Ecevit Köse yazdı: Bu memleket bizim!

İnönü Cemevi Başkanı Ecevit Köse, sosyal medyada görünürlüğün adaletsizliğini, üreten kesimlerin yok sayılmasını ve Alevi inanç önderlerinin toplumsal sorunlara daha güçlü ses vermesi gerektiğini dile getirdiği bir yazı yayımladı.
Konya’nın Ereğli ilçesi Yeni Zengen Mahallesi İnönü Cemevi Başkanı Ecevit Köse, sosyal medyada görünürlüğün adaletsizliğini, üreten kesimlerin yok sayılmasını ve Alevi inanç önderlerinin toplumsal sorunlara daha güçlü ses vermesi gerektiğini dile getirdiği bir yazı yayımladı.
Köse, teknolojinin ve sosyal medyanın hayatın her alanına girdiğini ancak gerçek emekçilerin görünmez hale geldiğini belirterek şunları kaydetti:“Cep telefonlarını ellerimize verdiler. Çocuklarımızı, gençlerimizi, büyüklerimizi ekranlara bağladılar. Herkes herkesi takip eder oldu. Ama nedense bu memleketin gerçek emekçileri, alın teriyle yaşayan insanları görünmez hâle geldi. Toprağı ekip biçen çiftçiyi, kepenk açmakta zorlanan esnafı, üretim yapan sanayiciyi, istihdam sağlayan iş insanını kim takip ediyor?”
İnönü Cemevi Başkanı Ecevit Köse makalesinde şunları kaydetti:
BU MEMLEKET BİZİM!
Sosyal medyayı sınırlı da olsa takip etmeye çalışıyorum. Gördüklerim kadar göremediklerim, yazılanlar kadar yazılmayanlar da düşündürüyor beni.
Adına teknoloji, iletişim ve ilerleme dediler. Cep telefonlarını ellerimize verdiler. Çocuklarımızı, gençlerimizi, büyüklerimizi ekranlara bağladılar. Herkes herkesi takip eder oldu. Ama nedense bu memleketin gerçek emekçileri, alın teriyle yaşayan insanları görünmez hâle geldi.
Toprağı ekip biçen çiftçiyi, kepenk açmakta zorlanan esnafı, üretim yapan sanayiciyi, istihdam sağlayan iş insanını kim takip ediyor?
Üretip ihraç eden bir ülke olmayı konuşurken, tüketip ithal eden bir anlayışın içinde kaybolmamalıyız.
Sosyal medyaya bakıyorum; gösterişin, çıkar ilişkilerinin, hak etmeden kazanmanın alkışlandığına tanık oluyorum. Oysa bu memleketin namusuyla yaşayan, vergisini ödeyen, alın teri döken milyonlarca insanı hak ettiği kadar göremiyorum.
Ne acıdır ki bazen yanlış yapanın sesi, doğru yaşayanın sesinden daha gür çıkıyor!
Çiftçinin, esnafın, sanayicinin, işçinin ve emeklinin beklentisi aslında ortaktır: ADALET!
Çünkü adalet yalnızca mahkeme salonlarında aranmaz. Adalet tarlada, fabrikada, pazarda, okulda, devlet kapısında ve hayatın her alanında hissedilmelidir.
Hâkim ve savcılarımızın bağımsızlığı, hukukun üstünlüğü ve vicdanın sesi bu ülkenin geleceğinin teminatıdır.
Bir de inanç dünyamıza bakıyorum.
Bir imam çıkıyor, yaşananları doğru buluyor. Bir başka imam çıkıyor, “Allah'tan korkun, bu hangi kitapta yazıyor?” diye soruyor.
Peki, Alevi dedelerimiz nerede? Alevi kurumlarımız nerede?
Haksızlığa karşı durmak, yalnızca başkasından bekleyeceğimiz bir erdem midir?
Alevi inancının temelinde rızalık, hak, hukuk ve adalet yok mudur? Haksızlık karşısında susmak, hangi yolun, hangi erkânın gereğidir?
Sosyal medyada bir dedemizin, bir inanç önderimizin, bir kurum başkanımızın yalnızca kendi kurumunun sorunlarını değil, memleketin ortak dertlerini de dile getirdiğini görmek istiyorum.
Çünkü bizler yalnızca kendi inancımızın değil, yaşadığımız ülkenin de sorumluluğunu taşıyoruz.
BU MEMLEKET BİZİM DEĞİL Mİ?
Yıllardır Aleviler için “Bu ülkenin çimentosudur” deniliyor.
Öyleyse soruyorum:
Madem biz bu memleketin çimentosuyuz, içimize çürüyecek demiri sokmasınlar!
Çünkü çimentosu sağlam, demiri çürük bir yapı ayakta kalamaz.
Bu ülkenin çimentosu kardeşlikse, demiri adalet olmalıdır. Harcı ise dürüstlük, vicdan, eşitlik ve alın teridir.
Kimse bu memleketi kendi tapulu malı sanmasın. Kimse kendisini bu ülkenin gerçek sahiplerinden üstün görmesin.
Bu topraklarda yaşayan Türk'ün de Kürt'ün de, Alevi'nin de Sünni'nin de, inananın da inanmayanın da ortak vatanıdır bu ülke.
Bizim derdimiz kişilerle değil, yanlışlarla. Bizim tarafımız makam sahipleri değil, haklı olanlardır.
Susarak değil konuşarak, ayrışarak değil birleşerek, tüketerek değil üreterek geleceğimizi kurabiliriz.
Ve unutmayalım:
Bir memleketi ayakta tutan yalnızca beton, demir ve çimento değildir. Asıl taşıyıcı kolonları ADALET, VİCDAN ve AHLAKTIR.
O kolonlar çökerse hiçbir makam, hiçbir servet, hiçbir güç o memleketi ayakta tutamaz.
Bu memleket bizim!
Sahip çıkmak da, yanlışlara itiraz etmek de, gelecek kuşaklara onurlu bir ülke bırakmak da hepimizin sorumluluğudur.
Ecevit Köse
konya-ereğli -Yeni zengen Mahallesi - inönü cemevi Başkanı (Çiftçi)
Videolar için YouTube kanalımıza abone olmayı unutmayın!
BUNLARA DA BAKABİLİRSİNİZ
- Muhammet Arif Genç: Anadolu’nun tarihi, ayrışmanın değil ortak mirasımızın tarihidir
- Ekici’den Hacıbektaş çıkışı: Nevşehir’den ayrılması söz konusu olamaz!
- Prof. Dr. Durmuş Boztuğ, Türk irfan geleneğinin tarihsel izlerini anlattı
- Ergün Kurt: Alevi kurumları can cana, omuz omuza yürümeli
- Güçbirliği Platformu’ndan “Aleviler Konuşuyor” Çalıştayı
- 0SEVDİM
- 0ALKIŞ
- 0KOMİK
- 0İNANILMAZ
- 0ÜZGÜN
- 0KIZGIN



Yorum Yazın
E-posta hesabınız sitede yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişdir.