İstanbul
16 Nisan, 2026, Perşembe
  • DOLAR
    32.58
  • EURO
    34.81
  • ALTIN
    2412.9
  • BIST
    9645.02
  • BTC
    66248.09$

Bora Özizmirli: SSCB gençlik çeteleriyle neden baş edemedi?


Bora Özizmirli: SSCB gençlik çeteleriyle neden baş edemedi?
Son dönemde Türkiye'de okullarda yaşanan şiddet olayları ve çocuk yaştaki gençlerin çeteleşmesi sıkça gündeme geliyor. Bu tablo, analist Bora Özizmirli makalesinde ise, dikkat çektiği üzere, ister istemez 1980'lerin sonlarında Sovyetler Birliği'nde yaşananları akla getiriyor.

Son dönemde Türkiye'de okullarda yaşanan şiddet olayları ve çocuk yaştaki gençlerin çeteleşmesi sıkça gündeme geliyor. Bu tablo, analist Bora Özizmirli  makalesinde ise,  dikkat çektiği üzere, ister istemez 1980'lerin sonlarında Sovyetler Birliği'nde yaşananları akla getiriyor.

Bora Özizmirli'nin makalesi şöyle:


Son dönemde okullarımızda yaşanan şiddet olayları ve çocuk yaştaki gençlerin çeteleşmesi sıkça gündeme geliyor. Bu manzara, ister istemez 1980'lerin sonlarında Sovyetler Birliği'nde yaşananları hatırlatıyor.

Mihail Gorbaçov'un iktidara gelmesiyle birlikte uygulanan “glasnost” (açıklık) ve “perestroyka” (yeniden yapılanma) politikaları, SSCB'de köklü değişimlere yol açtı. Uzun yıllar kapalı kalan sistem, bir anda Batı kültürüne, tüketim toplumuna ve Hollywood filmlerine kapılarını araladı. Bu hızlı açılımın sonuçlarından biri de mafyalaşma oldu. Özellikle 13-15 yaşlarındaki çocuklar, bu kültürel selin en savunmasız kurbanları haline geldi. Mahalle mahalle örgütlenen, şiddet içeren filmlerden ve Batı'dan ithal edilen “cool” çete kültüründen etkilenen gençler, kısa sürede organize suçun en alt kademelerine sürüklendiler.

Bugün de benzer bir tabloyla karşı karşıyayız. 21. yüzyılın getirdiği sosyal medya, yapay zeka, hızlı kültürel değişim ve değer erozyonu, birçok devleti hazırlıksız yakaladı. Suç türleri ve yöntemleri kökten değişti. Geleneksel suç anlayışının yerini, dijital dünyada şekillenen yeni nesil suçlar ve organize yapılar aldı.

Asıl dikkat çekmek istediğim nokta, Sovyetler Birliği'nin 80'li yıllarda kendi gençliğini nasıl kontrol edemediği gerçeğidir. O dönemde yaşanan hızlı sistem değişikliği, toplumun özellikle genç kesimini adeta savunma mekanizmasından yoksun bıraktı. Devlet, kültürel ve sosyal çöküşü öngöremediği gibi, bu çöküşü yönetecek araçlara da sahip değildi.

Bugün Türkiye'de okullardaki şiddet ve gençlerin çeteleşmesi, sadece bir “gençlik sorunu” olmanın ötesinde, devletin ve toplumun 21. yüzyılın yeni gerçeklerine karşı hazırlıksızlığının somut bir yansımasıdır. SSCB'nin 40 yıl önceki tecrübesi, bize bu süreçlerin ne kadar hızlı ve yıkıcı olabileceğini gösteriyor.

Dünya artık eski dünya değil. Sanki bir eşikten geçtik ve bambaşka bir çağa ayak bastık. Bu değişim, jeopolitiği, iç siyaseti, günlük yaşam biçimlerimizi, iş hayatımızı, hatta sevinçlerimizi ve üzüntülerimizi bile derinden etkiledi.

21. YÜZYILIN TEHDİTLERİNE 20. YÜZYIL ÇÖZÜMLERİ YETMEZ

20. yüzyılın değerleri ile 21. yüzyılın gerçekleri arasında uçurumlar var. Suç türleri bile başkalaştı. En çarpıcı örnek: Dijital dolandırıcılık. Çoğumuzun haftada birkaç kez karşılaştığı bir gerçek haline geldi. Telefonumuza gelen sahte mesajlar, internetteki tuzaklar, yapay zekâ destekli yeni sahtekârlık yöntemleri… Eskiden böyle bir tehdit yoktu; şimdi ise neredeyse her gün yeni bir versiyonuyla karşılaşıyoruz.

Devlet, artık namuslu vatandaşını bu görünmez dolandırıcılara karşı aktif şekilde korumak zorunda. Bu da emniyet ve yargı gibi kurumların kendisini hızla yenilemesinden geçer. Kurumlar kendini yenilemezse, 21. yüzyılın tehditlerine 20. yüzyılın çözümleriyle karşılık vermeye çalışır ve bu toplumları kaçınılmaz olarak gerilemeye, hatta yok oluşa sürükler.

ÇOCUK YAŞTAKİ ÇETELERLE BAŞ EDEMEYEN SSCB

Sovyetler Birliği'nde suçların cezasız kalması toplumsal birliği doğrudan hedef aldı. Devlet 80'lerde, Gorbaçov'un politikaları nedeniyle market fiyatlarını ve stokçuluğu dahi kontrol edemiyordu. Sorun, 13-15 yaşlarındaki gençlerine de söz geçiremeyecek noktaya varmıştı.

Adalet sistemindeki her açık, toplumda infiale neden olabiliyor. Bu infiallerden biri de 80'li yıllarda Sovyetler Birliği'nde yaşandı. İşlenen suçların cezasız kalması toplumsal birliği doğrudan etkiledi.

Gorbaçov'un glasnost ve perestroyka politikaları ülke denetimini büyük ölçüde zayıflattı. Dünyanın en büyük ordularından birine sahip olan Sovyetler Birliği içten içe çözülmeye başladı. Neoliberal yaklaşımlar nedeniyle market fiyatlarını ve stokçuluğu denetleyemeyen devlet, gençliğini de kontrol edemez hale geldi. Artan fiyatlara müdahale edemediği gibi, 13-15 yaşlarındaki gençlerine de disiplin sağlayamıyordu. Bu, devletteki çürümenin son aşamasıydı.

Ekonomik zorluklar yaşayan Sovyet devleti, Batı kültürünün sınırlar içine girmesiyle birlikte toplumda yozlaşmanın arttığını gördü. Gelir dağılımındaki adaletsizlik iyice belirginleşti. Gorbaçov'un uygulamaları sonucunda ekonomik buhran ve adaletsizlik yaygınlaştı; Sovyet gençliği kolay para kazanma yollarına başvurdu. Gençlerin ilgi çekici işler, tatmin edici konut, araba ve tüketim mallarına talebi, Sovyet ekonomisinin bunu karşılayamaması büyük bir hayal kırıklığı ve yoksunluk hissine yol açtı.

Bu yoksunluk hissi, adalet sistemindeki açıklarla birleşince 18 yaş altı gençlerin mahalle mahalle çeteler kurmasına neden oldu. Çeteler çoğunlukla 13-15 yaşlarındaki çocuklardan oluşuyordu ve kolay para kazanan gençler simgeleştiriliyordu.

Özellikle Kazan şehrinde her mahallede yaklaşık 100'er kişilik çeteler türedi. Bu çeteler, Batı toplumlarında görülen kavga, hırsızlık ve rüşvet gibi olaylarla Sovyet toplumunu dehşete düşürdü. Kazan'da başlayan çeteleşme (Kazan fenomeni), diğer Sovyet şehirlerine de yayıldı. Bu çeteler günümüzde bile araştırmacıların konusu olmaya devam ediyor. Rusya'da 2023'te bu çeteleri konu alan “Slovo patsana. Krov na asfalte” (Bir Delikanlının Sözü: Asfaltta Kan) isimli 8 bölümlük mini dizi yayımlandı. Dizi, 14 yaşındaki sessiz, sakin ve okulunda başarılı bir öğrencinin, sokak çetelerinin darpları sonucu kendini korumak için başka bir çeteye katılmasını anlatıyor.

Araştırmalar, çetelerin yaygınlaşmasının bir nedenini Sovyet Devleti'nin gençliğin güvenliğini sağlayamamasına ve gençlerin kendini koruma içgüdüsüyle çetelere katılmasına bağlıyor.

BÜYÜK AFLAR VE CEZASIZLIK

Sokak suçlarının artmasında önemli bir rol oynayan etkenlerden biri, hükümetin mahkûmlara yönelik aflarıydı. Robert Garayev gibi araştırmacılar, sokak suçlarının ortaya çıkmasını hükümetin mahkûmlara af çıkarmasına bağlıyor. Gorbaçov, “masum hüküm giymiş kişilere özgürlük” diyerek neredeyse tüm suçluları serbest bıraktı. Bu aflar özellikle hırsızlık, darp ve adam öldürme gibi asayiş suçlarını kapsıyordu. Yeraltı yaşam tarzını benimsemiş suçlular topluma döndü ve kötü değerleri gençliğe yaydı.(1)

Sovyetlerde büyük afların temeli Kruşçev dönemine (Stalin'in ölümünden sonra 1953 affı) uzanır. Diğer önemli aflar 1977 ve Gorbaçov döneminde gerçekleşti. Gorbaçov'un afı sonrası durum keskin şekilde kötüleşti. Sokaklar tehlikeli hale geldi, polis etkisiz kaldı. 1985-1989 arasında mahkeme kararları azalsa da suç oranı arttı. Yargı ya çalışmıyordu ya da yozlaşmıştı. Dönemin tanıkları, suçluların kamuoyu önünde ceza almadığını, saldırıların cezasız kaldığını anlatıyor.

