<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss xmlns:yandex="http://news.yandex.ru" xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru" version="2.0">
    <channel>
        <title>Alevi Haberleri Sitesi</title>
        <link>https://www.alevihaberler.com.tr/</link>
        <description>Alevi Haberler, Son dakika Alevi haberleri, Alevi haberleri, Cemevi haberleri, Bektaşi haberleri, Aleviler</description>
        <language>tr</language>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/yayman-alevi-bektasi-vatandaslarimizin-her-zaman-yanindayiz-3714</link>
            <category>GÜNDEM</category>
            <pubDate>Fri, 06 Nov 2026 23:25:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Yayman: Alevi-Bektaşi vatandaşlarımızın her zaman yanındayız</h1>
                        <h2>Hatay Milletvekili ve AK Parti Kültür ve Sanat Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Hüseyin Yayman Ankara’nın gözde Alevi-Bektaşi dergahı olan Hüseyin Gazi Dergahı’nı ziyaret etti.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/11/yayman-alevi-bektasi-vatandaslarimizin-her-zaman-yanindayiz-1793998449.webp">
                        <figcaption>Yayman: Alevi-Bektaşi vatandaşlarımızın her zaman yanındayız</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p><span style="color:#000000"><strong>HABER MERKEZİ / ANKARA</strong> - AK Parti Kültür ve Sanat Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı ve Hatay Milletvekili Prof. Dr. Hüseyin Yayman, başkentin köklü inanç merkezlerinden biri olan Hüseyin Gazi Dergahı’nı ziyaret etti.</span></p>

<p><span style="color:#000000"><img alt="" src="https://www.alevihaberler.com.tr/public/images/detay/WhatsApp%20Image%202026-11-06%20at%2022_51_44.jpeg" style="height:719px; width:800px" /></span></p>

<p><span style="color:#000000">Prof. Dr. Hüseyin Yayman'ın ekibinde&nbsp;</span>AK Parti Kültür ve Sanat Başkan Yardımcıları Jülide İskenderoğlu ve Metin Tarhan ile sosyolog Ali Aktaş yer aldı. Büyük Birlik Partisi Genel Başkan Yardımcısı, Munzur Üniversitesi kurucu rektörü Prof. Dr. Durmuş Boztuğ da ziyaretçiler arasındaydı.</p>

<p><span style="color:#000000"><strong>GENİŞ KATILIMLI HEYETLE KARŞILANDI</strong></span></p>

<p><span style="color:#000000"><strong><img alt="" src="https://www.alevihaberler.com.tr/public/images/detay/YAYMAN4.png" style="height:450px; width:760px" /></strong></span></p>

<p><span style="color:#000000">Prof. Dr. Hüseyin Yayman, Hüseyin Gazi Kültür ve Sanat Vakfı, Horasan Erenleri Dernekler Federasyonu ve Horasan Abdalları Federasyonu yetkililerinden oluşan heyet tarafından karşılandı.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Ziyaret sırasında dergahın manevi atmosferine dikkat çeken Yayman, buraya gerçekleştirdiği her ziyarette derin bir huzur bulduğunu vurgulayarak, Hüseyin Gazi Dergahı'nın varlığının Ankara’nın manevi ve kültürel kimliğine paha biçilemez bir katkı sağladığını belirtti.</span></p>

<p><span style="color:#000000"><strong>RESTORASYON PROJELERİ MASAYA YATIRILDI</strong></span></p>

<p><img alt="" src="https://www.alevihaberler.com.tr/public/images/detay/YAYMAN5.png" style="height:450px; width:760px" /></p>

<p><span style="color:#000000">Dergahın bölümlerini yerinde inceleyen Yayman’a, planlanan restorasyon ve çevre düzenleme çalışmaları hakkında kapsamlı bir sunum yapıldı.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Çalışmalara ilişkin bilgi veren Hıdır Abdal Ocağı Dedesi Hüseyin Öz, dergahta çerağın büyük mücadeleler sonucunda yeniden uyandırıldığını hatırlatarak, 40 yılı aşkın süredir Alevi-Sünni ayrımı gözetmeksizin tüm canlara ve topluma hizmet ettiklerini kaydetti.</span></p>

<p><span style="color:#000000"><strong>HACIBEKTAŞ’TAKİ MODERN KÜLLİYE PROJESİ ELE ALINDI</strong></span></p>

<p><span style="color:#000000"><strong><img alt="" src="https://www.alevihaberler.com.tr/public/images/detay/YAYMAN2.png" style="height:450px; width:760px" /></strong></span></p>

<p><span style="color:#000000">Prof. Dr. Yayman, temasları kapsamında MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin Horasan Erenleri Dernekler Federasyonu’na hibe ettiği Nevşehir’in Hacıbektaş ilçesindeki arsa üzerinde yükselen modern külliye inşaatındaki son duruma ilişkin de bilgilendirildi.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Külliyenin Alevi-Bektaşi toplumuna kazandırılmasından duyduğu memnuniyeti dile getiren Yayman, projenin hayata geçirilmesinde katkısı olan herkese teşekkür etti.</span></p>

<p><span style="color:#000000"><strong>“ANKARA’YA YAKIŞIR BİR İNANÇ MERKEZİ HALİNE GETİRECEĞİZ”</strong></span></p>

<p><img alt="" src="https://www.alevihaberler.com.tr/public/images/detay/YAYMAN3.png" style="height:450px; width:760px" /></p>

<p><span style="color:#000000">Birlik ve beraberlik mesajları veren Prof. Dr. Hüseyin Yayman, “<strong><em>Alevi-Bektaşi vatandaşlarımızın her zaman yanındayız. Tespit edilen tüm eksiklikleri el birliğiyle hızla gidererek, Hüseyin Gazi Dergahı’nı başkent Ankara’mıza yakışır, örnek bir inanç ve kültür merkezi haline getireceğiz</em></strong>” diye konuştu.</span></p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/chp-lideri-kilicdaroglu-milliyete-anlatti-mekke-ittifakina-neden-destek-verdi-3713</link>
            <category>SİYASET</category>
            <pubDate>Fri, 06 Nov 2026 19:15:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>CHP Lideri Kılıçdaroğlu Milliyet’e anlattı! Mekke İttifakı’na neden destek verdi?</h1>
                        <h2>Kılıçdaroğlu, diğer muhalefet partilerinin aksine Mekke Anlaşmasına neden destek verdiklerine ilişkin, “Her ülkenin çıkarına olan bu anlaşmalardan kaçınırsanız, kendi sınırlarıma çekileceğim ve burada kalacağım’ derseniz oyun kurucu olamazsınız” dedi.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/11/chp-lideri-kilicdaroglu-milliyete-anlatti-mekke-ittifakina-neden-destek-verdi-1793982177.webp">
                        <figcaption>CHP Lideri Kılıçdaroğlu Milliyet’e anlattı! Mekke İttifakı’na neden destek verdi?</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p><strong>Kılıçdaroğlu, diğer muhalefet partilerinin aksine Mekke Anlaşmasına neden destek verdiklerine ilişkin, “Her ülkenin çıkarına olan bu anlaşmalardan kaçınırsanız, kendi sınırlarıma çekileceğim ve burada kalacağım’ derseniz oyun kurucu olamazsınız” dedi.</strong></p>

<p><strong>MEHTAP GÖKDEMİR / ANKARA</strong></p>

<p>CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, CHP Genel Merkezi’nde Milliyet gazetesi Ankara Temsilcisi Didem Özel Tümer ve parlamento muhabiri Mehtap Gökdemir’in sorularını yanıtladı. CHP Genel Başkanı, özetle şunları söyledi:</p>

<p><strong>MEKKE İTTİFAKINA ‘EVET’ GEREKÇESİ:</strong> Ortadoğu Barış ve İşbirliği Teşkilatı (OBİT)kurulmasını dört-beş yıl önce seslendirdik. Eğer Türkiye kendi dar sınırlarına hapsolursa bir bölgesel güç olamaz. Türkiye bölgesel güç olmak zorundadır. Siz, eğer her ülkenin de çıkarına olan bu anlaşmalardan kaçınırsanız, <em>‘hayır, ben kendi sınırlarıma çekileceğim ve burada kalacağım’</em> derseniz oyun kurucu olamazsınız. Yeni dünya düzenini anlamıyorsunuz demektir. Yeni dünya düzeninden Türkiye’yi kaçırıyorsunuz demektir.</p>

<p><strong>ASKER SAVAŞMAK İÇİN GİTMEZ: </strong>(İttifakın ‘Yemen çöllerine Türk askeri gönderilecek’ üzerinden tartışılması) Hayır, öyle bir şey yok. Ben Yemenli Dışişleri Bakanı’yla da zoom üzerinden görüştüm ve onlara da söyledim. Biz oraya savaşmak için değil, tam tersine bölgeye barışı ve huzuru getirmek istiyoruz. (Asker gönderme tezkeresi olursa?) Hayır, asker gönderilmesini doğru bulmuyoruz. Yabancı ülkelerin askerlerini eğitmek için giderler ama savaşmak için hayır. Türk askerinin kanı pazarlık masasına oturtulamaz.</p>

<p><strong>DEVLETE DESTEK VERİYORUZ:</strong> (‘Hükümete destek veriyor’ eleştirileri rahatsız etti mi?): Biz hükümete destek vermiyoruz. Biz Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ne destek veriyoruz.</p>

<p><strong>‘TERÖRSÜZ TÜRKİYE’ SÜRECİ TIKANDI MI? </strong>Olmamalı. Eğer tıkanıklık olursa bunun sorumlusu PKK’dır. Türkiye, parlamento, bu konuda elinden geleni yaptı. Sorunun çözümünde önemli adımlar atıldı. Eğer silahlar tam teslim edilirse, var olan mutabakatla silahların teslimi tam anlamıyla yapılırsa bir mesele kalacağını sanmıyorum.</p>

<p><strong>VARSIN UZASIN, YETER Kİ ÇÖZÜLSÜN:</strong> (Süreçte gecikme olduğunu düşünüyor musunuz, Ankara ağırdan alıyor iddialarına ne dersiniz?) Olay bir siyasal parti olayı değil. Olay, Türkiye Cumhuriyeti devleti olayı. Parlamentoda ortak kararlar alındı. Bu kararlar üzerine devlet bürokrasisine yetki verildi... Biraz sürecin uzamasından kaygılanmamak lâzım. Bütün mesele şu: Bozulacağına süreç biraz varsın uzasın ama yeter ki çözülsün bu sorun.</p>

<p><strong>YARGITAY NE ZAMAN KARAR VERİR, BİLEMİYORUZ:</strong> (Yargıtay’dan beklenen karar çıkacak mı?) Samimi söylemek gerekirse, hukuki süreci sadece sonuçlar itibarıyla biliyorum. İçeriğini çok fazla bilmiyorum. Yargıtay’ın bir karar vermesi gerekiyor. O karar ne zaman verilir, bilemiyoruz. (Kurultay için Yargıtay kararı bekleniyorsa ve o karar çıkmazsa CHP’nin seçime girememe riski var mı?) Hayır, öyle bir sorun yok.</p>

<p><strong>KURULTAYI NİYE YAPMAYALIM?</strong> (Kurultayın yapılmayacağı iddiası) Kurultay yapacağız. Niye yapmayalım ki? Yapacağız. Takvim açıklandı, ilan edildi. Bütün mesele şu: Yargıtay kararı çıkarsa bizim açımızdan daha rahat olacak. Bir hukuki tartışma zemini olmayacak ve dolayısıyla biz yapıp gideceğiz.</p>

<p><strong>BİR DÖNEM ENDİŞE VARDI:</strong> (Anketlerin hatırlatılması ve baraj endişesi var mı sorusu üzerine) Hayır, yok. CHP’nin güçlü bir tabanı, güçlü bir ideolojisi var. Dolayısıyla öyle bir kaygıyı taşımıyorum. Zaten tabanda da bunu görüyoruz. Ağır ağır görüyoruz. Bir dönem bu endişe vardı, doğru. CHP’nin bu süreçte nasıl bir haksızlığa uğradığını aslında tabanımız da görüyor, biliyor.</p>

<p><strong>GERÇEKLERİ GÖRDÜKÇE DÖNÜYORLAR</strong></p>

<p>Şu bir gerçek, ayrılmayla beraber parti tabanından da bir grubun öbür tarafa gittiğini biliyoruz zaten. Ama zaman içerisinde gerçekler ortaya çıktıkça geri dönüşler başlıyor. Yani CHP’liler olayları gördükçe, gerçekleri gördükçe, CHP’ye dönmeye başladılar.</p>

<p><strong>TEPKİ YOK OLACAK</strong></p>

<p>Kesin hükümsüzlük kararından sonra geldik, bugün çok farklı bir noktadayız. İlk olduğunda kamuoyunda da büyük bir tepki vardı. O tepki de büyük ölçüde gerçekler ortaya çıktıkça, gerçekler anlatıldıkça kendiliğinden azalmaya başladı. Bir süre sonra bu tepki tamamen yok olacak. Çünkü biz haklıyız. Kişisel çıkar peşinde değiliz. Partiyi kirleten unsurları asla ve asla kendi içimizde barındırmayız.</p>

<p><strong>TUZAĞA DÜŞMEYECEĞİZ</strong></p>

<p>(CHP’nin Cumhurbaşkanı adayı nasıl belirlenecek?) Bunu bugünden tartışmak kadar yanlış bir şey yok. Bizim derdimiz halk. Gerçekten perişan vaziyette. Cumhurbaşkanı adaylığını bugünden tartışma konusu yapanlar, Türkiye’yi kendi gerçeklerinden koparmak istiyorlar ve bu siyasi iktidara hizmettir. Bu tuzağa düşmeyeceğiz. Günü zamanı gelir, adayımızı oturup belirleriz.</p>

<p><strong>NİYE AYRILDILAR BİLMİYORUM</strong></p>

<p>(Parti tabanının yaklaşık üçte ikisinin YENİ Parti’ye kayması konusunda) (3 milletvekilinin arabuluculuk girişimini hatırlatarak) Arkadaşların ayrılmaması, Özgür Bey’in genel başkanlığının devamı şeklinde de hatta bir öneri geldi. Ben bu öneriyi de reddetmedim. Ama ayrıldılar arkadaşlar. Niye ayrıldıklarını bilmiyorum. Önce onun altını özenle çizmek isterim.</p>

<p><strong>MEKKE ANLAŞMASI, GENEL KURUL’DA KABUL EDİLDİ</strong></p>

<p>TBMM Genel Kurulu’nda, Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan Arasında Ortak Savunma İçin Mekke Anlaşmasının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Teklifi kabul edildi. 398 vekilin katıldığı açık oylamada 279 kabul 119 ret oyu kullanıldı. Kabul edilen anlaşmaya göre; taraflardan herhangi birine yönelik dış kaynaklı bir silahlı saldırı, tüm taraflara yönelik bir saldırı olarak kabul edilecek. Taraflar savunma, savunma sanayii ve güvenlik alanlarında yakın işbirliği yapacak. Anlaşma, tarafların daha önce akdetmiş oldukları uluslararası anlaşmalardan doğan hak ve yükümlülüklerine halel getirmeyecek. Herhangi bir taraf, anlaşmanın yürürlüğe giriş tarihinden itibaren on yıl geçmesinin ardından, çekilme niyetini en az üç ay önceden diğer taraflara diplomatik kanallardan yazılı bilgilendirme yapmak suretiyle anlaşmadan çekilebilecek. Tamamen savunma odaklı olan anlaşma, herhangi bir ülkeyi hedef almıyor.<br />
<br />
<a href="https://chp.org.tr/haberler/chp-lideri-kilicdaroglu-milliyete-anlatti-mekke-ttifakina-neden-destek-verdi"><strong>Kaynak Link:&nbsp;https://chp.org.tr/haberler/chp-lideri-kilicdaroglu-milliyete-anlatti-mekke-ttifakina-neden-destek-verdi</strong></a></p>

<p>&nbsp;</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/bakan-bayraktar-milli-enerji-2040-programini-acikladi-3712</link>
            <category>SİYASET</category>
            <pubDate>Fri, 06 Nov 2026 18:00:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Bakan Bayraktar, “Millî Enerji 2040” programını açıkladı</h1>
                        <h2>Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, ülkenin geleceğini aydınlatmak ve enerjide tam bağımsızlık vizyonunu güçlendirmek amacıyla hazırlanan “Millî Enerji 2040” programını kamuoyuyla paylaştı.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/11/bakan-bayraktar-milli-enerji-2040-programini-acikladi-1793977608.webp">
                        <figcaption>Bakan Bayraktar, “Millî Enerji 2040” programını açıkladı</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p><strong>Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, ülkenin geleceğini aydınlatmak ve enerjide tam bağımsızlık vizyonunu güçlendirmek amacıyla hazırlanan “Millî Enerji 2040” programını kamuoyuyla paylaştı.</strong></p>

<p>Bayraktar, daha önce ortaya konulan Millî Enerji ve Maden Politikası’na yeni bir boyut kazandırdıklarını belirterek, Türkiye Yüzyılı’nın enerjisini tamamen kendi öz kaynaklarıyla karşılama kararlılığıyla <strong>2040 yılına kadar</strong> enerji altyapısına toplam <strong>500 milyar dolar</strong> yatırım gerçekleştirmeyi ve bu kapsamda doğrudan <strong>108 bin</strong> vatandaşa istihdam sağlamayı hedeflediklerini açıkladı.</p>

<p><strong>Program kapsamında şu hedefler belirlendi:</strong></p>

<p>- Petrol ve doğal gaz tüketiminin tamamının yerli imkânlarla karşılanması,<br />
- Rüzgâr ve güneş kurulu gücünün 4 katına çıkarılarak <strong>175 gigavata </strong>ulaştırılması,<br />
- Elektrik kurulu gücünde yenilenebilir enerjinin payının <strong>yüzde 77 ye </strong>yükseltilmesi,<br />
-Nükleer enerjide <strong>10 gigavatlık</strong> kapasite inşa edilmesi,<br />
- Ülkenin <strong>20 milyon elektrikli</strong> aracın yer alacağı yeni bir mobilite çağına hazırlanması,<br />
- Enerji verimliliği odaklı çalışmalar ile <strong>240 milyar dolarlık </strong>tasarruf sağlanması.</p>

<p>Bayraktar, kurumlar ve enerji sektörünün öncülüğünde gerçekleşecek büyük yatırımlarla millî üretim oranının<strong> yüzde 92’ye</strong> yükseltileceğini ve büyük-güçlü Türkiye hedefinin gerçeğe dönüştürüleceğini vurguladı.</p>

<p>Açıklamasının sonunda Bayraktar<em><strong>, “Millî Enerji 2040 programımızın ülkemize ve milletimize hayırlı olmasını diliyor; bu tarihî vizyonun yatırımla, üretimle ve istihdamla taçlanan güçlü yarınlara vesile olmasını temenni ediyorum”</strong></em> ifadelerini kullandı.<br />
<br />
<a href="https://x.com/aBayraktar1/status/2118286390043570231">https://x.com/aBayraktar1/status/2118286390043570231</a></p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/dr-ibrahim-halil-ozak-yazdi-nsudan-sonra-ne-degisti-3711</link>
            <category>KONUK YAZAR</category>
            <pubDate>Fri, 06 Nov 2026 15:04:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Dr. İbrahim Halil Özak Yazdı: NSU'dan Sonra Ne Değişti?</h1>
                        <h2>Dr. İbrahim Halil Özak Yazdı: 

"4 Kasım 2011 günü, Nationalsozialistische Untergrund (Nasyonal Sosyalist Yeraltı - NSU) örgütünün tesadüfen ortaya çıktığı gündür."</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/11/dr-ibrahim-halil-ozak-yazdi-nsudan-sonra-ne-degisti-1793966830.webp">
                        <figcaption>Dr. İbrahim Halil Özak Yazdı: NSU'dan Sonra Ne Değişti?</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>4 Kasım 2011 günü, Nationalsozialistische Untergrund (Nasyonal Sosyalist Yeraltı - NSU) örgütünün tesadüfen ortaya çıktığı gündür. NSU, 1998 ile 2007 yılları arasında, bilindiği kadarıyla iki bombalı kundaklama yaptı, on beş banka soydu ve sekizi Türk, biri Yunan, biri de Alman kadın polis memuru olmak üzere 10 kişiyi öldürdü.</p>

<p>Gölge Asalaklar ve Emekçi Kurbanları</p>

<p>Önemli bir ayrımdır: NSU'lu katiller banka soyarak hayatlarını idame ettiren asalaklardı, ancak sözde Almanya'yı kurtarmak için öldürdükleri göçmenler ise çalışan, emekleriyle geçinen, devlete vergi ödeyen insanlardı. Alman devleti onların can güvenliğini koruyamadığı gibi, katledilmelerini de ciddiye almadı.</p>

<p>Hoyerswerda'dan Solingen'e adım adım gelen saldırılar</p>

<p>17-23 Eylül 1991 tarihleri arasında, Saksonya eyaletindeki Hoyerswerda kentinde aşırı sağcıların ve çevreden bazı insanların katılımıyla Vietnamlı ve Mozambikli göçmenlere yönelik altı gün süren saldırılar oldu.</p>

<p>Yine Mecklenburg-Vorpommern eyaletinin Rostock-Lichtenhagen şehrinde, 22-26 Ağustos 1992 tarihlerinde Romanyalı mültecilerin ve Vietnamlı işçilerin kaldığı bina aşırı sağcılar ve ırkçılar tarafından ateşe verildi; binadaki aileler çocuklarıyla birlikte yakılmak istendi. Bina yanarken çevredeki binlerce insan saldırganları alkışlıyordu.</p>

<p>Üç ay sonra saldırılar Schleswig-Holstein eyaletinin Mölln kentinde devam etti; Türk kökenli göçmenlerin evleri ateşe verildi. Üç kişi öldü, dokuz kişi yaralandı.</p>

<p>Saldırılar durmadı. 28 Mayıs'ı 29 Mayıs'a bağlayan gece, Kuzey Ren-Vestfalya eyaletinin Solingen şehrinde Neo-Nazilerle bağlantılı dört kişi, Genç ailesinin evini benzin dökerek kundakladı. Genç ailesinden beş kişi yaşamını yitirdi, birçoğu ise ağır yanıklarla hayatlarını zor kurtardı.</p>

<p>Her Yönüyle Karanlık Bir Örgüt: NSU ve üstü kapalı ilişkiler</p>

<p>1998 yılında kurulduğu söylenen NSU, yukarıda anlattığım bir ortamda ilk cinayetini 9 Eylül 2000 günü Nürnberg kentinde bir çiçek standında Enver Şimşek'i öldürerek işledi.</p>

<p>2004 yılına gelindiğinde NSU, artık Türkleri tek tek öldürmekten vazgeçerek topluca öldürme provasına başladı. Köln şehrinde özellikle Türk kökenli göçmenlerin yoğun olarak yaşadığı Keup Caddesi'nde (Keupstraße) çivi bombası patlattı. 22 kişi ağır yaralandı.</p>

<p>Sürekli Terör ve “Döner Cinayetleri” iftirası</p>

<p>İnsanlar tek tek Almanya'nın çeşitli şehirlerinde katledilirken, devletin üst kademelerindeki sorumlular ve kolluk güçleri bu ölümleri “Türkler arasındaki çatışmaların bir sonucu” diyerek yaydılar. Öldürülenler çiçekçi, terzi, manav, büfeci, dönerci vb. olmasına karşın, olayı "dönerciler arasındaki çatışmalar" olarak nitelendirip “dönerci cinayetleri” dediler. Öldürülenlerin ailelerini uyuşturucu kaçakçısı olarak tanıttılar; kriminal kesimler olarak gördüler ve gösterdiler. Kamuoyunun büyük bir kesimi de devletin bu yalanlarına inanmaya hazır olduğu için katiller yollarına rahatça devam ettiler.</p>

<p>Katledilenlerin eşleri Türkiye'nin farklı illerinden gelmelerine ve Almanya'nın farklı şehirlerinde yaşamalarına karşın, eşlerini aynı kiralık katilin aynı silahla öldürttüğünü ileri sürecek kadar ölçüsüzleştiler.</p>

<p>NSU'nun bilinen son kurbanı ise 2007 yılında kadın polis memuru Michele Kiesewetter oldu.</p>

<p>Tutulmayan Sözler ve Göstermelik Bir Yargılama</p>

<p>4 Kasım 2011 günü faillerin NSU üyesi oldukları ortaya çıkınca, başta Federal Şansölye Angela Merkel olmak üzere yetkililer olayların üzerine kararlılıkla gidileceğini açıkladılar. Ancak sözlerinde durmadılar. NSU ile ilgili belgeler devletin bazı kurumları tarafından gizlendi, hatta göz göre göre yok edildi.</p>

<p>Yargılama 6 Mayıs 2013 tarihinde başladı. Almanya'da çok sayıda kuruluş ve kişinin, özellikle de Türk kökenli göçmenlerin ısrarlarına karşın, davada başından itibaren olayın siyasi yönü yok sayıldı. Sonuçta ortada sadece üç beş tane eli kanlı katil kaldı. Ancak bunların hangi gerekçelerle cinayet işledikleri, kimler tarafından örgütlendikleri, devletin hangi kurumlarından destek gördükleri sorulmadı, sorgulanmadı. Böylece başsanık Beate Zschäpe ile yataklık ve yardım eden kişiler yargılandı.</p>

<p>Dava 438 duruşma yapılarak 5 yıl sürdü. Beate Zschäpe, 11 Temmuz 2018 günü ömür boyu hapis cezasına çarptırıldı. Diğer dört kişi de yataklık ve yardımdan cezalar aldılar.</p>

<p>NSU'nun 100 Yıllık Gizliliği</p>

<p>Karara göre NSU'nun, ne devlet kurumlarıyla ne de bu kurumların yetkilileri veya çalışanlarıyla ilişkisi vardı. NSU'nun altı, üstü, sağı, solu veya yan bağlantısı da yoktu. Ne hikmetse 15 defa banka soyan, 10 insanı katleden ama hiç yakalanmayan bu kişilerin çevreyle hiçbir bağlantısı yoktu! Mahkemeye göre adeta birer hayalet (fantom) gibiydiler.</p>

<p>Zaten mahkeme böyle bir karar için kurulmuştu. Alman siyasetinde yıllarca çok sevilen bir kavram olan “yolunu şaşırmış gençler”den üç kişi bir örgüt kurmuş, birkaç kişi de onlara yardım etmişti. NSU, onlara göre sıradan kriminal bir örgüttü.</p>

<p>Madem ki NSU sıradan kriminal bir örgüttü, o halde NSU ile ilgili yok edilemeyen bazı belgeler neden Hessen eyaletinde olduğu gibi 100 yıl süreyle gizlilik altına alındı? Neden?</p>

<p>Çünkü devlet, kendi ajanlarının yarattığı ortamın bir ürünü olan, devletin bazı kurumları ve bu kurumlar içindeki bazı kişiler tarafından kollanan NSU'nun gerçek yapısının ortaya çıkmasını istemedi.</p>

<p>Devlet ve Şiddet</p>

<p>En acımasız şiddet, devletin bizzat uyguladığı veya uygulanmasına göz yumduğu şiddettir. NSU'nun göçmenlere, özel olarak da Türk kökenli göçmenlere uyguladığı şiddet de devletin bazı kurumlarının ve yetkililerinin göz yumduğu bir şiddettir.</p>

<p>Öldürülenler, Almanya'da herkes gibi tüm yükümlülüklerini yerine getirmişlerdi. Onların can güvenliği de Almanya'da yaşayan herkes gibi Alman devletinin güvencesi altındaydı. Ancak devlet o günlerde, “Almanya'nın dünyadaki itibarı zedelenmesin” gerekçesiyle bu saldırıların üzerine gitmedi. Bugüne kadar da bu tutumunu sürdürdü.</p>

<p>Devletin bu çekingen, aşırı sağı görmeyen veya görmek istemeyen tutumu sonucunda göçmenlere yönelik saldırılar devam etti. En son Hanau şehrinde yine “psikolojik sorunları olan” biri 10 göçmeni katletti. Zaten bu katiller ne hikmetse ya “yolunu şaşırmış gençler”den oluyordu ya da “psikolojik sorunları olanlar”dan…</p>

<p>NSU davasında yargılamanın akışı ve verilen karar, bugüne kadar kamu vicdanını, özellikle de Almanya'da yaşayan Türklerin ve Türk kökenli Alman vatandaşlarının vicdanını tatmin etmedi.</p>

<p>Almanya, hangi gerekçeyle olursa olsun, NSU davasındaki siyasi tutumu ile sınıfta kalmıştır. Bundan dolayıdır ki 15 yıl sonra bile gerçeğin her yönüyle ortaya çıkması talebi sürüp gitmektedir.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/cumhurbaskani-erdogandan-azerbaycan-aciklamasi-3710</link>
            <category>SİYASET</category>
            <pubDate>Thu, 05 Nov 2026 20:15:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan Azerbaycan açıklaması</h1>
                        <h2>Cumhurbaşkanı Erdoğan, Azerbaycan ile ilişkilerde herhangi bir kriz olmadığını belirterek, 8 Kasım Zafer Günü'nde Azerbaycan'ı ziyaret etmeyi planladığını ve iki ülke kardeşliğinin aşamayacağı hiçbir engel bulunmadığını ifade etti.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/11/cumhurbaskani-erdogandan-azerbaycan-aciklamasi-1793899373.webp">
                        <figcaption>Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan Azerbaycan açıklaması</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p><strong>Cumhurbaşkanı Erdoğan, Azerbaycan ile ilişkilerde herhangi bir kriz olmadığını belirterek, 8 Kasım Zafer Günü'nde Azerbaycan'ı ziyaret etmeyi planladığını ve iki ülke kardeşliğinin aşamayacağı hiçbir engel bulunmadığını ifade etti.</strong><br />
&nbsp;</p>

<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Azerbaycan ile ilişkileri nasıl değerlendiriyorsunuz? İlişkilerde kriz olduğuna dair yorumları nasıl buluyorsunuz?" sorusunu da şöyle cevaplandırdı:</p>

<p><em><strong>"8 Kasım'da Azerbaycan'ın Zafer Günü var. Ben de fevkalade bir durum söz konusu olmazsa 8 Kasım günü bir Azerbaycan ziyareti yapmayı düşünüyorum. İnşallah bu ziyaret vesilesiyle de gerekli adımları atma imkânımız olur. Azerbaycan Cumhurbaşkanı Sayın İlham Aliyev ile zaten telefon görüşmelerimi yaptım. Tabii bu arada gerek İstihbarat Başkanımı gerek Dışişleri Bakanımı Azerbaycan'a gönderdim. Ayrıca, bir telefon diplomasisi yine bu arada gerek İlham Bey ile gerekse eşler arasında yapıldı, yapılıyor. 8’indeki Zafer Günü'ne onlar da çok önem veriyorlar. Her zaman söylüyorum, bizim Azerbaycan ile ilişkilerimiz, klasik diplomatik temasların çok ötesindedir. İki ülkenin kopmaz bağı, ortak tarihimizin, kültürümüzün, kaderimizin ve inşallah geleceğimizin ürünüdür. Türkiye ve Azerbaycan kardeşliğinin evelallah aşamayacağı hiçbir engel yoktur."</strong></em></p>

<p>&nbsp;</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/tokatta-8-inanc-onderi-gorgu-erkaninda-bulustu-3709</link>
            <category>GÜNDEM</category>
            <pubDate>Wed, 04 Nov 2026 23:00:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Tokat’ta 8 inanç önderi görgü erkânında buluştu</h1>
                        <h2>Tokat Pir Sultan Şah Kalender Çelebi Cemevi’nde düzenlenen görgü erkânında, farklı Alevi ocaklarından dedeler ve bir baba bir araya geldi. Geleneklerin yaşatıldığı buluşmada birlik, rızalık ve muhabbet öne çıktı.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/11/tokatta-8-inanc-onderi-gorgu-erkaninda-bulustu-1793822875.webp">
                        <figcaption>Tokat’ta 8 inanç önderi görgü erkânında buluştu</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p><strong>Tokat Pir Sultan Şah Kalender Çelebi Cemevi’nde düzenlenen görgü erkânında, farklı Alevi ocaklarından dedeler ve bir baba bir araya geldi. Geleneklerin yaşatıldığı buluşmada birlik, rızalık ve muhabbet öne çıktı.</strong></p>

<p>Tokat Pir Sultan Abdal Kültür Derneği, 1 Kasım 2026 Pazar günü saat 21.00’de görgü erkânı düzenledi. Pir Sultan Şah Kalender Çelebi Cemevi’nde gerçekleştirilen programa farklı ocaklardan inanç önderleri ve çok sayıda vatandaş katıldı.</p>

<p><strong>Görgü erkânına Hıdır Abdal Ocağı Dedesi Muharrem Erkan; Bostan Kolu Ocağı Dedeleri Cemalettin Akkaya, Durmuş Kılıç ve Bektaş Yılmaz; Şah İbrahim Ocağı Dedeleri Kazım Bozkurt ve Rıza Pirdoğan; Ali Baba Ocağı Babası Murat Yıldırım ile Hubyar Ocağı Dedesi Velican Çelebi katıldı.</strong></p>

<p>Farklı ocakları temsil eden 8 inanç önderi, bir araya gelen canlarla birlikte görgü erkânını yürüttü. Alevi-Bektaşi inancında önemli yere sahip olan erkânda karşılıklı rızalık ve toplumsal birlik esas alındı. Katılımcıların aynı çatı altında buluştuğu programda lokmalar paylaşıldı.</p>

<p>Birlik ve dayanışma anlayışıyla yürütülen görgü erkânı, inancın kuşaktan kuşağa aktarılan değerlerini yaşattı. Tokat Pir Sultan Abdal Kültür Derneği’nin organize ettiği buluşma, farklı ocakların bir araya gelmesine de vesile oldu. Erkân, birlik, dirlik ve muhabbet anlayışıyla tamamlandı.<br />
<br />
Kaynak Link:&nbsp;<a href="https://www.facebook.com/share/p/19amHk5LAB/">https://www.facebook.com/share/p/19amHk5LAB/<br />
<br />
<img alt="" src="https://www.alevihaberler.com.tr/public/images/detay/886655894_1579714234199984_6875118437580298792_n.jpg" style="height:450px; width:800px" /><br />
<img alt="" src="https://www.alevihaberler.com.tr/public/images/detay/885729326_1579713894200018_4162722941408581027_n.jpg" style="height:450px; width:800px" /></a></p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/aslan-ile-ceylan-afyonkarahisarda-bulustu-3708</link>
            <category>GÜNDEM</category>
            <pubDate>Wed, 04 Nov 2026 21:02:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Aslan ile Ceylan Afyonkarahisar'da buluştu</h1>
                        <h2>“Toplumsal Bütünleşme” projesi kapsamında düzenlenen “Akleden Kalbin İklimi: Aslan ile Ceylanın Buluşması” konferansı, Afyonkarahisar’da yoğun katılımla gerçekleştirildi.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/11/aslan-ile-ceylan-afyonkarahisarda-bulustu-1793815923.webp">
                        <figcaption>Aslan ile Ceylan Afyonkarahisar'da buluştu</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p><span style="color:#000000">Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı ve İçişleri Bakanlığı himayelerinde, Afyonkarahisar Valiliği koordinesinde ve Yediveren Gençlik, Kültür ve Dayanışma Derneği öncülüğünde yürütülen “<em><strong>Toplumsal Bütünleşme</strong></em>” projesinin ilk konferansı Afyonkarahisar’da yapıldı. “<strong><strong><em>Akleden Kalbin İklimi: Aslan ile Ceylanın Buluşması</em></strong></strong>” başlıklı konferans, Afyon Kocatepe Üniversitesi ev sahipliğinde yoğun bir katılımla gerçekleştirildi.</span></p>

<p><span style="color:#000000">İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi’nin takipleriyle 10 ilde düzenlenmesi planlanan etkinlik dizisinin bu ilk programında; insanı merkeze alan medeniyet anlayışı, sevgi, merhamet, hoşgörü ve birlikte yaşama kültürü masaya yatırıldı.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Konferansa Afyonkarahisar Valisi Dr. Naci Aktaş, Cumhurbaşkanlığı Sosyal ve Gençlik Politikaları Kurulu Üyesi Dr. Ali Arif Özzeybek, Prof. Dr. Bingür Sönmez, Tunus Büyükelçisi Ahmet Misbah Demircan, Horasan Erenleri Dernekler Federasyonu Genel Başkan Yardımcısı Mustafa Güllü, il protokolü ve çok sayıda vatandaş katıldı.</span></p>

<p><span style="color:#000000"><strong>GÜÇ VE İNCELİĞİN SEMBOLÜ: ASLAN VE CEYLAN</strong></span></p>

<p><span style="color:#000000"><strong><img alt="" src="https://www.alevihaberler.com.tr/public/images/detay/AFYONKARAH%C4%B0SAR3.png" style="height:450px; width:760px" /></strong></span></p>

<p><span style="color:#000000">Programın açılış konuşmasını yapan Vali Dr. Naci Aktaş, “<em><strong>Toplumsal Bütünleşme</strong></em>” projesinin farklılıkları ayrılık sebebi değil, birlikte büyüme vesilesi olarak gören bir anlayışla inşa edildiğini vurguladı. </span></p>

<p><span style="color:#000000">Projenin insanın iç dengesinden başlayarak gençlere, ailelere ve toplumun geneline ulaştığını belirten Vali Aktaş, Hacı Bektaş-ı Veli’nin aslan ve ceylan tasvirine dikkat çekti. </span></p>

<p><span style="color:#000000">Güç ile inceliğin bir arada, huzur içinde yaşayabileceğini anlatan bu sembolün Anadolu’nun en değerli gönül mirası olduğunu ifade eden Aktaş, Büyük Taarruz’un başladığı Afyonkarahisar’ın hem cesaret ve kararlılığı hem de irfan ve inceliği temsil eden tarihi bir birikime sahip olduğunu dile getirdi.</span></p>

<p><strong><span style="color:#000000">TÜRK-İSLAM FELSEFESİNDE VİCDAN VE RUH</span></strong></p>

<p><strong><span style="color:#000000"><img alt="" src="https://www.alevihaberler.com.tr/public/images/detay/AFYONKARAH%C4%B0SAR2.png" style="height:450px; width:760px" /></span></strong></p>

<p><span style="color:#000000">Vali Aktaş'ın ardından konferans, Dr. Ali Arif Özzeybek'in moderatörlüğünde devam etti. </span></p>

<p><span style="color:#000000">Konuşmacılardan Tunus Büyükelçisi Ahmet Misbah Demircan, Türk-İslam felsefesinde insanın ruh, beden ve aklın bir bütünü olarak görüldüğünü ifade etti. </span></p>

<p><span style="color:#000000">Demircan, "<strong><em>İnsanın ruhu sadece canını değil, iyilik kodlarını da taşır. Cenab-ı Hak, Müslüman olsun olmasın her insanın içine vicdanı ve onun sesini yerleştirmiştir. İşte Hacı Bektaş-ı Veli, buradaki ruhu 'ceylan' olarak tasvir etmektedir</em></strong>" diyerek hoşgörü ve merhametin evrenselliğine vurgu yaptı. </span></p>

<p><span style="color:#000000">Prof. Dr. Bingür Sönmez ve büyükelçi Demircan, kendi bilgi ve tecrübeleri doğrultusunda toplumsal bütünleşme konularını farklı perspektiflerden ele aldı.</span></p>

<p><strong><span style="color:#000000">CEMEVLERİNE ANLAMLI ZİYARET</span></strong></p>

<p><strong><span style="color:#000000"><img alt="" src="https://www.alevihaberler.com.tr/public/images/detay/afyonkarahisar4.png" style="height:450px; width:760px" /></span></strong></p>

<p><span style="color:#000000">Program kapsamında Vali Dr. Naci Aktaş ve Cumhurbaşkanlığı Sosyal ve Gençlik Politikaları Kurulu Üyesi Dr. Ali Arif Özzeybek, kentteki temasları doğrultusunda Hacı Bektaş-ı Veli Kültür Dernekleri Federasyonu ve Cemevi'ni de ziyaret etti. </span></p>

<p><span style="color:#000000">Heyet, Afyon Horasan Erenleri Cemevi Derneği, Sultandağı Hacı Bektaş Veli Kültür Derneği Cemevi, Kayabelen Folklor Araştırma Derneği Cemevi ve Güneytepe Cemevi’nde canlarla bir araya geldi.</span></p>

<p><strong><span style="color:#000000">KÜLTÜREL MİRAS VE GENÇLİK POLİTİKALARI KONUŞULDU</span></strong></p>

<p><strong><span style="color:#000000"><img alt="" src="https://www.alevihaberler.com.tr/public/images/detay/afyonkarahisar5.png" style="height:450px; width:760px" /></span></strong></p>

<p><span style="color:#000000">Aynı zamanda Horasan Erenleri Dernekler Federasyonu Genel Başkan Yardımcısı da olan Mustafa Güllü ve cemevi yöneticileriyle yapılan görüşmelerde, yürütülen kültürel ve sosyal çalışmalar hakkında bilgi alındı. </span></p>

<p><span style="color:#000000">Ziyarette kültürel mirasın korunması, gençlik politikaları çerçevesinde yürütülebilecek ortak projeler ve sosyal dayanışmayı artıracak adımlar kapsamlı şekilde değerlendirildi.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Dr. Ali Arif Özzeybek, yapılan çalışmaların genç nesillere aktarılmasının ve toplumsal bağların sağlamlaştırılmasının büyük önem taşıdığını belirterek kurulun projelerini paylaştı. </span></p>

<p><span style="color:#000000">Vali Dr. Naci Aktaş ise yerel düzeyde toplumsal barış ve birliğe katkı sunan tüm sivil toplum kuruluşlarının faaliyetlerini yakından takip ve desteklediklerini ifade etti. Ziyaret programı, karşılıklı iyi niyet temennileri ve hatıra fotoğrafı çekimiyle sona erdi.</span></p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/dr-ihsan-unlu-yazdi-hangi-zenginlik-3707</link>
            <category>KONUK YAZAR</category>
            <pubDate>Wed, 04 Nov 2026 14:58:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Dr. İhsan Ünlü yazdı: Hangi zenginlik?</h1>
                        <h2>Araştırmacı yazar Dr. İhsan Ünlü, 25 Ekim 2026 tarihli yazısında gerçek zenginliğin tanımını sorguladı. Ünlü, antik filozof Epiktetos’un “Zenginlik çok şeye sahip olmak değil, az şeye ihtiyaç duymaktır” sözünden yola çıkarak maddi birikimin ruhsal yükleri artırdığını savundu.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/11/drihsan-unlu-yazdi-hangi-zenginlik-1793793805.webp">
                        <figcaption>Dr. İhsan Ünlü yazdı: Hangi zenginlik?</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p><strong>Araştırmacı yazar Dr. İhsan Ünlü, 25 Ekim 2026 tarihli yazısında gerçek zenginliğin tanımını sorguladı. Ünlü, antik filozof Epiktetos’un “Zenginlik çok şeye sahip olmak değil, az şeye ihtiyaç duymaktır” sözünden yola çıkarak maddi birikimin ruhsal yükleri artırdığını savundu.</strong><br />
<br />
Yazıda, modern hayatın sürekli daha fazlasını vaat ettiği, her yeni eşya ve sahte başarının insana yeni yükler getirdiği belirtiliyor. Ünlü’ye göre ihtiyaçtan fazlasını elde etme çabası kişiyi kendinden ve hayatın doğal ritminden uzaklaştırıyor; ruhun ihtiyaçları ise ihmal ediliyor. Madde ile mana arasındaki çelişki burada ortaya çıkıyor: Ruh daha azıyla yetinmeye yatkınken, nefis sürekli fazlasını istiyor. Artan bagaj, insanı özgürlüğünden uzaklaştırıp esaret zincirlerine yeni halkalar ekliyor. Sadelik ise bu karmaşada zihni özgürleştiren ve gönül tokluğu sağlayan güvenli bir liman olarak tanımlanıyor.<br />
<br />
Dr. İhsan Ünlü'nün yazısının tam metni şöyle:</p>

<p><strong>HANGİ ZENGİNLİK?</strong><br />
“Zenginlik çok şeye sahip olmak değil, az şeye ihtiyaç duymaktır.” demişti ünlü filozof Epiktetos<br />
Hayat sürekli daha fazlasını vaat eder; ancak her yeni eşya, her yapay başarı ve her sahte görünürlük aslında ruhumuza yeni yükler getirir.&nbsp;<br />
İhtiyacımız olandan fazlasını elde etme çabası, bizi kendimizden ve hayatın gerçek ritminden uzaklaştıran sonsuz bir döngüdür.<br />
Bu döngünün içinde çırpınırken asıl tatmin edilmesi gereken ruhun ihtiyaçları ıskalanır veya sürekli ertelenir.<br />
Madde ve mana arasındaki en büyük çelişki de burada başlar…<br />
Mananın yurdu olan ruh daha azıyla yetinmeye razı iken, maddenin yurdu olan nefis ihtiyaç olandan çok daha fazlasını ister durur.<br />
Bagaj/yük arttıkça yere çekim de o derece artar; dünyaya özgür gelen insan zamanla esaret zincirine sürekli yeni halkalar takmakla meşgul olmaya başlar.<br />
Sadelik, bu çılgınlığın ortasında sığınabileceğimiz tek güvenli limandır; Bizi karmaşadan korur, zihnimizi özgürleştirir ve kalbimize o hep aradığı gönül tokluğunu bahşeder.<br />
Meşhur Mutasavvıf Ma’ruf-i Kerhi “Eğer bir insan zenginliği paradan, doymayı da yediklerinden biliyorsa, o ömrü boyunca aç, ömrü boyunca fakirdir.” diyerek meseleyi özetlemiştir.<br />
Tarih boyunca insanoğlunun başına ne geldiyse hep bu doymak bilmeyen nefsin entrikalarından gelmiştir.<br />
Bir tarafta düşüncesiz bir şekilde çatlayıncaya kadar yiyenler; öbür tarafta kıt kanaat geçinmeye mahkûm edilen kitleler.<br />
Tabi bunun sonucunda varsıllar ve yoksullar arasında açılan derin bir uçurum ortaya çıkmaktadır.<br />
İşte 21. yüzyıl dünyasının geldiği nokta; dünya üzerindeki en zengin 85 kişinin toplam malvarlığıyla en yoksul 3.5 milyar insanın toplam malvarlığı birbirine eşit. (Oxfam-2014 Raporu)<br />
Anlaşılıyor ki yoksulluk; fakirleri doyuramadığımız için değil, zenginleri doyuramadığımız için bitmiyor. (Charles Bukowski)<br />
Bu uçurumu kapatmanın yolu, varlıklı olanların ihtiyaçlı olanlara elini uzatmasıyla mümkündür.<br />
Kur’an’ın deyimiyle “Onlar mallarını harcadıklarında israfa gitmezler, cimrilik de yapmazlar. Bu ikisi arasında orta bir yol tutarlar.” (Furkan/67)<br />
Dengeli olmak diğer dinlerin de emir ve tavsiyeleri arasında yer alır. Örneğin İncil’de şöyle bir ibare geçer:<br />
"Oysa eldekiyle yetinerek Tanrı yolunda yürümek büyük kazançtır." (Timoteos/ 6:6)<br />
Burada önemli bir kavram olan “kanaat” gündeme gelmektedir.<br />
Kanaat, eldekiyle yetinip çalışmayı terk etmek, yan gelip yatmak değildir.<br />
Gerçek kanaatkârlık¸ çok çalışarak helal/meşru yollardan kazanıp elde edilene razı olmaktır.&nbsp;<br />
Bu manada ailesinin geçimi dışında insanlığa faydalı olmak için helalinden fazla para kazanmak sorun değildir.&nbsp;<br />
Sorun, “ben tok olayım, gemimi yürüteyim de gerisi önemli değil” nemelazımcı bakış açısındadır.<br />
Burada kanaati öldüren cinnet hali, insanoğlunun bitmek tükenmeyen bilmeyen hırsı ve tamahkârlığıdır.<br />
Bu yüzdendir ki dünyalıkta bizden yüksek olanlara değil, aşağı olanlara bakmamız istenmiş ve her hâlükârda verilen nimetlere şükretmemiz tavsiye edilmiştir.<br />
Bu konuyla ilgili Mehmet Akif’in bir anekdotunu paylaşmak yerinde olacaktır:<br />
Akif¸ bir gün saat satın almak için çarşıya doğru gider. Giderken yolda karşılaştığı adamın bir kolunun omzundan aşağısının olmadığını görür ve şöyle der:&nbsp;<br />
"Ben saatim yok diye üzülüyordum¸ bu adamın saati olsa bile takacak kolu yok"&nbsp;<br />
Günlük hayatımızda bu tür örneklerin sayısı hiç azımsanmayacak kadar çoktur.&nbsp;<br />
Burada önemli olan bu tür örnekleri dikkate alarak hayatı dolu dolu yaşamaktır.<br />
Çünkü yaşamak çok nadir rastlanan bir şeydir; çoğu insan sadece var olur. (Oscar Wilde)<br />
Sözün özü; gerçek zenginlik, mal çokluğu veya dünyaya ait maddî servetler değil; kişinin elindekilerle yetinmeyi bilmesi, gönlünün tok olması ve kalbinin kanaatle huzur bulmasıdır.</p>

<p>25.10.2026<br />
Dr. İhsan ÜNLÜ</p>

<p>&nbsp;</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/turkiye-ile-guney-kore-arasinda-enerji-ve-madencilikte-iki-yeni-is-birligi-anlasmasi-3706</link>
            <category>SİYASET</category>
            <pubDate>Wed, 04 Nov 2026 07:10:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Türkiye ile Güney Kore arasında enerji ve madencilikte iki yeni iş birliği anlaşması</h1>
                        <h2>Ziyaret marjında toplamda 3 anlaşma imzalanırken Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, sosyal medya hesabından “Ülkelerimizin mühendislik, teknoloji ve sanayi birikimini ortak projelere taşıyacak bu anlaşmaların hayırlı olmasını diliyorum.” paylaşımı yaptı. </h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/11/turkiye-ile-guney-kore-arasinda-enerji-ve-madencilikte-iki-yeni-is-birligi-anlasmasi-1793765752.webp">
                        <figcaption>Türkiye ile Güney Kore arasında enerji ve madencilikte iki yeni iş birliği anlaşması</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p><strong>Ziyaret marjında toplamda 3 anlaşma imzalanırken Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, sosyal medya hesabından “Ülkelerimizin mühendislik, teknoloji ve sanayi birikimini ortak projelere taşıyacak bu anlaşmaların hayırlı olmasını diliyorum.” paylaşımı yaptı.&nbsp;</strong></p>

<p>&nbsp;</p>

<p><strong>Bakan Bayraktar Eşlik Etti</strong></p>

<p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Güney Kore ziyareti kapsamında Devlet Başkanı Lee Jae Myung ile bir araya geldi. Ziyarette Cumhurbaşkanı Erdoğan’a eşlik eden Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, iki liderin başkanlığındaki heyetler arası görüşmeye katıldı. Görüşmeye ilişkin sosyal medya hesabından açıklama yapan Bakan Bayraktar, Türkiye ile Güney Kore arasındaki köklü dostluk ve stratejik ortaklığın, özellikle enerji alanında teknoloji paylaşımını, iş birliğini ve karşılıklı yatırımları artıracak yeni adımlarla daha da güçleneceğine inanıyoruz.” dedi.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p><strong>3 Anlaşma İmzalandı</strong></p>

<p>Görüşmelerin ardından iki ülke arasında enerji ve madencilik bağlamında üç anlaşma imzalandı. ‘Enerji Alanında İşbirliğinin Güçlendirilmesi Mutabakat Zaptı’na Bakan Bayraktar ile Kore İklim, Enerji ve Çevre Bakanı Sungwhan KIM imza koydu. Bu mutabakat zaptıyla iki ülke; temiz enerji politikaları ve karbon emisyonu azaltımı, nükleer enerji ve nükleer santral inşa projeleri, yenilenebilir enerji, hidrojen ve enerji verimliliği uygulamaları ile akıllı şebekeler ve yeni enerji teknolojileri alanlarında iş birliği yapacak.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p><strong>Enerji Dönüşümü Forumu</strong></p>

<p>Mutabakat zaptının sahadaki uygulamalarını doğrudan takip etmek ve sürdürülebilir bir diyalog zemini kurmak amacıyla “Türkiye-Kore Enerji Dönüşümü Forumu” kurulacak. Yılda bir kez dönüşümlü olarak Türkiye ve Güney Kore’de toplanacak olan forum; nükleer santral yatırımları, teknoloji entegrasyonu, finansman modelleri ve ortak girişim fırsatlarının masaya yatırılacağı en üst düzey yürütücü mekanizma olarak görev yapacak.&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p><strong>Kritik Mineraller ve Madencilik</strong></p>

<p>Bakan Bayraktar, Kore Ticaret, Sanayi ve Kaynaklar Bakanı Jung-Kwan KIM ile ‘Doğal Kaynaklar ve Madencilik Alanlarında İşbirliğine İlişkin Mutabakat Zaptı’nı da imzaladı. Bu anlaşma ile doğal kaynaklar ve madencilik sektörlerindeki ikili iş birliğini artırmak için; başta nadir toprak elementleri, kritik mineraller ve mıknatıslar olmak üzere söz konusu madenlerin tespiti, işlenmesi, rafine edilmesi ve geri dönüştürülmesi ve bunlara ilişkin ortak Ar-Ge projeleri yürütülmesini amaçlıyor. İki ülke ayrıca otonom madencilik, yapay zekâ entegrasyonu ve çevre dostu madencilik uygulamalarında da tecrübe ve deneyim paylaşımında bulunacak.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p><strong>Düzenli Bilgi Alışverişi&nbsp;</strong></p>

<p>Ziyaret kapsamında TÜNAŞ ile KEXIM arasında imzalanan ‘Nükleer Güç Projesi Finansmanına İlişkin İşbirliği Mutabakat Zaptı’ da imzalandı. Anlaşmaya TÜNAŞ adına Genel Müdür Necati Yamaç ile KEXIM adına Başkan ve Genel Müdür Hwang Kiyeon imza attı. Buna göre; TÜNAŞ marifetiyle yapılacak tüm nükleer güç santrali projeleri kapsamında potansiyel finansman çözümlerine ilişkin iş birliği çerçevesi oluşturulacak. KEXIM ve TÜNAŞ; finansal modelleme ve analiz ile finansman yapıları konusunda iş birliği geliştirecek. Düzenli olarak bilgi alışverişinde bulunmak ve gelecekteki olası iş birliği fırsatlarını araştırmak üzere çalışma grubu kurulacak.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p><strong>Ülkelerimizin Birikimini Ortak Projelere Taşıyacak&nbsp;</strong></p>

<p>Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Bayraktar, imzalanan mutabakat zabıtlarına ilişkin sosyal medya hesaplarından açıklama yaptı. Bakan Bayraktar, açıklamasında, “Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan ve Güney Kore Devlet Başkanı Sayın Lee Jae Myung başkanlığındaki heyetler arası görüşmenin ardından, liderlerimizin huzurunda enerji ve madencilik alanlarındaki iş birliğimize kapsamlı bir çerçeve kazandıran iki mutabakat zaptını imzaladık. Kore Cumhuriyeti İklim, Enerji ve Çevre Bakanlığı ile ‘Enerji Alanında İşbirliğinin Güçlendirilmesi Mutabakat Zaptı’nı; Ticaret, Sanayi ve Doğal Kaynaklar Bakanlığı ile de “Doğal Kaynaklar ve Madencilik Alanlarında İşbirliğine İlişkin Mutabakat Zaptı’nı imza altına aldık. Bu anlaşmalarla nükleer enerji ve temiz enerji teknolojileri başta olmak üzere enerjinin tüm alanlarında ortak çalışmalar geliştirecek; kritik mineraller ve nadir toprak elementlerinde kaynak potansiyelimizi teknoloji, yatırım ve yüksek katma değerli üretimle buluşturacak iş birliklerini ilerleteceğiz. Yılda bir kez dönüşümlü olarak düzenlenecek Türkiye-Kore Enerji Dönüşümü Forumu ile de bu çalışmaların uygulamaya yansımasını yakından takip edecek, üst düzey diyaloğumuza süreklilik kazandıracağız. Ayrıca liderlerin huzurunda TÜNAŞ ile KEXIM arasında imzalanan ‘Nükleer Güç Projesi Finansmanına İlişkin İşbirliği Mutabakat Zaptı’yla da TÜNAŞ’ın ülkemizde geliştireceği nükleer güç santrali projelerine yönelik potansiyel finansman imkânlarının değerlendirilmesi için bir iş birliği çerçevesi oluşturuldu. Ülkelerimizin mühendislik, teknoloji ve sanayi birikimini ortak projelere taşıyacak bu anlaşmaların hayırlı olmasını diliyorum.” ifadelerini kullandı.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p><strong>İkili Görüşmeler</strong></p>

<p>Bakan Bayraktar, temasları çerçevesinde Güney Kore’nin en büyük kamu elektrik dağıtım şirketi KEPCO’nun üst düzey yöneticileriyle bir araya geldi. Bakan Bayraktar, ayrıca Güney Koreli kalıcı mıknatıs üreticisi JS Link’in üst düzey yöneticileri ile de görüştü.&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/enel-haktan-fuzuliye-turku-siir-ve-tiyatro-ankarada-3705</link>
            <category>KÜLTÜR SANAT</category>
            <pubDate>Tue, 03 Nov 2026 23:45:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Ene’l Hak’tan Fuzuli’ye: Türkü, şiir ve tiyatro Ankara’da</h1>
                        <h2>“Yola Düşenler” etkinlikleri kapsamında düzenlenen “Ene’l Hak’tan Fuzuli’ye” adlı türkülü söyleşi ve tiyatro gösterisi, 9 Kasım 2026 Pazartesi günü saat 18.30’da Çankaya Yılmaz Güney Sahnesi’nde sahnelenecek.  </h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/11/enel-haktan-fuzuliye-turku-siir-ve-tyatro-ankarada-1793739016.webp">
                        <figcaption>Ene’l Hak’tan Fuzuli’ye: Türkü, şiir ve tiyatro Ankara’da</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p><strong>Ankara’da özgün bir sahne etkinliği izleyicilerle buluşuyor. &nbsp;“Yola Düşenler” etkinlikleri kapsamında düzenlenen “Ene’l Hak’tan Fuzuli’ye” adlı türkülü söyleşi ve tiyatro gösterisi, 9 Kasım 2026 Pazartesi günü saat 18.30’da Çankaya Yılmaz Güney Sahnesi’nde sahnelenecek. &nbsp;</strong></p>

<p>Abbas Turan, Bora Temmuz, Kamber Gürbüzdal ve Fatma Özkan’ın hazırladığı etkinlikte türkü, deyiş, semah ve şiirsel sunum bir araya geliyor. Görsel ve otantik unsurlarla desteklenen performans, ücretsiz olarak izlenebilecek. &nbsp;</p>

<p>Organizatörler, etkinliğe çocuklar dışındaki ailelerin ve konuya duyarlı dostların katılabileceğini belirterek hoşgörü ve samimiyetle davet ediyor. &nbsp;</p>

<p><strong>Tarih: </strong>9 Kasım 2026 Pazartesi &nbsp;<br />
<strong>Saat:</strong> 18.30 &nbsp;<br />
<strong>Yer:</strong> Ankara Çankaya Yılmaz Güney Sahnesi &nbsp;<br />
<strong>Giriş:</strong> Ücretsiz<br />
<br />
<img alt="" src="https://www.alevihaberler.com.tr/public/images/detay/fa16475b-4001-47b7-b300-5c4af6daa94f.png" style="height:800px; width:565px" /></p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/kilicdaroglu-bolgenin-en-etkili-gucu-turkiye-olacak-3704</link>
            <category>SİYASET</category>
            <pubDate>Tue, 03 Nov 2026 19:16:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Kılıçdaroğlu: Bölgenin en etkili gücü Türkiye olacak</h1>
                        <h2>CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Türkiye’nin Orta Doğu ve bölgesinde dominant bir güç olması gerektiğini vurgulayarak, “Bölgenin dominant gücü, en önemli gücü, etkili gücü kim olacak? Türkiye Cumhuriyeti Devleti olacak!” dedi.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/11/kilicdaroglu-bolgenin-en-etkili-gucu-turkiye-olacak-1793723236.webp">
                        <figcaption>Kılıçdaroğlu: Bölgenin en etkili gücü Türkiye olacak</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p><strong>CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Türkiye’nin Orta Doğu ve bölgesinde dominant bir güç olması gerektiğini vurgulayarak, “Bölgenin dominant gücü, en önemli gücü, etkili gücü kim olacak? Türkiye Cumhuriyeti Devleti olacak!” dedi. CHP Lideri ayrıca,"Dış politika milli olmak zorundadır! Dış politikada iktidar-muhalefet olmaz, dış politikada Türkiye'nin çıkarları esas alınır, Türkiye'nin çıkarları esas alınır." ifadelerini kullandı.</strong><br />
<br />
Kılıçdaroğlu, bazı kesimlerin Mekke Anlaşması’na yönelik eleştirilerine de yanıt verdi.<br />
<br />
<em>Bölgede emperyal güçlerin çekilmesiyle ortaya çıkan boşluğa dikkat çeken Kılıçdaroğlu, şunları kaydetti:</em><br />
<br />
<br />
<strong>“TÜRKİYE ORTA DOĞU’DA VE BÖLGESİNDE DOMİNANT BİR GÜÇ OLMAK ZORUNDADIR”</strong></p>

<p>Bazen diyorlar ya, itiraz ediyorlar:<strong> "Mekke Anlaşması'na niye 'evet' </strong>diyorsunuz?" Bölgenin dominant gücü ya Türkiye olacak ya da başka bir ülke! Bir daha söylüyorum: Bölgenin dominant gücü, en önemli gücü, etkili gücü kim olacak? <strong><em>Türkiye Cumhuriyeti Devleti olacak!</em> </strong>Türkiye Cumhuriyeti Devleti olacak!</p>

<p>Bölgedeki ayrılan egemen güçleri görüyorsunuz, oradaki boşluğu da görüyorsunuz. O boşluk içerisinde Türkiye gücünü göstermek zorundadır, çabasını göstermek zorundadır. Endişemiz neydi? İran'dı. "Acaba İran'la bir yakınlaşma, bir ayrışma olabilir mi?" diye. İran'la da sorun olmayınca, evet, bu bölgede Türkiye dominant bir güç olmak zorundadır, güçlü olmak zorundadır. Biz dominant güç derken... Bakınız değerli arkadaşlarım; terör olayının bitmesiyle beraber iki büyük gücün, emperyal gücün Orta Doğu'dan çekilmesiyle beraber ortaya çıkan bir boşluk var. Kim dolduracak burayı? Kültürümüz aynı, inançlarımız aynı; farklı mezheplerden olsa da aynı kültürü yaşıyoruz, aynı bölgedeyiz, aynı yerdeyiz, akrabalık ilişkilerimiz var. Ve Türkiye Cumhuriyeti Devleti bir bölgesel güç olmak zorundadır, altını çiziyorum, Türkiye Cumhuriyeti Devleti bir bölgesel güç olmak zorundadır! Kendi dar sınırlarınız içine kendinizi hapsedemezsiniz. Bölgesel güç olacaksınız; ekonomisiyle, kültürüyle bütün alanda söz sahibi olacaksınız.</p>

<p>Dizi filmlerimiz çok izleniyor dünyanın her tarafında. Söyledim, yine söylüyorum: Keşke bizim dizi filmlerimizin bir bölümü Şam'da çekilse, bir bölümü Mekke'de çekilse, bir bölümü Azerbaycan'da çekilse, bir bölümü Özbekistan'da çekilse. Hepimiz bilmeliyiz… Bir bölümü Balkanlarda çekilse... Biz bütün bu coğrafyada söz sahibi olmak zorundayız. Bölgesel güç olmazsanız ezilirsiniz, yok olursunuz. Bizim ufkumuzu görmeyenler, yeni dünya düzeninin ne olduğunu bilmeyenler bunu bilemezler. "Asker gönderecekmiş..." Hayır efendim, hayır efendim, öyle bir şey yok! Biz bunu sorarız, soruştururuz, bakarız.<br />
<br />
<strong>Yemen yetkilileriyle de görüştüm</strong>, Yemenli Bakanla da görüştüm, onlara da söyledim: <em><strong>"Mekke Anlaşması için Türkiye oraya geliyorsa o bölgede barışı sağlamak için geliyordur, bundan emin olun" </strong></em>dedim.<em><strong> “O bölgede huzuru sağlamak için geliyordur.”</strong></em> O nedenle dünyayı bilmeyen, dünyadaki gelişmeleri bilmeyen, yeni dünya düzenini bilmeyen, teknolojideki gelişmelerin yeni dünya düzenini nasıl etkilediğini bilmeyenler kafadan konuşuyorlar: "Vay efendim oraya asker gidecek..." Kardeşim biz asker mi gönderdik? Hayır. Sözleşmede asker mi var? Hayır. Biz oturduk, didik ettik, belli konularda muhalefetimiz var, evet onu da söyledik, tutanaklara geçirdik. Ama büyük resmi görmeden, yeni dünya düzenini görmeden ve bu yeni dünya düzeni içinde Türkiye'nin etkili bir devlet olması gerektiğini düşünmeyen bizi anlayamaz!</p>

<p>Biz Cumhuriyet Halk Partisiyiz! Biz Cumhuriyet Halk Partisiyiz, biz halkın partisiyiz, halkın çıkarlarını savunan bir partiyiz. Daha önce de söylemiştim: Dış politika milli olmak zorundadır! Dış politikada iktidar-muhalefet olmaz, dış politikada Türkiye'nin çıkarları esas alınır, Türkiye'nin çıkarları esas alınır.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/dr-ibrahim-halil-ozak-yazdi-nereden-nasil-ve-nereye-turkiyeden-almanyaya-gocun-65-yili-3703</link>
            <category>KONUK YAZAR</category>
            <pubDate>Tue, 03 Nov 2026 16:12:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Dr. İbrahim Halil Özak Yazdı: Nereden, Nasıl ve Nereye? Türkiye’den Almanya’ya Göçün 65 Yılı</h1>
                        <h2>Dr. İbrahim Halil Özak yazdı:

"Almanya ile Türkiye arasındaki İşgücü Anlaşması’nın 65’inci yılı çeşitli içeriklerle kutlanıyor. Aslında buna “65 yıllık ortak bir tarihin bilançosu” dense daha yerinde olur. "</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/11/dr-ibrahim-halil-ozak-yazdi-nereden-nasil-ve-nereye-turkiyeden-almanyaya-gocun-65-yili-1793712185.webp">
                        <figcaption>Dr. İbrahim Halil Özak Yazdı: Nereden, Nasıl ve Nereye? Türkiye’den Almanya’ya Göçün 65 Yılı</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Almanya ile Türkiye arasındaki İşgücü Anlaşması’nın 65’inci yılı çeşitli içeriklerle kutlanıyor. Aslında buna “65 yıllık ortak bir tarihin bilançosu” dense daha yerinde olur. Çünkü bu tarih; 1990 öncesi Federal Almanya Cumhuriyeti (BRD) ve 1990 sonrası Alman Demokratik Cumhuriyeti (DDR) ile birleştirilmiş Almanya’nın son 65 yıllık tarihinin ayrılmaz bir parçasıdır.</p>

<p>Bazı siyasi çevreler itiraz etse dahi, Almanya’nın son 65 yıllık tarihi Türkler ve bir bütün olarak göçmenler olmadan yazılamaz. Son 65 yıl, hem Türklerin ve diğer göçmenlerin hem de Almanya’nın ortak tarihidir.</p>

<p>BİREYSEL BİR TANIKLIK: MÜNİH GARI’NDAN TARLALARA</p>

<p>Bu 65 yıl sadece buraya gelen işçilerin, iş göçünün tarihi değil; benim de 52 yıllık tarihim. Ben Almanya’ya parasız pulsuz bir öğrenci olarak geldim.</p>

<p>Münih Garı’na indiğimde cebimde 111 Mark’ım, bir öğrenci pasaportum ve eğer Almanca sınavını kazanırsam Hannover Teknik Üniversitesi’ne kayıt yaptıracağımı bildiren bir yazı vardı. O günkü durumuma deli cesareti mi, yoksa gençlik cesareti mi desem, bilemiyorum. Birkaç gün sonra Hannover’deki bir çiftlikte, Urfa’nın Birecik ilçesinden gelmiş “turist işçilerle” birlikte çalışmaya başladım.</p>

<p>Tarladaki saat ücretim 2 Mark 20 Fenik’ti. Resmî olarak çalışan tarım işçilerinin saat ücreti ise aynı dönemde 4,70 ile 5,80 Mark arasında değişiyordu.</p>

<p>“’Turist İşçi’ mi olur?” demeyin; evet, vardı. Türkler arasındaki adları “turist işçiydi”. Üç aylık vize ile Almanya’ya gelip geri dönmeyen, oturma ve çalışma izni olmadan çalışanlardı. Ben çok çalıştım tarlalarda, inşaatlarda, yollara asfalt döken firmalarda ve temizlik şirketlerinde... “Turist işçilerle” gözlerden uzak, fazla ayak altında dolaşmadan... Benim babam demirci ve kaynakçıydı. Ben de demirci ve kaynakçı olarak çalıştım Hannover ve Frankfurt’taki atölyelerde.</p>

<p>En yoğun sömürüye uğrayanlar bu “turist işçilerdi”. Sağlık sigortaları yoktu; hastalanırlarsa para kazanamazlardı, emeklilik hakları ise hak getire... Yakalandıkları zaman hemen Türkiye’ye gönderiliyorlardı. Birçoğu yakalanma korkusundan hafta sonları dahi çarşıya, pazara çıkamıyordu.</p>

<p>ALMANYA’NIN TARİHİ VE GÖÇMENLER</p>

<p>Tarih, geçmişteki gelişmeleri, bunların nedenlerini ve sonuçlarını yer, zaman ve sebep-sonuç ilişkisi içinde, aktörleri de ele alarak incelediğine göre, kimdi bu aktörler? Alman toplumu, Alman devleti, kurumlar, siyasi partiler ve 1950’lerin ikinci yarısından sonra da yoğun olarak göçmenler.</p>

<p>1961 yılından günümüze kadar Türk kökenli göçmenlerin hayatında olumlu ve olumsuz anlamda en uzun süre rol oynayan partiler CDU (Hristiyan Demokrat Birliği) ve CSU (Hristiyan Sosyal Birliği) ortaklığıdır. Türkiye ile Almanya arasında işgücü anlaşmasının ilk yıllarında iktidarda olan bu CDU-CSU ortaklığıydı.</p>

<p>Türkiye’den gelen işçilerin çalışma izinleri en fazla 1 veya 2 yıllıktı. En geç 2 yıl sonra Türkiye’ye geri döneceklerdi. Türkiye’den geldiler ve otomotiv-metal sanayisinde, dökümhanelerde, inşaatlarda, yol yapımında, tarlalarda vb. genel olarak ya çok soğuk ya da çok sıcak hava şartlarında çalışmaya başladılar.</p>

<p>Eski fabrika binalarından, askeri kışlalardan bozma işçi yurtlarında yaşadılar. Dört, altı, sekiz kişilik hatta çok daha kalabalık odalarda kaldılar. Bütün hayatları işyerleri ile işçi yurtları arasında geçiyordu. Yaşamları ise topluca uyunan odadaki bir yatak, bir çelik dolap ve ortak mutfaktaki küçücük bölümlere ayrılmış buzdolaplarına sıkışıp kalmıştı. Herkes böyle mi yaşıyordu? Hayır. Kırsal alanda çalışanlar arasında kendi odası olanlar da vardı, ancak sanayi bölgelerinde ve büyük şehirlerdeki işçi yurtlarında Türklerin yaşamı genellikle böyleydi.</p>

<p>Kimse bu insanlarla ilgilenmeye gerek bile duymuyordu. Tek istenen, anlaşmaları süresince çalışmalarıydı. Onlar da çalışıyordu zaten.</p>

<p>DÖNÜM NOKTASI: GEÇİCİLİKTEN KALICILIĞA</p>

<p>Bu işçilerin iş anlaşmalarının süresi dolunca işverenler rotasyon (dönüşüm) ilkesine itiraz ettiler ve iş anlaşmaları tekrar uzatıldı. Bu gelişme, Türklerin Almanya’ya göç tarihinde bir dönüm noktasıydı. Ancak ne Türk işçileri, ne Türk hükümeti, ne Alman hükümeti ne de Almanya’daki siyasi partiler bu gelişmenin geçici işçilikten sürekliliğe, yani yerleşikliğe dönüştüğünün farkına varabildiler.</p>

<p>Adım adım oturma ve çalışma izinlerinin süresi uzatıldı, hatta süresiz hale getirildi. İnsanlar işçi yurtlarından çıkarak şehirlerin eski semtlerinde, genellikle Alman nüfus tarafından kiralanmayan evleri ve çatı katlarını kiraladılar; ailelerini yanlarına aldılar. Böylece yerleşiklik daha da pekişmeye başladı. Kalıcılık olgusunun ortaya çıktığı ve pekiştiği dönem, 1966-1969 yılları arasındaki CDU-CSU ve SPD koalisyonu dönemidir.</p>

<p>1969-1982 yılları arasında SPD (Almanya Sosyal Demokrat Partisi) ve FDP (Hür Demokrat Parti) koalisyonu Almanya’yı yönetti. 1973 yılında Almanya’da baş gösteren petrol krizine kadar Türkiye’den Almanya’ya 800 bin işçi geldi. Bu işçilerin 200 bin kadarı o tarihte Türkiye’ye geri dönmüştü.</p>

<p>Almanya’da patlak veren petrol krizi ve ortaya çıkan ekonomik kriz sonucu, Federal Başbakan Willy Brandt hükümeti, Avrupa Topluluğu dışından gelen işçi alımını 23 Kasım 1973 tarihinde (Anwerbestopp) durdurdu. 23 Kasım 1973 tarihi itibarıyla Almanya’daki Türk nüfusu 900 bine ulaşmıştı. Bu nüfusun 600 bin kadarı çalışan işçiler, geri kalanı ise aile bireyleriydi.</p>

<p>"Önümüzdeki yılın baharında Türkiye’ye geri dönmek”, birçoğunun içinde bir umut, sonu gelmez bir dürtüydü. Yıllar yılları, baharlar baharları kovaladı ama gidilecek o bahar birçoğu için hiç gelmedi.</p>

<p>1960’lı yıllarda Almanya’da ortaya çıkan sorunların sorumlusu olarak ilk önce İtalyan işçiler (“Itaka”, “Spagettifresser” / Makarnacılar), daha sonraki yıllarda ise Yugoslav işçiler (“Yugo”) gibi adlandırmalarla aşağılanıyorlardı.</p>

<p>“HEINZ KÜHN MEMORANDUMU” VE ENGELLEYİCİ POLİTİKALAR</p>

<p>1973 yılındaki petrol krizinden sonra Almanya’da sorunlara gerekçe gösterilen İtalyan ve Yugoslavların yerini Türkler aldı. Türkler hakkındaki bu olumsuz bakış günümüze kadar sürdü geldi.</p>

<p>1974 yılında Federal Başbakan Willy Brandt istifa edince SPD-FDP koalisyonunun başına Helmut Schmidt getirildi. Helmut Schmidt, yabancı işçilerin ve özellikle de o dönemde en büyük nüfusu oluşturan Türklerin Almanya’da uzun süreli kalmalarına, hatta yerleşmelerine karşıydı. Bu tutumunu ölünceye kadar sürdürdü. Geçici işçilik adım adım kalıcılığa dönüşürken Helmut Schmidt ısrarla bu gerçeği reddediyordu.</p>

<p>Kuzey Ren-Vestfalya Eyaleti eski Başbakanı ve Federal Hükümetin ilk Yabancılar Sorumlusu Heinz Kühn tarafından 1979 yılında “Heinz Kühn Memorandumu” adıyla anılan bir rapor yayımlandı. Bu rapor Almanya’daki göçmen politikasında bir dönüm noktasıdır. Raporun en önemli tespiti, yabancı işçiler için geçiciliğin kalıcılığa ve yerleşmeye dönüştüğünü belirtmesi ve Almanya’nın bir göç ülkesi olduğunun ilk defa devletin resmî bir belgesiyle tespit edilmesiydi.</p>

<p>Memorandum sadece Almanya’nın bir göç ülkesi olduğunu tespit etmekle kalmıyor, federal hükümete somut duruma uygun bir eğitim verilmesi, entegrasyonun aktif olarak desteklenmesi, gençlere eğitim ve meslek öğreniminde fırsat eşitliği, sosyal alanlarda eşitliğin sağlanması ve ilk aşamada yerel seçimlere katılma hakkı gibi konularda somut öneriler getiriyordu. Ancak Helmut Schmidt, çeşitli gerekçeler göstererek Heinz Kühn’ün raporunun hem hükümette hem de kendi partisi içinde kapsamlı bir şekilde tartışılmasını engelledi.</p>

<p>1982 yılında Helmut Schmidt, CDU Başkanı Helmut Kohl tarafından yapılan bir güven oylaması sonucu federal başbakanlıktan düşürüldü. 1969-1982 yılları arasında SPD ile koalisyon kuran FDP (Hür Demokrat Parti), 1982 yılında SPD ile koalisyonu bozarak CDU-CSU ile yeni bir koalisyon hükümeti oluşturdu.</p>

<p>Göçmen politikaları ile ilgili olarak FDP, Almanya politikasında ilginç bir partidir. FDP, 1971 tarihli “Freiburg Tezleri” adlı yeni parti programında o günkü sosyal-liberal siyasi çizgisine uygun olarak göçmenlerin sadece bir işgücü değil, sosyal haklara sahip bireyler olarak görülmesini talep ediyordu. FDP o zamanlar yabancı işçilerin günah keçisi olarak gösterilmesine karşı çıkıyor; onların toplumsal hayata katılmaları gerektiğini ve sosyal güvenlik haklarını savunuyordu. Göçmenler açısından bu talepler çok olumlu olmasına karşın FDP, bu taleplerini ne SPD ile yaptığı koalisyonda ne de daha sonra CDU-CSU ile yaptığı koalisyon döneminde uygulayabildi.</p>

<p>1 Ekim 1982 tarihinde CDU-CSU-FDP koalisyonunda federal başbakan olan Helmut Kohl, Helmut Schmidt’ten aldığı tutucu göçmen politikasını daha da sertleştirdi. Helmut Kohl’ün hükümet programında göçmen politikası, Almanya’daki Türklerin sayısını azaltma politikasına dönüştü.</p>

<p>“KAPI ÖNÜNE KOYMA” PRİMLERİ</p>

<p>Helmut Kohl hükümetinin programında, acil olarak çözülmesi gereken dört sorunun başında göçmen işçilerin sayısının azaltılması geliyordu. Federal hükümetin çıkardığı “Geri Dönüşü Teşvik Yasası” kapsamında ödenen geri dönüş primini alarak Avrupa Topluluğu üyesi olmayan ülkelerden gelen toplam 300 bin kişi, aileleriyle birlikte ülkelerine geri döndü. Geri dönenlerin yaklaşık 250 bini Türk vatandaşlarıydı. Bu rakamlar da gösteriyor ki hükümetin acil sorunlar programında açıkça belirtilmemesine karşın hedefteki kitle Türk kökenli göçmenlerdi.</p>

<p>Helmut Kohl hükümeti bu uygulama ile sadece Türk kökenli ve işsiz işçilerin bir bölümünden kurtulmakla kalmadı; onların ağzına bir parmak bal çalarak ekonomik olarak kelimenin tam anlamıyla onları kazıkladı. Yasadan yalnızca uzun süreli “kısa çalışma” modelinde çalışanlar ve işsiz olanlar yararlanabiliyordu. Yasadan yararlanan işçiler kişi başına 10.500 DM, her çocuk için ise 1.500 DM aldılar. “Kısa çalışma”/esnek üretim metodunda çalışan fabrikalar da ülkelerine geri dönen işçilere, o fabrikada çalıştıkları süreleri dikkate alarak belirli bir miktarda ödeme yaptılar.</p>

<p>Bu yolla işverenler kısa çalışma modunda olan bir grup işçiden kurtulurken Federal Çalışma Dairesi de bir süre daha işsizlik parası ve ardından işsizlik yardımı alacak kişilerden kurtulmuş oldu.</p>

<p>Ancak geri dönenler, ekonomik anlamda en büyük kazığı Alman Emeklilik Kasası’ndan yediler. Geri dönenler, emeklilik kasasına yatırdıkları çalışan payı primlerini bekleme süresi dolmadan geri aldılar. Böylece yasa gereği, çalıştıkları yıllar boyunca Almanya’da doğan tüm emeklilik haklarını kaybettiler. Ayrıca Alman Emeklilik Kasası, Geri Dönüşü Teşvik Yasası gereği geri dönen işçilere ileride emekli aylığı ödemekten bir anda kurtulmuş oldu.</p>

<p>Alman Emeklilik Kasasının kazancı yukarıdaki getirilerle de sınırlı kalmadı. Geri dönen işçiler için işverenlerin ödediği yüzde 50 emeklilik primleri emeklilik sigortasının kasasında kaldı. Bu miktarın, o yıllardaki verilere dayalı gerçekçi hesaplamalarla 6-7 milyar DM kadar olduğu belirtiliyordu. Bundan 45 yıl önce en az 6 milyar DM’ın, emekli aylıklarının ödenmesinde emeklilik kasasını nasıl rahatlattığını tahmin etmek zor olmasa gerek.</p>

<p>Helmut Kohl 1982-1998 yılları arasında toplam 16 yıl iktidarda kaldı. Genel olarak göçmenleri, özel olarak da Türk kökenli göçmenleri hiçbir zaman toplumun eşit bir üyesi olarak göremedi. Göçmenler gelip Almanya evinin bir köşesini tutmuş ve oraya yerleşmiş olmalarına karşın Helmut Kohl ve CDU-CSU hâlâ “Biz bir göçmen ülkesi değiliz” diyordu. CDU-CSU ikilisinin göçmen karşıtlığı çok zaman mantık dışı sınır tanımaz bir hal alıyordu.</p>

<p>4 Ekim 1982 ile 21 Nisan 1989 tarihleri arasında Federal İçişleri Bakanı olan CSU’lu Friedrich Zimmermann, sık sık Türklerin Almanya’daki varlığına yönelik saldırılarda bulunmuş, Türkleri toplum olarak aşağılamaktan geri durmamıştır. Örneğin Zimmermann, “Türkler göstermelik olarak sahte hamile kalıyorlar” diyordu. Bu söylem Almanya’daki yazılı basının bir kısmında manşetlere çıkarılıyordu.</p>

<p>Bavyera Eyaleti eski Başbakanı ve CSU Genel Başkanı Horst Seehofer ise 2018–2021 yılları arasında Federal İçişleri Bakanlığı yaptı. Seehofer’in bakanlığı döneminde, Chemnitz şehrinde iki mültecinin bir festivalde çıkan kavgada yaralama olaylarına karışması ve kavga sonrası çıkan aşırı sağcı protestoların ardından Bakan Seehofer, partisinin grup toplantısında yaptığı açıklamada: “Göç, tüm siyasi sorunların anasıdır” diyordu. Daha sonraki açıklamalarda bu söylem, “Göç tüm sorunların anasıdır”a dönüştü.</p>

<p>CDU-CSU hükümetinin daha da ölçüsüzleştirdiği göçmen karşıtlığı, toplumun bazı kesimlerinde, özellikle de ırkçı gruplar arasında bir yankı uyandırdı. Böyle bir ortamda ırkçı gruplar Türk kökenli göçmenlere doğrudan saldırmaya başladılar.</p>

<p>TÜRK GÖÇMENLERE YÖNELİK IRKÇI SALDIRILAR</p>

<p>Daha 1982 yılının 22 Kasım’ında Kohl hükümetinin iş başına gelmesinden kısa bir süre sonra çeşitli olaylar yaşandı:</p>

<p>Wolfenbüttel: Bir Türk ailenin evinin kundaklanması sonucu çıkan yangında aile üç çocuğunu kaybetti.</p>

<p>26-27 Ağustos 1984: Türklerin yaşadığı ahşap bir bina kundaklandı; iki aileden 7 kişi yaşamını yitirdi, 20 kişi yaralandı.</p>

<p>21 Aralık 1985: Ramazan Avcı, otobüs durağında neo-Naziler tarafından katledildi.</p>

<p>17 Aralık 1988: Schwandorf’ta neo-Nazi Josef Saller, Türklerin yaşadığı konutu ateşe verdi; aileden 3 kişi hayatını kaybetti.</p>

<p>1949 sonrası nadasa bırakılan toprağa atılan yeni tohumlar, 90’lı yıllarda da daha şiddetli bir şekilde meyvesini vermeye devam etti:</p>

<p>17 Kasım 1990: Kempten’de 5 Türk ailenin yaşadığı konut kundaklandı.</p>

<p>22 Kasım 1992 (Mölln Katliamı): Neo-Naziler Türklerin yaşadığı binayı benzin bombası ile kundakladı. Ailenin 3 ferdi yaşamını yitirdi.</p>

<p>29 Mayıs 1993 (Solingen Katliamı): Genç ailesinin evi ırkçı gençler tarafından kundaklandı. Ailenin beş ferdi yaşamını yitirdi.</p>

<p>2000’li yıllara ise sözde sadece üç genç tarafından kurulduğu iddia edilen ırkçı “Nasyonal Sosyalist Yeraltı” (NSU) örgütünün katliamları damgasını vurdu.</p>

<p>1998 yılında kurulduğu söylenen NSU, 2011 yılına kadar 8’i Türk olmak üzere toplam 10 kişiyi katletti. NSU, 9 Haziran 2004’te Köln şehrinde göçmenlerin yoğun olarak yaşadığı ve işyerlerinin bulunduğu Keup Caddesi’nde (Keupstraße) çivili bomba patlattı; 22 kişi ağır yaralandı. NSU bu eylemi ile artık tek tek öldürmekten vazgeçip toplu katliamların provasını yapıyordu.</p>

<p>Türk kökenli insanlar arka arkaya öldürülürken güvenlik güçleri bu cinayetlere “dönerci cinayetleri” dediler; yıllarca mağdurların ailelerini suçladılar, onların itibarlarını lekelediler. NSU militanları banka soygunları yaparak soygun parasıyla yaşarken, öldürdükleri insanlar alın teri ile parasını kazanan, vergisini ödeyen çiçekçi, terzi, manav, büfeci, dönerci, internet kafe işletmecisi, köfteci ve polis gibi mesleklerden insanlardı.</p>

<p>Bir tesadüf sonucu NSU ortaya çıkınca, mağdurların ailelerini suçlayanlar, öldürülen insanların eşlerini aynı kiralık katili tutarak aynı silahlarla eşlerini öldürtmekle itham edenler bir anda ortadan kayboldular. Federal başbakandan başlayarak neredeyse bütün yetkililer, “sonucu nereye varırsa varsın” olayın peşini bırakmayacaklarına dair adeta bir ayin yaparmışçasına söz verdiler.</p>

<p>Sonuç ne mi oldu? Kurulan mahkemenin kuruluş amacı baştan sakattı. Mahkeme olayı üç başıbozuk haytaya bağlayıp kapatmak için kurulmuştu. NSU’nun altı, üstü, sağı, solu, yan bağlantısı yoktu! Defalarca banka soyan, 10 insanı öldüren ama hiç yakalanmayan bu kişilerin güya hiç kimseyle bağlantıları yokmuş... Su kenarlarındaki kavak ağaçları gibi kolsuz, budaksız, yalnızdılar! Başka hiçbir örgüt veya resmî kuruluşla da bağları yoktu. Birkaç şahit de mahkemenin kesin kararına kadar ya trafik kazasında öldü ya da hastalıktan... NSU kurucularından sadece Beate Zschäpe müebbet hapis cezasına çarptırıldı.</p>

<p>Benim çok sevdiğim ve sürekli anlattığım bir reklam filmi vardır: Reklamda oynayan bir kişi, diğerlerinin anlamadığı bir dilde bir avuç fındığı göstererek bir şeyler söylüyor. Reklamdaki kişilerden biri diğerine soruyor: “Bu ne dedi?” Diğeri cevap veriyor: “Her gün bir avuç fındık yersen sağlığa yararlıdır dedi.” Diğer kişi: “Ama sen bu dili bilmiyorsun ki, nasıl anladın?” diyor. Diğeri de “Yersen oğlum, yersen!” diye cevap veriyor. Biz de Türk toplumu olarak mahkemenin kararını, anlattığım reklamdaki gibi göz göre göre yedik.</p>

<p>Saldırılar durdu mu? Hayır. Saldırılar 19 Şubat 2020 Hanau Katliamı’na kadar sürdü gitti. Nasıl oluyorsa bu “psikolojisi bozuk” ırkçılar saldırmak için hep göçmenleri, Türkleri buluyorlardı. Nasıl oluyor da yetkililer, psikolojik sorunları olan ve göçmen karşıtlığı bilinen birine silah —hatta birkaç silah— sahibi olma izni verebiliyordu? Çünkü katilin ruhsatlı birkaç silahı vardı.</p>

<p>ORTAK BİR TARİH VE GELECEK</p>

<p>Almanya ve göçmenlerin ortak tarihi sadece yukarıda anlattıklarım ve bunlara benzer olaylardan mı ibaret? Hayır. Duvarlara ırkçılar ve göçmen karşıtları tarafından yazılan “Türkler defolsun!” sloganını yazanlar da Almanlardı; eline siyah boya kutusu ve fırçayı alarak bu yazıların üzerini kapatanlar da Almanlar.</p>

<p>CDU-CSU ikilisi 2007 yılına kadar, neredeyse 50 yıl boyunca Almanya’nın bir göçmen ülkesi olduğunu kabul etmedi. 2007 yılında çekingen bir dille de olsa CDU’nun parti kongresinde bu gerçeği kabullendiler. Ancak bu gerçeğe uygun somut uygulamaları hayata geçirmediler.</p>

<p>CDU-CSU ikilisinin bütün engellemelerine ve zorluklara karşın, ayrılıkları ve ortak yönleriyle Almanya’da Almanlarla birlikte bir “Alman-Göçmen Dünyası”, Alman ekonomisi içinde bir “Göçmen Ekonomisi” oluştu. Artık Almanya’da hemen hemen hiçbir ekonomi dalı yoktur ki, Türk kökenli göçmenler o alanlarda aktif olmasınlar.</p>

<p>Almanca, 27 milyona yakın göçmen kökenli insanın ortak dili oldu. Farklı ülkelerden Almanya’ya gelen insalar aralarında Almanca ile anlaşıyorlar. Göçmenlerin bazıları Almanca ile birlikte iki dilli hale geldi; genç göçmenlerin bir kesiminin anadili ise doğrudan Almanca oldu. Kitaplarını Almanca yazan göçmen kökenli yazarlar, müzisyenler, sinemacılar, tiyatrocular yetişti. Çok uzak tarihlerde değil, önümüzdeki yıllarda bunların sayıları daha da artacak.</p>

<p>Ancak bu nasıl garip bir çelişkidir ki, Almanya yurt dışında 140 kadar şubesi olan Goethe Enstitüleri için yılda 260 milyon avro kadar bütçe ayırarak Alman dilini öğretmeye ve Alman edebiyatını yaymaya çalışıyor. Ancak Almanya’daki AfD ve ona yakın görüşleri savunan bazı siyasi çevreler, Almanca öğrenmiş göçmen kökenli insanları Almanya’dan sürmek istiyor.</p>

<p>Artık Almanya’da 800 bin kadar şirket kuran ve Almanya’nın 4,2 trilyonluk GSMH’sinin 1,2 trilyonunu yaratan göçmenler var. Bu göçmen nüfusu 27 milyona yaklaşıyor. Bu nüfusun 3,5 milyon kadarını Türk kökenliler oluşturuyor. Türklerin kurduğu 100 bin kadar şirket var ve bu şirketler 500 bin kadar çalışanı istihdam ediyor. Çalışan Türk kökenlilerin Alman ekonomisine katkıları bir yana, sadece Türk kökenli göçmenlerin kurdukları işletmelerin yıllık cirosu 90 milyar avroyu geçiyor.</p>

<p>Göçmenler Almanya’nın ayrılmaz bir parçası olmasına karşın AfD (Alternative für Deutschland / Almanya için Alternatif) partisi göçmenlere doğrudan saldırıyor; onlara hakaretler, tehditler yağdırıyor. Her alanda çalışan 17 milyon kadar göçmenin yerine kimleri koyacağını söylemeden, Almanya’nın her yıl zorunlu gereksinimi olan 400 bin kadar yeni çalışanın nereden geleceğini açıklamadan, iktidara gelirse 20-30 milyon arası göçmeni gerekirse “uygun” bir şiddet de uygulayarak Almanya’dan çıkaracağını savunuyor.</p>

<p>Ne diğer göçmenlerin ne de Türk kökenli göçmenlerin Almanya’dan gideceği yok. AfD’nin çeşitli tehditleri ve göçmen karşıtı çabaları da sonucu değiştirmeyecek.</p>

<p>Artık Almanya göçmenlerle, göçmenler de Almanlarla birlikte Almanya oldu.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/izmir-merkezli-17-ilde-uyusturucu-operasyonu-3702</link>
            <category>SİYASET</category>
            <pubDate>Tue, 03 Nov 2026 12:06:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>İzmir merkezli 17 ilde uyuşturucu operasyonu</h1>
                        <h2>İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde; İzmir İl Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünce, Emniyet Genel Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Başkanlığı ve MASAK destekleriyle uyuşturucu ticaretinden elde edilen gelirin aklanması suçuna yönelik çalışmalar yürütüldü.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/11/izmir-merkezli-17-ilde-uyusturucu-operasyonu-1793697323.webp">
                        <figcaption>İzmir merkezli 17 ilde uyuşturucu operasyonu</figcaption>
                    </figure>
                    </header><h3><strong>İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde; İzmir İl Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünce, Emniyet Genel Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Başkanlığı ve MASAK destekleriyle uyuşturucu ticaretinden elde edilen gelirin aklanması suçuna yönelik çalışmalar yürütüldü.</strong></h3>

<p>Adana, Antalya, Bitlis, Bursa, Düzce, Gaziantep, Hakkari, İstanbul, Karabük, Kars, Kocaeli, Malatya, Manisa, Mersin, Samsun, Rize ve İzmir’de düzenlenen operasyonda 31 şüpheli yakalandı.</p>

<p>350 personel ve 1 teknoloji tespit köpeğinin görev aldığı operasyonda; uyuşturucu suç örgütünün 2 milyar 100 milyon TL işlem hacminin bulunduğu, nakit kuryeler aracılığıyla 29 milyon 100 bin TL suç gelirini yurt dışına çıkardıkları, 479 milyon TL’yi profesyonel aklayıcılar tarafından parçalara bölerek kripto varlık transferleriyle soğuk cüzdanlara aktardıkları, 163 bin adet uyuşturucu içerikli tablet ve 94 kilogram uyuşturucu maddenin yasa dışı ticaretiyle bağlantılı oldukları tespit edildi.</p>

<p>Operasyon sonucunda, şüphelilerin uyuşturucu madde ticaretinden elde ettikleri değerlendirilen 6 taşınmaz, 8 motorlu taşıt ve 4 şirketteki ortaklık payları olmak üzere toplam 70 milyon TL değerindeki mal varlığına el konuldu.</p>

<p>Şüphelilere ait ikamet ve iş yerlerinde yapılan aramalarda; çok sayıda dijital materyal ve dokümana, 1 adet ruhsatsız tabanca, 2 adet av tüfeği, hassas terazi ve uyuşturucu maddeye el konuldu.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/horasan-erenleri-dernekler-federasyonundan-prof-dr-serpil-bahceli-icin-taziye-3701</link>
            <category>GÜNDEM</category>
            <pubDate>Tue, 03 Nov 2026 00:53:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Horasan Erenleri Dernekler Federasyonu’ndan Prof. Dr. Serpil Bahçeli için taziye</h1>
                        <h2>Horasan Erenleri Dernekler Federasyonu, MHP Genel Başkanı Dr. Devlet Bahçeli’nin kız kardeşi Prof. Dr. Serpil Bahçeli’nin vefatı nedeniyle taziye mesajı yayımladı.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/11/horasan-erenleri-dernekler-federasyonundan-prof-dr-serpil-bahceli-icin-taziye-1793656635.webp">
                        <figcaption>Horasan Erenleri Dernekler Federasyonu’ndan Prof. Dr. Serpil Bahçeli için taziye</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p><strong>Horasan Erenleri Dernekler Federasyonu, MHP Genel Başkanı Dr. Devlet Bahçeli’nin kız kardeşi Prof. Dr. Serpil Bahçeli’nin vefatı nedeniyle taziye mesajı yayımladı.</strong><br />
<br />
Federasyon tarafından yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi:<br />
<em><strong>“MHP Genel Başkanı Sayın Dr. Devlet Bahçeli’nin kıymetli kız kardeşi Prof. Dr. Serpil Bahçeli Hanımefendi’nin vefatını derin üzüntüyle öğrendik. Merhumeye Allah’tan rahmet; Sayın Bahçeli’ye ve kederli ailesine başsağlığı dileriz.”</strong></em></p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/bora-ozizmirli-yanginda-depremde-savunmada-yanimizda-olan-azerbaycana-medya-savasi-3700</link>
            <category>GÜNDEM</category>
            <pubDate>Mon, 02 Nov 2026 22:40:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Bora Özizmirli: Yangında, depremde, savunmada yanımızda olan Azerbaycan’a medya savaşı</h1>
                        <h2>Jeopolitik analist Bora Özizmirli, Türkiye-Azerbaycan ittifakının dünya çapında örnek gösterilen ancak birden fazla ülkenin hedefinde bulunan bir bağ olduğunu vurguladı.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/11/bora-ozizmirli-yanginda-depremde-savunmada-yanimizda-olan-azerbaycana-medya-savasi-1793650340.webp">
                        <figcaption>Bora Özizmirli: Yangında, depremde, savunmada yanımızda olan Azerbaycan’a medya savaşı</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p><strong>Jeopolitik analist Bora Özizmirli, Türkiye-Azerbaycan ittifakının dünya çapında örnek gösterilen ancak birden fazla ülkenin hedefinde bulunan bir bağ olduğunu vurguladı. Özizmirli’ye göre bu ilişkiler başta İsrail olmak üzere Rusya’nın da hedefindedir. Son iki yılda Azerbaycan, Rusya tarafından birkaç kez bombalı saldırıya uğramıştır.</strong><br />
<br />
Özizmirli, Türkiye medyasında büyük bir boşluk bulunduğunu belirterek, Türkiye ile işbirliğine yönelen her ülkenin hemen hedef haline getirildiğini ifade etti. Bu yaklaşımın Türkiye’nin kendi eksenini kurmasını ve etki alanını genişletmesini engellediğini savundu.<br />
<br />
Ahmed Şara, Suudi Arabistan ve Azerbaycan örneklerini veren analist, yarın Polonya gibi bir ülkenin bile<strong> “Rusya ile savaşacak mıyız?” </strong>gerekçesiyle linç edilebileceğini öne sürdü.Azerbaycan’ın yıllarca <strong>Rus ve SSCB </strong>etkisinde kaldığını hatırlatan Özizmirli, bu ülkenin Türkiye gibi düşünmesinin beklenmemesi gerektiğini söyledi. Orta Asya’nın tamamının benzer etkiler altında yaşadığını kaydetti. Medyadaki bu tutumun yarın diğer Türk devletleriyle de sorun yaratabileceğini, Türk Devletleri Teşkilatı’nın ve Türkiye ekseninin zarar görebileceğini uyardı.<br />
<br />
<strong>Bora Özizmirli'nin makalesinin tam metni şöyle:</strong><br />
<br />
Türkiye-Azerbaycan ilişkileri dünyada örnek gösterilen, aynı zamanda birden fazla ülkenin hedefinde olan bir ilişkidir. Bu ilişkiler başta İsrail olmak üzere Rusya’nın da hedefindedir. Hatta kardeş Azerbaycan, son iki yıl içinde Rusya tarafından birkaç defa bombalı saldırıya uğramıştır.<br />
<br />
Azerbaycan Rusya ile sorun yaşadığında, İran ile sorun yaşadığında Türkiye tarafında bunu örtmek için uğraşanlar oldu. Hatta, cesaret edebilseler Azerbaycan'ı suçlayacaklardı.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">MEDYADAKİ BOŞLUK NEDENİYLE TÜRKİYE'YE HANGİ ÜLKE YANAŞSA HEDEF OLUYOR</span></span></strong></span></p>

<p>Bu yazıda çuvaldızı kendimize batıranlardan olacağım. Ülkemizde <strong>medya alanında</strong> büyük bir boşluk vardır. Bu boşlukta Türkiye’ye hangi <strong>ülke yanaşsa</strong>, hangi ülke işbirliğine yönelse o ülke hemen hedefe konuluyor. Bu medya anlayışıyla ne kendi eksenimizi kurabiliriz ne de etki alanımızı genişletebiliriz. &nbsp;</p>

<p>Dün Ahmed Şara hedefe konulmuştu, evvelsi gün Arabistan hedefe konuldu, bugün Azerbaycan… Belki yarın Polonya ülkemizle işbirliğine yönelecek; fakat onu bile <strong>“Rusya ile savaşacak mıyız?” </strong>diye linçleyecek olanlar çıkacaktır. Türkiye bölge ülkeleriyle işbirliğine yönelirken ve<strong> kendi eksenini</strong> kurma yolunda ilerlerken, bu mücadele dünya medyalarında işlenirken, kendi medyamızda Türkiye’yle işbirliği yapan ülkelere yönelik ağır ithamları şaşkınlıkla izliyoruz.<br />
<br />
<span style="color:#2980b9"><strong>MEDYADA AZERBAYCAN'A YAPTIĞIMIZI BAŞKA BİR TÜRK DEVLETİNE YAPARSAK KENDİ EKSENİMİZİ KURAMAYIZ</strong></span></p>

<p>Azerbaycan ise yıllarca <strong>Rus ve SSCB </strong>etkisinde kalmış bir ülkedir. Bizim gibi düşünmesi beklenmemelidir. <strong>Başörtüsü </strong>gibi tartışmaları geçmişte bizlerde yaşadık. Ama bu tartışmalar neticisinde ancak sorunları çözebildik. Her Türk devleti de tartışarak sorunları çözecektir.<br />
<br />
Fakat <strong>Orta Asya’nın </strong>neredeyse tamamı yıllarca Rus etkisinde yaşamıştır. Bizimle elbette <strong>farkları </strong>olacaktır. Bu farklardan dolayı bizimle aynı düşünmediklerinden dolayı medyada hedef yapılmaları yanlıştır. Medyadaki bu sorun yarın tüm Türk devletleriyle de sorun yaratabilir. Azerbaycan'a yapılanlar olduğu gibi diğer <strong>Türk Devletleri'ne </strong>aynı muamaleyi yapmaya kalkarsak ne Türk Devletler Teşkilatı kalır ne de Türkiye ekseni. Yabancı ülkelerin ekmeğine yağ sürmüş oluruz. Kendimize gelmeliyiz.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">PROVOKASYONLAR, ZENGEZUR KORİDORU İLE İLGİLİ GELİŞMELER İLE BAŞLADI</span></span></strong></span></p>

<p>Türkiye ve Azerbaycan ilişkilerine yönelik provokasyonlar yeni değildir. Dolayısıyla medyada dile getirilen olaylar Azerbaycan’ın <strong>başörtüsü</strong> kararıyla başlamamıştır. <strong>Türkiye-Azerbaycan </strong>ilişkileri çok önceden hedefe konmuştur. Azerbaycan’ın sosyal medyada hedef alınması aslında <strong>Zengezur Koridoru’yla</strong> ilgili gelişmelerle başlamıştır.</p>

<p>Zengezur Koridoru’nu Azerbaycan kendisi işleteceği halde ülkemiz medyasında <strong>“Aliyev, Zengezur’u ABD’ye sattı”</strong>,<strong> “Aliyev ABD’ye hizmet ediyor”</strong> şeklinde demeçler ve yanlış paylaşımlar yapılıyordu. Üstelik o dönemde Rusya, Azerbaycan’ın <strong>yolcu uçağını düşürüp</strong> tesislerini vuruyordu. Kısaca Türkiye-Azerbaycan ilişkilerinin hedefe konduğu dönem, aynı zamanda Rusya-Azerbaycan ilişkilerinin gergin olduğu, hatta Rusya’nın Azerbaycan’ın tesislerini vurup yolcu uçağını düşürdüğü dönemdi. Hatta bu dönem bazıları vuranı değil&nbsp; neredeyse&nbsp; <strong>vurulanı Azerbaycan'ı</strong> suçlayacaklardı.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9"><span style="font-size:11.0pt"><span style="font-family:&quot;Calibri&quot;,&quot;sans-serif&quot;">AZERBAYCAN: TÜRKİYE’NİN EN YAKIN MÜTTEFİKİDİR</span></span></span></strong></p>

<p>Bu yazıda önemle belirtmem gerekir ki,<strong> Azerbaycan Türkiye’nin</strong> en yakın müttefikidir. Dünyada bu kadar yakın bir ittifak çok az ülkeye nasip olmuştur. Çünkü Azerbaycan yangında da, depremde de yanımızda olmuştur. Savunma sanayimize verdiği siparişlerle destek olmaktadır. Azerbaycan devlet firması SOCAR’ın ülkemizde milyarlarca dolarlık yatırımları bulunmaktadır.</p>

<p>Dünyanın enerji krizi yaşadığı bu dönemde Azerbaycan’ın önemi artmıştır. Azerbaycan’dan Avrupa’ya gidecek enerji hatları Türkiye üzerinden geçecektir. Azerbaycan sırf bu nedenle İtalya’dan <strong>4500 benzin istasyonu</strong> ve 2 rafineri satın almıştır. Tüm bunlar Azerbaycan’ın jeopolitik önemini artırdığı gibi, Türkiye’nin önemini de artırmaktadır; çünkü enerji sevkiyatı <strong>Türkiye üzerinden</strong> gerçekleşecektir. Bu enerji sevkiyatı ile kazanan eli güçlenen Türkiye olacaktır.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">&nbsp;AZERBAYCAN OLMADAN TÜRK DEVLETLERİ TEŞKİLATI OLMAZ</span></span></strong></span></p>

<p><strong>Türk Devletleri Teşkilatı</strong> açısından bakıldığında Azerbaycan’ın önemi bir kez daha ortaya çıkmaktadır. Azerbaycan olmadan <strong>Türk Devletleri Teşkilatı olmaz.</strong> Bu konuda bizzat İlham Aliyev’in yoğun çalışmaları söz konusudur. <strong>Zengezur Koridoru’nun </strong>açılmasıyla birlikte Azerbaycan üzerinden Türk Devletleri Teşkilatı üye ülkeleriyle bağlarımız çok daha güçlenecektir.</p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">&nbsp;<span style="color:#2980b9"><strong>UYANIK OLUP KIŞKIRTMALARA GELMEMEK ZORUNDAYIZ</strong></span></span></span></p>

<p>Sırf bu nedenlerle Türkiye-Azerbaycan ilişkisinin<strong> birçok ülkenin hedefinde</strong> olması kadar doğal bir durum yoktur. Ancak bu konuda uyanık olmak zorundayız. Kışkırtmalara gelmemek zorundayız. Çünkü Türkiye ve Azerbaycan ittifakı başka ülkelerin kıskandığı ve dağıtmaya çalıştığı bir ittifaktır.</p>

<p><strong>Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın</strong> 30 Ekim 2024 tarihinde yaptığı konuşmada kullandığı ifadeler yol göstericidir: &nbsp;<br />
<em><strong>“Türk dünyasının aile fotoğrafında ayrılığa, gayrılığa, ihtilafa yer yoktur. Hepimiz biriz, beraberiz, ezelden ebede kadar inşallah kardeşiz.” &nbsp;</strong></em><br />
Olaylara bu açıdan bakmak zorundayız.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>AZERBAYCAN'IN BİZE BİZİMDE AZERBAYCAN'A İHTİYACIMIZ VARDIR</strong></span></p>

<p>Elbette Azerbaycan’la sorunlar fazla büyütülmeden çözülür. İki taraf arasında çok büyük anlaşmalar vardır. <strong>Azerbaycan gazı </strong>Avrupa’ya Türkiye üzerinden gidecektir. Uzaydan doğalgaz borusu döşeme ihtimali yoktur. Dolayısıyla bizim Azerbaycan’a ihtiyacımız olduğu gibi Azerbaycan’ın da bize ihtiyacı vardır.</p>

<p>Ortada Türkiye ile Azerbaycan arasında çok büyük anlaşmalar varken, <strong>medyadaki boşluk </strong>iki tarafın halkını neredeyse birbirine savaş açacak noktaya getirdi.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>TÜRKİYE AZERBAYCAN GERGİNLİĞİ İKİ ÜLKEYE DE FAYDA GETİRMEZ</strong></span></p>

<p>Esas olan şudur: &nbsp;</p>

<p><strong>- Azerbaycan yangında bizimle midir? </strong>Cevap: Bizimledir. &nbsp;<br />
<strong>- Azerbaycan savunma sanayimize sipariş geçiyor mu?</strong> Cevap: Geçiyor. &nbsp;<br />
<strong>- Azerbaycan depremde ülkemize yardım etti mi? </strong>Cevap: Etti. &nbsp;<br />
<strong>- Suriye’de beraber hareket ediyor muyuz?</strong> Cevap: Ediyoruz. &nbsp;<br />
<strong>- SOCAR’ın Türkiye’de yatırımları var mı?</strong> Cevap: Var. &nbsp;</p>

<p>Bunlara bakılmalıdır.</p>

<p>Zaten iki yıldır Türkiye-Azerbaycan ilişkileri hem <strong>Rusya’nın, hem İran’ın, hem de İsrail’in</strong> hedefindedir. Bu gerginlik ne Azerbaycan’a ne de Türkiye’ye yarar. Yararsa yalnızca yabancılara yarar.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/aile-ve-sosyal-hizmetler-bakanligindan-kimsesizler-icin-genelge-3699</link>
            <category>GÜNDEM</category>
            <pubDate>Mon, 02 Nov 2026 22:14:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığından kimsesizler için genelge</h1>
                        <h2>Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, kışın sokakta yaşayan kimsesizlerin barınma ve temel ihtiyaçlarının karşılanması için 81 il valiliğine, aile ve sosyal hizmetler il müdürlükleri ile sosyal yardımlaşma ve dayanışma vakıflarına genelge gönderdi.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/11/aile-ve-sosyal-hizmetler-bakanligindan-kimsesizler-icin-genelge-1793647135.webp">
                        <figcaption>Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığından kimsesizler için genelge</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p><strong>Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, kışın sokakta yaşayan kimsesizlerin barınma ve temel ihtiyaçlarının karşılanması için 81 il valiliğine, aile ve sosyal hizmetler il müdürlükleri ile sosyal yardımlaşma ve dayanışma vakıflarına genelge gönderdi.</strong></p>

<p>Aile ve Sosyal Hizmetler Bakan Mahinur Özdemir Göktaş'ın imzasıyla gönderilen genelge kapsamında, kış aylarında sokakta tek bir vatandaşın dahi kalmaması için il ve ilçelerdeki evsiz, mekansız ve kimsesiz kişilerin tespiti yapılacak.</p>

<p>Barınmaları, kamu misafirhaneleri ve oteller tarafından sağlanacak kimsesizlerin temizlik, sağlık, temel gıda, giyim ihtiyaçları karşılanacak.</p>

<p>Genelgede ayrıca vatandaşlara gerekli hallerde psikososyal destek sağlanması talimatı verildi.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/alevi-gencler-dernegi-hz-alinin-kostum-yapilmasi-kabul-edilemez-3698</link>
            <category>GÜNDEM</category>
            <pubDate>Mon, 02 Nov 2026 21:34:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Alevi Gençler Derneği: Hz. Ali’nin kostüm yapılması kabul edilemez</h1>
                        <h2>Alevi Gençler Derneği, 31 Ekim 2026’da kutlanan Cadılar Bayramı etkinliğinde bir kişinin Hz. Ali kılığına girerek elinde içki şişesiyle poz verdiği ve bu görüntünün X platformunda yayıldığı iddiasına ilişkin açıklama yaptı.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/11/alevi-gencler-dernegi-hz-alinin-kostum-yapilmasi-kabul-edilemez-1793645064.webp">
                        <figcaption>Alevi Gençler Derneği: Hz. Ali’nin kostüm yapılması kabul edilemez</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p><strong>Alevi Gençler Derneği, 31 Ekim 2026’da kutlanan Cadılar Bayramı etkinliğinde bir kişinin Hz. Ali kılığına girerek elinde içki şişesiyle poz verdiği ve bu görüntünün X platformunda yayıldığı iddiasına ilişkin açıklama yaptı.</strong></p>

<p>Dernek, Hz. Ali’nin Alevi inancının merkezinde yer alan, adalet, merhamet, mazlumun yanında durma ve yoksulu gözetme çizgisinin simgesi olduğunu vurguladı. Açıklamada, <em><strong>“Bizim için o, yalnızca tarihsel bir şahsiyet değil, inancımızın ve kimliğimizin ayrılmaz bir parçasıdır. Böyle bir değerin eğlence ve kostüm konusu yapılması, üstelik içki şişesiyle birlikte sunulması, milyonlarca insanın inancına yönelik saygısızlıktır ve kabul edilemez” </strong></em>denildi.</p>

<p>Dernek, Cadılar Bayramı’nın Anadolu kültüründe yer almayan, dışarıdan gelen bir uygulama olduğunu da belirtti.<strong> Hıdırellez, Nevruz, Hızır orucu, Muharrem ve cem</strong> gibi paylaşmaya ve kardeşliğe dayanan köklü geleneklerin bulunduğu bu coğrafyada, kökeni bilinmeden ithal edilen ve ticari kaygılarla yayılan bu tür etkinliklerin kültürel yozlaşmaya yol açtığını savundu.</p>

<p>Açıklamada gençlere yönelik çağrıda bulunularak, kendi değerlerini tanımaları ve kolay özentilere karşı bilinçli ve duyarlı olmaları istendi.</p>

<p>Açıklamanın tam metni şöyle:<br />
<br />
<strong>İNANCIMIZ EĞLENCE MALZEMESİ DEĞİLDİR</strong></p>

<p>31.10.2026 günü kutlanan Cadılar Bayramı etkinliğinde, bir kişinin Hz. Ali kılığına girerek elinde içki şişesiyle poz verdiği ve bu görüntünün X platformu üzerinden yayıldığı görülmüştür. &nbsp;</p>

<p>Hz. Ali, Alevi inancının merkezinde yer alan, adalet, merhamet, mazlumun yanında durma ve yoksulu gözetme çizgisinin simgesi olan kutsal bir değerdir. Bizim için o, yalnızca tarihsel bir şahsiyet değil, inancımızın ve kimliğimizin ayrılmaz bir parçasıdır. Böyle bir değerin eğlence ve kostüm konusu yapılması, üstelik içki şişesiyle birlikte sunulması, milyonlarca insanın inancına yönelik saygısızlıktır ve kabul edilemez. &nbsp;</p>

<p>Son olarak Cadılar Bayramı, Anadolu topraklarının kültüründe yer almayan, dışarıdan taşınmış bir uygulamadır. Bu coğrafyanın Hıdırellez, Nevruz, Hızır orucu, muharrem ve cem gibi, paylaşmaya ve kardeşliğe dayanan köklü gelenekleri varken, kökenini bilmeden ithal edilen ve ticari bir esintiyle yayılan bu tür eğlencelerin kültürel yozlaşmaya kapı araladığını düşünüyoruz. Gençlerimizi, kendi değerlerini tanımaya ve bu tür kolay özentilere karşı bilinçli ve duyarlı olmaya davet ediyoruz.<br />
<br />
<img alt="" src="https://www.alevihaberler.com.tr/public/images/detay/WhatsApp%20Image%202026-11-02%20at%2011_08_55.jpeg" style="height:800px; width:566px" /></p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/bora-ozizmirli-mekke-ittifaki-dunyanin-gundemindeydi-turkiye-kendi-eksenini-kuruyor-3697</link>
            <category>SİYASET</category>
            <pubDate>Sun, 01 Nov 2026 18:01:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Bora Özizmirli: Mekke İttifakı dünyanın gündemindeydi, Türkiye kendi eksenini kuruyor</h1>
                        <h2>İlim Yayma Cemiyeti Dursunbey Şubesi’nin YouTube kanalında konuşan jeopolitik analist Bora Özizmirli, Mekke İttifakı’nın kökeni, Türkiye’nin bölgesel ve küresel konumu ile jeopolitik fırsatlar üzerine değerlendirmelerde bulundu.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/11/bora-ozizmirli-mekke-ittifaki-dunyanin-gundemindeydi-turkiye-kendi-eksenini-kuruyor-1793548705.webp">
                        <figcaption>Bora Özizmirli: Mekke İttifakı dünyanın gündemindeydi, Türkiye kendi eksenini kuruyor</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p><strong>İlim Yayma Cemiyeti Dursunbey Şubesi’nin YouTube kanalında konuşan jeopolitik analist Bora Özizmirli, Mekke İttifakı’nın kökeni, Türkiye’nin bölgesel ve küresel konumu ile jeopolitik fırsatlar üzerine değerlendirmelerde bulundu. Özizmirli, ittifakın uzun süredir yabancı basında yer aldığını, Türkiye’de ise yeterince tartışılmadığını savundu.<br />
<br />
<a href="https://www.youtube.com/watch?v=lYJviS-d4MY"><span style="color:#c0392b">BORA ÖZİZMİRLİ'NİN AÇIKLAMASINI YOUTUBE ÜZERİNDEN İZLEMEK İÇİN LÜTFEN TIKLAYINIZ</span></a></strong><br />
<br />
<span style="font-size:18px"><strong>Mekke İttifakı ilk kez Yunan ve İsrail medyasında görüldü</strong></span><br />
<br />
Özizmirli, Mekke İttifakı’nı yaklaşık 2,5-3 yıl önce ilk kez İsrail ve Yunan basınında gördüğünü belirtti. Üç yıldır özellikle bu iki ülkenin medyasında ittifakın gündemde tutulduğunu, Türkiye’nin Pakistan, Suudi Arabistan ve Katar ile birlikte merkezinde yer aldığı bir oluşumun tehdit olarak algılandığını söyledi.<br />
<br />
Türkiye’de bazı çevrelerin <em><strong>“Türkiye böyle bir ittifak kuramaz” </strong></em>diyerek konuyu yok saydığını, buna karşın yabancı medyanın “<em><strong>bu ittifakı bir an önce durdurmalıyız”</strong></em> şeklinde yayınlar yaptığını ifade etti. Yunan medyasının bile “İsrail’in nükleeri var ama Türkiye’nin yanında Pakistan var” şeklinde haberler yaptığını aktardı.<br />
<br />
Bora Özizmirli şunları söyledi:<br />
<br />
<em><strong>"Mekke ittifakı'nı ilk defa İsrail ve Yunan basınında gördüm. 3 yıldır esas olarak sürekli bu ittifakı Yunan ve İsrail basının gündeminde görüyorum ve 2 yıl önce, 3 yıl önce kesinlikle bizim Türkiye’de bu ittifakın adı anılmıyordu. Yani biz Türkiye'deki bazı dostlara söylüyorduk. Diyorduk ki 'bakın arkadaşlar İsrail ve Yunanistan’da Türkiye’nin Pakistan, Suudi Arabistan, Katar’la birlikte ittifak kuracağı yazıyor ve kendileri tehdit olarak gördüklerini yazılıyor. Bunu Yunanlılar ve İsrailliler yazıyor. Sürekli Türkiye'nin merkezde olacağı bir ittifakı gündemi taşıyorlar' diyorduk ve gerçekten bu ittifakı son bir yıldır ise sık sık manşetten veriyorlar. Biz bunu aktardığımız halde Türkiye'deki bazı dostlar 'yok yahu olur mu, Türkiye asla ittifak kuramaz, Türkiye öyle bir ittifak kuramaz” falan diyorlardı bize.<br />
<br />
Fakat içimizdekiler bu ittifakı görmezden gelmesine rağmen bu ittifak aslında&nbsp; dünyanın gündemindeydi.&nbsp; Yani bu ittifak çoğunlukla İsrail ve Yunan medyasına yazılıyordu ve kendilerini tehdit olarak görüyorlardı. Yunan ve İsrail medyası “Ya bu ittifakı bir an önce durdurmalıyız, dağıtmalıyız” diye yayın yapıyorlardı." </strong></em>dedi.<br />
<br />
<span style="font-size:16px"><strong>“Türkiye İsrail’e boyun eğdi” iddiasına dünyada tek bir ciddi analiz yok</strong></span><br />
<br />
Özizmirli, Kanada’dan Çin’e, Rusya’ya kadar yüzlerce yabancı analiz ve rapor okuduğunu belirterek, hiçbir ciddi değerlendirmede “Türkiye İsrail’e boyun eğdi, bu ittifak İsrail’le birlikte oldu, İran'a karşı kuruldu” ifadesine rastlamadığını vurguladı.<br />
<br />
“<strong>Dünyada bir tane analiz görmedim. ‘Türkiye İsrail’le, Netanyahu’yla anlaştı, İran’la savaşacak’</strong> diyenler bir tane kendi görüşlerini destekleyecek örnek bulamazlar” dedi. Mekke Anlaşması’nın yabancı medyada “bölgelerin kendi bölgesine sahip çıkması” ve<em> “İsrail’e karşı blok” </em>olarak anlatıldığını, <strong>“Türkiye İsrail’e boyun eğdi” </strong>şeklinde hiçbir örneğin bulunmadığını savundu. Buna karşılık Türkiye içinde bu tür iddiaların dile getirildiğini, Türkiye’ye yakınlaşan her ülkenin hedef alındığını öne sürdü.<br />
<br />
&nbsp;</p>

<p><span style="font-size:16px"><strong>Türkiye’nin politikası: Bölgeye büyük güçleri sokmadan kendi güvenliğini sağlamak</strong></span><br />
<br />
Özizmirli, Türkiye’nin yaklaşımını şöyle özetledi:<em><strong> “Kimsenin toprağına göz dikmeden 21. yüzyıl şartlarında gelin beraber anlaşalım, bölgeye. Kendi güvenliğimizi kendimiz koruyalım. Ortadoğu’ya büyük güçleri devreye sokmayalım.”</strong></em> Bu tavrın önemli olduğunu vurguladı.<br />
<br />
<span style="font-size:16px"><strong>“Türkiye ekseni” ve Türk Avrasyacılığı tezi</strong></span><br />
<br />
Yaklaşık 10 yıl önce Ali Rıza Özkan ile birlikte<strong> “Türkiye ekseni” </strong>ya da <strong>“Türk Avrasyacılığı” </strong>adını verdikleri bir düşünce ortaya koyduklarını anlattı. Rus Avrasyacılığından farklı olarak Türkiye’nin merkezde olduğu bir jeopolitik anlayış geliştirdiklerini, zamanla Türkiye’nin bunu hayata geçirdiğini gördüklerini söyledi.<br />
<br />
Öncelikli etki alanlarını şöyle sıraladı:</p>

<ul>
	<li>Türk ve Müslüman coğrafya ile Osmanlı coğrafyası (Balkanlar,Kafkaslar,Orta Asya,Suriye, Irak, Katar, Libya vb.)</li>
	<li>Ortodoks dünya ve emperyalizmin hedefindeki tüm milletler</li>
</ul>

<p>Atalarının <strong>“Ortodoksların koruyucusu” </strong>anlayışına sahip olduğunu, Fener Rum Patrikhanesi konusundaki önceki yaklaşımlarını tarihî perspektifle yeniden değerlendirdiğini belirtti. Rusya’daki bazı yazarların<strong> “Ortodoks dünyaya Türkiye girmesin, girerse etki alanımız zayıflar” </strong>endişesini taşıdığını aktardı. Osmanlı’nın insanları din, dil ve ırk ayrımı yapmadan yönettiğini, Anadolu’ya geldiklerinde Hristiyan nüfusu kılıçtan geçirmediklerini, bu anlayışın Osmanlı’yı büyük devlet yaptığını savundu.<br />
<br />
<span style="font-size:16px"><strong>Trump, Monroe Doktrini ve değişen jeopolitik dengeler</strong></span><br />
<br />
Özizmirli’ye göre dünyada büyük bir jeopolitik kırılım Trump’ın iktidara gelişiyle yaşandı. Trump’ın Monroe Doktrini’ni uygulayacağını açıkladığını, ancak bu konunun Türkiye medyasında yeterince tartışılmadığını belirtti.<br />
<br />
Monroe Doktrini’nin<strong> “Amerikan kıtası ve Batı Avrupa benim, dünyanın geri kalanı pek ilgilendirmiyor” </strong>yaklaşımını içerdiğini, Trump’ın <strong>“Grönland benim, Kanada benim” </strong>açıklamalarıyla bunu hayata geçirdiğini söyledi.<br />
<br />
ABD-Avrupa birlikteliğinin bozulduğunu, 2 yıl önce “<strong>Trump ABD ile Avrupa ayrışıyor” </strong>tespitini yaptıklarını hatırlattı. Rusya medyasını 3 yıldır günlük takip ettiğini, Amerika’ya karşı neredeyse hiç eleştirel açıklama olmadığını, tam tersine Trump’ı övdüklerini savundu.<br />
<br />
<strong>Trump-Putin</strong> arasında Bering Boğazı tüneli ve Arktik enerji anlaşmaları gibi büyük işbirliği projelerinin konuşulduğunu,<strong> Kirill Dmitriev’in ABD ile 14 trilyon dolarlık işbirliğ</strong>i açıklamasını örnek gösterdi.<br />
<br />
<span style="font-size:16px"><strong>Avrupa sıkışıyor, Türkiye tarihi fırsat yakalıyor</strong></span><br />
<br />
Amerika’nın batıdan (Grönland, İzlanda), Rusya’nın doğudan sıkıştırmasıyla Avrupa’nın Türkiye’ye yöneldiğini savunan Özizmirli, 8 ülkenin dışişleri bakanının İstanbul’da buluştuğunu hatırlattı.<strong> “Avrupa'nın Türkiye'den başka gidebilecekleri başka yer yok”</strong> dedi.<br />
<br />
Türkiye’nin Ortadoğu ile Mekke İttifakı’nı sürdürürken Balkanlar ve Doğu Avrupa ile de ilişkileri geliştirdiğini belirtti. Polonya’nın İsrail ile ilişkilerinde sorunlar yaşadığını, Makedonya ve Arnavutluk askerlerini Türkiye’nin eğittiğini, ilerleyen dönemde Polonya, Letonya ve Baltık ülkelerinin de Türkiye’ye yaklaşacağını öngördü. Türkiye’nin Rusya’ya karşı savaşmayacağını, ancak tarihi fırsatı değerlendirerek “gelene git” demeyeceğini söyledi.<br />
<br />
<span style="font-size:16px"><strong>Ticaret ve enerji koridoru olarak Anadolu’nun yükselişi</strong></span><br />
<br />
Ukrayna savaşı nedeniyle kuzeyde Avrupa’nın Asya ile ticari ve enerji bağlantılarının sekteye uğradığını, güneyde İsrail ve İran gerilimlerinin de bölgeyi sakatladığını, geriye tek güvenli güzergâh olarak Anadolu’nun kaldığını savundu. Azerbaycan, Kazakistan ve Türkmenistan gazının Avrupa’ya Türkiye üzerinden taşınmasının gündeme geldiğini belirtti.<br />
<br />
<strong><span style="font-size:16px">Afrika ve savunma sanayisindeki kazanımlar</span></strong><br />
<br />
Özizmirli, Türkiye’nin Afrika’da yaklaşık 30 ülkenin ordusunu eğittiğini, 30 kadar ülke ile savunma işbirliği anlaşması bulunduğunu, 4-5 ülkede liman işlettiğini söyledi. Açık kaynak bilgilere göre Türkiye’nin yurtdışında 132 askeri üssü olduğunu, Amerika’dan sonra ikinci sırada yer aldığını iddia etti. “Cumhuriyet tarihimizde hiç böyle bir kazanım elde edilmedi” dedi.<br />
<br />
<span style="font-size:16px"><strong>İçerideki engelleme çabaları ve medya farkı</strong></span><br />
<br />
Özizmirli, Türkiye’nin kendi eksenini kurma sürecinin dünyada bilindiğini, ancak Türkiye içinde anlatılamadığını, hatta engellenmeye çalışıldığını savundu. Mekke Anlaşması sonrası <strong>“Türkiye’nin önünü keselim”</strong> yaklaşımının görüldüğünü, Doğu Avrupa yakınlaşmasında da <strong>“Rusya’ya karşı mı savaşıyoruz”</strong> söylemiyle engel olunmaya çalışılacağını öngördü.Yabancı medya ile Türk medyası arasında büyük farklar olduğunu, dünyada Türkiye’nin “bölgesel güçleri birleştiren, kaos istemeyen, kazan-kazan politikası” olarak anlatıldığını, içeride ise farklı lobilerin etkisiyle bu gerçekliğin çarpıtıldığını ileri sürdü.</p>

<p><br />
&nbsp;</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/cepni-federasyonundan-sivkona-kinama-mehmet-ali-yuksele-yapilan-tutum-dogru-degil-3696</link>
            <category>SİYASET</category>
            <pubDate>Sun, 01 Nov 2026 14:34:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Çepni Federasyonu'ndan Sivkon'a Kınama: Mehmet Ali Yüksel'e Yapılan Tutum Doğru Değil!</h1>
                        <h2>Çepni Dernekleri Federasyonu, 6. Sivas Kültür Buluşması’nda CHP İstanbul İl Başkanı Mehmet Ali Yüksel’in adının anons edilmeyerek dışlanmasını kınayarak SİVKON’u birleştirici bir tutum sergilemeye davet etti.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/11/cepni-federasyonundan-sivkona-kinama-mehmet-ali-yuksele-yapilan-tutum-dogru-degil-1793533385.webp">
                        <figcaption>Çepni Federasyonu'ndan Sivkon'a Kınama: Mehmet Ali Yüksel'e Yapılan Tutum Doğru Değil!</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>SİVKON tarafından düzenlenen 6. Sivas Kültür Buluşması’nda yaşanan protokol krizine ilişkin Çepni Dernekleri Federasyonu'ndan yazılı bir basın açıklaması geldi. Etkinlikte Cumhuriyet Halk Partisi İstanbul İl Başkanı Mehmet Ali Yüksel’in isminin sunum ve anonslarda zikredilmemesine tepki gösteren Federasyon, yaşanan tutumu kınadığını duyurdu.</p>

<p>Çepni Dernekleri Federasyonu Genel Başkanı Muhammet Arif Genç imzasıyla yayımlanan açıklamada; Sivas’ın kurtuluş mücadelesindeki tarihî önemine dikkat çekilerek, sivil toplum kuruluşlarının ayrıştırıcı değil birleştirici bir rol üstlenmesi gerektiği vurgulandı. Protokol kurallarında eşit mesafe ilkesine uyulması gerektiği hatırlatılırken, SİVKON yönetiminden konuya ilişkin açıklama beklenildiği ifade edildi.</p>

<p>Çepni Dernekleri Federasyonu Genel Başkanı Muhammet Arif Genç tarafından yapılan açıklamanın tam metni şu şekildedir:</p>

<p>KAMUOYUNA VE SİVAS KAMUOYUNA</p>

<p>&nbsp;KONU: 6. Sivas Kültür Buluşması’nda CHP İstanbul İl Başkanı Mehmet Ali Yüksel’e Yönelik Tutuma İlişkin Açıklamamız</p>

<p>Çepni Dernekleri Federasyonu olarak, SİVKON tarafından düzenlenen 6. Sivas Kültür Buluşması’nda yaşandığı ifade edilen ve Cumhuriyet Halk Partisi İstanbul İl Başkanı Sayın Mehmet Ali Yüksel’in isminin sunum ve anonslarda zikredilmemesine ilişkin tutumu üzüntüyle karşılıyoruz.</p>

<p>&nbsp;Özellikle Sivas gibi Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluş mücadelesinde tarihî bir yere sahip olan, 4 Eylül 1919'da Sivas Kongresi'ne ev sahipliği yaparak millî iradenin ve bağımsızlık kararlılığının simgelerinden biri hâline gelen bir şehirde düzenlenen kültürel bir organizasyonda, siyasi temsilciler arasında ayrım yapıldığı izlenimi oluşturacak uygulamalara yer verilmemelidir.</p>

<p>Hangi siyasi partiden olursa olsun, programa katılan her siyasi temsilciye eşit mesafede durulmalı, protokol kuralları ve temsil sorumluluğu herkes için aynı şekilde uygulanmalıdır.</p>

<p>SİVKON gibi hemşehri dayanışmasını temsil eden kuruluşların görevi ayrıştırmak değil, birleştirmektir. Bu tür kurumların yönetiminde bulunan kişiler, kişisel veya siyasi kimliklerinden bağımsız olarak bütün hemşehrilerini temsil ettiklerinin bilinciyle hareket etmelidir.</p>

<p>&nbsp;Çepni Dernekleri Federasyonu olarak, Sayın Mehmet Ali Yüksel’e yönelik söz konusu tutumu doğru bulmadığımızı ve kınadığımızı kamuoyuna ilan ediyoruz.</p>

<p>&nbsp;Bizim anlayışımızda sivil toplum kuruluşları, farklı siyasi görüşlerden insanların bir araya gelebildiği, ortak kültürün, kardeşliğin, Türkiye'nin birliğinin ve beraberliğinin savunulduğu kurumlardır.</p>

<p>Sivas Kongresi'nin mirası ayrışma değil, birliktir. Millî irade, ortak mücadele ve bağımsızlık ruhudur.</p>

<p>&nbsp;Bu nedenle Sivas'ın birleştirici kimliğine yakışan bir yönetim anlayışının benimsenmesini, yaşanan olayla ilgili gerekli açıklamanın yapılmasını ve benzer uygulamaların tekrarlanmaması için gereken hassasiyetin gösterilmesini bekliyoruz.</p>

<p>&nbsp;Hiçbir siyasi görüş, hemşehrilik hukukunun ve sivil toplumun ortak temsil sorumluluğunun üzerinde değildir.</p>

<p>Sivas hepimizindir. Türkiye hepimizindir. Sivil toplumun çatısı herkese açık olmalıdır.</p>

<p>&nbsp;Kamuoyuna saygıyla duyurulur.</p>

<p>&nbsp;Muhammet Arif GENÇ</p>

<p>&nbsp;Çepni Dernekleri Federasyonu Genel Başkanı</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/1-askerimiz-sehit-oldu-3695</link>
            <category>GÜNDEM</category>
            <pubDate>Sat, 31 Oct 2026 22:58:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>1 askerimiz şehit oldu</h1>
                        <h2>Milli Savunma Bakanlığı, Hakkâri’nin Yüksekova ilçesinde görev yapan bir askerin şehit olduğunu açıkladı.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/10/1-askerimiz-sehit-oldu-1793478126.webp">
                        <figcaption>1 askerimiz şehit oldu</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Milli Savunma Bakanlığı, Hakkâri’nin Yüksekova ilçesinde görev yapan bir askerin şehit olduğunu açıkladı.Bakanlığın 31 Ekim 2026 tarihli resmi açıklamasına göre, 7’nci Hudut Tugay Komutanlığı emrinde Yüksekova/Hakkâri bölgesinde görevli Sözleşmeli Er Yusuf Sait ÜNLÜ, hudut geçiş olayına müdahale sırasında açılan ateş sonucu yaralandı.Yaralı asker helikopterle Hakkari Devlet Hastanesi’ne sevk edildi. Hastanede yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak 31 Ekim 2026 tarihinde şehit oldu.<br />
<br />
<img alt="" src="https://www.alevihaberler.com.tr/public/images/detay/HV7fGPiWIAAmgEY%20(1).png" style="height:600px; width:800px" /></p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/alevi-aydinlar-istisare-meclisinden-ankarada-sonuc-bildirgesi-3694</link>
            <category>GÜNDEM</category>
            <pubDate>Sat, 31 Oct 2026 21:59:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Alevi Aydınlar İstişare Meclisi’nden Ankara’da Sonuç Bildirgesi</h1>
                        <h2>Alevi Aydınlar İstişare Meclisi, 31 Ekim 2026 tarihinde Ankara’da Mülkiyeliler Birliği’nde gerçekleştirdiği çalıştayın sonuç bildirgesini kamuoyuyla paylaştı.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/10/alevi-aydinlar-istisare-meclisinden-ankarada-sonuc-bildirgesi-1793474106.webp">
                        <figcaption>Alevi Aydınlar İstişare Meclisi’nden Ankara’da Sonuç Bildirgesi</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p><strong>Alevi Aydınlar İstişare Meclisi, 31 Ekim 2026 tarihinde Ankara’da Mülkiyeliler Birliği’nde gerçekleştirdiği çalıştayın sonuç bildirgesini kamuoyuyla paylaştı. 31 Ağustos 2026 tarihli Alevi Aydınlar Bildirgesi’nin ardından Alevi kamuoyunun talepleri doğrultusunda toplanan meclis, Türkiye ve Ortadoğu’da kalıcı barışın tesisini savunduklarını vurguladı.</strong><br />
<br />
<strong>İşte o açıklama:</strong><br />
<br />
Alevi Aydınlar İstişare Meclisi 31.10.2026 tarihli Ankara/Mülkiyeliler Birliği Sonuç Bildirgesini Alevi Kamuoyu ve ilgili muhatapların bilgisine sunarız.<br />
<strong>Alevi Aydınlar İstişare Meclisi Çalıştay Sonuç Bildirgesi</strong><br />
Ankara · 31 Ekim 2026<br />
<br />
31.08.2026 tarihli Alevi Aydınlar Bildirgesi sonrası Alevi Kamuoyunun talepleri doğrultusunda 31.10.2026 tarihinde Ankara’da toplanan Alevi Aydınlar İstişare Meclisi Çalıştay Sonucu olarak şu hususları Alevi Kamuoyu başta olmak üzere İlgili Muhatapların Dikkatine sunarız:<br />
<strong>1. </strong>&nbsp;Alevi Aydınlar İstişare Meclisi, Türkiye’de ve Ortadoğu’da kalıcı barışın tesisini savunmaktadır.<br />
<strong>2. </strong>&nbsp;Yeni Anayasa çalışmaları kapsamında Alevi Toplumu, Anayasa’da kuvvetler ayrılığının güçlendirildiği, yargı-yasama-yürütme arasında kontrol ve denge mekanizmasının hukuken sağlandığı ve bu güçler ayrılığının teminat altına alındığı, böylece tüm yurttaşların temel hak ve hürriyetlerinin korunduğu yeni bir Anayasa sürecini desteklemektedir. Buna mukabil Anayasa’da “Laik Demokratik İnsan Haklarına Dayanan Sosyal Hukuk Devleti” ilkesinin korunmasını esas almaktadır. Yeni Anayasa’da Sünni merkezli Millet-i Hakime anlayışını sürdüren dinsel kurumlara yer verilmemelidir.<br />
<strong>3. </strong>&nbsp; 16. &nbsp;yy’dan günümüze değin devam eden “Alevifobi” düşüncesine karşı eğitimden kışlaya bürokrasisinin tüm alanlarında mücadele edilmeli ve Sünni inanç merkezli “Millet-i Hakime” sistemi anlayışını savunan devlet aklı terk edilmelidir.<br />
<strong>4.</strong> &nbsp;Suriye’de 16. yy aklıyla oluşturulmaya çalışılan devlet sisteminin, Suriye Alevilerinin temel hak ve hürriyetlerini tehdit ettiğini belirtmek ister; Suriye’de Sünni üstünlükçü Millet-i Hakime devlet inşasına destek veren hükümet ve politik aktörlerin kararlarını sorgulaması çağrısında bulunur ve Suriye’de “Laik Demokratik Sosyal bir Hukuk Devleti” çatısı altında bir sürece destek vermeye çağırırız. Suriye Alevi Toplumunun yaşam hakkı başta olmak üzere en temel insan hakları noktasında Türkiye Cumhuriyeti, Suriye Rejiminin hak ihlallerine seyirci kalmamalıdır. TBMM çatısı altında Suriye’de Alevi Toplumunun yaşadığı kitlesel hak ihlallerine karşı bir Araştırma Komisyonu kurulmalı; bu komisyon Suriye’ye resmi görevle gitmeli ve yerinde hak ihlallerini tespit ve tanımlama yönünde aktif olarak çalışmalıdır.<br />
<strong>5.</strong> &nbsp;Yeni anayasa çalışması Millet-i Hakime merkezli etnik veya inançsal merkezli bir vatandaşlık tanımını değil, hukuki ve seküler vatandaşlık bağını esas almalıdır. Vatandaşlık hukukunun pratikte “Sünni inanç merkezli” olarak kabul edildiği bürokratik iş ve işlemlere son verilmelidir.<br />
<strong>6. </strong>&nbsp;Alevi Meselesinin salt cemevlerinin altyapı ve tanınma sorunu olmadığı anlaşılmalıdır. Devlet aklı, Alevi Meselesi nedeniyle geçmişte yaşanan travmalardan dolayı Alevi Toplumunun kamusal hayatta uğradığı tüm ayrımcılıkları gidermeli, bu ayrımcılığı teşvik eden düşünce ile de mücadele etmelidir. Bu doğrultuda 20. ve 21. yy’da Alevilerin maruz kaldığı yaygın hak ihlallerine karşı TBMM çatısı altında bir Araştırma Komisyonu kurulmalı, geçmişteki kitlesel hak ihlalleri ile yüzleşilmelidir.<br />
<strong>7.</strong> &nbsp;Alevi Meselesinin ve Alevifobinin coğrafyamızda kurumsallaşmasında dahili olan Yavuz Selim-İdris-i Bitlisî İttifakı önermeli siyasal referansların “güncelleme” adı altında meşrulaştırılmasının ve tarihin bu döneminin politikada araçsallaştırılması politikasından ilgili muhataplar ebediyen vazgeçmelidir.<br />
<strong>8.</strong> &nbsp;Eğitim, Sağlık, Savunma ve Güvenlik birimlerinde 16. yy’da Osmanlı-Safevi Savaşlarını hatırlatan “Çaldıran” ve “Yavuz Selim” gibi benzeri isimlerin proje, araç, mekân, envanterlere verilmesi uygulamasına son verilmelidir.<br />
<strong>9.</strong> &nbsp;Kamu bütçesinden Alevi yurttaşların hakkaniyetli ve adil yararlanması sağlanmalı; Alevi yerleşim yerlerinde kutsal kabul edilen ziyaretgâhlar, ocaklar ve türbelerde hafıza-mekân ilişkisini tahrip edecek “Sünnilik” merkezli Millet-i Hakime dayatmasından vazgeçilmelidir.<br />
<strong>10. </strong>&nbsp;Alevifobi ile mücadele için RTÜK’ün Alevi Toplumu ile ilgili Türkiye Toplumunu aydınlatıcı programlara özel ve devlet TV kanallarında yer vermesi sağlanmalıdır.<br />
<strong>11.</strong> &nbsp;Alevi Toplumunun konuştuğu Türkçe dışındaki etnik diller (Zazaca, Kurmanci ve Arapça) ve edebiyatları kültürel olarak yasal korunma altına alınmalıdır. Milli Eğitim Bakanlığı müfredatında Alevifobi ile mücadele kapsamında özel bir çalışma yapılmalıdır.<br />
<strong>12. </strong>&nbsp;Alevi Tarihsel Hafızasının neticesinde Alevi Toplumunun içinden çıkan biz Alevi Aydınları, 21. yy’da Alevi Toplumunun tüm haklarını tüm dünyada sınır gözetmeksizin yasal güvencelerle teminat altına almak için çalışacağımızı ilgili muhataplara bir Sivil Denetim Platformu olarak deklare eder; Çalıştaya fiziken ve fikren katılan, destek veren tüm Canlarımıza teşekkür ederiz.<br />
Birlikte Geleceğimizi İnşa Edelim.&nbsp;<br />
<br />
<img alt="" src="https://www.alevihaberler.com.tr/public/images/detay/873647111_1502264028396034_3965990288698520897_n.png" style="height:800px; width:393px" /><img alt="" src="https://www.alevihaberler.com.tr/public/images/detay/877146671_2267650967349342_8443761986179394148_n.png" style="height:800px; width:640px" /></p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/bakan-tekin-alevi-vatandaslarimizin-inanclarini-cocuklarina-ogretecek-mekanizmasi-yok-3692</link>
            <category>SİYASET</category>
            <pubDate>Sat, 31 Oct 2026 18:53:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Bakan Tekin: Alevi vatandaşlarımızın inançlarını çocuklarına öğretecek mekanizması yok</h1>
                        <h2>Nevşehir’de düzenlenen 2026 Liberal Düşünce Kongresi’nde konuşan Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Türkiye’de Alevi-Bektaşi nüfusunun inanç eğitimi konusundaki eksikliklerine dikkat çekti.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/10/bakan-tekin-alevi-vatandaslarimizin-inanclarini-cocuklarina-ogretecek-mekanizmasi-yok-1793462944.webp">
                        <figcaption>Bakan Tekin: Alevi vatandaşlarımızın inançlarını çocuklarına öğretecek mekanizması yok</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p><strong>Nevşehir’de düzenlenen 2026 Liberal Düşünce Kongresi’nde konuşan Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Türkiye’de Alevi-Bektaşi nüfusunun inanç eğitimi konusundaki eksikliklerine dikkat çekti.</strong></p>

<p>Bakan Tekin, Sünni Müslümanların geçmişte yaşadığı dini eğitim baskılarını hatırlattıktan sonra Alevi vatandaşlarla ilgili şu değerlendirmeyi yaptı:</p>

<p><em><strong>“Türkiye’deki anayasal çerçevenin bize izin vermediği bir alan var. Türkiye’de sayısı ne kadar olursa olsun, bir Alevi Bektaşi nüfusumuz var. Biraz önce Sünni Müslümanlarla ilgili ifade ettiğim kendi çocuklarına kendi inançlarını sunamama, öğretememe konusu, Alevi vatandaşlarımız için de bir problem. Aynı şekilde dede ve zakir yetiştirecek bir mekanizmaları yok. Dolayısıyla orada bir eksiklik var.”</strong></em></p>

<p>Tekin, Sünni kesimin 28 Şubat sürecinde çocuklarının dini eğitimi konusunda baskı yaşadığını, 1947 CHP kurultayında<strong> “Köylerde cenaze kaldıracak imam kalmadı” </strong>tartışmalarından hareketle din adamı yetiştirecek okulların kapatılmasının da uzun yıllar sorun oluşturduğunu belirtti. Aynı sorunun Alevi-Bektaşi toplumunda dede ve zakir yetiştirme konusunda da devam ettiğini vurguladı.<br />
<br />
Bakan Yusuf Tekin:</p>

<p><em><strong>"Bizler Sünni Müslümanlar olarak, 28 Şubat'ta çocuklarımızın dini eğitimleriyle ilgili baskıyla karşı karşıya kaldığımızı söyledik.&nbsp;</strong></em></p>

<p><em><strong>Aynı şekilde 1947 CHP kurultayında tartışılan, 'Köylerde cenaze kaldıracak imam kalmadı'dan hareketle din adamı yetiştirecek okulların kapatılması bizim için hep bir problem oldu.&nbsp;</strong></em></p>

<p><em><strong>Şimdi Türkiye’deki anayasal çerçevenin bize izin vermediği bir alan var. Türkiye’de sayısı ne kadar olursa olsun, bir Alevi Bektaşi nüfusumuz var.&nbsp;</strong></em></p>

<p><em><strong>Biraz önce Sünni Müslümanlarla ilgili ifade ettiğim kendi çocuklarına kendi inançlarını sunamama, öğretememe konusu, Alevi vatandaşlarımız için de bir problem.&nbsp;</strong></em></p>

<p><em><strong>Aynı şekilde dede ve zakir yetiştirecek bir mekanizmaları yok. Dolayısıyla orada bir eksiklik var."</strong></em></p>

<p>Bakan Tekin, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde eğitim hakkının önündeki engellerin kaldırılması ve fırsat eşitliğinin güçlendirilmesi yönünde adımlar atıldığını, her vatandaşın inanç, kültür ve değerlerine saygı gösteren bir anlayışla toplumsal birliğin pekiştirilmeye çalışıldığını da ifade etti.</p>

<p>Liberal Düşünce Topluluğu’na teşekkür eden Tekin, kongrenin Türkiye’nin düşünce hayatına yeni sorular ve tartışma imkânları kazandırmasını temenni etti.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/kilicgedik-islamdaki-batini-gelenegin-kokeni-tasavvuf-degil-hz-alinin-velayet-ogretisi-3691</link>
            <category>GÜNDEM</category>
            <pubDate>Fri, 30 Oct 2026 22:05:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Kılıçgedik: İslam’daki Bâtınî geleneğin kökeni tasavvuf değil, Hz. Ali’nin velâyet öğretisi</h1>
                        <h2>Araştırmacı Yazar Türkoğuz Kılıçgedik, Bâtınî geleneğin doğru tanımının “tasavvuf” şemsiyesi altında değil, Hz. Ali’ye dayanan “Velâyet Öğretisi” olarak yapılması gerektiğini savundu.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/10/kilicgedik-islamdaki-batini-gelenegin-kokeni-tasavvuf-degil-hz-alinin-velayet-ogretisi-1793387532.webp">
                        <figcaption>Kılıçgedik: İslam’daki Bâtınî geleneğin kökeni tasavvuf değil, Hz. Ali’nin velâyet öğretisi</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p><strong>Araştırmacı Yazar Türkoğuz Kılıçgedik, Bâtınî geleneğin doğru tanımının “tasavvuf” şemsiyesi altında değil, Hz. Ali’ye dayanan “Velâyet Öğretisi” olarak yapılması gerektiğini savundu.</strong><br />
<br />
Kılıçgedik’in kaleme aldığı çalışmada, geleneksel Sünni merkezli tarihyazımının tasavvufu 8. yüzyıl sonrası Irak-İran coğrafyasında ortaya çıkan, tarikatlar etrafında şekillenen ve şeriatla uzlaşan bir hareket olarak tanımladığı belirtiliyor. Bu anlatının, İslam’ın ilk asrına uzanan ve Hz. Ali merkezli Bâtınî irfan ile Velâyet geleneğini ya görmezden geldiği ya da ikincil konuma indirdiği vurgulandı.<br />
<br />
<strong>Türkoğuz Kılıçgedik'ın yazısının tam metni şöyle:</strong><br />
&nbsp;</p>

<p><strong>HZ. ALİ’NİN VELÂYET ÖĞRETİSİ Mİ, YOKSA TASAVVUF MU? TASAVVUFUN DOĞRU TANIMLAMASI</strong></p>

<p>&nbsp;</p>

<p><strong>Öz</strong></p>

<p>&nbsp;</p>

<p>İslam düşünce tarihinde tasavvufun kökeni ve mahiyeti üzerine süregelen tartışmalar, genellikle kavramın tek tip ve Sünni merkezli bir tarihsel anlatı içinde ele alınmasından kaynaklanmaktadır. Bu makale, İslam’ın Bâtıni (içsel) geleneğinin doğru tanımlanması sorununu, onun kurucu kaynağının “tasavvuf” adı verilen genel hareketten ziyade, Hz. Ali’ye atfedilen ve “Dört Kapı” sistemiyle kurumsallaşan “Velâyet Öğretisi” olduğu tezi üzerinden inceler. Alevi-Bektaşi geleneğinin temel metinleri (Miraçnameler, Buyruklar, Yedi Ulu Ozan’ın nefesleri) ve ocak silsileleri, bu özgün öğretinin tarihsel ve doktriner kanıtları olarak analiz edilir. Buna karşılık, Sünni ve Şii çevrelerde gelişen tasavvuf hareketinin, bu köklü Velâyet öğretisinden esinlenmekle birlikte, onu şeriat merkezli bir çerçeveye oturtarak ve farklı bir siyasi-teolojik miras (Emevi/Abbasi geleneği) üzerinden yeniden kavramsallaştırdığı savunulur. Dolayısıyla, “tasavvuf” şemsiyesi altında iki ayrı geleneğin “birincil ve kurucu” olan Alevi Velâyet Öğretisi ile ikincil ve türemiş olan Sünni/Şii Tasavvufu “bilgi kuramı”, kurumsal yapı ve sosyolojik temeller açısından ayırt edilmesi gerektiği sonucuna varılır.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p><strong>Anahtar Kelimeler: Tasavvuf, Velâyet, Hz. Ali, Dört Kapı, Alevilik-Bektaşilik, Bâtınî İlim, Silsile, İslam Mistisizmi.</strong></p>

<p>&nbsp;</p>

<p><strong>Giriş</strong></p>

<p>&nbsp;</p>

<p>İslam düşünce tarihinin en girift ve tartışmalı alanlarından biri, onun mistik ve içsel yönelimini ifade eden “tasavvuf” olgusudur. Geleneksel akademik ve tarihyazımsal yaklaşım, tasavvufu çoğunlukla 8. yüzyıl sonrasında, özellikle Irak ve İran coğrafyasında zuhur eden, kurumsal yapılar olarak tarikatlar etrafında şekillenen ve nihayetinde Sünni/Şii kelam ile fıkıh gelenekleriyle uzlaşan bir hareket olarak tanımlama eğilimindedir. Bu tanım, tasavvufun kökenlerini erken dönem zahitlik (zühd) pratiklerine ve Kur’anî ahlak anlayışına dayandırırken, onun kurumsal ve doktriner çerçevesini büyük ölçüde Abbasi dönemi sonrasına yerleştirir. Ancak, bu hegomonik anlatı, İslam’ın ilk asrına uzanan ve Hz. Ali ibn Ebu Talib merkezli gelişen alternatif, köklü bir Bâtınî (içsel) irfan ve Velâyet (velilik/önderlik) geleneğini ya görmezden gelmekte ya da tasavvuf tarihinin marjinal bir kolu olarak ikincilleştirmektedir.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Bu makalenin temel argümanı, İslam’daki Bâtınî geleneğin doğru ve tarihsel olarak adil bir tanımlamasının, onun “tasavvuf” adı altında genellenmesiyle değil, kökeni itibarıyla “Hz. Ali Velâyet Öğretisi” olarak adlandırılmasıyla mümkün olduğudur. İddia edildiği üzere, “tasavvuf” terimi, bu özgün ve kurucu öğretinin tarihsel devamlılığını kesintiye uğratan, onu daha geniş ve farklı bir siyasi-teolojik bağlama (şeriat merkezlilik ve Emevi/Abbasi mirası) hapseden sonradan bir kavramsallaştırmadır. Bu tezi desteklemek için, Alevi-Bektaşi geleneğinin kurucu metinleri (Miraçnameler, İmam Cafer Sadık ve Şeyh Safi Buyrukları, Yedi Ulu Ozan’ın nefesleri) ve ocak silsileleri, özgün Velâyet öğretisinin somut kanıtları olarak incelenecektir. Karşılaştırmalı analiz, Sünni/Şii tasavvufunun bu özgün öğretiden derin bir şekilde etkilenmekle birlikte, onu farklı bir paradigma içinde yeniden yapılandırdığını ortaya koyacaktır. Nihai amaç, “tasavvuf” şemsiyesi altındaki bu iki farklı geleneğin bilgi kuramıyla, kurumsal ve sosyolojik ayrımlarını netleştirerek, İslam düşünce tarihinin çok merkezli ve diyalektik yapısını anlamaya katkı sağlamaktır.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p><strong>1.1.&nbsp; Kurucu Metinler ve Epistemolojik Temel: Miraç, Velâyetin İnşası ve Dört Kapı Sistemi</strong></p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Alevi-Bektaşi geleneğinin yazılı ve sözlü kaynakları, İslam’ın Bâtınî yönünün bilgi kuramı ve kurumsal kökenini, geleneksel Sünni tasavvuf tarihyazımından radikal biçimde farklı bir olaya, Hz. Muhammed’in Miraç hadisesine ve bu olay içinde Hz. Ali’ye bahşedilen bir yetkiye (Velâyet) dayandırır. Miraçnamelerde detaylandırılan anlatıya göre, Miraç yolculuğu sırasında ve “Kırklar Meclisi”nde tecelli eden bir sırdır ve burada Hz. Ali’ye “Velâyet” emanet edilir (Özmen, 1998, s. 208). Bu Velâyet, salt sembolik veya siyasi bir liderlik iddiasının ötesinde, insanı hakikate (Hakikat) ulaştıracak sosyal düzeni sağlayan, sistematik, bütüncül ve hiyerarşik bir yol haritasının, yani “Dört Kapı Kırk Makam” öğretisinin anahtarı ve taşıyıcı sorumluluğudur.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Bu sistem, Şeriat, Tarikat, Marifet ve Hakikat olarak sıralanan dört ana kapı ve her kapı on makam ve otuz bin sözden oluşur. Kritik nokta, bu sistem bilgi kuramın temelidir: Sistem, zahir (dış/görünen) ile Bâtın (iç/gizli) bilginin ayrılmaz birliği ve tamamlayıcılığı üzerine inşa edilmiştir. Şeriat, bu bütünsel yolculuğun sadece ilk ve hazırlık aşamasıdır; nihai hedef, Tarikat ve Marifet Kapı’larından geçerek Hakikat’e, yani varlığın birliği (Vahdet-i Vücud) ve Velilik (lider) mertebesine ulaşmaktır. İmam Cafer Sadık’a atfedilen buyruklarda bu sistemin “sırlı ve remizli (işaretli) bir lisan” ile açıklanması, öğretinin herkese açık (exoteric) bir bilgi değil, ancak ehliyetli olanlara (esoteric) aktarılan bir “ilm-i ledün” (Bâtınî ilim) olduğunu gösterir (Koçak, 2004, 30-67).</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Şeyh Safi Buyrukları ve Yedi Ulu Ozan’ın (Yunus Emre, Nesimi, Pir Sultan Abdal, vb.) eserleri, bu Dört Kapı sistemini şiirsel ve öğretici bir dille işleyerek, Velâyetin sadece manevi bir makam değil, Hz. Ali’den başlayarak ocaklara (seyyid aileler) ve onların temsilcisi erenlere hem soy (nesep) hem de öğreti (Alevilik) yoluyla intikal eden somut bir “silsiletü’z-zeheb” (altın silsile) olduğunu vurgular. Burada, Sünni tasavvuf literatüründe de rastlanan içselleştirme (seyr ü sülûk) süreci ve Bâtınî ilim vurgusundan çok daha derin bir kurucu iddia söz konusudur: Sistemin kökeni, tarihsel bir olay (Miraç) ve bir şahıs (Hz. Ali) ile doğrudan, kesintisiz ve ontolojik bir bağla ilişkilendirilir. Bu, Alevi Velâyet öğretisini, kökeni daha belirsiz ve çoğul olan genel tasavvuf tarihinden ayıran bilgi kuramıyla ve tarihsel bir temel sağlar.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p><strong>1.2. Tarihsel Belirsizlik, Terminoloji ve Meşruiyetin Kaynağı: Sofi, Eren ve Silsile Ayrımı</strong></p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Egemen Sünni tarihyazımının tasavvufun “erken kökenleri” konusundaki belirsizliği ve “çelişkili anlatıları”, kısmen bu yazımın, İslam’ın Bâtınî boyutunu kendi kurumsal ve doktriner çerçevesi (şeriat ve Sünni kelam) içinde sınıflandırma ve denetleme çabasından kaynaklanır (Öngören. 2011) Bu süreçte terminolojik bir özümleme de yaşanmıştır. “Sûfî” veya “mutasavvıf” terimleri, Sünni ve büyük ölçüde Şii literatürde bu yolu benimseyen kişileri tanımlayan genel kavramlar haline gelmiştir. Oysa Alevi-Bektaşi geleneğinde bu merkezi kavramlar “Eren”, “Derviş”, “Baba” veya “Pir”dir. Bu terminolojik fark, sadece sözcük seçiminden ibaret değil, derin bir kurumsal kimlik ve otorite meşruiyeti farkını işaret eder.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Alevi-Bektaşi geleneğinde erenlerin silsilesi, “ocak” kurumu etrafında örgütlenmiş “ocak artı tarikat” yapısı içinde, doğrudan Hz. Ali’nin soyuna (Ehl-i Beyt) ve ondan tevarüs edilen Velâyet öğretisine dayanır. Bu silsile, hem biyolojik nesep hem de manevi/öğretisel irsaliye (icazet) bağını içeren organik ve çift yönlü bir devamlılık iddiası taşır (Kılıçgedik. 2025). Buna karşılık, Sünni tarikat silsilelerinin büyük çoğunluğu, kurucu şeyhe ve ondan geriye doğru çoğunlukla ilk halife Hz. Ebu Bekir’e (örneğin Nakşibendilik) veya Emevi/Abbasi dönemi zahitlerine dayanır. Hz. Ali, bu silsilelerde sıklıkla önemli bir halka olarak görülse de, silsilenin tek ve nihai kaynağı değildir. Şii (İsnâaşeriyye) tarikatlar ise silsilelerini On İki İmam’a bağlarlar, ancak buradaki kurumsal yapı (örneğin, şeyh-mürit ilişkisinin Şii ulema hiyerarşisiyle ilişkisi) ve öğretinin pratikteki merkeziliği farklılık gösterir.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Bu silsile farkı, önemsiz bir soyutlama değildir. Öğretinin kaynağına, otoritesine ve toplumsal meşruiyetine dair temel bir ayrımı yansıtır. Alevi geleneğinde Velâyet, Ali’den gelen Veliliğin bir alameti ve taşınması gereken bir emanettir. Sünni tasavvufunda ise tasavvuf, başlangıçta şeriat çerçevesinde gelişen, zamanla Hz. Ali gibi figürleri de içine alarak zenginleşen, ancak nihai otoritesini şeriattan ve Sünni ulema geleneğinden alan bir manevi disiplin ve tamamlayıcı pratiktir.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p><strong>1.3.&nbsp; Doktrinel Çekirdek ve Sosyolojik Tezahür: Dört Kapı Bütünlüğü ile Şeriat Merkezliliğin Karşılaştırması</strong></p>

<p>&nbsp;</p>

<p>İki gelenek arasındaki en belirleyici ve pratik sonuçlar doğuran fark, öğretisel merkeze yerleştirilen paradigmalardır. Alevi-Bektaşi Velâyet öğretisi, yukarıda açıklandığı üzere, “Dört Kapı” sistemini bütüncül, dinamik ve nihai bir yol olarak merkeze alır. Burada şeriat, yolculuğun başlangıç ve zorunlu bir basamağıdır, ancak nihai hedef değildir. Hakikate giden yol, şeriatın ötesine geçmeyi (onun Bâtınî yorumunu ve aşılmasını) gerektiren Tarikat, Marifet ve Hakikat aşamalarından geçer.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Sünni/Şii tasavvufunun hakim paradigması ise, İmam Gazali sonrasında netleştiği üzere, şeriatı merkeze alan ve tasavvufu onun bir tamamlayıcısı, derinleştiricisi veya ruhani boyutu olarak gören bir yapıdır. Tasavvufi seyr ü sülûk, şeriatın belirlediği sınırlar dışına çıkmayan, onun içinde gerçekleşen bir içsel arınma ve olgunlaşma süreci olarak kurgulanır. İmam Malik’inin (ö. 179/795) “önce fıkıh, sonra’t-tasavvuf” ilkesi bu anlayışı özetler.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Bu temel doktrinel fark, ritüellerden sosyal örgütlenmeye kadar geniş bir yelpazede kendini gösterir. Örneğin, Alevilikte temel ibadet ve toplanma biçimi, Dört Kapı ilkelerinin pratiğe döküldüğü “Cem Ayini”dir ve bu ayinde kadın-erkek birlikteliği, musahiplik (yol kardeşliği), hukuksal düzen gibi toplumsal eşitlik, dayanışma ve adaleti vurgulayan unsurlar merkezidir. Sünni tarikatlarda ise temel pratik, çoğunlukla imam, yapısı ve cinsiyet ayrımının olduğu “zikir halkaları”dır ve odak daha çok bireysel manevi yoğunlaşmadır. Kurumsal olarak, Alevilikte “ocak artı dergah,-tekke” sistemi, hem dini hem de sosyal liderliği bir arada tutan seyyid ailelere dayanırken; Sünni tarikatlarda “tekke/dergah” sistemi, şeyh-mürit ilişkisi etrafında örgütlenir ve siyasi otoriteyle çeşitli düzeylerde uzlaşma eğilimindedir.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Yesevilik, Babailik, Bektaşilik, Mevlevilik ve Ahilik gibi Anadolu merkezli akımlar ve bu akımlar içinden çıkan bir çok isim bu ayrımın tarihsel kanıtlarıdır. Bu hareketler, resmi Sünni (Emevi/Abbasi ve sonrası Osmanlı) otoriteler tarafından sürekli şüpheyle karşılanmış, harici olarak baskı görmüş ve zaman zaman anarşist-sapkın (ör. Nesimi), isyanlarla (ör. Babai İsyanı) karşılık vermiştir. Bu çatışmanın temelinde, bu kişi ve akımların taşıdığı özgün Velâyet öğretisinin şeriat merkezli Sünni paradigmayla olan doktrinel ve sosyopolitik gerilimi yatar. Onların baskı altında bile Bâtınî ilmi ve toplumsal alternatif modelleri yaşatma çabaları, kökenlerini Sünni tasavvufunun uyumcu çizgisinden ziyade, dirençli ve bağımsız bir Velâyet geleneğine dayandırdıklarının göstergesidir.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p><strong>Sonuç: Velâyet Öğretisi Olarak Kurucu Köken ve Tasavvuf Olarak Tarihsel Türev</strong></p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Sunulan argümanlar ve karşılaştırmalı analiz ışığında, İslam’daki Bâtınî geleneğin doğru tanımlanması için epistemolojik ve tarihsel bir ayrım yapmak kaçınılmazdır. Birincil, kurucu ve özgün kaynak, Hz. Ali’ye Miraç’ta verildiği kabul edilen, Dört Kapı sistemiyle doktrinerleşen ve Alevi-Bektaşi geleneğinde ocaklar ve erenler vasıtasıyla kesintisiz bir silsile ile yaşatılagelen “Velâyet Öğretisi”dir.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>İkincil, türemiş ve tarihsel bağlamda yeniden kavramsallaştırılmış olan ise, genel İslam tarihinde “tasavvuf” adı altında anılan harekettir. Bu hareket, yukarıdaki özgün Velâyet öğretisinden “özellikle onun Bâtınî ilim, seyri sülük, ahlaki yoğunlaşma boyutlarından” derin bir şekilde ilham almış ve beslenmiştir. Ancak, onu Sünni/Şii kelam, fıkıh ve siyasi otorite (hilafet) gelenekleriyle uzlaştırmak amacıyla, şeriat merkezli bir çerçeveye oturtmuş, böylece özgün öğretinin bütüncül ve alternatif paradigmasını dönüştürmüştür. Bu nedenle, “Sünni/Şii tasavvufu, Hz. Ali Velâyet öğretisinden esinlenen ve onu şeriat çerçevesinde yeniden yorumlayan bir tasavvuftur” ifadesi tarihsel bir gerçekliği yansıtır.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Ancak, bu iki geleneği aynı “tasavvuf” “kavramı altında tanımlayıp eritmek” ve “tek tip bir tarihsel anlatıya indirgemek”, ciddi bir tarihsel yanılsamaya ve kavramsal şiddete yol açar. Bu yaklaşım, Hz. Ali merkezli Velâyet öğretisinin bağımsız varlığını, doktriner bütünlüğünü ve sosyolojik farklılığını gölgeleyerek onu marjinalleştirmiş, ana akım İslam tarihyazımında bir “alt kültür” veya “farklı” olarak konumlandırmıştır. Neticede, Alevi-Bektaşi inanç ve pratiklerini tanımlamak için “tasavvuf” yerine “Velâyet ve Dört Kapı Öğretisi” demek, hem akademik açıdan daha isabetli hem de tarihsel adaleti sağlama açısından daha doğru bir tanımlamadır.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Bu ayrım, sadece akademik bir sınıflandırma meselesi değil, İslam düşünce ve toplum tarihinin çok merkezli, çoğulcu, çatışmalı ve diyalektik doğasını anlamak için de bir anahtardır. Gelecekteki araştırmalar, tasavvufun genel tarihini yazarken, bu özgün Velâyet geleneğinin kurucu rolünü, onun Sünni/Şii mistisizmi üzerindeki derin etkisini ve iki gelenek arasındaki süregelen diyaloğu ve gerilimi daha görünür kılmalıdır. Ancak bu şekilde, İslam’ın ruhani mirasının temelleri, bu temel üzerinden geliştirdikleri zenginlik ve karmaşıklık hak ettiği derinlikle kavranabilir.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/saricam-horasan-erenleri-cemevi-dernegi-cumhuriyet-resepsiyonuna-katildi-3690</link>
            <category>GÜNDEM</category>
            <pubDate>Fri, 30 Oct 2026 21:03:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Sarıçam Horasan Erenleri Cemevi Derneği, Cumhuriyet Resepsiyonuna katıldı</h1>
                        <h2>Sarıçam Horasan Erenleri Cemevi Derneği Başkanı Çiçek Toprakezer ve yönetim kurulu üyeleri, Adana Valisi Mustafa Yavuz ile eşi Süreyya Yavuz’un ev sahipliğinde 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı vesilesiyle düzenlenen Cumhuriyet Resepsiyonu’na katıldı.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/10/saricam-horasan-erenleri-cemevi-dernegi-cumhuriyet-resepsiyonuna-katildi-1793383699.webp">
                        <figcaption>Sarıçam Horasan Erenleri Cemevi Derneği, Cumhuriyet Resepsiyonuna katıldı</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Sarıçam Horasan Erenleri Cemevi Derneği Başkanı Çiçek Toprakezer ve yönetim kurulu üyeleri, Adana Valisi Mustafa Yavuz ile eşi Süreyya Yavuz’un ev sahipliğinde 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı vesilesiyle düzenlenen Cumhuriyet Resepsiyonu’na katıldı.<br />
<br />
<img alt="" src="https://www.alevihaberler.com.tr/public/images/detay/WhatsApp%20Image%202026-10-30%20at%2020_36_44%20(1).jpeg" style="height:800px; width:666px" /><br />
<img alt="" src="https://www.alevihaberler.com.tr/public/images/detay/04f657e0-62af-44d1-b6ee-244368b68088.jpg" style="height:800px; width:600px" /></p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/alevi-bektasi-inanci-siyasi-projelerle-yeniden-tanimlanamaz-3689</link>
            <category>GÜNDEM</category>
            <pubDate>Fri, 30 Oct 2026 15:50:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Alevi-Bektaşi inancı siyasi projelerle yeniden tanımlanamaz</h1>
                        <h2>Türkmen Alevi Ocakları Birliği Kültür, Eğitim ve Sağlık Vakfı, Arnavutluk’un başkenti Tiran’da gündeme gelen bağımsız Bektaşi devleti projesine tepki gösterdi. Vakıf, Alevi-Bektaşi inancının tarihsel kimliğinin ve temsil hakkının siyasi kararlarla belirlenemeyeceğini vurguladı.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/10/alevi-bektasi-inanci-siyasi-projelerle-yeniden-tanimlanamaz-1793365185.webp">
                        <figcaption>Alevi-Bektaşi inancı siyasi projelerle yeniden tanımlanamaz</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p><strong>Türkmen Alevi Ocakları Birliği Kültür, Eğitim ve Sağlık Vakfı, Arnavutluk’un başkenti Tiran’da gündeme gelen bağımsız Bektaşi devleti projesine tepki gösterdi. Vakıf, Alevi-Bektaşi inancının tarihsel kimliğinin ve temsil hakkının siyasi kararlarla belirlenemeyeceğini vurguladı.</strong><br />
<br />
28 Ekim 2026’da Odatv’de gazeteci Mustafa İlker Yücel imzasıyla yayımlanan “Bektaşilikte Ayrık Otu” başlıklı haberin ardından açıklama yapan vakıf, projenin Alevi-Bektaşi toplumunun kimliği ve geleceği açısından endişe verici olduğunu belirtti. Habere göre Arnavutluk Başbakanı Edi Rama’nın 2024’te gündeme getirdiği proje, Tiran’daki Dünya Bektaşi Merkezi’nin bulunduğu yaklaşık 11 hektarlık alanın Vatikan benzeri bağımsız bir devlet statüsüne kavuşturulmasını öngörüyor. Yapının kendi yönetimi, sınırları ve pasaportları olması; başında ise Baba Mondi olarak bilinen Edmond Brahimaj’ın bulunması planlanıyor.<br />
<br />
Türkmen Alevi Ocakları Birliği Kültür, Eğitim ve Sağlık Vakfı'nın açıklamasının tam metni şöyle:<br />
<br />
<strong>BASIN BÜLTENİ ALEVİ-BEKTAŞİ İNANCI SİYASİ PROJELERLE YENİDEN TANIMLANAMAZ!<br />
29 EKİM 2026 &nbsp; KAMUOYUNA SAYGIYLA DUYURULUR</strong><br />
<br />
28 Ekim 2026 tarihinde Odatv’de gazeteci Mustafa İlker Yücel imzasıyla yayımlanan “Bektaşilikte Ayrık Otu” başlıklı haber, Alevi-Bektaşi inancının tarihsel kimliği, temsil hakkı ve geleceği bakımından üzerinde önemle durulması gereken gelişmeleri gündeme taşımıştır. Haberde, Arnavutluk Başbakanı Edi Rama tarafından 2024 yılında gündeme getirilen, Tiran’daki Dünya Bektaşi Merkezi’nin bulunduğu yaklaşık 11 hektarlık alanın Vatikan benzeri bağımsız bir devlet statüsüne kavuşturulmasını öngören proje ele alınmaktadır. Söz konusu yapının kendi yönetimine, sınırlarına ve pasaportlarına sahip olması; başında ise Baba Mondi olarak bilinen Edmond Brahimaj’ın bulunması öngörülmektedir. Ayrıca 25 Ekim 2026 tarihinde Tiran’da İHH ve İNSAMER tarafından düzenlenen, Türkiye ve Balkanlar’dan bazı Alevi-Bektaşi temsilcileri ile akademisyenlerin katıldığı toplantıda, projenin tarihsel, siyasi ve inançsal boyutlarının tartışıldığı aktarılmaktadır. Türkmen Alevi Ocakları Birliği Kültür, Eğitim ve Sağlık Vakfı olarak bu gelişmeleri dikkatle takip ediyor, Alevi-Bektaşi inancının tarihsel kimliğinin siyasi projeler üzerinden yeniden tanımlanmasına karşı olduğumuzu kamuoyuna açıklıyoruz.<br />
<br />
<strong>ALEVİLİĞİN KİMLİĞİ SİYASİ KARARLARLA BELİRLENEMEZ!</strong><br />
<br />
Haberde, 1993 yılında İstanbul’da gerçekleştirilen bir toplantıda Arnavut Bektaşiliğinin ayrı bir tek tanrılı din olarak tanımlanmasının önerildiği, dönemin Bektaşi Dedebabası Reşat Bardhi’nin ise kendisini İslam inancına mensup olarak ifade ettiği aktarılmaktadır. Bu tartışma, Alevi-Bektaşi inancının tarihsel kimliğine ilişkin farklı yaklaşımları yeniden gündeme getirmektedir. Alevilik; Hazreti Ali ve On İki İmam sevgisini, Hoca Ahmet Yesevi’nin hikmetini, Hünkâr Hacı Bektaş Veli’nin irfanını ve Horasan erenlerinin Anadolu’ya taşıdığı manevi mirası bünyesinde yaşatan köklü bir inanç yoludur. Hak-Muhammed-Ali anlayışı, cem erkânı, ikrar, musahiplik, görgü, rızalık ve ocak geleneği bu yolun tarihsel unsurlarıdır. Aleviliğin İslam ile ilişkisine dair farklı yorumlar bulunabilir. Ancak hiçbir siyasi makam veya kurumsal yapı, bu farklılıkları yok sayarak bütün Alevi-Bektaşi toplumunun inanç kimliğini tek başına belirleme yetkisine sahip değildir.<br />
<br />
Bir inancın tarihsel hakikati, siyasi ihtiyaçlara göre yeniden yazılamaz.<br />
<br />
<strong>ALEVİLİKTE TEMSİLİN TEMELİ RIZALIK VE OCAK GELENEĞİDİR! </strong><br />
<br />
Haberde, Tiran’da gerçekleştirilen 19 kişilik toplantıda bağımsız Bektaşi devleti projesine yönelik itirazların dile getirildiği, alternatif olarak Balkan Bektaşi Meclisi kurulmasının önerildiği belirtilmektedir. Farklı görüşlerin tartışılması elbette değerlidir. Ancak böylesine önemli bir konuda Anadolu’nun tarihsel Alevi dede ocaklarının hangi ölçüde temsil edildiği de açıklığa kavuşturulmalıdır. Hubyar, Hıdır Abdal, Dede Garkın, Ağuçan, Kureyşan ve diğer kadim ocaklarımız, yüzyıllardır inanç ve kültür mirasımızın taşıyıcılarıdır. Alevilikte pir, rehber, dede ve talip arasındaki manevi bağ; ikrar, erkân ve rızalık esasına dayanır. Cem meydanında dahi canların birbirinden razı olması gözetilirken, milyonlarca insanın inanç kimliği ve geleceği hakkında alınacak kararların geniş bir toplumsal istişareden bağımsız düşünülmesi kabul edilemez. Alevilik ocaktır, ocak dededir. Ocak, bu yolun hafızası ve manevi sürekliliğidir. Hiçbir toplantı, kişi veya kurum, tarihsel ocaklarımızın ve farklı Alevi-Bektaşi topluluklarının iradesini kendiliğinden temsil edemez.<br />
<br />
<strong>BALKANLAR’DAKİ BEKTAŞİ KARDEŞLERİMİZİN HAKLARI İLE SİYASİ PROJELER AYRI DEĞERLENDİRİLMELİDİR! </strong><br />
<br />
Arnavutluk ve Balkanlar’daki Bektaşi canlarımız, ortak tarihimizin ve inanç mirasımızın kıymetli taşıyıcılarıdır. Kendi inanç kurumlarını oluşturma, yaşatma ve geliştirme haklarına saygı duyuyoruz. Ancak Arnavutluk’ta kurulması planlanan bir siyasi yapının bütün Alevi-Bektaşi dünyasının manevi merkezi veya temsil makamı olarak kabul edilmesi farklı bir meseledir. Haberde ABD’li diplomatik isimlerin temaslarına ve Arnavutluk’un uluslararası ilişkilerine ilişkin çeşitli iddialara da yer verilmektedir. Bu iddiaların somut bilgi ve belgelerle açıklığa kavuşturulması, projenin finansmanı, hukuki statüsü ve temsil mekanizmasının şeffaf biçimde ortaya konulması gerekmektedir. İnanç özgürlüğü ile siyasi egemenlik birbirinden farklı kavramlardır. Bir inanç topluluğunun haklarının korunması, mutlaka bağımsız bir devlet kurulmasını gerektirmez. İnancın özgürlüğü, siyasi bir sınır çizmekten önce, o inanca mensup insanların iradesine ve haklarına saygı göstermekle başlar.<br />
<br />
<strong>ANAYASAL HAKLAR VE LAİKLİK İLKESİ VAZGEÇİLMEZDİR! </strong><br />
<br />
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın; 2. maddesi, Cumhuriyetimizin demokratik, laik ve sosyal bir hukuk devleti olduğunu, 10. maddesi, herkesin din ve mezhep ayrımı gözetilmeksizin kanun önünde eşitliğini, 24. maddesi, din ve vicdan özgürlüğünü ve dinin siyasi çıkar amacıyla istismar edilemeyeceğini, 25 ve 26. maddeleri, düşünce, kanaat ve ifade özgürlüğünü, 33. maddesi, örgütlenme özgürlüğünü güvence altına almaktadır.<br />
<br />
Bu anayasal ilkeler, Türkiye’deki Alevi-Bektaşi toplumunun inanç özgürlüğü ve eşit yurttaşlık haklarının da temel güvenceleridir. Arnavutluk’taki projenin hukuki niteliği ise ilgili ülkenin mevzuatı ve uluslararası hukuk çerçevesinde değerlendirilmelidir. Bizler, Alevi-Bektaşi toplumunun laik hukuk düzeni içerisinde, eşit yurttaşlık temelinde ve kendi inanç kurumlarıyla özgürce var olmasını savunuyoruz.<br />
<br />
<strong>VAKFIMIZIN TAVRI VE ÇAĞRISI AÇIKTIR! </strong><br />
<br />
Türkmen Alevi Ocakları Birliği Kültür, Eğitim ve Sağlık Vakfı olarak yaklaşık otuz yıldır Anadolu’nun farklı bölgelerinde yürüttüğümüz saha araştırmaları, ocak ziyaretleri, kültürel çalışmalar ve inanç buluşmalarıyla bu kadim mirasın korunması için emek veriyoruz. Bizim itirazımız Balkanlar’daki Bektaşi kardeşlerimize veya farklı inanç yorumlarına değil; Alevi-Bektaşi toplumunun tarihsel kimliğinin ve temsil hakkının, toplumun ortak iradesinden bağımsız biçimde belirlenmesi ihtimalinedir. Bu nedenle Tiran’da gündeme gelen projenin bütün yönleriyle kamuoyuna açıklanmasını, tarihsel ocaklarımızın ve ilgili inanç topluluklarının görüşlerinin dikkate alınmasını gerekli görüyoruz. Alevi-Bektaşi inancı, tek bir siyasi merkezin sınırlarına, tek bir makamın yetkisine ve tek bir toplantının kararlarına sığdırılamayacak kadar köklü bir mirastır. Hazreti Ali’nin adaletini, Hünkâr Hacı Bektaş Veli’nin irfanını, Hoca Ahmet Yesevi’nin hikmetini ve Anadolu erenlerinin bin yıllık emanetini yaşatmak, bizim tarihsel sorumluluğumuzdur. İnancımızın tarihini siyaset değil, yaşanmışlık; temsilini makam değil, rızalık; geleceğini dayatma değil, canların ortak iradesi belirlemelidir. Bu anlayışla ocaklarımızın manevi bağımsızlığını, inanç özgürlüğünü, tarihsel hafızamızı ve bütün canlarımızın eşit haklarını savunmaya devam edeceğiz. Kamuoyuna saygıyla duyurulur.<br />
<br />
&nbsp;</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/2026-cumhurbaskanligi-kultur-ve-sanat-buyuk-odulleri-aciklandi-3688</link>
            <category>KÜLTÜR SANAT</category>
            <pubDate>Fri, 30 Oct 2026 00:46:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>2026 Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Büyük Ödülleri açıklandı!</h1>
                        <h2>2026 Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Büyük Ödülleri'nin sahipleri açıklanırken, Cumhurbaşkanı Erdoğan ödül alan isimlere katkılarından dolayı teşekkür edip Ahmed-i Hânî'yi rahmetle yâd etti.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/10/2026-cumhurbaskanligi-kultur-ve-sanat-buyuk-odulleri-sahiplerini-buldu-1793310754.webp">
                        <figcaption>2026 Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Büyük Ödülleri açıklandı!</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Türkiye'nin kültür, sanat ve bilim hayatına yön veren, bu alanda kalıcı izler bırakan isimlerin onurlandırıldığı 2026 Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Büyük Ödülleri'nin sahipleri açıklandı.</p>

<p>Yayınlanan resmi görselde, ülkemizin değerlerine katkı sunan bu kıymetli isimlerin alanları ve portreleri yer alıyor. Ödül kazanan isimler ve kategorileri şu şekildedir:</p>

<p>&nbsp;* Sabri Koz – Bilim ve Kültür</p>

<p>&nbsp;* Prof. Dr. İlhami Turan – Geleneksel Sanatlar</p>

<p>&nbsp;* Sibel Eraslan – Edebiyat</p>

<p>&nbsp;* Burçak Evren – Sinema</p>

<p>&nbsp;* Prof. Dr. Gönül Paçacı – Müzik</p>

<p>&nbsp;* Ahmed-i Hânî – Vefa Ödülü</p>

<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan Teşekkür ve Vefa Mesajı</p>

<p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, bu anlamlı ödüllerle ilgili yayımladığı mesajında şu ifadelere yer verdi:</p>

<p>&nbsp;"2026 Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Büyük Ödülü’ne layık görülen çok kıymetli ilim, kültür ve sanat erbabımıza ülkemize yaptıkları eşsiz katkılar için şükranlarımı sunuyor, gönül ve fikir dünyamızın yıldızlarından Ahmed-i Hânî'yi rahmetle yâd ediyorum."</p>

<p>&nbsp;</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/nesiminin-torunu-mezar-tasinmiyor-satis-da-soz-konusu-degil-3687</link>
            <category>DÜNYA</category>
            <pubDate>Fri, 30 Oct 2026 00:26:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Nesîmî’nin Torunu: Mezar taşınmıyor, satış da söz konusu değil!</h1>
                        <h2>Büyük Türk şairi ve düşünürü Seyyid İmadeddin Nesîmî’nin Halep’teki türbesinin Azerbaycan’a taşınacağı veya satıldığı yönündeki iddialar, şairin torunu ve Suriye Türkmen Dernekleri Federasyonu tarafından yalanlandı.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/10/nesiminin-torunu-mezar-tasinmiyor-satis-da-soz-konusu-degil-1793309541.webp">
                        <figcaption>Nesîmî’nin Torunu: Mezar taşınmıyor, satış da söz konusu değil!</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Bir süredir Suriye kamuoyunda gündeme gelen Seyyid İmadeddin Nesîmî’nin mezarının satıldığı ve Azerbaycan’a taşınacağı iddiaları, bizzat büyük ozanın yaşayan torunu tarafından yalanlandı.</p>

<p>Türkmen Plus haber hesabının paylaşımlarına göre, büyük Türk şairi ve düşünürü İmadeddin Nesîmî’nin Suriye’nin Halep şehrinde bulunan mezarının Azerbaycan’a taşınacağı ve satıldığı yönündeki iddialar kamuoyunda geniş yankı uyandırdı.</p>

<p><strong>TORUN NESÎMÎ: KİMSEDEN BEKLENTİMİZ YOKTUR!</strong></p>

<p><strong><img alt="" src="https://www.alevihaberler.com.tr/public/images/detay/860336833_122127049779258293_8193719183072397073_n.jpg" style="height:800px; width:640px" /></strong></p>

<p>Söz konusu iddiaların ardından türbenin ziyaretçilere kapatıldığı belirtilirken, şairin soyundan gelen ve türbedarlığı yürüten torunu İmadeddin Nesîmî bu iddiaları kesin bir dille reddetti.</p>

<p>Torun İmadeddin Nesîmî, türbenin ailelerinin tapulu mülkü olduğunu vurgulayarak şu açıklamalarda bulundu:</p>

<p>“<strong><em>Bu türbe bizim tapulu malımızdır. Biz buraya asla bir ticari sermaye gözüyle bakmıyoruz; dedemizin aziz hatırasına ve mirasına sahip çıkıyoruz. Bugüne kadar hiç kimseden maddi bir destek veya tek bir kuruş yardım almadık. Ortaya atılan yalan haberlerin ardından ailemize yönelik artan haksız tepkileri yalanlamak ve yanımızda durmak için maalesef kimse çaba göstermedi. Biz de bu sebeple, türbeyi haftada sadece bir gün ziyarete açma kararı aldık. Hiç kimseden bir beklentimiz veya isteğimiz yoktur. Gerçeğe hürmet eden herkese teşekkür ederiz.</em></strong>”</p>

<p><strong>ALİ BEDO: İDDİALAR ASILSIZDIR!</strong></p>

<p><strong><img alt="" src="https://www.alevihaberler.com.tr/public/images/detay/AL%C4%B0%20BEDCO.png" style="height:450px; width:760px" /></strong></p>

<p>Suriye Türkmen Dernekleri Federasyonu Genel Başkanı Ali Bedo da, Halep’teki türbeyi ziyaret ederek durumu yerinde inceledi.</p>

<p>Şairin soyundan gelen ve türbenin hamiliğini üstlenen torunu İmadeddin Nesîmî ile görüşen Bedo, kamuoyunda yer alan iddiaların tamamen asılsız olduğunu açıkladı.</p>

<p>Başkan Bedo’nun konuyla ilgili ifadeleri şöyle:</p>

<p>“<strong><em>Son günlerde Halep’te bulunduğum süre zarfında, büyük Türkmen şairi Seyyid Ali İmadeddin Nesîmî’nin türbesini ziyaret ettim. Ziyaretim esnasında şairin soyundan gelen ve türbenin hamiliğini yürüten torunu İmadeddin Nesîmî Beyefendi ile tanışarak, Nesîmî’nin soyu ve türbenin güncel durumu hakkında bizzat bilgi edinme fırsatı buldum.</em></strong></p>

<p><strong><em>Kamuoyunda son dönemde yer alan “</em></strong><em>türbenin satıldığı</em><strong><em>” ya da “</em></strong><em>Azerbaycan’a taşınacağı</em><strong><em>” yönündeki iddiaların tamamen asılsız ve yalan olduğu; türbenin nesilden nesle aktarılan tapulu mülkleri olduğu ve sıfırdan yapılan tüm restorasyon masraflarının tamamen aile tarafından karşılandığı bizzat kendisi tarafından beyan edilmiştir.</em></strong>”</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/bakan-gurlek-goremedeki-peribacasi-cokmesine-iliskin-sorusturma-baslatildi-3686</link>
            <category>SİYASET</category>
            <pubDate>Thu, 29 Oct 2026 23:44:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Bakan Gürlek: Göreme’deki peribacası çökmesine ilişkin soruşturma başlatıldı</h1>
                        <h2>Adalet Bakanı Akın Gürlek, Nevşehir’in merkez ilçesine bağlı Göreme beldesinde meydana gelen peribacası çökmesine ilişkin açıklama yaptı.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/10/bakan-gurlek-goremedeki-peribacasi-cokmesine-iliskin-sorusturma-baslatildi-1793307843.webp">
                        <figcaption>Bakan Gürlek: Göreme’deki peribacası çökmesine ilişkin soruşturma başlatıldı</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p><strong>Adalet Bakanı Akın Gürlek, Nevşehir’in merkez ilçesine bağlı Göreme beldesinde meydana gelen peribacası çökmesine ilişkin açıklama yaptı.</strong></p>

<p>Gürlek, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda şu ifadeleri kullandı:</p>

<p><em><strong>“Nevşehir’imizin merkez ilçesine bağlı Göreme beldesinde meydana gelen peribacası çökmesine ilişkin Nevşehir Cumhuriyet Başsavcılığımızca ivedilikle soruşturma başlatılmış, 1 Cumhuriyet Başsavcı Vekilimiz ve 2 Cumhuriyet Savcımız görevlendirilmiştir.</strong></em></p>

<p><em><strong>İlk belirlemelere göre olayda 2 kişi hayatını kaybetmiş, 5 kişi yaralanmıştır. Enkaz altında kalmış olabilecek diğer kazazedelerin tespit edilmesi amacıyla arama ve kurtarma ekipleri çalışmalarını koordineli ve yoğun bir şekilde sürdürmektedir.</strong></em></p>

<p><em><strong>Hayatını kaybedenlere Yüce Allah’tan rahmet, ailelerine ve yakınlarına sabır ve başsağlığı, yaralılara acil şifalar diliyorum. Arama ve kurtarma çalışmalarının bir an önce olumlu sonuçlanmasını temenni ediyorum.</strong></em></p>

<p><em><strong>Nevşehir’imizde yaşanan bu acı olaydan etkilenen herkese geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum.</strong></em></p>

<p><em><strong>Rabbim ülkemizi ve aziz milletimizi her türlü kaza ve afetten muhafaza eylesin.</strong></em></p>

<p><a href="https://x.com/abakingurlek/status/2115802172000518288">Kaynak: @abakingurlek<br />
https://x.com/abakingurlek/status/2115802172000518288</a></p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/erdogan-insallah-turk-asri-yapmak-icin-mucadele-edecegimize-yurekten-inaniyorum-3685</link>
            <category>SİYASET</category>
            <pubDate>Thu, 29 Oct 2026 21:44:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Erdoğan: İnşallah Türk asrı yapmak için mücadele edeceğimize yürekten inanıyorum</h1>
                        <h2>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve eşi Emine Erdoğan, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı ve Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) Zirvesi vesilesiyle konuk devlet ve hükûmet başkanları ile heyetleri onuruna Beştepe Millet Sergi Salonu'nda resmî akşam yemeği verdi.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/10/erdogan-insallah-turk-asri-yapmak-icin-mucadele-edecegimize-yurekten-inaniyorum-1793301485.webp">
                        <figcaption>Erdoğan: İnşallah Türk asrı yapmak için mücadele edeceğimize yürekten inanıyorum</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p><strong>Cumhurbaşkanı Erdoğan, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı ve TDT Zirvesi vesilesiyle konuk devlet ve hükûmet başkanlarının katılımıyla düzenlenen resmî akşam yemeğinde yaptığı konuşmada, “86 milyonun ortak eseri ve ortak çatısı olan Türkiye Cumhuriyeti, her alanda elde ettiği büyük kazanımlarla başarıdan başarıya koşmaya devam ediyor” dedi.</strong></p>

<p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve eşi Emine Erdoğan, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı ve Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) Zirvesi vesilesiyle konuk devlet ve hükûmet başkanları ile heyetleri onuruna Beştepe Millet Sergi Salonu'nda resmî akşam yemeği verdi.<br />
<br />
Programda bir konuşma yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, devlet ve hükûmet başkanları ve eşleri ile misafirlerini en kalbi duygularla, hürmetle, muhabbetle selamladığını, Türk Cumhuriyetlerindeki tasada ve sevinçte her daim bir oldukları tüm soydaşlara selam ve sevgilerini yolladığını ifade etti.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Salonda bulunanlarla birlikte tüm vatandaşların 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı'nı tebrik eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cumhuriyetin banisi Gazi Mustafa Kemal Atatürk başta olmak üzere Millî Mücadele'yi sevk ve idare eden tüm kadroları, şehitleri, gazileri, Meclis'in o dönemki mensuplarını rahmet ve minnetle yâd etti.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cumhuriyetin 103. yıl dönümünü millet olarak bu sene çok farklı idrak ettiklerini belirterek, "Cumhuriyet Bayramımızı 'Aile Meclisi'miz olan Türk Devletleri Teşkilatı’ndan kardeşlerimizle beraber kutlamanın heyecanını yaşıyoruz. Teşkilatın 13. Zirvesi münasebetiyle bayram coşkumuza ortak olan Kazakistan Cumhurbaşkanı Sayın Tokayev'e, Kırgızistan Cumhurbaşkanı Sayın Caparov'a, Özbekistan Cumhurbaşkanı Sayın Mirziyoyev'e, Türkmenistan Devlet Başkanı Sayın Berdimuhamedov'a, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin Cumhurbaşkanı Sayın Erhürman ile Azerbaycan Dışişleri Bakanı Sayın Bayramov'a ve kıymetli heyetlerine şahsım, ülkem ve milletim adına teşekkür ediyorum" ifadesini kullandı.</p>

<p><strong>“TÜRKİYE CUMHURİYETİ'Nİ MUASIR MEDENİYETLER SEVİYESİNİN ÜZERİNE ÇIKARMAK İÇİN VAR GÜCÜMÜZLE ÇALIŞMAYA BUGÜN BİR KEZ DAHA SÖZ VERİYORUZ”</strong></p>

<p>Bundan 103 sene önce "Kimsesizlerin kimsesi olma" idealiyle ilan edilen Cumhuriyet'in, millet için olduğu kadar dünyanın mazlum ve mağdur halkları için de bir umut ışığı olarak doğduğunu bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: "Allah'a hamdolsun. Aradan geçen 103 yılda Cumhuriyetimiz sadece kuruluş ideallerini yerine getirmekle kalmadı, aynı zamanda gönüllerde kök saldı. 86 milyonun ortak eseri ve ortak çatısı olan Türkiye Cumhuriyeti, her alanda elde ettiği büyük kazanımlarla başarıdan başarıya koşmaya devam ediyor. Millet olarak uğruna ağır bedeller ödeyerek çok zor şartlarda kurduğumuz Türkiye Cumhuriyeti'ni muasır medeniyetler seviyesinin üzerine çıkarmak için var gücümüzle çalışmaya bugün bir kez daha söz veriyoruz. Cumhuriyetimizin kurucu iradesi, 103 sene evvel nasıl 7 düveli diz çöktürerek bu vatanı işgalden kurtarmışsa biz de hedeflerimizle aramıza girmeye çalışanları aynı şekilde bertaraf etmekte kararlıyız."</p>

