Umut Berhan Şen yazdı: Tarih yazımının metodolojisi üzerine bir değerlendirme-1

Analist yazar ve tarih araştırmacısı Umut Berhan Şen, 11 Ekim 2018 tarihinde kaleme aldığı yazısında, tarih yazımının metodolojisini ve özellikle askeri-siyasi şahsiyet biyografilerinin yazım sürecini ele aldı. Şen, tarih disiplininin evrimini ve Türkiye'deki modern tarihçilik geleneğini değerlendirerek, biyografi türünün özelliklerini ayrıntılı biçimde inceledi.
Analist yazar ve tarih araştırmacısı Umut Berhan Şen, 11 Ekim 2018 tarihinde kaleme aldığı yazısında, tarih yazımının metodolojisini ve özellikle askeri-siyasi şahsiyet biyografilerinin yazım sürecini ele aldı. Şen, tarih disiplininin evrimini ve Türkiye'deki modern tarihçilik geleneğini değerlendirerek, biyografi türünün özelliklerini ayrıntılı biçimde inceledi.
Yazısına göre tarih, insanlığın geçmişini şimdiki zamanda yeniden inşa etme süreci olarak tanımlanıyor. Yazının icadıyla başlayan bu süreçte, öncü eser olarak kabul edilen Herodot'un kitabı, mitik hikâyelerden "insani gerçekler"e geçişi temsil ediyor. Tarih düşüncesi ise her dönemde "dönemin ruhu"na göre şekil değiştiriyor.
Umut Berhan Şen'in makalesinin tam metni şöyle:
İnsanoğlunun dünya üzerindeki geçmiş serüvenini açıklama ya da anlama gayesiyle şimdiki zamanda yeniden inşa etme süreci ve ürünü olan tarih, yazının icadı ile başlatılsa da öncü kabul edilen eser Herodot'un meşhur kitabıdır. Çünkü Herodotos'la birlikte tarih, mitik hikâyelerden yaşanmış "insani gerçekler" alanına yönelmiş ve bunları yine insani kaygılarla kaydetmeye başlamıştır. Ancak tarih düşüncesi Herodot'un belirlediği anlam ve çerçevede kalmamış, zamanla "dönemlerin ruhu"na bağlı olarak değişmiştir. Dolayısıyla her tarihi döneme ilişkin farklılaşan bir tarih düşüncesinin ve yazımının ortaya çıktığı söylenebilir.
Ülkemizde, günümüzde devam eden tarihçiliğin bir anlamda eski "vakanüvislik" ile modern "belgeciliği" sentezleyerek yeni bir gelenek halinde kendini yeniden üreten bir tarz olduğu söylenebilir. Bu tarz, Osmanlı'nın Batılılaşma süreci tarih yazımında etkili olmuş, Ahmet Cevdet Paşa, Ahmet Vefik Paşa, Hayrullah Efendi gibi öncülerin, Alman tarihçi Ranke[1] ile başlatılan çağdaş tarihçiliğe yönelişleriyle hayata geçirilmiştir. Bu yöneliş başlangıçta modern metodoloji üzerinde bir tartışmayı birkaç istisna dışında neredeyse hiç içermemiş ve yeni anlayışa göre yazılmış örnek tarih eserleri üzerinden gerçekleşmiştir.
Son zamanlarda, ben de, askeri şahsiyetlerin biyografilerini yazma işine giriştim. Yazarı olduğum ATAYURT adlı aylık akademik ve kültürel tarih dergisini inceleyenler bunu fark etmiştir. Tarih yazımı ve metodolojisinden bahsederken, tarihteki önemli politik ve askeri şahsiyetlerin biyografilerinin yazım metodolojisi konusunda kısa bir değerlendirme yapmak istedim. Evvela biyografiyi kavram olarak tanımlayalım: Biyografi, bir insanın yaşamındaki olayların belirli bir sıraya göre anlatıldığı edebiyat türüdür. Kişinin kendi hayatını anlattığı yazılara otobiyografi, divan edebiyatında şairlerin yaşam öyküsünü anlatan eserlere de tezkire denir. Biyografilerde mantıksal çıkarım ve tahminlerden ziyade, düşsel öykü ve öznel değerlendirmelere dayanıyorsa veya anlatılan kişi kısmen ya da tümüyle hayali bir kişiyse, o zaman yapıt, tümüyle bir edebiyat ürünü olarak değerlendirilir.
Ölen kişinin yaşamını ve yapıtlarını öven mezar yazıtları ve cenaze törenlerindeki konuşmalar, yaşam öyküsünün ilk örnekleri sayılabilir. Bunları, eldeki verileri eleştirellikten uzak öznel bir yaklaşımla okura sunan yaşam öyküleri izler. Bunlar, çoğunlukla yaşam öyküsü anlatılan kişinin okura örnek oluşturması amacına yöneliktir. Ama bu yaşam öyküleri kendi karşıtlarını da doğurmuş, kişilerin "gerçek yüzü"nü ortaya çıkarmayı amaçlayan yaşam öykülerinin yazılmasına yol açmıştır.
Kişinin davranışlarının ve karakterinin önem kazanmasına bağlı olarak eski çağlardan bu yana tarih yazımı ve hitabetin önemli bir kolu olarak gelişmiştir. Bazı felsefi, siyasi ya da dinsel görüşler yaşam öyküleri aracılığıyla halka benimsetilmiştir. Örneğin, Platon ve Aristo gibi düşünürler, Sokrates ile ilgili yazdıkları felsefi metinlerde, Sokrates'in haklılığını kanıtlamak için onun öğretilerinin yanı sıra yaşamına da yer vermişlerdir. Roma tarihçiliğinde, Jül Sezar hakkında kaleme alınan yaşam öyküleri de aynı zamanda Roma imparatorluğuna yönelik birer eleştiridir.
Biyografinin başlangıç kısmında ilk olarak, kişinin yaşam öyküsü kronolojik bir düzen içinde verilir. Biyografisi yazılan kişinin, karakter yapısını belirleyen özelliklere de yer verilir. Biyografi yazma, bir ön çalışmayı gerektirir. Yaşamı yazılacak kişiyle ilgili kaynaklar, belgeler saptanır. Biyografiler belgesel boyutlu olduğu için, yazar, bir tarihçi gibi davranır. Biyografisi yazılacak kişinin mektuplarından, günlüklerinden, anılarından, o kişiyi tanıyanlardan yararlanılır. Yazar, sergileyici bir yaklaşımla kişinin yaşamını biçimlendirmiş olayları, birbirine bağıntılı bir biçimde verir Biyografisi yazılacak kişiler, kuşkusuz, sıradan kişiler değildir. Yaşadıkları dönemin siyasal, toplumsal etkinliklerine katılmış ya da eserleriyle, çalışma ve buluşlarıyla dönemlerini etkilemiş kişilerdir. Biyografi türü yazılar öyküleyici anlatımla yazılır. Fakat bu, kuru bir anlatımla yapılamaz. Biyografi yazarı, aynı zamanda bir sanatçı duyarlılığı ve titizliği gösterir.
Bir sonraki yazımda bu konuyu irdelemeye devam edeceğim. Esen kalın…
1]Leopold von Ranke, 19. yüzyıl Alman tarihçisi. Ranke ile birlikte tarih incelemelerinde birincil kaynakların önemi, hikâyeci tarih anlayışı ve özellikle uluslararası politikanın tarihte yeri özel bir anlam kazanmıştır.
Kaynak: https://umutberhansen.substack.com/p/tarih-yaziminin-metodolojisi-uzerine-18-10-11
Videolar için YouTube kanalımıza abone olmayı unutmayın!
BUNLARA DA BAKABİLİRSİNİZ
- Umut Berhan Şen yazdı: Tarih yazımının metodolojisi üzerine bir değerlendirme-1
- ABD'li kadın isyan etti: Vergilerimizle hem ambulans ücreti ödüyoruz hem de soykırımı finanse ediyoruz!
- Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Etiyopya Başbakanı Abiy Ahmed Ali'den ortak basın toplantısı
- Berlin'de Hızır cemine davet var
- Evliler evli olmayanlardan daha mutlu
- 0SEVDİM
- 0ALKIŞ
- 0KOMİK
- 0İNANILMAZ
- 0ÜZGÜN
- 0KIZGIN




Yorum Yazın
E-posta hesabınız sitede yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişdir.