Site en üst
İstanbul
06 Şubat, 2026, Cuma
  • DOLAR
    32.58
  • EURO
    34.81
  • ALTIN
    2412.9
  • BIST
    9645.02
  • BTC
    66248.09$

Türkoğuz Kılıçgedik yazdı: Dört Kapı Öğretisi Ders 8-Hakikat Kapı On Makamı ve Öğretisi

Türkoğuz Kılıçgedik yazdı: Dört Kapı Öğretisi Ders 8-Hakikat Kapı On Makamı ve Öğretisi
Alevi-Bektaşi geleneğinin temel taşlarından biri olan Dört Kapı Öğretisi, ruhun ilahi kökenini ve insandaki tecellisini ele alan derin bir felsefi yapı sunuyor. Araştırmacı yazar Türkoğuz Kılıçgedik'in kaleme aldığı yazı, özellikle Hakikat Kapısı ve bu kapının "On Makamı"nı mercek altına alarak, ruhun Hakk'ın özünden geldiğini ve Ahiret âlemiyle bağlantısını vurguluyor. Kılıçgedik, bu öğretinin insanı egosundan arındırarak ilahi birliğe yönelttiğini belirtti.

Alevi-Bektaşi geleneğinin temel taşlarından biri olan Dört Kapı Öğretisi, ruhun ilahi kökenini ve insandaki tecellisini ele alan derin bir felsefi yapı sunuyor. Araştırmacı yazar Türkoğuz Kılıçgedik'in kaleme aldığı yazı, özellikle Hakikat Kapısı ve bu kapının "On Makamı"nı mercek altına alarak, ruhun Hakk'ın özünden geldiğini ve Ahiret âlemiyle bağlantısını vurguluyor. Kılıçgedik, bu öğretinin insanı egosundan arındırarak ilahi birliğe yönelttiğini belirtti.

Türkoğuz Kılıçgedik'in makalesi şöyle:

DÖRT KAPI ÖĞRETİSİ
Ders; 8.
Konu; Hakikat Kapı On Makamı ve öğretisi

Hakikat Kapı öğretisi insana can veren ruhun, Hakk’ın özünden ve Ahiret âlemin öğretisinden gelmesi ile ilgili insandaki tecellisine yöneliktir. Ruh Hakk’a ait Ahiretlik bir varlıktır. Geçici bir hayat diliminde insan bedenine girip insana can vererek dünya sınavından geçip insan bedenini yaşatır. Ruh-can, insan öldüğünde dünyada insan bedeninde edindiği deneyim ve amelleriyle beraber Ahiret âlemine çekilir.

Söz konusu olan ruh, insanın atası olan Âdem yaratılırken Hak kendi nefesinden Âdem’e verdiği can ile tanımlanıp açıklanmış. Âdem’in sırtında veya sulplerinden yaratılan ruhlardan da çokça söz edilir. Araf Suresinin 172. ve 173 Ayetleri bu konuya işaret ederek Âdem’in yaratılması sonrasına işaret eder. Ancak Hakikat Kapı öğretisi Âdem sırtından yaratılan ruhları temel almayıp Hak tarafından Âdeme aktarılan ruh-can ile ilgili devamlılığı temel alır. Çünkü Hakikat Kapı öğretisi Hakk’ın insandaki varlığını ve insanda ruh olarak tecelli olmasıyla ilgilidir. Ancak insan bedeninden yaratılan ruhlardan böyle bir tecellinin gerçekleşmesi mümkün değildir.

Hakk’ın kendisinden Âdem’e aktardığı ruh, Âdem yaratılmadan çok daha önce Hakk’ın kendi nurundan yaratığı Muhammed Ali nuru ile de ilişkilendirilmiştir. Bu nur Âdem’den diğer peygamberlere geçerek Hz. Muhammed ve Hz. Ali’de tecelli olmaya devam etmiştir. Alevi-Bektaşi yazılı tarih kaynaklarına göre bu nur “Güruhu Naci” olarak bilinen Aleviliğe geçmiştir.

