Alevi-Bektaşi inancı siyasi projelerle yeniden tanımlanamaz

Türkmen Alevi Ocakları Birliği Kültür, Eğitim ve Sağlık Vakfı, Arnavutluk’un başkenti Tiran’da gündeme gelen bağımsız Bektaşi devleti projesine tepki gösterdi. Vakıf, Alevi-Bektaşi inancının tarihsel kimliğinin ve temsil hakkının siyasi kararlarla belirlenemeyeceğini vurguladı.
Türkmen Alevi Ocakları Birliği Kültür, Eğitim ve Sağlık Vakfı, Arnavutluk’un başkenti Tiran’da gündeme gelen bağımsız Bektaşi devleti projesine tepki gösterdi. Vakıf, Alevi-Bektaşi inancının tarihsel kimliğinin ve temsil hakkının siyasi kararlarla belirlenemeyeceğini vurguladı.
28 Ekim 2026’da Odatv’de gazeteci Mustafa İlker Yücel imzasıyla yayımlanan “Bektaşilikte Ayrık Otu” başlıklı haberin ardından açıklama yapan vakıf, projenin Alevi-Bektaşi toplumunun kimliği ve geleceği açısından endişe verici olduğunu belirtti. Habere göre Arnavutluk Başbakanı Edi Rama’nın 2024’te gündeme getirdiği proje, Tiran’daki Dünya Bektaşi Merkezi’nin bulunduğu yaklaşık 11 hektarlık alanın Vatikan benzeri bağımsız bir devlet statüsüne kavuşturulmasını öngörüyor. Yapının kendi yönetimi, sınırları ve pasaportları olması; başında ise Baba Mondi olarak bilinen Edmond Brahimaj’ın bulunması planlanıyor.
Türkmen Alevi Ocakları Birliği Kültür, Eğitim ve Sağlık Vakfı'nın açıklamasının tam metni şöyle:
BASIN BÜLTENİ ALEVİ-BEKTAŞİ İNANCI SİYASİ PROJELERLE YENİDEN TANIMLANAMAZ!
29 EKİM 2026 KAMUOYUNA SAYGIYLA DUYURULUR
28 Ekim 2026 tarihinde Odatv’de gazeteci Mustafa İlker Yücel imzasıyla yayımlanan “Bektaşilikte Ayrık Otu” başlıklı haber, Alevi-Bektaşi inancının tarihsel kimliği, temsil hakkı ve geleceği bakımından üzerinde önemle durulması gereken gelişmeleri gündeme taşımıştır. Haberde, Arnavutluk Başbakanı Edi Rama tarafından 2024 yılında gündeme getirilen, Tiran’daki Dünya Bektaşi Merkezi’nin bulunduğu yaklaşık 11 hektarlık alanın Vatikan benzeri bağımsız bir devlet statüsüne kavuşturulmasını öngören proje ele alınmaktadır. Söz konusu yapının kendi yönetimine, sınırlarına ve pasaportlarına sahip olması; başında ise Baba Mondi olarak bilinen Edmond Brahimaj’ın bulunması öngörülmektedir. Ayrıca 25 Ekim 2026 tarihinde Tiran’da İHH ve İNSAMER tarafından düzenlenen, Türkiye ve Balkanlar’dan bazı Alevi-Bektaşi temsilcileri ile akademisyenlerin katıldığı toplantıda, projenin tarihsel, siyasi ve inançsal boyutlarının tartışıldığı aktarılmaktadır. Türkmen Alevi Ocakları Birliği Kültür, Eğitim ve Sağlık Vakfı olarak bu gelişmeleri dikkatle takip ediyor, Alevi-Bektaşi inancının tarihsel kimliğinin siyasi projeler üzerinden yeniden tanımlanmasına karşı olduğumuzu kamuoyuna açıklıyoruz.
ALEVİLİĞİN KİMLİĞİ SİYASİ KARARLARLA BELİRLENEMEZ!
