p>

<p><span style="color:#000000"><strong><em>Başkaları günü kurtarmaya çalışırken biz Ahmed Cevad'ın, Gaspıralı'nın, Bilge Tonyukuk'un mirasıyla geleceği inşa ederiz.</em></strong>”</span></p>

<p><span style="color:#000000">Açıklamanın tamamı şöyle:</span></p>

<p><span style="color:#000000">Değerli milletvekilleri, </span></p>

<p><span style="color:#000000">Bizim medeniyetimiz sadece akılla değil, gönülle de inşa edilir. Gönlümüz, Hoca Ahmet Yesevi'nin ocağında pişmiş, Horasan erenlerinin nefesiyle Anadolu'ya üflenmiş, Âşık Veysel'le saz ve söz olmuştur. </span></p>

<p><span style="color:#000000">Bu sebeple, Alevi-Bektaşi canlarımızla olan bağımız siyasi bir manevra değil, kadim bir kardeşlik hukukudur. "Cemevi de bizim, cami de bizim; &nbsp;saz da bizim, söz de bizim." derken hamaset yapmıyoruz, bunu icraatlarımızla &nbsp;Genel Başkanımızın himayelerinde ve belediyelerimiz eliyle inşa edilen kardeşlik ve inanç ocaklarıyla ortaya koyuyoruz. Biliyor ve inanıyoruz ki küçük iyi bir hareket, büyük bir iyi niyetten iyidir. </span></p>

<p><span style="color:#000000">Dünyanın en büyük cemevi olan Nevşehir'deki Horasan Erenleri Alevi Kültürü ve Cemevinden Aydın'a, Muğla'dan Mersin'e, Ankara'dan Çorum'a &nbsp;Anadolu'nun dört bir yanında gönül köprüleri kuruyoruz. </span></p>

<p><span style="color:#000000">Milliyetçi Hareket Partisi budur, düşünceyle derinleşen, kurumlarla kök salan bu medeniyet tasavvuru Türkiye Yüzyılı'nda da milletimizin birliğini, dirliğini ve istikbalini güçlendirecek en sağlam iradedir. </span></p>

<p><span style="color:#000000">Bazıları oy hesabı yapar, biz Kızılelma ülküsüne yürürüz. </span></p>

<p><span style="color:#000000">Bazıları kutuplaştırmadan medet umar, biz Horasan harcıyla milletimizi birbirine kenetleriz. </span></p>

<p><span style="color:#000000">Başkaları günü kurtarmaya çalışırken biz Ahmed Cevad'ın, Gaspıralı'nın, Bilge Tonyukuk'un mirasıyla geleceği inşa ederiz. </span></p>

<p><span style="color:#000000">Bizim davamız Türkiye Yüzyılı'nı ve yeni nizamın ihyasını, nizam-ı âlem ülküsünün inşasıdır. </span></p>

<p><span style="color:#000000">57'nci yılımızı geride bırakırken kökü mazide, gözü atide olan bu kutlu yürüyüşümüz ülkülerimize ulaşana dek sürecektir. </span></p>

<p><span style="color:#000000">Bu vesileyle, bilge liderimiz Sayın Devlet Bahçeli'ye, bu kurumlarımızda emeği geçen, milletimizin birliğine hizmet eden tüm dava arkadaşlarımıza şükranlarımı sunuyorum. </span></p>

<p><span style="color:#000000">Oğuz Kağan'ın ifadesiyle "Gök çadırımız, güneş tuğumuz olsun." diyoruz. </span></p>

<p><span style="color:#000000">KAYNAK:&nbsp;</span><a href="https://x.com/ersoyruhi/status/2023809451896271187?s=20">https://x.com/ersoyruhi/status/2023809451896271187?s=20</a></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 18 Feb 2026 12:54:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/02/erkan-akcay-horasan-harciyla-milletimizi-birbirine-kenetleriz-1771411161.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Etiyopya Başbakanı Abiy Ahmed Ali&#039;den ortak basın toplantısı</title>
                <category>SİYASET</category>
                <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/cumhurbaskani-recep-tayyip-erdogan-ve-etiyopya-basbakani-abiy-ahmed-aliden-ortak-basin-toplantisi-3031</link>
                <guid>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/cumhurbaskani-recep-tayyip-erdogan-ve-etiyopya-basbakani-abiy-ahmed-aliden-ortak-basin-toplantisi-3031</guid>
                <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan, Etiyopya Başbakanı Ali ile gerçekleştirdikleri ortak basın toplantısında yaptığı açıklamada, “Birçok alandaki potansiyel iş birliklerini nasıl değerlendirmemiz gerekiyor, 1 milyar dolar ticaret hacmi hedefimize nasıl ulaşırız, bunları da ele aldık. Etiyopya'daki en büyük ikinci yatırımcı ülke olmaktan memnuniyet duyuyoruz” dedi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Cumhurbaşkanı Erdoğan, Etiyopya Başbakanı Ali ile gerçekleştirdikleri ortak basın toplantısında yaptığı açıklamada, “Birçok alandaki potansiyel iş birliklerini nasıl değerlendirmemiz gerekiyor, 1 milyar dolar ticaret hacmi hedefimize nasıl ulaşırız, bunları da ele aldık. Etiyopya'daki en büyük ikinci yatırımcı ülke olmaktan memnuniyet duyuyoruz” dedi.</strong></p>

<p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Etiyopya Başbakanı Abiy Ahmed Ali Ulusal Sarayı'nda gerçekleştirdikleri baş başa ve heyetler arası görüşmeleri ile anlaşmaların imza töreninin ardından ortak basın toplantısı düzenledi.</p>

<p>Ortak basın toplantısında konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, 11 yıl aradan sonra Addis Ababa'yı ziyaret etmekten büyük bir memnuniyet duyduğunu belirtti.</p>

<p>Etiyopya Başbakanı Ahmed ve Etiyopya makamlarına, şahsına ve heyetine gösterdikleri sıcak misafirperverlikten dolayı teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Etiyopya'nın, Türkiye için kardeş ülke olmasının yanı sıra stratejik konumu, siyasi, ekonomik ve kültürel ağırlığıyla Afrika kıtasında oynadığı öncü rol bakımından son derece önemli bir ülke olduğunu söyledi.</p>

<p>Sahra Altı Afrika'daki en eski Türk büyükelçiliğinin 1926 yılında Addis Ababa'da açılmasının, bu şehri, kıtayla ilişkilerin kalbine yerleştirdiğini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bu ziyaretimin, büyükelçiliğimizin açılışının 100. yılına denk gelmesi de bizler için ayrı bir gurur kaynağıdır" ifadesini kullandı.</p>

<p>Yaptıkları görüşmelerde, Etiyopya Başbakanı Ahmed ve heyetiyle ticari yatırımlar, enerji, madencilik, tarım, iletişim ve eğitim alanlarındaki ilişkileri etraflıca görüştüklerini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: "Diğer birçok alandaki potansiyel iş birliklerini nasıl değerlendiririz, 1 milyar dolar ticaret hacmi hedefimize nasıl ulaşırız, bunları ele aldık. Etiyopya'daki en büyük ikinci yatırımcı ülke olmaktan memnuniyet duyuyoruz. 200'ü aşkın firmamızın, 2,5 milyar doları bulan yatırımlarıyla yaklaşık 20 bin Etiyopyalının istihdamına destek olması, bizler için kıvanç vesilesidir. Türk müteahhitlik firmaları, Etiyopya'da demiryolu, ulaşım, özellikle fabrika, turistik tesis ve enerji nakil hatları gibi faaliyet alanlarında 2,6 milyar dolar değerinde 15 projeyi üstlendiler. İnşallah, bunun daha da artmasını temenni ediyoruz."</p>

<p><strong>"BU SAMİMİ COĞRAFYANIN GÜZEL İNSANLARININ HER DAİM YANINDAYIZ"</strong></p>

<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, dost Etiyopya halkıyla yüzyıllara dayanan münasebetlerin geliştirilmesine büyük önem verdiklerinin altını çizdi.</p>

<p>Etiyopya'nın İslam kültürü bakımından paha biçilemez bir değer taşıdığına işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları ifade etti: "Afrika'daki ilk Müslüman yerleşim yeri olarak bilinen Necaş köyündeki Necaşi Türbesi ve Camisi, kültürel bağlarımız bakımından çok önemli. TİKA'nın destekleriyle tadilatı ve tamiratı yapılan bu projeyle Afrika tarihinin önemli bir kültürel mirasını yaşatmakla kalmayıp, Etiyopya ile aramızdaki kadim dostluk bağlarını da güçlendirmiş olduk. Maarif Vakfı'mızın eğitim alanındaki faaliyetlerinin yanı sıra TİKA ofisimiz aracılığıyla aramızda kültür köprüleri kurmaya devam edeceğiz. Eşit ortaklık ve karşılıklı anlayış temelinde bu samimi coğrafyanın güzel insanlarının her daim yanındayız."</p>

<p><strong>"ÇATIŞMA VE ACILARA YENİLERİNİN EKLENMESİNİ İSTEMİYORUZ"</strong></p>

<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, Etiyopya'nın siyasi, sosyal ve ekonomik dönüşümü dolayısıyla Etiyopya Başbakanı Ahmed'i tebrik etti.</p>

<p>Tüm dünyanın gözlerinin Afrika Boynuzu ve Etiyopya'ya çevrilmişken, Etiyopya'nın köklü devlet yapısının örnek gösterilecek yönetiminin öneminin daha çok hissedildiğini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: "Etiyopya'nın içinde bulunduğu coğrafyada devletlerin egemenliğine ve toprak bütünlüğüne kıymet veren tutumumuzun altını bilhassa çizmek istiyorum. Türkiye olarak, bölgenin yeterince çektiği çatışma ve acılara yenilerinin eklenmesini asla istemiyoruz. Biz, bölgenin sorunlarına yine bölge ülkelerinin çözüm geliştirmesi ve Afrika Boynuzu'nun yabancı güçlerin mücadele alanına çevrilmemesi gerektiğine inanıyoruz. Bu minvalde İsrail'in Somaliland'ı tanımasının ne Somaliland'a ne de Afrika Boynuzu'na faydası olmadığını tekrar vurgulamak istiyorum. Bu vesileyle yakın geçmişte Etiyopya ve Somali arasında arabuluculuğunu yürüttüğümüz Ankara Süreci'ndeki tutumları için her iki tarafa da tekrar teşekkür ediyorum. İstikrara kavuşmasıyla birlikte, Afrika Boynuzu'nun ekonomik fırsatlarıyla dikkatleri üzerine çeken bir konuma erişmemesi için hiçbir engel görmüyoruz. Müspet neticelerini alacağımıza emin olduğum bu ziyaretimizin bölgenin barış ve istikrarına da katkı sunmasını temenni ediyorum. Malumunuz, Türkiye olarak Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi Taraflar Konferansı'na bu sene Kasım ayında ev sahipliği yapacağız. Etiyopya'nın da önümüzdeki yıl tertipleyeceği bu toplantı bağlamında yakın iş birliğimizi sergileyeceğiz."</p>

<p>Şahsına ve heyetine karşı sergiledikleri hüsnü kabul için Etiyopya Başbakanı Ahmed ve Etiyopya halkına teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Etiyopya Müslüman toplumunun RAamazanını tebrik etti.</p>

<p><strong>İKİ ÜLKE ARASINDA İMZALANAN ANLAŞMALAR</strong></p>

<p>Ortak basın toplantısı öncesinde, Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Etiyopya Başbakanı Ali huzurunda iki ülke arasında anlaşmalar imzalandı.</p>

<p>Törende, "9. Türkiye-Etiyopya Ekonomi, Ticaret ve Teknik İş Birliği Karma Ekonomik Komisyonu Tutanağı"na Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar ile Etiyopya Dışişleri Bakanı Gedion Timothewos imza attı.</p>

<p>"Türkiye Cumhuriyeti Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı ile Etiyopya Su ve Enerji Bakanlığı Arasında Enerji Alanında İşbirliğine İlişkin Mutabakat Zaptı" da Bakan Bayraktar ile Etiyopya Su ve Enerji Bakanı Habtamu Itefa tarafından imza altına alındı.<br />
<br />
Kaynak:&nbsp;<a href="https://www.tccb.gov.tr/haberler/410/164100/-etiyopya-daki-en-buyuk-ikinci-yatirimci-ulke-olmaktan-memnuniyet-duyuyoruz-">https://www.tccb.gov.tr/haberler/410/164100/-etiyopya-daki-en-buyuk-ikinci-yatirimci-ulke-olmaktan-memnuniyet-duyuyoruz-</a></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 17 Feb 2026 21:36:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/02/cumhurbaskani-recep-tayyip-erdogan-ve-etiyopya-basbakani-abiy-ahmed-aliden-ortak-basin-aciklamasi-1771353537.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Türkiye ve Yunanistan arasında yeni dönem. İmzalar atıldı !</title>
                <category>SİYASET</category>
                <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/turkiye-ve-yunanistan-arasinda-yeni-donem-imzalar-atildi-3005</link>
                <guid>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/turkiye-ve-yunanistan-arasinda-yeni-donem-imzalar-atildi-3005</guid>
                <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan, Yunanistan Başbakanı Miçotakis ile düzenlediği ortak basın toplantısında yaptığı açıklamada, “Biraz önce kabul ettiğimiz belgelerin ilişkilerimizin ahdi zeminini pekiştirmesini temenni ediyorum. Geçtiğimiz yıl yaklaşık 7 milyar dolara ulaşan ikili ticaretimizi 10 milyar dolara çıkarma hedefimiz doğrultusunda çalışmaya devam ediyoruz” dedi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Cumhurbaşkanı Erdoğan, Yunanistan Başbakanı Miçotakis ile düzenlediği ortak basın toplantısında yaptığı açıklamada, “Biraz önce kabul ettiğimiz belgelerin ilişkilerimizin ahdi zeminini pekiştirmesini temenni ediyorum. Geçtiğimiz yıl yaklaşık 7 milyar dolara ulaşan ikili ticaretimizi 10 milyar dolara çıkarma hedefimiz doğrultusunda çalışmaya devam ediyoruz” dedi.</strong><br />
<br />
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Yunanistan Başbakanı Kiryakos Miçotakis baş başa görüşmeleri,&nbsp; Türkiye- Yunanistan 6. Yüksek Düzeyli İşbirliği Konseyi Heyetler Arası Görüşme Oturumu ve anlaşmaların imza töreninin ardından ortak basın toplantısı düzenleyerek açıklamalarda bulundu.</p>

<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, Yunanistan Başbakanı Miçotakis ile düzenlediği ortak basın toplantısında, Yüksek Düzeyli İşbirliği Konseyinin 5'inci toplantısı kapsamında Atina'yı 7 Aralık 2023'te ziyaret ettiğini anımsattı.</p>

<p>Bu ziyarette, diyalog kanallarını açık tutma ve ilişkileri geliştirme noktasındaki mutabakatlarını Atina Bildirgesi ile kayıt altına aldıklarını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugün de pozitif gündem maddeleri üzerinden ilişkileri nasıl ileriye taşıyabileceklerini etraflıca değerlendirdiklerini söyledi.</p>

<p>Üst düzey temasların bu manada elverişli bir zemin sunduğunu gördüklerini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: "Biraz önce kabul ettiğimiz belgelerin, ilişkilerimizin ahdi zeminini pekiştirmesini temenni ediyorum. Geçtiğimiz yıl yaklaşık 7 milyar dolara ulaşan ikili ticaretimizi 10 milyar dolara çıkarma hedefimiz doğrultusunda çalışmaya devam ediyoruz. Bugün, ayrıca iki ülkenin iş konseyleri de bir araya gelerek iş fırsatlarını değerlendirdiler. Sayın Başbakan ile görüşmemizde Ege ve Doğu Akdeniz'e ilişkin tutumlarımızı bir kez daha açık ve samimi şekilde ele aldık. Biz bu hususta geçmişten bu yana şunu savunuyoruz: Mevcut meseleler çetrefil olmakla birlikte uluslararası hukuk temelinde çözümsüz de değildir. Yeter ki iyi niyet, yapıcı diyalog ve çözüm iradesi olsun. Değerli dostum Kiryakos ile bu konuda hemfikir olduğumuzu memnuniyetle gördük. İlişkilerimizin diğer tüm alanlarında 2023 yılından bu yana sağladığımız ivme gibi Ege'de birbiriyle bağlantılı sorunların çözümü noktasında da ilerleme kaydedilebileceğine inanıyorum."</p>

<p><strong>“AZINLIKLAR KONUSUNDA TARİHÎ SORUMLULUK BİLİNCİYLE HAREKET ETMEMİZ GEREKİYOR”</strong></p>

<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugün ayrıca terörle ve organize suçlarla mücadele konusundaki beklentilerini de Yunanistan Başbakanı Miçotakis ile bir kez daha paylaştığını dile getirdi.</p>

<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Münasebetlerimizin beşeri unsurunu teşkil eden azınlıklar konusunda tarihî sorumluluk bilinciyle hareket etmemiz gerekiyor. Batı Trakya Türk azınlığının dini özgürlükler ve eğitim imkânlarından tam olarak yararlandırılmaları konusundaki beklentilerimizi Sayın Başbakan ile paylaştık" ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>BÖLGESEL MESELELER</strong></p>

<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, iki NATO müttefiki olan Türkiye ve Yunanistan'ın güvenlik ve istikrara tehdit teşkil eden birçok gelişmeyle karşılaştığını dile getirdi.</p>

<p>Türkiye olarak Avrupa'da son dönemde başlatılan savunma girişimlerinde yer almalarının müşterek menfaatlerine olduğunu düşündüklerini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: "Sayın Başbakan ile Gazze'deki ateşkes süreci ve barış planı olmak üzere bölgesel gelişmeleri de değerlendirdik. İsrail'in Batı Şeria'da kontrolünü genişletmeye ve Filistin yönetimini zayıflatmaya yönelik aldığı son kararları reddediyoruz. Bu konuda dünyanın önde gelen ülkelerinin, bizim ve kardeş ülkelerin tutumu ortadadır. Bu vesileyle şunu bilhassa vurgulamak isterim. Orta Doğu'da kalıcı barış ve istikrar Filistin meselesine iki devlet temelinde adil çözüm bulunmasından geçiyor. Bu tutumumuzu da savunmaya devam edeceğiz. 2025-2026 dönemi Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi Geçici Üyesi olan Yunanistan'ın bölgemizin menfaati bakımından iki devletli çözüm perspektifini Konseyin gündeminde tutacağına inanıyoruz. Keza, Suriye'de istikrarın tesisi ve bu kardeş ülkenin bölgede barışa katkı sunan bir konuma süratle ulaşması için yapılabileceklere değindik. Bizim bu konuda üstlendiğimiz yapıcı rolün sadece Suriye'nin kendisi için değil, Yunanistan'ın ve Avrupa'nın güvenliği için de ne derece mühim olduğu ortadadır. Suriye'nin toprak bütünlüğü ve birliği ilkesi temelinde ülkenin tüm bileşenlerinin kapsayıcı bir anlayışla geleceğe yürümesini ümit ediyoruz. İki komşu ve müttefik olarak iş birliğini temel alan bir anlayışla diyalog kanallarını açık tutmamızın gerektiğine yürekten inanıyorum."</p>

<p><strong>YUNANİSTAN BAŞBAKANI MİÇOTAKİS: "GAZZE'NİN İSRAİL TARAFINDAN İLHAKIYLA İLGİLİ OLASI ADIMLARI DESTEKLEMİYORUZ"</strong></p>

<p>Yunanistan Başbakanı Miçotakis de konuşmasında, kendisi ve heyeti adına gösterdiği konukseverlik için Cumhurbaşkanı Erdoğan'a teşekkür ederek, "Ülkenizi her ziyaret ettiğimizde böyle sıcak bir konukseverlikle karşılaşıyoruz" dedi.</p>

<p>Yunanistan Başbakanı Miçotakis, bugünkü görüşmelerde pozitif gündemin ele alındığını belirterek, "Bu iş birliği çerçevesinde biz son derece önemli görüşmeler gerçekleştirdik. Açık olan diyalog kanalları vesilesiyle aramızdaki konuları görüşme fırsatı bulduk" ifadelerine yer verdi.</p>

<p>İki ülkenin dışişleri bakanlıkları düzeyinde, sürdürülebilir ve geleceğe dönük bir ilişki tesis etmeyi hedeflediklerini vurgulayan Yunanistan Başbakanı Miçotakis, “Türkiye ve Yunanistan olarak aramızdaki sorunları soğukkanlılıkla ele almak zorundayız. Bu konuları kendi aramızda samimi bir şekilde görüşmeliyiz. Hatta bazı başlıklarda hemfikir olmayabiliriz" değerlendirmesinde bulundu.</p>

<p>Yunanistan Başbakanı Miçotakis, Yunanistan olarak her zaman diyalogdan yana olduklarını belirterek, "İyi niyetle ve karşılıklı saygı çerçevesinde aramızdaki iş birliğini sürdüreceğiz. Ve inanıyorum ki bizim bu çabamız hâlihazırda meyvelerini de vermeye başladı" ifadelerini kullandı.</p>

<p>Yunanistan Başbakanı Miçotakis, ikili ticaret konusunda da sürekli çaba sarf etmek durumunda olduklarını anlatarak iki ülke arasındaki ticaret hacmi hedefinin 10 milyar dolar olduğunu hatırlattı.</p>

<p>Yunanistan Başbakanı Miçotakis, birlikte bölgenin istikrarı için çaba sarf edildiğini söyleyerek, şöyle devam etti: "Bizim anlaşamadığımız, mutabık kalamadığımız bazı konular da var. Ege'deki kıta sağlığı konusu, münhasır ekonomik bölge konusu gibi bazı konular var. Bu konularla ilgili olarak belki de bir uluslararası yargı organına başvurmak gerekebilir. Ancak uluslararası hukuk çerçevesinde buna da çözüm bulunabilir. Sayın Cumhurbaşkanı (Erdoğan), ümit ediyorum ve sizin de bu konudaki iyimserliğinizi paylaşıyorum. Şartlar bu konularda ilerleme kaydetmek için uygun. Artık bizim ilişkilerimizle ilgili olarak bütün tehditlerin ortadan kalkmasının zamanının geldiğine inanıyorum."</p>

<p>Yunanistan Başbakanı Miçotakis, Gazze'de ikinci barış görüşmelerinin başlaması konusunda da mutabık olduklarını belirterek, şunları kaydetti: "Yunanistan, istikrarlı bir şekilde iki devletli çözümden yana ve bu çözümün yegâne gerçekçi çözüm olduğunu savunuyor. Ve yine oluşturulacak yeni yönetimde de Filistin tarafının kati suretle yer almasını destekliyor. Ancak bunun yanında Hamas'ın silahsızlandırılmasının ve bölgenin terörden arınmasının da son derece elzem olduğu görüşündeyiz. Ancak Gazze'nin İsrail tarafından ilhakıyla ilgili herhangi bir olası adımı kesinlikle desteklemiyoruz. Burada Yahudi yerleşimlerinin genişletiliyor olması bölgede bir Filistin devletinin oluşmasını daha da zorlaştıran bir unsur."</p>

<p><strong>İKİ ÜLKE ARASINDA İMZALANAN ANLAŞMALAR</strong></p>

<p>Oturumun ardından iki ülke arasında anlaşmaların imza töreni düzenlendi.</p>

<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Yunanistan Başbakanı Miçotakis, Türkiye Cumhuriyeti Hükûmeti ile Yunanistan Cumhuriyeti Hükûmeti Arasında Ortak Bildiri'yi imzaladı.</p>

<p>Türkiye ile Yunanistan arasında imzalanan diğer anlaşmalar şöyle:</p>

<p>“Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi ile Yunanistan Yatırım ve Dış Ticaret Ajansı Arasındaki İşbirliği Hakkında Mutabakat Zaptı, Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi Başkanı Burak Dağlıoğlu ile Yunanistan Dışişleri Bakan Yardımcısı Haris Theoharis imza attı.</p>

<p>İzmir Limanı ile Selanik Limanı Arasında Ro-Ro Seferlerinin Başlatılmasının Teşvik Edilmesine İlişkin Mutabakat Zaptı'nı, Dışişleri Bakan Yardımcısı Mehmet Kemal Bozay ile Theoharis imzaladı.</p>

<p>Karadeniz Ekonomik İşbirliği Teşkilatı Çerçevesinde İşbirliğinin Güçlendirilmesine İlişkin Mutabakat Zaptı, Bozay ve Theoharis tarafından imzalandı.</p>

<p>Depreme Hazırlık Konusunda İkili İşbirliğinin Güçlendirilmesine İlişkin Mutabakat Zaptı'na, İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi ile Yunanistan İklim Krizi ve Sivil Koruma Bakanı Ioannis Kefalogiannis imza attı.</p>

<p>Kültür Alanında İşbirliği Hakkında Mutabakat Zaptı'nı, Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy ile Yunanistan Kültür Bakanı Lina Mendoni imzaladı.</p>

<p>Türkiye Cumhuriyeti Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ile Yunanistan Cumhuriyeti Kalkınma Bakanlığı Arasında Bilim ve Teknoloji Alanında İşbirliğine Dair Ortak Niyet Beyanı, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır ile Yunanistan Kalkınma Bakanı Takis Theodorikakos tarafından imzalandı.”<br />
<br />
Kaynak:<a href="https://www.tccb.gov.tr/haberler/410/164040/-yunanistan-la-ikili-ticaretimizi-10-milyar-dolara-cikarma-hedefimiz-dogrultusunda-calismaya-devam-ediyoruz-">https://www.tccb.gov.tr/haberler/410/164040/-yunanistan-la-ikili-ticaretimizi-10-milyar-dolara-cikarma-hedefimiz-dogrultusunda-calismaya-devam-ediyoruz-</a></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 11 Feb 2026 22:37:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/02/turkiye-ve-yunanistan-arasinda-yeni-donem-imzalar-atildi-1770838891.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Cumhurbaşkanı Erdoğan’a Ürdün Kralı II. Abdullah’tan “Hüseyin Bin Ali Nişanı”</title>
                <category>SİYASET</category>
                <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/cumhurbaskani-erdogana-urdun-krali-ii-abdullahtan-huseyin-bin-ali-nisani-2993</link>
                <guid>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/cumhurbaskani-erdogana-urdun-krali-ii-abdullahtan-huseyin-bin-ali-nisani-2993</guid>
                <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a Ürdün Kralı 2. Abdullah tarafından "Hüseyin Bin Ali Nişanı" takdim edildi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<h2>&nbsp;</h2>

<p><strong>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a Ürdün Kralı 2. Abdullah tarafından "Hüseyin Bin Ali Nişanı" takdim edildi.</strong></p>

<p>Cumhurbaşkanlığı Dolmabahçe Çalışma Ofisi'nde gerçekleşen "Hüseyin Bin Ali Nişanı Tevcih Töreni", iki liderin baş başa ve heyetler arası görüşmelerini tamamlamasının ardından düzenlendi.</p>

<p>Törende, Ürdün Kralı II. Abdullah, Hüseyin Bin Ali Nişanı'nı Cumhurbaşkanı Erdoğan'a takdim etti.</p>

<p><strong>Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Hüseyin Bin Ali Nişanı Tevcih Töreni"nin ardından konuştu</strong></p>

<p>Dolmabahçe Çalışma Ofisi'nde Ürdün Kralı II. Abdullah tarafından kendisine "Hüseyin Bin Ali Nişanı"nın takdim edilmesinin ardından konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, nişanın tarafına tevdi edilmesinden memnuniyet duyduğunu dile getirdi.</p>

<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Şahsıma gösterilen teveccüh için şükranlarımı sunuyorum. Bu nişanı ülkelerimiz ve halklarımız arasındaki derin tarihî bağların somut bir tezahürü olarak görüyor ve kabul ediyorum. Bu müstesna nişanın köklü kardeşlik ve dostluk münasebetlerimizi daha da pekiştireceğine inanıyorum." diye konuştu.</p>

<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti:</p>

<p>"Aziz kardeşim Ürdün Kralı Sayın Abdullah ile bugünkü görüşmelerimizde iki ülke dostluğunu kuvvetlendirecek önemli kararlar aldık. Bölgemizin her metrekaresinde barış, huzur, güvenlik ve istikrarın hâkim olması noktasında kendisiyle hemfikir olduğumuzu gördük. Kıymetli kardeşime Doğu Kudüs'teki mukaddes mekânların hamisi olan Ürdün'ün bu alandaki çabalarını takdirle karşıladığımızı ifade ettim. Görüşmelerimizin ülkelerimiz ve bölgemiz için hayırlara vesile olmasını diliyorum. İnşallah 11 gün sonra müşerref olacağımız Ramazan-ı Şerif'inizi tebrik ediyor, mübarek ramazanın ülkelerimiz ve tüm İslam âlemi için rahmete, berekete, huzura kapı aralamasını canıgönülden temenni ediyorum."</p>

<p>Kral II. Abdullah'a teşekkürlerini sunan ve Ürdünlü kardeşlerini bir kez daha hürmet ve muhabbetle selamladığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Rabb'im kardeşliğimizi ve dayanışmamızı daim eylesin." dedi.</p>

<p><strong>Ürdün Kralı II. Abdullah, Cumhurbaşkanı Erdoğan'a "Hüseyin Bin Ali Nişanı Tevcih Töreni"nin ardından konuştu</strong></p>

<p>Kral II. Abdullah, Dolmabahçe Çalışma Ofisi'nde Cumhurbaşkanı Erdoğan'a "Hüseyin Bin Ali Nişanı Tevcih Töreni"nin ardından yaptığı açıklamada iki ülke arasındaki ilişkilere değindi.</p>

<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan'a takdim edilen "Hüseyin Bin Ali Nişanı"nın Ürdün ile Türkiye arasındaki dostluğu ve kardeşliği temsil ettiğini belirten Kral II. Abdullah, "Bu madalya, ülkelerimizin ve halklarımızın paylaştığı derin dostluk ve kardeşlik bağlarını temsil ediyor. Bu uluslarımız arasındaki onlarca yıllık iş birliğinin takdirinin bir ifadesidir. Bunun, ilişkilerimizi ve halkımız ile bölgemize hizmeti ilerletmeye devam etme yönündeki taahhüdümüzün de bir simgesi olmasını umuyorum." ifadelerini kullandı.</p>

<p>Türkiye ile Ürdün arasındaki tarihî dostluğa işaret eden Kral II. Abdullah, "Bu, neredeyse seksen yıllık bir ortaklık ve bunu daha ileri seviyelere taşımak için çok daha fazla potansiyel bulunuyor." diye konuştu.</p>

<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Dolmabahçe Çalışma Ofisi'nde yaptıkları görüşmenin oldukça verimli geçtiğini kaydeden Abdullah, "Bugün gerçekleştirdiğimiz verimli görüşmeler, ticaret, sanayi, eğitim, ulaştırma ve savunma alanlarında ikili iş birliğimizi güçlendirmeye yönelik önemli bir adımı teşkil ediyor." dedi.</p>

<p>Kral II. Abdullah, Türkiye'nin bölgede gerilimin düşürülmesine yönelik çabalarına değinerek şöyle devam etti:</p>

<p>"Bölgemizde istikrarın yeniden tesis edilmesine yönelik çabalarda da yakın koordinasyon içinde kalmaya ve adil, kalıcı bir barış için çalışmaya devam ediyoruz. Türkiye’nin, bölgede gerilimin düşürülmesine yönelik süregelen çabalarda ve tüm ülkelerin egemenliğinin korunmasında rolü hayati öneme sahiptir. Daha barışçıl bir Orta Doğu için sizinle birlikte çalışma kararlılığımızı sürdürüyoruz."</p>

<p>Kral II. Abdullah, Ramazan ayının da herkes için mübarek olması temennisinde bulundu.</p>

<p>Törenin ardından resmî yemekte bir araya gelen ikili, daha sonra ofisten ayrıldı.<br />
<br />
Kaynak:&nbsp;<a href="https://www.iletisim.gov.tr/turkce/haberler/detay/cumhurbaskani-erdogana-urdun-krali-ii-abdullahtan-huseyin-bin-ali-nisani">https://www.iletisim.gov.tr/turkce/haberler/detay/cumhurbaskani-erdogana-urdun-krali-ii-abdullahtan-huseyin-bin-ali-nisani</a></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 10 Feb 2026 11:31:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/02/cumhurbaskani-erdogana-urdun-krali-ii-abdullahtan-huseyin-bin-ali-nisani-1770712552.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Devlet Bahçeli: Türkiye sadece bölgemizin değil, dünyanın ağırlık merkezidir</title>
                <category>SİYASET</category>
                <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/devlet-bahceli-turkiye-sadece-bolgemizin-degil-dunyanin-agirlik-merkezidir-2990</link>
                <guid>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/devlet-bahceli-turkiye-sadece-bolgemizin-degil-dunyanin-agirlik-merkezidir-2990</guid>
                <description><![CDATA[Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin kuruluşunun 57. yıl dönümü dolayısıyla Ankara ATO Congresium'da düzenlenen "Şanla Şerefle 57. Yıl" programında önemli açıklamalarda bulundu.Bahçeli, konuşmasına Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın gönderdiği Türk bayrağı motifli 57 gülden oluşan tebrik çiçeği için teşekkür ederek başladı. Erdoğan'a hitaben, "Allah’tan niyaz ediyorum ki, davamızı ve dava arkadaşlarımızı gördüklerinden geri koymasın" temennisinde bulundu.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin kuruluşunun 57. yıl dönümü dolayısıyla Ankara ATO Congresium'da düzenlenen <em><strong>"Şanla Şerefle 57. Yıl"</strong></em> programında önemli açıklamalarda bulundu.Bahçeli, konuşmasına Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın gönderdiği Türk bayrağı motifli 57 gülden oluşan tebrik çiçeği için teşekkür ederek başladı. Erdoğan'a hitaben, "Allah’tan niyaz ediyorum ki, davamızı ve dava arkadaşlarımızı gördüklerinden geri koymasın" temennisinde bulundu.</p>

<p><em><strong>"Türkiye sadece bölgemizin değil dünyanın ağırlık merkezidir. Bütün gelişmelerin istikamet ve ibresi Türkiye’yi işaret etmektedir. Huzurlu, güvenli, müreffeh, barış ve kardeşlikle teçhiz edilmiş bir Türkiye dünyanın denge ve düzen anahtarıdır." </strong></em>diyen Devlet Bahçeli'nin açıklamasının tam metni şöyle:</p>

<p>Aziz Dava Arkadaşlarım,</p>

<p>Üç Hilale Gönül Vermiş Muhterem Kardeşlerim,</p>

<p>Türk Milleti Sevdalısı Değerli Ülküdaşlarım,</p>

<p>Saygıdeğer Hanımefendiler, Beyefendiler,</p>

<p>Asaletin, Cesaretin ve Dirayetin Sembolü Sevgili Bozkurtlar, Asenalar,</p>

<p>Basınımızın Değerli Temsilcileri,</p>

<p>Milliyetçi Hareket Partisi’nin 57 yıllık şanı ve şerefiyle,</p>

<p>57 yıllık ilkesi ve ülküsüyle,</p>

<p>57 yıllık aklı ve ahlakıyla,</p>

<p>57 yıllık inancı ve iradesiyle,</p>

<p>57 yıllık hayali ve hedefleriyle tek yürek halinde kenetlenmiş bir halin aydınlığında hepinizi kemali hürmet ve muhabbetle selamlıyorum.</p>

<p>Ekranları başında bizleri izleyen aziz milletimizin her güzel insanına,</p>

<p>Gönül ve kültür coğrafyalarımızda hayat mücadelesi veren her kardeşimize en halisane duygularımla birlikte saygı ve sevgilerimi sunuyor, esenlikler diliyorum.</p>

<p>Şanla Şerefle 57.Yıl Programımızın düzenlenmesinde emeği geçen her arkadaşıma, her kardeşime teşekkür ediyor, hepinize hoş geldiniz sefalar getirdiniz diyorum.</p>

<p>Cumhurbaşkanımız ve AK Parti Genel Başkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın Milliyetçi Hareket Partisi’nin 57’inci kuruluş yıldönümü münasebetiyle göndermiş olduğu Türk bayrağı motifinde hazırlanmış 57’inci yıla ithafen 57 gülün yer aldığı tebrik çiçeğinden dolayı zatı devletlerine teşekkür ediyorum.</p>

<p>Allah’tan niyaz ediyorum ki, davamızı ve dava arkadaşlarımızı gördüklerinden geri koymasın.</p>

<p>Allah’tan niyaz ediyorum ki, Milliyetçi-Ülkücü Hareket’i mahcup ettirmesin, mağlubiyetlerin kundağına düşürmesin.</p>

<p>Aziz Ülküdaşlarım,</p>

<p>Dile kolay, yarım asrı yedi yıl geçen bir siyasi varlığın şanıyla şerefiyle hakkın, halkın ve hakikatin biteviye mücadelesini veriyoruz.</p>

<p>Siyasi ve fikri seciyemizin yüksekliği “57 yılın mükâfatı değil, 57 yıllık tarihi görkemin bizzat kendisidir” diyoruz.</p>

<p>Bağımsız vicdanımızla, barışsever zihniyetimizle; insansever, milletsever, vatansever anlayışımızla, Türk tarih ve kültürüne muazzam bağlılığımızla, milli ve manevi değer hükümlerine hasbi ve haysiyetli bağlanışımızla 57 yıllık maziyi geride bıraktık.</p>

<p>8-9 Şubat 1969’un Adana’sında bir kere kalkan üç hilalimiz hamd olsun bir daha inmedi, indirmeye çalışanlara da fırsat verilmedi.</p>

<p>On yılların tozunu yuttuk, ama hain oyunları yutmadık.</p>

<p>On yılların zorluklarıyla test edildik, ama milli birlik ve kardeşliğimizin testisini kırdırmadık.</p>

<p>Toprak altındaki kökler ağaçları bol meyveli yapmalarına karşılık nasıl ağaçtan bir şey istemiyorsa, biz de kara sevdalı olduğumuz milletimize hizmet etmekten dolayı aynısıyla karşılık beklemedik.</p>

<p>Biz sevgimizde hep hasbi olduk.</p>

<p>Biz bu ülkeyi karşılıksız sevdik.</p>

<p>Biz milletimizin her güzelliğini, her emanetini, her değerini, her insanını Allah için sahiplendik, bağrımıza sıkıca bastık.</p>

<p>Büyük halk ozanımız Yunus, isteyeceksen içinden iste, diyor ya, biz de öyle yaptık, çünkü Allah’ın bize bizden daha yakın olduğuna iman ettik.</p>

<p>Bazen görülmedik, olsun be yaradan yardır bize dedik.</p>

<p>Bazen duyulmadık, olsun be her şeyin bir vakti vardır dedik.</p>

<p>Bazen yalnız kaldık, gene de aldırmadık, düşerse hanemize kurt yalnızlığı düşsün dedik.</p>

<p>Zor ve çetin yıllarda ayazı yedik, bir simidi dörde bölüp yedik, cami avlularında şehit tabutlarını omuzlarken içi içimizi yedik.</p>

<p>Yeri geldi köşe başlarında sıkılan kurşunları yedik; ama zulme yenilmedik, zillete yenilmedik, birimiz gitse de diğerimiz yerini doldurdu; pusulara, tuzaklara, oyunlara asla pes etmedik, tamam demedik.</p>

<p>Anlatacak o kadar şey var ki, ne saatler yeter, ne de günler.</p>

<p>Biz dün neysek bugün oyuz.</p>

<p>Çizgimizde kırıklık olmadı, duruşumuzda sarsıntı yaşanmadı, fikriyatımızda bulanma hiç görülmedi.</p>

<p>Biz Türk milletine mensubiyet onurunu damarlarındaki asil kanla taşıyan Milliyetçi-Ülkücü Hareket’iz.</p>

<p>Adil olmak için adaleti sevmek nasıl yetmezse,</p>

<p>Barışçı olmak için barışı sevmek nasıl yeterli gelmezse,</p>

<p>Milliyetçi-Ülkücü olmak için de sadece milleti seviyormuş gibi görünmek yetmeyecektir.</p>

<p>Her türlü fedakârlığı göze alıyor musunuz? Önce bunun cevabı gereklidir.</p>

<p>Şahsi ve dünyevi çıkarlarınızı aziz millet varlığı için elinizin tersiyle itiyor musunuz? Müteakiben bunun netleşmesi lazımdır.</p>

<p>Şartlar başkaca bir seçeneğe kapandığında; vatan, millet ve devlet uğruna candan, yardan ve serden geçmenin sınır hattında mısınız? Elbette bunun belli olması ve belirginlik kazanması da mühim bir ihtiyaçtır.</p>

<p>Milliyetçilik, binlerce yıllık mirası yüreklerde taşımaktır.</p>

<p>Milliyetçilik, yok olduğu sanılan bir coğrafyadan yeniden doğmaktır.</p>

<p>Ve ihtiyaç olduğunda da ölüm karşısında imtihan olmaktır.</p>

<p>Sahte samimiyet maskesi takan turfanda ve tufeyli milliyetçilerin atıp tutmaları, kemiksiz palavraları, kesintisiz parazitlikleri bizim nazarımızda sadece içi boş varil gürültüsünü andırmaktadır.</p>

<p>Giden gitmiştir. Satan satmıştır. Dönen dönmüştür. Cüruf cevherden ayıklanmıştır.</p>

<p>Kabuk gitse de işte öz buradadır, davasını namus bilen inanmış yürekler buradadır, serdengeçtiler buradadır, Çankaya yokuşunda balam Asya’nın bozkurtları marşını kalpten söyleyenler buradadır.</p>

<p>Bizim ne olduğumuzu soranların unutkanlığın veya inkarın pençesine düştükleri de maalesef açıktır.</p>

<p>Biz, ilk günkü gibi Türkçüyüz, Turancıyız, kaynağını Türk-İslam Ülküsünde bulan Türk milliyetçileriyiz.</p>

<p>Orada burada bizi sorgulayan siyasi devşirmeler, peki siz kimsiniz?</p>

<p>Liberal desem değilsiniz, muhafazakar desem değilsiniz, demokrat desem yine değilsiniz, olsa olsa sizden tam bir siyasi dümenci olur ve nitekim olmuştur.</p>

<p>57 yılın farklı kulvarlarında kervanımızda olsa da ilk fırtınada oraya buraya kaçışanlar tercihini yapmışlardır.</p>

<p>Eleğin altında kalanlara geçmiş olsun, üstünde kalan şerefli dava insanlarımızla, yani sizlerle sonuna kadar mücadele devam edecek, bu davanın varlığına leke sürülmeyecektir.</p>

<p>Merhum Dündar Taşer bizlere şunları söylemişti:</p>

<p>“Mevkii için milleti feda eden değil, bilâkis gerektiği zaman millet uğrunda mevkiini, hatta hayatını verebilen adam büyük adamdır.”</p>

<p>Küçük adamların büyüklük taslaması, çakalın fil özentisinden başka bir şey değildir.</p>

<p>Merhum Taşer’in düşüncelerini Merhum Hüseyin Nihal Atsız güç kaynağı, fazilet ırmağı diye anlatmıştı.</p>

<p>Ve de bizlere şöyle seslenmişti:</p>

<p>“Türk tarihi, iki yanı kahramanlık, şan ve ahlak heykelleriyle süslü uzun ve ulu bir yoldur.</p>

<p>Bu yolun her adımında Türk’ün göğsünü kabartacak, başını dikleştirecek ve üstünlüğünü belirtecek bir kahraman, Türklük için nöbet beklemektedir.</p>

<p>Bugünkü nöbet bizdedir, bugünkü nöbetçiler felaketler karşısında celadet anıtı gibi yükselen Milliyetçi-Ülkücü Harekettir, Cumhur İttifakı’dır.</p>

<p>Bilinmesini özellikle temenni ediyorum ki;</p>

<p>Türkiye, sadece bir coğrafi bölgenin ve toprak parçasının adı değildir.</p>

<p>Bir Türkiye Cumhuriyeti varsa, bir Türk milleti de vardır.</p>

<p>Türkiye Cumhuriyeti’nin sahibi Türk milletidir.</p>

<p>Türk milleti doğudan batıya, kuzeyden güneye muazzez ve muazzam bir ailenin beşeri timsalidir.</p>

<p>Türkiye’nin ve Türk milletinin gelecek ümidi, geleceğin mimarı Milliyetçi Hareket Partisi ve Cumhur İttifakı’dır.</p>

<p>Bu tarihi ittifak ahlak ve ruhuyla, Türk ve Türkiye Yüzyılını adım adım, aşama aşama inşa ederken barış, huzur, refah, özgürlük, insan hakları, demokrasi, milli birlik ve dayanışmanın hakim ve havi olması müessir gayemizdir.</p>

<p>Terörsüz Türkiye’nin tesis ve tezahürü ise bu gayenin taçlanmasıdır.</p>

<p>Aziz Dava Arkadaşlarım,</p>

<p>Saygıdeğer Hanımefendiler, Beyefendiler,</p>

<p>Merhum düşünürümüz Ziya Gökalp’e göre; bütün ilerlemenin kaynağı, milli bağımsızlığın çıkış yeri ve dayanak noktası milli vicdandır.</p>

<p>Bu nedenle milli vicdanı uyandırmaya ve kuvvetlendirmeye ihtiyaç vardır.</p>

<p>Bugün yaptığımız veya yapmayı amaçladığımız da budur.</p>

<p>Millet aynı kültürde ortak olan fertlerin genel görünüşü olduğuna göre, iftihar ettiğimiz milletimizin vicdanı birdir, dini birdir, vatanı birdir, anısı birdir, acısı birdir.</p>

<p>Biri ikiyle karalamak, biri ikiye bölmek ve dağıtmak mümkün değildir.</p>

<p>Türkü’yle Kürdü’yle Türk milleti muzaffer geçmişini müstakbel geleceğe emin olunuz taşıyacaktır.</p>

<p>Bu taşıma ister omuzlarımızda olsun, isterse de ömrümüze mal olsun, mutlaka gerçekleşecektir.</p>

<p>Yine Merhum Gökalp’e göre, milli dayanışmanın üç unsuru vardır.</p>

<p>Bunlardan birincisi, vatani ahlakın yüksek olmasıdır.</p>

<p>Vatani ahlak, milli mefkurelerden, milli görevlerden oluşmuş ahlak demektir.</p>

<p>Gökalp’e göre vatan milli kültürdür.</p>

<p>Yani vatan dini, ahlaki, sanatsal güzelliklerin adeta bir müzesi, bir sergisidir.</p>

<p>Milli dayanışmanın ikinci unsurumedeni ahlaktır.</p>

<p>Bu ahlak milletimizin tüm fertleriyle onlara benzeyen diğer tüm fertleri saygıdeğer tanımaktan ibarettir.</p>

<p>O halde vatanımızı, milletimizi nasıl seviyorsak millettaşlarımızı da öyle sevmekten başka alternatifimiz olmamalıdır.</p>

<p>Milli dayanışmayı güçlendirmek için vatani ve medeni ahlaktan sonra üçüncü unsur mesleki ahlakı yükseltmektir.</p>

<p>Bu tür dayanışmanın kuvvetlenmesi için önce işbölümünün ortak vicdana sahip bir toplum içinde gerçekleşmesi şarttır.</p>

<p>Toplumsal düzen ve ilerleme, milli birlik ve bağımsızlık ancak milli dayanışmayla var olacaktır.</p>

<p>“Terörsüz Türkiye” hedefinin yakalanması milli dayanışmanın dinamizmi ve direnciyle hayat bulacaktır.</p>

<p>Bundan sonra da Terörsüz Bölge hedefine vasıl mümkün olacaktır.</p>

<p>Çünkü Türkiye sadece bölgemizin değil dünyanın ağırlık merkezidir.</p>

<p>Bütün gelişmelerin istikamet ve ibresi Türkiye’yi işaret etmektedir.</p>

<p>Huzurlu, güvenli, müreffeh, barış ve kardeşlikle teçhiz edilmiş bir Türkiye dünyanın denge ve düzen anahtarıdır.</p>

<p>Türkiye ve Türk milletini yeryüzünden çekip çıkarınız, geriye sadece güneş etrafında dönüp duran, beşeri ve medeni değerleri kaybetmiş bir gezegen kalacaktır.</p>

<p>Anadolu Türklüğü’nün son bağımsız devleti olan Türkiye Cumhuriyeti, ebedi vatanında milli varlığını ve birliğini dayanışmayla koruyarak, adı, kuruluş ilkeleri ve milli kimliği değişmeden sonsuza kadar yaşayacak ve yaşatılacaktır.</p>

<p>Türk milliyetçiliği fikriyatımız da bu kültürel, siyasi ve hukuki esaslara dayanmaktadır.</p>

<p>Türkiye Cumhuriyeti devletinin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğü anlayışımızın temelleri de bunlardır.</p>

<p>Kan bağına ve soya dayalı ırkçı milliyetçilik anlayışının her şekli, Türk milliyetçiliği anlayışına yabancı ve aykırıdır.</p>

<p>Bunu arayanlar Avrupa’ya veya içimizdeki taşeron uzantılarına bakmalıdır.</p>

<p>Türk milliyetçiliği, Türk devletine vatandaşlık bağı ile bağlı olan herkesi bir, eşit ve kardeş gören, her türlü ayrımcılığı ve dışlamayı reddeden birleştirici, toparlayıcı ve bütünleştirici bir fikriyattır.</p>

<p>Türk milliyetçileri aziz vatanlarının ve Türk milletinin huzuruna, kardeşliğine ve birliğine sahip çıkmaya ve Türkiye’nin bir kardeş kavgasına sürüklenmesini önlemeye her zaman olduğu gibi yine kararlıdır.</p>

<p>Milliyetçi Hareket Partisi, Türkiye’nin milli birliğinin tehlikeye düştüğü bir ortamda, bunları korumak için taraftır ve bunun için ödenecek ne bedel olursa, buna da gönül rahatlığı içinde hazırdır.</p>

<p>57 yılın tecrübesi ve düşünce zenginliğiyle herkesi uyarıyorum:</p>

<p>Cumhuriyet’in kuruluş ilkelerini ve yapısını tartışmaya açmak, etnik köken farklılıklarına dayanarak bunları yıkmaya çalışmak, devletin varlığına kastetmekle eş değerdir. Bunun adı da ihanettir.</p>

<p>Türkiye’nin milli değerlerine ve çıkarlarına yönelik tehditlere karşı dik ve kararlı duruş sergileyen yegâne siyasi irade, Milliyetçi Hareket Partisi ve Cumhur İttifakı’dır.</p>

<p>Bugüne kadar yaptığımız bütün tespit ve uyarıların doğru ve yerinde olduğu yaşanan gelişmelerle somut olarak ortadadır.</p>

<p>Haklılığımız milli vicdanda tescillidir.</p>

<p>Türkiye’nin içinden geçmekte olduğu bu hassas dönemde sergilediğimiz ilkeli tutum ve yüksek sorumluluk ve sağduyulu anlayış, Milliyetçi Hareket Partisi’nin ve Cumhur İttifakı’nın milli ve manevi değerlerin odağı ve milli çıkarların şaşmaz muhafızı olduğunu göstermiştir.</p>

<p>Şu hususu da tam bir inançla ifade etmeliyim ki; “Terörsüz Türkiye” hedefinin kuvveden fiile geçmesiyle, düşünce zemininden pratik siyasi eyleme dönüşmesiyle Milliyetçi Hareket Partisi toplumsal siyasetin merkezi olduğunu ibra ve ispat etmiştir.</p>

<p>Birilerinin merkez olma iddiaları boşa düşmüştür.</p>

<p>Onların bize benzeme çabaları beyhude bir emekten başka bir şey değildir.</p>

<p>Kopya hiçbir zaman aslın önüne geçemeyecektir.</p>

<p>Aramızdayken duydukları veya öğrendikleri yarım yamalak şeylerle gittikleri yeni yerde toplumsal merkez iddiasında bulunanların fikri ve siyasi müktesebatları nafile iddialarına kefil olacak düzeyde değildir.</p>

<p>Dikkat buyurunuz, son yıllarda yaşanan gelişmeler milletin siyaset algısını milliyetçi merkeze doğru taşımaktadır.</p>

<p>Doğru ve doğal olan da budur.</p>

<p>Çünkü bir milletin milli ve manevi değerler manzumesini kabullenmek ve savunmak, toplumsal merkezi siyasetten ifade etmek demektir.</p>

<p>Toplumsal merkezin siyasal izdüşümü ise siyasi merkezdir.</p>

<p>Onun için, siyasi merkez Milliyetçi Hareket Partisi ve Cumhur İttifakı’dır.</p>

<p>Merkez kavramı, genel politik kanaatin kabul ettiği gibi her eğilimin temsil edildiği fikirler koalisyonu demek değildir.</p>

<p>Milliyetçilik bir merkez değer olarak nasıl Atatürk döneminde devletimizin ve milletimizin gelişmesinde belirleyici olmuşsa, çağı kavrayan Milliyetçi Hareket Partisi’nin milliyetçilik siyaseti, yine ülkemizin temel dinamiğini oluşturacaktır.</p>

<p>Terörsüz Türkiye’ye bakışımızın fikri dayanağı da işte buradadır.</p>

<p>Milliyetçiliğin merkezde yer aldığı Türk siyaset arenasında ise diğerleri kendilerini bu merkeze göre tanımlamak zorunda kalacaklardır.</p>

<p>Milliyetçiliği bir siyaset yönetim projesi olarak kabul eden tek politik hareket Milliyetçi Hareket Partisi’dir.</p>

<p>Milletimiz yıllar süren yönlendirmenin nihayet farkına varmıştır.</p>

<p>Milliyetçilik yükselen bir değer olarak milletin gönlünde yerini almaktadır.</p>

<p>Kimin kendi değerlerini temsil ettiğini siyaset berraklaştıkça anlamaya başlamıştır.</p>

<p>Milliyetçi Hareket Partisi, milliyetçiliği merkez alan bir model ile devlet ve millet uyuşmasını sağlayacak, laik ile dini, milli ile evrenseli, küresel ile yereli, birey ile toplumu milli duruş ile uzlaştırılacak tek siyaset seçeneğidir.</p>

<p>Yeni yüzyılın siyasi adresi bellidir.</p>

<p>Adres Milliyetçi Hareket Partisi’dir.</p>

<p>İnsan merkezli, hak ve adalet ilkelerine uygun, gönüllü paylaşımı ve işbirliğini amaçlayan, küresel kaynakları hakkaniyete uygun şekilde insanlığın istifadesine sunan yeni bir aydınlanma sürecinin başlaması Milliyetçi Hareket Partisi ve Cumhur İttifakı’nın mücadelesiyle gerçekleştirilecektir.</p>

<p>Bizim yegâne güç kaynağımız, Türk milletinin şaşmaz sağduyusu, temiz vicdanı ve yüreğidir.</p>

<p>Milliyetçi Hareket Partisi, hiç kimseye diyet borcu olmadan, temiz ve vatansever çoğunluğun desteğiyle Türkiye’ye sahip çıkacak; melezleşmiş, teslim alınmış, iç barış ve huzur ortamını bozmayı amaçlamış güdümlü ve sözde milliyetçi partileri elinin tersiyle itecek ve ademe mahkum edecektir.</p>

<p>Muhterem Ülküdaşlarım,</p>

<p>Anılar geride, hayaller ileridedir. Ama her ikisi doğrudan bugün ile ilişkilidir.</p>

<p>Bugün, dünün sonucudur.</p>

<p>Bugün, yarının nedeni olacaktır.</p>

<p>Bu itibarla,</p>

<p>Bizim için dün, yani 57 yıllık geçmişimiz şanla şerefle mündemiçtir.</p>

<p>Övünmek kuşkusuz hakkımızdır.</p>

<p>Ancak anıların ötesinde, bugünümüzün ve geleceğimizin rehberi de olmalıdır.</p>

<p>Bizim “ülkü” adını verip peşine düştüğümüz gelecek hayallerimiz de varoluş tutkumuzdur.</p>

<p>Ancak yalnızca geleceğin peşinde koşarken bugünümüzü kaybetmenin bahanesi haline de gelmemelidir.</p>

<p>Zaman, her varlığa, taşıdığı öze veya cevhere göre tesir etmektedir.</p>

<p>Kalıcı veya geçici olması, onun zamana karşı dayanma ve direnme yeteneği ile sınırlıdır.</p>

<p>Ormana anlam kazandıran ağaçtır.</p>

<p>Toplum ise insanla anlam bulacaktır.</p>

<p>Ağaca bakarken ormanı göremeyen dağınıklıktan veya,</p>

<p>Ormanı seyrederken ağaçları fark edemeyen illüzyondan kurtulmak durumundayız.</p>

<p>Toplumu oluşturan bireylerin kendileri olduğuna göre,</p>

<p>Meselelere millet ile insan arasındaki bağı kopartamadan,</p>

<p>Geçmiş ile geleceğin bağlantısını kırmadan bakmak durumundayız.</p>

<p>Geçmişin gerçeklerine illiyet kurduran bugündür.</p>

<p>Geleceğin umutlarına yelken açtıran da bugündür.</p>

<p>Kuşkusuz ki;</p>

<p>İdeolojiler, bir fikriyatın olmasını hayal ettiği düzen ve toplum hayatının teorik alanını kapsamaktadır.</p>

<p>Biz buna değerler alanı diyebiliriz.</p>

<p>Vatan, millet ve bayrak, inanç sevgisi ve kaygısı;</p>

<p>Daha güçlü bir ülke beklentisi, bu değerler alanına girmektedir.</p>

<p>Ülkemin güvenliği tehlikeye düşerse kim benim önüme düşecek sorusunun cevabını en iyi biz biliyoruz.</p>

<p>Milletimin bekası tehdit altına girerse, kimin milli kimliğin, huzurun, barışın güvencesi olacağını da biz iyi biliyoruz.</p>

<p>Milliyetçi Hareket Partisi mensuplarının, milletimizin aradığı bu soruların cevapları konusunda doğrudan güvendiği yegane adres olduğunun farkındayız.</p>

<p>Gerçekler alanında günlük kaygıları yaşayan insanın siyaset karşısındaki tavrı daha esnektir.</p>

<p>Günlük yaşam kaygılarını, davranışlarını ve beklentilerini doğrudan etkilediği için tercih değişimine çok açıktır.</p>

<p>Üstelik bu duygu, daha iyiye ulaştıracağına inandığı seçme ve seçilme arzusuyla sürekli dinamik ve canlıdır.</p>

<p>Değerler alanında siyaset kuşkusuz daha sadık, daha samimi ve daha garantili bir taban oluşturacaktır.</p>

<p>Bunda kuşkumuz yoktur.</p>

<p>Ülküler, idealler ve hasretler yıldızlara benzerler.</p>

<p>Onlara ulaşamayacağımızı bilsek bile onlara bakarak yönümüzü bulabiliriz.</p>

<p>Ancak, bundaki ölçümüz, hayallerimizin peşinde koşarken günlük hayatın gerçeklerinden kopmamak olmalıdır.</p>

<p>Merhum Ziya Paşa demiş ki;</p>

<p>Pek çok müneccim gökyüzünde yıldız ararken,</p>

<p>Önlerinde kuyu olduğunu görmezler.</p>

<p>Bu gerçekler ile;</p>

<p>Hareketimizin merkezine mutlaka ülkülerimizi koyacağız ve koyuyoruz.</p>

<p>Ama bu yetmez. Önümüzdeki kuyuları da görecek vizyon genişliğini sağlamak durumundayız.</p>

<p>Özet olarak diyebilirim ki, bedeli kanla ödenerek kazanılmış Türkiye Cumhuriyeti’nin temel direği Ankara, üniter devlet yapısının, milli devlet anlayışının, dünyayı Türkçe okuyuşumuzun nişanesi ve nigehbanıdır.</p>

<p>Uzun sözün kısası Türkiye Cumhuriyeti 1923 kuruluş ruhuyla var olacaktır.</p>

<p>Güvence Milliyetçi Hareket Partisi ve Cumhur İttifakı’dır.</p>

<p>Türk milleti dünya durdukça yaşayacaktır.</p>

<p>Güvence Milliyetçi Hareket Partisi ve Cumhur İttifakı’dır.</p>

<p>İstanbul’un fethinin 600’üncü yıldönümü olan 2053’te süper Güç Türkiye’ye ulaşılacaktır.</p>

<p>Güvence Milliyetçi Hareket Partisi ve Cumhur İttifakı’dır.</p>

<p>Gelen Türk asrıdır, Türkiye ve Türk milleti 2071’de cihan ve uzay hakimiyeti mefkûresini Allah’ın izniyle başaracaktır.</p>

<p>Zafer inananlarındır.</p>

<p>Gayret bizden, tevfik Allah’tandır.</p>

<p>Türk Milliyetçileri, milli görev ve sorumluluklarının idraki içinde emaneti kırıp dökmeden, günlük hesaplar içinde çarçur etmeden yarınlara ulaştıracak siyasi akla ve şuura sahip olduklarını fedakarlıklarıyla yine göstereceklerdir.</p>

<p>Milliyetçi Hareket Partisi, Türkiye Cumhuriyeti’nin meşakkatle kazandığı hak edilmiş ve çağdaş bir değer olan demokrasiye gönülden bağlıdır.</p>

<p>Milliyetçi Hareket Partisi, insanın insan olması sıfatından kaynaklanan temel hak ve hürriyetlere saygı duymaktadır.</p>

<p>Milliyetçi Hareket Partisi, herkes için bağlayıcı olan adaleti, düzeni, barışı ve hürriyeti birlikte tesis etmeyi hedefleyen hukukun üstünlüğüne inanmaktadır.</p>

<p>Milliyetçi Hareket Partisi, vatandaşlarımızın inançlarını yok saymadan, bir arada kardeşçe yaşamasının güvencesi olan din ve vicdan hürriyetini savunmaktadır.</p>

<p>Bunlar bizlere demokrasinin getirdiği nimet ve yükümlülüklerdir. Ve milli kültürümüzde kökleri vardır.</p>

<p>Bu duygu ve düşüncelerle hepinizi hürmet ve muhabbetle selamlıyor, 57’inci kuruluş yıl dönümümüz hayırlı olsun diyorum.</p>

<p>Tarih boyunca, dünyanın her yanında, milletimizi yaşatmak ve yüceltmek için mücadele etmiş ecdadımızı minnet ve rahmet duygularıyla anıyorum.</p>

<p>Gazi Mustafa Kemal Atatürk ile silah ve dava arkadaşlarının, terörle mücadele şehitlerinin ve Çanakkale şehitlerinin aziz hatıralarını rahmetle, şükranla yad ediyorum.</p>

<p>Partimizin kurucusu, ilk Genel Başkanımız Başbuğumuz Alparslan Türkeş Bey’e, ebediyete irtihal eden bütün dava arkadaşlarımıza ve ülkücü şehitlerimize Cenab-ı Allah’tan rahmetler niyaz ediyorum.</p>

<p>Yeni yüzyılda yolunuz, bahtınız ve alnınız açık olsun. Cenab-ı Allah yar ve yardımcınız olsun. Sağ olun, var olun.</p>

<p>Ne Mutlu Türküm diyene.<br />
<br />
Kaynak:&nbsp;<a href="https://x.com/MHP_Bilgi/status/2020837866801127919">https://x.com/MHP_Bilgi/status/2020837866801127919</a></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 09 Feb 2026 23:22:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/02/devlet-bahceli-turkiye-sadece-bolgemizin-degil-dunyanin-agirlik-merkezidir-1770669417.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Cumhurbaşkanı Erdoğan: Devlet-millet dayanışmasıyla depremin açtığı yaraları beraberce sardık</title>
                <category>SİYASET</category>
                <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/cumhurbaskani-erdogan-devlet-millet-dayanismasiyla-depremin-actigi-yaralari-beraberce-sardik-2979</link>
                <guid>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/cumhurbaskani-erdogan-devlet-millet-dayanismasiyla-depremin-actigi-yaralari-beraberce-sardik-2979</guid>
                <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan, 6 Şubat Depremleri Anma ve Yapımı Tamamlanan Yatırımların Toplu Açılış Töreni’nde yaptığı konuşmada, “Devlet-millet dayanışmasının en güzel örneğini sergileyerek depremin açtığı yaraları beraberce sardık. 86 milyon olarak küllerimizden yeniden doğduk” dedi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Cumhurbaşkanı Erdoğan, 6 Şubat Depremleri Anma ve Yapımı Tamamlanan Yatırımların Toplu Açılış Töreni’nde yaptığı konuşmada, “Devlet-millet dayanışmasının en güzel örneğini sergileyerek depremin açtığı yaraları beraberce sardık. 86 milyon olarak küllerimizden yeniden doğduk” dedi.</strong><br />
<br />
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Osmaniye’de “Küllerinden Doğdu Yine, Türkiye’min Gücüne Bak” 6 Şubat Depremleri Anma Programı ve Yapımı Tamamlanan Yatırımların Toplu Açılış Töreni’ne katılarak bir konuşma yaptı.<br />
<br />
&nbsp;</p>

<p>Konuşmasına Osmaniye'nin ilçelerinden gelenleri selamlayarak başlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Aynı şekilde deprem bölgemiz başta olmak üzere buradan 81 ilimizin tamamına, 86 milyon vatandaşımızın her birine gönül ve kültür coğrafyamızdaki tüm dostlarımıza en içten muhabbetlerimi iletiyorum. Cebelibereket Sancağı'nın merkezinde, Kuvayı Millîye ruhunun ete kemiğe büründüğü yerde Çukurova'nın bu bereketli topraklarında sizlerle bir araya gelmekten büyük memnuniyet duyuyorum" ifadelerini kullandı.</p>

<p>Millet olarak yüreklere kor bir ateş düşüren 6 Şubat depremlerinin üçüncü seneidevriyesinde Osmaniyelilerle bir arada olduğunu hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, asrın felaketinde ebediyete irtihal eden 53 bin 697 vatandaşın her birine Cenabı Allah’tan rahmet diledi.</p>

<p>Alandakileri deprem şehitleri için Fatiha suresini okumaya davet eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: "Rabbim deprem şehitlerimizin kabirlerini nur, mekânlarını cennet eylesin. Bizleri de Peygamber Efendimizin, 'Liva-ül Hamd' ismiyle müsemma sancağı altında tüm şehitlerimizle inşallah haşr-u cem eylesin. Aynı gün yaşadığımız iki büyük deprem sebebiyle Rahmet-i Rahman'a kavuşan bu kardeşlerimizi unutmayacak, onların hatıralarını kalbimizde ve zihnimizde daima yaşatacağız. Burada bulunan siz kıymetli kardeşlerime, sizlerin şahsında tüm depremzedelerimize ve milletimizin tamamına bugün bir kez daha sabrı cemil diliyorum. Rabbim böylesi zor imtihanlarla bizleri bir daha yüz yüze getirmesin. Ülkemizi ve milletimizi her türlü felaketten muhafaza buyursun.</p>

<p>Burada şu gerçeği tüm kalbimle, bugün sizlerle paylaşmak isterim: Bizler beşer olarak elbette geçmişe dönemez, zamanı durduramaz, kaybettiğimiz canları ne yazık ki geri getiremeyiz. Evet, zaman pek çok şeyin ilacıdır, şifasıdır, yaralarımızın merhemidir. Ama şurası da bir gerçek ki bazı acıları dindirmeye zaman bile yetmez. 6 Şubat depremlerinde milyonlarca insanımızın kimi anne babasını kimi kardeşini kimi canından çok sevdiği evladını kimi de yoldaşını, hayat arkadaşını kaybetti. Nice kalpler dağlandı, nice hayatlar yarım kaldı, nice canlar bir gecede ahiret yurduna göç eyledi. Tüm bunlar şüphesiz bir milletin tarihi boyunca yaşayacağı en zorlu sınavlardan, hafızasında taşıyacağı en çetin imtihanlardan biridir. Fakat biz metanet, sabır, tevekkül ve dirayet sahibi bir milletiz. Şu anda karşımda bu dirayet sahibi milleti görüyorum. Dirayet sahibi Osmaniye'yi görüyorum."</p>

<p><strong>"BİRBİRİMİZİN YARALARINI SARDIK VE SARACAĞIZ"</strong></p>

<p>Ümitsiz olmayı, yeise kapılmayı yasaklayan bir inancın mensupları olduklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Biz Müslümanız. Acımız tabii ki fazla, yaşayacağız, yasımızı tabii ki tutacağız ama geleceğe bakmayı, ne olursa olsun yola devam etmeyi de asla ihmal etmeyeceğiz. Birbirimize destek olduk ve olacağız. Birbirimizin yaralarını sardık ve saracağız. Bizi büyük millet yapan ne kadar kıymet varsa hepsine sıkı sıkıya sarılacak, bunlara sahip çıkacağız" ifadelerini kullandı.</p>

<p>Alana baktığında tüm bunları başarabilmiş, en karanlık gecelerde hem devletine hem milletine güvenebilmiş, el ele, sırt sırta, yürek yüreğe vererek bu zorlukların üstesinden gelebilmiş bir vakar tablosu, bir umut zaferi gördüğünü vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: "Bundan da büyük gurur ve bahtiyarlık duyuyorum. Eğilmediğiniz için yıkılmadığınız için umutsuzluk girdabına düşmediğiniz için her birinizi ayrı ayrı tebrik ediyorum. 6 Şubat 2023'te Cumhuriyet tarihimizin en yıkıcı felaketiyle sarsıldık. 11 ilimizde 120 bin kilometrekarelik alanda yaşayan 14 milyon insanımız bu afetten doğrudan etkilendi. 53 bin 697 vatandaşımızı kara toprağın bağrına verdik. 107 bin 213 kardeşimiz ise depremden yaralı olarak kurtuldu. 3,5 milyon vatandaşımızı bölgeden tahliye etmek durumunda kaldık. Deprem bölgesindeki 2 milyon 302 bin binadan yaklaşık 39 bin 555'i afet sırasında yıkıldı. 199 binin üzerinde bina ağır hasar alırken, 36 bin bina ise orta hasarlı hâle geldi. Tarihimizin en büyük felaketlerinden biri olan bu depremlerin ekonomimize doğrudan maliyeti 104 milyar doları, dolaylı maliyeti ise 150 milyar doları buldu."</p>

<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, ülke tarihinde doğal afetlerden kaynaklanan en ağır ekonomik kayba yol açan bu tutarın Türkiye'nin 2023'teki millî gelirinin yüzde 9'una tekabül ettiğine dikkati çekti.</p>

<p>Devlet olarak depremin ilk anından itibaren dakikalar içerisinde harekete geçtiklerini ve 650 bin personeli hızlıca sahaya intikal ettirdiklerini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: "Bu süreçte bakanlıklarımız, belediyelerimiz, güvenlik kuvvetlerimiz, sivil toplum kuruluşlarımız, hayırseverlerimiz adanmışlık ruhuyla seferber oldu. Hamdolsun sonunda devlet-millet dayanışmasının en güzel örneğini sergileyerek depremin açtığı yaraları beraberce sardık. 86 milyon olarak küllerimizden yeniden doğduk. Türkiye'mizin gücünü tüm dünyaya bir kez daha gösterdik."</p>

<p><strong>“İRADEMİZİ KIRMAYI AMAÇLAYAN TOKSİK SİYASETİNE TESLİM OLMADIK”</strong></p>

<p>Hükûmet olarak vatandaşların hayatını kurtarmaya, onlara yepyeni bir gelecek sunmaya çalışırken, ana muhalefetin başını çektiği bazı çevrelerin depremden siyasi rant devşirmenin hesabını yaptığını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: "Millet ve memleket hayrına ne kadar proje, eser, hizmet ve yatırım varsa hepsine çamur atmayı vazife sayan bu hazımsızlar, bu depremzedelerimizin acılarını menfaate çevirmeye, duygularını istismar etmeye çalıştılar. Deprem turistlerinin atmadıkları iftira, söylemedikleri yalan, yapmadıkları dezenformasyon kalmadı. Çıktılar hep bir ağızdan koro hâlinde 'Devlet vatandaşını yalnız bıraktı.' dediler. 'Arama kurtarma faaliyetleri, yardım çalışmaları oy rengine göre yapılıyor' dediler. 'Bunlar bu evleri bitiremez.' dediler. İşte evler burada. Evler burada. Kardeşlerim, bunların 'bitmez' dediği evler burada. Ne bir işin ucundan tuttular ne de ellerini taşın altına koydular. Maalesef böyle bir mesele bile ne yazık ki bunların gündemine gelmedi. Burada da partizanca davrandılar. Peki, sonuçta ne oldu? Hepsinin hevesi kursaklarında kaldı. İktidarımızın ve ittifakımızın enkaz altında kalmasını bekleyenler büyük bir hayal kırıklığına uğradı. Bunların bizleri yıldırmayı, bizim irademizi kırmayı amaçlayan toksik siyasetine teslim olmadık. 'Allah'ın izniyle biz bu işin altından kalkarız.' dedik ve hemen işe koyulduk. Sadece 3 yıl gibi kısa sürede şehirlerimizi yeniden imar ve ihya ettik. İttifak ve iktidar olarak sizlere verdiğimiz sözleri yerine getirdik."</p>

<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugüne kadar 433 bin 667'si konut, 21 bin 690'ı iş yeri olmak üzere toplam 455 bin 357 bağımsız bölümün inşasını tamamladıklarını belirterek, "27 Aralık'ta Hatay'ımızda 455 bininci afet konutumuzun anahtarlarını hak sahibi kardeşlerimize gönül huzuruyla teslim ettik. İlk günden itibaren bize inanan, güvenen ve samimiyetle destek olan tüm vatandaşlarımıza sizlerin şahsında canı gönülden teşekkür ediyorum. Bu aziz millete layıkıyla hizmet etmeyi, bu aziz milletin hizmetkârı olmayı şahsıma nasip eden Rabbime sonsuz hamdüsenalar olsun diyorum" dedi.</p>

<p><strong>“SİZ İNKÂR ETSENİZ DE MİLLETİM NE YAPTIĞIMIZI ÇOK İYİ BİLİYOR”</strong></p>

<p>Anma yıl dönümlerinin siyasi polemik yapma, birilerine laf yetiştirme günleri olmadığını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: "Bugünler hem acımızı paylaşma hem kayıplarımızı özlemle yad etme hem de milletçe kenetlenmemizi güçlendirme dönemleridir. Ne yazık ki ana muhalefet başındaki zat, dört gündür akla, vicdana, ahlaka sığmayan çirkin bir üslupla bizi hedef alıyor. Laf ola beri gele misali boş atıp, dolu tutturmanın derdinde. Oysa bir siyasetçi eserleriyle konuşur. Varsa bir eserin, icraatın, projen çıkar millete anlatırsın. Ama eserin yoksa CHP Genel Başkanı gibi sadece polemik yaparsın. Ona buna sataşarak günü kurtarmaya çalışırsın. Hatasını kabul etse, belki biraz mahcup olsa, biraz kendini düzeltse biz de acemiliğine verir, bir yere kadar anlayışla karşılarız. Fakat bunda o erdem de yok. Öyle ya, madem bir işin ucundan tutmuyorsun bari hizmet edene engel olma. Madem Türkiye'ye hiçbir faydan yok bari faydası olana engel çıkartma."</p>

<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasına şöyle devam etti: "Üç yıl boyunca sürekli eleştirdiniz, sürekli çamur attınız. Bari bugün 455 bin konutu teslim eden devletine bir teşekkür et. Ortadaki başarıyı gör. Verilen emekleri, dökülen terleri kuru bir cümleyle de olsa takdir et. Gözü var, görmüyor. Kulağı var, duymuyor. Dili var, hakkı konuşmuyor. İhtirasları boylarını aşan bu kifayetsizlere sadece şunu hatırlatmak isterim. Ters çevirmekle kuyudan minare olmaz. Hakikat güneşi balçıkla sıvanmaz. Sizin de yalanlarınız, çarpıtmalarınız hakikatin yerini alamaz. Siz inkâr etseniz de milletim bizim ne yaptığımızı çok iyi biliyor. İşte eserler ortada. Konutlar ortada. Biz eserlerimizle konuşuyoruz. 6 Şubat 2023'ten beri 11 ilimizi ayağa kaldırmak için nasıl çırpındığımızın en yakın şahidi, işte bu meydandaki kardeşlerimdir."</p>

<p>Deprem bölgesi için neler yapıldığını genel hatlarıyla ifade etmekte fayda gördüğünü belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Depremin yol açtığı kayıp ve zararların telafisi için bugüne kadar toplam 3,6 trilyon lira yani 90 milyar dolar civarında kaynak kullandık. Hasarların onarılması ve şehirlerimizin depreme karşı daha dirençli hâle getirilmesi için 2026 yılı bütçemizde 653 milyar lira ödenek ayırdık" bilgisini paylaştı.</p>

<p>"Afet bölgesindeki evlatlarımızın eğitimi üzerinde durduğumuz konuların başında yer alıyor" diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, bölgedeki 119 bin 200 dersliğin 9 bin 800'ünün kullanılamaz duruma geldiğini, 14 bin 310 derslik inşa edildiğini, 2 bin 965 dersliğin güçlendirme çalışmalarını bitirdiklerini, toplam derslik sayısını 126 bin 675'e çıkardıklarını anlattı.</p>

<p><strong>"DEPREM İLLERİNDE 14 BİN 400 YATAK KAPASİTELİ 15 YENİ YURT PROJESİ YÜRÜTÜYORUZ"</strong></p>

<p>Deprem illerindeki gençlerin barınma ihtiyaçlarını karşılamak üzere 14 bin 400 yatak kapasiteli 15 yeni yurt projesi yürüttüklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan şöyle devam etti: "Şuraya özellikle dikkatinizi çekiyorum, sağlık altyapısında meydana gelen hasarın telafisi için 123 milyar liralık yatırım gerçekleştirdik. Toplamda 5 bin 864 yatak kapasiteli 36 devlet hastanesini bitirdik. İbadethanelerimizi ihya ettik. Kütüphanelerimizi ayağa kaldırdık. Kültür varlıklarımızı, tarihi yapılarımızı ve müzelerimizi onardık. Adalet ve emniyet hizmetlerinin hiçbir aksaklığa mahal verilmeden devam ettirilmesi için gerekli tüm adımları attık. Deprem bölgemizde 203 bin metrekare büyüklüğünde üç adalet binası ve bir ceza infaz kurumu inşa ederek hizmete açtık. Toplam 224 bin metrekarelik dokuz adalet binası ile bir ceza infaz kurumunun yapımını da yakında tamamlıyoruz."</p>

<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, 60 emniyet binasının inşa ve onarımı ile Jandarma'ya ait 29 hizmet binasının yapımını ve 143 binanın güçlendirme işlemlerini tamamladıklarını, 10 adet hizmet binasının yapımının ise sürdüğünü söyledi.</p>

<p><strong>"ESNAFIMIZIN, SANAYİCİMİZİN, ÇİFTÇİMİZİN, ÜRETİCİMİZİN HEP YANINDA OLDUK"</strong></p>

<p>Depremden etkilenen 11 ildeki huzurevleri, çocuk evleri ve sosyal hizmet merkezleri gibi hizmet binalarını da yeniden ihya ettiklerini anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Esnafımızın, sanayicimizin, çiftçimizin, üreticimizin hep yanında olduk. Mücbir sebep hâllerini 2025 yılı sonuna kadar uzattık. Prim borçlarını erteledik ve bu borçların 31 Mart 2026'ya kadar yapılandırılmasının önünü açtık" diye konuştu.</p>

<p>Hizmetlerin aksamadan yürütülmesi için yerel yönetimlere ciddi miktarda nakdi yardımda bulunduklarını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Böylelikle yol, su, elektrik gibi temel ihtiyaçlarla birlikte eğitim ve sağlık gibi ana hizmetlerin de karşılandığı yaşam alanları oluşturduk" dedi.</p>

<p>İçme suyu ve atık su altyapılarının hızla tesis edilmesi amacıyla 11 deprem ilinde 8 bin kilometre uzunluğunda boru hattı inşa ettiklerini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Su ve sulama alanında devam eden yatırımlarımız bittiğinde 110 milyar liralık bir rakamı bölgemiz için kullanmış olacağız" ifadesini kullandı.</p>

<p>Ulaşım yatırımları için harcanan tutarın 80 milyar lirayı bulduğunu açıklayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasında şu bilgileri de paylaştı: "Yeni yerleşim alanlarının ulaşımı için 294 kilometrelik bağlantı ve imar yolu yaptık. Enerji ve madencilik sektörlerindeki zararları önemli ölçüde telafi ettik. Depremde zarar gören demiryolu hatlarının onarımını gerçekleştirdik. Hatay ve Malatya havalimanlarını onararak sivil uçuşları açtık. Her iki havalimanımız da inşallah yıl sonuna kadar tam kapasite hizmet vermeye başlayacak. Madenli Yat Limanı ve Su Sporları Merkezi'nin yapımını da bu sene bitireceğiz. Deprem bölgemizdeki haberleşme altyapımızı da hızla yenileyerek daha güçlü bir seviyeye taşıdık. 6 Şubat öncesinde 58 bin kilometre olan fiber uzunluğumuz, bugün 80 bin kilometreye ulaştı. Yaklaşık 5 bin 300 adet kalıcı baz istasyonu kurduk. Sanayi yatırımlarımızı da süratle hayata geçiriyoruz. Daha burada saymaya kalksak saatlerimizi alacak nice yatırımı, desteği depremden etkilenen şehirlerimizin emrine verdik."</p>

<p><strong>"KARDEŞLİKLE, DAYANIŞMAYLA, PAYLAŞMAYLA BAŞARDIK"</strong></p>

<p>Alanda, deprem bölgesinde son üç yılda yapılanları anlatan videonun gösterilmesinin ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bütün bunları kardeşlikle, dayanışmayla, paylaşmayla başardık. İnşallah omuz omuza verip çok daha fazlasını yine sizlerle birlikte başaracağız" dedi.</p>

<p>Depremden sonra Osmaniye'de pek çok faaliyet yürüttüklerini kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Depremde zarar gören okullarımızın imarından, Korkut Ata Üniversitemizin bakım ve onarım çalışmalarına, sağlıktan ulaştırma ve tarım alanındaki ihtiyaçların giderilmesine kadar her sıkıntısında şehrimizin yanında olduk" ifadelerini kullandı.</p>

<p>Bugün konut, köy evi ve iş yeri olmak üzere inşası tamamlanan 12 bin 557 bağımsız bölümün resmi açılışını gerçekleştirdiklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, ayrıca 67 bin 813 metrekare büyüklüğündeki millet bahçesi ile diğer yatırımları vatandaşların hizmetine verdiklerini söyledi.</p>

<p>Toplam yatırım tutarı 74 milyar 961 milyon lira olan 116 kalem yatırımın Osmaniye'ye hayırlı olmasını dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, yatırımlarda emeği geçenleri tebrik etti.</p>

<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Sizlere şunun da müjdesini vermek istiyorum; 'Ev Sahibi Türkiye' sloganı ile başlattığımız 500 bin sosyal konut projesinde Osmaniye'mize 2 bin 990 konut tahsis ettik. Deprem konutlarımız gibi sosyal konutlarımızı da söz verdiğimiz vakitte inşallah sizlere teslim edeceğiz. Şundan emin olunuz, size ve milletimize asla hayal kırıklığı yaşatmayacak, şahsımıza ve ittifakımıza olan teveccühünüzü asla boşa çıkarmayacağız" diye konuştu.</p>

<p>Asrın felaketinde hayatını kaybedenlere Allah'tan rahmet dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Anma programımıza teşrif eden her bir kardeşime, başta Sayın Devlet Bahçeli olmak üzere diğer genel başkanlarımıza da tüm misafirlerimize şükranlarımı sunuyorum” dedi.</p>

<p><strong>DEPREMZEDE SOLAK AİLESİNİ ZİYARET ETTİ</strong></p>

<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, Osmaniye ziyareti kapsamında Adnan Menderes Mahallesi Metin Tamer Sitesi'nde depremzede Hidayet Solak ve ailesinin yeni evine konuk oldu.</p>

<p>Solak ailesinin fertleriyle bir süre sohbet eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, aileyle hatıra fotoğrafı çektirdi.</p>

<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan'a ziyaretinde, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş ve Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı da eşlik etti.<br />
<br />
Kaynak:&nbsp;<a href="https://www.tccb.gov.tr/haberler/410/163959/-devlet-millet-dayanismasiyla-depremin-actigi-yaralari-beraberce-sardik-">https://www.tccb.gov.tr/haberler/410/163959/-devlet-millet-dayanismasiyla-depremin-actigi-yaralari-beraberce-sardik-</a></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sat, 07 Feb 2026 13:36:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/02/cumhurbaskani-erdogan-devlet-millet-dayanismasiyla-depremin-actigi-yaralari-beraberce-sardik-1770460996.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Türkiye ve Suudi Arabistan iş birliği her alanda derinleşiyor</title>
                <category>SİYASET</category>
                <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/turkiye-ve-suudi-arabistan-is-birligi-her-alanda-derinlesiyor-2969</link>
                <guid>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/turkiye-ve-suudi-arabistan-is-birligi-her-alanda-derinlesiyor-2969</guid>
                <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Suudi Arabistan ziyareti sonrası Türkiye ve Suudi Arabistan'dan 31 maddelik ortak bildiri yayımlandı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Suudi Arabistan ziyareti sonrası Türkiye ve Suudi Arabistan'dan 31 maddelik ortak bildiri yayımlandı.</p>

<p>Riyad'da gerçekleşen resmi görüşmelerin ardından, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Suudi Arabistan Veliaht Prensi ve Başbakanı Muhammed bin Selman arasında yapılan toplantı, iki ülke arasındaki ilişkilerin her alanda derinleştirilmesine yönelik güçlü iradeyi ortaya koydu. İletişim Başkanlığı tarafından duyurulan ortak bildiri, kardeşlik bağları, tarihi ilişkiler ve stratejik iş birliğinin genişletilmesini vurguluyor.</p>

<p>Bildiride, ekonomi, ticaret ve yatırımlar alanında ticaret hacminin artırılması, Suudi 2030 Vizyonu ile Türkiye Yüzyılı Vizyonu'nun sunduğu fırsatların değerlendirilmesi, Türk-Suudi Yatırım Forumu'nun olumlu sonuçları öne çıkarıldı. Türk inşaat ve danışmanlık firmalarının Krallık'taki projeleri takdir edilirken, daha fazla altyapı ve üstyapı iş birliği için hazır olunduğu belirtildi.</p>

<p>Enerji alanında petrol piyasalarının istikrarı, yenilenebilir enerji, elektrik bağlantısı, temiz hidrojen, enerji verimliliği ve kritik mineraller tedarik zincirlerinde iş birliğinin güçlendirilmesi kararlaştırıldı. İklim değişikliği konusunda ise Paris Anlaşması'na bağlılık teyit edildi; Türkiye'nin 2026'da Antalya'da ev sahipliği yapacağı COP31'e Suudi Arabistan'ın desteği ifade edildi.</p>

<p>Türk-Suudi Koordinasyon Konseyi çerçevesinde dijital ekonomi, yapay zekâ, uzay teknolojileri, ulaştırma, turizm, spor, eğitim, sağlık, savunma sanayii gibi birçok alanda iş birliğinin artırılması hedeflendi. Savunma ve güvenlikte imzalanan anlaşmaların hayata geçirilmesi, terörizmle mücadele ve siber güvenlikte eş güdümün güçlendirilmesi karara bağlandı.</p>

<p>Ziyaret sırasında adalet, yenilenebilir enerji, uzayın barışçıl kullanımı, AR-GE ve inovasyon alanlarında 4 anlaşma imzalandı.</p>

<p>Bölgesel ve uluslararası konularda ise Filistin meselesi ön planda yer aldı. Gazze'deki insani kriz, İsrail saldırıları, ateşkesin pekiştirilmesi, bağımsız Filistin devletinin kurulması ve iki devletli çözüm vurgulanırken, UNRWA'nın rolü desteklendi. Yemen, Somali, Sudan ve Suriye'nin egemenliği, toprak bütünlüğü ve istikrarına verilen destek yinelendi. Rusya-Ukrayna krizi için uluslararası hukuka dayalı müzakereye dayalı çözüm çağrısı yapıldı.</p>

<p>Ortak bildiri, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Kral Salman ve Veliaht Prens Muhammed bin Selman'a teşekkürlerini iletmesi ve karşılıklı ziyaret davetleriyle sona erdi.</p>

<p>Bu ziyaret, Türkiye-Suudi Arabistan ilişkilerinde yeni bir ivme kazandırarak, ekonomik, enerji ve güvenlik alanlarında somut adımların atılmasını sağladı.<br />
<br />
<strong>İletişim Başkanlığı'nın resmi X hesabından şu açıklamada bulunuldu:</strong><br />
<br />
&nbsp;</p>

<p><strong>Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın Suudi Arabistan Krallığı Ziyareti Hitamında Yayımlanan Ortak Bildiri</strong></p>

<p><strong>1)</strong> Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Ekselansları Sayın Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye Cumhuriyeti ile Suudi Arabistan Krallığı liderlerini ve kardeş halklarını bir araya getiren kardeşçe bağlara, seçkin ilişkilere ve köklü tarihi bağlara dayanarak, Miladi 3/02/2026 tarihine tekabül eden Hicri 15/08/1447 tarihinde Suudi Arabistan Krallığı’na resmî bir ziyarette bulunmuştur.</p>

<p><strong>2)</strong> Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Ekselansları Sayın Recep Tayyip Erdoğan, Altesleri Prens ve Başbakan Muhammed bin Salman bin Abdulaziz El Suud ile bir toplantı yapmıştır. Altesleri, Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Ekselansları Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a Haremeyn-i Şerifeyn’in Hadimi Kral Salman bin Abdulaziz El Suud'un selamlarını ve Ekselanslarının sağlığı ve esenliğinin devamına ve Türkiye Cumhuriyeti ve kardeş halkının daha da ilerlemesi ve refahına yönelik dileklerini iletmiştir. Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Ekselansları Sayın Recep Tayyip Erdoğan, Haremeyn-i Şerifeyn’in Hadimi Kral Salman bin Abdulaziz El Suud'a, selamlarını ve sağlığının ve esenliğinin devamı için içten dileklerini iletmesini Alteslerinden rica etmiştir. İki kardeş ülke arasındaki tarihi ilişkileri ve bu ilişkileri her alanda geliştirmenin yollarını ele aldıkları resmî görüşmelerde bulunmuşlardır.</p>

<p><strong>3)</strong> Toplantının başında Türk tarafı, Türkiye Cumhuriyeti’nden gelen hacılar, umreciler ve ziyaretçilerin rahatını sağlamak için iki ülke arasındaki eş güdüm seviyesinden övgüyle bahsederek, Suudi Arabistan Krallığı hükümetinin Haremeyn-i Şerifeyn’e ve ziyaretçilerine hizmet etmek için gösterdiği çabaları takdir etmiştir.</p>

<p><strong>4)</strong> Her iki taraf da iki ülke arasında tüm alanlarda iş birliğinin kapsamının genişlemesine katkıda bulunan, Altesleri Veliaht Prens ve Başbakan’ın Miladi 22/06/2022 tarihine tekabül eden Hicri 23/11/1443 tarihinde Türkiye Cumhuriyeti’ne yaptığı ziyaretin ve Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Ekselansları Recep Tayyip Erdoğan’ın Miladi 17/07/2023 tarihine tekabül eden Hicri 29/12/1444 tarihinde Suudi Arabistan Krallığı’na yaptığı ziyaretin olumlu sonuçlarından övgüyle bahsetmiştir.</p>

<p><strong>Ekonomi, Ticaret ve Yatırımlar</strong></p>

<p><strong>5)</strong> Her iki Taraf, ekonomi, ticaret ve yatırım sektörlerinde iki ülke arasındaki ekonomik bağların gücünden övgüyle bahsetmiş ve özellikle karşılıklı önceliği olan sektörlerde bu bağların güçlendirilmesinin önemi konusunda mutabık kalmışlardır. Ayrıca, her iki ekonominin karşılıklı yararı için (Suudi 2030 Vizyonu) ve (Türkiye Yüzyılı Vizyonu) ile sunulan yatırım fırsatlarından faydalanılması konusunda mutabık kalmışlardır. Ticaret hacminin düzeyinden övgüyle bahsetmiş ve petrol dışı ticaret hacmini geliştirmek, kamu ve özel sektör yetkilileri arasında karşılıklı ziyaretleri yoğunlaştırmak ve (Türkiye-Suudi Arabistan İş Konseyi) aracılığıyla her iki ülkede ticaret etkinlikleri düzenlemek için ortak çabaların sürdürülmesinin önemini vurgulamışlardır. Türkiye Cumhuriyeti ile Körfez Arap Ülkeleri İş birliği Konseyi (KİK) ülkeleri arasında Serbest Ticaret Anlaşması müzakerelerinin sonuçlandırılmasının önemini vurgulamışlardır.</p>

<p><strong>6)</strong> Her iki taraf, finans, sigortacılık, gayrimenkul, imalat ve hizmet alanlarındaki Suudi yatırımları da dahil olmak üzere karşılıklı yatırımların seviyesini takdir etmiştir. Aynı zamanda her iki taraf; mühendislik, inşaat, gayrimenkul geliştirme ile imalat sanayi gibi çeşitli alanlarda faaliyet gösteren Türk şirketlerinin oynadığı hayati rolü memnuniyetle karşılamışlardır. Suudi tarafı, Türk inşaat ve danışmanlık firmalarının Suudi Arabistan’da gerçekleştirdiği projeleri takdir etmiş, her iki taraf da Krallığın 2030 Vizyonu çerçevesinde daha fazla altyapı ve üstyapı projelerinin hayata geçirilmesi için iş birliğini geliştirmeye hazır olduklarını ifade etmiştir.</p>

<p><strong>7)</strong> Her iki taraf ayrıca, 3 Şubat 2026 tarihinde Riyad’da düzenlenen Türk-Suudi Yatırım Forumu’nun olumlu sonuçlarını takdir etmiştir. Forum, her iki ülkeden büyük şirketlerin geniş katılımına sahne olmuş; turizm ve konaklama, inşaat, iletişim ve bilgi teknolojileri ile yaşam bilimleri ve sağlık alanlarında umut vadeden yatırım fırsatlarını ve uzmanlık paylaşımını ortaya koymuştur.&nbsp;</p>

<p><strong>Enerji, iklim değişikliği:</strong></p>

<p><strong>8)</strong> Her iki Taraf, enerji sektöründe, bölgelerinin ve küresel pazarların enerji arzına önemli ölçüde katkı sağlanmasında rollerinin önemini vurgulamıştır. &nbsp;Türk Tarafı, Suudi Arabistan Krallığı’nın küresel petrol piyasalarının güvenilirliğini ve istikrarını, üreticilerin ve tüketicilerin çıkarlarına hizmet edecek ve küresel ekonomik büyümeyi destekleyecek bir şekilde artırmadaki öncü rolünü vurgulamıştır. Her iki Taraf da petrol, petrol türevleri ve petrokimya tedariki alanlarında iş birliğini güçlendirme, petrokimya ve tarımsal besin maddeleri sektörlerindeki yatırım fırsatlarını değerlendirmek için birlikte çalışma ve hidrokarbonların yenilikçi kullanımları konusunda iş birliği yapma konusunda anlaşmışlardır.</p>

<p><strong>9)</strong> Her iki Taraf, iki ülkenin yenilenebilir enerji entegrasyonu alanındaki geniş deneyiminden ve Suudi Arabistan'ın büyük ölçekli enerji yatırımlarından yararlanarak, elektrik ve yenilenebilir enerji alanlarında iş birliğini güçlendirme arzularını teyit etmiştir. İki ülke arasındaki elektrik bağlantısı için fizibilite çalışmalarını hızlandırmayı, elektrik ve yenilenebilir enerji teknolojileri ve şebeke otomasyonu, elektrik şebekesi güvenliği ve dayanıklılığı, yenilenebilir enerji projeleri, şebeke bağlantısı, enerji depolama teknolojileri alanlarında uzmanlık teatisinde bulunmayı ve bu projelerin uygulanmasında her iki tarafın şirketlerinin katılımını teşvik etmeyi taahhüt etmişlerdir. Ayrıca, enerji verimliliği ve tasarrufu alanlarında iş birliğinin güçlendirilmesinin, bu konunun önemine ilişkin farkındalığın artırılmasının ve enerji hizmetleri sektöründe uzmanlık alışverişinin ve bu alanda kapasite geliştirmenin önemini vurgulamışlardır.</p>

<p><strong>10)</strong> Taraflar, temiz hidrojen alanında iş birliği fırsatlarını araştırmayı, hidrojenin taşınması ve depolanmasıyla ilgili teknolojiler geliştirmeyi ve temiz hidrojen alanında en iyi uygulamaları hayata geçirmek için uzmanlık ve deneyim alışverişinde bulunmayı memnuniyetle karşılamışlardır. Enerji tedarik zincirlerinin geliştirilmesi ve sürdürülmesi konusunda iş birliğini güçlendirmenin ve her iki ülkedeki şirketler arasında iş birliğini mümkün kılarak yerel kaynaklardan yararlanmanın, böylelikle de daha esnek ve verimli enerji tedarikine katkıda bulunmanın gerekliliği konusunda mutabık kalmışlardır.</p>

<p><strong>11)</strong> Her iki Taraf, maden kaynaklarının keşfi, çıkarılması ve işlenmesinde iş birliğini güçlendirme konusunda mutabık kalmışlardır. Ayrıca, küresel enerji dönüşümü için hayati önem taşıyan tedarik zincirlerinin güvenliğini sağlamak amacıyla ve kritik mineraller alanında uluslararası iş birliği ve ortak girişimlerin önemini vurgulamışlardır.</p>

<p><strong>12)</strong> Her iki Taraf, iklim değişikliği konularına ilişkin olarak, Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi (UNFCCC) ve Paris Anlaşması ilkelerine bağlı kalmanın önemini ve kaynaklardan ziyade emisyonlara odaklanan iklim anlaşmaları geliştirilmesinin ve uygulamaya geçirilmesinin gerekliliğini vurgulamıştır. Suudi Arabistan Krallığı, iklim değişikliğiyle mücadeleye yönelik uluslararası çabalar çerçevesinde Türkiye'nin Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi (UNFCCC) 31. Taraflar Konferansı (COP31) başkanlığını ve 9-20 Kasım 2026 tarihlerinde Antalya'da düzenlenecek 31. Taraflar Konferansı'na (COP31) ev sahipliği yapmasını memnuniyetle karşılamıştır. Türk Tarafı, Suudi Arabistan’ın iklim değişikliği alanındaki tutum ve çabalarından övgüyle bahsetmiştir. Ayrıca, emisyonları yönetmek ve iklim değişikliği hedeflerine ulaşmak için diğer azaltım yaklaşımlarının yanı sıra, döngüsel karbon ekonomisini bir araç olarak kullanan politikaları teşvik ederek, döngüsel karbon ekonomisi uygulamalarının geliştirilmesinde ortak iş birliğinin önemini vurgulamışlardır.</p>

<p><strong>Türk-Suudi Koordinasyon Konseyi, diğer iş birliği alanları:</strong></p>

<p><strong>13)</strong> Her iki Taraf, ortak menfaatlerin elde edilmesi ve tüm sektörlerde yeni ufuklara taşınması amacıyla (Türk-Suudi Koordinasyon Konseyi) çerçevesindeki koordinasyon ve iş birliği düzeyini takdir etmişlerdir. Aşağıdaki alanlarda iş birliği ve ortaklığın güçlendirilmesinin önemini vurgulamışlardır: (1) dijital ekonomi, yapay zekâ, yeni teknolojiler ve uzay teknolojileri; (2) ulaştırma, lojistik ve sivil havacılık; (3) hukuk ve adalet; (4) kültür; (5) turizm; (6) spor ve gençlik; (7) bilim ve eğitim alanında iş birliği; (8) medya; (9) çevre, su, tarım ve gıda güvenliği; (10) gümrük;<br />
&nbsp;(11) savunma sanayileri, (12) sağlık.</p>

<p><strong>Savunma ve güvenlik:</strong></p>

<p><strong>14)</strong> Savunma ve güvenlik alanında, her iki Taraf, iki ülke arasında savunma iş birliği alanlarında imzalanan anlaşmaların harekete geçirilmesi gerektiği konusunda mutabık kalmışlardır. Taraflar, her iki ülkenin menfaatlerine hizmet edecek ve bölgede güvenlik ve istikrarın sağlanmasına katkıda bulunacak şekilde, çok taraflı iş birliği platformları aracılığıyla da dahil olmak üzere, savunma ilişkilerini güçlendirme ve geliştirme konusundaki arzularını teyit etmişlerdir. Her türlü suçla mücadele, aşırılıkçılık ve terörizm ile bunların finansmanına karşı mücadele, uzmanlık ve eğitim teatisi dahil olmak üzere ortak menfaatlerinin olduğu alanlarında mevcut güvenlik iş birliği ve eş güdümünün artırılmasının ve her iki ülkenin çıkarlarına ve ulusal güvenliğine hizmet edecek şekilde siber güvenlik alanında iş birliğinin güçlendirilmesinin önemini vurgulamışlardır.</p>

<p><strong>Uluslararası iş birliği:</strong></p>

<p><strong>15)</strong> Her iki Taraf, uluslararası forum ve örgütler ile çok taraflı mali ve ekonomik kuruluşlarda süregelen iş birliğinin sürdürülmesinin önemini vurgulamış ve Türk tarafı, Suudi Arabistan’ın 2030 yılında (G20 Zirvesi’ne) ev sahipliği yapma isteğine desteğini ifade etmiştir.&nbsp;</p>

<p><strong>Anlaşmalar, Mutabakat Zabıtları:</strong></p>

<p><strong>16)</strong> İki Taraf, bu ziyaret sırasında adalet, yenilenebilir enerji, uzayın barışçıl amaçlarla kullanımı ile AR-GE ve inovasyon iş birliği dahil olmak üzere çeşitli alanlarda 4 anlaşma imzalanmasını memnuniyetle karşılamıştır.&nbsp;</p>

<p><strong>Bölgesel ve uluslararası konular:</strong></p>

<p><strong>17)</strong> Taraflar, uluslararası barış ve güvenliği korumak için eş güdümü sürdürme ve çabaları yoğunlaştırma taahhütlerini yeniden teyit etmişlerdir. Bölgesel ve uluslararası düzeyde, karşılıklı ilgi alanlarına giren konularda görüş alışverişinde bulunmuş ve bu konularda iş birliğini ve ortak koordinasyonu güçlendirme konusundaki kararlılıklarını vurgulamışlardır. Ayrıca, bölgede ve dünyada barış ve istikrarın tesis edilmesine yönelik tüm çabaları desteklemeye devam edeceklerini belirtmişlerdir.</p>

<p><strong>18)</strong> Taraflar, bölgesel gelişmeler hakkında kapsamlı bir görüş alışverişinde bulunmuş; bölgedeki çatışmalar, gerilimler ve tırmanma riskinin artmasıyla ilgili endişelerini dile getirmiş ve bölgesel iş birliğinin önemini vurgulamışlardır. Bu bağlamda, bölgesel istikrar, barış ve refahı sağlamayı amaçlayan kolektif girişimlere destek verdiklerini teyit etmişlerdir.</p>

<p><strong>Filistin</strong></p>

<p><strong>19)</strong> Filistin’deki son gelişmelere ilişkin olarak, her iki Taraf, Gazze Şeridi’nde kötüleşen insani durum, devam eden İsrail saldırıları ve insani yardımların ve sınır geçişlerinin engellenmesi konusunda derin endişelerini dile getirmiştir. Gazze’de yardım çabalarının yoğunlaştırılması ve çok ihtiyaç duyulan insani yardımın ulaştırılmasını sağlamak için Şerit boyunca tüm geçişlerin engelsiz bir şekilde açılmasının sağlanmasının önemini vurgulamışlardır. Ayrıca, uluslararası toplumun sivillerin korunmasının garanti altına alınması, hayati altyapıyı hedef almaktan kaçınması ve uluslararası hukuka ve uluslararası insani hukuka uymasını sağlamak için İsrail işgal makamlarına baskı uygulaması gerektiğini vurgulamışlardır. Ayrıca, ateşkesin pekiştirilmesi, Gazze’nin işgalinin sona erdirilmesi ve Filistin Ulusal Yönetimi’nin Gazze Şeridine ilişkin sorumluluklarını yeniden üstlenmesinin önünün açılması, en nihayetinde ise işgalin sona erdirilmesi ve uluslararası hukuk ve 2002 Arap Barış Girişimi uyarınca, başkenti Doğu Kudüs olan 1967 sınırları içinde bağımsız bir Filistin devletinin kurulmasının sağlanmasının gerekliliğini vurgulamışlardır.</p>

<p><strong>20)</strong> Her iki Taraf, ülkelerinin, ABD Başkanı Donald Trump’ın önderlik ettiği barış çabalarını desteklemek üzere (Barış Kurulu’na) katılmasını memnuniyetle karşılamıştır. Gazze’de kapsamlı barış planının ikinci aşamasının başlatılmasını ve Gazze Şeridi’nin Yönetimi için Bağımsız Ulusal Komite’nin çalışmalarına başlamasını memnuniyetle karşılamış ve bu konuda gösterilen uluslararası çabaları takdir etmişlerdir. Suudi Tarafı, kardeş Türkiye Cumhuriyeti’nin barış anlaşmasının garantör devletleriyle birlikte yürüttüğü ara buluculuk çabalarını ve elde edilen kazanımları takdir etmiştir. Türk Tarafı, Suudi Arabistan’ın Birleşmiş Milletler Filistin Sorununun Barışçıl Çözümü ve İki Devletli Çözümün Uygulanmasına İlişkin Yüksek Düzeyli Konferansı'ndaki eş başkanlık rolünü ve bunun sonucunda Filistin Devleti’nin birbiri ardına uluslararası tanınma elde etmesini takdir etmiştir.</p>

<p><strong>21) </strong>Her iki Taraf, Filistin halkına temel hizmetlerin sağlanmasında Birleşmiş Milletler Filistin Mülteciler Yardım ve Çalışma Ajansı’nın (UNRWA) oynadığı önemli ve hayati rolü yeniden teyit etmiştir. İsrail güçlerinin İşgal altındaki Kudüs’te UNRWA binalarını yıkmasını en şiddetli şekilde kınamış ve İsrail işgal makamlarının uluslararası norm ve yasaları ihlal etmesini tamamen reddetmişlerdir. Uluslararası topluma, uluslararası yardım kuruluşlarına yönelik bu uygulamalarla ve suçlarla mücadele çağrısında bulunmuşlardır.</p>

<p><strong>22)</strong> Her iki Taraf, İslam İşbirliği Teşkilatı'nın Filistin davasının savunulmasındaki hayati rolünü tekrar vurgulamış ve Arap-İslam Gazze Temas Grubu'nun yaptığı çalışmaları takdir etmiştir. Her iki Taraf, Türkiye ile Arap Devletleri Ligi arasındaki diyalog ve iş birliğinin geliştirilmesini teşvik etme konusunda mutabık kalmıştır.</p>

<p><strong>Yemen</strong></p>

<p><strong>23)</strong>Taraflar, Yemen meselesinde, Yemen Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı Liderlik Konseyi Başkanı ve hükümeti tarafından temsil edilen meşru Yemen hükümetine desteklerini teyit etmişlerdir. Yemen’in egemenliğinin, birliğinin ve toprak bütünlüğünün korunmasının önemini vurgulamışlardır. Yemen’i bölmeye veya ülkedeki güvenlik ve istikrarı bozmaya çalışan iç güçleri desteklemeye yönelik her türlü girişime karşı çıkılmasının gerekliliğini vurgulamışlardır. Türk Tarafı, Suudi Arabistan Krallığı’nın Yemen’de oynadığı önemli role ve Yemen Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı Liderlik Konseyi Başkanı’nın krizin çözülmesi ve Yemen’de ulusal uzlaşmanın güçlendirilmesi için tüm güney grupların katılımıyla Riyad’da kapsamlı bir konferans düzenlenmesi talebine yanıt verilmesi de dahil olmak üzere Yemen krizini sona erdirmek için gösterdiği çabalara destek verdiğini ifade etmiştir.&nbsp;</p>

<p><strong>Somali</strong></p>

<p><strong>24)</strong> Taraflar, Somali meselesine ilişkin olarak, Somali Federal Cumhuriyeti’nin egemenliği, toprak bütünlüğü ve birliğine olan sarsılmaz desteklerini ve Somali’nin istikrarını, halkının refahını ve kalkınmasını muhafaza etmeye olan bağlılıklarını teyit etmişlerdir. İsrail işgal makamları ile Somali Federal Cumhuriyeti’nin bir parçası olarak gördükleri sözde “Somaliland” bölgesi arasında karşılıklı tanıma beyanını, uluslararası hukuku ihlal eden ve bölgedeki gerilimi tırmandıran tek taraflı ayrılıkçı eylemleri pekiştirdiği için reddetmişlerdir. Ayrıca, Somali’nin birliğini zedeleyen paralel yapıları dayatma girişimlerini de reddettiklerini ifade etmişlerdir.</p>

<p><strong>Sudan</strong></p>

<p><strong>25) </strong>Taraflar, Sudan meselesine ilişkin olarak, Sudan’ın birliğini ve güvenliğini, istikrarını ve egemenliğini korumaya yönelik kararlı tutumlarını teyit etmişlerdir. Meşru Sudan devlet kurumları kapsamı dışında kalan herhangi bir gayrimeşru veya paralel yapı oluşumunu reddetmişlerdir. Ayrıca, Sudan’ın ihtilafların ve yasa dışı faaliyetlerin sahnesi haline gelmesinin ve ülkeye yabancı menşeli silahların yasa dışı şekilde girişinin önlenmesinin önemini vurgulamışlardır. (Uluslararası İnsani Hukuk) ve 11 Mayıs 2023 tarihinde imzalanan (Cidde Deklarasyonu) uyarınca, sivillerin korunmasına uyulmasının yanı sıra, Sudan’ın tüm bölgelerine insani yardım ve yardım malzemelerinin ulaştırılmasının kolaylaştırılmasının gerekliliğini de vurgulamışlardır. Sudan devlet kurumlarının korunmasının ve Sudan halkına karşı suç işleyen aşırılıkçı gruplar ve oluşumları içermeyen bir sivil hükümetin kurulması yoluyla Sudanlıların önderliğinde bir siyasi sürecin başlatılmasının önemini vurgulamışlardır.</p>

<p><strong>26)</strong> Türk Tarafı, Sudan’da barışı sağlamak, savaşı sona erdirmek, ülkenin birliğini, güvenliğini ve istikrarını korumak ile aynı zamanda Sudan halkının acılarını hafifletmek için Krallığın gösterdiği çabaları takdir etmiştir. Suudi Tarafı, Türkiye'nin Sudan'daki insani krize yanıt vermek için sürdürdüğü insani yardım faaliyetleri ve çabalarına yönelik takdirlerini dile getirmiştir.</p>

<p><strong>27)</strong> Taraflar, Sudan Silahlı Kuvvetleri’nin Çad ile Adré sınır kapısının daha uzun süre açık olması ve Kassala, Dongola ve El Ubeyd’deki havaalanları ile Kadugli sınır kapısını insani yardımın ulaştırılması için yeniden açma kararını memnuniyetle karşılamışlardır.</p>

<p><strong>Suriye</strong></p>

<p><strong>28)</strong> Taraflar, Suriye konusunda, kardeş Suriye hükümetinin çabalarını ve Suriye’nin güvenliğini, istikrarını ve toprak bütünlüğünü korumak için attığı sorumlu adımları ve aldığı önlemleri takdir etmişlerdir. Ayrıca, Suriye hükümetini desteklemeye ve uygulanan yaptırımları kaldırmaya yönelik olarak uluslararası toplumun çabalarını takdir etmişlerdir. 30 Ocak tarihinde açıklanan ateşkes ve entegrasyon anlaşmasının uygulanmasını desteklemiş ve Suriye Hükümeti’nin Suriye’nin ve tüm bölgenin istikrarını tehdit eden terörist örgütleri engellemek ve sivil barışı teşvik etmek için yapılan çabalarını tam olarak desteklediklerini teyit etmişlerdir. Ayrıca, Suriye’nin egemenliğini ve toprak bütünlüğünü korumayı ve Suriye halkının kalkınma ve refah arzularını yerine getirmeyi onaylamışlardır. İsrail işgal makamlarının Suriye topraklarına ve egemenliğine karşı gerçekleştirdiği tekrarlı ihlalleri ve tecavüzleri kınadıklarını yinelemişlerdir. Bu ihlaller ve tecavüzler, uluslararası hukuku açıkça ihlal etmekte, bölgesel güvenlik ve istikrarı tehdit etmekte ve şiddet ve aşırıcılığın artmasına elverişli bir ortam yaratmaktadır. İsrail’in İşgal altındaki tüm Suriye topraklarından derhal çekilmesi konusundaki çağrılarını yinelemişlerdir.&nbsp;</p>

<p><strong>Rusya – Ukrayna Krizi&nbsp;</strong></p>

<p><strong>29)</strong> Rusya-Ukrayna krizi konusunda, her iki Taraf bölgede ve ötesinde kalıcı barış, istikrar ve refahı sağlayacak, uluslararası hukuka ve Birleşmiş Milletler Şartı’na uygun kapsamlı bir müzakereye dayalı çözüme yönelik güçlü desteklerini teyit etmişlerdir.</p>

<p><strong>Sonuç</strong></p>

<p><strong>30)</strong> Ziyaretin sonunda, Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Ekselansları Recep Tayyip Erdoğan, kendisine ve beraberindeki heyete gösterilen sıcak karşılama ve cömert misafirperverlik için Haremeyn-i Şerifeyn’in Hadimi Kral Salman bin Abdulaziz El Suud'a ve Altesleri Veliaht Prens ve Başbakan Muhammed bin Salman bin Abdulaziz El Suud’a şükran ve takdirlerini sunmuştur. Altesleri Veliaht Prens Muhammed bin Salman bin Abdulaziz El Suud, Ekselanslarına sağlık ve esenlik, kardeş Türk halkına ise terakki ve refah dileklerini iletmiştir.</p>

<p><strong>31)</strong> Ekselansları Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Haremeyn-i Şerifeyn’in Hadimi Kral Selman bin Abdulaziz Al Saud ve Altesleri Veliaht Prens ve Başbakan Muhammed bin Selman bin Abdulaziz Al Saud'u Türkiye'de ağırlamak için samimi arzusunu ifade etmiştir.<br />
<br />
Kaynak:&nbsp;<a href="https://x.com/iletisim/status/2018746578350297111">https://x.com/iletisim/status/2018746578350297111</a></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 03 Feb 2026 23:53:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/02/turkiye-ve-suudi-arabistan-is-birligi-her-alanda-derinlesiyor-1770152731.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Devlet Bahçeli: Türk bizim, Kürt bizim, Türk milleti de biziz ve hepimiziz</title>
                <category>SİYASET</category>
                <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/devlet-bahceli-turk-bizim-kurt-bizim-turk-milleti-de-biziz-ve-hepimiziz-2966</link>
                <guid>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/devlet-bahceli-turk-bizim-kurt-bizim-turk-milleti-de-biziz-ve-hepimiziz-2966</guid>
                <description><![CDATA[MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin TBMM Grup Toplantısı'nda yaptığı konuşmada, Suriye'deki son gelişmeleri memnuniyetle karşıladığını belirterek, Şam yönetimi ile SDG/YPG arasındaki anlaşmanın "Suriye'nin egemenliğini güçlendiren ve devlet içinde devlet oluşumunu sona erdiren tarihi bir adım" olduğunu vurguladı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin TBMM Grup Toplantısı'nda yaptığı konuşmada, Suriye'deki son gelişmeleri memnuniyetle karşıladığını belirterek, Şam yönetimi ile SDG/YPG arasındaki anlaşmanın "Suriye'nin egemenliğini güçlendiren ve devlet içinde devlet oluşumunu sona erdiren tarihi bir adım" olduğunu vurguladı.</strong></p>

<p>Devlet Bahçeli'nin açıklamasının tam metni şöyle:</p>

<p>Değerli Dava Arkadaşlarım,</p>

<p>Muhterem Hanımefendiler, Beyefendiler,</p>

<p>Basınımızın Değerli Temsilcileri,</p>

<p>Bir haftalık aranın hitamında Meclis grup toplantımızda sizlerle tekrardan buluşmanın, kavuşmanın, görüşmenin bahtiyarlığını yaşıyorum.</p>

<p>Bu duygularla hepinizi hürmet ve muhabbetle selamlıyor; sağlıklı, başarılı ve huzurlu bir hafta geçirmenizi Allah’tan niyaz ediyorum.</p>

<p>Yurt içinde ve yurt dışında; televizyon ekranlarından, radyo kanallarından, sosyal medya platformlarından bugünkü toplantımızı takip eden tüm vatandaşlarımızı,</p>

<p>Gönül ve kültür coğrafyalarımızda onurlu ve huzurlu bir hayatın mücadelesini nice zorluğa direnerek gerçekleştiren tüm kardeşlerimizi selamların en güzeliyle selamlıyor şükranlarımı sunuyorum.</p>

<p>Merhum Mithat Cemal Kuntay’ın altı çizilmesi gereken bir düşüncesi vardır ve şöyledir:</p>

<p>“İnsan, bazen bir mektepten değil bir muallimden çıkar.”</p>

<p>Bir bakıma ve bihakkın akıp giden hayat da bir mektep, başka türlü ifade edersek bir muallim, yani bir öğretmen değil midir?</p>

<p>Bu mektebin sıralarında, bu muallimin nazarında siyasetin temel ve mecburi bir ders olmadığını kim inkâr edebilir?</p>

<p>Yine merhum Mithat Cemal Kuntay, “Mehmet Akif” isimli eserinde can beraberi arkadaşıyla bir diyaloğunu nakleder.</p>

<p>Bir defasında, merhum vatan şairimiz Mehmet Akif Ersoy Berlin’e gider. Dönüşünde merhum Kuntay sorar: “Berlin’de ne var? Ne oluyoruz?”</p>

<p>Merhum Akif cevap verir:</p>

<p>“Ne olacağız; Berlin’e gittim, elçimiz Kuran tefsiri yazıyordu.</p>

<p>İstanbul’a geldim, Fatih’teki hocalarımız siyaset konuşuyordu. Ne olacağız, artık anlarsın.”</p>

<p>Elbette Müslüman Türk’ün ferdi olarak mikro-kozmozda siyaset-velayet dengesini tutturması, bunun da kontrolünü sıkı bir Allah korkusuyla sürdürmesi gerekmektedir.</p>

<p>Nitekim Allah’tan korkmayanın kuldan utanmasını beklemek boşuna bir hevestir.</p>

<p>Biz hem Allah’tan korkan hem de kuldan utanan, mazisi 57 yılı bulan siyasi ve fikri mücadelesiyle imanın, inancın ve milliyetçi iradenin muhik ve muteber burcu olan Milliyetçi Hareket Partisi’yiz.</p>

<p>Kararlılıkla ifade etmem gerekirse, Milliyetçi Hareket Partisi ve Cumhur İttifakı, bütün Türkiye’nin, bütün Türk milletinin, hatta ve hatta Türk-İslam dünyasının siyaset kutbudur.</p>

