İstanbul
16 Ağustos, 2026, Pazar
  • DOLAR
    32.58
  • EURO
    34.81
  • ALTIN
    2412.9
  • BIST
    9645.02
  • BTC
    66248.09$

CHP Genel Başkan Yardımcısı Necdet Saraç yazdı: Hacı Bektaş Veli aydınlatmaya devam ediyor

CHP Genel Başkan Yardımcısı Necdet Saraç yazdı: Hacı Bektaş Veli aydınlatmaya devam ediyor
CHP Genel Başkan Yardımcısı Necdet Saraç, Hacı Bektaş Veli ve Alevi-Bektaşi geleneğine ilişkin bir yazı kaleme aldı. Saraç, yazısında Hacı Bektaş Veli’nin felsefesinin günümüz Türkiye’si için önemine dikkat çekerek, “inancın dünyevileşebildiği” eşit yurttaşlık temelinde bir ülke çağrısı yaptı.

CHP Genel Başkan Yardımcısı Necdet Saraç, Hacı Bektaş Veli ve Alevi-Bektaşi geleneğine ilişkin bir yazı kaleme aldı. Saraç, yazısında Hacı Bektaş Veli’nin felsefesinin günümüz Türkiye’si için önemine dikkat çekerek, “inancın dünyevileşebildiği” eşit yurttaşlık temelinde bir ülke çağrısı yaptı.

Saraç, Hacı Bektaş Veli’nin Baba İshak, Baba İlyas, Yunus Emre, Lokman Perende, Taptuk Emre, Sarı Saltuk ve Barak Baba gibi hem düşün hem de eylem adamı çağdaşlarıyla birlikte anıldığını belirterek şunları kaydetti:“‘Yolumuz, ilim, irfan ve insanlık sevgisi üzerine kurulmuştur’ diyen Hacı Bektaş Veli, adları ne olursa olsun bütün Aleviler, Bektaşiler, Kızılbaşlar, Abdallar, Tahtacılar için serçeşmedir, bir Mürşit Kapısı’dır. Ana kaynaktır!”

CHP Genel Başkan Yardımcısı Necdet Saraç yazısında şunları kaydetti: 

Hacı Bektaş Veli aydınlatmaya devam ediyor…

Alevi Bektaşi geleneğinin en önemli merkezlerinden biri Horasan “güneşin yükseldiği yer“ olarak kabul edilir!
Rivayet odur ki, Hacı Bektaş Veli de güneşin yükseldiği yerden, Horasan’dan bir güvercin donunda uçup gelmiştir Sulucakarhöyük’e, yani şimdiki ismiyle Hacıbektaş İlçesi’ne...
Tarihler 13. yüzyılı işaret etmektedir...

Bu yüzyıldan itibaren Yunus Emre dergahta, Taptuk Emre Eskişehir’de, Abdal Musa Antalya’da,  Ahi Evren Ankara’da, Karacaahmet Üsküdar’da, Barak Baba Çanakkale’de, Hızır Samut Bozok’ta, Hacım Sultan Uşak’ta, Güvenç Abdal Gümüşhane’de Hacı Bektaş Veli yolunda “aydınlanmanın ışığını” yakarlar…

13. YÜZYIL VE ASR-I SAADET

Kimin kimin öğrencisi olduğu, kimin mürşit ve “halife” olduğu konusunda farklı tespitler olsa da, Hacı Bektaş Veli, “asr-ı saadet” diye de anılan 13. yüzyıldaki çağdaşları olan, Baba İshak, Baba İlyas, Yunus Emre, Lokman Perende, Taptuk Emre, Sarı Saltuk, Barak Baba gibi hem düşün hem de eylem adamıdır.

‘Yolumuz, ilim, irfan ve insanlık sevgisi üzerine kurulmuştur’ diyen Hacı Bektaş Veli, adları ne olursa olsun bütün Aleviler, Bektaşiler, Kızılbaşlar, Abdallar, Tahtacılar için serçeşmedir, bir Mürşit Kapısı’dır.
Ana kaynaktır!

Oradan yayılan ışık, daha sonra Avrupa’da da görülen aydınlanma ışığı ile paralellik oluşturur. Hem bu paralellikte, hem de Aleviliğin aydınlanma gücünde, yorumların ötesinde, o dönemde Anadolu’da yaşayan bütün inançlara ve kültürlere ‘aynı nazarda’ bakmasının, hayatın doğal devinimini, değişimini görerek hayatı her gün yeniden yorumlayabilmesinin ciddi rolü vardır…

Ve bu öğreti, asıl olarak biçimsel dinin, özel olarak Sünni İslamın katı kurallarına, durgunluğuna ve donukluğuna, hayatın içinden bir müdahale olarak ortaya çıkan, akıp giden, hayata dair olan ve günlük yaşamda vücut bulan bir inanç ve yaşam biçimi olmuştur.

Alevilik bu anlamıyla, aynı zamanda bir yaşam biçimi de olunca, hiç kimseye Aleviliği yalnızca mistik bir havada sunma ya da ‘incinsen de incitme’ edebiyatı ile anlatma şansı da vermemiştir. Canlı ve dinamik öğreti bu yaklaşımları fiili olarak hep reddetmiştir. Nitekim yüzlerce yıla yayılan ağır baskılara, yok etme girişimlerine ve asimilasyon hamlelerine direnme gücü de buradan kaynaklanmaktadır…

İNANCI DÜNYEVİLEŞTİRMEK

Hacı Bektaş Veli’nin 1209’da doğduğu, 1270’de Hak’ka yürüdüğü söylense de, doğumu ve ölümü ile ilgili farklı tarihler de vardır. Hacı Bektaş’ı hayatından daha çok felsefesi onu Hacı Bektaş Veli yapar!
Hacı Bektaş Veli’ye inanmadan kuru övgüler dizmek yerine, onun felsefesini hakim kılmak, devleti bütün inançlara eşit mesafede duracak, her inancın istediği gibi inandığı, istediği yerde ibadet ettiği, Ayasofya gibi, Hacı Bektaş gibi, Mevlana gibi ortak mekanların “insanlığın ortak kültürel mirası” olarak kabul edildiği, dinin devletin kurumsal yapısı dışına çıkarıldığı, çifte standart yerine eşit yurttaşlığın olduğu “inancın da dünyevileşebildiği” bir Türkiye’ye götürür.

Bu Türkiye,  ezberlenmiş ve sahici olmayan sözler yerine, "Nefsine ağır geleni kimseye uygulama""Yetmişiki milleti bir gör", “Her ne arar isen, kendinde ara / Kudüs'te, Mekke'de, Hac'da değil” ve "Bilimden gidilmeyen yolun sonu karanlıktır" diyen Hacı Bektaş Veli’ye gerçekten kulak veren bir Türkiye olur!

Videolar için YouTube kanalımıza abone olmayı unutmayın!


  • 0
    SEVDİM
  • 0
    ALKIŞ
  • 0
    KOMİK
  • 0
    İNANILMAZ
  • 0
    ÜZGÜN
  • 0
    KIZGIN

Facebook Yorum

Yorum Yazın

E-posta hesabınız sitede yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar ile işaretlenmişdir.

Başka haber bulunmuyor!