Son Dakika Haberleri
T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi önceki dönem başkanı ve yazar Ali Rıza Özdemir sosyal medya hesabında, Alevi-Bektaşi irfan geleneğindeki önemli bir kavram olan “doksan bin kelam” ve “doksan bin ayet” tabirinin manevi anlamını, Hz. Peygamber’in Miraç yolculuğuna ve Dört Kapı öğretisine bağlayarak açıklıyor.

Alevi-Bektaşi araştırmacı Türkoğuz Kılıçgedik, Alevilik-Bektaşiliğin tarihsel öğretisinde yer alan Velayet sisteminin, İslam toplumunun yönetiminde Halifelikten ayrı ve özgün bir devlet modeli oluşturduğunu savunuyor. Kılıçgedik’e göre bu model, Miraç hadisesiyle Hz. Ali’ye verilen Velayet üzerinden şekillenmiş ve Dört Kapı (Şeriat, Tarikat, Marifet, Hakikat) ile Kırk Makam öğretisine dayanıyor.

Cumhurbaşkanı Erdoğan ve MHP Lideri Bahçeli’nin “toplumsal bütünleşme” hamlesi olarak kurulan Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı, bir süredir içeriden ve dışarıdan gelen “sembolik ve idari budama” iddialarıyla çalkalanıyor. Ankara kulislerinde konuşulan senaryolar, kurumun önce işlevsizleştirilip ardından “mezhepçi odaklar”ın isteği doğrultusunda kapatılmak istendiğine işaret ediyor.

Türk Kültürü ve Hacı Bektaş Veli Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü ve Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı tarafından yürütülen Alevilik Bektaşilik Ansiklopedisi (ABA) Yazı Kurulu üyesi Prof. Dr. Sadullah Gülten'in Alevilikle ilgili bir video programında Muaviye'den hazret olarak söz etmesine yönelik tepkiler dinmiyor. Durumun basına yansıması sonrasında, Prof. Dr. Gülten'in, "Hz. Muaviye'ye Hz. Muaviye dediğim için" şeklinde kendisini savunmaya kalkışması ve ifadesini eleştirenleri "halkı kin ve düşmanlığa sevk etmek" suçlaması ile tehdit etmesi Alevi aydınlarda ve kuruluşlarda, Alevi Bektaşileri hassasiyetlerine saygısı olmayan birisinin nasıl olup da, Alevi Bektaşilere hizmet veren kurumlarda müdür ve yönetici olabildiği sorusunun sorgulanmasına neden oldu. Bektaşî yol muhibbi Yüksel Gülsoy, Alevi Bektaşilerin hassasiyetlerinin kökeni hakkında kaleme aldığı makaleyi okurlarımızla paylaşıyoruz.

Avrupa Alevi Düşünce Derneği Genel Merkezi, Alevi Bektaşi toplumunda büyük tepkiye neden olan Hazreti Muaviye ifadesine yönelik bir açıklama yayınladı. Aleviliğin varoluşundaki en önemli değerin Hz. Ali olduğunu vurgulayarak, bazı çevrelerde Muaviye'nin (Allah'ın lanetlediği bir zat olarak nitelendirilen) Hz. Ali'nin hazret makamına konulmasının kabul edilemez olduğunu belirtti.

Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı tarafından yaptırılan Alevilik Bektaşilik Ansiklopedisi (ABA) koordinatörü Prof. Dr. Sadullah Gülten’in bir kanalda yaptığı konuşmada İslam’ı fitneye düşüren Muaviye b. Ebû Süfyan’dan söz ederken sürekli “Hazreti Muaviye” olarak söz etmesi tepkilere neden oldu.
















