Haydar Şahin: Ramazan da bizim, Muharrem de bizim!
GÜNDEMTürkiye Uzlaşı ve Toplumsal Kalkınma Vakfı, Cihannüma Derneği ile birlikte düzenlediği Muharrem matemi oruç açma programında kürsüye gelen Vakıf Mütevelli Heyet Başkanı Haydar Şahin, konuşmasında Alevi-Bektaşi toplumunun beklentilerine yer verdi. Şahin "Hüseyini duruşun bugünkü ifadesi; bizi kendilerinin belirlediği biçimde şekillendirmek isteyenlere biat etmeyeceğimizi, Filistin başta olmak üzere dünyanın dört yanında mazlumlara dönük zalimliğe karşı duracağımızı, inancımız, ahlakımız, değerlerimiz uğruna bedel ödemekten kaçınmayacağımızı, “Vatan söz konusu ise gerisi teferruattır” diyen anlayışla canımızı feda etmekten kaçınmayacağımızı birlikte haykırmak için buradayız." ifadelerini kullandı.
Türkiye Uzlaşı ve Toplumsal Kalkınma Vakfı, Cihannüma Derneği ile birlikte İstanbul'da, Fatih Sultan Mehmet Vakfı Üniversitesi kampüsü çinde yer alan Yenikapı Mevlevihanesi'nde Muharrem matemi nedeniyle tutulan oruçlar için bir program düzenledi.
Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin ve İlim Yayma Vakfı Başkanı Bilal Erdoğan'ın da katıldığı programda, Horasan Erenleri Dernekler Federasyonu, Anadolu Abdalları Cemevi Federasyonu ve Anadolu Vakıflar Federasyonu da davetliler arasındaydı.
Türkiye Uzlaşı ve Toplumsal Kalkınma Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Haydar Şahin programda yaptığı konuşmada Alevi-Bektaşi toplumunun beklentilerine yer verdi.
Bugünün dünyasında Hüseyini duruş ne olmalı sorusu sorulmadığında, anlam ve mana yitimi oluşacağını vurgulayan Şahin, "Aleviliği İslam dışı, din dışı göstererek aramıza fitne ve fesat çıkaranlara karşı, “Alevilik İslam’ın özüdür” demek için buradayız" dedi.
İşte o konuşma:
AÇILIŞ KONUŞMASI
———— ◆ ————
20 Yıl, Bizi Birleştiren Ortak Değer
İNANCIMIZ
Muharrem ayı, Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed (S.A.V.) tarafından “Allah’ın ayı” olarak ifade edilen faziletli bir aydır.
Aynı zamanda Hz. İmam Hüseyin ve Ehl-i Beyt’in Kerbela’da şehit edilmesi nedeniyle yas, matem, hüzün ayıdır.
Hz. İmam Hüseyin’in Kerbela’da duruşu ve ölümü göze alışı bize neyi ifade ediyor:
Biat etmemeyi! Yezid’in hilafetini meşru bulmama,
Haksızlığa karşı duruşu,
Adalet ve inanç uğruna bedel ödemeyi,
İnandıklarından vazgeçmekten ve canını feda etmekten kaçınmamayı!
Elbette ki acımızı, yasımızı, matemimizi tutacak, hüznümüzü yaşayacağız. Ancak kendimize şu soruyu sormadığımız zaman anlam ve mana yitimi yaparız.
Bugünün dünyasında Hüseyini duruş ne olmalı? Hak-Muhammed-Ali yolunda inancını yaşamaya devam edenlerin ya da Allah inancı, Kur’an-ı Kerim’in insanlık için rehberliğine ve Peygamber Efendimizin yol göstericiliğini gönülden, yürekten ve aklen kendileri için vazgeçilmez görenlerin ölen bitenlere karşı duruşu ne olmalı?
SÖZ EYLEME DÖNÜŞMEZSE ANLAMINI YİTİRİR:
Cami, namaz, oruç, hac gibi inancın figürlerine Alevileri yabancılaştırarak karşıtlık üretenlere karşı buradayız.
Aleviliği İslam dışı, din dışı göstererek aramıza fitne ve fesat çıkaranlara karşı, “Alevilik İslam’ın özüdür” demek için buradayız.
Etnik ve mezhep temelli ayrışmalar üzerinden ülkemizin birlik ve beraberliğini bozmak isteyenlere karşı, “Biz hep birlikte Türkiye’yiz” demek için buradayız.
Dışarıda ülkesini ve devletini şikayet edip, ülkesinin Cumhurbaşkanına hakaret edenlere sesini çıkarmayanlara karşı; milli ve yerli duruş sergileyenlerden olmak için buradayız.
İçeriden ve dışarıdan gelen tehdit ve saldırılara karşı “İç cephenin tahkimi” diyen Devletimizin ve siyasi liderin yanındayız demek için buradayız.
Alevilerin tanınmasının önündeki engelleri kaldırmak için “Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı”nın kurulmasını sağlayan Sayın Cumhurbaşkanımızın ve “Aleviler cemevlerini ibadethane olarak görüyorsa, bizim kabulümüzdür” diyen Sayın Devlet Bahçeli’nin iradelerini görmezden gelip yok sayanlara karşı buradayız.
Alevi toplumunu Suriye, Irak ve diğer yerlerde yaşanan provokasyonlar üzerinden bölerek Devletle karşı karşıya getirmek isteyen şer odaklarına, “Bu oyuna gelmeyeceğiz” demek için buradayız.
Dış devletlerin beslediği örgütler eliyle Alevileri İslam dışı, farklı din, Alisizilik üzerinden tanımlamaya, şekillendirmeye çalışanlara karşı inançlı Aleviler olarak sizlerle birlikte ses yükseltmek için buradayız.
Alevilerin inançlarını yaşamak ve yaşatmak konusunda atılmış adımları görmezden gelmeden, siyasi iktidarın “Alevilerin kamusal alandan dışlanması” konusunda birlikte çözüm bulmak için buradayız.
Avrupalıların yayınladığı raporlarla Türkiye’yi yanlış ve haksız yere eleştirip, aramızda ayrışma ve bölünme yaratmak isteyen zihniyete karşı; “Siz kendi içinizdeki yabancı düşmanlığına, İslam karşıtlığına, faşist partileri ve yapıları besleyen sisteminize bakın” demek için buradayız.
İsrail siyonizminin ve soykırım politikalarının arkasında durarak destek verenlere ve bugünün dünyasının Yezidlerinin zulmüne, insanlık dışı uygulamalarına hep birlikte karşı çıkmak için buradayız.
Dünya nüfusunun 3,5 milyarı açlık, yoksulluk, susuzluk ve barınma sorunları yaşarken “Komşusu açken tok yatan bizden değildir” diyen inancın sesini bütün dünyaya duyurmak için buradayız.
Dünyanın çivisi çıkmış, düzeni bozulmuşken ve etrafımız ateş çemberine dönmüşken; ülkesi, vatanı ve bayrağı söz konusu ise tek yürek, tek vücut olmak için buradayız.
Alevisi, Sünnisi, seküleri, dindarı, Türk’ü, Kürt’ü hep beraber; 600 yıllık Osmanlı mirası, 103 yıllık Türkiye Cumhuriyeti geçmişimize sahip çıkarak, değişen dünyada geleceğe yürüyen kutup başı Türkiye, önder ülke Türkiye idealine sahip çıkmak için buradayız.
Yedi düvele ve emperyalizme karşı savaşarak Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ni kuran Mustafa Kemal Atatürk’ün yolunda; bizi küreselcilere ve emperyalist odaklara pazarlamak isteyenlere karşı “Yaşasın Tam Bağımsız Türkiye” demek için buradayız.
Muhalif olmayı, siyasi rekabeti içeride ve dışarıda düşmanlığa ve hasımlığa kadar ilerletenler yerine; “Bizim Orta Doğu’dan Kafkaslara, Asya’dan Avrupa’ya ve Altaylardan Tuna’ya uzanan sözümüz, başkalarının işaretiyle değil, bu milletin kendi öz gücüyle söylenir. Şehitlerimizin kanıyla sulanmış, gönül bağımız olan hiçbir coğrafyada Türkiye Cumhuriyeti’ni sıkıştırmaya gücünüz yetmez” diyenlerden olmak için buradayız.
Hüseyini duruşun bugünkü ifadesi; bizi kendilerinin belirlediği biçimde şekillendirmek isteyenlere biat etmeyeceğimizi, Filistin başta olmak üzere dünyanın dört yanında mazlumlara dönük zalimliğe karşı duracağımızı, inancımız, ahlakımız, değerlerimiz uğruna bedel ödemekten kaçınmayacağımızı, “Vatan söz konusu ise gerisi teferruattır” diyen anlayışla canımızı feda etmekten kaçınmayacağımızı birlikte haykırmak için buradayız.
Son söz: Ramazan da bizim, Muharrem de bizim.
———— ❖ ————
Aşk-ı Niyazlarımla, selam ve dua ile.
İlginizi Çekebilir