<p>Aynı inancı, kültürü ve ülküyü paylaştıkları kardeş Türk Cumhuriyetlerinin de bağımsızlıklarının 35. yıl dönümünde önlerine çıkan çeşitli zorluklara rağmen çok büyük başarılara imza attığını gördüklerini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Türk dünyası olarak tam bir dayanışma içinde, karşılıklı saygı ve kardeşlik içinde geleceğimize beraber yürüyeceğimize, önümüzdeki dönemi inşallah Türk asrı yapmak için mücadele edeceğimize yürekten inanıyorum" diye konuştu.</p>

<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü: "Bugün aynı zamanda 'Marifet iltifata tabidir' ilkesi gereğince Kırgızistan Cumhurbaşkanı, kıymetli kardeşim Sayın Sadır Caparov'u Türk dünyası liderleri adına bilhassa zikretmek istiyorum. Kendisi ticaretten ulaştırma ve teknolojiye birçok alanda iş birliğimizin derinleştirilmesine katkılar sağlamış, kültürel mirasımıza sahip çıkmıştır. 2024'te Bişkek'te kabul ettiğimiz Türk Dünyası Şartı ile Aile Meclisi'mizin yeni bayrağında Sadır kardeşimizin önemli katkısı olmuştur. Biz de bugün Türk dünyası liderleri olarak Aile Meclisi'mize yaptığı çok değerli katkılardan dolayı Sayın Sadır Caparov'a 'Türk Dünyası Ali Nişanı'nı tevcih etmekten büyük bir bahtiyarlık duyuyoruz. Sadır kardeşimin bu nişanı ebedî ve sarsılmaz kardeşliğimizin güçlü bir sembolü olarak inşallah her zaman gururla taşıyacağını biliyorum."</p>

<p>Türk dünyasının ilmi ve kültürel varlığına katkı sunanlar için ihdas ettikleri Ali Şir Nevai Uluslararası Ödülü'nü de birazdan takdim edeceklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Komisyonumuz bu ödülü Kazakistan'dan Sayın Düsen Kaseinov'a tevcih etmeyi uygun buldu. Sanatçı, akademisyen ve diplomat kimliklerine sahip Sayın Kaseinov 2008-2022 yılları arasında TÜRKSOY Genel Sekreterliği'ni de başarıyla yürüttü. Kendisine Türk Devletleri Teşkilatı olarak teşekkür ediyoruz."</p>

<p>Cumhuriyet Bayramı heyecanlarını paylaştıkları için salondaki davetlilere teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını "29 Ekim Cumhuriyet Bayramı'nız kutlu olsun. Türk devletlerinin birliği ve beraberliği daim olsun" diyerek sonlandırdı.</p>

<p><strong>KIRGIZİSTAN CUMHURBAŞKANI CAPAROV'A "TÜRK DÜNYASI ALİ NİŞANI" VERİLDİ</strong></p>

<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının ardından, Kırgızistan Cumhurbaşkanı Sadır Caparov'a "Türk Dünyası Ali Nişanı"nı tevcih etti.</p>

<p>Programda ayrıca Türk dili, kültürü, bilimi ve Türk dünyasının belleğine sunduğu üstün katkılardan dolayı 2026 yılı "Ali Şir Nevai Uluslararası Ödülü" Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından eski TÜRKSOY Genel Sekreteri Düsen Kaseinov'a verildi.<br />
<br />
<a href="https://www.tccb.gov.tr/haberler/410/166730/-turkiye-cumhuriyeti-her-alanda-elde-ettigi-buyuk-kazanimlarla-basaridan-basariya-kosmaya-devam-ediyor-"><strong>Kaynak Link:&nbsp;https://www.tccb.gov.tr/haberler/410/166730/-turkiye-cumhuriyeti-her-alanda-elde-ettigi-buyuk-kazanimlarla-basaridan-basariya-kosmaya-devam-ediyor-</strong></a></p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/erdogan-turk-devletleri-medeniyet-parki-acilisina-katildi-3684</link>
            <category>SİYASET</category>
            <pubDate>Thu, 29 Oct 2026 21:14:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Erdoğan, ''Türk Devletleri Medeniyet Parkı'' açılışına katıldı</h1>
                        <h2>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve beraberindeki heyet, Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) 13. Devlet ve Hükûmet Başkanları Zirvesi kapsamında, ''Türk Devletleri Medeniyet Parkı'' açılışına katıldı.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/10/erdogan-turk-devletleri-medeniyet-parki-acilisina-katildi-1793297932.webp">
                        <figcaption>Erdoğan, ''Türk Devletleri Medeniyet Parkı'' açılışına katıldı</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p><strong>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve beraberindeki heyet, Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) 13. Devlet ve Hükûmet Başkanları Zirvesi kapsamında, ''Türk Devletleri Medeniyet Parkı'' açılışına katıldı.</strong></p>

<p>Liderler, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nden törenin yapıldığı Türk Devletleri Medeniyet Parkı'na Türkiye'nin yerli ve millî otomobili TOGG T10X'in özel olarak tasarlanan limuzin modelleriyle geldi.<br />
<br />
Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Kazakistan Cumhurbaşkanı Kasım Cömert Tokayev, Türkmenistan Devlet Başkanı Serdar Berdimuhamedov, Özbekistan Cumhurbaşkanı Şevket Mirziyoyev, Kırgızistan Cumhurbaşkanı Sadır Caparov, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman, Azerbaycan Dışişleri Bakanı Ceyhun Bayramov, TDT Genel Sekreteri Kubanıçbek Ömüraliyev parkta çam fidanı dikti.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Fidan dikiminin ardından, Millî Savunma Bakanlığı Mehteran Birliği ve Muhafız Alayı Bandosu, çeşitli marşlar seslendirdi. Marşlara geleneksel dans gösterisiyle eşlik edildi.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p><strong>ORHUN YAZITLARI ÖRNEKLERİNİN ÖNÜNDE HATIRA FOTOĞRAFI ÇEKİLDİ</strong></p>

<p>Dans gösterisinin ardından, Türk Hava Kuvvetlerinin akrobasi timi Türk Yıldızları tören alanının üzerinden gösteri uçuşu yaptı.</p>

<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan ve eşi Emine Erdoğan, Kazakistan Cumhurbaşkanı Tokayev, Özbekistan Cumhurbaşkanı Mirziyoyev ve eşi Ziroat Mirziyoyeva, Kırgızistan Cumhurbaşkanı Caparov ve eşi Aygül Caparova, KKTC Cumhurbaşkanı Erhürman ve eşi Nilden Bektaş Erhürman, Türkmenistan Devlet Başkanı Berdimuhamedov, Azerbaycan Dışişleri Bakanı Bayramov, TDT Genel Sekreteri Ömüraliyev ile parkta bulunan Orhun Yazıtları örneklerinin önünde fotoğraf çektirdi.</p>

<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, zirveye katılan konuklara, aralarında Ayasofya, Anıtkabir, Çanakkale Şehitler Abidesi, Göbeklitepe, Selimiye Camii, Haydarpaşa Garı, Dolmabahçe Sarayı ve Sümela Manastırı gibi kültürel mirasların minyatürlerinin bulunduğu bölümü gezdirdi.</p>

<p><strong>"ATLARIN DANSI: DİRİLİŞ ATEŞİ" GÖSTERİSİ SERGİLENDİ</strong></p>

<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan ve konuklar, TOGG T10X'in özel olarak tasarlanan limuzin modelleriyle Malazgirt Gösteri Merkezi'ndeki kültürel programa da katıldı.</p>

<p>Programda, Türklerin Orta Asya'dan Anadolu'ya uzanan destansı yolculuğunu anlatan "Atların Dansı: Diriliş Ateşi" gösterisi sergilendi.</p>

<p>Buradaki programda, TDT liderlerinin yanı sıra TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli ve TDT Aksakallar Konseyi Başkanı Binali Yıldırım da yer aldı.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/basaksehir-ilim-yayma-cemiyetinde-kemalizm-ve-alevi-bektasi-politikasi-konusuldu-3683</link>
            <category>GÜNDEM</category>
            <pubDate>Thu, 29 Oct 2026 16:10:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Başakşehir İlim Yayma Cemiyeti’nde “Kemalizm ve Alevi-Bektaşi politikası” konuşuldu</h1>
                        <h2>Horasan Erenleri Dernekler Federasyonu Genel Sekreteri Ali Rıza Özkan, Başakşehir İlim Yayma Cemiyeti Düşünce Platformu’nun konuğu oldu.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/10/basaksehir-ilim-yayma-cemiyetinde-kemalizm-ve-alevi-bektasi-politikasi-konusuldu-1793280686.webp">
                        <figcaption>Başakşehir İlim Yayma Cemiyeti’nde “Kemalizm ve Alevi-Bektaşi politikası” konuşuldu</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p><span style="color:#000000">Başakşehir İlim Yayma Cemiyeti Düşünce Platformu tarafından “<strong><em>Kemalizm İdeolojisinin Alevi-Bektaşi Politikası</em></strong>” başlığı altında bir sohbet programı düzenlendi.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Cemiyetin lokalinde gerçekleştirilen programın konuğu, Horasan Erenleri Dernekler Federasyonu Genel Sekreteri Ali Rıza Özkan oldu.</span></p>

<p><span style="color:#000000"><strong>KEMALİZM KAVRAMININ TARİHSEL ARKA PLANI</strong></span></p>

<p><span style="color:#000000"><strong><img alt="" src="https://www.alevihaberler.com.tr/public/images/detay/%C3%96zkan1.png" style="height:450px; width:760px" /></strong></span></p>

<p><span style="color:#000000">Sohbet programında konuşan Ali Rıza Özkan, “<em><strong>kemalizm</strong></em>” kavramının Batı ülkelerinde ilk olarak İstanbul Hükûmeti ile Ankara Hükûmeti’ni birbirinden ayırmak amacıyla kullanıldığını belirtti.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Zaman içerisinde hem içeriden hem de dışarıdan bir “<em><strong>kemalizm ideolojisi</strong></em>” yaratmak amacıyla çeşitli girişimlerde bulunulduğunu anlatan Özkan, bugüne kadar “<strong><em>kemalizm</em></strong>” ile ilgili genel bir bilimsel veya siyasi ittifak bulunmadığını, dolayısıyla ortada tam anlamıyla bir ideolojiden söz edilemeyeceğini ifade etti.</span></p>

<p><span style="color:#000000"><strong>ATATÜRK DÖNEMİ VE ALEVİ-BEKTAŞİ TEŞKİLATLANMA GİRİŞİMİ</strong></span></p>

<p><span style="color:#000000"><strong><img alt="" src="https://www.alevihaberler.com.tr/public/images/detay/%C3%96zkan2.png" style="height:450px; width:760px" /></strong></span></p>

<p><span style="color:#000000">Evkaf Dairesi’nin Diyanet İşleri Başkanlığı’na dönüştürüldüğü süreçte, o dönem iktidarının mezheplerin varlığını göz ardı eden bir tutum içerisinde olduğunu kaydeden Özkan, Mustafa Kemal Atatürk’ün 1936 yılına gelindiğinde bu durumu fark ettiğini söyledi. </span></p>

<p><span style="color:#000000">Özkan bunun üzerine, Atatürk’ün Denizli Milletvekili ve Ehl-i Beyt evladı Hüseyin Mazlum Bababalım’a Alevi-Bektaşiler için ayrı bir teşkilatlanma kanun tasarısı hazırlama görevi verdiğini belirtti.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Hatay meselesi ve sağlık sorunları nedeniyle bu konunun sonuçlandırılamadığını aktaran Özkan, Atatürk’ün vefatının ardından bu girişimin İsmet İnönü tarafından sonlandırıldığını anlattı.</span></p>

<p><span style="color:#000000"><strong>DEMOKRAT PARTİ DÖNEMİ VE KAMPLAŞMA GİRİŞİMLERİ</strong></span></p>

<p><span style="color:#000000"><strong><img alt="" src="https://www.alevihaberler.com.tr/public/images/detay/%C3%96zkan3.png" style="height:450px; width:760px" /></strong></span></p>

<p><span style="color:#000000">Alevi-Bektaşi kitlelerin büyük umutlarla Demokrat Parti’ye oy verdiğini ve onlarca Alevi-Bektaşi kökenli milletvekilinin Adnan Menderes’in yanında yer aldığını belirten Özkan, Türkiye’nin “<em><strong>Kürt meselesi</strong></em>” ve “<em><strong>Alevi meselesi</strong></em>” üzerinden kamplaştırılma girişimlerinin de tam bu dönemde başladığını ifade etti.</span></p>

<p><span style="color:#000000"><strong>1960 DARBESİ VE YASA TASARISININ ENGELLENMESİ</strong></span></p>

<p><span style="color:#000000"><strong><img alt="" src="https://www.alevihaberler.com.tr/public/images/detay/%C3%96zkan4.png" style="height:450px; width:760px" /></strong></span></p>

<p><span style="color:#000000">Horasan Erenleri Dernekler Federasyonu Genel Sekreteri Ali Rıza Özkan, 1960 darbesinin ardından Prof. Dr. Sıddık Sami Onar başkanlığında oluşturulan Anayasa Komisyonu’na, kendisi de Tunceli kökenli bir Alevi olan Cumhurbaşkanı Cemal Gürsel’in girişimiyle Alevi-Bektaşilerin Diyanet İşleri Başkanlığı bünyesinde kurulacak “<em><strong>Mezhepler Daireleri</strong></em>” ile temsil edilmesinin planlandığını kaydetti. </span></p>

<p><span style="color:#000000">Bu konuda bir yasa tasarısı hazırlanarak TBMM’ye getirildiğini, ancak bu tasarının oylanmasının yine İsmet İnönü tarafından engellendiğini belirtti.</span></p>

<p><span style="color:#000000"><strong>1960’LI YILLARDAN İTİBAREN SOLA YÖNLENDİRME STRATEJİSİ</strong></span></p>

<p><span style="color:#000000"><strong><img alt="" src="https://www.alevihaberler.com.tr/public/images/detay/%C3%96zkan5.png" style="height:450px; width:760px" /></strong></span></p>

<p><span style="color:#000000">1960’lı yılların ortasından itibaren Türkiye’nin büyük toplumsal kamplaşmalarla karşı karşıya kaldığını dile getiren Özkan, özünde Sünni toplumdan daha muhafazakâr bir yapıya sahip olan Alevi-Bektaşilerin “<strong><em>şeriat gelecek korkusu</em></strong>” ile sola yönlendirilmesinin de bu projenin bir parçası olduğunu vurguladı.</span></p>

<p><span style="color:#000000">60’lı yılların ortalarından itibaren Türkiye’de iki büyük toplumsal kamplaşma olgusu kaydedildiğine dikkati çeken Özkan, etnik ve mezhepsel kamplaşmaların emperyalist projeler olduğunu vurguladı.</span></p>

<p><span style="color:#000000"><strong>ALEVİ ÇALIŞTAYLARI VE YENİ DÖNEM HİZMETLERİ</strong></span></p>

<p><span style="color:#000000"><strong><img alt="" src="https://www.alevihaberler.com.tr/public/images/detay/%C3%96zkan7.png" style="height:450px; width:760px" /></strong></span></p>

<p><span style="color:#000000">2009-2010 yılları arasında düzenlenen “<strong><em>Alevi Çalıştayları</em></strong>”nın devletin konuyu doğru anlamasını sağladığını, ancak FETÖ’nün bu süreçten sonuç alınmasını engellediğini belirten Özkan; 2019’dan itibaren dönemin İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun ısrarlı ve çözüm odaklı takipleri sayesinde, 2022 yılında 5 yasada Alevi-Bektaşiler lehine değişiklikler yapıldığını ve ardından Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’nın kurulduğunu ifade etti.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Türkiye’de devlet ve halk bütünleşmesi açısından devrim niteliğinde tanımlanması gereken bu değişikliklerin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Devlet Bahçeli’nin dirayeti sayesinde hayata geçirilebildiğinin altını çizen Özkan, her iki liderin bu tutumunu AK Parti ve MHP’nin kadrolarında aynı sıcaklıkla hissedemediklerini belirtti.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Özkan, üzerinde düzenleme yapılması gereken 30’dan fazla yasa bulunduğunu ve bu konudaki çalışmalarını ilgili makamlara sunacaklarını kaydetti.</span></p>

<p><span style="color:#000000"><strong>ALEVİ-BEKTAŞİLERİN DEVLETLE SORUNU YOK</strong></span></p>

<p><span style="color:#000000"><strong><img alt="" src="https://www.alevihaberler.com.tr/public/images/detay/%C3%96zkan6.png" style="height:450px; width:760px" /></strong></span></p>

<p><span style="color:#000000">Bir yıl önceki verilere göre, faal durumdaki yaklaşık 2 bin 200 cemevinin 1.700’den fazlasının Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’na başvurarak hizmet talep ettiğini belirten Özkan, şu değerlendirmede bulundu:</span></p>

<p><span style="color:#000000">“<em><strong>Bu veriler, Alevi-Bektaşilerin devletle herhangi bir sorunu olmadığını açıkça göstermektedir. Ancak özellikle emperyal odaklarla ilişkili kimi çevreler, Alevi-Bektaşiler üzerinden iç kamplaşma ve gerilim üretme gayreti içerisindedir.</strong></em>”</span></p>

<p><span style="color:#000000">Program, Ali Rıza Özkan’ın sunumunun ardından soru-cevap bölümüyle sona erdi.</span></p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/cepni-dernekleri-federasyonu-baskani-genc-aleviler-cumhuriyeti-bir-baska-kutlar-3682</link>
            <category>GÜNDEM</category>
            <pubDate>Thu, 29 Oct 2026 13:57:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Çepni Dernekleri Federasyonu Başkanı Genç: Aleviler Cumhuriyeti bir başka kutlar</h1>
                        <h2>Çepni Dernekleri Federasyonu Genel Başkanı Muhammet Arif Genç, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı vesilesiyle yayımladığı yazılı açıklamada, Alevi-Bektaşi toplumunun ve Çepni Türkmenlerinin Millî Mücadele ile Cumhuriyet’in kuruluşuna verdiği desteği vurguladı.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/10/cepni-dernekleri-federasyonu-baskani-genc-aleviler-cumhuriyeti-bir-baska-kutlar-1793272251.webp">
                        <figcaption>Çepni Dernekleri Federasyonu Başkanı Genç: Aleviler Cumhuriyeti bir başka kutlar</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p><strong>Çepni Dernekleri Federasyonu Genel Başkanı Muhammet Arif Genç, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı vesilesiyle yayımladığı yazılı açıklamada, Alevi-Bektaşi toplumunun ve Çepni Türkmenlerinin Millî Mücadele ile Cumhuriyet’in kuruluşuna verdiği desteği vurguladı. Genç, “Aleviler bir başka kutlar Cumhuriyeti. Çünkü Cumhuriyet’in ilanını henüz kimse aklına getirmiyorken Alevi Bektaşi Kızılbaşlar Cumhuriyeti tam dört sene önce öğrenmişlerdi” ifadelerini kullandı.</strong></p>

<p>Genç, Mustafa Kemal Paşa’nın 19 Mayıs 1919’da Samsun’a çıkışının ardından aynı yıl 22 Aralık’ta Hacıbektaş’ı ziyaret ettiğini ve Hacı Bektaş Veli Dergâhı’nın önderi Cemalettin Çelebi ile görüştüğünü hatırlattı. Bu buluşmanın hem Kurtuluş Savaşı hem de Cumhuriyet’in kuruluşu açısından dönüm noktalarından biri olduğunu belirten Genç, görüşmede Anadolu’yu saran işgale karşı bağımsızlık mücadelesinin konuşulduğunu kaydetti.</p>

<p>Genç, Çepni Türkmenlerinin de Millî Mücadele’ye katkısını özel olarak vurguladı. Oğuz boylarından biri olan Çepnilerin Karadeniz’den Ege’ye, İç Anadolu’dan Doğu ve Güneydoğu’ya uzanan coğrafyada varlıklarını sürdürdüğünü belirten Genç, Güvenç Abdal Ocağı, Köse Süleyman Ocağı ve Musa Kazım Ocağı gibi geleneklerin Çepni kültürel hafızasındaki yerini hatırlattı.<em><strong> “Boyumuz Çepni, kökümüz Oğuz, ortak vatanımız Türkiye Cumhuriyeti’dir” </strong></em>dedi.<br />
<br />
<strong>Muhammet Arif Genç, şu açıklamada bulundu:</strong></p>

<p><strong>ALEVİLER CUMHURİYETİ BİR BAŞKA KUTLAR: HACIBEKTAŞ’TAN CUMHURİYET’E, ÇEPNİ TÜRKMENLERİNDEN KURTULUŞ MÜCADELESİNE</strong></p>

<p>Muhammet Arif Genç<br />
Çepni Dernekleri Federasyonu Genel Başkanı</p>

<p>Bugün 29 Ekim. Aleviler bir başka kutlar Cumhuriyeti. Çünkü Cumhuriyet'in ilanını henüz kimse aklına getirmiyorken, henüz Anadolu’da Cumhuriyet'in ne olduğunu kimse bilmiyorken, Alevi Bektaşi Kızılbaşlar Cumhuriyeti tam dört sene önce öğrenmişlerdi. Peki, bu nasıl oldu?</p>

<p>Mustafa Kemal Paşa'nın 19 Mayıs'ta Samsun’a çıkışından sonra, aynı yıl 22 Aralık 1919'da Millî Mücadele'nin kritik bir aşamasında Hacıbektaş'ı ziyareti ve burada Alevi-Bektaşi önderleriyle yaptığı görüşmeler, hem Kurtuluş Savaşı hem de Cumhuriyetin kuruluşu için dönüm noktalarından biri olarak anlatılır.</p>

<p>Gazi Mustafa Kemal, Sivas Kongresi'nden sonra Ankara'ya geçerken stratejik öneme sahip Alevilerin merkezlerinden Hacıbektaş'a gelerek Hacı Bektaş Veli Dergâhı'nın önderi ve Hünkâr Hacı Bektaş Veli'nin soyundan gelen Çelebi Cemalettin Efendi ile bir araya gelir.</p>

<p><strong>ALEVİLER ATEŞTEN GÖMLEK GİYİYOR</strong></p>

<p>Bu özel toplantıda, Anadolu'yu saran emperyalist işgal güçlerine karşı yürütülecek bağımsızlık mücadelesi konuşulur.</p>

<p>O aziz insanlar, Batılı emperyalistlerin baskısı altında kararlar alan Osmanlı sarayına karşı bir duruş sergileneceğini bile bile, mihmanları olan Mustafa Kemal Paşa'ya desteklerini açıklarlar.</p>

<p>Diğer yandan, Millî Mücadele başarısızlığa uğrarsa bunun hem Aleviler hem de Mustafa Kemal Paşa için ağır sonuçları olacağı açıktır. Buna rağmen bağımsızlık mücadelesine destek vermekten geri durmazlar.</p>

<p>İşte bu cesaret ve kararlılık, Anadolu insanının özgürlük arzusunun en önemli örneklerinden biridir.</p>

<p>Bu mücadeleyi yalnızca bir kişinin ya da bir topluluğun hikâyesi olarak değerlendiremeyiz. Anadolu'nun farklı bölgelerinde yaşayan Türk boyları, Alevi-Bektaşi toplulukları, Çepni Türkmenleri ve daha nice vatansever insan, işgale karşı verilen mücadelede kendi imkânlarıyla yer almıştır.</p>

<p><strong>BU SIR, ARKADAŞLARI BİLE BİLMİYORKEN</strong></p>

<p>Cumhuriyet fikrinin Hacıbektaş'taki görüşmede gündeme geldiğine ilişkin anlatılar, tarihimizin dikkat çekici bölümlerinden biridir. Bu anlatıya göre, Cumhuriyet düşüncesi henüz geniş çevrelerle paylaşılmadan önce Hacıbektaş'ta dile getirilmiştir.</p>

<p>İşte o tarihî gün:</p>

<p>Sofralar kurulmuş, konuklar bir araya gelmişlerdir. Yaklaşık iki saat süren sohbetin ardından konuklar misafirhaneye geçerken Mustafa Kemal Paşa, özel muhafızıyla birlikte Cemalettin Çelebi'nin evinde kalır.</p>

<p>Cemalettin Çelebi'nin dergâhta hizmet eden canlara içeri girmemelerini tembihlemesi nedeniyle, Mustafa Kemal Paşa ile Çelebi arasında gece geç saatlere kadar sürdüğü anlatılan konuşmanın içeriği o sırada başkaları tarafından bilinmez.</p>

<p><strong>SIR, AŞİKÂR OLUYOR</strong></p>

<p>Hacıbektaş görüşmesine ilişkin anlatılarda, Cemalettin Çelebi'nin daha sonraki günlerde bu konuşmayı sözlü olarak şöyle aktardığı ifade edilir:</p>

<p>“Paşa Hazretleri, cesaretli ve basiretli idarenizde Türk milletinin düşmanı kahredeceğine inancım sonsuz. Yüce Allah'ın milletimize nasip edeceği zaferden sonra Cumhuriyet'in ilanını düşünüyor musunuz?”</p>

<p>Bu soruyla birlikte tarihî bir an yaşandığı anlatılır.</p>

<p>Mustafa Kemal Paşa'nın, Cemalettin Çelebi'nin gözlerine bakarak onun elini tuttuğu ve yavaş ama kararlı bir sesle şu cevabı verdiği aktarılır:</p>

<p>“O mutlu günün ilanına kadar aramızda kalmak kaydıyla, evet Çelebi Efendi Hazretleri.”</p>

<p>Bu sözlerin tarihî aktarımı ve ayrıntıları konusunda farklı değerlendirmeler bulunabilse de Hacıbektaş buluşması, Millî Mücadele'nin toplumsal destek arayışını ve Anadolu'daki inanç önderleriyle kurulan ilişkileri anlamak açısından önemlidir.</p>

<p><strong>ALEVİLER İÇİN ATATÜRK</strong></p>

<p>Cemalettin Çelebi'nin Cumhuriyet'in ilanını görmeye ömrü yetmez. Bu anlatıya göre, Hakk'a yürüyüşünden kısa süre önce tarihî konuşmayı kardeşi Veliyyettin Çelebi'ye aktarır.</p>

<p>Hacıbektaş görüşmesinden sonra Cemalettin Çelebi'yi Ankara'da toplanan Büyük Millet Meclisi'nde, Mustafa Kemal Paşa'nın yakın çalışma arkadaşlarından biri ve Birinci Başkan Vekili olarak görürüz.</p>

<p>Anadolu'nun dört bir yanından gelen temsilciler, işgale karşı verilen mücadelede ortak bir amaç etrafında buluşurlar. Diyap Ağa, Mustafa Lütfi Bey, Hasan Hayri Bey, Sivaslı Mustafa Taki Efendi ve Hüseyin Rauf Orbay gibi isimler, dönemin farklı siyasi ve toplumsal çevrelerini temsil eden kadrolar arasında yer alırlar.</p>

<p>Alevi'siyle Sünni'siyle, Türkmen'iyle diğer Anadolu topluluklarıyla omuz omuza verilen bu mücadele, millet olma iradesinin en güçlü örneklerinden biridir.</p>

<p>Cemalettin Çelebi'nin Birinci Meclis'te Birinci Başkan Vekilliği görevini üstlenmesi, Hacı Bektaş Veli Dergâhı'nın ve Alevi-Bektaşi toplumunun Millî Mücadele dönemindeki tarihî konumunu anlamak bakımından ayrıca önem taşır.</p>

<p><strong>ÇEPNİ TÜRKMENLERİ: OCAKLARINDAN KURTULUŞ SAVAŞI'NA UZANAN SADAKAT</strong></p>

<p>İşte bu noktada, Çepni Türkmenlerinin Millî Mücadele'ye verdiği desteği de özellikle hatırlatmak gerekir.</p>

<p>Çepniler, Oğuz Türklerinin tarihî boylarından biridir. Karadeniz'den Ege'ye, İç Anadolu'dan Doğu ve Güneydoğu Anadolu'ya uzanan geniş bir coğrafyada tarihî ve kültürel varlıklarını sürdüren Çepni topluluklarının hafızasında ocaklar, dedeler, pirler, talipler ve gelenekler önemli bir yere sahiptir.</p>

<p>Çepni Türkmenlerinin inanç ve kültür dünyasında önemli bir yeri bulunan Güvenç Abdal Ocağı, özellikle Karadeniz'deki Çepni topluluklarının tarihî hafızasında güçlü bir yere sahiptir. Güvenç Abdal geleneği etrafında şekillenen ocak-talip ilişkileri, yalnızca inanç dünyasını değil, dayanışmayı, toplumsal birlikteliği ve kültürel devamlılığı da beslemiştir.</p>

<p>Ege Bölgesi'ndeki Çepni topluluklarının inanç ve kültür hafızasında anılan Köse &nbsp;Süleyman Ocağı da bu tarihî mirasın önemli başlıklarından biridir.</p>

<p>Gaziantep, Manisa ve çevresindeki Çepni toplulukları bakımından ise Musa Kazım Ocağı geleneği de anılmaktadır.</p>

<p>Bu ocaklar ve onlara bağlı topluluklar, Çepni Türkmenlerinin farklı bölgelere yayılan kültürel bağlarını ve kuşaktan kuşağa aktarılan geleneklerini anlamak bakımından önemlidir.</p>

<p>Çepni Türkmenlerinin Millî Mücadele'ye verdiği desteği değerlendirirken, bu toplulukların yaşadıkları bölgelerdeki dayanışma ağlarını, vatan sevgisini ve bağımsızlık iradesini unutmamak gerekir. Karadeniz'deki Çepni yerleşimlerinden Ege'ye, Anadolu'nun farklı yörelerine kadar uzanan bu tarihî hafıza, milletimizin ortak kurtuluş mücadelesinin bir parçasıdır.</p>

<p>Burada önemli olan, herhangi bir boyu ya da inanç topluluğunu diğerlerinden üstün tutmak değil; Anadolu'nun bütün insanlarının bağımsızlık uğruna gösterdiği fedakârlığı hakkıyla teslim etmektir.</p>

<p>Çepni Türkmenleri de bu büyük mücadelenin dışında değildir. Onların vatanına, milletine ve bağımsızlığına bağlılığı, bugün de kültürel hafızamızın önemli bir parçası olarak yaşatılmalıdır.</p>

<p>Çepni Dernekleri Federasyonu olarak bizler, Güvenç Abdal Ocağı'nın, Köse &nbsp;Süleyman Ocağı'nın ve Musa Kazım Ocağı'nın etrafında şekillenen tarihî ve kültürel mirasın gelecek kuşaklara aktarılmasını önemsiyoruz.</p>

<p>Bizim için bu miras, yalnızca geçmişi anmak değildir. Aynı zamanda Cumhuriyet'in temel değerlerini, bağımsızlığı, eşit yurttaşlığı, kardeşliği ve ortak vatan bilincini geleceğe taşımaktır.</p>

<p>Boyumuz Çepni, kökümüz Oğuz, ortak vatanımız Türkiye Cumhuriyeti'dir.</p>

<p><strong>ALEVİSİ, SÜNNİSİ CUMHURİYETİ SAHİPLENİYOR</strong></p>

<p>Peki, 1923'ten sonra Cumhuriyet'i yalnızca Alevi-Bektaşi toplulukları mı sahiplendi? Elbette hayır.</p>

<p>Cumhuriyet, Anadolu insanının ortak geleceğini kurma iddiasıyla ortaya çıktı. Halkın egemenliğini esas alan bu yeni yönetim anlayışı, farklı inançlardan, kültürlerden ve toplumsal kesimlerden insanların eşit yurttaşlar olarak bir arada yaşamasının önünü açmayı amaçladı.</p>

<p>Yüzyıllar boyunca eğitimden, bilimden ve çağdaş gelişmelerden uzak bırakılan insanların bilgiye erişmesi, kendi hayatları hakkında söz sahibi olması ve devlet yönetiminde millet iradesinin esas alınması, Cumhuriyet'in temel hedefleri arasında yer aldı.</p>

<p>Cumhuriyet'le birlikte egemenliğin kaynağı hanedan değil, millet oldu. Yurttaşlık düşüncesi güçlendi; hukuk, eğitim ve toplumsal yaşamın çağdaşlaşması yönünde önemli adımlar atıldı.</p>

<p>Elbette Cumhuriyet'in kuruluşundan bugüne uzanan tarih, başarıların yanında tartışmaları ve çözülmesi gereken sorunları da barındırır. Ancak Cumhuriyet'in temel ilkesi açıktır: Bu ülkenin geleceğinde söz sahibi olan, milletin kendisidir.</p>

<p>Anadolu insanı; Alevisiyle, Sünnisiyle, Türküyle, Kürdüyle, Ermenisiyle, Gürcüsüyle ve farklı kimlikleriyle ortak vatanın eşit yurttaşları olarak barış içinde yaşayabilmelidir.</p>

<p>İnsan, başka bir insanın kulu değil, hakları ve sorumlulukları olan özgür bir yurttaş olmalıdır. İnanç özgürlüğü korunmalı, laiklik sayesinde devlet bütün inançlar karşısında eşit mesafede durmalı, bilim ve akıl toplumsal gelişmenin yolunu aydınlatmalıdır.</p>

<p>İşte Cumhuriyet'in anlamı burada yatmaktadır: Özgürlük, eşitlik, adalet, bilim, laiklik ve millet egemenliği.</p>

<p><strong>29 EKİM: ATATÜRK'ÜN EMANETİ, MİLLETİN ORTAK GELECEĞİ</strong></p>

<p>Bugün 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı'nı kutlarken yalnızca bir yönetim biçiminin ilanını anmıyoruz. Aynı zamanda bağımsızlığımız için mücadele edenleri, cephede can verenleri, cephe gerisinde emek harcayanları, yokluk içinde vatanını savunan kadınları ve erkekleri hatırlıyoruz.</p>

<p>Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarının önderliğinde kazanılan bağımsızlık mücadelesi, milletimizin kendi geleceğini belirleme iradesinin tarihî ifadesidir.</p>

<p>Bu mücadelede Karadeniz'in yiğit insanlarının, Giresunlu gönüllülerin, Çepni Türkmenlerinin, Alevi-Bektaşi topluluklarının ve Anadolu'nun dört bir yanından gelen vatanseverlerin hatırası da ortak tarihimizin ayrılmaz bir parçasıdır.</p>

<p>Çepni Dernekleri Federasyonu olarak bizler, tarihî mirasımıza sahip çıkarken hiçbir topluluğu dışlamadan, hiçbir inancı ötekileştirmeden, ortak Cumhuriyet değerleri etrafında birlik ve beraberliği büyütmeyi görev biliyoruz.</p>

<p>Cumhuriyet, hepimizin ortak evidir. Onu korumak; demokrasiye, laikliğe, hukukun üstünlüğüne, eşit yurttaşlığa ve bilimin aydınlığına sahip çıkmakla mümkündür.</p>

<p>Mustafa Kemal Atatürk'ün bizlere bıraktığı en büyük miras, bağımsız bir vatan ve milletin kendi kendisini yönetme hakkıdır.</p>

<p>Bu emaneti gelecek nesillere taşımak hepimizin sorumluluğudur.</p>

<p>Yaşasın Cumhuriyet!</p>

<p>Yaşasın millet egemenliği!</p>

<p>Yaşasın laik, demokratik Türkiye Cumhuriyeti!</p>

<p>Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ü, silah arkadaşlarını, Millî Mücadele kahramanlarını ve vatan uğruna can veren bütün şehitlerimizi rahmet, minnet ve saygıyla anıyoruz.</p>

<p>29 Ekim Cumhuriyet Bayramımız kutlu olsun! ??</p>

<p>Muhammet Arif Genç<br />
Çepni Dernekleri Federasyonu Genel Başkanı</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/kemal-kilicdarogludan-29-ekim-cumhuriyet-bayrami-mesaji-3681</link>
            <category>SİYASET</category>
            <pubDate>Thu, 29 Oct 2026 01:02:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Kemal Kılıçdaroğlu'dan, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı mesajı</h1>
                        <h2>CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı dolayısıyla resmi sosyal medya hesabı üzerinden anlamlı bir kutlama mesajı yayımladı.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/10/kemal-kilicdarogludan-29-ekim-cumhuriyet-bayrami-mesaji-1793225684.webp">
                        <figcaption>Kemal Kılıçdaroğlu'dan, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı mesajı</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p><strong>CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı dolayısıyla resmi sosyal medya hesabı üzerinden anlamlı bir kutlama mesajı yayımladı.</strong> <strong>Cumhuriyetin sadece siyasi bir yönetim şekli olmadığını vurgulayan Kılıçdaroğlu, mesajında kurucu değerlere ve adalet idealine dikkat çekti.</strong></p>

<p>Kılıçdaroğlu'nun takipçileriyle paylaştığı o açıklama şu şekilde:</p>

<p><em><strong>&nbsp;"Cumhuriyet, yalnızca bir yönetim biçimi değil; aynı zamanda bir ahlak, adalet ve eşitlik idealidir.</strong></em></p>

<p><em><strong>Cumhuriyet, kimsesizlerin kimsesi; milletin iradesinin, herkes için özgürlüğün ve adaletin güvencesidir.</strong></em></p>

<p><em><strong>Başta Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, bütün kahramanlarımızı saygı, rahmet ve minnetle anıyorum.</strong></em></p>

<p><em><strong>29 Ekim Cumhuriyet Bayramımız kutlu olsun!"</strong></em></p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/cumhuriyetimizin-103-yili-coskusu-horasan-erenleri-dernekler-federasyonundan-anlamli-kutlama-3680</link>
            <category>GÜNDEM</category>
            <pubDate>Thu, 29 Oct 2026 00:40:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Cumhuriyetimizin 103. Yılı Coşkusu: Horasan Erenleri Dernekler Federasyonu'ndan Anlamlı Kutlama</h1>
                        <h2>Horasan Erenleri Dernekler Federasyonu, yayımladığı anlamlı mesajla Cumhuriyetimizin 103. yıl dönümünü coşku ve gururla kutladı.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/10/cumhuriyetimizin-103-yili-coskusu-horasan-erenleri-dernekler-federasyonundan-anlamli-kutlama-1793223766.webp">
                        <figcaption>Cumhuriyetimizin 103. Yılı Coşkusu: Horasan Erenleri Dernekler Federasyonu'ndan Anlamlı Kutlama</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Türkiye, bağımsızlık mücadelesinin ve millet iradesinin taçlandığı Cumhuriyet'in ilanının 103üncü yıl dönümünü büyük bir coşku ve gururla idrak ediyor. Ülke genelinde törenler ve kutlamalar hız kesmeden devam ederken, sivil toplum kuruluşlarından da anlamlı ve birlik beraberlik vurgulu mesajlar gelmeye başladı.</p>

<p>Bu kapsamda bir açıklama yapan Horasan Erenleri Dernekler Federasyonu, Cumhuriyet'in köklü değerlerine olan bağlılığını bir kez daha dile getirdi. Federasyon tarafından yayımlanan resmi mesajda şu ifadelere yer verildi:</p>

<p>&nbsp;"29 Ekim Cumhuriyet Bayramımız kutlu olsun. Horasan Erenleri Dernekler Federasyonu olarak, Cumhuriyetimizin 103. yılını coşku ve gururla kutluyoruz."</p>

<p>Horasan Erenleri Dernekler Federasyonu, bu anlamlı günde birlik ve beraberlik ruhunun önemine dikkat çekerek, bu mirası geleceğe taşıma kararlılığını vurguladı.</p>

<p>&nbsp;</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/basak-koyunde-sehitler-cesmesi-ve-anit-taslar-torenle-acildi-3679</link>
            <category>GÜNDEM</category>
            <pubDate>Thu, 29 Oct 2026 00:28:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Basak Köyü’nde Şehitler Çeşmesi ve Anıt Taşlar törenle açıldı</h1>
                        <h2>Hekimhan ilçesine bağlı Basak Köyü’nde, 1912-1923 yılları arasında vatan savunmasında şehit düşenler anısına inşa edilen “Anıt Taşlar” ve Şehitler Çeşmesi’nin açılış töreni 28 Ekim 2026 Çarşamba günü gerçekleştirildi.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/10/basak-koyunde-sehitler-cesmesi-ve-anit-taslar-torenle-acildi-1793224039.webp">
                        <figcaption>Basak Köyü’nde Şehitler Çeşmesi ve Anıt Taşlar törenle açıldı</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p><strong>Hekimhan ilçesine bağlı Basak Köyü’nde, 1912-1923 yılları arasında vatan savunmasında şehit düşenler anısına inşa edilen “Anıt Taşlar” ve Şehitler Çeşmesi’nin açılış töreni 28 Ekim 2026 Çarşamba günü gerçekleştirildi.</strong></p>

<p>Törene Hekimhan CHP İlçe Örgütü ve İlçe Başkanı <strong>Murat Karayazıcı</strong> ile çok sayıda vatandaş katıldı. Hava şartlarının olumsuzluğu nedeniyle programa yarım saat geç başlandı.<br />
<img alt="" src="https://www.alevihaberler.com.tr/public/images/detay/876303756_10164887322337398_7029049981722591678_n.jpg" style="height:360px; width:800px" /><br />
<br />
Açılışın ardından katılımcılar, saat 13.00’te Koluaçık Hacım Sultan Ocağı’nda hazırlanan lokmaya iştirak etmek üzere alandan ayrıldı.</p>

<p>Tören ile ilgili Ahmet Yalçın Yıldırım, <em><strong>“Anıtın yapımında ve lokmamızda maddi-manevi destek veren tüm canlardan Allah razı olsun. Katılımlarıyla bizi yalnız bırakmayan herkese teşekkür ederiz”</strong></em> dedi.<br />
<br />
<a href="https://www.facebook.com/share/p/1C5YSDJocA/"><img alt="" src="https://www.alevihaberler.com.tr/public/images/detay/WhatsApp%20Image%202026-10-29%20at%2000_30_22.jpeg" style="height:540px; width:630px" /><br />
<br />
<em><strong>Kaynak Link:&nbsp;https://www.facebook.com/share/p/1C5YSDJocA/</strong></em></a></p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/horasan-erenlerinden-gencligin-kotu-aliskanliklardan-kurtarilmasi-projesi-3678</link>
            <category>GÜNDEM</category>
            <pubDate>Thu, 29 Oct 2026 00:14:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Horasan Erenleri’nden "Gençliğin Kötü Alışkanlıklardan Kurtarılması” projesi</h1>
                        <h2>Sarıçam Horasan Erenleri Cemevi Derneği’nin hayata geçirdiği “Gençliğin Kötü Alışkanlıklardan Kurtarılması” projesi, 17 Ekim 2026 tarihinde Seyhan’daki Petrol-İş Sendikası toplantı salonunda düzenlenen tanıtım toplantısıyla kamuoyuna duyuruldu.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/10/horasan-erenlerinden-gencligin-kotu-aliskanliklardan-kurtarilmasi-projesi-1793222603.webp">
                        <figcaption>Horasan Erenleri’nden "Gençliğin Kötü Alışkanlıklardan Kurtarılması” projesi</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p><strong>Sarıçam Horasan Erenleri Cemevi Derneği’nin hayata geçirdiği “Gençliğin Kötü Alışkanlıklardan Kurtarılması” projesi, 17 Ekim 2026 tarihinde Seyhan’daki Petrol-İş Sendikası toplantı salonunda düzenlenen tanıtım toplantısıyla kamuoyuna duyuruldu. Gençlerin bilinçli, sağlıklı ve donanımlı bireyler olarak yetişmesini hedefleyen proje, katılımcılardan yoğun ilgi gördü.</strong></p>

<p>Toplantıya Horasan Erenleri Dernekler Federasyonu Genel Başkanı <strong>Hüseyin Öz, Genel Başkan Yardımcısı Ali Rıza Özkan, Genel Sekreter Av. Erdem Cömert,</strong> Sarıçam Horasan Erenleri Cemevi Derneği Başkanı Çiçek Toprakezer ile dernek yöneticileri, üyeleri ve davetliler katıldı. Projenin tanıtım sunumunu Selver Kaplan gerçekleştirdi.</p>

<p>Dernek Başkanı Çiçek Toprakezer, gençleri kötü alışkanlıklardan korumanın toplumsal bir görev olduğunu vurgulayarak şunları söyledi: &nbsp;<br />
<em><strong>“Gençlerimizin potansiyellerini keşfetmelerine, doğru tercihler yapmalarına ve geleceğe güvenle bakmalarına destek olmayı amaçlıyoruz. Onlara yapılan her yatırım, aslında geleceğimize yapılan yatırımdır.”</strong></em></p>

<p>Federasyon Genel Başkanı <strong>Hüseyin Öz</strong> ise bilinçli ve sağlıklı yetişen gençlerin güçlü toplumun temelini oluşturduğunu belirterek, <em><strong>“Gençlerimizin geleceğine katkı sunan bu tür projelerin yaygınlaşmasını önemsiyoruz”</strong></em> dedi.</p>

<p>Genel Başkan Yardımcısı <strong>Ali Rıza Özkan,</strong> gençlerin eğitimle desteklenmesi, doğru yönlendirilmesi ve sosyal hayata aktif katılımının kritik olduğunu ifade ederek, sivil toplum kuruluşlarına bu süreçte önemli sorumluluklar düştüğüne dikkat çekti.</p>

<p>Federasyon Genel Sekreteri Av. Erdem Cömert de gençleri zararlı alışkanlıklardan korumanın ve topluma faydalı bireyler olarak yetişmelerine katkı sağlamanın ortak bir sorumluluk olduğunu kaydetti. Cömert, projeyi <strong>“son derece değerli”</strong> olarak niteledi.</p>

<p>Toplantıda gençlerin kötü alışkanlıklardan uzak tutulması, öz farkındalıklarının güçlendirilmesi ve yaşam becerilerinin geliştirilmesi konularının önemi üzerinde duruldu. Katılımcılar arasında fikir alışverişi de yapıldı. Etkinlikte, gençlerin geleceğine yönelik çalışmalarda toplumsal dayanışma ve iş birliğinin artırılması gerektiği ortak görüş olarak öne çıktı.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/gazi-cemevinde-yol-erkani-ve-gasil-egitimleri-basliyor-3677</link>
            <category>GÜNDEM</category>
            <pubDate>Wed, 28 Oct 2026 23:58:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Gazi Cemevi’nde Yol Erkânı ve Gasıl Eğitimleri başlıyor</h1>
                        <h2>Gazi Cemevi İnanç Meclisi, kadın ve erkek canların katılımıyla düzenlenecek Yol Erkânı ve Gasıl eğitimlerinin 6 Kasım 2026 Cuma günü saat 20.00’de başlayacağını duyurdu.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/10/gazi-cemevinde-yol-erkani-ve-gasil-egitimleri-basliyor-1793221574.webp">
                        <figcaption>Gazi Cemevi’nde Yol Erkânı ve Gasıl Eğitimleri başlıyor</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p><strong>Gazi Cemevi İnanç Meclisi, kadın ve erkek canların katılımıyla düzenlenecek Yol Erkânı ve Gasıl eğitimlerinin 6 Kasım 2026 Cuma günü saat 20.00’de başlayacağını duyurdu.</strong></p>

<p>Eğitimlerde kefen biçimi, cenaze erkânı duaları ve gülbenkler üzerinde durulacak. İnanç Meclisi, yolun öğrenilmesi, erkânın yaşatılması ve gelecek kuşaklara aktarılması amacıyla tüm canları eğitime davet etti.</p>

<p>Eğitimler Gazi Cemevi’nde gerçekleştirilecek. &nbsp;<br />
<br />
<strong>Adres: </strong>Gazi Mahallesi, İsmetpaşa Caddesi No: 53, Sultangazi / İstanbul &nbsp;</p>

<p>İletişim için Dede Haşim Kızılveren’e <strong>0535 399 99 62 </strong>numaralı telefondan ulaşılabiliyor.</p>

<p>Gazi Cemevi İnanç Meclisi, duyurusunda “Hak cümle canlıların yardımcısı, Hızır yoldaşı olsun” dileğinde bulundu.<br />
<br />
<a href="https://www.facebook.com/share/p/152AZ8VrMpG/"><img alt="" src="https://www.alevihaberler.com.tr/public/images/detay/868174615_1561750372660270_2718554813013904857_n.jpg" style="height:789px; width:526px" /></a><br />
<br />
<a href="https://www.facebook.com/share/p/152AZ8VrMpG/"><em><strong>Kaynak Link:&nbsp;https://www.facebook.com/share/p/152AZ8VrMpG/</strong></em></a></p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/hbvakvde-atolye-calismasi-metin-ve-kemal-kahraman-3676</link>
            <category>GÜNDEM</category>
            <pubDate>Tue, 27 Oct 2026 23:56:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>HBVAKV'de Atölye Çalışması: Metin ve Kemal Kahraman</h1>
                        <h2>Metin ve Kemal Kahraman ile Gökhan Erol'un katılımıyla 1 Kasım Pazar günü Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı'nda kadim meseller ve mitler üzerine bir atölye çalışması gerçekleştirilecek.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/10/hbvakvde-atolye-calismasi-metin-ve-kemal-kahraman-1793134897.webp">
                        <figcaption>HBVAKV'de Atölye Çalışması: Metin ve Kemal Kahraman</figcaption>
                    </figure>
                    </header><h2>Her dönem insanoğluna rehberlik eden, cemlerin ve demli muhabbetlerin vazgeçilmezi olan kadim meseller ve mitler, günümüz insanına ayna tutmaya devam ediyor. Bu köklü mirasın izini sürmek, üzerine düşünmek ve yeni kapılar aralamak isteyenler için anlam dolu bir buluşma gerçekleşiyor.</h2>

<p><strong>1 Kasım Pazar</strong> günü Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Ali Doğan sahnesinde düzenlenecek olan atölye çalışmasında, Anadolu’nun felsefi ve kültürel köklerine dokunan isimler aynı masada buluşuyor.</p>

<h3>Programın Öne Çıkan Başlıkları:</h3>

<ul>
	<li><strong>İbrahim Peygamber ve Çoban Meseli:</strong>&nbsp;Usta isimler <strong>Metin &amp; Kemal Kahraman</strong> ile derinlemesine bir muhabbet ve Hakikat sohbeti.</li>
	<li><strong>Kırklar Anlatısı:</strong>&nbsp;K<strong>emal Kahraman</strong>'ın sunumuyla, Alevî-Bektaşî geleneğinin en temel ve sır dolu menkıbelerinden biri olan Kırklar Meclisi'nin manası.</li>
	<li><strong>Ali ile Selman Meseli:</strong> <strong>Gökhan Erol</strong> eşliğinde, bu kadim meselin deyişlerle, nefeslerle çalınıp söylenmesi ve ortak bir sesle dile gelmesi.</li>
</ul>

<p>Zamanın ruhunu kadim hikmetle buluşturmayı hedefleyen bu özel çalışmanın, benzer örneklerin çoğalmasına öncülük etmesi ve yeni düşünce kapıları açması umuluyor.</p>

<h3>&nbsp;</h3>

<ul>
</ul>

<p>&nbsp;</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/devlet-bahceli-kardeslik-hukukunu-esas-almaliyiz-3674</link>
            <category>SİYASET</category>
            <pubDate>Tue, 27 Oct 2026 20:11:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Devlet Bahçeli: Kardeşlik hukukunu esas almalıyız</h1>
                        <h2>MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Türkiye Cumhuriyeti’nin 103. kuruluş yılı ile Türk Cumhuriyetleri’nin bağımsızlıklarının 35. yılının birlikte kutlandığı dönemde, Ankara’da gerçekleştirilecek Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi öncesinde yazılı bir açıklama yaptı.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/10/devlet-bahceli-kardeslik-hukukunu-esas-almaliyiz-1793121647.webp">
                        <figcaption>Devlet Bahçeli: Kardeşlik hukukunu esas almalıyız</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p><strong>MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Türkiye Cumhuriyeti’nin 103. kuruluş yılı ile Türk Cumhuriyetleri’nin bağımsızlıklarının 35. yılının birlikte kutlandığı dönemde, Ankara’da gerçekleştirilecek Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi öncesinde yazılı bir açıklama yaptı.</strong></p>

<p>Bahçeli, Türk tarihinin en anlamlı dönemlerinden birinden geçildiğini belirterek, <em><strong>“Tarihin ve talihin dönüm noktalarından birine hep birlikte tanıklık ediyoruz. Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşunun 103’üncü yılı ve Türk Cumhuriyetleri’nin bağımsızlıklarını kazanmalarının 35’inci yılı kutlu olsun” </strong></em>dedi.</p>

<p>Başkent Ankara’nın Türk devletlerinin liderlerini ağırlayacak olmasının milli tarih ile Türk dünyasının geleceği arasında güçlü bir bağ kurduğunu vurgulayan Bahçeli, zirvenin kardeşlik bağlarını pekiştirmek, egemenliklere karşılıklı saygı temelinde ortak hedefleri ileriye taşımak ve Türk dünyasının geleceğine yön verecek kararlı bir iradeyi ortaya koymak açısından özel önem taşıdığını ifade etti.</p>

<p>Türk dünyasının bugünkü seviyesine asırların imtihanlarından, büyük mücadelelerden ve sarsılmaz bir iradeden geçerek geldiğini hatırlatan<strong> Bahçeli, ortak ülkü</strong> etrafında buluşulmasının arkasında dil, kültür, irfan ve istikbal idealini nesilden nesile taşıyan büyük bir medeniyet birikimi bulunduğunu belirtti. Manas’tan Alpamış’a, Dede Korkut’tan Yusuf Has Hacib’e, Kaşgarlı Mahmud’dan Ali Şîr Nevâî’ye, Hoca Ahmet Yesevî’den Yunus Emre’ye, Abay’dan Mahtumkulu’na, İsmail Gaspıralı’dan Ziya Gökalp’e uzanan bu mirasa dikkat çekti.</p>

<p>Bahçeli, İsmail Gaspıralı’nın “Dilde, fikirde, işte birlik” ülkesinin bu mirası geleceğe taşıyan güçlü bir rehber olduğunu söyledi. Coğrafyalar ayrılmış, sınırlar girmiş olsa da gönüller arasındaki bağların kopmadığını, ortak tarih, dil, kültür, ülküler ve gelecek tasavvurunun bu bağı oluşturduğunu kaydetti.</p>

<p>Türk Devletleri Teşkilatı’nın tarih yakınlığını kurumsal ilişkilerle güçlendiren, siyasi iradeyi somut hedeflerle buluşturan bir zemin olduğunu belirten Bahçeli, önümüzdeki vazifeyi şöyle özetledi: <em><strong>“Tarihimizin emanetini geleceğin imkânlarıyla buluşturmak, kardeşlik hukukunu güçlendirmek, ekonomik ve kültürel münasebetlerimizi geliştirmek, Türk dünyasının uluslararası alandaki etkinliğini artırmak ve gelecek nesillere daha güçlü bir Türk dünyası bırakmak.”</strong></em></p>

<p>Türk dünyasının birliğinin herhangi bir devletin diğeri üzerinde hâkimiyet kurması anlamına gelmediğini özellikle vurgulayan Bahçeli,<em><strong> “Bizim arzuladığımız; bağımsız devletlerin egemen eşitliği temelinde, karşılıklı saygı ve kardeşlik hukukuyla güçlenen, her bir üyemizin milli varlığını ve iradesini koruyan bir birlikteliktir”</strong></em> ifadelerini kullandı.</p>

<p>Azerbaycan-Türkiye kardeşliğinin günlük gelişmelerin ötesinde tarihi bir mahiyet taşıdığını hatırlatan Bahçeli, aynı hassasiyetin tüm kardeş devletler için geçerli olduğunu, hiçbir anlaşmazlığın büyütülmemesi, hiçbir ihtilafın kalıcı ayrılığa dönüştürülmemesi gerektiğini belirtti.</p>

<p>TDT’nin 2040 Vizyonu’na da değinen Bahçeli, siyasi eşgüdümün geliştirilmesi, ekonomik bağların kuvvetlendirilmesi, ulaştırma ve enerji hatlarının etkinleştirilmesi ile eğitim ve kültür alanlarında kalıcı kazanımlar elde edilmesinin ortak sorumluluk olduğunu söyledi. Türkiye’nin birikimini Türk dünyasının yükselişiyle buluşturmanın “Türk ve Türkiye Yüzyılı” hedefini geniş bir gönül coğrafyasının ortak istikbaliyle birlikte düşünmek anlamına geldiğini ifade etti.</p>

<p>Bahçeli açıklamasını şu temennilerle tamamladı:<em><strong> “Ankara’da gerçekleştirilecek Türk Devletleri Teşkilatı Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi’nin ülkemiz, kardeş devletlerimiz ve bütün Türk dünyası için hayırlara vesile olmasını diliyorum. Cenab-ı Allah Türk dünyasının birliğini daim, kardeşliğimizi kaim eylesin. Devletlerimizi güçlü, milletimizi huzurlu, kardeşliğimizi sarsılmaz, Türk dünyasının istikbalini aydınlık eylesin. Ne Mutlu Türk’üm Diyene!”<br />
<br />
Devlet Bahçeli'nin açıklamasının tam metni şöyle:</strong></em><br />
<br />
&nbsp;</p>

<p><em><strong>Türk tarihinin en anlamlı zaman dilimlerinden birinden geçiyoruz.<br />
Tarihin ve talihin dönüm noktalarından birine hep birlikte tanıklık ediyoruz.<br />
Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşunun 103’üncü yılı ve Türk Cumhuriyetleri’nin bağımsızlıklarını kazanmalarının 35’inci yılı kutlu olsun.<br />
Bu iki tarihi kazanımı birlikte kutlamanın bahtiyarlığı, milletimiz için büyük bir kıvanç vesilesidir. Zira Türk milleti, tarihin her döneminde bağımsızlığına ve özgürlüğüne vurulmak istenen zincirleri kırıp atmış, bu uğurda önüne çekilmek istenen setleri yıkıp geçmiş bir millettir.<br />
Bu nedenle; Cumhuriyetimizin 103. yılı ile Türk Cumhuriyetlerinin bağımsızlıklarının 35’inci yılını beraber idrak ettiğimiz bu anlamlı dönemde, başkentimiz Ankara’nın Türk devletlerinin liderlerini ağırlayacak olması; milli tarihimiz ile Türk dünyasının istikbali arasında güçlü ve anlamlı bir bağ kurmaktadır.<br />
Bu zirve köklü tarihimizden aldığımız güçle kardeşlik bağlarımızı pekiştirmek, bağımsız devletlerimizin egemenliklerine karşılıklı saygı temelinde ortak hedeflerimizi ileriye taşımak ve Türk dünyasının geleceğine yön verecek kararlı bir iradeyi ortaya koymak bakımından müstesna bir önem taşımaktadır.<br />
Bu kutlu gün vesilesi ile Türk Dünyasına seslenmek istiyorum :<br />
Türk dünyasının bugün ulaştığı bu merhale, kendiliğinden ortaya çıkmış bir kazanım değildir. Asırların imtihanından geçmiş, nice zorlukları aşmış, büyük mücadelelerle ve sarsılmaz bir iradeyle bugünkü tarihi zeminine kavuşmuştur.<br />
Bugün aynı ülkü etrafında buluşabiliyorsak bunun gerisinde; dilini, kültürünü, irfanını ve istikbal idealini nesilden nesile taşıyan büyük bir medeniyet birikimi bulunmaktadır.<br />
Bu birikim; Manas’tan Alpamış’a, Dede Korkut’tan Yusuf Has Hacib’e, Kaşgarlı Mahmud’dan Ali Şîr Nevâî’ye, Hoca Ahmet Yesevî’den Yunus Emre’ye, Abay’dan Mahtumkulu’na, Nesimi’den Süleyman Çelebi’ye, İsmail Gaspıralı’dan Ziya Gökalp’e uzanan muazzam bir fikir, irfan ve ülkü mirasıdır.<br />
Her biri kendi çağında Türk milletinin dilini, kültürünü, düşüncesini ve müşterek geleceğini yaşatmak için mücadele etmiş bu büyük şahsiyetler, bugün aramızda yükselen gönül ve fikir köprülerinin temel taşlarıdır.<br />
Manas’ın cesaretinde, Alpamış’ın yiğitliğinde, Dede Korkut’un bilgeliğinde, Ahmet Yesevî’nin irfanında, Abay’ın hikmetinde ve Mahtumkulu’nun hürriyet idealinde aynı medeniyetin derin izleri vardır. Bu izler, geçmişten bugüne uzanan tarihi sürekliliğimizin ve kimliğimizin nişanesidir.<br />
Ceditçilik meşalesini yakarak Türkistan coğrafyasında büyük bir uyanışın öncülüğünü yapan İsmail Gaspıralı’nın “Dilde, fikirde, işte birlik” ülküsü ise bu mirasın geleceğe taşınmasını sağlayan güçlü bir rehber olmuştur.<br />
Asırlar boyunca coğrafyalarımız ayrılmış, aramıza sınırlar girmiş, yollarımıza mesafeler konulmuştur. Fakat gönüllerimiz arasındaki bağlar kopmamış, tarihi hafızamız silinmemiş, kardeşlik duygumuz ortadan kalkmamıştır.<br />
Çünkü bizi birbirimize bağlayan, bizi birleştiren; ortak tarihimiz, dilimiz, kültürümüz, ülkülerimiz ve gelecek tasavvurumuzdur. Bu bağ, zamanın aşındıramadığı, mesafelerin zayıflatamadığı ve şartların ortadan kaldıramadığı köklü bir medeniyet bağdır.<br />
Bugün Türk devletlerinin aynı teşkilat çatısı altında buluşması, asırlara yayılan bu büyük yürüyüşün bir merhalesidir. Türk Devletleri Teşkilatı, tarih yakınlığımızı kurumsal münasebetlerle güçlendiren, siyasi irademizi somut hedeflerle buluşturan ve müşterek istikbalimize yön veren bir zemindir.<br />
Önümüzde duran vazife açıktır: Tarihimizin emanetini geleceğin imkânlarıyla buluşturmak, kardeşlik hukukunu güçlendirmek, ekonomik ve kültürel münasebetlerimizi geliştirmek, Türk dünyasının uluslararası alandaki etkinliğini artırmak ve gelecek nesillere daha güçlü bir Türk dünyası bırakmak.<br />
Bunun yolu; karşılıklı güveni esas almaktan, bağımsızlıklara ve egemenlik haklarına saygı göstermekten, her devletin milli iradesini gözetmekten ve ortak hedeflerimizi kararlılıkla takip etmekten geçmektedir.<br />
Burada özellikle ifade etmek isterim ki Türk dünyasının birliği, herhangi bir devletin diğerinin üzerinde hâkimiyet kurması anlamına gelmez. Bizim arzuladığımız; bağımsız devletlerin egemen eşitliği temelinde, karşılıklı saygı ve kardeşlik hukukuyla güçlenen, her bir üyemizin milli varlığını ve iradesini koruyan bir birlikteliktir.<br />
Bu anlayışın karşısında duran hiçbir hesap, Türk milletinin asırlara dayanan tarihi bağlarından daha güçlü değildir. Türk dünyasının birliğini zayıflatmaya, kardeş devletlerin arasına güvensizlik sokmaya ve istikbalimizi gölgelemeye yönelik her türlü girişim karşısında sağduyuyu, kararlılığı ve kardeşlik hukukunu esas almalıyız.<br />
Özellikle altını çizerek ifade ediyorum: Türk dünyasını oluşturan kardeş devletlerimizle aramızdaki kardeşlik bağlarının zedelenmesi, yalnızca iki devlet arasındaki münasebetleri ilgilendiren bir mesele olarak görülemez. Bu bağlar, tarihimizin, karşılıklı güvenimizin ve geleceğe yönelik ülkülerimizin ayrılmaz bir parçasıdır.<br />
Azerbaycan ile Türkiye arasındaki kardeşlik, günlük gelişmelerin sınırlarına sığdırılamayacak kadar köklü; siyasi ve diplomatik meselelerin ötesinde tarihî bir mahiyet taşıyacak kadar derindir. Kardeşliğimiz, iki milletin iradesiyle güçlenmiş, ortak mücadelelerle pekişmiş ve nesiller boyunca yaşatılmıştır.<br />
Aynı hassasiyet Türk dünyasının bütün kardeş devletleri için geçerlidir. Hiçbir anlaşmazlığın büyütülmesine, hiçbir ihtilafın kalıcı bir ayrılığa dönüştürülmesine, hiçbir nifak tohumunun aramıza ekilmesine fırsat verilmemelidir.<br />
Kardeşlik hukuku, karşılıklı saygıyla ve ortak geleceğe duyulan inançla korunur.<br />
Bu sebeple Türk dünyasının her bir mensubuna düşen görev, tarihi yakınlığımızı günübirlik tartışmaların üzerine çıkarmak, farklılıklarımızı ayrılık sebebine dönüştürmemek ve geleceğimizi zayıflatacak adımlardan uzak durmaktır.<br />
Unutulmamalıdır ki Türk dünyasının gücü, birbirimize duyduğumuz güvende, bağımsızlığımıza gösterdiğimiz saygıda, kültürel derinliğimizde ve ortak hedeflerimiz etrafında sergilediğimiz iradede saklıdır.<br />
Türk Devletleri Teşkilatının 2040 Vizyonu da bu tarihi sorumluluğun geleceğe dönük çerçevesini ortaya koymaktadır.<br />
Bu vizyonun hedefleri doğrultusunda siyasi eşgüdümümüzü geliştirmek, ekonomik bağlarımızı kuvvetlendirmek, ulaştırma ve enerji hatlarımızı daha etkin hâle getirmek, eğitimden kültüre uzanan alanlarda kalıcı kazanımlar elde etmek hepimizin ortak sorumluluğudur.<br />
Türkiye’nin birikimini, imkânlarını ve tecrübesini Türk dünyasının yükselişiyle buluşturmak; Türk ve Türkiye Yüzyılı hedefini geniş bir gönül coğrafyasının ortak istikbaliyle birlikte düşünmek demektir.<br />
Bizim hedefimiz, tarihi köklerinden güç alan, çağın imkânlarını değerlendiren, bağımsızlığına sahip çıkan ve uluslararası alanda söz sahibi olan güçlü bir Türk dünyasıdır.<br />
Türk dünyasının birlik ve bütünleşme süreci, gönüllerde ve duygularda karşılık bulan bir yakınlaşma sürecini aşmış; kurumsal yapılarla ete kemiğe bürünmüş, ortak iradelerle güç kazanmış ve sağlam adımlarla geleceğe doğru ilerleyen kalıcı bir zemine kavuşmuştur.<br />
Türk dünyasının istikbali müşterek sorumluluğumuzdur. Kardeşliğimizi korumak, bağımsız devletlerimizin egemenliğine saygı göstermek ve tarihî yürüyüşümüzü gelecek nesillere taşıyarak sürdürmek hepimizin boynunun borcudur.<br />
Bu anlayışla, Ankara’da gerçekleştirilecek Türk Devletleri Teşkilatı Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi’nin ülkemiz, kardeş devletlerimiz ve bütün Türk dünyası için hayırlara vesile olmasını diliyorum.<br />
Zirvenin, kardeşlik bağlarımızı daha da güçlendirmesini, müşterek hedeflerimize yeni ufuklar açmasını ve Türk dünyasının aydınlık istikbaline kalıcı katkılar sunmasını temenni ediyorum.<br />
Bu duygu ve düşüncelerle, gönül ve kültür coğrafyamızın dört bir yanındaki bütün kardeşlerimize en samimi selamlarımı ve muhabbetlerimi gönderiyorum.<br />
Cenab-ı Allah Türk dünyasının birliğini daim, kardeşliğimizi kaim eylesin.<br />
Devletlerimizi güçlü, milletimizi huzurlu, kardeşliğimizi sarsılmaz, Türk dünyasının istikbalini aydınlık eylesin. Ne Mutlu Türk’üm Diyene!</strong></em></p>

<p><em><strong>Kaynak Link: https://x.com/MHP_Bilgi/status/2115101414066196549</strong></em></p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/baskan-huseyin-oz-ak-parti-ankara-il-baskani-ozcani-ziyaret-etti-3673</link>
            <category>GÜNDEM</category>
            <pubDate>Tue, 27 Oct 2026 18:17:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Başkan Hüseyin Öz, AK Parti Ankara İl Başkanı Özcan’ı ziyaret etti</h1>
                        <h2>Horasan Erenleri Dernekler Federasyonu Genel Başkanı Hüseyin Öz, AK Parti Ankara İl Başkanı Hakan Han Özcan’ı makamında ziyaret etti.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/10/baskan-huseyin-oz-ak-parti-ankara-il-baskani-ozcani-ziyaret-etti-1793114598.webp">
                        <figcaption>Başkan Hüseyin Öz, AK Parti Ankara İl Başkanı Özcan’ı ziyaret etti</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p><strong>Horasan Erenleri Dernekler Federasyonu Genel Başkanı Hüseyin Öz, AK Parti Ankara İl Başkanı Hakan Han Özcan’ı makamında ziyaret etti.</strong></p>

<p>Horasan Erenleri Dernekler Federasyonu'nun çalışmalarına desteklerine teşekkürlerini ifade etmek ziyaret gerçekleştirdiklerini belirten Öz, Özcan'ı planladıkları etkinlikleri hakkında bilgilendirdiğini açıkladı.<br />
<br />
Aynı şekilde, Öz'ün ziyaretinden memnuniyetini belirten AK Parti Ankara İl Başkanı Hakan Han Özcan da, Horasan Erenleri Dernekler Federasyonu'nun çalışmalarını takdirle takip ettiklerini söyledi.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/arnavutluktaki-bektasi-devleti-projesinden-ilk-goruntuler-3672</link>
            <category>DÜNYA</category>
            <pubDate>Tue, 27 Oct 2026 17:01:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Arnavutluk’taki Bektaşi Devleti Projesinden İlk Görüntüler!</h1>
                        <h2>Odatv Yazı İşleri Müdürü Mustafa İlker Yücel, Arnavutluk'un başkenti Tiran'da kurulması planlanan ve "İkinci Vatikan" olarak adlandırılan bağımsız Bektaşi Devleti projesinin merkezine girerek yerleşkeyi görüntüledi.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/10/arnavutluktaki-bektasi-devleti-projesinden-ilk-goruntuler-1793110338.webp">
                        <figcaption>Arnavutluk’taki Bektaşi Devleti Projesinden İlk Görüntüler!</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Arnavutluk Başbakanı Edi Rama’nın gündeme getirdiği ve uluslararası kamuoyunda "İkinci Vatikan" olarak adlandırılan bağımsız Bektaşi Devleti projesi, jeopolitik ve dini tartışmaların odağında yer almaya devam ediyor. Odatv Yazı İşleri Müdürü Mustafa İlker Yücel, başkent Tiran’da kurulması planlanan ve yaklaşık 15 futbol sahası büyüklüğüne (11 hektar) denk gelen bu özel yerleşkenin kalbine girerek merak edilen detayları yerinde görüntüledi.</p>

<p><img alt="" src="https://www.alevihaberler.com.tr/public/images/detay/Screenshot_20261027_162408_Chrome%20Beta.jpg" style="height:352px; width:720px" /></p>

<p>Odatv ve Mustafa İlker Yücel'in aktardığı özel izlenimler, projenin sadece dini bir yapılanmadan ibaret olmadığını, aynı zamanda uluslararası ilişkiler, diplomasi ve küresel aktörlerin ilgi odağı olan stratejik bir hamle olduğunu gözler önüne seriyor.</p>

<p><img alt="" src="https://www.alevihaberler.com.tr/public/images/detay/Screenshot_20261027_162415_Chrome%20Beta.jpg" style="height:380px; width:720px" /></p>

<p>11 Hektarlık Alanda "Devlet" Mimarisi</p>

<p>Tiran’daki merkezin kapısından içeri giren Odatv objektifleri; ibadethaneleri, devasa kubbeli yapısıyla dikkat çeken 2015 yapımı Odeon'u, müzeleri, kütüphaneleri ve idari binalarıyla adeta küçük bir yönetim üssünü kayıt altına aldı.</p>

<p><img alt="" src="https://www.alevihaberler.com.tr/public/images/detay/Screenshot_20261027_162358_Chrome%20Beta.jpg" style="height:378px; width:720px" /></p>

<p>&nbsp;* Müze ve Arşivler: Yerleşkenin alt bölümünde yer alan müze; 12 İmam’a atfedilen 12 sergi standı, Bektaşiliğin 800 yıllık tarihini anlatan el yazmaları, Osmanlı döneminden kalma belgeler ve dönemin liderlerinin kişisel eşyalarıyla donatılmış durumda.</p>

<p>&nbsp;* Diplomasi ve Semboller: Merkezin girişinde ABD ve AB bayraklı destek mesajlarının yanı sıra, Dünya Bektaşi Lideri Baba Mondi’nin Papa ile çekilmiş samimi bir fotoğrafının yer alması projenin Batı ile olan bağlarına dikkat çekiyor. Ayrıca yerleşke içerisinde Dünya Bektaşi Merkezi'ne ait olan Continental Hastanesi de bulunuyor.</p>

<p>Baba Mondi’nin Açıklamaları ve Uluslararası Boyut</p>

<p>Odatv’nin derlediği bilgilere ve İsrail basınına yansıyan röportajlara göre, Dünya Bektaşi Merkezi lideri Baba Mondi, projenin uluslararası statü kazanması için hem Arnavutluk hükümetinden yasal düzenleme beklediklerini hem de Batı ülkelerinden (özellikle ABD ve Avrupa'dan) diplomatik tanınma umut ettiklerini açıkça dile getiriyor.</p>

<p><img alt="" src="https://www.alevihaberler.com.tr/public/images/detay/Screenshot_20261027_162343_Chrome%20Beta.jpg" style="height:380px; width:720px" /></p>

<p>Bununla birlikte, Baba Mondi’nin İsrail medyasına verdiği demeçler ve İsrailli yetkililerle olan yakın ilişkileri, projenin arka planındaki küresel diplomatik trafik açısından yeni tartışmaları beraberinde getirdi.</p>

<p><img alt="" src="https://www.alevihaberler.com.tr/public/images/detay/Screenshot_20261027_162349_Chrome%20Beta.jpg" style="height:352px; width:720px" /></p>

<p>Türkiye’den ve Bektaşi Çevrelerinden Tepkiler</p>

<p>Arnavutluk öncülüğünde hayata geçirilmek istenen bu Vatikan modeli "mini devlet" girişimi, Türkiye’deki Alevi ve Bektaşi çatı örgütleri ile kanaat önderleri tarafından da yakından takip ediliyor. Türkiye’deki pek çok Bektaşi derneği, federasyon ve postnişin temsilcileri (Horasan Erenleri Dernekleri Federasyonu, Tahtacı Kültür Dernekleri Federasyonu ve ilgili Postnişinlik makamları), bu yapıya ve statü değişikliği girişimlerine karşı olduklarını net bir dille ifade ediyor.</p>

<p><img alt="" src="https://www.alevihaberler.com.tr/public/images/detay/Screenshot_20261027_153901_Chrome%20Beta.jpg" style="height:385px; width:720px" /></p>

<p>Kaynak: Odatv — Mustafa İlker Yücel</p>

<p>&nbsp;</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/stmnin-avci-ihasi-tunga-xten-turnas-2026da-tam-isabet-3671</link>
            <category>SİYASET</category>
            <pubDate>Tue, 27 Oct 2026 12:01:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>STM'nin Avcı İHA'sı TUNGA-X'ten TURNAs-2026'da tam isabet</h1>
                        <h2>STM tarafından geliştirilen Avcı İHA TUNGA-X, TURNAs-2026 Tatbikatı'nda radar ve görüntü güdüm entegrasyonuyla, düşman İHA unsurunu tam isabetle vurarak başarıyla imha etti.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/10/stmnin-avci-ihasi-tunga-xten-turnas-2026da-tam-isabet-1793091851.webp">
                        <figcaption>STM'nin Avcı İHA'sı TUNGA-X'ten TURNAs-2026'da tam isabet</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p><strong><em>STM tarafından geliştirilen Avcı İHA TUNGA-X, TURNAs-2026 Tatbikatı'nda radar ve görüntü güdüm entegrasyonuyla, düşman İHA unsurunu tam isabetle vurarak başarıyla imha etti.</em></strong><br />
<br />
Türk Deniz Kuvvetleri Komutanlığı tarafından Antalya Körfezi ve Doğu Akdeniz'de gerçekleştirilen TURNAs-2026 İnsansız Deniz Sistemleri Tatbikatı'nda görev alan STM'nin Avcı İHA'sı TUNGA-X, temsili düşman İHA unsuruna yönelik önleme görevini başarıyla tamamladı. Radar ve görüntü güdüm desteğiyle hedefini takip eden TUNGA-X, gerçekleştirdiği hassas vuruşla düşman İHA unsurunu havada imha etti.&nbsp;</p>

<p><span style="font-size:18px"><strong>Saatte 300 Kilometre Hıza Ulaşan Millî Avcı İHA</strong></span></p>

<p>STM tarafından geliştirilen TUNGA-X, özellikle düşük maliyetli kamikaze İHA tehditlerine karşı kritik tesislerin ve askerî birliklerin korunması amacıyla tasarlandı. Saatte 300 kilometre hıza ulaşabilen sistem, İHA tespit radarlarıyla entegre çalışarak tehditleri gerçek zamanlı takip edebiliyor. Görüntü işleme tabanlı otonom hedef takibi ve hassas vuruş kabiliyetleriyle öne çıkan TUNGA-X, asimetrik hava tehditlerine karşı maliyet etkin bir önleme çözümü sunuyor.</p>

<p>Lançer gerektirmeyen dikey kalkış özelliği sayesinde farklı platformlardan göreve başlayabilen TUNGA-X, gece ve gündüz operasyon gerçekleştirebiliyor. 25 kilometreye kadar operasyon menziline sahip sistem, otonom görev yetenekleri ve gelişmiş sensörleriyle Türkiye'nin insansız hava tehditlerine karşı savunma kabiliyetlerine katkı sağlamayı hedefliyor.<br />
<br />
Kaynak Link:&nbsp;<a href="https://www.stm.com.tr/tr/haberler/stmnin-avci-ihasi-tunga-xten-turnas-2026da-tam-isabet">https://www.stm.com.tr/tr/haberler/stmnin-avci-ihasi-tunga-xten-turnas-2026da-tam-isabet</a></p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/35-ilde-duzenlenen-operasyonlarda-275-supheli-yakalandi-3670</link>
            <category>SİYASET</category>
            <pubDate>Mon, 26 Oct 2026 16:05:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>35 ilde düzenlenen operasyonlarda 275 şüpheli yakalandı</h1>
                        <h2>Emniyet Genel Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı, MASAK ve Cumhuriyet Başsavcılıkları koordinesinde; İl Emniyet Müdürlükleri Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüklerince “Nitelikli Dolandırıcılık, Yasa Dışı Bahis, Çevrim İçi Çocuk Müstehcenliği ve Tacizi” suçlarına yönelik son 5 günde 35 il merkezli operasyonlar düzenlendi.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/10/35-ilde-duzenlenen-operasyonlarda-275-supheli-yakalandi-1793020251.webp">
                        <figcaption>35 ilde düzenlenen operasyonlarda 275 şüpheli yakalandı</figcaption>
                    </figure>
                    </header><h3><strong>Emniyet Genel Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı, MASAK ve Cumhuriyet Başsavcılıkları koordinesinde; İl Emniyet Müdürlükleri Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüklerince “Nitelikli Dolandırıcılık, Yasa Dışı Bahis, Çevrim İçi Çocuk Müstehcenliği ve Tacizi” suçlarına yönelik son 5 günde 35 il merkezli operasyonlar düzenlendi.</strong></h3>

<p><br />
Adana, Adıyaman, Antalya, Artvin, Aydın, Bolu, Bursa, Çanakkale, Çorum, Denizli, Diyarbakır, Düzce, Edirne, Elazığ, Erzurum, Gaziantep, Hakkari, Isparta, İstanbul, İzmir, Karabük, Kırklareli, Kilis, Kocaeli, Kütahya, Muş, Niğde, Ordu, Rize, Sakarya, Samsun, Sinop, Şırnak, Yalova ve Zonguldak merkezli düzenlenen operasyonlarda yakalanan şüphelilerin; sosyal medya platformları üzerinden “ev satış bedeli” temasını kullanarak vatandaşlarımızı dolandırdıkları, yasa dışı bahis sitelerinde para nakline aracılık ettikleri, yasa dışı bahis ve kumar oynattıkları, yasa dışı bahis ve kumar sitelerinin reklamını yaptıkları, vatandaşlarımızın mobil bankacılık ve oyun hesaplarına yetkisiz erişim sağladıkları ve müstehcen çocuk görüntüsü barındırdıkları tespit edildi.</p>

<p><br />
Operasyonlarda 275 şüpheli yakalandı. Şüphelilerden 75’i tutuklandı. 46’sı hakkında adli kontrol hükümleri uygulandı. Diğerlerinin işlemleri devam ediyor.</p>

<p><br />
1 Ocak–22 Ekim 2026 tarihleri arasında siber suçlarla mücadele kapsamında toplam 5 bin 62 operasyon gerçekleştirildi. Operasyonlarda 21 bin 378 şüpheli yakalandı.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Şüphelilerden 10 bin 769’u tutuklandı, 5 bin 260’ı hakkında adli kontrol hükümleri uygulandı. Aynı dönemde 45 bin 493 URL hesabı (web sayfası) engellendi, 89 bin 511 sosyal medya hesabına erişim kısıtlandı ve 76 bin 887 yasa dışı bahis sitesi erişime kapatıldı.</p>

<p>&nbsp;</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/icisleri-bakanligi-63-firari-suclu-turkiyeye-getirildi-3669</link>
            <category>SİYASET</category>
            <pubDate>Mon, 26 Oct 2026 13:34:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>İçişleri Bakanlığı: 63 firari suçlu Türkiye’ye getirildi</h1>
                        <h2>Emniyet Genel Müdürlüğü Interpol-Europol Daire Başkanlığı, Adalet Bakanlığı görevlileri ile KOM, İstihbarat ve Narkotik Suçlarla Mücadele Başkanlıkları; Siber, Asayiş ve TEM Daire Başkanlıklarının koordineli çalışmaları sonucunda; 23 Eylül-23 Ekim tarihleri arasında yurt dışına kaçan ve haklarında arama kararı bulunan şahıslara yönelik çalışmalar gerçekleştirildi.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/10/icisleri-bakanligi-63-firari-suclu-turkiyeye-getirildi-1793011427.webp">
                        <figcaption>İçişleri Bakanlığı: 63 firari suçlu Türkiye’ye getirildi</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p><strong>Emniyet Genel Müdürlüğü Interpol-Europol Daire Başkanlığı, Adalet Bakanlığı görevlileri ile KOM, İstihbarat ve Narkotik Suçlarla Mücadele Başkanlıkları; Siber, Asayiş ve TEM Daire Başkanlıklarının koordineli çalışmaları sonucunda; 23 Eylül-23 Ekim tarihleri arasında yurt dışına kaçan ve haklarında arama kararı bulunan şahıslara yönelik çalışmalar gerçekleştirildi. İlgili ülkelerin kolluk birimleriyle yürütülen iş birliği neticesinde; kırmızı bültenle uluslararası seviyede aranan 33 ve ulusal seviyede aranan 30 olmak üzere toplam 63 suçlu ülkemize geri getirildi.</strong></p>

<p><br />
Bu kapsamda, kırmızı bültenle uluslararası seviyede aranan H.T., C.Y., İ.E., H.A., A.K., S.A., G.Y., A.U., S.B., A.T., O.P., M.Y., A.O.E., S.K., B.D., Y.A., İ.K., O.M., M.T., M.E., Y.I., A.S.P., İ.Y., O.T., Ö.Y., E.S., O.F., Ö.İ., R.R.Ç., Ç.Ö., H.İ.E., E.İ. ve Ö.O.T. ile ulusal seviyede aranan K.E., M.İ., B.D., S.K., A.K., B.A., H.Ç., D.K., A.B., Ö.Ü., M.A., T.Y., İ.Ç., U.Y., H.H.A., K.E., S.U., H.P., Ş.B., F.S., M.K., H.İ.Ö., Y.Y., F.K., K.A., İ.K.D., H.Ö., O.K., U.Ç. ve H.D. isimli şahıslar yakalandı ve ülkemize iadeleri sağlandı.</p>

<p><br />
Gürcistan’da 49, Almanya’da 5, Yunanistan’da 3, Kırgızistan’da 2, Bulgaristan, Moldova, KKTC ve Karadağ’da yakalanan şahısların; suç işlemek amacıyla örgüt kurma, yağma, yaralama, dolandırıcılık, kişisel verileri hukuka aykırı olarak ele geçirmek veya yaymak, Cumhurbaşkanına hakaret, uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama, silahlı terör örgütüne üye olma, ruhsatsız ateşli silahlarla mermileri satın alma veya bulundurma, başkalarına ait kimlik veya kimlik bilgilerini kullanma, Türk vatandaşı veya yabancının yurt dışına çıkmasına imkân sağlama, hükümlü veya tutuklunun kaçması, kasten öldürme, hırsızlık, parada sahtecilik, resmî belgede sahtecilik, kamu malına zarar verme, nitelikli olarak konut dokunulmazlığını ihlal etme, tehdit, cinsel taciz, çocuğun cinsel istismarı, suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama, Askerî Ceza Kanununa Muhalefet, mal varlığı değerlerinin gayrimeşru kaynağını gizlemek, Vergi Usul Kanununa Muhalefet, 5607 Sayılı Yasaya Muhalefet, suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme, hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma, askeri yasak bölgelere girme ve terör örgütü propagandası yapmak suçlarından arandıkları belirlendi.<br />
<br />
Kaynak Link:&nbsp;<a href="https://www.icisleri.gov.tr/uluslararasi-ve-ulusal-duzeyde-aranan-63-suclu-yakalanarak-ulkemize-iade-edildi">https://www.icisleri.gov.tr/uluslararasi-ve-ulusal-duzeyde-aranan-63-suclu-yakalanarak-ulkemize-iade-edildi</a></p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/kilicdaroglu-mekke-anlasmasina-evet-erken-secime-itiraz-etmeyiz-3668</link>
            <category>SİYASET</category>
            <pubDate>Sun, 25 Oct 2026 19:32:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Kılıçdaroğlu: Mekke Anlaşması'na evet, erken seçime itiraz etmeyiz!</h1>
                        <h2>CHP lideri Kılıçdaroğlu Gaziantep'teki temaslarında Mekke Anlaşması'na evet oyu vereceklerini, erken seçime ve olası bir takvim değişikliğine ise itiraz etmeyeceklerini belirtti.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/10/kilicdaroglu-mekke-anlasmasina-evet-erken-secime-itiraz-etmeyiz-1792946548.webp">
                        <figcaption>Kılıçdaroğlu: Mekke Anlaşması'na evet, erken seçime itiraz etmeyiz!</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p><strong>CHP lideri Kılıçdaroğlu Gaziantep'teki temaslarında Mekke Anlaşması'na evet oyu vereceklerini, erken seçime ve olası bir takvim değişikliğine ise itiraz etmeyeceklerini belirtti.</strong><br />
<br />
Gaziantep’te bir dizi temasta bulunan ve ardından CHP İzmir Milletvekili Mahir Polat’ın Karkamış’taki Suriye sınırındaki evinde bölgenin kanaat önderleriyle bir araya gelen Kemal Kılıçdaroğlu, gündeme dair dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu. Ziyaret sırasında kendisine barışın simgesi olan bir zeytin fidanı hediye edilen Kılıçdaroğlu, gazetecilerin sorularını yanıtlayarak dış politika, erken seçim senaryoları, yeni anayasa tartışmaları ve terörsüz Türkiye süreci gibi kritik başlıklarda net mesajlar verdi.</p>

<p><span style="font-size:18px"><strong>“Mekke Anlaşması'na Evet Oyu Vereceğiz”</strong></span></p>

<p>Hükümetin ve dış politikanın güncel gündem maddelerinden biri olan Mekke Anlaşması hakkında konuşan Kılıçdaroğlu, her politikaya otomatik olarak karşı çıkmadıklarını vurgulayarak şu ifadeleri kullandı:</p>

<p><em><strong>“Erdoğan’ın yaptığı her şey yanlıştır diye bir düşüncemiz yok. Mekke Anlaşması ile ilgili aklıma gelen ilk şey şuydu: Bu anlaşma ileride İran ile çatışmaya ortam hazırlar mı? Fakat sonra İran açıklama yaptı, Mekke Anlaşması'nın uygun olduğunu söyledi. Anlaşma geldi, gerekçeleri, açıklamaları geldi. Eleştirilerimiz var. Mekke Anlaşması'na evet oyu diyeceğiz, evet oyu kullanacağız.”</strong></em></p>

<p><strong><span style="font-size:18px">“Erken Seçim Olursa İtiraz Etmeyiz”</span></strong></p>

<p>Olası bir erken seçim tartışmalarına ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın adaylık ihtimaline değinen Kılıçdaroğlu, sandık çağrısını yineleyerek şunları söyledi:</p>

<p><em><strong>&nbsp;“Teklif gelirse varız. Erken seçim olursa itiraz etmeyiz. 2 ay da olsa 1 ay da olsa Türkiye bir an önce demokrasi oyunundan vazgeçmeli, gerçek demokrasiyi savunan yapısına kavuşmalı. Erdoğan'ın aday olacağını nereden biliyorsunuz? Belki aday olmayacak. O günün koşullarına bakmalıyız. Ben Erdoğan'ın yeniden aday olacağını düşünmüyorum. Erdoğan buyursun, yarın derhal erken seçim yapalım, getirsin. 2028 olsa ne olur, şimdi olsa ne olur?”</strong></em></p>

<p><strong><span style="font-size:18px">Anayasa Değişikliği ve Sistem Tartışmaları</span></strong></p>

<p>TBMM'nin açılışında gündeme gelen anayasa değişikliği çağrılarına da değinen CHP lideri, olası önerilere karşı önyargılı yaklaşmadıklarını belirterek, <em><strong>"Parlamenter sistem diyorsa, nasıl bir parlamenter sistem? Yarı başkanlık sistemi öneriliyorsa nasıl bir yarı başkanlık sistemi? Bu öneriler konur, önerileri biz de sağduyuyla tartışırız. Gelen öneriye başlangıçta 'Hayır bu olmaz, biz bunu reddediyoruz' diye bir düşüncemiz yok."</strong></em> dedi.</p>

<p><span style="font-size:18px"><strong>"Terörsüz Türkiye" Süreci ve Bahçeli Vurgusu</strong></span></p>

<p>Terörsüz Türkiye sürecine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Kılıçdaroğlu, PKK'nın koşulsuz ve tamamen silah bırakması gerektiğini belirtti. Süreçte MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin rolüne parantez açan Kılıçdaroğlu, şu dikkat çekici tespiti paylaştı:</p>

<p>&nbsp;“Sayın Bahçeli, Türkiye'nin huzura kavuşması için, Kürt sorununun çözülmesi için en büyük fedakârlığı yapan lider. MHP Genel Başkanı'nın öncülük yapması sorunun aşılmasında büyük ölçüde kolaylık sağladı. Bunu kabul etmemiz lazım.”</p>

<p><strong><span style="font-size:18px">Yolsuzluk Dosyaları ve Partiye Dönüşler</span></strong></p>

<p>Toplantıda ayrıca milletvekillerinin dokunulmazlık fezlekelerine de değinen Kılıçdaroğlu, yolsuzluk dosyalarıyla ilgili dokunulmazlıkları doğru bulmadıklarını ifade ederek, olası bir anayasa değişikliği durumunda buna "evet" diyeceklerini kaydetti. Öte yandan, CHP’ye dönmek isteyen milletvekillerinin durumuna ilişkin ise "Ahlaki temellere bakacağız" değerlendirmesinde bulundu.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/ailem-engelsiz-iletisim-merkezi-335-bin-288-cagriya-ceviri-destegi-sagladi-3667</link>
            <category>GÜNDEM</category>
            <pubDate>Sun, 25 Oct 2026 19:21:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>AİLEM Engelsiz İletişim Merkezi 335 bin 288 çağrıya çeviri desteği sağladı</h1>
                        <h2>Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, işitme engelli bireylerin kamu hizmetlerine, bilgiye ve sosyal hayata erişimlerini kolaylaştırmak amacıyla hizmete sunulan AİLEM Engelsiz İletişim Merkezi aracılığıyla bugüne kadar 335 bin 288 çağrının karşılandığını bildirdi</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/10/ailem-engelsiz-iletisim-merkezi-335-bin-288-cagriya-ceviri-destegi-sagladi-1792945952.webp">
                        <figcaption>AİLEM Engelsiz İletişim Merkezi 335 bin 288 çağrıya çeviri desteği sağladı</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p><strong>Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, işitme engelli bireylerin kamu hizmetlerine, bilgiye ve sosyal hayata erişimlerini kolaylaştırmak amacıyla hizmete sunulan AİLEM Engelsiz İletişim Merkezi aracılığıyla bugüne kadar 335 bin 288 çağrının karşılandığını bildirdi</strong></p>

<p>Bakan Göktaş yaptığı açıklamada, Türk İşaret Dili kullanan işitme engelli bireylerin iletişim ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla AİLEM Engelsiz İletişim Merkezi’nin önemli bir hizmet sunduğunu vurguladı.<br />
&nbsp;<br />
AİLEM Engelsiz İletişim Merkezi’nin işitme engelli bireylerin kamu kurum ve kuruluşlarıyla ve sosyal hayatlarında ihtiyaç duydukları iletişimi sağlamalarına imkan sunduğunu ifade eden Bakan Göktaş, şunları kaydetti:<br />
&nbsp;<br />
“AİLEM Engelsiz İletişim Merkezi ile Türk İşaret Dili kullanan vatandaşlarımızın iletişim ihtiyaçlarına hızlı ve erişilebilir çözümler sunuyoruz. AİLEM Engelsiz İletişim Merkezimizin 54 bin 788 kayıtlı kullanıcısı bulunuyor. İşitme engelli bireylerimizin eğitimden istihdama, sağlık hizmetlerinden bankacılık işlemlerine, aile içi iletişimden kamu kurumlarıyla yürütülen işlemlere kadar hayatın her alanında iletişim kurabilmeleri amacıyla günlük ortalama 250-300 çağrıya destek sağlanıyor. Merkez aracılığıyla bugüne 335 bin 288 çağrı karşılanarak vatandaşların iletişim ihtiyaçlarına katkı sunuldu. AİLEM Engelsiz İletişim Merkezimize iOS ve Android mobil uygulamaları ile web üzerinden erişilebiliyor.”<br />
&nbsp;<br />
AİLEM Engelsiz İletişim Merkezi’nin yalnızca işitme engelli bireylerin değil, işitme engelli danışana, hastaya, veliye veya müşteriye ulaşmak isteyen işiten bireylerin de kullanımına açık olduğunu hatırlattı. Göktaş, “AİLEM Engelsiz İletişim Merkezi’ni, Türk İşaret Dili kullanan vatandaşlarımız ile toplumun diğer bireyleri arasında güçlü ve anlamlı bir iletişim köprüsü olarak görüyoruz.” dedi.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/prof-dr-hasan-sadikyan-alevi-toplulugu-tersine-donmus-bir-kuresel-bilinc-krizinin-pencesinde-3666</link>
            <category>KONUK YAZAR</category>
            <pubDate>Sat, 24 Oct 2026 19:15:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Prof. Dr. Hasan Sadıkyan: Alevi topluluğu tersine dönmüş bir küresel bilinç krizinin pençesinde</h1>
                        <h2>Tahran Üniversitesi öğretim üyesi ve Zaviye Enstitüsü Türkiye Masası Direktörü Prof. Dr. Hasan Sadıkyan, Alevi toplumunun kimlik, kolektif hafıza ve öz farkındalık krizini değerlendirdiği yazısında, mevcut durumun “tersine dönmüş bir dünya” ve “tersine dönmüş küresel bilinç”in ürünü olduğunu savundu.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/10/prof-dr-hasan-sadikyan-alevi-toplulugu-tersine-donmus-bir-kuresel-bilinc-krizinin-pencesinde-1792858794.webp">
                        <figcaption>Prof. Dr. Hasan Sadıkyan: Alevi topluluğu tersine dönmüş bir küresel bilinç krizinin pençesinde</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p><strong><a href="https://zaviyeinsight.com/2026/06/02/alaghi-jahani-vazhguneh-dar-jamee-alavi/"><span style="color:#2980b9">Tahran Üniversitesi öğretim üyesi ve Zaviye Enstitüsü Türkiye Masası Direktörü Prof. Dr. Hasan Sadıkyan,</span></a> Alevi toplumunun kimlik, kolektif hafıza ve öz farkındalık krizini değerlendirdiği yazısında, mevcut durumun “tersine dönmüş bir dünya” ve “tersine dönmüş küresel bilinç”in ürünü olduğunu savundu.</strong><br />
<br />
Sadıkyan’a göre Alevi topluluğu bugün geçmişiyle ve kendi kimliğiyle çelişen, değerlerini değersizleştiren, güvenilirliği zayıflayan ve ikilikler sergileyen bir kimlik yapısıyla karşı karşıya. Bu durumun sonucu olarak toplum ne “geleneksel ve benzersiz bir gelecek” ne de kendi dinamikleriyle işleyen bir yapı oluşturabiliyor. Entelektüel ve hafıza felci yaşanıyor; etnik köken, sosyal-tarihsel gerçekler, ekonomi, dil ve kolektif bilinç açısından ayrışma derinleşiyor. Topluluğun önemli bir kesimi ciddi bir kimlik krizi içinde.<br />
<br />
<strong>Prof. Dr. Hasan Sadıkyan'ın makalesinin tam metni şöyle:</strong><br />
<br />
<strong><span style="font-size:18px">Alevi topluluğunun küresel bilinç algısı çarpıtılmış mı?</span></strong><br />
<br />
Alevi toplumu bugün önemli nedenlerle kimlik, kolektif hafıza ve öz farkındalık kriziyle karşı karşıya; yazar bu krizi “tersine dönmüş küresel bilinç” ve “tersine dönmüş bir dünyanın” yansıması olarak görüyor. Kimlik ikiliklerine, asimilasyon politikalarına ve tarihsel kırılmalara odaklanan bu not, entelektüel felci, toplumsal parçalanmayı ve çelişkili anlatıların egemenliğini aşmak ve kolektif bir gelecek inşa etmek için Alevi kimlik yapısını yeniden yaratmanın ve gerçek bir bilinç oluşturmanın gerekliliğini vurguluyor.</p>

<p><br />
Zawia Enstitüsü: Alevi topluluğunun ve Aleviliğin doğası hakkında konuşmak hem kolay hem de imkansızdır; çünkü bugün bu topluluk, geçmişi ve hatta kendi kimliğiyle çelişen, bazen tüm değerlerini değersiz sayan, toplumun gözünde güvenilirliği giderek zayıflayan ve geçmiş ve mevcut mirasının zihniyetinin çelişkisini ve ikiliğini sergileyen bir kimlik yapısıyla karşı karşıyadır. Bu durumun sonucu olarak, bu topluluk ne “geleneksel ve benzersiz bir gelecek” ne de “kendi dinamikleriyle işleyen bir yapı” yaratabiliyor ve eski zamanlardan postmodern zamanlara kadar Alevilik ve Alevilerle ilgili her şeyi ezerek, bir tür entelektüel felç, hafıza felcine neden oluyor; ve Alevilerin etnik köken, sosyal ve tarihi gerçekler, ekonomi, dil ve kısacası kolektif bilinç ve hafıza açısından giderek artan bir şekilde ayrışmasına/dağılmasına yol açıyor; öyle ki, Alevi topluluğunun önemli bir kısmı şu anda ciddi bir kimlik krizi yaşıyor.</p>

<p><strong>Şimdi akla gelen en önemli soru şu:</strong></p>

<p>Alevi kimlik krizi, çarpık bir dünyanın ürünü olan çarpık bir küresel bilincin sonucu mudur?</p>

<p>Marx'ın "din eleştirisi, (sapkın) dini yaratan toplumun eleştirisi olmalıdır" görüşünden etkilenen bu makale, Alevi topluluğunun ve Aleviliğin mevcut kimlik krizinin, 13. yüzyıldan günümüze uzanan uzun ve tersine dönmüş bir dünyanın ürünü olduğuna ve bunun da tersine dönmüş bir küresel bilinç yarattığına olan inancı vurgulamaktadır.</p>

<p>Dahası, bu yaratılış sırasında, Alevi topluluğunun kolektif hafızasında ve bilincinde yeni ve derin fay hatları açılıyor ve derinleşiyor. Mesele şu ki, bu tersine çevrilmiş yaratılışta, Aleviliğin kimlik özü, henüz kendini bulamamış veya yeniden kaybetmiş olan aynı insan öz farkındalığıdır ve aslında Alevi insanı, devletinin ve toplumunun dünyasının bir ürünüdür. Dini, tersine çevrilmiş bir dünya bilinci olarak yaratan da bu aynı devlet ve toplumdur, çünkü devlet ve toplumun kendisi de tersine çevrilmiş bir dünya bilincidir.</p>

<p>Örneğin, Aleviliğin kimliği konusunda, hükümet ve toplum tarafından sürekli olarak sayısız ikilik inşa edilmekte ve tekrarlanmaktadır:</p>

<p>Alevi kimliği ve Alevilik “özgün” mü yoksa “özgün olmayan/öteki” mi; bir “din” mi yoksa bir “mezhep” mi; bir “kültür” mü yoksa bir “dünya görüşü veya ideoloji” mi; “Şii” mi yoksa “Zoroastrian” mı; “Türk” mü yoksa “Kürt” mü; “Horasani” mi yoksa “Anadolu” mu, vb.</p>

<p>Geçtiğimiz yüzyıllar boyunca Alevi kimliğinin devlet ve toplumun asimilasyon politikalarından kasıtlı olarak etkilendiği ve çarpık bir küresel bilinçten muzdarip olduğu ciddi bir hipotez gibi görünüyor. Bu krizden kurtulmak için, kimlik yapılarını yeniden oluşturması ve gerçek bir küresel bilinç yaratması gerekiyor.</p>

<p>Örneğin, bugün yazılmakta olan Alavi-Bektashi ansiklopedilerinin bu durumu ve ikilikleri çözeceği umulmaktadır, ancak maalesef her ansiklopedi ve yazarının kendi bakış açısını savunduğu görülmektedir.</p>

<p>Son zamanlarda, Alevilik ve Aleviler hakkında, hatta bu inancın kutsal yönleriyle ilgili olarak sanal ortamda yayınlanan makalelerde ve notlarda düşük seviyeli yorumlara, argo ifadelere ve anlamsız notlara rastladığımız için, bu durumu tam bir kaos olarak tanımlayabilir ve yorumlayabiliriz.</p>

<p>Ancak, birbirlerini geçmeye çalışmanın ötesinde, Aleviliğe ve Alevilere, hatta inançlarının kutsal yönlerine entelektüel katkıda bulunanların, tartışmayı daha anlamlı ve verimli hale getirmede önemli bir rolü vardır. Bu nedenle, Aleviliğe ve Alevilere, hatta inançlarının kutsal yönlerine dair kolektif bilgeliği düşünmek, tartışmak, üretmek ve geliştirmek için değerli bir varlık olan kıt insan kaynaklarının doğru kullanımı başlangıç ​​noktası olmalıdır.</p>

<p>Bu alandaki tartışmaya ve katılıma devam etmek için:</p>

<p>Öncelikle Aleviliğin ve Alevilerin geleceği için temel ilkelerin belirlenmesi gerekmektedir.</p>

<p>İkinci olarak, bu temel ilkeleri belirlerken, "ezberciliğe son vermek", "düşünce üretmek yerine sloganları tekrarlamayı bırakmak" ve "belirli pozisyonlara ulaşmak için geçmiş ve gelecekteki eylemlere bakmaktan kaçınmak" şarttır.</p>

<p>Üçüncüsü, tüm bunlar yapılırken kişisel görüşler belirleyici faktör olmamalı; bunun yerine, Alevi hareketinin geleceğine yönelik tarihsel sorumluluk duygusu belirleyici faktör olmalıdır.</p>

<p>Dördüncüsü, bu süreçte, daha önce biriktirilmiş bilgiler – geçmiş sempozyumlar, çalıştaylar, kongreler, toplantılar, paneller ve tartışmalar – yeniden raporlanmalı, Aleviliğin ve Alevilerin güçlü yönleri, zayıf yönleri, fırsatları ve tehditleri analiz edilmeli ve değerlendirilmeli, stratejik hedefler belirlenerek planlama yapılmalıdır.</p>

<p>Bu nedenle, stratejik kararlar almadan önce, güçlü yönleri fırsatlarla eşleştirmek, zayıf yönleri iyileştirmek ve potansiyel tehditlere karşı önlem almak için temel soruları yanıtlamak gereklidir:</p>

<p>“Alevilik hangi alanlarda/konularda diğer inançlardan daha iyi/farklıdır? Bu bağlamda kaynakları nelerdir?” [Güçlü Yönler/İçsel Kaynaklar]<br />
“Hangi alanlarda eksiklikler var? Nelerin iyileştirilmesi gerekiyor?” [Zayıf Yönler/İçsel Sorunlar]<br />
“Bu alanda henüz tam olarak değerlendirilmemiş ne tür boşluklar var? Belirli bir dönemde Aleviler ve Aleviler arasında yaygınlaşan ve popüler hale gelen hangi eğilimler, moda akımları veya kolektif davranışlar faydalı olabilir?” [Fırsatlar/Dış Kaynaklar]<br />
“Diğer dinler ne yapıyor? İnanç alanında ekonomik, teknolojik veya yasal riskler nelerdir?” [Tehditler/Dışsal].<br />
Beşinci olarak, Alevilik ve Alevilerle ilgili yaşananları tam ve net bir şekilde anlamak için cevaplanması gereken diğer önemli sorular şunlardır: “Alevilik nedir?” (Ne) “Aleviler nerede yaşar?” (Nerede) “Alevilik ve Aleviler ne kadar zamandır var?” (Ne zaman) “Alevilik ve Alevilerle ilgili olaylar nasıl gelişti/meydana geldi?” (Nasıl) “Alevilik ve Alevilere neden bazı şeyler yapıldı ve neden oldu?” (Neden/Hangi sebeple) “Alevilik ve Alevilere kim ne yaptı veya Alevilik ve Aleviler bundan nasıl etkilendi?” (Kim).</p>

<p>"Alevi topluluğunun tersine dönmüş küresel bilinçten kurtarılması gerektiği" tartışılmaz ve sorgulanamaz bir gerçektir; ancak neden ve nasıl sorusuna gelince, entelektüel ve pratik bir devrim gerçekleşmelidir; ikiliklerin ve farklılıkların ötesine geçip ortak bir kimliğe ulaşmak için entelektüel bir devrim ve tersine dönmüş dünyanın egemenliğinden kurtulmak için pratik bir devrim. Ancak o gün hala çok uzakta.</p>

<p>Kaynak link: <a href="https://zaviyeinsight.com/2026/06/02/alaghi-jahani-vazhguneh-dar-jamee-alavi/"><strong>https://zaviyeinsight.com/2026/06/02/alaghi-jahani-vazhguneh-dar-jamee-alavi/</strong></a><br />
<a href="https://zaviyeinsight.com/2026/06/02/alaghi-jahani-vazhguneh-dar-jamee-alavi/"><span style="color:#2980b9"><strong>Zaviye Insight – Prof. Dr. Hasan Sadıkyan’ın “Alevi topluluğunun küresel bilinç algısı çarpıtılmış mı?” başlıklı yazısı.</strong></span></a></p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p><br />
&nbsp;</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/chp-dis-politika-kurulundan-kritik-aciklama-3665</link>
            <category>SİYASET</category>
            <pubDate>Sat, 24 Oct 2026 00:19:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>CHP Dış Politika Kurulu’ndan kritik açıklama!</h1>
                        <h2>CHP Dış Politika Kurulu, Libya ile yapılan deniz yetki anlaşmasının onaylanmasını ve hükümetin bu adıımı desteklediğini belirtirken, bölgesel krizlerde diplomasi, itidal ve Montrö Sözleşmesi'nin kararlılıkla uygulanması gerekliliğini vurguladı.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/10/chp-dis-politika-kurulundan-kritik-aciklama-1792790663.webp">
                        <figcaption>CHP Dış Politika Kurulu’ndan kritik açıklama!</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p><strong>CHP Dış Politika Kurulu, Libya ile yapılan deniz yetki anlaşmasının onaylanmasını ve hükümetin bu adıımı desteklediğini belirtirken, bölgesel krizlerde diplomasi, itidal ve Montrö Sözleşmesi'nin kararlılıkla uygulanması gerekliliğini vurguladı.</strong><br />
&nbsp;</p>

<p>Doğu Akdeniz’deki yetki alanlarından bölgesel güvenlik mimarilerine, Rusya-Ukrayna savaşındaki son durumdan kritik deniz ticaret hatlarındaki gerilimlere kadar birçok konunun ele alındığı açıklamada; CHP Dış Politika Kurulu, hem Türkiye'nin milli çıkarlarını ilgilendiren diplomatik hamlelere destek verdi hem de dış politikada itidal, diplomasi ve uluslararası hukuk vurgusu yaptı.</p>

<p>Açıklamada, Libya ile imzalanan Münhasır Ekonomik Bölge anlaşmasının Libya Meclisi tarafından onaylanması memnuniyetle karşılanırken, Avrupa Birliği'nin bu konudaki tutumu sert bir dille eleştirildi. Ayrıca TBMM gündemine gelmesi beklenen Mekke Anlaşması, Karadeniz’de Montrö’nün tavizsiz uygulanması gerekliliği ve Basra Körfezi'ndeki güvenlik riskleri de Kurulun merceğinden kaçmadı.</p>

<p>CHP Dış Politika Kurulu tarafından yapılan değerlendirme metni şu şekilde:</p>

<p>&nbsp;CHP Dış Politika Kurulu</p>

<p><strong>&nbsp;Güncel Değerlendirmeler</strong></p>

<p><strong>&nbsp;1. Deniz Yetki Alanları.</strong> Libya ile yapılan Münhasır Ekonomik Bölge Mutabakat metninin 7 yıl sonra Libya Meclisi tarafından oy birliği ile kabul edilmiş olmasını, CHP Dış Politika Kurulu olarak selamlıyoruz ve doğu ve batı Libya arasındaki farklılıkların giderilmesinde önemli bir adım olduğunu değerlendiriyoruz. Bu konuda itirazı olan AB Yöneticilerine hatırlatmak isteriz ki, AB içindeki deniz yetki alanlarındaki sınırlandırmalara (Hırvatistan-Slovenya, İtalya-Malta, İspanya- Fransa) müdahale etmeyen AB’nin her ikisi de AB üyesi olmayan Akdeniz kıyıdaşlarının bu yöndeki iradelerini eleştirmesi abesle iştigaldir. AB kendisini UAD veya ITLOS yerine koymaktan vazgeçmelidir. Hükümetin bu konudaki adımlarını desteklemekteyiz.</p>

<p><strong>&nbsp;2. Mekke Anlaşması. </strong>7 Ağustos 2026’da parafe edilen “Türkiye Cumhuriyeti, Pakistan İslam Cumhuriyeti ve Suudi Arabistan Krallığı Arasında Ortak Savunma için Mekke Anlaşması” taslağının TBMM’ye sunularak içeriğinin açıklık kazandırılmasından memnunuz. Anlaşma taslağının; amaçları, 2., 5. ve 16. maddeleriyle ilgili tereddütlere ve diğer unsurlara Meclis’teki çalışmalar esnasında açıklık kazandırılacağı beklenmektedir.</p>

<p><strong>&nbsp;3. Rusya-Ukrayna Savaşı.</strong> Rusya, Ukrayna ve Amerika arasındaki üçlü görüşmelerle çatışmaların durdurulacak bir noktaya gelmesinden, Karadeniz risklerinin kontrol altında tutulmasından ve NATO’nun bu ana kadar savaşa dahlinin önlenmesinden memnuniyet duyuyoruz. Montrö Boğazlar Sözleşmesi’nin 19. maddesinin tavizsiz uygulanması, Karadeniz’de risklerin artmasını önleyecektir.</p>

<p><strong>&nbsp;4. İran-ABD/İsrail. </strong>Basra Körfezinde tekrar saldırıların olacağına ilişkin haberler endişe ile takip edilmektedir. Bölge askeri çıkmaza sürüklenirken, diplomatik araçların sonuç verecek biçimde daha etkin kullanılmasını ve önleyici saldırılardan kaçınılması konusunda itidalli davranılmasını zaruri görüyoruz.</p>

<p><strong>5. Dar Boğazlarda Çözüm. </strong>Hidrokarbon ulaşım yollarındaki dar boğazların (Babülmendeb ve Hürmüz) rahatlatılması açısından Türkiye’nin öncülüğünde İstanbul’da düzenlenen R4 (Türkiye, Mısır, Suudi Arabistan ve Pakistan) + E4 (Fransa, İngiltere, Almanya ve İtalya) toplantısının, sorunlara silahlı çatışma olmadan diğer araçlarla, sağlıklı çözüm getirmesini ümit ediyoruz. Bu konudaki olumlu gelişmelerin kamuoyuyla paylaşılması isabetli olacaktır.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/cepni-dernekleri-federasyonu-afganistandaki-hazara-turklerinin-sesini-duyun-3664</link>
            <category>GÜNDEM</category>
            <pubDate>Fri, 23 Oct 2026 23:47:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Çepni Dernekleri Federasyonu: Afganistan’daki Hazara Türklerinin sesini duyun</h1>
                        <h2>Çepni Dernekleri Federasyonu Genel Başkanı Muhammet Arif Genç, Afganistan’da yaşayan Hazara Türklerinin zorla yerinden edilmesi ve toprak gasbı iddialarına dikkat çekerek Türk dünyasına, insan hakları savunucularına ve uluslararası kuruluşlara çağrıda bulundu.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/10/cepni-dernekleri-federasyonu-afganistandaki-hazara-turklerinin-sesini-duyun-1792788996.webp">
                        <figcaption>Çepni Dernekleri Federasyonu: Afganistan’daki Hazara Türklerinin sesini duyun</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p><strong>Çepni Dernekleri Federasyonu Genel Başkanı Muhammet Arif Genç, Afganistan’da yaşayan Hazara Türklerinin zorla yerinden edilmesi ve toprak gasbı iddialarına dikkat çekerek Türk dünyasına, insan hakları savunucularına ve uluslararası kuruluşlara çağrıda bulundu.</strong></p>

<p>Genç, Afganistan Hazara Türkleri Kültür ve Dayanışma Derneği Başkanı Muhammet Gül’ün sesini duyurmak amacıyla yaptığı yazılı açıklamada, yaşananların yalnızca bir mülkiyet anlaşmazlığı olmadığını vurguladı. <em><strong>“Bu mesele; insanların yaşam hakkını, mülkiyet hakkını, güvenliğini, kültürel kimliğini ve kendi topraklarında insanca yaşama hakkını ilgilendiren ciddi bir insan hakları meselesidir” </strong></em>dedi.<br />
<img alt="" src="https://www.alevihaberler.com.tr/public/images/detay/WhatsApp%20Image%202026-10-23%20at%2023_09_25.jpeg" style="height:800px; width:600px" /></p>

<p>Açıklamada, Taliban yönetiminin iktidara dönüşünden sonra Hazara topluluklarının zorla tahliye, toprak anlaşmazlıkları ve yerinden edilme vakalarıyla karşı karşıya kaldığı belirtildi. Avrupa Birliği İltica Ajansı ve insan hakları kuruluşlarının raporlarına atıfta bulunularak, özellikle Hazara bölgelerinde arazi ihtilaflarının zorla tahliyelere dönüşebildiği ve yerel yönetimlerin tutumunun endişe verici olduğu ifade edildi.<br />
&nbsp;</p>

<p>Genç, toprakların sadece bir arazi değil, bir halkın hafızası olduğunu hatırlatarak şöyle konuştu: &nbsp;<br />
<em><strong>“Bir ailenin kuşaklar boyunca yaşadığı evi vardır. O evin duvarlarında hatıraları, avlusunda çocuklarının izleri, toprağında alın teri bulunur. Bir sabah bütün bu hayatı geride bırakması istenir. Geriye yalnızca boş evler değil; dağılan aileler, yarım kalan hayatlar ve geleceğinden endişe duyan çocuklar kalır.”</strong></em></p>

<p>Federasyon başkanı, hiçbir insanın etnik kimliği, inancı veya toplumsal kökeni nedeniyle evinden ve toprağından mahrum bırakılamayacağını vurguladı. Mülkiyet anlaşmazlıklarının bağımsız, tarafsız ve adil yargılama süreçleriyle çözülmesi gerektiğini belirterek, silahın ve baskının adaletin yerini tutamayacağını kaydetti.</p>

<p><span style="font-size:16px"><strong>&nbsp;“Hazara Türkleri yalnız değildir”</strong></span></p>

<p>Açıklamada Türkiye’deki sivil toplum kuruluşları, Türk dünyası temsilcileri, akademisyenler, gazeteciler ve insan hakları savunucularına da seslenildi. Afganistan’daki Hazara Türklerinin sorunlarının gündeme taşınması, iddiaların bağımsız araştırılması ve uluslararası dayanışmanın büyütülmesi istendi.</p>

<p><em><strong>“Bir halkın acısı, coğrafi sınırların arkasında kaldığı için görünmez hâle gelmemelidir. Sessizlik, mağdurların yalnızlığını büyütür”</strong></em> diyen Genç, sözlerini şöyle tamamladı: &nbsp;<br />
<em><strong>“Kardeşim Muhammet Gül’ün çağrısı duyulsun. Hazara Türklerinin yaşadığı sorunlar görmezden gelinmesin. İnsanlar kendi evlerinde, kendi topraklarında korkusuzca yaşayabilsin. &nbsp;<br />
Hazara Türkleri yalnız değildir! &nbsp;<br />
Zorla yerinden edilmeye hayır! &nbsp;<br />
İnsan haklarına, adalete ve insan onuruna saygı!”<br />
<br />
<span style="color:#2980b9">AÇIKLAMANIN TAM METNİ ŞÖYLE:</span></strong></em><br />
<br />
<em><strong>AFGANİSTAN’DA HAZARA TÜRKLERİNİN SESİNİ DUYUN!</strong></em></p>

<p><em><strong>TOPRAKLARINDAN KOPARILAN BİR HALKIN ÇIĞLIĞINA SESSİZ KALMAYALIM</strong></em></p>

<p><em><strong>Muhammet Arif Genç<br />
Çepni Dernekleri Federasyonu Genel Başkanı</strong></em></p>

<p><em><strong>Afganistan Hazara Türkleri Kültür ve Dayanışma Derneği Başkanı, kardeşim Muhammet Gül’ün sesini duyurmak; Afganistan’da yaşanan insan hakları ihlallerine karşı kamuoyunun dikkatini çekmek için buradan Türk dünyasına, insan hakları savunucularına ve uluslararası kuruluşlara sesleniyorum.</strong></em></p>

<p><em><strong>Bir halkın toprağından koparılmasına, evinden yurdundan edilmesine, geçmişinin ve geleceğinin elinden alınmasına sessiz kalamayız!</strong></em></p>

<p><em><strong>Afganistan’da Hazara Türklerinin yaşadığı sorunlar, yalnızca bir mülkiyet anlaşmazlığı olarak değerlendirilemez. Bu mesele; insanların yaşam hakkını, mülkiyet hakkını, güvenliğini, kültürel kimliğini ve kendi topraklarında insanca yaşama hakkını ilgilendiren ciddi bir insan hakları meselesidir.</strong></em></p>

<p><em><strong>Uluslararası insan hakları raporlarında da Taliban yönetiminin iktidara dönüşünden sonra Hazara topluluklarının yaşadığı zorla tahliyeler, toprak anlaşmazlıkları ve yerinden edilme vakaları belgelenmiştir. Avrupa Birliği İltica Ajansı ve insan hakları kuruluşları, özellikle Hazara halkının yaşadığı bölgelerde arazi ihtilaflarının zorla tahliyelere dönüşebildiğine ve yerel yönetimlerin bu süreçlerdeki tutumuna dikkat çekmektedir.</strong></em></p>

<p><em><strong>TOPRAK SADECE BİR ARAZİ DEĞİLDİR; BİR HALKIN HAFIZASIDIR</strong></em></p>

<p><em><strong>Bir düşünün…</strong></em></p>

<p><em><strong>Bir ailenin kuşaklar boyunca yaşadığı evi vardır. O evin duvarlarında hatıraları, avlusunda çocuklarının izleri, toprağında alın teri, tarlasında geçim kaynağı bulunur. Bir sabah, bütün bu hayatı geride bırakması istenir. İnsanlara evlerini, tarlalarını, bağlarını ve yurtlarını terk etmeleri yönünde baskı uygulanırsa geriye ne kalır?</strong></em></p>

<p><em><strong>Geride yalnızca boş evler kalmaz. Dağılan aileler, yarım kalan hayatlar, kaybedilen geçim kaynakları ve geleceğinden endişe duyan çocuklar kalır.</strong></em></p>

<p><em><strong>Afganistan’daki Hazara topluluklarının yaşadığı zorla yerinden edilme vakaları tam da bu nedenle dikkatle incelenmeli, mağdurların iddiaları bağımsız biçimde araştırılmalı ve insanların mülkiyet hakları güvence altına alınmalıdır.</strong></em></p>

<p><em><strong>Hiçbir insan, etnik kimliği, inancı veya toplumsal kökeni nedeniyle kendi evinden ve toprağından mahrum bırakılmamalıdır. Mülkiyet anlaşmazlıkları bağımsız, tarafsız ve adil yargılama süreçleriyle çözülmelidir. Silahın, baskının ve korkunun insanların hayatını belirlediği bir düzen, adaletin yerini tutamaz.</strong></em></p>

<p><em><strong>HAZARA TÜRKLERİ YALNIZ DEĞİLDİR!</strong></em></p>

<p><em><strong>Ben, Çepni Dernekleri Federasyonu Genel Başkanı Muhammet Arif Genç olarak, Afganistan Hazara Türkleri Kültür ve Dayanışma Derneği Başkanı kardeşim Muhammet Gül’ün çağrısının duyulması gerektiğine inanıyorum.</strong></em></p>

<p><em><strong>Kardeşim Muhammet Gül’ün ve temsil ettiği Hazara toplumunun sesini duymak, yaşanan mağduriyetleri gündeme taşımak ve uluslararası dayanışmayı büyütmek hepimizin insani sorumluluğudur.</strong></em></p>

<p><em><strong>Türk dünyasının ortak tarihi, yalnızca geçmişteki zaferlerden ibaret değildir. Bu tarih aynı zamanda zor zamanlarda birbirinin acısını anlayan, haksızlık karşısında dayanışma gösteren ve insan onurunu savunan toplumların tarihidir.</strong></em></p>

<p><em><strong>Türkiye’deki sivil toplum kuruluşlarına, Türk dünyasının temsilcilerine, akademisyenlere, gazetecilere, insan hakları savunucularına ve vicdan sahibi bütün insanlara çağrıda bulunuyorum:</strong></em></p>

<p><em><strong>Afganistan’daki Hazara Türklerinin yaşadığı sorunları gündeme taşıyalım. Zorla tahliye ve toprak gasbı iddialarının bağımsız biçimde araştırılmasını isteyelim. Evlerinden edilen ailelerin güvenli biçimde yaşamlarını sürdürebilmeleri için uluslararası kurumları harekete geçmeye çağıralım.</strong></em></p>

<p><em><strong>Bir halkın acısı, coğrafi sınırların arkasında kaldığı için görünmez hâle gelmemelidir.</strong></em></p>

<p><em><strong>ULUSLARARASI KURULUŞLARA AÇIK ÇAĞRIMIZDIR</strong></em></p>

<p><em><strong>Birleşmiş Milletler’i, Afganistan’daki Birleşmiş Milletler Yardım Misyonu’nu (UNAMA), Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Yüksek Komiserliği’ni, uluslararası insan hakları kuruluşlarını ve ilgili bütün kurumları şu adımları atmaya çağırıyoruz:</strong></em></p>

<p><em><strong>- Hazara Türklerinin yaşadığı bölgelerdeki zorla tahliye ve mülkiyet ihlali iddialarını bağımsız ve şeffaf biçimde araştırın.<br />
- Evlerinden ve topraklarından çıkarılan ailelerin güvenliğini sağlayacak acil önlemler için girişimde bulunun.<br />
- İnsanların tapu, miras ve mülkiyet haklarının korunmasını; ihtilafların adil yargılama yoluyla çözülmesini talep edin.<br />
- Yerinden edilen ailelerin barınma, gıda, sağlık ve eğitim ihtiyaçlarının karşılanmasına destek olun.<br />
- Hazara toplumunun temsilcilerinin karar alma süreçlerine katılmasını ve haklarını güvenle savunabilmesini sağlayacak mekanizmaları güçlendirin.<br />
- Etnik veya dinî kimlik temelinde ayrımcılığa, tehdide ve şiddete karşı etkili güvenceler oluşturulmasını isteyin.</strong></em></p>

<p><em><strong>Bu çağrımız herhangi bir halka veya topluluğa düşmanlık çağrısı değildir. Bizim talebimiz açıktır: Adalet, eşitlik, insan onuru ve hukukun üstünlüğü.</strong></em></p>

<p><em><strong>SESSİZLİK, MAĞDURLARIN YALNIZLIĞINI BÜYÜTÜR</strong></em></p>

<p><em><strong>Bugün Muhammet Gül kardeşimizin sesini daha geniş kitlelere ulaştırmak zorundayız. Çünkü duyulmayan her çığlık, mağduriyet yaşayan insanların yalnızlık duygusunu daha da büyütür.</strong></em></p>

<p><em><strong>Afganistan’daki Hazara Türklerinin yaşadığı sorunlar, yalnızca Hazara toplumunun meselesi değildir. Bu sorun, insan haklarına inanan herkesin meselesidir. Bir yerde insanlar evlerinden zorla çıkarılıyor, topraklarını kaybediyor ve geleceklerinden endişe ediyorsa dünyanın geri kalanı buna kayıtsız kalmamalıdır.</strong></em></p>

<p><em><strong>Bizler, Çepni Dernekleri Federasyonu olarak, bu konuda kamuoyunun bilgilendirilmesini, mağduriyet iddialarının araştırılmasını ve uluslararası dayanışmanın güçlendirilmesini istiyoruz.</strong></em></p>

<p><em><strong>Kardeşim Muhammet Gül’ün çağrısı duyulsun. Hazara Türklerinin yaşadığı sorunlar görmezden gelinmesin. İnsanlar kendi evlerinde, kendi topraklarında korkusuzca yaşayabilsin.</strong></em></p>

<p><em><strong>Unutmayalım: Bir insanın evini kaybetmesi yalnızca bir çatıyı kaybetmesi değildir. Bir halkın toprağını kaybetmesi ise geçmişini, hatıralarını ve geleceğe dair umutlarını kaybetme tehlikesiyle karşı karşıya kalmasıdır.</strong></em></p>

<p><em><strong>Bugün sesimizi yükseltmezsek yarın yaşananları anlatacak insanların sesi de duyulmayabilir.</strong></em></p>

<p><em><strong>HAZARA TÜRKLERİ YALNIZ DEĞİLDİR!</strong></em></p>

<p><em><strong>ZORLA YERİNDEN EDİLMEYE HAYIR!</strong></em></p>

<p><em><strong>İNSAN HAKLARINA, ADALETE VE İNSAN ONURUNA SAYGI!</strong></em></p>

<p><em><strong>Muhammet Gül kardeşimizin sesine ses olalım. Afganistan’daki Hazara Türklerinin haklarının korunması için hep birlikte dayanışmayı büyütelim.</strong></em></p>

<p><em><strong>Muhammet Arif Genç<br />
Çepni Dernekleri Federasyonu Genel Başkanı</strong></em></p>

<p>&nbsp;</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/horasan-abdallari-federasyonu-ankarada-kuruldu-3663</link>
            <category>GÜNDEM</category>
            <pubDate>Fri, 23 Oct 2026 21:13:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Horasan Abdalları Federasyonu Ankara’da kuruldu!</h1>
                        <h2>Kurucularından aldığımız bilgilere göre, Horasan Abdalları Federasyonu, başkent Ankara merkezli olarak resmi kuruluşunu tamamladı.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/10/horasan-abdallari-federasyonu-ankarada-kuruldu-1792779418.webp">
                        <figcaption>Horasan Abdalları Federasyonu Ankara’da kuruldu!</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p><span style="color:#000000"><strong>HABER MERKEZİ / ANKARA</strong> – Anadolu’nun köklü kültürel miraslarından biri olan Abdal geleneğini ve Horasan irfanını yarınlara taşımak amacıyla kurulan <strong>Horasan Abdalları Federasyonu</strong>, başkent Ankara merkezli olarak resmi kuruluşunu tamamladı.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Alevi-Bektaşi ve Abdal kültürünün tarihsel, sosyal ve sanatsal değerlerini korumak, yaşatmak ve temsil etmek hedefiyle yola çıkan federasyon, Türkiye genelindeki Abdal topluluklarını ve kültür derneklerini tek çatı altında birleştiriyor.</span></p>

<p><span style="color:#000000"><strong>KURUCU GENEL BAŞKAN HÜSEYİN DURUKALP’TEN AÇIKLAMA </strong></span></p>

<p><span style="color:#000000">Haber sitemize <strong>Horasan Abdalları Federasyonu’</strong>nun kuruluşu vesilesiyle bir açıklama yapan <strong>Kurucu Genel Başkan Hüseyin Durukalp</strong>, Horasan’dan Anadolu’ya uzanan Abdalların büyük kültürel mirasının önemine dikkat çekti.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Durukalp sitemize yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi:</span></p>

<p><span style="color:#000000">“<em><strong>Horasan’dan Anadolu topraklarına maya taşıyan, sazıyla, sözüyle, irfanıyla bu coğrafyanın harcını karan Abdal geleneğini hak ettiği değerle geleceğe taşımak kararlılığındayız.</strong></em></span></p>

<p><span style="color:#000000"><em><strong>Horasan Abdalları Federasyonu, asırlardır hoşgörü, birlik ve kardeşliğin timsali olan ozanlarımızın ve ariflerimizin sesini günümüz dünyasında daha güçlü duyurmak amacıyla kurulmuştur.</strong></em></span></p>

<p><span style="color:#000000"><em><strong>Amacımız yalnızca geçmişi yad etmek değil, gençlerimizin kendi köklerini, müziğini ve felsefesini tanıyarak büyümesini sağlamaktır. Ankara merkezli başlattığımız bu tarihi adımla, kültürümüzün araştırmacılar ve akademisyenlerle iş birliği içinde doğru şekilde belgelenmesini, toplumsal dayanışmamızın ise her geçen gün daha da pekişmesini hedefliyoruz.</strong></em>”</span></p>

<p><span style="color:#000000"><strong>FEDERASYONUN HEDEFLERİ NELERDİR?</strong></span></p>

<p><span style="color:#000000">Kurucu Genel Başkan Hüseyin Durukalp liderliğinde faaliyetlerine başlayan federasyon, çalışma takvimi kapsamında şu öncelikli projeleri hayata geçirecek:</span></p>

<p><span style="color:#000000">1) Abdal kültürüne ait sözlü edebiyat, nefesler ve geleneksel icra tekniklerinin derlenerek dijital ve yazılı arşiv haline getirilmesi.</span></p>

<p><span style="color:#000000">2) Üniversiteler ve araştırmacılarla ortaklaşa paneller düzenlenerek kültürün tarihsel derinliğinin bilimsel platformlarda ele alınması.</span></p>

<p><span style="color:#000000">3) Geleneksel enstrüman yapımı ve icrasını kapsayan eğitim atölyeleriyle yeni ozanların ve sanatçıların yetişmesine katkı sunulması.</span></p>

<p><span style="color:#000000">4) Yurt içi ve yurt dışında Abdal kültürünü tanıtıcı anma programları, buluşmalar ve festivaller düzenlenmesi.</span></p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/alevi-bektasi-gucbirligi-platformu-alevi-kurumlarinda-arinma-zaruri-hale-gelmistir-3662</link>
            <category>GÜNDEM</category>
            <pubDate>Fri, 23 Oct 2026 17:08:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Alevi-Bektaşi Güçbirliği Platformu: Alevi kurumlarında arınma zaruri hale gelmiştir</h1>
                        <h2>Alevi-Bektaşi Güçbirliği Platformu, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada Alevi kurumlarında “arınma” sürecinin zorunlu hale geldiğini belirtti.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/10/alevi-bektasi-gucbirligi-platformu-alevi-kurumlarinda-arinma-zaruri-hale-gelmistir-1792765135.webp">
                        <figcaption>Alevi-Bektaşi Güçbirliği Platformu: Alevi kurumlarında arınma zaruri hale gelmiştir</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p><strong>Alevi-Bektaşi Güçbirliği Platformu, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada Alevi kurumlarında “arınma” sürecinin zorunlu hale geldiğini belirtti.</strong><br />
Açıklamada, Alevi kurumlarının inanç esaslarından uzaklaşan, menfaat ve siyaset odaklı hareket eden, üfürükçülük ve keramet ticareti yapan unsurlardan temizlenmesi gerektiği vurgulandı. Platform, listenin tamamlanmasını ise kamuoyuna bıraktı.</p>

<p>Platformun 22 Ekim 2026 tarihli paylaşımında şu ifadelere yer verildi:</p>

<p>“Alevi kurumlarında ‘arınma’ zaruri hale gelmiştir. &nbsp;<br />
Kimlerden arınmalı? &nbsp;<br />
• Ali’sizlerden… &nbsp;<br />
• Hak-Muhammed-Ali ikrarında durmayanlardan… &nbsp;<br />
• Menfaat peşinde olanlardan… &nbsp;<br />
• Siyaset tilkilerinden… &nbsp;<br />
• Üfürükçülerden… &nbsp;<br />
• Keramet satanlardan… &nbsp;</p>

<p>Gerisini siz ekleyin…”<br />
<br />
Alevi-Bektaşi Güçbirliği Platformu, daha önce de “Terörsüz Türkiye” ve yeni anayasa süreçlerini ele alan çalıştaylar düzenlemiş, Alevi kurumlarının tutumlarına yönelik değerlendirmelerde bulunmuştu.</p>

<p>Paylaşımda arınılması gereken gruplar şöyle sıralandı:</p>

<ul>
	<li>Ali’sizlerden: Alevi-Bektaşi yolunda Hz. Ali merkezli inanç ve bağlılığı reddeden veya dışlayanlardan.</li>
	<li>Hak-Muhammed-Ali ikrarında durmayanlardan: Yolun temel ikrarını (Hak-Muhammed-Ali) benimsemeyen veya sürdürmeyenlerden. Platform, ikrarı yolun kalbi olarak tanımlayan yayınlar yapmıştır.</li>
	<li>Menfaat peşinde olanlardan: Kişisel çıkar, rant veya kariyer amacıyla Alevi kurumlarını kullananlardan.</li>
	<li>Siyaset tilkilerinden: Siyasi hesaplarla hareket eden, Aleviliği siyasi araç haline getirenlerden.</li>
	<li>Üfürükçülerden: Halk arasında üfürükçülük olarak bilinen, Alevi-Bektaşi erkânıyla bağdaşmadığı düşünülen geleneksel pratikleri yürütenlerden.</li>
	<li>Keramet satanlardan: Manevi otoriteyi veya “keramet”i ticari/kişisel menfaate dönüştürenlerden.</li>
</ul>

<p><strong>Platform, Aleviliğin doğru anlatılmasını, önyargıların giderilmesini ve kurumların inançsal özünden uzaklaşmamasını savunmaktadır. Arınma çağrısı da bu çerçevede, “Ali’siz”, ikrardan sapmış, menfaatçi ve siyasi istismarcı unsurlardan uzaklaşma olarak konumlandırılmıştır.</strong></p>

<p>Kaynak Link:<a href="https://x.com/alevipltfrm/status/2113357545670582343?s=20">https://x.com/alevipltfrm/status/2113357545670582343?s=20</a></p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/azerbaycan-kirgizistan-ittifak-anlasmasi-onaylandi-3661</link>
            <category>DÜNYA</category>
            <pubDate>Fri, 23 Oct 2026 00:31:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Azerbaycan-Kırgızistan İttifak Anlaşması onaylandı</h1>
                        <h2>Türk dünyasının gönül bağları bir kez daha güçlendi. Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, Kırgızistan ile imzalanan müttefiklik ilişkileri anlaşmasını onaylayan yasayı imzaladı.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/10/azerbaycan-kirgizistan-ittifak-anlasmasi-onaylandi-1792704874.webp">
                        <figcaption>Azerbaycan-Kırgızistan İttifak Anlaşması onaylandı</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p><strong>Türk dünyasının gönül bağları bir kez daha güçlendi. Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, Kırgızistan ile imzalanan müttefiklik ilişkileri anlaşmasını onaylayan yasayı imzaladı. Böylece Bakü ile Bişkek arasındaki ilişkiler resmi olarak ittifak düzeyine yükselirken, Türk devletleri arasındaki dayanışma ve stratejik ortaklık da gözle görülür şekilde genişledi.</strong></p>

<p>31 Temmuz 2026’da Kırgızistan’ın Çolpon-Ata kentinde Cumhurbaşkanı İlham Aliyev ile Kırgızistan Cumhurbaşkanı Sadır Caparov’un huzurunda imzalanan anlaşma, 13 Ekim tarihli yasayla onaylandı ve 21 Ekim’de Cumhurbaşkanlığı resmî sitesinde yayımlandı. Bu adım, iki kardeş ülke arasındaki bağları hukuki zemine oturturken, Türk Devletleri Teşkilatı ruhunun pratiğe dökülmesinin en somut örneklerinden biri oldu.</p>

<p>İmza töreninde konuşan Cumhurbaşkanı Aliyev, müttefiklik ilişkisinin uluslararası platformlarda, ticaret ve ekonomi alanlarında ile güvenlik konularında karşılıklı desteği beraberinde getirdiğini vurgulamıştı. Temmuz ayındaki tarihi görüşmelerde yalnızca ittifak belgesi değil; enerji, ulaştırma, siber güvenlik, eğitim ve finans piyasalarının düzenlenmesi gibi kritik alanlarda da çok sayıda anlaşma imzalandı. Ulaşım koridorlarının geliştirilmesi ve ortak yatırım projeleri de masadaki öncelikli konular arasındaydı.</p>

<p>&nbsp;Azerbaycan ile Kırgızistan arasındaki ittifak, yalnızca iki ülke için değil; tüm Türk devletleri için yeni bir ivme anlamına geliyor. Ortak tarih, dil ve kültür bağlarıyla örülü bu kardeşlik, artık somut projeler ve karşılıklı destekle taçlanıyor.</p>

<p>Anlaşmanın onaylanmasıyla Bakü-Bişkek hattında müttefiklik ilişkilerinin hukuki zemini tamamlandı. Türk devletleri arasındaki dayanışma her geçen gün daha da güçlenirken, bölgesel barış, istikrar ve refah yolunda ortak adımlar hız kazanıyor.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/alevi-vakiflar-federasyonu-cem-vakfina-sahip-cikti-3660</link>
            <category>GÜNDEM</category>
            <pubDate>Thu, 22 Oct 2026 23:41:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Alevi Vakıflar Federasyonu Cem Vakfı'na sahip çıktı</h1>
                        <h2>Alevi Vakıflar Federasyonu (AVF), son günlerde gündeme gelen Kıraç Cemevi ile ilgili tartışmalar ve yaşanan gelişmelere ilişkin yazılı bir kamuoyu açıklaması yayınladı. Federasyon, açıklamasında CEM Vakfı’na destek vererek, yaşanan olayları üzüntüyle takip ettiklerini belirtti.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/10/alevi-vakiflar-federasyonu-cem-vakfina-sahip-cikti-1792704162.webp">
                        <figcaption>Alevi Vakıflar Federasyonu Cem Vakfı'na sahip çıktı</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p><span style="color:#000000">Cem Vakfı'nın Kıraç şubesine DEM Parti çevrelerinin çökme girişimi Alevi kamuoyunda tepkiyle karşılandı.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Alevi Vakıflar Federasyonu (AVF), üyesi Cem Vakfı'nın mağduriyeti hakkında bir açıklama yaparak üyesine sahip çıktı.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Kıraç Cemevi'nin CEM Vakfı’nın öncülüğünde, halkın ve hayırseverlerin katkılarıyla inşa edildiği ve uzun yıllar CEM Vakfı Kıraç Şubesi olarak hizmet verdiği hatırlatılan açıklamada, mekanın hukuki durumuna dikkat çekildi. AVF, CEM Vakfı tarafından paylaşılan resmi belgelere göre, 2004 yılında cemevi yapılmak üzere belediye tarafından tahsis edilen taşınmaz üzerinde, 21 Temmuz 2026 tarihinde CEM Vakfı lehine 30 yıllık irtifak hakkı tesis edildiğini ve bu hakkın tapuya işlendiğini belirtti.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Açıklamada, binanın dün de bugün de devlet malı olduğu vurgulanırken, kimsenin mülkiyet ya da hukuki haklarına müdahale edilmediği, dolayısıyla bir hak gaspının söz konusu olmadığı ifade edildi. Aksine, binanın işgaliyle federasyon bileşeni olan Cem Vakfı aleyhine bir hak gaspı gerçekleştiği belirtildi.</span></p>

<p><span style="color:#000000">CEM Vakfı’nın, 1995 yılından bu yana Alevilik inancının tanınması, cemevlerinin ibadethane statüsü kazanması ve Alevi toplumunun haklarının korunması mücadelesinde önemli yer tutan köklü bir kurum olduğu vurgulanan açıklama,&nbsp;Alevi Vakıflar Federasyonu, son olarak, “<em><strong>CEM Vakfı’nın kurumsal haklarının, cemevlerimizin ibadethane kimliğinin ve Alevi toplumunun ortak değerlerinin korunmasının yanında olduğumuzu kamuoyuna saygıyla duyuruyoruz</strong></em>” diyerek açıklamasını noktaladı.</span></p>

<p><span style="color:#000000">İşte açıklamanın tam metni:</span></p>

<p><span style="color:#000000">KAMUOYU AÇIKLAMASI</span></p>

<p><span style="color:#000000">KIRAÇ CEMEVİ HAKKINDA</span></p>

<p><span style="color:#000000">Son günlerde CEM Vakfı Kıraç Şubesi hakkında basında ve sosyal medyada yer alan haberleri ve kamuoyuna yansıyan gelişmeleri Alevi Vakıfları Federasyonu olarak üzüntüyle takip etmekteyiz.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Kıraç Cemevi, kuruluşundan itibaren CEM Vakfı’nın öncülüğünde, bölge halkının ve hayırseverlerin katkılarıyla inşa edilmiş ve uzun yıllar CEM Vakfı Kıraç Şubesi olarak hizmet vermiştir.</span></p>

<p><span style="color:#000000">CEM Vakfı tarafından paylaşılan resmî belgelere göre, 2004 yılında belediye tarafından cemevi yapılmak üzere tahsis edilen taşınmaz üzerinde, 21 Temmuz 2026 tarihinde CEM Vakfı lehine 30 yıllık irtifak hakkı tesis edilmiş ve tapuya işlenmiştir.Yani mekan olarak dün devletin olan bina bugünde devletindir.Kimsenin mülkiyet ve hukuki haklarına müdahalede bulunulmamıştır, bir hak gaspı yoktur.Binanın işgaliyle bileşenimiz Cem Vakfı aleyhine bir hak gaspı gerçekleşmiştir.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Son dönemde şube yönetimine ilişkin yaşanan anlaşmazlıkların, kurumların hukuki haklarına ve inanç hizmetlerinin sürekliliğine zarar vermeden çözüme kavuşturulması gerektiğine inanıyoruz.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Alevi Vakıfları Federasyonu olarak açıkça ifade ediyoruz ki; cemevleri hiçbir kişinin, ailenin, grubun veya siyasi anlayışın şahsi tasarruf alanı değildir. Cemevleri, Alevi toplumunun ortak inanç ve ibadet mekânlarıdır.</span></p>

<p><span style="color:#000000">CEM Vakfı, 1995 yılından bu yana Alevilik inancının tanınması, cemevlerinin ibadethane statüsünün kabul edilmesi ve Alevi toplumunun haklarının korunması konusunda önemli mücadeleler vermiş köklü bir kurumumuzdur.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Bu nedenle, CEM Vakfı’nın hukuka dayalı kurumsal haklarının korunmasını ve yaşanan anlaşmazlıkların sağduyu, karşılıklı saygı ve hukuk çerçevesinde çözümlenmesini önemsiyoruz.</span></p>

<p><span style="color:#000000">ALEVİLİK İNANÇTIR, CEMEVLERİ İBADETHANEMİZDİR.</span></p>

<p><span style="color:#000000">İnanç kurumlarımızın siyasi çekişmelere ve kişisel çıkar mücadelelerine konu edilmesini doğru bulmuyor; tüm siyasi parti temsilcilerini, kurum yöneticilerini ve ilgili tarafları sorumlu davranmaya,hukukun verdiği kararlara saygılı olmaya davet ediyoruz.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Alevi Vakıfları Federasyonu olarak CEM Vakfı’nın kurumsal haklarının, cemevlerimizin ibadethane kimliğinin ve Alevi toplumunun ortak değerlerinin korunmasının yanında olduğumuzu kamuoyuna saygıyla duyuruyoruz.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Birliğimiz gücümüz, dayanışmamız geleceğimizdir.</span></p>

<p><span style="color:#000000">ALEVİ VAKIFLARI FEDERASYONU</span></p>

<p><img alt="" src="https://www.alevihaberler.com.tr/public/images/detay/avf22.JPG" style="height:764px; width:683px" /></p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/turkiye-ve-kanada-ile-iliskiler-stratejik-ortaklik-duzeyine-yukseltildi-3659</link>
            <category>SİYASET</category>
            <pubDate>Thu, 22 Oct 2026 21:48:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Türkiye ve Kanada ile ilişkiler 'stratejik ortaklık' düzeyine yükseltildi</h1>
                        <h2>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Kanada Başbakanı Mark Carney, Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde gerçekleştirdikleri baş başa ve heyetler arası görüşmelerinin, anlaşmaların imza töreninin ardından ortak basın toplantısı düzenleyerek açıklamalarda bulundu.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/10/turkiye-ve-kanada-ile-iliskiler-stratejik-ortaklik-duzeyine-yukseltildi-1792695342.webp">
                        <figcaption>Türkiye ve Kanada ile ilişkiler 'stratejik ortaklık' düzeyine yükseltildi</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p><strong>Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kanada Başbakanı Carney ile düzenlediği ortak basın toplantısında yaptığı açıklamada, “Bu ziyaretin en somut çıktılarından birini hiç şüphesiz Kanada ile ilişkilerimizi stratejik ortaklık düzeyine yükseltme kararımız teşkil etti. Stratejik ortaklık kararımızın katkısıyla önümüzdeki dönemde enerji, ticaret, ulaştırma ve savunma sanayii gibi birçok alanda yeni projeleri hayata geçirmeyi hedefliyoruz” dedi.</strong></p>

<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kanada Başbakanı Mark Carney ve heyetini tarihî dönemdeki ziyareti vesilesiyle Türkiye'de ağırlamaktan büyük bir memnuniyet duyduğunu ifade ederek, kendisine "hoş geldiniz" dedi.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>İki ülke arasındaki üst düzey ziyaretlerin sürekli olmasını temenni eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kanada Başbakanı Carney ile bugünkü görüşmelerinde ikili ilişkileri etraflıca değerlendirdiklerini, bölgesel ve küresel meselelere değinme imkânı bulduklarını söyledi.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p><strong>“TİCARET HACMİMİZİ İLK OLARAK 5 MİLYARA, AKABİNDE 10 MİLYAR DOLARA ÇIKARMAYI TEMENNİ EDİYORUZ"</strong></p>

<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: "Bu ziyaretin en somut çıktılarından birini hiç şüphesiz Kanada ile ilişkilerimizi stratejik ortaklık düzeyine yükseltme kararımız teşkil etti. Stratejik ortaklık kararımızın katkısıyla önümüzdeki dönemde enerji, ticaret, ulaştırma ve savunma sanayii gibi birçok alanda yeni projeleri hayata geçirmeyi hedefliyoruz. Bu yönde atacağımız somut adımları içeren bir eylem planını da bugün kabul ettik. Öncelikle ticaret ve yatırımların artırılmasını teminen Serbest Ticaret Anlaşması müzakerelerine yılsonundan önce başlanmasını kararlaştırdık. Bu sürece paralel olarak ekonomi alanındaki ilişkilerimizi tüm boyutlarıyla ele almak üzere Ortak Ekonomik ve Ticari Komite dâhil mevcut mekanizmaları daha etkin şekilde kullanacağız. Bu komitenin müteakip toplantısına 2027 yılında bu defa özel sektörlerimizin de katılımıyla ev sahipliği yapacağız. Atacağımız bu adımlarla hâlen yaklaşık 3 milyar dolar civarında seyreden ticaret hacmimizi ilk olarak 5 milyara, akabinde de 10 milyar dolara çıkarmayı temenni ediyoruz."</p>

<p>Güncellenen Hava Ulaştırma Anlaşması ile iki ülke arasındaki doğrudan uçuşları yaklaşık iki katına çıkaracaklarını bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bugün ayrıca üçüncü ülkelerde ortak yatırım fırsatlarını da değerlendirdik. Afrika'dan Latin Amerika'ya, Orta Asya'dan Uzak Doğu'ya kadar geniş bir coğrafyada önemli işbirliği fırsatlarının bulunduğuna inanıyoruz. Yarın Türk Eximbank ile Kanada İhracatı Geliştirme Kurumu arasında imzalanacak mutabakat zaptının üçüncü ülkelerde ortak projelere vesile olmasını temenni ediyoruz" diye konuştu.</p>

<p>Kanada ile savunma sanayii ve nükleer enerji alanlarında yakın temas hâlinde olduklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, savunma sanayii iş birliğinin önemine vakıf iki müttefik olduklarını kaydetti.</p>

<p>Bunu son olarak Ankara'da yapılan NATO Zirvesi sırasında da gördüklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, biraz önce de "Savunma Sektörü Ortaklıkları Mutabakat Zaptı"nın imzalandığını anımsattı.</p>

<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, müttefiklerin savunma sanayilerine finansman sağlamak amacıyla Kanada öncülüğünde kurulmakta olan Savunma, Güvenlik ve Dayanıklılık Bankasının iki ülke arasındaki savunma sanayii iş birliğini desteklemesini beklediklerini kaydetti.</p>

<p>Enerji alanında, madencilikten LNG'ye, kritik minerallerden nükleer enerjiye kadar geniş bir işbirliği alanının mevcut olduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, iki ülkenin Enerji Bakanlıkları arasında kabul edilen "Enerji Alanında İşbirliğine Dair Ortak Bildiri"nin de nükleer dahil bu alandaki ciddi potansiyele işaret ettiğini söyledi.</p>

<p>Kanada Başbakanı Carney ile Gazze, Ukrayna ve Körfez dâhil birçok bölgesel gelişmeyi de değerlendirdiklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Gerek Ukrayna'da, gerek Körfez'de olsun diplomatik yöntemlerin kalıcı barışa giden yolu açmasını temenni ediyoruz. Bu noktada ortak görüşte olduğumuzu teyit ettik. Gazze'de ise Kanada'nın diğer bazı müttefiklerle birlikte istilacı yerleşimlere yönelik yaptırım adımlarını, İsrail hükûmetinin ihlallerinin caydırılması noktasında isabetli bir adım olarak görüyoruz. Bölgemizde barış ve istikrarın tesisi noktasında bu yöndeki tutumlarını sürdürmelerini temenni ediyoruz" diye konuştu.</p>

<p><strong>"İLİŞKİLERİMİZİN GELECEĞİNE YÖNELİK TARİHÎ BİR ADIM ATTIK"</strong></p>

<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu ifadeleri kullandı: "Başbakan Carney ile ilişkilerimizin geleceğine yönelik tarihî bir adım attık. Çok geniş yelpazeye yayılan iş birliği potansiyelimizi gerçek anlamda hayata geçirmek için önemli bir süreci başlattık. İlişkilerimizi stratejik ortaklık düzeyine çıkarmamız kâğıt üzerinde kalacak sembolik bir adım olmayacaktır. Bu konuda Sayın Carney'nin ekonomi alanındaki engin tecrübesi ve siyaset sahnesinde sergilediği sağduyulu ve dirayetli duruşla önemli rol oynayacağına inanıyorum."</p>

<p>Kanada Başbakanı Carney'ye, konuşmasının ardından, anlamlı ve dolu dolu ifadeleri için teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: "Gerçekten uzun yıllara sâri bir Türkiye-Kanada kopukluğunu bugün gidermiş olduk. Şimdi yeni bir dönemi Türkiye ve Kanada arasında başlatıyoruz. İnşallah iş adamlarımızı bir araya getireceğiz ve ben de Kanada'ya yapacağım ilk iş adamlarıyla birlikte ziyaretimde, orada iş adamlarımızı bir araya getirerek adımlarımızı atacağız."<br />
<br />
<a href="https://www.tccb.gov.tr/haberler/410/166642/-kanada-ile-enerji-ticaret-ulastirma-ve-savunma-sanayii-gibi-alanlarda-yeni-projeleri-hayata-gecirmeyi-hedefliyoruz-"><strong>Kaynak Link:&nbsp;https://www.tccb.gov.tr/haberler/410/166642/-kanada-ile-enerji-ticaret-ulastirma-ve-savunma-sanayii-gibi-alanlarda-yeni-projeleri-hayata-gecirmeyi-hedefliyoruz-</strong></a></p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/arnavutlukta-bektasiligin-gelecegi-masaya-yatirilacak-3658</link>
            <category>DÜNYA</category>
            <pubDate>Thu, 22 Oct 2026 20:56:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Arnavutluk'ta Bektaşiliğin geleceği masaya yatırılacak</h1>
                        <h2>Arnavutluk’un başkenti Tiran’da 25 Ekim 2026 Pazar günü düzenlenecek uluslararası forumda, Balkanlar’daki Bektaşiliğin geçmişi, bugünü ve geleceği ele alınacak.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/10/arnavutlukta-bektasiligin-gelecegi-masaya-yatirilacak-1792692211.webp">
                        <figcaption>Arnavutluk'ta Bektaşiliğin geleceği masaya yatırılacak</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p><strong>Arnavutluk’un başkenti Tiran’da 25 Ekim 2026 Pazar günü düzenlenecek uluslararası forumda, Balkanlar’daki Bektaşiliğin geçmişi, bugünü ve geleceği ele alınacak. Türkiye, Arnavutluk, Kosova ve Kuzey Makedonya’dan 19 akademisyen, araştırmacı, dinî temsilci, sivil toplum yöneticisi ve gazeteci bir araya gelecek.</strong></p>

<p>İnsan Hak ve Hürriyetleri (İHH) İnsani Yardım Vakfı ile İNSAMER’in ortaklaşa düzenlediği “Balkanlarda Bektaşiliğin Dünü ve Bugünü Forumu”nda en dikkat çekici konuların başında ortak bir Balkan Bektaşi Meclisi kurulması fikri yer alıyor. Toplantıda şu sorulara yanıt aranacak: “Balkanlar’daki Bektaşi mirası ve geleneği hangi yollarla güncellenip yaşatılabilir? Bu güncellemenin izleri gelenek içinde bulunabilir mi? Kapsayıcı bir Balkan Bektaşi Meclisi kurmak mümkün müdür? Böyle bir kurumsal çatı, sivil toplum rolünü ve işlevini karşılayabilir mi?”</p>

<p><span style="font-size:16px"><strong>Bektaşiliğin Arnavutluk’taki tarihi rolü vurgulanıyor</strong></span></p>

<p>Forumun tanıtım metninde, Hacı Bektaş Veli’nin öğretilerine dayanan ve toplumsal barış, sosyal uyum ile bir arada yaşamayı temel alan Bektaşiliğin 13. yüzyıldan itibaren Anadolu ve Balkanlar’da yayıldığı hatırlatılıyor. Osmanlı döneminde sosyal ve dinî bir yapı olarak kurumsallaşan bu gelenek, bireysel terbiye ve edebin önemli bir kaynağı olmayı sürdürdü.</p>

<p>Özellikle Arnavutluk’ta asırlık bir geçmişe sahip olan Bektaşilik, modern ulus-devletin kuruluşundan itibaren sanat, bilim, düşünce, siyaset ve din alanlarında belirleyici etkiler bıraktı. Modern Arnavut ulusal kimliğinin şekillenmesinde de önemli bir rol oynadığı belirtiliyor. İslam medeniyeti ve kültür havzası içinde Anadolu’dan Balkanlar’a uzanan Bektaşilik, Arnavutluk’ta yerel koşullara uyum sağlayarak güçlü bir toplumsal harekete dönüştü. Bugün dünyanın farklı bölgelerinde akademik araştırmalara konu olmaya devam ediyor.</p>

<p><strong><span style="font-size:16px">Toplumsal barış ve birlikte yaşama kültürü tartışılacak</span></strong></p>

<p>Forumda Bektaşi geleneğinin Balkanlar’ın sosyal ve kültürel yaşamına katkıları masaya yatırılacak. Özellikle Arnavutluk’ta toplumsal barış, hoşgörü, birlikte yaşama kültürü ve kültürlerarası diyaloğun güçlenmesindeki rolü değerlendirilecek. Geleneğin günlük yaşamdaki kültürel ve sosyal etkileri ile bölgesel ilişkilere yansımaları da ele alınacak. Türkiye ile Balkan ülkeleri arasındaki tarihsel, kültürel ve toplumsal bağların gelişmesinde Bektaşiliğin oynadığı rol farklı bakış açılarından incelenecek.</p>

<p>Akademik bilgi ile saha deneyimini birleştiren etkinliğin, ortak araştırmaları teşvik etmesi, akademik ve kültürel iş birliğini güçlendirmesi ve ülkeler arasında kalıcı bir iletişim ağı kurmasına katkı sağlaması hedefleniyor.</p>

<p><strong><span style="font-size:16px">Dört ülkeden 19 isim katılacak</span></strong></p>

<p>Forumun başkanlığını İHH Mütevelli Heyet Üyesi ve araştırmacı-yazar Osman Atalay, koordinasyonunu ise İHH Balkan İlişkileri Sorumlusu Mariglen Shehi yürütecek.</p>

<p>Türkiye’den katılacak isimler arasında Horasan Erenleri Dernekler Federasyonu Genel Sekreteri Ali Rıza Özkan, Tahtacı Kültür Dernekleri Federasyonu Genel Başkanı Yolcu Bilginç, Odatv Yazı İşleri Müdürü Mustafa İlker Yücel ve İNSAMER araştırmacısı Riad Domazeti bulunuyor.</p>

<p>Arnavutluk’tan Halveti Tarikatı lideri Şeyh Hysen Ali Hormova, hukukçu ve analist Marlind Laçi, Osmanlı tarihçisi Behar Kaçeli, gazeteci Basir Çollaku, akademisyen Enis Sulstarova, din adamı ve analist Justinian Topulli ile ALSAR Vakfı Başkanı Mehdi Gurra yer alacak.</p>

<p>Kuzey Makedonya’yı Prof. Dr. Süleyman Baki ile yazar-gazeteci Kim Mehmeti, Kosova’yı ise Dr. Ajni Sinani, ilahiyatçı Lutfi Ballek, akademisyen-gazeteci Milazim Krasniqi ve Dr. Mustafë Bajrami temsil edecek.</p>

<p>&nbsp;</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/kktc-eski-cumhurbaskani-ersin-tatar-toroslar-cemevini-ziyaret-etti-3657</link>
            <category>GÜNDEM</category>
            <pubDate>Thu, 22 Oct 2026 14:49:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>KKTC Eski Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Toroslar Cemevi’ni ziyaret etti</h1>
                        <h2>Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti eski Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, bugün Toroslar Cemevi’ni ziyaret etti.  </h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/10/kktc-eski-cumhurbaskani-ersin-tatar-toroslar-cemevini-ziyaret-etti-1792670547.webp">
                        <figcaption>KKTC Eski Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Toroslar Cemevi’ni ziyaret etti</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti eski Cumhurbaşkanı <strong>Ersin Tatar, bugün Toroslar Cemevi’ni</strong> ziyaret etti. &nbsp;</p>

<p>Çiçeklerle karşılanan Tatar’ın nazik ziyareti, cemevi yetkilileri tarafından memnuniyetle karşılandı. Ziyaret için kendisine teşekkür eden yetkililer, saygılarını sundu. &nbsp;</p>

<p>Ayrıca Başkonsolos Yardımcısı Evren Taşar, Kazım Türkan ve Taki Tarayıcı’ya da ziyaretteki katkıları nedeniyle teşekkür edildi. &nbsp;</p>

<p>Açıklama, <a href="https://www.facebook.com/share/p/1EjhABsv1U/"><strong>Hüseyin Değerli </strong></a>tarafından yapıldı.<br />
<br />
<img alt="" src="https://www.alevihaberler.com.tr/public/images/detay/859060322_28897296169911905_3513059793024334205_n.jpg" style="height:533px; width:800px" /><br />
<img alt="" src="https://www.alevihaberler.com.tr/public/images/detay/861634361_28897297169911805_1302503417033533131_n.jpg" style="height:800px; width:533px" /><br />
<img alt="" src="https://www.alevihaberler.com.tr/public/images/detay/857486359_28897302326577956_9018333830952691598_n.jpg" style="height:533px; width:800px" /></p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/erdogandan-bulgaristan-basbakani-radeve-davet-3656</link>
            <category>SİYASET</category>
            <pubDate>Wed, 21 Oct 2026 21:57:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Erdoğan'dan, Bulgaristan Başbakanı Radev'e davet</h1>
                        <h2>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Bulgaristan Başbakanı Rumen Radev ile bir telefon görüşmesi gerçekleştirdi.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/10/erdogandan-bulgaristan-basbakani-radeve-davet-1792609557.webp">
                        <figcaption>Erdoğan'dan, Bulgaristan Başbakanı Radev'e davet</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p><strong>Cumhurbaşkanı&nbsp; Recep Tayyip Erdoğan, Bulgaristan Başbakanı Rumen Radev ile bir telefon görüşmesi gerçekleştirdi.</strong></p>

<p>Liderler, Türkiye-Bulgaristan ikili ilişkileri ile bölgesel ve küresel konuları ele aldı.</p>

<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan görüşmede, iki ülke ilişkilerini geliştirmek için adımlar atmayı sürdüreceğimizi, ticaret başta olmak üzere iş birliğimizi artıracak somut hamleler yapmaya devam edeceğimizi belirtti.</p>

<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye olarak Karadeniz’de seyrüsefer emniyetini tesis etmek için Rusya ve Ukrayna ile temaslar gerçekleştirdiğimizi, Bulgaristan’ın Münhasır Ekonomik Bölgesinde gerçekleşen SİHA saldırısından üzüntü duyduğumuzu belirterek geçmiş olsun dileklerini ifade etti.</p>

<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan görüşmede, Bulgaristan Başbakanı Radev’i, 11-12 Kasım’da Antalya’da düzenlenecek COP31 Liderler Zirvesi’ne de davet etti.</p>

<p><a href="https://www.iletisim.gov.tr/turkce/haberler/detay/cumhurbaskani-erdoganin-bulgaristan-basbakani-radev-ile-gorusmesine-iliskin-aciklama">https://www.iletisim.gov.tr/turkce/haberler/detay/cumhurbaskani-erdoganin-bulgaristan-basbakani-radev-ile-gorusmesine-iliskin-aciklama</a></p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/erdogandan-aliyeve-telefon-ve-tdt-zirvesi-daveti-3655</link>
            <category>SİYASET</category>
            <pubDate>Wed, 21 Oct 2026 21:24:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Erdoğan’dan Aliyev’e telefon ve TDT Zirvesi daveti!</h1>
                        <h2>Cumhurbaşkanı Erdoğan, Azerbaycan Cumhurbaşkanı Aliyev'i telefonla arayarak bağımsızlığın 35. yıl dönümünü kutladı ve kendisini Ankara'da gerçekleşecek Türk Devletleri Teşkilatı 13. Zirvesi'ne davet etti.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/10/erdogandan-aliyeve-telefon-ve-tdt-zirvesi-daveti-1792607461.webp">
                        <figcaption>Erdoğan’dan Aliyev’e telefon ve TDT Zirvesi daveti!</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p><strong>Cumhurbaşkanı Erdoğan, Azerbaycan Cumhurbaşkanı Aliyev'i telefonla arayarak bağımsızlığın 35. yıl dönümünü kutladı ve kendisini Ankara'da gerçekleşecek Türk Devletleri Teşkilatı 13. Zirvesi'ne davet etti.</strong><br />
<br />
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev ile bir telefon görüşmesi yaptı.<br />
<br />
Görüşmede liderler, Türkiye-Azerbaycan ikili ilişkilerini ve bölgesel ile küresel gelişmeleri ele aldı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye ile Azerbaycan’ın kardeşlik hukukundan aldığı güçle iş birliğini daha ileri seviyelere taşıyacaklarını belirtti. Erdoğan, görüşmede Azerbaycan’ın bağımsızlığının 35’inci yıl dönümünü bir kez daha kutlarken, Aliyev’i Ankara’da düzenlenecek Türk Devletleri Teşkilatı 13’üncü Zirvesi’ne davet etti.</p>

<p>&nbsp;</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/sebilurresad-vakfindan-dev-hamle-safahat-10-dunya-dilinde-yayimlanacak-3654</link>
            <category>KÜLTÜR SANAT</category>
            <pubDate>Wed, 21 Oct 2026 19:51:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Sebilürreşad Vakfı’ndan Dev Hamle: Safahat 10 Dünya Dilinde Yayımlanacak!</h1>
                        <h2>Sebilürreşad Vakfı, Mehmet Âkif Ersoy’un vefatının 90. yılı münasebetiyle millî şairimizin ölümsüz eseri Safahat’ı gönüllü akademisyenlerin desteği ve hayırseverlerin katkılarıyla 10 ayrı dilde yayımlayıp dünya kütüphanelerine kazandırmayı hedefliyor.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/10/sebilurresad-vakfindan-dev-hamle-safahat-10-dunya-dilinde-yayimlanacak-1792601673.webp">
                        <figcaption>Sebilürreşad Vakfı’ndan Dev Hamle: Safahat 10 Dünya Dilinde Yayımlanacak!</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Millî şairimiz, mütefekkir ve İstiklâl Marşı’nın yazarı Mehmet Âkif Ersoy’un vefatının 90. yılı münasebetiyle Sebilürreşad Vakfı geniş kapsamlı bir kültür seferberliğine imza atıyor. 27 Aralık 1936’da aramızdan ayrılan Âkif’in hatırasını yaşatmak ve evrensel mesajlarını sınır ötesine taşımak amacıyla başlatılan bu tarihi projede, en büyük adımı şairin yedili külliyatı olan ölümsüz eseri Safahat’ın 10 farklı dünya diline tercüme edilmesi oluşturuyor.</p>

<p>Vakıf, yürütülen bu projeyle Âkif’in insan, toplum, adalet, hürriyet, ahlak ve medeniyet üzerine inşa ettiği fikrî derinliği küresel bir boyuta taşımayı, farklı coğrafya ve kültürlerden okuyucuları bu ulu hafızayla buluşturmayı hedefliyor.</p>

<p>Fatih Bayhan: "Safahat, Bir Milletin Vicdan Hafızasıdır"</p>

<p>Projenin vizyonuna ve taşıdığı tarihî sorumluluğa ilişkin kapsamlı değerlendirmelerde bulunan Sebilürreşad Vakfı Mütevelli Başkanı ve Sebilürreşad Dergisi Genel Yayın Yönetmeni Fatih Bayhan, Mehmet Âkif Ersoy’un yalnızca büyük bir şair olmadığını, aynı zamanda yaşadığı dönemin toplumsal ve ahlaki sorunlarına reçeteler sunan bir mütefekkir olduğunun altını çizdi.</p>

<p>Fatih Bayhan, yürütülen küresel hamlenin temel gerekçesini ve hedeflerini şu sözlerle aktardı:</p>

<p>&nbsp;“Mehmet Âkif Ersoy, milletimizin istiklâl mücadelesinin sesi, ahlak ve medeniyet tasavvurunun en güçlü temsilcilerinden biridir. Safahat ise yalnızca şiirlerden meydana gelen bir edebiyat eseri değildir. Bir milletin acılarını, umutlarını, mücadelelerini, inancını ve gelecek idealini taşıyan büyük bir vicdan hafızasıdır.</p>

<p>Âkif’i yalnızca Türkiye’de anmakla yetinemeyiz. Onun düşüncelerini, insanlığa seslenen mesajlarını ve Safahat’ın taşıdığı evrensel değerleri dünya milletleriyle buluşturmak zorundayız. Bu anlayışla Safahat’ı 10 ayrı dilde hazırlayarak uluslararası okuyucuların istifadesine sunmayı hedefliyoruz.”</p>

<p>Akademik Hassasiyet ve Çok Yönlü Yayıncılık</p>

<p>Çeviri süreçlerinde sıradan bir sözcük aktarımının ötesine geçilmesi planlanıyor. Mehmet Âkif’in özgün şiir dilinin, tarihsel arka planının, fikrî derinliğinin ve medeniyet perspektifinin korunması esas alınacak. Bu doğrultuda üniversiteler, edebiyat araştırmacıları, usta mütercimler ve sivil toplum kuruluşlarıyla sıkı bir iş birliği yürütülecek.</p>

<p>Öte yandan, 90. vefat yılı çalışmaları yalnızca yabancı dildeki baskılarla sınırlı kalmayacak. Her yaştan ve kesimden okuyucuya hitap edecek zengin bir yayın yelpazesi hazırlanıyor:</p>

<p>&nbsp;* Gençler İçin Safahat, açıklamalı özel baskılar, seçme şiirler ve akademik analiz kitapları,</p>

<p>&nbsp;* Dijital platform entegrasyonları, sesli kitap uygulamaları ve görme engelli bireylere özel erişilebilir formatlar,</p>

<p>&nbsp;* Yeni nesil medya mecralarına uygun görsel ve işitsel içerikler.</p>

<p>Tamamen Gönüllü Emek, Akif Dostlarına Destek Çağrısı</p>

<p>Projenin en müstesna yönü, mutfağındaki akademik dayanışma ruhu. Tercüme ve araştırma süreçlerinde görev alan akademisyenler, araştırmacılar ve çevirmenler hiçbir telif veya maddi karşılık beklemeden tamamen gönüllülük esasıyla projede yer alıyor. Ancak hazırlanan metinlerin matbaa süreçleri, kaliteli baskıları ve dünya kütüphanelerine ulaştırılması için kültür hamilerine büyük görev düşüyor.</p>

<p>Finansman ve destek modeline dair detayları paylaşan Fatih Bayhan, şunları kaydetti:</p>

<p>&nbsp;“Bu büyük kültür hizmetinin arkasında tamamen gönüllülük esasına dayanan bir akademik emek bulunmaktadır. Mehmet Âkif’e gönül vermiş kıymetli akademisyenlerimiz, araştırmacılarımız ve mütercimlerimiz hiçbir maddi karşılık beklemeden Safahat’ın dünya dillerine kazandırılması için gayret göstermektedir. Bu fedakârlık bizim için son derece kıymetlidir.</p>

<p>&nbsp;Ancak eserlerin tercüme edilmesi kadar, nitelikli baskılarla yayımlanması ve dünya kütüphanelerine ulaştırılması da önem taşımaktadır. Vakıf olarak bu aşamada Âkif dostlarının, kültür ve sanat hamilerinin, hayırsever iş insanlarımızın desteğini bekliyoruz. Projemize sahip çıkacak Âkif dostu sponsorların bulunması hâlinde hazırlanan eserleri baskıya vererek okuyucularla buluşturacağız.</p>

<p>Biz bu çalışmayı ticari bir yayıncılık faaliyeti olarak değil, Mehmet Âkif’e ve milletimizin kültür mirasına karşı bir vefa borcu olarak görüyoruz. Bir dilin yayınını üstlenecek bir hayırseverimizin desteği bile Âkif’in sesinin yeni bir coğrafyaya ulaşmasına vesile olacaktır.”</p>

<p>"Her Dil Bir Kültür Köprüsü, Her Safahat Bir Medeniyet Elçisi Olacak"</p>

<p>Kültür ve medeniyet değerlerimizin küresel ölçekte temsil edilmesinin önemine vurgu yapan Bayhan, çağrısını şu sözlerle tamamladı:</p>

<p>&nbsp;“Arzumuz, her bir Safahat tercümesinin bir kültür ve medeniyet köprüsüne dönüşmesidir. Bu sebeple iş dünyamızı, kültür kuruluşlarımızı ve Mehmet Âkif dostlarını bu tarihî çalışmaya destek vermeye davet ediyoruz.</p>

<p>&nbsp;Bir Safahat’ın başka bir dilde basılmasına vesile olmak, Mehmet Âkif’in fikirlerinin gelecek nesillere ulaşmasına katkı sunmaktır.</p>

<p>&nbsp;İnanıyoruz ki milletimizin kültür ve irfan hayatına gönül vermiş hayırseverlerimizin desteğiyle bu eserler yalnızca Türkiye’de değil, dünyanın farklı ülkelerindeki üniversite ve kütüphanelerde de yerini alacaktır.</p>

<p>&nbsp;Sebilürreşad Vakfı olarak gönüllü akademisyenlerimizin ortaya koyduğu bu kıymetli emeği yayın dünyasına kazandırmak ve Safahat’ı dünya dillerinde kalıcı bir kültür mirasına dönüştürmek için gayret göstermeye devam edeceğiz.”</p>

<p>Anadolu'dan Dünyaya Genişleyen Etkinlik Ağı</p>

<p>Sebilürreşad Vakfı, vefatının 90. yılında Âkif’i yalnızca kitaplarla değil, toplumsal buluşmalarla da anmayı planlıyor:</p>

<p>&nbsp;* 81 İlde Mehmet Âkif ve Safahat Buluşmaları: Kültür ve Turizm Bakanlığı, yerel yönetimler, üniversiteler ve STK’lar iş birliğiyle 81 ilde Safahat okumaları, şiir yarışmaları, paneller, sergiler ve öğrenci buluşmaları düzenlenecek.</p>

<p>&nbsp;* Uluslararası Kahire Programı: Şairin hayatında derin izler bırakan Mısır’ın başkenti Kahire’de uluslararası çapta akademik oturumlar ve kültür etkinlikleri gerçekleştirilecek. Ailesi, Sebilürreşad yazarları ve araştırmacıların katılımıyla Âkif’in mirası dünya kamuoyuna anlatılacak.</p>

<p>Çalışmaların amacını özetleyen Fatih Bayhan, vakfın tarihî misyonuna da değinerek şu ifadeleri kullandı:</p>

<p>&nbsp;“Mehmet Âkif’i yalnızca ölüm yıl dönümlerinde hatırlanan bir tarihî şahsiyet olarak görmüyoruz. Âkif, bugün de konuşan, bugünün insanına seslenen, gençlerimize yol gösteren büyük bir düşünce insanıdır.</p>

<p>Bizim gayemiz, Âkif’i anmaktan öte onu anlamak, anlatmak ve gelecek nesillere taşımaktır. Safahat’ı 10 ayrı dilde dünya okuyucusuyla buluşturma hedefimiz de bu anlayışın bir neticesidir.</p>

<p>&nbsp;Sebilürreşad, Mehmet Âkif’in fikir mücadelesinin tarihî yayın organıdır. Bu mirasın bugünkü temsilcileri olarak üzerimizde büyük bir sorumluluk bulunduğunun farkındayız. 90. vefat yılında Âkif’in sesini yalnızca Anadolu’da değil, dünyanın farklı coğrafyalarında da duyurmak istiyoruz.”</p>

<p>Hedef: Dünya Kütüphanelerinde Bir Türk Mütefekkiri</p>

<p>Projenin nihai gayesi; hazırlanan 10 dildeki Safahat nüshalarını uluslararası nitelikteki millî kütüphanelerin, dünya üniversitelerinin ve araştırma merkezlerinin envanterine dâhil etmek.</p>

<p>Fatih Bayhan projenin vizyonunu şu sözlerle noktaladı:</p>

<p>&nbsp;“Mehmet Âkif’in Safahat’ta ortaya koyduğu ahlak, adalet, merhamet, hürriyet ve insanlık anlayışının bugün bütün dünyaya söyleyecek sözü vardır. Biz Safahat’ı dünya dillerine taşıyarak yalnızca bir kitabı tercüme etmiyoruz; bir milletin vicdanını, medeniyet birikimini ve insanlığa sunduğu değerleri de dünyayla buluşturmayı amaçlıyoruz. İstiyoruz ki dünyanın farklı şehirlerinde, farklı dilleri konuşan gençler Safahat’ı okusun, Mehmet Âkif’i tanısın ve onun düşünce dünyasıyla buluşsun.”</p>

<p>Tüm bu ulusal ve uluslararası çalışmaların geniş kitlelere duyurulması ise 20–27 Aralık 2026 tarihleri arasında idrak edilecek Mehmet Âkif Ersoy’u Anma Haftası kapsamında gerçekleştirilecek.</p>

<p>&nbsp;</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/turkiye-katar-pakistan-ve-endonezya-arasinda-bedir-mutabakat-zapti-imzalandi-3653</link>
            <category>GÜNDEM</category>
            <pubDate>Wed, 21 Oct 2026 17:50:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Türkiye, Katar, Pakistan ve Endonezya arasında Bedir Mutabakat Zaptı imzalandı</h1>
                        <h2>Türkiye, Katar, Pakistan ve Endonezya arasında Bedir Mutabakat Zaptı imzalandı.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/10/turkiye-katar-pakistan-ve-endonezya-arasinda-bedir-mutabakat-zapti-imzalandi-1792597535.webp">
                        <figcaption>Türkiye, Katar, Pakistan ve Endonezya arasında Bedir Mutabakat Zaptı imzalandı</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p><strong>Türkiye, Katar, Pakistan ve Endonezya arasında Bedir Mutabakat Zaptı imzalandı. Mutabakat zaptı; Millî Savunma Bakanı Yaşar Güler, Katar Başbakan Yardımcısı ve Savunma İşlerinden Sorumlu Devlet Bakanı Şeyh Saud bin Abdulrahman bin Hasan Al Sani, Endonezya Savunma Bakanı Yardımcısı Yusuf Jauharı ve Pakistan Savunma Bakanı Khawaja Muhammed Asıf tarafından imzalandı. İmza törenine Savunma Sanayii Başkanı Haluk Görgün de katıldı.</strong><br />
<br />
Arapça’da<strong> "dolunay" anlamına</strong> gelen Bedir ismi verilen mutabakat; dört ülkenin birbirini tamamlayan sanayi ve askerî yeteneklerini tek bir çatı altında birleştirmesini simgeliyor.</p>

<p><strong>Anlaşmanın öne çıkan temel boyutları şöyle özetleniyor:</strong></p>

<p>&nbsp;* Stratejik ve Ekonomik Güç Birliği: Dört ülkenin savunma sanayiindeki uzmanlık alanları bir araya getirilerek ortak üretim, teknoloji transferi ve kapasite artırımı sağlanacak.</p>

<p>&nbsp;* Teknik Eğitim ve Ar-Ge Entegrasyonu: Askerî eğitim programlarının yanı sıra savunma odaklı araştırma ve geliştirme projelerinde çok taraflı iş birliği derinleştirilecek.</p>

<p>&nbsp;* Bölgesel Güvenlik ve İstikrar: Katılımcı ülkeler arasındaki güven bağını pekiştiren bu hamle, küresel ölçekte müttefiklerin savunma ihtiyaçlarını karşılamayı ve bölgesel barışı desteklemeyi amaçlıyor.</p>

<p>Türk savunma sektörünün küresel arenadaki konumunu daha da sağlamlaştıran bu girişim, çok taraflı savunma ortaklıklarında yeni bir dönemin kapısını aralıyor</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/bahceliden-libya-mutabakati-aciklamasi-3652</link>
            <category>SİYASET</category>
            <pubDate>Wed, 21 Oct 2026 17:40:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Bahçeli’den Libya mutabakatı açıklaması</h1>
                        <h2>MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Türkiye ile Libya arasında 2019’da imzalanan Deniz Yetki Alanlarının Sınırlandırılması Mutabakatı’nın 20 Ekim 2026’da Libya Temsilciler Meclisi tarafından onaylanmasını değerlendirdi.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/10/bahceliden-libya-mutabakati-aciklamasi-1792594132.webp">
                        <figcaption>Bahçeli’den Libya mutabakatı açıklaması</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p><strong>Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Türkiye ile Libya arasında 2019’da imzalanan Deniz Yetki Alanlarının Sınırlandırılması Mutabakatı’nın 20 Ekim 2026’da Libya Temsilciler Meclisi tarafından onaylanmasını değerlendirdi.</strong></p>

<p>Bahçeli, yazılı basın açıklamasında şu ifadeleri kullandı:</p>

<p><em><strong>“Mavi Vatan doktrini, uluslararası hukuktan doğan meşru hak ve menfaatlerimiz istikametinde emin, kararlı ve hukukî bir zeminde ilerlemektedir.<br />
2019 yılında Türkiye ile Libya arasında imzalanarak yürürlüğe giren Deniz Yetki Alanlarının Sınırlandırılması Mutabakatı, 20 Ekim 2026 tarihinde Libya Temsilciler Meclisi tarafından da onaylanarak yeni bir aşamaya ulaşmıştır.<br />
<br />
Bu karar, mevcut mutabakatın hukukî ve siyasi zeminini pekiştirirken Türkiye’nin Doğu Akdeniz’deki hak ve menfaatlerinin dayanağını da güçlendiren önemli bir gelişme olmuştur.<br />
<br />
Bu gelişme Türkiye-Libya münasebetlerinin güçlenmesinin ötesinde, Akdeniz’in huzur ve istikrarına, gönül ve kültür coğrafyamızın güvenliğine ve Avrupa’nın enerji arz hatlarının daha güvenli hâle gelmesine katkı sağlayabilecek bir adımdır.<br />
Bugünkü Türkiye’yi anlamanın yolu, dünün Türkiye’sini hatırlamaktan geçmektedir.<br />
<br />
1911’de Trablusgarp’ta vatan toprağını savunmak için deniz aşırı bir mücadele vermek zorunda kalan; İtalyan donanmasının Akdeniz’deki üstünlüğü karşısında Libya’ya asker ve mühimmat ulaştırmakta büyük güçlükler yaşayan bir Türkiye’den, bugün Akdeniz’de harp gemileriyle varlık gösteren, deniz yetki alanlarını uluslararası hukuk temelinde savunan ve millî haklarını hem sahada hem de masada kararlılıkla koruyan bir Türkiye’ye ulaşılmıştır.<br />
Bir asır önce denizlere ulaşamamanın ağır bedelini ödeyen Türkiye, bugün denizlerdeki varlığını milli güvenliğinin, egemenlik haklarının ve bölgesel menfaatlerinin ayrılmaz bir unsuru hâline getirmiştir.<br />
<br />
Trablusgarp’tan Mavi Vatan’a uzanan bu tarihi yürüyüş Türkiye’nin ufkunun, diplomatik kudretinin ve milli iradesinin de nasıl güçlendiğinin açık bir göstergesidir.<br />
Dün Trablusgarp’a ulaşmanın yollarını arayan Türkiye’den, bugün Akdeniz’de kendi hak ve hukukunu savunan, kendi rotasını belirleyen ve kendi geleceğine yön veren Türkiye’ye…<br />
<br />
Tarih değişmiş, şartlar değişmiş, Türkiye güçlenmiştir.<br />
Mavi Vatan Türkiye’nin tarihî mirasının, uluslararası hukuktan kaynaklanan meşru haklarının ve güçlü Türkiye idealinin ifadesidir.<br />
Denizlerde güçlü olmak, devletin ufkunu genişletmek; millî haklara sahip çıkmak, istikbali güvence altına almaktır.<br />
Türkiye’nin Akdeniz’deki varlığı; huzurun, istikrarın ve karşılıklı menfaatlerin teminatı olmalıdır.<br />
Mavi Vatan doktrinimizin bugünlere ulaşmasında emek verenlere; Libya tarafında ise bölgenin huzuru, istikrarı ve insanlığın barış içinde geleceği adına söz konusu mutabakata imza atan yasama ve yürütme makamlarındaki tüm yetkililere takdir ve teşekkürlerimi iletiyorum.”</strong></em></p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/kilicdaroglundan-abye-dogu-akdeniz-tepkisi-somurge-caginda-degiliz-3651</link>
            <category>SİYASET</category>
            <pubDate>Wed, 21 Oct 2026 17:23:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Kılıçdaroğlu’ndan AB’ye Doğu Akdeniz tepkisi: Sömürge çağında değiliz!</h1>
                        <h2>CHP lideri Kılıçdaroğlu, Türkiye ile Libya arasında imzalanan deniz yetki alanları anlaşmasına yönelik Avrupa Birliği kanadından gelen eleştirilere ve anlaşmayı hükümsüz sayan açıklamalara sert yanıt verdi.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/10/kilicdaroglundan-abye-dogu-akdeniz-tepkisi-somurge-caginda-degiliz-1792592935.webp">
                        <figcaption>Kılıçdaroğlu’ndan AB’ye Doğu Akdeniz tepkisi: Sömürge çağında değiliz!</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p><strong>CHP lideri Kılıçdaroğlu, Türkiye ile Libya arasında imzalanan deniz yetki alanları anlaşmasına yönelik Avrupa Birliği kanadından gelen eleştirilere ve anlaşmayı hükümsüz sayan açıklamalara sert yanıt verdi.</strong><br />
<br />
AB yöneticilerinin yaklaşımını sömürge dönemi zihniyetine benzeterek eleştiren Kılıçdaroğlu, Doğu Akdeniz’deki hak ve menfaatlerin siyasi tercihlerle yok sayılamayacağını vurguladı.<br />
<br />
Sosyal medya hesabı üzerinden kamuoyuna seslenen Kılıçdaroğlu, açıklamasında şu ifadelere yer verdi:</p>

<p><em><strong>&nbsp;"Türkiye ile Libya arasında imzalanan Deniz Yetki Alanlarının Sınırlandırılmasına İlişkin Mutabakat Muhtırası, iki egemen devletin uluslararası hukuktan doğan hak ve menfaatleri çerçevesinde yaptığı meşru bir anlaşmadır.</strong></em></p>

<p><em><strong>&nbsp;Libya Temsilciler Meclisinin de bu anlaşmayı onaylaması önemli bir gelişmedir.</strong></em></p>

<p><em><strong>&nbsp;Avrupa Komisyonu Başkanı <span style="color:#2980b9">Ursula von der Leyen </span>ve Avrupa Konseyi Başkanı António Costa’nın bu anlaşmayı “geçersiz ve hükümsüz” olarak nitelendirmesi, iki egemen devletin iradesini hükümsüz kılamaz.</strong></em></p>

<p><em><strong>Sömürge çağında değiliz.</strong></em></p>

<p><em><strong>Avrupa Birliği, Libya parlamentosunun kararını siyasi açıklamalarla geçersiz kılamaz.</strong></em></p>

<p><em><strong>AB, Doğu Akdeniz’de bazı üye ülkelerin siyasi tezlerini uluslararası hukukun yerine koyamaz.</strong></em></p>

<p><em><strong>&nbsp;Türkiye’nin ve Libya’nın hak ve menfaatleri, Brüksel’in siyasi tercihleriyle ortadan kaldırılamaz.</strong></em></p>

<p><em><strong>Doğu Akdeniz’de ihtiyacımız olan, tek taraflı dayatmalar değil; uluslararası hukuk, hakkaniyet ve karşılıklı saygı temelinde diyalogdur.</strong></em></p>

<p><em><strong>&nbsp;Türkiye’nin Doğu Akdeniz’deki hak ve menfaatleri bir parti meselesi değil, millî bir meseledir."</strong></em></p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/alevi-calistayi-31-ekimde-ankarada-duzenlenecek-3650</link>
            <category>GÜNDEM</category>
            <pubDate>Wed, 21 Oct 2026 16:51:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Alevi Çalıştayı 31 Ekim’de Ankara’da düzenlenecek</h1>
                        <h2>Alevi Çalıştayı 31 Ekim 2026 Cumartesi günü Ankara’da düzenlenecek.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/10/alevi-calistayi-31-ekimde-ankarada-duzenlenecek-1792591329.webp">
                        <figcaption>Alevi Çalıştayı 31 Ekim’de Ankara’da düzenlenecek</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Alevi Çalıştayı 31 Ekim 2026 Cumartesi günü Ankara’da düzenlenecek.Yapılan açıklamada, yakın dönemde, özellikle 31 Ağustos 2026 tarihli Alevi Aydınlar Bildirgesi’nin yayımlanmasının ardından yaşanan tartışmalar, bir Alevi Çalıştayı’nın yapılmasını zorunlu hale getirdiği ve bunun sonucunda kamuoyundan gelen talepler doğrultusunda şekillenen bu eğilim sonucunda çalıştayın düzenleneceği belirtildi.<br />
Bir gün sürecek olan çalıştay, Mülkiyeliler Birliği’nde sabah 09.15’te başlayacak.<br />
<br />
<img alt="" src="https://www.alevihaberler.com.tr/public/images/detay/855602647_2139337913608784_3321977775341792968_n.jpg" style="height:800px; width:566px" /><br />
<img alt="" src="https://www.alevihaberler.com.tr/public/images/detay/859286553_2139504430258799_4774633994766816161_n.jpg" style="height:800px; width:538px" /><br />
<img alt="" src="https://www.alevihaberler.com.tr/public/images/detay/855645196_2139337630275479_4535398419209009766_n.jpg" style="height:800px; width:565px" /><br />
&nbsp;</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/2026-2027-nutuk-yili-ilan-edildi-3649</link>
            <category>GÜNDEM</category>
            <pubDate>Wed, 21 Oct 2026 10:33:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>2026-2027 “Nutuk Yılı” İlan Edildi!</h1>
                        <h2>Atatürk Araştırma Merkezi Başkanlığı, Nutuk’un 100. yılına özel olarak 20 Ekim 2026-20 Ekim 2027 tarihlerini "Nutuk Yılı" ilan ederek özel basımlar, dijital projeler, sergiler ve konferanslardan oluşan kapsamlı bir etkinlik süreci başlattı.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/10/2026-2027-nutuk-yili-ilan-edildi-1792568181.webp">
                        <figcaption>2026-2027 “Nutuk Yılı” İlan Edildi!</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün 15-20 Ekim 1927 tarihleri arasında Tarihî Büyük Millet Meclisi kürsüsünde dile getirdiği Nutuk, 100’üncü yılına doğru ilerlerken anlamlı bir süreçle taçlandırılıyor. Atatürk Araştırma Merkezi Başkanlığı (ATAM), Milli Mücadele’nin ve Türkiye Cumhuriyeti’nin harcını belgelere dayanarak anlatan bu ölümsüz eserin fikrî mirasından yola çıkarak 20 Ekim 2026 - 20 Ekim 2027 tarihlerini “Nutuk Yılı” ilan etti.</p>

<p>Yıl boyunca sürecek olan akademik, sosyal ve kültürel etkinlikler silsilesi ile Cumhuriyet tarihinin temel belgesi olan Nutuk’un geniş kitlelerce doğru ve derinlemesine anlaşılması hedefleniyor.</p>

<p>Projenin İlk Adımı: Küresel Boyutta Tanıtım ve Nutuk Külliyatı</p>

<p>Cumhurbaşkanlığı Yatırım Programı kapsamında hayata geçirilen Nutuk Külliyatı Projesi, Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy’un da katıldığı özel bir tanıtım programı ile 19 Ekim 2026'da kamuoyuna duyuruldu.</p>

<p>Proje bünyesinde Nutuk’un evrensel boyutta yankı bulması ve toplumsal kapsayıcılığı sağlamak adına dikkate değer çalışmalar ortaya koyuldu:</p>

<p>&nbsp;* Çeviri ve Özel Baskılar: Eser; Almanca, Fransızca, İngilizce, Kazakça, Rusça, Urduca, Farsça ve Türkmence olmak üzere 8 farklı dile çevrilerek uluslararası alana taşındı.</p>

<p>&nbsp;* Toplumsal Kapsayıcılık: Görme engelli vatandaşlar için ilk kez Braille Alfabesiyle Nutuk basımı gerçekleştirilerek kamuoyuna sunuldu.</p>

<p>&nbsp;* Farklı Okuyucu Kitlelerine Özel Derlemeler: Eserin özgün dilinin yanı sıra Bugünkü Dille Nutuk, gençlere hitap eden Gençler İçin Nutuk ve eserin tarihî omurgasını oluşturan Vesikalar bölümü özel edisyonlar hâlinde yayımlandı.</p>

<p>Dijital Dünyadan Sanal Müzelere: Geleceğe Ulaşan Miras</p>

<p>Nutuk Yılı kapsamındaki çalışmalar yalnızca basılı yayınlarla sınırlı kalmıyor. Dijital platformlar üzerinden yeni nesillere ulaşmak amacıyla şu adımlar atılıyor:</p>

<p>&nbsp;* Projeye özel olarak hazırlanan nutuk.gov.tr web sitesi yayına başladı.</p>

<p>&nbsp;* Kullanıcıların Nutuk’a her an ulaşabilmesi için özel bir mobil uygulama geliştiriliyor.</p>

<p>&nbsp;* Yeni nesil teknolojilerle entegre edilen Metaverse Sergisi sayesinde ziyaretçilere sanal müze deneyimi sunulacak.</p>

<p>Konferanslar, Sergiler ve Akademik Çalışmalar</p>

<p>“Nutuk Yılı” etkinlik takvimi, yıl geneline yayılan zengin bir kültür ve edebiyat ajandası sunuyor:</p>

<p>&nbsp;* 10 Farklı Şehirde Konferans: Beşi başkent Ankara’da, beşi ise Anadolu’nun farklı illerinde olmak üzere toplamda 10 büyük Nutuk Konferansı düzenlenecek.</p>

<p>&nbsp;* Tarihî Sergiler: “Anıtkabir Mimari Projesi Sergisi” ve Selanik’ten Cumhuriyet’e uzanan köklü süreci ele alan “Selanik’ten Anıtkabir’e Bir Milletin Hikâyesi” başlıklı iki ayrı sergi kapılarını açacak.</p>

<p>&nbsp;* Külliyat ve Akademik Yayın: Altı ciltten oluşacak Atatürk İlkeleri Kitap Serisi tanıtılacak ve dönemin ruhunu bilimsel açıdan ele alan “100. Yılında Atatürk’ün Nutuk’u” isimli kaynak bir akademik eser hazırlanacak.</p>

<p>ATAM, hayata geçirdiği bu kapsamlı hamle ile Atatürk’ün düşünce dünyasını günümüz teknolojisi ve akademik derinliğiyle buluşturarak, Cumhuriyet’in kurucu hafızasını gelecek kuşaklara aktarmayı sürdürüyor.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/nutuk-kulliyati-projesi-ile-eser-8-dilde-yayinda-3648</link>
            <category>GÜNDEM</category>
            <pubDate>Wed, 21 Oct 2026 00:39:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Nutuk Külliyatı Projesi ile eser 8 dilde yayında</h1>
                        <h2>T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün tarihî eseri Nutuk’u dijital imkânlarla daha geniş kitlelere ulaştırmak amacıyla “Nutuk Külliyatı Projesi”ni hayata geçirdi. B</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/10/nutuk-kulliyati-projesi-ile-eser-8-dilde-yayinda-1792532892.webp">
                        <figcaption>Nutuk Külliyatı Projesi ile eser 8 dilde yayında</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün tarihî eseri Nutuk’u dijital imkânlarla daha geniş kitlelere ulaştırmak amacıyla “Nutuk Külliyatı Projesi”ni hayata geçirdi. Bakan Mehmet Nuri Ersoy’un tanıtımını yaptığı proje kapsamında eser, yeni yayınları ve teknolojik yenilikleriyle okuyucu ve araştırmacıların hizmetine sunuldu.</p>

<p>Türkçe dâhil toplam sekiz dilde yayımlanan Nutuk, yeni dijital adresinde interaktif haritalar, tarihî belgeler ve araştırma kaynaklarıyla zenginleştirilmiş bir içerik sunuyor. Erişilebilirlik odaklı çalışmalar sayesinde toplumun farklı kesimlerine hitap eden proje, 2027 yılında Nutuk’un okunuşunun 100. yılına özel etkinlikler ve yeniliklerle devam edecek.</p>

<p>Bakanlık açıklamasında, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün tarihe ışık tutan sözlerinin, Millî Mücadele’nin dönüm noktalarının ve Cumhuriyet’e uzanan büyük yürüyüşün, Nutuk’un sayfalarından dijital dünyaya taşındığı vurgulandı.</p>

<p><a href="https://x.com/TCKulturTurizm/status/2112110462481440922"><strong>Kaynak: T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı resmi hesabı<br />
https://x.com/TCKulturTurizm/status/2112110462481440922</strong></a></p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/sergen-yalcin-resmen-a-milli-takimda-3647</link>
            <category>SPOR</category>
            <pubDate>Tue, 20 Oct 2026 23:51:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Sergen Yalçın resmen A Milli Takım'da!</h1>
                        <h2>Türkiye Futbol Federasyonu Yönetim Kurulu, bugün yaptığı toplantıda A Millî Takımımızın teknik direktörlüğü görevine Sergen Yalçın'ın getirilmesini kararlaştırdı. 53 yaşındaki teknik adam ve ekibiyle 4 yıllık sözleşme imzalanacak. </h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/10/sergen-yalcin-resmen-a-milli-takimda-1792529663.webp">
                        <figcaption>Sergen Yalçın resmen A Milli Takım'da!</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p><strong>Türkiye Futbol Federasyonu Yönetim Kurulu, bugün yaptığı toplantıda A Millî Takımımızın teknik direktörlüğü görevine Sergen Yalçın'ın getirilmesini kararlaştırdı. 53 yaşındaki teknik adam ve ekibiyle 4 yıllık sözleşme imzalanacak.&nbsp;</strong><br />
<br />
<strong>Türkiye Futbol Federasyonu'nun açıklaması şöyle:</strong><br />
5 Kasım 1972 tarihinde İstanbul'da dünyaya gelen Sergen Yalçın, altyapısında futbola başladığı Beşiktaş'ta profesyonel oldu. Siyah-beyazlı takımda sergilediği performansla Türk futbolunun öne çıkan yetenekleri arasında yer alan Yalçın, futbolculuk kariyeri boyunca İstanbulspor, Fenerbahçe, Galatasaray ve Trabzonspor formalarını da giydi. Beşiktaş, Fenerbahçe, Galatasaray ve Trabzonspor kulüplerinde oynayan ilk futbolcu ünvanını kazandı.<br />
<br />
Kariyerinin son dönemlerini Etimesgut Şekerspor ve Eskişehirspor'da geçiren Yalçın; futbolculuğu döneminde Beşiktaş ile 4 lig ve 2 Türkiye Kupası şampiyonluğu yaşadı. Galatasaray'da da 2 lig, bir de Türkiye Kupası'nı kazandı.&nbsp;<br />
<br />
1993 Akdeniz Oyunları'nda şampiyon olan Ümit Millî Takımımızın kadrosunda yer alan Sergen Yalçın, A Millî Takım'daki ilk maçına ise 31 Ağustos 1994 tarihinde çıktı. 37 kez millî olan ve 5 gole imza atan Yalçın, 1996 ve 2000 Avrupa Şampiyonası'nda da forma giydi.&nbsp;&nbsp;<br />
<br />
Oyunculuk döneminde elde ettiği başarıların ardından teknik direktör olarak Türk futboluna hizmet etmeyi sürdüren Sergen Yalçın, Beşiktaş altyapısında başladığı antrenörlük kariyerine Gaziantepspor (2 kez), Sivasspor, Kayserispor, Eskişehirspor, Konyaspor, Alanyaspor, Yeni Malatyaspor, Beşiktaş (2 kez) ve Antalyaspor'da devam etti. Yalçın, 2020/21 sezonunda ilk kez yönettiği Beşiktaş'ı Süper Lig ve Türkiye Kupası şampiyonluğuna taşıdı. Bu başarısıyla, Beşiktaş'ın tarihinde Süper Lig'de hem futbolcu hem de teknik direktör olarak şampiyonluk yaşayan ilk ve tek isim oldu.<br />
<br />
Sergen Yalçın, kariyerinde yeni bir sayfa açarak kulüp düzeyinde edindiği tecrübeyi, Ay-Yıldızlı ekibimize aktaracak ve bundan böyle A Millî Futbol Takımımızın başarısı için çalışacak.&nbsp;&nbsp;<br />
<br />
Türkiye Futbol Federasyonu olarak Yalçın'a yeni görevinde başarılar diliyor, bu kararın ülkemiz ve A Millî Takımımız için hayırlı olmasını temenni ediyoruz.<br />
<br />
KaynakLink:&nbsp;<a href="https://www.tff.org/default.aspx?pageID=687&amp;ftxtID=51696">https://www.tff.org/default.aspx?pageID=687&amp;ftxtID=51696</a></p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/mhp-genel-baskani-devlet-bahceli-tbmm-grup-toplantisinda-konustu-3646</link>
            <category>SİYASET</category>
            <pubDate>Tue, 20 Oct 2026 18:30:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, TBMM Grup Toplantısı’nda konuştu</h1>
                        <h2>MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, TBMM Grup Toplantısı’nda yaptığı konuşmada sel felaketlerinden fon soruşturmasına, belediye yolsuzluk iddialarından “Terörsüz Türkiye” hedefine, Kıbrıs’tan üniversitelere ve 2027 bütçesine kadar geniş bir yelpazede değerlendirmelerde bulundu.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/10/mhp-genel-baskani-devlet-bahceli-tbmm-grup-toplantisinda-konustu-1792510648.webp">
                        <figcaption>MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, TBMM Grup Toplantısı’nda konuştu</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p><strong>Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, TBMM Grup Toplantısı’nda yaptığı konuşmada sel felaketlerinden fon soruşturmasına, belediye yolsuzluk iddialarından “Terörsüz Türkiye” hedefine, Kıbrıs’tan üniversitelere ve 2027 bütçesine kadar geniş bir yelpazede değerlendirmelerde bulundu.</strong><br />
<br />
Bahçeli, konuşmasına sel felaketleriyle başladı.<strong> İstanbul ve bazı şehirlerde </strong>yaşanan aşırı yağış ve sellerin can ve mal kayıplarına yol açtığını belirterek, hayatını kaybedenlere Allah’tan rahmet, yakınlarına başsağlığı diledi. Yaralılar için acil şifa temenni eden Bahçeli, afetle mücadele eden kurum ve çalışanlara şükranlarını sundu. Yağışın olağanüstü olduğunu kabul etmekle birlikte altyapı ve imar disiplininin belirleyici olduğunu vurguladı. <strong>Afetlerle mücadelenin</strong> kamu kurumları, yerel yönetimler, bilim çevreleri ve toplumu kapsayan stratejik bir politika olarak ele alınması gerektiğini söyledi.<br />
<br />
<strong>“Terörsüz Türkiye” </strong>ve <strong>“Terörsüz Bölge” </strong>hedeflerinin önemine dikkat çeken Bahçeli, Suriye ve Irak’taki olumlu gelişmeleri umut verici bulduğunu belirtti. SDG/YPG’nin askeri varlığının sona erdirilmesi yönündeki adımları ve<strong> İran’ın PJAK’a </strong>ilişkin açıklamalarını olumlu karşıladı. Kıbrıs konusunda ise Rum basınına yansıyan iddiaları “vahim” olarak nitelendirerek <em><strong>“Birleşik Kıbrıs Federasyonu ham bir hayaldir ve Türk egemenliğinin felaketidir. Kıbrıs asırlardan beri Türk’tür, ebediyen Türk kalacaktır” </strong></em>dedi. İsrail’in politikalarını eleştirdi, Yemen ve Suudi Arabistan’daki saldırıların sona ermesi için diplomasi çağrısı yaptı. Türk Devletleri Teşkilatı’nın 29-30 Ekim 2026’da Ankara’da düzenlenecek 13. Zirvesi’nin önemine işaret etti.<br />
<br />
<strong>Devlet Bahçeli'nin konuşmasının tam metni şöyle:</strong><br />
<br />
Sayın Milletvekilleri,<br />
Kıymetli Dava Arkadaşlarım,<br />
Muhterem Misafirler,<br />
Değerli Basın Mensupları,<br />
Konuşmamın başında sizleri hürmet ve muhabbetle selamlıyor, içinde bulunduğumuz bu yeni haftanın başta aziz Türk milleti olmak üzere tüm insanlık için hayırlara vesile olmasını Cenab-ı Allah’tan niyaz ediyorum.<br />
Bugünkü toplantımızı yurt içinden ve yurt dışından; televizyon ekranları, radyo kanalları ve sosyal medya platformları vasıtasıyla takip eden aziz vatandaşlarımıza,<br />
Gönül ve kültür coğrafyalarımızda huzurun ve adaletin tecelli etmesi için saf tutan bütün kardeşlerimize, en iyi dileklerimi sunuyorum.<br />
İstanbul’la birlikte bazı şehirlerimizde yaşanan aşırı yağış ve sel, can ve mal kayıplarıyla birlikte çok sayıda vatandaşımızın yaralanmasına sebep olmuştur.<br />
Öncelikle hayatını kaybeden vatandaşlarımıza bir kez daha Allah’tan rahmet, yakınlarına ve sevenlerine başsağlığı diliyorum.<br />
Yağmur ve selden etkilenen tüm vatandaşlarımıza geçmiş olsun dileklerimi iletiyor, yaralı olanlara acil şifalar temenni ediyorum.<br />
Canla başla afetle mücadele eden kurumlarımıza ve çalışanlarına şükranlarımı sunuyorum.<br />
Yağışın olağanüstü olduğu kabul edilmekle birlikte, yaşanan tabloda altyapı ve imar disiplininin belirleyici olduğu da ortadadır.<br />
Yaşanan felaket, planlama, risk yönetimi ve önleyici tedbirlerle afetlere hazırlıklı olmanın ne denli önemli olduğunu bir kez daha açığa çıkarmıştır.<br />
Afetlerle mücadele, bütün kamu kurumlarını, yerel yönetimleri, bilim çevrelerini ve toplumu kapsayan stratejik bir kamu politikası olarak ele alınmalı; yer seçiminden riskli alanların dönüştürülmesine ve ıslah projelerine kadar doğal afetlerin zararlarının en aza indirilebilmesi temeline dayanmalıdır.<br />
Afetten etkilenen vatandaşlarımızın uğradıkları zararın behemehal karşılanacağına ve benzer hadiseler yaşanmasın diye gerekli tedbirlerin alınacağına inanıyor, Allah, ülkemizi ve milletimizi her türlü afet ve musibetten esirgesin diyorum.<br />
Muhterem Dava Arkadaşlarım,<br />
Geçtiğimiz haftadan bu yana hem Fon soruşturması hem de başta İstanbul Büyükşehir Belediyesi olmak üzere belediyelerdeki yolsuzluklara ilişkin yargı süreçleri devam etmektedir.<br />
Sürdürülebilir büyüme ve fiyat istikrarını sağlamaya yönelik politikaların etkili olabilmesi finansal sistemin sağlıklı bir şekilde işlemesine bağlıdır.<br />
Sermaye piyasalarının gelişimi, piyasaların yeterli derinliğe kavuşmasını, sermayenin tabana yayılmasını, aynı zamanda da tüm finansal piyasaların, istikrar içinde işlemesi için gözetim ve denetim işlevinin eşgüdüm içinde gerçekleştirilmesini gerektirmektedir.<br />
Fon soruşturmasına ilişkin gelişmelerden, Türkiye ekonomisinin istikrarını hedef alan bir kanunsuzlukla piyasa bozucu işlem, manipülasyon, dolandırıcılık ve güveni kötüye kullanmak suretiyle organize bir şekilde harama el uzatıldığı anlaşılmaktadır.<br />
Milletimizin helal tasarrufuna göz dikenlere hukuk zemininde en güçlü yaptırımlar kuşkusuz uygulanacaktır.<br />
Nitekim suçluların açığa çıkarılması ve mağduriyetlerin giderilmesi yönünde atılan önemli adımlardan, konuya ilişkin yasal düzenlemenin Meclis Genel Kurulu gündeminde bulunmasından ve meselenin tüm boyutlarıyla aydınlatılarak sorumluların hesap vermesini sağlayacak güçlü siyasi iradenin ortaya konulmasından memnuniyet duyduğumuzu belirtmek istiyorum.<br />
Daha önce de vurguladığım gibi; bunlar bir arınma, aklanma ve altında yatan nedenlere eğilme fırsatı olarak değerlendirilmelidir.<br />
Adalet suçluyu cezalandırmak yanında masumu korumak, mağdurun hakkını gözetmektir.<br />
Cumhurbaşkanımızın isabetle “fahiş kazancın bedelinin ödetileceği ve devletin kimseyi mağdur etmeyeceğini” söylemesi, adaletin tecellisine olan güveni artırmıştır.<br />
Milletimiz emin olsun! Bazı sorunlarımız olsa da Türkiye ekonomisi sağlam temeller üzerindedir.<br />
Partimiz, milletimizin hak ve hukukunu savunurken, adaletli bir gelir dağılımını mümkün kılacak adımların da takipçisi olacak, dar gelirli vatandaşlarımızın beklentilerinin karşılanması için gerekli hamleler, mutlaka yapılacaktır.<br />
3 Ekim 2026 tarihli yazılı açıklamada ifade ettiğim gibi “Cümle halkın emek ve alın terinin hülasası olan devlet mülkünü omuzlarda taşımak büyük bir sorumluluktur. Devlet mülküne tasallut edenin adaletle terbiyesi ise devlet ahlakındadır.”<br />
İstanbul Büyükşehir Belediyesinde başlayarak birçok belediyeye uzanan ihale, imar, ruhsat, taşınmaz, iştirak, personel ve kamu harcamaları gibi alanlarda oluşan her türlü çıkar ilişkisi, ceza hukukunu ilgilendiren problem olmanın yanında bir ahlak yoksunluğudur.<br />
Yargılama süreçleri devam ederken siyasi polemiklerle kişisel gündem oluşturmak yerine, yöneltilen iddialara hukuki zeminde cevap vermek ilgililerin hayrına olacaktır.<br />
Mahkemeler, siyasi gösterilerin değil; savunma hakkının esas alındığı yerlerdir.<br />
Milletimiz gelişmeleri yakından takip etmekte ve adaletin bir an evvel tecellisini beklemektedir.<br />
Soruşturmalar kapsamındaki bir başka konu da basın özgürlüğü tartışmalarına yöneliktir.<br />
Özgür basının demokratik toplumların vazgeçilmez unsurlarından biri olduğuna, medyanın kamuoyunu bilgilendirme görevini özgürce yerine getirmesi gerektiğine inanıyoruz.<br />
Bununla beraber özgürlük kadar sorumluluğun, reyting kadar hukukun da kıymetli olduğunu düşünüyoruz.<br />
Basın özgürlüğü suç işleme özgürlüğü değildir, olmamalıdır.<br />
Nitekim medya kuruluşları da diğer bütün kurumlar gibi, hukuk karşısında sorumluluk taşımaktadır.<br />
Asıl olan, basın özgürlüğünü savunurken hukuka aykırı eylemlere göz yuman bir hukuksuzluğa düşmemektir.<br />
Çünkü basın özgürlüğü demokrasinin güvencesi ise hukuka bağlılık ve etik sorumluluk da bu özgürlüğün temel dayanaklarıdır.<br />
Türkiye’nin ekonomik, siyasi ve diplomatik başarılarla öne çıktığı, “Terörsüz Türkiye” ve “Terörsüz Bölge” hedeflerinin kuvveden fiile dönüştüğü, kanunsuzlukların üzerine gidildiği bir ortamda huzur ve güven iklimini sabote etmeye yönelik hiç bir girişim kabul edilemezdir.<br />
Sosyal medya üzerinden oluşturulmaya çalışılan algıya, FETÖ hesaplarından yapılan kışkırtıcılığa itibar edilmemeli, resmi açıklamalar doğrultusunda hareket edilmelidir.<br />
Türkiye’nin, güvensizlik temelinde yönlendirilmiş toplumsal tepkilerle karşı karşıya bırakılması girişimlerinin mutlaka önüne geçilmelidir.<br />
Değerli Milletvekilleri,<br />
Alim olan Allah’ın alemleri kuşatan kürsüsü, insanlığa huzur ve bereketi muştulayan, dünyaya düzen ve adaleti veren ilim kapısıdır.<br />
İlim kapısı, insanı akli ve ruhi hasletleriyle büyüten, nefsini vicdanıyla törpüleyen, hırsına sağ duyusuyla bent olan kemalet makamına açılır.<br />
İlim yolunda dergahına eğri olan odunu bile sokmayan Yunus Emre;<br />
İlim ilim bilmektir<br />
İlim kendin bilmektir<br />
Sen kendini bilmez isen<br />
Bu nice okumaktır<br />
mısralarıyla “insanı kâmil” olmanın yolunun evvela kendini bilmekten geçtiğini ifade etmiştir.<br />
Kendini bilmek, kibir aynasını kırarak Rabbin karşısında acizliğini bilmek, sözü ölçüp tartmak, kalemi ise hattat rikkatinde ve endazesinde tutabilmektir.<br />
Kendini bilmek, ilim ummanında hikmet pusulasıyla yönünü tayin edebilmek, ihlas ile Hakka teslim olabilmektir.<br />
Kendini bilmek “vav” halinde geldiğin fani alemde, kelamı “elif” gibi dosdoğru söylemek, hakikat karşısında “mim”gibi eğilebilmektir.<br />
Tanrı dağlarıyla başlayan Türk’ün kutlu yürüyüşü, Horasan’da ilmin kapısından geçerek erenlik makamına erişmiş, Söğüt’e kök salarak İslam medeniyetinin en mütekamil çağını yaşamış ve yaşatmıştır.<br />
Ecdadımızın tarih sicilindeki zafer ve ihtişamlarının temelinde yatan unsur; ilim ile şahsiyet, hikmet ile feraset, ihlas ile dirayet sahibi olmalarıdır.<br />
Türkün cihan davası, kaosa karşı düzenin, fitneye karşı suhuletin, zulme karşı adaletin, ayrışamaya karşı bir olmanın davasıdır.<br />
Kızıl elmamızın dünyaya bakan yönü ila-yı kelimetullah için nizam-ı alem iken, kalplere bakan yönü insanlık için şuur ve şahsiyettir.<br />
Ötüken’de alp idik, Horasan’da erenlik hırkasını giydik, Anadolu’da Alperen olduk.<br />
Milliyetçi/ülkücü hareket, mukaddes kitabımızda Cenab-ı Hakkın ilk emri olan “ikra” ile dünyayı okuyan, ilk yemini “kaleme ve satır satır yazdıklarına ant olsun” ayet-i kerimesiyle hayatı yazan cihanşümul gayeye ve gayrete meftundur.<br />
Bu bağlamda ülkücülük, cehli mürekkebe karşı hakikatin, suret-i insan, sireti karanlıklara karşı cesaretin, insan-ı nadanlara karşı iyilik ve merhametin mücadelesidir.<br />
Ülkücülük, Hazreti Ali efendimizin “ilim bir nokta idi; cahiller onu çoğalttı” sözünü hatırında tutan, fikir ve düşünceyi şahsiyetle meczedenlerin yoludur.<br />
Ülkücülük, düşüncenin merkezine insanı koyarak geleneğin bilgeliği ve modern ilmin yöntemlerini medeniyet telakkisinde terkip eden bir milliyetçilik tasavvurudur.<br />
İlmin kürsüsünde insanlığın ve milletlerin afakında yankılanan en önemli husus tarih ve mekandır.<br />
İslam Medeniyetinin mümtaz mütefekkirlerinden İbni Haldun, “Mukaddimesinde” tarihe, ilmi bir ufuk açmış, yöntemsel bir derinlik kazandırmıştır.<br />
Atalarımız “hafıza-yı beşer, nisyan ile maluldür” diyerek insan hafızasının unutkanlığına işaret etmiştir.<br />
Bu bağlamda bize göre tarih, “hafıza-yı beşer, mekân ile malûmdur” telakkisinden hareketle, merhum Remzi Oğuz Arık’tan mülhem milletlerin hafızalarını coğrafyaya demirleyen şuur ve hikmettir.<br />
İbni Haldun’un “geçmiş, geleceğe suyun suya benzemesinden daha çok benzer" sözünde de işaret edildiği gibi tarih şuurundan ve mekân bilgisinden yoksun olanlar, geleceğe de doğru bir istikamet tayin edemeyeceklerdir.<br />
Dolayısıyla milli birliğimizin ve dayanışmamızın temelinde yatan en büyük hakikat tarihi doğru okumak, mekânı iyi anlamak ve gelecek nesillere aktarmaktır.<br />
Nitekim Gazi Mustafa Kemal Atatürk, tarihin millî şuur çerçevesinde gelecek nesillere aktarılmasındaki önemini "Tarih yazmak, tarih yapmak kadar mühimdir. Yazan yapana sadık kalmazsa, değişmeyen hakikat insanlığı şaşırtacak bir mahiyet alır" veciziyle ifade etmiştir.<br />
Bu noktada tarihi aktörlerin, tarihin akışı içerisinde yerli yerine oturtulması, tarihi olayların rövanşist duygulardan azade ibret ve kazanım haline dönüştürülmesi milli bir mesuliyettir.<br />
Bu mesuliyet, zararlı fikirler ve miyop gözlüklerle tarihe bakmamak, çoğu zaman popülist siyasetin ideolojik tartışmalarla karaladığı tarih defterinde hakikatin izini sürmektir.<br />
Aksi takdirde parçalanmış benlikler, şizofrenik kimlikler ve bölünmüş toplum ile karşı karşıya kalmak kaçınılmaz olacaktır.<br />
Kıymetli Milletvekilleri, Değerli Misafirler,<br />
Milliyetçi Hareket Partisi tarihin omuzlarına yüklediği bu mesuliyet şuuru ile Türk milliyetçiliği meşalesini taşımaktadır.<br />
Çağları aşan Dede Korkut destanında, Salur Kazan’ın obası ve otağı fitne ve zulmetin pençesine düştüğünde “Kurt yüzü mübarektir, onunla danışayım” diyerek yeniden birliğe ve dirliğe eriştiği milli hafızamızda canlılığını korumaktadır.<br />
Milliyetçi Hareket Partisi, kurulduğu günden bugüne Türk ve Türkiye düşmanlarına karşı vatanını, kimliğini ve töresini koruyan kurt yüzlülerin, şehadete yürüyen Yusuf yüzlülerin yegâne otağıdır.<br />
Yüksek tarih ve mekân şuurunun, milli mesuliyet duygusunun kutlu davamızda temerküz ve teberrük etmesinin esbab-ı mucibesi, Anadolu’yu Türk- İslam davasıyla mayalayan Ahi Evran’ın “Hak ile sabır dileyip bize gelen bizdendir, akıl ve ahlâk ile çalışıp bizi geçen bizdendir” sözüne duyduğumuz derin itimat ve güçlü sadakattir.<br />
20’nci Yüzyıla, egemenliğin bila kaydı şart millete ait olduğu milli ve üniter devlet teklifini sunarak bu teklifi cumhuriyetle taçlandıran Türk milliyetçiliği; günümüzde de Milliyetçi Hareket Partisi feraset ve riyasetinde kalkınmış bir devlet, müreffeh bir millet ve devletle milleti aynı ülküde birleştiren medeniyet teklifiyle Türklüğün afakını kuşatmaktadır.<br />
Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün sadrımızda satır satır yazılı olan o veciz ifadesiyle "temeli Türk kahramanlığı ve yüksek Türk kültürü olan Cumhuriyetimizin” 21’nci yüzyıldaki kutlu hedeflerinden biri de Türklüğün büyük medenî vasfının Anadolu topraklarından bütün cihana yayılacağı hamleyi gerçekleştirmektir.<br />
Çatışmaları sulha, ayrışmaları birliğe dönüştürecek Türk barışının coşkun akan ırmağı Milliyetçi Hareket Partisidir.<br />
Bu ırmağın ulaştığı menzil ise Türk ve Türkiye yüzyılı vizyonuyla geniş ve derin Türk ummanıdır.<br />
Milliyetçi Hareketin kadroları bunu gerçekleştirecek müktesebata haizdir.<br />
Türk milleti de Milliyetçi Hareket Partisi müktesebatıyla yürümeye hazırdır.<br />
Lakin yol çetin, hava sislidir.<br />
12 Eylül darbesinden sonra Türk milliyetçiliği fikrine ve Milliyetçi Hareket Partisine operasyon çekmeye çalışanlar, bugün de devşirme kavramlar ve nevzuhur odaklarla Türk milliyetçiliğinin temiz kuyularını zehirlemeye çalışmaktadır.<br />
Beşinci kol faaliyetleri ve ideolojik manipülasyonlarla Türk milliyetçiliğine yönelik sinsi saldırıların yegâne amacı ikinci yüzyılında köksüz bir Cumhuriyet; hedefi Milliyetçi/Ülkücü Hareket; figüranları ise suret-i milliyetçi, fikri ve siyaseti gayri sahihlerdir.<br />
Türk milliyetçiliğini etnik şovenizme ve ırkçılığa mahkûm ederek Türk gençliğinin saf duygularını istismar edenlerin gizli ajandasında MHP düşmanlığı vardır.<br />
MHP düşmanlığının sergilendiği gölge oyununda Türk milliyetçisi iddiasıyla konuşanlar, yazanlar ve çizenler siyasi ihtiraslarını, fikri buhranlarını ve şahsi bühtanlarını kelamlarını ve kalemlerini satarak tatmin etmektedir.<br />
Türk gençliğinin milli hassasiyetlerini tenha köşelerde pazarlık konusu yapanlar, sefil oyunları aşikar olduğunda Türk gençliğinin öfkesinden nasibini elbette alacaktır.<br />
Buradan soruyorum;<br />
Siyasi ikballeri için kendisine oturacak masa arayanlar, milliyetçiliğin mukaddesatını ise oturdukları masalarda meze yapanlar! Siz, neyin ve nerenin milliyetçisisiniz?<br />
Kökü dışarıda mahfillerin mutfağında hazırlanan söylemlerle Türk milliyetçiliğinin huzur ve güven iklimini kirletenler! siz hangi ağızların kelamısınız?<br />
Milliyetçilik evvel emirde duruş ve şahsiyet meselesidir.<br />
Nice münevverlerin ilim ve düşüncesi, ülküdaşlarımızın emek ve göz yaşı ile yeşerttiği Türk milliyetçiliğinin bereketli topraklarına kaçak yapı kurmaya çalışanlar! siz hangi fitne senaryosunun gönüllü kalemlerisiniz?<br />
Tarihin coğrafyada Türk akışını bilmeyen cahillere tekrardan hatırlatalım;<br />
Türk Milliyetçiliği, Türklüğü arkaik ve etnik asabiyete hapsetmek değil; Onu güçlü millet şuuru ve yüksek medeniyet ufkuyla yükseltme davasıdır.<br />
Kelamı Türkçe söylemek, kalemi Türkçe yazmak, istikbale Türkçe bakmaktır.<br />
Türk Milliyetçiliği, Yesevi Dergahında okunan duaya Gül Baba türbesinde âmin diyebilmektir.<br />
Kaşgar’da söylenen Türkü’ye Akmescit’te eşlik edecek kültür kaynağı; Buhara’daki Türk estetiğini Mostar’a taşıyacak medeniyet vizyonudur.<br />
Tevatür tarihçiliğiyle coğrafyaya at gözlüğüyle bakanlar, milliyetçilik namına bir hikâye yazamazlar.<br />
Milli mukaddesatına sırt çevirenlerin, yabancı kavramlarla düşünenlerin, sloganlarla konuşanların, milli mukadderatı sokakların karanlığında arayanların düşünce ikliminde evvela popülizm, sonrasında vandalizm, en son olarak da faşizm peydah olur.<br />
Bunun için diyoruz ki; Türk milliyetçiliğinin kurumsal kalesi Milliyetçi Hareket partisidir.<br />
Milliyetçilik bayrağı da hür ve bağımsız bir şekilde Milliyetçi Hareket Partisi’nin burçlarında dalgalanmaktadır.<br />
Kendisini Türk milliyetçisi addeden ülküdaşlarıma diyorum ki; orada burada vaktinizi heba etmeyin!<br />
Geleceğimizi şekillendirdiğimiz bir dönemde yanlış yönde saf tutmayın!<br />
Gelin bir olalım, diri olalım, Lider Ülke Türkiye ülkümüzü hep birlikte gerçeğe dönüştürelim.<br />
Değerli Milletvekilleri,<br />
Türkiye’nin önünde büyük fırsatlar olduğu kadar önemli sınamalar da bulunmaktadır.<br />
O sebeple milletçe, günübirlik tartışmaların ötesine geçen; aklı, ahlakı, devlet tecrübesini ve millî iradeyi birleştiren kapsamlı bir gelecek vizyonuna uygun hareket etmek mecburiyetimiz vardır.<br />
Stratejik hedefimiz Lider Ülke ve Süper güç Türkiye’nin inşasıdır.<br />
Tüm unsurlarıyla buna uygun bir kapasite oluşturmak ise ortak sorumluluğumuzdur.<br />
Kutadgu Bilig’deki “Üç ayak üzerinde olan hiçbir şey bir tarafa meyletmez; her üçü düz durdukça taht sallanmaz.” ifadeleri, devlet anlayışımızın temelini özetlemektedir.<br />
Bugün bu dengeyi; yasama, yürütme ve yargı üzerinden kurmak; hukukun üstünlüğü, güçlü kurumsal kapasite, toplumsal dayanışma ve ekonomik istikrarla bağdaştırmak zorunluluktur.<br />
Bu husus, milliyetçilik anlayışımızın bize yüklediği Türkiye sorumluluğunun bir parçasıdır.<br />
Milliyetçiliği, geçmişin hatıralarına indirgeyip bugünü ihmal eden bir anlayış olarak değil, geleneği geleceğin imkânlarıyla buluşturan bir medeniyet davası olarak değerlendiriyoruz.<br />
Köklerimize bağlı kalırken bilime, teknolojiye ve evrensel bilgi birikimine açık olmayı, millî kimliğimizi korurken dünyayı anlamayı, tarihimizden güç alırken geleceğin rekabet koşullarına hazırlanmayı öngörüyoruz.<br />
Terörsüz Türkiye hedefi, bu büyük gelecek tasavvurunun en önemli başlıklarından birisidir.<br />
Bu süreçte kararlılık kadar akıl, güvenlik kadar hukuk, devlet otoritesi kadar toplumsal mutabakat ve güven de önemlidir.<br />
Sınırlarımızın ötesinde varlığını sürdüren silahlı yapılar, komşu ülkelerin istikrarını bozduğu ölçüde Türkiye’nin güvenliğini de tehdit etmektedir.<br />
Bu nedenle terörsüz Türkiye hedefini, terörsüz bölge vizyonundan ayrı düşünemeyiz.<br />
Önümüzdeki dönemde Türkiye’nin hedefi, güvenliğini sağlamış, milli birliğini güçlendirmiş bir ülke olarak teknoloji üreten, yüksek katma değerli sanayisini geliştiren, tarımda verimliliği artıran, enerjide dışa bağımlılığını azaltan ve gençlerine yeni fırsatlar sunan bir güç hâline gelmektir.<br />
Bu amaçla tüm kurumlarımızla birlikte üniversitelerimizin de bu hedefe odaklanması şarttır.<br />
Üniversitelerimizin ülkemizin köklü sorunlarına ve milletimizin daha fazla refah beklentisine cevap verecek bilimsel çalışmalarını, ülke yönetimine katkı sağlayacak bir yapıya dönüştürmesi gerekmektedir.<br />
Bu bağlamda saygın bilim insanlarımız çalışmalarında toplumsal meseleleri de öncelemeli ve çözüm yolları üreterek devletimizin istifadesine sunmalıdır.<br />
Türkiye yükseköğretimde önemli bir kapasiteye, her ilimizde yer alan bir üniversite zenginliğine sahiptir.<br />
129’u devlet üniversitesi olmak üzere ülkemizde 208 üniversite bulunmaktadır.<br />
Yükseköğretimde toplam öğrenci sayısı 6 milyon 554 bin 312’dir.<br />
Bu vesile ile üniversitelerde bilgi ve hakikat uğruna emek veren, geleceğini ilimle inşa etmeye çalışan tüm gençlerimize ve akademisyenlerimize 2026-2027 öğretim yılında başarılar diliyorum.<br />
Emeklerinin ve ilim yolculuklarının kıymet bulduğu bir gelecek temenni ediyorum.<br />
Üniversite; bir milletin düşünme kabiliyetini geliştiren, ekonomik üretim kapasitesini yükselten, toplumsal sorunlarını anlamlandıran ve insan gücü yetiştirerek geleceğe ilişkin stratejilerini bilimsel bilgiyle şekillendiren temel kurumlardan birisidir.<br />
O sebeple üniversiteleşme ve yükseköğretime erişim alanındaki genişlemeyi, daha nitelikli hâle getirme hamlesiyle desteklemek zorundayız.<br />
İlim dünyasında rekabetin, fikir egemenliğimizin ve kültürel bağımsızlığımızın kaleleri olan üniversitelerimiz, “Türkçe bilim dili değildir” diyen müstemleke zihniyetlerin, kültürel emperyalizmin yerli aparatlarının arka bahçesine dönüşmemelidir.<br />
Eleştirel düşünce, sorgulama elbette üniversitelerin ilmi merakının temel motivasyonudur.<br />
Lakin eleştirel düşünce, Türkiye düşmanlığının, Türk diline ve kültürüne yönelik hazımsızlığın paravanı değildir, olamaz.<br />
Üniversitelerimiz bilimin merkezi olduğu kadar hikmetin kapısı, özgür düşünceyi vicdan terazisinde tartan irfan yuvasıdır.<br />
Unutmayalım ki hikmetsiz bilgi atıldır; irfanla bezenmemiş bilim ise batıldır.<br />
Üniversitelere yapılan yatırım, gençliğe, geleceğe, ülkemizin aklına, üretim ve teknik kapasitesine yapılan yatırımdır.<br />
Türk ve Türkiye yüzyılını inşa edecek irade ve cesaret; Büyük Atatürk’ün “Türk, övün, çalış, güven” parolasının birincil muhatabı Türk gençliğindedir.<br />
Türk gençliği, Mehmet Âkif’in sözleriyle;<br />
“Yerleri yırtan sel olup taşmalı!<br />
Dağ demeyip, taş demeyip aşmalı!”<br />
Bizim gözümüzde her Türk genci korunması gereken birer emanet, her evladımız, tek başına milli servettir.<br />
O sebeple gençlerimizi karanlık hesaplarına alet etmeyi planlayanların oyunlarını bozmalıyız.<br />
Gençlerimiz; ne Fransa’da başlayan ve neredeyse tüm Avrupa’ya yayılan kaos ve kargaşa üretmeye dönük eylemlere; ne de öz benliğinden uzaklaştırılmaya çalışılan karanlık senaryolara heves etmemeli, tahriklere kapılmamalıdır.<br />
Vatanın bütün ümidinin onların anlayış, bilgi ve enerjisinde olduğunu unutmadan, bilimin ışığında Türk istiklali ve istikbali için kendilerini yetiştirmeye odaklanmalıdır.<br />
Sayın Milletvekilleri, Kıymetli Misafirler,<br />
İsrail-Lübnan hattından İran-Yemen eksenine, Hürmüz Boğazı’ndan Babülmendep Boğazı’na uzanan istikrarsızlık sarmalının, bölgesel ve küresel güvenliği tehdit ettiği mevcut kaos ortamında, Suriye ve Irak’ta yaşanan bazı olumlu gelişmeler, bölgenin barış ve huzuru açısından umut vericidir.<br />
Bağdat yönetiminin silahlı yapıların tasfiyesine yönelik girişimleri, Irak devletinin egemenlik sahasının tamamında meşru gücünü yeniden tesis etme iradesinin bir yansıması olmuştur.<br />
SDG/YPG’nin askerî varlığının sona erdirilerek Suriye devletinin kurumlarına entegrasyonu yönünde atılan somut adımlar ise ülkenin toprak bütünlüğü ve siyasî birliği bakımından yeni bir dönemin kapısını aralamıştır.<br />
Komşu ülkelerimizde yaşanan bu gelişmeler göstermektedir ki önemli mesafe kat edilen Terörsüz Türkiye hedefimiz, bölgesel bir boyut da kazanmaktadır.<br />
Diğer taraftan, İran İçişleri Bakanının Eylül’de gerçekleştirdiği Ankara ziyareti esnasında “PJAK ve tüm kolları varlıklarını sona erdirmeli, silahlarını bırakmalıdır” açıklamasının gereğinin de yerine gelmesiyle bölgesel barış için bir adım daha atılmış olacaktır.<br />
Terörsüz Bölge, bu coğrafyada bir arada yaşamaktan başka seçeneği olmayan Türkün de Arabın da Kürdün de cümle halkların da huzuru, barışı, refah ve mutluluğu için tarihî ve vicdanî mesuliyetidir.<br />
İnşallah bu hedeflere ulaşacağız.<br />
Terörü yerle yeksan edecek, huzuru arşa çıkartacağız.<br />
Terörsüz Türkiye ve Terörsüz Bölge’ye odaklandığımız bir dönemde, Doğu Akdeniz’de ve Kıbrıs’ta provokasyonlar da devam etmektedir.<br />
Türkiye’nin güvenlik doktrininde Mavi Vatan’ın stratejik merkezi olan Kıbrıs’ta, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti temsilcileri ile Rum tarafının temaslarını dikkatle takip ediyoruz.<br />
Rum basınına yansıyan ve yalanlanmayan kapalı Maraş’ın Birleşmiş Milletler yönetimine verilmesi ve Gazimağusa Limanı’nın Avrupa Komisyonu gözetiminde işletilmesine yönelik iddialar, Kıbrıs Türklüğünün egemenlik hakları konusunda vahim bir tablo sunmaktadır.<br />
“Birleşik Kıbrıs Federasyonu” ham bir hayaldir ve Türk egemenliğinin de felaketidir.<br />
Rum yönetiminin İsrail’in Kıbrıs karakolu olma misyonunu üstlendiği bu dönemde, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetinde yaşayan kardeşlerimizi uyanık olmaya davet ediyorum ve diyorum ki: Kıbrıs asırlardan beri Türk’tür, ebediyen Türk kalacaktır!<br />
Öte yandan İsrail, bölgesel güvenlik ve istikrarı tehdit eden kışkırtıcı ve yayılmacı politikalarıyla katliamlarını sürdürmektedir. Bu saldırıların son bulması için uluslararası toplumun caydırıcı ve kararlı bir tutum sergilemesi gerektiğini tekraren vurguluyorum.<br />
Yemen kaynaklı istikrarsızlığın ve Suudi Arabistan’da masum sivilleri hedef alan Husi saldırılarının sona erdirilmesi için çok taraflı diplomasi mekanizmalarının etkin biçimde işletilmesi gerektiğini hatırlatıyor, Türkiye’nin barış ve istikrarı önceleyen diplomatik yaklaşımını takdirle karşıladığımızı ifade etmek istiyorum.<br />
Türkiye, Türk dünyasıyla ekonomik, siyasi, kültürel ve bilimsel bağlarımızı güçlendiren, Avrupa ile ilişkilerimizi karşılıklı çıkarlar temelinde yürüten, Orta Doğu, Kafkasya, Balkanlar ve Afrika’da barış ve kalkınmaya katkı sağlayan çok yönlü dış politikasıyla güvenilen ve itibar edilen bir ülkedir.<br />
Türk Devletleri Teşkilatı, bölgemizde ve küresel seviyede barışa, huzura ve adalete zemin hazırlayacak önemli bir aktördür.<br />
Vücut bulacak “Türk Kuşağı” Türk devlet ve toplulukları arasındaki diyalog ve işbirliği bağlarını güçlendirerek Türk ve Türkiye Yüzyılı’nı sarıp sarmalayacak, bağımsızlık ve egemenlik çerçevesinde fırsat ve imkanlar değerlendirilerek Türk devletleri çağın kudretli aktörleri haline gelecektir.<br />
Türk Devletleri Teşkilatının 29-30 Ekim 2026 tarihlerinde ülkemizin ev sahipliğinde düzenlenecek 13’ncü Zirvesi ile Türk Dünyasının kalbi Ankara'da atacaktır.<br />
Cumhuriyetimizin 103’ncü yıldönümünü tüm Türk Dünyası olarak hep birlikte kutlayacak, böylece birlik ve beraberliğimizi dosta düşmana bir kez daha ilan edeceğiz.<br />
Değerli Milletvekilleri,<br />
Türk milletini tarihin yeniden öznesi yapmak, Türk irfanını ilim ve teknik ile kuşatmak, vatanımızı barış ve huzur iklimine dönüştürmek için harcadığımız yoğun mesai, gösterdiğimiz gayret, meyvelerini vermektedir.<br />
Türkiye’yi büyütürken anlamsız gerilimlere ve sebepsiz kutuplaşmalara karşı hep birlikte Türkiye olmak için çalışıyoruz.<br />
Türk siyasetine, ilkeli seviyeli ve “aklı hep Türkiye” olan anlayışı yerleştirmek gayesindeyiz.<br />
Cumhur İttifakı olarak milletimizin her ferdine elimizi uzatıp huzur, güven ve refah dolu bir geleceğin mimarı olacağız.<br />
Türkiye’nin yükselmesi için ama, fakat demeden omuz omuza vereceğiz.<br />
Ekonomik ve sosyal politikaları, insanımızın onurlu bir yaşam sürme hakkını dikkate alarak şekillendireceğiz.<br />
Devletimizin kuruluş ilkelerinin ve Cumhuriyetimizin temel niteliklerinin tavizsiz teminatı olmayı sürdüreceğiz.<br />
Bagajı kirli, heybesinde Türkiye için bir zerre dahi bulunmayanların bizi anlamasını beklemeyecek, hak bildiğimiz yolda ilerleyeceğiz.<br />
Vatan şairi Namık Kemal’in,<br />
“Bize gayret yakışır, merhamet Allah'ındır.<br />
Hükm-i âti ne fakîrin, ne şehinşâhındır.”<br />
anlayışıyla, büyük ülkülerimiz istikametinde yol almaya devam edeceğiz.<br />
Kıymetli Arkadaşlarım,<br />
2027 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanun Teklifi ve 2025 Yılı Merkezi Yönetim Kesin hesap Kanun Teklifi ile Sayıştay raporları Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına sunulmuştur.<br />
Öngörülebilirliği artıran, üretim kapasitesini genişleten, sosyal devlet ilkesini güçlendiren bir bütçe olarak tanımlanan 2027 yılı merkezi yönetim bütçesinin milletimize, ülkemize, devlet ve toplum hayatımıza hayırlı olmasını diliyorum.<br />
Siz değerli milletvekillerimizin; komisyon görüşmelerini yakından takiple görüş ve düşüncelerini açıklamalarını, anlamsız münakaşalardan kaçınarak Cumhur İttifakı’nın siyasi doğasına uygun hareket etmelerini ve bütçe sürecine pozitif katkıda bulunmalarını bekliyorum.<br />
Bu düşüncelerle her birinizi en kalbi duygularımla selamlıyor, başarılarla dolu bir hafta geçirmenizi temenni ediyorum.<br />
Sağ olun, var olun, Allah’a emanet olun."dedi.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/kilicdaroglu-namuslu-insanlarin-dislandigi-soyguncularin-bas-taci-edildigi-bir-surecten-geciyoruz-3645</link>
            <category>SİYASET</category>
            <pubDate>Tue, 20 Oct 2026 17:07:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Kılıçdaroğlu: Namuslu insanların dışlandığı, soyguncuların baş tacı edildiği bir süreçten geçiyoruz</h1>
                        <h2>CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu; sel felaketindeki liyakatsizlikten çiftçilerin katlanan borçlarına, fon vurgunlarından Kayseri’deki sanayi krizine, 2026 yılı bütçesindeki ağır faiz yükünden Mekke Anlaşması’na kadar gündemdeki tüm kritik konulara ilişkin ayrıntılı değerlendirmelerde bulundu.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/10/kilicdaroglu-namuslu-insanlarin-dislandigi-soyguncularin-bas-taci-edildigi-bir-surecten-geciyoruz-1792505787.webp">
                        <figcaption>Kılıçdaroğlu: Namuslu insanların dışlandığı, soyguncuların baş tacı edildiği bir süreçten geçiyoruz</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p><em>CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu; sel felaketindeki liyakatsizlikten çiftçilerin katlanan borçlarına, fon vurgunlarından Kayseri’deki sanayi krizine, 2026 yılı bütçesindeki ağır faiz yükünden Mekke Anlaşması’na kadar gündemdeki tüm kritik konulara ilişkin ayrıntılı değerlendirmelerde bulundu.<br />
<br />
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, grup toplantısındaki konuşmasında şu ifadeleri kullandı:</em></p>

<p>&nbsp;</p>

<p><strong>“BU ÜLKEYİ HUKUK VE ADALET İÇİNDE YENİDEN İNŞA EDECEĞİZ”</strong></p>

<p>&nbsp;Hiç endişe etmeyin. Arınacağız, arınacağız. Sadece biz değil, Türkiye arınacak, Türkiye. Yetimin, yetimin malına el uzatanlardan hesap soracağız. Fakirin fukaranın hakkına el uzatanlardan hesap soracağız. Bizim görevimiz bu. O nedenle biz Cumhuriyet Halk Partisi'yiz. Diğer partilerden farklıyız. Bizim görevimiz bu ülkeyi yeniden inşa etmektir. Hukuk içinde, adalet içinde yeniden inşa etmektir. 86 milyon vatandaşımızın hiçbirisini ötekileştirmeden hepsini kucaklamaktır. Her evde huzurun, her evde bereketin olmasını sağlamaktır. O nedenle bizim adımız Cumhuriyet Halk Partisi'dir. Halkın partisidir. Halk için mücadele edenlerin partisidir.</p>

<p><strong>“KADININ OLMADIĞI BİR HAYAT, HAYAT DEĞİLDİR”</strong></p>

<p>&nbsp;Valla, samimi bir şey söyleyeyim. Kadınlar bir şeye el attıysa zaten sorun çözülmüş demektir. Hayatın yükünü çekenlerin kadınlar olduğunu bilmemiz lazım. Ülkenin sorunlarını çözmede en duyarlı kesimin kadınlar olduğunu bilmemiz lazım. Kadının olmadığı bir hayatın yaşanacak bir hayat olmadığını hepimizin bilmesi lazım. O nedenle kadınlar bir şeye el attıysa kesin o mesele çözülecek demektir. Güneydoğu'ya gittim. Güneydoğu'da eğer aşiretler arasında çatışma varsa, kavga varsa bir kadın başörtüsünü çıkarıp attığı zaman taraflar tamamen ayrılıyor. Kadına duyulan güven, kadına duyulan güven ve kadının sorun çözmesindeki iradesi her zaman bu topraklarda vardır. Ve bu topraklar kadınların özgürce, rahat üretim süreci içinde çalıştıkları, evlatlarına baktıkları, evde huzurun, bereketin olmasını sağladıkları ana aktörleri olarak başımızın tacıdır. O nedenle kadının olmadığı bir hayat, hayat değildir. Sorunu çözmek istiyorsanız kadının el atması lazım. Hiç kimsenin önünde, hiç kimsenin önünde diz çökmeyiz. Hiç kimsenin önünde eğilmeyiz biz. Eğilmeyiz biz.</p>

<p><strong>“DERE YATAKLARINA EV YAPILMASINA NEDEN İZİN VERDİNİZ?”</strong></p>

<p>Efendim, 14 Ekim’de sel felaketi oldu. İkisi Kocaeli'nde 10 vatandaşımız hayatını kaybetti. Bakınız, bizi televizyonları başında izleyen saygıdeğer vatandaşlarım, sosyal medyada izleyen saygıdeğer vatandaşlarım; akıllı olan insan eğer yağmur yağdığında bir yerde sel oluyorsa oraya karşı önlem alır. Ne yapar orada? Bariyerler yapar ama orada ev yapılmasına izin vermez. Çünkü sel geldiğinde ne olacak? O evlerde yaşayanlar hayatlarını kaybedecekler. Ama rant bazen insanların gözünü kör ediyor. Para, insanların sağlıklı karar almasının önündeki en büyük engel olarak karşımıza çıkıyor. Ve rantiye sınıfı derelere, sellerin geldiği derelere ev yapıyor, apartman yapıyor. İnsanlar sel akıyor, sel geliyor, insanlar hayatlarını kaybediyor. Sonra bir bakıyorsunuz, başta bakan, Çevre ve Şehircilik Bakanı, arkasında bürokratlar, yanlarında belediye başkanları oraları geziyorlar. Neyi geziyorsunuz siz orada? Neyi görüyorsunuz siz orada? Siz herhangi bir ilde yapılan binanın kaç katlı olacağına oturup Ankara'da karar verebiliyorsunuz. Belediyenin bütün kararlarına müdahale edebiliyorsunuz. Yıllardır iktidardasınız. 25 yıldır iktidardasınız. Dere yataklarına ev yapılmasına neden izin verdiniz? Hangi gerekçeyle izin verdiniz? Geziyorsunuz; efendim, burada acıları paylaşıyorsunuz. Göstermelik geziler olmaz, göstermelik geziler olmaz. Siz önlem alırsınız, ondan sonra bakarsınız. Önlem almıyorsunuz, insanlar hayatını kaybediyor. Belediye başkanları, genel müdürler, bakan hep beraber gidip geziyorlar. Olmaz. Böyle bir devlet yönetimi olmaz. Böyle bir devlet yönetimi olmaz. Riski önceden görmeyen ve bunun önlemini almayan bir iktidara da halk için çalışan iktidar denmez. O iktidarın adı rantı için çalışan iktidardır. Vurguncular için çalışan iktidardır.</p>

<p><strong>“BELEDİYE MECLİSLERİNDE MUHTARLARIN SÖZÜ VE OYU OLACAK”</strong></p>

<p>Efendim, muhtarlarımızın günü. Onları da kutluyorum değerli muhtarlarım. Sizin hakkınızı her yerde savundum, her yerde. Her zaman savundum sizin hakkınızı. Bakınız, sizin için düşündüğümüz, Cumhuriyet Halk Partisi'nin düşündüğü çok güzel şeyler var. Sizin mahallenizle ilgili bir karar belediye meclisinde görüşülecekse kesinlikle siz ona katılacaksınız. Söz sahibi ve oy sahibi olacaksınız. Bunu sağlayacağız, göreceksiniz. Sizden habersiz mahallede bir şey yapılmayacak. Belediye meclisinde sizin yeriniz olacak, kararınız olacak, oyunuz olacak mahallenizle ilgili. Bunu yapacağız. Kim yapacak? Unutmayın, hafızanızın bir yerinde tutun, Cumhuriyet Halk Partisi yapacak, Cumhuriyet Halk Partisi yapacak.</p>

<p><strong>“ÇİFTÇİNİN İKTİDARDAN 604 MİLYAR LİRA ALACAĞI VAR”</strong></p>

<p>Efendim, bir ülkede tarım olmazsa olmaz. Hepimiz günde bir şekliyle karnımızı doyurmak zorundayız. Evlatlarımızın karnını doyurmak zorundayız. Bunu yapan üreticilerimiz, çiftçilerimiz, besicilerimiz. Onlar o nedenle dünyanın her tarafında özel olarak teşvik görürler. Onların var olan sorunlarının çözümü için iktidarlar önceden önlem alırlar. Var olan bir sorun varsa süratle çözerler, sorunu çözerler. Yeter ki o üretsin, o çalışsın, o alın teri döksün ve bir toplumu emeğiyle beslemiş olsun. O nedenle üreticiler, çiftçiler bizim için son derece değerlidir.</p>

<p>Peki, acaba bizim çiftçilerimiz hayatlarından memnun mu? Çiftçi kardeşlerime seslenmek isterim ve sizlere de. Üreten kesimin hangi zorluklarla karşı karşıya kaldığını artık herkesin bilmesi lazım. Sanayicinin de bilmesi lazım. İşçinin de bilmesi lazım. Herkesin bilmesi lazım. Çiftçilerin bankalara olan borcu 1 trilyon 511 milyar 178 milyon lira. Allah aşkına bakar mısınız ya? Bankalara borcu 1 trilyon, 1,5 trilyonun üzerinde. Bu insanları getiriyorsunuz, haklarını vermiyorsunuz, bir de borç batağına sokuyorsunuz. Daldaki elmanın fiyatı, geliyor alıcı, "Bir lira olursa toplarım." diyor. "Bir lira olmazsa dokunmam." diyor. Ya, bir, bir elma, bir kilo elma nasıl olur da böyle olur? Bir elma nasıl olur da böyle olur? O elma ürününü verirken o çiftçinin nasıl çalıştığını, nasıl ilaçladığını, ayazda nasıl, soğukta nasıl koruduğunu acaba kaç kişi biliyor? İktidar sahipleri bilmezler. Sarayda oturanlar bilmezler. Onların bir eli yağda, bir eli balda. Onlar sadece sofralarına gelen elmayı yerler, yedikleri elmanın da parasını ödemezler. O nedenle bilmezler bu elma nasıl yetişiyor, bu çiftçi nasıl çalışıyor, nasıl alın teri döküyor? Kendisi, ailesi, çocukları hep beraber tarlada çalışırken hangi zorluklarla karşılaşıyorlar? Siz bugün çiftçiyi Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nde 1,5 trilyonluk bir borcun altına sokmuşsunuz. 1,5 trilyonluk. Son 20 yılda borçlar, çiftçinin borcu tam 230 kat artmış. 230 kat. Kimler kazandı? Beşli çeteler. Kimler kazandı? Vurguncular. Kimler kazandı? Foncular. Kim kaybetti? Çiftçiler, üreticiler. O nedenle çiftçi kardeşim, çiftçi kardeşim, senin hakkını, hukukunu savunacak partinin adını da sakın unutma. Adı Cumhuriyet Halk Partisi'dir. Halkın partisidir. Çiftçinin partisidir. Üreticinin partisidir. Alın teri dökenlerin partisidir Cumhuriyet Halk Partisi.</p>

<p>E 1,5 trilyon borç olunca, e borcunu ödeyemiyor. Bakın, icralık olan son 20 yılda, icralık olan, takibe düşen borç sayısı, borç miktarı son 20 yılda 125 kat artmış vaziyette. Çiftçi icralık. Ve icra borçları 27 milyar liraya ulaşmış vaziyette. Çiftçi icra dairesinde. İcra İflas Kanunu, özel bir hüküm var üreticileri korumak için. Diyor ki İcra İflas Kanunu'nun 82'nci maddesi, çiftçinin, yani üreticinin traktörü haczedilemez, ürünü haczedilemez, tarlası haczedilemez. Traktörü haczedilemez. Ama bugün geldiğimiz noktada traktörü de, tarlası da, ürünü de haczedilen bir çiftçi görüyoruz. O nedenle senin yasal haklarını sana vermiyorlar. Vermedikleri gibi ürettiğin, çalıştığın bütün o araçları da elinden icra yoluyla alıyorlar. Buradan gene çiftçi kardeşlerime seslenmek isterim. Bütün bunlar yapılıyor. Yasalara aykırı yapılıyor. Elinden traktörün alınıyor, icra dairesine götürülüyor. Senin hakkını, hukukunu kim savunuyor? Senin hakkını, hukukunu Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde kim dillendiriyor? Kim soru önergeleri veriyor? Kim araştırma önergeleri veriyor? Sakın unutma, senin de hakkını, hukukunu savunan partinin adı Cumhuriyet Halk Partisi'dir sakın unutma.</p>

<p>Senden ne kadar para çalındı, onu da söyleyeyim. Tarım Kanunu çıktıktan bu yana senden ne kadar para çalındı? 21'inci madde ne diyor Tarım Kanunu? Diyor ki "Milli gelirin en az %1'i her yıl çiftçiye verilir." Her yıl çiftçiye verilecek bu para. Bu tutar yaklaşık 772 milyar lira. Yani, çiftçiye 772 milyar lira destek verilmesini Tarım Kanunu öngörmüş. Verilen 772 milyar değil, 700 milyar da değil, 500 milyar da değil, 300 milyar da değil, 200 milyar da değil; 168 milyar vermişler sadece. Yasaya aykırı olarak çiftçinin hakkını teslim etmiyorlar. Çiftçinin saray iktidarından, AK Parti iktidarından olan alacağı 604 milyar liradır, 604 milyar lira. Yasaya göre çiftçiye verilmesi gereken 604 milyar lira verilmedi. Senin hakkını, hukukunu, çiftçi kardeşim, seslendiren partinin adı Cumhuriyet Halk Partisi; 604 milyar liralık alacağın var, o 604 milyar liranın takipçisi olacak partinin adı da Cumhuriyet Halk Partisi.</p>

<p>Değerli arkadaşlarım, 604 milyar lira… Sevgili Grup Başkanım, bu 604 milyar lirayla ilgili Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne bir araştırma önergesi verelim. Bir kanunu uygulamama hakkını nereden elde ediyorlar? Bunlar parlamentonun üstünde bir güç olarak mı kendilerini konumlandırmışlar? Bunun hesabını soracağız. Araştırma önergesi vereceğiz. Bütün çiftçilere de haber vereceğiz; Mecliste görüşülürken çiftçi kardeşlerimiz de kim çiftçinin yanında, kim karşısında açıkça görsün, açıkça görsün.</p>

<p>Çiftçiler için de hakkı, hukuku, adaleti savunacağız. Hiç kimse endişelenmesin. Üretici kardeşim, sabahın köründe kalktığını biliyorum. Tarlaya gittiğini biliyorum. Ürünü verirken, daha yeşerirken okşadığını biliyorum. Hepsini biliyoruz. Senin ne kadar çalıştığını, alın teri döktüğünü biliyoruz. Bu ülkenin sana borcu var. Dışarıdan getiriyorlar. Onu da bir başka toplantıda, Türkiye'de üretilen bir ürün için dışarıdan ne kadar ithalat geliyor, ne kadar dışarıdan, yani, yabancı çiftçilere her türlü destek veriliyor da kendi çiftçisine neden destek verilmiyor, bunu da anlatacağım.</p>

<p><strong>“FON VURGUNUNDA 455 BİN MAĞDURUN HAKKINI TESLİM EDECEKSİNİZ!”</strong></p>

<p>Değerli arkadaşlarım, günümüzün olayı fon. Vurguncular var. Diyeceksiniz ki "Bu fon vurguncuları sadece fonda mı oluyor?" Hayır, efendim. Hayır, efendim. AK Parti iktidarı demek, vurguncuların iktidarı demek. AK Parti iktidarı demek, vurguncuları korumak demek. AK Parti iktidarı demek, insanların onuruyla oynamak demek.</p>

<p>Bir soru sormuştum, demiştim ki "Ya, bu fon olayı nasıl ortaya çıktı?" Ve sorum şuydu: "Acaba Erdoğan sonrası hesap yapan insanların mı bu işi kaşıdığı ve büyüttüğünü görüyoruz ya da öyle bir olay mı var?" diye sormuştuk. Daha henüz tık yok. Bakalım, bu soruyu tekrar soralım. Erdoğan sonrası bir hesaplaşma AK Parti içinde yürüyor ve gidiyor. Ama bu, ülkeyi felakete sürükleyecek bir tabloyu önümüze koymasın. Bunun da altını özenle çizmek isterim. Soruyoruz: 455 bin 758 mağdurun soyulmasına göz yumdular. Bunların hakkını hukukunu teslim edecek misiniz? Ama hakkını hukukunu teslim ederken Hazineden bir kuruş alırsanız, bu milletin vergisinden bir kuruş alırsanız dünyayı size dar ederiz, dar ederiz, dar ederiz bir kuruş alırsanız. Fonculardan alacaksınız, götürüp hakkını teslim edeceksiniz.</p>

<p>Sermaye Piyasası Kurulu yöneticileri ve BDDK yöneticileri hâlâ yerlerinde duruyorlar. Takasbank'ın yöneticileri yerlerinde duruyorlar. Ya, bunları ne zaman alacaksınız? Ne zaman bunları alıp bir yerlere koyacaksınız? Ne zaman bunlardan hesap soracaksınız? Bekliyorlar beyefendiler istifa etsin. Ne istifası ya, ne istifası? Derhal görevden alacaksın ve hesabını soracaksın, ne istifası?</p>

<p>Takasbank'ta borç verenle borç alan birbirini tanımaz, bir şaibe bulaşmasın diye. Yasa böyle. E ama bakıyorsunuz ki bazıları bu riski görüyor, malı görüyor. Nasıl götüreceğini gayet iyi biliyor. E, nasıl oluyor bu? Bu düzen nasıl inşa edildi? Yurt dışındaki kredi derecelendirme kuruluşu bunu görüyor. Ama bizim Sermaye Piyasası Kurulu görmüyor. BDDK görmüyor, hiçbirisi görmüyor. Neden? Onlar da vurgunun bir parçası. Siyasetçiyle bürokratın el ele verdiği ve milleti soyduğu bir sürecin içindeyiz. Bunun da önüne geçeceğiz değerli arkadaşlarım.</p>

<p>Ayrıca, ayrıca bunları denetlemesi gereken, bunları denetlemesi, yani devlet adına bu kurumları denetlemesi gereken kişiler, bu kurumların yönetim kurullarında görev alıyorlar. Yani, kimi kime teslim ediyorsunuz? Kimi kime teslim ediyorsunuz? Bu nasıl denetleyecek? Zaten sorumlu. Zaten yönetiminde görev alıyor. Bu atamayı hangi ahlaki temele dayanarak yaptınız? Bunu da soruyoruz. Denetçiyi, denetlenecek kurumun yönetim kuruluna hangi ahlaki temellere dayanarak atama yaptınız? Ya, devleti çürütüyorsunuz siz. Denetçi de malı götürse ne olacak? Kime denetleteceğiz? Hadi Saray götürüyor, bakanlar götürüyor, bürokratlar götürüyor, siyasetçiler götürüyor. Ya, bu memleket götürenlerin ülkesi mi Allah aşkına? Size hesap sormazsak namerdiz biz. Hesap soracağız.</p>

<p>Yine sorduk. Kardeşim, bu malı götürenlerin listesini açıklayın ya. Hırsızın adını açıklamak niye bu kadar zor oluyor? Gidiyorsunuz, sanatçıları gözaltına alıyorsunuz; efendim, şöyledir veya bu gerekçeyle. Belediye başkanlarını alıyorsunuz, ellerine kelepçe vuruyorsunuz, televizyon ekranlarını çağırıyorsunuz, gazetecileri çağırıyorsunuz. Ya, kardeşim, dünyanın soygununu yapan insanların listesini açıklamıyorsunuz. Neden? Yoksa siz de mi o sürecin bir parçasısınız? Yoksa siz de mi bu sürecin içinde malı götürenlerin parçasısınız? Siyasetçilerle bürokratların iş birliği yaptığı bir düzen, düzen değildir. Bu düzende çark çalışmaz. Çalışmıyor da zaten. O nedenle biz bu olayın bütün ayrıntılarıyla açığa çıkmasını isteriz.</p>

<p>Bakınız, bir sivil toplum örgütü var, bir vakıf var daha doğrusu, Hüdai Vakfı. Onlar inançlı insanların bir araya gelip kurdukları bir vakıf. Bunların bir bildirisi yayınlandı. Bu bildirinin bazı bölümlerini okumak isterim: "Toplumlar bir günde yıkılmaz. Önce utanma ölür. Sonra kötülüğün adı değişir. En sonunda kötülük alkışlanır." Biz bugün bu üç basamağın üçünü de aynı anda yaşıyoruz. Kötülüğün alkışlandığı, kötülüğün baş tacı edildiği bir süreci yaşıyoruz aşağı yukarı. Yine devam ediyor: "Fon krizi, çürümenin cüzdana da sıçradığını ilan etti. Helali haramı ayırmadan köşeyi dönmek marifet oldu. Uyuşturucu yaşam tarzı, sanal kumar fırsat diye pazarlanıyor. Evlerin ocağı sönüyor. Aileler borç ve utanç içinde dağılıyor. Mahremiyet perdeleri tek tek yırtılıyor. Beden metaya çevriliyor. İnsan beğeni sayısı uğruna onurunu kaybediyor. Bütün bunların ortak adı şudur: İnsan değersizleştiriliyor. Kadim değerlerden bilerek koparılıyor. Değerlere bağlı kalmayan insan orman kanununa tabi oluyor. Ama düşüş orada da durmuyor. Doymayan hırsı onu hayvanlardan daha aşağı bir hâle getiriyor. Biz bunu kabullenmiyoruz." Evet, Cumhuriyet Halk Partisi olarak biz de bunu kabullenmiyoruz. Ve devam ediyor: "Fon krizi bir kaza değil, denetimsizliğin, göz yummanın ve kayırmacılığın sonucudur. Suçlular ve sorumlular hesap vermeden kimse güvenden söz edemez." diyor. Evet, kimse güvenden zaten söz etmiyoruz.</p>

<p>Hortumcuların adı değişiyor. Hortumcuların kim olduğu iktidar tarafından gayet iyi biliniyor. Sermaye Piyasası Kurulu biliyor, İstanbul Borsası biliyor, Takasbank biliyor, herkes biliyor ama bunları açıklamıyorlar. Eğer hırsızın adını bilip bunu açıklamıyorsan suç ortağısın demektir. Bunu herkesin bilmesi lazım.</p>

<p>Efendim, 455 bin 758 kişinin hakkını ve hukukunu savunmak bizim görevimizdir. O nedenle biz bu soruların bütün yanıtlarını bekliyoruz ve bunun takipçisi olacağız.</p>

<p><strong>“KAYSERİ’DE 73 YILLIK FABRİKAYA KİLİT VURDULAR!”</strong></p>

<p>Bakınız, ekonomi çarkları o kadar kötü gidiyor ki Kayseri'de 73 yıllık fabrika, Orta Anadolu Mensucat Fabrikası, 73 yıldır çalışan bir fabrika, kapısına kocaman bir kilit vurdu. Benim iktidar sahiplerine önerim: Eğer gerçekten bir vicdan sorgulaması yapmak istiyorsanız Orta Anadolu Mensucat Fabrikasının önüne gidin, kilidin önünde bir fotoğraf çektirin. "Bu bizim ayıbımızdır. Kusura bakmayın, ey Kayserililer" diye bir not düşün. Ben bunu istiyorum sizden. Eğer gerçekten bu ülkede 73 yıldır, ya 73 yıldır çalışan, Kayseri'nin ana damarlarından birisi olan bir fabrikaya gidip kilit vuruluyorsa 21'inci yüzyılın Türkiye'sine bu büyük bir ayıptır. O nedenle Kayserililere de bir şey söylemek isterim. Oyumuzun en düşük olduğu yer Kayseri, ben bunu biliyorum. Kayseri'de bürokratken de görev yaptım. Orayı da o nedenle çok daha iyi biliyorum. Üniversiteleri var Kayseri'nin. Güçlü bir sanayisi var Kayseri'nin, vardı Kayseri'nin. Mobilya sektöründe dünyaya meydan okuyan fabrikaları vardı. İktidara her dönem destek verdiler. Artık sizin bu iktidara destek verme hakkınız yoktur, ey Kayserililer, yoktur, yoktur! Siz eğer 73 yıllık bir fabrikanın kapanmasını görüyorsanız, yaşıyorsanız bilin ki bunun tek bir sorumlusu var: Ülkeyi yönetenlerdir. Bir ülkeyi yöneten 73 yıllık bir fabrikayı kapatır mı, ya? Devlet kapatır mı, ya? Burada binlerce insan emek harcadı, alın teri döktü. Binlerce insan emek harcadı. Yurt dışına, yurt içine ürün sattılar bunlar. Siz kapısına kilit vuruyorsunuz. Bu kilit AK Parti'nin ayıbıdır. Devleti yönetenlerin ayıbıdır. O nedenle Kayserililere bunu sormak benim görevimdir. Artık iktidardan elinizi ayağınızı çekiniz. Bunlardan size bir fayda yok. Kayseri'yi ben de biliyorum, benden daha iyi siz biliyorsunuz. Sanayisini de biliyorum. Bu iktidara destek vermeyin. Gitsinler. Gitmeleri lazım. Yolları görünüyor zaten. Göndereceğiz. El birliğiyle göndereceğiz. Hakkı, hukuku ve adaleti savunan, alın terini savunan, üreten, çalışan kim varsa onlarla beraber inşallah göndereceğiz.</p>

<p><strong>“KAÇIRILAN PARALARIN HER KURUŞUNU TÜRKİYE’YE GETİRECEĞİZ”</strong></p>

<p>Bakınız, izlenen ekonomi politikası orta sınıfı yok etti. Yukarıda acayip bir zenginler var. Acayip ama. Milyar dolarlarla oynuyorlar. Milyar dolarları telaffuz etmek bunlar için sıradan bir rakam gibi. Ya, adam ekmek almakta zorlanıyor. Bunlar milyar dolarları gönderiyorlar, getiriyorlar, alıyorlar, transfer ediyorlar. Nereden bu para? Bu zenginlik nereden? Sanayiciye bakıyorum, sanayicide öyle bir şey yok. Tüccara bakıyorum, tüccarda da öyle bir şey yok. Esnafa bakıyorum, "Zaten geçinemiyorum." diyor. Besiciye bakıyorum, çiftçiye bakıyorum, onlar da geçinemiyorlar. İşçiye bakıyorum, onların da durumu felaket. Ama yukarıda bir avuç insan var. 76 milyon insanı sömüren bir grup var. Bu grubun sayısı fazla değil, fazla değil. Buraya oluk oluk paralar, oluk oluk dolarlar, oluk oluk avrolar akıyor.</p>

<p>Ve bunlar paralarını da Türkiye'de tutmuyorlar, "Başımıza bir şey gelirse biz yurt dışına gideceğiz" diye. Size sözüm, bu millete sözüm, o paraların her kuruşunu, her kuruşunu Türkiye'ye getirmesek namerdiz. Her kuruşunu, her kuruşunu. Öyle ne diyecekler? Türkiye'yi soyacaklar, işçinin, sanayicinin alın terini alıp yurt dışına götürecekler. Cumhuriyet Halk Partisi bunu seyredecek. Yemezler. Kul hakkını teslim edeceğiz. Öyle çalıp çırpacaksın, dışarıya götüreceksin, biz sesimizi çıkarmayacağız. Kuruşuna kadar getireceğiz.</p>

<p>Bakınız, AK Parti iktidarı demek şu demek: Havadan para kazananlar. Hiç öyle risk falan yok. Elinde viski bardağı, oturmuş köşeye, keyfine bakıyor, milyarlarla oynuyor; "O kadarını transfer ettim, bu kadarını transfer ettim, şu kadar vurgun vurdum, şunu şu kadar dolandırdım" diye gezenler. Yüksek faizle devleti soyanlar. Yüksek faizle devleti soyanlar. Bu faiz işine gireceğim. Diyorlar ya, "Faiz haramdır" Bırakın Allah aşkına, millete maval okumayı bırakın ya. En büyük faizi siz yiyorsunuz ya. En büyük faizcileri siz sırtınızda taşıyorsunuz. Kimin yüküyle? Bu milletin alın teriyle götürüyorsunuz bunu. Beşli çeteler. Sanıyorlar ki biz beşli çeteleri unuttuk. Unutmayacağız, unutmayacağız. Bu beşli çeteler devleti soyanlar. Uyuşturucu baronları. Uyuşturucu baronlarıyla da mücadele edeceğiz.</p>

<p>AK Parti iktidarının ekonomi politikasını bir cümleyle özetleyeyim: Zenginler daha zengin, fakirler daha fakir olacak. İzledikleri ekonomi politikasının özü bu. Meclise getirdikleri bütün bütçelerin özü bu. İzledikleri politikanın özü bu. Zenginler daha zengin olacak, fakirler daha fakir olacak. Fakir olacak ki ben ona ekmek vereyim, o da bana oy versin. Fakir olacak ki ben ona ufak bir şey vereyim, o bana oy versin. Yani, onun iradesini nasıl satın alabilirim? Nasıl satın alabilirim? Bütün hesaplar bunun üzerine.</p>

<p><strong>“HER SORUNUN ÇÖZÜM ADRESİ CUMHURİYET HALK PARTİSİ’DİR”</strong></p>

<p>Şimdi dönmüşler, efendim, biz de bütün ailelere bir ödeme yapacağız. Bizim aile destekleri sigortasını şimdi kopyalamaya çalışıyorlar. Bakınız, her sorunun çözüm adresi kesinlikle Cumhuriyet Halk Partisi'dir. Her sorunun çözüm adresi. Fakir fukaranın fukaralığını ilan etmeyeceksiniz. Fukaralığını göstermeyeceksiniz. İnsan onurunu koruyacaksınız. Aile destekleri sigortasında ne diyorduk? Diyorduk ki bir aile desteğe muhtaçsa banka hesabına para yatırılacak. O da bu ülkenin onurlu bir insanı olarak gidip parasını alacak. Çoluk çocuğun rızkını oradan sağlayacak. Ona iş imkânı sağlanacak. Öncelik ona verilecek. Bir ailede hiç kimse çalışmıyorsa tercih o aileden birisi olacak. O aileye de alın teriyle kazanılan para girecek. Diyorum ya, sorun varsa mutlaka çözümü de vardır. Çözümünü akılcı politikalarla, insan onurunu koruyarak sağlayabiliriz.</p>

<p>Ama bu faiz üzerinde özel olarak duracağım, faiz üzerinde özel olarak duracağım. Ama şunu söyleyeyim: 2026 yılında yaklaşık 3 trilyon lira faiz ödediler bunlar, ödeyecekler. Üç trilyon lira. Faizi kime ödediler? Çiftçiye mi ödediler? İşçiye mi ödediler? Emekliye mi ödediler? Alın teri dökeni mi ödediler? Esnafa mı ödediler? Hayır, bir avuç rantiyeciye ödediler. Ne diyorum? Fakir daha fakir, zengin daha zengin olacak. Üç trilyon lira ödüyorsunuz faize. Bir de çıkıp milletin önüne "Faiz haramdır." diyorsunuz. Peki, bu parayı nasıl veriyorsunuz? Hangi gerekçeyle veriyorsunuz? Faiz baronları çıktı şimdi karşımıza. Köşeyi dönenler, faiz üzerinden köşeyi dönenler çıktı. Bunun da üzerinde ayrıca duracağım değerli arkadaşlarım.</p>

<p>Açlık sınırı... Eğer asgari ücret açlık sınırının altında kalmışsa bu ülkede temel bir sorun var demektir. Bu, faiz politikalarının, ücret politikalarının getirdiği maalesef bir tablo. Ve biz bunlara gene çok iyi niyetlerle Cumhuriyet Halk Partisi bir teklif yaptı. Dedik ki ya, bu çocukları, büyük bir kısmını anneler besleyemiyor. Mutfakta bir şey yok. Bunlara bari bir tas çorba verin okula gelirken. Çocuğun dikkati dağılmasın. Çocuk beslensin okulda. Arkadaşlarıyla beraber yemek yesin. Bir tas çorba ya, bunu verin. Tuvalet yok, tuvalet temizliği yok. Kâğıt koyun oraya tuvalete. Çocuğun içeceği bir su koyun oraya. Bunu bile fazla görüyorlar. Ama rantiyecilere dünyanın faizini ödüyorlar. Hiç meraklanmayın sevgili anneler, sizin evlatlarınız Cumhuriyet Halk Partisi'nin emanetidir; onlara bakacağız, onları besleyeceğiz, onların onurunu koruyacağız. Onlar okuldan güler yüzle, karınları doymuş olarak eve gelecekler, size herhangi bir zahmet olmayacak.</p>

<p>Sosyal medyada 85 yaşındaki bir kadın diyor ki "85 yaşındayım ama çalışmak zorundayım. Çalışmazsam o gün açım." Bunu nerede söylüyor? 21'inci yüzyılın Türkiye'sinde söylüyor. Nerede söylüyor? AK Parti'nin 25 yıldır iktidar olduğu bir Türkiye'de söylüyor. "Yaşadığım yeri görsen yüreğin parça parça olur." Bu kadını bulacağım. Bulacağız bu kadını. Gideceğiz. Kadın Kolları Genel Başkanımız, evine gideceğiz, ziyaret edeceğiz. O hiç kimseye muhtaç olmamalı, hiç kimseye. 85 yaşındaysa elini öpeceğiz, hayır duasını alacağız, bunu asla unutmayalım.</p>

<p><strong>“MEKKE ANLAŞMASI’NDA TÜRKİYE’NİN ÇIKARINA AYKIRI BİR MADDEYE ASLA İZİN VERMEYİZ”</strong></p>

<p>Mekke Anlaşması bugün geliyor Meclise. Mekke Anlaşması gelmeden bu sorunun ne olduğunu bilmemiz gerektiğini söyledik, ısrar ettik. Mekke Anlaşması'nı ilk Bolu kampında dile getirdik, şimdi de yine aynı şekilde dillendiriyoruz. Türkiye'nin çıkarlarına aykırı tek cümle bulursak karşı çıkarız. Biz elbette anlaşmalar yaparız. Ama bir ülkenin çıkarı için gidip sonra bölgede daha büyük, daha derin bir çatışmaya zemin hazırlama potansiyeli olan bir anlaşmanın altına imza atmayı doğru bulmuyoruz. Özetle şunu söylüyorum: Dört madde açıklamıştık, beşinci maddeyi de şimdi söyleyeyim. Türkiye gerçekten kendi bağımsız bölgesel güvenlik mimarisini mi kurmaktadır bu sözleşmeyle? Yoksa Amerika Birleşik Devletleri'nin Orta Doğu'daki askeri yükünün giderek daha büyük bir bölümünü bölge ülkelerine aktardığı yeni bir güvenlik mimarisinin parçası mı olmak istiyoruz, parçası mı yapmak istiyorlar? Bunun da üzerinde durmamız gerekiyor.</p>

<p>Efendim, ekonomik krizi Türkiye sadece yaşamıyor. Bunun doğurduğu büyük bir ahlaki bozulma var. Bu ahlaki bozulmanın da mutlaka düzelmesi lazım ve Türkiye'nin bu konuda önlem alması lazım. Namuslu, ahlaklı insanların dışlandığı, soyguncuların, vurguncuların baş tacı edildiği bir süreçten geçiyoruz. Öyle olunca gençler de diyor ki "Bak, kısa sürede köşeyi döndü. Ben de gideyim bir soygun yapayım, ben de köşeyi döneyim." Kendisi de bunu hak olarak görüyor. Bunlar doğru değil. Ahlaklı siyaset bir tercih değildir, arkadaşlar. Ahlaklı siyaset zaten vatandaşımızın hakkıdır, siyasetten beklediği haktır ve biz bunu yapmak zorundayız.</p>

<p><strong>“CUMHURİYET HALK PARTİSİ, HARAMİLERİN DÜZENİNE KARŞI ÇIKAN PARTİDİR”</strong></p>

<p>CHP, alın teri dökenlerin partisidir. Cumhuriyet Halk Partisi çalışanların, üretenlerin partisidir.</p>

<p>Cumhuriyet Halk Partisi namus ve şeref sözü verip sözünden dönmeyenlerin partisidir.</p>

<p>Cumhuriyet Halk Partisi beşli çetelerin, havadan para kazananların değil, alın teri döküp helal para kazananların partisidir.</p>

<p>Cumhuriyet Halk Partisi emperyal güçlerden destek için "Bizi yalnız bıraktınız" diyenlerin partisi değildir. Cumhuriyet Halk Partisi emperyal güçlere karşı çıkanların partisidir.</p>

<p>Cumhuriyet Halk Partisi kamu makamını kişisel çıkar için kullananların partisi değildir. Kamu makamını halka hizmet etmek isteyenlerin partisidir.</p>

<p>Cumhuriyet Halk Partisi vurguncuların değil, şoförlerin, çiftçilerin, tır şoförlerinin, emek harcayanların partisidir. Cumhuriyet Halk Partisi vurguncuların, borsa vurguncularının partisi değil, staj mağdurlarının partisidir. İşçinin, emeklinin partisidir.</p>

<p>Ve Cumhuriyet Halk Partisi, Mustafa Kemal'in dediği gibi, "Her fabrika bir kaledir" diyenlerin partisidir.</p>

<p>Cumhuriyet Halk Partisi haramilerin düzenine karşı çıkan partidir.</p>

<p>Onun için diyoruz ki Cumhuriyet Halk Partisi bilhassa kimsesizlerin kimsesi olan bir partidir.</p>

<p>Hepinize teşekkür ederim.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/kadinlar-icin-yapay-zeka-ve-dijital-guclenme-egitimleri-7-pilot-ilde-basliyor-3644</link>
            <category>SİYASET</category>
            <pubDate>Tue, 20 Oct 2026 16:59:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Kadınlar için yapay zeka ve dijital güçlenme eğitimleri 7 pilot ilde başlıyor</h1>
                        <h2>Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, Turkcell ve Kadın ve Demokrasi Vakfı (KADEM) iş birliğinde hayata geçirilen “Kadınlar İçin Yapay Zeka ve Dijital Güçlenme Eğitimleri”, 27 Ekim'de Van'da başlayacak.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/10/kadinlar-icin-yapay-zeka-ve-dijital-guclenme-egitimleri-7-pilot-ilde-basliyor-1792505052.webp">
                        <figcaption>Kadınlar için yapay zeka ve dijital güçlenme eğitimleri 7 pilot ilde başlıyor</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p><strong>Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, Turkcell ve Kadın ve Demokrasi Vakfı (KADEM) iş birliğinde hayata geçirilen “Kadınlar İçin Yapay Zeka ve Dijital Güçlenme Eğitimleri”, 27 Ekim'de Van'da başlayacak.</strong></p>

<p>Bakanlıktan yapılan açıklamaya göre, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, Turkcell Genel Müdürü Ali Taha Koç ve KADEM Yönetim Kurulu Başkanı Canan Sarı'nın katılımıyla 17 Eylül'de İstanbul'da düzenlenen iş birliği protokolü imza töreninde tanıtılan programla, kadınların yapay zeka ve güvenli internet alanlarındaki yetkinliklerini artırılması amaçlanıyor.</p>

<p>Bu kapsamda 7 pilot ilde uygulanacak eğitimler, 27 Ekim'de Van'da, 3 Kasım'da İzmir'de, 12 Kasım'da Ankara'da, 1 Aralık'ta Bursa ve Gaziantep'te, 8 Aralık'ta ise Adana ve Samsun'da düzenlenecek. Programın 2027 yılında diğer illerde de yaygınlaştırılması planlanıyor.</p>

<p>Eğitimlerde kadınlara dijital ebeveynlik, akıllı ev yönetimi, dijital güvenlik, ev ekonomisi ve güvenli alışveriş gibi günlük yaşamda doğrudan karşılığı bulunan konularda bilgi verilecek.</p>

<p>Kadınların eğitimlere katılımını kolaylaştırmak amacıyla çocuklarıyla birlikte gelmek isteyen katılımcılara da destek sağlanacak. Eğitim süresince çocuk bakım hizmeti Bakanlık personeli tarafından sunulacak.</p>

<p>Pilot illerde gerçekleştirilecek eğitimlere katılmak isteyen kadınlar &nbsp;https://forms.aile.gov.tr/kadinlar-icin-yapay-zeka-ve-dijital-guclenme-programi-kayit-formu/ üzerinden başvuruda bulunabilecek.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/drihsan-unlu-yazdi-uyan-artik-musluman-3643</link>
            <category>KONUK YAZAR</category>
            <pubDate>Tue, 20 Oct 2026 05:46:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Dr.İhsan Ünlü yazdı: Uyan artık Müslüman!</h1>
                        <h2>Araştırmacı-Yazar Dr. İhsan Ünlü, 17 Ekim 2026 tarihinde kaleme aldığı yazısında Orta Doğu’daki gelişmeleri değerlendirerek Müslümanları mezhepçilik konusunda uyardı.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/10/drihsan-unlu-yazdi-uyan-artik-musluman-1792464897.webp">
                        <figcaption>Dr.İhsan Ünlü yazdı: Uyan artık Müslüman!</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p><strong>Araştırmacı-Yazar Dr. İhsan Ünlü, 17 Ekim 2026 tarihinde kaleme aldığı yazısında Orta Doğu’daki gelişmeleri değerlendirerek Müslümanları mezhepçilik konusunda uyardı. Ünlü, bölgede yeniden senaryoların sahnelendiğini, yönetmenlerin bilinen güçler olduğunu, oyuncuların ise maalesef yine Müslümanlar olduğunu belirtti.</strong><br />
<br />
<strong>Dr. İhsan Ünlü, yazısından şunları kaydetti:</strong><br />
&nbsp;</p>

<p><strong>UYAN ARTIK MÜSLÜMAN!</strong><br />
<br />
Korkarım yine ayak oyunları oynanıyor Ortadoğu’da!<br />
Yine bir senaryo çiziliyor; yönetmenler malum, oyuncular maalesef yine Müslümanlar!<br />
Biz bu filmi defalarca izledik…<br />
<br />
Filmin özünde her zamanki gibi Müslümanların yumuşak karnı olan mezhep bağnazlığı var.<br />
Mezhebini dinin önünde tutan gafil Müslümanlar bu sinsi oyuna hemen alet oluyor.<br />
Düşünmeyen, sorgulamayan Müslümanlar planlanmış tuzaklara düşüveriyor.<br />
<br />
Mezhepli olmakla mezhepçi olmayı bir türlü ayıramayan bazı Müslümanlar kınadığı düşmanlarının safında yer aldığının farkına bile varamıyor.<br />
Müslümanların bu yanlış tavrı ve gafleti, hayatiyetini silah satmaya, kaos çıkartmaya, kan ve göz yaşı akıttırmaya bağlayan emperyal güçlere inanılmaz fırsatlar sunuyor.<br />
<br />
Her türlü asabiyeti ve eşitsizliği yasaklayan bir dinin mensupları ırkçılığı ve mezhepçiliği körükleyerek kurşunu kendi ayağına sıkıyor maalesef.<br />
Bu arada “Tavşana bak!” taktiğiyle oyalanan Müslümanların gözünden asıl odaklanmaları gereken konular kaçırılıyor.<br />
Başta Filistin, Gazze olmak üzere dünyanın birçok yerinde mazlum ve masum insanların kanı ve gözyaşı akmaya devam ediyor.<br />
İnsanlığa hayat vermesi gereken Müslümanlar, kendi içindeki anlaşmazlıklar yüzünden hayat-memat sendromu yaşıyor.<br />
Toptan Allah’ın ipine sarılması gereken Müslümanlar, ellerine geçirdikleri suni iplerle birbirlerinin boğazına sarılıyor.<br />
Hain içeriden olunca kapı bir türlü kilit tutmuyor…<br />
<br />
Bu duygu ve düşünceler içerisinde iken gönlüme düşen bir şiirimi de siz değerli dostlarımla paylaşmak isterim:<br />
<br />
<em>Vuran Müslüman vurulan Müslüman,<br />
Ölen Müslüman öldüren Müslüman,<br />
Silah satan kırdıransa şarlatan,<br />
Aç gözünü uyan artık Müslüman!</em></p>

<p><em>Bıraksana mezhep bağnazlığını,<br />
Kır at artık şu önyargılarını,<br />
Durma göster önce insanlığını,<br />
Aç gözünü uyan artık Müslüman!</em></p>

<p><em>Bakma gör artık şu dönen oyunu,<br />
Göze sokma meşrebini soyunu,<br />
Barış üzere seç güzel yolunu,<br />
Aç gözünü uyan artık Müslüman!</em></p>

<p><em>Düşün hainlerin oyunlarını,<br />
Bırak şu anlamsız kavgalarını,<br />
Birleş boşa çıkar tuzaklarını,<br />
Aç gözünü uyan artık Müslüman!</em></p>

<p>17.10.2026<br />
Dr. İhsan ÜNLÜ</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/turkoguz-kilicgedik-alevilerin-baris-milli-birlik-ve-yeni-yasa-icin-bir-politikasi-olmali-3642</link>
            <category>KONUK YAZAR</category>
            <pubDate>Tue, 20 Oct 2026 05:21:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Türkoğuz Kılıçgedik: Alevilerin barış, milli birlik ve yeni yasa için bir politikası olmalı</h1>
                        <h2>Araştırmacı  Türkoğuz Kılıçgedik’in kaleme aldığı yazıda, Türkiye’de yürütülen “barış ve milli birlik” sürecinin yalnızca PKK ile devlet arasındaki çatışmanın çözümünden ibaret kalamayacağı vurguladı.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/10/alevilerin-baris-milli-birlik-ve-yeni-yasa-icin-bir-politikasi-olmali-1792463423.webp">
                        <figcaption>Türkoğuz Kılıçgedik: Alevilerin barış, milli birlik ve yeni yasa için bir politikası olmalı</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p><strong>Araştırmacı Türkoğuz Kılıçgedik’in kaleme aldığı yazıda, Türkiye’de yürütülen “barış ve milli birlik” sürecinin yalnızca PKK ile devlet arasındaki çatışmanın çözümünden ibaret kalamayacağı vurguladı. Yazara göre Alevi meselesini merkeze almayan bir milli birlik projesi eksik ve sürdürülemez kalacak. Alevi toplumunun kendisini bu süreçte temel aktör olarak konumlandırması ve eşit yurttaşlık taleplerini sürecin merkezine yerleştirmesi gerektiği belirtiliyor.<br />
<br />
Türkoğuz Kılıçgedik'in makalesinin tam metni şöyle:</strong><br />
&nbsp;</p>

<p style="text-align:center"><span style="font-size:14px"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><strong><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,&quot;serif&quot;"><span style="color:#080809">ALEVİLERİN BARIŞ, MİLLİ BİRLİK VE YENİ YASA İÇİN BİR POLİTİKASI OLMALI</span></span></strong></span></span></p>

<p style="text-align:justify">&nbsp;</p>

<ol>
	<li style="text-align:justify"><span style="font-size:14px"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><strong><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,&quot;serif&quot;"><span style="color:#080809">Ulusal Mutabakat Sürecinde Aktörleşme ve Eşit Yurttaşlık Arayışı </span></span></strong></span></span></li>
</ol>

<p style="text-align:justify">&nbsp;</p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-size:14px"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><strong><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,&quot;serif&quot;"><span style="color:#080809">Giriş </span></span></strong></span></span></p>

<p style="text-align:justify">&nbsp;</p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-size:14px"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,&quot;serif&quot;"><span style="color:#080809">Türkiye siyaseti, son dönemde köklü bir paradigma değişiminin eşiğinde görünmektedir. Geleneksel olarak sert ideolojik kutuplaşmalar ve kimlik temelli siyaset üzerine kurulu parti sisteminde, "farklılıkları gözeten ulusalcı" bir söylem ve politika arayışı giderek belirginleşmektedir. Bu arayış, ilk olarak Kemal Kılıçdaroğlu liderliğindeki Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) tarafından, "altılı masa" ittifakı ve Halkların Demokratik Partisi'nin (HDP/Dem Parti) dışarıdan desteğiyle bir seçim stratejisi olarak formüle edilmiş, toplumsal karşılık bularak politik bir kazanıma dönüşmüştür. Söz konusu yaklaşım, etnik, inançsal ve sağ-sol kimlikleri tanıyan ancak bunları ulusal statüde bir üst kimlik altında birleştirmeyi hedefleyen bir "ulusal mutabakat" projesidir. Bu projenin toplumsal meşruiyeti, Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP) ve Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) tarafından da fark edilmiş ve "barış ve milli birlik" süreci adı altında daha kapsamlı bir çerçeveye oturtulma çabası içine sokulmuştur. Bu makalenin temel argümanı, Türkiye'de devam etmekte olan bu dönüşüm sürecinin, yalnızca PKK ile devlet arasındaki bir çatışma çözümünden ibaret olmadığı; aksine, derin tarihsel köklere sahip tüm toplumsal kırılma hatlarını, özellikle de Alevi meselesini merkeze almadığı takdirde milli birlik ilkelerinde eksik ve sürdürülemez kalacağıdır. Dolayısıyla, Alevi toplumunun yakın gelecekteki siyasi politikası, devlet ve Pkk sorunu dışında, kendisini bu yeni “ulusal mutabakat” denkleminde temel aktör olarak konumlandırmak ve yüzyıllardır savunduğu eşit yurttaşlık ilkesini bu sürecin merkezine yerleştirmek zorundadır. Aksi halde, bu konuda yeni bir fırsat doğmayacağı gibi, Alevi toplumu hakkında farklı spekülatif söylemler ile Aleviliğin iyi niyeti ve milli birliğe desteği karşıt fikirler tarafından kötü amaçlı istismar edilecektir. Bu çalışma, söz konusu sürecin dinamiklerini analiz ederek, Alevi siyasi aktörleşmesinin önündeki fırsatları ve zorlukları akademik bir titizlikle incelemeyi amaçlamaktadır. </span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify">&nbsp;</p>

<ol>
	<li style="list-style-type:none">
	<ol>
		<li style="text-align:justify"><span style="font-size:14px"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><strong><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,&quot;serif&quot;"><span style="color:#080809">Ulusal Mutabakat Sürecinin Doğuşu ve Dönüşümü, CHP’den AKP-MHP’ye Geçiş </span></span></strong></span></span></li>
	</ol>
	</li>
</ol>

<p style="margin-left:47px; text-align:justify">&nbsp;</p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-size:14px"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,&quot;serif&quot;"><span style="color:#080809">Türkiye'de kimlik temelli siyasetin aşılmasına yönelik ilk kapsamlı siyasi girişim, Kemal Kılıçdaroğlu'nun CHP genel başkanlığı döneminde şekillenmiştir. Kılıçdaroğlu, partisini geleneksel seküler ulusalcı çizgiden, Kürt sorununu, sağ, sol ve inançsal farklılıkları içerecek şekilde daha kapsayıcı bir "yurttaşlık" vurgusuna taşıma çabası içine girmiştir. 2023 seçimleri öncesinde kurulan ve altı muhalefet partisini bir araya getiren "Millet İttifakı" (altılı masa), bu stratejinin somut tezahürüydü. Bu ittifak, HDP'nin açık desteğiyle, Türk ve Kürt, Sünni ve Alevi, sağ ve sol seçmenler arasında ortak bir payda oluşturmayı hedefledi. Seçimlerde elde edilen, özellikle metropollerdeki başarı, bu "farklılıkları gözeten ulusalcı" söylemin toplumsal bir karşılığının olduğunu gösterdi. </span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify">&nbsp;</p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-size:14px"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,&quot;serif&quot;"><span style="color:#080809">Ancak, CHP'nin parti içi çekişmeleri ve Kılıçdaroğlu'nun genel başkanlıktan düşürülmesi ile bu politik projenin asıl dönüşümü, iktidar bloğu tarafından gerçekleştirilmiştir. AKP ve MHP, muhalefetin bu söyleminin toplumsal çekiciliğini görerek, onu kendi siyasi çerçevelerine entegre etme yoluna gitmiştir. "Terörsüz Türkiye" "Barış ve Milli Birlik Süreci" olarak adlandırılan bu yeni aşama, PKK ile müzakere perspektifini de içermekle birlikte, çok daha geniş bir toplumsal uzlaşı hedefini öne çıkarmaktadır. Burada kritik olan, sürecin artık yalnızca bir "Kürt açılımı" veya "çözüm süreci" olarak değil, Türkiye'nin tüm kırılganlıklarını (etnik, mezhepsel, ideolojik) iyileştirmeyi amaçlayan bir "ulusal mutabakat" projesi olarak ülkenin yakın geçmişini şekillendirmesi üzrine pazarlanmasıdır. Bu dönüşüm, iktidarın, toplumsal polarizasyonun uzun vadede rejimin istikrarı için bir tehdit oluşturduğu yönündeki bir iç değerlendirmenin sonucu olarak okunabilir. </span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify">&nbsp;</p>

<ol>
	<li style="list-style-type:none">
	<ol start="2">
		<li style="text-align:justify"><span style="font-size:14px"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><strong><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,&quot;serif&quot;"><span style="color:#080809">Sürecin Kapsamı: PKK, Kürt Odaklılığın Ötesinde Alevi Meselesinin Merkeziliği</span></span></strong></span></span></li>
	</ol>
	</li>
</ol>

<p style="margin-left:47px; text-align:justify">&nbsp;</p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-size:14px"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,&quot;serif&quot;"><span style="color:#080809">Mevcut "barış ve milli birlik" söyleminin en temel zaafı, odağının büyük ölçüde PKK-Kürt-devlet dinamikleriyle sınırlı tutma eğilimidir. Oysa Türkiye'nin toplumsal barış ve bütünleşme sorunu, bu ikili çatışmanın çok ötesine uzanmaktadır. Tarihsel olarak devlet ile ilişkisi sorunlu, toplumsal hayatta ise Sünni çoğunluk karşısında sistematik bir ayrımcılığa ve asimilasyona maruz kalmış Alevi toplumu, ulusal mutabakatın olmazsa olmaz bir parçasıdır.</span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify">&nbsp;</p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-size:14px"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,&quot;serif&quot;"><span style="color:#080809">Alevi meselesi, yalnızca bir "inanç özgürlüğü" sorunu değil, derin bir "eşit yurttaşlık" ve "tanınma" mücadelesidir. Cemevlerinin inanç üzerinden yasal statüsünün olmaması, Alevilerin önemli kamu görevlerinde yer verilmemesi, zorunlu din derslerinde Alevi derslerine yer verilmemesi, Diyanet İşleri Başkanlığı'nın tek tip Sünni-Hanefi anlayışla örgütlenmesi ve tarihsel önyargıların, iftiraların halen devam edip, bu amaçlı bir zihinsel dönüşümün oluşmaması bu sorunun yapısal boyutlarını oluşturur. Dolayısıyla, ulusal düzeyde Alevi toplumunun temel talepleri karşılanmadığı sürece Türkiye'de eşit yurttaşlıktan veya yurttaşların eşitliğinden ve sosyal uyumdan söz etmek mümkün olmayacaktır. Gerçek bir ulusal mutabakat, farklı toplumsal kutuplar arasında diyalog ve eşit haklar temelinde yeni bir sosyal ve yasal sözleşme inşa etmeyi gerektirir. Bu da Alevilerin, milli birlik sürecin nesnesi değil, öznesi olarak kabul edilmesini zorunlu kılar.</span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify">&nbsp;</p>

<ol>
	<li style="list-style-type:none">
	<ol start="3">
		<li style="text-align:justify"><span style="font-size:14px"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><strong><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,&quot;serif&quot;"><span style="color:#080809">Siyasi Partilerin Dönüşümü ve Aleviler İçin Fırsat Penceresi </span></span></strong></span></span></li>
	</ol>
	</li>
</ol>

<p style="text-align:justify">&nbsp;</p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-size:14px"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,&quot;serif&quot;"><span style="color:#080809">Türkiye'deki başlıca siyasi partilerin (MHP, AKP, DEM, CHP) geleneksel kimlikleri göz önüne alındığında, ortaya çıkan tablo ilginç bir paradoks sunar: MHP (Türk milliyetçiliği), AKP (muhafazakar Sünni demokrasi), DEM Parti (Kürt hakları odaklı) ve CHP (seküler cumhuriyetçilik) uzun yıllar birbirine zıt siyasi kutupları temsil etmiştir. Ancak, mevcut ulusal mutabakat söylemi, bu partileri "farklılıkları hoş gören ulusalcı ve cumhuriyetçi" gibi daha ılımlı ve kapsayıcı bir ortak paydada buluşturma potansiyeli taşımaktadır. Bu dönüşüm, partilerin iç siyasi hesapları ve toplumsal taleplerin baskısıyla şekillenmektedir. </span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify">&nbsp;</p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-size:14px"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,&quot;serif&quot;"><span style="color:#080809">İşte bu geçiş süreci, Alevi toplumu için tarihsel bir fırsat penceresi yaratmaktadır. Alevilerin yüzyıllardır savunduğu laiklik, eşit yurttaşlık ve cumhuriyetin birleştirici değerleri, tam da bu yeni arayışın retoriğiyle örtüşmektedir. Alevi örgütleri ve bazı partilerde bulunan siyasi hareketi, kendisini bu denklemde tanımlanmış dört aktörün (Türk, Kürt, Sünni, Seküler) yanında beşinci ve tamamlayıcı bir aktör olarak "toplum" statüsüyle konumlandırmalıdır. Bu konumlandırma, Aleviliği yalnızca bir inanç grubu olarak değil, cumhuriyetin kuruluş ilkelerine sadık, ulusal birliği savunan ve çoğulculuğu içselleştirmiş bir toplumsal kesim olarak tarif eder. </span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify">&nbsp;</p>

<ol>
	<li style="list-style-type:none">
	<ol start="4">
		<li style="text-align:justify"><span style="font-size:14px"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><strong><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,&quot;serif&quot;"><span style="color:#080809">Alevi Siyasi Politikasının İnşası: Aktörleşme, Müzakere ve</span></span></strong><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,&quot;serif&quot;"><span style="color:#080809"> <strong>Meşruiyet </strong></span></span></span></span></li>
	</ol>
	</li>
</ol>

<p style="text-align:justify">&nbsp;</p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-size:14px"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,&quot;serif&quot;"><span style="color:#080809">Yakın gelecekte Alevilerin izlemesi gereken siyasi politika, üç temel sacayağı üzerine inşa edilmelidir: </span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-size:14px"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><strong><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,&quot;serif&quot;"><span style="color:#080809">“a) Aktörleşme ve Temsil</span></span></strong><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,&quot;serif&quot;"><span style="color:#080809">:” Alevi toplumu, dağınık oyları ve parçalı temsil mekanizmaları nedeniyle tarihsel olarak siyasette bir "blok" gücü oluşturamamıştır. Yakın gelecekteki politika, bu dağınıklığı aşarak, farklı Alevi dernekleri, vakıfları ve entelektüelleri arasında asgari müştereklerde uzlaşan, tek sesli bir müzakere pozisyonu geliştirmeyi hedeflemelidir. Alevi kurumları, mevcut ulusal mutabakat sürecine "Alevi İnanç Özgürlüğü ve Eşitlik Deklarasyonu" gibi somut bir metinle katılarak, taleplerini (Cemevleri, eğitim, Diyanet, ayrımcılıkla mücadele) net bir şekilde ortaya koymalıdır. </span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-size:14px"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><strong><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,&quot;serif&quot;"><span style="color:#080809">“b) Çok Taraflı Müzakere Stratejisi:”</span></span></strong><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,&quot;serif&quot;"><span style="color:#080809"> Alevi hareketi, kendisini yalnızca CHP ile özdeşleştiren geleneksel tutumdan ziyade, AKP, MHP ile de doğrudan diyalog kanalları geliştirmelidir. Örneğin, AKP, MHP ile Aleviliğin yasada inanç olarak kabul edilmesi ve Alevi – Bektaşi Kültür ve Cem Evi Başkanlığın Cumhurbaşkanlığına bağlanıp güçlendirilmesi, Alevilerin kamu kuruluşlarında görev verilmesi, Diyanet'in yeniden yapılandırılması ve inanç özgürlüğü, Cumhuriyet ilkeleri ve özelikle laiklik gibi ortak paydaları, Dem Parti ile kültürel kimlik konularında stratejik diyaloglar kurulabilir. Bu, Alevi meselesini tek tip parti uhdesinden çıkarıp ulusal bir mesele haline getirecektir. </span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-size:14px"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><strong><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,&quot;serif&quot;"><span style="color:#080809">“c) Üst Kimlik Olarak Eşit Yurttaşlığın İnşası</span></span></strong><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,&quot;serif&quot;"><span style="color:#080809">:” Nihai hedef, tüm taraflarca benimsenecek üst kimliğin, etnik (Türk/Kürt) veya dini (Sünni/Alevi) değil, "eşit yurttaşlık" temelinde tanımlanmış "Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığı" olmasını sağlamaktır. Alevi veya Sünni siyasi söylemi, "biz" ve "onlar" ayrımını besleyecek bir mağduriyet veya ötekileşme dilinden ziyade, tüm farklılıklar için geçerli olacak bir zihniyet dönüşümü ve ortak, demokratik ve laik bir hukuk düzeni talebini öne çıkarmalıdır. Devletin bu çerçevedeki görevi, bu üst kimliği güvence altına alacak anayasal ve yasal düzenlemeleri yapmak, tüm kurumlarıyla ayrımcılığı ortadan kaldırmaktır. </span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify">&nbsp;</p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-size:14px"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><strong><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,&quot;serif&quot;"><span style="color:#080809">Sonuç </span></span></strong></span></span></p>

<p style="text-align:justify">&nbsp;</p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-size:14px"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,&quot;serif&quot;"><span style="color:#080809">Türkiye siyasetinde yaşanan dönüşüm, geleneksel kimlik siyasetinden daha kapsayıcı bir ulusal mutabakat arayışına doğru evrilmektedir. Bu süreç, başlangıçta bir seçim ittifakı stratejisi olarak doğmuş, ancak iktidar bloğu tarafından "barış ve milli birlik" süreci adı altında daha geniş bir toplumsal projeye dönüştürülmüştür. Ancak, bu projenin başarısı ve kalıcılığı, yalnızca PKK sorununa ve MHP, AKP ve DEM ittifakına indirgenemez. Türkiye'nin en köklü toplumsal kırılma hatlarından biri olan Alevi meselesini çözmek için merkeze almadığı sürece, bu mutabakat eksik ve kırılgan kalacaktır. </span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify">&nbsp;</p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-size:14px"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,&quot;serif&quot;"><span style="color:#080809">Alevi toplumu için yakın gelecekteki siyasi politika, bu tarihsel fırsatı değerlendirerek kendisini ulusal mutabakat denkleminde (MHP, AKP, DEM, CHP) beşinci temel aktör olarak konumlandırmalıdır. Bu, dağınıklıktan kurtulmuş, net talepler etrafında örgütlü bir müzakere pozisyonu geliştirmeyi, geleneksel siyasi kalıpları aşarak tüm ana siyasi partilerle stratejik diyalog kurmayı ve nihai hedef olarak tüm farklılıkları kucaklayan ve yurttaşlarını gruplara, klanlara, dini veya etnik gruplara bölmeyen, bir kişi bile olsa herkesin temel hak ve özgürlüklerini garanti altına alan "eşit yurttaşlık" temelli bir üst kimliğin inşasını savunmayı gerektirir. Aynı şekilde, MHP, AKP, DEM ve CHP de, samimi bir ulusal mutabakat için Alevi toplumsal ve inançsal varlığını meşru bir muhatap olarak tanımak, onun taleplerini bu sürecin ayrılmaz bir parçası haline getirmek zorundadır. Ancak bu karşılıklı tanıma ve diyalog ile Türkiye, çoğulcu, demokratik ve gerçekten birleşmiş bir ulus olma yolunda kalıcı adımlar atabilecektir. Bu süreç, Aleviler için tarihte ilk kez, bir kişi bile olsa herkesin temel hak ve özgürlüklerini garanti altına alan eşit yurttaşlık idealini siyasetin merkezine taşıma, "üst kimlik olarak yasal statüye kavuşturma" imkânı sunan kritik bir kavşaktır.</span></span></span></span></p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/bora-ozizmirli-yazdi-abd-israil-rusyanin-hedefindeki-avrupa-3641</link>
            <category>DÜNYA</category>
            <pubDate>Sun, 18 Oct 2026 22:30:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Bora Özizmirli yazdı: ABD-İSRAİL-RUSYA'nın hedefindeki Avrupa</h1>
                        <h2>Analist Bora Özizmirli, kaleme aldığı makalede Avrupa’daki sokak eylemlerini, Trump’ın stratejisini, İsrail’in diplomatlara yönelik saldırısını ve Güney Amerika’daki siyasi değişimleri değerlendirdi.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/10/bora-ozizmirli-yazdi-abd-israil-rusyanin-hedefindeki-avrupa-1792352568.webp">
                        <figcaption>Bora Özizmirli yazdı: ABD-İSRAİL-RUSYA'nın hedefindeki Avrupa</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p><strong>Analist Bora Özizmirli, kaleme aldığı makalede Avrupa’daki sokak eylemlerini, Trump’ın stratejisini, İsrail’in diplomatlara yönelik saldırısını ve Güney Amerika’daki siyasi değişimleri değerlendirdi.</strong><br />
<br />
<br />
<strong>Bora Özizmirli'nin makalesinin tam metni şöyle:</strong><br />
<br />
<span style="font-size:16px"><strong><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">ABD-İSRAİL-RUSYA'NIN HEDEFİNDEKİ AVRUPA VE TRUMP’IN KAFASINDAKİ “YENİ NATO”</span></strong></span><br />
<br />
Avrupa’da bugün yaşanan sokak eylemlerini üç yıl önce görseydim, büyük ihtimalle sevinirdim. <strong>“Köhne Avrupa çöküyor” </strong>der, bu tabloyu eski düzenin çözülmesi olarak yorumlardım.<br />
<br />
Ancak bugün aynı eylemleri izlerken aynı sevinci duyamıyorum. Çünkü <strong>Trump'ın iktidara</strong> gelmesiyle işler değişti.<br />
<br />
Trump’ın Avrupa’daki mevcut iktidarları sarsıp yerlerine kendine yakın, İsrail yanlısı <strong>(siyonist olarak nitelendirilen)</strong> hükümetler yerleştirme stratejisi yürüttüğü yönünde güçlü işaretler var. Bu planı tek başına değil; Rusya ve Netanyahu ile örtülü bir uyum içinde yürütüyor gibi görünüyor. Trump’ı destekleyen birçok siyasi akım ve parti, aynı zamanda <strong>Putin’e ve Netanyahu’ya</strong> da sempati duyuyorlar ve destekliyor.&nbsp;<br />
<br />
<strong><span style="font-size:16px">İSRAİLLİLER DÜN AVRUPALI DİPLOMATLARI DARP ETTİ</span></strong><br />
<br />
Daha dün (17 Ekim 2026) İsrail’in Batı Şeria’daki vatandaşları, <strong>Belçika, Fransa ve Polonya</strong> diplomatlarından oluşan bir heyete fiili saldırıda bulundu. Diplomatlar darp edildi, araçları hasar gördü. Bu olay, Avrupa’nın yalnızca ekonomik ve sosyal krizlerle değil, aynı zamanda İsrail’in saldırgan politikalarıyla da hedef alındığını gösteriyor.<br />
<br />
<strong><span style="font-size:16px">GÜNEY AMERİKA'DA SİYONİST YÖNETİMLER BAŞA GELDİ</span></strong><br />
<br />
Trump’ın Güney Amerika’daki etkisine bakıldığında tablo daha netleşiyor. Arjantin’de<strong> Javier Milei, “en siyonist başkan” </strong>unvanını açıkça sahiplenerek İsrail’le ilişkileri zirveye taşıdı ve bölgeyi İsrail’in arka bahçesine dönüştürmeye çalışıyor.<br />
<br />
<strong><span style="font-size:16px">GÜNEY AMERİKA İSRAİL'İN ETKİ ALANI OLDU</span></strong><br />
<br />
Kolombiya’da yeni sağcı cumhurbaşkanı Abelardo de la Espriella, Golan Tepeleri’ni <strong>İsrail toprağı olarak tanıdı</strong> ve diplomatik ilişkileri yeniden güçlendirdi. Şili’de de benzer şekilde Trump yanlısı ve İsrail’e yakın bir sağcı yönetim yükseldi. Bu ülkelerde iktidar değişimleri, Washington’un açık desteği ve finansal-diplomatik teşvikleriyle gerçekleşti. Artık Güney Amerika, İsrail’in etki alanıiçerisine girdi.<br />
<br />
<span style="font-size:16px"><strong>TRUMP'IN KAFASINDAKİ YENİ NATO</strong></span><br />
<br />
Bazı kesimler hâlâ “NATO, NATO” diye tutturuyor. Oysa Trump’ın kafasında kurduğu yapı, klasik Atlantik ittifakından oldukça farklı. Güney Amerika ülkelerini ve İsrail’i de içine alan, çok daha saldırgan, müdahaleci ve işgalci bir güvenlik mimarisi düşünüyor. Monroe Doktrini’nin güncellenmiş hali gibi, Batı Yarımküre’yi kendi arka bahçesi ilan edip, Avrupa’daki eski müttefiklerine ise Rusya ve İsrail ile birlikte saldırma amacında.<br />
<br />
Özün özü şuki, Avrupa’daki sokak öfkesi meşru ekonomik ve sosyal tepkilerden doğuyor. Ancak bu öfkenin, Trump-Netanyahu-Putin ekseninin çıkarlarına hizmet edecek şekilde yönlendirilme riski, bugün sevinmemizi engelliyor.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/erdogandan-azerbaycana-bagimsizligin-yeniden-saglanmasi-gunu-kutlamasi-3640</link>
            <category>SİYASET</category>
            <pubDate>Sun, 18 Oct 2026 19:47:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Erdoğan’dan Azerbaycan’a Bağımsızlığın Yeniden Sağlanması Günü kutlaması</h1>
                        <h2>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Azerbaycan’ın Bağımsızlığın Yeniden Sağlanması Günü’nü tebrik etti.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/10/erdogandan-azerbaycana-bagimsizligin-yeniden-saglanmasi-gunu-kutlamasi-1792342411.webp">
                        <figcaption>Erdoğan’dan Azerbaycan’a Bağımsızlığın Yeniden Sağlanması Günü kutlaması</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p><strong>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Azerbaycan’ın Bağımsızlığın Yeniden Sağlanması Günü’nü tebrik etti.</strong><br />
<br />
Erdoğan, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada şunları kaydetti:<br />
<br />
<em><strong>“Dost ve kardeş Azerbaycan’ın Bağımsızlığın Yeniden Sağlanması Günü’nü ülkem ve milletim adına gönülden tebrik ediyorum. Azerbaycan Cumhurbaşkanı gardaşım İlham Aliyev'e, tasa ve sevinçte her zaman bir olduğumuz Azerbaycan Türkü kardeşlerime selamlarımı iletiyorum”</strong></em><br />
<br />
Cumhurbaşkanı Erdoğan, mesajında Türkiye ve Azerbaycan bayraklarını da paylaştı.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/yozgatpediada-pir-zohre-anaya-yer-verildi-3639</link>
            <category>GÜNDEM</category>
            <pubDate>Sun, 18 Oct 2026 17:21:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Yozgatpedia’da Pir Zöhre Ana’ya yer verildi</h1>
                        <h2>Yozgat Bozok Üniversitesi tarafından hazırlanan Yozgatpedia – Yozgat İnternet Ansiklopedisi’nde Pir Zöhre Ana’ya da yer verildi.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/10/yozgatpediada-pir-zohre-anaya-yer-verildi-1792334366.webp">
                        <figcaption>Yozgatpedia’da Pir Zöhre Ana’ya yer verildi</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p><strong>Yozgat Bozok Üniversitesi tarafından hazırlanan Yozgatpedia – Yozgat İnternet Ansiklopedisi’nde Pir Zöhre Ana’ya da yer verildi.</strong></p>

<p>Ansiklopedide Pir Zöhre Ana’nın hayatı, eserleri, nefesleri ve düşüncelerine ilişkin bilgilere yer alınması, bölgenin kültürel ve inanç mirasının kayıt altına alınması açısından önem taşıyor. Pir Zöhre Ana, eserlerinde Hak, Muhammed, Ali sevgisi, Ehlibeyt’e bağlılık, insan sevgisi ve Atatürk’e bağlılık temalarını işlemiş bir isim olarak biliniyor.</p>

<p>Pir Zöhre Ana’nın adının akademik ve kültürel çalışmalarda yer alması, hayatının ve eserlerinin belgelenmesi bakımından dikkat çekiyor.<br />
<a href="http://Yozgatpedia’daki Pir Zöhre Ana maddesine doğrudan ulaşmak için"><em><strong>Yozgatpedia’daki Pir Zöhre Ana sayfasına ulaşmak için tıklayınız:<br />
https://yozgatpedia.bozok.edu.tr/Home/MaddeDetay?madde_guid=9ABE2F95-C054-466B-B2B9-13E221B2281E</strong></em></a></p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/ali-haydar-ercan-dedebaba-hakka-yurudu-3638</link>
            <category>GÜNDEM</category>
            <pubDate>Sat, 17 Oct 2026 23:01:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Ali Haydar Ercan Dedebaba Hakk’a yürüdü</h1>
                        <h2>Babagan Bektaşi geleneğinde Dedebaba olarak kabul edilen Ali Haydar Ercan’ın vefat ettiği, 17 Ekim 2026 tarihinde duyuruldu. Haberi ilk olarak Ayhan Aydın sosyal medya hesabından paylaştı.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/10/ali-haydar-ercan-dedebaba-hakka-yurudu-1792267908.webp">
                        <figcaption>Ali Haydar Ercan Dedebaba Hakk’a yürüdü</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p><strong>Babagan Bektaşi geleneğinde Dedebaba olarak kabul edilen Ali Haydar Ercan’ın vefat ettiği, 17 Ekim 2026 tarihinde duyuruldu. Haberi ilk olarak Ayhan Aydın sosyal medya hesabından paylaştı.&nbsp;Alevihaberler olarak ailesine, yakınlarına ve sevenlerine başsağlığı diliyoruz. Mekânı cennet, ruhu şad olsun.</strong></p>

<p>Ercan, 1936 yılının nisan ayında İzmir’de, Emine Anabacı ile Hacı Ali Ercan Baba’nın oğlu olarak dünyaya geldi. İlkokulu bitirdikten sonra çıraklıkla iş hayatına başladı. Deri ve kösele işleri, tornacılık, sayacılık ve kuyumculuk alanlarında 50 yılı aşkın süre çalıştı. 1959 yılında Hatice Gülümser Anabacı ile evlendi. Bu evlilikten iki çocuğu oldu.</p>

<p>İnanç yolundaki ilk resmi adımını 1965’te attı. Tire Ali Baba Dergâhı’nda Hulisi Kıvrık Baba’dan nasip aldı. On yıl sonra, 1975’te aynı dergâhta Hasan Balım Baba’dan dervişlik hırkası giydi. 1983’te Hacıbektaş’ta Bedri Noyan Dedebaba’dan babalık icazetnamesi aldı. 1993’te yine Bedri Noyan’dan hilafetname alarak Halifebaba oldu.</p>

<p>Bedri Noyan Dedebaba’nın 6 Ocak 1997’de Hakk’a yürümesinin ardından, 12 Aralık 1997’de İzmir’de yapılan seçimde Dedebaba olarak belirlendi. Bu tarihten itibaren kendi çizgisinde Hacı Bektaş Veli Postnişini sıfatıyla hizmet yürüttü.</p>

<p>1997’deki seçimin ardından Bektaşi topluluğunda ayrışma yaşandı. Bir kesim Ali Haydar Ercan’ı, diğer kesim Mustafa Eke’yi ve daha sonra Ali Saka’yı Dedebaba olarak kabul etti. Ercan, son yıllarda Arnavutluk’ta gündeme gelen “Bektaşi Devleti” tartışmalarına da Bektaşiliğin siyasi bir yapı olmadığı yönünde açıklamalarla katıldı.</p>

<p>&nbsp;</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/bahceliden-azerbaycanin-bagimsizligin-yeniden-saglanmasi-gunu-mesaji-3637</link>
            <category>SİYASET</category>
            <pubDate>Sat, 17 Oct 2026 19:20:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Bahçeli’den Azerbaycan’ın Bağımsızlığın Yeniden Sağlanması Günü mesajı</h1>
                        <h2>MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Azerbaycan Cumhuriyeti’nin “Müstəqilliyin Bərpası Günü” vesilesiyle yazılı bir basın açıklaması yaptı.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/10/bahceliden-azerbaycanin-bagimsizligin-yeniden-saglanmasi-gunu-mesaji-1792254950.webp">
                        <figcaption>Bahçeli’den Azerbaycan’ın Bağımsızlığın Yeniden Sağlanması Günü mesajı</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p><strong>MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Azerbaycan Cumhuriyeti’nin “Müstəqilliyin Bərpası Günü” vesilesiyle yazılı bir basın açıklaması yaptı.</strong><br />
<br />
Bahçeli, açıklamasında şu ifadelere yer verdi:</p>

<p><em>18 Ekim 1991’de kabul edilen Azerbaycan Cumhuriyeti’nin Devlet Bağımsızlığı Hakkında Anayasa Akti ile egemenlik ve hürriyetini tüm dünyaya yeniden haykıran kardeş ve dost ülkemizin<strong> “Müstəqilliyin Bərpası Günü”</strong> kutlu olsun. Bu anlamlı günün 35. yıl dönümünü en samimi duygularımla tebrik ediyorum.<br />
<br />
Kardeş ve dost Azerbaycan’ın <strong>“Bağımsızlığın Yeniden Sağlanması Günü”</strong> bir devletin yalnızca yeniden doğuşu değil aynı zamanda esareti kabullenmeyip buna karşı boyun eğmeyen bir milletin asil duruşunun ifadesidir. Azerbaycan 27 Eylül-10 Kasım 2020’deki Karabağ Zaferi ile millî müstakilliğine yeni bir anlam ve güç kazandırmıştır.<br />
<br />
<strong>“Bir kere yükselen bayrak bir daha inmez!”</strong> ifadesi dost ve kardeş Azerbaycan’ın bağımsızlık düşüncesinin özüdür. “Azerbaycan'ın sevinci bizim sevincimiz, kederi bizim kederimizdir” sözü bizim dost ve kardeş ülkemize karşı duygularımızın somut beyanıdır. Bu düşünceler tarihi yaşanmışlık ve tecrübelerin, ortak kader birlikteliğinin yansımasıdır. Büyük bir medeniyetin beşiğinde yer alan Türkiye ve Azerbaycan <strong>“Tek millet, iki devlet”</strong> anlayışı ile bütün zorluklara karşı aynı düşüncelerle göğüs germiş ve ortak bir duruş sergilemiştir. Aynı duygu ve düşüncelerle bundan sonraki geleceklerine istikamet çizecekleri de muhakkak bir gerçekliktir. Bundan geri dönüş olmayacaktır.<br />
<br />
Azerbaycan ve Türkiye hangi konuda olursa olsun birbirinden ayrılmaz bir bütündür. Biz aynı soydan bir ananın iki oğluyuz. Ezelden ebede dinimiz, dilimiz, aşkımız, yolumuz birdir. Sevdamızda kavgamız da birdir. Bu vesile ile kardeş ve dostlarımızın “Bağımsızlığın Yeniden Sağlanması Günü’nü” tekrar kutluyor, her birine selam ve muhabbetlerimi iletiyorum.</em></p>

<p>https://x.com/MHP_Bilgi/status/2111480560317014176<br />
&nbsp;</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/muhammet-arif-genc-anadolunun-tarihi-ayrismanin-degil-ortak-mirasimizin-tarihidir-3636</link>
            <category>KONUK YAZAR</category>
            <pubDate>Sat, 17 Oct 2026 17:51:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Muhammet Arif Genç: Anadolu’nun tarihi, ayrışmanın değil ortak mirasımızın tarihidir</h1>
                        <h2>Çepni Dernekleri Federasyonu Genel Başkanı Genç, özellikle Çepniler başta olmak üzere Oğuz boylarının Sünnileşmesi, bazı Türkmen gruplarının Kürtleşmesi ve Alevi Türkmenlerin hafızası konularının yeterince araştırılmadığını belirtti.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/10/muhammet-arif-genc-anadolunun-tarihi-ayrismanin-degil-ortak-mirasimizin-tarihidir-1792249459.webp">
                        <figcaption>Muhammet Arif Genç: Anadolu’nun tarihi, ayrışmanın değil ortak mirasımızın tarihidir</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p><strong>Çepni Dernekleri Federasyonu Genel Başkanı Muhammet Arif Genç, Anadolu’da tarih boyunca inanç ve dil değişimi yaşayan Türkmen topluluklarına ilişkin bir açıklama yayımladı. Genç, özellikle Çepniler başta olmak üzere Oğuz boylarının Sünnileşmesi, bazı Türkmen gruplarının Kürtleşmesi ve Alevi Türkmenlerin hafızası konularının yeterince araştırılmadığını belirtti.</strong><br />
<br />
Çepni Dernekleri Federasyonu olarak geçmişi araştırmayı, kültürel mirası korumayı ve gelecek kuşaklara doğru bir tarih bilinci bırakmayı sorumluluk olarak gördüklerini ifade eden Genç, <strong>“Anadolu’nun tarihi, ayrışmanın değil; bütün farklılıklarıyla birlikte anlaşılması gereken ortak mirasımızın tarihidir” </strong>dedi.<br />
<br />
<strong>Çepni Dernekleri Federasyonu Genel Başkanı Muhammet Arif Genç, şu açıklamada bulundu:</strong><br />
<br />
Anadolu’nun tarihi yalnızca savaşların ve hükümdarların tarihi değildir. Bu toprakların bir de aşiretlerin, ocakların, göç yollarının, değişen dillerin ve inançların tarihi vardır. Bugün yeterince araştırılmayan konulardan biri de zaman içerisinde inanç veya dil değişimi yaşayan Türkmen topluluklarının geçmişidir.</p>

<p>Oğuz boylarından biri olan Çepniler ve Bir çok Oğuz Boyu Anadolu’nun tarihî ve kültürel oluşumunda önemli bir yere sahiptir. Çepniler ve Oğuz Boyları &nbsp;arasında Alevi inanç geleneğini sürdüren topluluklar olduğu gibi Sünni inancını benimseyen topluluklar da bulunmaktadır. Bu farklılaşmanın hangi bölgelerde, hangi dönemlerde ve hangi koşullarda gerçekleştiği, tarihî belgeler ışığında araştırılmalıdır.</p>

<p><span style="font-size:16px"><strong>Yavuz Sultan Selim ile Şah İsmail arasındaki mücadele</strong></span></p>

<p>1514 yılında gerçekleşen Çaldıran Savaşı, yalnızca iki hükümdarın savaşı değildi. Osmanlı Devleti ile Safevî Devleti arasındaki siyasi, askerî ve dinî rekabetin önemli bir dönüm noktasıydı. Şah İsmail’in askerî gücünde Anadolu kökenli Türkmenlerin önemli bir yeri vardı. Doğu ve Güneydoğu Anadolu’daki bazı Kızılbaş Türkmen toplulukları da Safevî hareketini destekliyordu.</p>

<p>Bu dönemde İdris-i Bitlisî, Yavuz Sultan Selim’in doğu siyasetinde önemli bir rol üstlendi. Bölgedeki Kürt beyleriyle Osmanlı yönetimi arasında ilişkiler kurulması ve bazı aşiretlerin Osmanlı tarafına yönelmesi için çalıştı.</p>

<p>Burada dikkat çekici bir tarihî gerçek vardır: Aynı coğrafyada yaşayan topluluklar, farklı siyasi ve dinî tercihler nedeniyle karşı karşıya gelebiliyordu. Türkmenler arasında da Osmanlı’yı destekleyenler vardı; Kürt beyleri arasında da farklı siyasi yönelimler bulunuyordu. Tarihi bugünün kimlikleri üzerinden basitleştirmek yerine, dönemin koşulları içinde değerlendirmeliyiz.<br />
<br />
<img alt="" src="https://www.alevihaberler.com.tr/public/images/detay/WhatsApp%20Image%202026-10-17%20at%2015_33_45.jpeg" style="height:800px; width:533px" /></p>

<p><span style="font-size:16px"><strong>Fetvalar ve Alevi Türkmenlerin tarihindeki kırılma</strong></span></p>

<p>Osmanlı-Safevî mücadelesinde dinî söylem, siyasi mücadelenin önemli araçlarından biri hâline geldi. Yavuz Sultan Selim döneminde Şah İsmail ve Kızılbaş hareketine karşı dinî gerekçelendirmeler kullanıldı. Kemalpaşazâde ve Sarıgörez Nûreddin Efendi gibi dönemin âlimlerinin fetvaları bu çerçevede değerlendirilmelidir.</p>

<p>Daha sonraki yıllarda, Kanûnî Sultan Süleyman döneminde şeyhülislamlık yapan Ebussuud Efendi de Kızılbaşlar ve Safevîlerle ilgili fetvalar verdi. Bu fetvalarda yalnızca inanç meseleleri değil, Safevî Devleti’yle siyasi ilişkiler ve Osmanlı yönetiminin güvenlik kaygıları da etkiliydi. Söz konusu fetvaların, Kızılbaş toplulukların Osmanlı yönetimi tarafından nasıl algılandığını ve devletin onlara yönelik politikalarını anlamak açısından önemi büyüktür.</p>

<p>Bu tarihî süreçleri incelerken, fetvaların toplumsal sonuçlarını araştırmak kadar, farklı dönemlere ait belgeleri birbirinden ayırmak da önemlidir. Ebussuud Efendi’nin fetvalarını doğrudan Çaldıran Savaşı sırasında verilmiş kararlar gibi sunmak tarihsel açıdan doğru olmaz.</p>

<p><span style="font-size:16px"><strong>Kürtleşen Türkmenler, Sünnileşen Aleviler</strong></span></p>

<p>Bir başka önemli mesele de bazı Türkmen topluluklarının zaman içerisinde farklı diller konuşmaya başlaması, farklı kimlikler benimsemesi veya inanç değiştirmesidir. Kürtleşen Türkmenler ya da Sünnileşen Alevi Türkmenler üzerine yapılacak araştırmalar; aşiret kayıtlarını, Osmanlı tahrir defterlerini, ocak silsilelerini, vakfiyeleri ve sözlü kültürü birlikte değerlendirmelidir.</p>

<p>Yapılan araştırmalar şunu göstermiştir: Doğu ve Güneydoğu Anadolu’da iktidar mücadeleleri ve verilen fetvalar sonucunda birçok Alevi Türkmen’in Sünnileştiği veya zaman içerisinde farklı dil ve kimliklerle anılmaya başladığı ileri sürülmektedir. Anadolu’nun birçok yerinde de başta Çepniler olmak üzere bazı Türkmen Alevi toplulukları Sünni inancını benimsemiştir.</p>

<p>Bizim amacımız Alevi ile Sünniyi, Türk ile Kürt’ü karşı karşıya getirmek değildir. Amacımız, Anadolu’nun ortak tarihini araştırmak ve unutulan tarihî bağları bilimsel yöntemlerle ortaya çıkarmaktır.</p>

<p>İnançlar değişebilir, diller değişebilir, siyasi sınırlar değişebilir. Ancak tarih, önyargılarla değil belgelerle aydınlatılmalıdır.</p>

<p>Çepni Dernekleri Federasyonu olarak geçmişimizi araştırmayı, kültürel mirasımızı korumayı ve gelecek kuşaklara doğru bir tarih bilinci bırakmayı önemli bir sorumluluk olarak görüyoruz. Çünkü Anadolu’nun tarihi, ayrışmanın değil; bütün farklılıklarıyla birlikte anlaşılması gereken ortak mirasımızın tarihidir.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/ekiciden-hacibektas-cikisi-nevsehirden-ayrilmasi-soz-konusu-olamaz-3635</link>
            <category>GÜNDEM</category>
            <pubDate>Sat, 17 Oct 2026 17:24:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Ekici’den Hacıbektaş çıkışı: Nevşehir’den ayrılması söz konusu olamaz!</h1>
                        <h2>Kırşehir Kent Konseyi Başkanı Müfit Göçen’in Hacıbektaş’ın idari bağlılığının yeniden değerlendirilmesi önerisine Bayram Ekici karşı çıktı: “Hacıbektaş, Nevşehir’in ayrılmaz bir değeridir.”</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/10/ekiciden-hacibektas-cikisi-nevsehirden-ayrilmasi-soz-konusu-olamaz-1792247615.webp">
                        <figcaption>Ekici’den Hacıbektaş çıkışı: Nevşehir’den ayrılması söz konusu olamaz!</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p><strong><span style="font-size:14px">Kırşehir Kent Konseyi Başkanı Müfit Göçen’in Hacıbektaş’ın idari bağlılığının yeniden değerlendirilmesi önerisine Bayram Ekici karşı çıktı: “Hacıbektaş, Nevşehir’in ayrılmaz bir değeridir.”</span></strong></p>

<p><span style="font-size:14px">Kırşehir Kent Konseyi Başkanı Müfit Göçen’in, Hacıbektaş’ın Kırşehir ile tarihsel ve kültürel bağlarına işaret ederek idari yapının yeniden değerlendirilmesine yönelik açıklamasına Nevşehir’den itiraz geldi.</span></p>

<p><span style="font-size:14px">Türkiye Gazeteciler Federasyonu Genel Sekreteri ve Nevşehir Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Bayram Ekici, Hacıbektaş’ın Nevşehir’in kültürel ve manevi kimliğinin ayrılmaz bir parçası olduğunu belirterek ilçenin Kırşehir’e bağlanması düşüncesine karşı çıktı.</span></p>

<p><strong><span style="font-size:14px">GÖÇEN, HALKIN GÖRÜŞÜNE BAŞVURULMASINI ÖNERDİ</span></strong></p>

<p><span style="font-size:14px">Çevre ilçelerin Kırşehir ile ilişkilerine dikkati çeken Göçen, özellikle Hacıbektaş’ın derin tarihsel ve kültürel bağlarının değerlendirilmesi gerektiğini savundu.</span></p>

<p><span style="font-size:14px">Karar süreçlerinde bölge halkının iradesine başvurulmasını öneren Göçen, saha araştırmaları ve anketlerle vatandaşların eğiliminin ortaya konulması gerektiğini belirterek,<em><strong> “Önemli olan insanların mutluluğu, insanların refahıdır.”</strong></em> dedi.</span></p>

<p><strong><span style="font-size:14px">“NEVŞEHİR’LE KURDUĞU KÖKLÜ İLİŞKİYİ GÖRMEZDEN GELMEK OLUR”</span></strong></p>

<p><span style="font-size:14px">Göçen’in yeniden gündeme getirdiği düşünceye karşı çıkan Ekici, Hacıbektaş’ın Nevşehir ile bağının yalnızca idari sınırlarla açıklanamayacağını vurguladı.</span></p>

<p><span style="font-size:14px">Ekici, şu ifadeleri kullandı: <em><strong>“Hacıbektaş’ın Kırşehir’e bağlanmasına yönelik yeniden gündeme taşınan düşünceyi doğru bulmuyorum. Hacıbektaş, tarihî ve manevi mirasıyla Nevşehir’in kültürel kimliğinin ayrılmaz bir parçasıdır. Bu bağı yalnızca haritadaki sınırlar üzerinden değerlendirmek, ilçemizin Nevşehir’le kurduğu köklü ilişkiyi görmezden gelmek olur.”</strong></em></span></p>

<p><span style="font-size:14px">Nevşehir’in Kapadokya’nın doğal güzellikleri, tarihî zenginlikleri ve turizm potansiyeliyle Türkiye’nin önemli şehirlerinden biri olduğunu belirten Ekici, Hacıbektaş’ın da bu zenginliğin güçlü bir unsuru olduğunu ifade etti.</span></p>

<p><strong><span style="font-size:14px">“BÖLGESEL KALKINMANIN YOLU, NEVŞEHİR’DEN İLÇE AYRILMASINDAN GEÇMEZ”</span></strong></p>

<p><span style="font-size:14px">Komşu şehirler arasındaki ilişkilerin ortak projelerle güçlendirilebileceğini dile getiren Ekici, kalkınma tartışmalarının ilçelerin başka illere bağlanması üzerinden yürütülmesine itiraz etti.</span></p>

<p><span style="font-size:14px">Ekici, şunları kaydetti: <em><strong>“Komşu şehrimiz Kırşehir’le dostluğumuzu ve iş birliğimizi önemsiyoruz. Ancak bölgesel kalkınmanın yolu, Nevşehir’den ilçe ayrılmasını gündeme getirmekten geçmez. Şehirlerimizi ortak turizm, kültür ve ulaşım projeleriyle birbirine yakınlaştırabiliriz.”</strong></em></span></p>

<p><strong><span style="font-size:14px">“İLÇEMİZİN İHTİYAÇLARINA ODAKLANMALIYIZ”</span></strong></p>

<p><span style="font-size:14px">Önceliğin Hacıbektaş’ın gelişmesi ve mevcut ihtiyaçlarının karşılanması olması gerektiğini belirten Ekici, ilçenin kültürel mirasının korunmasına, esnafının desteklenmesine ve turizmden aldığı payın artırılmasına odaklanılması çağrısında bulundu.</span></p>

<p><span style="font-size:14px">Ekici,<em><strong> “Önceliğimiz ilçelerimizin hangi şehre bağlanacağını tartışmak değil, mevcut ihtiyaçlarını karşılamak ve gelişmelerine katkı sunmak olmalıdır.”</strong></em> dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:14px">Hacıbektaş’ın Nevşehir’den ayrılması düşüncesine karşı tutumunu yineleyen Ekici, açıklamasını şu sözlerle tamamladı:</span></p>

<p><em><strong><span style="font-size:14px">“Nevşehir’in değerlerine sahip çıkmak, geleceğine sahip çıkmaktır. Hacıbektaş’ın Nevşehir’den ayrılması söz konusu olamaz. Enerjimizi ayrılığı konuşmaya değil, birlikte gelişmeye harcamalıyız.”<br />
<br />
<a href="https://www.facebook.com/share/p/1Dm9NVhGLo/">Kaynak Link:Haber Hacı Bektaş&nbsp;</a></span></strong></em><br />
<a href="https://www.facebook.com/share/p/1Dm9NVhGLo/">https://www.facebook.com/share/p/1Dm9NVhGLo/</a></p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/prof-dr-durmus-boztug-turk-irfan-geleneginin-tarihsel-izlerini-anlatti-3634</link>
            <category>GÜNDEM</category>
            <pubDate>Sat, 17 Oct 2026 16:37:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Prof. Dr. Durmuş Boztuğ, Türk irfan geleneğinin tarihsel izlerini anlattı</h1>
                        <h2>İnönü Üniversitesi Alevilik Araştırmaları Enstitüsü ve Alevilik Araştırmaları Öğrenci Topluluğu tarafından düzenlenen “Türklerin İrfan Yürüyüşü: Horasan’dan Balkanlara Alevi Ocaklarının Doğuşu ve Gelişimi” başlıklı konferansta, Alevi ocaklarının tarihsel gelişimi ve Türklerin irfan geleneği ele alındı.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/10/prof-dr-durmus-boztug-turk-irfan-geleneginin-tarihsel-izlerini-anlatti-1792246831.webp">
                        <figcaption>Prof. Dr. Durmuş Boztuğ, Türk irfan geleneğinin tarihsel izlerini anlattı</figcaption>
                    </figure>
                    </header><h3 style="text-align:start"><strong><span style="font-size:14px"><span style="color:#4b5563"><span style="font-family:HelveticaNeue,Helvetica,Arial,Verdana,sans-serif"><span style="background-color:#ffffff"><span style="color:#222222">İnönü Üniversitesi Alevilik Araştırmaları Enstitüsü ve Alevilik Araştırmaları Öğrenci Topluluğu tarafından düzenlenen “Türklerin İrfan Yürüyüşü: Horasan’dan Balkanlara Alevi Ocaklarının Doğuşu ve Gelişimi” başlıklı konferansta, Alevi ocaklarının tarihsel gelişimi ve Türklerin irfan geleneği ele alındı.</span></span></span></span></span></strong></h3>

<div style="text-align:start">
<h3 style="text-align:justify"><span style="font-size:14px"><span style="color:#4b5563"><span style="font-family:HelveticaNeue,Helvetica,Arial,Verdana,sans-serif"><span style="background-color:#ffffff"><span style="color:#222222">İlahiyat Fakültesi Prof. Dr. Zahit Aksu Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen konferansta, Munzur Üniversitesi Kurucu Rektörü ve BBP Genel Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Durmuş Boztuğ konuşmacı olarak yer aldı.</span></span></span></span></span></h3>

<h3 style="text-align:justify"><span style="font-size:14px"><span style="color:#4b5563"><span style="font-family:HelveticaNeue,Helvetica,Arial,Verdana,sans-serif"><span style="background-color:#ffffff"><span style="color:#222222">Konferansa; İnönü Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nusret Akpolat, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Mehmet Sağlam, İlahiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mehmet Kubat, İnönü Üniversitesi Alevilik Araştırmaları Enstitüsü Müdürü Doç. Dr. Yakup Yıldız, Cem Vakfı Malatya Şube Başkanı Eşref Doğan, Zeynel Abidin Vakfı Başkanı Ergün Tuluk, siyasi parti temsilcileri ve öğrenciler katıldı.&nbsp;Boztuğ konuşmasında, Hoca Ahmet Yesevi ve Hacı Bektaş Veli öncülüğünde şekillenen Türk İslam tasavvufu geleneği ve bu bağlamda sistematize edilen <strong>“dört kapı kırk makam”</strong> anlayışından söz etti.</span></span></span></span></span></h3>

<h3 style="text-align:justify"><span style="font-size:14px"><span style="color:#4b5563"><span style="font-family:HelveticaNeue,Helvetica,Arial,Verdana,sans-serif"><span style="background-color:#ffffff"><span style="color:#222222">Ehlibeyt neslinin, Türkistan ve Horasan üzerinden Anadolu ile Balkanlar'a uzanan irfan yürüyüşünün Alevi ocaklarının doğuşuna zemin hazırladığını ifade eden Boztuğ, Moğol ve Haçlı istilalarının yarattığı kargaşa dönemlerinde Hacı Bektaş Veli'nin topluma birlik, muhabbet ve kardeşlik aşıladığını, Anadolu ve Balkanlar'daki Türk-İslam varlığının kılıç zoruyla değil, gönüller fethedilerek inşa edildiğini vurguladı.</span></span></span></span></span></h3>

<h3 style="text-align:justify"><span style="font-size:14px"><span style="color:#4b5563"><span style="font-family:HelveticaNeue,Helvetica,Arial,Verdana,sans-serif"><span style="background-color:#ffffff"><span style="color:#222222">Türk irfan geleneğinin birleştirici gücüne dikkat çeken Boztuğ, şu ifadelere yer verdi:</span></span></span></span></span></h3>

<h3 style="text-align:justify"><em><strong><span style="font-size:14px"><span style="color:#4b5563"><span style="font-family:HelveticaNeue,Helvetica,Arial,Verdana,sans-serif"><span style="background-color:#ffffff"><span style="color:#222222">“Hünkâr Hacı Bektaş Veli, doğudan Moğol, batıdan Haçlı saldırılarının yaşandığı kargaşa ortamında üç büyük nasihatte bulunmuştur: Ayrılık yerine birliği, nefret dili yerine muhabbet dilini ve çatışma yerine kardeşlik duygularını öğütlemiştir. Bizim ceddimiz Horasan’dan Balkanlara uzanan bu yürüyüşte bir damla kan akıtmadan insanların kalbini, gönlünü kazanmış; 'yaradılanı severiz yaradan dan ötürü' diyerek sevgi, adalet ve paylaşma ile hareket etmiştir. İşte bu üç nasihat, sekiz asır sonra bugün de birliğimizin ve kardeşliğimizin en güçlü teminatı olmaya devam etmektedir.”</span></span></span></span></span></strong></em></h3>

<h3 style="text-align:justify"><span style="font-size:14px"><span style="color:#4b5563"><span style="font-family:HelveticaNeue,Helvetica,Arial,Verdana,sans-serif"><span style="background-color:#ffffff"><span style="color:#222222">Anadolu’ya gelen Horasan erenlerinin irşat ve iskân faaliyetlerindeki rolüne değinen Boztuğ, Hacı Bektaş Veli’nin<strong> “72 millete bir gözle bakma”</strong> anlayışını hatırlattı. Sarı Saltuk Sultan ve Akyazılı Baba Sultan örnekleri üzerinden Balkanlar’da etkili olan gönül erenlerinin hoşgörü anlayışına işaret eden Boztuğ, bu tarihsel mirasın toplumsal birlik açısından taşıdığı önemi vurguladı.</span></span></span></span></span></h3>

<h3 style="text-align:justify"><span style="font-size:14px"><span style="color:#4b5563"><span style="font-family:HelveticaNeue,Helvetica,Arial,Verdana,sans-serif"><span style="background-color:#ffffff"><span style="color:#222222">Program, soru-cevap bölümünün ardından çekilen hatıra fotoğrafıyla sona erdi.<br />
<br />
<a href="https://www.inonu.edu.tr/inuhaber/haber/12455/prof-dr-durmus-boztug-turk-irfan-geleneginin-tarihsel-izlerini-anlatti">Kaynak Link:&nbsp;</a></span></span></span></span></span><a href="https://www.inonu.edu.tr/inuhaber/haber/12455/prof-dr-durmus-boztug-turk-irfan-geleneginin-tarihsel-izlerini-anlatti">https://www.inonu.edu.tr/inuhaber/haber/12455/prof-dr-durmus-boztug-turk-irfan-geleneginin-tarihsel-izlerini-anlatti</a></h3>
</div>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/ecevit-kose-yazdi-bu-memleket-bizim-3633</link>
            <category>KONUK YAZAR</category>
            <pubDate>Sat, 17 Oct 2026 15:36:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Ecevit Köse yazdı: Bu memleket bizim!</h1>
                        <h2>İnönü Cemevi Başkanı Ecevit Köse, sosyal medyada görünürlüğün adaletsizliğini, üreten kesimlerin yok sayılmasını ve Alevi inanç önderlerinin toplumsal sorunlara daha güçlü ses vermesi gerektiğini dile getirdiği bir yazı yayımladı.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/10/ecevit-kose-yazdi-bu-memleket-bizim-1792242813.webp">
                        <figcaption>Ecevit Köse yazdı: Bu memleket bizim!</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p><strong>Konya’nın Ereğli ilçesi Yeni Zengen Mahallesi İnönü Cemevi Başkanı Ecevit Köse, sosyal medyada görünürlüğün adaletsizliğini, üreten kesimlerin yok sayılmasını ve Alevi inanç önderlerinin toplumsal sorunlara daha güçlü ses vermesi gerektiğini dile getirdiği bir yazı yayımladı.</strong><br />
<br />
Köse, teknolojinin ve sosyal medyanın hayatın her alanına girdiğini ancak gerçek emekçilerin görünmez hale geldiğini belirterek şunları kaydetti<em><strong>:“Cep telefonlarını ellerimize verdiler. Çocuklarımızı, gençlerimizi, büyüklerimizi ekranlara bağladılar. Herkes herkesi takip eder oldu. Ama nedense bu memleketin gerçek emekçileri, alın teriyle yaşayan insanları görünmez hâle geldi. Toprağı ekip biçen çiftçiyi, kepenk açmakta zorlanan esnafı, üretim yapan sanayiciyi, istihdam sağlayan iş insanını kim takip ediyor?”</strong></em><br />
<br />
İnönü Cemevi Başkanı Ecevit Köse makalesinde şunları kaydetti:<br />
<br />
<strong>BU MEMLEKET BİZİM!</strong><br />
<br />
Sosyal medyayı sınırlı da olsa takip etmeye çalışıyorum. Gördüklerim kadar göremediklerim, yazılanlar kadar yazılmayanlar da düşündürüyor beni.<br />
Adına teknoloji, iletişim ve ilerleme dediler. Cep telefonlarını ellerimize verdiler. Çocuklarımızı, gençlerimizi, büyüklerimizi ekranlara bağladılar. Herkes herkesi takip eder oldu. Ama nedense bu memleketin gerçek emekçileri, alın teriyle yaşayan insanları görünmez hâle geldi.<br />
Toprağı ekip biçen çiftçiyi, kepenk açmakta zorlanan esnafı, üretim yapan sanayiciyi, istihdam sağlayan iş insanını kim takip ediyor?<br />
Üretip ihraç eden bir ülke olmayı konuşurken, tüketip ithal eden bir anlayışın içinde kaybolmamalıyız.<br />
Sosyal medyaya bakıyorum; gösterişin, çıkar ilişkilerinin, hak etmeden kazanmanın alkışlandığına tanık oluyorum. Oysa bu memleketin namusuyla yaşayan, vergisini ödeyen, alın teri döken milyonlarca insanı hak ettiği kadar göremiyorum.<br />
Ne acıdır ki bazen yanlış yapanın sesi, doğru yaşayanın sesinden daha gür çıkıyor!<br />
Çiftçinin, esnafın, sanayicinin, işçinin ve emeklinin beklentisi aslında ortaktır: ADALET!<br />
Çünkü adalet yalnızca mahkeme salonlarında aranmaz. Adalet tarlada, fabrikada, pazarda, okulda, devlet kapısında ve hayatın her alanında hissedilmelidir.<br />
Hâkim ve savcılarımızın bağımsızlığı, hukukun üstünlüğü ve vicdanın sesi bu ülkenin geleceğinin teminatıdır.<br />
Bir de inanç dünyamıza bakıyorum.<br />
Bir imam çıkıyor, yaşananları doğru buluyor. Bir başka imam çıkıyor, “Allah'tan korkun, bu hangi kitapta yazıyor?” diye soruyor.<br />
Peki, Alevi dedelerimiz nerede? Alevi kurumlarımız nerede?<br />
Haksızlığa karşı durmak, yalnızca başkasından bekleyeceğimiz bir erdem midir?<br />
Alevi inancının temelinde rızalık, hak, hukuk ve adalet yok mudur? Haksızlık karşısında susmak, hangi yolun, hangi erkânın gereğidir?<br />
Sosyal medyada bir dedemizin, bir inanç önderimizin, bir kurum başkanımızın yalnızca kendi kurumunun sorunlarını değil, memleketin ortak dertlerini de dile getirdiğini görmek istiyorum.<br />
Çünkü bizler yalnızca kendi inancımızın değil, yaşadığımız ülkenin de sorumluluğunu taşıyoruz.<br />
<br />
<strong>BU MEMLEKET BİZİM DEĞİL Mİ?</strong><br />
<br />
Yıllardır Aleviler için “Bu ülkenin çimentosudur” deniliyor.<br />
Öyleyse soruyorum:<br />
Madem biz bu memleketin çimentosuyuz, içimize çürüyecek demiri sokmasınlar!<br />
Çünkü çimentosu sağlam, demiri çürük bir yapı ayakta kalamaz.<br />
Bu ülkenin çimentosu kardeşlikse, demiri adalet olmalıdır. Harcı ise dürüstlük, vicdan, eşitlik ve alın teridir.<br />
Kimse bu memleketi kendi tapulu malı sanmasın. Kimse kendisini bu ülkenin gerçek sahiplerinden üstün görmesin.<br />
Bu topraklarda yaşayan Türk'ün de Kürt'ün de, Alevi'nin de Sünni'nin de, inananın da inanmayanın da ortak vatanıdır bu ülke.<br />
Bizim derdimiz kişilerle değil, yanlışlarla. Bizim tarafımız makam sahipleri değil, haklı olanlardır.<br />
Susarak değil konuşarak, ayrışarak değil birleşerek, tüketerek değil üreterek geleceğimizi kurabiliriz.<br />
Ve unutmayalım:<br />
Bir memleketi ayakta tutan yalnızca beton, demir ve çimento değildir. Asıl taşıyıcı kolonları ADALET, VİCDAN ve AHLAKTIR.<br />
O kolonlar çökerse hiçbir makam, hiçbir servet, hiçbir güç o memleketi ayakta tutamaz.<br />
Bu memleket bizim!<br />
Sahip çıkmak da, yanlışlara itiraz etmek de, gelecek kuşaklara onurlu bir ülke bırakmak da hepimizin sorumluluğudur.<br />
<br />
<strong>Ecevit Köse<br />
konya-ereğli -Yeni zengen Mahallesi - inönü cemevi Başkanı (Çiftçi)</strong></p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/kirill-dmitriev-abd-rusya-is-birligi-devam-edecek-3632</link>
            <category>DÜNYA</category>
            <pubDate>Sat, 17 Oct 2026 01:11:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Kirill Dmitriev: ABD-Rusya iş birliği devam edecek</h1>
                        <h2>Rusya Doğrudan Yatırım Fonu (RDIF) CEO’su ve Putin'in özel temsilcisi Kirill Dmitriev, ABD Başkanı Donald Trump’ın Ukrayna lideri Volodimir Zelenskiy hakkındaki açıklamalarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/10/kirill-dmitriev-abd-rusya-is-birligi-devam-edecek-1792190033.webp">
                        <figcaption>Kirill Dmitriev: ABD-Rusya iş birliği devam edecek</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p><strong>Rusya Doğrudan Yatırım Fonu (RDIF) CEO’su ve Rusya Devlet Başkanı’nın yatırım ve ekonomik iş birliği özel temsilcisi Kirill Dmitriev, ABD Başkanı Donald Trump’ın Ukrayna lideri Volodimir Zelenskiy hakkındaki açıklamalarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.</strong></p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Dmitriev, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda şunları belirtti:</p>

<p>&nbsp;</p>

<p><em><strong>“Başkan Trump’ın Zelenskiy’in <span style="color:#2980b9">‘Ukrayna’yı yok ettiği’ </span>ve barışın önündeki engel olduğu yönündeki güçlü sözleri. Zelenskiy’in rolü azaldıkça barış çabaları hızlanacak.</strong></em></p>

<p>&nbsp;</p>

<p><em><strong><span style="color:#2980b9">ABD-Rusya </span>ekonomik iş birliği de ülkelerimiz ve dünya yararına devam edecek.”</strong></em></p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Dmitriev’in açıklaması, Trump’ın Zelenskiy’i barış sürecinin önünde engel olarak nitelendirmesinin ardından geldi. Rus yetkili, bu gelişmenin barış müzakerelerini hızlandırabileceğini ve iki ülke arasındaki ekonomik ilişkilerin süreceğini vurguladı.<br />
<br />
<strong><span style="color:#2980b9">Kaynak Link:&nbsp;</span><a href="https://x.com/kadmitriev/status/2111050381212135927"><span style="color:#2980b9">https://x.com/kadmitriev/status/2111050381212135927</span></a></strong></p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/adanada-alevi-kultur-festivali-22-25-ekimde-duzenlenecek-3631</link>
            <category>GÜNDEM</category>
            <pubDate>Sat, 17 Oct 2026 00:40:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Adana’da Alevi Kültür Festivali 22-25 Ekim’de düzenlenecek</h1>
                        <h2>Adana’da Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı tarafından organize edilen Alevi Kültür Festivali, 22-25 Ekim tarihleri arasında gerçekleştirilecek. Festival, Alevi kültürünün yaşatılması ve gelecek kuşaklara aktarılması amacıyla düzenleniyor.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/10/adanada-alevi-kultur-festivali-22-25-ekimde-duzenlenecek-1792187575.webp">
                        <figcaption>Adana’da Alevi Kültür Festivali 22-25 Ekim’de düzenlenecek</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p><strong>Adana’da Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı tarafından organize edilen Alevi Kültür Festivali, 22-25 Ekim tarihleri arasında gerçekleştirilecek. Festival, Alevi kültürünün yaşatılması ve gelecek kuşaklara aktarılması amacıyla düzenleniyor.</strong></p>

<p>Dört gün sürecek etkinlikte semah gösterileri, paneller, söyleşiler, halk oyunları ve konserler yer alacak.</p>

<p><strong>İlk gün (22 Ekim): </strong>Meydan etkinlikleri, cem programı ve semah gösterileriyle başlayacak. Akşam saatlerinde ise konserler düzenlenecek.</p>

<p>İ<strong>kinci gün (23 Ekim):</strong> Söyleşiler, kitap imza günleri ve sahne etkinlikleri gerçekleştirilecek. “Yol bir, sürü çok, sır bir bin bir” başlıklı panel de programda yer alacak. Akşam Gülcihan Koç ve Tolga Sağ sahne alacak.</p>

<p><strong>Üçüncü gün (24 Ekim):“</strong>Alevileri ne bekliyor? Aleviler neyi bekliyor?” başlıklı panelin yanı sıra semah gösterileri ve protokol konuşmaları yapılacak. Akşam konserlerinde Gökhan Erol ve Mustafa Özarslan yer alacak.</p>

<p><strong>Son gün (25 Ekim): </strong>“Barış Süreci” başlıklı panelle başlanacak. Ardından Nevşehir Hacı Bektaş Kültür ve Sanat Topluluğu Semah Grubu gösteri sunacak. Kapanış konserlerinde Emre Yücel, Hacı Bektaş Zakirleri, Abdallar Grubu ve Ender Balkır sahne alacak.</p>

<p>Festival, Alevi kültürünü tanıtmak ve yaşatmak isteyen herkesi Adana’ya davet ediyor.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/aleviler-konusuyor-calistayi-ankarada-duzenlendi-3630</link>
            <category>GÜNDEM</category>
            <pubDate>Fri, 16 Oct 2026 22:59:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>“Aleviler Konuşuyor” Çalıştayı Ankara’da düzenlendi</h1>
                        <h2>Alevi-Bektaşi Güç Birliği Platformu tarafından düzenlenen “Aleviler Konuşuyor” başlıklı çalıştay, 16 Ekim 2026 Cuma günü Ankara’da yapıldı.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/10/aleviler-konusuyor-calistayi-ankarada-duzenlendi-1792181312.webp">
                        <figcaption>“Aleviler Konuşuyor” Çalıştayı Ankara’da düzenlendi</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p><strong>Alevi-Bektaşi Güç Birliği Platformu tarafından düzenlenen “Aleviler Konuşuyor” başlıklı çalıştay, 16 Ekim 2026 Cuma günü Ankara’da yapıldı. Türkiye Emekliler Derneği Ankara Misafirhane İktisadi İşletmesi’nde gerçekleştirilen etkinliğe 30’u aşkın özel davetli katıldı. Çalıştayla ilgili detaylı raporun ilerleyen günlerde kamuoyuyla paylaşılacağı belirtildi.</strong><br />
<br />
<img alt="" src="https://www.alevihaberler.com.tr/public/images/detay/31c850f8-f787-4c6c-860e-4577d2bfaf28.jpg" style="height:600px; width:800px" /><br />
Çalıştay, platform başkanı ve önceki Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanı Ali Rıza Özdemir’in açılış konuşmasıyla başladı. Özdemir, platformun kuruluş amacı, çalışmaları ve Alevi-Bektaşi toplumunun güncel meselelere yaklaşımı hakkında bilgi verdi.<br />
<br />
Günün ilk oturumunda gazeteci Aykut Diş “Terörsüz Türkiye” konusunu ele aldı. Diş, Alevilerin bu süreçte destekleyici, denetleyici ve dengeleyici bir unsur olması gerektiğini ifade etti. Oturumun ardından müzakereler yapıldı; katılımcılar konuya farklı perspektiflerden katkı sundu.<br />
<br />
Öğleden sonraki ikinci oturumda avukat Kürşat Karacabey “Yeni Anayasa” başlığı altında konuştu. Karacabey, Alevilerin anayasal düzenin inşasında ve korunmasında önemli bir aktör olduğunu vurguladı. Bu oturumun müzakerelerinde de katılımcılar çeşitli görüşlerini dile getirdi.<br />
<img alt="" src="https://www.alevihaberler.com.tr/public/images/detay/06df8f26-59fa-425d-bf15-44e3d27ce533.png" style="height:758px; width:800px" /><br />
Etkinlik, Alevi-Bektaşi federasyonları, vakıf ve cemevleri ile aydınların girişimiyle oluşturulan platformun, toplumun gündemdeki temel meselelere dair görüş ve çözüm önerilerini paylaştığı bir buluşma niteliği taşıdı.&nbsp;<br />
Kapalı çalıştay formatında ilerleyen programın sonuçlarının ilerleyen günlerde kamuoyuyla paylaşılması bekleniyor.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/chp-dis-politika-kurulundan-alti-maddelik-guncel-degerlendirme-raporu-3629</link>
            <category>SİYASET</category>
            <pubDate>Fri, 16 Oct 2026 22:20:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>CHP Dış Politika Kurulu’ndan altı maddelik güncel değerlendirme raporu</h1>
                        <h2>Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Dış Politika Kurulu, dünyada ve bölgemizde yaşanan son jeopolitik gelişmelere ilişkin “Güncel Değerlendirmeler” başlıklı resmi raporunu kamuoyuyla paylaştı.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/10/chp-dis-politika-kurulundan-alti-maddelik-guncel-degerlendirme-raporu-1792180506.webp">
                        <figcaption>CHP Dış Politika Kurulu’ndan altı maddelik güncel değerlendirme raporu</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p><strong>Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Dış Politika Kurulu, dünyada ve bölgemizde yaşanan son jeopolitik gelişmelere ilişkin “Güncel Değerlendirmeler” başlıklı resmi raporunu kamuoyuyla paylaştı.</strong><br />
<br />
&nbsp;</p>

<p><strong><em>Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Dış Politika Kurulu, dünyada ve bölgemizde yaşanan son jeopolitik gelişmelere ilişkin “Güncel Değerlendirmeler” başlıklı resmi raporunu kamuoyuyla paylaştı. Altı ana başlık altında toplanan değerlendirmede; Rusya-ABD ilişkilerinden Suudi Arabistan’daki ekonomik zafiyete, Doğu Akdeniz’deki deniz yetki alanlarından Kıbrıs politikasına ve Zengezur Koridoru’na kadar pek çok hayati konuda CHP’nin yaklaşımı ortaya kondu.</em></strong></p>

<p><em>CHP Dış Politika Kurulu’nun 16 Ekim 2026 tarihli toplantısına ilişkin yayımlanan “Güncel Değerlendirmeler” metni şöyle:</em></p>

<p><strong>1. RUSYA-UKRAYNA SAVAŞI / ABD UZLAŞISI</strong></p>

<p>Rusya ve ABD’nin bir akaryakıt destek anlaşması üzerinde uzlaşmasının, çok kutuplu dünyanın iki önemli liderinin, lojistik bir alanda işbirliği yapmalarının ötesinde olumlu fırsatlar yaratacağını umuyoruz. Bu anlaşmanın, dünya akaryakıt sıkıntısını yaratan Hürmüz Boğazı’nın kapalı olmasının getirdiği sıkıntıları aşmasının yanı sıra, Ukrayna-Rusya cephesinde, takip eden adımlarla, silahların susacağı bir dönemin habercisi olduğu ve Karadeniz’deki deniz güvenliği sorununun da bu gelişmelerden olumlu etkileneceği düşünülmektedir.</p>

<p><strong>2. SUUDİ ZAFİYETİ</strong></p>

<p>Suudi Arabistan’ın 13 Temmuz’da Kuzey Yemen kontrolündeki Sana Havaalanını vurmasıyla başlayan çatışmalı süreçte, Suudi Arabistan’ın son üç aydır petrol geliri sağlayamadığı ve bunun gelecek 24-80 ay daha devam etmesinin tahmin edildiği dikkate alındığında, Suudi Arabistan’ın iç istikrarsızlıklara sürüklenme riskinin büyüdüğü göz ardı edilemez. Bu bağlamda, çatışmalı anlaşmazlıkların, bir an önce, diplomatik yöntemlerle çözülmesinin tek alternatif olduğu dikkate alınmalıdır.</p>

<p><strong>3. MEKKE ORTAK SAVUNMA ANLAŞMASI</strong></p>

<p>Tüm açıklamalara rağmen Mekke Ortak Savunma Anlaşması’nın TBMM’ye sunulup içeriğinin açıklanması sağlanamamıştır ve içeriğiyle ilgili spekülasyonlar sürmektedir. Türkiye’nin Batı Asya-Orta Doğu yeni güvenlik çerçevesiyle ilgisi olmakla beraber, bizatihi bu bölgedeki ülkelerin güvenliğiyle ilgili ulusal çıkarlarımızı korumamızı gerektiren bir sorumluluk üstlenmememiz gerektiği değerlendirilmektedir.</p>

<p><strong>4. SURİYE GÖRÜŞMELERİ VE DENİZ YAN SINIRI</strong></p>

<p>Suriye ve Türkiye deniz kuvvetleri arasındaki görüşmeler memnuniyetle karşılanırken, azami bir haftalık çalışmayla sonlandırılabilecek deniz yan sınırı ve münhasır ekonomik bölge sınırlandırmalarının daha fazla zaman kaybetmeden sonuçlandırılması beklenmektedir.</p>

<p><strong>5. TANINMAYAN GÜNEY KIBRIS RUM YÖNETİMİ’NİN (GKRY) TÜRKİYE’YE DAVETİ</strong></p>

<p>Türkiye’nin Kıbrıs’la ilgili değişmeyen temel politikası, adada iki devletli barışçıl bir çözüme ulaşılması ve bu sağlanıncaya kadar, GKRY’nin varlığının tanınmaması üzerine inşa edilmiştir. Buna rağmen, GKRY’nin önce Ağustos 2026’da Uluslararası Coğrafya Olimpiyatı’na, şimdi de Antalya’da yapılacak COP 31’e davet edilmesi, bu milli Kıbrıs politikasının nasıl uygulandığına dair tereddütler yaratmaktadır.</p>

<p><strong>6. ZENGEZUR KORİDORU-TRIPP</strong></p>

<p>Asya'da İşbirliği ve Güven Artırıcı Önlemler Konferansı Zirvesi’ndeki gelişmeler memnuniyetle izlenmekle beraber, Ermenistan topraklarından geçerek Nahçıvan’ı Azerbaycan ana karasına bağlayacak Zengezur Koridoru’nun (TRIPP), İran’ın da konuya dair kaygıları giderilerek, bir an önce yapımına başlanması gerektiği düşünülmektedir.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/ekim-ayina-iliskin-sed-odemeleri-hesaplara-yatirildi-3628</link>
            <category>GÜNDEM</category>
            <pubDate>Fri, 16 Oct 2026 01:36:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Ekim ayına ilişkin SED ödemeleri hesaplara yatırıldı</h1>
                        <h2>Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, çocukların sosyal açıdan desteklenmesi ve eğitim giderlerinin karşılanması amacıyla ekim ayına yönelik 2 milyar 233 milyon lira tutarındaki Sosyal ve Ekonomik Destek (SED) ödemesinin hesaplara yatırıldığını bildirdi.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/10/ekim-ayina-iliskin-sed-odemeleri-hesaplara-yatirildi-1792104039.webp">
                        <figcaption>Ekim ayına ilişkin SED ödemeleri hesaplara yatırıldı</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p><strong>Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, çocukların sosyal açıdan desteklenmesi ve eğitim giderlerinin karşılanması amacıyla ekim ayına yönelik 2 milyar 233 milyon lira tutarındaki Sosyal ve Ekonomik Destek (SED) ödemesinin hesaplara yatırıldığını bildirdi.</strong></p>

<p>Bakan Göktaş, çocukların sosyal açıdan desteklenmesi ve eğitim giderlerinin karşılanması için<strong> "Sosyal ve Ekonomik Destek</strong>"te bulunduklarını belirtti.</p>

<p>Bu doğrultuda, SED ile çocukları ailelerinin yanında ve sosyal çevresi içerisinde desteklediklerini vurgulayan Göktaş, çocukların milli değerlere sahip, kendine güvenen, eğitimli ve sağlıklı birer fert olarak yetişmeleri için çalıştıklarını ifade etti.</p>

<p>Göktaş, aile&nbsp;odaklı sosyal hizmet modelleri ile çocukların öncelikli olarak aile şefkati ve sıcaklığıyla yetişebilmeleri için gayret gösterdiklerinin altını çizerek, <u><strong>"Çocukların aile ortamında büyümelerinin, toplumsal değerlerin korunmasında vazgeçilmez bir rolü olduğuna inanıyoruz. Bu kapsamda çocukların sosyal açıdan desteklenmesi ve eğitim giderlerinin karşılanması amacıyla ekim ayına yönelik toplam 2 milyar 233 milyon lira tutarındaki SED ödemesini hesaplara yatırdık."</strong></u> açıklamasında bulundu.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/icisleri-bakani-mustafa-ciftci-istanbulda-3-bin-55-vatandasimiz-kurtarildi-3627</link>
            <category>SİYASET</category>
            <pubDate>Fri, 16 Oct 2026 01:22:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi: İstanbul’da 3 bin 55 vatandaşımız kurtarıldı</h1>
                        <h2>İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, sarı ve turuncu uyarı verilen illerdeki gelişmeleri yakından takip ettiklerini açıkladı. İstanbul’da mahsur kalan 3 bin 55 vatandaşın kurtarıldığını belirtti.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/10/icisleri-bakani-mustafa-ciftci-istanbulda-3-bin-55-vatandasimiz-kurtarildi-1792103484.webp">
                        <figcaption>İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi: İstanbul’da 3 bin 55 vatandaşımız kurtarıldı</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p><strong>İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, sarı ve turuncu uyarı verilen illerdeki gelişmeleri yakından takip ettiklerini açıkladı. İstanbul’da mahsur kalan 3 bin 55 vatandaşın kurtarıldığını belirtti.</strong></p>

<p>Bakan Çiftçi, yaptığı yazılı açıklamada şunları kaydetti:</p>

<p><em><strong>"AFAD’DA KESİNTİSİZ KOORDİNASYON!&nbsp;</strong></em></p>

<p><em><strong>Bugün gün boyunca AFAD Başkanlığımızda, <span style="color:#c0392b">AFAD Başkanımız </span>ve çalışma arkadaşlarımızla birlikte, sarı ve turuncu uyarı verilen illerimizdeki gelişmeleri yakından takip ettik.</strong></em></p>

<p><em><strong>Valilerimizle sürekli irtibat hâlinde, sahadaki müdahale çalışmalarını ve alınan tedbirleri koordine ettik.</strong></em></p>

<p><em><strong>İstanbul başta olmak üzere yağışlardan etkilenen illerimizde devletimizin bütün imkânları seferber edilmiş durumda. İstanbul’da mahsur kalan <span style="color:#c0392b">3 bin 55</span> vatandaşımız, ekiplerimizin gayretleriyle kurtarıldı.</strong></em></p>

<p><em><strong>Yarın da inşallah İstanbul’da olacağız. Hem sahada hem de<span style="color:#c0392b"> AFAD Koordinasyon </span>Merkezimizde çalışmaları yerinde takip edeceğiz.</strong></em></p>

<p><em><strong>Bizim için her şeyin başında insan hayatı gelir. Tek bir vatandaşımızın dahi can güvenliğini tehlikeye atmamak en büyük önceliğimizdir.</strong></em></p>

<p><em><strong>Vatandaşlarımızdan yetkili kurumlarımızın uyarılarına ve yönlendirmelerine hassasiyetle riayet etmelerini rica ediyor; afetten etkilenen bütün vatandaşlarımıza geçmiş olsun dileklerimi iletiyor, fedakârca görev yapan tüm ekiplerimize teşekkür ediyorum.</strong></em></p>

<p><em><strong>Allah milletimizi her türlü afetten korusun."</strong></em></p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/atila-sertel-cumhuriyet-kimsesizlerin-kimsesidir-3626</link>
            <category>KONUK YAZAR</category>
            <pubDate>Fri, 16 Oct 2026 00:33:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Atila Sertel: Cumhuriyet kimsesizlerin kimsesidir</h1>
                        <h2>Gazeteci ve yazar Atila Sertel, kaleme aldığı yazıda Atatürk’ün “Cumhuriyet, bilhassa kimsesizlerin kimsesidir” sözünü hatırlatarak Cumhuriyet’in eşitlik ve yurttaşlık vaadinin bugün ne kadar yerine getirildiğini sorguladı.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/10/atila-sertel-cumhuriyet-kimsesizlerin-kimsesidir-1792100496.webp">
                        <figcaption>Atila Sertel: Cumhuriyet kimsesizlerin kimsesidir</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p><strong>Gazeteci ve yazar Atila Sertel, kaleme aldığı yazıda Atatürk’ün “Cumhuriyet, bilhassa kimsesizlerin kimsesidir” sözünü hatırlatarak Cumhuriyet’in eşitlik ve yurttaşlık vaadinin bugün ne kadar yerine getirildiğini sorguladı.</strong><br />
<br />
Sertel yazısında, arkasında nüfuzlu akrabası, bakan tanıdığı veya serveti olmayan, hakkını ararken yalnız kalan insanların kimsesinin Cumhuriyet olduğunu vurguladı. Kendisinin de bir işçi ailesinin çocuğu olduğunu belirten Sertel, babasını 16 yaşında kaybettiğini, gündüz lisesinden akşam lisesine geçerek çalışıp okuduğunu anlattı.<br />
<br />
<strong>Atila Sertel, yazısının tam metni şöyle:</strong></p>

<p>“Cumhuriyet, bilhassa kimsesizlerin kimsesidir.”</p>

<p>Atatürk’ümüzün bu sözü, Cumhuriyet’in nasıl bir devlet olması gerektiğini anlatır.</p>

<p>Arkasında nüfuzlu bir akrabası bulunmayanın…</p>

<p>Telefon açacak bir bakan tanımayanın…</p>

<p>Kapıları açacak serveti olmayanın…</p>

<p>Hakkını ararken yalnız kalanın kimsesi…</p>

<p>Cumhuriyet.</p>

<p>Ben bir işçi çocuğuyum.&nbsp;</p>

<p>Annem işçi, babam işçiydi. Yoksulluğun ne olduğunu kitaplardan öğrenmedim.&nbsp;</p>

<p>Babamı kaybettiğimde on altı yaşındaydım.&nbsp;</p>

<p>Gündüz lisesinden akşam lisesine geçtim. Çalıştım, okudum.</p>

<p>Benim gibi bir işçi çocuğunun üniversiteye gidebilmesini, gazeteci olabilmesini, milletvekili seçilebilmesini sağlayan Cumhuriyet’e borcumu hiçbir zaman unutmadım.</p>

<p>Bu nedenle Cumhuriyet benim için yalnızca bayramlarda kutlanacak bir tarih değildir.&nbsp;</p>

<p>Hayatımda karşılığı olan, yolumu açan, bana yurttaş olduğumu hissettiren büyük bir kazanımdır.</p>

<p>Cumhuriyet’in verdiği söz şudur:</p>

<p>Babanın mesleği, annenin geliri, doğduğun mahalle geleceğinin sınırı olmayacak.&nbsp;</p>

<p>Sen de okuyabilecek, çalışabilecek, ülkenin yönetiminde söz sahibi olabileceksin.</p>

<p>Peki, bugün bu sözün ne kadarını yerine getiriyoruz?</p>

<p>Bir çocuk yoksulluk nedeniyle eğitimden kopuyorsa, bir genç işe girebilmek için bilgisinden önce tanıdıklarını sıralamak zorunda kalıyorsa, bir emekli ömrünün sonunda geçinemediği için başını öne eğiyorsa, Cumhuriyet’i yönetenlerin hesap vermesi gerekir.</p>

<p>Çünkü Cumhuriyet’in kimsesi olması gereken insanlar, kendi ülkelerinde kimsesiz bırakılmıştır.</p>

<p>Yoksula yardım paketi uzatıp fotoğraf çektirmek kolaydır.</p>

<p>Zor olan, o insanı yardım paketine muhtaç etmeyecek bir düzen kurmaktır.</p>

<p>Cumhuriyet’in yurttaşı, kendisine verilen yardıma karşılık minnet göstermeye zorlanamaz.&nbsp;</p>

<p>Eğitim, sağlık, barınma ve insanca yaşama hakkı, iktidarın lütfu değildir. Devletin sorumluluğudur.</p>

<p>Halkın vergileriyle yapılan hizmeti, kendi cebinden vermiş gibi sunan anlayışın bunu öğrenmesi gerekir.</p>

<p>Devlet kapısında yurttaşa “Kimin adamısın?” diye soruluyorsa, orada eşitlik yaralanmıştır.</p>

<p>İşe alımda liyakatin önüne sadakat konuluyorsa, orada emek değersizleştirilmiştir.</p>

<p>Adalet arayan insanın önüne siyasi kimliği çıkarılıyorsa, orada Cumhuriyet’in temelindeki yurttaşlık bağı zedelenmiştir.</p>

<p>Cumhuriyet’in savcısı, hakimi, öğretmeni, polisi; yurttaşın oy verdiği partiye göre görev yapamaz. Devlet, kendisini yönetenlerin taraftarlarına ayrılmış bir imkanlar deposu değildir.</p>

<p>Bu ülkenin her yurttaşı eşit haklara sahiptir.</p>

<p>Cumhuriyet’e bağlılığın ölçüsü de burada ortaya çıkar.</p>

<p>Bayrak asmakla, törene katılmakla, Atatürk’ün fotoğrafının önünde konuşmakla görev tamamlanmaz.</p>

<p>Bir çocuğun açlığını gidermek, bir kadının güven içinde yaşamasını sağlamak, bir işçinin alın terini korumak, bir gencin geleceğini torpil kapılarından kurtarmak gerekir.</p>

<p>Atatürk’ün adını anarken onun kurduğu Cumhuriyet’in sorumluluklarını unutamayız.</p>

<p>Kimsesizlerin kimsesi olmak, gücü olmayanın hakkını güçlüye karşı da koruyabilmektir.</p>

<p>İşte bu yüzden Cumhuriyet’i seviyorum.</p>

<p>Bir işçi çocuğuna açtığı yol için…</p>

<p>Yurttaşına başını dik tutma hakkı verdiği için…</p>

<p>Bu ülkenin sahibinin halk olduğunu ilan ettiği için…</p>

<p>Ve işte bu yüzden soruyorum:</p>

<p>Cumhuriyet kimsesizlerin kimsesiyse, bu kadar insanı kim kimsesiz bıraktı?</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/gursel-tekin-genel-baskanlik-koordinatoru-oldu-3625</link>
            <category>GÜNDEM</category>
            <pubDate>Fri, 16 Oct 2026 00:25:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Gürsel Tekin Genel Başkanlık Koordinatörü oldu!</h1>
                        <h2>CHP lideri Kılıçdaroğlu, partinin örgüt çalışmalarını güçlendirmek ve il-ilçe teşkilatları arasındaki eş güdümü sağlamak amacıyla Gürsel Tekin’i genel başkanlık makamına bağlı "Koordinatör" olarak görevlendirdi.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/10/gursel-tekin-genel-baskanlik-koordinatoru-oldu-1792099886.webp">
                        <figcaption>Gürsel Tekin Genel Başkanlık Koordinatörü oldu!</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p><strong>CHP lideri Kılıçdaroğlu, partinin örgüt çalışmalarını güçlendirmek ve il-ilçe teşkilatları arasındaki eş güdümü sağlamak amacıyla Gürsel Tekin’i genel başkanlık makamına bağlı "Koordinatör" olarak görevlendirdi.</strong><br />
<br />
15.10.2026 tarihli resmi görevlendirme yazısıyla resmileşen bu adımın; partinin saha çalışmalarındaki etkinliğini artırmayı, il ve ilçe örgütleri arasındaki eş güdümü ve uyumu en üst düzeye çıkarmayı hedeflediği belirtiliyor. Parti içi dinamikleri güçlendirmeyi amaçlayan bu hamleyle birlikte Gürsel Tekin, doğrudan genel başkanlık nezdinde stratejik bir koordinasyon rolü üstlenmiş oldu.</p>

<p>CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun imzasını taşıyan ve Gürsel Tekin’e hitaben yazılan resmi belgedeki açıklama aynen şu şekildedir:</p>

<p><em><strong>"Sayın Gürsel TEKİN,</strong></em></p>

<p><em><strong>Partimizin il ve hedefleri doğrultusunda, örgüt çalışmalarında etkinliğin artırılması, il-ilçe örgütlerimiz arasında eş güdümün güçlendirilmesi amacıyla, doğrudan Genel Başkanlık makamına bağlı “Koordinatör” olarak görevlendirilmeniz uygun görülmüştür.</strong></em></p>

<p><em><strong>Tarafınıza tevdi edilen bu görevi layıkıyla yerine getireceğinize olan inancımla yeni görevinizde başarılar diliyorum.</strong></em></p>

<p><em><strong>Bilgilerini ve gereğini rica ederim."</strong></em></p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/mehmet-seman-aga-irak-devlet-bakani-secildi-3624</link>
            <category>DÜNYA</category>
            <pubDate>Fri, 16 Oct 2026 00:18:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Mehmet Seman Ağa Irak Devlet Bakanı seçildi!</h1>
                        <h2>Irak Meclisi, Kerkük Valisi ve Irak Türkmen Cephesi Başkanı Mehmet Seman Ağa'yı Devlet Bakanı olarak seçti.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/10/mehmet-seman-aga-irak-devlet-bakani-secildi-1792099356.webp">
                        <figcaption>Mehmet Seman Ağa Irak Devlet Bakanı seçildi!</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p><strong>Irak Meclisi, Kerkük Valisi ve Irak Türkmen Cephesi Başkanı Mehmet Seman Ağa'yı Devlet Bakanı olarak seçti.&nbsp;</strong></p>

<p>Irak Meclisinde gerçekleşten önemli oylamada, Kerkük Valiliği ve Irak Türkmen Cephesi (İTC) Başkanlığı görevlerini sürdüren Mehmet Seman Ağa, Irak Devlet Bakanı olarak seçildi. Türkmen toplumunun Irak siyasetindeki temsil gücü açısından tarihi bir adım olarak nitelendirilen bu kararın ardından Seman Ağa ilk değerlendirmesini paylaştı.</p>

<p>Seçim kararının hemen ardından bir açıklama yapan Mehmet Seman Ağa, duygularını ve hedeflerini şu sözlerle dile getirdi:</p>

<p><em><strong>&nbsp;"Irak’a ve Türkmen milletimize hayırlı olsun</strong></em></p>

<p><em><strong>&nbsp;Görevimizi layıkıyla yapacağız inşallah</strong></em></p>

<p><em><strong>Allah utandırmasın."</strong></em></p>

<p>Meclisteki bu gelişmenin, hem Kerkük bölgesindeki dengeler hem de genel ülke siyasetindeki Türkmen varlığı açısından yeni bir dönemin kapısını aralaması bekleniyor.</p>

<p>&nbsp;</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/kirill-dmitriev-zelensky-ve-avrupa-abd-rusya-isbirligini-engellemeye-calisiyorlar-3623</link>
            <category>DÜNYA</category>
            <pubDate>Thu, 15 Oct 2026 20:28:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Kirill Dmitriev: Zelensky ve Avrupa, ABD-Rusya işbirliğini engellemeye çalışıyorlar</h1>
                        <h2>Putin'in özel temsilcisi Kirill Dmitriev, "ABD-Rusya hukuk koruma diyaloğu, ekonomik ve enerji işbirliği olduğu gibi, dünyaya fayda sağlayacaktır"dedi.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/10/kirill-dmitriev-zelensky-ve-avrupa-abd-rusya-isbirligini-engellemeye-calisiyorlar-1792086708.webp">
                        <figcaption>Kirill Dmitriev: Zelensky ve Avrupa, ABD-Rusya işbirliğini engellemeye çalışıyorlar</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p><strong>Rusya Doğrudan Yatırım Fonu (RDIF) CEO’su ve Rusya Devlet Başkanı’nın yatırım ve ekonomik işbirliği özel temsilcisi Kirill Dmitriev, son günlerde yaptığı paylaşımlarda Ukrayna’daki çatışmanın devamını savunan Batılı yaklaşımları, Zelenskiy’nin açıklamalarını ve ABD-Rusya diyalog çabalarını değerlendirdi. Dmitriev, özellikle Birleşik Krallık’ın tutumunu “odadaki fil” olarak nitelendirerek ön plana çıkardı.<br />
<br />
Putin'in özel temsilcisi Kirill Dmitriev, "ABD-Rusya hukuk koruma diyaloğu, ekonomik ve enerji işbirliği olduğu gibi, dünyaya fayda sağlayacaktır"dedi.&nbsp;Ayrıca ABD Başkanı Donald Trump'ın eli Melania Trump’ı “gerçek bir insansever ve barış elçisi” olarak nitelendiren Dmitriev, Melania Trump’ın Rusya liderliğiyle doğrudan bir hattı olduğu yönündeki açıklamaları destekledi.</strong></p>

<p><br />
Dmitriev’e göre asıl sorun, Birleşik Krallık’ın sol eğilimli hükümetinin Ukrayna’da “sonsuz savaş” arzusudur. Bu politikanın amacı, İngiliz yaşam tarzının yok edilmesinden dikkatleri başka yöne çekmektir. Birleşik Krallık, abartılı medya gücünü kullanarak Ukrayna’daki herhangi bir barış çabasını ve ABD-Rusya işbirliğini sabote etmektedir. Avrupa Birliği de bu çizgiyi takip etmektedir.<br />
<br />
Dmirtriev,&nbsp;<em><strong>"Birleşik Krallık'ın solcu hükümetinin, Britanya yaşam tarzını yok etmesinden dikkati dağıtmak için "Ukrayna'da sonsuz bir savaş" isteme arzusu. Birleşik Krallık, aşırı büyük medya kasını kullanarak herhangi bir Ukrayna barış çabasını sabote etmek ve herhangi bir ABD-Rusya iş birliğini engellemek için kullanıyor. AB takip ediyor"i</strong></em>fadelerini kullandı.</p>

<p><br />
<span style="font-size:16px"><strong><span style="font-family:&quot;Calibri&quot;,&quot;sans-serif&quot;">ZELENSKİY’NİN TRUMP’A YÖNELİK SALDIRILARI VE BARIŞA KARŞI TUTUM</span></strong></span><br />
<br />
Dmitriev, Zelenskiy’nin Trump’ı ve Elon Musk’ı açıkça hedef aldığını, bir Rus rafinerisine saldırı düzenlendiğini ve savaşın devamını istediğini vurguladı. Zelenskiy’nin Trump’a yönelik “eğer ortadaysanız ortada kalın, yanlış tarafa geçmeyin”, “Trump’ın danışmanları yanılıyor” ve “bu tarihin doğru tarafı değil” şeklindeki sözlerini aktaran Dmitriev<em><strong>, “Zelenskiy’nin Trump’a ders vermesi ve saldırması akıllıca bir strateji olmayabilir. Belki de barışa odaklanmak daha iyi sonuç verir”</strong></em> değerlendirmesinde bulundu.</p>

<p><strong><span style="font-size:16px"><span style="font-family:&quot;Calibri&quot;,&quot;sans-serif&quot;">PATRİOT FÜZELERİNİN TÜKENMESİ VE ASKERİ ZORLUKLAR</span></span></strong><br />
CNN’in bir kaynağa dayandırdığı habere göre Ukrayna, ABD yapımı Patriot hava savunma sistemleri için füzelerini tüketmiş durumda. Bu durum, ülkeyi Rus balistik füze saldırılarına karşı daha savunmasız hale getiriyor. Dmitriev, Zelenskiy’nin Trump’a saldırırken aynı zamanda Patriot füzelerinin tükendiğini hatırlattı.</p>

<p><strong><span style="font-size:16px"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">ABD-RUSYA İŞBİRLİĞİ VE MELANİA TRUMP’IN ROLÜ</span></span></strong><br />
Dmitriev, ABD-Rusya arasındaki kolluk kuvvetleri diyalogunun dünyaya fayda sağlayacağını, ekonomik ve enerji işbirliğinin de aynı şekilde olumlu sonuçlar doğuracağını belirtti. FBI Direktörü Kash Patel’in “Rusya’dan sevgilerle…” paylaşımını alıntılayarak “Bu gerçek bir mesaj haline gelebilir” dedi.</p>

<p>Ayrıca First Lady Melania Trump’ı “gerçek bir insansever ve barış elçisi” olarak nitelendiren Dmitriev, Melania Trump’ın Rusya liderliğiyle doğrudan bir hattı olduğu yönündeki açıklamaları destekledi.</p>

<p><br />
Dmitriev’in paylaşımlarında ortak tema, barış çabalarının bazı Batılı aktörler tarafından engellendiği, Zelenskiy’nin Trump’a yönelik eleştirilerinin stratejik olarak hatalı olduğu ve ABD-Rusya diyalogunun hem güvenlik hem de ekonomik alanda olumlu sonuçlar doğurabileceği yönünde. Özellikle Birleşik Krallık’ın medya ve siyasi etkisiyle “sonsuz savaş” çizgisini sürdürdüğü iddiası, Dmitriev’in en vurgulu tespitlerinden biri olarak öne çıkıyor.<br />
<br />
Kaynak Linkler:<br />
https://x.com/kadmitriev/status/2110726852507476385<br />
https://x.com/kadmitriev/status/2110746358504153459<br />
https://x.com/kadmitriev/status/2110557026686521550<br />
https://x.com/kadmitriev/status/2110463248885518540<br />
https://x.com/kadmitriev/status/2110456346998907055<br />
https://x.com/kadmitriev/status/2109823129484734619</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/ergun-kurt-alevi-kurumlari-can-cana-omuz-omuza-yurumeli-3622</link>
            <category>GÜNDEM</category>
            <pubDate>Thu, 15 Oct 2026 17:56:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Ergün Kurt: Alevi kurumları can cana, omuz omuza yürümeli</h1>
                        <h2>Antalya Hacı Bektaş-ı Veli Kültür Tanıtma Cemevi Derneği İmam Rızâ Cemevi Başkanı Ergün Kurt, Alevi kurumlarının ortak hareket etme kültürüne ihtiyacı olduğunu belirterek birlik çağrısı yaptı.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/10/ergun-kurt-alevi-kurumlari-can-cana-omuz-omuza-yurumeli-1792076934.webp">
                        <figcaption>Ergün Kurt: Alevi kurumları can cana, omuz omuza yürümeli</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p><strong>Antalya Hacı Bektaş-ı Veli Kültür Tanıtma Cemevi Derneği İmam Rızâ Cemevi Başkanı Ergün Kurt, Alevi kurumlarının ortak hareket etme kültürüne ihtiyacı olduğunu belirterek birlik çağrısı yaptı.</strong><br />
<br />
Kurt, yayımladığı yazıda Aleviliğin yüzyıllardır baskı, zulüm, ayrımcılık ve yok sayılmaya rağmen varlığını koruyan kadim bir inanç yolu olduğunu vurguladı. Bu yolun temelinde insan sevgisi, hak, adalet, eşitlik, rızalık, paylaşım ve dayanışma bulunduğunu belirten Kurt, Alevilikte makamdan önce hizmetin, kişiden önce yolun, benlikten önce birliğin geldiğini ifade etti.<br />
<br />
Ataların “Yol bir, sürek binbirdir” sözünü hatırlatan Kurt, süreklerin, ocakların ve geleneklerin farklı olabileceğini ancak Hakk’a yürüyen yolun özünün bir olduğunu kaydetti. Bu farklılıkların ayrışma değil, kültürel ve inançsal zenginlik olduğunu söyledi.<br />
<br />
Türkiye’nin dört bir yanında yüzlerce Alevi derneği, vakfı, federasyonu, konfederasyonu, cemevi ve inanç kurumunun bulunduğunu belirten Kurt, her kurumun kendi mücadelesini verdiğini ancak ortak hareket etme kültürünün yeterince güçlenemediğini vurguladı. Kişisel çekişmeler, makam tartışmaları, siyasal yakınlıklar ve görüş ayrılıklarının ortak mücadelenin önüne geçtiğini ifade etti.<br />
<br />
Yazısını “Yol bir, sürek binbirdir. Can canın yoldaşıdır, rakibi değil!” sözleriyle noktalayan Kurt, Alevilikte birliğin gelecek kuşaklara karşı ortak sorumluluk olduğunu belirtti.<br />
<br />
<strong>Ergün Kurt'un makalesinin tam metni şöyle:</strong><br />
<br />
<span style="font-size:16px"><strong>ARTIK BİRLİK ZAMANI</strong></span></p>

<p>Alevi kurumları ayrı ayrı değil, can cana, omuz omuza yürümelidir!<br />
Alevilik, yüzyıllardır baskılara, zulme, ayrımcılığa, ötekileştirmeye ve yok sayılmaya rağmen varlığını korumuş kadim bir inanç yoludur.<br />
Bu yolun temelinde insan sevgisi, hak, adalet, eşitlik, rızalık, paylaşım ve dayanışma vardır. Alevilikte makamdan önce hizmet, kişiden önce yol, benlikten önce birlik gelir.<br />
Ne güzel söylemiş atalarımız:<br />
“Yol bir, sürek binbirdir.”<br />
Bu söz, Aleviliğin özünü anlatan en önemli anlayışlardan biridir. Süreklerimiz, ocaklarımız, geleneklerimiz farklı olabilir. Ancak Hakk'a yürüyen yolumuzun özü birdir. Bu farklılıklarımız ayrışmanın değil, kültürel ve inançsal zenginliğimizin ifadesidir.<br />
Peki, bugün biz bu anlayışın neresindeyiz?<br />
<br />
<strong>ALEVİ KURUMLARI NEDEN BİR ARAYA GELEMİYOR?</strong><br />
<br />
Bugün Türkiye'nin dört bir yanında yüzlerce Alevi derneği, vakfı, federasyonu, konfederasyonu, cemevi ve inanç kurumu bulunmaktadır.<br />
Her kurum kendince mücadele ediyor, hizmet üretmeye çalışıyor. Elbette verilen her emek değerlidir. Ancak ortada görmezden gelemeyeceğimiz önemli bir sorun var:<br />
Alevi kurumları arasında ortak hareket etme kültürü yeterince güçlenememiştir.<br />
Kimi zaman kişisel çekişmeler, kimi zaman makam ve unvan tartışmaları, kimi zaman siyasal yakınlıklar, kimi zaman da kurumlar arasındaki görüş ayrılıkları ortak mücadelemizin önüne geçmektedir.<br />
Oysa Alevi halkının sorunları kişisel değildir. İnançsal, toplumsal ve ortak sorunlardır.<br />
Bir Alevi yurttaşının eşit yurttaşlık talebi hangi derneğe üye olduğuna göre değişir mi?<br />
Bir cemevinin ibadethane olarak tanınması talebi hangi federasyona bağlı olduğuna göre farklılaşır mı?<br />
Bir Alevi çocuğunun inanç özgürlüğü, bir dedenin inanç hizmeti, bir talibin rızalık hakkı kurumların siyasi veya idari tercihlerine göre değişebilir mi?<br />
Elbette hayır!<br />
Öyleyse ortak sorunlarımız için neden ortak bir irade ortaya koyamıyoruz?<br />
<br />
<strong>ALEVİLİK KİMSENİN ŞAHSİ MÜLKÜ DEĞİLDİR</strong><br />
<br />
Açıkça ifade etmek gerekiyor:<br />
Alevilik hiçbir derneğin, hiçbir federasyonun, hiçbir siyasi partinin, hiçbir kişinin tekelinde değildir.<br />
Alevilik, makam ve koltuk üzerinden temsil edilecek bir anlayıştan çok daha derin, çok daha köklü bir inançtır.<br />
Bugün bir kurumun başkanı olabilirsiniz, yarın olmayabilirsiniz. Bir federasyonun yöneticisi olabilirsiniz, göreviniz sona erebilir.<br />
Ama yol kalır.<br />
Talip kalır.<br />
Ocak kalır.<br />
Cem kalır.<br />
Rızalık kalır.<br />
Çünkü Alevilikte asıl olan kişiler değil, yolun kendisidir.<br />
Bizler bu yolun sahibi değil, hizmetkârlarıyız.<br />
Hiç kimse kendi kurumunu diğerinden üstün görmemeli, kimse diğerini dışlamamalı, kimse kendi düşüncesini bütün Alevi toplumunun tek doğru görüşü olarak sunmamalıdır.<br />
<br />
<strong>ALEVİ HALKININ BİRLİĞİ, KURUMLARIN BİRLİĞİNDEN DAHA BÜYÜKTÜR</strong><br />
<br />
Alevi halkı tarih boyunca zor dönemlerden geçmiştir.<br />
İnancını yaşamak, kimliğini korumak, kültürünü gelecek kuşaklara aktarmak için büyük bedeller ödemiştir.<br />
Bugün ise geçmişin acılarını yalnızca anmak yeterli değildir. O acılardan ders çıkarmak, geleceği birlikte kurmak zorundayız.<br />
Alevi toplumu artık kurumlar arasındaki çekişmelerle değil; ortak akıl, ortak talep ve ortak mücadele anlayışıyla gündeme gelmelidir.<br />
Bunun için bütün Alevi kurumlarının, ocak temsilcilerinin, dedelerin, anaların, pirlerin, rehberlerin, taliplerin, gençlerin ve kadınların katılacağı geniş kapsamlı bir Alevi Ortak Akıl ve Birlik Buluşması gerçekleştirilebilir.<br />
Bu buluşmada kişisel hesaplar değil, Alevi toplumunun geleceği konuşulmalıdır.<br />
Cemevlerinin hukuki statüsü, eşit yurttaşlık, zorunlu din dersleri, inanç özgürlüğü, kamu kaynaklarından eşit yararlanma, kültürel mirasın korunması ve genç kuşaklara Aleviliğin aktarılması gibi temel konularda ortak ilkeler belirlenmelidir.<br />
Her kurum kendi tüzel kişiliğini ve bağımsızlığını korumalı, ancak ortak meselelerde aynı masada buluşabilmelidir.<br />
Birlik olmak, herkesin aynı düşünmesi değildir. Birlik olmak, farklı düşüncelere rağmen ortak değerlerde buluşabilmektir.<br />
<br />
<strong>SİYASET AYRI, İNANÇ YOLU AYRIDIR</strong><br />
<br />
Aleviler elbette siyaset yapmalıdır. Bu, her yurttaş gibi Alevilerin de en doğal demokratik ve anayasal hakkıdır.<br />
Ancak bireylerin siyasi tercihleriyle Alevi inanç kurumlarının varlık amacı birbirine karıştırılmamalıdır.<br />
Bir Alevi sağ görüşlü olabilir, bir başkası sol görüşlü olabilir. Birisi iktidarı destekler, diğeri muhalefeti tercih eder.<br />
Bunlar bireysel tercihlerdir.<br />
Fakat cemevinin kapısından içeri girildiğinde siyasi ayrılıklar değil, can olma bilinci öne çıkmalıdır.<br />
Aleviliğin siyasetin arka bahçesi hâline getirilmesine de, siyasi görüş ayrılıkları nedeniyle Alevi canların birbirinden uzaklaştırılmasına da karşı durmalıyız.<br />
Hiçbir siyasi parti, hiçbir makam, hiçbir kişisel çıkar Alevi halkının birlikteliğinden daha değerli değildir.</p>

