İstanbul
24 Ekim, 2026, Cumartesi
  • DOLAR
    32.58
  • EURO
    34.81
  • ALTIN
    2412.9
  • BIST
    9645.02
  • BTC
    66248.09$

Çepni Dernekleri Federasyonu: Afganistan’daki Hazara Türklerinin sesini duyun

Çepni Dernekleri Federasyonu: Afganistan’daki Hazara Türklerinin sesini duyun
Çepni Dernekleri Federasyonu Genel Başkanı Muhammet Arif Genç, Afganistan’da yaşayan Hazara Türklerinin zorla yerinden edilmesi ve toprak gasbı iddialarına dikkat çekerek Türk dünyasına, insan hakları savunucularına ve uluslararası kuruluşlara çağrıda bulundu.

Çepni Dernekleri Federasyonu Genel Başkanı Muhammet Arif Genç, Afganistan’da yaşayan Hazara Türklerinin zorla yerinden edilmesi ve toprak gasbı iddialarına dikkat çekerek Türk dünyasına, insan hakları savunucularına ve uluslararası kuruluşlara çağrıda bulundu.

Genç, Afganistan Hazara Türkleri Kültür ve Dayanışma Derneği Başkanı Muhammet Gül’ün sesini duyurmak amacıyla yaptığı yazılı açıklamada, yaşananların yalnızca bir mülkiyet anlaşmazlığı olmadığını vurguladı. “Bu mesele; insanların yaşam hakkını, mülkiyet hakkını, güvenliğini, kültürel kimliğini ve kendi topraklarında insanca yaşama hakkını ilgilendiren ciddi bir insan hakları meselesidir” dedi.

Açıklamada, Taliban yönetiminin iktidara dönüşünden sonra Hazara topluluklarının zorla tahliye, toprak anlaşmazlıkları ve yerinden edilme vakalarıyla karşı karşıya kaldığı belirtildi. Avrupa Birliği İltica Ajansı ve insan hakları kuruluşlarının raporlarına atıfta bulunularak, özellikle Hazara bölgelerinde arazi ihtilaflarının zorla tahliyelere dönüşebildiği ve yerel yönetimlerin tutumunun endişe verici olduğu ifade edildi.
 

Genç, toprakların sadece bir arazi değil, bir halkın hafızası olduğunu hatırlatarak şöyle konuştu:  
“Bir ailenin kuşaklar boyunca yaşadığı evi vardır. O evin duvarlarında hatıraları, avlusunda çocuklarının izleri, toprağında alın teri bulunur. Bir sabah bütün bu hayatı geride bırakması istenir. Geriye yalnızca boş evler değil; dağılan aileler, yarım kalan hayatlar ve geleceğinden endişe duyan çocuklar kalır.”

Federasyon başkanı, hiçbir insanın etnik kimliği, inancı veya toplumsal kökeni nedeniyle evinden ve toprağından mahrum bırakılamayacağını vurguladı. Mülkiyet anlaşmazlıklarının bağımsız, tarafsız ve adil yargılama süreçleriyle çözülmesi gerektiğini belirterek, silahın ve baskının adaletin yerini tutamayacağını kaydetti.

 “Hazara Türkleri yalnız değildir”

Açıklamada Türkiye’deki sivil toplum kuruluşları, Türk dünyası temsilcileri, akademisyenler, gazeteciler ve insan hakları savunucularına da seslenildi. Afganistan’daki Hazara Türklerinin sorunlarının gündeme taşınması, iddiaların bağımsız araştırılması ve uluslararası dayanışmanın büyütülmesi istendi.

“Bir halkın acısı, coğrafi sınırların arkasında kaldığı için görünmez hâle gelmemelidir. Sessizlik, mağdurların yalnızlığını büyütür” diyen Genç, sözlerini şöyle tamamladı:  
“Kardeşim Muhammet Gül’ün çağrısı duyulsun. Hazara Türklerinin yaşadığı sorunlar görmezden gelinmesin. İnsanlar kendi evlerinde, kendi topraklarında korkusuzca yaşayabilsin.  
Hazara Türkleri yalnız değildir!  
Zorla yerinden edilmeye hayır!  
İnsan haklarına, adalete ve insan onuruna saygı!”

AÇIKLAMANIN TAM METNİ ŞÖYLE:


AFGANİSTAN’DA HAZARA TÜRKLERİNİN SESİNİ DUYUN!

TOPRAKLARINDAN KOPARILAN BİR HALKIN ÇIĞLIĞINA SESSİZ KALMAYALIM

Muhammet Arif Genç
Çepni Dernekleri Federasyonu Genel Başkanı

Afganistan Hazara Türkleri Kültür ve Dayanışma Derneği Başkanı, kardeşim Muhammet Gül’ün sesini duyurmak; Afganistan’da yaşanan insan hakları ihlallerine karşı kamuoyunun dikkatini çekmek için buradan Türk dünyasına, insan hakları savunucularına ve uluslararası kuruluşlara sesleniyorum.

Bir halkın toprağından koparılmasına, evinden yurdundan edilmesine, geçmişinin ve geleceğinin elinden alınmasına sessiz kalamayız!

Afganistan’da Hazara Türklerinin yaşadığı sorunlar, yalnızca bir mülkiyet anlaşmazlığı olarak değerlendirilemez. Bu mesele; insanların yaşam hakkını, mülkiyet hakkını, güvenliğini, kültürel kimliğini ve kendi topraklarında insanca yaşama hakkını ilgilendiren ciddi bir insan hakları meselesidir.

Uluslararası insan hakları raporlarında da Taliban yönetiminin iktidara dönüşünden sonra Hazara topluluklarının yaşadığı zorla tahliyeler, toprak anlaşmazlıkları ve yerinden edilme vakaları belgelenmiştir. Avrupa Birliği İltica Ajansı ve insan hakları kuruluşları, özellikle Hazara halkının yaşadığı bölgelerde arazi ihtilaflarının zorla tahliyelere dönüşebildiğine ve yerel yönetimlerin bu süreçlerdeki tutumuna dikkat çekmektedir.

TOPRAK SADECE BİR ARAZİ DEĞİLDİR; BİR HALKIN HAFIZASIDIR

Bir düşünün…

Bir ailenin kuşaklar boyunca yaşadığı evi vardır. O evin duvarlarında hatıraları, avlusunda çocuklarının izleri, toprağında alın teri, tarlasında geçim kaynağı bulunur. Bir sabah, bütün bu hayatı geride bırakması istenir. İnsanlara evlerini, tarlalarını, bağlarını ve yurtlarını terk etmeleri yönünde baskı uygulanırsa geriye ne kalır?

Geride yalnızca boş evler kalmaz. Dağılan aileler, yarım kalan hayatlar, kaybedilen geçim kaynakları ve geleceğinden endişe duyan çocuklar kalır.

Afganistan’daki Hazara topluluklarının yaşadığı zorla yerinden edilme vakaları tam da bu nedenle dikkatle incelenmeli, mağdurların iddiaları bağımsız biçimde araştırılmalı ve insanların mülkiyet hakları güvence altına alınmalıdır.

Hiçbir insan, etnik kimliği, inancı veya toplumsal kökeni nedeniyle kendi evinden ve toprağından mahrum bırakılmamalıdır. Mülkiyet anlaşmazlıkları bağımsız, tarafsız ve adil yargılama süreçleriyle çözülmelidir. Silahın, baskının ve korkunun insanların hayatını belirlediği bir düzen, adaletin yerini tutamaz.

HAZARA TÜRKLERİ YALNIZ DEĞİLDİR!

Ben, Çepni Dernekleri Federasyonu Genel Başkanı Muhammet Arif Genç olarak, Afganistan Hazara Türkleri Kültür ve Dayanışma Derneği Başkanı kardeşim Muhammet Gül’ün çağrısının duyulması gerektiğine inanıyorum.

Kardeşim Muhammet Gül’ün ve temsil ettiği Hazara toplumunun sesini duymak, yaşanan mağduriyetleri gündeme taşımak ve uluslararası dayanışmayı büyütmek hepimizin insani sorumluluğudur.

Türk dünyasının ortak tarihi, yalnızca geçmişteki zaferlerden ibaret değildir. Bu tarih aynı zamanda zor zamanlarda birbirinin acısını anlayan, haksızlık karşısında dayanışma gösteren ve insan onurunu savunan toplumların tarihidir.

Türkiye’deki sivil toplum kuruluşlarına, Türk dünyasının temsilcilerine, akademisyenlere, gazetecilere, insan hakları savunucularına ve vicdan sahibi bütün insanlara çağrıda bulunuyorum:

Afganistan’daki Hazara Türklerinin yaşadığı sorunları gündeme taşıyalım. Zorla tahliye ve toprak gasbı iddialarının bağımsız biçimde araştırılmasını isteyelim. Evlerinden edilen ailelerin güvenli biçimde yaşamlarını sürdürebilmeleri için uluslararası kurumları harekete geçmeye çağıralım.

Bir halkın acısı, coğrafi sınırların arkasında kaldığı için görünmez hâle gelmemelidir.

ULUSLARARASI KURULUŞLARA AÇIK ÇAĞRIMIZDIR

Birleşmiş Milletler’i, Afganistan’daki Birleşmiş Milletler Yardım Misyonu’nu (UNAMA), Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Yüksek Komiserliği’ni, uluslararası insan hakları kuruluşlarını ve ilgili bütün kurumları şu adımları atmaya çağırıyoruz:

- Hazara Türklerinin yaşadığı bölgelerdeki zorla tahliye ve mülkiyet ihlali iddialarını bağımsız ve şeffaf biçimde araştırın.
- Evlerinden ve topraklarından çıkarılan ailelerin güvenliğini sağlayacak acil önlemler için girişimde bulunun.
- İnsanların tapu, miras ve mülkiyet haklarının korunmasını; ihtilafların adil yargılama yoluyla çözülmesini talep edin.
- Yerinden edilen ailelerin barınma, gıda, sağlık ve eğitim ihtiyaçlarının karşılanmasına destek olun.
- Hazara toplumunun temsilcilerinin karar alma süreçlerine katılmasını ve haklarını güvenle savunabilmesini sağlayacak mekanizmaları güçlendirin.
- Etnik veya dinî kimlik temelinde ayrımcılığa, tehdide ve şiddete karşı etkili güvenceler oluşturulmasını isteyin.

Bu çağrımız herhangi bir halka veya topluluğa düşmanlık çağrısı değildir. Bizim talebimiz açıktır: Adalet, eşitlik, insan onuru ve hukukun üstünlüğü.

SESSİZLİK, MAĞDURLARIN YALNIZLIĞINI BÜYÜTÜR

Bugün Muhammet Gül kardeşimizin sesini daha geniş kitlelere ulaştırmak zorundayız. Çünkü duyulmayan her çığlık, mağduriyet yaşayan insanların yalnızlık duygusunu daha da büyütür.

Afganistan’daki Hazara Türklerinin yaşadığı sorunlar, yalnızca Hazara toplumunun meselesi değildir. Bu sorun, insan haklarına inanan herkesin meselesidir. Bir yerde insanlar evlerinden zorla çıkarılıyor, topraklarını kaybediyor ve geleceklerinden endişe ediyorsa dünyanın geri kalanı buna kayıtsız kalmamalıdır.

Bizler, Çepni Dernekleri Federasyonu olarak, bu konuda kamuoyunun bilgilendirilmesini, mağduriyet iddialarının araştırılmasını ve uluslararası dayanışmanın güçlendirilmesini istiyoruz.

Kardeşim Muhammet Gül’ün çağrısı duyulsun. Hazara Türklerinin yaşadığı sorunlar görmezden gelinmesin. İnsanlar kendi evlerinde, kendi topraklarında korkusuzca yaşayabilsin.

Unutmayalım: Bir insanın evini kaybetmesi yalnızca bir çatıyı kaybetmesi değildir. Bir halkın toprağını kaybetmesi ise geçmişini, hatıralarını ve geleceğe dair umutlarını kaybetme tehlikesiyle karşı karşıya kalmasıdır.

Bugün sesimizi yükseltmezsek yarın yaşananları anlatacak insanların sesi de duyulmayabilir.

HAZARA TÜRKLERİ YALNIZ DEĞİLDİR!

ZORLA YERİNDEN EDİLMEYE HAYIR!

İNSAN HAKLARINA, ADALETE VE İNSAN ONURUNA SAYGI!

Muhammet Gül kardeşimizin sesine ses olalım. Afganistan’daki Hazara Türklerinin haklarının korunması için hep birlikte dayanışmayı büyütelim.

Muhammet Arif Genç
Çepni Dernekleri Federasyonu Genel Başkanı

 

Videolar için YouTube kanalımıza abone olmayı unutmayın!


  • 0
    SEVDİM
  • 0
    ALKIŞ
  • 0
    KOMİK
  • 0
    İNANILMAZ
  • 0
    ÜZGÜN
  • 0
    KIZGIN

Facebook Yorum

Yorum Yazın

E-posta hesabınız sitede yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar ile işaretlenmişdir.

Başka haber bulunmuyor!