İstanbul
20 Temmuz, 2026, Pazartesi
  • DOLAR
    32.58
  • EURO
    34.81
  • ALTIN
    2412.9
  • BIST
    9645.02
  • BTC
    66248.09$

BİR ASKERİN ANILARI DÖRT

28 Haziran 2026, Pazar 02:53

En son hapis cezasından kısa süre sonra başım yine belaya girdi artık dikkatli davranıyorum çünkü Edirne’ye inemiyorum evime gidemiyorum arkadaşlarla beraber olamıyorum evet bol bol okuyabiliyorum ama bıkkınlık verdi biraz gerçek özgürlük…Tam o günlerde bizim Bl.K.nı izne ayrılıyor normalde komutanlığı da komşu Bl.K.nına bırakırdı yani Yzb.Y.Bitirim’e. Fakat ne zaman bu durum olsa bu adam ne edip yapıp bana bulaşıyor sonuçta iki gün üç gün hapis alıyorum.  En son olaydan sonra Bl.K.nım odasına çağırdı üç gün yokum Bl.K.lığını da Atğm.ne bırakacağını söyledi tamam dedim kurtulduk.  Fakat ertesi gün öğrendim ki Tb.K.nı kabul etmemiş vekalet yine aynı  Yzb.da. Ancak bu durum bana tebliğ edilmemişti. Eğitim başlayınca bir ara tamir işini bırakıp (aynı zamanda kıta muhabere ast.sb lığı yapıyorum)  bizim atğm.lerle sohbete gittim tankların yanında inme binme eğitimi yaptırıyorlar ben ise kule muhabere astsb.lığı da yaptığım için arızalara bakıyordum. Yanlarına gittim sohbet ediyoruz bir sigara yakmıştım yan taraftan Yzb.Y.Bitirim yanımıza geldi hemen bölük personeli hazırola geçti atğm.de, ben görmezden geldim. Bana yöneldi “Uysal,sigarayı söndür” dedi ona döndüm “Size ne? Bölüğünüze gidin “ birden ortam gerildi “Sana emir veriyorum,sigarayı söndür “ artık dayanamadım yanımdaki atğm.ne dönüp selam durdum “Komutanım,bu yüzbaşı sigarayı söndür diyor ! Söndüreyim mi?”  İşte bu hareket Yzb.yı çıldırttı üzerime saldırdı eliyle boğazımı yakaladı hızla ittim “bana bir daha dokunursan yumruğu yersin !” Yumruğum havada sıkılı duruyor bütün bölüğün önünde hem şaşkın hem delirmiş durumda benimle baş etmesi mümkün değil bir müddet bocaladı sonra koşarak tabur Karargahı na  gitti. Beni şikayet edecek, kalırsam Atğm.lere  zarar vereceğim, “ben gidiyorum” dedim oradan ayrıldım. Kışlada gezerken haberci geldi “Sizi Tb.K.nı istiyor” hemen oraya yöneldim şansıma Tb.K.nı yok yerine S-4 olan Yzb.bakıyormuş bu kişi beni çok sever. Deli dolu ama gerçek bir asker. Odasına varınca gülümseyerek karşıladı “gel hele otur bir çay iç”  Önce ordan burdan konuştuk sonra ne olduğunu sordu bende ne oldu ise anlattım. Resmî olarak senin Bl.K.nın seni askeri mahkemeye vermek istiyor ancak senin haberin olmadığı için bu müracaatı kabul etmedim ancak bundan sonra iki gün idare et benzeri sözler ile beni gönderdi çıkınca Tabur “S-1 “ olan Bçvş.un yanına uğradım onunlada hasbihal ettik ve orada tekrar bölüğe dönerken yine bir başka haberci geldi sizi yzb.Y.Bitirim çağırıyor diye bildirdi. Önce bizim Bl.Astsb,na uğradım ondan fırça yedim gerçi bu durum farklı idi O Yzb.yı seven adam bulmak mümkün değildi bizim Dursun Bçvş.da bırak sevmeyi nefret eder “ama İşte askerlik”  Odasında sıkı sıkı tembih etti benim yanımda vukuat çıkarma “emredersin “ dedim. Yzb.nın odasına girdik masanın üzerinde bir kağıt duruyor.Bana “İmzala “ dedi okudum,Bl.K.nın kendisinde olduğunu yazıyor imzalamadan önce o günün tarih ve saatini yazınca bozuldu “Ne yapıyorsun?”  “ Ben şu anda öğreniyorum “ deyince kurduğu planda boşa gidiyordu Eğer tarihsiz imzalasam kıta önünde emre itaatsizlikten askeri mahkemeye verecek tabi bu durumda yapamazdı.

Durumun anlaşılması açısından bu kişi ile benzer bir olayımızı daha yazayım; yine bir gün Bl.K.nı iki günlüğüne yok vekalette bu Yzb.da. Daha ilk sabah içtimasında olay patladı. Bizim Tb.içtima (toplanma) alanı dediğimiz yerdeyiz burada sabah erkenden (bazen güneş doğmadan ) içtima alınır buradanda sabah sporuna gidilir. O gün ictimayı alan Bitirim Yzb.bizim bölüğe ters gelen bir emir verdi. Terslik şurada her zaman Bl.ün başına geçen kişi hep “sağa dön!” Diye emir verirdi o ise “Sola dön !” Deyince ben hariç herkes sağa döndü ben çavuşla yüz yüze geldim çünkü benden sonra  erbaş ve erler var. Bölük bocaladı ben doğru yapmıştım ama her zaman olduğu gibi tek başına yapılan doğru toplum gözünde eğridir…Bunun bedelini elbette bana çıkartacaktı sözde beni ikaz etti bende kendimi savundum “Sola dön dedin sola döndüm”  bu sefer de cevap veriyorsun diye laf söyledi iş büyüdü bende ordan ayrılıp gittim yoksa başım belaya girecek yarım saat geçmeden sarı zarf geldi.

Öğlene doğru bir haber geldi içtima olacak diye bölüğün teknisyenliğine yeni getirilen Rifat (Apaydın) Kd.Bşçvş.elimi tuttu Metin şu adama fırsat verme diye ricada bulundu bu kişiyi babam kadar severdim tümenin en kıdemli Astsb.idi (1956 lı sicilli) 

Yüzbaşı Bitirim elinde İç Hizmet Kanunu Kitabı ile geldi.Sıradan işlerden sonra yüksek sesle nutuk atmaya başladı.Konuştu konuştu en son “Kendini Aslan zanneden fareler var.Bu farenin fare olduğunu kendisine öğreteceğim ! Hep beraber öğreneceksiniz “. Dedi kan beynime sıçradı Rifat Bşçvş yanımda elime uzanıp tuttu fakat elimi ayırdım. Ardından Yzb. “İstikamet sağınız dağılın marş marş ! “ Dedi herkes koştu orduda gelenektir bu tip emirlerde Sb.ve astsb.lar hariç  denir. Ben yerimden kımıldamadım  “Uysal Emre dahilsin”  deyince  “Böyle emir olmaz siz eğitim amaçlı işi eziyet haline getiriyorsunuz !  Bu suçtur suça iştirak etmiyeceğim !

Elbette bu olayın sonunda beş gün hapis cezası geldi benim Bl.K.nı benim ziyaretime geldiğinde O Yzb.ya saydırdı zira bütün bölük olayı anlatmıştı bu yapılan aslında o birliğin de komutanına hakaret sayılır ancak adam bizimkinden daha kıdemli.

Edirne’de ki askeri yaşantım bu minvalde sürüp gitti.Özellikle Tümen Komutanı son olaydan sonra artık tam anlamı ile kancayı bana takmıştı. Artık hepsini yazsam bıkkınlık getirecek olaylar sonucunda üst üste yirmi sekiz gün hapis yattım. Fakat başka bir olay konumumu sarstı. İlk Bl.K.nımla başlarda çok iyi anlaşıyorduk aslında mert biri çoğu insana göre de dürüst ve iyi asker ancak aşırı sinirli.  Sinirlenince mantığındaki kaybedebiliyor işte o zaman en olmadık işi de yapabilir. Özellikle gerginlikle beraber ortaya çıkıyor bu nedenle kendisi gerince sebep olan şeyi ortadan kaldırmaya çalışıyoruz bir süre sonra normale dönüyor. Sonbaharda bizim Süloğlu’da tank atışlarımız var. Bu atışlar bizim için çok önemli diğer birliklerle yarış havasında oluyor bu nedenle de sıkı hazırlanıyoruz ancak bu tümen komutanı varken işler başka türlü cereyan edecekti.

Bölüğümüz de  o sırada üç Atğm.nimiz var hepside değerli kişiler benimle araları çok iyi zaten benden yaşça büyükler ancak benimde askeri tecrübem fazla ilk geldikleri andan itibaren kendilerine sevinçle yardımcı oldum. Tatbikatta gerçek mermiler kullanılıyor erlerde atış yapıyor. Ben ve Atğm.ler atış öğretmenliği yapıyoruz. Sanırım üç tank parkura giriyordu. Tanklar hareket halinde iken 800 m ileride ki düşman piyadelerini temsilen hedeflere A-4 MK.Tfk.le ateş ediyor top atışları ayrı yapılıyor. Bir müddet sonra işler zıvanadan çıktı.Tümen Komutanı gelecek dendi bizim yüzbaşı sıcakların da verdiği tesirle kendini kaybetmeye başladı önce sinirli komutlar sonra içerideki erlere ismen hakaretler derken başında ki Atğm.ler de hakaret etmeye başladı ortam çok gergin erlerin ödü patlıyor çocuklar bildiğini unuttu böylece hata yapıyorlar bu sefer Yzb.daha çok kızıyor sürekli büyüyen gerginlik var. Tam benim tank atışa girecek tümen komutanın gözetleme çadırında olduğu haberi geldi dürbünle baktım tam arkamızda ki çadırda koltuğa kurulmuştu. Parkura girdik atış için Karadenizlili bir çavuşumuz nişancı koltuğunda ben komutan kulesindeyim Yzb.yine çılgın gibi bağırmaya başladı tankta panik olduğunu hissediyorum onları yatıştırmaya çalıştım ama nafile bizim çavuş ateş etmeye başladı ancak hedefleri vuramıyor Bl.K.nı ismen saydırmaya başladı kendisi jeepte telsiz başında. Ne oldu ise birden tank topu hedeften hızla kaymaya başladı fakat bir yandan da ateş devam ediyor (kulede elektrik motoru ile topu ve kuleyi hareket ettiren “takat motoru” ve kontrol kolu var ateşleme düğmesinde üzerinde) önce uyardım yanlış yere atış ediyorsun falan dedim ancak cevap yok!… Tankın topu hızla dönüyor ve hedefte komuta çadırı var deliye döndüm bende bağırmaya başladım ama değişiklik yok baktım çadıra yaklaştık makinalı tüfek toz çıkararak gidiyor hızla içeriye yöneldim nişancının olduğu yer çok dardır ancak o heyecanla kafa üstü oraya daldım amacım takat tutamağını kapatmak. Asker ( Karadeniz li çavuş) bayılmış eli ateşleme düğmesine takılı kalmış nasıl yaptım bilmiyorum dediklerine göre son anda topun namlusunu havaya kaldırdım tabi mermiler göğe gitti. Stop edip dışarı çıktım acaba kaç kişi öldürdük diye panik halindeyim çadıra baktığımda hepsi tam siper yapmıştı elbette tümen komutanı da dahil… Bu  olayın en azından önleyicisi olduğum halde sanırım komutanlığa yanlış bilgi verilmiştir. Bölük komutanı yanına çağırdı durumu anlattım çavuşu istedi baktım dövecek zaten baygın araya girdim kendisini yatıştırdık ama ortalık iyice gerildi akşam üzeri tümen komutanı birlikleri gezeceği söylendi Yzb. da  “Metin şu Atğm.lere silahları söküp takmayı göster başıma iş çıkarmasınlar”  deyince oturup bütün silahlarını söküp takmasını tekrar ettik en problemli olan ise uçaksavar dı onuda tekrar tekrar yaptık. Artık hazır sayılırız komutan geldi bizim Ödemişli Atğm.ne uçaksavarı sök dedi hemen gözlerinin içine baktım ama o heyecanla hemen silahın başına koştu tek başına sökmeye çalıştı zaten bu bilmediğini gösterir bir kişiyi yardımcı olması için çağırması  icap ederdi ancak unuttu tümen komutanı küplere bindi hepimize sonradan “kıta bent “cezası vermiş. Bizim bu durumdan haberimiz yok. Ertesi gün atışlar bitti Birliğe dönüyoruz eşek şansı aynı Atğm.nin tankı yolda yanmaya başladı artık iş iyice cıvıtmıştı yangını söndürdük ancak tank çalışmadı teknisyen Rifat Bşçvş.kendisi ile kalmamı istedi mecburen geride kaldım tankı çalıştırıp Birliğe götüreceğiz teknisyenin bakım jeepi var. Uzatmayayım bizim tankı çalıştırmamız bayağı zaman aldı bende o tanka bindim Birliğe ancak gece on iki civarında vardık tankı yerine çekince eve gidip banyo yapıp yatmayı hayal ederken hepimizin cezalı olduğunu öğrendim tüm hücrelerim isyan etti o sinirle Birliğe yöneldik. Bizim bölüğün önünde kamelya vardır iki yüzbaşı ve birçok sb.ve astsb. orada oturuyor lar  Bl.K.nı yanımıza geldi ve Atğm.ne bağırmaya başladı halbu ki son derece kaliteli insandır bir şey demedi boynunu eğdi Yzb.dahada köpürdü ve anasına küfür etti bu çok ağır hakaretti ileri gidiyordu Atğm.sessizce ağlamaya başladı tepem atmıştı bu insanlarla hergün beraberdim hatta Edirne’de bile beraber geziyoruz “ Atğm.nin  anasına küfür edemezsiniz!”  Birden bu söz ağzımdan çıktı ve araya girdim “Metin konu seninle ilgili değil bu …..yüzünden hepimiz ceza aldık “ dedi bir daha küfür etti  “tekrar “Küfür etmeyin !”  Birden bana yöneldi “ Seninde ananı …” deyince yumruğu suratına patlattım o da bana vurdu birbirimize girdik etraftakiler bizi zor ayırdı.

