Site en üst
İstanbul
08 Ocak, 2026, Perşembe
  • DOLAR
    32.58
  • EURO
    34.81
  • ALTIN
    2412.9
  • BIST
    9645.02
  • BTC
    66248.09$

Dr. İhsan Ünlü yazdı: Yeni yaşamın bana söyledikleri

Dr. İhsan Ünlü yazdı: Yeni yaşamın bana söyledikleri
Araştırmacı- yazar Dr. İhsan Ünlü, yeni yaşına girerken kaleme aldığı duygusal ve düşündürücü yazısında, hayat serüvenini Âşık Veysel'in dizeleriyle özetleyerek kişisel muhasebesini paylaştı. Yazısında Ünlü, geçmişe hayıflanmayı bırakıp anı yaşamayı ve geleceğe umutla bakmayı benimsediğini vurguladı.

Dr. İhsan Ünlü, yeni yaşına girerken kaleme aldığı duygusal ve düşündürücü yazısında, hayat serüvenini Âşık Veysel'in dizeleriyle özetleyerek kişisel muhasebesini paylaştı. Yazısında Ünlü, geçmişe hayıflanmayı bırakıp anı yaşamayı ve geleceğe umutla bakmayı benimsediğini vurguladı.

Ünlü, zamanın ne kadar hızlı geçtiğini fark ettiğini belirterek, yaşın değil yaşanan tecrübelerin insanı geliştirdiğini ifade etti. Hayat mektebinin formal eğitimden daha etkili olduğunu söyleyen Ünlü, "Hiçbir şey için geç kalınmadığını, okumanın ve ilmin yaşının olmadığını" yaşayarak öğrendiğini aktardı.

Yazısında hatalardan ders çıkarmanın önemine değinen Dr. Ünlü, "Bugünkü aklım olsaydı dün yaptıklarımı yapmazdım belki; ama o hatalar olmadan bugünkü akla ulaşamazdım" diyerek olgunlaşma sürecini anlattı. İstişare etmenin, disiplinli çalışmanın ve sabrın değerini öne çıkaran Ünlü, sağlığın en büyük nimet, ailenin ise zor zamanlarda en güvenli liman olduğunu belirtti.

Alevihaberler.com.tr olarak değerli hocamız Dr.İhsan Ünlü'nün yeni yaşıı kutlar, sevdikleriyle beraber nice sağlık ve huzur dolu yıllar geçirmesini dileriz.

Dr. İhsan Ünlü'nün yazısının tam metni şöyle:

 

YENİ YAŞIMIN BANA SÖYLEDİKLERİ

Âşık Veysel’in, “Uzun ince bir yoldayım/ Gidiyorum gündüz gece/ Bilmiyorum, ne haldeyim? Gidiyorum gündüz gece” diye özetlediği hayat serüvenimizden bir yaprak daha düştü.

Sene sonu geldiğinde kurumların muhasebe yaptığı gibi ben de yeni yaşıma girerken hayat muhasebesi yapma ihtiyacı hissettim.

Geçmişin elimde olmadığı bilinciyle hayıflanmayı defterimden sildim.

Geleceğe dair umutlarımı canlı tutarken anı yaşamayı ve değerlendirmeyi gaye edindim.

Hiç bitmeyecekmiş gibi geçen günlerin, bir film şeridi gibi ne kadar hızlı geçtiğini fark ettim.

Yaşımın değil, yaşadıklarımın bana hayatı öğrettiğini anladım.

Okuduğum kitapların yanında edindiğim tecrübelerin beni geliştirdiğini çözdüm.

Gittiğim okullardan ziyade hayat mektebinin beni yetiştirdiğini gördüm.

Hayatta hiçbir şey için geç kalınmadığını; okumanın ve ilmin yaşının olmadığını; ilimsiz gidilen yolun sonunun karanlık olduğunu yaşayarak öğrendim.

Hayatı okumanın kitap okumak kadar önemli olduğunu fark edip, hayata ve insanlara çok daha pozitif bakmayı denemeyi ve hikmetle yaklaşmayı tercih ettim.

Bugünkü aklım olsaydı dün yaptığım hatalarımı bugün yapmazdım belki; ama dün yaptıklarımı yapmasaydım bugünkü akla ulaşamazdım diyorum kendime.

