BİR TATBİKAT HİKAYESİ
27 Haziran 2026, Cumartesi 18:58Askerlik hayatım boyunca onlarca büyüklü küçüklü tatbikatlara katıldım bunlar arasında 1983 de yapılan ve NATO ülkelerinin katıldığı “Kış 83 tatbikatı “ ile Ankara’da iken Çankırı ili sınırları içinde icra edilen yine atışlı tatbikat özel önemlere sahiptir.
Bilindiği gibi 12 EYLÜL 1980 de darbe olmuş Kenan Paşa devlet başkanlığını yürütüyor bende dört sene kaldığım Edirne’den üç sene görev yapacağım SARIKAMIŞ ‘a gitmişim. Bu ilçede her sene kış tatbikatı zaten yapılır ancak bunlar sadece Tümen birlikleri katılımı ile olur. Tam kışın ortasında üç gün sürece araziye çıkılır elbette her yer beyazdır kar hiçbir zaman yarım metrenin altında olmaz bizim taburun ilk toplanma bölgesi tamamen kıraç bir yer ve Kars ile aramızda ki vadi içinde olduğundan çoğu zaman rüzgarlıdır. Sarıkamış’ta en korktuğumuz doğa olayı diyebilirim kışın esen yeldir. Zaten genelde eksi yirmilerin altında seyreden sıcaklık rüzgar ile etkisini birkaç misli artırır. Bunun örneklerini çok yaşadım bir defasında Kışla komutanı Topçu Albay içtimaya geç çıkmış bütün birlikler yerinde tingilderken üzerinde parka olmadan çıkıp konuşma kürsüsüne ulaştığında tek söyleyebildiği laf “KAÇIN “ olmuştu ancak geç kalmıştı zira hiç kimse kaçamayacak kadar donuk durumda olduğundan ancak iman gücü ile kıpırdamaya başlamış sonra bizim zeki tabur komutanı herkesin birbirinin koluna girmesini istemişti. Bütün tabur birbirini binamıza sürüklemeye çalışıyordu bu durumu görmeyen biri anlatamaz yaşamayana da inandırılmazdı.
Sarıkamış ismi uygunsuzdu madem illa kamış olacak “Karakamış “ daha uygun düşerdi.
Bu periyodik tatbikatta hediklerle, karı iyice çiğner sonra keserek kalıplar çıkarır İGLO denilen buz ev yapımına girerdik bu esnada mutlaka tankın antenleri ile kar kalınlığını belirler ve kalınlığın sanırım bir buçuk metreden ince olmamasına çalışırdık yoksa gece yıkılırsa mezarınız sizi yaza kadar taze tutardı…Benim ilk kış tatbikatında önce erlerin büyük buz koğuşlarını yaptık sonra sb. Ve astsb.lar için olanları yapıldı ben asteğmenlerle aynı yerde yatacağım Bölük komutanı ben o yerde yatmam dedi asteğmenleri de ikna etmiş üç gün boyunca uyumayacaklar benim umrumda değil çok Eskimo romanı okumuşum hatta mutlu bile sayılırım. Komuta çadırında aslında mazotla yakılması gereken benzinli arazi sobası gürül gürül yanmakta ama bana umut vermedi,mübareğin en sıcak yeri yüzbaşıya dönük diğer cenahlar ayrı dünya. Sanırım bizim yüzbaşının da önü yanarken arkası donuyordur ama şimdilik gıkı çıkmıyor gece saat onu geçtiğinde