OdaTV, Horasan Erenleri Dergahının bilinmeyen hikayesini yazdı
GÜNDEMPopüler haber sitesi OdaTV, “Bahçeli'nin Hacıbektaş’taki "Horasan" sırrı: Bilinmeyen hikayesi” başlığı altında, Hacıbektaş ilçesinde yapımı tamamlanan ve geçtiğimiz günlerde düzenlenen Muharrem orucu açma etkinliği ile hizmete giren Horasan Erenleri Dergahı Cemevi’nin bilinmeyen hikayesini yazdı.
OdaTV’den Sezim Sungur’un tanıklıklara dayalı olarak hazırladığı “röportaj-haber”i, “Nevşehir’in Hacıbektaş ilçesinde yükselen Horasan Erenleri Cemevi’nin hikayesi, sadece tuğla ile örülen bir yapı olmadığını gözler önüne seriyor... MHP lideri Devlet Bahçeli'nin Kayseri'ye giderken Hacıbektaş tabelasını görmesiyle başlayan o an 12 yıl öncesine dayanıyor...” ifadeleri ile başlıyor.
Haber şöyle:
Hacıbektaş’ın Bala Mahallesi, Dedebağ mevkii. Bugün 6 bin metre arsa üzerinde 6 bin 600 metrekare kapalı alanı, 12 köşeli tavanı ve kırlangıç modeli ahşap süslemeleriyle Anadolu’nun inanç coğrafyasına mühür vuran Horasan Erenleri Cemevi’nin yükseldiği o topraklar, aslında yıllar öncesine dayanan sessiz bir tanıklığın eseri…
Bu hikâye, Ankara’nın soğuk koridorlarında ya da resmi protokol koltuklarında değil; Hacıbektaş’ın henüz esnaflarının kepenk açmadığı, sisli ve dingin bir sabah vaktinde, Devlet Bahçeli’nin yol üstünde o tabelayı görmesiyle başladı…
KADINLARDAN BAHÇELİ’YE SİTEM
Yıllar önce, takvimler henüz bu büyük projelerin uzağındayken, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli yanındaki kurmaylarıyla birlikte Kayseri’ye doğru bir yolculuğa çıkmıştı. Sabahın çok erken saatleriydi. Yolun kenarında, bozkırın ortasında Hacıbektaş tabelası belirdi. Bahçeli, direksiyondaki arkadaşlarına ansızın bir talimat verdi: “İlçeye girelim.”
Günün ilk ışıkları ilçenin üzerine düşerken sokaklar bomboştu. Henüz hiçbir esnaf kepenklerini açmamış, sokaklarda insan kalabalığı ve hareketlilik başlamamıştı. Bahçeli, aracın camından sessizce dışarıyı seyrederek Hacıbektaş sokaklarında tur attı. Yollar kötüydü, altyapı yetersizdi; koca bir inanç tarihinin kalbi olan bu ilçe, derin bir sahipsizlik ve sefalet içinde uyuyordu. İlçenin bu ihmal edilmiş, gelişmemiş hali Bahçeli’nin içine dokundu.
Güneş biraz yükselip sokaklar yavaş yavaş hareketlenmeye başladığında, sabah kahvaltısı için küçük bir esnaf dükkanına, bir gözlemeciye oturdular. İşte ne olduysa o mütevazı sofrada oldu. Bahçeli’yi karşılarında gören Hacıbektaşlı kadınlar, ne yapacaklarını şaşırıp bir anda etrafını sardılar. Yüzlerinde hem şaşkınlık hem de candan bir Anadolu misafirperverliği vardı.
Kadınlardan biri, elindeki hamuru bırakıp sitemkâr ama sevgi dolu bir sesle Bahçeli’ye seslendi: “Niye haber vermediniz geldiğinizi? Kahvaltı hazırlardık, size gözlemeler yapardık, şunu yapardık, bunu yapardık...”
Bahçeli, Alevi analarının bu habersiz, hesapsız sıcaklığı karşısında derinden sarsıldı. Böyle bir ilgi ve şefkat beklemiyordu; biraz da çekinerek girdiği bu ilçede gördüğü o samimi çehreler karşısında oldukça duygulandı.
O günün tanığı Danışmanı Alevi Dedesi Ali Şar’dı… Bahçeli Şar’a döndü ve net bir talimat verdi: “Bana buradan bir arsa alın.”
Ali Şar, ilk başta mütevazı bir düşünceyle yola çıktıklarını belirterek o anı şöyle anlattı:
“Ben kendisine dedim ki: 'Sayın Genel Başkanım, bir yer yaptırmak istiyorum. Üstünde insanların geldiği zaman kalacağı... İnsanlar çünkü Hacıbektaş anma törenlerine geldiğinde dışarıda yatıyorlar, arabada yatıyorlar. Yani barınma yerleri mağduriyeti yaşıyorlar. Zatıaliniz ne buyurur?' İşte bir dönüm içerisine böyle bir şey yapmak istiyoruz dedim.”
Bahçeli’nin Şar’a yanıtı “Daha büyük düşünelim” oldu.
Devamını Ali Şar anlattı: “Ondan sonra biz araştırmaya başladık, arsa araştırmaya başladık. Fuat Doğan ismindeki bir vatandaştan bugün külliyenin yükseldiği Bala Mahallesi’ndeki o 6 dönümlük büyük araziyi satın aldık.”
2022'DEKİ YENİDEN DOĞUŞ
Arsa alınmıştı ama dönemin yerel yönetimleri ve belediye başkanı projeye set çekti. Şehir plancıları götürüldü, özel imarlar geçirilmeye çalışıldı ancak duvarlar aşılmadı.
Arsa tam 7 yıl boyunca Ali Şar’ın üzerinde kaldı. Sonunda Bahçeli’nin işaretiyle partili Mehmet Oruçöz’e devredildi.
Devlet Bahçeli, arsayı sessizce muhafaza ederken bir yandan da Türkiye’deki inanç iklimini ve Alevi toplumunun dinamiklerini dikkatle izliyordu.
Özellikle Avrupa merkezli fonlarla beslenen, köklerini unutturmaya çalışan “Alisiz Alevilik” tartışmalarına karşı, milli, vatansever, Horasan irfanına bağlı Türkmen ve Oğuz Alevilerinin bir araya gelerek 2022 yılında Horasan Erenleri Dernekler Federasyonu’nu kurması, Ankara’da Bahçeli’nin dikkatinden kaçmadı.
MERSİN’DEKİ ŞOK GÖRÜŞME
Sürecin asıl büyük kırılma noktası, 2023 seçimlerine doğru yaklaşırken, 18 Aralık 2022’de Mersin’de yaşandı. MHP’nin Mersin mitingi öncesinde, Devlet Bahçeli federasyon yönetimini bizzat davet etti.
Hilton Oteli’nde kurulan o masada, yıllar önce Hacıbektaş’ın esnafı açılmamış sokaklarında filizlenen o fikir, nihai meyvesini verecekti.
Dönemin Horasan Erenleri Dernekler Federasyonu Başkanı Mehmet Şahin tanıklığını şu sözlerle anlattı:
“Mersin'de kendisiyle buluştuk, konuştuk miting öncesinde. Ve dedi ki, “Ben 12 yıl önce bir arsa satın almıştım Hacıbektaş'tan. Bu arsayı bugüne kadar beklettim, bundan sonra bu arsanın başka bir amaçla kullanılmasını düşünmüyordum. Ben size Horasan Erenleri Federasyonu olarak hibe ediyorum” dedi. Yani bizim Sayın Devlet Bahçeli'den “Bize arsa ver ki cemevi yapalım… Bir inşaat yapalım, edelim, tutalım” diye bir talebimiz olmadı. Bu talep olmadan bize böyle bir jest yaptı kendisi.”
Görüşmenin tanıklarından Hüseyin Gazi Vakfı Başkanı ve Alevi dedesi Hüseyin Öz, Bahçeli’nin masadaki tavrını şu cümlelerle anlattı:
“Bizim kamuoyuna yaptığımız açıklamalar Sayın Bahçeli’nin dikkatini çeker. Genel Başkan Yardımcısı'nı bize gönderdi; “Bunları tanı, en kısa zamanda da ben kabul edeceğim” demişler. Bir müddet sonra Mersin’de programları vardı, bizi davet etti Mersin’e. Hilton Oteli’nde oturduk, konuştuk. Dedi ki: “Arkadaşlar, ben size, hepinizin hangi siyasi partiye, hangi siyasi gruba mensup olup olmadığınız beni ilgilendirmiyor. Sizin milli duruşunuz benim dikkatimi çekti. Bir de bu Horasan ismi beni çok cezbetti. Ben” dedi, “Hacıbektaş’taki bu araziyi bedelsiz, karşılıksız, herhangi bir karşılık beklemeden size hediye ediyorum. Ben bu yaştan sonra ne yapacağım arsayı?” Hepimiz şaşırdık, şok olduk”
Masada bir başka önemli konu daha açıldı, isim meselesi…
Alevi dedeleri, bu büyük jest karşısında cemevine Devlet Bahçeli’nin adını vermeyi teklif ettiler. Hatta 12 sene önce arazi alındığını Ali Şar da kapılardan birine “Bahçeli Kapısı” ismini önermişti. Ancak Bahçeli, bu teklifleri anında reddetti.
Mehmet Şahin, Bahçeli’nin o tavrını şöyle aktardı: “Burayı yapalım ve sizin isminizi verelim dedim Devlet Bey'e. 'O, “asla ben bunu kabul etmem, çünkü bu siyasi polemik konusu olur. Horasan Erenleri'nden kimin ismini verirseniz verin ama benim ismimi burada geçirmeyin dedi. Ben size bu arsayı veriyorum ve projenin yapılması için de elimden gelen desteği de vereceğim” dedi.”
Horasan Erenleri Dernekler Federasyonu Başkanı Av. Erdem Cömert de bu tavrın altını çizerek ekledi: “Bahçeli “Bizim böyle bir siyasi niyetimiz yok. MHP'ye oy gelsin diye değil. Siz kendi bulun ismini” diye isminin verilmesini reddiyor. Sonra buraya federasyonun adı konuldu.”
TAPU TESLİMİ ANKARA’DA YAPILDI
Mersin’deki o tarihi kararın ardından, federasyon yönetimi büyük bir heyecanla Ankara’ya davet edildi. MHP'nin Sivil Toplum Kuruluşları ve Kâr Amacı Gütmeyen Kuruluşlardan Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Yaşar Yıldırım’ın öncülüğünde resmi işlemler tamamlandı ve 6 dönümlük arazinin tapusu Horasan Erenleri Dernekler Federasyonu’na teslim edildi.
Tapu teslim edilirken Bahçeli, o toprağa ne yapılacağını sordu. Mehmet Şahin, “Burayı biz cemevi yaparız” diye yanıt verdiğini anlattı: “Burası sadece bir ibadethane değil, bilimsel temele oturtulmuş akademik bir çalışma alanı, bir dergâh olmalıydı.”
Bahçeli projenin yapımını da bizzat üstlendi. O dönem MHP’de olan Etimesgut Belediye Başkanı Enver Demirel’in talimatıyla belediyenin Fen İşleri Müdürü Burak Aksel'in başında bulunduğu bir ekibe özel bir proje çizdirildi.
Hüseyin Öz, ortaya çıkan eserin mimari ihtişamını ve inançsal derinliğini şu sözlerle tarif etti:
“Cemevinin Alevi anlayışının bütün unsurlarını içeren bir mimarisi var. Dört kapı kırk makamı temsil eden sütunlar... Çok muhteşem bir eser çıktı.”
HER BİR PARÇADA TASAVVUF FELSEFESİ
Mehmet Şahin projedeki her bir ahşap parçasının tasavvufi felsefeyle yapıldığını dile getirdi:
“Dört kapı kırk makam dediğimiz bir üst şeyimiz vardır bizim. Şeriat, tarikat, marifet ve hakikat... Bu düşünceyle dedik ki “Burayı ifade eden bir yer olsun” ve dolayısıyla o dergahın şu an 4 tane giriş kapısı vardır. Ana giriş kapısı, hakikat kapısı dediğimiz kapıdır. 40 tane tonoz dediğimiz bölümden meydana gelmiştir o yapı. Hatta mimarımız dedi ki: “Abi burada 38 tane çıkıyor.” “Yok” dedim, “40 olacak. 39 da olmaz, 41 de olmaz” dedim, “Ona göre küçültün büyütün” diye böyle bir konu geçti.
Üç parça yaptık biz orayı: Ya Allah, ya Muhammed, ya Ali deriz biz, üçünü bir görürüz. Bir tarafında morg ve gasilhane var. Hacıbektaş’ta 5 tane cemevi var, bir tane morg yok orada biliyor musun? Ölüm de doğum gibi kutsaldır. Diğer tarafı akademik olsun istedik, kütüphane ve toplantı salonları koyduk. Cemevi kısmı ise 375 metrekare. 12 imamı temsil eden 12 köşeden meydana gelmiştir. En üstünde 12 köşeli teslim taşı vardır. Yedi kat yerin altı, yedi kat yerin üstünü anlatan yedi kat kırlangıç modeli ahşap tavan yapıldı.”
“DERGAHIMIZA SAHİP ÇIKACAĞIZ”
Horasan Erenleri Dernekler Federasyonu Genel Başkanı Av. Erdem Cömert de 21 Haziran'daki açılış törenine ilişkin önemli açıklamalarda bulundu: “Horasan Erenleri Dernekler Federasyonu'nun öncülüğünde; çok sayıda Alevi kurumu, inanç önderi ve devlet büyüklerimizin katılımıyla dergâhımız resmen ve fiilen faaliyetlerine başladı.
Tapusu Horasan Erenleri Dernekler Federasyonu'na ait olan bu yapı, herhangi bir kişi ya da kurumun değil; bütün canlarımızın hizmetinde olacak bir inanç, kültür ve birlik merkezidir.
Bu anlayışla başta Alevi dedelerimiz ve inanç önderlerimiz olmak üzere derneklerimiz, vakıflarımız ve federasyonlarımızla iş birliği protokolleri imzalıyor; ortak faaliyetlerin önünü açıyoruz.
Dergâhımızın kapıları tüm canlarımıza açıktır. Her isteyen burada ibadetini yapabilecek, cemini yürütebilecek, lokmasını paylaşabilecek ve muhabbet sofrasında yerini alabilecektir.
Bizim anlayışımızda dergâh da sofra da paylaşmanın ve birliğin mekânıdır. Kıymetli büyüğümüz Sayın Devlet Bahçeli'nin bu anlamlı bağışına layık olmak, bu emaneti en iyi şekilde korumak ve gelecek nesillere taşımak konusunda federasyon yönetimimiz ve federasyonumuza bağlı tüm derneklerimizin yöneticileri büyük bir kararlılık içindedir.
Bizler, Hakk-Muhammed-Ali yoluna bağlı canlarımızla birlikte bu dergâhı Anadolu Aleviliğinin irfan, kültür ve dayanışma merkezi olarak geliştireceğiz. Dergâhımız, yalnızca bir ibadet mekânı değil; aynı zamanda akademisyenlerin, araştırmacıların, sanatçıların ve kanaat önderlerinin buluştuğu, Alevi-Bektaşi kültürünün bilimsel ve kültürel çalışmalarla güçlendirildiği önemli bir merkez olacaktır.
Hedefimiz; kökleri Anadolu'nun bin yıllık irfan geleneğine dayanan Alevi-Bektaşi anlayışını yaşatmak, birlik ve kardeşliği güçlendirmek, milli ve manevi değerler etrafında toplumsal dayanışmaya katkı sunmaktır. Bu doğrultuda Horasan Erenleri Dergâhı'nın ülkemizin kültürel ve inanç hayatında önemli bir merkez haline gelmesi için çalışmalarımızı sürdüreceğiz.
HABERİN LİNKİ: https://www.odatv.com/guncel/bahcelinin-hacibektastaki-horasan-sirri-120152296
İlginizi Çekebilir