KIZILDERİLİLİER
03 Ekim 2026, Cumartesi 20:40K I Z I L D E R İ L İ L E R
Haklarındaki bilgilerimiz genellikle BATI kaynaklı filmler,çizgi romanlar,kitaplar vs.den oluşan Kızılderililer hakkında olacak olan bu yazı dizisi özellikle giriş bölümü geniş tutularak verilecektir. Bunun sebebi ise nasıl bir dünyada yaşıyoruz ? bazı farklılıkların doğal sebepleri var mıdır ? Her toprak parçası ( özellikle kıtalar açısından ) aynı özelliklere mi sahiptir? ve benzeri soruların ve tarihin farklı akışının anlaşılabilmesi için bu tercih yapılmıştır.
Hepimiz adına “DÜNYA “ dediğimiz bu gezegende yaşıyoruz. Tahmin edildiği gibi “gezegen” kelimesinin kökü “gezmek”ten gelir . Dünyamız adına “Güneş Sistemi “dediğimiz yıldızımızın ( güneş ; bu kelimede bariz olarak görüleceği üzere “gün “ kelimesinden gelmektedir)
Güneş sistemi ; gezegenler, kuyruklu yıldızlar ( aslında yıldız değiller yanlış adlandırma dır sadece eriyip gaz haline gelebilen kaya parçalarıdır ) , uydular ( her gezegenin uydusu yok mesela Merkür, bu kelimede ” uy “ kökünden gelip uyan ,itaat eden anlamındadır bizim bir adet uydumuz mevcut adıda “AY” dır ve yılın bölümleri için olduğu sanılmaktadır çünkü ayın çevrimi çoğu kültürde zaman birimi olarak kullanılmıştır.), meteorlar( ve astreoidler dahil) ( bunlar serbest gezen kaya parçalarıdır kimi ilk oluşumdan kalmıştır kimi ise çarpışmaların kalan parçalarıdır ,kimbilir belki başka yıldız sistemlerinden katılan dahi belki vardır… fakat bunlar dünya dışında iken farklı atmosfere girince farklı ve yeryüzüne ulaşınca farklı adlar almaktadır) , Kuiper Kuşağı: ( Neptün ötesindedir ,çok uzaktır ve çok sayıda değişik yapıda gök cisimlerini bulundurur. 30 ila 50 AB uzaklıktadır) , Dağınık Disk: ( bu bölge 50 ila 1.000 AB uzaktadır. AB , Astronomik birim demektir ve güneş ile dünya arasındaki uzaklıktır .) , Oort Kuşağı: ( 2.000 ila 100.000 AB uzaklıklara ulaşır trilyonlarca buzsu asteroid den oluşur) Bunlar değişebilir bilgilerdir.
Güneşin ışıkları ortalama olarak dünyamıza 8 dakikada ulaşmaktadır. Işık hızı kabaca saniyede 300.000 km olduğundan ,güneşe olan mesafe ortalama olarak 150.000.000 km dir. Ancak dünya güneş çevresinde dairesel şekilde dönmemektedir ,elips şeklinde yol takip eder. Bir elipsin uzun ve kısa bölümleri bulunduğundan dünya güneşe bazen milyonlarca km yaklaşır bazende uzaklaşır,yani bazılarının yazdığı gibi dünya güneşe bir km yakın veya uzak olsa yok şöyle olurdu yok böyle olurdu düşüncesi bilim dışıdır,akıl dışıdır.
Dünya üzerinde nerede yaşadığımıza göre mevsimsel farklılıklar vardır. Nasıl dünyanın kendi etrafındaki bir turu bir “gün “ ediyorsa ,güneşin etrafındaki bir turu da bir “yıl “ ifade eder( yıl - kelimesi eski türkçede hareket anlamında olduğu kabul edilir) . Biz,kuzey yarı kürede yaşıyoruz . Dünya bu anlamda iki bölümdür 1- KUZEY YARI KÜRE 2- GÜNEY YARI KÜRE
Bu iki bölüm aslında ciddi farklılıklarında ana sebeblerindendir. Biz kışı yaşarken güney de olanlar yaz mevsimini yaşarlar…
Bütünsel olarak bakıldığı zaman mevsimlerin oluşunun güneşe yakınlık ve ya uzaklıka hiçbir ilişiği yoktur. Mevsimler dünyanın bir tarafa doğru eğik durması ile ilgilidir. Eğer dünya güneşe tam dik olarak yörüngede hareket etseydi bildiğimiz mevsimler olamazdı. Nitekim böyle gezegenlerde vardır.
Dünya : 23.44 derece eğimlidir ( mevsimler oluşur )
Merkür : 0.03 derece eğimlidir ( nerde ise dik olduğundan mevsimler olmaz)
Mars : 25.19 derece eğimli ( mevsimler our)
Uranüs : 97.77 derece ( yatay hareket eden bidon gibi…)
Dünyanın eğik yüzü güneşe dönük olduğundan ,dünyanın ekvator kuşağı en fazla ışık alır. Yılda iki kez ekvator da güneşe tam dik durumda olur ;
21 MART ve 23 EYLÜL de. Bu durum kuzey yarım kürede ise ;
21 HAZİRAN tarihinde olur ve Güney yarı kürede ise ; 21 ARALIK tarihinde olmaktadır . Bu tarihlerde buralar en fazla ışık alırlar.
Olaya başkentimiz açısından bakalım ;
21 HAZİRAN da ANKARA’da en dike yakın açı ile ışık ulaşır fakat bu açı 90 derece değil 73.5 derecedir.
Yine Ankara’da en eğik açı tarihi ise 21 ARALIK tır. Açı ise 26.7 derecedir.
İlkbaharda ise en yüksek açı 61.9 derece olur.
Sonbaharda ise en yüksek açı 39.5 derece olmaktadır.
Bütün bu yazıları yazmamın bir anlamı var. Yaşadığımız dünyayı anlamaya çalışıyoruz. Anlamadan meydana gelen doğal farklılıkların kökenini anlayamayabiliriz. Devam ediyoruz;
Dünyanın büyük çoğunluğu su ile kaplıdır. Nehirler ve gölleri de dahil etmeden. Dünyanın ;
Yüzeyinin yaklaşık olarak % de 71 su ( deniz,okyanus)
Yüzeyinin yaklaşık olarak % de 29 ise kara dır.
Dünyadaki suyun %97 ise tuzlu sudur
Dünyadaki suyun % 3 ise tatlı sudur.Ayrıca bu tatlı suların büyük kısmı buzullarda ve yer altında toplanmış durumdadır.Fakat bu dağılım KUZEY VE GÜNEY yarı küre olarak bakıldığı zaman ise ;
Kuzey yarı kürede % 39 kara ve % 62 ise sudur.
Güney yarı kürede % 19 kara ve % 81 ise sudur. Kısacası bu dağılımda büyük farklılıklar vardır. Elbette bunun etkileri de olacaktır. Çünkü güneyde bariz biçimde karalar daha azdır.
Bu gibi etkiler nedeni ile insanların büyük çoğunluğu kuzey yarı kürede yaşar ( % 90 )
Aynı sebeple ise insanların sadece % 10 güney kürede yaşamaktadır.İklim olarak bakalım ;
Kuzey yarım kürede ortalama sıcaklık güneye göre 2 derece fazladır.Ancak iklim daha ziyade karasal ve serttir.
Güney yarım kürede ise suyun fazla olması nedeniyle iklim daha çok denizsel ve ılımandır.
NOT: Dünyanın kendi çevresinde dönüşünden dolayı normalde düz gitmesi gereken rüzgar ve okyanus akıntıları SAPARAK hareketlerine devam ederler. İşte bu etkiye “CORİOLİS ETKİSİ “ denir.
Fakat bu sapma her iki kürede çok farklı sonuçları doğurur.
Kuzey yarım kürede SAPMA sağa doğru olur ( saat istikameti)
Güney yarım kürede ise SAPMA sola doğru olmaktadır.Daha yakından bakalım ;
Kuzeyde Gulf Stream gibi okyanus akıntıları sağa doğru sapar ayrıca rüzgarlarda bu kısımda kara daha fazla olduğu için ( dağ,tepe) hızı azalır.
Güneyde ise sola sapar fakat bu bölümde karaların az olması nedeni ile şiddetleri daha yüksek olur. Bu nedenle eskiden beri denizciler 40 ve 50 enlemlerde ki rüzgarlardan çok çekinirler.
NOT: Dünyanın elips şeklindeki hareketinden dolayı kuzey yarım kürede yazlar iki gün daha fazla olur ,tam tersine ise güneyde yazlar iki gün daha azdır.
NOT un NOTU: Bu iki günlük süre farkının nedeni ise dünyanın güneşe yaklaşınca hızını artırması sonucu oluşur.
Güney yarım kürenin kış dönemine girdiğinde dünya güneşe en uzak konumdadır bununda etkisi ile ANTARTİKA kıtası gibi uç yerlerde soğuk daha şiddetlidir.
DİP NOT: Yazı devam edecek


Yorum Yazın
E-posta hesabınız sitede yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişdir.
Facebook Yorum