İstanbul
11 Ekim, 2026, Pazar
  • DOLAR
    32.58
  • EURO
    34.81
  • ALTIN
    2412.9
  • BIST
    9645.02
  • BTC
    66248.09$

ARTIK BİRLİK ZAMANI

10 Ekim 2026, Cumartesi 17:56

Alevi kurumları ayrı ayrı değil, can cana, omuz omuza yürümelidir!
Alevilik, yüzyıllardır baskılara, zulme, ayrımcılığa, ötekileştirmeye ve yok sayılmaya rağmen varlığını korumuş kadim bir inanç yoludur.
Bu yolun temelinde insan sevgisi, hak, adalet, eşitlik, rızalık, paylaşım ve dayanışma vardır. Alevilikte makamdan önce hizmet, kişiden önce yol, benlikten önce birlik gelir.
Ne güzel söylemiş atalarımız:
“Yol bir, sürek binbirdir.”
Bu söz, Aleviliğin özünü anlatan en önemli anlayışlardan biridir. Süreklerimiz, ocaklarımız, geleneklerimiz farklı olabilir. Ancak Hakk'a yürüyen yolumuzun özü birdir. Bu farklılıklarımız ayrışmanın değil, kültürel ve inançsal zenginliğimizin ifadesidir.
Peki, bugün biz bu anlayışın neresindeyiz?

ALEVİ KURUMLARI NEDEN BİR ARAYA GELEMİYOR?

Bugün Türkiye'nin dört bir yanında yüzlerce Alevi derneği, vakfı, federasyonu, konfederasyonu, cemevi ve inanç kurumu bulunmaktadır.
Her kurum kendince mücadele ediyor, hizmet üretmeye çalışıyor. Elbette verilen her emek değerlidir. Ancak ortada görmezden gelemeyeceğimiz önemli bir sorun var:
Alevi kurumları arasında ortak hareket etme kültürü yeterince güçlenememiştir.
Kimi zaman kişisel çekişmeler, kimi zaman makam ve unvan tartışmaları, kimi zaman siyasal yakınlıklar, kimi zaman da kurumlar arasındaki görüş ayrılıkları ortak mücadelemizin önüne geçmektedir.
Oysa Alevi halkının sorunları kişisel değildir. İnançsal, toplumsal ve ortak sorunlardır.
Bir Alevi yurttaşının eşit yurttaşlık talebi hangi derneğe üye olduğuna göre değişir mi?
Bir cemevinin ibadethane olarak tanınması talebi hangi federasyona bağlı olduğuna göre farklılaşır mı?
Bir Alevi çocuğunun inanç özgürlüğü, bir dedenin inanç hizmeti, bir talibin rızalık hakkı kurumların siyasi veya idari tercihlerine göre değişebilir mi?
Elbette hayır!
Öyleyse ortak sorunlarımız için neden ortak bir irade ortaya koyamıyoruz?

ALEVİLİK KİMSENİN ŞAHSİ MÜLKÜ DEĞİLDİR

Açıkça ifade etmek gerekiyor:
Alevilik hiçbir derneğin, hiçbir federasyonun, hiçbir siyasi partinin, hiçbir kişinin tekelinde değildir.
Alevilik, makam ve koltuk üzerinden temsil edilecek bir anlayıştan çok daha derin, çok daha köklü bir inançtır.
Bugün bir kurumun başkanı olabilirsiniz, yarın olmayabilirsiniz. Bir federasyonun yöneticisi olabilirsiniz, göreviniz sona erebilir.
Ama yol kalır.
Talip kalır.
Ocak kalır.
Cem kalır.
Rızalık kalır.
Çünkü Alevilikte asıl olan kişiler değil, yolun kendisidir.
Bizler bu yolun sahibi değil, hizmetkârlarıyız.
Hiç kimse kendi kurumunu diğerinden üstün görmemeli, kimse diğerini dışlamamalı, kimse kendi düşüncesini bütün Alevi toplumunun tek doğru görüşü olarak sunmamalıdır.

ALEVİ HALKININ BİRLİĞİ, KURUMLARIN BİRLİĞİNDEN DAHA BÜYÜKTÜR

Alevi halkı tarih boyunca zor dönemlerden geçmiştir.
İnancını yaşamak, kimliğini korumak, kültürünü gelecek kuşaklara aktarmak için büyük bedeller ödemiştir.
Bugün ise geçmişin acılarını yalnızca anmak yeterli değildir. O acılardan ders çıkarmak, geleceği birlikte kurmak zorundayız.
Alevi toplumu artık kurumlar arasındaki çekişmelerle değil; ortak akıl, ortak talep ve ortak mücadele anlayışıyla gündeme gelmelidir.
Bunun için bütün Alevi kurumlarının, ocak temsilcilerinin, dedelerin, anaların, pirlerin, rehberlerin, taliplerin, gençlerin ve kadınların katılacağı geniş kapsamlı bir Alevi Ortak Akıl ve Birlik Buluşması gerçekleştirilebilir.
Bu buluşmada kişisel hesaplar değil, Alevi toplumunun geleceği konuşulmalıdır.
Cemevlerinin hukuki statüsü, eşit yurttaşlık, zorunlu din dersleri, inanç özgürlüğü, kamu kaynaklarından eşit yararlanma, kültürel mirasın korunması ve genç kuşaklara Aleviliğin aktarılması gibi temel konularda ortak ilkeler belirlenmelidir.
Her kurum kendi tüzel kişiliğini ve bağımsızlığını korumalı, ancak ortak meselelerde aynı masada buluşabilmelidir.
Birlik olmak, herkesin aynı düşünmesi değildir. Birlik olmak, farklı düşüncelere rağmen ortak değerlerde buluşabilmektir.

SİYASET AYRI, İNANÇ YOLU AYRIDIR

Aleviler elbette siyaset yapmalıdır. Bu, her yurttaş gibi Alevilerin de en doğal demokratik ve anayasal hakkıdır.
Ancak bireylerin siyasi tercihleriyle Alevi inanç kurumlarının varlık amacı birbirine karıştırılmamalıdır.
Bir Alevi sağ görüşlü olabilir, bir başkası sol görüşlü olabilir. Birisi iktidarı destekler, diğeri muhalefeti tercih eder.
Bunlar bireysel tercihlerdir.
Fakat cemevinin kapısından içeri girildiğinde siyasi ayrılıklar değil, can olma bilinci öne çıkmalıdır.
Aleviliğin siyasetin arka bahçesi hâline getirilmesine de, siyasi görüş ayrılıkları nedeniyle Alevi canların birbirinden uzaklaştırılmasına da karşı durmalıyız.
Hiçbir siyasi parti, hiçbir makam, hiçbir kişisel çıkar Alevi halkının birlikteliğinden daha değerli değildir.

ARTIK BEN DEĞİL, BİZ DEME ZAMANIDIR

Buradan bütün Alevi kurumlarının yöneticilerine bir çağrıda bulunmak istiyorum:
Gelin, birbirimizi eleştirmekten önce birbirimizi dinleyelim.
Gelin, geçmişte yaşanan kırgınlıkları ve ayrışmaları konuşarak aşmanın yollarını arayalım.
Gelin, kurumlarımızın tabelalarını değil, Alevi halkının haklarını öne çıkaralım.
Gelin, kimin daha büyük, kimin daha güçlü, kimin daha etkili olduğunu tartışmak yerine Alevi toplumunun ortak gücünü ortaya koyalım.
Bir kurumun başarısını diğerinin kaybı olarak görmeyelim.
Alevi kurumlarının güçlenmesi birbirine rakip olmakla değil, birbirini tamamlamakla mümkündür.
Unutmayalım ki birlik, farklılıklarımızın yok edilmesi değil, farklılıklarımızla birlikte var olabilmektir.

SON SÖZ: YOL BİRDİR, CAN BİRDİR!

Bizim yolumuz Hacı Bektaş-ı Veli'nin insan sevgisinden, Pir Sultan Abdal'ın haksızlık karşısındaki duruşundan, On İki İmamların adalet anlayışından beslenen bir yoldur.
Bu yolda kibire, benliğe, ayrımcılığa ve ötekileştirmeye yer olmamalıdır.
Alevi halkının yüzyıllardır verdiği var olma ve eşit yurttaşlık mücadelesi, kurumlar arasındaki anlaşmazlıkların gölgesinde kalmamalıdır.
Bugün ihtiyaç duyduğumuz şey yeni ayrılıklar değil, ortak bir vicdan ve ortak bir iradedir.
Hiçbir can kendisini dışlanmış, hiçbir ocak kendisini yok sayılmış, hiçbir kurum kendisini değersiz hissetmemelidir.
Alevi halkının birlikteliğini sağlayacak olan yalnızca yöneticilerin bir araya gelmesi değil, en başta taliplerin sesine kulak verilmesidir.
Çünkü bu yolun gerçek gücü makam sahiplerinde değil, Hakk'a ve hakikate gönül vermiş canlardadır.
Artık susarak, birbirimizi tüketerek, ayrı ayrı mücadele ederek değil; konuşarak, anlaşarak ve dayanışarak geleceğe yürümeliyiz.
Yol bir, sürek binbirdir.
Can canın yoldaşıdır, rakibi değil!
Alevilikte birlik, yalnızca bir temenni değil; gelecek kuşaklara karşı ortak sorumluluğumuzdur.
Gelin, birbirimizin eksiklerini aramak yerine birbirimizin eksiğini tamamlayalım.
Gelin, inciten değil iyileştiren; ayrıştıran değil birleştiren olalım.
Bir olalım, iri olalım, diri olalım.
Aşk ile, muhabbet ile, rızalık ile...
Ergün KURT
Antalya Hacı Bektaş-ı Veli Kültür Tanıtma Cemevi Derneği
İmam Rızâ Cemevi Başkanı

Yorum Yazın

E-posta hesabınız sitede yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar ile işaretlenmişdir.

Facebook Yorum