Haberde, 1993 yılında İstanbul’da gerçekleştirilen bir toplantıda Arnavut Bektaşiliğinin ayrı bir tek tanrılı din olarak tanımlanmasının önerildiği, dönemin Bektaşi Dedebabası Reşat Bardhi’nin ise kendisini İslam inancına mensup olarak ifade ettiği aktarılmaktadır. Bu tartışma, Alevi-Bektaşi inancının tarihsel kimliğine ilişkin farklı yaklaşımları yeniden gündeme getirmektedir. Alevilik; Hazreti Ali ve On İki İmam sevgisini, Hoca Ahmet Yesevi’nin hikmetini, Hünkâr Hacı Bektaş Veli’nin irfanını ve Horasan erenlerinin Anadolu’ya taşıdığı manevi mirası bünyesinde yaşatan köklü bir inanç yoludur. Hak-Muhammed-Ali anlayışı, cem erkânı, ikrar, musahiplik, görgü, rızalık ve ocak geleneği bu yolun tarihsel unsurlarıdır. Aleviliğin İslam ile ilişkisine dair farklı yorumlar bulunabilir. Ancak hiçbir siyasi makam veya kurumsal yapı, bu farklılıkları yok sayarak bütün Alevi-Bektaşi toplumunun inanç kimliğini tek başına belirleme yetkisine sahip değildir.
Bir inancın tarihsel hakikati, siyasi ihtiyaçlara göre yeniden yazılamaz.
ALEVİLİKTE TEMSİLİN TEMELİ RIZALIK VE OCAK GELENEĞİDİR!
Haberde, Tiran’da gerçekleştirilen 19 kişilik toplantıda bağımsız Bektaşi devleti projesine yönelik itirazların dile getirildiği, alternatif olarak Balkan Bektaşi Meclisi kurulmasının önerildiği belirtilmektedir. Farklı görüşlerin tartışılması elbette değerlidir. Ancak böylesine önemli bir konuda Anadolu’nun tarihsel Alevi dede ocaklarının hangi ölçüde temsil edildiği de açıklığa kavuşturulmalıdır. Hubyar, Hıdır Abdal, Dede Garkın, Ağuçan, Kureyşan ve diğer kadim ocaklarımız, yüzyıllardır inanç ve kültür mirasımızın taşıyıcılarıdır. Alevilikte pir, rehber, dede ve talip arasındaki manevi bağ; ikrar, erkân ve rızalık esasına dayanır. Cem meydanında dahi canların birbirinden razı olması gözetilirken, milyonlarca insanın inanç kimliği ve geleceği hakkında alınacak kararların geniş bir toplumsal istişareden bağımsız düşünülmesi kabul edilemez. Alevilik ocaktır, ocak dededir. Ocak, bu yolun hafızası ve manevi sürekliliğidir. Hiçbir toplantı, kişi veya kurum, tarihsel ocaklarımızın ve farklı Alevi-Bektaşi topluluklarının iradesini kendiliğinden temsil edemez.
BALKANLAR’DAKİ BEKTAŞİ KARDEŞLERİMİZİN HAKLARI İLE SİYASİ PROJELER AYRI DEĞERLENDİRİLMELİDİR!
Arnavutluk ve Balkanlar’daki Bektaşi canlarımız, ortak tarihimizin ve inanç mirasımızın kıymetli taşıyıcılarıdır. Kendi inanç kurumlarını oluşturma, yaşatma ve geliştirme haklarına saygı duyuyoruz. Ancak Arnavutluk’ta kurulması planlanan bir siyasi yapının bütün Alevi-Bektaşi dünyasının manevi merkezi veya temsil makamı olarak kabul edilmesi farklı bir meseledir. Haberde ABD’li diplomatik isimlerin temaslarına ve Arnavutluk’un uluslararası ilişkilerine ilişkin çeşitli iddialara da yer verilmektedir. Bu iddiaların somut bilgi ve belgelerle açıklığa kavuşturulması, projenin finansmanı, hukuki statüsü ve temsil mekanizmasının şeffaf biçimde ortaya konulması gerekmektedir. İnanç özgürlüğü ile siyasi egemenlik birbirinden farklı kavramlardır. Bir inanç topluluğunun haklarının korunması, mutlaka bağımsız bir devlet kurulmasını gerektirmez. İnancın özgürlüğü, siyasi bir sınır çizmekten önce, o inanca mensup insanların iradesine ve haklarına saygı göstermekle başlar.
