İstanbul
09 Mart, 2026, Pazartesi
  • DOLAR
    32.58
  • EURO
    34.81
  • ALTIN
    2412.9
  • BIST
    9645.02
  • BTC
    66248.09$

Oktay Hacımusalı yazdı: Benim ülkem vuruluyor, ama benden biat bekleniyor...

Oktay Hacımusalı yazdı: Benim ülkem vuruluyor, ama benden biat bekleniyor...
TÜMER Dış İlişkiler Koordinatörü Oktay Hacımusalı, sosyal medyada son günlerde Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev'e yönelik yoğun eleştiri ve akıl verme girişimlerini sert bir dille eleştirdi.

TÜMER Dış İlişkiler Koordinatörü Oktay Hacımusalı, sosyal medyada son günlerde Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev'e yönelik yoğun eleştiri ve akıl verme girişimlerini sert bir dille eleştirdi. Hacımusalı, 8 Mart 2026 tarihinde yayımlanan yazısında, Azerbaycan'ın zorlu dış politika mücadelesini ve devlet yönetiminin gerçeklerini hatırlatarak, sıradan vatandaşların devlet başkanına yönelik tavrını "cüretkâr" bulduğunu belirtti.

TÜMER Dış İlişkiler Koordinatörü Oktay Hacımusalı'nın yazısının tam metni şöyle: 

Benim ülkem vuruluyor, ama benden biat bekleniyor... 


Yaklaşık üç gündür sürekli olarak sosyal medyada yazılanlara bakıyorum üzülerek. Her kes bir akıllı telefon elinde, ya da laptopunu atmış dizinin üstüne, Azerbaycan Cumhurbaşkanı'na akıl veriyor.
Devleti nasıl yönetilmeli,onu bile öğretme cüretinde bulunanlar bile çıktı. Kimseyi mesleğindenn dolayı küçümsemek istemem ama turist rehberi,marangoz, ahçı, tırnakçı falan devlet terbiyesi görmüş, gözünü bir devlet yöneticisinin, bir siyaset dehasının ocağında açmış birisine "eyyy, sen bilmiyorsun, ama devlet öyle yönetilmez" demenin rahatlığı keşke bende de olmuş olsaydı...

Olmuş olsaydı, Azerbaycan gibi zorlu, engebeli dış  siyaseti olan bir  memleketin hangi mücadelelerle bu kardeşlerime anlatırdım... Mesela, şunu derdim devlet öyle sizin bildiğiniz gibi sabah saat 9'da işbaşı yapıp, akşam saat 7-8 gibi dükanı kapatıp evine gitmek değil. Evinde çocuklarının nasıl büyüdüğünü görmeden, saçlarını yalnız gece yarılarında okşayabilmektir devlet yönetmek. Senin çocukların büyümektedir, ama bu Vatan'ın evlatları soğuk tren vagonlarında, harabeye benzeyen evden bozma kulübelerde, çadırlarda yaşamaktadırlar, evleri yoktur, savaştan çıkmıştır ülke,  topraklar işğal edilmiş, göçmen durumundadırlar o çocuklar aileleriyle beraber...Bütçeye gelen paranın yarısı o insanların yaralarının sarılmasına harcanmaktadır. Gün gelir savaş olur, topraklar işgalden kurtarılır, o tren vagonlarında, çadırlarda büyüyen çocukların şehit tabutunu omuzlamaktasın. O acıyı iliklerine kadar duyarsın o gencecik fidanları toprağa verirken. Bu da yetmez, üstüne üstlük diplomatik karmaşanın içinde baskılara karşı gelmek adına çabalarsın. Gece bilmez, gündüz bilmez, sürekli odanda mesai yaparsın, görüşmeler, tartışmalar, analizler, veri saptamaları ve taramaları, öngörüleri... yıpratır da seni, yorulursun, bir saat koltukta uyuklarsın belki, uyandın mı tekrar işine koyulursun...
İşgalden kurtarılan topraklar tekrar eski haline geri getirilmeli. Düşman olanı yok etmiş, taş üstünde taş bırakmamış, etrafındaki kardeşlerin gelir, yardım elini uzatır, güç gelir sana, daha bir şevkle sarılırsın işine... 

Yüce Atatürk'ün dediği gibi onca dahili ve harici düşmana rağmen ayaktasın, sabah bir şehirde, öğlen bir şehirde, akşam başka bir şehirde... işgalden kurtarılan topraklar cennete dönüşüyor, baktıkça yüzün gülüyor, yorulduğuna değdiğini geçirirsin içinden...

Ama günün birinde seni sırtından hançerliyorlar... hançeri sırtına saplayan da yakın komşun. O komşuna daha dün taziyeye gitmişsin, teselli etmişsin, ama ve lakin üstünden 12 saat bile geçmemiş seni sırtından hançerlemiş. İçin acıyor, ama diplomatik bir dille, ama onun anladığı bir dille konuşuyorsun, bu kez de beyefendi rencide oluyor ve herkesi senin üstüne kaldırıyor. 

Buraya kadar saat 9'da işbaşı yapıp akşam saat 7-8 gibi dükanı kapatıp evine giden kardeşlerimize devletin mücadele haritasını çizmeye çalıştım. Peki sizi sırtınızdan hançerleselerdi, ne yapardınız?! Gömleğinizi sıyırıp yine vur mu derdiniz? Yoksa tam tersine onun anlayacağı bir telden mi konuşurdunuz?! Samimi olunuz ama, bütün size dayatılan düşünceleri elinizin tersiyle bir kenara iterek bana bir yanıt veriniz: devletin başında sizler olsaydınız nasıl adım atardınız?!

Kaynak: Tümer
Orjinalini okumak için lütfen tıklayınız

 

Videolar için YouTube kanalımıza abone olmayı unutmayın!


  • 0
    SEVDİM
  • 0
    ALKIŞ
  • 0
    KOMİK
  • 0
    İNANILMAZ
  • 0
    ÜZGÜN
  • 0
    KIZGIN

Facebook Yorum

Yorum Yazın

E-posta hesabınız sitede yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar ile işaretlenmişdir.