İstanbul
03 Mayıs, 2026, Pazar
  • DOLAR
    32.58
  • EURO
    34.81
  • ALTIN
    2412.9
  • BIST
    9645.02
  • BTC
    66248.09$

FETÖ, ALEVİ SUBAYLARI NİÇİN FİŞLEDİ?

02 Mayıs 2026, Cumartesi 15:44

FETÖ’nün “Alevilere yönelik ilgisi”nin Abant Toplantıları ile başlamadığını, toplantıların son aşama olduğunu daha önce yazdım.

Hain terör örgütünün Türk Silahlı Kuvvetleri’nde Alevi inançlı subayları tasfiye etmek için plan dahilinde çalışma yürüttüğünün bir belgesi de 2007 yılında bulunmuştu.

Bu yazımda sizlere Alevilerin TSK’nden tasfiye edilmesi ile ilgili planın FETÖ’nün en üst düzeyde kararlaştırılmış olduğu konusunda bir belgeyi ve çevresinde gelişen olayları anlatacağım.

Yıl 2006.

İzmir’de yapılan Cumhuriyet Mitingi sonrasında, o dönem KanalTürk Genel Yayın Yönetmeni olan Tuncay Özkan’a yaklaşan bir şahıs, kendisini “eski bir futbol hakemi” olarak tanıtır ve FETÖ’nün TSK yapılanmasını içeren bir belgeyi Özkan’a vermek istediğini belirtir.

Gazeteci Mehmet Y. Yılmaz’a göre, “o” da “belgeyi bir spor salonunda bulmuş.

Flaş belleği spor salonunda düşürenin şu anda firari durumda olan ve Fetullahçı çetenin Ege bölge imamı olduğu söylenen avukat Bekir Bas olduğu tahmin ediliyor.

FETÖ’NÜN TSK FİŞLEMESİNDE ALEVİLER

Dönemin CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, 25.07.2017 tarihli grup toplantısında söz konusu flash bellek içeriği ile ilgili olarak şu açıklamayı yapmıştı:

15 bin subay ve astsubayı içeren bilgi ve belgeler vardı. Altı bin TSK mensubunun özel hayatı, siyasi yapı ve yaşam biçimlerine dair fişleme bilgileri vardı. Dönemin Genelkurmay başkanı Hilmi Özkök dahil, sonradan gelecek genelkurmay başkanlarıyla 86 general hakkında özel fişleme bilgileri vardı. Binlerce Fethullahçı subay ve astsubayın örgütle bağı, himmet ödemeleri ve örgüt ilişkileri vardı. Örgüt içi evliliklerin nasıl yapılacağına dair fotoğraflı evlilik broşürleri vardı. Elemine edilmek istenen TSK mensuplarının nasıl şikayet edileceği, hangi üslup ve yazı tekniklerinin kullanılacağı yazışma örnekleri vardı.

Aynı konuda bilgi veren Saygı Öztürk’ün Sözcü gazetesindeki 28 Temmuz 2017 tarihli yazısından okuyalım:

Bilgisayar birimindekilerin uzun uğraşları sonucu içinde “çok gizli” bilgiler olduğu belirtilen diskin bir bölümü açılabildi. Bunlar fişleme kayıtlarıydı. “Alevi”, “Kürt”, “Solcu”, “Pornocu” diye fişlemeler vardı. Bir başka dosya “Evlilik” adını taşıyor, kimin kiminle evleneceği, evlendirildiği yazıyordu. Bir de “Abiler- Ablalar” sütunu vardı. Bazılarıyla ilgili aile boyu bilgiler derlenmişti. Örneğin Hacıbektaş Belediye Başkanı emekli asker Ali Rıza Selmanpakoğlu da bunlardan birisiydi. Ancak, bütün dosyaları açmak mümkün olmuyordu. Kriptoyu kırmak için çok uğraştılar ama olmadı.

Buradan anlıyoruz ki, hain Fethullahçı Terör Örgütü Türk Silahlı Kuvvetleri içerisinde Alevi subayları fişlemişti!

FLASH BELLEK DAĞA KAÇTI, DAĞ NERDE...

