KIZILDERİLİLİER İKİ
04 Ekim 2026, Pazar 22:28İçinde yaşadığımız dünya sürekli değişim halindedir. Ancak bu değişiklikler geniş zaman aralığına yayıldığından , olaylara göre çok kısa ömrü olan bizler için sanki herşey aynı gibidir.Jeolojik olayların zaman akışı çok uzundur mesela ülkemizin Toros Dağları böyle bir jeolojik olay ve uzun sürede oluşmuşlardır.Bu durum halen sürmektedir. Ağrı Dağının her yıl birkaç santim yükseldiğini biliyoruz.
Jeolojik zaman içinde ki canlılar da çevresi ile birlikte değişimden geçer. Bir canlı beslenir ve çoğalır ve bu durum doğrudan yaşadığı çevre ile ilişkilidir.Bu gözle bakarak yazımıza devam edelim.
İnsanlığın evriminde çok sayıda köşe taşı bulunur. Yapılan araştırmalar sonucunda insan diyebileceğimiz canlılar ( homosapiens) günümüzden yaklaşık 200.000 yıl önce görülmeye başlar. Daha önceleri ise çeşitli zaman aralıklarında evrimlleşerek çeşitli dallara ayrılıp ayrıştılar. Bu anlamı ile bakıldığında günümüze ulaşamamış çok sayıda akrabamız olan bu dallardaki bu canlılar yok oldular. Bir kısmı ise değişmeye devam ettiler. Çoğu kişinin sandığı gibi insanlar maymunlardan türememiştir. Bu anlamı ile maymunlar insanlığın atası değildir ancak en yakın akrabasıdır. Her iki canlının “ortak atası” mevcuttur. Bu ortak ata milyonlarca yıl önce yaşamıştır.
İnsanlığın bilinen en büyük ilk değişiminin iki ayak üzerine yükselmek olduğu kabul edilir. Bu şekilde ön ayaklar ( yani eller ) serbest hale gelebilmiştir. Bu şekilde ileride alet yapacak organ ortaya çıkmış olmaktadır.
Son bilgilerimize göre insanlığın anavatanı Afrika Kıtasıdır. Bugün Afrika Boynuzu dediğimiz yer civarıdır, yani kuzey doğu afrika. İnsanlık yaklaşık 70.000 yıl önce bir sebepten bu kıtadan göç etmeye başladı. Ancak bu cümle yanlış anlaşılmasın! bütün insanlar Afrika'yı terk etmedi. Belki alan yetmezliğinden belki başka bir sebeple bir grup insan kuzeye doğru yürüdü. Elbette değişik zamanlarda değişik gruplar batıya,doğuya,güneye de gitti. Fakat haritaya bakılırsa doğrudan kuzeye gidenler Büyük Sahrayı geçince ( o zamanlarda burası çöl değildi) Akdeniz ile karşılaştı ancak bu denizi geçecek arac gerece sahip değillerdi. En fazla Cebelitarık boğazına kadar geldiler ,biliyoruz çünkü fosilleri bulundu. Güneye gidenlerin ise son durağı Güney Afrika oldu ve okyanus ile karşılaştılar. Batıya yönelen lerde okyanus ile karşılaştı. Tek çıkış yolu kuzey doğu olmuştur. Buradan Arabistan ve OrtaDoğu'ya ulaştılar o zamanlarda iklim daha uygundu bir kısmı buralara yerleşip çoğaldı. Belkide günümüzdeki kutsallığı bu derin nedene bağlı olabilir….
Böylece dünyaya yayılmaya başlayan insanoğlunun bu dönemindeki dünyaya daha yakından bakarsak;
Kıtalar bugünkü yerlerindedir. Afrika ile Asya ve Avrupa karasal olarak birbiri ile irtibatlı durumdadır. Fakat diğer kıtalar ise ; Amerika kıtaları ( kuzey ve güney) çok uzaklardadır. Antartika kıtası ise yine çok uzaklarda ve bütün yüzeyi buzla kaplı durumdadır. Avustralya ( Okyanusya da denir) kıtasıda menzil dışında olmakla birlikte günümüzdeki gibi de değildir . Kısacası güney asya ile halen karasal bağlantı vardır yani sular yükselmemiştir.