<p><strong>ARTIK BEN DEĞİL, BİZ DEME ZAMANIDIR</strong><br />
<br />
Buradan bütün Alevi kurumlarının yöneticilerine bir çağrıda bulunmak istiyorum:<br />
Gelin, birbirimizi eleştirmekten önce birbirimizi dinleyelim.<br />
Gelin, geçmişte yaşanan kırgınlıkları ve ayrışmaları konuşarak aşmanın yollarını arayalım.<br />
Gelin, kurumlarımızın tabelalarını değil, Alevi halkının haklarını öne çıkaralım.<br />
Gelin, kimin daha büyük, kimin daha güçlü, kimin daha etkili olduğunu tartışmak yerine Alevi toplumunun ortak gücünü ortaya koyalım.<br />
Bir kurumun başarısını diğerinin kaybı olarak görmeyelim.<br />
Alevi kurumlarının güçlenmesi birbirine rakip olmakla değil, birbirini tamamlamakla mümkündür.<br />
Unutmayalım ki birlik, farklılıklarımızın yok edilmesi değil, farklılıklarımızla birlikte var olabilmektir.<br />
<br />
<strong>SON SÖZ: YOL BİRDİR, CAN BİRDİR!</strong><br />
<br />
Bizim yolumuz Hacı Bektaş-ı Veli'nin insan sevgisinden, Pir Sultan Abdal'ın haksızlık karşısındaki duruşundan, On İki İmamların adalet anlayışından beslenen bir yoldur.<br />
Bu yolda kibire, benliğe, ayrımcılığa ve ötekileştirmeye yer olmamalıdır.<br />
Alevi halkının yüzyıllardır verdiği var olma ve eşit yurttaşlık mücadelesi, kurumlar arasındaki anlaşmazlıkların gölgesinde kalmamalıdır.<br />
Bugün ihtiyaç duyduğumuz şey yeni ayrılıklar değil, ortak bir vicdan ve ortak bir iradedir.<br />
Hiçbir can kendisini dışlanmış, hiçbir ocak kendisini yok sayılmış, hiçbir kurum kendisini değersiz hissetmemelidir.<br />
Alevi halkının birlikteliğini sağlayacak olan yalnızca yöneticilerin bir araya gelmesi değil, en başta taliplerin sesine kulak verilmesidir.<br />
Çünkü bu yolun gerçek gücü makam sahiplerinde değil, Hakk'a ve hakikate gönül vermiş canlardadır.<br />
Artık susarak, birbirimizi tüketerek, ayrı ayrı mücadele ederek değil; konuşarak, anlaşarak ve dayanışarak geleceğe yürümeliyiz.<br />
Yol bir, sürek binbirdir.<br />
Can canın yoldaşıdır, rakibi değil!<br />
Alevilikte birlik, yalnızca bir temenni değil; gelecek kuşaklara karşı ortak sorumluluğumuzdur.<br />
Gelin, birbirimizin eksiklerini aramak yerine birbirimizin eksiğini tamamlayalım.<br />
Gelin, inciten değil iyileştiren; ayrıştıran değil birleştiren olalım.<br />
Bir olalım, iri olalım, diri olalım.<br />
Aşk ile, muhabbet ile, rızalık ile...<br />
<strong>Ergün KURT<br />
Antalya Hacı Bektaş-ı Veli Kültür Tanıtma Cemevi Derneği<br />
İmam Rızâ Cemevi Başkanı</strong></p>

<p><br />
&nbsp;</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/gucbirligi-platformundan-aleviler-konusuyor-calistayi-3621</link>
            <category>GÜNDEM</category>
            <pubDate>Thu, 15 Oct 2026 16:35:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Güçbirliği Platformu’ndan “Aleviler Konuşuyor” Çalıştayı</h1>
                        <h2>Pek çok Alevi Bektaşi federasyon, vakıf ve cemevleri ile aydınların girişimi ile oluşturulan Alevi-Bektaşi Güçbirliği Platformu, Ankara’da “Aleviler Konuşuyor” üst başlığı ile bir program düzenliyor.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/10/gucbirligi-platformundan-aleviler-konusuyor-calistayi-1792071959.webp">
                        <figcaption>Güçbirliği Platformu’ndan “Aleviler Konuşuyor” Çalıştayı</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p><span style="color:#000000">Başkanlığını önceki Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanı Ali Rıza Özdemir’în yaptığı Alevi-Bektaşi Güç Birliği Platformu tarafından düzenlenen ve federasyon başkanları, Alevi kanaat önderleri ile aydınların katılımıyla gerçekleştirilmesi beklenen “<strong>Aleviler Konuşuyor”</strong> başlıklı çalıştayın program detayları açıklandı.</span></p>

<p><span style="color:#000000">16 Ekim 2026 Cuma günü Ankara’da düzenlenecek olan etkinlik, Alevi-Bektaşi camiasının gündemdeki temel meselelere dair görüşlerini ve çözüm önerilerini paylaşacağı önemli bir buluşma olma niteliği taşıyor.</span></p>

<p><strong><span style="color:#000000">PROGRAM VE YER BİLGİLERİ</span></strong></p>

<p><span style="color:#000000"><strong>Tarih:</strong> 16 Ekim 2026, Cuma</span></p>

<p><span style="color:#000000"><strong>Yer:</strong> Türkiye Emekliler Derneği Ankara Misafirhane İktisadi İşletmesi (Kültür Mahallesi, Dr. Mediha Eldem Sokak No: 49, Kızılay / Ankara)</span></p>

<p><span style="color:#000000"><strong>Başlangıç Saati:</strong> 10.00</span></p>

<p><span style="color:#000000">Çalıştayda öngörülen oturumlar ve gündem başlıkları şöyle:</span></p>

<p><span style="color:#000000">Üç ana oturumdan oluşan programın akışı şu şekilde planlandı:</span></p>

<p><span style="color:#000000"><strong>10.00 – Açılış Konuşması:</strong> Program, Alevi-Bektaşi Güç Birliği Platformu Başkanı Ali Rıza Özdemir’in açılış konuşmasıyla başlayacak.</span></p>

<p><span style="color:#000000">1. Oturum (Saat 10.15):</span></p>

<p><span style="color:#000000"><strong>Moderatör:</strong> Mustafa Fırat</span></p>

<p><span style="color:#000000"><strong>Konuşmacı:</strong> Gazeteci Aykut Diş (“Terörsüz Türkiye” sunumu)</span></p>

<p><span style="color:#000000">Saat 11.00’de gerçekleşecek müzakerelerin ardından öğle arası verilecek.</span></p>

<p><span style="color:#000000">2. Oturum (Saat 14.00):</span></p>

<p><span style="color:#000000"><strong>Moderatör:</strong> Ali Rıza Özkan</span></p>

<p><span style="color:#000000"><strong>Konuşmacı:</strong> Avukat Kürşat Karacabey (“Yeni Anayasa” başlıklı konuşma)</span></p>

<p><span style="color:#000000">Saat 14.45’teki müzakerelerin ve 15.45’teki kısa aranın ardından son oturuma geçilecek.</span></p>

<p><span style="color:#000000">3. Oturum (Saat 16.00):</span></p>

<p><span style="color:#000000"><strong>Moderatör:</strong> Zeynel Sönmez</span></p>

<p><span style="color:#000000"><strong>Konuşmacı:</strong> Avrasya Anket’ten Kemal Özkiraz (“2028 Seçimleri” konusu)</span></p>

<p><span style="color:#000000">Saat 16.45’teki müzakerelerin ardından saat 17.45’te yapılacak kapanış konuşmalarıyla program sona erecek.</span></p>

<p><strong><span style="color:#000000">OTURUM SONUÇ RAPORU KAMUOYU İLE PAYLAŞILACAK</span></strong></p>

<p><span style="color:#000000">Platform yetkilileri, çalıştayın temel amacının Alevi toplumunun güncel politik, hukuki ve toplumsal gelişmeler karşısındaki duruşunu ve taleplerini ortak bir platformda ele almak olduğunu vurguladı. </span></p>

<p><span style="color:#000000">Etkinliğin tamamlanmasının ardından kapsamlı bir çalıştay raporunun kamuoyu ile paylaşılması planlanıyor.</span></p>

<p><span style="color:#000000"><img alt="" src="https://www.alevihaberler.com.tr/public/images/detay/WhatsApp%20Image%202026-10-12%20at%2021_45_12.jpeg" style="height:800px; width:537px" /></span></p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/meloni-ukrayna-duserse-sovyet-emperyalizmini-yeniden-konusuruz-3620</link>
            <category>DÜNYA</category>
            <pubDate>Thu, 15 Oct 2026 04:07:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Meloni: Ukrayna düşerse Sovyet emperyalizmini yeniden konuşuruz</h1>
                        <h2>İtalya Başbakanı Giorgia Meloni, Avrupa Konseyi öncesinde yaptığı konuşmada Ukrayna’ya verilen desteğin barışın alternatifi değil, barışı mümkün kılan tek yol olduğunu vurguladı.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/10/meloni-ukrayna-duserse-sovyet-emperyalizmini-yeniden-konusuruz-1792027171.webp">
                        <figcaption>Meloni: Ukrayna düşerse Sovyet emperyalizmini yeniden konuşuruz</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p><strong>İtalya Başbakanı Giorgia Meloni, Avrupa Konseyi öncesinde yaptığı konuşmada Ukrayna’ya verilen desteğin barışın alternatifi değil, barışı mümkün kılan tek yol olduğunu vurguladı. Meloni, Rusya’nın sivil halka yönelik saldırılarını sert şekilde eleştirirken, tarihsel bir uyarıda bulundu.<br />
<br />
Meloni,<em>"Prag ve Budapeşte’deki Rus tanklarını özlemiyorum. Berlin Duvarı’nı özlemiyorum. Eğer Ukrayna yarın kendini savunmayı bırakırsa, Rusya bir Avrupa ülkesini işgal eder ve<span style="color:#2980b9"> Sovyet tarzı emperyalizm</span> geri döner. Teslimiyet barış değildir. <span style="color:#2980b9">İşgaldir</span>"</em>dedi.</strong></p>

<p><strong><span style="font-size:18px"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">RUSYA’NIN SONBAHAR STRATEJİSİ: TERÖR, SOĞUK VE KARANLIK</span></span></strong><br />
Meloni, Rusya’nın cephede ilerleyemediği için elektrik santrallerini, hastaneleri, konutları ve hatta işe giden otobüsleri hedef alan yeni bir sonbahar kampanyası başlattığını belirtti. Kramatorsk’taki katliamı örnek gösteren İtalya Başbakanı, Moskova’nın amacının Ukrayna halkını terör, soğuk ve karanlıkla diz çöktürmek olduğunu söyledi.</p>

<p><em><strong>“Bu strateji, Rusya’nın sahada başaramadığını sivil halk üzerinden yapmaya çalıştığının açık göstergesidir”</strong></em> diyen Meloni, Kremlin propagandasının ve bu propagandayı İtalya’da yayanların iddialarının gerçeklerle çeliştiğini ifade etti.</p>

<p><span style="font-size:16px"><strong>"RUSYA EYLÜL AYINDA ELE GEÇİRDİĞİ ALANLARIN BÜYÜK KISMINI KAYBETTİ"</strong></span><br />
<br />
Meloni, Rusya’nın yılbaşından bu yana çok az toprak kazandığını, Eylül ayında ise son aylarda ele geçirdiği alanların büyük kısmını kaybettiğini hatırlattı. Bu çıkmazın tesadüf olmadığını, Ukraynalıların cesareti ve İtalya’nın da aralarında bulunduğu Avrupa’nın desteği sayesinde ortaya çıktığını belirtti.</p>

<p><em><strong>“Bu çıkmaz, Rusya’yı ciddi bir müzakere masasına oturtmanın tek etkili yoludur”</strong></em> diyen Meloni, Ukrayna’ya desteğin barışın alternatifi değil, barışı mümkün kılan unsur olduğunu söyledi.</p>

<p><strong><span style="font-size:16px"><span style="font-family:&quot;Calibri&quot;,&quot;sans-serif&quot;">"SOVYET TİPİ EMPERYALİZMİN GERİ DÖNÜŞÜNÜ KONUŞUYOR OLURDUK”</span></span></strong><br />
<br />
Meloni’nin konuşmasının en dikkat çekici bölümü tarihsel uyarıydı:</p>

<p><em><strong>“Eğer Ukrayna yarın kendini savunmayı bırakırsa, barışa kavuşmuş olmayız. Avrupa’da bir milletin işgalini ve <span style="color:#2980b9">Sovyet tipi emperyalizmin</span> geri dönüşünükonuşuyor olurduk. &nbsp;</strong></em></p>

<p><em><strong>Şahsen o yılları özlemiyorum. Prag ve Budapeşte isyanlarını bastıran <span style="color:#2980b9">Rus tanklarını da,</span> Berlin Duvarı’nı da özlemiyorum.”</strong></em></p>

<p>İtalya Başbakanı, kendi özgürlüğünü savunan bir halkın teslimiyetinin asla barış olarak adlandırılamayacağını vurguladı. “Kimse beni bunun aksine ikna edemez” diyen Meloni, istediği barışın adil ve kalıcı bir barış olduğunu, yalnızca böyle bir barışın Avrupa’yı ve Avrupa’nın çıkarlarını güvence altına alabileceğini belirtti.</p>

<p><span style="font-size:16px"><strong><span style="font-family:&quot;Calibri&quot;,&quot;sans-serif&quot;">TRUMP’IN RUS MOTORİN HAMLESİNE ELEŞTİRİ</span></strong></span><br />
<br />
ABD Başkanı Donald Trump’ın geçen Cuma duyurduğu Rus motorin anlaşmasını <strong>“çok riskli”</strong> olarak niteleyen Meloni, enerji fiyatlarındaki artışın asıl nedeninin İran’daki savaş olduğunu hatırlattı. Bu adımın Moskova’ya meşruiyet sağlayacağını, savaşı finanse edecek yeni gelirler yaratacağını ve yaptırımları zayıflatacağını savundu.</p>

<p><strong><span style="font-size:16px"><span style="font-family:&quot;Calibri&quot;,&quot;sans-serif&quot;">ENERJİ SANTRALLERİ İÇİN ATEŞKES ÇAĞRISI</span></span></strong><br />
<br />
Meloni, enerji altyapısına yönelik saldırıların durdurulması için taraflar arasında ateşkes ilan edilmesini desteklediklerini belirtti. Zelenski’nin bu konudaki olumlu tutumuna teşekkür eden İtalya Başbakanı, şimdi aynı adımı Rusya’dan beklediklerini söyledi.</p>

<p><span style="font-size:16px"><strong><span style="font-family:&quot;Calibri&quot;,&quot;sans-serif&quot;">AVRUPA MASADA OLMALI</span></strong></span><br />
Konuşmasını Avrupa’nın barış sürecinde söz sahibi olması gerektiği mesajıyla tamamlayan Meloni, 27 üye ülkenin ortak yetkiyle donatılmış güçlü bir temsilci belirlemesini talep etti:</p>

<p><em><strong>“Kıtamızı ve güvenliğimizi ilgilendiren bir barışın koşulları, biz olmadan yazılamaz.”</strong></em><br />
<br />
<a href="https://www.youtube.com/live/twd9NGzBmW0"><strong>Kaynak Link:&nbsp;https://www.youtube.com/live/twd9NGzBmW0</strong></a></p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/cepni-dernekleri-federasyonu-5-yasinda-3619</link>
            <category>GÜNDEM</category>
            <pubDate>Thu, 15 Oct 2026 00:39:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Çepni Dernekleri Federasyonu 5 Yaşında</h1>
                        <h2>Çepni Dernekleri Federasyonu, kuruluşunun 5. yılını kutladı. Federasyon, ortak tarih, kültür ve birlik iradesiyle tam beş yıl önce kurulduğunu duyurdu.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/10/cepni-dernekleri-federasyonu-5-yasinda-1792014401.webp">
                        <figcaption>Çepni Dernekleri Federasyonu 5 Yaşında</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p><strong>Çepni Dernekleri Federasyonu, kuruluşunun 5. yılını kutladı. Federasyon, ortak tarih, kültür ve birlik iradesiyle tam beş yıl önce kurulduğunu duyurdu.</strong><br />
<br />
Federasyondan yapılan açıklamada, Çepnilerin köklerine bağlı, tarihini bilen, kültürünü yaşatan ve gelecek nesillere aktarmayı görev edinen bir topluluk olduğu vurgulandı. Kuruluşun amacının yalnızca dernekleri bir çatı altında toplamak değil, ortak değerleri yaşatmak, boydaşlar arasında dayanışmayı güçlendirmek ve birlikteliği kalıcı hale getirmek olduğu belirtildi.<br />
<br />
Açıklamada, federasyonun temel hedefleri arasında Türk töresini öğrenmek, öğretmek ve yaşatmak; tarih, kültür, gelenek ve göreneklere sahip çıkmak; özü tanımak ve özüne dönmek yer aldığı ifade edildi. Geçmişi doğru anlamanın, kökleri bilmenin ve kültürel mirası gelecek kuşaklara aktarmanın en önemli sorumluluklardan olduğu kaydedildi.<br />
<br />
<img alt="" src="https://www.alevihaberler.com.tr/public/images/detay/WhatsApp%20Image%202026-10-15%20at%2000_35_48.jpeg" style="height:800px; width:533px" /></p>

<p><strong>ÇEPNİ DERNEKLERİ FEDERASYONUMUZ 5 YAŞINDA!</strong></p>

<p>Tam beş yıl önce bugün, ortak tarihimizden, kültürümüzden ve birlik olma irademizden aldığımız güçle Çepni Dernekleri Federasyonumuzu kurduk.</p>

<p>Biz Çepniler; köklerine bağlı, tarihini bilen, kültürünü yaşatan ve gelecek nesillere aktarmayı kendine görev edinen bir topluluğuz. Amacımız yalnızca derneklerimizi bir çatı altında toplamak değil; ortak değerlerimizi yaşatmak, boydaşlarımız arasında dayanışmayı güçlendirmek ve birlikteliğimizi kalıcı hâle getirmektir.</p>

<p>Federasyonumuzun kuruluş amaçlarının başında Türk töresini öğrenmek, öğretmek ve yaşatmak; tarihimize, kültürümüze, gelenek ve göreneklerimize sahip çıkmak; özümüzü tanımak ve özümüze dönmek gelmektedir. Geçmişimizi doğru anlamak, köklerimizi bilmek ve kültürel mirasımızı gelecek kuşaklara aktarmak, geleceğe karşı en önemli sorumluluklarımızdandır.</p>

<p>Bizler, Türk milletini bir arada tutan ortak tarihimizin, dilimizin, kültürümüzün ve kardeşlik bağlarımızın önemine inanıyoruz. Mezhepsel ve dinî farklılıklarımızı ayrışma sebebi değil, insanî ve toplumsal farklılıklar olarak görerek bu farklılıkların ötesinde ortak değerlerimizde buluşmayı amaçlıyoruz. Hiç kimseyi inancı veya mezhebi nedeniyle ötekileştirmeden; sevgi, saygı, hoşgörü ve dayanışma temelinde birlikteliğimizi güçlendirmek istiyoruz.</p>

<p>Çepni kültürünü ve tarihini araştırmak, Anadolu’nun farklı bölgelerinde ve diğer ülkelerde yaşayan Çepni boydaşlarımızla bağlarımızı kuvvetlendirmek, ortak kültürel değerlerimizi ortaya çıkarmak, bilimsel araştırmalar, konferanslar, çalıştaylar, festivaller ve kültürel etkinliklerle bu mirası yaşatmak temel hedeflerimiz arasındadır.</p>

<p>Atatürk ilke ve devrimlerini rehber edinerek; laik, demokratik ve hukuk devleti ilkelerine bağlı, insan haklarına, özgürlüklere, eşitliğe ve adalete saygılı bir anlayışla hareket ediyoruz. Amacımız, Çepni kimliğini yaşatırken toplumsal barışa, kardeşliğe ve ülkemizin ortak geleceğine katkı sunmaktır.</p>

<p>Anadolu’nun dört bir yanına dağılmış, bazen birbirinden habersiz, bazen kendi köklerinden uzaklaşmış Çepniler olarak biliyoruz ki; birlikten güç, geçmişimizi bilmekten bilinç, kültürümüze sahip çıkmaktan gelecek doğar.</p>

<p>Bizler, bir ağacın dalları gibi farklı coğrafyalarda yaşasak da aynı tarihî köklerden beslenen büyük bir kültürün mensuplarıyız. Sesimizi daha gür duyurmak, kültürümüzü daha güçlü yaşatmak ve çocuklarımıza kim olduklarını anlatabilmek için bir aradayız.</p>

<p>Bugün, kuruluşumuzun beşinci yılında hedefimiz; Çepni Dernekleri Federasyonumuzu daha ileriye taşımak, kurumsal yapımızı güçlendirmek, boydaşlarımız arasındaki dayanışmayı artırmak ve Türk kültürünün ayrılmaz bir parçası olan Çepni tarihini gelecek kuşaklara aktarmaktır.</p>

<p>Özümüze dönmek, köklerimizi tanımak, töremizi öğrenmek ve öğretmek; ayrılıklarımızı değil, ortak değerlerimizi büyütmek için çalışmaya devam edeceğiz.</p>

<p>Bu yolda emek veren, katkı sunan, bizimle yürüyen tüm derneklerimize, yöneticilerimize ve boydaşlarımıza gönülden teşekkür ediyoruz.</p>

<p>?? Birliğimiz daim, kardeşliğimiz güçlü, kültürümüz yaşatılır olsun!</p>

<p>Çepni Dernekleri Federasyonu’nun kuruluşunun 5. yılı kutlu olsun!</p>

<p>Dünden aldığımız güçle, bugünü birleştirerek, yarına yürüyoruz.</p>

<p>ÇEPNİ DERNEKLERİ FEDERASYONU</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/muhammet-arif-genc-yazdi-goebbelsten-gunumuze-yalanin-degismeyen-yuzu-3618</link>
            <category>KONUK YAZAR</category>
            <pubDate>Thu, 15 Oct 2026 00:08:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Muhammet Arif Genç yazdı. Goebbels’ten günümüze: Yalanın değişmeyen yüzü</h1>
                        <h2>Nazi Almanyası’nda propagandayı bir yönetim aracına dönüştüren Joseph Goebbels’in yöntemleri, bugün de bazı kesimler tarafından benzer şekilde kullanılıyor.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/10/muhammet-arif-genc-yazdi-goebbelsten-gunumuze-yalanin-degismeyen-yuzu-1792012230.webp">
                        <figcaption>Muhammet Arif Genç yazdı. Goebbels’ten günümüze: Yalanın değişmeyen yüzü</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p><strong>Nazi Almanyası’nda propagandayı bir yönetim aracına dönüştüren Joseph Goebbels’in yöntemleri, bugün de bazı kesimler tarafından benzer şekilde kullanılıyor.Basını kontrol eden, gerçekleri çarpıtan, düşmanlar yaratan ve aynı mesajları sürekli tekrarlayan Goebbels’in propagandası, yalnızca insanları yanıltmakla kalmamış; nefreti, ayrımcılığı ve insanlık suçlarını besleyen bir araca dönüşmüştü.</strong><br />
<br />
<strong>Çepni Dernekleri Federasyonu Genel Başkanı Muhammet Arif Genç, konuyla ilgili şunları yazdı:</strong><br />
&nbsp;</p>

<p>Joseph Goebbels, Nazi Almanyası’nda propagandayı bir yönetim aracına dönüştürdü. Basını kontrol etti, gerçekleri çarpıttı, düşmanlar yarattı ve insanların düşüncelerini yönlendirmek için aynı mesajları sürekli tekrarladı. Onun propagandası yalnızca insanları yanıltmakla kalmadı; nefreti, ayrımcılığı ve insanlık suçlarını besleyen bir araca dönüştü.</p>

<p>Bugün de kendisine gazeteci veya haberci diyen bazı kişiler, doğrulamadan haber yayımlıyor, iddiaları gerçek gibi sunuyor ve kamuoyunu kendi çıkarları doğrultusunda etkilemeye çalışabiliyor.</p>

<p>Elbette her yalan haber Goebbels’in propagandasıyla aynı değildir. Ancak yöntemlerdeki benzerlikler bize önemli bir ders verir: Bir yalanın sürekli tekrarlanması onu gerçeğe dönüştürmez; yalnızca daha fazla insanın ona inanmasına neden olabilir.</p>

<p>Gazetecinin görevi insanları yönlendirmek değil, doğru bilgiye ulaşmalarını sağlamaktır. Gerçekleri araştırmak yerine algı üretmeyi seçenler, mesleklerinin temel sorumluluğunu sorgulamalıdır.</p>

<p>Çünkü bir toplum için en büyük tehlikelerden biri yalnızca yalan söylenmesi değil, insanların artık gerçeği araştırmaktan vazgeçmesidir.</p>

<p>Joseph Goebbels Kimdir?</p>

<p>1933 ile 1945 yılları arasında Halkı Aydınlatma ve Propaganda Bakanlığı yapmış Alman politikacı ve Nazi Almanya’sının ikinci şansölyesi Adolf Hitlerin en yakın arkadaşı kitlesel propagandanın büyük yalan olarak bilinen tekniğini kullanmadaki ustalığı ile bılınirdi</p>

<p>Muhammet Arif Genç&nbsp;<br />
Çepni Dernekleri &nbsp;Federasyonu’nu Genel Başkanı</p>

<p>&nbsp;</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/devlet-bahceliden-turkiye-azerbaycan-kardesligi-uzerine-aciklama-3617</link>
            <category>SİYASET</category>
            <pubDate>Wed, 14 Oct 2026 22:56:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Devlet Bahçeli'den Türkiye-Azerbaycan kardeşliği üzerine açıklama</h1>
                        <h2>MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Türk Devletleri Teşkilatı’nın (TDT) Ekim ayının son haftasında Ankara’da yapılacak zirvesi öncesinde önemli bir açıklama yayımladı. Bahçeli, açıklamasında özellikle Türkiye-Azerbaycan ilişkilerine vurgu yaparak iki ülke arasındaki kardeşlik bağının sarsılmazlığını dile getirdi.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/10/devlet-bahceliden-turkiye-azerbaycan-kardesligi-uzerine-aciklama-1792008367.webp">
                        <figcaption>Devlet Bahçeli'den Türkiye-Azerbaycan kardeşliği üzerine açıklama</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p><strong>MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Türk Devletleri Teşkilatı’nın (TDT) Ekim ayının son haftasında Ankara’da yapılacak zirvesi öncesinde önemli bir açıklama yayımladı. Bahçeli, açıklamasında özellikle Türkiye-Azerbaycan ilişkilerine vurgu yaparak iki ülke arasındaki kardeşlik bağının sarsılmazlığını dile getirdi.</strong></p>

<p>Bahçeli,<em><strong> “Ege’den Hazar’a, geçmişten geleceğe Türkiye ve Azerbaycan aynı gönül coğrafyasının iki güçlü devletidir. İki ülke arasındaki kardeşlik hukukunu zedelemeye yönelik her türlü yaklaşım karşısında sağduyu, karşılıklı anlayış ve ortak akıl temelinde hareket edilmesi büyük önem taşımaktadır”</strong></em> ifadelerini kullandı.</p>

<p>Karabağ Zaferi’nin Başkomutanı Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev ile Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın zirvede bir araya geleceğini hatırlatan Bahçeli,<em><strong> “Bu buluşmanın Türkiye-Azerbaycan kardeşliğinin sarsılmaz iradesini bir kez daha ortaya koyacağına inanıyoruz”</strong></em> dedi.</p>

<p>TDT dönem başkanlığının Azerbaycan’dan Türkiye’ye geçeceğini belirten Bahçeli, Türkiye’nin Türk dünyasının ortak hedeflerini hayata geçirme konusunda önemli bir sorumluluk üstleneceğini kaydetti. Türkiye ile Azerbaycan arasındaki ilişkilerin bu sürecin en güçlü dayanaklarından biri olduğunu vurgulayan Bahçeli, iki ülke arasındaki tarihi, kültürel ve kardeşlik bağlarının siyasi gelişmelerin ötesinde milletlerin ortak hafızasına ve gönül bağına dayandığını söyledi.</p>

<p>Bahçeli, Türk devletleri arasındaki iş birliğinin her bir üye devletin egemenliğine, bağımsızlığına, toprak bütünlüğüne ve kendi iç hukukuna saygı ilkesi üzerine kurulu olduğunu da hatırlattı. <em><strong>“Her bir Türk Cumhuriyeti kendi içinde müstakil ve egemen bir devlettir. İş birliği bu egemenlik anlayışını esas almakta; karşılıklı saygı, eşitlik ve ortak menfaatler temelinde gelişmektedir” </strong></em>ifadelerini kullandı.</p>

<p>Açıklamasının son bölümünde Bahçeli, <em><strong>“Başta Azerbaycan olmak üzere Türk dünyası arasındaki kardeşlik hukukunu ve gönül bağını zedeleyecek hiçbir nifak tohumunun aramıza ekilmesine müsaade etmeden, Türk cumhuriyetlerinin egemenlik ve bağımsızlıklarına karşılıklı saygı temelinde iş birliğimizi derinleştirmek, tarihimizin bizlere yüklediği sorumluluk bilinciyle ortak geleceğimizi inşa etmek”</strong></em> hedefini ortaya koydu.</p>

<p>Bahçeli, Türkiye’nin TDT dönem başkanlığı sürecinde tarihinden aldığı güç, devlet tecrübesi ve gelecek vizyonuyla Türk dünyasının birlik, dayanışma ve yükseliş hedeflerine katkı sunmaya devam edeceğini de vurguladı.<br />
<br />
<strong>Devlet Bahçeli'nin açıklamasının tam metni şöyle:</strong><br />
<br />
&nbsp;</p>

<p>Dünyada siyasi, ekonomik ve jeopolitik gelişmelerin hız kazandığı bir dönemde, Türk Devletleri Teşkilatı’nın ulaştığı seviye, Türk dünyasının geleceği bakımından büyük önem taşımaktadır.</p>

<p>Türk Devletleri Teşkilatı; ortak tarihimizin, kültürümüzün ve müşterek gelecek tasavvurumuzun kurumsal zemini hâline gelmiştir. Adriyatik’ten Çin Seddi’ne uzanan geniş Türk dünyasında siyasi iradenin güçlendiği, ekonomik ve ticari ilişkilerin geliştiği, ulaştırma ve enerji bağlantılarının genişlediği yeni bir dönem şekillenmektedir.</p>

<p>Savunma sanayii, teknoloji, eğitim, bilim ve kültür başta olmak üzere birçok alanda iş birliği imkânlarının artması, Türk devletleri arasındaki ilişkilerin çok boyutlu bir yapıya kavuştuğunu göstermektedir.</p>

<p>Bununla birlikte Türk Devletleri Teşkilatı bünyesindeki ilişkilerin temelinde, her bir üye devletin egemenliğine, bağımsızlığına, toprak bütünlüğüne ve kendi iç hukukuna saygı ilkesi bulunmaktadır. Her bir Türk Cumhuriyeti kendi içinde müstakil ve egemen bir devlettir. Türk devletleri arasındaki iş birliği, bu egemenlik anlayışını esas almakta; karşılıklı saygı, eşitlik ve ortak menfaatler temelinde gelişmektedir.</p>

<p>Ege’den Hazar’a, geçmişten geleceğe Türkiye ve Azerbaycan aynı gönül coğrafyasının iki güçlü devletidir. İki ülke arasındaki kardeşlik hukukunu zedelemeye yönelik her türlü yaklaşım karşısında sağduyu, karşılıklı anlayış ve ortak akıl temelinde hareket edilmesi büyük önem taşımaktadır.</p>

<p>Türkiye’nin Türk Devletleri Teşkilatı dönem başkanlığını üstlenecek olması da bu gelişmelerin ortaya çıkardığı önemli bir sorumluluk ve fırsattır.</p>

<p>Türkiye ile Azerbaycan arasındaki ilişkiler ise bu sürecin en güçlü dayanaklarından biridir. İki ülke arasındaki tarihi, kültürel ve kardeşlik bağları, siyasi gelişmelerin ötesinde milletlerimizin ortak hafızasına ve gönül bağına dayanmaktadır.</p>

<p>Bu bakımdan Karabağ Zaferinin Başkomutanı Azerbaycan Cumhurbaşkanı Sayın İlham Aliyev ile Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın zirvede gerçekleştireceği buluşmanın, Türkiye-Azerbaycan kardeşliğinin sarsılmaz iradesini bir kez daha ortaya koyacağına inanıyoruz.</p>

<p>Ekim ayının son haftasında Ankara’da gerçekleştirilecek Türk Devletleri Teşkilatı Zirvesi, bu bakımdan tarihi bir önem taşımaktadır. Zirvede dönem başkanlığının Azerbaycan’dan Türkiye’ye geçmesiyle birlikte Türkiye, Türk dünyasının ortak hedeflerinin hayata geçirilmesine yönelik önemli bir sorumluluk üstlenecektir.</p>

<p>Türkiye; tarihî birikimi, devlet tecrübesi, ekonomik kapasitesi, diplomatik gücü ve Türk dünyasıyla kurduğu güçlü ilişkiler sayesinde Teşkilatın gelişiminde önemli bir konuma sahiptir.</p>

<p>Dönem başkanlığı sürecinde Türkiye’nin önünde kapsamlı bir çalışma gündemi bulunmaktadır.</p>

<p>Bakanlıklar, kamu kurumları, üniversiteler, yerel yönetimler, meslek kuruluşları ve sivil toplum yapıları; kendi görev alanlarında Türk Devletleri Teşkilatı’nın 2040 Vizyon Belgesi doğrultusunda somut, kalıcı ve sonuç odaklı projeler geliştirmelidir.</p>

<p>İsmail Gaspıralı’nın ortaya koyduğu “Dilde, fikirde, işte birlik” anlayışı, bugün Türk devletleri arasındaki ilişkilerin çağın şartlarına uygun biçimde geliştirilmesi bakımından yol gösterici niteliğini korumaktadır.</p>

<p>Bu çerçevede eğitim, kültür, ekonomi, bilim ve teknoloji alanlarında iş birliği mekanizmaları güçlendirilmeli; Türkiye’nin bilgi birikimi ve kurumsal kapasitesi, Türk dünyasının ortak kalkınma hedefleri doğrultusunda değerlendirilmelidir.</p>

<p>Türk dünyasının sahip olduğu potansiyel, devletlerimizin mevcut imkânlarının toplamından daha büyük bir anlam taşımaktadır. Bu potansiyelin gerçek bir güce dönüşmesi; ortak akıl, güçlü koordinasyon, karşılıklı saygı, egemenliklere riayet ve uzun vadeli bir bakışla mümkündür.</p>

<p>Türkiye’nin dönem başkanlığı da bu anlayışın somut sonuçlara dönüştürüldüğü bir dönem olmalıdır.</p>

<p>İstikametimiz açıktır: Başta Azerbaycan olmak üzere Türk dünyası arasındaki kardeşlik hukukunu ve gönül bağını zedeleyecek hiçbir nifak tohumunun aramıza ekilmesine müsaade etmeden, Türk cumhuriyetlerinin egemenlik ve bağımsızlıklarına karşılıklı saygı temelinde iş birliğimizi derinleştirmek, tarihimizin bizlere yüklediği sorumluluk bilinciyle ortak geleceğimizi inşa etmek, Türk ve Türkiye Yüzyılı hedefini Türk dünyasının yükselişiyle buluşturmaktır.</p>

<p>Türkiye, Türk Devletleri Teşkilatı dönem başkanlığı sürecinde tarihinden aldığı güç, devlet tecrübesi ve gelecek vizyonuyla Türk dünyasının birlik, dayanışma ve yükseliş hedeflerine katkı sunmaya devam edecektir.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/bakan-gurlek-fetonun-hicbir-finans-agina-hicbir-orgutsel-faaliyetine-musamaha-gostermeyecegiz-3616</link>
            <category>SİYASET</category>
            <pubDate>Wed, 14 Oct 2026 20:27:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Bakan Gürlek: Fetö’nün hiçbir finans ağına, hiçbir örgütsel faaliyetine müsamaha göstermeyeceğiz</h1>
                        <h2>Adalet Bakanı Akın Gürlek, İzmir, Eskişehir ve Ağrı’da FETÖ ve DEAŞ terör örgütlerine yönelik düzenlenen 4 operasyonda 35 şüpheliden 33’ünün gözaltına alındığını açıkladı.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/10/bakan-gurlek-fetonun-hicbir-finans-agina-hicbir-orgutsel-faaliyetine-musamaha-gostermeyecegiz-1791999349.webp">
                        <figcaption>Bakan Gürlek: Fetö’nün hiçbir finans ağına, hiçbir örgütsel faaliyetine müsamaha göstermeyeceğiz</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p><strong>Adalet Bakanı Akın Gürlek, İzmir, Eskişehir ve Ağrı’da FETÖ ve DEAŞ terör örgütlerine yönelik düzenlenen 4 operasyonda 35 şüpheliden 33’ünün gözaltına alındığını açıkladı. Bakan Gürlek, “FETÖ’nün hiçbir finans ağına, hiçbir örgütsel faaliyetine, hiçbir yeniden yapılanma girişimine müsamaha göstermeyeceğiz” dedi.</strong></p>

<p>Adalet Bakanı Gürlek, İzmir, Eskişehir ve Ağrı Cumhuriyet Başsavcılıklarının koordinasyonunda, Emniyet ve Jandarma teşkilatlarının yürüttüğü çalışmalar kapsamında FETÖ ve DEAŞ’ın finansmanına ve örgütsel yapılanmasına yönelik operasyonlar gerçekleştirildiğini kaydetti.</p>

<p>Operasyonlarda 35 şüpheli hakkında işlem yapıldığını, 33 şüphelinin gözaltına alındığını belirten Bakan Gürlek, şüphelilerden birinin yurt dışında olduğunun belirlendiğini, firari bir şüphelinin de yakalanmasına yönelik çalışmaların sürdüğünü kaydetti.</p>

<p><strong>ABD BAĞLANTILI PARA TRAFİĞİ ORTAYA ÇIKARILDI</strong></p>

<p>Eskişehir Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturmada, ABD’de bulunan FETÖ bağlantılı bir şirket üzerinden Türkiye’den gönderilen gıda ürünleri karşılığında para transferleri gerçekleştirildiğinin tespit edildiğini vurgulayan Bakan Gürlek, “Söz konusu transferlerin FETÖ’nün yeniden yapılanmasının finansmanında kullanılabileceği değerlendirildi. 10 şüpheliye yönelik gerçekleştirilen operasyonda 9 şüpheli yakalanarak gözaltına alındı. 1 şüphelinin yakalanmasına yönelik çalışmalar devam ediyor.” dedi.</p>

<p><strong>BYLOCK, BANK ASYA VE HTS KAYITLARI İNCELENDİ</strong></p>

<p>İzmir Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturmada ise ByLock yazışmaları, Bank Asya kayıtları ve HTS verileri üzerinden yapılan incelemeler sonucunda FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye oldukları değerlendirilen 3 şüpheliye yönelik İzmir ve Aydın’da operasyon düzenlendiğini belirten Bakan Gürlek, şunları kaydetti:</p>

<p>“Şüphelilerden 2’si yakalanarak gözaltına alınırken, 1 şüphelinin yurt dışında olduğu belirlendi. İzmir Cumhuriyet Başsavcılığımızca yürütülen bir diğer soruşturmada, FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün güncel yapılanması içerisinde faaliyet yürüttükleri değerlendirilen 21 şüpheliye yönelik İzmir merkezli 4 ilde operasyon gerçekleştirildi. Şüphelilerin tamamı yakalanarak gözaltına alındı.”</p>

<p><strong>DEAŞ’IN FİNANSMANINA OPERASYON</strong></p>

<p>Bakan Gürlek, Ağrı Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında ise Terörizmin Finansmanının Önlenmesi Hakkında Kanun’a muhalefet suçu çerçevesinde DEAŞ terör örgütünün finansmanına yönelik gerçekleştirilen operasyonda bir şüphelinin gözaltına alındığını açıkladı.</p>

<p><strong>“FİNANS KAYNAKLARINI KURUTMAYA DEVAM EDECEĞİZ”</strong></p>

<p>Soruşturmaları yürüten başsavcılıklar ile operasyonlarda görev alan Emniyet ve Jandarma personeline teşekkür eden Bakan Gürlek, terör örgütlerinin finans kaynaklarına yönelik mücadelenin kararlılıkla sürdürüleceğini vurguladı.</p>

<p>Bakan Gürlek, “Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde; devletimizin bekasını, millî irademizi ve hukuk düzenimizi hedef alan FETÖ başta olmak üzere tüm terör örgütleriyle mücadelemizi kararlılıkla ve tavizsiz şekilde sürdürüyoruz. Kim hangi şirketin, hangi finansal ilişkinin veya hangi yapının arkasına saklanırsa saklansın; terör örgütlerinin finans kaynaklarını kurutmaya, yasa dışı para akışlarını ortaya çıkarmaya ve örgütsel yapılanmalarını tüm unsurlarıyla çökertmeye devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.</p>

<p>&nbsp;</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/kilicdaroglundan-azerbaycan-aciklamasi-3615</link>
            <category>SİYASET</category>
            <pubDate>Wed, 14 Oct 2026 17:28:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Kılıçdaroğlu'ndan Azerbaycan açıklaması</h1>
                        <h2>CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Azerbaycan'daki başörtüsü engeline tepki göstererek kadınların kıyafetleri üzerinden siyaset yapılmaması ve eğitim haklarının kısıtlanmaması çağrısında bulundu.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/10/kilicdaroglundan-azerbaycan-aciklamasi-1791988217.webp">
                        <figcaption>Kılıçdaroğlu'ndan Azerbaycan açıklaması</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p><strong>CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Azerbaycan'daki başörtüsü engeline tepki göstererek kadınların kıyafetleri üzerinden siyaset yapılmaması ve eğitim haklarının kısıtlanmaması çağrısında bulundu.</strong><br />
<br />
Azerbaycan’da başörtülü öğrenci ve öğretmenlerin eğitim kurumlarına kabul edilmemesiyle başlayan gerilim ve protestolar, Türkiye gündemindeki yerini koruyor. Okul kapılarından çevrilen öğrencilerin yaşadığı mağduriyetler kamuoyunda geniş yankı uyandırırken, konuya ilişkin dikkat çeken bir değerlendirme de Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'ndan geldi.</p>

<p>Partisinin grup toplantısında konuşan Kılıçdaroğlu, Azerbaycan halkının sevincini de acısını da yürekten paylaştıklarını belirterek, geçmişte benzer süreçlerden geçen Türkiye'nin deneyimlerine vurgu yaptı. Kadınların kılık kıyafeti üzerinden yürütülen ayrımcılığa son verilmesi gerektiğini ifade eden CHP lideri, laikliğin ve demokrasinin temel dayanağının bireysel inançlara gösterilen saygı olduğunu belirterek Azerbaycan yönetimine çağrıda bulundu.</p>

<p><strong><em>Kemal Kılıçdaroğlu’nu açıklaması şu şekilde:</em></strong></p>

<p><strong><em>&nbsp;“Başörtüsü olayları oluyor. İzliyoruz, gazetelere yansıyor. Sevgili Azerbaycanlı kardeşlerim bu acıyı biz yaşadık, bu acının bitmesi lazım. Kadınların 'başı açık, başı kapalı' diye ayrılması doğru değil. İsteyen başını açar, isteyen başını kapatır, Türkiye burada çok ağır bir sınavdan geçti. Bizim de burada sorumluluğumuz oldu. Bu sorumluluğu üstlenen bir kişi olarak Azerbaycan'a sesleniyorum: Kadınları özgür bırakın, istediği kıyafetini seçsin. Başörtülü bir kızın üniversiteye alınmaması ne demektir? Üniversiteye gitmeli, dünyayı görmeli, öğrenmeli, çevreye bakmalı. O belki bir sanatçı, bir yazar, bir mühendis olacak. Biz artık kadınların kılık kıyafeti üzerinden siyaset yapmayalım. Bunu, bu acıları yaşamış ve bu konuda sorumluluğu olan bir partinin genel başkanı olarak söylüyorum, lütfen ayrışma yapmayın. Kadınların başımızın üstünde yeri vardır. Bırakın onlar üniversiteye gitsin, öğretmenleri olsun başı açık, başı kapalı, hiç önemli değil. Laikliğin güvencesi kadının başörtüsü değildir. Laikliğin güvencesi demokrasidir, demokrasi. Laikliğin güvencesi insan haklarıdır. Laikliğin güvencesi herkesin inancına, herkesin yaşam tarzına saygı duymaktır. Hiç kimseyi inancından ötürü yargılayamayız.”</em></strong></p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/aselsan-tarafindan-gelistirilen-gokbagi-sistemi-3614</link>
            <category>GÜNDEM</category>
            <pubDate>Tue, 13 Oct 2026 22:31:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>ASELSAN tarafından geliştirilen GÖKBAĞI sistemi</h1>
                        <h2>ASELSAN tarafından geliştirilen GÖKBAĞI sistemi, modern savaşın en kritik ihtiyacı olan kesintisiz, emniyetli, düşük gecikmeli ve yüksek kapasiteli haberleşmeyi Türk Silahlı Kuvvetleri’ne (TSK) kazandırarak muharebe alanında yeni bir dönem başlatıyor.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/10/aselsan-tarafindan-gelistirilen-gokbagi-sistemi-1791921776.webp">
                        <figcaption>ASELSAN tarafından geliştirilen GÖKBAĞI sistemi</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p><strong>Modern savaş sahasının hızla değişen dinamikleri, taktik ve stratejik seviyede kesintisiz, emniyetli, düşük gecikmeli ve yüksek kapasiteli haberleşme sistemlerini zorunlu kılıyor. ASELSAN’ın geliştirdiği GÖKBAĞI, LEO Uydu Haberleşme Sistemi ile Askeri 5G Haberleşme Sistemi’ni tek bir çatı altında birleştirerek bu ihtiyaca yanıt veriyor.</strong></p>

<p>ASELSAN tarafından geliştirilen GÖKBAĞI sistemi, modern savaşın en kritik ihtiyacı olan kesintisiz, emniyetli, düşük gecikmeli ve yüksek kapasiteli haberleşmeyi Türk Silahlı Kuvvetleri’ne (TSK) kazandırarak muharebe alanında yeni bir dönem başlatıyor. LEO uydu haberleşme sistemi ile Askeri 5G teknolojisini tek çatı altında birleştiren GÖKBAĞI, TSK’nın harekât kabiliyetini önemli ölçüde güçlendiriyor.</p>

<p><strong><span style="font-size:16px">Yeni nesil harekâtın temel ihtiyacı: Kesintisiz ve dirençli haberleşme</span></strong></p>

<p>Geleceğin harekât ortamlarında askeri operasyonlar kara, hava ve denizin yanı sıra uzay alanında da yürütülecek. LEO, MEO ve GEO yörüngelerdeki uydular keşif, gözlem, konumlama, navigasyon ve haberleşme alanlarında kritik destek sağlayacak.</p>

<p>Uydu haberleşmesi, karasal bağlantıların yetersiz veya bulunmadığı bölgelerde yedeklilik sunarak eksikleri tamamlıyor. GEO uyduları sabit konumları sayesinde önemini korurken, yaklaşık 36.000 km uzaklık nedeniyle gecikme, kapasite ve hız açısından sınırlamalar taşıyor. Bu boşluğu dolduran LEO yörünge ise düşük gecikme, yüksek kapasite ve karıştırmaya karşı daha yüksek direnç avantajları sunuyor.</p>

<p>Fırlatma maliyetlerinin düşmesi ve seri üretimle yüksek adetli uydu takımlarının yörüngeye yerleşmesi, dünya çapında kesintisiz kapsama alanı oluşturuyor. Uyduların hareket halinde olması da doğal bir koruma sağlıyor.</p>

<p><strong><span style="font-size:16px">ASTRALINK ve ÇELİKKUBBE entegrasyonu</span></strong></p>

<p>ASELSAN, IAC 2026’da ASTRALINK LEO Haberleşme Uydusu’nu da öne çıkaracak. ASTRALINK, GÖKBAĞI kapsamında geliştiriliyor; ayda dört uyduya kadar seri üretim hedefiyle Türkiye’nin yerli uzay haberleşme yetkinliklerini güçlendirmeyi amaçlıyor.</p>

<p>Ayrıca GÖKBAĞI, LEO uydu haberleşmesini kullanarak ÇELİKKUBBE hava ve füze savunma sistemlerinin haberleşme ihtiyaçlarını karşılayacak. Düşük gecikmeli ve yüksek kapasiteli veri paylaşımı, hava ve füze savunması için kritik önem taşıyor.</p>

<p><strong><span style="font-size:16px">&nbsp;“Her yerde kesintisiz bağlantı”</span></strong></p>

<p>GÖKBAĞI, 5G’nin yüksek bant genişliğini LEO uydularının küresel erişim gücüyle birleştirerek stratejik üstünlük sağlıyor. Hibrit mimarisi, frekans atlama tekniği, MIMO altyapısı, siber güvenlik katmanları ve akıllı yönlendirme yetenekleriyle en zorlu harekât sahalarında emniyetli, hızlı ve kesintisiz iletişimin teminatı oluyor.</p>

<p>Kaynak: ASELSAN resmi X hesabı<br />
Kaynak link:https://x.com/aselsan/status/2107079866717700176</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/kemal-kilicdaroglu-saibeli-adamin-chpde-yeri-yoktur-3613</link>
            <category>SİYASET</category>
            <pubDate>Tue, 13 Oct 2026 21:48:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Kemal Kılıçdaroğlu: Şaibeli adamın CHP'de yeri yoktur!</h1>
                        <h2>Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, TBMM CHP Grup Toplantısı'nda yaptığı sunuş konuşmasında gündemdeki öne çıkan gelişmeleri değerlendirdi.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/10/kemal-kilicdaroglu-saibeli-adamin-chpde-yeri-yoktur-1791917781.webp">
                        <figcaption>Kemal Kılıçdaroğlu: Şaibeli adamın CHP'de yeri yoktur!</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p><strong><em>Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu:</em></strong></p>

<p><strong><em>- “İsmet İnönü’nün 10 Ekim 1923’te Meclis’e verdiği mazbata ile kabul edilen Ankara’mızın başkent oluşunun 103’üncü yılı kutlu olsun; bu şehri başkent yapan ve kalkınmasına katkı sağlayan herkese şükranlarımızı sunuyoruz.”</em></strong></p>

<p><strong><em>- “Cizre lojistik üs olma potansiyeline sahip önemli bir ilçemizdir; organize sanayi bölgesine doğal gaz hattı derhal çekilmeli ve 14 yıldır kapalı tutulan Nusaybin Sınır Kapısı bölge ekonomisi için açılmalıdır.”</em></strong></p>

<p><strong><em>- “Hiçbir gazetecinin tutuklanmasını veya ev hapsine alınmasını kabul etmiyoruz; Anayasa Mahkemesi’nin kararına ve vicdana uygun olarak Tayfun Kahraman derhal serbest bırakılmalıdır.”</em></strong></p>

<p><strong><em>- “Üreticide 7 lira olan limon markette 51 liraya satılmaktadır; Tarım Kanunu’na göre çiftçiye ödenmesi gereken 630 milyar liralık desteğin sadece 168 milyar lirada kalması yasanın uygulanmadığını gösterir.”</em></strong></p>

<p><strong><em>- “Çok açık net söylüyorum, yolsuzluk yapan belediye başkanlarının, hırsızlık yapan belediye başkanlarının sığınacağı tek liman AK Parti Genel Merkezidir.”</em></strong></p>

<p><strong><em>- “Halkın oylarıyla seçilip başka partilere geçen belediye başkanlarında ciddi bir ahlak sorunu vardır; yolsuzluk yapan ve ilan ettiğimiz 7 temel ilkeye uymayanların CHP’de yeri yoktur.”</em></strong></p>

<p><strong><em>- “Torpille hâkim ve savcı atanan bir sistemde vicdani kanaat ve yargı bağımsızlığından bahsedilemez; halkın adalete güveninin %20-30 seviyelerine düşmesi iktidarın sorumluluğundadır.”</em></strong></p>

<p><strong><em>- “Fon vurgunu diyoruz, Mecliste araştıralım diyoruz, araştırma önergesi veriyoruz, reddediyorlar. Olmaz, reddediyorsan ortağısın, kimse kusura bakmasın!”</em></strong></p>

<p><strong><em>- “Siyasetçi ve bürokrat el ele vererek vatandaşı soymuştur; yaşanan bu fon skandalı bir devlet krizidir ve Meclis tarafından suç örgütü kapsamında araştırılmalıdır.”</em></strong></p>

<p><strong><em>- “Bir barış sürecini, bir çözüm sürecini yaşadık. Başlangıcı gayet güzel gitti. CHP olarak biz barışı her yerde, her ortamda savunduk. Bu bizim görevimiz zaten. O nedenle parlamentoda destek verdik. Sonunda bizim dediğimize geldiler, çözümün adresinin parlamento olduğunu kabul ettiler. Bunun bir an önce çözülmesi lazım. Eğer bir yerde tıkanıklık varsa, bizim üstümüze düşen bir görev varsa biz o tıkanıklığı kaldırmaya da hazırız.”</em></strong></p>

<p><strong><em>Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, TBMM CHP Grup Toplantısı'nda yaptığı sunuş konuşmasında gündemdeki öne çıkan gelişmeleri değerlendirdi. Ankara'nın başkent oluşunun 103’üncü yıl dönümü ve Amasya maden faciası anmasıyla konuşmasına başlayan CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu; Şırnak ve Cizre temaslarından basın özgürlüğüne, çiftçilerin ağır ekonomik sorunlarından yargıdaki liyakatsizliğe, AK Parti'ye geçen belediye başkanlarından milyarlarca liralık fon vurgununa ve toplumsal barışa kadar gündeme ilişkin pek çok başlıkta değerlendirmelerde bulundu.</em></strong></p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong><em>CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu, grup toplantısında yaptığı konuşmada şunları söyledi:</em></strong></span></p>

<p>Hepinizi sevgiyle, saygıyla selamlıyorum. Bütün vatandaşlarıma selamlarımı, saygılarımı sunuyorum. Televizyonları başında bizi izleyen değerli yurttaşlarımıza da Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı ve grubu olarak ayrıca selamlarımızı, saygılarımızı gönderiyoruz.</p>

<p>103 yıl... 103 yıl… Ankara'nın başkent oluşunun 103’üncü yılı. Rahmetli Malatya Milletvekili İsmet İnönü, 10 Ekim 1923'te bir mazbata, o dönemin ifade-i deyimiyle Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne veriyor ve meclisin ikinci oturumunda Ankara'nın başkent oluşu kabul ediliyor. Hepimize hayırlı uğurlu olsun. Ankara'mızla gurur duyuyoruz. Ankaralılarla da gurur duyuyoruz. Başkenti başkent yapan, başkentin kalkınmasına, büyümesine katkısı olan herkese selamlarımızı, saygılarımızı sunuyoruz. Hayatta olmayanlara da Allah'tan rahmet diliyoruz.</p>

<p>Maden faciası, Amasya faciasının da yıldönümü. 43 madencimiz hayatını kaybetti. O acıyı biliyorum. Acıyı ailelerle paylaştım. Aileleri ziyaret ettim. Onlarla zaman zaman bir araya geldim. Tabii, Allah bu tür facialara yol açmasın, izin vermesin. En büyük dileğimiz odur zaten. Ama sonuçta bu facialara yol açanlar büyük ölçüde o işin uzmanları olması gerekirken, uzman değil de başkalarının aldıkları önlemler sonucu maalesef bu tür kazalar oluyor ve insanlarımız gereksiz yere hayatını kaybediyor. Umarız bir daha bu tür acıları yaşamayız.</p>

<p><strong>“CİZRE, TÜRKİYE'NİN AYDINLIK YÜZÜ VE LOJİSTİK ÜSSÜ OLACAK”</strong></p>

<p>Efendim, geçen hafta Şırnak'taydım. İdil'e ve Cizre'ye gittik. Halkın çözüm süreciyle ilgili olarak duyarlılığı var ama endişeleri de var. "İnşallah bozulmaz." diyorlar. "İnşallah çözüm süreci başarıya ulaşır." diyorlar. Onlara şunu söyledim: Bu olayın bitmesi için Cumhuriyet Halk Partisi olarak ta öteden beri katkı verdik, mücadele ettik, adres gösterdik. Bu sorunun çözülmesi lazım. Sorunun çözülmesi için Cumhuriyet Halk Partisi olarak geçmişte de katkı verdik, bugün de katkı veriyoruz. Bir an önce bu sorun çözülsün ve Türkiye huzura kavuşsun, bölge huzura kavuşsun. Bölgenin arzu ettiği en temel beklenti bu. Biz huzur içinde yaşamak istiyoruz. Birlikte yaşamak istiyoruz. Özgürce yaşamak istiyoruz. Aynı ülkenin vatandaşlarıyız. Birlikte olmalıyız. Birlikte mücadele etmeliyiz. Kıvançta ve tasada beraber olmalıyız. Dolayısıyla ayrımcılığa yer yok. Teröre de yer olmasın ve hep beraber bu ülkede birlikte huzur içinde yaşayalım. Biz bugün de gelecekte de bu ülkenin hayrı için, bu ülkenin barışı için ne gerekiyorsa onu yapacağız. Cumhuriyet Halk Partisi'nin kalbi Doğu’da, Güneydoğu’da atıyor. Bunu bilmenizi isterim. Cizre Sanayi ve Ticaret Odası'nı da ziyaret ettik.</p>

<p>Cizre tabii tarihi bağrında taşıyan, bağrında yaşayan önemli bir ilçemiz. Bir lojistik üssü olması gereken bir ilçemiz. Bu ilçenin sınırları içinde hemen sınır kapısından günde 1.400’ü aşkın tır, ticari araç Türkiye'yi terk ediyor, Irak'a gidiyor. Öbür taraftan da 1.400’ü aşkın araç Türkiye'ye geliyor. Dolayısıyla bu 2.800 aracın bir gün içinde gidip gelmesi Cizre'ye ayrı bir önem atfediyor. Biz Cizre'nin bu bağlamda büyümesini, Cizre'nin bir lojistik üs olmasını istiyoruz. Habur sınırından Irak'a gidenler ve gelenler bizim açımızdan da son derece önemli. Ekonomik açıdan, sosyal açıdan, politik açıdan bütün bu önemi korumak ve büyütmek zorundayız.</p>

<p>Ve lojistik üs olması için de başkan, Sayın Başkan dedi ki, Sayın Ömer Faruk Yıldırım, “Biz, OSTİM Teknik Üniversitesi'yle de bir işbirliği yapıyoruz." diye. OSTİM Teknik Üniversitesi'ni biliyorum. Başarılı bir rektörü var. İnşallah bu işbirliğini sonlandırırlar. Daha doğrusu yani hedefi gerçekleştirirler ve dolayısıyla Cizre Organize Sanayi Bölgesi, Cizre'nin kendisi, Ticaret ve Sanayi Odası beklentileri karşılamış olur. Organize Sanayi Bölgesi'nde bazı firmaların kapandığını da söyledim. Doğal gazın olmadığını, doğal gaz boru hattı oradan geçmesine karşın doğal gazın organize sanayi bölgesine henüz ulaşmadığını ifade ettim. Buradan ilgili kamu kuruluşu yetkililerine ve Sayın Bakan'a da seslenmek isterim. Lütfen Cizre'nin organize sanayi bölgesine doğal gaz hattını çekiniz ve orayı büyütünüz. Orası Türkiye'nin aydınlık yüzü olacak. Orası Türkiye'nin lojistik üssü olacak. Orası istihdam yaratacak. Dolayısıyla bunu kaçırmamak gerekiyor. Nusaybin Sınır Kapısı 14 yıldır kapalı, 14 yıldır. Bekliyorlar. Sınır kapısının açılmasını istiyorlar. Çünkü bu sınır kapısı Mardin, Cizre, Diyarbakır, Şanlıurfa ve Batman için son derece önemli. Onu da ifade etmek isterim.</p>

<p>Bu arada değerli arkadaşlarım, ziyaretim sırasında dışarı çıktığımda, evden dışarı çıktığımda küçük bir kız çocuğu geldi. Biraz heyecanlanarak "Biz okula gitmek istiyoruz." dedi. "Ben okula gitmek istiyorum." dedi. "Okula gitmek istiyorum ama köy yolları çok kötü." dedi. "Bu köy yolları lütfen söyleyin. Ben okumak istiyorum." dedi. Bu kızın talebini hem Millî Eğitim Bakanlığına hem yolları yapacak olan bakana iletmek istiyorum. Nereden? Sizin huzurunuzda. O kızın talebi mutlaka ama mutlaka yerine gelmeli. O kız okumak istiyor, okumak istiyor. Türkiye'nin geleceğinde söz sahibi olmak istiyor. Okumak isteyen bir kız varsa elinden tutmak ve onun sorunlarını mutlaka çözmek gerekiyor.</p>

<p><strong>“ARTIK TAYFUN KAHRAMAN'I SERBEST BIRAKIN”</strong></p>

<p>Efendim hepiniz tanığısınız, en sert ve en haksız eleştirilere medyada muhatap olan kişi benim. Bunları biliyorum. Söylüyorlar; bazıları gerçek dışı, bazıları şöyle veya biraz olayı biraz büyütmek, olayı biraz kaşımak ister. Biraz üstüne bir şeyler ilave ederek haber yapmak ister. Ama ne olursa olsun hiçbir gazetecinin tutuklanmasını istemedim. Bugüne kadar ağzımdan “gazeteci tutuklansın” diye bir cümle de çıkmadı. Gazeteciler bir ülkenin haber alması için, vatandaşların haber alması için günün yirmi dört saati çalışan kişilerdir. Hepsine illa doğruyu yapıyor, doğru haber veriyor diye bir iddiamız da yok. Ama doğru haber yapmayanı medyanın kendi içindeki aktörleri onun dışına çıkar, yani medyanın dışına çıkarabilmeli, bunu yapabilmeli. Eğer bunun dışına çıkaramıyorsa medyada saygınlığını kaybediyor. Medyanın büyük ölçüde saygınlığını kaybettiğinin de farkındayım. Medyanın doğru haber vermediği için, halkı yanılttığı için ben bunun da farkındayım ve güven kaybediyor böylece, ben bunun da farkındayım. Ama ne olursa olsun hiçbir gazeteci tutuklanmamalı. Ev hapsi bunlar için geçerli olmamalı. Eğer gazeteci tutuklanıyorsa orada demokrasi yara alıyor demektir. Bu arada 8 Ekim 2026 tarihli Anayasa Mahkemesi Genel Sekreterliğinin bir yazısı var Tayfun Kahraman'la ilgili. Artık Tayfun Kahraman'ı serbest bırakın yahu. Artık vicdan var ya, akıl var ya, hukuk var ya, adalet var ya, insanlık var! Yani çıkması lazım.</p>

<p><strong>“GEÇEN YIL KİLOSU 50 LİRAYA ALICI BULAN ZEYTİN ŞİMDİ 18 LİRADAN ALICI BULAMIYOR”</strong></p>

<p>Sadece hapsi olanlar mı? Hayır. Ev hapsine alınanlar mı? Hayır. Türkiye bir sorunlar yumağı şeklinde günlük yaşıyor. Halkımız böyle acıları günlük yaşıyor. Üreten bir çiftçiyi düşünün. Sabah erkenden kalkar, tarlasına gider. Zeytin üreticisi ağaçlara bakar, ürüne bakar. Onlar eğer ürün fazlaysa onlara çocukları, evlatları gibi bakar ve oradan büyük bir zevk alır. Dolayısıyla tarım bizim ana aktörlerimizden, lojistik güçlü alanlarımızdan birisidir. Orada üretenlerin lojistik yollarıyla bütün dünyaya gönderilmesi, servis edilmesi, satılması da bizim açımızdan büyük önem taşımaktadır. Narenciye üreticisi, zeytin üreticisi, çeltik üreticisi büyük sıkıntılarla karşı karşıyadır. Geçen yıl kilosu 50 liraya alıcı bulan zeytin şimdi 18 liradan alıcı bulamıyor. 50 geçen yıl, bu sene 18 lira ve alıcı bulamıyor. Dün Manisa'da, Zeytinliova'da, Ballıca'da, Erdelli’de ve civar bölgelerde üreticiler toplamamaya karar verdiler ve protesto ettiler.</p>

<p>Değerli arkadaşlarım, eğer çiftçiyi desteklemezseniz biz beslenemeyiz. Dışarıdan getiririz bütün ürünümüzü. Dışarıdan gelmek elin oğlunu zenginleştirmek demektir. Bizim insanımızı niye varlıklı kılmıyorsunuz? Niye alın terini ve hakkını teslim etmiyorsunuz? Narenciye üreticisi. Mersin'e gidin, Adana'ya gidin. Aynı sıkıntılar var. Bakınız, Ziraat Odaları Birliği'nin Eylül araştırma raporundan bir bölümü okuyorum size: Limonun kilosu üreticide 7 lira, markette 51 lira. Allah aşkına bunu hangi vicdan, bunu hangi vicdan kabul eder? 7 liraya üreticide ama markete gittiğiniz zaman 51 lira. Bu olmaz ve doğru değil.</p>

<p>Bafra'da çeltik üreticileri 3 Ekim'de yaklaşık 600 traktör ve biçerdöverle eylem yaptılar. Toprak Mahsulleri Ofisi'nden alım fiyatının bir an önce hasat bitmeden açıklanmasını istediler. Beklentileri kilogram başına en az 55 lira olsun.</p>

<p><strong>“YASAYA GÖRE ÇİFTÇİYE 630 MİLYAR LİRA DESTEK VERİLMESİ GEREKİRKEN VERDİKLERİ PARA 168 MİLYAR LİRA!”</strong></p>

<p>Değerli arkadaşlarım, tarım bizim için önemli. Türkiye için önemli, insanımız için önemli. Tarım için özel bir yasa çıktı, adı Tarım Kanunu. Tarım Kanunu'na her türlü desteği vermemiz gerekiyor. Tarıma dünyada destek vermeyen hiçbir ülke yoktur. Bizim de özel bir yasamız var ve bu yasanın gereklerinin yapılması lazım. Şimdi Tarım Kanunu'nun 21. maddesinin bir bölümünü okuyorum arkadaşlar: Tarımsal desteklemenin finansmanı, yani tarıma destek vereceğiz de nereden finanse edeceğiz bunu? Kanun diyor ki: "Bütçeden ayrılacak kaynak gayrisafi milli hasılanın yüzde 1’inden az olamaz." Yani tarıma yapılacak destek gayrisafi milli hasılanın yüzde birinden az olamaz. Peki gayrisafi milli hasılamız ne? Yüzde1’i 630 milyar lira. Yani kanuna göre çiftçilere, tarıma 630 milyar lira bir yıl içinde destek vermek gerekiyor. Peki verdiğimiz destek ne kadar? 168 milyar lira. Neredeyse beşte altıda biri. Yani yasa uygulanmıyor. Ziraat Odaları Birliği Başkanı'ndan rica ediyorum. Lütfen çiftçileri örgütleyin, kanuni hakkınızı isteyin, Cumhuriyet Halk Partisi da kapı gibi arkanızda dursun. Önce siz hakkınızı isteyin, önce hakkınızı isteyin. Yasaya göre 630 milyar lira destek verilmesi gerekirken verdikleri para 168 milyar lira. Olmaz, olmaz. Buna razı olmayın. Ben çiftçi olmadığım halde razı değilim. Siz çiftçisiniz, siz de razı olmayın kardeşim. Niye razı oluyorsunuz? Niye boynunuzu uzatıyorsunuz? Yürekli olun biraz, cesur olun biraz. Hakkınızı isteyin biraz. "Ben yasal hakkımı istiyorum." deyin. Çiftçi kardeşim, "Yasal hakkımı istiyorum." deyin. Diyorlar ya, "Ağlamayan bebeğe mama verilmez." Ya kanun var. Kapı gibi kanun var. Kanuni hakkını isteyeceksin. Başka bir şey istemiyorsun. Torpil istemiyorsun. Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde kabul edilmiş kanunun gereğini yerine getirin diyorsun. Yapmıyorlarsa hesabını soracaksın. Yapmıyorlarsa gereğini yapacaksın. Bakın, eğer çiftçiler bir noktaya gelmiş, artık üretim yapamıyorsa, o noktaya gelmişse, tarlasını toplayamıyorsa, süremiyorsa, zeytinini toplayamıyorsa, o noktaya gelmişse bir sorun var demektir. Size destek verecek olan partinin adı Cumhuriyet Halk Partisi'dir, çiftçi kardeşim. Diğerleri gibi değil. Bunu bil çiftçi kardeşim. Sana destek verecek olan, senin hakkını, hukukunu savunacak olan partinin adı Cumhuriyet Halk Partisi'dir. Çiftçinin partisidir, alın terinin partisidir Cumhuriyet Halk Partisi. Sen yeter ki hak iste. Hakkını teslim etmek bizim boynumuzun borcu. Bunu yapacağız. Tarlana küsme, toprağına küsme; hakkını ara, ben en önde yürüyeceğim. En önde ben yürüyeceğim sizin hakkınızı teslim etmek için.</p>

<p><strong>“KİRLİ ADAMIN, ŞAİBELİ ADAMIN CHP'DE YERİ YOKTUR”</strong></p>

<p>Evet, arına arına gideceğiz. Türkiye'yi ve siyaseti kirlilikten arındıracağız. Hiç endişeniz olmasın. Kirli adamın, kirli adamın, şaibeli adamın CHP'de yeri yoktur, CHP'de yeri yoktur.</p>

<p>Bir dramdan daha söz edeyim. Amasya Şeker Fabrikası. 70 bin ortaklı, 70 bin üreticinin fabrikası. Amasya, Samsun, Tokat ve Çorum'a hizmet veriyor. O bölgelerin kalkınmasına da katkıda bulunuyor. 1954 yılında rahmetli Menderes burayı açmış. O tarihten bu yana çalışıyor, üretiyor ve kazanıyor. Ama bunların ekonomi politikaları yüzünden sıkıntıya girdi., fabrika kapanmak üzere. Bakınız, yıllık 80 bin ton şeker kotası var bunun. Yıllık 80 bin ton. 18 milyon litre etanol üretme kapasitesi var. Küspe kurutma tesisleri var, yaklaşık 180 bin ton yaş küspe ve 35 bin ton melas üretimi var. Hayvancılığın da en önemli desteği. Ama burası bir kooperatif olduğu için, halkın örgütlediği bir fabrika olduğu için şimdi kapanmakla karşı karşıya. Şimdi Sayın Grup Başkanımız Faik Bey size sesleniyorum. Bir grup arkadaşımızı derhal görevlendirin. Amasya'ya gitsinler. Fabrikayı gezsinler. Oradaki olayları yerinde incelesinler. Ve bir de ilgili Bakan kimse, bu işin sorumlusu kimse; uzun yıllardır bölgeye hizmet veren bir fabrika kapanamaz, o fabrikanın kapanması az önce saydığım dört ile negatif yansır, biz görevimizi yapalım, olayı yerinde tespit edelim, iyi niyetlerle götürelim, çözerlerse kendilerine teşekkür edelim. Çözmezlerse ne gerekiyorsa hepsini yapalım, ne gerekiyorsa, ne gerekiyorsa!</p>

<p><strong>“BİRİLERİNİN TALEBİYLE GİDİP DE HÂKİMLİK KOLTUĞUNA OTURURSAN BAĞIMSIZ KARAR VEREMEZSİN”</strong></p>

<p>Hepimizin adalete ihtiyacı var. Ne diyoruz? Hak, hukuk, adalet diyoruz. Adalete ihtiyacımız var. Dünyanın temelidir adalet. Adalet bir kutup yıldızı gibidir; yerinde sabit durur, bütün kâinat onun etrafında döner. Adalet budur. Adaleti savunmak zorundayız. Adaleti tecelli ettirecek ise yargıçlardır, yani hâkimlerdir. Hâkimin bağımsız olması lazım. Vicdani kanaati çok önemlidir hâkimin, yargıcın. Vicdani kanaati çok önemlidir. “Kanuna ve vicdani kanaatine göre karar verir” diyor Anayasa hâkim için. Eğer hâkim siyasallaşmışsa onda vicdani kanaat yoktur artık. Kanun da yoktur artık. Şimdi geçenlerde 2 Nolu Baro Başkanı Gökhan Ağdemir, bir televizyon kanalında aynen şu açıklamayı yapıyor: "Biz baro olarak meslektaşlarımıza isteği ne yöndeyse yardımcı olmaya gayret gösteriyoruz." Güzel, bir şey yok burada. "İki senelik çalışma dönemimizde 70 baro üyesi avukat arkadaşımızı hâkim, savcı yaptık. Bakanlıklarla görüştük. Sağ olsunlar bize o anlamda da bakanlık ayrıcalık tanıdı."</p>

<p>Şimdi değerli arkadaşlarım, bir hâkim birisinin torpiliyle giriyorsa ve hâkim oluyorsa o hâkim vicdani kanaatini mi dinleyecek yoksa kendisine torpil yapan adamın talebini mi yerine getirecek? En büyük sorunumuz adalet. En büyük sorunumuz. Bütün yargıçlara sesleniyorum, bütün yargıçlara. Öteden beri söyledim. Sabahın köründe belediye başkanlarının evleri basılmaz. Telefon edersiniz, gelir kardeşim. Buna siz cesaret veriyorsunuz. Yargıçlar cesaret veriyor buna. Savcılar ona cesaret veriyorlar. Beraber karar alıyorlar. Olmaz. Davet edersin, gereğini yap dersin. Gereğini yaparsın sen, kimse buna bir şey demez. Kimse neden soruşturuyorsun diye bir soru sorulmaz; yeter ki adaletli ol, yeter ki vicdan sahibi ol, yeter ki doğru karar ver. E şimdi birilerinin talebiyle gidip de hâkimlik koltuğuna ya da kürsüsüne oturursan sen artık bağımsız karar alamazsın, bağımsız karar veremezsin. Birilerinin talebiyle oraya geldin; hukuka, hakka hizmet etmezsin, seni oraya getiren adama hizmet edersin. Bunun adı da hukuk değildir, adalet değildir. Herkesin bunu çok iyi bilmesi lazım.</p>

<p><strong>“TÜRKİYE, DÜNYA ADALET PROJESİ HUKUKUN ÜSTÜNLÜĞÜ ENDEKSİNDE 143 ÜLKE ARASINDA 118'İNCİ SIRADA”</strong></p>

<p>Bütün anketlerde - Halkımızın da sağduyusuna gerçekten güveniyorum. Halkımızın güçlü bir sağduyusu var. Bazen böyle siyaseti ya da hukuku ya da adaleti izlemiyorlar gibi zaman zaman kendi aramızda "Ya halk bunları dinlemiyor." diyor ama halkın güçlü bir sağduyusu var. Sessiz ama kararlı. Yerinde kararını, gözlemini verir - "Adalete olan güven nedir?" diye sormuşlar. Adalete olan güven yüzde 20, yüzde 30 bandında. Yani bu ülkenin insanı da adalete güvenmiyor. Torpille hâkim tayin edersen, torpille savcı tayin edersen o da diyor ki "Ben bu adalete güvenmiyorum." diyor. Bir de Dünya Adalet Projesi Hukukun Üstünlüğü Endeksi var. O endekste de Türkiye 143 ülke arasında 118'inci sırada. Bu kimin ayıbıdır? Devleti yönetenlerin ayıbıdır., iktidarın ayıbıdır, Sarayın ayıbıdır. Herkesin bunu çok net bilmesi gerekir. Adalet istiyorsan hakkı olan o kürsüyü teslim edeceksin, torpille değil. Eğer "Benim dediğim olsun, adalet benim dediğim olur ve hâkim de benim dediğimi hayata geçirir." diyorsan orada adalet yoktur, o mahkeme de mahkeme değildir. Kimse kusura bakmasın. Biz adalet konusundaki mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğiz.</p>

<p><strong>“NAMUSLU BİR BELEDİYE BAŞKANI SEÇMENİNE İHANET ETMEZ”</strong></p>

<p>Değerli arkadaşlarım, AK Parti'ye transfer olan belediye başkanları... Bir sefer bu belediye başkanlarının nasıl tayin edildiğini ya da atandığını ya da seçildiğini bilmiyorum. Ama yapay zekâya da bir hakaret etmek istemiyorum yani. Yapay zekâya iftira etme gibi bir hakkımız da yok zaten. Ama kardeşim, CHP'den seçiliyor bu kişi. Cumhuriyet Halk Partililerin oyunu alıyor bu kişi. Nasıl oluyor da birdenbire öbür tarafa transfer oluyor? Nasıl oluyor da birdenbire düne kadar aman bir sürü laf ettiği, "Aman bunlara oy vermeyin." diye kapı kapı gezen, sokak sokak gezen, cadde cadde gezen bir belediye başkanı bir gecede nasıl oluyor da öbür tarafa transfer oluyor? Nasıl oluyor? İki şey oluyor. Bir, ya malı götürmüş, sığınacak bir yer arıyor. "Derhal buraya gel." diyorlar. İlk. Gayet açık, gayet net söylüyorum. Gayet açık, gayet net söylüyorum. İki, daha henüz malı götürmemiş ama götürmek istiyor, çalmak istiyor. "E, ben," diyor, "CHP'nin markasıyla durursam gene bana hesap soracaklar. En iyisi ben oraya gideyim. Hırsızlıkta sınır yok. Malı götürmede sınır yok. İstediğin kadar çalarsın, çırparsın. Bir de iktidar senin sırtını sıvazlar." Öyle. Bu belediye başkanlarında bir ar damarı sorunu var arkadaşlar, ahlak sorunu var. Bakın çok açık, çok net söylüyorum. Halkın oyunu alacaksın, CHP'nin oyunu alacaksın, hırsızlık yapacaksın, koşa koşa öbür tarafa gideceksin. "Ben hırsızlık yaptım. Ben de sizin gibiyim. Bana dokunmayın. Geldim aranıza." diyor. Olmaz, olmaz, olmaz, olmaz! Namuslu bir belediye başkanı, ahlaklı bir belediye başkanı seçmenine ihanet etmez. Namuslu bir belediye başkanı seçmenine ihanet etmez, sen seçmenine ihanet ediyorsun!</p>

<p><strong>“YOLSUZLUK, HIRSIZLIK YAPAN BELEDİYE BAŞKANLARININ SIĞINACAĞI TEK LİMAN AK PARTİ GENEL MERKEZİDİR”</strong></p>

<p>Yolsuzluk yapıyor, malı götürüyor, sığınacak bir yer buluyor. Orada sırtı sıvazlanıyor. "Bravo," diyor, "sen de aramıza geldin." diyor. Sanıyorlar ki o gidince bütün CHP'liler oraya gidecek. Hayır kardeşim, sen malı götürdüğün, kendini, aileni güvence altına aldığın için oradasın. Ama oy veren CHP seçmeni asla senin arkandan gitmeyecek. Onlar bu gerçekleri bilecekler. Bu gerçekleri biliyorlar. Hırsız belediye başkanlarının, çok açık net söylüyorum, yolsuzluk yapan belediye başkanlarının, hırsızlık yapan belediye başkanlarının sığınacağı tek liman AK Parti Genel Merkezidir.</p>

<p>Biz her şeyi açık ve net konuşuruz. Şimdi bu gidenlerin törenleri oluyor, rozet törenleri oluyor. O törenlere baktığınızda böyle esir alınmış, çalınmış bir yüz görüyorsunuz orada. Esir alınmış, çaresiz bir yüz görüyorsunuz orada. "Götürdüm ama ya tek- bu tek burayı da içim elvermiyor ama ne yapayım? Başka çaresi yok. Ben buraya geleceğim." diye. Veya büyük bir günah işlemiş de onun mahcubiyetini taşıyormuş gibi bir hava var. Bizim...</p>

<p><strong>“CHP'Lİ BELEDİYE BAŞKANLARI İÇİN 7 İLKE”</strong></p>

<p>Bizim Cumhuriyet Halk Partili belediye başkanları ne yapacak? Buradan çok açık ve net söylüyorum. 26 Temmuz 2019'da belediye başkanları toplantısında 7 ilkeden söz ettim ve dedim ki "Bütün belediye başkanları, yani CHP'li belediye başkanları bu 7 ilkeye kesinlikle uyacaklar. Bunları alacaksınız, odanıza asacaksınız tablo halinde ve ayda bir kez okuyacaksınız." Şimdi bu 7 ilkeyi milletimin önünde yeniden okuyorum.</p>

<p><strong><em>1) Yönettiğiniz belediyede hemşehrilerinizi inançları, kimlikleri ya da yaşam tarzları nedeniyle ötekileştirmeyeceksiniz. Tüm vatandaşları kucaklayacaksınız. Kimseye, hiç kimse, kimliği, inancı, yaşam tarzı ne olursa olsun "Sen benim vatandaşımdır." diyeceksin.</em></strong></p>

<p><strong><em>2) Hizmeti belli kişi, zümre, akraba ya da yandaşlar için değil, halk için üreteceksiniz. Sizi bulunduğunuz makama taşıyan belde halkı olduğunu asla unutmayacaksınız. O halk seni oraya getirdi, unutmayacaksın.</em></strong></p>

<p><strong><em>3) Fakir mahallelere pozitif ayrımcılık yapın. Yatırımlarınıza bu mahallelere öncelik veriniz. Hizmet programınıza özellikle engelli, dezavantajlı gruplar ve kadınlar lehine irade ortaya koyunuz. Söylüyoruz, ne kadar güzel. Bunu yapacaksın.</em></strong></p>

<p><strong><em>4) Yoksullara yardım yaparken insan onurunu koruyunuz. Kişinin ya da ailenin yoksulluğunu asla teşhir etmeyiniz. Halkçılığın temel ilkelerinden olan "Sağ elin verdiğini sol el görmeyecek." anlayışına uygun davranınız.</em></strong></p>

<p><strong><em>5) Harcamalarınızı ve yatırımlarınızı mali disiplin içinde planlayınız. Harcadığınız her kuruşun hesabını millete veriniz. Bütçe kullanımlarınızla ilgili belli aralıklarla belde sakinlerini ve kamuoyunu bilgilendiriniz. Bu aynı zamanda israfla mücadele demektir. Hiç kimse unutmasın; kul hakkı, halkçılığın temel ilkelerinden biridir.</em></strong></p>

<p><strong><em>6) Yönetici atamalarında liyakat esasına mutlaka uyunuz. Partizanca uygulamalardan kesinlikle kaçınınız. Halkçılığın bir diğer temel ilkesi olan "İşi ehline verme." kuralını her atamada göz önünde bulundurunuz. Kamu yararına uygun olması şartıyla sizden önce başlatılmış projeleri sürdürünüz. Halkçılık, temel ilke budur.</em></strong></p>

<p><strong><em>7) Belediyeleri adaletle yönetiniz. Hakkı, hukuku ve adaleti her ortamda savununuz ve gereğini yapınız. Belediye çalışanlarının özlük haklarını eksiksiz koruyunuz. Kimsenin işiyle ve aşıyla uğraşmayınız. Böylece size oy vermeyenlerin dahi size saygı duymasını sağlayınız.</em></strong></p>

<p>7 maddemiz bu. Buradan bütün CHP'li belediye başkanı arkadaşlarıma söylüyorum. Bu 7 ilkeye uyuyorsanız, gereğini yapıyorsanız başımızın üstünde yeriniz var. 7 ilkeye uymuyorsanız, ben istediğim gibi davranıyorum diyorsanız bu çatının altında size yer yok; gideceğiniz yer belli, o da AK Parti Genel Merkezi. Bunu söylüyorum, çok açık ve net söylüyorum.</p>

<p>Biz ancak motorları maviliklere böyle süreriz. Başka türlü olmaz. Ahlaki değerlerimizle olacak bu. Ahlaki değerlerimizle götüreceğiz.</p>

<p><strong>“FON VURGUNUNU TBMM’NİN ARAŞTIRMASINI REDDEDİYORSAN, KUSURA BAKMA ORTAĞISIN”</strong></p>

<p>Değerli arkadaşlarım, devletin kurumlarında siyasetçi ile bürokratın nasıl bir soygun yaptığını, yani fon soygununu günlerdir tartışıyoruz. Kamuoyu tartışıyor, biz tartışıyoruz, kahvelerde tartışılıyor. Her yerde bir şekliyle bu konuşuluyor. Ama devlet bürokrasisiyle siyasetçilerin el ele verip devleti, vatandaşı soydukları bir ortama ilk kez tanık oluyoruz. Onun için buna “devlet krizi” dedik. Devletin bürokratıyla hırsız siyasetçi yan yana gelince ikisi beraber çalıyorlar. İkisi beraber götürüyorlar. Olmaz, olmaz. Şimdi efendim, fon vurgunu diyoruz, Mecliste araştıralım diyoruz, araştırma önergesi veriyoruz. Ya bu Türkiye Büyük Millet Meclisi bu konuyu araştırmayacak da neyi araştıracak Allah aşkına söyler misiniz? 600 milletvekili buna bakmayacak da neye bakacaklar bunlar? 600 milletvekili her ay aylık alıyor. Dünyanın parasını ödüyoruz. E bu olaya, bu hırsızlık olayına, bu vurgun olayına Türkiye Büyük Millet Meclisi bakmayacak da kim bakacak buna? Reddediyorlar. Olmaz, reddediyorsan ortağısın, kimse kusura bakmasın, reddediyorsan ortağısın! Her şey açık açık olmalı, milletin gözü önünde olmalı.</p>

<p>Kimse efendim bizim haberimiz yoktu demesin. Devlet krizi derken onu kastediyorum. Efendim benim haberim yoktu. Yok, ben duymadım. Hayır efendim. Herkesin, devlette bu işi yapan herkesin haberi vardı. Örnek: Maliye Bakanı haberi var mıydı? Haberi vardı. Kendisi söylüyor zaten. Sermaye Piyasası Kurulu haberi var mıydı? Evet, haberi vardı. Yazı gitti, resmi yazı gitti. Yabancıların, uluslararası endeks sağlayıcıların haberi var mıydı? Evet, onların da haberi vardı. Zaten onlar açıkladılar; sizi ikinci lige alırız, bak sizde olaylar oluyor, yolsuzluklar oluyor diye uyardılar. Borsa İstanbul'un haberi var mıydı? E haberi vardı. Takasbank'ın haberi var mıydı? Evet, haberi vardı. Finansal İstikrar Komitesi'nin haberi var mıydı? Evet, onların da haberi vardı; toplandılar, Sermaye Piyasası Kuruluna yazı yazdılar. Vurguncuların haberi var mıydı? E elbette onların zaten derinden haberleri var, onların derinden haberleri var. Onun için bunun bir suç örgütü olarak kabul edilmesi ve savcılığın olaya böyle bakması lazım. Bir suç örgütü eğer kabul etmezseniz bu hırsızlara avantaj sağlıyorsunuz demektir. Onları koruyorsunuz demektir. Bunun da Cumhuriyet Halk Partisi olarak takipçisi olacağız. Hiç kimse endişe etmesin.</p>

<p><strong>“LİSTELERİ AÇIKLAMAZSANIZ SİZ DE BU İŞİN İÇİNDESİNİZ”</strong></p>

<p>Söyledik. Suçlu bürokratları derhal görevden alın, derhal! Bu bürokratların ne işi var orada? Siyasetçiyle kol kola gezeceksin de devleti soymak için. Alacaksınız bunu görevden. Gerçeklerin ortaya çıkması için şu listeleri bir açıklayın diyoruz ya. Niye gizliyorsunuz listeleri? Ben değil, siz açıklayın. Açıklayın, prim yapın. Açıklayın, deyin ki bakın yolsuzluk yapanların, vurgun yapanların listesini açıklıyoruz. Biz bu işin içinde yokuz iktidar olarak deyin. Açıklamazsanız siz de bu işin içindesiniz.</p>

<p>Bir soru daha sorayım ben. Bu meşhur dört dörtlük soygun, vurgun yapan birisi vardı ya. Fatma Betül Sayan Kaya. Şimdi o şüpheli sıfatıyla mı ifade verdi yoksa ifade sahibi olarak mı bu işi yaptı? Onu da bilmiyoruz. Eğer şüpheliyse ona da bir bakalım. Neden ötürü bu ifade verdi?</p>

<p><strong>“BU VURGUNUN FATURASINI MİLLETİN SIRTINDAN ALAYIM DA MAĞDURA ÖDEYEYİM DERSENİZ DÜNYAYI SİZİN BAŞINIZA YIKARIZ!”</strong></p>

<p>Şimdi şunu da çok açık net söylüyorum. Bu yolsuzluğun faturasını, bu vurgunun faturasını, bu milyarlarca lirayı milletin sırtından alayım da mağdura ödeyeyim derseniz dünyayı sizin başınıza yıkarız! Bunu açık ve net söylüyorum. Milletin beş kuruşuna, beş kuruşuna sahip çıkacağız. Vurguncunun parasını siz kendiniz ödeyeceksiniz kardeşim, kendiniz ödeyeceksiniz!</p>

<p><strong>“SİLAHLARIN SUSMASI BARIŞ İÇİN YETERLİ DEĞİLDİR, HUKUKUN KONUŞMAYA BAŞLAMASI LAZIM”</strong></p>

<p>Değerli arkadaşlarım, kış ayları geldi. Biz artık bir barışın olmasını istiyoruz. Birlikte yaşamak istiyoruz ve huzur içinde yaşamak istiyoruz. Bir barış sürecini, bir çözüm sürecini yaşadık. Başlangıcı gayet güzel gitti. Cumhuriyet Halk Partisi olarak biz barışı her yerde, her ortamda savunduk. Bu bizim görevimiz zaten savunmak. Birlikte yaşamak. Doğuda, batıda, güneyde, kuzeyde; bu toprakların sahibi kimse, bu topraklara alın teri döken kimse, kimliği ne olursa olsun, inancı ne olursa olsun, yaşam tarzı ne olursa olsun beraber yaşamak istiyoruz, barış içinde yaşamak istiyoruz, huzur içinde yaşamak istiyoruz. O nedenle biz parlamentoda destek verdik. Sonunda bizim dediğimize geldiler, çözümün adresinin parlamento olduğunu kabul ettiler. Çözmek istiyoruz ve bunun bir an önce çözülmesi lazım. Eğer bir yerde tıkanıklık varsa, bizim üstümüze düşen bir görev varsa biz o tıkanıklığı kaldırmaya da hazırız.</p>

<p>Önemli olan bu ülkeye huzurun, bu ülkeye barışın gelmesi. Şırnak'ta gördüm bunu, Cizre'de gördüm bunu, Silopi'de gördüm bunu, Diyarbakır'da gördüm bunu. Bu böyledir. Huzuru istiyoruz, barışı istiyoruz, beraber yaşamak istiyoruz. Dolayısıyla elimizi çabuk tutmak zorundayız, birlikte. Yeni görüntüler ortaya çıkıyor, silahlar teslim ediliyor. Bu bir vatandaş olarak, bir partinin genel başkanı değil, bir vatandaş olarak, sıradan bir vatandaş olarak beni memnun ediyor. Yeter ki Türkiye artık bu zincirleri koparsın. Türkiye Orta Doğu'da ciddi bir güç olacak. Türkiye Balkanlar'da ciddi bir güç olacak. Türkiye Türk cumhuriyetlerinde ciddi bir güç olacak. Türkiye kendi sorunlarını çözdüğü zaman ancak bu gücü yakalayabilir. Ama kendi sorunlarıyla boğuşursa sadece Türkiye olarak kalırız. Biz bunu kabul etmiyoruz. Biz bunu kabul etmiyoruz. Biz ekonomik olarak büyümek, kültürel olarak büyümek, sosyal olarak büyümek, dünyada söz sahibi olmak istiyoruz. Bizim hedefimiz bu. Biz bunu yapmak istiyoruz. Mustafa Kemal Atatürk'ün Türk cumhuriyetleriyle ilgili söyledikleri hafızamızın bir yerinde taptaze olarak duruyor. Biz, biz güçlü bir devletiz. Cumhuriyet Halk Partisi güçlü bir partidir. Cumhuriyet Halk Partisi bölünmek istendi, Cumhuriyet Halk Partisi yetkilileri hapse atıldı, genel başkanlar hapse atıldı. Ama biz Cumhuriyet Halk Partisi olarak küllerinden doğan bir partiyiz; anka kuşuyuz diyoruz biz, anka kuşu.</p>

<p>Silahların susması barış için yeterli değildir. Hukukun konuşmaya başlaması lazım. Vatandaşın kendisini eşit hissetmesi lazım. Meclisin sorumluluk üstlenmesi lazım. Hiç kimsenin dilinden, kimliğinden, inancından ötürü dışlanmaması lazım. Devletin güvenliğiyle vatandaşın özgürlüğü birbirine düşman değildir. Tam tersine birbirinin güvencesidir bu. Bu süreci siyasi hesaplara kurban etmeden, muhalefeti dışlamadan, Meclisi devre dışı bırakmadan sorunun akılcı politikalarla çözülmesi lazım. Yeni acılara değil, yeni sevinçlere ihtiyacımız var. Kucaklaşmaya ihtiyacımız var.</p>

<p><strong>AZERBAYCAN'A SESLENİYORUM: “KADINLARI ÖZGÜR BIRAKIN, İSTEDİĞİ KIYAFETİ SEÇSİN”</strong></p>

<p>Bu arada Azerbaycanlı kardeşlerime de seslenmek isterim. Siz bizim özümüzsünüz. Sizin sevinciniz bizim sevincimiz. Sizin acınız bizim de acımız. Başörtüsü olayları oluyor ve izliyoruz. Gazetelere yansıyor. Sevgili Azerbaycanlı kardeşlerim, bu acıyı biz yaşadık. Bu acının bitmesi lazım. Kadınların başı açık, başı kapalı diye ayrılması doğru değil. İsteyen başını açar, isteyen başını kapatır. Türkiye burada çok ağır bir sınavdan geçti. Bizim de burada sorumluluğumuz oldu. Bakın bu sorumluluğu üstlenen bir kişi olarak Azerbaycan'a sesleniyorum. Kadınları bırakın, özgür bırakın kadınları, istediği kıyafetini seçsin. Başörtülü bir kızın üniversiteye alınmaması ne demektir? Üniversiteye gitmeli, dünyayı görmeli, dünyayı öğrenmeli, bakmalı, çevreye bakmalı. O bir sanatçı olacak belki. Belki bir yazar olacak. Belki bir mühendis olacak. Dolayısıyla biz artık kadınların kılık kıyafeti üzerinden siyaset yapmayalım. Bunu, bu acıları yaşamış ve bu konuda sorumluluğu olan bir partinin genel başkanı olarak söylüyorum. Lütfen ayrışma yapmayın. Kadınların başımızın üstünde yeri vardır. Kadınlarla ilgili bırakın onlar üniversiteye gitsinler. Öğretmenleri olsun; başı açık, başı kapalı hiç önemli değil. Laikliğin güvencesi kadının başörtüsü değildir. Laikliğin güvencesi demokrasidir, demokrasi. Laikliğin güvencesi insan haklarıdır, insan hakları. Laikliğin güvencesi herkesin inancına saygı duymaktır. Herkesin inancına, herkesin yaşam tarzına saygı duymaktır. Hiç kimseyi inancından ötürü yargılayamayız. Kimin inançlı olup olmadığını sadece Yüce Yaradan bilir. Hiç kimsenin birisinin inancını ölçme hakkı ve yetkisi yoktur. Peygambere verilmeyen bir yetkiyi kimse kullanmamalı, imse kullanmamalı!</p>

<p>Ne dedik? Cumhuriyet bilhassa kimsesizlerin kimsesidir dedik. Cumhuriyet Halk Partisi üretenlerin partisidir dedik, alın teri dökenlerin partisidir dedik. Cumhuriyet Halk Partisi kul hakkını savunanların partisidir dedik. Cumhuriyet Halk Partisi siyaseti zenginleşme aracı olarak görenlerin değil, halka hizmet edenlerin partisidir. Cumhuriyet Halk Partisi her kuruşun hesabını millete veren bir partidir. Cumhuriyet Halk Partisi Batı’ya gittiği zaman emperyal güçlere "Neden bizi yalnız bıraktınız?" diyenlerin partisi değildir. Cumhuriyet Halk Partisi emperyal güçlere karşı mücadele edenlerin partisidir!</p>

<p>Hepinizi saygıyla, sevgiyle selamlıyorum. Sağ olun.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/atila-sertel-yazdi-sira-bana-gelmedi-3612</link>
            <category>KONUK YAZAR</category>
            <pubDate>Tue, 13 Oct 2026 16:29:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Atila Sertel Yazdı: Sıra bana gelmedi…</h1>
                        <h2>Gazeteci yazar Atila Sertel, baskı altındaki toplumlarda korkunun yarattığı sessizlik, öğrenilmiş çaresizlik ve muhalefetin sorumluluğunu ele aldığı bir yazı kaleme aldı. Sertel, bireylerin ve toplumun “sıra bana gelmedi” anlayışıyla hareket etmesinin uzun vadede kimseyi güvence altına almadığını vurguladı.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/10/atila-sertel-yazdi-sira-bana-gelmedi-1791899084.webp">
                        <figcaption>Atila Sertel Yazdı: Sıra bana gelmedi…</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p><strong>Gazeteci yazar Atila Sertel, baskı altındaki toplumlarda korkunun yarattığı sessizlik, öğrenilmiş çaresizlik ve muhalefetin sorumluluğunu ele aldığı bir yazı kaleme aldı. Sertel, bireylerin ve toplumun “sıra bana gelmedi” anlayışıyla hareket etmesinin uzun vadede kimseyi güvence altına almadığını vurguladı.</strong><br />
<br />
Atila Sertel'in makalesi şöyle:<br />
<br />
<span style="color:#2980b9"><strong>SIRA BANA GELMEDİ…</strong></span></p>

<p>Bir kamp düşünün.</p>

<p>Kırk bin insan esir tutuluyor. Gardiyanlar her gün herkesi meydana topluyor, kurayla seçtikleri on kişiyi kurşuna diziyor.</p>

<p>Sonra kalabalık dağılıyor.</p>

<p>Hayatta kalanlar günlük işlerine dönüyor. Ertesi sabah yeniden aynı meydana çıkıyorlar.</p>

<p>Bu anlatıyı tarihsel bir olayın kaydı olarak değil, korkunun insanları nasıl birbirinden uzaklaştırabildiğini gösteren bir benzetme olarak ele alalım.</p>

<p>Dışarıdan bakan soruyor:</p>

<p>“Kırk bin kişi, bir avuç gardiyana neden karşı çıkmıyor?”</p>

<p>İçerideki insanın zihninde ise başka bir soru var:</p>

<p>“Sesimi çıkarırsam yarın beni de seçerler mi?”</p>

<p>Biri kalabalığın sayısını görüyor.<br />
Diğeri silahın namlusunu.</p>

<p>Korkuyu anlamadan sessizliği anlayamazsınız.</p>

<p>+++</p>

<p>Baskının en ağır sonucu, insanın yalnızca konuşamaz hale gelmesi değildir. Bir süre sonra konuşmanın, itiraz etmenin, mücadele etmenin hiçbir şeyi değiştirmeyeceğine inanmasıdır.</p>

<p>Psikolojide “öğrenilmiş çaresizlik” kavramı, kontrol edilemeyen olumsuz deneyimlerin ardından kişinin önüne çıkan değişim olanaklarını bile kullanamaz hale gelmesini anlatır.</p>

<p>Ancak bir toplumun bütün davranışlarını tek bir kavramla açıklayamayız. Sessizliğin içinde korku da vardır, geçim derdi de, güvensizlik de, örgütsüzlük de.</p>

<p>Sabah çocuğuna kahvaltı hazırlayan, işe yetişmeye çalışan, akşam hangi faturayı ödeyeceğini hesaplayan insanın gündelik hayatını sürdürmesi, yaşanan haksızlığı onayladığı anlamına gelmez.</p>

<p>Bazen insan susar, çünkü yalnız olduğunu düşünür.</p>

<p>Bazen de itiraz ettiğinde yanında duracağını söyleyenlerin ilk güçlükte ortadan kaybolacağını öğrenmiştir.</p>

<p>Asıl mesele burada başlar.</p>

<p>+++</p>

<p>Bir gazetecinin susturulmasını yalnızca onun sorunu sayarsanız, halkın haber alma hakkının nasıl daraldığını göremezsiniz.</p>

<p>Bir belediyeye yönelik müdahaleyi yalnızca o belediyenin ve başkanın sorunu olarak görürseniz, seçmenin iradesine neden sahip çıkılması gerektiğini unutursunuz.</p>

<p>İşçinin hakkını ararken yalnız bırakılmasını önemsemezseniz, yarın kendi hakkınızı aradığınızda aynı yalnızlıkla karşılaşırsınız.</p>

<p>“Bana dokunmayan yılan bin yaşasın” sözü, insanın kendisini güvende hissetmesini sağlayabilir.</p>

<p>Bugün başkasının hakkından eksilen, yarın sizin güvencenizden eksilir.</p>

<p>+++</p>

<p>Muhalefetin görevi, halka her gün felaketin büyüklüğünü anlatmakla bitmez.</p>

<p>İnsanlar zaten hayatlarının ne kadar zorlaştığını biliyor.</p>

<p>Bilmek istedikleri şudur:</p>

<p>“Ne yapacağız ve bunu kiminle yapacağız?”</p>

<p>Her krizde açıklama yapmak, her müdahalenin ardından kınama yayımlamak yetmez.</p>

<p>Hukuki destek gerekir.</p>

<p>Dayanışma gerekir.</p>

<p>Yerelde örgütlenme, açık karar süreçleri, verilen sözlerin tutulması gerekir.</p>

<p>İnsan, attığı küçük bir adımın sonuç verdiğini görmelidir. Hakkını aradığında yanında birilerini bulmalıdır.</p>

<p>Güven böyle kurulur.</p>

<p>+++</p>

<p>Bölünmüş bir muhalefeti etkisizleştirmek daha kolaydır.</p>

<p>Bir kesim hedef alınırken diğerleri beklerse, her kesim sırayla yalnızlaştırılabilir. Birinin kaybını ötekinin kazancı sayan anlayış, sonunda herkesi zayıflatır.</p>

<p>Ancak birlik çağrısı da herkesi susturmanın bahanesi olamaz.</p>

<p>Eleştiriyi yasaklayarak, tabanın söz hakkını daraltarak, aday belirlerken üyeyi yok sayarak kalıcı bir dayanışma kurulamaz.</p>

<p>Demokrasi isteyen, kendi içinde de demokrasiye yer açmalıdır.</p>

<p>Sözünü tutmayan yöneticinin halka güven vermesi zordur.</p>

<p>Birlik, farklı düşüncelerin ortak haklar etrafında buluşmasıyla güçlenir. Adalet, özgürlük ve seçmen iradesi konusunda kimsenin yalnız bırakılmayacağını bilmesiyle anlam kazanır.</p>

<p>+++</p>

<p>İnsanları korktukları için küçümsemek kolaydır.</p>

<p>Zor olan, o korkuyu azaltacak dayanışmayı kurmaktır.</p>

<p>“Niye ses çıkarmıyorsunuz?” diye sormadan önce, sesini çıkaranın yanında ne kadar durduğumuza bakmalıyız.</p>

<p>Toplumun ihtiyacı, çaresiz olduğunu tekrar tekrar duymak değildir. Birlikte hareket ettiğinde sonuç alabileceğini görmektir.</p>

<p>Sandıkta, hukukta, demokratik ve barışçıl mücadelede…</p>

<p>Çünkü “Sıra bana gelmedi” düşüncesi, kimseye kalıcı bir güvence sağlamaz.</p>

<p>Güvence, sıra kime gelirse gelsin onu yalnız bırakmamaktır.<br />
<br />
Kaynak Link: https://x.com/AtillaSertell/status/2109883096120140048?s=20</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/bahceli-suudi-arabistana-mekke-ittifaki-kapsaminda-her-turlu-askeri-destek-verilmeli-3611</link>
            <category>SİYASET</category>
            <pubDate>Tue, 13 Oct 2026 14:43:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Bahçeli: Suudi Arabistan'a Mekke İttifakı kapsamında her türlü askeri destek verilmeli</h1>
                        <h2>Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Türkiye Büyük Millet Meclisi Grup Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, Suudi Arabistan’a yönelik Husi saldırılarını sert bir dille kınadı ve Türkiye’nin müttefikine her türlü desteği vermesi gerektiğini vurguladı.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/10/bahceli-suudi-arabistana-mekke-ittifaki-kapsaminda-her-turlu-askeri-destek-verilmeli-1791892334.webp">
                        <figcaption>Bahçeli: Suudi Arabistan'a Mekke İttifakı kapsamında her türlü askeri destek verilmeli</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p><strong>Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Türkiye Büyük Millet Meclisi Grup Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, Suudi Arabistan’a yönelik Husi saldırılarını sert bir dille kınadı ve Türkiye’nin müttefikine her türlü desteği vermesi gerektiğini vurguladı.</strong></p>

<p>Bahçeli, dost ve müttefik ülke Suudi Arabistan’a yönelen artan Husi saldırılarının ağır sivil kayıplara yol açtığını belirterek,<em><strong> “Sivillere ve sivil altyapıya saldırmanın uluslararası hukuk ve insancıl hukuk açısından büyük bir suç teşkil ettiği açıktır. Yemen’den Suudi Arabistan’a yönelik bu tür saldırıların en sert şekilde kınanması gerektiği de tartışmasızdır” </strong></em>dedi.</p>

<p>10 Ekim’de Riyad’daki Kral Halid Uluslararası Havalimanı’na düzenlenen saldırıda 13 kişinin hayatını kaybettiğini,<strong> 309 kişinin yaralandığını</strong> hatırlatan Bahçeli, ertesi gün aynı havalimanına yapılan yeni saldırıda bir kişinin daha öldüğünü ve 11 kişinin yaralandığını kaydetti. Bu menfur saldırıların tüm bölgenin huzur ve istikrarını hedef aldığını ifade etti.</p>

<p>Yemen’deki çatışmaların yeniden şiddetlenmesinin <strong>Kızıldeniz ve Babülmendep Boğazı’nın</strong> güvenliğini tehlikeye attığını, uluslararası ticaret, enerji arz güvenliği ve bölgesel ekonomik istikrar bakımından ciddi riskler doğurduğunu belirten Bahçeli, şöyle devam etti:</p>

<p><em><strong>“Ortadoğu’nun içinde bulunduğu bu zor dönemde, bölge ülkeleri arasındaki husumetleri derinleştirecek, yeni çatışma cepheleri açacak ve sivillerin hayatına mal olacak hiçbir eylem mazur görülemeyecektir. Hangi gerekçeyle gerçekleştirilirse gerçekleştirilsin, sivilleri hedef alan saldırılar hiçbir surette meşru görülemeyecektir.”</strong></em></p>

<p>Bahçeli, Türkiye’nin Mekke Ortak Savunma Anlaşması’ndan kaynaklanan taahhütlerine bağlı kalarak, İslam âleminin mukaddes beldelerine ev sahipliği yapan Suudi Arabistan’la dayanışmasını kararlılıkla sürdüreceğini vurguladı.<em><strong> “Mekke İttifakı kapsamında ülkemizin Suudi Arabistan’ın savunmasına mümkün olan her türlü askeri desteğin verilmesi, uluslararası hukuku da ihlal eden yaklaşımlara karşı hassasiyetle ve kararlılıkla mukabele edilmesine imkân sağlanmalıdır”</strong></em> ifadelerini kullandı.</p>

<p>Ecdadın<strong> “Hâdimü’l-Haremeyn”</strong> unvanıyla şereflendiğini ve Fahrettin Paşa’nın Medine Müdafaası’nın bu şuurun yüksek iradesi olduğunu hatırlatan Bahçeli, kutsal topraklara yönelik inanç, iman ve kararlılığın milletimizin kalbinde ve devletimizin kudretinde hiç eksilmediğini belirtti.</p>

<p>Temennisinin Husilerin saldırılarına derhal son vermesi, Yemen’de kalıcı bir siyasi çözümün tesis edilmesi ve bölgesel ihtilafların diyalog ve diplomasi yoluyla çözülmesi olduğunu söyleyen Bahçeli, <em><strong>“Daha fazla Müslüman kanı akmamalı, tüm bölgemiz huzur ve güven ortamında yaşayabilmelidir. İslam dünyası bir ve bütün olmalı, kardeş kavgası derhal son bulmalıdır” </strong></em>dedi.</p>

<p>Bahçeli, bölge ülkelerinin birbirlerinin güvenliğine katkı sunduğu, ihtilaflarını müzakereyle çözdüğü ve geleceklerini ortak iradeyle inşa ettiği, huzur ve barış içerisinde bir Ortadoğu ve İslam dünyası arzusunda olduklarını da sözlerine ekledi.<br />
<br />
<span style="font-size:16px"><strong>DEVLET BAHÇELİ'NİN AÇIKLAMASININ TAM METNİ ŞÖYLE:</strong></span><br />
&nbsp;</p>

<p>Değerli Milletvekilleri,</p>

<p>Aziz Dava Arkadaşlarım,</p>

<p>Muhterem Hanımefendiler, Beyefendiler,</p>

<p>Basınımızın Kıymetli Temsilcileri,</p>

<p>Konuşmamın başında her birinizi sevgi ve saygılarımla selamlıyor, başarılarla dolu bir hafta geçirmenizi diliyorum.</p>

<p>Cenab-ı Hak’tan, her haneye bolluk ve bereket, her gönüle huzur ve şifa nasip etmesini, alın teriyle kazanılan rızkı çoğaltmasını, darda olana ferahlık vermesini niyaz ediyorum.</p>

<p>Bugünkü toplantımızı yurt içinden ve yurt dışından; televizyon ekranları, radyo kanalları ve sosyal medya platformları vasıtasıyla takip eden aziz vatandaşlarımıza; gönül ve kültür coğrafyalarımızdaki tüm kardeşlerimize en kalbi duygularımla selamlarımı gönderiyorum.</p>

<p>Türkiye Büyük Millet Meclisi Grup Toplantımız vesilesiyle bir arada bulunmaktan duyduğum memnuniyetle birlikte sözlerimizin, çalışmalarımızın ve her türlü halisane gayretimizin ülkemize ve milletimize yönelik hayırlı sonuçlara vesile olmasını temenni ediyorum.</p>

<p>Geçtiğimiz hafta içinde milletçe her birimizi üzüntüye sevk eden kazalar yaşanmıştır.</p>

<p>İstanbul’un Maltepe ilçesinde bir binanın iki katının çökmesi sonucu 5 kişi vefat ederken 11 kişi de yaralanmıştır.</p>

<p>Ayrıca Manisa'nın Akhisar ilçesinde 11 kişinin hayatını kaybettiği, 27 kişinin yaralandığı, Kahramanmaraş’ta ise bir gencimizin hayatını kaybettiği, içerisinde Kahramanmaraş milletvekilimiz Sayın Zuhal Karakoç’un da bunduğu 7 kişinin ise yaralandığı trafik kazaları yaşanmıştır.</p>

<p>Bu kazalarda hayatını kaybeden vatandaşlarımıza Allah’tan rahmet, yaralı olanlara da acil şifalar diliyorum.</p>

<p>Bu vesileyle trafikte can güvenliğini esas alan bir yaklaşımla kaza risklerini azaltacak her tedbirin alınmasını, aynı zamanda da kentsel dönüşüme yönelik devletimizce başlatılan seferberliğin süratle tamamlanmasını, başta öncelikli deprem riski bulunan alanlar olmak üzere ülkemizin her yerinde güvenli yapıların inşa edilmesinin önemini vurgulamak istiyorum.</p>

<p>Muhterem Milletvekilleri,</p>

<p>Türkiye tarihi ve kültürel müktesebatı, jeopolitik konumu, maddi ve kültürel sermaye birikimiyle dünyanın önemini bildiği bir ülke, kudretini tanıdığı bir devlettir.</p>

<p>Zira Türkiye sadece bir ülkenin adı değil, görkemli bir medeniyetin ve zengin Türk-İslam geleneğinin mirasını barındıran toprakların adı, dünyada yeni buluşma ve uzlaşmaların adresidir.</p>

<p>Türk-İslam medeniyetinin temsil ettiği ruh ve kök değerlere sahip çıkmak, onları çağdaş ilerlemeler ve yeniliklerle buluşturmak, küresel gelişmeler karşısında Türkiye’nin çıkış yolu olacak, aynı zamanda da mazlum milletlerin hür ve onurlu bir şekilde yaşamasına ışık tutacaktır.</p>

<p>Türkiye’nin süregelen ve birçoğunun toplumsal karşılığı olmayan tartışmaları bir kenara bırakarak enerjisini müreffeh ve mutlu bir ülkenin inşası, yüksek değerlerle donanmış yeni bir medeniyetin oluşturulması hedefine yöneltmesi kaçınılmaz bir gerekliliktir.</p>

<p>Geçen haftaki konuşmamda da ifade ettiğim gibi; ideolojik koordinatlarımız farklı olsa da politik merkezimiz Türkiye’dir.</p>

<p>Hiç şüphemiz yoktur ki Türk milleti, sahip olduğu engin tarihî tecrübeye ve kültürel derinliğe, demokratik değerlerle teçhiz edilmiş evrensel kazanımları da eklemleyerek, yeniden büyük bir medeniyet yaratma imkân ve kabiliyetine sahiptir.</p>

<p>Türk milletinin başlatacağı medeniyet yürüyüşü; manevî iklimini Türk-İslam kaynaklarından, kültürel temellerini ise kadim değerlerimizden alacaktır.</p>

<p>Terörsüz Türkiye, “birlikle ve dirlikle” yaşama iradesi, gönül ve kültür coğrafyamızla beraber insanlığa adaletli bir nizam vaaz eden, Türkiye merkezli yeni bir medeniyet inşasının şuurudur.</p>

<p>Milletimizin özgün iradesiyle tesis edilmekte olan terörsüz Türkiye ve terörsüz bölge girişimi Türkiye hasımlarını ve bölgede hakimiyet kurma heveslilerini endişeye sürüklerken; tarihimizin her döneminde olduğu gibi Türkiye’yi zayıflatmaya dönük sistemli çabalar da devreye sokulmaktadır.</p>

<p>Nasıl geçmişte kimi zaman ekonomik, kimi zaman siyasi ve sosyal kimi zaman da terör ve şiddeti esas alan yollarla milletimiz ayrıştırılmak, ekonomimiz istikrarsızlaştırılmak, devletimiz güçsüzleştirilmek istendiyse; yakaladığımız huzur ve güven ortamını sabote etmek isteyenler yine devrededir.</p>

<p>Peşinen söyleyelim. Türkiye yolundan, Türk milleti kararından geriye dönmeyecektir.</p>

<p>Terörsüz Türkiye adımları ciddiyetle ve samimiyetle atılmaya devam edecek ve en kısa zamanda nihayete erdirilecektir.</p>

<p>Aynı zamanda terörsüz bölge yolunda önemli gelişmelerin yaşandığı bir dönemde ise İsrail’in bölgeye dönük saldırganlıkları yaklaşan seçimler de bahane edilerek devam etmekte, kışkırtıcılık seviyesi artmaktadır.</p>

<p>İlk kıblemiz olan Mescid-i Aksa’ya yönelik provokasyonlar İsrail barbarlığının geldiği seviyeyi göstermektedir.</p>

<p>Diğer yandan kutsal topraklara yönelik Husi saldırıları bölgeyi istikrarsızlaştırma hedefinin aynı amaca hizmet eden farklı bir unsurudur.</p>

<p>Söylemler farklı olsa da hizmet ettikleri şey farksızdır.</p>

<p>Milliyetçi Hareket Partisi olarak ne ilk Kıblemiz Mesci-i Aksa’ya ne Kıblemiz Kâbe’ye ne de Hazreti Rasulullah’ın kutlu mabedine yönelik saldırılara göz yumamayız, sessiz kalmayız, tahammül göstermeyiz.</p>

<p>Kutsal topraklarımız başka bir egemen devletin sınırları içerisinde olsa da kutlu ceddimizin buralardaki mütecaviz eylemleri püskürtmek için başlattığı seferler tarihin hafıza kayıtlarında saklıdır.</p>

<p>Türk milletinin tarihinde, kültüründe, inancında, imanında ve devlet geleneğinde mahfuz bu topraklara yönelik saldırılara hiçbir şekilde duyarsız kalamayız.</p>

<p>Ne gerekiyorsa da onu yaparız.</p>

<p>Bu yönde diplomasinin imkânları, yetmiyorsa caydırıcı güç kullanılmalıdır.</p>

<p>Mekke İttifakı kapsamında ülkemizin Suudi Arabsitan’ın savunmasına mümkün olan her türlü askeri desteğin verilmesi, uluslararası hukuku da ihlal eden yaklaşımlara karşı hassasiyetle ve kararlılıkla mukabele edilmesine imkân sağlanmalıdır.</p>

<p>Bilindiği gibi dost ve müttefikimiz olan Suudi Arabistan’a yönelik artan Husi saldırıları ağır sivil kayıplara yol açmıştır.</p>

<p>Sivillere ve sivil altyapıya saldırmanın uluslararası hukuk ve insancıl hukuk açısından büyük bir suç teşkil ettiği açıktır.</p>

<p>Yemen’den Suudi Arabistan’a yönelik bu tür saldırıların en sert şekilde kınanması gerektiği de tartışmasızdır.</p>

<p>Nitekim 10 Ekim’de Riyad’daki Kral Halid Uluslararası Havalimanı’na gerçekleştirilen saldırıda 13 kişi hayatını kaybetmiş, 309 kişi yaralanmıştır. Ertesi gün aynı havalimanına düzenlenen yeni bir saldırıda ise bir kişi daha hayatını kaybetmiş, 11 kişi yaralanmıştır.</p>

<p>Bu menfur saldırılar, kuşkusuz bütün bölgenin huzur ve istikrarını hedef almaktadır.</p>

<p>Yemen’de uzun yıllardır devam eden çatışmaların yeniden şiddetlenmesi, Kızıldeniz ve Babülmendep Boğazı'nın güvenliğini tehlikeye atmakta; uluslararası ticaret, enerji arz güvenliği ve bölgesel ekonomik istikrar bakımından ciddi riskler doğurmaktadır.</p>

<p>Ortadoğu'nun içinde bulunduğu bu zor dönemde, bölge ülkeleri arasındaki husumetleri derinleştirecek, yeni çatışma cepheleri açacak ve sivillerin hayatına mal olacak hiçbir eylem mazur görülemeyecektir.</p>

<p>Hangi gerekçeyle gerçekleştirilirse gerçekleştirilsin, sivilleri hedef alan saldırılar hiçbir surette meşru görülemeyecektir.</p>

<p>Suudi Arabistan’ın egemenliğine ve toprak bütünlüğüne yönelik tehditler karşısında Türkiye, Mekke Ortak Savunma Anlaşması’ndan kaynaklanan taahhütlerine bağlı kalarak ve İslam âleminin mukaddes beldelerine ev sahipliği yapan bu müttefikimizle dayanışmasını kararlılıkla sürdürecektir.</p>

<p>Hatırlatmak isterim ki, Ecdadımız yıllarca “Hâdimü’l-Haremeyn” ile şereflenmiştir. Fahrettin Paşa’nın dillere destan Medine Müdafaası bu şuurun yüksek iradesidir. Öyle ki Peygamber ocağında pişen kahraman Türk askeri, Mehmetçik unvanını bu topraklarda almıştır.</p>

<p>Hamdolsun kutsal topraklarımıza dönük inancımız da, imanımız da kararlılığımız da milletimizin kalbinde, devletimizin kurumsallığında ve kudretinde hiç eksilmemiştir ve diridir.</p>

<p>Temennimiz, Husilerin saldırılarına derhal son vermesi, Yemen'de kalıcı bir siyasi çözümün tesis edilmesi ve bölgesel ihtilafların diyalog ve diplomasi yoluyla çözülmesidir.</p>

<p>Bölgedeki herkes itidal içerisinde hareket etmeli, aklıselimden şaşmamalıdır.</p>

<p>Daha fazla Müslüman kanı akmamalı, tüm bölgemiz huzur ve güven ortamında yaşayabilmelidir.</p>

<p>Mezhep farklılıklarını çatışmanın gerekçesi hâline getiren, Müslüman toplumları birbirine düşüren ve bölgenin kaynaklarını savaşlarda tüketenlere, nifak tohumları ekenlere, kardeş kavgası çıksın diye Tel Aviv’de el ovuşturanlara karşı müşterek bir duruş sergilenmelidir.</p>

<p>İslam dünyası bir ve bütün olmalı, kardeş kavgası derhal son bulmalıdır.</p>

<p>Parti olarak arzumuz, bölge ülkelerinin birbirlerinin güvenliğine katkı sunduğu, ihtilaflarını müzakereyle çözdüğü ve geleceklerini ortak iradeyle inşa ettiği, huzur ve barış içerisinde bir Ortadoğu ve İslam dünyasıdır.</p>

<p>Böylesi bir Ortadoğu hayalinin önündeki en büyük engel bölge ve insanlık için büyük tehdit olan Siyonist soykırımcı İsrail’dir.</p>

<p>Nitekim 27 Ekim’de bir seçime gidecek olan İsrail’de Netenyahu’nun izlediği soykırım politikası Gazze’yi tüketmekte, yok edici çirkef adımlar Batı Şeria’da da atılmakta, hatta Suriye topraklarının bütününde de yer yer sürmektedir.</p>

<p>Asrımıza yakışmayan, insanlığın yüzkarası manzaralar uluslararası kurumların ve tüm dünyanın gözünün önüne sergilenmeye maalesef devam edilmektedir.</p>

<p>Diğer yandan Yunanistan yönetiminin İsrail ile yakınlaşarak kendisini daha güçlü ve güvende hissedeceğini zannetmesi, Türkiye’nin deniz yetki alanlarındaki hak ve menfaatlerine dönük ihlallere dur dediğimizde İsrail’in kendisini koruyabileceğini umması tarihten ve günümüzden hiçbir ders almadığı anlamına gelecektir.</p>

<p>Yunanistan, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi ve İsrail arasında geliştirilmek istenen elektrik bağlantısı projesi, deniz yetki alanlarına ilişkin ihtilafları yeniden gündeme taşımıştır. ABD Dışişleri Bakanının projeye desteğini açıklaması ve Atina’nın deniz tabanı araştırmalarını yeniden başlatma girişimi, meselenin uluslararası boyutunu da ortaya koymaktadır.</p>

<p>Türkiye’nin güzergâha ilişkin önceden koordinasyon gerektiği yönündeki tutumu ortadayken, üçüncü ülkelerin desteğini almakla Ankara’nın itirazlarını aşabileceğini sanmak Atina için ciddi bir hata olacaktır.</p>

<p>Yunanistan, bölgemizde kalıcı huzur ve barış istiyorsa, bunun yolunun komşularla dostane ilişkiler tesis etmekten geçtiğini unutmamalıdır.</p>

<p>Yunanistan, Türkiye’nin haklarını ve Kıbrıs Türk Devleti’nin egemenliğini tanımadıkça, kimle ittifak kurarsa kursun, kiminle ne anlaşma imzalarsa imzalasın ve hangi silahları alırsa alsın kendisini güvende hissedemeyeceğini artık anlamalıdır.</p>

<p>Şayet Yunan hükümeti bizden korunmak için silahlanıyorsa, Türk barışına sığınmasını; bizleri korkutmak için silahlanıyorsa, hiçbir gücün bizi korkutamayacağını asla aklından çıkarmamasını kendilerine tavsiye ederiz.</p>

<p>Bizim arzumuz ve tercihimiz, Yunan-Rum ekseninin gereksiz şovlardan ve husumetlerden uzaklaşması, diyalog ve diplomasiyle sorunları çözme iradesi sergilemesidir.</p>

<p>Atina’daki acemi siyasetçiler, Türkiye’nin besleyeceği saygı ve dostluğun, İsrail’in satacağı silah ve mühimmattan daha güçlü olduğunu artık idrak etmelidir.</p>

<p>Kıymetli Milletvekilleri, Saygıdeğer Misafirler,</p>

<p>Uluslararası hukuku ihlal ederek yapılan egemenlik haklarımıza yönelik bazı saldırılarla beraber ülkemizi istikrarsızlaştırmaya, milletimizi kutuplaştırmaya ve birçok konuda da umutsuzluğa sevk etmeye dönük girişimler eş zamanlı devam etmektedir.</p>

<p>Türkiye güçlendikçe, kardeşliğini pekiştirdikçe huzurumuzu sabote etmeye yönelik fitne ve nifak da yaygınlaşmakta, Türkiye hasımlarıyla birlikte içerideki taşeronlar da hareketlenmektedir.</p>

<p>Devlet millet dayanışması, güven iklimi oluştukça, geleceğin güçlü Türkiye’sine yönelik ortak irade serpildikçe provokasyon girişimleri artmaktadır.</p>

<p>Türkiye kamuda, siyasette ve diğer birçok alanda arınma ve aklanma dönemindedir.</p>

<p>Köklü sorunlarını çözüme kavuşturabileceği uygun bir iklimdedir.</p>

<p>Bununla beraber yapılan operasyonları, devletin, kamu menfaatlerini istismara yönelik hukuksuzlukları açığa çıkarma yolunda attığı adımları, yeni bir kuşatma ve istikrarsızlaştırma sürecine çekmek bir kısım siyaset ve medya aracılığıyla sosyal hareketlilik yaratmak arzusu da dikkat çekmektedir.</p>

<p>Türkiye yükselme, milli birlik ve kardeşlikte buluşma evresinde iken içeriden ve dışarıdan toplumu tahrik edici olaylar karşısında tüm kurumlarıyla birlikte duyarlı ve hazır bulunmuşluk içinde olmalıdır.</p>

<p>Belediyelerde yaşanan yolsuzluk ve ahlaksızlıkların ülke düzeyinde yayıldığı bir dönemde siyaset adına bunların üstünün örtülmesine yahut olduğundan farklı gösterilmek suretiyle kamu malına zarar verenlerin, yetim hakkına el uzatanların masumlaştırılmasına fırsat verilmemelidir.</p>

<p>Sermaye piyasalarında yaşanan gelişmelerle birlikte veya futbolda, hakemlik camiasında yaşananlar da soruşturulmalı Türkiye her bakımdan gayrı hukuki ve gayrı ahlaki unsurlardan ayıklanmalıdır.</p>

<p>Hiçbir yolsuzluk ve usulsüzlük hukuk önünde koruma görmemelidir, nitekim görmemektedir.</p>

<p>Fon soruşturması kapsamında devletimizin kurumları gerekli adımları atmakta, yargı süreci işlemekte, küçük yatırımcıyı korumaya dönük yasal süreçler de başlatılmış bulunmaktadır.</p>

<p>Kurumlarımıza ve Türk adaletine güveniyor, adaletin doğru aynı zamanda da hızlı tecelli etmesini milletimiz adına bekliyoruz.</p>

<p>Bununla birlikte dikkatlerinizi çekmek isteri ki; bu süreçte özellikle muhalefet çevresince “elmayla armut” aynı kefede tartılmaya kalkılmakta, kamuoyunu yanıltmak, yönlendirmek ve tahrik etmek amacıyla organize suç şebekesi haline gelmiş, kamu malına el uzatmış, milletimizin üzerine çökmüş belediyelerdeki ahlaksızlar gürühunun eylemleri milletimizden saklanmaya, üstü örtülmeye çalışılmaktadır.</p>

<p>Belediyelerdeki rüşvet ve yolsuzluk operasyonları karşında Fon, rövanşizmin politik anestezisi olarak siyasi kültürün damarlarına zerk edilmek istenmekte bu şekilde olayın mahiyetini anlamaktan ziyade Türk toplumunun hali pür melalini suni bir gündeme hapsetmek arzu edilmektedir.</p>

<p>Dolayısıyla ahlaki standartlar, partizan tutumlar ve iktidar- muhalefet dikotomisine bağlı olarak, göreceleştirilmektedir.</p>

<p>Nitekim muhalefet, yönetimindeki belediyelere yönelik rüşvet, yolsuzluk ve diğer ahlaka mugayir eylemler karşısında fon krizini bir kaçış rampası olarak görmekte, ahlaki zafiyetlerinin üstünü örtmeye yönelik bir fırsata dönüştürmek çabasına girmektedir.</p>

<p>Bize göre sağlıklı bir sosyal düzenin temel unsuru Ahlaki standartlaşmadır.</p>

<p>Ahlak sadece düşüncesi ve eylemi memnu olan yasaklar bütünü değildir.</p>

<p>Ahlak, bireye düşünce ve eylemlerinde toplumsal sorumluluk yükleyen, toplumla beraber yaşama kültür ve iradesini dosdoğru bir istikamete kavuşturan zihniyet ve eylem meselesidir.</p>

<p>Türk düşüncesinin mürşidi Merhum Ziya Gökalp’in tabiriyle “Ailenin esası olan velayeti hassa ile devletin temeli olan velayeti amme, kuvvetlerini ahlaktan alırlar”.</p>

<p>Dolayısıyla bir toplumun ahlakı; zihniyette berraklığın, düşüncede ilke ve değerlerin, söylemde tutarlılığın, eylemde ise sorumluluğun gaye ve gayretidir.</p>

<p>Haddizatında ahlak, iktisadi faaliyetlerin ve sosyal hayatın çekim merkezidir. Ahlakın eksenindeki kayma, aileden kurumsal yapıya; kamudan özel alana; siyasetten iktisadi alana kadar yerleşik değerlerin dağılmasına ve karışmasına sebebiyet verir.</p>

<p>İktisat ilmimizin kutup yıldızı Merhum Sabri Ülgener’in de belirttiği üzere zihniyet ile davranışı birbirine sıkı sıkıya bağlayan temel unsur ahlaktır. Zira iktisat ahlakı da bu anlayıştan neşet etmiştir.</p>

<p>Ahlak bağları kopmuş bir toplum, ahlaki bağlamlardan arındırılmış bir sosyal düzensizliğin içerisinde bocalar; yaşadığı buhrandan çıkış yolunu ise ahlaki mübahlıkta bulur.</p>

<p>Ahlaki mübahlık ise Erol Güngör’ün ifadesiyle “kültürel kodlarımız ile medeniyet anlayışımız arasında yabancılaşmayı doğurur.”</p>

<p>Bu bağlamda gündemdeki tartışmaların esasını sosyal düzen erozyonunun ve ahlak buhranının izdüşümü olarak görmek gerekmektedir.</p>

<p>Bu nedenle Milliyetçi Hareket Partisi olarak ahlak terazisinde adaletin üleştirilmesi ve dağıtılmasını, bunun için de ahlaki standartlaşmanın evvele siyaset kurumunda tesis edilmesini öngörmekteyiz.</p>

<p>En nihayetinden ahlak ve adaletin temeli vicdandır.</p>

<p>Vicdan, iktidarda adaleti, devlet erkanında liyakati, siyaset kurumunda ise aklı ve ahlakı harekete geçirecektir.</p>

<p>Bu cümleden olarak devletimizin ilgili kurumları olanı biteni, çalanı, talan edeni, kamuoyuna açıklamalı doğru bilgilerle kamuoyunu aydınlatmalıdır.</p>

<p>Somutlaşmış, mahkeme kararları netleşmiş, hukuk önünde belirli hale gelmiş konular milletimizle behemehâl paylaşılmalı, belediyelerdeki yolsuzlukların boyutu vatandaşlarımızın bilgisine sunulmalıdır.</p>

<p>Haklıyla haksızı, doğruyla yanlışı fark etmeyi mümkün kılacak etkili bir iletişim stratejisiyle toplumsal kafa karışıklığı önlenmelidir.</p>

<p>Ülkemizin terörsüz Türkiye sürecinde yönlendirilmiş sanal meselelerle odağını kaybedeceği bir yöne sürüklenmesine izin verilmemelidir.</p>

<p>Milletçe terörsüz Türkiye ve terörsüz bölge yolunda atılan adımlara, elde edilen kazanımlara ve güçlü gelecek tasavvurumuza odaklanılmalıdır.</p>

<p>Çünkü siyasette, medya ve sosyal medyadaki hedef saptırma girişimlerinin, toplumsal güveni ve kurumlara duyulan inancı zayıflatma çabalarının; umutsuzluğu yaymaya, Türkiye’nin prangalarıyla baş başa kalmasını sağlamaya yönelik daha geniş bir çerçevenin parçası olduğu anlaşılmaktadır.</p>

<p>Bu yaklaşımın temel hedeflerinden birisi, söz konusu olayları Türkiye’de kurumsal ve siyasal yapının bütünüyle çürüdüğünün göstergeleri olarak takdim ederek toplumda çaresizlikle birlikte kutuplaşma ve siyasal gerilim yaratmaktır.</p>

<p>Nihai aşamada “yönetilemeyen, kurumları işlevsizleşen ve toplumsal bütünlüğü zayıflayan bir Türkiye” algısı oluşturmaktır.</p>

<p>Bu alçaklığa müsaade edemeyiz, izin veremeyiz.</p>

<p>Unutulmasın. Kurumlara yönelik güvenin aşındırılması ve toplumsal fay hatlarının belirginleştirilmesi, Türkiye’nin demokratik, ekonomik ve güvenlik bağlamındaki kazanımları karşısında büyük bir bühtan, siyasetin sağlıklı işleyişi açısından ciddi riskler doğurabilecek büyük bir ihanet olacaktır.</p>

<p>Böylesi bir atmosferin Türkiye’yi yalnızca siyasal ve toplumsal açıdan değil, ekonomik açıdan da olumsuz etkileyebileceği, yatırımcı algısından finansal istikrara, ülke risk priminden uluslararası itibarına kadar geniş bir alanda Türkiye’nin güvenilirliği üzerinde baskı oluşturabileceği açıktır.</p>

<p>Türkiye’nin dirlik ve düzeni her şeyin üstünde, her türlü siyasi mülahazanın önceliğindedir.</p>

<p>Türkiye’nin karşı karşıya bulunduğu sorunların gerçekliğini inkâr etmeden; vatandaşımızın sosyo ekonomik beklentilerini dikkate alan bununla birlikte yolsuzluk, usulsüzlük ve yozlaşmayla etkin ve hukuka uygun biçimde mücadele edildiğine ilişkin kamuoyunun ikna olacağı bir yaklaşımı hep birlikte sergilemek durumundayız.</p>

<p>Türkiye hepimizin, hep birlikte Türkiye’yiz. Milletçe kederimiz bir, kıvancımız bir, geleceğimiz birdir.</p>

<p>Yapmamız gereken, olayları siyasal çatışmanın aracı hâline getirmek değil, hukuk ve demokrasi temelinde kurumsal dayanıklılığı artırarak gelecek perspektifimizi güçlendirmektir.</p>

<p>Hatırlatmak isterim Türkiye eski Türkiye değildir.</p>

<p>Güçlü kurumlara, büyük bir ekonomik kapasiteye, etkili bir diplomasiye ve caydırıcı bir savunma sanayine sahiptir.</p>

<p>Sistemsel arızalarını gidermiş, milli birlik ve kardeşliğini tesis etmiş, Türk ve Türkiye yüzyılını inşa etmeye odaklanmış, gıpta ile bakılan bir Türkiye hamdolsun egemendir.</p>

<p>Kimseye oyun kurdurmayız, istikrarımıza, güvenliğimize, huzurumuza ve kardeşliğimize kastetmek isteyenlere fırsat vermeyiz.</p>

<p>Milletimiz emin olsun, milli birliğimizi kuvvetlendirecek, yeni Türk asırlarına yelken açacağız.</p>

<p>Engelleri aşa aşa, oyunları boza boza güçlü geleceğimizi milletçe birlikte inşa edeceğiz.</p>

<p>Değerli Milletvekilleri,</p>

<p>Fransa’da yaşanan öğrenci eylemleri Avrupa’nın toplumsal huzur ve istikrar bakımından karşı karşıya bulunduğu sorunları bir kez daha gözler önüne sermiştir.</p>

<p>Okulların fiziki şartlarının iyileştirilmesi, öğretmen açığının giderilmesi ve eğitimde fırsat eşitliğinin sağlanması talebiyle sokaklara inen gençler, esasen geleceklerinden kaygı duyduklarını ortaya koymaktadır.</p>

<p>Avrupa’nın artan ırkçılık ve yabancı düşmanlığı gibi ağır sorunlarla yüzleştiği bir dönemde, gençlerin kitlesel şekilde sokaklara inmesi toplumsal huzur ve dayanışma ikliminin giderek bozulacağına işaret etmektedir.</p>

<p>Göstericilerin Bastil Meydanı'nda toplanması, Fransız Devrimine yapılan bir gönderme olmaktan öte, olayların daha geniş kitleleri sokağa dökme potansiyeli taşıdığına işaret etmektedir.</p>

<p>1968 olaylarını ve 2018’deki Sarı Yeleklileri hatırlatan gösteriler, gerekçe gösterilen sorunların çözülememesi halinde, eylemlerin Fransa’dan başlayarak dalga dalga diğer Avrupa ülkelerine de yayılma potansiyeli taşımaktadır.</p>

<p>Diğer taraftan, gösterilere yönelik polis müdahalelerinde yaşanan ağır yaralanmalar ve binlerce kişinin gözaltına alınması, başka ülkelere demokrasi ve insan hakları konusunda ders vermeyi alışkanlık hâline getirenlerin, aynı ilkeleri kendi vatandaşları söz konusu olduğunda nasıl görmezden gelebildiğini göstermiştir.</p>

<p>Benzer durumlar Türkiye’de yaşansa “insan hakları ve demokrasi” çağrısı yapacak Avrupalı liderlerin Fransa’daki şiddete ses çıkarmaması, Avrupa’nın ikiyüzlülüğünü bir kez daha ifşa etmiştir.</p>

<p>Fransa ve muhtemelen başka ülkeleri de etkisi altına alacak olan bu gelişmeler, Avrupa’nın sosyal devlet anlayışından uzaklaştığını ve eğitim şartlarının giderek bozulduğunu göstermektedir.</p>

<p>Türkiye ise, eğitimde attığı adımların karşılığını uluslararası ölçekte almaktadır.</p>

<p>OECD tarafından açıklanan PISA 2025 sonuçlarına göre ülkemiz, bir önceki değerlendirmeye kıyasla matematik, fen bilimleri ve okuma becerilerinin her üçünde de puanını en fazla artıran OECD ülkesi olmuş; fen bilimleri ve okuma becerilerinde OECD ortalamasının üzerine çıkarken matematikte bu ortalamayı yakalamıştır.</p>

<p>Bu başarı, Türkiye’nin eğitimde kaydettiği ilerlemenin somut bir göstergesi olmuştur.</p>

<p>Gençlerimizi geleceğe hazırlamak ve Türk ve Türkiye Yüzyılı hedeflerimize doğru hızla yol almak için gençlerimize ve milli eğitime azamî ölçüde kaynak ayırmamız gerektiğini de bu vesileyle vurgulamak istiyorum.</p>

<p>Manevî ve kültürel değerlerimizi özümsemiş, düşünme, algılama ve problem çözme yeteneği gelişmiş; sorumluluk duygusu ve toplumsal duyarlılığı yüksek; yeni gelişmelere açık, bilim ve teknoloji üretimine yatkın, girişimci, demokrat, kültürlü, erdemli ve inançlı nesiller, Türk Asrı’nın mimarı ve geleceğimizin teminatı olacaktır.</p>

<p>Bu çerçevede eğitim sistemimiz, bilgi toplumunun gerektirdiği bilgi ve becerilerle donatılmış, uluslararası rekabet yeteneğine sahip, teknoloji kültürü gelişmiş insan gücünün yetiştirilmesini sağlayacak şekilde yapılandırılmalı; eğitim mekânları, eğitim teknolojileri ve insan gücü imkânları nitelik ve nicelik açısından en üst standartlara yükseltilmelidir.</p>

<p>Bununla birlikte Türkiye’de yaşanan birkaç okul hadisesini de dikkatle takip etmek güvenlik tedbirleriyle birlikte okul, aile ve öğretmen üçgeninde geliştirilecek etkili önlemlerle bir daha benzeri hadiselerin yaşanmamasını sağlamak, geleceğimizin teminatı çocuklarımızla birlikte sistemi ve yönetimi hedef alan iç ve dış kaynaklı tehditlere karşı duyarlı olmak şarttır.</p>

<p>Kıymetli Arkadaşlarım,</p>

<p>Milletimizin her sorunu bizim de sorunumuzdur.</p>

<p>Haklı beklentileri bizim de talebimizdir.</p>

<p>Önümüzdeki dönemi, yasama faaliyetlerimizin odağına vatandaşlarımızın sosyo-ekonomik sorunlarını çözmeye, beklentilerini karşılamaya dönük atılımların yapılacağı bir yasama yılı olarak görüyoruz.</p>

<p>Her bir milletvekili arkadaşımdan bu yöndeki çalışmalarını hızlandırmasını bekliyorum.</p>

<p>Cumhur İttifakı birlikteliğinde tüm sorunlarımızı aşacak, milletimizi daha mutlu devletimizi daha güçlü kılacağız.</p>

<p>Büyük Ozanımız Merhum Aşık Veysel’in deyişiyle diyorum ki:</p>

<p>“Son verelim iftiraya bühtana</p>

<p>Kardeşane sevişelim can cana.</p>

<p>Elbirlikle çalışalım Vatana</p>

<p>Çok okul fabrika kuralım kardaş”</p>

<p>Bu düşüncelerle sayın milletvekillerini ve muhterem misafirlerimizi bir kez daha hürmet ve muhabbetle selamlıyor, her birinizi Allah’a emanet ediyorum.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/ercan-guvenc-aleviler-birlik-olur-mu-3610</link>
            <category>GÜNDEM</category>
            <pubDate>Mon, 12 Oct 2026 18:56:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Ercan Güvenç: Aleviler birlik olur mu?</h1>
                        <h2>Cem Vakfı kurucu üyesi Ercan Güvenç, Genel Yayın Yönetmenimiz Ali Rıza Özkan'ın "Alevilere birlik olmayı teklif ediyorum" yazısına cevap verdi.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/10/ercan-guvenc-aleviler-birlik-olur-mu-1791821205.webp">
                        <figcaption>Ercan Güvenç: Aleviler birlik olur mu?</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p><strong>Cem Vakfı kurucu üyesi Ercan Güvenç, Genel Yayın Yönetmenimiz Ali Rıza Özkan'ın "Alevilere birlik olmayı teklif ediyorum" yazısına cevap verdi.<br />
<br />
İşte Cem Vakfı kurucu üyesi Ercan Güvenç'in Ali Rıza Özkan'a mektubu:</strong><br />
<br />
Günaydın Alirıza Bey,Gönderdiğiniz yazı için teşekkür ederim. Konuya ilişkin düşüncelerimi sizi sıkmadan kısaca paylaşmak isterim.<br />
<br />
<strong>Soru: Aleviler birlik olabilir mi?</strong></p>

<p>Kanaatimce günümüzde Alevi toplumu iki ayrı katmanda yaşıyor: Alevi halkı ve sivil Alevi kurumları.Bu iki katman arasında Aleviliğe bakışta derin ayrılıklar var. Örneğin Aleviliğin tanımında<strong> İslam içi - İslam ötesi</strong> tartışması gibi temel farklar bulunuyor. Diğer yandan Alevi kurumları, inanca kendi siyasi görüşlerini ve kişisel beklentilerini katabiliyor. Doğal olarak kurumların siyasete bakışı da aynı olmuyor.Bu durum, kurumlar ile halk arasında mesafe oluşturuyor ve birlikteliği önemli ölçüde engelliyor. Ayrıca kurum yöneticilerinin bir kısmının hizmet motivasyonunun inancın kendisinden ziyade kişisel kariyer ve ekonomik beklenti olması da bir diğer engel.<br />
<br />
Sadece bu üç başlık bile birleşmenin önündeki önemli engelleri gösteriyor. Kurumlar henüz olgunlaşıp halkla hemhal olmadığı için, mevcut tabloda Alevi toplumunda tam bir birliği oldukça zor görüyorum.<br />
<br />
<strong>Soru: Paydaş olabilecekleri alanlar var mı?</strong></p>

<p>Elbette vardır. Siz yazınızda bu noktaya çok güzel değinmişsiniz. İlgili paragrafınızı önemi nedeniyle aynen alıntılıyorum:<br />
<br />
<em><strong>“Alevilerin gerçek sorunları, başta kamusal alanda ayrımcılığın önlenmesi olmak üzere, çocuklarımızın kendi inanç eğitimini özgürce alabilmesi, inanç merkezlerimizin ibadethane olarak tescilinin hukuken tamamlanması ve devletin her alanda tüm inanç topluluklarına eşit haklar tanıyarak adil bir destek vermesinin sağlanmasıdır."</strong></em><br />
<br />
Aleviler, inançlarının hukuksal güvenceyle tanınması ve Alevi kimliğinden kaynaklı olarak alamadıkları diğer kamusal haklar konusunda, hem halk hem de kurumlar düzeyinde büyük çoğunlukla hemfikirdir.Bu nedenle <strong><span style="color:#c0392b">"bir olma" </span></strong>idealinin peşinden koşmak yerine, sizin de paragrafta işaret ettiğiniz bu somut talepleri kamuoyunda sürekli öne çıkararak beraber hareket etme zemini güçlendirilebilir kanaatindeyim.<br />
<br />
İyi Pazarlar<br />
<br />
<a href="https://www.alevihaberler.com.tr/makale/alevilere-birlik-olmayi-teklif-ediyorum-1067"><strong><span style="color:#c0392b">ALİ RIZA ÖZKAN'IN İLGİLİ YAZISI İÇİN TIKLAYINIZ.</span></strong></a></p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/turkiye-azerbaycan-kardesligi-gunluk-siyasi-hesaplara-kurban-edilemez-3609</link>
            <category>KONUK YAZAR</category>
            <pubDate>Mon, 12 Oct 2026 12:43:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Türkiye - Azerbaycan kardeşliği günlük siyasi hesaplara kurban edilemez</h1>
                        <h2>Çepni Dernekleri Federasyonu Genel Başkanı Muhammet Arif Genç, www.istikbalpostasi.com'da bir yazı kaleme aldı. Genç, son günlerde Azerbaycan’ın iç hukukuna ilişkin kararlar üzerinden Türkiye’de bazı çevrelerin Azerbaycan’a yönelik protesto ve açıklamalarına tepki gösterdi.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/10/turkiye-azerbaycan-kardesligi-gunluk-siyasi-hesaplara-kurban-edilemez-1791799062.webp">
                        <figcaption>Türkiye - Azerbaycan kardeşliği günlük siyasi hesaplara kurban edilemez</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p><strong>Çepni Dernekleri Federasyonu Genel Başkanı Muhammet Arif Genç,<a href="https://istikbalpostasi.com/turkiye-azerbaycan-kardesligi-gunluk-siyasi-hesaplara-kurban-edilemez-10900"><span style="color:#2980b9"> www.istikbalpostasi.com'da</span></a> bir yazı kaleme aldı. Genç, son günlerde Azerbaycan’ın iç hukukuna ilişkin kararlar üzerinden Türkiye’de bazı çevrelerin Azerbaycan’a yönelik protesto ve açıklamalarına tepki gösterdi.&nbsp;</strong><br />
<br />
<a href="https://istikbalpostasi.com/turkiye-azerbaycan-kardesligi-gunluk-siyasi-hesaplara-kurban-edilemez-10900"><span style="color:#2980b9"><u><strong>Muhammet Arif Genç'in&nbsp; www.istikbalpostasi.com'da yayımlanan yazısı şöyle:</strong></u></span></a><br />
<br />
<br />
<br />
Son günlerde Azerbaycan’ın kendi iç hukukuyla aldığı bazı kararlar üzerinden Türkiye’de birtakım çevrelerin Azerbaycan’ı hedef alan protesto ve açıklamalarını dikkatle takip ediyoruz.</p>

<p>Elbette herkesin eleştiri hakkı vardır. Ancak eleştiri başka, bağımsız ve egemen bir devletin iç işlerine müdahale etmeye kalkışmak başkadır. Azerbaycan’ın kendi iç meseleleri üzerinden Türkiye-Azerbaycan kardeşliğini sorgulatmaya çalışmak, iki ülke arasındaki tarihî bağın gerçek mahiyetini görmezden gelmektir.</p>

<p>Bugün Azerbaycan’a demokrasi, özgürlük ve kardeşlik dersi vermeye çalışanlara sormak gerekir:</p>

<p><br />
Azerbaycan’ın toprakları işgal edilirken, Hocalı’da büyük bir insanlık trajedisi yaşanırken, yüz binlerce insan yerinden edilirken siz neredeydiniz?</p>

<p>Azerbaycan’ın en zor günlerinde yanında olmayanların, bugün Azerbaycan üzerinden kardeşlik hukuku kurmaya çalışması samimiyetle bağdaşmaz.</p>

<p>Üstelik Türkiye-Azerbaycan ilişkisi yalnızca duygusal söylemlerden ibaret değildir. Bunun arkasında yıllar içerisinde oluşturulmuş siyasi, diplomatik, askerî, ekonomik ve stratejik bir işbirliği bulunmaktadır.</p>

<p>Karabağ Savaşı bunun en açık örneklerinden biridir.</p>

<p>2020’deki 44 günlük savaşın kısa sürede Azerbaycan lehine sonuçlanmasında Azerbaycan ordusunun kendi askerî kapasitesi ve sahadaki operasyonları belirleyici olurken; Türkiye ile yıllar içinde geliştirilen askerî eğitim, ortak tatbikatlar, savunma sanayii işbirliği ve teknolojik kapasite paylaşımı da iki ülke arasındaki stratejik ortaklığın önemli unsurları arasında yer aldı. 2021 tarihli Şuşa Bildirisi ise bu işbirliğini savunma sanayii, ortak eğitim ve tatbikatlar, personel değişimi, teknoloji paylaşımı ve karşılıklı askerî yardım başlıklarında daha da kurumsallaştırdı.</p>

<p>Bunun yanında Azerbaycan’ın Türkiye ile birlikte Türk dünyasının siyasi, ekonomik, kültürel ve stratejik bütünleşmesine verdiği destek de unutulmamalıdır.</p>

<p>Azerbaycan, Türk Devletleri Teşkilatı’nın gelişiminde aktif rol üstlenmiş; Karabağ meselesinde teşkilatın uluslararası hukuk ve Azerbaycan’ın toprak bütünlüğü temelindeki açıklamalarını önemsemiştir. Özellikle 2020 öncesinde ve savaş sonrasında Türk dünyasının kurumsal dayanışmasının güçlendirilmesi yönündeki çalışmalarda Bakü’nün aktif bir rolü olmuştur. (Türk Devletleri Örgütü )</p>

<p>Yani Azerbaycan, sadece Karabağ konusunda değil, Türk devletlerinin aynı masa etrafında buluşması, ekonomik ve siyasi ilişkilerin geliştirilmesi ve Türk dünyasının ortak hareket kabiliyetinin artırılması konusunda da Türkiye’nin önemli ortaklarından biridir.</p>

<p>Devletler arasındaki ilişkiler böyle kurulur. Bazen aynı fikirde olunur, bazen farklı düşünülür; fakat stratejik ortaklıklar günlük tartışmaların üzerinde tutulur.</p>

<p>Biz Çepniler bu meseleye yalnızca bugünün siyaseti üzerinden bakmıyoruz.</p>

<p>Çepnilerin önemli bir bölümü tarih boyunca Anadolu’dan Azerbaycan coğrafyasına göç etmiş, o topraklarda kök salmış ve Türk dünyasının ortak tarihinin oluşmasında rol oynamıştır. Şah İsmail ile Yavuz Sultan Selim dönemindeki siyasi mücadelelerin tarihi hafızamızdaki yeri de ortadadır.</p>

<p>Bizim Azerbaycan’la bağımız bugünün siyasi tartışmalarından çok daha eskidir.</p>

<p>Bu nedenle hiç kimsenin mezhepçi, ideolojik veya günlük siyasi hesaplarla Türkiye ile Azerbaycan’ın arasına nifak sokmasına müsaade edilmemelidir.</p>

<p>Azerbaycan’ın kendi iç meseleleri Azerbaycan halkının ve Azerbaycan Devleti’nin meselesidir. Yanlış gördüğümüz uygulamalar olabilir; bunu kardeşçe ifade ederiz. Ancak “kardeşlik” adı altında egemen bir devletin iç işlerine müdahale edilmesini doğru bulmayız.</p>

<p>Türkiye de kendi iç meselelerinde dışarıdan yönlendirmeyi kabul etmiyorsa, aynı egemenlik anlayışını Azerbaycan için de göstermek zorundadır.</p>

<p>Kardeşlik, birbirimizin her kararını sorgusuz sualsiz onaylamak değildir. Kardeşlik, farklı düşündüğümüzde dahi birbirimizin devletine, milletine ve egemenlik hukukuna saygı göstermektir.</p>

<p>Bugün Azerbaycan’ın yanında durmak; Azerbaycan’ın her uygulamasını onaylamak anlamına gelmez. Ancak Azerbaycan üzerinden Türkiye-Azerbaycan kardeşliğini zedeleyecek bir kampanyaya da dönüşmemelidir.</p>

<p>Bizim çağrımız açıktır:</p>

<p>Türkiye-Azerbaycan kardeşliği günlük siyasi hesaplara, mezhep tartışmalarına ve ideolojik kamplaşmalara kurban edilmemelidir.</p>

<p>Çünkü bizim kardeşliğimiz hükümetlerden, siyasi partilerden ve günün tartışmalarından ibaret değildir. Bu kardeşlik; aynı tarihten, aynı coğrafyadan, aynı millet hafızasından ve ortak acılardan beslenmektedir.</p>

<p>Çepni Dernekleri Federasyonu Genel Başkanı olarak bizim durduğumuz yer nettir.</p>

<p>Türkiye’nin de Azerbaycan’ın da egemenlik hakkına saygı duyuyor; iki kardeş devlet arasındaki stratejik ve tarihî bağın hiçbir siyasi hesap uğruna zedelenmemesi gerektiğine inanıyoruz.</p>

<p>Türkiye-Azerbaycan kardeşliği dün kurulmadı, bugün de kurulmuş değildir.</p>

<p>Bu kardeşlik, yarınların da teminatıdır.</p>

<p>Muhammet Arif Genç</p>

<p>Çepni Dernekleri Federasyonu Genel Başkanı.<br />
<br />
<a href="https://istikbalpostasi.com/turkiye-azerbaycan-kardesligi-gunluk-siyasi-hesaplara-kurban-edilemez-10900"><u><strong><span style="color:#2980b9">Kaynak Link:&nbsp;</span><span style="color:#2980b9">https://istikbalpostasi.com/turkiye-azerbaycan-kardesligi-gunluk-siyasi-hesaplara-kurban-edilemez-10900</span></strong></u></a></p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/turkiye-husilerin-kral-halid-havalimanina-saldirisini-kinadi-3608</link>
            <category>SİYASET</category>
            <pubDate>Mon, 12 Oct 2026 11:01:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Türkiye, Husilerin Kral Halid Havalimanı’na saldırısını kınadı</h1>
                        <h2>Dışişleri Bakanlığı, Husilerin Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad’daki Kral Halid Uluslararası Havalimanı’na bir kez daha saldırı düzenlemesini en güçlü şekilde kınadı.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/10/turkiye-husilerin-kral-halid-havalimanina-saldirisini-kinadi-1791792384.webp">
                        <figcaption>Türkiye, Husilerin Kral Halid Havalimanı’na saldırısını kınadı</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p><strong>Dışişleri Bakanlığı, Husilerin Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad’daki Kral Halid Uluslararası Havalimanı’na bir kez daha saldırı düzenlemesini en güçlü şekilde kınadı.</strong></p>

<p>Bakanlık tarafından yapılan yazılı açıklamada şu ifadelere yer verildi:</p>

<p><em><strong>“Husilerin Suudi Arabistan’daki<span style="color:#2980b9"> Kral Halid Uluslararası Havalimanı</span>’na yönelik saldırısını en güçlü şekilde kınıyoruz. Saldırıda hayatını kaybedenlere Allah’tan rahmet, yaralılara acil şifalar diliyor; <span style="color:#2980b9">Suudi Arabistan </span>halkına taziyelerimizi sunuyoruz.</strong></em></p>

<p><em><strong>Sivil altyapıyı ve masum sivilleri kasten hedef alan bu saldırılar, uluslararası hukuku ve uluslararası insancıl hukuk ilkelerini açık biçimde ihlal etmektedir.</strong></em></p>

<p><em><strong>Bölgesel güvenlik ve istikrara tehdit oluşturan, uluslararası toplumun barışın tesisi yönündeki ortak çabalarına zarar veren <span style="color:#2980b9">eylemlerin derhal sona erdirilmesi </span>gerektiğini vurguluyoruz.</strong></em></p>

<p><em><strong>Türkiye olarak,<span style="color:#2980b9"> Suudi Arabistan’ın </span>egemenliğine ve toprak bütünlüğüne olan desteğimizi yineliyoruz.”</strong></em></p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/kuvvetli-yagis-uyarisi-12-ekim-2026-hava-durumu-3607</link>
            <category>GÜNDEM</category>
            <pubDate>Mon, 12 Oct 2026 10:50:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Kuvvetli yağış uyarısı. 12 Ekim 2026 hava durumu</h1>
                        <h2>Meteoroloji Genel Müdürlüğü tarafından yapılan son değerlendirmelere göre: Ülkemiz genelinin parçalı ve çok bulutlu, Marmara(Kocaeli ve Sakarya dışında), Ege, Akdeniz, İç Anadolu, Doğu Anadolu (Ardahan ve Iğdır dışında), Güneydoğu Anadolu ile Karabük, Kastamonu, Bolu, Çorum, Tokat, Gümüşhane ve Bayburt çevrelerinin sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyo</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/10/kuvvetli-yagis-uyarisi-12-ekim-2026-hava-durumu-1791791689.webp">
                        <figcaption>Kuvvetli yağış uyarısı. 12 Ekim 2026 hava durumu</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p><strong>Meteoroloji Genel Müdürlüğü tarafından yapılan son değerlendirmelere göre: Ülkemiz genelinin parçalı ve çok bulutlu, Marmara(Kocaeli ve Sakarya dışında), Ege, Akdeniz, İç Anadolu, Doğu Anadolu (Ardahan ve Iğdır dışında), Güneydoğu Anadolu ile Karabük, Kastamonu, Bolu, Çorum, Tokat, Gümüşhane ve Bayburt çevrelerinin sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların, Kıyı Ege ve Güneydoğu Anadolu ile Edirne, Çanakkale, Antalya, Isparta, Hatay ve Tunceli çevreleri ile Elazığ'ın doğu kesimlerinde kuvvetli olması bekleniyor. Doğu Akdeniz ile Güneydoğu Anadolu'da toz taşınımının görüleceği tahmin ediliyor.</strong></p>

<p><strong>HAVA SICAKLIĞI:</strong> Güney ve batı kesimlerde 4 ila 6 derece azalacağı tahmin ediliyor.</p>

<p><strong>RÜZGAR:</strong> Genellikle güneyli yönlerden hafif, ara sıra orta kuvvette eseceği tahmin ediliyor.</p>

<h2>UYARILAR</h2>

<p><strong>KUVVETLİ YAĞIŞ UYARISI: </strong>Yağışların, Kıyı Ege ve Güneydoğu Anadolu ile Edirne, Çanakkale, Antalya, Isparta, Hatay, Elazığ, Tunceli ve Şırnak çevrelerinde kuvvetli çevrelerinde yerel kuvvetli olması beklendiğinden yaşanabilecek olumsuzluklara karşı dikkatli ve tedbirli olunması gerekmektedir.</p>

<p><strong>TOZ TAŞINIMI UYARISI</strong>: Doğu Akdeniz ile Güneydoğu Anadolu'da toz taşınımı beklendiğinden yaşanabilecek olumsuzluklara karşı tedbirli ve dikkatli olunması gerekmektedir.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/ursula-von-der-leyen-ab-ukraynaya-destegini-surdurecek-3606</link>
            <category>DÜNYA</category>
            <pubDate>Sun, 11 Oct 2026 19:26:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Ursula von der Leyen: AB, Ukrayna’ya desteğini sürdürecek</h1>
                        <h2>Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodimir Zelenskiy ile yaptığı görüşmenin ardından AB’nin Ukrayna’ya olan desteğinin kesintisiz devam edeceğini vurguladı.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/10/ursula-von-der-leyen-ab-ukraynaya-destegini-surdurecek-1791736911.webp">
                        <figcaption>Ursula von der Leyen: AB, Ukrayna’ya desteğini sürdürecek</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p><strong>Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodimir Zelenskiy ile yaptığı görüşmenin ardından AB’nin Ukrayna’ya olan desteğinin kesintisiz devam edeceğini vurguladı.</strong></p>

<p>Von der Leyen, bu hafta toplanacak Avrupa Konseyi’nde Ukrayna’nın öncelikli konu olacağını belirterek, “Ukrayna, bu haftaki Avrupa Konseyi’nin merkezinde olacak. Önümüzdeki yıl için finansman ihtiyaçlarını ve yeni küresel destek mobilizasyonunu görüşeceğiz” dedi.</p>

<p>Ayrıca AB’nin bu hafta Ukrayna’ya drone ve füze alımı için ek finansman sağlayacağını açıkladı. Bu desteğin Ukrayna’nın savunmasını güçlendireceğini ve gökyüzünü korumaya yardımcı olacağını belirtti.</p>

<p>Von der Leyen, Zelenskiy’nin küresel gıda tedarikini ve enerji altyapısını koruyacak bir ateşkes çağrısına tam destek verdiğini de ifade etti. Rusya’nın savaş alanında yavaşladığını ancak cephe gerisindeki sivillere saldırılarını sürdürdüğünü söyleyen von der Leyen, Ukrayna halkıyla dayanışmalarını ve Zelenskiy’nin halkının özgürlüğü için verdiği mücadeleye olan tam desteklerini yineledi.</p>

<p>Ayrıca AB’nin Ukrayna ile müzakerelerde iki yeni fasıl kümesini daha açmaya hazırlandığını ve sürecin ivme kazandığını kaydetti.</p>

<p><span style="color:#2980b9">Ursula von der Leyen, şu açıklamada bulundu:</span><br />
<br />
<em><strong>"Zelensky &nbsp;ile bugün iyi bir görüşme yaptık.</strong></em></p>

<p><em><strong>Ukrayna ve Rusya'daki küresel gıda tedariklerini ve enerji altyapısını koruyacak bir ateşkes çağrısını, Zelenskyy Devlet Başkanı'nın çağrısını tam olarak destekledik.</strong></em></p>

<p><em><strong>Savaş yeni, daha karanlık bir aşamaya girdi.</strong></em></p>

<p><em><strong>Rusya savaş alanında oyalanıyor ve cephe hatlarının çok gerisinde sivillere saldırıyor.</strong></em></p>

<p><em><strong>Ukrayna halkıyla dayanışmamızı ilettim.</strong></em></p>

<p><em><strong>Ve halkının özgürlüğü için savaşı yönetirken Zelenskyy Devlet Başkanı'na tam desteğimi belirttim.</strong></em></p>

<p><em><strong>Ukrayna bu haftaki Avrupa Konseyi'nin ön saflarında ve merkezinde yer alacak.</strong></em></p>

<p><em><strong>Önümüzdeki yıl için finansman ihtiyaçlarını ve yeni küresel desteği nasıl harekete geçireceğimizi tartışacağız.</strong></em></p>

<p><em><strong>Bu hafta AB ayrıca dronlar ve füzeler için ek finansman sağlayacak.</strong></em></p>

<p><em><strong>Ukrayna'nın savunmasını güçlendirmek ve gökyüzünü korumak için.</strong></em></p>

<p><em><strong>Ayrıca müzakerelerde iki ek bölüm kümesi açmayı planlıyoruz.</strong></em></p>

<p><em><strong>Bu ivme gerçek."<br />
<br />
Kaynak Link:</strong></em><a href="https://x.com/vonderleyen/status/2109306931177267328">https://x.com/vonderleyen/status/2109306931177267328</a></p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/cepni-dernekleri-federasyonundan-cemevi-ve-turbe-ziyareti-3605</link>
            <category>GÜNDEM</category>
            <pubDate>Sun, 11 Oct 2026 16:12:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Çepni Dernekleri Federasyonu'ndan cemevi ve türbe ziyareti</h1>
                        <h2>Çepni Dernekleri Federasyonu Genel Başkanı Muhammet Arif Genç, Genel Başkan Yardımcısı Şahap Turgut ve Mehmet Seyrekbasan, Malatya’nın Arapgir ilçesine bağlı Onar köyünde bulunan Onar Cemevi’ni ve Pir Hasan Onar Türbesi’ni ziyaret etti.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/10/cepni-dernekleri-federasyonundan-cemevi-ve-turbe-ziyareti-1791724929.webp">
                        <figcaption>Çepni Dernekleri Federasyonu'ndan cemevi ve türbe ziyareti</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p><strong>Çepni Dernekleri Federasyonu Genel Başkanı Muhammet Arif Genç, Genel Başkan Yardımcısı Şahap Turgut ve Mehmet Seyrekbasan, Malatya’nın Arapgir ilçesine bağlı Onar köyünde bulunan Onar Cemevi’ni ve Pir Hasan Onar Türbesi’ni ziyaret etti.</strong></p>

<p>Anadolu’nun köklü inanç ve kültür miraslarından biri olan<strong> Onar Cemevi’nin</strong>, 1224 yılında Anadolu Selçuklu Sultanı I. Alaeddin Keykubad döneminde<strong> Pir Hasan Onar </strong>tarafından zaviye olarak kurulduğu kabul ediliyor. Yüzyıllardır inanç, dayanışma, birlik ve beraberlik kültürünü yaşatan bu mekân, Anadolu Alevi-Bektaşi geleneğinin tarihî hafızasında önemli bir yere sahip.<br />
<br />
<img alt="" src="https://www.alevihaberler.com.tr/public/images/detay/3a8b51ce-b1b4-4293-ba33-69064a82d4dd.jpg" style="height:600px; width:800px" /></p>

<p>Federasyon yetkilileri,<strong> Pir Hasan Onar’ın </strong>manevi huzurunda gerçekleştirdikleri ziyaretin, geçmişle bağları güçlendirmek, kadim inanç değerlerini tanımak ve gelecek kuşaklara aktarmak açısından büyük önem taşıdığını belirtti.</p>

<p>Açıklamada, Çepni Türkmenleri olarak tarihe, inanç önderlerine, kültüre ve Anadolu’nun ortak manevi mirasına sahip çıkmaya devam edileceği vurgulandı. Cemevlerinin yalnızca geçmişin tanıkları değil; birlik, kardeşlik, paylaşma ve dayanışma kültürünün yaşayan merkezleri olduğu ifade edildi.</p>

<p>Federasyon,<em><strong> “Geçmişimizi tanıyor, kültürümüzü yaşatıyor, ortak mirasımızı geleceğe taşıyoruz” </strong></em>mesajıyla ziyareti sonlandırdı.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/ali-riza-ozkandan-alevilere-birlik-cagrisi-acil-birlik-olalim-3604</link>
            <category>GÜNDEM</category>
            <pubDate>Sun, 11 Oct 2026 14:27:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Ali Rıza Özkan’dan Alevilere birlik çağrısı: Acil birlik olalım!</h1>
                        <h2>Horasan Erenleri Dernekler Federasyonu Genel Sekreteri Ali Rıza Özkan, Alevi toplumuna yönelik kapsamlı bir birlik çağrısı yayımladı. Özkan, tarihsel ve toplumsal tecrübelere atıfta bulunarak, hakların ancak birlik sayesinde elde edilebileceğini vurguladı.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/10/ali-riza-ozkandan-alevilere-birlik-cagrisi-acil-birlik-olalim-1791719062.webp">
                        <figcaption>Ali Rıza Özkan’dan Alevilere birlik çağrısı: Acil birlik olalım!</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Horasan Erenleri Dernekler Federasyonu Genel Sekreteri Ali Rıza Özkan, Alevi toplumuna yönelik kapsamlı bir birlik çağrısı yayımladı. Özkan, tarihsel ve toplumsal tecrübelere atıfta bulunarak, hakların ancak birlik sayesinde elde edilebileceğini vurguladı.<br />
<br />
<strong>Özkan’ın açıklamasında şu ifadelere yer verildi:</strong></p>

<p><em><strong>“Tarihsel ve toplumsal tecrübeler açıkça göstermektedir ki, toplumlar ve toplumsal kesimler haklarını ancak ve ancak birlik olmayı başardıklarında elde edebilirler. Gerçek bir birliktelik ise siyasi, ekonomik, yerel veya bireysel farklılıkları bir yana bırakarak ortak idealler, ilkeler ve haklı talepler etrafında kenetlenmekle mümkündür.</strong></em></p>

<p><em><strong>Bu kural, hayatın her alanında geçerlidir. İşçiler kendi aralarındaki siyasi görüş veya köken farklılıklarını öne çıkarırlarsa, daha insanca yaşam standartları ve daha iyi ücretler için ortak bir mücadele yürütemezler. Aynı şekilde bir mahalle halkının belediyeden kanalizasyon hatlarının modernleştirilmesini talep etmesi bile o mahallelilerin ayrışmaları bir kenara bırakıp ortak iradeyle birlik olmasını şart koşar.</strong></em></p>

<p><em><strong>Ayrışan gruplar seslerini duyuramazken, ortak gaye etrafında birleşen topluluklar hak ettikleri sonuçları alırlar. İşte bu evrensel gerçeklik, Alevi toplumunun hak ve eşitlik mücadelesi için de geçerlidir."</strong></em><br />
<br />
<span style="font-size:16px"><strong>”<span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">YAPAY AYRIŞMALARI BIRAKALIM”</span></strong></span></p>

<p>Özkan, Alevi toplumu içinde birlik ve beraberliği engelleyen yaklaşımlara dikkat çekerek şunları kaydetti:</p>

<p><em><strong>“Alevi toplumu içerisinde uzun süredir<span style="color:#2980b9"> birlik ve beraberliği engelleyen,</span> toplumu suni tartışmalarla bölen ve ortak mücadele zeminini zayıflatan bazı yaklaşımlara ve unsurlara tanık oluyoruz. Adeta görevi Alevilerin bir araya gelmesini<span style="color:#2980b9"> engellemek, tali meseleleri hayatiymiş</span> gibi sunup yapay gerekçeler icat etmek olan bu anlayışlar, toplumsal enerjinin iç tartışmalara harcanmasına ve asıl hak taleplerinin gölgelenmesine yol açmaktadır.</strong></em></p>

<p><em><strong>Farklılıkları bir zenginlik olarak görmek yerine ayrıştırma vesilesi kılan bu tutumlar, Alevi toplumuna zaman kaybettirmekten başka bir işe yaramamıştır. Gediğimiz tarihsel ve toplumsal noktada artık bu yapay gerekçelerin arkasına sığınma lüksümüz de kalmamıştır. Bugün karşı karşıya kaldığımız tablo, birlik olmayı bir tercih değil, tarihsel ve <span style="color:#2980b9">acil bir zorunluluk haline </span>getirmiştir.”</strong></em></p>

<p><span style="font-size:16px"><strong><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">YENİ ANAYASA SÜRECİNE ELEŞTİRİ</span></strong></span></p>

<p>Özkan, Türkiye’de gündemde olan yeni anayasa çalışmalarını işaret ederek, Alevi kuruluşlarının tutumunu eleştirdi:</p>

<p><em><strong>“Siyasetçilerin defalarca dile getirdiği üzere, Türkiye’nin devlet yapısının yeni bir anayasa ile 21. yüzyılın uluslararası koşullarına ve demokratik standartlarına uyumlu hale getirilmesi hedefi ortadadır. Böylesine kritik bir süreç yürütülürken, <span style="color:#2980b9">Horasan Erenleri Dernekler Federasyonu </span>dışında hiçbir Alevi kuruluşunun yeni anayasaya ve yasalara Alevilerin toplumsal eşitliğini sağlayacak somut öneriler sunmamış olmasını hayretle ve üzüntüyle izliyorum.</strong></em></p>

<p><em><strong>Alevi toplumunun geleceğini doğrudan ilgilendiren bu tür tarihsel fırsat dönemlerinde kurumsal yapıların pasif kalması ve ortak bir anayasal/yasal vizyon ortaya koyulamayışı nedeniyle birlik ve ortak akıl eksikliğinin gelecekte bize büyük bedeller ödeteceği kesindir. Haklar, süreci kenardan izleyerek değil, masaya ortak, güçlü ve<span style="color:#2980b9"> somut önerile</span>r koyarak elde edilir.”</strong></em></p>

<p><span style="font-size:16px"><strong><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">“VEKALET ANLAYIŞINA KARŞIYIZ”</span></strong></span></p>

<p>Özkan, bazı Alevi kuruluşlarının hak mücadelesinin vekaletini Abdullah Öcalan’a vermeye kalkıştığını belirterek sert tepki gösterdi:</p>

<p><em><strong>“Daha da vahim olanı, kısa bir süre önce gördük ki, ‘tabelasında Alevi yazan’ bazı kuruluşlar Alevilerin hak mücadelesinin vekaletini Abdullah Öcalan’a vermeye kalkıştılar. Tarih bu kişileri hiçbir zaman affetmeyecektir!</strong></em></p>

<p><em><strong>Dünya üzerinde tüm insanlık tarihinde vekiller eliyle kazanılmış herhangi bir hak var mıdır? Sorduklarında kendilerini ‘devrimci’ ve ‘sosyalist’ olarak tanımlayan bu beylere sormak lazım: Siz Karl Marx’ın <span style="color:#2980b9">‘İşçilerin kurtuluşu ancak kendi eserleri olacaktır’ </span>sözünü de mi hiç duymadınız?</strong></em></p>

<p><em><strong>Kendi gücünüz ve aklınızla alamadığınız hakları, Öcalan’ın vekilliğine<span style="color:#2980b9"> Alevileri kurban ederek mi</span> alacağınızı sanıyorsunuz? Bu girişimin Alevileri aldatmaktan ve özne olmaktan çıkarmaktan başka hiçbir anlamı yoktur. İşçi hareketinde ‘sarı sendika’ ne ise, bu anlayış ve yapılar da Aleviler için aynen ‘o’dur!”</strong></em></p>

<p><strong><span style="font-size:16px"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">BİRLİK NE İÇİN?</span></span></strong></p>

<p>Özkan, birlik çağrısının somut hedeflerini şöyle sıraladı:</p>

<p><em><strong>“Hedeflerimiz ve taleplerimiz soyut tartışmaların ötesinde, doğrudan Alevilerin günlük hayatına dokunan, yaşam kalitemizi yükselten,<span style="color:#2980b9"> toplumsal birliği ve barışı besleyen,</span> dirliğimizi güçlendiren ve ülkemizi büyüten net bir içeriğe sahip olmalıdır.</strong></em></p>

<p><em><strong>Alevilerin gerçek sorunları, başta kamusal alanda ayrımcılığın önlenmesi olmak üzere, çocuklarımızın kendi inanç eğitimini özgürce alabilmesi,<span style="color:#2980b9"> inanç merkezlerimizin ibadethane</span> olarak tescilinin hukuken tamamlanması ve devletin her alanda tüm inanç topluluklarına eşit haklar tanıyarak adil bir destek vermesinin sağlanmasıdır.”</strong></em></p>

<p><span style="font-size:16px"><strong><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">“GELECEĞE BİRLİKTE YÜRÜYELİM”</span></strong></span></p>

<p>Özkan, açıklamasını tüm Alevi bileşenlerine yönelik açık bir çağrıyla tamamladı:</p>

<p><em><strong>“Alevi toplumunun tüm bileşenlerine, <span style="color:#2980b9">derneklerine, vakıflarına </span>ve kanaat önderlerine açık bir çağrıda bulunuyorum: Gelin, birlik olalım. Ortak geleceğimizi, eşitlik temelinde ve evrensel insan hakları standartlarında inşa edebilmek için dayanışmayı büyütmek zorundayız.</strong></em></p>

<p><em><strong>Birlikte hareket edildiğinde, dile getirilen her talep daha gür çıkacak ve toplumsal adaletin sağlanmasında belirleyici bir irade ortaya konacaktır. Hak, adalet ve eşitlik mücadelesinin yolu el ele vermekten, omuz omuza durmaktan ve ortak akılla hareket etmekten geçer.</strong></em></p>

<p><em><strong>Aksi halde, belki de bir <span style="color:#2980b9">100 yıl daha öteki olarak </span>yaşamaya mahkum edilmemizin sorumluluğunu kimse taşıyamaz.”</strong></em></p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/kaja-kallas-rusyaya-baskiyi-gevsetmenin-zamani-degil-avrupa-bunu-yapmayacak-3603</link>
            <category>DÜNYA</category>
            <pubDate>Sat, 10 Oct 2026 21:03:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Kaja Kallas: Rusya’ya baskıyı gevşetmenin zamanı değil, Avrupa bunu yapmayacak</h1>
                        <h2>Avrupa Birliği Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas, 10 Ekim 2026 tarihinde sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada Rusya’nın Ukrayna’ya yönelik saldırılarını ve Avrupa’ya yönelik hibrit eylemlerini kınadı. </h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/10/kaja-kallas-rusyaya-baskiyi-gevsetmenin-zamani-degil-avrupa-bunu-yapmayacak-1791656192.webp">
                        <figcaption>Kaja Kallas: Rusya’ya baskıyı gevşetmenin zamanı değil, Avrupa bunu yapmayacak</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p><strong>Avrupa Birliği Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas, 10 Ekim 2026 tarihinde sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada Rusya’nın Ukrayna’ya yönelik saldırılarını ve Avrupa’ya yönelik hibrit eylemlerini kınadı.&nbsp;Kallas, açıklamasında Avrupa’nın Rusya’ya yönelik baskı politikasının devam edeceğini ve yeni yaptırımların pazartesi günü gündeme geleceğini vurguladı.</strong></p>

<p>Kallas, şu ifadeleri kullandı:</p>

<p><em><strong>“Rusya’nın saldırıları iki günde 80’den fazla Ukraynalı sivili öldürdü. Üstelik Avrupa’ya, hem AB üye ülkelerine hem de NATO müttefiklerine yönelik hibrit saldırılarını da artırdı.</strong></em></p>

<p><em><strong>Rus motorinindeki yaptırımların askıya alınması, Moskova’ya savaşı sürdürmek için daha fazla gelir sağlıyor.</strong></em></p>

<p><em><strong>Bu, Rusya üzerindeki baskıyı hafifletme zamanı değil ve Avrupa bunu yapmayacak.</strong></em></p>

<p><em><strong>Pazartesi günü AB Dışişleri Bakanları, savaşın başından bu yana Rusya’nın savaş makinesini hedef alan en büyük yaptırım listesini onaylamayı planlıyor.”</strong></em></p>

<p>&nbsp;</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/isvec-basbakani-ulf-kristersson-ukraynanin-yaninda-olmaya-devam-edecegiz-3602</link>
            <category>DÜNYA</category>
            <pubDate>Sat, 10 Oct 2026 20:50:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>İsveç Başbakanı Ulf Kristersson: Ukrayna’nın yanında olmaya devam edeceğiz</h1>
                        <h2>İsveç Başbakanı Ulf Kristersson, 10 Ekim 2026 tarihinde resmi X hesabından yaptığı açıklamada, ülkesinin Ukrayna’ya yönelik tutumunun değişmediğini vurguladı. Kristersson, ABD’nin Rusya ile dizel yakıt teslimatı konusunda anlaşma yapmasını eleştirdi.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/10/isvec-basbakani-ulf-kristersson-ukraynanin-yaninda-olmaya-devam-edecegiz-1791655154.webp">
                        <figcaption>İsveç Başbakanı Ulf Kristersson: Ukrayna’nın yanında olmaya devam edeceğiz</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p><strong>İsveç Başbakanı Ulf Kristersson, 10 Ekim 2026 tarihinde resmi X hesabından yaptığı açıklamada, ülkesinin Ukrayna’ya yönelik tutumunun değişmediğini vurguladı. Kristersson, İsveç’in 24 Şubat 2022’den beri izlediği politikayı hatırlatarak, “Sveriges ståndpunkt är densamma som den har varit sedan den 24 februari 2022: Vi står vid Ukrainas sida så länge det krävs” ifadelerini kullandı. Yani İsveç’in duruşu aynı: Gerekli olduğu sürece Ukrayna’nın yanında duracaklar.</strong></p>

<p>Başbakan, şu anda Rusya üzerindeki baskının artırılması ve Ukrayna’ya verilen desteğin daha da güçlendirilmesi gerektiğini belirtti.&nbsp;Açıklama, İsveç’in Ukrayna politikasında herhangi bir yumuşama sinyali vermediğini ve Avrupa Birliği’nin yeni yaptırım hamlesini desteklediğini net bir şekilde ortaya koyuyor.</p>

<p>Kristersson, ABD’nin Rusya ile dizel yakıt teslimatı konusunda anlaşma yapmasını eleştirerek, <em><strong>“Enerji gelirleri Rusya’nın savaş kasası için merkezi önemdedir”</strong></em> dedi ve bu gelişmeden duydukları üzüntüyü dile getirdi.&nbsp;</p>

<p>Buna karşılık olumlu bir gelişme olarak, Avrupa Birliği’nin pazartesi günü (12 Ekim 2026) bugüne kadarki en kapsamlı yaptırım paketini kabul edeceğini duyurdu. Paket kapsamında Rusya’nın askeri-sanayi kompleksine yönelik 1.600 yaptırım listesi yer alacak.</p>

<p>İsveç Başbakanı ayrıca daha fazla ülkenin Rusya’nın “gölge filosuna” (shadow fleet) karşı önlem alması ve uzun vadede dondurulmuş Rus varlıklarının Ukrayna lehine kullanılması gerektiğini vurguladı. Tüm bu süreçlerde Avrupa Birliği içinde ve ABD, Birleşik Krallık ile diğer uluslararası ortaklarla yakın koordinasyonun önemine dikkat çekti.</p>

<p>Kristersson, İsveç’te Ukrayna’ya yönelik geniş siyasi destek ve güçlü halk desteğinin bu çalkantılı dönemde bir güç ve avantaj olduğunu belirterek sözlerini şöyle tamamladı:</p>

<p>“Sverige står vid Ukrainas sida, och Ukrainas frihet och suveränitet förblir vår främsta utrikespolitiska prioritering.” &nbsp;<br />
<em><strong>(İsveç Ukrayna’nın yanında duruyor ve Ukrayna’nın özgürlüğü ile egemenliği dış politikamızın en öncelikli konusu olmaya devam ediyor.)</strong></em><br />
<br />
<strong>İsveç Başbakanı Ulf Kristersson'un tam açıklaması şöyle:</strong></p>

<p><em><strong>İsveç'in tutumu, 24 Şubat 2022'den beri olduğu gibidir: Ukrayna'nın yanında, gerektiği sürece duracağız. Şimdi Rusya üzerindeki baskının artırılması ve Ukrayna'ya desteğin daha da güçlendirilmesi gerekiyor.</strong></em></p>

<p><em><strong><span style="color:#c0392b">ABD'nin Rusya ile dizel teslimatları konusunda anlaşmasını üzüntüyle karşılıyoruz,</span> çünkü enerji gelirleri Rus savaş hazinesi için merkezi bir öneme sahip.</strong></em></p>

<p><em><strong>Buna hoş bir tezat oluşturarak, AB Pazartesi günü şimdiye kadarki en kapsamlı yaptırım paketini kabul edecek; Rus askeri-endüstriyel kompleksine karşı 1.600 yaptırım listelemesi içeren.</strong></em></p>

<p><em><strong>Ayrıca daha fazla ülkenin, Rus gölge filosuna karşı koymak ve uzun vadede dondurulmuş Rus varlıklarını Ukrayna'nın yararına kullanmak için daha fazlasını yapması gerekiyor. Bütün bunlarda, AB içinde ve ABD, Birleşik Krallık ve diğer uluslararası ortaklarla yakın koordinasyon gerekli.</strong></em></p>

<p><em><strong>İsveç'te Ukrayna'ya yönelik geniş siyasi destek ve güçlü halk katılımı, bu çalkantılı zamanlarda bir güç ve bir varlıktır. <span style="color:#c0392b">İsveç, Ukrayna'nın yanında duruyor ve Ukrayna'nın özgürlüğü ile egemenliği, dış politikasının en öncelikli unsuru olmaya devam ediyor.<br />
<br />
Kaynak Link:&nbsp;</span></strong></em><a href="https://x.com/SwedishPM/status/2108891875914449258">https://x.com/SwedishPM/status/2108891875914449258</a></p>

<p>&nbsp;</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/kilicdaroglundan-10-ekim-anma-mesaji-3601</link>
            <category>SİYASET</category>
            <pubDate>Sat, 10 Oct 2026 19:28:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Kılıçdaroğlu'ndan 10 Ekim anma mesajı</h1>
                        <h2>CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu, 10 Ekim Gar Katliamı yıl dönümü mesajında adalet arayışından vazgeçmeyeceklerini vurgulayarak korku yerine umudu, nefret yerine ise kardeşliği büyüteceklerini belirtti.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/10/kilicdaroglundan-10-ekim-anma-mesaji-1791650808.webp">
                        <figcaption>Kılıçdaroğlu'ndan 10 Ekim anma mesajı</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p><strong>CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu, 10 Ekim Gar Katliamı yıl dönümü mesajında adalet arayışından vazgeçmeyeceklerini vurgulayarak korku yerine umudu, nefret yerine ise kardeşliği büyüteceklerini belirtti.</strong><br />
<br />
Ankara Tren Garı önünde gerçekleşen ve Türkiye tarihinin en kanlı terör saldırılarından biri olarak kayıtlara geçen 10 Ekim Gar Katliamı’nın yıl dönümünde, Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu sosyal medya hesabı üzerinden bir anma mesajı yayımladı.</p>

<p>Saldırıda yaşamını yitiren vatandaşları rahmetle anan Kılıçdaroğlu, adaletin tecelli etmesi için sürdürülen mücadelenin kararlılıkla devam edeceğini altını çizerek vurguladı. Toplumsal dayanışma, umut ve kardeşlik mesajları veren Kılıçdaroğlu, paylaşımında şu ifadeleri kullandı:</p>

<p><em><strong>&nbsp;"10 Ekim Gar Katliamı, Ankara’nın kalbinde, insanlığın vicdanında açılmış ve hiç kapanmayacak bir yaradır.</strong></em></p>

<p><em><strong>&nbsp;Aradan yıllar geçti ama ne acımız hafifledi ne de adalet arayışımız sona erdi.</strong></em></p>

<p><em><strong>&nbsp;Birbirimizin canı ve namusu yine birbirimize emanettir.</strong></em></p>

<p><em><strong>Hayatını kaybeden kardeşlerimizin hesabını sormadan,</strong></em></p>

<p><em><strong>&nbsp;Adaletten, kavgamızdan vazgeçmeyeceğiz.</strong></em></p>

<p><em><strong>Birbirimizden asla vazgeçmeyeceğiz.</strong></em></p>

<p><em><strong>Korkuyu değil umudu, nefreti değil kardeşliği büyüteceğiz.</strong></em></p>

<p><em><strong>10 Ekim’de katledilen bütün kardeşlerimizi rahmetle anıyor, acılı ailelerine ve milletimize sabırlar diliyorum.</strong></em></p>

<p><em><strong>&nbsp;Unutmadık, unutmayacağız."</strong></em></p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/81-ilde-ogrenciler-icin-bilgi-yarismasi-duzenlenecek-3600</link>
            <category>GÜNDEM</category>
            <pubDate>Sat, 10 Oct 2026 18:35:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>81 ilde öğrenciler için bilgi yarışması düzenlenecek</h1>
                        <h2>Türkiye'nin ev sahipliğinde düzenlenen COP31 hazırlıkları kapsamında, ortaöğretimde iklim iklimlendirme ve sürdürülebilirlik oranlarıki bilgi ve ısı transferlerinin saklanması amacıyla 81 ilde "Tabiat ve Yaşanabilir Çevre Bilgi Yarışması" düzenlendi.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/10/81-ilde-ogrenciler-icin-bilgi-yarismasi-duzenlenecek-1791648988.webp">
                        <figcaption>81 ilde öğrenciler için bilgi yarışması düzenlenecek</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p><strong><span style="font-size:16px"><span style="color:#212529"><span style="font-family:system-ui,-apple-system,&quot;Segoe UI&quot;,Roboto,&quot;Helvetica Neue&quot;,&quot;Noto Sans&quot;,&quot;Liberation Sans&quot;,Arial,sans-serif,&quot;Apple Color Emoji&quot;,&quot;Segoe UI Emoji&quot;,&quot;Segoe UI Symbol&quot;,&quot;Noto Color Emoji&quot;"><span style="background-color:#ffffff">Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi (BMİDÇS) kapsamında Türkiye'nin ev sahipliğinde 09-20 Kasım 2026 tarihleri ​​arasında Antalya'da gerçekleştirilecek 31. Taraflar Konferansı (COP31) hazırlıkları çerçeveleri orta çocuklara yönelik eğitime yönelik "Tabiat ve Yaşanabilir Çevre" Bilgi Yarışması gerçekleştirilecek.</span></span></span></span></strong></p>

<div style="text-align:justify"><span style="font-size:16px"><span style="color:#212529"><span style="font-family:system-ui,-apple-system,&quot;Segoe UI&quot;,Roboto,&quot;Helvetica Neue&quot;,&quot;Noto Sans&quot;,&quot;Liberation Sans&quot;,Arial,sans-serif,&quot;Apple Color Emoji&quot;,&quot;Segoe UI Emoji&quot;,&quot;Segoe UI Symbol&quot;,&quot;Noto Color Emoji&quot;"><span style="background-color:#ffffff">&nbsp;</span></span></span></span></div>

<div style="text-align:justify"><span style="font-size:16px"><span style="color:#212529"><span style="font-family:system-ui,-apple-system,&quot;Segoe UI&quot;,Roboto,&quot;Helvetica Neue&quot;,&quot;Noto Sans&quot;,&quot;Liberation Sans&quot;,Arial,sans-serif,&quot;Apple Color Emoji&quot;,&quot;Segoe UI Emoji&quot;,&quot;Segoe UI Symbol&quot;,&quot;Noto Color Emoji&quot;"><span style="background-color:#ffffff">Yarışmayla ilgili iklim soğutma ve sürdürülebilirlik bileşenleri, bilgi ve aralıklarının uzaması, çevre sorunlarına yönelik genişlemelerinin geliştirilmesi hedefleniyor.</span></span></span></span></div>

<div style="text-align:justify"><span style="font-size:16px"><span style="color:#212529"><span style="font-family:system-ui,-apple-system,&quot;Segoe UI&quot;,Roboto,&quot;Helvetica Neue&quot;,&quot;Noto Sans&quot;,&quot;Liberation Sans&quot;,Arial,sans-serif,&quot;Apple Color Emoji&quot;,&quot;Segoe UI Emoji&quot;,&quot;Segoe UI Symbol&quot;,&quot;Noto Color Emoji&quot;"><span style="background-color:#ffffff">&nbsp;</span></span></span></span></div>

<div style="text-align:justify"><span style="font-size:16px"><span style="color:#212529"><span style="font-family:system-ui,-apple-system,&quot;Segoe UI&quot;,Roboto,&quot;Helvetica Neue&quot;,&quot;Noto Sans&quot;,&quot;Liberation Sans&quot;,Arial,sans-serif,&quot;Apple Color Emoji&quot;,&quot;Segoe UI Emoji&quot;,&quot;Segoe UI Symbol&quot;,&quot;Noto Color Emoji&quot;"><span style="background-color:#ffffff"><strong>Yarışma üç aşamalı olarak gerçekleştirilecek</strong></span></span></span></span></div>

<div style="text-align:justify"><span style="font-size:16px"><span style="color:#212529"><span style="font-family:system-ui,-apple-system,&quot;Segoe UI&quot;,Roboto,&quot;Helvetica Neue&quot;,&quot;Noto Sans&quot;,&quot;Liberation Sans&quot;,Arial,sans-serif,&quot;Apple Color Emoji&quot;,&quot;Segoe UI Emoji&quot;,&quot;Segoe UI Symbol&quot;,&quot;Noto Color Emoji&quot;"><span style="background-color:#ffffff">81 ilde gerçekleştirilecek yarışma; Okul, ilçe ve il olmak üzere üç aşamadan geçilecek. Öğrenciler, farklı sıcaklıklarda iklim, çevre ve sürdürülebilirliğe ilişkin bilgi ve özelliklerini ortaya koyacak.</span></span></span></span></div>

<div style="text-align:justify"><span style="font-size:16px"><span style="color:#212529"><span style="font-family:system-ui,-apple-system,&quot;Segoe UI&quot;,Roboto,&quot;Helvetica Neue&quot;,&quot;Noto Sans&quot;,&quot;Liberation Sans&quot;,Arial,sans-serif,&quot;Apple Color Emoji&quot;,&quot;Segoe UI Emoji&quot;,&quot;Segoe UI Symbol&quot;,&quot;Noto Color Emoji&quot;"><span style="background-color:#ffffff">&nbsp;</span></span></span></span></div>

<div style="text-align:justify"><span style="font-size:16px"><span style="color:#212529"><span style="font-family:system-ui,-apple-system,&quot;Segoe UI&quot;,Roboto,&quot;Helvetica Neue&quot;,&quot;Noto Sans&quot;,&quot;Liberation Sans&quot;,Arial,sans-serif,&quot;Apple Color Emoji&quot;,&quot;Segoe UI Emoji&quot;,&quot;Segoe UI Symbol&quot;,&quot;Noto Color Emoji&quot;"><span style="background-color:#ffffff">Yarışmada tabiatın ve yaşanabilir iklimin korunması, iklim iklimlendirme ve iklim iklim değişikliği, sürdürülebilir yaşam, biyoçeşit, enerji kaynakları ve enerji verimliliği, suyun korunması ve sürdürülebilir su yönetimi, atık yönetimi ve sıfır atık ile iklim politikaların soruları yer alacak.</span></span></span></span></div>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/15-yas-altina-sosyal-medya-yasagi-3599</link>
            <category>GÜNDEM</category>
            <pubDate>Sat, 10 Oct 2026 18:00:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>15 yaş altına sosyal medya yasağı</h1>
                        <h2>Mayıs ayında TBMM tarafından kabul edilen çocuklara yönelik sosyal medya düzenlemesinde yeni bir aşamaya geçildi. Çocukların dijital platformlarda güvenliğini artırmayı amaçlayan yönetmelik, 10 Ekim 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/10/15-yas-altina-sosyal-medya-yasagi-1791645171.webp">
                        <figcaption>15 yaş altına sosyal medya yasağı</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p><strong>15 yaş altına sosyal medya yasağı getiren yönetmelik Resmî Gazete’de yayımlandı</strong></p>

<p><strong>Mayıs ayında TBMM tarafından kabul edilen çocuklara yönelik sosyal medya düzenlemesinde yeni bir aşamaya geçildi. Çocukların dijital platformlarda güvenliğini artırmayı amaçlayan yönetmelik, 10 Ekim 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi.</strong></p>

<p>Yönetmeliğe göre sosyal ağ sağlayıcılar, 15 yaşını doldurmamış çocuklara hizmet sunamayacak. Platformlarda e-Devlet üzerinden, kimlik bilgileri paylaşılmadan yaş doğrulaması zorunlu hale getirilecek.</p>

<p>15-18 yaş grubundaki çocukların hesapları gizli olacak. Bu hesaplarda takipçi ve takip edilen listeleri görüntülenemeyecek, canlı yayın yapılamayacak ve ekran görüntüsü alınmasını engelleyici teknik tedbirler uygulanacak.<br />
<br />
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, konuya ilişkin sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda “Ailelerimiz ve çocuklarımız için hayırlı olsun” ifadelerini kullandı.<br />
<br />
<span style="color:#c0392b"><strong>Bakan Göktaş şu paylaşımda bulundu:</strong></span></p>