Sözünü ettiğimiz “Flash bellek” Tuncay Özkan tarafından 5 Ocak 2007 tarihinde, o dönem Kara Kuvvetleri Komutanı olan İlker Başbuğ’a ulaştırılmıştı.

Özkan, daha sonra Hürriyet gazetesinden Damla Güler ile yaptığı röportajda konuya ilişkin şunları söylüyor:

Belgeleri inceledikten sonra içindeki bilgilerin önemli olduğuna karar verdik. Gerekli işlemlerin yapılması için Ankara’ya Kara Kuvvetleri Komutanlığı’na giderek dönemin Kara Kuvvetleri Komutanı İlker Başbuğ’a bizzat verdim. Kendisi de şu an adını hatırlamadığım istihbarattan sorumlu general rütbesinde bir şahsı makamına çağırarak gerekli işlemlerin yapılması için verdi. Ayrıca kendisi benzer bilgileri içeren baka bir flash belleğin İzmir ilinden kendilerine önceden ulaştırıldığını bana söyledi.

Saygı Öztürk, “flash bellek”in sonraki yolculuğunu ise şöyle anlatıyor:

Dönemin Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Büyükanıt, kendisine ulaştırılan bu flash belleği Hava Kuvvetleri Komutanlığı’na gönderdi ve sonuçtan kendilerine bilgi verilmesini istedi.
2007 yılının Ağustos ayına kadar Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Faruk Cömert, Kurmay Başkanı Hasan Aksay, İstihbarat Başkanı Erol Özgil'di. 2007 yılının Ağustos ayında Hava Kuvvetleri Komutanlığı'na Orgeneral Aydoğan Babaoğlu, Kurmay Başkanlığı'na Korcan Pulatsu, İstihbarat Başkanlığı'na Çiğli 2. Ana Jet Üs Komutanı Tümgeneral Akın Öztürk atandı.

GÜNEŞ ÇALIŞMA GRUBU

Flash Bellek içeriği esas olarak Hava Kuvvetleri Komutanlığı personelini kapsadığı için, “gereğinin yapılması” için komutanlıkta “Güneş Çalışma Grubu” kurulur.

9 Şubat 2009’da nihai raporunu yazan Güneş Çalışma Grubu, flash bellek içeriğinin “TSK’an küskün ayrılan, bu bilgilere nüfuz etmiş ve bu bilgileri halen elinde bulunduran bir personelin... toplum nezdinde TSK’nın itibarını zedelemek, Hv. K.K.lığı ve TSK’dan intikam almak” amacıyla bu bilgileri farklı makamlara göndermiş olabileceği değerlendirmesi ile “araştırma yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı değerlendirilmektedir” şeklinde bir tutanakla konuyu kapattı.

Yani, aslında Türk Silahlı Kuvvetleri içerisindeki FETÖ faaliyetlerini incelemesi için oluşturulan Güneş Çalışma Grubu, tam tersine FETÖ aklama grubuna dönüşmüştü!

Dönemin İstihbarat Plan Yönetim Daire Başkanı Tuğgeneral Erdoğan Arslantaş, İstihbarat Başkanı Tümgeneral Akın Öztürk, Kurmay Başkanı Korgeneral Korcan Pulatsü ile birlikte Hava İstihbarata Karşı Koyma Şube Müdürü Kurmay Yarbay Emin Mert ve Hava Kuvvetleri Komutanı Aydoğan Babaoğlu’nun hep birlikte üstünü kapattıkları “flash bellek”te hedef alınan Alevilerin nasıl şikayet edileceği örnek yazışma formları ile birlikte vardı!

Bu rapora “uygundur” şeklinde paraf ederek imza atan Akın Öztürk 2013-2015 yılları arasında Hava Kuvvetleri Komutanlığı yapan, 15 Temmuz 2016’daki darbe girişimi sırasında Yüksek Askeri Şura üyesi olan, darbe lider kadrosundan olduğu için 141 kez müebbet hapis cezası hükümlüsü olarak cezaevinde yatan kişi.

Dosyayı örtbas eden subaylardan üçü halen tutuklu. Tutuklulardan Emin Mert ise, “itirafçı” oldu.

ALEVİ SUBAYLARI NİÇİN FİŞLEDİLER?

Fethullahçı Terör Örgütü ile ilgili araştırma yapan herkesin öncelikle cevaplaması gereken sorulardan birisi de, neden özellikle Alevi subayların fişlendiğidir.

Fişlemelerde Alevi subaylar için ayrı bir başlık açılmış olması üzerinde durulması gereken bir konudur ve FETÖ’nün yapısını anlamak için de hayati derecede önemlidir.

Gazeteci Mehmet Yılmaz, bu konu 2017 yılında gündeme geldiğinde, köşesinde flash bellek içeriği hakkında şu bilgileri vermişti:

Flash bellekte Türkiye’deki bütün il, ilçe ve köylerde yaşayan Alevi yurttaşlarımızın Fetullahçı örgüt tarafından tutulan fişleri var.

TSK’daki Alevi kökenli bütün subaylar ile ilgili fişlerde de özel hayat bilgileri bulunuyor. Tam 6 bin TSK mensubu subay ve astsubay, özel hayat, siyasi düşünce, yaşam biçimi ve alışkanlıklarıyla fişlenmiş.

Ayrıca, elimine edilmek istenen TSK mensuplarının nasıl şikâyet edileceği, hangi üslup ve yazı tekniklerinin kullanılacağı, nelere yer verileceği yazışma örnekleriyle bu dosyada yer alıyor.

Takip ve takibe karşı koyma, izleme, raporlamaların nasıl yapılacağı dosyada mevcut.

Alevi film yönetmenine film çektiren, Alevi müzisyene müzik besteleten, Alevi STK yöneticisini “suikast mağduru” olarak kullanan FETÖ’nün ordudaki Alevileri tasfiye etmek için özel bir proje uygulamış olması, üzerinde düşünülmesi ve tartışılması gereken bir durum değil mi?

Yorumlar

  • yorum avatar
    Binali Efe
    02-05-2026 18:04

    Sevgili Gazeteci yazar sayın Ali Rıza bey.Tarih boyunca Alevi toplumu, farklı dönemlerde çeşitli baskı, ayrımcılık ve trajik olaylarla karşı karşıya kalmıştır. Emevilerden Abbasiler’e, Selçuklu’dan Osmanlı’ya ve Cumhuriyet dönemine kadar uzanan süreçte, Alevilerin yaşadığı acılar ve tartışmalar bugün hâlâ toplumsal hafızada yerini korumaktadır.Bu süreçte yaşanan bazı olaylar, Alevi toplumunun kendisini dışlanmış hissetmesine neden olmuş; inançlarını ifade etme ve kabul görme konusunda zorluklar yaşamalarına yol açmıştır. “Biz Müslümanız” dedikce dahi zaman zaman bunun kabul edilmemesi, bu kırılmanın önemli bir parçasıdır.Yakın tarihte yaşanan en acı olaylardan biri de Sivas Madımak Oteli yangınıdır. Bu olayda birçok insan hayatını kaybetmiş ve Türkiye’nin toplumsal barışı açısından derin yaralar açılmıştır. Bu tür olaylar, farklı inanç ve kimliklerin bir arada, barış içinde yaşamasının ne kadar önemli olduğunu bir kez daha göstermektedir.Bugün yapılması gereken, geçmişte yaşanan acıları inkâr etmek ya da büyütmek değil; onları doğru anlamak, adalet duygusunu güçlendirmek ve benzer olayların tekrar yaşanmaması için toplumsal birlik ve karşılıklı saygıyı geliştirmektir.Alevi toplumunun yaşadığı sorunlar, ancak ötekileştirmeden uzak, kapsayıcı ve hukuka dayalı bir yaklaşımla ele alındığında gerçek anlamda çözüme kavuşabilir.

  • yorum avatar
    Ayhan Aytaç Yazarefendi
    02-05-2026 17:28

    Ali beye tşk...Fetönün belli ki müthiş bir Alaviafobisi varmış... ?

Yorum Yazın

E-posta hesabınız sitede yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar ile işaretlenmişdir.

Facebook Yorum