Kıta bent cezası o kıtanın komutanı dahil tüm personeline verilir araziden geldik süresiz olarak birlikteyiz eve gidilmiyor herkes gerginlik içinde birde bizim kavga olayımız işi iyice şirazesinden çıkarmıştı Atğm.olayı unutulmuş bütün gözler üzerime çevrilmiş durumda benim bölük komutanı sevilen bir subay ,olay çok  aleyhime olmuştu. Bazı kışkırtıcılar özellikle subaylar bana karşı ters hava estiriyordu işim zora binmişti gerçi hala sevilen biriydim yaptığım işinde kendi mantığı içinde açıklaması vardı ama bu sefer fazla ileri gitmiştim. Ertesi gün Tb.K. nınından sarı zarf aldım. Niyetleri belli yine askeri mahkeme! Bu sefer fena yakalanmıştım eğer verirlerse kesin senelerce hapis yatarım ve atılırım. Emin değilim ancak eski Bl,K.nım  (ertesi gün bölük komutanım Karaağaç’a atandı ve Bl.K.lığına  yzb.Erol  Egemenoğlu getirildi bu kişide yeni Yzb.olmuş biri ilk gün beni çağırdı özetle “bu olaylar beni ilgilendirmez ,yeterki görevini yap şeninde haklı olduğun yerler var ancak uslu çocuk ol” benzeri nutuk attı diyecek bir şeyim yok. Hemen bende dilekçe yazıp eski Bl.K.nımın askeri mahkemeye verilmesini istedim atışta ki olayları yazdım Atğm.ne ettiği küfürler falan hepsini yazmıştım benimde elim güçlü idi çünkü hem erlerden ve erbaşlardan hem astsb.dan hem de yedek subaylardan şahitlerim vardı belki dürüst bazı subaylarda yanımda olabilirdi. Benden dilekçe beklenmiyordu. Gidip başkaları gibi özür dileyeceğim varsayılmıştı. Bu durum karşısında olay askeri mahkemeden Alay  disiplin mahkemesine çevrildi bu mahkemede heyet kıta subaylarından oluşuyordu ceza almam kesindi. Fakat ben ilk dilekçemde ısrar ettim araya girenler oldu fakat vazgeçmedim. İlk oturumda olay sırasında orada olan Yzb.nın habercisi er de şahitti ve hiç kimsenin beklemediği şekilde açıkça benden yana ifade verdi. Ortalık karıştı bu erin ifadesi yasal olarak daha geçerli (sb. ve astsb.mahkemesinde iki tarafın meslektaşlarından ziyade er ve yedek subayların ifadesi geçerli ikisinde de  benim elim güçlü eğer ceza alırsam askeri mahkemeye taşıyabilirim orada mesleği savcı ve hakim kişiler var. Kısacası olay tam bir çıkmaza girdi. Hala hapis cezamız sürüyor birlik içinde yatıyorum  bir gün bazı astsb.lar yanıma geldi “Metin,bazı duyumlar aldık seni öldürecekler …” Haydaaa!  Ulen bu ne yahu ancak ciddiye almışlar o gece benim başımda sıra ile nöbet tutuldu durum o gerginlikte, sanırım bu işi Bitirim Yzb.organize etmişti.

