İstanbul
24 Eylül, 2026, Perşembe
  • DOLAR
    32.58
  • EURO
    34.81
  • ALTIN
    2412.9
  • BIST
    9645.02
  • BTC
    66248.09$

CHP'li Necdet Saraç Yazdı: Yeniden politikleşmek mümkün mü?

CHP'li Necdet Saraç Yazdı: Yeniden politikleşmek mümkün mü?
CHP Sosyal Politikalardan Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Necdet Saraç, "Yeniden politikleşmek mümkün mü?" başlıklı bir yazı kaleme aldı. Saraç, Türkiye'de siyasetin dizaynının sürdüğünü belirterek, CHP listelerinden seçilen belediye başkanları ve meclis üyelerinin AKP'ye geçişlerini eleştirdi.

CHP Sosyal Politikalardan Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Necdet Saraç, "Yeniden politikleşmek mümkün mü?" başlıklı bir yazı kaleme aldı. Saraç, Türkiye'de siyasetin dizaynının sürdüğünü belirterek, CHP listelerinden seçilen belediye başkanları ve meclis üyelerinin AKP'ye geçişlerini eleştirdi.

Saraç, ideolojilerin önemsizleştirildiğini, ideoloji ve idealizmin yerini çıkarların aldığını, siyasetin zenginleşme aracına dönüştüğünü savundu. Kamu kaynakları üzerinden başlayan "siyasi zenginlik"in toplumsal çürümeyi derinleştirdiğini, siyasi partilerin birbirinden program, dünya görüşü ve toplumsal hedefler bakımından farklılaşmadığında parti değiştirmenin sıradanlaştığını belirtti.

Saraç, Cumhuriyetin kurucu partisi CHP'de kalıp "Yerimiz, yurdumuz, yolumuz belli" diyen kadrolar için yapılması gerekenin geçmişteki yanlışlarla yüzleşmek, özeleştiri yapmak ve partiyi yeniden ideolojik-politik bir zemine taşımak olduğunu belirtti. Siyaseti yeniden çıkarların değil, ilkelerin belirlediği bir alan haline getirmek gerektiğini vurguladı.

CHP Sosyal Politikalardan Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Necdet Saraç'ın yazısı şöyle:

Türkiye'de siyasetin dizaynı devam ediyor.

Mansur Yavaş'ın kendi belirlediği ilçe belediye başkanlarıyla istifası da, Adalarda yüzde 22 oy almış, belediye meclisine yalnızca 2 kişi ile girmiş AKP'nin masa başı operasyonu ile Belediye Başkan Vekilliği seçimini 5 oy alarak "kazanması" da bunu gösteriliyor.
Tıpkı önceki haftalarda Üsküdar, Yüreğir gibi birçok başka ilçede yaşandığı gibi...

31 Mart 2024'den bu yana  40'a yakın belediye başkanı, 300'ün üzerinde belediye meclis üyesi AKP'ye katılmış.
Sırada İBB, ABB başta olmak üzere başkalarının da olduğu konuşuluyor...
Peki nasıl oluyorda CHP listelerinden seçilmiş onlarca belediye başkanı ve yüzlerce seçilmiş belediye meclis üyesi AKP'ye geçiyor ya da "bağımsız" kalıyor?

Bu soruya yalnızca “kişisel çıkar”, “ihanet” ya da “siyasi baskı” diyerek cevap vermek tek başına yeterli değildir.
Çünkü sorun kişilerin davranışından da siyasal ve hukuksal baskılardan daha büyüktür.
Türkiye siyasetinde uzun zamandır ideolojilerin, siyasi aidiyetlerin ve politik ilkelerin ağırlığı azaldı.
Politik duruş küçümsendi.

İdealizm, gerçekçilik karşısında neredeyse bir saflık olarak görülmeye başlandı.
Parti programları, siyasi ilkeler ve uzun vadeli toplumsal hedefler geri plana itilirken; makam, güç, nüfuz ve kısa vadeli çıkarlar siyasetin merkezine yerleşti.

Siyaset, ülkeyi ve toplumu değiştirme iddiasından uzaklaştı ve yalnızca seçim kazanmaya indigendi.
CHP'de olduğu gibi "Kazanacak aday" tartışması partiyi ana ilkelerinden uzaklaştırdı, kurumsal kimlik önemsizleştirildi.
Seçilen belediye başkanlarının yönettiği belediyeler "CHP'li belediye"olmaktan çıktı.
Böyle bir ortamda siyaset, toplum için ortak bir gelecek tasarlama faaliyeti olmaktan çıkıp kişisel ve grupsal güç elde etme aracına dönüştürüldü!

Ankara'da Mansur Yavaş istifa ettiğinde 8 ilçe belediye başkanının da hiç bir özeleştiri yapmadan "görülen lüzum üzerine" Yavaş'la birlikte istifa etmeleri de bunu doğruluyor.

SİYASİ PARTİLER APOTİKLEŞTİ

Açıkça belirtmek gerrkirse; Önce ideolojiler önemsizleştirildi.
İdeolojinin, politik duruşun ve idealizmin yerini çıkarlar aldı. 
Her şey alınır satılır hale getirildiği için siyaset de zenginleşme aracı oldu.
Kısa sürede zenginleşme isteği her şeyin önüne geçti.
Kamu kaynakları üzerinden başlayan "siyasi zenginlik" toplumsal çürümeyi ve ilkesizliği derinleştirdi.
Belediyelerin ve partilerin davranış kalıpları birbirine benzemeye başladı.

Siyasi partiler apolitikleşti.
Siyaset apolitikleştikçe transferler de normalleşti!
Siyasi partiler birbirinden program, dünya görüşü ve toplumsal hedefler bakımından farklılaşmadığında ya da o farklar ömemsizleştirilierek unutturulunda, parti değiştirmek de sıradanlaştığı gibi en azından bir sonraki seçime kadar maliyeti de olmuyor!

Çünkü bir siyasetçi açısından “Neden bu partideyim?” sorusunun cevabı ideolojik ve politik olmaktan çıkmışsa, “Neden başka partiye geçmeyeyim?” sorusunun da güçlü bir cevabı kalmıyor.
Bu nedenle hem milletvekili hem de bugün belediye başkanı ve belediye meclis üyesi transferlerini sadece kişiler üzerinden tartışmak eksik kalır.

Sorunun bir tarafında kişiler varsa, diğer tarafında siyasetin giderek apolitikleşmesi vardır.
CHP de bundan payını aldı.
Uzunca bir süredir partiyi yönetenler partiyi apotikleştirdi. Programın da ideolojik-politik tartışmanın da önemi maalesef kalmadı!

2023'e kadar süreci doğrudan yönetenler, son 13 yılda alınan bütün kararlara ortak olanlar birdenbire suçluyu keşfettiler ve Kılıçdaroğlu'nu istenmeyen adam ilan ettiler!
Bütün olumsuzlukların faturası Kılıçdaroğlu'na kesilirken, 31 Mart seçim başarısını da yalnızca kendilerine yazdılar.
Başarıda Kılıçdaroğlu'nun Adalet yürüyüşünden itibaren adım adım ördüğü ittifak politikasının önemi ve özellikle emeklilerin sandık protestosu görmezden gelindi.

Başarıyı Genel Başkan değişimine ve aday profiline indirgediler.
Ekrem İmamoğlu ve özgür Özel başarının sahipleri yapıldı.
Zafer sarhoşluğu uzun sürmedi. CHP belediyelerine Ekim 2024'de başlayan operasyon süreci, 19 Mart 2025'den itibaren İmamoğlu'nu da içine alarak büyüyünce büyü bozuldu. Ortalık itirafçılarla, rüşvet iddialarıyla dolmaya başlayınca çözülme başladı.
Belediye olanakları üzerinden kısa sürede çok zenginleşenler işin siyasi boyutlarına vurgu yapsalar da mızrak çuvala sığmamaya başladı.
Çünkü "etkin pişmanlıktan" yararlanan "kadrolar" da, atanan belediye başkanları da, belediye meclis üyeleri de kendi eserleriydi!
Ön seçim, kamuoyu yoklaması, yapay zeka hepsi yalan!
Gerçek olan, 31 Mart yerel seçiminde "aday olan" bütün isimleri Özel-İmamoğlu ekibinin atama yapmış olmasıydı.
Evet, AKP'ye geçen hiç bir belediye başkanı da, belediye meclis üyesi de özeleştiri yapmadı, bunları  sonuna kadar eleştirmek ve siyasi olarak mahkum etmek hem doğru hem de mümkün ama artık yeter; Mızrak çuvala sığmıyor!
Mutlak butlanın arkasına sığınanlar, Kemal Kılıçdaroğlu düşmanlığı üzerinden siyaset yapanlar için de, herşeyi "dış düşmana" fatura edenler için deniz bitti!
CHP'yi parçalayıp gitmeleri onları kurtarmaz.
Gerçeği bilmelerine rağmen kendilerini destekleyen medya gruplarının propagandaları da onları kurtaramaz.
Özel-İmamoğlu ekibi öncelikle bu siyasi transferlerin özeleştirisini vermeli, sorumluluklarını kabul etmelidirler!
Nasıl oldu da kendi atadıkları bu kadar belediye başkanı AKP'ye geçti?
Nasıl oldu da kendi atadıkları, iş yaptıkları 80'e yakın bürokrat ve işadamı itirafçı oldu?

YENİDEN POLİTİKLEŞMEK

Cumhuriyetin kurucu partisi CHP’de kalıp “Yerimiz, yurdumuz, yolumuz belli” diyen; “Kişiler gelir, gider; CHP kalır” diyen kadrolar açısından ise yapılması gereken bellidir:

Geçmişteki yanlışlarla yüzleşmek, özeleştiri yapmak ve CHP’yi yeniden ideolojik-politik bir zemine taşımak…
Yani partiyi yeniden politikleştirmek.

Ve belki de bundan daha önemlisi, siyaseti yeniden çıkarların değil, ilkelerin belirlediği bir alan haline getirmek.

Çünkü mesele, halkın oylarıyla seçilenlerin hangi siyasi kimliği taşıdığıdır.

Mesele, siyasi partilerin neden var olduğudur.

Mesele, siyasetçinin bir partiye neden bağlı olduğudur.

Ve belki de bugün her CHP’linin kendisine sorması gereken en temel soru şudur:

Biz yeniden iktidar olmak mı istiyoruz, yoksa önce yeniden siyasi bir parti olmak mı?

Bu iki hedef birbirinin alternatifi değildir.

Tam tersine…
Kalıcı bir iktidar iddiasının yolu, önce yeniden politikleşmekten geçer.

Videolar için YouTube kanalımıza abone olmayı unutmayın!


  • 0
    SEVDİM
  • 0
    ALKIŞ
  • 0
    KOMİK
  • 0
    İNANILMAZ
  • 0
    ÜZGÜN
  • 0
    KIZGIN

Facebook Yorum

Yorum Yazın

E-posta hesabınız sitede yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar ile işaretlenmişdir.

Başka haber bulunmuyor!