DİN TÜCCARLARININ BİTMEYEN SERMAYESİ
01 Mayıs 2026, Cuma 16:28Dinler ve inançlar, insan hayatı içinde önemli bir yer tutar. Dinler, aynı zamanda manevi değerler içinde belirleyici bir etkiye de sahiptir. Zira ahlaki kuralları, yaşam tarzını, topluma ve doğaya bakışını belirleyen esas güç dinler ve inançlardır.
Ancak burada karşımıza iki grup insan çıkmaktadır. Bir tarafta samimi inanan, kalbi temiz, herkesi kendi gibi gören bir kesim, diğer tarafta ise mensubu olduğu dini ve inancı çıkarları için kullanan ve bundan maddi ve manevi kazanç eldenler bulunmaktadır.
Samimi inananlar çoğunluğu oluştururken, dini inancı çıkar için kullananlar ise, her daim azınlıkta kalmışlardır. Ancak ne var ki; azınlıkta olan bu kesim her zaman yönetimi ve iktidarı ellerinde tutmuşlardır. Yönetimi eline geçiren bu kesim, iktidarı hiç bir zaman bırakmak istememişlerdir. Zira, iktidar olmanın nimetlerinin tadına varmışlardır. Zevk ve sefa içinde yaşamışlardır. Bu nedenle de iktidarda kalmak için her türlü hokkabazlığı ve iki yüzlülüğü sonsuza kadar kullanmışlardır.
Semavi dinlere ait kitaplar ve o dine mensup kral, şah, halife ve sultanların iktidarları yakından incelendiğinde bunu görebiliriz.
Bu durumu önce kutsal kitaplarda yer alan ayetlerle açıklayacağız. Daha sonra da aynı durumun kralların, halifelerin ve sultanların iktidarlarında nasıl devam ettiğini göreceğiz.
Önce bu din tüccarları hakkında kutsal kitaplarda yer alan ayetleri verelim:
TEVRAT:
Yeşaya, BÖLÜM 3: 11-12. Ayetleri: “Vay kötülerin haline! Kötülük görecek, yaptıklarının karşılığını alacaklar. Ey halkım, sana yol gösterenler Seni saptırıyor, yolunu şaşırtıyorlar. Yetkililer halkımı eziyor, tefeciler başa geçti".
Yeşaya, Bölüm 3: 14-15 Ayetleri: “RAB halkının ileri gelenleri ve önderleriyle davasını görecek. RAB onlara diyor ki, "Bağları yiyip bitiren sizsiniz, evleriniz yoksullardan zorla aldığınız malla dolu. Ne hakla halkımı eziyor, yoksulu sömürüyorsunuz?"
Yeremya, bölüm 7: 11. Ayet: “Bana ait olan bu tapınak sizin için bir haydut ini mi oldu? Ama ben görüyorum neler yaptığınızı! diyor RAB.”
Matta incili 6. BÖLÜM: 1-6. Ayetler:
Yardım ve Gösteriş
“Doğruluktan kaynaklanan yardımınızı insanların gözü önünde gösteriş için yapmaktan kaçının. Yoksa göklerdeki Babanız’ın katında karşılığınız olmaz. Öyleyse birine yardım ederken önünde boru öttürme. İki yüzlülerin sinagoglarda, sokaklarda insanlarca övülmek amacıyla takındıkları tutumdur bu. Doğrusu size derim ki, onlar karşılıklarını aldılar. Birine yardım elini uzatırken, sol elin sağ elinin ne yaptığını bilmesin. Yardımını gizlice yap. Gizlilikte gören Baban da sana yaraşanı verecektir.”
Duada gerekli tutum
“Dua ederken iki yüzlüler gibi davranmayın. Onlar sinagoglarda, sokak köşelerinde dikilip dua etmeyi severler. Amaçları gösteriştir. Doğrusu size derim ki, onlar karşılıklarını aldılar. Ama sen dua ederken ‘iç odana çekil, kapını örtüp’ gizlide olan Baban’a ‘dua et.’ Gizlilikte gören Baban da sana yaraşanı verecektir.”
Bölüm 23, 27-28. ayetler:
İkiyüzlü Tutum
“Vay sizlere dinsel yorumcular (Sadukiler) ve Ferisiler. İkiyüzlüler! Çünkü sizler badanalı gömütlere benziyorsunuz. Bunlar dıştan parlak görünür, ama içleri ölü kemikleriyle ve her tür iğrençlikle doludur. Sizler de bunlar gibi dıştan insanlara doğru görünürsünüz, ama içten ikiyüzlülükle ve kötülükle dolusunuz.”
KUR’AN’I KERİM
MAUN SURESİ “ Gördün mü o, dini yalan sayanı ? İşte odur yetimi itip kakan, Yoksulu doyurmayı özendirmez o. Lanet olsun o namaz kılanlara-dua edenlere ki, Namazlarından gaflet içindedir onlar! Riyaya sapandır onlar, gösteriş yaparlar. Ve onlar, kamu hakkının yerine ulaşmasına-zekata-yardıma-iyiliğe engel olurlar. “
FECR SURESİ 17-20. AYETLER: “Hayır, siz ne yetimi doyuruyorsunuz ne de yoksulu beslemek için birbirinizi teşvik ediyorsunuz. Mirası hak gözetmeden, helal haram demeden yiyorsunuz. Serveti de pek çok seviyorsunuz. “
Yukarıda verdiğimiz ayetler yakından incelendiğinde yönetimi elinde bulunduranlar sömürücü olmakla, iki yüzlü davranmakla, yetimin, yoksulun malını gasp etmekle itham edilmektedirler. Bu ayetler de iktidarlarıın dini istismar edenlerin elinde nasıl çıkar için kullanıldığını ve servet birikimine nasıl aracı yapıldığını göstermektedir.
Din tüccarlarının sömürü ve iki yüzlülüğe dayanan düzenleri ekonomik ve siyasal sistemler değişiklik gösterse de aynen devam ettiğini görmekteyiz. Üç bin yıl önce Yahuda ve İsrail devletini yöneten hakim zümrenin yönetim anlayışının Roma, Emevi ve Abbasi imparatorluklarında devam ettiğini görmekteyiz.
Her üç imparatorluğu yönetenlerin kutsal kitaplarda yer alan ayetlere aykırı olarak, insanların inançlarını çıkarları için kullandıklarına şahit olmaktayız. Eğer inandıkları dinin kutsal kitaplarında yer alan ayetlere göre ülkelerini yönetmiş olsalardı köle isyanları ve köylü ayaklanmaları olur muydu?
Sonuç olarak, bütün dinler ve inançlar yönetimi elinde bulunduranlar tarafından istismar edilmiştir. Ve istismar edilmeye devam edilmektedir. Çünkü; bu sömürü sistemi sermaye ve emek istemeyen bir sistemdir. Ne kadar harcarsanız harcayın bitmek, tükenmek bilmeyen bir sermayedir.
***Kur’an’ı Kerim’deki ayetler, Prof. Dr. Yaşar Nuri Öztürk’ün Türkçe çevirisinden, Tevrat’daki ayetler http//ekitap.ayorum.com sitesinden, Matta İncili’nin Türkçe çevirisi ise, nazenin.biz.tr sitesinden alınmıştır.


Yorum Yazın
E-posta hesabınız sitede yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişdir.
Facebook Yorum