okey oyunu oynanamaz hale gelmişti yüzbaşı bir eri sabaha kadar görevlendirmişti ama o da ortalıkta yoktu asteğmenlere işaret edip gidelim ,yok gelemiyorlar ben kaçarcasına igloma gittim zaten en tecrübelimiz bölük astsb.mız çoktan yatmıştı. İşin en kötü yanı yeni verilen “Alman çizmeleri” bunlar uzun konçlu dar olduğu için çok zor giyilebiliyor eğer donarsa asla giyemezsiniz! Bu nedenle ikisinde koynuma aldım…Uyku tulumu mumun sadece burun delikleri dışarıda kalacak şekilde kapattım sonra uzun süreli bir esas duruşa geçtim artık sabaha kadar kımıldamak yasak. Ertesi gün gayet sağlıklı şekilde uyandım ilk işim komuta çadırına gitmek oldu Bl.K.nı ve iki Astğm. hala uyumaya çalışıyorlar ancak soba söneli çok olmuş onlardan hayır yok Bl.Astsb.olan Kemal AYBASTI yı arıyorum erlerin iglolarına gidince elinde sopa ile onları uyandırırken buldum, çoktan uyanmıştı ve pek çok işi de faaliyete geçirmiş hemen yardım ettim tek laf etmedi. Erler uyanınca komuta çadırına sıcak çorba gönderdi gün ağarmış çoğu zaman olduğu gibi bulutsuz olursa güneşin de faydası olurdu elbette biraz da renginizi koyulaştırarak! Bu koca adam bu ilk ve sonraki tatbikatlarda hepimizin kurtarıcısı olmuştu. Yeri geldi tüm komutayı ele aldı yüzbaşı çoktan razı.Tecrübe denen şeyin kıymetini orada çok iyi anlamıştım bu adam asla küfür etmez kendi yöresine özgü şakavari takılmalarına da hiç kimse de alınmazdı,yüzbaşımız ise tam bir entelektüel hiç subaylık damarı olmayan İstanbul’unun beyefendi kesiminin çocuğu zaten kendisi yakından tanıdığım en zengin subay. Sarıkamış’a geldiği yıl yörenin en güzel turustik oteli olan “Sartur”u satın almıştı. Fakat o da ayrı güzellikte biri çok ilginç zevkleri var birlikte en iyi anlaştığı kişilerdenim.Yüzbaşı Akdoğan ÖZGEZGİN sıradışı kişiliği ile sanırım başka bir meslekte olsa hızla yükselirdi ancak TSK kuralları ona göre değildi bu nedenle de çoğu zaman paraya kıyar hava değişimi alırdı böyle durumda artık emir komuta bizim Bşçvş.da olurdu kimsenin itirazı da olmazdı kısacası idare edip gidiyorduk ben ise henüz beş senelik astsb.ım. Başı sürekli belada olan, asi olarak tanınan siyasetle çok fazla ilgili ancak erlerin de sevdiği biriyim. Unutmadan ekliyeyim ertesi gün bizim aztekler( Asteğmen nin kıtadaki adı) akşama doğru yanıma geldiler onlara nasıl yatılacağını anlattım ikisinin de yatırıp burun deliğine kadar kapanmalarını ve kucaklarında çizmeleri ile uyumalarını sağladım en son yatarken uygun yerde bir mum yaktım bu bizi ısıtacaktı. Fakat yüzbaşı ancak üçüncü gün uyumaya razı oldu,boşuna kendini yıpratmıştı.
Büyük kış tatbikatı olacak dendi bana da ne hikmetse düşman birlikleri olarak görev verdiler sebebi de çok manidardı meğer ben iyi sporcu imişim tam bana göre görev imiş önce ne dediklerini tam anlayamamıştım ancak senaryoyu inceleyince yine başımın dertte olduğunu anladım. Kırmızı kuvvetler olarak üzerimize gerçek füze atılacakmış ve ben patlamayı temsilen önceden ayarlanan varilleri de ateşleyip tankın içine girecekmişim. Kısacası bizim tankların olduğu yere füzeler atılacak ancak tankları değil yakınımızda ki variller hedef olacak tabii parça tesiri tanka zarar vermeyecek uzaktan izleyenler de patlamaları izleyecek bu arada tanklardan renkli sis bombası atacağız.Tatbikat günü inadına hava dahada soğudu. Öğlen termoslar içinde yemek geldi fakat etli patates yemeği buz tuttu mecburen tankları çalıştırıp yemekleri motor eksozunda yeniden ısıtıp acele ile yedik fakat kim düşündü ise hep beraber dua etmiştik çünkü çok miktarda helva vardı tatlı olarak. Haber verildi uçaklar göründü bu arada bütün personel tankların içinde,komutan kapağını açıp hızla varillere koştum. Sadece tutuşturup uçaklar füzeyi atmadan tekrar tanka bineceğim çok kolay görünüyor öyle değil mi? Ancak işler planlandığı gibi yürümedi benim çakmak çakmıyor havada sertleşti havaya baktım uçaklar dalışa geçiyor askerlerim bağırıyor “ komutanım ! bırak patlamasın “ o heyecanla nasıl olduysa oldu son anda tutuşturdum ve hayatımın en hızlı koşusu başladı tek yapmam gereken füzeler patlamadan içeriye dalmak! Benim tankın kapağı zaten açık tırmanma ile beraber ilk patlamalar başladı kafa üstü içeriye daldım…Allahtan bizim çocuklar hazırlıklı fazla zarara uğramadan beni havada yakaladılar o arada oram buram zedelendi fazladan içeriye aldığım asker olmasa kesin ciddi yaralanırdım. Sonradan dinlediğim kadarı ile variller pek güzel patlamış zaten füzelerde vurmuş yani ben patlatmasam da patlıyacaklarmış kısacası hiç yoluna “niyazi “ olacakmışım.
Bir başka tatbikatda başka görevde yine iş başındayım bu sefer dost birliklerde iki takıma komuta ediyorum o zamanlarda takımlarda beşer tank var. Biz düşman mevzilerine hücum ederken üzerimizden top mermileri havan mermileri uçuyor ve bizim ilerimize düşüyor bütün birlikler gerçek mermi kullanıyor işin şakası yok. Normalde tanklar savaş esnasında bütün kapakları kapatır ama baktım ki olmuyor tank komutan kapağını açıp patlamayan mermi varmı diye bakıyorum ve telsizle ilgili tanka üzerinden geçmemesi için uyarıda bulunuyorum çünkü bazı havan mermileri veya top mermileri patlamıyor ancak üzerinden geçince patlama olasılığı var. Bizim tank teknisyenine de çok özel bir görev verilmişti civardaki en yüksek dağın tepesine bir tankla çıkacak ve büyük bir Türk bayrağını açacaktı. Normal olarak o tepeye bu tanklarla çıkılamaz! Ancak beraber konuşmuştuk tam tepeye tırmanırken önden değil tankı arkasını vererek geri geri çıkacaktı zira tankın geri vitesinde motor gücü yüksek fakat hızı düşük olurdu,bir yandan IŞIK astsb.ne yapıyor ona bakıyorum fakat nasıl yaptı herkes şaşırdı zirveye çıkıp bayrağı astı…
Çankırı ÇANDIR bölgesi sanırım Tilki Tepe de yapılan tatbikatta özellikle yabancı ülke temsilcileri ve Devlet Başkanı K.Evren bulunacaktı iş şansa kalmamalı idi çünkü izleme çadırına yakın yerden ilk atışları yapacak sonra taarruza katılacaktık.Hedefler hazırlandı istiyoruz ki büyük benzin varilleri vurulunca birer alev topu olsun bu görev bana aitti varillere kendi kafama göre karışım hazırladım zaten havada çok sıcak.
Sonra bizim bölük komutanı ile aramızda bitmez tükenmez tartışma başladı adam hem doğru dürüst atış yapmamış hemde inat içinde. Şayet onun dediği şekilde atış yaparsak rezil olacağız fakat kendisini bir türlü ikna edemiyorum beklentim sıfırlama atışında gerçeği göreceği yönünde idi. Henüz tatbikat başlamamış deneme atışı yapacağız son bir umutla aynı tank içinde askerleri gönderip kendisine tekrar izahatta bulundum yok olmuyor illa onun dediği olacak.Tamam dedim atış yapalım o kendi ayarı ile atış yaptı sonuç karavana! Tekrar kibarca anlatmaya çalıştım yok adam deve soylu ! Ben atış yaptım tam anlamı ile on ikiden vuruş ! O gün akşam yemeğinde tekrar münakaşa diğer personel karışmıyor işin aslı bende artık görevim icabı tanka binmemem gerekiyor ama katkıda bulunayım diye fedakarlık yapıyorum, yok anlamıyor bizim kademe komutanı da “bırak karışma görsün gününü “ bakışı fırlattı.
Ertesi gün tatbikattayız iki tank ilk atışları yapacak birinde ben varım diğerinde yüzbaşı.Tam atışa başlarken yüzbaşı telsizden “Metin,eğer vuramaz isem benim hedefleri de sen vur “ deyişini duydum herhalde hatasını anlamıştı cevaben “önce ben atayım “ dedim planı kafamda kurmuştum ne yapmak istediğimi çok iyi anlayacak zekaya sahipti nitekim ben ilk atışı yapıp hemen onun hedefine yöneldim ve dış konuşma ile “ateş “dedim ve tetiğe bastım elbette aynı anda iki tankın atış yaptığını seyredenler ayırt edemezdi nitekim ikinci hedefte alev topu ile patladı kulağıma gelen ses “sen devam et “diyordu nitekim önceden belirlenen hedefleri bitirdim. Fakat senaryoda olmayan bir durum oluştu bize hitaben ayrı kanaldan anons yapıldı arazide ağaç gösterip vurmamız istendi hemen çevirip oraya ateş ettim birazda şans ağaç yıkıldı derhal ayrı hedef gösterildi o hedefte yok olunca teşekkürü aldık biz konumumuz gereği izleme çadırının epey alt kısmında bulunduğumuzdan hangi tankın ateş ettiğini göremezlerdi.
Sonunda toplu taarruza geçtik bu arada kobra bölüğü de şaşmaz nişancıları olan Bl.Astsb.yı abimiz de görevi olmadığı halde çok başarılı bir atış yapmıştı.Bu tanksavar silahları Alman yapısı idi( KOBRA) ve tel güdümlü olurlardı fakat kısa süre sonrada bunlar kullanımdan kalktı. Planlanan hedeflere tam varacakken bir çağrı daha aldık. Devlet Başkanı o iki tankın içindeki sb. Ve astsb.rı yanına çağırıyordu anlaşılan mükafat alacaktık.Yüzbaşı jeepini çağırdı bana atla dedi bindik gidiyoruz biraz yalvarır gibi “Metin,unutma bir sen attın bir ben attım tamam mı?” Ben her seferinde evet dememe rağmen gidinceye kadar tekrarladı durdu…Ancak bizim oraya varmamız çok uzun zaman almıştı biz oraya vardığımızda ortalık karmakarışıktı. Evet çok geç kalmıştık Devlet Başkanı hediyeleri bizim tugay komutanına bırakmış bize onun adına kışlada verecekmiş.
Kışlaya vardığımızda benim içimi yakan dert dilimde dillendi,ben dedim bu hediyeyi almam! Yıllarca faşizme karşı çık sonra temsilcisinin hediyesini al!
Bizim yüzbaşının umrunda değil güldü geçti neticede tugay komutanı bizi çağırdı aslında neler olup bittiğini biliyorlardı, bize para hediyesi ile birer saat ve sanırım dolmakalem verilmişti önce yüzbaşı aldı sıra bana gelince “alamam “dedim zaten olmazların adamıyım hiçbir şeyime şaşırmazlar ama komutan hakikaten şaşkın “Ne oldu Uysal?” Şimdi ne diyeyim, sonunda “ben hediye kabul etmem “ dedim fakat bunu o kesinlikle söylemiştim ki yanda duran Kurmay Başkanı “komutanım müsaadenizle ben alayım “ dedi başımla bende onay verdim komutan biraz sinirli biraz anlayışlı “peki para ne olacak ?”
“Onuda almam!”
Sonunda bana çık işareti yaptı,oh be sevdiğim komutanımı da kırmıştım ama bu işten sıyrılmıştım dışarıda bol bol temiz hava aldım.Neticede o benim ülkemin en temiz nesnesiydi.


Yorum Yazın
E-posta hesabınız sitede yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişdir.
Facebook Yorum