<p>Buna ilave olarak diyeceğim şudur: Üç hilal, sadece bugünün değil, yarınların da partisi, geçmişle geleceği birbirine bağlayan fazilet, feraset ve fikir köprüsü, ezcümle milli umutların düşmeyecek sancağıdır.</p>

<p>Bizim folluğumuzda kuluçkaya yatıp başka kümeslerde yumurtlayanların, çıraklık dönemini aramızda geçirip gıcırdayan başka kapı diplerinde ustalık taslayanların Milliyetçi-Ülkücü Hareket’i hakkıyla idrak, layıkıyla ifade etmeleri neredeyse imkânsızdır.</p>

<p>Hz. Mevlana’nın dediği üzere, her insan bir yağmur damlası gibidir. Kimisi düşer çamura, kimisi düşer gül yaprağına.</p>

<p>Çamurla karışan çamur atar karşısına, gül bahçesinde olan mis kokular yayar etrafına.</p>

<p>Bizim çamur zihniyetlere, çamurlaşmış siyaset zirzoplarına yüzümüz dönük, kapımız sürgülüdür.</p>

<p>Ruhu bedenine egemen olan bir insanda görülecek davranış kalıbı öncelikle itidaldir.</p>

<p>Şayet insan itidalin pusulasıyla hareket ederse çetin imtihanları, zorlu engelleri birer birer aşacak yürekliliğe ulaşacaktır.</p>

<p>Gerçek yüreklilik bilek gücü veya kas birikimiyle değil aklın ve ahlakın adalet çizgisinde sapmadan ve savrulmadan ilerleyişiyle tecelli edecektir.</p>

<p>İşte böylesi bir erdeme, işte bundan mütevellit erinç haline müstakim bir tutumla müstahak olanlar yaptıkları her işle, attıkları her adımla, ağızlarından çıkan her sözle hayranlık ve hürmet uyandıracaklar, yanlışın ve yanılgının boşluğuna da hiçbir zaman düşmeyeceklerdir.</p>

<p>Büyük halk ozanımız Yunus diyor ya, “az söz erin yükü, çok söz hayvan yüküdür.”</p>

<p>Çok sözle yüzümüzün kızarıp mahcubiyet duyacağımıza, az ve öz söyleyip hafızalarda derin anlam ve akisler bırakacak maharete sahip olmak lazımdır.</p>

<p>Yapılan konuşmalarda, paylaşılan görüş ve düşüncelerde bir makesin bir de makusun şaşmaz gerçeğiyle karşılarız.</p>

<p>Şayet sesimizi değil de sözümüzü yükseltirsek, kaldı ki bu yüksekliği milli ve manevi değer hükümleriyle perçinlersek, hepsinden mühimi ülkemizin menfaatini diğer bütün şahsi ve siyasi menfaatlerin önünde ve üstünde tutarsak o zaman tezahür eden her söz, her düşünce, her görüş millet vicdanında makes bulacaktır.</p>

<p>Çünkü aziz millet varlığının basireti tıpkı tükenmez cevher gibidir.</p>

<p>Fakat cümle cümle maluliyetle ihata edilmiş çelişki çukurlarına düşen açıklamaların, ahlaki safiyetle kalbi samimiyetten mahrum ilke ve içerik yoksunu istismarcı çıkışların talihi biliniz ki makûstur.</p>

<p>Bu makus düşünce ve ezberlerin millet nazarında ne bir karşılığı ne de bir değerinden bahsedilebilecektir.</p>

<p>Hamasetin ilkesiz çekiciliği hakikat ve haysiyetin itibarlı çehresini gölgelerse emin olunuz ki atılan hiçbir adımın, söylenen hiçbir sözün bağlayıcılığı ve kalıcılığı olmayacaktır.</p>

<p>Türkiye’mizin geçtiği tarihi eşik hepimize, özellikle siyaset müessesine ve siyaset yapan zevata ihmal edilemez sorumluluklar yüklemektedir.</p>

<p>Makesde buluşmak varken makusun tezgahında bocalamak akıl ve mantık ihlalinden başka bir şey değildir.</p>

<p>Eğer taşımasını bildikten sonra insanda iki tür şuur hali vardır.</p>

<p>Birisi adalet şuuru, diğeri de tarih şuurudur.</p>

<p>Kemale ermiş adalet şuuru bizi imanımızla bütünleştirip Allah’ın yolundan ayırmayacaktır.</p>

<p>Tarih şuuru ise vatan ve millet sevgisinin ana yatağıdır.</p>

<p>Deniz fenerini andıran, aydınlık bir meşaleyi çağrıştıran bu yatakta oluşacak ve ortaya çıkacak fikri atılımın tanım ve tarifi de elbette ve kesinlikle milliyetçiliğin ta kendisidir.</p>

<p>Türk milliyetçilerinin küresel ölçekli iddia ve hedefleri her zaman vardır ve bilinmektedir.</p>

<p>Merhum düşünürümüz Ziya Gökalp'in "milletlerin eşitliği ve işbirliği" şeklinde formüle edip altını çizdiği müstesna ideali başlangıç noktası kabul etmek ve geliştirmek gerekmektedir.</p>

<p>Genel manada 21’inci yüzyıl dünyasının daha yaşanabilir, daha insani, daha adil, daha huzurlu, daha sevimli olabilmesinin bir yolunun da böyle bir anlayışı zenginleştirmekten geçtiği açıktır.</p>

<p>Huzursuz ve istikrarsız bir dünyada hiç kimse güvende değildir.</p>

<p>Bize bir şey olmaz mağrurluğu, her koyun kendi bacağından asılır mantığı, bana dokunmayan yılan bin yıl yaşasın masalı alıcısı olmayan, satıcısı bulunmayan çürük ve küflü mal gibidir.</p>

<p>Eski kafayla yeni yüzyılın fırsat ve risklerini okumak, bununla bağlantılı siyasi/stratejik düşünceye malik olmak eşyanın tabiatına aykırıdır.</p>

<p>Dijitalleşmenin sürekli çıta yükselttiği, iletişim ve ulaşım teknolojilerinde göz kamaştıran sıçramaların yaşandığı bir zaman tünelinde insan iki durumla eşanlı karşı karşıyadır.</p>

<p>Birisi kalabalıklar içindeki yalnızlığı, diğeri de yalnızlığının tam ortasındaki uğultulu kalabalıklardır.</p>

<p>Mitolojide anlatılan, yüzüne bakanın taş kesildiği yılan saçlı üç kadından birisi olan Gorgon adeta insan varlığının tam göz hizasındadır.</p>

<p>Mesele insanın baştan ayağa taş kesilmesi değil, asıl muharrik sorun kalbin katılaşması, vicdanın taşlaşması, merhamet duygusunun kapanmasıdır.</p>

<p>Geçmişin şimdiki zamanı bellektir, hafızadır.</p>

<p>Zamanın fırtınalı atmosferinde belleğin limanına ihtiyaç duymak son derece normal ve anlaşılır bir insani haldir.</p>

<p>Ancak bu limanda sıkışıp kalmak geleceğin dünya tablosunda bir nevi kenarda beklemek, yedek kulübesinde atıl ve aciz şekilde oturmak demektir.</p>

<p>Türk milleti asla beklemeyecek, bilahare beklenen, özlenen, yolu gözlenen müşfik ve müteyakkız bir kudret olduğunu devamlı surette ispat ve izhar edecektir.</p>

<p>Bu kapsamda Türk siyasetçisinin, milli ve manevi değerler kümesinden ayrılmayan Türk aydınının müessir bir dünya kavrayışı olmalı, çağın rotasını tayin etme iddiasıyla mündemiç fikir ve politikalar geliştirmelidir.</p>

<p>Tasavvur, tahayyül ve tekliflerimizin ana çerçevesini de, “Nasıl Bir Dünya”, “Nasıl Bir Türkiye” sorularına verilecek kalıcı ve kader belirleyici cevaplar oluşturmalıdır.</p>

<p>Kuru bir taklitçilik yerine özgün, özgüvenli ve öz değerlere bağlı fikir ve politika atılımlarıyla bezenecek müstesna projelerin arayışında olmak, bunları ekonomik, sosyal ve siyasal olayların akışıyla eklemlemek medeniyet müktesebatımızın bize yüklediği başlıca sorumluluktur.</p>

<p>İnsanlığı zorlu bir gelecek beklemektedir.</p>

<p>Bu nedenle gerek milli kaderimiz, gerekse de küresel kaderimiz üzerinde söz ve iddia sahip olmaktan başka diğer tüm seçeneklere kapalı olmak durumundayız.</p>

<p>“Terörsüz Türkiye”, “Terörsüz Bölge” hedefleri Türk milletinin kaderine aracısız ve fasılasız sahip çıkma hamlesidir.</p>

<p>Kim veya kimler bu hedeflere dudak büküyorsa; kuraktır, kukladır, korkaktır, karanlıktadır.</p>

<p>Kim veya kimler söz ve eylemleriyle bu hedefleri baltalama amacındaysa maksatlıdır, marazlıdır, mahsurludur, maşadır.</p>

<p>Kim ve kimler, makesin yerine makusu tercih ediyor, gülün yerine çamura başvuruyor, bu suretle “Terörsüz Türkiye”, “Terörsüz Bölge” hedeflerini sekteye uğratmak için tetikte bekliyorsa, ülke ve millet aleyhine tertip içinde olan güdümlü işbirlikçidir.</p>

<p>Sözün doğru olması kadar millete mensubiyet ve sadakat hissiyatının da ağır basması, ağırlığınca da mücevher gibi parlaması usulen de, esasen de gerek ve yeter şarttır.</p>

<p>Değerli Arkadaşlarım,</p>

<p>Demokrasimizi, özgürlükleri ve insan hakları politikalarını elbirliği ve işbirliği ile geliştirmenin makul ve mümkün yollarını bulup hayata geçirmek hem zorunlu, hem de önemlidir.</p>

<p>Milliyetçiliğin fikir prizmasından baktığımızda demokrasinin, özgürlüklerin ve insan haklarının istismarına fırsat verilmeden, sinsi ve hain emelleri maskelemesine dikkat ve uyanıklık göstererek güçlendirmek kuşkusuz vazifemizdir.</p>

<p>Aynı şekilde, ülke ve millet bütünlüğü ile demokrasiyi birbiriyle çelişen değil, birlikte gelişen bakış açısıyla ele almalıyız.</p>

<p>Yine demokratik hukuk devletinin, bütün Türk vatandaşlarının bir arada daha mutlu, daha huzurlu yaşamasının asgari şartlarından biri olduğu konusunda tereddüt uyandırmayacak bir samimiyetin ve saydamlığın sergilenmesine ihtiyaç olduğunu unutmamalıyız.</p>

<p>Siyaset kurumunun inisiyatif ve itibar kaybının temel sebeplerinden biri olan, seviyesiz, tutarsız ve günübirlik söylem ve davranışlardan mutlak surette uzak durulmalıdır.</p>

<p>Siyasetçinin, siyaset alanını daraltma değil, siyaseti zenginleştirme ve itibar kazandırma gibi esaslı bir işlevinin bulunduğu göz ardı edilmemelidir.</p>

<p>Siyaset alanına ve siyaset etme tarzına dair böyle bir duruş ve kararlılık, hepimizin müşterek sorumluluklarının en başında gelmektedir.</p>

<p>Bilinmelidir ki, cumhuriyet ile demokrasi birbirinin; temiz, seviyeli, ahlaklı ve ilkeli siyaset de her ikisinin sigortasıdır.</p>

<p>Türk milletinin hangi kökenden, hangi meslekten, hangi mezhepten olursa olsun bütün mensuplarının bir arada kardeşçe yaşamasını temin ve teşvik etmek demokratik rejimin aslî görevidir.</p>

<p>Bu sürecin önünde engel ve sıkıntı oluşturan kurumsal ve yasal düzenlemeleri iyileştirmek de TBMM’nin temel varlık sebeplerinden birisidir.</p>

<p>Birliktelik ve dayanışma kültürünün önemini kabul etmeyenlerin ya da ediyor gibi görünüp sürekli çark edenlerin farklılık ve çatışma noktalarının kurumlaşmasına sürekli vurgu yapması, demokrasiye değil anarşiye çanak tutmaktır.</p>

<p>Gerçek duygusal kopuş da aynısıyla böyle doğacaktır.</p>

<p>Çünkü özünü milletimizin ortak değerleri ve özlemlerinin belirlediği “Kamu ruhu ve alanı”nı taşa tutmanın ve tartışmaya açmanın ne demokrasiye ne de ülkemize bir faydası dokunacaktır.</p>

<p>Dünyanın her demokratik rejiminde geçerli olan veya olması beklenen bu gerçeğe saygı duyulmalı ve riayet edilmelidir.</p>

<p>Bilinmesini özellikle arzu ederim ki, demokratikleşme projeleri, böyle bir duyarlılıkla ele alındığı ve asgari müşterekler zemini üzerine bina edildiği sürece anlamlı ve kalıcı olacaktır.</p>

<p>Bu sağlam temeller üzerine daha güçlü, ileri demokratik ve hukukî yapıları ihya etmek de bizlere düşmektedir.</p>

<p>Yapay çatışma alanları oluşturmak, devamlı oyun bozanlık yapmak, olmayan tıkanmadan, görülmeyen güven krizinden bahsetmek yüreklice ifade ediyorum ki, sorumsuzluk örneği, makusa hizmet örgütlenmesidir.</p>

<p>“Terörsüz Türkiye” ile “Terörsüz Bölge” hedefleri bir yanda demokrasi namusunu savunmak, diğer yanda insan hakları ve özgürlüklerin açılan bayrağı altında toplanmaktır.</p>

<p>Edepsizin edepliyi bastırması, haksızın da haklıyı astırması son bulmalıdır.</p>

<p>Lübnan asıllı ressam, şair ve filozof olan Halil Cibran diyor ki:</p>

<p>“Başka bir insanın hakikati, onun sana açıkladığı şey değil, açıklayamadığı şeydedir.</p>

<p>Bu yüzden onu anlamak istersen söylediğine değil söylemediğine kulak ver.</p>

<p>İnsan sustuğu şeyler kadardır ve insan, insanı anlatamadığı yerden anlayabiliyorsa yakındır.”</p>

<p>Biz söylenenler kadar söylenmeyen şeylere de kulak veriyoruz.</p>

<p>Fakat biz anlayış gösterirken anlaşılmayı da bekliyoruz.</p>

<p>Bunun ise karşılıklı bir emek ve erdem faaliyeti olduğunu gayet iyi biliyoruz.</p>

<p>Geliştirici işbirlikleri kurmanın yegane yolu sırf anlaşılmaya değil anlamaya yönelik adımlar atmaktır.</p>

<p>Gönlü temiz olanın gözü daha iyi görecek, kulağı daha iyi duyacak, ağzından saçılacak kelimeler kutuplaşmayı değil, kucaklaşmayı sağlayacaktır.</p>

<p>Milli birlik ve kardeşlik duygumuzu karartmanın ve kaskatı hale sokmanın emelini taşıyanlar tarihin uçuruma yakın yerinde durmaktadır.</p>

<p>Suriye’deki malum olayları Türkiye’ye taşıyıp Kürt kardeşlerimizi provoke etmeye çalışmanın iyi niyetle bağdaşır bir tarafı asla yoktur ve olamayacaktır.</p>

<p>Kürt kardeşlerimizle terör örgütü YPG’yi yan yana getirmek, üst üste örtüştürmek fahiş bir gafilliktir.</p>

<p>Suriye Cumhuriyeti’nde yeni bir denklem, yeni bir paradigma, yeni bir yapı oluşmuştur.</p>

<p>Bu durum beklenen, olması gereken gayedir, ayrıca devletin egemenlik haklarıyla, siyasal, toplumsal ve toprak bütünlüğüyle ilişkilidir, aynı zamanda bunu destekleyen, tescilleyen gelişmedir.</p>

<p>30 Ocak 2026 tarihinde, Şam yönetimi ile SDG/YPG arasında, 10 Mart Mutabakatı ile 18 Ocak Mutabakatı temelinde kapsamlı bir ateşkes ile askeri ve idari yapıların Suriye Cumhuriyeti’ne aşamalı entegrasyonu hususunda anlaşmaya varmışlardır.</p>

<p>Bu gelişme Suriye’nin egemenliğinin güçlendirilmesi ve uzun vadeli istikrarın sağlanması açısından belirleyici ve memnuniyet verici bir kavşak noktasıdır.</p>

<p>Devlet otoritesi sağlanmıştır.</p>

<p>SDG/YPG’li teröristler bulundukları mevcut hatlardan çekilecek, hükümete bağlı birlikler Haseke ve Kamışlı merkezlerine konuşlanacaktır.</p>

<p>SDG/YPG’ye bağlı üç tugaydan oluşan bir tümen kurulacak, Ayn el Arab’taki silahlı unsurlar ise Halep’e bağlı birer tugay olarak yapılandırılacaktır.</p>

<p>Askeri ve güvenlik entegrasyonunun tugaylar içinde bireysel bazda gerçekleştirileceği anlaşılmaktadır.</p>

<p>Yapılan anlaşmanın uygulama süreci dün başlamıştır.</p>

<p>Suriye’de devlet içinde devletin olmayacağı, paralel bir ordunun hayalden ibaret kalacağı netleşmiştir.</p>

<p>Artık komşu ülkemiz Suriye’nin haritası tek bir renge bürünmüş, Siyonist-emperyalizme kiralık tetikçilik yapanlar işgal ettikleri alanlardan çıkarılmıştır.</p>

<p>27 Şubat 2025 tarihinde PKK’nın kurucu önderliği tarafından yapılan “Barış ve Demokratik Toplum Çağrısı” 337 gün sonra Suriye’de de müspet karşılığını bulmuş ve çok önemli bir etap böylelikle geçilmiştir.</p>

<p>Onun bunun saçma sapan telkin ve tazyikine kapılmadan, su katılmamış bühtanlara aldırış etmeden elimizi vicdanımıza koyup düşünelim ve sorgulayalım:</p>

<p>PKK’nın kurucu önderliği 27 Şubat 2025 tarihinden itibaren verdiği tüm sözlerin ardında durdu mu? Durdu.</p>

<p>Bölücü terör örgütünün lağvedilmesini ve silahların yakılmasını sağladı mı? Sağladı.</p>

<p>27 Şubat çağrısı PKK’yla birlikte örgütün tüm bileşenleri için bağlayıcı oldu mu? Oldu.</p>

<p>Madem maksat hasıl oldu, o halde bize düşen de PKK’nın kurucu önderliğine DEM Parti’den tüm örgüt uzantılarına kadar saygı gösterilmesini istemek ve beklemektir.</p>

<p>Araplar, Kürtler, Türkmenler, diğer halkların birlik, dirlik ve kardeşlik içinde yaşaması için tarihi bir fırsat kapısı aralanmış ve herkes somut gelişmeleri benimsemiştir.</p>

<p>Türkiye’de olduğu gibi, Suriye’de de provokasyonların yaşanması mümkündür ve beklenmelidir.</p>

<p>Buna karşı azami derece ve düzeyde sabırlı, tedbirli, temkinli olmak herkesin ortak çıkarınadır.</p>

<p>Nusaybin’de bayrağımızı indiren alçaklar, Diyarbakır ve Tarsus’ta sahaya çıkan provokatörler, Ayn el Arap üzerinden milli birliğimizi yaralamaya kalkışan siyasi odaklar ne yaparsa yapsınlar, Pir Sultan Abdal’ın sözleriyle alayına sesleniyorum:</p>

<p>Koyun beni hak aşkına yanayım,</p>

<p>Dönen dönsün ben dönmezem yolumdan.</p>

<p>Yolumdan dönüp mahrum mu kalayım,</p>

<p>Dönen dönsün ben dönmezem yolumdan.</p>

<p>Merhum fikir pınarımız Hüseyin Nihal Atsız’ın haykırdığı gibi,</p>

<p>Yufka yüreklilerle çetin yollar aşılmaz,</p>

<p>Çünkü bu yol kutludur, gider Tanrı Dağı’na.</p>

<p>Halbuki yoldaşını bırakıp dönenlerin,</p>

<p>Değişilir topu da bir sokak kaltağına.</p>

<p>Nefreti aşılayanlar kaybedecek.</p>

<p>Fitneyi körükleyenler kaybedecek.</p>

<p>Ebedi Türk-Kürt kardeşliğini bozmayı planlayanlar kaybedecek.</p>

<p>Kürt kardeşlerimizi mahut terör örgütüyle bir ve eşit görenler kaybedecek.</p>

<p>Bölücü terör örgütünün Kürt kardeşlerimizi vesayet altında tutmasına hizmet edenler, bunu dileyenler, bunu görmek için çılgına dönenler iki cihanda da yatacak yer bulamayacaklar.</p>

<p>Türk bizim, Kürt bizim, Türk milleti de biziz ve hepimiziz.</p>

<p>CHP Genel Başkanı’nın Suriye devletinin terörle mücadelesini endişe verici bulması, Sayın Ahmet eş Şara’nın Suriye’nin tamamını temsil etmediğini dile getirmesi hüsran verici bir hezeyandır.</p>

<p>Esad’ı kalbinde taşıyan, aklını ve gönlünü de YPG’ye kaptıran bu zatın ne sözü söz, ne de siyaseti mert ve millidir.</p>

<p>“HTŞ’ye kravat takmakla olmaz” demiş. Anlayacağınız halt etmiş, gene çuvallamış.</p>

<p>Sen de YPG’nin kravatını takabilirsin, Mazlum Abdi’yle el ele verebilirsin, dağ taş gezerek fesat/nifak üretimi yapabilirsin.</p>

<p>Sayın Özel, zırvayı bırak sadede gel.</p>

<p>Gürültü patırtı çıkarmanın siyaset olmadığını, laf ola beri gele türünden konuşmaların seni komik durumlara düşürdüğünü anla ve kabullen.</p>

<p>Dilinin altındaki baklayı çıkar, Suriye’nin siyasi ve toprak bütünlüğünü sağlamasından dolayı uykularının kaçtığını da itiraf et.</p>

<p>Merhum Ahmet Hamdi Tanpınar’ın sözlerinden esinlenerek diyorum ki:</p>

<p>Dünyaya baktığın zaman ayrı görüyor, kendi kendine kaldığın zaman ayrı düşünüyorsun. Yığınlarca tezat içinde biteviye çırpınıyorsun.</p>

<p>Ahlaken sorunlu siyaset zar atmaktan farksızdır; gelecek olan de her zaman hep yektir.</p>

<p>CHP Genel Başkanı’nın erken seçim ezberine takılması ve şahsıma beyhude çağrılar yapması tam bir siyasi ahmaklıktır.</p>

<p>Seçimin ne zaman yapılacağı bellidir.</p>

<p>Erken seçim diye bir şey asla gündemde yer almayacaktır.</p>

<p>CHP Genel Başkanı, seçim kapısını arala diye mırıldansa da, bizim Cumhur İttifakı olarak aralayacağımız kapı Türk ve Türkiye Yüzyılının cümle kapısıdır.</p>

<p>Başka kapılara yüz sürmek, başka kapılardan medet ummak CHP’nin beklentisi ve dileği olsa da, Milliyetçi Hareket Partisi ile Cumhur İttifakı’nın böyle ucuz ve bayat gündemlerin peşinden savrulması, o kapı bu kapı gezip dolaşması siyasi akıl ve mantık dışıdır.</p>

<p>CHP Genel Başkanı merak etmesin, seçim günü gelip çattığında Türk milleti yüksek iradesiyle istismarcı, inkarcı, rüşvetçi, kumarcı, komisyoncu, vurguncu organize yolsuzluk çetesine Türkiye’nin kaç bucak olduğunu muhakkak gösterecektir.</p>

<p>Muhterem Arkadaşlarım,</p>

<p>Her geçen gün daha da karmaşıklaşan, sürdürülebilir kriz ve kargaşanın gittikçe kökleşip derinleştiği bulanık ve bunalımlı bir dünya tablosu insanlığın müşterek geleceğini, münhasır huzur ve istikrar özlemini ciddi şekilde tahdit ve tehdit etmektedir.</p>

<p>İkinci Dünya Savaşı’nı müteakiben yerleşen ve yürürlüğe giren kurallara dayalı uluslararası müesses düzen, geldiğimiz bu aşamada yıkık dökük bir harabeden, yoğun bakımda can çekişen umutsuz bir hastadan muhteva itibariyle farklı değildir.</p>

<p>Yeni bir dünya düzeni kurma arayış ve arzusu eskisinin ağır enkazı kaldırılmadan, en azından hazmedilebilir ve yönetilebilir bir seviyeye taşınmadan oldukça maliyetli ve meşakkatlidir.</p>

<p>Çok kutuplu küresel kuvvet dengesinin yeni baştan tesis ve tezahürü geciktikçe, gücün tek merkezde temerküzü amacıyla askeri ve ekonomik baskıların, buna bağlı dayatmaların cesameti artıkça dünya yaşanabilir olmaktan çıkacak, ateş her yeri saracaktır.</p>

<p>Bilindiği üzere, 19-23 Ocak 2026 tarihleri arasında Davos’ta düzenlenen 56’ıncı Dünya Ekonomik Forumu aynı zamanda AB ile ABD arasında kızışan çok boyutlu cepheleşmenin ağırlık merkezine dönüşmüştür.</p>

<p>Kaynayan ve kanayan küresel sistem düşe kalka iflas bayrağını çekmiştir.</p>

<p>ABD’nin silaha ve zora dayalı müdahaleleri, sömürüye ve yayılmaya dayalı mütecaviz talepleri bağımsız devletlerin egemen eşitliklerini tartışmaya açacak noktaya kadar gelmiştir.</p>

<p>Venezuela’dan sonra, İsrail’in tahrik ve tacizleriyle ABD’nin İran’a karşı gündeme aldığı askeri operasyon ihtimali sadece komşu ülke İran ve bölgemiz için değil dünyanın tamamını yakıcı şekilde etkileyecek asal bir tehlikedir.</p>

<p>İran’a askeri hareket yoluyla sözde ılımlı, gerçekte zincirlenmiş ve devşirilmiş köstebek liderleri işbaşına getirme senaryosu çok vahim sonuçları peş peşe tetikleyecektir.</p>

<p>Venezuela’dan sonra sırayı İran’ın alması felaketlere açık davetiye çıkarmaktan başka bir anlama gelmeyecektir.</p>

<p>Siyonizm’in dürtmesiyle ABD’nin İran’ı vurması hiçbir şekilde kabul edilemez bir emperyalist vandallık olacaktır.</p>

<p>Böylesine bir hak ve yetki hiçbir ülkenin uhdesinde değildir.</p>

<p>“Rodrigez Modeli” olarak tedavüle sokulan sipariş edilmiş, boyunduruk altına alınmış kukla yönetici sisteminin gayri meşruluğu, gayri hukukiliği ve gayri ahlakiliği tartışılmaz bir gerçek olarak karşımızdadır.</p>

<p>İran’ın veya diğer egemen eşitliğe haiz bağımsız devletlerin geleceğini müessir şekilde tayin ve temin edecek tek güç kendi halklarının irade haysiyetidir.</p>

<p>Bu itibarla ABD ile İran arasında diyalog ve diplomasi öne çıkmalıdır.</p>

<p>Sayın Cumhurbaşkanımızın tarafları uzlaştırma ve yatıştırma çabası saygındır ve takdire layıktır.</p>

<p>İran’ın huzur ve güvenliği, aynı şekilde Suriye’nin huzur ve güvenliği bölgesel istikrarın kilit taşıdır.</p>

<p>Bu taşı yerinden oynatmak, İran’a askeri operasyon yapmak zincirleme ve altından kalkılması kolay olmayan sorunları dalga dalga gün yüzüne çıkaracaktır.</p>

<p>Rusya ve Ukrayna’dan sonra İran’ı da içine alacak savaş ve sıcak çatışma havasının küresel boyut kazanması halinde kabus senaryoları kuvveden fiile geçecektir.</p>

<p>Katar’ın arabuluculuğu, Türkiye’nin yoğun gayretleri ABD ile İran arasındaki anlaşmazlığa sebep olan konu başlıklarının mutabakatla çözümüne katkı sağlamalıdır.</p>

<p>Bölgemiz yeni bir savaşı kaldıramaz.</p>

<p>Tarafları aklı selime çekecek orta bir yolun bulunması barışçıl ortama musallat olan sisi dağıtacaktır.</p>

<p>Tam bunlar oluyorken, birden bire asrın sapıklığı ve ahlaksızlığı olarak değerlendirilmesi gereken ve 3 milyon sayfanın üzerinde olan Epstein belgeleri dünya kamuoyuna oturmuştur.</p>

<p>Skandal itiraflar, dehşet verici çarpıklıklar ne hikmetse ABD’nin Suriye’de SDG/YPG’ye sırt dönüp Ahmet eş Şara’yı desteklediği, ayrıca İran’a yönelik saldırı planlarının ortaya çıktığı bir zamana tesadüf etmiştir.</p>

<p>İşkence gören çocuklardan taciz ve tecavüze uğrayan reşit olmayan kız çocuklarına varıncaya kadar kan donduran iğrençliklerin yaşanması, pek çok siyasetçi, devlet adamı ve meşhur ismin karıştığı ve katıldığı skandallar furyası insanım diyen herkesin midesini bulandırmaktadır.</p>

<p>Cinsel istismar suçlusu milyarder Jeffrey Epstein’e ilişkin olarak yayımlanan belgelerin zamanlama itibariyle manidar bir dönemde deşifre edilmesi hem tuhaf hem de akılları karıştıran soru işaretleriyle doludur.</p>

<p>İnsanlık ayıplarının, insani felaketlerin, kirli ilişkilerin merkezinde yer aldığı bu tehdit mekanizmasının organize halde siyasi ve stratejik hedefleri gözettiği kanaatimce çok mümkündür.</p>

<p>İnsani değer ve mirasın ayaklar altında çiğnenmesi, çocukların bu faciada kullanılmaları nice çatıları uçuracak, nice şöhretli insanı rezil edecek kırattadır.</p>

<p>Biz temiz siyaseti ve temiz toplumu yalnızca Türkiye için değil, tüm dünya adına da istiyoruz.</p>

<p>Şerefli, güvenli, namuslu, evrensel insani değerlere muvafık halde yaşamanın bir başka yolunun olmadığını, olamayacağını düşünüyoruz.</p>

<p>Ahlaki yarılmanın, ahlaktaki dağılmanın, Lut Kavmi’ne benzer toplumsal yapılardaki kokuşmanın; hazza, hıza, hırsa ve dipsiz şehvet ve şöhrete dalmanın sonu ve sonucu yeryüzü cehenneminin yanan ateşine odun taşımakla eşanlamlıdır.</p>

<p>Değerlerin müdafaa edilmesi şarttır.</p>

<p>Peki bu değerleri analitik gözlem becerisiyle nasıl tefsir edebiliriz?</p>

<p>İnsanın davranışlarını yargılarken ve hayattaki amacını seçerken başvurulan; toplumsal olarak paylaşılan, amaç ve davranışları belirlerken neyin doğru, neyin yanlış olduğunu gösteren standartlardır.</p>

<p>Beşeriyet doğru ile yanlışı birbirine karıştırarak vicdan kaybına uğramıştır.</p>

<p>İyi ile kötüyü birbirinden ayıramayarak erdemden uzaklaşmıştır.</p>

<p>Konuşmamın başında vurgulamıştım; Allah’tan korkmayanın kuldan utanmasını beklemek nafile bir gayrettir.</p>

<p>İnsan varlığının kirli ilişki ve irtibatlardan beslenmesi gelecek hayallerini kundaklamaktadır.</p>

<p>Tehdit çok büyüktür.</p>

<p>Tehlike çanları hiç bu kadar yoğun işitilmemiştir.</p>

<p>Burada bir temennimi ifade etmek istiyorum:</p>

<p>Partimizin AR-GE bünyesinde hazırlanan ve şahsen çok önemsediğim “İnsanlığın Huzuru” çalışmasının artık raflarda tozlanması yerine herkesin ve hepimizin başvuru eseri olması samimi arzum ve çağrımdır.</p>

<p>Huzursuz insan, huzursuz dünya bir kısır döngüdür.</p>

<p>Bu döngüyü kıracak güçlü karar ve acil eylem planlarını ortak akılla gerçekleştirmek mümkündür.</p>

<p>Biz dünyanın en gözde ve zorlu coğrafyasında yaşayan, bundan böyle de yaşamak zorunda olan büyük bir milletiz.</p>

<p>Ne tarihimizi ne de coğrafyamızı değiştirme imkânına sahip değiliz.</p>

<p>Ama hep birlikte daha güzel bir gelecek inşa edebiliriz.</p>

<p>Milliyetçi Hareket Partisi ve Cumhur İttifakı bu muazzez hedef için vardır, bunun içinde var olmaya devam edecektir.</p>

<p>Türkiye, yeni yüzyılın ikinci çeyreğinde, yeni bir heyecan ve atılım ruhuyla hareket etmek mecburiyetiyle karşı karşıyadır.</p>

<p>Türkiye, Avrasya’nın ve Afrika’nın bir barış ve istikrar bölgesine dönüşmesi, dünyanın insanî bir boyut kazanması için büyük bir dinamizme kavuşmak ve böyle bir iddianın sahibi olmak durumundadır.</p>

<p>Bunun temel şartı, kalkınma ve demokratikleşme sürecini tamamlamak, büyük devlet geleneğini ve tecrübe birikimlerini yeni yüzyılın şartlarında yeniden yorumlamaktır.</p>

<p>Biliyor ve inanıyoruz ki, tarih şuuruyla dolup taşan, kültür ve medeniyetiyle barışık bir siyaset etme tarzı, sadece demokrasiyi ve cumhuriyeti güçlendirmekle kalmayacaktır.</p>

<p>Aynı zamanda bu coğrafyayı yeniden istikrara ve refaha taşıyacak dinamikleri de harekete geçirecektir.</p>

<p>Türk milleti ve devleti bunu başaracak potansiyele sahiptir.</p>

<p>Bunları kavrayıp hayata geçirdiğimiz ölçüde hedeflediğimiz güzel ve parlak gelecek, yakın ve ulaşılabilir bir gelecek olacaktır.</p>

<p>Neredeyse bütün mesailerini partimizi karalamak için harcayanların bizi anlaması da, başarılı olması da mümkün değildir.</p>

<p>Meclis içinde ya da dışında yer alanlar ne yaparsa yapsınlar, Milliyetçi Hareket Partisi doğru bildiği yoldan ayrılmayacaktır.</p>

<p>Onlar Milliyetçi Hareket Partisi’yle, Milliyetçi Hareket Partisi de Türkiye ve dünya sorunları ile uğraşmaya devam edecektir.</p>

<p>Biz siyaseti, “siyaset olsun diye”değil, milletimize ve ülkemize hizmet için yapıyoruz.</p>

<p>Çünkü başkaları gibi ilkeleri, nezaketi, hoşgörüyü unutma lüksüne sahip değiliz.</p>

<p>Hiçbir Türk milliyetçisi, hiçbir dava ve gönül insanı, günübirlik yaşayamaz, savurgan ve sorumsuz davranamaz.</p>

<p>Elleri öpülesi Şeyh Edebali’nin Osman Gazi’ye dediği gibi, gerçek inanç ve dava insanları “sabah doğup akşam ölenlerden olamaz”.</p>

<p>Milliyetçi Hareket Partisi ve Cumhur İttifakı nereden kaynaklanırsa kaynaklansın küçük siyasi hesapların kendi ayaklarına pranga vurmasına izin vermeyecektir.</p>

<p>Hiçbir Türkiye sevdalısı buna göz yummayacaktır.</p>

<p>Bilakis, her gün biraz daha kenetlenip büyüyerek Süper Güç Türkiye yolundaki yürüyüşümüz devam edecektir.</p>

<p>Bu aziz vatan hepimizindir, temel varoluş sebebimizdir.</p>

<p>Bunun için her şeyimizdir, her şeyden de azizdir.</p>

<p>Milliyetçi Hareket Partisi böyle bir anlayışın samimi temsilcisi, yürekli savunucusudur, can pahasına olsa bile ülkesinden ve ülkülerinden taviz vermeyecektir.</p>

<p>Değerli dava arkadaşlarım,</p>

<p>Bu duygu ve düşüncelerle sözlerimi noktalarken hepinizi saygı ve sevgiyle selamlıyor, en iyi dileklerimi sunuyorum. Ama aziz dava arkadaşlarım, Anadolu huzura, Öcalan umuda, Ahmetler makama ve Demirtaş yuvasına dönünceye kadar kararımız nettir.</p>

<p>Hepinizi sevgi ve saygıyla selamlıyorum.<br />
<br />
Kaynak:&nbsp;<a href="https://x.com/MHP_Bilgi/status/2018602247278514538">https://x.com/MHP_Bilgi/status/2018602247278514538</a></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 03 Feb 2026 16:04:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/02/devlet-bahceli-turk-bizim-kurt-bizim-turk-milleti-de-biziz-ve-hepimiziz-1770124378.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Cumhurbaşkanı Erdoğan: Türkiye-Özbekistan ticaret hacmi yakında 5 milyar dolara ulaşacak</title>
                <category>SİYASET</category>
                <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/cumhurbaskani-erdogan-turkiye-ozbekistan-ticaret-hacmi-yakinda-5-milyar-dolara-ulasacak-2955</link>
                <guid>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/cumhurbaskani-erdogan-turkiye-ozbekistan-ticaret-hacmi-yakinda-5-milyar-dolara-ulasacak-2955</guid>
                <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Özbekistan Cumhurbaşkanı Şevket Mirziyoyev ile Ankara'da Yüksek Düzeyli Stratejik İş Birliği Konseyi'nin 4. toplantısını gerçekleştirdi. Erdoğan, toplantı sonrası yaptığı açıklamada, iki ülke arasındaki ilişkilerin güçlendiğini vurgulayarak, ticaret hacminin son 10 yılda 3 kat arttığını ve yeni hedefin 5 milyar dolar olduğunu belirtti.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Özbekistan Cumhurbaşkanı Şevket Mirziyoyev ile Ankara'da Yüksek Düzeyli Stratejik İş Birliği Konseyi'nin 4. toplantısını gerçekleştirdi. Erdoğan, toplantı sonrası yaptığı açıklamada, iki ülke arasındaki ilişkilerin güçlendiğini vurgulayarak, ticaret hacminin son 10 yılda 3 kat arttığını ve yeni hedefin 5 milyar dolar olduğunu belirtti.</p>

<p>Erdoğan, Mirziyoyev ve heyetini <em><strong>"ikinci vatanlarında"</strong></em> ağırlamaktan büyük memnuniyet duyduğunu ifade etti. Toplantıda siyasi, ekonomik, kültürel, beşeri ve bölgesel alanlardaki ortak hedefler için yol haritası belirlendiğini kaydeden Erdoğan, iki ülke kurumlarının iş birliği içinde çalıştığını söyledi.</p>

<p>İkili ticaretin son dönemde önemli bir ivme kazandığını belirten Erdoğan, "<em><strong>Son 10 yılda ikili ticaret hacmimizi 3 kat artırdık, yeni hedefimiz olan 5 milyar dolara da yakında ulaşacağımıza inanıyorum"</strong></em> dedi. Türk şirketlerinin Özbekistan'da 5 milyar doları aşan yatırımlarla ilk 3 yatırımcı arasında yer aldığını hatırlatan Erdoğan, daha yüksek seviyelere ulaşılacağına olan inancını dile getirdi.</p>

<p>Erdoğan, Özbekistan'ın İsrail'in Gazze ve Filistin'in işgal altındaki bölgelerine yönelik saldırılarına karşı ilkeli tutumunu takdir ettiğini vurguladı. Ayrıca Mirziyoyev'in Özbekistan'da Filistinlilere sosyal hizmet sağlamak amacıyla bir fon kurma kararını da olumlu karşıladığını belirtti.</p>

<p>Türkiye'nin Özbekistan'ın yanı sıra Orta Asya'nın refahına katkı sunma konusunda kararlı olduğunu ifade eden Erdoğan, <em><strong>"Gerek Özbekistan’ın gerek ata yurdumuz Orta Asya’nın refahına katkı sunma noktasında elimizden geleni yapmakta kararlıyız</strong></em>" şeklinde konuştu.</p>

<p>Toplantı kapsamında yapılan anlaşmalarla iki ülke arasındaki ilişkilerin daha da derinleşmesi bekleniyor.<br />
<br />
Kaynak:&nbsp;https://x.com/RTErdogan/status/2016941916386988268</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 30 Jan 2026 18:41:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/01/cumhurbaskani-erdogan-turkiye-ozbekistan-ticaret-hacmi-yakinda-5-milyar-dolara-ulasacak-1769788028.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Nijerya Cumhurbaşkanı Tinubu: Bana tam olarak güvenebileceğinizi ifade etmek istiyorum</title>
                <category>SİYASET</category>
                <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/nijerya-cumhurbaskani-tinubu-bana-tam-olarak-guvenebileceginizi-ifade-etmek-istiyorum-2947</link>
                <guid>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/nijerya-cumhurbaskani-tinubu-bana-tam-olarak-guvenebileceginizi-ifade-etmek-istiyorum-2947</guid>
                <description><![CDATA[Nijerya Cumhurbaşkanı Bola Ahmed Tinubu, Türkiye’ye gerçekleştirdiği resmi ziyaret kapsamında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile görüşmesinin ardından ortak basın toplantısında konuştu. Tinubu, Erdoğan’a ve Türk halkına gösterdiği sıcak karşılama ve misafirperverlik için teşekkür etti.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Nijerya Cumhurbaşkanı Bola Ahmed Tinubu, Türkiye’ye gerçekleştirdiği resmi ziyaret kapsamında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile görüşmesinin ardından ortak basın toplantısında konuştu. Tinubu, Erdoğan’a ve Türk halkına gösterdiği sıcak karşılama ve misafirperverlik için teşekkür etti.<br />
<br />
Nijerya Cumhurbaşkanı Bola Ahmed Tinubu'nun<em><strong> "Özellikle çok kırılgan bir halkın kalkınma ihtiyaçlarını dile getirdik. Somali konusunda yaptığınız yorumları not aldık ve bu konuda bana güvenebilirsiniz. Demokrasi, özgürlükler ve refah alanındaki taahhütlerimiz konusunda tam olarak güvenebileceğinizi ifade etmek istiyorum." </strong></em>ifadeleri dikkat çekti.</p>

<p>Nijerya Cumhurbaşkanı, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:</p>

<p><em>“Değerli kardeşim Sayın Cumhurbaşkanı Erdoğan’a, Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı’na, Türk halkına ve hükümetine bizi bu denli sıcak bir şekilde karşıladığınız için şükranlarımı sunuyorum. Bana ve heyetime buraya geldiğimiz andan itibaren gösterdiğiniz sıcak misafirperverlik ve işbirliğine hazır oluşunuz dolayısıyla ayrıca teşekkür ederim.</em></p>

<p><em>Yardımcı olmaya, birlikte çalışmaya hazır olduğunuzu gördük. Refahı, ortak refahı, demokrasiyi ve özgürlüğü tesis edebilmek için her iki ülke için önemli olan hususları ele aldık. Ticaret, çifte vergilendirmenin önlenmesi, bütün engellerin kaldırılması gibi konuları konuştuk. Birlikte kapsayıcı ve içermeci ekonomiler kurmaya hazır olduğumuzu gördük.</em></p>

<p><em>Özellikle halklarımıza, ekonomik faaliyetlerimizde yer alan kesimlerimize fayda sağlayacak işbirliği alanlarını, istikrarı ve Afrika kıtasının istikrarı ile barışına yapılabilecek katkıları konuştuk. Nijerya olarak kıtanın kalbinde yer alan bir ülkeyiz ve etrafımızda zorluklar, sınamalar ve istikrarsızlıklar mevcut. <strong>Terörle mücadele, istikrarsızlaştırma ve haydutluk </strong>faaliyetlerini ele aldık. Bunları aşmak için bir arada çalışabileceğimizi ortaya koyduk.</em></p>

<p><em>Demokrasiye, özgürlüklere ve kalkınmaya olan taahhüdümüzü bir kez daha vurguladık. Özellikle çok kırılgan bir halkın kalkınma ihtiyaçlarını dile getirdik. <strong>Somali k</strong>onusunda yaptığınız yorumları not aldık ve bu konuda bana güvenebilirsiniz. Demokrasi, özgürlükler ve refah alanındaki taahhütlerimiz konusunda tam olarak<strong> güvenebileceğinizi</strong> ifade etmek istiyorum.</em></p>

<p><em>Teşekkür ediyorum.”</em></p>

<p>Görüşmelerde iki ülke arasında ticaretin artırılması, terörle mücadelede işbirliğinin derinleştirilmesi, savunma sanayii ve bölgesel istikrar konuları ön planda yer aldı. Ziyaret kapsamında Türkiye ile Nijerya arasında çeşitli anlaşmaların imzalandığı bildirildi.<br />
<br />
Öte yandan Türkiye Cumhurbaşkanlığı'nın resmi internet sitesinde görüşmeyle ilgili detaylı haber yayımlandı.<br />
<br />
Haberde şunlar kaydedildi:<br />
<br />
<strong>Cumhurbaşkanı Erdoğan, Nijerya Cumhurbaşkanı Tinubu ile gerçekleştirdikleri ortak basın toplantısında yaptığı açıklamada, “Ticaret ve yatırımlar alanlarında önemli bir potansiyelimiz olduğunu görüyoruz. Bugünkü görüşmelerimizde 5 milyar dolar ticaret hacmi hedefimize bağlılığımızı teyit ettik, atılması gereken adımları ele aldık” dedi.</strong></p>

<p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Nijerya Cumhurbaşkanı Bola Ahmed Tinubu, Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde gerçekleştirdikleri baş başa ve heyetler arası görüşmelerin, iki ülke arasındaki anlaşmaların imza töreninin ardından ortak basın toplantısı düzenleyerek açıklamalarda bulundu.<br />
<br />
Türkiye'ye ilk resmî ziyaretini gerçekleştiren Nijerya Cumhurbaşkanı Tinubu ile heyetini Ankara'da ağırlamaktan büyük bir memnuniyet duyduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, yaptıkları görüşmeler ile Nijerya heyetinin iş çevreleriyle gerçekleştireceği temasların hayırlara vesile olması dileğinde bulundu.<br />
<br />
<strong>“İKİ ÜLKE ARASINDA, BAŞTA TİCARET VE YATIRIMLAR ALANLARINDA, ÖNEMLİ BİR POTANSİYEL VAR”</strong></p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Nijerya'nın, Türkiye için dost bir ülke olmasının ötesinde, 230 milyon nüfusuyla Türkiye'nin Sahra Altı Afrika'daki en yakın ticaret ortaklarından biri olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: "Nijerya, aynı zamanda İslam İşbirliği Teşkilatı ve D-8 bünyesinde Filistin başta olmak üzere İslam dünyasını ilgilendiren birçok konuda yakın iş birliği hâlinde olduğumuz stratejik önemde bir ülkedir. Sayın Cumhurbaşkanı ve kıymetli heyetiyle ticaret, yatırımlar, enerji, eğitim ve savunma sanayisi alanlarındaki ilişkilerimizi bugün etraflıca değerlendirdik. Hatırlayacaksınız, 2021'in Ekim ayında Nijerya'ya yaptığım ziyaretle çerçevesini çizdiğimiz iş birliğimizi çok daha ileri taşıyacak kararlar aldık. Bu noktada bizim gibi Nijerya tarafında da güçlü bir siyasi irade ve kararlılık olduğunu memnuniyetle müşahede ediyorum. Sayın Cumhurbaşkanına çok sayıda bakan ve üst düzeyli yetkilinin refakat etmesi, bu siyasi kararlılığın en açık emaresidir."</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, iki ülke arasında, başta ticaret ve yatırımlar alanlarında, önemli bir potansiyelin olduğunu gördüklerini dile getirerek, "Bugünkü görüşmelerimizde 5 milyar dolar ticaret hacmi hedefimize bağlılığımızı teyit ettik, atılması gereken adımları ele aldık. Ayrıca, Nijerya'daki yatırımlarımızı destekleyecek fırsatları görüştük. Bugün, tesisinde mutabık kaldığımız Ekonomik ve Ticari Ortak Komitesi'nin bu açıdan hayırlara vesile olacağına inanıyoruz. Kalkınma iş birliği kapsamında ise TİKA'mızın Abuja'da bir ofis açmasıyla birlikte Nijeryalı kardeşlerimizin refahına katkı sağlamayı arzu ediyoruz." dedi.</p>

<p>Nijerya'nın, Afrika'nın en büyük petrol ve doğal gaz üreticisi konumunda olduğuna dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi: "Sayın Tinubu'nun iktidara geldiği 2023 yılından bu yana, ülke ekonomisini yeniden yapılandırmaya yönelik girişimlerinde enerji sektörü önemli yer tutuyor. Biz de bu alandaki potansiyeli gerek yatırımlar gerek ticari boyutları itibarıyla değerlendirmek istiyor, Türkiye Petrolleri ve BOTAŞ'ın Nijeryalı kuruluşlarla iş birliğine önem veriyoruz."</p>

<p><strong>“TERÖRLE MÜCADELESİNDE DOST NİJERYA HALKININ YANINDAYIZ”</strong></p>

<p>Afrika'nın bilhassa Sahel bölgesinde filizlenen terör örgütlerinin tüm kıtanın huzuruna tehdit teşkil ettiğini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Sayın Tinubu'nun liderliğinde terörle mücadelesinde dost Nijerya halkının yanındayız. Nitekim bugün askerî eğitim ve istihbarat alanlarında daha yakın iş birliği imkânlarını değerlendirdik. Ülkemizin terörle mücadeledeki önemli tecrübesini paylaşmaya hazır olduğumuzu belirttik. Ayrıca, Nijeryalı yetkililerin önde gelen savunma sanayii firmalarımızla bu ziyaret kapsamında yapacakları görüşmelerin müspet neticelerini de yakında alacağımıza inanıyorum" diye konuştu.</p>

<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, eğitim alanında iş birliği konusunun, önemli bir gündem maddesi olarak görüşmelerde yerini aldığını belirterek, şöyle devam etti: "Pek çok Nijeryalı gencin ülkemizde eğitim görmesinden mutluluk duyuyoruz. Ayrıca, Maarif Vakfımızın Nijerya'da faaliyetlerine başlamasıyla birlikte Nijerya'nın genç nüfusu için ilave bir imkân sunabileceğimize inanıyorum. Bugün imzaladığımız eğitim iş birliği anlaşmasıyla da iş birliğimizin ahdi temelini daha da güçlendireceğiz. Kardeşim Bola Ahmed Tinubu'ya ülkemizi ziyaretleri dolayısıyla tekrar teşekkür ediyorum. Dost ve kardeş Nijerya halkına en kalbi selamlarımı gönderiyorum."</p>

<p><strong>İKİ ÜLKE ARASINDA İMZALANAN ANLAŞMALAR</strong></p>

<p>Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde baş başa ve heyetler arası görüşmelerin ardından iki ülke arasında çeşitli anlaşmaların imza törenine geçildi. Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Nijerya Cumhurbaşkanı Tinubu'nun huzurunda iki ülke arasında dokuz anlaşma imzalandı.</p>

<p>- Türkiye Cumhuriyeti Kültür ve Turizm Bakanlığı Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı ile Diasporadaki Nijeryalılar Komisyonu Arasında Diaspora Siyasası Alanında İşbirliği Mutabakat Zaptı</p>

<p>- Türkiye Cumhuriyeti Hükûmeti ile Nijerya Federal Cumhuriyeti Hükûmeti Arasında Medya ve İletişim Alanında Mutabakat Zaptı</p>

<p>- Türkiye Cumhuriyeti ile Nijerya Federal Cumhuriyeti Yükseköğretim Alanında İşbirliğine İlişkin Mutabakat Zaptı</p>

<p>- Türkiye Cumhuriyeti Helal Akreditasyon Kurumu ile Nijerya Ulusal Akreditasyon Sistemi Arasında Helal Kalite Altyapısı Alanında Mutabakat Zaptı</p>

<p>- Ekonomi ve Ticaret Ortak Komitesi (JETCO) Tesis Eden Ortak Bildiri</p>

<p>- Türkiye Cumhuriyeti Hükûmeti ile Nijerya Federal Cumhuriyeti Hükûmeti Arasında Askerî İşbirliği Protokolü</p>

<p>- Türkiye Cumhuriyeti Hükûmeti ile Nijerya Federal Cumhuriyeti Hükûmeti Arasında Eğitim Alanında İşbirliği Anlaşması</p>

<p>- Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı Diplomasi Akademisi ile Nijerya Federal Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı Dışişleri Akademisi Arasında İşbirliği Mutabakat Zaptı</p>

<p>- Türkiye Cumhuriyeti Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı ile Nijerya Federal Cumhuriyeti Kadın İşleri Bakanlığı Arasında İşbirliğine Dair Mutabakat Zaptı<br />
<br />
Kaynak:<a href="https://www.tccb.gov.tr/haberler/410/163837/-nijerya-ile-gorusmelerimizde-5-milyar-dolar-ticaret-hacmi-hedefimize-bagliligimizi-teyit-ettik-">https://www.tccb.gov.tr/haberler/410/163837/-nijerya-ile-gorusmelerimizde-5-milyar-dolar-ticaret-hacmi-hedefimize-bagliligimizi-teyit-ettik-</a></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 27 Jan 2026 22:34:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/01/nijerya-cumhurbaskani-tinubu-bana-olarak-guvenebileceginizi-ifade-etmek-istiyorum-1769543464.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Erdoğan: Bayrağımıza uzanan o kirli elleri muhakkak bulacak, bunun hesabını o hainlerden mutlaka soracağız</title>
                <category>SİYASET</category>
                <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/erdogan-bayragimiza-uzanan-o-kirli-elleri-muhakkak-bulacak-bunun-hesabini-o-hainlerden-mutlaka-soracagiz-2919</link>
                <guid>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/erdogan-bayragimiza-uzanan-o-kirli-elleri-muhakkak-bulacak-bunun-hesabini-o-hainlerden-mutlaka-soracagiz-2919</guid>
                <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) AK Parti Grup Toplantısı’na katılarak bir konuşma yaptı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) AK Parti Grup Toplantısı’na katılarak bir konuşma yaptı.<strong>Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti TBMM Grup Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, “Bayrağımıza uzanan o kirli elleri muhakkak bulacak, bunun hesabını o hainlerden mutlaka soracağız. Millî Savunma ve Adalet Bakanlıklarımız gerekli tahkikatları başlatmıştır” dedi.</strong></p>

<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasında, grup toplantılarının ülke, millet ve demokrasi için hayırlara vesile olmasını diledi.</p>

<p>Grup toplantısına katılan partililerin samimiyeti ve coşkusunun 86 milyonun umutlarını çoğalttığını, kendilerinin heyecan, şevk ve azmini artırdığını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Rabb'im dayanışmamızı daim eylesin, millete hizmet yolculuğumuzda bizlere güç versin, kuvvet versin. Bizleri son nefesimize kadar bu kutlu yoldan ayırmasın" ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>“AZİZ MİLLETİMİZİN EMANETİNE SIKI SIKIYA SAHİP ÇIKIYORUZ”</strong></p>

<p>Meclis çalışmalarının oldukça yoğun bir tempoda devam ettiğini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: "AK Parti ve Cumhur İttifakı olarak bizi buraya hak ve hukukunu savunmamız için gönderen aziz milletimizin emanetine sıkı sıkıya sahip çıkıyoruz. Muhalefetin tüm uzlaşmaz, hukuk tanımaz, Meclis İçtüzüğü ile bağdaşmayan tavırlarına rağmen sabırlı ve sağduyulu bir şekilde hareket ediyor, milletimize karşı sorumluluklarımızı layıkıyla ifa etmeye çalışıyoruz. CHP, jet sosyetesinin ne millet ne devlet ne de emeklilerimizle ilgili bir derdinin olmadığını hepimiz çok iyi biliyoruz. Bu gerçeği bizim gibi milletimiz de biliyor. Yönettikleri belediyelerdeki emekçilere düzenli aylık ödemeyenlerin, işçiye maaş yerine harçlık verenlerin, kendi personeli görev yaparken, tropikal adalarda keyif çatanların, yolsuzluk, iş bilmezlik ve israf sebebiyle belediyeleri iflasa sürükleyenlerin şov peşinde koştuklarını benim milletim, benim emeklim gayet iyi biliyor. Aynı şekilde milletimiz bizim samimiyetimizi, bizim hüsnüniyetimizi, bizim kendisi için elimizden geleni yaptığımızı da gayet iyi biliyor."</p>

<p><strong>"BUGÜN EN DÜŞÜK EMEKLİ AYLIĞI ASGARİ ÜCRETİN YÜZDE 70'İNİ AŞMIŞTIR"</strong></p>

<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, en düşük emekli aylığının artırılmasını da içeren kanun teklifinin Genel Kurul görüşmelerinin başladığını anımsatarak, teklifin yürürlüğe girmesiyle geçen ay 16 bin 881 lira olan en düşük emekli aylığının 20 bin liraya yükseleceğini söyledi.</p>

<p>En düşük emekli aylığının AK Parti iktidarından önce 66 lira olduğunu anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: "Dolar bazında söyleyecek olursak yalnızca 40 dolara tekabül ediyordu. Yeni düzenleme sonrasında en düşük emekli aylığı 480 dolara çıkmış olacak. Yine Kasım 2002'de asgari ücret 184 liraydı. Yani en düşük emekli aylığı alan bir vatandaşımız asgari ücretin sadece üçte biri kadar aylık alabiliyordu. Bugün en düşük emekli aylığı asgari ücretin yüzde 70'ini aşmıştır. Bakınız 2002 Kasım ayında 6,6 milyon olan emekli sayımızın yaklaşık üç kat artış ile 17 milyona çıkmasına rağmen bu adımları attık, bu oranlara ulaştık. Bunları söylerken elbette tüm sorunları çözdük, tüm talepleri karşıladık iddiasında değiliz. Kiralar ve hayat pahalılığı başta olmak üzere emeklilerimizin yaşadığı sıkıntıların hepsinin farkındayız. Nitekim bugünlerde kuraları çekilen 500 Bin Sosyal Konut Hamlesi gibi projelerimizde konut arzını artırarak, bu sorunlara çözüm üretmeye gayret ediyoruz."</p>

<p><strong>“TÜRK EKONOMİSİ BÜYÜDÜKÇE ORTAYA ÇIKAN İLAVE KATMA DEĞERDEN HERKES İSTİFADE EDECEK”</strong></p>

<p>Ömürlerinin önemli bir kısmını ülkeye hizmetle geçirmiş emeklilerin kendilerinin başının tacı, her türlü hizmete ve hürmete ziyadesiyle layık olduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, emeklilerin taleplerine, beklentilerine ve şikayetlerine hiçbir zaman kulaklarını tıkamadıklarını söyledi.</p>

<p>Bir kulaklarının her zaman emeklilerde olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: "Bütçe imkânlarımız genişledikçe taleplerini yerine getirmeye çalıştık. Türkiye kalkındıkça bundan emeklilerimizin de faydalanmasını sağladık. İnşallah bundan sonra da aynı hassasiyette davranmaya devam edeceğiz. Deprem harcamalarımız azaldıkça elimizde daha fazla kaynak olacak. Enflasyon düştükçe insanımızın alım gücü daha uzun süre korunacak, daha da artacak. Türk ekonomisi hedeflerimize uygun büyüdükçe ortaya çıkan ilave katma değerden herkes istifade edecek. Allah'ın izniyle milletçe yıllardır yaptığımız fedakarlıkların boşa gitmediğini göreceğimiz bir döneme giriyoruz."</p>

<p><strong>"BUGÜNE KADAR EMEKLİMİZİ İHMAL ETMEDİK, SAHİPSİZ BIRAKMADIK"</strong></p>

<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, tüm dünyayı kasıp kavuran fırtınadan alınlarının akıyla çıkacaklarını belirterek, şöyle devam etti: "Türkiye'yi sadece ekonomide değil, askerî ve diplomatik olarak da çok farklı bir konuma taşıyacağız. Ben emeklilerimizden AK Parti'ye ve Cumhur İttifakı'na güvenmeye devam etmelerini özellikle rica ediyorum. Bugüne kadar emeklimizi ihmal etmedik. Onları sahipsiz bırakmadık. Bundan sonra da asla yalnız bırakmayacağız. Çünkü biz meydanlarda, 'emeklilerimize şunu vereceğiz', 'bunu yapacağız' diye söz verip, bugün işçisine maaş ödeyemeyenlere benzemeyiz. Biz seçim dönemlerinde halkçı ama göreve gelince rantçı olanlara da benzemeyiz. Bizim popülizmle de bukalemun siyasetiyle de işimiz olmaz. Bizim derdimiz var. Bizim ilkelerimiz, prensiplerimiz var. Bizim bu ülkeyle ilgili büyük hayallerimiz var. Türkiye Yüzyılı vizyonumuz var. Unutmayın bizim için menzil önce Mevla'nın sonra milletin takdirindedir. Rabb'im ömür verdikçe, Rabb'im sağlık, sıhhat verdikçe, hayalleri hedeflere, hedefleri gerçeklere dönüştürmek için aralıksız koşturacağız."</p>

<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, millete hizmet yolunda rehavete de rehavete kapılanlara da yer olmadığını belirtti.</p>

<p>AK Parti Grubu olarak, İttifak ortaklarıyla her alanda olduğu gibi Meclis çalışmalarında da öncü, örnek, lokomotif kadro olacaklarını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "İstisnasız tüm milletvekillerimizden, komisyon ve Genel Kurul çalışmalarına katılım noktasında azami özeni göstermelerini bekliyorum" diye konuştu.</p>

<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, ülkede, bölgede ve dünya genelinde birbirinden önemli gelişmelere şahit oldukları iki haftayı daha geride bıraktıklarını söyledi.</p>

<p>Suriye'den İran'a, Yemen'den Kuzey Avrupa'ya uzanan geniş bir alanda dikkatle takip etmeleri gereken olayların cereyan ettiğine dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu konuda kapsamlı değerlendirmeye geçmeden önceki günlerde gençlere verdikleri iki müjdeyi hatırlatmak istediğini ifade etti.</p>

<p>Bu müjdelerden ilkinin kredi ve burs oranlarında yaptıkları artışlar olduğunu anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: "2002 yılında üniversite öğrencilerine ödenen burs ve kredi tutarı 45 liraydı. Bu ödemeler hem çok geç başlıyor hem de öğrenciye 3 ayda bir veriliyordu. Biz zaman içerisinde hem ödemeleri aydan aya yapmaya başladık hem de burs ve kredi miktarını sürekli iyileştirdik. Sadece geçen yıl, burs ve kredi desteği olarak üniversite öğrencilerimize 34 milyar 14 milyon lira ödeme yaptık. 2026 yılında kredi ve burslarda geçen seneye kıyasla yüzde 33 oranında artışa gittik. Böylece burs ve kredi rakamını lisans öğrencilerimizde 4 bin, yüksek lisans öğrencilerimizde 8 bin, doktora öğrencilerimizde 12 bin liraya yükselttik. Bir kez daha gençlerimize ve ailelerine hayırlı uğurlu olsun diyorum."</p>

<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, bir diğer müjdelerinin ise Gençliğin Üretim Çağı (GÜÇ) Programı olduğunu anımsattı.</p>

<p>Gelecek 3 yılda 3 milyondan fazla genci istihdama kazandıracak 445 milyar liralık devasa bir kaynağı bu programa tahsis edeceklerini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: "Böylece öğrencilerimizin erken yaşta nitelikli iş deneyimi kazanacağı, meslek liselerimizde okuyan gençlerimizin daha mezun olmadan güvenilir kanallarda iş hayatına yönlendirileceği, eğitim ve istihdam dışı gençlerimizin yeniden sisteme dahil edileceği, yeni mezunlarımızın ilk iş tecrübesinin risk olmaktan çıkacağı bir sistemi gençlerimizin istifadesine sunmuş olacağız. Bizim farkımız bu. Biz gençlerin yanında oluruz, onlara destek oluruz, hayat mücadelesinde gençlerimizin ellerinden tutarız. Ana muhalefet ve yoldaşları ise gençleri istismar eder, eylemlerde paravan olarak kullanır, işleri bitince de bir peçete gibi buruşturup bir tarafa atar. Bunu 27 Mayıs öncesinde rahmetli Menderes'e karşı yaptılar. Bunu 1970'lerde askerî müdahaleye ortam hazırlamak için yaptılar. Bunu 28 Şubat'ta gençlerimizi yasaklara mahkûm ederek yaptılar. Bunu Gezi olaylarında gençleri kışkırtarak, gençleri kullanarak yaptılar. Bunu, en son belediyeleri ahtapot misali saran suç örgütünü adalete hesap vermekten kaçırmak için yaptılar. Yarın siyasi ikballeri uğruna yine gençleri kullanmaktan, şahsi kariyer basamaklarını gençlerin omuzuna basarak çıkmaktan emin olun hiç çekinmezler ama biz bunlara fırsat vermeyeceğiz. Bu ülkenin pırıl pırıl evlatlarını karamsarlığa, umutsuzluğa sürüklemek isteyenlere fırsat vermeyeceğiz. Hem yeni kredi ve burs miktarlarımızın hem de GÜÇ Programı'nın gençlere hayırlı olmasını temenni ediyorum."</p>

<p><strong>SURİYE'DEKİ GELİŞMELER</strong></p>

<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, komşu Suriye'nin 8 Aralık devriminin ardından ülkede birliği sağlamak adına yoğun bir mücadele verdiğini hatırlattı.</p>

<p>"Suriye'nin kuzeyi ve doğusundaki toprakları işgal eden, adına SDG denilen yapı" ile geçen yıl 10 Mart'ta bir mutabakat imzalandığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu değerlendirmelerde bulundu: "Bu mutabakata göre, SDG silahlarını bırakacak ve işgal ettiği yerleri Suriye hükûmetine teslim edecek, böylece ülkenin birliği, bütünlüğü temin edilmiş olacaktı. SDG, bu entegrasyon için belirlenen takvim içerisinde olumlu hiçbir adım atmadı. SDG adlı yapı, mutabakata uymadığı gibi işgal ettiği topraklarda sivillere baskı yapmayı, bu topraklar dışında da sivil ve askerî hedeflere saldırmayı sürdürdü. Mutabakatın uygulanmasına yönelik Aralık ayında SDG yöneticileri ile Şam hükûmeti arasında yapılan müzakereler maalesef olumsuz sonuçlandı. Bunun da sebebi açık konuşmak gerekirse, SDG denilen yapının uzlaşmaz, ayak sürüyen, sürekli el yükselten, zamana oynayan tutumuydu. Biz bu süreçte ilgili kurumlarımız vasıtasıyla tüm taraflara gerekli telkinlerde bulunduk. Düğümün çözülmesi, böylece krizin sıcak çatışmaya dönüşmemesi için her türlü gayreti gösterdik. Başka aktörler de devreye girdi, 10 Mart Mutabakatı'nın uygulanması için gerekli tavsiyeleri yaptı. Ancak SDG denilen yapının maksimalist tavrında herhangi bir değişiklik olmadı."</p>

<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu arka plan temelinde Suriye ordusunun ocak ayının ikinci haftasında güvenlik kuvvetlerine yönelik saldırılar akabinde son derece haklı ve meşru biçimde önce Halep içindeki mahallelere, ardından Fırat'ın batısındaki topraklara operasyonlar düzenlediğini ifade etti.</p>

<p><strong>“TOPRAK BÜTÜNLÜĞÜ KORUNMUŞ TEK BİR SURİYE DEVLETİ’NİN VARLIĞINI EN GÜÇLÜ ŞEKİLDE SAVUNDUK”</strong></p>

<p>Son bir hafta içinde de Halep'teki mahallelerin yanı sıra Fırat'ın doğusundaki toprakların Suriye ordusu tarafından illegal silahlı unsurlardan temizlendiğini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Şunu bir kez daha hatırlatmak isterim: Türkiye olarak en başından itibaren toprak bütünlüğü korunmuş, siyasi birliği haiz, tek bir Suriye Devleti'nin varlığını en güçlü şekilde savunduk. Türkiye'nin güney sınırlarında ülkemizin güvenliğine tehdit oluşturacak ayrılıkçı bir yapıya rıza göstermeyeceğimizi de defalarca ilan ettik" dedi.</p>

<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, Suriye Devleti'nin ve Suriye Ordusu'nun tüm etnik kökenlerin, inançların, mezheplerin yan yana yaşadığı birleşik, tek bağımsız Suriye inşa etme mücadelesini, komşuları ve kardeşleri olarak yürekten desteklediklerini belirtti.</p>

<p>Son haftalardaki başarılı operasyonlarından dolayı Suriye Hükûmeti'ni, Suriye Ordusu'nu, Suriye halkını tebrik ettiğini kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şehit olanlara Allah'tan rahmet, yaralılara acil şifa diledi.</p>

<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: "Dün varılan ateşkes anlaşmasından büyük bir memnuniyet duyuyoruz. Temennimiz daha fazla kan akmadan artık bu meselenin kalıcı biçimde çözülmesi, Suriye'nin kuzeyindeki belli alanlara sıkışmış terör örgütünün silah bırakması, tasfiye olması, daha fazla çatışmaya mahal verilmemesidir. Terör örgütünün sıkıştığı bölgelerde varlığını devam ettirebilmesi zaten mümkün değildir. Bu aşamadan sonra provokasyonlara başvurmanın, intihar anlamına geleceği çok çok açıktır. Terör örgütünün zorla silah altına aldığı çocuk yaştaki militanlarıyla, baskı ve şiddet uygulayarak sahaya sürdüğü sivil insanlarla dün Nusaybin-Kamışlı sınırında yaptığı gibi şanlı bayrağımıza alçakça saldırmak suretiyle burada bir netice alma imkânı kalmamıştır."</p>

<p>Dün varılan anlaşmaya riayet edilerek silahları bırakmanın, meseleyi suhuletle çözmenin yegâne çıkış yolu olduğuna dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bayrağımıza uzanan o kirli elleri muhakkak bulacak, bunun hesabını o hainlerden mutlaka soracağız. Millî Savunma ve Adalet bakanlıklarımız gerekil tahkikatları başlatmıştır. Soruşturmalar neticesinde ihmali veya kusuru olan kim varsa onlarla ilgili gereken yapılacaktır" ifadelerini kullandı.</p>

<p>Suriye'de yaşananları yakından takip ettiklerini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye'ye yönelik mevcut risklerin bertaraf edilmesi, yeni tehditlerin engellenmesi, Suriye'de barışın ve istikrarın süratle sağlanması için hassas süreç yürüttüklerini vurguladı.</p>

<p>"Suriye'deki Kürtler bizim öz ve öz kardeşlerimizdir" diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Suriye'deki Kürtlerin önceki zalim rejim altında ne tür baskılara maruz kaldığını, kardeşleri olarak en iyi kendilerinin bildiğini dile getirdi.</p>

<p>Daha önceki rejim sürecinde Suriye'deki Kürtlerin varlıklarının tanınmadığını, vatandaş kabul edilmediklerini, kimlik dahi verilmediğini, ana dilleriyle konuşmalarına, kültür ve gelenekleriyle yaşamalarına müsaade edilmediğini anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Başbakanlığı döneminden itibaren yaptığı tüm görüşmelerde bu adaletsizlikleri dile getirdiğini belirtti.</p>

<p>Suriye'deki Kürtlerin haklarını ısrarlı şekilde gündeme taşıdığını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Kürtlere temel haklarının teslim edilmesi gerektiğini her fırsatta vurguladık. Kimse bunları ağzına dahi almazken, Suriye'deki Kürtlerin hakkını kimse konuşmazken biz bunları açık açık muhataplarımıza ifade ettik" dedi.</p>

<p><strong>"TERÖR ÖRGÜTÜ, ÇATIŞMAYI, ÖLMEYİ VE ÖLDÜRMEYİ TERCİH ETMİŞTİR"</strong></p>

<p>Görünenden, bilinenden çok daha fazlasını yaptıklarını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, eski rejimle ipler kopmadan önce gerçekleştirilen tüm görüşmelerde Suriyeli Kürtlerin haklarının gündemlerinin ilk sırasında olmaya devam ettiğini aktardı.</p>

<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu meseleye asla çıkar odaklı değil, her zaman insani pencereden, kardeşlik zaviyesinden baktıklarının altını çizdi.</p>

<p>Suriye konusunda yapılanların anlatıldığı video gösteriminin ardından konuşmasına devam eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, ilk günden beri Suriye'ye belirttikleri nazarla yaklaştıklarını, Suriye halkının haklı mücadelesinin yanında olduklarını, en zor günlerinde Suriyelilere kucak açtıklarını, "ensar" bilinciyle Suriyeli muhacirlere kol kanat gerdiklerini söyledi.</p>

<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, Suriye'de iç savaşın başlamasının ardından Kürtlerin terör örgütünün baskısına maruz kaldığına işaret etti.</p>

<p>Suriye'deki Kürt çocuklarının ve Kürt gençlerinin, terör örgütünün heva ve hevesi uğruna çatışmalara sürüldüğünü, ellerine silah tutuşturulup ölüme gönderildiğini anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu gençlerin canlarını yitirdiğini belirtti.</p>

<p>Kürt halkına, inançlarına uymayan örf, adet, geleneklerine uyamayan yaşam tarzı dayatıldığını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: "Yine bu süreçte DEAŞ'lı caniler, Suriye muhalefetinin yanı sıra Kürt kardeşlerimizi hedef aldı, onları da katletti. Şurası da önemlidir, yeni Suriye Hükûmeti devrimden sonra ülkedeki diğer tüm dini ve etnik gruplar gibi Suriyeli Kürtlere de kucak açmış, samimi bir entegrasyon için çok yapıcı tavır almıştır. Suriye Devlet Başkanı Sayın Ahmed Şara, yayımladığı kararnamelerle Suriye'deki Kürtlerin var olma haklarını, dil ve kültürlerini yaşatma haklarını, Suriye yönetimine katılma haklarını teslim etmiştir. 16 Ocak'ta açıklanan deklarasyon, Suriye'deki Kürt kardeşlerimizin, Suriye Devleti'ne eşit ve adil katılımını esas alan tarihî nitelikte bir irade beyanıdır. Tüm bu olumlu adımlara, olumlu yaklaşımlara rağmen terör örgütü, Kürtlerin refahı ve huzuru yerine maalesef kanı, çatışmayı, ölmeyi ve öldürmeyi tercih etmiştir. Masum Kürt çocuklarının kanı üzerinden kendi ikbalini korumak, buna yönelik çıkar odaklı bir istikameti seçmiştir. Biz her zaman şunu ifade ettik, bizim hiçbir ülkenin topraklarında gözümüz yok. Hiçbir ülkenin iç işlerine karışmayız ama ülkemizin çıkarlarına halel gelmesine de izin vermeyiz."</p>

<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti TBMM Grup Toplantısı'nda yaptığı konuşmada, Suriye'deki gelişmelere ilişkin ilk günden beri her türlü riski gözeterek, Millî İstihbarat Teşkilâtı, Dışişleri Bakanlığı, Türk Silahlı Kuvvetleri ve ilgili tüm kurumlarla, teyakkuz ve hassasiyet içinde gelişmeleri anbean izlediklerini söyledi.</p>

<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Dün Amerikan Başkanı Sayın Trump'la bu meseleleri ele aldığımız verimli bir telefon görüşmesini gerçekleştirdik. DEAŞ'la ortak mücadele dahil Suriye'nin güvenliğine katkı yapacak birçok kritik konuyu kendisiyle istişare ettik. İnşallah dünkü anlaşmanın uygulanmasıyla en kısa süre zarfında örgütün kontrolü altındaki diğer topraklar ve orada yaşayan siviller de özgürlüklerine kavuşur, bütüncül bir Suriye, herkesin kendini güvende hissettiği bir Suriye böylece inşa edilmiş olur" diye konuştu.</p>

<p>Suriye'nin verimli arazileri, suyu, petrolü, çalışkan, azimli, dürüst, Türkiye'yi ve Türk milletini candan seven kardeş bir halkı olduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, eski rejim döneminde Suriye kaynaklarının bir avuç elit içinde pay edilerek Suriye halkına ulaşmadığını, terör örgütünün işgaliyle bu zenginliklerin yine Suriye halkından esirgendiğini, şimdi Suriye'nin kendi zenginliklerinin, kendi halkı için kullanılacağını ve Suriye'nin en kısa sürede toparlanacağını, refahının çok hızlı şekilde yükseleceğini vurguladı.</p>

<p>Yeni dönemde Arapların, Kürtlerin, Türkmenlerin, Nusayrilerin, Dürzilerin, Hristiyanların ve diğer tüm Suriye vatandaşlarının da refahtan paylarını eşit şekilde alacağını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Suriye, bölgede bir refah ve istikrar ülkesine dönüşecektir. Kazanan inşallah tüm Suriye halkı olacaktır. Terörün olmadığı, huzurun ve barışın egemen olduğu bir Suriye, Allah'ın izniyle hızla vücut bulacaktır" değerlendirmelerinde bulundu.</p>

<p><strong>"</strong><strong>TERÖRSÜZ TÜRKİYE PROJEMİZDE KARDEŞLİĞİ, GÜVENLİĞİ, HUZURU DAHA DA ARTIRACAK BİR GAYE İLE BİR SÜREÇ YÜRÜTÜYORUZ”</strong></p>

<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, Suriye'deki operasyonlar bahane edilerek tamamen yalan ve çarpıtma üzerine kurulu bir propagandayla tüm Kürtlerin kışkırtılmaya çalışıldığını gördüklerinin altını çizerek, sözlerini şöyle sürdürdü: "Özellikle Türkiye'deki Kürt kardeşlerimin bu oyunlara gelmemesi gerektiğini, yapılan çağrıların, tahriklerin gerçek niyeti görerek suhuletle, sağduyuyla, basiretle, ferasetle davranmaları gerektiğini tekrar hatırlatıyorum. Terör örgütü ayrıdır, benim Kürt kardeşlerim ayrıdır. Kimse ister burada ister orada olsun benim Kürt kardeşimin iradesini ipotek altına alamaz, Kürtlerin tek temsilcisiymiş gibi konuşamaz. Türklerle, Araplarla Kürtler arasına kimse giremez. Kürt kardeşlerimiz bu tahriklere gelmesinler, sağduyuyu asla elden bırakmasınlar. Bunu, özelde şunun için söylüyorum: Terörsüz Türkiye projemizde kardeşliği, muhabbeti, kucaklaşmayı, güvenliği, huzuru daha da artıracak bir gaye ile hassas bir süreç yürütüyoruz. Geride bıraktığımız 15 ayda çok önemli adımlar attık. Çeşitli sabotaj teşebbüslerine rağmen direnç testlerini başarıyla geçerek süreci buraya kadar getirdik."</p>

<p>TBMM'de kurulan Millî Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu'nun nihai raporunu uzlaşı temelinde kaleme aldığını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, siyasete ufuk çizecek, siyaset kurumuna yol gösterecek bir raporun ortaya çıkacağına inandığını vurguladı.</p>

<p>Cumhur İttifakı olarak ilk günkü gibi durdukları yerde sapasağlam durduklarını ve milletin 40 yıldır kanayan yarasını sarmanın samimi mücadelesini verdiklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: "Teşviklerimizin de etkisiyle Suriye'deki Kürt kardeşlerimizin hakları da yeni yönetim tarafından teslim ediliyor. Tam entegrasyonun sağlanmasıyla inşallah orada da yeni bir dönem başlayacak. Açıkçası Suriye'nin istikrara ve huzura kavuşması, en çok da Suriye Kürtlerini rahatlatacak, Türkiye ve Suriye vatandaşları bundan sonra daha bir muhabbetle kucaklaşacak, inşallah kardeşlik hukukuyla eşsiz bir güç birliği oluşturacaklardır. Suriye'deki son gelişmelerle istikbal Türkler, Türkmenler, Kürtler, Araplar ve diğer tüm kardeşlerimiz için kardan daha aydınlık bir istikbal olacaktır. Terörün, şiddetin, silahın devreden çıkmasıyla birlikte her mesele siyaset zemininde, masada konuşulacak, istişare edilerek orada çözüme kavuşturulacaktır."</p>

<p><strong>"KARDEŞLİĞİN DİLİNİ BOZAN TERÖR DİLİNİ ARAMIZDAN ÇEKİP ÇIKARACAĞIZ"</strong></p>

<p>"Şunun altını çizerek tüm kalbimle, samimiyetimle bugün bir kez daha ifade etmek istiyorum; hiç kimse endişeye kapılmasın, hiçbir kardeşim karamsar, tereddüt içinde olmasın" diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: "Türkiye Cumhuriyeti buradayken, bu devlet hamdolsun dimdik ayaktayken kimsenin başka hami aramasına, başka dostlar, ortaklar peşinde koşmasına gerek yok. AK Parti varsa, Cumhur İttifakı güçlü ise biz evvel Allah Kürt kardeşlerimize haksızlık yapılmasına, onların zarar görmesine asla izin vermeyiz. Bunu tarih boyunca defalarca yaptık. Halepçe katliamından Ayn el-Arab'daki saldırılara kadar en zor zamanlarında Kürt kardeşlerimize biz sahip çıktık. Allah korusun, böyle bir durumun tekrar yaşanması hâlinde hiç tereddüt etmeden aynı tavrı yine sergileriz, yardıma koşarız, kardeşlerimizi bağrımıza basarız."</p>

<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, esas olanın bölünme değil birleşme, dağılma değil muhabbetle kucaklaşma, küçük devletçiklere ayrışma değil birleşerek güç birliği yapmak olduğunu dile getirerek, "Türkler, Kürtler, Araplar tarihte olduğu gibi birleşerek, tek yürek olarak, aynı istikamete bakarak bölgemizin sorunlarını birlikte çözeceklerdir. Bizim tek ve ortak bir şemsiyemiz var, o da İslam kardeşliğidir" dedi.</p>

<p>Müminlerin bir elin parmakları, bir duvarın tuğlaları gibi kardeş olduklarına, birbirine yakın ve birbirine kenetlenmiş olduklarına işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu değerlendirmelerde bulundu: "Kavimlerimizden, kabilelerimizden, etnik aidiyetlerimizden çok daha önce bizi bir eden, bizi bir araya getiren imanımızdır, inancımızdır, ezanımızdır, kitabımız, Peygamberimiz, kıblemizdir. Mevlâna’nın o güzel hikayesinde anlattığı gibi kimimiz engür der, kimimiz ineb der, kimimiz üzüm der ama hakikat olan şudur ki biz aynı yolun yolcularıyız, aynı sofranın mensuplarıyız, farklı dillerimiz olsa da aynı gönül dilini konuşanlarız. İşte onun için kardeşlerin arasına sızmış olan, kardeşliği tahrip eden, terörü aramızdan çekip çıkaracağız. Kardeşliğin dilini bozan terör dilini aramızdan çekip çıkaracağız. Birbirimizle gönül diliyle konuşacağız. Ruberu, yüz yüze muhabbet edeceğiz ve kendi sorunlarımızı kendimiz çözeceğiz. Bu süreçte birbirimize empatiyle yaklaşacak, birbirimizi anlamaya çalışacak, kibre, tekebbüre, ayrıştırıcı bir dil kullanmamaya özellikle özen göstereceğiz. İçeriden ve dışarıdan körüklenen hiçbir fitne girişimine prim vermeden, hiçbir tahrike kapılmadan soğukkanlılığımızı daima muhafaza edeceğiz. Türkiye bu anlamda çok önemli mesafe katetti. Hamdolsun kardeşliğimizi daha da pekiştiriyoruz."</p>

<p><strong>"SOSYAL MEDYADA KÖRÜKLENEN NEFRET İKLİMİNE KARŞI HERKES DİKKAT ETMELİDİR"</strong></p>

<p>Suriye'nin de huzura ermesiyle kardeşliğin daha geniş boyutta, daha güçlü şekilde geleceğe ilerleyeceğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, tüm Suriye halkıyla özellikle Suriye Kürtlerinin de bir an önce huzura kavuşmasını temenni ettiğini kaydetti.</p>

<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: "İçinden geçtiğimiz bu hassas günlerde herkesi, özellikle de siyasetçileri ve basın mensuplarını sorumlu davranmaya davet ediyorum. Sosyal medyada körüklenen nefret iklimine karşı herkes dikkat etmelidir. Şunu milletimizin hiçbir ferdi aklından çıkarmasın: gerek küresel gerekse bölgesel gelişmeler bağlamında çok kritik günler yaşıyoruz. En küçük bir hatanın, en küçük bir dikkatsizliğin ciddi sonuçlar doğuracağı adeta bir sırattan geçiyoruz. Kürt vatandaşlarım başta olmak üzere milletimin her bir ferdinden, ayrıca sınırlarımızın ötesindeki tüm Kürt kardeşlerimden bu hassasiyeti anlamalarını özellikle istirham ediyorum. Rabb'im, ülkemizi, milletimizi ve Suriyeli kardeşlerimizi muhafaza eylesin. Rabb'im bizi birbirimize düşermeye çalışanlara fırsat vermesin. Kardeşliğimiz daim olsun, muhabbetimiz zaid olsun."</p>

<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti TBMM Grup Toplantısı'nın çıkışında bir basın mensubunun sorusu üzerine, Gazze için oluşturulan "Barış Kurulu"na Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'ın katılacağını belirtti.<br />
<br />
Kaynak:&nbsp;<a href="https://www.tccb.gov.tr/haberler/410/163784/-bayragimiza-uzanan-kirli-elleri-bulacak-hesabini-o-hainlerden-mutlaka-soracagiz-">https://www.tccb.gov.tr/haberler/410/163784/-bayragimiza-uzanan-kirli-elleri-bulacak-hesabini-o-hainlerden-mutlaka-soracagiz-</a></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 21 Jan 2026 19:23:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/01/erdogan-bayragimiza-uzanan-o-kirli-elleri-muhakkak-bulacak-bunun-hesabini-o-hainlerden-mutlaka-soracagiz-1769012924.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Cumhurbaşkanı Erdoğan: Coğrafyamızın hiçbir köşesinde artık savaş, çatışma, gerilim görmek istemiyoruz</title>
                <category>SİYASET</category>
                <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/cumhurbaskani-erdogan-cografyamizin-hicbir-kosesinde-artik-savas-catisma-gerilim-gormek-istemiyoruz-2910</link>
                <guid>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/cumhurbaskani-erdogan-cografyamizin-hicbir-kosesinde-artik-savas-catisma-gerilim-gormek-istemiyoruz-2910</guid>
                <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı bir dizi paylaşımda, bölgesel istikrar, diplomasi, iç siyaset ve terörle mücadele konularında önemli açıklamalarda bulundu. Erdoğan, İran'daki gelişmeleri yakından takip ettiklerini belirterek, diyaloğu ön planda tutan bir yaklaşım sergilediklerini ifade etti. A]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>### Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan Bölgesel Barış ve İç Siyaset Vurgusu: "Bölgemizi Belirsizliğe Sürükleyecek Girişimlere Karşıyız"</p>

<p>&nbsp;Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı bir dizi paylaşımda, bölgesel istikrar, diplomasi, iç siyaset ve terörle mücadele konularında önemli açıklamalarda bulundu. Erdoğan, İran'daki gelişmeleri yakından takip ettiklerini belirterek, diyaloğu ön planda tutan bir yaklaşım sergilediklerini ifade etti. Ayrıca, Türkiye'de kutuplaşma ve kriz fırsatçılığına karşı uyarılarda bulunurken, Türk-Kürt-Arap ittifakının tarihi temellerine vurgu yaptı ve bölgede barışın hakim olmasını arzuladıklarını dile getirdi.<br />
<br />
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın bu paylaşımları, sosyal medyada geniş yankı uyandırdı. Paylaşımlara eklenen görseller ve video, açıklamaları destekleyici nitelikteydi. Erdoğan'ın mesajları, hem iç hem dış politikada Türkiye'nin barış odaklı tutumunu bir kez daha ortaya koydu.</p>

<p>Erdoğan'ın paylaşımları, sırasıyla dış politika, iç siyaset dinamikleri, ırkçılığın reddi ve bölgesel barış çağrıları üzerine odaklandı. İşte Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın açıklamalarının detayları:</p>

<p><strong>İran ve Bölgesel Diplomasi</strong><br />
<br />
Erdoğan, İran'daki mevcut durumu değerlendirerek, diyaloğu ve diplomasiyi ön plana çıkaran bir siyaset izlediklerini belirtti.<em><strong> "Diyaloğu ve diplomasiyi önceleyen ince bir siyasetle İranlı kardeşlerimizin tuzaklarla dolu bu dönemi inşallah geride bırakacağına inanıyoruz," </strong></em>diyen Erdoğan, Türkiye'nin barış ve istikrarı merkeze alan dış politikasıyla bölgenin belirsizliğe sürüklenmesine karşı duracağını vurguladı.<em><strong> "Biz barışı ve istikrarı merkeze alan dış politikamızla bölgemizi belirsizliğe sürükleme riski olan her türlü girişimin karşısında durmayı sürdüreceğiz,"</strong></em> ifadelerini kullandı.</p>

<p>Cumhurbaşkanı, Türkiye'nin en başından beri ilkeli bir tutum izlediğini belirterek, sorunların çözümünün karşılıklı güven ilişkisine dayalı müzakere masası olduğunu söyledi. <em><strong>"İlgili tüm tarafları aklıselime, diyaloğa, diplomasiye davet ediyor; tansiyonu daha da düşürme noktasında bize düşen ne varsa yapmaya hazır olduğumuzun bilinmesini istiyorum,"</strong></em> şeklinde konuştu.</p>

<p><strong>İç Siyaset ve Kutuplaşma Uyarısı</strong><br />
İç politikaya dair değerlendirmelerde bulunan Erdoğan, kutuplaştırma, kriz fırsatçılığı ve felaket tellallığının belirli kesimlerce benimsendiğini ifade etti.<em><strong> "Bu ülkede kutuplaştırma, kriz fırsatçılığı, felaket tellallığı, iş bilmezlik deyince kimin akla geldiği herkesin malumudur,"</strong></em> diyen Cumhurbaşkanı, kendi yönetimlerinin hizmet karnesinin başarılarla dolu olduğunu, muhalefetin ise sicilinin zayıflıklarla lekeli olduğunu savundu.</p>

<p>Erdoğan, yerel yönetimlerde yaşanan skandalların son genel seçimlerde yapılan tercihin doğruluğunu gösterdiğini belirterek, "<em><strong>Özellikle yerel yönetim düzeyinde patlak veren skandallar, Türkiye’nin son genel seçimlerde ne kadar isabetli bir tercih yaptığını ortaya koyuyor," </strong></em>dedi. Vatandaşlara seslenerek, "İnsanlarımız bize inanmaya, bize güvenmeye devam etsin. İnşallah biz bu güveni asla ve asla boşa çıkarmayacağız. Milletimize şükran borcumuzu daha çok çalışarak ödeyeceğiz," mesajını verdi.</p>

<p><strong>Irkçılığın Reddi ve İttifak Vurgusu</strong><br />
Tarihi perspektiften hareket eden Erdoğan, kurdukları devletlerin ırkçılığın reddi üzerine bina edildiğini hatırlattı.<em><strong> "Bizim tarih boyunca kurduğumuz devletlerimizin tamamı ırkçılığın reddi üzerine bina edilmiştir," </strong></em>diyen Cumhurbaşkanı, günümüzdeki<em><strong> "Türk, Kürt, Arap ittifakı" </strong></em>ifadesinin bu anlayıştan kaynaklandığını belirtti. Erdoğan, bu ittifakın ecdattan devralınan mirasla şekillendiğini vurgulayarak, birlik ve beraberlik mesajı verdi.</p>

<p><strong>Bölgesel Barış ve Terörle Mücadele Çağrısı</strong><br />
Son paylaşımında bölgesel barışa odaklanan Erdoğan, Suriye başta olmak üzere coğrafyada savaş ve çatışma istemediğini dile getirdi.<em><strong> "Biz Suriye başta olmak üzere coğrafyamızın hiçbir köşesinde artık savaş, çatışma, gerilim görmek istemiyoruz," </strong></em>diyen Cumhurbaşkanı, yer altı ve yer üstü zenginliklerin savaş baronlarına akmamasını, kardeş halkların açlık ve yoksullukla boğuşmamasını arzuladığını ifade etti.</p>

<p>Erdoğan,<em><strong> "Hep birlikte kazanalım, aydınlık geleceğimizi hep birlikte inşa edelim, barışın ve istikrarın egemen olduğu bir bölgede hep beraber yan yana, huzur içinde yaşayalım istiyoruz,"</strong></em> çağrısında bulundu. Etnik ve mezhepsel ayrım yapmaksızın kanın durmasını isteyen Cumhurbaşkanı, <em><strong>"Türk, Kürt, Arap, Sünni, Şii ayrımı yapmaksızın bir olmayı, iri olmayı, diri olmayı istiyor; bunun için samimiyetle gayret gösteriyoruz,"</strong></em> dedi.</p>

<p>Terörle mücadeleye de değinen Erdoğan,<em><strong> "Terörsüz Türkiye sürecimizin gayesi, hedefi, menzili işte budur. Terörsüz Bölge idealinin altını çizmemizin sebebi budur,"</strong></em> ifadelerini kullandı. Bir asıracıların tekrarlanmaması için tuzaklara düşmeyeceklerini belirterek,<em><strong> "Bizi bölmek, parçalamak, birbirimize düşman eylemek isteyenlere inat kenetlenmiş şekilde aydınlık yarınlara birlikte yürüyeceğiz,"</strong></em> sözleriyle açıklamalarını sonlandırdı.<br />
<br />
KAYNAK:<br />
https://x.com/RTErdogan/status/2013314262241026367<br />
https://x.com/RTErdogan/status/2013316769897734183<br />
https://x.com/RTErdogan/status/2013321811510091900<br />
https://x.com/RTErdogan/status/2013329487291916577</p>

<p>&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 20 Jan 2026 13:06:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/01/cumhurbaskani-erdogan-cografyamizin-hicbir-kosesinde-artik-savas-catisma-gerilim-gormek-istemiyoruz-1768904126.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title> Devlet Bahçeli: Şam&#039;ın güvenliği Ankara&#039;nın güvenliğidir</title>
                <category>SİYASET</category>
                <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/devlet-bahceli-samin-guvenligi-ankaranin-guvenligidir-2909</link>
                <guid>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/devlet-bahceli-samin-guvenligi-ankaranin-guvenligidir-2909</guid>
                <description><![CDATA[Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, TBMM Grup Toplantısı'nda yaptığı konuşmada, iç ve dış politika gelişmelerini değerlendirirken, "Terörsüz Türkiye" hedefini vurguladı. Suriye'deki son olaylara değinen Bahçeli, SDG/YPG'nin yenilgisini olumlu karşılayarak, bölgesel istikrarın önemine dikkat çekti. Ayrıca toplumsal ahlak çöküşüne karşı "milli ahlak reformu" çağrısı yaptı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>### MHP Lideri Bahçeli'den TBMM Grup Toplantısı'nda Sert Mesajlar: "Terörsüz Türkiye ve Ahlak Reformu Şart"</p>

<p>&nbsp;Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, TBMM Grup Toplantısı'nda yaptığı konuşmada, iç ve dış politika gelişmelerini değerlendirirken, "Terörsüz Türkiye" hedefini vurguladı. Suriye'deki son olaylara değinen Bahçeli, SDG/YPG'nin yenilgisini olumlu karşılayarak, bölgesel istikrarın önemine dikkat çekti. Ayrıca toplumsal ahlak çöküşüne karşı "milli ahlak reformu" çağrısı yaptı.</p>

<p>Konuşmanın önemli bir kısmını Suriye'deki siyasi değişimler oluşturdu. Bahçeli, <em><strong>"Kürt kardeşlerimiz başka, SDG/YPG terör örgütü başkadır"</strong></em> vurgusu yaptı.</p>

<p>Suriye Cumhurbaşkanı'nın yayımladığı kararnameyi destekleyen Bahçeli, "Suriye'nin üniter yapısı korunmalı, federasyon gibi tartışmalar gündeme getirilmemeli. En önemli ortak payda 'Suriye Vatandaşlığı' olmalı" ifadelerini kullandı.<em><strong> "Şam'ın güvenliği Ankara'nın güvenliğidir"</strong></em> diyen Bahçeli, terörün kökünün kurutulması gerektiğini belirterek, "Terörsüz Bölge hedefi ile huzurlu Suriye'nin tecellisine destek sağlanmalı" çağrısında bulundu.</p>

<p>"&nbsp;<em><strong>En önemli ortak paydanın ise “Suriye Vatandaşlığı” olacağı hususunda tüm sosyal kesimlere güvence verilmelidir.&nbsp;Suriye’de hiçbir kesim, hiçbir etnik veya mezhebi grup dışarda bırakılmamalı, mağdur edilmemeli, yok sayılmamalıdır." </strong></em>diyen<em><strong>&nbsp;</strong></em>Devlet Bahçeli konuşmasında şunları söyledi:</p>

<p><em><strong>"Önce Suriye’de şekillenen ve somut bir içerik kazanan siyasi tabloyu değerlendirmek, bunun sonuçları hakkında mütalaada bulunmak lazımdır.</strong></em></p>

<p><em><strong>Malumunuz olduğu üzere, SDG/YPG yuvalandığı sahalardan Suriye ordusunun müessir mücadele yeteneğiyle sökülmüş, nihayet Fırat’ın batısından sürüp çıkarılmıştır.</strong></em></p>

<p><em><strong>Halep’in yanı sıra Rakka ve Deyrizor esaret, baskı, dayatma ve işgalden kurtarılmıştır.</strong></em></p>

<p><em><strong>10 Mart Mutabakatına direnç gösteren, her fırsatta ayak sürüyen, dış tesirlerle masayı ve müzakere ortamını sabote eden SDG/YPG kapsamlı bir süpürme harekatı ile tutunduğu alanlardan zora ve silaha dayalı olarak def edilmiştir.</strong></em></p>

<p><em><strong>Son gelişmeler hem Suriye, hem de bölge ülkeleri ve Türkiye’miz adına son derece müspet ve kayda değerdir.</strong></em></p>

<p><em><strong>Terörsüz Türkiye ve Terörsüz Bölge hedeflerine suikast üstüne suikast düzenleyen SDG/YPG’nin 27 Şubat İmralı çağrısına muhalif ve mugayir hareket ettiği açıktır.</strong></em></p>

<p><em><strong>Gerçekten de Suriye’de tezahür eden SDG/YPG provokasyonlarını 27 Şubat Barış ve Demokratik Toplum sürecini baltalama girişimi olarak gören ve gösteren bizzat PKK’nın kurucu önderliğidir.</strong></em></p>

<p><em><strong>Suriye’de yeni bir siyasi ve toplumsal yapı kurulmaktadır.</strong></em></p>

<p><em><strong>Sıkıyı görünce teslim bayrağını çeken SDG/YPG’nin Şam yönetimiyle 14 maddelik ateşkes ve tam entegrasyon anlaşmasını imzalamak durumunda kalması oldukça anlamlı ve hayırlı bir sonuçtur.</strong></em></p>

<p><em><strong>Suriye’de Arap aşiretlerinin, Kürtlerin, Türkmenlerin, diğer etnik grupların bir ve kardeşçe yaşamak dışında arayış ve arzuları yoktur.</strong></em></p>

<p><em><strong>Özellikle Rakka ve Deyrizor’da ayağa kalkan Arap aşiretleri Şam yönetimiyle el ele vermiş SDG/YPG terörüne karşı olağanüstü bir mücadele sergilemişlerdir.</strong></em></p>

<p><em><strong>Şunu tekraren açıklamak lazımdır ki, Kürt kardeşlerimiz başka SDG/YPG başkadır.</strong></em></p>

<p><em><strong>SDG/YPG terör örgütüdür, Kürt kardeşlerimizi temsil etmesi, onlar adına söz ve hak iddiasında bulunması kuyruklu yalan, A’dan Z’ye hayal mahsulüdür.</strong></em></p>

<p><em><strong>18 Ocak 2026 Pazar günü, “Suriye Cumhurbaşkanı Sayın Şara’nın Yayımladığı Kararname ve Suriye’de Yaşanan Gelişmelere” ilişkin yapmış olduğum yazılı değerlendirmede her mesele enine boyuna yorumlanmıştır.</strong></em></p>

<p><em><strong>Bir kez daha ve özetle ifade edecek olursam;</strong></em></p>

<p><em><strong>“Milliyetçi Hareket Partisi olarak yeni Suriye’de kapsayıcı, kucaklayıcı, uzlaşmacı, tüm etnik ve dini unsurları Suriye’nin ortak geleceğinde buluşturan “Suriye vatandaşlığında” bütünleştiren, demokratik, istikrarlı, temsil adaletine ve serbest seçimlere dayalı temel hak ve hürriyetlerin korunmasını esas alan bir anlayışla Anayasa yapılmasını önermiştik.</strong></em></p>

<p><em><strong>16 Ocak 2026 tarihinde Suriye Cumhurbaşkanının “Anayasal beyanname hükümlerine dayanarak, yüksek ulusal menfaatlerin gereklilikleri uyarınca, devletin ulusal birliğini güçlendirme, tüm Suriyeli vatandaşlar için kültürel ve sivil hakları tanıma konusundaki rolü ve sorumluluğuna binaen” yayımladığı 2026/13 sayılı Kararname, düşüncelerimize ve önerilerimize uygun bir içeriğe sahiptir.”</strong></em></p>

<p><em><strong>Bize göre mezkur Kararname; isabetli, anlamlı, Suriye’de birlik ve bütünlüğü tahkim etme yönünde doğru zamanda atılmış önemli bir adımdır.</strong></em></p>

<p><em><strong>Tekraren vurgulamak isterim ki,</strong></em></p>

<p><em><strong>“Suriye’nin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğü esasına dayalı üniter bir yapının tesis edilmesi, federasyon, konfederasyon, özerklik gibi eski çatışma hatlarını ve terörist faaliyetleri yeniden canlandırabilecek tartışmalar gündeme getirilmemelidir.</strong></em></p>

<p><em><strong>Suriye Cumhuriyeti’ne vatandaşlık bağı ile bağlı olan herkesin eşit hak, özgürlük ve yükümlülüklere sahip olması, etnik ya da dinî farklılıkların devlet nezdinde hiçbir önem arz etmemesi çok mühimdir.</strong></em></p>

<p><em><strong>En önemli ortak paydanın ise “Suriye Vatandaşlığı” olacağı hususunda tüm sosyal kesimlere güvence verilmelidir.</strong></em></p>

<p><em><strong>Suriye’de hiçbir kesim, hiçbir etnik veya mezhebi grup dışarda bırakılmamalı, mağdur edilmemeli, yok sayılmamalıdır.</strong></em></p>

<p><em><strong>Tek bayrak, tek devlet, tek orduyla birlikte; egemen eşitliği her karış toprağında tesis edilmiş Suriye Cumhuriyeti devleti bölgesel istikrar ve barışa çok değerli katkı verecektir.</strong></em></p>

<p><em><strong>SDG/YPG’nin devlet içinde devlet gibi hareket eden fiili ve mütecaviz tutumunun sürdürülebilirliği kesinlikle yoktur.</strong></em></p>

<p><em><strong>Bu nedenle sadece Fırat’ın batısı değil, Fırat’ın doğusu da; Ayn el Arap’tan Kamışlı’ya kadar faal halde bulunan terörist faaliyetlerin kökü kurutulmalı, mıntıka temizliği bütüncül ve eşgüdüm halinde hayata geçirilmelidir.</strong></em></p>

<p><em><strong>Ne yurt içinde ne de yurt dışında terörizmin ve terör örgütlerinin kanlı kumpas ve komplikasyonlarına tahammül etmeyeceğiz, boyun eğmeyeceğiz, alttan almayacağız.</strong></em></p>

<p><em><strong>Terörün sonu yoktur.</strong></em></p>

<p><em><strong>Terörizm çıkmaz sokaktır.</strong></em></p>

<p><em><strong>İnsanlığa karşı işlenmiş en vahşi suç terör suçudur ve terörle yaşamak, teröre sessiz ve seyirci kalmak onurlu yaşamanın tam tersi, tam zıttıdır.</strong></em></p>

<p><em><strong>Cinayet, melanet, ihanet ve rezaletlerin hiç kimsenin yanına kalmayacağı, hiçbir hain örgütün yanına bırakılmayacağı da gayet iyi bilinmelidir.</strong></em></p>

<p><em><strong>Suriye Cumhuriyeti devletinin siyasi ve toprak bütünlüğü, egemenlik haklarıyla iç huzur ve istikrarı tartışılamaz, sulandırılamaz, sakatlanamaz mahiyettedir.</strong></em></p>

<p><em><strong>Şam’ın güvenliği Ankara’nın güvenliğidir.</strong></em></p>

<p><em><strong>Suriye halkının saadet, selamet ve birliği Türk milletiyle bir ve aynıdır.</strong></em></p>

<p><em><strong>Dileğimiz ve temennimiz şudur: Şam yönetimiyle SDG/YPG arasında imzalanan 14 maddelik ateşkes ve tam entegrasyon anlaşmasının bir dönüm noktası teşkil etmesi, “Terörsüz Bölge” hedefiyle siyasi ve toplumsal istikrarı amaçlayan huzurlu Suriye’nin tecellisine azami destek sağlamasıdır."</strong></em> ifadelerini kullandı.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>MHP Lideri Devlet Bahçeli'nin açıklamasının tam metni şöyle:<br />
<br />
&nbsp;</p>

<p>Haftalık olağan Meclis Grup Toplantımızın başında muteber heyetinizi kemali hürmet ve muhabbetle selamlıyor, en iyi dileklerimi sunuyorum.</p>

<p>Yurt içinde ve yurt dışında; televizyon ekranlarından, radyo kanallarından, sosyal medya platformlarından bugünkü toplantımızı takip eden tüm vatandaşlarımızı,</p>

<p>Gönül ve kültür coğrafyalarımızda devamlı boyut değiştiren karmaşık olayların onca yükünü omuzlayan, huzurlu ve onurlu bir hayatın taliplisi olan tüm kardeşlerimizi yüreğimle selamlıyor, şükran duygularımı paylaşıyorum.</p>

<p>Milliyetçi Hareket Partisi olarak birer haftalık arayla önce İl Başkanları Toplantımızı, müteakiben de MYK-MDK Ortak Toplantımızı gerçekleştirdik.</p>

<p>Bundan sonra takip ve temin edeceğimiz siyasi yol haritası üzerine muhtevalı değerlendirmeler yaparak fikir ve görüş birliği sağladık.</p>

<p>Ülkemizi her yönden etkileyen iç ve dış gelişmeleri, dünyayı kasıp kavuran siyasi ve stratejik mücadeleleri, çoğalan risk ve tehditleri kapsamlı olarak ele aldık.</p>

<p>Bilhassa “Terörsüz Türkiye” ile “Terörsüz Bölge” hedefleri çerçevesinde bir yandan atılan kararlı adımları diğer yandan da bozucu tesirleri ve bozguncu telkinleri dikkatle yorumladık.</p>

<p>Yıkımı ve yıkıcılığı tercih eden Siyonist-emperyalizmin yoz ve yeminli işbirlikçilerini, bunların şiddet ve şekavetle yazılmış husumet senaryolarını gözden geçirip temkinli ve tedbirli siyasi duruşumuzu teyit ettik.</p>

<p>Memnuniyetle ifade etmeliyim ki Milliyetçi Hareket Partisi huzurlu, güvenli, milli birlik ve bütünlüğü çelikleşmiş, barış ve refahla çatısı örülmüş bir Türkiye’yi Cumhur İttifakı’nın ortak akıl ve ahlaki yapısıyla hayata geçirmenin sonsuz amaç ve azmindedir.</p>

<p>Bu soylu amaç ve azim ucuz hesaplara, basit oyunlara kurban verilmeyecek kadar hayatidir, hakikatlidir, haysiyetlidir.</p>

<p>Ayrıca 24 Ekim 2025 tarihinde başlattığımız “Hayırlı Günler Komşum Ziyaretleri” ile “Derdin Derdimizdir Sohbet Toplantıları”nda sürekli olarak çıta yükseltiyor, yurdumuzu baştan ayağa gönlümüzle kucaklıyoruz.</p>

<p>Çok şükür bugüne kadar 81 il ve 963 ilçede olmak üzere toplam 76 bin 544 program gerçekleştirilmiştir.</p>

<p>Marifet iltifata tabiidir.</p>

<p>Muvaffakiyetin ikmali ve itibarı methiyedir.</p>

<p>Bu münasebetle sizleri ve bütün dava arkadaşlarımı takdir ve tebrik ediyor, Rabbim eksikliğinizi göstermesin diyorum.</p>

<p>Bizim anlayışımızda çalışmanın sınırı, başarının limiti yoktur.</p>

<p>Kaderin rotası gayret edenin damla damla akan teriyle çizilmektedir.</p>

<p>Nitekim kader gayrete meftundur.</p>

<p>Kur-an’ı Kerim’in Necm Suresi 39’uncu ayetinde buyurulduğu gibi, insan için yalnızca çalışmasının, gayretinin, halis niyetlerinin karşılığı olacaktır.</p>

<p>Yeni yüzyılın ikinci çeyreğinde ulaşılacak büyük hedeflerimiz, hayalleri gerçeğe dönüştürecek kutlu heves ve heyecanlarımız vardır.</p>

<p>Peki bunu nasıl yapacağız? Hangi vasıtaları kullanacağız?</p>

<p>İlk olarak, milletimizin irade namusunu kendi namusumuz bileceğiz.</p>

<p>Demokrasiden sapma ve savrulma göstermeyeceğiz.</p>

<p>İkinci olarak, çağın gereklerini, zamanın ruhunu, değişim dinamiklerinin istikamet ve iç yüzünü Türk milliyetçiliğinin perspektifiyle, dünyanın genelini de Türkçe’nin imkanlarıyla okuyacağız, Türkçe’nin zenginliğiyle kavrayacağız.</p>

<p>Milli ve manevi değer hükümlerimizi varoluş onurumuzun zırhı, birliğimizin, dirliğimizin ve kardeşliğimizin bedeli hiçbir şekilde ödenemeyecek ziyneti olarak değerlendireceğiz.</p>

<p>Üçüncü olarak, kökümüzde kopmadan, milli kimliğimizden ayrılmadan, kaynağımızdan ve ülkülerimizin aydınlığından savrulmadan güç birliği ve inanç birliği halinde, saflarımızı sımsıkı tutarak devamlı ilerleyeceğiz, hasılı kelam Kızılelmanın şafağında hep birlikte buluşacağız.</p>

<p>Vakti geldiğinde, güneşi doğduğu yerden karşılayacağız.</p>

<p>Vakti geldiğinde, Türk milletinin yazılmamış destanını şakır şakır okuyacağız.</p>

<p>Vakti geldiğinde, süper güç Türkiye’nin kale duvarlarından Türk-Cihan Hakimiyeti Mefkuresini haykıracağız.</p>

<p>Merhum fikir insanı ve büyük şairimiz Necip Fazıl Kısakürek’im “Bizim Şarkımız” isimli şiirinde dediği üzere;</p>

<p>Kırılır da bir gün tüm dişliler,</p>

<p>Döner şanlı şanlı çarkımız bizim,</p>

<p>Gökten bir el yaşlı gözleri siler,</p>

<p>Şenlenir evimiz barkımız bizim.</p>

<p>Yokuşlar kaybolur çıkarız düze,</p>

<p>Kavuşuruz sonu gelmez gündüze,</p>

<p>Sapan taşlarının yanında füze,</p>

<p>Başka alemlerle farkımız bizim.</p>

<p>Kurtulur dil, tarih, ahlak ve iman,</p>

<p>Görürler nasılmış neymiş kahraman,</p>

<p>Yer ve gök su vermem dediği zaman,</p>

<p>Her tarlayı sular arkımız bizim.</p>

<p>Biliyor ve kabul ediyoruz ki,</p>

<p>Zafer dediğimiz beşeri ve dünyevi lütuf ancak ve ancak sabreden, akleden, mücadele eden, iman eden; kim var diye sorulduğunda sağına soluna bakmadan ben varım diyebilen yüksek seciyeli dava ve gönül insanlarının harcıdır, onlara layıktır.</p>

<p>Milliyetçi Hareket Partisi ve Cumhur İttifakı işte bu harcın ve liyakatin burcudur.</p>

<p>Özellikle söylemek istiyorum ki,</p>

<p>Biz çıkarlarımızın değil ülkülerimizin peşindeyiz.</p>

<p>Biz ikbalimizin değil istikbalimizin derdindeyiz.</p>

<p>Biz yalanın değil hakikatin izindeyiz.</p>

<p>Halkın yanındayız, hakkın yanındayız, hakkaniyetin yanındayız, helalin safındayız.</p>

<p>Tıpkı bir bayrak gibi haramın karşındayız, hıyanetin karşısındayız, hainlerin karşısındayız, habis emellerin karşı cephesindeyiz.</p>

<p>Biz kula kulluğu reddeden inanmış bir vicdana sahibiz.</p>

<p>Eğilmez başımızla, teslim olmaz mizacımızla milletimizin hizmetkârıyız.</p>

<p>Milliyetçi Hareket Partisi’nin siyaseti Türk tarihinin zamanlar üstü mesajıdır, Türk kültürünün çağları aşan seslenişidir, Türk milletinin gıpta edilen muazzez varlık ve vakarıyla da mündemiçtir.</p>

<p>Siyaseti hizmet yarışı yerine hezimet rekabetine, zillet parkuruna dönüştürenler bizi anlayamaz, anlasalar bile anlatmaya takatleri yetemez.</p>

<p>Yalanı, fitneyi, dedikoduyu ve iftirayı siyaset zennedenler siyaseti rant ve çıkar devşirme fırsatı gören üç kağıtçılardır.</p>

<p>Bizim anlayışımıza göre siyaset bir meziyet, bir mecburiyet, bir meşruiyet, bir meftuniyet, bir mensubiyet olmasının yanı sıra, insana hizmetin, milli iradeye faziletle, fiiliyatla, fikriyatla hassasiyet ve hürmet göstermenin cümlesidir.</p>

<p>Bu cümleden mahrum olanların siyasetleri kötüdür, kötürümdür, köhnedir.</p>

<p>8 Haziran 2021 tarihli grup konuşmamda siyaseti rivayet edilen tarihi bir misalle anlatmaya ve anlamlandırmaya gayret etmiştim.</p>

<p>Şöyle ki: Muhyiddin İbn-i Arabi, bir gün İskenderiye Limanı’nda gemiden un boşaltan hamalları seyrediyormuş.</p>

<p>Bu esnada hamalbaşı yüksekçe bir yere çıkıp diğer hamallara sürekli talimatlar vererek özellikle şöyle sesleniyormuş:</p>

<p>“Çuvalı siyasetle tutun, çuvalı siyasetle taşıyın, çuvalı siyasetle indirin.”</p>

<p>İbn-i Arabi, hamalbaşına yaklaşıp “çuvalı siyasetle indirmenin” ne manaya geldiğini sormuş.</p>

<p>Hamalbaşının cevabı ise aynen şu olmuş:</p>

<p>“Siyasetle indirmek, çuvalı patlamamaktadır.</p>

<p>Çuval patladıktan sonra şikâyetin, dövünmenin, dertlenmenin bir faydası yoktur.”</p>

<p>Çuvalı patlatmaya, çuvalın patlamasına ne niyetimiz ne de böylesi bir düşüncemiz vardır.</p>

<p>Dimyata pirince giden evdeki bulguru da hesaba katmalıdır. İşte bu siyasetin görevidir.</p>

<p>Söylenenin aksine su testisi suyolunda kırılmadan adresine ulaşabilmelidir. Siyaset bunun için vardır.</p>

<p>Mayası tutmamış, ne var ki ısrarla modaymış gibi gösterilen düşünceler önümüzdeki kör noktalardır. Siyaset bunu öngörmekle mükelleftir.</p>

<p>20’inci yüzyıla ismini yazdıran meşhur bir düşünür demişti ki;</p>

<p>“Hepimiz aynı şeylerden konuşuyoruz, ancak konuştuğumuz şeyin ne olduğu konusunda hala anlaşabilmiş değiliz.”</p>

<p>Siyaset vaki bu akıl tutulmasının sebep olduğu kör düğümleri çözmekle yükümlüdür.</p>

<p>Siyaseti sanal korkulara tahvil etmek isteyen pişkin zihniyetler, pireyi deve yapan palavracılar, bir kaşık suda fırtına koparan pervasızlar akıllarından çıkarmasınlar ki, hak edene fırlatılacak taşlar cebimizdedir, hesapsız uçanlar, istismar dallarına yüzsüzce konanlar bedel ödemeyi muhakkak surette göze almalıdırlar.</p>

<p>Değerli Milletvekilleri,</p>

<p>Bölgesel ve küresel gelişmelerin baş döndüren hız ve değişimi hepimizin gözü önünde cereyan etmektedir.</p>

<p>Evvelemirde yapacağımız her değerlendirmenin ağırlık merkezi Türkiye olmak mecburiyetindedir.</p>

<p>Çünkü politik kavrayışımızın ve fikir kuvvemizin kaynak ve harekât üssü başkent Ankara’nın tarihi, siyasi ve gelecek vizyonuyla sınırlıdır.</p>

<p>Pergelin sabit ucunu Ankara’ya koyarak hareketli ucuyla da dünyayı, yaşanan hadiseleri ve hayatın debisi kuvvetli akışını 360 derecelik açıyla analiz ve takip etmek durumundayız.</p>

<p>Bunu yaparken siyaset felsefesinde izleyeceğimiz usul ve yöntem ise tümevarım yönteminden başkası değildir.</p>

<p>Görüş menzilimizin etki ve temas alanını kademe kademe merkezden çevreye, Ankara’dan kürenin her noktasına ulaştıracak çoklu mekanizma ve ufuk derinliğine sahip olmaktan başka akla, mantığa ve tarihsel müktesebata muvafık bir çare yoktur.</p>

<p>Önce Suriye’de şekillenen ve somut bir içerik kazanan siyasi tabloyu değerlendirmek, bunun sonuçları hakkında mütalaada bulunmak lazımdır.</p>

<p>Malumunuz olduğu üzere, SDG/YPG yuvalandığı sahalardan Suriye ordusunun müessir mücadele yeteneğiyle sökülmüş, nihayet Fırat’ın batısından sürüp çıkarılmıştır.</p>

<p>Halep’in yanı sıra Rakka ve Deyrizor esaret, baskı, dayatma ve işgalden kurtarılmıştır.</p>

<p>10 Mart Mutabakatına direnç gösteren, her fırsatta ayak sürüyen, dış tesirlerle masayı ve müzakere ortamını sabote eden SDG/YPG kapsamlı bir süpürme harekatı ile tutunduğu alanlardan zora ve silaha dayalı olarak def edilmiştir.</p>

<p>Son gelişmeler hem Suriye, hem de bölge ülkeleri ve Türkiye’miz adına son derece müspet ve kayda değerdir.</p>

<p>Terörsüz Türkiye ve Terörsüz Bölge hedeflerine suikast üstüne suikast düzenleyen SDG/YPG’nin 27 Şubat İmralı çağrısına muhalif ve mugayir hareket ettiği açıktır.</p>

<p>Gerçekten de Suriye’de tezahür eden SDG/YPG provokasyonlarını 27 Şubat Barış ve Demokratik Toplum sürecini baltalama girişimi olarak gören ve gösteren bizzat PKK’nın kurucu önderliğidir.</p>

<p>Suriye’de yeni bir siyasi ve toplumsal yapı kurulmaktadır.</p>

<p>Sıkıyı görünce teslim bayrağını çeken SDG/YPG’nin Şam yönetimiyle 14 maddelik ateşkes ve tam entegrasyon anlaşmasını imzalamak durumunda kalması oldukça anlamlı ve hayırlı bir sonuçtur.</p>

<p>Suriye’de Arap aşiretlerinin, Kürtlerin, Türkmenlerin, diğer etnik grupların bir ve kardeşçe yaşamak dışında arayış ve arzuları yoktur.</p>

<p>Özellikle Rakka ve Deyrizor’da ayağa kalkan Arap aşiretleri Şam yönetimiyle el ele vermiş SDG/YPG terörüne karşı olağanüstü bir mücadele sergilemişlerdir.</p>

<p>Şunu tekraren açıklamak lazımdır ki, Kürt kardeşlerimiz başka SDG/YPG başkadır.</p>

<p>SDG/YPG terör örgütüdür, Kürt kardeşlerimizi temsil etmesi, onlar adına söz ve hak iddiasında bulunması kuyruklu yalan, A’dan Z’ye hayal mahsulüdür.</p>

<p>18 Ocak 2026 Pazar günü, “Suriye Cumhurbaşkanı Sayın Şara’nın Yayımladığı Kararname ve Suriye’de Yaşanan Gelişmelere” ilişkin yapmış olduğum yazılı değerlendirmede her mesele enine boyuna yorumlanmıştır.</p>

<p>Bir kez daha ve özetle ifade edecek olursam;</p>

<p>“Milliyetçi Hareket Partisi olarak yeni Suriye’de kapsayıcı, kucaklayıcı, uzlaşmacı, tüm etnik ve dini unsurları Suriye’nin ortak geleceğinde buluşturan “Suriye vatandaşlığında” bütünleştiren, demokratik, istikrarlı, temsil adaletine ve serbest seçimlere dayalı temel hak ve hürriyetlerin korunmasını esas alan bir anlayışla Anayasa yapılmasını önermiştik.</p>

<p>16 Ocak 2026 tarihinde Suriye Cumhurbaşkanının “Anayasal beyanname hükümlerine dayanarak, yüksek ulusal menfaatlerin gereklilikleri uyarınca, devletin ulusal birliğini güçlendirme, tüm Suriyeli vatandaşlar için kültürel ve sivil hakları tanıma konusundaki rolü ve sorumluluğuna binaen” yayımladığı 2026/13 sayılı Kararname, düşüncelerimize ve önerilerimize uygun bir içeriğe sahiptir.”</p>

<p>Bize göre mezkur Kararname; isabetli, anlamlı, Suriye’de birlik ve bütünlüğü tahkim etme yönünde doğru zamanda atılmış önemli bir adımdır.</p>

<p>Tekraren vurgulamak isterim ki,</p>

<p>“Suriye’nin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğü esasına dayalı üniter bir yapının tesis edilmesi, federasyon, konfederasyon, özerklik gibi eski çatışma hatlarını ve terörist faaliyetleri yeniden canlandırabilecek tartışmalar gündeme getirilmemelidir.</p>

<p>Suriye Cumhuriyeti’ne vatandaşlık bağı ile bağlı olan herkesin eşit hak, özgürlük ve yükümlülüklere sahip olması, etnik ya da dinî farklılıkların devlet nezdinde hiçbir önem arz etmemesi çok mühimdir.</p>

<p>En önemli ortak paydanın ise “Suriye Vatandaşlığı” olacağı hususunda tüm sosyal kesimlere güvence verilmelidir.</p>

<p>Suriye’de hiçbir kesim, hiçbir etnik veya mezhebi grup dışarda bırakılmamalı, mağdur edilmemeli, yok sayılmamalıdır.</p>

<p>Tek bayrak, tek devlet, tek orduyla birlikte; egemen eşitliği her karış toprağında tesis edilmiş Suriye Cumhuriyeti devleti bölgesel istikrar ve barışa çok değerli katkı verecektir.</p>

<p>SDG/YPG’nin devlet içinde devlet gibi hareket eden fiili ve mütecaviz tutumunun sürdürülebilirliği kesinlikle yoktur.</p>

<p>Bu nedenle sadece Fırat’ın batısı değil, Fırat’ın doğusu da; Ayn el Arap’tan Kamışlı’ya kadar faal halde bulunan terörist faaliyetlerin kökü kurutulmalı, mıntıka temizliği bütüncül ve eşgüdüm halinde hayata geçirilmelidir.</p>

<p>Ne yurt içinde ne de yurt dışında terörizmin ve terör örgütlerinin kanlı kumpas ve komplikasyonlarına tahammül etmeyeceğiz, boyun eğmeyeceğiz, alttan almayacağız.</p>

<p>Terörün sonu yoktur.</p>

<p>Terörizm çıkmaz sokaktır.</p>

<p>İnsanlığa karşı işlenmiş en vahşi suç terör suçudur ve terörle yaşamak, teröre sessiz ve seyirci kalmak onurlu yaşamanın tam tersi, tam zıttıdır.</p>

<p>Cinayet, melanet, ihanet ve rezaletlerin hiç kimsenin yanına kalmayacağı, hiçbir hain örgütün yanına bırakılmayacağı da gayet iyi bilinmelidir.</p>

<p>Suriye Cumhuriyeti devletinin siyasi ve toprak bütünlüğü, egemenlik haklarıyla iç huzur ve istikrarı tartışılamaz, sulandırılamaz, sakatlanamaz mahiyettedir.</p>

<p>Şam’ın güvenliği Ankara’nın güvenliğidir.</p>

<p>Suriye halkının saadet, selamet ve birliği Türk milletiyle bir ve aynıdır.</p>

<p>Dileğimiz ve temennimiz şudur: Şam yönetimiyle SDG/YPG arasında imzalanan 14 maddelik ateşkes ve tam entegrasyon anlaşmasının bir dönüm noktası teşkil etmesi, “Terörsüz Bölge” hedefiyle siyasi ve toplumsal istikrarı amaçlayan huzurlu Suriye’nin tecellisine azami destek sağlamasıdır.</p>

<p>Değerli Dava Arkadaşlarım,</p>

<p>Farabi, İdeal Devlet isimli eserinde, adaleti, her kim olursa olsun, insanın yolu üzerine dikilen engelleri aşması olarak tarif etmişti.</p>

<p>Adalet bir sonuç değil, kutlu bir yolculuktur.</p>

<p>Temeli adalet olmayan bir toplum veya devletin binası çürüktür.</p>

<p>Kuvvetsiz adalet ve adaletsiz kuvvet iki büyük felakettir.</p>

<p>Geçmişimiz adaletli hükmün tertemiz misalleriyle doludur.</p>

<p>Tarihin her döneminde Türk milleti adaletiyle sivrilmiş, böylece adından, şanından gururla bahsettirmiştir.</p>

<p>Hz Mevlana’nın dediği gibi, adalet ağaçları sulamak, zulüm ise dikene su vermektir.</p>

<p>Biz dikene su verenlerden olmayacağız.</p>

<p>Elbette bizi bilen bilir, bilmeyen de kendi gibi bilir.</p>

<p>Devlet duyguyla değil akılla yönetilir.</p>

<p>Devlet kin ve nefretle değil adaletle muamele eder.</p>

<p>Tehdit ne denli çetin, ne kadar derin olsa da, devlet yönetimi adaletten ve hukukun çizdiği sınırlardan kesinlikle taviz vermez, vermemelidir.</p>

<p>Terörle ve bölücülükle mücadele de aynen böyle olmalıdır.</p>

<p>Türkiye'nin 1984 yılında fiilen başlayan bölücü terörle mücadelesinin 42 yıldır sürdüğü hepinizin malumudur ve beka düzeyinde en önemli sorunudur.</p>

<p>Ve bu sorun köklü olarak halledilecektir.</p>

<p>Terörsüz Türkiye’ye adım adım ilerledikçe korkuya kapılanlar, uykuları kaçanlar, çılgına dönenler, hatta her türlü karalama kampanyasına aracı ve alet olanlar kaybetmeye, millet nezdinde mahkum ve mahcup olmaya sonuna kadar müstahaklardır.</p>

<p>Şirazlı Sadi’den esinlenerek şunu hatırlatırım ki, kendi ayıplarının hamalı olanlar, başkalarının kusurlarıyla uğraşıyor.</p>

<p>Bunu yaparken çok tehlikeli bir dile tevessül ediyorlar.</p>

<p>Yanlışı ve yalanı savunacak kadar cahil olanlardan, doğruyu ve doğruluğu göremeyecek kadar kör olanlardan, iyiliği ve iyi niyeti inkar edecek kadar nankör olanlardan Rabbim cümlemizi korusun ve böylelerini milletimizden her daim uzak tutsun diyorum.</p>

<p>Tahriklere aldırmayacağız, yolumuzdan ayrılmayacağız.</p>

<p>Hamasi ezberlere takılmayacağız, siyasi geçim kapısı demagoji olanları hiç takmayacağız.</p>

<p>Vatandaşlarımızın aldatılması, umut tacirliğinin kamçılanması, yalanın egemenlik kurması, halk dalkavukluğunun öne çıkması ve demagojinin geçer akçe görülmesi açıkça millet iradesine fesat karıştırmaktır.</p>

<p>Bunun adı da işin özünde "milli irade gasbı"dır.</p>

<p>Nihayetinde milli iradeyi gasp etmek için hezeyandan hezeyana koşan palavracı siyaset meddahlarının hala varlığı, ahlaki temele yaslanan dürüst ve namuslu siyaset anlayışının yeterince kök salamadığına işarettir.</p>

<p>Gerçekte dürüstlük pahalı bir mülktür, zillete düşmüş ucuz insanlarda asla durmayacak, asla bulunmayacaktır.</p>

<p>Onlar ne söylerse söylesin, sırat-ı müstakim üzere mücadelemizi sürdüreceğiz.</p>

<p>Bizim gayemiz ülkemizi hak ettiği gelişmişlik düzeyine ulaştırmaktır.</p>

<p>Her yolu mubah gören, her rüzgâra yelken açan, tarlasını sırtlayıp yağmur neredeyse oraya taşıyan ikiyüzlülük ve karaktersizliğe de hiçbir zaman itibar etmedik, etmeyeceğiz.</p>

<p>Yeni yüzyılda terörü hayatımızdan mutlaka çıkaracağız.</p>

<p>Yeni yüzyılda feleğin çemberini kıracağız, tuzakları bozacağız, karanlık senaryoları yırtıp atacağız.</p>

<p>Mühürlü kalpler görmese de Türkiye’nin bahtı açık olduğunu, milli birlik ve dayanışma ruhunun düne nazaran çok daha sağlam oluşunu cümle aleme göstereceğiz.</p>

<p>Ekonomik olarak gelişmiş, siyasal olarak istikrarını kesintisiz korumuş, adaletin gücüyle birliğini ve dayanışma iklimini muhafaza etmiş, her alanda isminden ve iradesinden bahsettirmiş bir Türkiye’yi Allah’ın izniyle inşa ve ihya edeceğiz.</p>

<p>Bunu yaparken de ahlaki ve manevi cephemizi sarsan iç ve dış operasyonlara, aile kurumunu tahrip eden sistematik saldırılara, milli varlığımızı, milli değerlerimizi yaralayan, hatta yarmayı amaçlayan tehlikeli akımlara sonuna kadar direniş göstereceğiz.</p>

<p>Değerli Arkadaşlarım,</p>

<p>20 Yanvar 1990, Azerbaycan Türkü’nün bağımsızlık iradesinin silahla bastırılmak istendiği, masum soydaşlarımızın hedef alındığı, Bakü başta olmak üzere Azerbaycan’ın muhtelif bölgelerinde haklı taleplerle sokaklara çıkan halka ağır silahlarla müdahale edilmesinin sonucunda yaşanan kitlesel ve tarihe Kara Ocak diye geçen bir felaket günüdür.</p>

<p>Resmi verilere göre o kahredici günde 147 kardeşimiz şehit edilmiştir.</p>

<p>Ne var ki bu kanlı müdahale Azerbaycan Türklüğünün istiklal yürüyüşünü engelleyememiştir.</p>

<p>20 Yanvar, Azerbaycan halkının bağımsızlık uğruna ödediği en ağır bedellerden birisi olduğu kadar Türk milletinin engin hafızasında yer eden vahim bir acı ve ıstırabın ortak yankısı, ortak yansımasıdır.</p>

<p>Diğer taraftan 2020 yılında yapılan 44 günlük Vatan Savaşı, uzun yıllar sabırla beklenen azatlığın ve adaletin gerçekleşmesine sahne olmuştur.</p>

<p>Bu duygularla 20 Yanvar 1990 ile Karabağ Savaşı’nda hayatlarını kaybeden şehitlerimizi rahmetle, minnetle ve hürmetle anıyor, dost ve kardeş ülke Azerbaycan halkını saygı ve sevgiyle selamlıyorum.</p>

<p>Kaderimiz birdir, kavlimiz bir; kararımız birdir, kararlılığımız bir.</p>

<p>Geçmişimiz birdir, geleceğimiz bir; varlığımız birdir, vuslatımız bir.</p>

<p>Adımız birdir, anımız bir; sonsuza kadar kardeştir tek millet iki devlet Azerbaycan Türkiye.</p>

<p>Bizim siyasetimiz hasbidir, harbidir, dürüsttür, ilkelidir, tutarlıdır ve ahlaki esaslara dayanmaktadır.</p>

<p>Birileri gibi işkembeden sallamayız.</p>

<p>Birileri gibi hem nalına hem mıhına vurmayız.</p>

<p>Göründüğümüz gibiyiz, olduğumuz gibi görünmesini de biliriz.</p>

<p>Çizgimizde zikzaklar yoktur.</p>

<p>Karabağ Savaşı’nda tarihin yanlış tarafında duran, vatan mücadelesini tartışmaya açan CHP’ ye hiç benzemeyiz, buna da hiç tevessül etmeyiz.</p>

<p>CHP’nin işi gücü istismar ve inkardır.</p>

<p>Türk dünyasına ne kadar yabancı olduğu, Türk-İslam alemine nasıl şaşı baktığı bizim nazarımızda bellidir, berraktır.</p>

<p>CHP’nin mesleği ve meşgalesi her milli meseleyi bağlamından koparmak, ülkemizi ve Türk dünyasını ilgilendiren gelişmelere yabancı durmak ve uzaktan bakmaktır.</p>

<p>Onların siyaseti enternasyonal hezeyanla perçinlenmiş, bizim siyasetimiz ise milli ve tarihi mirasımızla pekişmiştir.</p>

<p>CHP’nin muhalif siyaseti Türkiye’ye karşı kurgulanmıştır.</p>

<p>Fırsatçılık, istismar ve ganimet avcılığı geçim kapısıdır.</p>

<p>Hatırlarsanız, geçen haftaki grup konuşmamda, en düşük emekli maaşı alan kardeşlerimizin sefalet ücretine değil en azından insanca yaşayabilecekleri bir seviyeye taşınmasını gündeme getirmiştim.</p>

<p>Şu hususu ama, fakat demeden tekrar ediyorum:</p>

<p>Sözlerimin sonuna kadar arkasında ve emeklilerimizin yanındayım.</p>

<p>Biz ne söylemişsek onu yapar, ne yapmışsak onu anlatır ve sahipleniriz.</p>

<p>CHP’nin iç çekişmelerine, yolsuzluk ve rüşvet çarkına, uyuşturucu ve kumar alemlerine akan kaynaklarına ve sorunlu siyasetine aklımız ermez, bilgimiz yetmez.</p>

<p>Zira bizim aklımız da fikrimiz de hep Türkiye’dir, Türk milletidir.</p>

<p>Milliyetçi Hareket Partisi Cumhur İttifakı ortağıdır, ancak iktidar ortağı değildir.</p>

<p>İttifak ortağı olarak da, Cumhurbaşkanlığı Kabinesi’nin iyi niyetle Türkiye’nin kalkınmasına, milletimizin huzur ve refahı için bütçe imkanları doğrultusunda aldığı kararlara destek olmak siyasi ahlakımızın gereğidir.</p>

<p>Biz bunu yapıyoruz. Boş işlerle uğraşmıyoruz. Teneke gürültüsüne kulak asmıyoruz.</p>

<p>Köklü bir siyasi parti olarak ekonomik ve sosyal meselelere kafa yoruyoruz.</p>

<p>CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in emeklilerle ilgili değerlendirmemizi diline dolaması ve istismara kalkışması kendisini yine boşa düşürmüştür.</p>

<p>En son olarak Hatay’da yaptığı konuşmayla Cumhur İttifakı içine fitne sokmak, emeklilerimiz üzerinde fitne düzeneği kurmak istemiştir.</p>

<p>Şayet verdikleri önergelerine destek vermezsek bizi emeklilere sahip çıkmamakla suçlayacaklarmış.</p>

<p>Bu tatlı su kurnazına diyorum ki, geçiniz bunları geçiniz.</p>

<p>Sizin önergenize destek olmayız, ayak oyunlarına kanmayız, işgüzar taktiklerinize pabuç bırakmayız.</p>

<p>Varsa Türkiye’nin meselelerini çözmeye yönelik çalışmalarınız paylaşın da görelim.</p>

<p>Biz havanda su dövmeyiz, bulanık suda balık avlamayız, çölde deve izi saymayız.</p>

<p>İmkanlar arttıkça emeklilerimiz durumu da iyileşecektir.</p>

<p>İnanıyoruz ki, milli birlik ve beraberlikle yarınlarımız bugünlerden çok daha güçlü, çok daha müreffeh olacaktır.</p>

<p>CHP boş keseden sallarken, Milliyetçi Hareket Partisi vatandaşlarımızın geçim meselesini kalıcı bir çözüme kavuşturmak amacıyla ekonomik ve sosyal politikalar üretmektedir.</p>

<p>Asgari Reha Seviyesinin Endeks Üzerinden hesaplanması ve Ailelere Gelir Desteği Projesi,</p>

<p>Beslenme Projesi,</p>

<p>Barınma Projesi,</p>

<p>Giyinme Yani Örtünme Projesi.</p>

<p>İşte Milliyetçi Hareket Partisi bu kadar hazırlıklı, bu kadar donanımlı, bu kadar proje odaklı çalışma halindedir.</p>

<p>CHP’nin hali ise şudur: Tencere tava, hep aynı hava.</p>

<p>Samimiyetsiz siyasetin sonu hüsranın uçurum dibidir.</p>

<p>İstismar siyasetinin sonu ise mutlaka hezimet çukurudur.</p>

<p>Değerli Milletvekilleri,</p>

<p>İstanbul Güngören’de yaşı henüz 17 olan Atlas Çağlayan isimli evladımız yan baktın bahanesiyle 15 yaşındaki bir katil tarafından sokak ortasında katledildi.</p>

<p>Müteessir bir hissiyatla diyorum ki, Ahmet Minguzzi cinayeti adeta tekerrür etti.</p>

<p>Merhum Atlas evladımıza Allah’tan rahmet, acılı ailesine sabır ve başsağlığı niyaz ediyorum.</p>

<p>Suça karışmış veya suç işlemiş çocuklarla ilgili ne gereksiyorsa yapmalıyız.</p>

<p>Farkında mısınız, kaygı ve korkuları tırmandıran olaylar her gün birbirine eklemlenerek gözümüzün ta içine kadar sokuluyor.</p>

<p>Farkında mısınız, Türkiye’nin toplumsal dokusu tahrip ve tahriş ediliyor.</p>

<p>Yine farkında mısınız, ahlak mevziimiz, bizi biz yapan değerler manzumemiz biteviye yaylım ateşine maruz kalıyor.</p>

<p>Cinnet, cinayet ve şiddet eşzamanlı mesafe alıyor.</p>

<p>Huzurumuz yutuluyor, sükûnetimiz yıpratılıyor, medeniyet mirasımız dört bir koldan hücuma uğruyor.</p>

<p>Bakıyorsunuz, sanatçı ve medya mensupları uyuşturucuyla anılıyor.</p>

<p>Ünlüsü ünsüzü bataklıkta çırpınıyor.</p>

<p>Makyajlanmış hayatların ne kadar çürüdüğü görülüyor, gösteriliyor.</p>

<p>Bakıyorsunuz, bir özel jette her rezalet, her türlü iğrençlik sahne alıyor.</p>

<p>Ülkemiz Merhum Reşat Nuri Güntekin’in Yaprak Dökümü isimli eserini adeta aratmıyor.</p>

<p>Önüne gelen Bihter olmuş, önüne gelen Behlül karakterine bürünmüş.</p>

<p>Sorarım sizlere, bize ne oldu? Hangi ara bu kadar irtifa kaybettik? Bu hallere nasıl düştük? Dahası yaşananlar ve yaşatılanlar Müslüman Türk milletine reva mıdır?</p>

<p>Merhum Hocamız Prof.Dr. Nurettin Topçu der ki, milliyetçiliğin davası ahlak davasıdır. Bu davanın samimi ve faziletli sahiplerinin, çalışmalarının başında, içinde ve gayesinde her türlü siyaset ve menfaat hadiselerinden mutlak süratte sıyrılmaları ve onlara uzak durmaları ilk şarttır.”</p>

<p>Evet bizim davamız aynı zamanda ahlak davasıdır.</p>

<p>Ahlak yoksa varlığımızın hükmü şahsiyetinden, hürriyetimizin asalet ve ahkamından nasıl bahsedebiliriz?</p>

<p>Şimdi Merhum Akif’e kulak verelim, deyim yerindeyse titreyip kendimize dönelim:</p>

<p>“Ahlâkın izmihlâli ne müthiş bir izmihlâl; Ne millet kurtulur, zîrâ, ne milliyet, ne istiklâl.</p>

<p>Oyuncak sanmayın! Ahlâk-i millî, rûh-i millîdir; Onun iflâsı en korkunç ölümdür: Mevt-i küllîdir.”</p>

<p>Son günlerde gördüğümüz ve şahit olduğumuz gelişmeler alarm zillerini çalmaktadır.</p>

<p>Uyuşturucu ve uyarıcı madde kullanım yaşının düşmesi dehşet verici bir tehdittir.</p>

<p>Bu kürsüden kararlılıkla diyorum ki, geleceğimizi riske atamayız, çocuklarımızı alçak ve namussuz uyuşturucu tacirlerinin eline ve emeline teslim edemeyiz.</p>

<p>Topyekun bir mücadele başlatmalıyız.</p>

<p>Hiç kimsenin gözünün yaşına bakamayız, bakmamalıyız.</p>

<p>Kafa kafaya vererek milli ahlak reformu hazırlayıp bunu da tatbik etmeliyiz.</p>

<p>Millî ahlâk milletin kurtuluşudur.</p>

<p>Milli ahlaktan uzaklaşmak milli ruhu kaybetmekle eşdeğerdir.</p>

<p>Ahlaki iflas bir nevi ölümdür.</p>

<p>Bir kez daha ahlak kahramanımız, istiklalimizin manzum dehası Akif’e sözü bırakalım:</p>

<p>“Gökten inmez bir de hiçbir şey…Bütün yerden taşar; Kendi ahlakiyle bir millet ölür, yahut yaşar.”</p>

<p>Şımaran, tırmandığı mevkii hazmedemeyen, her türlü çarpık ve aşağılık ilişkiler yaşayan, uyuşturucuyla kendinden geçip zıvanadan çıkan kim varsa diyorum ki, yeter artık, yetti artık, milletimizin gündeminden çıkın artık.</p>

<p>Sanatçı medeniyet inşa edendir, peki karşımızdaki sanatçı tablosu hangi medeniyet mirasının sonucudur? Daha doğrusu, bunlarla medeniyet kavramını yan yana getirmek akıl ve ahlak işi midir?</p>

<p>Ruhen dinamikliğini yitirmiş,</p>

<p>Kirlenmiş, duygusuz, yıkıcı fikirleri benimsemiş,</p>

<p>Zulme razı, adaleti ve hakkaniyeti önemsemeyen,</p>

<p>Kendi iyimserliği ile yetinip, zayıf, ihtiyaç sahibi bireyleri unutan,</p>

<p>Kibirli, bencil, yalan söyleyen, verdiği sözü unutan, mezhep, meşrep, milliyet, dil farklılığını tefrika nedeni yapan,</p>

<p>Faydasız törenlerle meşgul olan, güçlünün dalkavukluğunu yapan, aslan, kedi örneği ile anlattığı ikircikli tavır içinde olan insanların oluşturduğu toplumun halini parçalanmış, çözülmüş vücudun haline benzeten Âkif, kurtuluş için ahlâkımızın yükselmesini önermektedir.</p>

<p>Ahlakımızı yükseltmekten başka emin olunuz ikinci bir seçenek yoktur.</p>

<p>Süregelen adli süreçlerin acilen sonuçlandırılması, ülkemizin ve milletimizin içinde düştüğü anafordan derhal kurtulması ve kurtarılması çok güçlü talep ve beklentimizdir.</p>

<p>Türkiye, Bebek otelindeki şaibeli olaylarla anılamaz, temizliğin simgesi olan bebek kelimesi aşağılık ilişkilerle yan yana getirilemez.</p>

<p>Türkiye, havada uçan bir günah jetine hapsedilemez.</p>

<p>Türkiye, medyaya, işi dünyasına, siyaset ve diğer sosyal alanlara sirayet eden uyuşturucu müptelası müptezellerle eşitlenemez.</p>

<p>Uyuşturucu tacirlerine, torbacı alçaklara, çocuklarımızı abluka altına alan şerefsizlere haddini bildirmek, bunların başına dünyayı yıkmak bugün değilse ne zaman yapılacaktır?</p>

<p>Ailelerimiz, eğitim kurumlarımız, sivil toplum kuruluşlarımız, siyasi partilerimiz hazırlanacak acil eylem planı çerçevesinde milli ahlakı müdafaa edecek cesur ve cüretkar bir mücadeleyi amansız şekilde ve eşgüdüm halinde icra etmelidir.</p>

<p>O gün bugündür.</p>

<p>İhmal felakettir.</p>

<p>Bayrak olacağız, sancak olacağız, vatan olacağız, düşmeyeceğiz, ahlak cephemizin bozgununa göz yummayacağız, Türkiye’yi kesinlikle düşürmeyeceğiz.</p>

<p>Bir olacağız, kardeş olacağız, büyük bir aile olacağız, Türk milletinin kahramanca duruşuyla ayrık otlarını kurutup içten çöküşümüzün umudunu taşıyanları hayal kırıklığına uğratacağız.</p>

<p>Mert olacağız, ahlaklı olacağız, erdemli olacağız, tavizsiz olacağız, adam gibi adam olacağız, serdengeçti bir yürekle Türkiye’yi sonuna kadar savunacağız, Türk milletine tercüman olacağız.</p>

<p>Bu duygu ve düşüncelerle, haftalık olağan Meclis grup konuşmama son verirken hepinizi hürmet ve muhabbetle selamlıyor, aziz milletimize esenlikler diliyor, her birinizi Cenab-ı Allah’a emanet ediyorum.</p>

<p>Sağ olun, var olun diyorum.<br />
<br />
Kaynak:&nbsp;<a href="https://x.com/MHP_Bilgi/status/2013530905617256675?s=20">https://x.com/MHP_Bilgi/status/2013530905617256675?s=20</a></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 20 Jan 2026 12:27:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/01/devlet-bahceli-samin-guvenligi-ankaranin-guvenligidir-1768902400.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>MHP Lideri Bahçeli&#039;den Suriye&#039;ye ilişkin önemli açıklaması</title>
                <category>SİYASET</category>
                <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/mhp-lideri-bahceliden-suriyeye-iliskin-onemli-aciklamasi-2898</link>
                <guid>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/mhp-lideri-bahceliden-suriyeye-iliskin-onemli-aciklamasi-2898</guid>
                <description><![CDATA[Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Suriye'deki güncel gelişmelerle ilgili yazılı bir basın açıklaması yayımladı. Açıklamada, Suriye Demokratik Güçleri (SDG) terör örgütünün faaliyetleri, Şam yönetiminin merkezi otoriteyi tesis etme çabaları ve Türkiye'nin bu süreçteki rolü ele alındı. Bahçeli, Suriye'nin üniter yapısının korunması ve SDG'nin tamamen feshedilmesi gerektiğini vurguladı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Suriye'deki güncel gelişmelerle ilgili yazılı bir basın açıklaması yayımladı. Açıklamada, Suriye Demokratik Güçleri (SDG) terör örgütünün faaliyetleri, Şam yönetiminin merkezi otoriteyi tesis etme çabaları ve Türkiye'nin bu süreçteki rolü ele alındı. Bahçeli, Suriye'nin üniter yapısının korunması ve SDG'nin tamamen feshedilmesi gerektiğini vurguladı.<br />
<br />
MHP Lideri Devlet Bahçeli'nin açıklamasının tam metni şöyle:</p>

<p>Suriye’de SDG’nın, ülkenin kuzey ve kuzeydoğu bölgelerinde fiilî kontrol alanları oluşturması, yeniden inşa ve istikrar sürecinin önündeki en temel engellerden biri hâline gelmiştir. Ahmed el-Şara liderliğindeki yeni Suriye yönetimi, parçalı yapıyı sona erdirerek merkezi devlet otoritesini yeniden tesis etmeyi temel öncelik olarak belirlemiştir. Bu çerçevede 10 Mart 2025 tarihinde SDG ile varılan mutabakat, örgütün silahlı varlığının sona erdirilmesi ve devlet kurumlarına entegrasyonu açısından önemli bir dönüm noktası olarak değerlendirilmiştir. Ancak aradan geçen yaklaşık on ayda SDG elebaşlığı, mutabakatın ruhu ve hükümleriyle açık biçimde çelişen bir tutum sergilemiş; özerklik ve federasyon taleplerini gündemde tutarak süreci oyalamaya çalışmıştır. Bu yaklaşım, Şam yönetimi tarafından Suriye’nin toprak bütünlüğüne yönelik açık bir tehdit olarak algılanmıştır. Merkezi hükümetin bu süreçteki tutumunu güçlendiren en önemli faktörlerden biri, Türkiye’nin Suriye’nin üniter yapısına verdiği açık ve kararlı destek olmuştur. Suriye merkezî hükumetinin, uzlaşılan mutabakat gereğince SDG’nin varlığını sonlandırması ve merkezi yönetime entegre olmasına yönelik çağrısına SDG elebaşı Mazlum Abdi, İsrail’den aldığı destek ve tahrik sonucu olumlu cevap vermemiştir. Mazlum Abdi, özerklik/federasyon talebini dile getirmekle Şam yönetiminden taviz alma girişimlerinde bulunmuşsa da Şara yönetimi ülkede siyasi birlik ve sınır bütünlüğünün tesisinde kararlı davranmıştır. Türkiye’nin de her fırsatta Suriye’nin üniter bir yapıya sahip olması gerektiğine dair söylemde bulunması, Şara’ya güç vermiş ve SDG tarafının ayak diremesine karşı merkezi hükümeti cesaretlendirmiştir.</p>

<p>SDG’nin 10 Mart mutabakatının gereklerini yerine getirmemesi, hem Ankara’dan hem de Şam’dan ciddi tepkilerin yükselmesine sebep olmuştur. 2025 yılının son günlerinde başlayan askeri hareketlilik, Halep’te halen silahlı unsurlarını tutan SDG’ye karşı operasyonların başlatılmasıyla yeni bir aşamaya geçmiş, Halep kısa sürede SDG’li terörist unsurlardan ve ona destek çıkan Esad rejimi kalıntılarından temizlenmiştir. Halep’in doğusuna doğru hareket eden Suriye ordusu, son olarak Fırat Nehri’nin batısında SDG işgalindeki Deyr Hafir’den sonra Meskene’yi ve 34 köy ve kasabayı kontrolüne almış, Suriye ordusu unsurları birliklerini Rakka'nın güneybatısında toplamaya başlamıştır. Suriye ordusu, 17 Ocak sabah saatlerinde, Fırat’ın batısındaki bölgenin askeri kapalı bölge ilan edildiğini duyurmuş, bölgedeki sivilleri PKK terör milislerinin mevzilerinden ve SDG’nin müttefiki devrik rejim kalıntılarından derhal uzak durmaya çağırmıştır. Suriye ordusunun SDG/PKK karşısında sahada gösterdiği üstünlük, Şam yönetiminin ülkenin tamamında kontrolü sağlama iradesini ortaya koymakla kalmamış, SDG’nin iddia ettiği kadar güçlü ve etkin olmadığı gerçeğini de ifşa etmiştir. Diğer yandan, SDG’nin kontrol ettiği bölgede yaşayan birçok Kürt ve Arap aşiretinin SDG’nin varlığından rahatsızlık duyduğu, Şam yönetiminin egemenliğini tercih ettiği ve Suriye Ordusu ile SDG arasında yaşanacak olası bir çatışmada Şam tarafının yanında yer alacağı bu süreçte daha net anlaşılmıştır. Suriye ordusunun 17 ve 18 Ocak tarihlerinde Rakka’ya doğru ilerlediği süreçte birçok aşiret üst üste Suriye merkezi yönetiminin yanında olduğunu açıklamıştır.</p>

<p>Doğru olan da budur, zira Suriye’de Kürtler başka SDG başkadır. SDG terör örgütüdür ve Suriye Kürtlerini temsil etmemektedir. Bu gelişmeler, SDG’nin çoğunluğu Araplardan oluşan bir coğrafyayı silah zoruyla kontrol altında tutamayacağını ve tutmak istese de Şam yönetimi ile SDG’ye karşı çıkan yerel unsurların işbirliğiyle SDG’ye fırsat verilmeyeceğine işaret etmiştir. Bu tablo, SDG/PKK açısından zamanın artık lehlerine işlemediğini göstermektedir. Nitekim 17 Ocak tarihinde SDG terör örgütü adına Mazlum Abdi’nin “Dost ülkelerin ve arabulucuların çağrıları üzerine; entegrasyon sürecini tamamlama konusundaki iyi niyetimizi göstermek ve 10 Mart anlaşmasının maddelerini uygulamaya olan bağlılığımız gereği; Fırat'ın doğusuna çekilme kararı aldıklarını” açıklaması Suriye ordusunun caydırıcılığı çerçevesinde olsa da 10 mart mutabakatının yerine getirilmesi bakımından önemli bir aşamadır. Şam yönetimi, sahada doğrudan ve kapsamlı bir askerî çatışmaya girmeden; siyasi meşruiyetini, bölgesel dengeleri ve yerel unsurların memnuniyetsizliğini kullanarak SDG’nin manevra alanını daraltan bir strateji izlemektedir. Bu yaklaşım, merkezi otoritenin yeniden tesisine yönelik kararlılığın sadece söylem düzeyinde kalmadığını, aşamalı ve kontrollü bir planlamaya dayandığını ortaya koymaktadır.</p>

<p>SDG’nin özerklik veya federasyon ısrarı, sahadaki sosyolojik gerçeklikle giderek daha fazla çelişmektedir. Kontrol ettiği alanların büyük bölümünde Arap nüfusun ağırlıkta olması, yerel aşiretlerin dışlayıcı ve ideolojik bir yapı olarak algıladıkları SDG yönetimine mesafeli yaklaşmaları ve ekonomik–askerî yükümlülüklerden kaynaklanan rahatsızlıklar, örgütün toplumsal tabanını zayıflatmaktadır. Bu durum, SDG’nin uzun vadede silahlı zor yoluyla mevcut statükoyu devam ettirmesinin sürdürülebilir olmadığını göstermektedir. Öte yandan Türkiye’nin, Suriye’nin toprak bütünlüğü ve üniter yapısına ilişkin tutarlı ve net söylemi, sahadaki denklemi doğrudan etkilemektedir. Ankara’nın bu yaklaşımı, hem Şam yönetiminin elini güçlendirmekte hem de SDG’nin dış destek beklentilerini sınırlayan bir caydırıcılık üretmektedir. Türkiye’nin güvenlik hassasiyetlerini merkeze alan bu tutum, SDG’nin “koruyucu şemsiye” arayışlarını da giderek daha kırılgan hâle getirmektedir. Bu çerçevede bakıldığında, SDG’nin önünde üç temel seçenek bulunduğu söylenebilir: Bunlar; Merkezi hükümetle bütünleşmeyi kabul ederek silahlı ve siyasi iddialarından geri adım atmak; Mevcut statükoyu sürdürmeye çalışarak askerî ve siyasi baskının giderek artmasını göze almak; Dış aktörlere dayanarak zaman kazanmaya çalışmaktır.</p>

<p>Mevcut bölgesel konjonktür ve sahadaki güç dengeleri ile yaşanan gelişmeler SDG/PKK’nın iddia ettiği ölçüde güçlü, vazgeçilmez ve alternatifsiz bir aktör olmadığını; aksine, merkezi devlet otoritesi, bölgesel aktörlerin tutumu ve yerel sosyolojik dinamikler karşısında giderek sıkıştığını göstermektedir. Dolayısıyla tek ve makul seçenek: Suriye’nin birlik ve bütünlüğünde karar kılmak ve 10 Mart mutabakatının gereklerini tam manasıyla yerine getirmektir. Çatışmanın kimseye fayda getirmeyeceği ortadadır. Suriye'nin yeniden yapılanmasının anahtarı Suriye ordusunun tek bir çatı altında bütüncül bir şekilde toplanmasıdır. Suriye ordusunun yeniden yapılanması için çatışma döneminden kalan alışkanlıklar sona ermelidir. YPG/SDG ve altındaki tüm yapılanmalar hızla ve tamamen feshedilmeli, ilgili kurumlara geri dönüşü olmayacak şekilde bağlanmalıdır. Önümüzdeki süreçte, Suriye sahasında belirleyici olacak unsur, silahlı dayatmalar değil; merkezi otoritenin yeniden inşası ve yerel unsurların bu sürece ne ölçüde entegre edileceğidir.</p>

<p>Şara’nın Kürt dili ve kültürüne ilişkin yaptığı açıklama ve imzaladığı 13 sayılı kararnameyle; Suriyeli Kürt vatandaşların Suriye halkının asli ve ayrılmaz bir parçası, kültürel ve dilsel kimliklerinin çokluk içinde birlik taşıyan Suriye ulusal kimliğinin vazgeçilmez bir unsuru olduğunu belirtmiş olmasının birlik ve istikrarın tesisi için olumlu etkisi olacaktır. Söz konusu kararname, üniter yapı tesis etmeye ve terör örgütlerinin kontrol sahalarını bertaraf etmeye yönelik kararlılığın toplumsal mutabakatla desteklenmek istendiğini göstermiştir. Toplumsal uzlaşma ve birliğin güçlendirilmesine yönelik olumlu bir adım olan kararname, SDG’ye yönelik bir taviz olmayıp tam aksine SDG’nin “Kürtlerin temsilcisi”olduğu yönündeki temelsiz iddiasını zayıflatan bir gelişme olmuştur. Kürtlere ilişkin hükümler içeren kararnamenin, “Suriye Vatandaşlığı” kavramının güçlendirilmesi, daha geniş kitleler tarafından benimsenmesi ve etnik temelde ayrılıkçılık talep eden görüşlerin zayıflatılması gibi etkileri olacaktır.</p>

<p>Bu kararname, Suriye’de yaşayan “Türkmen” gibi diğer etnik kökenli unsurların aleyhine bir durum olmayıp, yeni Suriye Cumhuriyeti Anayasası hazırlanırken, Türkmenler gibi asli unsurların kültürel haklarının görmezden gelinemeyeceğine işaret etmektedir. Zira Kürtlere sunulan bu hakların belli bir gruba yönelik imtiyaz olarak değerlendirilmesinin milli birlik ve beraberliği riske atabileceği açıktır ve bu konuda dikkatli olunmalıdır. Bu doğrultuda vatandaşlık hakkını elde edememiş ve kimliksiz kalmış Kürtler ile Kürt dili konusundaki düzenlemelerin ülke genelinde diğer gruplar için de aynı şekilde yapılması, Suriye genelinde demokratik ve kapsayıcı bir kültürel ve siyasal atmosfer oluşmasını sağlayacaktır.</p>

<p>Bununla birlikte 10 Mart mutabakatının bir an önce tüm maddeleri ile uygulanması için adımlar ciddiyetle atılmaya devam edilmelidir. SDG'nin Fırat'ın batısından çekilmiş olması önemlidir ve Suriye hükümeti kısa sürede bu bölgelerde istikrarı tamamen sağlayabilecek ve yaşamı normalleştirecektir. Fakat Fırat'ın batısıyla da sınırlı kalınmamalı, Irak’takine benzer bir federasyon peşinde koşma hayalinden vaz geçilmelidir. Suriye, Fırat'ın batısı ve doğusu şeklinde yapay, coğrafi veya etnik bölünmelerle parçalanmamalıdır. Suriye Hükümeti tüm Suriye sathında egemen olmalı, her yere hizmet götürmeli, doğal kaynakları kontrol etmeli ve istikrarı sağlamalıdır. Suriye’nin toprak bütünlüğü ve siyasal birliği çerçevesine aykırı olabilecek herhangi bir model yerine Suriye’nin ortaklıklara vurgu yapan demokratik temelde, kapsayıcı ve uzlaştırıcı bir Cumhuriyet olarak inşa edilmesi sağlanmalıdır.</p>

<p>Şara’nın Suriyeli Kürtlerle terör örgütü SDG’yi birbirinden ayıran, Kürt kökenli Suriye vatandaşlarına yönelik kapsayıcı, bütünleştirici, onların temel hak ve özgürlüklerinin anayasal çerçevede güvence altında olduğunu ifade eden bir kararname yayımlaması bu anlamda önemli ve takdire şayan bir adımdır. Ardından kamuoyuna yaptığı açıklama da Suriye’nin birliği ve bütünlüğü konusundaki kararlılığın ve samimiyetin ifadesi olmuştur. Milliyetçi Hareket Partisi olarak yeni Suriye’de kapsayıcı, kucaklayıcı, uzlaşmacı, tüm etnik ve dini unsurları Suriye’nin ortak geleceğinde buluşturan “Suriye vatandaşlığında” bütünleştiren, demokratik, istikrarlı, temsil adaletine ve serbest seçimlere dayalı temel hak ve hürriyetlerin korunmasını esas alan bir anlayışla Anayasa yapılmasını önermiştik. Peşinen söylemeliyim ki 16 Ocak 2026 tarihinde Suriye Cumhurbaşkanının “Anayasal beyanname hükümlerine dayanarak, yüksek ulusal menfaatlerin gereklilikleri uyarınca, devletin ulusal birliğini güçlendirme, tüm Suriyeli vatandaşlar için kültürel ve sivil hakları tanıma konusundaki rolü ve sorumluluğuna binaen” yayımladığı 2026/13 sayılı Kararname, düşüncelerimize ve önerilerimize uygun bir içeriğe sahiptir.</p>

<p>Kararname çıkar çıkmaz kerameti kendinden menkul bir güruh, bilimsel veriye, akademik ve ahlaki tutarlılığa ve gerçeklere dayalı olmayan bir kirliliğe yönelmişler, medya ve sosyal medya aracılığı ile bu gelişmeyi kötü gösterme yarışına girmişlerdir. Soruyorum !</p>

<p>Ø Suriyeli Kürt vatandaşların, Suriye halkının temel ve asli bir parçası kabul edilmesi, kültürel ve dilsel kimliklerinin çok yönlü ve birleşik Suriye ulusal kimliğinin ayrılmaz bir parçası olmasının;</p>

<p>Ø Devletin, kültürel ve dilsel çeşitliliği korumasının, Kürt vatandaşların ulusal egemenlik çerçevesinde miraslarını, sanatlarını yaşatma ve ana dillerini geliştirme hakkının güvence altına alınmasının,</p>

<p>Ø Kürtçenin, ulusal bir dil olarak kabul edilerekKürt nüfusunun kayda değer oranda bulunduğu bölgelerde, devlet ve özel okullarda seçmeli ders veya eğitsel-kültürel faaliyet kapsamında öğretilmesine izin verilmesinin, ayrıca 21 Mart’ın “Nevruz Bayramı” olarak resmî tatil ilan edilmesinin Suriye ve bölge için ne gibi mahzuru olacaktır?</p>

<p>Bize göre mezkur Kararname; isabetli, anlamlı, Suriye’de birlik ve bütünlüğü tahkim etme yönünde doğru zamanda atılmış önemli bir adımdır. Kürtlerin yoğun olduğu bölgelerdeki okullarda Kürtçeyi seçmeli ders olarak öğretme hakkı tanınması hususu, “resmi dil” ile dil özgürlüğünün birbirinden ayrılması suretiyle değerlendirmeyi gerekli kılmaktadır. Her insanın ana dili ana sütü gibi haktır. Ancak kamusal ve siyasal alanda herkesin anlayacağı ortak bir dilde konuşmak, kamusal menfaatlerin, farklı kimliklerin ve toplumsal eşitliğin bir dil üzerinden inşasının, birlik ve bütünlüğün gereğidir. Sosyolojik ve kültürel bir tanımlama olarak ifade edilen ulusal dil ile resmi dilin de bu anlamda ayrıştırılması bilimin ve aklın gereğidir.</p>

<p>Suriye’nin etnik ve dinî yapısı oldukça çeşitlidir ve bu çeşitlilik, ülkenin karmaşık sosyal, siyasî ve kültürel yapısını şekillendiren önemli bir unsurdur. Suriye’nin mevcut etnik ve dinî yapısı, ülkenin geçmişte olduğu gibi gelecekte de siyasî, sosyal ve kültürel şartlarının oluşmasında önemli bir rol oynayacaktır. Farklılıkları canlı tutacak bir sistemin hazırlanması hâlinde, Suriye’nin kaotik geçmişinden kurtulmasının zorlaşacağı bir gerçektir. Bu nedenle, Suriye’nin yeniden inşa ve ihya sürecine ilişkin olarak vurguladığımız gibi; Suriye’de etnik, dini ve benzeri farklılıkları kucaklayan, birleştirici, tek Suriye’yi esas alan bir hukuki ve toplumsal düzen inşasını, ardından ekonomik ve sosyal olarak daha güçlü bir Suriye öngörüyor; böyle bir Suriye’nin bölgenin huzur ve barışı için de kaçınılmaz olduğunu değerlendiriyoruz. Dolayısıyla, önümüzdeki dönemde Suriye’nin üniter bir yapıyı esas alan, toprakları ve nüfusuyla bölünmez bir bütün olarak kurgulanması suretiyle milli birliğin tesis ve temin edilmesi acil ve ihmal edilemez bir ihtiyaç olarak öne çıkmaktadır. Bu çerçevede en kritik konu yeni Anayasa yapılmasıdır. Anayasanın Suriye’de yaşayan etnik ve dinî her kesimi kucaklayan, eşitlikçi, temel hak ve hürriyetleri garanti eden, serbest seçimi, hür teşebbüsü, din ve vicdan özgürlüğünü, hukukun üstünlüğünü ve insan haklarını esas alan bir nitelik taşıması Suriye’nin birliği ve istikrarı için vazgeçilmezdir.</p>

<p>Suriye’nin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğü esasına dayalı üniter bir yapının tesis edilmesi, federasyon, konfederasyon, özerklik gibi eski çatışma hatlarını ve terörist faaliyetleri yeniden canlandırabilecek tartışmalar gündeme getirilmemelidir. Suriye Cumhuriyeti’ne vatandaşlık bağı ile bağlı olan herkesin eşit hak, özgürlük ve yükümlülüklere sahip olacağı, etnik ya da dinî farklılıkların devlet nezdinde hiçbir önem arz etmeyeceği ve en önemli ortak paydanın “Suriye Vatandaşlığı” olacağı hususunda tüm sosyal kesimler temin edilmelidir. Devletin tek bir resmî dilinin olması, büyük çoğunluğu oluşturan kitlenin Araplar olması nedeniyle de Arapçanın resmî dil olarak belirlenmesi ve zorunlu temel eğitimin tüm yurtta Arapça yapılması, bununla birlikte, Kürtçe yanında Türkçe gibi dillere seçmeli ders olarak müfredatta yer verilmesi, anadili Arapça olmayanların kendi dillerinde yetkinlik kazanması sağlanmalıdır. Başkanlık sistemi temelinde bir hükümet yapısı inşa edilmeli; yönetimde istikrar ilkesinden taviz verilmemeli, çok partili hayatla toplumun her kesiminin parlamentoda temsil edilmesini temin edecek katılımcı bir seçim sistemi hayata geçirilmeli, yasama, yürütme ve yargı arasında kuvvetler ayrılığı tesis edilmelidir. Suriye uzun yıllar devam eden Baas rejiminin yıkıcı etkilerinden kurtulmuş, yeni yönetimi ve onlara inanan ve güvenen Suriyelilerle istikrara, birlik ve bütünlüğe doğru kararlı adımlarla yürümektedir. Türkiye’nin huzuru ve güvenliği Suriye’nin güvenliği ve istikrarıyla yakından ilişkilidir. Bize göre; yaşanan gelişmeler çerçevesinde önümüzdeki süreçte Suriye’nin barış, huzur, birlik ve bütünlüğü ile Suriyelilerin refah, temel hak ve özgürlükleri bağlamında hızla mesafe alınabilmesi için aşağıdaki yol haritasının izlenmesi yerinde olacaktır:</p>

<p>1. 10 Mart 2025 mutabakatının tüm maddeleriyle hayata geçirilmesi, SDG ve türev yapıların tamamen feshedilerek Suriye devlet kurumlarına eksiksiz ve geri dönüşü olmayacak biçimde entegre edilmesi,</p>

<p>2. Federasyon, özerklik ve bölünme tartışmalarının gündemden çıkarılması, Suriye’nin toprak bütünlüğünün kalıcı olarak güvence altına alınması merkezi devlet otoritesinin ülke genelinde süratle tesis edilmesi, Suriye hükümetinin Fırat’ın batısı ve doğusu ayrımı olmaksızın tüm ülke sathında egemenlik sağlaması, yapay coğrafi, etnik veya siyasi bölünmelerin önüne geçilerek üniter devlet yapısının korunması,</p>

<p>3. Yeni ve kapsayıcı bir Suriye anayasasının yapılması, bu kapsamda tüm etnik ve dini kesimleri kapsayan, kucaklayıcı, eşitlikçi, demokratik ve hukukun üstünlüğünü esas alan bir anayasal düzenin kurulması,</p>

<p>4. Kürtlerle SDG’nin net biçimde ayrıştırılması, SDG’nin “Kürtlerin temsilcisi” olduğu iddiasının geçersiz kılınması ve bu algının toplumsal düzeyde kırılması,</p>

<p>5. Kürtçenin seçmeli ders olarak eğitim sistemine dâhil edilmesi gibi Türkmenler başta olmak üzere tüm asli unsurların kültürel haklarının dikkate ve gündeme alınması,</p>

<p>6. “Suriye vatandaşlığı” kavramının güçlendirilmesi, etnik ve dini aidiyetler yerine vatandaşlık bağının temel ortak payda hâline getirilmesi, tek resmî dil ilkesinin korunması, toplumsal uzlaşma ve milli birliğin güçlendirilmesini mümkün kılacak adımlar atılması,</p>

<p>7. Başkanlık sistemi temelinde yönetimde istikrarın sağlanması, yürütme kapasitesi güçlü, istikrarlı bir hükümet yapısının oluşturulması, kuvvetler ayrılığı ilkesinin tesis edilmesi, demokratik, temsile dayalı siyasal sistem kurulması, serbest ve adil seçimler, çok partili hayat ve temsil adaletinin sağlanması, temel hakların güvence altına alınması, din ve vicdan özgürlüğü, hür teşebbüs, insan hakları ve özgürlüklerin korunması,</p>

<p>8. Ekonomik ve siyasi olarak güçlü, bütünleşmiş Suriye’nin bölgesel istikrarın temel aktörlerinden biri hâline gelmesi.<br />
<br />
<a href="https://x.com/MHP_Bilgi/status/2012846213293298117"><strong>Kaynak:&nbsp;https://x.com/MHP_Bilgi/status/2012846213293298117</strong></a></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sun, 18 Jan 2026 19:02:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/01/mhp-lideri-bahceliden-suriyeye-iliskin-onemli-aciklamasi-1768754316.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Bakan Tekin: Atatürk üzerinden eleştirmekten vazgeçsinler</title>
                <category>SİYASET</category>
                <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/bakan-tekin-ataturk-uzerinden-elestirmekten-vazgecsinler-2893</link>
                <guid>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/bakan-tekin-ataturk-uzerinden-elestirmekten-vazgecsinler-2893</guid>
                <description><![CDATA[Millî Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Ağrı İbrahim Çeçen İlkokulunda düzenlenen birinci dönem sonu karne dağıtım töreninin ardından TRT Haber'e eğitim gündemine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli kapsamında ilkokullarda uygulanan Öğrenci Gelişim Raporu ve karne sistemine yönelik eleştirilere sert yanıt verdi. Bakan Tekin, tartışmaların Atatürk üzerinden yapılmasını sert bir dille kınadı.</p>

<p>Tekin, açıklamasının en çarpıcı bölümünde şu ifadeleri kullandı:</p>

<p><em><strong>“Biz Millî Eğitim Bakanlığı olarak Atatürk başta olmak üzere bu ülkeyi bize emanet eden herkese, onların maddi ve manevi emanetlerine saygı duymak ve saygı duyacak bir nesil yetiştirmekle yükümlüyüz. Atatürk’ün ya da Atatürk’ün saygınlığı ile ilgili olumsuz bir tavır içinde olduğumuzu iddia eden muhalefeti açık yüreklilikle kınıyorum. Bu, açık bir niyet okumadır.”</strong></em></p>

<p>Bakan Tekin sözlerini şöyle sürdürdü:</p>

<p><em><strong>“Lütfen okullarımızı, bizleri, eğitim öğretim sistemimizi Atatürk üzerinden eleştirmekten vazgeçsinler. En az onlar kadar Atatürk’e saygı duyuyoruz. Atatürk’ü seviyoruz. Çocuklarımızın da atalarına saygılı, cumhuriyet değerlerine saygılı bir biçimde yetişmesi için gece gündüz çaba sarf ediyoruz.”</strong></em></p>

<p><br />
<br />
<strong>2025-2026 eğitim öğretim yılının birinci dönemini değerlendiren Tekin, konuşmasına şu şekilde devam etti:</strong></p>

<p>&nbsp;</p>

<p><em><strong>"Bizim açımızdan çok dolu dolu bir eğitim öğretim yılı geçti. Biz yaz aylarında eğitim öğretim yılına hazırlık genelgesi yayınlıyoruz ve o yıl gündeme alacağımız, gündemde tutmaya çalışacağımız, farkındalık oluşturmaya çalışacağımız konuları öğretmen arkadaşlarımızla, öğrenci arkadaşlarımızla, idarecilerimizle, velilerle ve kamuoyuyla paylaşıyoruz.&nbsp;</strong></em></p>

<p>&nbsp;</p>

<p><em><strong>Bu yıl da 8 Eylül'de okullar başlarken Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli'nin doğal bir sonucu olarak insanlara, çevresine, topluma ve doğaya saygılı bir insan yetiştirmek kurgusundan hareketle hayata geçirdiğimiz Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli kapsamında, önemsediğimiz başlıklardan biri; çocuklarımızın doğaya, vatana sevgi ve saygısını artıracak etkinlikler içinde olmaktı. 8 Eylül tarihi itibarıyla biz okullarımızda yeşil vatan temasıyla eğitim öğretim dönemini başlattık. Bu esnada çocuklarımızın suyun tasarruflu kullanılmasından, çevremizin doğanın bize emanet edildiği ve emanet edilecek kuşaklar adına da saygıyla yaklaşmamız ve korumamız gerektiği bilincini çocuklarımıza verebilecek şekilde 'yeşil vatan' temasıyla bir dizi etkinlikler yaptık. Yoğun bir dönemi hep beraber geçirmiş olduk. 8 Eylül'de başlayan bu yoğun etkinlik dönemi, eğitim öğretim döneminde bugün itibarıyla mini bir araya gidiyoruz. İnşallah, aradan sonra da yine aynı özveriyle, aynı fedakârlıklarla eğitim öğretime devam edeceğiz. Şimdiden çocuklarımıza, gençlerimize iyi tatiller dileyelim."</strong></em></p>

<p>&nbsp;</p>

<p><strong>Öğretmen adayları ve Millî Eğitim Akademileri</strong></p>

<p>Bakan Tekin, Millî Eğitim Akademisinde eğitim görecek öğretmen adaylarının branşlarına göre hangi eğitim merkezlerinde hazırlık eğitimi göreceğinin belli olduğunu duyurdu.&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Akademi ile öğretmen adayları için 500 saate yakın bir uygulama eğitimini tüm okul türlerinde başöğretmen ve uzman öğretmenlerin eşliğinde mesleğe hazırlanacakları bir sürecin başladığını ifade eden Tekin, konuşmasına şu şekilde devam etti:</p>

<p>&nbsp;</p>

<p><em><strong>"Biz eski adıyla hizmet içi eğitim merkezlerimizi Millî Eğitim Akademisine dönüştürdük. Şu anda sınıf öğretmenliği için Aksaray, Erzurum, Gaziantep, Kayseri, Ankara ve İstanbul'daki eğitim akademilerimizde aday eğitim sürecini yürüteceğiz. Özel eğitimi öğretmenliği için Gaziantep, Ankara ve İstanbul; Yabancı Diller için Kayseri ve İstanbul'da... Bunların hepsini ilan edeceğiz."</strong></em></p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Tekin, öğretmen adaylarının pratik uygulamaların yoğun olduğu bir adaylık sürecini yaşayacaklarını ve neticesinde adaylık eğitimini tamamladıktan sonra öğretmen olacaklarını belirtti.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Öğretmen adaylarının en kısa zamanda eğitimlerinin başlamasının planlandığını ifade eden Tekin, öğretmen adaylarının ilgili yasanın amir hükümleri doğrultusunda güvenlik soruşturması sürecinin tamamlanmasının ardından bu sürecin de başlayacağını söyledi.&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p><strong>"Okuma yazmayı yeni öğrenen bir çocuğu notla değerlendirmek demode bir yaklaşım"</strong></p>

<p>İlkokul 1 ve 2. sınıf öğrencilerine verilen <em><strong>"Öğrenci Gelişim Raporları"na ilişkin değerlendirmede bulunan Bakan Tekin, "Henüz okuma yazmayı yeni öğrettiğimiz bir çocuğu notla değerlendirmek artık çok demode bir yaklaşım, dünyada da pedagojik anlamda da... Biz de Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli'yle beraber öğretmen arkadaşlarımızın sadece bir notla değil de kapsamlı bir biçimde öğrenciyi değerlendirdikleri, veliye rehberlik yaptıkları ve tatil dönemlerini daha faydalı geçirecekleri şekilde bir izleme tanımlama süreci başlattık. Sadece biz değil, dünya artık bu yöntemle eğitim öğretim süreçlerini devam ettiriyor ve öğretmen arkadaşlarımız tarafından da çok takdirde karşılandı."</strong></em> şeklinde konuştu.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Tekin, ilkokullarda karne uygulamasının kaldırıldığını, ortaokullarda ve liselerde karne ile birlikte gelişim raporu uygulamasının birlikte yürüdüğünü söyledi.<em><strong> "Bu konunun son günlerde tartışılmasının sebebi 'muhalefet partisidir'"</strong></em> diyen Tekin, konuşmasına şu şekilde devam etti:</p>

<p>&nbsp;</p>

<p><em><strong>"Biz Millî Eğitim Bakanlığı olarak Atatürk başta olmak üzere bu ülkeyi bize emanet eden herkese, onların emanetine, maddi ve manevi emanetlerine saygı duymak, saygı duyacak bir kuşak yetiştirmekle mükellefiz. Dolayısıyla bizim Atatürk ya da Atatürk'ün saygınlığı ile ilgili olumsuz bir tavır içinde bulunacağımızı iddia eden muhalefeti ben buradan kınıyorum. Açık yüreklilikle söylüyorum: Bu, açık bir niyet okuyuculuktur..."</strong></em></p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Tekin, <strong><em>"Lütfen okullarımızı, bizleri, eğitim öğretim sistemimizi Atatürk üzerinden eleştirmekten vazgeçsinler. En az onlar kadar Atatürk'e saygı duyuyoruz. Atatürk'ü seviyoruz. Çocuklarımızın da atalarına saygılı, cumhuriyet değerlerine saygılı bir biçimde yetişmesi için çaba sarf ediyoruz."</em></strong> dedi.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Bakan Tekin, Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli doğrultusunda 2028 yılında YKS VE LGS'de soru tiplerinde hayata geçirilmesi planlanan değişikliklere ilişkin soru üzerine, Bakanlığın gündeminde kademeler arası geçiş süreciyle ilgili olarak hiçbir değişiklik bulunmadığını vurguladı.&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p><em><strong>"Bu konuda çocuklarımızın, öğretmenlerimizin kafasını kimsenin karıştırmaya hakkı yok." </strong></em>diye konuşan Tekin, kademeler arası geçiş için kullanılan merkezî sınav sorularının tamamen ders kitapları ve müfredattan çıktığını her zaman söylediklerine işaret etti. Tekin,<em><strong> "Bunun altını ısrarla çizerek söylüyoruz. Şimdi bu açıklamaları yapmazsak... Yani yeni programlarımız ve yeni kitaplarımız doğrultusunda sınav sorularının güncelleneceğini söylemezsek çocuklarımız bir problemle karşı karşıya kalacak. Dolayısıyla burada söylediğimiz şey, sadece ve sadece şu: Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli kapsamında geçtiğimiz eğitim öğretim yılında başlayan programlarımızın uygulanma sürecini tamamladıktan sonra kademeler arası geçişe tabi olacak arkadaşlarımız için soru havuzu revize edilmiş olacak. Neye göre? Yeni kitaplara ve yeni müfredata göre. Sadece soru tarzları itibarıyla, sorular itibarıyla... Yani sınav sisteminde, sınavda, kademeler arası geçişte herhangi bir değişiklik değil bu. Sadece sorularımızın müfredata uyarlanmış olması."&nbsp;</strong></em></p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Mevcut soruların mevcut müfredata göre olduğunu ifade eden Tekin,&nbsp; 2028 yılında Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli kapsamında ilk defa kademeler arası geçiş sınavına girecek öğrenciler için ise yeni müfredat ve yeni programlara göre, yeni ders kitaplarından hazırlanmış sorular olacağını vurguladı. Tekin, şu değerlendirmelerde bulundu:&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>"Çocuklarımız ve gençlerimizin bizim ders kitaplarımız, EBA'da kendileri için paylaştığımız materyaller başta MEBİ olmak üzere dijital ortamlarda kendilerine sunduğumuz imkânlar dışında herhangi bir şeye ihtiyaç duymadan kademeler arası geçiş sınavına hazırlanacakları bir süreç var önümüzde.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Eğer eksiklik hissettikleri bir konu varsa okul müdürlüklerine başvurduklarında DYK dediğimiz okul içerisinde eksik oldukları derslerle ilgili okul yönetimi kendilerine ilave kurslar düzenliyor zaten. Bütün gayemiz, eğitimde fırsat eşitliğini maksimize etmek için bütün çocuklarımızın sosyal devlet mantığı çerçevesinde ücretsiz ve eşit bir biçimde eğitim öğretim fırsatlarından faydalanması.&nbsp; Çocuklarımızın ilave yardımcı kitap, yardımcı kaynak ya da benzeri şeylere asla ihtiyaçları yok. Okullarımızda da bunların alınmasını istemediğimizi defaten söyledik."</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Özel okullarda da bu ders yapılarının Bakanlık tarafından verildiğine dikkat çeken Bakan Tekin, <em><strong>"Çocuklarımızın ilave bir kaynağa asla ihtiyacı yok. İlave olarak ihtiyaç duyacakları kaynak ya da herhangi bir şey varsa onu da biz elektronik ortamda kendilerine sunuyoruz."</strong></em> dedi.&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Yeni soru tiplerinin yeni müfredatla uyumlu olacağını kaydeden Bakan Tekin,<em><strong> "O yüzden kamuoyunda, eski sorular üzerinden çocuklarımızı yanıltacak şeyler yapanlar olabilir, o konuda da uyarmış olalım." </strong></em>şeklinde konuştu.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Adrese dayalı kayıt sistemine ilişkin soruya yanıt veren Bakan Tekin şunları kaydetti:</p>

<p>&nbsp;</p>

<p><em><strong>"Bizler kamu kaynağı kullanıyoruz. Kamu kaynağı kullanırken adaletle hükmetmek, adaletle hizmet etmek durumundayız. Elimizdeki kamu kaynaklarını efektif kullanacağız, israf etmeden kullanacağız ama hizmeti sunarken de eşit ve adil bir biçimde hizmet sunabilmeliyiz. Biz bütün planlamalarımızı buna göre yapıyoruz. Türkiye'deki bütün coğrafi veri sistemine kayıtlı adresler, bina bazlı olarak Millî Eğitim Bakanlığının okullarla ilgili tanımlamalarında, okullarla eşleştirilmiş durumda. Yani hangi sokak, hangi okul hangi sokaktaki ilkokul öğrencisi, ortaokul öğrencisinin hangi okulla ilişkilendirileceğini biz planlıyoruz ve yatırımlarımızı da ona göre yapıyoruz. Ardından da Türkiye'de derslik başına düşen ortalama sayı itibarıyla fırsat eşitliği ve adalet ilkesini hayata geçirebilmek açısından okullarda biz bu anlamda standart bir ortalama yakalamaya çalışıyoruz."</strong></em></p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Tekin, yeni dönemde planlanan şekilde adrese dayalı bir biçimde kayıtların yapılması için İçişleri Bakanlığı ile birlikte bir dizi tedbirin hayata geçirileceğini ve kayıtlar esnasında daha sıkı bir dönem olacağını söyledi.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>2023'ten itibarıyla atılan her adımı öğretmenler, öğrenciler ve velilerle, kamuoyundaki paydaşlarla istişare hâlinde yürütmeye çaba sarf ettiklerini belirten Bakan Tekin, ara tatillerin kaldırılıp kaldırılmayacağına ilişkin soruyu da yanıtladı. Tekin, konunun pedagojik ve akademik anlamda artı ve eksilerinin tartışılıp değerlendirildiğini ve henüz verilen bir kararın olmadığını ifade etti.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Bakan Tekin, 12 yıllık zorunlu eğitim konusuna ilişkin ise yanlış bir algı ortaya çıktığını belirterek <em><strong>"Sanki Bakanlığın elinde bu konuda bir formül, bir öneri var ve Bakanlık bunun üzerinde çalışıyor gibi bir algı ortaya çıktı. Bu da doğru değil. Bakın, dünya çok hızla gelişiyor. Eğitim öğretim süreçleri, metodolojisi, pedagoji sürekli kendini yeniliyor. Dünyada artık ne tartışılıyorsa biz de aynı şeyleri tartışmak durumundayız. Dünyada çocuklar çok daha erken yaşlardan itibaren yükseköğretime, yani bir sonraki eğitim öğretim kademesine geçmeye başladı. Biz de bunları tartışmaya açalım ve Türkiye'de bu da tartışılsın istedik. Kamuoyundaki tartışmaları takip ediyoruz. Bu konuda Bakanlığımızdaki ilgili birimler hem üniversitelerle hem akademisyenlerle bu konudaki çalışmalarını da sürdürüyorlar."</strong></em> şeklinde konuştu.<br />
<br />
Kaynak:&nbsp;<a href="https://www.meb.gov.tr/bakan-tekin-trt-habere-egitim-gundemini-degerlendirdi/haber/39552/tr">https://www.meb.gov.tr/bakan-tekin-trt-habere-egitim-gundemini-degerlendirdi/haber/39552/tr</a></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sat, 17 Jan 2026 21:53:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/01/bakan-tekin-ataturk-uzerinden-elestirmekten-vazgecsinler-1768677325.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Türkiye, bölgesel güvenlik ittifakı için görüşmeler yürütüyor</title>
                <category>SİYASET</category>
                <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/turkiye-bolgesel-guvenlik-ittifaki-icin-gorusmeler-yurutuyor-2889</link>
                <guid>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/turkiye-bolgesel-guvenlik-ittifaki-icin-gorusmeler-yurutuyor-2889</guid>
                <description><![CDATA[SANA'da yayımlanan habere göre Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Ankara’nın bölgedeki bazı ülkelerle ortak bir güvenlik ittifakı kurmak amacıyla görüşmeler ve istişareler yürüttüğünü açıkladı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><a href="https://sana.sy/tr/syria-and-turkey/2278913/"><span style="color:#2980b9"><strong>SANA'da yayımlanan habere göre&nbsp;</strong>Türkiye&nbsp;</span></a>Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Ankara’nın bölgedeki bazı ülkelerle ortak bir güvenlik ittifakı kurmak amacıyla görüşmeler ve istişareler yürüttüğünü açıkladı.</p>

<p>Fidan, gazetecilere yaptığı açıklamada, Türkiye’nin Suudi Arabistan veya Mısır’la güvenlik ittifakı kurup kurmayacağına ilişkin soruya yanıt vererek, bölgedeki istikrarın ancak bölge ülkelerinin nitelikli iş birliği ortaya koymasıyla sağlanabileceğini vurguladı.</p>

<p>Bölge ülkeleri arasındaki güvensizliğin, dış güçlerin müdahalesine, terör örgütlerinin ortaya çıkmasına ve iç savaşların patlak vermesine zemin hazırladığını belirten Fidan, güvenlik konusunda iş birliği yapılması ve ortak platformlar oluşturulması gerektiğinin altını çizdi.</p>

<p>Bakan Fidan, bölge ülkelerinin birbirlerinin güvenliğini garanti altına alacak taahhütlerde bulunmasının mevcut sorunların yüzde 80’inin çözümüne katkı sağlayacağını ifade ederek, “Şu anda görüşmeler ve istişareler devam ediyor. Ancak henüz herhangi bir anlaşmaya imza atılmış değil. Cumhurbaşkanımızın vizyonu kapsayıcı, daha geniş ve daha büyük dayanışma ile istikrar üreten bir platform oluşturmak yönünde.” dedi.</p>

<p>Fidan, gün içinde yaptığı diğer açıklamalarda da Türkiye’nin bölgesel güvenlik ve istikrar konularına büyük önem verdiğini vurguladı. Bölgenin geçmişten miras kalan ve zamanla derinleşen sorunlarla karşı karşıya olduğunu hatırlattı.<br />
<br />
Kaynak link:&nbsp;<a href="https://sana.sy/tr/syria-and-turkey/2278913/">https://sana.sy/tr/syria-and-turkey/2278913/</a></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 16 Jan 2026 21:04:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/01/turkiye-bolgesel-guvenlik-ittifaki-icin-gorusmeler-yurutuyor-1768587196.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Devlet Bahçeli: ABD’nin 50 parçaya ayrılacağı günler emin olunuz uzak değildir.</title>
                <category>SİYASET</category>
                <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/devlet-bahceli-abdnin-50-parcaya-ayrilacagi-gunler-emin-olunuz-uzak-degildir-2880</link>
                <guid>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/devlet-bahceli-abdnin-50-parcaya-ayrilacagi-gunler-emin-olunuz-uzak-degildir-2880</guid>
                <description><![CDATA[MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin TBMM Grup Toplantısı'nda yaptığı konuşmada, küresel ve bölgesel gelişmelerden iç siyaset gündemine kadar geniş bir yelpazede önemli mesajlar verdi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin TBMM Grup Toplantısı'nda yaptığı konuşmada, küresel ve bölgesel gelişmelerden iç siyaset gündemine kadar geniş bir yelpazede önemli mesajlar verdi.</p>

<p>Bahçeli, konuşmasına katılımcıları selamlayarak başladı ve MHP'nin siyasetinin **doğru, tutarlı ve zamanlamasıyla örtüşen** bir çizgide olduğunu vurguladı. Siyasette zamanlamanın önemine dikkat çeken Bahçeli, "Doğru siyaset yanlış zamanda beyhude çabadır, doğru zamanda yanlış siyaset ise ham hayaldir" ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>&nbsp;<br />
Küresel Sistem ve ABD Eleştirisi</strong><br />
<br />
Konuşmasının önemli bölümünü uluslararası gelişmelere ayıran Bahçeli, ABD Başkanı Trump'ın uluslararası hukuku hiçe sayan tutumunu sert biçimde eleştirdi. Trump'ın açıklamalarını "dünyanın çivisinin çıktığının göstergesi" olarak niteleyen Bahçeli, ABD'nin küresel çeteleşmeyi savunduğunu, uluslararası hukukun ölümcül darbeler aldığını savundu.</p>

<p>* Venezuela'yı "test alanı" olarak gördüğünü,<br />
* NATO üyesi Danimarka'ya bağlı Grönland'a yönelik tehditlerini,<br />
* ABD'nin emperyalist politikalarının dünyayı ateşe sürüklediğini belirtti.</p>

<p>Bahçeli, <strong>"19. yüzyılda Osmanlı'ya hasta adam diyenler bilsin ki, bugünün gerçek hasta adamı ABD'dir"</strong> diyerek, ABD'nin içten çürüdüğünü ve parçalanma sürecine girdiğini ifade etti. Dünyanın çok kutuplu bir yapıya evrildiğini vurgulayan Bahçeli, Türkiye'nin küresel güç olma hedefini Selçuklu'dan miras çift başlı kartal vizyonuyla yeniden hayata geçirmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>Suriye, Halep ve Terör Örgütleri<br />
Halep'teki çatışmalara geniş yer veren Bahçeli, SDG/YPG'yi sert biçimde eleştirdi:</p>

<p>* "SDG/YPG yanlış üstüne yanlış yapmıştır",<br />
* Mazlum Abdi'yi "Siyonizm'in yandaşı, İsrail'in kuklası" olarak tanımladı,<br />
* PKK'nın feshedildiği gibi SDG/YPG'nin de aynı akıbete uğraması gerektiğini vurguladı.</p>

<p>Sözlerini 15 Ocak 2026 tarihinde idrak edilecek Miraç Kandili dolayısıyla tebriklerle tamamlayan Bahçeli, "Huzurun, Süper Güç Türkiye'nin ve milli birlik ile kardeşliğin miracına hep birlikte yükselelim" temennisinde bulundu.</p>

<p>Bahçeli, konuşmasını "Türkiye var oldukça, Türk milleti emrinde ve hizmetinde olacağız. Terörsüz, güçlü, müreffeh bir Türkiye'yi Cumhur İttifakı olarak mutlaka inşa edeceğiz" sözleriyle noktaladı.<br />
<br />
<strong>Devlet Bahçeli'nin açıklamasının tam metni şöyle:</strong></p>

<p>Değerli Milletvekili Arkadaşlarım,</p>

<p>Muhterem Hanımefendiler, Beyefendiler,</p>

<p>Basınımızın Değerli Temsilcileri,</p>

<p>Bu haftaki grup toplantımızın başında hepinizi hürmet ve muhabbetle selamlıyor, en iyi dileklerimi sunuyorum.</p>

<p>Yurt içinde ve yurt dışında; televizyon ekranlarından, radyo kanallarından, sosyal medya platformlarından bugünkü toplantımızı takip eden tüm vatandaşlarımızı,</p>

<p>Gönül ve kültür coğrafyalarımızda haysiyetli ve hakikatli bir hayatın mücadelesini veren bütün kardeşlerimizi saygı ve sevgiyle selamlıyor, hepsine sağlıklı, başarılı ve huzurlu bir ömür diliyorum.</p>

<p>Mustafa Kemal Paşa, Erzurum Kongresi günlerinde Mazhar Müfit Kansu’ya ağyarını mani efradını cami bir tespitte bulunarak şunları söylemişti.</p>

<p>“Zamanında hiçbir şeyi kaçırmamak ve zamansız hiçbir şeye uzaktan yakından tevessül etmemek başlıca dikkatimizi teşkil etmelidir.”</p>

<p>Hayatın ve siyasetin olağan veya olağanüstü akışında şayet zamanlama hatasına düşülürse, şayet fikir ve şuur yoksunu adımlar birbirine eklemlenip ilerleyiş kaydederse varılacak yer her zaman meçhulün ve muammanın çukur dibi olacaktır.</p>

<p>Daha önceki konuşmalarımda değindim gibi, siyasetin doğruluğu kadar zamanın da doğru olması gerekmektedir.</p>

<p>Doğru siyaset yanlış zamanda sadece beyhude bir çabadır.</p>

<p>Doğru zamanda yanlış siyaset sadece ham bir hayalin peşinde oyalanmaktan ibarettir.</p>

<p>Şu hususu memnuniyetle ifade edebilirim ki, Milliyetçi Hareket Partisi’nin siyaseti doğrudur, mücadelesi doğrudur, duruşu doğrudur, ilkeleri doğrudur, ülküsü doğrudur, bununla birlikte içinde bulunduğumuz zaman tatbik ettiğimiz siyasetle de tutarlıdır, dengelidir ve örtüşmektedir.</p>

<p>Mantık süzgecinden geçmemiş, feraset imbiğinde damıtılmamış, samimiyet sınavını verememiş, vatanseverlik ve milletseverlik barajından geçememiş bir siyaset biçimi gerçek manada siyaset değildir, insanımıza da hiçbir hayrı dokunamayacaktır.</p>

<p>Türkiye’nin aleyhine siyaset içinde olanlar çarpacak sahil arayan dümeni kırık metruk tekne gibidir.</p>

<p>Bizim içinde bulunduğumuz gemi metruk bir tekne değil, fırtınaları yarıp geçen, dev dalgalara cesaretle direnen iman ve irade gemisidir.</p>

<p>Riskin içindeki fırsat cevherini bulmak, ufkun ötesindeki umut adasını görmek, her şeyden evvel maharettir, marifettir, son tahlilde basirettir.</p>

<p>Basiret yoksunu bir siyaset zihniyeti pek çok badire ve belaya çanak tutacak, ortam açacak, davetiye çıkaracaktır.</p>

<p>Dikkat edilmesi, uyanık olunması gereken önemli tehlike de budur.</p>

<p>Basiret, hayatı ve siyaseti doğru okumaktır.</p>

<p>Başka bir ifadeyle, görünenin ve gösterilmek istenenin diğer yüzlerini ya sezgiyle ya da bilgiyle kavramak demektir.</p>

<p>Esasında hiçbir şey aşikar bir şekilde görüldüğü gibi değildir.</p>

<p>Bilerek, bularak, arayarak, aklederek, çalışarak, sabrederek, şükrederek ve idrak ederek gösterime sokulan ne varsa ardına saklanan gerçekleri tüm veçhesiyle, tüm vetiresiyle görmek mümkündür.</p>

<p>Milliyetçi Hareket Partisi ile Cumhur İttifakı’nın yaptığı ve yapacağı da budur.</p>

<p>Fikir demek hayat demektir, siyaset demektir, duruş demektir, duyuş demektir, durgunluğu aşan eylem demektir.</p>

<p>İbn-i Rüşd’e göre, fikirlerin kanatları vardır, kimse insanlığa ulaşmasını engelleyemez.</p>

<p>Hele ki, doğru bir fikrin önünde hiçbir bariyer, hiçbir duvar tutunamaz.</p>

<p>Milliyetçi-Ülkücü Hareket’in fikir ve düşünce düzeyi göz kamaştırmaktadır.</p>

<p>Bu kapsamda kalem oynatan, kelimelere ruh katan, fikir namusunu siyasi mücadelesinin omurgası yapan, deyim yerindeyse emeğiyle yüreğini birleştiren nice serdengeçti gönüller, nice münevver ve mütehassıs isimler davamızın yükselişine her saha ve zeminde hizmet etmişlerdir.</p>

<p>Huzurlarınızda Allah hepsinden ve hepinizden razı olsun diyorum.</p>

<p>Tasavvur vadisinden fiiliyat sahnesine, fikir evresinden hareket evrenine pek çok zorluğu aşa aşa geçen Türk milliyetçiliği toplum ve millet nezdinde çok büyük takdir ve sevgiye müstahak olmuştur.</p>

<p>Haklı ve haysiyet mihverine dayalı hiçbir mücadele kolay yollardan geçmemiş, ikbalin düşkünlüğünü davanın itibar ve iffet düzeyiyle değişmemiştir.</p>

<p>Pakistanlı alim, şair, filozof ve politikacı Muhammed İkbal demişti ki:</p>

<p>“Aynı gökte uçarlar; fakat karganın dünyası başka, şahinin ki başkadır.”</p>

<p>Ben de diyorum ki, kurdun dünyası başka, sırtlanın dünyası bambaşkadır.</p>

<p>İnsan muhabbet üzere yaşamalıdır.</p>

<p>Hayatın manasını kavrayabilmek için sevgi ve saygının şart olduğunu bilmelidir.</p>

<p>Sevgi, saygı, merhamet ve vicdanıyla cem olan bir insan sürünerek yaşamakla Allah rızasına müzahir yaşamayı birbirinden ayırmayı başaran insandır.</p>

<p>“Ben ben” demeyi bırakarak “bize” ulaşmayı telkin eden büyük şairimiz Bahtiyar Vahapzade’nin “Bir hükme, bir fermana ben başımı eğmedim”demesi ayrılığa, haksızlığa ve milli birliğin kopuşuna bir nevi meydan okumasıdır.</p>

<p>Milliyetçi Hareket Partisi’nin mütemayiz gayesi benlerden oluşan muazzam çokluğu biz kalıbında birleştirmek; bunu da sevgi, saygı, empati, anlayış, hoşgörü, karşılıklı anlayış ve kaynaşmayla gerçekleştirmektir.</p>

<p>14’üncü yüzyılda yaşamış olan meşhur seyyah İbn-i Battuta klasikleşmiş eserinde, Anadolu’da Ahi zaviyelerinde yapılan toplantı ve ayinlerde herkesin külahını önüne koyarak oturduğunu yazmıştır.</p>

<p>Biz de şapkamızı önümüze koyup nokta zamanla akan zaman arasındaki gelişmeleri dosdoğru şekilde ele almak, gerekirse de fincancı katırlarını ürkütmek amacındayız.</p>

<p>Doğru neyse onu konuşmalıyız.</p>

<p>Üstelik eğmeden, bükmeden, kılı kırk yaran tecrübi akıl ve ahlakın merceğinden karşımızdaki meseleleri dürüstçe okumalıyız.</p>

<p>Aziz Dava Arkadaşlarım,</p>

<p>Değerli Hanımefendiler, Beyefendiler,</p>

<p>Yapılan bilimsel araştırmalara göre, ilk insanın 3 milyon yıl önce, düşünen ilk insanın 1 milyon yıl önce, çağdaş tipte düşünen ilk insanın da 200 bin yıl önce ortaya çıktığı iddia edilmektedir.</p>

<p>Buna rağmen süreklilik içinde devam eden çalışmalar bu tarihlerin çok daha eskiye dayandığını da göstermektedir.</p>

<p>Bizim konumuz kesintisiz devam edegelen mezkur tartışmaların doğruluğu veya yanlışlığı üzerine akıl ve fikir yürütmek değildir.</p>

<p>Anladığımız ve gördüğümüz asıl açmaz, asıl çarpıklık şudur:</p>

<p>İnsanlık iki müessir ve mütemadi sorunu asla çözememiştir:</p>

<p>Birincisi, birlikte yaşamak sorunu; diğeri de bağlayıcı, ahlaki, temel değer ve kurallara dayalı uluslararası düzen kurmak sorunudur.</p>

<p>Meşhur bir filozofun 19’uncu yüzyıldaki şu sözü de bu iki sorunla mündemiçtir.</p>

<p>Buna göre, insanlığın iki temel sorunu vardır: Birisi adaletsizlik, ikincisi de anlamsızlıktır. Adaletsizliğe karşı hukuk, anlamsızlığa karşı da sanat bulunmuştur. Ne var ki ne insan hukuka, ne de sanat insana ulaşabilmiştir.</p>

<p>1975 yılından buyana dünyadaki çatışmaları inceleyen ve İsveç’te kurulu bulunan Uppsala Çatışma Verileri Programı’na göre günümüzde orta veya büyük ölçekteki çatışma ve savaşların toplam sayısı dünya genelinde 185’e tırmanmıştır.</p>

<p>Bu tablo insanlık namına uyarıcı, kaygılandırıcı ve ürperticidir.</p>

<p>Yaklaşık beş milyar insan huzursuzluk sarmalında, çatışma ve savaşların odağındadır.</p>

<p>ABD Başkanı Trump’ın geçtiğimiz günlerde basına verdiği demeçte söylediği sözler çivisi çıkan, kaosun pençesine düşen dünyanın hali pür melalinden başka bir şey değildir.</p>

<p>Bir gazetecinin, “küresel yetkilerinizin herhangi bir kısıtlaması var mı?” sorusuna Trump’ın verdiği cevap aynısıyla şudur: “Kendi ahlakım, kendi aklım. Ben durdurabilecek tek şey bu. Uluslararası hukuka ihtiyacım yok.”</p>

<p>Öncelikle bir sorunun cevabı üzerine düşünmemiz lazımdır:</p>

<p>Devlet mi hukukun ürünü, yoksa hukuk mu devletin sonucudur?</p>

<p>Siyaset ve hukuk felsefecileri bu soruya çok kafa yormuşlardır.</p>

<p>Hukuku yapanlarla siyaseti yapanlar, hukuku yapanlarla hayatın rotasını çizenler aynıdır.</p>

<p>Bizim tarih, kültür ve fikir koordinatlarıyla söyleyecek olursak; hukuk, devlet olma halinin mahsulü; devlet de hukukun ve adalet ruhunun mütemmim cüzüdür.</p>

<p>Hukuku yapan devlet, eğer hukuka uymaz, hukuku çiğnerse çeteden, organize suç örgütlerinden hiçbir farkı kalmayacaktır.</p>

<p>Buradan hareketle diyebiliriz ki,</p>

<p>Mevcut ve mahut haliyle uluslararası hukukun aldığı ölümcül darbeler küresel mahiyette çeteleşmeyi, devlet altı yapıları, gücü yeten yetene mantığını yaygınlaştıracak, ezcümle korkunç bir durumu yeni ve yıkıcı bir normal olarak tescilleyecektir.</p>

<p>ABD Başkanı’nın savunduğu küresel çeteleşmedir, vandallığın taltifidir, şiddete ve silaha dayanan siyasetin kıtaları, coğrafyaları gayri ahlaki, gayri hukuki ve zorbaca abluka altına almasıdır.</p>

<p>Küresel kurum ve kuruluşlardan kademeli olarak çekilen ABD’nin dünyayı ateşe sürüklediği, insanlığın sonunu hazırladığı, kıyamet senaryolarına ilkel bir inanç ve politik dağılma eşliğinde refakat ettiği artık inkarı çok zor bir gerçek olarak karşımızdadır.</p>

<p>Bugünkü dünya tablosunda demokrasi ne arada, ne arafta, ne de raftadır; maalesef hepten kayıp, hepten yok hükmündedir.</p>

<p>Bugünkü dünya tablosunda özgürlükler, insan hakları, insani miras ve değerler hazinesi emperyalizmin hücumuna uğramış, vahşi batı eliyle tahrip ve yağma dönemi başlamıştır.</p>

<p>Dizginlenmeyen hırslar, fren tutmayan ihtiraslar insan aklının önüne geçmiştir.</p>

<p>Dip akıntı halinde asırlardan beri devam eden bölüşüm, paylaşım ve hakimiyet kavgaları geldiğimiz bu aşamada ulu orta yapılır olmuştur.</p>

<p>Petrol, doğal gaz, değerli maden ve mineraller çatışmaların, savaşların ve aşırı gerilimlerin hem vasıtası hem de motivasyonu haline gelmiştir.</p>

<p>Buna su kaynaklarına erişim yollarındaki tıkanıklıklar da ilave edildiği takdirde dünyada aklıselim tamamen kaybolacaktır.</p>

<p>Uyarıyorum, herkesi sağduyuya davet ediyorum; yaşadığımız çok vektörlü, çok matrisli, çok parametreli cepheleşmelerin aynısına birinci ve ikinci dünya savaşları öncesinde de tesadüf edilmiştir.</p>

<p>Ve bu savaşların olağanüstü tesirleri günümüze kadar devam etmiş, halen de etmektedir.</p>

<p>Akıl ve vicdan köprüsü yıkılan Trump’ın zincirleme çılgınlıkları, günbegün yayılan fütursuzluk ve pervasızlıkları dünyayı karanlık bir uçurumun kenarına kadar sürüklemiş durumdadır.</p>

<p>İnsanlığın topyekûn yeni bir savaşa girmesi, dahası bunun nükleer silahlarla tahkiminin yapılması, ayrıca yönlendirilmiş enerji silahlarının, mikrodalga veya lazer ışınlarıkullanılarak hedeflerini etkisizleştiren silahların da kullanılması halinde olabilecekleri düşünmek bile korkunçtur.</p>

<p>Venezuela komplosu yalnızca bir testtir ve böylelikle tepkiler ölçülmüş, yakın geleceğin stratejik analizleri yapılmıştır.</p>

<p>Şimdi sırayı bir NATO üyesi olan Danimarka’ya bağlı Grönland almıştır.</p>

<p>Trump’ın, “bu sorunu ister nazikçe, ister sertçe çözeceğiz”, açıklaması yangına körükle giden bir sorumsuz ve şuursuzun dayatmasından başka bir şey değildir.</p>

<p>Bir NATO üyesi ülkenin hakimiyetindeki topraklara bir başka NATO üyesi ülkenin çökme ve işgal planı nasıl tarif ve tevil edilecektir?</p>

<p>Bu şartlar altında NATO’nun değer ve hükmünden, ahlaki ve hukuki bağlayıcılığından samimiyetle bahsetmek akla ve mantığa sığacak mıdır?</p>

<p>Tek taraflı ve bağnaz şekilde; istedim, öyle düşündüm, alacağım, yapacağım, vuracağım, yargılayacağım demek hür dünyaya rest çekmek, haydi yüreğiniz yetiyorsa gelin de savaşalım demek anlamına gelmeyecek midir?</p>

<p>Allah için söyleyiniz, ABD’nin fiilen üstlendiği küresel jandarmalık pozisyonunda beşeriyet aç hürler, tok esirler mevkiinde görülmeyecek midir?</p>

<p>Gerçi 1946 yılında dönemin ABD Başkanı Truman’ın, yine dönemin Danimarka Dışişleri Bakanı’na yaptığı ahlaksız teklif emperyalizmin dönen çarkında işin özünde pek bir değişiklik olmadığına da işaret etmektedir.</p>

<p>O zaman Truman 100 milyon dolar altın karşılığında Grönland’ı satın almak istemiş, teklif Danimarka yönetimi tarafından reddedilmiştir.</p>

<p>Bunun yanı sıra Küba’ya sözde özgürlük getirmenin, Kolombiya’yı cezalandırmanın, Panama ve Kanada üzerinde hak iddiasının, İran’ı vurmanın aleni hesap ve hedefiyle meşgul olan ABD’nin küresel yok oluştan önce kendi sonunu hazırladığı da ortadadır.</p>

<p>Küresel konvansiyonel savaş tehdidi ciddi düzeydedir.</p>

<p>Türkiye olarak her ihtimali sıfır hatayla ele almak, yüksek bir öngörüyle değerlendirmek, nitekim buna muvafık siyasi, askeri ve ekonomik tahkimatı sabır ve sebat içinde yapmak artık vatan, millet ve bekanın şerefidir.</p>

<p>19’uncu yüzyılda Osmanlı İmparatorluğu’na hasta adam yaftası vurmuşlardı.</p>

<p>Bugünün dünyasında gerçek hasta adam Amerika Birleşik Devletleri’dir.</p>

<p>İçeriden çürümüş, büyük oranda insan kalitesini yitirmiş, anlam ve varlık nedenini kaybetmiş toplum yapısına sahip olan ABD’nin kristal vazo gibi 50 parçaya ayrılacağı günler emin olunuz uzak değildir.</p>

<p>Bu ülkenin Siyonist haydutluğa verdiği ve kumanda odası evenjelizmin felaket senaryolarıyla teçhiz edilmiş desteğini diri tutabilmek için Latin Amerika ve Ortadoğu’nun enerji kaynaklarını sömürme planı elbette son çırpınışlardır.</p>

<p>Dünya ABD ve İsrail’den müteşekkil değildir.</p>

<p>Birleşmiş Milletlere üye diğer 191 ülke meydanın boş olmadığını göstermelidir.</p>

<p>Siyonizm’in atına binen nevzuhur kovboylar mutlaka bu attan düşerek ineceklerdir.</p>

<p>Milletleri kendi coğrafyalarında, kendi beşeri ve ekonomik kaynaklarından vazgeçmeye zorlama siyasetinin yeni ismi Donroe doktrinidir.</p>

<p>Tek kutuplu dünya tamamen istisna bir dönemin ürünüdür.</p>

<p>Yeni kutupların doğduğu günümüzde kaybedeceğimiz zaman yoktur.</p>

<p>Başkalarının senaryolarında oyalanacak vaktimiz yoktur.</p>

<p>Dünyanın mazlum ülkeleri ve yardım eli bekleyen insanlık umut aramaktadır.</p>

<p>Asırlar öncesinde olduğu gibi devletimizin küresel güç olması yine hedefimizdir.</p>

<p>Böylesi bir uyanış ve silkiniş, hürriyete, paylaşmaya, hakkaniyete hasret insanlık için Türkiye’mizi bir kutup başı yapacaktır.</p>

<p>Bunu yapmanın yolunu bir konuşmamda da belirtmiştim.</p>

<p>Selçuklu devletinin bayrağında iki yöne bakan çift başlı kartaldan Osmanlı’ya ve Cumhuriyet’e miras kalan stratejik vizyon hepimize rehber olmalıdır.</p>

<p>Bu, bir pençesi batıyı, bir pençesi doğuyu kavramış ve üç kıtada muazzam bir coğrafyayı koruyucu kanatları altına almış kartaldır.</p>

<p>Söz konusu mukadderatla perçinli mirastan doğan ay yıldız jeopolitiğinin önü sonuna kadar açıktır.</p>

<p>Dünyanın Türkçe okunacağı böylesi bir hakimiyet ise asla saldırgan, sömürücü, baskıcı olmayacaktır.</p>

<p>Adil, hoşgörülü, paylaşımcı olacak; saygı duyulacak, dostluğu da her zaman ve zeminde aranacaktır.</p>

<p>Bunu görmek isteyenlerin Anadolu coğrafyasındaki bin yıllık tarihimize bakmaları yeterlidir.</p>

<p>Ancak bu yüksek ülküler özel hasletler gerektirir ve buna ulaşmanın yolu,</p>

<p>Dünyadaki gelişmeleri doğru okuyabilen bir görüş derinliğinden,</p>

<p>İnsanlığın yaşadığı ahlak ve değer buhranını analiz eden manevi olgunluktan,</p>

<p>Mazlum toplumlara ait emek, değer ve kaynakların nasıl sömürüldüğünü gören sorgulayıcı bakıştan,</p>

<p>Beşeriyeti bir rakip gibi değil, Allah’ın emaneti bir kutlu paylaşma vasıtası olarak yorumlayan adalet duygusundan,</p>

<p>Ve bunları akıl, sabır, vizyon, bilgi, dikkat ve sevgi ile oluşacak bir terkibin aramızda filizlenmesinden geçecektir.</p>

<p>Değerli Arkadaşlarım,</p>

<p>İran’da para birimi riyalin rekor düzeyde değer kaybetmesinin ardından başkent Tahran’daki Tarihi Kapalı Çarşı esnafının 28 Aralık 2025 tarihinde başlattığı protestolar 16’ncı gününde kitleselleşerek ülke geneline yayılmıştır.</p>

<p>Bu anlattığım madalyonun bir yüzüdür.</p>

<p>Diğer yüzü ise İran’a yönelik organize ve çok aktörlü istihbarat ve emperyalist provokasyonlar, kumpas ve tertiplerdir.</p>

<p>Mühim olan, dikkatle tefrik ve tefsir edilmesi gereken de bu yüzdür.</p>

<p>İran’daki şiddet olaylarında çok sayıda kişi hayatını kaybetmiştir.</p>

<p>Hem olan hem de olması gereken siyasi gerçekliğe bakarak diyebilirim ki, İran’ın huzursuzluğu, İran’ın bölünmüşlüğü, İran’ın sancı içinde kıvranması Türkiye’yi ve bölge ülkelerini her açıdan tehdit etmektedir.</p>

<p>Komşu ülke İran’ın siyasi ve toprak bütünlüğü, iç barış, istikrar ve huzur iklimi Türkiye için hayat memat konusudur.</p>

<p>Hangi mihrakların devrede olduğunu, hangi planların uygulamaya geçildiğini, nasıl bir İran’ın hedeflendiği parkta oynayan çocuklara sorsak onlar bile itiraf ve ifade edeceklerdir.</p>

<p>Buzdağının yalnızca görünen kısmına değil, su altında kalan bölümüne bakmak lazımdır.</p>

<p>İran’a neşter vuran, İran’ı felç etmek için örtülü operasyon yapan; siyasi, askeri ve ekonomik tehditlerle köşeye sıkıştırmaya çalışan mihrakların hüviyetleri belli, habis ve hayasız hedefleri bilinmektedir.</p>

<p>Tehdit son derece tanıdık ve yakındır.</p>

<p>Gezi Parkı olaylarıyla İran’daki malum olaylar arasındaki benzerlikler üzerine dikkatle düşünmenizi özellikle temenni ediyorum.</p>

<p>ABD ve İsrail’in, İran’a karşı saldırı pozisyonuna geçmesi, doğrudan müdahale amacıyla ülkenin daha da karışmasını gözlemeleri, daha doğrusu karıştırılmasını temin etmeleri az evvel bahsettiğim küresel konvansiyonel savaşa bir adım daha yaklaşmaktır.</p>

<p>İran’daki olaylara siyasi, ahlaki, inanç, kültür ve komşuluk bağları gereğince mutlaka karşı durulmalı, karşı çıkılmalıdır.</p>

<p>Üzerinde yaşadığımız coğrafyanın Siyonist ve emperyalist kuşatma ve kurcalamayla alt üst edilmesi, etnik ve mezhebi fay hatlarının kırılarak husumet mevzilerinin çok daha güncellenip güçlenmesi hepimizin aleyhine olacaktır.</p>

<p>Bu nedenle gün bir ve beraber olma günüdür.</p>

<p>İran Türklüğünün olaylara soğuk ve mesafeli tavrı da ayrıca değerli ve tebrike layıktır.</p>

<p>İran halkı emperyalizmin köstebek lider projesine ve siparişine müsaade etmeyecektir.</p>

<p>İran’daki traktörler de herhangi bir dış bağlantılı dayatmanın ve dalaverenin bozuk tarlasını sürmeye, böylesi bir şer oyuna alet olmaya, sonucu çok tehlikeli olan istikrarsızlığa çanak tutmaya yanaşmayacak, hiçbir yanlışa ortak olmayacak, hiçbir mütecaviz girişime kalkışmayacak, emperyalizmin taşeronu olmaya heves etmeyecek, gündeme bile almayacaktır.</p>

<p>Bakınız, Suriye’nin orasına burasına yuvalanan Siyonist alçaklık suyu bulandırmak, iç bütünlüğü yıkmak, iç bölünmeleri kışkırtmak için her yola tevessül ve teşebbüs halindedir.</p>

<p>Halep’in Eşrefiye ile Şeyh Maksut mahallerini içine alan çatışmalar her açıdan düşündürücüdür.</p>

<p>SDG/YPG yanlış üstüne yanlış yapmıştır.</p>

<p>Halep oradaysa arşının Şam’da olduğu netleşmiştir.</p>

<p>Trump ise ayaküstü bunları satmıştır.</p>

<p>Şu gerçeği tekrar vurgulamakta yarar olacaktır:</p>

<p>PKK’nın örgütsel varlığı feshedilmiş, silahlar bırakılmıştır.</p>

<p>Bu terör örgütünün uzantısı olan SDG/YPG’nin de akıbeti aynı olmalıdır.</p>

<p>Bizim için yegane geçerli olan İmralı’nın 27 Şubat çağrısı barışa ve kucaklaşmaya davettir, üstelik bölücü terör örgütünün bütün yapılarını bağlamaktadır.</p>

<p>SDG/YPG bundan bağımsız değildir, olması da mümkün değildir.</p>

<p>Görünen gerçek aynısıyla şöyledir:</p>

<p>Özellikle Mazlum Abdi isimli terörist Siyonizm’in yandaşıdır, İsrail’in kuklasıdır, PKK’nın kurucu önderliğine saygısız ve sadakatsizdir.</p>

<p>Hiç kimse, bilhassa DEM Parti Halep’te Kürt kardeşlerimize saldırıldığını, kanlarının döküldüğünü söyleyemez, söylese bile bunun inandırıcılığından bahsedilemez.</p>

<p>Kürt kardeşlerimizin kanı bizim kanımızdır, acısı bizim acımızdır.</p>

<p>Halep’te sivilleri canlı kalkan yapan, masumların arkasına saklanan, onları ölüme sürükleyen SDG/YPG’dir.</p>

<p>Çok şükür Suriye ordusu sivilleri sabırla ve tam tekmil halinde tahliye etmeyi başarmış, onların kılına bile dokunmamıştır.</p>

<p>DEM Parti yetkililerinin “Türkiye’yi uyarıyoruz” diyerek başlayan söz ve açıklamaları, SDG/YPG’yi aklama ve arkalama niyetleri hakikaten çok üzücü ve sorunlu bir dildir.</p>

<p>Terörsüz Türkiye’nin adım adım gerçekleştidiği bir süreçte her türlü fedakarlık yapılıyorken birden bire Halep gerekçesiyle sokaklara dökülmek, sivri dile saplanıp kalmak, Diyarbakır’dan İstanbul’a kadar meseleyi bağlamından koparıp istismar etmek hiç kimseye bir şey kazandırmayacaktır.</p>

<p>Bilinmelidir ki, Türk’ün kanı Kürt’e, Kürt’ün kanı da Türk’e haramdır.</p>

<p>Çünkü biz kardeşiz, biz kader ve keder ortağıyız.</p>

<p>SDG/YPG’nin Ankara’ya davet edilip müzakere edilmesini istemek ya aceleye getirilmiş bir açıklama veya meseleyi kavrayamayan ve gerçekleri göz ardı eden bir akıl tutulmasıdır.</p>

<p>İsrail’in güdümündeki terör örgütüyle pazarlık nasıl olacaktır?</p>

<p>Türkiye Cumhuriyeti böylesi bir zillete nasıl onay verecektir?</p>

<p>Muhatap bellidir, PKK’nın kurucu önderinden başkası asla değildir.</p>

<p>DEM Parti’nin Türkiye partisi olma yönündeki demokratik ve dengeli mücadelesini görmekle beraber, eski hastalıkların tekrar ve zaman zaman bir kez daha nüksetmesinin sorumluluk ahlakıyla çatışacağını düşünüyorum.</p>

<p>Hatırlatmam maruz görülsün, fakat bu parti Türkiye’nin partisidir ve bu haliyle Türkiye’ye parmak sallaması asla ve kata meşru, masum ve makul görülemeyecektir.</p>

<p>Halep’te sükûnetin tesisi sevindirici bir gelişmedir.</p>

<p>Suriye’nin siyasi ve toprak bütünlüğü muhakkak korunmalıdır.</p>

<p>SDG/YPG’nin muhatabı Suriye Cumhuriyeti devletidir, nihayet 10 Mart Mutabakatının zamanı dolsa da karşılıklı uzlaşma, yapıcı görüşme ve müzakerelerle İmralı’nın da çağrısı olan entegrasyon süreci tamamlanmalıdır.</p>

<p>Tarih ve coğrafyayı birbirine bağlayarak barış kuşağının sıcaklığı milletimizin ve bölge halklarının bahtını ve yolunu açacaktır.</p>

<p>İnancımız, irademiz, ümidimiz ve hedefimiz de bu şekildedir.</p>

<p>Uyuyan vicdanları deyim yerindeyse çekiç darbeleriyle uyandıracağız.</p>

<p>Çoğulcu cehaletin tutsağı olanları mutlaka aydınlatıp ikna edeceğiz.</p>

<p>Türk’ün kaderi Kürt, Kürt’ün kaderi Türk’tür diyeceğiz.</p>

<p>Eli silahlı, eli kanlı, vicdanı lekeli, kalbi nasırlı teröristleri aramızdan çekip çıkaracağız.</p>

<p>Türkiye’mizin ve bölgemizin telafisi mümkün olmayan bir yıkıma sürüklenmesini önlemek hepimiz için milli bir görevdir.</p>

<p>Herkes üstüne düşen sorumluluğu, siyasi hesapları bir kenara bırakarak yerine getirmelidir.</p>

<p>Biz herkesi Türk milletinin vazgeçilmez bir evladı olarak görüyoruz.</p>

<p>Milliyetçi Hareket Partisi milletimizin her evladına kapısını açıyor.</p>

<p>Bu topraklara vatanım diyen herkese ocağını açıyor.</p>

<p>Bu insanlara milletim diyen herkese kucağını açıyor.</p>

<p>Milliyetçi Hareket Partisi ve Cumhur İttifakı, bu bayrak benim, bu ülke benim diyen herkese gönlünü açıyor.</p>

<p>İçinden geçtiğimiz hassas ortam tahrik ve kışkırtmalara açıktır ve müsaittir.</p>

<p>Bu nedenle önümüzdeki süreç dikkat, sağduyu ve akıl gerektirmektedir.</p>

<p>Türk milleti müsterih olsun.</p>

<p>Gönlünü geniş tutsun.</p>

<p>Milliyetçi Hareket Partisi ve Cumhur İttifakı çatışma için değil, kardeşlik için vardır.</p>

<p>Ancak, milli varlık tehlikeye düşerse gereğini yapmaya da hazır olduğumuz kesinlikle unutulmamalıdır.</p>

<p>Bayrağın gönderden indiği yerde,</p>

<p>Bin yıllık kardeşliğin katledilmek istendiği anda;</p>

<p>Maldan, mülkten ve candan vazgeçmeyen bin kere namerttir.</p>

<p>Bu bizim Türk tarihine olan şeref borcumuzdur.</p>

<p>Türk milletine olan namus borcumuzdur.</p>

<p>Bu vatan sahipsiz değildir.</p>

<p>Bu aziz millet çaresiz değildir.</p>

<p>Bozgunculara, yıkıcılara fırsat vermeyeceğiz.</p>

<p>İstismarcılara itibar etmeyeceğiz.</p>

<p>Tahrik ve tertiplere dikkat edeceğiz.</p>

<p>Tek bir ses, tek bir nefes olacağız.</p>

<p>Milliyetçi Hareket Partisi ve Cumhur İttifakı Türkiye için vardır.</p>

<p>Türk milletinin birliği, kardeşliği ve mutluluğu için vardır.</p>

<p>Türkiye var olduğu sürece, Türk milletinin emrinde ve hizmetinde olacağız.</p>

<p>İhanetlere karşı dikkat edeceğiz.</p>

<p>Fitnelere karşı uyanıklık göstereceğiz.</p>

<p>İstismara karşı temkinli olacağız.</p>

<p>Tahriklere ise sabır, şuur ve azimle karşı koyacağız.</p>

<p>Türk milleti ilelebet var olacaktır.</p>

<p>Çünkü kendisini onun bekasına adamış sevdalıları vardır ve buradadır.</p>

<p>Terörsüz Türkiye hedefi, barış ve huzurla, demokrasi ve hürriyetle, sulh ve sükunla, kalkınma ve refahla, kaynaşma ve kardeşlikle bir ve aynıdır.</p>

<p>Ve bu hedefe and olsun ulaşılacaktır.</p>

<p>Başaracağız, yapacağız, yeni yüzyılın ikinci çeyreğinde huzurlu, güçlü, müreffeh, muasır bir Türkiye’yi Cumhur İttifakı olarak mutlaka inşa edeceğiz.</p>

<p>Ahlak kuyularımıza zehir katanları affetmeyeceğiz.</p>

<p>Büyüklük taslayan küçük insanları unutmayacağız.</p>

<p>Her şey Türkiye içindir, herkes eşittir Türkiye’dir diyeceğiz.</p>

<p>Muhterem Arkadaşlarım,</p>

<p>Sözlerime son vermeden önce 15 Ocak’ta idrak edeceğimiz Miraç Kandili münasebetiyle; sizlerin, aziz milletimizin, Türk-İslam aleminin miraç gecesi şimdiden mübarek olsun diyorum.</p>

<p>Huzurun miracına hep birlikte yükselelim.</p>

<p>Süper güç Türkiye’nin miracına hep birlikte erişelim.</p>

<p>Milli birlik ve kardeşliğin miracında hep birlikte el ele verelim.</p>

<p>Diğer yandan altını kalın bir şekilde çizerek ifade etmeliyim ki, emeklilerimizin derdi derdimiz, beklentileri beklentimizdir.</p>

<p>En düşük emekli maaşı alan ve sayıları yaklaşık 5 milyona yaklaşan kardeşlerimizin sosyal ve ekonomik durumlarını iyileştirmek için gerekirse elimizi değil gövdemizi taşın altına koymalıyız.</p>

<p>Onlar üzülürken bizler rahat olamayız.</p>

<p>Onları sefalet ücretine değil en azından insanca yaşayabilecekleri bir seviyeye taşımalıyız.</p>

<p>Emeklilerimizin sonuna kadar yanındayız, hepsine hürmetlerimizi sunuyoruz.</p>

<p>Bu düşüncelerle yüksek heyetinizi hürmetle selamlıyor, başarılarla dolu bir hafta geçirmenizi diliyorum.</p>

<p>Sağ olun, var olun, Cenab-ı Allah’a emanet olun.<br />
<br />
Kaynak:<a href="https://x.com/MHP_Bilgi/status/2010990604449161713">https://x.com/MHP_Bilgi/status/2010990604449161713</a></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 13 Jan 2026 15:41:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/01/devlet-bahceli-abdnin-50-parcaya-ayrilacagi-gunler-emin-olunuz-uzak-degildir-1768309373.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Semih Yalçın: NATO konsepti çökmüştür!</title>
                <category>SİYASET</category>
                <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/semih-yalcin-nato-konsepti-cokmustur-2868</link>
                <guid>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/semih-yalcin-nato-konsepti-cokmustur-2868</guid>
                <description><![CDATA[Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Prof. Dr. E. Semih Yalçın, ABD Başkanı Donald Trump'ın son dönemdeki hamlelerini sert bir dille eleştirdiği yazılı açıklamasında,özellikle  NATO'nun işlevsiz hale geldiğini belirterek, "NATO konsepti çökmüştür" ifadesini kullandı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Prof. Dr. Edip Semih Yalçın, ABD Başkanı Donald Trump'ın politikaları nedeniyle NATO'nun geleneksel güvenlik mimarisinin fiilen dağıldığını belirterek, Türkiye'nin kendi ayakları üzerinde durması gerektiğini vurguladı.</p>

<p><strong>Yalçın'ın açıklamasında öne çıkan noktalar şöyle:</strong></p>

<p>- ABD'nin Venezuela'ya yönelik operasyonu ve Devlet Başkanı Nicolás Maduro'nun esir alınmasını <strong>"modern korsanlık"</strong> olarak niteleyen Yalçın, Trump'ı<strong> "çağdaş Kara Korsan"</strong> olarak tanımladı.<br />
<br />
- ABD'nin Grönland üzerinden <strong>NATO üyesi Danimarka'yı </strong>tehdit etmesini örnek gösteren Yalçın, bu durumun ittifakın temellerini sarstığını savundu.<br />
<br />
- "ABD’nin gözüne kestirdiği yerlere çökme planları yüzünden, <strong>NATO konsepti çökmüştür.</strong> NATO güvenlik mimarisi dağılmıştır. Anlı şanlı NATO’nun müessiriyeti, caydırıcılığı ve dayanışması, askerî masallarda kalmıştır" diyen Yalçın, topyekûn savaş tehlikesinin hiç olmadığı kadar yakın olduğunu ifade etti.<br />
<br />
- Uluslararası kurumların <strong>(özellikle BM'nin) </strong>sessiz kaldığını belirten Yalçın, diplomasinin yerini <strong>"Trumplomasi"</strong>nin aldığını ve artık "gücü gücü yetene" anlayışının hakim olduğunu vurguladı.</p>

<p>Yalçın, bu gelişmelerin Türkiye için önemli dersler içerdiğini belirterek,<strong> ülkenin bağımsızlığını </strong>güçlendirmek adına savunma sanayii ve iç barış başta olmak üzere kendi kendine yetebilen bir yapıya kavuşması gerektiğini, hatta nükleer program başlatmasının elzem olduğunu savundu.</p>

<p><br />
<br />
<strong>SEMİH YALÇIN'IN AÇIKLAMASININ TAM METNİ ŞÖYLE:</strong><br />
<br />
&nbsp;</p>

<p>MHP Genel Başkan Yardımcısı&nbsp;ve&nbsp;İstanbul&nbsp;Milletvekilimiz&nbsp;Prof. Dr. E. Semih YALÇIN’ın “<strong>Türkiye ve Dünya Gündemine</strong>”&nbsp;dair yaptığı&nbsp;yazılı&nbsp;açıklama&nbsp;</p>

<p><br />
Deniz korsanlığının altın çağı olarak bilinen <strong>17. ve 18. Yüzyıllarda;</strong> Akdeniz’den Atlantik’e, Hint Okyanusu’ndan Pasifik’e kadar birçok sularda korsanlık yasaları hüküm sürmüştür.</p>

<p>Anılan asırlarda korsanlığın nam saldığı denizlerden biri de Karayipler’dir. &nbsp;</p>

<p>17. yüzyılın en önemli korsanlık olaylarının kahramanı, Karayipler’de İngiliz sömürgeciliği adına İspanyol hegemonyasını kırmak için çaba gösteren ünlü Amiral Henry Morgan’dır.</p>

<p>Henry Morgan’a,&nbsp;<strong>Kara Korsan</strong>&nbsp;unvanı verilmiştir.</p>

<p>Günümüzün<strong> Kara Korsan’ı da Donald Trump’</strong>tır.</p>

<p>Trump; devlet başkanı sıfatıyla adım attığı korsanlık ummanında, yeni bir furya başlatmıştır.</p>

<p>Donald Trump; Henry Morgan’dan devraldığı misyonu, sadece Karayipler’de değil, bütün denizlerde Amerikan hâkimiyetini sağlamak için kullanmaktadır.</p>

<p>Bağımsız ve kişisel korsanlık, Trump trendinde devletlerarası korsanlığa evrilmiştir.&nbsp;</p>

<p><strong>ABD bundan böyle en büyük korsan devlettir.</strong></p>

<p>Korsan devlet eylemlerinin bölgesel örneklerinden birini de ABD’nin Ortadoğu tayfası İsrail vermektedir.</p>

<p>Artık uluslararası hukuk normları fiilen ortadan kalkmış, dünya çok tehlikeli bir sürece girmiştir</p>

<p>Bundan sonra hiçbir ülkenin bir başka ülkeye hak ihlali, egemenlik, insan hakları dayatması söz konusu olamayacaktır.</p>

<p>Diplomasinin yerini,&nbsp;<strong>Trumplomasi</strong>&nbsp;almıştır.</p>

<p>Uluslararası arenada geçerli motto, kadim halk tabiriyle&nbsp;<strong>GÜCÜ GÜCÜ YETENE’dir.</strong></p>

<p>Artık hukuk dışı hâkimiyet iddiaları artacak, güvenlik ve hak ihlalleri yaygınlaşacaktır.</p>

<p>Uluslararası ilişkilerde artık beşerî hukuk ve adalet değil, eşkıyalık ve harami kanunları egemen olacaktır.</p>

<p>Venezuela Devlet Başkanı Maduro’nun, modern Kara Korsan <strong>Donald Trump’ın </strong>emriyle esir alınarak ABD’ye götürülmesi, ülke halkının iradesine vurulmuş darbe olmuştur.</p>

<p>Bu kanunsuz eylemin içyüzü şudur: Çeşitli ülkelerde gerçekleştirdiği başarısız operasyonlarla meşhur olan ABD askerleri, bu kez içeriden destek ve istihbarat alarak <strong>Maduro’yu</strong> esir alabilmiştir.</p>

<p>En yakınındakiler ve muhalifleri hem Maduro’ya hem de Venezuela’ya ihanet etmişlerdir.</p>

<p>Bağımsız bir ülkenin güvenlik ve esenliği açısından iç barış ve bütünlüğün önemi bir kez daha açık seçik ortaya çıkmıştır.</p>

<p>ABD Başkanı Trump’ın korsanlık son hamleleri,&nbsp;<strong>Terörsüz Türkiye</strong>’nin ne kadar büyük ve isabetli bir karar olduğunu gözler önüne sermiştir.</p>

<p>Böylece, Genel Başkanımız Sayın<strong> Devlet Bahçeli’nin </strong>niye avaz avaz bağırarak ve her türlü riski göze alarak&nbsp;<strong>Terörsüz Türkiye</strong>&nbsp;hamlesi başlattığı, eminiz daha iyi anlaşılmıştır.&nbsp;</p>

<p>Çağdaş korsan Donald Trump’ın hamlelerinin bir başka sonucu, zaten uzunca süredir fonksiyonunu yitirmiş durumdaki uluslararası kurum ve kuruluşların tamamen işlevsiz hâle gelmesi olmuştur.&nbsp;</p>

<p>ABD’nin korsanlığı, <strong>hukuk tanımazlığı</strong> karşısında BM suspustur.</p>

<p>BM sözcülerinin boğazı düğümlenmekte, nefesleri tıkanmaktadır.</p>

<p>İnsanlık vicdanı, yutkunma nöbetindedir.</p>

<p>ABD için sıradaki çökülecek ülkeler arasında, kendi çöplüğündeki Küba ve öteki Güney Amerika ülkelerinden sonra Grönland vardır.&nbsp;</p>

<p>Grönland’ın bağlı bulunduğu Danimarka bir <strong>NATO üyesidir </strong>ve bizzat ABD Başkanı Trump tarafından tehdit edilmektedir.</p>

<p>ABD’nin gözüne kestirdiği yerlere çökme planları yüzünden, NATO konsepti çökmüştür.&nbsp;</p>

<p>NATO güvenlik mimarisi dağılmıştır.</p>

<p>Anlı şanlı <strong>NATO’nun</strong> müessiriyeti, caydırıcılığı ve dayanışması, askerî masallarda kalmıştır.</p>

<p>Kara Korsan<strong> Trump’ın s</strong>avaş gemileri, başka ülkelerin gemilerine de el koymakta, uluslararası ticareti doğrudan tehdit etmektedir.</p>

<p>Topyekûn savaş tehlikesi, hiç olmadığı kadar yakındır.</p>

<p>Bütün bu gelişmeler, ister istemez, <strong>1962 </strong>yılında yaşanan <strong>Küba Füze Krizi</strong> sırasındaki nükleer savaş riskini hatırlatmaktadır.&nbsp;</p>

