Alevihaberler.com.tr araştırdı: Muharrem orucu nasıl tutulur?

Muharrem matemi orucu, İslam tarihinde ve özellikle Alevilik-Bektaşilik geleneğinde çok derin tarihi, manevi ve vicdani anlamlar taşıyan bir ibadettir. Muharrem orucunun nasıl ve neden tutulduğu merak ediliyor. Alevihaberler.com.tr olarak, Muharrem orucu hakkında merak edilenleri sizler için derledik.
Muharrem matemi orucunun en önemli ve belirleyici sebebi, Hicri 61 yılının 10 Muharrem gününde gerçekleş Kerbela Katliamında Hz. Muhammed’in torunu Hz. Hüseyin ve beraberindeki 72 yakınının Emevi halifesi Yezid’in ordusu tarafından günlerce susuz bırakılarak şehit edilmesidir.
Bu oruç, sadece bir ibadet değil, aynı zamanda Hz. Hüseyin ve Ehlibeyt’in uğradığı zulme karşı duyulan derin hüznün, matemin ve dayanışmanın bir ifadesidir.
Son zamanlarda çok sayıda Hanefi mezhebine bağlı Müslümanların da tuttuğu oruçla inanç sahipleri bu günlerde safını mazlumdan yana belli eder ve zalime karşı bir duruş sergiler.
MUHARREM ORUCU İSLAM ÖNCESİNDE VAR MIYDI?
Muharrem ayı, İslamiyet öncesinde de kutsal kabul edilen ve “haram aylar” (savaşmanın yasak olduğu aylar) arasında yer alan bir zamandır. Bunlar: Zilkade, Zilhicce, Muharrem ve Recep aylarıdır.
Haram aylar ile ilgili bilinmesi gereken temel detaylar şunlardır:
Zilkade: Hac hazırlıklarının başladığı, kabilelerin savaş ve saldırılardan uzak durduğu barış ve oturma ayıdır.
Zilhicce: Hac ibadetinin ve kurban kesiminin gerçekleştirildiği en kutsal aylardandır.
Muharrem: Hicri takvimin ilk ayıdır. Aynı zamanda aşure ayı olarak bilinir ve manevi değeri çok yüksektir.
Recep: Üç ayların ilki olup, tek başına gelen haram aydır
İslam geleneğine göre, Muharrem ayının 10. günü olan Aşure Günü, birçok peygamberin dertlerinden ve zulümlerden kurtulduğu gün olarak kabul edilir.
Hz. Adem’in tövbesinin kabul edilmesi,
Hz. Nuh’un gemisinin tufandan kurtulup Cudi Dağı’na oturması,
Hz. İbrahim’in Nemrut’un ateşinden kurtulması,
Hz. Musa ve kavminin Firavun’un zulmünden kurtulması gibi önemli olayların bu ayda olması nedeniyle, şükür amacıyla da oruç tutulmuştur.
HZ. MUHAMMED MUHARREM ORUCU TUTTU MU?
Evet, Hz. Muhammed Muharrem orucu tutmuştur.
Hatta bu oruç, Ramazan orucu farz kılınmadan önce Müslümanlar için zorunlu olan ilk oruçtur.
İslam’ın güvenilir kaynaklarından olan Sahih-i Buhari’ye göre, İslamiyet öncesinde Mekke’deki Kureyş kabilesi Muharrem ayının 10. günü olan Aşure Günü’nde oruç tutuyordu.
Hz. Muhammed de peygamberlik öncesinde ve Mekke döneminde bu geleneğe uyarak Aşure günü orucunu tutmuştur.
Hz. Muhammed Medine’ye hicret ettiğinde, oradaki Yahudilerin de Muharrem ayının 10. gününde oruç tuttuklarını gördü. Onlara bunun sebebini sorduğunda Yahudiler:
“Bugün hayırlı bir gündür. Allah, bugün İsrailoğulları’nı düşmanlarından (Firavun'dan) kurtardı. Hz. Musa da şükür amacıyla bugün oruç tuttu,” dediler.
Bunun üzerine Hz. Muhammed, “Biz Musa’ya (ve onun sünnetine) sizden daha layığız” diyerek hem kendisi oruç tuttu hem de Müslümanlara bu orucu tutmalarını emretti.
Alevi-Bektaşi geleneğinde, Hz. Muhammed’in tuttuğu bu oruç ve peygamberlerin kurtuluş günlerine gösterilen hürmet esastır.
Ancak hicretin 61. yılında yaşanan Kerbela Katliamı’ndan sonra, bu oruç aynı zamanda Hz. Hüseyin ve Ehlibeyt için tutulan 12 günlük bir Matem Orucuna dönüşmüştür.
MUHARREM ORUCU NASIL TUTULUR?
Muharrem orucu tutulurken sadece aç ve susuz kalınmaz; aynı zamanda Kerbela’da yaşanan susuzluğu ve acıyı hissetmek adına belli yas kurallarına uyulur:
- Oruç süresince (genellikle 12 gün) saf su içilmez; su ihtiyacı çorba, ayran, çay gibi sıvılardan karşılanır.
- Canlı feda edilmez, kurban kesilmez ve et yenmez.
- Düğün, eğlence, tıraş olmak veya süslenmek gibi neşeli ya da dünyevi faaliyetlerden kaçınılır.
- Kalp kırmamak, gıybet etmemek ve eline-diline-beline sadık kalmak bu ayın en temel ahlaki prensipleridir.
Muharrem orucu, peygamberlerin kurtuluş günlerine hürmet etmenin yanı sıra, Hz. Hüseyin’in şahsında adaleti, doğruluğu, mazlumun yanında olmayı ve haksızlığa karşı direnç göstermeyi hatırlatan bir vicdan ve matem orucudur.
12 günlük orucun ardından, Kerbela katliamından yaralı kurtulan ve Ehl-i Beyt soyunun devamını sağlayan Hz. Zeynel Abidin için şükür amacıyla kurban kesilir, Aşure çorbası kaynatılır ve pay edilir.
MUHARREM ORUCU TUTMANIN KATKISI NEDİR?
Muharrem orucunun insan üzerindeki katkıları, hem tıbbi ve biyolojik, hem de manevi, psikolojik ve toplumsal boyutlarıyla ele alınabilir.
Özellikle bu orucun kendine has “yas ve nefsi terbiye etme” kuralları, onu diğer oruçlardan farklı kılan özelliğidir.
Muharrem orucunun insan üzerindeki katkılarını şöyle sıralayabiliriz:
1. Manevi ve psikolojik katkılar:
- Empati ve Vicdan Eğitimi: Muharrem orucu, temelinde Kerbela’da yaşanan susuzluğu ve zulmü hissetme ibadetidir. Bu sayede insan, mazlumun halini anlar, adaletsizliğe karşı duyarlılık kazanır ve vicdani bir derinlik elde eder.
- Nefis Terbiyesi ve Sadeleşme: Oruç süresince et yenmemesi, eğlenceden uzak durulması ve lükse kaçılmaması, insana azla yetinmeyi ve dünyevi hırslardan arınmayı (riyazet) öğretir.
- Öfke Kontrolü ve Dilin Terbiyesi: Bu ayda kalp kırmamak, gıybet etmemek, eline-diline-beline sahip olmak (Eline, Diline, Beline sadık kalmak felsefesi) esastır. Bu da bireyin içsel huzurunu bulmasına ve öfke yönetimini geliştirmesine yardımcı olur.
2. Toplumsal katkıları:
- Birlik, Beraberlik ve Dayanışma: Oruç süresince cemevlerinde veya toplu alanlarda kurulan muhabbet sofraları, insanların bir araya gelmesini sağlar. Kırgınlıklar barıştırılır, toplumsal bağlar güçlenir.
- Paylaşım Kültürü (Aşure): Orucun bitiminde kaynatılan Aşure çorbası, hiçbir ayrım gözetmeksizin konu komşuya, fakire fukaraya dağıtılır. Bu gelenek, toplumsal barışı ve "birlikte yaşama" kültürünü pekiştirir.
3. Sağlık açısından fiziksel ve biyolojik katkıları:
Muharrem orucu, özellikle hayvansal gıdalardan (et, süt, yumurta vb.) uzak durularak tutulduğu için modern tıpta “vegan detoksu” veya “aralıklı oruç” (intermittent fasting) olarak adlandırılan süreçlerle büyük benzerlikler gösterir:
- Vücudun Arınması (Detoks): Gün boyu süren açlık, hücrelerin kendi kendisini yenilemesini (otofaji) tetikler. Hasarlı hücreler temizlenir ve bağışıklık sistemi güçlenir.
- Sindirim Sisteminin Dinlenmesi: Hayvansal protein ve yağların sindirimi vücut için oldukça yorucudur. 12 gün boyunca et ve hayvansal gıdalardan uzak durmak, karaciğeri ve sindirim sistemini ciddi anlamda rahatlatır, kolesterolün dengelenmesine yardımcı olur.
- Kalp ve Damar Sağlığı: Lifli gıdalar, sebze ve meyve ağırlıklı beslenme sayesinde damar sağlığı olumlu etkilenir ve kan basıncı (tansiyon) dengelenir.
Muharrem orucu bedeni hayvansal gıdalardan ve sürekli sindirim yükünden kurtararak fiziki bir hafifleme ve temizlik sağlarken; ruhu da bencillikten, öfkeden ve hırstan arındırarak manevi bir olgunluğa ulaştırır.
Videolar için YouTube kanalımıza abone olmayı unutmayın!
BUNLARA DA BAKABİLİRSİNİZ
- 0SEVDİM
- 1ALKIŞ
- 0KOMİK
- 0İNANILMAZ
- 0ÜZGÜN
- 0KIZGIN
Facebook Yorum
Yorum Yazın
E-posta hesabınız sitede yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar ile işaretlenmişdir.






Yorumlar
Ayhan Aytaç Yazarefendi
28-06-2026 12:13Odman baba Hünkar ı Sanimiz der ki: İstanbul hasan ve Hüseyin şehridir ve bizzat bende şah ı Kerbela Hüseyinim ve buraya dava kılmaya geldim... Belli ki mimar Sinan bundan ilham ile İstanbul da camii iç kubbesi etrafında en sonda hasan ve Hüseyin ismimlerini kaydetmiş oldu ve ondan ilham ile niyaz i Mısri dedi ki: nübüvvet devam etse idi hasan ve Hüseyin Nebi olurdu... Ve yine o hasan ve Hüseyin i rahman ve rahim üzerinden Allah gölgesi ve tekbiri ile Mehdi ile kiyas etti hasan ve Hüseyin olan Mehdi nisbeti oluştu... Hünkar ı Sanimiz Odman baba dava etmeye geldim diyince her aşura İstanbul da yas ı matem eksik olmadı ve o kutsal dava İstanbul da kök saldı yedi milyon alevi ve iki milyon Caferi halkalida ve onlarca cemevinde mersiyeler okunmakta... Odman baba tirnovada bir köprü üzerinde Allahu Ekber Allahu Ekber İstanbul u aldık... Dedi... Avam bu iş e şaştı üç gün sonra anladı ki bu adam ulu bir veli... Zira üç gün sonra haber geldi müjde ile İstanbul alınmıştı... Zahiren iş öyle ama batında Odman baba İstanbul u aldık derken Mehdivari bunu söyledi ve Mehdi için müjde oldu Akşemsettin ile pir Sultan abdal da bunu tasdiken Mehdi İstanbul'da zuhur edecek dendi... Akseyh İstanbul u öce mehmed sonra Mehdi fetheder dedi... İstanbul da 7 milyon alevi var ashab i Kehf uykusunda ki 4 kapı 40 makam sultanımız Mehdi kizilbasbugturk ile uyanacaklar ve dahi iki milyon Caferi de halkalidan eşlik edecek... Demek bu yüzden Odman baba ben dava kılmaya geldim dedi sır ve hikmet ile... Ve gelelim hasan ve Hüseyin şehrine ki ne arar bu şehirde yezit ve mervan ruhlu sufyaniler... Muaviye ye Hz. Çeker yezit ve mervan i lanetlemezler ki bunlar cin olan seyhle gavs ile hareket ederler ki onlar içtihatta cin e lanet edemez Allah u Rahman buna izin vermez ki lanet ve beddua da Allah melek insan var ama cin yok bunu pir Gerçek Veli Kızıldeli bize faşetti Huu ekber... Ayette lanet edenler lanet etsin der... O sufyaniler o yüzden lanet edemez yezit ve mervan a... Cümle sırlar bize ayan bizde Faş olur vesselam u darusselam der pir gerçek veli sirnamesi huu ekber...??
Ayhan Aytaç Yazarefendi
25-06-2026 23:40Vücud u Kerbela... Gerçek erenler der ki Kerbela bizim vücudumuz ki yezitte Hüseyin de Kabil de Habil de içimizde adem de sende iblis de sende pak eylersen gönlünü Rahman sendedir... Kalb i mümin arşullah ve Beytullah da Kerbela değil mi?.. ve bu mana ile Hüseyin başı Mehdiyi ve vücudu Alevileri temsil etmekte ki o baş ve gövde illa ki illa buluşacak ki odman baba boşuna demedi ben şah i kerbelayim ve bizzat Hüseyinim ve dava kılmaya geldim... Mimar Sinan o yüzden iç kubbe de hasan ve Hüseyin ismini yazdı... Ve her aşura niyet etti ve aşura dağıttı ve vasiyet etti... Cümle sırlar bize ayan bizde Faş olur vesselam u darusselam der pir gerçek veli sirnamesi huu ekber...
A. Fethi Erdoğan
16-06-2026 15:21Yoruma emegi geçen gönülehli kardeşlerin hizmetleri Hakk katında makbul olsun inşallah