İstanbul
20 Temmuz, 2026, Pazartesi
  • DOLAR
    32.58
  • EURO
    34.81
  • ALTIN
    2412.9
  • BIST
    9645.02
  • BTC
    66248.09$

ALTIN, AZ BİLİNEN ÖZELLİKLERİ İKİ

01 Temmuz 2026, Çarşamba 01:05

Değerli arkadaşlar, altınla ilgili yazımıza devam ediyoruz.

Altın, pek çok maden gibi yoğunlaştığı ve maden yatağı dediğimiz yerlerden elde edilir( başka maden içinden ayrıştırılarak da elde edilir örnek bakır içindeki altın) . Her mineralin   kendine özgü birlikte bulunduğu diğer element ve mineraller vardır. Aynı şekilde her madenin “yataklar” ı   farklıdır elbette yapısal veya oluşumsal nedenlerle birlikte bulunanlar vardır bu tip maden yatakları rantabl olması (,ekonomik olması) nedeni ile daha önemli kabul edilir. Altın da genellikle (çünkü oluşum sürecine bağlı olarak beraber bulunduğu ilişikli mineraller değişir) gümüş, bakır, arsenik, pirit, kalkopirit,

kurşun (ve mineralleri), mangan (ve mineralleri) ve herkesin bildiği kuvars ve kalsit. Bu durumda altının yataklarına bir göz atalım ;

 

1-)HİDROTERMAL YATAKLAR: Hemen her yatak kendi içinde alt bölümlere ayrılır. Bu tip yataklarında çeşitleri vardır .A-)Plütonik  B-)Subvolkanik  C-)

 Volkanik 

Bu tip alt yatak çeşitleri dikkat edilirse derinlikle ilgidir.

Yüzeye çok yakın olan travertimsi kayaçlar içinde ki altın yatağına kısaca “ılıca tipi” yatak, sedimanter kayaçlar içinde ve özellikle karbonatlı kayaçlar içinde istiflenen altın yatağına ise  “Carlin” tipi yatak denir. Carlin tipi yataklar bileşimleri bakımından ;  a-) altınlı-kuvarslı olanlar.  

b-) altınlı-sülfürlü-kuvarslı olanlar.

 c-) altınlı-gümüşlü-kuvarslı-adularya oluşumlar olarak gruplandırılmaktadır. Adularya yataklarda sülfür az bulunur. Bu tip yataklarda altın,sülfürlü mineraller içinde yer almış olan bakırın yerini alır veyahut civarda tellür varsa onlarla bileşik yaparak “tellürüdleri” oluşturur.

 

2-) SİLİKA- KARBONATLI  (Listvenitik) kayaçlarla ilgili altın yatakları:

 

Bu tip altın yatakları “ultramafik” kayaçlarla kaplı sahalarda bulunur. Ultramafik kayaç; İçerisinde  silis miktarı en az olan kayaç çeşididir ve yapısında magnezyum ( demir,oksitli ve diğer bileşikler) oranı çok yüksek olur.(%30 gibi,halbuki tersi durum olan “asidik “kayaçlarda bu oran %2-3 gibidir.) Bu yatak tipinde altın,bant ve mercek yataklanma durumunda bulunur. Bu kayaçlar içinde amorf silis  (kristal yapısı olmayan silis anlamında)  , kalsedon, normal kuvars ve karbonatlar(kalsit,ankerit,siderit,dolamit)

vardır. Kayaçlar sert ve sarı renkli ve de toprağımsıdır.

 

3-) PLASER TİPİ YATAKLAR ;

Bu yataklar daha önce oluşmuş olan, nabit haldeki altının veya sülfürlü mineraller ile tellürlü minerallerin bozulma sonucunda yerlerinden ayrılarak taşınması ve ağırlığı nedeni ile birikim yerlerinde (altının birikim yerleri: bu konuyu bilmeyen birinin  altın avcılığına soyunması abestir. Konu ile ilgili internetten mutlak bilgi edinin, kısaca altının ağırlığı sebebi ile akıntının durduğu-yavaşladığı çukurumsu yerlerde olan yerlere doğal birikim yeri diyebiliriz, ancak işin incelikleri vardır…) oluşturduğu yataklardır.  Bu tip yatakların işletilmesi ucuza mal olduğu için değerlidir.

 

4-)METAMORFİK kayaçlardaki altın yatakları:

 

Bu tip yatakların ülkemiz için ayrı bir önemi vardır zira Türkiyenin jeolojik geçmişi nedeni ile bizde bu tip yatak oluşumlarının görülme ihtimali yüksektir. Burada dikkat edilmesi gereken nokta metamorfizmanın çeşitlerinin olmasıdır. (metamorfizma; Bir yere kadar mağmatik oluşumlara benzer ancak burada en önemli farklılık daha önceden magmatik oluşum yolu ile oluşmuş ve ayrışmış olan  “köken kaya” cın tekrar magma sıcaklığı ile eriyerek bir nevi aslına dönerek sonradan tekrar soğuyarak oluşmuş olması nedeni ile meydana gelen kayacın daha homojen içinde farklı element ve mineral olmayan anlamında) yapı arz etmesidir.

Fakat her şey bu kadar basit değildir bazen şöyle olur, alttan yükselerek gelen mağma çok önceden oluşmuş olan kayaçları etkileyerek o bölgede yani hemen yakın kayaçlarda (civar kayacı) kimyasal ve fiziksel değişikliklere neden olarak yepyeni mineralller meydana gelmesine sebep olur. Bu tip metamorfik oluşuma  “bölgesel metamorfizma” denir. Görüldüğü gibi bu tip yataklarında birçok çeşidi vardır.Bu oluşumların sadece altın için değil değerli taş arayanlar içinde büyük önemi vardır. Çünkü eğer alttan gelen (bu tip jeolojik oluşumlara “dayk” diyoruz.) ve istilacı olarak adlandırılan mağma yükselmesi eğer karbonat ağırlıklı bir tepeye denk gelirse bu dayk çevresinde oluşacak mineralller içinde aranan taşlardan olan yeşil renkli garnet çeşitlerinin meydana gelmesine neden olur.

Bu tip yataklarda altın, arsenik ve piritli damarlarda küçük boyutlu olarak bulunur. Fakat,metamorfizmadan geçmiş konglomeralarda (bu bir sedimanter kayaç biçimidir çakıl taşı diye türkçeye çevirebiliriz, isimlendirmede kayacın iç yapısı değil büyüklüğü esas alarak yapılmıştır.) bazen çok büyük tenörlü (tenör; bir ton kayaç içinde kaç gram maden,altın olduğunu gösteren bir birim çeşididir.mesela tenörü iki demek o bölgede ki altının ortalama olarak bin kilogramda iki gram altın bulunur demektir) altın bulunmuştur. Bir örnek verelim, Güney Afrika Cumhuriyetinde  “witwatersrand”  yatağında ortalama tenör çok çok yüksektir ve sadece burada çıkarılan altın tarih boyunca çıkarılandan fazladır. Ayrıca bu yerin kapsadığı alanında çok geniş olduğunu ekliyelim (rezerv çok yüksek ). Bu yatakta sadece altın bulunmamış ayrıca Platin,gümüş,uranyum,elmas da bulunmuştur. 

Arkadaşlar bu yazıyı da burada kesiyorum,devam edeceğiz.

 

 

 

 

 

Yorum Yazın

E-posta hesabınız sitede yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar ile işaretlenmişdir.

Facebook Yorum