Cem Vakfı yöneticilerini sabıkalı duruma kim düşürdü?

Cem Vakfı’nın üç yöneticisi kendi şubeleri olan Pendik Kavakpınar cemevine girmek isterken yaşanan olaylarla ilgili olarak Anadolu 18. Asliye Ceza Mahkemesi tarafından suçlu bulunularak mahkum oldular. Mahkumiyetin arka planında Cem Vakfı avukatının mahkemeye delil ve belgeleri sunmayışı iddiası var.
HABER MERKEZİ / İSTANBUL- Cem Vakfı yöneticilerinin İstanbul Pendik’te bulunan Kavakpınar şubesine giriş yapmak isterken meydana gelen tartışma ve itiş-kakışla ilgili dava sonuçlandı. İstanbul Anadolu 18. Asliye Ceza Mahkemesi, üç Cem Vakfı yöneticisini iştirak halinde “Basit Yaralama” suçundan suçlu bularak adli para cezasına çarptırdı.
Cem Vakfı yöneticilerini temsil eden avukatın davayla ilgilenmeyişi, kritik delilleri dosyaya sunmadığı iddiası ve ortaya çıkan ağır faturanın vakıf üyelerinden gizlenmesi büyük tartışma yaratacak.
İşte dava dosyasından ve vakıf kulislerinden derlenen haberin detayları:
CEM VAKFI YÖNETİCİLERİ ŞUBESİNE SOKULMADI
21 Temmuz 2025 tarihinde İstanbul’un Pendik ilçesinde yer alan ve vakıf şubesi olan Kavakpınar Cemevi’ne gelen Cem Vakfı yöneticileri Ertuğrul Arslan, Hüseyin Doğan ve Süleyman Kılıç ile müşteki ve görevden alınan şube başkanı Mahmut Türkmen arasında gerginlik yaşandı.
Olay sonrasında Cem vakfı yöneticisi Ertuğrul Aslan ve görevden alınan şube başkanı Mahmut Türkmen darp raporu alarak karşılıklı suç duyurusunda bulundular.
Ancak, açılan yargılama sonucunda, “sanıkların iştirak halinde hareket ederek Mahmut Türkmen’e vurdukları” yönünde hüküm kurulurken, davanın bu şekilde sonuçlanmasının arkasında ciddi bir dizi hukuki ihmal zincirinin yattığı iddiası gündeme getirildi.
CEM VAKFINI AVUKAT İHMALİ Mİ YAKTI?
Cem Vakfı yöneticilerinin ceza almasıyla sonuçlanan süreçte, sanıkların avukatının dosya ile yeterince ilgilenmediği ve mahkemeye gerekli delil ile belgeleri ulaştırmadığı iddiası gündeme damga vurdu.
Davanın seyrini etkileyen savunma zafiyetleri şu başlıklarla öne çıkıyor:
- Sanıklardan Cem Vakfı Yöneticisi Ertuğrul Arslan’ın da olay günü yaralandığı ve Adli Tıp Kurumu’ndan (ATK) resmi darp raporu aldığı öğrenildi. Ancak avukatın bu raporu mahkeme dosyasına eklememesi sebebiyle, mahkeme heyetinin olaydaki karşılıklı yaralama veya meşru müdafaa ihtimallerini değerlendiremediği belirtiliyor.
- Olayın yaşandığı yerin Cem Vakfı’na ait bir bina olduğu, yöneticilerin aslında kendi binalarına girişlerinin engellendiği ifade ediliyor. Buna rağmen mahkemenin, müşteki tarafın “binaya zorla giriş yapıldığı” yönündeki iddiasını ciddiye alarak hüküm kurduğu, avukatın ise yöneticilerin haklılığını ortaya koyacak mülkiyet ve yetki belgelerini mahkemeye ulaştırmayarak bu iddiayı çürütmediği anlaşılıyor.
TEBLİGAT ADRESİ HATASI VE DURUŞMALARA KATILMAMA İDDİASI
Dava sürecindeki avukat zafiyetinin tebligat aşamasında da kendisini gösterdiği öne sürülüyor.
Buna göre, Cem Vakfı yöneticisi olan sanıklardan Ertuğrul Arslan’a tebligat 15 yıldır uğramadığı Sivas adresine ve Süleyman Kılıç’a ise, Hekimhan’daki köyüne gönderilen tebligatlar adreslerinin mahkemeye yanlış bildirilmesi nedeniyle ulaştırılamadı ve “bila ikmal” (işlemi tamamlanamadan) geri döndü.
Tebligatların yapılamaması ve avukatın müvekkillerini duruşmaya yönlendirmemesi sebebiyle sanıklar mahkemede hazır bulunamadı.
Bu durum, mahkeme nezdinde olumsuz bir kanaat oluşmasına yol açtı. Mahkeme heyeti gerekçeli kararında, sanıkların duruşmalara katılarak pişmanlık algısı oluşturmaması sebebiyle, “Sanıklar hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesi halinde ileride bir daha suç işlemekten kaçınacağına dair mahkememizde olumlu kanaat oluşmadığı” vurgusunu yaptı.
Bu gerekçelerle sanıklar, cezanın ertelenmesini sağlayan CMK'nun 231. maddesindeki (HAGB) hükümlerinden de faydalandırılmadı.
TOPLAM FATURA: 37.480,00 TL + 45.000 TL KİM ÖDEYECEK?
Mahkeme, sunulan eksik deliller doğrultusunda sanıklar Hüseyin Doğan, Süleyman Kılıç ve Ertuğrul Arslan’ın eylemlerini sabit bularak her bir sanığa neticede 112 gün adli para cezası verdi.
Sanıkların günlüğü 100,00 TL’den çarptırıldığı adli para cezası ve yargılama giderlerinin toplam dökümü ise şu şekilde gerçekleşti:
Kişi Başı Adli Para Cezası: 11.200,00 TL (3 sanık için toplam: 33.600,00 TL)
Toplam Yargılama Gideri (Davetiye, ATK ve Uzlaştırma Ücreti): 3.880,00 TL
Vekalet Ücreti Hariç Toplam Net Tutar: 37.480,00 TL (Sanıkların ödemek zorunda bırakıldığı adli para cezaları ve mahkeme masrafları toplamı)
Karşı tarafın avukatına ödenecek olan maktu vekalet ücreti: 45.000,00 TL
BU OLAYIN SORUMLULUĞUNU KİM ÜSTLENECEK?
Mahkemenin kararının ardından Cem Vakfı tabanında ve üyeler arasında huzursuzluk baş gösterdi.
Vakıf üyelerinin yüksek sesle dile getirdiği ve yanıt beklediği kritik sorular cemevi gündemine oturdu:
“Şimdi şiddet uyguladıkları iddiasıyla her 3 yöneticinin de adli sicil kaydı alarak sabıkalı duruma düşmesinin yanında, hatalı süreç yönetimi yüzünden oluşan tüm bu maddi masrafları kim ödeyecek? Kendi binalarında engellenen ve avukat ihmali yüzünden kendilerini savunamayan yöneticileri ve dolayısıyla Cem Vakfı'nı bu duruma düşürmenin sorumluluğunu kim üstlenecek?”
Gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde itiraz yolu açık. Vakıf üyeleri ve kamuoyu, savunma zafiyetine yol açan bu eksik belgeler ve sunulmayan ATK darp raporuyla birlikte üst mahkemeye yapılacak itiraz sürecini ve vakıf yönetiminin bu ihmallere karşı alacağı aksiyonu merakla bekliyor.
Videolar için YouTube kanalımıza abone olmayı unutmayın!
BUNLARA DA BAKABİLİRSİNİZ
- 0SEVDİM
- 0ALKIŞ
- 0KOMİK
- 0İNANILMAZ
- 0ÜZGÜN
- 0KIZGIN






Yorum Yazın
E-posta hesabınız sitede yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişdir.