© Alevi Haberler

Hızır Orucu başladı!

Anadolu, Balkanlar, Avrupa ve Ortadoğu'nun pek çok ülkesinde yaşayan Canlar için Hızır Orucu başladı.

Alevi Bektaşi inancının en köklü ibadetlerinden biri olan Hızır Orucu, 2026 yılı takvimine göre yarın (10 Şubat Salı) itibarıyla başladı.

"Darda kalanların carına yetişen" Boz Atlı Hızır aşkına tutulan bu üç günlük oruç, Perşembe akşamı Hızır Cemi ile taçlanacak.

2026 HIZIR ORUCU ZAMAN ÇİZELGESİ

10 Şubat Salı: Orucun 1. günü

11 Şubat Çarşamba: Orucun 2. günü

12 Şubat Perşembe: Orucun 3. (Son) günü ve Hızır Cemi

HIZIR ORUCU NİÇİN TUTULUR?

Hz. İmam Hasan ve Hz. İmam Hüseyin hastalanırlar. Hz. Fatıma, âlemlere rahmet olarak gönderilen babası Hz. Muhammed’in yanına varır ve pek üzgündür. Allah’ın Resul’ü, kızının bu halini görünce ona ne için bu kadar üzgün olduğunu sorar. Hz. Fatıma “baba, çocuklar çok hasta ve yatıyorlar, bir türlü ateşlerini düşüremedim” der.

Allah’ın Resulü; “çocuklar için üç gün oruç adağında bulunun” der. Hz. Fatıma çocukların şifa bulması için üç günlük adak (nezir) orucuna niyet eder. Hz. Fatıma’nın oruca niyet ettiğini gören Hz. İmam Ali, ne olduğunu sorar, Hz. Fatıma olanı anlatır ve Hz. Ali’de bu oruca niyet eder. Hz. Ali ve Hz. Fatıma’yı gören İmam Hasan ve İmam Hüseyin’in bakımından sorumlu olan Fıdda da bu oruca niyet eder.

Kur’an-ı Kerim İnsan Süresi Ayet 7-8-9; bunlar adaklarını yerine getirirler, şerri gittikçe artan günden korkarlar yine. Tanrı sevgisi ile yoksula ve yetime tutsaklara yiyecek verirler doysun diye. Derler; Tanrı rızası için yediriyoruz bir karşılık teşekkür sizden beklemiyoruz.

Oruca niyet ederler, fakat akşam oruçlarını açmalarında yiyecekleri yoktur. Hz. Ali o günü gidip günlük iş bulur, o günün rızkıyla da (kazancı) bir miktar buğday alır eve getirir, Hz. Fatıma anamıza verir. Hz. Fatıma bu buğdayı el değirmeni ile öğütür un eder, bu unu da üç bölüme ayırır.

Birinci günü ayırdığı undan ekmek yapar ve akşam oruçlarını açacakları zaman da bu ekmeği beşe böler, tam oruçlarını açacakları saatte kapı çalar, kapıyı açan Hz. Ali karşısında “Ey Muhammed’in Ehl-i Beyt’i kapınız da miskinlerden bir yoksul geldi ve açım, beni doyurmaz mısınız?” der. 

O vakit; Hz. Ali efendimiz, Hz.Fatıma’ya “Ey Resul’ün kızı ya Fatıma şu an kapımızda zor durumda ve aç olduğunu söyleyen bir yoksul var ne yapmamı istersin” diye sorar. Hz. Fatıma ise “bu hususta benim sana karşı en ufak bir itirazım olmaz, sen nasıl istersen öyle olsun” der. Bu konuşmalardan sonra tüm aile kendi lokmalarının tamamını gelen yoksula verirler, oruçlarını da su ile açarlar. İkinci gün yine aynı saatte bir yetim ve üçüncü gün aynı saatte (oruç ama saati) esir gelip kapılarını çalarlar. Birinci gün olduğu gibi Hz. Ali ve tüm aile yiyeceklerini gelen bu kimseye verirler.

Dördüncü günü, Hz. Ali efendimiz İmam Hasan ve İmam Hüseyin’i yanına alıp, Hz. Muhammed’in evine gider. Peygamber efendimiz, karşısında Ehl-i Beyt’inin bu solgun halini görünce; “Ya Ali, nedir bu haliniz, çocuklar niye bu kadar perişan” diye sorar. Hz. Ali ise, bu üç gün yaşadıklarını Allah’ın Resul’üne anlatır.

Allah’ın Resul’ü ise; “Ya Ali üç gün boyunca sizin hanenize gelen o kimseler Hızır Aleyhisselam idi. Cenab-ı Hakk, sizin sabrınızı sınamak üzere, Hızır’ı bu üç kimlikte hanenize gönderdi.” dedi.  

Bu konuşmalardan sonra, Cebrail nazil olur ve şu Kur’an ayet’lerini getirir. “Onlar kendi canları çekmesine rağmen yemeği yoksula, yetime ve esire verdiler. Biz sizi Allah rızası için doyuruyoruz, sizden ne bir fedakârlık, nede bir teşekkür bekliyoruz. Çünkü biz, çetin ve belalı bir günde Rabbimizden korkarız dediler. İşte bu yüzden Allah onları, o günün fenalığından esirger, yüzlerine parlaklık, gönüllerine sevinç verir.” (İnsan Suresi A. 7,8,9,10)

Hz. Ali, Hz. Fatıma, çocukları ve yardımcıları Fidda’nın tutmuş oldukları bu üç günlük oruç, onların yolundan giden tüm âlem halkına farz olmuştur. Aleviler de Ehl-i Beyt ve Hızır aşkına, Allah rızası için bu üç günlük Hızır orucunu tutarlar ve arkasından da Cem evlerinde toplanıp ibadetlerini yaparlar, getirilen lokmalarını dağıtırlar, Allah’a dua da ve niyazda bulunurlar. Buna da Hızır Cem’i denir.

İBADET RİTÜELLERİ

Niyet: Oruca akşamdan veya gece yarısından önce niyet edilir. Alevi geleneğinde genellikle sahur (kalkım) yoktur; niyet edilip yatılır.

İftar (Oruç Açma): Güneş batınca (akşam vakti) lokmalar dualarla açılır.

Hızır Lokması (Gavut): Son gün olan Perşembe günü buğday kavrulup öğütülür (Gavut). Hazırlanan bu un bir gece bekletilir; üzerine Hızır’ın "atı ile uğradığına" dair bir iz düşmesi beklenir. Ardından helva yapılarak komşularla paylaşılır

Hızır Cemi: Perşembe akşamı Cemevlerinde toplanılır, deyişler ve düvaz-imamlar eşliğinde Hızır Cemi yürütülür.

Niyet Duası (Gülbang)

"Bismişah, Allah Allah... Niyet ettim Hak rızası için, Hızır Aleyhisselam aşkına oruç tutmaya. Hakk kabul eyleye, Hızır yoldaşımız ola. Darda kalanların carına yetişe. Gerçeğe Hü!"

Boz Atlı Hızır; darda olanın yardımcısı, yolda kalanın yoldaşı olsun. Tutulan oruçlar, verilen lokmalar Hak katında kabul görsün.

İlginizi Çekebilir

TÜM HABERLER