İstanbul
11 Mart, 2026, Çarşamba
  • DOLAR
    32.58
  • EURO
    34.81
  • ALTIN
    2412.9
  • BIST
    9645.02
  • BTC
    66248.09$

Bora Özizmirli: Aliyev'e yönelik saldırılar organize


Bora Özizmirli: Aliyev'e yönelik saldırılar organize
Haber Koordinatörümüz Bora Özizmirli'nin, Türk Stratejik Düşünme Merkezi(TÜMER)’de yayımlanan röportajında, , Türkiye’de sosyal medyada Cumhurbaşkanı İlham Aliyev’e yönelik yoğun saldırıların arkasındaki dinamikleri değerlendirdi. “Türkiye Batı Emperyalizmini Konuştu, Rus Emperyalizmini Unuttu” başlıklı mülakatta, bu saldırıların bilinçli ve organize olduğunu savunan Özizmirli, Türk milliyetçiliğinin yalnızca Batı’ya değil, tüm emperyalizmlere karşı olması gerektiğini vurguladı.

Haber Koordinatörümüz Bora Özizmirli'nin, Türk Stratejik Düşünme Merkezi(TÜMER)’de yayımlanan röportajında, Türkiye’de sosyal medyada Cumhurbaşkanı İlham Aliyev’e yönelik yoğun saldırıların arkasındaki dinamikleri değerlendirdi. “Türkiye Batı Emperyalizmini Konuştu, Rus Emperyalizmini Unuttu” başlıklı mülakatta, bu saldırıların bilinçli ve organize olduğunu savunan Özizmirli, Türk milliyetçiliğinin yalnızca Batı’ya değil, tüm emperyalizmlere karşı olması gerektiğini vurguladı.

Özizmirli, Türkiye ile Azerbaycan arasındaki kardeşlik bağını hatırlatarak söze başladı: “Türkiye güçlü olursa Azerbaycan güçlü olur, Azerbaycan güçlü olursa Türkiye güçlü olur. İki ülke birbirine muhtaçtır.” Kurtuluş Savaşı’nda Azerbaycanlıların verdiği desteği anımsatan Özizmirli, son dönemde sosyal medyada Aliyev’e yöneltilen eleştirilerin organize bir kampanya olduğunu ifade etti.

Bora Özizmirli'nin Tümer'de yayımlanan röportajı şöyle:

“Türkiye Batı Emperyalizmini Konuştu, Rus Emperyalizmini Unuttu”*


Soru: Son dönemde Türkiye’de sosyal medyada Aliyev’e yönelik sürekli saldırılar görüyoruz. Hocam, bunlar özellikle mi yapılıyor? Arkasında kimler var sizce? Bunu bizim için açar mısınız?

Bora Özizmirli: Öncelikle Türkiye’den Azerbaycanlı kardeşlerimize saygı ve selamlarımı iletiyorum.

“Türkiye güçlü olursa Azerbaycan güçlü olur, Azerbaycan güçlü olursa Türkiye güçlü olur.”
İki ülke birbirine muhtaçtır. İki kardeş ülke arasındaki bağları bu noktadan ele almak gerekir. Kardeşliğimiz yıllarca sınandı. Kurtuluş Savaşı’nda Azerbaycanlı büyüklerimizin yaptığı yardımları ve destekleri biliyoruz.

Ancak son dönemdeki bazı gelişmelere her vatansever gibi ben de kahroluyorum. Uzun bir mülakat olacak ve bana içimi dökme fırsatı verdiğiniz için ayrıca teşekkür ederim.

Sorunuza gelince; Sayın Cumhurbaşkanı İlham Aliyev’e yönelik saldırıların bilinçli ve organize şekilde yapıldığı anlaşılıyor. Aslında bu biraz da bizim eksikliğimiz. Çünkü Türkiye’de millici kesimler olarak yıllarca Batı emperyalizmini gündeme taşıdık ama Rus emperyalizmini unuttuk.

Türkiye’nin milliyetçi ve vatansever kesimleri Batı propagandalarına karşı mücadele etti. Ancak bugün geldiğimiz noktada Rus propagandalarına karşı da mücadele etmek zorunda kalıyoruz. Üzülerek söylüyorum ki medyamız Rus propagandacılarıyla dolmuş durumda.