<p><em><strong>Mayıs ayında TBMM tarafından kanunlaştırılan, 15 yaş altına yönelik sosyal medya düzenlememizde yeni bir aşamaya geçildi.</strong></em></p>

<p><em><strong>Çocuklarımızın dijital platformlarda güvenliğini sağlamaya yönelik önemli düzenlemeleri içeren Yönetmelik, Resmî Gazete’de yayımlandı.</strong></em></p>

<p><em><strong>Yönetmelik ile;</strong></em></p>

<p><em><strong>? Sosyal ağ sağlayıcılar 15 yaşını doldurmamış çocuklara hizmet sunamayacak.</strong></em></p>

<p><em><strong>?Sosyal medya platformlarında e-Devlet üzerinden, kimlik bilgileri paylaşılmadan yaş doğrulaması zorunlu olacak.</strong></em></p>

<p><em><strong>? 15-18 yaş grubundaki çocukların hesapları gizli olacak, takipçi ve takip bilgileri görüntülenemeyecek. Bu hesaplarda canlı yayın yapılamayacak, ekran görüntüsü alınmasını önleyici teknik tedbirler uygulanacak.</strong></em></p>

<p><em><strong>? Bu hesaplarda davranışsal bağımlılığa zemin hazırlayan, platformda geçirilen süreyi uzatan tasarımlara sınırlama getirilecek. Çocukların davranışlarına göre hesaplar özelleştirilemeyecek; kişisel verileri profilleme ve kişiselleştirilmiş ticari reklam faaliyetlerine konu edilemeyecek.</strong></em></p>

<p><em><strong>? Platformlar, zararlı içeriklere karşı filtreleme ve koruyucu öneri sistemi ayarlarını uygulamakla yükümlü olacak. Platformların yükümlülükleri yaptırımlarla desteklenecek.</strong></em></p>

<p><em><strong>? Ebeveynler; hesap ayarlarını, ücretli işlemleri, ekran süresini ve konum paylaşımını kontrol edebilecek.</strong></em></p>

<p><em><strong>? Mevcut hesaplar da yaş doğrulamasından geçecek. 31 Mart 2027’ye kadar mevcut hesaplarda en az bir kez yaş doğrulaması yapılacak.</strong></em></p>

<p><em><strong>Ailelerimiz ve çocuklarımız için hayırlı olsun.</strong></em></p>

<p><em><strong>? https://resmigazete.gov.tr/eskiler/2026/10/20261010-15.pdf</strong></em></p>

<p><em><strong>Kaynak Link: https://x.com/MahinurOzdemir/status/2108806852926390756</strong></em><br />
&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Kaynak: Resmî Gazete (https://resmigazete.gov.tr/eskiler/2026/10/20261010-15.pdf)</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/dmmden-azerbaycana-yonelik-algi-operasyonlarina-karsi-uyardi-3598</link>
            <category>SİYASET</category>
            <pubDate>Fri, 09 Oct 2026 23:26:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>DMM'den Azerbaycan'a yönelik algı operasyonlarına karşı uyardı</h1>
                        <h2>T.C. İletişim Başkanlığı Dezenformasyonla Mücadele Merkezi, bazı uluslararası basın yayın organları ve sosyal medya hesaplarında Türkiye ile Azerbaycan arasındaki sarsılmaz bağları, stratejik müttefikliği ve “Tek Millet, İki Devlet” anlayışını hedef alan art niyetli ve maksatlı içerikler tespit edildiğini açıkladı.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/10/dmmden-azerbaycana-yonelik-algi-operasyonlarina-karsi-uyardi-1791577925.webp">
                        <figcaption>DMM'den Azerbaycan'a yönelik algı operasyonlarına karşı uyardı</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p><strong>T.C. İletişim Başkanlığı Dezenformasyonla Mücadele Merkezi, bazı uluslararası basın yayın organları ve sosyal medya hesaplarında Türkiye ile Azerbaycan arasındaki sarsılmaz bağları, stratejik müttefikliği ve “Tek Millet, İki Devlet” anlayışını hedef alan art niyetli ve maksatlı içerikler tespit edildiğini açıkladı.</strong></p>

<p>Merkez tarafından yapılan açıklamada, söz konusu paylaşımların iki dost ve kardeş ülke arasındaki köklü ilişkileri zedelemeyi, bölgesel barış ve istikrarı baltalamayı amaçlayan açık bir algı operasyonu olduğu vurgulandı.</p>

<p>Açıklamada şu ifadelere yer verildi:</p>

<p><em><strong>"Bazı uluslararası basın yayın organlarında ve sosyal medya hesaplarında, Türkiye ile Azerbaycan arasındaki sarsılmaz bağları, stratejik müttefikliği ve "Tek Millet, İki Devlet" anlayışını hedef alan</strong></em><em><strong> art niyetli ve maksatlı içerikler </strong></em><em><strong>tespit edilmiştir.</strong></em></p>

<p><em><strong>Söz konusu paylaşımlar, iki dost ve kardeş ülke arasındaki köklü ilişkileri zedelemeyi, bölgesel barış ve istikrarı baltalamayı amaçlayan açık bir algı operasyonudur.</strong></em></p>

<p><em><strong>Türkiye ve Azerbaycan; ortak tarih, kültür ve sarsılmaz bir kardeşlik temelinde yükselen ilişkilerini her alanda kararlılıkla sürdürmektedir. İki ülke arasındaki stratejik ortaklık, atılan ortak adımlar ve yürütülen iş birlikleri üzerinden manipülatif söylemlerle kamuoyunu yanıltma çabaları hedefine ulaşamayacaktır."<br />
<br />
<a href="https://x.com/dmmiletisim/status/2108625684469837975"><img alt="" src="https://www.alevihaberler.com.tr/public/images/detay/HUNX4W3WUAALnJM.jpg" style="height:800px; width:640px" /></a></strong></em></p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/hakkari-merkezli-5-ilde-operasyon-3597</link>
            <category>SİYASET</category>
            <pubDate>Fri, 09 Oct 2026 19:45:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Hakkâri Merkezli 5 ilde operasyon</h1>
                        <h2>Emniyet Genel Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Başkanlığı, Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) ve Yüksekova Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde; Hakkâri İl Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünce uyuşturucu madde ticareti suçundan elde edilen suç gelirlerinin aklanmasına yönelik Hakkâri’nin Yüksekova ilçesi merkezli İstanbul, Bursa, İzmir ve Van’da eş zamanlı operasyonlar düzenlendi.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/10/hakkari-merkezli-5-ilde-operasyon-1791564861.webp">
                        <figcaption>Hakkâri Merkezli 5 ilde operasyon</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p><strong>İçişleri Bakanlığı'nda yapılan açıklamaya göre, Emniyet Genel Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Başkanlığı, Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) ve Yüksekova Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde; Hakkâri İl Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünce uyuşturucu madde ticareti suçundan elde edilen suç gelirlerinin aklanmasına yönelik Hakkâri’nin Yüksekova ilçesi merkezli İstanbul, Bursa, İzmir ve Van’da eş zamanlı operasyonlar düzenlendi.</strong></p>

<p><br />
Yaklaşık 1 yıldır sürdürülen çalışmalar, MASAK Başkanlığından temin edilen mali veriler ve gerçekleştirilen finansal analizler neticesinde yakalanan şüphelilerin; uyuşturucu ticaretinden elde ettikleri suç gelirlerini çeşitli ticari faaliyetler, şirketler, taşınmazlar ve araçlar üzerinden akladıkları tespit edildi.</p>

<p><br />
Operasyonlar sonucunda; piyasa değeri yaklaşık 5 milyar TL olan 86 arsa, 34 tarla, 18 mesken, 7 dükkân ve 3 bina olmak üzere toplam 148 taşınmaz ile 17 araca el konuldu.&nbsp;</p>

<p><br />
Ayrıca şüphelilerle bağlantılı 8 şirkete yönelik adli ve mali işlem uygulandı. Bu şirketlerden 4’ünün kuyumculuk ve mücevherat sektöründe faaliyet gösterdiği ve Yüksekova, Van ve İstanbul’da bulunduğu tespit edilerek iş yerlerindeki altın ve kıymetli madenlere el konuldu. Öte yandan, İzmir’de faaliyet gösteren bir salça fabrikasının şirket hisseleri ile Bursa’da faaliyet gösteren bir tekstil firmasına da adli makamların kararları doğrultusunda el konuldu. Operasyonlar kapsamında 17 şüpheli hakkında adli işlem başlatıldı.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/turk-dunyasinin-genc-kalbi-kocaelide-atacak-3596</link>
            <category>GÜNDEM</category>
            <pubDate>Fri, 09 Oct 2026 14:18:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Türk Dünyası’nın genç kalbi Kocaeli’de atacak</h1>
                        <h2>Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nin ev sahipliğinde 9-11 Ekim tarihleri arasında düzenlenecek “Türk Dünyası Gençlik Buluşması”nda, Türk topluluklarından yüzlerce üniversite öğrencisi ve çok sayıda dijital medya kullanıcısı Kocaeli’de bir araya gelecek.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/10/turk-dunyasinin-genc-kalbi-kocaelide-atacak-1791544884.webp">
                        <figcaption>Türk Dünyası’nın genç kalbi Kocaeli’de atacak</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p><strong>Kocaeli, Türk dünyasının gençlerini aynı çatı altında buluşturuyor. Büyükşehir Belediyesi’nin ev sahipliğinde 9-11 Ekim tarihleri arasında düzenlenecek “Türk Dünyası Gençlik Buluşması”nda, Türk topluluklarından yüzlerce üniversite öğrencisi ve çok sayıda dijital medya kullanıcısı Kocaeli’de bir araya gelecek.</strong></p>

<p><strong>GENÇLER “ORTAK MİRAS, TEK YÜREK” İÇİN BULUŞUYOR</strong></p>

<p>Gerçekleştirdiği uluslararası organizasyonlarla büyük bir vizyon ortaya koyan Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, dünya çapında önemli bir buluşmaya daha ev sahipliği yapıyor. AK Parti Türk Devletleri ile İlişkiler Başkanlığı’nın koordinasyonunda “Ortak Miras, Tek Yürek” mottosuyla 9-11 Ekim tarihleri arasında gerçekleştirilecek “Türk Dünyası Gençlik Buluşması”, Türk Devletleri Teşkilatı üye ve gözlemci ülkelerin yanı sıra Türk topluluklarından yüzlerce üniversite öğrencisi ve çok sayıda dijital medya kullanıcısını Kocaeli’de bir araya getirecek.</p>

<p><strong>AÇILIŞ KOCAELİ KONGRE MERKEZİ’NDE</strong></p>

<p>“Türk Dünyası Gençlik Buluşmasının” açılışı programı 9 Ekim Cuma günü (yarın) Kocaeli Kongre Merkezi’nde halka açık görkemli bir programla gerçekleştirilecek. Katılımcılar saat 18.30’da başlayacak program öncesinde, kapılarını açtığı ilk günden bu yana ziyaretçi akınına uğrayan Uluslararası 16. Kocaeli Kitap Fuarı’nı da gezme imkânı bulacak. Etkinlik, müzikten geleneksel danslara uzanan zengin programıyla Türk Dünyası’nın kültürel renklerini Kocaeli’ye taşıyacak. Türk Dünyası’nı tanıtan video gösterimlerinin de yer alacağı programda; Kıraç, Azerin, Gülzade Rıskulova, Kazak Alatau ve Music Bolalar sahne alacak. Geleneksel dans gösterileriyle de etkinlik, kültür ve sanatla renklenecek.</p>

<p><strong>PROGRAMA KÜRŞAD ZORLU DA KATILACAK</strong></p>

<p>Hafta sonu devam edecek etkinlikte AK Parti Genel Başkan Yardımcısı, Türk Devletleri ile İlişkiler Başkanı ve Ankara Milletvekili Prof. Dr. Kürşad Zorlu, “Türk Dünyası Gençleriyle Baş Başa” başlıklı panelde gençlerle bir araya gelecek. Katılımcılar arasındaki etkileşim ve iletişimin artırılmasına yönelik gerçekleştirilecek yemekli konser programında Sanatçı Leonida Timuş Yazıcı ve Maftuna Holmurotova sahne alacak.</p>

<p><strong>TÜRK DÜNYASI’NIN GELECEĞİ KONUŞULACAK</strong></p>

<p>Türk Dünyası’nın farklı coğrafyalarından gençleri bir araya getirecek etkinlikte çeşitli kültürel faaliyetler, geziler ve sosyal etkinliklerin yanı sıra ortak tarihimizi, kültürel zenginliklerimizi ve müşterek değerlerimizi merkeze alan paneller gerçekleştirilecek. Medya temsilcileri, akademisyenler ve büyükelçiler, gerçekleştirilecek oturumlarda Türk Dünyası’nın geleceğinde gençlerin rolünü ele alarak katılımcılarla paylaşacak.</p>

<p><strong>9 EKİM CUMA (YARIN)</strong></p>

<p>18.30 AÇILIŞ PROGRAMI (KOCAELİ KONGRE MERKEZİ)</p>

<p>Saygı duruşu ve İstiklal Marşı</p>

<p>Türk Dünyası Tanıtım Filmi</p>

<p>Protokol konuşmaları</p>

<p>Dans gösterileri</p>

<p>Sanatçıların sahne alması (Kıraç, Azerin, Gülzade Rıskulova, Kazak Alatau, Music Bolalar)</p>

<p>Gençlerle aile fotoğrafı</p>

<p><strong>10 EKİM CUMARTESİ</strong></p>

<p>THE SİGN OTEL</p>

<p>09.15-09.30</p>

<p>AK Parti Genel Başkan Yardımcısı, Türk Devletleri ile İlişkiler Başkanı ve Ankara Milletvekili Prof. Dr. Kürşad Zorlu’nun selamla konuşması</p>

<p>09.30-10.30</p>

<p>1.Oturum “Türk Dünyası’nın Geleceği: Gençlik, Kimlik ve Ortak Vizyon” Akademisyenler Paneli</p>

<p>10.40-11.40</p>

<p>2.Oturum “Türk Dünyası’nın Gelecek Vizyonu: Gençlik, İş Birliği ve Diplomasi” Diplomasi Paneli</p>

<p>11.50-12.50</p>

<p>3.Oturum “Türk Dünyasında Ortak Hafıza: Geleneksel Medyada Güç Birliği”</p>

<p>13.00-14.00</p>

<p>4.Oturum “Dijital İpek Yolu: Sosyal Medyada Gençlik ve Etkileşim”</p>

<p>15.00-18.00</p>

<p>Aytepe Diriliş Kampı gezisi ve piknik</p>

<p>19.00-20.00</p>

<p>Yemekli konser programı</p>

<p>Sanatçı Leonida Timuş Yazıcı ve Maftuna Holmurotova</p>

<p>20.00-21.00</p>

<p>“Geçmişin Mirası ve Bugünün Sesi: Türk Dünyası’nın Bugününü Hikâyelerle Tanımak” söyleşisi</p>

<p>Kişisel Gelişim Uzmanı Moldiyar Yergebekov</p>

<p>21.00</p>

<p>Sinema gösterimi</p>

<p><strong>11 EKİM PAZAR</strong></p>

<p>THE SİGN OTEL</p>

<p>09.00-10.00</p>

<p>“Türk Dünyası Gençleriyle Baş Başa” Prof. Dr. Kürşad Zorlu</p>

<p>11.00-13.00</p>

<p>Kapanış programı</p>

<p>Konser (Gülzade Rıskulova, Music Bolalar)</p>

<p>Sertifika takdimi</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/msb-turkiye-fransa-savunma-yol-haritasi-imzalandi-mekke-savunma-ittifakinda-ilerleme-saglandi-3595</link>
            <category>GÜNDEM</category>
            <pubDate>Thu, 08 Oct 2026 16:17:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>MSB: Türkiye-Fransa Savunma Yol Haritası imzalandı, Mekke Savunma İttifakı’nda ilerleme sağlandı</h1>
                        <h2>Milli Savunma Bakanlığı, Türkiye ile Fransa arasında savunma ve güvenlik alanında yeni bir Yol Haritası imzalandığını açıkladı. Aynı zamanda Mekke Savunma İttifakı Stratejik Siyasi ve Savunma Komitesi’nin Riyad’daki toplantısına ilişkin de bilgi verildi.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/10/msb-turkiye-fransa-savunma-yol-haritasi-imzalandi-mekke-savunma-ittifakinda-ilerleme-saglandi-1791466131.webp">
                        <figcaption>MSB: Türkiye-Fransa Savunma Yol Haritası imzalandı, Mekke Savunma İttifakı’nda ilerleme sağlandı</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p><strong>Milli Savunma Bakanlığı, Türkiye ile Fransa arasında savunma ve güvenlik alanında yeni bir Yol Haritası imzalandığını açıkladı. Aynı zamanda Mekke Savunma İttifakı Stratejik Siyasi ve Savunma Komitesi’nin Riyad’daki toplantısına ilişkin de bilgi verildi.</strong></p>

<p><span style="font-size:16px"><strong><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">TÜRKİYE-FRANSA SAVUNMA İŞ BİRLİĞİ YOL HARİTASI</span></strong></span></p>

<p>Bakanlık açıklamasında, Türkiye ile Fransa arasında karşılıklı çıkarlar temelinde savunma ve güvenlik ilişkilerinin geliştirilmesi ve mevcut iş birliğinin daha kurumsal bir yapıya kavuşturulması amacıyla bir Yol Haritası imzalandığı belirtildi.</p>

<p>Yol Haritası kapsamında şu başlıklar öngörülüyor:<br />
-Savunma ve güvenlik konularında düzenli istişareler,<br />
- Hibrit tehditlerle mücadele,<br />
- İstihbarat paylaşımı,<br />
- Hava savunma alanında daha yakın iş birliği ve sistemlerin birlikte çalışabilirliğinin geliştirilmesi.</p>

<p>Ayrıca üçüncü ülkelerde bölgesel istikrara katkı sağlayacak eğitim ve kapasite geliştirme faaliyetlerinin koordineli şekilde yürütülmesi planlanıyor.</p>

<p>Askerî alanda ortak eğitim faaliyetlerinin artırılması, harp akademileri arasında karşılıklı personel değişim programlarının geliştirilmesi, liman ziyaretleri ile kara, deniz ve hava unsurlarının katılımıyla müşterek eğitim ve tatbikatların icra edilmesi hedefleniyor.</p>

<p>Savunma sanayii alanında ise ortak proje ve iş fırsatlarının geliştirilmesi, bilgi ve teknoloji paylaşımının teşvik edilmesi ile iki ülke savunma sanayii kuruluşları arasındaki temasların artırılması amaçlanıyor.</p>

<p>Yol Haritası ile iki ülkenin savunma makamları arasındaki temasların düzenli hâle getirilmesi ve iş birliğinin kurumsallaştırılması hedefleniyor. Bu kapsamda toplantıların sırasıyla Paris ve Ankara’da dönüşümlü olarak gerçekleştirilmesi, ilk toplantının ise tarafların mutabakatıyla 2026 yılının son çeyreğinde yapılması planlanıyor.</p>

<p>Bakanlık, söz konusu Yol Haritası’nın iki ülke arasındaki savunma ve güvenlik ilişkilerinin daha kurumsal bir yapıya kavuşturulmasına, karşılıklı güvenin güçlendirilmesine ve bölgesel barış ile istikrara katkı sağlayacağını değerlendirdi.</p>

<p><span style="font-size:16px"><strong><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">&nbsp;MEKKE SAVUNMA İTTİFAKI’NDA ÖNEMLİ ADIMLAR</span></strong></span></p>

<p>Milli Savunma Bakanlığı, Mekke Savunma İttifakı Stratejik Siyasi ve Savunma Komitesi’nin 5 Ekim 2026 tarihinde Riyad’da toplandığını da duyurdu.</p>

<p>Toplantıda bölgesel gelişmeler ve kolektif savunma tedbirleri ele alındı, Sekretaryanın başlangıç yapılanması belirlendi, savunma sanayii iş birliğinin geliştirilmesine yönelik çerçeve görüşüldü ve İttifakın kurumsallaşması yönünde önemli ilerleme sağlandı.</p>

<p>Diğer siyasi, idari, askerî ve savunma sanayii mekanizmalarına ilişkin çalışmaların, tarafların mutabakatı ve ilgili ulusal süreçler doğrultusunda sürdürülmesi kararlaştırıldı.</p>

<p>Üzerinde mutabık kalınan askerî kuvvet ve yeteneklerin Suudi Arabistan’a sağlanması ve konuşlandırılması için gerekli tedbirler de görüşüldü. Bakanlık, Türkiye tarafından sağlanabilecek askerî kuvvet ve yeteneklere ilişkin sürecin Anayasa ve ilgili mevzuat hükümleri doğrultusunda yürütüleceğini vurguladı.<br />
<br />
<a href="https://www.msb.gov.tr/SlaytHaber/c044d5523e4e4ef4a0e65298fbbbc9c0"><strong>Kaynak Link:https://www.msb.gov.tr/SlaytHaber/c044d5523e4e4ef4a0e65298fbbbc9c0</strong></a></p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/ingiltere-basbakani-burnham-rus-ajanlarinin-dezenformasyonuna-karsi-harekete-gececegiz-3594</link>
            <category>DÜNYA</category>
            <pubDate>Thu, 08 Oct 2026 14:51:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>İngiltere Başbakanı Burnham: Rus ajanlarının dezenformasyonuna karşı harekete geçeceğiz</h1>
                        <h2>İngiltere’de Başbakanı Andy Burnham, son 10 yıldır Rusya’nın Birleşik Krallık ve müttefiklerinin bilgi ortamına “endüstriyel ölçekte” saldırı düzenlediğini belirterek, bu tehdide karşı çok daha kararlı bir tutum sergileneceğini açıkladı.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/10/ingiltere-basbakani-burnhum-rus-ajanlarinin-dezenformasyonuna-karsi-harekete-gececegiz-1791461100.webp">
                        <figcaption>İngiltere Başbakanı Burnham: Rus ajanlarının dezenformasyonuna karşı harekete geçeceğiz</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p><strong><a href="https://gadebate.un.org/sites/default/files/gastatements/81/uk_en.pdf">İngiltere’de Başbakanı Andy Burnham,</a> son 10 yıldır Rusya’nın Birleşik Krallık ve müttefiklerinin bilgi ortamına “endüstriyel ölçekte” saldırı düzenlediğini belirterek, bu tehdide karşı çok daha kararlı bir tutum sergileneceğini açıkladı.</strong></p>

<p>Açıklamada,<strong> Rus ajanlarının yalan ve dezenformasyon yaymak, toplumun korkularını sömürmek </strong>için botlar, sahte web siteleri ve sahte gazete makaleleri kullandığı vurgulandı. Kremlin’in, üniversitelerden medya organlarına kadar 28 İngiliz örgütünün markasını sahtelediği, aşırı sağ anlatıları güçlendirdiği ve 2019 Genel Seçimlerine müdahale etmeye çalıştığına dair kanıtlar bulunduğu belirtildi. Ayrıca korkunç olayların ardından gerilim ve huzursuzluğu körüklemeye yönelik çabaların da tespit edildiği kaydedildi.</p>

<p>Kremlin’in bilgi manipülasyonu için yılda yaklaşık<strong> 1,3 milyar sterlin</strong> harcadığına dikkat çekilen açıklamada, “İnsanların evlerine ulaşan, kendi ülkeleri ve toplulukları hakkında hissettiklerini çarpıtan, gerileme anlatısı yaratan, bölünmeyi körükleyen ve umutsuzluk eken sinsi bir kampanyadan bahsediyoruz” denildi. Üzerine şirketlere ve kurumlara yönelik siber saldırıların da eklendiği, yapay zekânın bu tehdidi daha da artıracağı ifade edildi.</p>

<p>Andy Burnham, <em><strong>“Böyle şeyleri kendi avantajına kullanmaya çalışmanın iğrenç olduğu fikri – ama yaptıkları şey bu” </strong></em>diyerek, son on yılda Britanya’daki yaşam hakkında gerçekle hiçbir ilgisi olmayan olumsuz ve aşındırıcı anlatılara fazla alan verildiğini kabul etti.<em><strong> “Artık yok. Yeni on yıla farklı bir şekilde, gözlerimiz sonuna kadar açık bakacağız” </strong></em>ifadelerini kullandı.</p>

<p>Açıklamada, ulusal güvenliğin yalnızca askeri güce değil, toplumsal dokunun gücüne dayandığı da hatırlatılarak<em><strong>, “Güçlü, uyumlu bir toplum olmadan ulusal güvenlik olmaz” </strong></em>denildi. Değerlerin ve hukukun üstünlüğünün daha gururlu şekilde savunulacağı, halkın dayanıklılığının güçlendirileceği ve “bu bilgi savaşında güvenlik her evde başlar” mesajı verildi.<br />
<br />
<a href="https://gadebate.un.org/sites/default/files/gastatements/81/uk_en.pdf"><strong>Kaynak Link:&nbsp;https://gadebate.un.org/sites/default/files/gastatements/81/uk_en.pdf</strong></a></p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/israil-ingiliz-temsilcileri-kovdu-konsolosluk-kapandi-3593</link>
            <category>DÜNYA</category>
            <pubDate>Thu, 08 Oct 2026 13:27:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>İsrail, İngiliz temsilcileri kovdu, konsolosluk kapandı</h1>
                        <h2>İsrail Dışişleri Bakanı Gideon Sa’ar, Birleşik Krallık İşçi Partisi hükümetinin İsrail’e yönelik art arda attığı tek taraflı adımlara karşı aldığı karşı önlemleri açıkladı</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/10/israil-ingiliz-temsilcileri-kovdu-konsolosluk-kapandi-1791458164.webp">
                        <figcaption>İsrail, İngiliz temsilcileri kovdu, konsolosluk kapandı</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p><strong>İsrail Dışişleri Bakanı Gideon Sa’ar, Birleşik Krallık İşçi Partisi hükümetinin İsrail’e yönelik art arda attığı tek taraflı adımlara karşı aldığı karşı önlemleri açıkladı. Sa’ar, 8 Eylül’de duyurduğu kararların uygulamaya konulduğunu belirterek, Londra’nın politikalarının ikili ilişkileri bu noktaya getirdiğini vurguladı. İSRAİL-İNGİLTERE ilişkileri iyice gerildi.</strong></p>

<p><span style="font-size:16px"><strong><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">&nbsp;“İSRAİL’E KARŞI HAREKET ETMEK KARŞILIKSIZ KALMAZ”</span></strong></span><br />
<br />
Sa’ar açıklamasında şu temel ilkeyi hatırlattı: &nbsp;<br />
<strong>“Açık bir ilke belirledik: İsrail’e karşı hareket etmek, İsrail’in buna uygun önlemler almadan mümkün değildir.”</strong></p>

<p>Bu çerçevede, daha önce duyurulan önlemlerin hayata geçirildiği bildirildi.</p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:16px"><strong>UYGULAMAYA KONULAN DÖRT KRİTİK ÖNLEM</strong></span></span></span><br />
<br />
Gideon Sa’ar’ın açıkladığı adımlar şöyle:</p>

<p>1. Kiryat Gat’taki Uluslararası Gazze Destek Merkezi’nden İngiliz temsilcilerin çıkarılması** &nbsp;<br />
&nbsp; &nbsp;Merkezdeki İngiliz personelin görevine son verildi.</p>

<p>2. Yahudiye ve Samiriye’de Filistin Yönetimi güçlerine yönelik eğitim faaliyetlerinin durdurulması** &nbsp;<br />
&nbsp; &nbsp;Bölgedeki eğitim programları iptal edildi.</p>

<p>3. İsrail’e giriş yasağı<br />
&nbsp; &nbsp;Antisemitik ve İsrail karşıtı faaliyetlere karıştığı belirtilen 12 İngiliz seçilmiş yetkili ile diğer bazı İngiliz vatandaşlarına, ayrıca İsrail’in var olma hakkını reddeden kişilere ülkeye giriş yasağı getirildi.</p>

<p>4. Kudüs’teki İngiliz Konsolosluğu’nun kapatılması<br />
&nbsp; &nbsp;Konsolosluk bugün itibarıyla faaliyetlerini sonlandırdı. Konsolosluk tabelası da kaldırıldı.</p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:16px"><strong>&nbsp;“BU NOKTAYA GELMEK İSTEMEMİŞTİK”</strong></span></span></span><br />
<br />
Sa’ar, alınan kararların arkasındaki nedeni şu sözlerle ifade etti: &nbsp;<br />
<em><strong>“Bu noktaya gelmek istememiştik, ancak Birleşik Krallık İşçi Hükümeti’nin eylemleri bizi buraya getirdi.”</strong></em></p>

<p>Bakan, Londra’nın son dönemde attığı adımları eleştirerek, özellikle Yahudiye ve Samiriye’deki (Batı Şeria) İsrail topluluklarına yönelik geniş kapsamlı yaptırımlar ve savunma ihracatına getirilen ek kısıtlamaları işaret etti. Bu kararların, <strong>“etnik temizlik”</strong> gibi asılsız suçlamalarla birlikte geldiğini belirtti.</p>

<p><span style="font-size:16px"><strong><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">İNGİLTERE'NİN TEMMUZ 2024’TEN BU YANA ATTIĞI ADIMLAR</span></strong></span><br />
Sa’ar, İngiltere’nin Temmuz 2024’te göreve gelen İşçi Hükümeti döneminde İsrail’e karşı uyguladığı tek taraflı önlemleri de listelenmiş şekilde aktardı. Bunlar arasında şunlar yer alıyor:</p>

<p>-Eylül 2025’te “Filistin devleti”nin tek taraflı tanınması &nbsp;<br />
-UNRWA’ya fon aktarımının yeniden başlatılması &nbsp;<br />
-İsrail’e savunma ihracatı lisanslarının askıya alınması &nbsp;<br />
-İsrailli bakanlara ve bireylere yaptırım uygulanması &nbsp;<br />
-Serbest ticaret anlaşması müzakerelerinin dondurulması &nbsp;<br />
- İsrail’in Britanya’daki uluslararası savunma ve güvenlik fuarına resmi katılımının kısıtlanması &nbsp;<br />
- Askeri diyalog ve güvenlik işbirliğinin askıya alınması &nbsp;<br />
- Savunma Çalışmaları Kraliyet Koleji’ndeki eğitimlere IDF subaylarının alınmaması &nbsp;<br />
- Uluslararası platformlarda İsrail’e yönelik tekrarlayan ve tek taraflı eleştiriler &nbsp;<br />
<br />
Kaynak Link:<a href="https://x.com/gidonsaar/status/2108088998748995618">https://x.com/gidonsaar/status/2108088998748995618</a><br />
<a href="https://x.com/gidonsaar/status/2108089093292761239">https://x.com/gidonsaar/status/2108089093292761239</a></p>

<p>&nbsp;</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/tarim-ve-orman-bakanligi-gecen-ay-117-bin-360-gida-denetimi-yapti-3592</link>
            <category>GÜNDEM</category>
            <pubDate>Wed, 07 Oct 2026 13:10:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Tarım Ve Orman Bakanlığı geçen ay 117 bin 360 gıda denetimi yaptı</h1>
                        <h2>Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, eylül ayında 117 bin 360 gıda denetimi yaptıklarını ve uygunsuzluk tespit edilen işletmelere 218,2 milyon lira idari para cezası uyguladıklarını açıkladı.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/10/tarim-ve-orman-bakanligi-gecen-ay-117-bin-360-gida-denetimi-yapti-1791368083.webp">
                        <figcaption>Tarım Ve Orman Bakanlığı geçen ay 117 bin 360 gıda denetimi yaptı</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p><strong>Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, eylül ayında 117 bin 360 gıda denetimi yaptıklarını ve uygunsuzluk tespit edilen işletmelere 218,2 milyon lira idari para cezası uyguladıklarını açıkladı.</strong></p>

<p>Bakan Yumaklı, Yumaklı, 1-30 Eylül tarihlerinde yurt genelinde yapılan gıda denetimlerine ilişkin açıklamalarda bulundu.</p>

<p>Tarladan sofraya her aşamada milletin sağlığı ve güvenilir gıdaya ulaşmasının en temel öncelikleri olduğunu belirten Yumaklı, şunları ifade etti:</p>

<p><em><strong>"1-30 Eylül tarihlerinde yurt genelinde 117 bin 360 gıda denetimi gerçekleştirdik. Denetimler sonucunda uygunsuzluk tespit edilen işletmelere 218,2 milyon lira idari para cezası uygularken, 29 işletmeyle ilgili suç duyurusunda bulunduk. Kurallara harfiyen uyan esnafımızı, işletmelerimizi baş tacı ederken, soframızın bereketine ve insanımızın sağlığına kastedenlere göz açtırmamaya kararlıyız."</strong></em></p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/kilicdaroglu-4-kisilik-hanenin-yoksulluk-siniri-123-bin-lira-olmusken-asgari-ucret-28-bin-lira-3591</link>
            <category>SİYASET</category>
            <pubDate>Wed, 07 Oct 2026 12:26:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Kılıçdaroğlu: 4 kişilik hanenin yoksulluk sınırı 123 bin lira olmuşken asgari ücret 28 bin lira</h1>
                        <h2>CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, ülkedeki ekonomik sıkıntılara dikkat çekerek asgari ücret ile yoksulluk sınırı arasındaki uçurumu eleştirdi.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/10/kilicdaroglu-4-kisilik-hanenin-yoksulluk-siniri-123-bin-lira-olmusken-asgari-ucret-28-bin-lira-1791367534.webp">
                        <figcaption>Kılıçdaroğlu: 4 kişilik hanenin yoksulluk sınırı 123 bin lira olmuşken asgari ücret 28 bin lira</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p><strong>CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, ülkedeki ekonomik sıkıntılara dikkat çekerek asgari ücret ile yoksulluk sınırı arasındaki uçurumu eleştirdi.</strong></p>

<p>Kılıçdaroğlu yaptığı açıklamada, <em><strong>“4 kişilik bir aileyi düşünün. Bunun ortalama gıda harcaması aylık 37 bin 801 lira. Yoksulluk sınırı da 123 bin 130 lira. Bekar bir çalışanın yaşama maliyeti 48 bin 885 lira. Net asgari ücret ise 28 bin 076 lira. En düşük emekli aylığı 23 bin 552 lira. Bekar bir çalışanın yaşam maliyeti 48 bin lira ama net asgari ücret 28 bin lira. İnsaf var mı? Arada neredeyse yüzde 100 fark var. Olmaz” </strong></em>dedi.</p>

<p>Vatandaşın gerçek dertleriyle ilgilenmeyen bir iktidar olduğunu savunan Kılıçdaroğlu, <em><strong>“Kime dokunsanız dert yanıyor. Ortada şu soru dolaşıyor: Bu memleket nereye gidiyor? Uyuşturucu baronlarından borsa çetelerine kadar herkes ya devleti soyuyor ya yasa dışı işler yapıyor. Bu, 25 yıllık iktidarın bize bıraktığı bir miras gibi duruyor. Vatandaşın, işçinin, çiftçinin, köylünün, esnafın, sanayicinin gerçek dertleriyle ilgilenmeyen bir siyasal yapı görüyoruz”</strong></em> ifadelerini kullandı.</p>

<p>Mazot zammının sadece otomobil kullananları değil, çiftçiden balıkçıya kadar tüm sektörleri etkilediğini belirten Kılıçdaroğlu, <em><strong>“Mazota zam yaptığınız zaman çiftçinin traktörü, ürünü taşıyan kamyon, balıkçının teknesi, bütün alan iğneden ipliğe zam görüyor. Bunu iktidar sahipleri fark ediyor mu? Emin olun hiç fark etmiyorlar. Onların dertleri başka” </strong></em>diye konuştu.</p>

<p>Mutfaktaki yangının ancak iktidar değişikliğiyle söneceğini savunan Kılıçdaroğlu,<em><strong> “Türkiye’nin yeni bir iktidara, halkı düşünen iktidara ihtiyacı vardır” </strong></em>dedi.</p>

<p>Kaynak Link:&nbsp;<a href="https://chp.org.tr/haberler/chp-lideri-kemal-kilicdaroglu-neden-yoksulluk-var-emekli-perisan-asgari-ucret-cok-dusuk-cunku-devlet-soyuluyor">https://chp.org.tr/haberler/chp-lideri-kemal-kilicdaroglu-neden-yoksulluk-var-emekli-perisan-asgari-ucret-cok-dusuk-cunku-devlet-soyuluyor</a></p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/kilicdaroglundan-erdogana-once-siyasi-ahlak-kanununu-getir-3590</link>
            <category>SİYASET</category>
            <pubDate>Tue, 06 Oct 2026 17:42:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Kılıçdaroğlu’ndan Erdoğan’a: Önce Siyasi Ahlak Kanunu’nu getir</h1>
                        <h2>CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın yeni anayasa çağrısına şartlı yanıt verdi. Partisinin haftalık grup toplantısında konuşan Kılıçdaroğlu, “Bizim Anayasa’dan önce bir Siyasi Ahlak Kanunu’na ihtiyacımız var. Getir arkadaş, önce Siyasi Ahlak Kanunu’nu getir” dedi.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/10/kilicdaroglundan-erdogana-once-siyasi-ahlak-kanununu-getir-1791297908.webp">
                        <figcaption>Kılıçdaroğlu’ndan Erdoğan’a: Önce Siyasi Ahlak Kanunu’nu getir</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p><strong>CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın yeni anayasa çağrısına şartlı yanıt verdi. Partisinin haftalık grup toplantısında konuşan Kılıçdaroğlu,</strong><em><strong> “Bizim Anayasa’dan önce bir Siyasi Ahlak Kanunu’na ihtiyacımız var. Getir arkadaş, önce Siyasi Ahlak Kanunu’nu getir”</strong></em><strong> dedi.</strong></p>

<p>Kılıçdaroğlu, Erdoğan’ın 1 Ekim’de TBMM’de yaptığı konuşmada yeni anayasa çağrısı yaptığını hatırlatarak şunları söyledi:</p>

<p><em><strong>“Sayın Erdoğan, TBMM açılış konuşmasında Anayasa’dan ve anayasal değişiklikten söz etti. ‘Partiler arasında rekabet olabilir ama bizim doğru dürüst bir anayasaya ihtiyacımız var’ dedi. Ben de buradan Sayın Erdoğan’a bir çağrı yapıyorum: Bizim Anayasa’dan önce bir Siyasi Ahlak Kanunu’na ihtiyacımız var. Getir arkadaş, önce Siyasi Ahlak Kanunu’nu getir. Siyaset kirlendiyse yolsuzluğu engelleyemezsiniz. Siyasetin temiz olması, pak olması lazım. Siyasetçi kirlenirse olmaz; o nedenle Siyasi Ahlak Kanunu’nu getir kardeşim, hep beraber oy birliğiyle çıkaralım. Siyasi Ahlak Kanunu’nu çıkaralım, arkasından ‘Anayasa’ mı diyorsun, otururuz.”</strong></em></p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/ata-parti-lideri-zeybekten-carpici-aciklamalar-iktidar-yuruyusunu-baslattik-3589</link>
            <category>SİYASET</category>
            <pubDate>Tue, 06 Oct 2026 15:01:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>ATA Parti Lideri Zeybek’ten çarpıcı açıklamalar: İktidar yürüyüşünü başlattık</h1>
                        <h2>ATA Parti Genel Başkanı Namık Kemal ZEYBEK, ALTIOK Medya'da röporatajı yayımlandı</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/10/ata-parti-lideri-zeybekten-carpici-aciklamalar-iktidar-yuruyusunu-baslattik-1791289457.webp">
                        <figcaption>ATA Parti Lideri Zeybek’ten çarpıcı açıklamalar: İktidar yürüyüşünü başlattık</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p><!--TgQPHd|||[]--><!--TgQPHd|||[]--></p>

<p><strong>ATA Parti Genel Başkanı Namık Kemal Zeybek,<a href="https://www.altiokmedya.com.tr/haber/zeybek-kilicdaroglu-emperyalizmi-urkuttu"><span style="color:#2980b9"> ALTIOK Medya’ya yayımlanan röportajda </span></a>Türkiye siyasetinin sıcak başlıklarına, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) içindeki gelişmelere ve partisinin gelecek vizyonuna dair ezber bozan değerlendirmelerde bulundu.&nbsp;<br />
<br />
<a href="https://www.altiokmedya.com.tr/haber/zeybek-kilicdaroglu-emperyalizmi-urkuttu">ALTIOK MEDYA'DA YAYIMLANAN RÖPORTAJIN TAMAMINI OKUMAK İÇİN TIKLAYINIZ</a></strong></p>

<h2><strong><span style="font-size:18px"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">"KEMAL BEY KÜRESEL GÜÇLERİ KARŞISINA ALDI"</span></span></strong><!--TgQPHd|||[]--></h2>

<p>CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun son dönemdeki bazı söylemlerinin belirli odaklarda ürküntü yarattığını öne süren Zeybek, özellikle neoliberalizm eleştirilerine dikkat çekti. Zeybek, konuya ilişkin şu ifadeleri kullandı:<!--TgQPHd|||[]--></p>

<p><strong><em>"Kemal Bey’in bazı sözleri de sanıyorum birilerini ürküttü. Yani şöyle, ”Biz yeni Neoliberalist dayatmalara boyun eğmeyeceğiz!” sözü aslında global kapitalist emperyalizmin en çok rahatsız olacağı sözdür. Çünkü global kapitalist emperyalizmin Türkiye’yi ele geçirmesinin ve yönlendirmesinin ve sömürmesinin birinci dayanağı Neoliberalizm denilen uygulamalardır. Bu uygulamalar 30 yıldır Türkiye'de çok büyük yıkıntılara yol açtı. Kemal Bey buna karşı çıkarken aynı zamanda global güçleri de karşısına almış oluyor."</em></strong><!--TgQPHd|||[]--></p>

<p><!--TgQPHd|||[]--></p>

<h2><strong><span style="font-size:18px"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">"ATA PARTİ İKTİDARA GELECEK, GÖREVİ GENCE DEVREDECEĞİM"</span></span></strong><!--TgQPHd|||[]--></h2>

<p>Partisinin hedeflerini iddialı bir dille ortaya koyan Namık Kemal Zeybek, ATA Parti’nin kesin olarak iktidara geleceğini savundu. Bu öngörüsünü hem siyasi tecrübelerine hem de "derin sezgilerine" dayandıran Zeybek, şaşırtıcı bir liderlik projeksiyonu çizdi:<!--TgQPHd|||[]--></p>

<p><em><strong>"İktidar yürüyüşünü başlattık. ATA Parti iktidara gelecek, bunu kesinlikle söylüyorum. Uzun yıllara dayalı deneyimlerim, tarihi ve ideolojik okumalarım ve derin sezgilerimle bunu biliyorum. Yazgı böyle... Ancak ATA Parti tam iktidara gelmek üzereyken, ben genel başkanlığı parti içinden genç bir arkadaşıma bırakacağım. Onun Türkiye’yi yönetmesini sağlayıp, kendim ona danışmanlık yapacağım."</strong></em><!--TgQPHd|||[]--></p>

<p><!--TgQPHd|||[]--></p>

<h2><span style="font-size:18px"><strong><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">"BİZDEN BAŞKA %100 ATATÜRKÇÜ PARTİ YOK! YENİ PARTİ İLE İTTİFAK YAPMAYIZ"</span></strong></span><!--TgQPHd|||[]--></h2>

<p><em><strong>"Biz Türkiye’de Atatürk’ü bütünüyle anlamış, Türk Devrimini benimsemiş ve onu çağa taşımış bir kadroyuz. Bizden başka bu anlamda yüzde 100 Atatürkçü başka bir parti yok." </strong></em>diyen ATA Parti Lideri Namık Kemal Zeybek, aynı zamanda <strong>YENİ PARTİ</strong> ile ittifak yapmaklarını açıkladı.<br />
<br />
<strong><a href="https://www.altiokmedya.com.tr/haber/zeybek-kilicdaroglu-emperyalizmi-urkuttu">ALTIOK MEDYA'DA YAYIMLANAN RÖPORTAJIN TAMAMINI OKUMAK İÇİN TIKLAYINIZ</a></strong><!--TgQPHd|||[]--></p>

<p><br />
<!--TgQPHd|||[]--></p>

<p><br />
<!--TgQPHd|||[]--></p>

<p><!--TgQPHd|||[]--></p>

<p><!--TgQPHd|||[]--></p>

<p>&nbsp;</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/cepni-dernekleri-federasyonundan-gumusyaka-cemevine-ziyaret-3588</link>
            <category>GÜNDEM</category>
            <pubDate>Tue, 06 Oct 2026 14:48:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Çepni Dernekleri Federasyonu’ndan Gümüşyaka Cemevi’ne ziyaret</h1>
                        <h2>Çepni Dernekleri Federasyonu yetkilileri, Silivri Gümüşyaka’da yapımı süren Gümüşyaka Cemevi inşaatını ziyaret ederek çalışmaları yerinde inceledi. </h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/10/cepni-dernekleri-federasyonundan-gumusyaka-cemevine-ziyaret-1791287733.webp">
                        <figcaption>Çepni Dernekleri Federasyonu’ndan Gümüşyaka Cemevi’ne ziyaret</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p><strong>Çepni Dernekleri Federasyonu yetkilileri, Silivri Gümüşyaka’da yapımı süren Gümüşyaka Cemevi inşaatını ziyaret ederek çalışmaları yerinde inceledi.</strong>&nbsp;<strong>Ziyaret sırasında Cemevi Başkanı Rıza Dede, inşaatın mevcut durumu ve yürütülen çalışmalar hakkında federasyon temsilcilerine bilgi verdi.</strong></p>

<p>Federasyon yetkilileri, cemevlerinin yalnızca bir yapıdan ibaret olmadığını; inancın, dayanışmanın, paylaşmanın, kardeşliğin ve ortak kültürün yaşatıldığı ibadethaneler olduğunu vurguladı. Gümüşyaka Cemevi’nin, içerisinde cem erkânının yürütüleceği meydanı, yemekhanesi ve misafirhanesiyle binlerce yıllık tekke ve dergâh geleneğinin günümüzdeki yansımalarından biri olacağı belirtildi.</p>

<p>Horasan’dan Anadolu’ya uzanan Alevi Türkmen kültürünün, inanç geleneğinin ve manevi değerlerin bu topraklarda yaşatılmasının ve gelecek kuşaklara aktarılmasının ortak bir sorumluluk olduğu ifade edildi.</p>

<p>Çepni Dernekleri Federasyonu Genel Başkanı Muhammet Arif Genç ile Genel Başkan Yardımcıları Sahap Turgut ve Ferhat Çelik imzasıyla yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi:</p>

<p><em><strong>“Bizler, Çepni Dernekleri Federasyonu olarak tarihimize, kültürümüze, inancımıza ve değerlerimize sahip çıkmaya; birlik, beraberlik ve dayanışma içerisinde çalışmalarımızı sürdürmeye devam edeceğiz. Bu anlamlı eserin yapımında emeği geçen, katkı sunan ve gönül veren herkese teşekkür ediyor, Gümüşyaka Cemevi’nin en kısa zamanda tamamlanarak hizmete açılmasını diliyoruz. Yolumuz birlik, özümüz sevgi, rehberimiz hoşgörü olsun.”</strong></em></p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/2027-turk-dunyasi-kultur-baskenti-kayserinin-logosu-tanitildi-3587</link>
            <category>GÜNDEM</category>
            <pubDate>Mon, 05 Oct 2026 22:27:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>2027 Türk Dünyası Kültür Başkenti Kayseri’nin logosu tanıtıldı</h1>
                        <h2>3 Ekim Türk Devletleri İş Birliği Günü’ne ithafen Kayseri’de, “2027 Türk Dünyası Kültür Başkenti” kapsamında kullanılacak logonun tanıtım toplantısı gerçekleştirildi.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/10/2027-turk-dunyasi-kultur-baskenti-kayserinin-logosu-tanitildi-1791229635.webp">
                        <figcaption>2027 Türk Dünyası Kültür Başkenti Kayseri’nin logosu tanıtıldı</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p><strong>3 Ekim Türk Devletleri İş Birliği Günü’ne ithafen Kayseri’de, “2027 Türk Dünyası Kültür Başkenti” kapsamında kullanılacak logonun tanıtım toplantısı gerçekleştirildi.</strong></p>

<p>Toplantıya Kayseri Valisi Gökmen Çiçek, Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Memduh Büyükkılıç, TÜRKSOY Genel Sekreter Yardımcısı Sayit Yusuf, TÜRKSOY’un kıdemli memurları ve ülke temsilcilerinin yanı sıra Kayseri’deki ilçe belediye başkanları ile yerel yönetim temsilcileri katıldı.<br />
<img alt="" src="https://www.alevihaberler.com.tr/public/images/detay/836299112_1818002719330524_1192347371203846790_n.jpg" style="height:533px; width:800px" /></p>

<p>Tanıtım toplantısında, Kayseri’nin 2027 yılı boyunca Türk Dünyası Kültür Başkenti etkinliklerinde kullanacağı logonun tasarımına ilişkin ayrıntılar ve özellikler katılımcılarla paylaşıldı. Logoyu oluşturan unsurlar ve bu unsurların taşıdığı anlamlar hakkında bilgi verildi.</p>

<p>Kayseri, 5–6 Ekim 2026 tarihlerinde 7. TÜRKSOY Kıdemli Memurlar Komitesi Toplantısı’na da ev sahipliği yapacak. Bu kapsamda, TÜRKSOY üyesi ülkelerden gelen kıdemli memurlar, toplantı çalışmaları için iki gün boyunca Kayseri’de bulunacak.<br />
<a href="https://www.facebook.com/share/p/18Hekbgswa/"><img alt="" src="https://www.alevihaberler.com.tr/public/images/detay/825267326_1777907769761220_5971163680642689464_n.jpg" style="height:533px; width:800px" /><br />
<strong>Kaynak Link:&nbsp;https://www.facebook.com/share/p/18Hekbgswa/</strong></a></p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/cepni-dernekleri-federasyonu-istanbulun-kurtulusunun-103-yil-donumu-kutladi-3586</link>
            <category>GÜNDEM</category>
            <pubDate>Mon, 05 Oct 2026 22:09:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Çepni Dernekleri Federasyonu İstanbul’un Kurtuluşu’nun 103. yıl dönümü kutladı</h1>
                        <h2>Çepni Dernekleri Federasyonu Genel Başkanı Muhammet Arif Genç, İstanbul’un işgalden kurtuluşunun 103. yıl dönümü nedeniyle bir açıklama yaptı.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/10/cepni-dernekleri-federasyonu-istanbulun-kurtulusunun-103-yil-donumu-kutladi-1791227793.webp">
                        <figcaption>Çepni Dernekleri Federasyonu İstanbul’un Kurtuluşu’nun 103. yıl dönümü kutladı</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p><strong>Çepni Dernekleri Federasyonu Genel Başkanı Muhammet Arif Genç, İstanbul’un işgalden kurtuluşunun 103. yıl dönümü nedeniyle bir açıklama yaptı.</strong><br />
<br />
Genç, açıklamasında şu ifadelere yer verdi:</p>

<p><em><strong>"İstanbul’un işgalden kurtuluşunun 103. yıl dönümünde, bu güzel şehri yeniden Türk milletine kazandıran başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, tüm kahramanlarımızı sonsuz saygı, minnet ve rahmetle anıyoruz.</strong></em></p>

<p><em><strong>6 Ekim; yalnızca İstanbul’un kurtuluş tarihi değil, bağımsızlığımızın, milli irademizin ve Cumhuriyetimizin zaferle taçlandığı günlerden biridir.</strong></em></p>

<p><em><strong>İstanbul’u bize emanet eden Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e ve silah arkadaşlarına sonsuz teşekkür ediyoruz.</strong></em></p>

<p><em><strong>İstanbul bizim sevdamız, Türkiye Cumhuriyeti bizim en büyük ortak değerimizdir.</strong></em></p>

<p><em><strong>“Ya istiklal, ya ölüm!” anlayışıyla kurulan Cumhuriyetimizi sonsuza kadar yaşatacağız.</strong></em></p>

<p><em><strong>?? 6 Ekim İstanbul’un Kurtuluşu kutlu olsun."<br />
<img alt="" src="https://www.alevihaberler.com.tr/public/images/detay/66f58ee5-6f0b-4425-be2b-c20b6742f1e6%20(1).jpg" style="height:800px; width:667px" /></strong></em></p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/haber-hacibektas-6-yasinda-3585</link>
            <category>GÜNDEM</category>
            <pubDate>Mon, 05 Oct 2026 18:02:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Haber Hacıbektaş 6 yaşında</h1>
                        <h2>8 Ekim 2020’de ilk haberini yayımlayan Haber Hacıbektaş, bugün 6. yılını geride bırakarak 7. yılına adım atmak üzere.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/10/haber-hacibektas-6-yasinda-1791213700.webp">
                        <figcaption>Haber Hacıbektaş 6 yaşında</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p><strong>8 Ekim 2020’de ilk haberini yayımlayan<a href="https://www.haberhacibektas.com/haber-hacibektas-6-yasinda"><span style="color:#2980b9"> Haber Hacıbektaş,</span></a> bugün 6. yılını geride bırakarak 7. yılına adım atmak üzere. Haber Hacıbektaş.com adına Sorumlu Müdür- Gazeteci Mustafa Sümen bir kutlama yazısı yayımladı. Alevihaberler.com.tr olarak&nbsp;Haber Hacıbektaş'ı yeni yaşında tebrik ediyoruz.</strong><br />
&nbsp;</p>

<p><em><strong>"Bir ilçenin sesi olmak, yalnızca haber yapmak değil; o ilçenin hikâyesini yaşatmak ve geleceğe aktarmaktır.Aynı anlayışla çalışmaya devam edilecek.Haber Hacıbektaş Hacıbektaş için, Hacıbektaş’tan. 6. yılımız kutlu olsun." </strong></em>diyen Gazeteci Mustafa Sümen şunları kaleme aldı:<br />
<br />
<strong>Haber Hacıbektaş 6 Yaşında</strong></p>

<p>Altı Yıllık Bir Emeğin, Mücadelenin ve Yerel Gazetecilik Yolculuğunun Hikâyesi</p>

<p>8 Ekim 2020…</p>

<p>Haber Hacıbektaş’ın ilk haberini yayınladığı tarih.</p>

<p>Bugün o tarihin üzerinden tam 6 yıl geçti. Altı yılı geride bırakırken, 7. yılımıza giriyoruz.</p>

<p>Bu altı yılın hikâyesi yalnızca yayınlanan haberlerden ibaret değil. Aynı zamanda bir ilçenin gündemini takip etmenin, vatandaşın sesini duyurmanın, yaşananları kayıt altına almanın ve Hacıbektaş’ın sesini daha geniş kitlelere ulaştırmanın hikâyesi.</p>

<p>İlk günden bu yana temel anlayışımız çok net oldu:</p>

<p>Hacıbektaş’ta yaşananı, Hacıbektaş’tan duyurmak.</p>

<p>Bir ilçenin gündemini takip etmek</p>

<p>Altı yıl boyunca Hacıbektaş’ın günlük yaşamından kamu kurumlarının çalışmalarına, köylerde yaşanan sorunlardan vatandaşların taleplerine, etkinliklerden sosyal ve kültürel gelişmelere kadar pek çok konuyu kamuoyuna aktardık. Bazen yetişemedik, geciktik, ara verdik ama vzageçmedik.</p>

<p>Vatandaşların kayıp ilanlarından önemli duyurulara kadar, ihtiyaç duyulduğunda ulaşabilecekleri bir iletişim kanalı olmaya çalıştık.</p>

<p>İlçenin siyasi gündemini de herhangi bir tarafın yanında ya da karşısında mümkün mertebe durmadan, farklı görüşlere eşit mesafede kalarak takip etmeye özen gösterdik.</p>

<p>Bizim için gazeteciliğin temel ölçüsü; kişilerden, kurumlardan ve siyasi görüşlerden bağımsız olarak haberi doğru, tarafsız ve kamu yararı gözeterek aktarmak oldu.</p>

<p>Altı yılın görünmeyen emeği</p>

<p>Yerel gazetecilik, yalnızca bilgisayarın başına geçip bir haber yazmaktan ibaret değil.</p>

<p>Gündemi takip etmek, bilgi ve fotoğraf toplamak, haber hazırlamak, görsel üretmek, internet sitesini güncel tutmak, sosyal medya hesaplarını yönetmek, vatandaşlardan gelen mesajlarla ilgilenmek ve bütün bunları her gün sürdürebilmek ciddi bir emek gerektiriyor.</p>

<p>Haber Hacıbektaş’ın altı yıllık yolculuğunun büyük bölümü tek bir kişinin emeğiyle yürütüldü.</p>

<p>Bunu yaparken uzun yıllar boyunca düzenli ve sürdürülebilir bir gelir elde edemedik.</p>

<p>Buna rağmen devam ettik.</p>

<p>Çünkü bu çalışma bizim için yalnızca ekonomik bir faaliyet değildi. Hacıbektaş’a hizmet etmenin, ilçenin sesini duyurmanın ve yaşananları geleceğe bırakmanın bir yolu olarak gördük.</p>

<p>Haberlerden oluşan bir Hacıbektaş arşivi</p>

<p>Bugün geriye dönüp baktığımızda, altı yıl boyunca yayımlanan haberlerin aynı zamanda Hacıbektaş’ın yakın tarihine ait bir arşiv oluşturduğunu görüyoruz.</p>

<p>Etkinlikler, açıklamalar, gelişmeler, sorunlar, başarılar, gündemler ve günlük yaşamdan birçok kesit Haber Hacıbektaş’ın arşivinde yer aldı.</p>

<p>Belki de yaptığımız işin en değerli taraflarından biri bu.</p>

<p>Çünkü bugün haber olan bir gelişme, yıllar sonra Hacıbektaş’ın geçmişine ait bir belgeye dönüşüyor.</p>

<p>Yerelden ulusala uzanan Hacıbektaş</p>

<p>Zaman içerisinde Haber Hacıbektaş’ın ulaştığı alan da genişledi.</p>

<p>Öyle ki bazı dönemlerde burada yayımladığımız haberlerin kısa süre sonra ulusal medya kuruluşlarında da yer aldığını görmeye başladık.</p>

<p>Bu bizim için önemliydi.</p>

<p>Çünkü Hacıbektaş’ta yaşanan bir gelişmenin, doğru zamanda ve doğru şekilde duyurulduğunda ilçenin sınırlarını aşarak Türkiye’nin farklı noktalarındaki insanlara ulaşabildiğini gördük.</p>

<p>Hacıbektaş dışında yaşayan hemşehrilerimizin ilçeden haberdar olmasına katkı sunmak da bu çalışmanın önemli bir parçası haline geldi.</p>

<p>Eksiklerimiz de oldu, eleştirildik de</p>

<p>Altı yıllık bir süreçten söz ederken her şeyi kusursuz yaptığımızı söylemek doğru olmaz.</p>

<p>Eksiklerimiz oldu, hatalarımız oldu, yetişemedik, ara vermek zorunda kaldık, eleştirildik.</p>

<p>Ancak her eleştiriyi ve her deneyimi, daha iyi bir gazetecilik anlayışı oluşturmak için değerlendirmeye çalıştık.</p>

<p>Bugün hâlâ öğrenmeye, geliştirmeye ve daha iyi işler yapmaya devam ediyoruz.</p>

<p>Bundan sonrası için</p>

<p>Altı yılı geride bırakırken artık önümüzde yeni bir dönem var.</p>

<p>Yerel gazeteciliğin sürdürülebilmesi için emek kadar ekonomik sürdürülebilirliğin de gerekli olduğunun farkındayız.</p>

<p>İnternet sitesi, teknik altyapı, ekipman, yazılım, içerik üretimi ve sosyal medya çalışmaları ciddi bir zaman ve maliyet gerektiriyor.</p>

<p>Bu nedenle bundan sonraki hedefimiz; Haber Hacıbektaş’ı daha güçlü, daha sürdürülebilir ve daha nitelikli bir yerel medya yapısına dönüştürmek.</p>

<p>Daha fazla özgün haber üretmek, Hacıbektaş’ın gündemini daha yakından takip etmek ve ilçenin sesini daha geniş kitlelere ulaştırmak istiyoruz.</p>

<p>Bu yolculukta emeği olanlara…</p>

<p>Altı yıllık bu hikâye yalnızca tek kişinin hikâyesi değil.</p>

<p>Zaman zaman bizimle çalışma fırsatı bulan, haber üretimine katkı sunan, fotoğraf gönderen, bilgi paylaşan, kaynak olan, fikir veren, teknik konularda destek olan ve ihtiyaç duyduğumuzda yanımızda bulunan birçok insan bu yolculuğun bir parçası oldu.</p>

<p>Başta ailem olmak üzere, birlikte çalışma fırsatı bulduğumuz, Haber Hacıbektaş’a katkı sunan herkese gönülden teşekkür ediyoruz.</p>

<p>Ve elbette…</p>

<p>Bizi takip eden, haber gönderen, paylaşımlarımızı paylaşan, eleştiren, destekleyen ve yıllardır Haber Hacıbektaş’a güvenen tüm Hacıbektaşlılara teşekkür ediyoruz.</p>

<p>8 Ekim 2020’de başlayan yolculuğumuzda 6 yılı geride bıraktık.</p>

<p>Şimdi 7. yılımıza giriyoruz.</p>

<p>Altı yılın bize öğrettiği en önemli şey şu oldu:</p>

<p>Bir ilçenin sesi olmak, yalnızca haber yapmak değil; o ilçenin hikâyesini yaşatmak ve geleceğe aktarmaktır.</p>

<p>Biz de bundan sonra aynı anlayışla çalışmaya devam edeceğiz.</p>

<p>Haber Hacıbektaş</p>

<p>Hacıbektaş için, Hacıbektaş’tan.</p>

<p>6. yılımız kutlu olsun.</p>

<p>Mustafa Sümen</p>

<p><a href="https://www.haberhacibektas.com/haber-hacibektas-6-yasinda?fbclid=IwZXh0bgNhZW0CMTAAcGRvZgFicmlkETFObHdmQkJGc3lBbHJaM0J1c3J0YwZhcHBfaWQQMjIyMDM5MTc4ODIwMDg5MgABHidfiPQZzFjSFcGSVVtcljmPFuiQQW68YPEzKxJcGQrmxgDlaw43rCG1pX8j_aem_8K-8UWCafDN7_lb7rc58gA" rel="nofollow noreferrer" tabindex="0" target="_blank">https://www.haberhacibektas.com/haber-hacibektas-6-yasinda</a></p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/3-bin-37-metrekarelik-dev-turk-bayragi-dalgalandirildi-3584</link>
            <category>GÜNDEM</category>
            <pubDate>Mon, 05 Oct 2026 17:18:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>3 bin 37 metrekarelik dev Türk bayrağı dalgalandırıldı</h1>
                        <h2>Millî Savunma Bakanlığı (MSB), Özel Kuvvetler Komutanlığı tarafından gerçekleştirilen bir atlayışta 3.037,5 metrekarelik dev Türk bayrağının gökyüzünde dalgalandırıldığını açıkladı.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/10/3-bin-37-metrekarelik-dev-turk-bayragi-dalgalandirildi-1791210944.webp">
                        <figcaption>3 bin 37 metrekarelik dev Türk bayrağı dalgalandırıldı</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p><strong>Millî Savunma Bakanlığı (MSB), Özel Kuvvetler Komutanlığı tarafından gerçekleştirilen bir atlayışta 3.037,5 metrekarelik dev Türk bayrağının gökyüzünde dalgalandırıldığını açıkladı.</strong></p>

<p>Bakanlığın resmî X hesabından yapılan paylaşımda şu ifadeler yer aldı:</p>

<p><em><strong>“Gökyüzünde şanlı bayrağımızla bir rekora daha imza attık! &nbsp;<br />
Özel Kuvvetler Komutanlığımız tarafından gerçekleştirilen atlayışta, 3.037,5 metrekarelik dev Türk bayrağımız gökyüzünde dalgalandırıldı. &nbsp;<br />
O sadece bir bayrak değil, göklerdeki bir destan! &nbsp;<br />
O destan kahramanlarımızın ellerinde dünden bugüne, bugünden sonsuza kadar taşınacak!”</strong></em></p>

<p>Açıklamada, atlayışın Özel Kuvvetler personeli tarafından başarıyla tamamlandığı ve Türk bayrağının gökyüzünde rekor büyüklükte dalgalandırıldığı vurgulandı.</p>

<p>Kaynak: T.C. Millî Savunma Bakanlığı resmî X hesabı</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/suriyede-mihrac-uralin-yardimcisi-cemal-trablusi-yakalandi-3583</link>
            <category>DÜNYA</category>
            <pubDate>Mon, 05 Oct 2026 12:22:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Suriye'de Mihraç Ural’ın yardımcısı Cemal Trablusi yakalandı</h1>
                        <h2>Suriye Arap Haber Ajansı (SANA)'nda yayımlanan habere göre Suriye Terörle Mücadele Dairesi, “Suriye Direnişi” milislerinin lideri “Mihraç Ural” olarak da bilinen Ali Kayali'nin yardımcısı Cemal Trabulsi'yi tutukladı.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/10/suriyede-mihrac-uralin-yardimcisi-cemal-trablusi-yakalandi-1791192942.webp">
                        <figcaption>Suriye'de Mihraç Ural’ın yardımcısı Cemal Trablusi yakalandı</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p><a href="https://sana.sy/security/2597274/"><strong><span style="color:#2980b9">Suriye Arap Haber Ajansı (SANA)'nda </span></strong></a><strong>yayımlanan habere ghöre Suriye Terörle Mücadele Dairesi, “Suriye Direnişi” milislerinin lideri “Mihraç Ural” olarak da bilinen Ali Kayali'nin yardımcısı Cemal Trabulsi'yi tutukladı.</strong><br />
<br />
Suriye İç Güvenlik Kuvvetleri &nbsp;yaptığı açıklamada , Trabulsi'nin 2013'teki El-Bayda ve Banias katliamları da dahil olmak üzere eski rejimi destekleyen muharebe operasyonlarına milislerle birlikte katıldığını belirtti.<br />
<br />
Suriye İçişleri Bakanlığı, cezasızlığın olmaması, geçiş dönemi adaletinin sağlanması ve mağdurların ve ailelerinin haklarının güvence altına alınması ilkesine dayanarak, Suriye halkına karşı suç ve ihlallerde bulunan eski rejim yetkilileri ve üyeleri ile milislerinin peşine düşme çabalarını sürdürmektedir&nbsp;<br />
<br />
<a href="https://sana.sy/security/2597274/"><strong><span style="color:#2980b9">Kaynak Link:&nbsp;</span><span style="color:#2980b9">https://sana.sy/security/2597274/</span></strong></a></p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/suriye-turkmen-ve-arap-stklari-turkce-resmi-dil-olsun-3582</link>
            <category>GÜNDEM</category>
            <pubDate>Mon, 05 Oct 2026 08:21:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Suriye Türkmen ve Arap STK’ları: Türkçe resmi dil olsun</h1>
                        <h2>İstanbul'da faaliyet gösteren Suriye Türkmen ve Arap sivil toplum kuruluşları Beydili Türkmen Derneği çağrısı ile ortak bir basın açıklaması düzenlendi.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/10/suriye-turkmen-ve-arap-stklari-turkce-resmi-dil-olsun-1791181982.webp">
                        <figcaption>Suriye Türkmen ve Arap STK’ları: Türkçe resmi dil olsun</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p><strong>İstanbul'da faaliyet gösteren Suriye Türkmen ve Arap sivil toplum kuruluşları Beydili Türkmen Derneği çağrısı ile ortak bir basın açıklaması düzenlendi.</strong><br />
Düzenlenen basın açıklamasında, Suriye'de Türkçe'nin eğitim müfredatına dahil edilmesi ve resmi statü kazanması talebi dile getirildi.<br />
<br />
Açıklamada,<em><strong> "Türkçe, yalnızca Türkmenlerin değil; savaş nedeniyle Türkiye'ye sığınan yüz binlerce insanın da dilidir"</strong></em> ifadelerine yer verildi.<br />
Talebin, bölgedeki tarihi, kültürel ve sosyal bağların güçlendirilmesi açısından önem taşıdığı belirtilerek kamuoyunun bilgisine sunulduğu kaydedildi.<br />
<img alt="" src="https://www.alevihaberler.com.tr/public/images/detay/835511448_1688955836269186_3833281331445385940_n.jpg" style="height:600px; width:800px" /><br />
<br />
<strong>Açıklamada şunlar kaydedildi:</strong><br />
<br />
‎Derneğimiz öncülüğünde, İstanbul’da faaliyet gösteren Suriyeli Türkmen ve Arap sivil toplum kuruluşlarının katılımıyla bugün ortak bir basın açıklaması gerçekleştirilmiştir.<br />
‎Açıklamada, Suriye’de Türkçenin eğitim müfredatına dâhil edilmesi ve resmî statüye kavuşturulması talebi kamuoyuna duyurulmuştur.<br />
‎Türkçe, yalnızca Türkmenlerin değil; savaş nedeniyle Türkiye’ye sığınan yüz binlerce insanın da dilidir.<br />
‎Bu konunun bölgemizdeki tarihi, kültürel ve sosyal bağların güçlendirilmesi açısından taşıdığı önem nedeniyle kamuoyunun bilgisine sunulmuştur.<br />
‎Ahmet Ağca<br />
‎Beydili Türkmen Derneği<br />
‎Yönetim Kurulu Başkanı<br />
<br />
<img alt="" src="https://www.alevihaberler.com.tr/public/images/detay/WhatsApp%20Image%202026-10-05%20at%2009_35_26.jpeg" style="height:800px; width:564px" /><br />
<br />
<img alt="" src="https://www.alevihaberler.com.tr/public/images/detay/833084637_2237869047062477_7390993954171597286_n.jpg" style="height:600px; width:800px" /><br />
<br />
Kaynak Link:&nbsp;<a href="https://www.facebook.com/share/p/1E6cALxeeh/">https://www.facebook.com/share/p/1E6cALxeeh/</a></p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/cumhurbaskani-erdogan-ihracatta-yeni-rekorlar-kirildi-3581</link>
            <category>SİYASET</category>
            <pubDate>Mon, 05 Oct 2026 08:13:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Cumhurbaşkanı Erdoğan: İhracatta yeni rekorlar kırıldı</h1>
                        <h2>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, ihracat verilerini değerlendirdiği açıklamasında önemli rekorlar kırıldığını vurguladı.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/10/cumhurbaskani-erdogan-ihracatta-yeni-rekorlar-kirildi-1791177578.webp">
                        <figcaption>Cumhurbaşkanı Erdoğan: İhracatta yeni rekorlar kırıldı</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p><strong>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, ihracat verilerini değerlendirdiği açıklamasında önemli rekorlar kırıldığını vurguladı.</strong></p>

<p>Erdoğan,&nbsp; açıklanan verilere göre yılbaşından bu yana ihracatın yüzde 5,2 artışla 211 milyar dolara ulaştığını ve yeni bir rekor kırıldığını belirtti. Eylül ayında 26 milyar dolarlık ihracat gerçekleştirilerek Cumhuriyet tarihinin en yüksek eylül ayı ihracatına ulaşıldığını vurguladı.</p>

<p>“Böylelikle 2026’nın 5 ayında ihracat rekoru kırarak tarihî bir başarıya imza attık” diyen Erdoğan, yıllıklandırılmış ihracatın ise 287,3 milyar dolarla bugüne kadarki en yüksek seviyesine çıktığını açıkladı.</p>

<p>Bölgede yaşanan savaş ve krizlere rağmen Türkiye’nin kalkınma ve büyüme rotasında kararlılıkla ilerlediğini ifade eden Erdoğan, “Yatırımı, üretimi, ihracatı, istihdamı önceleyen bir vizyonla inşallah daha nice başarılara hep birlikte imza atacağız” dedi.<br />
<br />
<strong>Cumhurbaşkanı Erdoğan şu açıklamada bulundu:</strong><br />
&nbsp;</p>

<p><strong><em>Dün açıklanan verilere göre ihracatta yılbaşından bu yana %5,2 artışla 211 milyar dolar seviyesine ulaşarak yeni bir rekor kırdık.</em></strong></p>

<p><strong><em>Eylül’de 26 milyar dolarlık ihracat yaparak cumhuriyet tarihimizin en yüksek eylül ayı ihracatına ulaştık. &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp;</em></strong></p>

<p><strong><em>Böylelikle 2026’nın 5 ayında ihracat rekoru kırarak tarihî bir başarıya imza attık.</em></strong></p>

<p><strong><em>Yıllıklandırılmış ihracatımız ise 287,3 milyar dolarla bugüne kadarki en yüksek seviyesine çıktı.</em></strong></p>

<p><strong><em>Bölgemizde ardı ardına patlak veren savaş ve krizlere rağmen ülkemiz kalkınma ve büyüme rotasında ilerlemeyi kararlılıkla sürdürmektedir.</em></strong></p>

<p><strong><em>Yatırımı, üretimi, ihracatı, istihdamı önceleyen bir vizyonla inşallah daha nice başarılara hep birlikte imza atacağız.</em></strong><br />
&nbsp;</p>

<p>Kaynak: [x.com/RTErdogan](https://x.com/RTErdogan)</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/3-ilde-kuvvetli-yagis-uyarisi-3580</link>
            <category>GÜNDEM</category>
            <pubDate>Mon, 05 Oct 2026 08:08:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>3 ilde kuvvetli yağış uyarısı</h1>
                        <h2>Meteoroloji Genel Müdürlüğü tarafından yapılan son değerlendirmelere göre  yağışların Malatya, Elazığ ve Adıyaman çevrelerinde yerel kuvvetli olması bekleniyor.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/10/3-ilde-kuvvetli-yagis-uyarisi-1791177030.webp">
                        <figcaption>3 ilde kuvvetli yağış uyarısı</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Meteoroloji Genel Müdürlüğü tarafından yapılan son değerlendirmelere göre Ülkemiz genelinin parçalı yer yer çok bulutlu, Akdeniz’in iç kesimleri, Orta Karadeniz kıyıları, Doğu Karadeniz’in iç kesimleri, Doğu ve Güneydoğu Anadolu ile Muğla, Mersin, Nevşehir, Niğde, Osmaniye, Kayseri, Sivas, Tokat, Giresun ve Trabzon çevreleri ve Antalya’nın batı ilçeleri sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların Malatya, Elazığ ve Adıyaman çevrelerinde yerel kuvvetli olması bekleniyor.</p>

<p><strong>HAVA SICAKLIĞI:</strong> Ülkemiz genelinde mevsim normalleri altında seyretmeye devam edeceği tahmin ediliyor.</p>

<p><strong>RÜZGAR:</strong> Genellikle kuzeyli yönlerden hafif, ara sıra orta kuvvette esmesi bekleniyor.</p>

<h2><strong>UYARILAR</strong></h2>

<p><strong>KUVVETLİ YAĞIŞ UYARISI</strong>: Yağışların Malatya, Elazığ ve Adıyaman çevrelerinde yerel kuvvetli olması beklendiğinden sel, su baskını, yıldırım, yerel dolu yağışı, yağış anında kuvvetli rüzgar ve fırtına, ulaşımda aksamalar gibi olumsuzluklara karşı dikkatli ve tedbirli olunmalıdır..</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/bakan-gurlek-7-faili-mechul-dosyada-8-cinayeti-daha-aydinlattik-3579</link>
            <category>SİYASET</category>
            <pubDate>Mon, 05 Oct 2026 07:52:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Bakan Gürlek: 7 faili meçhul dosyada 8 cinayeti daha aydınlattık</h1>
                        <h2>Adalet Bakanı Akın Gürlek, Artvin, Yozgat, Diyarbakır, Eskişehir, Trabzon, Kilis, Kayseri illerinde en eskisi yaklaşık 39, en yenisi 3 yıllık 7 ayrı faili meçhul dosyada 8 cinayetin aydınlatıldığını açıkladı.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/10/bakani-gurlek-7-faili-mechul-dosyada-8-cinayeti-daha-aydinlattik-1791176417.webp">
                        <figcaption>Bakan Gürlek: 7 faili meçhul dosyada 8 cinayeti daha aydınlattık</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p><strong>Adalet Bakanı Akın Gürlek, Artvin, Yozgat, Diyarbakır, Eskişehir, Trabzon, Kilis, Kayseri illerinde en eskisi yaklaşık 39, en yenisi 3 yıllık 7 ayrı faili meçhul dosyada 8 cinayetin aydınlatıldığını açıklayarak, “Aradan 3 yıl da geçse, 39 yıl da geçse; hakikatin izini sürmekten ve adaletin tecellisi için çalışmaktan vazgeçmeyeceğiz.” dedi.</strong></p>

<p>Adalet Bakanı Gürlek, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde, aradan ne kadar zaman geçerse geçsin faili meçhul hiçbir dosyanın karanlıkta kalmaması, hakikatin ortaya çıkarılması ve faillerin adalet önünde hesap vermesi için çalışmaların kararlılıkla sürdürüldüğünü kaydetti.</p>

<p>Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığının koordinasyonu ile Cumhuriyet başsavcılıkları ve kolluk birimlerinin titiz çalışmaları sonucunda 7 ayrı faili meçhul dosyada 8 cinayetin aydınlatıldığını vurgulayan Bakan Gürlek, bu dosyalarla birlikte yürütülen çalışmalar kapsamında bugüne kadar 58 dosyada 65 maktule ve 7 yaralıya ilişkin olayların aydınlatıldığını kaydetti.</p>

<p><strong>39 YILLIK NİGAR BİLGİN DOSYASINDA KEMİK KALINTILARINA ULAŞILDI</strong></p>

<p>Bakan Gürlek, Artvin’in Şavşat ilçesinde, 1987 yılında yaptığı evliliğin ardından kendisinden bir daha haber alınamayan Nigar Bilgin’in dosyasında yeni ifadeler ve yer gösterme işlemleri sonucunda gerçekleştirilen kazıda kemik kalıntılarına ulaşıldığını belirterek, şüphelilerden Z.B.nin tutuklandığını, M.B. hakkında ev hapsi kararı verildiğini kaydetti.</p>

<p>Yozgat’ın Şefaatli ilçesinde 8 Temmuz 2005’te görev yaptığı TMO yerleşkesinde öldürülen Hamza Gedik’in dosyasında da eski ihbarlar, yeniden alınan ifadeler ve elde edilen delillerin birlikte değerlendirildiğini ifade eden Bakan Gürlek, cinayetin azmettirme ve iştirak halinde gerçekleştirildiğine ilişkin bulgular üzerine Kırşehir ve İstanbul’da düzenlenen operasyonlarda 6 şüphelinin yakalandığını kaydetti.</p>

<p><strong>19 YILLIK DOSYADA YENİ TANIK BEYANLARI VE HTS KAYITLARI İNCELENDİ</strong></p>

<p>Diyarbakır’ın Sur ilçesinde 21 Eylül 2007’de Hevsel Bahçeleri’nde bağla boğularak öldürülen Erhan Kurt’un dosyasında yeni tanık beyanları, HTS ve baz kayıtları, Adli Tıp Kurumu değerlendirmeleri ile önceki ifadelerdeki çelişkilerin yeniden incelendiğini vurgulayan Bakan Gürlek, elde edilen yeni bulgular üzerine Diyarbakır ve Batman’da gerçekleştirilen eş zamanlı operasyonda 6 şüphelinin yakalandığını belirtti.</p>

<p>Bakan Gürlek, Eskişehir’in Seyitgazi ilçesinde ise 8 Mayıs 2012’de henüz 2,5 yaşındayken kaybolan ve daha sonra cansız bedeni bulunan Yakup Bozkurt’un dosyasında teknik çalışmalar ve yeniden alınan ifadeler sonucunda 6 şüphelinin gözaltına alındığını, şüphelilerden baba A.B.nin tutuklandığını açıkladı.</p>

<p><strong>TRABZON’DAKİ İKİ CİNAYETE İLİŞKİN 2 ŞÜPHELİ TUTUKLANDI</strong></p>

<p>Trabzon’da 26 Haziran 2014’te kaybolan Köksal Kol ve Mehmet Kaplan’ın dosyasında yeni tanık beyanlarının ardından daha önce verilen kovuşturmaya yer olmadığı kararının kaldırıldığını belirten Bakan Gürlek, iki kişinin öldürülerek gömüldüğüne ilişkin yeni delil ve beyanlara ulaşılması üzerine gözaltına alınan E.A. ve A.B.nın tutuklandığını kaydetti.</p>

<p>Kilis’in Acar köyünde 15 Temmuz 2014’te bir sulama kuyusunda ölü bulunan Khaled Tayson’un dosyasında da yeni Adli Tıp incelemesi, tanık beyanları ve baz analizleri sonucunda daha önce verilen takipsizlik kararının kaldırıldığını belirten Bakan Gürlek, yeniden başlatılan soruşturma kapsamında 3 şüphelinin yakalandığını söyledi.</p>

<p>Bakan Gürlek, Kayseri’de 9 Ekim 2023’te Asri Mezarlığı’nda ölü bulunan yüzde 84 engelli Fehmi Lup’un dosyasında ise kamera görüntüleri, baz verileri ve yeni tanık beyanlarının yeniden değerlendirildiğini, olayla bağlantısı tespit edilen M.C.D.nin tutuklandığını kaydetti.</p>

<p><strong>“HAKİKATİN İZİNİ SÜRMEKTEN VAZGEÇMEYECEĞİZ”</strong></p>

<p>Yeni deliller, gelişen teknoloji ve uzmanlaşmış birimlerin sağladığı imkanlarla faili meçhul dosyaların üzerine kararlılıkla gitmeye devam edeceklerini vurgulayan Bakan Gürlek, şunları kaydetti:</p>

<p>“Aradan 3 yıl da geçse, 39 yıl da geçse; hakikatin izini sürmekten ve adaletin tecellisi için çalışmaktan vazgeçmeyeceğiz.</p>

<p>Soruşturmaları titizlikle yürüten Artvin-Şavşat, Yozgat, Diyarbakır, Eskişehir, Trabzon, Kilis ve Kayseri Cumhuriyet Başsavcılıklarımıza; Yozgat, Diyarbakır, Trabzon ve Kayseri İl Emniyet Müdürlüklerimize; Artvin-Şavşat, Eskişehir ve Kilis İl-İlçe Jandarma Komutanlıklarımıza ve emeği geçen tüm kamu görevlilerimize teşekkür ediyorum.”<br />
<br />
Kaynak Link:&nbsp;<a href="https://www.adalet.gov.tr/adalet-bakani-gurlek-7-faili-mechul-dosyada-8-cinayeti-daha-aydinlattik-58-dosyada-65-cinayeti-fa">https://www.adalet.gov.tr/adalet-bakani-gurlek-7-faili-mechul-dosyada-8-cinayeti-daha-aydinlattik-58-dosyada-65-cinayeti-fa</a></p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/chp-sol-kanat-beyoglunda-degerlendirme-toplantisi-duzenledi-3578</link>
            <category>SİYASET</category>
            <pubDate>Mon, 05 Oct 2026 07:40:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>CHP Sol Kanat, Beyoğlu'nda değerlendirme toplantısı düzenledi</h1>
                        <h2>CHP Sosyal Politikalardan Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Necdet Saraç’ın paylaşımında, yaklaşık 40 yıldır kesintisiz mücadelenin içinde olan CHP Sol Kanat, İstanbul Beyoğlu’nda Ortak Yaşamı Geliştirme Vakfı’nda bir değerlendirme toplantısı gerçekleştirdi.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/10/chp-sol-kanat-beyoglunda-degerlendirme-toplantisi-duzenledi-1791175709.webp">
                        <figcaption>CHP Sol Kanat, Beyoğlu'nda değerlendirme toplantısı düzenledi</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p><strong>CHP Sosyal Politikalardan Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Necdet Saraç’ın paylaşımında göre, yaklaşık 40 yıldır kesintisiz mücadelenin içinde olan CHP Sol Kanat, İstanbul Beyoğlu’nda Ortak Yaşamı Geliştirme Vakfı’nda bir değerlendirme toplantısı gerçekleştirdi.</strong></p>

<p>Dönem sözcüsü İbrahim Barut’un açılış konuşmasıyla başlayan toplantıya, CHP’de milletvekilliği, Parti Meclisi üyeliği, il ve ilçe yöneticiliği yapmış çok sayıda isim ile halen ilçe başkanlığı görevini yürüten birçok yönetici katıldı. Toplantıda CHP’nin hem örgütsel hem de politik olarak yeniden yapılanmasına yönelik önemli ve ufuk açıcı değerlendirmeler yapıldı.</p>

<p>Necdet Saraç, yaptığı konuşmada Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu’nun selamlarını ileterek, katılımcıları CHP’nin örgütsel yapısı içinde daha aktif rol almaya, kamucu bir perspektifle 21. yüzyılın ihtiyaçlarına uygun politikalar üretilmesine katkı sunmaya ve partiyi birlikte ayağa kaldırmaya davet ettiğini belirtti.</p>

<p>Coşkulu bir atmosferde sona eren toplantıda, daha geniş katılımlı buluşmaların yapılması kararı alındı.<br />
<img alt="" src="https://www.alevihaberler.com.tr/public/images/detay/HTyDRYcWAAAXMaN%20(1).jpg" style="height:419px; width:800px" /></p>

<p>&nbsp;</p>

<p><a href="https://www.altiokmedya.com.tr/haber/Kaynak%20Linki:%20https://x.com/necdetsarac/status/2106703072755953920"><strong>Kaynak: Necdet Saraç’ın X paylaşımı</strong></a><br />
<a href="https://www.altiokmedya.com.tr/haber/Kaynak%20Linki:%20https://x.com/necdetsarac/status/2106703072755953920"><strong>Kaynak Linki: https://x.com/necdetsarac/status/2106703072755953920</strong></a></p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/ardan-zenturk-ukrayna-duserse-orta-asya-duser-3577</link>
            <category>DÜNYA</category>
            <pubDate>Sun, 04 Oct 2026 16:25:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Ardan Zentürk: Ukrayna düşerse Orta Asya düşer</h1>
                        <h2>Deneyimli gazeteci Ardan Zentürk, Rusya’nınUkrayna’da başlattığı işgal harekâtının ardından Orta Asya Türk cumhuriyetlerinde en zor durumda kalan liderin Kazakistan Cumhurbaşkanı Kasım-Jomart Tokayev olduğunu belirterek önemli uyarılarda bulundu.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/10/ardan-zenturk-ukrayna-duserse-orta-asya-duser-1791121207.webp">
                        <figcaption>Ardan Zentürk: Ukrayna düşerse Orta Asya düşer</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p><strong>Deneyimli gazeteci Ardan Zentürk, Rusya’nın 24 Şubat 2022’de Ukrayna’da başlattığı işgal harekâtının ardından Orta Asya Türk cumhuriyetlerinde en zor durumda kalan liderin Kazakistan Cumhurbaşkanı Kasım-Jomart Tokayev olduğunu belirterek önemli uyarılarda bulundu. Zentürk, Rusya’nın son dönemde Çelyabinsk bölgesinde düzenlediği büyük çaplı askeri tatbikatı ve Rus siyasi-askeri çevrelerinin Kazakistan’a yönelik tarihsel söylemlerini detaylı şekilde değerlendirdi.</strong><br />
&nbsp;</p>

<p><a href="https://www.youtube.com/watch?v=rs4VUhnvq7U"><span style="color:#c0392b"><strong>ARDAN ZENTÜRK'ÜN AÇIKLAMASINI YOUTUBE'DA İZLEMEK İÇİN LÜTFEN AŞAĞIDAKİ RESMİ TIKLAYINIZ!</strong></span></a></p>

<p><span style="font-size:18px"><span style="color:#2980b9"><strong><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><a href="https://www.youtube.com/watch?v=rs4VUhnvq7U"><img alt="" src="https://www.alevihaberler.com.tr/public/images/detay/WhatsApp%20Image%202026-10-04%20at%2016_32_23.jpeg" style="height:383px; width:800px" /></a><br />
<br />
TOKAYEV’İN İKİLİ STRATEJİSİ: ÇİN’E YATIRIM, BATI’YA YAKLAŞMA</span></strong></span></span></p>

<p>Zentürk’e göre Tokayev, bir yandan Çin’i Kazakistan’a olağanüstü yatırımlar yapmaya teşvik ederek on binlerce Çinli profesyonel ve işçinin ülkeye girişini sağladı. Bu adımla Pekin’den adeta bir güvenlik garantisi almaya çalıştığını savunan Zentürk, Tokayev’in aynı zamanda Türkiye’nin Rusya karşısındaki gücünün yeterli olmayacağına inandığını ifade etti.</p>

<p>Bu nedenle Kıbrıs meselesinde Avrupa ile uzlaşma yolunu tercih eden Tokayev’in, Rum tarafına büyükelçi atayarak<em><strong> “Ey Avrupa, ey Batı, İngiltere, Fransa, Almanya, ey Amerika, lütfen beni yalnız bırakmayın”</strong></em> mesajı verdiğini belirtti. Zentürk, Kıbrıs politikasını “saçma” bulmakla birlikte, Tokayev’in genel olarak haklı olduğunu söyledi.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong><span style="font-size:18px"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">&nbsp;“UKRAYNA HIZLA DÜŞSEYDİ SIRA KAZAKİSTAN’A GELİRDİ”</span></span></strong></span><br />
Zentürk, Rusya içinden gelen açıklamalara dikkat çekerek, eğer Ukrayna bir yıl içinde veya bazı yorumcuların iddia ettiği gibi bir hafta içinde yenilseydi, büyük olasılıkla bir sonraki hedefin Kazakistan olacağını savundu. Bunun nedeni olarak Rusya’daki <strong>“Kazakistan sendromu”nu</strong> gösterdi.</p>

<p>Rus milliyetçiliğinin, Ukrayna’yı Batı’yla bütünleşmeye ve NATO-AB üyeliğine yöneldiği için hedef aldığı gibi, Kazakistan’da da yaklaşık yüzde 40’a varan Rus nüfusunu ve ülkenin geniş topraklarını gerekçe göstererek kuzey bölgelerinin “tarihsel olarak Rus toprağı” olduğunu ileri sürdüğünü kaydetti.</p>

<p><br />
<strong><span style="font-size:16px"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#2980b9">ÇELYABİNSK TATBİKATI: STRATEJİK KONUM VE DİKKAT ÇEKEN SENARYO</span></span></span></strong><br />
<br />
Zentürk, <strong>28 Eylül-3 Ekim tarihleri </strong>arasında Rusya’nın Güney Ural bölgesindeki Çelyabinsk’te gerçekleştirilen askeri tatbikatın herkesin dikkatini çektiğini belirtti. Çelyabinsk’in Ural Dağları’nın doğu eteklerinde, Kazakistan sınırında, küçük ama son derece stratejik bir konumda olduğunu vurgulayan gazeteci, bölgenin Rusya’nın Orta Asya bağlantılarını ve yaklaşık 1000 kilometrelik bir koridorla Hazar Denizi’ne kadar uzanan kontrol alanını kapsadığını anlattı.</p>

<p>Tatbikata 47 bin askeri personel, 2 bin askeri teçhizat, 90 uçak ve Hazar’da 77 savaş gemisi ile diğer deniz araçlarının katıldığını; Belarus, Çin, Kırgızistan, Moğolistan, Pakistan ve Tacikistan’ın askeri birliklerle iştirak ettiğini belirtti. Devlet Başkanı Vladimir Putin’in de askeri helikopterle gelerek tatbikatı izlediğini hatırlattı.</p>

<p>Rusya Savunma Bakanlığı’nın resmi senaryosuna göre tatbikat<strong>, “Orta Asya cephesinde saldırganlığı püskürtme ve Hazar bölgesinde güvenliği sağlama” </strong>amacıyla düzenlendi. Savunma Bakan Yardımcısı Yunus-Bek Yevkurov’un, birliklerin sadece saldırıyı püskürtmekle kalmayıp bitişik bölgelerde güvenlik bölgesi oluşturma pratiği yaptıklarını açıkladığını aktaran Zentürk, senaryodaki <strong>“saldırgan bölge”</strong>nin isim verilmeden açıkça Kazakistan’ı işaret ettiğini savundu.</p>

<p><br />
<strong><span style="font-size:16px"><span style="color:#2980b9">“Kim Saldıracak? Kazakistan mı Delirdi?”</span></span></strong><br />
<br />
Zentürk, senaryonun mantığını sorgulayarak şu soruları yöneltti: &nbsp;<br />
<em><strong>“Kazakistan toprakları üzerinden Rusya’ya kim saldıracak? Çin Halk Cumhuriyeti mi? Kazakistan’ın kendisi mi? Kazakistan delirdi de birdenbire Çelyabinsk’e mi saldırdı? Neden tam Orta Asya’ya en hâkim noktada, senaryosu Kazakistan’ı işaret eden ve finalinde o ülkenin nasıl işgal edileceğinin tatbikatı yapılan bir çalışma düzenleniyor?”</strong></em></p>

<p><br />
<strong><span style="font-size:16px"><span style="color:#2980b9"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">RUS SİYASETÇİLERDEN KAZAKİSTAN’A YÖNELİK AĞIR İDDİALAR</span></span></span></strong><br />
<br />
Zentürk, tatbikatın arka planını güçlendirmek için Rus siyasi ve entelektüel çevrelerinin geçmiş açıklamalarını sıraladı:</p>

<p><span style="color:#000000"><strong>Vladimir Putin:</strong></span> 2014’te Nazarbayev öncesi dönemde Kazakların hiç devletinin olmadığını söylemiş; 2021’de Kazakistan’ı “kelimenin tam anlamıyla Rusça konuşan bir Rus devleti” olarak nitelendirmiş; 2025 Haziran’ında Petersburg Ekonomi Forumu’nda “Rus askerinin ayağının bastığı yer bizimdir” demişti. &nbsp;<br />
<br />
<strong><span style="color:#000000">Vyacheslav Nikonov (Duma milletvekili, 2020): </span></strong>Kuzeyin tarihsel olarak boş olduğunu, güneyin Sovyetler tarafından hediye edildiğini ve geri alınması gerektiğini ileri sürmüştü. &nbsp;<br />
<br />
<strong><span style="color:#000000">Vladimir Jirinovski:</span></strong> Defalarca kuzeyin ilhakını ve Orta Asya cumhuriyetlerinin merkezi Almatı (eski adıyla Vernıy) olacak bir federal yapı altında toplanmasını savunmuştu. &nbsp;<br />
<br />
<strong><span style="color:#000000">Aleksandr Dugin:</span></strong> Egemen Kazakistan, Özbekistan, Kırgızistan, Tacikistan, Azerbaycan, Ermenistan ve Gürcistan’ın varlığının kabul edilemeyeceğini, kontrol altına alınmayan toprağın başkasının eline geçeceğini söylemişti. &nbsp;<br />
<br />
<strong>Vladimir Solovyov:</strong> Ukrayna’daki gerekçelerle nüfusun yoğun olduğu başka bölgelerde de “özel askeri operasyon” açılabileceğini ifade etmişti.</p>

<p><br />
<span style="font-size:16px"><span style="color:#2980b9"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><strong><span style="font-family:&quot;Calibri&quot;,&quot;sans-serif&quot;">SONUÇ: UKRAYNA DİRENİŞİ ORTA ASYA’YI KORUDU</span></strong></span></span></span><br />
<br />
Ardan Zentürk değerlendirmesini şu çarpıcı sözlerle tamamladı: &nbsp;<br />
<strong>“Bütün bunların yaşandığı bir dönemde bu tatbikat… Her şey çok açık esasında. Ukrayna direnmeseydi Orta Asya’nın başı derde girecekti. Ukrayna düşerse Orta Asya düşecek. Kesinlikle.”</strong><br />
<br />
<a href="https://www.youtube.com/watch?v=rs4VUhnvq7U"><span style="color:#c0392b"><strong>ARDAN ZENTÜRK'ÜN AÇIKLAMASINI YOUTUBE'DA İZLEMEK&nbsp; LÜTFEN LİNKE TIKLAYINIZ!</strong></span></a><br />
https://www.youtube.com/watch?v=rs4VUhnvq7U</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/sasamdan-kritik-goc-raporu-turkiyenin-demografik-gelecegi-icin-alarm-3576</link>
            <category>GÜNDEM</category>
            <pubDate>Sun, 04 Oct 2026 15:02:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>SASAM’DAN Kritik Göç Raporu: Türkiye’nin Demografik Geleceği İçin Alarm!</h1>
                        <h2>SASAM Göç ve Demografi Çalışma Masası, Türkiye'nin yaşlanan nüfusu, işgücü ihtiyacı ve sınır güvenliği tehditlerine karşı veriye dayalı rasyonel çözümler ve "Türkiye Göç ve İşgücü İhtiyaç Endeksi" modelini içeren stratejik bir rapor yayımladı.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/10/sasamdan-kritik-goc-raporu-turkiyenin-demografik-gelecegi-icin-alarm-1791115635.webp">
                        <figcaption>SASAM’DAN Kritik Göç Raporu: Türkiye’nin Demografik Geleceği İçin Alarm!</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>&nbsp;</p>

<p>Dünya genelinde tırmanan jeopolitik krizler, bölgesel çatışmalar ve iklimsel sarsıntılar göç olgusunu geçici bir nüfus hareketliliği olmaktan çıkarıp doğrudan devletlerin egemenlik, milli güvenlik ve iç istikrarını tayin eden kritik bir boyuta taşıdı. Bu kapsamda Türkiye'nin önümüzdeki yıllarda karşılaşacağı demografik dönüşümü ve sınır güvenliği dinamiklerini ele alan Sahipkıran Stratejik Araştırma Merkezi (SASAM) Göç ve Demografi Çalışma Masası, hazırladığı stratejik analiz ve risk raporu ile kamuoyunun ve karar alıcıların dikkatine hayati uyarılarda bulundu.</p>

<p>SASAM Göç ve Demografi Çalışma Masası Koordinatörü Umut Berhan Şen imzasını taşıyan rapor, hamasi söylemlerden uzak, tamamen veriye ve matematiksel projeksiyonlara dayanan rasyonel bir göç ve işgücü mimarisinin kurulmasını şart koşuyor.</p>

<p>Raporda, Türkiye’nin yaşlanan nüfusu, düşen doğurganlık oranları ve genç neslin istihdam beklentilerindeki dönüşüm göz önüne alındığında, yerli işgücünün tek başına tüm ekonomik çarkları döndüremeyeceği vurgulanıyor.</p>

<p>Koordinatör Umut Berhan Şen, Türkiye'nin gelecekteki insan kaynağı dengesini sağlamak için çok katmanlı bir modelleme önermektedir:</p>

<p>&nbsp;* Teknolojik Otomasyon ve Yapay Zeka: Sanayi ve üretimde otomasyon ile dijitalleşme hamlelerinin hızlandırılarak düşük katma değerli işlerde insan gücüne bağımlılığın asgari seviyeye indirilmesi.</p>

<p>* Gurbetçi Potansiyeli: Avrupa'da yaşayan Türk diasporasının sermaye birikimi, mesleki disiplin ve entelektüel donanımından faydalanarak ana vatana dönüşlerinin teşvik edilmesi ve dışarıdan düzensiz insan kaynağı transferine duyulan ihtiyacın azaltılması.</p>

<p>&nbsp;* Kontrollü ve Düzenli Göç: Kapanmayan sektörel işgücü açıkları için milli güvenlik süzgecinden geçirilmiş, devlet kontrolünde kotalı yabancı işgücü politikalarının uygulanması.</p>

<p>DEVRİM NİTELİĞİNDE ÖNERİ: “TÜRKİYE GÖÇ VE İŞGÜCÜ İHTİYAÇ ENDEKSİ”</p>

<p>Raporun en dikkat çekici stratejik çıktılarından biri, SASAM tarafından formüle edilen “Türkiye Göç ve İşgücü İhtiyaç Endeksi” oldu.</p>

<p>Sektörel bazda işgücü açığı, yaşlanma etkisi, ücret düzeyleri, yerli arz, eğitim gereksinimleri ve stratejik önem gibi çok sayıda değişkeni harmanlayan bu endeks:</p>

<p>* Hangi sektörde, hangi nitelikte ve ne kadar yabancı insan kaynağına ihtiyaç duyulduğunu nokta atışı tespit edecek bir erken uyarı mekanizması sunuyor.</p>

<p>* Çalışma izinleri ve yabancı istihdamı politikalarına bilimsel veri tabanı sağlayarak yerli işgücünün haklarını ve ekonomik rekabet gücünü eş zamanlı korumayı hedefliyor.</p>

<p>BÜTÜNCÜL SINIR GÜVENLİĞİ VE DİJİTAL KAÇAKÇILIKLA MÜCADELE</p>

<p>Göç yönetiminin güvenlik boyutuna geniş yer verilen raporda, sınır güvenliğinin yalnızca askeri bir tedbir olmadığı, istihbarat, teknolojik gözetim ve diplomatik geri kabul anlaşmalarıyla bir bütün olarak yürütülmesi gerektiği altı çizildi.</p>

<p>* Tehdit Unsurları: Düzensiz göç rotaları, uluslararası insan kaçakçılığı şebekeleri, sahte belge kullanımı ve yeni nesil "dijital göçmen kaçakçılığı" doğrudan iç istikrarı hedef almaktadır.</p>

<p>* Kayıt Dışı Tahribat: Kaçak işgücünün yarattığı haksız rekabet ve kayıt dışılık hem yerli işçilerin haklarını zedelemekte hem de ekonomik bütünlüğü tehdit etmektedir.</p>

<p>* Toplumsal Uyum ve Entegrasyon: Ülkedeki yabancıların toplumsal yapıya entegrasyon derecelerinin objektif göstergelerle ölçülmesinin gettolaşma ve kültürel çatışmaları önlemek adına hayati olduğu belirtilmektedir.</p>

<p>TÜRKİYE'DE DEMOGRAFİK DÖNÜŞÜM PROJEKSİYONLARI VE GÖÇ YÖNETİMİ: STRATEJİK ANALİZ VE RİSK RAPORU</p>

<p>Giriş ve Stratejik Vizyon</p>

<p>Türkiye'nin önümüzdeki on yıllarda karşısına çıkacak en keskin stratejik eşiklerden biri, coğrafi konumumuzun getirdiği jeopolitik ağırlık ile iç demografik dinamiklerimizin çarpışma noktasında şekillenmektedir. Modern dünyanın karmaşık kriz hatları, bölgesel çatışmalar, iktisadi kırılmalar ve küresel ölçekteki iklimsel ve politik sarsıntılar, göç olgusunu geçici bir insan hareketliliğinden çıkararak devletlerin ve ulusların geleceğini doğrudan tayin eden birinci dereceden bir millî güvenlik, egemenlik ve strateji başlığı haline getirmiştir.</p>

<p>Ankara merkezli bağımsız bir düşünce kuruluşu olan Sahipkıran Stratejik Araştırma Merkezi (SASAM) bünyesinde oluşturulan Göç ve Demografi Çalışma Masası, bu tarihi sorumluluğun bilinciyle Türkiye'nin önündeki demografik dönüşümü ve işgücü piyasalarındaki yapısal değişimleri objektif bir bakış açısıyla ele almaktadır. Türkiye, yaşlanan ulusal ve dünya nüfusu, daralan yerli işgücü havuzları ve değişen üretim paradigmaları karşısında rasyonel, ölçülebilir ve uzun vadeli bir insan kaynağı ve güvenlik mimarisi inşa etmek zorundadır.</p>

<p>Tarihsel köklerimiz ve jeopolitik hafızamız bize açıkça göstermektedir ki; devlet aklıyla hareket eden mekanizmalar, demografik hareketliliği yönetemedikleri takdirde iç istikrarlarını, sosyal dokularını ve jeopolitik caydırıcılıklarını kaybetme riskiyle yüzleşirler. Türkiye'nin gelecekte hangi insan kaynağına ihtiyacı olacağı sorusu, çalışma masasının önündeki en temel kilit sorudur.</p>

<p>Bugün küresel ölçekte yaşanan ekonomik ve teknolojik evrilme, sanayi kollarından tarıma, yüksek teknolojiden hizmet sektörüne kadar her alanda nitelikli ve niteliksiz işgücü dengesinin yeniden kurulmasını zorunlu kılmaktadır. Mevcut nüfusumuzun yaşlanma hızı, doğurganlık oranlarındaki azalma eğilimi ve genç nüfusun istihdam beklentilerindeki dönüşüm göz önüne alındığında, önümüzdeki süreçte yerli işgücünün tek başına tüm ekonomik çarkları döndüremeyeceği aşikardır.</p>

<p>Bu noktada stratejik aklın emrettiği ilk şey, hamasi söylemlerden arınmış, tamamen veriye dayalı bir projeksiyon yapmaktır. İhtiyacımızın ne kadarının mevcut nüfusla, ne kadarının teknolojik otomasyon ve verimlilik artışlarıyla, ne kadarının gurbetçi vatandaşlarımızın ana vatana potansiyel geri dönüşleriyle ve nihayetinde ne kadarının kontrollü ve düzenli göç mekanizmalarıyla karşılanabileceği matematiksel bir kesinlikle modellenmelidir.</p>

<p>Demografik Dönüşüm ve İşgücü İhtiyaç Endeksi</p>

<p>Gurbetçi unsurların geri dönüş potansiyeli, Türkiye'nin demografik ve ekonomik kalkınma denkleminde sıklıkla göz ardı edilen ancak doğru teşvik mekanizmalarıyla kilit bir rol oynayabilecek potansiyel barındırmaktadır. Avrupa'da nesillerdir yaşayan ve sermaye birikimi, mesleki disiplin ve entelektüel donanım kazanan Türk diasporasının belirli bir plan dahilinde ülkeye dönmesi veya yatırımlarını stratejik sektörlere kaydırması, dışarıdan yapılacak düzensiz insan kaynağı transferine duyulan bağımlılığı ciddi oranda azaltabilecektir.</p>

<p>Aynı şekilde, sanayi ve üretimde otomasyon, yapay zeka entegrasyonu ve dijitalleşme hamlelerinin hızlandırılması, düşük katma değerli işlerde insan gücüne olan bağımlılığı asgari seviyeye indirerek verimlilik esasına dayalı bir ekonomik yapı doğuracaktır. Ancak tüm bu enstrümanların sonuna kadar zorlanmasına rağmen kapanmayan sektörel işgücü açıkları için ise devletin kontrolünde, millî güvenlik süzgecinden geçirilmiş düzenli yabancı işgücü politikalarının devreye sokulması kaçınılmaz bir zorunluluktur.</p>

<p>Bu bağlamda SASAM Göç ve Demografi Çalışma Masası tarafından formüle edilen “Türkiye Göç ve İşgücü İhtiyaç Endeksi” fikri, son derece kritik ve yapısal bir vizyon ortaya koymaktadır. Sektörler bazında işgücü açığı, yaşlanma etkisi, ücret düzeyleri, yerli işgücü arzı, eğitim gereksinimleri, bölgesel dinamikler ve stratejik önem gibi değişkenlerin harmanlandığı bu endeks, Türkiye'nin hangi sektörde, hangi nitelikte, ne kadar yabancı işgücüne ve insan kaynağına ihtiyacı olduğunu nokta atışı tespit edecek bir erken uyarı ve planlama mekanizmasıdır. Plansız, denetimsiz ve kapıları tamamen açan ya da tamamen kapatan sığ yaklaşımlar yerine; ülkenin ekonomik rekabet gücünü koruyan ama aynı zamanda millî kimliği, sosyal dokuyu ve kamu düzenini koruma altına alan akılcı bir denge gözetilmelidir.</p>

<p>Güvenlik, Entegrasyon ve Sınır Yönetimi</p>

<p>Masanın çalışma alanlarının bir diğer kritik bacağını ise hiç şüphesiz sosyal uyum, entegrasyon süreçlerinin ölçülmesi ve güvenlik boyutu oluşturmaktadır. Ülke içerisinde bulunan farklı kökenlerden göçmenlerin toplumsal yapıya entegrasyon derecelerinin objektif göstergelerle ölçülmesi, olası kültürel çatışmaların, gettolaşmanın ve toplumsal gerilimlerin önüne geçilmesi açısından hayati önem taşır. Entegrasyon ölçülemediği ve yönetilemediği takdirde, ilerleyen yıllarda iç güvenlik risklerini besleyen kronik kriz alanlarına dönüşmesi kaçınılmazdır. Bu durum, düzensiz göç ve sınır güvenliği olgularının, disiplinli bir yaklaşımla ele alınması gerektiğini bir kez daha gözler önüne sermektedir.</p>

<p>Düzensiz göç rotaları, uluslararası insan kaçakçılığı şebekeleri, sınır hatlarındaki güvenlik zafiyetleri, sahte belge ve kimlik kullanımının yaygınlaşması ile dijital göçmen kaçakçılığı gibi modern suç biçimleri, Türkiye'nin sınırlarının ve iç istikrarının doğrudan hedef alındığını göstermektedir. Sınır güvenliği yalnızca askeri bir tedbir meselesi değil; istihbarat ağlarının, teknolojik gözetim sistemlerinin ve diplomatik geri kabul anlaşmalarının eş zamanlı ve eşgüdümlü çalıştığı bütüncül bir milli güvenlik stratejisidir. Geri gönderme politikalarının kararlılıkla uygulanması, gönüllü ve güvenli geri dönüş mekanizmalarının uluslararası hukuk normlarına ve Türkiye'nin çıkarlarına uygun olarak işletilmesi, transit göç merkezi olma baskısını kıracaktır. Kaçak işgücünün ekonomide yarattığı kayıt dışı tahribat ve haksız rekabet ortamı da hem yerli işçilerin haklarını zedelemekte hem de ekonomik bütünlüğü tehdit etmektedir. Bu nedenle, denetim mekanizmalarının en üst seviyeye çıkarılması ve yıllık olarak yayımlanacak kapsamlı Türkiye Göç Raporları ile tüm bu süreçlerin şeffaf, denetlenebilir ve devlet hafızasına kaydedilen bir formatta yürütülmesi şarttır.</p>

<p>Stratejik Öneriler ve Yöntem</p>

<p>SASAM Göç ve Demografi Çalışma Masası'nın benimsediği yöntem ve Göç İdaresi Başkanlığı için mükemmelleştireceği alanlar dört temel sütun üzerine inşa edilmektedir:</p>

<p>* Öngörüye Dayalı Stratejik Planlama: Hamasi tartışmalardan uzak, sahadan derlenen istatistiki veriler, akademik araştırmalar ve sektörel analizlerle beslenen dinamik bir akıl havuzunun kurulması.</p>

<p>* Rasyonel İşgücü Planlaması: “Türkiye Göç ve İşgücü İhtiyaç Endeksi” ile yabancı istihdamına bilimsel altlık oluşturulması, ekonominin ihtiyaç duyduğu insan kaynağı sağlanırken yerli işgücünün haklarının korunması.</p>

<p>&nbsp;* Somut Göstergelerle Güvenlik ve Uyum: Düzensiz göç rotaları ve dijital kaçakçılık ağlarının takibi ile yabancıların toplumsal uyum derecelerinin objektif kriterlerle ölçülerek proaktif bir güvenlik yönetiminin sağlanması.</p>

<p>* Sivil Toplum - Devlet Sinerjisi: Üretilen stratejik raporların Göç İdaresi Başkanlığı ve ilgili kurumların istişare mekanizmalarına entegre edilerek devlet kapasitesine katkı sunulması.</p>

<p>Genel Değerlendirme ve Sonuç</p>

<p>Türkiye Cumhuriyeti'nin sınırları içerisinde ve ötesinde yürütülen her stratejik hamle, ülkenin yarınlarını inşa eden vazgeçilmez birer tuğladır. Küresel düzlemin kırılganlaştığı bu çağda, göç meselesi sıradan bir idari denetim başlığı olmaktan çıkmış; milli egemenliğin, kamu düzeninin ve toplumsal huzurun kilit taşı haline gelmiştir. SASAM Göç ve Demografi Çalışma Masası, sivil toplumun dinamizmini devletin sarsılmaz otoritesiyle birleştiren bir düşünce merkezi olarak Türkiye'nin demografik geleceğini güvence altına alacak akıl ve bilim eksenli devlet aklına katkı sunmaya devam edecektir.</p>

<p>Umut Berhan ŞEN</p>

<p>SASAM Göç ve Demografi Çalışma Masası Koordinatörü</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/pir-haci-bektas-veli-dergahinin-kis-donemi-ziyaret-saatleri-guncellendi-3575</link>
            <category>GÜNDEM</category>
            <pubDate>Sat, 03 Oct 2026 23:08:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Pir Hacı Bektaş Veli Dergahı'nın kış dönemi ziyaret saatleri güncellendi</h1>
                        <h2>Alevi-Bektaşi inancının ve Anadolu'nun en önemli manevi merkezlerinden biri olan Pir Hacı Bektaş Veli Dergahı'nda (Müzesi) kış dönemi mesai uygulaması başladı.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/10/pir-haci-bektas-veli-dergahinin-kis-donemi-ziyaret-saatleri-guncellendi-1791058508.webp">
                        <figcaption>Pir Hacı Bektaş Veli Dergahı'nın kış dönemi ziyaret saatleri güncellendi</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p><strong>Alevi-Bektaşi inancının ve Anadolu'nun en önemli manevi merkezlerinden biri olan Pir Hacı Bektaş Veli Dergahı'nda (Müzesi) kış dönemi mesai uygulaması başladı.</strong></p>

<p>Kültür varlıklarının korunması ve ziyaretçi akışının mevsim şartlarına uygun olarak düzenlenmesi amacıyla her yıl geleneksel olarak yapılan yaz ve kış saati uygulaması kapsamında ziyaret saatleri yeniden düzenlendi.</p>

<p><strong>Yeni Ziyaret Saatleri ve Geçerlilik Tarihi</strong><br />
<br />
Yaz dönemi uygulama periyodunun sona ermesiyle birlikte devreye giren yeni saat düzenlemesi detayları şöyle:</p>

<p><strong>Geçerlilik Başlangıcı: </strong>1 Ekim 2026</p>

<p><strong>Son Tarih: </strong>1 Nisan 2027</p>

<p><strong>Güncel Ziyaret Saatleri:</strong> 08.00 - 16.45</p>

<p>Dergahı ziyaret etmek isteyen yerli ve yabancı turistler ile inanç turizmi kapsamında Nevşehir’in Hacıbektaş ilçesine gelecek olan vatandaşların mağduriyet yaşamamaları için bu saat aralığına dikkat etmeleri önem arz ediyor.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/metin-kulunk-fon-yolsuzlugu-skandalin-otesinde-vatana-ihanet-boyutunda-3574</link>
            <category>SİYASET</category>
            <pubDate>Sat, 03 Oct 2026 22:45:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Metin Külünk: Fon yolsuzluğu skandalın ötesinde, vatana ihanet boyutunda</h1>
                        <h2>AK Parti İstanbul Eski Milletvekili Metin Külünk, kamuoyunda tartışılan fon yolsuzluğu iddialarına ilişkin dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Külünk, fonlar üzerinden kurulan çıkar düzeninin yalnızca yolsuzluk değil, “vatana ihanet niteliğinde ağır bir suç şüphesi” taşıdığını belirtti.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/10/metin-kulunk-fon-yolsuzlugu-skandalin-otesinde-vatana-ihanet-boyutunda-1791057218.webp">
                        <figcaption>Metin Külünk: Fon yolsuzluğu skandalın ötesinde, vatana ihanet boyutunda</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p><strong>AK Parti İstanbul Eski Milletvekili Metin Külünk, kamuoyunda tartışılan fon yolsuzluğu iddialarına ilişkin dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Külünk, fonlar üzerinden kurulan çıkar düzeninin yalnızca yolsuzluk değil, “vatana ihanet niteliğinde ağır bir suç şüphesi” taşıdığını belirtti.</strong></p>

<p>Külünk, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, bir kısım küçük tasarruf sahibinin birikimlerini getiri beklentisiyle değerlendirdiğini, ancak ortaya çıkan iddiaların çok daha derin bir tabloyu işaret ettiğini kaydetti.<u><strong> “Kamuoyuna yansıyan iddialar, on binlerle ifade edilen sınırlı sayıdaki kişinin zincirleme biçimde milletin ve devletin parasına göz diktiği; küçük yatırımcıların birikimleri ve milletin güveni üzerinden olağanüstü kazançlar elde ettiği bir düzenin kurulmuş olduğunu gösteriyor”</strong></u> ifadelerini kullandı.</p>

<p>Adli soruşturmalarda ortaya çıkan bilgi, belge ve süreçlerin, meselenin artık yüksek getiri arayışının çok ötesine geçtiğini ortaya koyduğunu vurgulayan Külünk, <em><strong>“Bu, milletin parasına, emeğine, güvenine ve inancına yönelmiş ağır bir ihanettir. Hatta ‘Allah’ diyen dillerin doğruluğuna duyulan güveni de yaralamıştır” </strong></em>dedi. Fon yöneticilerinin millete ve adalet önünde hesap vereceğini belirtti.</p>

<p>Meseleyi hafifletmeye yönelik <em><strong>“Bu kişiler borsada çok rağbet gören hisselere ilgi gösteriyordu; yüksek rakamlar da bu ilgi nedeniyle ortaya çıktı” </strong></em>tarzı açıklamaların gerçeğin üzerini örtmeye yetmeyeceğini vurgulayan Külünk, devlet iradesinin güçlü bir şekilde ortaya konulacağına inandığını ifade etti. <em><strong>“Tüysüz yetimin, garip kuranın hakkını bu hakka el uzatanların elinden alıp o eli adalete teslim edecek, hesabını da soracaktır” </strong></em>diyen Külünk, milletin bu iradeyi Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’dan güçlü bir şekilde beklediğini kaydetti.<br />
<br />
<strong>Metin Külünk'ün açıklamasının tam metni şöyle:</strong><br />
<br />
Fon yolsuzluğu, skandalın ötesinde; <strong>vatana ihanet </strong>boyutunda bir meseledir.</p>

<p>Fonlar üzerinden kurulan çıkar düzeni: Yalnızca yolsuzluk değil, vatana ihanet niteliğinde ağır bir suç şüphesidir.</p>

<p>Bir kısım küçük tasarruf sahibi, birikimlerini getiri beklentisiyle değerlendirmek istedi.</p>

<p>Ancak kamuoyuna yansıyan iddialar, on binlerle ifade edilen sınırlı sayıdaki kişinin zincirleme biçimde milletin ve devletin parasına göz diktiği; küçük yatırımcıların birikimleri ve milletin güveni üzerinden olağanüstü kazançlar elde ettiği bir düzenin kurulmuş olduğunu &nbsp;gösteriyor. Adli soruşturmalarda ortaya çıkan bilgiler, belgeler ve süreçler dikkate alındığında mesele artık yüksek getiri arayışının çok ötesindedir.</p>

<p><strong>Bu, milletin parasına, emeğine, güvenine ve inancına yönelmiş ağır bir ihanettir.</strong> Hatta <strong>“Allah”</strong> diyen dillerin doğruluğuna duyulan güveni de yaralamıştır. Bu düzenin kurulmasında ve işletilmesinde rolü olduğu iddia edilen fon yöneticilerinin millete ve adalet önünde hesap verecektir</p>

<p>Fon yöneticilerinin bu zincirin parçası olduğu ve bu yapı üzerinden çok yüksek kazanç elde eden bazı kişilerin paralarını yurt dışına çıkardığı yönünde iddialar kamuoyunda konuşuluyor. Bu iddiaların üzeri örtülmemeli; her biri bütün yönleriyle araştırılmalıdır.</p>

<p>Yapının işleyişinde rol alanlar, fon yöneticileri ve paraları hangi yöntemle olursa olsun yurt dışına çıkaran tüm unsurlar tek tek tespit edilmelidir. Yurt dışında hangi hesapların açıldığı, paraların hangi yöntemlerle ve kimlerin aracılığıyla aktarıldığı ortaya çıkarılmalıdır. Sorumluluğu bulunan herkes, deliller ışığında adalet önünde hesap vermelidir.<br />
<br />
Ve bu konuda birinci ikinci ve üçüncü°’de akrabalarıyla birlikte yakın arkadaş isimlerinin de bütün hesapları gözden geçirilmelidir<br />
Ve bu hesaplarda hareketlilik ve yurt dışı ilişkileri mutlaka araştırılmalıdır araştırılacaktır inanıyoruz</p>

<p>Meseleyi hafifletmek için “Bu kişiler borsada çok rağbet gören hisselere ilgi gösteriyordu; yüksek rakamlar da bu ilgi nedeniyle ortaya çıktı” türünden açıklamalarla Ankara’da kim kimi ikna etmeye çalışıyorsa, bu sözler gerçeğin üzerini örtmeye yetmez.</p>

<p>Devlet iradesini güçlü bir şekilde inanıyoruz ki ortaya koyacak ve tüysüz yetimin garip kuranın hakkını bu hakka el uzatanların elinden alıp o eli adalete teslim edecektir hesabınıda soracaktır</p>

<p>Milletimiz bu anlamda bu iradeyi <strong>sayın cumhurbaşkanımızdan </strong>güçlü bir şekilde beklemektedir<br />
Köşe bucak her yerde konuşulan <strong>sayın cumhurbaşkanımızın</strong> bu iradeyi vakit geçirmeden ortaya koy koymasıdır<br />
Kimsenin de gözünün yaşına bakmadan<br />
Kaynak Link: https://x.com/mkulunk/status/2106366318026850455?s=46</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/devlet-bahceli-turkiye-arinma-surecinden-geciyor-3573</link>
            <category>SİYASET</category>
            <pubDate>Sat, 03 Oct 2026 19:03:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Devlet Bahçeli: Türkiye arınma sürecinden geçiyor</h1>
                        <h2>MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Türkiye’nin yıllara yayılan sorunlarını tecrübe ve akılla çözerek daha müreffeh bir yarına ulaşma hedefiyle hareket ettiğini belirterek, ülkenin karşı karşıya kaldığı ekonomik maliyetlere ve yolsuzluk soruşturmalarına ilişkin kapsamlı bir açıklama yaptı.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/10/devlet-bahceli-turkiye-arinma-surecinden-geciyor-1791043876.webp">
                        <figcaption>Devlet Bahçeli: Türkiye arınma sürecinden geçiyor</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p><strong>MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Türkiye’nin yıllara yayılan sorunlarını tecrübe ve akılla çözerek daha müreffeh bir yarına ulaşma hedefiyle hareket ettiğini belirterek, ülkenin karşı karşıya kaldığı ekonomik maliyetlere ve yolsuzluk soruşturmalarına ilişkin kapsamlı bir açıklama yaptı.</strong><br />
<br />
Bahçeli, Cumhur İttifakı olarak küresel rekabette yer alınırken Türkiye’nin <strong>yolsuzluk ve usulsüzlüklerin ortaya çıkarıldığı bir arınma sürecinden geçtiğine</strong> dikkat çekti. İstanbul Büyükşehir Belediyesi ile başlayan yolsuzluk, rüşvet ve ahlaksızlık skandalının diğer belediyelere de uzandığını, son iki yılda çok sayıda belediye hakkında rüşvet, irtikâp, ihaleye fesat karıştırma ve örgütlü yolsuzluk iddialarıyla soruşturmalar yürütüldüğünü belirtti.<br />
<br />
<strong>MHP Lideri Devlet Bahçeli'nin açıklaması şöyle:</strong><br />
<br />
&nbsp;</p>

<p>Türkiye yıllara sari birikmiş sorunlarını çöze çöze, tecrübeyle, akılla daha iyiye, daha müreffeh bir yarına ulaşma gayesiyle hareket etmektedir.</p>

<p>Yakın tarihimize bakıldığında terör, uygulanan ekonomik yaptırımlar, 15 Temmuz hain kalkışması, asrın felaketi 6 Şubat Kahramanmaraş ve Hatay merkezli depremler, ABD-İsrail İran savaşı, Ukrayna Rusya Savaşı, Suriye de yaşanan iç çatışmalar, diğer jeopolitik riskler ve göç, ayrıca yaşanan demokrasi dışı müdahaleler gibi Türkiye hasımlarıyla yapılan işbirlikleri sonucu ülkemizin sokulmak istendiği cendere nedeniyle ülkemiz; önemli ekonomik maliyetlerle karşı karşıya kalmıştır.</p>

<p>40 yılı aşkın süredir mücadele edilen PKK terörünün Türkiye ekonomisine hesaplanabilir yaklaşık asgari maliyeti, Cumhurbaşkanımızın ifadesiyle 2,3 trilyon dolardır. (TASAV çalışması 1984-2024, 2 trilyon170 milyar dolardır.)</p>

<p>Asrın felaketi 6 Şubat depremlerinin asgari maliyeti 110 milyar doları aşmıştır.</p>

<p>ABD/İsrail-İran savaşı; Hazine ve Maliye Bakanlığı açıklamalarına göre piyasa müdahaleleri ve rezerv etkisi, enflasyon etkisi, enerji ve akaryakıt maliyetleri, dış ticaret ve turizm riskleri ile finansal piyasalara olan etkileriyle Türkiye ekonomisine önemli bir maliyet yüklemiştir.</p>

<p>Küresel petrol arzında yaşanan kesintiler geçmiş dönemlerdeki benzer şoklardan daha büyük olmuştur. Petrol fiyatlarının piyasalarda yüksek seviyelerde fiyatlanmasının doğrudan ve dolaylı etkileri nedeniyle enflasyon hedefleri sapma göstermiştir.</p>

<p>Savaş, yalnızca enerji piyasalarını değil, gübreden çip üretiminde kullanılan ham maddelere kadar birçok stratejik ürünü etkilemiş, küresel tedarik zincirlerinde yaşanan aksaklıklar finansal koşulları sıkılaştırmış, dış ticaret dengesini olumsuz etkilemiştir.</p>

<p>Kuşkusuz Türkiye jeopolitik açıdan zorlu bir bölgededir ve savaşların yarattığı belirsizlikler önemli bir risk oluşturmuştur. Yukarıda vurguladığım; ülkemizi kalkınması yolunda sekteye uğratan bu gelişmeler aynı zamanda da ekonomik istikrarı engellemiş, sürdürülebilir bir düzen oluşmasına mani olmuştur.</p>

<p>Küresel ölçekte yaşanan krizlerin faturası kırılganlığın yüksek olması nedeniyle ülkemiz üzerine daha fazla hissedilmiştir.</p>

<p>Türkiye pandemi sürecini Dünyada gıpta edilecek bir düzen içinde hiçbir vatandaşımızı mağdur etmeden yürütmüştür.</p>

<p>Uluslararası ekonomik yaptırımlar ticaretimizi, uygulanan ekonomik ve sosyal politikaları olumsuz etkilemiştir.</p>

<p>15 Temmuz’da ülkemiz işgal edilmek istenirken, ekonomimizin de çökeceği umulmuştur.</p>

<p>Türkiye tüm bu olumsuz tabloya rağmen bugün milli gelirini 1,7 trilyan dolara, kişi başına düşen milli gelirini 18 bin dolara çıkarmayı başaran, güçlü bir ekonomidir.</p>

<p>Düşük işsizlik seviyesine, yüksek ihracat kapasitesine, sürdürülebilir cari açığa, borç yönetimi ve bütçe dengesine sahiptir.</p>

<p>Bankacılık ve sermaye piyasaları güvenli ve istikrarlıdır.</p>

<p>Tabi ki toplum kesimlerinin, emeklimizden çiftçimize, esnafımızdan çalışanımıza sorunlarımız vardır ve bunların süratle giderilmesi gerekmektedir.</p>

<p>Cumhur İttifakı olarak küresel rekabette yerimizi almaya çalışırken Türkiye, yolsuzluk ve usulsüzlüklerin ortaya çıkarıldığı bir arınma sürecinden de geçmektedir.</p>

<p>İstanbul Büyükşehir Belediyesi ile başlayan yolsuzluk, rüşvet ve ahlaksızlıklar skandalı halka halka ülkemizin birçok yerindeki belediyelere uzanmıştır.</p>

<p>Son iki yıl içerisinde çok sayıda belediye hakkında rüşvet, irtikâp, ihaleye fesat karıştırma ve örgütlü yolsuzluk iddialarıyla soruşturmalar yürütülmektedir.</p>

<p>Dava süreçleri devam etmekte olsa da soruşturmalara konu olan iddialar, ifadeler ve kamuoyuna yansıyan açıklamalar, olayların boyutunun büyük olduğunu ve ciddi biçimde ele alınmasını gerektirecek bir tabloyu ortaya koymaktadır.</p>

<p>Esasen belediyeler, siyasi bir iktidar alanı olmaktan önce kamusal bir emanettir ve buraları yönetenlerin bu yasal ve ahlaki sorumluluğu içselleştirerek görevlerini yerine getirmeleri gerekmektedir.</p>

<p>İhale, imar, ruhsat, taşınmaz, iştirak, personel ve kamu harcamaları gibi alanlarda oluşan her türlü çıkar ilişkisi, ceza hukukunu ilgilendiren bir problem olmanın yanında ahlak ve yönetişim problemidir.</p>

<p>Bununla birlikte bu tarihi yolsuzluk skandalının mali tablosunu da kamuoyumuz merak etmektedir.</p>

<p>Yargı kararlarıyla, Sayıştay ve ilgili denetim kurumlarının tespitleriyle birlikte kamu zararının açıkça ortaya konulması, yolsuzlukların faturasının kamuoyunda paylaşılması, maşeri vicdanın rahatlatılması bakımından kaçınılmazdır.</p>

<p>Yolsuzluklarla uğranılan kamu zararı geri alınarak emeklimize, dar ve sabit gelirli vatandaşlarımıza verilmeli, onların refahı için harcanmalıdır.</p>

<p>Diğer yandan son günlerde yaşanan Fon soruşturması kapsamındaki gelişmeler dar kapsamlı bir grubun kanunları ihlalle piyasayı maniple ettiği yönündedir. Devlet kurumları ve yetkili kişilerin açıklamalarından duruma vaziyet edildiği, suç işleyenlerin tespit, mağdur olanların da mağduriyetlerinin giderilmesi için yol haritasının belirlendiği, uygulamaya başlandığı anlaşılmaktadır.</p>

<p>Türkiye ekonomisinin istikrarı finansal istikrardan geçmektedir. Finans sistemi güven üzerine kuruludur. Vatandaşlarımız, özellikle küçük yatırımcılar, parasını bankaya veya sermaye piyasası araçlarına yatırırken bir finansal ürüne yatırım yapmakla birlikte finansal sisteme, bu sistemi sevk ve idare eden ve denetleyen kurumsal yapıya da duyduğu güveni ifade etmektedir.</p>

<p>Bu nedenle finansal piyasalarda yaşanan bir manipülasyon iddiasının zararı yalnızca para kaybeden yatırımcılarla sınırlı değildir. Güven kaybı, piyasaların tamamına, ilgili kurumlara ve bütünüyle ekonomiye olabilmektedir.</p>

<p>Vatandaşlarımızın yüksek enflasyon ortamında, çalışarak elde ettikleri tasarruflarının satın alma gücünü korumak arzusundadır. Bunu güvence altına alabilecek etkin bir mekanizmanın bulunup bulunmadığını sorgulaması, meseleyi ekonomik olmaktan çıkarak bir sistem ve yönetim sorununa, aynı zamanda toplumsal güven meselesine taşıyacaktır.</p>

<p>Finansal piyasalarda meşru yollarla vatandaşlarımızın tasarruflarını değerlendirmek istemesi doğaldır. Bazı yatırımcıların risk alması da kendi takdirleridir.</p>

<p>Burada esas olan söz konusu fonların idaresi sırasında finansal sistemi ve ekonomiyi istikrarsızlaştırma aynı zamanda da bilgi sızdırmak suretiyle piyasa bozucu işlem, manipülasyon, dolandırıcılık ve güveni kötüye kullanma gibi kanunsuzlukların olup olmadığıdır.</p>

<p>Kuşkusuz fon piyasası tasarruf sahiplerinin getiri aradığı bir alan olması yanında bütünüyle ekonomi piyasalarının güven ve istikrarını da yakından etkilemektedir.</p>

<p>Esasen Türkiye’de yaşanan sorunun kurallardan çok uygulamadan kaynaklanmakta olduğu anlaşılmakta, gözetim ve denetimdeki eksiklik, aksaklık ve yetersizlikler meselenin temelinde yer almaktadır.</p>

<p>Bu nedenle yatırımcının güven duyacağı bir finansal sistemi tesis edecek ve sürekli kılacak hukuki, idari ve yapısal tedbirler alınmalıdır.</p>

<p>Dikkatinizi çekmek isterim: kamuoyuna yansıyan itiraflar belediyelerde isteme ve çökme yoluyla, cebren açık bir yolsuzluk ve rüşvet çarkının söz konusu olduğunu göstermektedir.</p>

<p>Fon piyasasındaki olaylar ise yapılan maniplasyonlar saklı olmak üzere isteğe bağlı bir tasarruftur.</p>

<p>Burada yolsuzlukları yarıştırmaya, yahut birini masumlaştırmaya çalışmıyorum.</p>

<p>Bir gerçeğe dikkat çekerek, adı yeni zihniyeti eski olan siyasilere, toplumu istismar etmeye, farklı bir yere yönlendirmeye bu yolla da belediyelerinizde yapılan hukuksuzlukların üstünü örtmeye çalışmayın, bu hikayeye kimseyi inandıramazsınız demek istiyorum.</p>

<p>Türkiye, Cumhur ittifakı birlikteliğinde her sorunun üstesinden gelmeye, her fitneyi boğmaya, her ihaneti bozmaya ve Türkiye hasımlarının oyunlarını boşa çıkarmaya muktedirdir.</p>

<p>Çağrımız, siyasetin önemli meselelere, iktidar gitsin de ülke de yanarsa yansın anlayışıyla yaklaşmamasıdır.</p>

<p>Her siyasi partinin Türkiye partisi olması, herşeyden önce Türkiye demesidir.</p>

<p>Türkiye, yaşanan yolsuzluk, usulsüzlük ve kayırmacılık gibi gelişmeler karşısında toplumsal bir güven erozyonu ve çürüme tartışmalarıyla karşı karşıya bırakılmamalıdır.</p>

<p>Bunlar bir arınma, aklanma ve altında yatan nedenlere eğilme fırsatı olarak değerlendirilmelidir.</p>

<p>Bu yönüyle yapısal sorun ağlarının bütüncül biçimde irdelenmesi ve bunların kalıcı çözümlerle ortadan kaldırılması iradesinin gösterilmesidir.</p>

<p>Adaleti, temel hak ve özgürlüklerin güvencesi ve devletin temeli olarak görüyoruz. Tarafsız ve bağımsız yargı ilkesinin tam anlamıyla vücut bulacağı etkin bir hukuk sistemi ile güçlü bir kurumsal kapasitenin oluşturulmasının hayati önem taşıdığına inanıyoruz.</p>

<p>Bunu mümkün kılacak düzenlemeler kadar uygulamaların da tarafsızlık ve bağımsızlık ilkeleriyle uyumlu ve güven verici olması sağlanmalıdır.</p>

<p>Devlet idaresini milletimizin bir emaneti olarak gören Milliyetçi Hareket Partisi, yolsuzluklara, rüşvete, yağmacılığa ve kayırmacılığa meydan vermemeyi; bu suçları işleyenlerin de hukuk kuralları çerçevesinde en ağır şekilde cezalandırılmasını millî bir vazife olarak görmektedir.</p>

<p>Cümle halkın emek ve alın terinin hülasası olan devlet mülkünü omuzlarda taşımak büyük bir sorumluluktur.</p>

<p>Devlet mülküne tasallut edenin adaletle terbiyesi ise devlet ahlakındadır.</p>

<p>Elbette insanın düştüğü çukur, kendi iradesinin tezahürüdür.</p>

<p>Bu iradeyi, bir değere, inanca, fikre ve zümreye bağlamak, sorunun tespitini güçleştireceği gibi yanlış teşhis üzerinden tedaviyi de işlevsiz kılabilecektir.</p>

<p>İnsan ve toplum zihniyetini belirleyen unsurların, iktisadî düşünce ve yaşayışı belirlediğini dolayısıyla zihniyet ile iktisadî düzen ve yaşayış arasında güçlü bir bağ olduğunu söyleyen merhum Prof. Dr. Sabri Ülgener; nerede ve hangi yüzyılda olursa olsun, iktisadî yaşayışın, yalnız dış verilerin bir araya gelişinden ibaret madde dünyası olmadığını, bütün o yığınların altında ve gerisinde kendine has tavır ve davranışları ile insan gerçeğinin yattığını söyler.</p>

<p>Ülgener, zihniyet ile iktisadî düzen ve yaşayış arasındaki ilişkiyi, insanı nesneleştiren ve edilgen hale getiren maddeci dünya görüşünden sıyırarak ahlak merkezli olarak tanımlar.</p>

<p>Adalet ve ahlak halkasını birbirine bağlayan ve birbiriyle açıklayan örgü zihniyet dünyasının, kültür ve medeniyet birikiminin izdüşümünü teşkil etmektedir.</p>

<p>Ahlak, hayır olanla istikamet üzere olmak; şer getirecek her türlü fikir ve fiilden kaçınmaktır.</p>

<p>Ancak hayırda birbirleriyle yarışan insanlar kadar; toplumda kötülüğü ve karanlığı yarıştıranlar da vardır ve bundan sonra da olacaktır.</p>

<p>Bizim gayemiz, güçlü bir ahlak zemininde birey, toplum ve siyaset sacayağı oluşturmak; devletin sütunlarını bu zeminden inşa etmek, adalet çatısını bu sütunlar üzerine yerleştirmektir.</p>

<p>Ahlaki temelleri çürük olan devletin adalet çatısı da çökmüş olacaktır.</p>

<p>Nitekim Kınalızade Ali Efendi’nin “Daire-yi Adliyesinde” vurguladığı üzere; “Adalet, dünyada huzurun ve kurtuluşun temelidir. Dünya bir bağ ise, duvarı devlettir.”</p>

<p>Devletin ahlakını oluşturan adalet ise her bir insanın hakkının teminat altına alınması ve gözetilmesidir.</p>

<p>Zira Devletin düzen ve işleyişi hukuka bağlıdır.</p>

<p>Türkiye’nin millî yükseliş iradesiyle büyük bir siyasi kararlılığın ortaya konulduğu; ekonomik, siyasi ve diplomatik başarılarla öne çıktığı, savunma sanayisi gibi birçok alanda dünyada önemli ilerlemeler kaydettiği, aynı zamanda “Terörsüz Türkiye” ve “Terörsüz Bölge” hedefleri doğrultusunda atılan adımların sonuç verdiği bir dönemde, oluşan huzur ve güven iklimini sabote etmeye yönelik girişimler kabul edilemezdir.</p>

<p>Yaşananlar bir yönüyle ahlak, adalet ve güven zaafına yol açarken; diğer yandan gayrihukuki ve gayriahlaki olayların toplumun bütününe, devlet organlarının tamamına ve kurumların işleyişindeki genel duruma teşmil edilerek yönetilemeyen bir ülke imajı yaratılmasının hedeflendiği ve bu doğrultuda sosyal hareketlenmenin umulduğu dikkat çekmektedir.</p>

<p>Bütün bu gelişmeler birbirinden bağımsız adli ve siyasi olaylar olarak değerlendirilebilse de daha köklü ve yapısal sorunlarla birlikte ele alınmalıdır.</p>

<p>O sebeple her nerede ve kiminle ilgili olursa olsun; yolsuzluk, usulsüzlük, kamu malının istismarı, kuralların ihlali ve benzeri bir suç varsa, hukuk çerçevesinde suçun niteliğine, suç isnadının yöneltildiği kişinin kimliğine ve kişiliğine bakılmaksızın üzerine gidilmelidir.</p>

<p>Bu anlayış çerçevesinde; ahlak, adalet, liyakat, hakkaniyet ve hesap verebilirlik çerçevesinde “temiz siyaset, temiz yönetim ve müreffeh toplum” hedefinin somut bir zihniyet ve ahlaki reform programına dönüştürülmesi sağlanmalıdır.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/16-ilde-deas-teror-orgutune-yonelik-operasyon-3572</link>
            <category>GÜNDEM</category>
            <pubDate>Sat, 03 Oct 2026 18:47:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>16 ilde DEAŞ terör örgütüne yönelik operasyon</h1>
                        <h2>İçişleri Bakanlığı'ndan yapılan açıklamaya göre Jandarma Genel Komutanlığı Terörle Mücadele (TEM) Daire Başkanlığı ile Cumhuriyet Başsavcılıkları koordinesinde; İl Jandarma Komutanlıklarınca DEAŞ terör örgütüne yönelik 16 ilde operasyonlar düzenlendi.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/10/16-ilde-deas-teror-orgutune-yonelik-operasyon-1791042876.webp">
                        <figcaption>16 ilde DEAŞ terör örgütüne yönelik operasyon</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p><strong>İçişleri Bakanlığı'ndan yapılan açıklamaya göre Jandarma Genel Komutanlığı Terörle Mücadele (TEM) Daire Başkanlığı ile Cumhuriyet Başsavcılıkları koordinesinde; İl Jandarma Komutanlıklarınca DEAŞ terör örgütüne yönelik 16 ilde operasyonlar düzenlendi.</strong></p>

<p>Adana, Adıyaman, Balıkesir, Bursa, Diyarbakır, Düzce, Edirne, Gaziantep, Iğdır, Kayseri, Mardin, Mersin, Nevşehir, Sinop, Şanlıurfa ve Zonguldak'ta gerçekleştirilen operasyonlarda 51 şüpheli yakalandı.</p>

<p>Operasyonlarda yakalanan şüphelilerin; DEAŞ terör örgütüne üye oldukları, terör örgütüyle iltisaklı kişiler ve sözde yardım kuruluşları vasıtasıyla örgüte finans sağladıkları, sosyal medya hesapları üzerinden terör örgütünün propagandasını yaptıkları tespit edildi.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/75-ilde-uyusturucu-operasyonu-3571</link>
            <category>GÜNDEM</category>
            <pubDate>Sat, 03 Oct 2026 18:37:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>75 ilde uyuşturucu operasyonu</h1>
                        <h2>İçişleri Bakanlığı'ndan yapılan açıklamaya göre, Emniyet Genel Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Başkanlığı ile Cumhuriyet Başsavcılıkları koordinesinde; İl Emniyet Müdürlüklerince uyuşturucu madde satıcılarına yönelik 75 ilde operasyonlar düzenlendi.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/10/75-ilde-uyusturucu-operasyonu-1791041934.webp">
                        <figcaption>75 ilde uyuşturucu operasyonu</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p><strong>İçişleri Bakanlığı'ndan yapılan açıklamaya göre, Emniyet Genel Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Başkanlığı ile Cumhuriyet Başsavcılıkları koordinesinde; İl Emniyet Müdürlüklerince uyuşturucu madde satıcılarına yönelik 75 ilde operasyonlar düzenlendi.</strong></p>

<p><br />
Adana, İzmir, Samsun, Antalya, Ankara, Mersin, Gaziantep, Konya, Manisa, Hatay, Eskişehir, Bursa, Diyarbakır, İstanbul, Şanlıurfa, Balıkesir, Kocaeli, Denizli, Sakarya, Tekirdağ, Nevşehir, Malatya, Uşak, Muğla, Aydın, Van, Elazığ, Kahramanmaraş, Aksaray, Sivas, Kayseri, Rize, Düzce, Edirne, Sinop, Trabzon, Kütahya, Amasya, Çanakkale, Kırıkkale, Mardin, Siirt, Ordu, Bingöl, Çankırı, Çorum, Erzincan, Karaman, Kilis, Tokat, Adıyaman, Ağrı, Bitlis, Yalova, Yozgat, Zonguldak, Erzurum, Batman, Kırklareli, Artvin, Burdur, Giresun, Muş, Osmaniye, Şırnak, Bolu, Iğdır, Kastamonu, Afyonkarahisar, Bayburt, Bilecik, Hakkari, Karabük, Kırşehir ve Niğde’de; 1.945 ekip, 4 bin 863 personel, 18 hava aracı ve 45 narkotik dedektör köpeğinin katılımıyla operasyonlar gerçekleştirildi.</p>

<p><br />
Çalışmalar sonucunda 985 kg 777 gram uyuşturucu madde ile 1 milyon 537 bin 667 adet uyuşturucu hap ele geçirildi.</p>

<p><br />
Operasyonlarda 1.297 şüpheli yakalandı. Şüphelilerden 714’ü tutuklandı, 179’u hakkında adli kontrol hükümleri uygulandı. Diğerlerinin işlemleri devam ediyor.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/ata-partinin-3-kurulus-yildonumunde-davet-3570</link>
            <category>SİYASET</category>
            <pubDate>Sat, 03 Oct 2026 15:39:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>ATA Parti'nin 3. kuruluş yıldönümünde davet</h1>
                        <h2>ATA Parti, 2023 yılında Atatürk’ün izini sürmek amacıyla başlattığı yolculuğunun üçüncü yılını geride bıraktı. Genel Başkanlığını eski bakanlardan Namık Kemal Zeybek’in yürüttüğü parti, bu vesileyle bir kutlama mesajı yayımladı.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/10/ata-partinin-3-kurulus-yildonumunde-davet-1791031738.webp">
                        <figcaption>ATA Parti'nin 3. kuruluş yıldönümünde davet</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p><strong>ATA Parti, 2023 yılında Atatürk’ün izini sürmek amacıyla başlattığı yolculuğunun üçüncü yılını geride bıraktı. Genel Başkanlığını eski bakanlardan Namık Kemal Zeybek’in yürüttüğü parti, bu vesileyle bir kutlama mesajı yayımladı.</strong></p>

<p>Partiden yapılan açıklamada, ATA Parti’nin <em><strong>“yükselen yeni kuşağın beklediği bilimci, doğacı, insancıl, Türkçü ve Atatürkçü bir tasarımla Türkiye’nin yeniden yükseliş yolu”</strong></em> olduğu vurgulandı. Duyuruda, üçüncü yıldönümü dolayısıyla vatandaşların da aralarında görülmesinden mutluluk duyulacağı belirtildi.</p>

<p><strong>Tarih:</strong> 4 Ekim Pazar</p>

<p><strong>Saat:</strong> 14.00</p>

<p><strong>Yer: </strong>Ümit Mah. 2526. Sk. No: 16 06810 Çankaya/Ankara&nbsp;<br />
<br />
Duyuruda şu ifadelere yer verildi:<br />
<em>ATA Parti 3 yaşında.<br />
ATA Parti yükselen yeni kuşağın beklediği bilimci, doğacı, insancıl, Türkçü, Atatürkçü bir tasarlama ile Türkiye'nin yeniden yükseliş yoludur.<br />
Atatürk’ün izini sürdürmek üzere 2023'te başlayan yolculuğumuzun üçüncü yıldönümünde sizleri de aramızda görmekten mutluluk duyarız.</em></p>

<p><br />
<img alt="" src="https://www.alevihaberler.com.tr/public/images/detay/WhatsApp%20Image%202026-10-03%20at%2015_14_10%20(1).jpeg" style="height:533px; width:800px" /></p>

<p>&nbsp;</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/kemal-kilicdaroglundan-sansur-tepkisi-3569</link>
            <category>SİYASET</category>
            <pubDate>Sat, 03 Oct 2026 11:40:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Kemal Kılıçdaroğlu’ndan "Sansür" tepkisi</h1>
                        <h2>CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı açıklamada Türkiye'de son dönemde artan erişim engellerine ve sansür uygulamalarına çok sert tepki gösterdi.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/10/kemal-kilicdaroglundan-sansur-tepkisi-1791017114.webp">
                        <figcaption>Kemal Kılıçdaroğlu’ndan "Sansür" tepkisi</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p><strong>CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı açıklamada Türkiye'de son dönemde artan erişim engellerine ve sansür uygulamalarına çok sert tepki gösterdi.</strong><br />
<br />
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı açıklamada Türkiye'de son dönemde artan erişim engellerine ve sansür uygulamalarına çok sert tepki gösterdi.&nbsp;<br />
&nbsp;</p>

<p><strong>Kemal Kılıçdaroğlu'nun açıklamasının tam metni şöyle:</strong><br />
<br />
Türkiye’de artık her gün yüzlerce sosyal medya hesabına, habere ve internet sitesine erişim engeli getiriliyor.</p>

<p>Sadece son birkaç haftada, 30 yıllık Evrensel Gazetesi’nin hesabı engellendi.</p>

<p>Kısa Dalga’nın hesabı engellendi.</p>

<p>Uluslararası Af Örgütü’nün hesabı engellendi.</p>

<p>Ali İsmail Korkmaz Vakfı’nın hesabı engellendi.</p>

<p>Özgür-Der Genel Başkanı Rıdvan Kaya’nın hesabı engellendi.</p>

<p>Kırmızı Kedi Yayınevi’nin kurucusu Haluk Hepkon’un hesabı engellendi.</p>

<p>Ve daha trajikomik olanı; yıllardır Türkiye’deki erişim engellerini takip eden Prof. Dr. Yaman Akdeniz’in hesabı bile erişime engellendi.</p>

<p>Son olarak da yine bulunan anlamsız bir gerekçeyle, Türkiye’nin en büyük internet haber sitelerinden T24 toptan kapatıldı.</p>

<p>Erişim engeli artık istisnai bir hukuki tedbir olmaktan çıktı.</p>

<p>Son günlerde ise bu sansür mekanizmasının özellikle bir konuda çalıştırıldığını görüyoruz:</p>

<p>Fon skandalı.</p>

<p>Yüz binlerce vatandaşın parasını ilgilendiren, milyarlarca liralık bir skandaldan söz ediyoruz.</p>

<p>Bu skandaldan sadece muhalifler rahatsız değil.</p>

<p>AK Parti’ye oy veren vatandaşlarımız da rahatsız.</p>

<p>Çünkü burada ideoloji yok.</p>

<p>Burada insanların alın teriyle biriktirdiği para var.</p>

<p>Kimler kazandı?</p>

<p>Kimler önceden biliyordu?</p>

<p>Kimlerin siyasi ve bürokratik bağlantıları vardı?</p>

<p>Kimler denetlemekle görevliydi?</p>

<p>Kimler görevini yapmadı?</p>

<p>Bunları sormak suç değildir.</p>

<p>Bunları araştırmak gazetecinin görevidir.</p>

<p>Eğer gerçekten bu fon skandalının üzerine gitmek istiyorsanız, önce gazetecilerin önünden çekilin.</p>

<p>Haberleri engellemeyin.</p>

<p>Gazetecileri susturmayın.</p>

<p>Hesapları kapatmayın.</p>

<p>Çünkü bugün bu erişim engelleri yalnızca basın özgürlüğünün önünde bir engel değildir.</p>

<p>Bu soruşturmanın önünde de bir engeldir.</p>

<p>Şimdi iktidara açıkça soruyorum:</p>

<p>Siz gerçekten bu fon skandalının bütün bağlantılarının ortaya çıkmasını istiyor musunuz, istemiyor musunuz?</p>

<p>Kim kazandı?</p>

<p>Kim önceden biliyordu?</p>

<p>Kim, hangi fonlardan milyonlar, milyarlar kazandı?</p>

<p>Kimlerin siyasi bağlantıları vardı?</p>

<p>Kimlerin bürokraside akrabaları, yakınları vardı?</p>

<p>Kimler, bunları denetlemekle görevliyken görmedi?</p>

<p>Bütün bunların ortaya çıkmasını istiyor musunuz, istemiyor musunuz?</p>

<p>İstiyorsanız, gazetecilerin önünden çekileceksiniz.</p>

<p>Bu ülkenin interneti, kendisi hakkında çıkan haberleri kapatabileceği özel bir vana değildir.</p>

<p>İnternetin vanasının başında oturanlara sesleniyorum:</p>

<p>Ne yaptığınızı, niye yaptığınızı görüyorum ve biliyorum.</p>

<p>Çekin elinizi oradan.</p>

<p>Suçlarınızı böyle kapatamazsınız.</p>

<p>Kaynak Link:https://x.com/kilicdarogluk/status/2106293042491589030</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/meteorolojiden-kuvvetli-yagis-ve-firtina-uyarisi-3568</link>
            <category>GÜNDEM</category>
            <pubDate>Sat, 03 Oct 2026 10:28:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Meteoroloji’den kuvvetli yağış ve fırtına uyarısı!</h1>
                        <h2>Meteoroloji Genel Müdürlüğü tarafından yapılan son değerlendirmelere göre: Ülkemiz genelinin parçalı ve çok bulutlu, Akdeniz, Orta ve Doğu Karadeniz kıyıları, Doğu Anadolu (Erzincan dışında), Güneydoğu Anadolu ile İstanbul, Kocaeli, Yalova, Çanakkale, Muğla, Denizli, Konya, Karaman, Niğde, Kayseri, Sinop, Amasya, Tokat çevreleri ile Kastamonu ve Kırklareli'nin kıyı kesimlerinin yerel olmak üzere sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/10/meteorolojiden-kuvvetli-yagis-ve-firtina-uyarisi-1791012899.webp">
                        <figcaption>Meteoroloji’den kuvvetli yağış ve fırtına uyarısı!</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p><strong>Meteoroloji Genel Müdürlüğü tarafından yapılan son değerlendirmelere göre: Ülkemiz genelinin parçalı ve çok bulutlu, Akdeniz, Orta ve Doğu Karadeniz kıyıları, Doğu Anadolu (Erzincan dışında), Güneydoğu Anadolu ile İstanbul, Kocaeli, Yalova, Çanakkale, Muğla, Denizli, Konya, Karaman, Niğde, Kayseri, Sinop, Amasya, Tokat çevreleri ile Kastamonu ve Kırklareli'nin kıyı kesimlerinin yerel olmak üzere sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların, Adana’nın güneyi, Hatay kıyıları, Rize’nin doğusu ve Artvin’in kıyı kesimlerinde yer yer kuvvetli olması bekleniyor.</strong></p>

<p><strong>HAVA SICAKLIĞI:</strong> Önemli bir değişiklik olmayacağı, Ülkemiz genelinde mevsim normallerinin altında seyredeceği tahmin ediliyor.</p>

<p><strong>RÜZGAR:</strong> Rüzgarın, genellikle kuzey yönlerden hafif, ara sıra orta kuvvette, Marmara, Kuzey Ege kıyıları ile Doğu Karadeniz kıyılarında kuvvetli ve kısa süreli fırtına (40-70 km/sa) şeklinde esmesi bekleniyor.</p>

<h2><strong>UYARILAR</strong></h2>

<p><strong>KUVVETLİ YAĞIŞ UYARISI: </strong>Yağışların, Adana’nın güneyi, Hatay kıyıları, Rize’nin doğusu ve Artvin’in kıyı kesimlerinde yer yer kuvvetli olması beklendiğinden yaşanabilecek olumsuzluklara karşı dikkatli ve tedbirli olunması gerekmektedir.</p>

<p><strong>KUVVETLİ RÜZGAR UYARISI:</strong> Rüzgarın, Marmara, Kuzey Ege kıyıları ile Doğu Karadeniz kıyılarında kuvvetli ve kısa süreli fırtına (40-70 km/sa) şeklinde esmesi beklendiğinden yaşanabilecek olumsuzluklara karşı dikkatli ve tedbirli olunması gerekmektedir.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/tuncelide-pir-deli-yusuf-cemevi-torenle-acildi-3567</link>
            <category>GÜNDEM</category>
            <pubDate>Sat, 03 Oct 2026 09:40:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Tunceli’de Pir Deli Yusuf Cemevi törenle açıldı</h1>
                        <h2>Tunceli’nin Çemişgezek ilçesine bağlı Payamdüzü köyünde yapımı tamamlanan Payamdüzü Köyü Pir Deli Yusuf Cemevi, düzenlenen törenle hizmete açıldı.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/10/tuncelide-pir-deli-yusuf-cemevi-torenle-acildi-1791009798.webp">
                        <figcaption>Tunceli’de Pir Deli Yusuf Cemevi törenle açıldı</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p><strong>Tunceli’nin Çemişgezek ilçesine bağlı Payamdüzü köyünde yapımı tamamlanan Payamdüzü Köyü Pir Deli Yusuf Cemevi, düzenlenen törenle hizmete açıldı.</strong></p>

<p>Açılış törenine Tunceli Valisi Şefik Aygöl’ün yanı sıra il ve ilçe protokolü, mülki idare amirleri, sivil toplum kuruluşu temsilcileri, çevre köylerin muhtarları ve çok sayıda vatandaş katıldı.</p>

<p>Törende konuşma yapan Tunceli Valisi Şefik Aygöl, cemevlerinin birlik, beraberlik ve kardeşliğin pekiştiği müstesna mekânlar olduğunu vurguladı. Aygöl, “Pir Deli Yusuf Cemevi’nin Payamdüzü köyümüze ve tüm hemşehrilerimize hayırlı olmasını diliyorum. Bu anlamlı eserin hizmete girmesinde emeği geçen, katkı sunan herkese yürekten teşekkür ediyorum” ifadelerini kullandı.<br />
<a href="https://www.facebook.com/share/p/1FEhiCQrH5/"><img alt="" src="https://www.alevihaberler.com.tr/public/images/detay/828679625_1568179877832260_3560638824062769095_n.jpg" style="height:534px; width:800px" /></a><br />
<a href="https://www.facebook.com/share/p/1FEhiCQrH5/">https://www.facebook.com/share/p/1FEhiCQrH5/</a></p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/cihan-soylemez-alevilerin-yasadisi-silahli-bir-hareketi-yoktur-olmamistir-ve-olmayacaktir-3566</link>
            <category>GÜNDEM</category>
            <pubDate>Sat, 03 Oct 2026 09:20:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Cihan Söylemez: Aleviler’in yasadışı silahlı bir hareketi yoktur, olmamıştır ve olmayacaktır</h1>
                        <h2>Hukukçu-yazar Cihan Söylemez, Alevilerin yasadışı silahlı hiçbir hareketinin bulunmadığını, Alevi inancı ve felsefesinin şiddeti reddettiğini vurgulayan bir açıklama yayımladı.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/10/cihan-soylemez-alevilerin-yasadisi-silahli-bir-hareketi-yoktur-olmamistir-ve-olmayacaktir-1791008897.webp">
                        <figcaption>Cihan Söylemez: Aleviler’in yasadışı silahlı bir hareketi yoktur, olmamıştır ve olmayacaktır</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>**Aleviler: “Yasadışı silahlı hareketimiz yok, olmamıştır ve olmayacaktır”**</p>

<p><strong>Hukukçu-yazar Cihan Söylemez, Alevilerin yasadışı silahlı hiçbir hareketinin bulunmadığını, Alevi inancı ve felsefesinin şiddeti reddettiğini vurgulayan bir açıklama yayımladı.</strong><br />
<br />
Hukukçu-yazar, Alevi toplumunun demokratik ve hukuk çerçevesinde hak mücadelesi yürüttüğünü, şiddeti araçsallaştıran hiçbir yapının Alevileri temsil edemeyeceğini net bir şekilde belirtti.</p>

<p>Söylemez, paylaşımında şu ifadeleri kullandı:</p>

<p><em><strong>"Aleviler’in yasadışı silahlı bir hareketi yoktur, olmamıştır ve olmayacaktır da. Hiç bir yasadışı silahlı örgüt, kendisini, Aleviler’in hamisi veya temsilcisi göremez. Aleviler hukuk sınırları dışına çıkıp, hak arayışı içinde olmadılar ve olmayacaktırlar. Siyasal hak mücadelesinde şiddeti araçsallaştıranlar &nbsp;“Alevilik adına hareket ediyoruz” diyemezler. Bu şiddet hareketlerinin neticesinde işlenen suçları, Alevi İnancı ve Felsefesi kabul etmez. Can’a kıyıp Hak mücadelesi yürütülemez. Bu nedenledir ki Alevi Toplumu ve Alevi Toplumunun Demokratik Hukuk Hareketi, Çerçeve yasa kapsamına giren hiç bir örgüt veya örgütün sözcülerinin söylemleri ile bir tutulamaz. İlgililere duyurulur. "</strong></em></p>

<p>Kaynak Link: https://x.com/cihansoylemezzz/status/2106045808009232506</p>

<p>&nbsp;</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/mhp-lideri-devlet-bahceliden-3-ekim-turk-dunyasi-gunu-mesaji-3565</link>
            <category>SİYASET</category>
            <pubDate>Fri, 02 Oct 2026 23:45:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>MHP Lideri Devlet Bahçeli’den 3 Ekim Türk Dünyası Günü mesajı</h1>
                        <h2>MHP Lideri Devlet Bahçeli, 3 Ekim 2009’da imzalanan Nahçıvan Anlaşması’nın yıl dönümü vesilesiyle 3 Ekim Türk Dünyası Günü’nü kutladı.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/10/mhp-lideri-devlet-bahceliden-3-ekim-turk-dunyasi-gunu-mesaji-1790974382.webp">
                        <figcaption>MHP Lideri Devlet Bahçeli’den 3 Ekim Türk Dünyası Günü mesajı</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p><strong>MHP Lideri Devlet Bahçeli, 3 Ekim 2009’da imzalanan Nahçıvan Anlaşması’nın yıl dönümü vesilesiyle 3 Ekim Türk Dünyası Günü’nü kutladı.MHP’den duyrulan açıklamada, Türkiye, Azerbaycan, Kazakistan ve Kırgızistan tarafından Nahçıvan’da imzalanan anlaşmanın, Türk dünyasında çok taraflı iş birliğinin kurumsal bir zemine taşınması bakımından müstesna bir dönüm noktası olduğu vurgulandı. Anlaşma ile Türk Dili Konuşan Ülkeler İşbirliği Konseyi’nin (Türk Keneşi) kuruluş temellerinin atıldığı belirtildi.</strong><br />
<br />
<strong>MHP Lideri&nbsp;Devlet Bahçeli'nin açıklaması şöyle:</strong></p>

<p>3 Ekim 2009 tarihinde Nahçıvan’da Türkiye, Azerbaycan, Kazakistan ve Kırgızistan tarafından Nahçıvan Anlaşması imzalanmış bu tarih, Türk dünyasında çok taraflı iş birliğinin kurumsal bir zemine taşınması bakımından müstesna bir dönüm noktası olmuştur.<br />
<br />
Anlaşma ile Türk Dili Konuşan Ülkeler İşbirliği Konseyi’nin, bilinen adıyla Türk Keneşi’nin kuruluşunun temelleri atılmıştır.<br />
Nahçıvan Anlaşması Türk devletleri arasındaki tarihi, kültürel ve beşerî bağların çağın şartlarına uygun bir kurumsal yapı içerisinde geliştirilmesi bakımından bir iradenin tezahürüdür.<br />
<br />
Bu irade, 2010 yılında İstanbul’da gerçekleştirilen zirveyle kurumsal mahiyet kazanmış ve Türk Keneşi faaliyetlerine başlamıştır.<br />
Geçen süre içerisinde Türk devletleri arasındaki münasebetler; siyasi ve diplomatik temaslardan ekonomiye, ulaştırmadan enerjiye, eğitimden kültüre, güvenlikten bilim ve teknolojiye kadar uzanan geniş bir iş birliği perspektifiyle derinlik kazanmıştır. Böylece tarihi bağlar, yalnızca geçmişin hatırası olarak korunmamış geleceğin müşterek imkânlarını şekillendiren bir zemine dönüştürülmüştür.<br />
<br />
12 Kasım 2021 tarihinde İstanbul’da gerçekleştirilen 8. Zirve’de Türk Keneşi’nin adı “Türk Devletleri Teşkilatı” olarak değiştirilmiş, Türk dünyasındaki iş birliği daha kapsamlı ve kurumsal bir hüviyete kavuşturulmuştur.<br />
<br />
Bugün Türk Devletleri Teşkilatı; Türk devletlerinin ortak meselelerini istişare, dayanışma ve iş birliği anlayışı içerisinde ele alan, siyasi, ekonomik, kültürel ve stratejik alanlarda ilişkilerin geliştirilmesine katkı sağlayan önemli bir uluslararası teşkilat olarak faaliyetlerini sürdürmektedir.<br />
Türk dünyasının istikbali tarihi hafızanın muhafazası, kültürel bağların güçlendirilmesi ve sahip olunan müşterek mirasın bilim, teknoloji, ekonomi, eğitim ve diplomasi alanlarında somut kazanımlara dönüştürülmesiyle şekillenecektir.<br />
<br />
Nahçıvan Anlaşması ile ortaya konulan iradenin, Türk dünyasının geleceğine uzanan kurumsal vizyonun temel taşlarından biri olduğuna inanıyoruz. Bu iradenin daha ileri seviyelere taşınması; devletlerimiz arasındaki dayanışmanın güçlendirilmesi, ortak menfaatlerin korunması ve Türk dünyasının bölgesel ve küresel ölçekte daha etkin bir konuma ulaşması bakımından önem arz etmektedir.<br />
<br />
Milliyetçi Hareket Partisi olarak; “Dilde, fikirde, işte birlik” ülküsünü Türk dünyasında kurumsal bir anlayışa dönüştürmek, soydaşlarımızı aynı ülkü ve gelecek tasavvuru etrafında buluşturmak için mücadele eden bütün mefkûre sahiplerini saygıyla yâd ediyoruz.<br />
<br />
Türklük idealini yüreğinde taşıyarak ömrünü bu kutlu davaya vakfeden, gerektiğinde canını bu yola adayan bütün dava ve fikir insanlarımızın aziz hatıralarını hürmetle anıyor; onların bıraktığı fikri ve manevi mirası gelecek nesillere aktarmayı tarihi bir sorumluluk kabul ediyoruz.<br />
<br />
Bugün Türk dünyasının birlik ve dayanışması için emek veren, Türk milletinin geleceğine katkı sunan bütün gönül erlerine de şükranlarımızı arz ediyoruz.<br />
Bu anlamlı tarih vesilesiyle 3 Ekim Türk Dünyası Günü’nü kutluyor; Türk devletleri ve soydaşlarımız arasındaki kardeşlik hukukunun, dayanışmanın ve iş birliğinin daha da güçlenmesini temenni ediyoruz.<br />
Türk dünyasının birliği, dirliği ve istikbali daim olsun.</p>

<p>Kaynak Link: https://x.com/MHP_Bilgi/status/2106063429337235687</p>

<p>&nbsp;</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/prof-dr-dr-umit-yazicioglu-turkiyede-alevilik-devletin-tanimlama-yetkisi-inanc-ozgurlugu-ve-esit-yurttaslik-3564</link>
            <category>KONUK YAZAR</category>
            <pubDate>Fri, 02 Oct 2026 23:18:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Prof. Dr. Dr. Ümit Yazıcıoğlu: Türkiye'de Alevilik, devletin tanımlama yetkisi, inanç özgürlüğü ve eşit yurttaşlık</h1>
                        <h2>Türkiye’de Alevilik tartışması, yalnızca kültürel taleplerle sınırlı kalmayıp din ve vicdan özgürlüğü, laiklik, eşit yurttaşlık ve devletin inanç alanındaki sınırlarını da kapsayan anayasal bir mesele olarak değerlendiriliyor. Prof. Dr. Dr. Ümit Yazıcıoğlu, kaleme aldığı kapsamlı değerlendirmede, 2026’daki güncel gelişmeleri bu çerçevede ele aldı.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/10/prof-dr-dr-umit-yazicioglu-turkiyede-alevilik-devletin-tanimlama-yetkisi-inanc-ozgurlugu-ve-esit-yurttaslik-1790973196.webp">
                        <figcaption>Prof. Dr. Dr. Ümit Yazıcıoğlu: Türkiye'de Alevilik, devletin tanımlama yetkisi, inanç özgürlüğü ve eşit yurttaşlık</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p><strong>Türkiye’de Alevilik tartışması, yalnızca kültürel taleplerle sınırlı kalmayıp din ve vicdan özgürlüğü, laiklik, eşit yurttaşlık ve devletin inanç alanındaki sınırlarını da kapsayan anayasal bir mesele olarak değerlendiriliyor. Prof. Dr. Dr. Ümit Yazıcıoğlu, kaleme aldığı kapsamlı değerlendirmede, 2026’daki güncel gelişmeleri bu çerçevede ele aldı.<br />
<br />
&nbsp;Prof. Dr. Dr. Ümit Yazıcıoğlu,&nbsp; kaleme aldığın makalesinin tam metni şöyle:</strong><br />
<br />
<br />
Türkiye'de Alevilik meselesi, yalnızca bir inanç topluluğunun kültürel taleplerinden ibaret değildir. Mesele aynı zamanda din ve vicdan özgürlüğü, laiklik, eşit yurttaşlık, kamu hizmetlerinde tarafsızlık, eğitim hakkı ve devletin inanç alanındaki sınırları ile ilgilidir. Bu nedenle Alevilik konusunun yalnızca kültürel bir farklılık olarak ele alınması, sorunun hukukî boyutunu eksik bırakır. Asıl mesele, devletin farklı inançlara sahip yurttaşlar karşısında hangi ölçüde tarafsız kalabildiği ve kamu gücünün dinî alanı düzenlerken hangi anayasal sınırlar içinde hareket etmesi gerektiğidir.</p>

<p>Bu tartışma 2026 yılında yeni bir boyut kazanmıştır. Millî Eğitim Bakanlığı tarafından hazırlanan Alevi-Bektaşi eğitim modülleri içerisinde 104 saatlik “Alevi-Bektaşilikte Yol Erkân” programının gündeme gelmesi, bazı Alevi kurumlarının ciddi itirazlarına yol açmıştır. Alevi-Bektaşi Federasyonu'nun da aralarında bulunduğu yedi kurum, özellikle programın içeriği ve bu eğitimi verecek kişilerin “usta öğretici” olarak görevlendirilmesi üzerinden, Aleviliğin devlet eliyle tanımlanması ve temsil edilmesi konusunda kaygılarını dile getirmiştir. Bu kurumların itirazı, Alevi-Bektaşi tarihinin veya kültürünün öğretilmesine karşı çıkmaktan ziyade, Aleviliğin hangi kurum tarafından ve hangi yetkiyle tanımlanacağı sorusuna yönelmiştir.</p>

<p>Burada hukukî bakımdan önemli bir ayrım ortaya çıkmaktadır. Devletin bir inanç hakkında bilgi üretmesi ve eğitim faaliyeti yürütmesi ile devletin o inancın içeriğini normatif olarak belirlemesi aynı şey değildir. Birincisi kamu politikası kapsamında tartışılabilirken ikincisi din ve vicdan özgürlüğünün özerk alanına müdahale sorununu doğurabilir. Çünkü inanç topluluklarının kendi kimliklerini, ibadetlerini ve dinî geleneklerini belirleme özgürlüğü, çoğulcu demokratik düzenin temel unsurlarından biridir.</p>

<p>AİHM'nin Büyük Daire tarafından 26 Nisan 2016 tarihinde verilen İzzettin Doğan ve Diğerleri/Türkiye kararı bu açıdan temel bir referans noktasıdır. Mahkeme, Alevi inancına mensup başvuruculara kamu tarafından sunulan dinî hizmetlerin sağlanmamasını Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 9. maddesi kapsamında değerlendirmiş ve din özgürlüğünün ihlal edildiğine karar vermiştir. Ayrıca 14. maddeyle bağlantılı olarak ayrımcılık yasağının da ihlal edildiğine hükmetmiştir.</p>

<p>Bu kararın önemi yalnızca Alevi yurttaşların belirli bir kamu hizmetine erişimiyle sınırlı değildir. Karar, devletin dinî çoğulculuk karşısındaki tarafsızlığının hukukî sınırlarını göstermektedir. Devlet, dinî alanı düzenleyebilir; fakat bunu yaparken bir inancı diğerine göre ayrıcalıklı konuma getirmemeli ve dinî toplulukların kendi inançlarını yaşama biçimlerini devletin tek taraflı tanımına bağımlı hale getirmemelidir. Bu nedenle 2026'daki eğitim modülü tartışması, yalnızca bir müfredat tartışması değildir; aynı zamanda devletin Aleviliği temsil etme veya tanımlama yetkisinin sınırları hakkında anayasal bir tartışmadır.</p>

<p>Bu bağlamda Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı'nın faaliyetleri de değerlendirilmelidir. Başkanlık 2026 yılında Danışma Kurulu ile çalışmalarını sürdürmüş, 21 Eylül 2026'da Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy başkanlığında Danışma Kurulunun ilk toplantısı gerçekleştirilmiştir. Bakanlığın açıklamasına göre kurulun amacı Alevi-Bektaşi alanındaki bilgi ve tecrübelerin Başkanlığın çalışmalarına aktarılması ve Alevi-Bektaşi kültürünün araştırılması, yaşatılması ve gelecek kuşaklara aktarılmasıdır.</p>

<p>Bu kurumsallaşmanın iki farklı şekilde değerlendirilmesi mümkündür. Birinci yaklaşım, devletin uzun yıllar boyunca ihmal edildiği ileri sürülen cemevi ihtiyaçlarına ve Alevi-Bektaşi kültürünün korunmasına yönelik kamu hizmetleri üretmesini olumlu bir gelişme olarak görebilir. İkinci yaklaşım ise devletin Alevilik alanında giderek daha fazla kurumsal aktör haline gelmesinin, inanç özgürlüğünün devlet tarafından yönetilmesi riskini taşıyabileceğini savunabilir. İkinci yaklaşım özellikle Aleviliğin tek bir yorumunun devlet kurumları aracılığıyla temsil edilmesi ihtimali üzerinde durmaktadır. Her iki yaklaşımın da demokratik hukuk düzeninde tartışılabilmesi gerekir. Fakat anayasal sınır bakımından temel ilke değişmemektedir: Devletin görevi inancı belirlemek değil, inanç özgürlüğünü güvence altına almaktır.</p>

<p>Cemevlerinin hukukî statüsü bu tartışmanın ikinci önemli boyutudur. 2026 yılında TBMM'ye cemevlerine ibadethane statüsü kazandırılmasını amaçlayan birden fazla kanun teklifi sunulmuştur. Örneğin 7 Nisan 2026 tarihli ve 2/3628 esas numaralı teklifin amacı doğrudan cemevlerine ibadethane statüsü kazandırmak olarak belirtilmiş ve teklifin İçişleri Komisyonunda bulunduğu kayda geçirilmiştir. Ocak 2026'da sunulan 2/3499 esas numaralı başka bir teklif de cemevlerine ibadethane statüsü verilmesini ve bu statüdeki yapılara sağlanan hak ve muafiyetlerden yararlandırılmasını öngörmektedir.</p>

<p>Bu tekliflerin henüz kanunlaşmamış olması, sorunun hukukî olarak kesin biçimde çözüldüğü anlamına gelmemektedir. Tam tersine, TBMM kayıtları cemevlerinin ibadethane statüsü konusundaki tartışmanın 2026'da da devam ettiğini göstermektedir. Dolayısıyla cemevleri konusunda kamu hizmetlerinin sağlanması ile açık ve genel bir hukukî statünün oluşturulması birbirinden ayrılmalıdır. Hukuk devleti bakımından yurttaşın hakkı, idarenin dönemsel takdirine bırakılmamalıdır.</p>

<p>Bu noktada 2022 yılında çıkarılan 7421 sayılı Kanun da önemlidir. Kanunla cemevlerinin aydınlatma giderleri, imar planlarındaki yeri ve bakım-onarımına ilişkin bazı düzenlemeler getirilmiştir. Bununla birlikte cemevlerinin hukukî statüsü tartışmasının devam etmesi, meselenin yalnızca kamu hizmetlerinin sunulmasından ibaret olmadığını göstermektedir. Hizmet sunmak ile hukukî statü tanımak aynı şey değildir. Birincisi idari bir uygulama olabilir; ikincisi ise eşit yurttaşlığın kapsamını belirleyen hukukî bir meseledir.</p>

<p>Alevilik meselesinin üçüncü temel boyutu zorunlu din kültürü ve ahlak bilgisi dersidir. Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 24. maddesi din kültürü ve ahlak öğretiminin ilk ve ortaöğretim kurumlarında okutulan zorunlu dersler arasında bulunduğunu belirtmektedir. Ancak zorunluluk, ders içeriğinin herhangi bir dinî yorumu benimsetme yetkisi verdiği anlamına gelmemektedir. Anayasa Mahkemesi'nin 7 Nisan 2022 tarihli Hüseyin El ve Nazlı Şirin El kararında ebeveynlerin eğitim ve öğretimde dinî ve felsefî inançlarına saygı gösterilmesini isteme hakkının ihlal edildiğine karar verilmiştir.</p>

<p>Anayasa Mahkemesi aynı karar bağlamında, incelenen dönemdeki müfredatın yalnızca dinler hakkında nesnel ve tanıtıcı bilgiler verme amacıyla sınırlı kalmadığını; İslam dini ve onun belirli bir yorumuna ilişkin eğitim ve öğretim boyutuna geçtiğini değerlendirmiştir. Mahkemenin bu değerlendirmesi, AİHM'nin daha önceki Hasan ve Eylem Zengin/Türkiye ve Mansur Yalçın ve Diğerleri/Türkiye kararlarıyla bağlantılıdır. Bununla birlikte önemli bir metodolojik sınır vardır: AYM'nin 2022 tarihli değerlendirmesi özellikle 2018–2019 eğitim-öğretim yılına kadar uygulanan müfredat üzerinden yapılmıştır; dolayısıyla bu kararın güncel müfredat hakkında otomatik olarak aynı sonucu doğurduğu söylenemez.</p>

<p>Bu ayrım önemlidir. Çünkü hukukî tartışma “din eğitimi gerekli midir?” sorusuna indirgenmemelidir. Demokratik toplumda dinler, mezhepler, felsefî görüşler ve inançsızlık hakkında bilgi verilmesi eğitim açısından meşru bir alan olabilir. Sorun, bilgi ile telkin arasındaki sınırın korunmasıdır. Devletin görevi öğrencinin dinî veya felsefî vicdanını belirlemek değil, farklı inançların varlığı konusunda nesnel ve çoğulcu bilgi sağlayan bir eğitim sistemi kurmaktır.</p>

<p>Diyanet İşleri Başkanlığı da bu çerçevede ele alınmalıdır. AİHM'nin İzzettin Doğan kararında sorun, yalnızca belirli bir kurumun varlığı olarak değil, kamu tarafından sunulan din hizmetlerinin farklı inançlara mensup kişiler bakımından nasıl örgütlendiği açısından incelenmiştir. Mahkeme, başvurucuların Sünni İslam anlayışına yönelik olarak sağlandığını ileri sürdükleri kamu din hizmetlerinden Alevi inancına mensup olmaları nedeniyle yararlanamadıkları iddiasını Sözleşme'nin 9. ve 14. maddeleri kapsamında değerlendirmiş ve ihlal sonucuna ulaşmıştır.</p>

<p>Dolayısıyla Diyanet tartışmasını yalnızca “Diyanet kaldırılsın” veya “Diyanet güçlendirilsin” ikiliğine indirgemek hukukî bakımdan yetersizdir. Daha temel soru, kamu kaynaklarıyla yürütülen din hizmetlerinin çoğulcu bir toplumda eşitlik ve tarafsızlık ilkeleriyle nasıl bağdaştırılacağıdır. Burada farklı anayasal ve kurumsal modeller tartışılabilir. Fakat hangi model benimsenirse benimsensin, din veya mezhep temelinde yurttaşlar arasında hiyerarşi yaratılmaması gerekir.</p>

<p>Bu tartışmanın tarihsel boyutu da göz ardı edilmemelidir. Maraş, Çorum, Sivas-Madımak ve Gazi olayları, Alevi toplumunun kolektif hafızasında ağır travmalar bırakan olaylardır. Ancak akademik bir çalışma bakımından bu olayların birbirine mekanik biçimde eşitlenmemesi gerekir. Her birinin kendi tarihsel bağlamı, failleri, yargı süreçleri ve devlet kurumlarının olaylardaki rolü ayrı ayrı incelenmelidir. Bu yaklaşım hem mağduriyet hafızasına saygı gösterir hem de tarihsel gerçekliğin siyasi genellemeler içinde kaybolmasını önler.</p>

<p>Burada toplumsal hafıza ile hukukî hakikat arasındaki ayrım önem kazanmaktadır. Hafıza yaşanan acıyı taşır; hukuk ise delil arar. Hafıza “neden?” diye sorar; ceza hukuku “kim, ne yaptı ve hangi delille?” sorusunu yöneltir. Bu iki alan birbirinin alternatifi değildir. Tam tersine, demokratik hukuk devleti geçmişteki ağır ihlalleri araştırırken hem mağdurların hafızasını hem de delil ve usul güvencelerini dikkate almak zorundadır.</p>

<p>Bu nedenle Türkiye'de Alevilik meselesinin çözümü için öncelikle devletin inanç karşısındaki tarafsızlığı güçlendirilmelidir. Cemevlerinin hukukî statüsü açık ve öngörülebilir hale getirilmeli; kamu kaynaklarından yararlanma kriterleri objektif ve denetlenebilir olmalı; din eğitimi çoğulculuk ve nesnellik ilkelerine uygun biçimde düzenlenmeli; Aleviliğin içeriği devlet tarafından tek bir yoruma indirgenmemeli ve Alevi kurumlarının kendi iç çoğulluğu korunmalıdır.</p>

<p>İkinci olarak, devletin Alevi toplumuyla ilişkisinin vesayetçi değil hak temelli olması gerekir. Kamu kurumlarının Alevi-Bektaşi kültürünü araştırması, arşivlemesi veya kültürel faaliyetleri desteklemesi tek başına sorun oluşturmaz. Sorun, kültürel destek ile inancın normatif olarak tanımlanması arasındaki sınırın ortadan kalkması halinde ortaya çıkar. 2026'daki 104 saatlik “Yol Erkân” modülü etrafındaki tartışma tam da bu sınırın neden dikkatle belirlenmesi gerektiğini göstermektedir. Alevi kurumlarının itirazları, burada yalnızca bir eğitim programına yönelik teknik eleştiri değil, temsil ve inanç özerkliği konusunda daha geniş bir tartışma olarak okunabilir.</p>

<p>Üçüncü olarak, devletin geçmişteki ağır toplumsal şiddet olaylarına ilişkin yaklaşımı hakikat, hesap verebilirlik ve hukukî usul ilkeleri temelinde güçlendirilmelidir. Bu, herhangi bir olay hakkında peşinen belirli bir fail veya devlet sorumluluğu sonucuna ulaşmak anlamına gelmez. Tam tersine, arşivlerin araştırılabilir olması, yargı kararlarının incelenebilmesi, soruşturma süreçlerinin eleştirel biçimde değerlendirilebilmesi ve iddiaların delillerle sınanması anlamına gelir. Hukuk devleti için önemli olan, yalnızca sonuca değil, sonuca ulaşma yöntemine de güven duyulabilmesidir.</p>

<p>Sonuç olarak Türkiye'deki Alevilik meselesi, “Alevilere ne verileceği” sorusundan daha geniş bir sorudur. Esas mesele, devletin yurttaşların inançlarını nasıl tanıdığı ve kamu gücünü hangi sınırlar içinde kullandığıdır. AİHM'nin İzzettin Doğan kararı, AYM'nin din eğitimi konusundaki içtihadı, TBMM'de 2026 yılında cemevlerinin ibadethane statüsüne ilişkin tekliflerin bulunması ve MEB'in Alevi-Bektaşi eğitim modülleri etrafındaki güncel tartışma, aynı temel soruya farklı alanlardan yaklaşmaktadır.</p>

<p>Bu nedenle Alevilik meselesinin kalıcı çözümü, devletin Aleviliği yeniden tanımlamasında değil, Alevi yurttaşların kendi inançlarını ve kurumlarını özgürce tanımlayabilmelerini sağlayan hukukî zeminin güçlendirilmesinde aranmalıdır. Devletin görevi teolojik bir hakem olmak değildir. Devletin görevi, din ve vicdan özgürlüğünü, ayrımcılık yasağını ve eşit yurttaşlığı güvence altına almaktır.</p>

<p>Türkiye'nin önündeki asıl hukukî sınav budur: Devlet, farklı inançların sahibi değil; onların özgürlüğünün güvencesi olabilir mi?</p>

<p>Bu sorunun cevabı, yalnızca Aleviler açısından değil, Türkiye'de laikliğin, çoğulculuğun ve hukuk devletinin geleceği açısından da belirleyici olacaktır.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/cumhurbaskanligi-iletisim-baskani-burhanettin-duran-medinedeki-saldiriyi-kinadi-3563</link>
            <category>SİYASET</category>
            <pubDate>Fri, 02 Oct 2026 20:09:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, Medine’deki saldırıyı kınadı</h1>
                        <h2>Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, Medine-i Münevvere’de Mescid-i Nebevî’ye hizmet veren sivil altyapıyı hedef alan saldırıyı şiddetle kınadı.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/10/cumhurbaskanligi-iletisim-baskani-burhanettin-duran-medinedeki-saldiriyi-kinadi-1790961403.webp">
                        <figcaption>Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, Medine’deki saldırıyı kınadı</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, Medine-i Münevvere’de Mescid-i Nebevî’ye hizmet veren sivil altyapıyı hedef alan saldırıyı şiddetle kınadı.</p>

<p>Duran, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi:</p>

<p><em><strong>“Medine-i Münevvere’de, Mescid-i Nebevî’ye hizmet veren sivil altyapıyı hedef alan saldırıyı telin ediyorum.</strong></em></p>

<p><em><strong>Haremeyn-i Şerifeyn’in kutsiyetini, huzurunu ve güvenliğini hedef alan her türlü saldırı, tüm İslam âleminin ortak hassasiyetine yönelmiş kabul edilemez bir hadsizliktir.</strong></em></p>

<p><em><strong>Bölgenin huzurunu ve istikrarını tehdit eden bu tür saldırıların bir an önce son bulmasını temenni ediyorum.</strong></em></p>

<p><em><strong>Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde Türkiye olarak, Suudi Arabistan’ın yanında olmaya devam edeceğiz.”</strong></em></p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/kasinti-ve-stres-birbirini-besliyor-3562</link>
            <category>SAĞLIK</category>
            <pubDate>Fri, 02 Oct 2026 17:18:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Kaşıntı ve stres birbirini besliyor!</h1>
                        <h2>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Klinik Psikolog Cumali Aydın, egzamada kaşıntı ve kaşıma davranışının stres, duygusal durum ve beyin mekanizmalarıyla ilişkisi ile oluşan kısır döngünün nasıl yönetilebileceğini ve psikoterapinin bu süreçteki rolü hakkında açıklamalarda bulundu.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/10/kasinti-ve-stres-birbirini-besliyor-1790951008.webp">
                        <figcaption>Kaşıntı ve stres birbirini besliyor!</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p><strong>Egzamada kaşıntının, yalnızca ciltte yaşanan bir sorun olmadığını belirten uzmanlar, stres ve duygusal durumlarla da yakından ilişkili olabildiğini söylüyor.</strong></p>

<p>Kaşıntının kişiyi kaşımaya, kaşımanın ise ciltteki tahriş nedeniyle daha fazla kaşıntıya yönelterek bir kısır döngü oluşturabildiğini aktaran Klinik Psikolog Cumali Aydın, “Bu döngüde beyin, kaşımanın verdiği kısa süreli hazla ödüllendirilir ve dopamin salınımıyla pekiştirilir; yani kaşıma davranışı zamanla bağımlılık benzeri bir dürtü hâline gelir.” dedi. Psikoterapinin, kaşıma dürtüsünü tetikleyen düşünce ve duyguların fark edilmesine ve alternatif davranışların geliştirilmesine yardımcı olabileceğini ifade eden Aydın, günlük yaşamda uygulanabilecek basit yöntemlerin döngüyü yönetmeye katkı sağlayabileceğini vurguladı.<br />
<br />
Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Klinik Psikolog Cumali Aydın, egzamada kaşıntı ve kaşıma davranışının stres, duygusal durum ve beyin mekanizmalarıyla ilişkisi ile oluşan kısır döngünün nasıl yönetilebileceğini ve psikoterapinin bu süreçteki rolü hakkında açıklamalarda bulundu.<br />
<br />
<strong>Egzamada kaşıntı, yalnızca bir cilt sorunu olarak ele alınmamalı!</strong><br />
<br />
Egzamada kaşıntının, çoğu zaman yalnızca derideki bir yangının sonucu gibi görünse de, aslında bedenle zihnin birbirine sıkı sıkıya bağlı olduğu bir sürecin parçası olduğunu dile getiren Klinik Psikolog Cumali Aydın, “Stres anlarında salgılanan kortizol ve benzeri stres hormonları, bağışıklık sistemini ve deri bariyerini doğrudan etkileyerek kaşıntıyı tetikleyebilir ya da şiddetlendirebilir.” dedi.<br />
<br />
Kişi yoğun bir kaygı ya da üzüntü yaşadığında egzamasının alevlendiğini hatırlatan Aydın, “Tam tersi biçimde, şiddetli kaşıntı da kişinin ruh hâlini bozarak sinirlilik, karamsarlık ve öfke gibi duygusal değişimlere yol açar. Bu karşılıklı etkileşim, kaşıntının neden sadece bir ‘cilt sorunu’ olarak ele alınmaması gerektiğini açıkça gösterir; duygusal durum ile cilt belirtileri aynı madalyonun iki yüzüdür.” şeklinde konuştu.<br />
<br />
<strong>Kaşıma davranışı tekrarlandıkça otomatikleşiyor!</strong><br />
<br />
Kaşıntı başladığında beynin, kaşıma eylemini bir rahatlama yolu olarak devreye soktuğunu kaydeden Aydın, “Ancak bu rahatlama çok kısa sürer ve kaşıma, deride mikrotravmalar yaratarak kaşıntıyı daha da artırır.” dedi.<br />
<br />
Böylece ‘kaşıntı–kaşıma–daha çok kaşıntı’ şeklinde tanımlanan kısır döngünün ortaya çıktığını ifade eden Aydın, şunları söyledi:<br />
“Bu döngüde beyin, kaşımanın verdiği kısa süreli hazla ödüllendirilir ve dopamin salınımıyla pekiştirilir; yani kaşıma davranışı zamanla bağımlılık benzeri bir dürtü hâline gelir. Başlangıçta iradeyle durdurulabilen bu davranış, tekrarlar arttıkça otomatikleşir ve kişi ‘artık kendimi durduramıyorum’ demeye başlar. Nitekim kronik kaşıntı hastalarında beyindeki ödül ve motor bölgelerinin aşırı aktif hâle geldiği, bunun da dürtünün kontrol edilmesini giderek zorlaştırdığı gösterilmiştir.”<br />
<br />
<strong>Utanç ve suçluluk, kaşıntıyı yeniden tetikleyebiliyor!&nbsp;</strong></p>

<p>‘Kaşımamak gerektiğini biliyorum ama kendimi durduramıyorum’ ifadesinin, kişinin aslında ne yapması gerektiğini bilmesine rağmen davranışını durduramadığı, yani irade ile dürtü arasında sıkıştığı bir tabloya işaret ettiğini aktaran Aydın, “Psikolojik açıdan bu durum, dürtü kontrolünün zayıfladığı ve kaşıma davranışının obsesif-kompulsif spektrumda değerlendirilebilecek bir hâl aldığı anlamına gelir.” dedi.<br />
Kişinin kaşıdıktan sonra utanç, suçluluk ve pişmanlık hissettiğine değinen Aydın, “Bu duygular da yeni bir stres dalgası yaratarak kaşıntıyı tekrar tetikler. Dolayısıyla bu kişinin yaşadığı şey basit bir ‘alışkanlık’ değil, duygusal ve bedensel belirtilerin birbirini beslediği bir kısır döngüdür. Klinik değerlendirmede bu döngünün farkında olmak, kişiyi suçlamak yerine döngüyü kırmaya odaklanmayı gerektirir.” ifadelerini kullandı.<br />
<br />
<strong>Stres ve kaşıntı birbirini besleyen bir kısır döngü oluşturuyor!</strong><br />
<br />
Stres, kaygı ve öfke gibi duyguların kaşıntıyı ve kaşıma davranışını belirgin biçimde artırabildiğine işaret eden Aydın, “Stres anında hipotalamus-hipofiz-adrenal ekseni harekete geçer; salgılanan maddeler derideki sinir uçlarını ve bağışıklık hücrelerini uyararak kaşıntıyı doğrudan şiddetlendirir. Öte yandan kaşıntı ve kaşıma da kişide gerginlik, uykusuzluk ve sosyal geri çekilme yaratarak ruhsal yükü artırır.” dedi.<br />
<br />
Böylece psikolojik belirtilerin fiziksel belirtileri, fiziksel belirtilerin de psikolojik belirtileri beslediğini ve bir kısır döngü oluşturduğunu yineleyen Aydın, bu döngüyü anlamanın, tedavide hem cilde hem de duygulara aynı anda müdahale etmenin neden gerekli olduğunu gösterdiğini söyledi.<br />
<br />
<strong>Psikoterapi, kaşıntı–kaşıma döngüsünü kırmaya yardımcı oluyor!</strong><br />
<br />
Psikoterapinin, kaşıntı–kaşıma döngüsünün duygusal ve davranışsal bileşenlerine müdahale ederek bu döngüyü kırmaya yardımcı olduğuna dikkat çeken Cumali Aydın, “Bilişsel-davranışçı terapi (BDT), kişinin kaşıma dürtüsünü tetikleyen düşünce ve duyguları fark etmesini ve alternatif tepkiler geliştirmesini sağlar.” dedi.<br />
<br />
Alışkanlık tersine çevirme terapisinin ise kaşıma davranışının yerine cilde zarar vermeyen bir alternatif koymayı öğrettiğini belirten Aydın, “Yapılan meta-analizler bu yaklaşımın egzama şiddetini ve kaşıma sıklığını anlamlı ölçüde azalttığını göstermiştir. Farkındalık temelli stres azaltma (MBSR) ve kabul ve kararlılık terapisi (ACT) gibi yaklaşımlar da kişinin kaşıntı hissiyle daha esnek biçimde baş etmesine yardımcı olur. Son yıllarda EMDR temelli dürtü protokolleri de (EMD-U) umut verici sonuçlar vermektedir.” diye konuştu.<br />
<br />
<strong>Kaşımayı tamamen yasaklamak yerine, döngüyü yönetmek hedeflenmeli!</strong><br />
<br />
Kaşıma dürtüsünü kontrol etmek için günlük hayatta uygulanabilecek birkaç basit ama etkili yöntem olduğunu vurgulayan Klinik Psikolog Cumali Aydın, sözlerini şöyle tamamladı:<br />
<br />
“Öncelikle kişinin kaşıma dürtüsünü fark etmesi ve o anda ne yaptığını gözlemlemesi gerekir. ‘Şu an kaşımak istiyorum, ama 10 saniye bekleyeceğim’ gibi küçük bir erteleme denemesi bile dürtünün yoğunluğunu azaltabilir. Cilde soğuk uygulamak, kaşıntılı bölgeye nemlendirici sürmek, elleri meşgul edecek bir nesne tutmak ya da derin nefes egzersizleri yapmak gibi davranışsal alternatifler kullanılabilir. Ayrıca kaşıma dürtüsünün hangi saatlerde ve hangi duygusal durumlarda arttığını kaydetmek, kişinin kendi tetikleyicilerini tanımasına yardımcı olur. Tüm bu yöntemler, kaşımayı tamamen yasaklamak yerine onu daha az zarar verici hâle getirmeyi hedefler; çünkü amaç mükemmeliyet değil, döngüyü yönetilebilir kılmaktır.”</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/ali-aktas-yazdi-yavuz-sultan-selim-idris-i-bitlisi-ittifaki-3561</link>
            <category>KONUK YAZAR</category>
            <pubDate>Fri, 02 Oct 2026 14:06:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Ali Aktaş yazdı: Yavuz Sultan Selim-İdris-i Bitlisî İttifakı</h1>
                        <h2>Sosyolog Ali Aktaş, 16. yüzyıl Osmanlı-Safevi mücadelesini, Yavuz Sultan Selim ile İdris-i Bitlisî arasındaki ittifakı ve bu sürecin Anadolu’daki Kızılbaş-Alevi topluluklar üzerindeki etkilerini ele aldığı kapsamlı bir değerlendirme yayımladı.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/10/ali-aktas-yazdi-yavuz-sultan-selim-idris-i-bitlisi-ittifaki-1790942963.webp">
                        <figcaption>Ali Aktaş yazdı: Yavuz Sultan Selim-İdris-i Bitlisî İttifakı</figcaption>
                    </figure>
                    </header><h4 style="text-align:center"><span style="font-size:11pt"><span style="background-color:white"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><strong><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">YAVUZ SULTAN SEL</span></span></span></strong><strong><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">İ</span></span></span></strong><strong><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">M-</span></span></span></strong><strong><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">İ</span></span></span></strong><strong><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">DR</span></span></span></strong><strong><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">İ</span></span></span></strong><strong><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">S-</span></span></span></strong><strong><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">İ</span></span></span></strong><strong><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d"> B</span></span></span></strong><strong><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">İ</span></span></span></strong><strong><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">TL</span></span></span></strong><strong><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">İ</span></span></span></strong><strong><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">S</span></span></span></strong><strong><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">Î İTTİFAKI</span></span></span></strong><strong><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d"> VE </span></span></span></strong><strong><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;">ALEVİLİĞİN SİYASET VE ETNİK KÖKEN ÜZERİNDEN TANIMLAMA GİRİŞİMLERİNİN AÇMAZI</span></span></strong></span></span></span></h4>

