İstanbul
03 Mayıs, 2026, Pazar
  • DOLAR
    32.58
  • EURO
    34.81
  • ALTIN
    2412.9
  • BIST
    9645.02
  • BTC
    66248.09$

SÖZDE KALAN ALEVİ SEVGİSİ, SAYGISI

03 Mayıs 2026, Pazar 20:32

Bir toplumu var eden; onu ayakta tutan, kök salmasını sağlayan en temel unsur, o toplumu oluşturan tüm yurttaşlara karşı gösterilen eşit muamele, sevgi ve saygıdır.

Devlet dediğimiz yapı da ancak bu anlayışla güç kazanır, bu anlayışla kalıcı olur.

Ve unutulmamalıdır ki devlet sadece merkezi idareden ibaret değildir; belediyelerden, il özel idarelerinden, yani yerel yönetimlerin tamamından oluşan bir bütündür.

Sözde kalan sevgi, yalnızca dudaklardan dökülen ama hayata yansımayan ifadeler; zamanla inandırıcılığını yitirir. Hele ki konu bir inanç, bir kimlik meselesiyse…

Orada söylenen sözlerin değil, yapılanların bir anlamı vardır. Çünkü insanlar, kendilerine nasıl hitap edildiğine değil; nasıl muamele gördüğüne bakar.

Bugün Alevî yurttaşlara yönelik sıkça dile getirilen “sevgi” ve “saygı” söylemleri, ne yazık ki çoğu zaman dilde kalmakta, uygulamada karşılığını bulamamaktadır.

Oysa gerçek saygı; sadece özel günlerde hatırlamakla değil, hayatın her alanında eşitliği tesis etmekle mümkündür.

Cemevlerinin statüsünden, kamusal hizmetlere erişime kadar uzanan geniş bir alanda hâlâ çözüm bekleyen meseleler varken; dile getirilen güzel sözler, eksik kalmaya mahkûmdur.

Devletin asli görevi; hiçbir ayrım gözetmeden, tüm yurttaşlarını eşit görmek ve bu eşitliği sadece anayasal bir metin olarak değil, yaşayan bir gerçeklik hâline getirmektir.

Bu sorumluluk yalnızca Ankara’daki kurumların değil; mahalledeki belediyeden büyükşehir yönetimlerine kadar yerel yönetimlerin de omuzlarındadır.

Çünkü vatandaş, devleti en çok yerelde hisseder; aldığı hizmette, gördüğü muamelede, kapısını çaldığı kurumda...

Alevîlik; özü itibariyle insanı merkeze alan, sevgiyi, paylaşmayı ve adaleti esas alan bir yolun adıdır.

Böylesi bir inanca sahip yurttaşların, kendi devletlerinden beklentisi de çok açık ve nettir:

Samimiyet. Adalet. Eşitlik.

Şunu açıkça ifade etmek gerekir ki;

Sevgi, sadece söylenerek değil, hissedilerek ve hissettirilerek anlam kazanır.

Saygı, yalnızca ifade edilerek değil, davranışlarla gösterilerek değer bulur.

Eğer bir toplumda hâlâ insanlar kendilerini eşit hissetmiyorsa, orada sorun dilde değil; uygulamadadır. Ve çözüm de yine sözlerde değil, atılacak somut adımlardadır.

Son söz niyetine:

Alevî sevgisi dilde kalmamalı…

Merkezde olduğu kadar yerelde de hayat bulmalı.

Belediyelerin hizmetinde, kamu kurumlarının yaklaşımında, sokaktaki uygulamada hissedilmeli.

Çünkü gerçek sevgi; eşitlikle, gerçek saygı ise adaletle hayat bulur.

Yorum Yazın

E-posta hesabınız sitede yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar ile işaretlenmişdir.

Facebook Yorum