Dolayısıyla Hakikat Kapı öğretisi ve ilgili “On Makam” Hakk’ın kendi öz varlığı ve kendi öz varlığından Âdem’e (insana) yüklediği ruh veya nurun insandaki tecellisini açıklayan bir öğretidir. Bu öğretinin verdiği eğitim ve bu yola elde edilen donanımla Hakk’a ait insandaki ruh veya nur insanda tecelli olur. Bu ruh veya nur insanda tecelli olmadıkça Hakk’a ve ilgili hakikate erişilmediği gibi Hakikat Kapı öğretisi de kendi gerçek amacına erişmez.

Hakikat Kapı On Makamı
Bu içsel süreç, on temel aşama (derece) aracılığıyla somutlaşır. Her aşama, bireyin egosunu disipline etmesini ve ilahi bir bakış açısı benimsemesini sağlayan bir evreyi temsil eder.

Makam: Toprak Olmak
Topak olmak ilkesi daha çok “ölmeden önce ölmek” tabiri için kullanılmıştır. Yani beden öldüğünde bedenle ilgili dünyevi istekler olan nefs ve ilgili kötü arzularda ölerek insanın bu bedensel yapısı toprak haline girmiş olur. Ölüp toprak olan insan bedeni toprak gibi sade, temiz ve öz bir yapıya kavuşur. Böylece insanda sonsuz olan Hakk’a ait ve Ahiretlik olan ruh veya nur ölmeden önce ölmüş ve toprak konumuna gelmiş bedende açığa çıkıp tecelli olur.

Nasıl ki sütün özünde yağ ve ayran olduğu halde bu süt haliyle anlaşılmaz. Ancak süt yayıldıktan sora farklı bir özeliğe dönüşüp süt yerine yağ ve ayran ortaya çıkıyorsa insanda ki hak ve ilgili ruh da insan bedeni sağ iken anlaşılmaz ancak insan bedeni öldükten sonra kendi gerçek özü olan Hak, ruh ve ilgili Ahiret gerçeğiyle ortaya çıkar.

Diğer bir deyişle bedensel arzular ölmüşse bedende ölmüş oluyor. Dolayısıyla ölen bir bedenin nefsi arzuları olmaz. Kibir, kin, nefret, bencilik gibi Hak ve ilgili ruhu perdeleyen tüm kötü alışkanlıkları yok olur. Tüm bu bedensel ve dünyevi oluşum ölüp toprak olduğunda insan Ahiret âleminde ruh varlığıyla yaşamaya başlar. Ölmeden önce ölerek Ahiret âlemden dünyaya daha sağlıklı bir gözlemle bakar. Aşırı dünyevi isteklerden arınıp saflaşan özüne kavuşarak Hak ve ilgili ruh-nur özüne uygun olan Ahiretin sonsuzluğunda söz, davranış ve eylem içinde olmaya devam eder.

Aynı şekilde insan ölmeden önce öldüğünde insan bedeni toprak konumunda hizmet verir. Doğal olan bu özle sonsuz bir dönüşüm, üretim, gelişim ve hizmet amacı içine girer. Dünyevi yaşam ile ilgili bedensel korku ve endişeler yok olup bunların yerine toprağın asil varlığı ile cesaret ve azim içinde hareket edilir.

Makam: Kimsenin Ayıbını Görmemek
Her kapı içinde on ilkenin ilk ilkesi çok büyük bir anlam ve bu anlama göre de sağlam bir temel teşkil etmektedir. Sonrası gelen ilkeler ise bu temel üzerinden yükselir. Hakikat Kapı ilk ilkesi toprak tanımı içinde aslında çok fazla anlam içermekte olup diğer ilkelere de bu anlam üzerinden yüklemeler yapar.

Özünde toprak ve ruh olan veya öldüğünde toprak ve ruha dönüşen insan kendi bu öz varlığıyla yaşama baktığında dünyada ayıp olanı kendi toprak ve ruh özeliğiyle gözlemleyip bu gözleme göre değerlendirir. Dolayısıyla böyle bir bakış açısında olan kişinin toprak özeliği ayıbı örter, ruh ise ruh aleminde olduğu için dünyevi olan ayıp onun için hiçbir şey ifade etmez. Dolayısıyla "kimsenin ayıbı görülmemiş" olur. Böyle bir bakış ve davranış hali Hakikat Kapı ehlinden olan Velilerin nasıl bir kişiliğe sahip olduğunu da açıklamış oluyor.

Makam: Yetmiş İki Milleti Bir Görmek
Dört Kapı öğretisi içinde yetişmiş kişi bu öğretiye göre ve en son Hakikat Kapı öğretisine göre geniş kapsamlı birçok ilke ile görev ve sorumluluk edinerek bu amaçlı söz, davranış ve eylem içinde olur. Bu ilkelerden biride “Yetmiş iki milleti bir görme” ilkesidir. Hakikat Kapı öğretisi Hakk’ın gözü, gözlemi ve gönlüyle evreni, doğayı, canlıları ve insanları değerlendiriyor. Hak, yetmiş iki milleti bir gördüğü için Hakikat Kapının bu makamına gelmiş kişide Hakk’ın gözü, gözlemi ve gönlüyle insanlara bakarak tüm insanları bir görmek durumundadır. Çünkü Hakikat Kapı öğretisi insan bakış açısından tamamen farklı olarak Hakk’ı temsil eden bir bakış açısına sahip bir öğretidir.

Makam: Yapabileceğin Hiçbir İyiliği Esirgememek
Hakikat Kapı ilkelerin tamamı Hakk’ın dünyevi oluşuma zahir ve batın olarak bakışın ve insanın bu bakış açısıyla hizmet etme iradesinin açıklamasıdır. Çünkü Hak hiçbir karşılık beklemeden yapabileceği tüm iyiliği insanlardan ve canlılardan esirgememiştir. Dolayısıyla Hakikat Kapısına ulaşmış kişi Hz. Ali gibi Hakk’ın Velisi veya Velayetini bir görev ve sorumluluk olarak alıp bu görevi Hakk’ın Velisi olarak laikiyle yerine getirmekle mükelleftir.
Bu görevlerden biri olan “her türlü iyilik” hiçbir çıkar gözetmeksizin hiçbir karşılık beklemeden aksine kendisine zarar getireceği halde elinden geldikçe her türlü iyiliği, yardımı yapma duygusu içinde hareket edip bu amaçlı söz, davranış ve eylem içinde olmak gerekir.

Makam: Allah’ın Her Yarattığını Sevmek, Güven Vermek
Hak her bir yaratığını özene bezene severek yaratmış ve güven içinde yaşaması için onlara her türlü imkânı sağlamıştır. Dört Kapı öğretisini alıp Hakikat Kapısına yükselmiş Hz. Muhammed, Hz. Ali ve benzeri sayısızca insan Hakk’ın her yarattığını sevmesi ve güven vermesi için diğer ilkelerde olduğu gibi bu ilke ile şart koşmuştur.

Dört Kapı öğretisi bin yıllar önce kurumsallaştığı halde halen günceliğini koruyup insanlara ve doğaya hizmet etmeyi temel esas olarak sayıyorsa bu da bu öğretinin güven veren gerçeğini ortaya koyar.

Alevi-Bektaşi yol Arifleri bu kapsayıcı güveni şu şekilde özerler. “Hak’la "sadakat" ile halkla "insaf" ile büyüklerle "hürmet" ile düşkünlerle (küçükler) "şefkat" ile düşmanlarla "yumuşaklık" ile dostlarla "vefa" ile nefsinle "kahr" ile dervişlerle "cömertlik" ile âlimlerle "alçakgönüllülük" ile cahillerle "susmak" ile doğayla “özveri” ile güven bulursun.”

Makam: Allah Yolunda İtibar Görmek
Hakikat Kapısına yükselmiş kişi Hakk’ın Velisi olduğu için söylediği her söz, yaptığı her davranış ve ortaya koyduğu her eylem Hak adına ve Hak yolundadır. Bu amaçla Hak yolunda elde edinilen itibar, Hakk’a olan itibarı yüceltir. Günümüzde Hak yolunda görünüp itibarsız söz, davranış ve eylem içinde olanlar Hakk’ın insana verdiği itibarı olumsuz olarak etkilemesine sebebiyet vermiştir. Bu gibi insanlar ile Dört Kapı öğretisi ile Hakikat Kapısına yükselmiş ve Hak yolunda itibar sağlayanların itibarı aynı şey değildir. Bu nedenle Hakikat Kapı öğretisi her kesin ulaşamadığı en üst seviyede bir öğreti olduğu için diğer öğretilerle kesin olarak karıştırılmaması gerekir.

Makam: Birliğe Yönelmek Ve Yöneltmek
Hak tarafından Hz. Ali’ye verilen Velayet ve ilgili Dört Kapı öğretisinin en temel özeliği özelikle İslam içinde bu birliği sağlama amaçlıdır. Velayet öğretisi olan Dört Kapı içindeki kademeli toplumsal entegrasyon daha çok bu birlikteliği oluşturmak için kurulmuştur. Ancak üç beş kişilik şura ile başlatılan halifelik bu birliği tamamen ortadan kaldırmıştır.

Dört Kapı öğretisi dört kademeli entegrasyonla tarih boyunca sürekli bu birlikteliğe açık bir yol izlemiştir. Dört Kapı öğreti ehli olan her kişi özelikle Hakikat Kapı kademesinde bu birliğe hizmet etmek için bu ilkeyi temel esas almış. Hakikat Kapı öğreti ehlinden olan her kişi Hakk’ı bir görüp insan, canlı ve tüm evreni Hakk’ın bu birliği içinde tanımlar. Bu birliğin genel yapısı Yaratan ve Yaratılış olarak özetlenmiş.

Makam: Gerçeği Gizlememek
Şeriat Kapı dışında Dört Kapı öğretisi batın olduğu halde zahir olarak verdiği bilgi zahir ve batın bilginin harmanladığı içerikte birçok gerçeği açıklamaktadır. Diğer birçok din, inanç ve öğretiden farklı olan bu ilim sağlam temeller ve doğru ilkeler üzerinden yapılanmıştır. Dört Kapının ehli olan Arifler ve Veliler bu temel öğreti ve ilkelerin içeriğini Velayet öğretisi içinde değerlendirip beli bir toplumsal ve sosyal entegrasyon ve kademe ile amacına uygun açıklaması bu öğretinin gizli ve sır kalmasından çok daha iyidir.

Hz. Ali’ye verilen Velayetin öğretisi olan Dört Kapı öğretisi, sistemi ve ilgili Kırk Makam tarih içinde art niyetli, istismarcı ve ehli olmayan başkaların eline geçmemesi için Velayet sahipleri tarafından daha çok Alevilik-Bektaşilik içinde sır olarak korunmuştur. Günümüzde Alevilik-Bektaşilik herkese açık hale geldiği için bu sırrın birçok yönü ehli olmayan ve art niyet besleyen kesimler tarafından kötü amaçlı istismar edilmeye çalışılıyor.

Bu sebeple Velayet öğretisi olan bu gerçekler, "sır olmaktan ve gizlemekten” çıkıp ehli olan Arifler ve Veliler tarafından zahir ve batın gerçeği gözetilerek “Velayet, Dört Kapı, Kırk Makam ve Alevilik-Bektaşilik” öğretisi ve sistemine göre detaylıca açıklanması gerekir. Bu durum “gerçeği gizlememek” ilkesiyle uyumlu olmakla beraber bu ilkenin Hakikat Kapı öğretisi içinde olması nedeniyle Velayet, Dört Kapı, Hakikat Kapısı, Alevilik-Bektaşilik hakkında tam olarak ehil olan kişi veya kişiler tarafından açıklanmasını da zorunlu yapar.
Dört Kapının zahir ve batın ilmine sahip olmayan kişiler tarafından Dört Kapı öğretisi açıklandığında bu öğreti tüm batın içeriğini ve kapsamlı öğreti olma özeliğini tamamen kaybederek sıradan hale gelir.

Makam: İlahi Sır Ve Manayı Bilmek
Zahir ve batın karışımı içinde bilgi veren, ya da batını daha çok zahir bir dile açıklanmasını sağlayan Dört Kapı öğretisi başta Hz. Ali’ye verilen Velayet ve Doksan Bin Söz artı Otuz Bin Söz olarak tabir edilen Kur’an ve tüm öğretisi aslında kendi içinde büyük bir sır ve manaya sahiptir. Zahir (dünyevi) ve batın (Ahiretlik) olan bu sır ve manaya tarih içinde çok az kişi ulaşmıştır. Günümüzde ve gelecekte ise Dört Kapı öğretisi yaygınlaşmadığı için bu sır ve manaya ulaşanların sayısı daha da azalmaktadır.

Dört Kapı öğretisinden yayılan ve büyüyen bilgi Alevilik-Bektaşiliğin kendi içindeki inanç, kültür, sosyal yapı içinde, Alevi-Bektaşi yazılı tarih kaynakları olan Buyruk, Makalat, Vilayetneme, Menkıbname, Cönkler, Rutuvvetname, Erkaname, Şecereler, İcazetname, Alevi-Bektaşi Ozanların şiirleri gibi birçok yazılı kaynakta çok karışık ve dağınık olarak açıklanmaya çalışılmıştır. Tüm bu çalışmaları derli toplu ve kapsamlı hale getiren ve birleştiren tek öğreti ve ilgili bilgi Dört Kapı içinde özetlenmiştir.

Dolayısıyla Hz. Ali’ye verilen Velayetin öğretisi ve sistemi olan Dört Kapı bütün bu bilgiyi ve ilgili inanç, kültür, sosyal yapıyı dört kademeli entegrasyonla birbirine bağlı olarak ayırıp bir düzene koyarak “İlahi sır ve mananın bilinmesini” sağlıyor. Velayet ve ilgili Dört Kapı öğretisi ve sistemi içinde olan düzenli olan bu yol izlenmedikçe “İlahi sır ve mananın” hem zahir hem de batın içerikte bilinmesi mümkün değildir.

Makam; İlahi Varlığa Ulaşmak
İlahi varlığa ulaşmak için Dört Kapının her kademesi içinde yer alan öğreti, ilim, inanç, ilke, iç dünya, toplum, sosyal yapı, tarih gibi birçok önemli ayrıntıyı iyi bilerek bu gerçeğiyle olduğu gibi eksiksiz yaşamak gerekir.

Dört Kapı ve içinde bulunan kırk ilkenin her biri ilk kapı ve ilk ilkeden başlayıp birbirinden beslenerek büyür ve Hakk'a ulaşmanın yollarını açar. “Dört Kapı öğretisi” ilkin Şeriat Kapı öğretisinden başlayıp Tarikat, Marifet Kapılarıyla devam edip “Hakikat Kapı öğretisiyle” zirveye ulaşıyor. Aynı şekilde Dört Kapı içinde bulunan “Kırk İlke” Şeriat Kapının ilk ilkesi olan “İman” ilkesinden beslenerek “Hakk’a ulaşma” ilkesi ile zirve yapıyor. Ayrıca Dört Kapıya bölünen Kur'an Ayetleri, Alevi-Bektaşi yazılı tarih kaynakları, Aleviliğin inanç, kültür yapısı içinde yer alan ritüel ve normlar gibi birçok konu yolun aşılmasına en doğru şekilde yardımcı olup rehberlik yaparak yol gösteriyor.

Dolayısıyla bu yol tüm bu boyutuyla “Sırat-l Müstakim” üzerine dost doğru bir yol olduğu gibi bu yolun zirvesinde Hak ve ilgili hakikat bulunmaktadır. Bu yol Dört Kapı öğreti ve sistemine göre uzun ve meşakkatli bir şekilde aşıldığında Hakk’a ve ilgili hakikate ulaşmanın mümkün olduğu bu öğretinin her halinden apaçık anlaşılmaktadır.

Sonuç; Bu öğretiyle beraber yukarıda saydığım Alevi-Bektaşi yazılı tarih kaynakların verdiği bilgileri iyi analiz edip Dört Kapı öğretisiyle uyumlu ve tutarlı olanı derli toplu hale getirip özetlemekte yarar vardır.

Ayrıca Alevi-Bektaşi Arifleri Şeriat, Tarikat Kapı öğretisi ile Marifet ve Hakikat Kapı öğretisi arasında ki derin farkları şu soru ve cevapla açıklama getirmişler. “Arif sual eyler, eder kim: bu kırk makamın yirmisi (Şeriat, Tarikat makamları) tanıklıdır. Yirmisi (Marifet, Hakikat Kapı makamları) tanıksızdır. Acaba nedir? Cevap: Tanık can mülkünde olur, lakin hal mülkünde olmaz. Ve hem tanık inkâr evinde olur, beli evinde olmaz. Ve dahi tanık, taşra olura olur, içeri olmaz” demişler.

Bu soru ve cevap bölümünde kısaca açıklanmaya çalışılan şey Şeriat Kapı öğretisi olan Müslümanlık ve Tarikat Kapı öğretisi olan Alevilik-Bektaşilik beli başlı bazı kural ve kaidelerle toplum ve sosyal yapı içinde görünür olarak yürütülebilir.

Ancak, Marifet Kapısında ki Ariflik ve Hakikat Kapısında Velilik olan eren ve ermiş kişiler, batin ve Ahiretlik olan iç dünyada içsel olan hal ve mana âlemin içinde yaşayan hal ve mana ehli kişilerdir. Dünyeviliğin ötesine geçmiş bu gibi ermiş kişilerin faaliyetleri Şeriat ve Tarikat Kapı öğretisinde olduğu gibi dünyevi olan bazı toplumsal ve sosyal faaliyetler olan görünür faaliyetlerle yürütülmez. Ancak batın ve Ahiretlik oluşumlar içinde olan "Melek ve Hak" temeli olarak Marifet ve Hakikat Kapı esasları ile içsel olarak yaşatılıp yürütülür.

Dört Kapı öğretisinin verdiği tüm bilgilere göre elde edilen sonuç, Dört Kapı öğretisi bir Ahiret öğretisidir. Ahirete dört kademeli bir toplumsal yapı vardır. Bu yapılar Abid, Zahid, Arif, ve Veli olarak tanımlanıp kademelendirilmişler. Kişi bu dünyada Dört Kapının hangi kademesinde ise Ahirete de o kademede yer alacağını ve o kademeye göre sorgu sualden geçeceğini söylemek mümkündür.

 

Videolar için YouTube kanalımıza abone olmayı unutmayın!


  • 0
    SEVDİM
  • 0
    ALKIŞ
  • 0
    KOMİK
  • 0
    İNANILMAZ
  • 0
    ÜZGÜN
  • 0
    KIZGIN

Facebook Yorum

Yorum Yazın

E-posta hesabınız sitede yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar ile işaretlenmişdir.

Başka haber bulunmuyor!