<p>O dönemde, ABD Başkanı Kennedy ile Sovyetler Birliği Devlet Başkanı<strong> Kruşçev</strong> tarafından karşılıklı atılan geri adımlarla beşeriyetin emniyet ve esenliği topun ağzından alınmıştır.</p>

<p>Sovyet Rusya Küba’daki,<strong> ABD de İtalya ve Türkiye’deki </strong>füzelerini sökmüştür.</p>

<p><strong>Bugünse nükleer silahlar, caydırıcı birer güç unsuru ve askerî koz oldukları kadar, insanlığın varlığına dönük tehdit olarak dünya gündeminin merkezindedir.</strong></p>

<p>Nükleer silaha sahip olmak, bir ülke için varlık ve güvenlik garantisi hâline gelmiştir</p>

<p>Nitekim Küba Krizi sonrasında Fransa kendi nükleer programını başlatmıştır.</p>

<p>Mevcut küresel şartlarda, Türkiye’nin de kendi nükleer programını başlatması elzemdir.</p>

<p>Esasen, bugüne kadar tabi olduğumuzu düşündüğümüz ya da peşinden koştuğumuz bütün uluslararası kural ve normlar, Batı dünyası tarafından oluşturulmuştur.</p>

<p>BM de<strong>, NATO da ABD’nin </strong>kucağında doğmuştur.&nbsp;</p>

<p>Avrupa ülkeleri de bu doğumların vaftiz törenlerine tam kadro katılmıştır. Tören kalabalığına birçok dünya ülkesi dâhil olmuştur.&nbsp;</p>

<p>ABD riyasetindeki yeni dünya düzeninin aryası, İkinci Dünya Savaşı sonrasında kilisede çalınıp söylenmiş, çan sesi ezanı da hazzanı da bastırmıştır.</p>

<p>Ne ki bugün, Batı’nın şekillendirdiği bütün beşeri değerlerin birer birer terk edildiğine, bütün insani bestelerin yok sayıldığına şahit olunmaktadır.</p>

<p>Şimdi ilhamını korsanlık ve eşkıyalık kanunundan alan yeni bir küresel ritüel tarzı türemiştir.</p>

<p>Bu ritüelin papazı da hahamı da mabedi de yoktur.&nbsp;</p>

<p>Sembolü dolar, tamtamı da silah sesidir.</p>

<p>Böylece Batı’nın yıllarca, hatta asırlarca insanlığa dayattığı insan hakları, din ve vicdan hürriyeti, bağımsızlık ve egemenlik, uluslararası hukuk, diplomasi gibi beşerî unsurların birer yutturmaca olduğu ortaya çıkmıştır.</p>

<p>Bütün bunların; sömürü düzeninin aparat ve aletleri, istismar vasıtaları olduğu anlaşılmıştır.</p>

<p>Batı dünyası için söz konusu beşerî kıymetler artık birer müstamel ayak bağı addedilmektedir.</p>

<p><strong>Emperyalizmin</strong> işine yaramadıkları için hepsi çöpe atılmıştır.</p>

<p>Batı uygarlığı; kendi ürettiği evrensel değerleri kendi elleriyle yıkmış, yerine eşkıya nizamını, orman kanununu, harami düzenini ikame etmiştir.</p>

<p><strong>Merkezkaç kuvvetle merkezcil kuvvet arasındaki denge ortadan kalkmıştır.</strong></p>

<p>Bundan böyle gücü olan konuşacaktır.&nbsp;</p>

<p>Dolayısıyla hür dünyanın, kendisini <strong>Batı’nın askerî hegemonyasından</strong> ve siyasi prangasından kurtarması elzemdir.</p>

<p>Türkiye’nin de kendisine yeni bir denge sistemi kurması, üçüncü bir yol bulması lazımdır.</p>

<p>Türkiye; küresel ortamı kasıp kavuran eşkıya kanununa, harami düzenine karşı kendi kendine yetebilen, kendi güvenliğini sağlayabilen bir ülke olmak zorundadır.</p>

<p>Bunun yolu; öncelikle iç barışın tesisinden, sonra da savunma sanayiinden genel ekonomiye kadar her alanda bağımsız ve güçlü bir konuma erişmekten geçmektedir.</p>

<p><strong>Diğer yandan Türkiye, Türk ve İslam dünyasından başlayarak hür dünyayı ihata eden ve ana teması barış olan yeni bir savunma ve güvenlik doktrini belirlemelidir.</strong></p>

<p>Böylece Türkiye, küresel bir çekim gücü oluşturacaktır.</p>

<p>Türkiye; bu yolda gereken fikir kaynağı ve enerjiyi, milletimizin binlerce asırlık devlet geleneği ve yönetim anlayışında bulacaktır.&nbsp;</p>

<p>Yeni yüzyıldaki bu kutlu yürüyüşe Türk milliyetçileri öncülük etmelidir.</p>

<p>Dünyanın A<strong>BD cenderesinden</strong> geçtiği günümüzün netameli konjonktüründe, Türkiye’nin, Türk milliyetçilerinin ferasetine, birlik ve beraberliğine şiddetle ihtiyacı vardır.</p>

<p><strong>Yerküreyi zulmetten kurtaracak ve ülkemizi aydınlığa çıkaracak kudret, Türk milliyetçiliği ülküsünün kucaklayıcı ve birleştirici felsefesinde mevcuttur.</strong></p>

<p>Siyasette bu ülküyü layıkıyla temsil eden yegâne siyasi kuruluş, MHP’dir.</p>

<p>MHP ve Milliyetçi Ülkücü hareket, maşeri vicdanın sesidir.</p>

<p><strong>MHP ve Milliyetçi </strong>Ülkücü hareket; milletimizin varlık refleksi, devletimizin beka garantisidir.</p>

<p>Ancak Türk milliyetçileri, fitne ve tefrikadan bir an önce uzaklaşarak MHP’de toplanmalıdır.</p>

<p>MHP, Türk milliyetçilerinin kürkçü dükkânıdır.</p>

<p><strong>MHP; </strong>milliyetçi camianın yuvası, vatan ve millet sevdalılarının otağıdır.</p>

<p><strong>Kendini Türk milliyetçisi sayan hiçbir kişi ve kurum; CHP’nin dümen suyunda gitmemeli, tefrikanın İP’iyle kuyuya inmemeli, küçük ihtirasların doğurduğu bir nefeslik particiklerde macera aramamalıdır.</strong></p>

<p>Zaten CHP siyasi anakronizm içinde çırpınmaktadır.</p>

<p>Eskiyle yeniyi birbirine karıştırmakta, hayal âleminde gezinmektedir.</p>

<p>Bazen hedef belirlemeksizin ileri atılmakta, bazen çark etmektedir.</p>

<p>CHP; Türkiye gündeminden kopuk, dünyada olup bitenlere bigâne, siyasi çözüm noktasında biçaredir.</p>

<p>Çare MHP’dir.</p>

<p>Çözüm MHP’dedir.</p>

<p>Türkiye’nin geleceği, MHP’nin tutarlı siyaset anlayışında ve Cumhur İttifakı’nın 21. yüzyılı kucaklayan basiretli felsefesindedir.</p>

<p>MHP’nin çağı okuyan siyasi tavrını ve Cumhur İttifakının isabetli beraberliğini ıskalayanlar, gelecekte hüsrana uğrayacaklardır.</p>

<p>Küçük politik hesaplar uğruna bugün bizi yerenler, yarın övmek mecburiyetinde kalacaklardır.</p>

<p>Kaynak: MHP resmi açıklaması</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sat, 10 Jan 2026 00:45:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/01/semih-yalcin-nato-konsepti-cokmustur-1767997657.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Leyla Şahin Usta: Alevileri müslümanlardan ayırmıyoruz</title>
                <category>SİYASET</category>
                <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/leyla-sahin-usta-alevileri-muslumanlardan-ayirmiyoruz-2864</link>
                <guid>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/leyla-sahin-usta-alevileri-muslumanlardan-ayirmiyoruz-2864</guid>
                <description><![CDATA[Konuşması sırasında AK Parti Grup Başkanvekili Leyla Şahin Usta'ya sataşan DEM milletvekili Sezai Temelli'ye cevap verirken kullandığı cümle, bağlamından koparılarak sosyal medyada linç kampanyası başlatıldı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Konuşması sırasında AK Parti Grup Başkanvekili Leyla Şahin Usta'ya sataşan DEM milletvekili Sezai Temelli'ye cevap verirken kullandığı cümle, bağlamından koparılarak sosyal medyada linç kampanyası başlatıldı.</p>

<p>Usta, DEM Parti milletvekili Sezai Temelli'nin konuşması sırasında kendisine yönelik sataşmalara yanıt verirken kullandığı ifadelerin çarpıtıldığını belirterek, yine aynı TBMM kurultayında cevap hakkını kullandı.</p>

<p><em><strong>"Müslümanlar öldürülürken Alevileri ayırmadım. Çünkü biz Alevileri Müslümanlardan ayrı görmeyiz. Bütün Müslümanlar katledilirken ayrım yapmıyoruz" </strong></em>diyen Usta, şöyle devam etti:</p>

<p><em><strong>"Ben ağzımdan çıkan lafı çok iyi biliyorum ve şunu tekrar söylüyorum: Öldürülen Müslümanlar dediğimizde biz ayırt etmiyoruz. Bizim için Aleviler de bir Müslümandır. Çünkü onlar da Hazreti Ali'ye inanırlar, Peygamber Efendimize inanırlar. Müslümandır."</strong></em></p>

<p>Usta, bugünkü dilin yanlışlığını eleştirdiğini vurgulayarak,<em><strong> "Bugün öldürülenler Aleviler diye ayağa kalkanlar dediğimde, bugünkü dilin yanlışlığını söylemeye çalıştım. Bizim için burada ayrım yoktur. Bugün Aleviler de bir Müslümandır. Hazreti Ali'nin bizim için kıymeti de aynıdır. Biz Müslümanlar öldürülüyor derken aynı şeyi kastediyoruz"</strong></em> ifadelerini kullandı.</p>

<p>TBMM Genel Kurulu'nda Suriye'deki gelişmeler tartışılırken ortaya çıkan polemiğin, muhalefetin geçmişteki tutumlarına yönelik bir eleştiri olduğunu belirten Usta, hakikatin çarpıtıldığını ve dinlenmeden tepki gösterildiğini kaydetti.</p>

<p>Usta<em><strong>, "Dinlemek büyük bir erdemdir. Derdiniz cebelleşmek, hakikati duymak size zor geliyor" </strong></em>diyerek sözlerini noktaladı.<br />
<br />
Ayrıca Leyla Şahin Usta, sosyal medya hesabından şu açıklamayı yaptı:<br />
<br />
<em><strong>Alevi vatandaşlarımız üzerinden algı oluşturmaya yönelik bu yaklaşımı görüyoruz ve açıkça ifade ediyoruz:<br />
<br />
Bu çaba boşa düşecektir. Biz yıllardır aynı ilkeyi savunuyoruz. Suriye’de katledilen her bir masum insan için, kimliğine bakılmaksızın, herkesin aynı vicdanî tepkiyi göstermesi gerekir. Acının dini, dili, mezhebi, ırkı olmaz.<br />
;<br />
Biz Suriye’deki Alevi kardeşlerimizin de diğer tüm insanlarında kılına zarar gelmemesi için bu gayretleri gösteriyoruz.<br />
<br />
Alevi kardeşlerimiz üzerinden kaos çıkarma peşinde olanlara,süreci baltalamaya çalışanlara fırsat vermeyeceğiz.<br />
<br />
Bir kez daha altını çiziyoruz: Suriye’de insanlar tehdit altındadır.<br />
<br />
Müslümanlar, Hristiyanlar, farklı mezheplerden ve etnik kimliklerden masumlar hedef alınıyor.<br />
<br />
Bu nedenle yapılması gereken; kimlikler üzerinden siyaset üretmek değil, insanlık ortak paydasında birleşmek ve zalimin karşısında net, güçlü ve ortak bir duruş sergilemektir. Vicdan ve insanlık; seçici olmaz. Mazlum kim olursa olsun, karşısında durulması gereken tek şey zulümdür.</strong></em><br />
<a href="https://x.com/leylasahinusta/status/2009296210595856881"><img alt="" src="https://www.alevihaberler.com.tr/public/images/detay/WhatsApp%20Image%202026-01-09%20at%2000_32_48.jpeg" style="height:600px; width:445px" /></a><br />
Kaynak:&nbsp;<a href="https://x.com/leylasahinusta/status/2009296210595856881">https://x.com/leylasahinusta/status/2009296210595856881</a></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 09 Jan 2026 00:26:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/01/leyla-sahin-usta-alevileri-muslumanlardan-ayirmiyoruz-1767909411.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Cumhurbaşkanı Erdoğan: Küresel ekonomi yeni bir paylaşım savaşına sürükleniyor</title>
                <category>SİYASET</category>
                <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/cumhurbaskani-erdogan-kuresel-ekonomi-yeni-bir-paylasim-savasina-surukleniyor-2861</link>
                <guid>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/cumhurbaskani-erdogan-kuresel-ekonomi-yeni-bir-paylasim-savasina-surukleniyor-2861</guid>
                <description><![CDATA[Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda küresel ekonominin değerli metaller, enerji kaynakları ve ticaret yolları üzerinden yeni bir rekabet dönemine girdiğini belirterek, bu süreçte Türkiye'yi koruyacak gücün AK Parti ve Cumhur İttifakı olduğunu vurguladı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>### Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Küresel Ekonomi Yeni Bir Paylaşım Savaşına Sürükleniyor"</p>

<p>Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda küresel ekonominin değerli metaller, enerji kaynakları ve ticaret yolları üzerinden yeni bir rekabet dönemine girdiğini belirterek, bu süreçte Türkiye'yi koruyacak gücün AK Parti ve Cumhur İttifakı olduğunu vurguladı.</p>

<p>Erdoğan, X (eski adıyla Twitter) platformunda yayımladığı mesajda, dünya ekonomisinin<em><strong> "çok can yakacağı anlaşılan yeni bir muharebenin"</strong></em> içine sürüklendiğini ifade etti. Batı dünyasının yıllardır diğer ülkeleri tehdit etmek için kullandığı argümanlarını kaybettiğini savunan Cumhurbaşkanı, "Masada olmayanın menüye konulduğu acımasız bir bölüşüm kavgasının tam ortasındayız" dedi.</p>

<p>Paylaşımında küresel fırtınanın dalga boyunun giderek arttığını belirten Erdoğan, şu ifadelere yer verdi:</p>

<p><em><strong>"Küresel ekonomi, değerli metaller üzerinden yürüyeceği ve çok can yakacağı anlaşılan yeni bir muharebenin hızla içine sürükleniyor.</strong></em></p>

<p><em><strong>Enerji kaynaklarını elde etme uğruna, ticaret yollarını elde tutma uğruna yeni bir paylaşım rekabetinin hem de çok agresif bir şekilde yaşanacağı görülüyor.</strong></em></p>

<p><em><strong>Batı dünyası, yıllardır başka ülkeleri tedip ve tehdit etmek için kullandığı tüm argümanlarını tek tek kaybediyor.</strong></em></p>

<p><em><strong>“Masada” olmayanın “menüye” konulduğu acımasız bir bölüşüm kavgasının tam ortasındayız.</strong></em></p>

<p><em><strong>Dalga boyu giderek artan bu küresel fırtınadan Türkiye’yi sahiliselamete ulaştıracak olan kadro bellidir…</strong></em></p>

<p><em><strong>Bu kadronun adı da AK Parti ve Cumhur İttifakı’dır.</strong></em></p>

<p><em><strong>Güçlü Türkiye’nin güvencesi; güçlü bir AK Parti, güçlü bir Cumhur İttifakı’dır.</strong></em></p>

<p><em><strong>Emperyalist oyunları bozacak olan irade, tecrübe ve cesaret işte bu kadroda, bu ittifakta ziyadesiyle mevcuttur."</strong></em></p>

<p>Erdoğan'ın bu açıklaması, küresel ekonomik gelişmeler ve jeopolitik rekabet bağlamında dikkat çekerken, paylaşım kısa sürede binlerce etkileşim aldı. Uzmanlar, mesajın Türkiye'nin dış politika ve ekonomi stratejilerine işaret ettiğini değerlendiriyor.<br />
<br />
Kaynak:&nbsp;<a href="https://x.com/RTErdogan/status/2008916536539697172">https://x.com/RTErdogan/status/2008916536539697172</a></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 08 Jan 2026 17:59:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/01/cumhurbaskani-erdogan-kuresel-ekonomi-yeni-bir-paylasim-savasina-surukleniyor-1767884956.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Japonya Büyükelçisi Tamura&#039;dan Kültür ve Turizm Bakanı Ersoy&#039;a nezaket ziyareti</title>
                <category>SİYASET</category>
                <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/japonya-buyukelcisi-tamuradan-kultur-ve-turizm-bakani-ersoya-nezaket-ziyareti-2858</link>
                <guid>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/japonya-buyukelcisi-tamuradan-kultur-ve-turizm-bakani-ersoya-nezaket-ziyareti-2858</guid>
                <description><![CDATA[Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, 6 Ocak 2026 tarihinde Japonya'nın Ankara Büyükelçisi Masami Tamura'yı Bakanlıkta kabul etti. Nezaket ziyareti çerçevesinde gerçekleşen görüşmede, Türkiye ve Japonya arasındaki kültür, turizm ve kültürel diplomasi alanlarındaki iş birliği konuları ele alındı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, 6 Ocak 2026 tarihinde Japonya'nın Ankara Büyükelçisi Masami Tamura'yı Bakanlıkta kabul etti. Nezaket ziyareti çerçevesinde gerçekleşen görüşmede, Türkiye ve Japonya arasındaki kültür, turizm ve kültürel diplomasi alanlarındaki iş birliği konuları ele alındı.</p>

<p>Bakan Ersoy, görüşmeye ilişkin sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda,<em><strong> "Türkiye ile Japonya arasında kültür, turizm ve kültürel diplomasi alanlarında giderek güçlenen iş birliğini, karşılıklı anlayışı ve ortak projeleri merkeze alan verimli bir görüşme gerçekleştirdik"</strong></em> ifadelerini kullandı.</p>

<p>Japonya Büyükelçisi Tamura ise Büyükelçilik resmi X hesabından paylaştığı mesajda, "6 Ocak'ta T.C. Kültür ve Turizm Bakanı Sayın Ersoy'a yaptığım nezaket ziyaretinde çeşitli konularda görüş alışverişinde bulunduk. Japonya ve Türkiye arasındaki kültürel etkileşimi ve turizmi daha da geliştirmek için gayret göstereceğim" dedi.</p>

<p>Görüşme, iki ülke arasındaki dostluk ilişkilerinin 2024'te diplomatik ilişkilerin kurulmasının 100. yılını kutlamasının ardından, kültür ve turizm alanlarında yeni iş birliklerinin geliştirilmesi açısından önem taşıyor. Yetkililer, karşılıklı turist akışının artırılması, ortak kültürel projeler ve kültürel miras korunması gibi konularda ilerleme kaydedilmesini hedefliyor.<br />
<br />
<a href="https://x.com/JaponyaBE/status/2008901537381101780"><img alt="" src="https://www.alevihaberler.com.tr/public/images/detay/WhatsApp%20Image%202026-01-07%20at%2020_53_00.jpeg" style="height:721px; width:634px" /></a><br />
<br />
Kaynak:<a href="https://x.com/MehmetNuriErsoy/status/2008544518249836981">https://x.com/JaponyaBE/status/2008901537381101780<br />
<br />
<img alt="" src="https://www.alevihaberler.com.tr/public/images/detay/WhatsApp%20Image%202026-01-07%20at%2020_56_29.jpeg" style="height:591px; width:635px" /></a></p>

<p>Kaynak:<a href="https://x.com/MehmetNuriErsoy/status/2008544518249836981">https://x.com/MehmetNuriErsoy/status/2008544518249836981</a></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 07 Jan 2026 20:35:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/01/japonya-buyukelcisi-tamuradan-kultur-ve-turizm-bakani-ersoya-nezaket-ziyareti-1767808677.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Devlet Bahçeli&#039;den, ABD&#039;ye sert tepki</title>
                <category>SİYASET</category>
                <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/devlet-bahceliden-abdye-sert-tepki-2850</link>
                <guid>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/devlet-bahceliden-abdye-sert-tepki-2850</guid>
                <description><![CDATA[MHP Lideri Devlet Bahçeli, partisinin TBMM Grup Toplantısı'nda yaptığı konuşmada, 21. yüzyılın ikinci çeyreğinin başlangıcını değerlendirirken, uluslararası gelişmelere sert eleştirilerde bulundu. Bahçeli, özellikle ABD'nin Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro'ya yönelik müdahalesini "hukuksuz darbe" olarak nitelendirerek lanetledi ve küresel sistemin çöküşüne dikkat çekti.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>### MHP Lideri Bahçeli'den TBMM Grup Toplantısı Konuşması: "ABD'nin Venezuela Müdahalesi Hukuksuz Bir Darbe"</p>

<p>Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin TBMM Grup Toplantısı'nda yaptığı konuşmada, 21. yüzyılın ikinci çeyreğinin başlangıcını değerlendirirken, uluslararası gelişmelere sert eleştirilerde bulundu. Bahçeli, özellikle ABD'nin Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro'ya yönelik müdahalesini "hukuksuz darbe" olarak nitelendirerek lanetledi ve küresel sistemin çöküşüne dikkat çekti. Konuşmasında Türkiye'nin "Süper Güç" hedefine vurgu yapan Bahçeli, iç ve dış tehditlere karşı uyanık olunması çağrısında bulundu.</p>

<p>Bahçeli, konuşmasına yeni yılın kutlamasıyla başlayarak, 21. yüzyılın ilk çeyreğinin felaketlerle dolu geçtiğini belirtti. "Bu tarihi eşikten geleceğin ufkunu güçlenmiş irade haysiyetimizle kavrıyoruz" diyen MHP lideri, Türkiye'nin 2053 vizyonunu "Süper Güç Türkiye" olarak tanımladı. Ekonomik büyüme, milli birlik ve savunma sanayindeki ilerlemeleri vurgulayan Bahçeli, "İman varsa imkan vardır" diyerek milli hedeflere ulaşmanın mümkün olduğunu ifade etti.</p>

<p>Venezuela Olaylarına Sert Tepki<br />
Konuşmanın büyük bölümünü uluslararası krizlere ayıran Bahçeli, 2-3 Ocak gecesi Venezuela'da yaşananları "haydutluk ve korsanlık" olarak eleştirdi. ABD'nin Maduro'yu kaçırmasını "zorla lider transferi" olarak tanımlayan Bahçeli, bunu 15 Temmuz darbe girişimine benzetti: "ABD, Türkiye'de FETÖ eliyle denediğini Venezuela'da doğrudan yaptı. Tek fark, birisi direndi diğeri teslim oldu." Trump yönetimini "kudurmuş emperyalizm" olarak suçlayan Bahçeli, ABD'nin hedefinin enerji kaynaklarını kontrol etmek olduğunu savundu. "Trump'ın yeni hedefleri Meksika, Kolombiya, Panama, Küba, Kanada ve Grönland" diyen MHP lideri, ABD Kongresi'ni müdahaleyi durdurmaya çağırdı ve Maduro'nun iadesini talep etti.</p>

<p>Bahçeli, küresel sistemin iflasını da eleştirdi: "Uluslararası hukuk çöp tenekesinin dibinde. İnsan hakları ölüme terk edildi." Venezuela olayının dünya savaşını tetikleyebileceğini uyararak, "Hür dünya ABD dayatmasına karşı ayağa kalkmalı" dedi.</p>

<p>Develet Bahçeli'nin açıklamasının tam metni şöyle:<br />
<br />
<br />
Değerli Dava Arkadaşlarım,<br />
Muhterem Hanımefendiler, Beyefendiler,<br />
Basınımızın Değerli Temsilcileri,<br />
İnişleriyle çıkışlarıyla, dünyanın çivisini çıkaran pek çok olayın sahnelenmesiyle insanlığın ortak hafızasına kazınan 21’inci yüzyılın ilk çeyreği artık geride kalmıştır.<br />
Bugün aynı zamanda büyük umutlarla kapısından girdiğimiz, sayfalarını ileriye doğru çevirmeye başladığımız 21’inci yüzyılın ikinci çeyreğinin ilk grup toplantısını da gerçekleştiriyoruz.<br />
Bu tarihi eşikten geleceğin ufkunu güçlenmiş ve güncellenmiş taptaze irade haysiyetimizle kavrıyor ve kuşatıyoruz.<br />
Konuşmamın başında muteber ve müstesna heyetinizi kemali hürmet ve muhabbetle selamlıyor, Rabbim’den hepinize kolaylıklar ve başarılar niyaz ediyorum.<br />
Her zaman olduğu gibi; gözü ve kulağı bizde olan, dualarında devamlı bizleri hatırlayan, üç hilali yüreğinin gönderinde sallayan, televizyon ekranları, sosyal medya platformları ve radyo kanalları vasıtasıyla yurt içinden ve yurt dışından bizleri takip eden aziz vatandaşlarımıza,<br />
Aynı tarih kulvarında ortak hatıralarımızın, inanç ve kültür bağlarımızın derinlere nüfuz eden miras ve emanetini taşıyan, daha mühimi kardeşliğin meşalesiyle aydınlanan gönül ve kültür coğrafyalarımızın vefakar ve fedakar insanlarına şükranlarımı sunuyorum.<br />
En başta toplantımıza teşrif eden sizlerin, bununla mündemiç büyük Türk milletinin, Türk-İslam aleminin; barış, huzur ve refah susuzluğundan mütevellit yaşama enerjisi gittikçe tükenen insanlık ailesinin yeni miladi yılını kutluyorum.<br />
Timur’un Anadolu’da dört nala ilerleyiş kaydedip hakimiyet alanlarını genişlettiği dönemde, Yıldırım Bayezid’in bir çoban kavalının yanık sesinden esinlenerek şunları söylediği rivayet edilmektedir:<br />
“Çal bre çoban çal! Ne canın yandı ne ciğerin dağlandı! Ertuğrul gibi oğlun mu öldü? Sivas gibi şehrin mi yıkıldı?”<br />
Bütüncül zaman telakkisiyle ifade ve iddia edebilirim ki, bu topraklar üzerinde görülen ve gösterime sokulan felaketlerden zaferlere kadar her ne yaşanmışsa maşeri vicdanda mahfuz ve mazbuttur.<br />
Tarihin acıklı kıvrım noktalarında canımız yansa da, ciğerimiz dağlansa da, felaketler tıpkı arı kolonisi gibi oğul verse de, milli varlığımızın ve muazzez vakarımızın minnetsiz muhafazası üstün azim ve cesaretle sağlanmıştır.<br />
Yeni yüzyılın zorlu etaplarını birer birer geçerek, geçmişin çağrısını geleceğin çehresiyle birleştirmek, ecdadımızın hükmünü evlatlarımızın haysiyet ve hürriyetiyle örtüştürmek müşterek gaye olarak önümüzdedir.<br />
Milliyetçi Hareket Partisi bu gayenin her yönüyle şuurundadır.<br />
Cumhur İttifakı bu gayenin icra ve ifa amacındadır.<br />
21’inci yüzyılın ikinci çeyreğini Türkiye ve Türk milletinin lehine çevirmek mümkündür, bu istikametin rotasında kararlı adımların birbirini dengeli şekilde takip ve temini asıl olmalıdır.<br />
Türk ve Türkiye Yüzyılının bereket vadisinde muazzam gelişmelere imza atmak, ülkemizi ve milletimizi hayal ve hedeflerimizin mutena sınırlarına taşımak elimizde ve imkanlarımız içindedir.<br />
21’inci yüzyılın ikinci çeyreği bizi 2053’e, yani İstanbul’un fethinin 600’üncü yıldönümüne götürecektir.<br />
Bu tarihteki ulaşılabilir stratejik hedefimiz bugün atacağımız güçlü temellerle Süper Güç Türkiye’yi inşa etmek olmalıdır.<br />
Ayakları yere basan, analitik ve gerçekçi bir fikrin tezekkürüyle diyebilirim ki, yeni yüzyıl süper güçle taçlanmış bir Türkiye’ye gebedir.<br />
Bu kutlu doğumun gerçekleşmesi Türk milleti mucizesinin beşeriyeti sarmasına yol açacak; adalet, ahlakiyet, insaniyet, merhamet, cesaret, hakkaniyet, fazilet, medeni kuvvet merkeziyetinden dünyanın saygı ve hayranlığı da kazanılmış olacaktır.<br />
Söz konusu uzun soluklu süreç sancılı olabilir.<br />
Ağır sorun ve sıkıntıların gölgesi de üzerimize düşebilir.<br />
Velakin iman varsa imkan vardır diyerek, insan varsa eşrefi mahlukatın bacası tütüyor diyerek, zirveler kartalsız, coğrafyalar Bozkurtsuz, gönüller kızılelmasız olmaz diyerek yürüyeceğiz, yükseleceğiz, elhak muzafferliğin mührünü bu yüzyılın alnına vuracağız.<br />
Yüklerini atmış, bağımlılık katsayısını azaltmış; ekonomik büyüme, sosyal gelişme, milli bütünleşme mihverinde zincirlerini parçalamış kalkınma ve gelişme dinamiklerini eşzamanlı hayata geçirmiş milli ekonomimizle;<br />
Kutuplaşmayı törpüleyip kucaklaşmayı takviye ve teşvik eden, ahlaki temizlikle çerçevesi çizilen köklü siyasal ve demokrasi kültürümüzle,<br />
Asırlara sari olmasının yanında kudret ve kifayetle harcı karılan, felsefesiyle, teamülüyle, gelenekleriyle, hepsinin öncesinde ise hukuki vasfı ve hükümran mazisiyle dünya çapında muharrik ve müteyakkız farkla sivrilen Türk devlet ve yönetim müktesebatımızla,<br />
Ölürsem şehit, kalırsam gaziyim diyen şerefli millet fertlerinden mürekkep büyük Türk milletiyle,<br />
Sanayiden tarıma, turizmden doğal kaynaklara, eğitimden sanata, enerjiden ulaştırmaya, dev bir potansiyel olan Türk gençliğinden çevremizde billurlaşıp istikrar, güven, gelecek, kardeşlik, barış, zenginlik ve huzur vadeden Türk Kuşağı’yla,<br />
Önü alınan değil ön alan ve öncü olan, dar seçeneklere sıkışıp kalan değil devamlı seçenek üretip hamle üstünlüğü kazanan, durgunluk yerine vızır vızır hareket içinde seyreden, donmak yerine akışta demetlenen, arabulucu ve yatıştırıcı özellikleriyle ihtilaflı tarafları buluşturabilen, dahası bir masa etrafında toplayabilen yeni yüzyıl diplomatik vaziyet ve vizyonumuzla,<br />
Savunma sanayinde altın çağımızla birlikte; sabrın ve şükrün kümesinde inançla değer üreten, Türk markalarını dünyanın her yerine götüren, ekmeği büyüten, erdemi teşmil eden, yeni nesil teknolojik atılımları kendi sahalarına uyarlayabilen müteşebbis ve iş insanlarımızla,<br />
Caydırıcılığı, kahramanlığı, inancı, vatan sevgisi ve mücadele kabiliyeti destansı seviyede bulunan asker ve polisimizle; nihayet terörü hayatımızdan sürüp çıkaran Terörsüz Türkiye hedefinin adım adım gerçekleşmesiyle,<br />
Biliniz ki, başaramayacağımız bir şey yoktur, yapamayacağımız bir şey yoktur, süper güç Türkiye’nin engellenmesi diye bir şey de söz konusu olamayacaktır.<br />
Merhum şair ve yazarlardan Melih Cevdet Anday’ın Telgrafhane isimli şiirine kulak verdiğimizde ne yapacağımız bellidir, nitekim diyor ki:<br />
Uyumayacaksın,<br />
Memleketin hali seni seslerle uyandıracak,<br />
Oturup yazacaksın,<br />
Çünkü sen artık o sen değilsin.<br />
Şimdi ıssız bir telgrafhane gibisin,<br />
Durmadan sesler alacak, sesler vereceksin.<br />
Uyumayacaksın,<br />
Düzelmeden memleketin hali,<br />
Düzelmeden dünyanın hali.<br />
Gözüne uyku giremez ki…<br />
Uyumayacaksın.<br />
Uyumayacağız, uyuyup rehavete kapılmamızı bekleyenlere fırsat vermeyeceğiz.<br />
Uyuşuk kalmayacağız, punduna getirip, tuzağa düşmemizi planlayıp zaaf anımızı, zayıf hatlarımızı ve yumuşak karnımızı kollayanlara dipdiri duruş göstereceğiz ve boyun eğmeyeceğiz.<br />
Cırcır böceği gibi ötenler, kelebeğin ömrüne özenenler, daha ötesi sürünerek yaşamayı meslek edinenler,<br />
Köfteden kahramanlık taslayıp yağmadan pay kapma hesabında olan akıl ve zeka özürlüsü gafil ve garabet yuvaları,<br />
Huzur ve kardeşlik muhalifi serseri tabiatlılar, size sesleniyorum, sizler uyumaya devam edebilirsiniz, ama biz asla uyumayacağız, devamlı uyanık ve zinde kalacağız.<br />
Çünkü tehdit büyük, yaygın, yoğun ve küreseldir.<br />
İşte Milliyetçi Hareket Partisi bu anlayış ve ahlaki mizan kapsamında şevkle, özveriyle, özgüvenle, öz disiplin içinde çalışıp sahadaki siyasi ve psikolojik üstünlüğünü korumaktadır.<br />
24 Ekim 2025 tarihinde başlattığımız “Hayırlı Günler Komşum Ziyaretleri” ile “Derdin Derdimizdir Sohbet Toplantıları”mucibince bugüne kadar 81 il, 963 ilçede olmak üzere 49 bin 725 program yapılmıştır.<br />
Ne diyeyim, hepinize helal olsun diyorum, alayınızı canı gönülden kutluyorum.<br />
Bu çalışmaların ikmal, idare ve idamesinden doğrudan sorumlu olan Teşkilat İşlerinden Sorumlu Genel Başkan Yardımcımız Sayın Prof.Dr.Edip Semih Yalçın’la beraber, Başkanlık Divanı üyelerimize, MYK-MDK üyelerimize, siz değerli milletvekillerimize;<br />
İl ve ilçe başkanlarımızla belediye başkanlarımıza, tüm dava arkadaşlarımıza takdir ve teşekkürün en hasını paylaşıyor, bundan sonra da aynen ve artan tempoyla yola devam diyorum.<br />
Milliyetçi Hareket Partisi ve Cumhur İttifakı,<br />
Solan yüzleri canlandıran, kalplere yuvalanmış hüzünleri her cephede kovan ve dağıtan,<br />
Nasırlı, çilenin izleriyle bezenen kahırlı elleri şefkat ve sevgiyle tutan,<br />
Göz pınarlarından oluklar halinde inen yaşları sabırla silen,<br />
Dertlere derman, değilse bile ortak olmayı vecibe sayan tam kapsamlı bir inanmışlığın, tavizsiz bir irade bıçkınlığının, tartışmaya kapalı nitelikli dürüstlüğün ve samimiyetin siyasetteki ahlak markasıdır.<br />
Bu marka var olacak, Türkiye’nin yeni yüzyıl marka değerini neresi en yüksekse oraya çıkaracaktır.<br />
Diyor ya istiklalimizin manzum dehası Merhum Akif;<br />
Beraber ağlamazsın, sonra kör, sağır dersin,<br />
Bu hissizlikten insanlık hem iğrensin, hep ürpersin.<br />
Ağlayanla yanak yanağa verip ağlayacağız, gülenle el ele verip gülmesini bileceğiz.<br />
Biz Milliyetçi Hareket Partisi’yiz.<br />
Biz Cumhur İttifakı’yız.<br />
Aziz Dava Arkadaşlarım,<br />
Değerli Misafirler,<br />
Meşhur Filozof Platon’a atfedilen şu sözle gündemdeki mahut ve malum gelişmeleri ele alma düşüncesindeyim.<br />
Şöyle diyor Platon: “Bir insanı zorda bırakmak istiyorsanız ona bir tanım sormanız yeterlidir.”<br />
Bugünkü tablosuyla iç karartan, iflasın ve imhanın kıyısında adeta can çekişen, hatta fiilen/hukuken entübe edilen uluslararası müesses nizamı içine kaydığı feci ortamla eklemleyerek tanımlasaydık, acaba en isabetli tanımı nasıl yapardık?<br />
Hakikatin simyasıyla kavram ve kelimelerin can evine nüfuz etsek bile, yenidünya düzeni masalını, azgınlaşan Siyonist-Emperyalist küstahlığı ahlak, adalet ve hukuk ölçeğinin evrensel parametreleriyle izah etmek kabil midir?<br />
Bal yapmayan arıların kovanı gibi uğuldayanların palavralarını bir kenara bırakırsak, gerçekten bugünkü kaotik, despotik ve dispotik dünyanın tanımı kolayca yapılacak cinsten değildir.<br />
Esasen uluslararası hukuk uzun senelerdir çöp tenekesinin dibindedir.<br />
İkinci Dünya Savaşı’nı müteakip küresel emperyalizmin doymak bilmeyen kursağı ne hak tanımış ne hukuk bilmiştir.<br />
İnsanlık tarihinin geneline ışıklar saldığımızda asker, silah ve teknoloji üstünü ülkelerin daha ceberut, daha tahakkümcü olduğunu sayısız misalle teyit ve teksif etmemiz mümkündür.<br />
Hukukun gücü yerine, güçlülerin hukukunun amir ve havi olması yeni bir durum değildir.<br />
Bu nasıl olur demeyin, maalesef olmuştur, daha olacakların önü açıktır.<br />
İnsan hakları bilinmez bir yerdedir, meçhul bir zehirli mahzende kilit altındadır ve ölüme terk edilmiştir.<br />
Konuşmamın başından itibaren vurguladığım 21’inci yüzyılın ikinci çeyreğinin daha ikinci gününde tarihte belki de hiç tesadüf edilmeyen bir haydutluk, bir korsanlık, bir insan kaldırma, bir insan kaçırma vakası yaşanmıştır.<br />
Beyaz perdede ya da televizyonlarda izlediğimiz Karayip Korsanları filmi resmen ve alenen tüm dünyanın gözü önünde gerçekleşmiş, film seti Venezuela’nın başkenti Karakas’ta kurulmuştur.<br />
Öncelikle seçimle göreve gelmiş, egemen eşitliği uluslararası camiada hukuken tescillenmiş Venezuela’nın Devlet Başkanı Maduro’ya karşı yapılan gayri meşru ve hukuk dışı saldırıyı nefretle, şiddetle ve her yönüyle sadece kınamıyor, hepten lanetliyorum.<br />
Bu ayıp, bu ahlaki yıkım, bu zalimlik, bu hukuk tanımazlık, bu insan hakları karşıtlığı, bu kabalık, bu skandal eylem, bu mütehakkim zorbalık hiç kimseye hak, hiçbir ülkenin de imtiyazı değildir.<br />
Maduro’nun hataları, yanlışları ve kanunsuz iş ve işlemleri varsa bile, bunun silahlı ve zora dayalı tecziyesi bir başka ülkenin yetki sahası içinde ele alınamaz.<br />
Muhatap Venezuela halkıdır, sorumluluk Venezuela halkınındır; seçimle gelenin seçimle gitmesi, suç işleyenin, suçu olanın kendi ülkesindeki mahkemeler önünde hesap vermesi bir demokrasi ve hukuk normudur.<br />
En azından genel geçer kabul ve kuralın meşruiyet temeli bu olmalıdır.<br />
Venezuela örneği ne ilktir, ne de son olacaktır.<br />
Ancak bir devlet başkanının ülkesinin başkentinde, istihbarat sızmasıyla başlayan kombine bir saldırı planlamasıyla, gece yarısı yatağından eşiyle birlikte güç kullanılarak sürüklene sürüklene alınması ilk kez vuku bulmuştur.<br />
Bu olacak şey değildir.<br />
Bu sineye çekilecek bir durum değildir.<br />
Dijital çağın yeni sürüm eşkıyalık taktiğiyle insan kaçırılmış, uluslararası literatürdeki tarifiyle, “zorla lider transferi” yapılmıştır.<br />
Tarihte barbar kavimler Roma’yı nasıl istila etmişse, aynısı 2 Ocağı 3 Ocağa bağlayan gece yarısı Karakas’ta sahnelenmiştir.<br />
Bu müfrit ve mütehakkim tablonun ülkemizde yaşanan 15 Temmuz ihanetiyle benzerliği de dikkat çekicidir.<br />
3 Ocak 2026 tarihinin akşam saatlerinde bir televizyon kanalına gönderdiğim mesajda vurguladığım üzere,<br />
ABD’nin Venezuela’da yapmış olduğu askeri müdahale ile Devlet Başkanı Maduro’yu iktidardan haksız ve hukuksuz şekilde uzaklaştırma girişimi bilinen ve tanıdık bir komplodur.<br />
Türkiye’de 15 Temmuz 2026 tarihinde FETÖ eliyle gerçekleştirilen kalkışmada Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan Marmaris’te bulunurken, doğrudan kendisine yönelik sergilenen aşağılık girişimdeki yöntemle, bugün Maduro’yu hedef alan yöntem birbirinin aynısıdır.<br />
15 Temmuz’da, casus ve haşhaşi örgütü maşa olarak kullanarak üzerimize salan ABD, Venezuela’da bunun yerine doğrudan müdahale etmiştir.<br />
Türk milletinin ayağa kalkan iradesine ve kahramanca mücadelesine çapıp yerle yeksan olan FETÖ ihanetiyle Venezuela’daki gece yarısı darbesi aynı tornanın mamulü, aynı projenin mahsulüdür.<br />
Tek fark, birisi uyumamış ve direnmiş; diğeri uyumuş ve teslim olmuştur.<br />
Biliyoruz ki, sü uyusa da düşman uyumayacaktır; şayet uyursak, uyuklarsak, uyuşursak unutmayınız ki izmihlal kaçınılmazdır.<br />
Venezuela meselesi dünyanın üzerine eski bir harabe gibi çökmüş, depremden sonra yıkılan çok katlı binalar gibi yıkılmıştır.<br />
Bunun altından nasıl kalkılacağı, 3’üncüsünün çatısı örülen dünya savaşının tutuşturulmak istenen kıvılcımının önüne nasıl geçileceği muammanın daniskasına dönüşmüştür.<br />
Trump’ın yeni hedefleri; Meksika, Kolombiya, Panama, Küba, Kanada ve Gröland’dır.<br />
Tezahür eden akıl ve izan tutulmasının, tekmil halindeki egemenlik ve hukuk yarılmalarının dünyayı kademe kademe felakete taşıdığını fark ve idrak etmemek için yalnızca üç maymunu oynamak yeterlidir.<br />
Konu ne narko-terör konusu ne de otoriterleşen devlet veya yöneticiler konusudur.<br />
Bunun çok daha derininde, çok daha ötesinde hakimiyet ve paylaşım şiddetindeki basınç yüksekliğinin muhtelif coğrafyalarda öbek öbek patlamaya geçme halidir.<br />
Trump’ın sağduyusu, akli ve ahlaki melekeleri buharlaşmıştır.<br />
ABD Başkanı’nın “Venezuela’yı biz yöneteceğiz”demesi, enerji kaynaklarına çökme mesajı yenilenmiş sömürgeciliğin, yeni baştan kurgulanan emperyalist yayılmacılığın dekoratif karanlık yüzünü deşifre etmiştir.<br />
ABD’nin asıl hedefi enerji akışının kontrolü, altın başta olmak üzere değerli maden ve mineral ticaretine hükmetme; açılan siyasi, askeri ve ekonomik cephelerle bir ülkenin neyi ver neyi yoksa aşırma ve el koymadır.<br />
Esasen tüm dünya yakın tehdit markajındadır.<br />
Ağır aksak işleyen, yaralı bereli olsa bile canlılık emaresi gösteren, küresel blokların sertleşerek sivrilmesine rağmen diyalog ve diplomasi kanallarının açık tutulmasını sağlayan kurallara dayalı uluslararası düzen mekaniği artık tıkanmış ve ölümcül bir tırpan yemiştir.<br />
Bundan sonrası için akıl yürütmek, öngörüde bulunmak, yarınlarda ne olacağını kestirmek imkansız değilse de bir hayli zordur.<br />
Venezuela örneği bize aynı zamanda iç cephenin hayatiyeti ve müessiriyeti hakkında ibretlik ipuçları da vermiştir.<br />
Direk teslimiyet olmadan, devlet ricalinde, askeri ve güvenlik bürokrasisinde, siyasi ve stratejik makamlarda devşirilmiş insanlar bulunmadan, bir ülkenin devlet başkanını eşiyle birlikte gece yarısı yatağından almak hiç kimsenin, hiçbir muhasım gücün yapabileceği bir şey değildir.<br />
Şimdi anlaşıldı mı, iç cephemizi tahkim etmedeki samimi gayret ve gayemiz.<br />
Şimdi anlaşıldı mı, “Terörsüz Türkiye” hedefindeki ısrar ve irademiz.<br />
Şimdi anlaşıldı mı, milli birlik, kardeşlik ve dayanışma azmimizi savunmadaki tavizsiz karar ve kararlılığımız.<br />
Şimdi anlaşıldı mı, Türk’ü sevmeyen Kürt, Kürt’ü sevmeyen de Türk olmaz söz ve beyanımızdaki sahicilik ve sağlamlık.<br />
Değerli Arkadaşlarım,<br />
Dünya çok cepheli, çok aktörlü, çok bilinmeyenli, çok tehlikeli bir krizdedir.<br />
Birleşmiş Milletler Teşkilatı artık inandırıcılık kalitesini, ikna kabiliyetini, bağlayıcı karakterini kaybetmiştir.<br />
İnsan hakları zulmün değirmeninde öğütülmüş, demokrasi ve özgürlükler emperyalizmin marangozhanesinde hızara verilmiştir.<br />
Uluslararası hukuk bekletildiği askıdan paldır küldür asılma ve can verme safhasına çekilmiştir.<br />
Dünya üzerinde devlet başkanı dokunulmazlığı tartışmaya açılmıştır.<br />
Sandıkla gelmek, sandıkla gitmek, demokrasi ezberlerinin ardına saklanmak sadece mevzi mücadelelerin aparatına dönüşmüş, bunun da ötesinde göz boyayan, rejim ve sistemleri bir noktada ıslah ve terbiye etmek için tertip edilen orta oyunu hüviyetine bürünmüştür.<br />
Küresel denge kaybolmuştur.<br />
Jeopolitik depremler, ticaret savaşları, ekonomik operasyonlar, siyasi hesaplaşmalar, diplomatik kutuplaşmalar, asimetrik ve vekalet savaşları kıtaları vurmuş, ülkeleri karşı karşıya getirmiştir.<br />
Birinci ve İkinci Dünya Savaşları öncesinde biriken ve derinlere sirayet eden yüksek basıncın aynısı, belki daha fazlası şu an küresel arenada tedavül halindedir.<br />
Venezuela’ya yapılan hukuk ve meşruiyet dışı darbenin türev sonuçları mutlaka olacak ve doğacaktır.<br />
Vekâlet savaşlarından doğrudan güç kullanma dönemine geçilmiştir.<br />
İran diken üstündedir, sokaklar kaynamaktadır, halk gergin, her ihtimal gündemdedir.<br />
Tayvan gerilimi artarak devam etmektedir, muhtemel çatışma, hatta savaşın karşılıklı yığınakları süratle yapılmaktadır.<br />
Gazze’de süregelen soykırım; Somali, Yemen, Sudan, Etiyopya ve Kızıldeniz’i içine alan, Suudi Arabistan ile Birleşik Arap Emirlikleri’ni kamplaştıran egemenlik arayışları, Rusya ile Ukrayna arasında beşinci yılına giren savaş hali barış, huzur ve güvenlik arayışlarının duvara tosladığının en kısa göstergesinden başka bir şey değildir.<br />
Maduro’yu suçlayan ABD yönetiminin, Uluslararası Ceza Mahkemesi’nin hakkında yakalama kararı verdiği soykırımcı Netenyahu’nun sırtını sıvazlayıp pamuklara sarması utanç duyulacak bir ikiyüzlülük değil midir?<br />
Bu durum ahlaken ve hukuken çürüyen uluslararası sistemin irileşmiş bir safrası olarak değerlendirilmeyecek midir?<br />
Emperyalizm kudurma aşamasına kan içe içe geçmiştir.<br />
İştahları kabartan petrol her zillet ve rezaleti mubah hale getirmiştir.<br />
Tam bir teşhis ve tespit maharetiyle açıklarsak; kan kokusu almış bir köpek balığından daha tehlikelisi petrol kokusu almış Amerikan emperyalizmidir.<br />
Şunu açık yüreklilikle ifade etmeliyim ki, at hırsızlığıyla enerji ve değerli mineral hırsızlığı arasında içerik olarak hiçbir ayrım ve farklılık yoktur.<br />
Maduro’ya yöneltilen; “uyuşturucu terörizmi, kokain kaçakçılığı, ABD’ye karşı makineli tüfek ve yıkıcı cihazlara sahip olma” suçlamalarının yargılama bahanesi, karanlık ve katıksız emperyalist adımların maskelenme çabasından başka bir şey değildir.<br />
Dünya çok riskli ve güvensizdir.<br />
Trump’ın 1823 tarihli Monroe Doktrinine dayanarak arka bahçesi olarak gördüğü coğrafi alanlarda stratejik, silahlı ve siyasi düzenlemeler yapması yasa dışıdır, ahlak dışıdır, insanlık değerlerine, ülkelerin egemenliklerine karşı yeni bir savaş pozisyonuna geçmenin ilanıdır.<br />
ABD Kongresi acilen devreye girmeli, Trump yönetiminin anayasaya ve uluslararası hukuka aykırı siyasi ve askeri tasarruflarını sona erdirecek kararları hızla ve sırasıyla almalıdır.<br />
Maduro ülkesine iade edilmelidir.<br />
Venezuela’nın kaderi bu ülkenin halkı tarafından tayin edilmelidir.<br />
Önce Amerika sloganı atarak tüm ülkelere parmak sallayan nevzuhur kovboylara, önce insanlık, önce hukuk, önce yaşanabilir ve huzurlu bir dünyanın mesajı verilmelidir.<br />
Latin Amerika veya Güney Amerika’dan doğacak istikrarsızlık ve iç bölünme dalgalarının diğer coğrafyalarla eklemlenip genişlemesi çok vahim gelişmeleri tetikleyecektir.<br />
Hür dünya ABD dayatmasına karşı ayağa kalkmalıdır.<br />
Demokrasi ve hukuk şerefine herkes, hepimiz, tüm insanlık sahip çıkmalıdır.<br />
Aksi halde bugünün suskunluğu ve ürkekliği gelecekte korkunç hadiselerin mayasını çalacak ve kaldıracı olacaktır.<br />
Küba’dan Nikaragua’ya, Haiti’den Dominik’e, Guatemala’dan Şili’ye; Afganistan’dan Irak’a, Vietnam’dan Suriye’ye varıncaya kadar görülmedik, izlenmedik, işitilmedik, daha doğrusu oynanmadık kanlı oyun kalmamıştır.<br />
İnsan bir kez ölür, o da şerefiyle olmalıdır.<br />
Korkaklar her gün ölür, fakat adam gibi adam olanlar yalnızca bir kez ölür.<br />
Puf diyecek bir ağız olmadığı için yerinde sallananlara seyirci kalacak, sakince katlanacak ve alttan alacak bir acziyet Türk milletinde yoktur.<br />
Geldiğimiz bu aşamada evrensel adalet ilkelerini paylaşmak isterim:<br />
Onurlu yaşamak, başkasına zarar vermemek, herkese kendine ait olanı iade etmek.<br />
En yüksek strateji, araçların büyük amaçlara dikkatli şekilde uyarlanmasıdır.<br />
Türkiye’miz bu yüksek stratejiyle güvenlik duvarlarını aşılmaz hale getirmelidir.<br />
Bir devlet için tehlike, elindeki araçlarla ulaşması gereken hedefler arasındaki mesafenin, devletin güvenliğini tehdit edecek kadar açıldığında ortaya çıkar.<br />
ABD’nin, diğer mütehakkim ülkelerin vaki durumu aynısıyla budur.<br />
ABD’nin Venezuela darbesi bir zafer, harika bir iş, çok parlak bir müdahale falan değil, yavaş yavaş inişe geçen, çakılması mukadder olan bir devletin yıkımdan önceki son istasyonudur.<br />
Sultan Süleyman’a kalmayan bu dünya, emin olunuz hiç kimseye kalmayacak, hiçbir ülkenin pervasızlıklarına mahkum edilemeyecektir.<br />
Değerli Milletvekilleri,<br />
Muhterem Hanımefendiler, Beyefendiler,<br />
Bölgesel ve küresel manzaranın bozulan ve bulanan atmosferine karşı “Terörsüz Türkiye’nin oluşması ve olgunlaşması maksadıyla çalışmalarımızı sabırla devam ettiriyoruz.<br />
Allah’ın izniyle hedefimize vasıl olacağız.<br />
Gayret bizden Tevfik Allah’tandır diyoruz.<br />
Büyük bir kucaklaşma ve kaynaşma seferberliğiyle çevremizde kazılan nifak çukurlarına inanıyorum ki düşmeyeceğiz.<br />
Tökezlememizi ümit edenleri yine hayal kırıklığına uğratacağız.<br />
Suriye’de geciken ve ertelenen entegrasyon sürecinin bir an evvel gerçekleşmesi, 27 Şubat İmralı çağrısına müzahir gelişmelerin ortaya çıkması lazımdır.<br />
SDG/YPG’nin müzakere edilemez talepleri gündeme taşıması akıllara evvela uzlaşmadan kaçmak için mazeret ürettiğini getirmektedir.<br />
Bu yanlıştır, istikrar ve huzur hedeflerini sekteye uğratmaktadır.<br />
SDG/YPG Suriye’nin Kuzeydoğusunda geniş bir alanda fiili hakimiyet kurmuştur.<br />
Bu bölge yar altı ve yer üstü kaynakları bakımından son derece zengindir.<br />
SDG/YPG’nin İsrail’in dümen suyuna girmesi, bu Siyonist alçaklık tarafından Mazlum Abdi’nin PKK’nın kurucu önderliği yerine hazırlanıyor görüntüsü çözümsüzlüğü ve kaosu sertleştirecektir.<br />
Buna da hiç kimsenin hakkı yoktur.<br />
Ya mutabakatla ya da zorla Suriye’nin üniter yapısı, siyasi ve toprak bütünlüğü kategorik olarak tesis edilmeli, bilhassa Arap aşiretleri Şam yönetiminin önşartsız yanında durmalıdır.<br />
Suriye’de İsrail planları bozulacaktır.<br />
Bu Siyonist şımarıklığın DEAŞ kartını masaya sürüp Türkiye üzerinde istihbarat operasyonları ve terörist faaliyetler yürütmesinin bedeli de çok ama çok ağır olacaktır.<br />
Sormak lazımdır ki, Dünya Yahudileri İsrail’in soykırım siyasetini reddedip, on emirden birisi olan öldürmeyeceksin mesajını ne zaman dikte edeceklerdir?<br />
İsrail insanlık vicdanı karşısında ciddi bir meşruiyet kaybı yaşamaktadır.<br />
Eninde sonunda işlenmiş soykırım suçunun siyasi ve hukuki sonuçları muhakkak olacaktır.<br />
Toplu katliam ile soykırım boyutuna ulaşan saldırıların ve saldırganlığın herhangi bir inanç sistemiyle, herhangi bir kutsal metinle veya insanlığın ahlaki kazanımlarıyla bağdaşmadığı çok açıktır.<br />
İsrail, Filistinli mazlumlar kadar dünyadaki masum siviller için de aşırılaşmış bir tehdittir.<br />
Bu nedenle İsrail halkı ile Yahudi inanç mensupları küresel dışlanmayla yüz yüzedir.<br />
Netenyahu politikalarının ahlaki ve hukuki lekesi esasen bütün Yahudilere tesir etmiştir.<br />
Dünya Yahudiliğinin temsilcilerini bu lekeyi temizlemeye, İsrail vahşetini durdurmaya, Gazze halkının insani ihtiyaçlarını karşılamaya, mazlumların dokunulmaz hakları korumaya, bölgesel düzlemde barış ve istikrarı desteklemeye, bu kapsamda da inisiyatif almaya çağırıyorum.<br />
Bu çağrım bir kimliği veya bir inancı hedef almak için değil, bilakis adalet, merhamet ve insan onurunu hatırlatmak içindir.<br />
Zulüm karşısında tarafsızlık veya tarafsız bir alan yoktur.<br />
Sessizlik suça ortaklık manasına gelecektir.<br />
Dünya Yahudi cemaatini devlet politikalarıyla dini kimliği birbirinden net biçimde ayırmaya, Netenyahu yönetiminin soykırım ve yayılmacılık siyasetini kolektif bir iradeyle reddetmeye, uluslararası hukuk ve insani değerler temelinde İsrail üzerinde ahlaki ve vicdani dengeleyici rol oynamaya davet ediyorum.<br />
Bu meyanda Dünya Yahudiliğini temsil eden çatı kuruluşlar, dini konseyler, akademik platformlar ve sivil toplum kuruluşları eşgüdüm halinde bir tutum ve eylem planı hazırlamalıdır.<br />
Ayrıca Dünya Yahudiliğinin göstereceği ilkeli duruşun; yalnızca savunmasız ve masum Filistinlilerin değil, Yahudi inancının, küresel barışın ve insanlığın ortak değer hazinesinin müdafaası bakımından da belirleyici olmasını ümit ediyorum.<br />
Hiç kimse hesap hatası yapmasın.<br />
Hiç kimse itiyle, çakalıyla etrafımızda dolaşmasın.<br />
Yalova’da etkisiz hale getirilen DEAŞ’lı teröristlerin akıbeti herkese de ders ve ibret olsun.<br />
Son olarak, bu DEAŞ’lı teröristlerin Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olduklarının söylenmesi son derece rahatsız edici ve sorunlu bir açıklamadır.<br />
Böylesi düşüncesiz ve her yöne çekilebilecek mahsurlu değerlendirmelerden özenle kaçınılmasını temenni ediyor, aziz şehitlerimizi rahmetle, minnetle ve saygıyla yad ediyorum.<br />
Sözlerimin sonunda hepinizi en iyi dileklerimle birlikte hürmet ve muhabbetle selamlıyorum.<br />
Sağ olun, var olun, Cenab-ı Allah’a emanet olun diyorum.</p>

<p>Kaynak: https://x.com/MHP_Bilgi/status/2008454242302939251</p>

<p>Kaynak: MHP resmi X hesabı (@MHP_Bilgi) paylaşımı.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 06 Jan 2026 14:01:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/01/devlet-bahceliden-abdye-sert-tepki-1767702959.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Cumhurbaşkanı Erdoğan&#039;dan Venezuela açıklaması: Uluslararası hukuku ihlal eden hiçbir eylemi tasvip etmeyiz</title>
                <category>SİYASET</category>
                <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/cumhurbaskani-erdogandan-venezuela-aciklamasi-uluslararasi-hukuku-ihlal-eden-hicbir-eylemi-tasvip-etmeyiz-2848</link>
                <guid>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/cumhurbaskani-erdogandan-venezuela-aciklamasi-uluslararasi-hukuku-ihlal-eden-hicbir-eylemi-tasvip-etmeyiz-2848</guid>
                <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 2026 yılının ilk Cumhurbaşkanlığı Kabine Toplantısı'nın ardından millete seslendi. Konuşmasında Venezuela'daki son gelişmelere geniş yer ayıran Erdoğan, uluslararası hukukun ihlalini eleştirirdi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:14px">Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 2026 yılının ilk Cumhurbaşkanlığı Kabine Toplantısı'nın ardından millete seslendi. Konuşmasında Venezuela'daki son gelişmelere geniş yer ayıran Erdoğan, uluslararası hukukun ihlalini eleştirirdi.</span></p>

<p><span style="font-size:14px">Erdoğan, Türkiye'nin dünyanın her yerinde adaleti, meşruiyeti ve uluslararası hukuku savunan ülkelerin başında geldiğini vurgulayarak, "Gazze'den Suriye'ye nerede bir haksızlık, hukuksuzluk ve zulüm varsa tavrımızı net biçimde ortaya koyduk. İlkelerimiz söz konusu olunca komplekse kapılmayız" dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:14px">&nbsp;Venezuela Pozisyonu: Hukuk ve İstikrar Vurgusu</span></p>

<p><span style="font-size:14px">Venezuela'da yaşananları "müessif bir hadise" olarak tanımlayan Erdoğan, "Dünyanın neresinde olursa olsun siyasi meşruiyeti ve uluslararası hukuku ihlal eden hiçbir eylemi tasvip etmeyiz" dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:14px">Kabine toplantısında Venezuela konusunun detaylı değerlendirildiğini belirten Erdoğan, ABD Başkanı Donald Trump ile yaptığı telefon görüşmesinde Türkiye'nin hassasiyetlerini ilettiklerini açıkladı: "Venezuela'nın istikrarsızlığa sürüklenmemesi gerektiğinin altını çizdik."</span></p>

<p><span style="font-size:14px">Erdoğan, "Sayın Maduro ve Venezuela halkı milletimizin dostu olduğunu pek çok kez göstermiştir. İki dost ülke olarak zor günlerimizde dayanışma içinde olduk, bugün de aynı anlayışla hareket ediyoruz. Türkiye ve Türk milleti, refah, huzur ve kalkınma mücadelelerinde dost Venezuela halkının yanında olmaya devam edecektir" diye ekledi.</span></p>

<p><span style="font-size:14px">Ülkelerin egemenlik haklarının ihlalinin küresel komplikasyonlara yol açabileceğini belirten Erdoğan, "Hukukun gücü yerine gücün hukukunun egemen olduğu bir dünyada istikrarsızlık eksik olmaz. Kurallara dayalı uluslararası sistemin korunması önemlidir" vurgusu yaptı.</span></p>

<p><span style="font-size:14px">Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasını, Türkiye'nin menfaatlerini her daim koruyacaklarını belirterek tamamladı: "Bizim sırtımızda yumurta küfesi var. Gerekirse bin düşünüp bir söyleyeceğiz."</span><br />
<br />
Cumhrbaşkanı Erdoğan açıklamasında şunları kaydetti</p>

<p>“Aziz milletim, değerli basın mensupları; sizleri en kalbi duygularımla, hürmetle, muhabbetle selamlıyorum. 81 vilayetimizin yanı sıra, dünyanın farklı ülkelerinde bizleri takip eden tüm vatandaşlarımı buradan saygıyla selamlıyorum.</p>

<p>Dünyada, bölgemizde, ülkemizde önemli gelişmelerin yaşandığı bir seneyi daha geride bırakıp büyük umutlarla 2026 yılını karşıladık.</p>

<p>Öncelikle yeni yılın ülkemize, milletimize, başta mazlumlar olmak üzere tüm insanlığa hayırlar getirmesini diliyor, aziz milletimize huzur, kardeşlik ve bereket dolu bir yıl temenni ediyorum.</p>

<p>Yine bu vesileyle 2025 yılı boyunca Türkiye’nin büyümesi, kalkınması ve hedeflerine daha da yaklaşması için ter döken herkese teşekkür ediyorum.</p>

<p>Devletimizin bekasını ve insanımızın huzurunu temin uğrunda can veren kahraman şehitlerimizi rahmetle yâd ediyor, gazilerimize minnettarlığımı ifade ediyorum. Özellikle geçen hafta DEAŞ’lı teröristlerin hayattan kopardığı 3 emniyet mensubumuza bir kez daha Yüce Allah’tan rahmet niyaz ediyorum. Şehitlerimizin her biri metanet abidesi olan muhterem ailelerine ülkem ve milletim adına şükranlarımı sunuyorum.</p>

<p><strong>“40 SENEDİR ÜLKEMİZİN ENERJİSİNİ SÖMÜREN TERÖR SORUNUNU KÖKTEN ÇÖZECEĞİZ”</strong></p>

<p>Yeni yılın ilk günlerinde şu gerçeği bir kez daha hatırlatmak istiyorum: Aziz vatandaşlarım, Türk milleti olarak bizler 86 milyon insanımız ve yurt dışındaki 7 milyonu aşkın kardeşimizle gerçekten büyük bir aileyiz. Ankara’daki, Adıyaman’daki, Diyarbakır, Bursa, Trabzon, Tekirdağ’daki ve diğer tüm vilayetlerdeki vatandaşlarımız ne ise, dünyanın farklı köşelerinde hayat, haysiyet, helal rızık mücadelesi veren milyonlarca kardeşimiz de canımızdan bir parçadır. Hangi siyasi görüşten, kökenden, mezhep ve meşrepten olursak olalım, hepimiz şehit kanlarıyla sulanmış bu cennet vatanın sevdalılarıyız. 86 milyon olarak kardeşiz, kaderdaşız, ezelden ebede biriz ve beraberiz.</p>

<p>27 Aralık’ta vefatının 89. sene-i devriyesinde bir kez daha rahmetle andığımız İstiklal Marşı şairimiz Mehmet Akif’in safahatından süzülen şu mısralar bizim pusulamızdır. Bakınız ne diyor o büyük şair;</p>

<p>“Girmeden tefrika bir millete, düşman giremez,</p>

<p>Toplu vurdukça yürekler onu top sindiremez.”</p>

<p>İşte bu şuurla tefrikayı, fitneyi, bozgunculuğu kapımıza yaklaştırmadan ebedi ve ezeli kardeşliğimize hep birlikte sıkı sıkıya sarılmamız gerekiyor. Elbette bunu söylerken şunu da aklımızdan çıkarmıyoruz: Bir dağ ne kadar uluysa, başındaki duman da o derece koyu olur. Bizi de ayırmak isteyenler, aramıza nifak sokmak isteyenler, bizi birbirimize düşürmek isteyenler daima olmuştur ve olacaktır. Bölgemizi kan deryasına çevirmek için türlü tuzaklar kuranlar her şeyden önce bizi denklem dışına itmeye çalışacaktır. Ama biz bu oyunlara inşallah gelmeyeceğiz. Merhum Akif’in “İttihad yaşatır, yükseltir; tefrika yakar, öldürür” ikazını her zaman zihnimizin bir köşesinde tutacağız. Söz konusu Türkiye olunca, Türkiye’nin huzuru, güvenliği, bekası olunca ayrılıklarımızı bir tarafa bırakıp birbirimize daha sıkı kenetleneceğiz. 86 milyon hep beraber yıkılmaz, aşılmaz, sarsılmaz bir duvar olacağız.</p>

<p>Mehmet Akif'in Kastamonu'da Nasrullah Camii'nde verdiği vaazın bir bölümünü özellikle bizleri ekranları başında izleyen genç arkadaşlarımın dikkatine getirmekte fayda görüyorum. Millî mücadelenin en sancılı günlerinde merhum Akif şöyle sesleniyordu: “Milletler topla, tüfekle, zırhlı ile ordularla, tayyarelerle yıkılmaz. Milletler ancak aralarındaki rabıtalar çözülerek kendi başının derdine, kendi havasına, kendi menfaatine, kendi menfaatini temin etmek kaygısına düştüğünde yıkılır. Düşmanlarımızın bugün bizden istedikleri ne filan vilayet, ne filan sancaktır. Doğrudan doğruya başımızdır, devletimizdir.” Evet, bugün de boylarına poslarına bakmadan son derece kibirli bir eda ile Türkiye'ye parmak sallayanların bizden istediği devletimizdir, vatanımızdır. Büyük ve güçlü Türkiye idealimizin kuvveden fiile çıkmasını engellemektir.</p>

<p>Bir defa aziz milletimin şunu bilmesini isterim: Her kim ne adına olursa olsun millî mutabakat ruhuna zarar verecek bir tavır içindeyse, Türkiye'nin rakiplerine hizmet ediyor demektir. Her kim ortak değerlerimizi hedef alıyor, aramızdaki rabıtayı zayıflatmaya çalışıyorsa, Türk milletinin dostu değil, yeminli bir hasmıdır. Türk ve Türkiye düşmanlarının işte bu sinsi tuzaklarına düşmeyeceğiz. İç cephemizi sağlam tutacak, güçlendirecek, orada gedik açmak için fırsat kollayanlara karşı daima uyanık olacağız.</p>

<p>Daha önce de çeşitli vesilelerle dile getirdim. Yılın bu ilk günlerinde bir kez daha altını çizerek ifade ediyorum, on yıllardır farklı biçimleriyle mücadele ettiğimiz terör belası, Türkiye'nin ayağına vurulmuş emperyalist bir prangadır. DEAŞ’ından FETÖ’suna, DHKP-C’sinden PKK'sına gayrimeşru yapıların hepsi birer aparat olarak bu amaçla kullanılmıştır. Kahraman güvenlik kuvvetlerimizin destansı mücadelesi, savunma sanayimizdeki atılımlarımızın ülkemize sağladığı yetenekler, hak ve özgürlükler alanında hayata geçirdiğimiz tarihi reformlar ve milletimizin engin basireti sayesinde terör musibetinden ebediyen kurtulma noktasında önemli bir fırsat yakaladık. Ülkemizin önünde aralanan fırsat penceresini ardına kadar açacak bu imkânın sabote edilmesine izin vermeyeceğiz. Terörsüz Türkiye sürecini kararlılıkla devam ettirerek 40 senedir ülkemizin enerjisini ve kaynaklarını sömüren terör sorununu kökten çözeceğiz. İnşallah bunu da suhuletle, sabırla, sağduyuyla yapacağız. Terörün karanlık gölgesinin olmadığı bir ülkede ve bölgede yaşamanın getireceği büyük kazanımlara odaklanarak bu hedefimize ulaşacağız.</p>

<p>Aziz milletim, değerli basın mensupları; 2026 yılının ilk Kabine Toplantısını biraz önce gerçekleştirdik. Güvenlik, dış politika, ekonomi ve sosyal politikalar başta olmak üzere birçok kritik meseleyi etraflıca değerlendirdik. Milletimizin hayrına olacak önemli kararlar aldık. Bunlara geçmeden evvel son 3 haftada millete hizmet yolunda neler yaptığımızı şöyle özetin özeti mahiyetinde sizlerle paylaşmak istiyorum.</p>

<p>Değerli vatandaşlarım, aziz kardeşlerim; 16 Aralık'ta barış, istikrar ve refah üreten dış politika temasıyla düzenlenen 16. Büyükelçiler Konferansı'nda dünyanın dört bir yanında devletimizi başarıyla temsil eden büyükelçilerimizle bir araya geldik. Belirsizliğin arttığı, çıkar kavgasının kızıştığı mevcut küresel konjonktürde hem diplomatik zeminde, hem de diğer alanlarda güçlü bir varlık gösteriyoruz. Hiç çekinmeden, eğilmeden, bükülmeden, hiç kimseye minnet etmeden ülkemizin hak ve hukukunu her platformda cesaretle savunuyoruz. Ana muhalefetin başındaki zat gibi yabancılardan 5 dakikacık ilgi dilenmiyor, muhataplarımıza 5 dakikalık bir görüşme için yalvarmıyoruz. Büyük bir milletin ve büyük bir devletin mensubu olduğumuzun bilinciyle her yerde dik duruyor, ama diklenmiyoruz. Hep söyledik, bugün tekrar ediyorum; biz ne kuru hamaset, ne ucuz polemik peşindeyiz, ne de rol kapma, rol çalma derdindeyiz. Biz Türkiye Cumhuriyeti'ni tüm dünyada şanla, şerefle, iftiharla temsil etmenin mücadelesi içindeyiz. Türkiye, sık sık vurguladığım üzere her alanda dünyanın dikkatle, takdirle, çoğu zaman gıptayla ve hayranlıkla takip ettiği bir atılım gerçekleştiriyor. Bunun önünü kimse kesemeyecek. Uzak olmayan bir gelecekte inşallah daha güçlü, daha müreffeh, hemen her alanda daha itibarlı bir ülkede hep beraber yaşayacağız.</p>

<p>Burada yeri gelmişken şu hususu da ifade etmek zorundayım: Türkiye, dünyanın her tarafında adaleti, meşruiyeti ve uluslararası hukuku savunan ülkelerin en başındadır. Gazze'den Suriye'ye nerede bir haksızlık, hukuksuzluk ve zulüm varsa tavrımızı çok net biçimde ortaya koyduk. Açık söylüyorum, ilkelerimiz söz konusu olunca komplekse kapılmayız. Bu hakikati ana muhalefetin başındaki zat bilmese de Afrika'dan Latin Amerika'ya dostlarımız ve kardeşlerimiz gayet iyi bilmektedir. Ana muhalefet partisi genel başkanı, iç siyasette olduğu gibi, dış politikada da üçüncü sınıf bir popülizm yapmaktadır. Bu zatın ne dediği, neyi savunduğu bile belli değildir.</p>

<p><strong>“ULUSLARARASI HUKUKU İHLAL EDEN HİÇBİR EYLEMİ TASVİP ETMEYİZ”</strong></p>

<p>Aziz milletim; lütfen son yıllarda bölgemizde cereyan eden hadiseleri ve bunlara karşı CHP'nin yaklaşımını şöyle bir gözden geçirin. CHP Genel Başkanının isabetli tek bir öngörüsünü bulamazsınız. Ne Karadeniz'de, ne Doğu Akdeniz'de, ne Gazze soykırımında, ne Libya, ne de Suriye konusunda tutarlı, vicdanlı, omurgalı hiçbir duruşları yok. Tek bildikleri hükûmetimize karşı çıkmak, bizim ak dediğimize kara, doğru dediğimize yanlış demek. Rusya-Ukrayna krizinin ilk günlerinde şimdi karşılarında süklüm püklüm oldukları güç odaklarının işaretiyle hükûmetimizi eleştirenler bunlardı. Suriye'nin devrik lideri ülkesinden kaçarken, Esad'la görüşülmeli diyenler bunlardı. Karabağ'ın 44 günlük vatan muharebesinde Ermeni diasporasıyla söz birliği içinde can Azerbaycan'ı desteklememize karşı çıkanlar bunlardı. Gazze soykırımında Filistin direnişine terör yaftası vuranlar bunlardı. Yıllarca Türkiye'yi DEAŞ’a destek vermekle suçlayanlar bunlardı. Avrupa'ya Türkiye'yi şikâyet turları düzenleyenler bunlardı. Kendi ülkelerine müdahaleyi savunanları tebrik sırasına girenler bunlardı. Dış politikada omurga nedir, ilke nedir, millî menfaat nedir bilmeyenler yine bunlardı, bugün bize ahkâm kesen ana muhalefet yöneticileriydi. Şimdi çıkmışlar akıllarınca bizi sıkıştırmaya çalışıyorlar. Kimse kusura bakmasın, ama bunun adı yüzsüzlüktür. Muhalefet, iktidar yıpransın da Türkiye'ye ne olursa olsun mantığıyla hareket edemez. Böyle bir sorumsuzluğun içinde olamaz. Dahası bu kadar basiretsizlikten sonra bırakın ana muhalefetin bize laf söylemesini, bu konularda ağızlarını dahi açmaması gerekir.</p>

<p>Şurası da çok enteresan: Ülkemizden 11 bin kilometre ötede Türkiye ile yakın dostluk ilişkisi olan bir ülkede müessif bir hadise yaşanıyor. CHP Genel Başkanının aklına ilk gelen bize saldırmak, bize sataşmak oluyor. Şimdi çeşitli fotoğraflar üzerinden bize mesaj vermek oluyor. Allah aşkına bu patolojik bir ruh hâlinin işareti değilse nedir? Siyasette kutuplaşmayı bu provokatif üslupla mı azaltacaksınız? İç cephemizin tahkim edilmesine böyle mi destek olacaksınız? Dünyanın içinden geçtiği bu zor dönemde Türkiye'nin hak ve hukukunu böyle mi koruyacaksınız?</p>

<p>Aziz milletim; biz tabi ki bunlara kulak asmayacak, çirkin tahriklere gelmeyeceğiz. Gerekirse bin düşünüp bir söyleyecek, Türkiye'nin menfaatlerini her daim koruyacak, kollayacak ve yücelteceğiz. Çünkü bizim üzerimizde milletin emaneti var. Bizim üzerimizde 86 milyonun hakkı var, sorumluluğu var. Bizim omuzlarımızda umutlarını büyük ve güçlü Türkiye'ye bağlamış yüz milyonların mesuliyeti var. Hep söylüyorum, bizim sırtımızda yumurta küfesi var. Bakın biz iç politikayı da, dış politikayı da ilkelerle yapan, akılla ve vicdanla yapan bir hükûmetiz, böyle bir kadroyuz. Dünyanın neresinde olursa olsun siyasi meşruiyeti ve uluslararası hukuku ihlal eden hiçbir eylemi tasvip etmeyiz. Venezuela meselesinde de hem Türkiye için, hem dost Venezuela halkı için en iyisi, en doğrusu neyse onu yapmanın gayretindeyiz. Sayın Maduro ve Venezuela halkı milletimizin dostu olduğunu pek çok kez göstermiştir. İki dost ülke olarak zor günlerimizde birbirimizle dayanışma içinde olmaya önem ve öncelik verdik. Bugün de aynı anlayışla hareket ediyoruz.</p>

<p><strong>“TÜRKİYE VE TÜRK MİLLETİ DOST VENEZUELA HALKININ YANINDA OLMAYA DEVAM EDECEKTİR”</strong></p>

<p>Şurası bir gerçek ki, ülkelerin egemenlik haklarının ihlal edilmesi ve uluslararası hukukun çiğnenmesi küresel düzeyde ciddi komplikasyonlara yol açabilecek riskli adımlardır. Hukukun gücü yerine gücün hukukunun egemen olduğu bir dünyada istikrarsızlık, kriz, çatışma eksik olmaz. Biz Türkiye olarak ne bölgemizde, ne başka coğrafyalarda kaos, kargaşa ve gerilim olmasını asla istemeyiz. Kurallara dayalı uluslararası sistemin korunması bu bakımdan önemlidir.</p>

<p>Bugünkü Kabine Toplantımızda ilgili birimlerimizin derlediği güncel bilgiler ışığında Venezuela vakasını enine boyuna değerlendirdik. Amerikan Başkanı Trump ile telefon görüşmemizde de ülkemizin hassasiyetlerini kendisine ilettik. Venezuela'nın istikrarsızlığa sürüklenmemesi gerektiğinin altını çizdik. Türkiye ve Türk milleti refah, huzur, kalkınma mücadelelerinde dost Venezuela halkının yanında olmaya devam edecektir.</p>

<p>Değerli arkadaşlar; 18 Aralık'ta Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Büyük Ödülleri'ni külliyemizde düzenlediğimiz törende sahipleriyle buluşturduk. Arkeoloji, bilim kültür, müzik, resim ve fotoğraf dallarında ödüle layık görülen ilim ve sanat erbabımızı tebrik ediyor, başarılar diliyorum.</p>

<p>20 Aralık'ta İstanbul Tersane Komutanlığımızda Türk donanması ve Türk tersaneciliğinin gurur günlerinden birine daha tanıklık ettik. Havadan bağımsız tahrik sistemi ve gelişmiş Sonar teknolojisiyle öne çıkan TCG Hızır Reis Denizaltımızı ve Yeni Tip Çıkarma Gemimiz Ç-159'u donanmamızın hizmetine verdik. Kendi mühendislerimizin geliştirdiği yüzde 90 yerlilik oranına sahip marin motorlu, ULAQ silahlı insansız deniz aracımızı Deniz Kuvvetlerimizin filosuna dahil ettik. Mavi Vatandaki caydırıcılığımıza önemli katkılar yapacak açık deniz karakol gemimiz SEFERİHİSAR’ın ise ilk sac kesimini gerçekleştirdik. Aynı törende Pakistan'la olan MİLGEM Sözleşmeleri kapsamındaki ikinci gemiyi PNC Hayber'i Pakistan heyetine teslim ettik. Donanmamızın gücüne güç katacak yeni deniz platformlarımız bir kez daha hayırlı, uğurlu olsun diyorum.</p>

<p>20 Aralık'ta TÜBA Bilim Ödüllerini 38 bilim insanımıza, TÜBİTAK ödüllerimizi ise 8 farklı üniversitemizden 11 hocamıza tevcih ettik.</p>

<p>25 Aralık'ta Avrupa'nın en büyük sivil toplum kuruluşlarından Uluslararası Demokratlar Birliği'nin üyelerini külliyemizde ağırladık. Avrupa genelindeki 253 şubesiyle demokratik ve aktif katılımdan sağlıklı entegrasyona, eğitim projelerinden İslam düşmanlığı ile mücadeleye birçok alanda çalışmalar yürüten birliğimize teşekkürlerimi iletiyorum. Türk diasporasının her bir mensubu bu vatanın, bu milletin göz bebeğidir. Büyükelçiliklerimizle, konsolosluklarımızla, Yurtdışı Türkler Başkanlığımız ve diğer kurumlarımızla bu kardeşlerimize hizmet etmeyi sürdüreceğiz.</p>

<p>Kıymetli basın mensupları; 6 Şubat depremlerinin yaralarının sarılması iktidarımızın yaklaşık 3 yıldır birinci önceliğiydi. Hükûmet, bu enkazın altında kalır diyen istismarcılara meydanı terk etmedik. Asrın felaketinin üstesinden asrın dayanışması ve seferberliğiyle gelmeyi başardık. İşte en son 27 Aralık'ta 11 ilimizde yapımı tamamlanan 455 bininci deprem konutunun anahtarlarını teslim etmek üzere Hatay'ın misafiri olduk. Hatay'ımızda 55 bin 681, Kahramanmaraş'ımızda 22 bin 81, Malatya'mızda 11 bin 367, Adıyaman'ımızda 4 bin 833, Osmaniye'mizde 3 bin 357, Elâzığ’ımızda 2 bin 568, Gaziantep'imizde 1.620, Şanlıurfa'mızda 1.333, Diyarbakır'ımızda 887, Adana'mızda 692, Kilis'imizde 308, Kayseri'mizde 224, Tunceli'mizde 201, Bingöl’ümüzde 27 olmak üzere toplam 105 bin 179 konut, köy evi ve iş yerini daha depremzede vatandaşlarımıza teslim ettik. Böylece milletimize verdiğimiz sözleri tutmanın huzuru içinde, depremin etkilediği 11 ilimizde toplam 455 bin 357 bağımsız bölümü afetzede kardeşlerimizin kullanımına sunmuş bulunuyoruz. Bizleri milletimize mahcup etmeyen Rabbime sonsuz hamdediyorum. Konut, köy evi ve iş yerlerimiz bir kez daha hayırlı uğurlu olsun diyor, hak sahiplerimizin yeni yuvalarında ağız tadıyla oturmalarını diliyorum.</p>

<p>Hatay'da aynı zamanda toplam 200 milyar değerinde 227 yatırımın toplu açılışını yaptık. Çevre ve Şehircilik Bakanlığımızla birlikte tüm bakanlıklarımıza, kurum ve kuruluşlarımıza, yüklenici firmalarımıza, hayırseverlerimize, işçi, mimar ve mühendislerimize, herkese teşekkür ediyorum.</p>

<p>30 Aralık'ta Somali Cumhurbaşkanı Hasan Şeyh Mahmud ve heyetini ülkemizde misafir ettik. Sayın Cumhurbaşkanı ile görüşmemizde Somali'de hayata geçirdiğimiz uzay limanı projemizde gelinen son aşamayı değerlendirdik. Ayrıca, filomuza yeni kattığımız Çağrı Bey ve Yıldırım derin deniz sondaj gemilerimizin müjdesini milletimizle paylaştık. Yeni gemilerimizin de ülkemize hayırlı, uğurlu olmasını diliyorum.</p>

<p>Aziz milletim; 2026 senesini ihracatta kırdığımız rekorların sevinciyle karşıladık. Geçen yıl için ihracatta hedefimizi 270 milyar dolar olarak açıklamıştık. Mal ve hizmet ihracatında ise 390 milyar dolarlık bir hedef belirlemiştim. Allah’a hamdolsun, her iki hedefimizin de üzerinde bir rakama ulaştık. 2025 senesini 273,4 milyar dolarlık bir ihracat rakamıyla kapattık. Böylece geçen yıla göre ihracatta yüzde 4,5 oranında bir artış kaydettik. Aralık ayı ihracatımızda Kasım ayına kıyasla yüzde 12,8 oranında bir artış oldu ve ihracatımız 26 milyar 411 milyon dolara yükseldi. Bu rakamlarla hem aylık bazda, hem de yıllık olarak Cumhuriyet tarihimizin rekoruna imza attık.</p>

<p>&nbsp;Bir başka çarpıcı oran hizmetler ihracatımızdır. Hizmetler ihracatımızın 123,1 milyar doları bulduğu, böylece 2025 yılı mal ve hizmet ihracatımızın 396,5 milyar dolara ulaştığı görülüyor. İnşallah bu yılın sonunda ihracatta 282 milyar doları hedefliyoruz. Hizmetler ihracatında ise 128 milyar doları yakalayarak toplam 410 milyar dolar mal ve hizmetler ihracatına ulaşmayı istiyoruz. Bu vesileyle tüm ihracatçı kuruluşlarımızı, iş adamlarımızı, ilgili sivil toplum örgütlerini, ilgili bakanlıklarımızı ve bürokratlarımızı tebrik ediyorum.</p>

<p>Değerli arkadaşlar; 2026 yılına ekonomi cephesinden gelen umut verici haberlerle giriyoruz. Makroekonomik istikrar ve reform programımızın semeresini başta enflasyon olmak üzere birçok alanda yavaş yavaş topluyoruz. Nitekim bugün 2025 yılına dair önemli bir gösterge daha açıklandı. İhracatta olduğu gibi enflasyonda da son derece güzel haberler aldık. Aralık ayı tüketici fiyat endeksi yüzde 0,89 oranında gerçekleşti ve böylece 2025 yılı enflasyon oranı yüzde 30,89 oldu. Böylece yıllık enflasyon, 49 ayın en düşük seviyesine indi. Burada da kalmayacak, enflasyonu daha düşük seviyelere çekeceğiz. Enflasyon verilerinin de ekonomimiz için hayırlara vesile olmasını temenni ediyorum. Göreve geldiğimiz ilk günden beri titizlikle uyguladığımız işçimizi, memurumuzu, emeklimizi enflasyona ezdirmeme politikamızı aynı hassasiyetle devam ettireceğiz.</p>

<p>Son olarak üniversiteli gençlerimizle şu müjdeyi paylaşmak isterim: Biliyorsunuz 2002 yılında 451 bin 550 üniversite öğrencilerimize yalnızca 45 lira burs ve öğrenim kredisi veriliyordu. Biz bu rakamı her geçen yıl katlayarak artırdık. Eğitim yolculuklarında genç kardeşlerimizin daima yanında olduk. 2025 yılı içerisinde 867 bin kişiye kredi, 651 bin kişiye burs olmak üzere toplam 1 milyon 518 bin üniversite öğrencimize destek sunduk. Sadece geçen sene üniversite öğrencilerimize sağladığımız burs ve kredi desteğinin toplamı 34 milyar 14 milyon liradır. 2025 yılında burs ve öğrenim kredisi olarak lisans öğrencilerimize 3 bin lira, yüksek lisansa 6 bin lira, doktoraya 9 bin lira destek sunuyorduk. 2026 yılı itibariyle bu rakamı yüzde 33 oranında artırarak lisans öğrencilerimizde 4 bin liraya, yüksek lisans öğrencilerimizde 8 bin liraya, doktora öğrencilerimizde 12 bin liraya yükseltiyoruz. Gençlerimize ve ailelerine hayırlı, uğurlu olsun.</p>

<p>Bu düşüncelerle kabine toplantımızın ve aldığımız kararların tüm Türkiye için hayırlara vesile olmasını diliyorum. Rabbim ülkemizi her türlü sıkıntıdan muhafaza eylesin diyor, sizleri bir kez daha saygıyla, sevgiyle selamlıyorum. Kalın sağlıcakla.”</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 06 Jan 2026 12:55:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/01/cumhurbaskani-erdogandan-venezuela-aciklamasi-uluslararasi-hukuku-ihlal-eden-hicbir-eylemi-tasvip-etmeyiz-1767696453.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Bahçeli: ABD&#039;nin Venezuela müdahalesi, 15 Temmuz&#039;un benzeri bir komplo</title>
                <category>SİYASET</category>
                <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/bahceli-abdnin-venezuela-mudahalesi-15-temmuzun-benzeri-bir-komplo-2839</link>
                <guid>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/bahceli-abdnin-venezuela-mudahalesi-15-temmuzun-benzeri-bir-komplo-2839</guid>
                <description><![CDATA[Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, ABD'nin Venezuela'da gerçekleştirdiği askeri müdahaleyi sert bir dille eleştirdi. Bahçeli, bu girişimi "hukuksuz ve haksız" olarak nitelendirerek, 2016'daki 15 Temmuz darbe girişimiyle benzerlik gösterdiğini vurguladı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, ABD'nin Venezuela'da gerçekleştirdiği askeri müdahaleyi sert bir dille eleştirdi. Bahçeli, bu girişimi "hukuksuz ve haksız" olarak nitelendirerek, 2016'daki 15 Temmuz darbe girişimiyle benzerlik gösterdiğini vurguladı.</strong></p>

<p>MHP Medya, İletişim ve Dijital Mecralardan Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı ve Kayseri Milletvekili<strong> İsmail Özdemir, </strong>Bahçeli'nin CNN Türk'e yaptığı açıklamayı sosyal medya hesabından paylaştı. Bahçeli'nin değerlendirmesinde, ABD'nin Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro'yu iktidardan uzaklaştırma çabasının, Türkiye'de FETÖ eliyle düzenlenen 15 Temmuz kalkışmasına tıpatıp benzediği belirtildi.</p>

<p>Bahçeli, açıklamasında şu ifadelere yer verdi:<strong><em> “ABD’nin bugün Venezuela’da yapmış olduğu askeri müdahale ile devlet başkanı Nicholas Maduro’yu iktidardan hukuksuz ve haksızca uzaklaştırma girişimi bizim tarafımızdan bilinen ve tanıdık bir komplodur.<br />
<br />
Bazı yayın organlarında ise bu hakikat yerine meselenin başka mecralara çekilmeye çalışılması hatalı ve yanlış bir yaklaşım olacaktır. Türkiye’de 15 Temmuz 2016 tarihinde FETÖ eliyle gerçekleştirilen kalkışmada Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan Marmaris’te bulunurken, doğrudan kendisine yönelik sergilenen aşağılık girişimdeki yöntemle, bugün Maduro’yu hedef alan yöntem birbirinin aynısıdır.<br />
<br />
15 Temmuz 2016’da Türk Milleti’nin iradesi ile netice alamayan ABD, bugün Venezuela’da benzer bir girişimde bulunmuştur. Konunun bu yönünün yayın ve yorumlarda ele alınması, yöntemdeki benzerliğin kamuoyunun dikkatine sunulması daha doğru olacaktır.”</em></strong></p>

<p>Venezuela'daki gelişmeler, uluslararası arenada büyük yankı uyandırırken, Bahçeli'nin açıklaması Türkiye-Venezuela ilişkileri ve ABD'nin dış politikası bağlamında dikkat çekti. MHP yetkilileri, bu tür müdahalelerin küresel istikrara zarar verdiğini savunuyor.</p>

<p>Bu açıklama, sosyal medyada geniş etkileşim alırken, kullanıcılar arasında ABD'nin müdahaleciliğine yönelik tartışmalar da başladı.<br />
<br />
Kaynak:<a href="https://x.com/ismailozdemirrr/status/2007539551544447160">https://x.com/ismailozdemirrr/status/2007539551544447160</a></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sun, 04 Jan 2026 00:46:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/01/bahceli-abdnin-venezuela-mudahalesi-15-temmuzun-benzeri-bir-komplo-1767478334.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>HKP Lideri  Nurullah Efe: Alevilik, Hz. Ali&#039;yi ve İslamiyeti benimsemekle oluştu</title>
                <category>SİYASET</category>
                <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/hkp-lideri-nurullah-efe-alevilik-hz-aliyi-ve-islamiyeti-benimsemekle-olustu-2815</link>
                <guid>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/hkp-lideri-nurullah-efe-alevilik-hz-aliyi-ve-islamiyeti-benimsemekle-olustu-2815</guid>
                <description><![CDATA[Halkın Kurtuluş Partisi (HKP) lideri , sol görüşlü siyasetçi Nurullah Efe, Alevilik konusunda önemli bir açıklama yaptı. Efe, Aleviliği İslam'ın insancıl yönüyle bağdaştırarak tanımladı ve Hz. Ali'nin merkezi rolünü vurguladı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Halkın Kurtuluş Partisi (HKP) lideri , sol görüşlü siyasetçi Nurullah Efe, Alevilik konusunda önemli bir açıklama yaptı. Efe, Aleviliği İslam'ın insancıl yönüyle bağdaştırarak tanımladı ve Hz. Ali'nin merkezi rolünü vurguladı.</p>

<p>Marksist-Leninist çizgideki HKP'nin lideri Nurullah Efe, Türklerin, Hz. Ali merkezli İslamiyeti ve benimsemeleriyle Alevi olduklarını ifade eden açıklamaları dikkati çekti.<br />
<br />
<a href="https://www.instagram.com/reel/DSkNzQlDDAT/?igsh=MXkwdTZ6NXI2cmpicg%3D%3D"><img alt="" src="https://www.alevihaberler.com.tr/public/images/detay/WhatsApp%20Image%202025-12-30%20at%2022_09_12.jpg" style="height:654px; width:426px" /></a></p>

<p>Efe'nin açıklaması şöyle:</p>

<p><em><strong>"Alevilik nedir? Orta Asya'dan kopup gelen ilkel komünal toplum insanlarının, sınıfsız toplum insanlarının yani Şaman inancına, Gök Tengri inancına sahip olan insanların Anadolu'ya geldikleri zaman benimsedikleri İslam'ın en insancıl, en yoksul yaşamış olan halifesi Hz. Ali'yi benimsemeleridir arkadaşlar. O ilkel komünal değerler doğrultusunda İslam'ı yorumlamalarıdır. Alevi ve kültür inancı böyle oluştu arkadaşlar."</strong></em></p>

<p>Bu açıklama, Türkiye'de "Alisiz Alevilik" ve İslam karşıtlığı iddialarını savunan çevrelere doğrudan bir yanıt niteliği taşıyor. Sol kesimden gelen Efe, Aleviliği Hz. Ali ve İslamiyet'in insani yorumu çerçevesinde konumlandırarak, bu tartışmalarda Aleviliğin İslam içi bir yorum olduğunu güçlü bir şekilde vurguladı.</p>

<p>Efe'nin vurgusu Hz. Ali merkezli bir anlayışın sol çevrelerde de savunulabileceğini gösterdi.<br />
<br />
Kaynak:<a href="https://www.instagram.com/reel/DSkNzQlDDAT/?igsh=MXkwdTZ6NXI2cmpicg%3D%3D">https://www.instagram.com/reel/DSkNzQlDDAT/?igsh=MXkwdTZ6NXI2cmpicg%3D%3D</a></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 30 Dec 2025 22:04:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2025/12/hkp-lideri-nurullah-efe-alevilik-hz-aliyi-ve-islamiyeti-benimsemekle-olustu-1767123392.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Yalova&#039;da IŞİD operasyonunda 3 polis şehit oldu</title>
                <category>SİYASET</category>
                <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/yalovada-isid-operasyonunda-3-polis-sehit-oldu-2811</link>
                <guid>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/yalovada-isid-operasyonunda-3-polis-sehit-oldu-2811</guid>
                <description><![CDATA[İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, Yalova'daki IŞİD operasyonunda yaralanan 7 polisten 3'ünün şehit olduğunu açıkladı. Bölgedeki okullarda eğitime ara verildi. Yalova'da IŞİD'e yönelik düzenlenen operasyonda silahlı çatışma çıktı. Yaralanan 7 polis, ambulansla Yalova Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne kaldırıldı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="color:#000000">Yalova’da IŞİD’e yönelik düzenlenen operasyonda şüphelilerin polise ateş açması sonucu çıkan çatışmada 3 polis memuru hayatını kaybederken, 8 polis ve bir bekçi yaralandı. Çatışmada 6 IŞİD'li öldürüldü, operasyon ise 09:40'ta sona erdi. </span></p>

<p><span style="color:#000000">Öte yandan RTÜK olayla ilgili geçici yayın yasağı getirdi. Çatışma bölgesindeki 5 okulda bugün eğitime ara verildi. </span></p>

<p><span style="color:#000000">Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, soruşturma kapsamında 5 şüphelinin gözaltına alındığını açıkladı.</span></p>

<p><strong><span style="color:#000000">ELMALIK KÖYÜNE OPERASYON</span></strong></p>

<p><span style="color:#000000">İl Emniyet Müdürlüğü ekiplerince IŞİD'e yönelik merkeze bağlı Elmalık köyü yolundaki bir eve operasyon düzenlendi.&nbsp;Operasyonda çıkan çatışma sonucu 8 polis ve 1 bekçi yaralandı.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Öte yandan evin çevresi polis ekipleri tarafından çevrilirken, bölgeden zaman zaman silah sesleri duyuldu.&nbsp;Bursa’dan da takviye özel harekat ekipleri de bölgeye sevk edildi.</span></p>

<p><strong><span style="color:#000000">BAKAN YERLİKAYA'DAN AÇIKLAMA</span></strong></p>

<p><span style="color:#000000">İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya açıklama yaptı. Yerlikaya, şunları söyledi:</span></p>

<p><span style="color:#000000"><em>"Bu operasyonlardan biri de bu sabah saat 02.00’da Yalova’da gerçekleşmiştir. İsmet Paşa Mahallesi, Seher sokak’ta bulunan bir adrese düzenlenen operasyon sırasında, DEAŞ’lı teröristler tarafından kahraman polislerimize ateş açılmıştır.</em></span></p>

<p><em><span style="color:#000000">Bu hain saldırı sonucunda maalesef 3 kahraman polisimiz&nbsp;</span><a href="https://www.birgun.net/etiket/sehit-1549" target="_blank"><span style="color:#000000">şehit</span></a><span style="color:#000000">&nbsp;olmuştur. Saldırıda 8 polisimiz ve 1 bekçimiz de yaralanmıştır. Teröristlerin bulunduğu evde kadınlar ve çocukların olması nedeniyle operasyon büyük bir hassasiyetle yürütülmüştür.&nbsp;Adreste bulunan 5 kadın ve 6 çocuk sağ olarak tahliye edilmiştir.</span></em></p>

<p><strong><span style="color:#000000">"6 TERÖRİST ÖLÜ OLARAK ELE GEÇİRİLMİŞTİR"</span></strong></p>

<p><span style="color:#000000"><em>Çıkan çatışmada 6 terörist ölü olarak ele geçirilmiştir. Bu teröristler Türk vatandaşıdır. Operasyon saat 09.40’da tamamlanmıştır.&nbsp;Bu topraklarda huzur ve güvenliğimizi hedef alanlar, karşılarında daima cesareti ve fedakârlığıyla destan yazan güvenlik güçlerimizi bulmaktadır.</em></span></p>

<p><span style="color:#000000"><em>Şehitlerimiz, aziz milletimizin huzur ve güvenliği için canlarını ortaya koymuşlardır. Onlar, görevini yaparken şehadete yürüyen kahramanlarımızdır. Şehit polislerimize Allah’tan rahmet, kederli ailelerine, emniyet teşkilatımıza ve aziz milletimize başsağlığı diliyorum.&nbsp;Şehitlerimizin makamları âli olsun.&nbsp;Tedavileri devam eden yaralı polislerimize ve bekçimize acil şifalar diliyorum."</em></span></p>

<p><strong><span style="color:#000000">ADALET BAKANI TUNÇ: 5 GÖZALTI VAR</span></strong></p>

<p><span style="color:#000000">Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, sosyal medya hesabından soruşturma hakkında açıklama yaptı.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Tunç, "Yalova ilimizde DEAŞ terör örgütü üyelerinin bulunduğu eve yapılan operasyon sırasında şehit olan kahraman polislerimize Allah’tan rahmet, yaralı polislerimize acil şifalar diliyorum" dedi.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Yılmaz Tunç, şunları söyledi: "Hepimizi derinden üzen olayla ilgili Yalova Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan soruşturma kapsamında 5 Cumhuriyet savcısı görevlendirilmiş olup 5 şüpheli gözaltına alınmıştır. Soruşturma çok yönlü ve titizlikle yürütülmektedir. Aziz şehitlerimizin ruhu şâd, kederli ailelerinin ve aziz milletimizin başı sağ olsun."</span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 29 Dec 2025 12:36:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2025/12/yalovada-isid-operasyonunda-3-polis-sehit-oldu-1767001719.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Cumhurbaşkanı Erdoğan&#039;dan Mehmet Akif Ersoy için anma mesajı</title>
                <category>SİYASET</category>
                <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/cumhurbaskani-erdogandan-mehmet-akif-ersoy-icin-anma-mesaji-2802</link>
                <guid>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/cumhurbaskani-erdogandan-mehmet-akif-ersoy-icin-anma-mesaji-2802</guid>
                <description><![CDATA[Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstiklal Marşı'nın şairi ve milli mücadele kahramanlarından Mehmet Akif Ersoy'un vefatının 89. yıl dönümünde bir anma mesajı yayımladı. Erdoğan, sosyal medya hesabından paylaştığı mesajda, Ersoy'un bağımsızlık mücadelesindeki rolünü vurgulayarak rahmet dileklerini iletti.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstiklal Marşı'nın şairi ve milli mücadele kahramanlarından Mehmet Akif Ersoy'un vefatının 89. yıl dönümünde bir anma mesajı yayımladı. Erdoğan, sosyal medya hesabından paylaştığı mesajda, Ersoy'un bağımsızlık mücadelesindeki rolünü vurgulayarak rahmet dileklerini iletti.</p>

<p>Mesajında Erdoğan şu ifadelere yer verdi: <strong>"Anadolu’nun işgale uğradığı günlerde şehir şehir dolaşarak milletimizi istikbali için kıyama çağıran; duruşuyla, yaşayışıyla hakiki bir münevver olan; İstiklal Marşımızın yazarı, Millî Şairimiz Mehmet Akif Ersoy’u Hakk’a yürüyüşünün 89’uncu yılında rahmetle yâd ediyorum."</strong></p>

<p>Paylaşıma eklenen görselde, Mehmet Akif Ersoy'un portresi ile doğum ve ölüm tarihleri (1873-1936) yer alıyor.<br />
<img alt="" src="https://www.alevihaberler.com.tr/public/images/detay/G9KgrDIXgAEpr2j.jpg" style="height:450px; width:800px" /><br />
Mehmet Akif Ersoy, Osmanlı İmparatorluğu'nun son dönemlerinde yaşamış, milli şair olarak tanınan bir aydın ve şairdir. İstiklal Marşı'nı yazarak Türk milletinin bağımsızlık ruhunu ölümsüzleştirmiştir. Her yıl 27 Aralık'ta çeşitli etkinliklerle anılmaktadır.<br />
<br />
<img alt="" src="https://www.alevihaberler.com.tr/public/images/detay/image%20-%202025-12-27T194519_967.png" style="height:452px; width:519px" /></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sat, 27 Dec 2025 19:41:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2025/12/cumhurbaskani-erdogandan-mehmet-akif-ersoy-icin-anma-mesaji-1766853958.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>MHP Aydın İl Başkanı Haluk Alıcık, Alevi başkanlarla birlikte Bahçeli&#039;yi  ziyaret etti</title>
                <category>SİYASET</category>
                <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/mhp-aydin-il-baskani-haluk-alicik-alevi-baskanlarla-birlikte-bahceliyi-ziyaret-etti-2797</link>
                <guid>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/mhp-aydin-il-baskani-haluk-alicik-alevi-baskanlarla-birlikte-bahceliyi-ziyaret-etti-2797</guid>
                <description><![CDATA[Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Aydın İl Başkanıı Haluk Alıcık, Alevi dernek başkanları ve yöneticileriyle birlikte MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'yi ziyaret etti.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Aydın İl Başkanıı Haluk Alıcık, Alevi dernek başkanları ve yöneticileriyle birlikte MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'yi ziyaret etti.</p>

<p>Ziyarete, Nazilli Eğrek Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Derneği Başkanı Ecevit Savaş ve yönetimi, önceki dönem Alevi Kültür Dernekleri Genel İdare Kurulu Üyesi ve Köşk Alevi Kültür Derneği Başkanı Yasin Koçak ile Söke Güzeltepe Alevi Kültürünü Yaşatma Derneği ve Cemevi Başkanı Durul Yaman da katıldı.<br />
<br />
<img alt="" src="https://www.alevihaberler.com.tr/public/images/detay/605638577_18306841057269338_7098320340011411768_n.jpg" style="height:600px; width:800px" /></p>

<p>Heyet, görüşmede Genel Başkan Bahçeli'ye, Hacıbektaş'ta yaptırdığı dünyanın en büyük ve en kapsamlı cemevi için teşekkürlerini iletti. MHP Aydın İl Başkanı Haluk Alıcık, bu eserin Türk milletinin birliğinin harcı, kardeşliğinin nişanesi ve ortak kültürün abideleşmiş ifadesi olduğunu vurguladı.</p>

<p>Samimiyet ve muhabbetle geçen ziyaretin, feyz verici ve ufuk açıcı nitelikte olduğunu belirten Alıcık, "Millet sevdasıyla yol gösteren, her kesimi kucaklayan ve Türkiye’nin vicdanını temsil eden Genel Başkanımıza şükranlarımızı sunuyoruz" dedi.</p>

<p>Açıklamada şu ifadelere yer verildi: "Bilge Liderimizin çizdiği istikamette; birlikteyiz, kardeşiz, Türkiye’yiz."</p>

<p>Ziyaret, inançlara duyulan saygı ve milli birlik vurgusuyla tamamlandı.<br />
<br />
<a href="https://www.facebook.com/share/p/1APaA6cYPQ/"><span style="color:#2980b9"><strong>Kaynak: Haluk Alıcık sosyal medya hesabı</strong></span></a></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 25 Dec 2025 22:19:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2025/12/mhp-aydin-il-baskani-haluk-alicik-alevi-baskanlarla-birlikte-bahceliyi-ziyaret-etti-1766691095.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Millî Savunma Bakanı Yaşar Güler: Birbirinden değerli ürünlerimiz yüksek talep görüyor</title>
                <category>SİYASET</category>
                <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/milli-savunma-bakani-yasar-guler-birbirinden-degerli-urunlerimiz-yuksek-talep-goruyor-2783</link>
                <guid>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/milli-savunma-bakani-yasar-guler-birbirinden-degerli-urunlerimiz-yuksek-talep-goruyor-2783</guid>
                <description><![CDATA[Millî Savunma Bakanı Yaşar Güler, İstanbul Tersanesi Komutanlığında gerçekleştirilen “Deniz Platformlarının Hizmete Giriş, Bayrak Çekme ve İlk Sac Kesim Töreni”nde konuştu. Bakan Yaşar Güler, törende şunları söyledi:]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Millî Savunma Bakanı Yaşar Güler, İstanbul Tersanesi Komutanlığında gerçekleştirilen “Deniz Platformlarının Hizmete Giriş, Bayrak Çekme ve İlk Sac Kesim Töreni”nde konuştu. Bakan Yaşar Güler, törende şunları söyledi:</p>

<p><strong>BİRBİRİNDEN DEĞERLİ ÜRÜNLERİMİZ YÜKSEK TALEP GÖRÜYOR</strong></p>

<p>Denizlerdeki gücümüzü, savunma sanayisindeki mümtaz seviyemizi ve bu alandaki uluslararası iş birliği vizyonumuzu ortaya koyan, gurur verici bir tabloya tanıklık etmenin tarifsiz mutluluğunu yaşıyoruz.</p>

<p>Sayın Cumhurbaşkanım; bugün donanmamızın hizmete giren, bayrak çeken ve sacı kesilen birbirinden kritik deniz platformları zatıdevletlerinin liderliğinde her geçen gün gelişen Türk savunma sanayisinin imkân ve kabiliyetlerinin bir yansımasıdır.</p>

<p>Türkiye, bu alanda sadece ithal edip kullanan değil; tasarlayıp üreten, geliştirip yön veren belirleyici bir ülke olarak artık küresel ölçekte referans alınmakta ve birbirinden değerli ürünlerimiz yüksek bir talep görmektedir.</p>

<p>Nitekim, dost ve kardeş Pakistan Deniz Kuvvetleri için inşa ettiğimiz Haybar gemisi, “kazan-kazan” anlayışına dayalı iş birliğinin de somut bir göstergesidir.</p>

<p>Şu bir gerçek ki deniz platformlarımızın farklı coğrafyalarda görev yapacak olması Türkiye’nin askerî diplomasisinin ve küresel güvenlik mimarisine sunduğu katkıların da önemli bir parçasıdır.</p>

<p><strong>TÜRK MÜHENDİSLİĞİNİN, TÜRK İŞÇİSİNİN VE TÜRK AKLININ MÜŞTEREK ESERİ</strong></p>

<p>Modern harp ortamında deniz kuvvetleri caydırıcılık ve etkinlik unsuru olmanın yanında deniz ticaretinin güvenliğinin, enerji hatlarının korunmasının ve kriz bölgelerinde istikrarın sağlanmasının da temel unsurlarından biridir.</p>

<p>Bu nedenle deniz gücümüzü askerî kapasitemizle birlikte ekonomik ve jeopolitik güvenliğimizin de ayrılmaz bir unsuru olarak değerlendiriyor, deniz sistemlerimizin etkinliğini ve teknolojik yeterliliğini artırmak amacıyla tüm kurumlarımızla koordinasyon içinde çalışmalarımızı sürdürüyoruz.</p>

<p>Esasen, içinde bulunduğumuz kritik dönemde, çok geniş bir coğrafyada kriz, çatışma ve belirsizliklerin iç içe geçtiği bir güvenlik atmosferini yaşıyoruz.</p>

<p>Bu tablo küresel ölçekte istikrar ve barışın tesisi için denizlerde de güçlü ve etkin olmanın vazgeçilmezliğini açıkça ortaya koymaktadır.</p>

<p>Bu bilinçle Deniz Kuvvetlerimiz, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün “Hudutlarının önemli ve büyük bir bölümü deniz olan Türk devletinin denizciliği, Türk’ün millî ülküsü olmalıdır.” sözünden ilham alarak üstlendiği tüm sorumlulukları başarıyla yerine getirmektedir.</p>

<p>Zatıalilerinizin liderliğinde Türkiye Yüzyılı hedeflerimiz doğrultusunda yerli ve millî savunma sanayimizin gelişmesine yönelik atılan adımlar ve elde edilen başarılar da donanmamızı her geçen gün güçlendirmekte ve ülkemizi geleceğin güvenlik ortamına hazırlıklı kılmaktadır.</p>

<p>Türk mühendisliğinin, Türk işçisinin ve Türk aklının müşterek eseri olan bu adımların hayata geçirilmesindeki kararlı tutum ve direktifleriniz nedeniyle zatıdevletlerine şükranlarımı sunuyorum.</p>

<p>Sözlerime son verirken bugün gururla şahitlik ettiğimiz projelerin her aşamasında emeği geçen tüm paydaşlarımıza, dost ve kardeş Pakistan’ın kıymetli temsilcilerine de yüksek müsaadenizle teşekkür ediyor, sizleri bir kez daha saygıyla selamlıyorum.</p>

<p>Kahraman Bahriyelilerimize de diyorum ki:</p>

<p>Denizleriniz sakin, pruvanız neta; yolunuz ve bahtınız açık olsun.<br />
<br />
Kaynak:&nbsp;<a href="https://www.msb.gov.tr/SlaytHaber/930b4118c02644b99b680fd6b122f397">https://www.msb.gov.tr/SlaytHaber/930b4118c02644b99b680fd6b122f397</a></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sun, 21 Dec 2025 07:49:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2025/12/milli-savunma-bakani-yasar-guler-birbirinden-degerli-urunlerimiz-yuksek-talep-goruyor-1766294050.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>6 ilde dolandırıcılık ve tefecilik yapan organize suç örgütlerine operasyon</title>
                <category>SİYASET</category>
                <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/6-ilde-dolandiricilik-ve-tefecilik-yapan-organize-suc-orgutlerine-operasyon-2782</link>
                <guid>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/6-ilde-dolandiricilik-ve-tefecilik-yapan-organize-suc-orgutlerine-operasyon-2782</guid>
                <description><![CDATA[İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, son iki haftada Jandarma Genel Komutanlığı tarafından 6 ilde düzenlenen operasyonlarda, dolandırıcılık ve tefecilik yapan 9 ayrı organize suç örgütüne yönelik büyük bir darbe vurulduğunu açıkladı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya</strong>, son iki haftada Jandarma Genel Komutanlığı tarafından 6 ilde düzenlenen operasyonlarda, dolandırıcılık ve tefecilik yapan 9 ayrı organize suç örgütüne yönelik büyük bir darbe vurulduğunu açıkladı. Operasyonlarda, hesaplarında son 2 yılda 2 milyar 408 milyon TL işlem hacmi tespit edilen 61 şüpheli gözaltına alındı. Bakan Yerlikaya, bu operasyonlarla vatandaşların tefecilik, dolandırıcılık ve hırsızlık gibi suçlardan zarar görmesinin engellendiğini vurguladı.</p>

<p>Operasyonlar, Cumhuriyet Başsavcılıkları ile Jandarma <strong>KOM ve Siber Suçlarla Mücadele Daire Başkanlıkları </strong>koordinesinde gerçekleştirildi. Yakalanan şüphelilerden 46'sı tutuklanırken, 15'i hakkında adli kontrol hükümleri uygulandı. Bakan Yerlikaya, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, "Emeği geçenleri tebrik ediyorum. #TürkiyeninHuzuru" ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>Operasyonların Detayları</strong><br />
<br />
Şüphelilerin suç faaliyetleri, illere göre şu şekilde tespit edildi:<br />
<br />
<strong>- Gaziantep: </strong>Sahte yatırım danışmanlığı ilanları aracılığıyla vatandaşlardan para talep ederek dolandırıcılık yaptıkları belirlendi.<br />
<strong>- Muğla:</strong> Sosyal medya hesapları üzerinden sahte yatırım sitelerine yönlendirerek 244 vatandaşı dolandırdıkları ortaya çıkarıldı.<br />
<strong>- Balıkesir:</strong> Uyuşturucu ticaretini organize şekilde yürüttükleri ve tefecilik faaliyetlerinde bulundukları tespit edildi.<br />
<strong>- Diyarbakır</strong>: Baskı, darp, cebir ve tehditle arazilerin tapularını kendi üzerlerine almaya çalıştıkları belirlendi.<br />
<strong>- Zonguldak:</strong> Sosyal medya aracılığıyla sahte "sınavsız ehliyet" ilanları vererek dolandırıcılık yaptıkları ortaya çıktı.<br />
<strong>- Sivas: </strong>Tefecilik faaliyetleri yürüttükleri tespit edildi.</p>

<p>Bu şahıslar hakkında savcılıklar tarafından soruşturma başlatıldı. Operasyon görüntülerinde, yağmurlu gecelerde polis araçlarının sokaklarda ilerlediği, binalara baskınlar düzenlendiği, şüphelilerin kelepçelenerek gözaltına alındığı ve ele geçirilen nakit para, silah, laptop, telefon gibi eşyaların sergilendiği sahneler yer alıyor. Görüntülerde, farklı illerin jandarma komutanlıklarının tabelaları ve ele geçirilen malzemelerin detaylı incelemeleri dikkat çekiyor.</p>

<p>İçişleri Bakanlığı kaynakları, bu tür operasyonların vatandaşların huzur ve güvenliğini sağlamak amacıyla devam edeceğini belirtti.&nbsp;<br />
<br />
<a href="https://x.com/AliYerlikaya/status/2002245682825245137"><img alt="" src="https://www.alevihaberler.com.tr/public/images/detay/WhatsApp%20Image%202025-12-21%20at%2007_41_33.jpeg" style="height:697px; width:530px" /></a><br />
<br />
KAYNAK:<a href="https://x.com/AliYerlikaya/status/2002245682825245137">https://x.com/AliYerlikaya/status/2002245682825245137</a></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sun, 21 Dec 2025 07:08:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2025/12/6-ilde-dolandiricilik-ve-tefecilik-yapan-organize-suc-orgutlerine-operasyon-1766292210.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Erdoğan&#039;dan savunma sanayii ve denizcilik alanında önemli açıklamalar</title>
                <category>SİYASET</category>
                <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/erdogandan-savunma-sanayii-ve-denizcilik-alaninda-onemli-aciklamalar-2781</link>
                <guid>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/erdogandan-savunma-sanayii-ve-denizcilik-alaninda-onemli-aciklamalar-2781</guid>
                <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türk tersaneciliği ve donanmasının gurur günü olarak nitelendirdiği bir törenle, savunma sanayii projelerinde önemli gelişmeleri kamuoyuyla paylaştı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türk tersaneciliği ve donanmasının gurur günü olarak nitelendirdiği bir törenle, savunma sanayii projelerinde önemli gelişmeleri kamuoyuyla paylaştı. Erdoğan, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımlarda, yeni deniz platformlarının hizmete alınmasını ve savunma ihracatındaki başarıları vurguladı. Bu gelişmeler, Türkiye'nin savunma sanayiindeki yerli ve milli atılımlarını bir kez daha gözler önüne serdi.<br />
<br />
Türkiye'nin savunma sanayiindeki bağımsızlığını güçlendirirken, uluslararası işbirliklerini de artırıyor. Tören, sektör temsilcileri ve askeri yetkililerin katılımıyla gerçekleştirildi. Erdoğan'ın açıklamaları, sosyal medyada geniş yankı uyandırdı ve binlerce beğeni aldı.</p>

<p>Erdoğan, törende denize indirilen ve bayrak çekilen platformların,<strong> "alın terinin, aklın, emeğin, cesaretin ve adanmışlığın eseri"</strong> olduğunu belirtti. Özellikle TCG HIZIRREİS denizaltısının öne çıktığını ifade eden Cumhurbaşkanı, bu platformun havadan bağımsız tahrik sistemi ve gelişmiş sonar yetenekleriyle "sessiz derinliklerin millî bekçisi" olacağını vurguladı. Erdoğan,<strong> <em>"Hizmete aldığımız bir başka platformumuz, yeni tip çıkarma gemimiz Ç-159’dur. Bu platform hem askerî harekâtlarda hem de barış dönemindeki insani yardım operasyonlarında fırtınalı sularda görev yapacaktır"</em></strong> dedi.</p>

<p>Ayrıca, ULAQ silahlı insansız deniz aracının (SİDA) da kıvanç kaynağı olduğunu belirten Erdoğan, bu aracın Türk mühendisler tarafından geliştirildiğini ve yüzde 90 yerlilik oranına sahip marin motoru kullandığını aktardı. Açık deniz karakol gemisi SEFERİHİSAR'ın sac kesiminin de gerçekleştirildiğini duyuran Cumhurbaşkanı, Pakistan ile yapılan işbirliğine değindi. Eylül 2018'de imzalanan sözleşme kapsamında, dört adet MİLGEM gemisinin inşasının devam ettiğini belirten Erdoğan, <em><strong>"İlk gemi PNS BABUR’ü 24 Mayıs 2024 tarihinde Pakistan’a teslim ettik. Bugün de her türlü test ve tecrübe faaliyetlerini başarıyla tamamlayan PNS HAYBER’in teslimini yaptık" a</strong></em>çıklamasında bulundu.</p>

