İstanbul
16 Ekim, 2026, Cuma
  • DOLAR
    32.58
  • EURO
    34.81
  • ALTIN
    2412.9
  • BIST
    9645.02
  • BTC
    66248.09$

Atila Sertel: Cumhuriyet kimsesizlerin kimsesidir

Atila Sertel: Cumhuriyet kimsesizlerin kimsesidir
Gazeteci ve yazar Atila Sertel, kaleme aldığı yazıda Atatürk’ün “Cumhuriyet, bilhassa kimsesizlerin kimsesidir” sözünü hatırlatarak Cumhuriyet’in eşitlik ve yurttaşlık vaadinin bugün ne kadar yerine getirildiğini sorguladı.

Gazeteci ve yazar Atila Sertel, kaleme aldığı yazıda Atatürk’ün “Cumhuriyet, bilhassa kimsesizlerin kimsesidir” sözünü hatırlatarak Cumhuriyet’in eşitlik ve yurttaşlık vaadinin bugün ne kadar yerine getirildiğini sorguladı.

Sertel yazısında, arkasında nüfuzlu akrabası, bakan tanıdığı veya serveti olmayan, hakkını ararken yalnız kalan insanların kimsesinin Cumhuriyet olduğunu vurguladı. Kendisinin de bir işçi ailesinin çocuğu olduğunu belirten Sertel, babasını 16 yaşında kaybettiğini, gündüz lisesinden akşam lisesine geçerek çalışıp okuduğunu anlattı.

Atila Sertel, yazısının tam metni şöyle:

“Cumhuriyet, bilhassa kimsesizlerin kimsesidir.”

Atatürk’ümüzün bu sözü, Cumhuriyet’in nasıl bir devlet olması gerektiğini anlatır.

Arkasında nüfuzlu bir akrabası bulunmayanın…

Telefon açacak bir bakan tanımayanın…

Kapıları açacak serveti olmayanın…

Hakkını ararken yalnız kalanın kimsesi…

Cumhuriyet.

Ben bir işçi çocuğuyum. 

Annem işçi, babam işçiydi. Yoksulluğun ne olduğunu kitaplardan öğrenmedim. 

Babamı kaybettiğimde on altı yaşındaydım. 

Gündüz lisesinden akşam lisesine geçtim. Çalıştım, okudum.

Benim gibi bir işçi çocuğunun üniversiteye gidebilmesini, gazeteci olabilmesini, milletvekili seçilebilmesini sağlayan Cumhuriyet’e borcumu hiçbir zaman unutmadım.

Bu nedenle Cumhuriyet benim için yalnızca bayramlarda kutlanacak bir tarih değildir. 

Hayatımda karşılığı olan, yolumu açan, bana yurttaş olduğumu hissettiren büyük bir kazanımdır.

Cumhuriyet’in verdiği söz şudur:

Babanın mesleği, annenin geliri, doğduğun mahalle geleceğinin sınırı olmayacak. 

Sen de okuyabilecek, çalışabilecek, ülkenin yönetiminde söz sahibi olabileceksin.

Peki, bugün bu sözün ne kadarını yerine getiriyoruz?

Bir çocuk yoksulluk nedeniyle eğitimden kopuyorsa, bir genç işe girebilmek için bilgisinden önce tanıdıklarını sıralamak zorunda kalıyorsa, bir emekli ömrünün sonunda geçinemediği için başını öne eğiyorsa, Cumhuriyet’i yönetenlerin hesap vermesi gerekir.

Çünkü Cumhuriyet’in kimsesi olması gereken insanlar, kendi ülkelerinde kimsesiz bırakılmıştır.

Yoksula yardım paketi uzatıp fotoğraf çektirmek kolaydır.

Zor olan, o insanı yardım paketine muhtaç etmeyecek bir düzen kurmaktır.

Cumhuriyet’in yurttaşı, kendisine verilen yardıma karşılık minnet göstermeye zorlanamaz. 

Eğitim, sağlık, barınma ve insanca yaşama hakkı, iktidarın lütfu değildir. Devletin sorumluluğudur.

Halkın vergileriyle yapılan hizmeti, kendi cebinden vermiş gibi sunan anlayışın bunu öğrenmesi gerekir.

Devlet kapısında yurttaşa “Kimin adamısın?” diye soruluyorsa, orada eşitlik yaralanmıştır.

İşe alımda liyakatin önüne sadakat konuluyorsa, orada emek değersizleştirilmiştir.

Adalet arayan insanın önüne siyasi kimliği çıkarılıyorsa, orada Cumhuriyet’in temelindeki yurttaşlık bağı zedelenmiştir.

Cumhuriyet’in savcısı, hakimi, öğretmeni, polisi; yurttaşın oy verdiği partiye göre görev yapamaz. Devlet, kendisini yönetenlerin taraftarlarına ayrılmış bir imkanlar deposu değildir.

Bu ülkenin her yurttaşı eşit haklara sahiptir.

Cumhuriyet’e bağlılığın ölçüsü de burada ortaya çıkar.

Bayrak asmakla, törene katılmakla, Atatürk’ün fotoğrafının önünde konuşmakla görev tamamlanmaz.

Bir çocuğun açlığını gidermek, bir kadının güven içinde yaşamasını sağlamak, bir işçinin alın terini korumak, bir gencin geleceğini torpil kapılarından kurtarmak gerekir.

Atatürk’ün adını anarken onun kurduğu Cumhuriyet’in sorumluluklarını unutamayız.

Kimsesizlerin kimsesi olmak, gücü olmayanın hakkını güçlüye karşı da koruyabilmektir.

İşte bu yüzden Cumhuriyet’i seviyorum.

Bir işçi çocuğuna açtığı yol için…

Yurttaşına başını dik tutma hakkı verdiği için…

Bu ülkenin sahibinin halk olduğunu ilan ettiği için…

Ve işte bu yüzden soruyorum:

Cumhuriyet kimsesizlerin kimsesiyse, bu kadar insanı kim kimsesiz bıraktı?

Videolar için YouTube kanalımıza abone olmayı unutmayın!


  • 0
    SEVDİM
  • 0
    ALKIŞ
  • 0
    KOMİK
  • 0
    İNANILMAZ
  • 0
    ÜZGÜN
  • 0
    KIZGIN

Facebook Yorum

Yorum Yazın

E-posta hesabınız sitede yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar ile işaretlenmişdir.

Başka haber bulunmuyor!