© Alevi Haberler

Bora Özizmirli: Yangında, depremde, savunmada yanımızda olan Azerbaycan’a medya savaşı

Jeopolitik analist Bora Özizmirli, Türkiye-Azerbaycan ittifakının dünya çapında örnek gösterilen ancak birden fazla ülkenin hedefinde bulunan bir bağ olduğunu vurguladı.

Jeopolitik analist Bora Özizmirli, Türkiye-Azerbaycan ittifakının dünya çapında örnek gösterilen ancak birden fazla ülkenin hedefinde bulunan bir bağ olduğunu vurguladı. Özizmirli’ye göre bu ilişkiler başta İsrail olmak üzere Rusya’nın da hedefindedir. Son iki yılda Azerbaycan, Rusya tarafından birkaç kez bombalı saldırıya uğramıştır.

Özizmirli, Türkiye medyasında büyük bir boşluk bulunduğunu belirterek, Türkiye ile işbirliğine yönelen her ülkenin hemen hedef haline getirildiğini ifade etti. Bu yaklaşımın Türkiye’nin kendi eksenini kurmasını ve etki alanını genişletmesini engellediğini savundu.

Ahmed Şara, Suudi Arabistan ve Azerbaycan örneklerini veren analist, yarın Polonya gibi bir ülkenin bile “Rusya ile savaşacak mıyız?” gerekçesiyle linç edilebileceğini öne sürdü.Azerbaycan’ın yıllarca Rus ve SSCB etkisinde kaldığını hatırlatan Özizmirli, bu ülkenin Türkiye gibi düşünmesinin beklenmemesi gerektiğini söyledi. Orta Asya’nın tamamının benzer etkiler altında yaşadığını kaydetti. Medyadaki bu tutumun yarın diğer Türk devletleriyle de sorun yaratabileceğini, Türk Devletleri Teşkilatı’nın ve Türkiye ekseninin zarar görebileceğini uyardı.

Bora Özizmirli'nin makalesinin tam metni şöyle:

Türkiye-Azerbaycan ilişkileri dünyada örnek gösterilen, aynı zamanda birden fazla ülkenin hedefinde olan bir ilişkidir. Bu ilişkiler başta İsrail olmak üzere Rusya’nın da hedefindedir. Hatta kardeş Azerbaycan, son iki yıl içinde Rusya tarafından birkaç defa bombalı saldırıya uğramıştır.

Azerbaycan Rusya ile sorun yaşadığında, İran ile sorun yaşadığında Türkiye tarafında bunu örtmek için uğraşanlar oldu. Hatta, cesaret edebilseler Azerbaycan'ı suçlayacaklardı.

MEDYADAKİ BOŞLUK NEDENİYLE TÜRKİYE'YE HANGİ ÜLKE YANAŞSA HEDEF OLUYOR

Bu yazıda çuvaldızı kendimize batıranlardan olacağım. Ülkemizde medya alanında büyük bir boşluk vardır. Bu boşlukta Türkiye’ye hangi ülke yanaşsa, hangi ülke işbirliğine yönelse o ülke hemen hedefe konuluyor. Bu medya anlayışıyla ne kendi eksenimizi kurabiliriz ne de etki alanımızı genişletebiliriz.  

Dün Ahmed Şara hedefe konulmuştu, evvelsi gün Arabistan hedefe konuldu, bugün Azerbaycan… Belki yarın Polonya ülkemizle işbirliğine yönelecek; fakat onu bile “Rusya ile savaşacak mıyız?” diye linçleyecek olanlar çıkacaktır. Türkiye bölge ülkeleriyle işbirliğine yönelirken ve kendi eksenini kurma yolunda ilerlerken, bu mücadele dünya medyalarında işlenirken, kendi medyamızda Türkiye’yle işbirliği yapan ülkelere yönelik ağır ithamları şaşkınlıkla izliyoruz.

MEDYADA AZERBAYCAN'A YAPTIĞIMIZI BAŞKA BİR TÜRK DEVLETİNE YAPARSAK KENDİ EKSENİMİZİ KURAMAYIZ

Azerbaycan ise yıllarca Rus ve SSCB etkisinde kalmış bir ülkedir. Bizim gibi düşünmesi beklenmemelidir. Başörtüsü gibi tartışmaları geçmişte bizlerde yaşadık. Ama bu tartışmalar neticisinde ancak sorunları çözebildik. Her Türk devleti de tartışarak sorunları çözecektir.

Fakat Orta Asya’nın neredeyse tamamı yıllarca Rus etkisinde yaşamıştır. Bizimle elbette farkları olacaktır. Bu farklardan dolayı bizimle aynı düşünmediklerinden dolayı medyada hedef yapılmaları yanlıştır. Medyadaki bu sorun yarın tüm Türk devletleriyle de sorun yaratabilir. Azerbaycan'a yapılanlar olduğu gibi diğer Türk Devletleri'ne aynı muamaleyi yapmaya kalkarsak ne Türk Devletler Teşkilatı kalır ne de Türkiye ekseni. Yabancı ülkelerin ekmeğine yağ sürmüş oluruz. Kendimize gelmeliyiz.

PROVOKASYONLAR, ZENGEZUR KORİDORU İLE İLGİLİ GELİŞMELER İLE BAŞLADI

Türkiye ve Azerbaycan ilişkilerine yönelik provokasyonlar yeni değildir. Dolayısıyla medyada dile getirilen olaylar Azerbaycan’ın başörtüsü kararıyla başlamamıştır. Türkiye-Azerbaycan ilişkileri çok önceden hedefe konmuştur. Azerbaycan’ın sosyal medyada hedef alınması aslında Zengezur Koridoru’yla ilgili gelişmelerle başlamıştır.

Zengezur Koridoru’nu Azerbaycan kendisi işleteceği halde ülkemiz medyasında “Aliyev, Zengezur’u ABD’ye sattı”, “Aliyev ABD’ye hizmet ediyor” şeklinde demeçler ve yanlış paylaşımlar yapılıyordu. Üstelik o dönemde Rusya, Azerbaycan’ın yolcu uçağını düşürüp tesislerini vuruyordu. Kısaca Türkiye-Azerbaycan ilişkilerinin hedefe konduğu dönem, aynı zamanda Rusya-Azerbaycan ilişkilerinin gergin olduğu, hatta Rusya’nın Azerbaycan’ın tesislerini vurup yolcu uçağını düşürdüğü dönemdi. Hatta bu dönem bazıları vuranı değil  neredeyse  vurulanı Azerbaycan'ı suçlayacaklardı.

AZERBAYCAN: TÜRKİYE’NİN EN YAKIN MÜTTEFİKİDİR

Bu yazıda önemle belirtmem gerekir ki, Azerbaycan Türkiye’nin en yakın müttefikidir. Dünyada bu kadar yakın bir ittifak çok az ülkeye nasip olmuştur. Çünkü Azerbaycan yangında da, depremde de yanımızda olmuştur. Savunma sanayimize verdiği siparişlerle destek olmaktadır. Azerbaycan devlet firması SOCAR’ın ülkemizde milyarlarca dolarlık yatırımları bulunmaktadır.

Dünyanın enerji krizi yaşadığı bu dönemde Azerbaycan’ın önemi artmıştır. Azerbaycan’dan Avrupa’ya gidecek enerji hatları Türkiye üzerinden geçecektir. Azerbaycan sırf bu nedenle İtalya’dan 4500 benzin istasyonu ve 2 rafineri satın almıştır. Tüm bunlar Azerbaycan’ın jeopolitik önemini artırdığı gibi, Türkiye’nin önemini de artırmaktadır; çünkü enerji sevkiyatı Türkiye üzerinden gerçekleşecektir. Bu enerji sevkiyatı ile kazanan eli güçlenen Türkiye olacaktır.

 AZERBAYCAN OLMADAN TÜRK DEVLETLERİ TEŞKİLATI OLMAZ

Türk Devletleri Teşkilatı açısından bakıldığında Azerbaycan’ın önemi bir kez daha ortaya çıkmaktadır. Azerbaycan olmadan Türk Devletleri Teşkilatı olmaz. Bu konuda bizzat İlham Aliyev’in yoğun çalışmaları söz konusudur. Zengezur Koridoru’nun açılmasıyla birlikte Azerbaycan üzerinden Türk Devletleri Teşkilatı üye ülkeleriyle bağlarımız çok daha güçlenecektir.

 UYANIK OLUP KIŞKIRTMALARA GELMEMEK ZORUNDAYIZ

Sırf bu nedenlerle Türkiye-Azerbaycan ilişkisinin birçok ülkenin hedefinde olması kadar doğal bir durum yoktur. Ancak bu konuda uyanık olmak zorundayız. Kışkırtmalara gelmemek zorundayız. Çünkü Türkiye ve Azerbaycan ittifakı başka ülkelerin kıskandığı ve dağıtmaya çalıştığı bir ittifaktır.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın 30 Ekim 2024 tarihinde yaptığı konuşmada kullandığı ifadeler yol göstericidir:  
“Türk dünyasının aile fotoğrafında ayrılığa, gayrılığa, ihtilafa yer yoktur. Hepimiz biriz, beraberiz, ezelden ebede kadar inşallah kardeşiz.”  
Olaylara bu açıdan bakmak zorundayız.

AZERBAYCAN'IN BİZE BİZİMDE AZERBAYCAN'A İHTİYACIMIZ VARDIR

Elbette Azerbaycan’la sorunlar fazla büyütülmeden çözülür. İki taraf arasında çok büyük anlaşmalar vardır. Azerbaycan gazı Avrupa’ya Türkiye üzerinden gidecektir. Uzaydan doğalgaz borusu döşeme ihtimali yoktur. Dolayısıyla bizim Azerbaycan’a ihtiyacımız olduğu gibi Azerbaycan’ın da bize ihtiyacı vardır.

Ortada Türkiye ile Azerbaycan arasında çok büyük anlaşmalar varken, medyadaki boşluk iki tarafın halkını neredeyse birbirine savaş açacak noktaya getirdi.

TÜRKİYE AZERBAYCAN GERGİNLİĞİ İKİ ÜLKEYE DE FAYDA GETİRMEZ

Esas olan şudur:  

- Azerbaycan yangında bizimle midir? Cevap: Bizimledir.  
- Azerbaycan savunma sanayimize sipariş geçiyor mu? Cevap: Geçiyor.  
- Azerbaycan depremde ülkemize yardım etti mi? Cevap: Etti.  
- Suriye’de beraber hareket ediyor muyuz? Cevap: Ediyoruz.  
- SOCAR’ın Türkiye’de yatırımları var mı? Cevap: Var.  

Bunlara bakılmalıdır.

Zaten iki yıldır Türkiye-Azerbaycan ilişkileri hem Rusya’nın, hem İran’ın, hem de İsrail’in hedefindedir. Bu gerginlik ne Azerbaycan’a ne de Türkiye’ye yarar. Yararsa yalnızca yabancılara yarar.

İlginizi Çekebilir

TÜM HABERLER