İfadesini değiştirmesi için eri falakaya yatırmışlar çocuk söz vermiş fakat tekrar alınan ifadesinde kendisine dayak atıldığını ve ilk ifadesinin doğru olduğunu tekrar söylemiş.

Bir açıklama şart. Bu durum normal değildir ancak sebebini de yazayım. Öncelikle erler beni çok severler onlara kolay kolay küfür etmem çok kızarsam komik sıfatlarla seslenirim bu durum onların çoğunu güldürür aramızda sıcak ilişki var benim söylediğim daha dikkatle yaparlar bende onların hakkını hukukunu sonuna kadar korurum. Bir dertleri olduğunda gelip söylerler beraberce çare ararız. Hem öğretmeye hem  onlardan öğrenmeye gayret sarf ederim asla onları küçümsemem benden iyi bildiklerinde öğrencileri de olurum. Nitekim çoğunun uzman olduğu konular var bu konularda  yetki onlardadır. Kışın üşümesinler diye tatilde gelip onlarla odun kömür peşinde koşarız benden başka bu konuları kafaya takan biri olmazdı kısacası erin benden yana tavır alması normaldi eğer aleyhime konuşsa o birlikte askerler aralarında o kişiyi barındırmazdı. Durum açığa çıkmıştı yapabilecekleri bir şey kalmamıştı  bu sefer taktik değiştirip her iki tarafında davadan vaz geçmesi için aracılar geldi. Kabul etmedim “şeriatın kestiği parmak acımaz!”  Bu arada tümen komutanı bir ara geldi tekrar denetleme yaptı ve kıta bent cezası kalktı. Benim eski bölük komutanı haber göndermiş barışalım diye cevap vermedim. Aslında içten içe can atıyorum ancak hala zamanı değil. Bu arada bir müddet sonra tabur komutanı mesai bitmesine birkaç saat kala beni odasına çağırdı elbette gidip selam verdim buyur otur işareti yaptı ancak oturmadım. Ne için çağırdığını tahmin ediyordum. Bunun sebebi kendisi hakkında verdiğim dilekçe idi çünkü ilk dilekçemi işleme koymayıp suç işlemişti. Sümen altı denen bu suç şayet olay ciddi ise başı belada demekti ve nitekim olayda ciddiye binmişti.  Benim tabur için değerli olduğumu ancak bazı yanlışlar yaptığımı falan söyledi söz döndü dolaştı dilekçe konusuna geldi.Teklifi şu idi; sen dilekçe ile şikayetini geri al biz de  senin hakkında ki şikayetimizi geri alalım. Kabul etmedim. Birkaç defa rahat demesine rağmen esas duruşumu bozmuyorum karşısında direk gibi duruyorum neticede üç dört saat o şekilde kaldıktan sonra baktı benim pozisyon değiştirdiğim yok odadan çıktı gitti. Ancak benim bacaklarım kenetlenmiş gibi bir türlü yürüyemedim çatur  çutur  ses geliyor sanki kemiklerim birbirinin içine geçmiş.Mesai biteli çok olmuş bir araç bulup eve gittim.

