İstanbul
25 Temmuz, 2026, Cumartesi
  • DOLAR
    32.58
  • EURO
    34.81
  • ALTIN
    2412.9
  • BIST
    9645.02
  • BTC
    66248.09$

DEĞERLİ TAŞLARDA RENK MERKEZLERİ BİR

19 Temmuz 2026, Pazar 14:48

Değerli arkadaşlar, bu yazıda değerli taşların temel özelliklerinden biri olan “renk “ konusunun parçası olan “renk merkezi” konusunu ele alarak çok fazla detaya inmeden işin özünü kavrayacak şekilde yazmaya gayret edeceğiz.

Renk kolayca tarif edilecek maddenin özelliklerinden biri değildir. Çeşitli duyu organlarımızla (göz,kulak,dil vb.)  çevremizi algılar  ve yorumlarız (evet aslında beyin bir yanı ile yorumlama aracıdır!  Yoruma sebep olan ise duyu organlarından beyne giden elektrik sinyalidir. Eh, bu bakımdan belli bir yaştan sonra bağımsızlığını kazanmış biyolojik bilgisayarız demek çok mahsurlu olmasa gerek…)   işte bu yorumlar bizlerde çeşitli duygu farklılıkları yaratır bazen bir resme bakıp hüzünlenir bazende içimizi zaptedilmez coşku kaplar. Neyse fazla derinlerde boğulmadan yüzeye çıkalım.

 

Yazdığımız üzere renk, maddenin diğer özelliklerine göre geç anlaşılan (gözleyiniz bebekleri rengi anlatmak da ne zorluklar çekersiniz!)  bir fenomen. Buna karşın sertlik, ağırlık, sıcaklık, büyüklük özellikleri kolayca ayırt edici özellikler içerir ve ölçümlenebilir. Bu nedenle bir maddenin ağırlığını veya sertliğini belirten kelimeler en ilkel insan topluluklarında dahi belirten kelimelere sahiptir. Oysa en ilkel tarzda yaşayan toplumlarda renk içeren kelimeler üç adettir.Siyah,beyaz ve renkli. Kısacası mavi,yeşil,kırmızı,sarı,turuncu vs. vs. yoktur.

 

Anlaşılması için bir başka ekleme yapalım, bilim insanlarının gözünde renk denen olgu “evrensel bir gerçek” de değildir!  Biraz daha açıklama, dünyada var olan canlıların görme organı aslında atmosferin eseridir. Biliyoruz ki atmosferimiz hep bu şekilde değildi ve de hep bu özelliklerde de olamayacak. Neden atmosferin eseri dedik!  Zira atmosfer aslında devasa bir filitredir, bu filitre güneşten ve derin uzaydan gelen çok farklı ışınların çoğunu engeller. Hatta buna bazı ışık dışında gelen adına,  “kozmik ışın” denen ve biz benzeri canlılarda yıkıma neden olanları da eklemek gerekir.

Bizi ilgilendiren bi ek daha… Bilindiği gibi değerli taşlarda renk aynı zamanda bir değerlilik özelliğidir. Hem rengin kalitesi ( renk yoğunluğu,dağılım dengesi,rengin yumuşaklığı ve sertliği vb.)  hemde çeşidi (mavi,kırmızı,yeşil vb.)  o taşın ederine doğrudan belirleyici etkidedir.

Tamam,bu kadarı sanırım kafidir.Konumuza girelim.

 

Çoğumuzun bildiği gibi kuvars minerali aslında renksizdir (saf olarak oluştuğunda) fakat hepimizde biliyoruz ki kuvars çok renkli bulunabilen bir mineraldir (mor,sarı,K.rengi,yeşil,siyah,kırmızı vb.) ayrıca bu renk özelliğine bağlı olarak da isimlendirildiği de gerçektir (Ametist,Sitrin,Dumanlı,Yemen Akiki vb.)

Değerli taşlarda renk sebebi çok farklı özellikler gösterir biz bunlardan biri olan “Renk Merkezi “ olgusuna bakacağız. Neden bu şekilde yazıldı?  Çünkü değerli taş ve minerallerde renklenme nedeni sadece bahsedilen değil başka başka diğer etkenlerin  de varlığından dolayı. Pekala, meraklı zihinler için açılım yapalım;  diğer bir etken bir mineral kristalleşme aşamasında çevrede bulunan ve o mineralin kimyasal yapısında aslında olmayan elementler  “arsız misafir “  olarak kapıyı zorlar ve eve misafir olur… Ancak  zoraki misafirliğinde bazı kuralları vardır. Bunlar da  ; yüksek ısı,yüksek basınç ve iyonik yarıçap uygunluğudur.

