İstanbul
22 Ağustos, 2026, Cumartesi
  • DOLAR
    32.58
  • EURO
    34.81
  • ALTIN
    2412.9
  • BIST
    9645.02
  • BTC
    66248.09$

Yüksel Gülsoy yazdı: Hâce değil, Hacı

Yüksel Gülsoy yazdı: Hâce değil, Hacı
​​​​​​​Yüksel Gülsoy, kaleme aldığı yazısında Hünkâr Hacı Bektaş Veli’nin “Hâce” olarak anılmasının yanlış olduğunu vurguladı. Gülsoy, bu unvanın Hünkâr’ın irşad ve velayet makamını karşılamadığını belirterek, doğru ifadenin “Hacı” olduğunu savundu.

Yüksel Gülsoy, kaleme aldığı yazısında Hünkâr Hacı Bektaş Veli’nin “Hâce” olarak anılmasının yanlış olduğunu vurguladı. Gülsoy, bu unvanın Hünkâr’ın irşad ve velayet makamını karşılamadığını belirterek, doğru ifadenin “Hacı” olduğunu savundu.

 

Yüksel Gülsoy'un yazısının tam metni şöyle:
HACI BEKTAŞ VELİ
(HÂCE DEĞİL)

•    Medrese hocalarına "hâce" denir. Aslen akademik bir unvan gibidir ve asla Hünkâr Hacı Bektaş Veli'nin irşad anlamında öğreticiliğini ve veliliğini kapsayacak bir kelime değildir.

•    Bedri Noyan Dedebaba, Bektaşiler için Dedebaba'dır. Doçent olması ise onun akademik unvanıdır. Temelde Bektaşileri ilgilendirmez. Bu unvan Bedri Noyan Dedebaba sağ iken ona gitmiş olan hastalarını veya tıp camiasını ilgilendirir.

•    Hâce kelimesinin Bektaşiler açısından daha sorunlu bir ifade olmasının diğer sebebi ise Nakşilerin hatta Hâlidilerin kendi mürşitlerine hâce demeleridir. Bektaşilere karşıtlığı ile bilinen bir tarikin (yolun) kavramları ile Bektaşilik tanımlanamaz ve tanımlanmamalıdır. (Nakşibendiliğin bir kolu olan Hâlidîlikte "hâce" (veya hâcegân) kavramı, tarikat silsilesindeki büyük mürşidleri ve hocaları ifade eder Örn.: Hâce BahâeddinNakşibend.)

•    Hacı unvanı öğretmenlik gibi günlük kazancına dair mesleki bir kavram olmadığı gibi kişinin ahiretine yaptığı bir yatırımı ve kazancı içeren değerli bir kavramdır. Hacı olmak kişinin kendi tercihi ve çabasıdır. Her ne kadar bugün içi boşaltılmış olsa da benim çocukluğumda da gençliğimde de eğer bir kimse Hacc'a gitmiş ise döndükten sonra artık ticaret yapmaz, dünya işlerinden elini eteğini çeker yani şeriat kapısında, nefsani şeylerden sıyrılmış olarak toplum içerisinde güvenilir, emin bir kimse olmuş olurdu. Çünkü Hacc günümüzdeki gibi her parası olanın gidebildiği bir yer olmaktan ziyade imanı olanların gitmeyi göze alabildiği bir yerdi. Yolculuk uzun ve eziyetliydi. Kısaca Hacc farizası Hakk'a ibadet ile ulaşmak isteyenler için bir sıfırlanma-resetlenme yeni bir başlangıç noktasıydı.

•    Hünkârımızın Hacı oluşu ve Cumhuriyet öncesi neredeyse tüm dedebabaların Hacı oluşu ise Bektaşiler açısından Hünkâr ile beraber onun izinden giden Bektaşi Dedebabalarının şeriat makamında da "Bektaşiler için" kutbiyeti temsil ettiğinin bir göstergesiydi.

•    Bir Dedebabanın Hacc'a gitmesi ise yine Bektaşilerin de Vahdet-i Vücud nazariyesine bağlı oldukları düşünülür ise kemâlat dairesinin Kavsı-Nuzûl iniş yayı üzerinden düşünür isek Hakk'a yükselmiş kâmil bir kişinin artık halka yönelmesi biçiminde de değerlendirilebilir.

•    Dolayısı ile Hünkâr Hacı Bektaş Velî hâce değil hacıdır. Bu onun Anadolu'yu tevellâ ve teberra üzerinden irşad ettiğini, veliliğini ve bu veliliğin elbette öğretmek anlamında hâceliği kapsadığı gerçeğini değiştirmez ama hâce diyerek sadece didaktik bir bilgi aktarımı öznesi olarak da Hünkâr Hacı Bektaş Veli sınırlanamaz. Çünkü Hâce onun öğretme vasfını, Hacı ise kemâl yolculuğundaki makamını ifade eden bir kavram olarak okunmalıdır; öğreticilik Hünkâr'ın velâyetini (veliliğini) kuşatmaz oysa Hünkâr'ın velâyeti onun öğreticiliğini kuşatır.
 


 

Videolar için YouTube kanalımıza abone olmayı unutmayın!


  • 0
    SEVDİM
  • 0
    ALKIŞ
  • 0
    KOMİK
  • 0
    İNANILMAZ
  • 0
    ÜZGÜN
  • 0
    KIZGIN

Facebook Yorum

Yorum Yazın

E-posta hesabınız sitede yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar ile işaretlenmişdir.