<p>Savunma sanayii ihracatındaki başarılara da ayrı bir paylaşımda yer veren Erdoğan, Türkiye'nin bu alanda dünyanın en büyük 11'inci ülkesi konumunda olduğunu vurguladı.<em><strong> "Savunma ve havacılık ihracatımız, son 11 aylık dönemde geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 30 artarak 7 milyar 445 milyon dolara ulaştı. Sadece Kasım ayı ihracatımız, önceki Kasım ayına kıyasla yüzde 22 artışla 742 milyon dolar oldu"</strong></em> diyen Cumhurbaşkanı, bu başarıyı "Kendimize inandık, Türk savunma sanayisine güvendik, kısa sürede işte bu seviyeleri yakaladık" sözleriyle özetledi.</p>

<p>Erdoğan, hedeflerin burada durmayacağını belirterek,<strong><em> "2028 senesi için belirlediğimiz hedef, 11 milyar dolarlık ihracat miktarıyla savunma ve havacılık ihracatında dünyada ilk 10’a girmektir. Bu hedefe doğru sağlam adımlarla ilerliyoruz" </em></strong>ifadesini kullandı. Paylaşımlarında, savunma sanayii projelerinde yalnızca ürün geliştirmekle kalmayıp, ekosistemi, insan kaynağını ve teknoloji üretim kapasitesini de büyütmeyi amaçladıklarını vurguladı.<br />
<br />
Kaynajk:&nbsp;https://x.com/RTErdogan/status/2002401103602987445<br />
https://x.com/RTErdogan/status/2002412427099459808</p>

<p>&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sun, 21 Dec 2025 04:43:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2025/12/erdogandan-savunma-sanayii-ve-denizcilik-alaninda-onemli-aciklamalar-1766282349.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>DEAŞ&#039;a yönelik geniş çaplı operasyon: 32 ilde 170 şüpheli yakalandı</title>
                <category>SİYASET</category>
                <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/deasa-yonelik-genis-capli-operasyon-32-ilde-170-supheli-yakalandi-2774</link>
                <guid>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/deasa-yonelik-genis-capli-operasyon-32-ilde-170-supheli-yakalandi-2774</guid>
                <description><![CDATA[İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, Emniyet Genel Müdürlüğü (EGM) koordinesinde gerçekleştirilen operasyonlarda DEAŞ terör örgütüne yönelik büyük bir darbe vurulduğunu duyurdu. Son iki hafta içinde 32 ilde eş zamanlı düzenlenen operasyonlarda, örgüt üyesi olduğu şüpheli 170 kişi gözaltına alındı. Operasyonların, terör örgütünün finans kaynaklarını hedef aldığı belirtildi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, Emniyet Genel Müdürlüğü (EGM) koordinesinde gerçekleştirilen operasyonlarda DEAŞ terör örgütüne yönelik büyük bir darbe vurulduğunu duyurdu. Son iki hafta içinde 32 ilde eş zamanlı düzenlenen operasyonlarda, örgüt üyesi olduğu şüpheli 170 kişi gözaltına alındı. Operasyonların, terör örgütünün finans kaynaklarını hedef aldığı belirtildi.</p>

<p>Bakan Yerlikaya, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, yakalanan şüphelilerin geçmiş dönemlerde DEAŞ içerisinde faaliyet yürüten ve örgüte finans sağlayan kişiler olduğunu vurguladı. İlk etapta 10 şüphelinin tutuklandığını, 15'i hakkında ise adli kontrol hükümleri uygulandığını belirten Yerlikaya, diğer şüphelilerin işlemlerinin devam ettiğini ifade etti.</p>

<p>Operasyonlar, Cumhuriyet Başsavcılıkları, EGM İstihbarat Başkanlığı, Terörle Mücadele (TEM) Daire Başkanlığı ve Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) Başkanlığı'nın koordinasyonunda yürütüldü. İl Emniyet Müdürlükleri TEM Şube Müdürlükleri tarafından gerçekleştirilen baskınlar, şu illeri kapsadı: Adana, Afyonkarahisar, Amasya, Ankara, Antalya, Aydın, Bolu, Çankırı, Çorum, Diyarbakır, Düzce, Eskişehir, Gaziantep, Hatay, İstanbul, İzmir, Kahramanmaraş, Kilis, Kocaeli, Muğla, Niğde, Ordu, Osmaniye, Sakarya, Samsun, Siirt, Şanlıurfa, Tekirdağ, Uşak, Van, Yalova ve Yozgat.</p>

<p>Yerlikaya, açıklamasında Türkiye'nin huzur ve istikrarını sağlamak amacıyla yılın 365 günü, gece gündüz operasyonlara devam edildiğini vurgulayarak, "Ülkemizin her bölgesinde huzuru ve istikrarı sağlamak için yılın 365 günü, gece gündüz yürüttüğümüz operasyonlarımıza devam ediyoruz. Emeği geçenleri tebrik ediyorum" dedi.</p>

<p>Bu operasyon, DEAŞ'ın Türkiye'deki faaliyetlerine karşı sürdürülen mücadelede önemli bir adım olarak değerlendiriliyor. Yetkililer, terörle mücadelenin kararlılıkla devam edeceğini belirtiyor.<br />
<br />
Kaynak:&nbsp;<a href="https://x.com/AliYerlikaya/status/2001880741420900452">https://x.com/AliYerlikaya/status/2001880741420900452</a></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 19 Dec 2025 08:58:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2025/12/deasa-yonelik-genis-capli-pperasyon-32-ilde-170-supheli-yakalandi-1766124923.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Türkiye ve Polonya arasında savunma alanında iş birliği anlaşması imzalandı</title>
                <category>SİYASET</category>
                <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/turkiye-ve-polonya-arasinda-savunma-alaninda-is-birligi-anlasmasi-imzalandi-2767</link>
                <guid>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/turkiye-ve-polonya-arasinda-savunma-alaninda-is-birligi-anlasmasi-imzalandi-2767</guid>
                <description><![CDATA[Millî Savunma Bakanı Yaşar Güler, Ankara’ya resmî bir ziyaret gerçekleştiren Polonya Başbakan Yardımcısı ve Savunma Bakanı Władysław Kosiniak-Kamysz’ı Millî Savunma Bakanlığına gelişinde askerî törenle karşıladı. Karşılama töreni sonrasında her iki Bakan baş başa görüşme gerçekleştirdi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Millî Savunma Bakanı Yaşar Güler, Ankara’ya resmî bir ziyaret gerçekleştiren Polonya Başbakan Yardımcısı ve Savunma Bakanı Władysław Kosiniak-Kamysz’ı Millî Savunma Bakanlığına gelişinde askerî törenle karşıladı. Karşılama töreni sonrasında her iki Bakan baş başa görüşme gerçekleştirdi.</p>

<p>Millî Savunma Bakanı Yaşar Güler ile Polonya Başbakan Yardımcısı ve Savunma Bakanı Władysław Kosiniak-Kamysz, baş başa görüşme sonrası heyetler arası görüşmeye başkanlık etti. Görüşmelerin ardından her iki Bakan tarafından “Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Polonya Cumhuriyeti Hükümeti Arasında Savunma Alanında İş Birliği Anlaşması” imzalandı.<br />
<br />
Kaynak:&nbsp;<a href="https://www.msb.gov.tr/SlaytHaber/84373cdc600e4577ae1f6d9ad3673d9d">https://www.msb.gov.tr/SlaytHaber/84373cdc600e4577ae1f6d9ad3673d9d</a></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 17 Dec 2025 18:49:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2025/12/turkiye-ve-polonya-arasinda-savunma-alaninda-is-birligi-anlasmasi-imzalandi-1765987137.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>İsmet Abbasoğlu yazdı: Yahudi Aleviler</title>
                <category>SİYASET</category>
                <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/ismet-abbasoglu-yazdi-yahudi-aleviler-2756</link>
                <guid>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/ismet-abbasoglu-yazdi-yahudi-aleviler-2756</guid>
                <description><![CDATA[Avrupa Alevi Düşünce Derneği Genel Başkanı ve Fransa Bordeaux Cemevi Başkanı İsmet Abbasoğlu, Alevilik üzerinden yürütülen yeni yapılanmalar konusunda çarpıcı iddialarda bulundu.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Avrupa Alevi Düşünce Derneği Genel Başkanı ve Fransa Bordeaux Cemevi Başkanı<strong> İsmet Abbasoğlu</strong>, Alevilik üzerinden yürütülen yeni yapılanmalar konusunda çarpıcı iddialarda bulundu. Abbasoğlu, İsrail'de sayıları giderek artan "Yahudi Aleviler" topluluğunun, Siyonizm'in son hamlesi olarak sahneye çıkarılacağını öne sürdü.</p>

<p><strong>İsmet Abbasoğlu'nun yazısı şöyle:</strong><br />
<br />
&nbsp;</p>

<p><strong>Yahudi Aleviler</strong></p>

<p>Siyonizm'in sahneye çıkaracağı son figür, İsrail'de sayıları oldukça fazla olan bu topluluklar artık daha fazla gün yüzüne çıkmaya başlayacaktır. Kürt Yahudilerinden sonra Yahudi Aleviler kendilerini daha fazla öne çıkaracaklar. Her yıl Hacıbektaş'ı ziyarete gelerek ibadetlerini yapan bu kitle şimdiye kadar çok ön plana çıkmamıştı. Son dönemlerde Ortadoğu'da özellikle Suriye Alevileri diye tabir edilen Nusayrilerin uğradıkları saldırıları fırsat bilerek inançsal birlik sağlayarak İsrail'in burada söz sahibi olmasını sağlamaktadırlar. İsrail krallığının ana temelini oluşturacak olan Kürt Yahudileri ve Alevi Yahudileri, Türkiye'deki inanç bağlarını ve kimlik bağlarını daha aktif kullanacaklardır. Son dönemde Avrupa'da kurulan Avrupa Arap Alevi Federasyonu bunun en somut örneği ve bu federasyon Avrupa'daki malum konfederasyonun bir bileşeni durumundadır. Yine Avrupa'da ortaya çıkan Kürt Alevisi yapısı bu düşünceye hizmet etmektedir. Kürt Alevisi olarak kendini tanımlayanların inanç mantığı Alisiz Alevilik olarak tanımlanmıştır. Siyonizm'in bir projesi olan bu oluşumların bir başka nedeni de Türkiye'deki Alevileri inançsızlaştırıp İslam karşıtı bir çizgiye ulaştırmaktır ve Alevi Yahudiliğini büyütmektir. İleriki süreçte de oluşacak olan Yahudi krallığına katmaktır.</p>

<p>Alevi Yahudileri, İsa'nın doğumundan 3 bin yıl önce İsis tarikatının var olduğunu belirten Yahudi Aleviler, bu tarikatın daha sonra Terapoy ve ardından ise Kabala olarak kendisini tanımladığını belirterek, inançlarının öz olarak dinlerin şeriatçı yaklaşımlarla değerlendirilmesine hep karşı çıktığı ve daha liberal-özgürlükçü bir yaklaşımı benimsediklerinin altını önemle çiziyorlar. Yahudi Aleviler, Aleviliğin üst aşamalarında öğretildiği belirtilen bir takım "gerçekler" ile İsis inancının Mısır'da birleştiği iddialarını söz konusu bağı kurmada temel dayanak gösterdiler.</p>

<p>Bu süreç tehlikelidir. Ortadoğu'da oluşturulan kaos yavaş yavaş ülkemize yaklaşmaktadır. Avrupa'da kurulan Alevi konfederasyonu ve bileşenlerinin Alisiz Alevilik felsefesinin dayanağının kaynağı Alevi Yahudilere dayanmaktadır.</p>

<p>İsmet Abbasoğlu &nbsp;<br />
Avrupa Alevi Düşünce Derneği Genel Başkanı &nbsp;<br />
Fransa Bordeaux Cemevi Başkanı</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 15 Dec 2025 22:00:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2025/12/ismet-abbasoglu-yazdi-yahudi-aleviler-1765825721.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Bakan Ersoy&#039;dan müjde: Cemevleri artık imar planlarına işlenecek!</title>
                <category>SİYASET</category>
                <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/bakan-ersoydan-mujde-cemevleri-artik-imar-planlarina-islenecek-2750</link>
                <guid>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/bakan-ersoydan-mujde-cemevleri-artik-imar-planlarina-islenecek-2750</guid>
                <description><![CDATA[Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Üsküdar'daki tarihi Karacaahmet Sultan Cemevi'nde Alevi-Bektaşi kanaat önderleri ve cemevi başkanlarıyla önemli bir istişare toplantısına katıldı. Basına kapalı gerçekleşen buluşmada, cemevlerinin uzun süredir beklenen statü sorununa yönelik tarihi bir adım duyuruldu: Cemevleri artık imar planlarına işlenecek.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Üsküdar'daki tarihi Karacaahmet Sultan Cemevi'nde Alevi-Bektaşi kanaat önderleri ve cemevi başkanlarıyla önemli bir istişare toplantısına katıldı. Basına kapalı gerçekleşen buluşmada, cemevlerinin uzun süredir beklenen statü sorununa yönelik tarihi bir adım duyuruldu: Cemevleri artık imar planlarına işlenecek.<br />
<br />
<a href="https://x.com/MehmetNuriErsoy/status/1999800461935645100"><img alt="" src="https://www.alevihaberler.com.tr/public/images/detay/G8Ctke5XIAAc_l8.jpeg" style="height:533px; width:800px" /></a></p>

<p>Türkiye Cumhuriyeti Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Üsküdar'daki tarihi Karacaahmet Sultan Cemevi'nde Alevi-Bektaşi kanaat önderleri ve cemevi başkanlarıyla bir araya geldi. Buluşmada, cemevlerinin ihtiyaçları ve toplumsal dayanışma konuları masaya yatırıldı. Etkinlik, aynı sofrada gerçekleşen samimi istişarelerin toplumsal hoşgörüyü pekiştirdiği mesajıyla dikkat çekti.<br />
<br />
Bakan Ersoy, Bakanlık olarak ihtiyaçların karşılanması hususunda her türlü desteği vermeye devam edeceklerini vurgulayarak cemevlerinin imar planlarında yer alacağını, planlama ve uygulama süreçlerinin bu çerçevede yürütüleceğini ifade etti.<br />
<br />
Bakan Ersoy, Bakanlık olarak ihtiyaçların karşılanması hususunda her türlü desteği vermeye devam edeceklerini vurgulayarak cemevlerinin imar planlarında yer alacağını, planlama ve uygulama süreçlerinin bu çerçevede yürütüleceğini ifade etti.</p>

<p>Bakan Ersoy, toplantıda kanaat önderleriyle cemevlerine yönelik talepleri ve beklentileri detaylı bir şekilde ele aldıklarını belirtti. <em><strong>"Aynı sofrada buluşarak talepleri, beklentileri ve sahadan gelen başlıkları samimiyetle istişare ettik" </strong></em>diyen Ersoy, ilgili kurumlarla çözüm odaklı çalışmaların sürdürüldüğünü vurguladı. Cemevlerinin ihtiyaçlarını yakından takip ettiklerini ifade eden Bakan, "Bu buluşmaların, karşılıklı anlayışı ve toplumsal dayanışmayı güçlendirdiğine inanıyorum" şeklinde konuştu. Ersoy, hoşgörü ve birlik kültürünü esas alan buluşma için tüm katılımcılara teşekkür etti.</p>

<p>Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanı Esma Ersin de etkinlikte Bakan Ersoy'un katılımının anlamlı bir adım olduğunu belirterek, "Kültür ve Turizm Bakanımız Sayın Mehmet Nuri Ersoy’un teşrifleriyle, Karacaahmet Sultan Dergâhı’nda inanç önderlerimiz ve cemevi başkanlarımızla bir araya geldik" dedi. Ersin, aynı masada oturmanın muhabbeti derinleştirdiğini ve gönüller arasındaki mesafeleri azalttığını vurgulayarak, <strong>"Birliğimiz daim, yolumuz açık olsun"</strong> temennisinde bulundu.</p>

<p>Toplantı, Karacaahmet Sultan'ın portresinin önünde, geleneksel sofrada gerçekleşti. Katılımcılar arasında Bakan Ersoy'un yanı sıra kanaat önderleri ve cemevi temsilcileri yer aldı. Etkinlik fotoğrafları ve videoları, sosyal medyada geniş yankı buldu.</p>

<p>Buluşma, Alevi-Bektaşi toplumu ile devlet kurumları arasındaki diyaloğu güçlendirme çabalarının bir parçası olarak değerlendiriliyor. Bakanlık kaynakları, cemevleri için planlanan iyileştirmelerin önümüzdeki dönemde hayata geçirileceğini belirtti.</p>

<p>Kaynaklar:<strong><a href="https://x.com/MehmetNuriErsoy/status/1999800461935645100">https://x.com/MehmetNuriErsoy/status/1999800461935645100</a></strong>&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; <a href="https://x.com/oesmaersin/status/1999844719816237439"><strong>https://x.com/oesmaersin/status/1999844719816237439</strong></a></p>

<p>&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sat, 13 Dec 2025 20:45:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2025/12/bakan-ersoydan-mujde-cemevleri-artik-imar-planlarina-islenecek-1765649211.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Belediye başkanlığından alınan Ahmet Özer: Çaldıran&#039;da birlikte savaştık!</title>
                <category>SİYASET</category>
                <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/belediye-baskanligindan-alinan-ahmet-ozer-caldiranda-birlikte-savastik-2720</link>
                <guid>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/belediye-baskanligindan-alinan-ahmet-ozer-caldiranda-birlikte-savastik-2720</guid>
                <description><![CDATA[PKK bağlantıları iddiasıyla görevden alınan Esenyurt belediye başkanı Ahmet Özer Halk TV'de, "Çaldıran'da birlikte savaştık" ifadelerini kullandı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>PKK bağlantıları iddiasıyla görevden alınan Esenyurt belediye başkanı Ahmet Özer Halk TV'de, "Çaldıran'da birlikte savaştık" ifadelerini kullandı.<br />
<br />
Halk TV'de Kürşat Oğuz'un programına katılan, görevden alınan Esenyurt eski belediye başkanı Ahmet Özer'in <em><strong>"Çaldıran'da birlikte savaştık" </strong></em>ifadeleri Alevilerin büyük tepkisine neden oldu.<br />
<br />
Ahmet Özer şöyle konuştu:<br />
<br />
<em>"Bu siyaset üstü, bütün ülkeyi ilgilendiren, toplumun geleceğini ilgilendiren bir meseledir. Bunun şu partilisi, bu partilisi olmaz. Bu sadece Kürtlerin de meselesi değil, Türkiye'de yaşayan 86 milyonun meselesidir ve zaten Kürtlerle Türkler arasında da bir sorun yoktur. Niye? 5 milyon civarında evlilik var. Niye? Pazar birliği var. Niye? Din birliği var. Niye? Kültür birliği var. Niye? Tarihsel bir birlik var. Kürşat Bey, biz 1071 yılında Malazgirt'te birlikte savaşmışız Bizans'a karşı. 1514 yılında <strong>Çaldıran'da birlikte </strong>mücadele etmişiz. 1891'de Erzincan'da birlikte olmuşuz."</em><br />
<br />
<strong>ÇALDIRAN'DA NE OLDU?</strong><br />
<br />
Çaldıran'da iki Türk devleti karşı karşıya geldi. Dünya tarihinde kardeş kavgası olarak yorumlanan Çaldıran savaşında Kürt feodalleri Yavuz Sultan Selim'den aldıkları geniş tavizler karşılığında Doğu Anadolu bölgesinde yaşayan Alevi Türkmenlere yönelik olarak büyük katliamlar yapmıştı.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 04 Dec 2025 06:39:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2025/12/belediye-baskanligindan-alinan-ahmet-ozer-caldiranda-birlikte-savastik-1764827554.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Cumhurbaşkanı Erdoğan, İlim Yayma Ödülleri Programı’na katıldı</title>
                <category>SİYASET</category>
                <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/cumhurbaskani-erdogan-ilim-yayma-odulleri-programina-katildi-2708</link>
                <guid>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/cumhurbaskani-erdogan-ilim-yayma-odulleri-programina-katildi-2708</guid>
                <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İlim Yayma Vakfı ve İlim Yayma Cemiyeti iş birliğinde Atatürk Kültür Merkezi'nde düzenlenen İlim Yayma Ödülleri Programı’na katılarak bir konuşma yaptı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>&nbsp;</p>

<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, İlim Yayma Ödülleri Programı’nda yaptığı konuşmada, “İlim Yayma Ödülleri’ne yönelik teveccüh her programda katlanarak artıyor. İlim Yayma Ödülleri’nin önümüzdeki yıldan itibaren uluslararası bir hüviyet kazanacağını, bu ilim halkasının sınırlarımızı aşıp dünyanın dört bir yanına ulaşacağını da büyük bir memnuniyetle öğrendim” dedi.</p>

<p><br />
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İlim Yayma Vakfı ve İlim Yayma Cemiyeti iş birliğinde Atatürk Kültür Merkezi'nde düzenlenen İlim Yayma Ödülleri Programı’na katılarak bir konuşma yaptı.</p>

<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasında her detayıyla irfan hazinesi, her veçhesiyle hikmet nişanesi, hem ilmin hem de alimlerin şehri İstanbul'da katılımcılarla bir arada olmanın bahtiyarlığını yaşadığını söyledi.</p>

<p>Temelleri 2017 yılında atılan, ilki 2019'da düzenlenen, bu yıl dördüncüsü tertiplenen İlim Yayma Ödülleri vesilesiyle bir araya geldiklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, İstanbul'un yanı sıra farklı şehirlerden ve yurt dışından programa teşrif eden misafirlere, "Hoş geldiniz" dedi.</p>

<p>"İlim meclisi" olarak gördüğü bu törene emeği geçenlere teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, gerek Türkiye'de gerekse dünyanın farklı yerlerinde akademik faaliyetler icra eden, emeğini, gayretini, cehdini, alın ve fikir terini ilmi çalışmalara teksif eden akademisyenlere selam, saygı ve muhabbetini iletti.</p>

<p>Tören vesilesiyle üç farklı kategoride ödülleri takdim edilen bilim insanlarını tebrik eden ve nice muvaffakiyetler dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Büyük Ödül" kategorisinde ödül alan bilim insanı ile yaşadığı diyaloğu aktardı.</p>

<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Sizi daha önce tanıyordum" dediği akademisyenin, "Bu dördüncü ödül alışım" cevabını verdiğini dile getirdi.</p>

<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Büyük Ödül sahibi olan hocamız aynı zamanda bir de vakıf tarafından tabii 5 milyon lira ödülle mükâfatlandırıldı. Diğer hocalarımız da ikişer milyon ödülle taltif edildi. Bunlar da bizim için ayrı bir gurur vesilesi" ifadesini kullandı.</p>

<p>Yeni ve nitelikli eserleriyle bir yandan bilim müktesebatına katkılar yapan, diğer yandan gelecekteki çalışmaların önünü açan ilim erbabına kendisi ve Türk milleti adına şükranlarını sunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Cenabı Mevla sizlerin bu emeklerinizi hayra vesile kılsın. El-Âlim ismi şerifiyle çalışmalarınıza inşallah bereket ihsan eylesin. Başvuruları çok titiz bir şekilde değerlendiren sekretaryamıza, bilim ve onur kurulu üyelerimize, teknik uzmanlarımıza, bilimsel hakemlerimize ve vakfımızın mütevelli heyetine aynı şekilde teşekkür iletiyoruz" diye konuştu.</p>

<p>“İLİM YAYMA ÖDÜLLERİ’NE YÖNELİK TEVECCÜH HER PROGRAMDA KATLANARAK ARTIYOR”</p>

<p>İlim Yayma Ödülleri'ne yönelik teveccühün her programda katlanarak arttığına dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bu sene üç ayrı dalda 174'ü üniversiteler olmak üzere 188 kurumdan toplam bin 324 başvuruyla yeni bir rekor daha kırıldı. İlim Yayma Ödülleri'nin önümüzdeki yıldan itibaren uluslararası bir hüviyet kazanacağını, bu ilim halkasının sınırlarımızı aşıp dünyanın dört bir yanına ulaşacağını da büyük bir memnuniyetle öğrendim. Niçin bizim bir Nobel'imiz olmasın? Bu adımı biz de atarız. Bu cesur ve isabetli adımlarından ötürü İlim Yayma ailemizi kutluyorum" dedi.</p>

<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasında Ilim Yayma Ödülleri'nin amacının, ilk planda iyi eserleri ve eser sahiplerini takdir ve taltif etmek olduğunu belirtti.</p>

<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Hayata uyarlanmayan, insana, sahaya dokunmayan doğru ve etkili kullanılmayan bilginin, netice vermediği de bilinen bir hakikattir. İlim Yayma Ödülleri'mizi işte bu açıdan son derece başarılı bulduğumu belirtmek istiyorum. Geçtiğimiz dönemde ödül alan hocalarımız hem çalışmalarını İlim Yayma ailesinin destekleriyle uygulamaya dönüştürdü hem de bilgi ve tecrübelerini gençlerimizle paylaşma imkânı buldu. Bunun için hocalarımıza ve İlim Yayma camiamıza ayrı ayrı teşekkürlerimi iletiyorum" dedi.</p>

<p>Bazı isimlerin hem tarihte iz bıraktığını hem de yaşadıkları hayatla gençliğe örnek olup istikbale yön verdiğini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, yetiştirdikleri talebelerle, ellerinden tuttukları gençlerle, ülkenin ve milletin hizmetine sundukları eğitim kurumlarıyla, vakıf ve derneklerle onların amel defterlerinin, yeni sevaplarla süslenmek üzere hep açık kaldığını ifade etti.</p>

<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2007'de dualarla ebediyete uğurladıkları merhum Sabahattin Zaim hocanın da bu şahsiyetlerden biri olduğunu vurgulayarak, konuşmasını şöyle sürdürdü: "Kendisi hem akademik zeminde hem sosyal hayatta gerekli imkânlardan yoksun pek çok gencin yetişmesinde önemli rol oynamıştır. Hocamızın yegâne emeli güzel insan olabilmek, Peygamber Efendimizin ahlakıyla ahlaklanmış güzel insanlar yetiştirebilmekti. Tek tipçi uygulamaların zirveye çıktığı bir dönemde böyle bir gençliğe duyulan ihtiyacı rahmetli hocamız da hissetmişti. Köklerinden koparılmak istenen bir kuşağın tarihinden, değerlerinden, inanç ve kültüründen uzaklaştırılmak istenen bir neslin ihyasını her şeyin üstünde ve ötesinde görmüştü. Bir konuşmasında bu hayati ihtiyacı şu sözlerle dile getirmişti, 'Milletler büyük şahsiyetlerle yaşar ve tanınır. Dünyada örnek insanlar vardır. Yeni nesiller bu örnek insanları rehber edinerek doğru yolda yürürler.' İslam'ın da gelişmesi ashabı kiramın o güzel insanların elinde olmuştur. İşte milletimizin zengin tarihi içinde sahip olduğu bu örnek insanları artık milletimize tanıtmanın zamanı gelmiştir."</p>

<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Demokratik rejim içinde ülkenin kalkınmasını istiyorsak halkın içinde yetişen liderleri halka anlatmamız ve yeni nesillere bu örnekleri vermemiz gerekir. Değerli dostlar evet, onun derdi de amacı da niyeti de gayesi de işte bu güzel insanları millete tanıtmak, yenilerini ise topluma kazandırmaktı. Davasında ne denli muvaffak olduğunu bugünün Türkiye'sine baktığımızda yetişmiş ve yetişmekte olan gençliğe baktığımızda gümbür, gümbür gelen TEKNOFEST kuşağına baktığımızda zaten görüyoruz. Onun rahleyi tedrisinden geçen öğrenciler bugün hayata dair hemen her alanda ülkemize aşkla hizmet ediyor. Rabbim ondan razı olsun, makamını ali, mekânını inşallah cennet eylesin diyorum" diye konuştu.</p>

<p>Merhum Sabahattin Zaim'in de kurucuları arasında yer aldığı İlim Yayma Cemiyetinin bu hedef istikametinde çalışmalarını sürdürdüğünü belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, cemiyetin önümüzdeki sene 75. yaşına gireceğini, cemiyetten filizlenip büyüyen vakfın ise dolu dolu geçen 52 yılı geride bıraktığını söyledi.</p>

<p>“İNSANLIĞA FAYDALI İŞLER YAPACAK BİLGİLİ NESİLLER İÇİN BAŞLATILAN BU HAREKET HER ALANDA MEYVELERİNİ VERDİ”</p>

<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, millet iradesinin gasbedildiği darbe dönemlerindeki yasak ve baskılara rağmen ilmin ışığını yayma yolculuğunda üç çeyrek asrın geride kaldığını ifade ederek, "Millete, ümmete ve insanlığa faydalı işler yapacak bilgili, şuurlu ve vicdanlı nesiller için başlatılan bu hareket hemen her alanda meyvelerini verdi. Önceliği daima vatanı ve bayrağı olan millî ve manevi değerlerine sıkı sıkıya sarılan, ahlakı ve birikimiyle ışıl ışıl parlayan, on binlerce genç işte bu ocakta yetişti" dedi.</p>

<p>İmam hatip okullarının kurulması ve yaşatılması noktasında İlim Yayma ailesinin her dönemde tarihî bir sorumluluk üstlendiğini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Birileri bugün bile sayılarını ve başarılarını hazmetmekte zorlansa da İlim Yayma Cemiyetimiz kuruluşundan bu yana 100'ün üzerinde imam hatip okulunu maarif davamıza kazandırmanın kıvancını yaşadı. Eğitim ve yurt hizmetlerinden, akademik çalışmalara, kültür, sanat ve spor faaliyetlerinden burs destekleri ve ihtisas programlarına İlim Yayma ailesi, çalışmalarına aynı fedakârlıkla ilk günkü kararlılıkla devam ediyor" diye konuştu.</p>

<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Tüm bu çalışmalarda emeği geçen kardeşlerimin, büyüklerimin tamamına, bir kez de sizlerin huzurunda teşekkür ediyorum. Bu müstesna kurumun davasına omuz veren, kutlu yürüyüşüne ortak olan, bu milletin ve bu ümmetin derdiyle dertlenen herkesten Allah razı olsun. Bu çeşmenin suyundan içmiş, bir lokma da olsa bu sofranın ekmeğini yemiş, bu meclise iştirak etmiş tüm arkadaşlarından Allah razı olsun. Bu çatı altında ömrünü hayra, hasenata, ilme adamış fakat artık hayatta olmayan vakıf insanlarımıza da Allah'tan rahmet niyaz ediyorum" ifadelerini kullandı.</p>

<p>Katılımcılar arasında sosyologlar, tarihçiler, mühendisler, doktorlar ve daha pek çok alanda uzmanlaşmış seçkin hocalar olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Şu gerçeği en iyi siz bilim insanlarımızın müşahede ettiğine inanıyorum, asırlar boyunca üzerine yeni teoriler, yeni pratikler, yeni metotlar inşa edilen kavramlar günden güne kan kaybediyor. Anlamlar aşınıyor, değerler tahrip, hatta tahrif ediliyor. Kutsal sayılan ne kadar kıymet varsa planlı ve sistematik şekilde kuşatma altına alınıyor" şeklinde konuştu.</p>

<p>“GAZZE'DE İKİ YIL BOYUNCA YAPILAN VAHŞİ SOYKIRIMI MEDENİ DENİLEN DÜNYA YALNIZCA SEYRETMEKLE YETİNDİ”</p>

<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, 19. asırdan itibaren önce pozitivist, ardından insan olma şuurundan yoksun, materyalist bir bakış açısıyla tüm dünyaya dayatılan sözde yeni gerçekliklerin en başta insanı hırpaladığını, en fazla insana zarar verdiğini dile getirerek, şunları kaydetti: "İşte sizler de gördünüz, Gazze'de iki yıl boyunca işlenen cinayetleri, yapılan vahşi soykırımı medeni denilen dünya yalnızca seyretmekle yetindi. Gezi olaylarında İstanbul'a kamp kuran uluslararası medya kuruluşları Gazze'de 270'i aşkın gazeteci öldürülürken meslektaşlarının haberini bile yapmadılar.”</p>

<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Şu utanç verici rakamlara özellikle dikkatlerinizi çekiyorum. Gazze'deki okulların yüzde 80'i yani 668 okul binası İsrail bombalarının hedefi olmuştur. 165 okul, üniversite ve eğitim kurumu bu saldırılarda tamamen yakılmış, 392 okul da kullanılamaz hâle gelmiştir. 13 bin 500'ü aşkın öğrenci, 830'un üzerinde öğretmen ve eğitim personeli, 193 bilim insanı ve akademisyen işgal kuvvetleri tarafından şehit edildi. 785 binden fazla öğrenci eğitim hakkından mahrum durumda. Bir defa bunlar savaşın acımasız sonuçları değildir. Burada bilinçli, kasıtlı planlı bir toplu kıyım politikası uygulanmıştır. Bugün 365 kilometrekarelik Gazze milyonlarca ton yıkıntıyla örtülü. Sağlam kalmış, ayakta kalmış bina neredeyse yok. Bakın bunu görmezden gelmek, bunu konuşmamak açık söylüyorum toplu kıyıma ortak olmaktır. Kardeşlerim, biz hiçbir zaman susmadık, bundan sonra da susmayacağız. Dünyanın dört bir yanında nereye gidersek gidelim gittiğimiz her yerde bunu haykıracağız. İşte daha kısa bir süre önce, geçen hafta, biliyorsunuz Güney Afrika'daydım. Orada da bütün oturumlarda bunları haykırdım, bunları konuştum."</p>

<p>“İSRAİL UYDURUK SEBEPLERLE ATEŞKESİ SÜREKLİ İHLAL EDİYOR”</p>

<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasında, Türkiye'nin de devreye girmesiyle Gazze'de ateşkes sağlandığını ifade ederek, "İsrail uyduruk sebeplerle ateşkesi sürekli ihlal ediyor. Hamas'ın, İsrail'in provokasyonlarına rağmen, ateşkesin korunmasında sabırlı bir yaklaşım içinde olduğunu görüyoruz. Bunu da memnuniyetle karşılıyoruz. Kış aylarına girdiğimiz şu günlerde yaralarını sarmaya çalışan Gazze'deki kardeşlerimizin, o çadırların ne durumda olduğunu herhalde televizyonlarda izliyoruz. İnsani yardımları yine de ulaştırmanın gayreti içindeyiz" ifadelerini kullandı.</p>

<p>Türkiye olarak adil ve kalıcı barış, ateşkesin muhafazası ve insani yardımlar noktasında üzerlerine ne düşüyorsa yaptıklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Elimizdeki konteynerlerden göndermek istiyoruz. İsrail engelliyor, karşı çıkıyor. İnsanlıktan nasibini almamış bir başlarındaki katil var. İki devletli çözüm politikamızı 1967 sınırlarına dayalı, başkenti Doğu Kudüs olan, özgür, egemen ve bağımsız bir Filistin devleti kuruluncaya kadar kararlılıkla sürdüreceğiz. 29 Kasım Filistin Halkıyla Uluslararası Dayanışma Günü'nde İsrail saldırılarında şehit olan tüm kahramanlara Rabb'imden rahmet niyaz ediyor, milletim adına Filistinli kardeşlerimizi hürmetle selamlıyorum" diye konuştu.</p>

<p>“İYİLİK, ETİK, VİCDAN VE MERHAMET GİBİ KAVRAMLAR İNSANLIĞIN GÜNDEMİNDEN ÇIKARILMAYA ÇALIŞILIYOR”</p>

<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bizim ilim geleneğimizin merkezinde insan, hikmet ve kemalat var. İnsanı dışlayan, hikmete önem vermeyen, tekâmülü reddeden bir anlayışın bizim medeniyet tasavvurumuzda yeri yoktur fakat bugün çok önemli bir tehditle karşı karşıyayız. İnsan ve varlık sadece maddi boyuta, sadece yapay bir zemine indirgenmek isteniyor ama az önce işte ilim erbabımızın yapay zekâyı da nasıl tahrif ve tahrip edeceğini gördük. Demek ki ilim bunların inşallah haddinden ve hakkından gelecektir. İyilik, erdem, fıtrat, etik, vicdan ve merhamet gibi kavramlar insanlığın gündeminden çıkarılmaya çalışılıyor" şeklinde konuştu.</p>

<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, merhum şair ve yazar Sezai Karakoç'un bu hazin tabloyu, "Yığını yığın olmaktan çıkarıp, insan toplumu haline getirecek bir eğiliş, tek kişiye eğiliş, insan malzemesinde insanı arama eğilişi gittikçe tükeniyor. Onun yerine insanın malzemeye indirgenmesi tercih ediliyor. İnsan, sadece malzemesinden ibaretmişçesine kuruluyor kentler, dolduruluyor tarih bantları. Bu gidişle insan tarihinin silineceği ve yerini yapma bir tabiat tarihinin alacağı ne yazık ki muhakkak" sözleriyle resmettiğini aktardı.</p>

<p>“BU TOPRAKLARDA BİN YILDIR YAN YANA YAŞAYANLARIN KÖKLERİYLE BAĞI KOPARTILMAYA ÇALIŞILDI”</p>

<p>Karakoç'un tespitlerine açıklık getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Üstadın bahsettiği tarih bantları bizde de on yıllar boyunca tanımadığımız, duymadığımız, kulağımıza yabancı gelen bir sesle doldurulmak istendi. Ecdadın canlarını feda ederek vatan eylediği barış, huzur ve kardeşlik tohumlarıyla yeşerttiği bu topraklarda bin yıldır yan yana yaşayanların kökleriyle bağı kopartılmaya çalışıldı. Türk'üyle, Kürt'üyle, Arap'ıyla birbirlerinden güç alarak, yalnızca kader değil, keder birliği de yaparak tek vücut hâline gelen bu millet ve bu milleti bölmeye, parçalamaya, fertleri arasına duvarlar örmeye uğraştılar. Bunda ne yazık ki bir dereceye kadar başarılı da oldular" değerlendirmesini yaptı.</p>

<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, "En son grup toplantımızda da ifade ettim. Filistin'de, Suriye'de, Çanakkale'de, Millî Mücadele'nin farklı cephelerinde bizimle omuz omuza çarpışan Arap kardeşlerimizi 'Bizi sırtımızdan vurdular.' diyerek milletimiz nazarında düşman hâle getirdiler. Bize bunu söyleyenler, Orta Doğu ve Kuzey Afrika'daki kardeşlerimize de Osmanlı'yı kötülediler. 'Türkler buraları sömürdü, ülkenizi işgal etti, kimliğinizi değiştirdi.' diyerek oralardaki kardeşlerimizi bize karşı kışkırttılar. Senarist, dikkat edin aynı. Yapımcı aynı, yönetmen aynı. Sadece oyunun sahnelendiği mekânlar farklıydı. İsrail'in Gazze'ye saldırılarının başlamasıyla 'Toprak sattı. Arkadan vurdu. Bize ihanet etti.' yalanı tekrar köpürtüldü" diye konuştu.</p>

<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Milletimizin mazlum Filistin halkıyla dayanışmasını engellemek için, bilhassa sosyal medyada ve şovenist basın yayın organlarında büyük bir dezenformasyon kampanyası yürütüldü. Halkı kışkırtan, kutuplaştıran, bu nefret dalgasını körükleyen hesapların çoğunun yurt dışından yönetildiği ortaya çıktı. Sanal âlemde kendini muhalif olarak lanse edenlerin önemli bir kısmının Türkiye düşmanlarına taşeronluk yapan FETÖ'cü hainler olduğu anlaşıldı. Şimdi de Terörsüz Türkiye sürecinde aynı oyunun sahnelenmek istendiğini görüyoruz" şeklinde konuştu.</p>

<p>“YEPYENİ BİR DESTAN YAZMAYA BAŞLAYACAĞIZ”</p>

<p>Terörsüz Türkiye sürecine ilişkin Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Ülkemiz ve milletimizle birlikte inşallah tüm bölgenin kaderini değiştirecek, coğrafyamıza huzur, güven, istikrar getirecek, bu stratejik hamlemizin kimleri, hangi aktörleri rahatsız ve tedirgin ettiğinin tabii ki farkındayız. Yarım asırlık bir tezgâhı bozma çabalarımızın kan, gözyaşı ve çatışmadan beslenen hangi güçleri telaşlandırdığını çok ama çok iyi biliyoruz. Onlara sadece şunu söylüyorum, bu sefer muvaffak olamayacaksınız. Allah'ın yardımı, aziz milletimizin duasıyla inşallah bu sefer başaracağız, hep birlikte başaracağız" ifadelerini kullandı.</p>

<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: "Büyük, güçlü, muteber ve muzaffer Türkiye ülkümüzü inşallah kuvveden fiile çıkaracağız. 86 milyonla birlikte kendini bu topraklara ait hisseden on milyonları da yanımıza alarak hep beraber yepyeni bir destan yazmaya başlayacağız. Bu ufka doğru tahriklere kapılmadan, tuzaklara düşmeden sabırlı, samimi, dikkatli ve öz güvenli bir şekilde ilerliyoruz. Hedefe yaklaştıkça, süreci rotasından saptırmaya dönük sabotajların, algı çalışmalarının medya operasyonlarının siyaset ve sosyal mühendislik faaliyetlerinin artacağını da şimdiden görebiliyoruz. Bu sefer bunların da üstesinden geliyoruz ve geleceğiz. Terörsüz Türkiye sürecinin başarısı için iktidarımızın da, ittifakımızın da, devletimizin de kararlılığının tam olduğunun bilinmesini isterim. Türkiye bir yola girmiştir ve inşallah bu yol bizi terörün olmadığı, her karışında kardeşliğin ve huzurun egemen olduğu bir menzile götürecektir."</p>

<p>İlim Yayma Ödülleri'nin akademi camiasına, ülkeye ve millete hayırlı olmasını temenni eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, ödül sahiplerini de tebrik ederek programa katılanlara teşekkür etti.<br />
<br />
Kaynak:&nbsp;<a href="https://www.tccb.gov.tr/haberler/410/163303/cumhurbaskani-erdogan-ilim-yayma-odulleri-programi-na-katildi">https://www.tccb.gov.tr/haberler/410/163303/cumhurbaskani-erdogan-ilim-yayma-odulleri-programi-na-katildi</a></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sun, 30 Nov 2025 13:45:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2025/11/cumhurbaskani-erdogan-ilim-yayma-odulleri-programina-katildi-1764499874.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Gürsel Tekin&#039;den Fikri Sağlar&#039;a: Sivas katliamında sorumluluğun ne?</title>
                <category>SİYASET</category>
                <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/gursel-tekinden-fikri-saglara-sivas-katliaminda-sorumlulugun-ne-2706</link>
                <guid>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/gursel-tekinden-fikri-saglara-sivas-katliaminda-sorumlulugun-ne-2706</guid>
                <description><![CDATA[CHP Eski Genel Sekreteri Gürsel Tekin, eski Kültür Bakanı Fikri Sağlar'ın Sivas katliamında sorumluluğunu gündeme getirdi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><a href="https://x.com/gurseltekin34/status/1994732266426094047?t=ABcK7ZFOuYOAKpo7kpDMwQ&amp;s=08"><strong><span style="color:#2980b9">CHP Eski Genel Sekreteri Gürsel Tekin,</span></strong></a> eski Kültür Bakanı Fikri Sağlar'ın Sivas katliamında sorumluluğunu gündeme getirdi. Sosyal medya hesabından eski Kültür Bakanı Fikri Sağlar'a seslenen Gürsel Tekin şöyle dedi:<br />
<br />
<em>Fikri Sağlar, benim üzerimden prim yapmaya çalışma.<br />
Ben o gün oradaydım çünkü bu partiyi Aziz İhsan Aktaşların işgal ettiği, liyakatsiz, çıkar odaklı bir yapının teslim almaya çalıştığı düzeninden temizlemek için gittim.<br />
CHP’yi kimlerin kimlerle kol kola getirdiğini, kimlerin gölgesinde siyaset yaptığını herkes çok iyi biliyor.</em></p>

<p><em>Madem benim oraya neden gittiğimi tartışıyorsun, o zaman sana açık bir soru:</em></p>

<p><em>Sen, Sivas Katliamı günü üç kez resmî olarak katılacağını bildirmene rağmen neden şenliklere gitmedin?<br />
Bu milletin önüne çıkıp bunu açıklayacaksın.<br />
37 insan diri diri yakılırken, Kültür Bakanı olarak ortada yoktun.<br />
O gün sadece görevini değil, tarih karşısındaki sorumluluğunu da terk ettin.</em></p>

<p><em>Üstelik iddialara göre Elmadağ’a kadar gidip, oradan geri döndüğün söyleniyor.<br />
Madem yola çıktın, o halde Elmadağ’dan neden döndün?<br />
Bu ülkenin aydınlarının yakıldığı o kara günde, seni geri çeviren neydi?<br />
Kime, neye, hangi baskıya boyun eğdin?<br />
İşte bu sorunun cevabını veremediğin sürece, kimseye ders verecek konumda değilsin.</em></p>

<p><em>Şimdi kalkıp CHP’yi, CHP’lileri, bu partinin emekçilerini ölçmeye, sorgulamaya çalışıyorsun.<br />
Önce kendi geçmişinin hesabını ver.<br />
Bugün söylediğin hiçbir söz, Sivas’taki yokluğunu, Elmadağ’dan geri dönüşünü, tarihe yazdığın o eksilmeyi örtemez.<br />
<br />
<a href="https://x.com/gurseltekin34/status/1994732266426094047?t=ABcK7ZFOuYOAKpo7kpDMwQ&amp;s=08"><strong><img alt="" src="https://www.alevihaberler.com.tr/public/images/detay/image%20(94).png" style="height:700px; width:509px" /></strong></a></em><br />
<br />
Öte yandan Horasan Erenleri Dernekler Federasyonu Genel Sekreteri ve alevihaberler.com.tr genel yayın yönetmeni Ali Rıza Özkan da yıllardır Sivas katliamında CHP'nin sorumluluğunu gündeme getiriyordu. Özkan konuyla ilgili makalesinde şu ifadeleri kullanmıştı;<br />
<br />
&nbsp;</p>

<p><em>"Özellikle de, ultra sol örgütlerin sevdikleri bir slogan var: Katil iktidar!</em></p>

<p><em>Aynı çevreler tarafından, 2 Temmuz 1993 tarihinde meydana gelen katliam hakkında yapılan yorumlarda, slogan değiştiriliyor. Katil devlet!</em></p>

<p><em>Nedenini anlamak için, o dönemde hükumet eden 50. Cumhuriyet Kabinesi’nin üyelerine bakmak gerekiyor.</em></p>

<p><em>Tansu Çiller’in başbakan olduğu 50. Türkiye Hükumeti esasen bir koalisyon. Sosyaldemokrat Halkçı Parti ve Doğru Yol Partisi tarafından oluşturulan koalisyon hükumetinde, Sivas katliamı esnasında Erdal İnönü Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı olarak bulunuyordu.</em></p>

<p><em>SHP’den <strong>Erdal İnönü</strong> dışında, <strong>Türkan Akyol</strong>, <strong>İbrahim Tez</strong> ve <strong>Erman Şahin</strong> Devlet Bakanı, <strong>Seyfi Oktay</strong> Adalet Bakanı, <strong>Hikmet Çetin</strong> Dışişleri Bakanı, <strong>Onur Kumbaracıbaşı</strong> Bayındırlık ve İskan Bakanı, <strong>Mehmet Moğultay</strong> Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı, <strong>Tahir Köse</strong> Sanayi ve Ticaret Bakanı, <strong>Fikri Sağlar</strong> Kültür Bakanı ve<strong> Abdülkadir Ateş</strong> Turizm Bakanı olarak hükumette bulunuyorlardı.</em></p>

<p><em>SHP ve bir süre sonra birleşerek CHP olarak yollarına devam eden sosyal demokratların en ağır toplarının yer aldığı hükumetin görev döneminde meydana gelen bu katliam nedeniyle “<strong>ultra sol</strong>”un sloganını değiştirmesi hem tuhaf ve bir o kadar da anlamlı!</em></p>

<p><em>SHP/CHP’nin bu katliamda sorumluluğunu göz ardı etmek, gölgelemek, yadsımak için sistematik bir çaba gösterildiğini iddia edebilirim. Sadece, Pir Sultan Abdal Derneği’nin iki “<strong>ağır topu</strong>” Murtaza Demir ve Ali Balkız’ın kendilerine siyasi ikbal yaratmak için sosyaldemokratların kapısını aşındırmaktan usanmadıkları bilgisi dahi, başta Alevi toplumuna olmak üzere, Türkiye’ye Sivas katliamına ait bir gerçeğin neden özenle gizlendiğini anlamak için, bence yeterlidir.</em></p>

<p><em>Buraya bir bilgiyi daha eklemek gerekiyor: Pir Sultan Abdal Derneği Genel Merkez yetkilileri Devlet Denetleme Kurulu’na görüş bildirmeyi de ısrarla reddettiler.</em></p>

<p><em>09.04.2013 tarihinde Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Genel Başkanı, Yardımcısı ve Genel Sekreterinin katılımı ile Devlet Denetleme Kurulu’nun toplantı salonunda yapılan görüşmede; Dernek yetkilileri “<strong>söz konusu olaya ilişkin iddialarını ve bu iddialara mesnet teşkil edebilecek ve olayların aydınlatılmasına katkı sağlayabilecek bilgi, belge ve dokümanları Devlet Denetleme Kuruluna yazılı olarak iletebileceklerini</strong>” ifade ettikleri halde, aradan bir süre geçtikten sonra, 15.11.2013 tarihinde ve 216 sayılı bir yazı ile “<strong>Madımak Katliamı ile ilgili olarak kamuoyunun bilmediği, Devletin idari ve adli Makamlarının elinde olmayan hiçbir belge tarafımızda da yoktur.</strong>” demişlerdir.</em></p>

<p><em>Kamuoyu, özellikle de Aleviler Sivas katliamına yol açan etkinliğin organizatörü kuruluşun “<strong>devlette olmayan belge bizde de yoktur</strong>” ifadesini hak ettiği şekilde değerlendirecektir, değerlendirmelidir.</em></p>

<p><em>Sivas katliamında SHP/CHP yetkilileri ve çeşitli Alevi kimliği ile tanınan şahsiyetler hangi ölçüde ve konumda yer aldı, bunu sanıyorum sonsuza dek belgeleriyle öğrenemeyeceğiz.</em></p>

<p><em>Ancak, katliam gününde SHP lideri ve Devlet Bakanı, Başbakan Yardımcısı Erdal İnönü’ye belirli bir saatten sonra ulaşmak mümkün olmadığı, telefonlara cevap verilmediği başta Aziz Nesin olmak üzere, onlarca mağdurun tanıklığı ile sabittir.</em></p>

<p><em>Yine sabit olan ve Alevilerin düşünmesi ve sorgulaması istenmeyen önemli bir husus da, katliamın üzerinden tam 30 yıl geçmesine rağmen, CHP’nin katliamın arka planını açıklamaya yarayacak tek bir küçük kanıt dahi ortaya koyamamış olmasıdır.</em></p>

<p><em>Bu durumu, CHP’nin devletin gizli belgelerine ve raporlarına ulaşamadığı şeklinde yorumlamak, bizleri saf, hatta salak yerine koymakla eş değerdir.</em></p>

<p><em>Sakın kimse, bu yola başvurmasın!"</em></p>

<p>&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sun, 30 Nov 2025 07:36:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2025/11/gursel-tekinden-fikri-saglara-sivas-katliaminda-sorumlulugun-ne-1764477999.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Türkiye ve İspanya Tarım Bakanları arasında verimli görüşme</title>
                <category>SİYASET</category>
                <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/turkiye-ve-ispanya-tarim-bakanlari-arasinda-verimli-gorusme-2699</link>
                <guid>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/turkiye-ve-ispanya-tarim-bakanlari-arasinda-verimli-gorusme-2699</guid>
                <description><![CDATA[Türkiye Cumhuriyeti Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, İspanya Tarım, Gıda ve Balıkçılık Bakanı Luis Planas Puchades'i bakanlıkta ağırlayarak iki ülke arasındaki tarım ve gıda iş birliğini güçlendirecek adımları masaya yatırdı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye Cumhuriyeti Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, İspanya Tarım, Gıda ve Balıkçılık Bakanı Luis Planas Puchades'i bakanlıkta ağırlayarak iki ülke arasındaki tarım ve gıda iş birliğini güçlendirecek adımları masaya yatırdı.</p>

<p>Görüşmede, tarım, gıda arz güvenliği ve su yönetimi gibi kritik ortak çalışma alanları ele alındı. Bakan Yumaklı, iki ülkenin bu alanlardaki iş birliğini daha da derinleştirecek somut adımlar üzerine kapsamlı değerlendirmeler yapıldığını vurguladı. Toplantı, sürdürülebilir tarım politikaları ve gıda güvenliğinin geleceği açısından önemli bir adım olarak nitelendirildi.</p>

<p>Bakan Yumaklı, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda,<em><strong> "İspanya Tarım, Gıda ve Balıkçılık Bakanı Sayın Luis Planas Puchades’i Bakanlığımızda ağırlayarak verimli bir görüşme gerçekleştirdik. Tarım, gıda arz güvenliği ve su yönetimi başta olmak üzere ortak çalışma alanlarımızı ele aldığımız görüşmede iş birliğimizi daha da güçlendirecek adımlar üzerine değerlendirmelerde bulunduk,"</strong></em> ifadelerini kullandı.<br />
<br />
Kaynak:&nbsp;<a href="https://x.com/ibrahimyumakli/status/1993624077387419996">https://x.com/ibrahimyumakli/status/1993624077387419996</a></p>

<p>&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 27 Nov 2025 01:09:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2025/11/turkiye-ve-ispanya-tarim-bakanlari-arasinda-verimli-gorusme-1764195248.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Cumhurbaşkanı Erdoğan: Küresel ölçekte sağlık hizmeti verebilen bir ülke konumuna ulaştık</title>
                <category>SİYASET</category>
                <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/cumhurbaskani-erdogan-kuresel-olcekte-saglik-hizmeti-verebilen-bir-ulke-konumuna-ulastik-2696</link>
                <guid>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/cumhurbaskani-erdogan-kuresel-olcekte-saglik-hizmeti-verebilen-bir-ulke-konumuna-ulastik-2696</guid>
                <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Beştepe Millet Kongre ve Kültür Merkezi'nde düzenlenen 11. Tıp Kurultayı ve TÜSEB Aziz Sancar Bilim, Hizmet ve Teşvik Ödülleri Töreni’ne katılarak bir konuşma yaptı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Cumhurbaşkanı Erdoğan, 11. Tıp Kurultayı ve TÜSEB Aziz Sancar Bilim, Hizmet ve Teşvik Ödülleri Töreni’nde yaptığı konuşmada, “Başta şehir hastanelerimiz olmak üzere, sağlıkta kurduğumuz sistem dünyanın pek çok ülkesi tarafından ilgiyle takip ediliyor. Öyle ki güçlü sağlık altyapımız sayesinde artık pek çok branşta sadece bölgemizdeki ülkelerin vatandaşlarına değil, başta Avrupa ülkeleri olmak üzere küresel ölçekte sağlık hizmeti verebilen bir ülke konumuna ulaştık” dedi.</strong><br />
&nbsp;</p>

<p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Beştepe Millet Kongre ve Kültür Merkezi'nde düzenlenen 11. Tıp Kurultayı ve TÜSEB Aziz Sancar Bilim, Hizmet ve Teşvik Ödülleri Töreni’ne katılarak bir konuşma yaptı.</p>

<p>Konuşmasına salondakileri selamlayarak başlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Sizlerin şahsında doktorundan hemşiresine, ebesinden hasta bakıcısına, laborantından teknisyenine, kamuda ve özelde milletimize hizmet eden her bir sağlık personelimize selamlarımı, muhabbetlerimi gönderiyorum" ifadesini kullandı.</p>

<p>11. Türk Tıp Dünyası Kurultayı çerçevesinde tertiplenen 2025 TÜSEB Aziz Sancar Bilim, Hizmet ve Teşvik Ödülleri Töreni'ne katılmaktan memnuniyet duyduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Milletin evinde bu anlamlı ve güzel buluşmaya vesile olan Sağlık Bakanlığımıza, Sayın Bakana ve ekibine ayrıca Türkiye Sağlık Enstitüleri Başkanlığımıza teşekkür ediyorum. Yurt dışından ülkemize, kurultayımıza ve ödül merasimimize teşrif eden katılımcılara, 'Başkentimiz Ankara'ya hoş geldiniz, şeref verdiniz' diyorum" diye konuştu.</p>

<p>Kurultay çerçevesinde düzenlenen Üreten Sağlık İş Forumu'ndan çıkan sonuçların başta sağlık sektörü, üniversiteler ve Türk sağlık bilimi olmak üzere millet için hayırlı olmasını dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: "Farklı kategorilerde TÜSEB ödüllerine layık görülen bilim insanlarımızı, değerli hekimlerimizi canıgönülden tebrik ediyorum. Bu sene ebediyete intikal eden ve adına ödül takdim edeceğimiz Prof. Dr. Gazi Yaşargil hocamızla birlikte tıp bilimine katkıda bulunmuş ancak şimdi aramızda olmayan hocalarımızı ve doktorlarımızı da bu vesileyle rahmetle, şükranla yâd ediyorum. Sadece Türkiye'nin değil, dünyanın iftihar ettiği bilim insanı, kıymetli Aziz Sancar hocamıza da hayırlı ve uzun ömürler diliyor, Nobel Ödülü alacak daha nice çalışmalara imza atacağına yürekten inanıyorum.”</p>

<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Yeryüzünde insan hayatından, insanın sağlıklı, onurlu, özgür bir hayat sürmesinden daha kıymetli bir şey yoktur. İnsanın asli varlığına musallat olan marazları ortadan kaldırmak, insan bedenini ve ruhunu sağlıklı kılmak, yaralarını sarmak, hastalıklarını iyileştirmek, acılarını dindirmek meselesi insanlık tarihi kadar eskidir. Deva ve şifa arayışı yeryüzünde insanla başlamıştır ve devam etmektedir. Esasında bütün kadim geleneklerin, bütün dinlerin, bütün köklü düşünce ve felsefe akımlarının nihai amacı insanın konumunu muhafaza etmektir. 'İnsanı yaşat ki devlet yaşasın' diyen ecdadımız, insanı yaşatmayı merkeze alırken sadece devletin bekası ve sosyal devlet anlayışının altını çizmekle kalmamış asırlar önce kadim bir hakikati de dile getirmiştir."</p>

<p><strong>“TIP İLMİNDEKİ GELİŞMELER İNSANLIĞIN ORTAK KAZANIMIDIR”</strong></p>

<p>"Olmaya devlet cihanda bir nefes sıhhat gibi" diyen bir hayat felsefesinden ancak kurucu ve kuşatıcı bir sağlık anlayışının zuhur edebileceğini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, doktor, hekim ve tabip kelimelerinin kökenlerinde ve mana evreninde iyileştirme, selamete çıkarma anlamları olduğu kadar, bilgelik ve hizmetle birlikte halden anlama vasıflarının bulunmasının boşuna olmadığını vurguladı.</p>

<p>Eski Türk tıbbında "otacılar" olarak isimlendirilen zümrenin aynı zamanda bilge kişiler olmasının, ancak bu hakikatle izah edilebileceğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bu arka plan temelinde şu hususu önemle vurgulamak istiyorum, tıp ilmindeki gelişmeler, yenilikler, buluşlar, keşifler hangi milletten, hangi devletten, hangi kuruluştan doğarsa doğsun, kaynağı neresi olursa olsun insanlığın ortak malıdır, ortak kazanımıdır, ortak sevincidir" açıklamasını yaptı.</p>

<p>İnsanlık kadar eski bu ilkenin, çağın kâr odaklı anlayışında geçmişe kıyasla zemin kaybettiğinin görüldüğünü kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Para kazanmayı, rantı, çıkarı, kar hırsını teşvik eden kapitalist sistem hayatın pek çok alanı gibi tıpla ilgili paradigmayı da dönüştürüyor. İnsanlığın karşılaştığı modern açmazlardan biri, sağlık sektörünün yanında onu domine edenlerin sınıfsallaşarak, kendilerini geniş kitlelerden ayrı ayrıcalıklı bir katman gibi görmeleridir" ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>“İNSANIN SAĞLIĞI VE BUNUN YANINDA HASTALIĞI SÖMÜRÜLEMEZ, BİR PAZAR, META OLARAK GÖRÜLEMEZ”</strong></p>

<p>Bir diğer hususun da tıptaki gelişmelerin insanın hayrına ve insan hayatının kurtarılması için kullanılacağı yerde aksi istikamette kullanılması olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: "Bunun tıp ilminde ve tabiplik mesleğinde yol açtığı sıkıntıları siz kıymetli bilim insanlarımızın takdir ve değerlendirmesine bırakıyorum. Kadim tıp bilimini bilançolara sığdırmaya çalışmanın yanlışlığını en iyi sizler biliyorsunuz. Fakat ben burada bir gerçeği, açık ve net söylemek durumundayım. Ataların ifadesiyle, sağlığı olanın umudu, umudu olanın her şeyi var demektir. Yani sağlık her işin başıdır. Mutlu, huzurlu bir hayatın temel şartıdır. Gerçekten de şayet sağlığınız yerindeyse gerekirse taşı sıkar, suyunu çıkartır, bir şekilde hayatınızı idame ettirirsiniz. Ama sağlığınızı kaybetmişseniz tüm dünya size altın tepside sunulsa bile gözünüzde hiçbir kıymeti olmaz.”</p>

<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bunu bilhassa şunun için söylüyorum, hastalanan her insanın kendini tedavi ettirme imkânı bulamadığı, nihai ürüne dönüşen tıbbi gelişmelerin insanların hizmetine eşit sunulmadığı bir dünya kabul edelim ki, adil, eşit ve yaşanabilir bir dünya değildir. Nasıl insan hayatı sömürülemezse, insan onuru ticarileştirilemezse, insanın sağlığı ve bunun yanında hastalığı sömürülemez, bir pazar, meta olarak görülemez. İnsanın ruhu ve de bedeni, insan sağlığı ve hastalığı sadece ticarete konu edilemeyeceği gibi bir tahakküm aracı olarak da kullanılamaz. Gelinen noktada dünyanın sağlık alanında daha sıhhatli daha rafine, İbn-i Sina ve Hipokrat çizgisine daha yakın bir bakış açısına kavuşması gerektiği anlaşılıyor. Bunu açık yüreklilikle konuşmak, bunu tartışmak, böyle bir dönüşüm için ön almak, risk almak, mücadele etmek zorundayız."</p>

<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Gazze'de tam iki yıl boyunca hastanelerin bombalanmasına, hastaların, sağlık çalışanlarının, çocukların, hatta ve hatta kuvözdeki masum bebeklerin katledilmesine seyirci kalan bir dünyadan böyle bir dünyaya geçmek şüphesiz kolay olmayacaktır" ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>“BİZLER, ANADOLU'YU ŞİFAHANELERLE ÖREN BÜYÜKLERİMİZİN VARİSLERİYİZ”</strong></p>

<p>İnsanlığın, bir hayatı kurtarmanın sevincini kolektif olarak yaşadığı, dünyaya sağlıklı gelen bir bebeğin sevincini kendi sevinci olarak gördüğü zaman dünyanın cennete dönüşeceğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Biz işte bunun için çalışıyoruz. Sizler aynı şekilde bunun için emek veriyor, çabalıyor, ter döküyorsunuz" diye konuştu.</p>

<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, bir insanı iyileştirmeye maddi anlamda değer biçilemeyeceğinin altını çizerek, konuşmasını şöyle sürdürdü: "Bir hayatı kurtarmanın maddi anlamda pahası ölçülemez. Yunus Emre ne diyor: 'Bir hastaya vardın ise / Bir yudum su verdin ise / Yarın anda karşı gele / Hak şarabın içmiş gibi.' Evet, işte tüm mesele budur. Hastaya şifa olma bilincinin âdeta genlerimize işlediği bir coğrafyanın, bir medeniyetin varisleri olarak nerede durduğumuzu ve misyonumuzun ne olduğunu idrak etme mecburiyetimiz var. Bizler, unutmayın, Lokman Hekim'in varisleriyiz. Bizler Batı'da tıp ilminin temelini atan İbn-i Sina'nın varisleriyiz. Bizler Anadolu'yu şifahanelerle ören, insanlığın şifa ve deva arayışına kurumsal anlamda çözümler üreten büyüklerimizin varisleriyiz. Nasıl ecdadımız Anadolu'yu şifahanelerle ilmek ilmek dokuyarak bir şifa medeniyeti inşa etmişse, nasıl istiklal ve istikbal mücadelemizin en büyük payelerden biri tıbbiyenin olmuşsa inşallah Türkiye Yüzyılı'nın sancaktarlarından biri de buradaki kardeşlerim olacak, doktorlarımız, bilim insanlarımız olacak, sizler olacaksınız. Ben buna tüm kalbimle inanıyorum. Her birinize teşekkür ediyorum. Şimdiden tebriklerimi iletiyorum."</p>

<p><strong>“YÜRÜTTÜĞÜMÜZ ÇALIŞMALARLA YAYGIN, KALİTELİ VE EKONOMİK BİR SAĞLIK SİSTEMİNİ HALKIMIZIN HİZMETİNE SUNDUK”</strong></p>

<p>"İnsan merkezli siyaset anlayışımızın bir gereği olarak son 23 yıldır sağlığa büyük önem verdik, yürüttüğümüz çalışmalarla yaygın, kaliteli ve ekonomik bir sağlık sistemini hayal olmaktan çıkarıp halkımızın hizmetine sunduk" diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Anayasa'nın en temel hükümlerinden olan sosyal devlet ilkesinin rehberliğinde, ekonomik durumu iyi olmayan vatandaşların da sağlık hizmetlerinden eşit bir şekilde istifade edebilmelerini sağladıklarını söyledi.</p>

<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, "İlaç almak için insanların sabahın köründe yollara düştüğü, muayene sırası alabilmek için saatlerce kuyrukta beklediği, parası yetmeyince hastalarımızın rehin tutulduğu günler inşallah bir daha gelmemek üzere geride kaldı" dedi.</p>

<p><strong>“2002'DEN BU YANA PERSONEL SAYIMIZI YÜZDE 288 ARTIRDIK”</strong></p>

<p>Bugün 1 milyon 470 bini aşan sağlık personeliyle 86 milyon vatandaşa birinci sınıf sağlık hizmeti sunulduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "2002'den bu yana personel sayımızı yüzde 288 artırdık. Dikkatinizi çekiyorum; son 1,5 yıl içinde 57 bin 504'ü hekim olmak üzere 99 bin 567 yeni atama yaptık. Türkiye'de hekim sayısının artması yalnızca hastalarımızın değil onlara hizmet veren değerli hekimlerimizin de işini kolaylaştırdı, yükünü hafifletti" diye konuştu.</p>

<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, kamu hastanelerinin yüzde 80'ini yenilediklerini veya yeniden inşa ettiklerini belirterek, şu bilgileri de paylaştı: "794 yeni hastaneyi hizmete kazandırarak kamu hastanelerinde toplam 173 bin yatağa ulaştık. 2002 yılında kamuda yalnızca 7 bin nitelikli yatağımız vardı. Bugün bu sayı 18 kat artışla 122 bine ulaştı. Toplam yatak sayımız ise 164 binden 271 bine ulaştı. Son bir yılda 4 bin 60 yatak ünite kapasiteli 60 projeyi bitirdik."</p>

<p>Yapılanların sadece bunlarla sınırlı olmadığını, 2023 yılında yaşanılan depremin yaralarını hızla sardıklarını, bölgeyi yeniden ayağa kaldıracak kalıcı sağlık yatırımlarını hızlandırdıklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Böylece 5 bin 123 yataklı 109 sağlık tesisini tamamladık. 11 ilimizde deprem öncesinde kamu hastanelerinde 23 bin 733 yatakla hizmet sunulurken bugün 27 bin 503 yatakla sağlık hizmeti veriyoruz. Gaziantep 25 Aralık Devlet Hastanesi'nin 300 yataklı ek binası ile Kahramanmaraş 600 yataklı devlet hastanesini yıl bitmeden açacağız" diye konuştu.</p>

<p>"Sağlık döneminde hayati rol üstlenen şehir hastanelerimizden 25 tanesi hizmete girdi. 13 şehir hastanesinin yapımı devam ediyor. Toplam 9 şehir hastanesinin sağlık kampüsünün ihale, proje ve arsa çalışmaları devam ediyor" bilgisini veren Cumhurbaşkanı Erdoğan, başta şehir hastaneleri olmak üzere sağlıkta kurdukları sistemin dünyanın pek çok ülkesi tarafından ilgiyle takip edildiğini belirtti.</p>

<p><strong>“SAĞLIK ALANINDA BÜYÜK BİR DEVRİME İMZA ATTIĞIMIZ TARTIŞMASIZ BİR GERÇEKTİR”</strong></p>

<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Öyle ki güçlü sağlık altyapımız sayesinde artık pek çok branşta sadece bölgemizdeki ülkelerin vatandaşlarına değil, başta Avrupa ülkeleri olmak üzere küresel ölçekte sağlık hizmeti verebilen bir ülke konumuna ulaştık" dedi.</p>

<p>Saymaya kalkınsa değil saatler, günler alacak birçok yatırımı, projeyi, devrim niteliğinde reformu hayata geçirdiklerini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Kuşkusuz 'Tüm sorunları çözdük, tüm sıkıntıları giderdik' iddiasında kesinlikle değiliz. Sağlık gibi dinamik bir alanda ihtiyaçlar hiçbir zaman bitmez, bitmeyecek. Ancak elini vicdanına koyan herkesin kabul ettiği üzere, sağlık alanında büyük bir devrime imza attığımız da tartışmasız bir gerçektir" ifadelerini kullandı.</p>

<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türk sağlık sisteminin gücü, kabiliyetleri ve kapasitesinin Kovid-19 salgınında çok net görüldüğüne dikkati çekerek, "Buna rağmen mevcutla yetinmiyoruz" dedi.</p>

<p><strong>“SON 23 YILDA SAĞLIK ALANINDA NE YAPTIYSAK BİLİM İNSANLARIMIZLA İSTİŞARE HÂLİNDE YAPTIK”</strong></p>

<p>Milletten gelen teklif, tenkit, şikâyet, serzeniş ve tespitler doğrultusunda sağlık sistemini iyileştirmeye devam edeceklerini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: "Şunun da bilinmesini isterim ki son 23 yılda sağlık alanında ne yaptıysak bilim insanlarımızla istişare hâlinde yaptık. İnşallah çok daha fazlasını yine sizlerle birlikte başaracağız. Şüphesiz bunların tamamı önemlidir, kıymetlidir. Türkiye ve Türk milleti adına gerçekten gurur verici gelişmelerdir. Fakat sadece 23 yıllık sürede bunları başarmış olmamız, hedeflerimizin tamamına ulaştığımız anlamına gelmez. Bakınız donanım ve sağlık altyapısında dünyada birinci ligde olmamız yetmez. Vatandaşın sağlık hizmetlerine eşit erişiminde gıpta edilen ülkelerden biri olmamız yetmez. Sağlık hizmetlerini devlet olarak ücretsiz karşılamamız yetmez. Tıp eğitiminde dünya standardının üzerinde doktorlar yetiştirmemiz yetmez. Başta tıp ve ilaç olmak üzere bilimsel araştırmalarda da dünyanın en iyi ülkelerinden biri olmak durumundayız."</p>

<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, aynı şekilde gerekli Ar-Ge yatırımlarını yaparak tıbbi cihaz üretiminde de yeni bir aşamaya geçmek zorunda olduklarını belirterek, "Cumhurbaşkanı olarak sağlıkla ilgili hususlarda kapsamlı bir millileşme ve yerlileşme hamlesine olan ihtiyacı sık sık dile getiriyorum. Ancak bu konuda tüm şahsi çabalarıma rağmen hedeflerimizin çok uzağında olduğumuzu da gayet iyi biliyorum. Savunma sanayiinde olduğu gibi burada da içeriden ve dışarıdan farklı engellerle karşılaşıyoruz. Ama nasıl ki zor oyunu savunma sanayisinde bozmuşsa inşallah yerli ilaç ve tıbbi cihaz üretiminde de Allah'ın izniyle bozacaktır" değerlendirmesinde bulundu.</p>

<p>Çalışarak, üreterek ve zorluklar karşısında yılmayarak Türkiye'yi çok farklı bir seviyeye hep beraber taşıyacaklarının altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: "Bizi bu hedefimize bir adım dahi olsa yaklaştıracak her türlü özgün, nitelikli ve gerçekçi çabayı desteklemekte kararlıyız. Onun için bugün ödül alan bilim insanlarımızın çalışmalarını takdirle karşılıyorum. Her biriniz tıpkı Aziz Sancar Hocamız gibi bilimsel çalışmalarınızla yeni yol açıyor, sizden sonra geleceklere cesaret aşılıyorsunuz. Sizlerin bu çalışmaları inşallah diğer hekimlerimize de örnek olacak, ilham kaynağı olacak, daha farklı projelere başlamak için cesaret verecektir. Bu duygularla ödül sahiplerini tekrar canıgönülden tebrik ediyorum. 11. Türk Tıp Dünyası Kurultayı sonuçlarının hayırlara vesile olmasını diliyorum. Ödül törenimize ve kurultaya katkı veren herkese teşekkür ediyorum."</p>

<p><strong>CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN'A "DÜNYA SAĞLIK ÖRGÜTÜ AVRUPA ÖDÜLÜ" VERİLDİ</strong></p>

<p>Konuşmasının ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan'a, Filistin halkına yönelik olağanüstü insani çabaları ve Gazze'den tıbbi tahliyelerde örnek teşkil eden liderliği için Dünya Sağlık Örgütü Avrupa Bölge Direktörü Hans Kluge tarafından "Dünya Sağlık Örgütü Avrupa Ödülü" verildi.</p>

<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan'a, Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu tarafından Erzincan mermeri üzerine "TÜSEB DNA'sı yeniden inşa ediliyor" yazılı plaket takdim edildi.</p>

<p>Törende, Prof. Dr. Suat Tekin, Prof. Dr. Sercan Karav, Doç. Dr. Beyza Servet Göncü ve Prof. Dr. Erkan Yılmaz'a TÜSEB Teşvik Ödülü, Prof. Dr. Mehmet Erdem Büyükbingöl'e TÜSEB Hizmet Ödülü, Şahin Gürsel'e 2025 Yılı TÜSEB Sağlık Teknolojileri Prestij Ödülü, Prof. Dr. Uğur Türe'ye bu yıl yaşamını kaybeden, Beyin ve Sinir Cerrahı Ordinaryüs Prof. Dr. Gazi Yaşargil anısına TÜSEB Özel Ödülü, Cumhurbaşkanlığı Sağlık Politikaları Kurulu Başkanvekili Prof. Dr. Serkan Topaloğlu ve ekibine İnovatif Sağlık Ekibi Ödülü ile Prof. Dr. Fikrettin Şahin'e Aziz Sancar Bilim Ödülü takdim edildi.<br />
<br />
Kaynak:&nbsp;<a href="https://www.tccb.gov.tr/haberler/410/163254/-kuresel-olcekte-saglik-hizmeti-verebilen-bir-ulke-konumuna-ulastik-">https://www.tccb.gov.tr/haberler/410/163254/-kuresel-olcekte-saglik-hizmeti-verebilen-bir-ulke-konumuna-ulastik-</a></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 26 Nov 2025 23:30:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2025/11/cumhurbaskani-erdogan-kuresel-olcekte-saglik-hizmeti-verebilen-bir-ulke-konumuna-ulastik-1764189295.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Güney Kore Devlet Başkanı Lee Jae-Myung’dan tarihi ziyaret: Stratejik ortaklık yeni döneme giriyor</title>
                <category>SİYASET</category>
                <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/guney-kore-devlet-baskani-lee-jae-myungdan-tarihi-ziyaret-stratejik-ortaklik-yeni-doneme-giriyor-2681</link>
                <guid>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/guney-kore-devlet-baskani-lee-jae-myungdan-tarihi-ziyaret-stratejik-ortaklik-yeni-doneme-giriyor-2681</guid>
                <description><![CDATA[Güney Kore Devlet Başkanı Lee Jae-myung, göreve başladıktan sonra ilk kez Türkiye’ye resmi ziyarette bulundu.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>### Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Güney Kore Devlet Başkanı Lee Jae-myung’dan Tarihi Ziyaret: Stratejik Ortaklık Yeni Döneme Giriyor</p>

<p><a href="https://www.tccb.gov.tr/haberler/410/163225/-stratejik-ortagimiz-guney-kore-ile-savunma-sanayinde-onemli-projelere-imza-attik-"><span style="color:#2980b9"><strong>&nbsp;Güney Kore Devlet Başkanı Lee Jae-myung,</strong></span></a> göreve başladıktan sonra ilk kez Türkiye’ye resmi ziyarette bulundu. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile baş başa ve heyetler arası görüşmelerin ardından düzenlenen ortak basın toplantısında iki lider, Türkiye-Güney Kore ilişkilerini “kardeşlik” ve “stratejik ortaklık” temelinde daha da güçlendirme kararlılığını vurguladı.<br />
<br />
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: <em><strong>"Bugün özel sektörlerimiz arasında rüzgâr enerjisi alanında iş birliğini öngören önemli bir belge daha imzalandı. Keza Koreli dostlarımızla kan plazması alanında ortak bir projeyi hayata geçirmek üzere mutabakat sağlandı. Asya Pasifik'teki ikinci büyük ticaret ortağımız Güney Kore ile evvelce belirlediğimiz 15 milyar dolarlık ticaret hacmine oldukça yaklaştık. 10 milyar dolar sınırını ortak gayretlerle çoktan aşmış durumdayız. Daha dengeli ticari ilişkiler için Serbest Ticaret Anlaşmamızın gözden geçirilmesi ihtiyacına da dikkat çektim. Hyundai şirketinin İzmit'teki fabrikasında yaptığı yeni yatırımla elektrikli araç üretecek olması, bizleri ziyadesiyle memnun etmiştir. Bu yatırımla yerli ve millî markamız TOGG'dan sonra ülkemizde tamamen yerli elektrikli olacak yeni bir üretim süreci başlayacaktır. Ülkemizde yatırım yapacak, üretim, istihdam sağlayacak Koreli şirketlere her türlü desteği vereceğimizi buradan tekrar ifade ediyorum."</strong></em></p>

<p><br />
<span style="color:#2980b9"><strong>Savunma Sanayinde İş Birliği Derinleşiyor: Altay Tankı Örneği</strong></span><br />
<br />
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Stratejik ortağımız Güney Kore ile savunma sanayinde önemli projelere imza attık. Altay Tankı projemiz bunun en başarılı örneklerinden birisidir” dedi. Geçen ay envantere giren seri üretim Altay tanklarının güç aktarma sistemlerinde Kore teknolojisinin kullanıldığını hatırlatan Erdoğan, yeni ortak projelerin de gündemde olduğunu belirtti.</p>

<p>Güney Kore Devlet Başkanı Lee ise “ALTAY projesi gibi başarılı örneklerin çoğalmasını ve savunma sanayinde ortak üretim ile teknoloji transferinin artmasını arzu ediyoruz” ifadelerini kullandı.</p>

<p><br />
<span style="color:#2980b9"><strong>Üç Önemli Anlaşma İmzalandı</strong></span><br />
<br />
Görüşmelerin ardından iki liderin huzurunda şu anlaşmalar imzalandı:<br />
<strong>1. </strong>Kore Savaşı’nın anılması konusunda Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ile Kore Vatanseverler ve Gazi İşleri Bakanlığı arasında Mutabakat Zaptı &nbsp;<br />
<br />
<strong>2.</strong> Nükleer enerji alanında TÜNAŞ ile Kore Elektrik Enerjisi Kurumu (KEPCO) arasında Mutabakat Zaptı &nbsp;<br />
<br />
<strong>3.</strong> Karayolları ve otoyol altyapısı alanında iş birliği Mutabakat Zaptı</p>

<p>Erdoğan, Sinop Nükleer Güç Santrali projesi için Kore tarafıyla görüşmelerin olumlu ilerlediğini ve KEPCO ile yapılan bugünkü anlaşmanın önemli bir adım olduğunu kaydetti.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>Yenilenebilir Enerji, Yapay Zekâ ve İleri Teknoloji Alanlarında Yeni Adımlar</strong></span><br />
<br />
Liderler, rüzgâr enerjisi, yapay zekâ, yarı iletkenler, batarya teknolojileri ve biyoteknoloji alanlarında iş birliğini derinleştirme konusunda mutabık kaldı. Kan plazması ürünleri üretiminde Koreli firmaların Türkiye’deki ortak projeye katılımı da kesinleşti.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Türkiye ile Güney Kore, 2027’de diplomatik ilişkilerin 70. yılını kutlamaya hazırlanırken, iki lider ilişkilerin “altın çağını” yaşadığını ve bu ivmenin artarak devam edeceğini vurguladı.<br />
<br />
<em><strong><span style="color:#2980b9">Kaynak:&nbsp;</span><a href="https://www.tccb.gov.tr/haberler/410/163225/-stratejik-ortagimiz-guney-kore-ile-savunma-sanayinde-onemli-projelere-imza-attik-"><span style="color:#2980b9">https://www.tccb.gov.tr/haberler/410/163225/-stratejik-ortagimiz-guney-kore-ile-savunma-sanayinde-onemli-projelere-imza-attik-</span></a></strong></em></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 24 Nov 2025 22:53:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2025/11/guney-kore-devlet-baskani-lee-jae-myungdan-tarihi-ziyaret-stratejik-ortaklik-yeni-doneme-giriyor-1764014846.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Davutoğlu sert çıktı: Baba evi var idiyse, daha önce gitseydi!</title>
                <category>SİYASET</category>
                <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/davutoglu-sert-cikti-baba-evi-var-idiyse-daha-once-gitseydi-2675</link>
                <guid>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/davutoglu-sert-cikti-baba-evi-var-idiyse-daha-once-gitseydi-2675</guid>
                <description><![CDATA[Alevi Kültür Dernekleri eski genel başkanı ve Gelecek Partisi İstanbul Milletvekili Doğan Demir salı günü CHP’ye katıldı. Demir’in katılım töreninde “baba evime geldim, demesi, Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu’nun tepkisini çekti.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="color:#000000">Alevi Kültür Dernekleri eski genel başkanı ve İstanbul Milletvekili<strong> </strong>Doğan Demir, Gelecek Partisi'nden istifa ederek CHP'ye katıldı.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Daha önce AK Parti’ye katılacağı, hatta bakanlık düzeyinde görev alacağı yönünde Doğan Demir çevresinden yayılan iddiaların boş çıkmasına şaşıranlar, İstanbul Milletvekili’nin Cumhuriyet Halk Partisi’ne katılırken “<strong><em>Baba ocağıma döndüm</em></strong>” sözüne daha çok şaşırdılar!</span></p>

<p><span style="color:#000000">Ancak, Doğan Demir’in Gelecek Partisi’ni terk etmesine tepki gösteren bir kişi de Ahmet Davutoğlu oldu.</span></p>

<p><span style="color:#000000"><img alt="" src="https://www.alevihaberler.com.tr/public/images/detay/Demir1.png" style="height:450px; width:760px" /></span></p>

<p><span style="color:#000000">Nevzat Çiçek ve Deniz Zeyrek'in Independent Türkçe için yaptığı özel röportajda söz Doğan Demir’in CHP’ye katılmasına gelmesi üzerine Gelecek Partisi Genel Başkanı ve eski Başbakan Ahmet Davutoğlu sert tepki gösterdi. </span></p>

<p><span style="color:#000000">Davutoğlu, Alşevi Kültür Dernekleri eski genel başkanı Doğan Demir’i ikrarını bozmakla suçladı.</span></p>

<p><span style="color:#000000">İşte o röportajda Doğan Demir’le ilgili konuşmalar:</span></p>

<p><span style="color:#000000"><strong>DEMİR: EŞİM DEDİ Kİ, BAŞBAKANA HAYIR DERSEN, EVE GELME!</strong></span></p>

<p><span style="color:#000000"><strong><img alt="" src="https://www.alevihaberler.com.tr/public/images/detay/DEM%C4%B0R2.png" style="height:450px; width:760px" /></strong></span></p>

<p><span style="color:#000000"><strong>Ahmet Davutoğlu:</strong> ne 10 tane milletvekili zaten her biri bir yere dağıldı. En sonunda CHP de birini aldı. Kapkaç siyaseti bu. </span></p>

<p><span style="color:#000000"><strong>Deniz Zeyrek:</strong> Ama “<em><strong>evime döndüm</strong></em>” dedi... </span></p>

<p><span style="color:#000000"><strong>Davutoğlu:</strong> Evine döndü... Ben onun odama gelip de “<em><strong>Ben Alevi Dernekleri Konfederasyonu başkanıydım, size hürmetim dolayısıyla buraya geldim Sayın Başbakanım</strong></em>”... Gerçekten de öyleydi ve eşi de... “<em><strong>Eşim dedi ki dedi: '</strong>Ben eğer Başbakanımıza hayır dersen, eve gelme<strong>' dedi. O sebeple yanınızdayım</strong></em>” dedi. </span></p>

<p><span style="color:#000000">Milletvekili aday isimleri tespit edilirken de geldi, gözleri yaşlı bir şekilde: “<em><strong>Efendim ben bu listeye giremezsem Alevi toplumuna nasıl yüzüne bakacağım? Seni kullandılar kenara koydular</strong></em>” dedi. </span></p>

<p><strong><span style="color:#000000">DAVUTOĞLU: HACI BEKTAŞ DERGAHINDA PARA ALINMASINI BEN KALDIRDIM</span></strong></p>

<p><span style="color:#000000">Ben bir kişinin hatırına değil, Alevi toplumunun ki hepsi beni sever, “<strong><em>Can Ahmet</em></strong>” derler Aleviler bana, bilirler. Sünni’yim ama, ilk Hacı Bektaş-i Veli’ye giden Başbakanım. Hacı Bektaş-i Veli’de para alınması gibi bir rezaleti kaldırıp dergahı açan Başbakanım. İlk defa Erzincan’da ceme katılan, ikrar yapan ve o anlamda Alevi usulünce katılan da Başbakanım.</span></p>

<p><strong><span style="color:#000000">DAVUTOĞLU: NE OLURSA OLSUN, İKRARIMDAN DÖNMEM BAŞBAKANIM, DEDİ!</span></strong></p>

<p><strong><span style="color:#000000"><img alt="" src="https://www.alevihaberler.com.tr/public/images/detay/Demir2.png" style="height:450px; width:760px" /></span></strong></p>

<p><span style="color:#000000">Bu konularda Alevi toplumunu tenzih ederim ama Alevilikte ikrar diye bir kavram vardır. İkrar. İkrarından dönmek diye de bir kavram vardır. Ve bu arkadaş bana “<strong><em>Ben ne olursa olsun ikrarımdan dönmem Başbakanım</em></strong>” demiş. </span></p>

<p><span style="color:#000000">Şimdi ben bunu bir kişiyi eleştirmek adına söylemiyorum. Ben o kültüre saygım dolayısıyla ve o söze saygım dolayısıyla milletvekili listesine koydum. Baba evi var idiyse, daha önce gitseydi oraya.</span></p>

<p><strong><span style="color:#000000">DAVUTOĞLU:&nbsp;SİYASETİN AHLAKI BU SEBEPLE YERLE BİR OLUYOR</span></strong></p>

<p><strong><span style="color:#000000"><img alt="" src="https://www.alevihaberler.com.tr/public/images/detay/Demir3.png" style="height:450px; width:760px" /></span></strong></p>

<p><span style="color:#000000">Aynı şey AK Parti’ye gidenler için de geçerlidir. Türkiye’de siyasetin ahlakı bu sebeple yerle bir oluyor. </span></p>

<p><span style="color:#000000">Bir Alevinin “<em><strong>İkrardan dönmem</strong></em>” dedikten sonra dönmesinin ya da AK Parti’nin şeyine... “<em><strong>AK Parti kanalizasyon</strong></em>” dedi, oraya giden bir milletvekili, “<em><strong>Efendim bu kanalizasyondan ayrışalım</strong></em>” dedi, ifadesi kendi ifadesidir. Şimdi onun AK Parti’ye hiçbir düzelme ve şey olmaksızın gitmesi arasında ne fark var?</span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 24 Nov 2025 00:04:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2025/11/davutoglu-dogan-demire-sert-cikti-baba-evi-var-idiyse-daha-once-gitseydi-1763932714.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Cumhurbaşkanı Erdoğan,  G20 Liderler Zirvesi&#039;ne katıldı</title>
                <category>SİYASET</category>
                <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/cumhurbaskani-erdogan-g20-liderler-zirvesine-katildi-2667</link>
                <guid>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/cumhurbaskani-erdogan-g20-liderler-zirvesine-katildi-2667</guid>
                <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Güney Afrika’nın Johannesburg kentinde düzenlenen G20 Liderler Zirvesi kapsamında “Kimseyi Geride Bırakmadan Kapsayıcı ve Sürdürülebilir İktisadi Büyüme: Ekonomilerin İnşası, Ticaretin Rolü, Kalkınmanın Finansmanı ve Borç Yükü” başlıklı oturumda önemli mesajlar verdi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><a href="https://www.tccb.gov.tr/haberler/410/163142/-kuresel-ticaretin-yeniden-canlanmasi-icin-koklu-bir-uluslararasi-is-birligine-ihtiyac-duyuyoruz-"><em><strong><span style="color:#2980b9">Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan,</span></strong></em></a> Güney Afrika’nın Johannesburg kentinde düzenlenen G20 Liderler Zirvesi kapsamında “Kimseyi Geride Bırakmadan Kapsayıcı ve Sürdürülebilir İktisadi Büyüme: Ekonomilerin İnşası, Ticaretin Rolü, Kalkınmanın Finansmanı ve Borç Yükü” başlıklı oturumda önemli mesajlar verdi.</p>

<p>Erdoğan, 2030 Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri’nin temel taahhüdü olan<em><strong> “kimseyi geride bırakmama”</strong></em> ilkesine rağmen dünyada her 10 kişiden birinin hâlâ aşırı yoksullukla mücadele ettiğini vurguladı.</p>

<p>2024 yılında yüzde 9 azalan toplam küresel kalkınma yardımlarının 2025 yılında yüzde 17'lere varan düşüşleri görmesinin beklendiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi: "Bu durum maalesef Afrika kıtası için çok büyük kayıplara işaret ediyor. Komşusu açken, tok yatmayan bir anlayışın temsilcisi olarak üzerimize düşen sorumluluğu, her türlü menfi koşula rağmen yapmaya devam ediyoruz. Resmî kalkınma yardımlarımızı 2023'te 6,8 milyar dolar seviyesinden 2024 yılında 7,4 milyar dolara çıkarttık. Ancak bu yardımlarla hedeflenen menzile ulaşmak imkânsızdır. Özellikle en az gelişmiş ülkelerde yerel kaynakların harekete geçirilmesi suretiyle sürdürülebilir kalkınma için finansman modellerinin geliştirilmesini önemsiyoruz."</p>

<p><strong>"TİCARETİN KÜRESEL BÜYÜMEYE KATKISI ZAYIFLAMIŞTIR"</strong></p>

<p>Karşı karşıya olunan sınamaların sadece en az gelişmiş ülkeleri değil, tüm ekonomileri etkisi altına aldığını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: "Küresel finans krizi öncesinde ticaret, küresel büyümenin en güçlü motoruyken, kriz sonrası dönemde tablo köklü biçimde değişmiştir. 1987-2007 döneminde dünya ticareti yıllık ortalama yüzde 7 oranında artarken, 2008-2014 döneminde yüzde 3'lere gerilemiş, küresel büyümeye katkısı belirgin şekilde zayıflamıştır. Bugün küresel ticaretin yeniden canlanması için daha köklü bir uluslararası iş birliğine, yeni politika araçlarına ve sürdürülebilir tedarik zincirlerine ihtiyaç duyuyoruz. Uluslararası ticaret kurallarının kalkınmayı destekleyecek biçimde güçlendirilmesini ve bilhassa Dünya Ticaret Örgütünün özel ve lehte muamele ilkesine bağlılığımızın teyit edilmesini mühim görüyoruz."</p>

<p><strong>"DÜŞÜK GELİRLİ EKONOMİLERİN ÇOĞU İMKÂNA SAHİP DEĞİL"</strong></p>

<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, günümüzde dünya genelinde toplam borçluluk oranının küresel hasılanın yüzde 324'üne ulaştığına dikkati çekerek, şöyle devam etti: "Türkiye'de ise bu oran yüzde 89 seviyesinde seyrediyor. Bu görece düşük borçluluk düzeyi bize hem yapısal dönüşümü hızlandırmak hem de yatırımlar için ilave kaynak ayırmak için önemli bir mali alan sağlıyor. Ancak ne yazık ki düşük gelirli ekonomilerin çoğu bu imkâna sahip değil. Bu ülkeler yüksek finansman maliyetleriyle daralan mali alan arasında adeta sıkışmış durumdalar. Birleşmiş Milletler ‘in 2025 Borç Raporu'na göre, 3,4 milyar insanın yaşadığı ülkelerde faiz ödemeleri, sağlık ve eğitim harcamalarını aşmış vaziyette. Bilhassa düşük gelirli ülkeler için borç yeniden yapılandırma süreçlerinde adil ve eşit muameleye dayalı bir yaklaşımın benimsenmesini destekliyoruz. Türkiye olarak G20 ortak çerçevesi kapsamında katkı sunduğumuz Gana ve Etiyopya'nın borçlarının yeniden yapılandırılması sürecinde alınan mesafeyi memnuniyetle karşılıyoruz. Bu örnekten hareketle kimsenin geride bırakılmadığı daha kapsayıcı bir küresel ekonomi inşasında tüm G20'yi daha fazla sorumluluk üstlenmeye davet ediyorum."</p>

<p><em><strong><a href="https://www.tccb.gov.tr/haberler/410/163142/-kuresel-ticaretin-yeniden-canlanmasi-icin-koklu-bir-uluslararasi-is-birligine-ihtiyac-duyuyoruz-"><span style="color:#2980b9">(Kaynak: T.C. Cumhurbaşkanlığı)</span></a></strong></em><br />
<a href="https://www.tccb.gov.tr/haberler/410/163142/-kuresel-ticaretin-yeniden-canlanmasi-icin-koklu-bir-uluslararasi-is-birligine-ihtiyac-duyuyoruz-">https://www.tccb.gov.tr/haberler/410/163142/-kuresel-ticaretin-yeniden-canlanmasi-icin-koklu-bir-uluslararasi-is-birligine-ihtiyac-duyuyoruz-</a></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sat, 22 Nov 2025 18:32:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2025/11/cumhurbaskani-erdogan-g20-liderler-zirvesine-katildi-1763825991.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan “Nüfus Felaketi” uyarısı!</title>
                <category>SİYASET</category>
                <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/cumhurbaskani-erdogandan-nufus-felaketi-uyarisi-2661</link>
                <guid>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/cumhurbaskani-erdogandan-nufus-felaketi-uyarisi-2661</guid>
                <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Beştepe Millet Kütüphanesi’nde düzenlenen Aile ve Kültür-Sanat Sempozyumu’nun kapanış konuşmasında Türkiye’nin demografik tablosuna ilişkin çarpıcı veriler paylaştı ve “Şu anda bir felaketi yaşıyoruz” dedi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Beştepe Millet Kütüphanesi’nde düzenlenen Aile ve Kültür-Sanat Sempozyumu’nun kapanış konuşmasında Türkiye’nin demografik tablosuna ilişkin çarpıcı veriler paylaştı ve “Şu anda bir felaketi yaşıyoruz” dedi.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>Doğurganlık oranı nüfusun yenilenme seviyesinin çok altında</strong></span><br />
<br />
Erdoğan’ın dikkat çektiği en kritik rakam: Türkiye’nin toplam doğurganlık oranı 2024 itibarıyla <strong>1,48</strong> çocuk seviyesine geriledi. &nbsp;<br />
“Nüfusun kendini yenileyebilmesi için gereken seviye <strong>2,10.</strong> Bu oran 2,10 bandının çok çok altında. Geleceğimiz açısından alarm zilleri hem de çok yüksek sesle çalıyor. Bu ülkenin istikbalini düşünen hiç kimse buna kayıtsız kalamaz.”</p>

<p><strong>Evlenme yaşı rekor seviyede gecikiyor</strong><br />
* <strong>Kadınlarda ilk evlenme yaşı:</strong> 25,8&nbsp;&nbsp;<br />
* <strong>Erkeklerde ilk evlenme yaşı:</strong>&nbsp;28,3&nbsp;<br />
* Boşanmaların üçte biri evliliğin <strong>ilk 5 yılında </strong>gerçekleşiyor.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>Yalnızlaşan Türkiye: Tek kişilik hane oranı %20’ye dayandı</strong></span><br />
<br />
2008’de ortalama hane halkı büyüklüğü 4 kişi iken 2024’te <strong>3,11 </strong>kişiye düştü. Son 8 yılda tek kişilik hane oranı 5 puan artarak %20’ye ulaştı. Erdoğan, <em><strong>“Toplum olarak giderek daha fazla bireyselleşiyor, bunun sonucu olarak da yalnızlaşıyoruz”</strong></em> değerlendirmesinde bulundu.</p>

<p><br />
<span style="color:#2980b9"><strong>“Kadınlar çocuk yetiştirirken çoğu zaman eşlerinden destek göremiyor”&nbsp;&nbsp;</strong></span><br />
<br />
Cumhurbaşkanı, doğurganlık oranındaki düşüşte şehirleşme, neoliberal kültür ve teknolojinin yanı sıra babaların çocuk bakımındaki yetersiz desteğinin de etkili olduğunu vurguladı: &nbsp;<br />
<em><strong>“Beyler kusura bakmasın ama yükün büyük bölümü maalesef kadınların omuzlarına yükleniyor. Oysa Peygamber Efendimiz ‘Kadınlar erkeklerle birlikte bir bütünü tamamlayan diğer yarılarıdır’ buyuruyor.”</strong></em></p>

<p><br />
<span style="color:#2980b9"><strong>2025 “Aile Yılı”, 2026-2035 “Aile ve Nüfus 10 Yılı” ilan edildi&nbsp;</strong></span><br />
<br />
Erdoğan, düşen doğurganlık ve geciken evliliklere karşı alınan yeni tedbirleri şöyle sıraladı: &nbsp;<br />
&nbsp;Aile ve Gençlik Fonu’nda faizsiz kredi tutarı <strong>150 bin TL’den 200-250 bin TL’ye</strong> çıkarıldı. Şu ana kada<strong>r 62 bini aşkın çift</strong> kredi almaya hak kazandı. &nbsp;<br />
<strong>Doğum yardımları artırıldı: &nbsp;</strong><br />
&nbsp; → 1. çocuk için tek seferde <strong>5 bin TL&nbsp;&nbsp;</strong><br />
&nbsp; → 2. çocuk için 5 yaşına kadar aylık <strong>1.500 TL&nbsp;</strong><br />
&nbsp; → 3. ve sonraki çocuklar için 5 yaşına kadar aylık <strong>5 bin TL&nbsp;</strong><br />
&nbsp;Evlilik öncesi eğitim ve aile danışmanlık hizmetleri yaygınlaştırılıyor.</p>

<p><br />
<span style="color:#2980b9"><strong>“Dijital kuşatma ve cinsiyetsizleştirme dayatmalarına karşı ailemizin üzerinde titriyoruz”&nbsp;</strong></span><br />
<br />
Erdoğan<em><strong> " Küresel kapitalizmin yeni cepheler açtığı, kültürel emperyalizm ve dijital kuşatmanın dünya genelinde şiddetini artırdığı bir dönemde aile kurumunun adeta üzerinde titriyoruz. Cinsiyetsizleştirme gibi dayatmalara ve LGBT gibi sapkın akımlara karşı gerekli tüm önlemleri alıyor, bu noktada en küçük bir tavize, ihmale, rehavete mahal vermiyoruz."</strong></em>dedi.</p>

<p>Cumhurbaşkanı, çocukları dijital tehlikelerden korumak için uluslararası alanda öncülük ettikleri “Dijital Dünyada Çocuk Hakları Sözleşmesi”ni de hatırlatarak, Türkiye’nin “Çocuk Dostu Dijital Dönüşüm” çağrısını dünyaya yineledi.</p>

<p><br />
“Eğer müreffeh bir ülke olarak geleceğe emin adımlarla yürümek istiyorsak, ‘kâmil insan, huzurlu aile, güçlü millet’ silsilesini özenle korumak zorundayız. Aksi takdirde arzu ettiğimiz nesilleri yetiştiremeyiz.”<br />
<br />
<em><strong><span style="color:#2980b9">Kaynak:&nbsp;</span><a href="https://www.tccb.gov.tr/haberler/410/163113/-dijital-kusatmanin-dunya-genelinde-siddetini-artirdigi-bir-donemde-aile-kurumunun-uzerine-titriyoruz-"><span style="color:#2980b9">https://www.tccb.gov.tr/haberler/410/163113/-dijital-kusatmanin-dunya-genelinde-siddetini-artirdigi-bir-donemde-aile-kurumunun-uzerine-titriyoruz-</span></a></strong></em></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 21 Nov 2025 01:26:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2025/11/cumhurbaskani-erdogandan-nufus-felaketi-uyarisi-1763678512.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Zelenskiy&#039;den ortak açıklama</title>
                <category>SİYASET</category>
                <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/cumhurbaskani-erdogan-ile-zelenskiyden-ortak-aciklama-2654</link>
                <guid>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/cumhurbaskani-erdogan-ile-zelenskiyden-ortak-aciklama-2654</guid>
                <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy ile görüşmelerinin ardından, ortak basın toplantısı düzenleyerek açıklamalarda bulundu.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong><a href="https://www.tccb.gov.tr/haberler/410/163106/-istanbul-sureci-sonuc-odakli-bir-anlayisla-surdurulmeli-"><span style="color:#2980b9"><em>Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ukrayna Devlet Başkanı </em></span></a>Zelenskiy ile gerçekleştirdikleri ortak basın toplantısında yaptığı açıklamada, “Bugünkü görüşmelerimizde de İstanbul Süreci’nin pragmatik ve sonuç odaklı bir anlayışla sürdürülmesi gereği üzerinde durduk. Her iki taraf için de savaşın yıpratıcı etkilerinin giderek derinleştiği bir dönemde İstanbul görüşmelerinin diplomatik çözüm yönelik çabalarda önemli bir merhale teşkil ettiğine inandığımızı belirttik” dedi.</strong></p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy ile görüşmelerinin ardından, ortak basın toplantısı düzenleyerek açıklamalarda bulundu.</p>

<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, &nbsp;Ukrayna Devlet Başkanı Zelenskiy'i Türkiye'de ağırlamaktan büyük bir memnuniyet duyduklarını belirtti.</p>

<p>Ukrayna Devlet Başkanı Zelenskiy'i bu yıl içerisinde iki defa daha misafir ettiklerini, ikili ilişkilerin yanı sıra Ukrayna'daki savaşın çözüme kavuşturulması için görüş alışverişinde bulunduklarını anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi: "Nitekim Sayın Devlet Başkanının Mayıs ayındaki son ziyaretinin hemen ertesinde Ukrayna ve Rusya heyetleri arasında üç yılı aşkın süre başlatılan doğrudan görüşmelere ev sahipliği yaptık. Gerçekleştirilen üç tur müzakerede, bilhassa insani konularda ilerleme sağlanması mümkün oldu. Ayrıca taraflar arasında ateşkes ve barışa dair görüşler ile askeri meseleler doğrudan ele alınabildi. Bunların tamamını kıymetli adımlar olarak görüyoruz. Bugünkü görüşmelerimizde de İstanbul Süreci’nin pragmatik ve sonuç odaklı bir anlayışla sürdürülmesi gereği üzerinde durduk. Her iki taraf için de savaşın yıpratıcı etkilerinin giderek derinleştiği dönemde İstanbul görüşmelerinin diplomatik çözüme yönelik çabalarda önemli bir merhale teşkil ettiğine inandığımızı belirttik. Özellikle enerji altyapılarına yönelik artan saldırılar ve yaşanan can kayıpları her iki taraf için telafisi güç yıkımları da beraberinde getiriyor. İstanbul Süreci’nin daha kapsamlı bir içerikle artık akut hâl alan sorunları giderecek şekilde yeniden devreye girmesinin faydalı olacağı kanaatindeyiz. Bölgede akan kanın durmasını arzu eden tüm ortaklarımızdan da İstanbul sürecine yönelik yapıcı yaklaşım sergilemelerini bekliyoruz."</p>

<p><strong>"YENİDEN İMAR KONUSUNDA UKRAYNA'YA KATKI SUNMAYI ARZU EDİYORUZ”</strong></p>

<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ukrayna Devlet Başkanı Zelenskiy ile bugün yaptıkları görüşmede, ikili konuları da değerlendirdiklerini kaydetti.</p>

<p>Stratejik ortak Ukrayna'nın toprak bütünlüğü, egemenliği ve bağımsızlığına olan bağlılıklarını bir kez daha teyit ettiklerini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: "Bu minvalde, Ukrayna ile aramızda müstesna bir tarih ve kültür bağı olan Kırım Tatarları'na desteğimizin süreceğini de belirtmek isterim. Savaşın tüm zorluklarına rağmen ikili ticaret hacmimizi 10 milyar dolara çıkarmayı hedefliyoruz. Bu güç koşullarda ülkeyi terk etmeyerek cesaretle çalışmalarına devam eden Türk müteşebbislerin desteğiyle yeniden imar konusunda Ukrayna'ya katkı sunmayı arzu ediyoruz. Ancak evvela ateşkesi hızlandıracak adil ve kalıcı barışın önünü açacak önerileri, Türkiye olarak Rusya ile de ele alma konusunda her daim hazırız. Bu bağlamda müttefikimiz Amerika'nın sürece dahlini önemsiyoruz. Bu düşüncelerle sözlerime son verirken, savaşta hayatını kaybedenler için dost Ukrayna halkına taziyelerimi yineliyorum."</p>

<p><strong>UKRAYNA DEVLET BAŞKANI ZELENSKİY: "TÜRK DİPLOMASİSİNİN GÜCÜNE VE MOSKOVA'DA ANLAŞILABİLİR OLMASINA GÜVENİYORUZ</strong>"</p>

<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan ile her zamanki gibi çok verimli ve kapsamlı bir görüşme gerçekleştirdiğini belirten Ukrayna Devlet Başkanı Zelenskiy ise "Ukrayna olarak devletlerimiz arasındaki güvene çok değer veriyoruz. Özellikle Türkiye'nin Ukrayna'ya bu kadar önem vermesi bizim için çok önemli" değerlendirmesini yaptı.</p>

<p>“Savaş sona ermelidir ve barışın alternatifi yoktur” diyen Ukrayna Devlet Başkanı Zelenskiy, devamında şunları kaydetti: “Türkiye'nin desteği için minnettarım. Bir kez daha Sayın Cumhurbaşkanı Erdoğan'a teşekkür etmek istiyorum. Türk diplomasisinin gücüne ve Moskova'da anlaşılabilir olmasına güveniyoruz. Türkiye'nin Gönüllüler Koalisyonu'na, özellikle askerî denizcilik bileşenine aktif katılımı da çok önemlidir."<br />
<br />
Kaynak:<a href="https://www.tccb.gov.tr/haberler/410/163106/-istanbul-sureci-sonuc-odakli-bir-anlayisla-surdurulmeli-">https://www.tccb.gov.tr/haberler/410/163106/-istanbul-sureci-sonuc-odakli-bir-anlayisla-surdurulmeli-</a></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 20 Nov 2025 07:00:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2025/11/cumhurbaskani-erdogan-ile-zelenskiyden-ortak-aciklama-1763612771.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Bakan Göktaş, Engelli Hakları İzleme ve Değerlendirme Kurulu Toplantısı&#039;nda konuştu</title>
                <category>SİYASET</category>
                <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/bakan-goktas-engelli-haklari-izleme-ve-degerlendirme-kurulu-toplantisinda-konustu-2651</link>
                <guid>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/bakan-goktas-engelli-haklari-izleme-ve-degerlendirme-kurulu-toplantisinda-konustu-2651</guid>
                <description><![CDATA[Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, "İstihdamda, engelli bireylerin fırsat eşitliğini güçlendiren daha kapsayıcı bir sistem kurduk. Bakanlık olarak, engelli bireylerin hayatın her alanına eşit ve bağımsız katılımını güvence altına almak için çalışmalarımıza aralıksız devam ediyoruz." dedi]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><a href="https://www.aile.gov.tr/haberler/bakanimiz-goktas-engelli-haklari-izleme-ve-degerlendirme-kurulu-toplantisinda-konustu/"><span style="color:#2980b9"><strong><em>Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş,</em></strong></span></a> <em><strong>"İstihdamda, engelli bireylerin fırsat eşitliğini güçlendiren daha kapsayıcı bir sistem kurduk. Bakanlık olarak, engelli bireylerin hayatın her alanına eşit ve bağımsız katılımını güvence altına almak için çalışmalarımıza aralıksız devam ediyoruz."</strong></em> dedi</p>

<p>Göktaş, Ankara Hakimevi'nde düzenlene<em><strong>n "Engelli Hakları İzleme ve Değerlendirme Kurulu Toplantısı"</strong></em>nda yaptığı konuşmada, engelli bireylerin haklarını güçlendiren politikalarının büyük önem taşıdığını söyledi.</p>

<p>Engelli vatandaşlar için hayata geçirdikleri her politikanın temelinde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın güçlü iradesi ve kararlılığı bulunduğunu aktaran Göktaş, bu kararlı liderlik sayesinde engelli vatandaşları merkeze alan sosyal politikaları güçlendirdiklerini vurguladı.</p>

<p>Göktaş, erişilebilirliğin artık kurumlar için sorumluluk ve standart haline geldiğine işaret ederek, <em><strong>"Hak temelli yaklaşım, kurumsal bir kültür haline dönüştü. İstihdamda, engelli bireylerin fırsat eşitliğini güçlendiren daha kapsayıcı bir sistem kurduk. Bakanlık olarak, engelli bireylerin hayatın her alanına eşit ve bağımsız katılımını güvence altına almak için çalışmalarımıza aralıksız devam ediyoruz."</strong></em> dedi.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>"Engelli bireylerin yaşamını iyileştiren politikaları büyük kararlılıkla uyguladık"</strong></span></p>

<p>Bugünkü toplantılarının ana gündem maddelerinden birinin, Engelli Hakları Ulusal Eylem Planı'nın 2024'e dair izleme raporunun görüşülmesi olduğunu bildiren Göktaş,<em><strong> "Bildiğiniz üzere, Eylem Planımızın uygulama sürecinde iki yılı geride bıraktık. Kurumlar arasında güçlü bir eşgüdüm sağlayarak engelli bireylerin yaşamını iyileştiren politikaları büyük kararlılıkla uyguladık. Bu dönem, erişilebilirlik, eğitim, spor başta olmak üzere pek çok alanda somut ilerlemelerin yaşandığı bir dönem oldu."</strong></em> değerlendirmesinde bulundu.</p>

<p>Göktaş, eğitimlerle toplumun tüm kesimlerinde farkındalığı güçlendirdiklerini belirterek, şunları kaydetti:</p>

<p><em><strong>"Üniversitelerimizde ve TÜBİTAK bünyesinde 80 araştırma ve 68 projeyi destekledik. İlk ve ortaöğretim müfredatına engellilik ve engelli bireylere ilişkin farkındalık oluşturacak içerikler ekledik. Kamuya açık dijital içerikler, web siteleri ve bilgilendirme materyalleri erişilebilir formatlarda yeniden düzenlendi. Sporda, bugüne kadarki en güçlü tabloyu gördük. Bu kapsamda 1800 antrenörümüz engelli sporculara özel eğitim verdi. 17 bin 500'ün üzerinde sporcu eğitim programlarından faydalandı. Paris 2024 Paralimpik Oyunları'na 94 sporcuyla katılarak tarihimizin en yüksek seviyesine ulaştık."</strong></em></p>

<p>Bu vizyonu kalıcı hale getirmek için tüm paydaşların sürece daha aktif katkı vermesinin büyük önem taşıdığını vurgulayan Göktaş, 2023–2025 dönemini kapsayan Eylem Planı'nın, 2030 Engelsiz Vizyonu'nun ilk adımı olduğunu söyledi.</p>

<p>Bakan Göktaş, bu vizyonu üçer yıllık yeni planlarla 2030'a kadar sürdüreceklerinin altını çizerek,<em><strong> "Şimdi önümüzde yeni bir görev var. 2026–2028 dönemini kapsayan II. Engelli Hakları Ulusal Eylem Planı'nın hazırlıklarını tamamlamak. Beklentimiz, II. Eylem Planı'nın daha güçlü bir şekilde uygulanması için tüm paydaşlarımızın somut katkı vermesidir."</strong></em> diye konuştu.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>"Engelli bireylerin kamu hizmetlerine erişimini güvence altına aldık"</strong></span></p>

<p>Gündemlerinde eğitim alanında yürütülen çalışmalar da olduğunun bilgisini veren Göktaş, kapsayıcı eğitimin, sadece engelli bireylerin eğitim hakkıyla sınırlı olmadığını, aynı zamanda toplumun engelliliğe bakışını dönüştüren, eşitlik ve adalet anlayışını derinleştiren stratejik bir alan olduğunu söyledi.</p>

<p>Göktaş, sözlerine şöyle devam etti:</p>

<p><em><strong>"Bu yaklaşımda, eğitim ortamının öğrenciye uyum sağlaması esastır. Engelli öğrencilerimizin okullara erişimi, öğrenme süreçlerine tam ve etkin katılımı güvence altına almaktır. Bugün engelli öğrencilerimiz erişim, müfredat, öğretim yöntemleri ve değerlendirme süreçlerinde çeşitli güçlüklerle karşılaşabiliyor. Bu güçlüklerin aşılabilmesi için eğitim kurumların, yerel yönetimlerin, sivil toplumun ve tüm paydaşların hak temelli bir bakış açısıyla daha güçlü bir işbirliği içinde olması gerekiyor. Bu noktada, Kurulumuz bünyesinde çalışmalarını sürdüren Kapsayıcı Eğitim Alt Çalışma Grubumuzun ortaya koyduğu tespitler bizim için yol gösterici olacak. Önerileri, hem politika tasarımında hem sahadaki uygulamalarda güçlü bir rehber niteliği taşıyacak."</strong></em></p>

<p>Göktaş, bu alanda kaydedilecek ilerlemenin sadece eğitim hakkının hayata geçmesi anlamına gelmeyeceğini, aynı zamanda farkındalığı artıracağını, önyargıları azaltacağını ve herkesin potansiyelini gerçekleştirdiği bir toplumun oluşmasına katkı sağlayacağını bildirdi.</p>

<p>Bu yıl erişilebilirlik alanında iki Cumhurbaşkanlığı Genelgesi yayımlandığını hatırlatan Göktaş, şunları kaydetti:</p>

<p><em><strong>"Bu genelgelerden ilki, 16 Mayıs'ın Ulusal Erişilebilirlik Günü ilan edilmesidir. Bu karar, erişilebilirliğin, tüm hakların kullanılmasının ön koşulu olan temel bir insan hakkı olduğunu güçlü biçimde vurgulamaktadır. Bu gün vesilesiyle, erişilebilirlik bilincini toplumun tüm kesimlerinde güçlendirmeyi hedefliyoruz. Ayrıca erişilebilirliğin gündelik yaşamın doğal bir parçası haline gelmesini ve iyi uygulamaların ülke genelinde yaygınlaşmasını amaçlıyoruz. Diğeri ise Web Siteleri ve Mobil Uygulamaların Erişilebilirliği konulu Cumhurbaşkanlığı Genelgesi'nin yayımlanmasıdır. Bu genelgeyle kamunun sunduğu tüm dijital bilgi ve hizmetlerde erişilebilirlik ilkesi artık bir zorunluluk haline geldi. Böylece engelli bireylerin dijital ortamlarda kamu hizmetlerine eşit ve etkin erişimini güvence altına aldık."</strong></em></p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>"195 çocuğa ve ailesine ulaştık"</strong></span></p>

<p>Gelişimsel riski veya engeli olan 0–8 yaş arası çocuklar için "Aile Temelli Ulusal Erken Müdahale Sistemi" başlattıklarını belirten Göktaş, erken çocukluk döneminin hayatın altın çağı olduğunu vurguladı.</p>

<p>Bakan Göktaş, bu sistemle desteklenmeye ihtiyaç duyan her çocuğa erken dönemde ulaşarak bakım, sağlık, koruma ve eğitim hizmetlerini tek bir noktadan sunduklarını belirterek, böylece ailelerle birlikte çocuğun gelişimini güçlendiren bütüncül yaklaşım ortaya koyduklarını ifade etti.</p>

<p>Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığı koordinasyonunda, Milli Eğitim Bakanlığı ve Sağlık Bakanlığı ile işbirliğinde çalışmalarını yürüttüklerini aktaran Göktaş, <em><strong>"Bu amaçla, haziranda Ankara, Bursa, Mersin ve Kahramanmaraş'ta Erken Çocukluk Gelişim Merkezleri'ni kurduk. Bu 4 merkezde yürüttüğümüz pilot çalışmalarımızla, 195 çocuğa ve ailesine ulaştık. Ailelerle birlikte çocuğun güçlü yanlarını, ihtiyaçlarını belirlemek için özel bir rehber kullanıyoruz. Akademisyenlerimiz tarafından geliştirilen bu rehber, aynı zamanda dünyada 30'dan fazla ülkede kullanılıyor. Hedefimiz bu modeli, ülkemizin dört bir yanında yaygınlaştırarak her çocuğa temas edebilmektir.</strong></em>" değerlendirmesini yaptı.</p>

<p>Bakan Göktaş, 2025 Aile Yılı'nın engelli bireyler ve aileleri için daha güçlü ve erişilebilir destek mekanizmalarını hayata geçirdikleri bir dönem olduğunu vurgulayarak, şöyle konuştu:</p>

<p><em><strong>"Bugün ele alacağımız konular, engelli bireylerin yaşamını kolaylaştıran ve Türkiye'nin sosyal devlet vizyonunu güçlendiren kararlı bir yol yürüdüğümüzün bir göstergesidir. Engelli bireylerin haklarını güçlendirme yolculuğumuzun temelinde güçlü işbirliği, koordinasyon ve ortak sorumluluk anlayışı bulunuyor. Kurulumuz, bu anlayışın kurumsal bir yansımasıdır. Kurumlar arası eşgüdümü sağlayan, uygulama süreçlerini izleyen ve politika geliştirme sürecine yön veren bu yapı, çalışmalarımıza stratejik bir rehberlik sunmaktadır. Bu sayede engellilik alanındaki hizmetlerimizin sahadaki etkisi artmakta, çalışmalarımız bütüncül ve sürdürülebilir biçimde ilerlemektedir."<br />
<br />
<a href="https://www.aile.gov.tr/haberler/bakanimiz-goktas-engelli-haklari-izleme-ve-degerlendirme-kurulu-toplantisinda-konustu/"><span style="color:#2980b9">Kaynak:&nbsp;</span></a></strong></em><a href="https://www.aile.gov.tr/haberler/bakanimiz-goktas-engelli-haklari-izleme-ve-degerlendirme-kurulu-toplantisinda-konustu/"><span style="color:#2980b9">https://www.aile.gov.tr/haberler/bakanimiz-goktas-engelli-haklari-izleme-ve-degerlendirme-kurulu-toplantisinda-konustu/</span></a></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 19 Nov 2025 01:20:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2025/11/bakan-goktas-engelli-haklari-izleme-ve-degerlendirme-kurulu-toplantisinda-konustu-1763504942.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>İstanbul’da büyük uyuşturucu operasyonu</title>
                <category>SİYASET</category>
                <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/istanbulda-buyuk-uyusturucu-operasyonu-2650</link>
                <guid>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/istanbulda-buyuk-uyusturucu-operasyonu-2650</guid>
                <description><![CDATA[İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya,  İstanbul’da gerçekleştirilen narkotik operasyonlarda rekor miktarda uyuşturucu maddeye el konulduğunu duyurdu. Operasyonlarda yakalanan 9 şüpheliyle birlikte, toplum sağlığını tehdit eden zehir tacirlerine ağır darbe vuruldu.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>### İstanbul’da Büyük Uyuşturucu Operasyonu: 490 Kilo Skunk, 71 Kilo Eroin ve 1,4 Milyon Hap Ele Geçirildi</p>

<p><a href="https://x.com/AliYerlikaya/status/1990642873922978059"><span style="color:#2980b9"><em><strong>İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, </strong></em></span></a>&nbsp;İstanbul’da gerçekleştirilen narkotik operasyonlarda rekor miktarda uyuşturucu maddeye el konulduğunu duyurdu. Operasyonlarda yakalanan 9 şüpheliyle birlikte, toplum sağlığını tehdit eden zehir tacirlerine ağır darbe vuruldu.</p>

<p>Bakan Yerlikaya’nın açıklamasına göre, Emniyet Genel Müdürlüğü (EGM) Narkotik Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı ile İstanbul Emniyet Müdürlüğü koordinasyonunda yürütülen çalışmalar kapsamında, Narkotik Suçlarla Mücadele ve İstihbarat Şube Müdürlükleri tarafından geçen hafta düzenlenen operasyonlar büyük başarı getirdi. Fatih, Çatalca, Beylikdüzü, Avcılar ve Esenyurt ilçelerinde eş zamanlı baskınlar düzenlendi.</p>

<p><strong>Ele geçirilen maddeler arasında:</strong><br />
* 490,5 kilogram skunk,<br />
* 71 kilogram eroin,<br />
* 1 milyon 446 bin adet sentetik uyuşturucu hap yer alıyor.</p>

<p>Bu operasyonlarla, uyuşturucuların piyasaya sürülmesi ve gençler başta olmak üzere vatandaşların sağlığına verilecek zararların önüne geçildi. Bakan Yerlikaya, <em><strong>“Bizim bütün mücadelemiz, bir insanlık suçu olan uyuşturucudan, başta gençlerimiz olmak üzere tüm vatandaşlarımızı korumak içindir. Bu mücadeleyi sadece ülkemiz için değil, tüm insanlık için veriyoruz” </strong></em>ifadelerini kullandı.</p>

<p>Yerlikaya, operasyonlarda emeği geçen ekipleri tebrik ederek, “#TürkiyeninHuzuru” etiketiyle paylaştığı videoda, zehir tacirlerine karşı kararlılık mesajı verdi. Yetkililer, soruşturmanın derinleştirilerek şebeke üyelerinin de yakalanması için çalışmaların sürdüğünü belirtti.</p>

<p>Bu operasyon, Türkiye’nin uyuşturucuyla mücadelede sergilediği etkin yaklaşımın son örneği olarak dikkat çekerken, uzmanlar ele geçirilen miktarın İstanbul’un yıllık uyuşturucu trafiğinin önemli bir kısmını oluşturduğunu vurguluyor.<br />
<br />
<em><strong><span style="color:#2980b9">Kaynak:</span><a href="https://x.com/AliYerlikaya/status/1990642873922978059"><span style="color:#2980b9">https://x.com/AliYerlikaya/status/1990642873922978059</span></a></strong></em></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 19 Nov 2025 01:01:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2025/11/istanbulda-buyuk-uyusturucu-operasyonu-1763503908.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Cumhurbaşkanı Erdoğan, Adıyaman&#039;da 350 Bininci Afet Konutunun Anahtarını Teslim Etti</title>
                <category>SİYASET</category>
                <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/cumhurbaskani-erdogan-adiyamanda-350-bininci-afet-konutunun-anahtarini-teslim-etti-2621</link>
                <guid>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/cumhurbaskani-erdogan-adiyamanda-350-bininci-afet-konutunun-anahtarini-teslim-etti-2621</guid>
                <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Adıyaman'da düzenlenen "350 Bininci Afet Konutu Kura Çekimi, Anahtar Teslimi ve Yapımı Tamamlanan Yatırımların Toplu Açılış Töreni"ne katıldı. Törende, 6 Şubat 2023 depremlerinin vurduğu 11 ilde tamamlanan 350 bininci konutun anahtarları hak sahiplerine teslim edildi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Adıyaman'da düzenlenen "350 Bininci Afet Konutu Kura Çekimi, Anahtar Teslimi ve Yapımı Tamamlanan Yatırımların Toplu Açılış Töreni"ne katıldı. Törende, 6 Şubat 2023 depremlerinin vurduğu 11 ilde tamamlanan 350 bininci konutun anahtarları hak sahiplerine teslim edildi.</p>

<p>Erdoğan, havalimanından şehir merkezine uzanan coşkulu karşılama için Adıyamanlılara teşekkür edere<em><strong>k, "Sizin sevginize, samimi dualarınıza mazhar olmaktan daima onur duydum. Bugüne kadar biz de sizin bu teveccühünüze halel getirmedik. Size mahcup olmadık" </strong></em>dedi. Millete hizmet etmekten başka gayeleri olmadığını vurgulayan Cumhurbaşkanı, depremzedeleri güvenli yuvalarına kavuşturmak için gece gündüz çalıştıklarını belirtti.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>"Deprem Bölgesini Hiç Yalnız Bırakmadık"</strong></span></p>

<p>Erdoğan, 6 Şubat depremlerinde 53 binden fazla can kaybı yaşanan felakette devletin tüm imkânlarını seferber ettiğini hatırlattı. <em><strong>"Millet ve devlet olarak zor bir imtihan verdik. Enkazları kaldırmakla yetinmedik, Anka kuşu gibi küllerimizden yeniden doğduk"</strong></em> ifadelerini kullandı. Muhalefeti eleştiren Erdoğan, seçim öncesi "deprem turisti" olarak bölgeye gelenlerin şimdi ortada olmadığını, yalan vaatlerde bulunanların sözlerini tutmadığını söyledi. "Biz ise deprem bölgesini ve depremzedelerimizi hiç yalnız bırakmadık" diye ekledi.</p>

<p><br />
<span style="color:#2980b9"><strong>350 Bin Konut Teslim Edildi</strong></span><br />
<br />
Cumhurbaşkanı, eylülde Malatya'da 304 bininci konutun anahtarını teslim ettiklerini anımsatarak, bugün itibarıyla söz verilen konutların yüzde 78'inin tamamlandığını açıkladı. Adıyaman'da 38 bin 157 konut ve iş yerinin hak sahiplerine verildiğini belirten Erdoğan, Türkiye'nin en büyük ikinci şantiyesinin burada kurulduğunu, İndere'de 16 bin yuvanın tamamlanacağını duyurdu.</p>

<p>Törende, Adıyaman'la birlikte diğer illerde toplam 45 bin 342 yeni yuva teslim edildi:<br />
* Malatya: 21 bin 760<br />
* Hatay: 11 bin 320<br />
* Kahramanmaraş: 6 bin 523<br />
* Gaziantep: 3 bin 834<br />
* Şanlıurfa: 644<br />
* Elazığ: 354<br />
* Osmaniye: 214<br />
* Tunceli: 97<br />
* Sivas: 79<br />
* Bingöl: 62<br />
* Diyarbakır: 50<br />
* Kayseri: 15<br />
* Adana: 14</p>

<p>Böylece 11 ilde toplam 350 bin 178 bağımsız bölüm hak sahiplerine ulaştırıldı. Erdoğan, yıl sonunda Adıyaman'da 43 bin 573, tüm bölgede 453 bin bağımsız bölümün teslim edileceğini hedeflediklerini bildirdi.</p>

<p>Ayrıca, Gençlik ve Spor Bakanlığı'nın 10, İçişleri Bakanlığı'nın 11, Milli Eğitim Bakanlığı'nın 99 okul projesi hizmete açıldı.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>Hızlı Tren Müjdesi</strong></span></p>

<p>Erdoğan, hasar gören Malatya-Gölbaşı-Narlı-Nurdağı Demir Yolu Hattı'nın yeniden açıldığını, Gölbaşı-Adıyaman-Kahta Hızlı Demir Yolu projesinin çalışmalarının bittiğini müjdeledi: "Adıyaman'ımız hızlı trenin sürat ve konforuyla buluşacak."</p>

<p><br />
<strong><span style="color:#2980b9">Sosyal Konut Kampanyası</span></strong><br />
<br />
Geçen günlerde ilan edilen 500 bin sosyal konut projesine yoğun ilgi olduğunu belirten Erdoğan, Adıyaman'a 5 bin konut yapılacağını, merkez ve ilçelerde yerlerin belirlendiğini açıkladı. Başvuruların ardından temellerin atılacağını söyledi.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>Depremzede Ziyareti</strong></span><br />
<br />
Erdoğan, tören sonrası Zey köyünde Emlak Konut tarafından yapılan köy evlerinde depremzede Fahri Kizir ve ailesini ziyaret etti.</p>

<p>Törene Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu katıldı.</p>

<p><a href="https://www.tccb.gov.tr/haberler/410/163048/-11-ilimizde-yapimini-tamamladigimiz-350-bininci-yuvamizin-anahtarlarini-teslim-etmenin-gururunu-yasiyoruz-"><span style="color:#2980b9"><em><strong>(Kaynak: T.C. Cumhurbaşkanlığı)</strong></em></span></a><br />
<a href="https://www.tccb.gov.tr/haberler/410/163048/-11-ilimizde-yapimini-tamamladigimiz-350-bininci-yuvamizin-anahtarlarini-teslim-etmenin-gururunu-yasiyoruz-">https://www.tccb.gov.tr/haberler/410/163048/-11-ilimizde-yapimini-tamamladigimiz-350-bininci-yuvamizin-anahtarlarini-teslim-etmenin-gururunu-yasiyoruz-</a></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sun, 16 Nov 2025 01:04:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2025/11/cumhurbaskani-erdogan-adiyamanda-350-bininci-afet-konutunun-anahtarini-teslim-etti-1763244985.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Türkiye ve KKTC arasındaki dayanışma 42. yıl dönümünde vurgulandı</title>
                <category>SİYASET</category>
                <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/turkiye-ve-kktc-arasindaki-dayanisma-42-yil-donumunde-vurgulandi-2620</link>
                <guid>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/turkiye-ve-kktc-arasindaki-dayanisma-42-yil-donumunde-vurgulandi-2620</guid>
                <description><![CDATA[Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin (KKTC) kuruluşunun 42. yıl dönümünde, Türkiye ve KKTC arasındaki güçlü bağlar bir kez daha vurgulandı. Türkiye Cumhuriyeti adına, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, KKTC Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman’a tebriklerini ileterek, Lefkoşa’da düzenlenen resmi törenlere katıldı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><a href="https://x.com/_cevdetyilmaz/status/1989641027297182163"><span style="color:#2980b9"><em><strong>Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin (KKTC)</strong></em></span></a> kuruluşunun 42. yıl dönümünde, Türkiye ve KKTC arasındaki güçlü bağlar bir kez daha vurgulandı. Türkiye Cumhuriyeti adına, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, KKTC Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman’a tebriklerini ileterek, Lefkoşa’da düzenlenen resmi törenlere katıldı. Törenler kapsamında Atatürk Anıtı ve Dr. Fazıl Küçük Bulvarı’nda gerçekleştirilen etkinliklerde, iki ülke arasındaki dayanışma ve ortak gelecek hedefleri ön plana çıktı.</p>

<p>Cevdet Yılmaz, törende yaptığı açıklamada, yan yana dalgalanan ay-yıldızlı bayrakların, Türk halklarının tasada ve kıvançta birliğini simgelediğini belirtti. <em><strong>“Anavatan ve Garantör Türkiye olarak, 20 Temmuz 1974’te, 15 Kasım 1983’te olduğu gibi bugün de yarın da KKTC’nin yanında olmaya devam edeceğiz,”</strong></em> şeklinde konuşan Yılmaz, Türkiye’nin KKTC’ye olan desteğinin kesintisiz süreceğini ifade etti.</p>

<p>Törenler, KKTC’nin bağımsızlık mücadelesinde önemli roller üstlenen Dr. Fazıl Küçük, Kurucu Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş ve Kıbrıs Barış Harekâtı kahramanları anılarak devam etti. Yılmaz, bu vesileyle Merhum Başbakanlar Necmettin Erbakan ve Bülent Ecevit’i de saygıyla yad etti. Ayrıca, Gürcistan’da askeri uçağın düşmesi sonucu şehit olan kahramanlar için taziye mesajları paylaşan KKTC yetkililerine teşekkürlerini sundu.</p>

<p>Öte yandan, Cevdet Yılmaz’ın bugün yaptığı ayrı bir açıklamada, Türkiye’nin KKTC’ye olan desteğinin sadece sembolik olmadığını, aynı zamanda somut projelerle de kendini gösterdiğini belirtti. KKTC’nin ekonomik ve sosyal gelişimine katkıda bulunmak için Türkiye’nin çeşitli alanlarda iş birliğini artıracağını ifade eden Yılmaz, iki ülke arasındaki ilişkilerin daha da güçlendirileceğini vurguladı.</p>

<p>Cumhurbaşkanı Erhürman ile Cevdet Yılmaz’ın törende gerçekleştirdiği resmi görüşme, Türkiye Cumhuriyeti’nin Lefkoşa Büyükelçiliği’nde gerçekleşti. Görüşmede, iki liderin el sıkışarak dostluk mesajları vermesi dikkat çekerken, arka planda dalgalanan Türk bayrağı, dayanışmanın bir sembolü olarak öne çıktı. Törenlere katılan diğer yetkililer ve halk da bu anlamlı günde birlik ve beraberlik mesajları verdi.</p>

<p>KKTC’nin 42. kuruluş yıl dönümü kutlamaları, halkın yoğun katılımıyla gerçekleştirilen etkinliklerle devam ederken, Türkiye’nin garantör ülke olarak sağladığı destek, adanın geleceği için umut verici bir tablo çizdi. Cevdet Yılmaz,<em><strong> “Nice 15 Kasımlara, nice bayramlara birlikte erişmeyi temenni ediyorum,” </strong></em>diyerek sözlerini tamamladı.<br />
<br />
<a href="https://x.com/_cevdetyilmaz/status/1989641027297182163"><img alt="" src="https://www.alevihaberler.com.tr/public/images/detay/image%20(74).png" style="height:745px; width:494px" /><br />
<br />
<span style="color:#2980b9"><em><strong>Kaynak:https://x.com/_cevdetyilmaz/status/1989641027297182163</strong></em></span></a></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sun, 16 Nov 2025 00:41:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2025/11/turkiye-ve-kktc-arasindaki-dayanisma-42-yil-donumunde-vurgulandi-1763243997.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>TBMM Başkanı Kurtulmuş, KKTC Cumhurbaşkanı Erhürman ile görüştü</title>
                <category>SİYASET</category>
                <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/tbmm-baskani-kurtulmus-kktc-cumhurbaskani-erhurman-ile-gorustu-2609</link>
                <guid>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/tbmm-baskani-kurtulmus-kktc-cumhurbaskani-erhurman-ile-gorustu-2609</guid>
                <description><![CDATA[TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, ilk resmi yurt dışı ziyaretini Türkiye’ye gerçekleştiren Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman’ı Meclis’te ağırladı. Görüşmede Türkiye-KKTC ilişkilerinin eşsiz niteliği ve KKTC’nin uluslararası alanda tanınması öncelikleri vurgulandı.  ]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><a href="https://www.tbmm.gov.tr/Haber/Detay?Id=354ef413-bcdb-4b28-b4f8-019a7ca80567"><em><strong>TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş,</strong></em></a> ilk resmi yurt dışı ziyaretini Türkiye’ye gerçekleştiren Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman’ı Meclis’te ağırladı. Görüşmede Türkiye-KKTC ilişkilerinin eşsiz niteliği ve KKTC’nin uluslararası alanda tanınması öncelikleri vurgulandı. &nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">Erhürman: “Türkiye ile ilişkilerimiz, başka hiçbir devletle kıyaslanamaz”&nbsp;</span>&nbsp;</strong><br />
<br />
KKTC Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman, görüşmede Türkiye ile KKTC arasındaki bağların benzersizliğine dikkat çekti: &nbsp;<br />
<em><strong>“Türkiye Cumhuriyeti ile Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ilişkileri, herhalde başka hiçbir iki devlet arasındaki ilişkilerle kıyaslanamayacak kadar özel ilişkilerdir. Türkiye Büyük Millet Meclisi ile Cumhuriyet Meclisimizin çok yakın teması var. Dostluk gruplarımızla sürekli görüş alışverişi içerisindeyiz.”</strong>&nbsp;&nbsp;</em></p>

<p>Erhürman, Kıbrıs Türk halkının varoluş mücadelesine vurgu yaparak, TBMM ile Cumhuriyet Meclisi arasındaki iş birliğinin bu mücadeleyi dünyaya anlatmada kritik önemde olduğunu belirtti: &nbsp;<br />
<br />
<em><strong>“Kıbrıs Türk halkının çok büyük bir varoluş mücadelesi verdiğini ve vermeye devam ettiğini görüyoruz. Türkiye Büyük Millet Meclisi ile Cumhuriyet Meclisimiz arasındaki ilişkiler, bunları dünyaya anlatmamız açısından da bizim için son derece değerli olmaya devam edecek. Sayın Kurtulmuş’un katkıları bu anlamda bizim için son derece kıymetli.”</strong></em>** &nbsp;</p>

<p>Erhürman, Azerbaycan-Gürcistan sınırında düşen askeri kargo uçağında şehit olan askerler için başsağlığı dileyerek, Gazi Meclis’te bulunmaktan onur duyduğunu ifade etti. &nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>Kurtulmuş: “KKTC tam manasıyla mükemmel bir devlet haline geldi”</strong></span><br />
<br />
TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Erhürman’ın ilk resmi ziyaretini Türkiye’ye yapmasının önemine işaret ederek, KKTC’nin 50 yıllık mücadelesini övdü: &nbsp;<br />
<em><strong>“Büyük mücadelelerle, büyük fedakarlıklarla 50 yıl artık geride kaldı. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti de bütün uzuvlarıyla tam manasıyla mükemmel bir devlet haline gelmiştir. Bu devletin varlığının, gücünün uluslararası alanda da tanıtılması en önemli önceliklerimizden birisidir.”</strong></em></p>

<p>Türkiye’nin garantörlüğünün hayati rolüne değinen Kurtulmuş, şu ifadeleri kullandı: &nbsp;<br />
<em><strong>“Eğer Türkiye'nin garantörlüğü olmasaydı Allah muhafaza belki Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti şimdiye kadar Gazze gibi bir yer haline gelirdi. Türkiye Cumhuriyeti Devleti buna müsaade etmemiş, bundan sonra da müsaade etmeyecektir.”</strong></em></p>

<p>Kurtulmuş, iki devletli çözümün tek yol olduğunu vurgulayarak, Türkiye’nin KKTC ile “iş birliği” kavramını aşan bir dayanışma içinde olduğunu belirtti. &nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>Meclisler Arası İş Birliği ve “Bir Millet Üç Devlet” Vizyonu&nbsp;</strong></span><br />
<br />
Görüşmede, Türkiye-KKTC Parlamentolar Arası Dostluk Grubu’nun çalışmaları ve son iki yıldır Azerbaycan’ın katılımıyla “bir millet üç devlet” anlayışıyla yürütülen ortak faaliyetler de ele alındı. &nbsp;</p>

<p>Ziyarete, Dostluk Grubu Başkanı AK Parti Konya Milletvekili Orhan Erdem ile KKTC’nin Ankara Büyükelçisi İsmet Korukoğlu da katıldı.<br />
<br />
<a href="https://www.tbmm.gov.tr/Haber/Detay?Id=354ef413-bcdb-4b28-b4f8-019a7ca80567"><em><strong><span style="color:#2980b9">Kaynak:&nbsp;</span><span style="color:#2980b9">https://www.tbmm.gov.tr/Haber/Detay?Id=354ef413-bcdb-4b28-b4f8-019a7ca80567</span></strong></em></a></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 13 Nov 2025 20:14:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2025/11/tbmm-baskani-kurtulmus-kktc-cumhurbaskani-erhurman-ile-gorustu-1763055219.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Burhanettin Duran: Şehitlerimizin naaşları,Türkiye’ye getirilecek</title>
                <category>SİYASET</category>
                <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/burhanettin-duran-sehitlerimizin-naaslariturkiyeye-getirilecek-2599</link>
                <guid>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/burhanettin-duran-sehitlerimizin-naaslariturkiyeye-getirilecek-2599</guid>
                <description><![CDATA[Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, Azerbaycan ile Gürcistan sınırında düşen Türk uçağına yönelik arama kurtarma ve kaza kırım ekiplerinin çalışmalarının aralıksız sürdürüldüğünü duyurdu. Duran’ın açıklamasına göre, kazada hayatını kaybeden aziz şehitlerimizin naaşları, arama kurtarma ve kaza kırım heyetini taşıyan A-400M uçağıyla Türkiye’ye getirilecek.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong><a href="https://x.com/burhanduran/status/1988591267131834641"><span style="color:#2980b9">Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran,</span></a></strong> Azerbaycan ile Gürcistan sınırında düşen Türk uçağına yönelik arama kurtarma ve kaza kırım ekiplerinin çalışmalarının aralıksız sürdürüldüğünü duyurdu. Duran’ın açıklamasına göre, kazada hayatını kaybeden aziz şehitlerimizin naaşları, arama kurtarma ve kaza kırım heyetini taşıyan A-400M uçağıyla Türkiye’ye getirilecek.</p>

<p>Gürcistan makamları, enkazın arama kurtarma çalışmalarında ilk andan itibaren tüm imkanlarını seferber ederek hızlı bir reaksiyon gösterdi. Burhanettin Duran, bu desteklerinden dolayı Gürcistan’a teşekkürlerini iletti. Konuyla ilgili gelişmelerin kamuoyuyla paylaşılmaya devam edileceği de belirtildi.</p>

<p>Yetkililer, kazanın detaylı nedenlerini ortaya koymak için titiz bir soruşturma yürütüldüğünü ifade ederken, süreç hakkında güncel bilgilerin kamuoyuyla paylaşılmaya devam edeceği vurgulandı.<br />
<br />
<a href="https://x.com/burhanduran/status/1988591267131834641"><em><strong><span style="color:#2980b9">Kaynak:&nbsp;</span><span style="color:#2980b9">https://x.com/burhanduran/status/1988591267131834641</span></strong></em></a></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 12 Nov 2025 17:19:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2025/11/burhanettin-duran-sehitlerimizin-naaslariturkiyeye-getirilecek-1762957604.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Cumhurbaşkanı Erdoğan: Askerî kargo uçağımızın karakutusu bulundu, incelemeler başladı</title>
                <category>SİYASET</category>
                <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/cumhurbaskani-erdogan-askeri-kargo-ucagimizin-karakutusu-bulundu-incelemeler-basladi-2598</link>
                <guid>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/cumhurbaskani-erdogan-askeri-kargo-ucagimizin-karakutusu-bulundu-incelemeler-basladi-2598</guid>
                <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti Kongre Merkezi’nde düzenlenen Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, dün Azerbaycan’dan dönen C-130 tipi askerî kargo uçağının düşmesi sonucu 20 askerin şehit olduğunu açıkladı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti Kongre Merkezi’nde düzenlenen Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, dün Azerbaycan’dan dönen C-130 tipi askerî kargo uçağının düşmesi sonucu 20 askerin şehit olduğunu açıkladı.</p>

<p><strong>Erdoğan’ın açıklamalarından satır başları:</strong></p>

<p>* “Dün 86 milyonun tamamını hüzne boğan çok acı bir haber aldık. Karabağ Zaferi’nin 5. yıl dönümü kutlamaları için Azerbaycan’da bulunan birliğimizi taşıyan C-130 tipi askerî kargo uçağımız, ülkemize dönerken Gürcistan-Azerbaycan sınırına yakın Signagi bölgesinde düştü.”</p>

<p>* “Elimizdeki son bilgilere göre<strong> 20 vatan evladımızı şehit verdik.”</strong></p>

<p>* “Uçağın karakutusu bulundu, incelemeler başlatıldı.”</p>

<p>* “Şehitlerimizin 19’unun naaşına ulaşıldı, son şehidimizin naaşını arama çalışmaları devam ediyor.”</p>

<p>* “Olayın hemen ardından Millî Savunma, İçişleri ve Dışişleri bakanlarımız muhataplarıyla temas kurdu. Gürcistan’la iş birliği içinde İHA’larımıza görüntü aldırdık.”</p>

<p>* “Dün akşam 17.00 itibarıyla enkaza ulaşıldı, bölge kordon altına alındı. 46 kişilik kaza kırım ekibimiz gece bölgeye intikal etti.”</p>

<p>* “Azerbaycan Cumhurbaşkanı Sayın Aliyev ve Gürcistan Başbakanı Kobakhidze ile telefon görüşmesi gerçekleştirdim.”</p>

<p>* “Gürcistan ve Azerbaycan tüm imkânlarını seferber etti. Türkiye Cumhuriyeti Devleti olarak olayın tüm yönleriyle aydınlatılması için çalışıyoruz.”</p>

<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasını,<em><strong> “Milletim şundan emin olsun; kahramanlarımız için Türkiye, Azerbaycan ve Gürcistan’ın tüm imkânları seferber edilmiştir”</strong></em> sözleriyle tamamladı.</p>

<p><a href="https://www.tccb.gov.tr/haberler/410/163007/-asker-kargo-ucagimizin-karakutusu-bulunmus-incelemeler-baslatilmistir-"><span style="color:#2980b9"><em><strong>*Kaynak: Cumhurbaşkanlığı Resmî Web Sitesi* &nbsp;</strong></em></span></a><br />
<a href="https://www.tccb.gov.tr/haberler/410/163007/-asker-kargo-ucagimizin-karakutusu-bulunmus-incelemeler-baslatilmistir-"><span style="color:#2980b9"><em><strong>https://www.tccb.gov.tr/haberler/410/163007/-asker-kargo-ucagimizin-karakutusu-bulunmus-incelemeler-baslatilmistir-</strong></em></span></a></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 12 Nov 2025 14:59:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2025/11/cumhurbaskani-erdogan-askeri-kargo-ucagimizin-karakutusu-bulundu-incelemeler-basladi-1762954521.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev’den Türkiye’ye taziye mesajı</title>
                <category>SİYASET</category>
                <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/azerbaycan-cumhurbaskani-ilham-aliyevden-turkiyeye-taziye-mesaji-2593</link>
                <guid>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/azerbaycan-cumhurbaskani-ilham-aliyevden-turkiyeye-taziye-mesaji-2593</guid>
                <description><![CDATA[Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, Türk Hava Kuvvetleri’ne ait askeri kargo uçağının Gence’den havalanışının ardından Gürcistan topraklarında düşmesi sonucu 6 Türk askerinin hayatını kaybetmesi üzerine Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a taziye mesajı gönderdi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><a href="https://president.az/az/articles/view/70552"><span style="color:#2980b9"><em><strong>Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, </strong></em></span></a>Türk Hava Kuvvetleri’ne ait askeri kargo uçağının Gence’den havalanışının ardından Gürcistan topraklarında düşmesi sonucu<strong> 6 Türk askerinin hayatını kaybetmesi </strong>üzerine Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a taziye mesajı gönderdi.</p>

<p>Aliyev mesajında şu ifadelere yer verdi:</p>

<p><em><strong>“Sayın Başkan, &nbsp;<br />
Sevgili Kardeşim, &nbsp;</strong></em></p>

<p><em><strong>Türk Hava Kuvvetleri’ne ait bir askeri kargo uçağının Gence’den havalandıktan sonra Gürcistan topraklarında düşmesi ve 6 askerin hayatını kaybetmesiyle sonuçlanan haberle derinden sarsıldık. &nbsp;</strong></em></p>

<p><em><strong>Bu zor anlarda acınızı paylaşıyor, Azerbaycan halkı ve şahsım adına, yaşanan bu faciadan dolayı sizlere, merhumların ailelerine, yakınlarına ve kardeş Türkiye halkına en derin taziyelerimi sunuyorum. &nbsp;</strong></em></p>

<p><em><strong>Allah rahmet eylesin!”</strong></em></p>

<p><span style="color:#2980b9">Mesaj, Azerbaycan Cumhurbaşkanlığı resmi internet sitesinde yayımlandı. &nbsp;</span><br />
<a href="https://president.az/az/articles/view/70552"><span style="color:#2980b9"><em><strong>Kaynak: https://president.az/az/articles/view/70552</strong></em></span></a></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 11 Nov 2025 17:50:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2025/11/azerbaycan-cumhurbaskani-ilham-aliyevden-turkiyeye-taziye-mesaji-1762873264.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>MHP Lideri Devlet Bahçeli, TBMM Grup Toplantısında konuştu</title>
                <category>SİYASET</category>
                <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/mhp-lideri-devlet-bahceli-tbmm-grup-toplantisinda-konustu-2592</link>
                <guid>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/mhp-lideri-devlet-bahceli-tbmm-grup-toplantisinda-konustu-2592</guid>
                <description><![CDATA[Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, bugün TBMM'deki grup toplantısında gerçekleştirdiği konuşmada, Türkiye'nin geleceğine dair önemli mesajlar verdi. Bahçeli, "Terörsüz Türkiye" hedefinin yeni yüzyılın en büyük kozu olacağını vurgulayarak, bu doğrultuda atılan adımların kararlılıkla sürdürüldüğünü belirtti.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><a href="https://x.com/MHP_Bilgi/status/1988158146079084777"><em><strong>Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli,</strong></em></a> bugün TBMM'deki grup toplantısında gerçekleştirdiği konuşmada, Türkiye'nin geleceğine dair önemli mesajlar verdi. Bahçeli,<strong> "Terörsüz Türkiye" </strong>hedefinin yeni yüzyılın en büyük kozu olacağını vurgulayarak, bu doğrultuda atılan adımların kararlılıkla sürdürüldüğünü belirtti.</p>

<p><br />
<span style="color:#2980b9"><strong>Atatürk'ü Anma ve Milli Birlik Vurgusu</strong></span><br />
<br />
Konuşmasına Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ü anarak başlayan Bahçeli, Atatürk'ün vefatının 87. yıl dönümünde onu rahmetle andıklarını ifade etti. Kocaeli Valiliği ve Müftülüğü'nün 10 Kasım'da tüm camilerde Mevlid-i Şerif okutma kararını takdirle karşıladığını belirten Bahçeli, <em><strong>"Atatürk, Türkiye Cumhuriyeti'nin haysiyetidir, Türk milletinin hürriyet meşalesidir. Bu meşale sönmeyecek"</strong></em><span style="color:#2980b9"><em><strong> </strong></em></span>dedi. Atatürk'e yönelik haksız saldırılara tepki gösteren Bahçeli, <em><strong>"Karanlık odakların fitne kazıları yapmasına izin vermeyeceğiz"</strong></em> şeklinde konuştu.</p>

<p><br />
<span style="color:#2980b9"><strong>Terörsüz Türkiye ve Milli İrade</strong></span><br />
<br />
Bahçeli, terörizmle mücadelede kararlılık vurgusu yaparak, <em><strong>"Meclis'te kurulan komisyon çalışmaları kısa süre içinde tamamlanacak. Terörsüz Türkiye'nin şafağı yakındır"</strong></em> ifadelerini kullandı. Parti olarak milletin iradesine sahip çıkacaklarını belirten Bahçeli, "Bizim meselemiz vatandır, millettir, devlettir" dedi. Ayrıca, bazı çevrelerin partiye yönelik haksız ithamlarına sert tepki göstererek, <em><strong>"Milletimiz ne diyorsa sözümüz odur"</strong></em> şeklinde konuştu.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>Azerbaycan ile Dayanışma ve Bölgesel Barış</strong></span><br />
<br />
Bahçeli, Azerbaycan'ın 8 Kasım Zafer Günü ve 9 Kasım Devlet Bayrağı Günü'nü kutlayarak, Karabağ'ın azatlığında emeği geçenlere teşekkür etti. Türkiye-Azerbaycan kardeşliğine vurgu yapan Bahçeli, <em><strong>"İki devlet tek millet gerçeği, karanlık senaryolara geçit vermeyecektir"</strong></em> dedi. Bölgesel barış çabalarına da değinen Bahçeli, Gazze'deki insani kriz ve Rusya-Ukrayna savaşına çözüm çağrısında bulundu.</p>

<p><br />
<span style="color:#2980b9">MHP Genel Başkanı Devlett Bahçeli'nin açıklamasının tam metni şöyle:</span><br />
<br />
Değerli Dava Arkadaşlarım,<br />
Muhterem Hanımefendiler, Beyefendiler,<br />
Basınımızın Müstesna Temsilcileri,<br />
Haftalık olağan Meclis grup toplantımızın başında saygın heyetinizi kemali hürmet ve muhabbetle selamlıyorum.<br />
Yurt içinde ve yurt dışında; televizyon ekranlarından, radyo kanallarından, sosyal medya platformlarından bugünkü toplantımızı takip eden tüm vatandaşlarımıza,<br />
Gönül ve kültür coğrafyalarımızda huzurlu ve onurlu bir hayatın mücadelesini veren bütün kardeşlerimize şükranlarımı ve en iyi dileklerimi sunuyorum.<br />
“Kuvayı Milliye, namuslu bir insanın yastığının altındaki tabancaya benzer. Namusunu korumak için herhangi bir ümit kalmadığı anda hiç olmazsa şereflice ölmeye yarar.”<br />
Bu sözler Mustafa Kemal Paşa’nın Milli Mücadele’ye bakış ve kavrayış derinliğinin veciz bir özeti gibidir.<br />
O’nun lügatinde karamsarlığın izinden, askerlik ve siyaset külliyatının her satırında umutsuzluğun koyu sisinden bahsedilemez.<br />
Gaz lambasının cılız ışığı altında, işgal ve ihanetin cirit attığı günlerde Şişli’deki üç katlı pembe binada vakit tamam diyerek yola koyulmuştu.<br />
Ve maziden atiye hür bir çığlığı aratmayacak heyecanla şunları söylemişti:<br />
“Umutsuz olmayacağız. Uçurumun kenarındayız. Bizi canlı canlı mezara atmak istiyorlar. Son bir cüret belki kurtarabilir. Anadolu’ya geçiyoruz.”<br />
14 Mayıs 1919 İzmir Maşatlık’ta konuşan Gazeteci Hasan Tahsin Bey, “Boyun eğmeyeceğiz, canımızı vereceğiz, ama vatanı vermeyeceğiz” derken İstanbul’dan seslendirilen o son cüretin kıvılcımıyla tutuşuyordu.<br />
Mustafa’yı Kemal’le birleştiren, bu iki isimden Atatürk’ün doğmasını temin eden hayat sürecinin kilometre taşları adım adım Türkiye Cumhuriyeti’nin banisini tarih sahnesine çıkarmıştı.<br />
O, bedeniyle fani, ruhuyla baki olduğunun idrakindeydi.<br />
Devlet-i ebed müddet, millet-i ebed müddet anlayışının canlı timsaliydi.<br />
“Benim naçiz vücudum elbet bir gün toprak olacaktır, ancak Türkiye Cumhuriyeti ilelebet payidar kalacaktır.” sözüyle de idrak ettiği gerçeği vurgulamış, timsali olduğu anlayışı seslendirmişti.<br />
Hiç kuşkusuz, hiç tereddütsüz, hiç sorgusuz-sualsiz diyebilirim ki, Gazi Mustafa Kemal Atatürk Türkiye Cumhuriyeti’nin haysiyetidir, Türk milletinin hürriyet meşalesidir.<br />
Bu meşale sönmeyecek, hür ve müstakil geleceğimizi ışıtan kutlu eser ve emanetleri asla ziyan edilmeyecektir.<br />
Karanlık bir samanlıkta olmayan iğnenin arayışıyla ömür tüketen, bu müflis çılgınlıkla geçmişin kuytularında husumet ve fitne kazıları yapan şeytanlaşmış odakların ıslah olmaları, insafa gelmeleri; artık ellerini ve dillerini Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ten uzak tutmaları samimi dileğimdir.<br />
10 Kasım’da Kocaeli Valiliği’nin ve Kocaeli Müftülüğü’nün almış olduğu karar doğrultusunda il genelindeki camilerde Atatürk’ü Anma Programı mucibince Mevlid-i Şerif okutulmasını takdir ve şükranla karşılıyor; hem valimizi, hem de müftümüzü gönülden tebrik ediyorum.<br />
Allah kabul ve makbul etsin diyorum.<br />
Vefatının üzerinden 87 yıl geçmiş olmasına rağmen haksız ve hayasız saldırılara ısrarla maruz kalan, yalan ve yanlış iddiaların boy hedefi yapılan Gazi Mustafa Kemal Atatürk şayet hiç olmasaydı, acaba hangi müstevli bayraklar semalarımızda dalgalanır, ezan yerine kulaklarımız neyi duyardı?<br />
Merhum Sezai Karakoç’un şu sözü meseleyi omurgasından yakalayacak kırattadır: “Seni yok sayacaklar, sen daha çok var olacaksın.”<br />
Atatürk yok sayıldıkça çoğalacak, saldırıya uğradıkça milli gönüllerde çağlayacaktır.<br />
Şu tarihi çağrısı her zaman başımız gözümüz üstünedir:<br />
“Bugün ulaştığımız netice, asırlardan beri çekilen milli felaketlerin doğurduğu uyanıklığın ve bu aziz vatanın her köşesini sulayan kanların karşılığıdır. Bu neticeyi Türk gençliğine emanet ediyorum. Ey Türk gençliği! Birinci vazifen, Türk istiklalini, Türk Cumhuriyeti’ni ilelebet muhafaza ve müdafaa etmektir.”<br />
Nitekim Türkiye Cumhuriyeti’ni muhafaza ve müdafaa vazifesinden hiçbir nesil ayrılmayacak, Türk milleti emanete leke düşürmeyecektir.<br />
Ebediyete irtihalinin 87’inci yıldönümünde Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü, dava ve silah arkadaşlarını, kahraman şehitlerimizi bir kez daha rahmetle, minnetle ve hürmetle anıyor, Allah hepsinden razı olsun diyorum.<br />
Değerli Milletvekilleri,<br />
Hep dedik, gene diyoruz; sabırlı ve sağlam bir hazırlık olmadan, samimi ve sağduyulu bir mizaç bulunmadan, sağlıklı ve sahici bir hedef koyulmadan büyük keşifler gerçekleşemez, gönüllere girilemez.<br />
Amacımız gönül kazanmak, gönüller yapmaktır.<br />
Amacımız milletimizin takdir ve tercihine mazhar olabilmektir.<br />
Niyetimiz halis, nirengi noktamız Türkiye, nihai hedefimiz İ’la-yi Kelimetullah’tır.<br />
Biliyor ve inanıyoruz ki, tomurcuk derdinde olmayan ağaç odundur.<br />
Bizim ne odunlaşmış kafalarla, ne de odunluktan kurtulamamış anlayışlarla işimiz ve ilgimiz olacaktır.<br />
Fikir ırmağında ıslanmamış her söz önümüze koyulan taştır.<br />
Fikrimiz köklüdür, faziletimiz engindir, fedakârlığımız aşkındır.<br />
Biz ne yapacağını, hangi vasıtaları kullanacağını, nereye ulaşacağını bilen ve bu doğrultuda bıçkın bir iradeyle mücadelesini sürdüren Türkiye sevdalılarıyız.<br />
Şayet nereye gittiğimizi tespit ve tefrik edemezsek, mukadderdir ki, hiç beklenmedik, hiç umulmadık, aklımızdan dahi geçmedik sahillere yara bere içinde çıkmamız kaçınılmazdır.<br />
Milliyetçi Hareket Partisi’nin siyaseti, en başta CHP ve diğer yedekleri gibi icazetli, icar ve ipotek altında bir siyaset olarak görülemez.<br />
Milliyetçi Hareket Partisi’nin vizyonu yine aynı siyaset köhneliğine benzer şekilde; kısıtlı, kırılgan ve kısa menzilli bir çerçevede tanımlanamaz.<br />
Milletimiz ne diyorsa sözümüz odur.<br />
Milletimiz neyi istiyorsa dileğimiz aynısıdır.<br />
Gerçeği bilip susanlar, gerçeği bilmeden konuşanlar kadar tehlikelidir, utanç kaynağıdır.<br />
Bir gerçek vardır ki, o da Milliyetçi Hareket Partisi ve Cumhur İttifakı’nın kaderi milletin kaderi, devletin bekası ve istikbalidir.<br />
Bizim onun bunun suçlamalarına kanarak ve sahtekarlıklarına aldanarak siyaset yapmamız aklın ve 56 yıllık mazimizin inkarıdır.<br />
Hamd olsun biz inkarcı değiliz, dosta güven, düşmana korku veren Milliyetçi Ülkücü Hareketiz.<br />
Bizim hakkımızda tek söz ve karar sahibi büyük Türk milletidir.<br />
Milliyetçi Hareket Partisi ve Cumhur İttifakı Türk milletinin güçlü nefesi, gür sesi, parlak geleceğinin müjdesidir.<br />
Su olmayan yerde balık avına çıkan, kalplerinde tortulaşan kiri husumet saçan eylemleriyle teyit eden çevreler bizimle boy ölçüşemez, bizimle aşık atamaz, bizim yanımızdan bile geçemez.<br />
Biz Türkiye’nin her yerindeyiz.<br />
Biz vatanımızın her yöresinde, her noktasındayız.<br />
İnsansız siyaset kansız damar, kalpsiz beden gibidir.<br />
Tanzimat neslinin önemli isimlerinden birisi olan Merhum Ziya Paşa, şiirlerinde olmasa bile bazı yazılarında Anadolu’yu sefalet coğrafyası olarak görmüş ve göstermişti.<br />
Halbuki Anadolu bir cevherdi, milli kültürün merkeziydi.<br />
Tanzimatçı kafalar bu gerçeği bir türlü isabetle tefekkür, hatta tezekkür edememişti.<br />
Bu nedenle hayatın her alanında kopukluklar ve ikilikler yaşanmıştı.<br />
Roman ve hikâyelerde mekanın sınırlarını İstanbul dışına taşıyan, Anadolu’daki bir köye doğru genişleten ilk eser Merhum Ahmet Mithat Efendi’nin 1876’da kaleme aldığı “Bir Gerçek Hikaye” isimli çalışmasıyla ortaya çıkmıştı.<br />
Yine aynı müellifimizin “Bahtiyarlık” isimli romanı köy hayatına, Anadolu’nun varlığına, huzur arayışına tutulan bir aynaydı.<br />
Merhum Ziya Gökalp, Türkçülüğün esaslarından birisi olarak kabul ettiği halka doğru ilkesinin millet için gerekli bir anlayış olduğunu, bu sayede milletin kendi içinde kaynaşmış bir toplum hayatı yaşaması gerektiğini düşünmüştü.<br />
Ona göre halk milli kültürün kaynağıydı.<br />
Merhum Gökalp II.Meşrutiyet’ten sonra aydınların Anadolu’ya yönelmesini ısrarla teşvik etmiş, benimsediği halk kültürü fikriyatı ise müteakiben edebiyat, sanat, siyaset ve ekonomi sahalarında derin etkiler bırakmıştı.<br />
Aklımızın estiği gibi davranmadığımız bilinmelidir.<br />
Veya Anadolu’yu karış karış gezmemiz tesadüf olarak değerlendirilmemelidir.<br />
Anadolu her şeyin şahididir.<br />
Milliyetçi-Ülkücü Hareket de Anadolu’nun havasını teneffüs etmek, insanımızın derdini dinleyip derman olmak için el birliği, güç birliği, hedef birliği, gelecek birliği sağlamak üzere vatanın tüm sathındadır.<br />
Nitekim dün itibariyle “Hayırlı Günler Komşum” ziyaretleriyle “Derdin Derdimizdir” temalı sohbet toplantılarını 81 ilimizde, 710 ilçemizde ve toplamda 4 bin 836 programla gerçekleştirdik.<br />
Bu tempoya ancak maşallah denir, ancak ve ancak Allah nazarlardan korusun diye de dua edilir.<br />
Türkiye’nin ve Türk milletinin her sorununa Türk milliyetçilerinin söyleyecek bir sözü, paylaşacak bir cevabı vardır ve mutlaka da olmalıdır.<br />
Büyük İslam Filozofu İbn-i Haldun, meşhur eseri Mukaddime’de, kendilerini her şeyi kavramaya, bütün nedenleri anlamaya, varoluşun bütün ayrıntılarını bilmeye ehil ve yetenekli sanan zihniyetlerin telkinine inanmamayı, güvenmemeyi tavsiye etmişti.<br />
Biz, çok bilen değil çok seven, çok çalışan, çok inanan, çok daha büyük işler yapmaya memur ve mecbur olan bir davanın şerefli mensuplarıyız.<br />
Çünkü gücümüz millet, güvencemiz sonuna kadar devlettir.<br />
Hayatın her alanına ışıklar salıp hadiselerin özüne iniyoruz.<br />
Devamlı faal haldeyiz, her zaman sahadayız ve sabırla kozamızı örüyoruz.<br />
18 Ekim 2025 tarihinde TASAV tarafından düzenlenen “Tarım, Gıda ve Hayvancılık: Durum Analizi, Sorun Alanları ve Çözüm Önerileri” konulu sempozyumla ülkemizin ve milletimizin can damarı olan tarım ve hayvancılıkla ilgili göz alıcı çalışmalara imza atıldı.<br />
8 Kasım 2025 tarihinde, “Sağlıkta Yeni Bir Bakış, Geleceğe Güçlü Adım” temalı Türk Sağlık Sistemi’nde Yenilikler Çalıştayı yapıldı ve sağlık politikalarımız kapsamlı ve vizyoner şekilde ele alındı.<br />
7 Kasım 2025 tarihinde de, “Belediye Başkanları İstişare ve Değerlendirme Toplantımızı”icra ederek yerel yönetimlerde medarı iftiharımız olan şehremini arkadaşlarımızla son gelişmeleri ve yaptıkları tesirli çalışmaları görüşme fırsatı bulduk.<br />
Belediye başkanlarımızın duruşları, tutumları, illerine, ilçelerine ve beldelerine şuurla hizmet etmeleri hem memnuniyet verici bir tablo hem de gelecek için umut verici demokratik atılım olarak bir kez daha tescil edilmiştir.<br />
Huzurlarınızda fikri ve politik faaliyetlerimizde emeği geçen bütün arkadaşlarıma yürekten teşekkür ediyor, takdir ve tebriklerimi paylaşıyorum.<br />
Biliyoruz ki, işleyen demir paslanmaz, akan su yosun tutmaz.<br />
İmanla dolu kalpler, sevdayla yoğrulmuş yürekler çağın gerisinde kalmaz, hadiselerin ardına takılamaz.<br />
Kuyumcu titizliğiyle planladığımız siyasi çalışmalarımızı sırasıyla hayata geçiriyoruz.<br />
Milliyetçi Hareket Partisi ve Cumhur İttifakı Türkiye’nin istikbal aydınlığı, istiklalinin güvenlik kilididir.<br />
Sürekli bir adım önde olmanın gayesi ve gayreti içinde olacağız.<br />
Bir günümüzü boş geçirmeyeceğiz.<br />
Bir günümüzün diğeriyle eşit olmasına göz yummayacağız.<br />
Şairin dediği gibi:<br />
Mehmed’im sevinin, başlar yüksekte!<br />
Ölsek de sevinin, eve dönsek de!<br />
Sanma bu tekerlek kalır tümsekte!<br />
Yarın elbet bizim, elbet bizimdir.<br />
Gün doğmuş, gün batmış ebed bizimdir.<br />
Geçmişin temelleri üzerinde yükselen kutlu bir gelecek ancak ve ancak onu hak edenlerin, ona layık olanların mükâfatıdır.<br />
Bunu bilir, bunu söyler, buna inanırız.<br />
Biz muazzam bir tarihi özümseyerek muhteşem bir geleceğin fecri olmaya, Türkiye’nin ve Türk milletinin yeni yüzyılında dilden dile anlatılacak destanlar yazamaya hazırız, buna da son derece kararlıyız.<br />
Milletimizin varlığına sahip çıkacağız, iradesine sahip çıkacağız, istikbaline sahip çıkacağız, birliğine ve kardeşliğine sonuna kadar omuz vereceğiz.<br />
Cumhurun kaderi Cumhuriyet’in kaderidir.<br />
Bu kader Levh-i Mahfuz’da belirlenmiştir.<br />
Cumhur İttifakı Türkiye’yi kem gözlerden, kötü sözlerden, ölümcül engellerden, karanlık emellerden, kaos tetikçilerinden fedakarca koruyacak, milletiyle bir ve bütün halinde geleceği inşa edecektir.<br />
Bu inşa hamlesinin, bu irade haysiyetinin önüne geçmeye hiç kimsenin nefesi yetişmeyecektir.<br />
Çalışacağız, çabalayacağız, çağıracağız, çağlayacağız, sular seller gibi coşacağız.<br />
Azmedeceğiz, akledeceğiz, sabredeceğiz, emek vereceğiz, mücadele edeceğiz, mutlaka başaracağız.<br />
Yeni yüzyılı Türkiye’nin ve Türk milletinin yüz yılı yapacağız.<br />
Muhterem Arkadaşlarım,<br />
Karabağ 30 yıl boyunca esaret ve zulmün gölgesinde kalmıştı.<br />
Azerbaycan’ın vatan toprakları on yıllar boyunca mateme bürünmüştü.<br />
5 yıl önce gerçekleşen 44 günlük vatan muharebesinden sonra adalet yerini bulmuş, Karabağ gerçek ve ebedi sahibiyle ayrılmamak üzere birleşmişti.<br />
Bu vesileyle Azerbaycan halkının 8 Kasım Zafer Günü’nü, ayrıca 9 Kasım Devlet Bayrağı Günü’nü yürekten kutluyor, can Azerbaycan’ı ve büyük Türk milletinin onurlu evlatlarını saygıyla selamlıyorum.<br />
Karabağ’ın azatlığında kahramanca mücadele verirken bir hilal uğruna toprağın koynuna giren aziz şehitlerimize Allah’tan rahmet, gazilerimize uzun ve sağlıklı bir ömür diliyorum.<br />
13 Şubat 2009’da vefat eden merhum şairimiz Bahtiyar Vahapzade’nin dediği gibi:<br />
Bir ananın iki oğlu,<br />
Bir amacın iki kolu,<br />
O da ulu, bu da ulu,<br />
Azerbaycan-Türkiye.<br />
Dinimiz bir, dilimiz bir,<br />
Ayımız bir, ilimiz bir,<br />
Aşkımız bir, yolumuz bir,<br />
Azerbaycan-Türkiye.<br />
Bir milletiz iki devlet,<br />
Aynı arzu, aynı niyet,<br />
Her ikisi Cumhuriyet,<br />
Azerbaycan-Türkiye.<br />
Karabağ’ın yeni baştan inşa ve ihya çalışmalarının hızla devamını, Güney Kafkasya’da yeşeren, gittikçe genişleyen barış, huzur ve istikrar atmosferini yakinen takip ediyor, bundan da bahtiyarlık duyuyoruz.<br />
Bilhassa Azerbaycan ile Ermenistan arasında tesis edilen ve barışçıl arayışları güçlendiren 8 Ağustos 2025 tarihli Washington Mutabakatı’nın zamanla önyargıların kilidini açacağını, ihtilafları ayıklayacağını düşünüyor ve bu çerçevede atılan müspet adımların sonuç vereceğine inanıyoruz.<br />
Temennimiz iki taraflı görüşme ve diyalogların sağduyuyla sürdürülmesi, barış çabalarının kökleşerek bölgeye hakim olmasıdır.<br />
Türkiye ile Azerbaycan arasındaki bağlar çok sağlam ve köklüdür.<br />
İki devlet tek millet gerçeğinden hareketle Türk tarih ve kültürünün kaynaştırıcı ve kucaklaştırıcı misyonu gücümüze çok daha güç katacaktır.<br />
Türk Devri’nin iki parlayan devleti karanlık senaryolara, kirli lobilerin ve Siyonist-emperyalist tetikçilerin kumpaslarına geçit vermeyecek, tasada bir, zaferde bir olmaya kararlılıkla devam edecektir.<br />
Elbette Türkiye ile Azerbaycan’ın milli, tarihi, kültürel ve stratejik ortaklığı kimi çevreleri rahatsız etmektedir.<br />
Bunu biliyor, görüyor ve her zaviyeden izliyoruz.<br />
Zemzem diye takdimi yapılan zehri kimin ürettiğinin farkındayız.<br />
Azerbaycan Cumhuriyeti ile Türkiye Cumhuriyeti’nin egemenlik haklarına, tarihi ve siyasi kazanımlarına pusu kuran, yan bakan, tuzak hazırlayan, hançer sallayan hangi mihrak, hangi devlet veya güç merkezi olursa olsun hasımdır ve hezimet yaşamaya mahkûmdur.<br />
Dostluk ve kardeşliğimizin üzerinde kara bulutlar oluşturmaya çalışanların hevesleri kursaklarında kalacaktır.<br />
Bu kapsamda İsrail’in bölgedeki oyunlarını, stratejik ve siyasi manevralarını görmediğimizi, duymadığımızı hiç kimse zannetmemelidir.<br />
Türkiye aktif ve çok boyutlu dış politikasıyla bir yanda bölge ülkeleri klasmanında, diğer yanda küresel devletler kataloğunda öne çıkmakta, öncü rol üstlenmektedir.<br />
Gerek Türk dünyasının, gerek İslam toplumlarının barış, huzur ve refah içinde var olabilmesi, kronik ve konjoktürel sorunların geniş bir uzlaşma ortamında çözülebilmesi evvela samimi ve dürüst dayanışmayla, karşılıklı hak ve çıkarlara saygıyla mümkün olacaktır.<br />
Siyasi, ekonomik ve ticari bağların mukavemetiyle; dilde, fikirde ve işte birlik şiarıyla gelecek devrin Türk Devri olacağından kuşkumuz yoktur.<br />
İnsanlık gerilim ve kutuplaşmalardan dolayı yorgun düşmüştür.<br />
Savaş ve soykırım suçu işleyen Siyonist vandallık dünya çapında protesto ve telin edilmektedir.<br />
Gazze’ye ulaşması gereken insani yardımlar engellenmektedir.<br />
Susuzluk, açlık ve ilaç yokluğu Filistin halkını en az hunhar operasyonlar kadar müessif ve mütemadi şekilde etkilemektedir.<br />
Türkiye’nin çıtası yüksek, çok yönlü, dinamik, dengeli, gerçekçi, aynı zamanda ahlaki ve insan temelli diplomatik temasları ve dış politik vizyonu barış ve huzur kuşağının çevremizde vasat bulmasına doğrudan doğruya hizmet etmektedir.<br />
Azerbaycan-Ermenistan’dan sonra, Rusya-Ukrayna arasındaki savaşın ateşkes ve barışla sonuçlanması,<br />
Gazze’de kalıcı ateşkes ve barışın sağlanması,<br />
Hakeza Afrika ve diğer coğrafyalarda barışçıl arzuların sivrilip serpilmesi,<br />
Irak ve Suriye’de siyasi ve toprak bütünlüğüyle iç barış, kardeşlik ve birliğin kurumsallaşması yaşanabilir bir dünyanın yegâne anahtarıdır.<br />
Değerli Arkadaşlarım,<br />
“Terörsüz Türkiye, Terörsüz Bölge” hedefimiz yeni yüzyılda en büyük kozumuz, en müteyakkız kudretimiz olacaktır.<br />
Türkiye kamburlarından kurtuldukça birileri zırvada sürekli yeni bir faza, yalan ve iftirada bir üst aşamaya geçmektedir.<br />
Bize yönelik, “Sen olmuşsun İmralı, etrafındaki alkış ekibi olmuş Kandil. Siz varken PKK’ya gerek yok”diyen devşirilmiş aslan yavrusuna diyeceğim çok şey olsa da, bir lafına bakıyorum laf mı diye, bir de söyleyene bakıyorum adam mı diye.<br />
İki durumda da karşımda ciddiye alınacak bir insan sureti, dikkatle inceleyeceğim bir cümle düzeneği kesinlikle göremiyorum.<br />
Ne güzel de ifade etmiş Hz.Mevlana; “İnsanı gördüklerinden ibaret sayma, göremediklerinde ara. İçidir hakikatin resmi, dışı sadece manzara.”<br />
Yoksa insanın içinde hakikat baksak ne çıkar, bakmasak ne yazar.<br />
Bilen bilir bu tiplerin içinde kaynayan fitne kazanlarını, bilmeyen ne bilsin dışından taşan arızalı ve hasarlı yanlarını.<br />
Engizisyon zulmü Galile’ye dünyanın dönmediğini söyletmişti.<br />
Ancak dışarı çıktığında söylediği tarihin ufkunda çınlamıştı: Ne yaparsanız yapınız, dünya dönüyor ve dönecek.<br />
İyi kılıflı kötü ve kötürüm emel sahipleri ne yaparsa yapsın, ne derse desin Terörsüz Türkiye’nin şafağı sökecek, yüreklerimizde dikilen fideler meyvesini yakında verecektir.<br />
Bir düşünürün dediği gibi; “Herkesin her şeyden haberdar olduğu, üstelik hiçbir şey yapmadığı, her şeyle dayanışma içinde görünüp yerinden bile kımıldamağı bir dünyada” maskeli yüzlerin, art niyetli siyaset bezirganlarının, atı arabanın ardına koşmaya çalışan ahmakların paçamızdan tutmasına, önümüzü kesmesine billahi müsaade etmeyeceğiz.<br />
Tarihte Babil nasihatçileri diye bir kavram vardır.<br />
Söylenenlere göre, Babil’de doktor yokmuş.<br />
Hastalığı olanlar meydanda toplanır, gelen geçenden yakalandıkları hastalıklar için öğüt dilenirlermiş.<br />
Zengin işadamları itibar kazanmak için her fırsatta öğüt verirlermiş.<br />
Kimisi şahsi deneyiyle övünür, kimisi de laf ola beri gele konuşurmuş.<br />
Ancak Babil’de herhangi bir illete çare üretildiği de görülmemiş.<br />
Çünkü Babil’de sorununun çözümü için akıl yerine beyhude öğüt vermenin kolaycılığı, boşa sallayıp dolu tutmanın sorumsuzluğu egemenmiş.<br />
Bizim Babil nasihatçilerine karnımız toktur.<br />
Terörsüz Türkiye’ye karşı gelenler, hele bir itiraf etsinler; terör bitsin mi, bitmesin mi?<br />
Milli birlik ve kardeşlik Cumhuriyet’in yeni yüzyılına mühür vursun mu, vurmasın mı?<br />
Küresel ve bölgesel siyaset masasında kartlar yeniden dağıtılırken, menü mü olalım, yepyeni bir millet menkıbesine imza mı atalım?<br />
Hıyanet derecesinde gaflete kapılanlar, bir açıklasınlar da öğrenelim.<br />
Zekanın sınırları vardır, ama geri zekalılıkta hiçbir eşik ve sınır yoktur.<br />
Sınır ve eşik tanımayan güruha neyi anlatsak nafile, neyi göstersek boşunadır.<br />
Çünkü onların zeka seviyesiyle bizim rekabet etmemiz, onların dip seviyesine inip de yapacağımız ikna çabasından sonuç almamız yalnızca muhal bir hayaldir.<br />
Biz hayalin değil kutlu hedeflerin peşinden koşuyoruz.<br />
Patrona Halil aydınlık çağımızı başlatma amacında olduğu iddia edilen Nevşehirli Damat İbrahim Paşa’yı katletmişti.<br />
1.Mahmut Patrona Halil’i saçlarından yakalamış ve başını musalla taşına vururken şunları söylemişti: “Bu habis kelle gidince ülkeyi ışık kaplayacak.”<br />
300 yıla yaklaşan o ışık arayışı sonunda ufuk çizgimizde belirmiştir.<br />
Bu ışığı perdeleyecek bir ucube ve uyduruk siyasi zihniyete tahammülümüz asla yoktur.<br />
Geleceğin yol haritasını geçmişin tecrübeleriyle çizmekten başka seçeneğimiz de yoktur.<br />
Kaldı ki ne kadar geçmişe bakarsak o kadar ileriyi görmemiz mümkündür.<br />
Ruh enginliğine ve özgüvene sahip toplum veya milletler yeri geldiğinde geçmişleriyle yüzleşmeyi bilecek kadar cesurlardır.<br />
Türk milleti yaklaşık iki yüz yıldır ekonomik baskılara, diplomatik tehditlere, siyasi dayatmalara maruz kalmıştır.<br />
Yine de daha huzurlu bir hayat, daha güvenli bir toplum, daha istikrarlı bir ekonomi, daha güçlü bir devlet özlemi milli yüreklerde kor gibi durarak alev alacağı zamanı beklemiştir.<br />
Aziz milletimiz yoksul, yorgun, yılgın, bitkin, durgun ve düşkün olduğu dönemlerde bile umudunu hiç kaybetmemiş, kutlu hedeflerinden en ufak sapma göstermemiştir.<br />
Zalim sömürgecilerin stratejik hesapları devleşmiş iman karşısında tıpkı çorap gibi sökülmüş, tıpkı kumdan kaleler gibi devrilmiştir.<br />
Nezih mizaçlı insanımız ekmeğini büyütmek, aşını kaynatmak, işini bulmak, ekonomik güvenliğini tesis ve temin etmek için her zorluğa katlanmış, her çileye dayanmıştır.<br />
Fakat siyasi, tarihi, kültürel varlığımız emperyalist ambargo ve yaptırımlarla taciz edilmiş, sürekli tahribata uğramıştır.<br />
Bu nedenle yaşadığımız ekonomik ve siyasi sorunların içyüzünü, can alıcı noktalarını doğru tahlil, doğru yorumlamak zorundayız.<br />
Eklektik ve mütereddit yorumların, peşin yargıyla beslenmiş, siyasi hırsla perçinlenmiş, husumetle derinleşmiş değerlendirmelerin bizi bir yere götürmesi, sağlıklı sonuçlara kapı aralaması imkansızdır.<br />
Bu ülke hepimizindir.<br />
Bu vatan üzerinde yaşayan her insanımızın yeryüzü cennetidir.<br />
Temiz bir dil kullanmak, empati kurmak, erdemli olmak, meseleleri geniş bir açıyla ele almak öncelikle siyasi partilerin, sonra da herkesin müşterek sorumluluğudur.<br />
Birbirimizi suçlayarak, birbirimize düşman muamelesi yaparak kin ve öfkelerimizi yarıştırmak Türkiye’ye yapılabilecek en büyük kötülüktür.<br />
Aklıselim ve kalbiselim çizgiden savrulmanın bedeli herkes için ağır olacaktır.<br />
Terörsüz Türkiye hedefinde adım adım sona yaklaşılmaktadır.<br />
Meclis’te kurulan komisyon çalışmalarını kısa süre içinde ikmal edecektir.<br />
Bizim meselemiz Türkiye’nin yeni bir kurtuluş mucizesiyle zirveye tutunmasıdır.<br />
Bizim meselemiz vatandır, millettir, devlettir, al bayrağın altında 86 milyonun tek yürek olmasıdır.<br />
Bu arada bizimle milliyetçilik konusunda, vatan ve millet sevgisi hususunda boy ölçüşmeye çalışan siyasi tufeylilere diyorum ki;<br />
İdrak-i meali bu küçük akla gerekmez,<br />
Zira bu terazi o kadar sıkleti çekemez.<br />
Bu düşüncelerle sözlerime son vermeden önce, Kocaeli Dilovası’nda kurulu bulunan bir parfüm deposunda meydana gelen yangında hayatlarını kaybeden kardeşlerimize Allah’tan rahmet, ailelerine başsağlığı, yaralı kardeşlerimize de şifalar niyaz ediyorum.<br />
Hepinizi saygılarımla selamlıyor, başarılarla dolu bir hafta geçirmenizi diliyorum.<br />
Sağ olun, var olun, Cenab-ı Allah’a emanet olun.<br />
<br />
<a href="https://x.com/MHP_Bilgi/status/1988158146079084777"><em><strong><span style="color:#2980b9">Kaynak:&nbsp;</span><span style="color:#2980b9">https://x.com/MHP_Bilgi/status/1988158146079084777</span></strong></em></a></p>

<p>&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 11 Nov 2025 17:37:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2025/11/mhp-lideri-devlet-bahceli-tbmm-grup-toplantisinda-konustu-1762872426.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>KKTC Cumhurbaşkanı Erhürman&#039;ın ilk yurt dışı ziyareti Türkiye’ye</title>
                <category>SİYASET</category>
                <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/kktc-cumhurbaskani-erhurmanin-ilk-yurt-disi-ziyareti-turkiyeye-2584</link>
                <guid>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/kktc-cumhurbaskani-erhurmanin-ilk-yurt-disi-ziyareti-turkiyeye-2584</guid>
                <description><![CDATA[İletişim Başkanı Burhanettin Duran, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman’ın, Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın daveti üzerine ilk yurt dışı ziyaretini 13 Kasım 2025 tarihinde Türkiye’ye yapacağını duyurdu.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>İletişim Başkanı Burhanettin Duran, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman’ın, Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın daveti üzerine ilk yurt dışı ziyaretini 13 Kasım 2025 tarihinde Türkiye’ye yapacağını duyurdu.</p>

<p>Ziyaret kapsamında gerçekleştirilecek görüşmelerde, Kıbrıs meselesine ilişkin güncel gelişmeler ele alınacak. Ayrıca, Türkiye ile KKTC arasındaki ilişkilerin her yönüyle değerlendirilmesi planlanıyor. Bu ziyaret, iki ülke arasındaki iş birliğini güçlendirme ve bölgesel meselelere yönelik ortak adımları ilerletme açısından önem taşıyor.</p>

<p>İletişim Başkanı Burhanettin Duran, X'te şunları yazdı:<br />
<em><strong>Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Sayın Tufan Erhürman, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın davetine icabetle, ilk yurt dışı ziyaretini 13 Kasım 2025 tarihinde ülkemize gerçekleştirecektir. Ziyaret kapsamında yapılacak görüşmelerde, Kıbrıs meselesine ilişkin güncel gelişmeler değerlendirilecek olup, Türkiye-KKTC ilişkileri tüm veçheleriyle ele alınacaktır.<br />
<br />
Kaynak:&nbsp;</strong></em><a href="https://x.com/burhanduran/status/1987867949500117218">https://x.com/burhanduran/status/1987867949500117218</a></p>

<p>&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 10 Nov 2025 20:05:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2025/11/kktc-cumhurbaskani-erhurmanin-ilk-yurt-disi-ziyareti-turkiyeye-1762795760.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Cumhurbaşkanı Erdoğan noktayı koydu: Tartışmalar maksatlı!</title>
                <category>SİYASET</category>
                <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/cumhurbaskani-erdogan-noktayi-koydu-tartismalar-maksatli-2582</link>
                <guid>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/cumhurbaskani-erdogan-noktayi-koydu-tartismalar-maksatli-2582</guid>
                <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, bugün yaptığı bir konuşmada milli, manevi ve kültürel değerlerin Türkiye'nin en kıymetli hazinesi olduğunu vurguladı. Erdoğan, son dönemde millî günlerle ilgili ortaya çıkan yıkıcı tartışmalara dikkat çekerek, toplumsal fay hatlarını kaşıyan bu yaklaşımların Cumhuriyetin 102 yıllık tecrübesini önemsizleştirmeye çalıştığını belirtti.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan,</strong> bugün yaptığı bir konuşmada milli, manevi ve kültürel değerlerin Türkiye'nin en kıymetli hazinesi olduğunu vurguladı. Erdoğan, son dönemde millî günlerle ilgili ortaya çıkan yıkıcı tartışmalara dikkat çekerek, toplumsal fay hatlarını kaşıyan bu yaklaşımların Cumhuriyetin 102 yıllık tecrübesini önemsizleştirmeye çalıştığını belirtti.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Erdoğan, konuşmasında,<em><strong> "Güya Cumhuriyetimizi yüceltmek adına şanlı tarihimizi yok sayanlar ile 102 yıllık Cumhuriyet tecrübesini önemsizleştirmeye çalışanlar esasında aynı amaca hizmet ediyorlar. Sosyal medyanın köpürttüğü, toplumsal gerilimden beslenen siyasetçilerin de büyüttüğü bu cepheleşmenin en büyük mağduru Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün hatırası ve eserleri olmaktadır"</strong></em> ifadelerine yer verdi.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Cumhurbaşkanı, Atatürk'e yönelik hakaretamiz ifadelere karşı olduklarını net bir şekilde ifade ederken, aynı şekilde Atatürk maskesi takarak millete ve milletin değerlerine düşmanlık edenlere de karşı olduklarını belirtti.<em><strong> "Eli sopalı düşünce özgürlüğü olmaz" </strong></em>diyerek, fikir farklılıklarının saygı ve nezaket çerçevesinde dile getirilmesi gerektiğini vurguladı.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Erdoğan, 86 milyon insanın her konuda aynı düşünmesini beklemenin gerçekçi olmadığını ancak en önemli hususun kimsenin tarih okumasını diğerine dayatmaması ve tehdit veya hakaretle bir tavır sergilememesi olduğunu ifade etti. Milli, manevi ve kültürel değerlerin milleti bir arada tutan çimento olduğunu belirten Cumhurbaşkanı, bu değerlerin örselenmesine asla tolerans gösterilemeyeceğini dile getirdi.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Konuşmasında toplumun önünde olan kanaat önderlerinden bu hassasiyeti göstermelerini beklediğini belirten Erdoğan, açıklamasını şu sözlerle sonlandırdı: <em><strong>"Bu konuda herkesin, özellikle toplumun önünde olan kanaat önderlerinin gereken hassasiyeti sergileyeceğine inanıyorum."<br />
<br />
<a href="https://x.com/RTErdogan/status/1987852739913670884">KAYNAK:https://x.com/RTErdogan/status/1987852739913670884</a></strong></em></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 10 Nov 2025 17:31:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2025/11/cumhurbaskani-erdogan-noktayi-koydu-tartismalar-maksatli-1762786351.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı&#039;ndan Netanyahu için yakalama kararı</title>
                <category>SİYASET</category>
                <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/istanbul-cumhuriyet-bassavciligindan-netanyahu-icin-yakalama-karari-2566</link>
                <guid>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/istanbul-cumhuriyet-bassavciligindan-netanyahu-icin-yakalama-karari-2566</guid>
                <description><![CDATA[İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, İsrail Devleti'nin bugüne kadar Gazze'de sistematik bir şekilde gerçekleştirdiği soykırım ve insanlık aleyhine suçlar neticesinde, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Savunma Bakanı Israel Katz'ın da aralarında bulunduğu 37 kişi hakkında yakalama emri çıkartıldığını duyurdu.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><em><a href="https://x.com/istanbulCBS/status/1986842710276186127"><strong>İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı,</strong></a></em> İsrail Devleti'nin bugüne kadar Gazze'de sistematik bir şekilde gerçekleştirdiği soykırım ve insanlık aleyhine suçlar neticesinde, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Savunma Bakanı Israel Katz'ın da aralarında bulunduğu 37 kişi hakkında yakalama emri çıkartıldığını duyurdu.<br />
<br />
Şüphelerin halıhazırda ülkemizde bulunmamaları sebebiyle yakalanamadıklarn tespit edilmesiyle 07.11.2025 tarihinde Cumhuriyet Başsavcılığı'nca talebi üzerine İstanbul Nöbetçi Sulh Ceza Hakimliği aralarında İsrail Başbakanı Binyamin NETENYAHU, İsrail Savunma Bakani İsrael KATZ, İsrail Smr Güvenlik Bakani Tamara Ben GVİR, İsrail Genel Kurmay Başkani Eyal ZAMİR ve İsrail Deniz Kuvvetleri Komutan David Saar SALAMA'nın da aralarında bulunduğu 37 şüpheli hakkında Türk Ceza Kanunu 76. Maddesi'nde dizenlenen "Soykırım" suçundan soruşturma titizlikle ve çok yönlü olarak devam etmektedir.<br />
<br />
<a href="https://x.com/istanbulCBS/status/1986842710276186127"><img alt="" src="https://www.alevihaberler.com.tr/public/images/detay/image%20(61).png" style="height:737px; width:496px" /></a><br />
<br />
Kaynak:&nbsp;<a href="https://x.com/istanbulCBS/status/1986842710276186127">https://x.com/istanbulCBS/status/1986842710276186127</a></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 07 Nov 2025 22:35:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2025/11/istanbul-cumhuriyet-bassavciligindan-netanyahu-icin-yakalama-karari-1762544714.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Bakan Kurum duyurdu: Türkiye&#039;nin sığınak yönetmeliği güncellendi</title>
                <category>SİYASET</category>
                <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/bakan-kurum-duyurdu-turkiyenin-siginak-yonetmeligi-guncellendi-2561</link>
                <guid>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/bakan-kurum-duyurdu-turkiyenin-siginak-yonetmeligi-guncellendi-2561</guid>
                <description><![CDATA[Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum,“Ülkemizin sığınak yönetmeliğini günümüz ihtiyaç ve koşullarına uygun hale getirerek güncelledik. Mevcut sığınaklara denetim şartı ve ilave standartlar, yeni yapılacak binalara önemli koşullar getirdik."dedi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, 6 ay süren çalışmalar kapsamında Türkiye’nin sığınak yönetmeliğini güncelledi. Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren yeni düzenlemelerle ilgili sosyal medya hesabından paylaşım yapan Bakan Kurum, “Ülkemizin sığınak yönetmeliğini günümüz ihtiyaç ve koşullarına uygun hale getirerek güncelledik. Mevcut sığınaklara denetim şartı ve ilave standartlar, yeni yapılacak binalara önemli koşullar getirdik. Resmi Gazete’de yayımlanan yönetmeliğimizle; millet bahçeleri, metro tünelleri gibi alanları sığınak hizmeti verecek şekilde düzenleyeceğiz. Milletimizin huzur ve güveni için gereken her adımı atmaya devam edeceğiz” dedi. Yeni düzenleme ile belirlenen kriterlerin üzerindeki yeni yapılacak konutlarda, yurt, otel ve bakımevi gibi yataklı hizmet veren sağlık tesisleri ile sanayi ve imalat tesislerine sığınak yapım zorunluluğu getirildi. Sığınaklar yaşlılar, hamileler ve engelliler gibi hareket kısıtlılığı olanların da kullanımına olanak sağlayacak şekilde TSE standartlarına göre dizayn edilecek. Mevcut tüm özel veya genel sığınakların en geç 1 yıl içinde denetlenmesi ve mevzuata uygun hale getirilmesi zorunlu olacak. Sığınaklara ait ruhsatlar AFAD’a bildirilecek.</strong></p>

<p>Türkiye’nin sığınak yönetmeliği, nüfus artışı ve şehirleşme gibi çağın şartları göz önünde bulundurularak Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Mesleki Hizmetler Genel Müdürlüğü koordinasyonunda güncellendi. 44 farklı kurum ve kuruluş ile iş birliği içinde yürütülen çalışmalar 6 ayda tamamlandı. Yönetmelik değişikliği ile ilgili sosyal medya hesabından paylaşım yapan Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, “Ülkemizin sığınak yönetmeliğini günümüz ihtiyaç ve koşullarına uygun hale getirerek güncelledik. Mevcut sığınaklara denetim şartı ve ilave standartlar, yeni yapılacak binalara önemli koşullar getirdik. Resmi Gazete’de yayımlanan yönetmeliğimizle; millet bahçeleri, metro tünelleri gibi alanları sığınak hizmeti verecek şekilde düzenleyeceğiz. Milletimizin huzur ve güveni için gereken her adımı atmaya devam edeceğiz.<br />
<br />
<strong>KONUTLARA, YURTLARA BAKIMEVLERİNE YENİ ŞARTLAR GETİRİLDİ</strong></p>

<p>Resmi Gazete’de yayımlanan yönetmelik değişikliği ile yeni inşa edilecek yapılara kapasitelerine göre sığınak yapma zorunluluğu getirildi. Toplam bağımsız bölüm sayısı 10’dan fazla olan konutlar, yatak sayısı 50’den fazla olan yurt, koğuş, otel ile diğer konaklama tesisleri, yatak sayısı 25’ten fazla olan engelli, yaşlı, çocuk sürekli bakımevleri, yataklı sağlık tesisleri, emsal hesabına konu alanı 2000 metrekareden fazla olan her türlü imalat ve sanayi tesislerinde sığınak yapılması zorunlu olacak. Resmi yapılardan emsal hesabına dahil alanı 1000 metrekare ve üzeri olan tüm yapılara sığınak yapma zorunluluğu getirildi.&nbsp;</p>

<p><strong>STADYUMLARA SIĞINAK ŞARTI, OKULLARA YENİ SIĞINAK SANDARDI</strong></p>

<p>Yeni yapılacak 5000 kişi ve üzeri seyirci kapasitesine sahip Stadyum ve benzeri açık ve kapalı spor tesislerine sığınak zorunluluğu getirilerek, yapılacak sığınakların kişi sayısı seyirci kapasitesinin en az % 3’ü olarak hesaplandı. Yönetmelik kapsamında eğitim yapılarında sığınak yapımına ekstra şartlar eklendi. Bina içinde kalacak olan sığınakların, tavan döşemesinin en az 20 cm ve duvarları en az 30 cm kalınlığında betonarme olarak inşa edilmesi zorunlu olacak.</p>

<p><strong>KAMU BİNALARINDAKİ SIĞINAKLARA İLAVE TEDBİRLER</strong></p>

<p>Resmi binalar ile sağlık ve eğitim yapılarındaki sığınaklarda, en az 24 saat kesintisiz elektrik teminini sağlayacak kapasitede jeneratör yapılması ve iletişim prizine ek olarak uydu telefonu altyapısı ve/veya acil durum Wİ-Fİ noktası yapılması gibi ilave tedbirler alınacak. 100 metrekare üzeri sığınaklarda bir lavabo ve bir elektrikli pişirme yeri barındıran en az 2,30 metrekare alanlı mutfak nişi yapılacak. Ayrıca sığınağın içinde yangın söndürme cihazları ve asgari sağlık ekipmanları bulunan bir ilkyardım dolabı bulundurulması şartı da getirildi. Sığınaklarda batarya destekli led lamba, sabit telefon, radyo ve harici görüntülü iletişim ve haber alma aygıtları bulundurulacak. Bu sayede iletişimin sürekliliğinin sağlanması öngörüldü.</p>

<p><strong>METRO TÜNELLERİ, MİLLET BAHÇELERİ SIĞINAK VASFINA GÖRE DÜZENLENECEK</strong></p>

<p>Yeni yapılacak olan metro hattı tünellerinin planlama dahilinde genel sığınak vasfında olacak şekilde projelendirilmesi, mevcutların ise eksikliklerinin giderilerek sığınak vasfında olacak şekilde düzenlenmesi zorunluluğu getirildi.</p>

<p>Alışveriş merkezleri ile bölge, genel ve ticari otoparkların tabii veya tesviye edilmiş zemin altında kalan bodrum katlarındaki otopark katlarının sığınak vasfında yapılması zorunluluğu getirildi. Mevcutların ise en geç 31 Aralık 2028’e kadar sığınak kullanımına uygun hale getirilmesi zorunlu tutuldu.</p>

<p><strong>MİLLET BAHÇELERİ GENEL SIĞINAK OLARAK HİZMET VERECEK</strong></p>

<p>Şehirlerin nefes alma noktası konumunda olan millet bahçelerinden yüzölçümü 15.000 m2&nbsp;ve üzerinde olanlarda bahçe alanının yüzde 3’ünden az olmamak şartıyla girişleri kamuflajlı olacak şekilde yeraltında genel sığınak yapılacak. Alışveriş merkezleri ya da kültür merkezlerinin bodrum katında&nbsp; yapılacak sinema, tiyatro, konferans salonu gibi alanlar sığınak olarak kullanılabilecek</p>

<p><strong>YAŞLI, HAMİLE VE ENGELLİ KULLANIMINA UYGUN OLACAK</strong></p>

<p>Yapılacak tüm sığınaklarda yaşlılar, hamileler ve engelliler gibi hareket kısıtlılığı olanların da kullanımına olanak sağlayacak şekilde Türk Standartları Enstitüsü’nce (TSE) hazırlanan tüm standartlara ve diğer mevzuata uyulması zorunluluğu da getirildi.</p>

<p><strong>SIĞINAK RUHSATLARI AFAD’A BİLDİRİLECEK</strong></p>

<p>Mevcut, yeni yapılacak ve tadilata konu olacak sığınaklara dair kayıtların ruhsatı ilgili idarelerce tutulup Valiliğe (İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğü) bildirilmesi zorunluğu getirildi. Bu sayede Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı’nın (AFAD) olası afet ve acil durum zamanlarında ülke genelinde planlama ve koordinasyon yapması kolaylaşacak.</p>

<p><strong>SIĞINAKLARDAN YÖNETİCİLER SORUMLU OLACAK</strong></p>

<p>Sığınakların, barış zamanı kullanımına olanak tanınırken, bakımı ve acil durum için her an kullanıma hazır halde tutulmasına dair sorumluluk bina yöneticisine verildi. Yeraltı otoparkı olan yapıların sığınak teknik özelliklerine göre projelendirmeleri yapmaları durumunda ayrıca sığınak şartı aranmayacak.</p>

<p><strong>TRT, KESİNTİSİZ YAYIN İÇİN İLAVE TEDBİRLER ALACAK</strong></p>

<p>Türkiye Radyo Televizyon Kurumu’nun (TRT), acil durumlarda yer üstü ve yeraltı, özel veya genel nitelikli her türlü sığınakta kesintisiz yayın yapmak üzere gereken tedbirleri alması, buna uygun kurumsal hizmete dönük özel sığınaklarını inşa etmesi zorunluluğu da yönetmelikte yer aldı.</p>

<p><strong>1 YIL İÇİNDE TÜM SIĞINAKLAR DENETLENECEK</strong></p>

<p>Yönetmeliğe getirilen geçici madde ile ilgili idaresi tarafından&nbsp; mevcutta bulunan tüm özel veya genel sığınakların en geç&nbsp;1 yıl içerisinde denetimlerinin tamamlanması, kullanıma hazır halde olmadığı&nbsp; tespit edilen sığınakların yönetmeliğin 14. maddesine göre işlem yapılarak mevzuata uygun hale getirilmesi zorunlu tutuldu.<br />
<br />
<a href="https://csb.gov.tr/bakan-kurum-ulkemizin-siginak-yonetmeligini-gunumuz-ihtiyac-ve-kosullarina-uygun-hale-getirerek-guncelledik-bakanlik-faaliyetleri-42904"><em><strong>Kaynak ve linke tıklayınız:</strong></em></a><br />
<a href="https://csb.gov.tr/bakan-kurum-ulkemizin-siginak-yonetmeligini-gunumuz-ihtiyac-ve-kosullarina-uygun-hale-getirerek-guncelledik-bakanlik-faaliyetleri-42904">https://csb.gov.tr/bakan-kurum-ulkemizin-siginak-yonetmeligini-gunumuz-ihtiyac-ve-kosullarina-uygun-hale-getirerek-guncelledik-bakanlik-faaliyetleri-42904</a><br />
<a href="https://x.com/murat_kurum/status/1986664536749809668">https://x.com/murat_kurum/status/1986664536749809668</a></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 07 Nov 2025 14:33:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2025/11/bakan-kurum-duyurdu-turkiyenin-siginak-yonetmeligi-guncellendi-1762515935.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Cumhurbaşkanı Erdoğan: Daha yapacak çok işimiz var</title>
                <category>SİYASET</category>
                <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/cumhurbaskani-erdogan-daha-yapacak-cok-isimiz-var-2546</link>
                <guid>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/cumhurbaskani-erdogan-daha-yapacak-cok-isimiz-var-2546</guid>
                <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, bugün yaptığı bir konuşmada Türkiye'nin geçmişte yaşadığı zorluklara dikkat çekerken, gelecekte gerçekleştirilecek projeler için kararlılık mesajı verdi. "Daha yapacak çok işimiz var" sloganıyla başlayan konuşmasında, Erdoğan, ülkedeki kalkınma sürecinin devam edeceğini vurguladı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) AK Parti Grup Toplantısı’na katılarak bir konuşma yaptı.</p>

<p><a href="https://x.com/RTErdogan/status/1986093649503850829">Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, </a>bugün yaptığı konuşmada ve sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımınıda Türkiye'nin geçmişte yaşadığı zorluklara dikkat çekerken, gelecekte gerçekleştirilecek projeler için kararlılık mesajı verdi. "Daha yapacak çok işimiz var" sloganıyla başlayan konuşmasında, Erdoğan, ülkedeki kalkınma sürecinin devam edeceğini vurguladı.<br />
<img alt="" src="https://www.alevihaberler.com.tr/public/images/detay/G4_wXjKXIAA9SL9.jpeg" style="height:800px; width:640px" /></p>

<p>Erdoğan, konuşmasında 1945 sonrası dünya ile Türkiye'nin durumunu karşılaştırdı. Almanya, Japonya, Fransa ve İtalya gibi ülkelerin savaş sonrası hızla toparlanmasına rağmen, Türkiye'nin 1950-2002 yılları arasında 52 yıl boyunca yerinde saydığını ifade etti. Bu dönemde Türkiye'nin 39 hükümetle yönetildiğini ve ortalama her 16 ayda bir hükümet değiştiğini belirten Erdoğan, bu istikrarsızlığın altyapı, eğitim ve savunma sanayi gibi alanlarda ilerlemeyi zorlaştırdığını savundu.</p>

<p>Cumhurbaşkanı, Cumhuriyet Halk Partisi'ni (CHP) eleştirerek, 102 yıllık parti tarihine rağmen ülkeye somut bir katkı sağlayamadığını iddia etti. Gençlere seslenerek, büyüklerinden ve arşivlerden geçmişteki kaos, terör ve umutsuzluk dönemlerini araştırmalarını önerdi. AK Parti'nin 2002'de %36 oy oranıyla iktidara gelmesini "bir halk devrimi" olarak nitelendiren Erdoğan, 23 yıllık yönetim sürecinde bu devrime sadık kalındığını ve her seçimde kazanıldığını belirtti.</p>

<p>Erdoğan, mevcut başarıların yeterli olmadığını kabul ederek, <strong>"Daha yapacak çok işimiz var" </strong>diyerek gelecek hedeflerine işaret etti.&nbsp;<br />
<br />
<a href="https://x.com/RTErdogan/status/1986093649503850829"><img alt="" src="https://www.alevihaberler.com.tr/public/images/detay/image%20(60).png" style="height:707px; width:413px" /></a></p>

<p>Kaynak:<a href="https://x.com/RTErdogan/status/1986093649503850829">https://x.com/RTErdogan/status/1986093649503850829</a></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 05 Nov 2025 21:07:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2025/11/cumhurbaskani-erdogan-daha-yapacak-cok-isimiz-var-1762367256.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Ömer Çelik: 15 Aralık Dünya Türk Dili Ailesi Günü olarak ilan edildi</title>
                <category>SİYASET</category>
                <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/omer-celik-15-aralik-dunya-turk-dili-ailesi-gunu-olarak-ilan-edildi-2532</link>
                <guid>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/omer-celik-15-aralik-dunya-turk-dili-ailesi-gunu-olarak-ilan-edildi-2532</guid>
                <description><![CDATA[Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Teşkilatı (UNESCO), 43. Genel Konferansı kapsamında (3 Kasım 2025) tarihi bir karara imza attı. Türk dünyası için büyük önem taşıyan bu karar ile 15 Aralık, resmi olarak Dünya Türk Dili Ailesi Günü olarak ilan edildi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Teşkilatı (UNESCO), 43. Genel Konferansı kapsamında bugün (3 Kasım 2025) tarihi bir karara imza attı. Türk dünyası için büyük önem taşıyan bu karar ile 15 Aralık, resmi olarak <strong><strong>Dünya Türk Dili Ailesi Günü</strong></strong>&nbsp;olarak ilan edildi. Karar, Türkçenin korunması ve gelecek nesillere insanlık mirası olarak aktarılması adına atılmış önemli bir adım olarak görülüyor.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p><a href="https://x.com/omerrcelik/status/1985370805828558947"><strong>Kararın duyurusunu yapan AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik,</strong></a> sosyal medya platformu X üzerinden yaptığı paylaşımda, <em><strong>"Bugün alınan karar, Türk Dünyası, Türkçe konuşanlar ve Türkçe öğrenenler için kutlu olsun. Güzel Türkçemizin korunmasına ve insanlık mirası olarak gelecek nesillere aktarılmasına katkıda bulunacak bu kararın alınmasına emeği geçenlere teşekkür ediyoruz,"</strong></em> ifadeleriyle memnuniyetini dile getirdi.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>UNESCO'nun 43. Genel Konferansı, 30 Ekim'de Özbekistan'ın tarihi şehri Samarkand'da başlamış olup, <strong>13 Kasım'a</strong> kadar devam edecek. Konferansta, Türk dillerinin zenginliğini ve kültürel mirasını yüceltmek amacıyla Türkiye, Azerbaycan, Kazakistan, Kırgızistan ve Özbekistan gibi Türk devletlerinin ortak girişimiyle bu günün tanınması karara bağlandı.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Bu karar, Türkçenin global çapta tanınmasını ve korunmasını desteklerken, aynı zamanda Türk dünyası arasındaki kültürel diyalog ve iş birliğini güçlendirmeyi hedefliyor. Karar, dünya genelinde 194 ülkenin katılımıyla gerçekleşen konferansta oy birliğiyle kabul edildi.<br />
<br />
AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik'in açıklaması şöyle:<br />
<em><strong>"Bugün alınan karar, Türk Dünyası, Türkçe konuşanlar ve Türkçe öğrenenler için kutlu olsun. Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Teşkilatı (UNESCO) 43. Genel Konferansı’nın bugün (3 Kasım) gerçekleştirilen oturumunda çok önemli bir karara imza attı. Bugün kabul edilen kararla 15 Aralık Dünya Türk Dili Ailesi Günü olarak ilan edildi. Güzel Türkçemizin korunmasına ve insanlık mirası olarak gelecek nesillere aktarılmasına katkıda bulunacak bu kararın alınmasına emeği geçenlere teşekkür ediyoruz."</strong></em></p>

<p>&nbsp;</p>

<p><a href="https://x.com/omerrcelik/status/1985370805828558947"><strong>Kaynak:&nbsp;Ömer Çelik- X, 3 Kasım 2025</strong></a><br />
<a href="https://x.com/omerrcelik/status/1985370805828558947">https://x.com/omerrcelik/status/1985370805828558947</a></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 04 Nov 2025 12:14:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2025/11/omer-celik-15-aralik-dunya-turk-dili-ailesi-gunu-olarak-ilan-edildi-1762248871.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Bahçeli&#039;den, Terörsüz Türkiye, Gazze Soykırımı ve Cumhur İttifakı vurgusu</title>
                <category>SİYASET</category>
                <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/bahceliden-terorsuz-turkiye-gazze-soykirimi-ve-cumhur-ittifaki-vurgusu-2531</link>
                <guid>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/bahceliden-terorsuz-turkiye-gazze-soykirimi-ve-cumhur-ittifaki-vurgusu-2531</guid>
                <description><![CDATA[Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin TBMM Grup Toplantısı'nda yaptığı konuşmada, iç ve dış politika gündemine dair kapsamlı değerlendirmelerde bulundu. Bahçeli, MHP'nin saha çalışmalarından küresel çatışmalara, terörle mücadeleden bütçe görüşmelerine kadar geniş bir yelpazede mesajlar vererek, "Terörsüz Türkiye" hedefini ve Cumhur İttifakı'nın sağlamlığını vurguladı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin TBMM Grup Toplantısı'nda yaptığı konuşmada, iç ve dış politika gündemine dair kapsamlı değerlendirmelerde bulundu. Bahçeli, MHP'nin saha çalışmalarından küresel çatışmalara, terörle mücadeleden bütçe görüşmelerine kadar geniş bir yelpazede mesajlar vererek, "Terörsüz Türkiye" hedefini ve Cumhur İttifakı'nın sağlamlığını vurguladı.<br />
<br />
Devlet Bahçeli'nin açıklamasının tam metni şöyle:</p>

<p>Değerli Milletvekili Arkadaşlarım,</p>

<p>Muhterem Hanımefendiler, Beyefendiler,</p>

<p>Basınımızın Değerli Temsilcileri,</p>

<p>Bu haftaki grup toplantımızın başında hepinizi hürmet ve muhabbetle selamlıyor, en iyi dileklerimi paylaşıyorum.</p>

<p>Yurt içinde ve yurt dışında; televizyon ekranlarından, radyo kanallarından, sosyal medya platformlarından bugünkü toplantımızı takip eden tüm vatandaşlarımızı,</p>

<p>Gönül ve kültür coğrafyalarımızda haysiyetli ve hakikatli bir hayatın mücadelesini veren bütün kardeşlerimizi saygı ve sevgiyle selamlıyor, alayına birden sağlıklı, başarılı ve huzurlu bir ömür diliyorum.</p>

<p>Milliyetçi Hareket Partisi olarak seferberlik ruhuyla, taviz ve tavsamaya düşmeden, tehire müsaade etmeden deyim yerindeyse nefes alır gibi çalışıyor, milletimizin her güzel insanına elimizi uzatıyor, gönlümüzü açıyoruz.</p>

<p>Vatandaşlarımızı hem dinliyor, hem de düşüncelerimizi dile getiriyoruz.</p>

<p>Yurdumuzun tamamında faal haldeyiz, siyasi faaliyetlerimizi inançla, heyecanla, adanmış yüreklerimizle sürdürüyoruz.</p>

<p>Akif’in şu sözünü hatırımızdan hiç çıkarmıyoruz:</p>

<p>“Yer çalışsın, gök çalışsın, sen sıkılmazsan otur.</p>

<p>Ey, bütün dünya ve mâfihâ ayaktayken, yatan! Leş misin, davranmıyorsun? Bâri Allah’tan utan!”</p>

<p>Bildiğiniz gibi 9 Ağustos 2025 tarihinden 27 Eylül 2025 tarihine kadar hamd olsun dokuz ayrı bölge toplantısını başarıyla gerçekleştirdik.</p>

<p>Bu kapsamda “Asırlık Birlik, Sonsuz Kardeşlik” temasının çağrısı altında, “Terörsüz Türkiye, Milli Birlik ve Dayanışma Buluşmaları”yla vatandaşlarımızla görüştük, konuştuk, gündemdeki sıcak konu başlıklarına dair düşüncelerimizi paylaştık.</p>

<p>Halkımızın nabzını tuttuk, kafalarda beliren ve biriken soru işaretlerini gidermek için gayret bizden tevfik Allah’tan anlayışıyla hareket ettik.</p>

<p>Nitekim müthiş ve müessir sonuçlar aldık, solgun yüzleri, kararsız ve çelişki içine sürüklenmiş vicdanları dürüst, donanımlı ve samimi dokunuş ve temaslarla tatmin ve teskin ettik.</p>

<p>Müteakiben 24 Ekim 2025 tarihinden itibaren; tasanı dinlemeye, kaygını anlamaya, sıkıntılarını paylaşmaya geliyoruz diyerek “Hayırlı Günler Komşum” ziyaretlerini; dinlemedik dert, paylaşılmadık sorun kalmayana kadar çağrısıyla Derdin Derdimizdir”konulu sohbet toplantılarını planladık, kaldı ki yüz yüze görüşmek suretiyle ev ve işyeri ziyaretlerimizi başlattık.</p>

<p>Türkiye’mizin her yerinde, ta köylerimize kadar, her kapıyı çalacağız, her eve gireceğiz, her gönlü kazanacağız; ya dertlere çare olacağız ya da ortak olacağız.</p>

<p>Milliyetçi Hareket Partisi ve Cumhur İttifakı’nın hedeflerini açıklayacağız, sorunları dinleyeceğiz, bu sorunlara çözüm yolları bulmanın arayış ve amacında olacağız.</p>

<p>Gazali der ki, “derdimi söylemiyorsan beni anlamıyorsun demektir.”</p>

<p>Dertleri söylediğimiz gibi aynısıyla derman olmanın gayretinde olacağız, yaralı gönüllere şifa dağıtacağız, hüzünlü bakışlara umut aşılayacağız, suskun ve durgun kalplere aydınlık saçacağız.</p>

<p>Hz. Mevlana’nın dediği gibi, “dertli bir insanın, tereddüt ve dumanlarla dolu bir gönül evi vardır, derdini dinlersen o evde bir pencere açmış olursun.”</p>

<p>Biz her haneye huzur ve bereket penceresi açacağız, bunun için geceyiz gündüze katacağız.</p>

<p>Aşık Veysel, “derdim yüreğimde eller ne bilsin” siteminde bulunsa dahi biz dertleri bileceğiz, yüreklere gireceğiz, yüreklerimizi muhakkak birleştireceğiz.</p>

<p>Dertler sağnak sağnak olsa da biz varız ve buradayız.</p>

<p>Sorunlar yumak yumak olsa da gene biz varız ve her zaman milletimizin yanında ve hizmetindeyiz.</p>

<p>Biz Milliyetçi Hareket Partisi ve Cumhur İttifakı’yız.</p>

<p>Çareler azaldı mı güneş ışıksız doğarmış.</p>

<p>Nasipler kesildi mi Ağustos’ta kar yağarmış.</p>

<p>Gerekirse güneş olur hem ışıtır hem de ısıtırız.</p>

<p>Hiç kimseyi dertleriyle baş başa bırakmayız.</p>

<p>Gerekirse yağan kar bile olsa sevdamızla karın ve tipinin önüne geçeriz.</p>

<p>Devamlı ifade ettiğim üzere, siyasetimizin öznesi insandır, nesnesi devlettir, yüklemi demokrasidir, cümlesi de millettir, yani büyük Türk milletidir.</p>

<p>“Hayırlı Günler Komşum” ziyaretleriyle, “Derdin Derdimizdir” sohbet toplantılarının icra ve ifasında vazife alan siz değerli milletvekillerimize, MYK-MDK üyesi arkadaşlarımıza, il ve ilçe başkanlarımızla birlikte bütün dava arkadaşlarımıza, elbette bu toplantıların takip ve temininden sorumlu olan Teşkilat İşlerinden Sorumlu Genel Başkan Yardımcımız Sayın Prof.Dr. Edip Semih Yalçın’a milletimizin huzurunda en içten teşekkürlerimi iletiyorum.</p>

<p>Allah sizleri var etsin, başarılarınız ve mücadeleniz daim olsun diyorum.</p>

<p>Muhterem Arkadaşlarım,</p>

<p>Çağımızın öne çıkan en mühim sorunu sürekli tırmanan çatışmaların, hız kesmeyen ekonomik kapışmaların, devamlı genişleyen ticaret ve hibrit savaşların yol açtığı küresel huzursuzluk sarmalıdır.</p>

<p>Coğrafyaların tansiyonu kaygı verici seviyededir, askeri ve siyasi anlaşmazlıkların dalga boyu oldukça yüksektir.</p>

<p>Maalesef sağduyunun saf ışığı ve taze nefesi kesilmiş haldedir.</p>

<p>Dünya nevzuhur ve melez özellikli yeni bir ortaçağ kapanına sıkışmış vaziyettedir.</p>

<p>İlkel dürtüler, dipsiz önyargılar, hegemonik dayatmalar, ilkesizlikten ve kuralsızlıktan beslenen, üstelik derinleştikçe derinleşen haksızlıklar ve hukuksuzluklar giderek yaygınlaşmaktadır.</p>

<p>İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra teessüs eden uluslararası düzen ve denge mekaniği her tarafından ölümcül darbeler almaktadır.</p>

<p>Bu darbelerin neden olduğu ağır talan ve tahribatın tamir ve telafi ihtimali de günbegün zayıflamaktadır.</p>

<p>Yani demem odur ki, sistemsel çöküş neredeyse kaçınılmazdır.</p>

<p>Maneviyattaki erimeler, insanlık değerlerindeki ezilmeler, ahlak ve vicdan müktesebatındaki erozyonlar elbette yaşanan çalkantıların geri planında dikkat çeken amillerden bazılarıdır.</p>

<p>Ortadoğu’dan Kafkaslara, Afrika’dan Güney Amerika’ya, Karayipler’den Güney Asya’ya varıncaya kadar toplumlar ve devletler sancı içerisinde kıvranmaktadır.</p>

<p>2023 tarihinden buyana Sudan’da hüküm süren, hükümet güçleriyle Hızlı Destek Kuvvetleri arasında devam edegelen iç savaşın ağır bedelini maalesef masum sivil halk canıyla, kanıyla ödemiştir.</p>

<p>Sudan ordusuyla çatışan, hangi çevrelere taşeronluk yaptığı az çok belli olan Hızlı Destek Kuvvetleri isimli paramiliter oluşumun, geçtiğimiz günlerde kontrolünü ele geçirdiği El Feşir şehrinde sivillere karşı uyguladığı şiddet ve zulüm tek kelimeyle katliamdır.</p>

<p>Savunmasız ve masum insanların dramı, maruz kaldıkları vahşet neredeyse Gazze’yi aratmayacak düzeydedir.</p>

<p>Siyasi ve ekonomik çıkar merkezli, aynı zamanda dış tazyikli kanlı boğuşmaların Sudan’ın egemenliğini, bunun yanı sıra mücavir ülkelerin siyasi ve toprak bütünlüğünü tehdit ettiği ortadadır.</p>

<p>Sudan’da işlenen insanlık suçlarını kınıyor, bu ülkenin birliğe, dirliğe, iç barış ve huzur ortamına bir an evvel kavuşmasını temenni ediyorum.</p>

<p>Geçtiğimiz Mayıs ayında hayatını kaybeden meşhur bir siyaset filozofu savaşlar ve çatışmalar hakkında şu görüşleri savunmuştu:</p>

<p>“Hiçbir modern savaş adil bir savaş olamaz.</p>

<p>Adil bir savaş, ulaşılacak iyinin savaşı sürdürmenin yaratacağı kötülüklere göre daha ağır basacağı ve silahlı asker ile silahsız masum halk arasında açık bir ayrımın yapılabildiği savaştır.”</p>

<p>Günümüzde savaşların ve çatışmaların ana sahasında masum insanlar vardır.</p>

<p>Nihayet sivil ve savunmasız insanların tefrik edilmediği, dikkatle ve teferruatla ayrıştırılmadığı, dahası silahların gölgesinden çıkarılmadığı savaşlar adil olmadığı gibi, tam manasıyla cinayettir, toplu katliamdır, kuşkusuz insanlık suçudur.</p>

<p>Gazze’de olan ve yaşanan da aynısıyla budur.</p>

<p>Hatırlarsanız, 14 Ekim 2025 tarihli Meclis grup toplantımızda şöyle konuşmuştum:</p>

<p>“Gazze Şeridi’ni ihtiva eden 738 günlük şiddet ve dehşet süreci 9 Ekim 2025 tarihinde kısmen son bulmuş, nihayet İsrail ile Hamas arasında ateşkes rejimi 10 Ekim 2025 tarihinden itibaren de tesis edilmiştir.</p>

<p>Asıl mesele yapılan ateşkes anlaşmasının sahadaki uygulaması ve çatışan tarafların taahhütlülerine ve imzalarına sadık kalmasıdır.</p>

<p>İsrail’in güven vermeyen askeri ve politik tutumu karşısında da tedbirli ve ihtiyatlı hareket kaçınılmaz bir gerekliliktir.”</p>

<p>Geldiğimiz bu aşamada Mısır’da yapılan zirvenin ve alınan kararların İsrail tarafından çiğnendiği anlaşılmış ve açığa çıkmıştır.</p>

<p>İsrail soykırım sürecini alçakça devam ettirmiştir.</p>

<p>Sivil yerleşim yerlerini gene vurmuştur.</p>

<p>Geçici ateşkes kararına riayet etmeyen, masumları katletmekten vazgeçmeyen İsrail sözüne, imzasına, taahhütlerine ve vaatlerine itibar edilmeyecek bir ülke olduğunu tescillemiştir.</p>

<p>Ateşkes kararını uyduruk gerekçelerle ihlal eden Siyonist eşkıyalık dur durak bilmeden kanlı operasyonlarını ilerletmekte, çıta yükseltmektedir.</p>

<p>Şu rezalete bakar mısınız, ateşkes kararının alınmasından bugüne kadar çoğunluğu kadın ve çocuk olmak suretiyle 254 savunmasız insan hayattan kopartılmıştır.</p>

<p>ABD Başkanı’nın Gazze’deki ateşkesle ilgili, “kırılgan değil, çok sağlam” sözleri de gerçeklerle bağını koparan, hayal alemine dalan, keyfi ve tarafgir konuşan bir siyasetçinin bitmek bilmeyen hezeyanıdır.</p>

<p>Madem ateşkes kırılgan değildir, o halde 20 günlük zaman diliminde 254 Filistinlinin kanını döken, soykırıma devam eden deccal ülkenin hunhar saldırıları nasıl izah ve ifade edilecektir?</p>

<p>Soykırım suçlusu İsrail’in ateşkes kararını paravan gibi kullanarak ve bu konuda stratejik rehavet ortamı inşa ederek saldırganlıkta ısrar etmesi ikiyüzlülük, fırsatçılık, kalleşlik ve insanlık düşmanlığıdır.</p>

<p>ABD’nin Ankara Büyükelçisi ve Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack’ın Bahreyn’in başkenti Manama’da, “Türkiye ile İsrail arasında Hazar Denizi’nden Akdeniz’e kadar işbirliği göreceksiniz” beyanatı görev yaptığı ülkeye politik rota çizme densizliğine heves eden bir sefirin ileri düzeyli akıl tutulmasıdır.</p>

<p>Henüz daha Gazze soykırımının hesabı görülmemişken, suçlular hesap vermemişken, iki devletli model gerçekleşmemişken bu sefir, İsrail ile işbirliği içinde olacağımızı neye dayanarak, hangi hak ve yetkiyle iddia etmektedir?</p>

<p>Ülkemizde görev yapan dış misyon görevlilerinin yerini yurdunu bilmesi lazımdır.</p>

<p>Had ve hudut aşımına asla girmemeleri asıldır, kaçınılmazdır.</p>

<p>Türkiye Cumhuriyeti, soykırımcıların defteri dürülmeden, ilişkilerde yeni ve temiz bir sayfa açacak kadar hakikate, mazlum Filistinli kardeşlerimizin hukukuna yüz çevirmez, çeviremez.</p>

<p>Hak yerini bulmalı, insanlık vicdanı müsterih olmalı, adalet tecelli etmelidir.</p>

<p>Hak, haklının onurudur.</p>

<p>Onur, insan varlığının yağmalanması muhal bir hayal olan, ayrıştırılması söz konusu dahi edilemez değer hazinesidir.</p>

<p>Onursuz hayat, her anlamda iflas etmiş, manen imha olmuş süfli bir hayattır.</p>

<p>Hiç kimse, hiçbir kudret ve kuvvet sahibi ülke hakkın ve hukukun sancağını indiremeyecek, mazlum gönülleri teslim alamayacaktır.</p>

<p>Zafer sabredenlerindir, zafer inananlarındır, zafer sırat-ı müstakim üzere yaşayan ve yaşayacak olan eşrefi mahlukatındır.</p>

<p>1967 sınırları temelinde, başkenti doğu Kudüs olan, bağımsız, egemen ve coğrafi bütünlüğüne kavuşmuş, iç siyasi istikrar ve demokratik işlerliğe ulaşmış, bunun yanı sıra Birleşmiş Milletler’de tam üyelik statüsünü elde etmiş bir Filistin Cumhuriyeti hem bölge barışı, hem de dünya barışı adına ikamesi olmayan bir mecburiyettir.</p>

<p>İnşallah karanlık dönem bitecek, şafak sökecek, cani soykırımcılar döktükleri şehit ve masum kanların damla damla hesabını burunlarından gelesiye kadar vereceklerdir.</p>

<p>Değerli Dava Arkadaşlarım,</p>

<p>Meşhur bir tarihçi diyor ki, “dünya, her birimiz ne gördüğümüzü söylediğimizde, solgun fenerlerimizle üzerini hep beraber aydınlattığımızda ortaya çıkan şeydir.”</p>

<p>Esasen mesele ne gördüğümüzle ilgili olduğu kadar nasıl gördüğümüzle de ilişkilidir.</p>

<p>Bakış açısının doğruluğu görülen ve gösterilen şey kadar önemlidir.</p>

<p>Kapalı devre siyaset ve düşünce içinde çırpınarak sonunda durgunluğa boyun eğenlerin temasları, anlayışları, anlatımları, sorun çözme iştahları, münasebet ağları ve empati bağları zayıftır, bu nedenle peşin hükümlerin tutsağı olmaları bir hayat gerçeğidir.</p>

<p>Biz doğru yerden, doğru mevziden bakarak, ne gördüğümüzü ve nasıl gördüğümüzü peşin yargıların çekim alanına kapılmadan söylüyor ve paylaşıyoruz.</p>

<p>Baktığımız yer milletimizin engin bakış noktası, haysiyet ve hassasiyet çizgisidir.</p>

<p>Bugünden gördüğümüz, ayrıca tarihin yaşanmış gerçeklerden damıtarak gösterdiği hakikat ise huzurlu, umutlu, güvenli, gelişmiş, barışçıl ve refah içinde serpilen büyük ve süper güç Türkiye’nin mimarisidir.</p>

<p>Bu mimarinin inşa ve ihyası yalnızca siyasi sorumluluğumuz değil, gelecek nesillere, geleceğin ümidi olan torunlarımıza vefa borcudur.</p>

<p>Türk yönetim tarihinin ve geleneğinin akla dayandığı bilinmektedir.</p>

<p>Aklın hayal kırıklığını önlediği, toplumun umutlarına nitelik, devletin hedeflerine içerik kazandırdığı hep söylenegelmiştir.</p>

<p>Biz aklımızı kullanarak, inancımızın ve irademizin bayraktarlığı altında toplanarak, doğruya bağlılığımızı uzlaşmanın bereketiyle temellendirip önümüze çıkan engelleri teker teker aşacağız.</p>

<p>Özellikle ifade etmek isterim ki, aynı yerde bulunmak, aynı nitelikte olmanın göstergesi değildir.</p>

<p>Hz.Musa ile Firavun, Hz. İbrahim ile Nemrud, Hz. Muhammed ile Ebu Cehil aynı suyu içtiler.</p>

<p>Ne var ki aynı suyu içen arı bal verirken, yılan zehir döktü.</p>

<p>Bizim zehirle işimiz yok, balın peşindeyiz, biz huzurun müdafisiyiz, biz milli birlik ve beraberliğin kıyamete kadar varlığını sürdürmesinin azim ve kararlığındayız.</p>

<p>Hayat ve siyaset adeta kafa karıştıran ters akıntılarla dolu bir denizdir.</p>

<p>Sabır, sebat, metanet, muhabbet ve olgunluk ise akıl çelen arsız köpükleri göğüsleyen birer yalçın kayalıktır.</p>

<p>Yılan, yorulan, ürken, sinen, korkan, kaçan, saklanan değil, sorunlara meydan okuyan cesaret ve dirayetle yalçın kaya gibi duracağız.</p>

<p>Başka gemilerin dümen suyuna kapılmadan,</p>

<p>Alabora olmadan,</p>

<p>Fırtınalı denizleri birer birer aşmanın, kalıcı barış ve huzuru sağlamanın şaşmaz ve sarsılmaz amacındayız.</p>

<p>Maksadı bulanık, bakışı dağınık, iradesi çarpık, iddiası güdük, itibarı sönük kimi çevrelerin “Terörsüz Türkiye” hedefini sabote etme çabası, duygusallıkları kaşıyarak provokasyonlara teşne olma gayreti bizim nazarımızda yok hükmündedir.</p>

<p>Terörle anılan bir ülke olmaktan hızla kurtuluşun adım adım ilerlediği şu günlerde “Terörsüz Türkiye” seferini durduracağını zannedenlerin, buna dair siyasi plan yapanların üzerinde durdukları zemin kaydıkça daha çirkefleşmeleri beklenen ve öngörülen bir durumdur.</p>

<p>Bilhassa değinmek isterim ki, Osmanlı İmparatorluğu’nda düzen bozucu faaliyetlere fesat çıkarmak denirdi.</p>

<p>İşte bu fesat zihniyeti yeniden hortlak gibi dolaşmaya başlamış, terörü adeta geçim ve ümit kapısı olarak telakki ettiklerini utanmadan, sıkılmadan, hiç de yüzleri kızarmadan teyit etmişlerdir.</p>

<p>Fitnenin, fesadın borusunu çalanlar aynı zamanda terörün yanında yöresinde kurnazca hizalanan aymazlar ve ahlaksızlar korosudur.</p>

<p>Ok yaydan çıkmış kutlu hedefe kilitlenmiştir.</p>

<p>Terörsüz Türkiye, ayağındaki paslı zincirleri kıran muktedir Türkiye’dir.</p>

<p>Terörsüz Türkiye, huzur ve barış içinde yaşayan mutlu Türkiye’dir.</p>

<p>Terörsüz Türkiye, muazzam bir kardeşlik ve kucaklaşma sahnesi olacak muvaffak, muzeffer ve muteber Türkiye’nin nişanesidir.</p>

<p>Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde kurulan “Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu” çalışmalarının sonuna gelmiştir.</p>

<p>Bu komisyon 5 Ağustos 2025 tarihinden bugüne kadar gayet verimli, yapıcı, sorumlu ve iyi niyetli toplantılarını gerçekleştirmiştir.</p>

<p>Ümit ediyorum ki, bu kapsamda belirlenecek ve çerçevesi çizilecek yol haritası mucibince hukuki, siyasi ve demokratik atılımlar geniş ve gerçekçi bir mutabakat düzleminde temin edilecektir.</p>

<p>Elbette PKK’nın kurucu önderliğinin son düzlükteki görüş, düşünce ve kanaatleri alınmalı, konuyla ilgili günlerdir yapılan kısır tartışmalar sonlandırılmalıdır.</p>

<p>İmralı ile Edirne ihtilafı çıkarmanın, “Terörsüz Türkiye” hedefini baltalamanın arayış ve anlayışında olan bazı medya kuruluşlarının, sipariş ve sivri görüşleri seslendiren sözde uzmanların nereye hizmet ettiklerini çok iyi biliyoruz.</p>

<p>Hem Öcalan’ın hem de Demirtaş’ın arasına mayın döşemek suretiyle Terörsüz Türkiye adımlarını kösteklemeye çalışanların potansiyel hazımsızlıklarını görüyor, hiç kimsenin de bu oyuna gelmeyeceğini değerlendiriyoruz.</p>

<p>Atatürk’ün partisini Ankara’da uzaklaştırıp önce Saraçhane’ye, sonra Silivri’ye, ardından batı başkentlerine telkin ve tembihlerle ite ite sürükleyen, hatta hapseden cahil, köksüz, kimliksiz ve işbirlikçi güruhun kurguları ve kumpasları şüphesiz boşunadır.</p>

<p>Sosyalist CHP’yi ikna edebilirler, ama Türkiye’yi ikna edemezler, karşımızda asla duramazlar.</p>

<p>Bir kez daha ve ısrarla söylemem lazım gelirse, Meclis’te kurulan Komisyon’dan seçilecek milletvekillerinin İmralı’ya giderek ilk ağızdan ve ilk elden ihtiyaç duyulan mesajları alması süreci çok daha güçlendirecektir.</p>

<p>Milliyetçi Hareket Partisi böylesi bir heyete katılmaya hazırdır.</p>

<p>Korkuya, kaygıya, çekinmeye, çelişkide bocalamaya gerek yoktur.</p>

<p>Bugüne kadar İmralı sözünü tutmuş, açıklamalarının arkasında durmuştur.</p>

<p>Nitekim 27 Şubat Barış ve Demokratik Toplum çağrısının hitamındaki gelişmelere dikkatle bakılırsa ne demek istediğim gayet berrak şekilde idrak edilecektir.</p>

<p>En son olarak 26 Eylül 2025 tarihi itibariyle bir grup PKK’lının ülkemizden ayrılması, münfesih örgütün tamamen çekildiğini duyurması Terörsüz Türkiye hedefinde kayda değer gelişmelerin tezahür ettiğini gözler önüne sermiştir.</p>

<p>Umutlu olmamız, gelecekten heyecan duymamız için pek çok sebebimiz vardır ve ortadadır.</p>

<p>Biz bardağın dolu kısmına bakıyor, eften püften, sudan ve kıytırık bahanelere sığınarak acaba sorusunu kafamızda tutmuyor, kuşkulu bir pozisyon almıyoruz.</p>

<p>Doğru sözlü, iyi fikirli, yüce gönüllü, yumuşak huylu ve ağır başlı hareket ederek anlamsız ve içi boş güç ve enerji kaybına göz yummuyoruz.</p>

<p>Ancak temkin ve tedbiri de elden bırakmıyor, ihtiyatlı iyimserliğimizi sonuna kadar muhafaza ediyoruz.</p>

<p>Bölücü terör örgütünün örgütsel varlığı lağvedildikten sonra örgüt elemanlarının SDG/YPG’ye silahlarıyla birlikte katılmalarını, bu terör örgütü yapılanmasının Suriye merkezi yönetimiyle entegrasyon müzakereleri devam ederken ayrı bir tümen kurma taleplerini milli güvenliğimize doğrudan bir tehdit olarak değerlendiriyoruz.</p>

<p>PKK’nın başka bir cinayet ve melanet bedene girerek varlığını sürdürmesi Terörsüz Türkiye ve Terörsüz Bölge hedefleriyle ters düşecek, baştan ayağa çelişecektir.</p>

<p>Türkiye’mizin ve Suriye’nin siyasi ve toprak bütünlüğüne karşı oluşacak yakın tehlikenin bire bir takibiyle birlikte sahada önüne geçilmesi akut bir ihtiyaç olarak karşımızdadır.</p>

<p>Şunu da herkesin bilmesinde yarar görüyorum; Milliyetçi Hareket Partisi ve Cumhur ittifakı arasında Terörsüz Türkiye hedefi etrafında ne bir görüş ayrılığı ne de siyasi bir ihtilaf asla, kat’a söz konusu değildir.</p>

<p>Ne tuhaf bir garabet haldir ki, Cumhur İttifakı’nda sürekli kriz izi sürüyorlar.</p>

<p>Çatlak var demekten bıkmadılar, cam çerçeve kırıldı demekten usanmadılar, koptu kopacak, bitti bitiyor yalanlarından hiç dönüş yapmadılar.</p>

<p>Biz çeliğe su verdikçe, biz vatan ve millet aşkında tek yürek oldukça, CHP’sinden diğer muhalefet partilerine, yarım porsiyon aydınlardan fikri saplantı içinde sarkaç gidip gelen fuzuli yorumculara, bir kısım köşe yazarıyla sosyal medya tetikçilerine kadar niyet okuyucuları papatya falı açıyorlar.</p>

<p>Çünkü 15 Temmuz’un karanlık gecesinde kutup yıldızı misali parlayıp meydanlarda anıt gibi kurulan böylesi ahlaki ve fazıl bir siyasi ittifaka bünyeleri alışkın değil, akılları almıyor, seciyeleri bir türlü yetmiyor.</p>

<p>Eniği cücüğü, ipsizi sapsızı, yandaşı yoldaşı Cumhur İttifakı çöktü çökecek derken ne hikmetse yorgunluk emaresi göstermediler.</p>

<p>Cumhur İttifakı’nı oluşturan partilerin tüzel kişiliği, dünya görüşleri, siyasi mazileri, küresel gelişmeleri ve Türkiye’yi yorumlama biçimleri tabiatıyla faklıdır, bu da son derece doğaldır.</p>

<p>Fakat Cumhur İttifakı’nın hepsinden önemli, belki de inatla üzeri örtülmek istenen bir özelliği ise Türkiye ve Türk milleti sevdasının aşılmaz kalesi, hesabi değil hasbi ve harbi birlikteliğin serdengeçti iradesi olmasıdır.</p>

<p>Cumhur İttifakı bayraktır, vatandır, millettir, dünyayı Türkçe okuyan, ihanete ve zulme kahramanca direnen Kızılelma ruhu, İ’la-yı Kelimetullah şuurudur.</p>

<p>29 Ekim tarihinde Anıtkabir’e niye gitmemişim, Külliye’deki Cumhuriyet resepsiyonunu neden protesto etmişim.</p>

<p>Yok Kıbrıs politikasında derin anlaşmazlık varmış, yok gözünün üstünde kaşın varmış, yok öyleymiş yok böyleymiş.</p>

<p>Geçiniz beyler geçiniz, iddia sahiplerinin hepsi çuvalladı, yine ters köşeye yattı, zahmet olmazsa sahte ve kaotik görüşlerinizi Cibali Karakolu’na gidip anlatın.</p>

<p>Galata Köprüsü’nü satarken yakayı ele veren Sülün Osman hayatta olsaydı bu kadarına da pes doğrusu diyerek tasını tarağını topladığı gibi terki diyar eylerdi.</p>

<p>29 Ekim’de Anıtkabir’e gitmemizin nedeni insani bir halden kaynaklanmış olamaz mı? O gün için özel bir durumla muhatap kalmamız ihtimal dışı mı?</p>

<p>Bundan dolayı belki de turnusol kağıdı gibi kimin kiminle iş çevireceğini, ne söyleyeceğini, kafasının içindeki spekülasyonların deşifresi için bir imtihan vesilesi, bir test vetiresi, bir öğrenme veçhesi olarak görmüş ve düşünmüş olamaz mıyız?</p>

<p>Anıtkabir’e haydi gidemedik, peki resepsiyona katılınca bu defa da Anıtkabir’i protesto etmiş gibi takdim edilmeyecek miydik?</p>

<p>Anıtkabir’deki törene gitmeyince resepsiyona katılmak ne kadar doğru, dengeli ve isabetli bir davranış olarak değerlendirilirdi?</p>

<p>Peki Anıtkabir’e gitmeyip de koşa koşa resepsiyona katılanları, boy boy fotoğraf karesi servis edenleri görmemek ayıplı ve alçalmış bir çifte standart değil midir?</p>

<p>Ben az söyledim, tezvirata ve tefrikaya yatırım yapan güruh çok anlasın, eğer anlayabilirse, eğer takatleri yeterse.</p>

<p>Tilkiye sormuşlar, seni tavuk çiftliğine müdür yapalım mı?</p>

<p>“Güleceğimi tutamıyorum, maaş falan da istemem, gönüllü çalışırım” diye cevap vermiş.</p>

<p>Malum ve mahut çevrelerin 29 Ekim’deki tablodan mütevellit zannederim güleceklerini tutamadıkları da aşikârdır.</p>

<p>Tıynetini çok iyi bildiğimiz bir gazeteci, merhum Server Yesari Bey’in Hisarbuselik şarkısını dinlemeye ne derseniz diyerek, arada hadiseler var, MHP ile AK Parti’nin bağı kopar mı başlıklı bir köşe yazısını geçen Pazar günü kaleme almış.</p>

<p>Detaya girmeden şunu söylemeliyim ki, AK Partiyle aramızda bir hadise değil iki tarafı sımsıkı saran ve kuşatan bir hakikat vardır, akıl ve vicdanları ipotekli olanların bunu anlaması ise mümkün değildir.</p>

<p>Dedikodunun gönüllü havarilerine, fesadın canlı cesetlerine, FETÖ’cü hainlerin yalan ve iftira dolu sözlerine eyvallah edersek, Türk ve Türkiye Yüzyılından dönersek, kaynağını Türk-İslam ülküsünde bulan Türk milliyetçiliğinden ödün verirsek, şimdi birileri kulağını açıp dinlesin, gök girsin kızıl çıksın.</p>

<p>Cumhur İttifakı yoluna devam edecek, tarihi mücadelesini sürdürecek, yeni yüzyılın çatısını el birliği, güç birliği, hedef birliği, inanç birliği, ülkü birliği eşliğinde imanla örecektir.</p>

<p>Değerli Arkadaşlarım,</p>

<p>2026 Yılı Merkezi Yönetim Bütçesi Kanun Teklifi ve 2024 Yılı Merkezi Yönetim Kesinhesap Kanun Teklifi ile 2024 Yılı Sayıştay raporlarının görüşmeleri 23 Ekim 2025 tarihinde başlamıştır.</p>

<p>Türkiye Büyük Millet Meclisi ve Cumhurbaşkanlığı bütçelerinin yanında 17 bakanlığın ve 228 kamu kurumu bütçesinin, yanı sıra 227 kamu kurumu kesin hesabıyla 222 Sayıştay raporu Plan ve Bütçe Komisyonu’nda müzakere edilecektir.</p>

<p>İstikrar ve refah bütçesi olarak tanımlanan 2026 yılı bütçesinin milletimize, ülkemize, devlet ve toplum hayatımıza hayırlı olmasını diliyorum.</p>

<p>Milletvekillerimizin Komisyon görüşmelerini yakından izlemelerini, görüş ve düşüncelerini açıklamalarını, anlamsız ve faydasız münakaşalardan kaçınmalarını temenni ediyor, hepinizden bunu bekliyorum.</p>

<p>Başarılı ve verimli bir bütçe sürecine pozitif katkılarda bulunmanız, Cumhur İttifakı’nın siyasi doğasına müzahir hareket etmeniz sizlerden özellikle ricamdır.</p>

<p>Bu duygularla sözlerime son verirken hepinizi saygılarımla selamlıyor, Cenab-ı Allah’a emanet ediyorum.</p>

<p>Sağ olun, var olun, sağlıcakla kalın diyorum.<br />
<br />
Kaynak:&nbsp;<a href="https://x.com/MHP_Bilgi/status/1985621557767508007">https://x.com/MHP_Bilgi/status/1985621557767508007</a></p>

<p>&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 04 Nov 2025 11:52:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2025/11/bahceliden-terorsuz-turkiye-gazze-soykirimi-ve-cumhur-ittifaki-vurgusu-1762246860.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Cumhurbaşkanı Erdoğan: Kıbrıs Türk halkını asla yalnız bırakmayağız</title>
                <category>SİYASET</category>
                <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/cumhurbaskani-erdogan-kibris-turk-halkini-asla-yalniz-birakmayagiz-2526</link>
                <guid>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/cumhurbaskani-erdogan-kibris-turk-halkini-asla-yalniz-birakmayagiz-2526</guid>
                <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan,  " İnşallah ana vatan ve garantör ülke olarak biz de Kıbrıs Türk halkını asla yalnız bırakmayacak, haklı davalarında daima yanlarında olacağız" sözlerini sarf etti.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><a href="https://www.tccb.gov.tr/haberler/410/161877/-bagimsiz-filistin-devleti-kurulana-kadar-mucadelemizi-hep-birlikte-surdurecegiz-"><strong>Cumhurbaşkanı Erdoğan</strong></a>, 41. İSEDAK Toplantısı’nda yaptığı konuşmada,bölgede kurgulanan yeni emperyalist oyunda Kıbrıs Adası'nın da menüye eklenmek istendiğine dair güçlü sinyaller aldıklarına dikkati çeken <strong>Cumhurbaşkanı Erdoğan,&nbsp; "Sizlerden Kıbrıs Türkleri'nin iki devletli çözüm temelinde yürüttükleri hak, özgürlük ve adalet mücadelesine daha fazla omuz vermenizi bekliyoruz. İnşallah ana vatan ve garantör ülke olarak biz de Kıbrıs Türk halkını asla yalnız bırakmayacak, haklı davalarında daima yanlarında olacağız" </strong>sözlerini sarf etti.</p>

<p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul Kongre Merkezi’nde düzenlenen, İslam İşbirliği Teşkilatı Ekonomik ve Ticari İşbirliği Daimi Komitesi (İSEDAK) 41.Toplantısı’na katılarak bir konuşma yaptı.</p>

<p><br />
Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasında, yapacakları istişarelerin ve alacakları kararların, ülkelere, İslam dünyasına ve tüm insanlık için hayırlara vesile olmasını diledi. Cumartesi gününden itibaren organizasyon dahilinde pek çok panel, oturum ve yan etkinlikler düzenlendiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, ekonomik ve mali iş birliğinden ulaştırma ve iletişime, sürdürülebilir turizmden dijital dönüşüme farklı başlıklar altında fikir ile değerlendirmelerin dile getirildiğini hatırlattı.</p>

<p>Bunun için tüm katılımcılara şahsı ve milleti adına canı gönülden teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Rabb'im emeklerinizi hayra tebdil eylesin' diyorum. Tüm bu çalışmaların, aramızdaki uhuvveti, muhabbeti ve dayanışmayı güçlendirmesini, münasebetlerimize katkı yapmasını temenni ediyorum" diye konuştu.</p>

<p><strong>“YAKLAŞIK 14 YIL BOYUNCA SURİYELİ KARDEŞLERİMİZ ÇOK AĞIR BEDELLER ÖDEDİ”</strong></p>

<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, son toplantıdan bu yana Orta Doğu başta olmak üzere tüm dünyada tarihî gelişmelere şahitlik ettiklerini aktararak, şöyle devam etti: "İSEDAK Başkanı sıfatıyla, biliyorsunuz yıllarca bu kürsüden sizlere Suriye halkının çektiği çilelerden bahsettim. Yaklaşık 14 yıl boyunca Suriyeli kardeşlerimiz çok ağır bedeller ödediler. Baas rejiminin ve terör örgütlerinin saldırılarında 1 milyona yakın Suriyeli kardeşimiz can verdi. 3,6 milyonu Türkiye'ye olmak üzere milyonlarcası başka ülkelere göç etmek, hicret etmek zorunda kaldı. Bu süreçte Suriyeli muhacirlere ensar bilinciyle ev sahipliği yaptık. Kardeşlik ve komşuluk görevimizi en güzel şekilde yerine getirmeye gayret ettik. Allah'a hamdolsun, sonunda zafere ulaşan Suriyeli mazlumlar oldu. 14 yıl boyunca Suriye'yi kan gölüne çeviren mezalim 8 Aralık Devrimi'yle birlikte nihayet sona erdi ve Suriye, Cumhurbaşkanı Sayın Ahmed Şara'nın dirayetli liderliğinde yeniden toparlanma sürecine girdi. Burada bir kez daha hürriyetleri için toprağa düşen Suriyeli kardeşlerimizi rahmetle yad ediyorum. Rabb'im mekanlarını cennet eylesin."</p>

<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, Suriye'nin uzun bir aradan sonra İSEDAK Bakanlar Toplantısı'nda temsil edilmesinden büyük bir memnuniyet duyduğunu dile getirdi. Türkiye olarak ulaştırmadan eğitime, güvenlikten ticarete, sağlıktan, sosyal hizmetlere kadar Suriye halkına destek vermeye devam ettiklerine dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Ülkenin siyasi birliği ve toprak bütünlüğünün korunması, tüm kesimleriyle Suriyeli kardeşlerimizin kalıcı refaha kavuşması noktasında, Teşkilatımızın ve İslam dünyasının desteği çok çok önemlidir. Suriye'nin, bölge ekonomileriyle entegrasyonu hem Suriye'ye hem de bölgemize somut katkılar sunacaktır" ifadesini kullandı.</p>

<p><strong>“İSEDAK ÇATISI ALTINDA SURİYE'YE ÖZEL BİR DESTEK PROGRAMI BAŞLATIYORUZ”</strong></p>

<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, entegrasyonun en kritik ayağını teşkil eden ulaştırma projelerinin hayata geçirilmesi konusuna yoğunlaşmanın, hayati öneme sahip olduğunu vurgulayarak, şunları kaydetti: "Şunu da büyük bir memnuniyetle ifade etmek istiyorum: Suriye'de ekonomik kalkınmanın önünde ciddi engel oluşturan yaptırımlar, bizim de gayretlerimizle hamdolsun peyderpey kalkıyor. Gelinen aşamada artık özel sektörün de yatırımlarını Suriye sahasına yönlendirmesini teşvik ediyoruz. Komşumuz Suriye'nin yeniden ayağa kalkması, bir an önce eski günlerine kavuşması temel önceliğimizdir. Bu doğrultuda, İSEDAK çatısı altında bugün Suriye'ye özel bir destek programını da başlatıyoruz. Beşerî ve kurumsal kapasitenin güçlendirilmesine katkı yapacak bu programla eğitim, uzman değişimi, ihtiyaç analizi ve fizibilite çalışmaları gibi alanlarda Suriye'ye proje destekleri sunacağız. Programın uygulama aşamasına, üye ülkelerimizin inşallah çok kıymetli katkılar yapacağına inanıyorum."</p>

<p><strong>“TEŞKİLATIMIZIN, KIBRIS TÜRK HALKIYLA DAYANIŞMASINI DAHA DA ARTTIRMASINI ÇOK ÖNEMLİ GÖRÜYORUM”</strong></p>

<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, toplantıya, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nden (KKTC) gelen kardeşlerin de katıldığını söyledi.</p>

<p>"Kendilerine tüm kalbimle 'hoş geldiniz' diyorum" ifadesini kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kıbrıs Türk halkının, İslam dünyasının ayrılmaz parçası olduğunu dile getirdi.</p>

<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Özellikle bu kimliklerinden dolayı on yıllardır haksız, hukuksuz ve acımasız bir izolasyona tabi tutuldukları ne yazık ki bir hunharca gelişmedir. Ama buna rağmen Kıbrıs Türkü kardeşlerimiz baskılara boyun eğmediler. Kendi vatanlarında onurluca yaşama iradesinden vazgeçmediler. Egemen eşitliklerini tartışma konusu yapmadılar" diye konuştu. Bölgede kurgulanan yeni emperyalist oyunda Kıbrıs Adası'nın da menüye eklenmek istendiğine dair güçlü sinyaller aldıklarına dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Teşkilatımızın, Kıbrıs Türk halkıyla dayanışmasını daha da arttırmasını bu bakımdan çok önemli görüyorum. Sizlerden Kıbrıs Türkleri'nin iki devletli çözüm temelinde yürüttükleri hak, özgürlük ve adalet mücadelesine daha fazla omuz vermenizi bekliyoruz. İnşallah ana vatan ve garantör ülke olarak biz de Kıbrıs Türk halkını asla yalnız bırakmayacak, haklı davalarında daima yanlarında olacağız" sözlerini sarf etti.</p>

<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, İslam dünyası olarak vicdan ve dirayetlerinin, basiret ve metanetlerinin sınandığı çok zorlu bir dönemi tecrübe ettiklerinin altını çizdi.</p>

<p>Bu dönemde birbirlerine daha sıkı kenetlenmeleri, herkesi ilgilendiren sorunların üzerine kararlılıkla ve sağduyuyla gitmeleri gerektiğine işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "İnsanlığa rehber, alemlere rahmet olarak gönderilen Peygamber-i Zişan Efendimiz bir hadisi şerifinde şöyle buyurmuştur: 'Müslümanların diğer Müslümanlarla ilişkisi birbirine kenetlenmiş bina gibidir'. Evet, aramızdaki münasebetleri öyle bir seviyeye ulaştıralım ki bu bina hep sağlam kalsın, sarsıntılardan, saldırılardan, kundaklamalardan hiçbir surette etkilenmesin" ifadesini kullandı.</p>

<p>“GAZZE'DE HÂLÂ ULAŞILAMAYAN ŞEHİT CENAZELERİ VAR”</p>

<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: "Bunu özellikle şunun için söylüyorum kardeşlerim: Biliyorsunuz Gazze geçtiğimiz 2 yıl boyunca son asrın en vahşi, en barbar soykırımlarından birine sahne oldu. Çoğu çocuk ve kadın 70 binden fazla Filistinli, İsrail işgal güçlerinin katliamına uğradı. 170 bin kardeşimiz yaralandı. Dev bir enkaz yığınına dönüşen Gazze'de hâlâ ulaşılamayan şehit cenazeleri var. On milyarlarca doları bulan büyük bir yıkım söz konusu. Enkazlar kaldırılsa bile anne babaları gözlerinin önünde öldürülen masum çocukların yaşadığı travmanın izleri belki de hiçbir zaman silinmeyecek. Uluslararası kuruluşların kayıtsızlığının Gazzelilerin kalbinde açtığı yaralar belki hiçbir zaman tam manasıyla iyileşmeyecek. Bu gaddarlık ve soykırım hiçbir zaman unutulmayacak."</p>

<p>Türkiye'nin, İsrail'in saldırılarının başladığı ilk günden itibaren, bu soykırıma en güçlü tepkiyi veren ülkelerden biri olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, 102 bin tonun üzerindeki insani yardımlarıyla, uluslararası platformlardaki girişimleriyle, hukuk zemininde attıkları adımlarla zalimlerin karşısına dikildiklerini anımsattı.</p>

<p>“GAZZE’DE KALICI ATEŞKESİN TEMİNİ YOLUNDA BÜYÜK ÇABA SARF ETTİK”</p>

<p>Kalıcı ateşkesin temini ve adil bir barışın sağlanması yolunda büyük çaba sarf ettiklerini, İslam İşbirliği Teşkilatı, Arap Ligi Gazze Temas Grubu ve uluslararası toplumun vicdan sahibi üyeleriyle birlikte Gazze'deki kardeşlerinin uğradığı bu mezalimi uluslararası toplumun gündeminde tuttuklarını kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu çabaların olumlu neticelerini de almaya başladıklarını anlattı.</p>

<p>Türkiye'nin de katkı sağladığı, Mısır'ın ev sahipliğindeki Hamas ile İsrail arasındaki görüşmelerin ateşkesle sonuçlandığına dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Katar ve Mısır başta olmak üzere, sürece destek veren bölge ülkelerinin tamamına bir kez daha şükranlarımı sunuyorum. Bu örnek dayanışmayı önümüzdeki dönemde çok daha güçlü bir şekilde, kararlılıkla sürdüreceğimize inanıyorum. Aynı şekilde Amerikan Başkanı Sayın Trump'a da ateşkesin tesisinde ortaya koyduğu iradeden ötürü tekrar teşekkür iletiyorum" dedi.</p>

<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Hamas'ın anlaşmaya riayet noktasında oldukça kararlı olduğu görünüyor. Ancak İsrail'in bu konudaki sicilinin çok kötü olduğunu hepimiz görüyoruz. Çeşitli bahanelerin arkasına sığınarak, gizlenerek ateşkes anlaşmasından bu yana 200'ün üzerinde masumu katleden, Batı Şeria'da işgal ve saldırılarına ara vermeyen bir yönetimle karşı karşıyayız. Şurası bir gerçek ki yalnızca sivilleri değil, barışa giden yolu da hedef alan bu saldırılar, İsrail-Filistin meselesine adil ve kalıcı bir çözüm bulma anlayışının önüne asla geçemeyecektir" değerlendirmesinde bulundu.</p>

<p>Gelinen noktada Gazze halkına daha fazla insani yardım ulaştırmanın ve akabinde yeniden imar çalışmalarına başlanmasının gerektiğini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, İsrail hükümetinin bunu da engellemek için elinden geleni yaptığını ifade etti.</p>

<p>“BATI ŞERİA'NIN İLHAKINA MÜSAADE EDEMEYİZ”</p>

<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, Arap Ligi ile İslam İşbirliği Teşkilatınca hazırlanan yeniden imar planının bir an önce hayata geçirilmesi gerektiğini düşündüklerini aktararak, "Bilhassa Teşkilat ve İSEDAK'ın, Gazze'nin yeniden ayağa kaldırılmasında öncü bir rol oynaması elzemdir. Ne Batı Şeria'nın ilhakına ne Kudüs'ün statüsünün değiştirilmesine ne de ilk kıblemiz Mescid-i Aksa'nın kutsiyetine zarar verme teşebbüslerine müsaade edemeyiz. 1967 sınırları temelinde, başkenti Doğu Kudüs olan bağımsız, egemen ve coğrafi bütünlüğe sahip Filistin Devleti kurulana kadar mücadelemizi hep birlikte sürdüreceğiz" görüşünü paylaştı.</p>

<p>“SUDAN'IN TOPRAK BÜTÜNLÜĞÜNÜ, EGEMENLİĞİNİ VE BAĞIMSIZLIĞINI KORUMALIYIZ”</p>

<p>Sudan'da 29 aydır devam eden çatışma ortamından da bahseden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: "Son günlerde El Faşir'de sivil halka yönelik katliamları, göğsünde taş değil kalp taşıyan hiç kimse kabul edemez, buna sessiz kalamayız. Sudan'da akan kanın bir an önce durdurulmasında en büyük sorumluluk hiç şüphesiz İslam alemine düşüyor. Müslümanlar olarak başkalarından medet ummak yerine sorunlarımızı kendimiz çözebilmeliyiz. Sudan'ın toprak bütünlüğünü, egemenliğini ve bağımsızlığını korumalıyız. Bu zor günlerinde Sudan halkının yanında olmamız, insani yardımlarımız ve kalkınma desteklerimizi sürdürmemiz ehemmiyet arz ediyor. Teşkilata üye tüm ülkelerin, kardeşlik hukukumuz çerçevesinde, Sudan'ın barış, huzur ve güven iklimine kavuşması için elini taşın altına koyacağına tüm kalbimle inanıyorum."</p>

<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, sayısı hızla artan korumacı tedbirlerin etkilerinin uluslararası ticarette daha yoğun hissedilmeye başladığını söyledi.</p>

<p>Küresel salgın öncesindeki 20 yılda yıllık ortalama yüzde 3,7 oranında gerçekleşen küresel büyümenin 2025-2030 döneminde yüzde 3'e ineceğinin tahmin edildiğine dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bu veriler, yalnızca bir ekonomik durgunluğu değil aynı zamanda küresel ekonomi politikalarının da yeni bir denge arayışını işaret ediyor. Risk ve belirsizliklerle dolu bu manzara karşısında ülkelerimizin kendi aralarındaki iş birliğinin ne kadar hayati olduğu bir kez daha ortaya çıkmıştır" dedi.</p>

<p>“İSLAM İŞBİRLİĞİ TEŞKİLATININ DÜNYA TİCARETİNDEKİ PAYI YÜZDE 11 SEVİYESİNDE”</p>

<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, İslam İşbirliği Teşkilatının geçmiş 50 yılına bakıldığında ülkelerin dünya ticaretinden hak ettikleri payı alamadığının su götürmez bir gerçek olduğu değerlendirmesinde bulunarak, "Bugün süreçte teşkilat üyesi ülkelerde ortalama kişi başı gelir 1169 dolardan 4 bin 453 dolara yükselirken aynı yıllarda dünya ortalaması 2 bin 611 dolardan 13 bin doların üzerine çıkmıştır. Dünya ticaretindeki payımız ise yüzde 11 seviyesinde kalarak yerinde saymıştır. İslam İşbirliği Teşkilatı üyeleri arasında yüzde 25 olarak belirlediğimiz ticaret hedefinin bir hayli gerisindeyiz. Dünya doğal gaz rezervlerinin yüzde 60'ına, petrol kaynaklarının yüzde 65'ine, küresel nüfusun yüzde 25'ine sahip olan İslam dünyası, uluslararası ticarette arzu ettiğimiz konuma henüz ulaşabilmiş değildir" diye konuştu.</p>

<p>Bu durumu değiştirecek adımlar atmanın elbette mümkün olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "İSEDAK bünyesinde yürüttüğümüz ortak program ve projeler, bu noktada büyük önem arz ediyor. Aramızdaki ticaretin güçlendirilmesi hedefiyle 2022'de devreye aldığımız Tercihli Ticaret Sistemi'nin üye sayısının artırılması ve kapsamının genişletilmesine yönelik çabalar, aynı şekilde çok kıymetlidir. Bu sistemin yeni nesil ticaret anlaşmalarıyla perçinlenmesine dönük gayretlere tüm üyelerin desteğini bekliyoruz. Tercihli Ticaret Sistemi'ne henüz taraf olmayan ülkeleri aramıza katılmaya, taraf ülkeleri ise ticaret alanındaki iş birliğimizi derinleştirmeye davet ediyorum" ifadelerini kullandı.</p>

<p>“İSLAMİ FİNANS ÜRÜNLERİNİ YAYGINLAŞTIRMALIYIZ”</p>

<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, ihracat stratejilerinin geliştirilmesi temasıyla yapılacak olan bu yılki görüş alışverişi oturumunun ticarette yeni iş birliği imkanlarını istişare etme ve somut yol haritaları oluşturma noktasında faydalı olacağına inandığını söyledi.</p>

<p>İhracatı çeşitlendirirken yüksek gelirli ve rekabetçi ekonomiler inşa etmelerinin de şart olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "KOBİ'lerin finansmana erişimi için İslami finans ürünlerini yaygınlaştırmalı, ihracat kredileri ve sigorta sistemlerini İslami prensiplerle uyumlu hâle getirmeliyiz. İSEDAK KOBİ Programı ile KOBİ'lerimiz arasında güçlü iş birliği ağları oluşturuyoruz. Henüz dahil olmamış ülkeleri bu programa katılmaya ve yürütülen çalışmalardan istifade etmeye çağırıyorum" dedi.</p>

<p>Diğer taraftan üye ülkeler arasındaki ticaretin arttırılmasında helal sertifikalandırma hususunun da büyük bir fırsat arz ettiğini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bu amaçla 2 yıl önce kurulan Helal Akreditasyon Kurumları İslami Forumu'nun teknik çalışmalarını tamamlamasını ve 2026 yılında ilgili faaliyetlerin başlamasını bilhassa önemli görüyorum. Ticari ilişkilerimizi arttırmanın bir diğer ayağını ise tahkim mekanizması teşkil ediyor. Şahsen önerdiğim İslam İşbirliği Teşkilatı Tahkim Merkezi'nin, müşterek çalışmalarımıza önemli katkılar sunacağına inanıyorum. Merkezin daha fazla tanınması ve tahkim davalarında ilk akla gelen mercilerden biri olması için sizlerin desteğine güveniyorum" ifadelerini kullandı.</p>

<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: "Bu yıl İSEDAK Çalışma Grupları kapsamında İslam ülkelerinin kalkınması bakımından önem taşıyan pek çok konu ele alındı. Bugüne kadar İSEDAK Proje Destek Programları aracılığıyla tam 180 projeye destek verdik. 56 ülkemizin gerek proje sahibi gerekse yararlanıcı sıfatıyla bu faaliyetlerde yer almış olmasından büyük bir memnuniyet duyuyorum. Bu sene İSEDAK Proje Finansmanı kapsamında 23 projeyi daha inşallah hayata geçiriyoruz. İSEDAK Kudüs Programı çerçevesinde uygulamaya koyduğumuz 20 projeye bu yıl 8 projeyi daha ilave ediyoruz. Şimdiden hayırlı, uğurlu olsun diyor, bu projelerde emeği geçen her bir kardeşime gönülden teşekkür ediyorum."</p>

<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının sonunda 41. İSEDAK Bakanlar Toplantısı'nın hayırlara vesile olması dilediğinde bulunarak, katılımcılara teşekkür etti.<br />
<br />
Kaynak:&nbsp;<a href="https://www.tccb.gov.tr/haberler/410/161877/-bagimsiz-filistin-devleti-kurulana-kadar-mucadelemizi-hep-birlikte-surdurecegiz-">https://www.tccb.gov.tr/haberler/410/161877/-bagimsiz-filistin-devleti-kurulana-kadar-mucadelemizi-hep-birlikte-surdurecegiz-</a></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 03 Nov 2025 15:41:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2025/11/cumhurbaskani-erdogan-kibris-turk-halkini-asla-yalniz-birakmayagiz-1762175152.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Özel: Aleviler &#039;Sorunum var&#039; diyorsa, Türkiye&#039;de Alevilerin sorunu vardır</title>
                <category>SİYASET</category>
                <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/ozel-aleviler-sorunum-var-diyorsa-turkiyede-alevilerin-sorunu-vardir-2517</link>
                <guid>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/ozel-aleviler-sorunum-var-diyorsa-turkiyede-alevilerin-sorunu-vardir-2517</guid>
                <description><![CDATA[CHP Genel Başkanı Özgür Özel, 'Kürtler 'Sorunum var.' diyorsa Türkiye'de Kürt sorunu vardır. Aleviler 'Sorunum var.' diyorsa, Türkiye'de Alevilerin sorunu vardır. Siyasetin görevi onlar 'Sorunum kalmadı' diyene kadar onları dinlemek, onların sorunlarına çözüm üretmektir. Bunun için Meclis'te birileri açısından bambaşka alan olarak tarif edilebilecek Meclis komisyonunu önemsiyoruz.' dedi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="color:#000000">CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Türkiye Sosyal Ekonomik ve Siyasal Araştırmalar Vakfı (TÜSES) tarafından Erdal İnönü'nün ölümünün 18'inci yıldönümü dolayısıyla Sarıyer Belediyesi Boğaziçi Kültür Sanat Merkezi'nde düzenlenen anma toplantısına katıldı.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Erdal İnönü'nün siyasete katı kurallarla değil, kendi yaşam biçimiyle çok önemli etkiler bıraktığını söyleyen Özel, onun başarılı bilimsel geçmişine rağmen, siyasette sorumluluk alma ihtiyacı duyduğunu söyledi.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Özel, İnönü'nün büyük bir devlet adamı, usta bir siyasetçi olmanın yanı sıra ülke siyasetinde hem çok hoş sedalar bırakan hem siyaset gibi asık suratlı yapılan bir işe mizahı, espriyi katabilen, derin bir zekayı büyük bir ustalıkla ve fevkalade anlaşılabilir şekilde siyasi söylemlerin içine dahil edebilen birisi olduğunu anlattı.</span></p>

<p><span style="color:#000000"><strong>ALEVİLER "SORUNUMUZ VAR", DİYORSA, VARDIR!</strong></span></p>

<p><span style="color:#000000">Kendisinin de kendinden önceki genel başkanın da ısrarla Kürt meselesinin çözüm yerinin Meclis'te kurulacak komisyon olduğunu söylediklerini vurgulayan Özel, "<strong><em>Sonra bize çokça şey sordular, 'Bu şartlarda o masaya oturacak mısınız?' Ben ısrarla ve kararlılıkla söyledim. Hatta zaman zaman her çalkantıda sabahın köründe sorarlar, 'Masadan kalkacak mısınız?' O masa fikrinin sahibi biziz."</em></strong>&nbsp;ifadesini kullandı.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Özel, "<strong><em>İlk genel başkan olarak kürsüye ilk çıktığımda söylemiştim. Kürtler 'Sorunum var' diyorsa Türkiye'de Kürt sorunu vardır. Aleviler 'Sorunum var' diyorsa, Türkiye'de Alevilerin sorunu vardır. Siyasetin görevi onlar 'Sorunum kalmadı' diyene kadar onları dinlemek, onların sorunlarına çözüm üretmektir. Bunun için Meclis'te birileri açısından bambaşka alan olarak tarif edilebilecek, Meclis komisyonunu önemsiyoruz.&nbsp;Oraya yapıcı katkılar veriyoruz. İşlevsizleştirildiğinin farkındayız. Eleştirilerimizi dile getiriyoruz. Ama Tayyip Erdoğan kendi çizdiği çerçevede bize yer yok diye istediği kadar uğraşsınlar, o komisyonun dışında kalmak, bu sürecin dışında kalmak, tarihin yanlış tarafında durmak bizim işimiz değil. İlk sorulduğunda söylemiştim. Tarihin doğru tarafında durma sorumluluğumuz var.</em></strong>" değerlendirmesinde bulundu.</span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sat, 01 Nov 2025 20:44:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2025/11/ozel-aleviler-sorunum-var-diyorsa-turkiyede-alevilerin-sorunu-vardir-1762019570.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Erdoğan: Sadece elimizi değil tüm gövdemizi taşın altına koyacağız</title>
                <category>SİYASET</category>
                <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/erdogan-sadece-elimizi-degil-tum-govdemizi-tasin-altina-koyacagiz-2510</link>
                <guid>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/erdogan-sadece-elimizi-degil-tum-govdemizi-tasin-altina-koyacagiz-2510</guid>
                <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan, TRT World Forum’un açılışında yaptığı konuşmada, “Ateşkesin sürmesi, insani yardımın Gazzeli kardeşlerimize ulaşması ve Gazze’nin yeniden ayağa kalkması safhasına geçilmesi ancak İsrail’in tüm bunlara zorlanmasıyla mümkün olacaktır. Türkiye, Gazze'nin bir an evvel ayağa kaldırılması için sadece elini değil tüm gövdesini taşın altına koymaya hazırdır” dedi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong><a href="https://www.tccb.gov.tr/haberler/410/161857/-turkiye-gazze-nin-ayaga-kaldirilmasi-icin-sadece-elini-degil-tum-govdesini-tasin-altina-koymaya-hazirdir-">Cumhurbaşkanı Erdoğan, TRT World Forum’un </a>açılışında yaptığı konuşmada, “Ateşkesin sürmesi, insani yardımın Gazzeli kardeşlerimize ulaşması ve Gazze’nin yeniden ayağa kalkması safhasına geçilmesi ancak İsrail’in tüm bunlara zorlanmasıyla mümkün olacaktır. Türkiye, Gazze'nin bir an evvel ayağa kaldırılması için sadece elini değil tüm gövdesini taşın altına koymaya hazırdır” dedi.</strong></p>

<p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan<strong>, "Küresel Yeniden Kurulum: Eski Düzenden Yeni Gerçeklere"</strong> temasıyla, İstanbul’da düzenlenen TRT World Forum’un açılışına katılarak bir konuşma yaptı.</p>

<p>Konuşmasında, Gazze’de yaşananlara dikkat çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan,<em><strong> “Biliyorsunuz iki yıllık zulmün ardından geçtiğimiz haftalarda, bizim de desteklerimizle, Hamas ve İsrail arasında bir ateşkes anlaşmasına varıldı, böylece Gazzeli kardeşlerimiz ilk defa rahat bir nefes almaya başladı”</strong></em> hatırlatmasını yaptı.</p>

<p>&nbsp;
<p><strong>“Hamas’ın anlaşmaya riayet konusunda titiz davrandığını görüyoruz. İsrail ise mutabakatı bozmak ve katliamlarına tekrar başlamak için adeta bahane arıyor fırsat kolluyor</strong>” sözleriyle devam Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: <em><strong>“İşte önceki yine çoğu çocuk yüzden fazla Gazzeli şehit ettiler. İsrail'in ahde sadakat konusundaki berbat sicilini herkes biliyor. Dolayısıyla ateşkesin sürmesi, insani yardımın Gazzeli kardeşlerimize ulaşması ve Gazze’nin yeniden ayağa kalkması safhasına geçilmesi ancak İsrail’in tüm bunlara zorlanmasıyla mümkün olacaktır. Türkiye, Gazze'nin bir an evvel ayağa kaldırılması için sadece elini değil tüm gövdesini taşın altına koymaya hazırdır.”</strong></em></p>
</p>

<p>Dün olduğu gibi bugün ve yarın da Filistinlileri asla yalnız bırakmayacak ve iki devletli çözümü savunmaya devam edeceklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, <em><strong>“Son dönemde birbiri ardına gelen Filistin'i tanıma kararlarını bu bakımdan son derece önemli buluyoruz. Henüz bu kararı almayan ülkeleri de bugünden tezi yok harekete geçmeye ve Filistin Devlet’ini tanımaya davet ediyorum”</strong></em> çağrısında bulundu.<br />
<br />
Kaynak:&nbsp;<a href="https://www.tccb.gov.tr/haberler/410/161857/-turkiye-gazze-nin-ayaga-kaldirilmasi-icin-sadece-elini-degil-tum-govdesini-tasin-altina-koymaya-hazirdir-">https://www.tccb.gov.tr/haberler/410/161857/-turkiye-gazze-nin-ayaga-kaldirilmasi-icin-sadece-elini-degil-tum-govdesini-tasin-altina-koymaya-hazirdir-</a></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 31 Oct 2025 19:14:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2025/10/erdogan-sadece-elimizi-degil-tum-govdemizi-tasin-altina-koyacagiz-1761927755.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Ekim ayı doğum yardımı ödemeleri annelerin hesaplarına yatırıldı</title>
                <category>SİYASET</category>
                <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/ekim-ayi-dogum-yardimi-odemeleri-annelerin-hesaplarina-yatirildi-2501</link>
                <guid>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/ekim-ayi-dogum-yardimi-odemeleri-annelerin-hesaplarina-yatirildi-2501</guid>
                <description><![CDATA[Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, ekim ayı doğum yardımı ödemelerinin bugün itibarıyla annelerin hesaplarına yatırıldığını belirterek, “Bu kapsamda bugüne kadar 558 bin 360 annenin hesabına 5,86 milyar liralık ödeme gerçekleştirmiş olduk." dedi]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><a href="https://www.aile.gov.tr/haberler/ekim-ayi-dogum-yardimi-odemeleri-annelerin-hesaplarina-yatirildi/"><strong>Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş,</strong></a> ekim ayı doğum yardımı ödemelerinin bugün itibarıyla annelerin hesaplarına yatırıldığını belirterek,<em><strong> “Bu kapsamda bugüne kadar 558 bin 360 annenin hesabına 5,86 milyar liralık ödeme gerçekleştirmiş olduk."</strong></em> dedi</p>

<p>Bakan Göktaş, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın tensipleriyle ilan edilen 2025 Aile Yılı kapsamında doğum yardımı miktarının güncellendiğini hatırlatarak, bu kapsamda 1 Ocak 2025 itibarıyla doğan ilk çocuğa 5 bin liralık tek seferlik, ikinci çocuğa aylık 1500 lira, üç ve sonraki çocuklar için aylık 5 bin lira destek verildiğini kaydetti.</p>

<p>Aile Yılı'nda vatandaşlara verilen önemli desteklerden birinin doğum yardımları olduğunu belirten Göktaş, ekim ayı doğum yardımı ödemelerinin bugün itibarıyla annelerin hesaplarına yatırıldığını ifade etti. Göktaş,<em><strong> "Böylece bugüne kadar doğum yardımından faydalanan toplam 558 bin 360 annenin hesabına 5,86 milyar liralık ödeme gerçekleştirmiş olduk. Bakanlık olarak aile olmayı teşvik eden, sürdürülebilir destek mekanizmalarıyla sağlıklı, bilinçli aileleri güçlendirmek için çalışmalarımıza devam edeceğiz. Ödemelerin bütün ailelerimize hayırlı olmasını diliyorum.” </strong></em>ifadelerini kullandı.</p>

<p>Doğum yardımına başvuruların e-Devlet ve 'İlk Öğretmenim Ailem' mobil uygulaması üzerinden alındığını kaydeden Göktaş, başvurusu onaylanan ailelerin doğum yardımlarının yatırıldığı bilgisine 'İlk Öğretmenim Ailem' mobil uygulaması aracılığıyla da ulaşılabileceğini bildirdi.</p>

<p>Göktaş, doğum yardımı ödemelerinin Halkbank aracılığıyla hesaplara yatırıldığını belirterek, ödemelerin çocuklar 5 yaşını tamamlayana kadar kesintisiz olarak devam edeceğini hatırlattı.<br />
<br />
<a href="https://www.aile.gov.tr/haberler/ekim-ayi-dogum-yardimi-odemeleri-annelerin-hesaplarina-yatirildi/"><strong>Kaynak:&nbsp;https://www.aile.gov.tr/haberler/ekim-ayi-dogum-yardimi-odemeleri-annelerin-hesaplarina-yatirildi/</strong></a></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 30 Oct 2025 23:54:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2025/10/ekim-ayi-dogum-yardimi-odemeleri-annelerin-hesaplarina-yatirildi-1761857909.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Cumhurbaşkanı Erdoğan, Almanya Başbakanı Merz ortak basın toplantısı düzenledi</title>
                <category>SİYASET</category>
                <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/cumhurbaskani-erdogan-almanya-basbakani-merz-ortak-basin-toplantisi-duzenledi-2499</link>
                <guid>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/cumhurbaskani-erdogan-almanya-basbakani-merz-ortak-basin-toplantisi-duzenledi-2499</guid>
                <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan, Almanya Başbakanı Merz ile düzenledikleri ortak basın toplantısında yaptığı açıklamada, “Almanya, Türkiye’nin Avrupa’daki en büyük ticaret ortağı. 50 milyar dolara ulaşan ticaret hacmimizi yakın vadede 60 milyar dolara çıkarmayı hedefliyoruz” dedi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Cumhurbaşkanı Erdoğan, Almanya Başbakanı Merz ile düzenledikleri ortak basın toplantısında yaptığı açıklamada, “Almanya, Türkiye’nin Avrupa’daki en büyük ticaret ortağı. 50 milyar dolara ulaşan ticaret hacmimizi yakın vadede 60 milyar dolara çıkarmayı hedefliyoruz” dedi.</strong><br />
&nbsp;</p>

<p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Almanya Federal Cumhuriyeti Başbakanı Friedrich Merz, Cumhurbaşkanlığı Külliyesindeki baş başa ve heyetler arası görüşmelerinin ardından ortak basın toplantısı düzenlendi.</p>

<p>Şansölye sıfatıyla Türkiye'ye ilk ziyaretini gerçekleştiren Almanya Başbakanı Merz ve heyetini Türkiye'de ağırlamaktan büyük bir memnuniyet duyduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugün yaptıkları görüşmelerde, iki yakın NATO müttefiki olarak ortak çıkarları zemininde ikili ilişkileri ve uluslararası meseleleri ele aldıklarını ifade etti.</p>

<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Ayrıca, stratejik hedef olarak gördüğümüz Avrupa Birliği’ne tam üyeliğimiz noktasında kendilerinden beklentilerimizi ifade ettik. Türkiye'nin bu konuda sergilediği kararlı iradenin, Birlik nezdinde hak ettiği karşılığı görmesi durumunda çok kısa sürede ciddi mesafe alabiliriz. Bölgemizde ve dünyada yaşanan gelişmelere bakıldığında Türkiye-Birlik ilişkilerinin stratejik öneminin daha iyi anlaşılacağına inanıyorum" diye konuştu.</p>

<p>Bugün, Batı Almanya ile Türkiye arasında imzalanan İşgücü Anlaşması'nın 64. yıl dönümünü idrak ettiklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, bundan tam 64 sene önce ellerinde bavulları, kalplerinde sıla hasretiyle Almanya'ya gidenlerin, bugün 3,5 milyona varan nüfuslarıyla Almanya'nın kalkınmasına her alanda büyük katkı sunduğunu kaydetti.</p>

<p><strong>“TÜRKİYE İLE ALMANYA ARASINDAKİ EKONOMİK VE TİCARİ İLİŞKİLER OLUMLU SEYRİNİ SÜRDÜRÜYOR”</strong></p>

<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: "Değerli dostum ile görüşmemizde Almanya'da yaşayan Türk toplumunun ortak değerimiz ve zenginliğimiz olduğunu bir kez daha teyit ettik. Almanya'daki kardeşlerimizin yıllara sâri kazanımlarının korunmasına verdiğimiz önemin altını çizdik. Bu çerçevede son yıllarda Avrupa'da artışı bir türlü engellenemeyen, yer yer ırkçılığa varan yabancı düşmanlığı ve İslam karşıtlığıyla mücadeleye atfettiğimiz ehemmiyeti vurguladım. Yurt dışındaki kardeşlerimizin kültürlerini, kimliklerini ve kadim değerlerini muhafaza ederek bulundukları ülkelere entegrasyonunu hep destekledik. Bundan sonra da desteğimiz bakidir.</p>

<p>Türkiye ile Almanya arasındaki müstesna ekonomik ve ticari ilişkiler ise olumlu seyrini sürdürüyor. Almanya, Türkiye'nin Avrupa'daki en büyük ticaret ortağı. 50 milyar dolara ulaşan ticaret hacmimizi yakın vadede 60 milyar dolara çıkarmayı hedefliyoruz. Gerek ticaretimizi gerek müşterek yatırımları bir üst seviyeye taşıyacak savunma iş birliği konusunu Sayın Şansölye ile değerlendirdik. Avrupa'da değişen güvenlik koşulları ışığında savunma sanayi ürünlerinin tedarikinde geçmişte yaşanan sıkıntıları geride bırakarak ortak projelere odaklanmamız gerekiyor."</p>

<p>Eurofighter uçaklarının temin süreci gibi Almanya'nın son dönemde bu alanda attığı olumlu adımları memnuniyetle karşıladıklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye'nin savunma sanayii alanında yakaladığı ivme dikkate alındığında Almanya ile çok geniş işbirliği imkânlarına sahip olunduğunu kaydetti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, kazan-kazan anlayışı temelinde bu iş birliğini daha da güçlendirebileceklerini belirtti.</p>

<p><strong>"SURİYE HALKININ REFAH VE ESENLİĞİ BİZİM İÇİN ÖNCELİKLİ HEDEFTİR"</strong></p>

<p>Bugün ayrıca terörle mücadeledeki beklentileri de Almanya Başbakanı Merz ile paylaştığını aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, Almanya'nın kamu güvenliği bakımından da ciddi tehdit teşkil eden terör örgütleriyle ortak mücadelenin önemine dikkati çektiklerini söyledi.</p>

<p>Bölgesel ve küresel meselelerde de fikir alışverişinde bulunduklarının altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye olarak Gazze'deki soykırımı ilk günden itibaren uluslararası gündeme taşıdıklarını, ateşkesin sağlanması ve insani yardımların bölgeye ulaştırılması için yoğun çaba gösterdiklerini dile getirdi.</p>

<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bu mezalimin yeniden yaşanmamasına ve bölgede kalıcı barışın anahtarı olan iki devletli çözüme dair görüşlerimizi kendilerine aktardık. Evvela bölgeye yardımların kesintisiz ulaştırılması gibi yeniden yapılanma sürecinde de herkesin taşın altına elini koyması gerektiğini ifade ettik" dedi.</p>

<p>Şansölye ile Suriye'deki gelişmeleri de ele aldıklarına işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, devrimden bu yana geçen 11 ayda Cumhurbaşkanı Ahmed Şara'nın liderliğinde Suriye'nin, kalıcı barış, huzur ve ekonomik kalkınma yolunda ciddi ilerlemeler kaydettiğini söyledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, yaptırımların kalkmasına paralel olarak bu sürecin daha da hızlanacağı inancında olduklarını kaydetti.</p>

<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: "Ülkenin toprak bütünlüğü ve birliğinin muhafazası suretiyle Suriye halkının tüm fertlerinin refah ve esenliği bizim için öncelikli hedeftir. Bu noktada 10 Mart Mutabakatı'nın uygulanmasına büyük önem atfediyor, bu yönde verilen mesajları dikkatle takip ediyoruz. Almanya'nın da Suriye konusunda bizimle eş güdüm içinde çalışmaya atfettiği önemin farkındayız. Ukrayna-Rusya Savaşı konusunda da görüş alışverişimiz oldu. Savaşın adil ve kalıcı şekilde çözümü için diplomatik çabaların sürdürülmesini önemli görüyoruz.</p>

<p>Güçlü temellere ve çok katmanlı ilişki ağına sahip Türk-Alman iş birliğinin Avrupa'nın ve mücavir coğrafyalarımızın güvenliği için vazgeçilmez olduğunu bugün bir kez daha teyit etmiş olduk. Bu anlayışla Almanya ile yakın iş birliği içinde çalışmayı önümüzdeki dönemde de sürdüreceğiz."</p>

<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, Almanya Başbakanı Merz ve heyetine ziyaretleri için teşekkür etti, toplantının hayırlara vesile olmasını diledi.<br />
<br />
Kaynak:&nbsp;<a href="https://www.tccb.gov.tr/haberler/410/161842/-almanya-ile-ticaret-hacmimizi-60-milyar-dolara-cikarmayi-hedefliyoruz-">https://www.tccb.gov.tr/haberler/410/161842/-almanya-ile-ticaret-hacmimizi-60-milyar-dolara-cikarmayi-hedefliyoruz-</a></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 30 Oct 2025 18:09:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2025/10/cumhurbaskani-erdogan-almanya-basbakani-merz-ortak-basin-toplantisi-duzenlediler-1761837189.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Bakan Bayraktar: Nadir toprak elementleri devlet eliyle işletilecek</title>
                <category>SİYASET</category>
                <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/bakan-bayraktar-nadir-toprak-elementleri-devlet-eliyle-isletilecek-2494</link>
                <guid>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/bakan-bayraktar-nadir-toprak-elementleri-devlet-eliyle-isletilecek-2494</guid>
                <description><![CDATA[Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, gündeme ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. Bakan Bayraktar, nadir toprak elementlerinin ABD’ye satışının söz konusu olmadığını açıkladı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><a href="https://enerji.gov.tr/haber-detay?id=31623"><strong>Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar,</strong></a> gündeme ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. Bakan Bayraktar, nadir toprak elementlerinin A<strong>BD’ye satışının söz konusu olmadığını </strong>açıkladı. Eskişehir Beylikova’daki nadir toprak elementleri sahasının <strong>devlet eliyle</strong> işletileceğini ifade eden Bayraktar, Beylikova’daki endüstriyel tesisinin temelini önümüzdeki yıl atmayı, 2 yıl içerisinde de tesisi hayata geçirmeyi hedeflediklerini söyledi.&nbsp;</p>

<p><strong>Bakan Bayraktar, Ülke TV canlı yayınında Turgay Güler’in sorularını cevapladı.&nbsp;</strong></p>

<p>&nbsp;</p>

<p><strong>Hedef: Arz Güvenliği</strong></p>

<p>Önümüzdeki 30 yılda Türkiye’nin enerji talebinin 3 katına çıkacağına dikkat çeken Bakan Bayraktar, hedeflerinin artan enerji talebini kesintisiz şekilde karşılamak, arzı güvence altına almak olduğuna vurgu yaptı. Petrol ve doğal gazda aranmadık yer bırakmamayı hedeflediklerini ifade eden Bayraktar,<em><strong> “Yeni keşifler oluyor, olmaya da devam edecek”</strong></em> ifadelerini kullandı. Bayraktar, Türkiye’nin dev bir enerji filosuna sahip hale geldiğini de belirtti.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p><strong>Gabar’dan Yılda 2 Milyar Dolar</strong></p>

<p>Gabar’daki petrol üretimiyle ilgili de bilgi veren Bakan Bayraktar,<em><strong> “Gabar, her yıl 2 milyar dolar demek. Biz bu 2 milyar doları, dışarıdan petrol almak için ödüyorduk. Şimdi ödemiyoruz, o para cebimizde kalıyor” </strong></em>dedi. Bayraktar, bugün bölgede 3 bin 500 gencin çalıştığını da aktardı. Bayraktar, <em><strong>“Gabar, yeni keşiflerle üretimi artırmayı planladığımız yerlerden biri. Şırnak, Hakkâri, Van; o kısmından çok ümitliyiz”</strong></em> açıklamasını yaptı.&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p><strong>Diyarbakır’da Kayadan Üretim</strong></p>

<p>Kaya petrolü ile ilgili yapılan çalışmaları da anlatan Bayraktar, Diyarbakır'da dört sahada 24 sondaj yapacaklarını ifade etti. Bayraktar, benzer yöntemi gaz için Trakya'da uygulamayı düşündüklerini de vurguladı.&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p><strong>Somali’de 3 Kara Sahasında Sondaj</strong></p>

<p>Somali denizlerinde sismik araştırma yaptıklarını anımsatan Bayraktar, <em><strong>“Verilerin analizi yapılıyor, inşallah Ocak gibi bunların neticesi ortaya çıktıktan sonra sondaj kararı verebiliriz. Sondaj kararı bizim sahadan ümitli olduğumuz anlamına gelir”</strong></em> dedi. Somali’de kara sahalarıyla ilgili de çalışmaları olduğunu ifade eden Bayraktar, 3 tane kara sahasında sondaj hazırlığı yaptıklarını söyledi.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p><strong>Yeni Ortaklıklar</strong></p>

<p>Libya’da önemli görüşmeleri nihayete erdirmeye çalıştıklarını aktaran Bayraktar, <em><strong>“Azerbaycan’da bu sene yeni sahalarda yüzde 30’luk bir pay aldık; Şafak-Asiman Sahasında. Kazakistan’la çok yoğun ilgiliyiz, orada çalışmalarımız var. Pakistan’da bir tane deniz sahasına ortak olduk, şimdi yeni ihalelere hazırlanıyoruz. Orada deniz sahalarında ve kara sahalarında ortaklıklara bakıyoruz.”</strong></em> dedi. Türkiye’nin Irak’ta sadece günlük 15 bin varil üretimi olduğunu ifade eden Bayraktar, bunun 10-15 katına çıkması gerektiğini belirtti. Bayraktar; Irak’ta Basra’da, Kerkük’te, Kuzey Irak’ta çok yoğun çalışmaları olduğunu kaydetti.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Türkmen Gazından Sonra En ucuzu</p>

<p>‘ABD’den LNG’nin pahalıya alındığı’ iddialarına da cevap veren Bakan Bayraktar<em><strong>, “Her dedikleri rakam yanlış” </strong></em>diye konuştu. Dünyada 4 tane fiyat oluşum merkezi bulunduğunu belirten Bayraktar<em><strong>, “Bunların en ucuzu, açık ara en ucuzu Amerika'daki Henry Hub. O endeksle aldığınız fiyat, en ucuz fiyat. Özellikle Amerikan LNG’sinin bollaşmasıyla beraber Henry Hub endeksli teklifler aldık. Bunlar şu anda bizim 2027'den sonra aldığımız kontratlar içerisinde en ucuz gaz haline geliyor ithalatımız açısından. Yani, Türkmenistan gazı en ucuz, ondan sonra Amerikan LNG’si.”</strong></em> dedi. Toplam değeri 43 milyar dolar olan anlaşmalar imzaladıklarını aktaran Bayraktar, 2045'e kadar 143 milyar metreküp gaz alacaklarını kaydetti. ABD’den gayet rekabetçi, iyi fiyatla ve çok esnek koşullarda gaz aldıklarını belirten Bayraktar, Türkiye'nin ihtiyaç olmadığında gazı herhangi bir müşteriye satma hakkı olduğunu da sözlerine ekledi.&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p><strong>Konuyu Bilmiyorlar</strong></p>

<p>Geçtiğimiz 10-15 yıla bakıldığında ana muhalefetin herhangi bir sözcüsünün nadir toprak elementiyle alakalı bir tane açıklaması olmadığına işaret eden Bayraktar, <em><strong>“Çünkü haberleri yok, bilmiyorlar konuyu” </strong></em>dedi.Bayraktar, Eskişehir Beylikova’daki pilot tesisin kurulmaması için ÇED’inin iptali amacıyla Eskişehir Büyükşehir Belediyesi'nin mahkemeye müracaat ettiğini de belirtti.&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p><strong>NTE Satışı Söz Konusu Değil</strong></p>

<p>‘Nadir toprak elementlerinin ABD’ye satıldığı’ iddialarına cevap veren Bayraktar, kesinlikle böyle bir şeyin söz konusu olmadığını söyledi. Bayraktar,<em><strong> “Bizim Amerika'da yaptığımız, imzaladığımız anlaşma da ortada, nükleerle alakalı bir anlaşmaydı. Nadir toprak elementleriyle ilgili yapsaydık, emin olun, onu onlar da ilan ederdi, biz de ilan ederdik.”</strong></em> dedi.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p><strong>Sahada Toryum Var</strong></p>

<p>Beylikova Sahası’nın dünyadaki en büyük ikinci NTE rezervine sahip sahası olduğuna vurgu yapan Bayraktar, <em><strong>“Beylikova'daki saha, MTA tarafından çok yıllar önce toryum amaçlı keşfedilmiş bir saha. Bu sahada toryum var. Toryum sahası daha sonra 1990'larda Eti Maden’e devrediliyor, yine devletimizin şirketi. Eti Maden de burada 125 kilometre sondaj yapıyor yıllar içerisinde. 10 yıldan daha fazla bir süre içerisinde.” </strong></em>dedi.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p><strong>Hedefimiz Önümüzdeki Yıl Temel Atmak</strong></p>

<p>Buradaki keşif sonrasında 2020'de pilot tesisi kurarak saflaştırma ile alakalı çalışmalara başladıklarını kaydeden Bayraktar, <em><strong>“Bunlar yoğun bir şekilde devam ediyor. 2023 yılında buradaki pilot tesisi hayata geçirdik. Tesis kuruldu, çalışıyor. Şu anda orada üretimimiz de devam ediyor pilot tesiste. Şimdi ikinci fazda biz endüstriyel tesise, yani daha büyük ölçekli bir tesise burayı dönüştürmekle alakalı çalışıyoruz. Önümüzdeki yıl da hedefimiz, burada temel atmak ve 2 yıl içerisinde de bu tesisi hayata geçirmek.”</strong></em> Açıklamasını yaptı.&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p><strong>Saflaştırma Seviyesi Yüzde 93 Bandında&nbsp;</strong></p>

<p>Saflaştırma teknolojisini elde etmekle alakalı üniversitelerin ve araştırma kurumlarının bir çaba içerisinde olduğunu ifade eden Bayraktar, <em><strong>“Teknolojiyi daha hızlı bir şekilde alabilmekle alakalı da bir çabanın içerisindeyiz, bu bir sır değil. Olması gereken makul bir hedef. Çin'de var bu. Avrupa'daki bazı ülkelerle, Kanada ile görüşüyoruz, Avustralya ile görüşüyoruz.”</strong></em> dedi. Bayraktar, şu anda yüzde 92-93 olan saflaştırma seviyesini daha yukarı nasıl götürebileceklerine ilişkin çalıştıklarına işaret etti.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p><strong>Devlet Eliyle İşletilecek</strong></p>

<p>Bayraktar, <em><strong>“Şimdi bir yasa tasarısı güya sunulmuş. Neresinden baksanız elinizde kalıyor. Bazı mineralleri iki kere yazmışlar, bazılarını yazmamışlar; ‘Efendim, devlet eliyle işletilsin.’Zaten Eti Maden, yüzde 100'ü devletimize ait bir şirket. Kaldı ki şu anda mevcut kanunumuz var. Bu kanun gereği diyor ki,‘Bir madende uranyum varsa, toryum varsa, burası devlet eliyle işletilir. Zaten var. Dolayısıyla bu sahada da toryum olduğu için zaten burası devlet eliyle işletilecek.”</strong></em> açıklamasını yaptı. Isparta’da arama fazında çalışma yürütüldüğünü ifade eden Bayraktar, Malatya Hekimhan ve Sivas’ta da NTE rezervi olduğunu anlattı.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p><strong>Akkuyu’da İlk Üretim 2026’da</strong></p>

<p>Akkuyu Nükleer Güç Santrali’nde çalışmaların devam ettiğini belirten Bayraktar, 2026’da ilk reaktörün devreye alınmasının planlandığını belirtti. &nbsp;Bayraktar, 2050’de 20 bin megavat nükleer güce sahip olmayı hedeflediklerine dikkat çekti.<br />
<br />
Kaynak:<a href="https://enerji.gov.tr/haber-detay?id=31623">https://enerji.gov.tr/haber-detay?id=31623</a></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 29 Oct 2025 23:55:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2025/10/bakan-bayraktar-nadir-toprak-elementleri-devlet-eliyle-isletilecek-1761771702.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Erdoğan duyurdu: BM Genel Sekreteri Guterres&#039;e, Atatürk Uluslararası Barış Ödülü</title>
                <category>SİYASET</category>
                <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/erdogan-duyurdu-bm-genel-sekreteri-guterrese-ataturk-uluslararasi-baris-odulu-2493</link>
                <guid>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/erdogan-duyurdu-bm-genel-sekreteri-guterrese-ataturk-uluslararasi-baris-odulu-2493</guid>
                <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan,  2025 Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Büyük Ödülü'ne layık görülen beş ismi açıkladı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Atatürk Uluslararası Barış Ödülü'nü BM Genel Sekreteri Antonio Guterrres'e takdim edeceklerini belirterek, "Sayın Guterres'e tüm dünyada barışın ve istikrarın hakim olması için yürüttüğü çalışmalar dolayısıyla teşekkürlerimi iletiyorum." ifadelerini kullandı. Diğer taraftan Erdoğan, 2025 Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Büyük Ödülü'ne layık görülen isimleri de paylaştı. Ödül alanlar arasında, bilim ve kültür alanında Yeni Şafak yazarı Süleyman Seyfi Öğün de bulunuyor.</p>

<p><strong>Beş isme Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Büyük Ödülü</strong></p>

<p>Bilim ve kültür alanında Süleyman Seyfi Öğün, resim alanında Yalçın Gökçebağ, müzik alanında Yalçın Tura, arkeoloji alanında Fahri Işık, fotoğraf alanında ise Ali Jadallah'a ödüllerini tevcih edeceklerini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan,<em><strong> "Ödül sahiplerimizi tebrik ediyor, Türkiye'nin kültür sanat ve ilim birikimine yaptıkları değerleri katkıları için kendilerine teşekkür ediyorum."</strong></em> dedi.</p>

<p><strong>Guterres'e Barış Ödülü</strong>&nbsp;<br />
<br />
Öte yandan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres'e de Atatürk Uluslararası Barış Ödülü'nü takdim edeceklerini belirterek, <em><strong>"Sayın Guterres'e de tüm dünyada barışın ve istikrarın hakim olması için yürüttüğü çalışmalar dolayısıyla teşekkürlerimi iletiyorum."</strong></em> ifadelerini kullandı.<br />
<br />
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı, Türk Devletleri ile İlişkiler Başkanı, Ankara Milletvekili,&nbsp;<strong>Prof. Dr. Kürşad Zorlu,</strong> konuyla ilgili sosyal medya hesabından Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a teşekkür etti.<br />
<br />
&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 29 Oct 2025 22:06:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2025/10/erdogan-duyurdu-bm-genel-sekreteri-guterrrese-ataturk-uluslararasi-baris-odulu-1761765481.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Cumhurbaşkanı Erdoğan, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı dolayısıyla bir mesaj yayımladı</title>
                <category>SİYASET</category>
                <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/cumhurbaskani-erdogan-29-ekim-cumhuriyet-bayrami-dolayisiyla-bir-mesaj-yayimladi-2492</link>
                <guid>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/cumhurbaskani-erdogan-29-ekim-cumhuriyet-bayrami-dolayisiyla-bir-mesaj-yayimladi-2492</guid>
                <description><![CDATA[Cumhuriyetin kuruluşunun 102. yıl dönümü nedeniyle bir mesaj yayımlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye Cumhuriyeti; tarihinin en sancılı günlerinde, onca zorluğa, yokluğa, sıkıntıya rağmen hürriyet ve istiklaline dört elle sarılan fedakâr milletimizin son çatısı, devletler zincirimizin son halkasıdır. Bu yüksek şuurla şehit ve gazilerimizin emanetine sahip çıkmak; cesur ve cefakâr ellerde yükselen Türkiye Cumhuriyeti’ni ilelebet payidar kılmak için var gücümüzle çalışıyoruz” dedi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Cumhuriyetin kuruluşunun 102. yıl dönümü nedeniyle bir mesaj yayımlayan <a href="https://www.tccb.gov.tr/haberler/410/161804/-turkiye-cumhuriyeti-ni-ilelebet-payidar-kilmak-icin-var-gucumuzle-calisiyoruz-"><strong>Cumhurbaşkanı Erdoğan, </strong></a><em><strong>“Türkiye Cumhuriyeti; tarihinin en sancılı günlerinde, onca zorluğa, yokluğa, sıkıntıya rağmen hürriyet ve istiklaline dört elle sarılan fedakâr milletimizin son çatısı, devletler zincirimizin son halkasıdır. Bu yüksek şuurla şehit ve gazilerimizin emanetine sahip çıkmak; cesur ve cefakâr ellerde yükselen Türkiye Cumhuriyeti’ni ilelebet payidar kılmak için var gücümüzle çalışıyoruz” </strong></em>dedi.</p>

<p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhuriyetin kuruluşunun 102. yıl dönümü dolayısıyla bir mesaj yayımladı.</p>

<p>Türkiye’de ve dünyanın dört bir yanında yaşayan vatandaşların 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’nı tebrik eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti:</p>

<p>“Zaferlerle dolu tarihimizin doruk noktalarından biri olan bu önemli günde; sınırlarımız içindeki 86 milyon vatandaşımızın, Kıbrıs Türk halkının ve yurt dışındaki kardeşlerimizin her birinin 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’nı can-ı gönülden tebrik ediyorum. Aynı şekilde, medeniyet bahçemizi birlikte ekip biçtiğimiz; müşterek bir mazi ve kültür mirasını tevarüs ettiğimiz, sevincimize ortak olan tüm dostlarımıza da şahsım ve milletim adına şükranlarımı sunuyorum.</p>

<p><strong>“ASIRLARDIR KANLARIYLA, CANLARIYLA BU TOPRAKLARI BİZLERE VATAN KILAN KAHRAMANLARI RAHMETLE YÂD EDİYORUM”</strong></p>

<p>Bugün, Cumhuriyetimizin 102’nci kuruluş yıl dönümünü milletçe iftiharla idrak ediyoruz. İstiklal ve istikbal mefkuremizin, milletin kayıtsız ve şartsız egemenliğinde tecessüm ettiği bu önemli günün; ülkemiz, milletimiz ve tüm insanlık için hayırlara vesile olmasını temenni ediyorum.</p>

<p>Cumhuriyetimizin banisi Gazi Mustafa Kemal Atatürk başta olmak üzere, Millî Mücadele’yi sevk ve idare ederek Cumhuriyete giden yolu açan Gazi Meclisimizin tüm mensuplarını, bugün bir kez daha şükranla anıyorum. Ahlat ve Malazgirt’teki ilk akınlardan Çanakkale Destanı’na, Kurtuluş Savaşı’ndan 15 Temmuz Direnişine kadar asırlardır kanlarıyla, canlarıyla bu toprakları bizlere vatan kılan kahramanları rahmetle yâd ediyorum.</p>

<p>Tüm dünyanın bildiği şu hakikati bugün bir kez daha ilan etmek isterim: Biz hem güçlü bir millet hem de köklü bir devletiz. Cumhurbaşkanlığı forsumuzdaki güneş ve etrafındaki 16 yıldız, bizim binlerce yıllık devlet geleneğimizi temsil ediyor. ‘Ebet-müddet’ ülküsüyle kurduğumuz bu devletlerin her biri, millî kimliğimizin şan ve şeref payesi; cihana yön veren aziz milletimizin kudret ve merhamet nişanesidir.</p>

<p><strong>“TÜRKİYE YÜZYILI HEDEFLERİMİZ DOĞRULTUSUNDA HER ALANDA EZBER BOZAN ATILIMLAR İÇİNDEYİZ”</strong></p>

<p>Türkiye Cumhuriyeti ise, tarihinin en sancılı günlerinde, onca zorluğa, yokluğa, sıkıntıya rağmen hürriyet ve istiklaline dört elle sarılan fedakâr milletimizin son çatısı; devletler zincirimizin son halkasıdır. Bu yüksek şuurla şehit ve gazilerimizin emanetine sahip çıkmak; cesur ve cefakâr ellerde yükselen Türkiye Cumhuriyeti’ni ilelebet payidar kılmak için var gücümüzle çalışıyoruz.</p>

<p>Asra mührümüzü vuracağımız Türkiye Yüzyılı hedeflerimiz doğrultusunda; savunma sanayiinden ekonomiye, eğitimden tarıma, turizme, enerjiye ve dış politikaya kadar her alanda ezber bozan atılımlar içindeyiz.</p>

<p>6 Şubat 2023 tarihinde yaşadığımız deprem felaketinin yaralarını sarıyor, afetzede kardeşlerimizi hızla güvenli yuvalarına kavuşturuyoruz. İnşallah yıl sonuna kadar, söz verdiğimiz şekilde, 453 bin konutun anahtar teslimini gerçekleştirmiş olacağız.</p>

<p><strong>“86 MİLYON İNSANIMIZIN BARIŞ İÇİNDE YAŞAYACAĞI TERÖRSÜZ TÜRKİYE MENZİLİNE EMİN ADIMLARLA İLERLİYORUZ”</strong></p>

<p>Aynı zamanda 86 milyon insanımızın huzur, güven, barış ve refah içinde yaşayacağı terörsüz Türkiye menziline doğru da emin adımlarla ilerliyoruz. Millî birlik ve dayanışmamızı hedef alan kaos tüccarlarına prim vermeden; engelleri aşmaya, oyunları bozmaya, yayılmacı emeller peşinde koşanların heveslerini kursaklarında bırakmaya inşallah devam edeceğiz.</p>

<p>Diğer taraftan, savaş, çatışma ve krizlerin evrensel değerleri aşındırdığı bir dönemde Türkiye olarak, hak ve hakikatin savunucusu kimliğimizle ‘daha adil bir dünya’ için var gücümüzle çalışıyoruz. Gazze ve Filistin başta olmak üzere, pek çok kriz bölgesinde; arabuluculuk faaliyetlerimizle, diplomatik girişimlerimizle, insanî yardımlarımızla akan kanı durdurmanın, yaraları sarmanın, kalıcı barışa giden yolu ardına kadar açmanın gayretindeyiz.</p>

<p>İlhamını çift başlı Selçuklu Kartalı’ndan alan 360 derecelik dış politika vizyonumuzla, tarihimize ve kimliğimize yaraşır şekilde, üzerimize düşen her türlü sorumluluğu büyük bir titizlikle yerine getirmeyi sürdüreceğiz.</p>

<p><strong>“BÜYÜK, GÜÇLÜ VE MÜREFFEH TÜRKİYE’Yİ HEP BİRLİKTE İNŞA EDECEĞİZ”</strong></p>

<p>Bölgesinde lider, dünyada muteber; büyük, güçlü ve müreffeh Türkiye’yi hep birlikte inşa edeceğiz. Rabbim yar ve yardımcımız olsun diyor, aziz şehitlerimizi bir kez daha rahmetle, gazilerimizi ise şükranla yad ediyorum. Tüm vatandaşlarımızın, sevincimize ortak olan tüm dost ve misafirlerimizin Cumhuriyet Bayramı’nı gönülden tebrik ediyorum. Cumhuriyetimizin 102’nci yıl dönümü kutlu olsun!”<br />
<br />
Kaynak:&nbsp;<a href="https://www.tccb.gov.tr/haberler/410/161804/-turkiye-cumhuriyeti-ni-ilelebet-payidar-kilmak-icin-var-gucumuzle-calisiyoruz-">https://www.tccb.gov.tr/haberler/410/161804/-turkiye-cumhuriyeti-ni-ilelebet-payidar-kilmak-icin-var-gucumuzle-calisiyoruz-</a></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 29 Oct 2025 21:51:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2025/10/cumhurbaskani-erdogan-29-ekim-cumhuriyet-bayrami-dolayisiyla-bir-mesaj-yayimladi-1761764247.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Prof. Dr. Kürşad Zorlu&#039;dan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan&#039;a teşekkür</title>
                <category>SİYASET</category>
                <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/prof-dr-kursad-zorludan-cumhurbaskani-recep-tayyip-erdogana-tesekkur-2491</link>
                <guid>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/prof-dr-kursad-zorludan-cumhurbaskani-recep-tayyip-erdogana-tesekkur-2491</guid>
                <description><![CDATA[29 Ekim Cumhuriyet Bayramı kapsamında, "Atatürk Uluslararası Barış Ödülü" yeniden hayata geçiriliyor. AK Parti Genel Başkan Yardımcısı, Türk Devletleri ile İlişkiler Başkanı, Ankara Milletvekili, Prof. Dr. Kürşad Zorlu, konuyla ilgili sosyal medya hesabından Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a teşekkür etti.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>29 Ekim Cumhuriyet Bayramı kapsamında, "Atatürk Uluslararası Barış Ödülü" yeniden hayata geçiriliyor. AK Parti Genel Başkan Yardımcısı, Türk Devletleri ile İlişkiler Başkanı, Ankara Milletvekili,<a href="https://x.com/zorlu77/status/1983592197246038046?t=ike_5Ix9f_Lz5d7YyXXiyg&amp;s=08"><strong>&nbsp;Prof. Dr. Kürşad Zorlu</strong></a>, konuyla ilgili sosyal medya hesabından Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a teşekkür etti.</p>

<p>Zorlu, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada,<em><strong> "29 Ekim'de Güzel Bir Haber: 'Atatürk Uluslararası Barış Ödülü'nün tekrar hayata geçirilmesi nedeniyle Cumhurbaşkanımıza teşekkürlerimi sunuyorum. TBMM'de bu konuda verdiğim önergeler ve yaptığım konuşmalar da böylelikle anlam bulmuş oldu. Ödül bu yıl, BM Genel Sekreteri Guterres'e verilecek. Bir kez daha Cumhuriyetimizin 102. yıl dönümü kutlu olsun!"</strong></em> ifadelerine yer verdi.</p>

<p>Prof. Dr. Kürşad Zorlu, TBMM'de bu konuyla ilgili verdiği önergeler ve yaptığı konuşmaların ardından ödülün yeniden gündeme gelmesinin memnuniyet verici olduğunu belirtti.</p>

<p><strong>"Atatürk Uluslararası Barış Ödülü"</strong>nün bu yıl BM Genel Sekreteri António Guterres'e verilecek olması, ödülün yeniden uluslararası arenada tanınırlık kazanması açısından önemli bir adım olarak değerlendiriliyor. Guterres, 2017'den bu yana Birleşmiş Milletler'in dokuzuncu genel sekreteri olarak görev yapıyor.<br />
<br />
Kaynak:&nbsp;<a href="https://x.com/zorlu77/status/1983592197246038046?t=ike_5Ix9f_Lz5d7YyXXiyg&amp;s=08">https://x.com/zorlu77/status/1983592197246038046?t=ike_5Ix9f_Lz5d7YyXXiyg&amp;s=08</a></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 29 Oct 2025 21:33:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2025/10/29-ekimde-ataturk-uluslararasi-baris-odulu-yeniden-hayat-buluyor-1761764645.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Cumhurbaşkanı Erdoğan, BMC Ankara Tank ve Yeni Nesil Zırhlı Araçlar Üretim Tesisinin Açılışını Yaptı</title>
                <category>SİYASET</category>
                <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/cumhurbaskani-erdogan-bmc-ankara-tank-ve-yeni-nesil-zirhli-araclar-uretim-tesisinin-acilisini-yapti-2477</link>
                <guid>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/cumhurbaskani-erdogan-bmc-ankara-tank-ve-yeni-nesil-zirhli-araclar-uretim-tesisinin-acilisini-yapti-2477</guid>
                <description><![CDATA[Ankara'da gerçekleştirilen törende Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, BMC Ankara Tank ve Yeni Nesil Zırhlı Araçlar Üretim Tesisinin açılışını yaptı. Törende yaptığı konuşmada, Türkiye'nin savunma sanayindeki gelişmeleri ve yeni projeleri değerlendirdi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><a href="https://x.com/iletisim/status/1983152593875386441"><strong>Ankara'da gerçekleştirilen törende Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, </strong></a>BMC Ankara Tank ve Yeni Nesil Zırhlı Araçlar Üretim Tesisinin açılışını yaptı. Törende yaptığı konuşmada, Türkiye'nin savunma sanayindeki gelişmeleri ve yeni projeleri değerlendirdi.</p>

<p>Erdoğan, iki ay önce 47 araçtan oluşan "Çelik Kubbe" sistemini Türk Silahlı Kuvvetlerine kazandırmış olduklarını hatırlatarak, ASELSAN'daki 14 üretim tesisinin açılışını gerçekleştirdiklerini ve 1,5 milyar dolar yatırım değeriyle Oğulbey Teknoloji Üssü'nün temellerini attıklarını belirtti. Bugün ise BMC Ankara Tank ve Yeni Nesil Zırhlı Araçlar Üretim Tesisinin açılışını yaptıklarını ifade etti.</p>

<p>Tesisin, araştırma ve geliştirme merkezleri, test alanları, zırh laboratuvarları ve eğitim parkurlarıyla 840 bin metrekarelik bir alana yayıldığını vurgulayan Erdoğan, burada bin 500'ü aşkın nitelikli personelin görev yapacağını açıkladı. Tesisin, robotik kaynak sistemlerinden ileri sensör teknolojilerine, simülasyon altyapısından veri analitiğine kadar kapsamlı bir teknoloji üssü olarak savunma ekosistemine entegre olacağını belirtti.</p>

<p>Cumhurbaşkanı, 63 bin metrekare kapalı alana sahip seri üretim hattında her ay 8 adet Altay tankı ve 10 adet Altuğ zırhlı aracının üretileceğini duyurdu. Altay tanklarının, "muharebe sahasının kalesi" olarak tanımlandığını ve özellikle kritik malzemelerde dışa bağımlılığı ortadan kaldırmayı hedeflediklerini ifade etti.</p>

<p>Erdoğan, Türkiye'nin savunma sanayindeki bu gelişmelerin, milli mühendislik gücünü artırarak teknolojik bağımsızlık hedefine önemli katkılar sağlayacağını vurguladı. Tören, Türkiye'nin savunma sanayiindeki gücünü pekiştiren önemli bir adım olarak kayıtlara geçti.<br />
<br />
Kaynak:&nbsp;<a href="https://x.com/iletisim/status/1983152593875386441">https://x.com/iletisim/status/1983152593875386441</a></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 28 Oct 2025 18:29:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2025/10/cumhurbaskani-erdogan-bmc-ankara-tank-ve-yeni-nesil-zirhli-araclar-uretim-tesisinin-acilisini-yapti-1761665599.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Bakan Uraloğlu duyurdu: Türkiye&#039;nin ilk hızlı tren fabrikası olacak</title>
                <category>SİYASET</category>
                <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/bakan-uraloglu-duyurdu-turkiyenin-ilk-hizli-tren-fabrikasi-olacak-2472</link>
                <guid>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/bakan-uraloglu-duyurdu-turkiyenin-ilk-hizli-tren-fabrikasi-olacak-2472</guid>
                <description><![CDATA[Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, TÜRASAŞ Sakarya Bölge Müdürlüğü bünyesinde kurulacak Milli Elektrikli Hızlı Tren Seti İmalat ve Test Fabrikası’nın inşaat çalışmalarının başladığını duyurdu. Bakan Uraloğlu, “Yaklaşık 250 kişilik yeni personel istihdamı oluşturacağız, ekonomimize de yıllık yaklaşık 3,5 milyar lira katkı sağlayacağız” dedi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p style="text-align:justify"><span style="font-size:16px"><span style="color:#666666"><span style="font-family:Poppins"><span style="background-color:#ffffff"><strong><a href="https://www.uab.gov.tr/haberler/turkiye-nin-ilk-hizli-tren-fabrikasi">Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, </a>TÜRASAŞ Sakarya Bölge Müdürlüğü bünyesinde kurulacak Milli Elektrikli Hızlı Tren Seti İmalat ve Test Fabrikası’nın inşaat çalışmalarının başladığını duyurdu. Bakan Uraloğlu, “Yaklaşık 250 kişilik yeni personel istihdamı oluşturacağız, ekonomimize de yıllık yaklaşık 3,5 milyar lira katkı sağlayacağız” dedi.</strong></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-size:16px"><span style="color:#666666"><span style="font-family:Poppins"><span style="background-color:#ffffff">Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Türkiye Raylı Sistem Araçları AŞ (TÜRASAŞ) Sakarya Bölge Müdürlüğü’nde kurulacak olan Milli Elektrikli Hızlı Tren Seti İmalat ve Test Fabrikası hakkında açıklamada bulundu.</span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><a href="https://x.com/a_uraloglu/status/1982768292860203259"><img alt="" src="https://www.alevihaberler.com.tr/public/images/detay/image%20(48).png" style="height:741px; width:449px" /></a></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-size:16px"><span style="color:#666666"><span style="font-family:Poppins"><span style="background-color:#ffffff"><strong>15 Bin Metrekarelik Alana Kurulacak</strong></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-size:16px"><span style="color:#666666"><span style="font-family:Poppins"><span style="background-color:#ffffff">Sakarya’da kurulacak olan yeni tren fabrikasının yaklaşık olarak 15 bin metrekare büyüklükte geniş bir alanda kurulacağının bilgisini veren Bakan Uraloğlu, açıklamasında şu ifadelere yer verdi</span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify">&nbsp;</p>

<p style="text-align:justify"><em><strong><span style="font-size:16px"><span style="color:#666666"><span style="font-family:Poppins"><span style="background-color:#ffffff">“Sakarya’da hayata geçireceğimiz bu proje ile ülkemize yeni bir üretim merkezi kazandıracağız. Bu yeni tesisimizde 225 kilometre hıza sahip, ülkemizin ilk yerli ve milli Elektrikli Hızlı Treni başta olmak üzere, Türkiye'nin raylı sistemler alanındaki geleceğine yön verecek nice yerli ve milli tren bu tesiste hayat bulacak. Fabrikamız faaliyete geçtiğinde yerli ve milli üretimin mihenk taşlarından biri haline gelen raylı sistemler sektörü için büyük bir kapasite oluşturmuş olacağız.”</span></span></span></span></strong></em></p>

<p style="text-align:justify">&nbsp;</p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-size:16px"><span style="color:#666666"><span style="font-family:Poppins"><span style="background-color:#ffffff">Yeni tren fabrikasının 12 hızlı tren seti üretim ve test kapasitesine sahip olacağının bilgisini veren Bakan Uraloğlu, <em><strong>“Bir yandan demiryolu altyapı ve üstyapı yatırımlarını sürdürürken eş zamanlı olarak araç üretimlerine de hız veriyor, yerli ve milli hızlı trenlerimiz ile dışa bağımlılığımızı azaltıyor, ulaşımda hızlanıyoruz.”</strong></em> şeklinde konuştu.</span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify">&nbsp;</p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-size:16px"><span style="color:#666666"><span style="font-family:Poppins"><span style="background-color:#ffffff">Fabrika yapım çalışmaları kapsamında kazı ve dolgu işlemlerinin tamamlandığını kaydeden Uraloğlu, zemin iyileştirme çalışmalarının ardından temel atma işlemlerine geçileceğini belirtti.</span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify">&nbsp;</p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-size:16px"><span style="color:#666666"><span style="font-family:Poppins"><span style="background-color:#ffffff"><strong>Ekonomiye 3,5 Milyar Liralık Katkı</strong></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify">&nbsp;</p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-size:16px"><span style="color:#666666"><span style="font-family:Poppins"><span style="background-color:#ffffff">Fabrika projesi ile birlikte önemli ölçüde ekonomik katkı sağlamayı hedeflediklerini kaydeden Bakan Uraloğlu,<em><strong> “Üretim tesisimizde elde edeceğimiz yüksek katma değerli ürünler sayesinde; ülkemizin Ar-Ge ve teknoloji altyapısına, yerli sanayimizin gelişimine, istihdama ve genel ekonomimize güçlü bir destek sunacağız. Yerli ve millî imkanlarla inşa ettiğimiz bu yeni fabrikamızda, ülkemizin ihtiyaç duyduğu hızlı tren setlerini üreteceğiz. Aynı zamanda bu yatırım ile yaklaşık 250 kişilik yeni personel istihdamı oluşturacağız, ekonomimize de yıllık yaklaşık 3,5 milyar lira katkı sağlayacağız."</strong></em> dedi.<br />
<br />
Kaynak:&nbsp;</span></span></span></span><a href="https://www.uab.gov.tr/haberler/turkiye-nin-ilk-hizli-tren-fabrikasi">https://www.uab.gov.tr/haberler/turkiye-nin-ilk-hizli-tren-fabrikasi</a><br />
<a href="https://x.com/a_uraloglu/status/1982768292860203259">https://x.com/a_uraloglu/status/1982768292860203259</a></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 28 Oct 2025 02:55:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2025/10/bakan-uraloglu-duyurdu-turkiyenin-ilk-hizli-tren-fabrikasi-olacak-1761609932.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Cumhurbaşkanı Erdoğan, Birleşik Krallık Başbakanı Starmer ile görüşme gerçekleştirdi</title>
                <category>SİYASET</category>
                <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/cumhurbaskani-erdogan-birlesik-krallik-basbakani-starmer-ile-gorusme-gerceklestirdi-2470</link>
                <guid>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/cumhurbaskani-erdogan-birlesik-krallik-basbakani-starmer-ile-gorusme-gerceklestirdi-2470</guid>
                <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, bugün Ankara'da Birleşik Krallık Başbakanı Keir Starmer'ı ağırladı. Resmi ziyareti kapsamında gerçekleşen görüşmelerde, iki ülke arasındaki ticaret, savunma ve stratejik iş birliği konuları ele alındı. Görüşmelerin ardından Erdoğan, Starmer ile ortak basın toplantısı düzenledi ve önemli açıklamalarda bulundu.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><a href="https://x.com/RTErdogan/status/1982862358012932111"><strong>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan,</strong></a> bugün Ankara'da Birleşik Krallık Başbakanı Keir Starmer'ı ağırladı. Resmi ziyareti kapsamında gerçekleşen görüşmelerde, iki ülke arasındaki ticaret, savunma ve stratejik iş birliği konuları ele alındı. Görüşmelerin ardından Erdoğan, Starmer ile ortak basın toplantısı düzenledi ve önemli açıklamalarda bulundu.</p>

<p><strong><a href="https://x.com/RTErdogan/status/1982862358012932111"><img alt="" src="https://www.alevihaberler.com.tr/public/images/detay/G4SEI8YXcAAjWrk.jpeg" style="height:595px; width:800px" /></a><br />
Ekonomik İşbirliği ve Ticaret Hedefleri</strong><br />
<br />
Erdoğan, Birleşik Krallık ile Türkiye arasındaki ticaret hacmini önce 30 milyar dolara, ardından 40 milyar dolara çıkarmayı hedeflediklerini belirtti. Ekonomik ilişkileri güçlendirmek için Serbest Ticaret Anlaşması'nın güncellenmesi dahil çeşitli tedbirlerin ilgili kurumlar tarafından alındığını ifade etti. Ayrıca, üçüncü ülkelerde ortak yatırımlar yapma imkanlarının da masaya yatırıldığı kaydedildi.</p>

<p><br />
<strong>Savunma Sanayii ve Eurofighter Anlaşması</strong><br />
<br />
Görüşmelerde savunma sanayii alanında yeni ortaklıklar kurma hedefi ön plandaydı. Erdoğan, Eurofighter Typhoon savaş uçaklarının tedarikine ilişkin uygulama düzenlemelerinin heyetler arası görüşmelerde imzalandığını duyurdu. Kendisi ve Starmer'ın bu konudaki iş birliği beyanına imza attığını belirten Erdoğan, bu mutabakatı iki yakın müttefik arasındaki stratejik ilişkilerin yeni bir nişanesi olarak değerlendirdi.</p>

<p><br />
<strong>Enerji ve Turizm Alanındaki İşbirliği</strong><br />
<br />
Enerji ve savunma sanayii alanlarında yeni ortaklıklar hedeflenirken, turizm alanında da dikkat çekici bir gelişme kaydedildi. Erdoğan, çok sayıda Birleşik Krallık vatandaşının Türkiye'yi ikinci evi olarak görmesinden duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Bu potansiyeli değerlendirmek amacıyla İkili İş Birliği Çerçeve Belgesi'nin imzalanmasına yönelik müzakerelere başlandığı açıklandı.</p>

<p><br />
<strong>Bölgesel ve İnsani Konular</strong><br />
<br />
Erdoğan ve Starmer, Gazze'deki gelişmeleri de değerlendirdi. Birleşik Krallık'ın Filistin Devleti'ni tanıma kararını iki devletli çözüm yolunda cesur bir adım olarak nitelendiren Erdoğan, yaklaşan kış şartları nedeniyle Gazze halkına insani yardımların ulaştırılmasının önemine vurgu yaptı. Gazze'deki ateşkesin korunması ve ihlallerin önlenmesi için iki ülke arasında iş birliği yapılacağına olan inancını ifade etti.</p>

<p><br />
<strong>Görüşmenin Atmosferi</strong><br />
<br />
Ziyaret, resmi törenle başladı. Erdoğan ve Starmer, askeri birliklerin selamıyla karşılanarak resmi geçit törenine katıldı. Görüşmeler, iki liderin samimi diyalogları ve ortak basın toplantısındaki açıklamalarıyla dikkat çekti. İmzalanan belgeler ve atılan adımlar, Türkiye-Birleşik Krallık ilişkilerinin daha da derinleşeceğine işaret etti.</p>

<p>Görüşme, iki ülke arasındaki dostluk ve iş birliği ruhunu pekiştirirken, bölgesel ve küresel meselelerde ortak bir vizyonun benimsendiği mesajı verildi.<br />
<br />
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, şu açıklamada bulundu:<br />
<br />
Birleşik Krallık Başbakanı, değerli dostum Sayın Starmer’ı ülkemizde ağırlamaktan büyük memnuniyet duydum. &nbsp;Bugünkü görüşmelerimizin odağını ticaret ve savunma ilişkilerimiz teşkil etti. Ticaret hacmimizi 30 milyar dolara, ardından 40 milyar dolara çıkarma kararlılığındayız. Ekonomik ilişkilerimizi daha da güçlendirmek hususunda kararlıyız. Serbest Ticaret Anlaşmamızın güncellenmesi dâhil birçok tedbiri ilgili kurum ve kuruluşlarımız alıyor. Üçüncü ülkelerde ortak yatırımlar yapma imkânları üzerinde de duruyoruz. Enerji ve savunma sanayisi alanında yeni ortaklıklar kurmayı hedefliyoruz. Ayrıca çok sayıda Birleşik Krallık vatandaşının Türkiye’yi ikinci evi olarak görmesinden büyük memnuniyet duyuyoruz. Bu potansiyeli en iyi şekilde değerlendirmek amacıyla aramızda İkili İş Birliği Çerçeve Belgesi imzalanmasına yönelik müzakerelere de başladık. Eurofighter Typhoon savaş uçaklarının tedarikine dair uygulama düzenlemeleri heyetler arası görüşmelerde imzalandı. Biz de Sayın Starmer ile bu konudaki iş birliği beyanına imza attık. Bu mutabakatı iki yakın müttefik olarak aramızdaki stratejik ilişkilerin yeni bir nişanesi olarak görüyorum. Bugün ayrıca değerli dostumla birlikte Gazze’deki gelişmeleri bir kez daha değerlendirme imkânı bulduk. Birleşik Krallık’ın Filistin Devleti’ni tanıma kararı almasına iki devletli çözüm yolunda cesur bir adım olarak bakıyoruz. Yaklaşan kış şartlarını dikkate alarak Gazze halkının ihtiyaç duyduğu insani yardımların ulaştırılması büyük önem arz ediyor. Gazze’de sağlanan ateşkesin korunması ve ihlallerin önlenmesi noktasında da hepimize sorumluluk düşüyor. Bu konuda Birleşik Krallık’la birlikte adımlar atacağımıza inanıyorum.<br />
<br />
Kaynak:&nbsp;<a href="https://x.com/RTErdogan/status/1982862358012932111">https://x.com/RTErdogan/status/1982862358012932111</a></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 27 Oct 2025 21:50:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2025/10/cumhurbaskani-erdogan-birlesik-krallik-basbakani-starmer-ile-gorusme-gerceklestirdi-1761591827.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Ömer Çelik, PKK&#039;nın Türkiye&#039;deki unsurlarını feshetmesini değerlendirdi</title>
                <category>SİYASET</category>
                <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/omer-celik-pkknin-turkiyedeki-unsurlarini-feshetmesini-degerlendirdi-2462</link>
                <guid>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/omer-celik-pkknin-turkiyedeki-unsurlarini-feshetmesini-degerlendirdi-2462</guid>
                <description><![CDATA[AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, PKK’nın Türkiye’deki unsurlarının feshedilmesi ve silah bırakma sürecinin, "Terörsüz Türkiye" hedefinin temel gündemi olduğunu vurguladı. Çelik, dün gece saatlerinde yaptığı yazılı açıklamada, PKK’nın Türkiye’den çekilme kararı alması ve silah bırakma sürecine yönelik yeni adımların atılacağının açıklanmasının, bu yol haritasında somut ilerlemeler olduğunu belirtti.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><a href="https://x.com/omerrcelik/status/1982345057538564307"><strong>AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik,</strong></a> PKK’nın Türkiye’deki unsurlarının feshedilmesi ve silah bırakma sürecinin, "Terörsüz Türkiye" hedefinin temel gündemi olduğunu vurguladı. Çelik, dün gece saatlerinde yaptığı yazılı açıklamada, PKK’nın Türkiye’den çekilme kararı alması ve silah bırakma sürecine yönelik yeni adımların atılacağının açıklanmasının, bu yol haritasında somut ilerlemeler olduğunu belirtti.</p>

<p>Çelik, PKK’nın silah bırakmaya kesintisiz devam etmesinin, "Terörsüz Türkiye" hedefine ulaşmada ana başlık olduğunu ifade etti. Bu süreçte, terör unsurlarının Türkiye’den çekilmesi ve silah bırakma adımlarının ana hedeflerle uyumlu şekilde ilerlediğini dile getirdi. "Terörsüz Türkiye" sürecinin, demokrasiyi tüm tehditlerden arındırmak için atılan stratejik ve tarihi bir adım olduğunu kaydeden Çelik, bunun doğal bir sonucu olarak "terörsüz bölge" hedefinin, komşu ülkeler ve yakın bölgede emperyalist vesayete karşı bir duruş sergilediğini söyledi.</p>

<p><strong>Devlet Politikası ve Milli İrade Vurgusu</strong><br />
<br />
Açıklamada, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin tarihi çağrısı ve Cumhurbaşkanı’nın yüksek iradesiyle bu sürecin bir devlet politikasına dönüştüğü belirtilerek, zamanın ruhuna uygun ve çevreden gelen meydan okumalara yanıt niteliğinde bir çerçeve oluşturulduğu ifade edildi. Çelik, TBMM’de farklı partilerden oluşan Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nun çalışmalarının, sürecin temel "siyasal özne"sinin milli irade olduğunu net bir şekilde ortaya koyduğunu vurguladı.</p>

<p>Çelik, bundan sonraki aşamada silah bırakma ve fesih sürecinin kesintisiz devam etmesi için adımlar atılmasının hedeflere ulaşılmasını sağlayacağını belirtti. Bu süreçte komisyonun çizeceği pozitif çerçevenin netleşeceğini ifade etti.</p>

<p><strong>Provokasyonlara Karşı Uyarı</strong><br />
Sürecin her türlü provokasyondan korunması için azami dikkat gösterilmesi gerektiğini belirten Çelik, yakın bölgedeki kaos siyasetlerinin arkasındaki odakların siyasi, istihbari ve fiili sabotaj girişimlerinin farkında olduklarını söyledi. Buna karşılık kararlılıkla yol haritasını işletmeye devam ettiklerini vurguladı.</p>

<p><strong>&nbsp;Siyasi Destek ve Gelecek Adımlar</strong><br />
<br />
Farklı siyasi görüşlerden partilerin varlığının ve desteğinin siyasi zenginlik olduğunu ifade eden Çelik, bu zenginliğin devlet nitelikleri ve millet değerlerine uygun şekilde korunmasının hedeflere ulaşmada yol açıcı olacağını belirtti. Süreci ana odağından uzaklaştıran haksız isnatlar ve marjinal yaklaşımlara müsaade edilmeyeceğini kaydeden Çelik, her bir vatandaşın desteğiyle kardeşlik, tarih ve kader birliğiyle hedeflere ilerlediklerini söyledi.</p>

<p>Çelik, Cumhurbaşkanı’nın yüksek devlet iradesiyle tüm kurumların "Terörsüz Türkiye" hedefi için kararlılıkla çalıştığını belirterek, Türkiye Cumhuriyeti’nin gündeme hakim olduğunu ifade etti.<br />
<br />
<strong>Ömer Çelik'in açıklamasının tam metni şöyle:</strong></p>

<p>PKK’nın Türkiye’nin içindeki unsurları ile Irak ve Suriye başta olmak üzere tüm bölgedeki silahlı ve illegal yapılarının feshi ve silah bırakmasının devam etmesi, “terörsüz Türkiye” sürecinin asli gündemidir. PKK’nın silah bırakmaya kesintisiz devam etmesi “terörsüz Türkiye” hedefinin yol haritasının ana başlığıdır.&nbsp;</p>

<p>Bugünkü gelişmelerle beraber, PKK’nın Türkiye’den çekilme kararı alması ve<br />
silah bırakma sürecine dönük yeni adımların atılacağının açıklanması, “terörsüz Türkiye” yol haritasındaki ilerlemenin somut sonuçlarıdır. Terör unsurlarının Türkiye’den çekilmesi ve silah bırakmaya dair yeni adımların açıklanması ana hedefe uygun ilerlemelerdir.&nbsp;<br />
Yol haritası “terörsüz Türkiye” hedefi için olumlu sonuçlar üretmeye devam etmektedir.&nbsp;</p>

<p>“Terörsüz Türkiye” süreci demokrasimizin tüm tehditlerden arındırılması için atılmış stratejik ve tarihi bir adımdır. Bunun doğal ve ayrılmaz sonucu olan “terörsüz bölge” hedefi, komşu ülkeler başta olmak üzere yakın bölgemizde, terör örgütleri üzerinden emperyalist vesayet kurulmasına karşı bir duruştur.&nbsp;</p>

<p>Sayın Bahçeli’nin tarihi çağrısı ile oluşan stratejik-politik zemin ve Sayın Cumhurbaşkanımızın yüksek iradesiyle sürecin bir devlet politikasına dönüşmesi, zamanın ruhuna uygun ve etrafımızdaki meydan okumalara cevap niteliğinde büyük bir çerçeve inşa etti. &nbsp;<br />
Yüce Meclis’in farklı partilerden oluşan Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nun çalışmalarıyla olgunlaşan desteği ve yol göstericiliği, sürecin yegane “siyasal özne”sinin milli irade olduğunu &nbsp;net şekilde ortaya koydu.&nbsp;</p>

<p>Bundan sonrasında, silah bırakma ve fesih sürecinin kesintisiz devam etmesine dönük adımların atılması, hedeflere ulaşılmasını sağlayacaktır. Fesih ve silah bırakma sürecinin devam etmesiyle, Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nun çizeceği pozitif çerçeve netleşecektir.&nbsp;</p>

<p>Sürecin her türlü provokasyondan korunması için azami dikkat gösterilmelidir. Yakın bölgemizde gelişen kaos siyasetlerinin arkasındaki odakların, siyasi, istihbari ve fiili sabotaj girişimlerinin farkındayız. Bunlara karşılık kararlılıkla yol haritasını işletiyoruz.&nbsp;</p>

<p>Farklı siyasi görüşten partilerin varlığı ve desteği siyasi zenginliktir, tüm bu sürecin gücüne güç katmaktadır. &nbsp;Bu siyasin zenginliğin “devletimizin nitelikleri”ne ve “milletimizin değerleri”ne uygun biçimde korunması ve ana hedefe ilerlemesi yol açıcı olacaktır.&nbsp;</p>

<p>Süreci ana odağından uzaklaştıran haksız isnatlar ve iftiralarla, marjinal ve maksimalist yaklaşımların yol haritasını zehirleyen yan etkiler oluşturmasına müsaade etmeyeceğiz.&nbsp;</p>

<p>Her bir vatandaşımızın desteğiyle ve kardeşliğimiz, tarih ve kader birliğimizle hedeflerimize ilerliyoruz.&nbsp;</p>

<p>Sayın Cumhurbaşkanımızın yüksek devlet iradesiyle devletimizin tüm kurumları “terörsüz Türkiye” hedefi için çalışmaya kararlılıkla devam etmektedir.&nbsp;</p>

<p>Türkiye Cumhuriyeti gündemine hakimdir.</p>

<p><a href="https://x.com/omerrcelik/status/1982345057538564307"><strong>**Kaynak: Ömer Çelik’in X Hesabı (@omerrcelik)**</strong></a></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 27 Oct 2025 01:53:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2025/10/omer-celik-pkknin-turkiyedeki-unsurlarini-feshetmesi-degerlendirdi-1761519643.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Bakan Kurum, “Yüzyılın Konut Projesi” ile inşa edilecek evlerin görsellerini paylaştı</title>
                <category>SİYASET</category>
                <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/bakan-kurum-yuzyilin-konut-projesi-ile-insa-edilecek-evlerin-gorsellerini-paylasti-2448</link>
                <guid>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/bakan-kurum-yuzyilin-konut-projesi-ile-insa-edilecek-evlerin-gorsellerini-paylasti-2448</guid>
                <description><![CDATA[Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın açıkladığı 81 ili kapsayan “Yüzyılın Konut Projesi” ile inşa edilecek evlerin proje görsellerini "İşte kuracağımız yeni yuvalarımız... Yüzyılın Konut Projesi ile Ev Sahibi Türkiye" notuyla paylaştı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong><a href="https://www.csb.gov.tr/bakan-kurum-yuzyilin-konut-projesi-ile-insa-edilecek-evlerin-gorsellerini-paylasti-bakanlik-faaliyetleri-42880">Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, </a>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın açıkladığı 81 ili kapsayan “Yüzyılın Konut Projesi” ile inşa edilecek evlerin proje görsellerini "İşte kuracağımız yeni yuvalarımız... Yüzyılın Konut Projesi ile Ev Sahibi Türkiye" notuyla paylaştı.</strong></p>

<p>Bugüne kadar 1 milyon 740 bin sosyal konutu TOKİ eliyle inşa eden Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, deprem bölgesinde edindiği inşa tecrübesini, 81 ili kapsayan yeni bir konut seferberliğine dönüştürüyor. Türkiye tarihinin en büyük sosyal konut adımı ile en az 2 milyon kişi sağlam, afetlere dirençli, güvenli, modern konutlara uygun fiyatlarla kavuşacak. Konutlar yüzde 10 peşinat, 240 aya varan vade imkanlarıyla satışa sunulacak. Aynı proje kapsamında İstanbul’da TOKİ eliyle ilk kez kiralık sosyal konut uygulaması da hayata geçirilecek.</p>

<p>Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, sosyal medya hesabından inşa edilecek evlerin proje görsellerini "İşte kuracağımız yeni yuvalarımız... Yüzyılın Konut Projesi ile Ev Sahibi Türkiye" notuyla paylaştı.</p>

<p><strong>KONUTLARDA YÜZDE 10 PEŞİNAT, 240 AYA KADAR VADE SEÇENEĞİ</strong></p>

<p>Konutlar; 80 ve 65 metrekarelik 2 ayrı 2+1 ve 55 metrekarelik 1+1’lerden oluşacak. Yüzde 10 peşinat ve 240 aya kadar vade seçeneği ile satışa sunulacak konutların fiyatı yine İstanbul’da farklı Anadolu’da farklı olacak.</p>

<p>Anadolu’da 1+1 konutlar 1 milyon 800 bin TL, 65 metrekarelik 2+1’ler 2 milyon 200 bin TL, 80 metrekarelik 2+1’ler ise 2 milyon 650 bin TL’den satışa sunulacak.</p>

<p>İstanbul’da da 1+1 konutlar 1 milyon 950 bin TL, 65 metrekarelik 2+1’ler 2 milyon 450 bin TL, 80 metrekarelik 2+1’ler ise 2 milyon 950 bin TL’den satışa sunulacak.<br />
<br />
<strong>500 BİN KONUTA 500 MAHALLE KONAĞI,</strong></p>

<p>‘Yüzyılın Konut Projesi’ kapsamında Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı koordinesinde TOKİ, 500 mahalle konağı ve 500 cami de inşa edecek. Mahalle konaklarında taziye evi, yaşlılar etkinlik alanı ve kafeterya bulunacak. Bu proje kapsamında mahalle konaklarının içinde olacak şekilde 500 aile sağlığı merkezi, 500 gündüz bakımevi (anaokulu), 500 el sanatları üretim merkezi, 500 spor salonu, 500 misafirhane de inşa edilecek. Camiler ise yöresel mimariye uygun yapılacak.</p>

<p><a href="https://x.com/murat_kurum/status/1981708659265843504">Linke tıklayınız;</a><br />
<br />
Kaynak:&nbsp;<a href="https://www.csb.gov.tr/bakan-kurum-yuzyilin-konut-projesi-ile-insa-edilecek-evlerin-gorsellerini-paylasti-bakanlik-faaliyetleri-42880">https://www.csb.gov.tr/bakan-kurum-yuzyilin-konut-projesi-ile-insa-edilecek-evlerin-gorsellerini-paylasti-bakanlik-faaliyetleri-42880</a></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sat, 25 Oct 2025 06:01:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2025/10/bakan-kurum-yuzyilin-konut-projesi-ile-insa-edilecek-evlerin-gorsellerini-paylasti-1761361459.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Burhanettin Duran: Körfez ülkeleri ziyaretleri Türkiye’nin bölgesel vizyonuna güç katıyor</title>
                <category>SİYASET</category>
                <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/burhanettin-duran-korfez-ulkeleri-ziyaretleri-turkiyenin-bolgesel-vizyonuna-guc-katiyor-2437</link>
                <guid>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/burhanettin-duran-korfez-ulkeleri-ziyaretleri-turkiyenin-bolgesel-vizyonuna-guc-katiyor-2437</guid>
                <description><![CDATA[Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın dost ve kardeş ülkeler Kuveyt, Katar ve Umman’a gerçekleştirdiği resmi ziyaretlerin Türkiye’nin bölgesel diplomasisine yeni bir dinamizm kazandırdığını belirtti.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>### Burhanettin Duran: Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Körfez Ülkeleri Ziyaretleri Türkiye’nin Bölgesel Vizyonuna Güç Katıyor</p>

<p><a href="https://x.com/burhanduran/status/1981394036368806122"><strong>Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran,</strong></a> Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın dost ve kardeş ülkeler Kuveyt, Katar ve Umman’a gerçekleştirdiği resmi ziyaretlerin Türkiye’nin bölgesel diplomasisine yeni bir dinamizm kazandırdığını belirtti. Ziyaretler, 21-23 Ekim tarihleri arasında mevkidaşlarının davetleriyle gerçekleştirildi.</p>

<p>Duran’a göre, ziyaretlerde ikili ilişkiler kapsamlı bir şekilde ele alınırken, ticaret, enerji, savunma sanayii ve yatırım alanlarında iş birliğini derinleştirecek önemli adımlar atıldı. Görüşmelerde bölgesel barış, istikrar ve ortak hedefler üzerinde güçlü bir mutabakat sağlandı. Ayrıca, Gazze’deki insani kriz, Suriye’nin toprak bütünlüğü ve küresel adaletin tesisi gibi uluslararası meseleler masaya yatırıldı. Türkiye’nin barış, vicdan ve hakkaniyet eksenli diplomasi anlayışı bu görüşmelerde bir kez daha vurgulandı.</p>

<p>Burhanettin Duran, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın öncülüğünde imzalanan çok sayıda anlaşmanın, Türkiye’nin Körfez ülkeleriyle stratejik ortaklığını pekiştirdiğini ve karşılıklı güven ile dayanışmanın yeni bir sayfasını açtığını ifade etti. Ziyaretlerin, Erdoğan’ın vizyoner liderliğinde Türkiye’nin dostluk köprülerini güçlendiren ve barış ile iş birliği odaklı dış politikasının somut bir yansıması olduğunu vurguladı.</p>

<p>Ziyaretlerin ilk durağı Kuveyt’te, Emir Meşal el-Ahmed el-Caber es-Sabah tarafından resmi törenle karşılanan Erdoğan, ikili ilişkileri ve bölgesel konuları değerlendirdi. Katar’da ise Emir tarafından onuruna verilen akşam yemeğiyle devam eden ziyaretlerde, Türkiye-Katar ilişkileri derinleştirildi. Son olarak Umman’a geçen Erdoğan, Sultan Haytam bin Tarık ile görüşmelerde bulundu ve iki ülke arasında eğitim, koordinasyon ve vize muafiyeti gibi alanlarda iş birliği anlaşmaları imzalandı.</p>

<p>Burhanettin Duran, bu ziyaretlerin Türkiye’nin Körfez bölgesindeki etkisini artırırken, bölgesel ve küresel sorunlara çözüm odaklı yaklaşımını bir kez daha ortaya koyduğunu aktardı.<br />
<br />
<a href="https://x.com/burhanduran/status/1981394036368806122"><img alt="" src="https://www.alevihaberler.com.tr/public/images/detay/image%20(41).png" style="height:757px; width:569px" /></a><br />
<br />
Kaynak:<a href="https://x.com/burhanduran/status/1981394036368806122">https://x.com/burhanduran/status/1981394036368806122</a></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 23 Oct 2025 22:49:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2025/10/burhanettin-duran-korfez-ulkeleri-ziyaretleri-turkiyenin-bolgesel-vizyonuna-guc-katiyor-1761249598.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Ak Parti Sözcüsü Ömer Çelik, İsrail&#039;in Batı Şeria kararını değerlendirdi</title>
                <category>SİYASET</category>
                <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/ak-parti-sozcusu-omer-celik-israilin-bati-seria-kararini-degerlendirdi-2432</link>
                <guid>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/ak-parti-sozcusu-omer-celik-israilin-bati-seria-kararini-degerlendirdi-2432</guid>
                <description><![CDATA[AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, İsrail Meclisi’nin işgal altındaki Batı Şeria topraklarını ilhak etmeye yönelik aldığı kararı sert bir dille eleştirdi. Çelik, bu kararın “soykırım siyasetinin yeni bir adımı” olduğunu belirterek, tamamen hukuksuz bir saldırganlık olarak nitelendirdi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><a href="https://x.com/omerrcelik/status/1981075188616921187"><strong>AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik,</strong></a> İsrail Meclisi’nin işgal altındaki Batı Şeria topraklarını ilhak etmeye yönelik aldığı kararı sert bir dille eleştirdi. Çelik, bu kararın “soykırım siyasetinin yeni bir adımı” olduğunu belirterek, tamamen hukuksuz bir saldırganlık olarak nitelendirdi. Açıklamasında, ilhak kararının ateşkes sürecine yönelik bir sabotaj teşebbüsü olduğunu vurguladı.</p>

<p>Ömer Çelik, Batı Şeria’nın Filistinlilerin öz vatan toprağı olduğunu ifade ederek, İsrail’in bu “barbar kararını” tümüyle reddettiklerini belirtti. 1967 sınırları temelinde, başkenti Doğu Kudüs olan, coğrafi bütünlüğe sahip, bağımsız ve egemen bir Filistin Devleti’nin kurulmasının engellenemeyeceğini savunan Çelik, uluslararası toplumun bu konudaki tutumuna dikkat çekti.</p>

<p>Açıklamada, İsrail’in aldığı kararın uluslararası hukuka aykırı olduğu ve Filistin halkının haklarını ihlal ettiği belirtilirken, konunun diplomatik ve insani boyutlarıyla ele alınması gerektiği çağrısı yapıldı. Çelik’in açıklaması, sosyal medyada geniş yankı uyandırdı.<br />
<a href="https://x.com/omerrcelik/status/1981075188616921187"><img alt="" src="https://www.alevihaberler.com.tr/public/images/detay/image%20(39).png" style="height:426px; width:560px" /></a><br />
Kaynak:&nbsp;<a href="https://x.com/omerrcelik/status/1981075188616921187">https://x.com/omerrcelik/status/1981075188616921187</a></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 23 Oct 2025 03:08:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2025/10/ak-parti-sozcusu-omer-celik-israilin-bati-seria-kararini-degerlendirdi-1761178562.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Burhanettin Duran: &quot;Yeşil Vatan Seferberliği&quot; başlıyor</title>
                <category>SİYASET</category>
                <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/burhanettin-duran-yesil-vatan-seferberligi-basliyor-2429</link>
                <guid>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/burhanettin-duran-yesil-vatan-seferberligi-basliyor-2429</guid>
                <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından başlatılan "Yeşil Vatan Seferberliği" kapsamında, 11 Kasım Millî Ağaçlandırma Günü yaklaşırken Türkiye genelinde milyonlarca fidan toprakla buluşturulmaya hazırlanıyor. Bu anlamlı proje, gelecek nesillere daha yeşil ve yaşanabilir bir Türkiye bırakma hedefini taşıyor.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından başlatılan "Yeşil Vatan Seferberliği" kapsamında, 11 Kasım Millî Ağaçlandırma Günü yaklaşırken Türkiye genelinde milyonlarca fidan toprakla buluşturulmaya hazırlanıyor. Bu anlamlı proje, gelecek nesillere daha yeşil ve yaşanabilir bir Türkiye bırakma hedefini taşıyor.</p>

<p><strong>Burhanettin Duran’ın X platformunda paylaştığı açıklamaya göre</strong>, her dikilen fidan, çocuklara miras bırakılacak zümrüt yeşili bir vatanın teminatı niteliğinde. Duran, <strong>"Türkiye yarınlarını koruyor</strong>" diyerek, vatandaşları fidan sahiplenmeye ve 11 Kasım’da fidan dikim noktalarında buluşmaya davet etti. Fidan sahiplenme işlemleri için https://t.co/Xydr28tULX adresi üzerinden destek sağlanabiliyor.</p>

<p>Son 23 yılda 7,5 milyardan fazla fidan ve tohumun toprakla buluşturulduğu belirtilen açıklamada, bu başarının daha da ileri taşınması gerektiği vurgulandı. Yeşil Vatan Seferberliği’nin, orman yangınlarının yaralarını sarmak ve gelecek nesillere sürdürülebilir bir doğa mirası bırakmak için büyük bir fırsat olduğu ifade edildi. Duran, bu çalışmanın doğaya vefa, yarınlara hayat ve insanlığa nefes anlamına geldiğini sözlerine ekledi.</p>

<p>Vatandaşlar, 11 Kasım’da 81 il ve 922 ilçede düzenlenecek fidan dikim etkinliklerine katılarak bu seferberliğe destek verebilecek. Türkiye’nin ağaçlandırma konusundaki kararlılığı, çevreye olan bağlılığını bir kez daha gözler önüne seriyor.<br />
<br />
<a href="https://x.com/burhanduran/status/1980606342478905515"><img alt="" src="https://www.alevihaberler.com.tr/public/images/detay/image%20(37).png" style="height:754px; width:378px" /></a><br />
Kaynak:&nbsp;<a href="https://x.com/burhanduran/status/1980606342478905515">https://x.com/burhanduran/status/1980606342478905515</a></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 22 Oct 2025 20:57:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2025/10/burhanettin-duran-yesil-vatan-seferberligi-basliyor-1761156587.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Devlet Bahçeli: Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti&#039;nin Türkiye&#039;ye katılması hayat memat meselesi</title>
                <category>SİYASET</category>
                <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/devlet-bahceli-kuzey-kibris-turk-cumhuriyetinin-turkiyeye-katilmasi-hayat-memat-meselesi-2409</link>
                <guid>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/devlet-bahceli-kuzey-kibris-turk-cumhuriyetinin-turkiyeye-katilmasi-hayat-memat-meselesi-2409</guid>
                <description><![CDATA[Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin TBMM Grup Toplantısı'nda yaptığı konuşmada, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) konusunda önemli açıklamalarda bulundu. Bahçeli, "81 Düzce'den sonra 82'nin Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti olması artık hayat memat konusu haline gelmiştir" dedi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>**MHP Lideri Devlet Bahçeli'den Kıbrıs Açıklaması: "Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin Türkiye'ye Katılması Hayat Memat Meselesi"**</p>

<p><a href="https://x.com/MHP_Bilgi/status/1980549598356623491">Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli,</a> partisinin TBMM Grup Toplantısı'nda yaptığı konuşmada, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) konusunda önemli açıklamalarda bulundu. Bahçeli, "81 Düzce'den sonra 82'nin Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti olması artık hayat memat konusu haline gelmiştir" dedi.</p>

<p>Bahçeli, 3 Ekim 2017 tarihinde yaptığı bir konuşmayı hatırlatarak, "O zaman geldiğinde, şartlar oluştuğunda, tarih coğrafyaya dar geldiğinde Misak-ı Milli uyanacak; 81 Düzce'den hemen sonra 82 Kerkük, 83 Musul deme hakkının önünde hiçbir güç duramayacaktır" sözlerini tekrarladı. Ancak, durumun aciliyetine binaen bu görüşü kısmen revize ederek, KKTC'nin Türkiye'ye katılma kararını acilen alması gerektiğini ifade etti.</p>

<p>Bahçeli, Kıbrıs'ın Türk milleti için bir can damarı olduğunu ve güvenliğinin Türkiye'nin güvenliğiyle bir olduğunu vurguladı. Federasyon tez ve tekliflerinin geçerliliği ve geleceği olmadığını savunan Bahçeli, KKTC Parlamentosu'nun acilen toplanarak Türkiye'ye katılma kararı alması gerektiğini belirtti.</p>

<p>Konuşmasında, Kıbrıs Türklerinin arasına yuvalanan mandacı ve teslimiyetçi unsurları eleştiren Bahçeli, "Kıbrıs'a bakınca vatan görüyoruz" diyerek, adanın Türk milletinin hakimiyeti, haysiyeti, asaleti ve adaletiyle sivrildiğini ifade etti. Bahçeli, Kıbrıs'taki seçimlere dair eleştirilerde bulunarak, "Kıbrıs milli davamızdır" mesajını verdi.</p>

<p>Bahçeli'nin açıklamaları, KKTC'nin cumhurbaşkanlığı seçimlerinin ardından Türkiye ile daha yakın bir bağ kurma çağrısını yeniden gündeme getirirken, Kıbrıs meselesinin Türk siyasetindeki önemini bir kez daha vurguladı.<br />
<br />
Devlet Bahçeli konuyla ilgili şunları söyledi:<br />
Kıbrıs Türk’tür, Türk’ün öz vatanıdır, federasyon tez ve tekliflerinin geçerliliği ve geleceği kesinlikle yoktur.<br />
Kıbrıs milli davamızdır; muhterem ecdadımızın alın teri, göz nuru, gönül suru, hatıra ve hafıza yurdudur.<br />
Bu haklı ve hakikatli davadan geri dönüş katiyen yoktur.<br />
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin 6’ıncı Cumhurbaşkanını seçmek maksadıyla geçtiğimiz Pazar günü Kıbrıs Türkleri sandık başına gitmişlerdir.<br />
Seçmen sayısının 218 bin 313 kişi olduğu bu seçimde katılım oranı yaklaşık yüzde 62,83 düzeyinde gerçekleşmiş, bu suretle Cumhuriyetçi Türk Partisi Genel Başkanı Sayın Tufan Erhürman kullanılan oyların yüzde 62,80’nini alarak yeni cumhurbaşkanı seçilmiştir.<br />
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne saygı, şükran ve takdirle anılacak hizmetleri geçen Sayın Ersin Tatar ise kullanılan oyların yüzde 35,77’sini alarak bu demokratik yarışta maalesef geride kalmıştır.<br />
Seçimlerin geçici sonuçları belli olur olmaz kamuoyuyla şu görüş ve değerlendirmemi paylaştım:<br />
"KKTC'de yapılmış olan seçimin sonuçları çok az bir katılımla gerçekleşmiştir.<br />
Kıbrıs Türklüğünün kaderi bu katılımla temsil edilemeyecek durumdadır.<br />
Seçim sonucu, seçim kurulu tarafından açıklanmış olsa dahi KKTC parlamentosu acilen toplanmalı, seçim sonuçları ve federasyona dönüşün kabul edilemeyeceğini ilan etmeli ve Türkiye Cumhuriyeti'ne katılma kararı almalıdır."<br />
Bununla birlikte geride kalan haftada, KKTC Cumhuriyet Meclisi’nde, “Kıbrıs sorununa iki devletli çözüm” konulu öneri oy çokluğuyla kabul edilmişti.<br />
Cumhuriyet Meclisi’nin iradesi federasyon değil egemen eşitliğe dayanan iki devletli çözümün sağlanmasıdır.<br />
Anılan yaklaşımla bizim ortaya koyduğumuz görüş arasında esasta hiçbir fark yoktur.<br />
Maşeri vicdana tercüman olan bu haklı tespit ve teklifimizin akabinde Cumhur İttifakı’nda çatı uçtu, vazo çatladı, anlaşmazlıklar sertleşti, görüş ayrılıkları ayyuka çıktı iddiaları ne kadar yaygın ve yoğun olsa da,<br />
Türkiye’nin hak ettiği huzurlu, güvenli ve refah dolu günlere ulaşasıya kadar çatlama, patlama, uçma, kaçma veya niyet okuyuculuğundan mülhem abuk sabuk ifadeler hükümsüz, itibarsız ve asılsızdır.<br />
Fakat herkesin aklını başına alarak, Kıbrıs’taki seçimleri iyi okumasını, federalizme giden mayınlarla dolu güzergâhın ülkemize ve bölgemize nasıl yansıyacağını dikkatle tefsir etmesi halisane temennimdir.<br />
Meselenin demokratik haklarla ve sandığa saygıyla alakası hiç yoktur.<br />
Zira mesele vatan meselesidir, millet meselesidir, beka meselesidir, güvenlik meselesidir, onur ve şeref meselesidir.<br />
Kıbrıs’ta egemen eşitliğe dayalı iki devletli çözüme kapalı duran ve federasyon özlemlerine yeşil ışık yakan bir siyasi zihniyet ve iradenin geçmişin acı ve ıstırap veren olaylarını tekrar canlandırma ihtimali yabana atılamaması gereken yakın bir tehdittir.<br />
Kötümserler yalnızca tüneli görür.<br />
İyimserler tünelin sonundaki ışığı görür.<br />
Hakikat merceğinden bakanlar da hem tüneli, hem ışığı, hem de gelmesi muhtemel olan treni görür.<br />
Ada’da kalıcı, adil, sürdürülebilir barış ve huzurun sağlanması için egemen eşitlik temelinde iki devletli bir çözümün vasat ve varlık bulması kaçınılmazdır.<br />
Federasyona dümen kırmak demek Kıbrıs Türklüğünü asimilasyon çarkında israf etmek, milli ve hukuki kazanımları tırpanlamak demektir.<br />
Buna da hiç kimsenin, hiçbir siyaset önermesinin hakkı yoktur.<br />
Hatta bırakınız hakkı olup olmadığını, Kıbrıs Türklüğünün Türkiye Cumhuriyeti’yle ortak geleceğini darboğaza sokmanın ihanet ve cinayet olacağını bilmek ve görmek mutlak bir gerekliliktir.<br />
Güvenlik garantileriyle Kıbrıs’taki Türk askeri varlığını federasyon gevelemesiyle tartışmaya açmak için müsait zaman ve zemin kollayanların çabaları boşuna, hevesleri beyhudedir.<br />
Tarihi ve milli bir hakikatin hile ve hıyanetle, dış bağlantılı ayak oyunlarıyla, Rumlara şirinlik yapan ucuz numaralarla tahribi diye bir şey söz konusu dahi edilemeyecektir.<br />
Bunun önündeki aşılamayacak bariyer tarihtir, çekilen acılardır, Türk milletinin egemen ve hükümran mazisidir.<br />
Kıbrıs bir adadan çok daha ötesidir.<br />
Kıbrıs Doğu Akdeniz’deki sancak, Türk milletinin can damarı, Türk istiklal ve varoluş ruhunun siyasi, stratejik ve jeopolitik misyonudur.<br />
Kıbrıs’ın güvenliği ve geleceği Türkiye Cumhuriyeti’nin güvenlik ve geleceğiyle bir ve aynıdır.<br />
Bu kapsamda Kıbrıs Türk’tür, hep de böyle kalacaktır.<br />
Herkes aklını başına devşirip hesabını buna göre yapmalıdır.<br />
Kıbrıs, rahmetle andığım şehitlerimizin emaneti, Allah’tan uzun ömürler dilediğim gazi ve mücahitlerin, bunun yanında Türk Mukavemet Teşkilatı’nın, kurucu Cumhurbaşkanı Merhum Rauf Denktaş’ın, Merhum Fazıl Küçüğün, elbette Kıbrıslı Türklerin aziz yadigarı, namus timsalidir.<br />
Tekraren ifade etmek gerekirse; “KKTC parlamentosu acilen toplanmalı, seçim sonuçları ve federasyona dönüşün kabul edilemeyeceğini ilan etmeli ve Türkiye Cumhuriyeti'ne katılma kararı almalıdır."<br />
3 Ekim 2017 tarihli Meclis Grup Toplantımızda demiştim ki;<br />
“O zaman geldiğinde, şartlar oluştuğunda, tarih coğrafyaya dar geldiğinde Misak-ı Milli uyanacak; 81 Düzce’den hemen sonra 82 Kerkük, 83 Musul deme hakkının önünde hiçbir güç duramayacaktır.”<br />
Bu görüş ve hedefimize sonuna kadar bağlı olmak kaydıyla, durumun aciliyetine binaen, şimdilik kısmi bir revize yaparak diyeceğim şudur: 81 Düzce’den sonra 82’nin Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti olması artık hayat memat konusu haline gelmiştir.<br />
Kıbrıs Türklüğünün arasına yuvalanan mandacı ve teslimiyetçi kimi EOKA ve ENOSİS muhipleri şahsımı ve partimizi hedef alarak, “Size ne sonuçlardan! Sizi ne ilgilendiriyor!” demek suretiyle ağız ve ahlak bozukluğunda seviyesiz ve dibe batan bir evreye geçmişlerdir.<br />
Bu gafiller iyi dinlesin; nasıl olsa Beşparmak Dağları’nda dökülen kanlar sizin değil.<br />
Nasıl olsa Akdeniz’de yankılanan çığlıklar sizden çıkmadı.<br />
Nasıl olsa gelene ağam gidene paşam demeye alışkınsınız.<br />
Hamd olsun, tarihsel hafızada taşıdığımız vatan topraklarıyla bağımızı ve ilgimizi manen, fikren ve hassaten hiç kesmedik.<br />
Çünkü biz Kıbrıs’a bakınca vatan görüyoruz.<br />
Çünkü biz Kıbrıs denildi mi akan suları durduruyoruz.<br />
Çünkü biz Kıbrıs gündeme geldi mi 1571’den itibaren Türk milletinin hakimiyet, haysiyet, asalet ve adaletiyle sivrildiğini anlıyor, anlatıyor, bununla da övünüyoruz.<br />
Kıbrıs’taki seçimlerden size ne diyenler kimin kundağına sarıldı, kimlerin beşiğinde sallandı bilememem, ama biz vatanı namus bilen, Kıbrıs’ı da namus addeden soylu bir duruşun, sorumlu bir duyuşun bıçkın ve Ülkücü seslenişiyiz.<br />
Bu seslenişin inanmış müellif ve müteyakkız neferleri olmayı da bihakkın ve nesiller boyunca sürdüreceğiz.<br />
<br />
Kaynak:<a href="https://x.com/MHP_Bilgi/status/1980549598356623491">https://x.com/MHP_Bilgi/status/1980549598356623491</a></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 21 Oct 2025 15:02:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2025/10/devlet-bahceli-kuzey-kibris-turk-cumhuriyetinin-turkiyeye-katilmasi-hayat-memat-meselesi-1761048784.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Cumhurbaşkanı Erdoğan, Tufan Erhürman&#039;ı tebrik etti</title>
                <category>SİYASET</category>
                <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/cumhurbaskani-erdogan-tufan-erhurmani-tebrik-etti-2391</link>
                <guid>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/cumhurbaskani-erdogan-tufan-erhurmani-tebrik-etti-2391</guid>
                <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, bugün Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nde (KKTC) gerçekleşen cumhurbaşkanlığı seçimlerinde resmi olmayan sonuçlara göre Cumhurbaşkanı seçilen Tufan Erhürman'ı tebrik etti.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, bugün Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nde (KKTC) gerçekleşen cumhurbaşkanlığı seçimlerinde resmi olmayan sonuçlara göre Cumhurbaşkanı seçilen Tufan Erhürman'ı tebrik etti. Erdoğan, sosyal medya platformu X üzerinden yaptığı açıklamada, seçimin KKTC'nin demokratik olgunluğunu bir kez daha gösterdiğini ve Kıbrıs Türkü kardeşlerin iradesini sandığa yansıttığını belirtti.</p>

<p>Erdoğan, açıklamasında şu ifadeleri kullandı: &nbsp;<br />
<em><strong>"Bugün Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde gerçekleşen seçimlerde resmî olmayan sonuçlara göre Cumhurbaşkanı seçilen Sayın Tufan Erhürman’ı tebrik ediyorum. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin sahip olduğu demokratik olgunluğu bir kez daha gösteren, Kıbrıs Türkü kardeşlerimizin iradesini sandığa yansıttığı bu seçimin ülkelerimiz ve bölgemiz için hayırlı olmasını diliyorum. Türkiye olarak, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin egemenlik haklarını ve çıkarlarını Kıbrıs Türkü kardeşlerimizle birlikte her türlü platformda savunmaya devam edeceğiz."</strong></em></p>

<p>Bu açıklama, Türkiye'nin KKTC'ye olan desteğini ve iki ülke arasındaki güçlü bağları bir kez daha vurgulaması açısından dikkat çekti. Seçim sonuçlarının resmi olarak açıklanmasıyla birlikte, Erhürman'ın göreve başlaması ve Türkiye ile iş birliği içinde atacağı adımlar merakla bekleniyor.<br />
<br />
Kaynak:<a href="https://x.com/RTErdogan/status/1979967817991516532">https://x.com/RTErdogan/status/1979967817991516532</a></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sun, 19 Oct 2025 23:17:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2025/10/cumhurbaskani-erdogan-tufan-erhurmani-tebrik-etti-1760905340.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Bakan Yerlikaya duyurdu: 32 ilde FETÖ operasyonu</title>
                <category>SİYASET</category>
                <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/bakan-yerlikaya-duyurdu-32-ilde-feto-operasyonu-2389</link>
                <guid>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/bakan-yerlikaya-duyurdu-32-ilde-feto-operasyonu-2389</guid>
                <description><![CDATA[İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, FETÖ'ye yönelik son iki haftada jandarma tarafından 32 ilde düzenlenen operasyonların sonuçlarını açıkladı. Operasyonlarda toplam 62 şüpheli yakalandı, bunlardan 41'i tutuklandı. 4 şüpheli hakkında adli kontrol hükümleri uygulanırken, diğerlerinin işlemleri devam ediyo]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>**32 İlde FETÖ Operasyonu: 62 Şüpheli Yakalandı, 41'i Tutuklandı**</p>

<p>İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, FETÖ'ye yönelik son iki haftada jandarma tarafından 32 ilde düzenlenen operasyonların sonuçlarını açıkladı. Operasyonlarda toplam 62 şüpheli yakalandı, bunlardan 41'i tutuklandı. 4 şüpheli hakkında adli kontrol hükümleri uygulanırken, diğerlerinin işlemleri devam ediyor.</p>

<p>Operasyonlar, Cumhuriyet Başsavcılıkları ve Jandarma Terörle Mücadele (TEM) Daire Başkanlığı koordinesinde, İl Jandarma Komutanlıklarınca gerçekleştirildi. Adana, Adıyaman, Aksaray, Amasya, Ankara, Antalya, Aydın, Burdur, Bursa, Çanakkale, Diyarbakır, Edirne, Elazığ, Erzurum, Eskişehir, Hatay, İstanbul, İzmir, Kahramanmaraş, Kırıkkale, Konya, Kütahya, Manisa, Mersin, Muğla, Samsun, Siirt, Sivas, Şanlıurfa, Tokat, Uşak ve Van illerinde eş zamanlı olarak düzenlenen operasyonlarda yakalanan şüphelilerin, terör örgütünün güncel yapılanması içerisinde faaliyet yürüttükleri, ankesörlü telefonlar aracılığıyla örgüt içerisindeki sorumlu şahıslarla irtibatta bulundukları, terör örgütüyle iltisaklı sözde yardım kuruluşlarına finans sağladıkları ve sosyal medya hesapları üzerinden FETÖ'nün propagandasını yaptıkları tespit edildi.</p>

<p>Bakan Yerlikaya, operasyonlarda emeği geçenleri tebrik ederek, "#TürkiyeninHuzuru??" hashtag'iyle paylaşımını sonlandırdı.<br />
<a href="https://x.com/AliYerlikaya/status/1979793291777368199"><img alt="" src="https://www.alevihaberler.com.tr/public/images/detay/image%20(34).png" style="height:614px; width:512px" /></a><br />
<br />
Kaynak:<a href="https://x.com/AliYerlikaya/status/1979793291777368199">https://x.com/AliYerlikaya/status/1979793291777368199</a></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sun, 19 Oct 2025 16:36:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2025/10/bakan-yerlikaya-duyurdu-32-ilde-feto-operasyonu-1760881361.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Bakan Fidan: Adada tek gerçekçi çözüm iki ayrı devletin varlığının kabul edilmesi</title>
                <category>SİYASET</category>
                <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/bakan-fidan-adada-tek-gercekci-cozum-iki-ayri-devletin-varliginin-kabul-edilmesi-2387</link>
                <guid>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/bakan-fidan-adada-tek-gercekci-cozum-iki-ayri-devletin-varliginin-kabul-edilmesi-2387</guid>
                <description><![CDATA[Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde (KKTC) bugün gerçekleştirilecek Cumhurbaşkanlığı seçimleri dolayısıyla bir mesaj yayımladı. Fidan, seçimlerin Kıbrıs Türk halkı ve tüm ada için hayırlı olmasını dilediğini belirtti.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde (KKTC) bugün gerçekleştirilecek Cumhurbaşkanlığı seçimleri dolayısıyla bir mesaj yayımladı. Fidan, seçimlerin Kıbrıs Türk halkı ve tüm ada için hayırlı olmasını dilediğini belirtti.</p>

<p>Bakan Fidan, KKTC’deki seçimlerin, ülkede uzun süredir devam eden devlet geleneğini ve demokrasi kültürünü bir kez daha gözler önüne sereceğine olan inancını ifade etti. Açıklamasında, Türkiye’nin ana vatan ve garantör ülke olarak, Kıbrıs Türk halkının haklı davasının savunucusu olmaya devam edeceğini vurguladı.</p>

<p>Fidan, Kıbrıs meselesine dair çözüm önerisine de değinerek, adada iki ayrı devletin varlığının kabul edilmesinin, tek gerçekçi çözüm olduğunu her platformda en güçlü şekilde savunacaklarını dile getirdi. Bu doğrultuda Türkiye’nin, Kıbrıs Türk halkının yanında olmaya devam edeceği mesajını yineledi.</p>

<p>Seçimler, 2025-2030 yılları arasında görev yapacak cumhurbaşkanını belirlemek üzere bugün, 19 Ekim 2025 tarihinde yapılıyor. KKTC’de 18 yaş üzerindeki her vatandaşın oy kullanma hakkına sahip olduğu seçimler, doğrudan ve gizli oyla gerçekleştiriliyor.<br />
<br />
<a href="https://x.com/HakanFidan/status/1979675906525528449"><img alt="" src="https://www.alevihaberler.com.tr/public/images/detay/image%20(33).png" style="height:414px; width:627px" /></a><br />
<br />
Kaynak:<a href="https://x.com/HakanFidan/status/1979675906525528449">https://x.com/HakanFidan/status/1979675906525528449</a></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sun, 19 Oct 2025 06:52:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2025/10/bakan-fidan-adada-tek-gercekci-cozum-iki-ayri-devletin-varliginin-kabul-edilmesi-1760846545.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Bakan Bayraktar: Yakında Nijer&#039;de ilk altın üretimimize başlayacağız</title>
                <category>SİYASET</category>
                <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/bakan-bayraktar-yakinda-nijerde-ilk-altin-uretimimize-baslayacagiz-2380</link>
                <guid>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/bakan-bayraktar-yakinda-nijerde-ilk-altin-uretimimize-baslayacagiz-2380</guid>
                <description><![CDATA[Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Türkiye ile Afrika arasındaki ilişkilerin derinleştiğini vurgulayarak “Türkiye ve Afrika'yı birbirine bağlayan entegre bir enerji ağı kurabiliriz.” dedi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><a href="https://enerji.gov.tr/haber-detay?id=31610">Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar,</a> Türkiye ile Afrika arasındaki ilişkilerin derinleştiğini vurgulayarak <em><strong>“Türkiye ve Afrika'yı birbirine bağlayan entegre bir enerji ağı kurabiliriz.”</strong></em> dedi.&nbsp;</p>

<p><strong>Nijer’de Altın</strong></p>

<p>Devlete ait uluslararası madencilik şirketlerleri MTA International ve Eti Maden’in, Nijer'de faaliyet gösterdiğine işaret eden Bayraktar,<em><strong> “Yakında Nijer'de ilk altın üretimimize başlayacağız. Afrika'nın mineral zenginliğini, kıtanın gelecekteki refahının bir temeli olarak görüyoruz”</strong></em> dedi.</p>

<p><br />
Bakan Bayraktar, İstanbul’da düzenlenen 5. Türkiye-Afrika İş ve Ekonomi Forumu’na iştirak etti.&nbsp;</p>

<p><strong>20 Ülkeyle Anlaşma</strong></p>

<p>Forum marjında düzenlenen “Enerji ve Madencilik” panelinde konuşan Bakan Bayraktar, son 20 yılda Türkiye'nin Afrika ile olan ilişkilerinin diplomasiden eğitime, ticaretten enerji ve madenciliğe kadar her alanda derinleştiğine dikkat çekerek yaklaşık 20 Afrika ülkesiyle enerji ve madencilik alanında iş birliği anlaşmaları imzaladığını söyledi.</p>

<p><strong>Afrika’ya Örnek</strong></p>

<p>Bakan Bayraktar, Türkiye'nin enerji dönüşümünün Afrika için anlamlı bir örnek oluşturduğunu belirterek “Sadece enerji üretim piyasalarımıza 100 milyar doların üzerinde devasa bir yatırımı çekmeyi başardık” dedi.&nbsp;</p>

<p><strong>Bir Numaralı Alan Yenilenebilir</strong></p>

<p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın rüzgâr ve güneşte 2035 yılı için 120 gigavat kurulu güç hedefi ortaya koyduğunu dile getiren Bayraktar, “Pek çok Afrika ülkesinin olduğu gibi bizim de yenilenebilir enerji konusunda büyük bir potansiyelimiz var. Bu yüzden yenilenebilir enerjinin iş birliği için bir numaralı alan olduğunu vurgulamak istiyorum.” diye konuştu.</p>

<p><strong>Yüzde 15’i Nükleerden</strong></p>

<p>Bayraktar, Akkuyu NGS’de birinci reaktörün gelecek yıl faaliyete geçeceğini, Sinop ve Trakya bölgesinde yeni santraller için görüşmeler yaptıklarını ifade etti. 2050'ye kadar 20 gigavatlık nükleer kapasiteye ulaşmayı istediklerini dile getiren Bayraktar, küçük modüler reaktörlerle birlikte elektrik üretiminin en az yüzde 15'ini nükleerden karşılamayı hedeflediklerini kaydetti.&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p><strong>Türk Şirketler Hazır</strong></p>

<p>Bayraktar, bölgesel şebeke planlaması, istikrar ve enterkonneksiyonlar konusunda ciddi bir deneyime sahip olduklarına değinerek “Bu konularda iş birliği yapabiliriz. Türk şirketleri güneş, rüzgâr, hibrit çözümler, mikro şebekeler ve depolama konularında çalışmaya hazır.” açıklamasını yaptı.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p><strong>Uzun Vadeli İş Birliği</strong></p>

<p>Afrika'nın enerji geleceğinin sadece bölgesel refahı değil, aynı zamanda Afrika ekonomisinin istikrarını ve büyümesini de şekillendireceğini ifade eden Bayraktar, şunları kaydetti: Türkiye, bu geleceğin bir parçası olarak karşılıklı çıkar ve saygıya dayalı uzun vadeli bir iş birliğinin kurucusu olmaya hazırdır. Ortak projeleri ilerleterek, kurumsal ortaklıkları güçlendirerek ve yatırım ile ticareti kolaylaştırarak Türkiye ve Afrika'yı birbirine bağlayan entegre bir enerji ağı kurabiliriz.&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p><strong>Gambiya ile Anlaşma</strong></p>

<p>Panelin ardından Türkiye ile Gambiya arasında enerji alanında iş birliğinin geliştirilmesi amacıyla “Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ve Gambiya Cumhuriyeti Hükümeti Arasında Enerji Alanında İşbirliğine ilişkin Mutabakat Zaptı” imzalandı.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p><strong>Yenilenebilir Projeleri</strong></p>

<p>Bakan Bayraktar ile Gambiya Petrol, Enerji ve Madenler Bakanı Nani Juwara tarafından imzalanan çerçeve anlaşmaya göre iki ülke, hidroelektrik, güneş ve rüzgâr enerjisi santrallerinin inşası ve işletilmesine ilişkin ortak projeler geliştirecek. Kamu ve özel şirketleri, yenilenebilir enerji sektörlerine yatırım yapılması konusunda teşvik edecek. Türkiye; elektrik üretimi, iletimi ve dağıtımı, enerji tasarrufu ve enerji verimliliği gibi alanlarda bilgi ve deneyimlerini paylaşacak.<br />
<br />
Kaynak:&nbsp;<a href="https://enerji.gov.tr/haber-detay?id=31610">https://enerji.gov.tr/haber-detay?id=31610</a></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 17 Oct 2025 19:43:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2025/10/bakan-bayraktar-yakinda-nijerde-ilk-altin-uretimimize-baslayacagiz-1760719593.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Türkiye-Afrika ilişkileri samimiyetle güçlendirildi</title>
                <category>SİYASET</category>
                <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/turkiye-afrika-iliskileri-samimiyetle-guclendirildi-2379</link>
                <guid>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/turkiye-afrika-iliskileri-samimiyetle-guclendirildi-2379</guid>
                <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye'nin Afrika ile ilişkilerini samimiyet ve hüsnüniyet çerçevesinde güçlendirdiğini vurguladığı bir konuşma yaptı Erdoğan, Türkiye'nin tarih boyunca sömürgecilik lekesinden uzak bir sicil taşıdığını belirterek, bu temiz geçmişin Afrika ile münasebetlerin gelişmesinde önemli bir rol oynadığını ifade etti.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>### Türkiye-Afrika İlişkileri Samimiyetle Güçlendirildi</p>

<p><a href="https://x.com/RTErdogan/status/1979208280313368931"><strong>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, </strong></a>Türkiye'nin Afrika ile ilişkilerini samimiyet ve hüsnüniyet çerçevesinde güçlendirdiğini vurguladığı bir konuşma gerçekleştirdi. Erdoğan, Türkiye'nin tarih boyunca sömürgecilik lekesinden uzak bir sicil taşıdığını belirterek, bu temiz geçmişin Afrika ile münasebetlerin gelişmesinde önemli bir rol oynadığını ifade etti.</p>

<p>Konuşmasında Türkiye'nin Afrika ile ticari ve yatırım alanlarındaki başarılarına dikkat çeken Erdoğan, Türk yüklenicilerin kıtada toplam değeri 97 milyar doları aşan 2 binden fazla projeyi üstlendiğini bildirdi. Bu yatırımların sonucunda 100 binden fazla Afrikalı'nın istihdama katılarak üretime destek verdiği belirtildi. Ayrıca, 49 Afrika ülkesiyle iş konseyleri ve 31 ülkede ticaret müşavirlikleri bulunduğunu kaydeden Erdoğan, 2003'te 5,4 milyar dolar olan ticaret hacminin 2024 sonu itibarıyla 40 milyar dolar bandına ulaştığını açıkladı.</p>

<p>Ulaşım alanında da önemli adımlar atıldığını vurgulayan Cumhurbaşkanı, Türk Hava Yolları'nın (THY) Afrika'da 42 ülke ve 64 noktaya sefer düzenlediğini ifade etti. Kültürel bağların güçlendirilmesi için Emine Erdoğan himayesinde Ankara'da açılan Afrika Kültür Evi'nin 9 yıldır kıtanın kültürel zenginliklerini Türkiye'ye taşıdığını belirtti. Ayrıca, Türkiye Bursları, Maarif Vakfı, Diyanet Vakfı, TİKA ve sivil toplum kuruluşları aracılığıyla eğitimden kalkınma yardımlarına kadar geniş bir yelpazede destek sağlandığına değindi.</p>

<p>Erdoğan, Türkiye'nin Afrika Birliği'nin barış çabalarına en güçlü desteği veren ülkelerden biri olduğunu ve Sudan gibi çatışma bölgelerine yardım ulaştırdığını da sözlerine ekledi. Konuşma, Türkiye'nin Afrika ile ilişkilerini daha da derinleştirmeye kararlı olduğunu ortaya koyarken, kıtayla iş birliğinin her iki tarafın refahına katkı sağlamaya devam ettiği mesajını verdi.<br />
<br />
<a href="https://x.com/RTErdogan/status/1979208280313368931"><img alt="" src="https://www.alevihaberler.com.tr/public/images/detay/image%20(32).png" style="height:697px; width:450px" /></a><br />
<br />
Kaynak:<a href="https://x.com/RTErdogan/status/1979208280313368931">https://x.com/RTErdogan/status/1979208280313368931</a></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 17 Oct 2025 19:23:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2025/10/turkiye-afrika-iliskileri-samimiyetle-guclendirildi-1760718728.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Bakan Yerlikaya: Kırmızı bültenle aranan 13 suçlu Türkiye&#039;ye iade edildi</title>
                <category>SİYASET</category>
                <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/bakan-yerlikaya-kirmizi-bultenle-aranan-13-suclu-turkiyeye-iade-edildi-2378</link>
                <guid>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/bakan-yerlikaya-kirmizi-bultenle-aranan-13-suclu-turkiyeye-iade-edildi-2378</guid>
                <description><![CDATA[İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, kırmızı bültenle aranan 13 ve ulusal seviyede aranan 2 suçlunun Irak, Gürcistan, Almanya, Birleşik Arap Emirlikleri, Polonya ve Yunanistan'dan Türkiye'ye iade edildiğini duyurdu.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>**Kırmızı Bültenle Aranan 13, Ulusal Seviyede Aranan 2 Suçlu Türkiye'ye Getirildi**</p>

<p><a href="https://x.com/AliYerlikaya/status/1979043908278497313">İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, </a>kırmızı bültenle aranan 13 ve ulusal seviyede aranan 2 suçlunun Irak, Gürcistan, Almanya, Birleşik Arap Emirlikleri, Polonya ve Yunanistan'dan Türkiye'ye iade edildiğini duyurdu.<br />
<br />
&nbsp;</p>

<p>Bu operasyonlar, Emniyet Genel Müdürlüğü Interpol-Europol Daire Başkanlığı, Adalet Bakanlığı görevlileri, Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele, İstihbarat ve Narkotik Suçlarla Mücadele Başkanlıkları ile Asayiş, Terörle Mücadele ve Siber Suçlarla Mücadele Daire Başkanlıklarının koordineli çalışmaları sonucu gerçekleştirildi.</p>

<p>Yerlikaya, "Hangi bültenle aranırsa aransın, nerede olursa olsun suç işleyenleri bir bir yakalayıp ülkemize geri getiriyoruz. Milletimizin huzuru ve güveni için kararlılıkla çalışıyoruz, çalışmaya da devam edeceğiz." dedi.</p>

<p>Yerlikaya, yaptığı açıklamada şu bilgileri paylaştı:<br />
<br />
<strong>Kırmızı Bültenle Aradığımız 13 Suçluyu,<br />
Ulusal Seviyede Aradığımız 2 Suçluyu,</strong></p>

<p>&nbsp;IRAK(6), GÜRCİSTAN(4), ALMANYA(2) BİRLEŞİK ARAP EMİRLİKLERİ, &nbsp;POLONYA ve YUNANİSTAN’dan Ülkemize Getirdik.</p>

<p>Kırmızı bültenle uluslararası seviyede aranan H.K.Ş., F.N., C.B., R.K., S.A., S.Ş., O.K., K.Y., N.G., N.K., A.C., S.A., M.L. ile ulusal seviyede aranan M.A. ve B.B. isimli şahıslar yakalandı ve ülkemize iadeleri sağlandı️</p>

<p>EGM Interpol-Europol Daire Başkanlığımız, Adalet Bakanlığı görevlileri, KOM, İstihbarat ve Narkotik Suçlarla Mücadele Başkanlıklarımız ile Asayiş, TEM ve Siber Suçlarla Mücadele Daire Başkanlıklarımızca yapılan koordineli çalışmalar sonucu;&nbsp;</p>

<p>&nbsp;“Kasten Öldürme, Suç İşlemek Amacıyla Kurulan Örgüte Üye Olma, Nitelikli Yağma, Cebir, Tehdit veya Hile Kullanarak Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma, Ruhsatsız Ateşli Silahlarla Mermileri Satın Alma, Taşıma, Bulundurma” suçlarından Kırmızı Bültenle uluslararası seviyede aranan organize suç örgütü üyesi H.K.Ş isimli şahıs BİRLEŞİK ARAP EMİRLİKLERİ’nde,</p>

<p>&nbsp;“Uyuşturucu veya Uyarıcı Madde Ticareti Yapma veya Sağlama” suçundan Kırmızı Bültenle uluslararası seviyede aranan F.N. ve C.B. isimli şahıslar IRAK’ta,</p>

<p>&nbsp;“Tasarlayarak Öldürme” suçundan Kırmızı Bültenle uluslararası seviyede aranan R.K. isimli şahıs IRAK’ta,</p>

<p>&nbsp;“Yaralama” suçundan Kırmızı Bültenle uluslararası seviyede aranan S.A. isimli şahıs IRAK’ta,</p>

<p>&nbsp;“Başkasına Ait Banka veya Kredi Kartının İzinsiz Kullanılması Suretiyle Yarar Sağlama” suçundan Kırmızı Bültenle uluslararası seviyede aranan S.Ş. isimli şahıs GÜRCİSTAN’da,</p>

<p>&nbsp;“Uyuşturucu veya Uyarıcı Madde Ticareti Yapma veya Sağlama” suçundan Kırmızı Bültenle uluslararası seviyede aranan O.K. isimli şahıs GÜRCİSTAN’da,</p>

<p>&nbsp;“Nitelikli Cinsel Saldırı ve Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma” suçlarından Kırmızı Bültenle uluslararası seviyede aranan K.Y. isimli şahıs GÜRCİSTAN’da,</p>

<p>&nbsp;“Cebir, Tehdit ve Hile Kullanarak Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma, Silahla Yağma” suçlarından Kırmızı Bültenle uluslararası seviyede aranan N.G. isimli şahıs GÜRCİSTAN’da,</p>

<p>“Çocuğun Cinsel İstismarı” suçundan Kırmızı Bültenle uluslararası seviyede aranan N.K. isimli şahıs ALMANYA’da,</p>

<p>&nbsp;“Bilişim Sistemleri Banka veya Kredi Kurumlarının Araç Olarak Kullanılması Suretiyle Dolandırıcılık” suçundan Kırmızı Bültenle uluslararası seviyede aranan A.C. isimli şahıs ALMANYA’da,</p>

<p>&nbsp;“Kasten Öldürme” suçundan Kırmızı Bültenle uluslararası seviyede aranan S.A. isimli şahıs POLONYA’da,</p>

<p>&nbsp;“Uyuşturucu veya Uyarıcı Madde İhraç Etme” suçundan Kırmızı Bültenle uluslararası seviyede aranan M.L. isimli şahıs YUNANİSTAN’da,<br />
“Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma” suçundan Ulusal seviyede aranan M.A. ve B.B. isimli şahıslar IRAK’ta yakalandı ve ülkemize iadeleri sağlandı.</p>

<p>Emeği geçenleri tebrik ediyorum</p>

<p>Hangi bültenle aranırsa aransın, nerede olursa olsun suç işleyenleri bir bir yakalayıp ülkemize geri getiriyoruz. Milletimizin huzuru ve güveni için kararlılıkla çalışıyoruz, çalışmaya da devam edeceğiz.&nbsp;</p>

<p><br />
<br />
<a href="https://x.com/AliYerlikaya/status/1979043908278497313"><img alt="" src="https://www.alevihaberler.com.tr/public/images/detay/image%20(31).png" style="height:733px; width:263px" /></a><br />
<br />
Kaynak:&nbsp;<a href="https://x.com/AliYerlikaya/status/1979043908278497313">https://x.com/AliYerlikaya/status/1979043908278497313</a></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 17 Oct 2025 15:34:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2025/10/bakan-yerlikaya-kirmizi-bultenle-aranan-13-suclu-turkiyeye-iade-edildi-1760705335.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Erdoğan: Eskişehir, Dünyanın ikinci büyük nadir toprak kaynak sahasıdır</title>
                <category>SİYASET</category>
                <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/erdogan-eskisehir-dunyanin-ikinci-buyuk-nadir-toprak-kaynak-sahasidir-2373</link>
                <guid>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/erdogan-eskisehir-dunyanin-ikinci-buyuk-nadir-toprak-kaynak-sahasidir-2373</guid>
                <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan,Eskişehir'in Beylikova ilçesindeki nadir toprak elementleri sahasıiçin, "Çalışma sahasında nadir toprak elementleri, barit ve florit başta olmak üzere tam 694 milyon ton kaynak olduğu tespit edildi. Bu saha, dünyanın yaklaşık ikinci büyük nadir toprak kaynak sahasıdır."dedi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong><a href="https://www.tccb.gov.tr/haberler/410/161606/-dunyanin-icinden-gectigi-firtinali-donemde-turkiye-emin-ve-ehil-ellerde-guvendedir-">Cumhurbaşkanı Erdoğan,</a> Cumhurbaşkanlığı Kabinesi Toplantısı’nın ardından yaptığı açıklamada, “Dünyanın içinden geçtiği fırtınalı dönemde, Türkiye liyakatli kadroların riyasetindedir, emin ve ehil ellerde güvendedir. Devletin bütün organları mesuliyet sahaları içerisinde görevlerini layıkıyla yerine getiriyor” dedi.</strong><br />
<br />
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde gerçekleştirilen Cumhurbaşkanlığı Kabinesi Toplantısı’nın ardından basın açıklaması yaptı.<br />
<br />
<strong>“SAKARYA GAZ SAHASINDAN 4 MİLYON HANEMİZİN DOĞAL GAZ İHTİYACINI KARŞILIYORUZ”</strong></p>

<p>6 Ekim'de yine İstanbul'da düzenlenen 11. Enerji Verimliliği Forum ve Fuarı'na iştirak ettik. Burada aynı zamanda ana muhalefetin Türkiye'nin enerji arz güvenliğini hedef alan yakışıksız iddia ve ithamlarını da tek tek çürüttük. Sakarya gaz sahasından şu anda 4 milyon hanemizin doğal gaz ihtiyacını karşılıyoruz. Bu sayı 2026'da 8 milyona, 2028'de inşallah 16 milyona çıkacak. Hâlihazırda toplam 34 ülkeyle doğal gaz ithalat ve ihracatımız var.</p>

<p>Akkuyu Nükleer Santrali’nde ilk elektriği çok yakın bir zamanda üreteceğiz. Akkuyu dışında nükleer ajandamızda başka projelerimiz de bulunuyor. Ana muhalefetin balıkları öne sürerek yaptığı eleştirilere aldırmadan nükleer enerjiye yatırım yapmayı sürdüreceğiz.</p>

<p><strong>“NADİR TOPRAK ELEMENTLERİNDE DÜNYANIN EN BÜYÜK 5 ÜRETİCİSİNDEN BİRİSİ OLMAK İSTİYORUZ”</strong></p>

<p>Bu vesileyle yine muhalefetin çarpıttığı bir konuya açıklık getirmek istiyorum. Enerji politikamızın bir diğer önceliği sahip olduğumuz madenlerin katma değerli bir şekilde uluslararası pazarlara sunulmasıdır. Özellikle pek çok alanda nadir elementleri, savunma sanayinden yenilenebilir enerji sistemlerine, elektrikli araçlardan haberleşme ve uzay teknolojilerine pek çok alanda kritik rol oynuyor. Eskişehir'in Beylikova ilçesindeki nadir toprak elementleri sahasında bugüne kadar 310 ayrı lokasyonda yaklaşık 125 bin metre sondaj yapıldı. Çalışma sahasında nadir toprak elementleri, barit ve florit başta olmak üzere tam 694 milyon ton kaynak olduğu tespit edildi. Bu saha, dünyanın yaklaşık ikinci büyük nadir toprak kaynak sahasıdır. 17 nadir toprak elementinin 10'unun bulunduğu Beylikova sahasında yaklaşık 12,5 milyon ton nadir toprak oksitleri yer alıyor.</p>

<p>Nadir toprak elementlerinde dünyanın en büyük 5 üreticisinden birisi olmak istiyoruz. Bu doğrultudaki çalışmalarımızı sürdürüyoruz. İlk etapta yıllık bin 200 ton cevher işleyeceğimiz Eti Maden Pilot Üretim Tesisini devreye aldık. Pilot tesisin, endüstriyel tesise dönüştürülmesi için saflaştırma teknolojisi de dahil çalışmalarımıza devam ediyoruz. Şunu da altını çizerek ifade etmek durumundayım, nadir toprak elementleri teknolojisine sahip ülke ve firmalar bu alandaki üretim süreçlerine ilişkin tecrübelerini maalesef paylaşmaktan kaçınıyor. Bu engelin aşılması ve mevcut sahaların daha kısa sürede ekonomiye kazandırılması, uluslararası iş birliklerini zorunlu kılıyor. Pek çok ülke, teknoloji geliştirme, danışmanlık ve teknoloji transferi için bu konularda deneyimli ülkelerle anlaşmalar imzalıyor. Türkiye olarak biz de teknolojik hafızaya sahip ülkelerin, uzman kuruluşları ile iş birlikleri geliştirmek amacıyla görüşmeler yapıyoruz. Bu anlamda Beylikova'daki nadir toprak elementleri sahasının herhangi bir ülkeye verilmesi asla söz konusu değildir. Her kim bunu iddia ediyorsa kendi ülkesine iftira atıyor demektir.</p>

<p>&nbsp;
<p><strong>“TÜRKİYE’Yİ HEDEFLERİYLE BULUŞTURMA ÇABALARIMIZ HIZ KESMEDEN SÜRÜYOR”</strong></p>
</p>

<p>Türkiye’yi hedefleriyle buluşturma çabalarımız hız kesmeden sürüyor. Son Kabine Toplantımızdan bu yana yine yoğun bir mesai dönemi geçirdik. İçeride toplu açılış törenleri ve il ziyaretleri, dışarıda uluslararası zirveler ve seyahatler ile millete hizmet mücadelemizi kararlılıkla devam ettirdik. Ana muhalefet partisiyle aramızdaki ufuk, vizyon, zihniyet farkı yaşanan her gelişmede kendini daha net belli ediyor.</p>

<p>Milletim şunu bilsin, dünyanın içinden geçtiği fırtınalı dönemde, Türkiye liyakatli kadroların riyasetindedir, emin ve ehil ellerde güvendedir. Yürütmede Kabine üyelerimiz ve bürokratlarımız da ülkemizin sorunlarına çözüm yolları geliştiriyoruz. Yargımız kendi alanında Anayasanın çizdiği sınırlar çerçevesinde adaletin tecellisi için gayret gösteriyor. Devletin bütün organları, mesuliyet sahaları içerisinde görevlerini layıkıyla yerine getiriyor. Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sistemi’nin en mühim çıktılarından biri olan bu kazanımları güçlendirerek devam ettirmekte kararlıyız.</p>

<p><strong>“23 YILIN ENGİN TECRÜBESİYLE POLİTİKALARIMIZI BELİRLEDİK”</strong></p>

<p>Özellikle Batılı ülkelerin ciddi yönetim bunalımıyla yüzleştiği bu günlerde istikrar ve güven ikliminin değerini milletçe daha iyi anlıyoruz. Dünyada birçok ülkenin başına gelse yerle yeksan olacağı krizleri biz 86 milyonun kılına dahi zarar gelmeden başarıyla yönetiyoruz. Son asrın en ciddi sağlık krizinden Rusya-Ukrayna arasındaki savaşa, bölgemizdeki kanlı çatışmalardan ticaret ve gümrük savaşlarına kadar birçok meselede bunu gördük, yaşadık, bilfiil tecrübe ettik. Tuzağa düşmedik, oyuna gelmedik, ülkemize ekonomik ve sosyal maliyet üretecek hiçbir maceraya atılmadık. Batılı ülkeler bize ne der diye değil, 23 yılın engin tecrübesi, birikimi ve müktesebatıyla politikalarımızı belirledik.</p>

<p>Burada şunu da ifade etmek isterim: Dün bizi hem koronavirüs salgınında hem de Rusya-Ukrayna krizinde insafsızca yerenler, bugün utangaç da olsa hak verir noktaya geldiler. Dün bizi Avrupa'dan ve Batı bloğundan uzaklaşmakla suçlayanlar, bugün takip ettiğimiz dengeli politikalara övgüler diziyor. Dün hükûmetimin Suriye ve Gazze'deki vicdanlı duruşunu eleştirenler, bugün sayemizde yurt dışına başları dik alınları ak bir şekilde gidiyor. Bizi tenkit edenlerin kimi zaman iki yıl, kimi zaman dört yıl, kimi zaman çok daha gecikmeli de olsa bizi takdir ve taltif eder konuma gelmeleri elbette kendi gelişimleri açısından önemlidir. Doğruyu bildikleri hâlde ikrar edemeyenlere ise maalesef yapabileceğimiz hiçbir şey yoktur.</p>

<p><strong>“ÜLKEMİZE VE MİLLETİMİZE HİZMET İÇİN AŞKLA KOŞTURDUK”</strong></p>

<p>Onlar boş beleş işler peşinde koşarken biz geride bıraktığımız iki hafta boyunca ülkemize ve milletimize hizmet için aşkla koşturduk.</p>

<p>1 Ekim'de Türkiye Büyük Millet Meclisinin 28. Dönem 4. Yasama Yılı’nın açılışını gerçekleştirdik. Yeni dönemin farklı fikir, teklif ve değerlendirmelerin saygı, uzlaşı ve hoşgörü içinde özgürce ifade edildiği bir yıl olması temennilerimizi ilettik.</p>

<p>4 Ekim'de toplam değeri 8 milyar 425 milyon lirayı bulan 50 projemizin açılış ve temel atma törenlerini icra etmek üzere Sultanbeyli ilçemizdeydik. Bu yatırımların bir kez daha hayırlı, uğurlu olmasını diliyorum.</p>

<p>4 Ekim tarihi bizim için bir başka önemli ve kritik gün oldu. İsrail'in işgal ve soykırımına tepki olarak farklı ülkelerden Gazze'ye doğru yelken açan Sumud Filosu’na güçlü moral desteği verdik. Vatandaşlarımızın da içinde olduğu aktivistlerin tahliye sürecini başarıyla yönettik.</p>

<p>4 Ekim'de başlattığımız tahliye operasyonuyla 36'sı Türk vatandaşı toplam 137 aktivisti ülkemize güvenle getirdik. 7 Ekim'deki ikinci tahliye sürecinde 16 vatandaşımızın ilk etapta Ürdün'e geçişini, ardından 15'inin ülkemize gelişini sağladık. Gözaltına alınan 3 milletvekilimiz de Bakü üzerinden Türkiye'ye sorunsuz, sıkıntısız bir şekilde ulaştı. Türk Hava Yollarımızın 10 Ekim'de düzenlediği özel bir seferle 18'i vatandaşımız olan 21 ülkeden toplam 94 aktivisti Türkiye'ye intikal ettirdik. Filoya katılarak insanlığın vicdanına tercüman olan tüm vatandaşlarımıza, tüm aktivistlere bir kez daha teşekkür ediyor, tekrar geçmiş olsun diyorum. Batılı aktivistlerin tahliye operasyonlarımızdan övgüyle bahsettiği bu olayda, Türkiye'yi suçlayanları ise milletimin vicdanına havale ediyorum.</p>

<p><strong>“BİZ BU GÜVENİ BOŞA ÇIKARMAYACAĞIZ”</strong></p>

<p>Şuraya özellikle dikkatinizi çekiyorum. Türkiye'nin yer altı kaynaklarını ekonomisine kazandırmasını istemeyenler hep şunu yapıyorlar, önce maden tetkik ve arama çalışmalarını engellemeye çalışıyorlar. Bunda başarılı olamayınca, bu sefer işletilmesini sabote etmenin derdine düşüyorlar. Denklem aslında çok basit. Mümkünse engellemek, değilse itibarsız hâle getirmek. Nadir toprak elementleri ile ilgili yaşananlar da budur. Amaç, Türkiye'nin bu yer altı kaynağından istifade etmesini engellemektir. Dikkat edin, bu konuda hükûmetimize iftira atanlar, Karadeniz doğal gazı ile Gabar'daki petrol keşiflerimizi de dillerine dolayanlardır. Hatırlarsanız, orada da destek vermek yerine hemen bir kulp taktılar. Bugün de aynısını yapıyorlar. İnanın, yarın da değişen bir şey olmayacak. Milletimden bunlara karşı uyanık olmalarını rica ediyorum. Milletim bize güvensin, bize inansın. Allah'ın izniyle biz bu güveni boşa çıkarmayacağız.</p>

<p><strong>“TÜRK DEVLETLERİ ARASINDAKİ DAYANIŞMA VE ORTAKLIKLARI İLETİYORUZ”</strong></p>

<p>‘Dilde, fikirde, işte birlik’ ilkesi ışığında Türk devletleri arasındaki dayanışma ve ortaklıkları iletiyoruz. 7 Ekim’de Gebele’de bölgesel barış ve güvenlik temasıyla düzenlenen Türk Devletleri Teşkilatı 12. Zirvesi’ne katıldık. Zirve’de aldığımız kararların ve imzaladığımız Gebele Bildirisi’nin tüm Türk dünyası için hayırlara vesile olmasını temenni ediyorum.</p>

<p>9 Ekim’de Cumhurbaşkanlığı Külliyemizde düzenlenen törenle 2025-2026 Yükseköğretim Akademik Yılı’nın açılışını gerçekleştirdik. Yeni akademik yılın öğrencilerimiz, hocalarımız, üniversitelerimizde görevli idari personelimizle birlikte milletimiz için hayırlı olmasını diliyorum.</p>

<p>10 Ekim’de yine toplu açılış ve temel atma törenlerimiz vesilesiyle ana baba ocağımız Rize’deydik. Burada 38 projemizin toplu açılışını yaptık. İki projenin temellerini arttık. Devamında şehrimizdeki sivil toplum kuruluşları ve iş dünyasıyla bir araya geldik. 3 milyar 84 milyon lirayı aşan bu yatırımlarımız Rize’mize ve bölgemize bir kez daha hayırlı, uğurlu olsun diyorum.</p>

<p><strong>“DENİZ ÜZERİNE ÜÇÜNCÜ HAVALİMANIMIZI TRABZON’DA İNŞA EDECEĞİZ”</strong></p>

<p>12 Ekim’de Trabzon’a geçerek 13 milyar 514 milyon liralık 130 projemizin toplu açılışını gerçekleştirdik. Orada bir müjdemiz oldu. Deniz üzerine üçüncü havalimanımızı Trabzon’da inşa edeceğiz. Projeyi bitirdik ve inşallah ihalesini hemen kısa zamanda yapıyoruz, ardından bütün makineleri çalıştırmaya başlayacağız.</p>

<p><strong>“TÜRKİYE’NİN YILDIZININ GİDEREK DAHA ÇOK PARLAMASINDAN GURUR DUYUYORUZ”</strong></p>

<p>Türkiye’nin yıldızının giderek daha çok parlamasından, küresel siyasette ağırlığının artmasından, itibarının aziz milletimize yakışan bir seviyeye yükselmesinden gurur duyuyoruz. Türkiye, dış politikasındaki barıştan, diyalogdan, adaletten ve çözümden yana aktif tutumuyla günden güne vazgeçilmez bir oyuncu hâline geliyor. Özellikle çatışma çözümlerinde Batı'yı takip eden değil, Batı'nın takip ettiği, örnek aldığı, gıptayla izlediği bir ülke konumundayız.</p>

<p><strong>“TÜRK MİLLETİ, KARDEŞLİK VE KOMŞULUK SINAVINI BAŞARIYLA VERDİ”</strong></p>

<p>Suriye ihtilafında 13,5 yıl boyunca duruşumuzu asla bozmadık. Suriyeli mazlumları, zalimlerin ve terör örgütlerinin insafına bırakmadık. Ana muhalefetin sürekli övgü yağmuruna tuttuğu Batılı ülkeler, mültecileri almamak için dikenli tel örgülerin arkasına saklanırken, biz kimseyi geri göndermeme politikasıyla Suriyeli kardeşlerimizi bağrımıza bastık. 3-5 oy uğruna Suriyeli mazlumları hedef gösterenlere rağmen, en kritik zamanlarda siyasi bedel ödemeyi göze alarak vicdanlı tavrımızı sonuna kadar muhafaza ettik.</p>

<p>Hamdolsun, neticede tarihin doğru tarafında duran biz olduk. Zaman, lümpen ırkçıları, oy avcılığı yapanları, mülteci düşmanlarını değil, bizi haklı çıkardı. Türk milleti, kardeşlik ve komşuluk sınavını başarıyla verdi. Bugün komşumuz Suriye ile ilişkilerimiz her alanda güçleniyor. Bugün birbirimizin yüzüne mahcubiyetle değil, tebessümle bakıyoruz. Suriye'de istikrar kökleştikçe, inşallah her şey çok daha iyi olacak.</p>

<p><strong>“FİLİSTİN DAVASINI KORKUSUZCA SAVUNDUK”</strong></p>

<p>Bakınız sadece Suriye'de değil, Gazze'de de Türkiye ilk günden itibaren hakkın, haklının ve adaletin safında yer almıştır. Gazze'nin vatanlarını savunan evlatlarına terörist iftirası asla atmadık. Birilerine şirin gözükmek uğruna Filistin direnişine kara çalmadık. İnandığımız neyse, kalbimizden geçen neyse, eğip bükmeden, kimseden de çekinmeden onu cesaretle haykırdık.</p>

<p>102 bin tonu bulan insani yardımlarımızla Gazzeli kardeşlerimizin yanında olduk. Katıldığımız tüm toplantılarda, uluslararası bütün platformlarda Gazze’yi ve Filistin davasını korkusuzca savunduk. Bütün bunları yaparken Gazze’de ateşkesin sağlanması için çalışmayı da hiçbir zaman ihmal etmedik.</p>

<p><strong>“GAZZE’DE VARILAN ATEŞKES MUTABAKATINI MEMNUNİYETLE KARŞILIYORUZ”</strong></p>

<p>Bir süredir çok farklı kanallardan yürüttüğümüz diplomasinin de katkısıyla Gazze’de varılan ateşkes mutabakatını memnuniyetle karşılıyoruz. İki yıllık zulmün, vahşetin ve soykırımın ardından, elhamdülillah, Gazze’de kırılgan da olsa bir güven iklimi oluştu.</p>

<p>Sizler de televizyonlardan izlediniz. İki yıldır bombaların altında hayatta kalma mücadelesi veren çocukların ilk defa yüzlerine tebessüm çiçekleri açıyor. Gazzeli kardeşlerimiz zorla çıkarıldıkları yerlere insan seli olup akıyor. Yıkıntıların arasında insanlar bulabildikleri bir parça eşyaya tutunarak hayata yeniden başlamaya çalışıyor. Bunlar bizim tam olarak anlayabileceğimiz değil, sadece izleyip tahayyül edebileceğimiz mutluluklardır.</p>

<p>Gazze’de neler yaşadıklarını en iyi Gazzeli mazlumlar bilir. İki yıl boyunca çektikleri çileleri en iyi masum çocuklar bilir. 68 bin şehidi toprağa vermenin acısını yüreği yanık anneler, babalar bilir. Enkazdan çıkan bir parça eşyanın anlamını en iyi her şeyi kaybetmiş o kardeşlerimiz bilir. Tekrar söylüyorum, biz sadece empati kurabiliriz. Sadece onları anlamaya çalışabiliriz. Gazzeli mazlumların yükünü azaltan her çaba bizim için değerlidir. Çıkıp bunu 'sadece ateşkes imzaladılar' diyerek küçümsemek kimsenin haddi de hakkı da değildir. Bir defa bunu açıkça ortaya konulması gerekiyor</p>

<p>İsrail'in verdiği sözleri tutmama konusundaki bozuk sicilinin herkes gibi biz de farkındayız. Bu gerçeğin Filistin direniş hareketi Hamas ve Gazzeli kardeşlerimiz daha çok farkında. Ama buna rağmen ümitvarlar, buna rağmen umutlu olmak istiyorlar. Biz de bir daha eski soykırım günlerine dönülmemesi için mevcut tüm baskı unsurlarını devrede tutuyoruz</p>

<p><strong>“GAZZE'YE SAHİP ÇIKMAYA DEVAM EDECEĞİZ”</strong></p>

<p>Önceki gün Şarm El-Şeyh’te yapılan zirve bu bakımdan çok önemliydi. Orada hem imzacı dört ülkenin lideri hem de diğer ülkelerin liderleri olarak hep beraber çok net bir irade ortaya koyduk. Şarm El-Şeyh Deklarasyonu ile bölgemizde kalıcı barışa ve istikrara giden yolda kıymetli bir adım attık. Biz deklarasyondaki iradenin sonuna kadar arkasında duracağız. Amerika, Mısır ve Katar'ın da benzer bir tavır sergileyeceğine inanıyorum. Ateşkes mutabakatının uygulanmasının da yakından takipçisi olacağız.</p>

<p>Rehine ve mahkûm takasıyla birlikte yeni bir aşamaya geçilmiş oldu. İnsani yardımların girişleri hızlandı. Tüm aksaklıklara rağmen 350'ye yakın tırımız Gazze'ye giriş yaptı. 400'den fazla tırımız ise giriş için bekliyor. Dün 900 ton yardım taşıyan 17'nci iyilik gemimizi Mersin'den bölgeye yolcu ettik. Bunun devamı da gelecek. İnşallah kış bastırmadan insani yardımlarımıza ağırlık vereceğiz. Şov yapmadan, başkaları gibi PR peşinde koşmadan Gazze'ye ve Gazzeli mazlumlara sahip çıkmaya devam edeceğiz. 1967 sınırları temelinde bağımsız bir Filistin devleti kurulana kadar bu mücadele hız kesmeyecek.</p>

<p>Şunu bir kez daha açıkça söylemek isterim, biz mazluma kol kanat gererken sadece Rabb'imizin rızasını gözetiyoruz. Hakkın rızasından, halkımızın duasından başka kimseden bir beklentimiz yok. Bugüne kadar olduğu gibi samimiyet, hasbilik, tevazu rehberimiz olmaya inşallah devam edecek. Son nefesimize kadar doğruluktan, dürüstlükten, bu aziz millet ve tüm mazlumlar için canla başla çalışmaktan geri durmayacağız. Cenabı Allah yolumuzu, bahtımızı açık etsin diyorum.</p>

<p>Dün Kocaeli’nde Dünya Kupası elemelerinde Gürcistan’ı 4-1 skorla yenerek milletimize büyük bir sevinç yaşatan A Millî Futbol Takımımızı tebrik ediyorum. Kendilerine ülkem ve milletim adına teşekkür ediyorum. Rabb'im bizim çocukların ayaklarına taş değdirmesin diyorum.”<br />
<br />
Kaynak:&nbsp;<a href="https://www.tccb.gov.tr/haberler/410/161606/-dunyanin-icinden-gectigi-firtinali-donemde-turkiye-emin-ve-ehil-ellerde-guvendedir-">https://www.tccb.gov.tr/haberler/410/161606/-dunyanin-icinden-gectigi-firtinali-donemde-turkiye-emin-ve-ehil-ellerde-guvendedir-</a></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 16 Oct 2025 00:08:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2025/10/erdogan-eskisehir-dunyanin-ikinci-buyuk-nadir-toprak-kaynak-sahasidir-1760563328.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Cumhurbaşkanı Erdoğan&#039;dan Türk devletleri vatandaşlarına istihdam kolaylığı</title>
                <category>SİYASET</category>
                <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/cumhurbaskani-erdogandan-turk-devletleri-vatandaslarina-istihdam-kolayligi-2370</link>
                <guid>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/cumhurbaskani-erdogandan-turk-devletleri-vatandaslarina-istihdam-kolayligi-2370</guid>
                <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türk devletleri vatandaşlarının istihdamını kolaylaştıran bir kararname imzaladı. Alınan karar, 10 Ekim 2025 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlandı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan Türk Devletleri Vatandaşlarına Çalışma Kolaylığı Sağlayan Kararname</p>

<p>10 Ekim 2025 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanan Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türk devletleri vatandaşlarının Türkiye’de istihdamını kolaylaştıran önemli bir düzenlemeye imza attı.&nbsp;</p>

<p>Kararnameye göre, Azerbaycan, Kazakistan, Kırgızistan, Türkmenistan ve Özbekistan vatandaşları, askerî ve istihbarat alanları hariç, Türkiye’de çalışma izni veya vatandaşlık şartı aranmadan istihdam edilebilecek ve ticari faaliyetlerde bulunabilecek. Ayrıca, bu kişiler Türk vatandaşlarıyla eşit koşullarda meslek odalarına kayıt yaptırabilecek. Ancak, söz konusu düzenleme kapsamında bu vatandaşlara seçimlerde oy kullanma hakkı tanınmayacak.</p>

<p>Bu karar, Türk devletleri arasında ekonomik ve sosyal iş birliğini güçlendirmeyi hedeflerken, ilgili ülkelerin vatandaşlarına Türkiye’de yeni iş fırsatları sunuyor.<br />
<br />
Kaynak:<a href="https://www.resmigazete.gov.tr/eskiler/2025/10/20251010-14.pdf">https://www.resmigazete.gov.tr/eskiler/2025/10/20251010-14.pdf</a></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 15 Oct 2025 14:23:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2025/10/cumhurbaskani-erdogandan-turk-devletleri-vatandaslarina-istihdam-kolayligi-1760528639.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Türk dünyasının bağımsızlık şairi Ahmed Cevad saygıyla anıldı</title>
                <category>SİYASET</category>
                <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/turk-dunyasinin-bagimsizlik-sairi-ahmed-cevad-saygiyla-anildi-2366</link>
                <guid>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/turk-dunyasinin-bagimsizlik-sairi-ahmed-cevad-saygiyla-anildi-2366</guid>
                <description><![CDATA[Ahmed Cevad Enstitüsü ve Azerbaycan Cumhuriyeti Türkiye Büyükelçiliği Kültür Merkezi iş birliğiyle, bağımsızlık ve hürriyet şairi Ahmed Cevad’ın 88. ölüm yıl dönümü dolayısıyla özel bir anma programı düzenlendi. MHP Genel Başkan Başdanışmanı Prof. Dr. Ruhi Ersoy “İnancını kalemiyle birleştirerek Türk dünyasının ortak vicdanında ebedileşen Ahmed Cevad, özgürlüğe ve kardeşliğe inanan tüm Türk milletinin ortak kalp atışı olmuştur” dedi]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Ahmed Cevad Enstitüsü ve Azerbaycan Cumhuriyeti Türkiye Büyükelçiliği Kültür Merkezi iş birliğiyle, bağımsızlık ve hürriyet şairi,<strong> "Çırpınırdın, Karadeniz!"</strong> şiirinin yazarı Ahmed Cevad’ın 88. ölüm yıl dönümü dolayısıyla özel bir anma programı düzenlendi. Programa katılanlar, Türk dünyasının ortak sesi olarak nitelendirilen şairi büyük bir saygı, rahmet ve minnetle andı.</p>

<p>Programda konuşan MHP Genel Başkan Başdanışmanı <strong>Prof. Dr. Ruhi Ersoy,</strong> Ahmed Cevad’ın Türk milletinin kaderini dizelerine işleyen, kelimeleriyle hürriyetin ruhunu yoğuran bir şair olduğunu vurguladı. Ersoy, <em><strong>“İnancını kalemiyle birleştirerek Türk dünyasının ortak vicdanında ebedileşen Ahmed Cevad, özgürlüğe ve kardeşliğe inanan tüm Türk milletinin ortak kalp atışı olmuştur”</strong></em> dedi. Şairin <strong>“Çırpınırdın Karadeniz” </strong>gibi eserleriyle Türk milletinin hafızasında ölümsüzleştiğini belirten Ersoy, programın Azerbaycan ile Türkiye arasındaki ebedi kardeşlik bağlarını bir kez daha güçlendirdiğini ifade etti.<br />
<br />
<a href="https://x.com/ersoyruhi/status/1977767767420887144"><img alt="" src="https://www.alevihaberler.com.tr/public/images/detay/image%20(27).png" style="height:735px; width:629px" /></a></p>

<p>&nbsp;Programa katılan çok sayıda davetli, şairin aziz hatırasını yad ederek kültürel mirasın ve hürriyet ülküsünün sarsılmaz bağlarını yüceltti. Etkinlik kapsamında yapılan konuşmalar ve sunumlar, katılımcılar tarafından büyük bir ilgiyle takip edildi.</p>

<p>Prof. Dr. Ruhi Ersoy, anma programının sonunda Ahmed Cevad’ın ruhunun şad, mekânının cennet olmasını dileyerek programa katılanlara teşekkür etti. Program, Türk dünyasının ortak değerlerine duyulan saygının bir göstergesi olarak dikkat çekerken, iki ülke arasındaki kültürel iş birliğinin önemini bir kez daha ortaya koydu.<br />
<br />
Kaynak:<a href="https://x.com/ersoyruhi/status/1977767767420887144">https://x.com/ersoyruhi/status/1977767767420887144</a></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 14 Oct 2025 15:46:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2025/10/turk-dunyasinin-bagimsizlik-sairi-ahmed-cevad-saygiyla-anildi-1760446811.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Bakan Tunç, 1000 hâkim ve savcı yardımcılığı alımı ile ilgili açıklamada bulundu</title>
                <category>SİYASET</category>
                <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/bakan-tunc-1000-hakim-ve-savci-yardimciligi-alimi-ile-ilgili-aciklamada-bulundu-2363</link>
                <guid>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/bakan-tunc-1000-hakim-ve-savci-yardimciligi-alimi-ile-ilgili-aciklamada-bulundu-2363</guid>
                <description><![CDATA[Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, bugün yaptığı resmi açıklama ile 2025 yılı için 1000 yeni hâkim ve savcı yardımcısı alımını müjdeleyen Tunç, bu adımın adaletin temel taşlarını sağlamlaştırma yolunda kritik bir hamle olduğunu ifade etti.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, Türkiye’de yargı hizmetlerinin vatandaşlara daha etkin, hızlı ve verimli bir şekilde sunulması hedefiyle tarafsız ve bağımsız yargının insan kaynağını güçlendirme çalışmalarına hız kesmeden devam ettiklerini duyurdu. Bakan Tunç, bu kapsamda hayata geçirilen hâkim ve savcı yardımcılığı müessesesi ile yargı sisteminin hem niteliğini hem de niceliğini artırmayı amaçladıklarını vurguladı. Bugün yaptığı resmi açıklama ile 2025 yılı için 1000 yeni hâkim ve savcı yardımcısı alımını müjdeleyen Tunç, bu adımın adaletin temel taşlarını sağlamlaştırma yolunda kritik bir hamle olduğunu ifade etti.<br />
<br />
<strong>Alım Sürecinde Yeni Aşama: Yılmaz Tunç’tan Açıklama</strong></p>

<p>Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, hâkim ve savcı yardımcılığı alımını 2023 yılında ilk kez başlatarak uygulamaya koyduklarını ve 2024 yılında ikinci kez başarıyla sürdürdüklerini hatırlattı. 2025 yılında ise bu süreci devam ettirdiklerini belirten Tunç, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın son Kabine Toplantısı sonrası verdiği müjde doğrultusunda 1000 hâkim ve savcı yardımcısı alımı için resmi sınav ilanını bugün yayımladıklarını açıkladı. Alım, farklı kategorilerde şu şekilde dağılım gösteriyor:</p>

<p>• <strong><strong>850 adli yargı hâkim ve savcı yardımcısı</strong></strong>,</p>

<p>• <strong><strong>100 avukatlık mesleğinden adli yargı hâkim ve savcı yardımcısı</strong></strong>,</p>

<p>• <strong><strong>50 idari yargı hâkim yardımcısı</strong></strong>.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Bakan Tunç, bu geniş kapsamlı alımın, mevcut adli yükü hafifletmeyi ve uzmanlaşmış kadrolarla yargı süreçlerini hızlandırmayı hedeflediğini belirtti. Sınavın, Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM) tarafından 20-21 Aralık 2025 tarihlerinde gerçekleştirileceğini duyuran Tunç, sınav sürecine katılacak tüm adaylara ve geleceğin hâkim ve savcılarına şimdiden başarılar diledi.<br />
<br />
<strong>Bakan Yılmaz Tunç'un açıklaması şöyle:</strong></p>

<p>Yargı hizmetlerinin vatandaşlarımıza daha etkili ve verimli şekilde sunulması için tarafsız ve bağımsız yargının insan kaynağını güçlendirmeye devam ediyoruz.</p>

<p>Hayata geçirdiğimiz hâkim ve savcı yardımcılığı müessesesiyle yargının hem niteliğini hem de niceliğini artırıyoruz.</p>

<p>2023 yılında ilkini, 2024 yılında ise ikincisini gerçekleştirdiğimiz hâkim ve savcı yardımcısı alımına bu yıl da devam ediyoruz.</p>

<p>Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın, Kabine Toplantımızın ardından müjdesini verdiği 1000 hâkim ve savcı yardımcısı alımıyla ilgili sınav ilanını yayımladık.</p>

<p>Bu kapsamda;</p>

<p>850 adli yargı hâkim ve savcı yardımcısı,</p>

<p>100 avukatlık mesleğinden adli yargı hâkim ve savcı yardımcısı,</p>

<p>50 idari yargı hâkim yardımcısı</p>

<p>alımını gerçekleştireceğiz.</p>

<p>ÖSYM tarafından 20-21 Aralık tarihlerinde yapılacak sınava girecek tüm adaylarımıza, geleceğin hâkim ve savcılarına şimdiden başarılar diliyorum.</p>

<p>Sınavı kazanarak mülâkat aşamasını da başarıyla tamamlayan hâkim ve savcı yardımcılarımız; 36 aylık eğitim sürecinin 1 yılını Türkiye Adalet Akademisinde, 2 yılını ise tecrübeli hâkim ve savcılarımızın yanında usta-çırak ilişkisi içerisinde çalışarak geçirecekler.</p>

<p>Kutsal bir mesleği icra edecek olan hâkim ve savcı yardımcılarımız böylece kürsüye daha donanımlı ve güçlü bir şekilde çıkacaklar.</p>

<p>Hukukun üstünlüğünü esas alan, gecikmeyen ve öngörülebilir bir adalet sistemi vizyonumuz doğrultusunda çalışmalarımıza kararlılıkla devam edecek, #TürkiyeYüzyılı’nı #AdaletinYüzyılı yapacağız.</p>

<p><a href="https://pgm.adalet.gov.tr/Home/SayfaDetay/adl-yargi-h-kim-ve-savci-yardimciligi-idari-yargi-h-kim-yardimciligi-ve-avukatlik-mesleg14102025092212"><strong>https://pgm.adalet.gov.tr/Home/SayfaDetay/adl-yargi-h-kim-ve-savci-yardimciligi-idari-yargi-h-kim-yardimciligi-ve-avukatlik-mesleg14102025092212</strong></a><br />
<br />
Kaynak:<a href="https://x.com/yilmaztunc/status/1978015762745888873">https://x.com/yilmaztunc/status/1978015762745888873</a></p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 14 Oct 2025 12:00:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2025/10/bakan-tunc-1000-hakim-ve-savci-yardimciligi-alimi-ile-ilgili-aciklamada-bulundu-1760433059.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Bahçeli: Cemevleri ibadethane olarak tanınmalı</title>
                <category>SİYASET</category>
                <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/bahceli-cemevleri-ibadethane-olarak-taninmali-2362</link>
                <guid>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/bahceli-cemevleri-ibadethane-olarak-taninmali-2362</guid>
                <description><![CDATA[illiyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, bugün TBMM Grup Toplantısı'nda yaptığı konuşmada, Cemevlerinin ibadethane olarak tanınması gerektiğini savundu. Devlet Bahçeli, "Cami ne kadar bizimse Cemevi de bizimdir. Bu konuda engelleri kaldırmak zorundayız" şeklinde konuştu.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, bugün TBMM Grup Toplantısı'nda yaptığı konuşmada, Türk siyasetinin önceliklerini, toplumsal birlik mesajlarını ve güncel meselelere dair çarpıcı değerlendirmelerde bulundu.&nbsp;Alevi İslam inancına mensup vatandaşlara yönelik samimi mesajlar veren Bahçeli, <em><strong>"Hepimiz Müslüman Türk milletiyiz. Aramıza etnik ve mezhebi ayrılıklar sokmaya çalışanlara karşı durmalıyız"</strong></em> dedi. Cemevlerinin ibadethane olarak tanınması gerektiğini savunan Bahçeli,<em><strong> "Cami ne kadar bizimse Cemevi de bizimdir. Bu konuda engelleri kaldırmak zorundayız" </strong></em>şeklinde konuştu. Ayrıca, Horasan Erenleri Dergahı Cemevi Külliyesi'nin açılışına değinerek, bu projenin milli birlik ve beraberliğin sembolü olduğunu belirtti.<br />
<br />
<strong>Devlet Bahçeli </strong>konuşmasında<strong> "&nbsp;</strong>Türk milletinin ebedi ve tarihi varlığında tek yürek olmayalım mı?<br />
Gönül rahatlığıyla, vicdan huzuruyla, dahası samimiyetle diyorum ki,<strong> hem Alevi’yiz, hem Sünni;</strong> hepsinden evveli de Müslüman Türk milletiyiz.<br />
Bu düşüncelerim elbette <strong>Alevi İslam</strong> inancına mensup kardeşlerimizin geçmişe sari ve bugüne havi ihtiyaç ve beklentilerini seslendirmeye mani değildir.<br />
Sadece maksadım herkesin ve hepimizin üzerinde durması gereken, esasen milli ve manevi paydada ortak hissiyat olan yorum ve değerlendirmeleri açıklamaktır.<br />
<strong>Alevi İslam </strong>inancına mensup kardeşlerimiz bizim canımız, can beraberimizdir.<br />
Onların her sorunu bizim de sorunumuz, onların her isteği bizim de isteğimizdir.<br />
Aleviliği asıl mecra ve muhtevasından kopartıp inanç ve kültür alanından çıkartanlar, bundan tehlikesi siyasi mevzi haline dönüştürmeye çalışanlar büyük bir yanlışın failleridir.<br />
Cami ne kadar bizimse<strong> Cemevi de</strong> bizimdir.<br />
Cem de bizim, semah da bizim, imanın ve İslam’ın mükellefiyetleri de bizimdir.<br />
Tabulara sığınmanın, suni gerginlikleri ve korkuları diri tutmanın, insan ve inanç haklarına kapalı durmanın hiçbir sonu ve sonucu yoktur.<br />
Geldiğimiz bu aşamada diyeceğim şudur: Cemevinin ibadethane olarak tescili hususunda atılgan olmak, engelleri birer birer kaldıracak irade cesaretini sergilemek gerekmektedir.<br />
Alevi İslam inancına mensup kardeşlerimizin <strong>Cemevini ibadethane</strong> olarak görmelerine anlayış ve saygı duymak lazımdır.<br />
Türk tarihinin yedi yüz yıl gibi uzun bir devresine tesir eden Bektaşiliği ilmi usullerle ele alan araştırmalardan birisi de merhum Hocamız Prof.Dr.Mehmet Eröz’e aittir.<br />
Merhum Eröz’ün <strong>“Türkiye’de Alevilik ve Bektaşilik”</strong>isimli eserinin ilk baskısı Türkiye’nin zorlu yıllarından birisi olan 1977’de yapılmıştır.<br />
Hocamız kitabın önsözüne aynen şunları yazmıştır:<br />
“Ülkemize birlik ve dirlik getirmesi dileğiyle, Türk ilim dünyasına sunduğumuz bu eser 35 yıllık bir arzunun ve 15 yıllık bir fikir çilesinin ürünüdür.”<br />
Heyecan yüklü düşünce kırıntıları şuurlu fikir yumağına dönüşmüştür.<br />
Prof.Dr.Mehmet Eröz Türk milliyetçisi ve dava büyüğümüzdür.<br />
Yazdığı kitabı zamanlar üstüdür, objektiftir ve Alevi Bektaşi kültür geleneğini çok iyi anlatmıştır.<br />
Dün ne düşünüyorsak bugün de aynı çizgideyiz.<br />
İftira ve isnatlara sırtını dayayanlar, Maraş’tan Çorum’a kadar yaşanan dış mahreçli provokasyonların iç yüzünü hala okumayanlar, bu nedenle de tarihten husumet üretmek için emre amade bekleyiş içinde olanlar emin olunuz ki bizim ilgi ve irtibat sahamızın da sonuna kadar dışındadır.<br />
Bizim duruşumuz ve duygumuz aynen büyük halk ozanımız Yunus’un dediği gibidir:<br />
Biz gelmedik kavga için,<br />
Bizim işimiz sevgi için.<br />
Dostun evi gönüllerdir,<br />
Gönüller yapmaya geldik.<br />
Nevşehir’in Hacıbektaş ilçesinde şahsımın fani hayattaki bir tasarrufunu <strong>Horasan Erenleri Dernekler Federasyonu’na</strong> hibe etmemizle birlikte yaklaşık 6 bin metrekarelik alana inşa edilip ilk etap açılışı yapılan, aynı zamanda dünyanın ve ülkemizin en büyük Cemevi projesi olan Horasan Erenleri Dergahı Cemevi Külliyesi’nin milli birlik ve beraberliğimizin nişaneleri arasında yer alması Allah’tan niyazımdır.<br />
Bu Cemevinin açılış tarihi Hacı Bektaş Veli’nin ebediyete irtihalinin de 754’üncü yıl dönümüne tekabül etmiştir.<br />
Ehli Beyt’in aydınlık meşalesi orada yanacak, yürekleri ısıtan manevi mesajları oradan yankılanacaktır.<br />
Edep ve hürmet mektebi, muhabbet ve meşveret meclisi orada kurulacaktır.<br />
Alevi inanç ve geleneğiyle temelleri kazılan kardeşlik ve kucaklaşma ocağı inanıyorum ki aşk ve ahlakla körüklenecektir.<br />
Manevi kurtuluşumuzun mihmandarı ve mimar başları olan Ehli Beyt’in aziz büyüklerini saygı ve rahmetle yad ediyorum.<br />
Ehli Beyt sevdalılarına selam ediyorum.<br />
Sayın Cumhurbaşkanımız ile Horasan Erenleri Dernekler Federasyonu Genel Başkanı Sayın Mehmet Şahin başta olmak üzere; Horasan Erenleri Dergahı Cemevi Külliyesi’nin yapımında emeği geçen herkese huzurlarınızda teşekkür ediyorum.<br />
Hayırlı olsun, uğurlu olsun, canlar hep var olsun."dedi.<br />
<br />
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin tam açıklaması şöyle:<br />
&nbsp;</p>

<p>Yurt içinde ve yurt dışında; televizyon ekranlarından, radyo kanallarından, sosyal medya platformlarından bugünkü toplantımızı takip eden tüm vatandaşlarımızı,</p>

<p>Gönül ve kültür coğrafyalarımızda nice zorluğa göğüs gererek hayat mücadelesi veren bütün kardeşlerimizi hasretle selamlıyor, hepsini müşfik bir hissiyatla kucaklıyorum.</p>

<p>Kanaatimce Türk siyaset hayatının üç temel sorun alanı vardır ve bunların ağırlık merkezi de insani zaaf ve zayıflıklarla mündemiçtir.</p>

<p>Bunlardan birincisi kibirli narsistler, ikincisi işgüzar gevezeler, üçüncüsü de bencil muhterislerdir.</p>

<p>Eğri siyasetin doğru omurgasını inşa etmek istiyorsak teşhisteki isabeti tedavideki maharetle bağdaştırmamız lazımdır.</p>

<p>Bilindiği üzere insan her şeyin özü ve ölçüsüdür.</p>

<p>Kaldı ki insan Allah’ın en büyük ayetidir.</p>

<p>Ancak iç medeniyetiyle dış alem dengesini kuramamış, kalbiyle dili arasında bağını oluşturamamış insanlardan mürekkep bir siyasetin çatışmalara ortam açacağı, ilke ve inisiyatif karmaşasına hapsolacağı açıktır.</p>

<p>Halka hizmetin Hakk’a hizmet olduğunu idrak etmiş olanlar için haysiyetli ve hakikatli davranış kalıbının dışında bir başka tercihten bahsetmek akıl ve mantık dışılıktır.</p>

<p>Erdemli olmak duruyorken entrikaya heveslenmek kasti bir hatadır.</p>

<p>Savaş yerine barış, kutuplaşma yerine kucaklaşma, kırılma yerine kaynaşma, sürtüşme yerine diyalog, istismar yerine işbirliği, imtiyaz yerine eşitlik, çifte standart yerine adalet, baskı yerine hür irade her sorunun kör düğümünü çözecek kıraat ve kıvamın tarifidir.</p>

<p>Yaşıyor olmak demek yalnızca atan ve çarpan bir kalbe sahip olmak demek değildir.</p>

<p>Bunun fevkinde ve önünde diğer kalplerin de çarptığından, başka zihinlerde birbirine karşılık olarak düşünce üretildiğinden haberdar olmakla ilgilidir.</p>

<p>Bunun için empati, halis niyet, samimiyet, hoşgörü, hasılı kelam temel insani değerlere bağlılık gerekmektedir.</p>

<p>Ayrıca, insanlar arasında karşılıklı anlayış ve saygıyı kuran bir dayanışmanın tezahürü, temsili ve teşmili için sosyolojik düşünme tarzı özellikle siyaset yapanlar için mühim önceliktir.</p>

<p>Hepimiz aynı şeylerden konuşuyorken anlaşma ve uzlaşma vasatının bir türlü oluşmaması gerçekten ciddi bir tenakuzdur.</p>

<p>11’inci yüzyıl İslam düşünürü Maverdi’den 19’uncu yüzyılda yaşamış alim ve arif bir isim olan Şeyhülislam Arif Hikmet Bey’e kadar siyaset mevzunda kalem oynatan bütün isimlerin adalet, fazilet, birlik, beraberlik ve dayanışma konularını ele aldığı unutulmamalıdır.</p>

<p>Farabi’nin temellendirdiği “Fazıl Şehir” tasavvuru ise saadet ve selametin ancak şehir sakinlerinin yardımlaşmasıyla mümkün olacağını formüle etmiştir.</p>

<p>Bu kapsamda detaylı bir vicdan muhasebesinin zamanı gelmiştir.</p>

<p>Eski defterleri karıştırırsak müflis tüccar durumuna düşeriz.</p>

<p>Gönüllere karışırsak, gönüllerle kavuşursak milli birlik ve kardeşliğimizi güçlü şekilde pekiştiririz.</p>

<p>Bizim gayemiz ve gayretimiz de hiç kuşkusuz budur.</p>

<p>Türk ve Türkiye Yüzyılında, sürüp giden dipsiz tartışmaları mutabakata bağlamının; kalıcı, köklü ve kategorik şekilde bağıtlamanın hedefindeyiz.</p>

<p>Bu hedef ahlakidir; tastamam akıl, izan, insaf ve insan merkezlidir.</p>

<p>Siyasi, manevi, tarihi, kültürel ve fikri imkanlarla kireçlenmiş kronik gerilimleri bertaraf etmek mümkün, hatta mukadderdir.</p>

<p>Çaba ve çalışmalarımız da bu yöndedir.</p>

<p>Bir sam rüzgarı gibi sevgi, saygı ve merhamet bahçesinin bütün çiçeklerini kurutan ideolojik manipülasyonlara direnmek, devamlı canlı tutulan önyargılara dik duruş göstermek en başta siyaset müessesinin ortak sorumluluğu olmalıdır.</p>

<p>Etnik ve mezhebi kamplaşmanın ateş hattına düşürülmek amacıyla on yıllardır karanlık senaryolara maruz kalan Türk milletini felaha ve feraha eriştirmek hepimizin asil ve asli görevidir.</p>

<p>Sanal ve sahte bir içerikten mülhem olan Türk-Kürt ayrışmasını tetikleyen iç ve dış düşman cephesidir.</p>

<p>İnanan-inanmayan, laik-antilaik ikilemeni tırmandıran yine aynı odaklardır.</p>

<p>Dahası ve daha fevrisi ise Alevi-Sünni bloklaşmasını siyasi ve ideolojik dürtülerle süreklilik içinde tahrik ve tahkim etmeye kalkışan Türk ve İslam muhaliflerinin kara kampanyasıdır.</p>

<p>İnanç ve ifade hakkıyla insan ve fikir hürriyetinin kullanımına ses çıkaran, itiraz eden, tepki gösteren, dudak büken kim varsa, buna her kim teşebbüs ve tenezzül ediyorsa ya akıl ve vicdan mahrumudur ya da taşeron olarak sahaya sürülen ajan provokatör mahluktur.</p>

<p>Yeri geldiği zaman, ihtiyaç duyulan her zeminde bilhassa Alevi İslam inancına aidiyetlik duyan kardeşlerimizle ilgili düşüncelerimizi samimi ve şeffaf biçimde paylaştık.</p>

<p>Bir defa şu hususu açık yüreklilikle söylemek mecburiyetindeyim:</p>

<p>İşin özünde hepimiz Müslüman değil miyiz?</p>

<p>Hepimizin Allah’ı bir, Peygamberi bir, kitabı bir, kıblesi bir, itikadı bir değil mi?</p>

<p>Hepimiz Türk milletinin onurlu ve şerefli mensupları değil miyiz?</p>

<p>Aramıza duvar örmek, set çekmek, aşılmaz bariyerler dikmek için satıhtaki yapay etnik ve mezhebi ayrılıklar kimi mihraklar tarafından silah gibi kullanılmadı mı?</p>

<p>Birbirimize yan gözle bakmaktan yorulmadık mı?</p>

<p>Birbirimizi çatık kaşlarla takipten bıkmadık mı?</p>

<p>Yetmedi mi katlandığımız badire ve belalar?</p>

<p>Yetmedi mi çektiğimiz çile ve eziyetler?</p>

<p>Yetmedi mi maruz kaldığımız sosyal ve siyasal maliyetler?</p>

<p>Yetmedi mi yanlış anlamalar ve peşin hükümler?</p>

<p>Mayaları karanlıkla yoğrulmuş, kanları yaslı anaların gözyaşlarıyla tuzlanmış iblis uşaklarının tezgah ve tuzaklarını bozmanın ve buruşturup atmanın vakti gelmedi mi?</p>

<p>Türk milletinin ebedi ve tarihi varlığında tek yürek olmayalım mı?</p>

<p>Gönül rahatlığıyla, vicdan huzuruyla, dahası samimiyetle diyorum ki, hem Alevi’yiz, hem Sünni; hepsinden evveli de Müslüman Türk milletiyiz.</p>

<p>Bu düşüncelerim elbette Alevi İslam inancına mensup kardeşlerimizin geçmişe sari ve bugüne havi ihtiyaç ve beklentilerini seslendirmeye mani değildir.</p>

<p>Sadece maksadım herkesin ve hepimizin üzerinde durması gereken, esasen milli ve manevi paydada ortak hissiyat olan yorum ve değerlendirmeleri açıklamaktır.</p>

<p>Alevi İslam inancına mensup kardeşlerimiz bizim canımız, can beraberimizdir.</p>

<p>Onların her sorunu bizim de sorunumuz, onların her isteği bizim de isteğimizdir.</p>

<p>Aleviliği asıl mecra ve muhtevasından kopartıp inanç ve kültür alanından çıkartanlar, bundan tehlikesi siyasi mevzi haline dönüştürmeye çalışanlar büyük bir yanlışın failleridir.</p>

<p>Cami ne kadar bizimse Cemevi de bizimdir.</p>

<p>Cem de bizim, semah da bizim, imanın ve İslam’ın mükellefiyetleri de bizimdir.</p>

<p>Tabulara sığınmanın, suni gerginlikleri ve korkuları diri tutmanın, insan ve inanç haklarına kapalı durmanın hiçbir sonu ve sonucu yoktur.</p>

<p>Geldiğimiz bu aşamada diyeceğim şudur: Cemevinin ibadethane olarak tescili hususunda atılgan olmak, engelleri birer birer kaldıracak irade cesaretini sergilemek gerekmektedir.</p>

<p>Alevi İslam inancına mensup kardeşlerimizin Cemevini ibadethane olarak görmelerine anlayış ve saygı duymak lazımdır.</p>

<p>Türk tarihinin yedi yüz yıl gibi uzun bir devresine tesir eden Bektaşiliği ilmi usullerle ele alan araştırmalardan birisi de merhum Hocamız Prof.Dr.Mehmet Eröz’e aittir.</p>

<p>Merhum Eröz’ün “Türkiye’de Alevilik ve Bektaşilik”isimli eserinin ilk baskısı Türkiye’nin zorlu yıllarından birisi olan 1977’de yapılmıştır.</p>

<p>Hocamız kitabın önsözüne aynen şunları yazmıştır:</p>

<p>“Ülkemize birlik ve dirlik getirmesi dileğiyle, Türk ilim dünyasına sunduğumuz bu eser 35 yıllık bir arzunun ve 15 yıllık bir fikir çilesinin ürünüdür.”</p>

<p>Heyecan yüklü düşünce kırıntıları şuurlu fikir yumağına dönüşmüştür.</p>

<p>Prof.Dr.Mehmet Eröz Türk milliyetçisi ve dava büyüğümüzdür.</p>

<p>Yazdığı kitabı zamanlar üstüdür, objektiftir ve Alevi Bektaşi kültür geleneğini çok iyi anlatmıştır.</p>

<p>Dün ne düşünüyorsak bugün de aynı çizgideyiz.</p>

<p>İftira ve isnatlara sırtını dayayanlar, Maraş’tan Çorum’a kadar yaşanan dış mahreçli provokasyonların iç yüzünü hala okumayanlar, bu nedenle de tarihten husumet üretmek için emre amade bekleyiş içinde olanlar emin olunuz ki bizim ilgi ve irtibat sahamızın da sonuna kadar dışındadır.</p>

<p>Bizim duruşumuz ve duygumuz aynen büyük halk ozanımız Yunus’un dediği gibidir:</p>

<p>Biz gelmedik kavga için,</p>

<p>Bizim işimiz sevgi için.</p>

<p>Dostun evi gönüllerdir,</p>

<p>Gönüller yapmaya geldik.</p>

<p>Nevşehir’in Hacıbektaş ilçesinde şahsımın fani hayattaki bir tasarrufunu Horasan Erenleri Dernekler Federasyonu’na hibe etmemizle birlikte yaklaşık 6 bin metrekarelik alana inşa edilip ilk etap açılışı yapılan, aynı zamanda dünyanın ve ülkemizin en büyük Cemevi projesi olan Horasan Erenleri Dergahı Cemevi Külliyesi’nin milli birlik ve beraberliğimizin nişaneleri arasında yer alması Allah’tan niyazımdır.</p>

<p>Bu Cemevinin açılış tarihi Hacı Bektaş Veli’nin ebediyete irtihalinin de 754’üncü yıl dönümüne tekabül etmiştir.</p>

<p>Ehli Beyt’in aydınlık meşalesi orada yanacak, yürekleri ısıtan manevi mesajları oradan yankılanacaktır.</p>

<p>Edep ve hürmet mektebi, muhabbet ve meşveret meclisi orada kurulacaktır.</p>

<p>Alevi inanç ve geleneğiyle temelleri kazılan kardeşlik ve kucaklaşma ocağı inanıyorum ki aşk ve ahlakla körüklenecektir.</p>

<p>Manevi kurtuluşumuzun mihmandarı ve mimar başları olan Ehli Beyt’in aziz büyüklerini saygı ve rahmetle yad ediyorum.</p>

<p>Ehli Beyt sevdalılarına selam ediyorum.</p>

<p>Sayın Cumhurbaşkanımız ile Horasan Erenleri Dernekler Federasyonu Genel Başkanı Sayın Mehmet Şahin başta olmak üzere; Horasan Erenleri Dergahı Cemevi Külliyesi’nin yapımında emeği geçen herkese huzurlarınızda teşekkür ediyorum.</p>

<p>Hayırlı olsun, uğurlu olsun, canlar hep var olsun.</p>

<p>Değerli Arkadaşlarım,</p>

<p>Tarih sayfalarını biraz karıştırırsanız zulüm ve zulmetin hiçbir zaman kalıcı olmadığını, mazlumları inciten ve feryat figan içinde çırpınmalarına sebep olan zalimlerin de lekeli hayatlarının mahvı perişanlıkla sonuçlandığını görürsünüz.</p>

<p>Öyle ki zulümle abad olanın akıbeti berbat olacaktır.</p>

<p>Şirazlı Sadi’nin naklettiği Haccac-ı Zalim hikayesi gayet ders ve ibret vericidir.</p>

<p>Bu zalim halkını inim inim inletirdi.</p>

<p>Her gece bir mağdur ve garibin duasında Haccac’ın belası okunurdu.</p>

<p>Bağdat’ta duası kabul edilen bir derviş zuhur etmişti.</p>

<p>Müteakiben bu dervişin Haccac’a ihbar edilerek yakalanması sağlanmıştı.</p>

<p>Haccac-ı Zalim dervişe, “Benim için hayırlı bir dua et” diye emretmiş.</p>

<p>Derviş de diz çökerek ellerini açmış ve “Yarabbi Haccac-ı bildiğin gibi yap” demiş.</p>

<p>Bunun üzerine Haccac, “Asın bunu, bu nasıl bir dua diye” diyerek sinirden köpürmüş.</p>

<p>Darağacında ilmik boynuna geçirilirken derviş son kez seslenmiş:</p>

<p>“Haccac! Dua kulun, hüküm Allah’ındır. O mutlaka seni bildiği gibi yapar.”</p>

<p>Ben de diyorum ki, ey soykırımcı Siyonist barbarlık Allah sizi bildiği gibi yapsın.</p>

<p>Gazze Şeridi’ni ihtiva eden 738 günlük şiddet ve dehşet süreci 9 Ekim 2025 tarihinde kısmen son bulmuş, nihayet İsrail ile Hamas arasında ateşkes rejimi 10 Ekim 2025 tarihinde itibaren de tesis edilmiştir.</p>

<p>Mezkur anlaşmanın ilk aşamasının devreye girmesiyle esir takası, insani yardımların sağlanması ve İsrail askerlerinin belirlenen birinci etaba çekilmeleriyle ilgili müspet gelişmeler yaşanmaya başlamıştır.</p>

<p>Savaşı sona erdirmek amacıyla dün Mısır’da tertiplenen uluslararası zirvenin ve beliren geniş konsensüs ortamının sadece Filistin-İsrail ihtilafının çözüm iklimini değil Ortadoğu’nun istikrar ve barış arayışlarını da güçlendirmesini hassaten diliyorum.</p>

<p>Asıl mesele yapılan ateşkes anlaşmasının sahadaki uygulaması ve çatışan tarafların taahhütlülerine ve imzalarına sadık kalmasıdır.</p>

<p>İsrail’in güven vermeyen askeri ve politik tutumu karşısında da tedbirli ve ihtiyatlı hareket kaçınılmaz bir gerekliliktir.</p>

<p>7 Ekim 2023 tarihinden buyana tarihin gördüğü ve göreceği en dramatik, en vahim savaş ve soykırım suçu İsrail tarafından işlenmiştir.</p>

<p>Bu suçun cezasız kalması diye bir şey asla ve kat’a düşünülemeyecektir.</p>

<p>Eninde sonunda İsrail Başbakanı ve soykırımda payı olan vandallar küresel adalet ve vicdan huzurunda hesap verecekler, Gazzeli şehitlerin dökülen kanlarının misliyle bedelini ödeyeceklerdir.</p>

<p>Gazze taş, moloz ve toprak yığınına dönüşmüş, 356 kilometrekarelik sahil şeridi acı, hüzün, gözyaşı ve katliamla bezenmiş, enkaz ve harabeye gömülmüştür.</p>

<p>İsrail ordusunun kısmi geri çekilmesi ve ateşkesin teminiyle birlikte yüz binlerce Filistinli ihtiyatlı bir iyimserlik ve zoraki bir tebessümle yıkık dökük evlerine geri dönmeye başlamışlardır.</p>

<p>Gazze Şeridi’nin orta kesimi ile güney bölgelerinden kuzey istikametine doğru akan insan seli bir halkın hayat ve varlık mücadelesinde çektiği korkunç ıstırapların adeta geçit merasimini çağrıştırmaktadır.</p>

<p>Temennimiz ateşkesin sağlıklı bir şekilde gerçekleşmesinin hitamında kalıcı barışın ve iki devletli çözüm ortamının yeşermesi, yerleşmesi ve herkesçe tasdik edilmesidir.</p>

<p>Akıbetinin ne olacağı henüz tam kestirilemeyen ateşkesle oyalanmanın, üç-beş esir takası yaşandı diye davul zurna çalmanın bir alemi yoktur.</p>

<p>Gazze’de 67 bin 173 mazlumun canı alınmıştır.</p>

<p>Gazze’yi emlak görenlere, nevzuhur Dubai projesi hazırlayanlara, Gazze’nin masum ve hakkı yenmiş Filistin halkının vatanıdır diyorum.</p>

<p>1967 sınırları temelinde, başkenti doğu Kudüs olan, bağımsız, egemen ve coğrafi bütünlüğüne kavuşmuş, iç siyasi istikrar ve demokratik işlerliğe ulaşmış, bunun yanı sıra Birleşmiş Milletler’de tam üyelik statüsünü elde etmiş bir Filistin Cumhuriyeti kurulmadıktan sonra mevzi kazanımlarla avunmak boşuna bir hevestir.</p>

<p>Türkiye ve bölge ülkelerinin girişimiyle, bir yanda huzurlu, güvenli, üniter, kaynaşmış ve iç barışını sağlamış Suriye Arap Cumhuriyeti’yle; diğer yanda küllerinden yeniden doğacak, Suriye’de umut ettiğimiz gelişmelere sahne olacak Filistin Cumhuriyeti’yle Ortadoğu fırtınalı atmosferinden kurtulacaktır.</p>

<p>Gazze’nin huzur, güvenlik ve istikrar amacının yanında; sivil, diplomatik ve teknik koordinasyonu sağlayacak bir mekanizma olarak planlanan Uluslararası Görev ve İstikrar Gücü’nün içinde Türkiye’nin yer alması bölgesel huzur ve sükûnete azami düzeyde katkı sağlayacaktır.</p>

<p>Türkiye’miz adil ve akılcı arabulucu rolüyle bölgesel ve küresel diplomasinin kemer taşı haline gelmiştir.</p>

<p>Bundan ziyadesiyle gurur ve memnuniyet duyduğumuzu söylemek isterim.</p>

<p>Türkiye’nin kudret ve kifayeti artık herkesçe müsellemdir.</p>

<p>Ülkesine ve milletine yabancılaşmamış kim varsa bu sarih gerçeği kabullenecektir ki, bunun yegane istisnası Cumhuriyet Halk Partisi’nin Genel Başkanı ve yönetim kadrosudur.</p>

<p>Az sonra temas edeceğim gibi, Özgür Bey’in İspanya ile başlayan yurt dışı turunun her ayağında ülkemizi kötülemesi, dahası Sayın Cumhurbaşkanımıza Gazze konusunda parmağını kıpırdatmadı diyerek iftira atması olacak ve sineye çekilecek şey değildir.</p>

<p>Gazze’de yaşanan insani felaketi dünyaya süreklilik içinde ve ısrarla anlatan Türkiye’nin vicdan, merhamet ve insan odaklı diplomasi vizyonudur.</p>

<p>Körfez ülkelerine ve İslam dünyasıyla beraber kuzuların sessizliği içinde soykırımı tribünden izleyenlere boy aynası tutup gerçekleri haykıran, hala ne duruyorsunuz diye çağrıda bulunan Türkiye’dir.</p>

<p>Gazze faciasını uluslararası topluma devamlı aktarıp Avrupa ve ABD’de geniş çaplı protesto gösterilerinin ve toplumsal kitlelerin eyleme geçmesinin ilk kıvılcımını yakan Türkiye’dir.</p>

<p>Adından ve duruşundan söz ettiren, bundan dolayı saygı uyandıran bir Türkiye fotoğrafı apaçık şekilde ortadadır.</p>

<p>Böyle bir Türkiye’den iftihar etmek, helal olsun demek için oncu buncu, şu partili bu partili olmaya lüzum ve ihtiyaç da yoktur.</p>

<p>Evvelemirde insan olmak, mertçe davranmak, ülke ve millet sevgisinde erimek ve bir başka ifadeyle de adam gibi adamlıktan taviz vermemek yeterlidir.</p>

<p>Değerli Arkadaşlarım,</p>

<p>Konuşmamın başında kibirli narsistler, işgüzar gevezeler ve bencil muhterislerden bahsetmiştim.</p>

<p>Ne hikmetse CHP yönetimine baktığımda maalesef gördüğüm bunlardır.</p>

<p>CHP Genel Başkanı geçen hafta bize parmak sallayarak konuştu.</p>

<p>Öfkeden deliye dönmüş, sinirden sanki nöbet geçiriyormuş gibiydi.</p>

<p>Kendisine sakinlik ve soğukkanlılığı temenni ediyorum.</p>

<p>Ancak Özgür Bey’in yalan ve iftiralara sarılarak yaptığı çiğ ve çirkin siyasetin bizim nazarımızda delikli kuruşla ne bir değerinin ne de bir ederinin olmayacağını hatırlatıyorum.</p>

<p>Şunu da söylemeden geçemeyeceğim, kalabalıkta yapılan sahte kabadayılığın tenhada özrü kabul edilmez, edilemez.</p>

<p>Bizim haddimiz, bu uçurum siyaset müelliflerinin haddini bildiği kadardır.</p>

<p>Hz Mevlana diyor ya;</p>

<p>“İnsanı güzel yapan yüzüdür, yüzü güzel yapan gözüdür; insanı insan yapan da ağzından çıkan sözüdür.”</p>

<p>Özgür Bey’in yolu yol değildir, takip ettiği siyaseti ahlaklı siyaset hiç değildir.</p>

<p>Bu muhalefet patırtısının yurt dışında ziyaret ettiği her ülkede Türkiye’mizi ve Cumhurbaşkanlığı Kabinesi’ni hedef alması işbirlikçi ve manda özlemi çeken bir siyasetçinin hezeyanıdır.</p>

<p>Dünya genelinde hangi ülkeye bakarsanız bakınız, biraz sonra anlatacağım bazı istisnalar dışında hangi ülkenin muhalefetini incelerseniz inceleyiniz, ülke ve milletini şikayet eden çürümüşlüğe tesadüf edemezsiniz.</p>

<p>Özgür Bey’in Brüksel’de ikram edilen meydanda yaptığı mitingde iktidarın Trump’a çalışmaya başladığını iddia etmesi, Türkiye’mizi ayaklar altına alması gayri milli ve gayri ahlaki bir siyasetin kokuşmuş örneğidir.</p>

<p>Yazıklar olsun, yazıklar olsun, buna ortak olanlara da yuh olsun.</p>

<p>Bakınız, bu yılki Nobel Barış Ödülü Venezuelalı sözde bir muhalefet liderine verildi.</p>

<p>Bu hanımefendi, ABD’nin ülkesine müdahale etmesini isteyecek kadar zıvanadan çıktı.</p>

<p>Siyonizm’in hayranları arasında yerini aldı.</p>

<p>İsrail’in bile ülkesine askeri müdahale etmesini talep etti.</p>

<p>Bildiğiniz gibi ödülü de ABD Başkanı’na ithaf etti.</p>

<p>Cezaevinde bulunan eski İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı da “Venezuela’da demokrasi ve özgürlük mücadelesi verenlerin başarısı” diyerek bu bahsettiğim şahsı aldığı Nobel Barış Ödülü’nden dolayı kutladı.</p>

<p>İşte CHP budur.</p>

<p>Aziz Atatürk’ün kemikleri sızlamaktadır.</p>

<p>CHP’de eksen kaymış, erdem kaybolmuş, Türkiye’ye ve Türk milletine muhalefet eden yabancı beslemesi bir anlayış maalesef yuvalanmıştır.</p>

<p>Dinamiti bulup insanlığın felaketine hizmet eden birisinin adına verilen “Barış Ödülü” elbette ve kesinlikle bizim nezdimizde rüşvetin, hilenin, emperyal heveslerin ve su katılmamış rezaletlerin küresel dolaşımından başka bir şey olmayıp yok hükmündedir.</p>

<p>Alın ödülünüzü tepe tepe kullanın, sonra da başınıza külah diye geçirin.</p>

<p>Bizim için yegâne ödül Allah’ın rızasını kazanmak, milletimizin sevgi ve takdirine layık olmaktır.</p>

<p>Yabancı ülkelerde Türkiye’mize hakaretler yağdıran, seçilmiş Cumhurbaşkanına iftiralar savuran muhalif bir siyasetçinin adres ve yeri, hatta daha mutlu ve mesut olacağı memleketi de zannediyorum haricimizdeki herhangi bir ülkedir.</p>

<p>Ayıptır ayıp, bu kadar ağır sıkleti millet terazinin çekmesi söz konusu değildir.</p>

<p>İstiyoruz ki, kol kırılsın yen içinde kalsın.</p>

<p>İstiyoruz ki, geçmişten tevarüs ettiğimiz yaraları saralım ve şifa dağıtalım.</p>

<p>Kardeşçe ve huzur içinde yaşayalım.</p>

<p>Kimin ne meselesi, kimin ne diyeceği varsa oturup konuşalım, ortak aklın ve ortak iradenin refakatinde ülkemize müftehir bir siyaset ruhuyla hizmet edelim.</p>

<p>Ülkemizi yabancılara şikayet etmek şerefli bir tavır değildir.</p>

<p>Arsızın güçlü olması haklının suçlu olmasının yolunu açacaktır.</p>

<p>Çok şükür arsızlar ve arsızlık kaybedecek, haklı ve ahlaklı olanlar mutlaka kazanacaktır.</p>

<p>CHP yanlış rotadadır.</p>

<p>CHP’nin başındaki zat histeri krizine tutulmuştur.</p>

<p>Bizim sağduyu ve sükûnetle perçinlenmiş kamil duruşun her kilidi açacak anahtar işlevine ihtiyacımız vardır.</p>

<p>Aklıselim, kalbiselim ve zevkiselim sacayağında konuşmaya ve sorunları mutabakatla ele almaya asgari seviyede talebimiz olacaktır.</p>

<p>“Terörsüz Türkiye” de bu hedeflerden birisidir.</p>

<p>Bu süreçte heyecanla çılgınlık arasında kesin bir ayrım yapmak, yanlışa yorulabilecek şuursuz tezahürat ve telaffuzlardan kaçınmak elzemdir.</p>

<p>Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu istişarelerinin sonuna yaklaşmaktadır.</p>

<p>Mazisi 41 yılı bulan bölücü terör sorununun bir günde çözümünü elbet beklemiyoruz.</p>

<p>Ancak herkesi ve özellikle muhataplarını sorumlu bir dil kullanmaya davet ediyoruz.</p>

<p>Şehitlerimize gencecik cesetler demek doğru ve isabet kaydeden bir söz değildir.</p>

<p>Çünkü şehitler ceset değildir, onlar bizim kahramanımız, manevi muhafızlarımızdır.</p>

<p>Al-i İmran Suresinde buyurulduğu gibi, “Allah yolunda öldürülenleri sakın ölüler sanma. Bilakis onlar diridirler.”</p>

<p>TBMM çatısı altında taşkın sloganlara da asla yer ve gerek yoktur.</p>

<p>Herkes ve hepimiz “Terörsüz Türkiye” hedefinin sekteye uğramamasına özenle dikkat etmeliyiz.</p>

<p>Maksimalist taleplerin gündeme gelmesinden kaçınmalıyız.</p>

<p>Sorumsuz ve suçlayıcı üsluptan uzak durmalıyız.</p>

<p>Bilinmelidir ki, her şey Türkiye içindir.</p>

<p>Hepimiz Türk milletiyiz.</p>

<p>Denizi geçtikten sonra derede bocalamanın hiç kimseye faydası olmayacaktır.</p>

<p>Terörsüz Türkiye Türk milletinin müşterek arzu ve amacıdır.</p>

<p>Bu arzu ve amaçtan sarfınazar edenler ahlaken, tarihen, vicdanen ve siyaseten çok ağır sonuçlarla karışılacaklardır.</p>

<p>27 Şubat İmralı açıklaması dışında hiçbir söz, tez, teklif ve değerlendirmenin hükmü yoktur.</p>

<p>Değerli Arkadaşlarım,</p>

<p>Bu yasama yılında sosyal ve ekonomik reformların çıta yükselteceğine inanıyorum.</p>

<p>Milletimizin aşına aş, işine iş, refahına refah eklemek hepimizin görevidir.</p>

<p>Bu çerçevede haklı istek ve ihtiyaçları da mutlaka karşılamakla mesulüz.</p>

<p>Bunlardan birisi de askeri hastanelerin tekrar hizmete alınmasıdır.</p>

<p>Milliyetçi Hareket Partisi olarak askeri hastanelerin tekrar devreye girmesini bekliyor, bu hususta elimizden gelen çabayı göstereceğimizi ifade ediyorum.</p>

<p>Bu duygu ve düşüncelerle sözlerime son verirken, hepinizi kemali hürmetle selamlıyor, başarılarla dolu bir hafta geçirmenizi temenni ediyorum.</p>

<p>Sağ olun, var olun, Cenab-ı Allah’a emanet olun diyorum.<br />
<br />
Kaynak:&nbsp;<a href="https://x.com/MHP_Bilgi/status/1978012230747578877">https://x.com/MHP_Bilgi/status/1978012230747578877</a></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 14 Oct 2025 11:36:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2025/10/bahceli-cemevleri-ibadethane-olarak-taninmali-1760431891.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Burhanettin Duran: Cumhurbaşkanı Erdoğan, Şarm El-Şeyh Zirvesi’nde tarihî adım attı</title>
                <category>SİYASET</category>
                <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/burhanettin-duran-cumhurbaskani-erdogan-sarm-el-seyh-zirvesinde-tarihi-adim-atti-2360</link>
                <guid>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/burhanettin-duran-cumhurbaskani-erdogan-sarm-el-seyh-zirvesinde-tarihi-adim-atti-2360</guid>
                <description><![CDATA[Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, X'teki paylaşımında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın, Gazze’de kalıcı ateşkesin sağlanması ve bölgesel barışın tesisi için düzenlenen “Barış için Şarm El-Şeyh Zirvesi”ne katılarak uluslararası arenadaki liderlik yeteneğini bir kez daha sergilediğini belirtti.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>### HABER: Cumhurbaşkanı Erdoğan, Şarm El-Şeyh Zirvesi’nde Tarihî Adım Attı</p>

<p>Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, X'teki paylaşımında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın, Gazze’de kalıcı ateşkesin sağlanması ve bölgesel barışın tesisi için düzenlenen “Barış için Şarm El-Şeyh Zirvesi”ne katılarak uluslararası arenadaki liderlik yeteneğini bir kez daha sergilediğini belirtti. Zirvede, liderlerle birlikte “Niyet Beyanı”nı imzalayan Erdoğan, Türkiye’nin barış ve adalet konusundaki kararlı duruşunu vurguladı.<br />
<br />
<img alt="" src="https://www.alevihaberler.com.tr/public/images/detay/image%20(24).png" style="height:718px; width:630px" /></p>

<p>Zirve, Gazze’de devam eden çatışmalara son vermek ve istikrarı sağlamak adına önemli bir dönüm noktası olarak kabul edildi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, görüşmelerinde iki devletli çözümün kalıcı barış için vazgeçilmez olduğunu ifade etti. Türkiye, İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırılarının sona erdirilmesi, sivillerin korunması ve insani yardımların kesintisiz ulaştırılması için başından beri yoğun bir diplomasi yürüttü.</p>

<p>Duran, yapatığı paylaşımında Erdoğan’ın liderliğinde Türkiye, Filistinli kardeşlerimizin huzur ve güven içinde geleceğe bakabilmesi için sorumluluk almaya devam edeceğini vurguladı. Zirve kapsamında imzalanan Niyet Beyanı, bölgedeki insanlık dramına son vermek için atılan somut bir adım olarak öne çıkıyor. Türkiye, mazlumun yanında, adaletin safında ve barışın öncüsü olma misyonunu sürdürecek.</p>

<p>Zirve, 30’dan fazla ülkeden ve uluslararası kuruluşlardan temsilcilerin katılımıyla gerçekleşti. Görüşmelerde, Gazze’nin yeniden inşası ve yaraların sarılması için iş birliği vurgusu yapıldı. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın vizyoner liderliği, Türkiye’nin küresel vicdanın sesi olma rolünü bir kez daha pekiştirdi.</p>

<p>Kaynak: Burhanettin Duran<br />
<a href="https://x.com/burhanduran/status/1977796836170649734">https://x.com/burhanduran/status/1977796836170649734</a></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 13 Oct 2025 22:41:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2025/10/burhanettin-duran-cumhurbaskani-erdogan-sarm-el-seyh-zirvesinde-tarihi-adim-atti-1760385087.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Türkiye ve Suriye&#039;den bakanlar düzeyinde görüşme</title>
                <category>SİYASET</category>
                <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/turkiye-ve-suriyeden-bakanlar-duzeyinde-gorusme-2354</link>
                <guid>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/turkiye-ve-suriyeden-bakanlar-duzeyinde-gorusme-2354</guid>
                <description><![CDATA[Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, bugün Ankara'da Suriye ile kapsamlı bir diplomasi görüşmesi gerçekleştirdi. Görüşmelere, Türkiye ve Suriye'nin Dışişleri Bakanları, Savunma Bakanları ve İstihbarat Başkanları katıldı. Toplantılar, Suriye halkının özgürlüğe kavuşmasının ardından iki ülke arasındaki ilişkilerin stratejik boyutlarını ele almak amacıyla düzenlendi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, bugün Ankara'da Suriye ile kapsamlı bir diplomasi görüşmesi gerçekleştirdi. Görüşmelere, Türkiye ve Suriye'nin Dışişleri Bakanları, Savunma Bakanları ve İstihbarat Başkanları katıldı. Toplantılar, Suriye halkının özgürlüğe kavuşmasının ardından iki ülke arasındaki ilişkilerin stratejik boyutlarını ele almak amacıyla düzenlendi.<br />
<br />
Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Savunma Bakanı Yaşar Güler ve Genel İstihbarat Başkanı İbrahim Kalın,Savunma Bakanı Tümgeneral Murhaf Ebu Kasra ve Genel İstihbarat Teşkilatı Başkanı Hüseyin El Selame‘nin da aralarında bulunduğu üst düzey bir heyete başkanlık eden Dışişleri ve Gurbetçiler Bakanı Asaad Hasan El Şeybani‘nin Ankara’da biraraya geldiği bildirildi.<br />
<br />
<a href="https://x.com/HakanFidan/status/1977362787996242245"><img alt="" src="https://www.alevihaberler.com.tr/public/images/detay/G3EA-MwXUAAWjUt.jpeg" style="height:532px; width:800px" /></a><br />
&nbsp;</p>

<p>Bakan Fidan, görüşmelerin ardından yaptığı açıklamada, Suriye'nin kazanımlarının korunması ve ilerletilmesi için Türkiye ile Suriye arasında yakın iş birliği ve eş güdümün güçlendirilmesi konusunda mutabakata varıldığını belirtti. <em><strong>"Suriye'nin toprak bütünlüğünün korunarak güvenliğinin tam anlamıyla temin edilmesi için ortak adımlar atılması gerektiğini ele aldık. Somut planlamaları kapsamlı bir şekilde değerlendirdik"</strong></em> diye konuştu.</p>

<p>Fidan, Suriye yönetiminin karşılaştığı zorlu sınamaların üstesinden gelebilecek azim ve kararlılığa sahip olduğunu vurgulayarak,<em><strong> "Suriye'nin güvenliğini, Türkiye'nin güvenliğinden ayrı görmüyoruz. Bu yolda Suriyeli kardeşlerimize her türlü desteği vermeye devam edeceğiz" </strong></em>ifadelerini kullandı.</p>

<p>Toplantıların detayları hakkında henüz tam bir açıklama yapılmazken, tarafların gelecekteki iş birliği adımlarını şekillendirmek için yoğun bir mesai harcadığı belirtildi.</p>

<p>Bu gelişme, Suriye'deki son siyasi dönüşümlerin ardından Türkiye'nin bölge politikalarında aktif rol oynadığını bir kez daha ortaya koyarken, iki ülke arasındaki ilişkilerin normalleşme sürecine girdiği yorumları yapılıyor.<br />
<a href="https://x.com/HakanFidan/status/1977362787996242245"><img alt="" src="https://www.alevihaberler.com.tr/public/images/detay/image%20(22)(1).png" style="height:719px; width:518px" /></a><br />
<br />
Kaynak:<a href="https://x.com/HakanFidan/status/1977362787996242245">https://x.com/HakanFidan/status/1977362787996242245</a></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sun, 12 Oct 2025 18:22:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2025/10/turkiye-ve-suriyeden-bakanlar-duzeyinde-gorusme-1760283283.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Bakan Tekin, Horasan Erenleri Dergâhı Cemevi’nin açılış törenine katıldı</title>
                <category>SİYASET</category>
                <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/bakan-tekin-horasan-erenleri-dergahi-cemevinin-acilis-torenine-katildi-2353</link>
                <guid>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/bakan-tekin-horasan-erenleri-dergahi-cemevinin-acilis-torenine-katildi-2353</guid>
                <description><![CDATA[Nevşehir’in Hacıbektaş ilçesinde, Anadolu irfanının kalbi olarak bilinen bölgede, Horasan Erenleri Dergâhı Cemevi’nin 1. etap açılış töreni büyük bir coşkuyla gerçekleştirildi. Törende Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin bir konuşma yaparak, açılışın önemine vurgu yaptı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Nevşehir’in Hacıbektaş ilçesinde, Anadolu irfanının kalbi olarak bilinen bölgede, Horasan Erenleri Dergâhı Cemevi’nin 1. etap açılış töreni büyük bir coşkuyla gerçekleştirildi. Törende <a href="https://x.com/Yusuf__Tekin/status/1977018009458806997"><strong>Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin </strong></a>bir konuşma yaparak, açılışın önemine vurgu yaptı.</p>

<p>Bakan Tekin<em><strong>, “Anadolu irfanı birleştirir. Bugün açtığımız bu kapı, müşterek iyiliğin kurulduğu, sözün davranışa dönüştüğü, ‘Dört Kapı Kırk Makam’ insanı kemale yürüten bir ahlak mimarisidir. Bizler de Milli Eğitim Bakanlığı olarak eğitim ile bu bağı güçlendirmeye gayret ediyoruz,”</strong></em> dedi. Açılışı, Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli’nin bir parçası olarak değerlendiren Tekin, bu modelin Anadolu irfanını çağın pedagojisiyle buluşturmayı hedeflediğini belirtti.<br />
<img alt="" src="https://www.alevihaberler.com.tr/public/images/detay/G2_HZWaWUAAiSEG.jpeg" style="height:603px; width:800px" /></p>

<p>Törende, Hacıbektaş Horasan Erenleri Cemevi Külliyesi’nin ilk etabının hayırlı uğurlu olması temennisinde bulunan Bakan Tekin, külliyenin Alevi-Bektaşi kültürünün birleştirici ruhunu yansıttığını ifade etti. Etkinliğe çok sayıda davetli ve yetkili katıldı.</p>

<p>Açılış, dualar ve alkışlarla sona ererken, katılımcılar bu anlamlı adımın birlik ve kardeşlik ruhunu pekiştireceğine inandıklarını ifade etti.<br />
<br />
<a href="https://x.com/Yusuf__Tekin/status/1977018009458806997"><img alt="" src="https://www.alevihaberler.com.tr/public/images/detay/image%20(21)(1).png" style="height:674px; width:501px" /></a><br />
<br />
Kaynak:&nbsp;<a href="https://x.com/Yusuf__Tekin/status/1977018009458806997">https://x.com/Yusuf__Tekin/status/1977018009458806997</a><br />
&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sun, 12 Oct 2025 17:45:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2025/10/bakan-tekin-horasan-erenleri-dergahi-cemevinin-acilis-torenine-katildi-1760280941.webp"/>
            </item>
            </channel>
</rss>