NOT: Dünya çeşitli jeolojik tarihlerde buz dönemine ( kar topu dünya gibi) girmiştir bu durumda okyanuslardaki suyun önemli kısmı katılaşmış ve deniz seviyesi düşmüştür ( mesela bir ara İngiltere karasal olarak Avrupaya bağlı idi bu nedenle insanlar kolaylıkla oraya gidebilmiştir)
Kıtalara biraz daha yakından bakalım;
ASYA KITASI : 44.6 milyon km kare yüzölçümüne sahip olup en büyük kıta durumundadır . Aslında Avrupa ile Asya'yı tek kıta kabul etmek gerekir zira bu iki kara parçasını ayıran bir engel yoktur ( aradaki dağ mazeret olamaz çünkü her yerde dağlar mevcut! ) Ancak Avrupanın kibirli tarih bakışı bu durumu yaratmıştır.
AFRİKA KITASI: 30.4 milyon km kare yüzölçümü ile ikinci büyük kıtadır. Aynı zamanda en sıcak kıtadır.
KUZEY AMERİKA KITASIDIR : 24.7 milyon km kare yüzölçümü vardır.
GÜNEY AMERİKA KITASI 17.8 milyon km kare yüzölçümü vardır.
NOT: Tüm Amerika kıtası ise 42.5 milyon km karedir.
AVRUPA KITASI : 10.2 milyon km kare yüzölçümü vardır.
AVUSTRALYA KITASI : 8.5 milyon km kare yüzölçümü vardır. En küçük kıtadır .
ANTARTİKA KITASI : 14.2 milyon km kare yüzölçümü vardır. Üzerinde kalıcı insan topluluğu yoktur sadece bilim amaçlı istasyonlar bulunmaktadır. Fakat Antartika kıtası hep bugünkü yerinde değildi ve bu kıta tropikal ormanlarla kaplı idi. Aslında yağışın en az olduğu yerdir fakat erime deniz dışında olmadığı için yüzeyi buzla kaplanmış durumdadır. Bu kıtada penguenler yaşamaktadır.
NOT: “Artik “kelimesi eski Yunancadan gelir. Manası “ayı “ dır. Fakat bu gökyüzünde bulunan takım yıldızlarından olan “büyük ayı ve küçük ayı “ yı temsilen yapılan adlandırmalardır.
Kelimenin aslı ise “Arktos “ dır zamanla bu kelime kuzey kutbunu belirtmek için kullanılmıştır.Buna sebep ise sadece kuzey kutbunda ayı bulunmasıdır. Bu durumu işaret etmektedir.
Antartika kelimesi ise “anti “ yani “karşı” anlamında olup kuzey kutbu karşısı yani güney kutbunu ifade eder.
Kıtaları irdelemeye devam edelim. Asya veya Avrasya en zengin kıtadır. Hangi açıdan en zengin ? Elbette bu sorulan soruya göre değişecektir. Konumuz insanlığın gelişmesi olduğu için ilk insanların gelişmesine en müsait kıta demek doğru olacaktır. Elimizde altı adet kıta var, Bunlardan Antartika kıtasını daha başından devre dışı bırakıyorum. Sebebi bellli…
Gelelim diğerlerine. Afrika Asya ve Avrupa'yı tek kıta gibi düşünmek mümkün çünkü bu üç kıta karadan bağlantılara sahiptir. Günümüzden binlerce yıl önce insanlar hızlı ulaşım imkanlarına sahip değillerdi nerdeyse tek ulaşım aracı ayaklardı. Elbette insanlık yaşadığı çevrede at,eşek, katır, öküz vb. hayvanlar varsa bunları evcilleştirip onların gücünden yararlandılar.
Şimdi de kıtaları bu yönden inceleyelim. Önce Asya.
ASYA : Hemen yazayım ki en zengin kıta dır. Burada yaşayan hayvanlara bakalım.
Asya Mandası: evcilleştirildi ,sulak alanlarda yaşar. Süt,et ve gücünden yararlanıldı.
Çift hörgüçlü deve: evcilleştirildi ,binek ve yük hayvanı.
Yak : Tibet evcilleştirildi ,tıpkı manda gibi faydanıldı.
Köpek : Evcilleştirildi, önceleri etindende faydanıldı,avcılıkta ve bekçi olarak.
At: evcilleştirildi ,yük,seyahat ,sür ,et için .
Tavuk : Eti ve yumurtası için.
Domuz : eti için.
Keçi : Sütü, derisi, eti için.
Koyun: Eti,sütü ,derisi için.
Fil : Evcilleştirmesi geç olmuştur. Gücünden faydalandılar ayrıca taşıma işi için kullanıldı.Fakat her hayvan evcilleştirilemedi. Mesela Asya gergedanı , kaplan, timsah vb.
AFRİKA : Afrika ,Asya kadar evcilleştirmeye müsait hayvan barındırmıyordu. Bunları sayarsak;
Zürafa, Aslan, gergedan, Su aygırı ( hipopotam) , Fil , Zebra ( ata benzemesine rağmen asla evcilleştirilemedi) , goril,şempaze, Babun, Lemur vb.
Evcilleşenler ise : Eşek ( Somali de yaklaşık 7.000 yıl önce ) ; Kedi ( Mısır , 7.500 yıl önce) ; Beç Tavuğu ( Sahra altında ) ; Deve kuşu ( ancak son zamanlarda mümkün oldu)
NOT: Günümüzde bazı Masai halkları koyun ve keçi beslerler fakat bu hayvanlar Asya kökenlidir.
AVRUPA : evcilleşmeyen leri yazalım;
Boz ayı , Avrupa bizonu, Kurt, Vaşak, geyik çeşitleri , Berberi Şebeği ( maymun çeşididir) , tilki,kakım vb.
Avrupa ile Asya arasında doğal sınır olmadığından bir yerde evcilleşenler diğer kıtaya götürüldüğü için bu konularda kesin yargılarda bulunmak zordur ancak önce Asya'da evcilleştirilen hayvan sayısı çok fazladır zira eski dönemde Avrupa’nın önemli kısmı buzullar altında kalmıştır. Bunun en büyük istisnası Anadoludur.Fakat Anadolununda Trakya hariç Asya'ya aittir. Bu bölge neden önemli ? Çünkü buzullardan kaçan gerek kuşlar gerekse hayvanlar burasını sığınak olarak kullandılar. Bugünkü kuşların göç yollarının Anadolu üzerinde yoğunlaşmasının sebeplerinden biride bu durum olabilir.
AVUSTRALYA KITASI: Bu kıta birçok bakımdan özeldir. En önemli sebep ise ; bu kıta kıtalar birleşikken ilk ayrılandır. Bu olay elbette milyonlarca yıl önce olmuştu. Fakat o dönemde hayvanlar henüz memeli aşamasına geçememişti ,ileride memeli olacaklar ( kurt,ayı, tavşan, koyun vs.) henüz keseli canlılardı.
Bugün bütün kıtalar içinde “ENDEMİK “ canlı en çok barındıran kıta durumundadır. Bu kıtada memeli hayvan yoktur. Olanlarda çok sonradan insanlar tarafından getirilmiştir ( kedi,köpek vb.)