Akıllı olmanın önemini ama ondan daha önemlisi farklı akıllardan da yararlanmanın önemini; bu noktada istişare etmenin, fikir alışverişinde bulunmanın çok kıymetli olduğunu fark ettim.

“Taşı delen suyun gücü değil, damlalarının sürekliliğidir” sırrınca çalışmanın önemli olduğunu, ama ondan daha önemlisinin disiplinli çalışmak olduğunu öğrendim.

Hata yapmanın biz aciz kullar için gayet doğal olduğunu; önemli olanın, hatalardan ders çıkarıp bir daha yapmama erdemini yakalamak olduğunu benimsedim.
Her şeyin başında sağlık geldiğini ve ne büyük nimet olduğunu yaşayarak öğrendim.

Ailenin büyük bir kurum ve zor zamanlarda sığınılan en güvenli liman olduğunu gözlemledim.

Hayat meşgaleleri gelip çatmadan önce zamanı verimli kullanmanın ve özellikle atıl zamanlarda kitabın ne kadar faydalı bir dost ve ilaç olduğunu yakından fark ettim.

Gözümde çok büyüttüğüm şu debdebeli hayatın aslında bir virüsün ucunda pamuk ipliğine bağlı çok kısa bir ömür olduğunu müşahede ettim.

Şu fani ve sıkıntılı dünyada sabrın ve sağduyunun ne büyük lütuf olduğunu keşfettim.

Birlikte yaşamanın, hoşgörünün, paylaşmanın, dayanışmanın, empatinin, bilimsel çalışmaların, insanlığın, adalet ve özgürlüğün ne büyük değerler olduğunu çok daha iyi anladım.

Mevlana’nın “Nice insanlar gördüm üzerinde elbise yok/ Nice elbiseler gördüm içinde insan yok!” dediği gibi, insanları tanımaya çalışırken dış görünüşe aldanmayıp yürekten gelen insani eylemlerin geçer akçe olduğunu yakaladım.

Her şeyin maddeye döküldüğü şu çağda; güzel ahlakın, etik değerlerin, insani duyarlılıkların önemini daha iyi fark ettim.

Yaşım ilerledikçe zamanın her şeyin ilacı olduğunu ve değerlendirebilen için çok iyi bir usta öğretici olduğunu anladım.

Bâki’nin “Âvâzeyi bu âleme Davud gibi sal/ Bâki kalan bu kubbede bir hoş sadâ imiş” dizelerinde vurguladığı, ahir ömrümüzde insanlığa faydalı bir hoş sadâ bırakacak işleri ertelememenin gereğine inandım.

Öldükten sonra da amel defterimin açık kalmasına ve yazılmasına vesile olacak salih evlat, insanlığın istifade edeceği hayır/hasenat ve eser bırakmanın ihmale gelmeyecek önemli vazifeler olduğuna inandım ve adandım.

Anladım ki şu fani dünyanın şakası ve tekrarı yok. Hayat, gençlik yıllarında çok güzel fırsatlar ve avantajlar sunuyor size. Yaş ilerleyince artık seç(e)miyorsunuz, seçiliyorsunuz.

Çeşme akarken madde ve mana ile testiyi doldurmalı diye düşündüm.

Zamanında ileriye dönük birikimler yapmanın ve tasarrufun ne kadar önemli olduğunu bu yaşıma gelince daha iyi anladım; yaptığım en iyi yatırımın ise, güzel insanlar ve dostlar biriktirmek olduğunu sevinçle gördüm.

Yeni yılın ve yaşımın bana, sevdiklerime ve yakınlarıma, ülkeme ve tüm insanlığa sağlık, huzur ve barış getirmesini diliyorum.

05.01.2026
Dr. İhsan ÜNLÜ


 

 

 

Videolar için YouTube kanalımıza abone olmayı unutmayın!


  • 0
    SEVDİM
  • 0
    ALKIŞ
  • 0
    KOMİK
  • 0
    İNANILMAZ
  • 0
    ÜZGÜN
  • 0
    KIZGIN

Facebook Yorum

Yorum Yazın

E-posta hesabınız sitede yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar ile işaretlenmişdir.

Başka haber bulunmuyor!