Örneklersek daha kolay anlaşılacak. Diyelim tarihin bir zaman diliminde bir yerde kuvars oluşmak üzere…Biliyoruz ki kuvarsın iki adet elemente ihtiyacı var oysa o çevrede düzinelerce farklı element var. Ayrıca kuvarsın yapısı ise Silisyum artı iki adet oksijenden ibarettir (basitleştiriyoruz)  ancak iş o kadar basit de değil! Çünkü uzayda konumlanma çok önemlidir yani silisyum ile bileşik yapacak oksijen atomları hangi açı ile birleşecek ?  İşte bu ve benzeri ayrıntılar neticede kuvarsın çeşitli tiplerinin oluşmasına neden olur (diyelim alfa kuvars,beta kuvars,Stishovite vb. Dikkat! Bu özellikleri normal kuvarsın yani alfa kuvarsın çeşitleri ile karıştırmayın! Yani Ametist,Sitrin vs. İçin olanlarla)  ayrıca kaç adet oksijenle birleşerek yapı oluşturduğu da çok önemlidir çünkü normal kuvarslarda ortada bir silisyum ve ona belirli açı ile bağlı dört adet oksijen bulunur oysa bu sayı değişebilir elbette bu da sadece çok yüksek sıcaklık ve çok yüksek basınç ile olabilir yani yerin çok çok dibi kısacası yüzlerce km derinlik.  İşte bu durumda da Stishovite oluşur (Stishovite de ortada bir adet silisyum ve ona bağlı olan altı adet oksijen vardır ve çok dar bir uzay boşluğuna çok sıkı paketlendiniz için hem sertliği çok yüksektir hem de yoğunluğu çok yüksektir)

Olayı devam ettirelim. İşte bu şartlar altında kuvars oluşurken demir  oksitlerin belirli bir değerlilikte olanı da bu olaya dahil olur ve kuvars oluşursa ortaya çıkan ürün Sitrin olacaktır (Bazı diğer etkenleri göz ardı yaptım)

Başka örnek, Korundum minerali (Al2O3) oluşurken (elbette belli sıcaklı ve basınç altında ) çevrede krom varsa bünyeye dahil olur yani kristal yapının parçası olursa ortaya çıkan ürün YAKUT olur.

Başka örnek,  Berilyum minerali oluşurken çevrede krom varsa ve uygun koşulllar oluşmuşsa ortaya ZÜMRÜT çıkar! Ortada sanki bir sorun var gibi…Evet nasıl olurda aynı element iki farklı renge sebep oldu?  Arkadaşlar açıklamalar alttaki bölümlerde olacak şimdilik biz bir başka örnekle yetinelim.Akik taşına kırmızı rengi veren ile sitrine  sarı rengi veren veya bazen yeşil renk veren (Olivin taşı rengi gibi) hep aynı elementtir yani DEMİR !  Kısaca yazalım buna sebeb demirin  bileşik halde olması ve bu bileşiklerde demirin farklı kimyasal değerlilikte olmasıdır kısacası +1,+2,+3 değerlilikte olmasıdır.

 

Burada tekrar parantez açalım. Önceki yıllarda yazmıştım renk denen olgu aslında bir maddenin en dış yörüngesindeki elektronlarla ilgilidir. Aynı element dahi olsa kimyasal değerliliği değişince en dış yörüngesinde ki elektron sayısı değişikliği bu duruma sebep olur. Zaten bilindiği gibi kimyasal etkileşimler yani bileşik oluşturma hep en dış yörüngedeki elektronların ya ortak kullanımı ya takası ile olmaktadır. Veren alacaklı kabul edilip artı değer kazanırken,  alan ise borçlu kabul edilip eksi değer kazanır.

Birinci bölümün sonuna gelirken (ne yazık ki yazıları kısa tutma nedenim hepinizin ortak nedeni ile olmaktadır…)

Başka ilintili konu ile devam edelim. Diğer renk nedenleri nelerdir ?  Bir ikisini yazalım. Radyasyon önemli bir etkendir herkesin bildiği Dumanlı kuvars aslında dış uzaydan gelen bazende bulunduğu yatakta radyoaktif mineraller ile ve bunların ışınımları yani bombardımanı ile oluşur. Bu konuyu ayrıntılı olarak yazacağım. Unutmadan bazı elmas renkleri de aynı nedenden olur (mesela yeşil elmas,fakat sarı elmasın sebebi mitrojendir,mavi rengi ise bor verir)  eee ! bu durumun neticesi olarak da  insanoğlu laboratuvarda ışınlama yolu ile değişik minerallerin değişik renkler almasını sağlamaktadır.

Bir paragraf ile bu bölümü bitiriyoruz.

Asıl konumuz olan “Renk Merkezi “ aslında Almanca bir kelimeden gelir (FARBZENTRUM) burada baştaki “Farbe” kelimesi Almancada “renk “ demektir.İşin daha ilginçti de bu kavram bir “Kristolagrafik” bozukluk olmasıdır.Kısacası “kusur”

Son olarak renk merkezi tek şekilde olmaz iki şekilde olabilir

1-) Elektron etkisi ile oluşan renk merkezi

2-) Delik nedeni ile oluşan renk merkezi

NOT  : Yazı devam edecek

 

 

 

Yorum Yazın

E-posta hesabınız sitede yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar ile işaretlenmişdir.

Facebook Yorum