 

Sovyet vatandaşları için sokağa çıkmak bile çok tehlikeliydi. Polis etkisizdi. 1985 ile 1989 yılları arasında mahkeme kararlarının sayısı azalmasına rağmen suç oranı iyice arttı. Yargı neredeyse çalışmıyordu veya yozlaşmıştı. Örneğin o dönemi anlatan bir Rus vatandaşı, şu açıklamada bulunmuştu:

"1989'da bir suçlu tarafından saldırıya uğradım ve suçlunun saldırısından mucizevi bir şekilde kurtuldum. Arkadaşlarımdan biri evinin bahçesinde bir suçludan 18 bıçak yarası aldı ve suçlu yargılanmadı. Bu Gorbaçov'un zamanıydı."(2) 

Aileler, eğitimciler ve polis olaylara müdahalede çaresizdi. Polis, organize çetelerle yüzleşmeye hazır değildi. Tataristan eski ceza soruşturması başkan yardımcısı Alexander Avvakumov'un ifadelerine göre, bir tabur polis gönderilse bile liderleri suçlamak imkânsızdı; yasal dayanak yoktu.(3)

Organize suç kavramı SSCB Ceza Kanunu'nda yer almıyordu (ancak 1997'de Rusya Federasyonu'nda kabul edildi). Çetelerin doğuşunda, örneğin Zilka suç örgütünün lideri Khaidar Zakirov'un hikayesi gibi, gençlerin kendini koruma amacıyla şiddete başvurduğu ve liderleştiği vakalar görülüyordu.(4)

Eskiden SSCB basınında suç haberleri neredeyse hiç yer almazdı. 1930-1940'larda Nathan Berman'ın belirttiği gibi, gençler geleceğe dair kaygı taşımazdı; suç konuları gazetelerde göze çarpmayan köşelere sıkıştırılırdı.(5)

Ancak 1980'lerde bu tablo tamamen değişti.

21. YÜZYILA DERSLER

Sovyet deneyimi gösteriyor ki, hızlı sistem değişikliği toplumun özellikle genç kesimini savunma mekanizmasından yoksun bırakabiliyor. Devlet, kültürel ve sosyal çöküşü öngöremediği ve yönetemediği için yıkıcı sonuçlarla karşılaştı.

Bugün Türkiye'de okullardaki şiddet ve çeteleşme, yalnızca “gençlik sorunu” değil; devletin ve toplumun 21. yüzyılın dijital suçları, sosyal medya etkileri ve değer erozyonuna karşı hazırlıksızlığının yansımasıdır. Dijital dolandırıcılıktan yeni nesil organize suçlara kadar tehditler değişti. Emniyet ve yargı kurumlarının hızla yenilenmesi şarttır.

Sovyetler Birliği'nin 40 yıl önceki tecrübesi, önlemlerin zamanında alınmaması halinde süreçlerin ne kadar hızlı ve yıkıcı olabileceğini hatırlatıyor. Gençlerimizi gelecek kaygısından uzak, ruhen ve bedenen sağlıklı geliştirmek; onları suçlulara karşı korumak, devlet ve milletin en temel görevlerindendir.

Bu süreçler, sosyologlar, hukukçular ve siyasetçiler tarafından daha derinlemesine araştırılmalı ve gerekli önlemler ivedilikle alınmalıdır. Çünkü adaletin ve önlemlerin gecikmesi, en çok masum gençleri ve toplumsal birliği etkiler.

 

DİPNOTLAR:

1-https://www.rbth.com/history/336989-how-were-teenage-gangs-in-ussr-organised
2-https://www.quora.com/Why-didnt-the-Soviet-Union-have-a-problem-with-street-gangs
3-https://www.rbth.com/history/336989-how-were-teenage-gangs-in-ussr-organised
4-https://www.degruyterbrill.com/document/doi/10.7591/9781501701689-013/html
5-https://scholarlycommons.law.northwestern.edu/cgi/viewcontent.cgi?article=2854&context=jclc

 

Videolar için YouTube kanalımıza abone olmayı unutmayın!


  • 0
    SEVDİM
  • 0
    ALKIŞ
  • 0
    KOMİK
  • 0
    İNANILMAZ
  • 0
    ÜZGÜN
  • 0
    KIZGIN

Facebook Yorum

Yorum Yazın

E-posta hesabınız sitede yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar ile işaretlenmişdir.