İstanbul
16 Haziran, 2026, Salı
  • DOLAR
    32.58
  • EURO
    34.81
  • ALTIN
    2412.9
  • BIST
    9645.02
  • BTC
    66248.09$

Alevi-Bektaşi Güç Birliği Platformu'ndan Muharrem Ayı ve Kerbela Matemi açıklaması

Alevi-Bektaşi Güç Birliği Platformu'ndan Muharrem Ayı ve Kerbela Matemi açıklaması
Alevi-Bektaşi Güç Birliği Platformu, İslam âlemi ve insanlık tarihi açısından derin anlamlar barındıran Muharrem ayı ve Yas u Matem günleri dolayısıyla yazılı bir basın açıklaması yayımladı.

HABER MERKEZİ / ANKARA — Alevi-Bektaşi Güç Birliği Platformu, İslam âlemi ve insanlık tarihi açısından derin anlamlar barındıran Muharrem ayı ve Yas u Matem günleri dolayısıyla yazılı bir basın açıklaması yayımladı. Platform, inancın doğru temellerde yürütülmesi ve toplumda sıklıkla birbirine karıştırılan "oruç" ile "matem" kavramlarının rükünlerinin net bir şekilde ortaya konulması amacıyla bu açıklamayı kurumsal ve vicdani bir vazife olarak gördüklerini belirtti.

"Oruç ve Matem Birbirinden Bütünüyle Farklıdır"

Yapılan açıklamada, Muharrem orucunun Hz. Muhammed’in bir sünneti olduğu, hadis kaynaklarında Müslümanların, Hz. Peygamber'in ve Ehlibeyt’in bu ayda oruç tuttuklarının açıkça kayıtlı olduğu hatırlatıldı. Orucun temel şartının belirli sürelerde yeme içmeden kesilmek, maddi ve manevi tüm azaları günahlardan korumak olduğu ifade edilirken; kâmil manada orucun ele, bele, dile ve fikre sahip çıkmak anlamına geldiği vurgulandı.

Matem kavramının ise rükünleri ve doğası itibarıyla oruçtan tamamen farklı olduğuna dikkat çekilen açıklamada şu ifadelere yer verildi:

"İmam Hüseyin ve hane halkının Kerbela'da susuz bırakılarak vahşice şehit edilmesiyle birlikte, Muharrem ayında oruç ile matem üst üste binmiştir." 

Tarihi kayıtlara göre İmam Hüseyin'in şehadet haberinin Cenab-ı Hakk tarafından henüz hayattayken Hz. Resulullah'a bildirildiği, onun da bu haberi Hz. Ali ve Hz. Fatıma ile paylaşarak birlikte yas tuttukları aktarıldı. Bu doğrultuda İmam Hüseyin için yas tutmanın bizzat Hz. Muhammed'in sünneti, Hz. Fatıma ve Hz. Ali'nin mirası olduğu belirtildi. Toplumda bu süreçte uygulanan et yememek, doğrudan su içmemek, saç ve sakal kesmemek gibi pratiklerin orucun kuralları değil, şehitlerin acısını kalbinde hissetmekle ilgili "matem hususları" olduğu açıklandı. Matem boyunca mersiyeler, Maktel-i Hüseyn ve Gülzar-ı Hasaneyn metinleri okunarak Kerbela'nın aziz hatırasının diri tutulması gerektiği çağrısında bulunuldu.

"Hüseyni Kıyam Evrensel Bir Felsefedir"

Kerbela'da yaşananların bin küsur yıl önce bitmiş kronolojik bir hadise veya kuru bir gözyaşından ibaret olmadığı ifade edilen açıklamada, Hüseyni kıyamın zalimle, zulümle, ihanetle ve yozlaşmayla mücadelede tüm insanlık için evrensel bir felsefe ve rehber olduğu dile getirildi. İmam Hüseyin'in, İslam ahkâmını tahrif eden Emevi zihniyetinin temsilcisi Yezit'e biat etmeyi "zillet" sayarak dünya malı veya saltanat için değil; İslam'ın namusunu ve adalet mefkûresini ihya etmek için başını feda ettiği vurgulandı.

Açıklama, "Her gün Aşura, her yer Kerbela" şiarıyla, zulmün olduğu her yerde mazlumun safında yer alınarak İmam Hüseyin'in hürriyet felsefesinin kalplerde yaşatıldığı belirtilerek, tutulan oruçların ve çekilen yasların kabul olması niyazıyla son buldu.

Basın Açıklamasının Tam Metni

ALEVİ-BEKTAŞİ GÜÇ BİRLİĞİ PLATFORMU

"Zillet bizden uzaktır."

Basın açıklaması: 5

Değerli Basın Mensupları, Değerli Canlar;

İslam âlemi ve insanlık tarihi açısından derin manalar barındıran Muharrem ayını ve Yas u Matem günlerini yeniden idrak ediyoruz. Alevi-Bektaşi Güç Birliği Platformu olarak, bu önemli günlerin idrakine varılması, inancımızın doğru temellerde yürütülmesi ve sıklıkla birbirine karıştırılan oruç ile matem kavramlarının rükünlerinin net bir şekilde ortaya konulması amacıyla bu açıklamayı yapmayı kurumsal ve vicdani bir vazife addediyoruz. 

İlk olarak belirtmek gerekir ki; Muharrem orucu, Aziz Peygamberimiz Hazreti Muhammed Mustafa'nın sünnetidir.  Hadis kaynaklarında Müslümanların Muharrem ayında oruç tuttukları açıkça kayıtlıdır. Dolayısıyla Hazreti Peygamber ve Ehlibeyt bu ayda oruç tutmuşlardır. Orucun şartları bellidir; belli sürelerde yeme içmeden kesilmek, maddi ve manevi tüm azaları günahlardan korumaktır.  Yüce Allah'a, Peygamber efendimize ve Ehlibeyt'e yalan isnat etmek dahi orucu sakatlayan amellerdendir. Kâmil manada oruç; elimize, belimize, dilimize, fikrimize sahip çıkmaktır. 

Matem ise rükünleri ve doğası itibarıyla oruçtan bütünüyle farklıdır. İmam Hüseyin ve hane halkının Kerbela'da susuz bırakılarak vahşice şehit edilmesiyle birlikte, Muharrem ayında oruç ile matem üst üste binmiştir. Tarihi kayıtlara göre İmam Hüseyin'in şehadet haberi gayb bilgisi olarak Cenab-ı Hakk tarafından Hazreti Resulullah'a bildirilmiş; o hazret de bu çileli haberi Hazreti Ali ve Hazreti Fatıma ile paylaşarak daha Hazreti İmam Hüseyin hayattayken birlikte yas tutmuşlardır. Dolayısıyla İmam Hüseyin için yas tutmak bizzat Hazreti Muhammed'in sünneti, Hazreti Fatıma ve Hazreti Ali'nin mirasıdır. Toplumumuzda bu süreçte et yememek, doğrudan su içmemek, saç ve sakal kesmemek gibi uygulamalar orucun kuralları değil, şehitlerin acısını kalbinde hissetmekle ilgili matem hususlarıdır.  Bu iki kavrama kafa karışıklığına mahal vermeden yaklaşılmalı; Yas u Matem boyunca mersiyeler, Maktel-i Hüseyn ve Gülzar-ı Hasaneyn metinleri okunarak Kerbela'nın aziz hatırası diri tutulmalıdır. 

Hazreti İmam Hüseyin'in Kerbela çöllerinde yazdığı destan, bin küsur yıl önce yaşanıp bitmiş kronolojik bir hadise veya kuru bir gözyaşından ibaret değildir. Hüseyni kıyam; zalimle, zulümle, ihanetle ve yozlaşmayla mücadelede tüm insanlık için mükemmel bir rehber ve evrensel bir felsefedir. Şah-ı Şehidan İmam Hüseyin; iktidarı gayrimeşru yollarla ele geçiren, haramı helal kılan, İslam ahkâmını tahrif eden Emevi zihniyetinin temsilcisi Yezit'e biat etmeyi "zillet" saymıştır. O, dünya malı, makam veya saltanat peşinde değil; ceddi Resulullah'ın ve babası Ali bin Ebî Talib'in hidayet yolunu, İslam'ın namusunu ve adalet mefkûresini ihya etmek için başını feda etmiştir. Şan ve şerefle yükseltilen bu kızıl sancak, bugün de gökyüzünde dalgalanmaktadır. 

"Her gün Aşura, her yer Kerbela" şiarıyla; zulmün olduğu her günü Aşura, zalimin karşısında mazlumun saf tuttuğu her yeri Kerbela bilerek, İmam Hüseyin'in hürriyet felsefesini kalplerimizde yaşatıyoruz. İmam Hüseyin'in buyurduğu gibi: "Başkasının kölesi olma, çünkü Allah seni hür yaratmıştır." 

Bu vesileyle, Allah rızası için tutulacak oruçların, çekilecek yasların ve Ehlibeyt sevgisiyle çarpan yüreklerin amellerinin Cenab-ı Allah'ın huzurunda kabulünü niyaz ediyoruz. Şah-ı Şehidan İmam Hüseyin'e, hane halkına ve Kerbela'nın aziz yoldaşlarına sonsuz selam olsun; Ehlibeyt'in hukukuna kastedenlere ve zalimlerin safında yer tutanlara lanet olsun. 

Aşk-ı niyazlarımızla.  

Alevi-Bektaşi Güç Birliği Platformu, 15 Haziran 2026

Videolar için YouTube kanalımıza abone olmayı unutmayın!


  • 0
    SEVDİM
  • 1
    ALKIŞ
  • 0
    KOMİK
  • 0
    İNANILMAZ
  • 0
    ÜZGÜN
  • 0
    KIZGIN

Facebook Yorum

Yorum Yazın

E-posta hesabınız sitede yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar ile işaretlenmişdir.