<h4 style="text-align:right"><span style="font-size:11pt"><span style="background-color:white"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><strong><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">Ali Aktaş-Sosyolog</span></span></span></strong></span></span></span></h4>

<h4 style="text-align:justify"><span style="font-size:11pt"><span style="background-color:white"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><strong><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">Giriş: 16. Yüzyıl Başında Anadolu'da Güç Mücadelesi</span></span></span></strong></span></span></span></h4>

<h4 style="text-align:justify"><span style="font-size:11pt"><span style="background-color:white"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">XVI. yüzyılın ba</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ş</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">lar</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ı</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">nda Anadolu, Osmanl</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ı</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d"> Devleti ile Safevi Devleti aras</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ı</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">nda giderek sertle</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ş</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">en siyas</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">î</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">, asker</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">î</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d"> ve inan</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ç</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">sal bir m</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ü</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">cadelenin merkezindeydi. Bu m</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ü</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">cadelenin bir taraf</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ı</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">nda Osmanl</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ı</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d"> padişahı <strong><em>Yavuz Sultan Selim</em></strong>, di</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ğ</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">er tarafında Safevi hükümdarı </span></span></span><strong><em><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">Ş</span></span></span></em></strong><strong><em><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ah </span></span></span></em></strong><strong><em><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">İ</span></span></span></em></strong><strong><em><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">smail</span></span></span></em></strong><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d"> bulunuyordu. </span></span></span><strong><em><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">İ</span></span></span></em></strong><strong><em><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">dris-i Bitlis</span></span></span></em></strong><strong><em><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">î</span></span></span></em></strong><a href="#_ftn1" name="_ftnref1" style="color:blue; text-decoration:underline" title=""><strong><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d"><strong><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">[1]</span></span></span></strong></span></span></span></strong></a><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d"> ise bu d</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ö</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">nemde Yavuz Sultan Selim</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">’</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">in do</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ğ</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">u siyasetinde dan</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ı</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ş</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">manl</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ı</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">k yapan, </span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">Ç</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ald</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ı</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ran Seferi</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">’</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ne kat</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ı</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">lan ve sava</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ş</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ı</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">n ard</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ı</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ndan Osmanl</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ı</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d"> y</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ö</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">netimiyle b</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ö</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">lgedeki K</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ü</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">rt beyleri aras</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ı</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">nda ili</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ş</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ki kurulmas</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ı</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">nda </span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ö</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">nemli rol oynayan bir tarih</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ç</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">i ve devlet adam</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ı</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ydı. Onun tarihsel konumunu anlayabilmek için Çaldıran Sava</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ş</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ı’</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">n</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ı</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">, K</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ı</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">z</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ı</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">lba</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ş</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d"> topluluklar</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ı</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">na y</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ö</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">nelik takibat</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ı</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d"> ve Osmanl</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ı’</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">n</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ı</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">n Do</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ğ</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">u Anadolu siyasetini birlikte de</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ğ</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">erlendirmek gerekir.</span></span></span></span></span></span></h4>

<h4 style="text-align:justify">&nbsp;</h4>

<h4 style="text-align:justify"><span style="font-size:11pt"><span style="background-color:white"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><strong><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">Osmanlı-Safevi Mücadelesinin Ba</span></span></span></strong><strong><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ş</span></span></span></strong><strong><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">lang</span></span></span></strong><strong><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ı</span></span></span></strong><strong><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">c</span></span></span></strong><strong><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ı</span></span></span></strong></span></span></span></h4>

<h4 style="text-align:justify"><span style="font-size:11pt"><span style="background-color:white"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><em><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">Safevi hareketinin kökeni, Erdebil’de </span></span></span></em><em><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">Ş</span></span></span></em><em><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">eyh Safiyüddin tarafından kurulan</span></span></span></em><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d"> <strong><em>Safeviyye tarikatına dayanmaktadır</em></strong>. Tarikat, </span></span></span><em><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">Ş</span></span></span></em><em><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">eyh C</span></span></span></em><em><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ü</span></span></span></em><em><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">neyd</span></span></span></em><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d"> ve </span></span></span><em><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">Ş</span></span></span></em><em><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">eyh Haydar</span></span></span></em><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d"> d</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ö</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">nemlerinde siyas</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">î</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d"> ve asker</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">î</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d"> bir nitelik kazand</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ı</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">. </span></span></span><em><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">Ş</span></span></span></em><em><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ah </span></span></span></em><em><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">İ</span></span></span></em><em><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">smail</span></span></span></em><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d"> ise </span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ç</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">o</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ğ</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">unlu</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ğ</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">u <em>Ustaclu, </em></span></span></span><em><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">Ş</span></span></span></em><em><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">amlu, Rumlu, Tekel</span></span></span></em><em><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ü</span></span></span></em><em><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">, Af</span></span></span></em><em><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ş</span></span></span></em><em><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ar, Ka</span></span></span></em><em><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ç</span></span></span></em><em><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ar</span></span></span></em><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d"> ve <em>Dulkadirli</em> gibi <strong><em>T</em></strong></span></span></span><strong><em><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ü</span></span></span></em></strong><strong><em><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">rkmen K</span></span></span></em></strong><strong><em><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ı</span></span></span></em></strong><strong><em><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">z</span></span></span></em></strong><strong><em><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ı</span></span></span></em></strong><strong><em><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">lba</span></span></span></em></strong><strong><em><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ş</span></span></span></em></strong><strong><em><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d"> toplulukları</span></span></span></em></strong><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ndan olu</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ş</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">an kuvvetlerin deste</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ğ</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">iyle 1501</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">’</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">de Tebriz’e girerek Safevi Devleti’ni kurdu. Ayrıca Anadolu</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">’</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">daki baz</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ı</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d"> T</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ü</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">rkmen a</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ş</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">iretleri de Erdebil derg</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">â</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">h</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ı</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">na ba</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ğ</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">l</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ı</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">l</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ı</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">k duyuyor, Safevi halifeleri aracılı</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ğ</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ı</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">yla </span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">Ş</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ah </span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">İ</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">smail</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">’</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">le ili</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ş</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ki kuruyordu.</span></span></span></span></span></span></h4>

<h4 style="text-align:justify"><span style="font-size:11pt"><span style="background-color:white"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">Osmanlı yönetimi, Anadolu’daki bu ba</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ğ</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">l</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ı</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">l</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ı</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ğ</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ı</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d"> yaln</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ı</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">zca din</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">î</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d"> bir farkl</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ı</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">l</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ı</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">k olarak g</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ö</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">rmedi. </span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">Ş</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ah </span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">İ</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">smail</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">’</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">e y</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ö</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">nelen manev</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">î</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d"> ve siyas</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">î</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d"> ba</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ğ</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">l</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ı</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">l</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ı</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">k, Osmanl</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ı</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d"> merkezi a</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">çı</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">s</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ı</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ndan bir h</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">â</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">kimiyet ve g</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ü</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">venlik meselesine dönü</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ş</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">t</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ü</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">. 1511’de meydana gelen </span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">Ş</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ahkulu Ayaklanmas</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ı</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">, bu kayg</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ı</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">lar</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ı</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d"> daha da art</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ı</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">rd</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ı</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">. Ayaklanman</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ı</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">n bast</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ı</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">r</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ı</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">lmas</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ı</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">n</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ı</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">n ard</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ı</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ndan Anadolu</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">’</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">daki Safevi taraftarlar</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ı</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">n</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ı</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">n izlenmesi ve denetlenmesi Osmanl</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ı</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d"> siyasetinin temel konular</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ı</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ndan biri h</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">â</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">line geldi.</span></span></span></span></span></span></h4>

<h4 style="text-align:justify">&nbsp;</h4>

<h4 style="text-align:justify"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><strong><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">İdris-i Bitlisî ve Yavuz Sultan Selim Dönemi Politikaları</span></span></span></strong></span></span></h4>

<h4 style="text-align:justify"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><strong><em><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;">Yavuz-Bitlis ittifakı</span></span></em></strong><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;">, Safevi Devleti’nin (Şah İsmail) bölgedeki Şii/Kızılbaş nüfuzuna karşı, Osmanlı Sultanı I. Selim (Yavuz) ile Kürt âlim ve devlet adamı İdris-i Bitlisî (Mevlana Hakimeddin İdris) aracılığıyla Doğu ve Güneydoğu Anadolu’daki Sünni Kürt aşiret beyleri arasında kurulan stratejik ortaklıktır. </span></span></span></span></h4>

<h4 style="text-align:justify"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;">Şah İsmail’in Doğu Anadolu’daki Sünni emirlikleri tasfiye etmesi ve bölgeyi valileri aracılığıyla doğrudan merkeze bağlama politikası, Kürt beylerini ciddi biçimde tehdit ediyordu. İdris-i<u> </u>Bitlisî diplomatik bir deha göstererek <strong><em>25’e yakın Sünni Kürt aşiret beyini</em></strong> ikna etti. Bu beyler, Osmanlı’nın Safevi karşıtı askeri harekâtına (özellikle Diyarbakır’ın kuşatmadan kurtarılması ve bölgedeki kalelerin alınmasında) içeriden lojistik ve askeri destek sağladılar. </span></span></span></span></h4>

<h4 style="text-align:justify"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;">Osmanlı, bu ittifak karşılığında Kürt beylerine geniş bir <strong><em>özerklik (otonomi) ve babadan oğula geçen (yurtluk-ocaklık)</em></strong> yönetim hakkı tanıdı. Yani Kürt elitleri kendi yerel iktidarlarını korumak adına rasyonel bir siyasi hamle yaptılar. Bu süreçte her ne kadar büyük/baskın Sünni emirlikler Osmanlı’yı tercih etmiş olsa da, aşiretler arası rekabetler, mülkiyet kavgaları ve yerel güç dengeleri nedeniyle Safevi saflarında kalan veya tarafsız kalarak gelişmeleri izleyen Sünni Kürt gruplar da mevcuttu. Ayrıca bölgenin tam anlamıyla Osmanlı kontrolüne girmesi ancak 1530'lu yıllardaki tahrir süreçleriyle, yani Kanuni Sultan Süleyman döneminde tamamlanabildi.</span></span></span></span></h4>

<h4 style="text-align:justify">&nbsp;</h4>

<h4 style="text-align:justify"><span style="font-size:11pt"><span style="background-color:white"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><strong><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">Çaldıran Öncesinde Kızılba</span></span></span></strong><strong><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ş</span></span></span></strong><strong><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">lar</span></span></span></strong><strong><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ı</span></span></span></strong><strong><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">n Tespit Edilmesi</span></span></span></strong> <strong><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ve “40.000” Tartışması</span></span></span></strong></span></span></span></h4>

<h4 style="text-align:justify"><span style="font-size:11pt"><span style="background-color:white"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><em><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">Yavuz Sultan Selim</span></span></span></em><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">, </span></span></span><em><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">Ş</span></span></span></em><em><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ah </span></span></span></em><em><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">İ</span></span></span></em><em><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">smail</span></span></span></em> <span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ü</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">zerine sefere </span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">çı</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">kmadan </span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ö</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">nce Anadolu</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">’</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">daki Safevi taraftarlar</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ı</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">n</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ı</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">n belirlenmesini istedi. Ta</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ş</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ra y</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ö</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">neticilerine g</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ö</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">nderilen emirlerle, Safevi hareketiyle ba</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ğ</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">lant</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ı</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">l</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ı</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d"> g</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ö</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">r</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ü</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">len ki</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ş</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ilerin ara</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ş</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">t</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ı</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">r</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ı</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">lmas</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ı</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d"> ve adlar</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ı</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">n</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ı</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">n merkeze bildirilmesi emredildi.</span></span></span></span></span></span></h4>

<h4 style="text-align:justify"><span style="font-size:11pt"><span style="background-color:white"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><em><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">İ</span></span></span></em><em><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">dris-i Bitlis</span></span></span></em><em><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">î</span></span></span></em><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">’</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ye ait m</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ü</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">sveddelerden olu</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ş</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">turulan ve </span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ö</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">l</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ü</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">m</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ü</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">nden sonra o</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ğ</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">lu Eb</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ü</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">lfazl Mehmed Efendi tarafından tamamlanan <strong><em>Selimnâme</em></strong> metninde bu süreç ayrıntılı biçimde anlatılmaktadır.<a href="#_ftn2" name="_ftnref2" style="color:blue; text-decoration:underline" title=""><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">[2]</span></span></span></a> Eserde, köy ve </span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ş</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ehirlerde Safevi </span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ç</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">evresiyle ili</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ş</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">kili oldu</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ğ</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">u d</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ü</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ş</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ü</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">n</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ü</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">len ki</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ş</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ilerin adlar</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ı</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">n</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ı</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">n tek tek ara</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ş</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">t</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ı</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">r</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ı</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ld</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ı</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ğ</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ı</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">; haz</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ı</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">rlanan listelerin Divan</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">’</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">a g</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ö</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">nderildi</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ğ</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">i belirtilir. Günümüz Türkçesine yapılan akademik çeviride </span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ş</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">u kay</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ı</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">t bulunmaktad</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ı</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">r: “</span></span></span><em><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">İ</span></span></span></em><em><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">dareciler taraf</span></span></span></em><em><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ı</span></span></span></em><em><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ndan isimleri tespit edilip divana g</span></span></span></em><em><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ö</span></span></span></em><em><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">nderilen k</span></span></span></em><em><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ı</span></span></span></em><em><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">rk bin ki</span></span></span></em><em><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ş</span></span></span></em><em><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">iden fazla ki</span></span></span></em><em><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ş</span></span></span></em><em><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">i yakalan</span></span></span></em><em><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ı</span></span></span></em><em><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">p tutukland</span></span></span></em><em><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ı</span></span></span></em><em><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ktan sonra padi</span></span></span></em><em><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ş</span></span></span></em><em><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ah</span></span></span></em><em><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ı</span></span></span></em><em><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">n emriyle k</span></span></span></em><em><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ı</span></span></span></em><em><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">l</span></span></span></em><em><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ıç</span></span></span></em><em><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">la </span></span></span></em><em><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ö</span></span></span></em><em><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ld</span></span></span></em><em><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ü</span></span></span></em><em><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">r</span></span></span></em><em><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ü</span></span></span></em><em><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ld</span></span></span></em><em><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ü</span></span></span></em><em><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ler</span></span></span></em><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">.</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">” </span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">Eserin ilerleyen bölümünde de yakla</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ş</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ı</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">k 40.000 ki</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ş</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">inin </span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">“</span></span></span><em><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">idam k</span></span></span></em><em><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ı</span></span></span></em><em><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">l</span></span></span></em><em><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ı</span></span></span></em><em><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">c</span></span></span></em><em><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ı</span></span></span></em><em><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">na maruz kald</span></span></span></em><em><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ı</span></span></span></em><em><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ğ</span></span></span></em><em><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ı</span></span></span></em><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">”</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d"> tekrar edilir. Bu anlatım, Yavuz Sultan Selim döneminin resmî tarih yazımında Kızılba</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ş</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">lara y</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ö</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">nelik takibat ve </span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ö</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ld</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ü</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">rmelerin a</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">çı</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">k</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ç</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">a kabul edildi</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ğ</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ini g</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ö</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">stermektedir. </span></span></span></span></span></span></h4>

<h4 style="text-align:justify"><span style="font-size:11pt"><span style="background-color:white"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">Selimnâme’de 40.000’den fazla ki</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ş</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">inin </span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ö</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ld</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ü</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">r</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ü</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ld</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ü</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ğ</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ü</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">n</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ü</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">n yaz</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ı</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ld</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ı</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ğ</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ı</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d"> kesindir. Bununla birlikte modern tarih ara</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ş</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">t</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ı</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">rmalar</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ı</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">nda bu say</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ı</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">n</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ı</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">n ger</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ç</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ekli</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ğ</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">i ve kapsam</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ı</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d"> tart</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ı</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ş</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ı</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">lmaktad</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ı</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">r.</span></span></span></span></span></span></h4>

<h4 style="text-align:justify"><span style="font-size:11pt"><span style="background-color:white"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">Günümüze kadar, adları yazılı 40.000 ki</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ş</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">inin tamam</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ı</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">n</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ı</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">n </span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ö</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ld</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ü</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">r</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ü</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ld</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ü</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ğ</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ü</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">n</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ü</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d"> g</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ö</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">steren eksiksiz bir infaz defteri bulunamamı</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ş</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">t</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ı</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">r. Bu nedenle baz</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ı</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d"> ara</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ş</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">t</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ı</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">rmac</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ı</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">lar kroniklerde verilen say</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ı</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">n</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ı</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">n:</span></span></span></span></span></span></h4>

<ul>
	<li style="text-align:justify">
	<h4><span style="font-size:11pt"><span style="background-color:white"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><em><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">Fi</span></span></span></em><em><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ş</span></span></span></em><em><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">lenenlerin toplam</span></span></span></em><em><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ı</span></span></span></em><em><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">n</span></span></span></em><em><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ı</span></span></span></em><em><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d"> g</span></span></span></em><em><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ö</span></span></span></em><em><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">sterebilece</span></span></span></em><em><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ğ</span></span></span></em><em><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ini</span></span></span></em><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">,</span></span></span></span></span></span></h4>
	</li>
	<li style="text-align:justify">
	<h4><span style="font-size:11pt"><span style="background-color:white"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><em><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">Öldürülenlerle birlikte hapsedilen ve sürgün edilenleri kapsayabilece</span></span></span></em><em><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ğ</span></span></span></em><em><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ini</span></span></span></em><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">,</span></span></span></span></span></span></h4>
	</li>
	<li style="text-align:justify">
	<h4><span style="font-size:11pt"><span style="background-color:white"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><em><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">Devletin gücünü yüceltmek amacıyla büyütülmü</span></span></span></em><em><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ş</span></span></span></em><em><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d"> olabilece</span></span></span></em><em><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ğ</span></span></span></em><em><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ini</span></span></span></em><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">,</span></span></span></span></span></span></h4>
	</li>
	<li style="text-align:justify">
	<h4><span style="font-size:11pt"><span style="background-color:white"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><em><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">Sonraki kroniklerde tekrar edilerek kalıpla</span></span></span></em><em><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ş</span></span></span></em><em><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">m</span></span></span></em><em><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ı</span></span></span></em><em><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ş</span></span></span></em><em><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d"> bir rakama d</span></span></span></em><em><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ö</span></span></span></em><em><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">n</span></span></span></em><em><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ü</span></span></span></em><em><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ş</span></span></span></em><em><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">m</span></span></span></em><em><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ü</span></span></span></em><em><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ş</span></span></span></em><em><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d"> olabilece</span></span></span></em><em><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ğ</span></span></span></em><em><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ini</span></span></span></em><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d"> belirtmektedir.</span></span></span></span></span></span></h4>
	</li>
</ul>

<h4 style="text-align:justify"><span style="font-size:11pt"><span style="background-color:white"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">Yani 40.000 say</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ı</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">s</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ı</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d"> tart</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ı</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ş</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">mal</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ı</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d"> olsa da K</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ı</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">z</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ı</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">lba</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ş</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d"> takibat</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ı</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">n</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ı</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">n kendisi tart</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ı</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ş</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">mal</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ı</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d"> de</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ğ</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ildir. Osmanl</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ı</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d"> y</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ö</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">netiminin </span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">Ç</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ald</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ı</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ran </span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ö</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ncesinde kapsamlı bir soru</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ş</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">turma y</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ü</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">r</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ü</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">tt</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ü</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ğ</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ü</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">; </span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ç</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ok say</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ı</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">da insan</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ı</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d"> fi</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ş</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ledi</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ğ</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">i, tutuklad</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ı</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ğ</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ı</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">, s</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ü</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">rg</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ü</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">n etti</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ğ</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">i veya </span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ö</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ld</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ü</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">rd</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ü</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ğ</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ü</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d"> anla</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ş</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ı</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">lmaktad</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ı</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">r.</span></span></span></span></span></span></h4>

<h4 style="text-align:justify"><span style="font-size:11pt"><span style="background-color:white"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">Bu nedenle tarihsel bakımdan en ihtiyatlı sonuç </span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ş</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ö</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">yledir: Yavuz Sultan Selim döneminde geni</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ş</span></span></span> <span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ç</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">apl</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ı</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d"> bir K</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ı</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">z</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ı</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">lba</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ş</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d"> takibat</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ı</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d"> yap</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ı</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">lm</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ı</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ş</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">t</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ı</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">r. <em>Selimn</em></span></span></span><em><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">â</span></span></span></em><em><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">me</span></span></span></em><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d"> ve baz</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ı</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d"> Osmanl</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ı</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d"> kronikleri </span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ö</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ld</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ü</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">r</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ü</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">lenlerin say</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ı</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">s</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ı</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">n</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ı</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d"> 40.000</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">’</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">in </span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ü</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">zerinde g</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ö</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">sterir; ancak bu rakam</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ı</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">n tamam</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ı</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d"> ba</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ğ</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ı</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ms</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ı</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">z ar</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ş</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">iv kay</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ı</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">tlar</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ı</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">yla kesinle</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ş</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">tirilememi</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ş</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">tir.<a href="#_ftn3" name="_ftnref3" style="color:blue; text-decoration:underline" title=""><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">[3]</span></span></span></a></span></span></span></span></span></span></h4>

<h4 style="text-align:justify">&nbsp;</h4>

<h4 style="text-align:justify"><span style="font-size:11pt"><span style="background-color:white"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><strong><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">Kızılba</span></span></span></strong><strong><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ş</span></span></span></strong><strong><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">lara Kar</span></span></span></strong><strong><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ş</span></span></span></strong><strong><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ı</span></span></span></strong><strong><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d"> Din</span></span></span></strong><strong><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">î</span></span></span></strong><strong><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d"> Me</span></span></span></strong><strong><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ş</span></span></span></strong><strong><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ruiyet Olu</span></span></span></strong><strong><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ş</span></span></span></strong><strong><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">turulmas</span></span></span></strong><strong><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ı</span></span></span></strong></span></span></span></h4>

<h4 style="text-align:justify"><span style="font-size:11pt"><span style="background-color:white"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">Yavuz Sultan Selim’in Safevilere kar</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ş</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ı</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d"> a</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ç</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">aca</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ğ</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ı</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d"> sava</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ş</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ı</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">n yaln</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ı</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">zca asker</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">î</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d"> ve siyas</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">î</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d"> bak</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ı</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">mdan de</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ğ</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">il, din</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">î</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d"> y</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ö</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">nden de me</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ş</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">rula</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ş</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">t</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ı</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">r</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ı</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">lmas</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ı</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d"> gerekiyordu. Bu ama</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ç</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">la Osmanl</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ı</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d"> ulemas</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ı</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ndan fetvalar al</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ı</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">nd</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ı</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">. Dönemin etkili isimlerinden Müftü Hamza’ya atfedilen fetvada </span></span></span><strong><em><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">Ş</span></span></span></em></strong><strong><em><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ah </span></span></span></em></strong><strong><em><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">İ</span></span></span></em></strong><strong><em><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">smail ve taraftarlar</span></span></span></em></strong><strong><em><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ını</span></span></span></em></strong><strong><em><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d"> a</span></span></span></em></strong><strong><em><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ğ</span></span></span></em></strong><strong><em><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ı</span></span></span></em></strong><strong><em><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">r bi</span></span></span></em></strong><strong><em><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ç</span></span></span></em></strong><strong><em><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">imde su</span></span></span></em></strong><strong><em><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ç</span></span></span></em></strong><strong><em><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">lanmaktadır</span></span></span></em></strong><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">. Bu fetvada <strong><em>Safevilere kar</em></strong></span></span></span><strong><em><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ş</span></span></span></em></strong><strong><em><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ı</span></span></span></em></strong><strong><em><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d"> sava</span></span></span></em></strong><strong><em><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ş</span></span></span></em></strong><strong><em><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">man</span></span></span></em></strong><strong><em><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ı</span></span></span></em></strong><strong><em><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">n dinen me</span></span></span></em></strong><strong><em><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ş</span></span></span></em></strong><strong><em><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ru oldu</span></span></span></em></strong><strong><em><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ğ</span></span></span></em></strong><strong><em><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">u savunulmaktadır</span></span></span></em></strong><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">. Fetvanın içeriğinde yer alan “<strong><em>K</em></strong></span></span></span><strong><em><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ı</span></span></span></em></strong><strong><em><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">z</span></span></span></em></strong><strong><em><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ı</span></span></span></em></strong><strong><em><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">lba</span></span></span></em></strong><strong><em><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ş</span></span></span></em></strong><strong><em><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">lar</span></span></span></em></strong><strong><em><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ı</span></span></span></em></strong><strong><em><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">n can ve mal dokunulmazl</span></span></span></em></strong><strong><em><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ı</span></span></span></em></strong><strong><em><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ğ</span></span></span></em></strong><strong><em><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ı</span></span></span></em></strong><strong><em><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">n</span></span></span></em></strong><strong><em><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ı</span></span></span></em></strong><strong><em><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d"> ortadan kald</span></span></span></em></strong><strong><em><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ı</span></span></span></em></strong><strong><em><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">rmasına yönelik olan bu anlay</span></span></span></em></strong><strong><em><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ı</span></span></span></em></strong><strong><em><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ş</span></span></span></em></strong><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">”</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">, uygulanacak </span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ş</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">iddetin din</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">î</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d"> dayanaklar</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ı</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ndan biri hâline getirilmektedir. Ancak Müftü Hamza’ya atfedilen: “<em>Yedi Kızılba</em></span></span></span><em><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ş</span></span></span></em><em> </em><em><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ö</span></span></span></em><em><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ld</span></span></span></em><em><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ü</span></span></span></em><em><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ren Cennet-i </span></span></span></em><em><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">Â</span></span></span></em><em><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">l</span></span></span></em><em><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">â’</span></span></span></em><em><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ya gider</span></span></span></em><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">” biçimin</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">deki yayg</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ı</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">n s</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ö</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">z</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ü</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">n </span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ö</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">zg</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ü</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">n fetva metninde aynen bulundu</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ğ</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">u do</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ğ</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">rulanamamaktad</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ı</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">r. Ayrıca Kanuni döneminin <em>Şeyhülislamı</em> olan <em>Ebussuud Efendi</em> ise Çaldıran Seferi’nden sonraki dönemde yaşayan bir ismi ve onun <strong><em>Kızılba</em></strong></span></span></span><strong><em><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ş</span></span></span></em></strong><strong><em><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">lar hakk</span></span></span></em></strong><strong><em><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ı</span></span></span></em></strong><strong><em><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ndaki fetvalar</span></span></span></em></strong><strong><em><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ı</span></span></span></em></strong><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">, </span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ö</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">zellikle Kanuni Sultan S</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ü</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">leyman d</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ö</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">nemindeki takibatlar da etkili olmu</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ş</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">tur. Ayrıca M</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ü</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ft</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ü</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d"> Hamza ile Ebussuud Efendi ayn</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ı</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d"> tarihsel a</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ş</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">amaya yerle</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ş</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">tirilmemelidir.</span></span></span></span></span></span></h4>

<h4 style="text-align:justify">&nbsp;</h4>

<h4 style="text-align:justify"><span style="font-size:11pt"><span style="background-color:white"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><strong><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">Çaldıran Sava</span></span></span></strong><strong><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ş</span></span></span></strong><strong><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ı ve Sonrası</span></span></span></strong></span></span></span></h4>

<h4 style="text-align:justify"><span style="font-size:11pt"><span style="background-color:white"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><em><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">Yavuz Sultan Selim</span></span></span></em><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">’in ordusu 1514 baharında </span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">İ</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">stanbul</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">’</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">dan hareket etti. Osmanl</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ı</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d"> ordusu Anadolu </span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ü</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">zerinden do</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ğ</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">uya ilerlerken </span></span></span><em><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">Ş</span></span></span></em><em><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ah </span></span></span></em><em><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">İ</span></span></span></em><em><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">smail</span></span></span></em><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">, Osmanl</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ı</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d"> kuvvetlerini uzun ve yorucu bir y</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ü</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">r</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ü</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">y</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ü</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ş</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">e zorlamak amac</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ı</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">yla geri </span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ç</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ekildi ve g</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ü</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">zergâhtaki bazı yerle</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ş</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">imlerle erzak kaynaklar</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ı</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">n</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ı</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d"> bo</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ş</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">altt</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ı</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">. </span></span></span></span></span></span></h4>

<h4 style="text-align:justify"><span style="font-size:11pt"><span style="background-color:white"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">İ</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ki ordu 23 A</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ğ</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ustos 1514</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">’</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">te </span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">Ç</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ald</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ı</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ran Ovas</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ı’</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">nda kar</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ş</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ı</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">la</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ş</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">t</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ı</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">. Safevi ordusu a</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ğ</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ı</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">rl</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ı</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">kl</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ı</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d"> olarak hareket kabiliyeti y</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ü</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ksek K</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ı</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">z</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ı</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">lba</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ş</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d"> s</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ü</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">varilerinden olu</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ş</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">uyordu. Osmanl</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ı</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d"> ordusu ise yeni</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ç</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">eriler, sipahiler, t</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ü</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">fekli birlikler ve sahra toplarıyla daha güçlü bir ate</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ş</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d"> g</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ü</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">c</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ü</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ne sahipti. Safevi s</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ü</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">varilerinin sald</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ı</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">r</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ı</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">lar</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ı</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d"> Osmanl</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ı</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d"> merkezini sarsmakla birlikte top</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ç</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">u ve t</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ü</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">fek birlikleri kar</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ş</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ı</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">s</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ı</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">nda sonu</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ç</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d"> alamad</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ı</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">. </span></span></span><em><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">Ş</span></span></span></em><em><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ah </span></span></span></em><em><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">İ</span></span></span></em><em><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">smail</span></span></span></em><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d"> yaraland</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ı</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d"> ve sava</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ş</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d"> alan</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ı</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ndan </span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ç</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ekildi. Safevi ordusu a</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ğ</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ı</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">r kay</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ı</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">plar verdi. <em>Yavuz Sultan Selim</em></span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">’</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">in kuvvetleri </span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">Ç</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ald</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ı</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ran Sava</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ş</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ı’</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">n</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ı</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d"> kazand</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ı</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d"> ve ard</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ı</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ndan Tebriz</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">’</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">e girdi. Ancak Osmanlı ordusu Tebriz’de uzun süre kalamadı. Ordudaki huzursuzluk, ikmal sorunları ve yakla</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ş</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">an k</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ı</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ş</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d"> nedeniyle Yavuz Sultan Selim geri d</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ö</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">nmek zorunda kaldı. Çaldıran, Safevi Devleti’ni ortadan kaldırmadı; ancak Safevilerin Anadolu’daki ilerleyi</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ş</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ini s</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ı</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">n</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ı</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">rland</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ı</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">rd</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ı</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d"> ve Do</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ğ</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">u Anadolu</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">’</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">nun siyas</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">î</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d"> dengesini Osmanl</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ı</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d"> lehine de</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ğ</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">i</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ş</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">tirdi.</span></span></span></span></span></span></h4>

<h4 style="text-align:justify">&nbsp;</h4>

<h4 style="text-align:justify"><span style="font-size:11pt"><span style="background-color:white"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><strong><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">Çaldıran’dan Sonra Do</span></span></span></strong><strong><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ğ</span></span></span></strong><strong><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">u Anadolu</span></span></span></strong></span></span></span></h4>

<h4 style="text-align:justify"><span style="font-size:11pt"><span style="background-color:white"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">Çaldıran zaferi, bölgedeki mücadeleyi sona erdirmedi. Safevi kuvvetleri Diyarbekir, Mardin ve çevresindeki bazı merkezlerde varlı</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ğ</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ı</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">n</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ı</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d"> s</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ü</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">rd</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ü</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">r</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ü</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">yordu. B</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ö</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">lgedeki yerel hanedanlar ise <em>Osmanl</em></span></span></span><em><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ı</span></span></span></em><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d"> ve <em>Safevi</em> devletleri aras</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ı</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">nda tercih yapmak durumunda kald</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ı</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">.</span></span></span></span></span></span></h4>

<h4 style="text-align:justify"><span style="font-size:11pt"><span style="background-color:white"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><em><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">Yavuz Sultan Selim</span></span></span></em><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">, </span></span></span><em><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">İ</span></span></span></em><em><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">dris-i Bitlis</span></span></span></em><em><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">î</span></span></span></em><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">’</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">yi b</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ö</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">lgedeki </span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ç</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">o</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ğ</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">u S</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ü</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">nn</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">î</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d"> K</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ü</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">rt beyleriyle g</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ö</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">r</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ü</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ş</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">mekle g</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ö</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">revlendirdi. </span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">İ</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">dris-i Bitlis</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">î</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">, yerel beylerin Osmanl</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ı</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d"> y</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ö</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">netimini kabul etmeleri i</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ç</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">in diplomatik faaliyetlerde bulundu. Bu süreçte <em>Bitlis</em>, <em>Hizan</em>, <em>Cizre</em>, <em>E</em></span></span></span><em><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ğ</span></span></span></em><em><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">il</span></span></span></em><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">, <em>Palu</em>, </span></span></span><em><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">Ç</span></span></span></em><em><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">emi</span></span></span></em><em><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ş</span></span></span></em><em><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">gezek</span></span></span></em><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">, </span></span></span><em><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">Ç</span></span></span></em><em><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">apak</span></span></span></em><em><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ç</span></span></span></em><em><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ur</span></span></span></em><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">, </span></span></span><em><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">İ</span></span></span></em><em><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">madiye</span></span></span></em><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">, <em>Sason</em>, </span></span></span><em><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">Ç</span></span></span></em><em><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ermik</span></span></span></em><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d"> ve </span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ç</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">evresindeki </span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ç</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">e</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ş</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">itli yerel y</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ö</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">netimler Osmanl</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ı</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d"> taraf</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ı</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">na geçti. Bazı beylerin eski topraklarını ve idarî yetkilerini belirli ölçülerde korumalarına izin verildi. Böylece Osmanlı Devleti, do</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ğ</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">u s</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ı</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">n</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ı</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">r</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ı</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">nda do</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ğ</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">rudan merkezden y</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ö</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">netilen b</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ö</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">lgelerle yerel hanedanlar</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ı</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">n y</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ö</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">netimindeki yurtluk-ocakl</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ı</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">k ve h</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ü</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">k</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ü</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">met sancaklar</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ı</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">n</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ı</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d"> bir arada bulunduran esnek bir idarî yapı olu</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ş</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">turdu.</span></span></span></span></span></span></h4>

<h4 style="text-align:justify"><span style="font-size:11pt"><span style="background-color:white"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">İ</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">dris-i Bitlis</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">î’</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">nin bu s</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ü</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">re</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ç</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">teki temel rol</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ü</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">, Osmanl</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ı</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d"> Devleti ile yerel beyler aras</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ı</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">nda arabuluculuk yapmak ve Safevi etkisine kar</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ş</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ı</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d"> Osmanl</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ı</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d"> taraf</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ı</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">n</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ı</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d"> g</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">üç</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">lendirmekti.</span></span></span></span></span></span></h4>

<h4 style="text-align:justify">&nbsp;</h4>

<h4 style="text-align:justify"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><strong><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;">Çaldıran’ın Anadolu Kızılbaşlarının Demografik ve Etnik Yapısına Etkisi</span></span></strong></span></span></h4>

<h4 style="text-align:justify"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;">16. yüzyılın başındaki Osmanlı-Safevi rekabeti, Anadolu’nun etnik, inançsal ve nüfus yapısını kalıcı olarak değiştirmiştir.</span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d"> Çaldıran Savaşı öncesi ve sonrasında, Safevi yanlısı olarak görülen Kızılbaş Türkmen toplulukları yoğun baskı, takibat ve sürgünlerle karşı karşıya kalmıştır. Türkmen boylarının bir kısmı İran coğrafyasına göç ederken, bir kısmı da Anadolu'nun daha iç ve dağlık kesimlerine çekilmek zorunda kalmıştır.</span></span></span></span></span></h4>

<ul>
	<li style="text-align:justify">
	<h4><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><strong><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;">Büyük Göçler ve Nüfus Kaybı:</span></span></strong><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"> Şah İsmail’in çağrısıyla Anadolu’daki (özellikle Tokat, Sivas, Amasya, Antalya, Aydın ve Yozgat bölgelerindeki) yüz binlerce Kızılbaş Türkmen aşireti (Ustaclu, Şamlu, Rumlu, Tekelü, Zülkadirliler) İran’a göç etti [Akkoyunlu Devleti tarihi]. Bu göçler, Anadolu’nun en üretici köylü ve göçebe Türkmen nüfusunun azalmasına, tarımsal üretimin düşmesine neden oldu.</span></span></span></span></h4>
	</li>
	<li style="text-align:justify">
	<h4><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><strong><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;">İskân ve Demografik Dönüşüm:</span></span></strong><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"> Çaldıran Savaşı (1514) sonrasında, Osmanlı Devleti Safevi yanlısı unsurları sınır bölgelerinden uzaklaştırmak için yoğun bir sürgün ve iskân politikası uyguladı. Sınır güvenliğini sağlamak amacıyla, Sünni Kürt aşiretleri Safevi sınır hatlarına (Doğu ve Güneydoğu Anadolu) yerleştirildi ya da mevcut yerlerinde muafiyetlerle güçlendirildi. Bu durum, bölgenin yüzyıllar boyunca sürecek olan demografik ve inançsal haritasını çizdi.</span></span></span></span></h4>
	</li>
	<li style="text-align:justify">
	<h4><span style="font-size:11pt"><span style="background-color:white"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><strong><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;">Kırsala ve Dağlara Çekilme:</span></span></strong><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"> Osmanlı merkezi yönetiminin takibatı ve Şeyhülislam Müftü Hamza veya İbn-i Kemal gibi isimlerin verdiği "Kızılbaşların katli vaciptir" içerikli fetvalar, geride kalan Alevi topluluklarının hayatta kalmak için merkezi otoritenin ulaşamayacağı dağlık, kırsal ve izole bölgelere (Dersim, Toroslar, Karadeniz’in iç kesimleri) çekilmesine yol açtı. Bugün Alevi köylerinin genellikle dağlık bölgelerde yer almasının tarihsel kökeni bu döneme dayanır.</span></span></span></span></span></h4>
	</li>
	<li style="text-align:justify">
	<h4><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><strong><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">Etnik Asimilasyon Tezi: </span></span></span></strong><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">Tarihçiler ve sosyologlar arasında, bugün <em>Kürtçe</em> veya <em>Zazaca</em> konuşan Alevi toplulukların (özellikle Dersim/Tunceli, Bingöl, Muş gibi bölgelerdeki Alevilerin) kökenine dair iki temel yaklaşım bulunmaktadır. İlk yaklaşım “<strong><em>Türkmen Kökeni ve Dilsel Dönüşüm Tezi</em></strong>”, bu görüşü savunan araştırmacılar (örneğin Yusuf Halaçoğlu, İrene Melikoff gibi isimlerin bazı çalışmaları ve yerel şecere incelemeleri), bölgede sıkışıp kalan <strong><em>Kızılbaş Türkmen boyları</em></strong>nın, varlıklarını sürdürebilmek ve baskılardan korunabilmek adına zamanla çoğunlukta olan <em>Kürt</em> ve <em>Zaza</em> aşiret yapılarıyla bütünleştiğini, bu süreçte dillerini kaybederek asimile olduklarını ileri sürmektedirler. Birçok <em>Alevi Ocağı</em>nın (örneğin <em>Baba Mansur, Kureyşan</em> vb.) şecerelerinde veya sözlü geleneklerinde Horasan kökenine yapılan vurgular bu teze dayanak gösterilmektedir. İkinci yaklaşım olan “<strong><em>Kadim Kürt/Zaza Aleviliği Tezi</em></strong>” ise, bölgedeki Alevi (<em>Reya Haq</em>) inancına sahip Kürt ve Zaza toplulukların etnik köken açısından bölgenin yerli unsurları olduğunu savunmaktadır. Bu yaklaşıma göre, inançsal benzerlikler ve tarihsel süreçteki kader ortaklığı Türkmenler ile Kürt/Zaza Alevilerini birbirine yaklaştırmış olsa da, bu topluluklar baştan beri kendi özgün dilleri ve kimlikleriyle var olmuşlardır.</span></span></span></span></span></h4>
	</li>
</ul>

<h4 style="text-align:justify">&nbsp;</h4>

<h4 style="text-align:justify"><span style="font-size:11pt"><span style="background-color:white"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><strong><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">Osmanlı-Safevi Mücadelesinin Değerlendirilmesi </span></span></span></strong><strong><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">İ</span></span></span></strong><strong><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">dris-i Bitlis</span></span></span></strong><strong><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">î’</span></span></span></strong><strong><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">nin Tarihsel Sorumlulu</span></span></span></strong><strong><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ğ</span></span></span></strong><strong><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">u</span></span></span></strong></span></span></span></h4>

<h4 style="text-align:justify"><span style="font-size:11pt"><span style="background-color:white"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">İ</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">dris-i Bitlis</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">î’</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">nin Anadolu</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">’</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">daki K</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ı</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">z</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ı</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">lba</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ş</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d"> takibat</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ı</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">n</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ı</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">n b</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ü</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">t</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ü</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">n a</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ş</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">amalar</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ı</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">n</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ı</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d"> y</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ö</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">netti</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ğ</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ini veya 40.000 ki</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ş</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">inin </span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ö</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ld</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ü</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">r</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ü</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">lmesi emrini bizzat verdi</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ğ</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ini g</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ö</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">steren bir belge bulunmamaktad</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ı</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">r. <em>Selimn</em></span></span></span><em><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">â</span></span></span></em><em><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">me</span></span></span></em><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">’</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">de emir <em>Yavuz Sultan Selim</em></span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">’</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">e, <em>uygulama ise ta</em></span></span></span><em><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ş</span></span></span></em><em><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ra y</span></span></span></em><em><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ö</span></span></span></em><em><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">neticileriyle Osmanlı kuvvetlerine</span></span></span></em><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d"> atfedilmektedir.</span></span></span></span></span></span></h4>

<h4 style="text-align:justify"><span style="font-size:11pt"><span style="background-color:white"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">Bununla birlikte </span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">İ</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">dris-i Bitlis</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">î’</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">yi yaln</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ı</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">zca tarafs</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ı</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">z bir tarih</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ç</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">i olarak de</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ğ</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">erlendirmek de olanaklı de</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ğ</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ildir. </span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">Çü</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">nk</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ü</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d"> kendisi:</span></span></span></span></span></span></h4>

<ul>
	<li style="text-align:justify">
	<h4><span style="font-size:11pt"><span style="background-color:white"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">Yavuz Sultan Selim’in do</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ğ</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">u siyasetine dan</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ı</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ş</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">manl</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ı</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">k yapt</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ı</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">,</span></span></span></span></span></span></h4>
	</li>
	<li style="text-align:justify">
	<h4><span style="font-size:11pt"><span style="background-color:white"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">Çaldıran Seferi’ne katıldı,</span></span></span></span></span></span></h4>
	</li>
	<li style="text-align:justify">
	<h4><span style="font-size:11pt"><span style="background-color:white"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">Osmanlı–Safevi mücadelesinde açıkça Osmanlı tarafında yer aldı,</span></span></span></span></span></span></h4>
	</li>
	<li style="text-align:justify">
	<h4><span style="font-size:11pt"><span style="background-color:white"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">Kızılba</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ş</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">lar</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ı</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d"> din ve devlet d</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ü</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ş</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">man</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ı</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d"> olarak g</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ö</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">steren dili benimsedi,</span></span></span></span></span></span></h4>
	</li>
	<li style="text-align:justify">
	<h4><span style="font-size:11pt"><span style="background-color:white"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">Kızılba</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ş</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">lara uygulanan </span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ş</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">iddeti eserinde ele</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ş</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">tirmeden, me</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ş</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ru bir uygulama olarak anlatt</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ı</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">,</span></span></span></span></span></span></h4>
	</li>
	<li style="text-align:justify">
	<h4><span style="font-size:11pt"><span style="background-color:white"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">Osmanlı yönetiminin Do</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ğ</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">u ve Güneydo</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ğ</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">u Anadolu</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">’</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">da yerle</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ş</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">mesinde g</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ö</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">rev ald</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ı</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">,</span></span></span></span></span></span></h4>
	</li>
	<li style="text-align:justify">
	<h4><span style="font-size:11pt"><span style="background-color:white"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">Osmanlı Devleti ile yerel Kürt beyleri arasındaki ittifakın kurulmasına katkıda bulundu.</span></span></span></span></span></span></h4>
	</li>
</ul>

<h4 style="text-align:justify"><span style="font-size:11pt"><span style="background-color:white"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">Dolayısıyla </span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">İ</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">dris-i Bitlis</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">î’</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">nin sorumlulu</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ğ</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">u, katliam emrini veren h</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ü</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">k</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ü</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">mdar</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ı</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">n sorumlulu</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ğ</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">uyla ayn</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ı</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d"> de</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ğ</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ildir. Onun tarihsel sorumlulu</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ğ</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">u, Yavuz Sultan Selim</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">’</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">in siyasetini savunmas</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ı</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">, me</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ş</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">rula</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ş</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">t</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ı</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">rmas</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ı</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">, kay</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ı</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">t alt</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ı</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">na almas</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ı</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d"> ve b</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ö</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">lgedeki Osmanl</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ı</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d"> h</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">â</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">kimiyetinin kurulmas</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ı</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">na fiilen hizmet etmesidir.</span></span></span></span></span></span></h4>

<h4 style="text-align:justify"><span style="font-size:11pt"><span style="background-color:white"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><em><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">Yavuz Sultan Selim</span></span></span></em><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d"> döneminde <em>Osmanlı-Safevi</em> mücadelesi, Anadolu’daki Kızılba</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ş</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d"> toplulukları için a</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ğ</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ı</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">r sonu</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ç</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">lar do</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ğ</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">urdu. </span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">Ç</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ald</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ı</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ran Seferi </span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ö</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ncesinde Safevi taraftar</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ı</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d"> oldu</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ğ</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">u d</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ü</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ş</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ü</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">n</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ü</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">len ki</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ş</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">iler ara</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ş</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">t</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ı</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">r</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ı</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ld</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ı</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">, adlar</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ı</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d"> kaydedildi ve geni</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ş</span></span></span> <span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ç</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">apl</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ı</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d"> bir takibat y</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ü</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">r</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ü</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">t</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ü</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ld</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ü</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">. </span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">Ç</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ok say</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ı</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">da insan </span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ö</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ld</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ü</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">r</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ü</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ld</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ü</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">, tutukland</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ı</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d"> veya s</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ü</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">rg</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ü</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">n edildi.</span></span></span></span></span></span></h4>

<h4 style="text-align:justify"><span style="font-size:11pt"><span style="background-color:white"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">İ</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">dris-i Bitlis</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">î’</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ye ait müsveddelerden olu</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ş</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">turulan Selimn</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">â</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">me, 40.000</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">’</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">den fazla ki</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ş</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">inin padi</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ş</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ah</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ı</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">n emriyle </span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ö</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ld</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ü</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">r</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ü</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ld</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ü</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ğ</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ü</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">n</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ü</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d"> yazmaktad</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ı</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">r. Ancak g</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ü</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">n</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ü</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">m</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ü</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ze ula</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ş</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">an belgeler, bu say</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ı</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">n</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ı</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">n tamam</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ı</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">n</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ı</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d"> kesin bir infaz toplam</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ı</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d"> olarak do</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ğ</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">rulamaya yeterli de</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ğ</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ildir. Bu nedenle hem kronikteki kay</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ı</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">t aktarılmalı hem de sayının tarihçiler arasında tartı</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ş</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">mal</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ı</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d"> oldu</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ğ</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">u belirtilmelidir.</span></span></span></span></span></span></h4>

<h4 style="text-align:justify"><span style="font-size:11pt"><span style="background-color:white"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">İ</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">dris-i Bitlis</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">î</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">, K</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ı</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">z</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ı</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">lba</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ş</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d"> takibat</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ı</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">n</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ı</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">n emrini veren ki</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ş</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">i de</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ğ</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ildir. As</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ı</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">l siyas</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">î</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d"> sorumluluk Yavuz Sultan Selim y</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ö</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">netimine aittir. Bununla birlikte Bitlis</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">î</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">, bu y</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ö</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">netimin do</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ğ</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">u siyasetinde görev almı</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ş</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">; K</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ı</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">z</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ı</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">lba</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ş</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">lara y</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ö</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">nelik d</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ü</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ş</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">manla</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ş</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">t</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ı</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">r</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ı</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">c</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ı</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d"> dili benimsemi</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ş</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">, uygulanan </span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ş</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">iddeti me</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ş</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ru g</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ö</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">stermi</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ş</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d"> ve Osmanl</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ı</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d"> h</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">â</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">kimiyetinin b</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ö</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">lgede kurulmas</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ı</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">na katk</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ı</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">da bulunmu</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ş</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">tur.</span></span></span></span></span></span></h4>

<h4 style="text-align:justify"><span style="font-size:11pt"><span style="background-color:white"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">Yavuz Sultan Selim döneminde Kızılba</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ş</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">lara kar</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ş</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ı</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d"> devlet eliyle geni</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ş</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d"> kapsaml</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ı</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d"> bir takip ve cezaland</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ı</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">rma siyaseti uygulanm</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ı</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ş</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">t</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ı</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">r. </span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">İ</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">dris-i Bitlis</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">î</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d"> ise bu siyasetin h</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ü</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">k</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ü</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">mdar</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ı</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d"> veya emir vereni de</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ğ</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">il; dan</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ı</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ş</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">man</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ı</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">, savunucusu, tarih</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ç</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">isi ve do</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ğ</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">udaki etkili uygulay</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ı</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">c</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ı</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d"> akt</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ö</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">rlerinden biridir.</span></span></span></span></span></span></h4>

<h4 style="text-align:justify">&nbsp;</h4>

<h4><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><strong><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;">Geçmişteki Kırılmaların Günümüz Türkiye Siyasetindeki Sosyolojik Yansımaları</span></span></strong></span></span></h4>

<h4 style="text-align:justify"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;">1514’te Çaldıran Ovası'nda kurulan denklemler ve yaşanan travmalar, bugün Türkiye’deki siyasi ittifakların, kimlik çatışmalarının ve toplumsal hafızanın bilinçaltını oluşturmaya devam etmektedir. </span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;">Bu tarihi ittifak, son dönemde Türkiye siyasetinde <strong>“Kürt Sorunu”<em>nun çözümü, yeni anayasa tartışmaları ve bölgesel ittifaklar</em></strong><em> </em>bağlamında çok tartışılan, adeta kriz yaratan bir referans haline gelmiştir.</span></span></span></span></h4>

<h4 style="text-align:justify"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;">Tartışmanın güncel fitili şu gelişmelerle ateşlen ise İmralı merkezli açıklamalarda ve DEM Parti çevrelerinde, devlet ile Kürtler arasında yeni bir uzlaşı veya ortak gelecek inşa edilecekse, bunun tarihsel temeli olarak “<em>Yavuz-İdris-i Bitlisî</em>” ittifakı (ve hatta <em>Kurtuluş Savaşı'ndaki Amasya Protokolü</em>) birer “<em>Türk-Kürt ortaklığı</em>” örneği olarak referans gösterildi. Kürt hareketinin pragmatik kanadı, bu referansla devlete <em>“Tarihte nasıl ortaklaştıysak bugün de bölgesel çıkarlar (Suriye ve Irak bağlamı dahil) için demokratik bir ortaklık kurabiliriz”</em> mesajı vermeyi amaçlıyordu.</span></span></span></span></h4>

<h4 style="text-align:justify"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;">Bu tarihsel referans, Alevi kurumları, aydınları ve demokratik çevreler tarafından çok sert bir tepkiyle karşılandı. 53 Alevi aydınının imzaladığı ortak bir bildiriyle <strong>“Yavuz Selim ve İdris-i Bitlisî referanslı arkaik ve kanlı ittifakı reddediyoruz”</strong> denildi.</span></span></span></span></h4>

<h4 style="text-align:justify"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;">Alevi toplumu haklı olarak, 16. yüzyıldaki bu ittifakın doğrudan <strong>Kızılbaş-Alevi katliamları ve dışlanması</strong> üzerine kurulduğunu hatırlatmaktadır. Dolayısıyla, günümüzde eşit yurttaşlık, barış ve seküler evrensel değerler temelinde çözülmesi gereken bir soruna, özünde bir inanç grubunun (Alevilerin) kanı ve gözyaşı olan arkaik bir askeri/mezhebi paktın referans gösterilmesi “<em>tehlikeli, dışlayıcı ve kaygı verici</em>” bulunmuştur.</span></span></span></span></h4>

<h4 style="text-align:justify"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;">Bu durum DEM Parti içinde ve sol-demokratik blokta ciddi bir iç tartışmaya (Yavuz-Bitlisi krizine) yol açtı. DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan'ın bildiriye imza atan bazı isimlere yönelik sert eleştirileri, eski bakan Müslüm Doğan gibi Alevi siyasetçilerin sert yanıtlarıyla karşılandı.</span></span></span></span></h4>

<h4 style="text-align:justify"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;">Dün Şah İsmail ve Osmanlı arasındaki jeopolitik savaşta Kürt beyleri ile Osmanlı sarayının yaptığı pragmatik anlaşma, bugün Türkiye'de demokratikleşme ve Kürt sorununun çözümü arayışlarında <strong>“<em>ortaklık modeli</em>”</strong> olarak masaya sürülmek istenirken; tarihsel hafızasında bu ittifakı büyük acılarla (katliamlarla) eşleştiren Aleviler için ise kabul edilemez <strong>“mezhepçi ve kanlı bir referans”</strong> olarak güncelliğini korumaktadır. Tarihin bugünün siyasetine nasıl alet edildiğinin ya da tarihsel yaraların günümüz demokrasisini nasıl doğrudan etkilediğinin en somut örneğidir. </span></span></span></span></h4>

<h4 style="text-align:justify">&nbsp;</h4>

<table cellspacing="0" class="Table" style="border-collapse:collapse; border:none">
	<tbody>
		<tr>
			<td style="border-bottom:1px solid black; border-left:1px solid black; border-right:1px solid black; border-top:1px solid black">
			<h4><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><strong><span style="font-size:10.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">Tarihsel Hafıza / Kırılma</span></span></span></strong></span></span></h4>
			</td>
			<td style="border-bottom:1px solid black; border-left:none; border-right:1px solid black; border-top:1px solid black">
			<h4><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><strong><span style="font-size:10.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">Günümüz Sosyolojik ve Siyasi Yansıması</span></span></span></strong></span></span></h4>
			</td>
		</tr>
		<tr>
			<td style="border-bottom:1px solid black; border-left:1px solid black; border-right:1px solid black; border-top:none">
			<h4><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><strong><span style="font-size:10.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">Sünni-Merkezi Otorite İttifakı</span></span></span></strong></span></span></h4>
			</td>
			<td style="border-bottom:1px solid black; border-left:none; border-right:1px solid black; border-top:none">
			<h4 style="text-align:justify"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:10.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">Devlet mekanizmalarında, bürokraside ve egemen siyasi dilde Sünni-İslam sentezinin baskın karakterini koruması. Alevi toplumunun "eşit yurttaşlık" taleplerinin (Cemevlerinin statüsü vb.) hala tam olarak çözülememesi.</span></span></span></span></span></h4>
			</td>
		</tr>
		<tr>
			<td style="border-bottom:1px solid black; border-left:1px solid black; border-right:1px solid black; border-top:none">
			<h4><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><strong><span style="font-size:10.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">Kızılbaş/Alevi Katliamları Hafızası</span></span></span></strong></span></span></h4>
			</td>
			<td style="border-bottom:1px solid black; border-left:none; border-right:1px solid black; border-top:none">
			<h4 style="text-align:justify"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:10.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">Yavuz Sultan Selim isminin köprülere veya projelere verilmesine yönelik Alevi toplumundaki refleks. Çorum, Maraş, Sivas gibi yakın tarihsel acıların, 16. yüzyıl travmalarının bir devamı olarak algılanması ve devlete karşı yapısal bir güvensizlik yaratması.</span></span></span></span></span></h4>
			</td>
		</tr>
		<tr>
			<td style="border-bottom:1px solid black; border-left:1px solid black; border-right:1px solid black; border-top:none">
			<h4><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><strong><span style="font-size:10.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">"Tampon/Kullanışlı Unsur" Eleştirisi</span></span></span></strong></span></span></h4>
			</td>
			<td style="border-bottom:1px solid black; border-left:none; border-right:1px solid black; border-top:none">
			<h4 style="text-align:justify"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:10.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">Günümüz Kürt siyasi hareketinin veya Alevi dinamiklerinin, büyük siyasi bloklar (Cumhur veya Millet ittifakları, Kent Uzlaşısı süreçleri) tarafından seçim dönemlerinde "stratejik ortak", seçim sonrasında ise "arka bahçe" olarak görülmesi eleştirisi.</span></span></span></span></span></h4>
			</td>
		</tr>
		<tr>
			<td style="border-bottom:1px solid black; border-left:1px solid black; border-right:1px solid black; border-top:none">
			<h4><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><strong><span style="font-size:10.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">Üçüncü Yol Arayışı</span></span></span></strong></span></span></h4>
			</td>
			<td style="border-bottom:1px solid black; border-left:none; border-right:1px solid black; border-top:none">
			<h4 style="text-align:justify"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:10.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">Sosyal medyadaki tartışmada da görüldüğü üzere, ne egemen devlet aklına (Yavuz çizgisi) ne de radikal etnik/mezhepsel ayrışmalara sığınan; rızalığa, barışa ve seküler cumhuriyet değerlerine dayalı bağımsız bir siyasi hat (Üçüncü Yol) inşa etme çabası.</span></span></span></span></span></h4>
			</td>
		</tr>
	</tbody>
</table>

<h4 style="text-align:justify">&nbsp;</h4>

<h4><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><strong><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;">Aleviliğin Siyaset ve Etnik Köken Üzerinden Tanımlama Girişimlerinin Açmazı</span></span></strong></span></span></h4>

<h4 style="text-align:justify"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">Alevi toplumu tarih boyunca ezilenin yanında durma refleksi göstermiştir. Ancak günümüzde hem <strong>iktidar odaklarının “<em>Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı</em>” gibi yapılarla inancı <em>devletleştirme/Sünnileştirme</em> hamleleri</strong>, hem de <strong>bazı siyasi hareketlerin Aleviliği kendi etnik ajandalarına entegre etme çabaları</strong>, toplumu manipülasyona açık hale getirmektedir. Bu manipülasyonlardan dolayı </span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;">Alevi toplumu günümüz Türkiye sosyolojisinde, siyasetinde ve kurumsal yapılarında yaşadığı <strong>kimliksel sıkışmayı, entelektüel iç hesaplaşmayı ve özeleştiri dinamiklerini</strong> iki farklı düzlemde ortaya koymaktadır. <strong><em>İlki</em></strong>, Aleviliğin tarih boyunca maruz kaldığı veya bugün içine çekilmek istendiği iki büyük etnik girdaba (<strong>Türkçülük ve Kürtçülük</strong>) karşı çok net bir <strong>“<em>Üçüncü Yol</em>”</strong> manifestosu sunmaktadır. “<em>Yavuzlaşma</em>” tarihsel bir figürün ötesinde bir zihniyet biçimi olarak karşımıza çıkmaktadır. Yani insan kendi inanç ve ahlak ilkelerini (<em>Yol ve Erkân</em>) bırakıp; iktidar mücadelesini, mikro milliyetçiliği veya kendi mahallesinin holiganlığını merkeze koyduğu an “<em>Yavuzlaşmaktadır</em>”. Burada ölçüt etnik kimliklerin (<em>Türk</em> veya <em>Kürt</em> olmanın) insan olmanın doğal bir parçası olduğunu ancak bu kimliklerin Aleviliğin evrensel, hümanist ve “<em>72 millete bir nazarda bakan</em>” felsefesinin önüne geçirilmesinin bir <strong>yol ihaneti</strong> olduğunu savunmak olarak tanımlanmaktadır. <strong><em>İkincisi</em></strong> ise teorik felsefenin sahaya, yani kurumlara, vakıflara ve güncel siyasete yansıdığında nasıl çatışmalara yol açtığını gösteren somut anlamlandırmaları içermektedir. Doğu’da Kürtçe/Zazaca konuşan Aleviliğinin sosyolojik gerçeğine dayanarak <em>“Hem Kürt/Zaza hem Alevi olarak iki kez eziliyoruz”</em> olarak ifade edilen bu durum<strong><em> çift katmanlı ezilmişlik</em></strong> biçiminde anlatılmaya çalışılmaktadır. Bu durum bize bazı Alevilerin neden etnik milliyetçi reflekslere daha açık olduğunu açıklayan tarihsel ve psikolojik bir zemin sunmaktadır. Ancak karşı argüman, bu ezilmişliğin panzehirinin başka bir milliyetçilik (ırkçılık) olamayacağını hatırlatmaktadır.</span></span></span></span></h4>

<h4 style="text-align:justify"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><em><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;">“<strong>Bırakalım insanlar nasıl istiyorsa öyle inansın... Irkçılığın her türlüsüne hayır</strong>”</span></span></em><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"> ifadesi, aslında Alevi felsefesinin en temel yapı taşı olan <strong>“72 millete aynı nazarla bakmak”</strong> ilkesinin günümüz dilindeki karşılığıdır. Alevilik, doğası gereği evrensel bir insan sevgisini ve rızalığı merkezine alır. Bu yüzden, inancın özünü savunanlar için <strong><em>Türk milliyetçiliği (Türkçülük) de Kürt milliyetçiliği (Kürtçülük) de</em></strong> Yol'un önüne geçtiği an birer “<strong><em>yozlaşma</em></strong>” ve “<strong><em>Yavuzlaşma</em></strong>” emaresi olarak görülür. Sorun kimliklerin kendisi değil, bu kimliklerin ideolojik birer silaha veya siyasi pazarlık aracına dönüştürülmesidir.</span></span></span></span></h4>

<h4 style="text-align:justify"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;">Sabahat Akkiraz’ın ulusalcı/milliyetçi refleksleri eleştirilirken, benzer etnik milliyetçi refleksleri gösteren diğer tarafın (örneğin Mikail Aslan veya Ferhat Tunç gibi figürlerin) kendi kitleleri tarafından alkışlanması, entelektüel bir tutarsızlıktır ve<strong><em> çifte standart</em></strong>tır. Eleştiri, kişilerin milliyetçiliğine değil, “<strong><em>bizim mahallenin milliyetçisi olmadığı için</em></strong>” yapılıyorsa, bu durum “<em>Yol ve Erkân</em>” kaygısı taşımaz; yalnızca siyasi bir kamplaşmanın tezahürüdür. Sabahat Akkiraz sonuçta bireysel bir sanatçıdır; hatası veya doğrusu kendisini bağlamaktadır. Ancak asıl tehlikenin, kitleleri peşinden sürükleyen, devlete veya egemen güç odaklarının (<em>AKP</em>, <em>MHP</em> veya <em>muhalefet</em> <em>bloklarının</em>) kuyruğuna takılarak sistemi meşrulaştıran, “<em>yedek lastik</em>” olmaya çalışan kurumsal yapıların, partilerin ve örgütlerin sistemle kurduğu kirli ilişkiler olduğu vurgulanmaktadır. <em>“Güç odakları öpüşüp barıştığında biz yine ayazda kalacağız”</em> ifadesi, tabandaki halkın siyasi elitlere duyduğu derin güvensizliği ve haklı kaygıyı özetlemektedir.</span></span></span></span></h4>

<h4 style="text-align:justify"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">Hacıbektaş postnişini <strong>Veliyettin Hürrem Ulusoy</strong> üzerinden yürüyen “<em>fidan/ağaç</em>” ve “<em>vakıf işleyişi</em>” diyalogu, çok önemli bir iç muhasebedir. Bir </span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;">taraf, </span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;">1000 fidan projesi gibi pratik bir usulsüzlük iddiası üzerinden kurumsal çürümeyi ve “küçük adamların büyük makamları işgal etmesi”, yani </span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;">en tepedeki isimlerin bile çevrelerindeki usulsüzlüklere<span style="color:#0d0d0d">, küçük hesaplara göz yumduğunu veya alet olduğunu iddia ederek sert bir eleştiri getirirken; diğer taraf ise </span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;">çok güçlü bir kurumsal savunma mekanizması geliştirerek</span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d"> profesyonel vakıf yönetimlerindeki çürümelerin kişileri bağlayacağını, “ço<em>rba tabağına sinek düştüğünde </em></span></span></span><em><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;">tabağın döküleceğini ancak tencerenin (kazanın) </span></span></em><em><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">dökülmeyeceğini</span></span></span></em><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">” ifade etmektedir. </span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;">Bu savunma, profesyonel/idari hataların inancın ana omurgasını ve devlet asimilasyonuna karşı direnen merkezleri tamamen itibarsızlaştırmak için kullanılmaması gerektiğini hatırlatmaktadır. </span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">Bu diyaloglar, aynı zamanda Alevi kurumlarının modern dünyada şeffaflık, denetim ve liyakat konularında yaşadığı sancıları özetlemektedir.</span></span></span></span></span></h4>

<h4 style="text-align:justify"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;">Bu diyaloglar, Alevi toplumunun kendi içindeki entelektüel derinliği, özeleştiri kapasitesini ve karşı karşıya kaldığı <strong>“<em>kimlik kıskacını</em>”</strong> en çıplak haliyle ortaya koymaktadır. Tartışma artık yalnızca 16. yüzyılın tarihsel figürleri değil; doğrudan bugünün yaşayan aktörleri, kurumları, sanatçıları ve bizzat <strong>Yol’un özü</strong> üzerinden yürümektedir. Bundan dolayı da i</span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">çinden geçtiğimiz bu süreç, Alevi toplumunun kendi elitlerini (sanatçılarını, Dedelerini, kurum başkanlarını) <strong>“<em>özünü dara çekmeye</em>”</strong> çağırdığı bir dönemdir. Siyasi rant, mikro milliyetçilik, ihale, burs veya popülarite için inancın evrensel felsefesini feda edenlerin toplum tarafından “<em>kusulması</em>” gerektiği fikri, toplumsal hafızanın hala diri olduğunu göstermektedir.</span></span></span></span></span></h4>

<h4 style="text-align:justify"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">Ne egemen devlet aklının sınırlarına hapsolmuş bir Alevilik ne de etnik kimliklerin gölgesinde kalmış bir Alevilik; Yol'un kendi durduğu yer, tüm bu siyasi aparatların ve güç odaklarının çok üzerindedir. Tekke düştüğünde kelin görünmemesi için, inancın özündeki o “<em>üçüncü yola</em>”, yani rızalığa ve insan merkezli felsefeye amasız, fakatsız sahip çıkmak tek çıkış yolu gibi görünmektedir.</span></span></span></span></span></h4>

<h4 style="text-align:justify"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;">Alevi toplumunun bugün hem <strong><em>sanatsal/kültürel figürleri</em></strong> (Akkiraz, Aslan) hem de <strong><em>inançsal/kurumsal önderleri</em></strong> (Ulusoy ve kurum başkanları) üzerinden çok ciddi bir <strong><em>arınma ve özünü dara çekme</em></strong> süreci yaşadığı görülüyor.</span></span></span></span></h4>

<h4 style="text-align:justify"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><em><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;">Tabanın mesajı nettir: İster Türkçülük yapsın ister Kürtçülük; ister devlet aygıtına yedeklensin ister muhalif siyasetin rantını yesin; Yol’un özünü, rızalığı ve evrensel insan sevgisini kendi siyasi veya ekonomik pazarlarına alet eden her aktör, toplumun vicdanında meşruiyetini kaybetmektedir.</span></span></em></span></span></h4>

<h4 style="text-align:justify">&nbsp;</h4>

<h4 style="text-align:justify"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><strong><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">Sonuç</span></span></span></strong></span></span></h4>

<h4 style="text-align:justify"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">Tarihsel coğrafya ve demografi çalışmaları, Doğu Anadolu’daki toplulukların yüzyıllar boyunca iç içe geçtiğini, kültürel, dinsel ve dilsel etkileşimlerin çok yoğun yaşandığını göstermektedir. Bu bağlamda, günümüzde Kürtçe veya Zazaca konuşan bazı Alevi toplulukların kökeninin Kızılbaş Türkmen boylarına dayanması ihtimali, tarihsel göç yolları ve siyasi baskılar göz önüne alındığında sosyolojik ve akademik olarak meşru bir tartışma alanıdır. Tarihsel gerçekleri ideolojik kaygılardan uzak, belgeler ve objektif veriler ışığında ele almak, geçmişi daha doğru anlamamızı sağlar.</span></span></span></span></span></h4>

<h4 style="text-align:justify"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;">Günümüzde</span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d"> sosyal medyada veya kahvehanelerde yapılan hararetli siyasi tartışmalar, aslında 500 yıl önce Doğu Anadolu dağlarında, Osmanlı saraylarında ve Safevi dergâhlarında temelleri atılmış olan bir kimlik yapısının güncel tezahürleridir. Sağlıklı bir toplumsal tefekkür; geçmişteki acıları bugünün intikam veya nefret unsuru yapmak yerine, bu tarihsel mekanizmaları doğru anlayıp günümüz Türkiye'sinde <strong><em>yurttaşlık bağı, ortak yaşamı ve demokratik anlayışı</em> </strong>kurmaktan geçmektedir.</span></span></span></span></span></h4>

<h4 style="text-align:justify"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">Günümüzde yapılan tartışmalar ve ona bağlı gelişen yanıtlar zinciri bütüncül olarak incelendiğinde; <strong>tarih, etnisite, sosyolingvistik ve inanç (Alevilik)</strong> ekseninde şekillenen, çok sesli ve derinlikli bir <strong>kimlik tartışması</strong> ortaya çıkmaktadır. Tartışma boyunca katılımcılar, mikro örneklerden makro teorilere uzanan argümanlarla Doğu ve Güneydoğu Anadolu’daki demografik dönüşümü anlamlandırmaya çalışmaktadır. </span></span></span></span></span></h4>

<h4 style="text-align:justify"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">Süreç içinde öne çıkan 16. yüzyılda (özellikle Çaldıran Savaşı sürecinde) Osmanlı-Safevi rekabetinin bölgeye etkisi ile Doğu ve Güneydoğu Anadolu'da yüzyıllarca süren güçlü Türkmen (Karakoyunlu, Akkoyunlu, Safevi nüfuzu) egemenliğinin Çaldıran süreciyle zayıfladığıdır. Diyarbakır ve çevresindeki Alevi Türkmen yerleşimlerinin (<em>Şarabı</em>, <em>Büyükkadı</em>, <em>Türkmenacı</em> vb.) zamanla boşalması, Seyyid Nesimi gibi figürlerin varlığı ve bölgedeki <em>Ocak Sistemleri</em> (<em>Ağu İçen, Dede Kargın, Sarı Saltuk</em>) üzerinden sunulan veriler, tarihsel Türkmen varlığının somut delilleri olarak metne güçlü bir nesnellik katmaktadır. Şanlıurfa <em>Karakeçili Aşireti</em> gibi somut örnekler üzerinden, ova ve ticaret yollarındaki Türkmen unsurların bölgedeki hâkim ekosisteme entegre olarak <strong><em>Kürtleştiği/Kürtçe konuştuğu</em></strong> gerçeği taraflarca kabul edilmektedir. Bu duruma sosyolinguistikte <strong>“<em>dil kayması</em>”</strong> denmektedir. Karşı argüman ise bu ova modelini Dersim veya Koçgiri gibi dağlık, kapalı coğrafyalara genellemenin bilimsel hatasına (saman adam safsatası) işaret etmektedir. Dağlık ve izole coğrafyalarda<strong> </strong>dil unutulmamakta, aksine korunmaktadır. Yüzyıllardır ağıtlarını ve dualarını <em>Zazaca/Kürtçe </em>yapan izole toplulukların kökenini yalnızca “<em>dilini unutmuş Türkmenler</em>” teziyle açıklamak, tek taraflı bir kimlik mühendisliği olarak eleştirilmektedir. <strong><em>Kürtleşen Türkmenler olduğu kadar, tarihsel süreçte Türkmenleşen Kürt aşiretlerinin de bulunduğu</em></strong> gerçeğinden hareketle; bölge kimliğinin saf ve homojen bir asimilasyon ürünü değil, yüzyıllara yayılan <strong>çok katmanlı bir etkileşim, evlilik bağları ve inançsal ortaklık (senkretizm)</strong> ürünü olduğunu göstermektedir. Bu nedenle de Aleviliği yalnızca etnik kökenlere (<em>Türklük, Kürtlük, Zazalık</em>) indirgeyen yaklaşımlar yerine, inancın evrensel, insan merkezli ve kültürlerüstü bağını vurgulamak gerekmektedir. </span></span></span></span></span></h4>

<h4 style="text-align:justify"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">Tartışmalarda yer alan “<em>devlet kurmamış halkların medeniyeti olmadığı</em>” yönündeki iddia, modern antropoloji ve tarih bilimi tarafından reddedilen, ulus-devlet paradigmasına sıkışmış anakronik bir yaklaşımdır. Yine “<em>eski dil</em>” sözcükleri (av, dest, nan vb.) üzerinden Kürtçenin aslında öz Türkçe ya da Türkmenistan Türkçesiyle aynı olduğu yönündeki çıkarımlar, dil bilimsel gerçeklerle uyuşmayan, tamamen kulaktan dolma ve zorlama “<em>halk etimolojisi</em>” örnekleridir. <strong><em>Kürtçe</em></strong> <em>Hint-Avrupa</em>, <strong><em>Türkçe</em></strong> ise <em>Altay</em> dil ailesi içinde yer almaktadır; bu tür sözcük benzerlikleri dil ailelerinin kökenini değil, coğrafi komşuluktan kaynaklanan kelime alışverişlerini göstermektedir.</span></span></span></span></span></h4>

<h4 style="text-align:justify"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">Anadolu’nun etnik ve inançsal haritasını anlamaya çalışırken <strong>resmi ideolojilerin tezleri ile sahada yaşanan sosyolojik gerçeklerin çarpışmasını</strong> gözler önüne sermektedir. Tartışmanın Karakeçili, coğrafi izolasyon ve çift yönlü etkileşim kısımları ne kadar <strong>nesnel, bilimsel ve rasyonel</strong> ise; son kısımdaki dil bilimsel zorlamalar ve etnik inkarcılığa varan ifadeler o denli <strong>ideolojik ve duygusaldır</strong>. En dengeli sentez; bölgenin tekil ve saf bir ırk kökeniyle değil, <strong>çok katmanlı, melez ve geçişken bir tarihsel mirasla</strong> açıklanabileceği gerçeğidir.</span></span></span></span></span></h4>

<h4 style="text-align:justify">&nbsp;</h4>

<div>
<h4>&nbsp;</h4>

<div>
<h4 style="margin-left:19px; text-align:justify"><span style="font-size:11pt"><span style="background-color:white"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><a href="#_ftnref1" name="_ftn1" style="color:blue; text-decoration:underline" title=""><span style="font-size:8.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:8.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;">[1]</span></span></span></span></a> &nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; <strong><span style="font-size:8.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">İ</span></span></span></strong><strong><span style="font-size:8.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">dris-i Bitlis</span></span></span></strong><strong><span style="font-size:8.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">î</span></span></span></strong><span style="font-size:8.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d"> yakla</span></span></span><span style="font-size:8.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ş</span></span></span><span style="font-size:8.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ı</span></span></span><span style="font-size:8.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">k 1457</span></span></span><span style="font-size:8.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">’</span></span></span><span style="font-size:8.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">de do</span></span></span><span style="font-size:8.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ğ</span></span></span><span style="font-size:8.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">du. Ailesi Bitlis k</span></span></span><span style="font-size:8.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ö</span></span></span><span style="font-size:8.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">kenliydi. Babas</span></span></span><span style="font-size:8.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ı</span></span></span><span style="font-size:8.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d"> <em>H</em></span></span></span><em><span style="font-size:8.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ü</span></span></span></em><em><span style="font-size:8.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">s</span></span></span></em><em><span style="font-size:8.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">â</span></span></span></em><em><span style="font-size:8.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">meddin Ali el-Bitlis</span></span></span></em><span style="font-size:8.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">î</span></span></span><span style="font-size:8.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">, d</span></span></span><span style="font-size:8.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ö</span></span></span><span style="font-size:8.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">nemin tan</span></span></span><span style="font-size:8.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ı</span></span></span><span style="font-size:8.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">nm</span></span></span><span style="font-size:8.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ı</span></span></span><span style="font-size:8.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ş</span></span></span> <span style="font-size:8.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">â</span></span></span><span style="font-size:8.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">lim ve mutasavv</span></span></span><span style="font-size:8.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ı</span></span></span><span style="font-size:8.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">flar</span></span></span><span style="font-size:8.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ı</span></span></span><span style="font-size:8.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ndan biriydi. </span></span></span><span style="font-size:8.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">İ</span></span></span><span style="font-size:8.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">dris, ilk olarak Akkoyunlu h</span></span></span><span style="font-size:8.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ü</span></span></span><span style="font-size:8.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">k</span></span></span><span style="font-size:8.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ü</span></span></span><span style="font-size:8.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">mdar</span></span></span><span style="font-size:8.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ı</span></span></span><span style="font-size:8.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d"> Sultan Yakub</span></span></span><span style="font-size:8.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">’</span></span></span><span style="font-size:8.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">un saray</span></span></span><span style="font-size:8.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ı</span></span></span><span style="font-size:8.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">nda k</span></span></span><span style="font-size:8.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">â</span></span></span><span style="font-size:8.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">tiplik ve m</span></span></span><span style="font-size:8.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ü</span></span></span><span style="font-size:8.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">n</span></span></span><span style="font-size:8.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ş</span></span></span><span style="font-size:8.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ilik yaptı. Akkoyunlu Devleti’nin da</span></span></span><span style="font-size:8.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ğ</span></span></span><span style="font-size:8.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ı</span></span></span><span style="font-size:8.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">lmas</span></span></span><span style="font-size:8.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ı</span></span></span><span style="font-size:8.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d"> ve Safevilerin y</span></span></span><span style="font-size:8.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ü</span></span></span><span style="font-size:8.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">kseli</span></span></span><span style="font-size:8.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ş</span></span></span><span style="font-size:8.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">inden sonra Osmanl</span></span></span><span style="font-size:8.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ı</span></span></span> <span style="font-size:8.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ü</span></span></span><span style="font-size:8.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">lkesine ge</span></span></span><span style="font-size:8.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ç</span></span></span><span style="font-size:8.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ti. II. Bayezid</span></span></span><span style="font-size:8.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">’</span></span></span><span style="font-size:8.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">in iste</span></span></span><span style="font-size:8.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ğ</span></span></span><span style="font-size:8.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">i </span></span></span><span style="font-size:8.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ü</span></span></span><span style="font-size:8.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">zerine Fars</span></span></span><span style="font-size:8.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ç</span></span></span><span style="font-size:8.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">a kaleme ald</span></span></span><span style="font-size:8.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ı</span></span></span><span style="font-size:8.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ğ</span></span></span><span style="font-size:8.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ı</span></span></span><span style="font-size:8.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d"> <strong><em>He</em></strong></span></span></span><strong><em><span style="font-size:8.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ş</span></span></span></em></strong><strong><em><span style="font-size:8.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">t Behi</span></span></span></em></strong><strong><em><span style="font-size:8.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ş</span></span></span></em></strong><strong><em><span style="font-size:8.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">t</span></span></span></em></strong><span style="font-size:8.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d"> adl</span></span></span><span style="font-size:8.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ı</span></span></span><span style="font-size:8.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d"> eserinde ilk sekiz Osmanl</span></span></span><span style="font-size:8.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ı</span></span></span><span style="font-size:8.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d"> h</span></span></span><span style="font-size:8.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ü</span></span></span><span style="font-size:8.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">k</span></span></span><span style="font-size:8.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ü</span></span></span><span style="font-size:8.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">mdar</span></span></span><span style="font-size:8.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ı</span></span></span><span style="font-size:8.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">n</span></span></span><span style="font-size:8.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ı</span></span></span><span style="font-size:8.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">n tarihini anlatt</span></span></span><span style="font-size:8.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ı</span></span></span><span style="font-size:8.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">. Yavuz Sultan Selim’in 1512’de tahta çıkmasının ardından Osmanlı hizmetindeki konumu güçlendi. Yavuz Sultan Selim’in do</span></span></span><span style="font-size:8.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ğ</span></span></span><span style="font-size:8.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">u siyasetine dan</span></span></span><span style="font-size:8.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ı</span></span></span><span style="font-size:8.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ş</span></span></span><span style="font-size:8.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">manl</span></span></span><span style="font-size:8.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ı</span></span></span><span style="font-size:8.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">k yapt</span></span></span><span style="font-size:8.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ı</span></span></span><span style="font-size:8.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">; 1514 </span></span></span><span style="font-size:8.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">İ</span></span></span><span style="font-size:8.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ran Seferi</span></span></span><span style="font-size:8.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">’</span></span></span><span style="font-size:8.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ne ve </span></span></span><span style="font-size:8.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">Ç</span></span></span><span style="font-size:8.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ald</span></span></span><span style="font-size:8.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ı</span></span></span><span style="font-size:8.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ran Sava</span></span></span><span style="font-size:8.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ş</span></span></span><span style="font-size:8.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ı’</span></span></span><span style="font-size:8.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">na kat</span></span></span><span style="font-size:8.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ı</span></span></span><span style="font-size:8.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ld</span></span></span><span style="font-size:8.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ı</span></span></span><span style="font-size:8.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">. Bu nedenle </span></span></span><span style="font-size:8.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">İ</span></span></span><span style="font-size:8.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">dris-i Bitlis</span></span></span><span style="font-size:8.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">î</span></span></span><span style="font-size:8.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d"> yaln</span></span></span><span style="font-size:8.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ı</span></span></span><span style="font-size:8.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">zca d</span></span></span><span style="font-size:8.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ö</span></span></span><span style="font-size:8.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">nemin olaylar</span></span></span><span style="font-size:8.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ı</span></span></span><span style="font-size:8.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">n</span></span></span><span style="font-size:8.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ı</span></span></span><span style="font-size:8.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d"> kaydeden bir tarih</span></span></span><span style="font-size:8.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ç</span></span></span><span style="font-size:8.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">i de</span></span></span><span style="font-size:8.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ğ</span></span></span><span style="font-size:8.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ildi. Osmanlı siyasetinin içinde bulunan, diplomatik ve idarî görevler üstlenen etkin bir devlet görevlisiydi.</span></span></span></span></span></span></h4>
</div>

<div>
<h4 style="margin-left:19px; text-align:justify"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><a href="#_ftnref2" name="_ftn2" style="color:blue; text-decoration:underline" title=""><span style="font-size:8.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:8.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;">[2]</span></span></span></span></a> &nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; <span style="font-size:8.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;">Tartışmada bahsedilen “<em>resmi tarih</em>” ile “<em>referans kaynaklar</em>” arasındaki çelişkiyi anlamak için bizzat İdris-i Bitlisî’nin kalemine bakmak gerekir. İdris-i Bitlisî, sadece bir diplomat değil, dönemin en önemli tarihçilerindendir. <strong>Selim-Nâme:</strong> İdris-i Bitlisî, Yavuz Sultan Selim dönemi icraatlarını anlattığı <em>Selim-Nâme</em> eserinde, Kızılbaşlara karşı yürütülen askeri harekâtları ve takibatları gizlemez; aksine bunları dini ve siyasi bir başarı olarak sunar. Eserde, Safevi sempatizanı Türkmenlerin ortadan kaldırılması “<em>mülkün nizamı</em>” ve “<em>din-i mübinin korunması</em>” olarak meşrulaştırılır.&nbsp; <strong>Heşt Behişt (Sekiz Cennet):</strong> Osmanlı’nın ilk sekiz padişahını anlatan bu Farsça eserinde de İdris-i Bitlisî, devletin merkeziyetçi yapısını savunur. Sünni İslam ideolojisini imparatorluğun harcı olarak görür. Eserlerinde ve dönemin arşiv belgelerinde, Doğu Anadolu’daki 25-26 büyük Kürt emirini (<em>Bitlis</em>, <em>Hizan</em>, <em>Hamo</em>, <em>Cizre</em> vb.) yani aşiretleri Safevi hâkimiyetine karşı Osmanlı safına nasıl ikna ettiğini ayrıntılarıyla anlatır. Bu ittifakın karşılığında Kürt emirliklerine verilen “<em>Yurtluk-Ocaklık</em>” ve “<em>Hükümet</em>” statüleri, Şeref Han’ın <em>Şerefname</em>’sinde de detaylandırılmıştır. Bu durum, eleştirmenler için “<em>katliam ortaklığı</em>”, savunucular için ise “<em>Safevi baskısına karşı bir savunma paktı</em>” olarak okunmaktadır.</span></span></span></span></h4>
</div>

<div>
<h4 style="margin-left:19px; text-align:justify"><span style="font-size:11pt"><span style="background-color:white"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><a href="#_ftnref3" name="_ftn3" style="color:blue; text-decoration:underline" title=""><span style="font-size:8.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:8.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;">[3]</span></span></span></span></a> &nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; <span style="font-size:8.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">Selimnâme, Çaldıran Sava</span></span></span><span style="font-size:8.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ş</span></span></span><span style="font-size:8.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ı’</span></span></span><span style="font-size:8.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">n</span></span></span><span style="font-size:8.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ı</span></span></span><span style="font-size:8.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d"> <em>Yavuz Sultan Selim</em>’in dinî ve siyasî zaferi olarak anlatmaktadır. Bu çalışmada Kızılba</span></span></span><span style="font-size:8.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ş</span></span></span><span style="font-size:8.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">lar i</span></span></span><span style="font-size:8.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ç</span></span></span><span style="font-size:8.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">in a</span></span></span><span style="font-size:8.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ğ</span></span></span><span style="font-size:8.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ı</span></span></span><span style="font-size:8.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">r ve a</span></span></span><span style="font-size:8.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ş</span></span></span><span style="font-size:8.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">a</span></span></span><span style="font-size:8.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ğ</span></span></span><span style="font-size:8.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ı</span></span></span><span style="font-size:8.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">lay</span></span></span><span style="font-size:8.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ı</span></span></span><span style="font-size:8.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">c</span></span></span><span style="font-size:8.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ı</span></span></span><span style="font-size:8.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d"> ifadeler kullan</span></span></span><span style="font-size:8.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ı</span></span></span><span style="font-size:8.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">l</span></span></span><span style="font-size:8.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ı</span></span></span><span style="font-size:8.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">r; sava</span></span></span><span style="font-size:8.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ş</span></span></span><span style="font-size:8.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ta </span></span></span><span style="font-size:8.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ö</span></span></span><span style="font-size:8.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ld</span></span></span><span style="font-size:8.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ü</span></span></span><span style="font-size:8.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">r</span></span></span><span style="font-size:8.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ü</span></span></span><span style="font-size:8.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">lenlerin ba</span></span></span><span style="font-size:8.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ş</span></span></span><span style="font-size:8.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">lar</span></span></span><span style="font-size:8.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ı</span></span></span><span style="font-size:8.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">n</span></span></span><span style="font-size:8.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ı</span></span></span><span style="font-size:8.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">n y</span></span></span><span style="font-size:8.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ı</span></span></span><span style="font-size:8.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ğ</span></span></span><span style="font-size:8.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ı</span></span></span><span style="font-size:8.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">n h</span></span></span><span style="font-size:8.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">â</span></span></span><span style="font-size:8.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">line geldi</span></span></span><span style="font-size:8.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ğ</span></span></span><span style="font-size:8.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">i belirtilir. Ayrıca, <strong><em>Çaldıran’dan sonra esir alınanların zincirlendi</em></strong></span></span></span><strong><em><span style="font-size:8.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ğ</span></span></span></em></strong><strong><em><span style="font-size:8.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">i</span></span></span></em></strong><span style="font-size:8.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d"> ve “<strong><em>Sultanın bazı ilim ehlinin serbest bırakılmasını, geri kalanının öldürülmesini emrettiği</em></strong>” aktar</span></span></span><span style="font-size:8.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ı</span></span></span><span style="font-size:8.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">l</span></span></span><span style="font-size:8.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ı</span></span></span><span style="font-size:8.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">r. Ve yine İdris<em>-i Bitlis</em></span></span></span><em><span style="font-size:8.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">î</span></span></span></em><span style="font-size:8.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">, baz</span></span></span><span style="font-size:8.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ı</span></span></span> <span style="font-size:8.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">â</span></span></span><span style="font-size:8.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">limlerin kendi iste</span></span></span><span style="font-size:8.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ğ</span></span></span><span style="font-size:8.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">i </span></span></span><span style="font-size:8.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ü</span></span></span><span style="font-size:8.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">zerine ba</span></span></span><span style="font-size:8.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ğ</span></span></span><span style="font-size:8.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ı</span></span></span><span style="font-size:8.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ş</span></span></span><span style="font-size:8.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">land</span></span></span><span style="font-size:8.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ı</span></span></span><span style="font-size:8.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ğ</span></span></span><span style="font-size:8.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ı</span></span></span><span style="font-size:8.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">n</span></span></span><span style="font-size:8.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ı</span></span></span><span style="font-size:8.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d"> da anlat</span></span></span><span style="font-size:8.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ı</span></span></span><span style="font-size:8.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">r. Bu kay</span></span></span><span style="font-size:8.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ı</span></span></span><span style="font-size:8.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">t, onun sava</span></span></span><span style="font-size:8.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ş</span></span></span><span style="font-size:8.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d"> sonras</span></span></span><span style="font-size:8.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ı</span></span></span><span style="font-size:8.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ndaki geli</span></span></span><span style="font-size:8.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ş</span></span></span><span style="font-size:8.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">melere yak</span></span></span><span style="font-size:8.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ı</span></span></span><span style="font-size:8.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ndan tan</span></span></span><span style="font-size:8.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ı</span></span></span><span style="font-size:8.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">kl</span></span></span><span style="font-size:8.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ı</span></span></span><span style="font-size:8.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">k etti</span></span></span><span style="font-size:8.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ğ</span></span></span><span style="font-size:8.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ini ve <em>Yavuz Sultan Selim</em></span></span></span><span style="font-size:8.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">’</span></span></span><span style="font-size:8.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">in </span></span></span><span style="font-size:8.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ç</span></span></span><span style="font-size:8.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">evresinde bulundu</span></span></span><span style="font-size:8.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ğ</span></span></span><span style="font-size:8.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">unu g</span></span></span><span style="font-size:8.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ö</span></span></span><span style="font-size:8.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">stermektedir. <em>Selimnâme</em>’nin anlatımı tarafsız de</span></span></span><span style="font-size:8.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ğ</span></span></span><span style="font-size:8.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ildir. Eser, <em>Yavuz Sultan Selim</em></span></span></span><span style="font-size:8.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">’</span></span></span><span style="font-size:8.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">i y</span></span></span><span style="font-size:8.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ü</span></span></span><span style="font-size:8.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">celten bir saray tarihidir. Bu </span></span></span><span style="font-size:8.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ö</span></span></span><span style="font-size:8.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">zelli</span></span></span><span style="font-size:8.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ğ</span></span></span><span style="font-size:8.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">i nedeniyle, Osmanlı yönetici çevresinin Kızılba</span></span></span><span style="font-size:8.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ş</span></span></span><span style="font-size:8.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">lara y</span></span></span><span style="font-size:8.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ö</span></span></span><span style="font-size:8.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">nelik </span></span></span><span style="font-size:8.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ş</span></span></span><span style="font-size:8.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">iddeti nas</span></span></span><span style="font-size:8.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ı</span></span></span><span style="font-size:8.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">l g</span></span></span><span style="font-size:8.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ö</span></span></span><span style="font-size:8.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">rd</span></span></span><span style="font-size:8.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ü</span></span></span><span style="font-size:8.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ğ</span></span></span><span style="font-size:8.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ü</span></span></span><span style="font-size:8.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">n</span></span></span><span style="font-size:8.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ü</span></span></span><span style="font-size:8.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d"> ve me</span></span></span><span style="font-size:8.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ş</span></span></span><span style="font-size:8.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">rula</span></span></span><span style="font-size:8.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ş</span></span></span><span style="font-size:8.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">t</span></span></span><span style="font-size:8.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ı</span></span></span><span style="font-size:8.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">rd</span></span></span><span style="font-size:8.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ı</span></span></span><span style="font-size:8.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ğ</span></span></span><span style="font-size:8.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ı</span></span></span><span style="font-size:8.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">n</span></span></span><span style="font-size:8.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ı</span></span></span><span style="font-size:8.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d"> ortaya koyan </span></span></span><span style="font-size:8.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ö</span></span></span><span style="font-size:8.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">nemli bir kaynakt</span></span></span><span style="font-size:8.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">ı</span></span></span><span style="font-size:8.0pt"><span style="font-family:&quot;Candara&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0d0d0d">r.</span></span></span></span></span></span></h4>
</div>
</div>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/dedelik-kurumunun-yeniden-insasi-soydan-ahlaka-makamdan-hizmete-3560</link>
            <category>KONUK YAZAR</category>
            <pubDate>Fri, 02 Oct 2026 13:47:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Dedelik kurumunun yeniden inşası: Soydan ahlâka, makamdan hizmete…</h1>
                        <h2>Yüksel Gülsoy’un kaleme aldığı yazıda, 1950’lerden itibaren başlayan şehirlere göç sürecinin Alevi toplumunda sessiz ama derin bir dönüşüme yol açtığı ifade edildi.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/10/dedelik-kurumunun-yeniden-insasi-soydan-ahlaka-makamdan-hizmete-1790939126.webp">
                        <figcaption>Dedelik kurumunun yeniden inşası: Soydan ahlâka, makamdan hizmete…</figcaption>
                    </figure>
                    </header><h3><strong>Sosyolog ve Bektaşi Dervişi&nbsp;Yüksel Gülsoy’un kaleme aldığı yazıda, 1950’lerden itibaren başlayan şehirlere göç sürecinin Alevi toplumunda sessiz ama derin bir dönüşüme yol açtığı ifade edildi. Köy ve ocak merkezli yapıda toplumsal hayatın odağında yer alan dedelik kurumunun, şehirleşmeyle birlikte eski otoritesini yitirdiği belirtildi.<br />
<br />
Yüksel Gülsoy'un yazısı şöyle:</strong><br />
<br />
<span style="font-size:22px"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><strong><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,&quot;serif&quot;">Dedelik Kurumunun Yeniden İnşası: Soydan Ahlâka, Makamdan Hizmete…</span></strong></span></span><br />
&nbsp;</h3>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,&quot;serif&quot;">Alevi toplumunda 1950’lerden itibaren şehirlere göç edilmesi ile başlayan sessiz ama derin bir dönüşüm yaşanıyor. Bir zamanlar köylerin, ocakların ve Alevilerin toplumsal hayatının merkezinde bulunan dedelik kurumu, şehirleşmeyle birlikte eski toplumsal konumunu kaybetti. Dün bir dedenin huzurunda ayağa kalkmak, sözünü dinlemek, eline niyaz etmek ve duasını almak toplumsal geleneğin doğal bir parçasıyken bugün aynı davranışların genç kuşaklarda kendiliğinden karşılık bulmadığını görüyoruz.</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,&quot;serif&quot;">Peki, ne değişti?</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,&quot;serif&quot;">Aslında değişen yalnızca gençler değil; toplumsal otoritenin kaynağı da değişti.Geçmişte Alevi toplumunun önemli bir bölümü kırsal yaşamın içinde, belirli ocakların ve geleneksel ilişkilerin çevresinde örgütlenmişti. Dedelik, yalnızca inançsal bir temsil makamı değildi. Aynı zamanda toplumsal düzenin, ahlaki denetimin, uzlaşmanın ve kolektif hafızanın taşıyıcısıydı. Dedenin otoritesi, içinde yaşadığı toplumun kültürel ve inançsal dünyasında da karşılık buluyordu.Ancak şehirleşme, eğitim ve toplumsal hareketlilik bu ilişkiyi değiştirdi.</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,&quot;serif&quot;">Bugün Alevi ailelerin çocukları üniversiteler bitiriyor, yüksek lisans yapıyor, yabancı diller öğreniyor, dünyanın farklı düşünce sistemleriyle tanışıyor. İnternete erişimleri sayesinde inanç tarihine, felsefeye, sosyolojiye ve dinler tarihine ilişkin bilgilere ulaşabiliyorlar.Bu gençlerin dedelik kurumuna yönelttikleri sorular da doğal olarak değişiyor.</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,&quot;serif&quot;">Artık yalnızca bir dedenin hangi ocaktan geldiği, hangi soya mensup olduğu veya Seyyidlik iddiası taşıdığı yeterli görülmüyor. Genç kuşak, dedenin ne bildiğini, nasıl yaşadığını, neyi temsil ettiğini, söyledikleriyle yaptıklarının örtüşüp örtüşmediğini sorguluyor.</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><strong><u><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,&quot;serif&quot;">Bu sorgulamayı bir saygısızlık olarak değerlendirmek, meselenin özünü kaçırmak olur.</span></span></u></strong></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><strong><span style="font-size:18.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,&quot;serif&quot;">Seyyidlik bir mirastır, Dedelik ise sorumluluk</span></span></strong></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,&quot;serif&quot;">Alevi inanç geleneğinde dedelik, özellikle ocak sistemi ve seyyidlik bağı üzerinden tarihsel bir kutsiyet taşır. Bu kutsiyet, sıradan bir toplumsal unvanın ötesindedir.Ancak kutsal kabul edilen bir soydan gelmek ile kutsal kabul edilen bir makamı layıkıyla temsil etmek aynı şey değildir.Seyyidlik bir aidiyet ve nesep bağıdır. Dedelik ise bu aidiyetin toplumsal ve inançsal sorumluluğunu üstlenmektir.</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,&quot;serif&quot;">Hz. Muhammed ve Hz. Ali soyundan geldiğine inanılan bir dedenin tarihsel ve inançsal bir saygınlığa sahip olması anlaşılabilir. Fakat bu saygınlığın toplumsal hayatta sürekli karşılık bulabilmesi, temsil edilen değerlerin yaşatılmasıyla mümkündür.Bir başka ifadeyle, seyyidlik dedeye tarihsel bir miras sunabilir; fakat o mirasın gerektirdiği ahlaki sorumluluğu ortadan kaldırmaz.</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><strong><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,&quot;serif&quot;">Dedelik, yalnızca doğuştan devralınan bir statü değil, her gün yeniden temsil edilmesi gereken bir sorumluluktur.</span></span></strong></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><strong><span style="font-size:18.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,&quot;serif&quot;">Gençler neden Dedelerden uzaklaşıyor?</span></span></strong></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,&quot;serif&quot;">Bugün üniversite eğitimi almış bir Alevi gencinin dedesine mesafeli durmasını yalnızca kuşak çatışmasıyla açıklayamayız.Somut örnekler üzerinden düşünelim: Sosyoloji eğitimi almış, dinler tarihi okuyan, Aleviliğin tarihsel gelişimini araştıran bir genç, dedesine bir erkânın anlamını sorduğunda Dede açıklayıcı bir cevap veremiyor ise burada bir iletişim kopukluğu oluşur.</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,&quot;serif&quot;">Bir genç, cem erkânında yapılan bir uygulamanın tarihsel kaynağını öğrenmek ister ise ve Dede bu soruyu geleneğe yönelik bir tehdit olarak algılayıp olumsuz bir cevap verir ise burada geleneği anlamak isteyen birinin anlam bulma, değer oluşturma çabası karşılıksız kalır.</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,&quot;serif&quot;">Bir Alevi genci, Dedesinin anlattığı rızalık ilkesini önemsediği hâlde dedenin kendi davranışlarında bu ilkeyi göremiyor ise anlatılanla yaşanan arasındaki mesafe, o gençte kaçınılmaz olarak bir güven sorunu yaratır.</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,&quot;serif&quot;">İşte dedelik kurumunun karşı karşıya olduğu temel meselelerden biri budur, Dedenin ocağı veya talibin kendi ocağının taşıdığı önem ve toplumsal karşılık, şehre göç ile birlikte artık aynı biçimde kurulamaz. </span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><strong><u><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,&quot;serif&quot;">Artık Alevi genci dedenin veya kendisinin ocağını merak etmek yerine şu soruyu sorar: "Bu dede nasıl bir insan? Hangi bilgiye sahip? Nasıl bir ahlaki örneklik sunuyor? Temsil ettiği yolun değerlerini kendi yaşamında ne kadar taşıyor?" </span></span></u></strong></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><strong><span style="font-size:18.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,&quot;serif&quot;">Niyâzlık, Hakkullah ve yolun parayla imtihanı</span></span></strong></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,&quot;serif&quot;">Dedelik kurumunun toplumsal itibar kaybını yalnızca eğitimli gençlerin sorgulayıcı tutumu ve sosyal yapıdaki değişiklikler ile açıklamak eksik kalacaktır. Dedelerin de kabahatli olduğu ve gençlerle olan mesafenin açılmasına sebep olan en önemli konulardan biri de Hakkullah konusudur.</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,&quot;serif&quot;">Alevi geleneğinde Hakkullah ve farklı yörelerde niyâzlık vs. gibi değişen adlarla anılan maddi katkı uygulamaları bulunmaktadır. Bu uygulamaların tarihsel bağlamı, ocakların ve yol hizmetlerinin sürdürülmesi, inançsal ilişkilerin devamı ve kimi zaman dedelerin yolun yürümesi adına kendi işlerinden geri kalmamaları veya kalmaları halinde desteklenmeleri gibi farklı işlevleri olmuştur. Burada yapılması gereken, geçmişteki bütün maddi katkıları aynı biçimde değerlendirmek değildir.</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,&quot;serif&quot;">Bir talibin gönüllü olarak yol hizmetine katkıda bulunmasıyla, bu katkının kişisel zenginleşmenin aracına dönüştürülmesi arasında temel bir ahlaki fark vardır.Sorun, yol için verilen paranın varlığı değil; yol adına alınan paranın hangi amaçla ve nasıl kullanıldığıdır.Çünkü yol için verilen bir niyâz, bir kişinin şahsi servetini büyütmek için değil, yolun hizmetini sürdürmek için verilmişse anlamlıdır.Talibin verdiği lokmanın, niyâzlığın veya Hakkullahın kişisel mülk edinme aracına dönüşmesi ise üzerinde düşünülmesi gereken ciddi bir ahlaki sorundur. (Maalesef bu konuda dabirçokolumsuz örneğe tanık oldum.)</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,&quot;serif&quot;">Özellikle bir dedenin, talibinin ekonomik imkânlarını gözetmeden sürekli maddi beklenti içine girmesi; verilen paranın hesabını vermemesi; yol adına toplanan kaynakları kendi şahsi ihtiyaçlarıyla, mal varlığıyla veya zenginleşmesiyle ilişkilendirmesi, dedelik makamının manevi niteliğini tartışmalı hâle getirir.</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,&quot;serif&quot;">Elbette her dede böyle değildir. Geçimini sağlamak için taliplerinin gönüllü desteğiyle yaşayan, hiçbir kişisel zenginleşme amacı taşımadan hizmet eden dedeler de vardır. Onların emeğini ve tarihsel sorumluluğunu görmezden gelmek haksızlık olur.Ancak tam da bu nedenle ayrımı açık biçimde yapmak gerekir.</span></span></span></span></p>

<ul>
	<li><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,&quot;serif&quot;">Bir dedenin emeğinin karşılığında destek görmesi başka, dedelik makamını ekonomik kazanç ve rant aracına dönüştürmesi başkadır.</span></span></span></span></li>
	<li><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,&quot;serif&quot;">Bir talibin gönüllü katkısı başka, manevi otorite kullanılarak maddi beklenti oluşturulması başkadır.</span></span></span></span></li>
	<li><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,&quot;serif&quot;">Bir yol hizmetinin sürdürülmesi başka, yol adına kişisel servet biriktirilmesi başkadır.</span></span></span></span></li>
</ul>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,&quot;serif&quot;">Bu ayrımlar yapılmadığında, geçmişin kutsal kabul edilen kurumu bugünün gençleri açısından sorgulanabilir bir çıkar ilişkisine dönüşür. </span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><strong><u><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,&quot;serif&quot;">Rızalığı temel alan bir inanç geleneğinde, rızalık olmaksızın oluşturulan maddi bağımlılık ilişkisi, temsil edilen değerlerle çelişir.</span></span></u></strong></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><strong><span style="font-size:18.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,&quot;serif&quot;">Dede kimliği para ve ranttan azade olmalıdır</span></span></strong></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,&quot;serif&quot;">Dedeliğin yeniden inşası, yalnızca bilgi düzeyinin artırılmasıyla tamamlanamaz. Bu inşanın mutlaka ekonomik ve ahlaki bir boyutu da bulunmalıdır. Dede, para ve rant ilişkilerinden azade olmalıdır.</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,&quot;serif&quot;">Bu, dedelerin ekonomik ihtiyaçlarının yok sayılması anlamına gelmez. Bir insanın emeğinin, zamanının ve hizmetinin karşılığında geçimini sağlaması elbette meşrudur. Ancak bunun şeffaf, gönüllü, rızaya dayalı ve kişisel çıkar ilişkilerinden uzak bir zeminde gerçekleşmesi gerekir.</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,&quot;serif&quot;">Örneğin:Bir dede, cem hizmeti için yapılan katkıların nasıl kullanıldığını açıklayabilmelidir.Ocak veya cemevi adına toplanan kaynaklar, kişisel hesaplarla kurumsal kaynaklar arasında açık biçimde ayrılmalıdır.Taliplerin ekonomik durumları üzerinden manevi baskı oluşturulmamalıdır.Niyâz ve hakkullah, bir zorunluluk veya dedenin kişisel alacağı gibi sunulmamalıdır.Dedelik, maddi imkânı yüksek olan taliplerle daha yakın ilişki kurmanın veya ekonomik gücü olan aileler üzerinde ayrıcalıklı bir otorite kurmanın aracı olmamalıdır.</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,&quot;serif&quot;">Bütün bunlar yalnızca idari düzenlemeler değildir. Bunlar aynı zamanda dede kimliğinin ahlaki esaslarıdır.Çünkü bugün genç bir Alevi, dedesinin ne kadar para topladığından çok, o paraya karşı nasıl bir ahlaki mesafe koyduğuna da bakmaktadır.Hatta belki de yeni kuşakların gözünde bir dedenin saygınlığını artıracak en önemli özelliklerden biri, maddi imkânlar karşısında gösterdiği bağımsızlıktır.</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><strong><u><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,&quot;serif&quot;">Bir talip nasıl dede üzerinden yola talip oluyor ise dede de talibinin malına değil gönlüne talip olmalıdır.</span></span></u></strong></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><strong><span style="font-size:18.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,&quot;serif&quot;">Dede, talibinin karşısında değil yanında durmalıdır</span></span></strong></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,&quot;serif&quot;">Geleneksel toplumda dede ile talip arasındaki ilişki çoğu zaman hiyerarşik bir yapı içinde kuruluyordu. Dede yolun temsilcisi, talip ise o yolun izleyicisiydi.Oysa çağdaş toplumsal ilişkiler, bu hiyerarşinin yeniden yorumlanmasını gerektiriyor. Dede, kendisini sorgulanamaz bir otorite olarak değil, yolun bilgisini ve ahlakını taşıyan bir rehber olarak konumlandırmalıdır.</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,&quot;serif&quot;">Bir genç, dedesine soru sorduğunda onu susturmak yerine dinlemelidir.Bir talip, dedesinin bir davranışını eleştirdiğinde bunu saygısızlık olarak değil, rızalık ve yüzleşme kültürünün bir parçası olarak değerlendirebilmelidir.Bir dede, yanlış yaptığında özür dileyebilmelidir.Bir konuda yeterli bilgisi yoksa bunu kabul edebilmelidir.Çünkü bilmemek bir eksiklik olabilir; fakat bilmediğini kabul etmemek, temsil makamı açısından çok daha büyük bir sorundur.</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,&quot;serif&quot;">Dede, yalnızca cem erkânını yöneten kişi değildir. Aynı zamanda toplumsal adaletin, paylaşmanın, eşitliğin ve rızalığın canlı örneği olmalıdır.Bugün gençlerin dedelerinden beklediği şey belki de tam olarak budur: <strong><u>Kendilerinden daha üstün olduklarını iddia eden bir makam değil, kendileriyle aynı ahlaki zeminde buluşabilen bir rehberlik.</u></strong></span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><strong><span style="font-size:18.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,&quot;serif&quot;">Kutsiyetin yeniden toplumsal karşılık bulması</span></span></strong></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,&quot;serif&quot;">Kutsiyet, bir inanç meselesidir. Bir toplumun veya bireyin bir soya, makama ya da mekâna kutsallık atfetmesi, toplumsal saygınlığın o anda var olmasını zorunlu kılmaz.</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,&quot;serif&quot;">Kâbe'ye kutsiyet atfedilmesi ile namazda imamlık eden kişinin toplumsal itibarı arasında nasıl bir ayrım varsa, dedelik makamının kutsallığı ile her dedenin fiilî saygınlığı arasında da böyle bir ayrım vardır.Bir makamın kutsal kabul edilmesi, o makamı temsil eden herkesin her davranışının sorgulanamaz olduğu anlamına gelmez.Tam tersine, temsil edilen değer ne kadar yüksekse, temsilcinin sorumluluğu da o kadar büyüktür.Bu nedenle dedelik kurumunun yeniden inşası, kutsiyeti yeniden üretmek değil, mevcut kutsiyetin toplumsal hayatta yeniden anlam kazanmasını sağlamaktır.</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,&quot;serif&quot;">Bu süreçte üç temel unsur belirleyici olabilir:</span></span></span></span></p>

<ol>
	<li><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><strong><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,&quot;serif&quot;">Bilgi:</span></span></strong><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,&quot;serif&quot;"> Dede, yolun tarihini, felsefesini, erkânını ve kültürel birikimini bilmeli; kendisini geliştirmelidir.</span></span></span></span></li>
	<li><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><strong><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,&quot;serif&quot;">Ahlak:</span></span></strong><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,&quot;serif&quot;"> Dede, anlattığı değerleri kendi yaşamında temsil etmeli; adalet, eşitlik, tevazu ve rızalık ilkelerini davranışlarına yansıtmalıdır.</span></span></span></span></li>
	<li><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><strong><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,&quot;serif&quot;">Bağımsızlık:</span></span></strong><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,&quot;serif&quot;"> Dede, manevi otoritesini maddi kazanç, kişisel çıkar,rant ilişkilerinden ve siyasi ilişkilerden uzak tutmalıdır.</span></span></span></span></li>
</ol>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><strong><u><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,&quot;serif&quot;">Bu üç unsur olmadan dedeliğin toplumsal saygınlığını yalnızca soy ve gelenek üzerinden yeniden tesis etmek mümkün görünmemektedir.</span></span></u></strong></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><strong><span style="font-size:18.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,&quot;serif&quot;">Yeni kuşaklara yeni bir dede modeli</span></span></strong></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,&quot;serif&quot;">Alevi toplumu bugün önemli bir eşikte duruyor.Bir tarafta tarihsel ocak geleneği, seyyidlik bağı ve yüzyılların birikimi var. Diğer tarafta bu mirası devralan fakat onu sorgulamadan kabul etmeyen yeni kuşaklar, genç talipler bulunuyor.</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,&quot;serif&quot;">Bu iki dünya birbirinin düşmanı olmak zorunda değil.Ancak aralarında kurulacak ilişkinin eski otorite kalıplarıyla sürdürülmesi de mümkün görünmüyor.Samimi biçimde yol yürümek isteyen dedeler, bu dönüşümü bir tehdit olarak değil, dedelik kurumunu yeniden anlamlı kılacak bir imkân olarak görmelidir.Artık mesele gençlere yeniden saygı öğretmek değildir. Mesele, <strong><u>dedeliğin yeniden saygı duyulmaya değer bir temsil gücü kazanmasıdır.</u></strong></span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,&quot;serif&quot;">Bunun yolu da geçmişteki otoriteyi geri istemekten değil, geleceğin ahlaki ve entelektüel sorumluluğunu üstlenmekten geçmektedir.</span></span></span></span><br />
&nbsp;</p>

<ul>
	<li><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,&quot;serif&quot;">Artık Dede, talibinden para bekleyen değil, talibinin gönlünü ve güvenini kazanandır.</span></span></span></span></li>
	<li><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,&quot;serif&quot;">Dede, sorular karşısında öfkelenen değil, sorularla kendisini de geliştirebilendir.</span></span></span></span></li>
	<li><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,&quot;serif&quot;">Dede, soyuyla övünmekle yetinmeyen, o soyun temsil ettiği ahlakı yaşamına taşıyandır.</span></span></span></span></li>
	<li><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,&quot;serif&quot;">Dede, makamını kişisel çıkarlarının koruyucusu değil, yolun hizmetkârı olarak gören kişidir.</span></span></span></span></li>
</ul>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,&quot;serif&quot;">Çünkü dedelik, yalnızca bir ailenin veya ocağın mirası değildir; aynı zamanda talibin güveniyle varlık kazanan toplumsal bir sorumluluktur.Ve bu sorumluluğun en önemli sınavlarından biri, para karşısında gösterilen ahlaki tutumdur.Bir dede, talibinin verdiği niyâzla zenginleştiğinde değil, talibinin güvenini koruduğunda büyür.Bir dede, kendisine gösterilen saygıyı talep ettiğinde değil, temsil ettiği değerlerle o saygıyı hak ettiğinde anlam kazanır.</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><strong><u><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,&quot;serif&quot;">Dedelik geçmişten devralınan bir makam olabilir; fakat dede olmak, her kuşakta yeniden kazanılması gereken bir kimliktir.</span></span></u></strong></span></span></p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/chpli-muslim-saridan-eyupsultan-belediye-baskaninin-gozaltina-alinmasiyla-ilgili-aciklama-3559</link>
            <category>SİYASET</category>
            <pubDate>Fri, 02 Oct 2026 11:13:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>CHP’li Müslim Sarı’dan Eyüpsultan Belediye Başkanı’nın gözaltına alınmasıyla ilgili açıklama</h1>
                        <h2>CHP Parti Sözcüsü ve Yerel Yönetimlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Müslim Sarı, Eyüpsultan Belediye Başkanı Mithat Bülent Özmen’in gözaltına alınmasına ilişkin yazılı bir açıklama yaptı.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/10/chpli-muslim-saridan-eyupsultan-belediye-baskaninin-gozaltina-alinmasiyla-ilgili-aciklama-1790929254.webp">
                        <figcaption>CHP’li Müslim Sarı’dan Eyüpsultan Belediye Başkanı’nın gözaltına alınmasıyla ilgili açıklama</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p><strong>CHP Parti Sözcüsü ve Yerel Yönetimlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Müslim Sarı, Eyüpsultan Belediye Başkanı Mithat Bülent Özmen’in gözaltına alınmasına ilişkin yazılı bir açıklama yaptı.</strong><br />
<br />
Sarı, açıklamasında şu ifadelere yer verdi:<br />
<br />
<em><strong>Dün Mersin’de belediye başkanlarının gözaltına alınmasının ardından, bu sabah da Eyüpsultan Belediye Başkanımız Mithat Bülent Özmen gözaltına alındı.</strong></em></p>

<p><em><strong>Fon krizi her gün yeni gelişmelerle büyüyor. Soruşturmada adı geçen isimlere uygulanan tedbirlerle, seçilmiş belediye başkanlarına yönelik gözaltı işlemleri arasındaki fark ise giderek daha belirgin hale geliyor.</strong></em></p>

<p><em><strong>Belediye başkanlarının art arda gözaltına alınması, hukukta eşitlik ve ölçülülük tartışmasını büyütüyor. Hukuk, isimlere ve siyasi kimliklere göre farklı işletilemez.</strong></em></p>

<p><em><strong>Dün Mersin’de dile getirdiğimiz itiraz bugün Eyüpsultan’da da geçerlidir:</strong></em></p>

<p><em><strong>Adalet herkese aynı şekilde uygulanmalıdır. Kişiye göre hukuk olmaz.</strong></em></p>

<p><em><strong>Eyüpsultan Belediye Başkanımız Mithat Bülent Özmen hakkındaki süreci yakından takip ediyoruz.</strong></em></p>

<p>Kaynak Link: https://x.com/muslimsarichp/status/2105903334766903418</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/eyupsultan-belediye-baskani-dahil-28-kisi-gozaltina-alindi-3558</link>
            <category>GÜNDEM</category>
            <pubDate>Fri, 02 Oct 2026 10:42:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Eyüpsultan Belediye Başkanı dahil 28 kişi gözaltına alındı</h1>
                        <h2>Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen soruşturma kapsamında, aralarında Eyüpsultan Belediye Başkanı Mithat Bülent Özmen’in de bulunduğu toplam 28 şüpheli gözaltına alındı.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/10/eyupsultan-belediye-baskani-dahil-28-kisi-gozaltina-alindi-1790927517.webp">
                        <figcaption>Eyüpsultan Belediye Başkanı dahil 28 kişi gözaltına alındı</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p><strong>Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen soruşturma kapsamında, aralarında Eyüpsultan Belediye Başkanı Mithat Bülent Özmen’in de bulunduğu toplam 28 şüpheli gözaltına alındı.</strong><br />
<br />
<a href="https://x.com/ankaracbs/status/2105905790099841215"><img alt="" src="https://www.alevihaberler.com.tr/public/images/detay/HTmuJy8WwAAgmEY.jpg" style="height:800px; width:589px" /></a><br />
<br />
Kaynak Link:&nbsp;<a href="https://x.com/ankaracbs/status/2105905790099841215">https://x.com/ankaracbs/status/2105905790099841215</a></p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/2025-2026-orgun-egitim-istatistikleri-aciklandi-3557</link>
            <category>GÜNDEM</category>
            <pubDate>Fri, 02 Oct 2026 10:10:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>2025-2026 örgün eğitim istatistikleri açıklandı</h1>
                        <h2>"Millî Eğitim İstatistikleri: Örgün Eğitim 2025-2026" yayımlandı. İstatistiklere göre, 2025-2026 eğitim öğretim yılında Türkiye'de 17 milyon 704 bin 308 öğrenci örgün eğitim alırken, toplam öğretmen sayısı 1 milyon 211 bin 799'a, derslik sayısı ise 769 bin 933'e ulaştı.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/10/2025-2026-orgun-egitim-istatistikleri-aciklandi-1790925668.webp">
                        <figcaption>2025-2026 örgün eğitim istatistikleri açıklandı</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p><strong>"Millî Eğitim İstatistikleri: Örgün Eğitim 2025-2026" yayımlandı. İstatistiklere göre, 2025-2026 eğitim öğretim yılında Türkiye'de 17 milyon 704 bin 308 öğrenci örgün eğitim alırken, toplam öğretmen sayısı 1 milyon 211 bin 799'a, derslik sayısı ise 769 bin 933'e ulaştı.</strong><br />
<br />
Yayımlanan istatistiklere göre, 2025-2026 eğitim öğretim yılında Türkiye'de okul öncesi, ilköğretim ve ortaöğretim düzeyinde toplam 17 milyon 704 bin 308 öğrenci örgün eğitim aldı. Bu öğrencilerin 9 milyon 89 bin 93'ü erkek, 8 milyon 615 bin 215'i kız.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Öğrencilerin 15 milyon 167 bin 794'ü resmî, 1 milyon 485 bin 21'i özel, 1 milyon 51 bin 493'ü ise açık öğretim kurumlarında eğitim gördü.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Örgün eğitimdeki öğrencilerin 1 milyon 739 bin 723'ü okul öncesi eğitim, 5 milyon 408 bin 899'u ilkokul, 5 milyon 307 bin 934'ü ortaokul ve 5 milyon 247 bin 752'si ortaöğretimde yer aldı.&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Ortaöğretimdeki 5 milyon 247 bin 752 öğrencinin 3 milyon 46 bin 666'u genel ortaöğretimde, 1 milyon 736 bin 473'ü mesleki ve teknik ortaöğretimde, 464 bin 613'ü de Anadolu imam hatip liselerinde eğitim aldı.&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p><strong>Öğretmen sayısı 1 milyon 200 bini aştı&nbsp;</strong></p>

<p>2025-2026 eğitim öğretim yılında örgün eğitim kurumlarında çalışan öğretmen sayısı 1 milyon 170 bin 320 oldu. Bu sayıya yaygın eğitim kurumlarında ve diğer birimlerde çalışan 41 bin 479 öğretmen de eklendiğinde toplam öğretmen sayısı 1 milyon 211 bin 799'a ulaştı.&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Bu öğretmenlerin 1 milyon 67 bin 218'i resmî okullarda/kurumlarda, 144 bin 581'i özel okullarda/kurumlarda görev yaptı.&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p><strong>Derslik sayısı, 16 binden fazla arttı</strong></p>

<p>Örgün eğitimde, 2025-2026 eğitim öğretim yılında 59 bin 914'ü resmî okul, 15 bin 94'ü özel okul ve 4'ü açık öğretim okulu olmak üzere toplam 75 bin 12 okul hizmet verdi. Bu okulların 18 bin 636'sı okul öncesi eğitim, 25 bini ilkokul, 18 bin 977'si ortaokul ve 12 bin 399'u da ortaöğretim kademesinde yer aldı.&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Resmî okullarda 631 bin 736, özel okullarda 138 bin 197 olmak üzere örgün eğitimde toplam 769 bin 933 derslik kullanıldı.&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p><strong>Eğitim ortamlarının niteliğinde iyileşmeler sürdü</strong></p>

<p>Öğretmen başına düşen öğrenci sayısı ilkokullarda 17 olarak gerçekleşti. Bu sayı ortaokullarda 13, ortaöğretimde 12 oldu. Derslik başına düşen öğrenci sayısı ise ilkokulda 19, ortaokulda 25, ortaöğretimde 21.&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p><strong>Okullaşma oranları</strong></p>

<p>2025-2026 eğitim öğretim yılında okullaşma oranları 5 yaşta yüzde 84,14, ilkokul yaş grubunda (6-9 yaş) yüzde 98,46, ortaokul yaş grubunda (10-13 yaş) yüzde 98,16 olarak gerçekleşti. Ortaöğretim yaş grubunda (14-17 yaş) ise yüzde 87,09'a yükseldi.&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Bu verilere ve yakın zamanda yayımlanan "Bir Bakışta Eğitim 2025" raporuna göre, Türkiye 6-14 yaş grubunda çağ nüfusunun tamamına yakınını içeren okullaşma oranıyla OECD ortalamasıyla benzerlik gösteriyor.&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p><strong>Mesleki ve teknik eğitimin payı arttı&nbsp;</strong></p>

<p>2024-2025 eğitim öğretim yılından 2025-2026 eğitim öğretim yılında, örgün ortaöğretimde mesleki ve teknik eğitimin payı yüzde 37,56'dan yüzde 39,51'e yükseldi.&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Aynı dönemde mesleki açık öğretim dâhil mesleki ve teknik ortaöğretim öğrenci sayısı ise 1 milyon 681 bin 100'den 1 milyon 736 bin 473'e çıktı.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p><strong>Öğrencilerin eğitime erişimi ve gelişimini destekleyen imkânlar</strong></p>

<p>Burs alan öğrenci sayısı 2025-2026 eğitim öğretim yılında bir önceki yıla göre artış göstererek 345 bin 112'ye ulaştı. İlk ve ortaöğretimde taşıma yoluyla eğitime erişim hizmetinden faydalanan toplam öğrenci sayısı 765 bin 728 olurken bu sayı, özel eğitimde 136 bin 12'den 150 bin 405'e yükseldi.&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Ayrıca, 2 bin 852 pansiyonda yaklaşık yarım milyon öğrenciye barınma imkânı sunulması, Millî Eğitim Bakanlığının eğitimde kapsayıcılığı, erişilebilirliği ve fırsat eşitliğini güçlendirmeye yönelik çalışmalarının somut göstergeleri arasında yer aldı.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>"Millî Eğitim İstatistikleri: Örgün Eğitim 2025-2026" verilerine ulaşmak için <a href="https://sgb.meb.gov.tr/www/milli-egitim-istatistikleri-orgun-egitim-2025-2026/icerik/914" rel="noreferrer noopener" target="_blank">tıklayınız.</a></p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/meteorolojiden-kuvvetli-yagis-ve-firtina-uyarisi-3556</link>
            <category>GÜNDEM</category>
            <pubDate>Fri, 02 Oct 2026 10:04:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Meteoroloji’den kuvvetli yağış ve fırtına uyarısı</h1>
                        <h2>Meteoroloji Genel Müdürlüğü tarafından yapılan son değerlendirmelere göre: Marmara (Edirne hariç), Doğu Akdeniz, İç Anadolu’nun doğusu, Orta Karadeniz kıyıları, Doğu Karadeniz, Doğu ve Güneydoğu Anadolu ile Muğla ve Karaman çevreleri, İzmir'in kuzey ilçeleri, Antalya'nın batı ve doğu ilçeleri, Tokat'ın doğusunun sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/10/meteorolojiden-kuvvetli-yagis-ve-firtina-uyarisi-1790924948.webp">
                        <figcaption>Meteoroloji’den kuvvetli yağış ve fırtına uyarısı</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Meteoroloji Genel Müdürlüğü tarafından yapılan son değerlendirmelere göre: Marmara (Edirne hariç), Doğu Akdeniz, İç Anadolu’nun doğusu, Orta Karadeniz kıyıları, Doğu Karadeniz, Doğu ve Güneydoğu Anadolu ile Muğla ve Karaman çevreleri, İzmir'in kuzey ilçeleri, Antalya'nın batı ve doğu ilçeleri, Tokat'ın doğusunun sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların İstanbul, Adana, Osmaniye, Sinop, Erzincan, Tunceli, Elazığ çevreleri, Kırklareli, Tekirdağ ve Çanakkale’nin doğusu, Kocaeli'nin batısı, Balıkesir ve Malatya’nın kuzeyi, Hatay’ın batısı, Kastamonu’nun kuzey kesimleri, Rize'nin doğu ilçeleri ve Artvin'in kuzey kesimlerinin yerel kuvvetli olması bekleniyor. Rüzgarın Batı Karadeniz’in batısı, Marmara ile Kuzey Ege kıyılarında kuzeyli yönlerden kuvvetli ve kısa süreli fırtına (50-70 km/sa) şeklinde Doğu Anadolu’nun güneydoğusunda güneyli yönlerden kuvvetli(40-60 km / saat) olarak eseceği tahmin ediliyor.</p>

<p><strong>HAVA SICAKLIĞI:</strong> Yurt genelinde sıcaklıkların mevsim normallerinin altında seyredeceği tahmin ediliyor.</p>

<p><strong>RÜZGAR:</strong> Rüzgarın, genellikle kuzeyli, doğu kesimlerde güneyli yönlerden hafif, ara sıra orta kuvvette, Rüzgarın Batı Karadeniz’in batısı, Marmara ile Kuzey Ege kıyılarında kuzeyli yönlerden kuvvetli ve kısa süreli fırtına (50-70 km/sa) şeklinde Doğu Anadolu’nun güneydoğusunda güneyli yönlerden kuvvetli(40-60 km / saat) olarak eseceği tahmin ediliyor.</p>

<h2><strong>UYARILAR</strong></h2>

<p><strong>KUVVETLİ YAĞIŞ UYARISI:</strong> Yağışların İstanbul, Adana, Osmaniye, Sinop, Erzincan, Tunceli, Elazığ çevreleri, Kırklareli, Tekirdağ ve Çanakkale’nin doğusu, Kocaeli'nin batısı, Balıkesir ve Malatya’nın kuzeyi, Hatay’ın batısı, Kastamonu’nun kuzey kesimleri, Rize'nin doğusu ve Artvin'in kuzey kesimlerinin yerel kuvvetli olması beklendiğinden yaşanabilecek olumsuzluklara karşı dikkatli ve tedbirli olunmalıdır.</p>

<p><strong>KUVVETLİ RÜZGÂR UYARISI: </strong>Rüzgârın, Batı Karadeniz’in batısı, Marmara ile Kuzey Ege kıyılarında kuzeyli yönlerden kuvvetli ve kısa süreli fırtına (50-70 km/sa) şeklinde Doğu Anadolu’nun güneydoğusunda güneyli yönlerden kuvvetli(40-60 km / saat) olarak eseceği beklendiğinden yaşanabilecek olumsuzluklara karşı dikkatli ve tedbirli olunması gerekmektedir.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/omer-celik-yeni-partili-milletvekillerinin-genel-kurulu-terk-etmesi-saygisizliktir-3555</link>
            <category>SİYASET</category>
            <pubDate>Fri, 02 Oct 2026 10:00:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Ömer Çelik: Yeni Parti’li milletvekillerinin Genel Kurul’u terk etmesi saygısızlıktır</h1>
                        <h2>AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın yasama yılı açılış konuşması öncesinde Yeni Parti milletvekillerinin Genel Kurul’u terk etmesini eleştirdi.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/10/omer-celik-yeni-partili-milletvekillerinin-genel-kurulu-terk-etmesi-saygisizliktir-1790924577.webp">
                        <figcaption>Ömer Çelik: Yeni Parti’li milletvekillerinin Genel Kurul’u terk etmesi saygısızlıktır</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p><strong>AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın yasama yılı açılış konuşması öncesinde Yeni Parti milletvekillerinin Genel Kurul’u terk etmesini eleştirdi.</strong></p>

<p>Çelik, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı:<br />
<br />
<em><strong>"Sayın Cumhurbaşkanımızın yasama yılı açılışında Yüce Meclis’imizde Genel Kurul’da konuşma yapmaları devlet ve Meclis hayatımızın en önemli geleneklerinden &nbsp;biridir.&nbsp;</strong></em></p>

<p><em><strong>Sayın Cumhurbaşkanımız bugün tarihi bir konuşma yaparak, devlet ve siyaset hayatımız için gelecek döneme “istikamet” verecek çok önemli ve stratejik siyasi değerlendirmeler ortaya koymuşlardır. Bu değerlendirmeleri önümüzdeki dönemde ayrıntılı şekilde ele alacağız.&nbsp;</strong></em></p>

<p><em><strong>Sayın Cumhurbaşkanımızın konuşması başlamadan Yeni Parti’li milletvekillerinin Genel Kurul’u terketmeleri Meclis’imize ve Türkiye Cumhurbaşkanlığı makamına saygısızlıktır.&nbsp;</strong></em></p>

<p><em><strong>Sürekli Meclis’in güçlenmesi gerektiğinden bahsedenlerin, Meclis’e hakettiği değeri verme konusunda ne kadar zaaf içinde olduğu görülmüştür. Meclis’in güçlenmesi gerektiği konusunda sık sık konuşma yapanların, Meclis’i terketmesi büyük bir çelişkidir. Yeni Parti “siyaset üretme” yerine siyasetsizlikle özdeşleşmeye devam etmektedir.&nbsp;</strong></em></p>

<p><em><strong>Yeni Yasama yılı hayırlı olsun.&nbsp;</strong></em></p>

<p><em><strong>Cumhurbaşkanımızın bugünkü konuşmasını dinleyemeyen vatandaşlarımızın, bu tarihi konuşmayı okumalarının veya dinlemelerinin çok değerli olacağını ifade etmek isteriz."</strong></em></p>

<p>Kaynak Link: https://x.com/omerrcelik/status/2105707552717537438</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/cumhurbaskani-erdogan-fon-piyasasindaki-sorunu-suratle-cozuyoruz-3554</link>
            <category>SİYASET</category>
            <pubDate>Thu, 01 Oct 2026 17:32:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Cumhurbaşkanı Erdoğan: Fon piyasasındaki sorunu süratle çözüyoruz</h1>
                        <h2>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, fon piyasasının belli bir bölümünde ortaya çıkan sorunla ilgili değerlendirmelerde bulundu.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/10/cumhurbaskani-erdogan-fon-piyasasindaki-sorunu-suratle-cozuyoruz-1790866862.webp">
                        <figcaption>Cumhurbaşkanı Erdoğan: Fon piyasasındaki sorunu süratle çözüyoruz</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>***</p>

<p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, fon piyasasının belli bir bölümünde ortaya çıkan sorunla ilgili değerlendirmelerde bulundu.</p>

<p>Erdoğan, “Fon piyasasının belli bölümünde ortaya çıkan sorunun da üstesinden başarıyla geliyoruz. Sermaye piyasası kuralları çerçevesinde, hakkaniyet ve adaleti gözeterek, kimsenin hakkını kimseye yedirmeden, bu meseleyi süratle çözüyoruz” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Konunun iktisadi güvenliğe ve toplumsal barışa yönelik bir tehdit unsuruna dönüşmesine izin vermeyeceklerini vurgulayan Erdoğan, şunları kaydetti:</p>

<p>“Bu konunun, iktisadi güvenliğimize ve toplumsal barışımıza yönelik bir tehdit unsuruna dönüşmesine inşallah fırsat vermeyeceğiz. Bu ülke ve bu millet, hak ettiği seviyelere ulaşıncaya kadar, çalışmaya, üretmeye, sorunlara çözüm yolları geliştirmeye devam edeceğiz.”</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/kilicdaroglundan-vahap-secerin-gozaltina-alinmasina-tepki-3553</link>
            <category>SİYASET</category>
            <pubDate>Thu, 01 Oct 2026 16:59:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Kılıçdaroğlu’ndan Vahap Seçer’in gözaltına alınmasına tepki</h1>
                        <h2>CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer’in sabah saatlerinde gözaltına alınmasını sert bir dille eleştirdi.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/10/kilicdaroglundan-vahap-secerin-gozaltina-alinmasina-tepki-1790863721.webp">
                        <figcaption>Kılıçdaroğlu’ndan Vahap Seçer’in gözaltına alınmasına tepki</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p><strong>CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer’in sabah saatlerinde gözaltına alınmasını sert bir dille eleştirdi. Kılıçdaroğlu, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada operasyonun yöntemini sorguladı ve iktidara yakın isimlerin adı geçen fon skandalıyla karşılaştırma yaptı.</strong></p>

<p>Mersin Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen yolsuzluk soruşturması kapsamında 1 Ekim 2026 sabahı düzenlenen operasyonda, Türkiye Belediyeler Birliği ve Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı <strong>Vahap Seçer </strong>ile Yenişehir Belediye Başkanı Abdullah Özyiğit ve Mezitli Belediye Başkanı Ahmet Serkan Tuncer’in de aralarında bulunduğu 59 kişi gözaltına alındı.<br />
<br />
<strong>CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu şu açıklamada bulundu:</strong></p>

<p>Vahap Seçer…</p>

<p>Mersinlilerin yüzde 60’ının oyuyla seçilmiş bir Büyükşehir Belediye Başkanı.</p>

<p>Milyonlarca vatandaşın iradesiyle seçilmiş, Mersin’de farklı siyasi görüşlerden insanların oyunu almış bir isim.</p>

<p>Bu sabah ne yaptılar?</p>

<p>Evine şafak vakti operasyon yaptılar, gözaltına aldılar.</p>

<p>Soruyorum:</p>

<p>Vahap Seçer kaçacak mıydı?</p>

<p>Çağırsanız ifadeye gelmeyecek miydi?</p>

<p>Nedir bu şafak baskınları?</p>

<p>CHP’liysen ifadeye çağrılmak yok. Sabahın karanlığında kapına polis dayanacak, gözaltına alınacaksın.</p>

<p>Ama iktidarın çevresindeysen başka bir hukuk var.</p>

<p>Haftalardır Türkiye tarihinin en büyük fon skandallarından birini konuşuyoruz.</p>

<p>Yüz binlerce vatandaşın parası fonlarda kilitlendi. Milyarlarca liralık işlemler ortaya çıktı.</p>

<p>AK Partili genel başkan yardımcılarının, eski bakanların ve iktidara yakın isimlerin ailelerinin adları bu dosyalarda geçiyor.</p>

<p>Fon skandalının en kritik koltuklarında kimlerin oğullarının, kimlerin damatlarının oturduğu ortaya çıkıyor.</p>

<p>İki soru soran var mı?</p>

<p>Yok.</p>

<p>Savcı çağırıyor mu?</p>

<p>Yok.</p>

<p>Gece yarısı savcılık kararlarıyla, AK Partili bir genel başkan yardımcısının oğlunun mal varlığı üzerindeki tedbir kaldırılıyor.</p>

<p>Bunları haber yapan gazetecilere ne yapılıyor?</p>

<p>Erişim engeli.</p>

<p>Haberleri yasakla, gazetecilerin hesaplarını kapat, fon skandalını örtbas et.</p>

<p>Yetmedi mi?</p>

<p>Gündemi değiştir.</p>

<p>Her sabah, milyonlarca vatandaşın desteğini almış bir başka CHP’li belediye başkanının kapısına polisi gönder.</p>

<p>Şafak baskını yap.</p>

<p>Gözaltına al.</p>

<p>Türkiye fon skandalını konuşmasın. Yüz binlerce insanın parasının nasıl kilitlendiğini konuşmasın. İktidara yakın ailelerin bu işlerin neresinde olduğunu sormasın.</p>

<p>Ama Vahap Seçer’e şafak operasyonu yap!</p>

<p>Bu nedir Allah aşkına?</p>

<p>Adalet bunun neresinde?</p>

<p>Hukuk bunun neresinde?</p>

<p>Bir tarafta, iktidara yakınsan dokunulmazlık; diğer tarafta, muhalifsen sabahın karanlığında gözaltı.</p>

<p>Bunun adı hukuk devleti değildir.</p>

<p>Bunun adı adalet değildir.</p>

<p>Bu mesele artık yalnızca CHP’nin meselesi değildir.</p>

<p>Bu mesele yalnızca Vahap Seçer’in meselesi değildir.</p>

<p>Bu, artık Türkiye’nin beka sorunudur.</p>

<p>Çünkü adaletin olmadığı yerde devlet ayakta kalamaz. Hukukun kişiye, partiye, soyadına göre uygulandığı bir ülkede hiç kimse kendisini güvende hissedemez.</p>

<p>Bir ülke böyle yönetilemez.</p>

<p>Türkiye böyle yönetilemez.</p>

<p>Kaynak Link: https://x.com/kilicdarogluk/status/2105588021886144952</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/chp-sozcusu-muslim-saridan-mersindeki-gozaltilar-aciklamasi-3552</link>
            <category>GÜNDEM</category>
            <pubDate>Thu, 01 Oct 2026 12:35:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>CHP Sözcüsü Müslim Sarı’dan Mersin’deki gözaltılar açıklaması</h1>
                        <h2>CHP Parti Sözcüsü ve Yerel Yönetimlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Müslim Sarı, Türkiye Belediyeler Birliği ve Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer ile Yenişehir Belediye Başkanı Abdullah Özyiğit ve Mezitli Belediye Başkanı Ahmet Serkan Tuncer’in bu sabah gözaltına alınmasına ilişkin açıklama yaptı.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/10/chp-sozcusu-muslim-saridan-mersindeki-gozalti-aciklamasi-1790847746.webp">
                        <figcaption>CHP Sözcüsü Müslim Sarı’dan Mersin’deki gözaltılar açıklaması</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p><strong>CHP Parti Sözcüsü ve Yerel Yönetimlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Müslim Sarı, Türkiye Belediyeler Birliği ve Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer ile Yenişehir Belediye Başkanı Abdullah Özyiğit ve Mezitli Belediye Başkanı Ahmet Serkan Tuncer’in bu sabah gözaltına alınmasına ilişkin açıklama yaptı.</strong></p>

<p>Sarı, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda şu ifadeleri kullandı:</p>

<p><em><strong>"Türkiye Belediyeler Birliği ve Mersin Büyükşehir Belediye Başkanımız Vahap Seçer, Yenişehir Belediye Başkanımız Abdullah Özyiğit ve Mezitli Belediye Başkanı Ahmet Serkan Tuncer bu sabah gözaltına alındı.</strong></em></p>

<p><em><strong>Fon soruşturması kapsamında Hayati Yazıcı’nın oğlu Mustafa Yazıcı’nın ise sadece ifadesi alındı ve hakkında yurt dışına çıkış yasağı kondu. Fatma Betül Sayan Kaya ve eşi hakkında da mal varlıklarının dondurulması talep edildi.</strong></em></p>

<p><em><strong>Koruma tedbirlerinin kim olduğuna göre değil, somut gerekçeler ile gereklilik ve ölçülülük ilkelerine göre uygulanması gerekir. Hukukun terazisi herkesi eşit tartmıyor. Adamına göre hukuk olmaz.</strong></em></p>

<p><em><strong>Konuyu yakından incelemek ve süreci yerinde takip etmek üzere, başkanlığımda, Gaziantep Milletvekilimiz Hasan Öztürkmen, Konya Milletvekilimiz Barış Bektaş, Mersin Milletvekilimiz Gülcan Kış ve Adana Milletvekilimiz Müzeyyen Şevkin’den oluşan heyetimiz Mersin’e doğru yola çıkmıştır."</strong></em><br />
<br />
Kaynak link: https://x.com/muslimsarichp/status/2105547085659459737</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/5-bolgeye-kuvvetli-yagis-uyarisi-3551</link>
            <category>GÜNDEM</category>
            <pubDate>Thu, 01 Oct 2026 10:39:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>5 bölgeye kuvvetli yağış uyarısı</h1>
                        <h2>Ülkemiz genelinin parçalı ve çok bulutlu, Marmara, Ege'nin güneyi, Akdeniz, İç Anadolu'nun güney ve doğusu, (Amasya ve Tokat dışında) Karadeniz ile Doğu ve Güneydoğu Anadolu'nun sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/10/5-bolgeye-kuvvetli-yagis-uyarisi-1790841482.webp">
                        <figcaption>5 bölgeye kuvvetli yağış uyarısı</figcaption>
                    </figure>
                    </header><h3><strong>Meteoroloji Genel Müdürlüğü tarafından yapılan son değerlendirmelere göre: Ülkemiz genelinin parçalı ve çok bulutlu, Marmara, Ege'nin güneyi, Akdeniz, İç Anadolu'nun güney ve doğusu, (Amasya ve Tokat dışında) Karadeniz ile Doğu ve Güneydoğu Anadolu'nun sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların Trakya'nın kuzeyi, Akdeniz, Doğu Karadeniz'in doğusu, Doğu Anadolu'nun batı ve kuzeydoğusu ile Güneydoğu Anadolu'nun kuzey ve batısında yerel kuvvetli olması bekleniyor.</strong></h3>

<p><strong>HAVA SICAKLIĞI:</strong> Yurt genelinde sıcaklıkların mevsim normallerinin altında seyredeceği tahmin ediliyor.</p>

<p><strong>RÜZGAR:</strong> Rüzgarın, genellikle kuzeyli, doğu kesimlerde güneyli yönlerden hafif, ara sıra orta kuvvette, Marmara ve Ege’de kuvvetli (40-60 km/saat) esmesi bekleniyor.</p>

<h2><strong>UYARILAR</strong></h2>

<p><strong>KUVVETLİ YAĞIŞ UYARISI:</strong> Yağışların Trakya'nın kuzeyi, Akdeniz, Doğu Karadeniz'in doğusu, Doğu Anadolu'nun batı ve kuzeydoğusu ile Güneydoğu Anadolu'nun kuzey ve batısında yerel kuvvetli olması beklendiğinden yaşanabilecek olumsuzluklara karşı dikkatli ve tedbirli olunmalıdır.</p>

<p><strong>KUVVETLİ RÜZGÂR UYARISI: </strong>Rüzgârın, Marmara ve Ege’de kuzeyli yönlerden kuvvetli (40-60 km/saat) esmesi beklendiğinden yaşanabilecek olumsuzluklara karşı dikkatli ve tedbirli olunması gerekmektedir.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/cumhurbaskani-erdogan-dostluk-maci-turkiye-filistin-kardesligini-gozler-onune-serdi-3550</link>
            <category>SİYASET</category>
            <pubDate>Thu, 01 Oct 2026 04:28:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Cumhurbaşkanı Erdoğan: Dostluk maçı, Türkiye-Filistin kardeşliğini gözler önüne serdi</h1>
                        <h2>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, bu akşam Konya’da Konyaspor ile Filistin Millî Futbol Takımı arasında oynanan dostluk maçına ilişkin bir değerlendirme yaptı.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/10/cumhurbaskani-erdogan-dostluk-maci-turkiye-filistin-kardesligini-gozler-onune-serdi-1790818381.webp">
                        <figcaption>Cumhurbaşkanı Erdoğan: Dostluk maçı, Türkiye-Filistin kardeşliğini gözler önüne serdi</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p><strong>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, bu akşam Konya’da Konyaspor ile Filistin Millî Futbol Takımı arasında oynanan dostluk maçına ilişkin bir değerlendirme yaptı.</strong></p>

<p>Erdoğan, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, maçın ülkeler arasındaki kardeşliği, dayanışmayı ve gönül birlikteliğini ortaya koyan müstesna bir örnek olduğunu belirtti.</p>

<p>Filistinli futbolculara ve Filistin halkına en kalbi selam ve muhabbetlerini ileten Cumhurbaşkanı Erdoğan, 42 bin kişilik stadyumu doldurarak Filistin Millî Takımı’nı bağrına basan, Filistin davasına destek veren ve Gazze’de yaşanan trajediyi bir kez daha dünyaya hatırlatan Konyalıları tebrik etti.</p>

<p>Erdoğan, <em><strong>“Türkiye olarak Filistinli, Gazzeli kardeşlerimizle bir ve beraber olmaya, onların hakkını uluslararası alanda savunmaya, dayanışmamızı güçlü bir şekilde göstermeye devam edeceğiz”</strong></em> ifadelerini kullandı.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/zakharova-ukrayna-icin-silah-ureten-avrupali-fabrikalar-potansiyel-ve-mesru-askeri-hedeflerdir-3549</link>
            <category>DÜNYA</category>
            <pubDate>Thu, 01 Oct 2026 00:41:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Zakharova: Ukrayna için silah üreten Avrupalı fabrikalar potansiyel ve meşru askeri hedeflerdir</h1>
                        <h2>Rusya Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Maria Zakharova, haftalık basın brifinginde yaptığı açıklamada, Ukrayna’ya silah üreten Avrupa’daki fabrikaların Rusya için potansiyel ve meşru askeri hedefler olduğunu belirtti.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/10/zakharova-ukrayna-icin-silah-ureten-avrupali-fabrikalar-potansiyel-ve-mesru-askeri-hedeflerdir-1790804895.webp">
                        <figcaption>Zakharova: Ukrayna için silah üreten Avrupalı fabrikalar potansiyel ve meşru askeri hedeflerdir</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p><strong>Rusya Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Maria Zakharova, haftalık basın brifinginde yaptığı açıklamada, Ukrayna’ya silah üreten Avrupa’daki fabrikaların Rusya için potansiyel ve meşru askeri hedefler olduğunu belirtti.</strong></p>

<p>Zakharova, Polonya’nın Ukrayna için Patriot önleme füzesi üretim fabrikası kurmaya hazır olduğu yönündeki haberlere yanıt olarak şunları söyledi:</p>

<p><em><strong>&nbsp;"Ukrayna için silah üreten Avrupa ülkelerindeki silah fabrikalarının Rusya için potansiyel askeri hedefler olduğunu hatırlatmak isterim. Kiev rejimi için silah üreten askeri fabrikaların Ukrayna toprakları dışında güvende olacağını varsaymak yanlıştır. Bunu düşünen herkes yanılıyor.</strong></em></p>

<p>Sözcü, Avrupa ülkelerinin sadece yardım sağlamadığını, silah fabrikaları ve ortak girişimler açarak çatışmaya doğrudan ve tam olarak dahil olduklarını vurguladı. Bu tür adımların savaşın çözümünü yakınlaştırmak yerine geciktirdiğini ifade etti.</p>

<p>Zakharova’nın açıklamaları, Reuters ve diğer uluslararası ajanslar tarafından doğrulandı. Rusya, Avrupa’daki savunma sanayii tesislerinin Ukrayna’ya destek nedeniyle meşru hedef haline geldiğini daha önce de benzer şekilde dile getirmişti.</p>

<p><a href="https://www.mid.ru/tv/?id=2151255&amp;lang=ru#27"><strong>Kaynak: Rusya Dışişleri Bakanlığı brifingi&nbsp;</strong></a></p>

<p><a href="https://www.mid.ru/tv/?id=2151255&amp;lang=ru#27"><strong>https://www.mid.ru/tv/?id=2151255&amp;lang=ru#27</strong></a></p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/dugin-rus-dunyasi-insa-ediyoruz-bize-ukraynayi-verin-3548</link>
            <category>DÜNYA</category>
            <pubDate>Wed, 30 Sep 2026 22:03:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Dugin: Rus dünyası inşa ediyoruz. Bize Ukrayna'yı verin!</h1>
                        <h2>Aleksandr Dugin, X hesabı üzerinden nükleer savaşı “çok daha olası bir senaryo” olarak nitelendiren Dugin, Rusya’nın stratejik yenilgiyle nükleer seçenek arasında kalması halinde tereddütsüz nükleer silaha yöneleceğini savundu.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/09/dugin-rus-dunyasi-insa-ediyoruz-bize-ukraynayi-verin-1790795828.webp">
                        <figcaption>Dugin: Rus dünyası inşa ediyoruz. Bize Ukrayna'yı verin!</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p><strong>Rus Avrasyacılık ideoloğu Aleksandr Dugin, X (eski Twitter) hesabı üzerinden son günlerde bir dizi sert paylaşım yaptı. Paylaşımlarında nükleer savaşı “çok daha olası bir senaryo” olarak nitelendiren Dugin, Rusya’nın stratejik yenilgiyle nükleer seçenek arasında kalması halinde tereddütsüz nükleer silaha yöneleceğini savundu.<br />
<img alt="" src="https://www.alevihaberler.com.tr/public/images/detay/image%20-%202026-09-30T214934_015.png" style="height:613px; width:653px" /><br />
<img alt="" src="https://www.alevihaberler.com.tr/public/images/detay/image%20-%202026-09-30T221623_526.png" style="height:253px; width:632px" /></strong><br />
&nbsp;</p>

<p>Dugin’in 29 Eylül 2026 tarihli paylaşımında <strong>“Nükleer savaş çok daha olası bir senaryo”</strong> ifadesi yer alırken, 30 Eylül’de şu açıklamayı yaptı:</p>

<p><em><strong>“Rusya için seçenek yenilgi ya da nükleer silahsa, hiç şüphe yok ki Rusya nükleer silahı seçecektir. Rusya’nın stratejik yenilgisini hayal edenler, dünyanın sonunu hayal ediyor. Bunu netleştirelim.”</strong></em></p>

<p>Aynı gün bir başka paylaşımında ise doğrudan Ukrayna’ya yönelik talebini dile getirdi:</p>

<p><em><strong>“Bize Ukrayna’yı verin, siz de hayatta kalırsınız ve güvende olursunuz. Orada duracağız. Aksi takdirde işler öngörülemez hale gelecek.”</strong></em></p>

<p>Dugin ayrıca <strong>“Rus dünyası inşa ediyoruz” </strong>ifadesini de kullandı.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">GEÇMİŞTE TÜRKİYE’YE VE TÜRK DEVLETLERİNE YÖNELİK AÇIKLAMALARI</span></span></strong></span></p>

<p>Dugin’in bu sert üslubu yeni değil. Daha önce de <strong>Türkiye’ye ve Türk devletlerinin bağımsızlığına</strong> yönelik tehditkâr açıklamalarıyla gündeme gelmişti.</p>

<p>Aralık 2024’te Suriye’deki gelişmeler sonrasında X hesabından Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı hedef alan paylaşımlar yapmıştı.</p>

<p>Ocak 2026’da ise Azerbaycan, Kazakistan, Özbekistan, Kırgızistan, Tacikistan, Ermenistan ve Gürcistan gibi post-Sovyet ülkelerin egemenliğinin kabul edilemeyeceğini ileri sürmüştü.<em><strong> “Egemen bir Ermenistan, egemen bir Gürcistan, egemen bir Azerbaycan, egemen bir Kazakistan, egemen bir Özbekistan, Tacikistan, Kırgızistan’ın varlığını kabul edemeyiz”</strong></em> diyen Dugin, ulus-devletleri <strong>“geçmişin çöpü” </strong>olarak nitelendirmiş ve Moskova kontrolünde bir Avrasya birliği önermişti.</p>

<p>Dugin’in son paylaşımları, Rusya’nın Ukrayna’daki savaşta nükleer tehdit kartını daha açık kullanma eğilimini yansıtırken, geçmişteki Türkiye ve Türk dünyasına yönelik açıklamaları da yeniden gündeme getiriyor.<br />
<br />
Kaynak Linkler:&nbsp;<br />
https://x.com/AGDugin/status/2105204713067303311<br />
https://x.com/AGDugin/status/2105155684061098096<br />
https://x.com/AGDugin/status/2105155684061098096<br />
https://x.com/AGDugin/status/2105155302886912352<br />
https://x.com/AGDugin/status/2105026266491428973<br />
<a href="https://x.com/AGDugin/status/2105026266491428973">https://x.com/AGDugin/status/2105026266491428973</a></p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/abd-ve-rusyaya-karsi-ingiltereden-yanit-magdur-gocmenler-kabul-edilecek-3547</link>
            <category>DÜNYA</category>
            <pubDate>Wed, 30 Sep 2026 20:14:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>ABD ve Rusya’ya karşı İngiltere’den yanıt: Mağdur göçmenler kabul edilecek</h1>
                        <h2>İngiltere İçişleri Bakanı Shabana Mahmood, Labour Partisi konferansında yaptığı açıklamada, İngiltere Yeniden Yerleşim Planı’nın yeniden açılacağını duyurdu. Bakan, savunmasız mültecilerin güvenli ve yasal yollarla ülkeye kabul edileceğini belirtti.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/09/abd-ve-rusyaya-karsi-ingiltereden-yanit-magdur-gocmenler-kabul-edilecek-1790789014.webp">
                        <figcaption>ABD ve Rusya’ya karşı İngiltere’den yanıt: Mağdur göçmenler kabul edilecek</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p><strong>İngiltere İçişleri Bakanı Shabana Mahmood, Labour Partisi konferansında yaptığı açıklamada, İngiltere Yeniden Yerleşim Planı’nın (UK Resettlement Scheme) yeniden açılacağını duyurdu. Bakan, savunmasız mültecilerin güvenli ve yasal yollarla ülkeye kabul edileceğini belirtti.</strong><br />
<br />
Açıklama, ABD Başkanı Donald Trump’ın ve bazı Rus yetkililerin İngiltere’nin göç politikalarını sert şekilde eleştirdiği, hatta İngiliz kamuoyunu mevcut hükümete karşı kışkırttığı bir dönemde geldi. Trump son dönemde İngiltere’nin sınırlarını kapatması ve sınır dışı işlemlerini artırması gerektiğini savunarak ülkenin <em><strong>“felaketin eşiğinde” </strong></em>olduğunu belirtmiş, göç politikalarını <em><strong>“aptalca” </strong></em>bulduğunu ifade etmişti. Rusya tarafında ise göç konusunun toplumda gerilimi artırmak amacıyla kullanıldığı yönünde değerlendirmeler ve eleştiriler gündeme gelmişti.</p>

<p><strong>Mahmood’un açıklaması şöyle:</strong></p>

<p><em><strong>“Dünyanın dört bir yanındaki savunmasız mültecileri İngiltere’de kabul edeceğiz. Bunların yaklaşık dörtte birinin, Taliban’ın zulmünden kaçan Afgan kadınlar ve kız çocukları olacağını gururla söyleyebilirim. Ayrıca Gazze’deki dehşetten kaçan Filistinlileri de kabul edeceğiz.”</strong></em></p>

<p>İçişleri Bakanlığı kaynaklarına göre, program kapsamında kabul edilecek kişilerin yaklaşık yüzde 25’ini Afgan kadın ve kız çocukları ile Filistinli mülteciler oluşturacak. İlk etapta yüzlerce kişi beklenirken, yasadışı göçün azalması durumunda sayıların düşük binlere çıkabileceği ve yıllık üst sınır belirleneceği ifade edildi. Mülteciler BM Mülteciler Yüksek Komiserliği (UNHCR) ve International Refugee Assistance Project (IRAP) üzerinden yönlendirilecek. Kabul edilenler beş yıllık kalıcı yerleşim yoluna girecek.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Mahmood, konuşmasında sürecin<strong> “sınırlı ve kontrollü” </strong>olması gerektiğini, toplumların yeni gelenleri karşılayacak durumda olmasının önemini vurguladı. Hükümet, yasadışı kanal geçişlerini azaltırken güvenli ve yasal yolları güçlendirmeyi hedefliyor. Yeni topluluk, üniversite ve iş sponsorluğu rotaları da devreye girecek.</p>

<p>Konuyla ilgili detaylar ve resmi açıklamalar için İngiltere hükümeti ve Labour Partisi kaynaklarına bakılabilir: &nbsp;<br />
* Shabana Mahmood’un Labour Party Conference 2026 konuşması: https://labour.org.uk/updates/stories/shabana-mahmoods-speech-to-labour-party-conference-2026/ &nbsp;</p>

<p>Kaynaklar: Labour Partisi konuşma metni.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/imrali-eksenli-dayatmalara-alevi-federasyonlarindan-sert-tepki-3546</link>
            <category>GÜNDEM</category>
            <pubDate>Wed, 30 Sep 2026 19:12:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>İmralı eksenli dayatmalara Alevi federasyonlarından sert tepki!</h1>
                        <h2>Birçok Alevi-Bektaşi federasyonu, DEM Parti yönetimi öncülüğünde yürütülen görüşmelere ve Alevi kurumlarının İmralı eksenli bir siyasi çizgiye yedeklenmek istenmesine ortak bir açıklamayla sert tepki gösterdi. Açıklamada, "Alevi-Bektaşilerin muhatabı meşru Türkiye Cumhuriyeti Devletidir; hiçbir siyasi yapının arka bahçesi veya yedek gücü değiliz" denildi.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/09/alevi-federasyonlarindan-sert-tepki-imrali-eksenli-dayatmalari-reddediyoruz-1790786684.webp">
                        <figcaption>İmralı eksenli dayatmalara Alevi federasyonlarından sert tepki!</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p><span style="color:#000000">Türkiye’nin köklü inanç ve kültür yapı taşlarından olan Alevi-Bektaşi kurumları, son günlerde siyasi çevrelerde tartışma yaratan gelişmeler üzerine ortak bir basın açıklaması yayımladı. </span></p>

<p><span style="color:#000000">Alevi Vakıflar Federasyonu, Abdallar Federasyonu, Afyonkarahisar Hacı Bektaş Veli Kültür Dernekleri Federasyonu, Anadolu Vakıflar Federasyonu, Çepni Dernekleri Federasyonu, Ehl-i Beyt Dernekleri Federasyonu, Horasan Erenleri Dernekler Federasyonu ve Tahtacı Kültür Dernekleri Federasyonu imzasıyla yayımlanan metinde, inancın dar siyasi çıkarlar uğruna araçsallaştırılmak istenmesine karşı tepki gösterildi.</span></p>

<p><strong><span style="color:#000000">ALEVİ MESELESİ İMARALI'YA TAŞINAMAZ!</span></strong></p>

<p><span style="color:#000000">Açıklamada, kimi siyasi odakların ve özellikle DEM Parti yönetiminin Alevi-Bektaşi kurumlarını ve kitlelerini kendi dar siyasi eksenlerine yönlendirme çabalarının derin bir kaygıyla izlendiği belirtildi. </span></p>

<p><span style="color:#000000">DEM Parti genel merkezinde gerçekleşen ve tabelasında "<strong><em>Alevi</em></strong>" ibaresi bulunan bazı kuruluş başkanlarının katıldığı görüşmelerin eleştirildiği açıklamada şu ifadelere yer verildi:</span></p>

<p><span style="color:#000000">"<em><strong>Geçmişte Alevi-Bektaşi inancına mesnetsiz yaklaşımlarıyla bilinen anlayışların, bugün sorunlara sözde çözüm arıyormuş gibi görünerek Alevi kuruluşlarını İmralı’ya taşıma ve terör örgütü lideri Abdullah Öcalan’ı bir müzakere mercii veya 'kurtarıcı' olarak gösterme çabası tarafımızca kabul edilemez. Bu teslimiyetçi tutum, Alevi-Bektaşi inancının onurlu duruşuna vurulmuş açık bir darbedir.</strong></em>"</span></p>

<p><span style="color:#000000"><strong>MEŞRU MUHATABIMIZ DEVLETİMİZDİR!&nbsp;</strong></span></p>

<p><span style="color:#000000">Alevi-Bektaşilerin sorunlarının çözüm adresinin terör odakları ya da siyasi kavgalar olmadığı vurgulanan açıklamada, hak arama mücadelesinin anayasal ve demokratik zemin üzerinde yürütüleceği yinelendi. </span></p>

<p><span style="color:#000000">Federasyonlar, 35 yılı aşkın birikim ve kurumsal kadrolara sahip olduklarını belirterek, "Alevi-Bektaşilerin sorunlarının çözüm adresi meşru Türkiye Cumhuriyeti Devleti, Anayasası ve yasalarıdır." ifadelerini kullandı. </span></p>

<p><span style="color:#000000">Açıklamanın tam metni şöyle:</span></p>

<p><strong><span style="color:#000000">KAMUOYUNA ORTAK AÇIKLAMA</span></strong></p>

<p><span style="color:#000000">KONU: Alevi Bektaşi Kurumlarından İmralı Eksenli Dayatmalara Karşı Ortak Açıklamamızdır.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Tarihsel kökleri, derin kültürü ve bu toprakların barış, hoşgörü ve hakikat harcı olan Alevi-Bektaşi toplumu, Türkiye Cumhuriyeti Devletimizin vatandaşları olarak Anayasamıza ve Yasalarımıza uygun bir şekilde; Asırlardır inancına, kültürüne ve kimliğine sahip çıkmış, Hakk-Muhammed-Ali yolunda sabır ve metanetle yürümüştür.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Bugün, kimi siyasi odakların ve özellikle DEM Parti yönetiminin, Alevi-Bektaşi kurumlarını ve kitlelerini kendi dar siyasi eksenlerine yedekleme, yönlendirme ve hatta inancımızı kendi çıkarları doğrultusunda araçsallaştırma girişimlerini ibretle ve derin bir kaygıyla izlemekteyiz.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Son günlerde DEM Parti genel merkezinde gerçekleşen ve bazı “tabelasında Alevi yazan” kimi kuruluşların başkanlarının katıldığı görüşmeler, Bizlerin temsil ettiği Alevi-Bektaşi toplumunun iradesini hiçe sayan bir teslimiyetçiliğin ve gafletin en somut göstergesi olmuştur.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Geçmişte Alevi-Bektaşi inancına ve değerlerine yönelik mesnetsiz yaklaşımlarıyla bilinen anlayışların, bugün Alevi-Bektaşilerin sorunlarına sözde “çözüm” arıyormuş gibi görünerek Alevi-Bektaşi kuruluşlarını İmralı’ya taşıma ve terör örgütü lideri Abdullah Öcalan’ı bir müzakere mercii veya “kurtarıcı” olarak gösterme yönünde algı yaratılmak istenmesi ve bu yönde pazarlama çabası tarafımızca kabul edilemez.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Kimi Alevi-Bektaşi kuruluşlarının başkanlarının bu teslimiyetçi tutumu, Alevi-Bektaşi inancının onurlu duruşuna ve tarihten gelen ilkeli geleneklerine vurulmuş açık bir darbedir.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Geçmişte devletle müzakere masasına oturarak hak arayanları, hatta yasal haklarını kullananları “düşkün”, “Yezit” veya “Muaviye’nin sofrasındakiler” diye aşağılayanların, bugün kendi ideolojik çıkarları uğruna Alevilerin iradesini İmralı’ya endekslemeye çalışılması tarihi bir tutarsızlık ve ikiyüzlülük olup asla tarafımızdan kabul edilemez.&nbsp;</span></p>

<p><span style="color:#000000">Alevi-Bektaşilerin sorunlarının çözümü ne terör odaklarında, ne de belirli mahfillerde tasarlanmış siyasi kayıkçı kavgalarındadır.&nbsp;</span></p>

<p><span style="color:#000000">Bu vesileyle bir kez daha altını çizerek ilan ediyoruz:</span></p>

<p><span style="color:#000000"><strong>1. Muhatabımız Devletimizdir:</strong> Alevi-Bektaşilerin sorunlarının çözüm adresi, meşru ve demokratik Türkiye Cumhuriyeti Devletimizdir. Anayasımızdır. Yasalarımızdır. Bu kapsamda, Alevi-Bektaşiler, haklarını, taleplerini ve inanç özgürlüklerini doğrudan devletle müzakere etme iradesine ve gücüne sahiptir.&nbsp;<br />
<strong>2. 35 Yılı Aşkın Deneyim ve Birikime Sahibiz:</strong> Alevi-Bektaşi kurumları ve inanç önderleri, 35 yılı aşkın süredir hak, hukuk ve eşitlik temelinde devletle muhataplık oluşturma, sorunlarını doğrudan dile getirme ve çözüm yolları üretme konusunda güçlü bir deneyime, birikime ve kurumsal kadrolara sahiptir. Hiçbir siyasi yapı ya da odak, Alevi-Bektaşilerin iradesine ipotek koyamaz veya vekalet talep edemez.&nbsp;<br />
<strong>3. Bizim Mücadelemiz Özgündür:</strong> Alevi-Bektaşilerin talepleri özgündür. Kendine hastır. Toplumumuzun sorunlarının önemli bir kısmı, anayasal düzlemdeki eşitlik ilkesinin idari ve siyasi irade tarafından samimiyetle uygulanmasından ibarettir. Alevi-Bektaşiler hiçbir siyasi yapının arka bahçesi veya yedek gücü de değildir.&nbsp;<br />
<strong>4. Mücadele ve Müzakere İlkelerimizde Kararlıyız:</strong> Bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da Alevi-Bektaşiler kendi öz örgütleriyle, bilgi, birikim ve liyakatli kadrolarıyla haklı taleplerini devletimizle Anayasamız ve yasalarımız çerçevesinde müzakere etmeye, barış ve kardeşlik içinde kendi yollarında yürümeye kararlılıkla devam edecektir.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Alevi-Bektaşi toplumunun onurlu geleceğini ve inancımızın saf duruşunu lekelemek isteyen her türlü vesayetçi ve istismarcı girişimleri de reddediyor, tüm Alevi-Bektaşi kurumlarını ve Canlarımızı kendi öz iradelerine sahip çıkmaya davet ediyoruz.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Kamuoyuna saygıyla duyurulur.</span></p>

<p><span style="color:#000000">ALEVİ VAKIFLAR FEDERASYONU<br />
ABDALLAR FEDERASYONU<br />
AFYONKARAHİSAR HACI BEKTAŞ VELİ KÜLTÜR DERNEKLERİ FEDERASYONU<br />
ANADOLU VAKIFLAR FEDERASYONU<br />
ÇEPNİ DERNEKLERİ FEDERASYONU<br />
EHL-İ BEYT DERNEKLERİ FEDERASYONU<br />
HORASAN ERENLERİ DERNEKLER FEDERASYONU<br />
TAHTACI KÜLTÜR DERNEKLERİ FEDERASYONU</span></p>

<p><span style="color:#000000"><img alt="" src="https://www.alevihaberler.com.tr/public/images/detay/a%C3%A7%C4%B1klama1.png" style="height:800px; width:622px" /></span></p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/akin-gurlek-vatandasimizin-hakki-korunacak-piyasalari-manipule-edenlere-hukuk-onunde-hesap-sorulacaktir-3545</link>
            <category>SİYASET</category>
            <pubDate>Wed, 30 Sep 2026 15:04:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Akın Gürlek: Vatandaşımızın hakkı korunacak, piyasaları manipüle edenlere hukuk önünde hesap sorulacaktır</h1>
                        <h2>Adalet Bakanı Akın Gürlek, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın yatırımcı vatandaşların haklarının korunması ve sermaye piyasalarının güvenli ve sağlıklı işleyişinin güçlendirilmesi yönündeki iradesinin net olduğunu vurgulayarak, fon soruşturmalarında yeni bir operasyon dalgasının gerçekleştirildiğini açıkladı.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/09/akin-gurlek-vatandasimizin-hakki-korunacak-piyasalari-manipule-edenlere-hukuk-onunde-hesap-sorulacaktir-1790770459.webp">
                        <figcaption>Akın Gürlek: Vatandaşımızın hakkı korunacak, piyasaları manipüle edenlere hukuk önünde hesap sorulacaktır</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>**Akın Gürlek: “Vatandaşımızın hakkı korunacak, piyasaları manipüle edenlere hukuk önünde hesap sorulacaktır”**</p>

<p><strong>Adalet Bakanı Akın Gürlek, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın yatırımcı vatandaşların haklarının korunması ve sermaye piyasalarının güvenli ve sağlıklı işleyişinin güçlendirilmesi yönündeki iradesinin net olduğunu vurgulayarak, fon soruşturmalarında yeni bir operasyon dalgasının gerçekleştirildiğini açıkladı.</strong><br />
<br />
Böylece fon soruşturmalarında <strong>5. dalga operasyonuyla birlikte toplam şüpheli sayısı 217’ye</strong> yükselirken, tutuklu sayısı 56, adli kontrol uygulanan kişi sayısı ise 88 olarak kaydedildi. Soruşturmaların 26 hisse senedindeki hareketleri de kapsayacak şekilde genişletildiği belirtildi.</p>

<p><strong>Gürlek’in sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verildi:</strong></p>

<p>&nbsp;</p>

<p><strong>VATANDAŞIMIZIN HAKKI KORUNACAK, PİYASALARI MANİPÜLE EDENLERE HUKUK ÖNÜNDE HESAP SORULACAKTIR!</strong></p>

<p>“Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın,&nbsp;yatırımcı vatandaşlarımızın haklarının korunması ve sermaye piyasalarının güvenli ve sağlıklı işleyişinin güçlendirilmesi yönünde ortaya koyduğu irade nettir. Adalet Bakanlığı olarak, hukukun üstünlüğünden taviz vermeden vatandaşımızın hakkını korumak için üzerimize düşen bütün sorumlulukları kararlılıkla yerine getiriyoruz.</p>

<p>İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Aklama Suçları Soruşturma Bürosunca yürütülen fon soruşturmalarında bugün 5’inci dalga operasyon gerçekleştirilmiş; 34 şüpheli hakkında arama, el koyma ve gözaltı kararı verilmiştir. Böylelikle bugüne kadar hakkında işlem yapılan şüpheli sayısı 217’ye ulaşmış; 56 şüpheli tutuklanmış, 88 şüpheli hakkında adli kontrol tedbiri uygulanmıştır.</p>

<p>Soruşturmaların kapsamı mevcut fonlar ve şüphelilerle de sınırlı değildir. Spekülatif ve manipülatif işlemlere konu olduğu değerlendirilen 26 hisse senedindeki hareketler ayrıntılı şekilde incelenmekte; kısa süre içerisinde olağan dışı oranlarda kazanç sağlayan kişi ve hesapların işlem geçmişleri, para hareketleri ve bağlantıları da araştırılmaktadır.</p>

<p>Piyasaları manipüle ederek vatandaşlarımızın birikimleri üzerinden haksız kazanç sağlamaya çalışanlar bilmelidir ki haksız kazancın izi sonuna kadar sürülecektir. Suçtan elde edildiği tespit edilen mal varlığı değerlerinin, kanunun öngördüğü usuller çerçevesinde TMSF bünyesinde oluşturulacak fona aktarılmasına yönelik hukuki süreçler işletilecektir.</p>

<p>Cumhurbaşkanımızın ortaya koyduğu güçlü irade doğrultusunda; yatırımcı vatandaşlarımızın haklarını korumak, sermaye piyasalarımıza duyulan güveni tahkim etmek ve sorumluluğu bulunanların hukuk önünde hesap vermesini temin etmek için üzerimize düşeni kararlılıkla yapmaya devam edeceğiz.</p>

<p>https://x.com/abakingurlek/status/2105257709167694153</p>

<p>&nbsp;</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/eylul-ayi-dogum-yardimi-odemeleri-hesaplara-yatirildi-3544</link>
            <category>GÜNDEM</category>
            <pubDate>Wed, 30 Sep 2026 14:01:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Eylül ayı doğum yardımı ödemeleri hesaplara yatırıldı</h1>
                        <h2>Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, eylül ayı doğum yardımı ödemelerinin bugün itibarıyla annelerin hesaplarına yatırıldığını bildirdi.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/09/eylul-ayi-dogum-yardimi-odemeleri-hesaplara-yatirildi-1790766417.webp">
                        <figcaption>Eylül ayı doğum yardımı ödemeleri hesaplara yatırıldı</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p><strong>Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, eylül ayı doğum yardımı ödemelerinin bugün itibarıyla annelerin hesaplarına yatırıldığını bildirdi.</strong><br />
&nbsp;</p>

<p>Bakan Göktaş, yaptığı yazılı açıklamada, doğum yardımlarından bugüne kadar toplam 1 milyon 355 bin 110 çocuğun faydalandığını, iki, üç ve üzeri 788.573 çocuk için her ay düzenli ödeme yapıldığını vurguladı.</p>

<p>Göktaş, <u><strong>“Yardımdan faydalanan çocuklardan 566.537'si ailelerin birinci çocuğu, 413.806'sı ikinci çocuğu, 374.767'si ise üçüncü ve üzeri çocuklar.”</strong></u> ifadelerini kullandı.</p>

<p>Hak sahiplerinden 31.493 kişinin ikiz ve üzeri çocuğa sahip olduğunu bildiren Göktaş, 2025 Aile Yılı kapsamında doğum yardımı miktarının güncellendiğini, 1 Ocak 2025 itibarıyla doğan ilk çocuğa 5 bin lira tutarında tek seferlik, ikinci çocuğa aylık 1500 lira, üç ve sonraki çocuklar için aylık 5 bin lira destek verildiğini kaydetti.</p>

<p>Aile ve Nüfus 10 Yılı’nda vatandaşlara verilen önemli desteklerden birinin doğum yardımları olduğunu ifade eden Göktaş, şunları kaydetti:</p>

<p><em><strong>“Bu kapsamda eylül ayı doğum yardımı ödemelerini, bugün itibarıyla annelerin hesaplarına yatırdık. Böylece bugüne kadar doğum yardımından faydalanan toplam 1 milyon 320 bin 760 annenin hesabına 27,6 milyar liralık ödeme gerçekleştirmiş olduk. Bakanlık olarak aile olmayı teşvik eden, sürdürülebilir destek mekanizmalarıyla sağlıklı, bilinçli aileleri güçlendirmek için çalışmalarımıza devam edeceğiz. Ödemelerin bütün ailelerimize hayırlı olmasını diliyorum.”</strong></em></p>

<p>Göktaş, doğum yardımına başvuruların e-Devlet ve ‘İlk Öğretmenim Ailem’ mobil uygulaması üzerinden alındığını belirterek, başvurusu onaylanan ailelerin doğum yardımlarının yatırıldığı bilgisine<strong> “İlk Öğretmenim Ailem”</strong> mobil uygulaması aracılığıyla ulaşılabileceğini bildirdi.</p>

<p>Doğum yardımı ödemelerinin Halkbank aracılığıyla hesaplara yatırıldığı bilgisini veren Göktaş, ödemelerin çocuklar 5 yaşını tamamlayana kadar kesintisiz olarak devam edeceğini hatırlattı.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/yaslilara-destek-olurken-asiriya-kacilmamali-3543</link>
            <category>SAĞLIK</category>
            <pubDate>Wed, 30 Sep 2026 13:54:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Yaşlılara destek olurken aşırıya kaçılmamalı!</h1>
                        <h2>Ailelerin yaşlı yakınlarına destek olurken onların yapabildikleri işleri ellerinden almaması gerektiğine dikkat çeken Klinik Psikolog Tuğçe Tunçel, “Yaşlı bireyin yapabildiği işleri sürekli olarak onun yerine yapmak, zaman içinde ‘ben artık hiçbir şeyi yapamıyorum’ düşüncesini güçlendirebilir.” dedi.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/09/yaslilara-destek-olurken-asiriya-kacilmamali-1790765988.webp">
                        <figcaption>Yaşlılara destek olurken aşırıya kaçılmamalı!</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p><strong>Yaşlılığın, yalnızca fiziksel değişimlerin yaşandığı bir dönem olmadığını belirten uzmanlar, kişinin yaşamındaki rollerini ve ilişkilerini yeniden değerlendirdiği önemli bir yaşam evresi olduğunu söylüyor.</strong></p>

<p>Ailelerin yaşlı yakınlarına destek olurken onların yapabildikleri işleri ellerinden almaması gerektiğine dikkat çeken Klinik Psikolog Tuğçe Tunçel, “<em><strong>Yaşlı bireyin yapabildiği işleri sürekli olarak onun yerine yapmak, zaman içinde ‘ben artık hiçbir şeyi yapamıyorum’ düşüncesini güçlendirebilir.”</strong></em> dedi. Yaşlı bireyin yerine karar vermek yerine onunla birlikte karar verilmesinin önemini vurgulayan Tunçel, sosyal yaşamın sürdürülmesinin de psikolojik iyi oluşu desteklediğini aktardı. Aşırı korumacı ve çocuklaştıran iletişimden de kaçınılması gerektiğini ifade eden Tunçel, en önemli desteğin, yaşlı bireyin yapabildiklerine güvenerek yanında olmak olduğunu kaydetti.<br />
<br />
Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Klinik Psikolog Tuğçe Tunçel, 1 Ekim Dünya Yaşlılar Günü kapsamında, ailelerin yaşlı yakınlarını desteklerken onların bağımsızlık, karar verme ve sosyal yaşama katılım haklarını korumasının psikolojik iyi oluş açısından önemi hakkında açıklamalarda bulundu.&nbsp;<br />
<br />
<strong>Yaşlılık, yalnızca fiziksel değil, psikolojik bir değişim dönemi!</strong><br />
<br />
Yaşlanmanın yalnızca fiziksel değişimlerin yaşandığı bir dönem olmadığını aktaran Klinik Psikolog Tuğçe Tunçel, “Kişinin yaşamını, rollerini, ilişkilerini ve kendilik algısını yeniden değerlendirdiği önemli bir yaşam evresidir.” dedi.<br />
<br />
Emeklilik, eş veya arkadaş kaybı, çocukların evden ayrılması, fiziksel kapasitedeki değişimler ya da günlük yaşamda bazı alanlarda desteğe ihtiyaç duyulmasının kişinin psikolojik dünyasını etkileyebileceğine işaret eden Tunçel, <strong>“Bu dönemde kişi, ‘artık eskisi kadar yapamıyorum’</strong>, ‘hayatımdaki rolüm değişti’ veya ‘başkalarına yük oluyorum’ gibi düşünceler geliştirebilir. Özellikle kayıpların arttığı ve sosyal çevrenin daraldığı durumlarda yalnızlık, üzüntü, kaygı, değersizlik ve çaresizlik duyguları görülebilir. Ancak yaşlılık dönemini yalnızca sorunlarla tanımlamamak gerekir. Birçok birey bu dönemde yaşam deneyimlerinden yararlanarak daha fazla kabullenme, duygusal olgunluk ve yaşamına anlam verme becerisi de geliştirebilir.” şeklinde konuştu.<br />
<br />
<strong>Her şeyi onun yerine yapmak, yetersizlik duygusunu güçlendirebilir!&nbsp;</strong><br />
<br />
<strong>‘Sen yorulma, ben yaparım’ </strong>yaklaşımında niyet ile davranışın etkisini birbirinden ayırmak gerektiğine vurgu yapan Tunçel,<em><strong> “Bu sözler çoğu zaman sevgi ve koruma amacıyla söylenir. Ancak yaşlı bireyin yapabildiği işleri sürekli olarak onun yerine yapmak, zaman içinde ‘ben artık hiçbir şeyi yapamıyorum’ </strong></em>düşüncesini güçlendirebilir.” dedi.<br />
<br />
Bağımsızlık duygusunun, kişinin psikolojik iyi oluşunun önemli parçalarından biri olduğunu hatırlatan Tunçel, <em><strong>“Dolayısıyla gerçekten yardıma ihtiyaç duyduğu alanlarda destek olmak, fakat yapabildiği şeyleri onun yerine üstlenmemek gerekir. Örneğin ‘Ben yapayım’ demek yerine ‘istersen birlikte yapabiliriz’ </strong></em>yaklaşımı, hem desteği hem de bireyin yeterlilik duygusunu korur.” ifadelerini kullandı.<br />
<br />
<strong>Yaş almak, kişinin karar verme hakkını ortadan kaldırmaz!</strong><br />
<br />
Bir bireyin yaşı ilerlediğinde karar verme hakkının otomatik olarak başkalarına geçmesinin söz konusu olmadığına dikkat çeken Tunçel, şunları söyledi:<br />
<br />
<em><strong>“Kişinin kendi hayatıyla ilgili konularda fikrinin sorulması ve mümkün olduğunca karar süreçlerine dahil edilmesi, kendisini değerli ve saygı görmüş hissetmesi açısından çok önemlidir. Sürekli olarak kişinin yerine karar verilmesi; değersizlik, kırgınlık, öfke, geri çekilme ve çaresizlik duygularını artırabilir. Zamanla kişi kendi düşüncelerinin önemsenmediğini hissederek aile içindeki iletişimden uzaklaşabilir. Burada temel yaklaşım ‘onun için karar vermek’ değil, ‘onunla birlikte karar vermek’ olmalı. Elbette kişinin bilişsel kapasitesinin bazı kararları vermesini etkilediği özel durumlarda profesyonel değerlendirme gerekebilir. Ancak yaş almak tek başına kişinin karar verme hakkını ortadan kaldırmaz.”</strong></em><br />
<br />
<strong>Yaşlı birey, bakım alan kişi değil, aile ve sosyal yaşamın aktif bir üyesi olarak görülmeli!</strong><br />
<br />
Yalnızlığın, özellikle kişinin istemediği halde sosyal ilişkilerinden uzaklaşması söz konusu olduğunda, psikolojik iyi oluş üzerinde önemli bir etkiye sahip olabileceğini kaydeden Tuğçe Tunçel, <em><strong>“Sosyal temasın azalması; üzüntü, kaygı, içe kapanma ve yaşamdan alınan keyfin azalmasıyla ilişkili olabilir.”</strong></em> dedi.<br />
<br />
Bu nedenle ailelerin rolünün yalnızca fiziksel ihtiyaçları karşılamakla sınırlı kalmaması gerektiğine değinen Tunçel, “Yaşlı bireyin sosyal yaşamını sürdürebilmesine de destek olunmalı. Birlikte yemek yemek, sohbet etmek, yürüyüşe çıkmak, arkadaşlarıyla görüşmesini kolaylaştırmak veya ilgi duyduğu etkinliklere katılımını desteklemek oldukça değerlidir. Burada önemli olan, yaşlı bireyi sürekli ‘bakım alan kişi’ konumuna koymak yerine aile ve sosyal yaşamın aktif bir üyesi olarak görmektir. Bazen düzenli ve samimi bir sohbet, maddi ya da fiziksel bir yardımdan çok daha büyük bir psikolojik destek sağlayabilir.” açıklamasını yaptı.<br />
<br />
<strong>Yaşlı bireyin yerine hayatı yaşamak değil, bağımsızlığını sürdürebilmesi için yanında olmak gerekiyor!&nbsp;</strong></p>

<p>Ailelerin yaşlı yakınlarına destek olurken onların bağımsızlığını korumak için nasıl bir iletişim ve davranış biçimi benimsemesi gerektiği hakkında önerilerde bulunan Klinik Psikolog Tuğçe Tunçel, <strong><em>“Öncelikle yaşlı bireyin neye ihtiyacı olduğunu onun yerine varsaymak yerine sormak gerekiyor. ‘Neye ihtiyacın var?’, ‘Bunu kendin yapmak ister misin?’, ‘İstersen nasıl destek olabilirim?’ gibi söylemler daha sağlıklı bir iletişim kurulmasını sağlar.”</em></strong> dedi.<br />
<br />
Ailelerin, kişinin yapabildiği işleri mümkün olduğunca kendisinin yapmasına alan tanıması gerektiğini ifade eden Tunçel, sözlerini şöyle tamamladı:<br />
<br />
“İhtiyaç duyduğu noktalarda ise destek sunmalı. Ayrıca çocuklaştıran, küçümseyen veya aşırı korumacı bir iletişimden kaçınmak gerekir. Yaşlı bireyle konuşurken yüksek sesle, aşırı yavaş veya çocukla konuşur gibi konuşmak yerine yetişkin bir bireyle iletişim kurar gibi doğal ve saygılı bir dil kullanılmalı. Aslında temel ilke oldukça basit; yaşlı bireyin yerine hayatı yaşamak değil, kendi hayatını mümkün olduğunca bağımsız şekilde sürdürebilmesi için yanında olmak.<br />
<br />
Yaşlılık, bireyin değerinin ve söz hakkının azaldığı bir dönem değildir. Aksine kişinin yaşam deneyiminin, tercihinin ve aile içindeki varlığının daha görünür kılınması gereken bir dönemdir. Bazen en büyük destek, bir şeyleri onun yerine yapmak değil; yapabileceğine güvenip yanında olduğumuzu hissettirmektir.”</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/atila-sertel-yazdi-haydan-gelen-huya-gider-3542</link>
            <category>KONUK YAZAR</category>
            <pubDate>Wed, 30 Sep 2026 12:21:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Atila Sertel yazdı: Haydan gelen huya gider</h1>
                        <h2>Gazeteci-yazar Atila Sertel, seçmenin verdiği oyun vicdani bir sorumluluk taşıdığını vurgulayarak hem parti değiştiren isimleri hem de CHP yönetiminin aday belirleme sürecini eleştirdi.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/09/atila-sertel-yazdi-haydan-gelen-huya-gider-1790760579.webp">
                        <figcaption>Atila Sertel yazdı: Haydan gelen huya gider</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p><strong>Gazeteci-yazar Atila Sertel, CHP’den seçilip başka partilere geçen belediye başkanları ve meclis üyeleriyle ilgili kaleme aldığı yazısında, “Haydan gelen huya gider” sözünü hatırlattı. Sertel, seçmenin verdiği oyun vicdani bir sorumluluk taşıdığını vurgulayarak hem parti değiştiren isimleri hem de CHP yönetiminin aday belirleme sürecini eleştirdi.</strong><br />
<br />
<strong>Gazeteci-yazar Atila Sertel yazısında şunları yazdı:</strong></p>

<p>Çocukluğumuzda çok söylerdik: “Haydan gelen huya gider.”</p>

<p>Emek vermeden elde edilenin kıymeti bilinmez, derdi büyüklerimiz. Şimdi bu sözü siyasette, belediye başkanları ve meclis üyeleri üzerinden yeniden hatırlıyoruz.</p>

<p>CHP’nin oylarıyla seçilen bazı isimler başka partilere geçiyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın AK Parti’ye katılan belediye başkanlarına rozet taktığı görüntüler de aylardır haberlerde yer alıyor.</p>

<p>Bir siyasetçinin görüşü değişebilir. Ama seçmenin karşısına CHP’nin adayı olarak çıkıp oy aldıysanız, o oyun hesabını yalnızca kendi vicdanınıza veremezsiniz.&nbsp;<br />
Sizi belediyeye taşıyan şey, seçim gecesi fotoğraf verdiğiniz kalabalık değildir.&nbsp;<br />
Kapı kapı dolaşan parti emekçileri ve sandıkta size güvenen yurttaşlardır.</p>

<p>Dün altı oklu rozeti taşıyıp bugün ampul rozetini takanlara soruyorum: Seçimden önce seçmene anlattıklarınız ne oldu?&nbsp;<br />
O gün sizin için çalışan insanlara bugün ne söylüyorsunuz?</p>

<p>Bir de adayları belirleyenlere soruyorum. Özgür Özel ve arkadaşları, aday seçiminde örgütün sesine ne kadar kulak verdi? Önseçim yapacağına ilişkin kurultayda “namus sözü” veren Özgür Özel bu sözünü neden tutmadı?<br />
Anketler, veriler, yapay zeka konuşuldu.&nbsp;<br />
Peki yıllarca partiye emek veren insanları kim dinledi?&nbsp;<br />
Bir adayın halkla bağını, siyasi duruşunu, zor günlerde nerede duracağını hangi program ölçebilir?</p>

<p>Sorun yalnızca gidenlerde değil. CHP yönetimi de <strong>“Biz bu isimleri nasıl seçtik?”</strong> sorusuyla yüzleşmek zorunda.</p>

<p>Makam, bir kişiye verilmiş ömür boyu mülk değildir. Hele halkın oyuyla kazanılmışsa, sahibini unutmamak gerekir. Seçmen o oyu, rozet değiştirme töreninde kullanılacak bir hatıra olarak vermedi.</p>

<p>Çocukken duyduğumuz söz bugün kulağımda çınlıyor:&nbsp;<br />
Haydan gelen huya gider.</p>

<p>Ama burada giden, yalnızca bir makam sahibi değil. Onunla birlikte halkın güveni de götürülmek isteniyor. Buna itiraz etmek, o oyu veren herkesin hakkıdır.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/metin-kulunkten-sert-uyari-ikinci-silahsiz-15-temmuz-ile-karsi-karsiyayiz-3541</link>
            <category>SİYASET</category>
            <pubDate>Tue, 29 Sep 2026 17:13:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Metin Külünk’ten sert uyarı: İkinci silahsız 15 Temmuz ile karşı karşıyayız</h1>
                        <h2>AK Parti İstanbul Eski Milletvekili Metin Külünk, 29 Eylül 2026’da sosyal medya hesabından yaptığı iki ayrı paylaşımda, Türkiye’nin “ekonomik 15 Temmuz” tehdidiyle karşı karşıya olduğunu belirterek, güvenilen bazı isimlerin ve ilgili kurum yönetimlerinin hesap vermesi gerektiğini savundu.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/09/metin-kulunkten-sert-uyari-ikinci-silahsiz-15-temmuz-ile-karsi-karsiyayiz-1790693463.webp">
                        <figcaption>Metin Külünk’ten sert uyarı: İkinci silahsız 15 Temmuz ile karşı karşıyayız</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p><strong>AK Parti İstanbul Eski Milletvekili Metin Külünk, 29 Eylül 2026’da sosyal medya hesabından yaptığı iki ayrı paylaşımda, Türkiye’nin “ekonomik 15 Temmuz” tehdidiyle karşı karşıya olduğunu belirterek, güvenilen bazı isimlerin ve ilgili kurum yönetimlerinin hesap vermesi gerektiğini savundu.</strong><br />
&nbsp;</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">MUHASEBE VE TOPYEKÛN SORGULAMA VAKTİ</span></span></strong></span></p>

<p>Külünk, sabah saatlerinde yaptığı ilk paylaşımında<strong> “Muhasebe” </strong>başlığı altında şu değerlendirmelerde bulundu:</p>

<p><em><strong>“Velhasil 50 yılın yüzleşmesi ve kendimizi topyekûn sorgulama vakti. İkinci silahsız 15 Temmuz ile karşı karşıyayız. Tel Aviv/Londra hattının Sayın Cumhurbaşkanımız Erdoğan’ı devirmesi için hamlelerinde hattın işini kolaylaştırmak isteyenler… Çünkü ikinci silahsız 15 Temmuz ile karşı karşıyayız. Ekonomik 15 Temmuz ve buna yardımcı olanlar.”</strong></em></p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">GÜVENİLEN İSİMLERİN BUGÜNKÜ NOKTASI</span></span></strong></span></p>

<p>Güvenilen isimlerin bugünkü durumuna dikkat çeken Külünk, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın<em><strong> “kızım, oğlum, evladım”</strong></em> diyerek yetki verdiği bazı kişilerin geldiği noktayı eleştirdi. <em><strong>“Taş uzaktan gelmez, yakından gelir. Ve geldiğinde en derin yarayı açar, en büyük zararı verir”</strong></em> ifadesini kullandı.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">İHANETİ MÜMKÜN KILAN SÜREÇLER</span></span></strong></span></p>

<p>Külünk, 15 Temmuz hain darbe girişimini FETÖ’nün yaptığını hatırlatarak şöyle devam etti:</p>

<p><em><strong>“Peki bu ihaneti mümkün kılan süreçlerde, devletin ve milletin emanet ettiği makamları kendi çıkarları için kullananlar hiç mi düşünmeyecek? ‘Kızım, oğlum, evladım, yol arkadaşım’ denilerek güvenilen bazı insanların; makam, güç ve para uğruna, omuzlarında bu milletin ağır yükünü taşıyan Sayın Erdoğan’ın güvenini ve Allah’ın huzurundaki kul hakkını hiçe saymaları insanın vicdanını sızlatıyor. Adalet önünde hesap verilirken, gerçeklerin çok daha fazla açığa çıkacağı şüphesizdir.”</strong></em></p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">VAKİT KAYBEDİYORUZ: SERMAYE PİYASALARINA GÜVEN UYARISI</span></span></strong></span></p>

<p>Gün ortasında yaptığı ikinci paylaşımında vakit kaybedildiğini vurgulayan Külünk, sermaye piyasalarına duyulan güvenin zedelenebileceği uyarısında bulundu:</p>

<p><em><strong>“Vakit kaybediyoruz. Türkiye dışındaki sermaye piyasalarımıza güvenen unsurların da güveni zedelenebilir. Para güvenli limanda durur. Kirlenen süreci, kirlenmeyi görmeyen, ses çıkarmayan yönetim kadroları ile birlikte denetlemekle yükümlü olanlar temizleyemez.”</strong></em></p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">KURUM YÖNETİMLERİNİN DEĞİŞMESİ TALEBİ</span></span></strong></span></p>

<p>Külünk, kirletenler ile denetim yükümlülüğü bulunanların aynı kadrolarla süreci temizleyemeyeceğini savundu ve şu talepleri dile getirdi:</p>

<p><em><strong>“Ankara’da ve kamu kurumlarında hâlen etkin görevde bulunan; denetlemekle yükümlü oldukları Borsa İstanbul, SPK ve bağlı kurumların yönetiminde yer alan kadrolar görevlerinden istifa etmeli ve adalete hesap vermelidir. Borsa İstanbul, SPK, Takasbank ve TEFAS dâhil ilgili kurumların yönetim kadroları değişmelidir. Süreç; milletin hukukunu ve siyasi iradenin kararlılığını ortaya koyacak, kamuoyunda güven oluşturacak yeni kadrolarla yönetilmelidir.”<br />
<a href="https://x.com/mkulunk/status/2104832816886202874"><img alt="" src="https://www.alevihaberler.com.tr/public/images/detay/image%20-%202026-09-29T174036_261.png" style="height:750px; width:475px" /></a></strong></em><br />
<a href="https://x.com/mkulunk/status/2104832816886202874">https://x.com/mkulunk/status/2104832816886202874</a><br />
<br />
<em><strong><a href="https://x.com/mkulunk/status/2104901578163405139?s=20"><img alt="" src="https://www.alevihaberler.com.tr/public/images/detay/image%20-%202026-09-29T174210_596.png" style="height:643px; width:552px" /><br />
Kaynak Link:</a></strong></em><a href="https://x.com/mkulunk/status/2104901578163405139?s=20">https://x.com/mkulunk/status/2104901578163405139?s=20</a><br />
<br />
<br />
&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/mebden-alevi-bektasi-inanci-ve-kulturu-icin-yeni-egitim-adimi-3540</link>
            <category>GÜNDEM</category>
            <pubDate>Tue, 29 Sep 2026 16:29:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>MEB’den Alevî-Bektaşî inancı ve kültürü için yeni eğitim adımı</h1>
                        <h2>Millî Eğitim Bakanlığı, Alevîlik ve Bektaşîlik alanında hazırlanan yeni kurs programlarını 23 Eylül 2026 tarihinde Hayat Boyu Öğrenme Genel Müdürlüğünün Yaygın Eğitim Kurs Programları sayfasında, “Dinî ve Değerler Eğitimi Alanı” başlığı altında yayımladı. Millî Eğitim Bakanlığı tarafından hazırlanan eğitim modülleri, Alevî-Bektaşî inancını Cumhuriyet tarihinde ilk kez ders programları standardında sunarken, öte yandan kadim Anadolu mirasının kuşaktan kuşağa aktarılmasını ve millî birlik ile beraberliğin pekiştirilmesini de hedefliyor.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/09/mebden-alevi-bektasi-inanci-ve-kulturu-icin-yeni-egitim-adimi-1790690130.webp">
                        <figcaption>MEB’den Alevî-Bektaşî inancı ve kültürü için yeni eğitim adımı</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p><span style="color:#000000">Millî Eğitim Bakanlığı (MEB), kadim Anadolu mirasının kuşaktan kuşağa aktarılması ve toplumsal birlikteliğin pekiştirilmesi amacıyla hazırladığı Alevî-Bektaşî inancı ve kültürü eğitim modüllerini kamuoyuna açıkladı.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Yaklaşık üç yıl süren kapsamlı hazırlık çalışmalarının ardından yayımlanan program, hem yetişkinleri hem de çocukları kapsayan bütüncül bir yaklaşımla hayata geçiriliyor.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Kurs programlarının hazırlık sürecinde, Anadolu’ya yaptığı çalışma ziyaretleri kapsamında onlarca ilde çok sayıda cemevi ziyaret eden Millî Eğitim Bakanı Prof. Dr. Yusuf Tekin, akademisyenler, alanında uzman öğretmenler ile inanç ve kanaat önderlerinin katkılarıyla şekillenen çalışmalarda “<strong><em>Anadolu İrfanının Eğitime Katkıları</em></strong>”nın ana fikir olarak benimsendiğini vurguladı.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Bakan Tekin, Anadolu’nun binlerce yıllık kardeşlik iklimini geleceğe taşımayı ve millî beraberliği güçlendirmeyi hedeflediklerinin altını çizdi.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Çocuklardan yetişkinlere kadar farklı yaş gruplarını kapsayan programlarla, Anadolu’nun tarihsel ve kültürel birikiminde önemli bir yere sahip Alevî-Bektaşî inanç geleneğinin gelecek kuşaklara aktarılması; sevgi, dayanışma, paylaşma, karşılıklı saygı ve kardeşlik gibi ortak değerlerin eğitim yoluyla desteklenmesi amaçlanıyor.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Hazırlanan programların, Alevî-Bektaşî inancı ve kültürünün yalnızca tarihsel bir miras olarak değil, yaşayan ve kuşaktan kuşağa aktarılan bir değerler bütünü olarak ele alınmasına katkı sağlaması hedefleniyor.</span></p>

<p><span style="color:#000000"><strong>HER YAŞ GRUBUNA UYGUN 12 MODÜL</strong>&nbsp;</span></p>

<p><span style="color:#000000">Çalışmanın dikkat çekici yönlerinden biri, yalnızca çocuklara veya gençlere yönelik bir müfredat olmaması.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Toplam 12 eğitim modülünün sekizi, 13 yaş ve üzerindeki bireylerin katılımına açık olacak şekilde Hayat Boyu Öğrenme kapsamında halk eğitimi merkezlerinde uygulanacak.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Dört ayrı modül ise 13 yaş altındaki çocuklara yönelik olarak hazırlandı.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Programlarla, Türkistan coğrafyasının tarihsel ve kültürel birikimi ile Anadolu ve İslâm medeniyeti içerisinde gelişen Alevî-Bektaşî inancı ve kültürünün çocuklar ve gençler tarafından tanınması, yetişkinler tarafından ise daha kapsamlı biçimde öğrenilmesi amaçlanıyor.</span></p>

<p><span style="color:#000000"><strong>13 yaş ve üzeri bireyler için (8 modül):&nbsp;</strong><br />
&nbsp; &nbsp; • Alevilik ve Bektaşiliğin Temel Esasları (96 saat)&nbsp;<br />
&nbsp; &nbsp; • Alevi-Bektaşilikte Yol Erkân (104 saat)&nbsp;<br />
&nbsp; &nbsp; • Alevi-Bektaşi Tarihi (92 saat)&nbsp;<br />
&nbsp; &nbsp; • Alevilik-Bektaşilikte Toplumsal Kurumlar (80 saat)&nbsp;<br />
&nbsp; &nbsp; • Alevi-Bektaşi Edebiyatı (96 saat)&nbsp;<br />
&nbsp; &nbsp; • Alevilik-Bektaşilikte Ocaklar ve Dergâhlar (112 saat)&nbsp;<br />
&nbsp; &nbsp; • Hak Âşıkları ve Ulu Ozanlar (96 saat)&nbsp;<br />
&nbsp; &nbsp; • Alevi-Bektaşi Müziği (90 saat)</span></p>

<p><span style="color:#000000"><strong>13 yaş altı çocuklar için (4 modül):&nbsp;</strong><br />
&nbsp; &nbsp; • Edebiyat ve Sanat (30 saat)&nbsp;<br />
&nbsp; &nbsp; • Semah (30 saat)&nbsp;<br />
&nbsp; &nbsp; • Alevilik ve Bektaşiliğe Giriş (35 saat)&nbsp;<br />
&nbsp; &nbsp; • Yolun İzinde: Değerler, Dostluk ve Gönül Bağı (30 saat)</span></p>

<p><span style="color:#000000"><strong>13. MODÜL: EĞİTİCİLERİN EĞİTİMİ VE İSTİHDAM</strong></span></p>

<p><span style="color:#000000">Programın nitelikli ve sürdürülebilir biçimde uygulanabilmesi amacıyla hazırlanan 13. modül, “<em><strong>EĞİTİCİLERİN EĞİTİMİ</strong></em>”&nbsp;başlığı altında yürütülecek.&nbsp;</span></p>

<p><span style="color:#000000">On iki modülü uygulayacak eğiticilerin yetiştirilmesi amacıyla hazırlanan 13. modül, Millî Eğitim Bakanlığı ile Kültür ve Turizm Bakanlığı iş birliğinde belirlenecek Alevi-Bektaşi inanç önderleri ve Alevilik-Bektaşilik alanında çalışan akademisyenler tarafından verilecek.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Kurs programına katılımda; 18 yaşını doldurmuş olmak, okur-yazar olmak, akademik çalışmalarla veya Kültür ve Turizm Bakanlığı Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’nca belgelendirilen inanç önderliği (dede/baba), zakir, semah, bağlama ve cenaze görevlisi unvanlarına sahip olmak tercih sebebi sayılacak.&nbsp;</span></p>

<p><span style="color:#000000">Eğitimlerini tamamlayan kişilerin halk eğitimi merkezleri tarafından “<em><strong>usta öğretici</strong></em>” olarak görevlendirilmesi öngörülüyor. Bu kişilerin haftada 40 saate kadar ücretli olarak görev yapabilmesi ve sigorta kapsamına alınmasıyla programların sürdürülebilir ve nitelikli biçimde uygulanmasının desteklenmesi hedefleniyor.</span></p>

<p><span style="color:#000000"><strong>HEDEF, KÜLTÜREL MİRASIN GELECEK KUŞAKLARA AKTARILMASI</strong></span></p>

<p><span style="color:#000000">Yeni programlarla Alevî-Bektaşî kültürünün; tarih, edebiyat, müzik, semah, ocak ve dergâh geleneği, yol ve erkân ile toplumsal kurumlar gibi farklı boyutlarıyla ele alınması planlanıyor.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Çalışmanın aynı zamanda karşılıklı saygı, hoşgörü, dayanışma, gönül bağı ve kardeşlik gibi toplumsal değerlerin güçlendirilmesine katkı sunması amaçlanıyor.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Millî Eğitim Bakanı Prof. Dr. Yusuf Tekin’in ifadesiyle mesele, yalnızca bir eğitim programı hazırlamak değil; Anadolu’nun sazından sözüne, semahından şiirine, yol ve erkânından gönül terbiyesine uzanan bu zengin mirasın yeni kuşaklarla buluşmasını sağlamak ve geçmişten geleceğe uzanan güçlü bir kültür köprüsü oluşturmaktır.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Programların, farklılıkları ortak toplumsal ve kültürel mirasın bir parçası olarak ele alan bir anlayış çerçevesinde; millî birlik ve beraberlik ile toplumsal dayanışmanın eğitim yoluyla desteklenmesine katkı sağlaması bekleniyor.</span></p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/chp-istanbulda-gursel-tekinle-devam-dedi-3539</link>
            <category>SİYASET</category>
            <pubDate>Tue, 29 Sep 2026 14:36:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>CHP İstanbul'da Gürsel Tekin'le devam dedi</h1>
                        <h2>Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) genel merkezinde öğlen saatlerinde bir araya gelen Gürsel Tekin ve genel başkan Kemal Kılıçdaroğlu’nun Tekin’in seçimlere kadar il başkanı olarak devam etmesi konusunda anlaştıkları öğrenildi.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/09/chp-istanbulda-gursel-tekinle-devam-dedi-1790682146.webp">
                        <figcaption>CHP İstanbul'da Gürsel Tekin'le devam dedi</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p><strong>Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) genel merkezinde öğlen saatlerinde bir araya gelen Gürsel Tekin ve genel başkan Kemal Kılıçdaroğlu’nun Tekin’in seçimlere kadar il başkanı olarak devam etmesi konusunda anlaştıkları öğrenildi.</strong></p>

<p>Cumhuriyet Halk Partisi yaklaşık 2 haftadır süren İstanbul il başkanı bilmecesini açıklığa kavuşturdu. 13 aydır “Çağrı Heyeti Başkanı” olarak görev yapan eski CHP Genel Sekreteri Gürsel Tekin il başkanlığı seçimlerine kadar genel merkez tarafından il başkanı olarak atanacak.</p>

<p>Mahkeme, 17 Eylül 2026’da<strong> “durum ve koşulların değiştiği” </strong>gerekçesiyle ihtiyati tedbir kararını kaldırmıştı. Bu kararla Tekin’in kayyımlık görevi sona ermişti. Tekin ise daha sonra Kemal Kılıçdaroğlu tarafından atanmış il başkanı sıfatıyla görevine devam ettiğini açıklamıştı.</p>

<p>Mahkeme kararının ardından boşalan veya belirsiz kalan pozisyon için Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu devreye girdi.&nbsp;</p>

<p>Bugünkü CHP Genel Merkezinde yapılan toplantıda Gürsel Tekin’in CHP İl Başkanı olarak atanması yönünde karar alındı.</p>

<p>Böylece Çağrı Heyeti görevi dönemi sonrasında resmi bir görevlendirme yapılmış oldu.</p>

<p>Gürsel Tekin, daha önce CHP milletvekilliği, CHP Genel Sekreterliği ve &nbsp;çeşitli kademelerde görev yapmış deneyimli bir isimdir.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/gazeteci-can-atakli-100-150-milyar-dolarlik-para-girisi-planlaniyor-3538</link>
            <category>KONUK YAZAR</category>
            <pubDate>Tue, 29 Sep 2026 13:05:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Gazeteci Can Ataklı: 100-150 milyar dolarlık para girişi planlanıyor</h1>
                        <h2>Gazeteci Can Ataklı, sosyal medya hesabından dikkat çeken iddialarda bulundu. Ataklı, kulağına gelen önemli duyumları paylaşarak yurt dışına çıkan paraların Türkiye’ye geri getirilmesi için büyük bir operasyonun başlatıldığını ileri sürdü.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/09/gazeteci-can-atakli-100-150-milyar-dolarlik-para-girisi-planlaniyor-1790677044.webp">
                        <figcaption>Gazeteci Can Ataklı: 100-150 milyar dolarlık para girişi planlanıyor</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p><strong>Gazeteci Can Ataklı, sosyal medya hesabından dikkat çeken iddialarda bulundu. Ataklı, kulağına gelen önemli duyumları paylaşarak yurt dışına çıkan paraların Türkiye’ye geri getirilmesi için büyük bir operasyonun başlatıldığını ileri sürdü.</strong></p>

<p><em><strong>Ataklı’nın açıklamalarına göre, seçimlere kadar Türkiye’ye 100 ila 150 milyar dolar arasında döviz girişi planlanıyor. İlk etapta 50 milyar dolarlık bir girişle piyasada dolar bolluğu yaratılması ve bu yolla oluşturulacak fondan emeklilere ile işçilere seyyanen zam yapılması hedefleniyor.</strong></em></p>

<p><strong>Can Ataklı’nın paylaşımı şöyle:</strong></p>

<p>"Kulağıma gelen çok önemli duyumlar var. Yurt dışına giden paraları geri getirmek için büyük bir operasyon düğmesine basılmış durumda. Seçime kadar Türkiye'ye 100 ila 150 milyar dolar arasında bir para girişi planlanıyor. İlk etapta girmesi beklenen 50 milyar dolar ile piyasada bir dolar bolluğu yaratılıp, oluşturulacak fonla emekliye ve işçiye seyyanen zam yapılması hedefleniyor. " dedi.<br />
<br />
<a href="https://x.com/can_atakli_/status/2104556740251427070"><span style="color:#2980b9"><strong>İddialar, Ataklı’nın Youtube ve kişisel X hesabında yer alan duyum niteliğindeki paylaşıma dayanıyor.</strong></span></a><br />
<br />
<br />
<strong><span style="font-size:11.0pt"><span style="font-family:&quot;Calibri&quot;,&quot;sans-serif&quot;">PARLAMENTODA ÇOĞUNLUK AÇMAZI VE "ULUSAL BİRLİK HÜKÜMETİ" İHTİMALİ</span></span></strong></p>

<p><br />
<strong>Öte yandan Can Ataklı,</strong>&nbsp; son yayınında iktidarın olası seçim senaryoları, parlamentodaki dengeler ve olası bir <strong>"Ulusal Birlik Hükümeti" </strong>formülü üzerine dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu. Ataklı, seçmenin parlamentodaki dağınık yapısı ve muhalefetteki parçalanmışlık nedeniyle Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yeni bir siyasi strateji izleyebileceğini belirtti.<br />
<br />
<br />
Ataklı, yapılacak olası bir seçimde cumhurbaşkanlığı adaylıklarında çoklu seçenekler bulunabileceğini ancak parlamento seçimleri için vatandaşın kime oy vereceği konusunda büyük bir karışıklık yaşandığını vurguladı. CHP'deki ayrışmalar ve merkez ile İslamcı sağ partilerin parlamentoya milletvekili sokması durumunda<strong> AKP ve MHP ortaklığının salt çoğunluğu </strong>(300 milletvekilini) bulamayabileceğini ifade eden Ataklı, bu tablonun Erdoğan için en büyük tehlikeyi oluşturduğunu belirtti.<br />
​<br />
İşte bu noktada devreye girebilecek senaryoyu aktaran Ataklı, seçim sonrasında veya öncesinde bir<strong> "Ulusal Birlik Hükümeti" </strong>kurulma ihtimalinin yüksek sesle konuşulabileceğini, bakanların parlamentodan alınmayarak tüm siyasi partilerin temsil edileceği bir koalisyon havası yaratılabileceğini dile getirdi.<br />
<br />
<a href="https://www.youtube.com/live/3-QlTyV4vGQ"><strong>Kaynak Youtube Linki:&nbsp;https://www.youtube.com/live/3-QlTyV4vGQ</strong></a></p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/jandarmadan-35-ilde-uyusturucu-operasyonu-3537</link>
            <category>SİYASET</category>
            <pubDate>Tue, 29 Sep 2026 12:52:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Jandarma'dan 35 ilde uyuşturucu operasyonu</h1>
                        <h2>Jandarma Genel Komutanlığı Narkotik Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı ile Cumhuriyet Başsavcılıkları koordinesinde; İl Jandarma Komutanlıklarınca uyuşturucu madde satıcılarına ve yasa dışı kenevir ekimine yönelik 35 ilde operasyonlar düzenlendi.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/09/jandarmadan-35-ilde-uyusturucu-operasyonu-1790675668.webp">
                        <figcaption>Jandarma'dan 35 ilde uyuşturucu operasyonu</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p><strong>Jandarma Genel Komutanlığı Narkotik Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı ile Cumhuriyet Başsavcılıkları koordinesinde; İl Jandarma Komutanlıklarınca uyuşturucu madde satıcılarına ve yasa dışı kenevir ekimine yönelik 35 ilde operasyonlar düzenlendi.</strong></p>

<p>Adana, Afyonkarahisar, Ağrı, Aksaray, Ankara, Antalya, Aydın, Balıkesir, Bursa, Denizli, Diyarbakır, Erzurum, Eskişehir, Hakkâri, İstanbul, İzmir, Kahramanmaraş, Karaman, Kırıkkale, Kırklareli, Kilis, Kocaeli, Malatya, Manisa, Mardin, Mersin, Sakarya, Samsun, Siirt, Sinop, Sivas, Şanlıurfa, Tekirdağ, Trabzon ve Van'da; 2 bin 205 narkotik ve asayiş ekibi, 11 bin 25 personel ve Narkotik Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı Analiz ve Takip Timlerinin de katılımıyla operasyonlar gerçekleştirildi.</p>

<p>Operasyonlarda yakalanan şüphelilerin; uyuşturucu madde ticaretini organize şekilde yürüttükleri, sosyal medya ve mesajlaşma uygulamaları üzerinden uyuşturucu madde sattıkları, yasa dışı kenevir ve skunk ekimi yaparak uyuşturucu üretimine kaynak sağladıkları tespit edildi.</p>

<p>Çalışmalar sonucunda 653 kg uyuşturucu madde ile 410 bin 412 adet uyuşturucu hap ele geçirildi. Ayrıca 1 milyon 229 bin adet kök kenevir ve skunk bitkisi imha edildi.</p>

<p>Operasyonlarda 264 şüpheli yakalandı. Şüphelilerden 172'si tutuklandı, 92'si hakkında adli kontrol hükümleri uygulandı.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/ardan-zenturk-israil-ve-iran-turkiye-ile-azerbaycan-arasina-nifak-sokuyor-3536</link>
            <category>KONUK YAZAR</category>
            <pubDate>Tue, 29 Sep 2026 11:17:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Ardan Zentürk: İsrail ve İran, Türkiye ile Azerbaycan arasına nifak sokuyor</h1>
                        <h2>Deneyimli gazeteci Ardan Zentürk, YouTube kanalında yaptığı açıklamada, Türkiye-Azerbaycan ilişkilerini bozmak isteyen başlıca iki bölgesel aktör olarak İran ve İsrail’i işaret etti.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/09/ardan-zenturk-israil-ve-iran-turkiye-ile-azerbaycan-arasina-nifak-sokuyor-1790671628.webp">
                        <figcaption>Ardan Zentürk: İsrail ve İran, Türkiye ile Azerbaycan arasına nifak sokuyor</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p><strong>Deneyimli gazeteci Ardan Zentürk, YouTube kanalında yaptığı açıklamada, Türkiye-Azerbaycan ilişkilerini bozmak isteyen başlıca iki bölgesel aktör olarak<span style="color:#c0392b"> İran ve İsrail’i</span> işaret etti. İsrail’in Azerbaycan’ı Türkiye’den uzaklaştırıp kendisine bağlamak istediğini, İran’ın ise Türk devletlerinin birleşmesini tehdit olarak gördüğünü savundu. Azerbaycan’ın Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda Netanyahu’nun konuşması sırasında bir diplomatını salonda bırakmasının İsrail’i desteklemek anlamına gelmediğini, benzer durumların başka ülkelerde de görüldüğünü belirtti.</strong><br />
&nbsp;</p>

<p>Zentürk, Türkiye, Azerbaycan ve Özbekistan ordularının aynı topraklarda başarılı tatbikatlar yaptığını hatırlatarak, bunun milletin zafere bağlılığını gösterdiğini ifade etti. Türk milletinin arasına nifak sokmaya çalışan devletler ve lobilere dikkat çeken Zentürk, özellikle Türkiye-Azerbaycan kardeşlik ittifakına, Şuşa Beyannamesi’yle de siyasi kimlik kazanan ilişkiye darbe vurmak isteyen çevreleri eleştirdi.</p>

<p><em><strong>“İki devlet, bir millet şiarı çerçevesinde yola devam edeceğiz. Arada yaşanan küçük şeyler teferruattır. Kardeşlik hukukumuz var. Tartışmalar kardeşler arasında da olabilir ama kardeş kardeştir. Hiçbir koşulda Türk milletinin birlik, beraberlik ve kardeşlik duygusuna hançer saplama şansı yoktur”</strong></em> dedi.</p>

<p><br />
<strong>"AZERBAYCAN, BM OYLAMALARINDA FİLİSTİN'İN YANINDA YER ALMIŞTIR"</strong></p>

<p>Zentürk,&nbsp; Azerbaycan’ın BM oylamalarında düzenli olarak Filistin’in yanında yer aldığını hatırlattı. 27 Ekim, 12 Aralık 2023, 12 Aralık 2024, 12 Haziran 2025 tarihli ateşkes ve yardım kararlarında Azerbaycan’ın evet oyu kullandığını, Amerika ve İsrail’in ise hayır dediğini örneklerle anlattı. İlham Aliyev’in Filistinli kardeşlerden vazgeçmediklerini söylediğine şahitlik ettiğini de ekledi.</p>

<p>Zentürk, sosyal medyada Türkiye-Azerbaycan arasına nifak sokmaya çalışanlara sert tepki göstererek<em><strong>, “Ayıptır. Bir diplomatı salonda bırakmış diye... Sünni radikal çıkmış Şiî bahsediyor, öbürü ‘Bunlar Türk mü?’ diyor. Siz kimsiniz? Türkiye ile Azerbaycan arasındaki kardeşlik ittifakına kastedebilecek bir karakter misiniz?”</strong></em> diye konuştu.<br />
<br />
<br />
<span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><strong><span style="font-family:&quot;Calibri&quot;,&quot;sans-serif&quot;">"ÜÇ KURUŞ PARA İÇİN VATANINA, MİLLETİNE İHANET EDENLER"</span></strong></span></span></p>

<p>Son olarak Zentürk, Türk milletinin Araplara benzemediğini, birbirine silah çekmeyeceğini ve gönül koymayacağını vurgulayarak,<em><strong> “Şartlar ne olursa olsun biz 21, 22, 23. yüzyılda evlatlarımızı bu kararlılıkla yetiştirmek zorundayız. Üç kuruş para için vatanına, milletine ihanet edenlerin Allah belalarını versin”</strong></em> ifadelerini kullandı.</p>

<p><a href="https://www.youtube.com/watch?v=ZcXJhQLpvyQ"><span style="color:#c0392b"><strong>Zentürk’ün açıklamasının tamamı YouTube kanalında yer alıyor.<br />
İzlemek için Tıklayınız!</strong></span></a></p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/bakan-ciftci-milletin-helal-kazancina-uzanan-eli-kirariz-3535</link>
            <category>SİYASET</category>
            <pubDate>Tue, 29 Sep 2026 10:49:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Bakan Çiftçi: Milletin helal kazancına uzanan eli kırarız</h1>
                        <h2>İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, Kabine Toplantısı’nın ardından açıklamalarda bulundu. Sermaye piyasalarındaki son gelişmelerin de ele alındığı toplantıya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Çiftçi“Milletimizin helal kazancına uzanan eli kırarız”dedi.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/09/bakan-ciftci-milletin-helal-kazancina-uzanan-eli-kirariz-1790668774.webp">
                        <figcaption>Bakan Çiftçi: Milletin helal kazancına uzanan eli kırarız</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p><strong>İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında gerçekleştirilen Kabine Toplantısı’nın ardından açıklamalarda bulundu. Sermaye piyasalarındaki son gelişmelerin de ele alındığı toplantıya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Çiftçi, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ortaya koyduğu yaklaşımın yol gösterici olacağını vurguladı.</strong><br />
<br />
Çiftçi, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:<br />
<br />
<strong>MİLLETİMİZİN HELAL KAZANCINA UZANAN ELİ KIRARIZ! ??</strong></p>

<p>Muhterem Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın &nbsp;riyasetinde Cumhurbaşkanlığı Kabine Toplantımızı gerçekleştirdik. Ülkemizin ve dünyanın gündemini değerlendirdiğimiz toplantıda, sermaye piyasalarında yaşanan son gelişmeler de kapsamlı bir şekilde ele alındı.</p>

<p>Muhterem Cumhurbaşkanımızın, toplantı sonrası yaptığı açıklamalarda ortaya koyduğu yaklaşım, bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da en büyük yol göstericimiz olacaktır:</p>

<p>"İster piyasa manipülasyonuyla, ister borsa oyunlarıyla, ister belediyelerde yaşandığı gibi apaçık yolsuzluk yaparak olsun, her kim milletin hakkına, hukukuna, malına, mülküne el uzatırsa, karşısında bizi bulur, devleti bulur.&nbsp;</p>

<p>Kimse bizi, başkalarıyla karıştırmasın. Kimse bizi, milyarlarca liralık yolsuzlukları savunmak için meydan meydan, şehir şehir dolaşanlarla mukayese etmesin. Biz, onlara benzemeyiz.&nbsp;</p>

<p>Bizim kırmızı çizgimiz aziz milletimizdir. Milletimiz söz konusu olduğunda da tavrımız bellidir: Biz, ne hak yeriz, ne de vatandaşın hakkının yenilmesine göz yumarız. Hele hele başkaları gibi hak yiyenleri savunma yoluna asla gitmeyiz. Aramızdaki fark, işte budur.&nbsp;</p>

<p>Söz konusu insanımızın huzuru ise, söz konusu 86 milyonun ekonomik güvenliği, refahı, kalkınması ise, bunda en küçük bir tereddüt göstermeyiz.”</p>

<p>İçişleri Bakanlığı olarak, Türkiye’nin huzuru ve güvenliği için gece gündüz demeden çalışmaya devam edeceğiz. Milletimizin helal kazancına, alın terine ve birikimine uzanan kirli elleri mutlaka kırarız.<br />
<br />
Kaynak Link:<a href="https://x.com/mustafaciftcitr/status/2104639496264323076">https://x.com/mustafaciftcitr/status/2104639496264323076</a></p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/muhsin-yazicioglu-sorusturmasinda-38-supheli-gozaltina-alindi-3534</link>
            <category>GÜNDEM</category>
            <pubDate>Tue, 29 Sep 2026 10:38:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Muhsin Yazıcıoğlu soruşturmasında 38 şüpheli gözaltına alındı</h1>
                        <h2>Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, Muhsin Yazıcıoğlu ve arkadaşlarının bulunduğu helikopterin düşmesi olayına ilişkin yürüttüğü soruşturma kapsamında kapsamlı bir operasyon gerçekleştirdiğini duyurdu.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/09/muhsin-yazicioglu-sorusturmasinda-38-supheli-gozaltina-alindi-1790667998.webp">
                        <figcaption>Muhsin Yazıcıoğlu soruşturmasında 38 şüpheli gözaltına alındı</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p><strong>Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, BBP Genel Başkanı merhum Muhsin Yazıcıoğlu ve arkadaşlarının bulunduğu helikopterin düşmesi olayına ilişkin yürüttüğü soruşturma kapsamında kapsamlı bir operasyon gerçekleştirdiğini duyurdu.</strong></p>

<p>Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, soruşturmanın çok yönlü ve titizlikle sürdürüldüğünü belirterek kamuoyunu bilgilendirdi.<br />
<br />
<a href="https://x.com/ankaracbs/status/2104680891478073610"><img alt="" src="https://www.alevihaberler.com.tr/public/images/detay/HTVUHQeXgAA6PCg.jpg" style="height:800px; width:638px" /></a><br />
Kaynak Link:&nbsp;<a href="https://x.com/ankaracbs/status/2104680891478073610">https://x.com/ankaracbs/status/2104680891478073610</a></p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/chpli-deniz-demirden-sdd-kararina-tepki-3533</link>
            <category>SİYASET</category>
            <pubDate>Tue, 29 Sep 2026 09:04:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>CHP'li Deniz Demir’den SDD kararına tepki!</h1>
                        <h2>Deniz Demir, Sosyal Demokrat Derneği’nin (SDD) aldığı karara ilişkin yaptığı açıklamada, Kemal Kılıçdaroğlu’nun birleştirici siyaset anlayışını savundu ve derneğin tutumunu eleştirdi.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/09/chpli-deniz-demirden-sdd-kararina-tepki-1790662344.webp">
                        <figcaption>CHP'li Deniz Demir’den SDD kararına tepki!</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p><strong>Deniz Demir, Sosyal Demokrat Derneği’nin (SDD) aldığı karara ilişkin yaptığı açıklamada, Kemal Kılıçdaroğlu’nun birleştirici siyaset anlayışını savundu ve derneğin tutumunu eleştirdi.</strong></p>

<p><strong>Demir, açıklamasında şunları kaydetti:</strong></p>

<p><em>Siyasi hayatı boyunca her kesimi kucaklayan, toplumsal barışı ve uzlaşmayı savunan Sayın Kemal Kılıçdaroğlu, yalnızca bir siyasi lider değil, Türkiye'de demokrasinin tıkanan damarlarını açan birleştirici bir iradenin simgesidir.</em></p>

<p><em>O, en kutuplaşmış dönemlerde bile masaları deviren değil, masaları büyüten; "ben" değil "biz" diyerek milyonları ortak bir demokratik paydada buluşturan bir siyaset kültürü inşa etmiştir.</em></p>

<p><em>Sosyal demokrat düşüncenin temel taşları; farklı sesleri bir arada tutabilmek, uzlaşı kültürünü yaşatmak ve en zor zamanlarda dahi birleştirici bir hat örmektir. SDD, aldığı kararla bu evrensel değerlerle çelişmekle kalmamış, derneğin adında taşıdığı "sosyal demokrasi" ruhuyla da tezat oluşturmuştur.<br />
&nbsp;<br />
Unutulmamalıdır ki; kişilerin ve yönetimlerin kararları geçicidir, ancak gerçek liderlerin toplumsal bellekte bıraktığı birleştirici miras kalıcıdır. Sayın Kemal Kılıçdaroğlu, ne bir dernek tüzüğünün dar kalıplarına sığdırılabilir ne de bu tür haksız tasarruflarla birleştirici kimliğinden ödün verir. Sosyal demokrasi, dışlayarak değil; kucaklayarak büyür.</em><br />
<br />
Kaynak Link:<a href="https://x.com/demirdenizchp">https://x.com/demirdenizchp</a></p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/meteorolojiden-kuvvetli-yagis-uyarisi-3532</link>
            <category>GÜNDEM</category>
            <pubDate>Tue, 29 Sep 2026 08:43:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Meteoroloji’den kuvvetli yağış uyarısı!</h1>
                        <h2>Meteoroloji Genel Müdürlüğü tarafından yapılan son değerlendirmelere göre, yurt genelinde azalacağı, iç ve batı kesimlerde mevsim normallerinin altında, doğu bölgelerde mevsim normalleri civarında seyredeceği tahmin ediliyor.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/09/meteorolojiden-kuvvetli-yagis-uyarisi-1790660792.webp">
                        <figcaption>Meteoroloji’den kuvvetli yağış uyarısı!</figcaption>
                    </figure>
                    </header><h3><strong>Meteoroloji Genel Müdürlüğü tarafından yapılan son değerlendirmelere göre: Ülkemiz genelinin parçalı ve çok bulutlu, Marmara, Kuzey Ege, İç Anadolu'nun kuzeyi, Batı ve Orta Karadeniz, Doğu Karadeniz kıyıları ve Doğu Anadolu'nun doğusu, Akdeniz'in Toroslar mevkii ile Artvin çevreleri ve Hatay'ın kıyı kesimlerinin sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların; Marmara’nın doğusu, Batı Karadeniz kıyıları, Rize ve Artvin çevrelerinde yerel kuvvetli, Sakarya geneli ile Kocaeli ve Bursa'nın doğu kesimlerinde ise yer yer çok kuvvetli olması bekleniyor.</strong></h3>

<p><strong>HAVA SICAKLIĞI:</strong> Yurt genelinde azalacağı, iç ve batı kesimlerde mevsim normallerinin altında, doğu bölgelerde mevsim normalleri civarında seyredeceği tahmin ediliyor.</p>

<p><strong>RÜZGAR:</strong> Rüzgarın; genellikle kuzeyli, güney ve doğu kesimlerinde güneyli yönlerden hafif, ara sıra orta kuvvette, Marmara ve Ege ile Doğu Anadolu'nun güneydoğusunda kuvvetli olarak (40-70 km/saat) esmesi bekleniyor.</p>

<h2>UYARILAR</h2>

<p>KUVVETLİ YAĞIŞ UYARISI: Yağışların; Marmara’nın doğusu, Batı Karadeniz kıyıları, Rize ve Artvin çevrelerinde yerel kuvvetli, Sakarya geneli ile Kocaeli ve Bursa'nın doğu kesimlerinde ise yer yer çok kuvvetli olması beklendiğinden yaşanabilecek olumsuzluklara karşı dikkatli ve tedbirli olunması gerekmektedir.</p>

<p>KUVVETLİ RÜZGÂR UYARISI: Rüzgârın; Marmara ve Ege’de kuzeyli, Doğu Anadolu'nun güneydoğusunda güneyli yönlerden kuvvetli (40-70 km/saat) esmesi beklendiğinden yaşanabilecek olumsuzluklara karşı dikkatli ve tedbirli olunması gerekmektedir.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/prof-dr-nevzat-tarhan-linc-edenler-analiz-yapmaz-cunku-egolari-zayiftir-3531</link>
            <category>SAĞLIK</category>
            <pubDate>Mon, 28 Sep 2026 18:27:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Prof. Dr. Nevzat Tarhan: Linç edenler  analiz yapmaz; çünkü egoları zayıftır</h1>
                        <h2>Üsküdar Üniversitesi Kurucu Rektörü, Psikiyatrist Prof. Dr. Nevzat Tarhan, EKOTÜRK TV ekranlarında yayınlanan Nevzat Tarhan ile Akla Ziyan programında sosyal medya lincine karşı ruh sağlığı konusunu değerlendirdi.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/09/prof-dr-nevzat-tarhan-linc-edenler-analiz-yapmaz-cunku-egolari-zayiftir-1790609548.webp">
                        <figcaption>Prof. Dr. Nevzat Tarhan: Linç edenler  analiz yapmaz; çünkü egoları zayıftır</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p><strong>Üsküdar Üniversitesi Kurucu Rektörü, Psikiyatrist Prof. Dr. Nevzat Tarhan, EKOTÜRK TV ekranlarında yayınlanan Nevzat Tarhan ile Akla Ziyan programında sosyal medya lincine karşı ruh sağlığı konusunu değerlendirdi.</strong><br />
<br />
&nbsp;</p>

<h2><strong>Eleştiri ve linçi birbirine karıştırmamak gerek</strong></h2>

<p>Sosyal medya lincinin eleştiriden tamamen farklı bir psikolojik zemine oturduğunu belirten Prof. Dr. Nevzat Tarhan, <em><strong>“Eleştiri, bir cerrahın neşteri gibidir; amacı düzeltmektir. Linç ise balyozla vurmak gibidir, yok etmeyi hedefler. Bu ikisini birbirine karıştırmamak gerekir.”</strong></em> dedi.</p>

<p>Linç psikolojisinin temelinde bireyin kendini ahlaki olarak üstün hissetme ihtiyacının yattığını ifade eden Prof. Dr. Tarhan, “Bir kişi lince katıldığında ‘Ben ondan daha iyiyim’ duygusuyla geçici bir psikolojik tatmin yaşar. Bu sırada karşı tarafın haklı olup olmadığını sorgulamaz.” diye konuştu.</p>

<h2><strong>Dijitalleşme vicdanın önüne duvar ördü</strong></h2>

<p>Dijital ortamların, bireyin davranışlarını sorgulamasını zorlaştırdığını vurgulayan Prof. Dr. Tarhan, dijitalleşmenin ahlaki duyarlılığı zayıflattığını söyledi ve <em><strong>“İnsanın içinde bir ‘iç bekçi’, yani vicdan vardır. Dijitalleşme bu iç bekçinin önüne adeta bir duvar ördü. Eskiden insanlar bir eyleme geçmeden önce durup düşünürdü, şimdi tek tuşla saldırabiliyorlar.”</strong></em> ifadelerini kullandı.</p>

<p>Bu durumun hiç beklenmedik kişilerin bile linç kültürüne dahil olmasına yol açtığını belirten Prof. Dr. Tarhan, sosyal medyada ortaya çıkan bu yapıyı “dijital cellatlık” ve “dijital engizisyon” kavramlarıyla tanımladı. Prof. Dr. Tarhan, <em><strong>“Bir kişiyi itibarsızlaştırmak, linç edenin egosunu besliyor. Güçlü ya da kıskanılan birinin küçük bir hatası üzerinden itibarsızlaştırılması, linççiye büyük bir haz veriyor.” </strong></em>dedi.</p>

<h2><strong>Beyinde ‘karanlık tutkal’ etkisi oluşuyor</strong></h2>

<p>Linç davranışının nöropsikolojik boyutuna da değinen Prof. Dr. Tarhan, bu süreçte beyinde hazla ilişkili kimyasalların salgılandığını belirtti. Prof. Dr. Nevzat Tarhan, <strong><em>“Beyin bu durumlarda, karanlık tutkal salgılıyor. Böyle durumlarda bir kötülük, öfke duygusu oluyor. Öfke o kişiye haz veriyor ve beyin dopamin salgılıyor. Linç bir grup halinde yapıldığı için bağlanma hormonu olan oksitosin de devreye giriyor. Dopamin ve oksitosin birlikte salgılandığında ortaya ‘karanlık tutkal’ dediğimiz etki çıkıyor. Kişi bu kötücül davranıştan yoğun bir haz alır.” </em></strong>diye konuştu.</p>

<h2><strong>Linç edenlerin egosu zayıf</strong></h2>

<p>Linç davranışının arkasında genellikle duygusal boşluk ve düşük özgüven olduğunu söyleyen Prof. Dr. Tarhan, “<em><strong>Özgüveni sağlam, duygusal olarak doyumlu kişiler linç etmeden önce analiz eder. Linç edenler ise analiz yapmaz; çünkü egoları zayıftır.”</strong></em> değerlendirmesinde bulundu.</p>

<p>Bu noktada “bando etkisi” ya da “sürü psikolojisi” ne dikkat çeken Prof. Dr. Tarhan,<em><strong> “Bir grup linçe başladığında, insanlar ne olduğunu anlamadan bu kalabalığa katılabiliyor. Özellikle organize trol grupları bu etkiyi çok iyi kullanıyor. İlk başta 50–100 kişiyle başlıyor, ardından kalabalık hızla büyüyor.”</strong></em> dedi.</p>

<h2><strong>Dijital okuryazarlık ruh sağlığının anahtarı</strong></h2>

<p>Bireylerin kendilerini koruyabilmesi için dijital okuryazarlığın şart olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Tarhan,<em><strong> “Dijital okuryazar olan kişi dijitali doğru okur, doğru analiz eder ve doğru karar verir. Dijital okuryazar olmayan ise yanlış okur ve yanlış karar verir.”</strong></em> ifadelerini kullandı.</p>

<p>Dijital dünyanın bir araç olarak kullanılması gerektiğini belirten Prof. Dr. Tarhan,<em><strong> “Dijital dünyaya teslim olmamak gerekiyor. Direksiyon sizdeyse sorun yok. Dijitalleşme nükleer enerji gibidir; doğru kullanılırsa güç verir, yanlış kullanılırsa patlatır.” </strong></em>diye konuştu.&nbsp;</p>

<h2><strong>Dijital dünya mayın tarlası gibi</strong></h2>

<p>Özellikle çocuklar ve gençler için dijital dünyanın ciddi riskler barındırdığını söyleyen Prof. Dr. Tarhan, <em><strong>“Dijital dünya şu an mayın tarlasında yürümek gibidir. Karşı çıkmak yerine bunu yönetmek gerekir. Anne babalar özellikle 10 yaş öncesinde çocukların zamanını planlamayı öğretmeli.</strong></em>” şeklinde konuştu.</p>

<h2><strong>Hukuki yaptırımlar ve şeffaf algoritmalar şart</strong></h2>

<p>Hukuki düzenlemelerin caydırıcı olması gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Tarhan, sosyal medya algoritmalarının şeffaflaştırılmasının önemine dikkat çekti ve<em><strong> “Şeffaf algoritmalar olmazsa linç ve dijital olumsuz kültür kaçınılmaz olur. Devletler ve küresel hukuk bu konuda sorumluluk almalı.”</strong></em> dedi.<br />
Avrupa’da uygulanan “unutulma hakkı” na da değinen Prof. Dr. Tarhan,<strong><em> “Bir insan geçmişte hata yapmış olabilir. Ancak bu hatanın yıllar sonra hâlâ karşısına çıkması, işine, evliliğine, hayatına engel olabiliyor. Dijital dünyada hiçbir şey silinmiyor ve bu özellikle gençler için büyük bir risk.”</em></strong> ifadelerini kullandı.</p>

<h2><strong>Lincin etkisi özellikle “dijital kırılgan kişiliğe” sahip bireylerde daha yıkıcı</strong></h2>

<p>Sosyal medya lincinin psikiyatrik sonuçlarının son derece ciddi olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Tarhan, <em><strong>“Literatüre girmiş vakalar var. Bu kişilerde post-travmatik stres bozukluğu çok sık görülüyor. Yedi–sekiz yıl süren depresyon vakaları mevcut. Travma sonrası stres bozukluğu kişinin yaşam kalitesini bozuyor, bağımlılıklara zemin hazırlıyor, kişiyi hasta ediyor, yaşam yeti yitimine yol açabiliyor ve çalışamaz hâle getirebiliyor.” </strong></em>dedi.<br />
<br />
Linç etkisinin özellikle “dijital kırılgan kişiliğe” sahip bireylerde daha yıkıcı olduğunu ifade eden Prof. Dr. Tarhan, böyle bir durumla karşılaşan kişilerin profesyonel destek almasının hayati olduğunu belirtti ve<em><strong> “Bir kişi lince maruz kaldığında doğru bir iletişim danışmanlığı alması gerekir. Eğer kamuoyunda tanınan bir kişiyse medya danışmanlığıyla sürecin yönetilmesi çok önemlidir.” </strong></em>diye konuştu.</p>

<h2><strong>Hızlı tepki yerine sağduyulu analiz şart</strong></h2>

<p>Linç sürecinde aceleci tepkilerin durumu daha da ağırlaştırabileceğini söyleyen Prof. Dr. Tarhan, şu değerlendirmede bulundu:</p>

<p><strong><em>“Bu tür durumlarda kişi önce şuna bakmalı: Bu olayda ben yüzde kaç hatalıyım, karşı taraf yüzde kaç hatalı? Benim niyetim neydi, karşı taraf bunu nasıl anladı? Eğer hatası varsa özür dilemekten kaçınmamalı. İnsan hata yapabilir. Özür dilemek bir erdemdir. Çoğu zaman toplum, özür dileyen bir kişiye yönelik linci onaylamaz.”</em></strong></p>

<p>Hatalı olunmayan durumlarda ise kişinin yaptığı davranışı gerekçeleriyle açıklaması gerektiğini belirten Prof. Dr. Tarhan, <em><strong>“Doğru olanı sakin bir dille anlatmak gerekir. Bu, lincin etkisini azaltır.” </strong></em>dedi.</p>

<h2><strong>Linç bir engeldir, öğrenme fırsatına dönüştürülebilir</strong></h2>

<p>Linç deneyiminin bireyin hayat yolculuğunda ciddi bir engel olduğunu ifade eden Prof. Dr. Tarhan, bu engelin doğru yaklaşımla öğrenme sürecine dönüştürülebileceğini söyledi ve <em><strong>“İnsan bir hedefe giderken engelle karşılaşabilir. A planı yoksa B planı olur. Böyle anlarda ‘Bu olay bana ne öğretti?’ diye sormak gerekir. Aynı hatayı tekrar etmemek için ders çıkarmak önemlidir.” </strong></em>diye konuştu.</p>

<p>Prof. Dr. Tarhan, dijital dünyadaki kırılganlığa dikkat çekerek, şu ifadeleri kullandı:</p>

<p><em><strong>“Bir insana parmakla gösterilen olmak musibet olarak yeterlidir. Ancak doğrular uğruna ‘linç edileceğim’ korkusuyla susmamak gerekir. Dürüstlük çok değerlidir ama dürüstlüğü zamanında ve akıllıca kullanmak da gerekir. ‘Dürüstüm’ diyerek her şeyi her zaman, zamansız söylemek kişiyi lince açık hâle getirir. İyi niyet yetmez, dürüst olmak yetmez, akıllıca hareket etmek gerekir.”</strong></em></p>

<h2><strong>Dijital linç ahlaki çözülmeyi hızlandırıyor</strong></h2>

<p>Toplumda artan linç refleksinin bir <em><strong>“ahlaklı olma yarışı”</strong></em> na dönüşüp dönüşmediği sorusunu da değerlendiren Prof. Dr. Tarhan, dijitalleşmenin küresel ölçekte bir sosyal ve ahlaki çözülmeyi hızlandırdığını söyledi.</p>

<p>Prof. Dr. Tarhan, <em><strong>“Bu süreç küresel bir sosyal çürümeyi beraberinde getiriyor. Ancak sosyolojik olarak bu durum sinüzoidaldir. Kötülük artar, kötü sonuçları görünür hâle gelir ve bunun ardından iyiler harekete geçer. Bir süre sonra iyilik artar, kötülük azalır. Toplumlar böyle dengelenir.”</strong></em> dedi.</p>

<h2><strong>Çocuklar ve gençler mutlaka korunmalı</strong></h2>

<p>Dijitalleşmenin henüz kuralları ve kültürü tam oluşmamış bir alan olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Tarhan, özellikle çocuklar ve gençler için ciddi riskler barındırdığına dikkat çekti ve <em><strong>“Çocukların ve gençlerin beyninde karar verme merkezi olan ön bölge henüz tam olgunlaşmamıştır. Bu nedenle anne-baba rehberliği şarttır. Ekran maruziyeti mutlaka ebeveyn gözetiminde olmalıdır.” </strong></em>diye konuştu.</p>

<p>Ruh sağlığı bozuk bireyler, madde kullananlar ve psikiyatrik hastaların da risk grubu olduğunu ifade eden Prof. Dr. Tarhan, hukuki düzenlemelerin kaçınılmaz olduğunu söyledi.</p>

<h2><strong>Bu özgürlük değil, zarar verme</strong></h2>

<p>Dijital linç ve saldırgan davranışların özgürlükle açıklanamayacağını belirten Prof. Dr. Tarhan,<em><strong> “Bir insanın başkasına zarar verme özgürlüğü yoktur. Kendine zarar verme özgürlüğü de yoktur. Dijitalleşmenin mutlaka regülasyonlara ihtiyacı var. Şeffaf algoritmalar bunların başında geliyor.”</strong></em> dedi.</p>

<p>Dijitalleşmeyi bir tehdit olarak görmediğini de vurgulayan Prof. Dr. Tarhan,<em><strong> “Eğer doğru yönde kullanılırsa dijitalleşme bir tehdit değil, büyük bir fırsat olabilir. Zamanla bu alanın hukuki ve etik çerçevesinin olgunlaşacağını düşünüyorum.”</strong></em> diye sözlerini tamamladı.<br />
<br />
Kaynak link:&nbsp;<a href="https://www.nevzattarhan.com/prof-dr-nevzat-tarhan-sosyal-medya-linccilerinde-beyin-karanlik-tutkal-salgiliyor.html">https://www.nevzattarhan.com/prof-dr-nevzat-tarhan-sosyal-medya-linccilerinde-beyin-karanlik-tutkal-salgiliyor.html</a></p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/profdrumit-yazicioglu-yazdi-hukukun-onunde-makam-yoktur-3530</link>
            <category>KONUK YAZAR</category>
            <pubDate>Mon, 28 Sep 2026 17:36:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Prof.Dr.Ümit Yazıcıoğlu yazdı: Hukukun önünde makam yoktur</h1>
                        <h2>Prof.Dr.Ümit Yazıcıoğlu, son günlerde gündeme gelen fon skandalı ve hukukun üstünlüğüne dair bir yazı kaleme aldı.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/09/profdrumit-yazicioglu-yazdi-hukukun-ustunde-makam-yoktur-1790606964.webp">
                        <figcaption>Prof.Dr.Ümit Yazıcıoğlu yazdı: Hukukun önünde makam yoktur</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p><strong>Prof.Dr.Ümit Yazıcıoğlu, son günlerde gündeme gelen fon skandalı ve hukukun üstünlüğüne dair bir yazı kaleme aldı.</strong></p>

<p><em><strong>"Makam geçicidir. Para geçicidir. Siyasi güç geçicidir. Alkış geçicidir.Fakat kamu vicdanı kalır. Ve bir gün bütün tartışmaların sonunda geriye yalnızca belgeler, hesaplar, tanıklar ve hukuk kalır."</strong></em> diyen&nbsp;Prof.Dr. Ümit Yazıcıoğlu'nun makalesinin tam metni şöyle:<br />
<br />
<strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Arial&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:black">HUKUKUN ÖNÜNDE MAKAM YOKTUR</span></span></span></span></span></strong></p>

<p>Bir ülkede siyaset yalnızca kürsülerde söylenen sözlerden ibaret değildir. Siyaset aynı zamanda kamu gücünün nasıl kullanıldığı, kamuya karşı ne kadar hesap verildiği ve yönetenlerin kendilerini toplumun üzerinde mi, yoksa toplumun hizmetinde mi gördükleriyle ilgilidir.</p>

<p>Bugün Türkiye’de kamuoyunun önünde ciddi sorular bulunmaktadır. Fatma Betül Sayan Kaya ve eşi İlyas Kaya’nın Özata Denizcilik hisseleri üzerinden gerçekleştirdiği ileri sürülen işlemler hakkında önemli iddialar ortaya atılmıştır. Bu iddialara göre kısa bir dönem içerisinde çok yüksek miktarda hisse alım ve satımı gerçekleştirilmiş ve milyarlarca liralık bir fark oluşmuştur. Ancak bunların henüz mahkeme tarafından kesinleşmiş bir suç olarak kabul edilmediğini özellikle belirtmek gerekir. Kaya da iddiaların tüm yönleriyle açıklığa kavuşturulması gerektiğini belirterek siyasi görevlerinden ayrılmıştır. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın ise Kaya ve eşi dahil bazı kişiler hakkında malvarlığına ilişkin tedbir talebinde bulunduğu bildirilmiştir.&nbsp;</p>

<p>Tam da burada mesele yalnızca borsa işlemleri değildir.</p>

<p>Asıl mesele güvendir.</p>

<p>Bir siyasetçi hakkında böyle bir iddia ortaya çıktığında toplumun sorması gereken soru yalnızca “Ne kadar para kazanıldı?” değildir. Daha temel sorular vardır: Bu paranın kaynağı nedir? İşlemler hangi şartlarda gerçekleştirildi? Zamanlama nasıl oluştu? Herhangi bir kamu bilgisine veya ayrıcalıklı bilgiye erişim söz konusu olmuş mudur? Sermaye piyasası kuralları ihlal edilmiş midir? Ve en önemlisi, kamu görevi ile özel ekonomik çıkar arasında herhangi bir bağlantı bulunmakta mıdır?</p>

<p>Bu soruların cevabını siyasi taraftarlar değil, bağımsız ve hukuka uygun soruşturmalar vermelidir.</p>

<p>Çünkü hukuk, yalnızca muhalifler için değil, iktidara yakın kişiler için de aynı şekilde uygulanmadığı sürece gerçek anlamda hukuk devleti olamaz.</p>

<p>Yıllarca millete din, ahlak, fedakârlık, sabır ve kanaat anlatıldı. Başörtüsünden söz edildi. Dinden söz edildi. Devletten, milletten ve şehitlerden söz edildi.</p>

<p>Fakat bütün bunların yanında başka bir sorumluluk daha vardır: Emanete sadakat.</p>

<p>Lokmasından tasarruf etmek zorunda kalan emeklinin de, asgari ücretlinin de, işsizin de, geleceğinden endişe eden gencin de devlete güvenmeye hakkı vardır.</p>

<p>Gece pazara giden Ayşe teyze, elindeki parayla evine ne götürebileceğini hesap ederken; çöpten geçimini sağlamaya çalışan Ahmet amca hayatını sürdürmeye çalışırken; gençler ev sahibi olmayı bırakın, düzgün bir iş bulmanın yollarını ararken, toplumun önünde milyarlarca liralık ekonomik kazanç iddiaları belirdiğinde elbette soru soracaktır.</p>

<p>Bu soruları sormak kimseye düşmanlık etmek değildir.</p>

<p>Bu, hesap sorma hakkıdır.</p>

<p>Şehitlerin adı kürsülerde anılır. Gaziler saygıyla selamlanır. Birlikten ve dirlikten söz edilir. Fakat devletin gerçek gücü, yalnızca güçlülerin yanında durduğunda değil, sıradan vatandaşın hakkını da koruduğunda ortaya çıkar.</p>

<p>Bir devletin büyüklüğü, yöneticilerinin ne kadar zenginleştiğiyle değil; vatandaşının kendisini ne kadar güvende ve adalet içinde hissettiğiyle ölçülür.</p>

<p>Bu nedenle mesele herhangi bir kişinin siyasi kimliği değildir.</p>

<p>Mesele AK Parti’li olmak ya da başka bir partiden olmak da değildir.</p>

<p>Mesele şudur:</p>

<p>Aynı hukuk herkese uygulanacak mı?</p>

<p>Eğer ortaya atılan iddialar gerçek dışıysa, bunun belgelerle ortaya konulması gerekir. Eğer işlemler hukuka uygunsa, kamuoyunun bunu açık ve anlaşılır biçimde öğrenmesi gerekir. Eğer hukuka aykırı bir durum varsa, o zaman makamına, partisine veya çevresine bakılmaksızın hukukun gereği yapılmalıdır.</p>

<p>Çünkü devlet kişilerin değil, kuralların devletidir.</p>

<p>Siyasetçilerin görevi de kendilerini dokunulmaz görmek değil, gerektiğinde hesap verebileceklerini kabul etmektir.</p>

<p>Bugün sorulması gereken soru bu yüzden yalnızca “Ne oldu?” değildir.</p>

<p>Daha derin soru şudur:</p>

<p>Bunca insan geçim sıkıntısı içindeyken, siyaset ile servet arasındaki sınır nerede başlamalı ve nerede bitmelidir?</p>

<p>Baştaki liderden söz ettiniz.<br />
Başınızdaki örtüden söz ettiniz.<br />
Dilinizden, dininizden, sözünüzden ve özünüzden söz ettiniz.</p>

<p>Şimdi aynı ahlaki ölçüyü servet ve güç karşısında da göstermek zorundasınız.</p>

<p>Çünkü ahlak yalnızca yoksula sabır tavsiye etmek değildir.</p>

<p>Ahlak, güçlü olduğunuz zaman da sınırınızı bilmektir.</p>

<p>Makam geçicidir. Para geçicidir. Siyasi güç geçicidir. Alkış geçicidir.</p>

<p>Fakat kamu vicdanı kalır.</p>

<p>Ve bir gün bütün tartışmaların sonunda geriye yalnızca belgeler, hesaplar, tanıklar ve hukuk kalır.</p>

<p>İşte o gün kimsenin başörtüsü, makamı, partisi veya siyasi yakınlığı hukukun yerine geçmemelidir.</p>

<p>Çünkü devletin emaneti kişilere değil, millete aittir.</p>

<p>Ve emanetin hesabı mutlaka sorulur.</p>

<p>Utanmak gerekiyorsa, önce milletin hakkına karşı duyulan sorumluluktan utanmak gerekir.</p>

<p>Ama bundan da önce, kesin hüküm vermeden gerçeğin ortaya çıkmasını beklemek gerekir.</p>

<p>Çünkü adalet, öfkeyle değil; kanıtla kurulur.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/atila-sertel-yazdi-yagciligin-da-bir-siniri-var-3529</link>
            <category>KONUK YAZAR</category>
            <pubDate>Mon, 28 Sep 2026 14:02:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Atila Sertel yazdı: Yağcılığın da bir sınırı var</h1>
                        <h2>Gazeteci ve yazar Atila Sertel, liderlere yönelik aşırı ve çıkarcı övgüleri eleştiren bir yazı kaleme aldı. Sertel, yağcılığın ne dostluk ne de sadakat olduğunu vurgulayarak, “Yağcılık yalnızca çıkarın, bol ünlem işaretiyle yazılmış hâlidir” dedi.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/09/atila-sertel-yazdi-yagciligin-da-bir-siniri-var-1790593928.webp">
                        <figcaption>Atila Sertel yazdı: Yağcılığın da bir sınırı var</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Gazeteci ve yazar Atila Sertel, liderlere yönelik aşırı ve çıkarcı övgüleri eleştiren bir yazı kaleme aldı. Sertel, yağcılığın ne dostluk ne de sadakat olduğunu vurgulayarak,<em><strong> “Yağcılık yalnızca çıkarın, bol ünlem işaretiyle yazılmış hâlidir”</strong></em> dedi.<br />
<br />
Sertel yazısında, liderlerin her davranışının abartılı şekilde övüldüğünü belirtti. Lider konuştuğunda <strong>“tarihe geçti”</strong>, sustuğunda <em>“ne kadar derin düşünüyor”</em>, yanlış yaptığında ise <em><strong>“mutlaka bir bildiği vardır”</strong></em> denildiğini aktardı. Sosyal medyada ve yakın çevrede yapılan bu övgülerin amacının takdir etmek değil, göze girmek olduğunu söyledi.<br />
<br />
Gazeteci ve yazar Atila Sertel'in yazısının tam metni şöyle:<br />
<br />
<strong>YAĞCILIĞIN DA BİR SINIRI VAR</strong></p>

<p>Lider konuşur, “Tarihe geçti” derler. Susar, “Ne kadar derin düşünüyor” derler.<br />
Yanlış yapar, “Mutlaka bir bildiği vardır” diye savunurlar.</p>

<p>Övgüde sınır tanımazlar. Sosyal medyada döktürür, sözleri kulağına gitsin diye en yakınlarına bağlılık bildirirler. Amaçları takdir etmek değil, göze girmektir.</p>

<p>İnsanın emeği, başarısı elbette övülür. İçten gelen bir teşekkür hem söyleyeni hem duyanı mutlu eder. Ama yılışık bir övgü başka şeydir. Sözleri ne kadar süslü olursa olsun, altında hesap vardır.</p>

<p>Yağcı, herkesi aynı coşkuyla övmez. Gözü makamda, yetkide, dağıtılacak görevde, açılacak kapıdadır. Dün karşı çıktığı kişiyi bugün yere göğe sığdıramıyorsa, değişen fikri değil; karşısındakinin gücüdür. O gücün kendisini bir makama taşıması için dilini sınırsızca kullanır.</p>

<p>Ancak en büyük kötülüğü de lidere yapar. Etrafı yağcılarla çevrilen insan, bir süre sonra eleştiriyi duyamaz olur. Her yaptığı alkışlanınca yanlışını göremez. Doğruyu söyleyenlerden uzaklaşır, hoşuna gideni söyleyenleri yanına toplar.</p>

<p>Doğruyu söyleyenleri uzaklaştırdıkça doğrudan da uzaklaşır.</p>

<p>Sonra bir gün işler ters gider.</p>

<p>O kalabalık dağılır. Dün kapıda bekleyenler başka kapıya koşar. “Eşsiz lider” dedikleri kişinin adını bile anmazlar.</p>

<p>Çünkü yağcının bağlılığı insana değil, makama bağlıdır.</p>

<p>Gerçek dost, gerektiğinde “Yanılıyorsun” diyebilendir. Gerçek yol arkadaşı, yanlış bir kararı alkışlamak yerine onun sonuçlarını anlatabilendir.</p>

<p>Övgü güzeldir; hak edilirse.</p>

<p>Eleştiri değerlidir; dürüstçe yapılırsa.</p>

<p>Ama yağcılık ne dostluktur ne de sadakat.</p>

<p>Yalnızca çıkarın, bol ünlem işaretiyle yazılmış halidir.<br />
<br />
<a href="https://x.com/AtillaSertell/status/2104472084634104099"><strong>Kaynak link:&nbsp;https://x.com/AtillaSertell/status/2104472084634104099</strong></a></p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/siber-suclarla-mucadele-kapsaminda-473-supheli-yakalandi-3528</link>
            <category>GÜNDEM</category>
            <pubDate>Mon, 28 Sep 2026 13:49:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Siber Suçlarla Mücadele kapsamında 473  şüpheli yakalandı</h1>
                        <h2>İçişleri Bakanlığı'nın açıklamasına göre, Emniyet Genel Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı, MASAK ve Cumhuriyet Başsavcılıkları koordinesinde, İl Emniyet Müdürlükleri Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüklerince 25 ilde operasyonlar düzenlendi.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/09/siber-suclarla-mucadele-kapsaminda-473-supheli-yakalandi-1790592895.webp">
                        <figcaption>Siber Suçlarla Mücadele kapsamında 473  şüpheli yakalandı</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p><strong>İçişleri Bakanlığı'nın açıklamasına göre, Emniyet Genel Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı, MASAK ve Cumhuriyet Başsavcılıkları koordinesinde, İl Emniyet Müdürlükleri Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüklerince “Nitelikli Dolandırıcılık, Yasa Dışı Bahis, Çevrim İçi Çocuk Müstehcenliği ve Tacizi, Suçtan Kaynaklanan Mal Varlığı Değerlerini Aklama” suçlarına yönelik 25 ilde operasyonlar düzenlendi.</strong></p>

<p><br />
Adana, Antalya, Artvin, Batman, Bitlis, Burdur, Denizli, Diyarbakır, Edirne, Eskişehir, Gaziantep, Isparta, Kahramanmaraş, Kırklareli, Kocaeli, Manisa, Mardin, Mersin, Niğde, Osmaniye, Siirt, Şanlıurfa, Şırnak, Tekirdağ ve Zonguldak’ta gerçekleştirilen operasyonlarda; şüphelilerin sosyal medya platformları ve oltalama (phishing) siteleri üzerinden dosya masrafı, vergi ücreti, araç kiralama ve kapora bedeli gibi temaları kullanarak vatandaşlarımızı dolandırdıkları, müstehcen çocuk görüntüsü barındırdıkları, yasa dışı bahis ve kumar oynattıkları, yasa dışı bahis sitelerinde para nakline aracılık ettikleri, yasa dışı bahis ve kumar sitelerinin reklamını yaptıkları, vatandaşlarımızın mobil bankacılık ve oyun hesaplarına yetkisiz erişim sağladıkları tespit edildi.</p>

<p><br />
Operasyonlar kapsamında 473 şüpheli yakalandı. Şüphelilerden 286’sı tutuklandı, 92’si hakkında adli kontrol hükümleri uygulandı. Diğerlerinin işlemleri devam ediyor.</p>

<p><br />
Operasyonlar sonucunda 22 taşınır ve 2 taşınmaz olmak üzere toplam 41 milyon 300 bin TL değerindeki mal varlığına el konuldu. Ayrıca çok sayıda dijital materyal ele geçirildi.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/ibrahim-afatoglu-yazdi-bakim-ve-onarimdan-gecirilen-mustafa-baba-turbesi-3527</link>
            <category>GÜNDEM</category>
            <pubDate>Mon, 28 Sep 2026 13:14:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>İbrahim Afatoğlu yazdı: Bakım ve onarımdan geçirilen Mustafa Baba Türbesi</h1>
                        <h2>İbrahim Afatoğlu’nun kaleme aldığı yazıya göre, Denizli’nin Tavas ilçesine bağlı Tekke köyünde bulunan Mustafa Baba Türbesi, bakım ve onarım çalışmalarının tamamlanmasının ardından dün yeniden ziyarete açıldı.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/09/ibrahim-afatoglu-yazdi-bakim-ve-onarimdan-gecirilen-mustafa-baba-turbesi-1790592044.webp">
                        <figcaption>İbrahim Afatoğlu yazdı: Bakım ve onarımdan geçirilen Mustafa Baba Türbesi</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p><strong>Yazar İbrahim Afatoğlu’nun kaleme aldığı yazıya göre, Denizli’nin Tavas ilçesine bağlı Tekke köyünde bulunan Mustafa Baba Türbesi, bakım ve onarım çalışmalarının tamamlanmasının ardından dün (27 Eylül 2026 Pazar) yeniden ziyarete açıldı.</strong></p>

<p>Türbe, Sarı İsmail Sultan Türbesi’nin yaklaşık yüz metre batısında yer alıyor. Mustafa Baba’nın kim olduğu ve ne zaman yaşadığı konusunda yazılı ve sözlü kaynaklarda herhangi bir bilgi bulunmuyor. Ancak Alevi-Bektaşi geleneğinden geldiği ve Hacı Bektâş-ı Velî’nin halifelerinden Sarı İsmail Sultan’ın talebelerinden olduğu düşünülüyor.<br />
<br />
<img alt="" src="https://www.alevihaberler.com.tr/public/images/detay/828598979_3807647252734505_2448632529648082719_n.jpg" style="height:600px; width:800px" /></p>

<p><strong>İbrahim Afatoğlu şunları kaleme aldı:</strong><br />
&nbsp;</p>

<p><strong>BAKIM VE ONARIMDAN GEÇİRİLEN MUSTAFA BABA TÜRBESİ; DENİZLİ VİLAYETİ, TAVAS İLÇESİ, TEKKE KÖY</strong></p>

<p><strong>Mustafa Baba Türbesi</strong>; Denizli vilayeti, Tavas ilçesi, Tekke köydedir. Kim olduğu ve ne zaman yaşadığı konusunda yazılı ve sözlü kaynaklarda bir bilgi yoktur. Hacı Bektâş-ı Velî’nin halifelerinden Sarı İsmail Sultan’ın türbesinin yüz metre kadar batısında, kendi adına yaptırılan türbesinde metfundur. Alevi-Bektaşi geleneğinden ve Sarı İsmail Sultan’ın talebelerinden olduğu düşünülmektedir.</p>

<p>Türbenin ön tarafında<strong> 800 yıllık olduğu söylen çınar ağaçları</strong> bulunmaktadır. Yöre halkı bu çınar ağaçlarını <strong>Mustafa Baba’nın </strong>koruduğuna ve kutsal ağaçlar olduğuna inanmaktadırlar. Hacı Bektâş-ı Velî Velayetnamesinde anlatılana göre<strong> Sarı İsmail Sultan’ın </strong>Sulucakakahöyük’ten (Hacıbektaş ilçesi) atarak Tavas’ta bir kilisenin damına düşen asasını buraya dikilmesi sonucu yeşeren çınar ağacı olduğuna inanılmakta, bu yüzden kutsal sayılmaktadır.</p>

<p>Rivayet odur ki; Tekke ve Zaviyelerin Kapatılması Kanunu (1925) gereğince Tavas kazasındaki yetkili memur gelmiş, dönemin türbedarı Şerif Ali Dede’den türbenin yıkılmasını istemiş. Türbedar Şerif Ali Dede; <em><strong>“Oğlum, bırak türbeyi yıkmayı, üstünden bir taş düşse, bu kocamış halimle o taşı yerine koymaya çalışırım…”</strong></em> diye karşılık vermiş. Köy halkının da galeyana gelmesinden çekinen yetkili, yıkamayacağını anlamış, kapısını mühürlemiş ve türbeye giriş çıkışı yasaklamış. Atına binmiş ama atın huysuzluk yapmasından yere düşmüş. Tekrar binmiş, yine düşmüş. Bu birkaç defa tekrarlanmış. Bu arada da türbenin mührü ve kilidi de açılmış. Duruma sinirlenen yetkili, atına kamçı yapmak için kutsal çınar ağacından bir dal koparmış. Bunu gören Şerif Ali Dede; “Sen bu ağacın dalını taşıyamazsın, sana ağır gelir, oğul!” diye seslenmiş. Yetkili memur,<strong> Şerif Ali Dede’nin</strong> sözüne aldırış etmeden yoluna devam etmiş. Ama 300 metre kadar sonra at, ağaç dalının ağırlığından yürüyemez hale gelmiş. Duruma bir anlam veremeyen yetkili geri dönmüş, kopardığı dalı ağacın dibine bırakmış ancak o şekilde Tavas’a gidebilmiştir. Dairesine geldiğinde attan inememiş, ancak arkadaşlarının yardımıyla inebilmiştir. Bu olaydan hemen sonra hastalanmış ve uzun süre koma halinde hastanede yatmış. Kendine geldiğinde türbeye geri gelmiş, Mustafa Baba’nın huzurunda dua etmiş, Şerif Ali Dede’den özür dilemiş, türbede bir adak kesmiş. Daha sonraki yıllarda da türbenin ihtiyaçlarının karşılanması konusunda da maddi yardımlarda bulunmuştur.<br />
<img alt="" src="https://www.alevihaberler.com.tr/public/images/detay/825329490_3807646729401224_620533775860982697_n.jpg" style="height:594px; width:792px" /></p>

<p>Bu yıl Mustafa Baba türbesi bakım ve onarımdan geçirilmiş. Türbenin dış cephesi mermer kaplanmış, çatının üzerine de <strong>12 köşeli küçük bir kubbe</strong> yapılmış. İç mekânda da kubbenin her kenarına <strong>12 imamların</strong> her birinin tasviri portresi çizilmiş. Bu haliyle Türbeye mistik bir hava verilmeye çalışılmış. 27 Eylül 2026 Pazar günü yani dün açılışı gerçekleştirildi. Bu tamiratta emeği geçen köy muhtarı Metin Balın, İş insanı Kamil Allın ve köy halkına teşekkür ediyorum.</p>

<p><a href="https://www.facebook.com/share/p/1LDHDBHySY/"><strong>KAYNAK LİNK:<br />
https://www.facebook.com/share/p/1LDHDBHySY/</strong></a><br />
<br />
<img alt="" src="https://www.alevihaberler.com.tr/public/images/detay/829555546_3807649482734282_1403054528085119631_n(1).jpg" style="height:600px; width:800px" /></p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/cok-sayida-bolgede-kuvvetli-yagis-bekleniyor-3526</link>
            <category>GÜNDEM</category>
            <pubDate>Mon, 28 Sep 2026 09:24:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Çok sayıda bölgede kuvvetli yağış bekleniyor</h1>
                        <h2>Meteoroloji Genel Müdürlüğü tarafından yapılan son değerlendirmelere göre: Ülkemiz genelinin parçalı ve çok bulutlu, Marmara'nın doğusu, İç Ege, Akdeniz, İç Anadolu, Karadeniz ve Doğu Anadolu ile İzmir, Adıyaman, Gaziantep ve Kilis çevrelerinin sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/09/cok-sayida-bolgede-kuvvetli-yagis-bekleniyor-1790577252.webp">
                        <figcaption>Çok sayıda bölgede kuvvetli yağış bekleniyor</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p><strong>Meteoroloji Genel Müdürlüğü tarafından yapılan son değerlendirmelere göre: Ülkemiz genelinin parçalı ve çok bulutlu, Marmara'nın doğusu, İç Ege, Akdeniz, İç Anadolu, Karadeniz ve Doğu Anadolu ile İzmir, Adıyaman, Gaziantep ve Kilis çevrelerinin sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların; Marmara’nın doğusu, Doğu Akdeniz’in Toroslar Mevkii, İç Anadolu’nun kuzeybatısı, Batı Karadeniz, Doğu Karadeniz kıyıları, Osmaniye ve Samsun çevreleri ile Hatay kıyılarında yerel kuvvetli olması bekleniyor.</strong></p>

<p><strong>HAVA SICAKLIĞI: </strong>Yurt genelinde hissedilir derecede azalacağı, iç ve batı kesimlerde mevsim normallerinin altında, doğu bölgelerde mevsim normalleri civarında seyredeceği tahmin ediliyor.</p>

<p><strong>RÜZGAR:</strong> Rüzgarın, genellikle kuzeyli, güney ve doğu kesimlerinde güneyli yönlerden hafif, ara sıra orta kuvvette, Marmara ve Ege ile Doğu ve Güneydoğu Anadolu’da kuvvetli (40-60 km/saat) esmesi bekleniyor.</p>

<p><strong>UYARILAR</strong><br />
<strong>KUVVETLİ YAĞIŞ UYARISI:</strong> Yağışların, Marmara’nın doğusu, Doğu Akdeniz’in Toroslar Mevkii, İç Anadolu’nun kuzeybatısı, Batı Karadeniz, Doğu Karadeniz kıyıları, Osmaniye ve Samsun çevreleri ile Hatay kıyılarında yerel kuvvetli olması beklendiğinden yaşanabilecek olumsuzluklara karşı dikkatli ve tedbirli olunması gerekmektedir.</p>

<p><strong>KUVVETLİ RÜZGÂR UYARISI:</strong> Rüzgârın, Marmara ve Ege’de kuzeyli, Doğu ve Güneydoğu Anadolu’da güneyli yönlerden kuvvetli (40-60 km/saat) esmesi beklendiğinden yaşanabilecek olumsuzluklara karşı dikkatli ve tedbirli olunması gerekmektedir.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/oleskide-aclik-felaketi-isgal-altindaki-sehirde-yiyecek-bitti-kopekler-yeniliyor-3525</link>
            <category>DÜNYA</category>
            <pubDate>Mon, 28 Sep 2026 05:44:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Oleşki’de açlık felaketi: İşgal altındaki şehirde yiyecek bitti, köpekler yeniliyor</h1>
                        <h2>Ukrayna’nın Rus işgali altındaki Oleşki şehrinde yaklaşık 2 bin-2 bin 500 sivil, açlık tehlikesiyle karşı karşıya. Deneyimli Gazeteci Ardan Zentürk, Oleşki'de yalanılan insanlık dramını aktardı.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/09/oleskide-aclik-felaketi-isgal-altindaki-sehirde-yiyecek-bitti-kopekler-yeniliyor-1790565843.webp">
                        <figcaption>Oleşki’de açlık felaketi: İşgal altındaki şehirde yiyecek bitti, köpekler yeniliyor</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p><strong>Ukrayna’nın Rus işgali altındaki Oleşki şehrinde yaklaşık 2 bin-2 bin 500 sivil, açlık tehlikesiyle karşı karşıya. Tecrübeli gazeteci Ardan Zentürk’ün aktardığı bilgilere göre, Ukrayna ordusunun drone saldırılarıyla bölgedeki Rus lojistiğinin kesilmesi sonrası Rus askerleri sivillerin elindeki yiyecekleri alarak götürdü. Haziran ayından bu yana Starlink üzerinden dış dünyaya ulaşan mesajlarda “açlıktan ölmek üzereyiz” ifadeleri yer alıyor.</strong></p>

<p>Oleşki, Rusya’nın kontrolünde görünse de Ukrayna’nın robot sistemler komutanlığının başarılı operasyonları nedeniyle bölgede belirgin bir Rus askeri varlığı kalmadığı belirtiliyor. Ancak şehir hâlâ Rus ordusunun elinde. Savaş öncesi <strong>24 bin kişilik nüfusa sahip olan kentte şu anda yaklaşık 2 bin kiş</strong>i kaldı. Bu kişiler dışarı çıkamıyor, başka yere gidemiyor. Drone saldırıları ve mayınlar nedeniyle hareket imkânı yok.<br />
<br />
<a href="https://www.youtube.com/watch?v=psz5vd9XqIg"><img alt="" src="https://www.alevihaberler.com.tr/public/images/detay/image%20-%202026-09-28T061716_121.png" style="height:389px; width:800px" /></a></p>

<p><br />
<span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><strong>“YİYECEK HİÇBİR ŞEYİM YOK”</strong></span></span><br />
<br />
Ardan Zentürk, açıklamasında Ukrayna'nın Oleşki şehrinden gelen mesajlarda ağır tabloyu aktardı. Bir kadın, <em><strong>“Oleşki’deyiz ve çıkamıyoruz. Açlıktan ölüyoruz. Yiyecek hiçbir şeyim yok. Savaş öncesinde 110 kiloydum, şu anda 67 kiloyum. İlk başta kilo veriyorum diye sevinmiştim ama şimdi anlıyorum ki yeterli protein olmadan öleceğim. Geçen kış kaldığımız ev yıkıldı ve yandı”</strong> </em>diyor.</p>

<p>Rus askerlerinin, sivillerin bodrumlarındaki konserve, turşu ve sebzeleri aldıkları, hatta 74 yaşındaki bir adamın baraj sularının bastığı bodrumunda ürettiği mahsulleri istemesi üzerine <strong>adamı öldürdükleri </strong>aktarılıyor. Bazı siviller, kış için depoladıkları yiyecekleri bulmak için su basmış mahzenleri kazıyor. Köpeklerin de<br />
<br />
<span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><strong><span style="font-family:&quot;Calibri&quot;,&quot;sans-serif&quot;">RESMİ TEPKİLER</span></strong></span></span><br />
<br />
Ukrayna Dışişleri Bakanı, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda Oleşki’deki durumu gündeme getirdi. “İnsani bir felaket konusunda bütün dünyayı uyarıyoruz. Bu felaketin önlenmesinde tek engel Rusya’dır. Rusya oradaki yaşamı kasten imkânsız hale getiriyor, masum insanları açlıktan öldürüyor” ifadelerini kullandı. Ukrayna-Macaristan Milletler Ligi maçında da<strong> “Oleşki’yi kurtarın”</strong> pankartı açıldı.</p>

<p>Kremlin Sözcüsü Dmitri Peskov ise kritik durumu kabul etmekle birlikte, Ukrayna güçlerini bölgeye insani yardım girişini engellemekle suçladı.</p>

<p><span style="color:#000000"><strong>DÜNYANIN EN BARIŞÇIL İNSANLARI BİZİZ</strong></span></p>

<p>Ardan Zentürk, bir diğer uyarısı ise şu oldu:<em><strong>“'Ben kahramanım. Girerim dalarım, yok ederim. Canını okurum.' Geçiniz. Savaş budur. Ben savaş muhabirliği yapmış bir abiniz olarak konuşuyorum. Dünyanın en barışçı insanları bizizdir. Niye? Aç Coşkun Aral'a sor 'savaş nedir' diye. Anlatsın sana.Savaş budur. Ordu orduya çarpışmıyor. Havadan uçuyor bir şeyler, sen ölüyorsun. Açlıktan ölmek üzere olanlardan sorun savaş nedir diye” </strong></em>diyerek durumu özetledi.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/omer-celik-turkiye-yuzyili-bulusmalari-ile-milyonlarca-vatandasa-ulastik-3524</link>
            <category>SİYASET</category>
            <pubDate>Mon, 28 Sep 2026 05:13:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Ömer Çelik: Türkiye Yüzyılı Buluşmaları ile milyonlarca vatandaşa ulaştık</h1>
                        <h2>AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, Cumhurbaşkanı ve Genel Başkan Recep Tayyip Erdoğan’ın talimatları doğrultusunda Teşkilat Başkanlığı koordinasyonunda yürütülen Türkiye Yüzyılı Buluşmaları’na ilişkin açıklamalarda bulundu.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/09/omer-celik-turkiye-yuzyili-bulusmalari-ile-milyonlarca-vatandasa-ulastik-1790562927.webp">
                        <figcaption>Ömer Çelik: Türkiye Yüzyılı Buluşmaları ile milyonlarca vatandaşa ulaştık</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p><strong>AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, Cumhurbaşkanı ve Genel Başkan Recep Tayyip Erdoğan’ın talimatları doğrultusunda Teşkilat Başkanlığı koordinasyonunda yürütülen Türkiye Yüzyılı Buluşmaları’na ilişkin açıklamalarda bulundu.</strong></p>

<p>Çelik, bu ay itibarıyla Türkiye’nin tüm illerinde genel başkan yardımcıları, bakanlar, MKYK üyeleri, milletvekilleri ve kurullardaki isimlerle kapsamlı çalışmalar gerçekleştirildiğini belirterek şunları kaydetti:</p>

<p><em><strong>“Şimdiye kadar bu ay itibariyle Türkiye’nin bütün illerinde bu çalışmaları genel başkan yardımcılarımız, bakanlarımız, MKYK üyelerimiz, değerli milletvekillerimiz ve kurullarımızdaki birçok arkadaşımızla birlikte kapsamlı bir şekilde gerçekleştirdik. Bu şekildeki çalışmalarla milyonlarca vatandaşımıza ulaşıp milyonlarca hanemize girdik.”</strong></em></p>

<p>AK Parti’nin millet tarafından kurulduğunu vurgulayan Çelik,<em><strong> “Bizim her zaman söylediğimiz bir şey vardır; AK Parti’yi millet kurdu, tabelasını biz astık deriz. Dolayısıyla burası milletin partisidir. İl başkanlıklarımız, ilçe başkanlıklarımız milletin evidir”</strong></em> ifadelerini kullandı.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/disisleri-bakanligi-mescid-i-aksaya-duzenlenen-baskini-kinadi-3523</link>
            <category>SİYASET</category>
            <pubDate>Mon, 28 Sep 2026 04:51:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Dışişleri Bakanlığı, Mescid-i Aksa’ya düzenlenen baskını kınadı</h1>
                        <h2>Dışişleri Bakanlığı, 27 Eylül 2026 tarihinde İsrailli aşırılık yanlısı grupların, İsrail işgal güçlerinin koruması altında Mescid-i Aksa’ya düzenlediği baskını en güçlü biçimde kınadığını açıkladı.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/09/disisleri-bakanligi-mescid-i-aksaya-duzenlenen-baskini-kinadi-1790560932.webp">
                        <figcaption>Dışişleri Bakanlığı, Mescid-i Aksa’ya düzenlenen baskını kınadı</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p><strong>Dışişleri Bakanlığı, 27 Eylül 2026 tarihinde İsrailli aşırılık yanlısı grupların, İsrail işgal güçlerinin koruması altında Mescid-i Aksa’ya düzenlediği baskını en güçlü biçimde kınadığını açıkladı.</strong></p>

<p>Bakanlık tarafından yapılan yazılı açıklamada,<em><strong> “Netanyahu hükümetinin, Müslümanlara ait kutsal mekanları hedef alan ihlal ve provokasyonlarıyla bölgede gerilimi daha da körüklemeyi ve barış ile istikrar çabalarını baltalamayı amaçladığı ortadadır”</strong></em> ifadelerine yer verildi.</p>

<p>Açıklamada ayrıca, İsrail’in Mescid-i Aksa’nın tarihi ve hukuki statüsünü ihlal eden uygulamaları karşısında uluslararası toplumun caydırıcı tedbirler alması yönündeki çağrı yinelenerek, <em><strong>“Bu tür eylemlerin bölgede gerilimi tırmandırdığı ve barış çabalarını zedelediği”</strong></em> vurgulandı.<br />
<br />
<img alt="" src="https://www.alevihaberler.com.tr/public/images/detay/HTPbtXxXUAEQV4e.jpg" style="height:800px; width:566px" /></p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/barzani-abd-tarafindan-yalniz-birakilmamiz-utanc-verici-3522</link>
            <category>DÜNYA</category>
            <pubDate>Sun, 27 Sep 2026 19:38:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Barzani: ABD tarafından yalnız bırakılmamız utanç verici</h1>
                        <h2>ABD öncülüğündeki uluslararası koalisyonun Irak’tan çekilme süreci devam ederken Irak Kürt Bölgesel Yönetimi (IKBY) Başbakanı Mesrur Barzani, bölgedeki güvenlik durumuna ilişkin endişelerini dile getirdi.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/09/barzani-abd-tarafindan-yalniz-birakilmamiz-utanc-verici-1790527498.webp">
                        <figcaption>Barzani: ABD tarafından yalnız bırakılmamız utanç verici</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p><strong>ABD öncülüğündeki uluslararası koalisyonun Irak’tan çekilme süreci devam ederken Irak Kürt Bölgesel Yönetimi (IKBY) Başbakanı Mesrur Barzani, bölgedeki güvenlik durumuna ilişkin endişelerini dile getirdi. Barzani, Financial Times gazetesine verdiği röportajda, koalisyonun belirlenen çekilme tarihinin bölgede çalkantılı bir döneme denk geldiğini vurguladı.</strong></p>

<p>Irak Silahlı Kuvvetleri, ülkenin tamamında kontrolün sağlandığını ve ABD öncülüğündeki koalisyonun Irak’taki merkezinin 30 Eylül’de kapatılacağını duyurmuştu. Irak hükümeti de bu süreç nedeniyle tüm devlet kurumlarında 30 Eylül ile 3 Ekim tarihleri arasında resmi tatil kararı almıştı. Uluslararası basında çıkan haberlerde, ABD güçlerinin Erbil’deki hava savunma sistemlerini de çekeceği belirtilmişti.</p>

<p>Barzani, bölgedeki güvenlik zafiyetine dikkat çekerek şu değerlendirmelerde bulundu: &nbsp;<br />
<em><strong>“Biz (IKBY) zayıfız ve saldırıya uğruyoruz. Uygun bir savunma sisteminiz olmadan kendi başınıza bırakılmanız, buna utanç verici demek gerekir.”</strong></em></p>

<p>IKBY Başbakanı, İran’a yakın silahlı grupların silah bırakmayı reddetmesinin Irak’taki federal düzeni zayıflatabileceğini ve Kürtlerin elde ettiği özerkliği tehdit edebileceğini savundu. ABD-İran geriliminin sürmesi halinde IKBY’nin tehditlere açık kalacağını da ifade etti.</p>

<p>Koalisyon güçlerinin çekilmesiyle birlikte bölgede güvenlik boşluğu oluşabileceği endişesi, özellikle IKBY yetkilileri tarafından sıkça dile getiriliyor.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/bakan-gurlek-3-faili-mechul-cinayeti-aydinlattik-3521</link>
            <category>SİYASET</category>
            <pubDate>Sun, 27 Sep 2026 18:03:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Bakan Gürlek: 3 faili meçhul cinayeti aydınlattık</h1>
                        <h2>Adalet Bakanı Akın Gürlek, Aksaray, Gaziantep ve Manisa’da 11, 15 ve 19 yıldır aydınlatılmayı bekleyen üç faili meçhul dosyada yürütülen çalışmalar sonucunda 3 şüphelinin tutuklandığını, 10 şüphelinin ise gözaltına alındığını açıkladı</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/09/bakan-gurlek-3-faili-mechul-cinayeti-aydinlattik-1790521933.webp">
                        <figcaption>Bakan Gürlek: 3 faili meçhul cinayeti aydınlattık</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p><strong>Adalet Bakanı Akın Gürlek, Aksaray, Gaziantep ve Manisa’da 11, 15 ve 19 yıldır aydınlatılmayı bekleyen üç faili meçhul dosyada yürütülen çalışmalar sonucunda 3 şüphelinin tutuklandığını, 10 şüphelinin ise gözaltına alındığını açıkladı. Bakan Gürlek, “Adaletin hafızası var: 19, 15 ve 11 yıllık 3 faili meçhul cinayeti aydınlattık” dedi.</strong></p>

<p>Adalet Bakanı Gürlek, Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığının koordinasyonunda, Cumhuriyet başsavcılıkları ile Emniyet ve Jandarma teşkilatlarının çalışmaları sonucu yıllardır aydınlatılmayı bekleyen üç dosyada önemli gelişmeler sağlandığını kaydetti.</p>

<p>Bakan Gürlek, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde, aradan ne kadar zaman geçerse geçsin kamu vicdanında yara olarak kalan faili meçhul olayların karanlıkta kalmaması için çalışmaların kararlılıkla sürdürüldüğünü belirtti.</p>

<p><strong>AKSARAY’DAKİ 19 YILLIK DOSYADA 2 TUTUKLAMA</strong></p>

<p>Aksaray’ın Ağaçören ilçesinde 2007 yılında kaybolan Fadime Görgülü’nün akıbetine ilişkin dosyanın yeniden ele alındığını vurgulayan Bakan Gürlek, aile bireylerinin ifadelerindeki çelişkiler, yeniden değerlendirilen deliller ve saha çalışmaları doğrultusunda soruşturmanın derinleştirildiğini söyledi. Görgülü’nün ikametinde kadavra arama köpeği ve yer altı görüntüleme cihazlarıyla arama yapıldığını belirten Bakan Gürlek, şüpheli Hava G’nin ifadesinde verdiği bilgiler doğrultusunda Görgülü’ye ait olduğu belirtilen 3 bileziğin ele geçirildiğini kaydetti. Bakan Gürlek, soruşturma sonucunda Hava G. ile İlhan G’nin tutuklandığını, Görgülü’nün akıbetinin ve olayın bütün yönlerinin ortaya çıkarılması için soruşturmanın sürdüğünü ifade etti.</p>

<p><strong>GAZİANTEP’TE 15 YILLIK DOSYADA 10 GÖZALTI</strong></p>

<p>Gaziantep’te 3 Ocak 2011’de silahlı saldırı sonucu hayatını kaybeden Mehmet Kaya’nın öldürülmesine ilişkin dosyanın da yeniden incelendiğini belirten Bakan Gürlek, HTS kayıtlarının genişletilerek analiz edildiğini, tanık anlatımları, baz sinyal bilgileri, teşhis tutanakları ve şüpheli ifadelerindeki çelişkilerin birlikte değerlendirildiğini kaydetti. Bazı şüphelilerin olay günü Kaya’yı takip ettikleri ve olay çevresinde gözetleme faaliyetinde bulunduklarının tespit edildiğini vurgulayan Bakan Gürlek, Gaziantep Cumhuriyet Başsavcılığının koordinasyonunda Gaziantep, Şanlıurfa ve Antalya’da düzenlenen eş zamanlı operasyonlarda olayla bağlantılı olduğu değerlendirilen 10 şüphelinin yakalanarak gözaltına alındığını açıkladı.</p>

<p><strong>11 YILLIK DOSYADA ARAÇ PARÇASI ÖNEMLİ DELİL OLDU</strong></p>

<p>Manisa’da 6 Temmuz 2015’te yol üzerinde ölü bulunan 20 yaşındaki Meral Babacan’ın ölümüne ilişkin dosyanın yeniden incelendiğini belirten Bakan Gürlek, olayın yeniden canlandırıldığını, MOBESE ve Plaka Tanıma Sistemi kayıtlarının zaman ve mesafe yönünden tekrar değerlendirildiğini kaydetti.</p>

<p>Adli emanette muhafaza edilen bir araç parçasının belirli Volkswagen modellerinde kullanılan yan ayna çerçevesine ait olduğunun tespit edildiğini vurgulayan Bakan Gürlek, kamera görüntülerinin karşılaştırılması sonucu olay saatinde bölgede bulunan aracın belirlendiğini ifade etti.</p>

<p>Aracın yan aynasının daha önce değiştirildiğinin tespit edilmesinin ardından, olay tarihinde aracın sahibi olan R.Ç’nin yakalandığını belirten Bakan Gürlek, şüphelinin çıkarıldığı sulh ceza hakimliğince tutuklandığını belirtti.</p>

<p><strong>“ARADAN GEÇEN ZAMAN GERÇEĞE ULAŞMANIN ÖNÜNDE ENGEL DEĞİL”</strong></p>

<p>Adalet Bakanı Gürlek, yıllar sonra elde edilen sonuçların, aradan geçen zamanın gerçeğe ulaşmanın önünde engel olmadığını ve yeni yöntemlerle delillerin yeniden incelenmesinin faili meçhul dosyaların aydınlatılmasında önemli sonuçlar doğurabildiğini gösterdiğini vurguladı.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Soruşturmaları yürüten Aksaray-Ortaköy, Gaziantep ve Manisa Cumhuriyet Başsavcılıkları ile Aksaray İl Jandarma Komutanlığı, Gaziantep İl Emniyet Müdürlüğü, Manisa İl Jandarma Komutanlığı ve süreçte görev alan kamu görevlilerine teşekkür eden Bakan Gürlek, “Aradan ne kadar zaman geçerse geçsin, faili meçhul dosyaları yeniden ele almaya ve gerçeğin ortaya çıkarılması için bütün imkanları kullanmaya devam edeceğiz.” ifadelerini kullandı.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Türkiye Yüzyılı’nı “Adaletin Yüzyılı” kılma hedefi doğrultusunda çalışmaların sürdürüleceğini belirten Bakan Gürlek, “Adaletin hafızasını diri tutacak, hiçbir faili meçhul dosyanın peşini bırakmayacağız.” dedi.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/metin-kulunkten-cagri-hepiniz-istifa-edin-3520</link>
            <category>SİYASET</category>
            <pubDate>Sun, 27 Sep 2026 17:46:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Metin Külünk'ten çağrı: Hepiniz istifa edin!</h1>
                        <h2>AK Parti Eski İstanbul Milletvekili Metin Külünk, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, son dönemde tartışmaların odağındaki Borsa İstanbul, Takasbank ve Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) gibi kurumlarda görev yapan üst düzey isimlere istifa çağrısında bulundu.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/09/metin-kulunkten-cagri-hepiniz-istifa-edin-1790520884.webp">
                        <figcaption>Metin Külünk'ten çağrı: Hepiniz istifa edin!</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>AK Parti Eski İstanbul Milletvekili Metin Külünk, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, son dönemde tartışmaların odağındaki Borsa İstanbul, Takasbank ve Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) gibi kurumlarda görev yapan üst düzey isimlere istifa çağrısında bulundu.</p>

<p>Külünk, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:</p>

<p><em><strong>"OLMASI GEREKEN NEDİR?</strong></em></p>

<p><em><strong>TARTIŞMANIN ODAĞINDAKİ BORSA, TAKASBANK VE SPK GİBİ KURUMLARDA HÂLEN GÖREV YAPAN, ANKARA’DA ÜST DÜZEY SORUMLULUK TAŞIYAN BÜTÜN İSİMLER GÖREVLERİNDEN İSTİFA ETSİN VE SAYIN CUMHURBAŞKANIMIZI RAHATLATIN.</strong></em></p>

<p><em><strong>ORGANİZE BİR ŞEKİLDE FONLAR ÜZERİNDEN SIRA DIŞI KAZANÇ ELDE EDEN, BUNU BİR ZİNCİR HÂLİNDE GERÇEKLEŞTİREN; KAMUOYUNCA BİLİNEN VE BİLİNMEYEN BÜTÜN İSİMLER, KAZANDIĞINIZ PARALARI LÜTFEN HAZİNEYE İADE EDİN. MİLLETTEN ÖZÜR DİLEYİP ADALETE HESAP VERİN.</strong></em></p>

<p><em><strong>Görevlerinizden &nbsp;istifa edin, Sayın Cumhurbaşkanımızı rahatlatın.</strong></em></p>

<p><em><strong>Tartışmanın odağındaki Borsa, Takasbank ve SPK gibi kurumlarda hâlen görev yapan, Ankara’da üst düzey sorumluluk taşıyan bütün isimler görevlerinden istifa etsin ve Sayın Cumhurbaşkanımızı rahatlatsın.</strong></em></p>

<p><em><strong>Haksız kazançlar elde edenler her kimseniz &nbsp;Hazine’ye iade edin.</strong></em></p>

<p><em><strong>Fonlar üzerinden organize biçimde sıra dışı kazanç elde eden ve bunu bir zincir hâlinde gerçekleştiren, kamuoyunca bilinen ya da bilinmeyen bütün isimler; kazandığınız paraları lütfen Hazine’ye iade edin. Milletten özür dileyin ve adalete hesap verin."</strong></em></p>

<p>Külünk, açıklamasında ayrıca ilgili kişilerin adalete hesap vermesi ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yolunun açılması gerektiğini vurguladı.<br />
<a href="https://x.com/mkulunk/status/2104157575759499438?s=46"><img alt="" src="https://www.alevihaberler.com.tr/public/images/detay/image%20-%202026-09-27T175014_927.png" style="height:589px; width:502px" /><br />
<em><strong>Kaynak Link:https://x.com/mkulunk/status/2104157575759499438?s=46</strong></em></a></p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/icisleri-bakanligi-meral-babacan-cinayeti-jasat-ekiplerince-aydinlatildi-3519</link>
            <category>SİYASET</category>
            <pubDate>Sun, 27 Sep 2026 13:46:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>İçişleri Bakanlığı: Meral Babacan cinayeti JASAT ekiplerince aydınlatıldı</h1>
                        <h2>İçişleri Bakanlığı'ndan yapılan açıklamaya göre Jandarma Genel Komutanlığı Asayiş Daire Başkanlığı ve Manisa Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde, Manisa İl Jandarma Komutanlığınca yürütülen çalışmalar sonucunda, 2015 yılında faili belirlenemeyen olay aydınlatıldı.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/09/icisleri-bakanligi-meral-babacan-cinayeti-jasat-ekiplerince-aydinlatildi-1790507201.webp">
                        <figcaption>İçişleri Bakanlığı: Meral Babacan cinayeti JASAT ekiplerince aydınlatıldı</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p><strong>İçişleri Bakanlığı'ndan yapılan açıklamaya göre Jandarma Genel Komutanlığı Asayiş Daire Başkanlığı ve Manisa Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde, Manisa İl Jandarma Komutanlığınca yürütülen çalışmalar sonucunda, 2015 yılında faili belirlenemeyen olay aydınlatıldı.</strong></p>

<p><br />
6 Temmuz 2015 tarihinde Akhisar-Manisa Karayolu üzerinde Meral Babacan’ın cesedinin bulunmasının ardından faili tespit edilemeyen dosya, Jandarma Suç Araştırma Timi (JASAT) ekiplerince yeniden incelemeye alındı.</p>

<p><br />
Olay yerinde bulunan plastik parçanın belirli bir marka ve model araca ait yan ayna çerçevesi olduğunun tespit edilmesi üzerine, olay gününe ait KGYS kayıtları zaman ve mesafe ölçümleriyle incelendi. Yapılan çalışmalar sonucunda, olay yerinde bulunan ayna çerçevesiyle uyumlu bir aracın olay saatinde bölgede bulunduğu belirlendi.</p>

<p><br />
Aracın 2017 yılında Şanlıurfa’da başka bir kişiye satıldığı tespit edilirken, mevcut sahibiyle yapılan görüşmede aracın yan aynasının geçmişte değiştirildiği doğrulandı.</p>

<p><br />
Olay tarihinde aracı kullandığı belirlenen R.Ç., JASAT ekiplerince düzenlenen operasyonla yakalandı ve çıkarıldığı mahkemece tutuklandı.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/kilicdaroglundan-simseke-fon-skandali-sorulari-seni-hangi-guc-engelledi-3518</link>
            <category>SİYASET</category>
            <pubDate>Sun, 27 Sep 2026 12:06:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Kılıçdaroğlu'ndan Şimşek'e fon skandalı soruları: Seni hangi güç engelledi?</h1>
                        <h2>Kemal Kılıçdaroğlu, CHP'nin Bolu kampında yaptığı konuşmada Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek'e borsa ve fon skandalıyla ilgili sert sorular yönelterek usulsüzlüklerin neden zamanında engellenmediğini sordu.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/09/kilicdaroglundan-simseke-fon-skandali-sorulari-seni-hangi-guc-engelledi-1790500449.webp">
                        <figcaption>Kılıçdaroğlu'ndan Şimşek'e fon skandalı soruları: Seni hangi güç engelledi?</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p><strong>Cumhuriyet Halk Partisi , yeni yasama yılı hazırlıkları kapsamında Bolu’da değerlendirme kampına girdi. TBMM Grubu Değerlendirme Toplantısı’nda kürsüye çıkan Kemal Kılıçdaroğlu, gündeme damga vuran fon skandalı üzerinden ekonomi yönetimine ve iktidara çok sert eleştiriler yöneltti.</strong></p>

<p>Uluslararası finans kuruluşlarının Türkiye'ye yönelik uyarılarını ve borsada yaşanan çalkantıları hatırlatan Kılıçdaroğlu, Hazine ve Maliye Bakanlığı'nın usulsüzlüklerden haberdar olmasına rağmen zamanında adım atmadığını vurguladı. Süreçteki ihmallere ve denetim eksikliklerine dikkat çeken Kılıçdaroğlu, iktidarın yanıtlaması istemiyle kritik sorular sıraladı.</p>

<p>Kemal Kılıçdaroğlu, konuşmasında ekonomi yönetimine şu sözlerle seslendi:</p>

<p><em><strong>“Bu ülkenin Hazine ve Maliye Bakanı 4 Kasım 2025'te ‘manipülasyon, yolsuzluk yapıldığını biliyoruz’ diyor.</strong></em></p>

<p><em><strong>&nbsp;Uluslararası kuruluşlar Türkiye'yi uyarıyorlar. 'Eğer bunu önlemezseniz sizi bir aşağı lige indireceğiz' diyorlar. Onun üzerine borsadaki olay patlıyor. Bizimkiler biliyor ama uyuyorlar.</strong></em></p>

<p><em><strong>&nbsp;1- Sayın Şimşek, madem ki biliyordun, neden bekledin? Seni hangi güç engelledi? Demek ki Hazine ve Maliye Bakanı'nın üstünde bir güç var ki, o güç bakanın görev yapmasını engelliyor. Cumhuriyet Halk Partisi önderliğinde bunu kim olursa olsun sorgulayacağız.</strong></em></p>

<p><em><strong>2- Bu vurgun sürecinde kimler ne kadar para kazandı? 50 milyardan tutun yüz milyar Türk lirasına kadar giden rakamlar telaffuz ediliyor.</strong></em></p>

<p><em><strong>3- Yaşanan rezaleti hangi kurumlar denetlemekle görevliydi, bu kurumlar görevlerini niçin yapmadılar?”</strong></em></p>

<p>&nbsp;</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/ceyhun-bozkurt-azerbaycana-yonelik-propagandanin-arkasinda-israil-ve-iran-mi-var-3517</link>
            <category>SİYASET</category>
            <pubDate>Sun, 27 Sep 2026 10:56:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Ceyhun Bozkurt: Azerbaycan'a yönelik propagandanın arkasında İsrail ve İran mı var?</h1>
                        <h2>Gazeteci Ceyhun Bozkurt, son günlerde Türkiye’de ve Azerbaycan’da eş zamanlı olarak sosyal medya üzerinden yürütülen bir kampanyanın Türkiye-Azerbaycan kardeşlik bağlarını zayıflatmayı amaçladığını savundu. Bozkurt’a göre bu saldırıların arkasında “çok büyük ihtimalle İsrail” bulunuyor; bir rivayete göre de İran’ın da rolü olabileceği belirtiliyor.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/09/ceyhun-bozkurt-azerbaycana-yonelik-propagandanin-arkasinda-israil-ve-iran-mi-var-1790497451.webp">
                        <figcaption>Ceyhun Bozkurt: Azerbaycan'a yönelik propagandanın arkasında İsrail ve İran mı var?</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p><strong>Gazeteci Ceyhun Bozkurt, YouTube kanalında yaptığı açıklamada, son günlerde Türkiye’de ve Azerbaycan’da eş zamanlı olarak sosyal medya üzerinden yürütülen bir kampanyanın Türkiye-Azerbaycan kardeşlik bağlarını zayıflatmayı amaçladığını savundu. Bozkurt’a göre bu saldırıların arkasında “çok büyük ihtimalle İsrail” bulunuyor; bir rivayete göre de İran’ın da rolü olabileceği belirtiliyor.</strong><br />
<br />
Ceyhun Bozkurt'un bir uyarıs ise"<strong>&nbsp;MOSSAD'ın aparatı</strong> <strong>olmayın"</strong> uyarısı oldu.<br />
<br />
Ceyhun Bozkurt şunları söyledi:<em><strong>"O yüzden Azerbaycan'ı bilip bilmeden sallamayın. salladığınız anda açık söyleyeyim Mossat aparatı haline gelirsiniz veya başka Türkiye ile Azerbaycan arasındaki ilişkiyi bozmaya yönelik faaliyet yürütenlerin aparatı haline gelirsiniz. Aparat olmayın, Türk olun. Türk olup Azerbaycan'la kardeşliğimizi, ebediyete gidecek kardeşliğimizi savunun. Yoksa Türklükten çıkarsanız açık söyleyeyim hiç kimse sizi kurtaramaz. Onu da bilin."</strong></em>dedi.<br />
<a href="https://www.youtube.com/watch?v=P-6P2ez27AQ"><img alt="" src="https://www.alevihaberler.com.tr/public/images/detay/image%20-%202026-09-27T111115_702.png" style="height:450px; width:800px" /></a><br />
<br />
<strong><span style="font-size:11.0pt"><span style="font-family:&quot;Calibri&quot;,&quot;sans-serif&quot;">OLAYIN GELİŞİMİ</span></span></strong></p>

<p>Bozkurt, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nun 81. oturumunda İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun konuşması sırasında salonda Azerbaycan heyetinden yalnızca bir kişinin kaldığını hatırlattı. Söz konusu kişinin Azerbaycan’ın BM Daimi Temsilciliği’nde görevli diplomat Mekset Hüseyinov olduğunu belirten Bozkurt, bu durumun Azerbaycan diplomasisinde geçmişte Ermenistan’ın konuşmaları sırasında da uygulanan bir gelenek olduğunu savundu. Azerbaycan’ın 12-13 kişilik heyetinin Netanyahu’nun konuşmasına ya hiç katılmadığını ya da kısa süre önce salonu terk ettiğini, yalnızca not almak amacıyla bir kişinin bırakıldığını ifade etti.</p>

<p>Sosyal medyada<em><strong> (Türkiye’de özellikle X, Azerbaycan’da Instagram ağırlıklı) dolaşan fotoğraf ve yorumların Azerbaycan’a yönelik saldırı dili içerdiğini vurgulayan Bozkurt, bu yorumların gerçeği yansıtmadığını ve vatanseverliğinden şüphe etmediği bazı kişilerin de bu tuzağa düştüğünü söyledi. Türkiye ile Azerbaycan arasındaki bağın “iki kardeşin bağı gibi” </strong></em>koparılamayacağını, hangi ülkenin saldırısı olursa olsun bu kardeşliğin sonsuza kadar süreceğini belirtti.</p>

<p>Azerbaycan’ın BM’deki yaklaşık 12-13 kişilik heyetinde Daimi Temsilci Tofik Musayev ve Dışişleri Bakanı Ceyhun Bayramov da bulunuyordu. Bozkurt, Azerbaycan’ın İsrail ile ilişkilerini, İran’ın yıllarca Ermenistan’a verdiği desteğe karşı bir denge unsuru olarak sürdürdüğünü hatırlattı.<br />
<br />
Bozkurt, Azerbaycan Milli Meclisi’nin <strong>“Yabancı Müdahale ve Hibrit Tehditlerle Mücadele Geçici Komisyonu”</strong>nun yaptığı açıklamaya da dikkat çekti. Komisyon, kardeş Türkiye Cumhuriyeti topraklarından sosyal medya platformları aracılığıyla Azerbaycan’a yönelik bilgi kampanyasının, iki ülke arasındaki dostane, kardeşçe ve müttefik ilişkileri hedef aldığını, kamuoyunu yanıltmayı, vatandaşlar arasında güvensizlik yaratmayı ve toplumda kutuplaşma oluşturmayı amaçladığını tespit ettiğini duyurmuştu. Kampanyanın hedefli reklamlar ve sahte hesaplarla koordineli yürütüldüğü, bazı iyi niyetli kişilerin de bu sinsi kampanyaya destek verdiği belirtilmişti. Komisyon, vatandaşları ve Türkiye’deki kardeşleri yanlış bilgilere inanmamaya çağırmıştı.</p>

<p>Bozkurt, Azerbaycan’a yönelik bilgisiz eleştirilerin Türkiye-Azerbaycan ilişkilerini bozmaya çalışanların aparatı haline gelmek anlamına geleceğini savundu ve “Azerbaycan’ı bilip bilmeden sallamayın. Türk olup Azerbaycan’la kardeşliğimizi savunun” çağrısında bulundu. Türkiye ile Azerbaycan’ın birleşmesinin Karabağ zaferi, Turan koridoru ve Türk yüzyılı hedefleri açısından kritik olduğunu vurguladı.<br />
<br />
Ceyhun Bozkurt şunları söyledi:<em><strong>"O yüzden Azerbaycan'ı bilip bilmeden sallamayın. salladığınız anda açık söyleyeyim Mossat aparatı haline gelirsiniz veya başka Türkiye ile Azerbaycan arasındaki ilişkiyi bozmaya yönelik faaliyet yürütenlerin aparatı haline gelirsiniz. Aparat olmayın, Türk olun. Türk olup Azerbaycan'la kardeşliğimizi, ebediyete gidecek kardeşliğimizi savunun. Yoksa Türklükten çıkarsanız açık söyleyeyim hiç kimse sizi kurtaramaz. Onu da bilin."</strong></em>dedi.</p>

<p><a href="https://www.youtube.com/watch?v=P-6P2ez27AQ"><strong><em>Kaynak: Ceyhun Bozkurt YouTube kanalı (https://www.youtube.com/watch?v=P-6P2ez27AQ)</em></strong></a></p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/81-ilde-gocmen-kacakciligi-operasyonu-3516</link>
            <category>SİYASET</category>
            <pubDate>Sun, 27 Sep 2026 05:40:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>81 ilde göçmen kaçakçılığı operasyonu</h1>
                        <h2>İçişleri Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada, Göç İdaresi Başkanlığı, Emniyet Genel Müdürlüğü (EGM) Göçmen Kaçakçılığıyla Mücadele ve Hudut Kapıları Daire Başkanlığı, Jandarma Genel Komutanlığı Göçmen Kaçakçılığı ve İnsan Ticaretiyle Mücadele Daire Başkanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı koordinesinde; göçmen kaçakçılığı organizatörleri ile düzensiz göçe yönelik 81 ilde denetimler gerçekleştirildi. </h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/09/81-ilde-gocmen-kacakciligi-operasyonu-1790477261.webp">
                        <figcaption>81 ilde göçmen kaçakçılığı operasyonu</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p><strong>İçişleri Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada, Göç İdaresi Başkanlığı, Emniyet Genel Müdürlüğü (EGM) Göçmen Kaçakçılığıyla Mücadele ve Hudut Kapıları Daire Başkanlığı, Jandarma Genel Komutanlığı Göçmen Kaçakçılığı ve İnsan Ticaretiyle Mücadele Daire Başkanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı koordinesinde; göçmen kaçakçılığı organizatörleri ile düzensiz göçe yönelik 81 ilde denetimler gerçekleştirildi.</strong></p>

<p><br />
Ülke genelinde 15 bin 905 personel ve 5 bin 11 ekibin katılımıyla 3 bin 229 noktada gerçekleştirilen uygulamalarda; 2 bin 214 metruk bina, 3 bin 893 umuma açık yer ve bin 227 diğer yer olmak üzere toplam 7 bin 334 alan kontrol edildi.&nbsp;</p>

<p><br />
Toplam 279 bin 575 kişinin kimlik kontrolünün yapıldığı denetimler sonucunda; 19 göçmen kaçakçılığı organizatörü ile 230 düzensiz göçmen yakalandı. Tespit edilen düzensiz göçmenlerin ülkelerine geri gönderilme işlemleri başlatıldı.&nbsp;</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/atila-sertel-yazdi-emekliysen-sesini-duyuramazsin-3515</link>
            <category>KONUK YAZAR</category>
            <pubDate>Sat, 26 Sep 2026 09:54:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Atila Sertel yazdı: Emekliysen sesini duyuramazsın!</h1>
                        <h2>Gazeteci-yazar ve 26.-27. Dönem İzmir Milletvekili Atila Sertel, Ankara’da düzenlenen emekli eyleminde yaşamına son veren emekli polis memuru Ali Şekeroğlu’nun ardından sert bir yazı kaleme aldı.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/09/atila-sertel-yazdi-emekliysen-sesini-duyuramazsin-1790407387.webp">
                        <figcaption>Atila Sertel yazdı: Emekliysen sesini duyuramazsın!</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Gazeteci-yazar ve 26.-27. Dönem İzmir Milletvekili Atila Sertel, Ankara’da düzenlenen emekli eyleminde yaşamına son veren emekli polis memuru Ali Şekeroğlu’nun ardından sert bir yazı kaleme aldı.</p>

<p><strong>Sertel, emeklilerin yaşadığı geçim sıkıntısına ve medyanın bu olaya karşı sessiz kalmasına tepki gösterdi.</strong><br />
<br />
<strong>Atila Sertel'in yazısı şöyle:</strong><br />
<br />
<strong>EMEKLİYSEN SESİNİ DUYURAMAZSIN!</strong></p>

<p><strong>Ali Şekeroğlu </strong>emekli bir polisti. Yıllarca görev yaptı, bu ülkeye hizmet etti. Emekli olduğunda ise geçim derdi peşini bırakmadı.</p>

<p>25 Eylül’de Ankara’da, seyyanen zam isteyen emeklilerin arasındaydı. Elindeki dövizde “Para için değil, onurumuz için” yazıyordu. Geçinemediğini söyledi. O eylemde yaşamına son verme girişiminde bulundu. Kaldırıldığı hastanede hayatını kaybetti.</p>

<p>Bir insanın ölümü karşısında sözcük bulmak güç. Ama <strong>Ali Şekeroğlu’nun </strong>duyurmaya çalıştığı geçim derdini konuşmak zorundayız.</p>

<p>Emekli pazarda fiyatlara bakıyor, faturasını düşünüyor, ayın sonunu nasıl getireceğini hesaplıyor.&nbsp;<br />
Yıllarca çalıştıktan sonra insanca yaşamak için zam talep ediyor. İktidar ise emeklinin bu hesabını bir türlü duymuyor.</p>

<p>İşin bir de medya tarafı var.</p>

<p><strong>Ali Şekeroğlu’nun </strong>ölümünden saatler sonra bazı büyük yayın kuruluşlarında olayın haberine bile rastlanmadı. Ekranlarda her konuya yer vardı; bir emeklinin “Geçinemiyorum” sözüne yer yoktu.</p>

<p>Sanki emekliye şöyle diyorlardı:</p>

<p><strong>“Kendini de vursan, emekliysen sesini duyuramazsın.”</strong></p>

<p>Gazeteciliği yıllardır savunan biri olarak buna itiraz ediyorum. Haber değeri taşıyan bir olayı görmezden gelmek, o insanın dile getirdiği sorunun da görünmez kalmasına hizmet eder. Emekli zaten geçim sıkıntısını anlatmakta zorlanıyor. Bir de ekranlar susarsa onu kim duyacak?</p>

<p>Ali Şekeroğlu’nun ölümünü tek bir nedene bağlayamayız. Bir insanın yaşadığı acıyı bütünüyle bilemeyiz. Fakat “Geçinemiyorum” dediğini biliyoruz. Dövizine<strong> “Onurumuz için” </strong>yazdığını biliyoruz. Bu sözler, yanıt bekleyen bir talep olarak önümüzde duruyor.</p>

<p><strong>24 yıldır ülkeyi </strong>yöneten iktidara soruyorum:&nbsp;<br />
Yıllarca çalışan insanlar neden bugün temel ihtiyaçlarını karşılamakta zorlanıyor? Seyyanen zam isteyen emeklilere ne yanıt vereceksiniz? Onların geçim derdini ne zaman gündeminizin başına alacaksınız?</p>

<p>Ali Şekeroğlu’na Allah’tan rahmet, ailesine ve yakınlarına başsağlığı diliyorum.</p>

<p>Onun sesini duyacağız. İktidara da sorularımızı sormayı sürdüreceğiz. Çünkü sadece söyleyecek sözümüz değil, soracağımız hesap da var.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/daese-28-ilde-operasyon-3514</link>
            <category>SİYASET</category>
            <pubDate>Sat, 26 Sep 2026 08:18:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>DAEŞ'e 28 ilde operasyon</h1>
                        <h2>Jandarma Genel Komutanlığı Terörle Mücadele Daire Başkanlığı ile Cumhuriyet Başsavcılıkları koordinesinde; İl Jandarma Komutanlıklarınca DEAŞ terör örgütüne yönelik 28 ilde operasyonlar düzenlendi.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/09/daese-28-ilde-operasyon-1790400987.webp">
                        <figcaption>DAEŞ'e 28 ilde operasyon</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p><strong>Jandarma Genel Komutanlığı Terörle Mücadele Daire Başkanlığı ile Cumhuriyet Başsavcılıkları koordinesinde; İl Jandarma Komutanlıklarınca DEAŞ terör örgütüne yönelik 28 ilde operasyonlar düzenlendi.</strong></p>

<p>Adana, Adıyaman, Afyonkarahisar, Ağrı, Aksaray, Amasya, Ankara, Antalya, Burdur, Bursa, Çankırı, Denizli, Diyarbakır, Elâzığ, Gaziantep, Hatay, İstanbul, Kayseri, Kırşehir, Malatya, Mersin, Muğla, Niğde, Osmaniye, Sakarya, Samsun, Şanlıurfa ve Tokat’ta gerçekleştirilen operasyonlarda yakalanan şüphelilerin; DEAŞ terör örgütüne üye oldukları, terör örgütüyle iltisaklı kişiler ve sözde yardım kuruluşları vasıtasıyla örgüte finans sağladıkları, sosyal medya hesapları üzerinden DEAŞ terör örgütünün propagandasını yaptıkları tespit edildi.</p>

<p>Gerçekleştirilen operasyonlarda 83 şüpheli yakalandı. Operasyonlar sonucu; çok sayıda örgütsel doküman ve dijital materyal ele geçirildi.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/kilicdaroglundan-netanyahuya-sert-tepki-3513</link>
            <category>SİYASET</category>
            <pubDate>Sat, 26 Sep 2026 07:51:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Kılıçdaroğlu'ndan Netanyahu'ya sert tepki!</h1>
                        <h2>CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu, BM Genel Kurulu'nda Türkiye'yi ve protestocu ülkeleri hedef alan İsrail Başbakanı Netanyahu'ya sert tepki göstererek Türkiye'nin ve Filistin halkının yanında durduklarını bildirdi.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/09/kilicdaroglundan-netanyahuya-sert-tepki-1790399077.webp">
                        <figcaption>Kılıçdaroğlu'ndan Netanyahu'ya sert tepki!</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p><strong>CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu, BM Genel Kurulu'nda Türkiye'yi ve protestocu ülkeleri hedef alan İsrail Başbakanı Netanyahu'ya sert tepki göstererek Türkiye'nin ve Filistin halkının yanında durduklarını bildirdi.</strong><br />
<br />
Sosyal medya hesabı üzerinden kapsamlı bir açıklama paylaşan Kılıçdaroğlu, Türkiye'nin de aralarında bulunduğu diplomatik temsilcilerin salonu terk etmesini<strong> "tarihî bir yanıt" </strong>olarak nitelendirdi. İç politikadaki görüş ayrılıklarının ötesinde, Türkiye Cumhuriyeti Devleti ve milletinin hedef alınmasının asla kabul edilemeyeceğini vurgulayan Kılıçdaroğlu, Cumhuriyet Halk Partisi'nin dış politikasındaki temel ilkeler doğrultusunda Filistin halkının yanında yer aldıklarını ve kalıcı çözümün 1967 sınırları temelinde iki devletli yapıdan geçtiğini belirtti.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>Kemal Kılıçdaroğlu’nun sosyal medya hesabından yaptığı açıklama metni şu şekildedir:</strong></span></p>

<p><em><strong>"Birleşmiş Milletler kürsüsü, katliamların ve savaş politikalarının meşrulaştırılacağı bir alan değildir!</strong></em></p>

<p><em><strong>İsrail Başbakanı Netanyahu’nun BM 81. Genel Kurulu’nda; Gazze’de yaşanan ağır insani tabloyu yok sayan, 70 binin üzerinde masum insanın hayatını kaybettiği yıkımı aklamaya çalışan ve Türkiye başta olmak üzere kendisini protesto eden ülke temsilcilerini hedef alan küstah dili asla kabul edilemez.</strong></em></p>

<p><em><strong>Türkiye’nin de aralarında bulunduğu diplomatik heyetlerin salonu terk ederek ortaya koyduğu tepki, uluslararası hukuku ve insanlık onurunu hiçe sayan bu zihniyete verilmiş tarihî bir yanıttır.</strong></em></p>

<p><em><strong>Netanyahu dün boş kalan salona konuşmıştır. Çünkü kendisi, insanlık vicdanında zaten mahkûm olmuştur.</strong></em></p>

<p><em><strong>&nbsp;Açık ve net ifade ediyorum:</strong></em></p>

<p><em><strong>İç politikadaki görüş ayrılıklarımız ne olursa olsun, Türkiye Cumhuriyeti Devleti ve milletimizin, BM kürsüsünden bir savaş suçlusu tarafından hedef alınması kabul edilemez!</strong></em></p>

<p><em><strong>&nbsp;Cumhuriyet Halk Partisi, Büyük Önderimiz Mustafa Kemal Atatürk’ün “Yurtta barış, dünyada barış” ilkesini sadece bir söylem değil, dış politikasının vazgeçilmez temeli sayar.</strong></em></p>

<p><em><strong>&nbsp;Bizim safımız bellidir:</strong></em></p>

<p><em><strong>Biz; ezilen, bombalanan, yaşam hakkı gasp edilen Filistin halkının, barışın ve adaletin yanındayız.</strong></em></p>

<p><em><strong>Dünya, şiddetin ve işgalin normalleştirilmesine teslim olmamalıdır.</strong></em></p>

<p><em><strong>Filistin meselesinin kalıcı çözümü; uluslararası hukuk çerçevesinde, 1967 sınırları esas alınarak, başkenti Doğu Kudüs olan bağımsız bir Filistin Devleti’nin kurulması ve iki devletli çözümün derhal hayata geçirilmesidir.</strong></em></p>

<p><em><strong>Tarihsel sorumluluğumuzun gereği olarak bir kez daha haykırıyoruz:</strong></em></p>

<p><em><strong>&nbsp;Filistin halkı yalnız değildir.</strong></em></p>

<p><em><strong>&nbsp;Bu katliamların failleri ve sessiz kalanlar, günü geldiğinde uluslararası adalet önünde mutlaka hesap verecektir!"</strong></em></p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/afd-ukraynanin-yeralti-zenginliklerine-goz-dikti-3512</link>
            <category>DÜNYA</category>
            <pubDate>Sat, 26 Sep 2026 05:50:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>AfD, Ukrayna’nın yeraltı zenginliklerine göz dikti</h1>
                        <h2>Almanya’da aşırı sağcı AfD partisi, Ukrayna’nın Avrupa Birliği üyeliğine ve herhangi bir askerî yardım garantisine kesin şekilde karşı çıkan bir Meclis önergesi sundu.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/09/afd-ukraynanin-yeralti-zenginliklerine-goz-dikti-1790392066.webp">
                        <figcaption>AfD, Ukrayna’nın yeraltı zenginliklerine göz dikti</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p><strong>Almanya’da aşırı sağcı AfD partisi, Ukrayna’nın Avrupa Birliği üyeliğine ve herhangi bir askerî yardım garantisine kesin şekilde karşı çıkan bir Meclis önergesi sundu. Önergede, Ukrayna’nın yolsuzlukla mücadele, hukuk devleti ve ekonomik kriterleri karşılamadığı ileri sürülürken, asıl dikkat çeken nokta Berlin’in Ukrayna’nın doğal kaynaklarına yönelik açık talepleri oldu. Önergede<br />
<span style="color:#2980b9">"Alman ekonomisinin çıkarları doğrultusunda Ukrayna’da nadir topraklar, metaller, gaz ve diğer kaynakları güvence altına almalıdır." </span>ifadelerine yer verildi.</strong></p>

<p>AfD fraksiyonu, Almanya’nın Ukrayna’ya verdiği krediler ve borçlar karşılığında<em><strong> “Alman ekonomisinin çıkarları doğrultusunda” nadir toprak elementleri, metaller, gaz ve diğer kaynaklara </strong></em><strong>“ekonomik olarak ayrıcalıklı erişim” </strong>sağlanmasını istiyor. Aynı şekilde, Kuzey Akım boru hatlarındaki hasarın “Ukrayna kaynaklı olduğu” iddiasıyla tüm zararların Ukrayna tarafından karşılanmasını talep ediyor. Yeniden inşa masraflarının da Alman kaynaklarından değil, Ukrayna’nın hammadde satışlarından (özellikle nadir topraklar) ve dondurulmuş Rus varlıklarından karşılanmasını savunuyor.<br />
<br />
Ukrayna tarafında bu metin,<em><strong> “yardım bahanesiyle Ukrayna’nın yeraltı zenginliklerine el koyma girişimi” </strong></em>olarak değerlendiriliyor. AfD’nin önergesi, ülkenin stratejik maden kaynaklarını Alman ekonomisinin emrine vermeyi açıkça hedefleyen maddeler içeriyor. Özellikle nadir toprak elementleri, metaller ve enerji kaynaklarına<em><strong> “ayrıcalıklı erişim”</strong></em> talebi, önergenin merkezinde yer alıyor.</p>

<p><strong>Önergede ayrıca şunlar yer alıyor:</strong><br />
- Ukrayna’nın AB’ye “ortak üyelik” veya benzer ara statülerle alınması reddedilmeli, katılım süreci derhal sonlandırılmalı.<br />
<br />
-&nbsp; AB Antlaşması’nın 42. madde 7. fıkrasındaki yardım yükümlülüğünün Ukrayna’ya herhangi bir şekilde genişletilmesine karşı çıkılmalı.<br />
<br />
-&nbsp; Mali ve askerî destek (insani yardımlar hariç) Ukrayna Rusya ile “ciddi barış müzakerelerine” oturana kadar azaltılmalı.<br />
<br />
-&nbsp; Malların AB iç pazarına erişimi ancak standartlar tamamen karşılanırsa mümkün olmalı; serbest dolaşım ve yerleşme özgürlüğü ise Ukrayna’nın kişi başına GSYİH’si Yunanistan ve Bulgaristan seviyesine çıkana kadar tanınmamalı.<br />
<br />
- Almanya’nın güvenlik taahhütleri, antlaşma değişikliği olmadan siyasi açıklamalar veya gayriresmî anlaşmalarla oluşturulmamalı.</p>

<p>Önerge, 22 Eylül 2026 tarihli olup Alice Weidel ve Tino Chrupalla imzalı AfD fraksiyonu adına sunuldu. Ukrayna’da bu tür talepler, Avrupa’daki bazı siyasi çevrelerin ülkeyi “kaynak deposu” olarak gördüğünün yeni bir kanıtı olarak yorumlanıyor.<br />
<br />
Kaynak Link:<a href="https://dserver.bundestag.de/btd/21/081/2108124.pdf">https://dserver.bundestag.de/btd/21/081/2108124.pdf</a></p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/zenturk-turkiye-misir-destekli-ordu-bae-israil-destekli-orduya-karsi-sudanda-ilerliyor-3511</link>
            <category>DÜNYA</category>
            <pubDate>Sat, 26 Sep 2026 02:36:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Zentürk: Türkiye-Mısır destekli ordu, BAE-İsrail' destekli orduya karşı Sudan’da ilerliyor</h1>
                        <h2>Gazeteci Ardan Zentürk, Youtube kanalında Türkiye, Mısır ve Suudi Arabistan’ın desteğiyle meşru Sudan ordusu ve lideri Abdülfettah el-Burhan, Hızlı Destek Güçleri (RSF) ve lideri Muhammed Hamdan Dagalo (Hemedti) karşısında güç kazandığını belirtti.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/09/zenturk-turkiye-misir-destekli-ordu-bae-israil-destekli-orduya-karsi-sudanda-ilerliyor-1790381089.webp">
                        <figcaption>Zentürk: Türkiye-Mısır destekli ordu, BAE-İsrail' destekli orduya karşı Sudan’da ilerliyor</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p><strong><a href="https://www.youtube.com/watch?v=OA5wey9_j_M"><span style="color:#2980b9">Gazeteci Ardan Zentürk, YouTube kanalında yayımladığı analizde</span></a> Etiyopya’daki olası iç savaşın Afrika Boynuzu dengelerini değiştireceğini ve bu durumdan en olumlu etkilenen ülkenin Sudan olacağını belirtti. Zentürk’e göre Türkiye, Mısır ve Suudi Arabistan’ın desteğiyle meşru Sudan ordusu ve lideri Abdülfettah el-Burhan, Hızlı Destek Güçleri (RSF) ve lideri Muhammed Hamdan Dagalo (Hemedti) karşısında güç kazanıyor.<br />
<a href="https://www.youtube.com/watch?v=OA5wey9_j_M"><span style="color:#c0392b">ARDAN ZENTÜRK'ÜN AÇIKLAMASININ TÜMÜNÜ YOUTUBE ÜZERİNDEN İZLEMEK İÇİN LÜTFEN TIKLAYINIZ:&nbsp;</span></a><br />
<a href="https://www.youtube.com/watch?v=OA5wey9_j_M"><img alt="" src="https://www.alevihaberler.com.tr/public/images/detay/image%20-%202026-09-26T030230_876.png" style="height:432px; width:800px" /></a></strong><br />
<br />
Zentürk, bu başarının özellikle <strong>Türkiye’nin drone desteği ve Mısır’ın katkısıyla </strong>mümkün olduğunu vurguladı. El Faşer’in düşmesinin ve ardından yaşanan on binlerce sivil ölümünün savaşın dönüm noktası olduğunu, bu noktadan sonra Türkiye ve Mısır’ın daha net şekilde devreye girdiğini kaydetti. Birleşik Arap Emirlikleri’nin Etiyopya üzerinden RSF’ye uzanan lojistik hattının ise kopmak üzere olduğunu belirtti.</p>

<p>Zentürk’ün paylaştığı haritaya göre <strong>Darfur bölgesi (koyu kırmızı) tamamen RSF ve milislerin kontrolünde</strong>. Bölgenin en uç noktasındaki El Faşer şehri de RSF elinde. Buna karşılık başkent Hartum başta olmak üzere ülkenin büyük bölümü meşru yönetimin kontrolünde. Güneyde Darfur’a yakın Kordofan bölgesi ise son 2,5 ayda önemli ölçüde ordu lehine değişti. Daha önce RSF’nin ağırlıkta olduğu bölgede güney, kuzey ve doğu Kordofan büyük ölçüde temizlendi; ordu batı Kordofan’dan Darfur yönüne ilerlemeyi sürdürüyor. Daha güneydeki sarı bölge ise hâlâ tartışmalı ve yoğun çatışmaların sürdüğü karmaşık bir alan.</p>

<p>Son gelişmeler şöyle<strong>: 17-18 Eylül’de ordu ve müttefik güçler</strong> Kuzey Kordofan’da Kazma, Kajmar, Şarşar ve El Mazrup çevresindeki 11 bölgeyi ele geçirdi. 18-19 Eylül’de stratejik El Camama alındı. 72 saatte 17 bölge kontrol altına alınırken Darfur sınırına yaklaşma sağlandı. El Arabiye hattında 150 kilometrelik ilerleme kaydedildi ve stratejik Sodari’ye yaklaşıldı.</p>

<p>Analizde RSF’nin kritik ikmal yolu olarak<strong> “Route 40” (40 numaralı yol) </strong>öne çıkıyor. Darfur’dan Kordofan’a uzanan bu hat, UAE üzerinden gelen mühimmatın yanı sıra Libya ve Çad üzerinden destekleniyor. Zentürk’e göre Hartum’un kontrolü siyasi üstünlük sağlasa da savaşın kaderini bu yolun kesilmesi belirliyor. Yol kesilirse RSF’nin El Obeid gibi stratejik noktalardan çekilmesi, Hartum yönüne yeniden yürümesinin neredeyse imkânsız hale gelmesi ve gücünün batı Sudan/Darfur ile sınırlı kalması bekleniyor.</p>

<p>Zentürk, bu senaryoda İsrail, Birleşik Arap Emirlikleri ve ABD’nin Türkiye gibi aktörlere “Darfur’un ayrı bir devlet olarak bırakılması” yönünde baskı yapabileceğini, Güney Sudan örneğini hatırlatarak değerlendirdi. Ancak bunun tamamen Sudan yönetiminin kararına bağlı olduğunu ve 2023’ten beri süren kanlı sürecin yorgunluk yaratabileceğini de ekledi.</p>

<p><a href="https://www.youtube.com/watch?v=OA5wey9_j_M"><strong>Kaynak: Ardan Zentürk’ün YouTube kanalındaki ilgili video.</strong></a></p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/kemal-kilicdaroglu-alevi-orgutlerinin-genel-baskanlariyla-bir-araya-geldi-3510</link>
            <category>GÜNDEM</category>
            <pubDate>Fri, 25 Sep 2026 10:48:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Kemal Kılıçdaroğlu, Alevi örgütlerinin genel başkanlarıyla bir araya geldi</h1>
                        <h2>Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Alevi örgütlerinin genel başkanlarını CHP Genel Merkezinde konuk etti.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/09/kemal-kilicdaroglu-alevi-orgutlerinin-genel-baskanlariyla-bir-araya-geldi-1790323536.webp">
                        <figcaption>Kemal Kılıçdaroğlu, Alevi örgütlerinin genel başkanlarıyla bir araya geldi</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p><strong>Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Alevi örgütlerinin genel başkanlarını CHP Genel Merkezinde konuk etti.</strong></p>

<p>Görüşmede; Alevi Bektaşi Federasyonu Genel Başkanı Mustafa Aslan, Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Genel Başkanı Ercan Geçmez, Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Genel Başkanı Cuma Erçe, Alevi Kültür Dernekleri Genel Başkanı Seher Şengünlü Yılmaz, Alevi Kültür Dernekleri Genel Saymanı Sadık İlhan, Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Genel Başkan Yardımcısı Önder Günaltay ve ABF Örgütlenme Sekreteri Zeynel Odabaş yer aldı.</p>

<p>Alevi kurumları, görüşmede Alevilerin temel taleplerinden demokratikleşme ihtiyacına, eğitimden inanç özgürlüğüne kadar birçok konuyu gündeme getirdiler.</p>

<p>CHP Lideri Kılıçdaroğlu da Alevi kurumlarının taleplerini yeni yasama döneminde Meclis'e taşıyacağını belirtti.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/25-eylul-2026-hava-durumu-3509</link>
            <category>GÜNDEM</category>
            <pubDate>Fri, 25 Sep 2026 10:25:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>25 Eylül 2026 hava durumu</h1>
                        <h2>Meteoroloji Genel Müdürlüğü tarafından yapılan son değerlendirmelere göre: Ülkemizin kuzey, iç ve doğu kesimlerinin parçalı yer yer çok bulutlu, Orta Karadeniz kıyıları, Doğu Karadeniz ile Hatay kıyıları, Erzincan ve Ardahan çevrelerinin sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı, diğer yerlerin az bulutlu ve açık geçeceği tahmin ediliyor.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/09/25-eylul-2026-hava-durumu-1790322373.webp">
                        <figcaption>25 Eylül 2026 hava durumu</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p><strong>Meteoroloji Genel Müdürlüğü tarafından yapılan son değerlendirmelere göre: Ülkemizin kuzey, iç ve doğu kesimlerinin parçalı yer yer çok bulutlu, Orta Karadeniz kıyıları, Doğu Karadeniz ile Hatay kıyıları, Erzincan ve Ardahan çevrelerinin sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı, diğer yerlerin az bulutlu ve açık geçeceği tahmin ediliyor.</strong></p>

<p><strong>HAVA SICAKLIĞI:</strong> Hava sıcaklıklarının iç ve batı kesimlerde artacağı, diğer yerlerde önemli bir değişiklik olmayacağı tahmin ediliyor.</p>

<p><strong>RÜZGAR:</strong> Rüzgarın, genellikle kuzeyli, güney ve doğu kesimlerinde güneyli yönlerden hafif, ara sıra orta kuvvette esmesi bekleniyor.</p>

<h2><strong>UYARILAR</strong></h2>

<p>Güncel Meteorolojik Uyarı Bulunmamaktadır.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/7-ilde-yasa-disi-bahise-yonelik-operasyon-3508</link>
            <category>GÜNDEM</category>
            <pubDate>Fri, 25 Sep 2026 06:25:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>7 ilde yasa dışı bahise yönelik operasyon</h1>
                        <h2>İçişleri Bakanlığı, Kırklareli merkezli İstanbul, Zonguldak, Niğde, Eskişehir, Rize ve Trabzon'da gerçekleştirilen operasyonlarda 24 şüpheli yakalandığını açıkladı.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/09/7-ilde-yasa-disi-bahise-yonelik-operasyon-1790310244.webp">
                        <figcaption>7 ilde yasa dışı bahise yönelik operasyon</figcaption>
                    </figure>
                    </header><h3><strong>İçişleri Bakanlığı,Jandarma Genel Komutanlığı Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele (KOM) ve Siber Suçlarla Mücadele Daire Başkanlıkları, Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) ve Cumhuriyet Başsavcılıkları koordinesinde; Kırklareli İl Jandarma Komutanlığı ekiplerince yasa dışı bahis suçuna yönelik operasyonlar düzenlendiğini açıkladı.</strong></h3>

<p>Kırklareli merkezli İstanbul, Zonguldak, Niğde, Eskişehir, Rize ve Trabzon'da gerçekleştirilen operasyonlarda <strong>24 şüpheli yakalanara</strong>k haklarında adli işlem başlatıldı.</p>

<p>Operasyonlarda yakalanan şüphelilerin; internet siteleri üzerinden yasa dışı bahis oynattıkları, suçtan elde edilen gelirin nakline aracılık ettikleri ve banka hesaplarında toplam<strong> 2 milyar 155 milyon </strong>TL para hareketliliği bulunduğu tespit edildi.<br />
Kaynak:<a href="https://www.icisleri.gov.tr/7-ilde-yasa-disi-bahise-yonelik-duzenlenen-operasyonlarda-hesaplarinda-2-milyar-155-milyon-tl-hareketlilik-bulunan-24-supheli-yakalandi">https://www.icisleri.gov.tr/7-ilde-yasa-disi-bahise-yonelik-duzenlenen-operasyonlarda-hesaplarinda-2-milyar-155-milyon-tl-hareketlilik-bulunan-24-supheli-yakalandi</a></p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/tayfun-blok-2-fuzesinin-muayene-ve-kabul-faaliyetleri-tamamlandi-3507</link>
            <category>GÜNDEM</category>
            <pubDate>Fri, 25 Sep 2026 05:10:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>TAYFUN Blok-2 Füzesi’nin muayene ve kabul faaliyetleri tamamlandı</h1>
                        <h2>Millî Savunma Bakanlığı Sözcüsü Tuğamiral Zeki Aktürk, savunma sanayii alanındaki son gelişmeleri açıkladı.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/09/tayfun-blok-2-fuzesinin-muayene-ve-kabul-faaliyetleri-tamamlandi-1790302919.webp">
                        <figcaption>TAYFUN Blok-2 Füzesi’nin muayene ve kabul faaliyetleri tamamlandı</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p><strong>Millî Savunma Bakanlığı Sözcüsü Tuğamiral Zeki Aktürk, savunma sanayii alanındaki son gelişmeleri açıkladı.</strong></p>

<p>Açıklamada, Kara Kuvvetleri Komutanlığı tarafından muhtelif miktarda TAYFUN Blok-2 Füzesi’nin muayene ve kabul faaliyetlerinin tamamlandığı bildirildi. Savunma sanayimizin her alanında yerli ve millî olarak geliştirilen stratejik ve teknolojik ürünlerle Türk Silahlı Kuvvetleri’nin güç ve etkinliğini artırmaya yönelik çalışmaların aralıksız sürdüğü vurgulandı.</p>

<p><strong>MKE</strong> tarafından savunma sanayi paydaşlarına 35 mm parçacıklı mühimmat ve yedek parça teslimatlarının gerçekleştirildiği ifade edildi.</p>

<p>Ayrıca MKE’nin, 30 Eylül-2 Ekim tarihleri arasında Bakü’de düzenlenecek <strong>Azerbaycan Uluslararası Savunma Fuarı ADEX 2026</strong> ile 30 Eylül-4 Ekim tarihleri arasında Şanlıurfa’da gerçekleştirilecek TEKNOFEST Güneydoğu’ya katılım sağlayacağı kaydedildi.</p>

<p>Yeni Nesil Temel Eğitim Uçağı HÜRKUŞ-II’nin kabul faaliyetinin ise 28 Eylül’de Hava Kuvvetleri Komutanı’nın katılımıyla TUSAŞ Kahramankazan tesislerinde icra edileceği duyuruldu.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/eski-aabf-baskani-ali-kilic-bektasi-devletine-destek-verdi-3506</link>
            <category>GÜNDEM</category>
            <pubDate>Thu, 24 Sep 2026 18:05:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Eski AABF başkanı Ali Kılıç Bektaşi devletine destek verdi</h1>
                        <h2>Maltepe eski Belediye Başkanı ve Almanya Alevi Birlikleri Federasyonu eski Başkanı Ali Kılıç’ın, Arnavutluk’ta ABD desteğiyle kurulması gündeme gelen “Vatikan benzeri” Bektaşi devletine destek vermesi Alevi Bektaşi topluluğunda geniş yankı uyandırdı ve tepkiyle karşılandı.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/09/eski-aabf-baskani-ali-kilic-bektasi-devletine-destek-verdi-1790263279.webp">
                        <figcaption>Eski AABF başkanı Ali Kılıç Bektaşi devletine destek verdi</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p><span style="color:#000000">Eski Maltepe Belediye Başkanı ve Almanya Alevi Birlikleri Federasyonu eski Başkanı Ali Kılıç, Arnavutluk’ta kurulması göndeme gelen sözde Bektaşi devletine destek verdi. Kılıç, ABD’nin desteğini de överek “<em><strong>Hacıbektaş köktür. Tiran dünyaya açılan kapıdır.</strong>” ifadelerini kullandı.</em></span></p>

<p><span style="color:#000000">Kılıç’ın desteğine tepki gösteren Alevi Bektaşiler, inancın tek ve gerçek merkezinin Hacıbektaş ilçesi olduğunu vurgulayarak, Tiran’da kurulması planlanan sözde Bektaşi devletinin Alevi-Bektaşi topluluklarını bölmeyi amaçlayan uluslararası bir operasyon olduğuna dikkat çektiler.</span></p>

<p><span style="color:#000000"><em>Yeni Arayış</em> haber sitesinde “<em><strong>Hacıbektaş'tan Tiran'a: Ayrışmak değil, buluşmak</strong></em>” başlıklı bir yazı kaleme alan Ali Kılıç’ın konuyla ilgili tepki çeken ifadeleri şöyle: </span></p>

<p><span style="color:#000000">“<em><strong>Hacıbektaş köktür. Tiran dünyaya açılan kapıdır.</strong></em>”</span></p>

<p><span style="color:#000000">“<strong><em>Bugün Tiran'daki Dünya Bektaşi Merkezi, deyim yerindeyse bir arı kovanı gibi çalışıyor.</em></strong>”</span></p>

<p><span style="color:#000000">“<strong><em>Tiran ise yaklaşık bir asırlık kurumsal devamlılığıyla bugün dünyaya açılan önemli bir kapıdır.</em></strong>”</span></p>

<p><span style="color:#000000">“<strong><em>Tiran toplantısının dikkat çeken gelişmelerden biri de ABD Başkanı'nın Küresel Ortaklıklar Özel Temsilcisi Paolo Zampolli'nin Dünya Bektaşi Merkezi'ni ziyaret ederek Baba Mondi ile görüşmesiydi. Bu temasın ardından Arnavutluk Dışişleri Bakanı Ferit Hoxha ile de bir araya gelmesi, ziyarete diplomatik bir boyut kazandırdı.</em></strong>”</span></p>

<p><span style="color:#000000">“<strong><em>Asıl büyük tartışmayı ise Arnavutluk Başbakanı Edi Rama başlattı. Rama yaklaşık iki yıl önce Dünya Bektaşi Merkezi'ne Vatikan benzeri egemen bir statü verilmesi fikrini kamuoyuna açtı. Bugün pasaporttan uluslararası temsilciliklere, hatta özel bir para birimine kadar çeşitli başlıklar tartışılıyor... Bu nedenle Tiran'da tartışılan uluslararası statünün değeri, yalnızca yeni bir siyasi yapı oluşturmasında değil; doğru hukukî ve demokratik zeminde şekillenebilirse, barışın ve dinler arası diyaloğun güçlü bir merkezi olabilmesinde aranmalıdır.</em></strong>”</span></p>

<p><span style="color:#000000">Ve, Ali Kılıç’tan kuzu postunu kafasına geçirmiş kurt sorusu:</span></p>

<p><span style="color:#000000">“<strong><em>Bugün sorulması gereken temel soru şudur: Bektaşi dünyası enerjisini merkezin neresi olduğu tartışmasına mı harcayacak, yoksa Hacı Bektaş Veli'nin barış, sevgi, kardeşlik ve insanlık mirasını birlikte mi geleceğe taşıyacak? Bence cevap açıktır. Ayrışmak değil, ortak değerlerde buluşmak. Çünkü yolun sonunda yine insan vardır.</em></strong>”</span></p>

<p><span style="color:#000000">Okura not: Eski AABF Başkanı ve eski Maltepe Belediye Başkanı Ali Kılıç Arnavutluk’ta büyük yatırımlara sahiptir. Denilenilir ki, Kılıç bütün mali yatırımlarını Arnavutluk’a taşımıştır.</span></p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/balikesirli-bisikletciler-midillide-dostluk-icin-pedal-cevirdi-3505</link>
            <category>SPOR</category>
            <pubDate>Thu, 24 Sep 2026 12:17:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Balıkesirli bisikletçiler Midilli’de dostluk için pedal çevirdi</h1>
                        <h2>Balıkesir’den 16 bisikletçi, 19–21 Eylül 2026 tarihleri arasında Yunanistan’ın Midilli Adası’nda gerçekleştirilen Avrupa Hareketlilik Haftası etkinliklerine katıldı.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/09/balikesirli-bisikletciler-midillide-dostluk-icin-pedal-cevirdi-1790241832.webp">
                        <figcaption>Balıkesirli bisikletçiler Midilli’de dostluk için pedal çevirdi</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p><strong>YÜKSEL KALKAN / AYVALIK&nbsp;</strong><br />
Balıkesir’den 16 bisikletçi, 19–21 Eylül 2026 tarihleri arasında Yunanistan’ın Midilli Adası’nda gerçekleştirilen Avrupa Hareketlilik Haftası etkinliklerine katıldı. Balıkesirli bisikletçiler, ada bisikletçileriyle birlikte 55 kilometrelik parkurda pedal çevirirken, Midilli’nin Osmanlı döneminden günümüze ulaşan tarihi ve kültürel mirasını da yakından tanıma fırsatı buldu.</p>

<p><strong>İKİ YAKADA PEDALLAR DOSTLUK İÇİN DÖNÜYOR</strong></p>

<p>Lesvos Bisiklet Kulübü, Susurluk Bisiklet Platformu Derneği ve Edremit Körfezi Bisiklet Topluluğu tarafından birlikte yürütülen <strong>“Ege’nin İki Yakası, İki Halk El Ele” </strong>projesi, Türkiye ve Yunanistan’dan bisikletçileri spor, kültür, turizm ve dostluk ortak paydasında buluşturuyor.</p>

<p>Projenin ilk etkinlikleri 2025 yılında gerçekleştirildi. İlk buluşma Temmuz 2025’te Edremit’te düzenlenirken, projenin devamında Eylül 2025’te Midilli’de Türk ve Yunan bisikletçiler yeniden bir araya geldi.</p>

<p>Projenin ikinci yılı olan 2026’da ise ilk etkinlik 26–28 Haziran tarihlerinde Edremit ve Kazdağları bölgesinde, ikinci buluşma ise 19–21 Eylül tarihlerinde Midilli’de gerçekleştirildi.</p>

<p><strong>OSMANLI DÖNEMİNDEN KALAN TARİHİ ESERLER ZİYARET EDİLDİ</strong></p>

<p>Midilli programında sportif faaliyetlerin yanı sıra kültürel ve tarihi gezilere de yer verildi.</p>

<p>Balıkesirli bisikletçiler, adada Osmanlı döneminden günümüze ulaşan tarihi mekanları ziyaret etti. Program kapsamında Midilli Kalesi, Valide Camii, Yeni Cami, Bektaşi Tekkesi ve Hasan Paşa dönemine ait tarihi taş köprü gezildi.</p>

<p>Kafile ayrıca Midilli’nin önemli kültürel değerlerinden biri olan ve adanın zeytinyağı üretim tarihine ışık tutan Vranas Zeytinyağı Müzesi ve eski yağ fabrikasını ziyaret etti.</p>

<p>Tarihi mekanların ve zeytinyağı müzesinin ziyaret edilmesiyle, bisikletçiler sportif etkinliğin yanı sıra Midilli’nin tarihini, kültürünü ve geleneksel üretim mirasını yakından tanıma fırsatı buldu.<br />
&nbsp;</p>

<p><img alt="" src="https://www.alevihaberler.com.tr/public/images/detay/823292411_4107504292740897_2559560646727955608_n.jpg" style="height:800px; width:744px" /></p>

<p><strong>GERA KÖRFEZİ’NDE 55 KİLOMETRE PEDAL</strong></p>

<p>Avrupa Hareketlilik Haftası kapsamında Midilli’ye giden 16 kişilik Balıkesirli bisikletçi grubu, ada bisikletçileriyle birlikte Gera Körfezi çevresinde yaklaşık 55 kilometrelik bisiklet sürüşü gerçekleştirdi.</p>

<p>Sürüş boyunca iki ülkenin bisikletçileri aynı parkurda pedal çevirirken, etkinlik sportif faaliyetlerin yanı sıra dostluk ve kültürel paylaşım açısından da önemli bir buluşma oldu.</p>

<p><strong>“SPOR TOPLUMLARI BİRBİRİNE YAKLAŞTIRIYOR”</strong></p>

<p>Projenin koordinatörlüğünü yürüten Kenan Benli, sporun toplumları birbirine yaklaştıran önemli bir araç olduğunu belirterek, bisiklet etkinliklerinin iki ülke arasındaki dostluk, kültürel birliktelik ve işbirliğinin geliştirilmesine katkı sağladığını ifade etti.</p>

<p>Benli, projenin önümüzdeki yıllarda farklı spor branşlarının katılımıyla çeşitlendirilmesi gerektiğine dikkat çekerek, İtalya’dan gelecek sporcu kafilelerinin de projeye dahil edilmesiyle daha güçlü uluslararası işbirlikleri ve ortak sportif faaliyetler gerçekleştirilebileceğini söyledi.</p>

<p>Projenin sadece bisikletle sınırlı kalmaması, koşu ve farklı spor dallarının da etkinliklere dahil edilerek iki yakadaki sporcuların daha geniş katılımla bir araya gelmesi hedefleniyor.<br />
&nbsp;</p>

<p><img alt="" src="https://www.alevihaberler.com.tr/public/images/detay/816996727_4107504502740876_1824147810726580113_n.jpg" style="height:800px; width:593px" /></p>

<p><strong>BALIKESİR’İN TANITIMI MİDİLLİ’DE YAPILDI</strong></p>

<p>Eylül ayında Midilli’ye giden Balıkesirli bisikletçiler, sportif faaliyetlerin yanı sıra Balıkesir’in tanıtımına yönelik bir çalışma da gerçekleştirdi.</p>

<p>Kafile tarafından Midilli’ye götürülen, Balıkesir Valiliği İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü ile Balıkesir Büyükşehir Belediyesi Turizm Müdürlüğü tarafından hazırlanan İngilizce Balıkesir tanıtım katalog ve broşürlerinden oluşan 25 set, Midilli Belediyesi, Kuzey Ege Bölge Yönetimi, Midilli Müzeler Müdürlüğü yetkilileri ve sporculara takdim edildi.</p>

<p>Tanıtım materyalleriyle Balıkesir’in tarihi, kültürel ve turistik değerlerinin Midilli’de tanıtılmasına katkı sağlanırken, iki bölge arasındaki turizm ve kültürel işbirliğinin geliştirilmesi amaçlandı.<br />
&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p><strong>HAZİRAN AYINDA EDREMİT’TE BULUŞTULAR</strong></p>

<p>Projenin 2026 yılındaki ilk etkinliği 26–28 Haziran tarihlerinde Edremit ve Kazdağları bölgesinde gerçekleştirildi.</p>

<p>Türkiye ve Yunanistan’dan bisikletçilerin katıldığı organizasyonda Edremit Körfezi ve Kazdağları’nın doğal ve kültürel değerleri bisiklet aracılığıyla tanıtılırken, iki ülkenin bisiklet toplulukları arasındaki dostluk ve işbirliğinin geliştirilmesine yönelik çalışmalar yapıldı.</p>

<p>Haziran ayındaki etkinliğe destek veren Balıkesir Valiliği, Edremit Kaymakamlığı, Balıkesir İl Gençlik ve Spor Müdürlüğü, Edremit Orman Bölge Müdürlüğü, Balıkesir Büyükşehir Belediyesi ve Edremit Belediyesi’ne teşekkür edildi.<br />
<img alt="" src="https://www.alevihaberler.com.tr/public/images/detay/820308273_4107504379407555_7863440331292696956_n.jpg" style="height:600px; width:800px" /></p>

<p><strong>DOSTLUK İÇİN PEDALLAR DÖNMEYE DEVAM EDECEK</strong></p>

<p>2025 yılında Edremit ve Midilli’de başlayan, 2026 yılında Edremit-Kazdağları ve Midilli buluşmalarıyla devam eden “Ege’nin İki Yakası, İki Halk El Ele” projesinin önümüzdeki yıllarda daha geniş katılımlarla sürdürülmesi planlanıyor.</p>

<p>Proje ile Ege’nin iki yakasında yaşayan insanların spor, kültür ve turizm aracılığıyla bir araya gelmesi, karşılıklı tanışma ve işbirliği imkanlarının artırılması hedefleniyor.</p>

<p>Proje koordinatörü Kenan Benli, etkinliklere katkı sağlayan kurum ve kuruluşlara teşekkür ederek, “Ege’nin iki yakasında dostluk için pedallar dönmeye devam edecek.” mesajını verdi.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/chpli-necdet-sarac-yazdi-yeniden-politiklesmek-mumkun-mu-3504</link>
            <category>SİYASET</category>
            <pubDate>Thu, 24 Sep 2026 11:44:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>CHP'li Necdet Saraç Yazdı: Yeniden politikleşmek mümkün mü?</h1>
                        <h2>CHP Sosyal Politikalardan Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Necdet Saraç, "Yeniden politikleşmek mümkün mü?" başlıklı bir yazı kaleme aldı. Saraç, Türkiye'de siyasetin dizaynının sürdüğünü belirterek, CHP listelerinden seçilen belediye başkanları ve meclis üyelerinin AKP'ye geçişlerini eleştirdi.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/09/chpli-necdet-sarac-yazdi-yeniden-politiklesmek-mumkun-mu-1790240676.webp">
                        <figcaption>CHP'li Necdet Saraç Yazdı: Yeniden politikleşmek mümkün mü?</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p><strong>CHP Sosyal Politikalardan Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Necdet Saraç, "Yeniden politikleşmek mümkün mü?" başlıklı bir yazı kaleme aldı. Saraç, Türkiye'de siyasetin dizaynının sürdüğünü belirterek, CHP listelerinden seçilen belediye başkanları ve meclis üyelerinin AKP'ye geçişlerini eleştirdi.</strong><br />
<br />
Saraç,<strong> ideolojilerin önemsizleştirildiğini, </strong>ideoloji ve idealizmin yerini çıkarların aldığını, siyasetin zenginleşme aracına dönüştüğünü savundu. Kamu kaynakları üzerinden başlayan <strong>"siyasi zenginlik"in</strong> toplumsal çürümeyi derinleştirdiğini, siyasi partilerin birbirinden program, dünya görüşü ve toplumsal hedefler bakımından farklılaşmadığında parti değiştirmenin sıradanlaştığını belirtti.<br />
<br />
Saraç, Cumhuriyetin kurucu partisi CHP'de kalıp <em><strong>"Yerimiz, yurdumuz, yolumuz belli" </strong></em>diyen kadrolar için yapılması gerekenin geçmişteki yanlışlarla yüzleşmek, özeleştiri yapmak ve partiyi yeniden ideolojik-politik bir zemine taşımak olduğunu belirtti. Siyaseti yeniden çıkarların değil, ilkelerin belirlediği bir alan haline getirmek gerektiğini vurguladı.<br />
<br />
<strong>CHP Sosyal Politikalardan Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Necdet Saraç'ın yazısı şöyle:</strong><br />
<br />
Türkiye'de siyasetin dizaynı devam ediyor.<br />
<br />
Mansur Yavaş'ın kendi belirlediği ilçe belediye başkanlarıyla istifası da, Adalarda yüzde 22 oy almış, belediye meclisine yalnızca 2 kişi ile girmiş AKP'nin masa başı operasyonu ile Belediye Başkan Vekilliği seçimini 5 oy alarak "kazanması" da bunu gösteriliyor.<br />
Tıpkı önceki haftalarda Üsküdar, Yüreğir gibi birçok başka ilçede yaşandığı gibi...<br />
<br />
31 Mart 2024'den bu yana &nbsp;40'a yakın belediye başkanı, 300'ün üzerinde belediye meclis üyesi AKP'ye katılmış.<br />
Sırada İBB, ABB başta olmak üzere başkalarının da olduğu konuşuluyor...<br />
Peki nasıl oluyorda CHP listelerinden seçilmiş onlarca belediye başkanı ve yüzlerce seçilmiş belediye meclis üyesi AKP'ye geçiyor ya da "bağımsız" kalıyor?<br />
<br />
Bu soruya yalnızca “kişisel çıkar”, “ihanet” ya da “siyasi baskı” diyerek cevap vermek tek başına yeterli değildir.<br />
Çünkü sorun kişilerin davranışından da siyasal ve hukuksal baskılardan daha büyüktür.<br />
Türkiye siyasetinde uzun zamandır ideolojilerin, siyasi aidiyetlerin ve politik ilkelerin ağırlığı azaldı.<br />
Politik duruş küçümsendi.<br />
<br />
İdealizm, gerçekçilik karşısında neredeyse bir saflık olarak görülmeye başlandı.<br />
Parti programları, siyasi ilkeler ve uzun vadeli toplumsal hedefler geri plana itilirken; makam, güç, nüfuz ve kısa vadeli çıkarlar siyasetin merkezine yerleşti.<br />
<br />
Siyaset, ülkeyi ve toplumu değiştirme iddiasından uzaklaştı ve yalnızca seçim kazanmaya indigendi.<br />
CHP'de olduğu gibi "Kazanacak aday" tartışması partiyi ana ilkelerinden uzaklaştırdı, kurumsal kimlik önemsizleştirildi.<br />
Seçilen belediye başkanlarının yönettiği belediyeler "CHP'li belediye"olmaktan çıktı.<br />
Böyle bir ortamda siyaset, toplum için ortak bir gelecek tasarlama faaliyeti olmaktan çıkıp kişisel ve grupsal güç elde etme aracına dönüştürüldü!<br />
<br />
Ankara'da Mansur Yavaş istifa ettiğinde 8 ilçe belediye başkanının da hiç bir özeleştiri yapmadan "görülen lüzum üzerine" Yavaş'la birlikte istifa etmeleri de bunu doğruluyor.<br />
<br />
<strong>SİYASİ PARTİLER APOTİKLEŞTİ</strong><br />
<br />
Açıkça belirtmek gerrkirse; Önce ideolojiler önemsizleştirildi.<br />
İdeolojinin, politik duruşun ve idealizmin yerini çıkarlar aldı.&nbsp;<br />
Her şey alınır satılır hale getirildiği için siyaset de zenginleşme aracı oldu.<br />
Kısa sürede zenginleşme isteği her şeyin önüne geçti.<br />
Kamu kaynakları üzerinden başlayan "siyasi zenginlik" toplumsal çürümeyi ve ilkesizliği derinleştirdi.<br />
Belediyelerin ve partilerin davranış kalıpları birbirine benzemeye başladı.<br />
<br />
Siyasi partiler apolitikleşti.<br />
Siyaset apolitikleştikçe transferler de normalleşti!<br />
Siyasi partiler birbirinden program, dünya görüşü ve toplumsal hedefler bakımından farklılaşmadığında ya da o farklar ömemsizleştirilierek unutturulunda, parti değiştirmek de sıradanlaştığı gibi en azından bir sonraki seçime kadar maliyeti de olmuyor!<br />
<br />
Çünkü bir siyasetçi açısından “Neden bu partideyim?” sorusunun cevabı ideolojik ve politik olmaktan çıkmışsa, “Neden başka partiye geçmeyeyim?” sorusunun da güçlü bir cevabı kalmıyor.<br />
Bu nedenle hem milletvekili hem de bugün belediye başkanı ve belediye meclis üyesi transferlerini sadece kişiler üzerinden tartışmak eksik kalır.<br />
<br />
Sorunun bir tarafında kişiler varsa, diğer tarafında siyasetin giderek apolitikleşmesi vardır.<br />
CHP de bundan payını aldı.<br />
Uzunca bir süredir partiyi yönetenler partiyi apotikleştirdi. Programın da ideolojik-politik tartışmanın da önemi maalesef kalmadı!<br />
<br />
2023'e kadar süreci doğrudan yönetenler, son 13 yılda alınan bütün kararlara ortak olanlar birdenbire suçluyu keşfettiler ve Kılıçdaroğlu'nu istenmeyen adam ilan ettiler!<br />
Bütün olumsuzlukların faturası Kılıçdaroğlu'na kesilirken, 31 Mart seçim başarısını da yalnızca kendilerine yazdılar.<br />
Başarıda Kılıçdaroğlu'nun Adalet yürüyüşünden itibaren adım adım ördüğü ittifak politikasının önemi ve özellikle emeklilerin sandık protestosu görmezden gelindi.<br />
<br />
Başarıyı Genel Başkan değişimine ve aday profiline indirgediler.<br />
Ekrem İmamoğlu ve özgür Özel başarının sahipleri yapıldı.<br />
Zafer sarhoşluğu uzun sürmedi. CHP belediyelerine Ekim 2024'de başlayan operasyon süreci, 19 Mart 2025'den itibaren İmamoğlu'nu da içine alarak büyüyünce büyü bozuldu. Ortalık itirafçılarla, rüşvet iddialarıyla dolmaya başlayınca çözülme başladı.<br />
Belediye olanakları üzerinden kısa sürede çok zenginleşenler işin siyasi boyutlarına vurgu yapsalar da mızrak çuvala sığmamaya başladı.<br />
Çünkü "etkin pişmanlıktan" yararlanan "kadrolar" da, atanan belediye başkanları da, belediye meclis üyeleri de kendi eserleriydi!<br />
Ön seçim, kamuoyu yoklaması, yapay zeka hepsi yalan!<br />
Gerçek olan, 31 Mart yerel seçiminde "aday olan" bütün isimleri Özel-İmamoğlu ekibinin atama yapmış olmasıydı.<br />
Evet, AKP'ye geçen hiç bir belediye başkanı da, belediye meclis üyesi de özeleştiri yapmadı, bunları &nbsp;sonuna kadar eleştirmek ve siyasi olarak mahkum etmek hem doğru hem de mümkün ama artık yeter; Mızrak çuvala sığmıyor!<br />
Mutlak butlanın arkasına sığınanlar, Kemal Kılıçdaroğlu düşmanlığı üzerinden siyaset yapanlar için de, herşeyi "dış düşmana" fatura edenler için deniz bitti!<br />
CHP'yi parçalayıp gitmeleri onları kurtarmaz.<br />
Gerçeği bilmelerine rağmen kendilerini destekleyen medya gruplarının propagandaları da onları kurtaramaz.<br />
Özel-İmamoğlu ekibi öncelikle bu siyasi transferlerin özeleştirisini vermeli, sorumluluklarını kabul etmelidirler!<br />
Nasıl oldu da kendi atadıkları bu kadar belediye başkanı AKP'ye geçti?<br />
Nasıl oldu da kendi atadıkları, iş yaptıkları 80'e yakın bürokrat ve işadamı itirafçı oldu?<br />
<br />
<strong>YENİDEN POLİTİKLEŞMEK</strong><br />
<br />
Cumhuriyetin kurucu partisi CHP’de kalıp “Yerimiz, yurdumuz, yolumuz belli” diyen; “Kişiler gelir, gider; CHP kalır” diyen kadrolar açısından ise yapılması gereken bellidir:<br />
<br />
Geçmişteki yanlışlarla yüzleşmek, özeleştiri yapmak ve CHP’yi yeniden ideolojik-politik bir zemine taşımak…<br />
Yani partiyi yeniden politikleştirmek.<br />
<br />
Ve belki de bundan daha önemlisi, siyaseti yeniden çıkarların değil, ilkelerin belirlediği bir alan haline getirmek.<br />
<br />
Çünkü mesele, halkın oylarıyla seçilenlerin hangi siyasi kimliği taşıdığıdır.<br />
<br />
Mesele, siyasi partilerin neden var olduğudur.<br />
<br />
Mesele, siyasetçinin bir partiye neden bağlı olduğudur.<br />
<br />
Ve belki de bugün her CHP’linin kendisine sorması gereken en temel soru şudur:<br />
<br />
Biz yeniden iktidar olmak mı istiyoruz, yoksa önce yeniden siyasi bir parti olmak mı?<br />
<br />
Bu iki hedef birbirinin alternatifi değildir.<br />
<br />
Tam tersine…<br />
Kalıcı bir iktidar iddiasının yolu, önce yeniden politikleşmekten geçer.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/sanliurfada-54-buyuklugunde-deprem-3503</link>
            <category>GÜNDEM</category>
            <pubDate>Thu, 24 Sep 2026 11:10:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Şanlıurfa’da 5,4 büyüklüğünde deprem!</h1>
                        <h2>Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) verilerine göre, 24 Eylül 2026 Perşembe günü saat 10.40.58’de merkez üssü Şanlıurfa’nın Karaköprü ilçesi olan 5,4 (Ml) büyüklüğünde bir deprem meydana geldi.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/09/sanliurfada-54-buyuklugunde-deprem-1790237859.webp">
                        <figcaption>Şanlıurfa’da 5,4 büyüklüğünde deprem!</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p><strong>Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) verilerine göre, 24 Eylül 2026 Perşembe günü saat 10.40.58’de merkez üssü Şanlıurfa’nın Karaköprü ilçesi olan 5,4 (Ml) büyüklüğünde bir deprem meydana geldi.</strong></p>

<p>Depremin derinliği 7,39 kilometre olarak ölçüldü. Sarsıntı, Şanlıurfa’nın yanı sıra Diyarbakır, Mardin, Gaziantep, Osmaniye ve çevre illerde de hissedildi. Vatandaşlar panikle sokağa çıktı.</p>

<p><strong>AFAD’ın açıkladığı detaylar şöyle:</strong><br />
Büyüklük: 5,4 (Ml)<br />
Yer:Karaköprü (Şanlıurfa)<br />
Tarih ve saat: 24 Eylül 2026, 10:40:58 TSİ<br />
Enlem: 37.45717 N<br />
Boylam: 38.81533 E<br />
Derinlik: 7,39 km</p>

<p>Bazı kaynaklarda Kandilli Rasathanesi’nin büyüklüğü 5,8 olarak ölçtüğü de belirtiliyor. Şu ana kadar can kaybı veya ağır hasar bilgisi paylaşılmadı. Yetkililer artçı sarsıntılara karşı dikkatli olunmasını öneriyor.</p>

<p>Detaylı bilgi için: [https://deprem.afad.gov.tr/event-detail/594406](https://deprem.afad.gov.tr/event-detail/594406)</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/zeytin-dali-harekati-bolgesinde-bir-askerimiz-sehit-oldu-3502</link>
            <category>GÜNDEM</category>
            <pubDate>Thu, 24 Sep 2026 10:39:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Zeytin Dalı Harekatı bölgesinde bir askerimiz şehit oldu</h1>
                        <h2>T.C. Millî Savunma Bakanlığı, Zeytin Dalı Harekât Bölgesi’nde görev yapan Tank Uzman Çavuş Coşkun Sevim’in şehit düştüğünü duyurdu.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/09/zeytin-dali-harekati-bolgesinde-bir-askerimiz-sehit-oldu-1790236116.webp">
                        <figcaption>Zeytin Dalı Harekatı bölgesinde bir askerimiz şehit oldu</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p><strong>T.C. Millî Savunma Bakanlığı, Zeytin Dalı Harekât Bölgesi’nde görev yapan Tank Uzman Çavuş Coşkun Sevim’in şehit düştüğünü duyurdu.</strong></p>

<p>Bakanlık tarafından yapılan açıklamada, kahraman silah arkadaşının görev esnasında rahatsızlanarak hastaneye sevk edildiği, yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak **23 Eylül 2026** tarihinde şehit olduğu bildirildi.</p>

<p><em><strong>Millî Savunma Bakanı Yaşar Güler, şehit için şu ifadeleri kullandı:</strong></em></p>

<p><em><strong>“Sizi toprağa değil yüreğimize gömdük… &nbsp;<br />
‘Vatan size minnettardır.’ &nbsp;</strong></em></p>

<p><em><strong>Kahraman şehidimize şahsım ve Millî Savunma Bakanlığı mensupları adına Allah’tan rahmet; kederli ailesine ve asil milletimize başsağlığı ve sabır dilerim.”</strong></em></p>

<p>&nbsp;</p>

<p><a href="https://x.com/tcsavunma/status/2102971577759301767"><span style="color:#2980b9"><strong>Kaynak: T.C. Millî Savunma Bakanlığı resmî X hesabı (@tcsavunma)</strong></span></a><br />
<br />
<a href="https://x.com/tcsavunma/status/2102971577759301767"><img alt="" src="https://www.alevihaberler.com.tr/public/images/detay/HS9BgF2XcAAv2Vg.jpg" style="height:600px; width:800px" /></a></p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/zelenskiy-erdogan-ile-karadeniz-guvenligi-ve-baris-surecini-gorustuk-3501</link>
            <category>DÜNYA</category>
            <pubDate>Thu, 24 Sep 2026 10:17:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Zelenskiy: Erdoğan ile Karadeniz güvenliği ve barış sürecini görüştük</h1>
                        <h2>Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy, Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile bir araya geldiğini açıkladı.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/09/zelenskiy-erdogan-ile-karadeniz-guvenligi-ve-baris-surecini-gorustuk-1790235341.webp">
                        <figcaption>Zelenskiy: Erdoğan ile Karadeniz güvenliği ve barış sürecini görüştük</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p><strong>Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy, Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile bir araya geldiğini açıkladı.</strong></p>

<p>Zelenskiy, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, görüşmede Ukrayna’nın toprak bütünlüğü ve egemenliğine yönelik Türkiye’nin tutarlı desteğinden dolay<strong>ı Erdoğan’a</strong> teşekkür ettiğini belirtti. Rusya’nın Ukrayna’ya karşı yürüttüğü savaşın onurlu bir biçimde ve uluslararası hukuka saygıyla sona ermesinin büyük önem taşıdığını vurguladı.</p>

<p>İki lider, Karadeniz’deki güvenlik konularını ele aldı. Özellikle deniz ihracat koridorunun işleyişinin nasıl güvence altına alınabileceği üzerinde duruldu. Zelenskiy, her kıtada Ukrayna’nın gıda ihracatına bağımlı ülkeler bulunduğunu hatırlatarak, koridorun tam anlamıyla yeniden tesis edilmesi için masada çeşitli seçenekler olduğunu kaydetti. Bunun için Rusya’nın Ukrayna altyapısına yönelik saldırılarını durdurmaya hazır olması gerektiğini, böylece Ukrayna’nın da uzun menzilli karşılıklarını askıya alabileceğini ifade etti.</p>

<p>Görüşmede Zelenskiy, Amerikan ekibiyle yürüttükleri temaslar hakkında da Erdoğan’ı bilgilendirdi. İkili ilişkiler kapsamında serbest ticaret bölgesi ve olası bir İHA Anlaşması konuları da ele alındı.</p>

<p>Zelenskiy, Türkiye’nin barışı ilerletmeye yardımcı olmaya hazır olmasından duyduğu minnettarlığı dile getirdi.</p>

<p><a href="https://x.com/ZelenskyyUa/status/2102858586808353265"><span style="color:#2980b9"><strong>Kaynak: Volodimir Zelenskiy’nin X hesabı<br />
https://x.com/ZelenskyyUa/status/2102858586808353265</strong></span></a></p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/afd-metin-hakverdinin-derhal-gorevden-alinmasini-istedi-3500</link>
            <category>DÜNYA</category>
            <pubDate>Thu, 24 Sep 2026 09:20:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>AfD, Metin Hakverdi’nin derhal görevden alınmasını istedi</h1>
                        <h2>Almanya’da AfD meclis grubu, hükümetin Transatlantik Koordinatörü Metin Hakverdi’nin (SPD) ABD-Meksika sınırındaki sosyal medya paylaşımı nedeniyle Şansölye Friedrich Merz’den derhal personel yaptırımı ve görevden alma talep etti.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/09/afd-metin-hakverdinin-derhal-gorevden-alinmasini-istedi-1790231827.webp">
                        <figcaption>AfD, Metin Hakverdi’nin derhal görevden alınmasını istedi</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p><strong>Almanya’da AfD meclis grubu, hükümetin Transatlantik Koordinatörü Metin Hakverdi’nin (SPD) ABD-Meksika sınırındaki sosyal medya paylaşımı nedeniyle Şansölye Friedrich Merz’den derhal personel yaptırımı ve görevden alma talep etti.</strong></p>

<p>Hakverdi, ABD ziyareti sırasında El Paso’da Instagram’da yayımladığı bir videoda Amerikan sınır güvenliği tartışmasını “histerik” olarak niteledi, dolaylı yoldan ABD Başkanı Donald Trump’ı<em><strong> “ağzından köpükler saçmakla” </strong></em>suçladı ve sınır güvenliğini yalnızca bir şehir planlama sorunu seviyesine indirdi. Video, Teksas’ta Alman Silahlı Kuvvetleri’ne ilk F-35A hayalet savaş uçağının törenle teslim edilmesinin hemen ardından paylaşıldı.</p>

<p><em><strong><span style="color:#2980b9">AfD meclis grubu başkan yardımcısı ve dış politika sözcüsü Markus Frohnmaier konuya ilişkin açıklamasında şunları söyledi:</span></strong></em></p>

<p><em><strong>“Transatlantik iş birliği koordinatörünün görevi, en önemli müttefikimizle köprüler kurmak, güvenilir iletişim kanallarını sürdürmek ve Alman çıkarlarını eşit şartlarda temsil etmektir. Metin Hakverdi ise bir okul gezisinde kibirli bir sosyal medya aktivisti gibi davranıyor. Bir hükümet temsilcisinin en önemli ortağımızın sınırına gidip iç politikalarını alaya alması, demokratik olarak seçilmiş <span style="color:#e74c3c">ABD başkanını karalaması </span>ve meşru sınır güvenliğini itibarsızlaştırması, diplomatik incelik gerektiren bir pozisyon için kabul edilemez.”</strong></em></p>

<p><em><strong>AfD, Washington’daki siyasi değişimleri ve ABD’nin güvenlik politikasındaki yeniden düzenlemeleri pragmatik ve çıkar odaklı bir transatlantik ortaklık fırsatı olarak değerlendirdiğini, bu yönde daha önce de önergeler sunduğunu hatırlattı. Buna karşılık Alman hükümetinin “himayeci ve mürebbiyevari diplomasi” geleneğini sürdürdüğünü savunan parti, kendi sınırlarını kontrol etmekte zorlanan bir koalisyonun ABD’ye sınır güvenliği konusunda tavsiye vermeye kalkışmasını eleştirdi.</strong></em></p>

<p><em><strong>Frohnmaier, bu tutumun<span style="color:#c0392b"> Alman-Amerikan ilişkilerine kalıcı zarar verebileceğini ve Almanya’nın dış politika güvenilirliğini zedelediğini belirterek,</span> Şansölye Merz’in “dış politika güvenilirliğinin en ufak bir parçasını bile kurtarmak istiyorsa” Hakverdi’yi Transatlantik Koordinatörlüğü görevinden derhal alması gerektiğini vurguladı.</strong></em></p>

<p><a href="https://afdbundestag.de/afd-fraktion-fordert-sofortige-abberufung-von-transatlantik-koordinator-hakverdi/"><strong><span style="color:#c0392b">Kaynak: AfD Bundestag fraksiyonu açıklaması</span><br />
<span style="color:#c0392b">https://afdbundestag.de/afd-fraktion-fordert-sofortige-abberufung-von-transatlantik-koordinator-hakverdi/</span></strong></a></p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/turkiye-ve-irak-anlasti-3498</link>
            <category>DÜNYA</category>
            <pubDate>Thu, 24 Sep 2026 07:59:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Türkiye ve Irak anlaştı!</h1>
                        <h2>İletişim Başkanlığı'nın X'teki sosyal medya hesabından yapılan açıklamaya göre Sincar'da devlet otoritesi bütünüyle tesis edilecek ve yabancı silahlı unsurların varlığına son verilecek.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/09/turkiye-ve-irak-anlasti-1790226982.webp">
                        <figcaption>Türkiye ve Irak anlaştı!</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p><strong>Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Irak Cumhuriyeti Başbakanı Ali Zeydi, 23 Eylül 2026’da New York’ta bir araya geldi.</strong></p>

<p>İki lider, stratejik ilişkileri tüm yönleriyle ele aldıkları görüşmelerde güvenlik alanında iş birliğini derinleştirme konusunda mutabık kaldı. Bu çerçevede Sincar’da devlet otoritesinin bütünüyle tesisi ve yasaklı yabancı silahlı unsurların varlığına son verilmesi kararlaştırıldı.</p>

<p><strong><a href="https://x.com/iletisim/status/2102921378215129440"><span style="background-color:#2980b9">İletişim Başkanlığı konuyla ilgli şu açıklamada bulundu:</span></a></strong><br />
<br />
23 Eylül 2026 tarihinde New York'ta bir araya gelen Türkiye Cumhuriyeti<br />
Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan ve Irak Cumhuriyeti Başbakanı Sayın Ali Zeydi, aşağıdaki hususlarda ortak iradelerini beyan etmişlerdir.</p>

<p>Türkiye ve Irak makamlarının iki ülke arasındaki stratejik ilişkileri tüm veçheleriyle ele aldıkları görüşmelerde, taraflar güvenlik alanında iş birliğini derinleştirme konusunda mutabık kalmış; bu çerçevede <em><strong>Sincar'da devlet otoritesinin bütünüyle tesisi ve yasaklı yabancı silahlı unsurların varlığına son verilmesi konusunda anlaşmışlardır.</strong></em> Irak'ın bu güvenlik uygulamalarının kaydettiği ilerleme çerçevesinde; kararlaştırılan mekanizma ve zaman çizelgesi doğrultusunda, Türk kuvvetleri Başika-Zilkan yerleşkesini Irak Federal Hükümetine kademeli olarak devredecektir.</p>

<p>Taraflar ayrıca, ikili ticaret ve yatırım hacminin genişletilmesi, imzalanan anlaşmaların derhal uygulamaya konulması ve başta Kalkınma Yolu Projesi olmak üzere ortak stratejik projelerin hızlandırılması hususlarında görüş birliğine varmışlardır.<br />
<br />
<a href="https://x.com/iletisim/status/2102921378215129440"><strong>Kaynak Link:&nbsp;https://x.com/iletisim/status/2102921378215129440</strong></a></p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/polonya-disisleri-bakani-sikorski-rusyanin-savasi-anlamsiz-somurge-savasidir-3497</link>
            <category>DÜNYA</category>
            <pubDate>Thu, 24 Sep 2026 02:03:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Polonya Dışişleri Bakanı Sikorski: Rusya'nın savaşı anlamsız sömürge savaşıdır</h1>
                        <h2>Polonya Dışişleri Bakanı Radosław Sikorski, Rus Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov’un açıklamalarına yanıt veren Sikorski, Rusya’nın Ukrayna’ya yönelik saldırısını “anlamsız sömürge savaşı” olarak nitelendirdi ve doğrudan Lavrov’a seslenerek Putin’e mesaj gönderdi.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/09/polonya-disisleri-bakani-sikorski-rusyanin-savasi-anlamsiz-somurge-savasidir-1790205188.webp">
                        <figcaption>Polonya Dışişleri Bakanı Sikorski: Rusya'nın savaşı anlamsız sömürge savaşıdır</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p><strong>Polonya Dışişleri Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Radosław Sikorski, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nde Ukrayna konulu oturumda konuştu. Rus Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov’un açıklamalarına yanıt veren Sikorski, Rusya’nın Ukrayna’ya yönelik saldırısını “anlamsız sömürge savaşı” olarak nitelendirdi ve doğrudan Lavrov’a seslenerek Putin’e mesaj gönderdi.</strong></p>

<p>Sözlerini Rusya temsilcilerine yönelterek şunları söyledi:</p>

<p><em><strong>“Rusya Federasyonu temsilcilerine şunu söylemek istiyorum: 12 yıldan fazla zamandır Donbas’ı, dört yıldan fazla zamandır da Kiev’i ele geçirmeye çalışıyorsunuz. Sizi, Rusya’nın GSYİH’sının onda birine sahip kahraman Ukrayna durdurdu. &nbsp;<br />
<br />
Ama Polonya’nın GSYİH’sı sizin neredeyse yarınız kadar. Avrupa’nınki sizin on katınız, NATO’nunki ise 25 katınız. &nbsp;<br />
Hâlâ çok sayıda insan öldürebilirsiniz, ama kazanamazsınız. &nbsp;<br />
<br />
Bu emperyal tercihli savaşı istediğiniz an durdurabilirsiniz. Avrupa’yı ve dünyayı daha fazla tehlikeye atmayın. Rusya’nın geleceğini yok etmeyi bırakın. &nbsp;</strong></em></p>

<p><em><strong>Sergey, biliyorum ki dinliyorsun. Patronuna söyle: Yeter!”</strong></em><br />
&nbsp;</p>

<p>Sikorski, Rusya’nın cephede ilerleyemediği için sivilleri ve altyapıyı hedef aldığını vurguladı:<br />
<br />
<em><strong>“Rusya savaşı tırmandırıyor. Tren yolcularını, sokak satıcılarını, hatta bisikletlileri, elektrik santrallerini, fabrikaları ve alışveriş merkezlerini kasıtlı olarak hedefliyor. Odessa limanı da saldırı altında; bu liman normalde Afrika ve Asya’ya 50 milyon ton tahıl ihraç ediyor.<br />
<br />
Aynı taktikleri Avrupa’ya da taşıyor. 13 Eylül’de Polonya sınırına sadece 2 kilometre uzaklıktaki bir Ukrayna trenine Rus jet motorlu drone’u isabet etti. 17’sinde bir başkası geldi. Moldova ve Romanya sınır kapılarına da drone ve füzeler saldırdı. Almanya’daki Leipzig havaalanına silahlı bir drone yerleştirildi. Litvanya, Estonya, Norveç ve Finlandiya hava sahaları ihlal edildi.<br />
<br />
Rus suikast ekipleri İspanya, Britanya, Polonya ve Almanya’da insan öldürdü. Şimdi Atlantik’in ötesine uzanıyorlar. 15 Eylül’de New York’ta ABD savcılıkları, bir Rus istihbarat ağının üyelerini ‘terörizmi finanse etmek ve ABD’de kiralık cinayet işlemek için komplo kurmak’ suçlamasıyla yargıladı.<br />
<br />
Siber saldırılar, sabotaj, gizli operasyonlar ve askeri baskı… Bunlar münferit olaylar değil. Bir örüntü.<br />
<br />
Rusya tırmandırıyor çünkü liderliği panik içinde. Dört yıldan fazla süren anlamsız sömürge savaşından sonra Vladimir Putin hiçbir şey başaramadı. Askerleri ve kaynakları tükeniyor, bu gereksiz savaş için yeni bir seferberlik bahanesi arıyor. Bu savaş 1,5 milyon Rus’u öldürdü veya yaraladı. Milyonlarca Ukraynalı ve diğer Avrupalılar artan tehlike altında. Putin her an bir NATO ülkesini kışkırtıp savaşı yaymaya çalışabilir.”</strong></em></p>

<p>Sikorski’nin konuşması, BM Güvenlik Konseyi’nde Rusya’ya yöneltilen en sert eleştirilerden biri olarak değerlendirildi.<br />
<br />
Kaynak Link:&nbsp;<a href="https://x.com/sikorskiradek/status/2102852007518450126">https://x.com/sikorskiradek/status/2102852007518450126</a></p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/kilicdaroglundan-mansur-yavas-aciklamasi-3496</link>
            <category>SİYASET</category>
            <pubDate>Wed, 23 Sep 2026 21:56:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Kılıçdaroğlu'ndan Mansur Yavaş açıklaması</h1>
                        <h2>CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Mansur Yavaş'ın partisinden istifa etmesinin ardından yaptığı açıklamada, seçmen iradesine sadakatin siyasetin namusu olduğunu belirten değerlendirmelere aynen katıldığını belirtti.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/09/kilicdaroglundan-mansur-yavas-aciklamasi-1790190125.webp">
                        <figcaption>Kılıçdaroğlu'ndan Mansur Yavaş açıklaması</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p><strong>CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Mansur Yavaş'ın partisinden istifa etmesinin ardından yaptığı açıklamada, seçmen iradesine sadakatin siyasetin namusu olduğunu belirten değerlendirmelere aynen katıldığını belirtti.</strong><br />
<br />
Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş'ın Cumhuriyet Halk Partisi'nden istifa etmesinin ardından, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu konuyla ilgili yazılı bir açıklama yaptı. Kılıçdaroğlu, Yavaş'ın kendi döneminde partiye katılan kıymetli bir isim olduğuna dikkat çekerek, onun yaptığı değerlendirmelere tam destek verdiğini belirtti.</p>

<p>Kemal Kılıçdaroğlu’nun açıklaması şu şekilde:</p>

<p>&nbsp;<em><strong>"Sayın Mansur Yavaş, benim Cumhuriyet Halk Partisi'ne kazandırdığım değerli bir siyasetçidir.</strong></em></p>

<p><em><strong>&nbsp;Sayın Yavaş, kamuoyuna yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullanmıştır: ‘İnsanlar sandığa giderken yalnızca bir isme değil, bir siyasi iradeye de oy verir. Bu nedenle seçmenin iradesini yok saymayı, onun oyuyla elde edilen makamları seçmenin onay vermediği siyasi adreslere taşımayı doğru bulmadım, bugün de bulmuyorum. Seçmenin iradesine sadakat, siyasetin namusudur.’</strong></em></p>

<p><em><strong>&nbsp;Sayın Mansur Yavaş'ın bu değerlendirmelerine biz de aynen katılıyoruz."</strong></em></p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/mansur-yavas-chpden-istifa-etti-3495</link>
            <category>SİYASET</category>
            <pubDate>Wed, 23 Sep 2026 13:33:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Mansur Yavaş, CHP'den istifa etti!</h1>
                        <h2>Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, CHP'den istifa etti. İstifasını X'teki sosyal medya hesabından duyuran Yavaş, "Yoluma bağımsız olarak devam edeceğim" dedi.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/09/mansur-yavas-chpden-istifa-etti-1790160199.webp">
                        <figcaption>Mansur Yavaş, CHP'den istifa etti!</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p><strong>Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, CHP'den istifa etti. İstifasını X'teki sosyal medya hesabından duyuran Yavaş, "Yoluma bağımsız olarak devam edeceğim" dedi.</strong><br />
<br />
<em><strong>Mansur Yavaş, şu açıklamada bulundu:</strong></em><br />
<br />
&nbsp;</p>

<p>Sevgili Hemşehrilerim,</p>

<p>Siyasette bazı kararlar vardır; öfkeyle alınmaz, kırgınlıkla açıklanmaz. Uzun uzun düşünülür, vicdanla tartılır, sorumluluğu üstlenilir ve sonunda Türk milletinin huzurunda açıkça ifade edilir.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Bugün aldığım karar da böyle bir karardır.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>19 Mart’la başlayan ve sonrasında mutlak butlan tartışmaları da dahil olmak üzere pek çok hukuki ve siyasi tartışmayla devam eden süreç, Türkiye’de siyaseti hepimizin üzülerek takip ettiği bir noktaya getirmiştir.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Bu süreç boyunca ne düşündüğümü, neye itiraz ettiğimi ve nasıl bir yol önerdiğimi açıkça ifade ettim. Bugün bunları uzun uzun tekrar etmeyeceğim. Dün ne söylediysem bugün de aynı noktadayım. Düşüncelerimde değişen bir şey yok.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Ancak bazı hususların altını çizmek zorundayım.</p>

<p>Benim partililikten anladığım; taşıdığınız kimliğin hakkını vermek, size güvenen insanların başını öne eğdirmemek, temsil ettiğiniz siyasi yapıya millet nezdinde itibar kazandırmak ve aldığınız sorumluluğu layıkıyla yerine getirmektir.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Ben bugüne kadar Cumhuriyet Halk Partisi’ni küçük düşürecek, ona oy veren insanların mahcup olmasına neden olacak hiçbir davranışın içinde olmadım.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Tam tersine; Ankara’da belediyeciliğin ayrım yapmadan, şeffaf, hesap verebilir ve halkın parasını yine halk için kullanarak nasıl yapılabileceğini göstermeye çalıştık.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Bunu yalnızca ben söylemiyorum.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Ankara’da bize verilen büyük destek, Türkiye genelinde yapılan kamuoyu araştırmaları ve farklı siyasi görüşlerden vatandaşlarımızın ortaya koyduğu teveccüh bunun en açık göstergesidir.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Eğer Cumhuriyet Halk Partili bir belediye başkanı olarak seçilmişsem; görev yaptığım süre boyunca partimin adına leke getirmemiş, Türkiye çapında örnek gösterilen işlere imza atmış ve bana oy veren insanların göğsünü kabartmışsam, temsil sorumluluğumu yerine getirdiğime inanıyorum.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Üzerime düşen sorumluluğu dün de taşıdım, bugün de taşıyorum.</p>

<p>Kendimi hiçbir zaman siyasi partilerin üzerinde görmedim. Böyle bir iddiayı hadsizlik sayarım.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Ancak belediye başkanlığı görevimin bana öğrettiği çok önemli bir gerçek vardır:</p>

<p>Siyasetin tavanında birlik sağlanamadığında, millet isterse tabanda o birliği sağlayabilir.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Biz bunu Ankara’da başardık.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Farklı siyasi görüşlerden milyonlarca insan aynı iradenin etrafında buluştu. Kimseye nereden geldiğini, hangi partiye oy verdiğini sormadık. Hiç kimseyi siyasi kimliği nedeniyle diğerinden ayırmadık.</p>

<p>Çünkü bizim için herkes eşittir.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Her zaman şunu söyledim:</p>

<p>Türkiye’de demokratik yollarla bir iktidar değişikliği olacaksa, bunun yolu muhalefetin birbirini tüketmesinden değil; ortak ilkelerde yan yana gelebilmesinden geçmektedir.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Bu nedenle aylardır yaşanan tartışmaların, özellikle de mutlak butlan üzerinden yürütülen sürecin Cumhuriyet Halk Partisi’nde derin bir ayrışmaya yol açabileceğini ve bunun yalnızca CHP’ye değil, Türkiye’de demokratik siyaset umuduna zarar vereceğini defalarca ifade ettim.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Daha önce, parti içinde şahsımla veya izlediğim tutumla ilgili bir rahatsızlık varsa bunun gereğini yapacağımı söylemiştim.</p>

<p>Ve bugün yapılan bazı açıklamalar nedeniyle;<strong> Cumhuriyet Halk Partisi üyeliğimden ayrılıyor, siyasi yoluma bağımsız olarak devam ettiğimi kamuoyunun takdirine sunuyorum.</strong></p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Ben dün beraber yürüdüğüm hiçbir arkadaşımı bugün siyasi tercihi nedeniyle yok saymayacağım.</p>

<p>Üç dönem CHP çatısı altında birlikte seçime girdiğim, mücadele ettiğim, seçim çalışmalarında yanımda duran, bana inanan, emeğini ve gönlünü ortaya koyan herkese ömrüm boyunca teşekkür borçlu olacağım.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Bir başka konuda da tavrım son derece açıktır.</p>

<p>Vatandaşlarımızın siyasete ve siyasetçiye güveni çok yara aldı. Bunun sorumluluğunu seçmende değil, kendimizde aramak zorundayız.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>İnsanlar sandığa giderken yalnızca bir isme değil, bir siyasi iradeye de oy verir.</p>

<p>Bu nedenle seçmenin iradesini yok saymayı, onun oyuyla elde edilen makamları seçmenin onay vermediği siyasi adreslere taşımayı doğru bulmadım, bugün de bulmuyorum.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Seçmenin iradesine sadakat, siyasetin namusudur.<br />
&nbsp;</p>

<p>O iradeyi kişisel hesaplarla başka bir yere taşımak yalnızca siyasi bir yanlış değil; seçmene karşı ağır bir vebaldir.</p>

<p>Bu nedenle bugün bağımsız olarak yoluma devam etme kararımın anlamı da açıktır…<br />
Bundan sonra da Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı olarak; bana oy veren ya da vermeyen, hangi siyasi görüşten olursa olsun bütün Ankaralılara aynı anlayışla hizmet etmeye devam edeceğim.</p>

<p>Çünkü benim için belediye başkanlığı bir siyasi kariyer basamağı değil, milletin emanetidir.</p>

<p>Makamlar geçicidir.<br />
Siyasi şartlar değişebilir.<br />
Ama milletin size verdiği emanete sadakat değişmez.</p>

<p>Ben bugüne kadar bu emanete nasıl sahip çıktıysam bundan sonra da aynı şekilde sahip çıkacağım.</p>

<p>Bugün aldığım kararın bütün sorumluluğu bana aittir.<br />
Takdir ise her zaman olduğu gibi aziz milletimizindir.</p>

<p><strong>Saygılarımla.</strong></p>

<p><strong>Mansur Yavaş<br />
Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı</strong></p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/adalari-abdye-ait-gosteren-trumpa-macrondan-cevap-3494</link>
            <category>DÜNYA</category>
            <pubDate>Wed, 23 Sep 2026 06:26:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Adaları ABD'ye ait gösteren Trump'a Macron'dan cevap</h1>
                        <h2>Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, ABD Başkanı Donald Trump’ın paylaştığı tartışmalı haritaya sert yanıt verdi. Macron, Saint-Pierre-et-Miquelon takımadalarına vardığında, bu toprakların Fransa’ya ait olduğunu net bir dille vurguladı.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/09/adalari-abdye-ait-gosteren-trumpa-macrondan-cevap-1790135225.webp">
                        <figcaption>Adaları ABD'ye ait gösteren Trump'a Macron'dan cevap</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p><strong>Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, ABD Başkanı Donald Trump’ın paylaştığı tartışmalı haritaya sert yanıt verdi. Macron, 19 Eylül 2026 Cumartesi günü Kuzey Atlantik’teki Saint-Pierre-et-Miquelon takımadalarına vardığında, bu toprakların<a href="https://www.elysee.fr/emmanuel-macron/2026/09/21/deplacement-a-saint-pierre-et-miquelon"><span style="color:#2980b9"> Fransa’ya ait olduğunu net bir dille vurguladı.</span></a></strong></p>

<p>Trump, Eylül ayı başında Truth Social hesabından Kuzey Amerika, Grönland, İzlanda, Meksika, Karayipler ve Fransa’nın denizaşırı topraklarını (Saint-Pierre-et-Miquelon, Martinik, Guadeloupe, Saint-Barthélemy ve Saint-Martin) ABD bayrağıyla kaplayan bir harita paylaşmıştı. Haritada <em><strong>“United States of America”</strong></em> yazısı yer alıyordu. Trump herhangi bir açıklama yapmamıştı.</p>

<p><strong>Macron, adalara ayak bastıktan hemen sonra gazetecilere şunları söyledi:</strong></p>

<p><em><strong>“Saint-Pierre-et-Miquelon Fransız’dır, bu bir gerçek. Fransa’ya bağlı bir topraktır. Tartışma yok, müzakere yok. Bazı insanların tuhaf fikirleri veya tuhaf şeyler söylemesi yüzünden her sabah bunu tekrarlamayacağız.”</strong></em></p>

<p>Fransız lider, takımadaların II. Dünya Savaşı sırasında Özgür Fransa güçleri tarafından kurtarıldığını da hatırlattı. Macron’un ziyareti sırasında Kanada Başbakanı Mark Carney de adalara gidecek. Bu, bir Kanada başbakanının Saint-Pierre-et-Miquelon’u resmi olarak ziyaret ettiği ilk olay olacak.</p>

<p>Yaklaşık 5.800 nüfuslu takımada, Kanada’nın Newfoundland kıyılarına sadece birkaç kilometre uzaklıkta yer alıyor ve Fransa’nın Kuzey Amerika’daki tek toprağı konumunda. Macron, ziyaretin “güçlü bir mesaj” gönderdiğini belirtti.</p>

<p>Bu açıklama, Trump’ın son dönemde Kanada’yı 51. eyalet yapma tehditleri ve Grönland üzerindeki iddialarıyla gerginleşen Atlantik bölgesi jeopolitiği bağlamında geldi.<br />
<br />
<a href="https://www.elysee.fr/emmanuel-macron/2026/09/21/deplacement-a-saint-pierre-et-miquelon">https://www.elysee.fr/emmanuel-macron/2026/09/21/deplacement-a-saint-pierre-et-miquelon</a></p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/prof-dr-ebulfez-suleymanli-yapay-zeka-ile-dusunme-becerimiz-zayifliyor-mu-3493</link>
            <category>SAĞLIK</category>
            <pubDate>Wed, 23 Sep 2026 02:57:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Prof. Dr. Ebulfez Süleymanlı: Yapay zeka ile düşünme becerimiz zayıflıyor mu?</h1>
                        <h2>Üsküdar Üniversitesi Sosyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ebulfez Süleymanlı, Cemil Meriç’in düşünmeye verdiği önemden hareketle yapay zeka çağında bağımsız düşünme, öğrenme ve karar verme becerilerinin karşı karşıya olduğu riskleri değerlendirdi.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/09/prof-dr-ebulfez-suleymanli-yapay-zeka-ile-dusunme-becerimiz-zayifliyor-mu-1790121674.webp">
                        <figcaption>Prof. Dr. Ebulfez Süleymanlı: Yapay zeka ile düşünme becerimiz zayıflıyor mu?</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p><strong>Yapay zekanın yalnızca bilgiye erişimi değil, insanın düşünme ve karar verme süreçlerini de dönüştürdüğünü belirten Sosyolog Prof. Dr. Ebulfez Süleymanlı, “Bilgiye daha hızlı ulaşmak, daha iyi düşünmek anlamına gelmez.” dedi. Çözümün yapay zekadan uzak durmak olmadığını vurgulayan Prof. Dr. Süleymanlı, “Mesele onu düşüncenin yerine değil, düşüncenin ortağı haline getirmektir.” diye konuştu.</strong></p>

<p>Yapay zekaya yöneltilen soruların kullanım biçimini değiştirebileceğine işaret eden Prof. Dr. Süleymanlı;<strong> “Benim yerime düşün” y</strong>erine<strong> “Benim düşünceme itiraz et”,</strong> “Bana doğru cevabı ver” yerine <strong>“Başka hangi bakış açıları mümkün?”, “Benim için karar ver” yerine ise “Burada neyi gözden kaçırıyorum?”</strong> sorularının yöneltilmesini önerdi.<br />
<br />
&nbsp;</p>

<p>Üsküdar Üniversitesi Sosyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ebulfez Süleymanlı, Cemil Meriç’in düşünmeye verdiği önemden hareketle yapay zeka çağında bağımsız düşünme, öğrenme ve karar verme becerilerinin karşı karşıya olduğu riskleri değerlendirdi.</p>

<p>Teknolojik dönüşümlerin tarih boyunca insanın bilgiyle kurduğu ilişkiyi değiştirdiğini belirten Prof. Dr. Ebulfez Süleymanlı, <em><strong>“İnsanlık tarihinde büyük teknolojik dönüşümler yalnızca üretim biçimlerini değil, insanın bilgiyle ve düşünceyle kurduğu ilişkiyi de değiştirdi. Matbaa bilgiyi yaygınlaştırdı, makineler fiziksel emeği hafifletti, internet bilgiye erişimi hızlandırdı. Yapay zeka ise daha farklı bir eşiği temsil ediyor. Çünkü bu kez teknoloji yalnızca bilgiye ulaşmamıza yardımcı olmuyor; yorumlama, karşılaştırma, yazma, muhakeme etme ve karar verme süreçlerimize de doğrudan giriyor.”</strong></em> dedi.</p>

<h2><strong>Düşünmek savaşmaktır, yapay zeka çağında yeniden anlam kazanıyor&nbsp;</strong></h2>

<p>Yapay zeka meselesinin teknolojik gelişme ve verimlilikle sınırlı olmadığını vurgulayan Prof. Dr. Ebulfez Süleymanlı, konunun insanın bilişsel özerkliği, yani kendi başına düşünebilme ve karar verebilme kapasitesiyle de ilgili olduğunu söyledi.</p>

<p>Kendisini bir “fikir işçisi” olarak tanımlayan Cemil Meriç’in temel kaygılarından birinin, insanın hazır düşünce kalıplarına teslim olmaması olduğunu belirten Prof. Dr. Süleymanlı, Meriç’in “Düşünmek savaşmaktır” sözünün yapay zeka çağında yeniden anlam kazandığını ifade etti.</p>

<p>Saniyeler içinde metin yazabilen, kitap özetleyebilen ve argüman oluşturabilen sistemlerin kullanımında belirleyici olanın, insanın kendi düşünme süreciyle kurduğu ilişki olduğunu kaydeden Prof. Dr. Süleymanlı, “Sorun yapay zekanın bunları yapabilmesi değil. Asıl mesele, kendi yapmamız gereken zihinsel işleri hangi noktadan itibaren ona bırakmaya başladığımızdır. Özellikle yeni kuşaklar açısından bu durum, düşünme, sorgulama ve problem çözme becerilerinin yeterince gelişmeden zayıflaması riskini taşımaktadır.” diye konuştu.&nbsp;</p>

<h2><strong>Düşünme ve karar verme yetisi ne ölçüde teknolojide?&nbsp;</strong></h2>

<p>Tarihçi ve yazar Yuval Noah Harari’nin yapay zekanın karar süreçlerine katılabilen bir “aktör” haline gelmesine ilişkin uyarılarına da değinen Prof. Dr. Süleymanlı, teknolojiyi kimin kullandığı kadar, düşünme ve karar verme yetkisinin ne ölçüde teknolojiye bırakıldığının da sorgulanması gerektiğini söyledi.</p>

<p>İnsan aklının teknolojiyle güçlendirilebileceğini belirten Prof. Dr. Süleymanlı, <em><strong>“Ancak düşünme, karşılaştırma, şüphe etme ve karar verme sorumluluğunu bütünüyle teknolojiye bıraktığında, yardımcı bir araçtan değil, bilişsel bağımlılıktan söz etmeye başlarız.” </strong></em>değerlendirmesinde bulundu.</p>

<h2><strong>Bilişsel becerilerdeki değişim doğrudan yapay zekaya bağlanamaz</strong></h2>

<p>Bazı ülkelerde IQ testlerindeki kuşaklar arası yükselişin yavaşladığına, durduğuna veya kimi bilişsel alanlarda tersine döndüğüne işaret eden araştırmalar bulunduğunu aktaran Prof. Dr. Ebulfez Süleymanlı, bu bulguların yorumlanmasında dikkatli olunması gerektiğini vurguladı.</p>

<p>Yirminci yüzyılın büyük bölümünde gözlenen yükselişin <em><strong>“Flynn etkisi”</strong></em> olarak adlandırıldığını hatırlatan Prof. Dr. Süleymanlı, “Bunu doğrudan yapay zekaya bağlamak belki doğru olmaz. Çünkü bu eğilimlerin bir bölümü üretken yapay zekanın yaygınlaşmasından çok önce başlamıştı.” dedi.</p>

<p>Eğitim kalitesi, dikkat dağınıklığı, sosyal medya, ekran kullanımı ve uzun metin okuma alışkanlığındaki değişimlerin bu tartışmada birlikte ele alınması gerektiğini ifade eden Prof. Dr. Süleymanlı, hazır cevaba anında ulaşmanın zihinsel çaba gösterme alışkanlığını dönüştürebileceğine dikkat çekti.</p>

<p>Prof. Dr. Süleymanlı, <em><strong>“Bu nedenle asıl mesele, yapay zekanın tek başına bir gerileme nedeni olup olmadığı değil, mevcut bilişsel zayıflıkları derinleştirip derinleştirmeyeceğidir.”</strong></em> diye konuştu.</p>

<h2><strong>“Öğrenme yalnızca doğru cevabı bulmak değildir”</strong></h2>

<p>Yapay zekanın nasıl bir bilişsel ortamda yaygınlaştığının önem taşıdığını belirten Prof. Dr. Süleymanlı, uzun süreli dikkat, okuma ve bağımsız düşünme alışkanlıklarının zayıfladığı bir ortamda, düşünsel yükü üstlenen teknolojilerin yeni riskler doğurabileceğini söyledi.</p>

<p>Öğrencilerin birkaç saniyede ödev hazırlayabildiğini, bir kitabı okumadan özetine ulaşabildiğini ve kendi görüşünü oluşturmadan akademik görünümlü metinler üretebildiğini ifade eden Prof. Dr. Süleymanlı, “Bilgiye daha hızlı ulaşmak, daha iyi düşünmek anlamına gelmez. Çünkü öğrenme yalnızca doğru cevabı bulmak değildir. Öğrenme; aramak, yanılmak, karşılaştırmak, şüphe etmek ve yeniden düşünmektir.” şeklinde görüşlerini dile getirdi.</p>

<h2><strong>Yapay zekaya “Benim düşünceme itiraz et” denilmeli</strong></h2>

<p>Çözümün yapay zekadan uzak durmak olmadığını vurgulayan Prof. Dr. Süleymanlı,<em><strong> “Mesele onu düşüncenin yerine değil, düşüncenin ortağı haline getirmektir.” </strong></em>dedi.</p>

<p>Yapay zekaya yöneltilen soruların kullanım biçimini değiştirebileceğine işaret eden Prof. Dr. Süleymanlı; “Benim yerime düşün” yerine “Benim düşünceme itiraz et”, “Bana doğru cevabı ver” yerine “Başka hangi bakış açıları mümkün?”, “Benim için karar ver” yerine ise “Burada neyi gözden kaçırıyorum?” sorularının yöneltilmesini önerdi.</p>

<h2><strong>Teknolojik yatırımlara güçlü bir düşünce kültürü eşlik etmeli</strong></h2>

<p>Türkiye ve Türk dünyası açısından meselenin yalnızca teknolojik altyapı kurmak ve yapay zeka yatırımlarını artırmak olmadığını belirten Prof. Dr. Süleymanlı, teknolojik kapasiteyle birlikte okuma, eleştirel düşünme, sorgulama ve araştırma kültürünün de geliştirilmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>Düşünsel altyapının zayıf olduğu ortamlarda hazır bilgiye yönelimin ve bilişsel bağımlılığın derinleşebileceği uyarısında bulunan Prof. Dr. Süleymanlı, geleceğe ilişkin tartışmanın merkezinde insanın düşünme sorumluluğunun bulunması gerektiğini vurgulayarak, sözlerini şöyle tamamladı:</p>

<p>“Çünkü geleceğin temel sorusu makinelerin ne kadar akıllı olacağı değildir. Asıl soru şudur: Yapay zeka bizim yerimize düşündükçe, biz kendimiz düşünmeye devam edecek miyiz?”</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/prof-dr-nevzat-tarhan-okullarda-siddet-onlenebilir-mi-3492</link>
            <category>SAĞLIK</category>
            <pubDate>Wed, 23 Sep 2026 02:33:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Prof. Dr. Nevzat Tarhan: Okullarda şiddet önlenebilir mi?</h1>
                        <h2>Okul şiddetini önlemede öğrencinin kendini güvende, değerli ve bir topluluğa ait hissetmesinin önemine dikkat çeken Psikiyatrist Prof. Dr. Nevzat Tarhan, güvenlik önlemlerinin yanı sıra gençlerin psikolojik ihtiyaçlarının da gözetilmesi gerektiğini söyledi.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/09/prof-dr-nevzat-tarhan-okullarda-siddet-onlenebilir-mi-1790120510.webp">
                        <figcaption>Prof. Dr. Nevzat Tarhan: Okullarda şiddet önlenebilir mi?</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p><strong>Okul şiddetini önlemede öğrencinin kendini güvende, değerli ve bir topluluğa ait hissetmesinin önemine dikkat çeken Psikiyatrist Prof. Dr. Nevzat Tarhan, güvenlik önlemlerinin yanı sıra gençlerin psikolojik ihtiyaçlarının da gözetilmesi gerektiğini söyledi.</strong></p>

<p>Sosyal geri çekilme, yoğun öfke, tehdit dili ve planlama davranışlarının erken dönemde fark edilmesinin önemini vurgulayan Prof. Dr. Tarhan, “Bu çocuk neden sessizleşti, neden görünmez oldu ya da neden alışılmışın dışında davranmaya başladı?” sorularının sorulması gerektiğini belirtti.&nbsp;</p>

<p>Prof. Dr. Tarhan, önleme çalışmalarının tüm öğrencilere yönelik duygusal beceri eğitimlerinden yüksek risk durumlarında kriz müdahalesine kadar uzanan bir bütün olarak ele alınmasını önerdi.<br />
<br />
&nbsp;</p>

<p>Üsküdar Üniversitesi Kurucu Rektörü ve Psikiyatrist Prof. Dr. Nevzat Tarhan, okul şiddetinin önlenmesinde güvenli ilişkilerin, erken müdahalenin ve aile-okul-uzman iş birliğinin rolünü değerlendirdi.</p>

<h2><strong>Aidiyet ve değerlilik duygusu güçlendirilmeli</strong></h2>

<p>Gençlerin davranışlarını anlamak için karşılanmayan psikolojik ihtiyaçlarına da bakılması gerektiğini belirten Prof. Dr. Nevzat Tarhan, aidiyet, değerlilik, anlam ve duyguları ifade edebilmenin önemine dikkat çekti.</p>

<p>Bir topluluğa ait olmanın, kendini önemli hissetmenin ve yaşamına anlam katan amaçlara sahip olmanın gençler için temel ihtiyaçlar olduğunu ifade eden Prof. Dr. Tarhan, bu alanlardaki eksikliklerin yalnızlık, öfke ve umutsuzluk duygularına zemin hazırlayabildiğini söyledi.</p>

<p>Prof. Dr. Tarhan, “Bir genç ‘kimse beni anlamıyor’ diyorsa dikkat!” uyarısında bulunarak, gençlerin anlaşılma ihtiyacının göz ardı edilmemesi gerektiğini vurguladı.</p>

<h2><strong>Güvenilir bir yetişkinle kurulan ilişki koruyucu rol oynuyor</strong></h2>

<p>Öğrencinin hayatında güvenebileceği bir yetişkinin bulunmasının önemli bir koruyucu etken olduğunu belirten Prof. Dr. Tarhan, öğretmen, okul psikolojik danışmanı veya ebeveynle kurulan güvenli ilişkinin çocuğun çevresine ve hayata duyduğu güveni desteklediğini ifade etti.</p>

<p>Şiddeti önleme çalışmalarında öğrencinin yalnızca davranışına değil, kurduğu ilişkilerin niteliğine de odaklanılması gerektiğine dikkat çeken Prof. Dr. Tarhan, gençlerin kendilerini ifade edebildikleri ve destek bulabildikleri bir okul ortamının önemini vurguladı.</p>

<h2><strong>Kamera ve disiplin önlemleri tek başına yeterli değil</strong></h2>

<p>Okul şiddetinin yalnızca olay anına odaklanılarak ele alınamayacağını belirten Prof. Dr. Tarhan, “Okul şiddeti sıfırlanamaz ama büyük ölçüde önlenebilir.” dedi.</p>

<p>Şiddetin çoğu zaman öncesinde işaretler veren bir süreç içinde geliştiğini ifade eden Prof. Dr. Tarhan; sosyal geri çekilme, tehdit dili, yoğun öfke ve planlama davranışlarının dikkatle değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>Metal dedektörleri, kamera sistemleri ve disiplin cezalarının tek başına sorunun nedenlerini ortadan kaldırmadığını belirten Prof. Dr. Tarhan, güvenlik önlemlerinin psikolojik ve sosyal destek çalışmalarıyla birlikte yürütülmesi gerektiğini kaydetti.</p>

<h2><strong>İlk adım, tüm öğrencilerin sosyal ve duygusal becerilerini geliştirmek</strong></h2>

<p>Okul şiddetini önlemede üç aşamalı bir yaklaşım öneren Prof. Dr. Tarhan, ilk aşamanın bütün öğrencileri kapsadığını ve okul iklimini dönüştürmeyi amaçladığını belirtti.</p>

<p>Birincil önleme kapsamında sosyal-duygusal öğrenme, empati eğitimi, zorbalık karşıtı programlar ve duygu düzenleme becerilerinin öne çıktığını ifade eden Prof. Dr. Tarhan, öğrencilerin duygularını tanımasının ve dürtülerini yönetebilmesinin önemine dikkat çekti.</p>

<p>Üsküdar Üniversitesi tarafından beş yıllık çalışmayla hazırlanan “Mutluluk Bilimi ve Değerler” isimli yardımcı ders kitabının da rehberlik programlarında kullanılabileceğini söyledi.</p>

<h2><strong>Sessizleşen ve yalnızlaşan öğrencinin yaşadıkları anlaşılmalı</strong></h2>

<p>İkinci aşamanın, desteğe ihtiyaç duyan öğrencilerin erken fark edilmesini kapsadığını belirten Prof. Dr. Tarhan, davranış değişikliklerinin nedenlerinin araştırılması gerektiğini vurguladı.</p>

<p>Prof. Dr. Tarhan, “Bu çocuk neden sessizleşti, neden görünmez oldu ya da neden alışılmışın dışında davranmaya başladı?” sorularının erken müdahale açısından yol gösterici olduğunu ifade etti.</p>

<p>Yalnızlaşan öğrencilerin fark edilmesi, depresyon belirtilerinin izlenmesi ve okul psikolojik danışmanlığının etkin kullanılması gerektiğini dile getiren Prof. Dr. Tarhan, sorunlar derinleşmeden destek sağlanmasının önemine işaret etti.</p>

<h2><strong>Yüksek risk durumlarında ortak hareket edilmeli</strong></h2>

<p>Üçüncül önlemenin ise yüksek risk durumlarında kriz müdahalesini içerdiğini belirten Prof. Dr. Tarhan, tehdit değerlendirme ekiplerinin kurulması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Bu aşamada aile, okul ve ruh sağlığı uzmanlarının birlikte hareket etmesinin önemine dikkat çeken Prof. Dr. Tarhan, gerektiğinde güvenlik önlemlerinin de devreye alınması gerektiğini ifade etti. Tarhan, önleme ve müdahale sürecinin farklı birimlerin koordinasyonuyla yürütülmesini önerdi.</p>

<h2><strong>Psikolojik sağlamlık çalışmaları okul yaşamının parçası olmalı</strong></h2>

<p>ABD’deki okullarda yürütülen çalışmalara da değinen Prof. Dr. Tarhan, bilinçli farkındalık ve sosyal-duygusal öğrenme programları kapsamında öğrencilerin psikolojik sağlamlığını destekleyen uygulamalar yapıldığını belirtti.</p>

<p>Bu çalışmalarda empati, anlam, amaç, paylaşımcılık, minnettarlık ve dürtü kontrolü gibi alanlara odaklanıldığını ifade eden Prof. Dr. Tarhan, şiddeti önlemede öğrencilerin duygusal becerilerini güçlendiren eğitimlerin önemini vurguladı.</p>

<h2><strong>Önleme çalışmaları dijital yaşamı da kapsamalı</strong></h2>

<p>Gençlerin dijital ortamda karşılaştıkları içeriklerin ve rol modellerin de değerlendirilmesi gerektiğini belirten Prof. Dr. Tarhan, yoğun ekran maruziyetinin sosyal izolasyona ve yüzeysel ilişkilere yol açabildiğini söyledi.</p>

<p>Mafya lideri gibi sunulan bazı rol modellerin şiddeti estetikleştirdiğine dikkat çeken Prof. Dr. Tarhan, “Bu nedenle modern önleme çalışmaları sadece okul içinde değil, dijital yaşamı da kapsamalı.” diyerek sözlerini tamamladı.<br />
<br />
Kaynak link:&nbsp;<a href="https://uskudar.edu.tr/haber/okullarda-siddet-onlenebilir-mi/92307">https://uskudar.edu.tr/haber/okullarda-siddet-onlenebilir-mi/92307</a></p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/bakan-ciftci-acikladi-provokatif-paylasimlar-tespit-edildi-3491</link>
            <category>GÜNDEM</category>
            <pubDate>Wed, 23 Sep 2026 02:03:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Bakan Çiftçi açıkladı: Provokatif paylaşımlar tespit edildi!</h1>
                        <h2>Manisa’da yaşanan silahlı saldırının ardından sosyal medyada dezenformasyon ve provokasyon içeren paylaşımlara karşı geniş çaplı bir siber inceleme başlatıldı.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/09/bakan-ciftci-acikladi-provokatif-paylasimlar-tespit-edildi-1790119652.webp">
                        <figcaption>Bakan Çiftçi açıkladı: Provokatif paylaşımlar tespit edildi!</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p><strong>Manisa’da yaşanan silahlı saldırının ardından<!--TgQPHd|||[]--> sosyal medyada dezenformasyon ve provokasyon içeren paylaşımlara karşı geniş çaplı bir siber inceleme başlatıldı. Resmi makamlar tarafından yapılan açıklamada, acıyı istismar ederek halkı kışkırtmaya çalışan hesapların tek tek tespit edildiği bildirildi.</strong><br />
<br />
&nbsp;</p>

<h2><strong>"Provokasyonlara Müsaade Etmeyeceğiz"</strong><!--{C}%3C!%2D%2DTgQPHd%7C%7C%7C%5B%5D%2D%2D%3E--></h2>

<p>Yapılan açıklamada,<em><strong> "Milletimizin acısını istismar ederek huzurumuzu bozmaya çalışan kötü niyetli girişimlere, provokasyona ve dezenformasyona asla müsaade etmeyeceğiz. Siber Vatan’da da karanlık ellere geçit vermeyeceğiz" </strong></em>ifadeleriyle dijital alandaki suç unsurlarına karşı mücadelenin kararlılıkla süreceği vurgulandı.</p>

<p><!--TgQPHd|||[]--></p>

<p>Haberin detayları ve yapılan çalışmalar şu şekildedir:<!--TgQPHd|||[]--></p>

<h2><strong>Yapay Zekâ Destekli 7/24 Takip</strong><!--TgQPHd|||[]--></h2>

<p>Siber Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı, yapay zekâ destekli Siber Açık Kaynak İzleme ve Kontrol faaliyetleri kapsamında sanal dünyayı 7/24 takibe aldı. Yapılan incelemeler neticesinde, olayla ilgili provokatif süreç yürüten toplam 18 sosyal medya hesabı<!--TgQPHd|||[]--> belirlendi.<!--TgQPHd|||[]--></p>

<h2><strong>Hesaplar ve Paylaşımlar Mercek Altında</strong><!--TgQPHd|||[]--></h2>

<p>Siber polis ekiplerinin dijital takibi sonucunda şu adımlar atıldı:<!--TgQPHd|||[]--></p>

<ul>
	<li><!--TgQPHd|||[]--></li>
	<li>Saldırı İçerikli Hesaplar:<!--TgQPHd|||[]--> Saldırıya yönelik şiddet ve nefret içerikli paylaşım yapan 6 yurt içi hesap<!--TgQPHd|||[]--> tespit edilerek Asayiş ve İstihbarat başkanlıklarına bildirildi.<!--TgQPHd|||[]--></li>
	<li>Dezenformasyon ve Provokasyon:<!--TgQPHd|||[]--> Halkı yanıltıcı ve kışkırtıcı paylaşımlarda bulunduğu belirlenen 11'i yurt içi, 1'i yurt dışı olmak üzere 12 hesap<!--TgQPHd|||[]--> daha güvenlik birimlerine sevk edildi.<!--TgQPHd|||[]--></li>
	<li>Erişim Engeli Talebi:<!--TgQPHd|||[]--> Manisa Emniyet Müdürlüğü ile yürütülen ortak çalışma doğrultusunda, provokatif içerik barındıran 47 URL adresi<!--TgQPHd|||[]--> için içerik çıkarma ve erişimin engellenmesi talebinde bulunuldu.<!--TgQPHd|||[]--></li>
	<li><!--TgQPHd|||[]--></li>
</ul>

<p><!--TgQPHd|||[]--></p>

<h2><strong>Korsan Gösteri Çağrılarına Geçit Verilmedi</strong><!--TgQPHd|||[]--></h2>

<p>Siber devriyeler, sosyal medya üzerinden Ankara, İzmir ve İstanbul<!--TgQPHd|||[]--> gibi büyükşehirlerde yasa dışı toplanma ve korsan gösteri çağrısı yapan paylaşımları da anında dezenfekte etti. İlgili il emniyet müdürlükleri ve Güvenlik Daire Başkanlığı konu hakkında erkenden bilgilendirildi.<br />
<br />
Açıklamanın tam metni şöyle:<br />
<br />
&nbsp;</p>

<p><strong>PROVOKASYONLARA İZİN VERMEYECEĞİZ</strong></p>

<p>Manisa’da yaşanan elim hadisenin ardından, bu acıyı istismar eden kötü niyetli ve provokatif paylaşımlara karşı çalışmalarımızı sürdürüyoruz.</p>

<p>Siber Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığımızın 7/24 esasına göre yürüttüğü yapay zekâ destekli Siber Açık Kaynak İzleme ve Kontrol faaliyetleri kapsamında;</p>

<p>? Saldırı içerikli paylaşımda bulunan 6 yurt içi hesap tespit edilerek ilgili İl Birimi, Asayiş Daire Başkanlığımız ve İstihbarat Başkanlığımıza,</p>

<p>? Provokatif ve dezenformatif paylaşımda bulunduğu değerlendirilen 11’i yurt içi, 1’i yurt dışı olmak üzere 12 hesap ise ilgili İl Birimi, Güvenlik Daire Başkanlığımız ve İstihbarat Başkanlığımıza gönderildi.</p>

<p>? Böylece konuya ilişkin 17’si yurt içi, 1’i yurt dışı olmak üzere toplam 18 hesap tespit edildi.</p>

<p>?Manisa Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğümüzle koordinasyon sağlanarak 47 URL adresi hakkında içerik çıkarılması ve erişimin engellenmesi talebinde bulunuldu.</p>

<p>Ayrıca Ankara, İzmir ve İstanbul'da toplanmaya yönelik çağrı içeren paylaşım tespit edilerek ilgili İl Birimleri ve Güvenlik Daire Başkanlığımız bilgilendirildi.</p>

<p>Milletimizin acısını istismar ederek huzurumuzu bozmaya çalışan kötü niyetli girişimlere, provokasyona ve dezenformasyona müsaade etmeyeceğiz.</p>

<p>Siber Vatan’da da karanlık ellere geçit vermeyeceğiz.</p>

<h2><!--TgQPHd|||[]--></h2>

<p><br />
<!--TgQPHd|||[]--></p>

<p><br />
<!--TgQPHd|||[]--></p>

<p><!--TgQPHd|||[]--></p>

<p><!--TgQPHd|||[]--></p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/erdogandan-bm-kursusunde-tarihi-cagri-dunya-5ten-buyuktur-ilkesiyle-reform-sart-3490</link>
            <category>SİYASET</category>
            <pubDate>Wed, 23 Sep 2026 01:10:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Erdoğan’dan BM kürsüsünde tarihi çağrı: "Dünya 5’ten büyüktür" ilkesiyle reform şart!</h1>
                        <h2>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu’nda yaptığı tarihi konuşmada, küresel sistemin mevcut işleyişini sert sözlerle eleştirerek daha adil bir dünya düzeni için köklü reform çağrısında bulundu.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/09/erdogandan-bm-kursusunde-tarihi-cagri-dunya-5ten-buyuktur-ilkesiyle-reform-sart-1790117244.webp">
                        <figcaption>Erdoğan’dan BM kürsüsünde tarihi çağrı: "Dünya 5’ten büyüktür" ilkesiyle reform şart!</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p><!--TgQPHd|||[]--><!--TgQPHd|||[]--></p>

<p><strong>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan<!--TgQPHd|||[]-->, Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu’nda yaptığı tarihi konuşmada, küresel sistemin mevcut işleyişini sert sözlerle eleştirerek daha adil bir dünya düzeni için köklü reform çağrısında bulundu<!--TgQPHd|||[]-->. 190’dan fazla ülkenin iradesinin yalnızca 5 ülkenin tekelinde olmasının kabul edilemez olduğunu belirten Erdoğan, BM Güvenlik Konseyi’nin derhal reforme edilmesi gerektiğini<!--TgQPHd|||[]--> vurguladı. Türkiye’nin haksızlıklar karşısında asla susmayacağını ifade eden Cumhurbaşkanı, adalet, dayanışma ve ortak iradeyle yeni bir geleceğin inşa edilmesi adına 5 temel prensip<!--TgQPHd|||[]--> açıkladı.</strong><!--TgQPHd|||[]--></p>

<p>Erdoğan'ın açıklamalarından öne çıkan stratejik başlıklar ve reform maddeleri şunlardır:<!--TgQPHd|||[]--></p>

<h2><strong>Küresel Düzen İçin 5 Temel Prensip</strong><!--TgQPHd|||[]--></h2>

<ul>
	<li>Çifte Standartlara Son Verilmeli:<!--TgQPHd|||[]--> Uluslararası hukukun güçlüye ve zayıfa farklı uygulanması anlayışı tamamen değiştirilmelidir. Cezasızlığın sıradanlaştığı bir sistem çürümeye mahkûmdur.<!--TgQPHd|||[]--></li>
	<li>Bölgesel Sahiplenme Teşvik Edilmeli:<!--TgQPHd|||[]--> Küresel iradenin kriz anlarında tıkandığı noktalarda, Karadeniz Tahıl Koridoru örneğinde olduğu gibi bölgesel aktörlerin inisiyatif alması sağlanmalıdır.<!--TgQPHd|||[]--></li>
	<li>Açık Diplomasi Yeniden Tesis Edilmeli:<!--TgQPHd|||[]--> İş birliği ve şeffaf diplomasi, devletler arası ilişkilerin merkezine yeniden konumlandırılmalıdır.<!--TgQPHd|||[]--></li>
	<li>Gelir Adaletsizliği Çözülmeli:<!--TgQPHd|||[]--> Dünya genelinde giderek derinleşen ekonomik uçuruma karşı yeni bir küresel paradigma inşa edilmelidir.<!--TgQPHd|||[]--></li>
	<li>Dijital Hegemonya Engellenmeli:<!--TgQPHd|||[]--> İnsan merkezli bir teknoloji anlayışı benimsenmeli; teknolojik kutuplaşma ve dijital hegemonyanın devletlerin egemenliğini tehdit etmesine izin verilmemelidir.<!--TgQPHd|||[]--></li>
</ul>

<p><!--TgQPHd|||[]--></p>

<h2><strong>Mazlum Coğrafyalar İçin Güvenlik ve Refah Şartı</strong><!--TgQPHd|||[]--></h2>

<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, Birleşmiş Milletler’e olan güvenin ancak mazlum coğrafyalarda kalıcı barışın sağlanmasıyla yeniden inşa edilebileceğini belirterek şu somut hedefleri sıraladı:<!--TgQPHd|||[]--></p>

<ul>
	<li>Gazze:<!--TgQPHd|||[]--> Filistinli çocukların savaş uçakları ve İHA sesleriyle değil, gökyüzünde özgürce uçurtma uçurarak güven içinde büyümesi gerekmektedir.<!--TgQPHd|||[]--></li>
	<li>Lübnan:<!--TgQPHd|||[]--> Bölgedeki çocukların gece yarısı bomba sesleriyle uyanmadığı istikrarlı bir ortam oluşturulmalıdır.<!--TgQPHd|||[]--></li>
	<li>Asya ve Afrika:<!--TgQPHd|||[]--> Asyalı emekçilerin haklarının vahşi kapitalizm tarafından sömürülmesinin önüne geçilmeli, Afrikalı toplumların geleceğe en az gelişmiş ülkeler kadar umut ve güvenle bakması sağlanmalıdır.<!--TgQPHd|||[]--></li>
</ul>

<p><!--TgQPHd|||[]--></p>

<p>Erdoğan, Türkiye’nin haksızlıklar karşısında bedel ödeme pahasına da olsa susmayacağını ve küresel adaleti savunma yolunda sabırla yürümeye devam edeceğini belirterek konuşmasını sonlandırdı.<br />
<br />
<a href="https://x.com/RTErdogan/status/2102465453247619262">https://x.com/RTErdogan/status/2102465453247619262</a><br />
<a href="https://x.com/RTErdogan/status/2102518301951934622E">https://x.com/RTErdogan/status/2102518301951934622E</a><br />
<a href="https://x.com/RTErdogan/status/2102480551915733339">https://x.com/RTErdogan/status/2102480551915733339</a><br />
<!--TgQPHd|||[]--></p>

<p><!--TgQPHd|||[]--><!--TgQPHd|||[]--></p>

<p><!--TgQPHd|||[]--></p>

<p><br />
<!--TgQPHd|||[]--></p>

<p><!--TgQPHd|||[]--></p>

<p><!--TgQPHd|||[]--></p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/tuncer-bakirhan-alevilerin-olmadigi-surece-rizalik-vermeyiz-3489</link>
            <category>SİYASET</category>
            <pubDate>Tue, 22 Sep 2026 17:26:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Tuncer Bakırhan: Alevilerin Olmadığı Sürece Rızalık Vermeyiz!</h1>
                        <h2>DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, Alevi kurumlarıyla yapılan görüşmede Alevilerin yer almadığı bir sürece rızalık vermeyeceklerini vurguladı.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/09/tuncer-bakirhan-alevilerin-olmadigi-surece-rizalik-vermeyiz-1790087452.webp">
                        <figcaption>Tuncer Bakırhan: Alevilerin Olmadığı Sürece Rızalık Vermeyiz!</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Eş Genel Başkanları Tülay Hatimoğulları ve Tuncer Bakırhan, Ankara’da Alevi kurumlarının temsilcileriyle bir araya geldi. Raymar Otel’de gerçekleştirilen kapalı toplantı öncesinde basın mensuplarının karşısına çıkan DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, yürütülen süreçlere ve eşit yurttaşlık taleplerine dair önemli değerlendirmelerde bulundu.</p>

<p>Alevi kurumlarının son döneme ilişkin eleştiri, kaygı ve önerilerini dinlemek amacıyla bir araya geldiklerini belirten Bakırhan, Alevi öğretisindeki "İnsan insana köprü olmalıdır" düsturuna vurgu yaparak bu kritik dönemde birlikte hareket etmenin önemine dikkat çekti. Barış ve demokratik toplum sürecinin hedeflerine ulaşmasının yalnızca Kürtler açısından değil, Aleviler ve Türkiye'deki 86 milyon vatandaş için hayati olduğunu ifade eden Bakırhan, nihai hedefin barış, demokrasi, hak, hukuk, adalet ve eşit yurttaşlık olduğunun altını çizdi.</p>

<p>Tuncer Bakırhan’ın Açıklaması</p>

<p>Tuncer Bakırhan’ın toplantı öncesinde yaptığı açıklamalar şu şekilde:</p>

<p>"Rızalığı ancak hukuki bir tanınmaya veririz. Alevilerin olmadığı bir sürece DEM Parti'nin rızalık vermeyeceğini bir kez daha basının huzurunda tekrar etmek istiyorum. Nihai hedef sadece barıştır, demokrasidir. Nihai hedef eşit yurttaşlıktır. Nihai hedef haktır, hukuktur, adalettir."</p>

<p>Sürecin yalnızca Kürtlerin meselesi olarak görülmemesi gerektiğini belirten Bakırhan, masanın etrafında Alevilerin, ezilenlerin ve tüm Türkiye’nin yer aldığını dile getirdi. Alevilerin eşit olduğu, cemevlerinin yasal statü kazandığı, ayrımcılığın son bulduğu ve tüm inançların özgürleştiği bir zeminin gerçek barışı getireceğini vurgulayan Bakırhan, cumhuriyetin demokratikleştirilmesi hedefiyle tüm kimliklerin hukukun öznesi haline getirilmesi gerektiğine işaret etti.</p>

<p>Alevi Kurumlarından Meclis Vurgusu</p>

<p>Toplantıda Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF), Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu, Türkiye Alevi Federasyonu, Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı, Alevi Kültür Dernekleri, Pir Sultan Abdal Kültür Dernekleri ve Demokratik Alevi Derneği adına konuşan ABF Genel Başkanı Mustafa Aslan ise, her yurttaşın kendi dili ve rengiyle süreçte aktif rol alması gerektiğini belirtti. Aslan, hiç kimsenin bir diğer grup adına söz kurmaması gerektiğini vurgulayarak, ekim ayında açılacak olan TBMM'de grubu bulunan tüm siyasi partilerin temsilcileriyle de görüşerek Alevi taleplerini birebir aktaracaklarını açıkladı.</p>

<p>&nbsp;</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/psakd-barisin-referanslari-gecmisin-kirli-ittifaklari-olamaz-3488</link>
            <category>İNANÇ</category>
            <pubDate>Tue, 22 Sep 2026 17:08:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>PSAKD: Barışın Referansları Geçmişin Kirli İttifakları Olamaz!</h1>
                        <h2>Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD), Hacıbektaş’ta gerçekleştirdiği Danışma Kurulu toplantısının sonuç bildirgesinde eşit yurttaşlık, laiklik, cemevlerinin ibadethane olarak tanınması ve Madımak Katliamı için adalet mücadelesinin kararlılıkla sürdürüleceğini vurguladı.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/09/psakd-barisin-referanslari-gecmisin-kirli-ittifaklari-olamaz-1790086405.webp">
                        <figcaption>PSAKD: Barışın Referansları Geçmişin Kirli İttifakları Olamaz!</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD), Türkiye'nin kritik bir dönemden geçtiği süreçte gerçekleştirdiği 17. Dönem 5. Danışma Kurulu toplantısını Hacıbektaş’ta tamamladı. 19-20 Eylül tarihlerinde düzenlenen toplantının ardından yayımlanan sonuç bildirgesi; laiklikten eğitime, ekonomik krizden Madımak adaletine kadar ülkenin dört bir yanındaki kronik sorunlara kilitli bir vizyon ortaya koydu.</p>

<p>Bildirgenin Öne Çıkan Ana Başlıkları</p>

<p>&nbsp;* Eşit Yurttaşlık ve Laiklik Vurgusu: Alevilerin taleplerinin birer lütuf ya da ayrıcalık olmadığını belirten PSAKD, demokratik bir hukuk devletinin temelinin ancak eksiksiz bir laiklik ve eşit yurttaşlık anlayışıyla atılabileceğinin altını çizdi.</p>

<p>&nbsp;* Cemevleri ve İnanç Özgürlüğü: Devletin inançları tanımlama ya da hizaya getirme yetkisinin olamayacağı vurgulanarak; cemevlerinin yasal statüsünün tanınması ve inanç özgürlüğünün güvence altına alınması istendi.</p>

<p>&nbsp;* Madımak İçin Adalet Mücadelesi: Sivas Madımak Katliamı'nın karanlıkta kalan yönlerinin aydınlatılması ve sorumluların hak ettiği cezayı alması için yürütülen hukuki ve vicdani mücadelenin süreceği, Hacıbektaş'ta başlatılan imza kampanyasına ise güçlü bir destek verileceği duyuruldu.</p>

<p>&nbsp;* Eğitimde Laik ve Kamusal Dönüşüm: Eğitim sisteminin ideolojik kuşatmadan kurtarılarak bilimsel, kamusal, parasız ve nitelikli bir yapıya kavuşturulması gerektiği savunuldu. Okullarda her çocuğa en az bir öğün ücretsiz yemek ve temiz içme suyu sağlanması hayati bir hak olarak not edildi.</p>

<p>&nbsp;* Emek, Barınma ve Geçim Sıkıntısı: Dernek; derinleşen yoksulluk, hayat pahalılığı, işsizlik ve güvencesiz çalışma koşullarının milyonları ezdiğine dikkat çekerek, öğretmenler ve sendikalı emekçiler başta olmak üzere tüm çalışanların hak arayışlarının yanında olduklarını ilan etti.</p>

<p>Toplumsal Barış ve Demokratik Mücadele Yol Haritası</p>

<p>PSAKD, Hacıbektaş’ın irfan ocağından yükselen bu sesle; tekçi zihniyetlere, ayrımcılığa ve özgürlükleri kısıtlayan baskıcı politikalara karşı ortak mücadelenin büyütüleceğini deklare etti. Toplantı sonuç bildirgesi, adil, barışçıl ve demokratik bir Türkiye için inanç gruplarının, emekçilerin ve gençlerin ortak ortak zeminde buluşmasının kaçınılmaz bir tarihsel sorumluluk olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi.</p>

<p>Bu kapsamlı bildirgenin ardından, derneğin önümüzdeki dönemde atacağı somut adımların sivil toplum ve demokrasi cephesinde nasıl bir karşılık bulacağı merakla bekleniyor.</p>

<p>&nbsp;</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/mebden-manisa-turgutludaki-olayla-ilgili-aciklama-3487</link>
            <category>GÜNDEM</category>
            <pubDate>Tue, 22 Sep 2026 12:38:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>MEB'den Manisa Turgutlu'daki olayla ilgili açıklama</h1>
                        <h2>Milli Eğitim Bakanlığı (MEB), 22 Eylül 2026 Salı sabahı Manisa'nın Turgutlu ilçesindeki İnci Üzmez Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi yakınında meydana gelen elim hadise hakkında yazılı bir açıklama yayımladı.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/09/mebden-manisa-turgutludaki-olayla-ilgili-aciklama-1790070226.webp">
                        <figcaption>MEB'den Manisa Turgutlu'daki olayla ilgili açıklama</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p><strong>Milli Eğitim Bakanlığı (MEB), 22 Eylül 2026 Salı sabahı Manisa'nın Turgutlu ilçesindeki İnci Üzmez Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi yakınında meydana gelen elim hadise hakkında yazılı bir açıklama yayımladı.</strong><br />
<br />
Açıklamada, olayın eğitim camiası başta olmak üzere tüm milleti derinden üzdüğü vurgulandı. Menfur saldırının ilk anlarından itibaren emniyet güçleri, sağlık görevlileri ve devletimizin ilgili tüm birimlerinin teyakkuza geçtiği, kapsamlı bir tahkikatın başlatıldığı belirtildi.<br />
<br />
Okul dışında yaşanan olayın ilk anından itibaren sürecin Bakanlık tarafından hassasiyetle takip edildiği, gerekli tüm çalışmaların ilgili birimlerce koordineli şekilde yürütüldüğü kaydedildi. Manisa il müfettişlerinin tahkikat süreçlerine ek olarak üç Bakanlık müfettişinin de olayı tüm yönleriyle incelemek üzere görevlendirildiği ve derhal Manisa'ya yönlendirildiği ifade edildi.<br />
<br />
Yaşanan hadiseden etkilenen öğrenci, öğretmen ve veliler için psikososyal destek ekiplerinin sahada rehabilitasyon faaliyetlerine başladığı bildirildi. Adı geçen eğitim kurumunda bugün (22 Eylül 2026) eğitim-öğretim faaliyetlerine ara verildiği duyuruldu.<br />
<br />
<img alt="" src="https://www.alevihaberler.com.tr/public/images/detay/HSzkfmAXMAALyHZ.jpg" style="height:800px; width:640px" /></p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/alevi-bektasi-kultur-ve-cemevi-baskanligi-danisma-kurulu-toplandi-3486</link>
            <category>GÜNDEM</category>
            <pubDate>Tue, 22 Sep 2026 10:35:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı Danışma Kurulu toplandı</h1>
                        <h2>Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı Danışma Kurulu, Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy’un başkanlığında toplandı. Toplantıya Başkan Esma Ersin ile Danışma Kurulu üyeleri katıldı.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/09/alevi-bektasi-kultur-ve-cemevi-baskanligi-danisma-kurulu-toplandi-1790062981.webp">
                        <figcaption>Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı Danışma Kurulu toplandı</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p><strong>Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı Danışma Kurulu, Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy’un başkanlığında toplandı. Toplantıya Başkan Esma Ersin ile Danışma Kurulu üyeleri katıldı.</strong></p>

<p>Toplantıda Başkanlığın yürüttüğü çalışmalar, vatandaşların talepleri, cemevlerinin ihtiyaçları ve önümüzdeki dönemde yürütülecek çalışmalar ile yol haritası ele alındı.</p>

<p>Danışma Kurulu’nun 11 üyesi arasında Hacıbektaşlı <strong>Timur Can Ulusoy d</strong>a bulunuyor. Ulusoy’un yanı sıra kurulda <strong>Metin Tarhan, Selahattin Özgündüz, Serdar Gazi Karababa, Davut Eskiocak, Eşref Doğan, Hacı Dursun Gümüşoğlu, Yahya Kalender, Alemdar Mustafa Yalçın, Hüseyin Uğurlu ve Muharrem Ercan</strong> görev yapıyor.</p>

<p>Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı tarafından yapılan açıklamada, ortak akıl ve istişare anlayışıyla çalışmaların güçlendirilmesine ve Alevi-Bektaşi kültürünün yaşatılması ile toplumla buluşturulmasına yönelik çalışmaların sürdürüleceği belirtildi.</p>

<p>Toplantının ardından görüşülen konular ve alınan değerlendirmelere ilişkin kamuoyuyla ayrıca detaylı bir bilgi paylaşılmadı.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/meteorolojiden-kuvvetli-yagis-ve-ruzgar-uyarisi-3485</link>
            <category>GÜNDEM</category>
            <pubDate>Tue, 22 Sep 2026 09:42:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Meteoroloji'den kuvvetli yağış ve rüzgar uyarısı</h1>
                        <h2>Meteoroloji Genel Müdürlüğü tarafından yapılan son değerlendirmelere göre: Yurt genelinin parçalı ve çok bulutlu, Marmara, Kuzey ve İç Ege, Batı Akdeniz, İç Anadolu’nun batısı, Karadeniz, Doğu Anadolu’nun kuzeyi, sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/09/meteorolojiden-kuvvetli-yagis-ve-ruzgar-uyarisi-1790060033.webp">
                        <figcaption>Meteoroloji'den kuvvetli yağış ve rüzgar uyarısı</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p><strong>Meteoroloji Genel Müdürlüğü tarafından yapılan son değerlendirmelere göre: Yurt genelinin parçalı ve çok bulutlu, Marmara, Kuzey ve İç Ege, Batı Akdeniz, İç Anadolu’nun batısı, Karadeniz, Doğu Anadolu’nun kuzeyi, Adana ve Osmaniye çevreleri ile Hatay'ın batı kesimlerinin sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların, Marmara’nın güney ve doğusu ile Tekirdağ, Düzce, Zonguldak ve Bartın çevrelerinde yerel kuvvetli olması bekleniyor.</strong></p>

<p><strong>HAVA SICAKLIĞI:</strong> Hava sıcaklıklarının yurdun batı kesimlerinde 2-4 derece azalacağı, diğer yerlerde önemli bir değişiklik olmayacağı tahmin ediliyor.</p>

<p><strong>RÜZGAR:</strong> Rüzgarın, genellikle kuzeyli, yurdun güney ve doğu kesimlerinde güneyli yönlerden hafif, ara sıra orta kuvvette, Marmara'nın güneybatısı ve Kuzey Ege kıyıları ile Doğu Anadolu'nun güney ve batı kesimlerinde yer yer kuvvetli (40-60 km/sa) olarak esmesi bekleniyor.</p>

<h2>UYARILAR</h2>

<p><strong>KUVVETLİ YAĞIŞ UYARISI: </strong>Yağışların Marmara’nın güney ve doğusu ile Tekirdağ, Düzce, Zonguldak ve Bartın çevrelerinde yerel kuvvetli olması beklendiğinden sel, su baskını, yıldırım, yağış anında kuvvetli rüzgar ve ulaşımda aksamalar gibi olumsuzluklara karşı dikkatli ve tedbirli olunmalıdır.</p>

<p><strong>KUVVETLİ RÜZGAR UYARISI: </strong>Rüzgarın Marmara'nın güneybatısı ile Kuzey Ege kıyılarında kuzeydoğu, Doğu Anadolu'nun güney ve batı kesimlerinde güneyli yönlerden yer yer kuvvetli (40-60 km/sa) olarak esmesi beklendiğinden meydana gelebilecek olumsuzluklara karşı dikkatli ve tedbirli olunmalıdır.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/israil-eski-basbakani-lapid-iktidara-donersek-ukraynaya-yardimi-onemli-olcude-artiracagiz-3484</link>
            <category>DÜNYA</category>
            <pubDate>Tue, 22 Sep 2026 06:16:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>İsrail Eski Başbakanı Lapid: İktidara dönersek Ukrayna’ya yardımı önemli ölçüde artıracağız</h1>
                        <h2>İsrail Eski Başbakanı Yair Lapid, Yesh Atid televizyon kanalına verdiği bir röportajda iktidara geri dönmeleri halinde Ukrayna’ya yapılan yardımı önemli ölçüde artıracaklarını belirtti.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/09/israil-eski-basbakani-lapid-iktidara-donersek-ukraynaya-yardimi-onemli-olcude-artiracagiz-1790047848.webp">
                        <figcaption>İsrail Eski Başbakanı Lapid: İktidara dönersek Ukrayna’ya yardımı önemli ölçüde artıracağız</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p><strong>İsrail Eski Başbakanı ve şuanki İsrail muhalefet liderlerinden Yair Lapid,<a href="https://x.com/front_ukrainian/status/2102080677558530374"><span style="color:#2980b9"> Yesh Atid televizyon kanalına verdiği bir röportajda</span></a> iktidara geri dönmeleri halinde Ukrayna’ya yapılan yardımı önemli ölçüde artıracaklarını ve bunun askeri yardımı da kapsayabileceğini açıkladı.</strong></p>

<p>Lapid, <strong>Yesh Atid </strong>kanalına verdiği röportajda bu tutumunu, savaşın değişen koşullarına bağlarına dayandırdı.<em><strong> “Eğer iktidara geri dönersek, o zaman yaptığımızdan çok daha fazlasını yapacağız. Savaş değişti, güç dengesi de değişti,” </strong></em>diyen Lapid, İsrail’in Ukrayna’yı desteklemek için mümkün olan her şeyi yapması gerektiğini vurguladı.<br />
<br />
<strong>NETANYAHU HÜKÜMETİ BM'DE UKRAYNA'YA KARŞI RUSYA'YI DESTEKLEMİŞTİ</strong></p>

<p>Lapid’in bu açıklamaları, mevcut Netanyahu hükümetinin Rusya’ya karşı daha temkinli ve dengeli bir politika izlemesiyle karşıtlık oluşturuyor. Netanyahu yönetimi, Rusya’nın Suriye’deki askeri varlığı nedeniyle Moskova ile ilişkileri bozmamaya özen gösterirken,<strong> Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda</strong> bazı oylamalarda Ukrayna lehine kararlara karşı oy kullanmıştı. Özellikle Şubat 2025’te, Rusya’nın Ukrayna’daki işgalinin üçüncü yılında sunulan ve Ukrayna’nın toprak bütünlüğünü teyit eden karar tasarısına<strong> İsrail, ABD ve Rusya </strong>ile birlikte hayır oyu vermişti.</p>

<p>Lapid, 2022’de başbakanlığı döneminde İsrail’in Ukrayna’ya silah veya Demir Kubbe gibi sistemler vermemesinin temel nedeninin kendi güvenlik kaygıları olduğunu da hatırlattı. O dönemde İsrail’in Ukrayna’ya insani yardım ve seyyar hastane gönderdiğini belirten eski başbakan, Rusya liderliğinin niyetlerini başlangıçta yanlış değerlendirdiğini de kabul etti.</p>

<p><strong><a href="https://x.com/front_ukrainian/status/2102080677558530374">Kaynak: [YouTube - Ulpan.Politika röportajı](https://www.youtube.com/watch?v=RH5pNlYWmUo)</a></strong></p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/zelenski-rusyanin-ukraynaya-yonelik-isgali-sona-erdirilmelidir-3483</link>
            <category>DÜNYA</category>
            <pubDate>Tue, 22 Sep 2026 01:04:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Zelenski: Rusya'nın Ukrayna'ya yönelik işgali sona erdirilmelidir</h1>
                        <h2>Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu için gittiği New York’ta, Rusya ile devam eden savaşa ve barış arayışlarına ilişkin önemli açıklamalarda bulundu</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/09/zelenski-rusyanin-ukraynaya-yonelik-isgali-sona-erdirilmelidir-1790029400.webp">
                        <figcaption>Zelenski: Rusya'nın Ukrayna'ya yönelik işgali sona erdirilmelidir</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p><strong>Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski<!--TgQPHd|||[]--></strong>, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu için gittiği New York’ta, Rusya ile devam eden savaşa ve barış arayışlarına ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. Savaşın küresel etkilerine dikkat çeken Zelenski, geliştirilen yeni teknolojiler sayesinde artık sadece saldırıya uğrayan ülkenin değil, saldırganın da ağır bedeller ödeyeceğini vurguladı.<!--TgQPHd|||[]--></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><strong><span style="font-family:&quot;Calibri&quot;,&quot;sans-serif&quot;">"SAVAŞIN HER YENİ HAFTASI DAHA FAZLA SORUN GETİRİYOR"</span></strong></span></span><!--TgQPHd|||[]--></p>

<p>Rusya'nın Ukrayna'ya ve sağduyuya karşı başlattığı bu savaşın derhal sona erdirilmesi gerektiğini belirten Zelenski, tam ölçekli işgalin ilk yılından bu yana çok ağır sonuçlarla karşı karşıya kaldıklarını ifade etti. Zelenski, <em><strong>"Büyük can kayıpları yaşadık, şehirlerimiz ve köylerimiz yok edildi. Gıda güvenliği ve enerji krizlerinin yanı sıra, otonom dronlar dahil olmak üzere askeri teknolojide ve vuruş kabiliyetlerinde daha önce hiç görülmemiş bir hızla ilerleme yaşandı. Bu savaşın her yeni haftası, yeni bir yılı bir kenara bırakın, dünyaya ve bize daha fazla sorun eklemektedir" </strong></em>dedi.<!--TgQPHd|||[]--></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><strong><span style="font-family:&quot;Calibri&quot;,&quot;sans-serif&quot;">"MASADA GÜÇLÜ GERİLİMİ AZALTMA ADIMLARI VAR"</span></strong></span></span><!--TgQPHd|||[]--></p>

<p>Ukrayna'nın işgalin ilk dakikasından itibaren barış arayışında olduğunu hatırlatan Devlet Başkanı, güvenliği garanti altına almak ve yeni Rus işgallerini önlemek adına onlarca diplomatik teklif sunduklarını belirtti.<!--TgQPHd|||[]--></p>

<p>Amerika Birleşik Devletleri ile diyaloğun sürdüğünü kaydeden Zelenski, barışı yakınlaştırmak için masada güçlü adımların bulunduğunu ifade ederek şunları söyledi:<!--TgQPHd|||[]--></p>

<p><em><strong>"Şu anda Başkan Trump ve Amerika ile bir diyalog yürütüyoruz. Masada, barışı yaklaştırmak için güçlü gerilimi azaltma adımlarıyla başlayan fikirler var. Ukrayna'nın enerji sektörü, kritik altyapısı ve gıda ihracatı Rusya'nın hedefi olmaktan çıkmalıdır. Bu durum, bizim tarafımızdan da karşılıklı gerilimi azaltma adımlarına yol açacaktır. Çözümler mümkündür, bunun üzerinde çalışmaya hazırız ve New York'taki Birleşmiş Milletler Genel Kurulu marjında ortaklarımızla bu konuları görüşeceğiz."</strong></em><!--TgQPHd|||[]--></p>

<p><!--TgQPHd|||[]--></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><strong><span style="font-family:&quot;Calibri&quot;,&quot;sans-serif&quot;">"TEKNOLOJİ SAYESİNDE SALDIRGAN DA ACI ÇEKECEK"</span></strong></span></span><!--TgQPHd|||[]--></p>

<p>Savaşın değişen niteliğine ve teknolojinin gücüne de değinen Zelenski, <em><strong>"Artık sadece saldırıya uğrayan ülkenin acı çektiği bir durum söz konusu olmayacak. Savaşın niteliği artık öyle bir boyuta ulaştı ki, teknoloji sayesinde saldırgan da acı çekecektir"</strong></em> uyarısında bulundu.<!--TgQPHd|||[]--></p>

<p>Zelenski, dünya liderlerinin göstereceği güçlü duruşun ve liderlik zorunluluğunun gerilimi azaltabileceğini, küresel güvenliği ve barışı yeniden tesis edebileceğini belirterek, Ukrayna'ya destek veren tüm ortaklarına teşekkür etti.<br />
<br />
<a href="https://x.com/ZelenskyyUa/status/2102025705420677440"><strong>Kaynak Link:&nbsp;https://x.com/ZelenskyyUa/status/2102025705420677440</strong></a></p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/alman-analist-jurgen-nauditt-trump-avrupanin-dusmanidir-3482</link>
            <category>DÜNYA</category>
            <pubDate>Tue, 22 Sep 2026 00:22:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Alman analist Jürgen Nauditt: Trump, Avrupa'nın düşmanıdır!</h1>
                        <h2>Ukrayna'ya verdiği destekle tanınan Alman, iş insanı ve analist Jürgen Nauditt, Trump'ın bu hamlesini sert bir dille eleştirerek, kendisini "Avrupa'nın düşmanı" ilan etti.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/09/alman-analist-jurgen-nauditt-trump-avrupanin-dusmanidir-1790026251.webp">
                        <figcaption>Alman analist Jürgen Nauditt: Trump, Avrupa'nın düşmanıdır!</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p><strong>Donald Trump’ın Belarus’tan potasyum gübresi ithal etmek için büyük bir sözleşme üzerinde müzakere yürüttüğünü açıklaması Batı Avrupa'da sert tepkiyle karşılandı.<!--TgQPHd|||[]--></strong> Trump, bu anlaşmayla gübre fiyatının Kanada’ya ödenenden çok daha düşük olacağını savunurken, Avrupalı kanaat önderleri ABD Başkanını sert sözlerle eleştirdi.<!--TgQPHd|||[]--></p>

<p>Ukrayna'ya verdiği destekle tanınan Alman iş insanı ve analist Jürgen Nauditt, Trump'ın bu hamlesini sert bir dille eleştirerek, kendisini<em><strong> "Avrupa'nın düşmanı"</strong></em> ilan etti.<!--TgQPHd|||[]--></p>

<p>Nauditt, yaptığı paylaşımda şu ifadeleri kullandı:<!--TgQPHd|||[]--></p>

<p><em><strong>"Trump Avrupa'nın düşmanıdır. ABD, Belarus'tan potasyum gübreleri satın almak için büyük bir sözleşme müzakere ediyor: fiyat, Kanada'ya şu anda ödenenden önemli ölçüde düşük olacak Trump.Ukrayna'ya ve tüm Batı Avrupa'ya karşı yürüttüğü mücadelede Rusya'yı doğrudan destekleyen Belarus diktatörüyle iş yapmak istiyor. Trump, Avrupa'nın düşmanıdır."</strong></em><!--TgQPHd|||[]--></p>

<p><!--TgQPHd|||[]--></p>

<p><strong>Rusya'nın Gölgesindeki Belarus ile Ticaret Arayışı<!--TgQPHd|||[]--></strong><br />
Trump’ın, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in en yakın müttefiki olan Belarus lideri Aleksandr Lukaşenko yönetimiyle ekonomik iş birliğine soyunması, Batı ittifakı genelinde büyük bir rahatsızlık yarattı. Eleştirmenler, bu tür ticari anlaşmaların Rusya-Belarus blokuna can suyu olacağını ve Ukrayna ile Avrupa'nın güvenliğini tehlikeye atacağını savunuyor.<br />
<br />
<a href="https://x.com/jurgen_nauditt/status/2102054832353763673"><strong><span style="color:#2980b9">Kaynak link:</span><span style="color:#2980b9">https://x.com/jurgen_nauditt/status/2102054832353763673</span></strong></a><br />
<br />
<!--TgQPHd|||[]--></p>

<p><!--TgQPHd|Fgu79_17/IYERXe;Fgu79_17/eGiyHb||[]--><!--TgQPHd|||[]--></p>

<p><!--TgQPHd|||[]--></p>

<p><!--TgQPHd|||[]--></p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/trumpin-rusya-yanlisi-belarustan-gubre-hamlesi-batiyi-karistirdi-3481</link>
            <category>DÜNYA</category>
            <pubDate>Tue, 22 Sep 2026 00:06:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Trump'ın Rusya yanlısı Belarus'tan gübre hamlesi batı'yı karıştırdı</h1>
                        <h2>Trump, sosyal medya platformu Truth Social üzerinden yaptığı çarpıcı paylaşımla, Washington'ın Belarus'tan devasa ölçekte potaş (gübre hammaddesi) satın almak için "büyük bir anlaşma" üzerinde çalıştığını duyurdu.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/09/trumpin-rusya-yanlisi-belarustan-gubre-hamlesi-batiyi-karistirdi-1790025442.webp">
                        <figcaption>Trump'ın Rusya yanlısı Belarus'tan gübre hamlesi batı'yı karıştırdı</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p><strong>ABD Başkanı Donald Trump, sosyal medya platformu Truth Social üzerinden yaptığı çarpıcı paylaşımla, Washington'ın Belarus'tan devasa ölçekte potaş (gübre hammaddesi) satın almak için "büyük bir anlaşma" üzerinde çalıştığını duyurdu. Trump, Belarus'tan ithal edilecek gübrenin fiyatının, ABD'nin şu anda en büyük tedarikçisi olan Kanada'ya ödediği meblağdan "önemli ölçüde daha düşük" olacağını belirterek bu gelişmeyi Amerikalı çiftçiler ve hayvancılıkla uğraşan üreticiler için "çok müjdeli bir haber" olarak nitelendirdi.</strong><!--TgQPHd|||[]--></p>

<p><br />
<span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><strong><span style="font-family:&quot;Calibri&quot;,&quot;sans-serif&quot;">KANADA İLE TİCARET SAVAŞI DERİNLEŞİYOR</span></strong></span></span><br />
<br />
Trump’ın bu hamlesi, son dönemde ABD ile Kanada arasında karşılıklı gümrük vergileriyle tırmanan ticaret savaşının yeni bir perdesi olarak yorumlandı. ABD çiftliklerinde kullanılan potaşın <strong>yüzde 80'inden f</strong>azlasını geleneksel olarak Kanada tedarik ediyordu. Ancak Trump yönetimi, Kanada Başbakanı Mark Carney ile yaşanan gümrük anlaşmazlığında elini güçlendirmek amacıyla rota değiştirerek alternatif tedarikçilere yöneldiğini açıkça ilan etmiş oldu.<!--TgQPHd|||[]--></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><strong><span style="font-family:&quot;Calibri&quot;,&quot;sans-serif&quot;">BATI DÜNYASINDAN SERT TEPKİ: "UKRAYNA SAVAŞI SÜRERKEN KABUL EDİLEMEZ"</span></strong></span></span><br />
<br />
Trump’ın ucuz gübre tedariki gerekçesiyle Belarus ile yakınlaşması, başta Avrupa Birliği (AB) olmak üzere Batı blokunda sert tepkiyle karşılandı. Rusya’nın en yakın müttefiki konumunda olan Belarus, Rus ordusunun Ukrayna’yı işgalinde topraklarını ve askeri altyapısını Moskova’ya açması nedeniyle uzun süredir Batılı ülkelerin ağır yaptırımları altında bulunuyor.<!--TgQPHd|||[]--></p>

<p>Avrupalı diplomatlar ve muhalif çevreler, Minsk yönetiminin siyasi muhalifleri baskı altında tuttuğu ve Moskova’nın savaş makinesine doğrudan destek verdiği bir dönemde ABD’nin böyle bir anlaşmaya imza atmasını<strong> "ikiyüzlülük" ve "yaptırım delme" </strong>olarak eleştirdi. Belarus devletine ait gübre devi Belaruskali’nin varlıklarını donduran ve ithalat yasağı uygulayan AB kanadı, Washington'ın bu adımla Rusya-Belarus eksenine can suyu verdiğini savunuyor.<!--TgQPHd|||[]--></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><strong><span style="font-family:&quot;Calibri&quot;,&quot;sans-serif&quot;">GÜBRE PİYASALARI ALTÜST OLDU</span></strong></span></span><br />
Anlaşma sinyalinin ardından Kuzey Amerika gübre pazarında taşlar yerinden oynadı. Sektör analistleri, yaptırımların esnetilmesiyle Belarus’tan gelecek ucuz potaşın piyasaya girmesi durumunda yerli ve Kanadalı üreticilerin kar marjlarının ciddi baskı altında kalacağı uyarısında bulunuyor.<!--TgQPHd|||[]--></p>

<p><!--TgQPHd|AUJggb_40/IYERXe;AUJggb_40/eGiyHb||[]--><!--TgQPHd|||[]--></p>

<p><!--TgQPHd|||[]--></p>

<p><!--TgQPHd|||[]--></p>

<p><!--TgQPHd|||[]--></p>

<p><!--TgQPHd|||[]--></p>

<p><!--TgQPHd|||[]--></p>

<p><!--TgQPHd|||[]--></p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/alevi-vakiflari-federasyonu-hicbir-baris-tarihsel-acilari-yok-sayarak-insa-edilemez-3480</link>
            <category>GÜNDEM</category>
            <pubDate>Mon, 21 Sep 2026 21:52:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Alevi Vakıfları Federasyonu: Hiçbir barış tarihsel acıları yok sayarak inşa edilemez!</h1>
                        <h2>Alevi Vakıfları Federasyonu Başkanlar Kurulu, 19 Eylül 2026 tarihinde, bileşenimiz Ehli Beyt İnanç Eğitim Kültür Vakfı Çiğli Şubesi'nde toplandı.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/09/alevi-vakiflari-federasyonu-hicbir-baris-tarihsel-acilari-yok-sayarak-insa-edilemez-1790017236.webp">
                        <figcaption>Alevi Vakıfları Federasyonu: Hiçbir barış tarihsel acıları yok sayarak inşa edilemez!</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p><span style="color:#000000">Alevi Vakıfları Federasyonu Başkanlar Kurulu, Ehli Beyt İnanç Eğitim Kültür Vakfı Çiğli Şubesi'nde gerçekleştirdiği toplantının ardından sonuç bildirgesini kamuoyuyla paylaştı.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Son dönemde kamuoyunda tartışmaya açılan bazı tarihsel referansların Alevi toplumunda haklı kaygılar yarattığını dikkatle izliyoruz ifadelerinin paylaşıldığı açıklamada, “toplumsal barışın; hiçbir toplumsal kesimin ya da inanç topluluğunun tarihsel acılarını, travmalarını ve güvenlik kaygılarını yok sayan bir dil üzerinden inşa edilemeyeceği açıktır.” denildi.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Bildirgede, cemevlerinin ibadethane statüsüne kavuşturulması talebi yinelenirken, son dönemde tartışılan tarihsel referansların toplumda yarattığı kaygılara dikkat çekildi.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Cemevlerinin ibadethane statüsüne kavuşması, eğitim sisteminin çoğulcu bir yapıya ulaşması ve Alevi inancının yasal olarak tanınması yönündeki taleplerin siyasi partilere iletildiği vurgulandı.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Bektaşiliğin kurucu merkezinin Hacıbektaş ve Türkiye olduğu hatırlatılarak, bu kadim mirasın dış merkezli jeopolitik hesaplara alet edilmesine karşı çıkıldı ve devletin bu merkezi güçlendirecek politikalar izlemesi istendi.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Hacı Bektaş Veli'nin "Bir olalım, iri olalım, diri olalım" düsturuyla hareket edildiği, iç barışı zayıflatacak ayrımcı dil ve uygulamaların ortak geleceğe zarar vereceği ifade edildi.</span></p>

<p><span style="color:#000000"><img alt="" src="https://www.alevihaberler.com.tr/public/images/detay/WhatsApp%20Image%202026-09-21%20at%2018_36_42.jpeg" style="height:800px; width:566px" /></span></p>

<p><span style="color:#000000"><img alt="" src="https://www.alevihaberler.com.tr/public/images/detay/WhatsApp%20Image%202026-09-21%20at%2018_36_42%20(1).jpeg" style="height:800px; width:566px" /></span></p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/haci-bektas-veli-anadolu-kultur-vakfindan-yavuz-selim-idris-i-bitlisi-ittifakina-tepki-3479</link>
            <category>GÜNDEM</category>
            <pubDate>Mon, 21 Sep 2026 21:19:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı’ndan “Yavuz Selim – İdris-i Bitlisi İttifakı”na tepki</h1>
                        <h2>Alevi Aydınlar Bildirgesi’ne karşı DEM Parti yetkililerinin sert karşılık vermesinin ardından, daha önce DEM Parti’ye yakın görünen Alevi kuruluşları da tepkilerini ortaya koymaya başladı. Öcalan’ın “Yavuz Selim – İdris-i Bitlisi İttifakı” önerisi Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı tarafından reddedildi.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/09/haci-bektas-veli-anadolu-kultur-vakfindan-yavuz-selim-idris-i-bitlisi-ittifakina-tepki-1790015145.webp">
                        <figcaption>Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı’ndan “Yavuz Selim – İdris-i Bitlisi İttifakı”na tepki</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p><span style="color:#000000">Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı, yaptığı açıklamada Türkiye’de çatışmalı dönemin son bulmasına yönelik çabaları tarihi bir adım olarak desteklerken, son dönemde Yavuz Sultan Selim ve İdris-i Bitlisi üzerinden yürütülen tartışmalara ve tarihsel ittifak söylemlerine sert eleştiriler yöneltti.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Açıklamanın başlangıcında, Türkiye’nin uzun yıllardır yaşadığı çatışmalı dönemin sona ermesine yönelik çabalar ve silahların susması tarihi bir gelişme olarak değerlendirildi. </span></p>

<p><span style="color:#000000">Açıklamanın merkezinde yer alan en dikkat çekici unsur ise, tarihsel döneme ve figürlere yönelik değerlendirmeler oldu. </span></p>

<p><span style="color:#000000">Vakıf tarafından yapılan açıklamada, son günlerde Yavuz Sultan Selim ve İdris-i Bitlisi üzerinden yürütülen tartışmaları dikkatle izledikleri belirtilerek, 2013 sürecinde dile getirilen “<strong><em>İslam kardeşliği</em></strong>” söylemini o dönemde de eleştirdikleri hatırlatıldı.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Açıklamada söz konusu dönemin siyasi ittifaklarının ve Kızılbaşlara yönelik aşağılayıcı reddiyeler ile şiddeti meşrulaştıran fetvaların Alevi kolektif hafızasındaki izlerinin silinmediği vurgulandı.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Açıklamada ayrıca, geçmiş ile bugün arasında doğrudan bir özdeşlik kurmanın doğru olmadığını belirtilerek, 1514’ü bugüne taşıyarak bugünün insanlarını geçmişin failleriyle özdeşleştirmenin “<em><strong>72 millete bir nazarla bakan</strong></em>” inançlarıyla uyuşmadığı ifade edildi. </span></p>

<p><span style="color:#000000">Açaıklamada, asıl meselenin Kızılbaşları ve sonrasında Alevileri ötekileştiren dil ve imgelerin günümüzde yeniden üretilmemesi olduğu belirtilerek, Alevilerin maruz kaldığı nefret söylemlerinin ve tarihsel hafızalarının küçümsenmesinin kabul edilemeyeceği dile getirildi. </span></p>

<p><span style="color:#000000"><img alt="" src="https://www.alevihaberler.com.tr/public/images/detay/Sayfa%201.jpg" style="height:800px; width:568px" /></span></p>

<p><span style="color:#000000"><img alt="" src="https://www.alevihaberler.com.tr/public/images/detay/Sayfa%202.jpg" style="height:800px; width:568px" /></span></p>

<p><span style="color:#000000"><img alt="" src="https://www.alevihaberler.com.tr/public/images/detay/Sayfa%203.jpg" style="height:800px; width:568px" /></span></p>

<p><span style="color:#000000"><img alt="" src="https://www.alevihaberler.com.tr/public/images/detay/Sayfa%204.jpg" style="height:800px; width:568px" /></span></p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/osman-sinav-kaynagimizin-haci-bektas-veliden-geldigini-ne-zaman-anlayacagiz-3478</link>
            <category>KÜLTÜR SANAT</category>
            <pubDate>Mon, 21 Sep 2026 19:03:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Osman Sınav: Kaynağımızın Hacı Bektaş Veli’den geldiğini ne zaman anlayacağız?</h1>
                        <h2>"Uzun Hikaye" gösterime girmişti. 2012, Ekim ayının sonuydu. Hem Mustafa Kutlu'nun hikayeciliğine bir saygı da olan filmi konuşmak ve hem de sohbet etmek için Sinegraf'ın Koşuyolu'ndaki ofisine gittim. Ne yazık ki, bu röportaj/sohbetimizin tamamını yayımlamak o dönem mümkün olmadı. Aydınlık gazetesi Aralık 2012'de çok küçük bir bölümü yayınlamıştı. Biraz da, 2025 yılında kansere kurban verdiğimiz Osman Sınav'la neyi kaybettiğimizi göstermek için, sohbetimizin tamamını yayınlamaya karar verdim. ALİ RIZA ÖZKAN</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/09/osman-sinav-kaynagimizin-haci-bektas-veliden-geldigini-ne-zaman-anlayacagiz-1790011291.webp">
                        <figcaption>Osman Sınav: Kaynağımızın Hacı Bektaş Veli’den geldiğini ne zaman anlayacağız?</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p><span style="color:#000000">Osman Sınav ile ‘Uzun Hikaye’ filmi ve sinema üzerine söyleşi:</span></p>

<p><span style="color:#000000"><em><strong>ALİ RIZA ÖZKAN: Osman Sınav denince insanların kafasında Deli Yürek, Kurtlar Sofrası var. Neden böyle? </strong></em></span></p>

<p><span style="color:#000000"><em><strong><img alt="" src="https://www.alevihaberler.com.tr/public/images/detay/os1.png" style="height:450px; width:760px" /></strong></em></span></p>

<p><span style="color:#000000"><strong>OSMAN SINAV:</strong> Popüler kültür biraz böyle bir algı yaratıyor. Aslında bu çok temellendirilmiş bir şey değil. Ben Deli Yürek’i yaparken; aynı zamanda üç çocuğuyla kocasından ayrılıp hayat mücadelesi veren bir kadının hikayesini anlatan ve 5 yıl süren bir dizi yaptım. Kurtlar Vadisi’ni yaparken aynı anda Ekmek Teknesi’ni yaptım. Aslında Ekmek Teknesi’ne daha önce başladım, toplumda Kurtlar Vadisi’nden daha önce yükseldi. Bu hep bir tarafta vardı yani. Daha önce film çektim. 93’te Yalancı diye bir filmim var. Antalya’da ödül alan bir filmdir. 92’de yönettiğim Kapıları Açmak, Mehmet Aslantuğ’un ilk Altın Portakal aldığı bir film var. Aslında bu algı o popüler kültürün yarattığı bir şey. Yoksa ben daha sıcak, daha insani hikayeler, kişisel devinimleri olan hikayeleri yapmayı daha çok seviyorum aslında. Tabii televizyon hızlı bir endüstri ama her ikisi de benim keyifle yaptığım işler. Tabii biraz da işin endüstrisi, ekonomisi öyle dönüyor, o yüzden bu işler birazcık daha yüksek oldu. Dünya sinemasına da baktığımızda polisiye, aksiyon daha çok işin endüstriyel yanı. </span></p>

<p><span style="color:#000000"><em><strong>ALİ RIZA ÖZKAN: Uzun Hikaye’ye gelirsek. Bu filmde hem sanatkarlık açısından hem de politik açıdan bir özen olduğu belli. Aynı zamanda hikayenin kurgusunda, oyunculuklarda belli bir özen var. Herkesin kuşkuyla baktığı Tuğçe Kazaz, ki siz sahip çıkıyorsunuz zaten, işini gayet iyi kotarmış. </strong></em></span></p>

<p><span style="color:#000000"><em><strong><img alt="" src="https://www.alevihaberler.com.tr/public/images/detay/os2.png" style="height:450px; width:760px" /></strong></em></span></p>

<p><span style="color:#000000"><strong>OSMAN SINAV:&nbsp;</strong>Evet, gayet iyi yaptı. Zaten herkesin Tuğçe’nin kadroya katılmasına şaşıracaklarını biliyordum. Ne var? Kenan’a bakıyor, sonra diğer kadroya baktığımızda, ki, böyle bir kadro bir filmde çok zor bir araya gelir. Sağ olsunlar, hepsi küçük büyük demediler, geldiler ve o kasaba kasaba giden hikayedeki birtakım karakterleri canlandırdılar. Bir roman karakteri gibi bir adam duruyor. Öyle durdular yani. Onlar olmasaydı bu kadar yükselmezdi film. Gerçekten kısa uzun ama birer roman kahramanıydı onlar. Böyle bir kadro ve Kenan varken, Tuğçe bir soru işaretiydi başta. Bunu bekliyordum ama, filmi gören herkes diyor ki ‘Evet, çok yakışmış.’ Zaten karakteri kitapta da çok özel bir yüzdür, özel bir ifadesi vardır. Bahar dalı gibi, diyorum ben ona. Çok da disiplinlidir, çok çalıştı film için. Aslan gibi de işini yaptı, diye düşünüyorum. </span></p>

<p><span style="color:#000000"><em><strong>ALİ RIZA ÖZKAN: Kitabın yayınlandığı günden beri sizin bunu film yapma projeniz varmış. Osman Sınav bu hikayeden neden etkilendi?</strong></em></span></p>

<p><span style="color:#000000"><em><strong><img alt="" src="https://www.alevihaberler.com.tr/public/images/detay/os3.png" style="height:450px; width:760px" /></strong></em></span></p>

<p><span style="color:#000000"><strong>OSMAN SINAV:&nbsp;</strong>Çok naif, çok umutlu bir hikaye bir kere. Asla kaotik değil. Başına ne gelirse gelsin, umudunu yitirmeyen çok olumlu bir karakter var. Işığa doğru giden bir karakter. Beni hikayesi, duygusu, dili çok etkiledi. 11 yıl boyunca da o etkiden en ufak bir şey kaybetmedim. Hatta filmi çekerken daha da arttı bu. Bu film de, kitap da iyiliği anlatıyor. İyiliğe doğru gitmeyi, iyi insan olmayı anlatıyor. İyiliği anlatmak zor. Hele bugünkü, bu çağda -, bu algımız içinde; iyilik… Eeeee, tamam da? Hep kötülükler anlatılıyor, işte çarpıcı olacak, acayip skandallar olacak filan. Hep bununla film oluyor, iyilik film olmuyor. Adaletli olma duygusu, evet biraz oradan yırtabilir, evet bir şeyler yapmaya çalışabilir ama, adaleti iyilikle birleştiren, hem insan olma hem adalet isteme, adaleti iyilikle halletmeye çalışmak, iyilikle dertlerin içinden çıkmaya çalışmak duygusu çok güçlü, çok içten bir şey ama bugün çok kaybettiğimiz bir şey. Hatta unuttuğumuz bir şey. Biri sizi çok severse tedirgin olabilirsiniz, ‘Yarına bir şey mi bekliyor?’ diye. Halbuki, insan bundan tedirgin olmamalı. Senin en teslim olacağın şey sevgi olmalı, iyilik olmalı. </span></p>

<p><span style="color:#000000"><em><strong>ALİ RIZA ÖZKAN: Filmde her kasabada kötülüğü temsil eden insanlar hep iktidarı temsil ediyor aslında. </strong></em></span></p>

<p><span style="color:#000000"><strong>OSMAN SINAV:&nbsp;</strong>Tabii, orayı büyütürseniz ülke olur o. </span></p>

<p><span style="color:#000000"><em><strong>ALİ RIZA ÖZKAN: Mustafa Kutlu da ‘yahu 50-60 yıldan beri ülkenin gerçeği bu zaten. Ben gerçeği anlattım, başka bir şey yapmadım’ diyor. </strong></em></span></p>

<p><span style="color:#000000"><em><strong><img alt="" src="https://www.alevihaberler.com.tr/public/images/detay/os4.png" style="height:450px; width:760px" /></strong></em></span></p>

<p><span style="color:#000000"><strong>OSMAN SINAV:&nbsp;</strong>Aynen öyle. Asık suratlı devlet. ‘Müfredatı izleyeceksin, sadece müfredatı okuyacaksın, müfredat ne diyorsa o olacak’ diyen müfettiş var ya, işte o. Hayatta da müfredat var. Tek tip kurallar var. Sokakta da o kurallara uyacaksın. İnsani olanın törpülendiği bir dünyadan geçiyoruz. Hepimizin hayatı, işte ben doğmuşum 60 ihtilali olmuş. Dostoyevski okumaya başlamışım, 12 Mart olmuş. Sonra üniversite yılları, 80 olmuş. Sonra da muhtıralar var. 28 Şubat’ı görmüşüz falan filan. Bir sürü şeyi görmüşüz. Tüm bunlar olurken, bütün bunları yapan bir yere mi vuracağız? Hayır. </span></p>

<p><span style="color:#000000"><em><strong>ALİ RIZA ÖZKAN: İyilikten yana oldunuz mu, zaten yetiyor. </strong></em></span></p>

<p><span style="color:#000000"><em><strong><img alt="" src="https://www.alevihaberler.com.tr/public/images/detay/0s5.png" style="height:450px; width:760px" /></strong></em></span></p>

<p><span style="color:#000000"><strong>OSMAN SINAV:&nbsp;</strong>İşte taraf olmak. Nerede olduğunuz önemli değil. Biri size sosyalist diyebilir, öbürü faşist diyebilir. Öbürü başka bir şey diyebilir. İyilikten yana taraf olmak. Film bunu anlatıyor aslında. Ben iyilikten tarafım, diyorum. Bununla adı illa sosyalizm ise, sosyalistim diyorum. Bir başkası başka bir şey diyebilirdi. İyilikten yana olmak bir suç haline geliyorsa ya da bir sistem ne diyorsa onu yapacak olman insani bir şey değil. Filmin buna karşı bir duruşu var. Bu iyilikten yana olmaktan ve karşısına çıkan bu tür baskıcı, kısıtlayıcı ya da çıkarcı çevreler tarafından hep dışlandığı için adamımız ailesiyle birlikte kasaba kasaba gidiyor. Kasaba kasaba sürülüyor yani. Orada çok önemli bir metafor var. İyilikten, adaletten vazgeçmeden iyilikten yana durup iyilikle beslenip, burada kötülük varsa iyilikle besleneceğim yere giderim. Yapamayacağından değil, şiddete başvurmuyor hiçbir zaman. Başvurabilir, yenebilir de, o gücü var. Kaçmıyor ve korkmuyor. İyiliğe yolculuk yapıyor. Bu nedir? Bu hicrettir. Bu nedir? Unuttuğumuz şeylerden biri de bu. Evet, hicret lafını biliriz ama, bu nasıl bir şeydir? Felsefesini bilmeyiz. Biz zaten kendi kültürel değerlerimizin, mitlerimizin analizini yapmamışız. Yaşamsal kavramlarımızın analizini yapıp modern toplumda bunun karşılığı nasıl olur, dememişiz. Çok fazla yazıp çizmeyen bir toplumuz biz. Hala körü körüne Batı enjeksiyonuyla yürüyen bir toplum olduk maalesef. Bu önemli. İyiliği takip etmek, iyilik içinde kalabilmek, kötü ve çirkin olandan uzak durmak önemli bir şey. Hele bir de bunun filmini yapmaya kalkışmak zaten çok da riskli bir şey. İyiliğin fark edilmesi skandalın fark edilmesinden çok daha zor. Skandallar hemen fark ediliyor ya da çarpıcı, dehşet bir şey olduğunda onlar hemen fark ediliyor. Haber dilinde bir şey var: “Son dakika! Şok, şok, şok!” Bu haber oluyor yani. İyi bir şeyin “Şok, şok, şok” diye haberi olmuyor. İyi bir şeyin haberi olmuyor zaten bu toplumda. Sadece iyilikten yana olup, iyilikle hayatımı devam ettireceğim deyip, inadına mücadele eden bir adamın hikayesini yapmak bir anlamda ciddi de bir risk.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Pek çok seyirci “Yahu böyle insanlar kaldı mı? Hala umut var, hala daha iyiler var” diyor. Gepgenç bir insan işte. Gidiyor filme, sonra giriyor internete diyor ki “Hala böyle insanlar varmış, hala umut varmış” diyor. Çok dramatik bir şey bu. </span></p>

<p><span style="color:#000000"><em><strong>ALİ RIZA ÖZKAN: Bugün Türkiye’deki insanları yurtdışında yaşadığım zaman gördüğüm insanlara benzetiyorum. Çekoslavakya’daki, Rusya’daki, Doğu Almanya’daki. Kapalı, gülmeyen, konuşmayan, birbiriyle konuştuğunda illa ki, bir itiraz, bir tartışma için, çemkirmek için konuşan insanlar. </strong></em></span></p>

<p><span style="color:#000000"><em><strong><img alt="" src="https://www.alevihaberler.com.tr/public/images/detay/os6.png" style="height:450px; width:760px" /></strong></em></span></p>

<p><span style="color:#000000"><strong>OSMAN SINAV:&nbsp;</strong>Çemkirmek çok doğru bir kelime. Çemkiren insanlar olduk yani. Niye? O zaman aşka da kendimizi kapalı tuttuk yani. Kimse sonsuz, kayıtsız ya da şüphesiz bir aşk duygusu yaşamıyor. Halbuki, buna çok ihtiyacımız var, değil mi? Bu olmazsa hayatın neresinde duruyoruz? Nasıl bir manası var o zaman, bu kadar koşturmanın, bu kadar çalışmanın, bu kadar mücadelenin? İyilikten yana olmak, aşktan yana olmak ve umudunu kaybetmemektir. Seyirciler birçok mesajdan sonra şunu koyuyor: Arkadaş diyor. Çünkü Kenan’daki bomba, ‘hani umudu kaybetmek yoktu arkadaş? Hallederiz arkadaş’. 5 yaşındaki çocuğuyla balık tutarken diyor ki “Sen sen ol, herkese hakkını teslim et arkadaş” Oğluna da arkadaş diye vurguluyor ve bunun üzerine çalışıyor. </span></p>

<p><span style="color:#000000"><em><strong>ALİ RIZA ÖZKAN: Filmin şöyle de bir özelliği var. Türk sinemasında son 5 yılda belki bir iki ama çok az gelecekten umutlu film var. Bu filmin bir de böyle bir yanı var. Umut dolu bir film. Topluma da baktığımızda gelecekten umudunu kaybetme de var. Film biraz oraya da çarpıyor. </strong></em></span></p>

<p><span style="color:#000000"><em><strong><img alt="" src="https://www.alevihaberler.com.tr/public/images/detay/os7.png" style="height:450px; width:760px" /></strong></em></span></p>

<p><span style="color:#000000"><strong>OSMAN SINAV:&nbsp;</strong>Biz ne zaman bu kadar nihilist olduk ya! Nihilizme ilgi duyarız, okuruz, severiz, merak ederiz, anlarız da; hatta bundan alacağımız şeyler de vardır. Ama bu toprakların, bu kültür birikiminin insanları olarak nihilist olmayız ki! Bünyemiz müsait değil yani. Eşyanın tabiatı asıl buna müsait değil. Eşyanın tabiatını kavramayı biliyorsanız, o zaman bu toprağı biliyorsunuz demektir. Bu topraktaki kültür birikimini biliyorsanız, o zaman buradan çıkan insanlar nihilist filan olamazlar ya da körü körüne ideolojik saplantının içinde olamazlar. İyilikten yana, umut insanı olmak böyle bir şey. Umutsuz olamayız. O bizim için kapkara, şeytani bir şeydir yani. Kaotik bir şeydir yani. </span></p>

<p><span style="color:#000000"><em><strong>ALİ RIZA ÖZKAN: İyiliğin de bir ölçütü olmayacak mı?</strong></em></span></p>

<p><span style="color:#000000"><strong>OSMAN SINAV:&nbsp;</strong>Hakça bölüşmek, herkese hakkını teslim etmek… Filmin böyle bir duruşu var tabii ki. Bu kavramlar o zaman vardı, bugün yok mu? Bugün de var. Yarın da olacak. Değişmez. Zaten Mustafa Kutlu’nun kitabının da eskimeyişinin nedeni budur. 11 yıl önce ne hissediyorsam, şimdi de aynı şeyi hissediyorum, hatta bugün filmi yaparken daha çok hissediyorum. Çağlarla birlikte teknoloji, endüstri bir şeyler değişir; insan değişmez. İnsan uzaya gitse, uzayda da iyilik gerekecek. Adalete, dürüst davranmaya orada da ihtiyacımız olacak. Bunlar değişmeyecek. </span></p>

<p><span style="color:#000000">Mentalite sadece bunu yapar zaten, mentalite dünyayı değiştirmez. İnsanı iyilik içinde tutmaya çalışır. Bu da insana iyilik içinde umut vermeye, aşkını anlamlandırmaya çalışır. Yani dünyayı eleştirirken de asıl amacı bunu yapmaktır. </span></p>

<p><span style="color:#000000"><em><strong>ALİ RIZA ÖZKAN: Sanatçı bunu yapsa zaten</strong></em></span></p>

<p><span style="color:#000000"><strong>OSMAN SINAV:&nbsp;</strong>Gerek de yoktur zaten. O insanları adalete motive eder, aşka motive eder, sistemde aksi olan şeyi görmeye motive eder. </span></p>

<p><span style="color:#000000"><em><strong>ALİ RIZA ÖZKAN: Kurtlar Vadisi’nden sonra pek bir şey yapmadınız televizyonda. Şimdi Sakarya Fırat var. </strong></em></span></p>

<p><span style="color:#000000"><em><strong><img alt="" src="https://www.alevihaberler.com.tr/public/images/detay/os8.png" style="height:450px; width:760px" /></strong></em></span></p>

<p><span style="color:#000000"><strong>OSMAN SINAV:&nbsp;</strong>3 yıldır Sakarya Fırat diye bir dizi yapıyorum. Hassas bir yerde, hassas bir konu. Dengede tutmaya çalışıyoruz. Bir fotoğrafın hikayesi var. O fotoğraf 1915’te Çanakkale siperinde Siverekli Harun Onbaşı ile Tatarbeyli Musa Çavuş’un fotoğrafı o. Sakarya ve Fırat bu ülkede doğan ve bu toprakları sulayan iki nehir ve biz de toplum olarak da böyleyiz. Buradan bakan bir hikaye bu. Terörün ve ihanetin dışında her şey konuşulabilir ve hakkaniyeti teslim edilebilir. Hiçbir şeyi rencide etmeden yapmaya çalışıyoruz işte. </span></p>

<p><span style="color:#000000"><em><strong>ALİ RIZA ÖZKAN: Sizin dizilere başladığınız dönemden bugüne dizilerin evrimini nasıl değerlendiriyorsunuz?</strong></em></span></p>

<p><span style="color:#000000"><em><strong><img alt="" src="https://www.alevihaberler.com.tr/public/images/detay/os5.png" style="height:450px; width:760px" /></strong></em></span></p>

<p><span style="color:#000000"><strong>OSMAN SINAV:&nbsp;</strong>Ben hala bazı şeyler niye yapılmıyor şaşıyorum. Bu işlerde bir ‘trendmaker’ denilen birileri oluyor. Birileri çıkar, bir yolu belirler. Tabiri caizse bir ‘trend’ yaratır. Yapar o planı, topluma sunar. Sonra bir de ikinci grup vardır, ‘trendtaker’. O oluşan yaratılan trendi alıp devam ettiren, bir de üçüncü grup vardır, onlar sadece taklit ederler. Çok da bunun farkında olmadan yaparlar. Toplumun sosyolojik, ekonomik, kültürel altyapısından ya da burada oluşan enerjiden faydalanır ‘trendmaker’. Toplumun ne tür sıkıntıları varsa, onlar üzerinde, oralardan gelen bir şey yaratırsınız, oradan bir söylem geliştirir ‘trendmaker’. O söylemi sunduğunda, tabii iyi, çarpıcı bir şey olmalı. Adaletle ilgili toplumda bir şey yaşanıyorsa o zaman tabii, birçok adalet sunmanız lazım. Emniyete, sosyal güvenlik kurumlarında bir ağrı varsa, buna dair bir şey sunmanız lazım. Sağlıkta varsa, sağlık sorunlarına dair bir şey sunmanız lazım. Bunu çoğaltabiliriz. Ama bizim televizyonlara baktığımızda, ben toplumda sadece kim kimi aldattı sorunu var, gibi algılıyorum. Yani tarihi de böyle yapıyoruz, koskoca, Osmanlının en muhteşem zamanındaki, zenginlik içindeki halk ve saraya da kim kimi aldattı noktasından bakıyoruz. Yalılarda yaşananlara da oradan bakıyoruz. Ümraniye’de çekersek de aynı bakıyoruz. Tek belirleyici yan bu. Halbuki, Türk toplumu çok da bununla bütünleşen bir şey değildir. </span></p>

<p><span style="color:#000000"><em><strong>ALİ RIZA ÖZKAN: Bunun bir nedeni var, rayting. </strong></em></span></p>

<p><img alt="" src="https://www.alevihaberler.com.tr/public/images/detay/os9.png" style="height:450px; width:760px" /></p>

<p><span style="color:#000000"><strong>OSMAN SINAV:&nbsp;</strong>Rayting evet, ama bu bir açıklama değil. O zaman çok rahat şuna gidebiliriz. “Ben hırsızlık yaptım – Niye yaptın? – Açtım” Yazarların, yönetmenlerin herkesin sosyal sorumluluğu olması lazım. Çünkü bu herkesi etkiliyor. Bunun bir sosyal sorumluluk çerçevesi içinde olan bir algıyla yapılması gerekiyor. Bunun en temelinde yatan şey ise cahillik aslında. O nedir? Biz bir hikaye anlatıyoruz, drama. Ben o tarafına bakıyorum, diğer tarafları pek bir şey değil. Drama iki şekilde yapılır. Bir, dedikodu üretilir. Çok hızla yayılır. Bilgiyle dedikodunun yayılmasına bakarım. Bilgi çok yavaş yayılır, çok hızlı ulaşmaz, çok zordur. Ama dedikodu çok hızlı ulaşır. O zaman ‘dedikodu dramaturjisi’ yaparsanız, çok hızlı rayting alırsınız, o zaman da gelirsiniz tarih de yapsanız, tarihin en muhteşem yüzyılını da yapsanız, yalılardaki hayata da baksanız, Ümraniye’deki hayata da baksanız, dedikodu yaparsanız çok hızlı reyting alırsınız ama dedikodu yapmış olursunuz. Yani, ‘kim kimi aldattı’ olur o zaman. Çünkü dedikodunun kaynağı budur. Hikaye anlatmak, kendin olmayı anlatmak olmalı. Başkalarına anlatmak nasıl yapılır, ona bakmak gerekiyor. Hikaye anlatmak demek; ben nasıl var oldum, nasıl duracağım dünya üzerinde, neyle var olacağım, neyi ifade ediyorum, bunun sorusunu bulmaktır. Tanrı bütün kutsal kitaplarda hikaye anlatıyor. Kitap dışındaki peygamberler de hikaye anlatırlar insanlara. Usanmadan, bıkmadan hikaye anlatmış. Niye hikaye anlatıyor? Çünkü hayata dair o insanın nerede var olacağı, nasıl var olacağı, yaşayacağı, aşık olacağı yolculukta bir şey insan için. Tanrı’nın dili aslında hikaye anlatmak. Tanrı öyle bir şey olmasaydı, sadece kurallardan ibaret olsaydı, kural koyardı. “İşte böyle böyle kardeşim” derdi. Ama bıkmadan usanmadan hikaye anlatıyor. Hikaye anlatıcıları da gidecek kendini tanımlayacak. O zaman burada çok ciddi bir şey var. O zaman çok dikkatli bakmamız lazım bu işe. Bu sosyal sorumluluk sınırlarını da aşan bir şey aslında. O zaman hikaye anlatmak ‘hikayeden bir şey’ değil. </span></p>

<p><span style="color:#000000">Bir gün bir film çekeceğiz. Bir arkadaşın evini yeniden dekore ettiler, orada bir kitap buldum. Shakespeare’in o güne kadar bilmediğim bir kitabı gözüme çarptı. Bundan 15 yıl önceydi. ‘Atinalı Timon’. Karıştırırken bir karakterin tiradı çarptı gözüme. Diyor ki “Dedikodu edenler, dedikodu ettikleri insanın çiğ etini yiyorlardır”. Çok etkilendim bu sözlerden ve benim karakterimin tiradına koydum onu. Duruma da çok uygundu. Ama benim etkilenmem sadece müthiş bir söylem olmasından, çok temel bir şeyi anlatmasından değil, dünyaya dair bir şey. Shakespeare nerede, o anda var olan şey nerede? Aynı ifade var. “Dedikodusunu yaptığınız insanın çiğ etini yersiniz” diyor. Yani bu insanlığın ortak kültürüdür, ortak paydamızdır. Shakespeare yazarken kendine bir şey diyor, “Bak dedikodu etme” diyor. Hiçbirimiz Shakespeare olmayabiliriz. Ama sadece dedikodudan mütevellit bir drama kurup, hızla rayting alıyorsak, alkışlarla ‘çok başarılıyız’ demek, kendi kendini ciddi olarak aldatmaktır. Asıl trajik olan da budur. Popüler anlamda çok başarılı olabiliriz, ama trajik anlamda da çok başarılı oluruz. Şimdi televizyon dünyamız ne yazık ki, böyle bir yere saplandı ve özgün hikaye çıkaramıyor. Özgün hikaye çıkarmak biraz risk almayı gerektiriyor. Rayting alır mı almaz, tabii ki onu düşüneceksiniz, ama onun dengesini iyi oluşturmak gerekiyor. Sadece rayting alıyor derseniz, o zaman her şey mübah olabilir. Siz de dedikodu eden insanlar durumuna düşersiniz.</span></p>

<p><span style="color:#000000"><em><strong>ALİ RIZA ÖZKAN: Peki bundan sonra televizyon için düşünceleriniz, projeleriniz var mı?</strong></em></span></p>

<p><span style="color:#000000"><em><strong><img alt="" src="https://www.alevihaberler.com.tr/public/images/detay/os10.png" style="height:450px; width:760px" /></strong></em></span></p>

<p><span style="color:#000000"><strong>OSMAN SINAV:&nbsp;</strong>Var. Bir aşk hikayesi var, mesela. Yine bir uluslar arası askeri hikaye var. Ben yıllar önce Amerikalılarla bir film yapacaktım. O olmadı, senaryosu çok kötüydü. Sonra şuydu buydu derken, dedim ki “Tamam sizinle bir film çekeceğiz. Türkiye’de çekelim. Bu benim için çok önemli. Ama bu sefer ben size bir hikaye anlatayım.” Düşündük filan, iki ay sonra bir daha buluştuk. Çalıştık, çalıştık. Gittik geldik. Türkiye’yi gezdirdim, hikayeye göre yerleri gezdirdim, tespit ettik. Senaryomuz bitti. Bana söz verdikleri iki önemli oyuncu vardı. Aşağı yukarı şu bütçelerde oyuncu olacak diye. Sonra o oyuncuları vermediler ya da verdikleri oyuncuları ben beğenmedim. Çünkü Türkiye için enteresan değildi. Ben de Türkiye’yi düşünmek zorundayım. Türkiye için hiçbir şey onlar. “Ama bunlar Amerika’da büyüyecekler” Büyüsün de, sonra Türkiye’ye gelecek ama bana yaramayacak. Bu yüzden çekmekten vazgeçtim. Fakat ilginç tarafı şu, önerdiğim senaryo bugün Suriye’de yaşadığımız şeymiş meğerse. Ben o senaryoyu vermişim elimle. Ben bunun 5-6 yıl önce filmini çekiyormuşum. Aynen bugün yaşananların senaryosunu yazmışız. </span></p>

<p><span style="color:#000000"><em><strong>ALİ RIZA ÖZKAN: Allah Allah… </strong></em></span></p>

<p><span style="color:#000000"><strong>OSMAN SINAV:&nbsp;</strong>Evet. Önerdiğim hikaye böyle bir hikayeydi. Bugünkü yaşananların film versiyonu. Afganistan üzerinden birtakım füze, roketatar filan önemli silahlar kayboluyor. Orada bir şey yaşanıyor. CIA, İnsan Hakları, Birleşmiş Milletler filan devreye giriyor. Orada bir Türk karakter giriyor, hukukçu bir kız Amerikan askeriyle bir aşk yaşıyor. Sonra adam askerden atılıyor. Sonra Amerikan askeri İskenderun civarında bir gemide bir silah kaçakçısıyla buluşuyor. Türk karasularında. Sonra iş onun üzerine yıkılıyor. Ama tabii, artık asker değil, hiç bir şey değil. Sonra İskenderun’dan Hatay’a çıkan silahlar Samandağ’dan karşıya geçiyor, Suriye sınırına. Sonra oradan İncirlik vurularak Türkiye’nin Suriye’ye karşı savaşa sokulma senaryosu… </span></p>

<p><span style="color:#000000"><em><strong>ALİ RIZA ÖZKAN: Muhteşem olurdu. </strong></em></span></p>

<p><span style="color:#000000"><em><strong><img alt="" src="https://www.alevihaberler.com.tr/public/images/detay/os11.png" style="height:450px; width:760px" /></strong></em></span></p>

<p><span style="color:#000000"><strong>OSMAN SINAV:&nbsp;</strong>Senaryo duruyor. Ben bugün yaşananları Amerikalılarla beraber yazdım ve kaç yıl oldu, 6 yılı geçti galiba, Amerikalılarla beraber yazdım ve çekiyordum. Vazgeçtim sonra. Sonuçta İncirlik vurulmaz da, ama aynı şey. Yapılan şey aynı. Bugün bunu bu defa maşayla tutmak istiyor, ABD. Türkiye’yi maşa olarak oraya sokmak istiyor. Senaryonun da ana kurgusu buydu. Türkiye’yi maşa olarak kullanıp Ortadoğu’daki yaptığı şeyleri ve Suriye’yi parçalama meselesini Türkiye yoluyla yapmaktı. Bunun için bunu yapıyorlardı. Hikaye buydu. </span></p>

<p><span style="color:#000000"><em><strong>ALİ RIZA ÖZKAN: Tabii artık kendisi girmek istemiyor. </strong></em></span></p>

<p><span style="color:#000000"><strong>OSMAN SINAV:&nbsp;</strong>Ben 6 yıl önce Hollywood’dan bir prodüktörle birlikte bu hikayeyi çalıştık ve birlikte yazdık. Çekmedik, ama senaryo duruyor. </span></p>

<p><span style="color:#000000"><em><strong>ALİ RIZA ÖZKAN: Bu saatten sonra çekilmesinin bir ilginçliği kalmaz değil mi?</strong></em></span></p>

<p><span style="color:#000000"><strong>OSMAN SINAV:&nbsp;</strong>E, işin gerçeği oluyor artık. Suriye’yi parçalamak ve Ortadoğu’yu şekillendirmek üzerinden böyle bir komplo teorisiydi ve teori çalıştı. Gerçek oldu şu anda. </span></p>

<p><span style="color:#000000"><em><strong>ALİ RIZA ÖZKAN: Osman Sınav hayatı boyunca politik olandan uzak duran bir insan olmadı ki… Tüm filmleri mutlaka politik bir önerme içeriyordu. </strong></em></span></p>

<p><span style="color:#000000"><em><strong><img alt="" src="https://www.alevihaberler.com.tr/public/images/detay/os12.png" style="height:450px; width:760px" /></strong></em></span></p>

<p><span style="color:#000000"><strong>OSMAN SINAV:&nbsp;</strong>Tabii ki. Sanatçılar politika dışı olamaz. O zaman saha dışı olursun. Burada kritik şey şudur. Politikanın emrinde olmamaktır. Politikaya ilham verici olmaktır. İnsanlara soru sormak, sordurmak; ‘böyle olursa ne olur?’ Siz onu politikanın emrine verirseniz, o sanat olmaz. Bir politikanın emrinde, sadece o politikayı kutsayan bir film ya da dizi yapmadım. Evet, politik bir duruşunuz olur, ama hep ilham veren, uyaran, zihin açan ‘Ya böyle olursa?’ diye zihin açan olmaya çalışmaktır, benim yaptığım. Sosyal hayata katkımız budur. Böyle de olması gerekir, zaten. Ama bunu alıp tek bir görüşün emrine sunarsanız, siz onun bildiri malzemesi olursunuz. </span></p>

<p><span style="color:#000000"><em><strong>ALİ RIZA ÖZKAN: Türkiye’de şöyle bir şey de var. Alttaki adam bazı erdemleri, insan olma özelliklerini – ki bizim için önemlidir- kaybetmemek için uğraşırken, etrafta onu manipüle edici bazı ideolojiler var. </strong></em></span></p>

<p><span style="color:#000000"><strong>OSMAN SINAV:&nbsp;</strong>Doğru ama o etraf, o iktidar, o savcı her ne olursa olsun beni o iyilik duygusundan ayıramaz. Gider onu bulurum.</span></p>

<p><span style="color:#000000"><em><strong>ALİ RIZA ÖZKAN: Bugün biraz da sahte bir cepheleşme yaşıyoruz ama. </strong></em></span></p>

<p><span style="color:#000000"><em><strong><img alt="" src="https://www.alevihaberler.com.tr/public/images/detay/os13.png" style="height:450px; width:760px" /></strong></em></span></p>

<p><span style="color:#000000"><strong>OSMAN SINAV:&nbsp;</strong>Benim söylediğim o zaten. İki yüzyıldır bizi sahte bir cepheleşmeye sokuyorlar. Kültür erozyonu içinde sahte bir cepheye sürüyorlar. Biz kaynağımızın Hacı Bektaş Veli’den geldiğini ne zaman anlayacağız? Gerçekte nerede durmamız gerektiğini ne zaman anlayacağız? Yunus Emre’den ne zaman besleneceğiz? Bunlardan beslenmeyi unutursak, tabii ki, bize rol modeller, trendler sunarlar. Modern insan trendler peşinde gider. Çağın estetiğini algılayacak, yaşama ritmini algılayacak, dünyada ne olup bitiyor algılayacak. Ama, bunları koyacağınız alan sağlam değilse, o zaman başka teraziler kullanacaksınız. Başka terazi, başka algıyla yapılmış, felsefesi başka. Yani filme gelirsek yine, Mustafa Kutlu’nun dediği gibi, bizde feodalite oluşmamış Batılı anlamda. Aristokrasi yok, oluşmamış. Oluşan da zaten sahte duruyor, komik duruyor. İşçi sınıfı oluşmamış. Aslında hepsinin temel düsturunu Hacı Bektaş Veli’de bulursunuz. Bugün komünistin de ilacı, ülkücünün de ilacı, İslamcının da ilacı orada duruyor. </span></p>

<p><span style="color:#000000"><em><strong>ALİ RIZA ÖZKAN: Filmi izleyen insanlar Osman Sınav solcu olmuş diyecekler. Bu sözlerinizi duyanlar, Hacı Bektaş Veli filan, diyecekler ki Osman Sınav Alevi olmuş. Biz insanların ne dediğine bakmıyoruz. Cepheleşme dedik ya, böyle görülüyor. </strong></em></span></p>

<p><span style="color:#000000"><strong>OSMAN SINAV:&nbsp;</strong>Sorun da orada zaten. O cepheleşme denilen yerde! Yoksa bizim bir sorunumuz yok yani. Onları doğru okursak sorunumuz yok! Kolayına kaçılıyor, cepheleşiliyor, illa bir şeyin adı konuyor, filan falan. Bir şeyi doğru anlatmak gerekiyor. Adaletten ayrılmadan, iyilikten yana olmak, her nerede duruyorsan, ne yapıyorsan, nasıl yaşıyorsan, aşkı da böyle başının üstüne ya da karnının orta yerine yerleştirmek. Bundan gayrısı batar yani.</span></p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/fuen-kongresinden-bati-trakyaya-dini-ozerklik-onayi-3477</link>
            <category>DÜNYA</category>
            <pubDate>Mon, 21 Sep 2026 17:02:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>FUEN Kongresi’nden Batı Trakya’ya dini özerklik onayı</h1>
                        <h2>Avrupa Milletleri Federal Birliği’nin (FUEN) Helsinki kongresinde, Batı Trakya Türk Azınlığının dini özerkliğine ve müftü seçme hakkına yönelik karar tasarısı onaylandı.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/09/fuen-kongresinden-bati-trakyaya-dini-ozerklik-onayi-1789999579.webp">
                        <figcaption>FUEN Kongresi’nden Batı Trakya’ya dini özerklik onayı</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p><span style="color:#000000">Avrupa Milletleri Federal Birliği’nin (FUEN) Finlandiya’nın başkenti Helsinki’de gerçekleştirdiği yıllık kongrede, Batı Trakya Türk Azınlığının dini özerkliğine ve müftülerini seçme hakkına yönelik önemli bir karar tasarısı onaylandı. 17-20 Eylül 2026 tarihleri arasında Finlandiya’daki İsveççe konuşan azınlığın temsil organı Folktinget’in ev sahipliğinde düzenlenen organizasyonda, azınlık hakları uluslararası platformda bir kez daha masaya yatırıldı.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Ortak Tasarı Delegeler Kurulundan Geçti</span></p>

<p><span style="color:#000000">Avrupa Batı Trakya Türk Federasyonu (ABTTF), Batı Trakya Azınlığı Yüksek Tahsilliler Derneği (BTAYTD) ile Dostluk Eşitlik Barış (DEB) Partisi tarafından ortaklaşa hazırlanan “Batı Trakya Türk Azınlığı'nın Dini Özerkliğine Süregelen Müdahale ve Din Özgürlüğü İhlalleri” başlıklı karar tasarısı, 19 Eylül tarihinde FUEN Delegeler Kurulu'nda oylanarak kabul edildi.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Kongrede Batı Trakya Türk Azınlığı şu isimlerle temsil edildi:</span></p>

<p><span style="color:#000000">&nbsp;* ABTTF: Başkan Halit Habip Oğlu, başkan yardımcıları Nabi İbrahimcik ve Mustafa Kasap, Uluslararası İlişkiler Direktörü Melek Kırmacı.</span></p>

<p><span style="color:#000000">&nbsp;* BTAYTD: İnsan Hakları Uzmanı Dr. Pervin Hayrullah.</span></p>

<p><span style="color:#000000">&nbsp;* DEB Partisi / EFA: Genel Başkan Yardımcısı Kerem Abdurahimoğlu.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Açılış konuşmalarını Helsinki Belediye Başkanı Daniel Sazonov, Folktinget Başkanı ve Finlandiya Milletvekili Henrik Wickström ile FUEN Başkanı Olivia Schubert'in yaptığı kongrede; kamu yayıncılığında azınlık dilleri, sağlık ve sosyal hizmetlerde dil hakları ile dijital alanda sınır ötesi erişim engelleri gibi başlıklar ele alındı. Ayrıca Türk Azınlıkları/Toplulukları Çalışma Grubu (TAG) toplantılarına katılan heyet, ilköğretim ve ortaöğretim düzeyinde İsveççe eğitim veren Mattlidens okulunu ziyaret ederek eğitim modeli hakkında bilgi aldı.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Karar Metnindeki Temel Hususlar ve Yunanistan'a Çağrılar</span></p>

<p><span style="color:#000000">FUEN Delegeler Kurulu'nda kabul edilen metinde, Batı Trakya Türk Azınlığının dini statüsünün uluslararası anlaşmalarla güvence altında olduğu vurgulandı:</span></p>

<p><span style="color:#000000">&nbsp;* Uluslararası Antlaşmalar: Azınlığın dini hak ve statüsünün 1913 Atina Antlaşması ve 1923 Lozan Antlaşması çerçevesinde korunduğu, bu kapsamda kendi dini liderleri olan müftüleri seçme ve kurumlarını yönetme hakkına sahip oldukları hatırlatıldı.</span></p>

<p><span style="color:#000000">&nbsp;* Devlet Atamaları ve Yasal Düzenlemeler: 1991'den bu yana müftülerin devlet eliyle atandığına dikkat çekilerek, 4964/2022 sayılı yasa ile müftülüklerin Eğitim, Din İşleri ve Spor Bakanlığına bağlı kamu hizmetlerine dönüştürüldüğü ifade edildi.</span></p>

<p><span style="color:#000000">&nbsp;* Güncel Süreçler: 2026 yılında Dimetoka'ya müftü atanması ile İskeçe ve Gümülcine'de yeni müftü belirleme süreçlerinin başlatılmasının, azınlığın dini özerkliği ve kendi liderini seçme iradesiyle bağdaşmadığı savunuldu.</span></p>

<p><span style="color:#000000">&nbsp;* Diğer Dini Topluluklarla Çelişki: Ülkedeki Ortodoks, Katolik, Yahudi, Ermeni Apostolik ve Evanjelik toplulukların kendi dini liderlerini seçebildiği hatırlatılırken; Batı Trakya Türk Azınlığının kurumlarının devlet kontrolünde tutulmasının eşitlik ve ayrımcılık yasağı ilkeleriyle çeliştiği belirtildi.</span></p>

<p><span style="color:#000000">&nbsp;* Yargı Kararları: 11 Ekim 2024 tarihinde İskeçe'deki Çınar Camiinde cuma namazı esnasında yaşanan olaylar neticesinde açılan davada, dört Batı Trakya Türkünün 17 ay hapis cezasına çarptırıldığı da kararda yer buldu.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Metnin sonuç kısmında Yunanistan'a; diğer dini topluluklarla eşit koşullarda dini özerklik tanınması, devlet atamalı müftülük sistemine son verilmesi, azınlık özerkliğinin yeniden tesis edilmesi ve seçilmiş temsilcilere saygı duyulması çağrısında bulunuldu.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Rodos ve İstanköy Türkleri İçin De Karar Alındı</span></p>

<p><span style="color:#000000">Toplantıda yalnızca Batı Trakya değil, Rodos ve İstanköy Türklerinin hakları da gündeme taşındı. Rodos, İstanköy ve On İki Ada Türkleri Kültür ve Dayanışma Derneği (ROİSDER) tarafından sunulan “Rodos ve İstanköy'deki Türk Azınlığın Haklarının Korunması” başlıklı tasarı da delegelerin oylarıyla kabul edildi.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Bu kapsamda Yunanistan'a; etnik kimliğin özgürce ifade edilmesi ve örgütlenme haklarının tanınması, iki dilli (Türkçe-Yunanca) okulların açılmasına izin verilmesi, dini özerklik ve vakıf yönetimlerinin topluluk tarafından belirlenmesine imkân tanınması, kültürel mirasın korunması ve topluluk temsilcileriyle diyalog kurulması yönünde çağrılar yapıldı.</span></p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/katilimevim-sorusturmasinda-15-supheli-gozaltina-alindi-mal-varliklari-donduruldu-3476</link>
            <category>EKONOMİ</category>
            <pubDate>Mon, 21 Sep 2026 10:47:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Katılımevim soruşturmasında 15 şüpheli gözaltına alındı, mal varlıkları donduruldu</h1>
                        <h2>Adalet Bakanı Akın Gürlek, sermaye piyasalarında gerçekleştirilen işlemlere ilişkin soruşturmanın vatandaşların haklarının korunması, suçtan elde edilen kazancın ortaya çıkarılması ve sorumluların adalet önünde hesap vermesi amacıyla çok yönlü olarak sürdürüldüğünü açıkladı.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/09/katilimevim-sorusturmasinda-15-supheli-gozaltina-alindi-mal-varliklari-donduruldu-1789978665.webp">
                        <figcaption>Katılımevim soruşturmasında 15 şüpheli gözaltına alındı, mal varlıkları donduruldu</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p><strong>Adalet Bakanı Akın Gürlek, sermaye piyasalarında gerçekleştirilen işlemlere ilişkin soruşturmanın vatandaşların haklarının korunması, suçtan elde edilen kazancın ortaya çıkarılması ve sorumluların adalet önünde hesap vermesi amacıyla çok yönlü olarak sürdürüldüğünü açıkladı.</strong></p>

<p>İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından Katılımevim Tasarruf Finansman AŞ (KTLEV) payına ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında bugün sabah saatlerinde 25 şüpheli hakkında adli işlem başlatıldı. Operasyonda 15 şüpheli gözaltına alınırken, firari durumdaki 10 şüphelinin yakalanmasına yönelik çalışmalar devam ediyor.</p>

<p><strong>Adalet Bakanı Akın Gürlek'in açıklaması şöyle:</strong></p>

<p>Sermaye piyasalarında gerçekleştirilen işlemlere ilişkin yürütülen soruşturma, vatandaşlarımızın haklarının korunması, suçtan elde edilen kazancın ortaya çıkarılması ve sorumluların adalet önünde hesap vermesi amacıyla çok yönlü olarak sürdürülmektedir.</p>

<p>İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığımızca, Katılımevim Tasarruf Finansman AŞ (KTLEV) payına ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında bu sabah <strong>25 şüpheli</strong> hakkında adli işlemler başlatılmış; <strong>15 şüpheli gözaltına alınmış, firari 10 şüphelinin</strong> yakalanmasına yönelik çalışmalar ise devam etmektedir.</p>

<p>Soruşturmanın <strong>mali boyutunda;</strong> Pusula Finans Holding, Pusula Yatırım Menkul Değerler, Tera Yatırım Menkul Değerler, Tera Portföy Yönetimi, Hedef Holding, Hedef Portföy Yönetimi, Bulls Yatırım Menkul Değerler, Bulls Portföy Yönetimi ve Ufuk Yatırım Yönetim ve Gayrimenkul ile bağlantılı yönetici ve yetkililerin para ve malvarlığı hareketleri dondurulmuştur.</p>

<p>Bu kapsamda; soruşturma konusu malvarlıklarının kaçırılmasının, üçüncü kişilere devredilmesinin veya azaltılmasının önlenmesi amacıyla; Türkiye Bankalar Birliği, Türkiye Katılım Bankaları Birliği, Türkiye Noterler Birliği, Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü, Denizcilik Genel Müdürlüğü, Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü ve MASAK’a müzekkereler yazılmıştır.</p>

<p>Adı geçen fon şirketlerinin yönetim kurulu başkan ve üyeleri, imza yetkilileri ile bunların eşleri ve birinci derece kan hısımlarının malvarlığını azaltıcı nitelikteki işlemlerinin Cumhuriyet Başsavcılığının bilgisi ve görüşü dışında gerçekleştirilmemesi hususu ilgili tüm kurumlara bildirilmiştir.</p>

<p>Soruşturmalar tüm yönleriyle titizlikle devam etmektedir. Hukuken sorumluluğu tespit edilen her kim olursa olsun, hesabı yargı önünde sorulacak; mağdur vatandaşlarımızın haklarının korunması ve suçtan elde edilen kazancın izinin sonuna kadar sürülmesi için bütün adli ve mali imkânlar kullanılacaktır.<br />
<br />
<a href="https://x.com/abakingurlek/status/2101916447932883446"><strong>Kaynak Link:&nbsp;https://x.com/abakingurlek/status/2101916447932883446</strong></a></p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/kirill-dmitrievden-afdye-tam-destek-3475</link>
            <category>DÜNYA</category>
            <pubDate>Mon, 21 Sep 2026 08:45:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Kirill Dmitriev'den AfD'ye tam destek!</h1>
                        <h2>Kirill Dmitriev, Almanya’daki son siyasi gelişmeleri değerlendirerek AfD’nin başarısını “şaşırtıcı bir zafer” olarak nitelendirdi.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/09/kirill-dmitrievden-afdye-tam-destek-1789973589.webp">
                        <figcaption>Kirill Dmitriev'den AfD'ye tam destek!</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p><strong>Rusya Doğrudan Yatırım Fonu (RDIF) CEO’su ve Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in yatırım ile ekonomik işbirliğinden sorumlu özel temsilcisi Kirill Dmitriev, Almanya’daki son siyasi gelişmeleri değerlendirerek AfD’nin başarısını “şaşırtıcı bir zafer” olarak nitelendirdi. Dmitriev, CDU lideri Friedrich Merz’in partisinin aldığı sonuçları ise “tarihi bir aşağılanma” şeklinde yorumladı.<br />
<br />
Öte yandan Dmitriev,</strong>Trump yönetiminin göç politikalarını olumlu örnek gösterirken, Avrupa’nın benzer adımları atamadığını belirtmekte ve eleştirmektedir.&nbsp;<strong>Kirill Dmitriev, bir çok açıklamasında göçmenleri Avrupa'dan geri gönderilmemesini eleştirmektedir.</strong></p>

<p>Dmitriev’in açıklamasında şu ifadeler yer aldı:</p>

<p><em><strong>“AfD (Alman halkının sesi) için bir başka şaşırtıcı zafer ve Merz’in CDU’su (küreselci savaş kışkırtıcılarının sesi) için bir başka tarihi yüzde 5,5’lik aşağılanma. Almanya uyanıyor. AfD’nin desteklediği Rusya ile enerji işbirliği, Alman sanayi ve ekonomisini canlandıracak.”<br />
<a href="https://x.com/kadmitriev/status/2101723018833559968"><img alt="" src="https://www.alevihaberler.com.tr/public/images/detay/image%20-%202026-09-21T093428_940.png" style="height:348px; width:770px" /></a></strong></em></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><strong><span style="font-family:&quot;Calibri&quot;,&quot;sans-serif&quot;">KİMDİR KİRİLL DMİTRİEV?</span></strong></span></span><br />
<br />
Kirill Aleksandroviç Dmitriev, Rusya’da önemli bir konumda bulunan bir isimdir. 2011’den bu yana RDIF’in başında bulunan Dmitriev, 2025 Şubat’ında Putin tarafından yurt dışı yatırım ve ekonomik işbirliği özel temsilcisi olarak atandı. Stanford ve Harvard mezunu olan, daha önce McKinsey ve Goldman Sachs’ta çalışan Dmitriev, Rusya’nın uluslararası yatırımlarını yöneten, Körfez ülkeleri ve Asya ile stratejik ortaklıklar kuran kilit bir figürdür. Aynı zamanda Ukrayna barış görüşmelerinde arka kanal diplomasisi yürüten önemli bir aktör olarak öne çıkmıştır.</p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><strong>AVRUPA’DAKİ GÖÇMEN POLİTİKALARINA BAKIŞI</strong></span></span><br />
<br />
Dmitriev, Avrupa’daki kitlesel göç politikalarını sert bir şekilde eleştirmektedir. Sosyal medya paylaşımlarında ve açıklamalarında, AB ve İngiltere’nin “k<strong>ontrolsüz göç”,</strong> <strong>“göçmen suçlarındaki artış” </strong>ve “uyandırılmış (woke) politikalar” nedeniyle<strong> “medeniyet intiharı”</strong> yaşadığını savunmaktadır. Trump yönetiminin göç politikalarını olumlu örnek gösterirken, Avrupa’nın benzer adımları atamadığını belirtmekte ve “geri göç” (remigration) fikirlerini desteklemektedir.</p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">ABD İLE İLİŞKİLERİ</span></span></strong><br />
<br />
Dmitriev, Trump yönetiminin ikinci döneminde ABD ile Rusya arasındaki temasların en önemli isimlerinden biri haline gelmiştir. ABD özel temsilcisi Steve Witkoff ve Jared Kushner ile düzenli görüşmeler yapmış, Ukrayna barış planı taslaklarında rol oynamış ve ekonomik işbirliği konularında arabuluculuk etmiştir. ABD yaptırımları altında bulunmasına rağmen, Trump dönemindeki diplomatik açılımlarda “köprü” işlevi gördüğü belirtilmektedir. Dmitriev, Avrupa’daki ve “savaş kışkırtıcısı” politikaları eleştirirken, <strong>ABD-Rusya </strong>diyalogunu güçlendirme yönünde açıklamalar yapmaktadır.</p>

<p>Dmitriev’in AfD ile ilişkileri de dikkat çekmektedir. Daha önce AfD yetkilileriyle enerji ve ekonomik işbirliği konularında görüşmeler gerçekleştiren Dmitriev, partinin Rusya ile gaz tedarikini yeniden başlatma ve Alman ekonomisini güçlendirme yaklaşımını desteklediğini açıkça dile getirmiştir.<br />
<br />
Kirill Dmitriev'in daha önceki göçmenler ile ilgili paylaşımlarından:<br />
<a href="https://x.com/kadmitriev/status/1985045050523308094"><img alt="" src="https://www.alevihaberler.com.tr/public/images/detay/image%20-%202026-09-21T093738_427.png" style="height:273px; width:768px" /></a><br />
<a href="https://x.com/kadmitriev/status/1985045050523308094">https://x.com/kadmitriev/status/1985045050523308094<br />
x.com/kadmitriev/status/2101723018833559968</a></p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/saganak-yagis-ve-toz-tasimi-uyarisi-3474</link>
            <category>GÜNDEM</category>
            <pubDate>Mon, 21 Sep 2026 08:27:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Sağanak yağış ve toz taşımı uyarısı</h1>
                        <h2>Meteoroloji Genel Müdürlüğü, ülke genelinde sağanak yağış ve Güneydoğu Anadolu’nun doğusunda toz taşınımı beklendiğini açıkladı.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/09/saganak-yagis-ve-toz-tasimi-uyarisi-1789968815.webp">
                        <figcaption>Sağanak yağış ve toz taşımı uyarısı</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p><strong>Meteoroloji Genel Müdürlüğü, ülke genelinde sağanak yağış ve Güneydoğu Anadolu’nun doğusunda toz taşınımı beklendiğini açıkladı.</strong><br />
Meteoroloji Genel Müdürlüğü tarafından yapılan son değerlendirmelere göre: Ülkemiz genelinin parçalı ve çok bulutlu, Akdeniz’in Toroslar Mevkii, Batı Karadeniz'in iç kesimleri, Doğu Karadeniz (Giresun’un kıyı kesimleri dışında), Kocaeli, Burdur, Isparta, Adana, Osmaniye, Erzincan, Erzurum, Ardahan, Kars çevreleri ile Hatay’ın kıyı, Antalya, Mersin, Samsun, Ordu ve Giresun’un iç kesimlerinin sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Güneydoğu Anadolu'nun doğusunda toz taşınımı bekleniyor.</p>

<p><strong>HAVA SICAKLIĞI:</strong> Önemli bir değişiklik beklenmiyor. Ülkemiz genelinde mevsim normalleri civarında seyredeceği tahmin ediliyor.</p>

<p><strong>RÜZGAR: </strong>Rüzgarın, genellikle kuzey, güney ve doğu kesimlerde güney yönlerden hafif ara sıra orta kuvvette esmesi bekleniyor.</p>

<p><strong>UYARILAR<br />
TOZ TAŞINIMI UYARISI:</strong> Güneydoğu Anadolu'nun doğusunda toz taşınımı beklendiğinden yaşanabilecek olumsuzluklara karşı dikkatli ve tedbirli olunması gerekmektedir.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/milli-hizli-trende-seri-uretim-basladi-3473</link>
            <category>EKONOMİ</category>
            <pubDate>Mon, 21 Sep 2026 02:43:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Milli Hızlı Tren’de seri üretim başladı</h1>
                        <h2>Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Milli Elektrikli Hızlı Tren projesinde önemli bir aşamaya gelindiğini duyurdu.  </h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/09/milli-hizli-trende-seri-uretim-basladi-1789948295.webp">
                        <figcaption>Milli Hızlı Tren’de seri üretim başladı</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Milli Elektrikli Hızlı Tren projesinde önemli bir aşamaya gelindiğini duyurdu. &nbsp;</p>

<p>Bakan Uraloğlu, ilk setin testlerinin başarıyla devam ettiğini, ikinci setin ise seri üretim döneminin başlatıldığını açıkladı. &nbsp;</p>

<p>Yerli mühendislik gücüyle geliştirilen trenlerin raylara taşınmasıyla Türkiye’nin demiryolu teknolojisindeki üretim kapasitesinin daha da ileriye götürüldüğünü vurgulayan Uraloğlu, şu ifadeleri kullandı: &nbsp;</p>

<p><em><strong>“Milli Elektrikli Hızlı Tren’imizde ilk setimizin testleri başarıyla sürerken ikinci setimizin seri üretim dönemini başlattık. Yerli mühendislik gücümüzle geliştirdiğimiz trenlerimizi raylara taşıyarak Türkiye’nin demiryolu teknolojisindeki üretim gücünü daha da ileriye taşıyoruz.”</strong></em></p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/ali-riza-ozdemirden-mehmet-ucuma-destek-ayni-hassasiyetleri-paylasiyoruz-3472</link>
            <category>GÜNDEM</category>
            <pubDate>Mon, 21 Sep 2026 01:03:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Ali Rıza Özdemir’den Mehmet Uçum’a destek: Aynı hassasiyetleri paylaşıyoruz</h1>
                        <h2>Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi önceki Başkanı ve Alevi Bektaşi Güçbirliği Platformu Başkanı Ali Rıza Özdemir, Cumhurbaşkanı Başdanışmanı ve Cumhurbaşkanlığı Hukuk Politikaları Kurulu Başkanvekili Mehmet Uçum’un yeni anayasa tartışmalarına ilişkin kaleme aldığı analize destek veren bir açıklama yaptı. Özdemir, Uçum’un ortaya koyduğu temel kırmızı çizgilerle, 167 Alevi-Bektaşi kurumunun imzasıyla kamuoyuna duyurulan "Alevi Raporu"ndaki görüşlerin birebir örtüştüğünü vurguladı.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/09/ali-riza-ozdemirden-mehmet-ucuma-destek-ayni-hassasiyetleri-paylasiyoruz-1789944320.webp">
                        <figcaption>Ali Rıza Özdemir’den Mehmet Uçum’a destek: Aynı hassasiyetleri paylaşıyoruz</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p><span style="color:#000000">Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Mehmet Uçum, yeni anayasa gündemine dair yaptığı analizde; Türkiye’nin anayasa ihtiyacını vurgularken, Anayasa’nın ilk 4 maddesi dahil olmak üzere devletin ve milletin temel niteliklerinin kesinlikle tartışmaya kapalı kırmızı çizgiler olduğunu belirtmişti. </span></p>

<p><span style="color:#000000">Uçum, bu kapsamda;</span></p>

<p><span style="color:#000000">1- Türk Milleti ve millî kurtuluş/bağımsızlık mücadelesinin anayasal kazanımları,</span></p>

<p><span style="color:#000000">2- Türk vatandaşlığı ve bu bağlamdaki hukuki statü,</span></p>

<p><span style="color:#000000">3- Resmi dil ve tek zorunlu eğitim dili olarak Türkçe,</span></p>

<p><span style="color:#000000">4- Cumhuriyet, üniter yapı, laiklik ve demokratik hukuk devleti</span></p>

<p><span style="color:#000000">kavramlarının korunacağını ifade etmişti. </span></p>

<p><span style="color:#000000">Uçum ayrıca, bu konularda istismar siyasetine ve süreci çarpıtma girişimlerine asla müsaade edilmeyeceğini, farklı düzenleme tartışmalarının kabul edilemez olduğunu kaydetmişti.</span></p>

<p><span style="color:#000000"><strong>ALEVİ-BEKTAŞİ GÜÇBİRLİĞİ PLATFORMU BAŞKANINDAN DESTEK</strong></span></p>

<p><span style="color:#000000">Önceki dönem Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanı ve Alevi-Bektaşi Güçbirliği Platformu Başkanı Ali Rıza Özdemir, Mehmet Uçum’un bu değerlendirmelerine atıfta bulunarak, Alevi Bektaşi Güçbirliği Platformu çatısı altında 167 Alevi-Bektaşi kurumunun ortak imzasıyla yayımlanan "<em><strong>Alevi Raporu</strong></em>"ndaki görüşleri hatırlattı. </span></p>

<p><span style="color:#000000">Raporun yeni anayasaya dair beklentiler ve görüşler başlığında yer alan temel ilkeler şu şekilde özetlendi:</span></p>

<p><span style="color:#000000">İlk 4 Madde ve 66. Madde Hassasiyeti: Anayasa’nın ilk 4 maddesi ile Türk vatandaşlığını tanımlayan 66. maddenin mutlak surette korunması ve milli birliğin güçlendirilmesi hayati bulunuyor.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Etnik ve Dini Kimlik Tanımları: Anayasada Türk milli kimliği dışında herhangi bir etnik, dini veya kültürel kimliğe yer verilmemesi, grupların evrensel haklarının isim belirtilmeksizin korunması gerektiği savunuluyor.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Eğitim ve Devlet Dili: Devlet dili gibi eğitim dilinin de Türkçe olmasının, dil birliğinin korunması açısından son derece önemli olduğu ifade ediliyor.</span></p>

<p><strong><span style="color:#000000">İŞTE, ÖZDEMİR'İN KONUYLA İLGİLİ PAYLAŞIMI</span></strong></p>

<p><span style="color:#000000">YENİ ANAYASA ÇALIŞMALARINA DAİR KISA BİR DERKENAR </span></p>

<p><span style="color:#000000">Cumhurbaşkanı Başdanışmanı ve Cumhurbaşkanlığı Hukuk Politikaları Kurulu Başkanvekili Mehmet Uçum&nbsp;</span><a dir="ltr" href="https://x.com/mehmetucum"><span style="color:#000000">@mehmetucum</span></a><span style="color:#000000">&nbsp;, Türkiye'nin yeni anayasa gündemini, anayasa ihtiyacını ve atılması gereken adımları anlatan bir analiz kaleme aldı. </span></p>

<p><span style="color:#000000">Uçum, analizinde Anayasa'nın ilk dört maddesi dahil olmak üzere, &nbsp;</span></p>

<p><span style="color:#000000">Yeni anayasada milli kurtuluş ve bağımsızlık mücadelemizin ve anayasal birikimimizin kazanımları olarak Türk milleti, </span></p>

<p><span style="color:#000000">Türk vatandaşlığı, </span></p>

<p><span style="color:#000000">resmi dil ve tek zorunlu eğitim dili olarak Türkçe, </span></p>

<p><span style="color:#000000">cumhuriyet, </span></p>

<p><span style="color:#000000">üniter yapı, </span></p>

<p><span style="color:#000000">laiklik, </span></p>

<p><span style="color:#000000">demokratik hukuk devleti kavramlarının kırmızı çizgi olduğunu ifade etti. </span></p>

<p><span style="color:#000000">Uçum, devamla "Bu konularda istismar siyaseti yürütülmesine, sürece gölge düşürmek maksatlı bilinçli çarpıtmalar yapılmasına asla müsaade edilmez. Bu hususlarda farklı bir düzenleme tartışması zaten kabul edilemez." dedi. </span></p>

<p><span style="color:#000000">ALEVİ-BEKTAŞİ GÜÇ BİRLİĞİ PLATFORMU olarak bir süre önce 167 Alevi-Bektaşi kurumunun imzasıyla kamuoyuna duyurduğumuz ALEVİ RAPORU'nda aynı hassasiyetleri ortaya koymuştuk. </span></p>

<p><span style="color:#000000">İlgili başlığı bu vesile ile tekraren kamuoyuna duyurmuş olalım: </span></p>

<p><span style="color:#000000">"Yeni Anayasaya Dair Görüş ve Beklentilerimiz </span></p>

<p><span style="color:#000000">Yeni Anayasa ile ilgili tartışmaların ve istişarelerin gündemde olduğu şu günlerde anayasaya yönelik görüşlerimizi öncelikli olarak paylaşmak isteriz.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Anayasamızın ilk 4 maddesi ile Türk vatandaşlığını tanımlayan 66. Madde nin mutlak surette korunmasını ve tartışmaya açılmamasını, bu bağlamda milli birliğimizi ve devletimizin temel niteliklerini korumayı son derece yaşamsal buluyoruz. </span></p>

<p><span style="color:#000000">Anayasada Türk milli kimliği dışında herhangi bir etnik, dini veya kültürel kimliğin yer almasını doğru bulmuyoruz. </span></p>

<p><span style="color:#000000">Anayasada, isim belirtilmeden etnik, dini ve kültürel grupların evrensel hakları korunabilir. Ancak hiçbir şekilde etnik, dini veya kültürel tanımlamaya yer verilmemelidir. </span></p>

<p><span style="color:#000000">Devlet dili gibi eğitim dilinin de Türkçe olmasından yanayız. Bu iki husus, dil birliğimizi korumak bakımından son derece önemlidir. </span></p>

<p><span style="color:#000000">“Eşit yurttaşlık” kavramına şüpheyle bakıyor ve bu söylemi reddediyoruz. Bu kavram, anayasal eşitlik kavramını reddeden ve arka planda devleti farklı etnik, dini ve kültürel gruplara göre pay eden bir yaklaşım sunmaktadır. </span></p>

<p><span style="color:#000000">Biz, yurttaşlarını gruplara, klanlara, dini veya etnik gruplara bölmeyen, bir kişi bile olsa herkesin temel hak ve özgürlüklerini garanti altına alan bir yaklaşımı doğru buluyoruz."</span></p>

<p><a href="https://cemevihaber.com/wp-content/uploads/2025/12/ALEVILERIN-ALEVI-RAPORU-fotosuz.pdf">ALEVİ RAPORU'NUN TAM METNİNİ OKUMAK İÇİN TIKLAYIN</a></p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/erdem-comert-yazdi-alevilige-saplanan-hancer-esit-yurttaslik-2-3471</link>
            <category>GÜNDEM</category>
            <pubDate>Sun, 20 Sep 2026 14:03:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Erdem Cömert yazdı: Aleviliğe saplanan hançer: Eşit yurttaşlık -2</h1>
                        <h2>Horasan Erenleri Dernekler Federasyonu Genel Başkanı ve hukukçu Erdem Cömert'in, Alevi toplumuna empoze edilmek istenen "eşit yurttaşlık" kavramını Aydınlık gazetesindeki köşesinde ele aldığı yazı dizisinin ikinci makalesini yayımlıyoruz. İşte, o makale:</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/09/erdem-comert-yazdi-alevilige-saplanan-hancer-esit-yurttaslik-2-1789902448.webp">
                        <figcaption>Erdem Cömert yazdı: Aleviliğe saplanan hançer: Eşit yurttaşlık -2</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p><strong><span style="color:#000000">Kavramın seyir defteri ve neoliberal tuzak</span></strong></p>

<p><span style="color:#000000">Geçen hafta başlattığımız “Aleviliğe Saplanan Hançer: Eşit Yurttaşlık” yazı dizimiz, ne yazık ki sıcak gelişmelerle Türkiye’nin tam da kalbinde karşılık buldu. Yazımızın mürekkebi kurumadan yaşanan siyasal süreçler, dikkat çektiğimiz tehlikenin adım adım nasıl sahneye konduğunu doğrular nitelikte.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Nitekim DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, Resmi Gazete’de yayımlanan çerçeve yasayı değerlendirirken meseleyi yine aynı kavram üzerinden kurdu: “Silahlar sustu ama eşit yurttaşlar olduğumuz bir düzen kurulmalıdır.”</span></p>

<p><span style="color:#000000">Sözde barış, kardeşlik ve hak arayışı ambalajıyla sunulan bu dil, tam anlamıyla bir tuzaktır. Alevilerin tarihsel hak taleplerinin arasına yerleştirilen, etnik bölücülüğün masumlaştırma aracı yapılan ve ulus devleti tasfiye etmeyi amaçlayan “eşit yurttaşlık” tehlikesi adım adım ilerliyor.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Peki, Aleviliğin tarihsel mirasıyla hiçbir bağı olmayan, son yıllarda masum bir hak arayışı gibi yutturulmaya çalışılan bu kavram nereden çıktı? Kimler, hangi siyasal ihtiyaçla bunu üretti?</span></p>

<p><strong><span style="color:#000000">POST-MODERN DÖNEM VE İDEOLOJİK DOĞUM</span></strong></p>

<p><span style="color:#000000">“Eşit yurttaşlık” kavramı, sanıldığı gibi ezilen kitlelerin kendi öz mücadeleleriyle yarattığı yerli ve milli bir kavram değildir. İkinci Dünya Savaşı sonrası Batı akademisinde şekillenen, özellikle 1980 sonrasında neoliberal küreselleşme dalgasıyla tırmanışa geçen postmodern kimlik siyasetinin bir ürünüdür.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Bu yaklaşımın teorik temelleri; Will Kymlicka’nın “Çokkültürlü Yurttaşlık” (Multicultural Citizenship) kuramına, Iris Marion Young’ın “Farklılaşmış Yurttaşlık” (Differentiated Citizenship) anlayışına ve Charles Taylor’ın “Tanınma Politikası” (Politics of Recognition) tezlerine dayanır.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Kymlicka ve takipçileri, Fransız Devrimi’nden bu yana gelişen ve bireyi ırk, din, mezhep ayrımı gözetmeksizin kanun önünde eşit sayan klasik Cumhuriyetçi yurttaşlık tanımını “yetersiz” ve “baskıcı” ilan ettiler. Onlara göre devlet, tüm yurttaşlarına eşit mesafede duran nötr bir yapı olamazdı; bunun yerine toplumu etnik, dinsel ve kültürel kompartımanlara bölerek her gruba ayrı “kolektif haklar” ve “özel statüler” tanımalıydı.</span></p>

<p><span style="color:#000000">İşte tam bu noktada, “kanun önünde eşitlik” kavramı tasfiye edilip yerine “farklılıkların hukuki statü kazandığı eşit yurttaşlık” söylemi ikame edildi.</span></p>

<p><strong><span style="color:#000000">EMPERYALİST MERKEZLER VE ULUS DEVLETİN TASFİYESİ</span></strong></p>

<p><span style="color:#000000">Neoliberalizmin ve emperyalist merkezlerin bu kavrama sarılmasının çok somut bir amacı vardı: Ulus devleti içeriden çözmek.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Sermayenin sınırsızca dolaşabildiği, ulusal sınırların aşındığı tek kutuplu bir dünya düzeninde, üniter yapılar ve ortak yurttaşlık bilinci en büyük engel olarak görülüyordu. Halkı sınıf bilincinden ya da ulusal bütünlükten koparıp etnik, mezhepsel ve kültürel alt kimliklere bölmek; emperyalist merkezlerin yönetilebilir, parçalanmış coğrafyalar yaratma stratejisine tam uyum sağlıyordu.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Batı’daki strateji merkezlerinde üretilen bu teorik çerçeve; Almanya, Fransa ve İngiltere gibi ülkelerdeki çeşitli vakıflar, fonlanan sivil toplum kuruluşları ve ideologlar eliyle Doğu Avrupa’ya, Ortadoğu’ya ve elbette Türkiye’ye ihraç edildi. Türkiye’de ulus devletin dayandığı “Anayasal yurttaşlık” ve “kanun önünde eşitlik” ilkeleri hedef alınırken, Alevi toplumunun sosyolojik gerçekliği ve tarihsel hafızası bu neoliberal laboratuvarın malzemesi yapılmak istendi.</span></p>

<p><strong><span style="color:#000000">KANUN ÖNÜNDE EŞİTLİK İLE ‘EŞİT YURTTAŞLIK’ ARASINDAKİ UÇURUM</span></strong></p>

<p><span style="color:#000000">Burada ideolojik tuzağı netleştirmek zorundayız:</span></p>

<p><span style="color:#000000">Anayasamızın 10. maddesinde güvence altına alınan “kanun önünde eşitlik”, bireyi esas alır. Alevi’yi, Sünni’yi, Türk’ü, Kürt’ü hiçbir ayrıcalık ya da ayrımcılığa tabi tutmaksızın tek bir ortak hukuk çatısı altında toplar. İnsanı mezhebine göre değil, yurttaşlık bağına göre tanımlar.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Buna karşın ihracatı yapılan “eşit yurttaşlık”, bireyi değil, ait olduğu etnik veya mezhepsel grubu esas alır. Devleti, bireylerin oluşturduğu bir cumhuriyet değil; cemaatlerin, mezheplerin ve etnik grupların federatif bir koalisyonu olarak kurgular.</span></p>

<p><span style="color:#000000">İşte Aleviliğe saplanmak istenen hançer tam da buradadır. Alevilik; Hacı Bektaş Veli’den Yunus Emre’ye, Pir Sultan’dan Nesimi’ye uzanan çizgisinde “72 millete bir gözle bakmayı”, insanı meşrebine bölmeden birleştirmeyi esas alan evrensel bir insanlık felsefesidir. Aleviliği etnik ya da kompartımanlaşmış bir “siyasal kimlik” cenderesine sokmak, onun özünü yok etmektir.</span></p>

<p><strong><span style="color:#000000">GELECEK HAFTA: BATI FONLARI VE ALMANYA ÖRGÜTLENMESİ</span></strong></p>

<p><span style="color:#000000">Bu kavramın teorik kökeni, neoliberal akademisyenlerin masalarında şekillenmiş ve ulus devletleri parçalama konseptine hizmet etmek üzere sahaya sürülmüştür. Türkiye’deki bölücü odaklar ile Alevi toplumunu Cumhuriyetten koparmak isteyen marjinal yapıların aynı kavramda buluşması asla tesadüf değildir.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Önümüzdeki yazıda, bu teorik çerçevenin pratik ayağını inceleyeceğiz. Avrupa merkezli örgütlerin, bilhassa Almanya’daki Alevi federasyonlarının bu siyasal dili Türkiye’ye nasıl taşıdığını, hangi fon mekanizmalarıyla beslendiğini ve Alevi toplumuna nasıl dayatıldığını somut örnekleriyle ele alacağız.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Kendi tarihimizden, Pirlerimizin yolundan ve Cumhuriyet’in ortak geleceğinden taviz vermeyeceğiz.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Aşk ile...</span></p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/tbmm-baskani-numan-kurtulmus-haci-bektas-veli-dergahini-ziyaret-etti-3470</link>
            <category>SİYASET</category>
            <pubDate>Sun, 20 Sep 2026 13:25:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş Hacı Bektaş Veli Dergâhı’nı ziyaret etti</h1>
                        <h2>Ahilik Haftası programına katılmak üzere Kırşehir’e gelen TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, beraberindeki heyetle birlikte Hacı Bektaş Veli Dergâhı’nı ziyaret etti.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/09/tbmm-baskani-numan-kurtulmus-haci-bektas-veli-dergahini-ziyaret-etti-1789900429.webp">
                        <figcaption>TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş Hacı Bektaş Veli Dergâhı’nı ziyaret etti</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p><strong>ALEVİHABERLER.COM.TR / HABER MERKEZİ-</strong> Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanı Numan Kurtulmuş, Ahilik Haftası kutlamalarına katılmak üzere Kırşehir’e gelirken Nevşehir’in Hacıbektaş ilçesini de ziyaret ederek, Hacı Bektaş Veli türbesinde dua etti.</p>

<p><strong>KURTULMUŞ, DERGÂHTA İNCELEMELER YAPTI</strong></p>

<p>Beraberindeki heyetle birlikte tarihi Hacı Bektaş Veli Dergâhı’nı ziyaret eden Kurtulmuş, yetkililerden yürütülen çalışmalar ve bölge hakkında bilgi alarak dergâh çevresinde incelemelerde bulundu.</p>

<p><strong>KURTULMUŞ’A HEYETİ DE EŞLİK ETTİ</strong></p>

<p>Ziyaret programında TBMM Başkanı Kurtulmuş'a şu isimler eşlik etti:</p>

<p>Nevşehir Valisi Hüseyin Kök, Kırşehir Valisi Murat Sefa Demiryürek, Ticaret Bakan Yardımcısı Mahmut Gürcan, Kozaklı Kaymakamı Uğur Savaş, AK Parti Elazığ Milletvekili Mahmut Rıdvan Nazırlı, AK Parti Kırşehir Milletvekili Necmettin Erkan.</p>

<p><strong>KJURTULMUŞ: HOŞGÖRÜ VE KARDEŞLİĞİN YOLU</strong></p>

<p>Ziyaretin ardından sosyal medya hesabından paylaşım yapan TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş şu ifadeleri kullandı:<span style="background-color:white"> “<strong><em>Anadolu’da kardeşlik ve dayanışma ruhunun kökleşmesinde büyük emekleri bulunan Hacı Bektâş-ı Velî’nin türbesini ziyaret ederek gönül erenlerimizi yad ettik. </em></strong></span></p>

<p><strong><em><span style="background-color:white">Hoşgörünün ve kardeşliğin yolunu bize gösteren Hacı Bektâş-ı Velî’yi bir kez daha rahmetle ve hürmetle anıyorum.</span></em></strong>”</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/alzheimer-riskini-azaltmada-10-etkili-onlem-3469</link>
            <category>SAĞLIK</category>
            <pubDate>Sun, 20 Sep 2026 12:02:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Alzheimer riskini azaltmada 10 etkili önlem!</h1>
                        <h2>Son yıllarda yaşam süresinin uzamasıyla birlikte Alzheimer hastalığının görülme sıklığı giderek artıyor. Ülkemizde yaklaşık 700 bin kişi Alzheimer hastalığıyla mücadele ederken, 2050 yılına kadar bu sayının 2,5 katına çıkması bekleniyor.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/09/alzheimer-riskini-azaltmada-10-etkili-onlem-1789895356.webp">
                        <figcaption>Alzheimer riskini azaltmada 10 etkili önlem!</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p><span style="color:#000000">Son yıllarda yaşam süresinin uzamasıyla birlikte Alzheimer hastalığının görülme sıklığı giderek artıyor. </span></p>

<p><span style="color:#000000">Ülkemizde yaklaşık 700 bin kişi Alzheimer hastalığıyla mücadele ederken, 2050 yılına kadar bu sayının 2,5 katına çıkması bekleniyor. </span></p>

<p><span style="color:#000000"><strong>Acıbadem Ataşehir Hastanesi Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Neşe Tuncer,</strong> Alzheimer’ın ilk belirtileri ortaya çıkmadan yaklaşık 20 yıl önce beyinde değişikliklerin başlayabildiğine dikkat çekerek, <strong>“<em>Yaş ve genetik yatkınlık gibi değiştirilemeyen risklere rağmen, yaşam tarzıyla ilişkili bazı risk faktörlerini kontrol altına almak mümkün. Bu nedenle beyin sağlığını korumaya yönelik önlemlere erken yaşlardan itibaren önem vermek gerekir. Bilimsel veriler, sağlıklı yaşam alışkanlıkları ile Alzheimer riskinin önemli ölçüde azaltılabileceğini göstermektedir</em>”</strong> diyor. </span></p>

<p><span style="color:#000000">Prof. Dr. Tuncer, <strong>21 Eylül Dünya Alzheimer Günü</strong> kapsamında, Alzheimer riskini azaltmada 10 etkili önlem ile tanı ve tedavide umut veren gelişmeleri anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Beyin hücrelerinin ilerleyici bir şekilde hasar görmesi ve kaybedilmesiyle ortaya çıkan Alzheimer hastalığı sadece hastanın değil, ailesinin ve yakın çevresinin de yaşamını derinden etkiliyor. Sinsice başlayıp ilerleyen hastalıkta ilk belirtiler genellikle yakın zamanda yaşanan olayların unutulması, aynı soruların tekrar tekrar sorulması veya tanıdık kelimelerin hatırlanamaması şeklinde kendini gösteriyor. </span></p>

<p><span style="color:#000000"><strong>Prof. Dr. Neşe Tuncer</strong>, ilerleyen evrelerde bireyin planlama becerisinin zayıfladığını, zaman ve mekan algısının bozulduğunu, kişilik değişiklikleri ortaya çıktığını ve sonuçta en temel günlük ihtiyaçlarını karşılayamaz hale geldiğini belirterek “<strong><em>Alzheimer hastalığı bireysel olduğu kadar ailevi ve toplumsal bir sağlık sorunudur; hastalığın ilerleyici doğası hastaların giderek bağımsızlığını yitirmesine, bakım verenlerin ise ciddi fiziksel, psikolojik ve ekonomik yüklerle karşılaşmasına neden olmaktadır</em></strong>” diyor.</span></p>

<p><span style="color:#000000"><strong>Alzheimer hastalığına zemin hazırlayan etkenler!</strong></span></p>

<p><span style="color:#000000">Alzheimer’in ilk belirtilerden yaklaşık 20 yıl önce oluşmaya başladığını belirten Prof. Dr. Neşe Tuncer “Dolayısıyla 70'li yaşlarda bellek yakınması yaşayan bir bireyde süreç aslında 50'li yaşlarda başlamış olabilir. Bu durum, sağlıkla ilgili orta yaşta alınan kararların, yaşlılıkta beyin sağlığını doğrudan belirlediğini göstermektedir” diyor. Prof. Dr. Tuncer, Alzheimer hastalığına zemin hazırlayan başlıca yaşam alışkanlıkları ve risk faktörlerini şöyle sıralıyor: “Düzenli egzersiz yapmamak, kontrolsüz tansiyon, yüksek kolesterol ve tedavi edilmeyen hipertansiyon, tedavi edilmeyen işitme kaybı, diyabet ve insülin direnci, obezite, sigara, alkol kullanımı, sosyal izolasyon ve yalnızlık, yetersiz ve kalitesiz uyku, sağlıksız beslenme, işlenmiş gıdalar, aşırı şeker ve trans yağ ağırlıklı beslenme, depresyon, kafa travması öyküsü, hava kirliliğine maruz kalma.”</span></p>

<p><span style="color:#000000"><strong>Alzheimer riskini azaltmak mümkün! İşte, 10 etkili önlem!</strong></span></p>

<p><span style="color:#000000">Prof. Dr. Neşe Tuncer, Alzheimer riskini azaltan 10 etkili önlemi şöyle açıklıyor;</span></p>

<p><span style="color:#000000"><strong>Düzenli egzersiz</strong></span></p>

<p><span style="color:#000000">Düzenli egzersiz, beyin sağlığını korumada önemli bir rol oynamaktadır. Haftada en az 150 dakika orta yoğunlukta egzersiz (tempolu yürüyüş, yüzme, bisiklet) beynin bellek merkezi olan hipokampusun hacmini artırmakta ve yeni sinir bağlantılarının oluşmasını desteklemektedir. Bilimsel çalışmalar, fiziksel aktivite ve düzenli egzersizin bilişsel gerileme ve Alzheimer riskinin azaltılmasına önemli katkılar sağladığını göstermektedir.</span></p>

<p><span style="color:#000000"><strong>Sağlıklı ve dengeli beslenme</strong></span></p>

<p><span style="color:#000000">Sağlıklı beslenme kapsamında özellikle Akdeniz tipi beslenme (bol sebze-meyve, zeytinyağı, balık, kuruyemiş, tam tahıllar) beyin ve damar sağlığını desteklemektedir. Haftada en az iki kez balık tüketimi omega-3 yağ asitleri sayesinde beyin hücrelerini korumaktadır. İşlenmiş gıdalar, aşırı şeker ve trans yağ ağırlıklı beslenmeden uzak durmak gerekir.</span></p>

<p><span style="color:#000000"><strong>Kaliteli ve yeterli uyku</strong></span></p>

<p><span style="color:#000000">Kaliteli ve yeterli uyku hastalığı önlemede büyük önem taşımaktadır. Her gece 7-8 saat kesintisiz uyku, beynin gün içinde biriken zararlı proteinleri temizlemesini sağlayan glimfatik sistemin etkin çalışması için zorunludur. Uyku apnesi mutlaka değerlendirilmeli ve tedavi edilmelidir.</span></p>

<p><span style="color:#000000"><strong>Beyni aktif tutmak ve yaşam boyu öğrenmek</strong></span></p>

<p><span style="color:#000000">Bilişsel aktivite kapsamında yaşam boyu öğrenme, okuma, yeni beceriler edinme, dil öğrenme ve enstrüman çalma gibi aktiviteler beynin ‘bilişsel rezervini’ güçlendirmektedir. Bilimsel çalışmalar, iki dil konuşan bireylerde Alzheimer belirtilerinin 4-5 yıl daha geç ortaya çıktığını göstermiştir.</span></p>

<p><span style="color:#000000"><strong>Sosyal bağları güçlü tutmak</strong></span></p>

<p><span style="color:#000000">Aile ve arkadaşlarla düzenli iletişim kurmak, sosyal ve toplumsal etkinliklere katılmak, sosyal yaşamın içinde olmak ve gönüllülük çalışmaları beyin sağlığını desteklemektedir. Sosyal izolasyon ve düşük sosyal bağlantı, bilişsel gerileme ve Alzheimer açısından değiştirilebilir risk faktörleri arasında yer almaktadır. Bu nedenle sosyal yaşamdan kopmamak, Alzheimer hastalığı riskini azaltmaya yönelik bütüncül yaklaşımın önemli bir parçasıdır.</span></p>

<p><span style="color:#000000"><strong>Tansiyon, kolesterol ve kan şekerini kontrol altında tutmak</strong></span></p>

<p><span style="color:#000000">Yüksek tansiyon, yüksek kolesterol ve yüksek kan şekeri gibi kardiyometabolik risklerin kontrol altında tutulması hem damar hem de beyin sağlığı açısından önem taşımaktadır. Hipertansiyon, diyabet ve yüksek kolesterolün düzenli takip edilmesi, ilerleyen yıllarda bilişsel gerileme ve Alzheimer hastalığı açısından son derece önemlidir.</span></p>

<p><span style="color:#000000"><strong>Sağlıklı kiloyu korumak</strong></span></p>

<p><span style="color:#000000">Fazla kilo ve obezite ilerleyen yaşlarda bilişsel sağlık açısından önem taşıyan, değiştirilebilir risk faktörleri arasında yer almaktadır. Sağlıklı kilonun korunması; tansiyon, kan şekeri ve kolesterol gibi Alzheimer hastalığı açısından önem taşıyan diğer risk faktörlerinin de kontrolüne katkı sağlamaktadır.</span></p>

<p><span style="color:#000000"><strong>Sigara ve alkolden uzak durmak</strong></span></p>

<p><span style="color:#000000">Sigara ve alkol kullanımı beyin sağlığını olumsuz etkileyebilen, değiştirilebilir risk faktörleri arasında yer almaktadır. Sigara ve alkolden uzak durmak, Alzheimer hastalığı riskini azaltmaya yönelik önemli adımlardandır.</span></p>

<p><span style="color:#000000"><strong>İşitme kaybını ihmal etmemek</strong></span></p>

<p><span style="color:#000000">İşitme kaybının fark edilmesi halinde gecikmeden değerlendirilmesi ve uygun durumlarda işitme cihazı gibi desteklerin kullanılması riski azaltmak açısından önemlidir.</span></p>

<p><span style="color:#000000"><strong>Kafa travmalarından korunmak ve hava kirliliğine maruziyeti azaltma</strong></span></p>

<p><span style="color:#000000">Kafa travmalarından korunmak ve hava kirliliğine maruziyeti mümkün olduğunca azaltmak Alzheimer hastalığı da dahil olmak üzere, ilerleyen yaşlarda bilişsel sağlığı etkileyebilecek risklerin azaltılmasına yönelik koruyucu yaklaşımın önemli bir parçasını oluşturmaktadır.</span></p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/alihan-kuris-sorusturmasinda-29-gozalti-karari-23-sirkete-kayyum-atandi-3468</link>
            <category>EKONOMİ</category>
            <pubDate>Sun, 20 Sep 2026 11:45:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Alihan Kuriş soruşturmasında 29 gözaltı kararı! 23 şirkete kayyum atandı!</h1>
                        <h2>Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, Alihan Kuriş’in liderliğini yaptığı öne sürülen çıkar amaçlı suç örgütüne yönelik soruşturmada yeni bir operasyon aşamasına geçildiğini duyurdu.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/09/alihan-kuris-sorusturmasinda-29-gozalti-karari-23-sirkete-kayyum-atandi-1789894420.webp">
                        <figcaption>Alihan Kuriş soruşturmasında 29 gözaltı kararı! 23 şirkete kayyum atandı!</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p><strong>Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, Alihan Kuriş’in liderliğini yaptığı öne sürülen çıkar amaçlı suç örgütüne yönelik soruşturmada yeni bir operasyon aşamasına geçildiğini duyurdu.</strong><br />
<br />
20 Eylül 2026 tarihinde 29 şüpheli hakkında gözaltı kararı verildi. Şüphelilerin ikamet ve iş yerlerinde arama işlemleri gerçekleştirilirken, örgütle bağlantılı olduğu değerlendirilen 23 şirkete kayyum atanmasına karar verildi.<br />
<br />
Elde edilen deliller doğrultusunda, örgütle bağlantılı veya iltisaklı olduğu değerlendirilen bazı şahıs ve şirketlerin; örgütün yurt içi ve yurt dışındaki para ve malvarlığı hareketlerini organize ettiği, kayıt dışı finansal transferleri kolaylaştırdığı ve suçtan elde edildiği değerlendirilen gelirlerin aklanmasına yönelik faaliyetlerde bulunduğu belirtiliyor.<br />
<a href="https://x.com/ankaracbs/status/2101570659281244599"><img alt="" src="https://www.alevihaberler.com.tr/public/images/detay/HSpHXqLWMAADQhR.jpg" style="height:800px; width:433px" /><br />
<br />
<strong>Kaynak link:&nbsp;https://x.com/ankaracbs/status/2101570659281244599</strong></a></p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/ukraynarusyanin-petrol-tesislerini-yine-vurdu-3467</link>
            <category>DÜNYA</category>
            <pubDate>Sun, 20 Sep 2026 10:34:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Ukrayna,Rusya'nın petrol tesislerini yine vurdu</h1>
                        <h2>Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodimir Zelenskiy, dün gece Moskova bölgesine yönelik uzun menzilli saldırıların Rusya’nın kritik petrol altyapısına ve lojistik tesislerine ağır darbe vurduğunu duyurdu. </h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/09/ukraynarusyanin-petrol-tesislerini-yine-vurdu-1789890491.webp">
                        <figcaption>Ukrayna,Rusya'nın petrol tesislerini yine vurdu</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p><strong>Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodimir Zelenskiy, dün gece Moskova bölgesine yönelik uzun menzilli saldırıların Rusya’nın kritik petrol altyapısına ve lojistik tesislerine ağır darbe vurduğunu duyurdu.&nbsp;</strong></p>

<p>Zelenskiy, X platformundaki resmi hesabından yaptığı açıklamada,<em><strong> “Uzun menzilli yanıtlarımız dün gece Moskova bölgesinde çok önemli bir etki yarattı. Rusya’nın temel petrol endüstrisi tesislerinden biri ve saldırganın lojistik tesisi vuruldu. Bunlar, savaş makinesini sürdüren milyarlarca dolar değerindeki hedefler”</strong></em> ifadelerini kullandı.&nbsp;</p>

<p>Ukrayna güçlerinin saldırıda kullandığı sistemler arasında <em><strong>FP-1, RZ-100, MICH-2000, Palianytsia, Vendetta, Liutyi, Bars, Flamingo, Sichen ve Pelican </strong></em>yer aldı. Zelenskiy, bu operasyonlarda yer alan Ukrayna Güvenlik Servisi (SBU), İnsansız Sistemler Kuvvetleri, Özel Operasyonlar Kuvvetleri, Ukrayna Savunma İstihbaratı (GUR) ve Dış İstihbarat Servisi’ne hassasiyetleri için teşekkür etti. Ayrıca Voronezh bölgesindeki bir tesise de yaptırım uygulandığını belirtti.</p>

<p>Zelenskiy, Moskova’nın diğer bölgelerinin güvenliğini ihmal ederek katmanlı hava savunma halkaları inşa etmek yerine savaşı sonlandırması ve barışı seçmesi gerektiğini vurguladı. Enerji ve gıda güvenliği konularında gerilimi azaltma adımlarının masada olduğunu, ancak bunun için siyasi iradenin şart olduğunu söyledi.&nbsp;</p>

<p>Ukrayna’nın uzun menzilli yeteneklerini güçlendiren müttefiklere ve yaptırımlarla bu saldırıları destekleyenlere minnettarlığını dile getiren Zelenskiy, açıklamasını <em><strong>“Zafer Ukrayna’nın olsun!”</strong></em> sözleriyle noktaladı.</p>

<p><strong>Kullanılan sistemler hakkında kısa bilgiler:</strong><br />
<br />
Bu sistemler, Ukrayna’nın savaş sırasında geliştirdiği veya uyarladığı çeşitli uzun menzilli insansız hava araçları (İHA/drone), seyir füzeleri ve saldırı platformlarından oluşuyor. Çoğu, düşük maliyetli, yüksek menzilli ve hassas vuruş kabiliyetine sahip yerli üretim veya modifiye edilmiş araçlar:</p>

<p><strong>FP-1: </strong>Ukrayna yapımı uzun menzilli kamikaze/saldırı İHA’sı. Yüksek menzil ve patlayıcı yük taşıma kapasitesiyle biliniyor.<br />
<strong>RZ-100: </strong>Görece yeni bir uzun menzilli drone sistemi; menzil ve yük kapasitesi açısından etkili kabul ediliyor.<br />
<strong>MICH-2000: </strong>Yüksek menzilli ve güçlü patlayıcı taşıyabilen bir saldırı İHA’sı.<br />
<strong>Palianytsia (Palyanitsya): </strong>Ukrayna’nın jet motorlu uzun menzilli seyir füzesi/İHA hibriti. Yaklaşık 700+ km menzile sahip olduğu belirtiliyor; “Palianytsia” ismi Ukrayna ekmeğinden geliyor.<br />
Vendetta: Kamikaze tipi uzun menzilli drone. İsmi “intikam” anlamına geliyor.<br />
<strong>Liutyi (Lyutyi):</strong> “Öfkeli” anlamına gelen, Ukrayna’nın en bilinen uzun menzilli kamikaze İHA’larından biri. Yüzlerce kilometre menzile sahip ve petrol rafinerileri gibi stratejik hedeflere sıkça kullanılıyor.<br />
Bars Saldırı amaçlı İHA sistemi.<br />
<strong>Flamingo: </strong>Yeni nesil uzun menzilli drone/füze platformlarından biri.<br />
<strong>Sichen:</strong> Ukrayna yapımı bir başka saldırı İHA’sı.<br />
<strong>Pelican:</strong> Deniz veya kara hedeflerine yönelik kullanılabilecek uzun menzilli bir sistem.</p>

<p>Bu araçların çoğu, Ukrayna’nın batı ve ortaklarının desteğiyle geliştirilen yerli teknolojiler sayesinde Rusya’nın derinliklerine <strong>(Moskova bölgesi dâhil)</strong> ulaşabiliyor. Operasyonlar, Ukrayna’nın <strong>“uzun menzilli yanıt”</strong> stratejisinin bir parçası olarak değerlendiriliyor.<br />
<a href="https://x.com/ZelenskyyUa/status/2101574761440583973"><strong><span style="color:#2980b9">Kaynak link:</span><span style="color:#2980b9">https://x.com/ZelenskyyUa/status/2101574761440583973</span></strong></a></p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/mehmet-ucum-yazdi-turkiyenin-yeni-anayasa-gundemi-3466</link>
            <category>SİYASET</category>
            <pubDate>Sun, 20 Sep 2026 10:12:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Mehmet Uçum yazdı: Türkiye'nin yeni anayasa gündemi</h1>
                        <h2>Anadolu Ajansı tarafından yayımlanan yazısında, Cumhurbaşkanlığı Hukuk Politikaları Kurulu Başkanvekili ve Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Mehmet Uçum, Türkiye'nin büyük yürüyüşünün başladığını ve yeni anayasanın bu büyük yürüyüşün itici gücü olacağını belirtti.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/09/mehmet-ucum-yazdi-turkiyenin-yeni-anayasa-gundemi-1789889178.webp">
                        <figcaption>Mehmet Uçum yazdı: Türkiye'nin yeni anayasa gündemi</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p><span style="color:#000000">Cumhurbaşkanı Başdanışmanı ve Cumhurbaşkanlığı Hukuk Politikaları Kurulu Başkanvekili Mehmet Uçum, Türkiye'nin yeni anayasa gündemini, anayasa ihtiyacını ve atılması gereken adımları AA Analiz için kaleme aldı.</span></p>

<p><span style="color:#000000">***</span></p>

<p><span style="color:#000000">Ülkemiz, 2 bin 200 yılı aşan kadim devlet geleneğiyle eşsiz bir mirasa sahiptir. Medeniyetimizin bize miras bıraktığı bilge ve kudretli müktesebattan istifade ederek attığımız tarihi adımlarla gücümüze güç katarak Cumhuriyet’imizin ikinci yüzyılında hedeflerimize kararlılıkla yürüyoruz.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'ne geçiş ile Terörsüz Türkiye süreci bu kararlılığın en önemli adımları arasındadır. Gelinen aşamada ise yeni anayasa Türkiye Cumhuriyeti için artık kaçınılmazdır.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Bu doğrultuda ülke liderimiz ve Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın perspektifiyle hayata geçen Türkiye Yüzyılı vizyonumuzun en büyük hedeflerinden biri, yeni bir anayasayı ülkemize kazandırmaktır. Dönem artık Türkiye Yüzyılı’dır, vakit artık yeni anayasa vaktidir. Türkiye Yüzyılı’nın ve istikrarın lokomotifi haline gelen Cumhur İttifakı şüphesiz bunu da başaracaktır.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Elbette yeni anayasa Türkiye’nin olağan gündemi olarak her zaman güncel bir konudur. Türkiye Büyük Millet Meclisinin (TBMM) 28. döneminde yeni anayasanın yapılma ihtimali de Meclisimizin değerlendireceği bir husustur. Bu ihtimal asla dışlanamaz. Buna mukabil gerek zaman yönetimi gerekse yeni anayasa sürecinde olgunlaştırılması gereken konulara ilişkin fikri çalışma ihtiyacı TBMM’nin 29. döneminde yeni anayasanın yapılmasını daha gerçekçi bir hedefe dönüştürüyor. Tabii ki nihai karar demokratik siyasi liderliğin ve Meclisimizindir.</span></p>

<p><strong><span style="color:#000000">YAMALI BOHÇA: 1982 ANAYASASI</span></strong></p>

<p><span style="color:#000000">Ülkemizin anayasa yapma ve değiştirme süreçlerinde güçlü bir birikimi ve pratiği var. Bununla birlikte bugün, darbe ürünü olan 1982 Anayasası, tüm değişikliklere rağmen ülkemize layık sivil, demokratik, özgürlükçü ve kapsayıcı bir anayasa olma niteliğinden halen çok uzaktadır.</span></p>

<p><span style="color:#000000">1982 Anayasası'nın yürürlükte 154 maddesi var. Bunların 103’ünün 58’inde hiç değişiklik olmadı, 45’inde tali değişiklikler yapıldı. Yani cari anayasanın üçte ikisi aradan geçen 44 yıla rağmen darbe ürünü olma özelliğini sürdürüyor. İlk dört maddenin esasları (devamlılık ilkesi dahil) korunacağından, yürütme ve yürürlük maddeleri de çıkınca geride kalan 97 maddenin gözden geçirilmesi, bazılarında esaslı değişiklikler yapılması, bir kısmının güncellenmesi, bir kısmının kaldırılması temel bir ihtiyaçtır. Değişiklik yapılmış 51 maddede ise elbette geliştirme ve yenileme ihtiyacı söz konusudur.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Hal böyleyken "ilk dört madde hariç 1982 Anayasası'nın neredeyse bütün maddeleri tamamen değişti yeni anayasa hedefi gereksizdir" görüşü tam bir boş ezber ve hatta kasıtlı bir çarpıtmadır.</span></p>

<p><span style="color:#000000">1982 darbe Anayasası'nın oluşturduğu vesayetçi yapılara her defasında dur diyen, tüm engellere rağmen Terörsüz Türkiye süreci ile barışı ve kardeşliği benimseyen bu asil ve kahraman milletimize yamalı bohçadan beter olan anayasa hiçbir şekilde yakışmıyor. Önemle belirtelim ki yeni anayasa sadece bir ihtiyaç değil, aynı zamanda bir zorunluluktur.</span></p>

<p><strong><span style="color:#000000">MİLLİ BİR GÖREV OLARAK YENİ ANAYASA</span></strong></p>

<p><span style="color:#000000">Cumhuriyetimizi yeni ve sivil anayasa ile taçlandırmak hepimizin vazifesidir. Bu hiç kimsenin şahsi konusu değil, hepimizin milli meselesidir.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Özellikle son çeyrek yüzyılda atılan adımlarla, her geçen gün daha sivil ve demokratik yönde gelişen, kurumsal kapasitesini güçlendiren, yerli ve milli savunma sanayi hamleleriyle küresel bir güç haline gelen bir Türkiye var.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Milleti merkeze alan, halkımızın barış ve kardeşlik iklimini koruyup güçlendiren Terörsüz Türkiye sürecinin menziline varmak üzere olduğu bugünlerde yeni anayasanın temelleri muhakkak atılacaktır.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Bilinmelidir ki 2023 ruhuna sahip ve 2053 ve 2071 vizyonlarına uygun olarak hazırlanacak yeni anayasada milli kurtuluş ve bağımsızlık mücadelemizin ve anayasal birikimimizin kazanımları olarak Türk milleti, Türk vatandaşlığı, resmi dil ve tek zorunlu eğitim dili olarak Türkçe, cumhuriyet, üniter yapı, laiklik, demokratik hukuk devleti kırmızı çizgilerdir. Bu konularda istismar siyaseti yürütülmesine, sürece gölge düşürmek maksatlı bilinçli çarpıtmalar yapılmasına asla müsaade edilmez. Bu hususlarda farklı bir düzenleme tartışması zaten kabul edilemez.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Ayrıca, demokrasinin birikimleri ve Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi ise korunması gereken kıymetlerdir. Halkın, sistemin işleyişindeki iradesini güçlendirmiş olan etkili iki oy hakkı ve yüzde 50+1 kuralı halka rağmen değiştirilemez. Halk da iradesini zayıflatacak bu tip karşı hamlelere geçit vermez.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Anayasa doğrudan icrai sonuç doğuran bir düzenleme değil esasen bir güvenceler sistemidir. Ülkemizin geleceği olan çocuklarımıza ve gençlerimize bu teminatı sunmak mutlak borcumuzdur. Vurgulanmalıdır ki çağa uygun hak ve özgürlükler çerçevesinde daha geniş güvenceler sağlayan, temel değerleri tahrip eden hukuk anlayışlarına ve neoliberal saldırganlıklara karşı tedbirler alan, milli perspektife sahip bir anayasa milletimizin en önemli ihtiyacıdır. Öte yandan, demokrasi bayrağını daha da ileriye taşıyacak yeni anayasada "serbestlik fetişizmi" tuzağına ise asla düşülmemelidir.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Yeni anayasa ile birlikte TBMM İçtüzüğünün, Siyasi Partiler Kanunu'nun ve seçim kanunlarının yenilenmesi ihtiyacı da açıktır. Tüm bu konularda Hukuk Politikaları Kurulu olarak üzerimize düşen her türlü fikri desteği vermeye devam edeceğimizi belirtmek isterim.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Toplumsal birliğimizin en güçlü şekilde tecelli ettiği bugünlerde yapılan çalışmaların ayrı bir önemi olduğunu vurgulamak gerekir. Bugün Türkiye’nin her bir ferdinin kendini asli unsuru olarak saydığı kapsayıcı bir anayasaya yönelik olarak hukuk politikası oluşturma çalışmalarına katkı sunmak herkesin hakkıdır ve aynı zamanda milli bir görevidir.</span></p>

<p><strong><span style="color:#000000">TÜRKİYE’NİN BÜYÜK YÜRÜYÜŞÜ</span></strong></p>

<p><span style="color:#000000">Dünyada görünürde dahi bir kural ve kurum referansının kalmadığı bu dönemde kaba güç ve kuralsızlık kaotik küresel yapıya egemen oldu. Bu koşullarda yeni anayasa ile geliştirilecek güçlü ve daha doğru kural sistemi Türkiye’ye hukuk içinde ve hukuk desteğiyle yükselmek için birçok fırsat sağlayacaktır. Özcesi Türkiye büyük yürüyüşe başlıyor. Yeni anayasa bu büyük yürüyüşün itici gücü olacaktır.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Eminiz ki Türk milletinin tüm unsurları, Türkiye toplumunun tüm kesimleri, Türkiye halkının tüm kümeleri yeni anayasa yapma hakkını asli kurucu irade yetkisiyle kullanarak hedefe ulaşacaktır. Ve yine görünen o ki temsili kurucu irade olan TBMM en geç 29. dönemde yeni anayasayı yaptığında, zorunlu olarak başvurulacak halk oylamasında çok yüksek bir oy oranıyla yeni anayasa kabul edilecektir.</span></p>

<p><span style="color:#000000">(Mehmet Uçum, Cumhurbaşkanı Başdanışmanı ve Cumhurbaşkanlığı Hukuk Politikaları Kurulu Başkanvekilidir.)</span></p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/amasyada-ahilik-haftasi-kutlandi-3465</link>
            <category>GÜNDEM</category>
            <pubDate>Sun, 20 Sep 2026 09:50:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Amasya'da Ahilik Haftası kutlandı</h1>
                        <h2>Cem Vakfı Amasya Şubesi, Amasya Belediyesi ile birlikte Ahilik haftasını kutlama etkinliği düzenledi.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/09/amasyada-ahilik-haftasi-kutlandi-1789887752.webp">
                        <figcaption>Amasya'da Ahilik Haftası kutlandı</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p><span style="color:#000000">Cem Vakfı Amasya Şubesi, Amasya Belediyesi ile birlikte Ahilik haftasını kutlama etkinliği düzenledi.</span></p>

<p><span style="color:#000000"><img alt="" src="https://www.alevihaberler.com.tr/public/images/detay/PROTOKOLAMASYA.png" style="height:450px; width:760px" /></span></p>

<p><span style="color:#000000">Amasya merkez şehzadeler Gezi Yolunda düzenlenen etkinliğe, Amasya Belediye Başkanı Turgay Sevindi, Tugay Komutanı Tuğgeneral Kemal Çakıroğlu, Amasya İl Jandarma Alay Komutanı Albay Ramazan Yiğit, Yeni Parti Amasya İl Başkanı İlker Küp, Millyetçi Hareket Partisi Amasya İl Başkanı Oğuzhan Sakızcı ve yüzlerce vatandaş katıldı.</span></p>

<p><span style="color:#000000"><img alt="" src="https://www.alevihaberler.com.tr/public/images/detay/ismet%20k%C4%B1l%C4%B1%C3%A7.png" style="height:450px; width:760px" /> </span></p>

<p><span style="color:#000000">Saygı duruşu ve İstiklal marşının okunmasından sonra, İsmet Kılıç Dede Ahilik duasını okudu. </span></p>

<p><span style="color:#000000"><img alt="" src="https://www.alevihaberler.com.tr/public/images/detay/Haydar%20K%C4%B1l%C4%B1%C3%A7.png" style="height:450px; width:760px" /></span></p>

<p><span style="color:#000000">Etkinliğin açış konumasını ise, Cem Vakfı Amasya Şubesi Başkanı Haydar Kılıç Dede yaptı. </span></p>

<p><span style="color:#000000">Haydar Kılıç Dede yaptığı konuşmada, Ahiliğin manevi değerlerin taşıyıcısı bir kurum olduğunu belirterek şunları söyledi:</span></p>

<p><span style="color:#000000">“<em><strong>Ahilik sadece bir esnaf teşkilatı değildi. Aynı zamanda Anadoludaki manevi değerlerin de taşıyıcısı bir kurumdu. Ahilik, İyi ahlak, adalet, fazilet ve marifet ilkeleri üzerine bina edilmişti. Kardeşler teşkilatı anlamına gelen Ahilik, Anadolu’da manevi değerlerin oluşmasına büyük katkıda bulunmuştur.</strong></em>” </span></p>

<p><span style="color:#000000">“<strong><em>Bir toplumu ayakta tutan manevi değerlerdir. Bu değerler kaybolduğu zaman toplumlar da yozlaşma ve çürüme başlar. O nedenle manevi değerlerimize sahip çıkmak çok çok önemlidir. </em></strong></span></p>

<p><span style="color:#000000">“<strong><em>Kaybolmaya yüz tutan Ahiliğin ilkelerini yeniden gündeme getirip, ahlaklı, dürüst, cömert bir toplumu hep birlikte yeniden inşaa etmemiz gerekiyor.</em></strong>”</span></p>

<p><span style="color:#000000">Açılış konuşmasından sonra, Amasya Belediyesi Konservatuar grubu ile Zakirler Hasan Yavuz ve Aziz Şimşek Deyiş ve düvazlar okudu.</span></p>

<p><span style="color:#000000"><img alt="" src="https://www.alevihaberler.com.tr/public/images/detay/Hamdullah%20Yan%C4%B1k.png" style="height:450px; width:760px" /> </span></p>

<p><span style="color:#000000">Etkinlikte Hamdullah Yanık Dede de Ahi Evran’ın hayatı, Moğol işgaline direnişi ve Ahiliğin Alevilikle ilişkisi üzerine bir sunum yaptı.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Etkinlik, katılımcılara helva dağıtımı ile sona erdi.</span></p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/kaplan-zpt-projesinde-ilk-arac-on-kabul-testleri-basariyla-tamamlandi-3464</link>
            <category>EKONOMİ</category>
            <pubDate>Sun, 20 Sep 2026 03:43:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>KAPLAN ZPT projesinde ilk araç ön kabul testleri başarıyla tamamlandı</h1>
                        <h2>İlk KAPLAN ZPT (HARIMAU APC) FNSS tesislerinde üretildi. Aracın ön kabul testleri ise PT Pindad’ın katılımı ile Türkiye’de başarıyla gerçekleştirildi.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/09/kaplan-zpt-projesinde-ilk-arac-on-kabul-testleri-basariyla-tamamlandi-1789865303.webp">
                        <figcaption>KAPLAN ZPT projesinde ilk araç ön kabul testleri başarıyla tamamlandı</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p><strong>Endonezya ordusunun 30 ton sınıfı paletli zırhlı personel taşıyıcı araç ihtiyacının karşılanması için PT Pindad ve Endonezya Savunma Bakanlığı arasında imzalanan sözleşmeyi takiben, PT Pindad ile FNSS arasında imzalanan “KAPLAN Zırhlı Personel Taşıyıcı (KAPLAN ZPT) Geliştirme ve Üretim Sözleşmesi” kapsamında ilk KAPLAN ZPT (HARIMAU APC) FNSS tesislerinde üretildi. Aracın ön kabul testleri ise PT Pindad’ın katılımı ile Türkiye’de başarıyla gerçekleştirildi.</strong></p>

<p>Testleri başarı ile tamamlayan aracın Endonezya’ya sevkiyatı sonrasında son kullanıcı ile birlikte nihai kabul testleri gerçekleştirilecektir. Endonezya’da, PT Pindad tesislerinde üretilecek olan ikinci aracın üretim faaliyetleri de eş zamanlı olarak sürdürülmektedir.&nbsp;</p>

<p>KAPLAN MT (HARIMAU) Projesi’nde yakalanan başarının devamı niteliğindeki KAPLAN ZPT (HARIMAU APC) Projesi, FNSS’nin teknoloji transferi ve yerel üretim alanlarındaki tecrübesini ve başarısını bir kez daha ortaya koymuştur.&nbsp;</p>

<p><strong><u>KAPLAN ZPT&nbsp;</u></strong></p>

<p>Araç; nişancı, sürücü ve komutan dâhil olmak üzere toplam 13 personeli taşıma kapasitesine sahip olacak şekilde tasarlanacaktır. Asfalt/stabilize yollarda veya engebeli arazi koşullarında yüksek hızda hareket etme kabiliyetine sahip olacak olan araç her türlü arazi ve iklim koşuluna operasyon yapabilecek şekilde geliştirilecektir. Gelişmiş süspansiyon sistemi, araç içi titreşimini azaltacak ve yol tutuşunu artıracaktır. Araç; Muharebe Yönetim Sistemi ve mürettebat için hem gündüz hem de gece görüşü sağlayan 360 derece durumsal farkındalık kameraları gibi farklı görev ekipmanlarının kolay entegrasyonuna izin veren açık mimarili bir araç elektroniği altyapısına sahip olacaktır.</p>

<p>KAPLAN ZPT, muharebe sahasının değişen tehditlerine karşı eşsiz bir çözüm sunmak üzere modüler beka sistemleri ile donatılacak olup, muharebe sahasında balistik ve mayın tehditlerine karşı koruma sağlayacaktır. KAPLAN ZPT yüksek personel taşıma kapasitesinin yanı sıra, sınıfının en hızlı aracı olarak tasarlanacaktır. KAPLAN ZPT ayrıca kullanıcı isterlerine bağlı olarak, tanksavar füzeleri ve roket güdümlü el bombalarına karşı aktif koruma sistemi seçeneği ile de sunulabilecektir.</p>

<p>Araçta otomatik yangın bastırma sistemi, klima sistemi ve araç içinde kapalı bir ortam oluşturulmasıyla sağlanan KBRN koruma önlemleri bulunacak olup bu özellik KBRN ortamında mürettebatın hayatta kalmasını ve muharebe etkinliğini sürdürmesini sağlayacaktadır.</p>

<p>KAPLAN ZPT, insanlı veya insansız kule sistemleri için olası entegrasyon seçenekleri ile tasarlanacak olup, 30 veya 35 mm gibi hafif ve orta kalibrelerin yanı sıra 120 mm havan ve güdümlü tanksavar kuleleri ve silah sistemleri ile donatılabilen modüler bir araç olarak tasarlanacaktır.</p>

<p>Bu modüler tasarım, KAPLAN ZPT'nin mekanize piyade, keşif, komuta kontrol, kuvvet koruma, tıbbi tahliye, kurtarma, istihkam, kayar köprü ve doğrudan veya dolaylı ateş desteği gibi çok çeşitli görevleri yerine getirmek üzere yapılandırılmasına olanak tanıyacaktır.</p>

<p>Bu konfigürasyonların tamamı, güçlü bir motor ve otomatik şanzımanla donatılmış ve modern ana muharebe tanklarıyla uyumlu hareket kabiliyetine sahip bir zırhlı muharebe aracı platformu üzerine inşa edilecektir.</p>

<p>Araçta FNSS tarafından Türk Deniz Kuvvetleri Deniz Piyade Tugayı hizmetine sunulan Zırhlı Amfibi Hücum Aracı (ZAHA), KAPLAN MT ve ZPTP paletli araç ailesinin diğer araç konfigürasyonları ile büyük oranda ortak parça ve alt sistemler kullanılacak olması KAPLAN ZPT için önemli bir avantaj olacaktır. Bu özellikleriyle KAPLAN ZPT, halihazırda TSK ve Endonezya ordusunun envanterinde bulunan ve muharebe şartlarında kendini kanıtlamış bir araç ailesi ile aynı parça ve alt sistemlere sahip olması bakımından güvenilirlik, lojistik birliktelik ile servis kolaylığı açısından önemli avantajlar sunacaktır. &nbsp;Bu avantaj aynı zamanda dünya çapındaki kullanıcılar için lojistik yükün azalmasını, arızalar arası ortalama süre (MTBF) ile muharebeye hazırlık seviyesinin artmasını sağlayacaktır.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/atila-sertel-yazi-uc-kisiden-uzak-dur-3463</link>
            <category>KONUK YAZAR</category>
            <pubDate>Sun, 20 Sep 2026 03:16:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Atila Sertel yazı: Üç kişiden uzak dur</h1>
                        <h2>Atila Sertel kaleme aldığı yazısında, cehalet, vicdani körlük ve nankörlük barındıran üç insan tipinden kişisel huzur ve karakterin korunması için uzak durulması çağrısında bulunuyor.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/09/atila-sertel-yazi-uc-kisiden-uzak-dur-1789864037.webp">
                        <figcaption>Atila Sertel yazı: Üç kişiden uzak dur</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p><strong>Gazeteci-yazar ve 26. ve 27. Dönem İzmir Milletvekili Atila Sertel kaleme aldığı yazısında, cehalet, vicdani körlük ve nankörlük barındıran üç insan tipinden kişisel huzur ve karakterin korunması için uzak durulması çağrısında bulunuyor.</strong><br />
Gazeteci-yazar ve 26. ve 27. Dönem İzmir Milletvekili Atila Sertel kaleme aldığı son yazısında, yaşam boyunca karşılaşılan insan profillerine dikkat çekerek, kişisel huzurun korunması adına uzak durulması gereken üç insan tipini çarpıcı örneklerle ele aldı. Sertel, yazı boyunca cehalet, vicdani körlük ve nankörlük kavramlarını irdelerken, "Ömrünüzü bu tiplere harcamayın" çağrısında bulundu.</p>

<p><strong>​Atila Sertel'in kaleme aldığı yazı şu şekildedir:</strong></p>

<p><strong>​"ÜÇ KİŞİDEN UZAK DUR</strong></p>

<p>​<em>Yaşam boyunca birçok insanla karşılaşırız.</em></p>

<p><em>​Kimisi bize dostluğu, kimisi sabrı, kimisi de insanlardan neden uzak durmamız gerektiğini öğretir.</em></p>

<p><em>​İnsan sarrafı olmak kolay değildir. Çünkü herkes gerçek yüzünü ilk karşılaşmada göstermez. Yıllarca maske takarak gerçek yüzünü saklayanları da tanıdıktan sonra şaşırmamak elde mi?</em></p>

<p><em>Bazıları cehaletini cesaret, körlüğünü sadakat, nankörlüğünü ise haklılık gibi sunar.</em></p>

<p><em>​Bu nedenle üç tür insandan uzak durmak gerekir.</em></p>

<p><em>​Yanlışı savunacak kadar cahil, gerçeği göremeyecek kadar kör, iyilikleri unutacak kadar nankör olandan…</em></p>

<p><em>​Cahil insan yalnızca bilmeyen değildir.</em></p>

<p><em>​<strong>Bilmediğini kabul etmeyen, öğrenmeye yanaşmayan, yanlışını gösterene öfkelenen kişi asıl cahildir. Önüne belge koyarsınız, okumaz. Gerçeği anlatırsınız, dinlemez. Yanlışını ortaya çıkarırsınız, özür dilemek yerine sesini yükseltir.</strong></em></p>

<p><em>​Çünkü bilgisi olmayan insan, çoğu zaman bağırarak haklı çıkacağını sanır.</em></p>

<p><em>​Oysa sesin yüksekliği, sözün doğruluğunu göstermez.</em></p>

<p><em>​Yanlışı savunmak bir görüş sahibi olmak değildir. Hatasını kabul etmek küçülmek değil, olgunlaşmaktır. Ancak bazı insanlar için doğruyu bulmak değil, tartışmayı kazanmak önemlidir.</em></p>

<p><em>​Böylesiyle tartışmak insanı yalnızca yorar.</em></p>

<p><strong><em>​İkinci tür, gerçeği göremeyecek kadar kör olanlardır.</em></strong></p>

<p><em>​Buradaki körlük gözün değil, vicdanın körlüğüdür.</em></p>

<p><em>​Gerçek bütün çıplaklığıyla karşılarında durur ama görmek istemezler.</em></p>

<p><em>Çünkü gerçek, kurdukları düzeni bozar. İnandıkları kişiyi, bağlı oldukları yapıyı veya çıkar sağladıkları makamı sorgulamalarını gerektirir.</em></p>

<p><em>​Bu nedenle gerçeğe gözlerini kapatırlar.</em></p>

<p><em>​Haksızlığı görmezler, yolsuzluğu duymazlar, adaletsizliği konuşmazlar. Kendilerine dokunmadığı sürece ülkede her şeyin yolunda olduğunu söylerler.</em></p>

<p><em>​Bir gün aynı haksızlık kapılarını çaldığında ise herkesi yardıma çağırırlar.</em></p>

<p><em>​Unuturlar ki susarak büyüttükleri karanlık, sonunda onların evine de ulaşır. &nbsp;</em></p>

<p><em>​<strong>Üçüncü tür ise iyilikleri unutacak kadar nankör olanlardır.</strong></em></p>

<p><em>​Nankörlük, insanın karakterindeki en ağır yaralardan biridir.</em></p>

<p><em>​Düştüğünde elinden tutarsınız, ayağa kalkınca sizi tanımaz.</em></p>

<p><em>Zor gününde yanında olursunuz, işi düzelince telefonunuza çıkmaz. Makam ve mevki kazandığında, geçmişini ve kendisine destek verenleri unutur.</em></p>

<p><em>​Sonra bir de bakarsınız ki yaptığınız iyilikleri küçümsüyor, yapamadıklarınızı büyütüyor.</em></p>

<p><em>​Nankör insan için dostluk, çıkarı sürdüğü müddetçe vardır.</em></p>

<p><em>Sizden yararlanabildiği sürece sizi över; çıkarı bittiğinde arkasını döner. Dün kapınızda bekleyenler, bugün sizi görmezden gelir.</em></p>

<p><em>​Bunlara kızmak yerine ders çıkarmak gerekir.</em></p>

<p><em>​Çünkü cehalet aklı, körlük vicdanı, nankörlük ise insanlığı tüketir.</em></p>

<p><em>​Herkesi değiştiremezsiniz.</em></p>

<p><em>​Gerçeği görmek istemeyene göz, iyiliği bilmeyene vicdan, yanlışında ısrar edene akıl veremezsiniz.</em></p>

<p><em>​Bazen anlatmaktan vazgeçmek yenilmek değildir.</em></p>

<p><em>​Bazen uzaklaşmak korkaklık değil, insanın kendisine duyduğu saygının gereğidir.</em></p>

<p><em>​Ömrünüzü yanlışın arkasına saklanan cahillere, gerçeğe gözlerini kapatan körlere ve yapılan iyilikleri unutan nankörlere harcamayın.</em></p>

<p><em>​Çünkü yaşam kısa, insanın huzuru değerlidir.</em></p>

<p><em>​Yanlışta ısrar edenden, gerçeğe sırtını dönenden ve iyiliğe ihanet edenden uzak durun.</em></p>

<p><em>​Onları değiştiremeyebilirsiniz ama hayatınızda tutup tutmamak sizin elinizdedir.</em></p>

<p><em>Dediğimi yapın.</em></p>

<p><em>O tiplerden uzak durun."</em></p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.alevihaberler.com.tr/haber/trump-oglum-rus-oligarka-dugun-parasini-iade-etti-3462</link>
            <category>DÜNYA</category>
            <pubDate>Sun, 20 Sep 2026 00:12:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Trump: Oğlum Rus oligarka düğün parasını iade etti</h1>
                        <h2>ABD Başkanı Donald Trump, Beyaz Saray’daki Oval Ofis’te gazetecilere yaptığı açıklamada, oğlu Donald Trump Jr.’ın Bahamalar’daki düğün kutlamalarının bir kısmını finanse eden Rus iş insanı Umar Kremlev’e parayı geri ödediğini söyledi.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.alevihaberler.com.tr/images/haberler/2026/09/trump-oglum-rus-oligarka-dugun-parasini-iade-etti-1789852661.webp">
                        <figcaption>Trump: Oğlum Rus oligarka düğün parasını iade etti</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p><strong>ABD Başkanı Donald Trump, Cuma günü (18 Eylül 2026) Beyaz Saray’daki Oval Ofis’te gazetecilere yaptığı açıklamada, oğlu Donald Trump Jr.’ın Bahamalar’daki düğün kutlamalarının bir kısmını finanse eden Rus iş insanı Umar Kremlev’e parayı geri ödediğini söyledi.</strong><br />
<br />
Trump’ın bu açıklaması, olayın ardından ortaya çıkan eleştiriler ve Kongre’deki bazı soruşturma çağrılarının ardından geldi.</p>

<p>Trump, konuya ilişkin şunları belirtti:</p>

<p><em><strong>“Tamamen izin veriliyor ve birçok insan parti veriyor, ama tamamen izin veriliyor. Ama anladığım kadarıyla o da geri ödedi. Bunu istemedi, bu yüzden duyduğuma göre geri ödedi.”</strong></em></p>

<p>Başkan, Kremlev’in oğluna düğün partisi verdiğini <em><strong>“çok yaygın bir durum” </strong></em>olarak nitelendirdi:</p>

<p><em><strong>“Tanıdığı bir kişi&nbsp; sanırım bir arkadaşı ona düğün partisi vermiş. Bu çok yaygın. Birçok insanın düğün partisi verdiğini duydum. Ben de birçok kişiye düğün partisi verdim. Evleniyorlar, ben de onlara parti veriyorum. Mar-a-Lago gibi güzel yerlerde partiler verdim. Bütün bunlarla birlikte, anladığım kadarıyla Don geri ödedi.”</strong></em></p>

<p>Trump, haberi ilk duyduğunda oğluyla konuştuğunu da ekledi:</p>

<p><em><strong>“Haberi duyduğumda sordum. ‘Hayır, geri ödüyorum baba’ dedi. Bu bir süre önceydi. Yani duyduğuma göre ödedi.”</strong></em></p>

<p>Kremlev’in Kremlin bağlantılarıyla ilgili endişelere ise “belki (oğlum) arka plan araştırması yapmamıştır” diyerek yanıt verdi.</p>

<p><strong>Arka plan</strong><br />
ProPublica’nın 14 Eylül’de yayımladığı araştırmaya göre, Uluslararası Boks Federasyonu (IBA) başkanı ve Putin’e yakınlığıyla bilinen Umar Kremlev, Donald Trump Jr. ile Bettina Anderson’ın Mayıs 2026’da Bahamalar’daki düğün sonrası kutlamalarının (özel ada kirası, havai fişek gösterisi vb.) yüz binlerce dolarlık maliyetini karşılamıştı. Çift, Instagram üzerinden yayımladıkları açıklamada Kremlev’i “sevgili dostumuz” olarak nitelendirip hediyeyi kabul ettiklerini doğrulamıştı.</p>

<p>&nbsp;</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
            </channel>
</rss>