Avustralya da yaşayan hayvanların % 83 ve sürüngenlerin ise % 89 ve amfibi canlıların ise % 93 endemiktir yani sadece o bölgede yaşarlar. Büyük hayvanlara bakalım ;
Kanguru : kıtanın en büyük hayvanıdır. Çok çeşidi bulunur. KOALA : Ağaçlarda yaşar, QUAKKA , TAZMANYA CANAVARI, ORNİTORENK ( yumurta ile çoğalır. , EKİDNE ,karınca yiyen çeşidi fakat yumurta ile çoğalır.
EMU: Deve kuşundan sonraki en büyük kuştur.
BÜYÜK KARTAL: kıtanın en büyük yırtıcı kuşudur.
GOANNA: Monitör türü kertenkele çeşididir bazıları iki metreye ulaşabilir.
DİNGO: Tamamen vahşidirler ,köpek çeşididir bunlar insanlar tarafından getirilmiştir.Ayrıca bu kıta en zehirli yılanların olduğu yerdir.
KUZEY AMERİKA : Önce evcileştirilenlere bakalım ;
HİNDİ : Eti ve yumurtası için. Bu hayvanın avrupada adı “turkey” dir. Bu garip adlandırma nedeni biraz karışıktır. Yazalım; Avrupaya Hindistandan hindiye çok benzer bir kuş getirildi. ( GUİNEAFOWL) bu kuşa (aslında bu kuş Afrika’dan getirilen ve günümüzde “beç tavuğu “ denilen hayvandır. Ancak bu kuş Osmanlı üzerinden Avrupa'ya getirildiği için turkey olarak adlandırılmıştır. Türkler ise ilk defa Hindistan’dan geldiği için “Hindi “ demişler. Portekizliler aynı kuşu ilk defa Peru dan getirmişler ve orada kuşun adı “Peru” olmuştur.Aynı kuş yine ticaret yolu ile Makedonya'ya ise “Mısır “ olarak girmiş ve adı mısır dır. İşin garip tarafı Hintliler bu kuşa “PİRU “ der yine Peru ilişkisinden dolayı. Biraz karışık bir adlandırma…
MİSK ÖRDEĞİ: Meksika ve orta Amerika da evcilleştirilmiştir.
KOŞİNEAL BÖCEĞİ: Meksika ve Orta Amerika'da evcilleştirilmiş mikroskopik canlıdır. Bu canlı kaktüslerde çoğalır. “Karmin kırmızısı “ rengi elde etmek için kullanılır ve giyim kuşam boyanırdı.
İĞNESİZ ARILAR: Maya halkı tarafından arıcılık yapmak için evcilleştirilmiştir ,bu arılar sokmazlar.
Kuzey Amerika’da başka hayvan evcilleştirilmemiştir. Oysa çok sayıda hayvan mevcuttur ancak evcilleşmeye uygun değillerdi. Bazılarını yazarsak ; Dağ aslanı, Kara ayı, geyik çeşitleri, Lynx,Kundu, kır kurdu, Çakal vs.
GÜNEY AMERİKA :
LAMA VE ALPAGA : And dağlarının hayvanlarıdır,deri ve tüyünden yararlanılır. Hafif yük taşıyabilir.
KÖPEK : eti ve avcılık için
GİNEPİG : Bir kobay cinsidir. M.Ö. 10.000 yıllarında evcilleştirildiği düşünülür ,etinden yararlanıldı.
Evcilleştirilmeyen çok sayıda hayvan bulunur. Bunların bir kısmını yazarsak ;
Jaguar, tembel hayvan, kurt, And ayısı, Kodkod, çalı köpeği, su samuru, Örümcek maymunu, Uluyan maymun, Sincap maymunu, Armadilla, Harpya kartalı, Tukan ( kuş) , Makav ( kuş) , Boa yılanı, anakonda, deniz iguanası, Galapagos kaplumbağaları vs.
NOT : Yazı devam edecek.


Yorum Yazın
E-posta hesabınız sitede yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişdir.
Facebook Yorum