Unutmamamız gereken şey şudur: Her ülkenin tehdit algısı farklıdır. Türkiye’de ABD ve İsrail tehdidi daha öncelikli görülürken Azerbaycan veya başka Türk devletleri için tehdit algısı farklı olabilir. İnsanlarımız bu farkı kavrayamıyor.

Batı emperyalizminin Doğu Akdeniz’deki hamleleri, Suriye’nin kuzeyindeki gelişmeler, PKK’ya verilen destek ve 15 Temmuz darbe girişimi Türkiye toplumunda Batı’ya karşı büyük bir tepki oluşturdu. Bu nedenle birçok kişi Batı tehditlerine odaklandı. Ancak bu süreçte Rus emperyalizmi gözden kaçtı.

Oysa milliyetçilik yalnızca Batı emperyalizmine karşı olmak değildir. Emperyalizmin her türüne karşı olmak gerekir.

Ben şahsen Rus medyasını takip ederek Rusya’da Türklere yönelik tehditlerin dile getirildiğini gördüm. ABD’den gelen tehditler Türkiye’de büyük haber olurken Dugin veya Solovyov gibi isimlerin Türk dünyasına yönelik tehditleri neredeyse hiç gündeme gelmiyor.

Rusya’nın son dönemde Azerbaycan’a yönelik saldırıları ve tehditleri Türk medyasında çoğu zaman geçiştirildi. Bu da ciddi bir algı sorunu oluşturuyor.

Bugün sosyal medya neredeyse bir Rus propaganda çöplüğüne dönüşmüş durumda. “Putin Kur’an’ı okullarda serbest bıraktı”, “Rusya emperyalizme karşı savaşıyor” gibi doğruluğu olmayan haberler dolaşıyor. Rusya’da bile olmayan açıklamalar Türkiye’de paylaşılıyor.

Sonuçta bazı insanlar Rusya’yı adeta bir melek gibi görmeye başladı. Bu son derece yanlış bir yaklaşım.

Ben Rus düşmanı değilim. Hiçbir millete düşmanlığım olamaz. Hatta Türklerle Rusların iyi geçinmesi gerektiğini savunurum. Ama olmayan açıklamaları Rusya’yı övmek için kullanmak insanları kandırmaktır.


Soru: Bu durumun Azerbaycan’ın Türk dünyasında artan etkisiyle bir ilgisi var mı? Rusya-İran-Çin üçgeni Türk topluluklarının uyanmasından mı korkuyor?

Bora Özizmirli: Türkler ne zaman birleşmeye kalksa Rusya, Çin ve İran karşımıza çıkacaktır. Hiçbir ülke melek değildir. Devletler arasında çıkar ilişkileri vardır.

Türkiye ve Azerbaycan arasında ise çıkar değil kardeşlik vardır.

Bu ülkelerle dost da olabiliriz. Ama bunun için Türk devletlerinin bağımsız olduğunu ve hiçbir ülkenin arka bahçesi olmadığını kabul etmeleri gerekir.

Bugün Türkiye ve Azerbaycan’ın Türk ve Müslüman coğrafyasında artan etkisi söz konusu. Sayın İlham Aliyev, Türk Devletleri Teşkilatı’nın baş mimarlarından biridir.

Türkistan coğrafyasındaki yakınlaşmada, ortak projelerde ve iş birliklerinde Aliyev’in önemli katkıları vardır. Enerji kaynakları ve insan potansiyeli Türkistan’dadır. Gelecek bu coğrafyada şekillenecektir.

Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Cumhurbaşkanı Aliyev bu sürecin baş mimarlarıdır. Bu nedenle Aliyev sürekli hedef alınmaktadır.

Bugün dünya Türk eksenini konuşuyor.

Türkiye bugün yalnız değildir. Afrika’da 35 ülkeyle askeri anlaşmalar imzalanmıştır. Savunma sanayi iş birlikleri genişlemiştir. Somali, Kamerun ve Kongo gibi ülkelerde önemli projeler yürütülmektedir.

Pakistan, Bangladeş, Endonezya ve Katar gibi ülkelerle de iş birlikleri gelişmektedir.

Bu genişleme toprak işgali üzerine değil, kazan-kazan ilişkisi üzerine kuruludur.

Azerbaycan ise bu eksenin en önemli parçasıdır. SOCAR yatırımları ve savunma sanayi iş birlikleri bunun en açık örnekleridir.

Azerbaycan’ın Pakistan’dan 40 adet JF-17 savaş uçağı sipariş etmesi bile bu stratejik iş birliklerinin göstergesidir.

Azerbaycan olmadan Türk ekseni kurulamaz.

Türkiye ve Azerbaycan Başka Bir Gücün Arka Bahçesi Olmaz


Soru: Türkiye’de bazı Avrasyacı çevrelerin ve İran yanlılarının birlikte hareket ettiğini görüyoruz. Bunun nedeni nedir?

Bora Özizmirli: Ulusalcı demekten ziyade Avrasyacı demek daha doğru olur. Hatta Rus yanlısı Avrasyacılar demek daha doğru olabilir.

Rusya veya Çin ile iş birliği savunmak ayrı bir şeydir; onların güdümüne girmek ayrı bir şeydir.

Türkiye hiçbir ülkenin güdümüne girmek istemez. Ne Batı’nın ne de Rusya’nın.

Bugün Türkiye Balkanlar’dan Afrika’ya, Güney Asya’dan Orta Asya’ya kadar kendi eksenini kurmaktadır.

Bu nedenle Türkiye’nin başka bir eksene girmesi mümkün değildir.

Türkiye ve Azerbaycan Birbirine Muhtaçtır

Soru: Azerbaycan’a yönelik saldırılar karşısında Aliyev’in aldığı tedbirlerin eleştirilmesini nasıl değerlendiriyorsunuz?

Bora Özizmirli: Azerbaycan’a zarar vermeye çalışıyorlar. Ülkesi vurulan Aliyev elbette tedbir alacaktır.

Savaş ilan etmiyor, sadece tedbir alıyor. Ama buna bile saldırılıyor.

Asıl amaç Türkiye ile Azerbaycan’ın arasını açmaktır.

Eğer Türkiye ve Azerbaycan birlik olursa ABD, Rusya ve İsrail’e bağımlı kalmayız. Ama aramızdaki bağ koparsa o zaman bu güçlerin etkisine gireriz.

Bu nedenle birbirimize muhtacız.


Soru: Bu propagandalarla mücadele etmek için ne yapılmalı?

Bora Özizmirli: Türkiye ve Azerbaycan arasında medya iş birliği artırılmalıdır.

Liyakat sahibi, vatansever gazeteciler ortak hareket etmelidir. Ortak programlar yapılmalı ve yalan haberler anında çürütülmelidir.

Bugün Azerbaycan’da yapılan birçok önemli gelişme Türkiye’de haber bile olmuyor. Bu büyük bir eksikliktir.

Oysa Azerbaycan 1990’ların başında ordusu bile olmayan bir ülkeydi. Bugün ise güçlü bir devlet haline geldi.

Bu başarıyı herkesin bilmesi gerekir.

Türk Ekseni
Mülakatın sonunda şunu söylemek isterim:

Türk Ekseni yalnızca Türklerin değil, tüm ezilen milletlerin umududur.

Türk Ekseni:

antiemperyalisttir
tam bağımsızlıkçıdır
mazlumdan yanadır
tüm milletlerin bağımsızlığını savunur
Atalarımızdan miras kalan cesaret, bilgelik ve dayanışma bugün insanlığın en büyük ihtiyacıdır.

Bizler de bu bilinçle mücadele etmeliyiz.

Röportaj için teşekkür ederim.

Selam ve saygılarımı iletiyorum.

Bora Özizmirli

RÖPORTAJI ORJİNAL KAYNAĞINDAN OKUMAK İÇİN:
https://tumer.org/aliyeve-yonelik-saldirilarin-arkasinda-ne-var/

Videolar için YouTube kanalımıza abone olmayı unutmayın!


  • 0
    SEVDİM
  • 0
    ALKIŞ
  • 0
    KOMİK
  • 0
    İNANILMAZ
  • 0
    ÜZGÜN
  • 0
    KIZGIN

Facebook Yorum

Yorum Yazın

E-posta hesabınız sitede yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar ile işaretlenmişdir.