DENİZLİ JEO ÇEŞİTLERİ VE JEOSİTLERİ BİRİNCİ BÖLÜM
05 Eylül 2026, Cumartesi 16:02Yazı Pamukkale üniversitesi jeoloji mühendisliği bölümü yazarları tarafından yazılmıştır. Denizli halkını bilgilendirmek maksadı ile ve özellikle “jeosit “ alanları bilgilendirilmesi ,tanıtılmasına katkı ve bu değerlerin korunmasına katkı sunmaları amacına yönelik olarak mümkün olduğunca daha anlaşılır hale getirilerek sunulmuştur .
Yazıyı yazan bilim insanlarımız ;
Mehmet ÖZKUL, Arzu GÜL, Barış SEMİZ, Tamer KORALAY , Savaş TOPAL ,Ali GÖKGÖZ, Hülya ÖZEN,Hüseyin ERTEN, Mete HANÇER, Halil KUMSAR.
ÖZET BİLGİ
Denizli ilinin kapladığı alan 12.134 km karedir ,kıyas yapılması için İsrail ülke sınırları 20.000 km kare civarıdır ( bu sınırın yaşanan savaş nedeni ile değişken olduğunu biliyoruz)
Denizli ilinin “jeo çeşitliliği “ yüksek olduğu kabul edilir.
JEO ÇEŞİTLİLİK NE DEMEKTİR ?
Jeo çeşitlilik, bir bölge veya yerin doğal olan mineralleri,kayaçları, yüzey şekilleri( dağ tepe vb.) ,toprak ve su yapısı, fosiler gibi canlı olmayan kısımlarını kapsar.
Önemli jeo çeşitlilikleri en eski tarihlisinden günümüze doğru sıralarsak ; Menderes Masifi, Likya Napları, Oligosen Molası, Neojen karasal istifleri, Neojen volkanitleri,Kuvaterner oluşumları dır.
MENDERES MASİFİ : Batı Anadolu da bulunan ve Türkiye’nin en büyük,en yaşlı,en önemli kristalize metamorfik ( başkalaşım ) temel yapılarındandır.Üç ayrı bölüm olarak incelenir KUZEY ( Gediz den başlar ) ORTA ( Ödemiş- Kiraz) GÜNEY ( Çine )
Bu alanda zengin mermer yatakları bulunur, ayrıca hidrotermal ve termal yataklar bakımından çok zengindir.
LİKYA NAPLARI : Nap kelimesi “bindirme “ demektir , bir yerden tektonik etkilerle taşınmış ve bir yere binmiş kütle anlamındadır. Geldiği yer çok mesafeli olabilir. Burada bahsi geçen gelen kütle küçük miktar kaya anlamında değildir . Likya nap esasen Toros dağlarının oluşumu sırasında meydana gelmiştir Antalya dan Denizli’ ye kadar geniş bir bölgeyi kapsar.
OLİGOSEN MOLASI : Önce “molas “ kelimesi ; dağların oluşumu sırasında ve sonrasında karasal veya denizsel kaynaklı olarak yamaçlarında biriken tortul tabakalar dır. Oligosen ise bir jeolojik zaman dilimidir . Yaklaşık olarak 11 milyon yıl sürmüştür. Yine yaklaşık 34 milyon yıl önce başlamış 23 milyon yıl önce de sona ermiştir.
NEOJEN : Oligosen den sonra başlayan ( günümüzden yaklaşık 23 milyon yıl önce ) ve yine günümüzden 2.5 milyon yıl önce sona eren bir jeolojik zaman dilimidir ( günümüzdeki çoğu canlı bu dönemde son şeklini almıştır)
KUVARTERNER : Günümüzden 2.5 yıl önce başlayıp halen devam eden en son jeolojik dönemdir.
Buldan ilçesi çevresinde ki gnayslar ve beraber bulunduğu şistler muhtemelen Türkiye’nin en yaşlı kayaçları arasındadır.
GNAYS : Metamorfik ( başkalaşım ) bir kayaç çeşididir. Büyük kütlelerin yerin çok derinliklerine çeşitli etkenlerle itilip oarada yüksek sıcaklık ve basınç altında kalarak oluşur. Bu nedenlede bu kayaçlar çok sağlam yapıdadır. Koyu ve açık olarak birbirini takip eden bantlara ( kuşaklara) sahiptir.
ŞİST : Metamorfik kayaçtır . Yüksek sıcaklık ve basınç altında kalan kil ve çamurlu tortul kayaçların başkalaşıma uğrayarak oluşmuştur. Yaprak yaprak olduğundan kolayca birbirinden ayrılır.
Geç “kretase” - “EOSEN “ döneminde Likya Napları şimdiki yerlerine gelmiştir.
KRETASE : 79 milyon yıl süren bir jeolojik zaman dilimidir. Günümüzden 145 milyon yıl önce başlayıp 66 milyon yıl öncede sona ermiştir. Bu zaman dilimi dünyanın en nemli en sıcak olduğu dönemlerindendir.
EOSEN : Günümüzden 56 milyon yıl önce ile 33.9 milyon yıl arası dönemi kapsar. Dinozorların yok olmasından sonra memelilerin hızla çeşitlenip
güçlendiği SENOZOİK zamanın bir alt devridir.
Bu Likya Napları içinde bulunan “geç TRİYAS KARBONAT - evaporit dilimi ilde bulunan ilginç yüzey oluşumlarından biridir.
Ayrıca KD ( kuzey doğu) - GB ( güney batı) uzanımlı havzayı dolduran “molas istifleri” ilde oldukça yaygındır.
2024 yılında ( Mart ayında) Denizli Oligosen Molası Türkiye’nin ilk yüz jeosit arasında yer almıştır.
JEOSİT ALANI : Yerkabuğunun oluşumunu,evrimini,geçmiş jeolojik süreçleri veya olayları ortaya koyan bilimsel ve görsel açıdan değerli doğal oluşumların bulunduğu arazidir ( sahadır).Bu gibi birkaç jeosit alanı bir araya getirilerek “jeopark “ alanlarıda oluşturulabilir.
Honaz,Tavas,kale gibi Batı Anadolu dağ kuşaklarının çevresinde bu döneme ait tortul birimler yer alır bunlar Türkiye’nin önemli jeolojik mirası ( jeosit) unsurları olarak gösterilir.
Sarayköy ve Buldan ; Denizli havzasının kuzey kanadı ve graben kesişim alanı olarak geçer Oligesen Molası ile Neojen yaşlı çökel süreçleri açısından kritik verilerin elde edildiği bir alandır.Bu bölgede yapılan çalışmalar sonucu ortaya çıkan sonuçlar şunlardır;
1-) Bölgenin tabanı Menderes Masifine ait çok yaşlı gnays şistler oluşturur.Geç Kretase - Eosen döneminde bu bölgeye yerleşen Likya Napları ,geç Oligosen döneminde orojenezin ( dağ oluşumunun) devam etmesi ile birlikte KD-GD hattı uzanımı havzalarda çökelen kalın molas istifleri ile örtülüdür.
2-) Oligosen sonrasında oluşan Sarayköy- Buldan graben dolguları ,Batı Anadoludaki diğer grabenlerden farklılık gösterir.
GRABEN : Almanca kökenli bir kelime. Anlamı “kazmak ,hendek “ . Buradaki anlamı ise ; gerilen iki paralel fay hattının ( gerilme sonucunda) oluşturduğu çukurluk veya düz alan.
PARATETİS ETKİSİ : Tetis denizi öncesinde var olmuş olan okyanusun adı. Bu okyanusun kalıntı birikimleri arasında Karadeniz, Hazar Denizi ,Akdeniz vb.bulunmakta.
Bu bölgede yapılan paleontolojik çalışmalarda “eski Paratetis “ okyanusuna ait “ molusk “ ( bir yumuşakça türüdür) faunası ve fosilleri tespit edilmiştir.Bu durumda bu havzanın geç MİYOSEN - PLİYOSEN döneminde dönemsel olarak denizsel ( yarı denizsel etkiler arasında ) kaldığını göstemektedir.
Sarayköy-Buldan hattındaki faylanmalar sonucunda Paleozoik metamorfik kayaçlar ile üst Miyosen -alt pliyosen yaşlı ve karasal ve gölsel çökeller Kızıl burnu formasyonu olarak bilinir , tektonik olarak yan yana gelmişlerdir.
KIZIL BURNU FORMASYONU: Denizli'de Pamukkale-Yenice arasında yer alan ve bölgedeki jeotermal sistemlerinin oluşmasında rol oynayan Pliyosen yaşında jeolojik bir birimdir.Kızıl burun adı yanlış çeviri sonucu ortaya çıkmış bir adlandırmadır.
Kızıl burnu formasyonu dünyaca ünlü Pamukkale travertenleri ve termal sularının oluşumunda önemli bir role sahiptir. Bu formasyonun barındırdığı litolojik ( kayaç yapısı) ile ilgili olarak geçirimsiz veya geçirimi düşük özelliğe haizdir.
Sistemin çalışması : Üstte bulunan Sazak formasyonu ( kireç taşları ) jeotermal sular için ana hazne ( rezervuar) görevi görürken kızıl burnu formasyonu bu sıcak suların en alt sınırını çizen ve taban kayaç işlevi görmektedir.
PARATETİS : Bir zamanlar 2.5 milyon km kare alanı ile dünyanın en büyük iç deniz. Yaklaşık 34 milyon yıl önce ( Oligosen dönemi) Toros Dağları ( Alp ve Karpatlar dahil) yükselerek Tetis Okyanusundan kopuş gerçekleştirmiştir.Üç parça olduğu kabul edilir ; BATI , MERKEZ, DOĞU olarak .Zamanla Paratetis küçülmüş ve Hazar Denizi,Karadeniz, Aral gölü, Urmiye Gölü kalmıştır.Denizli ilinde Paratetis den kalan en önemlisi bir kapalı havza olan “ACI GÖL” dür.
2021 yılında UNESCO tarafından 6 EKİM tarihi “ Uluslararası jeo çeşitlilik günü “ olarak kabul edilmiştir.
Jeoçeşitler ,on ayrı kategori olarak toparlanmıştır.
MİNEROLJİK ; ORTAMSAL; STRATİGRAFİ ; VOLKONİK- MAGMATİK ; TORTUL DOKU VE YAPILAR; YAPISAL ; JEOMORFOLOJİK YAPILAR ; GÖKTAŞLARI ; DENİZALTI ; TARİH VE KÜLTÜR
Denizli bölgesinde bulunan kaya birimleri “PALEOZOİK “ten “KUARTERNAR” kadar bir zaman aralığında oluşmuştur ( bu 541 milyon yıl ile 2.6 milyon yıl ve günümüz zaman arasını kapsar)
Bölgemizin en yaşlı birimleri Honaz Dağı ( 2.571 metre yükseklik) ; Babadağ ( 2.308 metre yükseklik) ; kuzeyde ÇÖKELEZ DAĞI ( 1840 metre ) ve Batıda Buldan yüksek kesimlerinde gnays,şist,mermer gibi metamorfik kayaçlar bulunur.
NOT : Yazı devam edecek .


Yorum Yazın
E-posta hesabınız sitede yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişdir.
Facebook Yorum