Aradan beş on gün geçti Alay komutanı seni çağırıyor dediler.Benim alay komutanını gördüğüm bile yok KARAAĞAÇ’ta 16 ncı Mknz.P.Alayında bulunuyor oraya gittim,Alay “S-1 “ yanında bekledim içeride bir sb.varmış kısa süre sonra bağırış çığırış koptu  içeriden kıpkırmızı suratla biri çıktı beni çağırdılar içeri girer girmez banada bağırıp çağırıyor…Önce ne diyeceğimi bilemedim bu kişi kurmay albay. Benimle bir alakası yok derken durum belli oldu dilekçemi geri çekmemi istiyordu. Hayır dedim. Önce şaşırdı sonra biraz daha yüksek sesle tekrarladı bende yeniden “HAYIR “ dedim sonuçta beni kovaladı. Kısa süre sonra Alay disiplin mahkemesine çağırdılar aslında görünen bir suçumda yok. Mahkeme heyetinde bir astsb. olması gerekiyor kendisi ile görüştüm bana benden  yana tavır alacağını söyledi bir cuma günü öğleden sonra mesai bitimine yakın mahkemeye çıktım bana sanırım 28 gün hapis cezası verildi ancak kanunları iyi biliyorum hemen itiraz ettim bu durumda bir üst mahkemeye gitmem lazım. Mahkeme başkanına müsadenizle yazılı dilekçemi sunayım dedim “Gerek yok sözlü müracaat da geçerli”  dedi. Gönül rahatlığı ile eve gittim. Pazartesi günü öğleden önce Bl.Astsb.ın çağırıyor dediler yanına gittim içeride başkaları var bizim Dursun Bşçvş. un suratı asık. Odaya girer girmez elime kelepçeyi taktılar ” Durun  be! Ne oluyor? “   Elinde mahkeme kararını gösterdiler namussuz herifler itirazıma rağmen itiraz etmedi yazmışlar beni doğru hapse götürdüler bu sefer ilk defa oda arkadaşım var. Benden bir gün önce girmiş yine Karaağaç’tan  bir astsb. Samimiyetim pek yoktu ama o da bana biraz benzeyen biri ben bir yıl ondan kıdemliyim. Yapabileceğim bir şey yok. Çıkınca hesaplaşabilirim  şimdilik buradayım. Arkadaş da solcu hatta TİKKO sempatizanı sık sık tartışıyoruz. Günler çabuk gelip geçti.

Özgürlüğüme kavuşunca pek çok kişi geçmiş olsuna geldi herkesin gözü önünde haksızlığa uğramıştım. Bir ara bir toplantı oldu çok sayıda sb. ve özellikle Astsb. var bir ara izin isteyip mahkemede görevli astsb.ya hitap ettim. Mahkemede itiraz ettiğim halde neden etmediğime dair belgeyi imzaladığını sordum zor durumda kalmıştı. Onun yüzünden hapis yatmıştım bir şeyler geveledi ama hiç kimse tatmin olmadı orayı terk etti hiç olmazsa biri karşılığını almıştı.Sonra mahkeme başkanlığı yapan sanırım Bnb.idi onu ziyaret ettim yalanını suratına vurdum hala sen itiraz etmedin diyor bizde bunlara komutan diyoruz korkak başılar…

 

 

Yorum Yazın

E-posta hesabınız sitede yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar ile işaretlenmişdir.

Facebook Yorum