ANAYASAL HAKLAR VE LAİKLİK İLKESİ VAZGEÇİLMEZDİR!
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın; 2. maddesi, Cumhuriyetimizin demokratik, laik ve sosyal bir hukuk devleti olduğunu, 10. maddesi, herkesin din ve mezhep ayrımı gözetilmeksizin kanun önünde eşitliğini, 24. maddesi, din ve vicdan özgürlüğünü ve dinin siyasi çıkar amacıyla istismar edilemeyeceğini, 25 ve 26. maddeleri, düşünce, kanaat ve ifade özgürlüğünü, 33. maddesi, örgütlenme özgürlüğünü güvence altına almaktadır.
Bu anayasal ilkeler, Türkiye’deki Alevi-Bektaşi toplumunun inanç özgürlüğü ve eşit yurttaşlık haklarının da temel güvenceleridir. Arnavutluk’taki projenin hukuki niteliği ise ilgili ülkenin mevzuatı ve uluslararası hukuk çerçevesinde değerlendirilmelidir. Bizler, Alevi-Bektaşi toplumunun laik hukuk düzeni içerisinde, eşit yurttaşlık temelinde ve kendi inanç kurumlarıyla özgürce var olmasını savunuyoruz.
VAKFIMIZIN TAVRI VE ÇAĞRISI AÇIKTIR!
Türkmen Alevi Ocakları Birliği Kültür, Eğitim ve Sağlık Vakfı olarak yaklaşık otuz yıldır Anadolu’nun farklı bölgelerinde yürüttüğümüz saha araştırmaları, ocak ziyaretleri, kültürel çalışmalar ve inanç buluşmalarıyla bu kadim mirasın korunması için emek veriyoruz. Bizim itirazımız Balkanlar’daki Bektaşi kardeşlerimize veya farklı inanç yorumlarına değil; Alevi-Bektaşi toplumunun tarihsel kimliğinin ve temsil hakkının, toplumun ortak iradesinden bağımsız biçimde belirlenmesi ihtimalinedir. Bu nedenle Tiran’da gündeme gelen projenin bütün yönleriyle kamuoyuna açıklanmasını, tarihsel ocaklarımızın ve ilgili inanç topluluklarının görüşlerinin dikkate alınmasını gerekli görüyoruz. Alevi-Bektaşi inancı, tek bir siyasi merkezin sınırlarına, tek bir makamın yetkisine ve tek bir toplantının kararlarına sığdırılamayacak kadar köklü bir mirastır. Hazreti Ali’nin adaletini, Hünkâr Hacı Bektaş Veli’nin irfanını, Hoca Ahmet Yesevi’nin hikmetini ve Anadolu erenlerinin bin yıllık emanetini yaşatmak, bizim tarihsel sorumluluğumuzdur. İnancımızın tarihini siyaset değil, yaşanmışlık; temsilini makam değil, rızalık; geleceğini dayatma değil, canların ortak iradesi belirlemelidir. Bu anlayışla ocaklarımızın manevi bağımsızlığını, inanç özgürlüğünü, tarihsel hafızamızı ve bütün canlarımızın eşit haklarını savunmaya devam edeceğiz. Kamuoyuna saygıyla duyurulur.
Videolar için YouTube kanalımıza abone olmayı unutmayın!
BUNLARA DA BAKABİLİRSİNİZ
- 2026 Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Büyük Ödülleri açıklandı!
- Nesîmî’nin Torunu: Mezar taşınmıyor, satış da söz konusu değil!
- Başakşehir İlim Yayma Cemiyeti’nde “Kemalizm ve Alevi-Bektaşi politikası” konuşuldu
- Çepni Dernekleri Federasyonu Başkanı Genç: Aleviler Cumhuriyeti bir başka kutlar
- Cumhuriyetimizin 103. Yılı Coşkusu: Horasan Erenleri Dernekler Federasyonu'ndan Anlamlı Kutlama
- 0SEVDİM
- 0ALKIŞ
- 0KOMİK
- 0İNANILMAZ
- 0ÜZGÜN
- 0KIZGIN


Yorum Yazın
E-posta hesabınız sitede yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişdir.