© Alevi Haberler

Kıraç Cemevi işgal edildi, Cem Vakfı seyrediyor!

İstanbul’un Esenyurt ilçesinde bulunan Kıraç Cemevi’ne yönelik tahliye tebligatı, Alevi toplumunda geniş yankı uyandırdı.

 

İstanbul’un Esenyurt ilçesinde bulunan Kıraç Cemevi’ne yönelik tahliye tebligatı, Alevi toplumunda geniş yankı uyandırdı. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın Cem Vakfı lehine aldığı tahsis kararına karşı açılan iptal davası hâlâ Bölge İdare Mahkemesi’nde devam ederken, cemevi yönetimine mahkeme sonucu beklenmeden tahliye bildirimi gönderildi. Bu idari işlemi “yargı sürecini yok saymak” olarak nitelendiren yüzlerce yurttaş, 31 Temmuz 2026’da cemevi bahçesinde Birlik Cemi düzenledi.

İstanbul’un çeşitli ilçelerinden cemevleri, demokratik kitle örgütleri, yöre dernekleri ve mahalle sakinlerinin katıldığı törende gülbanklar okundu, lokmalar paylaşıldı. Katılımcılar, cemevine sahip çıkacaklarını ve hukuki süreci sonuna kadar takip edeceklerini vurguladı.

Kıraç Cem Kültür Evi Derneği Başkanı Evren Kaya, konuşmasında sürecin basit bir mülkiyet anlaşmazlığı olmadığını belirtti. Alevi inancının temelinin “rızalık” olduğunu hatırlatan Kaya, cemevi binasının hiçbir kurumun desteğiyle değil, mahalle halkının ortak emeği, lokması ve alın teriyle inşa edildiğini söyledi. Cem Vakfı temsilcilerinin de Birlik Cemi’ne davet edildiğini ancak katılmadıklarını ifade etti.

Kaya’nın sözleri şöyle:

“Yolumuzun temeli sevgidir, rızalıktır. Kendi sorunlarımızı kendi meclisimizde, kendi cemimizde çözeriz. Bu cemevi hiçbir kurumun ya da bütçenin lütfuyla yapılmadı; mahalle halkının emeğiyle yükseldi. Mahkeme süreci devam ederken gönderilen tahliye tebligatını kabul etmiyoruz. Mesele yalnızca bir bina değil; inancımıza, emeğimize ve irademize sahip çıkma meselesidir. Hem hukuki hem de demokratik mücadelemizi sonuna kadar sürdüreceğiz.”

Olay, Alevi toplumunun cemevlerini “halkın ortak mekânı” olarak görme anlayışı ile idari tahsis kararları arasındaki gerilimi yeniden gündeme getirdi. Yargı süreci devam ederken yapılan tahliye işlemi, katılımcılar tarafından “mahalle iradesinin yok sayılması” olarak yorumlandı. Cemevinin fiili yönetiminin yıllardır mahalle sakinleri tarafından yürütüldüğü iddiası, tartışmanın mülkiyetten ziyade “rıza ve temsiliyet” boyutuna kaymasına neden oluyor. Süreç, hem mahkeme kararını hem de tarafların tutumunu yakından takip etmeyi gerektiriyor.

 

İlginizi Çekebilir

TÜM HABERLER