Çepni Dernekleri Federasyonu Başkanı Genç: Aleviler Cumhuriyeti bir başka kutlar

Çepni Dernekleri Federasyonu Genel Başkanı Muhammet Arif Genç, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı vesilesiyle yayımladığı yazılı açıklamada, Alevi-Bektaşi toplumunun ve Çepni Türkmenlerinin Millî Mücadele ile Cumhuriyet’in kuruluşuna verdiği desteği vurguladı.
Çepni Dernekleri Federasyonu Genel Başkanı Muhammet Arif Genç, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı vesilesiyle yayımladığı yazılı açıklamada, Alevi-Bektaşi toplumunun ve Çepni Türkmenlerinin Millî Mücadele ile Cumhuriyet’in kuruluşuna verdiği desteği vurguladı. Genç, “Aleviler bir başka kutlar Cumhuriyeti. Çünkü Cumhuriyet’in ilanını henüz kimse aklına getirmiyorken Alevi Bektaşi Kızılbaşlar Cumhuriyeti tam dört sene önce öğrenmişlerdi” ifadelerini kullandı.
Genç, Mustafa Kemal Paşa’nın 19 Mayıs 1919’da Samsun’a çıkışının ardından aynı yıl 22 Aralık’ta Hacıbektaş’ı ziyaret ettiğini ve Hacı Bektaş Veli Dergâhı’nın önderi Cemalettin Çelebi ile görüştüğünü hatırlattı. Bu buluşmanın hem Kurtuluş Savaşı hem de Cumhuriyet’in kuruluşu açısından dönüm noktalarından biri olduğunu belirten Genç, görüşmede Anadolu’yu saran işgale karşı bağımsızlık mücadelesinin konuşulduğunu kaydetti.
Genç, Çepni Türkmenlerinin de Millî Mücadele’ye katkısını özel olarak vurguladı. Oğuz boylarından biri olan Çepnilerin Karadeniz’den Ege’ye, İç Anadolu’dan Doğu ve Güneydoğu’ya uzanan coğrafyada varlıklarını sürdürdüğünü belirten Genç, Güvenç Abdal Ocağı, Köse Süleyman Ocağı ve Musa Kazım Ocağı gibi geleneklerin Çepni kültürel hafızasındaki yerini hatırlattı. “Boyumuz Çepni, kökümüz Oğuz, ortak vatanımız Türkiye Cumhuriyeti’dir” dedi.
Muhammet Arif Genç, şu açıklamada bulundu:
ALEVİLER CUMHURİYETİ BİR BAŞKA KUTLAR: HACIBEKTAŞ’TAN CUMHURİYET’E, ÇEPNİ TÜRKMENLERİNDEN KURTULUŞ MÜCADELESİNE
Muhammet Arif Genç
Çepni Dernekleri Federasyonu Genel Başkanı
Bugün 29 Ekim. Aleviler bir başka kutlar Cumhuriyeti. Çünkü Cumhuriyet'in ilanını henüz kimse aklına getirmiyorken, henüz Anadolu’da Cumhuriyet'in ne olduğunu kimse bilmiyorken, Alevi Bektaşi Kızılbaşlar Cumhuriyeti tam dört sene önce öğrenmişlerdi. Peki, bu nasıl oldu?
Mustafa Kemal Paşa'nın 19 Mayıs'ta Samsun’a çıkışından sonra, aynı yıl 22 Aralık 1919'da Millî Mücadele'nin kritik bir aşamasında Hacıbektaş'ı ziyareti ve burada Alevi-Bektaşi önderleriyle yaptığı görüşmeler, hem Kurtuluş Savaşı hem de Cumhuriyetin kuruluşu için dönüm noktalarından biri olarak anlatılır.
Gazi Mustafa Kemal, Sivas Kongresi'nden sonra Ankara'ya geçerken stratejik öneme sahip Alevilerin merkezlerinden Hacıbektaş'a gelerek Hacı Bektaş Veli Dergâhı'nın önderi ve Hünkâr Hacı Bektaş Veli'nin soyundan gelen Çelebi Cemalettin Efendi ile bir araya gelir.
ALEVİLER ATEŞTEN GÖMLEK GİYİYOR
Bu özel toplantıda, Anadolu'yu saran emperyalist işgal güçlerine karşı yürütülecek bağımsızlık mücadelesi konuşulur.
O aziz insanlar, Batılı emperyalistlerin baskısı altında kararlar alan Osmanlı sarayına karşı bir duruş sergileneceğini bile bile, mihmanları olan Mustafa Kemal Paşa'ya desteklerini açıklarlar.
Diğer yandan, Millî Mücadele başarısızlığa uğrarsa bunun hem Aleviler hem de Mustafa Kemal Paşa için ağır sonuçları olacağı açıktır. Buna rağmen bağımsızlık mücadelesine destek vermekten geri durmazlar.
İşte bu cesaret ve kararlılık, Anadolu insanının özgürlük arzusunun en önemli örneklerinden biridir.
Bu mücadeleyi yalnızca bir kişinin ya da bir topluluğun hikâyesi olarak değerlendiremeyiz. Anadolu'nun farklı bölgelerinde yaşayan Türk boyları, Alevi-Bektaşi toplulukları, Çepni Türkmenleri ve daha nice vatansever insan, işgale karşı verilen mücadelede kendi imkânlarıyla yer almıştır.
BU SIR, ARKADAŞLARI BİLE BİLMİYORKEN
Cumhuriyet fikrinin Hacıbektaş'taki görüşmede gündeme geldiğine ilişkin anlatılar, tarihimizin dikkat çekici bölümlerinden biridir. Bu anlatıya göre, Cumhuriyet düşüncesi henüz geniş çevrelerle paylaşılmadan önce Hacıbektaş'ta dile getirilmiştir.
İşte o tarihî gün:
Sofralar kurulmuş, konuklar bir araya gelmişlerdir. Yaklaşık iki saat süren sohbetin ardından konuklar misafirhaneye geçerken Mustafa Kemal Paşa, özel muhafızıyla birlikte Cemalettin Çelebi'nin evinde kalır.
Cemalettin Çelebi'nin dergâhta hizmet eden canlara içeri girmemelerini tembihlemesi nedeniyle, Mustafa Kemal Paşa ile Çelebi arasında gece geç saatlere kadar sürdüğü anlatılan konuşmanın içeriği o sırada başkaları tarafından bilinmez.
SIR, AŞİKÂR OLUYOR
Hacıbektaş görüşmesine ilişkin anlatılarda, Cemalettin Çelebi'nin daha sonraki günlerde bu konuşmayı sözlü olarak şöyle aktardığı ifade edilir:
“Paşa Hazretleri, cesaretli ve basiretli idarenizde Türk milletinin düşmanı kahredeceğine inancım sonsuz. Yüce Allah'ın milletimize nasip edeceği zaferden sonra Cumhuriyet'in ilanını düşünüyor musunuz?”
Bu soruyla birlikte tarihî bir an yaşandığı anlatılır.
Mustafa Kemal Paşa'nın, Cemalettin Çelebi'nin gözlerine bakarak onun elini tuttuğu ve yavaş ama kararlı bir sesle şu cevabı verdiği aktarılır:
“O mutlu günün ilanına kadar aramızda kalmak kaydıyla, evet Çelebi Efendi Hazretleri.”
Bu sözlerin tarihî aktarımı ve ayrıntıları konusunda farklı değerlendirmeler bulunabilse de Hacıbektaş buluşması, Millî Mücadele'nin toplumsal destek arayışını ve Anadolu'daki inanç önderleriyle kurulan ilişkileri anlamak açısından önemlidir.
ALEVİLER İÇİN ATATÜRK
Cemalettin Çelebi'nin Cumhuriyet'in ilanını görmeye ömrü yetmez. Bu anlatıya göre, Hakk'a yürüyüşünden kısa süre önce tarihî konuşmayı kardeşi Veliyyettin Çelebi'ye aktarır.
Hacıbektaş görüşmesinden sonra Cemalettin Çelebi'yi Ankara'da toplanan Büyük Millet Meclisi'nde, Mustafa Kemal Paşa'nın yakın çalışma arkadaşlarından biri ve Birinci Başkan Vekili olarak görürüz.
Anadolu'nun dört bir yanından gelen temsilciler, işgale karşı verilen mücadelede ortak bir amaç etrafında buluşurlar. Diyap Ağa, Mustafa Lütfi Bey, Hasan Hayri Bey, Sivaslı Mustafa Taki Efendi ve Hüseyin Rauf Orbay gibi isimler, dönemin farklı siyasi ve toplumsal çevrelerini temsil eden kadrolar arasında yer alırlar.
Alevi'siyle Sünni'siyle, Türkmen'iyle diğer Anadolu topluluklarıyla omuz omuza verilen bu mücadele, millet olma iradesinin en güçlü örneklerinden biridir.
Cemalettin Çelebi'nin Birinci Meclis'te Birinci Başkan Vekilliği görevini üstlenmesi, Hacı Bektaş Veli Dergâhı'nın ve Alevi-Bektaşi toplumunun Millî Mücadele dönemindeki tarihî konumunu anlamak bakımından ayrıca önem taşır.
ÇEPNİ TÜRKMENLERİ: OCAKLARINDAN KURTULUŞ SAVAŞI'NA UZANAN SADAKAT
İşte bu noktada, Çepni Türkmenlerinin Millî Mücadele'ye verdiği desteği de özellikle hatırlatmak gerekir.
Çepniler, Oğuz Türklerinin tarihî boylarından biridir. Karadeniz'den Ege'ye, İç Anadolu'dan Doğu ve Güneydoğu Anadolu'ya uzanan geniş bir coğrafyada tarihî ve kültürel varlıklarını sürdüren Çepni topluluklarının hafızasında ocaklar, dedeler, pirler, talipler ve gelenekler önemli bir yere sahiptir.
Çepni Türkmenlerinin inanç ve kültür dünyasında önemli bir yeri bulunan Güvenç Abdal Ocağı, özellikle Karadeniz'deki Çepni topluluklarının tarihî hafızasında güçlü bir yere sahiptir. Güvenç Abdal geleneği etrafında şekillenen ocak-talip ilişkileri, yalnızca inanç dünyasını değil, dayanışmayı, toplumsal birlikteliği ve kültürel devamlılığı da beslemiştir.
Ege Bölgesi'ndeki Çepni topluluklarının inanç ve kültür hafızasında anılan Köse Süleyman Ocağı da bu tarihî mirasın önemli başlıklarından biridir.
Gaziantep, Manisa ve çevresindeki Çepni toplulukları bakımından ise Musa Kazım Ocağı geleneği de anılmaktadır.
Bu ocaklar ve onlara bağlı topluluklar, Çepni Türkmenlerinin farklı bölgelere yayılan kültürel bağlarını ve kuşaktan kuşağa aktarılan geleneklerini anlamak bakımından önemlidir.
Çepni Türkmenlerinin Millî Mücadele'ye verdiği desteği değerlendirirken, bu toplulukların yaşadıkları bölgelerdeki dayanışma ağlarını, vatan sevgisini ve bağımsızlık iradesini unutmamak gerekir. Karadeniz'deki Çepni yerleşimlerinden Ege'ye, Anadolu'nun farklı yörelerine kadar uzanan bu tarihî hafıza, milletimizin ortak kurtuluş mücadelesinin bir parçasıdır.
Burada önemli olan, herhangi bir boyu ya da inanç topluluğunu diğerlerinden üstün tutmak değil; Anadolu'nun bütün insanlarının bağımsızlık uğruna gösterdiği fedakârlığı hakkıyla teslim etmektir.
Çepni Türkmenleri de bu büyük mücadelenin dışında değildir. Onların vatanına, milletine ve bağımsızlığına bağlılığı, bugün de kültürel hafızamızın önemli bir parçası olarak yaşatılmalıdır.
Çepni Dernekleri Federasyonu olarak bizler, Güvenç Abdal Ocağı'nın, Köse Süleyman Ocağı'nın ve Musa Kazım Ocağı'nın etrafında şekillenen tarihî ve kültürel mirasın gelecek kuşaklara aktarılmasını önemsiyoruz.
Bizim için bu miras, yalnızca geçmişi anmak değildir. Aynı zamanda Cumhuriyet'in temel değerlerini, bağımsızlığı, eşit yurttaşlığı, kardeşliği ve ortak vatan bilincini geleceğe taşımaktır.
Boyumuz Çepni, kökümüz Oğuz, ortak vatanımız Türkiye Cumhuriyeti'dir.
ALEVİSİ, SÜNNİSİ CUMHURİYETİ SAHİPLENİYOR
Peki, 1923'ten sonra Cumhuriyet'i yalnızca Alevi-Bektaşi toplulukları mı sahiplendi? Elbette hayır.
Cumhuriyet, Anadolu insanının ortak geleceğini kurma iddiasıyla ortaya çıktı. Halkın egemenliğini esas alan bu yeni yönetim anlayışı, farklı inançlardan, kültürlerden ve toplumsal kesimlerden insanların eşit yurttaşlar olarak bir arada yaşamasının önünü açmayı amaçladı.
Yüzyıllar boyunca eğitimden, bilimden ve çağdaş gelişmelerden uzak bırakılan insanların bilgiye erişmesi, kendi hayatları hakkında söz sahibi olması ve devlet yönetiminde millet iradesinin esas alınması, Cumhuriyet'in temel hedefleri arasında yer aldı.
Cumhuriyet'le birlikte egemenliğin kaynağı hanedan değil, millet oldu. Yurttaşlık düşüncesi güçlendi; hukuk, eğitim ve toplumsal yaşamın çağdaşlaşması yönünde önemli adımlar atıldı.
Elbette Cumhuriyet'in kuruluşundan bugüne uzanan tarih, başarıların yanında tartışmaları ve çözülmesi gereken sorunları da barındırır. Ancak Cumhuriyet'in temel ilkesi açıktır: Bu ülkenin geleceğinde söz sahibi olan, milletin kendisidir.
Anadolu insanı; Alevisiyle, Sünnisiyle, Türküyle, Kürdüyle, Ermenisiyle, Gürcüsüyle ve farklı kimlikleriyle ortak vatanın eşit yurttaşları olarak barış içinde yaşayabilmelidir.
İnsan, başka bir insanın kulu değil, hakları ve sorumlulukları olan özgür bir yurttaş olmalıdır. İnanç özgürlüğü korunmalı, laiklik sayesinde devlet bütün inançlar karşısında eşit mesafede durmalı, bilim ve akıl toplumsal gelişmenin yolunu aydınlatmalıdır.
İşte Cumhuriyet'in anlamı burada yatmaktadır: Özgürlük, eşitlik, adalet, bilim, laiklik ve millet egemenliği.
29 EKİM: ATATÜRK'ÜN EMANETİ, MİLLETİN ORTAK GELECEĞİ
Bugün 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı'nı kutlarken yalnızca bir yönetim biçiminin ilanını anmıyoruz. Aynı zamanda bağımsızlığımız için mücadele edenleri, cephede can verenleri, cephe gerisinde emek harcayanları, yokluk içinde vatanını savunan kadınları ve erkekleri hatırlıyoruz.
Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarının önderliğinde kazanılan bağımsızlık mücadelesi, milletimizin kendi geleceğini belirleme iradesinin tarihî ifadesidir.
Bu mücadelede Karadeniz'in yiğit insanlarının, Giresunlu gönüllülerin, Çepni Türkmenlerinin, Alevi-Bektaşi topluluklarının ve Anadolu'nun dört bir yanından gelen vatanseverlerin hatırası da ortak tarihimizin ayrılmaz bir parçasıdır.
Çepni Dernekleri Federasyonu olarak bizler, tarihî mirasımıza sahip çıkarken hiçbir topluluğu dışlamadan, hiçbir inancı ötekileştirmeden, ortak Cumhuriyet değerleri etrafında birlik ve beraberliği büyütmeyi görev biliyoruz.
Cumhuriyet, hepimizin ortak evidir. Onu korumak; demokrasiye, laikliğe, hukukun üstünlüğüne, eşit yurttaşlığa ve bilimin aydınlığına sahip çıkmakla mümkündür.
Mustafa Kemal Atatürk'ün bizlere bıraktığı en büyük miras, bağımsız bir vatan ve milletin kendi kendisini yönetme hakkıdır.
Bu emaneti gelecek nesillere taşımak hepimizin sorumluluğudur.
Yaşasın Cumhuriyet!
Yaşasın millet egemenliği!
Yaşasın laik, demokratik Türkiye Cumhuriyeti!
Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ü, silah arkadaşlarını, Millî Mücadele kahramanlarını ve vatan uğruna can veren bütün şehitlerimizi rahmet, minnet ve saygıyla anıyoruz.
29 Ekim Cumhuriyet Bayramımız kutlu olsun! ??
Muhammet Arif Genç
Çepni Dernekleri Federasyonu Genel Başkanı
Videolar için YouTube kanalımıza abone olmayı unutmayın!
BUNLARA DA BAKABİLİRSİNİZ
- Çepni Dernekleri Federasyonu Başkanı Genç: Aleviler Cumhuriyeti bir başka kutlar
- Cumhuriyetimizin 103. Yılı Coşkusu: Horasan Erenleri Dernekler Federasyonu'ndan Anlamlı Kutlama
- Basak Köyü’nde Şehitler Çeşmesi ve Anıt Taşlar törenle açıldı
- Horasan Erenleri’nden "Gençliğin Kötü Alışkanlıklardan Kurtarılması” projesi
- Gazi Cemevi’nde Yol Erkânı ve Gasıl Eğitimleri başlıyor
- 0SEVDİM
- 0ALKIŞ
- 0KOMİK
- 0İNANILMAZ
- 0ÜZGÜN
- 0KIZGIN



Yorum Yazın
E-posta hesabınız sitede yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişdir.